Issuu on Google+

SLAMDUNK HAFTALIK BASKETBOL DERGİSİ

(OFF-SEASON’DA GERÇEKLEŞEN TAKASLAR)

Neler oluyor hayatta?

EFSANEYE MİLYONLUK DAVA

15 - 21 Temmuz 2013 / SAYI: 42

OVERTIME HABERLER

METTA WORLD PEACE NEW YORK KNICKS

SCOTTIE PIPPEN


Euroleague Kuraları ve Takımlarımız Euroleague’de önümüzdeki sezonun kuraları geçtiğimiz hafta çekildi. Bu yıl da, geçtiğimiz sezon olduğu gibi üç takımla katılıyoruz. Genel olarak tabloya baktığımızda en zorlu grup Fenerbahçe Ülker’in içine düştüğü grup olarak görünüyor. Avrupa’nın bir numaralı koçu Obradoviç ile sezona başlayacak olan Fenerbahçe Ülker, eğer “Final Four”a kalmanın hesaplarını yapacaksa, Barcelona ve CSKA gibi devleri bu grupta alt etmesi gerekiyor. Grubun diğer takımlarına baktığımızda Partizan eski “şaşalı” günlerini özlemle arıyor olsa da, her zaman genç ve dinamik yapısıyla sürprizlere açık bir takım. Birkaç sezon önce yaptıkları hala hafızalarımızda. Onlardan bir şeyin beklenmediği bir dönemde, nerelere kadar çıktıklarını görmüştük. Asla hafife alınmamalı. Grubun diğer iki takımı Budivelnik Kiev ve Nanterre’yi açıkcası tanımıyoruz. Ama Nanterre’nin bu yıl Fransa’da “play-off”lara 8. sıradan katılıp şampiyonluğa kadar uzanması bir “peri masalı”yla açıklanabilir. Onlar hakkında duyduklarımız ve okuduklarımıza bakılırsa, sürprizlere açık bir hava veriyorlar. Burada mesele Obradoviç efsanesinin Fenerbahçe Ülker’i nereye ve nasıl taşıyabileceği? Obradoviç o kadar büyük ki, umarım Fenerbahçe Ülker’in geçen seneki, “skandal performansını” bizlere unutturabilir ve yeniden yapılanma sürecinde, takımı birkaç “level” birden yukarıya taşıyabilir. Anadolu Efes ise “B Gurubu”nda nispeten dişine göre rakiplerle eşleşti. Geçen yıl olduğu gibi istedikleri kıvamda bir grupta buldular kendilerini. Real Madrid için uzun uzadıya bir şeyler söylemenin gereği yok. Rudy Fernández üzerine inşaa ettikleri takımın bu sene “Final Four”da yaptıkları ortada. Takım yapısı ve istikrarı onların en büyük avantajı. Buranın da bir numaralı favorisi. Zalgiris Kaunas geçen sezon ve bir önceki sezon istikrarlı bir çizgi tutturmuştu ama sonunu getiremedi. Sanıyorum bu yıl da aynı çizgiyi devam ettirecekler. Çünkü takım yapısını bozmuyorlar. Kağıt üzerinde Anadolu Efes’ten zayıf bir takım gibi görünseler de ne kadar ters olabileceklerini yine bizlere göstermişlerdi. Artık yeni koçları eski Efes’li Ilias Zouros. Takımın en önemli kozu, yine bir eski Efes’li olan Hırvat guard Marko Popoviç. Elinin alev aldığı anlarda şut kaçırmamak gibi kötü bir özelliği var. Grubun kalanları arasında Emporio Armani Milano bir derece Efes’i zorlar ama Brose Baskets ve Strasbourg’a puan kaybedilirse bu büyük bir süpriz sayılmalı. Galatasaray bu yıl “Liv Hospital” çatısı altında ve yıllar sonra gelen şampiyonlukla kaptığı “giriş biletiyle” “şampiyonların kahvaltısında”. Kağıt üzerinde nispeten zorlu bir kura çekmiş oldu. Son iki sezonun şampiyon armadası Olimpiakos seri başı gibi görünse de, ilk turlarda kendini sıkmayan bir takım olduğunu biliyoruz. Ne oluyorsa son maçlarda coşuyorlar. Ama ilk tur onlar için “nekahat dönemi” sanki. “Yunan Tanrısı” Spanulis’in durumu bu satırlar yazılırken yeni açıklık kazanmış, tecrübeli guard takımıyla 3 yıllık mukavele tazelemişti. Grubun bir diğer favorisi de Ergin Ataman’ın yarattığı bir efsane olan Montepaschi Siena. İkisinin birbirini yarattığı düşünülürse ilginç bir karşılaşma olacaktır. Siena son 10 yılda yaptığı atılımla Euroleague’in en sempatik ve istikrarlı takımları arasında yerini aldı. Onların da bu sene Final Four’u zorlayacağına hiç şüphe yok. Umarız bu yolda Galatasaray Liv Hospital’ın yoluna taş koymazlar. Unicaja Malaga da sağı solu belli olmayan takımlar arasında. Ama her sene bir önceki yıla göre ciddi bir aşama kaydediyorlar. Özellikle, deneyimli koçları Joan Plaza’nın saha içindeki dahiyane müdahaleleri, beklenmedik sonuçlara neden olabiliyor. Grubun zayıf halkaları Stelmet Zielona Gora ve futboldaki başarının bir benzerini yaratmak isteyen ekol takım Bayern Münih’in bu yılı “deneyim yılı” olarak geçireceklerine inanıyorum. Elemelerde işi çok zor görünen ve üstelik Orhun Ene gibi harika bir koçla yollarını ayıran Banvit’in elemelerden gelme ihtimali zayıf da görünsede, umarım D gurubu’ndaki son takım olmayı başarırlar. Birkaç “kelam” da Obrodoviç için... Obradoviç hiç kuşkusuz Avrupa’nın 1 numaralı koçu. 1992’de İstanbul’da Partizan’la kazandığı şampiyonluktan beri takip ettiğimiz ve gıpta ile izlediğimiz bir koç. Ama şu var ki, siniri ve oyuncular üzerinde kurduğu psikolojik baskıyla başarı arayan, Ivkoviç ile birlikte en sert hoca. Onun gazabından korkmayan yoktur sanıyorum. Hakemlerle, rakip oyuncularla ve medya ile ilişkilerde son derece gergin bir koç. 2011’de Avrupa Şampiyonu olduktan sonra çıktığı canlı yayında mikrofonu sunucunun üstüne fırlatması unutulur cinsten değildi. Lafını sakınmadan konuşan ve bu sertliğinden hiç taviz vermeyen yapısıyla, umarız Fenerbahçe Ülker’e uzun zamandır özlemle beklediği Final Four kapılarını açmayı başarır.

Genel Yayın Yönetmeni Bilgehan Aras 15 - 21 TEMMUZ 2013 / SLAMDUNK / 3


SLAMDUNK YAZIŞMA ADRESİ TALATPAŞA CADDESI ÇELENK SOK. NO: 27/A KAT:4 GÜLTEPE / KAĞITHANE / İSTANBUL TEL: +90 (212) 325 91 25 - FAX: +90 (212) 258 70 59

www.slamdunkdergi.com Genel Yayın Yönetmeni Bilgahan Aras bilgehanaras1976@slamdunkdergi.com Yazı İşleri Müdürü Burçin Yalçın burcin@slamdunkdergi.com Haber Müdürü Bulut Çiftçi bulut@slamdunkdergi.com Görsel Yönetmen Çetin Akdeniz cetinakdeniz@slamdunkdergi.com Fotoğraf Editörü Utku Ulutaş utku@slamdunkdergi.com NBA Editörü Mutlu Nazlı mutlunazli@slamdunkdergi.com Katkıda Bulunanlar Bora Eriş, Berk İybar, Jeffy Ancel, Zeynep Demiralp, Yasin Bakır, Emre Gürel, Berk Sarıoğlu, Yavuz Öziçer, Harun Özdemir Reklam Rezervasyon Bilgehan Aras bilgehanaras1976@slamdunkdergi.com + 90 (533) 552 07 49 Yayının Türü: Yerel Süreli Yayıncı: Baras Basım Yayın Adresi: Sanayi Mah. 1673. Sok. No: 34-34510 Esenyurt / İstanbul Tel: 0 (212) 622 63 63 Fax: 0 (212) 605 07 98 Slamdunk Haftalık Basketbol Dergisi, Baras Basım Yayın tarafından yayınlanmaktadır. Yazı ve fotoğrafların tüm hakkı Slamdunk Dergisi’ne, yayınlanan ilanların sorumluluğu ilan sahiplerine aittir. Slamdunk Dergisi Türkiye Basın Meslek İlkeleri’ne uymaya söz vermiştir.


MWP Knicks’i seçti! LA Lakers ile yollarını ayıran Metta World Peace, New York Knicks’le 2 yıllığına anlaştı. eçtiğimiz günlerde Çin’e gideceği yönünde sürpriz bir açıklama yapan Metta World Peace, New York Knicks’le anlaştı. Knicks’i seçtiğini çünkü kazanmak istediğini dile getiren 33 yaşındaki basketbolcunun 1.6 milyon dolar kazanacağı açıklandı. World Peace, “İlk 5’te olmam veya zemini temizlemem umrumda değil duyuduz mu? Ben kazanmak

G

6 / SLAMDUNK / 15 - 21 TEMMUZ 2013

istiyorum” ifadelerini kullandı. Los Angeles Lakers’tan amnesty yoluyla serbest kalan World Peace’in NBA dışına çıkacağı konuşuluyordu. Deneyimli basketbolcu için New York Knicks ve Brookly Nets’in talipler arasında olduğu iddia edilirken, oyuncu 1 yılı opsiyonlu olmak üzere kendisini 2 yıllık New York Knicks’e bağlayan imzayı attı.


Overtime

15 - 21 TEMMUZ 2013 / SLAMDUNK / 7


Overtime

“En zengini New Yorka”

Forbes Dergisi, Dünya’nın en zengin 50 takımını açıkladı. NBA’den sadece 3 takım listeye girebildi.

Türkiye’den herhangi bir kulüp listeye giremezken, La Liga devi zirvede yer aldı ve listeye sadece üç NBA takımı dahil oldu. Listede 23. sırada yer bulan New York

Knicks takımının 1.1 milyar dolar değerinde olduğu yazılırken, 31. sırada ise Los Angeles Lakers takımı 1 milyar dolarlık değeriyle yer aldı. İlk 50’ye 47. sırada

8 / SLAMDUNK /15 -21 TEMMUZ 2013

giren Chicago Bulls takımının değeri ise 800 milyon dolar olarak belirlendi. Öte yandan listenin birinci sırasında Real Madrid 3.300 milyar dolarla yer aldı. Seri üretimde bu tip bir kokpit ve gösterge paneli olmayacak


ONLINE HAFTALIK BASKETBOL DERGİSİ

SLAMDUNKDERGI.COM APPLE STORE’DA

SLAMDUNK DERGİ APP STORE’DA . KENDI APLIKASYONUYL A DA YAYINDA . IPAD VE IPHONE’UNUZL A TÜRKIYE’NIN TEK ONLINE HAFTALIK BASKETBOL DERGISINI ISTEDIĞINIZ ZAMAN, ISTEDIĞINIZ HER YERDE OKUYABILIRSINIZ. TEK YAPMANIZ GEREKEN APP STORE’DAN “SL AMDUNK’I ÜCRETSIZ INDIRIP, KEYIFLE OKUMAYA BAŞL AMAK ...


TANJEVIC vs CENK AKYOL A Milli Basketbol Takımı koçu Bogdan Tanjevic, milli oyuncumuz Cenk Akyol’un Avrupa Şampiyonası öncesi açıklanan aday kadroda yer almaması konusuna açıklık getirmeye çalıştı. Tabi Cenk’in cevabı gecikmedi 10 / SLAMDUNK / 15 - 21 TEMMUZ 2013


Overtime Türkiye Basketbol Federasyonu’nun internet sitesinde yer alan açıklamasında Cenk Akyol konusuna değinen Karadağlı teknik adam, eleme grubu maçlarının hazırlıkları esnasındamilli sporcu ile yaşanan problemden bahsetti. Cenk’in 2004 yılından itibaren hep kadrolarında yer aldığını anlatan Tanjevic, “Kendisi, hiç şüphesiz Türkiye’deki yıllarımda en fazla desteklediğim oyunculardan birisi. Hatırlamanız gerekir, daha 19 yaşındayken A Milli Takım’da tecrübeli oyuncularla birlikte forma şansı buldu. Geride kalan dönemde milli takımda oynama şansı kendisine birçok kez sunuldu. Geçtiğimiz yıl eleme grubu müsabakaları için risk alarak, takımın yarısını yeni oyunculardan kurdum. Bizim dışımızdaki hiçbir milli takım bu tür bir oluşuma gitmedi. Cenk, benim programımı tanıyan bir oyuncu olarak, takıma dahil edilen yeni oyunculara yardımcı olmalıydı. Ama o bunu yapmadı. 7-8 günlük hazırlık döneminin ardından, ‘ben bunu yapamam, kendimi iyi hissetmiyorum ve gitmek istiyorum” dedi. Dolayısıyla, bu yıl kadroda olmaması teknik bir konudur.” demişti. CENK’IN CEVABI Milli basketbolcu, yaptığı yazılı açıklamada, bir haftadır kamuoyu önünde yaşanan sürecin içerisinde yer almanın kendisi için üzüntü verici olduğunu belirterek, “Keşke bu olayların hiçbiri yaşanmamış olsaydı, ama madem yaşandı tüm gerçekleri bir de benim cephemden öğrenmenizde fayda var” ifadelerini kullandı.

Cenk Akyol, 19 yaşından beri milli takım formasını büyük bir gururla taşıdığını vurgulayarak, şunları kaydetti: “Bu formayı taşıyan her sporcu gibi ben de milli takımımızın bir sporcusu olmayı diğer her türlü değerin üzerinde tuttum, tutuyorum. Nitekim bu yılın mayıs ayında, Akdeniz Oyunları öncesi açıklanan 33 kişilik milli takım kadrosuna yeniden seçilmiş olmaktan da onur duydum. Ama şampiyon olup uzun bir final serisi oynayınca , Galatasaray ve Banvit takımlarında oynayan diğer milli oyuncuların çoğu gibi ben de nihai kadroda yer alamadım.” Galatasaray’ın Beko Basketbol Ligi’nde 23 yıl aradan sonra şampiyonluğa ulaştığı final serisinin son maçının oynandığı dönemde Gezi Parkı odaklı gelişmelerin yaşandığını anlatan Cenk Akyol, “Tüm Türkiye’nin üzüntüyle takip ettiği Gezi Parkı olayları sırasında sessiz kalan bir televizyon kanalına kendi özgür irademle konuşmama hakkımı kullandım. Konuşmak kadar bazen konuşmamak da demokratik bir tepkidir, saygısızlık değildir” değerlendirmesinde bulundu. Cenk Akyol, A Milli Takım aday kadrosunun açıklanmasından bir hafta önce milli takım teknik ekibinden Ertuğrul Erdoğan ile yüz yüze, Nihat İziç ile de telefonda konuştuğunu aktardı. Erdoğan ve İziç’in, kendisinin kesinlikle kadroda bulunduğunu söylediklerini bildiren Cenk Akyol, ancak, bir hafta sonra açıklanan aday kadroda yer almadığını, sebebini sorduğu İziç’ten “Devlet” yanıtını aldığını iddia etti. Cenk Akyol, açıklamasında şu ifa-

deleri kullandı: “Milli takım kadrosu açıklanmadan bir hafta önce teknik ekipten Ertuğrul Erdoğan ile yüz yüze, Nihat İziç ile de telefonda konuşmam oldu. Benim kesinlikle kadroda olduğumu, hatta bu sezon oynadığım basketbolun Avrupa Şampiyonası boyunca da sürmesi gerektiğini söylediler. Kadro bir hafta sonra açıklandı, yoktum. Nihat İziç’e telefonla ulaştım, ‘Ne oldu da kadroda yokum?’ diye sordum. Bana sadece ‘Devlet’ dedi. Ardından da ‘Senin kadroda olmayacağını öğrenince Tanjevic de rahatladı’ cümlesini kurdu. Ama ben bir sporcu olarak ‘Devlet’ seçeneğine inanmıyorum, inanmak istemiyorum. Çünkü düşüncemiz ne olursa olsun hepimiz aynı bayrak adına mücadele ediyoruz. Nitekim Sayın Bakan Suat Kılıç da attığı tweet ile benim düşüncemi doğruladı. Devlet, milli takım seçimlerine karışmazdı. Nihat İziç’in ‘Devlet’ derken neyi kastettiğini izah etmesini bekliyorum.” Milli takım kadrolarının seçiminin “sportif” ve “teknik” gerekçelerle milli takım teknik ekibince yapıldığını belirten Akyol, yazılı açıklamasında daha sonra şunları kaydetti: “Ben de kararlarına saygı duyarım. Ancak spor hayatımın en verimli döneminde kadroya niçin alınmadığımı bir yandan siyasi faktörlere, diğer yandan dedikodu düzeyinde ‘istediğimi yapmadı’ biçimindeki izahlara dayandıran bir milli takım teknik kadrosuna saygı duymam mümkün değildir. Benim Türk Milli Takımı’nın formasına onlardan çok daha fazla değer verdiğimin bilinmesini isterim. Değerlendirmeyi tüm spor kamuoyunun en iyi şekilde yapacağına eminim.” 15 - 21 TEMMUZ 2013 / SLAMDUNK / 11


NELER O HAYAT

MIAMI HEAT’İN ÜST ÜSTE KAZANDIĞI İKİNCİ ŞAMPİYONLUKLA İYİCE HEGEMON YÖNETİCİLER İÇİNSE FAZLA MESAİ ANLAMINA GELEN OFF-SEASON ARASINDA FAKAT ŞİMDİDEN YENİ BİR KAVİMLER GÖÇÜNÜN BÜYÜK BİR KISMI TAMAMLAN SENELERDE OLDUĞU GİBİ GÜÇLENEN VE TABİR-İ CAİZSE “DIMDIZLAK KALA GERÇEKLEŞEN BİRKAÇ ÖNEMLİ TAKASA B

12 / SLAMDUNK / 15 - 21 TEMMUZ 2013


Off-Season’da gerçekleşen takaslar

OLUYOR ATTA? (OFF-SEASON’DA GERÇEKLEŞEN TAKASLAR)

NYA ALTINA ALDIĞI NBA, ŞU SIRALARDA BASKETBOLCULAR İÇİN TATİL, A. DAHA SEZONUN BİTİMİNİN ÜZERİNDEN BİR AY HENÜZ GEÇTİ-GEÇMEDİ NMIŞ DURUMDA. BU KAVİMLER GÖÇÜNDE İSE TIPKI GEÇEN YIL VE ÖNCEKİ AN” TAKIMLAR HALİYLE MEVCUT. İSTERSENİZ SON BİRKAÇ HAFTADA BAŞLIKLAR HALİNDE GÖZ ATALIM. YAZI: GÖRKEM ÇOLAK

15 - 21 TEMMUZ 2013 / SLAMDUNK / 13


14 / SLAMDUNK / 15 - 21 TEMMUZ 2013


Off-Season’da gerçekleşen takaslar

A

NDREW BYNUM, CLEVELAND CAVALIERS’A NBA’de geçirdiği son birkaç sezonda kalıbının yanında bitiricilik yeteneğiyle ve her ne kadar sakatlığı dolayısıyla oynayamadığı hatırı sayılır bir süre olsa da, “her eve lazım” oyun stiliyle birçok takımın bünyesinde istediği Andrew Bynum, bu yaz Los Angeles ve Phila’dan sonra tercihini Cleveland yolcusu olmaktan yana kullandı. Tecrübeli pivot, bu yıl Cleveland’da nasıl bir performans sergiler bilinmez ama umuyorum ki bizi o ‘bomba’ denebilecek saç modellerinden mahrum bırakmaz. CLIPPERS GÜNDEN GÜNE DAHA DA GÜÇLENIYOR Geçtiğimiz iki sezonda talihsiz bir şekilde ölümcül rakipleri Memphis’le eşleşen, ve turu geçse bile yorgun ve ileriki turlar için yetersiz kalan Los Angeles Clippers’lı yöneticiler, önümüzdeki sezon içerisinde yegane tarihini ve talihini kırmak için elinden geleni yapıyor. Öncelikle Boston’la efsaneleşmiş teknik direktör Doc Rivers’la anlaşan Los Angeles ekibinin

bunun dışındaki en önemli ve büyük hamlesi Chris Paul ile imzaladığı 5 yıllık 107 milyon dolar değerindeki sözleşme oldu. Bu süreçte takımın iki önemli denebilecek yedek parçası olan Eric Bledsoe ve Caron Butler’la yollarını ayırmış olsalar da onların yerine Antawn Jamison ve Daren Collison gibi isimlerle anlaşmaya vardı. Kadrosunu güçlendirmek için büyük oynayan ve şu aşamaya kadar kazanan bir tablo çizen ve benim şampiyonluk skalamda açıkça söyleyebilirim ki ilk 5’e oynayan bir Clippers hâline geldiler. Ama şöyle bir şey de var, bu sene de playoff’larda Memphis çıkarsa takımı topluca bir hamama götürmek şart olur. Unutmadan; Clippers’ın Chris Paul’le resign’inin ardından Howard’ın takımda kalması için fazla mesai yapan Lakers yöneticilerine ve camiaya hazırladıkları billboard’la dokundurması da görülmeye değerdi. Durumu özetler nitelikteydi bir bakıma da.

LIG, ESKI ÇEHRESINE GERI DÖNÜYOR   Basketbol, dünya üzerinde birçok tutkun ve hayrana sahip birkaç spordan 15 - 21 TEMMUZ 2013 / SLAMDUNK / 15


birisi. Haliyle en büyük basketbol organizasyonu olan NBA de dünya çapında büyük izleyici kitlesine sahip olan bir lig. Ama son birkaç sene içinde, sizin de benim gibi düşündüğünüzü tahmin ediyorum, ligin çehresi değişerek asıl amaç basketbol tutkusundan şov ve para tutkusuna dönüştü. Ardı ardına kurulan big 3’ler, as oyuncularının takas ya da kontrat bitiminde güç tutkularıyla büyük takımları seçmeleriyle ayazda kalan ve ligin diplerine oynamaya başlayan takımlar (ki buna en büyük örnek Detroit Pistons) ligin seyrini birkaç sezonda hayli değiştirdi. Ama sevindirici olan şey şu ki, son haftalarda yapılan takaslarla lig yine neredeyse her takımın iddia sahibi olduğu, hanedanlıkların yıkılıp basketbolun ön plana çıktığı bir lig olma aşamasında büyük bir yol kat etti diyebilirim. Bunda ligdeki bazı takımların maçlarının reytinglerinin düşüşünün etkisi ne kadardır bilemem ama, NBA’in bu yöndeki gelişimi en başta beni çok mutlu ve yeni sezonu iple çeker etti. Kasım’a kadar nasıl geçer bu zaman, bilinmez… YÜKSELEN YILDIZ, GOLDEN STATE WARRIORS Geçtiğimiz sezonun play-off’larında San Antonio eşleşmesinde elenmesine rağmen verdiği mücadeleyle ligin umut 16 / SLAMDUNK / 15 - 21 TEMMUZ 2013

veren ekiplerinde başı çekmişti. Bu yaz da 4 yıl için 48 milyon dolara kadrolarına kattıkları Andre Iguodala’yla play-off’lar ve konferansı yüksek sırada bitirmek için oldukça büyük bir adım atmış oldular. Yeni kadrolarıyla neler yapabileceklerini sezon içerisinde göreceğiz.

OLAY OLAN ADAM, VE ARKASINDA ELI BOŞ BIRAKTIKLARI…      Bu off-season, birçok süper yıldızın takımında kalmasına ya da takım değiştirmesine vesile oldu ama hiçbiri, Dwight Howard kadar olay olmadı kesinlikle. Sezonun bitiminden beri gazeteye “Stay (takımda kal)” ilanları veren, binalara posterini yaptıran ve Steve Nash’i New York’tan sırf Howard için getiren Lakers, her ne yaptıysa yine de Howard’ı takımda tutamadı. Howard’la başlayan yaprak dökümü takımın iskelet isimlerinden Metta World Peace’in de ayrılışıyla devam ediyor. Kobe,


Off-Season’da gerçekleşen takaslar

15 - 21TEMMUZ 2013 / SLAMDUNK / 17


önümüzdeki sezon eskisinden daha iyi döneceğini belirtmişti ve zaten bundan hiçbirimizin şüphesi yok fakat bu süreçte kaybettikleri Earl Clark, Darius Morris ve Antawn Jamison gibi oyuncuların ardından fazlasıyla kan kaybetmiş durumdalar. Şu aşamada Lakers, 2014 draftından gelecek parlak performanslı gençler ve önümüzdeki yaz serbest kalacak Dwyane Wade, Chris Bosh, Dirk Nowitzki, Carmelo Anthony, John Wall ve hatta opsiyonunu kullanıp takımdan ayrılma kararı alırsa LeBron James’in üzerinden bir plan düşünecek. Takım olarak bir yeniden yapılanmaya gidiyorlar ve işin başında Mitch Kupchak gibi bir adam varsa Lakers, eski efsanevi Lakers olarak parkelere geri dönecektir. Diwght Howard’ın gidişinin ardından eli boş kalan ekiplerden birisi de Dallas Mavericks. Dwight Howard’ı alamadıktan sonra Devin Harris’i kadrolarına katan Dallas’ın emektar yıldızı Dirk Nowitzki, twitter’dan bu durum hakkında şu espriyi yaptı. “Yazın başından beri “DH”yi takıma getirmek için uğraşıyoruz, takıma hoş geldin Devin Harris.” Dallas Mavericks, 2011’de aldığı şampiyonluk kupasının ardından düştüğü istikrarsızlık seviyesini bana göre bu sezon da bozmayacak ve Dallas’ın liderliğini San Antonio Spurs’e verecek gibi görünüyor.

HATIRALAR, ŞIMDI ÇOK UZAKTALAR… Boston Celtics, lig tarihinde kazandığı 17 şampiyonlukla en fazla bu şerefe nail olmuş olan takım. Ama bundan daha öte, Boston Celtics basketbolun kardeşlikten 18 / SLAMDUNK / 15 - 21 TEMMUZ 2013

yana geldiğini, güzel hatıralar ve efsanevi anılardan ibaret olduğunu idrak etmiş ve bunu da bize göstermiş olan kulüplerin başını çekiyor. Belki son birkaç yıl içerisinde çok büyük bir düşüşe geçseler de, yine de lig içerisinde yerleri ayrı oldu. Ama bu sezon takımın genel menajer koltuğundaki bela Danny Ainge, takımın büyük üçlüsünün iki üyesi olan Paul Pierce ve Kevin Garnett’i Brooklyn Nets yolcusu yaptı ve yanlarında bir de Jason Terry’i gönderdi. Karşılığındaysa Gerald Wallace, Tornike Shengaila, Kris Humpries, Keith Bogans ve Reggie Evans’ı alarak Brooklyn’den sağlam bir kazık yemiş oldu. Açıkçası bu sezon Boston’un neler yapacağını şahsen merak etmiyorum çünkü koçtan takım kimyasına kadar her şey bozuldu ve sakatlıktan yeni dönen Rondo’nun veriminin maksimum seviyesi ne kadar olur bilinmez ama Danny Ainge’in bu takımın patronluk koltuğunu devretmesi gerektiği aşikar. Şimdilik NBA’in off-season’unda gelişen olaylar bu yönde. İlerleyen zamanlarda neler olur bilinmez ama bizi daha seyir zevki yüksek bir sezonun beklediğini açıkça söyleyebilirim. NBA’in değişen ve eskiye yatkın yeni imajı hepimize hayırlı olsun!


Off-Season’da gerçekleşen takaslar

15 - 21 TEMMUZ 2013 / SLAMDUNK / 19


Pippen’a

milyonluk dav NBA’de Chicago Bulls formasıyla 6 şampiyonluk yaşayan eski efsane Scottie Pippen’a, 4 milyon dolarlık dava açıldı

20 / SLAMDUNK / 15 - 21 TEMMUZ 2013


Scottie Pippen

va

15 - 21 TEMMUZ 2013 / SLAMDUNK / 21


N

NBA’de 1990’lı yıllarda 6 şampiyonluk kazanan Chicago Bulls takımının önemli parçalarından Scottie Pippen’a, kendisinden imza almak isteyen birini hastanelik ettiği iddiasıyla 4 milyon dolarlık dava açıldı. NBA’in internet sitesinde yer alan açıklamaya göre, 47 yaşındaki Pippen’ın kendisine vuruduğunu öne süren 49 yaşındaki Camran Shafighi, Los Angeles Mahkemesi’ne dava açarak, 4 milyon dolar tazminat talep etti. Başından aldığı darbe nedeniyle hastanede tedavi gören Shafighi, mahkemeye sunduğu dilekçede, 23 Haziran tarihinde akşam yemeği için Kaliforniya eyaletinin Malibu kentindeki bir lokantaya giden Pippen’dan, kız arkadaşının 12 yaşındaki oğlu için imza istediğini ancak Micheal Jordan’ın Bulls yıllarındaki partnerinin, “acımasızca ve gerekçe olmaksızın” kendisine fiziksel saldırıda bulunduğunu ifade etti. Olayla iligili soruşturma başlatan yetkililerse Pippen’ın gönüllü olarak karakola gelerek ifade verdiğini ve işbirliğine açık bir tutum sergilediğini belirtti. Yetkililer, ayrıca Pippen’ın

22 / SLAMDUNK / 15 - 21 TEMMUZ 2013

saldırısına uğradığını iddia eden Shafighi’nin, lokantanın hem içinde hem de dışında eski basketbolcunun fotoğrafını çektiğinden ve olay sırasında sarhoş olduğundan bahseden tanıklar olduğunu bildirdi. Gelin bu şahane efsanenin kariyerine kısaca bakalım. Scottie Maurice Pippen Chicago Bulls takımı ile 6 kere şampiyon olduktan sonra emekliye ayrılan, Hall of Fame’de ismi bulunan efsane bir isimdi. Scottie Pippen doğduğu yer olan Hamburg, Arkansas`da bulunan Central Arkansas Üniversitesi`nde okula başladığında 1.85 m boyundaydı. 4 yıl sonra mezun olduğunda 2.01 m boyundaydı, daha sonra 2.03 m`ye ulaştı. 1987 NBA Seçmeri’nde 5. sıradan Seattle SuperSonics takımı tarafından seçildi ancak Olden Polynice karşılığında Michael Jordan ile muhteşem ikiliyi kuracağı Chicago Bulls takımına takas edildi. Aynı yıl 10. sıradan draft edilen Horace Grant ile çaylak sezonlarında daha çok benchten gelip Brad Sellers ve Charles Oakley’nin yerini doldurmaya çalıştılar. 1988 senesinde Chicago Bulls 10 seneden uzun bir zamandır ilk defa konferans yarı

“1987 NBA Seçmeri’nde 5. sıradan Seattle SuperSonics takımı tarafından seçildi ancak Olden Polynice karşılığında takas edildi”


Scottie Pippen

15 - 21 TEMMUZ 2013 / SLAMDUNK / 23


“Chicago Bulls takımında ise 6 sene (1990– 1991, 1991–1992, 1992–1993, 1995–1996, 1996–97, ve 1997–1998) şampiyon oldu”

/ 15 /- MAYIS 120 24 // SLAMDUNK TOPGEAR.COM 21 TEMMUZ 2011 2013


Scottie Pippen

finallerine çıktığında, bu başarıda Michael Jordan’dan sonra en büyük paya sahip olan Scottie Pippen ilk 5’teki yerini sağlamlaştırmış oldu. Pippen Chicago Bulls takımıyla konferedasyon finallerine çıkması üzerine 1990 yılındaki NBA AllStar turnuvasında doğu takımına alındı.Doğu konferedasyonların finallerinde ise Detroit Pistons takımına yenildiler. Chicago Bulls takımında ise 6 sene (1990–1991, 1991–1992, 1992–1993, 1995– 1996, 1996–97, ve 1997–1998) şampiyon oldu. Aynı zamanda Pippen 1996 yılında NBA En İyi Elli Oyuncu arasına girdi. Ayrıca Karl Malone’a Jazz-Bulls finalinde Postacılar pazar günü çalışmaz demesiyle ünlüdür. Bu sözden sonra Karl iki serbest atışı da kaçırır ve şampiyon Chicago Bulls olur. 1992 yılında ise Rüya Takım ile 1992 Yaz Olimpiyatları`ında

İspanya`ın Barselona şehrinde mücadele etti. Michael Jordan 1993 yılında takımdan ayrıldı. Aynı yıl Hırvat oyuncu Toni Kukoč takıma alındı. 1994 NBA Playoffları yarı finallerinde New York Knicks’e 4-3 kaybettiler. Scottie Pippen Chicago Bulls takımından ayrılmadan önceki son maçında Utah Jazz ile oynadı. Pippen 2003-2004 yılında jübilesini Chicago Bulls takımında yaptı.Pippen`ın NBA kariyeri 16 yıl (11 yıl Chicago Bulls, 1 yıl Houston Rockets ve 4 yıl Portland Trail Blazers) sürmüştü. Pippen basketbolu 2003 yılında Chicago Bulls takımında bıraktı. Daha sonra basketbol koçu olarak Los Angeles Lakers takımını çalıştırdı. 9 Aralık 2005 tarihinde Chicago Bulls takımı tarafından törenle anıldı. Törende Phil Jackson, Michael Jordan, Dennis Rodman ve Horace Grant ile anıldı. 15 - 21 TEMMUZ 2013 / SLAMDUNK / 25



Slam Dunk Dergi - Sayi 42