Page 1

AIRLINES

Bu dergi sizin, alabilirsiniz/Your comp/ime覺覺tary copy

Aral覺k

1991 December

THY 1991 TAKViMiNDE KAPADOKYA'YI TANIYIYOR 1 TURKISH AIRLINES /992 CALENDAR HIGHL/GTS CAPPADOCIA


14 1

DÜNYANIN BİRİNCİ TERCİHİ İSTANBUL'DA • • • BIRINCI YlLlNDA ... İstanbul'da gürültüdcn . kirli ha,·adan , .c yoğun

trafikt<:n düıwaca

u;.ak

:ıma

iinemli

merkl.:';.ler<:

,·akın .

ünlü bir otd Yar.. . llolida\· lıın.

b. :ılı::;,·eri::;

170 odas ı . Restaurant ve Barı. 100 ki::;ilik toplantı salonu , eg;.ersiz odas ı ,·e tüm otel hizmetleri\'1<: lloli<..la\· . Inn birinci ,·. ılını tamamladı.

,·e <:ğ l <:nc<: merkezlerine. haYaal:ınına.

tarihi ,·e turistik yerlere. ot onıl giri::;lcrinc ,·alnızca

Ge lin

bu

Dünyanın

sakin,

huzur veren

tercihi sizin de, tercihiniz olsun.

dakikalarta helirkncn uzaklıkta ... t\takiiY .\ larina·da.

STAY WITH SOMEONE WHO REALLY KNOWS YOU.

Sttbi/Yo/u,li-/li . \tald~ r · İ\7:\.\'/11'1.

7d: OI 5MJ ·ii/O

o rtamı

Fax: 0/559<~905

Tlx: 2003011nnılı:

ya::;ayın.


1 e rasarruflarınıza imkanlarını

en yüksek gelir sağlayan güçlü yapı

e vurdun her köşesinde en süratli hizmeti sunabilen on-line sistem bankacılık ve geniş muhabir ağı e rüm bankacılık işlemlerini yüksek teknoloji kullanımı ile çözümleyen dinamik bir organizasyon e Ferdi krediden, kredi kartına kadar tüm bireysel bankacılık hizmetlerini alabileceğiniz çağdaş anlayış

e ve sizi, evinizdeki

rahatlığınııda ağırlayan, sorunlarınıza güleryüzlü çözümler getiren

uzman personel

m

BANK, çağdaş bankacılığın bu 5 önemli Türkiye çapında 5 önemli noktada sunuyor.

noktasını

TORKIYE TURIZM YAnRIM ve DIŞ TICARET BANKASI A.Ş.

B

A

N

K

e m BANK Harbiye: Cumhuriyet Cod. 301 Harbiye/ iSTANBUl TEl: 134 51 60 (10 hol) 131 50 27 em BANK Nuruosmantve: Nuruosmoniye Cod. 94 Co§oi<>Qiu/ iSTANBUl TEl 512 86 44-46 e m BANK Ankara: Cinnch Cod. Göıeme Sk. Nozmi Bey iş Meıl<ezi 1/ 2 Kovoklıdeıe/ANKARA TEl· 127 28 70.72 e m BANK Antalya: Cumhuriyet Cod. 70/ AANTAlYA TEl: 18 75 38 (4 hot) e m BANK lımlr. Cumhuriyet Bulvon 87/ AAisoncok/izMiR TEl: 13 53 54


o o O ~[[jjilitz::::ı ...............o....u

...........

o~

.......................................

o ....,~..._

O ıı.;..ı.ı,......,.ı.a..;.o~_.....,.........,....,

o o ....,.....,.....,..... """'...,.~....... -~--

O cr::Iilc;:Q......,.........,.............., 0 IJ.:..I.....:..ı.~LI LL.....:..&.ı..ı..;.ı..;.u


Netaş

her sektöre uygun çözümler üretir ...

etaş

liderdir.

25

yıldır

Çünkü

Türk

Netaş

ve egitim

sa fhal a rına

Türkiye'nin

projelerde

o rtak

çözümler sunmakta ve

Sorunl ara

yıldır

25

il etişim sorunl a rına ka lıc ı dünyanın

sektöründe

ha berleşme

pek çok ülkesine en son tekno lo jiye

sahip ürünler G e liştirme

Grubu 'nda 200' ü

teknisyen ka rş ıl aya n a raştırma

pro je ler

ge l iştirir.

geliştirme

Çalışma

haberl eşme

fizibilite

m ühendis ve bugün ,

sonucunda

gelmiştir.

Prensibi...

Netaş,

büyük

sistem

ka rş ıl a nmasında,

tasa rımı ,

uygulama

ile

in a nır.

prensibine

ya kın işbirlig i

içinde

k a lı c ı

her

ihtiyaçlara Farklı Çözümler... sektö rde

kurulu ş un ihti yaçlarına sa ntra ll a rı ,

te lefo n

tekno lo jinin tüm iş

ve

he r

şe fse krete r

büyü klükte siste mleri

üretmektedir.

o l a na kla rın a

kusursuz

a kış ını

ve

ceva p veren PABX özel

ma kina l a rı

te lefo n net

ya ba n c ı kuruluşl a rın

ihtiyaç l a rının

ra po rlarında n

etaş,

ça lışma la rı

ya da küçük, yerli ya da

etaş,

etaş' ın Araştırma

ülke gere ksinimlerini tam olarak

tekno loji ihraç eder konuma Ortak

Farklı

aş kın

ça lışma

çözümler getirir.

paza rla ma kta dır.

Araştınna Geliştinne...

m üşte ri

kadar üstlendigi tüm

ve

Sayısa l

sahip bu santrallar

ha berleşme

hızla ndırma kta

ve

saglamakta, iş

verimini

a rtırma kta dır .

etaş,

o l a nakla rını

bugün, 21. sunmaktan

yü zyılın

gurur

ha berleşme

duymaktadir.

<

"'

iletişimi İstanbul ( 1 ) 1 74 34 74

Ankara (4) 1 17 95 00

İzmir (5 1 ) 1 9 33 33

n

gü cü

Antalya (3 1 ) 1 8 50 50


iÇiNDEKiLER 1 CONTENTS

s/ p 56 ARALI K 1991 DECEMBER Yıi/Ycoı 9 S.ıvı/N;ıml"'' 103

s/ p SO

THY HABERLER BiR ŞEHiR 1 A SPLCIAL C/lY

Ba;;arı lı

Günle rin Ardından • THY'n in Kış Tar ifesi •

6

İ<;imizd e n biri • THY'nin 1992 Takvim i

22

Konya

Konya PORTRE / PROFIL[

28

Siiher- Gü h er Pe ki ne l

Th e Pekinet Twins MÜZiK 1 MUSIC

Valikan'da Yunus Eınre Konseri

34

Yunus Em re Oratorio Pe ıform ed at Vatican UÇUŞ

NOKTASI / DES Tl NA TION

Bir Kı ş Masa lı / Moskova

38

A Winters Tale Moscow Kapak

f-otoğalı

1

Coveı Plıorogroplı

by:

SERÜVEN / ADVENTURE

Knpa<lokya'<la Ak sa nı

Ncmrut

so

Dağı

Nemrut Moımtain

Nusret Nurdan Eren

MiMARi/ ARCHITECTURE

İstanbu l'un Ki liseleri

S6

The Churches of Istanbul

Hvrning at Cappadocia

GEZi / TRAVEL

Keş fe di l mey i

Bekleyen Bir Güzellik: Gökçeada

66

Isiand of Myth and History: Gökçeada SANAT / ART

Çağdaş

Türk Resminin "Pentii r"

Usta l arı

74

The Masters of Modern Turkish Oil Pa inting f)pıgurı;dv .,.ı,ın ,ın.m v.l/ıl.ırd.ın k,ı yn,ık b(' l ır1mek ı1ın t.ını vP , .ı

ö.tt ·t .ılıntı

.,

ır• ırı1,u

DUTY FREE THY BiLGiLERi / THYINFORMATION

97

104


HABERLER 1 UPDATE

Tüm okuyucularımızın

yeni yılını kutlar, 1992'nin sağlıklı ve mutlu geçmesini dileriz.

,• y .... l r.r

!

rürk 1 iava Yollan A.O.

Sanat Yönc tmcn ı

adına sahıbı

ArtDırı..'Ctor

Yusuf

1 Publıslıeı

Bolayırlı

Kemal Öktem

Çetin Özbey

Reklam 1 Advcırısın~ Duygu Tamer Yurdagül Altınöz

Genel Yayın Y önc tmcnı

1cl: 5/·1 73 00 (l xt)ll84/ 1 18)

Genel

Koordıııatör

Gcnrro/

Cooıcimoraı

l dıror ın Clıı<'/ Lale Apa Tel: 164 6'1 20

Season 's Greetings and a Happy New Year

Adres 1\d.Jr(·<:,<:. Türk H a v a Yolları Genel Yönetim

Yc~;ı l~ l cn Mlidlm:.ı

Bin a sı

fc/tiOI

Atatürk

Ane üçok l~leyen !el: 16·1 6·120

Havalim a nı Y e ~llköy

l48l0

Istanbul Yayı n

Kurulu

Prıb/ıshınr Boaıd

Engin Öktemer Turgay Tekin Ergun Ergur 1 ı<:.arını. [

flgfısiı [c/tiOIIOI

ACC Ltd

pr!rli! T J~'

\

Gümü~suyu

~f(\

Istanbul lc1:1·1~1960 ~otoğr aflar

y. ıpını. ba<:>kı

Dcsrgrı. f•roJıJCtJOt

Plıoro.:wplı~

Bünyad Dlnç Refik Ongan Erdal Alok

Apa Ofset Basımevi

Levent, Istanbul rcı:

16·164 20

12 1991 SKYLIFE

S


HABERLER

Ba1ar111 günler in ardindan •••

T

ürk Hava

Yolları'nın yurtdışı

tanıtım kampanyası, Avrupa'nın

en iyi basın kampanyalan arasına girerek "EPICA Book"ta yayınlandı. Yapılan değerlendirmeye Avrupa'da faaliyet gösteren 390 ajansın hazırladığı 3300 eser katıldı. Bu eserler arasındaki değerlendirmede Türk Hava Yolları'nın basın kampanyas ı "Ulaştırma - Haberleş­ me" kategorisinde ilk lO'a girme başa­ rısını gösterdi ve EPICA Book'ta yayın­ lanma şansını elde etti . Reklam dünyasının "Oscar"ı olarak kabul edilen EPICA (European Creative Advertising Awards) ödülünü kazanmak dünya reklamcılık kamuoyunda önemli bir kıstas sayılıyor.

Young and Ruhicam/Reklamevi tarafından gerçekleştirilen basın kampanyası,

''Turkuaz Rengi Denizler", ''Tarih İçinde Yüzmek" ve "Halk Kütüphanesi 2. Yüzyı ld an ll. Yüzyıla Kadar Aç ıktır" başlıklı üç ilandan o l uşuyor. Tarihimizdeki en büyük uluslararası tanıtım çalışması olan bu kampanya çerçevesinde hazırlanan ve Türkiye'nin zenginliklerini anlatan ilanlar 25 ülkede, 80'i aşkın yayın organında 13 ayrı dilde tam 279 kere yayınlandı ve bütün dünyada büyük ilgi ve b eğeniyl e

THY'nin

tanıtim

kampanyası

EP/CA Book'ta yayınlandı (üstte solda). izzet Keribar'ın ödül kazanan "Kuruyan Deri/er" fotoğrafı (üstte sağda). Prorasyon Paketi, izianda Hava Yolları personeline THY Bilgi /~/em Merkezi'nde düzenlenen kurslar/o tanıtiidı. (sağda)

karşılandı. Bir başka

ödül haberi de Skylife'da birbirinden güzel fotoğraflarını sık sık izlediğiniz İzzet Keribar'a i lişkin. İzzet Keribar, National Geographic Society'nin yayınladığı "Traveler" dergisinin açmış ol du ğ u "seyahat" konu lu uluslararası yarışınada ikincilik ödülünü kazandı. Keribar'ın Fas'ın Fes kentinde çekmiş olduğu "Kuruyan Deriler" adlı fotoğrafı, yanşmaya katılan 16 bin çalışma arasında ikinci seçild i. Esas mesleği tekstilcilik olan, bu arada 1980'den bu yana profesyonel fotoğrafçılık yapan İzzet Keribar, Uluslararası Fotoğraf Federasyonu'nun A.F.I.A.P. ve E.F.I.A.P. ünvanIarının sahibi. Ayrıca çok sayıda ulusl ararası yanşma kazanan Keribar'a bu yıl Fransa Kültür Bakanlığı tarafından Akademik Başanlar Şövalyelik ünvanı da ve ri l mişti. Belgesel fotoğrafçılığı yapan !zzet Keribar, Traveler dergisinin yarış­ masında aldığı ikincilik der ecesinin karşılığı olarak Hawai Honolulu Hilton'da iki kişilik bir hafta konaklama, uçakla gidiş geliş ve 1500 dolarlık para ödülüne hakkazandı. • 6 SKYLIFE 12 1991

THY izianda'ya yaz111m sat1yor HY Bilgi İşlem Merkezi'nde geliş­ tirilen ve halen THY Mali Işler ünitelerinde kullanılan havayollan arası hesaplaşma l ara yö neli k özel bir uygulama olan Prorasyon Paketi, İzlanda Havayollan tarafından satın alındı. İzland a Havayolları yaptığı piyasa araştı rması ve Türk Hava Yollan'ndaki inceleme çalışma­ lan sonucunda ihtiyaçlanna en uygun yazılımın THY Prorasyon Paketi olduğuna karar vererek paketi satın almak için girişimlerd e bulundu. Satış anlaşması taraflarca imzalanarak yürürlüğe girdi. Proje ile ilgili olarak 21-25 Ekim tarihleri arasında THY Bilgi İşlem Merke-

T

zi'nde İz l anda Havayolları Mali !şler Bölümü ve programcılan için 2 ayrı kurs düzenlendi. Projenin 1991 sonuna kadar tamamlanması ve program paketinin bu tarihte İzlanda Havayollan'nda çalışır hale gelmesi öngörülüyor. Paketin satın alınmas ıyla ilgili olarak İzla n da Havayo lları Bilgi İ ş l em Başkanı Jakob Sigurds on, THY ile yaptıkları i ş­ birliğinde n çok memnun o l duk l arını, THY'nin geli ştirdiği yazılırnın ihtiyaçlanna cevap verd i ğini, işletme l eri ve bütçeleri açısından en uygun paket olduğuna inandıklannı ve bu işb i rliği n in gelecekte de devamını dilediklerini belirtti. •


THY,I992

takviminde Kapadokya'yi tan1t1y or zun bir süredir Türkiye'nin tanı­ tımı konusunda yoğun çalışma­ lar yürüten Türk Hava Yolları, 1992 yılı için hazırladığı takvimle bu faaliyetlerine bir yenisini ekledi. Takvimin konusunu Kapadokya olarak belirleyen THY, bir yıl boyunca Türkiye'nin dünyada benzeri bulunmayan bu gizemli bölgesini tanı tacak. Orta Anadolu'da, Nevşehir-Ürgüp­ Avanos üçgeni içinde yer alan Kapadokya bölgesi, irili ufaklı çok sayıda yanardağın milyonlarca yıl boyunca püskürtlüğü !avların oluşturduğu volkanik bir örtüyle kaplı. Sel su ları, yağmurlar, nehirler, rüzgarlar ve ısı değişimleri bu volkanik örtüyü zaman içinde aşındırrnış ve ortaya derin vadiler, konik ve sütun biçirnli kayalar, yöre halkının peribacası diye adlandırdığı üstünde şapka gibi iri taşlar bulunan kayalar çıkmış. Kapadokya, doğal oluşum­ ları, kiliseleri, benzersiz freskleri ve yeraltı kentlerinin yanı sıra çevredeki Selçuklu ve Osmanlı eserleriyle Türkiye'de yerli ve yabancı turistlerin ilgisini en çok çeken bölge. Bu eşsiz doğa ve tarih hazinesi bugün UNESCO'nun Dünya Kültür Mirası listesinde yer alıyor. Türk Hava Yolları da, Türkiye'nin mutlaka ziyaret edilmesi gereken köşele­ rinden biri olan Kapadokya'nın tanıtıl­ masına, bölgenin birbirinden güzel fotoğ­ raflarından oluşan 1992 yılı takvimini haz ırlayarak katkıda bulunuyor. Takvimde, Türkiye'nin önde gelen doğa ve tarih fotoğrafçılarından Nusret urdan Eren'in bölgede çektiği yüzlerce fotoğraf arasından seçilmiş 12 fotoğrafı yer alıyor. 1969'dan bu yana fotoğraf çeken ve son ll yıldır da doğa ve tarih fotoğraf­ çılığına yönelen Nusret Nurdan Eren birçok fotoğraf yarışması ödülüne sahip. Kapadokya bölgesini yılın her mevsiminde ziyaret ederek çok sayıda fotoğraf çektiğini belirten Eren, "Kapadokya'yı çok seviyorum. Burası hem görüntü olarak hem de büyülü ortamıyla beni çok etkiliyor. Ülkemizde yer alan bu gibi güzellikleri yok olmadan belgelerneye çalışıyorum." diyor. Takvimin arkasında ise Kapadokya bölgesiyle ilgili geniş bilgi yer alıyor. •

U

Türk Hava Yolları'nın 1992 takvimi Kapadokya bölgesinin çe~it/i fotoğrafformdan olu~uyor. Takvimin arkasında ise bölgeyle

ilgili bilgiler yer alıyor.

12 1991 SKYLIFE

7


HABERLER

__ _____ ..

--·-·-··-

Türk Hava Yollari Dlf Tan1t1m Atağinda ürk Hava Yolları, gere k y ab a ncı bas ma verdiği reklamlar, gerekse çeş itli promosyon faaliye tle ri ile ülke mizde turizmin ge li ş m esin e katkıd a bulunuyor. THY, 199 1 yılı y urtdı ş ı tanıtımınd a ülke mizin tarihi ve kültürel zenginlikle rini k e ndi hi zm e tl e ri y le ö z d eş l eşt ir e r e k s unuyor. Bu arada , THY'nin 1990 yı lınd a ha z ırla y ar a k çeş itli y urtdı ş ı e tkinlikle rinde dağı ttığı "T URKEY" adlı ki tabının büyük beğeni kazanm ası ve yurtdı ş ından sü re kli talep e dilmesi üzerine b as kı s ı ye nile ndi. Geçen yıl THY'nin yab ancı basında yay ın l a n a n r e klaml a rını göre re k T ürkiye hakkında bilg i edinme k isteyen 5 bini aşk ın ki ş i ye T URKEY kit a bı gö n-

T

d e ril m i şti.

Türk Hava Yo ll an ' nın Türkiye'yi ta nıt­ ma k a macıy l a h az ırl attı ğ ı TU RKEY, büyük boyutlu ve re nkli bir kitap. Sayfalarını ülk e mi z in t a nınmı ş fo toğ r a fç ıl a rının ç alı ş m a l a rından seç ilmi ş birbirind e n güzel fotoğ raflar süslüyor. Görsel ağırlıklı olan, bu arada da T ürkiye hakkınd a kı sa anca k m e r ak ve ilg i uyandır a n bilg il e r içere n kitabın ilk bölümünde Istanbul ele alını yo r. Ke ntin, t a rihi ve do ğ al g üzellikle rinin yanında bir alı şveriş cenne ti olduğu vurgu lanıyo r. Daha sonraki d oğa ve ta rih bö lümünd e ise s ıra s ı y la Ege , Akd e ni z, Ka r a d e ni z , Orta, D oğ u ve Güneyd oğu Anadolu bölgele ri tanıtılıyo r . Bu bölümü Türkiye 'deki spor o l anakları ve sanat k o nuları izliyo r. Ye m e k b ölümünd e ise Türk mutfağ ınd a i şta h aç ı c ı kı s a bir ge zinti ya pılı y o r. TU RKEY ki-

s

SKYLI FE 12 1991

tabının

s on bölümü nd e ise Türk Hava il e yurtdı ş ında 65 şe hird eki THY ace nte ve satı ş büros unun telefon ve adresi yer alıyo r.

Y o lları ' nın tanıtımı

SKYLIFE ve TURKEY Kitabi için ne dediler: Barlas Küntay (Turizm

Yatırımcıları D erneği

Başkanı)

"S kylife, ge rek

nıi z aııp aj .

ge re kse

k o nul a rı d eğe rl e n d irm es i b a kımınd a n

tebrik edilecek bir yay ın o rga nı. Ay rı ca ilan potansiyeli olan ve bu ilanları takdimi de gaye t b aşa rılı bir de rg i. Bu konud a e m eği geçe n herkesi ve Türk Hava Yolları 'nı kutlannı .

"TU RKEY" a dlı kita p bug ün e kad ar Türkiye'yi tanıtıcı e n başarılı yay ınl a rd an biridir bence. Çok e mek verilerek h azır­ J an dı ğ ı belli . Bug ün ülke mi zi ta n ı tm a k konu su en öne mli meselele rde n biri si. Türk Hava Yolları 'nın h az ırladı ğı bu kitap, Türkiye'nin ta nılılm asın a çok seviyeli bir biçimd e k at k ı d a bulunu yo r. Bu ar ada belirtmek isterim ki kitabın h az ırl anmas ı kada r birço k ye re ul aş tırılma s ınd a da başa rılı olmak gerekiyor. Dı şarıyla ili şki si olan bütü n kamu ve özel kurulu şlara ve heyellere verilerek. bu kitabın yurtdı şınd a yayg ın d ağ ıtınıının da ya pılma s ı s a ğ­ lanmalı ve bu revkalade güzel h az ırlanmı ş kita p he rkes tar a fından e n iyi şe ki l d e d eğerl endirilm e lidir."

Kaya Toperi (Büyükelçi, Başbakan lık Ba sın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürü) "Türk Hava Yo ll arı ile çok s ık seyahat ede n biri olarak S k y life' ı d ev a mlı okuyo ru m . Ge r e k gö rünüm , ge r e k içe rik

Skylife ve Türkiye'nin

tanıtımı

Türk Hava Yolları'nın aylık yayın o rganı Skylife, son zamanlarda gide rek daha çok okunan ve beğe nile n bir de rgi haline ge-

aç ı s ından çok kaliteli bir dergi. H az ırlan­ nı as ınd a e m eğ i geçe n he rkesi kutla nı a k

isterim. Eminim ki iste r Tü rk va ta nda ş ı ister turi st olsun THY'nin tüm yolcul a rı bu çekici dergiyi ay nı benim aldığım zevki alarak okuyorlardır. Skylife ilginç ve bilgi içe re n yay ın ı y la bilh ass a y aban c ıl ara bü yük bir hi zme t ve rirke n sadece milli havayo lumu zun b aşa rı s ına k a tkıd a bulunmu yo r; a y nı zam a nd a ülk e mi zin ve Türk kültürünün dünyaya t a nılılm asınd a küçümse nıneyecek bir rol oynuyor."

Orhan Boran "Skylife 'ı düzenli olarak takip ediyorum ve çok keyifle okuyo ruın . Içinde titiz bi r şe kild e ha z ırlandı ğ ı belli olan çok ilg inç yazılar bulunuyor. Sadece uçakta okunup bir ke na ra bırakıl ac ak bir de rg i d eğ il Skyli fe. Herhalde birçok ki ş i benim gibi bu dergiyi biriktiriyordur. T URKEY kitabını çok b eğe ndim . Türkiye'yi bu kadar kı a ama bu denli de öz anlatan pek kitap yo k sanıyo rum. Ülkeıni zi bilmeyen. hiç gö rme mi ş bir yaba n c ı bu kitaba baktığınd a özellikle de fotoğraf ağırlıklı kompozisyonu nede niyle epeyce fikir edin ecektir. Bu g ibi y ay ınl a rın çoğ al m as ı Türkiye'nin turi zm bakımından daha da ilerlemesin e yard ı m c ı o lacaktır. "

Üstün Dinçmen (Büyükelçi, Dışişle ri Bakanlığı Proto kol Gen el Müd ürü) "Türk Hava Yo ll a rı ' nın Skylife de rg isi ge r çe kte n ço k b eğe ndi ğ im bir dergi. Özellikle son bi r y ıl içind e ke ndi içind e alılımlar y aptı ğını dü ş ünü yo rum . Bu hali


liyor. 1984'ten beri yayınlanan ve geçen yıl "THY Magazin" adını b ı rakarak "Skylife" haline gelen dergi sonbahar başında da m izan p ajın ı yenileyerek okuyucularının karş ı sına ç ı ktı. Uçak yolcusu olsun o l masın çok sayıda kişin i n keyifle okuduğu bir dergi Skylife. Hatta Skylife "tiryaki"leri de giderek artıyor. Baş l a n gıçta THY'nin bir promosyon aracı olarak düşünü l en, ancak zamanla kendini ve amacını aşan Skylife, bugün ülkemizin dış tanıtımını periyodik olarak yapan tek yayın durumunda ... Derginin 70 bin olan aylık tiraj ının 1992 yılında daha da artıniması planlanıyor.

Skylife'ta yer alan konular bu alanda bilgi sahibi uzmanlar, profesörler ve gazeteciler tarafınd an kaleme alınmakta. İngilizce metinler ise Türkiye'de görev yapmakta olan Amerikalı ve İngiliz bir yazar kadrosu tarafından hazırlanıyor. • geniş

Türk Hava Yollar1'n1n ürk Hava Yolları' n ın 27 Ekim'de başlayan ve 28 Mart 1992 tarihine kadar sürecek olan kış tarifesi, yolcuianna çeşitli yenilikler getiriyor. Kış tarifesinde yurt içi ve dı şında birçok hatta frekanslar artırılırken, bazı iç uçuş noktaları n a yapılan seterierin Türk Hava Taşımacılığı (THT) tarafından gerçekleşti­ rilmesi planlandı, bu arada yeni hatlar

T

açıldı.

İÇ HATlAR Istanbul-Ankara-lstanbul arasında günde karşılıklı ortalama 8-9 sefer düzenleniyor. İstanbul-Adana arasında saat 20.15'teki yatı seferine ilaveten her gün İstanbul'dan 15.30, Adana'dan da 17.55'te uçuşlar düzenlenmiş durumda. Bu arada Adana-İstanbul arası yapılan Avrupa

K1~

Tarifesi

bundan sonra Türk Hava Yolları'nın bir yan kuruluşu olan Türk Hava Taşımacılığı tarafından sürdürülecek. Ayrıca bu kış döneminde Denizli uçuşlarının THT tarafından

yapılmas ı

p l an l anm ı ş

durumda. DIŞ HATlAR 18 Kasım 1991 tarihinden itibaren Anıınan uçuşuna başlamış olan THY, Aralık ayından itibaren de yeni bir hatta daha uçmaya başlıyor: Beyrut. THY, Bakü seferlerini de yakında başlatıyor. Körfez Krizi sırasında ara verilmiş olan Şanı uçuşları da Arnman bağlantılı olarak yeniden başlatıldı. Haftada üç gün yapılan Brüksel ara noktalı İstanbul-New York seferleri bu sezon dörde çık ı yor. Artık New York'a

ile gerek biçim gerek içerik olarak uluslararası yayınl arın standardına ulaştığını

söyleyebili rim. Ele aldığı her konuyu uzmanca i şleyerek okuyucuyu ülkemizin kültürel, sanatsal ve tarihi varlıkları hakkında yeterince bi lgilendirdiği gibi Türkiye'nin ilginç, bilinmedik özelliklerini de gözler önüne seriyor. Böylelikle Türkiye'nin tanıtımı alanı n da da büyük bir katkı sağlıyor. Ayrıca tercüme havası taşımayan güzel Ingilizce ile yayınlanması da okuyucuyu sevindi riyor. Diyebilirim ki insanın okuduktan sonra da uçakta bırakmak istemeyeceği bir dergi Skylife."

Leyla Umar (Gazeteci) "Skylife dergisini aylardan beri büyük dikkatle izliyorum. Içinde ilginç belgesel yazılar var. Konular akıllıca, iyi bir şeki lde iş l enmiş . Bir gün kaynak olarak kullanabilirim düşüncesiyle dergin in bütün sayı larını saklıyorum. Ayrıca Ingilizeesi de revkalade düzgün. Belli ki büyük itina ile hazırlanıyor. Türk Hava Yoll arı'nın "TURKEY" adlı k i tabının da çok yarar lı bir yay ı n old u ğun u düşünüyorum. Artık okuma çağında değil iz, herşey görsel olmaya başlad ı. Bu nokta gözönüne alınarak h azırlanmış olan kitap bir çırpıda öz bilgiyi veriyor. Türkiye'yi tan ı tmak amac ı yla hep yabancı dostlarıma yolluyo rum. Bence Türk Hava Yolları bu çalışmasıyla Türk iye adına büyük bir atılım gerçek l eşt i riyor ve turizm sektörüne de önemli bir katkıda bulunuyor."

bağlantılı seferlere ek olarak her gün 08.00'de bir sefer bulunuyor. Yeni tarifeye göre İstanbul-/ınıir­ İstanbul hattında her gün karşılıklı 6 sefer uygulaması, artık hafta sonlarında da devam ediyor. Kış tarifesinde İstanbul-Antalya-İstanbul seferlerinde bir yenilik var. İşadanu trafiği gözönüne alınarak İstanbul'dan Antalya'ya saat 18.30, Antalya'dan İstanbul'a da 20.30'da bir sefer düzenlenmiş durumda. Geçen kış haftada üç kez yapılan İstanbul-Dalaman uçuşlarının sayısı bu yıl dörde çıkarıldı. İstanbul'dan Dalaman'a çarşamba, cuma, cumartesi ve pazar günleri uçmak mümkün ... İstanbul'dan Trabzon'a direkt uçuşlar ise pazartesi, salı, cuma ve pazar günleri yapılıyor.

Bu arada İstanbul'dan Kayseri uçuşları ile Antalya-Ankara arasındaki uçuşlar

çarşan1ba,

cuma ve pazar günlerinin yanı da uçmak mümkün. Bu arada THY New York'tan dönüş seferlerinden ikisini direkt yaparak bu hatta ara noktasız uçan tek hava yolu olarak hizmet verıneye devanı ediyor. Bir yenilik de Paris-Lyon seferlerinde ... Bu dönemden itibaren Türk Hava Yolları Lyon'a pazartesi ve perşembe günleri direkt uçarken Paris'e de haftanın her günü uçuyor. Türk Hava Yolları'nın kış tarifesindeki yenilikler arasında şu uçuşları da sayabiliriz: Ankara'dan cuma günleri Viyana, cumartesileri Köln; İzmir'den cuma günleri Düsseldorf. cumartesileri Berlin; Adana'dan cumartesileri Berlin ... Düsseldorf'tan Trabzon, İzmir, Adana ve Antalya'ya seyahat edecek olan ) olcular artık gümrük işlemlerini varış istasyonlarında yaptırabilecekler. • sıra salılan

12 1991 SKYLIFE 9


iMiZDEN BiRi

THY hostesi Suzan Alpat:

"Hayattaki en büyük tutkum pilot luk" uzan Alpat 30 yaşında, THY'nin 10 hostesi ... Uçmayı ve uçakları seviyor. A!pat, Türkiye'nin az sayı­ daki kadın pilotlarından biri ... Hayattaki en büyük tutkusu pilotluk, en büyük arzusu ise bir yolcu uçağında pilotluk yapmak. Annesinin Alman oluşu onun uçaklarla erken yaşta tanışmasına yol açmış. Annesinin sık sık kendi ülkesine yolculuk yapması ve yanında Suzan'ı da götürmesi onda uçaklara karşı dayanılmaz bir merak uyandırmış . Liseyi bitirdikten sonra Almanya'ya giderek kısa bir süre Lufthansa'da çalışan Alpat, Türkiye'ye döner dönm ez THY'de hostes olarak işe baş­ lamı ş . Suzan A!pat mesleğiyle ilgili duygu-

S

yıllık

larını şöyle an latıyor:

"Seyahat etmesini, insanlarla iletişim seven bir insanım. Bu meslekte mutlu olacağıını zanned iyordum ve nitekim düşündüğüm gibi çıktı. Her uçuş umd a, sanki hostesliğe daha yen i baş­ lamı şım gibi aynı heyecanı duyuyorum. Uçağın kapısı kapandığı anda bütün problemlerimi, sıkıntılarımı unutuyorum." Ama h er meslekte olduğu gibi hostesliğin de bir takım zorlukları var. Özellikle dı ş hat seferlerinde görevli oldukları zaman çok uzun mesafeler u çmal arı ve büyük saat farkları yaşamalan onları çok etkiliyor: "Hosteslik dışarıdan görü ldü ğü kadar kolay bir meslek değil. 'Bir Japonya'ya gidiyorsun, bir Amerika'ya, çok geziyorsun' gibi görünüyorsa da bu uzun uçuşlar sonucunda, özellikle saat farkından kaynaklanan bir metabolizma bozukluğu yaşa­ nıyor. Bu saat farkına uyum göstermek için bir aylık bir süre gerekiyor. Ben böyle kısa bir rahatsı zlık yaşadım. Metabolizma bozukluğundan ötürü vücudumda aşırı magnezyum birikmesi olmuş. Birisi karşıma geçip 'Suzan nasılsın' dese, hüngür hüngür ağlıyordum. Bir iki günlük bir dinlenme beni kendime getirdi." Hosteslik pilotluğa olan tutkusunu gidermez olunca, Alpat, Türkiye'de kadın pilot o lmanın yollarını araştırmaya başlamış: "Fakat ne yazık ki böyle bir imk an yoktu. Türk Hava Kurumu'nun bir kurs açt ı ğı kulağ ı ma geldi. Onların belli kurmasını

1O SKYLIFE 12 1991

dönemlerde bire r ay lık kursları var. Hemen dilekçeyle müracaat ettim, kabul ettiler. İstanbul'da o kursa katıldım . 13 kişiydik. 50 saatlik kursu başarıyla bitirdim, sertifık am ı ald ım . Ancak Türk Hava .Kurumu sadece amatör lisans veriyor, yani tek motorlu uçak için." Ama bu Suzan Alpat'a yetmemiş, ardından, similatör eğitimine başlamış. Şu anda 160 saatlik uçuşu var. Beş tip uçak kullanabiliyor. 220 saatlik uçuş sonunda CPL lisansını almak için sınava girecek. Alpat, Türkiye'deki havayolu şirket­ lerinde kadın pilot kullanılmamasından şikayetçi:

"Türkiye'de pilotluk belki erkek mesolarak kabul ediliyor ama dünyaya baktığımızda, yolcu taşımacı lığında bayan pilotlara çok sık rastlamak mümkün. Mesul kaptan değil ama yardımc ı pilot olarak çalışan pek çok kadın var. Sadece Türkiye'de bu imkan verilmiyor. Erkekler bu işi yapıyorsa kadınlar niçin yapmasın. Bugün kadın ve erkeğin birlikte icra ettikleri meslek dalları çoğunlukta. Üstelik yapılan istatistiklere göre, ikinci pilotun kadın olması yolcular için rahatlatıcı oluyormu ş, çünkü biliyorsunuz kadınlar her konuda daha dikkatli ve hassas davranırlar. Bu arada THY'nin önümüzdeki günlerde pilot olmak isteyenlere bir duyuru yapacağını, bayan adayları da davet edeceğini i şittim . Çok sevindirici. " Suzan Alpat'ın ilk yalnız uçuş denemesi hayli heyecanlı geçmiş . Kontrol hocası ve uçuş hocasıyla birlikte yapılan 7 saatlik bir s ın avdan sonra "Buyrun uçak sizin" del eği

mişler.

Gerisini kendisinden dinleyelim: "Pist başına geldim ama a nlatı lmaz bir heyecan içindeyim. Hocalarıının sözleri kulaklarımda. İzin aldım ve kalktım. Kuleyle konuşurken sesim titriyor, konuşma bittikten sonra avaz avaz bağırarak şarkı söylüyordum. Her zaman birileriyle birlikte uçmaya alışmış bir insan için müthiş bir duygu uçakta yalnız olmak. Puslu, basık bir hava vardı. Turlarımı tamamladım, pisti karşı lıyorken birden bir yağ­ mur bastırdı. Pisti siluet halinde görüyordum. Pist kaygan ve ı slak. Hocam yağ­ murun altında telsizle haber gönderiyor, 'Suzan inemezsen pas geç, yakıtın yeterli'. Ben bunu kendime yediremem dedim ve nasıl oldu bilmiyorum ama piste çok güzel bir şeki ld e inmeyi başardım . Bir adet vardır, yalnız başına ilk u çuşunu yapanlar havuza atılır. Ama benim atılınama gerek kalmadı çünkü sın lsıklamdım." Suzan Alpat'ın önümüzdeki günlerde yarı jet uçaklarını tanımak için ald ı ğı similatör eğ itimind e 20 saatlik uçuşu doldurduktan sonra gerçekleşecek bir sınavı daha var. Meteoroloji bilgisi, aerodinamik bilgisi ve uçuşla ilgili sorulara yanıt verecek. Bunu da başarıyla verirse bundan so nra s ı art ı k tamamen u çuş saatlerini doldurmasına kalacak ... O şimd ilik imk ansızı istiyor ve buna ulaşınada da oldukça kararlı: "Teknik konulara meraklıyım. Bilimin getirdiği yeniliklere açığım. Türkiye'de bu işi kendi olanaklarımla devam ettirmem oldukça zor ve masraflı. Ama ben buna rağmen koşulları zorlayarak devam edeceğim . " •


ıı ı'

i

ııl: ı

1

lEN DAR ...

TARİŞBANK, tüm dış işlemlerinizde, dünyanın

dört bir

yanına dağılmış

güçlü

bankacılık

hizmetleriyle, size çağın hızını kazandırıyor... TARİŞBANK, muhabir bankalarının 85 ülkedeki binlerce şubesi ile, size en hızlı hizmeti vermeye hazırdır.

TARISBANK ILE •• • DUNYASIZE COKYAKIN! .. M

i

L L

i

A Y D ı N

B A N K A S ı

T. A. Ş .

i3TARiSBANK •

GENEL MÜDÜRLÜK Şair Eşref Bulvan No:3/1 iZMiA Tel :(51) 414304 (5 hat)-415090 (5 hat)-415704 (5 hat) Fax : (51) 257390 S.W.I.FT. Kod MIAYTR2 1 iLETiŞiM iÇiN Taner Sevinç, Genel Müdür Yardımcısı (Direkt Hat: 259579) Hamiyel Top, Dış ilişkiler Müdürü (Direkt Hat:145099) • Ela Genç, Döviz Pozisyon Müdürü (Direkt Hat:411587)

Ender Kırksekizoğlu, Menkul D~erler Müdürü (Direkt Hat:145908)


.

. ..

.

PHILIP$ CIZGI ·USTU 1

SiZE ÖZEL SiNEMA : PHILIPS'iN BÜYÜK EKRANLI TELEViiYONLARI ... VE TELETEXT ÜSTÜNLÜGÜ 28 GR 6780 70 Ekran Renkli Televiıyon 25 GR 6770 63 Ekran Renkli Televiıyon

e

Türkçe

e

Düz kare ekran

Teletext

yayını

e

Ayrıla -

bilir hoparlörler ses çık ı ş gücü

20 watt Stereo yayın

e

yapabilme olanağı yayınlar

deo,

için S - bandı

kamera ve

oyunları

Kobiolu

iç i n

e

Vi -

bilgisayar

özel

bağlantı

soketleri . Sorulonnız

telefonu

için, 900 16 40 36 no.'lu ücretsiz

arayabilirsiniz.

PHILIPS


''Güzel! Bu hepimiz için yeni bir banka demek.''

_ . . . .__

1

Denizbank, değişen dünyanin, değişen Türkiye'nin şartianna uygun olarak yeniden yaplland1: Denizbank yeni döneminde, bütün sektörlere uluslararasi standartlarda 'uzman bankaciiik hizmetleri' vermeye hazlf. Genç, dinamik profesyonellerden kurulu uzman kadrosu, Türkiye üzerine yaylimlŞ şubeleri ve modern bankaciiik donanimly/o Denizbank, şimdi herkes için 'yeni bir banka' demek. Denizbank'la güçbirliği yap1n, gücünüze Denizbank '1n gücünü kat1n.

UZMANLA

GÜÇBİRLİGİ


Uznıanla

· hazır nı

·· ın ız

irliğine

?


Türkiye'de yasalar Lotus'tan yana: Kopyalamayın! Kopyalanmış Lotus ürünlerini kullanmayın! 14 Haziran 1991 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ile, yazılım ürünlerinin kullanım h akları yasal güvenceye kavu şturuldu . Bili şi m Suçları Yasas ı

Yasaya göre. yazılım dünyas ının öncü kuruluş u Lotus Development Corporation ürünlerini kopyalamak ve kopya l anm ı ş ürünleri kullanmak artık suç. Korsan ve kopyaprogram satanlara, 2 yıldan 6 yıla kadar hapis. 5 milyondan 50 milyona kadar ağır para cezası uygulanacak.

1986'dan beri Lotus Türkiye Distribütörü Portaş. Lotus ürünlerinin lisanssız ku ll anım ı sonucunda doğacak yasal yükümlülükleri bir kez daha hatıriatmayı görev sayıyor. Ayrıca. Lotus'tan sürekli destek alabilmek, yeni uyarlamaları kolayca edinebilmek. programlardan daha iyi verim sağ l ayabilmek ve li sanslı kullanırnın avant aj l arından yararlanabilmek için herkesi orijinal Lotus ürünleri ni kullanmaya çağırıyor. Unutmayın , artık Türkiye'de yasalar Lotus'tan yana! Lotus, lisanslı kullanıcılardan yana!

Türkiye Distribütörü

DI Ş PAZARLAMA ORGANiZASYON VE TA:'IIITIJ\1 A.Ş. Tel: 11) 280 13 SI (7 ha tl İ ST A\lll'L: A) kcr A .Ş. Td: 111274 23 lXI. A)dın I'Ji.ırlaına Td · 111 27.\ 72 42. Pkknın A.Ş. Tel: 111266 71 +1. Burolink A.Ş. Td : 1112.10.12 2X. lfa A.Ş . Td: 11126'! .1'1 19. Tcpuın A.Ş . Td: 111240 69 .\S. ~1 ikru'i'ıcın A . Ş . Td: 111272 ll lXI. TcknoJata A.Ş. Td : til 2.11121140. bııer A.Ş . Td : ll 1275 10 lXI. ),ıanbul Patariama Tel: 111275 72 42. Ponaı .-I.Ş . Td: ti12XO 13 .\1 A\KARA : Anı Yaliiım Td: 141 2.10 61 90. Elik Bılcı'"'·" Td : 141446 51 97. fl~lır;A.Ş . T<i ·ı 4 14 2.\8.12.\. Yukıek.-\.Ş Td ı4ı4iss292 İD!İR : A1ker A . Ş Td: i.\1 1 19 47 41. Anı A . Ş . Td : ı.\1121 51 4.\. hac.-\.Ş . Td: (.\l i 6.1 OJ 75 BL"RSA : A1 ka A.Ş. Td : 124127 90 69. ~h nma A.Ş . Td : 1241 15 1.\ lXI ESKİŞE iliR : A1ker A . Ş . Td : 122 11 4 72 15 KO\YA: A1ker .-I . Ş . Td : 1.1.1115 6-l 06 KOCAELİ ; Alınura A .Ş . Tel: t21i 1_2 59 11 AlT IYeıki li Eğ ilim \lcrkczleri l : !stanbul : Enter A. Ş . Td : 111275 10 .lXI. ~1 ikrılli.tcnı A.Ş. Tel: 111272 11lXI. Ponaı A. Ş . Tel: ( 11280 1.151. Ankar.: Yuktck A.Ş . Td: HH 18 82 92. !zmir: A)kcr A. Ş . Tel : (.\1 119 47 41


... Lütfen dikkat. .. Attention please ... Bitte Achtung ... Attention s'il vous plait... AKTiF BANKACillK

Only

Yapı

Yapı

Kredi ATMs (Automated

Kredi'nin "24 saat

anlayışının

Teller Machines) are at your service in

ürünü olan Telebankalar,

Turkish airports. Furthermore only

havaalanlarında

Yapı

hizmetinizdedir.

Kredi ATMs are connected to

VISA. MasterCard/Eurocard

Yalnızca Yapı

international ATM network.

Kredi'nin, Türkiye'nin

Genç Telecard ve Yapı Kredi kredi kartı

Kredi ATMs located in

the arrival halis of istanbul

sahipleri yararlanabilir .

. Atatürk. Ankara Esenboğa. izmir Adnan Menderes.

istanbul Atatürk. Ankara Esenboğa, izmir Adnan Menderes. Dalaman.

Dalaman . Antalya and Adana

Antalya ve Adana

airports. Yapı

da günün 24 saati

6 büyük havaalanında sunduğu bu "özel hizmet''ten tüm Telecard,

You may obtain instant cash from Yapı

bankacılık"

havaalanlarının

iç Hatlar Geliş Terminalleri 'nde, Türkiye 'nin dört bir yanında ve

Kredi ATMs are alsa available

24 hours a day. at 400 convenient

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde

locations in Turkey and the Turkish

bulunan 400 Telebanka'dan dilediğiniz

Republic of Northern Cyprus.

an para çekebilir, para ya da çek yatırabilir. havale yapabilirsiniz.

Have a nice flight.

iyi uçuşları

" Yapı

Dünyası " nda VAPI~ KREDJ• ş ı a y ı n . '""' ' yaşayın! "hizmette Sınır yoktur"

Siz de Kredi imkanlar y a a m a y a b a Telebanka rahatlığını

ş


KUSURSUZ BİR BEDENDE yARIŞÇI BİR RUH. İNSAN ELiNDEN ÇIKMA EN MÜKEMMEL YAPILARDAN BİRİ. SOYLU ÇİZGİLERİNİN UYUMUNDA BÜ-

TÜNLEŞEN TUTKU, KUSURSUZLUGA ULAŞ­

MA ARZUSU. VE, KALBiNDE GiZLENEN OLAGANÜSTÜ GÜÇ KAYNAGI. YARIŞ OTOMOBiLi MOTORLARININ DOGRUDAN UZANTISI, SIRADIŞI BİR MOTOR. KUSURSUZ BİR BEDENDEYARIŞÇI BİR

RUH. PEUGEOT 605. ONUNLA

TANIŞMAK İÇİN LÜTFEN RANDEVU ALIN. İSTANBUL 174 99 24- 346 20 14 ANKARA 127 68 28/29 İZMİR 19 87 73

p[[

PEUCiEOT 605

OTOMOT IV A S

OT O 1\1 O H i 1. ll E

" K A 1. 1 C I

(; Ü Z E 1. I. i (; i "

A R AY IN.

1' E ll ı; E OT .

A V R U I' A ' N I N ( ; ı.; Ç 1. U

A R S I. A N ' I .


When it comes to household appliances, National has become the brand name people trust for innovation and reliability. And that's not going to change. Wrth easy operation and convenient features, National remains commrtted to designing products that will make your home life more comfortable than ever. ~~!!!!!!~

You can sav that again

â&#x20AC;˘

lC

N(MI, the people who make the time you spend at home more enjoyable with National household appliances, offer you the incomparable precision of Panasonic audio and visual electronics. Wor1d-famous as the choice of people who demand the best in electronics, Panasonic is the name you can trust for your listening and vievving pleasure.

Nationai/Panasonic


When You

Evden

AreAway

Uzakta Olduğunuzda,

From Home,

Sadece ... ****

***** HOTEL ANTALYA DEDEMAN

HOTEL ANKARA DEDEMAN Büklüm Sokak 1. Akay 06660 ANKARA Te1:(4) 11 76200Tix: 42408DEDE-TRFax:(4) 11 762 1-+

Lara Yolu 07100- ANTALYA Tel: (3 1) 21 39 30- (3 1) 21 79 !O Tix: 56047 OTDE -TR 56049 RİDE- TR Fax: (31) 21 38 73

*****

Yıldız

***** HOTEL NEYŞE HİR DEDEMAN

HOTEL ISTA NBUL DEDEMAi\ Posta Caddesi 50. Esentepe- 80700 1ST A~Bl L Tel: (1) 174 88 00 Tl x: 282 17 MKD-TR Fax:(!) 1751100

H

o

Nevşehir- Kayseri Yolu NEYŞEHİR Tel: (485) 19900 Tlx: 49719 DDMN-TR Fax: (485) 12158


BiR ŞEHiR 1 A SPECIAL CITY

Chris Hellier explores the monuments in central Anatolia's city of the Seljuks. lyıng

on the southem of the centı·al Arıatolıan plateau. ıs ı·enowned as the ıty of the whırlıng deıvıshes and as an ımpoı1ant pılgrımage center for devotees and adnıwers of Ce lalad dın Rum ı, o ı· Mevlana. founder of the 13 th century order of dervıshes. One of the oldest cont ı nuo usly ın habıted places in the world. Konya ıs also the most ımportant center of Selıuk aı·chı tecture ın Turkey. And d ıs played ın the cıty's aı-chaeolog ıcd l museum are several surpnsıng remnants of its classıcal past. Lıke many ofTurkey's pı·ncıpaltowns and cıt ı es Konya's early hıstoıy ıs clouded ın mysteıy and legend. Nearly 400 year:; ago the Hıtt ıte s called the cıty Kuwanna. To the Phıygıans rt was Kowan ıa. the fiı:;t area to appear after the grcat fiood. T oday though. it ıs the Se lıuks of Rum whose presence ıs most elear-Iy felt ın the cıty's rıchly carved mosques. mausolea. and medreses. or theologıcal colleges. In theıı- new capıtal the Andtolıan Selıuks. pı·edecessoı-s and close cousıns of the Ottoman s. developed a hıgh standard

K

nya.

rı nge

of stone and wood craftsmanship. Rich relıef carving decorated mihrabs. oı· prayeı· ıııches as well as the facades of buildıngs. whıle elaborate wood carving reached its peak ın doors. pulpits and Korarı stands. In the ceramıc arts much use was made of color. particularly turquoise. black. brown and lapis lazulı. The most remarkable use of tıled decor ıs seen ın the roof of Mevlana' s tomb, whıch. because of ıts religious associatıons as well as ıts unique architecture, is undoubtedly the most im portant building in Konya. In front of the museum is a spacious couı1yard wıth several fountains and 16th centuıy tom bs; insıde, the sarcophagı of Mevlana. members of the famıly and close disciples are draped in velvet shrouds. The complex looks paı1ıculaıiy impressive when lit up at night durıng the holy month of Ramazan. Although Mevlana's tomb dates from the Selıuk era. ıts assocıated mosque and the nearby Se lı m ıye Mosque. are later· Ottoman additıons. The cıty's other great Selıuk buıldings stand a kılometer away. at the far end of Konya' s main ....

All year raund pılgnrns vrsJl the Mevlana com(llex (above and le(t). Mevlana Türbesi'nin dindar ziyaretçiler/e turistler birarada (solda). Ramazan gecelerinde ışıklandmlmış haliyle Mevlana Türbesi ve hemen yanındaki Selimiye Camii görülmeye değer. girişinde

l l SKYLIFE 12 199 1

Mevlevi dervi,lerinin mekan•; ince ince i'lenmi' camileri, medreseleri, külliyeleri ve türbeleriyle tipik bir Selçuklu 'ehri olan Konya'yi Chris Hellier anlat1yor.


rta Anadolu platosunun güney sınınnda uzanan Konya, dış dünyada Mevlevi dervişle­ rinin şehri olarak tanınmakta. 13. yüzyılda Mevlevi tarikatını kurmuş olan Mevlana Celaleddin-i Rumi'nin müritleri ve hayranlan. hacca gider gibi akın akın ziyaret etmekteler bu kenti. Konya aynı zamanda dünyanın kesintisiz olarak iskan ed ilmi ş en eski şehirlerinden biri ve Türkiye'de Selçuklu mimarisinin en önemli merkezi. Konya Arkeoloji Müzesi'nde sergilenen ilginç tarihi kalıntılarsa. kentin klasik çağiara kadar uzanan geçmişi ne tanıklık etmekte. Türkiye'deki hemen her önemli yerleşim merkezi gibi. Konya'nın da kuruluş öyküsü sırlar ve efsanelerle bezeli. Hitit-

O

!erin 4000 yıl kadar önce bu kente Kuwanna adını verdikleri biliniyor. Frigyalılar içinse burası büyük tufandan sonra ortaya çıkan ilk kara parçası. yani Kwonia. Ama bütün bunlar bir yana. ince ince iş­ lenmiş camileri. medreseleri. külliyeleri ve türheleriyle Konya herşeyden çok Anadolu Selçuklulannın damgasını taşımakta . Osmanlıların selefi ve yakın akrabası olan Anadolu Selçukluları yeni başkent­ lerinde üstün bir taş ve ahşap işçiliği geliştirmişlerdi. Bina cephelerini ve cami mihraplannı zengin rölyefler süslüyor, girift ahşap oymacılığı, kapılarda, kürsülerde ve rahlelerde donığuna ulaşıyordu. Çini sanatı ise başta türkuvaz. siyah. kahverengi ve lapis lazuli olmak üzere bir renk egemenliği yaşamaktaydı.

Mevlana Türbesi'nin çatısındaki çiniler, dekorasyanda çini kullanımının en kayda değer örneğini oluştunnakta. Bu türbe, dini anlamının yanısıra kendine özgü mimarisiyle de Konya'nın en ünlü yapısı olarak kabul edilebilir. Müzenin önündeki geniş avluda çok sayıda çeşme ile 16. yüzyıldan kalma mezarlar, iç mekanda ise Mevlana'nın aile üyelerinin ve önemli müritlerinin kadife örtülere bürünmüş lahitleri yer alıyor. Altı bölümden oluşan müzede, Mevlana ve Mevlevilikle ilgili çok değerli yapıtların yanısıra el yazması kitaplar. ünlü Osmanlı hattatlarının eserlerinden örnekler, halı­ lar, kilimler ve kumaşlar sergileniyor. Özellikle Ramazan gecelerinde ışıklan­ dırılmış haliyle bu yapı gerçekten görül12 1991 SKYLIFE

23


street. Here, the Büyük Karatay Medrese. the Ince Minare Medrese, the Alaaddin mosque and the ruins of a Selıuk palace are clustered areund an ancient hillock. the Alaaddin Tepesi. now the city's principal park. The impressive bulkof the Alaaddin Mosque, bui lt by the Seljuk Sultan of Rum, Alaaddin Keykubat 1. lies on the northem Ilan k of the Alaaddi n mound. Completed in 1221, it is an Arab influenced mosque. designed by an architect from Damascus and reflects the international dimension of the Iate Seljuk period when craftsmen traveled between Anatolia. Persia. lı·aq. Egypt and Syria. T he mosque also incorporates elements of the city's classical past. Within, stands a forest of 42 classical columns with Roman or Byzantine capitals, reused from earlier buildings. The Alaaddin mosque looks out over the Büyük Karatay Medrese, now a ceramic museum. to the north. Bui lt 30 years after Keykubat's mosque, the medrese is a more typical Seljuk building with a magnifıcent marble doorway. sculpted with deep stalactites and interlacing designs. Inside. the main dome is decorated with Seljuk blue tiles

24 SKYLIFE 12 1991

ıneye d eğe r .

mar

Mevlana Türb es i Selçuk lular zamanında yap ılmı ş olmakla birlikte , türbeye bağ lı cami ile hemen yanındaki Selimiye Camii Osmanlı dön e minin ese rle ri. Selçuklulardan kalma diğer önemli yapılarsa bir kilometre kadar ötede Konya ' nın ana caddesinin öteki ucunda yükseliyor. Bugün kentin en büyük parkı olan yığına Alaadelin Tepesi'ni çevreleyen bu yapılar, Büyük Karatay Medresesi, Ince Minare Me clresesi, Alaadelin Camii ve yıkınt ı halindeki Selçuklu Sarayı. Alaadelin Tepesi'nin kuzey cephesinde, Anadolu Selçuklu Su ltanı I. Alaadelin Key kubat tarafından yaptırılınış olan Alaadelin Camii var. Arap etkileri taş ıyan bu iri kütleli caınini n, planı Şaın lı bir mi-

lında tamamlanmış. Zanaatkarların

tarafından çizilmiş

ve

yapıını

1221 yı­ Ana-

dolu, İran , Irak, Mısır. Suriye arasında ınekik dakueluğu Geç Selçuklu Döne mi'nin ulu s lar arası boyutunu yansıtan Alaadelin Camii şe hrin klasik geç mi ş in ­ den ele un surlar içerınekte: Iç mekanda daha eski binalardan alınm ı ş, Roma veya Bizans s ütun ba ş lı klı 42 kla sik sütu n birbiri ardınca sıral anıyor. Daha kuzeyde, Alaadelin Camii'nin biraz aşağ ı sıncla, bugün seramik müzesi olarak kullanılan Büyük Karatay Medresesi bulunmakta. Keykubat'ın camiinden 30 sene sonra inşa edilmi ş olan medrese, derin sarkıtlar ve içiçe girmiş motifle rle örülü muhteşem merın e r kapısıyla, camiye nazaran daha tipik bir Se lçuklu


Once the capital of the Seljuks, the whole city of Konya remains asa museum to the art and culture of the medeival dynasty.

inscribed wit h the names of the first four caliphs. An im portant collection of Seljuk ceramics is on display. ıncluding t iles salvaged from the sites of the Seljuk palaces of Konya and Beysehir. the later buılt on a smail isiand in Beysehır Lake by Sultan Keykubat 1. To the west of the Alaaddi n mound stands a slıghtly later buildıng. the Ince M ın are Medrese, now a m use um of wood and stone carvıng. The elaborate doorways. swamping the sornewhat

modest buılding behind, and its decorative program of complex geometric motifs and intertwined patterns is even more omate than the Karatay Medrese. In 19 14. the Frene h writer Maurice Barres. passed through Konya and deseribed the Ince Minare Medrese as remındıng him of Moorish architecture ın Spa ın . "The Ince Mınare Medrese." he wrote. "whose ogıval portal. fonmed by two stone bands bordered with arabesques. reminds me of somethıng Hispano-Moorish, of a decoration that 1 have already seen at Valladolid, at T oledo. lt only lacks a coat of anms ... " T oday. Ince Minare, or the slender minaret is something of a misnomer. The minaret is not so slender, more a truncated stump. In 190 1 its top half was struck and felled by a bo lt of lightening! The elaborate medrese was among the last of the Seljuk buildings to be bu ı lt in Konya. Until the middle of the 13th century it remained a prosperous city but after the Seljuks were defeated by the Mongols near Erzincan in 1243. Konya began to decline. By the 14th century it was partly ruined and was finally absorbed into the growing Ottoman empire in the 1460s, a decade after the conquest of Constantinople by Mehmet the Conqueror. T oday. the city is prosperous again. Konya is one of the few provincıal cities where a metro system is currently being bui lt. Over the last decade its ırreplaceable Seljuk buıldings and museums of Seljuk artifacts have been getting a face-lift. And conservatıve Konya has become an important destination for tourists as well as pious pilgnms. •

ratay Medresesi'ni bile geride bırakıyor. 1914'de Konya 'ya yolu dü şe n Fran s ız yazan Maurice Barres, Ince Minare'yi Ispanya'daki Arap mimari ese rl e rin e be nz e tıni ş. "İnc e Minare Medr eses i'nin arabesklerle bezeli iki taş şe ritten olu şan s ivri ke ıne rli kapısı bana Arap- İspanyol yapılarını, sanki daha önce Vallaclolicl'cle Toledo'da görmüş o lduğum bir süsleıneyi anımsatt ı " diye yazıyor Barres; "bir tek soyluluk arması eksik .. ." Aslında bugün Ince Minare ismi pek ele uygun bir isim s ayılmaz. Çünkü 1901'de dü şe n bir yıldırım minarenin üst kı s mını alıp götürmü ş ve Ince Minare'den geriye tıkız bir kaide kalmı ş! Bu süslü medrese, Se l ç ukluların Konya'da in şa e ttirdiği son birkaç eserden biri

oldu . 13. yüzy ılın ortalarına kadar ınü ­ re ffeh bir şe hireli Konya; fakat Se lçukluların 1243'de Erzincan yakınlarında Moğollara yenilmesiyle birlikte Konya'nın da gerileme dönemi ba şladı. 14. y üzyılda bü y ük öl ç üd e yıkılan şe hir, nihaye t 1460'1arda Fatih Sultan Mehmet'in lstanbul'u alına s ından on yıl kadar s onra Osmanlı İmparatorluğu'na dahil oldu. Bugün karş ıınııda yine zengin bir şehir var. Konya , metro şe b e k es i in ş a e dilmekte olan bir kaç taşra kentinden biri. O benzersiz Selçuklu mimari eserleri ve Selçuklu el ürünlerini içeren Konya ınüzeleri son on y ılda restarasyana kavu ş mu ş bulunuyor. Ve muhafazakar Konya bugün din yolundaki zenginler kadar turistler için de cazip bir hedef. •

Konya ıs the center of the Mevlana dervish sect (below left). The porta/ of the Ince Mınare Medrese typı{ies the Seljuk style of stone carvıng (left). In the museum. the relıefs on a sarcophagus ı//ustrate the 12 labors of Hereules (rıght). 13. yüzyılda yaşamış tasawuf adamı Mevlana Celaleddin-/ Rumi nin izindeki Mevievi dervişleri bugün de aynı şevkle dönmekte (solda altta). ince Minare Medresesi görkemli kapılarıyla dikkati çeker (solda) . Konya Arkeoloji Müzesi'nde sergilenen bu lahit gibi tarihi kalıntılar ~ kentin klasik çağiara ~ uzanan geçmişine tanıklık eder (sağda). ~

yap ı sı.

Ana kubbenin iç yüzeyi, ilk dört halifenin isimleriyle bezeli Selçuk mavisi çinilerle elekore edilmiş . Müzede, Konya Sarayı'nın çinilerini ve Sultan I. Keykubat'ın Beyşehir Gölü üzerindeki küçük bir adada yapt ırmı ş olduğu B e y şe hir Sarayı' ndan kurtarılahiimiş çinileri de içeren bir Selçuk çinileri koleksiyonu var. Alaadelin Tepesi'nin batıs ınd a, bugün ahşap ve ta ş oymacılığ ı müzesi olarak değerlendirilen Ince Minare Medresesi y ük se li yor. Büyük Karatay Medresesi'nden kısa bir sü re sonra inşa edilen ve aslında ınütevazı bir bina olan Ince Minare Medresesi, gö rkemli kapılarının gölgesinde kaybolmuş gibi. Geometrik motiflerden ve içiçe geçmiş desenlerden oluşan süsleme üslubu ise, karmaşıklıkta Ka-

12 1991 SKYLIFE

lS


TV' u, projeksiyonu, tepegözü,

slaytları, kağıtları ... Unutun!

Prezentasyonda ELECTROHOME çağı ya§amyor. Artık prezentasyonlarınızda TV'u~

projeksiyonu~ tepegözü~ slaytları~ kağıtları. ..

Unutun! Her türlü prezentasyon ortamını ELECTROHOME'la yaratın~ çağı

yakalayın. İşinizin kalitesini~

prezentasyon kalitenizle bütünleyin.

ELECTROHOME BÜYÜK PERDE PROJEKSiYON SİSTEMt video veya bilgisayarla hazırlanan görüntüleri direkt olarak büyük perdeye yansıtır. Prezentasyonlara büyük işleme kolaylığı~ yüksek teknoloji ve dinamizm getirir. Tüm ayrıntıları -oda ışığında bilemükemmel bir görüntü kalitesiyle aktarır. Açma-kapama~ tüm renk~ ışık ve netlik ayarları elektronik ve uzaktan kumandalıdır. Bugün hemen bizi arayın. Size bir. prezentasyon yapalım. Büyük ekran prezentasyon dünyasını siz de keşfedin.

Türkiye Yetkili Satıcısı

MBS BiLGiSAVAR

Hizmetleri ve Tic. LTD . ŞTi. Büyükdere Cad. 4/ 7 Şişli-istanbul Tel : 131 80 08 - 13415 66 Fax: 140 36 64


Bir yatırıma hazırlanırken .. . Yeni satış olanakları ararken .. .

Hayal gücünüzü Yatınmınızı

tasarlarken, finansman konusu hayal gücü-

sınırlamayın! donanım satıyorsanız, müş­

Iabilecek makine ya da

nüzü sınırlamasın. İstediğiniz makine ya da donanıını

terilerinize İnterlease'den finansal kiralama yapma-

size en uygun koşullarla elde edebilirsiniz.· Üstelik öz

larını

kaynaklarınızı

kirayla öder.

lanmadan! mek ... nakit

zorlamadan ve kredi

Yapacağınız

Yatırımınız akışımza

tek

şey,

için gereken

olanaklarınızı

projenizi

aracı

alıp

biz satın

kul-

peşin satış yaparsınız,

onlar

Finansal Kiralama

AŞ,

bize gel-

alalım,

siz

Interlease

uygun bir kira ödemesiyle kullanmaya

başlayın. Ayrıca, çeşitli

önerebilirsiniz. Siz

kurumsal

vergi avantajlarından yararlanın .

bir yan

Uluslararası

bankacılığın

kuruluşudur.

önde gelen ismi Interbank'ın

yaygın uluslararası ilişkilerinden Satış

olanakları

yöntem lerle

yararlandığı

ararken, hayal gücünüzü bilinen

dışında

sınırlamayın. Eğer yatırımlarda kullanı-

Cum huri ye t Caddesi 20, E lmad ağ. 80200 istanbul

Tel: (1) 141 44 85

o

14 1 2 1 86

içindir ki,

yalnızca

Interbank'ın

kaynaklarından ,

ve deneyiminden

yurt içinde

değil,

yurt

da etkin hizmet sunar.

o

141 19 75

Faks: ( 1) 148 15 65

Teleks: 3 11 9 1 ibk ır


PORTRE 1 PROFILE

PEKINE LLER.

1 1

The Pekinel Twins Cemal Reşit Rey Konser Salonu Yönetmeni ve müzik eleştirmen i Filiz Ali, dünya çapında üne sahip Pekinet Kardeşlerin başarısının sırrını araştırıyor.

anat e l eştiri si. siyaset e l e~tiri sine benzemez. Sanat. özellikle de müzik , siyaset kadar net (izgi lerle anlatılamıyor ne yazık ki .. He le müzik; müzik eği timi görmemi~ kişiler için bir muamnıa, gizler ve sisler diyarında bir gezintidir sank i. Bu durumda eleştirmenler. müziği an latabilmek için müzik dışı mdaforlar bulma yoluna giderler. Kuşlar. böcekler, ıslak sonbahar yaprakları. sisler arasından süzülen güneş ışınları, parmaklardan dökülen çağla­ yanlardan söz e dilir; doğrudan müziğin kendisinden söz edileceğ in e. Pekineller söz konusu olduğunda da bakıyoruz ki hep metaforlar ve süperlatiller uçuşuyor sat ırlarda . Onlara kusur bulmak olası değil. Miizisyenlikleri, piyanistik ustalık­ ları. disiplinleri, şaşmaz beraberlikleri. dinamizıııleri. karİyer konusundaki titizlikleri, meslek ahlakları, ödün vermeyen sanatçı kişilikleri yanında ~ıklık, zarafet ve çekicilik leriyle de müzik çevrelerini olduğu kadar müziğe uzaktan bakan kamuoyunun bile hayranlığını kazandı Pekinel Kardeşler. Gerek iç gerekse dış basında Pekinel adı beraberinde hemen "Süperlatif'leri de getiriyor: "En iyi beraberlik", "en berrak teknik, en saydam tu şe .. " gibi "en"li sözcükler bunlar. 1991 yılının Ekim ayında Cemal Reşi t Rey Konser Salonu'nda, Yapı Kredi Bankası tarafından düzenlenen konserlerde Württeınberg Oda Orkestrası eşliğinde ve jörg Faerber yönetiminde ].S. Bach'ııı BWV 1060 iki piyano kon-

S

18 SKYLIFE

ı

2

ı99 ı


çertosu ile Camille Saint-Seans'ın yine iki piyano ve orkestra için "Hayvanlar Karnavalı" adını taşıyan süitini yorumlayan Pekineller için, yine "en"li sözcüklerden başkasını kullanmak o l ası d eğil. En iyisi konserler hakkında ne düşündüklerini kend ilerine so r malı demey e kalmadan Süher, "Sen son akşam dinlemedin bizi. kaçırdın. Çünkü e n iyi o akşam oldu . Orkestra bizim istediğimi z tempoları aldı ve bu sefer herşey kusursuzdu." dedi. Birelen Pekinellerin asıl sırrını çözdüğ ü mü anlayıverdim . Dilimizin ucuna neden hep "en" sözcüğünün gelive rdiği­ nin yanıtını buldum yani kısacası. Pekineller, çok ender müzisyenin yakalaclığı, aslında müzik sanatının şah damarı olan bir öğeyi yakalam ı şlardı. Yani , "tempo"yu yakalaınıştı onlar. Müzikte, başka sanat dallarında da d eğişik biçimlerde var olan estetik ölçülerin başında " müziğin doğal iç temposu" geli r. İ şin ilginci. bu "iç tempo" bir duygudur. bir sezgidir; öğ­ retilemez ama araştırarak, deneyerek ve sezgilerle bulunur o ölçü . Daha da vahimi bu "iç tempo" sanatçının kendi "iç temposu" ile her seferinde değişebilir. Güher ve Süher'in aralannda daha doğuştan var olan i l etişim sayesinde yorumladıkları ese rlerin iç te mposuyla . kendi iç tempolarını daima üstüste g e tirm e le ri bence bu işi n sırrı. .. Örneğin Bach'ın iki piyano konçertosunu da Saint - Saens'ın "Hayvanlar Karnavalı " nı da yüzl e rc e kez dinl e miş olabi li rsiniz. Peki o zaman ne d e n Pekineileri dinlerken bu eserleri sanki ilk defa· dinliyor g ibi hey e canlanıve riyor­ sunuz? Çünkü, Pekineller el attı k l arı her eserin iç dinamiğini, iç temposunu k eş­ federek size yeni bir serüven yaşatıyorl ar da ondan. Hiçbir şeyi şansa b ı rakmadan sürekli sorgulayan, süre kli araştıran , sezgi ve duyg u ları n ı sağlam bilimse l veriler ve temeller üzerinde güçlendiren Pekinell e rin ne den dünya çap ı nda oldukl arını anlamak güç d eğil artık. . . •

Filiz Ali e xplores the secrets of the intuitive communication between Turkey's musical sisters that has brought them world recognition. n art eritic does not resemble a political cntic. Unlike politıcs. art. and especıally music. cannot be deseribed ın clear. unemotıonal language. For those who do not have a musical educatıon . musıc can seem like an enigma. a vayage in the lan d of mystery and fog. Ct-itıcs. to help explain the ari form often tum to non-musrcal metaphors of birds. ınsects. wet autumn leaves. sunlight filter·ed thr-ough fog. waterfal ls. and so on ınstead of directly dıscussıng the musrc. When the Pekinel twin srsters. Güher and Süher. are the subject. metaphors and superlatives are the rule. lt ıs impossible to find fault wıth them: the Pekinels have won the admiration of both musical cırc l es as well as the general publıc. Their musıcıanshıp. mastery of the piano. dıscıplıne. unıty. dynamism. career plannıng. professıonal ethics. style. elegance and beauty make them an unrivaled duo. Both ın the local and intemational press. super·latıves accompany the name of Pekinel. "The best unity." "the clearest technique," "the most transparent touch" are typical of the r·eviewer-s' comments. On October 7. 8 and 9 in Cemal Reşit Rey Conceri Hall under the spansorship of Yapı ve Kr-edi Bankası they played. to wide acclaim. Camille Sarnt-Saens Camival of the Animals Suite for· T wo Pianos and

A

Orchestra and J.S. Bach's BWV 1060 Concerto for T wo Pianos with the Würtemmberg Chamber O rchestra under the directian of Jörg Faerber. The most teliing comment came from one of the sısters. Accordıng to Süher: "The best evening was the night the orchestra adopted the tempo we wanted. That time everything was perfect." 1suddenly understood the essential seeret of the Pekinels and discovered why we always speak of them in superlatives. The Pekinels have captured what very few musicians have: they have captured the heartbeat of mu sic - the tem po. In mu sic. ahead of aesthetic measures which exist in other art forms. comes music's natural intemal tempo. Unfortunately this "intemal tempo" is a feeling. an intuition. a measure which cannot be taught. and which can only be found by expenmentatıon. Even more difficult for· musrcians. this intemal tempo can change at every performance depending on the artrsts' intemal tempo. Thanks to the incredıble ıntuitive and lifelong communication between Gü her and Süher. they are ab le to regulate therr own rntemal tempo with the intemal tempo of the pieces they play. 1think this is their see ret. You may have listened to Bach's double pıano concerto and Saint-Saens' Camival of the Ani ma ls a hundred times, and yet. when listening to the Pekinels play these pieces you are moved as if hearing these familiar compositions for t he first time. By discovering the intemal tempo and intemal dynamism o f the composition. the Pekine i twins with every touch of the keys help you d iseover t he music anew. This ıs the seeret of the Pekinels' success. Leaving nothing to chance. they continuously quest ion. explore and str·engthen the ır feelings and int uit ion all the while grounded in a foundation o f • sound technical expertise. 12 1991 SKYLIFE 19


PORTRE /PROFILE

Güher - Süher Pekinel asik müzik çevrelerinde

ağız

irliği edilmişeesine aynı

ortak örüş dile getiriliyor : GüherSüher Pekinel çiftinin özel bir artistik stil ve yorum yeteneğine sahip oldukları ... Çaldıkları her ortamda aynı etkiyi bıra­ kıyorlar. Öyleki, konserlerinden sonraki izienim daima "kusursuz bir uyum ve coşkun bir haz" oluyor. Annelerinin profesyonel bir piyanist olması nedeniyle daha küçük yaşta piyanoyla tanışan ikizler, ilk konserlerini 6 yaşında verdiler. 9 yaşında Ankara Filarmoni Orkestrası eşliğinde devrin cumhurbaşkanının huzuruna çıktılar. 10 yaşına geleliklerinde ise, müzik eğitimlerini klasik müziğin beşiği olan Alınanya'da sürdürmelerine karar verildi. Frankfurt Musikhochschule ve Paris Konservatuarı'ndaki eğitimlerini Philaclelphia Curtis Institute'de sürdüren ikili daha sonra New York Juilliarcl School of Music'e devam etti. Ünlü müzik adaını Ruclol Serkin 'in daveti ile gittikleri ve iki yıllık yoğun bir müzik eğitimi aldıkları Curtis Institute, dünyanın en seçkin müzik okullarından biri olarak biliniyor. Philadelphia'daki okul ise, 120 yetenekli sanatçıya, aralarında Claudio Arran ve Leon Fleisher gibi isiınierin de yer aldığı ustaların öğrencisi olma şansı tanıyor. 18 yaşında müzik yaşamına bir süre ara veren ikiliden Süher Pekinel Frankfurt Üniversitesi'nde felsefe, Güher Pekinel ise psikoloji eğitimi aldı. Müzikte bugün ul aştıklan noktada kuşkusuz aldıkları bu eğitimin önemli bir payı var. İkiz olmanın getirdiği uyum avantajına sahip olan ikili, a l dıkları bu iki yıllık eğitim sırasında kendi yeteneklerini daha iyi tanıma fırsatı bularak, bugü nkü mükemmelikierine ul aştılar.

Güher-Süher Pekinel ikilisinin, ABD, Almanya, İtalya ve Fransa'da düzenlenen pek çok ul uslararası yarışınada beraber veya ayrı ayrı kazandıklan öclüllerin yanı­ sıra , 1978'de Bratislava'da Unesco Müzik Haftası kapsamında A l manya'yı temsil

Des Animaux" ve Francis Poulenc'in 2 piyano konçertosunun yer ald ı ğı bir disk, 1990 Aralık'ında piyasaya çıktı. 1991 y ılı nda ise piyano için bütün Mozart eserleri ile Mendelssohn-Bartholdy eserlerinin kayıtlan yapıldı. İkili kayıt sırasında da en az konserlerindeki kadar titiz davranıyorlar. Bu nedenle de kayıt, önceki provalar hariç 80 saat sürüyor. Piyanoları her iki saatte bir yeniden akort ediliyor. Pekinel kardeşler , müzik yaşamların­ daki kusursuz beraberlik ve uyumlarını özel hayatlarında da gösterınek iddiasında değiller. Tam tersine, her ikisi de özel

ederek kazandıkları birincilik ödülleri var. Berlin Filarınoni, New York Filarmoni, Los Angeles Filarmoni. Ingiliz Kraliyet yaşamlarında olabildiğince bağımsız Filarmoni ve Ingiliz Oda orkestralarıyla davranma yanlısı. Bunu, müzikteki yaraçok sayıda başarılı konser veren ikili, tıcılıkları ve başarıları için vazgeçilmez bir kural olarak görüyorlar. 1984 yılında Karajan'ın davetiisi olarak ünlü Salzburg Festivali'ne katıl dı. 1987'nin ortalarında Almanya'dan Güher-Süher ikilisi konser sırasında ayrı larak İsviçre'ye yerleşen ikili, Zürih piyanolarını alışı l agelenden farklı biçimde yakınlarında Oetwil'de göl ve orman yerleştiriyorlar . Diğer pek çok piyano manzarasına sahip çok güzel bir evde birlikte yaş ıyorlar. Dış görünüşle rindeki ikilisi piyanolarını birbirlerini görecek şekilde karşılıklı yerleştirirken, Pekineltıpatıp benzerlik karakterlerine yansıler, yanyana ve bir metre arayla yerleşmamış. Süher Pekinel akşamları yatağa tiriyorlar. Onların birbirlerini görmek gibi erken girmeyi severken, Güher Pekinel fazladan bir çabaya ihtiyaçlan yok; bu da gece yanlarına kadar oturmayı tercih ediikiz olmanın bir avantajı olsa gerek. yor. İş yaşamında da daha dışa dönük Eserlerini daha çok Mozart, Menolan Güher organizasyon işlerini üstledelssohn, Brahıns, Schubert, Debussy, nirken, Süher daha çok finansal işlerle Strawinsky ve Lutoslawski'den seçen ikili, ilgileniyor. kimi zaman partisyanları değişerek çalsa 1 Ekim 1991 gecesi Viyana Festivali da dinleyiciler bunu pek farketmiyor. kapsamında bir konser veren ikiliye 1988'in son aylarında hazırlanıp 1989'un Viyana Oda Orkestrası eşlik ediyordu. ilk aylarında piyasaya sürülen diskleri, Bach ve Mozart'ın "Üç Piyano Için" besklasik müzik severleri bir hayli memnun teledikleri konçerto larda üçüncü piyaetti. Daha önceleri Deutsche Gramnoyu orkestranın şefi Philippe Antremont mophon ile çalışan ikili, Teldec firması ile çalıyordu. hazırladıkları ilk diskte Bela Bartok'un Yazıınızı, bu konserden sonra Viya"İki Piyano Ve Vurmalı Çalgılar Için na'nın en önemli gazetelerinden birinde Sonat"ı ve George Gershwin'in "3 Preçıkmış olan bir eleştiri yazısı ile noktalalüd"ünden başka Paul Mc Kibbins ve yalıın. Die Press'in müzik eleştirıneni Roberts Philips'in piyanoya uyarladığ ı Eelith ] achimowics imza lı yazı şöy l e Bernstein'in ünlü "West Side Story"sinin bitiyor: senfonik dansiarına da yer verdi. Disk, "İki Steinway, bir Bosendorfer markalı klasik müzik eleştirmenle- Müzikteki kupiya_noya karşı. .. Ama ara-dakı kontrası sadece ensrinden on üzerinden dokuz aldı. sursuz berabertrumanlardan kaynaklanmı89-90 sezonundan önce yordu. Pekinel kardeşl erin Amadeus Mozart ve Franz liklerinin aksine, çalış l arında vurgulanan Sc h u b ert'in eserlerinden özel y aıamlaberrak lı k ve aralarında tiolwşan yaklaşık 44 dakikalık tizlikle sağladıkları anlaşbir kayda giren ikilinin bu r1nd~ ~ağimSlZ ma, Antremont'un daha çalışmaları, e l eştirmensert stiline çarpınca arada davranmaY! lerden olumlu eleştiriler ilginç kıvılc ı mlar uçuşualdı. İkili daha sonra yine baı ar1lar1n1n yordu. Özellikle Bach'ta .. . Telclec ad ı na Maurice Ama sanatçıların konserin Ravel, Manuel Infante ve vaz~iLmez bütününele sergileelikleri canlı lı k ve müzik yaratma Enrique Granados'un eser- ~ura~l olarak lerini seslenclircli. Son olacoşkusu izleyicileri avucurak Saint Saens'ın "Carnaval görüyorlar. nun içine alıyordu. " •


Güher-Süher Pekinel

T

Berlin Philharmonic, the New York he Pekinel twins have been Philharmonic, the Los Angeles mesmerizing audiences all over the world with the brilliance of their Philharmonic. the English Royal piano playing since their debut in Ankara Philharmonic and the English Chamber at the age of six. Orchestra. In 1984 they performed at the In classical music circles there exists a Salzburg Festıval at the invitation of Herbert von Karajan. unanimous opinion that Güher and Süher Pekinel possess a unique artistic style and During concerts, the twins anrange their interpretive talent. Everywhere they play, pianos in a rather unusual manner. In the twin pianists produce the same centrast to other piano duos. who place impact: "faultless harmony and ebullient the pianos opposite so they can see each delight." other, the Pekinel sisters place their Because their mother was a pianos side by sıde, about one meter professional pianist, the twins started apart, making it ımpossible to see each playing the piano at a very young age. other. Clearly, they have no need to They made their concert debut at the age make any extra elfort to follow each of six, and performed with the Ankara other; this is one of the advantages of Philharmonic Orchestra for the President being twins. of the Republic at n ine years of age. A The sisters have received considerable year later, it was decided to continue their acclaim for their recordings. Formerly recording u nder the Deutsche musical education in Germany, the cradie of classical music. Grammophone label, in early 1989 their The twins studied at Frankfurt fırst recording under the T eldec label was Musikhochschule and the Paris released. Containing Bela Bartok's Sonata Conservatoire, then moved to the United for T wo Pıanos and Percussion States where they attended the lnstruments, George Gershwin's Prelude Philadelphia Curtis Institute and the No. 3, and an anrangement of Leonard Julliard School of Music in New York. Bemsteın's symphonic dances from "West They were invited to the Curtıs Side Story," the recording was awarded a Institute in Philadelphia, one of the most ni ne on a scale of ten from music critics. distinguished music schools in the world, The Pekınels' 44-minute recordıng of by Rudolph Serkin. They studıed there for the works of Mozart and Franz Schubert two years wıth such masters as Claudio also received favorable comments from Anrau and Leon Fleisher. the critics. The twıns have also recorded At 18, the twins took a two year break pieces of Maurice Ravel, Manuel lnfante in their musical education to study at the and Enrique Granados for T eldec. Their University of Frankfurt. where Gü her latest recording, Saint-Saens' Camıval of majored in psychology and Süner read the Animals and Francıs Poulenc' philosophy. Without a doubt. this Concerto for T wo Pıanos, was released in education has played an important role in December 1990. Most recently, the their maturation as musicians. During their sisters recorded the complete Mozart two years at the universıty, the twins pieces for piano recognized more fully the specıal quality of their talent. as independent Either together or singly, ~ private life as Güher and Süher Pekinel have won many international competitions in the United States. Germany, ltaly and France. They represented Germany an essential in the Bratislava Unesco Music Week in 1978 where they were awarded fırst pnze. The twins have given successful concerts with the

condition of their success and creativit in musle.

and the works of Mendelssohn and Bartholdy. The duo behaves as meticulously in recording sessions as they do in concerts. Accordingly, recording sessions, excluding rehearsals, can take up to 80 hours. The pianos are tuned every two hours. The Pekinel sisters are not at pains to show the same faultless harmony and unity they demonstrate in their musical life in their private lives. On the contrary. both of them favor as independent a private life as possible. They regard this as an essential condition of their success and creativity in music. The twins settled in Switzerland in 1987 after leaving Germany. They share a lovely house near Zurich, overlocking the forest and lake of Ostwil. Their exact physical likeness is not reflected in their personalities: while Süher prefers to retıre early. Güher likes to stay up until all hours. Güher, who is more attuned to the outside world in their professional life, takes care of the organizational work. whıle Süher assumes responsibility for their fınances. On October 1, 199 1 the sisters performed at the Vienna Festival with the Vienna Chamber Orchestra. They played Bach and Mozart concertos for three pıanos, with orchestra conductor Phillıppe Antrement playing the third piano. Following the concert, Die Press. an important Viennese newspaper. published this commentary by musıc cntic Edıth jachınowice: "Two Steınways against one Bosendorfer... but the contrast did not stem solely from the instruments. The clarity and sensitivity of the Pekinel sisters contrasted to the harsher style of Antremont. creating a sparkling energy especially in the Bach. Throughout the concert the ebullıent musıcal creatıvity of the artists mesmerized the audıence." •


YOU MA Y LIYE THIS PRIVILEGED PAMPERING, TOO. We offer yo u your expactations with the perfection in a ll it s traditionality, a meticulous care and an impeccablc se rvice . Ju st to make your business and pleasure trips something beyond th e routine, to !et you li ve every single moment to the fu ll e~t of pleasure, complacency a nd privilegc . Starting with the "Special Limousine Service" comfon \tarting a lready at the airpo rt.

HOTEL

ffierit ALTI NEL 1

•lotlolı•Jmtı•rıt

uf '- 1 1 (./UJl/' Ol ( fJ\1/'1'11 \

TEL: 9.4.231 77 60 (30 I.ineq fAX: 9.4.230 23 30 TELEX : 4441'J Eb o ı · Tr .


A NAME OF DISTINCTION ...

AKTEK

Dressing is special only to mankind ... being selective in clothing makes you much more special Your way of behaving makes you distinctive in society ... and so does your way of dressing Being selective in clothing is a must to be always on the peak ... your being selective in clothing shows how self-respectful you . are. AKIN TEKSllL offers you the best way of dressing, as being well a ware of these essential facts. When dressing is in question, be insistent on AKTEK, the best quality cloth ... and always be on the peak, where everybody wants to be but only a few can.

ÇI AKIN TEKSTiL Çırpıcı

Veliefendi Yolu No: 49 34730 Bakırköy , Istanbul-Türkiye Phones: (90-1) 543 64 40 (1 O lines) - 570 27 60 (6 lines) Telex : 28712 akın tr. Telefax: (90-1 ) 583 50 69


MÜZiK 1 MUS/C

VATlKAN'DA "YUNUS EMRE' KONSERI •

Vatican Hears Yunus Emre Oratorio

For those who ıruly lovc

God and

Hıs ways

All the pcople o( che world are brothers and sıs ters.

An abiding faith in humanism illuminates the poetry of Yunus Emre, the great Turkish poet. philosopher and mystic bom 750 years ago. A voice dedicated to peace and ethics, he revelled in the nobility of the human spirit. embracing all of humanity. In recognition of the lasting value of this envoy of love's eloquent ideals, UNESCO proclaimed 199 1 "The International Yunus Emre Year." Celebrations and cultural events marked the observance of the 750th anniversary of the poet's birth. 34 SKYLIFE 12 1991

including concerts, conferences, poetry readings, symposia and documentanes. Special performances of A. Adnan Saygun's Yunus Emre Orato ıio in Haghia Sophia and the Vatican were among the memorable event s of the "Year of Love." On January 15. 199 1, the mystical atmosphere and wonderful acoustrcs of Haghia Sophia was fılled with the inspiring mu sic of the Oratono. performed by the Ankara and Istanbul State Operas under the directian of Prof. Hikmet Şimşek. The 200-person chorus and 100-person orchestra formed the largest musical group ever to perform in Turkey. The work was performed again on September 4, 1991 at the summer

resrdence of the Pope. This special event w as the outcome of an express desire of Pope John Paul ll. the initative of the T urkrsh Foreign M inistry, the efforts of the Vatican Embassy and the support of the Turkish M inistry of Culture. Once again the chorus and orchestra paid tribute to the great Turkish folk poet under the baton of Prof. Şimşek. The Pope called the performance "a moment of profound encounter. of mutual undertanding and friendship," and voıced his appreciation in a brief address: "The mu sic of the Iate Turkish composer, Ahmet Adnan Saygun, provides a rich and lovely setting for the mystical poems of Yunus Em re. This year,


Gökyüzünde lsa ile, Tur Dagı'nda Musa ile Ol Muhamm ed-i Malıbu/,J ile, çagırayım Mevlam seni..

ile 14. yüzyılın olan büyük Türk şair, filozof ve hümanisti Yunus Emre'ye ait yukandaki dizeler onun, bugün hala geçerliliğini ve değerini koruyan felsefesinin en iyi şekilde ifadesidir sanırız: Bütün insanların, hangi inançtan olurlarsa olsunlar tanrı sevgisinde birleş­ meleri ... 1991 yılı -hepimizin bildiği gibi- Yunus Emre'nin 750. doğum yılı olması nedeniyle UNESCO'nun katkısıyla "Yunus Ernre ve Sevgi Yılı" olarak ilan edilmişti. Yunus Emre'yi ve onun düşüncelerini yurt içinde ve dışında tanıtmak için çeşitli etkinlikler, sempozyumlar düzenlendi, konserl e r verildi... Klasik müzik konserlerinden ikisi özellikle önemliydi: Ayasofya konseri ve geçen Eylül ayında Vatikan'da Papa'nın huzurunda verilen konser. Yunus Emre ve klasik müzik denince akla ilk gelen e lbette Yunus Emre Oratoryosu. Geçen Ocak ayı içind e kaybettiğimiz d eğerli bestecimiz A. Adnan Saygun'un be s t e l ediği Yunus Emre Oratoryosu , Türkiye içinde ve dışında yer alan çeşitli etkinliklerin odak 13.

yüzyılın so nları

başlannda yaşamış

Papa konser son rası orkestra üyeleriyle birlikte. The Pope greets the orchestra after the performance of the Yunus Emre Oratorio.

noktasını oluşturdu.

Türkiye'de yapılan 16 seslendirmenin en önemlisi Prof. Hikmet Şimşek yönetiminde Ankara ve İ stanbul Devlet Operalarının verdiği Ayasofya konseri oldu. 15 Ocak 1991'de Ayasofya'nın mükemmel akustiği ve mistik atmosferi içinde Yunus Emre Oratoryosu'nu seslendiren 200 ki ilik koro ve 100 kişilik orkestra , Türkiye'de şimdiye kadar

declared by UNESCO "The Yunus Emre Year" to commemorate the 750th anniversary of the birth of the great T url<ish Muslim mystic, offers us an opportunity to reflect on the major themes of his poetry. Yunus Em re was filled with an awareness of the loving presence of God in the midst of creation. He sang of the universal brotherhood of all human beings and of the power of love to transform human life into a hymn of the praise of God .. .These themes have lost none of the ir importance today. In a society too often closed to life's trariscendent dimension, we need to be reminded of God's living presence and neamess."

müzik etkinliği gösteren en büyük müzik topluluğunu oluşturdu. Yurtdışındaki en önemli etkinlik ise, 4 Eylül 1991 tarihinde Papalık yazlık sarayında verilen konserdi. Papa II. Jean Paul'ün isteği üzerine, Dışişleri Bakanlığı Kültür Dairesi'nin giriş iml eri, Vatikan Büyükelçiliği'nin uğraşıları ve Kültür Bakanlığı'nın katkılarıyla Yine Prof. Hikmet Şimşek yönetiminde gerçekleşen konser büyük ilgi uyandırdı. Müzikten ve Yunus Emre'nin felsefesinden oldukça rluygulanan Papa, konser sonrası orkestranın yanına giderek sıcak bir konuşma yapmıştı. Papa konuşma­ sında şöyle diyordu: "Bu akşam icra ettiğiniz güzel müzikten duyduğum zevki size ifade etmek istiyorum. Sadece müzikten etkilenmedim. Yunus Emre'nin derin dinsel şiirin­ den de çok duygulandım. Merhum Türk bestecisi Ahmet Adnan Saygun'un müziği Yunus Emre'nin mistik şiirlerine çok zengin ve zevkli bir çerçeve oluşturmak­ tadır. Büyük Türk Müslüman mistiğini doğumunun 750. yıldönümünde anmak üzere UNESCO tarafından "Yunus Emre Yılı" olarak ilan edilen bu yıl, Yunus Emre'nin şiirini n ana temaları üzerinde bizlere düşünme fırsatı sağlamaktadır. Yunus Emre yaratılışın içinde Tanrı'nın sevgi dolu varlığının bilinciyle doluydu. O bütün insanların evrensel kardeşliğini ve insanın · hayatını Tanrı 'yı yücelten bir ilahiye dönüştürmede aşkın gücünü terennüm etmiştir . ... Bu temalar günümüzde de önemini hiç bir surette yitirmemiştir. Hayatın yükseltici boyutuna fazla kapalı olan bir toplumda Tanrı'nın sevgi dolu varlığının ve yakınlığının hatıriatılmasına muhtacız." •

Papa ll. j ean Paul, Prof Hikmet Şim~ek'i kutluyor. Pope john Paul ll congratulates Prof Hikmet Şimşek.

• 12 1991 SKYLIFE

H


Location: On the western edge ofAntalya, the most important holiday center ofThrkey

FALEZ

H OTEL

ANTALYA

is a 5 star hotel with 320 rooms and 22 suites also offering an executive Business Floor. Facilities: You are provided with a cl覺oice of superb restaurants and four bars. You will also find 1.200 ~ swimming pool at 3 levels with heated indoor pool. Sport : 4 tennis court with fioodlights, tennis practice room, fully equipped fitness center, sailing, windsurfing, pedal boats, gol{ practice co urt (pitch & putt, putting green, driving nets.) lncentives, seminars, conferences and banquets :'7 halis and rooms from 25 to 400 m2 w ith complete sound projectian equipment. lfrequired simultaneous translation and other equipments.


320 normal ve 22 suit odadan olu~an executive katı bulunan be~ yıldızlı bir otel. Alakart Restoranlar, 4 ayn bar. Biri ısıtılmı~ 3 kademeli 1.200 m2 yüzme havuzları, sauna, hamam, fitness center, aydınlatma sistemli 4 tenis kordu, gol{ ve kapalı tenis çalışma sahası, yelken, rüzgtlr sörfü, pedallı bot. Seminer, toplantı, kongreler için 25 ve 400 m2 'lik komple ses ve projeksiyon donanımlı, istenirse simultane çeviri sistemli 7 salon bulunmaktadır.

-::.-

* *

FALEZ HOTEL ANTALYA Konyaaltı Falez Mevkii, 07050 ANTALYA-TÜRK iYE Tel. :(31 ) 185000 (20 Hat) Fax:(31 ) 185025-185026 Tlx.: 56081 faiz tr.


Moskova: Bir klf masall Gökyüzüne asılı altın kubbelerin, bembeyaz karlara yansıyan ışıltısında bir kuzey masalının kenti. Uçsuz

bucaksız kayın ormanlarının

ıslaklığında,

genzinize dolan nemli sonbahar yapraklarının kahverengi kokusu. Büyük sanatçı ruh/arını, tarifsiz acılarla in/etmiş, (lrtınalı iç dünyaların hasta duyarlığında alaca karanlık ilişkilerden, binlerce (lsı/tı ve sayık/amadan oluşan romantik kWıt.

Veba nöbetleriyle sarsıla;,n[:=~li~~;;;;;; Çaykovski'den, bir kartaiesinin yere r<bnuşu yumuşaklığm"CİakiÇehov'a kadar ~~~~~~~4F nice sanatçıyı etkilemiş olan atmosfer. To/stoi.urı Yasnoya PoUana'daki çiftlik evjnin tıpatıp e§i ol rak yaptığı !r~~~~~y~]il~~~ malikaneyi ve Dostoyevski'nin evini gezip, bugün Yazarlar Birliği olarak kı,ı/lanılan konağın ceviz salonunda Stolichnaya votkası

kente damgasını basmış o fısleri ve süslü • metrosuyla, geniş caddelerin boş meydan/ara açıldığı qir genişlik ve büyüklük. Bir de hiçbir malın reklamının yapılmadığı, vitrin düzenlemesi olmayan, her zaman kepenkleri inik gibi duran soğuk dükkanlar. O kadar kendine özgü bir kent ki Moskova, her zaman dünyanın ilgisini çekmiş ve batının en çok konuştuğu kent olmuş. · Moskova'da;ktpırdayan her yaprak ' dünyayı çol< ilgilendir-m;ş. Bugün ae Perestroyka ve darbe sonrası Moskova, heavy-rnetolcileri, siyrıh meşin. cekedi roçk grupları, bir . geceyarısı vinçleriil ucunda idam .edilmiş fıeyke/1 nn bp} ko~delerine yazılmış .. . ingilizce Bronx argos'u ile kendi fırtınalı tarihinin. ·tgi~· bir saYfasını yaşıyor. r. Z ülfü LiVANELi


Moskova 'nın

ünlü

Kızı/

Meydan 'ında akşam

(so/do). Kremlin Sarayı'nın ışık/andırı/mış

saat kulesi (altta) . St Basil Kilisesi'nin renkli kubbeleri Moskova 'nın simgesi ho/ine gelmiştir (yan sayfada). E venıng ın

Moscow's Red Square (left). The Kremlın tower overlooks Red Square (below). The domes of St. Basıl 's Cathedral are the symbol o( Moscow ((acıng page).

n my flıght from Istanbul to Moscow. as the Turkish Aııiines plane descended through the clouds. a young gı ıi sıttıng next to a window gıcıbbed her companıon's anm and exclaimed with great surpnse: "Look. look. there are cars on the roads!" Why did the young girl cry out in amazement at a seemıngly natural and expected sıght? For me this incident illustrates the prejudıce that exists in our minds. For years the images that Moscow or indeed the Sovıet Union brought to mind were of a country cloaked in mist. of a cold and overcast climate. faded colors. gigantıc grey buıldıngs. unsmiling faces and an env~ l opıng sense of uneasiness. Thıs ıs

O

4t

ıllllıLI99

why the young gırl was amazed to see the smail signs of people lıving a ncımal life behınd the lron Curtaın. The refonms of 1984 which began to open the Sovıet Unıon to the world have shattered the t raditional vıew of the "Evil Empwe." Stili there ıs a big dıfference between the real Moscow and the Moscow of ouı· imaginations. In centrast to the preıudice of the giıi on the plane. Moscow is such a lively. coloıful and difTerent capital that if you have not yet seen ıt you have missed a lot Moscow has become a new aı·ea of interest for international touıism. At last. not only the workers of the world, but the tounsts of the woıid are flockıng to the Sovıet Union's capital. And yet 1am angry at thıs city where


UÇU~

NOKTASI 1 DE ST/NA TION

Moskova'da

gazeteci Cenk Başlamiş, çağlar boyu dünyanin önemli güç odaklarindan biri olan bu ilginç kenti anlatiyor. Fotoğraflar izzet Keribar'ln. THY, Moskova'ya haftada dört kez direkt uçuyor.

T

HY

uçağı

yaşayan

bulutlann

arasından

çıkıp inişe geçtiği sırada,

pencere kenarında oturan genç kız, arkadaşının kolunu tutarak, büyük bir şaşkınlık içinde çığlık attı: -..Bak bak, a şağıda arabalar geçiyor! Uzerinde düşünmeye bile değm e­ yecek kadar basit gibi görünen bu olay, bence aslında hepimizin kafasında oluşan -ya da oluşturulan - bir önyargıyı kanıtlıyordu . Uçaktan gördüğünüz hareket eden bir araba, tekne ya da hacasın­ dan duman çıkan bir ev yaşam belirtisi değil midir? Oysa yıllardır, Moskova ya da daha genel olarak Sovyetler Birliği denilince ilk anda aklınıza gelenleri bir düşünün: Sisierin içinde zorlukla görünen bir ülke, soğuk ve kapalı bir hava, dönük renkler. -nedense- tümü gri dev binalar. ciddi. gülmeyen yüzler ve kaçı­ nılmaz olarak bu görüntüleri tamamlayan bir ürperti duygusu ... Demek ki genç kız, Demir Pe rde'nin ardındaki küçük bir yaşam belirtisini bile şaş ırtıcı bu lmuştu.

Sovyetler'de 1985 yılında uygulamaya konulan reformlarla başlayan dışa

for two years 1 lived and worl<ed as a JOumalist. At the same time, 1 also love Moscow. Does this seem paradoxical? Well Moscow is indeed full of paradoxes. If you come to Moscow on your own rather than as part of a tour group, as soon as you exit the customs at Sheremotyova Airport, you 'li meet the famous taxi mafıa. They are the only way to get to the city center. they are all experienced enough to know who is anriving in Moscow for the fırst t ime. At present. the official rate of exchange is approximately 32 rubles to the dollar. (On the black mari<et. a dollar ıs worth SO rubles.) A metered taxi ride from the airport to the cıty center costs 1O rubles. But don't reJo ı ce right away. because all the airport taxis have rusted meters. ~

açılma, geleneksel "Şeytan Imparatorluğu"

görünrusünü büyük ölçüde kırdı. Ancak; hem Türkiye'de hem de Batılı ülkelerde, sokaktaki adaının kafasındaki Moskova ile gerçek Moskova arasında büyük bir uçurum var. Çığlık atan genç kızın önyargılarının tersine, Moskova canlı, renkli, değişik bir başkent. Şimdiye kadar Moskova'ya gelip de şo k geçirmeyen çok az insanla karsı ­ laştıın. Kitaplarda okuduğunuz, filmlerd e seyre ttiğiniz Moskova karşınızda i ş t e. Sizi ezıneye hazır gibi görünen dev bir kent. Eğer bir turist grubuyla d eğ il de tek baş ın ıza Moskova'ya geldiyseniz, daha Sereınetyevo Havaalanı

gümrüğünden ç ıkmaz

çıkar

ünlü taksi mafyası il e tanışmak zorunda kalacaksı­ nız. Çün-

kü, kent merkezine gidebilmek için tek seçeneğiniz onlar; hepsi karşısındaki insanın Moskova'ya ilk kez geldiğini aniayacak kadar da deneyimli. Kurlardaki son değişikliklerle ş u anda bankada bir dolarınızı yakla şık 32 ruble karşılığında bozdurabilirsiniz (Karaborsada ise bir dolar 50 ruble değerin­ de). Havaalanından kent merkezin e kadar taksimetre 10 ruble yazıyor. Çok ucuz değil mi? Ama hemen sevinmeyin, Sereınetyevo'daki arabaların taksimetreleri çoktan paslandı. Onlar "aerodroınsiciki" (havaalanlarında çalı şan

taksici) siz de "griniy"siniz (yeş il dolar sahibi) . Işte, Moskova size meydan okuınaya ba şladı bile. Rusça bilm e diğinize göre nasıl olsa sonunda boyun eğecek­ siniz, onun için istedikleri 20 dolan verin ve daha baştan keyfinizin kaçmasını engelleyin. Moskova'daki oteller ikiye ayrılıyor, Aerostar, Metropol, Penta, Slavya Nskaya, Pullınan ve Mejdunarodnaya gibi lüks otellerde tek kişilik geeeleme ücreti 185-240 dolar arası; Intourist, Ukrayna, Ro ss iya , Leningrad gibi otellerde ise fiyatlar 100-150 dolar arasında değişiyor. lik gruptakilerin çoğu yeni açı-


Novodevitchy Manastm'nm karlar altındaki mezarlığı

(solda). Kremlin'deki Kiliseler Meydanı'nda bir kış günü (en sağda) ve · • kilisenin eşiğinde toplanan Moskovalı/ar çocukların sunduğu bir açıkhava gösterisini izliyorlar (sağda).

Despite Communısm's officiol otheism prerevolutionory monuments of the Russion Orthodox Church are everywhere in Moscaw: the cemetery of Novodevitchi Monostery (left) and o winter day in the church squore in the Kremlin (for right). Sheltering in front of o church. o group of Moscovites are coptivoted by same oeriol octivity (right).

They are the "aerodromsichiki" and you are a "greeny," the pessessor of green dollar bills. When you anive at your destination you fınd, as you don't speak Russian, you have no choice but to pay the $20 demanded and try to prevent your optimism from evaporating. Moscow's hotels fal! into two groups. Luxury ones !ike the Aerostar. Metropol, Penta, Slavya N skaya, Pullman and Mejdunarodnaya charge $185-240 per night per person. Hotels like the lntourist, Ukrayna, Rossiya and Leningrad charge between $1 00-$ ISO. Those in the fırst group are new and provide western-style service, while those in the second group are stili very "Soviet." Now that you're in Moscow you' re probably impatient to see Red Square.

41 SKYLIFE 12 1991

One of the fırst things you'li notice is that in all weather. including the freezing cold, everyone, children and grown-ups alike, are eating ice cream. Don't be surprised; join the line and taste some of Moscow's ice cream. (The best is found at the Gum department store on Red Square.) Once you've changed your dollars and you 're rich with rubles, you 'li have more centidence when you need to fınd a taxi. Stop anywhere on the avenue, raise your hand and wait patiently. Don't forget you're in Moscow to sightsee and it' s not necessary to get anywhere in a hurry. If you want a more exciting and less expensive mode of travel, try the subway; you'li understand immediately why Moscovites praise it. Every subway station is like a magnifıcent museum. You

may have some problems in deciphering the Cyrillic signs, but it is comferting to know someone is sure to help you if you look lost. When you get off the subway, you'li notice that everyone is reading something, even on the escalator. Don't forget that here more than 8000 newspapers are published with a daily circulation of 200 million. The annual circulation of magazines and other publications is about 3.2 billion. Red Square is !ike a mirror of the Soviet Union. You can encounter tourists from all over the country. from Siberia .to the Ukraine, from Central Asia to Armenia. The gigantic Gum Department Store is on the left side of Red Square; on the right is Lenin's Tomb, and behınd it is the


UÇUI NOKTASI /DEST/NATION

lan, hemen h~men Batılı anlamda hizmet verebilen oteller. İkinciler ise ortalamanın üzerinde olmalanna karşın hala "Sovyet". Moskova ve Kızıl Meydan1a tanışmak üzere kendinizi sokağa attığınııda ilk dikkatinizi çek~n dondurucu soğuğa karşın büyük küçük herkesin elindeki dondurma olacak: marojna. Bu soğukta da dondurma yenir mi? İşte bir önyargı daha, hemen ilk kuyruğa girin ve o güzelim dondurmadan tadın . (En güzel dondurmayı, Kızıl Meydan'daki Gum Mağazası önünde bulabilirsiniz.) Eğer Kızıl Meydan'a uzaksanız yine taksi bulmak zorundasınız; ama artık kendinize daha çok güveniyorsunuz, çünkü dolarlannlZl bozdurdunuz ve bir anda ruble zengini oldunuz. Caddenin herhangi bir yerinde durun, elinizi kaldınn ve sabırla bekleyin. İlk taksi durdu bile, şöförün başını sizden yana çeviriDemesine aldırmayın, yabancı olduğunuzu anladığı an sizi hemen sevecektir!

magnifıcent wall of the Kremlin dating from 1495 and incorporating the towers of St. N icholas, Senatskaya and Spasskaya. To the north is the cathedral, to the south is the H istoncal Museum. Although many Soviets blame Lenin for the wasted years, everyday thousands line up to visit the revolutionary's mausoleum. At precisely two minutes and 45 seconds before the hour, three soldiers emerge from Spasskaya Tower, come in front of the tom b and change the guard just as the be lls of the Kremlin toll. White you're in Red Square, don't omit avisit to the Kremlin's unequaled museums. After these "obligatory" visits, head for the wide avenue opposite Red Square. ..... Fonmerly known as Gorki, it is called

Eğer Kızıl

Meydan'a hem daha hem de daha ucuz (15 kapikkuruş) bir yoldan ulaşmak istiyorsanız, m e troyu den eyin ; Moskovalıların metrolanyla neden övündüğünü hemen anlayacaksınız. Her metro istasyonu, muhteşem bir mUzeden farksız. Kiril alfabesini okuyamamanız tabii biraz sorun yaratacak ama zaten işin heyecanlı kısmı bu, nasıl olsa kaybolmazsınız, size yardım edecek biri mutlaka çıkar. Metroya inerken, insanların yürüyen merdivende bile birşeyler okuduğu dikkatinizi çekti değil mi? Unutmayın, bu ülkede, günlük tirajı 200 milyonu bulan sekiz binden fazla gazete basılıyor. Dergi ve diğer yayınların yıllık tirajı da 3.2 milyar civannda. Kızıl Meydan, sanki Sovyetler Birliği'nin aynası. Sibirya'dan Ukrayna'ya , Orta Asya'dan Ermenistan 'a ülkenin her yerinden gelen yerli turistlere rastlayabilirsiniz. Kızıl Meydan'da birbirlerine sarılarak hatıra fotoğrafı çektirenler size mutlaka hemen Türkiye'den benzer görüntiller çağnştı­ racaktır. Zaten, Kızıl Meydan'da Türkçe konuşan birileriyle karşılaşma olası­ lığınız da çok yüksek. Laf aramızda , Moskova'da Türk olmanın keyfini de çıkarabilir, göğsilnüzü gere gere dolaşabilirsiniz, çünkü Sovyet hal kının gözünde Türkiye, ekonomik sıkıntılarını aşmış , hatta "mucize"ler yaratmış bir ülke. Gerçi; Türkiye'nin gelişmişliğini, mağazaların dolu olmasıyla ölçüyarlar ama olsun. Kızıl Meydan'ın sol tarafında dev Gum Mağazası , sağında Lenin Mozolesi, onun arkasında , 1495 yılında yapılan görkemli heyecanlı

Kremlin Sarayı'nın duvarlan ve sırasıyla St.Nicholas, Senatskaya ve Spasskaya kuleleri yer alıyor . Kuzeyde, masallardaki pastalan andıran Katedral, güneyde ise Tarih Müzesi bulunuyor. Lenin Mozolesi önünde bekleyen askerlerin nöbet değişimini mutlaka izlemelisiniz. Her saat başından tam iki dakika 45 saniye önce üç asker Spasskaya Kulesi'nden çıkarak, mozole önüne gelir ve tam Kremlin çanları çalarken nöbet değişikliği gerçekleşir. Kızıl Meydan'dan sonra Kremlin'in eşsiz milzelerine uğrayın; hayran kalacaksınız .

Bu "olmazsa olmaz" ziyaretler sonrası, Kızıl Meydan'ın tam.karşısındaki büyük caddeyi gezin, eski adıyla Gorki, yeni adıyla 1\rerstkaya olan bu caddedeki çok sayıda mağazayı tek tek dolaşın ve

Sovyet ekonomisinin durumuna kendiniz karar verin. Bu arada, girişte doldurulan deklarasyon formlannda belirttiğiniz para miktarından daha fazlasını çıkarınanızın yasak olduğunu da önemle hatırlatalım . Artık acıkınaya başladınız, acıkınasa­ nız daha iyi olurdu ama neyse; Moskova'da günlük yaşamdaki en büyük sıkıntılardan biri de yiyecek. Nasıl olsa bir lokantaya girer karnıını doyururum diye düşünmeyin , çünkü, önceden yer ayırtmadan bir lokantaya girebilme şansınız çok zayıf. Bu büyük caddedeki seçenekler de oldukça sınırlı ; ya yolun sonundaki McDonald's'a gideceksiniz ya Pizza Hut'a ya da Lübnan Lokantası 'na. Küçük bir olasılıkla, "şaşlık" adıyla satı­ lan bildiğimiz şiş kebaba da rastlayabilirsiniz.


T verstkaya at present; pay a vısıt to some of the many shops along the avenue and make your own ıudgement as to the state of the Sovıet economy. Not doubt you're gettıng hungıy now. although ıt would be better if you weı·en't one of the bıggest problems of Moscow daily life ıs eating. The chance of getting a place ın a restaurant w ı thout a prior reservation is veıy slim. Anyhow the choices are limited: ın the end you can choose between McDonald's. Pızza Hut anda Lebanese restauı·ant. If you're really lucky, you mıght fınd a "shashl ı k" ı·estaurant serving familıar şış kebab. Opened one and half years ago. McDonald's has become a socıa l event. The famous hamburger makeı· has served 20 million people. If you want to spend 44 SKYLIFE 12 1991

an enteı1aınıng 30-40 mınutes. ıoın the lıne and see how westem young Soviets have become. Pı-obably you never thought people would dress up to stand ın lıne for· a hamburger. If you don't feel it' s woı1h -while to w ait ı n lı ne fo r· a hamburger. tıy pızza. You'li not ı ce there are two Pızza Huts s ı de by s ı de. one wıth a line and one wıthout. The one wıth a lıne ıs for rubles. and the one wı thout accepts only dollar'S. Don't let the food problem spoıl your morale. With a lıttle stubbomness. a little resourcefulness and some luck. you'li fınd enough to eat. In restaurants like Arbat. Prag. Olımp. Russkaya lzba. T aganka Bar. U Kamena, Writeı-s Unıon. Rezgulyaı, Atrıum and Sorok Chıtiri you can pay for eveıythıng except drinks wıth rubles. In

addıtıon to Azeıtıaiıanı, Anrnenıan and Georgian food. there are restaurants servıng lndıan. Phılıppıne, Korean and

Chınese cuısines.

After fındıng your meal vısıt the Aıtıat. Despite the commercıalization of this aı1ısts' street. ıt ıs stıll worth see ı ng. Young musıcıans perfonrn on the sıdewa l k whıle aı1ısts seli theır works. In the galleı·ies. there are some wonderful paıntings. The work of Soviet artısts fı·eed from ıdeologıcal pressure ıs beautıful and stnkıng. Remembeı·, a wrıtten certifıcate ıs required to expoı1 a painting. After a day of sıghtseeing. welcome to the enchantments of Moscow's nıghtlıfe . Perhaps you'd lıke to see a peıfonrnance of Cınderella at the Bolshoı? While applaudıng the peıfonrneı:; who dance to


UÇUŞ

NOKTASI / DEST/NATION

Hamburger için kuyrukta beklemeye deneyin. Merak ettiniz değil mi; neden yan yana iki tane Pizza Hut var? Neden birinin önünde kuyruk var diğ e rind e ise hiç yok? Yanıt basit: Kuyruklusu rubleyle , kuyruksuzu clolarla. O soğukta kuyrukta bekleyen insaniann gözleri önünde içiniz rahat eelerek dalarlı kısma girebiErseniz tabii. Ya da canınız Türk yemeği çekti. Gerçi bizim yemekleri aratıyor ama yolun az ilerisindeki Lübnan-Azeri lokantasında lahmacun la döner yemeye ne dersiniz? Herşeye karşın. yemek konusu moralinizi bozmasın. Biraz inat, biraz giriş­ kenlik, biraz da şansla karnınızı cloyurabilirsiniz. Arbat, Prag, Olimp, Russkaya Jzba, Taganka Bar, U Kamena, Yazarlar Birliği, Rezgulyai, Atrium, Sorok Cıtırı gibi lokantaların büyük bölümünde, alkol dışında rubleyle ödeme yapab ilirs iniz. Ayrıca Azeri, Ermeni. Gürcü yemekleri dı ş ında Moskova'da Hint, Filipin, Kore ve Çin mutfaklarının örnekleri de var. Artık biraz yoruldunuz tabii ama ünlü Arbat'a uğramadan da olmaz. Burası sanatçılar sokağı, son zamanlarda ise daha çok turist çekebilmek için ticarileşen. yine de görmeye değer bir yer. Burada bir yandan dağaçiama müzik yapan gençleri izlerken. diğer yandan da d eğişik hediyelik e şyalar alabilirsiniz. Bu sokaktaki galeriele çok güzel resimler de var. İdeo­ lojik baskıdan kurtulan Sovyet sanatçı­ Iann eserleri şimeli daha güzel, daha çarpıcı. Yalnız bu resimleri ülke dı ş ına çıka­ rabilmek için mutlaka yazılı bir kağıt değmez diyorsanız , pizzayı

P rokofıev's mu sic in Vladimir Vasilyev's choreography. notice the costumes; they wene designed by Nina Riw. Moscow isa cıty formusic lovers. You can listen to Rachmanioff and Sorybin at the Moscow Symphony O rchestra. or see performances of T osca at the Opera. or listen to the Borodin Q uartet play Shostakovich, or visit the famous T aganka T heatre. Melodiya shops offer very inexpensive com pact discs especially of Russian classics. Moscow is also a gneat city for art galleries. Be sure to visit t he Manej Exhibition H all, Art Modeme, Mars and Modem Art Center. Leave the fabulous Pushkin Fine Arts Museum until the end but be su ne to pay special attention to t he Matisses. •

Dünyaca ünlü Balşay Balesi Boradin 'in "Prens igor"unu sunuyor (üstte). Sabahın erken saatlerinde Kızıl Meydan (sağda). A per(ormance o( Borad1n 's Pnnce lgor by the Bolsho1 Bal/cı (above). A red dawn m Red Square (ngh t)

almanız

gerekli. Bütün gü n değişik şeyler gördünüz ama daha bitmecli. Moskova'nın büyülü sanat dünyasıyla daha tanışmadınız. Ünlü Bolşoy'cla Sinderella'ya ne dersiniz? Sergey Prokofief'in müziği, Vladimir Vasilyev'in koreagrafisi eşliğinde Nina Ananisvili Aleksy Facleicev ve Yekatarina Maksimova'yı alkışlarken, kostümler ilginizi çekti; onlar Nina Ricci'den. Sanata düşkünseniz, Moskova'dan kolay kolay ayrılmak istemeyeceksiniz. Moskova Senfoni Orkestrası'ndan Rahmaninov ile Soryabin dinler misiniz? Yoksa Seville Serberi mi, Sinek Kızı mı, Tosca mı, Traviata mı, Boraelin dörtlüsünden Sostakoviç mi, yoksa bir türlü yaşianmayan ünlü Alla Pugaçova mı? Karar sizin. Eğr insanı heyecaniandıran bu sanat trafiği arasında Taganka Tiyatrosu'nu kaçırclıysanız, aman kimseye belli etmeyin. Bu arada, Melodiye mağazalarından çok ucuza compact cliscler alabilirsiniz. Bu mağazalarda özellikle Rus klasikleri dikkatinizi çekecektir. Moskova. sanat galerileri açı sından da tam bir cennet. Ama özellikle Manej Sergi Salonu, Art Moclerne. Mars ve Çağdaş Sanat Merkezi'ni gezin. Muhteşem Puşkin Güzel Sanatlar Müzesi'ni ise en sona bırakın. Saatierin nasıl geçtiğini anlamayacaksınız. Buradaki Matisse'lere ise özellikle dikkat edin. Rus sanatçılan tarafından Rus hayatını anlatan ve devlet büyüklerini konu edinen tablolan da isterseniz Tretyakof Mü• zesi'ncle görebilirsiniz.


THE MARMARA İSTANBUL PRESENTS

" THE BALL ROOM " A NEW LOOK, A NEW S TYLE AND A FIVE ST AR SERVICE WITH THE BEST OF TURKISH HOSPITALITY TO TURN YOUR INVITATIONS TO A SPECIAL OCCASION

~

- -- T il E -

--

MARMARA ISTA

TeL:

(ı)

ısı

BUL

Taksim Square 80090- Istanbul (ı) ı44 OS 09 Tlx: 24

46 96 Fax:

ı37

marm tr


z

R A A T • T A M

~h

HİZMET

BANKAClLIG

.

~p T.C. ZIRAAT BANKASI

BA

RT'LA • • ZIRAAT, SELF SERVIS Bankkart'ınızla gece gündüz para çekme-yatırma imkanı: Ziraat'in on-line hizmet veren şub e l erinde vadesiz h esa bı ­ nız varsa, hemen bir Bankkart alın. Sonra, Ziraat Self Servis Terminalinin kolay lığını yaşayın . Bankaya girmeden Bankkart 'ını zl a her an para ve çek yat ınn , para çekin, havale gönderin, hesap durumunuzu öğre nin.

Yarının Y aş ını z

imkanı

büyükleri için de aynı Bankkart geçerli. 18'in a ltınd a da olsa, Ziraat size Bankkart alma sağlar. Siz de Ziraat Self Servis' le bugünden

~~ BANKASI

T.C. ZİRAAT

" Hizmetbank "


路. ..

...

....


n 1839 a Prussıan offıcer. Hermann von Moltke. ı·edıscoveı·ed one of the Tüıi<iye's most curious archaeological monuments. By chance he stumbled acmss the hilltop site of Nemrut Dağ wheı·e giant stone images of classical deitıes gaze out over the barren folds of the T aurlJs mountains in southeast Türkıye. Abandoned and forgotten for· centuries. the two and three meter-high heads date fmm the reign of King Antiochos the Great. who rlJied over the ancient kingdom of Commagene during the fırst century B.C. Fmm its rediscoveıy 1SO year-s ago until the 1960s. NemrlJt Dağ was a long. tiring trek by foot or horseback from the nearest road. T oday. a serpentine road elim bs al most to the top of the mountain. lt may not be as remote as it once was. but it is stili an awesome and spectacular sight. With the collapse of the Seleucid empire in the fırst century B.C, Commagene. foımerly a province. became an independent nation. lts founder. King Mithridates. was followed by a series of kings named Antiochos. And it was the fıı-st Antiochos. the Great. who constructed the hilltop temples as a memorial to his 30 year· ı·eign. his gods and the short-lived kingdom. Antiochos' sanctuary atop Nemrut Dağ is one of the few Commagene antiquities to have survived. Resting on the highest pea k in the region the heads of Hereules and Apollo, Zeus and Antiochos himself. lie scatteı·ed on two raised platforms. east and west of an artifıcial mound of broken stone. Aı-chaeologists believe that Antiochos' tomb lies beneath this hummock which rises SO meters above the statues to the 2 1SO meteı· su m mit. Last year archaeologists used echo sonography in the hopes of discoveı·ing an intenor chamber. but the results proved inconclusive. When the fıı-st archaeolog ı sts. Otto Puchstein and Cari Humann. visited the site in 1883 they found that "the heads [had] rolled far away down the hill," toppled by successive earthquakes. A few year-s lateı· Osman Harndi Bey. then head of Tüıi<iye's archaeological servıce. stood the heads upnght on the terraces. The effect. howeveı·, is stili one of picturesque informalıty: while many of the toı-sos. particularly on the eastem terTace. stand undistuı'bed at the foot of the tumulus. the severed heads lie scatleı·ed below. Antiochus chose the most pr·ominent pinnaclc in the ı·egion for his memorial.

1

Sl SKYLIFE 12 1991

On the eastem plat(orm. the severed hcads o( the Commagene ktng Anuochus i and hrs gods ga?e out over the Taurus mountatns. Zirvedeki kümbetin doğu yakasında uzayan teras üzerinde Kornmagene Krali Antiachos ve tonnionnın heykelleri iki bin yrldtr bu karta/ yuvasından çevreyi süzüyorlar.

and the view fmm the summit is spectacular. To the south the Atatüıi< Lake is beginnıng to fıll in behind the dam, and the craggy T au rus mountains. capped w ith snow for half of the year. make a stunning backgmund to the sun's rising and setting. Puchstein and Humann weı·e obliged to reach Nemrut Dağ on horseback. T oday the joumey is much easier. The starting point ıs usually Adiyaman. a nondescript town gmwing wıth the oil exploration boom in the ı·egion. Following a tributary of the Euphrates. the Kahta Çayı, the ma d passes a tumulus. the sepulcheı· of the

royal ladies of Antiochos' court. lt is surrounded by three large columns: on top of one perches a stone eagle, the symbol of Zeus. The tumulus and its columns are oriented toward the higher tumulus at NemrlJt Dağ. Further along on the same road a fine stone Roman bridge. built in honor of the Emperor Septimi us Severus. spans the Cendere river. After Eski Kahta. a viiiage guarded by a 14th century Mamluk castle, a tum to the left leads to ancient Aı-sameia . the capital of Commagene. Only ruined foundations of the palace remain today alongside a relief of King Mithradates shaking hands


SERÜVEN 1 ADVEN7URE

Bencil Kornmagene kral1n1n Nemrut Daği ' nın zirvesinde bulunan ikibin y1ll1k an1tına t1rmanan Chris Hellier anlat1yor.

P

with Hereules and several inscriptions. A terrifying rock hewn tunnel leads deep into the mountain - locals daim it was for fetching water from the stream far below. The last ten kilometers of the road climb in ever tightening bends on boneshaking cobbles. recently laid. Beautifully kept villages of fiat -roofed st one houses bedecked with a profusion of flowers line the roadside. A tea house tempts a break from the bumpy ride. T wo tourist hotels offer beds to those intent on seeing the sun r·ise from the summit. From the road terminus the mound of broken stone tower;; above; the statues remain ....

r usyalı

subay Hermann von Moltke 1839'da Türkiye'nin en ilginç arkeolajik kalı ntılarından birini yeniden ke~fetti. Güneydoğu Anadolu'da şans eseri ç ıktığı Nemrut Dağı 'nın zirvesinde, klasik tanrı ların taştan yapılmış devasa heyke lleri Toros Dağ­ ları'nın çorak sırti arına bakan yuval arında onu bekl e mekte ydi. Kendi kaderin e terkedilmiş ve yüzyıllar boyunca unutulmuş olan bu iki-üç metrelik heykel başları, M.Ö. birinci yüzyılda antik Kommagene Krallığı'nda hüküm süren Kral Büyük Antiochos'dan günümüze kalan eserler ... 150 yıl önce gerçekleşen bu ye nid e n ke ş if olayından sonra ta 1960'lara değin ancak at sırtında veya yaya olarak uzun ve yorucu bir tırmanışla ulaşılabilen Nemrut Dağı 'nda, bugün yılankavi kıvrımlarl a neredeyse zirveye kadar çıkan bir yol açılmış bulunuyor. Eskisi kadar uygarlıktan uzak olmasa da. dağın tepesinde sizi b e kl e ye n görüntü hala aynı de rec e d e çarpıcı ve unutulmaz. Seleucid İmparatorluğu'nun eyaJetlerind e n olan Kommagen e, M.Ö. birinci yüzyılda bu imparatorluğun çökmesinden sonra bağımsız bir krallık olmu ş, kurucusu Kral Mithridates'i hepsinin de ismi Antiochos olan bir dizi kral izl emişti . N emnı t Dağı'nın tepesindeki karta! yuvası tapınaklar i ş t e bu krallardan ilkinin, otuz yıllık hükümdarlığından, tanrılarından ve kısa ömürlü krall ığından bir anıt bırakmak isteyen Büyük Antiochos'tın eseri. Herkül, Apollo, Zeus ve nihayet bizzat Antiochos'un kırık dökük başları, yörenin bu en yüksek zirvesinin tepesindeki kaya parçal arından yapılmış bir küınb et in doğu ve batısında yüks e le n iki platformun üz e rind e bu lunmakta. Bu sit, Kommage ne'de n günümüze kalabilmi ş pek az eserden biri . Arkeologlara göre. Antiochos'un meza rı da 2150 m e tr e rakımlı zirvedeki bu kümb e tin altında yatıyor. Ne var ki. geçtiğimiz sene eko-sonograf aracılığıyla burada bir iç odacık bulmaya ça lı şa n ark eologlar h e nü z kesin son uca ulaşabilıni ş değille r .

Sit al anını ziyaret eden ilk arkeologlar olan Otto Puchste in ve Cari Humınan 1883'de Ne mrut'a ulaştığ ı nda, say ı sız depreınin etkisiyle "heykel başl arı tepenin ta aşağılarına yuvarlanmış durumdaydı." Birkaç yıl sonra, o zamanlar Ark eoloji

Müzesi'nin yöneticisi olan Osman Hameli Bey devrik heykellerin yeniden dik olarak oturtulınasını sağl adı. Fakat genel görüntü hala pitoresk bir doğa l lık iç e rm ekte. Gövd ele rin büyük bölümü. öze llikle de doğu te rastakHer kümb etin ete kle rind e yüzyı lların bekçiliğini sürdürürken, kopuk ba şlar yamaca dağıl mış bulunuyor. Antiochos'un bölg e nin e n yüks e k zirvesinde yaptığı bu anıt gerçekten de unutulmaz bir ınanzaraya sahip. Güneyde, yeni yeni dolınaya başlayan Atatürk Barajı Gölü görünüyor. Doğu ve batı da ise, yılın yarısını karlar altında geçiren yalçın Toros Dağları gün doğuımı ve batımına eşsiz bir fon oluşturuyor. Puchstein ile Humann Neınrut Dağı'na at sırtında tırınanmak zorunda kalmı şlardı. Bugün is e ula ş ım çok daha kolay. Yolculuk genellikle Adıyaman ' dan ba ş­ lıyor . Yöredeki petrol arama çalışmaları. Adıyaınan 'a bir canlılık getirmiş durumda. Fırat'ın kolu Kahta Çayı'nı izleyen yolun ilk durağı, Aııtiochos'un sarayındaki soylu kadınların m ezarını barındıran bir höyük. Höyüğü çevreleyen üç büyük s ütundan birinin üzerinde Zeus'u n simgesi olan taş bir karta! var. Bu yapının yüzü Neınrut Dağı'nın zirvesindeki kiimb e te dönük. Biraz ileride, !~oma imparatoru Septimus Severus onuruna in şa ed ilmi ş olan güzel bir taş köprüyle Cendere nehrini aşan yol Nemrut'a doğru ilerliyor. 14 . yüzyıldan k a lma bir Meınluk kal esinin gölgesinde uzanan Eski Kahta köyünden sola dönünce, Kommagene'nin başkenti antik Arsameia'ya ulaşıyorsunuz. Sa rayın yıkık clökük te mellerini bir yana bırakacak olursak. bu kentten günümüze ula şa bil e n te k eser Kral Mithriclates'i Herkül'le el sıkışırken gösteren bir rölye f ve birkaç yazı kalıntı s ı. Bir ele kayalara oyulmuş, dağın ta için e kad a r u za nan ürkütücü bir tünel var ki, köylüler bunun yeraltı nehrind en su getirmek için inşa e dilmi ş olduğu göıiişüncleler.

Yolun son on kilom e ires i giderek virajlarla dağa tırmanıyor. Kısa bir süre önce Arnavut kaldırımı dö şe nmi ş olan yolun iki yanında, çiçe kle rle süslü, düz ça tılı ta ş evie rd e n meydana gelen tertemiz köyler var. Yol üst ünd ek i bir kahv e , Arnavut kaldı­ rıınından sarsılan yolc ulara dinl en me olanağı sunuyor . Gün eş in doğu ş unu zirveelen izlemekte k ararlı olanlar içinse keskinleşen

12 199 1 SKYLIFE

51


SERÜVEN 1 ADVENTURE

A stone eogle. the

symbol o( Zeus. guords the lower tumulus o( the royal Com mogene women. Zeus'u simgeleyen bu taş karta/, Antiochos'un sarayındaki soylu kadınların mezarına

bekçilik

ediyor.

hidden, tucked away, behind. After a 20 minute climb up onto the eastem platform, the mysterious statues finally come into sight the suddenness with which they appear adds to the surreal atmosphere. When originally built. the two terraces were almost identical with five seated figures eight to ten metres high, fianked by a pair of eagles and lions. There's a cleanshaven Apollo, the sun-god, representing a synthesis of Hermes, Helius and the ancient Persian god, Mithra. Then comes the Commagene fertility goddess. including Tyche and Fortuna, whose head is crowned with vine and fruit garlands; Zeus, incorporating another Persian god, Ahuramazda, at the centre; Antiochos, open-mouthed and bearded; and, finally, Hercules-cum-Artagnes and Ares. Each sculpture represents several deities based on the syncretic principle by which, fo llowing the death of Alexander the Great. the Greeks sought unity with the Persians and other peoples of the Near East. The lion and eagle sculptures were 54 SKYLIFE 12 1991

originally placed to guard the entrances to the sanctuary but their severed heads, with the eagle's frown and the lions benign smirk, are now more comical than protective. On the back of the heads Greek inscriptions detail the descent of the Commagene kings and the rites, including dawn sacrifices on the eastem altar, used in the ir worship. Reinforcing his delusions of grandeur Antiochos claimed descent on his mother's side from Alexander and on his father's side from Da ri us of Persia; another reason for refiecting Macedonian and Persian elements in the statues. Despite its colossal size Antiochos' funerary monument was something of a hollow gesture. Commagene is of little histoncal importance and receives scant attention in the history books of the ancient Near East. Nevertheless, Antiochos has left to posterity one of the world's most haunting archaeological sites and a unique melange of Greco-Persian art. •

iki turistik otel bulunmakta . Yol , kaya parçalarıyla inşa edilm i ş kümb e tin gö lgesinde sona eriyor; h e nü z görü lemeye n heyk e lle rs e, kümbetin arkasında bulunuyor. 20 dakikalık bir tırmanı ş tan sonra doğu platformuna ulaştığınızda g izemli heykelleri nihayet karşınızda buluyor ve bu ani karşı laşmayla ortamın ge rç eküstü büyüsünü bir kat daha güçlü hissediyorsunuz. lik yapıldığında d oğ u ve batı teraslannın hemen hemen birbirine özdeş olduğu, her ikisind e de sekiz ih'ı on metre boyunda b eş oturan figür ve bunların iki yan ı nda da bir çift karta} ve as lan bulunduğu bilinmekte. lik heykel Hermes, Helius ve antik Pers tanrısı Mithra'nın bile ş imini temsil eden güneş tanrısı sakalsız bir Apollo. Bunun ard ı ndan, Tyche ile Fortuna'yı da benliğinde b ütünleştiren ve başında asma yaprak l arı ve meyvalardan örülmüş bir çelenk bulunan Kornmag e ne berek e t tanrıçası geliyor. Ortada bir diğe r Pers tanrısı olan Ahuramazda'yı da temsil eden Ze u s, sonra açık ağzı ve sakalıy l a Antiochos ve son olarak da HerkülArtagnes-Ares var. Her bir heykelin birkaç tanrıyı birden temsil etmesi, Yunanlıların Büyük İskender'in ölümünden sonra Persler ve Ortadoğu'nun diğer halklarıyla birlik sağ lamak için geliştirdikl e ri bileşiınci fe lsefe den kaynaklanmakta. Aslan ve karta! heykelleriyse tapınağın iki girişini korumak için yerleştirilmişler; fakat başları zaman içinde kopmuş. Heykel başlarının arka yüzünde Yunan alfabes iyle Kornmagene krallarının soy ağaçları ve onlara tapınırken uygulanan törenler an l at ılmakt a. Bu töreni e rin arasında, şafak vakti doğudaki sunak taşında kurban kesrnek de var. Büyüklük kompl e ksine kendisini iyice kaptıran Antiochos, soyunu anne tarafından Büyük lskender'e, baba tarafındansa Pers Kralı Dariu s'a dayandırmı ş. Bu durum , heykellerde Makedon ve Pers unsurların bir arada bulunma s ına biraz açıklık kazandırıyor.

Antiochos'un

anıt mezarı,

devasa bir jest olmaktan ileri gide ın e mi ş. Tarihi açıdan bir hayli önemsiz bir krallık olan Kommag e ne, bugün antik Ortado ğ u 'ya ilişkin tarih kitaplannda pek az yer kaplamakta. Gene de, Antiochos'un ebediyete armağan ettiği bu anıt yalnız dünyanın en etkileyici arkeolajik sit alanlanndan birini değil , aynı zamanda Grek ve Pers sa natlarının da özgün bir bile şimini olu şturuyor. • boyutlarına karşın bo ş


Mükemmellik kişiliğinizin bir parçasi ise;

11/e- r@fring 600

Retring 600, güçlü, yetenekli, kendinden emin çizgiler ... Retring 600, kusursuz bir duruş, zarif bir stil .. . Retring 600, mükemmelliği Ilke edinenler için .. . Ro tr ing 600'ün zevkinize, stili n ize uygun çeşitleri ve triopen ile mutlaka tanışı n. Retring 600,slzin de kişiliğinizin bir parçası olsun. li

Q"' r@tring 600

STATE

OF

THE

ART


stanbul has always been a cosmopolitan city. As a former imperial capital it attracted immigrants from all over the Byzantine and Ottoman empires. The new arrivals brought with them their own traditions and beliefs, each contributing to the city's cultural heritage and the formatian of its unique character. When Istanbul was known as Constantinople and was the capital of the Roman Empire, it was the most important city in the Christian world. In certain areas of the city, particularly in Beyoğlu , Dolapdere, Bakırköy, Karaköy, Amavutköy, Ortaköy, T arabya, Moda on the Asian side, and on the Princes' lslands, churches remain as discreet reminders of the city's heritage. Even today it is diffıcult to obtain an accurate count of the number of functioning churches in Istanbul or a breakdown by sect. A rough estimate would count over a hundred churches stili serving their congregations throughout the city. Under the Ottomans, Istanbul became a Moslem city. However, the religious

1

~ .'!

toleration practiced by the ruling dynasty which manifested itself in the Milliyet system - a system in which the various communities were govemed by the ir religious leader who then reported to the central govemment - made it possible for a large number of different Christian communities to live in Istanbul. The city's original Greek and Armenian populations prospered u nder the acceptance of the Ottomans. Over the years, however, the communities have shrunk as the result of intermarriage and emigration. Yet they remain active; their churches serve not just as places of worship but as focal points for the whole community often providing an element of schooling as well as meeting places for their parishioners. The most influential of the Christian communities in Istanbul is the Greek Orthodox. There are numerous Greek churches in the city, one of the most visible being the Church of the Ho Iy Spirit in Taksi m Square. The most important, however, is the church of St. George at Fener, which is the seat of the ecumenical patriarch and attracts Orthodox pilgrims from all over the world. Former patriarchs are buried at the shrine of Zoodochus Page ("Lifegiving Spring") at Balıklı just outside the old city walls: this is where Demetrios ll was buried in October of this year. The present church was built ....


The Church of St. A ntony of Padua is the best known of lstanbul's Roman Catholic churches (left). Christians all over the world light candles to commemorate their prayers (below left). istanbul'daki Katelik kiliselerinin en tanınmışı Beyoğlu'ndaki Padualı St. Antcine

Kil isesi'd ir (solda). Dua sırasında mum yakmak Hristiyanlar için dini bir gelenektir (altta solda).

Minareterin arasına serpiştirilmiş çan kuleleri, hilal motijli şere/elerin az ilerisinde haçlar: .. İstanbul'da ezan sesiyle kilise çanları bir arada. Gareth ]enkins, kentin Hıristiyan ibadethanelerini anlattı, Bünyad Dinç görüntüledi... zmop~lit bir m e~kezdi: İ~­ anbul öteden ben. Eskı bır başkent olarak önce Bizans, onra da Osmanlı İmparatorluklarının dört bir yanından göçmenleri bir mıknatıs gibi kendine çekmiş, bu yeni nüfusla birlikte gelen farklı inanç ve gelenekleri ken di kültüründe özümleyip benzersiz bir karaktere ulaşmı ştı r. İstanbul, Roma İmparatorluğu'nun baş­ kenti Constantinople olduğu dönemlerde Hıristiyan dünyasının en önemli kentiydi. Bugün de Beyoğlu, Dolapdere, Bakırköy,

K

Karaköy, Arnavutköy, Ortaköy, Tarabya; Anadolu yakasında ise Moda ve Adalar gibi belli başlı bölgelerde ayakta kalmış kiliseler, geçmiş günlere sessizce tanıklık etmekte. İstanbul'da halen faaliyet göstermekte olan kiliselerin kesin sayısın ı bulmak, ya da mezheplere göre bir döküm elde etmek bugün bile kolay değil. Ama tahminen, şehrin d eğişik semtlerinde hala cemaatlerine hizmet vermekte olan lOO'ün üzerinde kilise bulunduğu söylenebilir. Osmanlı yönetiminde İstanbul Müslü-

man şehri haline geldi. Fakat; her cemaatin kendi dini lideri tarafından yönetilmesini ve merkezi hükümete karşı doğrudan doğruya dini liderin so rumlu olmasını öngören milliyet sisteminde de ifadesini bulan Osmanlı hoşgörüsü, bu Müslüman şehrind e çok sayıda Hıri stiyan cemaatin de yaşamasına olanak vermekteydi. Hele şehri n yeriisi olan Rum ve Ermeni cemaatleri, Osmanlı yönetiminde rahatça serpilip gelişmi şti. Gerçi bunca yılın sonunda bu cemaatler, yurtdışına göç veya dı şandan evlilik gibi sebeplerle bugün bir hayli küçülmüşse de, hfıla faal durumdalar. Ve İstan­ bul kiliseleri, ibadethane olmanın yanısı­ ra, cemaat üyelerinin bir araya geldiği ve din eğitiminin verildiği birer odak noktası oluşturmaktalar.

İ stanbul'daki en etkin Hıristiyan cemati Rum Ortodokslar. Şehirde pek çok kilise var. Bunlardan en göze çarpanı Taksim 12 1991 SKYLIFE

59


Patriarchs of the Greek Orthodox church are buried in the Balıklı Church outside the old city walls (right). The Amıenian Catholic Church in Tophane is built in the neoclassical style (below). The recently restored Church of St. Stephen of the Bulgars provides a focal point for the Bulgarian Orthodox population in Istanbul (far right). Rum Ortodoks Patrikleri, surların hemen d ışındaki Balı kl ı Kilise'de, Hayat Pınarı Ayazması'nda

defnedilirler (sağda) .

Tophane' deki Ermeni Katelik Ki lisesi neo-klasik tarzda inşa edilmiştir (altta). Yakın zamanda restore edilen Aya Stefanos Kilisesi, Bulgar Ortodoks cemaatinin ibadet yeridir (en sağda) .

Meydanı'ndaki Kutsal Ruh Kilisesi; e n önemlisi ise patlikhane görevini sürdüren ve dünyanın dört bir yanındaki Ortodokslar içi n bir hac merkezi olan Fener Aya Yorgi Kilisesi. Eski patrikler, surların h emen dı ş ın­ daki Balıklı'da; e n so n bu y ı lın Ekim ayında II. Demetrios'un da defned il diği Zoodochu s Page (Hayat Pınarı) Ayaı­ ması'nda yatmaktalar. Mevcut kilisenin 19. yüzyılda in şa e dilmi ş o lmas ına karşı lık , ayaımanın 150 yıllık bir geçm i şi var. Yeraltındaki bir odada kaynayan kutsal pı­ narın balıklarının da, doğrudan doğruya, Bizans döneminde aynı havuzu ü slenm i ş olan b a lıkl arın soyund an ge ldi ğ i iddia ediliyor. İstanbul'da Rus ve Bulgar Ortodoks cemaatleri de yaş ı yor. Şehird eki en ilg inç Hı ristiyan eserlerinden biri de Bulgar Aya Stefanos Kilisesi. Bu kilisenin iki se l e fı ,

60 SKYLIFE 12 1991


19th century but the shrine dates over 1SOO years. The scared spring itself is in an underground chapel. and the fish it contains are said to be direct descendants of those that swam in the pool in Byzantine times. Istanbul also houses Russian and Bulgarian Orthodox communities. The Bulgarian church of St. Stephen of the Bulgars is one of the most interesting Christian monuments in the city. After its two predecessors were destroyed by the fires that plagued the ancient city. the Bulgarian community decided to build a new church entirely out of iron. lt was cast in Vienna at the end of the 19th century and shipped in pieces down the Danube and around the Black Sea coast into the Bosphonus. Assembled on the west bank of the Golden H om, the

Gothic style church was o pened for worsh ip in 1898 and has recently undergone a restorat ion. The Russian Orthodox community meets in the Church of St. Andrew in Karaköy which occupies the top floor of a 19th century apartment block. The block originally stood on the sea front and accommodat ed Russian monks on pilgrimages to jenusale m and to the monasteries of Mount Athos. The church which served as their chapel fell out of use after the Russian Revolution when the pilgrimages halted. The lower storeys of the building are now occu pied by poor Turkish families. The Russian monasteries of Mount Athos are stili t he proprietary owners although the church is nun by a committee formed from the lo cal Russian community and is tied to t he

eski şehri tarumar eden yangınlarda birbiri ardına yıkılıp gidince, Bulgar cemaati yeni kiliseyi tamam e n de mirden yaptır­ maya karar ve rmiş. 19. yüzyılın sonunda Viyana'da döktürülen kilis e , parçalar halinde gemile re yükle nip Tuna ve Karade niz üzerinden Boğaz'a ge tirilmi ş . Haliç'in batı yakasında kurulan ve 1898 yılın­ da ibadete açılan bu gotik kilise, son yıl­ larda bir restorasyon geçirmi ş bulunuyor. Rus Ortodoks cemaati ise Karaköy'de 19. yüzyı ld an kalma bir apartmanın e n üst katındaki St. Andrew Kili sesi'nde toplanmakta. De nizin doldurulmas ından önce tam kıyıda in şa ed ilmi ş olan bu apartman, vaktiyl e Kudü s 'e ve Athos Dağı ' ndaki manastırlara hacca gide n Rus k eş i şl erini konuk e d ermi ş . Rus devriminden sonra hac sefe rl e ri durunca, k eş i şl e rin ibad e t e ttiği kili se de kullanılm az olmu ş. Bug ün bin anın alt katlannda yoksul Türk ailele ri 12 1991 SKYLIFE 61


Many of the city's churches are repositories for various fonrns of devotional art: this angel stands in the courtyard of the Balıki ı church (left). The cast iron Church of the Bulgars was made in Vienna and assembled on the westem shore of the Golden Hom (nght). istanbul'un pek çok kilisesi dini içerikli sanat eserleri ile bezelidir; bu melek, Balıklı Kilise'nin avlusunda bulunur (solda). Bulgar Aya Stefanos Kilisesi 19. yüzyılda Viyana'da demirden yapılıp gemilerle istanbul'a taşınmış (sağda).

yaşamakta. Binanın

mülkiyeti hala Athos Rus manastırlanna ait. Fakat; kilise, Fener patlikhanesine bağlı ve yerel Rus cemaatinin seçtiği bir komite tarafın­ dan yönetiliyor. 1922'de, patrikhaneden kopan Ortodokslar tarafından kurulan Türk Ortodoks Kilisesi'nin merkezi de Karaköy'de. Hemen tümüyle yaşlı üyelerden oluşan bu küçük cemaatin üç kilisesi var. Bunlardan en ilgiye değer olanı ise 16. yüzyılda Kı­ rım'daki Kaffa'dan getirild iği rivayet edilen meşhur Siyah Meryem Hodegetria lkonu'nun bulunduğu Panaghia. En önemli Ermeni kiliselerinden biri de gene Karaköy'de faaliyet göstermekte. 15. yüzyıldan beri çeşitli kiliseleri banndırmış olan Surp Kirkor Lusavoriç Kilisesi 1965 Dağı'ndaki

yılında tamamlanmı ş .

Kilisenin çevresi nd eki bölge, vaktiyle Erme ni kuyumcuların mahallesiydi. Ne var ki; çoğu şehir dışında yaşayan kuyu m-


ecumenical patriarchate at Fener. Karaköy is home to the Turkish Orthodox Church, which was formed in 1922 after it broke away from the ecumenical patriarchate. The community is very smail and most of its members are elderly. The most interesting of its three churches is the church of the Panaghia, which contains an icon of the Hodegetria. the famous Black Virgin said to have been brought from Kaffa in the Crimea in the 16th century. One of the most im portant Armenian churches is alsoto be found in Karaköy. Although the present church of St. Gregory the llluminator (Surp Kirkor Lusavoriç) was completed in 1965, the site has been a place of worship si nce the 1Sth century. The area sunraunding the church was once the Armenian goldsmiths' quarter. Many of the goldsmiths lived outside the city and were reluctant to make the long joumey to church on the weekend. The church began holding additicnal services on Thursday momings so that the goldsmiths could attend before opening their shops. The tradition is stili carried on today. On Sundays, as well as the Armenian services, the church also serves as a place of worship for the local jacobite community, an ancient Eastem church which stili uses Aramaic, the language spoken by jesus Christ, in its liturgy. Since the division between the Roman Catholic and Orthodox churches. Roman

In the heart of Cihangir, the neoGothic Crimean church has, after years of disuse, recently begun holding services again. Cihangir'in merkezinde yer alan neo-gotik tarzda i n şa e d i l miş Kırım

Kil isesi uzun bir aradan sonra yeniden faaliyete geçti.

12 1991 SKYLIFE

63


Catholics have had an active community in Istanbul. During the middle ages large communities of Genoese and Venetian traders settled in the city and swelled the Catholic population. The best known of the modem Catholic churches is the church of St. Antony of Padua in Beyoğlu. generally known as St. Antoine's. Consecrated in 19 13. it is administered by Franciscan friars. Although its cangregation includes a large number of expatriates·who work in Istanbul. the families of many of the parishioners have been in the city for centuries. During the Christmas season services often overfow with visitors, many ofthem Turks wistful for the holiday celebrations they knew from school or from the ir experiences in the west. Another Catholic church. that of Notre Dame de !'Assomption in Moda on the Asian side of the city. serves as the place of worship for the local Chaldean community, most of whom are migrants from the south-east of Turkey. The Anglican community worships at Christ Church. better known as the Crimean Church. in Beyoğlu. Consecrated in 1868 Christ Church was built on land donated by Sultan Abdül Mecit so that the British could commemorate the dead of the Crimean W ar. During the 1970s the beautiful neo-Gothic church designed by the famous Victorian architect CE. Street fell into disrepair and has only recently been restored and reopened . •

Paintings and icons of religious subıects

decorate the churches of Istanbul. The Madonna and Child at the nght is from the Balıktı Church; the icon below hangs in the Anmenian Catholic Church. Meryem Ana ve isa'y ı tasvir eden Ba l ıklı kilise' deki tablo (sağda). Ermeni Kil isesi'nde bir ikon (altta).

cular, hafta sonlannda o kadar uzak yolu aşıp ayine gelmekte güçlük çekiyordu. Bu nedenle kuyumculara yönelik olarak baş­ l atılan "perşemb e sabah ayinleri" geleneği, bugün de sürdürülmekte. Pazar günleri ise, Surp Kirkor Lusavoriç Kilisesi, ayin yapan Ermenilerin yanısı­ ra, çok eski bir Doğu mezhebi olan ve ibadette hala, İsa'nın konu ştuğu Aram dilini kullanan yerel Yakubi cemaatini de ağırla­ makta. Katolik ve Ortodoks kiliselerinin ayrıl­ dığı günden be ri, İ stanbul'da her zaman faal bir Katolik cemaati de bulunmu ş. Hele Ortaçağ'da geni ş topluluklar halinde şe hre yerleşen Ceneviz ve Venedikli tüccarlar, Katolik nüfusu iyice artırmış. Mevcut Katolik kiliselerinin en tanınmışı, Beyoğ lu 'n daki Padualı St. Antoine Kilisesi. 1913'de faaliyete geçen ve Fransiscan papazları tarafından yönetilen bu kilisenin cemaati, İstanbul'da çalı şan yabancı ülke 64 SKYLIFE 12 1991

yurttaş l arının yanısıra, y üzyıllardır İ s­

tanbul'da

yaşamış

Levanten ailelerin men-

suplarından oluşuyor .

Bir diğe r Katolik kilisesi de şehrin Anadolu yakasında, Moda'da, yerel Keldani cemaatinin ibadethanesi olan Notre Dame de L'Assomption. Çoğu nluğu Türkiye'nin Güneydoğu illerind en İstanbul'a göçmü ş olan Keldaniler de, tıpkı Yakubiler gibi ayinlerde Aram dilini kullanmakta. Anglikan cemaati ise Beyoğlu'ndaki İ sa Kilisesi; diğer adıyla Kırım Kilisesi'nde topl anıyor. İngilizl e rin Kırım Savaşı'nda verdiği

ölülerin anısına Sultan Abdülmecit'in bağı şladığı bir arsa üzerinde in şa edilen ve 1868'de faaliyete giren İ sa Kilisesi, Victoria dön eminin tanınmış mimarı C.E. Street'in im zas ını t aş ımakta . 1970'Jerde bakım sızlı k yüzünden bir süre kapatı lan bu güzel neo-gotik yapı kısa bir süre önce restore edilerek yeniden açıl­ mı ş bulunuyor. •


CUKUROVA . Cukurova ithalat ve ihracat T.A.Ş.

iSTANBUL Gn Md · (1) 133 01 80 (15 hal). ADANA (71) 15 11 47 (5 hal). ANKARA · (4) 287 33 00 (12 hat). DIYARBAKlR (831) 57600 (7 hat) iSTANBUL-KARTAL: (1) 395 34 60 (5 hat). ISTANBUL-TOPKAPI (1) 567 88 18 (12 hal). IZMIR (511 18 24 75. BURSA (24135 35 44 .ERZURUM (011) 23499 KAYSERI (35) 16 91 68. KONYA' (33) 16 31 71 • 16 OS 90 . KÜTAHYA (231) 13342. MARMARIS (612) 12475. TRABZON · (031) 53747 . 50287

a:

I


GEZi /TRAVEL

KEŞFEDiLMEYi BEKLEYEN BiR GÜZELLiK:

••

GOKÇEADA Ege Denizi'nin, tarihsel kalıntıları, doğal güzellikleri ve ünlü bu güzel adasını Faruk Pekin anlatıyor.

şarabıyla

"Denizin diplerinde, uçurumlarda, Tenedos'la kayalık İmroz arasında,

Bir mağara vardır; geniş, kocaman. Dinlendirirdi orada atıarını Poseidon; yeri sarsan, " Home ros, ünlü söyle nc esi İlyada ' da İmroz ya da gü nü müzdeki adıyla Gökçe-

ada'dan böyle söz eder. Mitolojiye göre lmroz (İmbros) ve Semend irek ada l a rı arasında Akh illeus' un an nesi The tis'in sarayı, Gökçeada ile Bozcaada (Tenedos) adaları arasında ise Poseidon'un kanatlı atlarının ahırları bulunur. İmroz'un tarihi M.Ö. 2 bin yılına kadar iniyor. Ada, büyük "Ege Göçle ri"nd e n ö nce Pe lasglar olarak ad l and ı rılan ve bug ün dilleri hala çözü l emem i ş bir halk tarahnelan yurt edinilir. "İmroz" kelimesinin kökeni olan ve bir bereket ta nrı ças ı­ nın adından geldiği sanılan " İ mbros",

Helence bir ad değil. İmrozlular Truva SaAnadolu halklan gibi Truva safında yer alır. Homeros'a bakılır­ sa Akhilleus, Pıiamos'un oğlunu esir alıp adalarda satmaya kalkışır. İmroz Kralı da onu sat ın alıp, babasına geri gö nd e rir. İmrozlular kendil erini Anadolu'da yaşa­ yanların bir parçası sayarlar. Anadolu 6. yüzyılda Pe rs i s til as ına u ğ rayınca , Anadolu'nun do ğa l u zantısı olarak kabul edilen Ege ad aları , do layısıy­ la İmroz da işgal edilir. Bu işgal Atinalıla­ rın imroz Adası ' nın stratejik önemini kavramal arını sağ l ar. M.Ö. 500'de Miltiades, adayı Atina'ya bağlay ıp koloni haline getirir. Ada daha sonra Bergama, Roma, Bizans imp aratorlukl annın bir parças ı olur. Haçlı seferleri s ı rasında bir süre .;, 2' Ha ç lıların e li nd e kalır . Venedikliler, " E Cenevizliler ve Roger Du Flor komuta s ın- "= daki Katalanlar adada bir süre bulunurlar. Fatih Sultan Mehmet'in 1453'te İsta nbul'u .g_ 'fethetmesinden so nra da ada O smanlıların eline geçer. Gökçeada 1. Dünya ~ .f vaşı sırasınd a diğer

Isiand of Myth and History: Gökçeada Faruk Peki n deseribes the appeal of this beautiful, but infrequently visited northern Aegean island.

66 SKYLIFE 12 1991

j

* "At the battom of the sea in the abyss, betvveen Tenedos and rocky lmroz, there is an immense cave. Poseidon's horses rested there and the earth shook" Thus Homer characterizes the isiand of lmroz . taday known as Gökçeada, in The lliad. In mythology, the palace of Achilles' mother, Thetis, was located between lmroz and Samothrace. and the stable of Poseidon"s winged horse was


ıncluding

between Gökçeada and Bozcaada

Aegean islands,

(Tenedos). Trojan War to the War of lndependence

subject to Persian invasion. As a result.

The histoıy of lmroz stretches back to

lmroz, were

Genoese and Catalans under the comman d of Roger du Flor. The isiand

Athenians realized the strategic

passed into Ottoman hands after the

im portance of lmroz and in SOO B.C. the

conquest of Constantinople in 1453.

2000 B.C. The isiand was known as

isiand became an Athenian colony. Ruins

Pelasglar before the big Aegean migration.

of temples dedicated to Hermes and

as a base for the ir ill-fated Gallipoli

D uring the T rojan W ar, the inhabitants of

Dionysus attest to the island's classical

campaign. Upon the defeat of the

lmroz, like the other peoples of Anatolia,

Ottoman Empire, the T reaty of Sevres

allied themselves with T roy. According to

pa st. In the centuries that followed, the

Homer, when Achilles took Priam's son

isiand ca me u nder the hegemony of

to Greece; fallawing the victorious W ar of

prisoner, the king of lmroz bought him and

Pergamum, Rome and Byzantium. In the

lndependence, the Lausanne Agreement

sent him back to his father.

Middle Ages. it was occupied by the

( 1923) retumed the two islands to the

Crusaders, and in tum, by the Venetians,

new Republic of Türkiye.

In 600 B.C.. during the Persian Wars, the

During World War 1, the British used it

( 1920) gave both Gökçeada and Bozcaada

12 1991 SKYLIFE. 67


A Passage to the Past Gökçeada is reachable daily by ferryboat from Çanakkale; the retum passage disembarks at Kabatepe. The sea vayage to Gökçeada is a distinct pleasure. On the boat deck, as you leave the cooling breezes of the Dardanelles, echoes of the thousands of lives lost in battles to cont rol the strait resound in the war monuments visible from the ship. As the Gallipoli Peninsula fades from sight. Gökçeada appears on the horizon. As Homer wrote, it is a rocky island, rather larger than most fırst -time visitors expect. The boat docks at Kuzu Limanı (Lamb Harbor) on the island's northwest

Savaşı s ıras ınd a İngilizler tarafından üs

olarak kullanılır. 1920 yılınd a Gökçeada, Bozcaada ile birlikte Yunanistan'a bırakı­ lır. Lozan Antıaşması çerçevesinde de 22 Eylül 1923'te Türkiye'ye geri verilir. Çeşitli yaz ıtl a ra ve kaz ı ge r e ktire n kalıntılara bakılırsa, İmroz'da Hermes ve Dionysos tapınakları varmış. Zeytinliköy'de köy meydanından Ku zey Amerika Ortodoksl arı'nın din sel lideri olan Yakovas'ın Evi'ne g iden dar yolda, sağdaki bir evin duvarı üzerindeki kabartına oldukça ilginç. Bir Dionysos cümbüşünün resmedildiği bu kabartınada, bir Bakkha ile bir Pan yer almakta. Gökçeada'ya ula ş ı m günümüzde artı k feribotlarla sağlanıyor. Çanakkale'den kalkan feribot dönü şte Kabatepe'ye gidiyor. Gökçeada'ya yapılan deniz yolculuğu ayrı bir keyif. Feribotun güvertesinde kendinizi Çanakkal e Bağazı'nın din le ndirici esintisine bırakıyorsunu z . Önce bütün görkemiyle Kilitbahir ' i izliyors unu z. Ardından Meçhul Asker ve Hellez anıtları sizi oldukça gerilere götürüyor. Gelibolu Yarımadası gözden kaybolurken yavaş yavaş Gökçeada beliriyor uzaktan. Homeros'un d e diği gibi "kayalık" bir ada bu. İlk görenler büyüklüğü karşısında şaşırıyor . Feribot adanın kuzeybatı sındaki Kuzu Limanı'na yanaşıyor. Burası 1. Dünya Savaşı sırasında Göben (Yavuz) zırh­ lı sının iki ingiliz gemisini batırdığı limandır.

68 SKYLIFE 12 1991

Gökçeada'da bir merkez ilçe ile buna b ağ lı Zeytinliköy , Kal eköy, T e pe köy, Bademliköy, Dereköy gibi eski köyler ve Şahinkaya, Uğurlu, Yeni Bademliköy gibi yeni yerl eş im yerleri var. Adanın toplam nüfusu 8 bin dolayında. Yaz aylarında bu say ı biraz daha artıyor. Gökçeada'nın Aydıncık, Kale köy ve Yuvalı doğal pl ajları, sakin bir belde de, deniz kıyısında doğallığı yaşamak isteyenler için ideal yerler. Ku zu Limanı'ndan so nra adadaki ilk durağ ımı z Me rk ez il çe . Adanın id ar i merkezi olan Merkez İl çe toplanı nüfusun dörtte üçünü barın dırıyor. Merkez İlçe'd e Fatih Camii, Aya Panayia Kilisesi ve Yeni Mahalle Mana s tırı gö rülm es i gerekli yerlerden. Merkez İlçe'de n sonra ikinci durağ ımız Zeytinliköy. Zey tin ağaç l arı aras ında k ıvrı la rak giden yoldan, köye ulaş ıyoru z. Ürkütü cü bir sessi zliğun hakim olduğu dar so kaktan geç ip üç ya nı kahve le rl e çevr ilmi ş köy m ey danın a varıyoruz. Bayan Mariya'nın ünlü dib ek kahvesini tatmak üzere çaröak kahveye oturuyoruz. Kahvenin bir kö şes inde "Okuma Kö şesi" yazıs ı as ılı. Karşı kahvenin bir kö şes ind e ise berber masas ı yer alıyor. Köyü gezmeye ba ş ladı ğ ı ını ı da il k gö rüntül erle bir hü zün kaplıyor içimizi. Bir zaman lar 300 haneli olan köyde şi mdi e vle rin dörtt e üç ünd e n faz! as ı kilitli. Köyd e 150 dolayında Rum k a lmı ş, ~

Zeytinliköy'de zaman durmuş sanki; işte aynı geçmişte olduğu

gibi köy kahvesinin bir köşesi berber olarak kullanılıyor (üstte). D eğişik bir mimarisi olan evleri, meyva bahçeleri ve bağlarıyla tanınan

Tepeköy'de yüze yakın insan yaşıyor (sağda).

In Zeytınliköy, you can get o shave, read o newspaper and enJOY o cup o( coffee ın one o( the central square 's coffee houses (above). Tepeköy, o hilltop vıffage. retaıns the

aımosphere o( an old Greek viiiage

(rıght).


GEZI /TRAVEL

side. Here. during World War 1. the

After Kuzu Limanı. our fırst stop is

anather comer. On a nanrow road

batlleship Göben (Yavuz) sank two British

Merkez ilçe. the administrative center. in

leading off the viiiage square, a striking

warships. For years, fıshermen recovered

which three quarters of the island's

classical relief on the wall of a house on

items from the sunken wrecks.

population lives. There, the Fatih Camisi

the right depicts D ionysus reveling with

(Mosque of the Conqueror). the church

Pan and Bacchus.

Gökceada's present population is araund 8.000. rising slightly in the

of Aya Panayia and the monastery are

summer. Most people live in the old

worth seeing.

villages of Zeytinliköy (viiiage with olive

Continuing on a road which winds

Recent demographic changes have had a clear impact on the life of the island. In what was once a prosperous viiiage of

trees). Kaleköy (fortress village). Tepeköy

through olive groves. we head for

300 households, three quarters of the

(village on the hill). Bademliköy (village

Zeytinliköy. The viiiage square is

houses are now locked. Only about ISO

with almond trees) and Dereköy (village

sunrounded on three sides by coffee

Greeks remain in the village. most of

by the creek). although some new

houses. Sitting u nder the arbor of a

them elderly.

residential areas have grown up.

coffeehouse. we savor the taste of Mrs.

The beaches of Aydıncık. Kaleköy and Yuvalı

are perfect for those who want to

sunbathe and swim undisturbed.

Mariya's famous mortar-ground coffee.

Kaleköy. or Kastro. as it used to be called, is the island's oldest village. From

One seetion is designated as a "Reading

Roman times onwards. people have lived

Comer" while a barber's chair occupies

in the areas around the village's fortress.

12 199 1 SKYLIFE 69


The citadel. situated at Kaleköy's summit. it is particularly beautiful at sunset Nearby, Yıldız Cove offers a safe harbor in the worst stonms. Passing alongside the dammed-up lake which provides the island's water supply. we reach Tepeköy. The hi llside viiiage is known for its vineyards and fruit orchards as well as for its original style of domestic architecture. The village's icons and the Church of the Evangelİst are worth a visit. Azra Erhat. noted classicist and translator of Homer, passed through Tepeköy in 1962: "That evening, 1 elimbed by myself to Tepeköy to see the sunset Yes, a village, but the like of which

hemen hepsi de yaşlı. Adanın e n ünlü ye rl erinden biri Kal eköy ya da eski adıyla Kastro. Kal eköy, adanın en eski yerleşim yeri. Romalı­ lar dön e min e kadar y e rleşim, Ka leköy'deki kale dolaylarında ge rç ekl eştiri­ liyor. Köyün en yüksek noktasını oluştu­ ran ve şu anda hala bazı kalıntıları duran kale, özellikle g ün batımında ayrı bir güzellik sunuyor. Tepeköy, Gökçeada'daki bir ba şka durağımız ... Tepeköy'e adanın su gereksinimi karşılayan Baraj Gölü'nün yanından geçerek ulaşmak mümkün. D eğ i ş ik bir mimariy le yap ıl m ı ş , inc e uzun taş binalardan olu şan evleri, meyve bahçeleri ve bağları ile tanınmış Tepeköy'de bugün yüze yakın insan yaşıyor. Köyün ikonaları ile ünlü Eva ngelist kilisesi görülme ye değer anıtlard an. Homeros çevirmeni ve "Mitoloji Sözlüğü" nün yazarı Azra Erhat, 1962'de Tepeköy'ün mesire yerlerinde n Pınarbaşı'nı şöyle an l atıyor: "O akşam tek ba ş ıma Tepeköy'e ç ıktım, g ün bat ı şını görmeye. Evet, bir köy ama bizde eşin e ras tl anmaya n bir köy; düz enli , tem iz, topaç gibi çoc u kları, pem be beyaz tavukları besili ... Kolunda bir mandolinle bir d e likanlı , ya nındaki kızla şaka l aşa

le rind e boyuna övül e n ama dün ya nın ne resinde bulunduğu pek belli olmayan 'Mutlular Adası" . 1962'den bu yana çok şey d eğ i ş mi ş Gökçeada'da. Ama yine de Azra Erhat'ın bulduğu güzellikleri yakalamak çok olası. Ayrıca Tepeköy'deki bir manastırın da öyküsü var. Kaptan-ı De rya Barbaros Hayre ttin Pa şa 1538 Preveze Savaş ı sonrasın da donanmasıyl a birlikte İ stan­ bul'a dönerken fırtınaya yakaland ığında T e pe köy 'ün altındaki bir koya sığınır. Barbaros'un gözdelerinden Kalyapi bu sığınma sırasında ölür. Cenaze kendi gelenekleriyle gömülmek üzere denizcilerce Tepeköy'e getirilir. Köy h alkı büyük bir coşkuyl a cenaze törenine katılı r. Barbaros bu ilgide n çok duygulanır. lstanb ul'a dönün ce Kanuni Sultan Süleyman'dan lm roz h a lkını ödülle ndirmesini ister. Kanuni Ada 'y ı kendi vakfı ilan eder ve vergiden muaf tutar. Vergiden muaf olma ada halkını çok etkiler, Kalyapi'yi "aziz" me rtebesine yükseltirler ve adına "Aya Kalyapi Manastırı"nı in şa ederler. Eski Badem liköy a danın bir ba ş ka dura ğı. Şara bıyla ün lü bu köy adaya tepeden bakıyor. Bu nedenle de köylülerce "Ada' nın Balkonu" olarak adlandı­

şak ala şa tırmanıyor yokuşu. Kadın l ar

nlıyor .

oturmu ş nakı ş i şliyorlar,

Gökçeada tüm tarihsel kalıntıları , doğal güzelli kleri, eşs iz şa rap sofralarıyla de-

örgü örüyorlar, şarkı söylüyorlardı. Rumca da Türkçe de ne güzel türkü okuyordu bu kadın l a r. .. Gökçeada mutlu bir ada, ilkokul metin70 SKYLIFE 12 1991

ği şik l iği, farkiıyı arayan l arın keşfetmesi

gereken güzelliklerimizden biri...

Tepeköy'de ikonalarıyla ünlü Evangelisı kilisesiyle

Barbaros Hayrettin Paşa 'nın

gözde

adamlarından

Kalyapi'nin

adına

inşa edilmiş

bir bulunuyor (üstte). Zaman içinde çok değişmiş manastır

olmalarına rağmen Gökçeada 'nın

köylerinde geçmişin sakin ve huzurlu yaşamının izlerini bugün de görmek mümkün (sağda). Tepeköy has both o church and an abbey -- reminders o( the days when Greeks compnsed the majorıty o( the island's populatıon (above). Life on Gökçeada remains undisturbed by the hectic demands o( modem living (right).


GEZI I TRAVEL

we had never encountered before:

Tepeköy. While the fleet sheltered there,

island. In their gratitude, they elevated

orderly, clean, with plump and sturdy

Caliope, Barbarossa's favorite concubine,

Caliope to sainthood and built the "Aya

children and well-fed pink and white

died. The sailors brought her body to

Kalyapi Abbey" in her memory.

chickens ... A young man with a mandolin

Tepeköy to be buried according to her

on his arm, elimbed the hill, joking with

own customs. The care sh6wn by the

for its wine. The viiiage commands a line

the girl at his side. The women sat in the

villagers touched Barbarossa and when he

view of the isiand from its hilltop site,

shade of the houses, em breidering and

retumed to Istanbul, he asked the sultan,

called the "lsland 's Balcony'' by the locals.

knitting and singing wonderful folksongs in

Süleyman the Magnificent. to reward the

Greek and Turkish. Gökçeada is a very

people of lmroz. The sultan made the

vogage: it is a passage to a quieter and

isiand part of his own va kıf (pious

more restful way of life. Simple

happy island."

Lastly, we visit Old Bademliköy, famous

A trip to Gökçeada is more than a sea

foundation) and exempted them from

accomodations are available in pensions

history of the island. In 1538, the

taxes. For this reason, on old land deeds,

and rustic cafes serve tasty local fare,

Ottoman admiral Barbarossa, returning to

the words "This is from the

Istanbul with his fleet fallawing his victory

Süleyman the Magnifıcent" can stili be

The isiand is always uncrowded and life

in the Battle of Preveze, sought refuge

seen. Exemption from taxes had a very

unhurried, providing, as it has for

during a storm in the cove below

favorable effect on the people of the

centuries, a perfect place of refuge. •

Tepeköy played a critica! role in the

Vakıf

of

complemented by the island's own wine.

12 1991 SKYLIFE 71


1

ABH'DEN HABERLER

J

/(asım ayı güzel başladı. Bu yıl Kas1m ay1 iyi bir haber/e başladi. Seugi, an laylŞ ue bilgiyle hizmet uerecek {Jir sağlik merkezinin açıl1ş haberiyle. Amerikan Bristol Hastanesi- Vehbi Koç Kanser Merkezi. Bu merkezde, tarama ue erken teşhisin yam s1ra, hastahğm her evresinde ilaç, IŞ/11, cerrah i, ağn ve destek tedavileri yapıl1yor. Uzman kadroyu, Operatör Prof Dr. Cemalettin Topuzlu yönetimindeki Klinik Onkolog Prof Dr. Gökhan Töre, Medikal Onkolog Prof Dr. Erkan Topuz ve Uzman Hemşire Asuman Bahadır o lu ş turuyor. Cerrahi Bölümü Şefi Üro log Dr. Cürbüz Barfas ise bu ek ibin başdanışmanı. Hastanenin diğerInmış uzmanlan da gerektiğinde ekibe katiiıyor. Tiinı ekip, Türkiye'deki en ge lişmiş cillazlan k ullanabilmenin güven ve mutluluğunu duyarak, hastaianna yardım cı oluyor. Çiinkii merkezde, bilgisayar/i tomografi cihazmdan radyoterapi ünitesine kadar, kanser teşhis ve tedavisinde kullamlan çok modern cihazlar bulunuyor. Radyasyon Onko log Dr. Oktay Incekara 'nın sorum luluğundaki iinitede bulunan Theratran 780C Kobalt Cihazı, Sayın Vehbi Koç'un armağanı. Bugünlerde, Nişantaş1'ndaki Amerikan Bristol Hastanesi'nde doktorundan h emşi­ resine kadar tiim kadro güliimsüyor. Vehbi Koç Kanser Merkezi'nde şifa dağıtmaya haş lamanm mutlu luğuyla.

Yakmda başka iyi haberlerim iz de olacak.

AMERiKAN BRiSTOL HASTANESi Güzelbalıçe Sokak, Nişaııraşı - l sta nbu l Te l: 13 1 40 50


SANAT /ART

..

.....,

ÇAGDAŞ

. .

TURK RESMININ "PENTUR" USTALARI ••

Masters of Modern Turkish Oil Painting Yağlı boya

resim tekniğinin günümüze kadarki serüvenini ve bu tekniği ustalıkla kullanan çağdaş Türk ressamlarının önde gelen isimlerini Haşim Nur Gürel anlattı. Dünyada ve Türkiye'de resim sanatının tarihçesinin kısa bir özetini yukarıda bulacaksını z. Bu bölümü ise. günümüzde de eser vermeye devam eden. yağlıboya resim tekniğine gönül vermiş olan ve bunu ustaca kullanan "Çağdaş Türk yağlıboya

Ressamları "n ın tanıtımına ayırdı k.

The fallawing artists are 12 of Turkey 's masters of 1/ıe oi/ paint medium.

Cihat Burak Sanatçı özellikle 1950-1970

Nuri iyem 1945'ten bu yana salt resim

iye m 'in bir portre çalışması. A portroıt by /yem.

Avni Arbaş Sanat yaşamının önemli bir bölümünü Fransa 'da sürdürmüş olan Avni Arbaş (D.19 18) , portre. görünüm ve ölüdoğal arı nda duyarlı , özlü ve yal ın bir anlatım aracı olarak leke, ışık ve rengi ustaca kullanan. son dönem desenlerini bile yağlıboya ile

C. Burak eserlerinde mizahi bir sergiler. Burak's poıntıngs cxhıbıt h1s scnsc o(humor.

yaşamını sürdüren ve profesyonel ressamların öncüsü olan Nuri iyem (D. 1915), yağlıboya resim tekniğinin bütün olanaklarını farklı dönemlerdeki arayışları içerisinde ustaca sergilemiştir. Yakınlarının portreleriyle, nü'leriyle ve Anadolu köylüsünün serüvenini belgeleyen yapıtıarıyla, politik tavır alışlarıyla Türk resminin bir başka olay adamıdır. Nuri lyem (b. 1915), who has made his living since 1945 solely by painting is a pioneer among modern professional artists. His works, whose subjects include the adventures of Noah , scenes of Anato/ian peasants as well as portraits of his relatives, explore the various techniques of oil painting.

ile dengelerneyi Cihat Burak (D. 1915) . Cumhuriyet dönemi Türk insanının değişim sürecini yapıtının bütününde her yönüyle resmeden günümüzün "duayen" sanatçıs ıdır. Cihat Burak (b. 1915) , is the doyen of contemporary Tur/<.ish oil painters and has chronicled fully the experience of Turks in tlıe Republican era. His works, especially those created between 1950-1970, exhibit a naivete in their individual and humorous observations of society

çağdaş

arasında gerçekleştirdiği

resimlerinde toplumsal eleşt iri dozunu kendine özgü bir mizah

74 SKYLIFE 12 1991

dakulu

R

başarmıştır.

duyarlılığı

yaparak

yağ l ıboya

es im s anatı, tar ih i in sa n lı k tari h iyle y a ş ıt e n eski sanat dallarınd a n biri. İn s an oğ lu ­ nun , " yaşa dı ğ ını yenide n yaşatm a k" , "görmek i ste d iğin ce yaşatm ak " di ye tanıml a n a bi l ece k res me tm e .....

duyarlılık


Although not an indigenous art form, Turkish artists have found that oil painting offers a flexible and challenging medium for their artistic expression. Ha~im Nur Gürel examines the introduction of this technique a century ago and discusses the st at e of the art today.

the power of the images u nder the cover of their enchanting liveliness. The purpose of art to depict. exalt. exaggerate and interpret the adventure and quest of man derives directly from these first pnmitive paintings.

T

he first oil paints - colorgiving substances mixed with oil were used by early man on cave walls to illustrate and sanctify crucial rites of passage. The simplicity of these hunting scenes cloaks

gerçekleştiren

bir başka usta tutkunudur. Avni Arbaş (b. 1918), who lived in France during a crucial yağlıboya

period of his artistic life, is a passianale !over of oil painting. His portraits, landscapes and

stili-lifes are characterized by a mastertut use of light and co/or to achieve a sensitive, genuine and unaffected composition.

Arbaş,

leke,

Arbaş IS

ışık

ve renk

From the birth of Christianity to the end of the Middle Ages other materials - mosaic, fresco and tempera - were employed to decorate religious buildings. With the Renaissance came a new appı-oach to painting, initiated by Giotto in the early 14th century, which speeded the development of oil painting technique in the early ISth century in ltaly and northem Eu ı-o pe. By the beginning of the 1 6th century, artists had mastered the medium and from this came the astounding works of the Renaissance. Until the revolutionary discovery of photography which offered a new way to capture visual images, the traditions, rconography and techniques of nearly four centuries of orl painting were the essential means of visual descnption and r nterpı-etation.

Adnan Varınca Bütün duygularını resmetme anında yoğunlaştırarak çalışan,

evrensel duyarlrlrktaki ölüdoğa, görünüm ve portreleri ile Adnan Varınca (D. 1918). sırasında dokulu, sırasında saydam boya darbeleri ile yapıtıarına devinim ve derinlik veren özgün bir üslupçu ve renk ustasrdır. Adnan Varınca (b. 1918), a master colorist, has an original style which gives his works depth and motion. Working

from nature, he concentrates in his pictures all the feelings of his own microcosmic experience at the moment of painting. His still-lifes. landscapes and portraits are distinguished by the juxtaposition of transpareni and textured paint.

Özgün bir uslupçu ve renk ustas1 Vannca'dan bir portre çalişmasi. Th1s Vannca portra1t shows h1s umque style and use o( co/or.

ustasıdır.

a master o( l1ght and

cola1. 12 1991 SKYLIFE

75


SANAT ARI

serüveni ilk çağlarda nıağaral a rı Yağliboya Görsel imgeyi var etmenin yesüsleyen av r esimleriyl e başlar. ni büyülü arac ı fotoğrafın ortaya Renk veren nıal ze ııı e l e rl e çeş itli tekniğinin ç ı k ı şına dek , dört yüzyı l boyunca yağ l arın karı~ ı mıncl a n elde eelilen Türk yağ lıboya r esim t e kni ğ i görsel boyalar. avı can l andıran, kutsayan betimlemenin b aş lı ca arac ı olur. sanat Osmanlı İmp aratorluğu 'nd a resimlerde kullanılır ilk olarak. Hıristiyanlı ğ ın doğu ş und a n Or- yaşamma ise. Fatih Sultan M ehmet dönetaçaj:( ı n sonlarına dek . mo zaik. mind e ülk emi ze ge l en birk aç girmesi fresko ve tempera tekn ikleri kilise Rönesans sanatç ı sını ve aral a rın­ ve bazilikalan süsleyen dini res inı ­ Tanzimat da 2. M ehmet'in portresinin el e l eri gerçekleşt irm e nin araçları sonrasma bulunduğu bir k aç yap ıtı saymazolurlar. Rön esa n s dön eminin sak. yağ lıboya resim t e kni ğ inin Giotto ile ba ş ladığı kabul olunan rastlar. Türk sanat yaşamına girmesi ancak Tan zimat so nrasın a rastlar . yeni resim anlayışı, 15. yü zyıl baş­ larınd a önceli kle Ku zey Av r upa'da kul İlgi n çtir: bu gecikme nedeniyle O smanlı l a nı l maya ba ş lanan yağ lıbo ya r esi m sanatç ıları Batı resmi ve yağ lıboya resim t e kniğinin gelişimin i hı z landınr. 16. yüzyıl t ek ni ğ i ile fotoğrafı eş zamanda tanımı ş­ l ard ır. Fotoğ rafın ticari kullanımınııı yaybaşınd a kusursu z bir yetkinlikl e kullanı­ lan bu teknik, birçok Rönesans b aşyap ı ­ ınl aş ma s ı sonucu. doğa, kent manzaraiarım belgeleyen gazete ve kar tp ostalların tının a nl at ım aracı olur.

Nejat Melih Devrim Yaşamını yurtdı ş ında çeşitli

Devrim'in bir yağlıboya A Devrım oıl paınrıng.

çalışması.

dünyaya dağ ıl a bilm es i dönem sanatçıları­ nııı resim an l ayışl arı nı da etkiler. Bu arada, 19. yüzy ıl imparatorluklarının Doğu 'ya yöne l i ş l e ri, sanat al a nın a "Oryan tali zm" akım ı ile yansım ı ştır . O sman lı ayd ını. Batı resmi ve yağlıboya t e kniği ile tanışırken. Batılı sanatçmm Doğu'ya bakı · ını yansı­ tan bu akımm örnekleriyle de karş ıl aş ır. Ancak: Pari s'te 12 y ıl eğ itim gören Osman Hamel i Bey dı ş ındaki önemli ressamları ­ mızın "Oryantalist" çi zgiel e eser vermemi ş l erdir. Atelyelerine devam ettikleri Batılı sa nat ç ıların smırlı etkil erini kişisel duyarlılık, yetenek ve ilgi a l anları çerçevesinde üzüıııseyerek, k endi lerin e özgü res im elill erini geliştirirler. Fotoğrafın gündelik yaşama g irdi ği bir dönemele Batı resmi keıvanına katılmaları. Türk resim ge l e n eğ inin olmamasından kaynaklanan perspektif ve kompozisyon eksiklik- ~

Ömer Uluç

Ömer Uluç (b. 1931) , who /ives in Paris. has devetoped an orıgmal vocabulary of flgurative abstractions formed of rhythmic and textured brush strokes. The process of pamting the picture ıs as important as the result

ülkelerde sürdüren ve M.

AlaaHin Aksoy

Profesyonel ressamlık halen Paris'te sürdürmekle olan Ömer Uluç (D. 1931 ), doku lu boya ilmekieri ıle az renklı. geneltıkle tek konulu ritmik figüratif soyutlamalarıyla kendine özgü bır dil geliştırmiştir. savaşımını

Ömer Uluç Paris'teki stüdyosunda. ın hıs Pons srudıo.

Uluç

Seuphor'un "Soyut Resim Sözlüğü"nde yer alan iki Türk sanatçısından biri olan Nejat Melih Devrim (D. 1923), kalın boyalı , geniş fırça tuşlu renk lekeleri ile duygularını dile getiren bir başka sanatçımızd ır Nejad Melih Devrim (b. 1923) , one oftwo Turkish artists mentioned in M. Seuphor's

Dictionary of Abstract Painting, /ives abroad. His expressive style is characterized by thickly applied paint, wide brush strokes and dabs of co/or. 76 SKYLIFE 12 1991

Alaaltin Aksoy (D.1940). insanoğlunun geçmişine

göndermeler yapan figüratif anlatımını , dönem dönem değişen renk arnıanileri ve çok iyi kullandığı boya teknikleri ile


Turkish artists only became acquainted with the techniques and iconography of oil painting after the mid-1 9th century westernizing programs of reform known as Tanzimat.

In the Ottoman Empire. except through the several Renaissance painter·s who came to Turkey dunng the rergn of Mehmet the Conqueror. oil paintıng. together· wıth rts vocabulary and technique. only enter·ed the arti stic lıfe of Turkey after Ta nzimat. the mid- 19th century westernizing r·eforms. Because of this. Ottoman ar-tists were exposed to photography at the same time they wer·e introduced to the techniques of western

oil painting. The spr·ead of photography's commercial uses as well as the documentat ı on of im por-tant urban and natur-al scenes in newspaper photogr·aphs and postcards and the dissemination of the images thr-oughout the country had a stı-ong impact on the contempor·ary ar-tısts' appı-oach to parnting. Orientalısm. which expressed western ar-tists' views of the east and easter·n ways of lıfe and was a renection ın the ari

world of the eastern orrentation of 19th century empires. was the vogue at the same time Ottoman intellectuals became acquaınted with western paintıng and oil paintıng techniques. Except for Osman H arndi Bey who studied in Paris for 12 years. Turkey' s ınıpor-tant ar-tists did not paint in the Orientalist style. Other aı-tists of that period developed theır own anginal painting vocabulary while assimilating the individual sensitivity. ski ll and ınteı·est of western ar-tists. These aı-tists' lack of experience with perspective and composition. which der-ıved fı-om the absence of traditions and precedents. benefitted from the new technology offeı-ed by photogı·aphy. Most of this fir:;t generation. known as the Primıtives. were trained in mılıtary schools.

resmeden. kendine özgü gizemi olan bir sanatçımızd ır. AlaaHin Aksoy (b. 1940) has a particularly original style ol figurative expressian in w!ıictı lıe uses his skillful painting technique and monochromism to explore symbolism and surrealistic subject ma/ler.

Aksoy'un 199 1 yriında yaptığı "Piotaj Hatası" adlı tablosu. "Pr/ot Error" by Aksoy. 199 /.

Mehmet Güleryüz Büyük boyutlarda eserler veren ve dönem dönem belirli temaları konu alan Mehmet Güleryüz (0.1940). figüratif çalışmalarında çok r e nkl ı; geleneksel boya sü rü ş tekniklerine bilinçli olarak zı t ; tuvalle dövüşüreesine örülmüş boya darbeleriyle resmini

amaçladığı ustalığa

götürmesini bilen ; gergin . elektrik yüklü tuvallerin ressamıdır . Mehmet Güleryüz (b. 1940) is a painter of /ense, electrically charged canvasses. The themes of his large scale figurative works change from period to period, bul his technique and style is

M. Güleryüz (lgürati(. büyük boyutlu eser/ere yön e/miştir. Güleryüz. o (ıguratıvc artıst, works on large canvasses.

characterized by clashing strokes of bright paint on the canvas - a conscious manipulation of and break from traditional painting techniques. 12 1991 SKYLIFE

77


SANAT /\RI

ya rarlanarak Primitiller Cumh uriyet Döne mi'nin bu çoğu olsiv il ilk r essa mları ara~ ı nd a ve Osman öze ll ik le kadı nl ar ı kon u ala n mu ~l ur. "Prim ilifle r" diye ad l and ı­ r ıl a n çoğu aske ri okul ç ıkı ş lı bu Ha md i resimle ri ile Çal lı İ brah i m. İ stan­ res~a m l ar ve Osman Hamel i Bey. bul p eyzajları il e llikmcl Onat. Bey baz• b az ı r es iml e ri n d e fotoğrafları portr ele r i il e Feyhanıan Duran. bü y üll e rek res imsel kompo z i ~­ kompozis· poşadları il e Avni Lifij . figür yonlar ge rçek l eşl i rmi ·le rdir. yonlarmda resimle ri ile Na ınık İ s m a il. lam Ya ğ lıboy ay ı oldukça sayda m bir e mpresyonist görünüm ustası kullanan "Primitifler"den ve Os- fotoğraf· olan Naz nıi Ziya Bey. Batı resmima n Ham el i Bey'de n sonra Em- tan yarar· ne özgü yağ lıb oya resim tekniği presyo nisl a kımın e lk ile ri hi sseve ge l e n eği nin Türkiye'de d e d ili r. Bu ikinci ku ~ağııı büyük us- land1lar. üzümseneliğinin kanıllarıdır. lal a rı: orman görünümle ri ve ölüZeki Kocamemi . Hale Asaf. Mud oğaları ile Şeker Ahme t Pa!-ia. ö l üdo ğa­ hittin Sebali ise ! ~H() kuşağının Konstriiktif Ak ı m çizgisinde eser veren sanal ç ı ­ ları ile Süleyman Seyit Bey. İ sta nbul k ı y ı­ ları nı n ligürlü gö rününıl er ini konu alan ları ve yağlıboya re sim tekniğinin u stal a rı arasında sayılabi l irl er. res imle ri ile Hali l Pa~a ve ll oca Ali H ı z a Bey'dir. Günümü zde. kullanım kolaylığından 191 4 K u ~ağ ı olarak ad l a ndırıl a n . ötürü "Akrilik" boya kullanan ressa mların le rin i

foto ğ raftan

kapa l abi l nı e l e rin e yardımcı

say ısı yağlıboya resim tekniğinin aleyhine gün geç tikçe artıyor. Ancak yine de 500 yıllık bir ge le ne kt e n !al alarak an l atım aracı olarak yağlıboya t e kniğini kullanmay ı sürdüren birçok önemli sanat~·ı var. Beşyüz y ıllık bir eliinemin ya~antısını. a nl ayış ve küllürünü belgeleyen tuval üze rine yağlıb oya resimle r. rulo olabilmele ri ve dayanıklılıkları sayesinde bütün dünyaya d ağ ılıııı ~ durumdalar. Geçmişten gü nümü ze. ülk e ler arasında ek onomik d enge le rin değişimine göre sürekl i devinim için de olan bu evre nsel mirasııı ortaya ç ıkacak ye ni us t alarının. dü nyada ve Türk iye 'de geleneğe ye ni başyapıt halkal arı ekleyecekle rine k u şk u yok. Yağlıboya resim. klasik mü z iğ in görsel ikizi olarak in sa n oğ lunun külıürel mi rasın ın ana kaynaklarınd a n biri olma özelliğini sürdürecektir. •

Türk resim sanatının daima gündemde olan isimlerinden Burhan Uygur'un TEM Sanat Galerisi koleksiyonunda yer alan bir tablosu.

Komet (Gürkan

Coşkun )

ThiS d01 k and CC IlC {!om the TEM An Gallcry's collccuon cxcmp!l{lcs Uygw's (ıgurauvc stylc. paınung

"Komet" takına adını kullanan Gürkan Coşkun (D. 1941) da. Paris 'i ınesken tutan ressaınlarımı zda n . Koınet .

insanoğlunun yeryüzündeki garip serüveninin saptamaları

Burhan Uygur Yaşamı duyarak. dolu dolu yaşayan Burhan Uygur (D. 1940). bu yaşanmışlığı yapıliarına ustalıkla aktarır.

Yapıtlarında yalnızca yağlıboya

veya farklı ve ek tadlar için pastel. çini . akrilik kullanır. Figür resimlerinde ve portrelerinde çok başarılı. sıradışılığı il e hep gündemde bir kiınliktir .

Burhan Uygur (b. 1940). a popu/ar personality, has successfu//y created his figurative paintings and porirai/s not just wit!ı oi/s bul a/so wi/lı pas/e/s. ceramics and acrylics. 78 SKYLIFE 12 1991


The Primitives' lack of experience with perspective and composition benefitted from the new technology offered by photography, and they used photographs as an aid in composing their canvasses.

They. as well as Osman Hamdi Bey. used photogr·aphs as a tool in compasing their· paintings. And like Osman Hamdi Bey. they employed paint finely and transparently. The subsequent school. however·. incor·por·ated the influences of lmpressionism in their· free and painterly use of o ils. The masters of this second gener·ation wer·e Şeker Ahmet Paşa with hıs woodland scenes and still-lifes. Süleyman Seyyit Bey with his stili-lifes. and

olarak nitelenebilecek yaprtlannda. saydam ve dakulu boya özelliklerini bir arada ustaca kullanarak. büyülü , tedirgin atmasierli ligürlü görünümler resmeden. bir başka usta sanatçrdır. Gürkan Coşkun (b. 1941) , known professionally as Komet. uses the seliing of Paris in his works which explore the human experience on earth. He is anather artisi w/ıo in creating his figurative scenes of enchanting and uneasy atmosphere mastertu/Iy employs the special characteristics of transpareni and textured paint.

Halil Paşa and Hoca Ali Riza with their figurative views of the Bosphorus and the shores of Istanbul. The first pa inters of the Republican period. known as the genera tian of 1914. wanted to break with the past and expressed this desire both in their r·evolutionary subject matter as well as in their painterly style. lbr·ahim Çallr's paintings of women, Hikmet Onat's Istanbul landscapes. Feyhaman Duran's por1raits. Avni Lifij's intense narTative

Şenol Yorozlu Dönem dönem isveç'te

scenes of battles and working people. Namrk lsmail's figure paintings. as well as the lmpressionist scenes of N azmi Ziya Bey demonstrate the Turkish assimrlation of westem orl techniques and traditions. Zeki Kocamemi. Hale Asaf and Muhittin Sebati. who worked within the ideals of ConstnJCtivism. were among the leading artists of the 1930s. Today, the number of painters preferring to work in acrylic paints over oils is growing. Nevertheless. the most important of T urkey's masters of modem painting continue to use this medium. with SOO years of tradition behind it. in their works. Like the great compositions of classical music. oil paintings will continue as one of mankind's priceless treasur·es of cultural • heritage.

Yorozlu, canlı renk ormanileri yaratır. Yorozlu uscs lıvcfy color harmonıes.

ilginç yontu ve nesne da olan ressam Yavuz Tanyeli (O . 1950). tuvallerinde dokusal boya çalışmalan

tad i arının yanı s ıra. ka rşıt

grafik ögeler ve kişisel bir mitolojinin ögelerini bağdaştırmayı amaçlayarak büyük boyutlu tuvailere yönelen dinamik. bilinçli ve coşkulu bir başka sanatçımızdır.

Büyülü görünüm/erin ressamr Komet Komeı 's art reveals a magrcal world. yaşayan. çalişan.

sergiler açan Yorozlu (D. 1950). kendine özgü toplumsal eleştiri yüklenmiş figüratif

Yavuz Tanyeli

Yavuz Tanyeli (b. 1950), a painter who alsa creates interesting sculptures, is a dynamic, knowledgeab/e and enthusiastic artisi who prefers large canvasses whiclı harmanize graphic components with elemen/s of his own personal mytlıology in his exploration of the textural play of paint on canvas.

Şenol

soyutlamalannı. kalın kıvamlı

boya katları ile daire ve üçgen gibi fa rklı tuval biçimleri de kullanarak canlı renk arnıanileri ile sürdürmektedir. Şenol Yorozlu (b. 1950) who has lived, worked and exhibited in Switzerland, continues to paint figurative abstractions infused with his own original social criticism using thick layers of paint and unusuat canvas shapes such as triangles and circles and a lively co/or harmony.

Yavuz Tanyeli kişisel bir mito/ojinin izlerini süren eserler vermektedir. Tanyclı's works rcpccı hıs personal myıhology.

12 1991 SKYLIFE

79


'I Teknolojide gelecek

~SUBARU

Turizm Sanayi Ticaret

EroN

Turkiye Genel Dlstrlbütöru

A.Ş.

Gaz,osmanpaşa-ANKARA

izmir Showroom·Satı ş: Ataturk Cad No 342/A Kordon-lZMlR Tel (51) 21 66 17. 21 83 00 · 21 31 47 Fax (51) 21 31 47

Ankara Showroom·Satış : KorQ\llu Cad No 54 Tel (4) 146 69 61

istanbul Showroom -Satış : Buyukdere Cad No 151 Zı nc ı rlıkuyu ISTANBUL Tel (1) 174 99 40 (4 hal) Tlx 26598 eton ır Fax (1) 174 99 40 (4 hat)


OSMANLI BANKASI BiREYSEL BANKAClLIK HİZMETLERİNDEN

KONUT KREDİSİ

TAŞlT KREDİSİ

MESLEK KREDİSİ

ÖZEL DESTEK KREDİSİ

Ülkemiz bankacılık geleneğinin deneyimli ismi Osmanlı Bankası, siz seçkin müşterilerine zengin çeşitlilikte ve uygun koşullarla bireysel kredi alternatifleri sunuyor.

Bireysel Bankacılıkta da Osmanlı Bankası Farklılığından Yararianın

0 S MA N LI BAN KA S I Voyvoda Cad. 35-37 Karaköy, 80000/lstanbul. Tel: 152 30 00 (30 Hat) Tix: 25383 diro tr. Fax: 144 64 71, Reuter: Obit


SANAT / ART

Mukaddes Erol Saran'In kişisel resim sergisi ürkiye İ ş Bankası Parmakkapı Sanat Galerisi'nde Mukaddes Erol Sa ran ' ın resimleri sergileniyor. Sergide, sa n a tç ının yağlıboya ve pastel boya kullanarak gerçek l eşt irdi ğ i, daha çok Şarköy'e ait peyzajlar, yakınl a rının por tre leri ve natürmort çalışma l arı yeralıyo r. Eserlerinin yanı s ır a, yurtdışında kazandığı çeş itli ödü ll erle de sanat dünyasında ad ınd an sözettiren sanatç ının 40 'ın üzerindeki resmi. 6 Aralık 1991 tarihine kadar görü lebilir. 1923 y ılında doğan Mukaddes Erol Saran , Güzel Sanatlar Akademisi resim bölümünü bitird i. Öğrencilik yı ll arında çeşi tli se rg ile re katılan sanatç ı n ın hocalanndan biri, tanınmış air ve ressam Bedri Rahmi Eyüboğ l u, diğeri ise ünlü

T

sanatçı

Leopold Levy. bugüne dek say ı s ı z karma ve grup resim sergis ine k at ı ldı , ll kiş i sel sergi açt ı. Yurtdışında da bir çok sergiye katılan sanatçını n, Fransa'da Ulus l araras ı Kadın Sana tç ı

Türkiye'nin ödüllü ressamlarından

Mukaddes Erol Soran 12. kişisel

sergisinin

açılışmda

(en iistte). Saran'ın sergide yer alan eserlerinden bir ölü doğa ve peyzaj çalışmas ı (sağda

üstte ve altta) ile "Köylü Kadın" resmi (solda).

Sanatçılar

ödü lü

Sergisi'nde kazandığı bi r grup ve Chennusnol Ferroid'de

kazandığı U lu s l ararası Kadın Sanatçılar

Grup Şe ref Ödülü var. Mukaddes Erol Saran'ın yurtiçinde ve yurtdışındaki birçok koleksiyanda da eserleri bulunmakta. • 82 SKYLIFE

ı

2

ı99 ı


Türkiye'nin ilk kameramanlar1ndan

Enver Burçkin ürk s in e masının yüzün e aş in a o lm a dı ğ ımı z , ç o ğ u zaman is mini dahi bilm e di ğ imiz pek çok e me kçisinde n biri ydi Enve r Burçkin. Ay nı za mand a Türkiye'nin "ilk"lerinden. Eskiler onu jenerikteki "Kameraman Enver Burçkin" yaz ı s ınd a n h a tırl aya c a kl ardır. Eve t; 1990 yılının Ağ u sto s ayında y itirdi ğ imi z, Türkiye'nin ilk kameranıanlarından Enver Burçkin 'i anmak istiyoruz.

T

M es l eğe

b aş­

l ad ı ğ ı

1927 y ılın ­ dan, emekli olduğu 1973 y ılın a d eğ in 500 filmele kameram a nlık ya pan , 50 y ılı a ş kın me sl e k hayatı boyunca pek çok ünlü oyuncu ve yö netmenle çalı şa n Burçkin 'in , Ye nedik Turistik Filmler Y a rı ş m as ı ' nda kaza ndı ğ ı bir mans iyonu ve İzmir Film Festivali 'nd e e ld e e ttiği bir birincilik ödülü var. Uz un m e tr ajlı filmi e rin ya nı s ır a belge-haber film ci-

durmadı Burçkin; evinde kurduğ u küçük atölyesinde vitray yapmaya başl adı. Bu sanata olan ilg isini, "TV'de seyre ttiği m vi t ray ya pımı il e ilg ili bir prog r a md a n so nra evimd e kurdu ğ um ufa k atö lye md e ke ndi ç apımd a ç alı ş m a l a rı y apı yo rum . De rs ve kurs görmedim. Çünkü kame ramanlıktan gelen renk uyumu ve kompozisyon alı şkanlığı beni bu sanata itti" diyerek açıklıyordu . Beyazpe rdede y ıldı zl ar va rdır , figüranl ar va rdır.. . Bir de karakte r oy un c ul a rı vardır ki o nl ar s ı z film kupkuru , yavan k a lır. En ve r Burçkin i ş t e bu karakte r o y uncul a rı g ibiydi. Kendis inde n ge riye kalan albümlerini dönemin s ta rları ve ünlü yönetmenleriyle birlikte çe kilmi ş fotoğrafl a rı süslüyor. Bir de ans iklope dile rd e adı "Türkiye'nin ilk kame ram anJ arınd an" olarak geçiyor. •

Enver Burçkin 46 boyunca hiç

yıl

ayrılmadığı kam e rasıyla

Burçkin 'in be/ge

(solda). ve

doğa

fotoğraflarmdan (sağda ve

iki

örnek altta).

Ji ğ i türün e de ilg i duy an Burç kin, k ameras ım s ırtl a nıp Türkiye'yi il il d ol aşarak , 1949 yılın a d eğin çok sayıd a belge habe r-filmi de çekti. Erzincan de premi s ıra s ında pek çok gazetecinin yapamad ı ğın ı o yapmı ş ve eksi 30 derecede fotoğraf makin aları buz tutan gazetecileri "atl atı p " , Türkiye'nin en acılı afetle rind en birini görüntülerneyi baş armı ş tı. "Atatürk'ün m an evraları " nı ve o dönem ülke mize gelen pek çok devlet adamını da görüntüleyen Burçkin, kend isiyle yapılan bir röportajda Atatürk'le ilgili bir anı sını şöyle anlatıyordu : "1937 y ılında Söke s ırtl a rınd a Atatürk'ün takip e tti ği bir manevra s ırasınd a ben de orada bulunuyordum. Fakat bir türlü yakla şıp da yakınından film çekemiyordum. Benim çevresinde dolaştığıını görünce, "Ne istiyorsun ?" dedi. "Efendim sizin portreni zi çekm ek istiyorum" de di m. Onun üze rine "Peki çek bakalım" deyin ce, heme n kamerama s arıldım . Cesaretim vardı ama bir yandan da heyecandan titriyordum. Çünkü konu ş ması beni son derece etkil e mi şti. Bir ara "Böyle pozum iyi mi?" diye sordu. Ben heyecand an "çok iyi efendim " diyerek d e klan ş öre h astım ve bir şe ri l i o and a bitirdim . At a' nın ve fatından sonra Dolmabahçe'den E tnoğ rafya Müzesi'ne kadar olan cenaze töreni ile Anıtkab ir yapıldıktan sonraki nakil töreninin de tamamını görüntüledim." 1973 yılında , "Verimi gençlere bırakıyo rum" diyerek kameramanlığı bıraktıktan sonra yine yaratıcı çalı ş m alard an uzak

12 1991 SKYLIFE 83


işte yeni '92 model Telefunken ...

Telefunken Mega Sound. Görüntüsü, renkleri göz dolduruyor. Modern dizaynı

göz dolduruyor. Teknolojik üstünlükleri,

yetenekleri zaten bir harika ... Ama bir

özelliği

var ki ... duymak

Yeni Mega Sound'un hoparlörleri

lazım ....

ayrılabiliyor...

Evet. Stereo müzik seti gibi ... Bir hoparlörü salonun bir

köşesine

koyun.

Diğerini öbür köşeye ... işte Mega Sound farkı:

Kulak dolduran güçlü ses ... Kurulun koltuğa ,

gelsin müzik

Ş i mdi aşağıdaki

Sonra Bu

doğru

müthiş

programları,

ödeme

AEG Yetkili

şöyle

bir

filmler...

koşullarına

bir

bakın!

Satıcısı'na ...

keyifle bir an önce tanışın! Haydi

bekliyorum ...

MEGAjOUND H E M E N 1 Peşin, 6 Taksit

Toplam

TESLIM

~~--~~~~~~ Peşinat 11 Taksit Toplam

MEGA SOUND51 Ekran TVUK 5 16. 000

3.61 2.000

800.000

284. 000 3. 924.000

MEGA SOUND 55 Ekran TV UK 61 2. 000

4.284.000

900.000

343.000 4. 6 73.000

32 DFD VHS Video

2. 842. 000

600.000

22 7. 000 3.09 7.000

406.000

~----------------L---~----~

AEG ~aıııu Merhıi

Daha fazla bilgi almak için A EG Danışma Merkezi'ni arayabilirsiniz. TOrkiye'nin neresinden ararsamz araym, ücretsiz giJrOşebi/eceginiz telefonlanmız: (Ek numara çevirmenize gerek yoktur.) 9-00-164-024 ve 9-00-164-025. Diğer telefonlarımız: (1) 174 65 90/91


C

O N R A D

I

B ENZERS

İZ

K ILA N

AÇlLlŞ NİSAN 1992

ÖZEL BİR MEKAN... FA RKLI BİR DÜNYA e YILDIZ SARA YI BAHÇELERİ ETEGINDE. KENTIN GÖRKEMLI PANORAMIK MA ZARASINA HAKIM e 614 ODA VE SUITLER e 3 EXEC UTIVE KAT VE ÖZEL TERASLI ODALAR e SiGARA IÇMEYENLERE 3 ÖZEL KAT e ALlŞVERlŞ MERKEZI e CASINO e SÜTUNS UZ. BÖL Ü EBILİR BALO SALON U e RESTA URA T'LAR e PATISSERIE e NIGHT CLUB e HEALTH CLUB e BARLAR e AÇIK VE KAPALI YÜZME HAV UZLARI e 3 TENiS KORTU e 400 ARABALIK OTOPARK İ Ş İ NSANLA RI VE TOPLANTlLAR İÇİN İDEAL e TÜM BUSSINESS CENTER HİZMETLERİ : ÖZEL İŞ TOPLANTlLARI. TANITIM ORGANIZASYONLARI VE KONGRELER İÇİN CA TERING 'DEN KONAKLAMAYA TAM HİZMET e ODALARDA SA TELLITE TV e BÜRO İLETiŞIM VE KIŞISEL BILGI IŞLEM CİHAZLAR I . UZMAN PERSONEL e ÖZEL KUR YE VE SEKRETERLİK HIZMETLERI e HlZLI CHECK-IN VE CHECK- OUT İRTİBAT BÜROS U: BARBAROS BULVARI46/ I 1 GAMZE APT. BALMUMCU 80700 ISTANBUL TEL: (1) 266 ll 29 - 274 10 00 FAX: (1) 274 10 88


YAŞAMA

GETİRDİGİ

YORUMDUR.

BU ÖZEL YORUM YAKINDA İSTANBUL'DA. LONDRA, D U BLİN , MEKSiKO, GOLD COAST, ST. MARTiN , HONG KONG VE MONTE CARLO'DAN SONRA ... KONUGUMUZ OLUN , CONRAD'IN NEDEN ULUSLARARASI OTELCİLİKTE İLK iSiM OLDUGUNU KEŞFEDiN ...

<

" The

lnternatıonal

Subsidiary of Hilton Hotel§

Corporatıon


SHERATON HOTEL Istanbul

SHERATON HOTEL Ankara

THE MAflMARA HOTEL istanbul

ÇIRAGAN PALACEHOTEL istanbul

DEDEMAN OTEL istanbul

KiRiŞ WORLD HOTEL Kemer

FANTASIA HOTEL

MUNAMAR OTEL Marmaris

HOTELSARAY REGENCY S ide

ABANTOTEL Aba nt

Kuşadasi

••

ONEMLI • O\ TEJ(S 'I TER ALBEACH PARADISE HOTEL Be/ek

PARADISE APART HOTEL Manavgat

HOTEL EXCELSiOR CORINTHIA S ide

NIPPON HOTEL istanbul

AL TlN YUNUS OTEL

ADORA RESORT HOTEL Be/ek

Çeşme

0\T cl öşe 111 e d e ı g·iize ll

RAMADA HOTEL Mersin

GRANDHOTEL Yafta, SSCB


DEDEMAN OTEL Antalya

DEDEMAN OTEL Nevşehir

KLASSiS HOTEL Silivri

MÖVENP/CK HOTEL istanbul

FALEZOTEL Antalya

FAVOR/AQUA RESORT HOTEL Kemer

GRANDAZURE HOTEL Marmaris

GRAND PRESTIGE HOTEL Titreyeng61

GARDEN BEACH HOTEL Sangerme

ÖZKA YMAK RESORT HOTEL Alanya

KAPADOKYA ROBINSON LODGE HOTEL 1 Nevşehir

SEYHANOTEL Adana

ANANASOTEL Alanya

TELLER • ETTILER ... 'le erdeliğ·e

'1 er . ..

!...

!...

!...

230 istanbul Tel: (1) 148 61 37- 147 67 36 Fabrika

! ...

! ...

Bursa Tel : (24) 435 508-09


r>orul<tal<iler ___

~issan

Laurel

Si;dn de dikkatini zi çekti mi? Buglin lcrclc. standart

siyo n. crgonomik koltuk lar. çok

i ~lev l i

yi incli~lcrc! e n

panel i. klima. mli zik se ti. otomatik

aç ıl a bili r

scçcrkcn ele

uzak duran

ay rı ca lıklı

doruktcık i ki ~ il cr.

bir çüzlimli

tercilı

otomobil

ed iyorlar...

Nissa n Laurel A l tim a'yı seçiyorlar. Niçi n dersiniz? Nissa n Laurcl A l t im a'yı

yak ınd an ta nıdı ğ ını z ci a l.ıu

il gi nin nedenini hemen anlayacaks ını z ... Örn eğ in . ye ni bir

<:ağ ı ya nsıtan

dizayn. Aerodinamik

slirtlinmc katsayısını. 0.32 gibi

in an ılm az

yap ı

bir dlizeye

i nci i ri yo r. Nissa n teknolojisi ni n eseri motor. yliksek p e rform a n s ın k ay n ağ ı.

Ayarlanabilen hidrolik direk-

··s. \ites"*gu,·ences i gib i tlim

gösterge tavan.

üstlinlüklcr .\! issan

Laurel Altim a'ya yöne lik il giyi

<:H,' ıklıyor.

!\n cak .


_A_ltima.

Nissa n Laurel i\ ltim a' nın ni çin doruktaki yeni seçimi lütfen bir

o ldu ğunu

claha iyi anlamak

kişilerin

i s ti yo rsa nız

B~1C- N i ssa n Slıow-Room·a uğra y ın.

Çekici

bilgi

a lın .

di lerseniz oto-

mobilinizi

ku ll a nın .

Doruktaki yeni otomobili

6VI'tes

*

\ıssmıl ..ıurt·l ·\ltuna !'<ılıııııt·-. ozgu ozel bır hız. ozt'l bır

rıne

sa tı ş ko l ay lıkları

cia

clalıil

olmak üzere her konucia

size de sunmakta n .

guc;tur

Tur~i~t· c;apındakı

B\1<>\ISS -\\ Ser.ı:-.lt'ri'ııın ~urt çapındal-ı (l('~ıt·l!l­

tJır .

hııl H' h('saplı ~ed d ıı arça ~UH'IH' t•sıdır

Nissan Laurel Altim a il e ye ni d or u k ı ara yo 1 a lnı a nı zdan

biz el e mutluluk

Ayrıntılı

bilgi için, lütfen

duyacağız .

arayın :

lzmir Show · Room: Ankara Aslaltı No 64 Bornova 35100 Tel 1694 4016 hat) lst1nbul Show· Room : Akabe Ticaret Merkezı Buyukdere Cad

1o-aon Mecıdıyekoy

80450 Istanbul Tel 167 48 08

l:mim · 111~11 .., 1t--}-M ~ 1 "Türkiye'de yaygın... dünyada saygın"


iki eski ortak. Ama birkaç yıldır yolları ayrı. ikisi de köprü, yol, fabrika ve benzeri tesislerin inşaat ve montaj işlerini yapıyorlar. Son olarak, aynı sanayi bölgesinde birer fabrika ihalesi almışlardı. Tam binaları bitirip makinelerin montajına geçtikleri sırada bir yağmur bastırdı ki, sanki göğün dibi delinmiş! Yağmur üç gün sürdü , yakındaki çay taştı; binalar, makineler, her şey su altında kaldı.

Ama eski ortakların yalnızca biri dertli. Ötekiyse fazla üzülmedi. Çünkü onun inşaatı, ilk günden beri Anadolu Sigortalı'ydı.


Anadolu Sigorta bir TÜRKiYE iŞ BANKASI kuruluşudur.

A N A DO LU MONTAJ

1N Ş A AT

SIGORTASI

Anadolu Sigorta, kişi ve özel

koşullarına

kuruluşların

uygun paket paliçeler

sunar. Bunlardan biri olan Anadolu I nşaat/Montaj Sigortası , inşaatlarınızı

tüm malzemeleriniz, riniz,

çalışanlarınızla

inşaat

makinele-

birlikte ve

baş­

langıçtan

anahtar teslimine kadar her

tür riske

karşı

güvence

altına alır.

Tek poliçeyle ! ...ı...ı...ı...ı

Daha fazla bilgi için

::J::J::J::J

DostTelefon: (1) 1448080

ANADOLU • SIGORTA Eksiksiz öder. Hemen öder.


THY ViDEO PROGRAMI / VIDEO PROGRAM

Dances with Wolves O yu ncular/Cost Kevin Costne r. Mary McDo nnell. Grcıha m Greene. Rod ney A. Grant. Floyd Red Crow W esterman

K

evin Costner, henüz ortalarda yokken de adından söz edilen bir aktördü. Menajeri böyle esrarengiz hava yaratan bir promosyon haz ırl amı ştı. Derken, önce kendi ortaya çıktı . sonra "Çıkış Yok" la (No W ay Out) sine masal ç ıkı şını yaptı, dah a sonra da aldı yürüdü. Cost n er'ın büyük hamlesi ise, "Kurtlarla Dans" (Dances With Wolves) elbette. Dokuz yıld a altı sı ba ş rol olmak üzere ondört film

ö nyarg ıdan bo şalm ış

bir gözle ediyor. Kı zıl d e ri lil e rin kötü o lm ad ığını , aradaki kültür farkı ve önyargı sebebiyle bir türlü an l aşmaya

b akmayı akıl

yan aşa madıklarını anlatı yor.

Savaş ın acımasızlı ğını ve güçlü olman ın zo rluğunu ortaya koyan bir sahne ile başlıyor Kurtlada Dans. Teğm e n john]. Du n bar zor olanı başarıyor ve yürek liliği ödüllendirilerek, atanmak isted iği yeri seçme h akkın ı kazanıyo r . "S ınırı

çevirm iş o lm anın d oğal bir sonucu mu? Pek say ıl maz. Costn e r'ın ilk yönetmenlik denemesi "Kurtlarla Dans". biri En İyi Film dalında olmak üzere üç Altın Küre kazandı , 12 dalcia Oscar'a aday oldu ve a ltın h eykelciği de, gene biri En İyi Film dalı nda olmak üzere. 7 dalda al dı. "Kurtlarla Dans", Amerikan vahşi batı sını. egemen gö rü şün dı şınd a bir gö rü şl e ele alan bir film . Yönetmen Costner, top rağ ın gerçek sahipleri olan Amerika yerlilerin e tarafs ı z bir şe k il d e ya k l aşmaya ça lı ş mı ş .

"Küçük Dev Adam" g ibi birkaç i sti s n as ı d ı ş ında . Hollywood gele n eğin e ay kın bir ya kla ş ı m elbette. Bir tek, filmin kahramanı mavi ceket! i John]. Du n bar, biraz da ko şulların dürtüsüyle Kı zıld e rilil ere

94 SKYLIFE 12 1991

görmek istiyo rum" diyo r D un bar, "hazı r sınır diye bir şey varke n". Ve sınıra gidiyo r. Ama orada bulduğu , va h şi batının uçsuz bucaksı z doğasının içinde yitik bir görünüm arzeden bir kulü be oluyor, içinde askeri bile olmayan bir kulübe. İci ealis t bir tavırla bay rağını kaleye dik iyor Dunbar. Artık doğanın kalbinde, medeniyetten uzak "kale"sinde gö revine b aşlamı ştır. Zamanla buraya adapte oluyo r. Hatta Teğmen John]. Du nbar'daki yü zeyse lliği aşarak, kendin i, "Kurtlarla Dans Eden Adam"ı buluyor. Beyaz adamın Kı zıld e ri l il erle ili şki s ind ek i

ilerlemeele bir de rehber ve riyor Costner bize: Bir kuıi. Dunbar' ı n "Çift Çorap" adını verd i ğ i vah ş i

doğanı n bu temsilcisiyle ~!tl'~~~~~• ili şk i s i ,

Siularla

yavaş

yavaş geli şe n

do stlu ğunun sembolü oluyor bir bakıma.

Seyirciye, do ğa nın en g üzel görüntü leri ve övgüye değer bir mü zik eşliğinde büyüleyici anlar vaat ediyor Kurtlada Dans. Filmdeki yaban sı ğırı avı sahnesi yıll arca sinamaseverlerin dilinden dü şmeyecek nitelikte. Kevin Costner ise gecenin sonunda 7 Oscar ödüllü tilmin En İyi Yönetmen ve En iyi Film d all arının geti rdiği iki heykelcikle, dünya nın en mutlu insanı olarak evinin yolunu tuttu. Ve çekimiere b aşl ark en sanat çevrelerinde tartı şmalara yol açan yap ım cı-yönetmen­ oyuncu Costner, bütün münazaralar bir yana. h a fı za l a rdan y ıllarca

silinmeyecek bir sinema oldu .

o l ay ı

gerçe kl eştirmi ş

1/evin Costner was talked 1'-.about before he ever appeared in a film; his manager had organized an elaborate promotion which created an air of myste ry araund the young actor. His cinematrc debut. rn


No Way Out , rocketed him to fame and in nine years he made 14 films. starring in six of them. His big leap forward, though, was undoubtedly the widely acclaimed Dances with Wolves. Costner's first attempt to direct a film, a panoramic visian of the American west, won three Golden Globe awards, including Best Film and was nominated for 12 Academy Awards, winning seven including Best Film. Dances w ith Wolves depicts the American wild west from a new perspective. In the film, director Costner tries to show the true owners of America in an unbiased manner. Except for a few other movies, such as Little Big Man, this approach runs against the tradition of Hollywood. The fılm's hero, U.S. Army Lieutenant john j. Dunbar, looks at the lndians with an unprejudiced eye and realizes how cultural differences and prejudice have cast Native Americans as the villains in the story of the American west. The film opens with a scene which demonstrates the mercilessness of war and the need to be strong. Lieutenant john j. Du nbar valiantly overcom es the hardships of battle and is recognized for his bravery. He is given the right to choose his next posting. "1 want to see the frontier before it disappears." And so he goes off into the Ind ian territory. But what he finds, in the m id st of the great vast westem landscape, is a deserted and ruined fort. An idealist, Dunbar raises the flag and begins his tour of duty in the heart of nature, far removed from civilization. In time he becomes accustomed to the west and befriends the lndians. He is known as the man who "dances with wolves." The visually spectacular film is accompanied by dramatic and haunting music, and the scene of buffalo hunting will be remembered as one of the most striking sequences in the history of film. Little known co-stars, Mary MeDanneli and Graham Greene give excellent performances and

both won Academy Award nominations. Rodney Grant alsa won great acclaim for his role as one of the Sioux.

Another 48 Hours Oyuncular/Cast Eddie Murphy, Nick Nolte olte, hapisten yeni çıkan Murphy'i yeni bir olayı çözmesi ve bir polis olarak kariyerini kurtarması için ikna etmeye çalışır.

N

• zinsiz avianan bir avcının

1

kamyonunda mah sur k alan çocuklannı bulmak için yola çıkan Afrika yerlisinin macer alan.

AIRBUS UÇAKLARlNDA YAPILAN MÜZIK YAYlNLARI

Müzik Türü

A

chronicle of the further adventures of N! Xau, the African bush man, as he sets off to fınd his two young children after they were inadvertently driven off in a poacher's truck.

Look Who's Talking Too Oyuncular/Cast: john T ravolta, Kirstie Alley, Olympia Dukakis

B

ezine dikkat et Mickey . Problemierin bitti sanıyordun d eğil mi? Annen Mollie'yi en iyi arkadaşın James'le evlendirdin. Şu anda en iyi arkadaşın , aynı zamanda baban. Annen ve babanın ise b aşka planları var. Hayatının en zor mücadelesi ile seni karşı karşıya bırakacaklar: Julie adında, sesi aynı Roseanne Barr'a benzeyen , yeni bir kız kard eş ile.

Film Film Klasik Müzik Türk Müziği Oratoryo Yunus Emre (Esin Afşar) Pop-Rock

2 3 4

s 6 7

8

MUSIC ON BO ARD AIRBUSES

Entertainment Selection Movie Movie Classical Music Turkish Mu sic Oratorio Esin Afşar sings Yunus Emre's songs Pop-Rock

2 3 4

s 6

7

8

olte is forced to tum to Murphy, who has just been sprung from jail, to help him solve a case and save his palice career.

N

The Gods Must Be Crazy ll Oyuncular/Cast: N! Xau, Lena Farugia, Hans Strydom ang onto your rubber pants, Mikey! You think your problems are just about over. Now that you've managed to get your mom, Mollie, married to james, your best buddy is alsa your new dad. If you can survive potty training, everything's going to be cool. Mom and Pop, however, have other plans. They' re about to knock your blocks off with the biggest challenge of your life! A baby sister named julie ... who sounds just like Roseanne Barr.

H

12 1991 SKYLIFE 9S


INTERI!8i3 [41NTERCON INTER ~

INTER INTER KAUKD Gördüğünüz

gibi ''INTER'' art1k sadece ''BANK'' d eğil. Kurumsal

bankacılık alanındaki

öncülüğümüzü

uzun zamandan beri sürdürmektey iz. Sürekli , müşterilerimizin yeni ihtiyaçlarını karş ılayacak yeni ürün ve hizmetler ge liştiriyoruz. Bu yöndeki uzun vadeli planı­ mıza uygun olarak, son bir yıl içinde, deği ş ik alanlarda yeni şirketler k urduk. Bir finansal kiralama, bir fon

yönetimi-danışmanlık

ve eğitim, bir depo yönetimi, bir borsa hizmetleri, bir enformasyon teknolojisi ve bir de Sovyetler Birliği pazarına yönelik "counter-trade" şirketi . Bu ş irketleri In terbank 'ta yetiş­ miş genç, ileri görüşlü ve dinamik ekipler yönetiyor. Yeni düşüncelerimizi ülkemizin önde gelen şirketleri ile paylaşmak bizi mutlu edecek.

Büyükdere Caddesi I08/C, Esen tepe, 80496 İstanbul Tel: ( 1) 274 20 00 Faks: ( 1) 272 I 6 22


EAU DE TO/ LETTE

N路 s

CHANEL PAR I S

VA POQ谋S AT E V P

RE C HAR G E AB LE


,._'!~..;-~

---------------------------------={5i1~F=~------------------------------~

SıP

DiYE

'

• • •

Sabah işe yetişeceksiniz. Beş dakikada dışarı çıkmanız gerekiyor. - l - s aat: 8.00

"Bir çay

olsaydı"

diyorsunuz ... Ya da

bir mola verdiniz.

Canınız

işyerindesiniz. Yoğun

bir gün.

Kısacık

güzel bir çay çekti ...

Lipton Poşet Çay'la işiniz çok kolay. Özlediğiniz çayı Şıp

hemen, birkaç dakikada yapabilirsiniz.

diye! .. Siz, bir fincan sıcak su bulun yeter! Poşeti

fincana

_j-

Saat: 8.03

atın.

Lipton

Ve sadece 3 dakika bekleyin . Sonra ...

rengiyle, kokusuyla, tadıyla nefis bir çay için!

İ Y İ

F İ K İ R


MÜRACAAT VE REZERV ASYON 1 INFORMATION AND RES ER VA TION

DIŞ BÜROLARI

CAIRO-KAHIRE

GENEVA-CENEVRE

Moustafa Kamel Sq. No. 3

INTERNATIONAL OFFICES

Tel: Rer 3908960161 (GSA) lmpenal Travel Center

ABU DHABI (GSA)

Tel: (20) (2) 761769-7S8939

26 Mahmoud

Sultan Bın Yousuf and Soos Hanb Tower 1 Ground floor lnte~ıon Electra Road 1Aırport P.O. Box 698 Tel: Rez:JJ884S BS: 211194 Bole

Aırport

P.O. Box: 1755 Tei(2S)(I) 182222 AMMA N jabal Anıman Thırd

Cırcle

AMSTERDAM

Stadhoude"kade 2. ı OS4 ES Amsteroam Tel: SM 1 Rez (020) 68Sı801(41ınes-hat) ATHENS-ATINA 19. Fılellınon Str 105 57 Athens

Tel: SM (Ol) 324S97S Rez (Ol) ı222S69-ı2210ıs ı220S61-ı246024

Gulf Express Transport Ageney CP. Tower ı m Floor ı 1ı Sılom Road 10500 Bangkok Thaıland Tel: SM: (2) 2ı 10308 Rez/BS: (2) ıııoıoo.o7 (81ınes-hat) BEIJING-PEKIN (GSA)

Sales Office

117 Dongsı West Street Tel: (665) 55886 1-5SI031 BAKU Lenın Avenue ll BAKU. A.zerba.ııan USSR

Tel:(8922) 985114 BELGRADE-BELGRAD

TRG Maıi<sa 1Enge lsa 8/4 ll 000 Belgrade Tel: SM. (ll) 333277 Rez: (ll) 332561 (GSA) JAT Yugoslavıan Aırlınes Ho Sı

..

"""''lff()Uf"''" .. ~ _,..(

Adenauerallee 1O 2(XX) Hamburg 1

Bahnhofsvorplatz 1-SOOO Cologne 1 Tel: SM. (022 1) 134443 Rez: (0221) 134071 f72 BS: (0221) 134073

Tel: (49) (040) 241472

(41ıneslhat)

~

C/PLOUNGE

HANNOVER

Langa-Laube No. 19 Tel: SM- Rez: (49) (OS ll) 1318S901318S99

Ved Vesterport 6 1612 Copenhagen Tel: SM. (33) 144055 Rez: (ll)144499

HELSINKI AıeKSantennl<atu

48 B 306 00100

Hesınkı

DHAHRAN-DAHRAN (GSA)

Re' (3S8) (O) 628199 (GSA) Ten Tou" Ltd.

ABC Travel Ageney Kıng Abdulazız Str. Alnımran Complex Centre

Mechelınınk.atu

12-14 00100

PO. Box: 739 Alkhobar 319S2 Tel: (66) (3) 8950044-89S4904 -89479 17

Mınova

16 11070 No~ Beograd Tel: Rez: (ll) 2222123 BENGHAZI-BINGAZI Tnpolr Offıce

Tel: (061) 922011112113 Budapester Str. No. 18 B 1000 Berlın 30 Tel: (030) 2624033 SM (030) 2624035 Rez: (030) 2624033134 BOMBAY

Maker Chambe" 30S m Floor No. 30S S. Nenman Poınt Bombay 400 021 Tel: SM: (22) 2040744 Rez: (22) 2043605

Bengal Aırlıft Ltd S4 Motıheel CA Dhaka 1000

Cıty Center Bldg. 12/13 Medıne Road. P.O.Box.

(IOiınes-hat)

(GSA) Al Faradees Traveland Tounsm Ageney

BUCHAREST -BÜKREŞ (GSA)

TAROM. Ul. Repubhc 16 Tel: (09)147433

JOHANNESBURG (GSA) Sou1h Afncan

Maysoloun Str

PO.Box. 7778 Tel: (713) 2206

PO. Box: 8339 Teı, (ll) 227266-239770-232190 (lO lınes-hat)

Avenue Centre Strachen Road

Tel SM, (9221) S2S922-S2S766 Rez: (9221) SI3837-S2S487 (GSA) Paktürl< Tra""l Agenc"s

Al-Rayao Travel Ageney P.O.Box; 363 Tel: SM:· (974) 329963 Rez:(974)412911 12

12 Avenue Centre Strachen Road

Tel: SM: (9221) S 13837 DU BAl LEFKOŞA

Almaktoum Street 63 B

Osmanpaşa Cad. No: 32 Tel: (S20) 71382-71061-77124 (GSA) Geçrtkale Tel: S20 (77113)

Sha<kh Rash•d Bldg P.O Box: 1200 Tel: (971) (4) 226038-2JS970 (GSA) Sweedan Trad•ng Co (Same addrı>Sslayııı adrı>S)

LISBON-LIZBON (GSA) TAP-Edıfico 2S. Aeroport Lısboa S Portugal

DUBLIN (GSA) Lıngus Dublın Aırport (3Sıı) 370011

Tel: (3511) 89912 1 LONDON-LONDRA

DUSSELDORF

Graf Adolf Str. No. 41 4000 Dusseldori 1 Tel: Rez: (49) (0211) 374080189

HannoverStr. 11-12

London W 1 R 9Hf Tel: SM- Re, (071) 4999240147/48 LOS ANGELES (GSA)

FRANKFURT

Baseler Str. 3S-37 6000 Frankfurt Tel: SM: (069) 27300716/17 Rez: (069) 273 0072on ı n2123 1-(GSA) Necmı Oc S 1-S. 6800

Mann-heım

Maın

1

Cargo/Kargo Amencan

Aırlınes

P.O Box. 619616

Tel: 11800-734-7400 LYON

91 Rue Bugeaud 69006 Lyon le, (ll) 78241324

Maınz

Tel (06131) 69032S0-690392ı 3-(GSAj Delta Reısen GMBH Börsens:rasse ı 7 6000 Frankfurı-Meın

Tel (069) 1291066/67

MADRID Plaza de Espana 18Torrede

Madnd 717 28008 Madnd Tel: (34) (1) S416426-S416849

BUSINESS CLASS AIRLINES

770 1 Golden Rock Bldg. 168 Salcedo Str. Legaspı Vıllage Mak.atı

Metro -

Manıla

Tel: (2) 81214SS-81214S2-812386S MILAN-MILANO V~

P. da Cannobıo 37 20 122 Tel: SM: (02) 8663SO Rez (02) 80S6233-80S3976

M ılano

MOSCOW- MOSKOVA Kuznetsky Most 1/3

KARACHI-KARAÇI

DOHA-KATAR (GSA)

TURKISH

104 SKYLIFE 12 1'191

Aırways

Dar el Mouhandeseen Bldg.

H nter B 1 eıcher S7 6SOO

1000 Bruxel es

Tel: SM. (32)(2) Sl26781-82 Rez: (32) (2) S117676

DeksAırlnc

11563

Tel (966) (2) 6600127 (4 hneslhat) (GSA) ABC Travel Ageney Medıne Road Alqurthmı Bldg. P.O.Box. 11679 1el: (966) (2) 6S 18300-6S 19440

Alfamos Str. lbn. Zeydoun Bldg. 3mfloor Tel: SM:: (ll) 227266 Rez: (ll) 228284-239770-232190

Tel:

(i'\

\C)

MANILA-MANILA (GSA)

JEDDAH-CIDDE

Bangladesh

Tel: 2430S9

Tel (0621) 10980 2-(GSA) Re•sebüro Aslan

BRUSSELS-BRÜKSEL 51 Cantersteen

TURKISH AIRLINES TUAK HAVA YOUARI

RMS 1603-4 Fleet House 38 Gloucester Rd Tel: (8S2) 8611311

DHAKA-DAKKA (GSA)

Aer

BERLIN

Helsın~

HONG KONG (GSA) 8est Holtdays Ltd

DAMASCUS-ŞAM

BANGKOK (GSA)

Beıııng

HAMBURG COLOGNE-KÖLN

Te SM. (3S8) (O) 628173

A Rryadh Centre 8th floor Tel: SM 1 Rez (962-6) 6S9102- 659112

CAAC

Str

COPENHAGEN-KOPENHAG

ADIS-ABABA (GSA) Ethıopıan Aırlınes

Basıouny

Rue de Chantepoulet No. 1-3 1201 Geneva

Tel (022) 731612073 6129-7312194

Tel: SM/Reı (7)(09S) 2921667-29221SI (GSA) AEROFLOT Lenıngradsky

Prospekt 37

Tel: (7) (09S) 155S494 MUNICH-MÜNiH Bayerstrasse 43 8(XX) München 2

Tel: SM: (49) (89) S 141 0920n 1 Re' (49) (89) S1410922 (GSA) Kont

Reısen

Marl<platz 2 8870 Günzbung Tel: (08221) 6036 - 6037 MUSCAT-MASKAT (GSA) AlD Travel and 1ounsm Agencıes LL C. Ruwı, Muscat

PO. Box S490

Tel: (968) 707303-70731 O NEWYORK

821 UN. Plaza 4th Floor NY 10017 U.S.A Tel: SM: (1) (212) 867892S Rez: ( 1) (212) 9865050 NURNBERG Mı Plarer 8-8SOO Numberg 80 Tel: (49) (911) 26S30 J/02

PARIS

2 Rue de L'Echelle 7SOOI Pans Tel: (ı) 42602808-4260S67S PRAQUE-PRAG (GSA) Ceskoslavenske Aerolıne Revoyochıl, 160 IS Praque 1

Tel: (422) 2146 RIYADH-RIYAD Khalıdıya

Bldg. Olaya Maın Str

P.O. Box. 2SI94 Rıyadh 11466 Tel: SM-Re,(966) ( 1) 4631600-4632807 (GSA) ABC Travel Ageney (Same addrı>Ss-aynı adrı>S) Tel: (966) ( 1) 22022624n5 ROME-ROMA

Plaza Della Republ<a SS 00 18S Rome Tel: SM: (039) (06) 4873368 Re' (039) (06) 481953S-4827149 (GSA) Amgo Group Ltd. 248 Tower Road Slıena Malta Tel: (4) 8042 6


DIYARBAKlR

KARAMAN (ıcı

Küoür Sarayı Sok No. ıs Tel: SM: (8l l) 40428-4ll66 BS: Rez (8ll) ll314-2614l

Tunzm Seyahat Tıc. Sa~. ve ltd. Ştı

Konya Cad. No.SS Omnar ~ısı Karaman Tel: (34ll) 4859

lşletrnesı

ELAZIG Şeh• llhan~rCad.

No: 24 Tel: SM-Rez: 12l00-IIS76

2ll00 KAYSERI Sahabıye

ERZINCAN (GSA)

Polat Tunzm ve Seyahat Acenıa. Cumhunyet Meydanı Beledıye Snesı No.2

100 Yıl Cad. SSK Rant Tesısten No. 24 Tel: (011) 11904-ll409-18Sl0 FETHIVE (GSA) , MUGLA

iÇ BÜROLARI DOMESTIC OFFICES

KAL Buıldıng 41-3 Seasomun Dong Jung-gu RepubiK of Korea Tel: (822) 7>17-115 SINGAPORE-SINGAPUR

545 Orı:hart1 Road Ol-ll and 02-18 Far East 5hoppıng Center 0923 Al Stambolıs~ ll A Tel: SM:-Rez (65) 7324556/57 SOFIA·SOFYA

Al Stambolıskı ll A Tel: SM - Rez 88lS96-874220 (GSA) Sofia Aırport Tel: (2)661690 STOCKHOLM·STOKHOLM Vasagatan 7 P.O. Bo>< 7l 1O121

Stockholm Tel: (08) 2185l4/35 STUTTGART

Lautenschlager Str. 20 7000 Stuttgart 1 Tel: SM: (0711) 221444 Rex (0711) 221445 - 2268085 SYDNEY·SIDNEY Amencan Express Tower 1602

l88 George Street NSW 2000 Sydney Tel: SM: (02) 23l2105 Rez (02) 2211711 TAIPEI (GSA) Golden Foundatıon Touo; Corp. SF. 134 See. 4. Chung H•ao Rd.

Lung Men Bldg. Tel: (02) 77l-ll66 TEHRAN ·TAHRAN Ostad Motahan Ave. No: 239

Tel: SM: (21) 627464 Rex (21) 6690l6-62738l TELAVIV

5 Shalom AleKhem Str. TelavN 6l806 Tel: (Ol) 652lll/34/35/36 TOKYO Vrtur Japan Comp.:ıny ltd lshıı

Bldg. 16-8. 1-Chome

Toranomon Mınato-ku

Tokyo 105 Tel: SM· (03) l595-l051 Rez (Ol) lS95-2901/0l/OJ TRIPOLI • TRABLUS Mohammed Meganf Str

Algena Sq. Tel: (21821) 48798-l8236 TUNISIA· TUNUS Complex El Mechtel Boulevard

Oulet Haffouz Etage 3 Tunıs Tel: SM-Rex (i) 786473-787033 VIENNA ·VIYANA

A 1O1OWıen Openngasse l Tel: (222) 5862024 (S lınes- hat) ZURICH·ZÜRIH Tal Strassc 58 800 1 Zunch

Tel: SM: (i) 2111008-2111047 Rez. (1) 211107ünl-l118567

KONYA A.addın

FETUR Tunzm ve Seyahat Acentası Atatürl< Cad. Tel: Rez (61S 1) 20l4- 244l

Cad. No. 22 Kat 1/106 Tel: (ll) 11l000-1120l2 1. (GSA) Vatan Seyahat Acentası Ankara Cad. Ayvaz PasaJ' No. 41 Cıhanbey1ı·Konya

GAZIANTEP

SEOUL·SEUL (GSA) ADANA

Stadyum Cad. No. 1 Tel: SM: (71) 141545 Rez (71) ll7247-14l14l 14lSl8-142l9l BS (71) 130867 AFYONKARAHISAR (GSA) Gold Tunzm ve Seyahat Acentası Merkez: Otogar gınşı No. 1 Emıroag-Afyon

Tel: (4981) 1194-1044 Şube Emel< Otel gın~ Tel: (491) 188l6 AKSARAY (GSA)

i-Aksaray Tunım ve Seyahat Acenıa. Lıse karjısı Kütüphane Sok. No: dfl Tel: (481) 123 ll 2. Aksaray Seyahat Acentası Zafer Mah. Devlet Hastanesı Kar}ısı No: 1 Ortaköy Tel: (1462) l471 ANKARA Hıpodrom

Cad. Gar yarı Tel: (4) ll24900 SM: (4) JI0474S Rez (4) l090400 (lO lınes-hat) BS: (4) J 124900/4l lnfl Danışma (4) ll2491 0-ll24900-/33 Bakanlıklar Satış Bürosu (Sa"' 01fKe): Atatürl< Bulvan 167/A (GSA) Çavuşoglu Tunzm ve Seyahat Acenıa.

Atatürl< Cad Adialılar Sok. No: 16 Şereflıkoı;hısar/Ankara

Tel: (4541) 2l8l

Tel: (l421) ll67 2. (GSA) Ortıangazı Yıld~ Sey. Acentası Ataturl< Cad. No: 10/A Kulu -Konya Tel: (l4l4) 1710 - 1350

Atatürl< Bulvan No. lS/C Tei:SM.(918S) IOIS6l-64 Rez: (918S) IOIS65-66 HATAY (GSA) An· Tur. Antakya Tunzm ve Seyahat

KUŞADASI

lnönü Cad. No. 37

Tel: (891) 1589l-1728l ISTANBUL

istanbul Rez (i) S74 82 00 (2S lınes-hat) Cumhunyet Cad. No. 199-201 Kat l Harbıye Tel: (i) 1464017-1471ll8-1402ll6 SM: (i) ll01817 Promosyoo/Promotıoo: 14826ll Satış Bürolan - Sa"' Off~es 1. Kadıköy . Bahanye Cad. Opera lşhanı Kat l Tel: (i) ll71876-ll71891 2. Harbıye Cumhunyet Cad. 199/201 Tel: ( 1) 1316120-2 1-22 l. Şışhane Tel: (1) 14S4208/09-14S42l8-1440296 4

Tel: (6l6) 142 OS MALATYA

Kanalboyu Cad. No. ı oOrouevı Tel: (821) 11920-16489 Rez (821) 11922-140Sl Atatürl< Cad. No. lO/B Tel: SM-Rez (612) ll7SI/Sl/Sl

MERf!~ı Cad. 27. Sol<. Çelebı ijhanı

No: 6 33060 Meo;ın Tel: (OS 1) IS2l2-21278-l0274-l0100

RIZE Beledıye ka~·

Tel: (OS4) 11007-ISS!l SAKARTA (GSA) Sakarya Tunzm v~ Seyahat Acentası Kudüs Cad. S.rlık ljhanı Kat l

Te1:(91)Sl2l SAMSUN K.lzımpaşa Cad. No. 11 /A Tel: SM: (l6) 118260-IIS065 Rez (l6)11506S-122323

IZMIR

Buyük Efes Otelı aoı Tel: (SI) 141220 (61ıneslhat)- llSI21 lnfJDanışma (S 1) 141220/7S-76 SM· (SI) 140802 Rez: (S 1) 2S8280 (S lıneslhat) Charte.- Rer. (51) 141220/35

TEKIRDAG (GSA)

Trakya Tunzm ve Seyahat Acentası Atatürl< Bulvan No. 68 Tet (1861) 84l8/39 TRABZON

Kemerl<aya Mah. Meydan P~ karş,. Tel: SM: (Ol !) 22219 BS (Ol!) ll446-11680 Lltll$ No 1 "~No.

UŞAK

(GSA) Vatan Seyahat Acentası ismetpaşa Cad. No. 8S Kat2 Tel: (6411) 20ll

TK

BODRUM (GSA) , MUGLA Touralpın Travel Ageney

Neyzen Tevfik Cad No: 218 Tel: (6141) ll2S - 1786

VAN

Temıı Cad. No 16/B Buo;a Tel: (24) 221866 Rez: (24) 211167-2128l8

Cumhunyet Cad. No. 196 Tel: SM: (061) 11768 BS: (061) 11241

ÇORUM (GSA) Ça'AJŞ.Oğlu Tunzm ve Seyahat Acentası Yenıyol Mah. Kulaksız Sok. No: 4/ A

B l "~ t..ARTI / BOARDI ' G P4~\ Y~No /SNtNcı

. Enver Penhanoglu Iş Merke7 ı

TURKISH AIRLINfS ~\ TURK HAVA YOLLARI \C)

BURSA ~rtıamarn

karjısı

MARMARIS

Sırkecı

Gar karjısı Dogubank işhanı aoı Kal ı Tel: ( 1) S28 48 08-5228888-S284261 6. Al<saray Satış Müdürlügü Mustafa Kemal Paşa Cad. Tel: SM: (1) S882Sl8-S881221 BS: ( 1) 586ml - S867514-S881222

(GSA) , AYDIN

Osman Tunzm Tıcaret AŞ. Atatürk Butvan Yat lımanı ka~ısı

Acenta.sı

ANTALYA

Cumhunyet Cad. Oıei idare ijhanı altı Tel: SM: (ll) 128S22-IIOSS8 Rer. (ll) 1128l0-IIS2l8 1234l2-126272 BS: (ll) 127862 (GSA) AnT unım ve Seyahat Acentas BostarKı Pınar Cad. no: 16 Alanya Tel: (l2l) 11194-11821

Cad. No.l

Çavuşogıu Tunım ve Seyahat Acentası Atatürl< Bulvatı Ankara Cad Tüccarlar işhanı Kat l No: ll6 Tel: (487) 21172

ERZURUM

Weena - Zuıd 140 3012 C Tel: SM-Rez: (lO) 4332177-4332465

Yıldınm

KIRŞEHIR (GSA)

Tel: (02l) 2214

ROTTERDAM

Mah.

Tel (lS) 111001

YOZGAT (GSA) Çavuşogıu Tunzm ye Seyahat Acentası Lıse Cad. Sayarlar lşhanı No: ll Tel BS:(473) 1919l SM (47l) 13946

TK

Tel: (469) 43928

Rez : Rezervasyon 1 Reservatıon

DALAMAN , MUGLA

Tel: Rex (6119) 1291

SM

DENIZLI (GSA) istıklal Cad. Delıklıçınar Mah. Zeytıncı Apt Altı

:

Tunzm ve Seyahat

Acentası

Enverpaşa

Cad. No: 191

Müldüru 1Sales Manager

GSA : Genel Satı~ Acentası

General Sales Ageney

Tel: (621) 13746-50705 GSAKöseogıu

Satış

TURKISH AlALIN fS f'i' 'ı TURK HAVA YOLLARI ~

BS

:

Bılet Satış

1 Tıcket Sales

12 1991 SKYLIFE

1 OS


The watch of the future. From Rado. Rada DiaStar 'Ceramica'. A new chapter in watch history. Case and bracelet perfectly blended into a timepiece of enduring value. Made from a unique material: high-tech ceramics. A scratchproof object of the future that looks just as beautiful after years as on the first day. Uncompromising. Sleek. Beautiful. Boldly created as an embodiment of the essential. For people who value what really counts: perfection of form with lasting worth.

-11

Rada DiaStar 'Ceramica'. Made from scratchproof high-tech ce ramics. 覺 n three sizes.

diff!_reut world

RADO Switzerland

Rada W atch Co. Ltd., CH -2543 Lengnau, Switzerland


-....o

r =;; m

"'~

"' -

"'~

ERZURUM ERZ

DiYARBAKIR D lY

DENiZLi DNZ

DALAMAN DLM

ANTALYA AYT

ANKARA ESB

ADANA ADA

(km)/From Istanbul (km)

714 366 484 476 409 1035 1050

MESAFELER 1 FL/GHT DISTANCES

襤stanbul ' dan

VAN VAN

TRABZON TZX

MALATYA MLX

KONYA KYA

KAYSERi ASR

IZMiR ADB

GAZiANTEP GZT

871 332 620 463 841 920 1270

V>

rn

z

r-

(\

:j

V>

rn

~

......._

::a o

~

...~

:覺:

-繚 覺on


DIŞ

HATLAR 1 INTERNATIONAL LINES

Wick

in eroess•

~ Glasgaw•

• Edimbaurg

Be l ta s ı

Newcaslle

i!fLANDA

Dublin

Li verpool

.

KUZ EY

DENiZi

DAN i MARKA

••

Cark

~

Moncnes

Cordin

o Bres t

• Rennes

E

108 SKYLIFE 12 199 1


•Gov le

\

+

Sıvostopol •

A D

E N i

Denizi

Ro dos

ı

N

Girlt

12 1991 SKYLIFE

109


DIŞ

HATLAR ilNTERNATlONAL LINES

/

MALDiV

Comorin

ADılARI Ekvator

H

N

T

o

K Chaçıos Tokımad .

l__ ı ı

O SKYLIFE 12 1991

(Ing 1

y

A

N

u s u


U

U$ BiLGiLERi 1 FLIGHT INFORMATION

MESAFELER 1 FL/GHT DISTANCES Istanbul'dan (km) / From

Jstanbıtl

AMSTEROAM AMS

2209 S66 2147 7478

AllNA/ ATHENS ATH BAKU BAK BANGKOK BKK BASEL BSL BELGRAD 1 BELGRADE BEG

1839 812

c:

<'4%.

nCny

...... ......

"' "' ~ Poıouor

. .

~

~

1701

MÜNiH 1 MUNICH MUC

IS67

1779

1716

NEWYO RK NYC

1247

NURNBERG NUE

80SI 1674

BOMBAY BOM BRÜKSEL 1 BRUSSELS BRU CENEVRE 1 GENEVA GVA

4820 2166 1911

PARiS 1 O rly ORY RiY AD 1 RIY ADH RUH ROMA 1 ROME 1 Flumıcıno FCO

2240 24S6 1384

CiDDE 1 jEDDAH JED DUBAi DXB DUSSELDORF DUS

2377 3007

SiNGAPUR 1 SINGAPüRE SIN SOFYA 1 SOFIA SOF STOKHOLM 1 STOCKHOLM ARN

8662 488

2038 1862

2209 1760

STVITGART STR ŞAM 1 DAMASCUS DAM

HANNOVER HAJ

1986 1927

TAHRAN 1 TEHRAN THR

HELSiNKi HEL

2166

TELAViV TLV

1136

KAHiRE 1 CAIRO CAl KARAÇI 1 KARACHI KHI KOPENHAG 1 COPENHAGEN CPH

1229

1669

39S7

TRABLUS 1 TRIPOLI TIP TO KYO NRT

2009

TUNUS 1 TUNUSIA TUN

1667

KÖLN 1 COLOGNE CGN LEFKOŞE ECN

1992 767

ViYANA 1 VIENNA VIE ZÜRiH 1 ZURICH ZRH

12S2 1762

1082 2043

8999

THY UÇAK TiPLERi VE ÖZELLiKLERi TYPE AND CONFIGURA TION OF AIRCRAFT DC 9-32

Seatıng Capacıty Yakıt

B 727-2F2

B 737-'100

A 310-304

A 310-203

8~

68 038 kg

IS3 ()()()kg

142000kg

ıso

210

22S

16140kg

48 872 kg

44 ()()()kg

408 kg

Motor Gücü Thrust

164

ll 200 kg

24

soo kg

2xl4 SOO Ib

3xiS SOO Ib

2x23 SOO Ib

2xSS 000 Ib

2xSO 000 Ib

2 40S km

3 42S km

3 889 km

8 100 km

6 480 km

3S ()()()h

42 ()()()h

37 ()()()h

41000h

41 100 h

Speed

870 km/hr

900 km/hr

8S6 km/hr

900 km/hr

900 km/hr

Normal Seyir Süratl Normal Cruıse Speed

796 km/hr

862 km/hr

648 km/hr

860 km/hr

860 km/hr

6 088 kg

7710kg

7 soo kg

18 6S0kg

2S ()()()kg

9

9

Engıne

~?~

107

Kapasitesi

Fuei.Capac~y

<:)

·~

MiLANO 1 MILAN MXP MOSKOVA 1 MOSCOW MOW

Koltuk Adedi

~

~

2SI2 1994 27 13

LYON LYS MADRiT 1 MADRID MAD

BERLiN SXF

Azami KalkıJ A~ırlı~ı Maxlake OffWeıght 48 989 kg

(J)

LONDRA 1 LONDON LHR

BiNGAZi 1 BENGHAZI BEN

FRANKFURT FRA HAMBURG HAM

/~

(km)

Azami Menzll M~ımum

\::,

Azami

Range U~u~ Tavanı

Maxımum Altıtude

Azami Sürat Maxımum

A , ~·

Kargo Kapasitesi Cargo Capacıty U~ak Adedi Number Of Planes

7

12 199 1 SKYLIFE

ı ı ı


BULMACA

2

3

4

1---+-+--1---+-

5

12

SOLDAN SAGA 1- 1923 yılında doğmuş, yap ıtlarında ırk ayrımın ı , sürgün ve yabancı l aşma tem alarını işl emi ş, "Yalan Günler", "July'nin i nsan l arı", "Oğlu mun Öyküsü" adlı romanları dilimize de çevrilmi ş ve 1991 Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanmış Güney Afrikalı kadın yazar- Maun da de nilen büyük bir orman ağac ı 2- Hastalıkların nedenlerini araştıran bilim dalı­ Nişan alın acak yer- Kalabalık 3- Batı'da "Geber" adıy l a bilinen ve Arap Kimya biliminin bab as ı say ılan , VIII. yüzyılda yaşamış ünlü simyacı- Hayır için dağıtılan içme suyu- Uçak l arın yolcu indirip bindirdikleri pist- Lantan elementi ni n simgesi 4- Yünden dövülerek yapıl an kalın ve kaba kuma ş- "Çok önemli kişi" anlamında kullanılan u l uslararası k ı saltma­

Alev- Püskürtü- Kale duvarı 5- Uzaklık anlatmakta kullanılan söz- Yuvarlak ve bombeli bir tür şapka- Din adam l arın ın, kendi a l an l a rı dı ş ın a ç ık arak kam u i ş­ lerine karı şmalarını , kamu i şlerini etkileri altın a almalarını amaçlayan sistem ya da akım 6- Oylumlu- Kendir tohumu- Bir kömür cinsi- Topluluk 7- Gümüş renginde bir element- Fide yetiştim1ek için ayrılm ı ş to prak bölü mü- Bir müzik p arças ının , d inl ey icil e rin isteği üzerine yen id e n çalınması- Şi irde iki ya da daha çok dizeden olu şan birim 8- Saf ya da içinde yüzer halde katı cisimler bulunan akıcı maddele ri ve toz l arı çekip emıneye ya rayan aygı t- "Böyle hergü n yo llarınıd an geçsen de s üzgü n/Sen benimsin büsbütün .... ... ... ....... .. .. ... .. ol und uğun gün" (Faruk afiz Çam lıb el)- Bir bağlaç 9- Bir meyveuğraş- Sini r cerrahisinde, beynin bir lobu 1 l l SKYLIFE 12 1991

içindeki sinir tellerini kesme ameliyatı­ Bir nota 10- Hile- Alçak enlemlerde esen düze nli rüzgar- Kurnaz, açıkgöz- Köyün ya da mahallenin ihtiyar heyetinde olan kimse ll- Din işlerini devlet işler in e karıştırınayan- Bir nota - Bilgiçlik tasiayan kimse- Çanakkale Boğazı'nda pek çok deniz kazasının meydana geldiği burun 12- Eski bir Türk yay lı çalg ı sı- Borsada belli miktardaki hisse sene dini be li rtmekte kull anılan işle m birimi- 1890-1961 y ıll arı aras ınd a yaşa mı ş ve Türk tiyatrosuna gerek oyuncu ge rekse yönetici olarak büyük hizmetlerde bulunmu ş ünlü sanatçı.

YUKARIDAN AŞAGIYA 1- Şiir l eri (Yağmurlu Deniz, lmb atla Gelen, Ceylan Ağıdı, Bozk ırd a Bir Atlı), öyküleri (Susuz Yaz, Di la Hanım, Aylı Bıçak, Ay Büyürken Uyuyamam). romanl a rı (Tütün Zamanı, Yağm url ar ve Toprakl ar , Acı Tütün) oy unl arı (Boş Beş ik, Derya Gülü, Nalınlar) ile tanınmış günümüz Türk şair ve yazarı 2- Artvin yöresine özgü bir halk oyunu- Haberci 3- Altın ve gümüş işlemeli bir tür ipek kumaş- ÖdünVilayet 4- Isten il en nite li kleri taşıyan­ lskambilde bir kağıt- Herhangi bir kuvvet a l anı ndan geçtiği varsayıl an güç çizgileri 5- Avrupa'da bir ülke- Kimyasal enerjiyi elektrik enerjisine çeviren aygıt 6- Yabancı- Bireyler arasında ortak bir simgeler sistemiyle gerçek l eşt iril en anlam ve bilgi a lı şveri şi 7- Osmanlılar dönem inele Rumeli'deki büyük toprak sahiplerine veri le n ad- Argocia karnı aç ya da parasız kimse 8- Tırnak boyası- Gereken yiyecek ve içecek şeyler 9- Islam elinine göre ha-

ranı say ılan

faiz- Türkiye'nin ele üyesi bir örgüt- Bir çalg1 10- PrensipBirbirine benzer şeyleri n oluşturd uğu küme. ll- Bozma, zarar verme- Sınna ya da g ümü ş işle meli bir tür ipekli kumaş 12Kuzu sesi- Çabuk ve kolay kavrayan- Kumaşla astar arasına konularak giysinin dik durmasını sağlayan kolalı bez 13- Tavır, davranış- Pişirildikten sonra dilim dilim kesilen et- Yemek 14- Tiyatroda, karş ılıklı konu şma s ırasında bir oyuncun un rol arkadaş ının soru l arı n a ya da sözlerin e verdiği karşılık- Avrupa Para Anlaş­ ması ' nın simgesi 15- Resmi bir erkek giysisi- Tallta sopalarla, topla ve kalelerle oynanan bir İngili z sporu 16- Tunceli'nin bir ilçesi 17- "Alm a alma yanak l arı al g ibi /Boyu uzar g id er se rvi dal g ibi / Se herele açılan gonca gül gibi/ Sandım .... damlanıış karın üstüne" (Karacaoğlan)­ İ slam lıktan önce Kfıbe'de duran üç puttan biri- Teşhis 18- "O gül enelarn bir ... . şal e bürü n s ün y ürü s ün /Uc u gönlüm g ibi ard ın ca sürünsün yürüsün" (Enderunlu Vasıt)-Kütahya'nın bir ilçesi- Bir künıes hayvanı 19- Şerit biçiminde levhalardan yapılmış bir tür pencere kapama düzeniJüpiter gezegeninin 1905'te keşfedilen yed inci uyd u su 20- ikaz e tmek- Karışık renkli . bulunduğu

ÇÖZÜM

EZQI l ! SE~ -l<>ı: -~I[>I.I -Z1 EJE

-eıe:ıın - ıw -:ıııırı

-n

ıe:ııesw -;:ı:ıı:;ı -;:ız ııv

-6 ;:ıA ->p;:ıı -JQlEJ!dSy-n -8 )!-Eli)! -S!H -EAE.L -EAIJ -L E!WEJ -)jO)! -;:ı u ;:ıp;:ı:) -ı.ıı '9 WZ!lE)j!J;:l[)I - u o ı ;:ıw -eı -s ın s -Aeı -ze ıv -dlA -eqy

-N -01

-y,

eı-ı -ıwo1oqoı -sı-znw

eı - uoıdy -ııq;:ıs -ııqeJ

- ıfoıoı\q:;ı

-z

-f:

ı\eıv -pp;:ı H

nfe:ııv -ı ;:ıw ıpıo9 ;:ıuıreN

-T


SEYFETTiN KOÇAK

38

YAŞlNDA. GÜÇ ELEKT-

A . Ş.

VE YAN

KURULUŞLA­

RININ YÖNETİM KURULU BAŞKANI. YURTDIŞINDAKİ

TÜM İHTİSAS FUARLARINA KATlLlYOR. THY İLE 33 DIŞ HAT

UÇUŞU GERÇEKLEŞ ­

TİRDİ.

VE


1

1

1 lt11·1f!Ui! Cumluiye1 Caddesl107 ao:r.ıo ElmadaQ-IsıanbJ T~ :

(1)130 03 36(8 Unes) Telex: 27794 sen tr· 27516 stur tr-27878 set tr r•lax: (1)130 32 1913114 87

'·'t'f.1''·

'fıf.1;' M';U.WM

Fe'@ Çakmak Caddesi

AtatOrk Cadde• 48

Atatl.rk Caddesi 194/A 35220 Alsancak-Izmir T~ : (51) 63 51 ·00 PBX

6718 07100 Antalya Marmaris - Mu~a Tel: (31)11 69 38·12 05 13 T~ : (612)12 638

Telex: 52183 ırum ır

Tetex: 56045 sser ır

Telex: 50513 sevs tr

T~elax :

Telelax : (31)12 33 01

Telelax : (612) 14 607

(51) 22 22 18

J:[•l•l;lll§

Neyzen T<Mik Caddesi No:3212 Bocium-~ T~ :

(6141)3119·2014

Teleı : 50139 strs ır T~elax : (6141)2014


1991 12  
Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you