Page 1

TEMMUZ - AĞUSTOS 2013 Ramazan Bayramınız Kutlu Olsun Zafer Bayramınız Kutlu Olsun


festival


festival

goldantalya 1


2 goldantalya


festival

goldantalya 3


festival

Yıl: 3 Sayı: 16 İmtiyaz Sahibi Antalya Kuyumcular Esnaf ve Sanatkarlar Odası adına Başkan Ferda ERDEM Genel Yayın Yönetmeni Varol ASTARCIOĞLU Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Hüsniye Seval ACUN

İçindekiler 10 Kuyumculuk Sektörü Çözüm İçin Düğmeye İzmir’de Bastı 20

AKESO’dan ATSO’ya Ziyaret

28

Yatırımcılar Riski Forex İle Yönetecek

29

Şanlıurfa Başkanı’ndan AKESO’ya Ziyaret

Grafik Tasarım Aytül KULELİ Yayın Kurulu Mehmet EYİLER Ali ÇETİN Ahmet ACUN Muhammet SARICA Ali GÜVERCİN Ali Ender ERYILMAZ Bülent SÜREKLİ Muzaffer ÇELEBİ

Yönetim Merkezi Balbey Mahallesi Fuat Pota İş Merkezi Kat: 3 No: 17 ANTALYA Tel: 0 242 248 97 30 Fax: 0 242 248 64 12 www.akod.org.tr goldantalya dergisi

4.Uluslararası İstanbul Altın Zirvesi

30

Antalyaspor’da Gültekin Gencer Devri

40

Antalyalı Kuyumcular AKESO’nun İftarında Buluştu

46

tarafından hazırlanmıştır. 1315 Sok. No: 9 Kızılırmak İşmerkezi Kat:7 Daire: 703 Çankaya İZMİR Tel: 0 232 441 26 33 0 554 857 81 56 artiucdanismanlik@gmail.com info@artiuc.com

Baskı

Kutlu&Avcı Ofset Form Baskı Rek.San.Tic.Ltd Muratpaşa Mah.Emrah Cad.Kutlu-Avcı Plaza No:17 ANTALYA Tel: 0 242 346 85 85 Fax: 0 242 335 53 92 E-mail: info@kutluavci.com.tr Bu dergi basın ahlak kurallarına uymayı taahhüt eder ve Antalya Kuyumcular Odası’nın eğitim amaçlı yayın organı olarak hizmet verir. Dergimizde yer alan yazıların hukuksal sorumluluğu yazarlarına aittir. Yayınlanan yazı ve fotoğraflar kaynak gösterilerek kullanılabilir.

4 goldantalya

Baskı Tarihi:

Dünya Elmas Borsaları Federasyon Başkanları İstanbul’da Biraraya Geldi

50

AKESO Yönetiminde Yeni İsim: Ali Güvercin

52

Dijikur 1700 Kuyumcuya Hizmet Veriyor

56


festival

goldantalya 5


festival

6 goldantalya


Ferda ERDEM

Antalya Kuyumcular Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı

Sorunlarımızı birlik beraberlikle çözeceğiz Değerli meslektaşlarım, Bu yıl da Mübarek Ramazan Ayı’na ulaştık. Ramazan ayı manevi duygularımızın, birlik, beraberlik arzularımızın, iyiniyetin, yardımlaşmanın, anlayışın önemini hatırlamamızı sağlayan çok özel bir dönem. Ülke olarak bu duygulara ne kadar çok ihtiyacımız olduğunu anlamamız gereken bir dönemdeyiz. Umuyorum bu anlamda Ramazan ayı bu yıl her zamankinden daha büyük faydalar sağlayacak. Bu vesile ile hepinizin Ramazan ayını ve az bir zaman kalan Ramazan Bayramı’nızı kutluyorum.

Ramazan ayının bize bir kez daha hatırlattığı birlik ve beraberliğe değinmek istiyorum. Milletçe ihtiyaç duyduğumuz bu duyguya kuyumculuk mesleğinin temsilcileri olarak bizim, içinde bulunduğumuz sıkıntılar nedeniyle daha çok ihtiyacımız var. Oda ve dernek yöneticisi arkadaşlarımızla birlikte göreve geldiğimizden bu yana mesleki birlik oluşturma yönünde yoğun çabalar harcıyoruz. Bu çalışmalarda son noktaya geldiğimizi mutlulukla ifade edebilirim. Son olarak Mayıs ayında İzmir’de yaptığımız toplantıda mesleki birlik yöntemi olarak konfederasyon yöntemine karar verdik. Her bölge kendi içinde dernekleşerek bir federasyon oluşturacak. Biz Batı Anadolu Kuyumcular Birliği olarak bu çalışmalara başladık. Son olarak Türkiye genelindeki tüm federasyonların buluşacağı konfederasyonumuz, sektörümüzün içinde bulunduğu sıkıntıları çözecek yasal düzenlemeler için çalışacak. En önemli hedefimiz meslek yasamızı çıkarmak. Meslek yasamızın çıkmasıyla kendi içimizde sıkıntı yaratan pek çok haksız rekabet sorununu ortadan kaldırmış olacağız. Yazıma başlarken belirttiğim gibi ülkemiz sıkıntılı günler yaşıyor. Bu sıkıntıların en önemli olumsuz sonuçlarını da bizler Antalya’da yaşıyoruz. Turizm sektörünü büyük oranda etkileyen bu sıkıntılar nedeniyle rezervasyon iptalleri yaşanıyor. Antalyalı kuyumcular, ticaret yapabilmek için turizm sezonunu bekliyor. İlimize gelen turistler kuyumcu meslektaşlarımızın en önemli müşteri grubunu oluşturuyor. Bütün kış boyunca, yaz aylarında yerli ve yabancı turistlere satılmak üzere takı tasarımları ve bunların üretimleri gerçekleştiriliyor. Bu çalışmalar için hem para hem de emek harcanıyor. Bu çabaların karşılığı da yaz ayları boyunca gerçekleşen ticaretten sağlanıyor. Bu yaz sezonun beklendiği gibi geçmeyeceğinin sinyallerini Mayıs ayı sonlarında almaya başladık. Kış aylarında yapılan yoğun rezervasyonlar, maalesef Haziran ayı başından itibaren iptal edilmeye başladı. Ramazan ayının Temmuz ayı boyunca devam etmesi düğünlerin Ağustos ayına ertelenmesine neden oldu. Temmuz ayındaki hareketlilik yabancı turistlerin alışverişleriyle sağlanacaktı. Ancak rezervasyon iptalleri, meslektaşlarımızın bu beklentilerini boşa çıkardı.

başkandan...

Değerli meslektaşlarım,

Sadece kuyumculuk sektörü değil, umutlarını turizme bağlayan diğer tüm sektörler de bu olumsuzluklardan payını aldı. Umudumuz herkesin sağduyu içinde ülke menfaatlerini dikkate alması ve ülkemizin çıkarlarına paralel davranması. Hepinize hayırlı Ramazan ayı ve güzel bir bayram diliyorum.

goldantalya 7


Varol Astarcıoğlu

Antalya Kuyumcular Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkan Vekili Genel Yayın Yönetmeni

Talep fazlalığının yarattığı fiyatlar…

genel yönetmenden...

Değerli meslektaşlarım, Sarrafiye ürünlerindeki gereksiz, acımasız fiyat rekabeti, sektörü  derinden sarsarken bir de Darphane’de basılan sarrafiye altınların tamamını büyük firmaların elinde bulundurmasının sıkıntısını yaşamaya başladık. Darphane’den çeyrek altın alan büyük firmaların talep fazlalığı nedeniyle belirlediği fiyatlar meslektaşlarımızı müşterileri karşısında zor durumda bırakıyor. Peki ne oldu da Darphane’nin fiyat farkı almadan sipariş veren büyük firmalara aynı fiyatla sarrafiye altın işlemeye ve mal teslim etmeye devam etmesine rağmen çeyrek ve liralık altınlara istenilen fiyatlar bu denli arttı. Bunun cevabı elbette Darphane ile Darphane’nin üretimini elinde bulunduranlarda. Bir nevi devlet malını tekelinde bulundurup serbest piyasaya canının istediği fiyatla sürenlerde. Bildiğiniz gibi kuyumcu oda ve dernekleri piyasadaki fiyatlara müdahale edemez. Ancak karlılığı düşük olan bu ürünlerde sektörel birlikteliği oluşturmak mesleğimiz açısından son derece önemli. Bahsettiğimiz şekliyle yaşanan piyasadaki mevcut uygulamalar sektörü bu konuda kayıtdışılığa itiyor. Kayıtdışı ticaretin ortadan kalkması için birliktelik çok önemli. Yıkıcı fiyat rekabetini önlemek için perakende noktalarında hayata geçen ‘Online Fiyat Takip Panoları’ çok önemli. Son üç yıldır İstanbul ve İzmir başta olmak üzere birçok oda ve dernek başkanımızın gayretleriyle gerçekleştirdiğimiz toplantılarımızdan birini daha İzmir’de değerli İzmir Başkanımız Yılmaz Uça’nın ev sahipliğinde gerçekleştirdik. Antalya Kuyumcular Odası olarak Bu toplantıya katıldık. Verimli geçen toplantıda daha önce alt yapı çalışmaları yapılan mesleki örgütlenme konusunda yapılacaklar konuşuldu. Mesleğimize sahip çıkmanın bugün dünden daha önemli olduğu, yarınların meslektaşlarımız adına daha güzel olabilmesi adına mesleğe gönül verenlerin elini taşın altına koyması gerektiği ifade edildi. Antalya Kuyumcular Çarşısı içinde faaliyet gösteren meslektaşlarımızın sayısı giderek artıyor. Antalya Kuyumcular Çarşısı olarak isim alan iş merkezimizin içinde faaliyet gösteren farklı iş kollarının değişerek kuyumcu mağazalarına dönüştüğü ve kuyumcu sayısının artarak devam ettiği bir süreci yaşıyoruz. Aynı çatı altında bir araya gelen meslektaşlarım bu eksikliğin Antalya için ortadan kalkmasının ardından Kuyumcular Çarşısı çatısı altında olmanın güveni içerisinde işlerini yapıyorlar. 7/24 güvenlik hizmetinin aktif olarak verildiği çarşımız hem işyeri güvenliği hem de müşterilerimizin rahat alışveriş etmesini sağlaması bakımından önem arz ediyor. Paylaşmanın ön plana çıktığı, birlik ve beraberliğimizin pekiştiği bu güzel ayda yine değerli meslektaşlarımızla artık geleneksel hale getirdiğimiz iftar yemeğimizde birlikte olduk. Her sene yaşadığımız bu birliktelik oda çalışmalarımızda en çok zevk aldığımız faaliyetimiz olarak devam ediyor. Biraraya gelerek iftar yapmanın yanında aradaki mesafeleri kaldırmanın büyük faydasını yaşıyoruz. Düzenlenmiş olduğumuz iftar yemeği senede bir defa da olsa camiayı bir araya getirerek, günlük hayatta iş yoğunluğundan görüşemeyen insanların burada birbirini görme fırsatı yakalamasına da vesile oluyor. Meslektaşlarımıza selam ve sevgilerimi gönderiyor, hepinizin mübarek Ramazan ayını ve Ramazan Bayramı’nı tebrik ediyorum.

8 goldantalya


festival

goldantalya 9


Kuyumculuk sektörü çözüm için düğmeye İzmir’de bastı

Yaşanan ekonomik, mesleki, sektörel ve yasal sorunlar nedeniyle yıllardır ayakta kalma mücadelesi veren kuyumculuk sektörü, sorunların ve çözüm yollarının tesbiti, gerekli girişimlere başlanması konusunda düğmeye basmak için İzmir’de bir araya geldi. Batı Anadolu Kuyumcular Birliği ve İzmir Kuyumcular Odası’nın ev sahipliğinde gerçekleştirilecek olan Türkiye’deki tüm kuyumcu odaları ve derneklerinin başkan ve yöneticilerinin iştirak edeceği planlanan “TÜRKİYE 2023 Hedefine Yürürken; Kuyumculuk Sektörünün Geleceği, Sorunları ve Çözüm Önerileri ’’konulu toplantıya Türkiye’nin dört bir yanından oda ve dernek başkanları, yöneticileri ve kuyumculuk sektörü temsilcileri katıldı.

10 goldantalya

İzmir Swiss Otel, Büyük Efes Convention Centre’da 25 Mayıs’ta gerçekleştirilen toplantı, Türk Ekonomi Bankası ve Nadir Metal Rafinerisi’nin sponsorluğunda, Karakaş Atlantis Kuyumculuk ve HRD Antwerp’in destekleriyle gerçekleştirildi. Toplantının açılış bölümüne İzmir Vali Yardımcısı Ardahan Totuk, CHP İzmir Milletvekili Mehmet Ali Susam ile Konak Belediye Başkanı Hakan Tartan katıldı.


Toplantını açılışında konuşan Batı Anadolu Kuyumcular Birliği ve İzmir Kuyumcular Odası Başkanı Yılmaz Uça, toplantının amacını belirterek, “Mesleğimizin içinde bulunduğu sıkıntılar artık dayanılmaz noktalara geldi. Bu sıkıntıları ortadan kaldıracak çözüm yollarını tesbit etmek ve harekete geçmek için bir araya geldik. Tüm meslektaşlarıma ve konuklarımıza katılımları için teşekkür ediyorum” dedi. Türk Ekonomi Bankası Altın Bankacılığı Yöneticisi Selami Erten de altının ve kuyumculuğun ekonomide büyük öneme sahip olduğunu belirterek, “Türk Ekonomi Bankası olarak kuyumculuk sektörüne finansal ve finansal olmayan ürünlerimizle destek oluyoruz. Stratejik planlamalar, yol haritaları hazırlıyoruz. Bir yıldır yürüttüğümüz çalışma ile yeni bir proje hazırladık. Yastık altındaki altınların ekonomiye kazandırılması çalışmasını kuyumculuk sektörüyle birlikte yürütebilmek amacıyla geliştirdiğimiz bu projeyle altınını bankaya yatırmak isteyenlerin değer tesbiti çalışmalarını o yöredeki kuyumcu esnafımızla birlikte yapacağız. Vatandaşımız elindeki altını bankaya yatırmadan önce kendi çarşısındaki kuyumcu esnafına gidecek ekspertiz çalışmasını kuyumcuda yaptıracak, o değer üzerinden kendisine altın hesabı açılacak. Bu sayede yatırımcı ile ilişkimizi kuyumcu esnafımız üzerinden yürüteceğiz” diye konuştu. İstanbul Kuyumcular Odası Başkanı Alaattin Kameroğlu ise kendisinin kuyumculuğa başladığı yıllarda henüz mesleğin bir sektör haline gelmemiş olduğunu hatırlatarak, “Altının dış ticareti yasaktı. Dışarı altın çıkarmaya kalktığımızda ya da altın getirmek istediğimizde kaçakçı muamelesi görüyorduk. 2008 yılı başlarında 30-35 bin perakendeci, 5 bin imalatçı olduğunu varsayarsak, ciddi bir sektör haline geldiğimizi görürüz. Ancak 2008 yılındaki global kriz, fiyatların yükselmesi, kuyumculukta talep daralması gibi nedenlerle imalat düştü, talep azaldı. Geçmişte bu meslekten güzel paralar kazandık ama artık sıkıntılarla mücadele ediyoruz. Tıkanma noktasına geldik. Biz İstanbul Kuyumcular Odası olarak sıkıntılarımızı biliyoruz. Konuya bazen Ankara’nın penceresinden de bakmak lazım. Ancak meslektaşlarımız daha çok haklı. Bizim haklı sebeplerimiz daha fazla. Mesleğimiz çoğu zaman siyaset malzemesi haline getiriliyor. Artık haklı sebeplerimiz ciddi olarak

dinlensin, ele alınsın istiyoruz. Vatandaşa yıllardır altını kuyumculuk sektörü satıyor, bu işin sıkıntılarına göğüs geriyor. Bankaların altın toplama konusuna ciddi düzenlemeler getirilmeli. O nedenle altın toplama işini kuyumculuk sektörüyle birlikte yapma kararı alan, bu konuda proje hazırlayan TEB’i kutluyorum, tüm meslektaşlarımızın Türk Ekonomi Bankası’na destek vermesini, yardımcı olmasını istiyorum.” diye konuştu.

goldantalya 11


Bankaların Darphane ürünü satmaları konusuna da değinen Kameroğlu, “BDDK, bankalar Darphane altını satacak dedi. Ama bakıyorum hiçbir bankada Darphane ürünü yok. Madem bu hizmeti üstlendiniz yerine getirin. Vermeyeceğiniz bir hizmeti neden verme kararı alıyorsunuz. Müşterinize saygı duyun. Tüm meslektaşlarımdan ricam, bundan sonra bir bankada cumhuriyet altını görürseniz sattırmamak için tüm şartlarınızı zorlayın, engel olun. Bu konu artık bizim mesleğimizin namus meselesi haline geldi. Türkiye Kuyumcular Birliği’ni sektöre resmi bir çatı olarak örgütleyebileceksek, İstanbul Kuyumcular Odası olarak üzerimize düşeni yapmaya hazırız” dedi. Konak Belediye Başkanı Dr. Hakan Tartan, kuyumculuğun özel bir meslek olduğuna değinerek, “Sabah 9’da dükkanını açan, halkla sıcak temas kuran, iletişimi yüksek, saygı ve sevgiye dayalı bir meslek olması nedeniyle çok özel olduğunu düşünüyorum. Bu mesleğin sorunlarının dile getirildiği ve çözüm için çalışan platformlar olmalı. Ancak, halkla bu kadar bütünleşmiş, iç içe yaşayan bir mesleğin bankalardan daha özel ve kaydebilmeyecek değer olduğunu düşünüyorum. Yine de kuyumculuk sektörü mensuplarının bankalarla mücadele çabalarına da saygı duyuyorum. Zaten kuyumcular güleryüzlü ve sıcak hizmetleriyle bankaların önüne geçeceklerdir” dedi. İstanbul Mücevher İhracatçıları Birliği Başkanı Ayhan Güner ise dünya mücevhercilerinin 17 Haziran’da İstanbul’da toplanacağının bilgisini vererek, “İstanbul Elmas Borsası 2 yıl önce kuruldu ama henüz hiçbir faaliyeti yok. İhracatçı birlikleri yarı devlet kuruluşları. Devletten aldıkları destekleri sektöre aktarıyor ve ihracatın artmasına katkı sağlıyor. Ancak, bu destekleri en az kullanan sektör kuyumculuk. Turquality projesi kapsamında destek taleplerinde tekstilciler bin dosyaya, kuyumcular ise sadece 3 dosyaya sahip. Birlik olarak Çalışma Bakanlığı ile ortak projeler yürütüp, Avrupa Birliği fonlarından ihracatçılarımızı faydalandırmaya çalışıyoruz. Kuyumculuk sektörüne 25 öğretmek yetiştirmek için 270 bin euroluk proje hazırladık. Bunun 250 eurosunu hibe kullanıyoruz. Kalanı birlik destekliyor. Ayrıca işitme engellilerin taş kesim uzmanı olarak yetiştirilmesi için bir projemiz daha var. Bugün hemen hemen her ilimizde bir doğal taş yatağı var ve bu taşlar kesilmeden yurtdışına gönderiliyor, kesildikten sonra geri geliyor. Kesilmeden ucuza gönderip, kesildikten sonra çok pahalı olarak geri alıyoruz. Bu taşları Türkiye’de işitme engelli ustalarımıza kestirirsek, büyük döviz kaybının önüne geçeceğiz. Bu da 275 bin euroluk bir proje. Her yöremizin kendine has takısı var. Örneğin Trabzon

hasırı. Hasır örme işini engelli vatandaşlarımıza yaptırıp, engelliler tarafından hazırlandığını belirten amblemlerle satışa sunacağız” diye konuştu. Güner, ayrıca İstanbul Fuarı’nın ziyaretçi sayısındaki artışa da dikkat çekerek, son fuarı ziyaret eden 26 bin kişinin 5 bin 500’ünün yabancı olduğunu söyledi.


Adana Kuyumcular Odası Başkanı Oğuz Başman ise kuyumcuların birlik kurma yolundaki çalışmalara 1980’li yıllarda başladığını hatırlatarak, şunları söyledi; “90’li yıllarda bu toplantıları o kadar sık yaptık ki geleneksel hale geldi. O zamanlar en büyük sorunumuz hırsızlık mallarıydı. Kuyumcular bu yüzden çok sıkıntılar çekti. Hırsız yakalandığında ‘şuna sattım’ derdi, biz hırsızdan daha büyük eziyetler çekerdik. Hırsız çıkardı, biz iki-üç günümüzü nezaretlerde geçirirdik. CMUK ile bu ortadan kalktı. Bugün Adana’da yaşadığımız en büyük sorun vitrin camı kırarak yapılan soygun. Ancak ya yaş ya da CMUK nedeniyle kimse ceza almıyor. Bu toplantıdan hiçbir sonuç alınamayacağı konusunda bazı arkadaşlarımın endişeleri var. Bu toplantı sorunlarımız yazılması, ilgili insanlarla iletişim kurmamız, sorunlarımızı duyurmamız adına önemli bir fırsat diye düşünüyorum. Öncelikle hala sözle, güvene dayalı ticaret yürüten bir mesleğiz. Böyle başka meslek yok. Bunu koruyalım.” CHP İzmir Milletvekili Mehmet Ali Susam ise toplantının 2023 hedeflerine dönük olmasından büyük mutluluk duyduğunu belirterek, “Cumhuriyetimiz 100. Yılına hazırlanırken bundan daha güzel bir çalışma düşünemiyorum. Atatürk ve silah arkadaşlarının 90 yıl önce kurduğu cumhuriyet, dünyaya ekonomik siyasi bir takım mesajlar verdi. İhracat, işsizlik ve enflasyonla gibi bazı hedeflerimiz var. Türkiye o tarihte dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olmalı. Bu çalışmalar ancak örgüt çatısı altında yapılabilir. Odalar, birlikler var. Ancak her meslek kendi örgütünü kurmalı. En önemlisi sivil inisiyatifler olmalı. Türkiye Kuyumcular Birliği bunlardan biri olmalı. Dernekler, sivil insiyatif olarak en itibarlı olanlar. Ben, İzmir Esnaf ve Sanatkar Odaları Birliği Başkanlığı yaptım, oradan parlamentoya esnafın tek temsilcisi olarak geçtim. Bundan gurur duyuyorum ama bu bana büyük bir sorumluluk yüklüyor. İçinizden çıkan biri olarak sizin her türlü sorununuzu çözmek adına her türlü fedakarlığı yapmaya hazırım. TBMM Sanayi Komisyonu üyesiyim. Bakan Zafer Çağlayan iyi arkadaşım. Ancak, şunu söylemeliyim. Muhalefet kızar, tepki gösterir diye parlamentoya herhangi bir yasa teklifi getirilmemesi söz konusu değil. Başbakan istemediği sürece parlamentoya hiçbir şey gelmez. Başbakan isterse hemen yasa teklifi sunulur. Başbakan istedi 3 günde alkol ya-

sağı yasasını hazırlayıp, sundular. Milletvekillerinin özlük haklarıyla ilgili yasa kamuoyunun tüm tepkisine rağmen meclise sunuldu. İktidar istediği sürece muhalefetin tepkisi dikkate alınmaz, tereddüt etmezler. Ben sizden biriyim. Kuyumculuk ahilikten gelen, güvene dayalı bir meslek. Kuyumcu terazisi adaletin simgesi. Kuyumculuk Anadolu topraklarının mesleği. Parlamentoda sizin sesiniz olmaya hazırım” diye konuştu.

goldantalya 13


İzmir Vali Yardımcısı Ardahan Totuk ise Adana’da görev yaptığı yıllarda kuyumcu kalfası belgesi aldığını hatırlatarak, “kuyumculuk ilgi duyduğum bir meslek. Sorunlarınızın çözümü için bir araya gelmenizden büyük mutluluk duydum, başarılar dilerim” dedi. Toplantının ikinci bölümü, sektörel sorunların ve çözüm önerilerinin tesbitine ayrıldı. Bu bölümün moderatörlüğünü Altın Borsası eski Başkanı Osman Saraç üstlendi. Divan üyeliklerini ise Ankara Kuyumcular Odası Yönetim Kurulu Üyesi Adnan Şahsüvar, Adana Kuyumcular Odası Başkanı Oğuz Başman, Antalya Kuyumcular Odası Başkanı Ferda Erdem ile İzmir Kuyumcular Odası Hukuk Danışmanı Şakir Uzun yürüttü. İkinci bölümün açılışında konuşan Moderatör Osman Saraç, “Toplantımızın bu bölümünde sorunlarımızı hatırlayacağız. Bu birinci aşamamız olacak. İkinci aşamada bir anket çalışmamız olacak. Bu çalışmanın sonunda sorunlarla ilgili görev dağılımı yapıp, komiteler oluşturacağız. Kuyumculuk sektörünün pek çok sorunu var. En büyük sorunu ise temsille ilgili. Kuyumcu odaları, oda kurulamayan yerlerde dernekler var. Ticaret odalarında, sanayi odalarında ihracatçı birliklerinde temsil edilenler var. Onlarla sorun farklı platformlarda tartışılıyor. Ancak bölünmüşlük çözümü engelliyor. Farklı platformlar nedeniyle hiçbir sorun ciddiye alınıp, çözüm yolu aranmamış. Bu koşullarda da sorunlar katmerleşmiş. Bu noktada temsil çok önemli. Tek bir ciddi platformda temsil edilmediği sürece kuyumculuğun sorunla-

rının çözümü de zor. Toplantının bu bölümünde temsil ile ilgili model tesbiti yapmaya çalışacağız. Birlik mi olmalı, vakıf mı olmalı dernek mi olmalı bunu tartışacağız. Bu konuda tek formülde buluşmaya calışacağız” diye konuştu.

Toplantının ikinci oturumunda sektörün sorunları tesbit edildi. Tesbit edilen sorunlar için bu konuda çalışacak meslek komiteleri oluşturuldu. Katılımcılar arasında yapılan ankete göre yürütülen bu çalışmaların ardından komitelerde görev alacak sektör temsilcileri belirlendi ve oturuma son verildi. Toplantıdan sonra Osman Saraç başkanlığında toplantının sonuç bildirgesi hazırlandı ve kamuoyunun bilgisine sunuldu.

kür ederek, kuyumculuk sektörü adına önemli bir adım atıldığını belirtti. Uça, organizasyonun gerçekleşmesine destek veren kurumların temsilcilerine plaket sundu. İlk plaketi toplantının moderatörlüğünü yapan ve sonuç bildirgesini hazırlayan İstanbul Altın Borsası eski Başkanı Osman Saraç’a veren Uça, sektöre katkılarından dolayı kendisine teşekkür etti. İkinci plaket toplantının sponsorlarından Türk Ekonomi Bankası adına Altın Bankacılığı Yöneticisi Selami Erten’e verildi. Diğer sponsor Nadir Metal Rafinerisi adına Abdullah Tütüncü plaket aldı. Karakaş Atlantis Kuyumculuk adına Pazarlama Müdürü Barış Kahraman ve HRD Antwerp adına Mehmet Can Özdemir’e plaket verildi.

Akşam da sektör temsilcileri Swiss Otel’de gala yemeğinde yeniden bir araya geldi. Yemekte toplantının değerlendirmesini yapan Batı Anadolu Kuyumcular Birliği ve İzmir Kuyumcular Odası Başkanı Yılmaz Uça, tüm katılımcılara teşek-

14 goldantalya


goldantalya 15


‘TÜRKİYE 2023 SEKTÖRÜNE YÜRÜRKEN KUYUMCULUK SEKTÖRÜ ÇALIŞTAYI SONUÇ BİLDİRGESİ’ 2023 Hedefine yürüyen Türkiye Ekonomisi içinde küresel rekabet gücü yüksek kuyum ve mücevherat sektörü, birikmiş sorunlar karşısında bir ve bütün hareket etme kararlılığındadır. Kuyum ve mücevherat sektörü olarak, mesleki ve yasal sorunlarımızı çözebilecek ve birlikteliğimize işaret eden bir yapıya her zamankinden daha çok ihtiyacımız var. Bu birliktelik, mevcutların alternatifi değil, tamamlayıcı platformudur.

Bu platform, müteşebbis faaliyetlerine başlamıştır.

komite

ile

Odalar, birlikler ve derneklerden müteşekkil çok değerli varlığımız, halkımızın sektörümüze gösterdiği güven ve teveccüh yeni birlikteliğin teminatlarıdır. Bu konudaki hassasiyet dikkatle takip edilecektir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Katılımcılar: Sakarya Kuyumcular Derneği, Marmaris Kuyumcular Derneği, Bartın Kuyumcular Derneği, Kocaeli Kuyumcular Derneği, Siirt Kuyumcular Derneği, Karabük Kuyumcular Derneği, Balıkesir Kuyumcular Derneği, Tokat Kuyumcular Derneği, Kayseri Kuyumcular Derneği, Çanakkale Kuyumcular Derneği, Aydın Kuyumcular Derneği, Ağrı (Doğu Beyazıt) Kuyumcular Derneği, Bingöl Kuyumcular Derneği, Afyon Kuyumcular Derneği, Burdur Kuyumcular Derneği, Fethiye Kuyumcular Derneği, Konya Kuyumcular Derneği, Giresun Kuyumcular Derneği, Artvin Kuyumcular Derneği, Çarşamba Kuyumcular Derneği, Kırşehir Kuyumcular Derneği, Karaman Kuyumcular Derneği, Sivas Kuyumcular Derneği, Kars Kuyumcular Derneği, Erzincan Kuyumcular Derneği, Bitlis Kuyumcular Derneği, Muş Kuyumcular Derneği, Çivril Kuyumcular Derneği, Turgutlu Kuyumcular Derneği, Salihli Kuyumcular Derneği, Tire Kuyumcular Derneği, Eskişehir Kuyumcular Odası, Antalya Kuyumcular Odası, Erzurum Kuyumcular Odası, Hatay Kuyumcular Odası, Adana Kuyumcular Odası, Uşak Kuyumcular Odası, Denizli Kuyumcular Odası, İstanbul Kuyumcular Odası, Diyarbakır Kuyumcular Odası, Şanlıurfa Kuyumcular Odası, Samsun Kuyumcular Odası, Mersin Kuyumcular Odası, Tarsus Kuyumcular Odası, Kahramanmaraş Kuyumcular Odası, Kilis Kuyumcular Odası, Gaziantep Kuyumcular Odası, Ödemiş Kuyumcular Odası, İzmir Kuyumcular Odası, İstanbul Mücevherat İhracatçıları Birliği


goldantalya 17


18 18 goldantalya goldantalya


festival

goldantalya 19


AKESO’dan ATSO’ya ziyaret Antalya Kuyumcular Odası Yönetim Kurulu, ATSO 26. Grup Kuyumculuk Meslek Komitesi’ni ziyaret etti. Antalya Kuyumcular Odası Başkanı Ferda Erdem, Başkan Vekili Varol Astarcıoğlu, Yönetim Kurulu Üyeleri Mehmet Eyiler, Ali Çetin, Muhammet Sarıca, Ali Güvercin, Denetim Kurulu Başkan Vekili Bülent Sürekli ve Denetim Kurulu Üyesi Muzaffer Çelebi Antalya Ticaret ve Sanayi Odası 26. Grup Kuyumculuk Meslek Komitesi’ne hayırlı olsun ziyaretinde bulundu. Ev sahipliğini ATSO 26. Grup Kuyumculuk Meslek Komitesi Başkanı Osman Gök’ün yaptığı görüşmeye Başkan yardımcısı Sadık Özkan, Meclis Üyesi Nafiz Tanır, İbrahim Güney ile üyelerden Adnan Kaya da katıldı. Kuyumcular Odası Başkanı Ferda Erdem geçtiğimiz aylarda yapılan Ticaret ve Sanayi Odası seçimlerinde Kuyumculuk Meslek Komitesi Başkanlığı’na seçilen Osman Gök, meclis üyeleri ve yönetim kurulu üyelerine hayırlı olsun dileklerinde bulundu. Başkan Ferda Erdem, “Kuyumcular Odası olarak Ticaret ve Sanayi Odası

20 goldantalya

ile birlik ve beraberlik içinde kuyumcu meslektaşlarımızın sorunlarının çözümü için en iyi hizmeti vermeye çalışacağız” dedi. Kuyumculuk Meslek Komitesi Başkanı Osman Gök de “Öncelikle bizi bu göreve laik gören tüm meslektaşlarımıza teşekkür ediyoruz. Zaman içerisinde kuyumcu meslektaşlarımızla bir araya gelerek sektörel konuları ve problemleri paylaşacağız. Onları dinleyip, acil çözüm bekleyen her türlü sorunun üstesinden gelmeye çalışacağız” diye konuştu. Görüşmede bankaların altın alım ve satımları ile sektöre verdikleri olumsuz etikler de ele alındı. Kuyumcular Odası Başkanı Ferda Erdem, meslek komitesini ziyaret sırasında gösterdikleri ilgiden dolayı Antalya Kuyumcular Odası Yönetim Kurulu Adına 26. Grup Meslek Komitesi Başkanı Osman Gök’e ve komite üyelerine teşekkür etti 26. Grup Meslek Komitesi Başkanı Osman Gök de Kuyumcular Odası Yönetim Kurulu’nun yaptığı nezaket ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.


festival

goldantalya 21


Şekerbank,

“Kapımız Esnafa Açık” ile Antalya’da Şekerbank, 60. Kuruluş yılında Türkiye’de “Kapımız Esnafa Açık” projesi ile esnafa özel bankacılık uygulamaları yapmaya başladı. Projenin uygulamaya başlamasının 4. Ayında Antalya’da İki Kapılı Han’da düzenlene organizasyonla esnafla buluştu. Projenin esnafa anlatıldığı organizasyonda Şekerbank ile Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği protokol de imzaladı. Esnafın mahalle kültürü ve toplumsal değerlerin devamlılığındaki rolünü vurgulayan Şekerbank İşletme ve Tarım Bankacılığı Genel Müdür Yardımcısı Halit Haydar Yıldız, 400 bine yakın esnafı kucaklayan bin banka olarak Şekerbank’ın 60. Kuruluş yılı boyunca “Kapımız Esnafa Açık” platformu kapsamında her ayın 15’ini “Esnafın Günü” ilan ettiklerini belirterek, “Esnafımızın kapısı hep açık kalsın diye tüm kamuoyuna bir çağrıda bulunuyoruz. Her ayın 15’inde mahallenizin esnafından alışveriş yapın diyoruz. Banka olarak Antalya’da esnaf ile güçlü ilişkiler kurduk. Akdeniz’de bugün yaklaşık 19 bin esnaf ve mikro işletmeye hizmet sunuyoruz. Türkiye genelinde bugün sayısı 2 milyonu aşan esnafın 400 binine banka olarak hizmet veriyoruz. Toplam kredi portföyümüzün yüzde 15’ini esnafa kullandırıyoruz. Bu oran bankacılık sektöründe yüzde 7.8 civarında. Bankacılık sektörü 2012 yılında toplam esnaf ve mikro işletme kredilerinde yüzde 15 büyürken, Şekerbank yüzde 44 büyüdü. Hizmet verdiğimiz 400 bin esnafımızın, 20 bini nakit akışına dayalı kredilendirme yöntemiyle ilk kez bankamız aracılığı ile tanıştı” dedi. Şekerbank ile imzaladıkları “Kapımız Esnafa Açık” protokolü kapsamında AESOB üyelerine, aylık eşit taksit ödemeli 4 ay ödemesiz veya 3 ayda bir taksit ödemeli seçenekli ticari kredi imkanı tanınacağını belirten AESOB Başkanı Abdullah Sevimçok, “Protokol kapsamında ayrıca esnafa yönelik standart, gümüş ve altın adı altında üç farklı finans paketinin şartları da belirleniyor. Finanst paketleriyle üyelerimize indirimli kre-

22 goldantalya

di ürünleri sunulacak, destek danışmanlık hatta ve web sitesi kurulumu gibi bilişim destekleri sağlanacak. Türkiye genelindeki 2 milyon esnafın 90 bini Antalya’da faaliyet gösteriyor” dedi. Proje Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu’nun desteği ile başlatıldı. Proje Gümrük ve Ticaret Bakanlığı himayetinde, Türkiye genelindeki 82 Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği ile 3 bin 100 Esnaf ve Sanatkarlar Odası’nı kapsıyor. Dört ay boyunca Türkiye genelinde 375 esnaf odası ile protokol imzalandı ve 150 bin esnafa ulaşıldı.


goldantalya 23


Ahmet Şat, Antalyalı kuyumcuların AHİ adayı Henüz öğrenciyken, 9 yaşında başladığı kuyumculuğu hala devam ettiren lüppe ustası Ahmet Şat, Ahilik Haftası kutlamaları çerçevesinde verilecek “Yılın Ahisi” ünvanı için Antalya Kuyumcular Odası tarafından aday gösterildi.

ediyor. Lüppe, burma bilezik ve tamirat işleri yapan Ahmet Şat mesleğini çok seviyor. Sağlığı elverdiği sürece kuyumculuğa, takı üretimine devam etmek istediğini söyleyen Şat’ın tek şikayeti eski hareketli günlerin olmaması.

Antalya’da hala mesleğine devam eden eski kuyumcu ustalarından Ahmet Şat, 1952 Antalya doğumlu. 1960 yılında henüz ilkokul üçüncü sınıf öğrencisiyken Hasan Arayan’ın yanında mesleğe başlamış. Okul yıllarında tatillerde atölyede çalışan Ahmet Şat, ilkokul bittikten sonra mesleğe sürekli devam etmiş. 17 yaşına kadar Hasan Arayan’ın atölyesinde burma ve örme bilezik yapmayı öğrenen Şat, daha sonra Turgut Ulusoy’un atölyesine geçmiş. Burada 18 yıl aralıksız çalışan Şat, Ulusoy’un atölyesinde de lüpe, top küpe yapmayı öğrenmiş.

Eskiden sabah 6.30’da dükkan açtıklarını hatırlatan Ahmet Şat, “Sabahın erken saatlerinden gece 11’lere kadar çalışırdık. Cumartesi Pazar çalışmazdık. Sektörümüzde, mesleğimizde belli bir düzen vardı. İşlerimiz çoktu. Hafta içi bu işleri yoğun mesailerle tamamlar, hafta sonlarını kendimize, ailemize ayırırdık. Şimdi hangi gün, hangi saatler çalışıldığı belli değil. Zaten işlerin de eski yoğunluğu kalmadı. Mesleğime olan büyük sevgim ve saygım nedeniyle çalışmaya devam ediyorum. Lüppe, burma bilezik Antalya’nın artık simge olmuş takıları. Onları yapmaya, yaşatmaya devam ediyorum. Sağlığım elverdiği sürece devam edeceğim” diye konuşuyor.

Askere gidip döndükten sonra 35 yaşına kadar Turgut Ulusoy’un yanında çalışmaya devam etmiş. Bu arada 1982 yılında, 30 yaşındayken evlenmiş. 1987 yılında o yıllarda Belediye İşhanı olarak bilinen şimdi Vakıf İşhanı olan yerde kendi işyerini açmış. 25 yıldır da aynı dükkanda faaliyetine devam

24 goldantalya

Ahmet Şat, “Yılın Ahisi” için aday gösterilmekten mutluluk duyduğunu belirterek, “Meslektaşlarımın beni bu onura layık görmesinden gurur duydum. Hepsine teşekkür ederim” dedi.


goldantalya 25


Serdar Pilavcu

Antalya Kuyumcular Esnaf ve Sanatkarlar Odası Genel Sekreteri

genel sekreterden...

Odalara 2013/66 sayılı genelge Maliye Bakanlığı, kredi kartı ile yapılan ödemelerde kayıt dışı işlemlerin azaltılması ve yapılan satışların anlık olarak inceleme yapmaya yetkili olanlarca görülebilmesi ve denetlenebilmesi amacıyla, yazarkasalarda bulunması gereken teknik özellikleri yeniden belirledi. Bakanlıkça yapılan açıklamaya göre, yeni nesil ödeme kaydedici cihaz olarak adlandırılan yeni yazarkasaların aynı zamanda POS cihazı özelliğinin olması zorunlu hale geldi. Bu kapsamda, yazarkasa ve POS cihazı üreten firmalar, yeni nesil cihazları üretme çalışmalarına başladı. Bu çalışmalara paralel olarak 15 Haziran 2013 tarihli ve 28678 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 426 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile yazar kasa ve/veya POS cihazı kullanan mükelleflerin de kademeli olarak 1.1.2016 tarihine kadar bu cihazları kullanmaları zorunlu hale getirildi. Anılan tebliğe göre, faaliyetlerinde seyyar POS cihazı kullanan mükellefler ile yol kenarlarında otopark hizmeti verenler, 1 Ekim 2013 tarihinden itibaren yeni nesil POS cihazını kullanmak mecburiyetinde. Yukarıda sayılanların dışındaki mükelleflerin ise 1 Ocak 2016 tarihinden itibaren yeni nesil cihazları kullanmaları zorunlu hale geldi. Ancak bu süre içinde mali hafızası dolan cihazlara yeni mali hafıza takılmayacak ve bunların yerine yeni nesil ödeme kaydedici cihazlar kullanılmaya başlanacak. Basit usulde vergiye tabi esnaf ve sanatkarlarımızın, yazar kasa kullanma mecburiyetleri bulunmadığı için bu cihazları kullanma zorunlulukları da bulunmuyor. 1 Ekim 2013 tarihi itibariyle yeni nesil POS/yazarkasa kullanma mecburiyeti getirilen esnaf ve sanatkarlar, bu cihazların satın alış faturasındaki tarihi takip eden 90 gün içinde bağlı bulundukları vergi dairesine; alış faturası örneği, cihaz sicil numarası, cihazdan alınan bir fiş örneği de dahil olmak üzere gerekli belgeleri eklemek suretiyle bir dilekçe vererek cihazlarını kayıt ettirmek zorunda. Bir başka ifade ile yol kenarı otopark işletenler ile seyyar POS cihazı kullananlar, 30 Aralık 2013 tarihine kadar yeni cihazlarını bağlı bulundukları vergi dairesine kayıt ettirmek zorunda. 1 Ekim 2013 tarihi itibariyle yeni nesil cihaz olarak henüz Maliye Bakanlığı’ndan onay almayan, ancak, onay almak üzere başvuruda bulunan firmalarla yapılan anlaşmalar da bu kapsamda geçerli olacak. Yol kenarı otopark işletmeleri ile seyyar POS cihazı kullananların dışında kalan esnaf ve sanatkarlar, yukarıda belirtilen süreler içinde yeni nesil yazar kasa kullanmaya başladıklarında bu cihazların alış faturasında yer alan tarihten itibaren 30 gün içinde bağlı bulundukları vergi dairesine söz konusu cihazları kaydettirmek zorunda. Üyelerimizin bilgisine…

26 goldantalya


festival

goldantalya 27


Yatırımcılar riski Forex ile yönetecek ALB Menkul, Antalyalı yatırımcılara riskten korunmada ideal enstrüman olan Forex’i anlattı

ALB Menkul’ün Antalya’da düzenlediği “Dünyanın En Büyük Piyasasında Risk Yönetimi’’ seminerinde Forex piyasalarında döviz, altın, kıymetli madenler ve uluslararası ticarette risk yönetiminin püf noktaları uzmanlar tarafından değerlendirildi. Forex, İMKB, VOB ve Türev piyasalarda hizmet veren ALB Menkul Değerler, Türkiye Geneli Forex Eğitimleri kapsamında Antalya’da “Dünyanın En Büyük Piyasasında Risk Yönetimi’’ konulu eğitim programı gerçekleştirdi. Seminerde yatırımcılara Forex’in risk yönetiminde nasıl kullanıldığı örneklerle anlatıldı. Yurtiçi piyasalar ve BİST’teki gelişmeler ele alındı. Seminerin açılışında konuşan ALB Menkul Genel Müdürü  Metin Aytekin, Forex’in riskten korunma işlemleri için ideal bir enstrüman olduğunu belirterek, “Forex, sadece yatırım amaçlı bir araç değil, aynı zamanda kurumsal müşterilerin risk yönetimi amacıyla da kullanabilecekleri bir enstrüman. Dünyanın en büyük 500 şirketinin yüzde 98’i riskten korunma işlemleri yapıyor. Globalleşen bir dünyada Türk şirketlerinin de mutlaka riskten korunma işlemlerini bilmesi ve uygulaması gerekir” dedi. Forex’in bir disiplin işi olduğunu, bu nedenle eğitimi çok önemsediklerini vurgulayan Aytekin, “Amacımız bilinçli yatırımcı oluşturmak ve o yatırımcıları piyasada tutmak. Yatırımcılar teknik ve temel analiz konularında kendilerini yetiştirir ve bilinçlenirse bu piyasada başarılı olabilirler” diye konuştu.

Yatırımcı dostu piyasa ALB Menkul Yurt İçi Sermaye Piyasası Direktörü Tuncay Karahan da seminerde, yurt içi piyasalar ve hisse senetleriyle ilgili bilgi verdi. ALB Menkul Değerler Hazine Departmanından Dr. Tuğberk Çitilci ise Forex piyasalarında döviz, altın, kıymetli madenler ve uluslararası ticarette risk yönetiminin püf noktalarından bahsetti. Çitilci gerçekleştirdiği eğitimde ise 2008 yılından buyana finans piyasa-

28 goldantalya

larındaki gelişmeler ve altın fiyatlarının seyrine etkisini değerlendirdi. Çitilci, eğitimin devamında Türkiye’deki ekonomik gelişmeler, CDS , faizler ve TCMB etkisinden bahsetti. Dünyada ve Türkiye’de Forex piyasalarının gelişimden bahseden Çitilci, son zamanlarda değer kaybı ile bütün ülkelerin dikkatini çeken altın fiyatlarındaki düşüşü değerlendirdi. Yatırımcıların, ticaretle uğraşanların, borcu alacağı olanların Forex piyasalarını kullanarak riskten nasıl korunabileceğini detayları ile anlatan ve örnekleyen Çitilci, bu piyasanın doğru kullanıldığında ne kadar yatırımcı dostu olduğunu vurguladı.


Şanlıurfa Başkanı’ndan AKESO’ya ziyaret Şanlıurfa Kuyumcular Odası Başkanı İbrahim Halil Demirkol, bir dizi temaslarda bulunmak üzere geldiği Antalya’da, Antalya Kuyumcular Odası’nı da ziyaret etti. Demirkol, ziyaretinde AKESO Başkan Vekili Varol Astarcıoğlu tarafından ağırlandı. 25 Mayıs’ta İzmir’de düzenlenen  sektörel toplantıyla ilgili karşılıklı fikir alışverişlerinin gerçekleştiği ziyarette, gündemdeki diğer  konular da görüşüldü.

Sektörün  geleceği için tüm oda ve dernek başkanlarının ortak hareket etmesi hakkında fikir birliğine varıldı. Şanlıurfa Kuyumcular Odası Başkanı İbrahim Halil Demirkol, kardeş oda olarak kabul ettikleri Antalya Kuyumcular Odası’nda bulunmaktan memnuniyetini dile getirirken, AKESO Başkan Vekili Varol Astarcıoğlu da Demirkol’u ağırlamaktan mutlu olduklarını belirtti. Ziyaret, karşılıklı iyi niyet temennilerinin adından sona erdi. 

goldantalya 29


festival

4. Uluslararası İstanbul Altın Zirvesi

Türkiye altın, takı ve mücevherat sektörünün artık geleneksel hale gelen ve en önemli etkinliği olan Uluslararası İstanbul Altın Zirvesi’nin dördüncüsü, 20 Haziran 2013 Perşembe günü İstanbul Çırağan Sarayı’nda gerçekleştirildi. Zirveye, Başbakan Yardımcısı Sayın Ali Babacan, SPK Başkanı Sayın Dr. Vahdettin Ertaş, Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Sayın Dr. M. İbrahim Turhan, zirvenin sponsoru İstanbul Altın Rafinerisi’nin Yönetim Kurulu Başkanı Özcan Halaç ve çok sayıda sektör temsilcisi katıldı. Zirvenin katılımcıları arasında farklı ülkelerin finans piyasalarından da firma ve borsa temsilcileri de bulundu. Zirvede yapılan konuşmalarda bir finansal araç olarak altının önemi, saklama koşulları dile getirildi. Altın ve mücevherat sektörünün Türk Ekonomisine katkılarının yanı sıra projelerinin ve sorunlarının ele alındığı zirvenin sponsorları arasında yer alan Borsa İstanbul’un Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Dr. M. İbrahim Turhan, toplantıda yap-

30 goldantalya

tığı konuşmada, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun çıkmasıyla birlikte yeni bir döneme girildiğini, 4 Nisan tarihinde Borsa İstanbul esas sözleşmesinin tescil ve ilamıyla İMKB ve İstanbul Altın Borsası’nın birleştirilerek, Borsa İstanbul A.Ş. adı altında yeni bir kuruluş meydana getirildiğini hatırlattı. İbrahim Turhan, Türkiye’de sermaye piyasaları çerçevesinde alınıp satılan her türlü finansal sözleşmenin, her türlü kıymetin, tek bir erişim noktasından, mümkün olursa piyasalararası çapraz teminat yönetimini etkin bir şekilde mümkün kılacak şekilde birleştirilmesi, hem emir öncesi hem emir sonrası süreçlerin düzgün bir şekilde aksamasız bir şekilde yürütülmesini içeren bu entegrasyonun, Türkiye sermaye piyasaları için bir dönüm noktası olduğunu vurguladı. Türkiye’de bu entegrasyonun hükümetin iradesi, parlamentonun desteği ile bir yıldan kısa bir süre içinde sonuçlandırıldığına dikkat çeken İbrahim Turhan, şu anda yeni ve uluslararası standartlarda faaliyet gösteren bir yapıyla sektörün hizmetinde olduklarını söyledi.


Birleşmenin hemen arkasından yeni ismiyle Borsa İstanbul Kıymetli Madenler ve Kıymetli Taşlar Piyasasının Operasyon ve Saklama Merkezi’ni, Takasbank ile birlikte KUYAŞ tarafından yapılan ve hizmete sokulan Kuyumcukent’te yeni hizmet binasına taşıma noktasında harekete geçtiklerini anlatan İbrahim Turhan, ”Hala pazarlıklar devam ediyor. Orta yerde buluşacağız. Yaptığımız her işte sektörü düşünmemizin önemli olduğuna kesinlikle inanıyorum” diye konuştu. Üzerinde anlaşılan plan çerçevesinde 800 metrekarelik hacme kadar genişleyebilen kasa dairesi planlandığını kaydeden Turhan, şöyle devam etti: “15001600 ton altının saklanacağı bir alt yapı oluşturacak. Bu yolla Borsa İstanbul Kıymetli Madenler ve Kıymetli Taşlar Piyasası’nda alınıp satılan altının saklanmasının yanı sıra ileride Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın uluslararası rezervlerinin ve bankacılık sisteminin rezervlerinin bir kısmının Türkiye’ye getirilmesi, İstanbul’un fiziki saklama noktasında bölgenin merkezi olması bakımından önemli bir adım olacak.” Kıymetli taşlar alanında da faaliyet yürüttüklerini hatırlatan İbrahim Turhan, Borsa İstanbul’un ev sahipliğinde hafta başında düzenlenen Dünya Elmas Borsaları Federasyonu (WFDB) Başkanlar Toplantısı’nın çok başarılı geçtiğini anlattı. Önceleri İstanbul’daki olaylar nedeniyle bir tereddüt oluştuğunu belirten Turhan, toplantının ardından WFDB Başkanı Ernest Blom’un gazetelere verdiği mülakatta İstanbul’da olmaktan mutlu olduklarını anlattığını aktardı. Turhan, WFDB’nin yıllık kongrelerini de İstanbul’da yapmayı kabul ettiklerini söyledi.

Dünya Yeni Bir Döneme Girdi ABD Merkez Bankası Başkanı Ben Bernanke’nin yaptığı konuşma ile dünyanın yeni bir döneme girdiğini belirten Turhan, bir gün içinde çok süratle faizlerin yükseldiğini, gelişmekte olan piyasalarda para birimlerinin, finansal varlık fiyatlarının, borsaların bu yeni döneme uyum sağlamaya çalıştığını söyledi. Yeni dönemin, 2007 Ağustos’unda ilk şokları hissedilen, 2008 Eylül’ünde büyük bir yatırım bankasını iflasıyla zirveye çıkan, o günden beri de etkisini hala hissettiren ekonomik ve finansal krizin yeni bir aşamasına tekabül ettiğini anlatan İbrahim Turhan, ABD Merkez Bankası’nın her ay piyasalara sağlamakta olduğu 85 milyar dolarlık likiditeyi azaltabileceğini, 2014 içinde buna tamamen son verebileceğini duyurduğunu hatırlattı.

Küresel

İktisadi

Faaliyetin

Seyrinin

Önemi

Bütün finansal fiyatlamalarda etkisi olacak yeni durumun beklendiğini belirten Turhan, şunları söyledi: “Artık çok daha net bir tablo var. Burada belirleyici olan başta ABD olmak üzere küresel iktisadi faaliyetin seyri olacak. Gnel tabloya baktığımızda gerek Çin’de, gerek Japonya’da, gerek AB’de yaşanan gelişmeler ABD Merkez Bankası’nın hamlesini desteklemiyor. İşler tekrar kötüleşebilir. Bunu 1929 büyük buhranında 3 kere gördük. 3 kere çıkış yaşandı. 3 kere tekrar geri dönüldü. 1929’da başlayan büyük buhran 1936’ya kadar sürdü. Bugün farklı bir ortamdayız. Ama bunun kalıcı olup olmayacağını ancak zaman içerisindeki gelişmeler gösterecek”


Altın ve Mücevherat Sektörünü Borsaya Davet Turhan, Borsa İstanbul olarak yürüttükleri tanıtım faaliyetlerinde şirketlere halka arzlara, borçlanma araçlarını borsa aracılığıyla yatırımcılara sunulmasına ve genel olarak sermaye piyasalarının finansman alanında nasıl kullanılabileceğine ilişkin geniş bilgi vermeye çalıştıklarını anlattı. Şirketlerin bugün düşük maliyetle finansman bulabildiklerini anlatan İbrahim Turhan, sözlerini şöyle tamamladı: “Bu gelişmeler yaşanan dönemin kalıcı olup olmadığı noktasında herkesin hesabını gözden geçirmesi gerektiğini anlatıyor ve neden sermaye piyasalarının önemli olduğunu, sermaye piyasaları yoluyla sağlanan finansmanın neden çok daha kaliteli olduğunu, neden uzun dönemli yatırım projelerinin, yeniden yapılandırmaların sermaye piyasası kanalıyla finanse edildiğinde şirketler açısından çok daha doğru bir stratejik yönelim olduğunu bir kere daha ortaya koyuyor. Bütün sektöre çağrıda bulunuyorum. Sektör maalesef sermaye piyasalarımızda yeteri kadar temsil edilmiyor. Borsa İstanbul olarak Kıymetli Madenler ve Taşlar Piyasası’nın işleticisi olduğumuz gibi menkul kıymetler piyasasının da işleticisiyiz. Yakın zamanda elektrik ve doğalgaz piyasasının da işleticisi olacağız. Bu sektörün sermaye piyasası imkanlarından bütün olarak yararlanması önemli. Finansman ve kurumsallaşma açısından şirketlere büyük yarar sağlayacak.” Altın Madencileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Akdur ise Türkiye’nin altın ticaretinde önemli oyunculardan biri olduğunu belirtti. Ümit Akdur, “2011’de 5 ton altına eşdeğer 424 milyon TL vergi verirken, 2012’de 5,6 ton karşılığı 522 milyon lirayı ülkemize vergi olarak ödedik” dedi.Akdur, 4. Uluslararası İstanbul Altın Zirvesi’nde, son 21 yılda altın madenciliğine yapılan yatırımların, 700 milyon dolar maden arama ve 1,8 milyar dolar tesisler olmak üzere toplamda 2,5 milyar dolar olduğunu, Türkiye’nin 75 yılda gerçekleştirdiği maden arama sondajını, Kanada’nın 1 yılda, Avustralya’nın ise 3 yılda yaptığını anlattı. Türkiye’nin 2012’de dünyada altın aramalarına harcanan risk sermayesinin 11,5 milyar dolarından sadece 90 milyon dolarına sahip olduğunu belirten Akdur, altın arama faaliyetlerine tepki gösterilmesine karşın, son 10 yılda ülkemizde altın madenciliğine yatırım yapan yerli ve yabancı yatırımcıların hem çok başarılı olduğunu, hem de karlı çıktığını belirtti.

Akdur, Türkiye’nin altın ticaretinde en önemli oyunculardan biri olduğunu, üretimin yüzde 20’sinin devlete doğrudan veya dolaylı bir şekilde geçtiğini, 2011 yılında 5 ton altına eşdeğer 424 milyon TL vergi verirken, 2012 yılında 5,6 ton altına denk 522 milyon liranın vergi olarak ödendiğini belirtti. KUYAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Sait Erdal Metiner ise KUYAŞ’ı kurmalarının nedeninin Kapalıçarşı ve civarında son derece sağlıksız ve yetersiz koşullarda üretim yapan sektörü, modern, çalışanların sağlığına değer veren, ihracata dayalı üretime imkan sağlayan, gelişen teknolojilere uyumlu, verimliliği arttıran ve küresel bir oyuncu olma yolunda Türkiye’ye yakışır bir seviyeye getirmek olduğunu söyledi. Metiner, “Başbakınımız Recep Tayyip Erdoğan’ın belediye başkanı olduğu dönemlerde gösterdiği çabalarla, Kapalıçarşı ve Eminönü civarında yetersiz koşullardaki atölyeler oradan alındı, kentin kenarında endüstriye uygun bölgede, alt yapı ve ulaşım sorunları çözülmüş ve çağın gereği olan bir komplekse, Kuyumcu Kent’e yerleşme imkanı bulmuştur. Bu vesileyle sektörümüz adına Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkürlerimi bir borç biliyorum” diye konuştu. KUYAŞ olarak dünyanın finans sektörüne armağan ettikleri kompleksin, ulaşım ve alt yapı bakımından en iyi şekilde konumlandırıldığına dikkati çeken Metiner, “Şimdi size setörümüzün yeni bir müjdesi daha var, onu vermek istiyorum. Kuyumcu Kent ve İstanbul Vizyon Park’ı daha da ileriye taşıyacak ve kompleksimizi finans sektörünün vazgeçilmezi yapacak, heyecan verici bir gelişme daha yaşıyoruz. Borsa İstanbul Altın Saklama Merkezi ve Elmas Borsası, Kuyumcu Kent ve İstanbul Vizyon Park’ın yanına gelecek. Borsa İstanbul Altın Saklama Merkezi ve Elmas Borsası bizim adeta pırlantamız olacak” dedi.

“Türkiye’ye duyduğumuz güven sarsılmadı” NOOR CM Genel Müdür Jihad Shannak da grup olarak Türkiye 2023 vizyonuna ve İstanbul Finans Merkezi projesine inandıklarını, yine bu doğrultuda hedeflerini saptadıklarını, bölgenin parlayan yıldızı olarak tanımlanan Türkiye’nin lider konumunun önümüzdeki günlerde daha da güçleneceğini düşündüklerini söyledi. Shannak, “Zaman zaman piyasalarda oluşabilecek kırılganlık ve risklerin olması Türkiye’ye duyduğumuz güveni sarsmamıştır” dedi.


LOOMİS Türkiye Ülke Başkanı Sarp Tarhanacı ise, dünyada ekonomiye bir durağanlık gelmiş olsa da Türkiye’nin son yıllardaki ekonomik yükselişinin, bölgesel ve küresel gerilimlerin dışında kalmayı başaracağını belirtti. TOBB Kuyumculuk Sanayi Meclis Başkanı İmam Altınbaş da 2009 yılında Dünya Mücevher Kongresi’nin CIBJO ile birlikte ilk kez İstanbul’da düzenlendiğini anımsatarak, şunları kaydetti: “O toplantıya Sayın Başbakanımız katıldı. Yerli ve yabancı konuşmacıları tek tek dinledi, notlar aldı. Kendi konuşmasını da Türkiye’yi, dünya altın ve mücevher sektörünün yeni merkezi yapmak üzerine kurdu. Bu gayrette kamunun üzerine düşen her şeyi yapacağını dile getirdi. Aradan geçen 4 yılda sektör olarak büyüdük. İhracatımızı arttırmaya devam ettik. Aynı şevkle 2023 yılında hedeflenen 500 milyar dolarlık Türkiye ihracatına sektörümüz adına paydaş olmak için gayretimiz devam ediyor” ifadelerini kullandı.

can Halaç da yaptığı konuşmada, Türkiye’de altın madenciliğinin son yıllarda büyük gelişme gösterdiğini belirtti. Halaç, “Kıymetli maden ticareti yapan işletmeler, altın ve gümüş alım-satım işlemlerinde fiktif kar-zarar ile karşı karşıya kalıyor. Kuyumculuk sektörünün sermayesi olan altının fiyat artışı vergisinin ortadan kaldırılması için 4842 sayılı kanun ile getirilen uygulamanın tekrar yürürlüğe geçirilmesi ve enflasyon düzeltmesi uygulamasında mevcut olan dövizlerin, enflasyon düzeltmesi dışında bırakılması işleminin altın için de uygulanması uygun olacak. Reel olmayan kar ya da zarar sonucunda şirket ciddi bir vergi yükü altında kalıyor. Altın ve gümüş gibi borsada işlem gören bir malın dönem sonunda döviz gibi değerlenmesi ve ortaya çıkan kur değerinin sermayenin altında, değerleme olumlu ya da olumsuz farkları olarak yer almasının daha doğru olacağı fikrindeyiz” diye konuştu. “Meslek Onur Ödülü” ise Atasay Kamer’e verildi.

Sektörün en temel girdi maddesi üzerindeki vergi baskısının çok ağır olduğuun belirten Altınbaş, “Bu da kayıtlı ticaret yapanla yapmayan arasında haksız rekabetin doğmasına neden olmaktadır. Bu konudaki en tipik örnek pırlanta. Pırlantadaki ÖTV’nin devlete hiçbir vergi katkısı olmadığı, aksine vergi kaybına yol açan uygulama olduğu görüldüğü halde, ısrarla bu uygulama sürüyor. Bu, rekabet ettiğimiz İtalya, Hong Kong ve Çin’e karşı gücümüzü zayıflatıyor. Hükümetimizin de vizyonumuza destek olacağından eminiz. ÖTV konusunda sağlayacağı adil bir düzenlemeyle, sektörümüzün daha ileri bir seviyeye daha kısa zamanda ulaşacağından kuşkumuz yoktur” diye konuştu. Toplantıda, İstanbul Altın Rafinerisi’nin, Türk kuyumculuk sektörüne çok önemli katkılarda bulunan Yönetim Kurulu Başkanı merhum Ömer Halaç’ın adını yaşatmak amacıyla verdiği ‘’Ömer Halaç Onur Ödülü’’ Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’a takdim edildi. İstanbul Altın Rafinerisi Yönetim Kurulu Başkanı Öz-

goldantalya 33


goldantalya 35


Orhan Tolunay, yeni akaryakıt istasyonunu açtı

Seffa Group Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Tolunay’ın sahibi olduğu yeni akaryakıt istasyonu açıldı. Altıntaş Mahallesi Kardeş Kentler Caddesi üzerindeki akaryakıt istasyonunun açılışına Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü, Konyaaltı Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Döşemealtı Belediye Başkanı Nurettin Tursun, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Osman Budak, Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (AESOB) Başkanı Abdullah Sevimçok, Antalya Kuyumcular Odası Başkanı Ferda ERDEM ve Yönetim Kurulu ile eski Büyükşehir Belediye Başkanı Hasan Subaşı, AK Parti Muratpaşa İlçe Başkanı Abdullah Işıkhan ve çok sayıda davetli katıldı. Seffa Group Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Tolunay açılışta yaptığı

36 goldantalya

konuşmada, hızla büyüyen ve gelişen Antalya’da ekonomik alanda istihdama katkı sağlamaktan dolayı mutluluk yaşadığını söyledi.


Sıkıntıları aşmak için görevdeyiz Osman GÖK ATSO Kuyumculuk Meslek Komitesi Başkanı Değerli meslektaşlarım, Geçtiğimiz aylarda gerçekleştirilen seçimlerde kuyumculuk sektörümüzü ve meslektaşlarımızı temsil etmek için Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Kuyumculuk Meslek Komitesi’ne seçildik. Öncelikle bizi bu göreve layık gören ve bu sorumluluğu veren tüm meslektaşlarımıza teşekkür etmek istiyorum. Görev alacağımız dört yıl boyunca bu sorumluluğu yerine getirmek için gerekli çabayı göstereceğimizi söylemek istiyorum. Hepinizin bildiği gibi sektörümüz ve mesleğimiz son yıllarda zor günler yaşıyor. Gerçekten sıkıntılı bir süreçten geçiyoruz. Dünya global krizin etkilerini atlatmaya çalışıyor. Krizin tüm dünyada yaşanması, ticari hedeflerini turizme bağlayan Antalyalı kuyumcular olarak bizleri daha derinden etkiliyor. Antalya’ya gelen turist sayısı çok düşmese de turistlerin alım gücünün düşmesi kuyumcu meslektaşlarımızın satışlarını olumsuz etkiledi. Turizmin olumsuzluğunu yerli alıcılarla aşmaya çalışma çabası içinde olan meslektaşlarımıza bir kötü sürpriz de bankalardan ve PTT’den geldi. Tasarruf amaçlı altın ticaretine el atan bu iki kurum ticaretimize bir sekte daha vurdu. Yazımda bir paragrafla özetlemeye çalıştığım en önemli sorunlarımızı aşma konusunda Antalya Ticaret ve Sanayi Odası’nın çaba göstermesi için en önemli görev Kuyumculuk Meslek Komitesi olarak bize düşüyor. Komite üyelerimiz ve mesleğimizi ATSO Meclisi’nde temsil eden arkadaşlarımızla birlikte her ay bir araya gelip, bu sorunları yönetim kuruluna ve meclise taşıma konusunda mesai harcıyoruz. Sorunlarımızın yerel platform-

da çözülebilir olanlarına öncelik vererek neler yapabileceğimizi tartışıyoruz. Antalya gibi kuyumculuk mesleğiyle uğraşanların yoğun olduğu illerimizde sektörümüz iki ayrı kurumda temsil ediliyor. Biri Kuyumcular Odamız diğeri de Ticaret ve Sanayi Odamız. Bu anlamda komite olarak Antalya Kuyumcular Odası ile sıkı bir işbirliği halindeyiz. AKESO Yönetimi ile sık sık bir araya gelip, meslektaşlarımızın durumunu konuşuyoruz, Antalya’da var olan sıkıntıların çözümü için fikir alışverişinde bulunuyoruz. Çözüm konusunda bu çabalar büyük önem taşıyor. Yukarıda sıraladığım ve tüm ülkemizi etkileyen sorunların Antalya’daki en önemli çözüm yolu meslektaşlarımız arasındaki iletişim, işbirliği. Bu sayede öncelikle daralan piyasada çıkış yolu arayan esnafımızın istemeden de olsa yarattığı haksız rekabetin önüne geçmek. Bunun çözümü kendi aramızda oluşturacağımız iletişim ve işbirliği. Yıkıcı rekabeti önlediğimizde bir adım öne geçmiş olacağız. Bunu sağlamak için de ATSO ile AKESO’nun işbirliği içinde çalışması. Mesleki iletişimi daha üst noktalara çıkarmak için meslek komitesi olarak kuyumcu üyelerimizle sürekli iletişim halinde olmayı hedefliyoruz. Onlarla birebir konuşmak, sorunlarını ilk etapta bize iletmelerini sağlayacak etkinlikler, toplantılar yapacağız. Bir yandan da bu sorunların ATSO yönetimi kanalıyla Ankara’daki bürokrasiye, hükümete iletilmesinin yolu açacağız. En önemli hedefimiz görevde olduğumuz 4 yılın sonunda mesleğimiz adına kalıcı hizmetler verebilmek, meslektaşlarımızın daha rahat ticaret yapmalarını sağlayacak ortamı yaratmak.


Antalyaspor’da Gültekin Gencer devri! Medical Park Antalyaspor’un Haziran ayında yapılan Olağan Genel Kurulu’nda, Antalyaspor Spor Faaliyetleri A.Ş. hissedarlarının yüzde 80’i oranında oy alan Gültekin Gencer, kulübün yeni başkanı oldu. Kulübün Hasan Subaşı Tesisleri’nde gerçekleştirilen genel kurulunda 3 aday başkanlık için yarıştı. Oy verme işleminin tamamlanmasından sonra 582 bin 860 oy geçerli kabul edildi. Bu oyların 578 bin 206’sını alan Gültekin Gencer, Medical Park Antalyaspor’un yeni başkanı olarak seçildi. Adaylardan Necati Yılmaz 1652, Can Atlı ise 232 hisse oyda kaldı. Ayrıca 2 bin 770 hisse boş çıktı. Anonim şirketi olduğu için genel kurulu hissedarların katılımıyla yapılan Antalyaspor’da, geçen yıl göreve getirilen Hasan Akıncıoğlu, 2 yıl daha görev süresi bulunmasına rağmen aday olmayacağını açıklamıştı. Saygı duruşu ile başlayan genel kurulda, Divan Başkanlığı’nı Hasan Subaşı, yardımcılığını Cenk Soyer yaptı. Faaliyet ve denetim raporları oylanıp kabul edildi. Medical Park Antalyaspor Başkanlığı’na adaylığını açıklayan Necati Yılmaz, Gültekin Gencer ve Can Atlı, yönetim kurulu üye listelerini Divan Başkanı  Subaşı’na verdi.

40 goldantalya


Medical Park Antalyaspor’un eski başkanı Hasan Akıncıoğlu, kendisinden önce söz alanlara cevaben bir konuşma yapmayacağını belirterek, göreve geldiği günden bu yana çok zor günler geçirdiklerini ve bu günlerde desteğini esirgemeyen herkese teşekkür ettiğini söyledi. Akıncıoğlu, “Antalyaspor, 3 Temmuz gibi bir süreçten en ufak bir leke veya şaibe almadan geçmiştir. Bu, çok büyük bir başarıdır, ancak şahsıma ait bir başarı değildir. Lig tarihinde kulübümüz gibi bu süreci rahatlıkla geçmiş olan bir kulüp bilmiyorum. Kimseye bir kırgınlığım yok. Benim hiçbir şekilde ikinci bir ajandam da yok. Görevi bırakmamın sebebi geçtiğimiz beş sezonda çok yorulmuş olmam” diye konuştu. Süper Lig’de kulüp başkanlığı yapmanın çok zor olduğunu belirten Akıncıoğlu, zihnen ve fiziken çok yorgun düştüğüne değinerek, “Aldığım kararın zamanlamasıyla ilgili çok eleştiri aldım, ancak zamanlamam doğru oldu. Genelde bu tür ayrılıkların sezon sonu olması doğrudur. Kulüp, benim başkanlığımda kurumsallaşma açısından çok ciddi mesafe kat ettiği için vicdenen çok rahatım ve benden sonraki başkana güçlü bir takımı devrediyorum” dedi.

Gültekin Gencer, seçimlerden sonra yaptığı konuşmada, başkanlık yarışında kendisine verilen destekten dolayı teşekkür ederek, “Çok heyecanlıyım. Yıllarca yöneticilik yaptım. Bundan 5 yıl önce başkan olmak istedim. 1990’lı yıllarda Hasan Akıncıoğlu başkanımla birlikte aynı yönetimde yer aldım. Beş yıl sonra bu başkanlık bana nasip oldu. Ömrümüz yettiği ölçüde taraftarlarımızın ve sizlerin vereceği destekle Antalyaspor’u daha iyi yerlere taşıyacağız” dedi. Gencer, yakın arkadaşlarının adaylığında etkili olduğunu belirterek, şehrin tüm dinamiklerini harekete geçireceklerini ve aldıkları bayrağı en iyi yerlere taşımak için yönetim kurulundaki arkadaşlarıyla çalışacaklarını dile getirdi. Antalyaspor’un, ligi çok iyi bir yerde bıraktığını ve mali durumunun da iyi olduğunu kaydeden Gencer, Hasan Akıncıoğlu’ndan, Antalyaspor Kulübü Derneği’nin başkanlığına devam etmesini istedi.

Başkanlık adaylarının konuşmalarının ardından, seçim öncesi 20 dakikalık ara verildi. Antalyaspor Kulübü Derneği Başkanı Hasan Akıncıoğlu ve yönetim kurulu üyelerinin yaptığı toplantının ardından seçimlere geçildi. Oylamada, Antalyaspor Spor Faaliyetleri Anonim Şirketi’nin 600 bin hissesinden 582 bin 860 hisse oranında oy geçerli sayıldı. Adaylardan Gültekin Gencer, 578 bin 206 hisse oranında oy alarak, başkanlığa seçildi. Diğer adaylardan Necati Yılmaz 1652, Can Atlı ise 232 hisse oranında oy aldı.

goldantalya 41


Mustafa KATI

Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavir

Konuk yazar...

Vergi Ve Sgk Ödemelerinde Süreler Vergiyle ilgili olan her kişi veya mükellef, vergi takvimine ihtiyaç duymaktadır. Birçok yerde rastlanılması mümkün bulunan vergi takvimine bu sayımızda yer vermek istiyorum. Mükellefler için VERGİ ödemelerine ve SGK (SSK,Bağ-kur) ödemelerine ilişkin süreler her zaman önemlidir. Her ay muhasebecileri ve mali müşavirleri tarafından bilgi verilen veya ödemelere ilişkin tahakkuk fişi iletilen mükellefler gerek bu ödemelerdeki ödeme zamanına gerekse motorlu taşıtlar vergisi , emlak vergisi gibi ellerine tahakkuk fişi ulaşmasının mümkün olmadığı durumlardaki ödemelere ilişkin ödeme zamanlarına ihtiyaç duymaktadır. Süresinde ödenmeyen vergi ve sigorta primleri ilgili kurumlarca takip altına alınmakta olup ödenmeyen bu amme borçlarından dolayı gecikme zammı hesaplanmaktadır. Süresinde ödenmeyen her amme borcunun vade bitiminden sonra her ay için aylık 1,40 oranında gecikme zammı hesaplanmakta ve bu borçların miktarını önemli ölçüde arttırmaktadır. Ayrıca süresinde ödenmeyen borçlardan dolayı ilgili kurumlar 6183 sayılı amme alacaklarının tahsili usulü hakkındaki kanun çerçevesinde takibine geçmekte ve icra safhasına kadar gelen uygulamalar söz konusu olmaktadır. Ödeme sürelerinin unutulmaması ve amme borçlarının süresinde ödenmesi ile ilgili olarak aşağıda bazı vergi ve diğer kamu borçlarının ödeme sürelerine yer verilmiştir.

Gelir Vergisi Ödeme Zamanı : İki eşit taksitte Ödenir. 1. Taksit Mart Ayı Sonuna Kadar. 2. Taksit ise Temmuz Ayı Sonuna kadar ödenir. Kurumlar Vergisi Ödeme Zamanı: Her yıl Nisan Ayı sonuna kadar Katma Değer Vergisi Ödeme Zamanı: Her Ayın 26 sına kadar Gelir Vergisi (Stopaj) Ödeme Zamanı: Her Ayın 26 sına kadar Geçici Vergi Ödeme Zamanı: Mayıs, Ağustos, Kasım, Şubat aylarının 16 sına kadar Motorlu Taşıtlar Vergisi Ödeme Zamanı: İki eşit taksitte ödenir. 1. taksit Ocak ayı sonuna kadar, 2. taksit ise Temmuz ayı sonuna kadar ödenir.

Emlak Vergisi Ödeme Zamanı: İki eşit taksitte ödenir. 1.taksit Mayıs ayı sonuna kadar. 2. taksit ise Kasım ayı sonuna kadar ödenir.

SSK Primleri Ödeme Zamanı: Her ayın son gününe kadar. Bağ-Kur Primleri Ödeme Zamanı: Her ayın son gününe kadar. Ticaret Odası Aidatları Ödeme Zamanı: : İki eşit taksitte ödenir. 1.taksit Haziran ayı sonuna kadar, 2.taksit ise Ekim ayı sonuna kadar ödenir.


Beril TAN Avukat

Yargıtay İçtihadleri Bu sayımızda kuyumculuk ve kuyumcular ile ilgili, Yargıtay’ın incelediği ve karara bağlamış bulunduğu önemli bir içtihada göz atacağız ve bu içtihattaki önemli hususlara dikkat çekeceğiz.

Avukat...

1) T.C. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU’NUN 200/13-1746 E. , 200/1784 K. Numaralı 06/12/2000 tarihli kararında ; “Taraflar arasındaki “itirazın iptali” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İzmir Asliye 4. Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 16.6.1999 gün ve 427 E- 499 K. sayılı kararın incelenmesi davacı alacaklı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 4.11.1999 gün ve 7166-7989 sayılı ilamı ile; ( ...Davacı vekili davalının iki kez 7000’er DM.dan toplam 14000 DM. Borç aldığını, kartvizitinin arkasına borçlu olduğunu, yazıp imzaladığını ancak ödemediğini icra takibine itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile inkar tazminatını talep etmiştir. Davalı vekili davacıdan böyle bir borç para almadığını, müşterilere bu tür kartlar yazdıklarını davacının bunu bir şekilde eline geçirip takip yaptığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece belgenin tek başına borcun varlığına yeterli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı davalıdan olan alacağı ile ilgili olarak davalının imzasını taşıyan iki adet belgeye dayanmıştır. “Bu belgelerde” 7.000 DM borçluyuz ifadesi kullanılmıştır. Davalı bu karttaki imzayı kabul etmektedir. Kuyumcular arasında bu şekilde belgelerle para alışverişi yapılması da olasıdır. Belge tek başına borç ikrarı niteliğinde kabul edilmediği takdirde bu belgeler HUMK.nun 292. maddesi gereğince yazılı delil başlangıcı niteliğindedir. O halde mahkemece tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde gösterecekleri tanıklar dinlenerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi usule ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir. Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: KARAR : Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, özellikle bozma ilamında yer alan “Davacı davalıdan olan alacağı ile ilgili olarak davalının imzasını taşıyan iki adet belgeye dayanmıştır. Bu belgelerde 7.000 DM borçluyuz. İfadesi kullanılmıştır. Davalı bu karttaki imzayı kabul etmektedir. Davacının da kuyumculuk yaptığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Kuyumcular arasında bu şekilde belgelerle para alışverişi yapılması da olasıdır. Belge tek başına borç ikrarı niteliğinde kabul edilmediği takdirde bu belgeler HUMK.nun 292. maddesi gereğince yazılı delil başlangıcı niteliğindedir.” Şeklindeki ifadede belgenin tek başına borç ikrarı kabul edilmeyeceği konusunda bağlayıcı bir görüş bildirilmemiş olması da nazara alınarak anılan belgenin tek başına borç ikrarı olduğu kabul edilmelidir. Zira belgede miktar belirtilerek “borçluyuz” ifadesi kullanılmıştır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.” Hukuk Muhakemeleri Kanunu; belli bir parasal sınır üzerinde kalan uyuşmazlıkların senetle ispatını zorunlu kılar. Kuyumcularımızın da, bundan sonra düzenleyecekleri bu tip belgelerin mahkeme önünde borç ikrarı niteliğinde olduğu hususunu bilerek hareket etmeleri ve tedbirli olmaları gereği hususu önemle bildirilir. goldantalya 43


festival

Kuğular Aspendos’taydı 20. Uluslararası Aspendos Opera ve Bale Festivali kapsamında ünlü besteci P.İ.Çaykovski’nin 1875 yılında Bolşoy Balesi için bestelediği Kuğu Gölü Balesi Antalya’da sergilendi. Marius Petipa ve Lev İvanov’un klasik koreografileri üzerine Mehmet Balkan’ın güncel koreografisi ile Aspendos Antik Tiyatrosu’nda seyirciyle buluşan “Kuğu Gölü” balesi İstanbul Devlet Opera ve Balesi sanatçıları tarafından sahnelendi. Petipa ve İvanov’dan hareketle Mehmet Balkan’ın yeni bir yorumla hazırladığı ve Lale Balkan tarafından sahneye konulan

44 goldantalya

iki perdelik eserin güncel librettosu Şefik Kahramankaptan tarafından yazıldı. Dekor ve kostümü Savaş Camgöz ve ışık tasarımı Oğuz Murat Yılmaz imzasını taşıyan Kuğu Gölü’nde temiz bir aşkın büyü ve kötülüğe galip gelmesi anlatılıyor. Dünyada en çok sahnelenen balelerden biri olan eserde “Odette” karakterini 2012 yılında verilen Donizetti ödüllerinde Yılın Kadın Dansçısı ödülünü alan Deniz Zirek canlandırdı. İlke Kodal “Odile”, Selim Borak “Siegfried”, David Khozashvili “Rothbart” ve Mehmet Nuri Arkan “Benno” rolüyle sahne aldı.


goldantalya 45


Antalyalı kuyumcular, AKESO’nun iftarında buluştu Antalya Kuyumcular Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Ferda Erdem, Ramazan Ayı münasebetiyle başta oda üyesi esnaf olmak üzere, Ticaret ve Sanayi Odası üyeleri ve ilçelerde de bulunan kuyumcu esnafına Antalya Esnaf ve Sanatkar Odaları Birliği’nde iftar yemeği verdi. Antalya Kuyumcular Esnaf ve Sanatkârlar Odası, Antalyalı kuyumcuları 11 Temmuz akşamı iftar yemeğinde buluşturdu. Antalya Esnaf ve Sanatkar Odaları Birliği’nde düzenlenen geleneksel iftar yemeğine katılım, her yıl olduğu gibi bu yılda yoğun olarak gerçekleşti. Ev sahipliğini Antalya Kuyumcular Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ferda Erdem’in üstlendiği yemekte, oda yönetim ve denetim kurulu üyeleri de hazır bulundu.

46 goldantalya

Antalya Kuyumcu Odası üyelerinin yanı sıra Antalya Ticaret ve Sanayi Odası’na kayıtlı kuyumcular ile ilçelerde faaliyet gösteren kuyumcu esnafı da iftar yemeğine katıldı. Antalya Esnaf ve Sanatkar Odaları Birliği Başkanı Abdullah Sevimçok, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası 26. Grup Kuyumculuk Meslek Komitesi Başkanı Osman Gök, meslek komitesi üyeleri ve meclis üyeleri de kuyumculuk sektörünü buluşturan iftar yemeğinin konukları arasında yer aldı.


festival Yemekte bir konuşma yapan Antalya Kuyumcular Odası Başkanı Ferda Erdem, paylaşmanın ön plana çıktığı, birlik ve beraberliğimizin pekiştiği bu güzel Ramazan ayında artık geleneksel hale getirdikleri iftar davetilerini kırmayarak yemeğe iştirak eden tüm kuyumcu meslektaşlarına teşekkür etti. Erdem, işleri nedeniyle yemeğe katılamayan meslektaşlarına da selam ve sevgilerini göndererek, tüm kuyumculuk camiasının ve Türkiye’nin mübarek Ramazan ayını tebrik ettiğini söyledi.

Başkan Ferda Erdem, “Yemeğimize katılımın bu kadar yüksek olmasından büyük mutluluk duydum. Tüm kuyumculuk camiamızın birlik ve beraberlik içerisinde aynı sofrada buluşmasından dolayı çok memnunum” dedi. Yemeğe katılan Antalyalı kuyumcular da yılda bir kez düzenlenen bu iftar yemeği ile camianın bir araya getirdiğini, günlük hayatta iş telaşından görüşemeyen insanların burada bir birini görme fırsatını yakaladığını söylediler.

goldantalya 47


Dört tecrübeli kuyumcu birleşti, Antalya Dora Gold doğdu Antalyalı dört kuyumcu Mehmet Ulusoy, Mustafa Çeliktürk, Onur Kolay ve Turgut Ulusoy, mesleki tecrübelerini bir araya getirip, Dora Gold’u kurdu. Dededen kuyumcu olduklarını söyleyen Mehmet Ulusoy, mesleğe perakende ile başlamış. Küçük yaşta babasının yanında kuyumculuğu öğrendiğini anlatan Ulusoy, 2007 yılında kendi firmasını kurarak toptancılığa başlamış. Mustafa Çeliktürk ise perakende ile başladığı kuyumculukta, 1998 yılında toptan pazarlama alanına geçmiş. 2003 yılından bugüne kadar da kendi firmasında kuyumculuğu sürdürmüş. Onur Kolay mesleğe 1997 yılında başlamış. 2007 yılında Türkiye geneline ürün satan bir firmada toptan satışta çalışmış. 2010 yılında kendi firması olan Ada Alyans’ı kurmuş. Turgut Ulusoy, Mehmet Ulusoy’un kardeşi. O da mesleği babasının yanında öğrenip, 2007 yılında ağabeyi ile birlikte toptan firmalarında çalışmaya başlamış.

48 goldantalya

Ulusoy kardeşler, Çeliktürk ve Kolay, 2012 yılında bir araya gelmişler, Ada Alyans’ı da bünyelerine alarak Antalya Dora Gold’u kurmuşlar. Firma Ada Alyans markasıyla alyans üretimine devam ederken, Dora Gold 14 ayar fantezi takı pazarlaması gerçekleştiriyor. İstanbul’daki üreticilerden aldıkları takıları Akdeniz Bölgesi’ndeki perakende firmalarına satıyorlar. Pazarlama bölgeleri içinde Antalya ve ilçeleri, Isparta ve Burdur yer alıyor. Sezonun zayıf başladığını söyleyen Antalya Dora Gold’un ortakları, “Genel olarak piyasada bir daralma var. Daha iyi işler yapmak için bir araya geldik. Tecrübemizi, gücümüzü birleştirip, piyasada daha etkin olmayı hedefledik. Müşteri portföyümüzü birleştirdik. Perakende mağazalarının hem alyans hem de 14 ayar fantezi takı ihtiyacını bir arada karşılamayı hedefliyoruz” diye konuşuyorlar.


ISTANBUL JEWELRY SHOW EKİM BÜYÜMEYE DEVAM EDİYOR! UBM Rotaforte’nin organize ettiği Dünyanın en önde gelen kuyumculuk Fuarlarından biri olan “ISTANBUL JEWELRY SHOW” sektörün dünya çapındaki performansının temel barometresi olmaya devam ediyor. Fuar, 03-06 Ekim 2013 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde (CNR Expo) 1-2-3 no’lu salonlarında gerçekleştirilecek. Daha önce 2 salonda gerçekleştirilen ve gerek IJS Mart Fuarı’nın başarısı, gerekse sektördeki olumlu havanın yansıması olarak sektörden gelen yoğun talep üzerine “ISTANBUL JEWELRY SHOW EKİM” Fuar’ı artık 3 salonda gerçekleştirilecek. Türkiye açısından büyük önem taşıyan kuyum sektörünün nabzını tutan Fuar, yerli ve yabancı firma ve tasarımcıları 37’nci kez İstanbul’da buluşturacak.

Hindistan, Hong Kong, İtalya ,Tayland ve Rusya ülke ve grup pavilyonlarının yanı sıra bireysel katılımlar ile birlikte toplam 25 ülkeden katılımcı firma yer alacak. Istanbul Jewelry Show, dünyanın en büyük kuyumculuk ülkesi olmayı hedefleyen Türkiye için büyük önem taşımaktadır.

Toplam 3 salonda 30.000 metrekarelik bir alanda gerçekleştirilecek olan Ekim Fuar’ı; farklı ürün grupları için ayrı ve birbirine geçişli salonlar ile ziyaretçilerine aradıkları ürün grubu ve firmaya kolayca ulaşabilme imkanı sunuyor.

Uluslararası standartlara uygun ve müşteri memnuniyeti odaklı ön kayıt sistemi ile ISTANBUL JEWELRY SHOW Ekim Fuar’ında daha önce olduğu gibi, Fuar’ı ziyaret edecek tüm alıcıların hızlı ve güvenli bir şekilde Fuar’a girişleri sağlanacaktır. 15 Eylül 2013 tarihine kadar www. istanbuljewelryshow.com adresinden ön kayıtlarını yaptıran tüm ziyaretçilerimize elektronik yaka kartları e-posta adreslerine gönderilecektir.

Yalnızca sektör profesyonellerine açık! Fuar’da altın, mücevher, taş, montür, gümüş, saat, vitrin malzemeleri, makine, ekipman ve kasa sektörünün önde gelen firmaları yer alacak. İstanbul Değerli Maden ve Mücevherat İhracatçıları Birliği, Türkiye Mücevher İhracatçıları Derneği (JTR) ve  KOSGEB  tarafından desteklenen, Uluslararası Fuarlar Birliği (UFI) kalite onayı ve Kalite Yönetimi Sistemi ISO-9001 belgesine sahip Istanbul Jewelry Show, Doğu Avrupa’dan Yakın Asya’ya, Rusya’dan Ortadoğu’ya Kuzey Afrika’dan Türki Cumhuriyetler’e kadar dünya çapındaki en önemli alıcılarla tanışma ve işbirliği imkanı sağlıyor. 

Online kayıt ile sıra beklemeden yaka kartınızı alabilirsiniz!

Istanbul Jewelry Show Ekim Fuarı düzenlendiği tarihler açısında da Dini Günler, Noel, Yılbaşı ve Sevgililer Günü öncesinde yeni iş bağlantılarının kurulması açısından da en doğru ticaret merkezi haline geliyor. 25 ülkeden katılımcılar aynı çatı altında buluşacak Dünyanın her kıtasından ve Türkiye’nin dört bir yanından alım yapmaya ve tasarımlarını sergilemeye gelecek kuyumcuları ağırlayacak olan “Istanbul Jewelry Show Ekim” Fuar’ında; Çin,

goldantalya 49


festival

Dünya Elmas Borsaları Federasyonu Başkanları İstanbul’da Bir Araya Geldi Dünya Elmas Borsaları Federasyonu’nun 36’ncı Başkanlar Toplantısı, Borsa İstanbul’un ev sahipliğinde 22 ülkeden 28 borsa başkanının katılımıyla İstanbul’da gerçekleştirildi. 16 Haziran’da başlayıp iki gün süren toplantılarda sektördeki farklı vergilendirme uygulamaları ve sorunlar görüşüldü 2013 Dünya Elmas Borsaları Federasyonu (WFDB) Başkanlar Toplantısı, Borsa İstanbul’un ev sahipliğinde 16 – 18 Haziran 2013 tarihleri arasında WFDB Başkanı Ernest Blom, Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Dr. M. İbrahim Turhan, Güney Afrika Mineral Kaynaklar Bakanı Sayın Susan Shabangu ve 28 elmas borsası başkanının katılımıyla Shangri – La Hotel’de düzenlendi. Dünya Elmas Borsaları Federasyonu (WFDB) tarafından iki yılda bir düzenlenen ve bu yıl 36’ncısı İstanbul’da gerçekleştirilen üç günlük toplantıda tüm gün süren çalıştaylarla global elmas piyasasındaki gelişmeler ve Türkiye’deki pazarın büyüme potansiyeli ele alındı.

İbrahim Turhan: “Vizyonumuz 2023’e kadar Türkiye’yi ilk 10 ekonomi arasına sokmak” Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Dr. M. İbrahim Turhan, Başkanlar Toplantısı’nın açılışında yaptığı konuşmada Türkiye ekonomisini değerlendirdi. Türkiye ekonomisinde 1990’lı yıllar boyunca mali dengelerin kötü bir durumda olduğunu, yıllık enflasyonun yüzde 90’lar seviyesinde olduğunu kaydeden İbrahim Turhan, 2001 yılında toplam ekonomiyi büyük bir çöküşün eşiğine getirecek büyük bir kriz yaşandığını hatırlattı. Türkiye’nin bugün Avrupa Birliği ile başarılı müzakereler yürüten, serbest pazar ekonomisi uygulayan ve şeffaf bir ülke konumuna ulaştığını vurgulayan Turhan, şunları dile getirdi: “Türkiye, 2002 – 2012 yılları arasında ortalama yüzde 5,1 oranında büyüme kaydetti. Kişi başına düşen GSYH, 3 katı artarak 3.000 Amerikan doları seviyelerinden 10.000 Amerikan Doları’nın üzerine çıktı. Yoksulluk sınırı altında yaşayan insan oranı, Türkiye’de 2002 yılında yüzde 30’lardayken bugün yüzde 8 seviyesine geriledi. Türkiye’de orta sınıf, 2002 yılından itibaren konsolide oldu.

50 goldantalya

Artık stratejik bir vizyonumuz var. Bu da 2023 yılına kadar Türkiye’yi dünyanın en büyük ilk 10 ekonomisi arasına sokmak. Şu anda 17’nci sıradayız. Sizce bu mümkün mü? Mümkün. Bunu yapabilir miyiz? Evet, yapabiliriz.” Türkiye’de nüfusun yarısının 30 yaş altında olduğuna dikkat çeken İbrahim Turhan, bu genç nüfusun Türkiye ekonomisinin arkasındaki dinamik güç olduğunu vurguladı. Turhan, OECD’nin 2012 – 2017 öngörülerinde Türkiye’nin bütün ekonomiler arasında 4’üncü büyük büyüme oranına sahip ülke olarak gösterildiğini hatırlattı. İbrahim Turhan, kriz dönemlerinde dahi hiçbir zaman yabancı sermayeye kısıtlama veya ek vergi getirilmediğini belirterek Türkiye’de küresel yatırımcı ile yerli yatırımcı arasında farklı uygulamalar bulunmadığını söyledi.


festival

Ernest Blom: “Türkiye pırlanta piyasasında vergi yapılandırılmasına ihtiyaç duyuluyor” Dünya Elmas Borsaları Federasyonu (WFDB) Başkanı Ernest Blom, pırlanta sektöründe birden fazla vergilendirme ile karşı karşıya olduklarını belirterek iki gün sürecek toplantılar boyunca vergilendirme konusunu ele alacaklarını belirtti. Blom, iç pazarlarda mücevhere oranla teknolojiden hızlı tüketim mallarına kadar birçok farklı segmente çok daha fazla ilgi gösterildiğine dikkat çekerek mücevher sektöründe 5 yıl öncesine oranla üretimin yüzde 30 azaldığını söyledi. Blom, sözlerine şöyle devam etti: “Bugün, sürdürülebilir büyümeye etken en büyük değişiklik, ekonomik reformlardır. Çin ve Hindistan’da da gözlemlediğimiz büyüme hamleleri, bu sayede gerçekleşmiştir. Diğer gelişmekte olan ülkelerin ana sorunu vergilerdir. 15 yıllık bir sürenin ardından Çin ve Hindistan’da vergi reformu gerçekleştirilerek pırlantada ÖTV yerine KDV alınmaya başlanmıştır. Dolayısıyla, Türkiye pırlanta piyasasının sürdürülebilir bir gelişim içine girebilmesi adına vergi yapılandırılması, ÖTV’nin kaldırılarak KDV uygulamasına geçilmesi gerekiyor.”

Yıllık ticaret hacmi 250 milyar dolar Merkezi, Belçika Antwerp’te bulunan Dünya Elmas Borsaları Federasyonu, 1947 yılında ham ve cilalanmış elmaslarla kıymetli taşların alınıp satıldığı borsaları birleştirmek ve bu borsalarda ortak bir ticari uygulama düzenini sağlamak amacıyla kuruldu. WFDB bünyesinde yapılan çalışmalar, adil ticaret ve sürdürülebilir büyüme gibi elmas ticaretinin devamını sağlayan düzenlemelerdir. Diğer yandan dünya elmas Borsaları Federasyonu tarafından elmas piyasasında en önemli konulardan biri olan etik kuralların oluşturulmasına ve uygulanmasına yönelik kararlar alınmaktadır.

Elmas ve değerli taş pazarının büyüklüğü 1 milyar dolar Mücevher pazarlarının merkezinde yer alan Türkiye; vize problemi olmaması, güçlü lojistik ağı, yeni ticaret kanunu ve elmas piyasasının varlığı ile 2023 hedeflerine güç katıyor. Elmas piyasasının aktifleşmesi, finans akışını güçlendirecek, yabancı sermayenin Türkiye’ye gelmesini teşvik edecek ve Elmas Bankacılığı oluşarak vadeli işlemleri başlatacak. •

Türkiye’de elmas ve değerli taş pazarının büyüklüğü 1 milyar dolar,

Dünya elmas ve mücevher ticaretinin yıllık hacmi 250 milyar dolar

Dünya’da değerli taş ve pırlantada 2023 için öngörülen pazar hacmi 600 milyar dolar

Mücevher sektörünün tetiklediği alt sektör sayısı 19,

Uzmanlara göre, dünya mücevherat sektörü 12 kat büyüyecek.

Türkiye’de hedeflenen ek istihdam rakamı 300 bin kişi

goldantalya 51


AKESO yönetiminin yeni ismi:

Ali Güvercin

Antalya’da 1974 yılında dünyaya gelen Ali Güvercin, 1985 yılında kuyumculuğa başlamış. Antalyalıların Arap Kemal olarak tanıdığı Kemal Çaltı’nın yanında çırak olarak başladığını anlatan Güvercin, 1998 yılında kendi atölyesini açmış. Mesleği Antalya burması yaparak öğrendiğini belirten Ali Güvercin, “Yaptığımız işler arasında tamirat da vardı. O yıllarda isimli kolyeler modaydı. Bu kolyeleri yapardık. Atölyemi İki Kapılı Han’da açtım. Hala burada devam ediyorum. İşlerimizin ağırlığını takı imalatı ve tamirat oluşturuyor” diye konuştu.

52 goldantalya

Antalya Kuyumcular Odası yönetimine ilk kez 2006 yılında yedek üye olarak girdiğini belirten Ali Güvercin, 2010 yılındaki seçimlerde yeniden yedek üye olarak seçilmiş. Haziran ayında Rafet Ügümü’nün istifasından sonra yönetime asil üye olarak geçen Ali Güvercin, amacının kuyumculuk mesleğine ve meslektaşlarına hizmet etmek olduğunu belirterek, “Sektörümüz sıkıntılı bir dönemden geçiyor. Bu geçiş sürecinde ben de oda yönetimindeki diğer arkadaşlarımla birlikte sorunların çözümü için çalışıyorum. Meslektaşlarıma destek olmaya çalışıyorum” dedi.


goldantalya 53


Nerde o eski Ramazan’lar… Bugün orta yaşın üzerinde olanlar dedelerinden, ninelerinden dinlerdi bu sözü. O dedeler, nineler de kendi çocukluklarında yaşamışlardı o Ramazan’ları. Şimdi ise tanığı kalmadı o günlerin. Ramazan ayı geldiğinde herkeste bir heyecan başlar, ramazan ayı ibadetin en yoğun yaşandığı ay olduğu kadar ramazan eğlenceleri ile de özellikle çocukların beklediği özel bir zamandır. Cambazlar , hokkabazlar , macuncular kağıt helvacılar , karagöz ustaları , meddahlar , ortaoyuncular ramazan ayının arefesinde aranıp bulunur ve ramazan eğlenceleri haftalar önceden ayarlanırdı. Ramazan boyunca devlet önde gelenlerinin ve varlıklı kişilerin konaklarında halka açık iftar sofraları kurulur, sofraya oturanlara diş kirası adı altında armağanlar ya da para verilirdi. Akraba ve dostlar arasında ramazanın ilk haftasında habersiz iftara gitmek bir saygı belirtisi sayılırdı. Daha sonraki günlerde de büyükler, akraba ve dostlar iftara davet edilirdi. İftardan sonra erkekler dışarı çıkar, özellikle yaz aylarına rastlayan ramazanlarda eski İstanbul’da Fatih, Şehzadebaşı, Laleli, beyazıt, Sultanahmet, Ayasofya, Eyüp, Mahmutpaşa, Sultanselim camisi meydanlarındaki açık hava kahvelerine gidilir, teravih namazına değin burada çubuk, nargile, kahve içilip sohbet edilirdi. Yatsı ezanından sonra teravih namazı için camilere gidilir, namazdan sonra da ramazan şenlikleri yapılan yerler gezilirdi. Ramazan şenlikleri yapılan yerler arasında özellikle Şehzadebaşı’ndaki direklerarası en canlı eğlence merkezlerindendi.

ırsın n a l s a de y irsin r e l k e Yüks le beslen iy am Kuş et Hüseyin ağ sın ı Benim köyün aslan m Sen bu de güm gü e Güm b

54 goldantalya


Tavukpazarı’ndaki semai kahveleri, Şehzadebaşı’nda sergilenen kukla , gölge oyunu, orta oyunu gösterileri, bazı ünlü meddahların devam ettiği kahveler en çok ilgi gören eğlence yerleriydi. Son yıllarda belediyeler eski ramazan şenlikleri tarzı Ramazan eğlenceleri düzenliyorlar. Ancak tabii ki o eski tadlar artık yok. Sabaha karşı bekçilerin davul eşliğinde okudukları maniler sahuru haber verir, sahur yemeği yendikten sonra yatılırdı. Minareler arasında kurulan mahyalar da onbir ayın sultanının renkli öğelerinden birini oluştururdu. Bir de ramazan övmeleri vardı ki evlere şenlik. Ünlü ağalar ünlerini daha da çok artırmak için ramazanlarda övülme yarışına girerlerdi. Bulgur pilavı ile hoşaf mideye indirilirken bir de kulaktan tatlı sözlerin verdiği hazzı duymak ağalar için bir keyif, bir tiryakiliktir. Pilavın yanında hoşaf olmayabilir. Fakat davul olmazsa yerini susam helvası bile tutamaz. Hiç ramazan keyfi davulsuz çıkar mı? Davulsuz ramazan tuzsuz çorbaya benzer. Ramazan aylarının en önemli özelliklerinden biri de yardımlaşma duygusunun en yüksek seviyede hayata geçirilmesi idi. Yardımı yapanın o yardımdan faydalananı görmemesi, böylece yardım alan kişinin mahcup edilmemesi en önemli unsurdu. Bunun için sadaka taşı diye bir yardımlaşma çeşidi icad edilmişti. Yere dikilen yaklaşık iki metre yüksekliğinde bir taş sütunun tepesine bir oyuk açılır ve hâli vakti yerinde olan kişiler bu oyuğun içine para bırakırlardı, gece hava karardıktan sonra ihtiyacı olan kişiler oyuktaki paralardan ihtiyacı kadarını alır ve gerisini tekrar oyuğa bırakırdı. Yine ramazan aylarında uygulanan yardım çeşitlerinden biri de zenginlerin fakir bir mahalledeki bir esnafa gidip veresiye defterine borç yazdıranların borçlarını ödemesiydi. Parayı ödeyen kimin borcunu ödediğini bilmezdi, borcu ödenen ise borcu kimin ödediğini bilmezdi. Ramazan yardımlaşmanın en insânî örneklerinin görüldüğü aydı, şimdiki gibi görgüsüzce yardımlar olmazdı. Eskiden ramazan aylarında iftar topu atılırdı, insanlar iftar vaktini televizyondan öğrenmezdi. Fakirlerin evine hiç kimse görmeden yiyecekler götürülür, yapılan iyilikler reklam edilmezdi, insanlar birbirleri ile sohbet eder televizyonun karşısına mıhlanmazlardı, çocuklar babaları ile birlikte teravih namazına gider, namazdan sonra macun , kağıt helva ya da horoz şekeri yenirdi.. Bayram sabahı bayram namazına

gidilir dönüşte bayram şekeri alınırdı.. Bayramda el öpmeye gelen çocuklara bir mendil içinde şeker ve harçlık verilirdi.. Ama şimdi her şeyi unuttuk... Aslımızı unuttuk... Ramazan rejim ayı, bayram ise tatil fırsatı olarak görülmeye başlandı..


festival

Dijikur 1700 kuyumcuya hizmet veriyor Kuyumculuk sektörüne online kur aktarım sistemi ile hizmet veren Dijikur, Dijigold markasıyla da yine sektöre barkod ve stok takip programlarını sunuyor. Dijikur Genel Müdürü Varol Astarcıoğlu, son teknolojiye göre sürekli yeniledikleri ürün ve hizmetleriyle kendi sektörlerinde lider firma haline geldiklerini söyledi. Astarcıoğlu, ürün ve hizmetleriyle ilgili sorularımızı cevaplandırdı:  -Türkiye’de kaç ilde ve kaç mağazada Dijikur ekranları kullanılıyor? Daha önce belirlediğiniz hedeflerinize ulaşabildiniz mi? VAROL ASTARCIOĞLU: Türkiye genelinde 16 ilde ve merkeze bağlı ilçelerinde toplam bin yedi yüzün üzerinde kuyumcu fiyat ekranına hizmet veriyoruz. Yurt geneline eş zamanlı ve hızlı hizmeti kesintisiz şekilde verebilen bir alt yapı ve deneyimli personel desteğiyle çalışıyoruz. Başlangıçtaki hedefimiz sayısal büyümenin yanında sektörde bir ilki markamız altında kuyum sektörüne kazandırmaktı. Bu düşüncemizi gerek marka olarak gerekse hizmet altyapımızla başardık. Müşteri memnuniyeti çalıştığımız ekran sayısında artışıda yanında getirdi. Gelişmeler bakımından ilk başlangıç hedeflerimizi revize ettik diyebiliriz. Amacın yanında hedefin tutması Dijikur’u sektörde lider firma yaptı. -Dijikur ekranlarının kuyumculara yaptığı en önemli katkı ve katkılar neler? VAROL ASTARCIOĞLU: İlk başta sektör mensubu kuyumcular ekranın kullanımında temkinli davrandı. Kullanan komşusunu gördü, müşterinin ekrana olan bakışını gözlemledi. Yaşanan işyeri ve müşteri memnuniyetini görünce mağazasına Dijikur ekranı taktıran çok sayıda işyerimiz oldu. Tavsiye edilen fiyatları il dahilindeki tüm semtlerde aynı ekran görseli ve oda amblemi ile şeffaf bir şekilde müşterileri kitlesi ile paylaşmaya başlayan işyerleri yayınlanan fiyatlarla müşteri talebini karşılıksız bırakmadı.

56 goldantalya

Kısa bir tabirle fiyat ekranı kuyumcunun terazi ve hesap makinesinden sonra işyerine kazandıracağı en değerli hesap desteği oldu. Online fiyat değişimin yanında her tür duyuru ve bilgiyi kolayca gönderme imkânına sahip olan ekran yöneticisi meslektaşlarım eskisi gibi kâğıt üzerinden ya da maliyeti yüksek mesaj sistemlerinden uzakta rahatça semtlerde bulunan tüm meslektaşları ile paylaşabildiler duyurularını. Fiyat ekranlarının günlük fiyat bilgisi yanında geriye dönük fiyat sorgulayabilme ve listesinde bulunan kuyumcu arkadaşlarının iletişim bilgilerini görebilme alt yapısı sayesinde geçmiş fiyatlara anında ulaşabilme yetisine de sahipler. Tüm bu özellikleri ile Dijikur Online Kur Aktarım Sistemi kuyumcu esnafımızın desteğini maksimum derecede sağlayan dinamik bir fiyat ekranı olma özelliğini yakaladı.


-Dijikur olarak yeni geliştirdiğiniz ürün ve hizmetler neler? VAROL ASTARCIOĞLU: Sektöre hizmet veren ikinci markamız Dijigold kuyum ve gümüş sektörüne yönelik barkod&stok takip programlarını son versiyon Vitrin 4.00 ile taçlandırdı. Bilgi ve sektör deneyimini iyi yansıtan bir perakende programı. Kuyum program alanında iki büyük açığı görerek bu konuda gelişim sağlamayı hedef aldık. İlk olarak hızlı bir şekilde mağaza sayımını gerçekleştireceği RFID programımız ve buna bağlı teknolojiyi müşterimizin hizmetine sunduk. İkincisi ise müşteri talebi doğrultusunda tablet üzerinden hızlı ve aktif bir şekilde satış ve yapılan satışın mağaza personeli tarafından anında işlem kaydının yapılarak ana stoklara bağlı işlemi tamamlayarak ayrıca kasiyer işlemi ya da ikinci bir destek almasına gerek kalmaksızın bireysel

olarak tüm işlemleri yapabilme yeteneğini kazandırdık. Gün sonunda tüm satış ve işlemlerinin tamamı ikinci bir işlem yapılmadan ana bilgisayarda işlenmiş bir şekilde raporlama yapılabilir hale getirdik. Tüm bu çalışmalar son dönemde gerçekleştirdiğimiz ve müşterilerimizin kullanımına sunduğumuz yeniliklerimiz. -Hizmet verirken o ildeki kuyumcu odalarıyla da çalışıyor musunuz? VAROL ASTARCIOĞLU: Türkiye genelinde hizmetlerimizi ve ürünlerimizi kullanan 16 ilde kuyumcu oda ve dernekleriyle iletişim ve işbirliği halindeyiz. Ortak çalışmalar yaparak hizmetlerimizi sürdürüyoruz. İstanbul, İzmir gibi büyük illerde semt bazında toplantılar düzenliyoruz. Online fiyat ekranlarında o ilin oda ya da derneğinin logosu ile ekran yüzünü belirliyoruz.

goldantalya 57


-Dijikur ekranı kullananla kullanmayan kuyumcu arasında ne gibi farklar var? Artıları eksileri konusunda neler söylenebilir?  VAROL ASTARCIOĞLU: Müşterisine bireysel fiyat sunan ve bunu dilden söyleyen esnafımız zamanla bu sistemi kullanacak. Bugünden müşteri eğilimlerine karşı doğru atılan her adım işyerlerimizde yapacağımız alışverişe katkı verecektir. Unutmayalım en büyük marka esnaf arkadaşımın bizzat kendisi tabelada geçen unvanı. Müşteriniz her şeyden önce size güveniyor ve inanıyor. Sonra sizin önereceğiniz ürüne. Önce iş yerinizin görsel görünümü, sunduğunuz hizmet kalitesi ve ona olan yaklaşımınız. Tüm bu konsepti destekleyen önemli unsur tavsiye edilen fiyat ekranını işyerinde müşterisiyle paylaşmak. Müşterinize hizmeti güvenle sunmak Dijikur fiyat ekranı ile anlam kazanıyor. Kullanan esnafımız bu konuda mesafe aldılar bile. Bazı değişimler özveri ister, birliktelik ve işinize olan sevginiz piyasanıza katkı verecektir. Gelecek birlikte güzel. Piyasa ortak ve tüketici sanal ortamda her tür bilgiye ulaşıyor. Özellikle bilgi kirliliği çok fazla. Bu nedenle odaların tavsiye ettiği fiyatlar çok önemli. Doğru bilgi ve doğru alışveriş. -Sonuçta Dijikur ekranıyla tüketiciler, dijital bir ortamda sunulan fiyatları

58 goldantalya

görmüş oluyor. Bu uygulamaların benzeri yurt dışında da var mı? VAROL ASTARCIOĞLU: Sektörde dünya öncüsü olduğumuz gibi fiyat ekranlarını da uygulayan ilk ve tek ülkeyiz. Bu uygulamayı 2007 yılı ile hayata geçiren Dijikur sektöre öncülük yaptığı gibi yurt dışı örneği olmayan bir uygulamayı ülkemiz tüketicisi ve esnafıyla buluşturmuştur. Bugün geldiğimiz sürece baktığımızda özellikle fuarlarda karşılaştığımız yabancı müşterilerle yaptığımız görüşmeler bu konuda yurt dışına göre aldığımız mesafenin ne kadar anlamlı olduğunu göstermektedir. -Dijikur olarak hedefleriniz neler? VAROL ASTARCIOĞLU: Önümüzde çalışacağımız geniş bir saha var. Dijikur olarak hedefimiz tüm esnafımızı içine alacak bir ekran kurulum ve hizmet alt yapısını değerli müşterilerimizle buluşturmak. İşimizi önemsiyoruz ve gelişimimizi müşterilerimizle paylaşmayı hedefliyoruz. Özellikle küçük esnafımızı büyütmenin gerektirdiği çözümleri üretmek için devamlı olarak çalışıyoruz. Ar-ge’ye verdiğimiz destek ve özeni müşteri eğilimlerine yönelik çalışmalar bakımından önemsiyoruz. Sektörümüz ve geleceğimiz için birlikte el ele sloganıyla çıktığımız yolda emin adımlarla yürümeye devam ediyoruz. Birlikte başarmak için buradayız.


Tarihin en ünlü elması:

Kaşıkçı Elması

Kaşıkçı Elması  86  karat.  Çevresinde çift sıra 49 tane elmas ile bezenmiş ve dünyada çok bilinen 22  elmas  arasında.  Topkapı Sarayı müzesinde sergileniyor. Topkapı müzesindeki ünlü elmasa neden “kaşıkçı elması” denildiği hakkında muhtelif hikâyeler varsa da, bunların doğru olanı, elmasın kesiminin oval olması ve dolayısıyla da kaşığa benzemesi. Elmasın  Osmanlı Sarayı’na nasıl girdiği hakkındaki bilgi de rivayetten öte değil. Rivayete göre  1774’de  Pigot  adında bir Fransız subayı, bu elması Hindistan’ın Madaras Mihracesi’nden satın

alıp  Fransa’ya götürür. Bir zaman sonra tekrar satışa çıkarılan elması Napolyon’un annesi satın alır ve uzun süre göğsünde taşır. Napolyon  sürgüne gönderildiği zaman, oğlunu kurtarabilmek için, elması mecburen satılışa çıkarır. O sırada, Fransa’da bulunan Tepedelenli Ali Paşa’nın bir adamı, 150 bin altın ödeyerek elması satın alır ve paşaya getirir. II. Mahmud zamanında, Tepedelenli Ali Paşa, devlete karşı ayaklandığı gerekçesiyle öldürülür. Paşanın varlıklarına el konulur ve tüm mal varlığı  Osmanlı  Hazinesine gönderilir. “Kaşıkçı Elması”  hazineye girmiş olur.


festival

Bir başka rivayet ise;  1699’da  İstanbul’da  Eğrikapı  çöplüğünde dolaşan serseri takımından bir kaşıkçının bulması nedeniyle elmasın adının buradan geldiği yönünde. Kaşıkçı, bu taşı bir kuyumcuya 10 akçaya satar. Kuyumcu taşı arkadaşlarından birine gösterir; kıymetli bir elmas olduğu anlaşılınca sus payı ister. Aralarında kavga çıkar. Mesele Kuyumcubaşı’ya akseder. Kuyumcubaşı kavgacıların eline birer kese akçe vererek taşı alır. Fakat bu sefer de olayı sadrazam Köprülüzade Fazıl Ahmet Paşa duyar, taşı kendisi için satın almaya hazırlanırken, mesele padişaha akseder.  IV. Mehmet  (Avcı Mehmet) bir Hatt-ı Hümayun ile elması Sarayı  Hümayun’a  getirtir ve saray elmastraşına verilir. Eğrikapı çöplüğünde bulunan taş işlenince meydana 86 karatlık nadide bir elmas çıkar. Kuyumcubaşıya kapıcıbaşılık rütbesiyle bir kese bahşiş ihsan olunur. Kaşıkçı Elması’nın çevresini iki sıra 49 adet pırlanta kuşatır. Bu haliyle elmas, yıldızların ortasında pırıl pırıl parlayıp gökyüzünü aydınlatan bir dolunayı andırır. 1 cm3 elmasın kütlesi 3.5 gr veya 17.5 karattır. Kaşıkçı elmasının büyüklüğü 86/17.5 = 4.91 cm3 kadar. Diğer ünlü elmaslar arasında günümüzde halen  İran’da bulunan  Derya-i Nur elması ve İngiltere kraliyet ailesinin elinde bulunan ve yeni kesiminden sonra dünyanın en büyük elması olma ününü kaybetmiş, eski zamanlarda  Iran kraliyet ailesine  ait olan 105 karatlık Kuh-i Nur elmasları sayılabilir.

60 goldantalya


Altın Tapınağın ihtişamı Amritsar, Hindistan’daki 20’nin üzerindeki eyaletten biri olan Pencap’ın eski başkenti. Pakistan’la yaşanan sınır çatışmaları nedeniyle, Amritsar sınıra çok yakın olduğu için, başkent daha içerdeki bir kente, Srinagar’a taşınmış durumda. Fakat, Amritsar, buna rağmen hala bu eyaletin en ilginç ve en çok ziyaret edilenkenti durumunda. Nedeni ise, Sihler’in kutsal tapınağı Altın Tapınak’ın burada bulunması.


Tapınaktaki havuzun etrafı, ziyarete gelenlerin konaklayabileceği, yemeklerini yiyebilecekleri, dinlenebilecekleri ve dinsel ibadet yapabilecekleri çok sayıda oda ve bölmelerle çevrilmiştir.

Amritsar, Hindistan’ın kuzeyinde, bu nedeniyle, Yeni Delhi’den trenle gidiliyor. Kentin her yerde Sihlerin turuncu renkli bayrakları dalgalanıyor, hoparlörden Sihlerin dinsel ilahileri okunuyor. Amritsar, geri bir kent. Hindistan’daki pek çok dinden biri olan Sihlerin dinsel merkezi. Sihler, ülkenin okumuş ve aydın kesimini oluşturuyor. Sih nüfus, Hindistan’a dağılmasına karşın, daha çok Amritsar Bölgesi’nde yoğunlukta. Nedeni ise, Sihlerin dinsel mabedinin Amritsar Kent’inde bulunması. Şehrin merkezi kısmında,  yüksek mermer duvarlarla çevrili, büyük ve geniş bir alanla karşılaşılır. Bu alanda, sihlerin dinsel ibadet merkezi Altın Tapınak bulunuyor. Girişte ayakkabılar çıkartılıp, kutsal kabul edilen geniş bir alana giriliyor. Her tarafı mermerlerle kaplı bu geniş alanın ortasında bir büyük havuz ve havuzun tam ortasında, altın kaplamayla donatılmış bir tapınak yer alır. Dar yürüyüş pistinden geçilerek girilen tapınağın içinde, Sihlerin  “Guru” dedikleri dinsel liderlerinin mezarı bulunur. Etrafına oturanlarca, ellerindeki büyük yelpaze ile kutsanan dini lider, sabah akşam ziyaretçilerine ev sahipliği yapar. Giriş kısmında yaprağa sarılı yiyecekler sunulan ziyaretçiler, saatlerce dini liderlerinin başında dua edebilirler. Tapınaktaki havuzun etrafı, ziyarete gelenlerin konaklayabileceği, yemek yiyebilecekleri, dinlenebilecekleri ve dinsel ibadet yapabilecekleri çok sayıda oda ve bölmelerle çevrilmiş. Yer zemini işlemeli ve

62 goldantalya

beyaz mermerlerle çevrili bu alanda ayakkabı ile yürümek yasak. Erkek ve kadınlar başlarını örtmek zorunda. Son derece sıcak ve yardımsever olan Sihler, tapınağı ziyaret eden yabancı konuklarla daha sıcak ilişkiler kurarak, etkilemeye ve davalarına destek bulmaya çalışıyorlar. Altın Tapınağı çevreleyen duvarlarda kurşun ve bomba deliklerine rastlanır. Bunlar 80’li yıllarda ayrı bir devlet kurmak için isyan eden ve Hint ordusuyla çatışmaya giren Sihlerin, tapınağa sığınması üzerine, Hint Ordusunun kullandığı silahlardan çıkan kurşun izleri. Sihler, tapınağı ziyarete gelenlere sık sık bu kurşun izlerini göstererek, savaşta bile dinsel merkezlere saldırılmayacağına karşın, buraya saldırılmasını üzüntü ve tepki ile dile getiriyorlar. Amritsar, bugün Altın Tapınak sayesinde yolu Hindistan’a düşenlerin özellikle ziyaret ettiği bir önemli dinsel ve tarihsel bir kent durumunda.


Ateşin öyküsü Soba Müzesi’nde Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından yeniden restore edilerek faaliyete açılın Sobacılar Çarşısı’nın ortasında yer alan Soba Müzesi, ateşin bulunuşundan bugüne ısınma aracı olarak gerçekleşen gelişimini ziyaretçilere sunuyor. Antalya’nın tarihi ticaret mekanları arasında yer alan Sobacılar Çarşısı, restorasyon

çalışmalarının ardından yeniden faaliyete geçirildi. Aslına uygun olarak nostalji çarşısı haline getirilen Sobacılar Çarşısı ile demircilik, kalaycılık gibi el sanatları da yaşatılmaya devam ediliyor. Çarşıda Türk el sanatlarının en güzel eserlerinin işlendiği bakır ve demirden üretilen objeler satışa sunuluyor. Çarşı ürünleriyle turizmde de önemli yer tutuyor.

goldantalya 63


Antalya Büyükşehir Belediyesi Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında 1 Ağustos 2008 tarihinde yıkımı gerçekleştirilen Sobacılar Çarşısı’nda Mimar Okan Koloğlu’nun projesi uygulamaya alındı. 2419 metrekarelik çarşının restorasyonu 7 aylık bir çalışmanın ardından 2009’da tamamlanarak yeniden hizmete açıldı. Çarşı’nın yapım çalışmaları 2,5 milyon TL’ye mal oldu. Babadan oğula geçen bir sanatın yaşatıldığı Sobacılar Çarşısı’nda 6 blokta 48 dükkan bulunuyor. Soba Müzesi’nde ilk ısınma araçları olan ocaklardan başlayan kronolojik anlatım,

64 goldantalya

her katta farklı mekan dizaynlarıyla sergileniyor. Müzede çini sobalar, salamandralar, şömineler, kuzineler, döküm ve ördek sobalar, gaz sobaları, teneke sobalar, ocaklıklar, oyuncak sobalar bile yer alıyor. Avrupa’nın farklı ülkelerinde kullanılan tarihin ilk çini sobaları, Osmanlı saraylarında kullanılan çini sobalar yer alıyor. Müzenin oyuncak sobaları Sunay Akın tarafından müzeye bağışlanmış. Dört kattan oluşan ve döner merdiven aracılığıyla üst katlara çıkışı sağlanan müzenin zemin katındaki sinevizyon salonunda ateşin öyküsünü anlatan bir belgesel gösterimi de yapılıyor.


Gold Antalya Dergisi 16.Sayı  

Antalya kuyumcular odası

Advertisement
Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you