Page 42

YARATILIŞ

çevreden, ya besinlerle, ya da teneffüs ettiğimiz hava ile bize gelmektedir. Bu cihetiyle inşâ her an devam etmektedir. Bir de elementlerde olmayan özellikler vardır. Meselâ, insanın kendine has şekli, sesi ve hatta yürüyüşüne varıncaya kadarki özellikleri yoktan yaratılmaktadır. Çünkü bu özellikler atom ve moleküllerde bulunmamaktadır. Demek ki, Cenab-ı Hakk’ın hem inşâ şeklinde mevcut elementlerden yapma ve hem de yoktan yaratma kanunu her an devam etmektedir. Soru: Yoktan var olmaz, var olan yok olmaz mı? Cevap: Bin sekiz yüzlü yıllarda Lavosier, böyle bir prensibi ileri sürüyor ve “Yoktan var olmaz, var olan da yok olmaz” diyor. Lavosier bunu söylerken, gerekli şartlarını da belirtiyor. Yani diyor ki, kapalı kaplarda bulunan bir madde, mesela düdüklü tencerede, var olan bir madde kaybolmaz, ancak başka şekillere dönüşebilir. Buraya da; “Dışarıdan bir madde girmediği sürece, yoktan var olmaz” diyor. Şimdilerde bu söz mutlak manada, yani bütün kâinat için kullanılmaya çalışılıyor. Güya kâinatta var olan yok olmaz, yok olan da var olmazmış. Bu sözü söyleyebilmek için, her şeyden önce, bütün kâinatı dolaşıp, neyin var neyin yok olduğunu tespit etmek gerekir. Halbuki uzayda, daha bize ışığı ulaşmamış binlerce galaksi vardır ve her bir galakside de en az birkaç milyar yıldız 42

Yaratılış  

Yaratılış - Prof. Dr. Adem Tatlı

Yaratılış  

Yaratılış - Prof. Dr. Adem Tatlı

Advertisement