Page 1

10/ 88

SÜPER SAMPiYON NAiM The Superchamp

TÜRK HALICILlGI Turkish Carpets

SUALTINDAKi DÜNY World under the Water ""lıfARiKA KÖPEKLER Wundervolle Hunde


CAmEL TOURS ...

INTERNATIONAL SERVICE IN TOURISM INDUSTRY • • • •

Camel Tours eompletes its serviees 15 years of experience in incoming with its sister eompanies of Professional and dynamic team 10 offices in 10 important touristic centers A wellknown name for ..,. Budget, Camel Car Rental Ine . ..,. Supreme Hotel Management Ine. o Roundtrips ..,. Camel lnvestment Ine. o lnee ntives ..,. Hitaş Tour Ine. o Group and Study Tours ..,. lrem Tour Ine. o Organization of Cangresses o Beaeh Holidays o City Trips

TURiZM ENDÜSTRiSiNDE ULUSLARARASI HiZMET • lneoming sektöründe 15 yıllık deneyim ... • Profesyonel ve dinamik kadro ... • Bilgisayarlı Otomasyon ... • 10 önem li merkezde 10 şube .. .

CAffiEl TOURS

• 1987 yılında ülkemize kazandırılan 17.902.360 Dolar döviz girdisi ... • Türkiye'nin tanıt ımınd a titiz, kaliteli ve güvenli hizmet.

Head Offices: Istanbul Dünya Sağlık Sok. 41 Taksım Phone : 1/ 151 74 10- 19 Tlx : 24696 ctur tr. Fax : 1/ 152 97 12 Representative Offices: Istanbul International Airport Phone : 3459 from 1/ 573 29 20 izmir: Cumhurıyet Bulvarı 253/ 1 Alsancak Phone : 51 / 21 02 05 Tlx : 523876 Cbi tr. Fax : 51 / 63 17 40 Kuşadası: Türkmen Mah. Atatürk Bulvarı 66 Phone : 6361 / 32 02 Tlx : 52524 cteb tr. Bodrum: Cevat Şakır Cad . 13 Phone : 6141 / 20 70 Marmaris: Esra Sitesi D Blok Siteler Phone : 6121 / 41 66 Tlx : 52779 ctm tr. Antalya: Fevz ı Çakmak Cad. 57 Phone : 31 / 11 36 29 - 11 38 45 Tlx : 56195 tr. Antalya Airport : Phone : 31 / 12 96 80 Side: Köy meydanı Phone : 3213 / 16 24 Fax : 3213/ 16 24 Alanya: Gülpınarı Mah. Keykubat Cad. Sak . Aot. K. 1 Phone · 3231 / 44 00 Tlx : 56620 ckys tr. Kemer: Club Salima, Info Center Phone : 03214 / 1521 - 24

CRffiEl HOLDin~


iCiNDEKiLER CONTENTS

3 THY'den Haber1er Kapak lotoOralı (Cover photography) Nalm SOieymanoQiu Türkiye Gazetesi arş ivinden

News From THY

4

Türk Hava Yolları A.O. adına Sahibi Publisher M . Cem KOZLU Yayın

Kurulu Başkanı Publishing Director Mehmet KUTLU

Genel Koordinetör Generol Coordinotor Çetin ÖZBEY Yazı işleri Müdürü Monoging Editor Günvar OlMANBÖLÜK

Süper Şampiyon Nalm

The Superchamp

9 Harika Köpekler

TOrk Halllan

Wundervolle Hunde

Turkish Carpets

14

26

Resimli Hat

Su alhnda Dünya

Schriftzeichenmalerei

Deep-sea DMng

34 Eski evlere yeni çehre

Yayın

Kurulu Publishing Boord Engin ÖKTEMER Ünal KÖKSAL TuQrul GENCER

A new look for old houses

40 Frans1z Havaciiik Teknolojisi

Reklam Advertising Duygu TAMER

),

Technologie Française

46

FotoQraflar Photogrophs Nihat GÖMLEKSIZ Erdal ALOK

TOrk Muffağ1na Tam Not

The Turkish Cuisine

Tasarım, yapım, baskı

56

Design, production, printing APA OFSET BASlMEVI Levent, Istanbul Tel: 164 64 20 Ilan tarifesi : iç sayfalar: 4.000 .000 TL.

18

Unlseks Ağ1l11k Kazanl'(or

Simpler Fashions + KDV, Kapak içleri :

5 .000.000 TL.

+ KDV, Arka kapak : 6.000.000 TL. + KDV.


J

..

•• •

.;· CiHANER LEATHERPORT

.

Halkalı Cad. Acar Sokak No: 56 Florya/istanbul Tel.: 580 00 64

.

• •.• ·~ o.

&,

.:

-

.

;,·,..

ll

.

... •·

-

. . .,. '•. n·,.~ . ~


:".: ~ ~ 1: w~!~ ;1 i~,,~ i

m,; ,ı.'t' •: n i: di.:~: 1: w~!~.~ i= •": im,; ;ı.'fi' •:

M.CemKozlu THY'nin Yeni Genel Müdürü T

ürk Hava Yollan Genel Mütayin edilen M. Cem Kozlu , gör~ve başladı. Kozlu, 1946 yılında Istanbul'da doğdu. 1957 yılında T.E.D. Ankara Koleji'nde ilk öğrenim.ini tamamladı. Orta ve lise öğrenimini Istanbul Robert Kolej'de yaptı ve 1965 yılında mezuniyet belgesi aldı. Daha sonra Amerika Birleşik Q.evletleri'ne gitti. Ohio'daki Denison Universitesi'nde lisans eğitimi gördü ve 1969 yılında buradan B.A. (şeref der~i) ile aynldı. Daha sonra, Califomia Universitesi'nde lisans üstü eğitimi yaptı ve işletme master'ı .aldı. Son olarak, Boğaziçi Vniversitesi Idari Bilimler Fakültesi'nde doktorasını tamamladı. (1988). Mehmet Cem Koz! u 'nun iş tecrübesi şöyle: Eylül 1971-Ağustos 1973: National Cash Register Co. (NCR), Dayton, Ohio, A.B.D.- Uluslararası Pazarlama dürlüğü'ne

Vekilliği

görevlerini de yürütüyor. 198l'de "Uluslararası Pazarlama" ve 1986'da "Kurumsal Kültür" adlı eserleri yayınlanan yeni THY Genel Müdürü, evli ve iki erkek çocuk babası.

New General Manager of

THY: M. Cem Kozlu

uzmanı.

Ekim 1973-Haziran 1976: Procter and Gamble S.A., Cenevre, İsviçre Pazarlama Müdür Yardımc.ısı ve Müdürü. Temmuz 1976-Aralık 1984: Kornili Pazarlama ve Dış Ticaret A.Ş . , İstan­ bul-Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdür. .. Ocak 1985-Mayıs 1985: Denison Universitesi, Ohio, A.B.D. - Ekonomi Bölümünde Öğretim Üyesi. Haziran 1985'den beri: Komili Holdjpg A.Ş., İstanbul- Yönetim Kurulu Uyesi ve Genel Müdür. 1975 yılında kısa süreli askerlik yapan K9.zlu, 1977-1?80 arasında Boğaziçi Univ~rsitesi Idari Bilimler Fakültesi'nde Oğretim Görevlisi olarak hizmet verdi. 24 Şubat 1988'de ise Sümerbank Holding A.Ş. Yönetim Kurulu üyeliğine getirildi. Aynca, Ege Zeytin ve Zeytinyağı Iq,racatçılan Birliği Yönetim Kurulu Uyeliği ve Başkan Vek.illiği ile Uluslararası Zeytinyağı Konseyi (Madrid) Başkan

M

ehmet Cem Kozlu has now taken up his duties as Managing Director of Turkish Airlines, a post to which he was recently appointed. Kozlu was bom in Istanbul in 1946. After completing his primary school education at Ankara College in 1957 he went on to Robert College in Istanbul, graduating from the Lycee seetion in 1965. He then continued his education as an undergraduate at Denison University in Ohio and took his B.A. degree in 1969, after which he followed a post-graduate course at the University of California, receiving a Master's degree in Business Administration. He fınally completed his education in 1988 by taking a doctorate degree at the Faculty of Administrative Sciences in the University of the Bosphorus. Mehmet Cem Kozlu's business career runs as follows: September 1971-August 1973: National

M. Cem Kozlu

Cash Registor Co. (NCR), Dayton, Ohio, USA. Expert in International Marketing October 1973 - June 1976: Procter and Gamble S.A., Geneva Switzerland. Assistant marketing manager and marketing manager January 1985 - May 1985 Denison University, Ohio, USA. Student in the Department of Econornics June 198~: Koroili Holding AS., Istanbul. Member of the Executive Committee and Managing Director. Having performed his rnilitary service in 1975, Mehmet Cem Kozlu taught from 1977 to 1980in the Faculty of Administrative Sciences in the University of the Bosphorus. On 24 February 1988 he was appointed member of the Executive Comrnittee of Sumerbank Holding. He is also a member and Deputy Chairman of the Executive Committee of the Aegean Association of Olive and Olive-Oil Exporters, and Deputy Chairman of the International Olive-Oil Council (Madrid). The new Managing Director of Turkish Airlines has published two books: International Marketing in 1981 and Institutional Cu/ture in 1986. He is married, and is the father of two sons. MAGAZiN 10/88 3


SEUL'DE BiR REKOR MAKiNESi

Dünyayı ayağa

kaldiran Türk Naim Süleymanoğlu, Seul Olimpiyat Oyunlan 'nda 6 dünya, 9 olimpiyat rekoru kırarak, erişilmez bir başan elde etti. Dünya televizyonlan, onu "Harika Türk", "Muhteşem Süleyman", "Küçük dev", "Tarihin en büyük sporculanndan biri" gibi sıfatlarla alkışladılar. ilyarlarca göz, televizyon ekranıarına saplanmış, heyecanla bakıyor. Nasıl heyecan duyulmasın ki, sahnede tek başına kalan 60 kiloluk halterci, koparınadaki ilk hakkında , olimpiyat rekorunu kırmayı deneyecek. Ondan önceki 8 sporcu yarışmalarını tamamlamış ve en iyi derece 137,5 kilo olaıak tescil

M

edilmiş. Formasında ay-yıld.ız'ın parıldadığı

bu son sporcu ise, 7,5 kilo fazla işe girişecek. Diskli ban kavnyor, konsantre oluyor, geriliyor ve

ağırlıkla

4 MAGAZiN 10/88

145 kiloyu hiç wrlanmadan kaldınp başının üzerinde tutuyor. İşte, salondan kopan allaşlar ve televizyon aıacılığıyla aynı anda bütün dünyaya görüntillü olaıak ilan edilen olimpiyat rekoru. Birkaç dakika sonra, ikinci heyecan dalgası. .. Naim Süleymanoğlu adlı bu küçük dev, şimdi , yine kendisie ait olan 150 kiloluk dünya rekorunu, yarım kilo fazlasıyla kırmayı deneyecek. Tekrar aynı tablo ve 150,5 kiloluk diskli bar


omuzlar üzerinde ... lşıklı tabelada ve televizyon ekranlannda beliren "World Record" yazısı, bütün kıtalara müjdeyi ulaştınyor.

Ama bitmedi ... Naim, kopartmadaki rekorunu yükseltıneye teşebbüs ediyor. Ve hayret, hayranlık, takdir dolu bakışlar, çılgın allaşlar arasında, 152,5 kiloluk şahane dünya rekoruna imzasını atıyor.

Halterde, "koparma"dan sonraki bölüm, "silkme" denilen ve iki safhada gerçekleştirilen kaldırma hareketi ... Bu bölümde de, öteki sporcular güçleri ölçüsünde ağırlıklar kaldııarak, birer birer çekiliyorlar. En iyi dereceyi, üçüncü hakkında, 175 kilo ile Bulgar Topurov elde ediyor. Ve "Müthiş Türk" tekrar sahnede ... Naim, ilk hakkında denediği 175 kiloyu adeta kuş gibi havalandınp, yeni olimpiyat rekorunu tabelaya geçirtiyor. Hemen ardından, kendisine ait olan 188 kiloluk dünya re~orunu 188,5 kilo olarak değiştiriyor. Uçüncü hamlesini ise, muhteşem bir fınişle noktalıyor: 190kilo... Toplamdaki 342,5 kiloluk derece,

otoritelere göre, akıllara sığmayan bir başarıydı. N~, altın madalyasını taktınrken ve Istikıat Marşımız eşliğin­ de Türk bayrağını göndere çektirirken, dünya spor tarihinin şeref sayfalarına da en iri puntolarla ismini yazdınyor­ du. Seul Olimpiyat Oyunlan'nda 20 Eylül günü yaşanan bu inanılmaz olay, dünyayı ayağa kaldırdı. Türkiyede ise, yedisinden yetmişine herkesi sevinç gözyaşianna boğdu. Milli bir gurur sembolü olarak 55 milyon Türk'ün gönül tahtına yerleşen Naim Süleymanoğlu, günlerce sürecek bir bayram coşkusunun da miman oldu. " TÜRKİYE'DE DAHA DA BÜYÜDÜM »

Rekorlar dizisinden sonra, Olimpik Cimnasyum'da bir basın toplantısı

düzenleyen genç sporcumuz, başarısı­ nın arkasında yatan sebepleri sıralar­ ken, "Gördüğünüz gibi Türkiye'de dahada büyüdüm" dedi. Salon, gazeteci ve televizyonculann adeta istilasına uğramıştı. Süleymanoğlu, Türk olmaktan gurur duyduğunu belirterek şunlan söylüyordu: "Çok mutluyum; İlk defa olimpiyatlam katıldım. Başanmda, bana devamlı destek olan ellibeş milyon Türk'ün katkısı ve bana çalışma imkfuılarını sağlayanların emeği vardır. Bu anı iki yıldır bekliyordum. Buraya geldiğimde, kendime en büyük rakip olarak Bulgar Topurov'u ~örüyordum. Ama, onun koparınada sendelediğini öğrendiğirnde tek başıma yanşacağımı anladım. Bunun verdiği güvenle rekor denemesi yaptım. Ay-yıldızlı forma ile Türkiye'ye bir altın madalya götürmekten daha güzel ne olabilir? Yalnız,

MAGAZiN 10/88 5


tek bir üzüntüm var. Şu anda Bulgaristan'da bulunan ve Türkiye'ye gelmelerine izin verilmeyen aileme bir an önce kavuşmak istiyorum." İÇTE VE DIŞTA YANKILAR

Milli haltercirniz Naim Süleymanoğlu'nun başansı Türkiye'de ve dünyada büyük yankı uyandıruken, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Kenan Evren, TBMM Başkanı Yıldı­

nın Akbulut, Başbakan Turgut Özal,

Bir devin portresi aim Süleymanoğlu 23 Kasım 1967'de, BulgariStan'ın birTürk köyü olan Mestanlı'da dünyaya geldi. 1977 yılında, henüz on yaşında iken haltere başladı ve ilk milletlerarası başansını 1982 yılında Brezilya'da elde etti. Burada yapılan Dünya Gençler Halter Şampiyona­ sı'nda koparınada 110, silkmede 140 ve toplamda 250 kilo kaldırarak birincilik kürsüsüne çıktı. 1983'te ABD'de kopartınada 125, silkmede 160 ve toplamda 285 kilo ile yine birincilik kazanırken, aynı yıl Viyana'da düzenlenen turnuvada dünya rekorlarını alt üst etti. Bu yanşma­ daki dereceleri, koparınada 130.5, silkmede 165 ve toplamda 295,5 kilo idi. Rekorlan ve başanlan devam ederken, Bulgaristan, ülkede yaşa­ yan Türk azınlığı asimile etmek için sistemli bir program uygularnaya başlamıştı. O artık "Küçük Dev Adam" olarak nitelendiriliyordu

N

6 MAGAZiN 10/ 88

siyasi partilerin genel başkanlan ve Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanı, onu ilk kutlayan kişiler oldular. Dünya televizyonlan da, bir günde 6 dünya, 9 olimpiyat rekonınu kıran sporcumuzu, özel programlarla seyircilerine tanıttılar. ABD'nin NBC televizyonu Naim'den "Türkiye'pin milli kahramanı, Mucize adam, Inanılmaz küçük dev, Muhteşem Süleyman" gibi sıfatlarla söz etti. CNN televizyonu, olayı 'Türkler geliyor" başlığıyla verdi. Belçika televizyonu ise, Batı'da bir deyim haline gelen "Türk gibi kuvvetli" sözünün Süleymanoğlu ile tekrar hafı­ zalarda tazelendiğini belirtti. BBC, "Muhteşem Türk" deyimini kullanır­ ken, İtalyan RAl, "Şu anda herhalde İstanbul sokaklannda bayram var ve Türkler bunda hakWar" cümlesiyle tarihi bir günün yaşandığını vurguladı. Alman televizyonu , ARD, "Harika Türk" olarak tanımladığı Süleymanoğlu'nu överken, Fransız televizyonu Antenne 2'de aynen şu ifadeler yer aldı: "Bu kendinden emin küçücük adam, tarihin en büyük sporculanndan birisi. Şimdi kuynık acısı olan Bulgarlar'~. ne düşündüğünü bilmek isterdik..." Ozetle, sadece Türkiye değil , dünyada Naim'i ayakta alkışladı. Alkışia­ nn ardında ise, şüphesiz sımsıcak bir temenni yatıyor: "Naim, zaferin daim olsun!.."

değildi . Soydaşlan ağır baskılar altındaydı. Kendisi üzerin-

ama, rahat

de de, bir o kadar baskı vardı. 1986 yılında Avustralya'da düzenlenen Dünya Şampiyonası onun için bulunmaz bir fırsat olmuştu. Bu şampiyonada, toplamdaki rekorunu 335 kiloya çıkartmış, ardından eline geçen fırsatı değerlendirerek Türk makaınlanna sığınmıştı. Daha sonra Ingiltere'ye ve oradan Türkiye'ye gelişinde büyük törenlerle karşılanacaktı. Türkiye'ye iltica etmesinden sonra Bulgar hükümetinin sistemli olarak yaymaya çalıştığı "Türkiye'de birşey yapamaz" propagandası çok geçmeden iflas edecekti. Çünkü, O, gösteri amaçlı müsabakalarda bile gayrıresmi rekorlar kınyor ve nihayet Türk vatandaşı olduktan sonra katıldığı ilk milletlerarası turnuva olan Avrupa Şampiyona­ sı'nda , toplamda 335'le rekonınu yeniliyordu. Seul Olimpiyat Oyunlan'nda kırdığı altı dünya, dokuz olimpiyat rekoru ve toplamda kaldırdığı 342.5 kilo, tek kelimeyle muhteşem di. Adı Naim Süleymanoğlu ... Milletlerarası platformdaki yüz akımız ..


UCAGIMIZA HOS GELDiNiZ WELCOME ON BOARD #

T

aking into consideration the fact that you may be feeling a little nervous during the flight, we would !ike to remind you that flying today is the safest form of travel. You may be disturbed by an unusual sound. The noise you hear immediately after take-ofT is the sound of the landing gear being pulled up as the plan e lifts off and gets in to flight position. While the plan e is taking ofT it requires greater power than it does while cruising. In the same way, as it prepares to !and, the reduced speed ca u ses. a change in the sound of the engines. When the" Fasten your seat belts" and "No smoking" signs light up a beli rings. This beli is also heard when passengers ring for one of the cabin crew. During your flight, when you wish to ask a question, or request something to eat, drink or read, you may cal! the hostess by pressing the appropriate button. According to the type of plane you are flying in, this button may be located above your seat or on the arın of your chair; and may be marked by a picture of a hostess. When you wish for light by which to read, press the switch over your head, or on the arın of your chair. When the "Fasten your seat belts" sign is extinguished you may leave your seat to go to the toilet. If the toilet is engaged the word "occupied" will be seen on the door. CA TERING SERVICE: On morning flights breakfast is served, on afternoon flights lunch is served, and on evening flights dinner is served. On long-distance flights snacks are served in addition to these main meals. On scheduled and charter flights special food is available on request for diabetics, vegetarians, and others who for reasons of health, religion or philosophy, are unable to eat the regular meals. Howewer, it is essential to inform Turkish Airlines of this, well in advance, preferably when making your reservation. Soft drinks are free of charge in international flights. According to international air transport regulations passengers are forbidden to consume their own alcoholic drinks. Alcoholic beverages, cigarettes and tobaccoes are being sold tax free during the. flights. SMOKING ON AIRCRAFT: Smoking is forbidden in domestic flights . On international flights a seetion in the front of aircraft covering 60 % of the whole seating capacity has been designated for non smokers. CHILD PASSENGERS: We are especially concerned with children and their comfort. W e endeavour to anticipate and meet their every need. Milk and baby food is heated up for them when required. Your cabin attendants will gladly supply you with blankets and pillows upon your request. YOUR SUGGESTIONS: Inside the plane you will find suggestion boxes and writing paper. We are always pleased to receive the complaints and suggestion of our passengers. W e thank you for your trust in Turkish Airlines, and wish you a pleasant flight. W e look forward to seeing you again.

#

H

eyecan lı olduğunuz

ihtimalini gözönüne alarak uçak ile seyahat etmenin günümüzde en emniyetli yol olduğunu hatırlatmaya gerek duyduk. Alışılmamış bir ses sizi tedirgin edebilir. Kalkış­ tan hemen sonra duyulan gürültü, uçağın uçuş pozisyonuna geçerken iniş takımlarını içeri çekmesinden gelmektedir. Aynı şekilde uçak in işe geçtiğinde hızındaki azalma makine sesin- · deki değişim şeklinde duyulur. "Kemerierinizi bağlayınız" ve "Sigara içmeyiniz" işaretleri yandığı zaman zil çalar. Zil, yolculardan biri kabin mürettebatını çağırd ı ğı zaman da çalar. Uçuş sı rasında birşey sormak, yemek, içmek veya okumak istediğiniz zaman uçağın tipine göre başınızın üzerindeki veya koltuğun koliuğu üzerindeki "çekiniz" yazan yahut hostes resmi bulunan düğmeye basarak hostesi çağırabi­ lirsiniz. Okumak için ışığa ihtiyacınız olduğu zaman başınızın üzerindeki veya koltuğun kolundaki düğmeye basınız. " KemerIerinizi bağlayınız" işareti yanmadığı zaman elinizi yıka­ yabilir ve tuvalete gidebilirsiniz. "Tuvalet doludur" işare­ ti tuvaletİn meşgul olduğunu gösterir. YiYECEK VE İÇECEK SERViSi: Dış hatlarda kahvaltı servisi sabah uçuşlarında, öğle yemeği servisi gün ortası, akşam yemeği servisi akşam uçuş­ larında yapılmaktadır. Uzun parkurlu dış hatla.rda bu yemeklere ek olarak snack servisi yapı! · r. tarifeli ve charter w,:uş­ ve vejetariyenlere, sağ­ lık, felsefe ve din nedeniyle normal mönüyü kabul etmeyeniere, özel .yemekler temin edilmektedir. Yemek servisi

yapılan

larında, şeker hastalarına

Meşrubat dış

hatlarda ücretsizdir. Yolcuların getirdikleri alkollü içkilerin içilmesi yasaktır. Alkollü içkiler ve tütünlü maddeler uçakta vergisiz satılmaktadır. UÇAKTA SiGARA iÇMEK: İç hatlarda sigara içilmesi tamamen, dış hatlarda ise kısmen yasaklanmış­ tır. Yurt dışı .seferlerimizde uçağın ön tarafında, toplam oturma kapasitesinin % 60'lık kısmı sigara içmeyeniere tahsis edilyanlarında

miştir.

ÇOCUK YOLCULAR: Uçaklarımızcia çocukların en özel dahi dikkatten kaçırmamak için çaba harcanmaktadır. Bebekler için mama, süt vb. gibi şeyler gerektiğinde ihtiyaçlarını

ısıtılmaktadır.

İstirahat etmek içinkabin mürettebatından örtü, battaniye v«:ya yastık i_steye~ilirsiniz. DILEKLERINIZI ALALlM: Uçaklarımızın içinde yolcu dilek kutuları ile mektup kağıtları bulacaksınız. Yolcularım ı­ zın uçuşla ilgili şikayet ve temmennilerini almak her zaman hoşumuza gider. Türk Hava Yolları gösterdiğiniz güven için teşekkür eder, iyi uçuşlar diler ve sizi tekrar karşılamaktan mutluluk duyar.

TÜRK HAVA YOLLARI

TURKISH AIRL I NES MAGAZiN 10/88 7


..._~~SA ~ULLA~IMI, YURTJ:?IŞINDA

r

1-

DA ULKEMIZDE OLDUGU KADAR KOLAY

Fujiyama

Dünyanın

Dagı ,

Japonya

en yaygın olarak kullanılan

kredi kartı , otellerde ve lokantalarda, seyahat ve

alışveriş

işyeri tarafından

için 6 milyonu aşkın

kabul edilmektedir.

İş ya da eğlence için Avrupa' da ve dünyanın

dört

bir yanında güvenle seyahat için Visa Kullanın BAŞKA BİRŞEY GEREKMEZ


"KANGAL"IN ÜNÜ DÜNYAYI TUTTU

~ Harika

köpekler Sivas'ın

Kangal ilçesinde yetiştirilen iri kafalı köpekler, üstün yetenek ve özellikleriyle güvenlik güçlerinin, gümrükçülerin, askeri kuruluşlarm ve çiftçilerin gözdeleri oldu. lman Kurt köpeklerinden daha cesur ve güçlü olan Sivas Kangal köpekleri, başta AmeriJ<.a Birleşik Devletleri ve Ingiltere olmak üzere, pek çok ~ulı ülkede büyük rağbet görüyor. üzel olarak eğitildiideri zaman hemen her işte yararlarulabilen bu harika hayvanlar, koku alma duyulannın ve zeka.Iannın gelişmişliğiyle tanı­

A

ğinde, çifttilderin korunmasında kullanılan Kangal köpekleri, çeşitli özelliklere sahip. Anadolu'da çoban köpeği olarak bilinen Kangal, geniş ve oldukça büyük bir kafayla, kısa tüylerle kaplı bir vücuda sahip. Geniş göğsün kalçalara doğru ineelmesi ise, onlara seri ve atak hareket imkanı sağlıyor.

Türkiye'den götürülüp yurt dışında da üretilen Kangal köpekleri, yaklaşık 70 cm. uzunluğunda ve genelliklı- sütlü kahve renginde. Dişleri çok kuvvetli olan Kangallann erkekleri 70 ile 75, dişileri ise 45 ile 55 kilo arasında değişiyor . Pençeleri güçlü ve koku duyulan da son derece gelişmiş bulunuyor. Saatte ortalama 70 kilometre hızla koşabilen bu köpekler, yerli yabancı herkesin ilgisini çekiyor. Kangal yavrulan sokak köpeğin­ den farksız, büyüdükçe soylarının özelliklerini kazanıyorlar ve kuyruklan da yukanya doğru kıvnlıyor. dikkat çekici bir özellikleri, hürriyetlçfine son derece düşkün olmalan... Oyle ki, kafeste tutuldukları takdirde iliemeleri oldukça yavaşlıyor. Kangal köpekleri keşfedilince, Alm cın kurt köpeklerinin pabucu dama atıldı. Şimdi, yerli ve yabancı güvenlik kuvvetleri, gümrükçüler, askeri yetkililer ve sivil korunma arzulayanlann gözü hep bu hayvanlarda ... Dünyanın en seçkin köpek türlerinden olan Kangallar, birkaç yıl önce Ingiltere'yi karıştırdı. Ve Anadolu'da "Kangal" diye bir köpek türü bulun-

nıyor.

Amerika'da askeri üslerin güvenli-

madığını iddia eden Kennel Clup, Anatelian (Karabash) Dog Clup tarafından mahkemeye verildi. Halen üçyüz ile beşyüz st~rlin arasında alıcı bulan Kangallar, Ingiltere'de büyük ilgi görüyor. Bu 9,ile, onların değerini ortaya koyuyor. Ote yandan, Kangallardan vazgeçemeyen bir başka ülke de Amerika. Amerikan çiftçileri, sürülerini korumak için besledikleri Kangallara gözlerinin içi gibi ba kıyorlar. Sivas 'ın Kangal ilçesinin milletleraras ı ş öhrete sahip köpekleri, yakında bütün dünyanın güveiıliğinde kullanı­ lırsa kimse şaşırrnayacak ...

MAGAZlN 10/88 9


"KANGAL" iSTWELTBEKANNT

- - Wundervolle Hunde Die im Stadtkreis Kangal bei Sivas gezüchteten grossköpfigen Anatalisehen Schaeferhunde fınden durch ihre vielseitigen Eigenschaften immer mehr Begeistenıng.

Sie sind zu Liebhabern aller Sicherheitskraefte, Zollbeamte und Farmer geworden.

D

ie Sivas-Kangalhunde, die anataliseher Abstarnmung sind, sind sogar viel tapferer und staerker als die Deutsehen Schaeferhunde. İnsbesondere die Amerikaner und Englaender interessieren sich irnmer mehr flir diese Rasse. Diese Hunde, wenn sie ganz speziell dressiert werden, können bei jeder Gelegenheit nützlich sein. Sie sind bekannt fur ihren Geruchssinn und ihrer İntelligenz. Die zur Sicherheit der Amerikanisehen Militaerstützpunkten, bei der Bewachung der Farmen dienende Kangalhunde, haben viele Eigenschaften. Der als anataliseher Schaeferhund bekannte Kangal hat einen ziemlich ausgepraegten Kopf und einen mit kurzen Haaren bedeckten Körper. Sein weiter Brust, der um die Hüften selımaler wird, gibt ihm die Möglichkeit sich schneller zu bewegen. Milletlerarası

şöhrete sahip Kangal köpekleri, özelllkle güvenlikte kullanılıyor.

Kangalhunde, die einen weltweiten Ruhm haben, werden insbesondere zur Sicherheit verwendet.

Diese Türkisehen Hunde, die nun auch im Ausland gezüchtet werden, werden ungefaehr 70 cm Jang. Sie haben meistens ein hellbraunes Fell. Sie haben sehr kraeftige Zaehne. Die maennlichen Hunde wiegen an die 70 und 75 kilo und die weiblichen etwa zwisehen 45 und 55 kilo. Sie haben sehr maechtige Pfoten und ihr Geruchssinn ist enorm. Sie können pro Stunde, im Durchschnitt mit einer Gesehwindigkeit von 70 Kilometer laufen. Kangalbabys unterscheiden sich beim Heranwachsen von den Strassenkötem sehr wenig, aber spaeter gewinnen sie rnehr und mehr die Eigenschaften ihrer Rasse und ihr Schwanz biegt sich nach oben. Ausserdem sind sie süchtig nach ihrer Freiheit. So, dass wenn sie in die Zwinger kornmen, sich nur sehr Jangsam vermehren. Nach dem diese Hunderasse entdeckt worden ist, finden sie viel mehr İnteresse als die Schaeferhunde. Nun wollen, egal im Ausland oder Inland, aile Zollbeamten, Streitkraefte, Militaerspersonen sowie Pıivatpersonen diese diese Hunde besitzen ... Die Kangalhunde (Anatolische Schaeferhunde), die einer der besten Hunderassen der Welt gehören, haben voriges Jahr in England flir Aufruhr gesorgt. Die Kennel Oub behauptete, dass in Anatalien kein Kangalhund existiere und wurde darauthing von Anatolian Dog Club angeklagt. Dessen Wert zwischen dreihundert und fıinf­ hundert Pound liegt, ist er der gefragteste Hund in England trotzalledem. Das allein schon zeigt, wie wertvoll sie sind. Auf der anderen Seite ist Amerika auch eines der Staaten, der den Kangal unwiderstehlich findet. Amerikarusche Farmer, diediese Hunde els Bewacher ihrer Herden verwenden, sind auch begeisterte Kaeufer dieser H un de. Wenn bald diese Kangalhunde fıir die Sicherheit aller Nationen sorgen, wird sich wohl keiner wundem ... MAGAZlN 10/88 11


Apartman

yaşamı: Doğadan

kopuk,

sınırlı

olanaklar içerisinde, standart bir

yaşam

biçimi ...


ALI<ENT YASAMINA ... BAHCE SEilfR • ~tl SEHfR

SATIŞ

MERKEZI

ALARKO ALKENT ISTANBUL Tepecı k

Yol u Etiler l lstanbul

Tel.: 157 77 00/7 hat

IKTIBAT BÜROLARI

ALARKO ANKARA Ata tti rk Bulva n No: 165 06680 K ızılay 1 Ankara Tel. : 117 22 08 / 10 haı

ALARKO IZMIR

Gazi Bulvan 3 / 6 35250 l znıır

Tel. : 13 25 60

ALARKO ANTAI.Y A Kenan Evren Bulvan Gu n e~ Apı.

No. 9 / 2

07050 Antalya Tel.. 11 73 43 18 03 30

ALARKO ADANA GaLıpa>a

Bulvan

Yunusbe)

A pı.

No. 9 1 1

01120 Adana

Tel. : 13 13 42 ı 4 ıs

.~Alkent yaşamı: Eti~r'de,

% 80'ini

yeşil alaniann oluşturduğu

160

81

dönUı:n

Sınırsız güzelliğin sınırsız ko~foria bUtünleştigi; her türiU eğlence, dinlenoo· ve spor tesisinin bulunduğu bir çevre. Gece

aydınlatmalı spor sahalan, yUzme havu z ları , jogging parkurları , gece kulübü, diskotek, alışveri ş merkezi, toplantı salonu, jimnastik salonu, squash ve racketball salonla rı , vb ...

restoran, snack bar, mini kafe,

160 m2'den 300 m2'ye kadar 12 tip konut. Tüm konutlarda zeminden ısıtma sistemi, İtalyan seramik ve karo döşeli mutfaklar ve banyolar. Ayrıca mutfaklarda barbekü. Banyolarda enfraruj ı sıtma sistemi, y anı s ıra 24 saat sıca k su. Uydu anten, görUntüiU kapı telefonu, yeraltı garajlarında her konut için özel park yeri ve eşya odası , garajdan da konuta çıkılan asansörler, vb ... GELİN , ALKENT'l YAKINDAN TANlYlN , "GENİŞLETİLM1Ş ÖDEME SİSTEMİ"MİZ HAKKINDA AYRlNTlLI BİLGİ ALlN, YENİ YAŞAM BİÇİMİNİZİ BELİRLEYİN .

Enformasyon,

satış

ve

teşhir

merkezimiz

haftanın

her günü ziyaretinize

açıktır.

82


ESKi SANATA YENi YORUM

Resimli hat Çeyrek yüzyıla yakın bir zamandan beri profesyonel hattat olarak çalışan Turan Sevgili, çizdiği portreleri yazıyla çevreleyerek değişik kompozisyonlar yapıyor

••

İspanyol ressam Pablo Picasso, Doğulu bir ya:n ustasının elinden çıkmış nefis istifi görünce, şaşkınlığını gizleyememiş ve hayranlığını adeta. haykırarak dile getirmişti : "Işte resim bu!.."

u

nlü

14 MAGAZlN 10/88

"Kübizm"in kurucusu olan ve kendisinden sonraki akımlara geniş ufuklar açan Picasso, bu eserde neyi keşfetmişti dersiniz? Hiç şüphesiz, "soyut resim" olarak nitelendirilen ve insanın iç dünyasını , bilinç altını ve hayal dağarcığını harekete geçiren bir etkilenme zenginliğini ...

picasso, Arap harflerini tanımıyor­ du. Islamın yapısından, düşünce tarzın­ dan, kurallanndan habersizdi. Ve "hat" adı altında asırlardır yaşaulage­ len güzel ya:n sanaunın ne olduğuna dair kabataslak bir fikri de yoktu. Onu bu ölçüde heyecana sevkeden şey , unsurlannı harflerin oluşturduğu bir kompozisyonun müke~melliği idi. Evet, aruk sadece Islam ~ileminde değil, Bau'da da, hat sanau "soyut resim" olarak kabul ediliyor. Çünkü, tablo haline getirilmiş bir yandaki kelime ve cümleterin manasından çok, kompozisyon un şekli birinci plandadır. O yüzden de, gelmiş geçmiş değerli hattatlann imzasını taşıyan eserler, müzelerin, camilerin, saraylann, özel koleksiyonlann, evlerin en nadide eşyalan olarak korunurlar. Onlan okumasını bilmeyenler bile, harflerin yerleştirilişi, zarafeti, orantılan ve süslerin boşluklardaki ahengini seyrederken haz duyarlar. Konuya bir ilave daha yapalım:


1

ll

Hattat- Ressam Turan Sevgili

çalı,ma sırasında.

Schrittzeichenkünstler Turan Sevgil i bei seiner Arbeit.

ll

Hattat Harnit

Aytaç'ın

"vav" harfiiçine

yerle,tlrllml, portresl.

Ein Portrait des Künstlers Harnit Aytaç, der eine arabische Version des Buchstaben 'V' gezeichnet hat.

B

TuQrake' lsmall Hakkı Bey ve "Elde altın bileziktir san'aVKI verir ehllne feyz O rH'at" yazısı.

Tuğrakeş ismail Hakk ı Bey's Kunstwerk.

2

_) Bazı tarikat sanatçılan, hat ile resim arasındaki yakınlığı iyice netleştiren eserler vermiş ve harilerle cami, arslan, leylek, sandal, çiçek şekilleri meydana getirerek, hat sanatını fıgüratif resme döndürmüşlerdir. Bu kısa takdimden sonra, şimdi, ressamlıkla hattatlığı birleştiren ve

adeta yepyeni bir formasyonun temsilcisi olan bir sanatçıdan, Turan Sevgili'den söz edeceğiz. Turan Sevgili, merhum üstiid Hamit Aytaç'ın "rahle-i tedrisinde" yetiş­ miş ve Reyhani, Küfi, Sülüs, Ta'li.k, Divani ve Celi Divan! yazılanndan icazet (diplorna) almış. Icazetinin üzerindeki "Hattat-Ressam" ibaresiyle, onun bir bakıma ressamlığı da tescil ediliyor. 24 yıldan beri profesyonel olarak mesleğini sü rdüren ve bu arada grafik ve iliüstrasyon çalışmalan da yapan Sevgili , birçok ya)'!nın başlığını ve iç yazılannı, Çorum Imam-Hatip Lisesi Camü'nin kİtabelerini hamlamış, Su-

udi Arabistan'a da bir Kur'~n yazmış. 1978'de, Libya/Trablus'taki Ibni Mukla Enstitüsü'ne hat öğretmeni olarak dilvet edilmiş, ancak şartiann uygun olmarnası sebeb.iyle gidemerniş. 1982'de ise, Bursa Ilahiyat Fakültesi hat

öğretim üyeliğine atanarak, bir süre burada görev yapmış; !iynı yılın sonlannda, işi ve evinin Istanbul'da olmasından ötürü istifa ederek dönmüş.

Turan Sevgili'nin, hattatlıkla ressarnlığı birleştiren çalışmalar yaptığını şöylemiştik. Işte bu yeni tarz, Tuğrakeş Is mail Hakkı Bey ve Harnit Aytaç gibi ünlü sanatçılan n harf veya yazılar içine çizilmiş portreleriyle ortaya çıkıyor. Sanatçı, aynca, icazet aldığı yazı türleri ile ~şitli kompozisyonlar oluşturuyor. Isliim aleminde çok yaygın bir hüküm vardır: "Kur'an Arabistan'da indirildi, Mısır'da okundu ve İstanbul'­ da yazıldı". İşte, Türkler'in hat sanatındaki tartışmasız birinciliğini ilan eden hüküm ... Turan Sevgili ve sayılan gün geçtikçe artan hattatlanmız, asırlara nakşedilen bu sanat dalındaki birinciliğimizi sürdürmek, hattil onu yeni yorurnlarla zenginleştirebiirnek için çalışıyorlar.

MAGAZlN 10/ 88 15


NEUES GESiCHT DER ALTEN KUNST

Schriftzeichenmalerei Turan Sevgili, der seit etwa einem viertel Jahrhundert sich hauptberuflich mit Schriftzeichenkunst beschaeftigt, umrahmt seine Gemaelden mit Schrift und erreicht sornit grossartige Kompositionen.

A

ls der berühmte Spaniseher Maler Pablo Picasso die bezaubemden Kunstwerke eines vom Osten stammenden Schriftkünstlers salı, konnte er sich nicht halten und clıückte seine Faszination etwa so aus: "Das ist es. Das nenne ich Malerei!. .. " W as glauben Sie hat der Begründer des Kubismus, der neue Horizonte fıir die naechsten Generationen geschaffen hat, an diesen Kunststücken wohl entdeckt? Ohne Zweifel den Einflussreichtum, der das Innenleben, Unterbewusstsein und die Fantasiewelt eines M ensehen in Bewegung setzt ... Picasso kannte die arabische Schrift nicht. Er wusste auch nicht viel über die Ideologie und Regeln des Islam. Die seit Jahrhunderte existierende wunderschöne Schriftkunst, die sogenannte "Hat" war ftir ihn kein Begriff. Was ihn an dieser Kunst derart faszinierte, war gewiss die aus alten Schriften der zusammengestellte Pertektion Komposition. Nicht nur in der Islamisehen Welt, sondem auch im Westen findet die Schriftkunst als 'Abstrakte Kunst' Anerkennung. Nicht die Bedeutung der Worte und Saetze in der Schrift , sondem ist in erster Linie die Stroktur der Komposition bemerkenswert. Aus diesem Grund sind die Werke, die mit renomrnierten Autogrammen versehen sind, zu Lieblingsstücken aller Museen , Moscheen, Schlössem und Privasamrnlem geworden. Auch Leute, die diese Schrift nicht !esen können , bewundem die Buschstabenstruktur, ihre Eleganz, Proportionen und ihre harmonische Wirkung auf leeren F1aechen. Es ist noch hinzuzuftigen: Manche Tarikatkünstler (Ordenkünstler) haben die Beziehung zwischen Schrift und Bild recherschiert und die Schriftkunst ins figurative Bild verwandelt, in dem sie mit Buchstaben Formen wie Moscheen, Löwen, Storche, Boote 16 MAGAZlN 10/88

oder Blumen bildeten. Nach diesem kurzen Einblick möchten wir nun von einem Künstler berichten, der die Malerei und die Schriftkunst verbindet, einem Künstler, der Repraesentant von einer neuen Formatian dieser Kunstrichtung ist: Turan Sevgili. Turan Sevgili war Schüler des verstorbenen Meister Harnit Aytaç und absolvierte sein Studium in Schriftkunst/Schriftzeichenmalerei und spezialisierte sich auf die Richtungen 'Reyhani', 'Küfi', 'Sülüs', 'Ta'lik'. 'Divan', 'Celi Divani'. Sevgili, de:- sich seit 24 Jahren neben seinem Beruf auch mit der Grafik und Illustration beschaeftigt

hat, gleichzeitig viele Schulbücher der Gymnasıum ftir Theologie in Çorum und einen Koran flir Saudi Ara b ien verfasst. 1978 wurde er von einem Jnstitut dieser Künste (İbni Mukla Institut) in Libien/Trablus als Lehrer eingeladen, konnte allerdings aus verschieden Gründen nicht dahin. 1982 lehrte er an der Fakultaet ftir Theologische Wissenschaften in Bursa. Auch hier blieb er nicht Jang, wegen schlechten Verbindun.smöglichkeiten (sein Wohnsitz war in Istanbul). Wie schon erwaehnt, Turan Sevgili ist der Künstler, der die Schriftkunst mit der Malerei verknüpft. Dieser neuer Stil kommt bei den mit Buchstaben oder Schriften gezeichneten Portraits der berühmten Künstler, wie İsmail Hakkı Bey und Harnit Aytaç hervor. Der Künstler bildet mit Schriften, die mehrfach ausgezeichnet sind, verschiedene Kompositionen. İn der İslamisehen Welt gibt es ein sehr berühmtes Aphorisma: "Der Koran kam in Arabien herunter, in fı.egypten wurde er gelesen und in Istanbul geschrieben". Und dies ist der Beweis daftir, dass die Türken in puncto Schriftzeichenkunst an erster Ste lle stehen ... Turan Sevgili und viele andere Schriftzeichenkünstler sind stets bemüht, diese Kunst mit neuen İdeen zu bereichem.

D

KOfi yorum: Ebrü üzerine "Allah".

Die Küfische Art: "Allah"

r"


The largest calleetion of the top quality Turkish Catpets • ISTANBUL • IZMIR 1313 Sok. 4/A,B,C Nuruosmaniye cad. Alsancak 54 CaQaloOiu Tel. (1) 511 21 !'il Tel. (51) 14 33 82 - 14 86 36

• MARMARIS • KUŞADASI YatUmanı OkOz Mehmet Paşa Kervansarayı Barbaros cad. 1 Tel. (6361) 3411 T.el. (612) 12783-13518 Bazaar 54 is an

establıshmenı

• SOORUM Neyzen Tevfik cad. 186/A Tel. (6141) 2445

• AltTALYA Yat Limanı Kalelçi 4 Tel. (311) 1()2g)

of NET GROUP of COMPANfES

• ASPENDOS • CAPPAOOCIA Alanya yolu Avanos Zetve yolu Belkıs Harabeleri Serik Antalya Tel. (3221) 2000 Tel. (4861) 2254-2454


TEZGAHLAR BOŞ DURMUVOR

c


K

_.~

ızıyla kızanıyla, havasıy­

la · suyuyla, koyunuyla yünüyle, çiçeğiyle dalıyla bütün bir Anadolu'yu dile getiren Türk halılan; asırlardan beri ilme ilme, renk renk, desen desen dokunmuş. Türk insanının alın terini, el emeğini, göz nurunu, hayal gücünü, sözün özü bütün hayatım bu haWardan adım adım izlemek mümkündür. Haydi gelin, sizinle, Türk halı dünyasının mazisinden günümüze doğru bir gezjye çıkıp, elden ele, dilden dile dolaşan bu haWann macerasını okuyalım. Tarihin en sisli devirlerinden , ta Orta Asya'daki göçebelik günlerinden beri, halıcılık Türkler'in hayatında büyük yer tutuyor. Dolayısıyla , Türk sanat tarihinde halıcılığın özel bir yeri var. Tanınmış bütün kültür araştırma­ cılan, halımn step yaşayışımn şartlann­ dan doğan b;~ iuün olduğunda birleşir­ ler. Halı dokuyan ilk ustalann atlı bozkır kültürüne mensup göçebeler olduğu, artık kesin bir tarihi gerçek olarak ortaya çıktı . Bozkır kuşağımn en tipik ve en eski göçebe topluluklan, İç Asya'da yaşayan Türk boylan olduğundan , halı ustalanmda atalanrmz arasında aramak gerekiyor. Çünkü, İç Asya'da koyun besleyen tek göçebe millet Türkler. Peki ama, bu sanat nasıl ortaya çıkmış? Onun da ilgi çekici pir hikayesi var: Araştırmalara göre, Iç Asya'da yaşayan Türkler, koyunlann tüyünden elde ettikleri yün iplilderi, uçlan dışan doğru sarkacak şekilde düğümleyip hayvan postlanm taklit ederlerdi. Zamanla, dışanya sarkan yün iplikleri fazla u~ bulup kesmeye karar verdiler. Işte size üzeri kadife gibi havlı eşsiz bir yaygı, yani halı... Asırlar geçtikçe nereden nereye gelindiğini anlamak için, bir halı mağazasımn vitrinine bakmak kafi değil mi? Bilinen en eski Türk halısı ise, Altay Dağlan etelderindeki Pazınk bölgesinde, Sovyet arkeoloğ Rudenko tarafın­ dan yapılan bir kazıda, 1947-49 yıllan arasında ortaya çıkanlrmş . Burası , Orta Asya Türklerinin "kurgan" adım verdilderi bir mezar. Mezarda halının ne işi var demeyin. Bütün eski kavimler gibi Türklerde ölülerini çeşitli eşyalarla birliJcte gömüyorlardı. Işte Rudenko, böyle bir kurgam kazdığında , gözlerine inanamamıştı . Çünkü kurgamn içindeki mezar ~ı da dahil her şey sapasağlamdı. Unlü arkeolog, bunun sebebini anlamakta gecikmedi: Kurgan yapıldıktan bir süre sonra yağmur sılliınyla dolan mezar odasının içi tamarniyle donmuş ve ölü ile birlikte gömülen bütün eşya, yaklaşık ikibin beşyüz yıl, çürümeden günümüze kadar ulaşabilmişti.

Halı

Iplikleri özel kazanlarda boyanır (yanda) ve geleneksel bir halı tezgahı (Ustte) Thread being dyed in special cauldrons (side) anda traditionalloom (above) .

Altayiann etelderindeki Beşinci Kurgam'nda, mumyalanmış cesedin yamnda bulunan halı, yünden ve kareye yakın biçimde. İnce ve şık Türk ilmeleriyle hemen dikkati çeken bu bilinen en eski Türk halısı, halen Leningrad Hermitage Müzesi'nin vitrinlerini süslüyor. Bütün ilim adamlan, bu halının büyük bir ustalığın eseri olduğunda birleşiyorlar. Sebebi gayet açık: Dokumanın her santimetrekaresinde otuıaltı , bir metrekaresinde ise üçyüz altmış bin ilme var. Paımk

MAGAZiN 10/88 19


Halının kalitesi, dOOOm sıklıOından

anlatılıyor.

The quality of a carpet is gauged by the closeness of the weave.

Yine Dolu Türkistan'da, Uygur Türklerinin yaşadıAI bölgede bulwıan ban küçük halı parçacaklan da söz konusu. Sir Aurel Stein'in 1906-1908 yıllan arasında yaptıAt kazılarda Loulan kuyu mezannda ve Lop-Nor'da ban halı parçalan bulwıdu. Bu parçacıklann en önemlileri ~ tan'da Yeni Delhi Müzesi'nde, geri kalan iki-üç örnek de Londra'da British Museum'da sergileniyor. Bütün bunlar bize, Orta Asya'da gelişen halı sanatı ve bu sanatın Türklerle ilişkisi hakkında geniş ve sagJam bilgiler veriyor. Daha sonraki asırlarda, Türklerin halıcılıAı yeni vatanlanna taşıdıklannı görüyoruz. Nitekim, en eski Selçuklu halılan, Anadolu Selçuklulannın baş­ kenti Konya'da, Alaaddin Camii'nde bulundu. Toplam sayısı sekizi bulan bu halılar, İstanbul'daki TÜrk-İslAm &erleri Müzesi'nde teşhir ediliyor. Beyşehir Camii'nde ortaya çıkartılan ve üç tane oldulu bilinen, ancak birisi kayıp olan halılar da, Konya'daki MevlanA Müzesi'ndedir. Bütün bu Selçuklu halılan ''Türk düiümü" olarak bilinenilmelerle dokunmuş. Genellikle koyu mavi ve açık kırmızı olan Selçuklu halılan, kompozisY,on :zenginlikleri ile de dikkat çekerler. Öte yandan, Eski Kahiı-e'de (Fustat), Carl Laınm tarafından yapı­ lan kanlarda ortaya çıkartılan ve İsveç'e götürülen halılardan yedisinin de Selçuklu halısı olduğu anlaşılmıştır. Bugün bu halılar Isveç müzelerinde 20 MAGAZlN 10/88

teşhir

ediliyor. Türk halılarının izlerini ve tesirini Avrupa'da da görmek mümkün. 14. ve

15.

asırlarda

Avrupalı

ressamların

tablolannda, Anadolu menşeli hayvan figürlü halıların resmedilmiş olduğu görülüyor. Ancak, hayvan figürlü halılar, 15. asnn sonlannda yavaş yavaş kaybolmaya yüz tutar. Bunlann yerini ise geometrik desenli halılar alır. 16. asnn bitimine kadar Holbein'in tablolannda rastlanılan ve ressamın adına izafeten "Holbein Halılan" diye isimlendirilen bu halılar, digerlerinden farklıdır. 16. asır, klasik Osmanlı halılarının en parlak devridir. Uşak ve çevresinde dokunan bu halılar, bir ekol oluştur­ muş ve sonraki asırlarda Anadolu'nun en önemli gruplanı;ıdan biri haline gelmiştir. 19. asırda Ingiltere'ye ikiyüz elli bin metrekare Uşak halısı ihraç edilmesi de bunu açıkça gösterir. Uşak halılannda koyu gül kurusu, koyu mavi ve parlak san en çok kullanılan renkler. Hayli zengin çeşitleri olmakla birlikte, Uşak halılan, "Madalyonlu ve Yıldızlı Uşak" olmak üzere iki ana grupta toplanır. Bunlardan özellikle Madalyonlu Uşak halılan ragbet görmüş, yaygınlaşmış ve bu yü?:den büyük ebatlarda dokunmuştur. Oyle ki, 16. asnn sonlanna doğru bu halılann şöhreti bütün Avrupa'ya yayılmış, hatta Avrupa'mn önde gelen aileleri, üzerlerine kendi armalan işlenen siparişlerini doğrudan atölyelere ver-

mişlerdir. Böyle armalı Uşak halılan­ mn örnekleri, dünyamn pek çok müzesinde yer alır. Yine aym yüzyılın ikinci yansından itibaren, Avrupa'da yeni bir Türkhalısı fırtınası eser. "Osmanlı Saray Halısı" adı verilen bu yeni tür, halen Hereke'de dokunan ipek ve yün halılarda yaşatıl­ maktadır. Osmanlı Saray halılannda natüralist çiçek ve yapraklarla bezenmiş zemin esastır. Benzerleri Mısır'da da dokunmuş olmakla birlikte, anavatanlan İstanbul ve Bursa'dır. Osmanlı saray halılaona gösterilen büyük ilgi, Avrupalı yatırımcılann da gözünü açar. Bu yatırımcılar, çeşitli şirketler kurarak Türkiye'de dokunan halılan Avrupa'ya taşırlar. Ancak, sürekli artış gösteren talepler ~rşıla­ namarnaktadır. 19. yüzyılda Izrnir, Aydın, Manisa, Uşak, Burdur, Denizli, Antalya, Isparta, Balıkesir ve Kütahya yörelerinde, bu şirketlerin teşebbüsüyle pamuk üretimi ve pamuklu dokumacı­ lık yaygınlaşır. Ne var ki, verilen siparişlerde renk, motif ve dokuma özelliklerinin de belirtilmesi yüzünden, geleneksel Türk halıcılığı için tehlike çanlan çalmaya başlar. Yün ipiikierin makinalarda hamlanmaya başlaml­ ması ve tabü boyalar yerine, Avrupa'dan getirtilen suni boyaların kullanıl­ ması, kalite düşüklügünü de beraberinde getirir. 1927 yılına kadar süren bu dönemde, üretim sürekli artmış, ama kalite geriye sayrmştır. 1927 yılında bütün dünyayı sarsan ekonomik kriz,


pek çok halı tezg;lhının kapanınasına sebep olur. 1932 yılından itibaren tekrar artmaya başlayan üretim. II. Dünya Savaşı'nın başlamasıyla birlikte tekrar durur. 1945'lerden sonra ise, iç piyasa talebi luzlanır ve dış piyasalara tekrar açılma dönemine girilene kadar iniş ve çıkışlar yaşanır. Halıco ülkemizde, üç ana grup altında toplanabi1cıcek tarzda gıelenek­ sel Türk halıalığı sürdürülüyor. Bu gruplann dışında da halı üretimi wr hiç şüphesiz. ama bunlar pek önem arzetmiyor. Şimdi, sözünü ettiğimiz üç ana grubu kısaca görelim: Birinci gruba, Herdce, Sivas, Kayseri, Tolcat, Buniur, Isparta ve Kula yörelerinde dokwwı balılar giriyor. Başta ~ olmak üzere, bu yörelerio önemli bir kısmında ..Osmanb Saray Hahlan" tipi tekrarlaoıyor. 189l'de Hereke'de kurulan halı atölyeleri, gc:1enc:Ai devam cttiım bir merkez olarak çevıderini de etkilemeyi sürdürüyor. Bu ôir balılar özellilde Amerika ve Avrupa'da raAbet gördüğü için, ümim FOdlikJe ihracata yönelik. Bu gruptaki )'Öiderde dokwıan balılar. dış ü1kderde bir sanat şaheseri olarak kabul ediliyor. bcioci gruba Ayvaak. Emıe, Milas, Çanakkale, Y* Bedir, Yuntdağ, Kula ve Kırşehir bablan giriyor. Dokumasında ~ d ~ yün ip kullamlan bu balılar, zaman geçtikçe ipek gibi oluyor ve dış piyasalarda büyük raAbet ııPrüyor.

Yine bu yörelerin seccade tipi ba1ıları da ~yli ünlü. Uçüncü gruba dahil balılara gıenel olarak ..Yörük Halısı.. denilebilir. Bu ôir ba1ıları dokuyanlar, ııaıa ııPçcbelik karakterini koruyan ve devaınh ~ ket halinde olan topluluklar. Yörü~ rio ba1ıları da bulundukları bölgenin adı ile anılıyor. Balıkesir Yörülderi ile MoiHierfn zenginlll g6z kamlltluryor A dazzling wealth of motif.

Isparta, Antalya, Afyon, Konya, Silifke, Adana Yörükleri arasmda üsltlp farldıhldan wr. Geleneksel balıcılığa gerçek aolanuyla ydŞ3tanlar da Yörükler. Şehirle temaslan az oldujıi için, asırlar boyu sürqıelen nakış düzenlerini, kompozisyonlarını bozmamışlar. Hatta, kök boyalan bile kullanıyorlar. Günümüzde Türk halıcı1ığı başta turistler olmak üzere, dünya paıarlan­ nın ilgisini çekiyor. Sadece halı satın almak amaayla üUcemizi ziyaret eden yabana konuldann sayısa hiçde az detil. Anadolu'nun dört bir yöRsinde dolrunan bahları, fstanbuı•da Kapahçarşı ve Nuruosmaniye'de kolayca bulmak mümkün. Dileyen, Kapahçarşı'da 16. asırdan beri süıqıclen mezatlarda açık arttınna ile mal alabilir. Kelimenin gerçek anlanuyla bir sanat eseri olan ve usta bir ressamın elinden çıkımşa benzeyen Türk ba1ıları. bugün sayılan milyoolaıla ifade edilen Avrupalı ve Amerikaluun evini süslüyor. Ve bir anekdot: Bundan yaklaşık on yıl önce, bir fngi.ıiz yayıncı. l.ondıa'da balıalık

fizerine bir süreli

yayın çakartmaya karar veriyor. İngi­ lizte ve Almanca olarak hazıdarup haRlacak dergiye ımm süre isim aramyor. Sonunda bütün dünyanın bildiji Türkçe ..Halı.. kelimesinde karar Jabnıyor. Yayınını günümüzde de sürdüren deıgjninadı şöyle: ..HAUThe Intcrnational Journal of Orienta1 Carpets and Teıdib-London"

MAGAZil4 10/88 2t


Türk halılannın lzlerlnl14. asırdan Itibaren Avrupalı

ressamiann tablolannda da görmek mümkün. Özelllkle Holbeln Isimli ressamın tablolarında

nistlanılan bu halılara, ressamın adına

lzafeten "Holbeln halıları" denir.

LOOMS THAT ARE

NEVER IDLE

A Turkish Wind Blows Through Carpet Making

T

urkish carpets wowen in all the va.rious regions of Anatolia have achieved great popularity in the international market and are now to be found in millions of homes in Europe, America and the Far East. . The whole of Anatolia, with its peasant lads and lasses, its rivers and streams, its flowers and trees, its sheep and its wool, is reflected in the distinctive colours and designs of Turkish carpets. For centuries these carpets have been woven loop by loop, 22 MAGAZiN 10/88

colour by colour, design by design created by the Turkish weaver by the sweat of his brow, his keenness of sight, his skill and dexterity - in other words, his whole strength and being. Let us take a stroll together through the history of the Turkish carpet from the earliest times to the present day, and let us read the fascinating legend thus created. Ever since the most primitive times long shrouded in the mists of the past, ever since the namadie days of the Middle ages, the art of carpet-weaving has playeel a predominant role in the life of the Turks, and stili continues to occupy a very special place in the history of Turkish art. All scholars and researchers agree that the art of carpet-weaving arose quite naturally from the conditions of life on the steppes of Central Asia. It is an accepted fact that the first carpet weavers were namadie horsernan belonging to this steppe culture, and as the Turkish tribes of Central Asia were the oldest and most typical nomads of the steppes it is obvious that it is among these our ancestors that we should seek the fırst master weavers, especially as the Turks were the only namadie community in Central Asia to rear sheep. But how did the art fırst arise? There is a very interesting explanation of this. According to the researchers, the Turks inhabiting Central Asia

would knot the strands they had spun from the wool of their sheep in such a way that the ends would hang outwards, in the manner of animal furs. l.ater, finding these strands too long, they begun to cut the ends, thus producing a unique type of fabric with a velvet-like pile; in other words, a carpet. To see the progress madt: through the centuries one has only to look int o the window of a any carpetshop. The oldest Turkish carpet in existence was discovered in the excavations carried out in 1947-49 by the Soviet archaeologist Rudenko in a kurgan (tomb) in the Pazyrykdistrictin the foothills of the Altay M ts. There is nothing surprising in finding acarpet in a tomb. The Turks, like most of the other ancient tribes, buried their dead together with various objects and utensils of everyday use. Rudenko was astounded to fınd that everything in the tomb, including the corpse, was in a perfect state of preservation. The archaeologist soan discovered the reason. Soan after the burial the tomb had filled with rainwater, which had then frozen , preseİving the body and the various funeral objects in solid ice for same two thousand five hundred years. The carpet discovered in the fıfth Pazyryk mound, which now forms one of the exhibits in the Hermitage Museum in Leningrad, is roughly


Turkish carpets can besean depicted in the worksof European painters from the 14th century onwards. Some of these carpets are known as 'Holbein carpets' because of the ir frequent appearsnce in the works of that painter .

Detay, ıtçiiiOin mükemmeiiiOinl gösteriyor A detail clearly displaying the perleetion of the workmanship

square in shape and is very fınely woven in pure wool with 36 knots per centimetre, in other words, 360 knots to the square metre. All experts agree that it displays exceptionally skilful workmanship. In addinon to this, a number of smail carpet fıagınents \\e3re dis::overed in the e:xcavations conducted by Sir Aurel Stein in 1905-1908 at Lo~nor and in the well-grave at Lou-lan in a region of Eastem Turkestan inhabited by the Uyghur Turks. Most of f .ese fınds are now preserved in New Delhi Museum in India, while the two or three remaining are exhibited in the British Museum in London. These all provide a great deal of reliable information on the development of the art of carpet-weaving in Central Asia and the role played in all this by the Turks. We later fınd the Turks taking the art of carpet-making with them to their new homelands, and the oldest Seljuk carpets are those from the Alaaddin Mosque in Konya, the Seljuk capital. These eight carpets are now exhibited in the Museum of Turkish and Islamic Arts in Istanbul. One of three carpets from Beysehir Mosque has been lost, but the other two are to be fo und in the Konya Mevlana Museum. All these Seljuk carpets are woven in what is commonly known as the "Turkish knot", and are particularly remarkable for the wealth of design in dark blue

. and lightred. At the same time, seven of the carpets discovered by Cari Larnın in excavations carried out in Old Cairo (Fustat) and subsequently taken to Sweden are Seljuk carpets. These are now exhibited in museums in Sweden. The influence of Turkish carpets is very clearly to be seen in Europe, and animal-figured carpets from Anatolia are depicted in the paintings of European painters of the l4th and l5th centuries. around the end of the 15th century, however, theseanimal-figured carpets tend to be replaced by carpets with geometric designs, and carpets of this type, which continued to be fourll in European paintings right up to the end of the l6th century, have come to be known as "Holbein carpets" owing to their having depicted in works by that painter. The l6th century was the Golden Age of the Turkish carpet, the fınest being those produced in the carpetweaving centres of Ushak and the surrounding region. The importance of Ushak is clearly shown by the export to England in the 19th century of an Ush* carpet measuring 250 m 2 • A distinguishing feature of Ushak carpets is the use of pale pink, dark blue and vivid yellow. Although there are many varieties of Ushak carpets, these can be classified into two main groups, the "Medallion Ushak" and "Star Ushak". The Medallion Ushak carpet was particularly popular and, as a result, MAGAZiN 10/88 23


Türkiye'nin çeşitli yörelerinde dokunan halılar, dünya pazartarında büyük Ilgi görüyor. Carpets woven in various parts of Turkey arouse great interest in world markets.

was woven in very large dimensions. By the end of the 16th century the fame of these carpets had spread throughout the Jength and breadth of Europe, and many noble or wealthy families would order carpets direct from the workshops to be woven with their own coats-of-arms. Many carpets with these coats-of-arms are now to be seen in mu.seurrıs throughout the world. In the second half of the same century there arrived in Europe a new wave of Turkish carpets. These were known as "Ottoman Palace" carpets and silk and woollen carpets of this type are stili being manufactured in the carpet-weaving workshops at Hereke, near Istanbul. The distinguishing feature of these carpets is the ground composed of naturalistic flowers and leaves. Similar carpets were woven in Egypt, but their real centres were Istanbul and Bursa. The great interest aroused in Europe by these Ottoman Palace carpets caught the attention of European merchants, who established companies for the export of these carpets to European markets. But it proved utterly impossible to meet the demand, and in the 19th century these enterprises encouraged the production of cotton to be employed in carpetweaving in Izmir, Aydın, Manisa, Ushak, Burdur, Denizli, Antalya, Isparta, Balıkesir and Kütahya. When, however, they began specifying the 2A MAGAZiN 10/88

colours, motifs and weaving techniques to be employed, the old tradition of Turkish carpet-weaving found itself threatened. The machine production of woollen thread and the use of chemical instead of natural dyes resulted in a drastic decline in quality. This period of increasing production and dedining

quality continued until 1927, when the erisis affecting the economy of the whole world !ed to the closure of a large number of carpet-weaving workshops. Production picked up in 1932, to decline again during the Second World War. After I945 there was a rise in domestic demand, and this continued,


with periodic ups and downs, till the beginning of the export drive. At the moment, there are three main traditions of Turkish carpetweaving. There are also carpets produced outside these three main trad.itions, but these are of relatively minor importance. Let us now take a

brief look at these three main groups: The first group compnses carpets woven in Hereke, Sivas, Kayseri, Tokat, Burdur, Isparta and Kula. Most of these, particularly those woven in Hereke, are of the Ottoman Palace type. The factory at Hereke was established in 1891 as a centre for the production of the traditional Turkish carpet, and, as this type of carpet is particularly popular in Europe and America, production here is aimed principally at the export market. Carpets from all the centres listed above are regarded abroad as true works of art. The second group comprises those woven in Ayvacık, Ezine, Milas, Canakkale, Yagci Bedir, Yundagi, Kula and ~ehir. These carpets are woven in hand-spun wool, which in time comes to resemble silk. These carpets are also very popular abroad, the seccades being particularly famous.

Onaltıncı asır Avrupa'sının

önde gelen aileleri, üzerlerine annalan işlenmiş halı siparişleri veriyorlardı.

In sixteenth century Europe many weaithy families commissioned carpets besring their coats-of-arms.

The third group consists of what might be called "Yoruk" or "nornad" carpets. These are woven by people who stili preserve the characteristics of the trad.itional nomad and they are generally known by the name of the d.istrict in which they are woven. There are marked stylistic d.ifferences between the Yoru k carpets of Balikesir and those from Isparta, Antalya, Afyon, Konya, Silifke and Adana. It is by these

nomads that the true trad.ition of carpet-weaving is carried on. As they have had very little contact with the cities, the centuries old trad.ition of design and composition d.isplays no signs of deterioration. Even the old natural dyes continue to be used. At the present day, Turkish carpets are very popular in the foreign market, particularly with tourists, and quite a large number of visitors come to Turkey with the sole ai m of purchasing carpets. Carpets from every part of Anatolia can be found very easily in the Covered Market or the shops at Nuruosmaniye, while those who wish may buy their carpets in the auction rooms that have been a feature of the Covered Market ever since the 16th century. Millions of European and American homes are now adomed with Turkish carpets, each one of which resembles a masterpiece from the studio of a great painter. Let me conclude by relating a little anecdote. About ten years ago an English publisher decided to bring out a periodical in English and German devoted to carpets and carpet-weaving. Finally everything was ready, all that remained being the choiceoftitle. After a great dea! of thought and discussion they decided on the Turkish word "HALI". And this periodical is stili being published under the title: "HALI -The International Journal of Oriental Carpets and Textiles- LOndon". MAGAZiN 10/ 88 25


lk bakışta tehlikeli gibi görünen, ama son derece zevkli ve renkli bir spor dalı olan dalgıçlık, bütün dünyada olduğu gibi, ülkemizde de giderek yaygınlaşıyor. Tam bir yarırnada görünümündeki Türkiye, sualtı sporları için eşsiz bir alan. Bilhassa, Ege ve Akdeniz'in derinliklerinde gömülü batıklar, dünyadaki bütün dalgıçların rüyasını süslüyor. Denizterimizin temizliği ve berraklığı ise gerçekten göz

I

~tıncı.

Ulkemizde profesyonel anlamda 1946 yılında Çubuklu Dalgıç Okulu'nda başlatıldı, daha sonra bu spor, klüpler aracılığıyla halka halka yayıldı. Günümüzde Türkiye'de yakladalgıçlık

şık

yirmibeş

sualtı

sporları

~übü

bulunuyor. Bunlardan yedisi ıstan­ bul'da, diğerleri sahil şehirlerimizde yer alıyor. Ayrıca, doğrudan turizm amacıyla kurulmuş klüpler de var. Bu klüplere üye olmadan önce, sıkı bir şağlık kontrolünden geçmek gerekiyor. Istanbul Çapa Tıp Fakültesi'ne bağlı Tıbbi Ekoloji ve Hidroklirnatoloji Kürsüsü bünyesinde hizmet veren sualtı hekimliğinde, komple bir check-up yaptırıp "turp gibi" belgesini cebinize koyduktan sonra, dilediğiniz klübe başvurabilirsiniz. Dalgıçlık veya bir başka deyişle tüplü-tüpsüz dalış kursları, genellikle yaz aylarında düzenleniyor. Kış aylarında yüzme havuzlarında dalgıçlık kursu veren klüpler de mevcut. Bu kurslara başvururken aklınızda mutlaka yer etmesi gereken temel kurallar var. Amaç, gerekli dalış emniyetini sağlamak ve işin zevkini tattırrnak. Söz konusu kuralların ilki "Asla yalnız dalına!" prensibi. Bu, aynı zamanda dalgıçlığın da temel kuralı. İkinci kural ise, gerekli teorik ve pratik bilgileri tam anlamıyla kazanmadan dalmamak ...

Sualtı sporları, dünya standardı olan 30 metre civarında yapılıyor. Ancak, Türkiye'deki klüpler, sınırı 42 metre olarak kabul etmiş bulunuyorlar. Sportif amaçlı dalışlar bu sınırı asla geçmiyor. Dalışiardan önce klüp hocalan, öğrencilere bir brifıng vererek nerede, hangi bölgede ve kaç metreye dalınaca­ ğını ahlatırlar. İkinci safhada ise, zıpkınla balık aviama metodları öğre­ tilir. Tüplü dalışa göre ~k daha kolay ve hafıf olan bu sporun tekniği de basittir. Ancak, dalgıçlığın asıl amacı elbette ki sualtında avianmak değil. Türkiye sahillerini, yerli ve yabancı ~ualtı sporu meraklıları için cazip kılan unsurların başında, denizterimizin diplerinde yatan batıklar geliyor. Antalya ile Kuşadası arasında bugüne kadar yüze yakın batık tesbit edilmiş bulunuyor. Çeşitli asırlardan kalma bu batıkiara dalabiirnek için Ulaştırma Bakarılığı'ndan izin almak kafı. Günümüzden yaklaşık elli yıl önce, ünlü Fransız denizeisi Yarbay Jacques Cousteau tarafından geliştirilen sualtı sporları, insanların önüne yepyeni bir dünya açıyor. Jules Yeme'in "Deniz Altında Yirmibin Fersah" adlı romanının yayınlanışından beri insanların büyük ilgisini çeken sualtı dünyası, binbir cazibesiyle k§şiflerini bekliyor. Bu keşfe, Türkiye'nin berrak ve temiz sularından başlamaya ne dersinii?

FotOOraflar: Cemal M ERMER

MAGAZiN 10/88 27


Hedefe doğr u kulaç kulaç yolculuk ... A step by step u nderwater trip to the target

DEEP-SEA DIVING GAINS IN POPULARITY

The pleasure of underwater sport

D

iving, a seemingiy dangerous sport, is in fact extremely enjoyable and exciting, and is becomin g gradually more popular in Turkey as in the rest of the world. Turkey, a huge peninsula bordering the sea on all three coasts, is an exquisite country for practicing underwater sports. Particularly attractive are the ancient shipwrecks in the depths of the Aegean and the Mediterranean awaiting to be fully explored by divers from all over the world. Moreover, the clear and limpid waters of the Turkish coasts of the Mediterranean make diving all the more attractive. 28 MAGAZiN 10/ 88

In Turkey, professional instruction for divers first began in 1946, in Çubuklu School of Diving. Then this sport was popularized through the activities of sport clubs. At the present time, there are about 25 underwater sports cl u bs in Turkey. Of these, seven are in Istanbul, and the rest in other coastal cities. Besides, there are some other underwater sports cl u bs, founded exclusively for purposes of tourism. Needless to say, one has to undergo a thorough medical check-up before planning to become a member of these clubs. You can apply to any of these clubs after receiving a certificate of good health, which in tum can be

obtained following a check-up in the Under-water Medicine Seetion of the Medical Ecology and Hidroclimatology Department of the Istanbul Çapa Medical Faculty. Courses for diving with or without a tube are generally organized during the summer months. There are also some clubs organizing diving courses in swimming pools during the winter months. Let's have a look at so me basic rules which you have to bear in mind while applying to these courses. The purpose of these rules is to ensure diving security and pleasure at the same time. The fırst basic rule is the principle: "Never dive alone!" The second rule is not to dive before getting all the theoretical and practical information necessary. Underwatersports are carriedoutat a depth of 30 m. the world standard for diving. Clubs in Turkey, accordingly, have fixed the driving depth limit at 42 m. Diving for purposes of sport never exceeds this limit. Before the actual diving begins, club coaches give a briefing to learners on where, in which area, and to what depth to di ve. During the second stage of instruction, the methods of fishing


Anforlann

bulunuşu , dalgıçlığın

en keyifli yönünü

oluşturuyor

The discovery of the amphoras is most pleasant moment of diving

with a fish spear are taught. The technique for this sport, which is much easier compared to diving with a tube, Ve zafer:

Antoranın bulunuşu

And victory at last: finding of the amphoras

is simple. However, the main purpose of diving is not hunting underwater, of course.

Ancient shipwrecks lying at the battom of the Mediterranean off its Turkish coasts, constitute the main attraction of the Turlcish Mediterranean coastline for domestic as well as foreign amateurs of underwater sports. To this day, about a hundred shipwrecks have been detected at the battom of the sea off the coastline from Antalya to Kuşadası. It is enough to get a permit from the Ministry of Transportation in order to dive and explore these shipwrecks daring from various periods in history. The underwater sports, initiated about fıfty years ago by the famous French sailor lieutenant-<:alonel Jacques Cousteau opens up new horizons before the manlcind. The world under water with its wealth of animal and plant life and mystery has never stopped intriguing mankind since the publication of Jules Veme's "20.000 Leagues UndertheSeas". It is fordaring explorers to unravel yet another of the secrets of the seas stili remained undiscove red. Come and bring your share to the exploration of the Deeps by diving in to the clear limpid waters of the turquoise coast of Turkey. MAGAZlN 10/88 29


Su alb dünyası, olaöanüstü güzellikleriyle göz kamaştınyor Mit seiner malerischen Schöneit. ist die Tiefe des Meeres einfach faszinierend

UNTERWASSERSPORTARTEN UND ...

Fang der antiken Werke unter dem Wasser Unsere Küsten mit ihren klaren Gewaessem interessieren immer mehr Taucher. İnsbesondere die Ruinen zwischen Antalya und Kuşadasi laden alle Tauchfanatiker ein as beim ersten Blick gefaehrlich scheinende, überaus amüsante und vielseitige Sportart Tauchen, fındet wie überall auf der Welt, auch bei uns in der Türkei viele İnteressenten. Die Ttirkei, 30 MAGAZlN 10/88

auch als eine Halbinsel zu betrachten, ist fıir UntefW<!SSersportler ein einmaliger Platz. Insbesondere in den Aegais und im Mittelrneer begrabene Ruinen verıieren die Traeurne aller Taucher der Welt. Die Sauberkeit und Klarbeit unserer Gewaesser ist einfach blendend.

Das Tauchen im professionellen Sinne begann in der Türkei 1946 auf der Taucherschule in Çubuklu. Spaeter wurde diese Sportart durch Yereine veıbreitet. Heute befınden sich in der Türkei etwa fıinfundzwanıig Unterwassersportv_ereine. Sieben davonhaben ihren Sitz in Istanbul und die anderen in verschiedenen Staedten am Meer. Ausserdem gibt es Yereine, die speziell zum Zwecke der Tourismus dienen. Um bei diesen Yereinen Mitglied zu werden, wird ein Gesundheitsschein benötigt. Die dem in Dienst der Fakultaet für Medizin Çapa İstanbul angeschossener Lehrstuhl flir Medizinische Ekologie und Hydroklimatologie stehende Unterwassermedizinaerzte unterıiehen die Bewerber einem Oıeck­ Up. Dann erlıalten die Bewerber ein

Zertifikat

aıs

'kem gesund'

ı.ıro kömıen

dann diesen Yereinen aufgenommen werden. Die Taucherkurse ader besser ausgedrückt Kurse flir Mit- und Ohne Sauerstoffrohrtauchen gibt es meistens im Sommer. Es gibt allerdings Yereine, die auch im Winter Kurse in Sch-


wimmbaedem ~l;ıt!n. w~mı i~ ~ Kurse aelım~n- woll~fl. lfl~fl ~~

~stimmte Regş1Yfl8!!11 ~ht#J"I. Aııf

alle Faelle ist ooi ~ll ~!i!r KY!li!.3 ~ Hauptsache notwı;ınru~~ 'fin~?lısi€11#r=

h~iten zu ooadıt~n

daran zu

fınd~n.

YmJ rnırnr!Wh ~p~

O:ıs OfUlldprinıip ~r Tını€h~r­

ist "Ta uç~ rıi~ ru~mı•: Dmm dlıı=f ahne pral<:~~ IJlld ttıoor~li!i?htı Kenntni&se niemals ~mYEhı ~ffişf!! ku~

Unterwasser.ıpoft3ıwn

wtı~n,

nach üe~mıgjo~m ijm~rd Yın lO Meter verwifklioht. fi\ir ~ Thrl«ıi ~ın die Grenze llei 42 ~ter. AA ~poıt getriebene Taı.ıç}l~rı daıf ~ Or~~ nie üllerschreiten. Vor dem Taychen wıı~rı ııl4ı Mitglieder untell'ightet, wo 1Jflğ ~vitıl Meter tief sie tauchım düı:ftın. ~llit iliırın folgt der UnterıWht über Q4ı Ver~ wendung der Harpuntı. Verg!içhen mit dem Tauchen mıt Sautıf!ifutfrohr i&t diese viel leichter zu efl.erntın, ynd di~ Techniken sind alJ()h we~ntliçh ı.ıil'l= facher. Natürlich ist es nicht @r Sinn der Saçhe zu ja~n. fiün@m ~s Tauchen als solches zu erlemtın. Was die Türkisehen Küsten ~m i11: oder auslaerıPischen Sportfııns intefflS= sant macht, smp die unter @nı tvWtır liegende Ruinef1. & sind ııJ)ı;ıin in K~i und Antalyıı an die tnıru:wıt Ruinen fe&tgestellt worden. Um !Utır unter den seit vie~n Jal}rimndtııttın zuıückgııbliebenen Rulhen ıı,ı ~ııghı;ın, braucht man lediglich das Erlaubqi& vorn Verkehrsministerium. Die seit ungefaehr funfzjg Jahqın existierende Unte~llipo~rttın wurden erstınals von dem Fmnıösi,. schen Wasse11iportler Ooomle~~nant Jacques Cousteau entwiç.lqılt unğ bietet alien Menschen eiıuı mtnz ne~ Wı.ılt. Seit Jule& Veme's Abenteuı;ıfbııçh 'Zwanzig Meilen Unter dtım ~r' fındet die Tiefe de& !Wı:el1!1! immıır mı;ıhr Begeisterung und ~rtet ~yf ıınt: deo'kt zu werden. Wie waere es, wenn Sie mit dıtr Entdeckungsreise unter den kristalb klaren Gewassem der Tiirkei ~gjrıntın würden? -

Ege ve Ntderılz'l" derfrıllltl@rlf1dt gOffllllü babklar, büıJn dai91GI!Ifln rij~8!!1111 aüıılü~or Die Ruinerı, die in der Tjefe deş Aegaiııchen Meeres urıd im Mittelm~er

liegen, verzjeren die Trae4me ajler Taucher

MAGAZlN 10/88

J1


' '• • • Vçarzlık TT .. işte! Onceleri, vitrinde

bir elbiseyi gözüme kestirdim mi tamamdı. Alırdım ...

göreceksiniz artık,

o elbiseye bir bakım, bir ihtimam... Aman havası bozulmasın! Oysa bana inat çabucak kendini bırakırdı. Sonralarz keşfedebildim...

işin sırrı

kumaştaydı. Önce kumaş!,,

İyi bir elbisenin sırrı kumaşında

gizlidir.


ÇAGDAŞ ZEVKLE ÖZE DÖNÜŞ

lY§Iar da önemli çalışmalar yapıyorlar. Ortak amaç, tarihi gi.i~lliklerimizi m uhafaZlı ederek gel~Ç€1Ç. nesillere en iyi biçimde aktarmak. Aslında bu konuda anaya~a da hüki,imler mevcut. T~rkiyç Cumhuriy"ti an~wsasırıa göre, "Devlet, tarih, kültür ve qıbiat varlıklanmn ve d~ğçr~rinin kof!.lnmasım sağlar, bu amaçla dçsteklı:ıyici vç teşvik edici tedbir4lri alır. Bu varlık ve dı;ığçrler~n özel mülkiyet konusu olanlara gçtiri!Ç=pek ıımırlamalar ve bu sebeple hak sahiplerinç yapılaaak yardımlar ve tanınaçak muafiyetler kanunla düzenhmir." Tabii bir de, sahip olduklan binalan korumak ve yenilernek istedikleri halde maddi problemlerle karşı kaFŞıya kalanlar var. Berçket, Kültür ve Tabiat Varlıklanm Koruma Kanunu imdada yetişiyor. Bu kanun çerçevesinde oli!Şturulan bir fonda toplanan paralar, pek çok eski bina sahibiyle, binasım yenilernek isteyenlere hizmete hazır. Uzun yıllardan beri dillerden düşmeyen "Eski eser diye bir çivi çaknrmıyorlar" sözü, böylece gündem~ den kalkıyor. Mimari mirasımızı ona.np, modem ve çağdaş bir biçimde gelecek nesillere aktannak içİ11 düzen~ lenen bu kanunlar; başta Istanbul olmak üzere bütün tarihi şehirlerimizc orijinal ve otantik bir kimlik ka2'lilldı~ mayı amaçlıyor.

Eski evlere ye~ · çeh, e Çeşitli

semtlerde bulunan eski evlerin restore edilmesiyle İstanbul göz okşayıcı bir estetik kimlik ka:mmyor

şte, Kuzguncukta Mimar Cen-

1

giz Hektaş)n eseri olan pınl pı­ nl sokak. Işte, Laleli'de bir zamanlar harabe halinde bulunan Tayyare Apartmanlanmn şimdiki ışılnsı. Işte S<_>ğukçeşme Sokağı'mn bugünkü hali. Işte Ortaköy'deki gazeteci Leyla Umar'ın evi, işte Rumelihisan'ndaki işadamı Mustafa Koç'un evi... İlk. ağızcia aklımıza gelen bu örnekler, Istanbul'un ve giderek bütün bir Türkiye'nin tarihi evlerinin konın­ masıyla ne gibi zenginliklere kavuşaca­ ğımızı ortaya koyuyor. Aym konuda, Türkiye Tarihi Evleri Koruma Demeği, Arndar Yüksek Kurulu, Türkiye Anıt-Çevre Koruma Vakfı gibi kuru34 MAGAZiN 10/88

Ortaköy'den Hisarlara, Bebek 'qın f(andilli'ye, Emirgan'd.an Kanlıı;a'ya, Jstinye'dçn Çubuklu'ya bütiin bir Istanbul içten içe ürpererek ken~ gçliyor. Her yenilenen bina, resto~ yonu yapılan her eski yapı, tarihten bir sayfa açıyor önümüze. Estetik birikim, beton yığınlar karşısında kesin ıaferi kazanmalı, kazanıyor, kazanacak ... 1 ' Git bu mevsim, gurup vakti Cihangir'den bak Bir zaman kendini o eşsiz rüyaya bırak ... " Ünlü şairimiz Yahya Kemal Beya~ lı'nın sözünü ettiği "rüya", Boğaziçi­ nin iki kıyı!!lnı zarif dantelalarla süsleyen yalılann pencerelerine yansı~ yan güneş ışıklannın masal atmosferini dile getiriyordu. Ne ya:nk ki, bı.ı yalılann, sahil~saraylann yerini, zaman içerisin~ çirkin, hiç bir estetik g~rü­ nümü olmayan yapılar aldı. .Dnce Boğaziçi'nin, zamanla bütün Istan~ bul'un o dillere destan mimariiii kaybolmaya yüz tuttu. Deyim yerindeyse, Yahya Kemal'in "O eşsiz rüya"sının yerinde yeller esiyordu. Çünkü, bir gu_~p vakti sadece Cihan.. gir'den değil, Istanbul'un herhangi bir tepesinden görülebilenler, sadece be-ton bloklardı ... İşte uyanış, bu sarsınnyla veya bir başka ifadeyle mip1ari depremle birlikte başladı. Başta Istanbul estetiğine vç


geleneksel Türk mimarisinin mükemmel çizgilerine gönül vermiş insanlar olmak üzere; betonlaşmaya , tarihi dokunun tahribine, mimari mirasın ulu-orta harcanınasına karşı çıkanlar kıyı kıyı, semt semt seslerini yükselttiler. Bu seslerin arkasından pınl pınl, bir estetik birikim öme~i olan binalar ortaya çıkmaya başladı. Bir bakıma, başta Bo~ziçi olmak üzere, bütün bir İstanbul, öze dönüşün sancılannı çekiyordu. Ve sancı)ar, meyvelerini vermekte gecikmedi. Istanbul esteti~ine, seyredeni heyecanlanciıran ve fonksiyonelli~ itibariyle de keyiflendiren Çelik Gülersoy katkısı; İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Bedrettin Dalan 'ın gayretleriyle "geleneksel, modem ve ~daş bir İstanbul"a do~ atılan adımlan perçinledi. Hiç şüphesiz, bu çabalar son derece saygıde~erdi ama, yeterli de~ildi. Çünkü, asıl önemli olan tarihi rnekanlara sahip insaniann şahsi teşebbüsleriydi. Neden mi? Bu tür binalar belli sayıda insanın elindeydi ve binalannı kat karşılıgı apartınana

vermemeleri için önlerinde herhangi bir engel yoktu. Ne var ki, onlann önemli bir kısmı, ellerindeki binalan .~eleneAe uygun, ama modem ve çagdaş bir biçimde yenilerneyi tercih ettiler ve yenilediler. Bugün artık Bogıtziçi kıyı­ laoru ve İstanbul'un dört bir yanını ,

"Gelişmel

r sevindirici ..~' azeteci Leyla G köy'de hikAyesi ve iç

yavaş olııada bu dUşüneeye paralel biçimde yenilenmiş binalar süslüyor. Hiç görmediniz mi? Bojaziçi kıyı­ lannda ve İstanbul sokaklannda şöyle bir yürümek ve başıruıı binalara do~ çevirmek için ne bekliyorsunuz?

• Bütün malzemelerin en iyisini ve en ucuzunu aldık. Bu amda bütün arkadaşianın yardımlaoru esirgemcdiler. Şimdi hAlA borç ödüyorum ama, hiç olmalJila sevdi· Aim bir eve kavuştum. -Size ne kadara mal oldu? • Elli milyonu buldu. -Evi yaparken ne gibi gtJçliJklerle

Umar'ın Orta-

yaptırdıgı üç katlı evin dizaynının mükemme~ dilden dile dolaşıyor. Nefes kesen bir güzell~e sahip olan evi

karşılaştınız?

gezip gördükten sonra, söylenenlere hak vermemek mümkün de~il. Leyla Uınar, evin her köşesini tıpkı bir dantel gibi işlemiş. Perdelerden minderlere, aydınlatmadan pencere pervazlarına kadar her şey bir zerafet öme~. Uınar, soniliinrnızı cevaplandırdı.

-Bu gfJzel evin hikiiy/esini anlatır mısınız?

• Ben hem denize, hem de şehre bir ev anyordum. Arkadaşlar Ortaköy'ü tavsiye ettiler. Ararken bu evi buldum. Harabe halindeydi. Bu arada Bedrettin Dalan'a da burayı yıkıp yıkınayacaklannı sormuştum. Dalan, yıkınayacaklannı ve Ortaköy'U bir kültür merkezi haline getireceklerini söyledi. Bunun üzerine evi satın aldım. Ortaköy'ün önemli bir özelli~ var. Asırlarca Rumlar, Yahudiler ve Türkler bir arada yaşamışlar burada. Yani, zengin bir geçmiş de söz konusu.

yavaş

yakın

- Peki, evi

aldıktan

sonra neler

yapnnız?

• Harabe halinde oldulu ve tarihi bir de~eri bulunmadıjı için evi yıktırdım . OAJum bir plan çizdi, Harndi Mertekin adlı genç bir mimar arkadaşımız da bu plam tatbik etti. -Bu kadar eşyayı ve malzemeyi temin ederken ne gibi gtJç/aklerle karşılaştınız?

• Aleyhtc birtakım dedikodular oldu. Baıılan da şikayet ettiler. Cok üıücü şeyler oldu. Hemen her gün ag!ad.ım. Engellemek için ellerinden geleni yapular. Şimdi ise herkes geliyor, haY,l'an kalıp bana teşekkür ediyor. Bir İtalyan mimar geldi, "bu mekAna uygun, bundan daha güıel bir bina görmedim" dedi. - Tar/ht evlerin yenilenmeleri konusunda neler diJştıniJyorsunuz? • Şimdi öyle evler var ki, dışını muhafaza edip içini yenilernek gerekiyor. Baıılan ise yan yıkık vaziyette. Onlanda yıkarak yeniden yapmak laıım. Ben çok seviniyorum. Son zamanlarda böyle evler büyük ilgi görüyor ve biraı parası olan tarihi 6ir ev alıp restore ederek oturmak istiyor. Bence, önemli bir gelişme. Özellikle gençler bu işe çok meraklı. Gençlerin eski Türk mima· risini yenileştirip ça#daş bir hale getirme i beni çok sevirıdiriyor. Insanlar yavaş yavaş Türkiye'nin kıymetini anlamaya başladı ııaliba ...

MAGAZlN 10/88 J5


A VICTORY FOR AESTHETIC VALUES

Anew look for old ho uses The restaration of old houses in various parts of Istanbul will lend the city a new aesthetic character "Go at sunset and look down from Cihangir And surrender for a time to the beauty and wonder of this dream." y the word "dream" the famous Turkish poet Yahya Kemal Beyatli is referring to the fairy-tale atmosphere created by the rays of the setring sun reflected in the windows of the waterside villas whose elegant lace-like facades adorned both shores of the Bosphorus. Unfortunately, most of these water-side villas and palaces have long been replaced by buildings of no aesthetic value. This world-famous architecture began to disapper many years ago, most rapidly in the Bosphorus, but gradually throughout the whole of Istanbul. We rnay well say that Yahya Kemal's "dream" is now a thing of the past. Nowadays, if we look down at sunset from Cihangir or, indeed, from any part of Istanbul, all we shall be able to see are massive blocks of concrete. The final awakening was brought about by the rude shock of this architectural cataclysm. All those who adrnired the beauty of Istanbul and the exquisite lines of old Turkish architecture began to raise their voices in protest against the destruction of the old urban texture and the squandering of our architectural heritage. And these protests were soon followed by the appearance of buildings based on a new aesthetic approach. In a sense, the Bosphorus and the whole of Istanbul were suffering the agonizi.ng pains involved in the return of blood and vigour to num bed and atrophied limbs. These pains were soon followed by

B

36 MAGAZlN 10/88

renewed activity. Steps were soon taken by Celik Gülersoy, who has done so much to arouse enthusiasm for the aesthetic values of old Istanbul architecture and its functional qualities, as well as by the Lord Mayor of Istanbul, Bedrettin Dalan, who has set about creating an Istanbul that is at once "traditional, modern and contemporary". All these efforts are undoubtedly extremely admirable, but they are stili inadequate. What is really needed are the porsanal efforts of individual citizens. Most of these old buildings are in private hands, and there is nothing to prevent their owners from handing them over to property developers in return for one of the flats in the new block. Nevertheless, there are many owners who prefer to renovate and modernise the b uildings they own while stili preserving their traditional character. Nowadays we come across more and more buildings restored in comformity with this more aesthetic approach adorning not only the shores of the Bosphorus but almost every district of Istanbul. If you haven't already noticed this, all you need to do is take a stroll along

the shores of the Bosphorus and through the streets of Istanbul and take a look at the buildings you pass. Take, for example, the lovely street created by the architect Cengiz Bektas in Kuzguncuk. Or the dazzling exterior of the dilapidated Teyyare Apartments in Laleli, or Sogukceşme Street as it stands today. And there is also the journalıst Leyla Urnar's house in Ortakoy, and the businessman Mustafa Koc's house at Rumeli Hisar. Buildings such as these herald the architectural richness that will gradually be revealed as a result of the conservation of our old houses, not only in Istanbul but throughout the length and breadth of Turkey. Valuable work is being undertaken in this field by organizations such as the Turkish Association for the Conservation of Old Houses, the Higher Association for Histarical Monuments and the Turkish Association for the Protection of the Environment. All this work has a comman aim: the preservation of our heritage and its bequest to future generations. Directian is given to this work by certain articles in the Constitution.


THE STORY OF SILK CARPET

LAPİS HEDiYELİK EŞYA TİCARET A.Ş. HEAD OFFICE :ISTANBUL-TURKEY Nuruosmanrye Cad 79, 34440 Cağaloğlu Phone (1) 511 05 50-57 Fax (1) 526 54 69 Telex 22 308 lapı tr. BR AN CH OFFICE: ISTANBUL-TURKEY A-80 Nuruosmanrye Cad 80. 34440 Cağaloğlu Phone· (1) 526 25 05 BRANCH OFFICE: KUŞADASI-TURKEY Atatürk Bulvarr 12-14,09400 AYDIN Phone (636) 11643-11618 Fax (636) 13619 Telex 58 5221ap tr BRANCH OFFICE: ALANYA-TURKEY Alanya Tatıl Köyu-Konaklı Koyu Mevkrr-Q7490 ANTALYA Phone. (3231) 1296 BRANCH OFFICE: MARMARIS-TURKEY Martı Hotel. Içmeler Koyu-48720 MUCiLA Phone . (6125) 1440 BRANCH OFFICE: SI DE-TURKEY Asteria Hotel, 07330 ANTALYA Phone: (3213) 1311 BRANCH OFFICE: URGUP-ORT AHISAR-TURKEY Ortahısar-Göreme Kavşağı50650-NEVŞEHIR Phone (4869) 1367 Fax. (4869) 1368

LAPiS HEDIYELiK EŞYA TICARETAŞ rs a subsidiary of LAPIS HOLDING


"The State will ensure the preservation of historical, cultural and natural vıılues, and will adopt measures to support and encourage work in this field. Ltws will be passed regarding such pmperties and estates that are in privaıe hands defıning the aid and exempticms to be accorded the private owners." There i!i also the question of the material and fınancial difficulties enoountered by private owners who wish to repair and restore their properties.

Pleasurable developments

M

eanwhile, evel}'one is talking of the perfectıon of interior design displayed by the three-storey house in Ortakoy belonging to the journalisı ~la Umar. Avisit to the house, a building of truly breathtakin~ beauıy, fuUy oonfırms all that is beıng said in ıts favour. Every oomer of the house reveals a taeelike delicacy and elegance. Everything is in the most exquisite taste from the curtains to the cushiom, from the lighting to window oomices. Leyla Umar very graciously oonsented to answer our questions: - Would you Ilke to teliusa Iirt/e about this lovely house? ı wanted a house that would be by the sea but at the same time not far from the city. Some suggested Ortakoy. 1 looked around and found this house. lt was very dilapidated. 1 made enquiries as to whether Bedrettin Oalan intended have the buildings here demolisbed but DaJan told me that he had no such intention and that, on the oontrary, he had plans to make Ortakoy a cultural center. 1 immediately bought the house. A special feature of Ortakoy is the fact that for centuries it had been inhabited by Greeks, Jews and Turks, all living together. - What d/d you do once you had botf!ht the house? The house was in a very dilapidated sıate and was of no histoncal or architecturaJ value so 1 immediately had it oompletely demolished. My son drew up the plans for the new building and the oonstruction work was undertaken by a young architect by the name of Harndi Mertekin.

31 MAGAZlN 10/88

To solve this problem a fund has been set up by which money is placed at the

disposal of owners of old buildings who wish to carry out restaration work. As a result, the complaint that used to be so often heard that "they won't allow us to hammer ina single nail" is now a thing of the pası. These new laws are aimed at encouraging the repair and revitalization of our national architecture and the restoration ofistanbul and our other old cities to their original, authentic character.

The whole of Istanbul, from Ortakoy to Hisar, from Bebek to Kandilli, from Emirgım to Kanlica, from Istinye to Cubuklu, is gradually awakening to a new-found consciousness. With every buiJeling to be repaired, every old building to be restored, another page of history opens in front of us. It is essential that aesthetic values win the struggle against the concrete blocks. It is already winning, and will surely win in the future.

-It must have been very d/fflcult collecting all these /W11ishings and materials. I was careful to buy the best and the cheapest. My friends did everything they could to help me. I

- What are your opinions on the restorotion of old buildings? There are quite a lot of houses that should have the exterior restored and the interior completely rebuilt. Others are practically in

am stili paying off the debts, but at least I have a house I really love. - How much did it all cost you? lt came to about fıfty million. - What difficulties did you encounter in building the house? I became the subject of a great deal of malicious gossip. Some people even put in offıcial complaints. lt was all very distressing. I was in tears almost every day. Now people oome and admire the place and thank me for what l've done. An ltalian architect said he had never seen such a beautiful building so wonderfully adapteıd to its sinıatiton.

ruins, in which case it is better to demolish and rebuild them.I am very pleased to see that a great' interest is now being taken in old houses and that it has become quite a fashion for the wealthy to buy and restore one of these old houses for their own occupation. To me, this a very important development. I find that young people are particularly interested, and I am very happy to see these young people restoring and revitalizing these monuments of old Turkish architecture. It looks as if people are at last beginning to appreciate their own heritage...

c


GİFAS Techizatlar Bölümü Genel Müdürü Jacques Savoyan, gelecekte yakın bağlar kurulabilmesi için a:zarni sayıda Türk fınnası ile temasa geçmek istediklerini belirtti. ısa

adı

GİF AS

olan ve Uzay Endüstrisi, Türkiye 'de iki önemli toplantı düzenliyor. GIFAS Techizat Grubu'na ait yaklaşık yirmi firmaya ait malzemelerin sergileneceği ve teknik tebliğierin sunulacağı bu toplantılardan ilki 17-18 Ekim'de Ankara'daki Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü'nde, ikincisi ise 20-21 Ekim'de İstanbul Etap Marmara Oteli'nde yapılacak. Techizatlar Bölümü Genel Müdüıii Jacques Savoyan'ın belirttiğine göre, teşebbüsün ana amacı, hem fırmalan nı tanıtmak, hem de Türkiyedeki ihtiyaçlan tesbit edebilmek ... Savoyan, bu arada, Türk fırmalan hakkında daha fazla bilgi edinmek ve onlarla direkt temas kurma imkanlannı araştırmak istediklerini de kaydederek, "Hepimizin bildiği gibi, henüz

K

Fransız

40 MAGAZlN 10/ 88

Havacılık

Türkiye'de iyi yerleşmiş bir uzay endüstrisi mevcut değildir . Bu sebeple, gelecekte daha yakın bağiann kurulabilmesi için , bu göıiişmeler esnasında, azami sayıda Türk firması ile temasa geçmeye çalışacağız" diyor. Verilen bilgiye göre, Fransız Havacılık ve Uzay Endüstrisi, milli ve milletlerarası politikanın çok önemli bir sektöıii. Gelişmiş teknolojisini endüstriyel bünyesi vasıtasıyla yayan ve yüksek vasıflı bir çalışma gücü oluşturan bu sektörde, 123.000 uzman istihdam ediliyor. Geçen yıl, yüzde 60'ı ihracattan olmak üzere, 12 milyar 572 milyon dolarlık bir satış rakamına ulaşıldı. Dış pazarlardan alınan 7 milyar 540 milyon dolarlık sipariş de, bu sektöıii Fransız endüstrisinin ihracat lokomotifi haline getirdi. GİFAS Techizatlar Grubu ise, 142 üye ülkenin bütün iş alanını temsil ediyor. Yansı mühendis ve teknisyen-

den oluşan 36.870 kişinin çalıştığı bu alanda, 1987 yılında 22 milyar 442 milyon Fransız frangı (3 milyar 740 milyon dolar) tutannda satış gerçekleş­ tirildi . Ve geçen yıl, yeni sivil havacılık programlan (A 330/ A 340), askeri havacılık programlan ( Rafale Savaşçısı ve HAP/HAC savaş helikopteri), Avrupa Ariane V, Hermes ve milli (Helios, Syracuse 2) uzay programlannın başla­ tılmasına ilişkin önemli kararlar alındı. G İ FAS yöneticileri, milletlerarası rekabet şartianna ayak uydurmak için, gelirin yüzde 20'den fazlasının araştır­ ma ve geliştirme çalışmalanna ayn ldı­ ğını, bu arada eğitim faaliyetinin yoğunlaştınldığını ifade ediyorlar. Ve üıiinlerini sunma yanında, aynca dış ülkelerdeki ortak teşebbüs ler için teknoloji ve uzmanlık hizmeti verdiklerini de belirterek şöyle diyorlar: "Fransız techizat imalfıtçılan, 1987'de ve 1988'in başlannda, tanıtım­ lannı arttırmak ve dışanda da varlıkla­ nnı kabul ettirmek için çabalannı çağaltmaya başlamışlardır. Birçok ülkeye teknik ve pazarlamacı heyetler gönderilmiş ve milletlerarası projeler için ortaklık anlaşmalanna vanlrnıştır. Türkiye'de düzenlenen sempozyum da, işte bu amaca yöneliktir."


Perhaps the best view of • IzmirBay!

P lanning to visit Turkey? Teli your secretary to ad d iZMiR to your itinerary and to contact EGEBANK* of iZMiR to fix an appointment. There you will be provided not only with a fai r overview of the regional and national economy, but alsa the opportunity of experiencing perhaps the most picturesque view of iZMIR Bay.

·Please Cantaci Mr Mustafa Ayan·Asst General Manager Phone !511 25 97 91 Mrs Guray Yucel Correspondent Bankmg Manager Phone 1511 14 62 39

Head Office Cumhurıyet

Cad. 67 35214 izmır/TURKEY Tel · (51) 25 03 90 (10 Telex . 53602 egbm tr Telefax : 19 48 82

~ lınes)

-

EGEBANK


SYMPOSIUM ORGANISE A ISTANBUL ET ANKARA

Technologie Française en Turquie Jacques Savoyan, directeur d'equipement a GIFAS, a confırme le desir de cantaeter avec le maximum d'establissements Turc, pour cansolider les relations industrie aerien~e et spatiale Française GIFAS, organize deux reunions importants en Turquie. Les equipements de vingt etablissements seront exposees et des exposes techniques seront donnes pendant ces reunions. La premiere aura lieule 17-18 OctobreaMTAa~. la seconde le 20-21 Octobre a !'Hotel Etap Marmara Istanbul. Le but essentiel de cette dernarche est de faire reconnaitre leur etabJ.iss.. ement eten meme temps, de dererminer les besoins en Turquie. Savoyan continue par dire qu'ils veulent avoir plus d'information au sujet des etablissements Turques et qu 'ils veulent aussi se

L'

42 MAGAZiN 10/88

mettre en relations directe avec eux; pariant ainsi "Comme nous le savons tous, il n 'y a pas une industrie spatiale bien etablie en Turquie. Pourconsolider les relations dans l'avenir, nous allons cooperer avec un grand nombre d'etablissements Turques." Selon les informations, l'industrie Française aerienne et spatiale, est un important secteur des politiques nationaux et internationaux. Ce secteur qui forme une potentielle de travail de haute qualite et qui se repend par sa constitution industrielle de technologie evoluee, contient 123000 specialistes. L'an dernier le secteur a atteint une chiffre de vente de 12 milliards 572

millions de dollars, dont les 60 % sont des exportations. La oornmande d'exportation de 7 milliards 540 millions de dollars a fait de ce secteur le locomotif de l'industrie Française. Le group d'equipements GIFAS represente la seetion du travail de 142 pays membres. 36870 personnes dont la moitie sont ingenieurs et techniciens travaillent dans ce secteur, et ils ont realise une vente de 22 milliards 442 millions F.F en 1987. L'an demier nouvelles decisions ont ere prises au sujet des programmes aeriennes civiles ( A330, A340) et militaires (Le Guerrier Refale et HAP/HAC helicoters), Ariane Europe 5, Hermes et, nationaux (Helios et SYRACUSE 2) Les responsables de GIFAS annoncent que le plus de 20 % de revenues ont ere reservees aux travaux de recherche et de devoleppment, et que les activites d'enseignement deviennent intense. Presentant leurs produits, ils donnent des services de specialisation et de technologie dans les buts intemationaux. Les producteurs Français d'equipment ont multiple leurs efforts pour la publicite. Equipes de representents envoyes pour les projets internationaux, se Sünt mis en entente avec des etablissements. Le symposium organise en Turquie est un pas dans la realisation de ce but


Türkiye'nin taşı toprağı altın ... Ama, şimdi Mersin Metropol daha çok kazandırıyor.

Mersin Metropol'ün ilk etapta inşaatı tamamlanmış 6 katlı çağdaş çarşısı hizmete girmektedir. Her biri 7200 m2 olan 6 katta 12 m2 lik birimlerden 655 m2 ye kadar büyüyebilen mekanlar bulunmaktadır. Başlıbaşınçı bir şehir haline gelecek Mersin Metropol Iş ve Alışveriş Merkezi binlerce insanı kendine çekecek ve hayatlarının vazgeçilmez bir parçası olacaktır. Çünkü bu proje saaece günümüz insanının ihtiyaçları ve konforu için geliştirilmişdmakla kalmayıp, 21. yüzyılında gereksinimlerine cevap verecek teknoloji ile donatılmıştır. Siz ve müşterileriniz için. Mersin Metropol'deki her mağaza iş dünyasında başanya koşmanın eşsiz birörneği olacaktır. Bu projede bir mağazaya yapacağınız yatırımın zamanlaması da sizin için çok önemlidir. Yatırım kararınızı hemen alın . ~ OSTAY YAPI ~ PAMUKBANK Bu projenin ~ Taahhüt ve Tıc. A.Ş. b9~~acılık hi~metlerini yurulmektedır.

Aşağıdaki kuponu doldurmak bu projeye katılmak için ilk adımınız olacaktır.

Ücretsiz broşürümüzü isteyebilirsiniz. Bu kuponu doldurup P.K. 489 SiSLi· iSTAN BUL adresine postalayabileceğiniz gibi 9.1.1483393 veya 9.1 .1416968 nolu telefonları arayabilirsiniz. r-------~------------------Mersin Metropol hakkınde daha detaylı bilgi istiyorum.

1

MERSiN METROPOL 2l.Yüzyıla

1 Adı Soyadı:-------------1

ı işi : - - - - - - - - - - - - - - - - -

1

:

Adresi: - - - - - - - - - - - - - - -

ilk adımın ız 1

Telefon N o : - - - - - - - - - - - - - -


MÜRACAAT VE REZERVASYON ·INFORMATION AND RESERVATION DIŞ BÜROLAR

INTERNATIONAL OFFICE S ABU-DHABI Shelkh Hamdan Str . P.O. Box . 698 ~ SM : (97121 338781 Sultan Bin Youauf and Sona Rez : (97121 33884~ · 328268 - 59 · 60 Ca : 197121 333736 ADIS-ABADA (GSA) Ethoplan Alrllnea Bole Afrport P.O.Box. 1766 ~ (2511) 18222 ALGIERS- CEZAYIR 83 Rue Larbf Ben Mhfdf ~ (213) 847821

AMMA N Jabaf Arnman Third Cfrcfe Af Rfyadh Center 8th Floor P.O.Box. 39177 Arnman ~ (81859102/859112 AMSTERDAM Leidustrut 6 . 1017/PA R SM : (0201 227988/203754 (0201 227il88 Rez : (0201 227984/86 ATHENS - ATINA Phfllollion Str. No. 19 ~ 3220581 SM : 1011 3245975 Rez: (01 1 3236024/3222589/ 3221035 BAOHDAD - BACDAT Merldlan'a Street Bulldfng 3/B ~ (1) 7187703/7187704

o

TURK HAVA YOLL AHI TURKI S H AI RLI N E S

KAllN BAGAJI CABINBAGGAGE BAHRAIN • BAHREYN Car Park Bldg. Govt Ava. Manama, ~SM: (973) 243468 Rez: (9731 277747-252334 BELGRADE • BELGRAD TRG Markea Engelaa 8/4 11000 ~SM: (111332681-333277 GSA, Yugoalavl1n Airlinu Sava enter M. Popovlco 9 P.O.Box. JAT 11170 "(11) 146797 BERLIN Budapester Str. No. 18b 1000 Berlin 30 ~ (0301 2824035 SM: (0301 2824035 Rez: (0301 2824033/2824034 GSA 1. 1000 Berlin 3038

2 . 1000 Borlin 30 Geoben Str. 19 ~ 8124010

3 . 1000 Barlin 44 Fulda Str. 58 ~ 8141124

4 . 1000 Borlin 85 Luxemburger Str. 34 ~ 2187884

BOMBAY Maker Chamben v 3rd Floor No. 306 iiorlman Polnta 400021 ~ (22) 2048491 SM: (221 2043805 BRUXELLES • BROKSEL

51 Canterateen 1000 Bruxella (3221 6126781/5128782/5117878 BUCHAREST- BOKRE$ (OSAI TAROM. U i, Republic 16 ~ 147433 BUDAPEST • BUDAPEŞTE (OSA) M1lev, Roosevelt. ter 2 1052 Budııput ~ (381) 189033 CAIRO • KAHIRE 8 Kaar Etn ll S tr. No. 211. 11t Floor ~ (202) 77~30/788243/788469 Rez: (202) 733400 GSA. lmpetl41 T«<ıvel Center 28 Mehmoud B1ulouny Str. No. 28 ~ (202) 7589391780071/781789 COLOGNE - KOLN Tr1nkgoue 7-9 6000 Köln -1 ~ SM : (02211 134443 Rez: (0221) 134071/134072 BS : (0221) 134073 COPENHAGEN - KOPfNHAG Ved Veaterport 8 1812 Copenhegen ~ 01 -144055/144499/145190 DAMASCUS - ŞAM Al-F1r1dees Tr1vel 1nd Tourlom Ageney Der El Mouhend.._, M1y1loun Str. P.O.Box. 8132 ~ 111) 227288/232190 (10 Unu) DELHI ı 58, J1rıpath 11t Floor N - Dllhl-110001 ~BS: 1111328881-328813-328802 DHAHRAN • DAHRAN ıng Abdülazlz s~ Inimren Complu Cantre .O.Box. 739-31952 1-Khobar (21)8947917/895480&18950044 DOHA · KATAR (OlA) AI-R1yen Travel Ageney P.O.Box. 3113 CZ! (974) 321910/3212211/412909 412911/412912 DU BAl Tr.oına Co. 113 b, Shelkh Raahld Bldg. Almaktoum &tr- . P.O.Box. 1200 ~ (97:141 228038-237230 DUBLIN (GSA) Alrllngus Dublln Alrport ~ (3631) 370011 DOSSELDORF . Gr1f Adoll Str. No. 41 4000 Düualdorf 1 ~ SM : (021 tl 374401 Reı : 1021 tl 374080/374089

s-

FRANKFURT B1oeler Str. 35-37 11000 Fr1nkfurt/M ~ (01191 27300720-21 -22 S.ntral: 27300730 GSA Necml Oc S1. 5. 8800

Or1nler Str. 5

M•nnheJm

~

~ 01121 -10980

8126080-8126091

44 MAGAZiN 10/88

GENEVA · CENEVRE Rue da Chentepoulet No. 1-3 1201 Genevi ~ 1022) 3111129//312194 (022) 318120 HAMBURG Adenauerallee 10 2000 H1mburg 1 ~ (040) 241472/241473 GSA ERDEMIR Refse Altono Paul Rooaen-Str. 14 2000 Hamburg 60 H ANNOVER Lange-Liube No: 19 ~ 1051 1 1 320398 Roı : (051 11 326087/326088 HELSINKI (GSA)

--

®----l*ü ,-~.... -.:.aıvw.

..._

a.T1NATICN

BRU

Tl

IRiı!IS~~-

uc;:us

·;M

2800(1

NQ

FI.IGHT NQ

Fina Mennerhelmintie 102,

00260 Helılinki 5 isı (901 410411 JEDDAH • CIDDE Clty Center annex 12/13 Medina R01d P.O.Box: 11683 ~ 121 8800127 14 Uneel JOHANNESBURG IOSA) South Afrlco Alrw1ya P.O.Box. 7778 ~ (2711) 713-22011 MediM Rd 115313711/8532784 KARACHI P1ktürk Tr1vel Agenc:i-. 12 Avenue centre Str1cher Rd. ~ (9221) B.S. : 622088 527471/527472/523248 KUALA LUMPUR Equaıorlal

Hotel

Gro..,d Floor, Lot. ll Jalan Sultan ilmall 60260 Kuala lump..~ (80) 21114055/21114058 KUWAIT • KUVEYT Fahed Al S.lem Str. Al Alnr Bldg. P.O.Box. 2»59 S.flt 13100 ~ SM : (985) 2412577 Rez: (985) 24501155 12 U...l 2420777 LAHORE (OlA) Paktürk Ente<priLahoreBrondı

lmtlaz Plaza 85. Tlıe M1ll Llhore l5J (9242) 314838 SM: (92f21 5220e8 LONDON ·LONDRA H1novar Str. 11 -12 london W.1. ~ SM : 01-<t999249 01-<t913922 01~240/01~1393

Rez: 01 -<t99247/01 4999248 GSA. Anglo Turkilh-Service 824 Old Kent Rd. &.E. 15 LOS ANGELES (OlA) Flying Tlger Una Ine. 7401 World W1y ~ (213) 8411-81111 USAliON • Us80N (OSAI Tf8NPOrtU Aer- P~ (TAP) Edlflco 25• ....._,., Ulbol-5 Portuool ~ (3511) 899121 LYON 91 Rue B._ucı

890011 Lyon ~ (3371 78241324 MADRID Plau De e_.. 18 Torre de Mldrld 28008 4th Floor N.R. 20 ~B.& .: (341)41132312-4832351

MILAN • MILANO Via P.do C1nnobio 37/2

Tl

M

28000

BRUSSELS

..._.. ~

20122 Mll1no ~ (021888350/8058233/

8053978 MUNICH - MONIH Blyerstrl... 43 8000 Müncnen 2 ~ SM : (089) 539414 as : 10891 51410921 Rez: (0891 51410922/23/24/25 GSA 1. Reisebüro Kont 8870 Günzburg Jahnatraue 13 Münih 'B 08221 -4600-30398 2. Okkur1n Bahnhofplatz 1 Unterlührung 12 7900 Ulm Jakobplatz/Koppeneck e 8900 Augabu<g 'l'!!! 10731 ı 84328/1119598/ 810344 IIOSCOW - MOSKOVA (OlA) AEROFLOT. leningradaky Pro-'<t 37 ~ 1555494

NEW YORK United N1tiona Plaıa N- York N .Y 10017 U.S.A. NEWYOHK Turltlah Center 821 United ,..tions Plau Newyo<k

N .Y. 10017 U.S.A. ~ 112121 2129885050-2129tl65051 IIICOSIA - LEFtı:OŞE Oaman Plfl Cad. ~ (020) 71328/710111/77124 GSA. KTHY Bedrenln Demirel Cad.

Letkofe ~ 020-71901

NORIIIBERO Am-PI1"er a.8600 Nü-g 80 0911 -2115301/285302

~

081.0 Dronnı_.

O.te 34

3 Etuja 0154 Oalo 1 ~ (02)412841/330103

PARIS 12 Rve de

7500 ı'arls

I'Edıella

~ 1-<t2805718 Rez: 1 -<t2802808 ~-PEION

(OSAI

CAAC Civll Avlatlan


-,;~"

IÇ BÜROLAR

Admini1tratlon of Chlna' P.O .Box. 84 Beljlng

~ (42212ı46

..

.•

:ı~

'-t.ı:..\:.J. "'{1t

.

Stadyum Cad . No. 1

ROME

..

Plaıu dolla Republicıı 55 ' 00185 Roma .l ~ SM : (081 486553 Rez: (0614751149 ROTTERDAM Weena. 140. 30 12 Cr ~ (01014332177/4332465 SEUL (GSAI Korean Alrllnea KAL Bulldlng 41-3 Seoaomun·Dong Jung·Gu ~ (8221 7617-116 SINGAPORE - SINGAPUR 646 Orchard Rd. 02-21 and 02-18 Far eoat ahopplng center 0923 ~ SM: (861 7344477 Rez; (861 7324668 SOFIA - SOFYA ~ Bul. ol . Stomboluski 11 ·• <{5j SM : 874220 Rez: 883596 GSA. Bulgarlan Airllnes

..

Sofla Alrport

h

681690 STOCKHOLM Vasagetan 7, Box 73 101 20 Stockholm 15' 08-218534/218535 STUTTGART Lautenschlager S tr . 20 7 Stuttgort 1 ~ SM : (0711) 228084 Rez: (07111 221444/221445 GSA. Necml Öç, 68 Kol ur Rlnç 26 -28

ütr

Manntıeim

to;

~~·~

ADANA

~(9 88ı)4779003/4779055/4760503

15' (06211

f

23440

TEBRIZ (GSA Tabriz Express lnternotlonal Travel Toura Agency, Tabriz ~(411 68004/62430 TEHRAN - TAHRAh Hafez Ave. 400 ~ (211 887283f884809/669026 TOKYO (OSAI . Japon Alrllnes 2-Choma Marunovch l Chlyoda-ku Tokyo-Japon ~ (8131 213-6211 TRABLUS - TRIPOU Muhammed Megarif Sır. Algerlo Sqr. ~ (21821138236-48798 TUNUS

a

sM : 1711141545 Rez: (711 13 72 47 -14 31 43· 14 35 38 BS : 1711130867 AFYON KARAHISAR (OSAI Halaço(Jiu Turlım ve Seyahat Acentesi Cumhuriyat Meydan•. Otoger Glrlfl lllo . 1 Em(rdoO·Afyonkarahlsor

'lS'

ı94- 279

ANKARA Hipodrom Cad . <far yanı 15' 3124900 SM: 3104745 BS : 3ı24900/43 Rez: 3126200 Dan ı tma-Information

TURKISH

o

TÜRK HAVA

en

Büroau (SalM Office) Atatürk B lv. 167/ A ~ BS: ı337827 , 3124900/69 SP: ı255258, 3124900/41 Korgo-Cergo ~ 3124900/68 GSA : ÇavufoOiu Turizm ve Seyahat Acentaaı

DIYARBAKlR lzzet Pa,a Cad. Demir Oteli Altı ·~ 1831) 10101/12314/26143 ELAZIC Şehit ilhonlor Cad . No. 26 ~ (811111576 - 12300

Sok.

'

.

t,hanı Altı

15' (311112830/23432/15238 Co : (311111028 BODRUM (GSAI Neyzen Teylik Cod . 218 Yat l i manı Karflll 15' 16141117 86 BURSA (GSAI Cemal Nadir Cad . No. 8-A Kocogll Apt. 'lS' 1241 221866 Rez : 1241 211167 -212838

·'

'

DALAMAN. MUCLA Turklth Airlinea ~ (611911899 DENIZLI (GSAI KöaeoOiu Seyahat Acentaaı Enverp•• • Cad . 113-B @ 16211 13746-14500

GAZIANTEP Atatürk Bulverı No. 38/C 'lS' 18511 15435/20382 ISTANBUL Ab'i de-1 Hürriyet Cad . Vokof lfhonı Kat 2 No. 154-156 'lS' 1464017 /147ı338 Rez: 5733525/16 Hat Grup Rez: 573590B/09 ı,çı Chortor Rez: 5735980/8ı Yöntom Büro : 5736630 Promosyon-Promotlon : 1482831 S.tıt Büroları

1.

Uç u ş!Flight

TK Gün/Da te

THY

şı""'ne ~ 145420B/1454238/1440296

Cumhuriyet Cad . Takaim Gezi DükkAniarı ~ 1452454/1452482 6 . Slrkecl Gar Kar,ı-.ı . Doğubank lfhonı Kat 1 ~ 5284808

Akaorov Mustafa Kemal Pa,a Cad. 'lS' 586 76 14/ 586 77 93 / 588 25 38

IZMIR Büyük Efes Oteli altı 'lS' (5 1) 141220- 1· 2·3·4· 5· 6 135121 - 136281 D /1: 141226 SM : 140B02 Rez: 258280/ 1-2-3-4-5 Chartar Rez: ı41220/35 KAYSERI Sohoblye Moh . Yıldırım Cad . No. 'Bi 13511 13947 Rez: 1351) 11001 KOCAEU Sakarya Tur. ve Say. Acentaaı Uzunçarf ı No. 1 'Bi 52 23 KONYA Alaodd ln Cad. No . 22 Kat. 1/106 'l5J (3311 12000/12032 SM : 24678 GSA 1. Vatan Seyahat Acentası Ankara Sad . Sümerbank yanı Ayvoz Pooojı Ci honbeyll

MERSIN 27 . Sokak No . 2 'l5J 17411 15232-2127B -30274 NI CDE Akaaray Turizm ve Seyahat Acentaaı llu Kor,ıaı Kütüphane Sok. d/2 Akaaroy-NIOda 'l5J 23 32 RIZE Belediye Kartıaı -tA 1· 'l5J (054111007/15513 SAMSUN KozımpofO Cad . ı ı 1A 'l5J (361) ıB260· 13455 - ı5055 SIVAS Beladiye Slteai H Blok No. 7 <t5J (4771 ı 1147-13687 TEKIRDAC (GSA) Trakya Turizm ve Seyahat Atatürk Bulverı No . 88 15' 91 861 /9B 439

4 . Takolm

e. İsim/Na m e

- Sat• Office.

Kodılı6y

Bahariye Cad. Opera lfhanı Kat 2 '!'!!< 3371876/3371891 Z. Hilton Oteli Girlti 'l5J 1470121 / 14701BO

3.

Konya 'lS' 367 2. Cl-Tur Turizm ve Sayahat . Acentası Konya Cad . Orman ifletmesi Kar,ısı No. 55 Karaman-Konya 'l5J 48 59 MALATYA Kanalboyu Cad. No . 10 Orduavi karfı&ı 'l5J (821) 11920/16489 Rez: (B211 11922/14053 MARMARIS Atatürk Caddoal No. 30 ~ (812ıl3751/3752

FETHIVE (GSA) Fetur Seyahat Acentosı ~ (815ı 1 2034 - 2443

Atatürk Cad. 'lS' 23 83 ANTALYA Haatane Cad. özel Idare

Al

102002

~ 2214

Bekonlıklor Sotıt

Şerolllkoçhlsor , Adalılar

"'

ERZURUM 100. Yıl Cad . SSK Ront toolalerl N~ . 24 ~ (011118530/11904/13409

15' 3124910 - 3ı24900/33

Complxe EI -Mechtei-Boulovard Oulet Haffouz: E.age 3 Tuni ::

W ARSA W · VARSOYA (GSAI Pollah Alrllnes 39.17 Stycznlo ST 00-906 Woraow 'lS' (221 460-411 ZURICH - ZORIH Turkish Alrllnaa -.· •• Tel Struu 58/62 8001 Zürlh \5" 01 /2111070-21 ı 107. 2118567

en

m

ERZINCAN Polat Turizm Seyahat Acentası Cumhuriyet M ey .. Belediye Sitesi No. 2

t:!i 121611786317/786473/787033 VIENNA · VIYANA Operngaaae 3 A1010 Wien 1 fl"ii (02221 563768/563796/ :;ır 587695

c ,. c: ,. o c en

o

RIYAD (GSA) ABC Trevol A'Qoncy Al Arboeen Sır. al-moloz poot box no : 20786

·'

,)

DOMESTIC OFFICES

PRAQUE - PRAG (G8A) Ceskoalovenske Aerollne Revolueni 1. ı 60 ı 5 Praque

·•

TRABZON Kemerkaya Mah. Meydan Parkı karflll 'l5J Rez: (031 1 13446/ 11680 SM : 22219 URFA (GSAI Necati ' Oemlrkol Atatürk Bulverı Ak Apt. 5/ A 'l5J 43 05 UŞAK (GSA) Vatan Seyahat Acentaaı lomet PofO Cad . No . 85 Kat 2 ~ 1641112033 VAN Enver ParihanaOlu ı, Merkezi Cumhuriyet Cad . 196 ~ (0611)1241/1788

Rez : ·Rezervasyon Reservation SM Satış Müdürü Sales Manager

GSA: Genel Satış Acer.tası General Sales

BS Bilet Satış Ticket Sales CA

Kargo Cargo

MAGNiN 10/88 45


ll. MiLLETLERARASI YEMEK KONGRESi

Türk mutfağ1na tamnot İstanbul'da düzenlenen ve Gaziantep'e de uzanan kongrede, yerli ve yabancı yemek uzmanlan, Türk mutfağının özelliklerini ve batıdaki etkilerini anlattılar air ve yazar Feyzi Halıcı yönetimindeki Konya Turizm Demeği'nin, Türk mutfağını dünyaya tanıt­ mak için yürüttüğü faaliyetler sürüyor. 3-10 Eylül tarihleri arasında ikincisi toplanan

S

Milletlerarası Yemek Kongresi, derne-ğin en önemli faaliyetleri arasında yer alıyor. Geçtiğimiz ay içerisinde Pera Palas Oteli salonlarında qaşlatılan Kongre, Bayramoğlu Basın Ilan Kurumu Tatil Köyü'nde sonuçlandı . Kongrenin bir başka sürprizi de, dile-yen yerli ve yabancı yemek yazarı ve uzmanları için düzenlenen Gaziantep mutfağı, yemekleri, kebap ve tatWarı

incelemesiydi. İlki 1986 yılında İstanbul'da başla­ yan ve Ankara üzerinden Konya'ya uzanan Milletlerarası Yemek Kongre-si'ne, bu yıl yurt içinden ve dışından altmış civarında yemek yazarı ve uzmanı katıldı. Gerek yerli, gerek yabancı ilim adarnlarının sunduldan bildirilerin önemli bir bölümü Türk

Türk mutfagı görücüye çıktı ve tam not aldı The Turkish cuisine rece ived a perfeci mark mutfağına

ve Türk mutfağının batı müsbet etkisine ayrılmış­ tl. Böylece Türk mutfağının dünyaya tanıtımı da gerçekleştiritmiş oluyordu. Bildirilerde yer alan tenkitler ise Türk mutfağının daha tesirli tanıtımı için ipuçları veriyordu. Kongreyi düzenleyen Konya Turizm Derneği'nin amacı, Türk mutfağının dünya mutfakları arasında yerini alması ve "Dünya Yemek Fuarı"nın önümüzdeki yıllarda Türkiye'de düdünyasındaki


zenlenmesi. Ancak, amaç bununla sınırlı de~. Demek, bir yandan Türk mutfağıru tanıtırken, bir yandan da kültür ve turizm esprisi içerisinde asırlardan bu yana sahip oldu~muz tarih, sanat ve folklor malzemelerini, özellikle yabancı konuklara sergilemeyi hedefliyor. Her iki kongredeki bildirilerin kitap halinde hastınlması ve bu arada Türk mutfağı konusunda çeşitli . ilmi eserlerin yayımlanması da bir başka kültürel olay olarak dikkat çekiyor. Yerli ve yabancı ilim adamları tarafından sunulan bildiriler birbirinden ilgi çekiciydi. 4 Eylül Pazar günü,

·Feyzi Halıcı'nın açış konuşmasından sonra, Nurettin Doğanbey "Türk Mutfak Kültürü"nü tanıttı ve Prof. Ayşe Baysal, "Türk Mutfağının Kuru Baklagil Çeşitleri" hakkında bilgi verdi. 5 Eylül'de Bayramoğlu'ndaki Basın İlan Kurumu tesislerinde gerçekleştirilen ikinci oturumda ise, yabancı konuklardan Charles Perry "Baklavanın Orta Asya Kökenleri"ni araştırır­ ken, Holly Chase bir başka ilgi çekici soruyu gündeme getirdi: "Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesi, Türk Sofrası İçin Bir Kılavuz mu?" Aynı gün Ayla Esen Algar, "Bektaşi Tekkelerinde Yemeğin Yeri"ni ele alırken, gazeteci-yazar Ahmet Kabaklı, "Dede Korkut Hikayelerinde Yemek Törenleri ve Şölenleri"ni, Orhan Köksal, modem ve çağdaş toplumun vazgeçilmez alışkanlıklarından biri olan "Hanr Yemekler"i, Sri Owen, "Sokak Yemeği Geleneklerinin Kayıtlan ve Korunması" konusunu gündeme getiriyordu. II. Milletlerarası Yemek Kongresi'nin 6 Eylül tarihli oturumunda, N aile Milay, "Kazan Türklerinin Mutfagı"nı dinleyicilerin bilgisine sundu. Turgut Kut ise, 1893 yılında Kazan Türkçesi ile basılmış bir yemek kitabını tanıttı. Janet Laurence ve Rachael Evans adlı iki İngiliz ilim adamının İngiliz mutfagı hakkındaki tebliğleri de, değişen dünyaya kendisini uydurmak meselesiyle başbaşa olan Ingiliz mutfağından kesitler sergiledi. Bu arada, Danimarkalı Birgit Siesby'in "Türk HiWi ve Danimarka Türk İşi Tatlıcılıgı" ana başlıklı bildirisi ile Şama Tarık Puri'nin "Türk ve Pakistan Yemekleri Arasın­ daki Benzerlikler" konulu bildirileri hayli ilgi topladL 7 Eylül tarihli otururnun gerçek sürprizi, Suzy Benghiat'ın sayfaları­ mııda göreceğiniz "Köklerirni Ararken" adlı bildirisiydi. Koh Tanıava'nın "Japon Mutfağı"nı, Karnil Toygar'ın "Türk Mutfağı Müzesi"ni tanıtan tebliğleri ise ilk bakışta dikkati çekiyordu. 8 Eylül'de ise, Günay Kut, "Türk Mutfağındaki Çorba Çeşitleri"ni, Jill Tilsley Benham, "Patlıcan Kızartmala­ n ve Imam Bayıldılar" konulu bildirilerini okuyorlardı. II. Milletlerarası Yemek Kongresi'nde, İngiltere'den Danimarka'ya, Yugoslavya'dan Japonya'ya kadar pek çok ülkenin mutfağı da tanıtıldı. Ancak, bildirilerin bütünüyle değerlendi­ rilmesinden ortaya çıkan gerçek şuydu: Çeşitliliği, zenginliği ve damak zevki açısından tartışılmaz bir üstünlüğü olan Türk Mutfağı, az veya çok ölçüde, sayısız milletin mutfağını etkilemişti. Kısacası, Türk Mutfağı milletlerarası bir sahnede görücüye çıktı ve tam not alarak alkışlandı.

Köklerimi a ra rken Suzy BENGHIAT

u toplantıya, benim Türkiyedeki ilk sempozyumuma katkım, özel bir araştırma alanında bir bildiri sunmaktan ziyade, bir sürü soru sormak olacaktır. Önce, Türkiye'ye derin kökler salmış geçmişim üzerine birkaç söz edeyim: Ben 15. ve erken 16. asırlarda İspanyol engizisyonundan kaçarken Türkiye'ye sıgınan 'sefardik' (yani, İspanyol Yahudisi) bir aileden geliyorum. Ailemin köklerini geriye dojru izieyebildiğim en uzak nokta fzmir'dir. Annem ve babam Mısır'dan önce İzmir'e yerleşmişler. Bense Mısır'da doğ­ dum. Yirmi yaşına geldiğimde ise İngiltere'ye yerleştim. Hemen hemen kırk yıl İngiltere'de kaldım ve geçtiğimiz yıl Paris'e yerleştim. Yemek ve aşçılık, bizim ailemizde daima özel bir yer tutmuştur. Benim için yemek, insanın kimliğini meydana getiren en önemli unsurlardan birisidir ve bu itibarla, Türk yemekleri benim hayatıında önemli bir yer tutar. Üstelik bu, sadece ailemin yemek alışkanlıklarıyla ·değil, Türk mutfagının Mısır'da kendisini hemen hissettiren güçlü tesiriyle açıklanabilir. Türkiye'de bulunduğum günlerde, hayatıını yakından ilgilendiren bu yumağın önemli düğümlerinden hiç değilse birkaçını çözebil~ zannediyo-

B

rum.

1984 yılında İngiltere, Kanada, Amerika ve Avustralya'da yayım­ lanan "Orta Do~'nun YemekleiiMiddle Eastem CooRery" adlı kitabıını yazdım. Bu kitaptaki amacım, Orta Do~ ülkelerindeki her yemeği tanıtmaktan ziyade, bu yemekleri benim pişirme biçimimi anlatmaktan ibaretti. Bütün bu sebepler, beni, pişirdiğim yemekierin .köklerini geriye doğru araştır­ maya sevketti. Eminim ki, Türk ev sahiplerimiz araştırmalarıında bana yardım­ cı olacaklardır. Ben de, sempozyum bittikten sonra, köklerimi aramak için solu~ İzmir'de alacagım ... MAGAZiN 10/88 47


ll. INTERNATIONAL CULINARY CONGRESS

uiN SEARCH OF MY ROOTS"

Full Credit for the Turkish Cuisine

T

he Konya TourismAssociation, headed by Feyzi Halıcı, poet and writ~r, continues ~~ activities aimıng to publicıze the Turkish cuisine all over the world. The Second International Culinary Congress, held between 3 and 10 September is among the most important of these activities. The Congress which started with sessions in the halis of Pera Palas Hotel in Istanbul last month, continued in the Holiday Village in Bayramoğlu of the Press-Advertising Association. There followed a trip to Gaziantep in the Southeast, where the domestic and foreign culinary experts and writers had a chance to examine the cuisine, dishes, kebaps and desserts of this gastronomically famous city. The aim of the Konya Tourism Association is to secure worldwide recognition of the Turkish cuisin_e _as a faremost entity among world ansınes , and to enable the organization of the "World Culinary Fair" in Turkey in the coming years. However, this isn't the whole aim. The Association also aims at presenting especially the foreign guests with examples of the historical, artistic and folclo~ic wealth of Turkey in the co n text of thıs cultural and touristic event. Another long term project is to get the ı:mpers presen~ed at both Cangresses pnnted as well as to publish various scientific works on the Turkish cuisine. ' As for the papers presented by scientists from Turkey and abroad, all of them were interesting in their own right. On 4 September, ~ter the welcoming speech of Feyzı Halıcı, Nurettin Doğanbey presented "Turkish Culinary Culture" and Prof. Ayşe Baysal presented "The Dis~e~ Pr~­ pared By Dried Bean Vanetıes ın Turkish Cuisine". During the second session held at the establishment in Bayramoğlu of the Press-Adverti~ing Association, Charles Perry examıned "The Central Asian roots of Baklava"; and Holly Chase dealt with another interesting issue: "ls Evliya Çelebi's (a famous Turkish voyager) Travel Book, a gudie to Turkish Dishes?" 48 MAGAZiN 10/88

On the same day Ayla Esen Algar treated "The Dishes in The Lodges of Bektaşi Dervishes", while journalistwriter Ahmet Kabaklı discussed "Dinner Ceremonies and Fasts in Dede Korkut Tates"; Orhan Köksal discussed what has become one of the indispensable habits of the contemporary society: "Ready-to-Serve Dishes", Sri Owen discussed "The Records of the Traditions of Street Meals and their Preservation." During the 6 September session of the Il. International Culinary Congress, Naile Milay presented a paper on the "Cuisine of Kazan Turks", white Turgut Kut presented a cook book printed in 1893 in the dialect of Ka:zan Turks. The papers on the English cuisine of two English scientists, Janet Laurence and Rachael E vans, presented issues from the English cuisine which has had to modify itself in order to adapt to a changing world. Also Birgit Siesby's paper "The Turkish Crescent and Turkish Style Dessert Making in Denmark" and Şama Tank Puri's paper "Similarities Between Turkish and Pakistani Dishes" aroused remarkable interest. The real surprise of the session on 7 September was the paper "In Search of My Roots" by Suzy Benghiat which you will read below while Koh Tan:zava's paper "Japanese cuisine" and Kamil Toygar's "The Museum of Turkish Cuisine" were also interesting. On 8 September, Günay Kut presented "The Varieties of Soup in the Turkish Cuisine and Jill Tilsley Benham presented "Eggplant Frites and Imam Bayildis". In the II. International Culinary Congress, the cuisines of many countries as different as England, Denmark, Jugoslavia, and Japan were examined, and each given adequate treatment by experts. However, from an overall avaination of all papers presented, the following wasestablished. The Turkish Cuisine, outstanding for its variety of dishes and taste has influenced to a greater or lesser degree, the cuisines of a great many other countries.

Suzy Benghiat

think, that my ~ntribution to this congress, my ftrst symposium in Turkey, wiil be raising a lot of questions rather than presenting a paper on a specialized field of investigation. First, let me speak of my past which is deeply rootedin Turkey. I come from a sefardik (Spanish Jew) family which among others, has sought refuge in Turkey fleeing from the Spanish Inquisition in the 15th and the early 16th centuries. The furthest point I can reach in tracing the roots of my family is Izmir. My parents used to live in Izmir before moving to Egypt. I was bom in Egypt. I went over to Great Britain when I was 20. Mter staying for almost 40 years in Great Britain, I settled in Paris. Dishes and cookery has always had a special place in our family, for me cookery is one of the most significant elements that goes into deftning one's identity. In this respect Turkish cuisine has an important place in my life. Wh.11t's more it is not possible to explain this situation by the cooking habits of my family alone. The fact is that Turkish cuisine has had a strong influence in Egypt. I hope that while I am in Turkey, I wiil be able to undo at least a few of the knots that make up this puzzle in my life. In 1984 I wrote my book "Middle Eastern Cookery" which was published in Great Britain, Canada, the United States and Australia. In writing this book, what I had in mind was explaining my way of cooking certain dishes, rather than listing every other dish in the countries of the Middle East. All these reasons I mentioned above, have incited me to search back for the roots of the dishes prepared. I am sure that our Turkish hosts wiil be of help to me in my investigations. As for me, once the symposium is over, I will rush to !zmir in search of my own roots, this time.

1


Bankamatik:

İş Bankası'nın

elektronik bankacılıga kazandırdığı

boyut!

Bugün elektronik hizmet veren 300'ü aşkın İş Bankası şubesinde

vadesiz hesabı olan herkes, Bankamatik kartı alabilir ve Bankamatik kolaylığından yararlanabilir! Bankamatik kartı olanlar, diledikleri Bankamatik'ten, diledikleri an (gündüz/ gece ... hafta içinde, hafta sonunda, tatilde ... ) hesaplanndan para çekebilirler! Bankamatik kartı cebinizde paranız 24 saat emrinizde

••

TURKIVE

BANKASI

Bankamatik bulunan İ ş B a nkası Ş ubel eri : + Ankara: Baş k ent , Çank aya. Kavaklı dere, Kı zılay, Y eni şehir . +İ stan bul: B a kı rk öy. Beyazıt , Caddebostan, Kadıköy, Levent, Ni şan taşı , Şi şli , Y ıldız Posta Caddesi. +İ zmi r: Alsancak, Girne Aksoy, Hatay, Konak. +Di ğerl e ri: Alanya, Bodrum, Bursa, Çeş m e , Fethi ye, Ku şad as ı , Marmaris.


Why conform? You didn't get where you a~e today by following the crowd. You've m ade your own decisions and set your own standard s. That's because, you 're not just anotherface in the crowd. Likewise, the same can be said of the Rado Di aStar An atom . A watch that combines lasting value with outstanding elega~ce and timeless design. lts si im , anatomically curved shape molds itself to your wrist. The Rado DiaStar Anatom is watersealed and its case-top and crystal are fully scratch-proof. Three bracelet options are available: stainless steel, steel/goldplated , or scratch -proof hardmetal w ith 18-karat gol d inlays in modelsfor both ladies and gentlemen.

RADO Switzerland

Rado Watch Co. Ltd ., CH-2543 Lengnau , Switzerland


A LS

i

D E

T

UFUK

G E N

Bir

ALSIT VILLASI Size bir mekanın sunabiieceği en değerli şeyleri kazandırabilir; yeni bir yaşama sevinci ve yeni bir mutluluk. Bu mutluluğun hedefinin, umduğunuz kadar yüksek olmadığını belirtmek için telejonunuzu bekliyoruz. Burada bir "ev" den beklediğiniz her şeyi ve çok daha fazlasını bulacaksınız.

~ ~[b~~lr(©

~ ALSIT mek anda değer arayanlara "

'Yaşadığı

=-

Alsıt Vıliaları Büyükdere sırtlarında sonsuz bir korulugun ıçinde. Bagazın en güzel manzaralarından b ırıne konumlandı • Alsıt Viiiaları ıdeal bır mımarı düzenlemeyle. geniş. rahat. estetik mekanlar olarak yükseldi. • Orada yüzme havuzundan tenıs ko rt larına , gezınti alanlarından , çocuk bahçelerıne . hayatı zevkli kılacak ayrıntılar var. • Alsrt Yıllaları ıçın daha genış bılgı almak ıstıyorsanız lütfen bizı arayın .

Büyükdere Tel: 142 06 61-142 04 85-142 90 40

i

ŞLEDi


1 1

Soknt rn IYemen DH CI

. Boı~o<ıkv.,.ı ·;~~:ı.Madra~,

lokkoo;, {, C - - - --ft:tındıs)

H

i

-~~~ 1

.________,-----

ı~ı

MALOiV~L~; .

..

·~

Ekvator

o

----

K

N

u s u

Chaqos Takıma d . (Ing)

-


MESAFELER DESTINATIONS

Istanbul'dan (km) From Istanbul (km)

DIŞ HATLAR/INTERNATIONAL LINES J>

O

o

· <

ABU DHABI AUH AMMAN AMM AMSTERDAM AMS ATiNA 1 ATHENS ATH BAÖDAT 1 BAGHDAD SDA BAHREYN BAH BASEL BSL BELGRAD 1 BELGRADE BEG BERLiN 1 Do~u 1 East SX BOMBAY BOM 'BRÜKSEL/BRUSSELS RU CENEVRE 1 GENEVA GVA CEZAYiR 1 ALGIERS ALG CiDDE 1 JEDDAH JED DELHi DEL DAHRAN 1 DHAHRAN DHA DUBAiDXB DÜSSELDORF DUS FRANKFURT FRA HAMBURG HAM HANNOVER HAJ HELSiNKi HEL KAHiRE 1 CAIRO CAl KARAÇi/KARACHIKHI KOPENHAG/COPENHAGEN CPH KÖLN 1 COLOGNE CGN KUALA LUMPUR KUL KUVEYT 1 KUWAIT KWI LEFKOŞE ECN LONDRA 1 LONDON LHR LYON LYS MADRIT 1 MADRID MAD MILANO 1 MILAN MIL MÜNiH 1 MUNICH

'

3005 1186 2209 566 1617 2587 1839 802 1715 4820 2166 1911 2486 2377 5717 2815 3007 2038 1862 1986 1927 2164 1299 3957 2007 1992 8329 2169 767 2512 1993 2713 1767 1567

NEWYORK NYC NURNBERG NUE OSLO OSL ' PARiS 1 Orly ORY ROMA 1 ROME 1 Fiumicino FCO SINGAPUR 1 SINGAPORE SIN SOFYA 1 SOFIA SOF STOKHOLM 1 STOCKHOLM ARN STUTTGART STR ŞAM 1 DAMASCUS DAM TAHRAN /TEHRAN THR TRABLUS 1 TRIPOLI TIP TUNUS 1 TUNIS TUN VIYANA 1 ViENNA VIE ZÜRiH 1 ZURICH ZRH

8047 1674 2447 2240 1384 8662 488 2209 1760 1082 2041 1669 1667 1252 1762

.ı '·

.

iÇ HATLAR DOMESTIC LINES ADANA ADA ANKARA ESB ANTALYA AYT DALAMAN OLM DIYARBAKlR DIY ERZURUM ERZ GAZiANTEP GZT iZMiR ADB KAYSERiASA KONYA KYA MALATYA MLX SIVAS VAS TRABZON VAN VAN

714 366 484 476 1035 1050 871 315 620 463 924 \ 774 920 1364

THY UÇAK TIPLERI VE ÖZELLIKLERI TYPE AND CONFIGURATION OF AIRCRAFT

.....,....

.

o B-727 2F2

DC-9

AZAMI KALKir Ac:'>IRLIC>I MAX. TAKE O W EIGHT

A

,

AVUSTRALYA :ıoo

1000 km

KOLTUK ADEDI SEATING CAPACITY YAKIT KAPASITESI FUEl CAPACITY MOTOR GÜCU ENGINE TH RUST AZAMI MENZIL MAXIMUM RANGE AZAMI UÇUŞ TAVANI MAXIMUM CEI UNG AZAMI SURAT MAXIMUM SPEED NORMAL SEYIR SURATI NORMAl CRU ISE SPEED

"

''

\.\•

t~

·<

iii

.48.989 kg . 86 ..409 kg. 167 107/111/115 ı

A-310.300

1.42.000 kg . 153.000 kg. 18F/C-2.48/C 18 F/C-2.48/C 168Y/C 160Y/C

1.180 kg .

2.4.688 kg.

.4.4.000 kg .

.48.872 kg .

1.4.500 lb.

15 .500 lb.

50.000 lb.

2x55 .000 lb.

2.405 km. 35 .000 ft .

3518 km. .42.000 ft.

.4 ..400 mil .42.000 ft. (12 .802 m)

.4.500 mil. .41 .000 ft . (12.782 m)

870 km/hr.

900 km/hr

938 km/hr

938 km/hr.

796 km/hr.

862 km/hr.

878 km/hr.

878 km/hr.

.~ t

A-310

>ıi.

.. .

MAGAZiN 10/88 53

~

•.;;.

-;~.

•ı,

ot'


MAGAZiN 10/88 SS


KIŞ MODASlNDA ÇiZGiLER NETLEŞTi

k

K

ış modasının

çizgileri gi-

netleşiyor. Modacılar artık kişileri belli kalıplara sokmak yerine, onların zevklerine uygun . değişik alternatifler suIşte 1988/89 kış modasm-

derek

r

nuyorlar... dan birkaç örnek: Gündüz layafetlerinde rahatlık ve pratiklik ön planda. Pantalon-ceketler ... kabanlar ... deri takımlar ve su geçirmeyen kumaşlardan hazırlanan ceketler... Ve rahatlığı sevenlerin yıllardır vazgeçernedİğİ kotlar ... Gecelerse pırıl pırıl ... Taftalar ... muareler ...satenler ... Ve bunların ışıltısına yakışır takılar ... Ayakkabılar. Gündüz kıyafetlerinde kadın­ erkek farkı pek fazla kalmamış gibi. Bedenleriniz uygunsa, siz de eşinizin kabarum veya montunu rahatça giyip çıkabilrsiniz. Ama gece ışı! ışıl almalısınız.

Ş>k

D

antd ve iP'kja=den bi< gece elbisesi. Straples olan bedenin daracık dantel kumaştan kolları var. Dantel şal, görünümü büsbütün güzelleştiriyor.

Zeynep Tunuslu'nun koleksiyonundan. 56 MAGAZlN 10/88

kış

A smart evening dress of lace and silk jersey with strapless top and narrow lace sleeves. The elegant appearance is enhanced by the local shawl. From ZEYNEP TUNUSLU's winter collection.


D clb;seıer,

eri aruk günlük içinde. Spor ve abi ye ne tür giyinmek isterseniz iste~, deriyi rahatça kullanabilirsiniz. Işte Ağca Leder'den beyaz deriden bir akşam kıyafeti. Kahverengi deriden fermuarla kapanan bir günlük layafet ve öğleden sonra için hem spor hem şık siyah deri bir elbise. hayatın

s

iya)>-beyaz gene yerini koruyor. Oğleden sonralan için hoş bir kıyafet. Anvelop kapanan beden kadınsı bir hava verirken, beyaz geniş yaka dikkatleri üzerine çekiyor. Berma Butik'den.

K

ot, gene

..ıtanatun

Rahatlığın yanısıra şıklığa da yer veren bu giyim tarzını hem kadınlar, hem erkekler benimsedi. Dünyanın her

sürdürüyor.

tarafında renk renk, biçim biçim kotlar genç görünmı:kten yana olanlan sanyor. Işte Benetton'dan etekli ve pantalonlu kotlar...

Blue jeans stili reign supreme. This type of wear, combining comfortand chic, appeals to both men and women. For those all over the world who wish to look young there are jeans of every colour and every style. Skirts and trousers from BENEITON.

Black and white retain their place in fashion. An attractive dress for aftemoon wear. A feminine effect is produced by the wraırover top and the strikingly broad white collar. From BERMA BOUTIQUE.

Dresses in leather are now everyday wear. Whether you are thinking of sports dothes or formal wear, leather can always be wom. Evening wear in white leather from AGCA LEDER. An everyday dress in brown leather with zip and a very smart black leather dress for both sport and aftemoon wear.


WINTER FASHIONS ARE BECOM ING SIMPLER

Comfortabi e by day Sparkling at night

W

inter fashions are becoming simpler. Instead offorcing the wearer into arbitrary moulds the designers are now o ffering a choice of alternatives ... Comfon and prnetical use take precedence in everyday wear. Jacket and trousers ... anoraks ... leather suits and waterproof jackets... And for those who prefer cornfort, the perennial blue Jeans. Sparkling at night... taffetas ... moire materials ... satins. And dazzling accessories to match ... and shoes. In everyday wear there is practically no difference between male and female wear. If it fits you, there is no reason you shouldn't wear your husband's anorak or wind-cheater. But in the evening you ought to shine.

s

ad< bi' •khk i"m<niz, bu

modeli seveceksiniz. Kurvaze kapanan elbise, şal yakalı 6 düğmeyle ilikleniyor. Siyah beyazın zarafetini ve 1989 yılının şıklığını taşıyan bu model Beymen'den. If you are interested solely ina chic appearance this is the model for you. A double-breasted dress with six buttons and shawl collar. 1989 chic and elegance in black and white from BEYMEN.

58 MAGAZlN 10/88


G

=Ierin en gözde

kumaşı

tafta. Giyene alımlı bir hava veren tafta, bu kış şık hanımların gard!foplarında seçkin bir yer tutacak. Iddialı giyinmekten yana olanlar için. Berrna Butik'den bir tafta kıyafet. Menekşe rengi kumaştan dümdüz yapılan elbisenin tüm şıklığı, baseni saran ekose tafta volanlannda. Ayrıca kendi kumaşından yapılan gül de şıklığı bir kat daha artınyor.

A

Taffeta is the favourite material for evening wear, lending the wearer an attractive appearance, and will occupy a prominent place in every smart wornan's wardrobe. For those who wish to dress with s tyle, a taffeta dress from BERMA BOUTIQUE. The elegance of this sirnple dress in violet fabric is to be found in the check taffeta flounces, and is stili further enhanced by the rose of the same material.

ksesuadru- he< yd

vurgulayan bir başka firma da Pabetland. Bu kış hanımlan metal ve inci karışımı aksesuarlarla donatacak. Okside edilmiş metal ve renkli taşlarla bezenmiş kolyeler ... Küpeler ve broşlar günün her saati için geçerli. Değişik taşlan çevreleyen renklerde, en başı siyah çekiyor. Çarpıcı ve çekici renk siyah giyirnde olduğu gibi aksesuarlarda da ön planda. PABETLAND is another firm that stresses the importance of accessories. This winter, women will prefer jewellery combining metal and pearls ... Necklaces with oxidized metal and coloured stones ... Ear-rings and brooches for wear at any time of day. Of the colours surraunding the stones black holds the lead, and black is as striking and attractive in the accessories as in the dress itself.

enç ve dinamik bir moda. Rengarenk, frapan, genç görünümlü kaban ve ceketler. Yaşmak firmasının. Su geçirmez poplinden yapılmış.

Anoraks ... and jackets from YASMAK. .. youthful, dynamic, colourful. Waterproof poplins.

MAGAZlN 10/ 88 59


KLASiK ÜSTÜNE YENİ BİR FANTEZi. ..

Beymen klasik.. . Sakin klasik. .. Bugünün özgür çizgileriyle. .. moher. kaşmir . fule. yün ve yün-ipeğin yumuşacık akışı. .. Büyülü renklerin uyumu ... Klasik üstüne yeni bir fantezi: Beymen m odası.

KOMPOZiSYON Takım

elbise fantezi bükümlü kamgarn . • Ceket

mono peto. tek düğme . • Pantolon çift pilili. Paça röverli. Gömlek geniş reyeli Oxford . Vaka button-down . Kravat ve mendil saf ipek crepe de Chine. Kravat kır­ mızı. Kaşmir desenli.

BEYMEN BEYMEN'DE DEGİŞMEVENLER: Kumaş Altınyıldız <t ıOO yun Beymen için oze l Astar <t ıOO floş . Almanya 'dan Buruşmaz tela Beymen 'e ozel Afgan atlarının kılından . Vatfıalar <t ıoo pamuk Almanya 'dan . Fermuarlar YKK . Japonya'dan. Düğmeler Almanya ve ıtalya ' dan Tum pantolonlarda . gomleğ i n dışarı çıkmasını engelleyen özel bellast/ği Fransa'dan . Ayakkabıda deri ve kosele ıtalya'dan


hıtemational

lifestyles... You are a citizen of the exclusive international village whose lifestyle includes the international city of Istanbul. The warmth of a tranquil club atmosphere coupled with attentive, impeccable service is your need; a need provided in a traditional manner by

3kY~~na/

~SINO{tUB ._knk/

For

ın

t('rn~

tıon~ls

only

LEISURE INVESTMENTS TURİZM A.Ş. Istanbul Sheraton Hotel. 80174 Taksim Park . ISTA:\BUL- TURKEY Tı-1:

1:1 1 44 48 Fax : 1:1 1 :t2 58


DUTY FREE ON BOARD THY uçaklarında uygulanan gümrüksüz içki ve sigar:ı fiatları Turkish Airlines in flight price list for spirits and tobaccos Yenı Rakı

70 Cl

Cep Whisky

37,5 1oo

Whisky

4.-DM 9.-DM 19.-DM

(White Label, Pipers, Ballantines J.B., Bell 's) Samsun Marlboro Parlıament

Exp.

.

12.-DM

100's

19.-DM

100's

19.-DM

Palimali

100's

17.-DM

H.B

K. S

17.-DM

Lord

K.S

17.-DM

Kent

100.s

17.-DM

Rothmans

100's

17.-DM

Dun hill

K.S

17.-DM

Camel

K.S

17.-DM

------4 ! ' •

Yukarıdaki

fiatlar d ergimizin

basım

......

t a rihi itibariyle geçerlidir. Th<>se prires are valid at the printin g date of the Magazine


BULMACA SOLDAN SAGA ı- 1891 yılınqa İstanbul'da doğmuş,

1911 yılında Ingiltere'de pilotluk eği­ timi görerek Türkiye'ye dönı;nüş, Sadık adlı teğmenle birlikte IstanbulKahire uçuşunu gerçekleştirmeye teşebbüs etmiş, ancak Şam'dan kalkış­ tan sonra, Taberiye ci vannda uçağının düşmesi sonucu arkadaşıyla birlikte şehit olmuş havacımız ... Türk Hava Yollan'mn Uzakdoğu'daki uçuş noktalanndan biri olan Malezya'nın baş­ şehri. ~ Vehimler, korku ve yamlgı­ lardan meydana gelen kuruntular... Türkçe "Kağan" sözünün Arapçalaş­ tınlmış şekli... Boyutlar... Bir göz rengi. 3- 1807 yılında Kfiyseri'nin Develi ilçesinde doğmuş, Istanbul'a gelerek tekkelere devam etmiş, daha sonra gezgin bir derviş olarak uzun yıllar Orta Anadolu'da dolaşmış, temiz bir Türkçeyle yazdığı coşkun ve duygulu şiirlerinde yaşadığı çevreyi de renkli şei<i.lde dile getirmiş, bu arada hicivler kaleme almış, 1873 yılında vefat etmiş ünlü bir halk şairimiz... Azot ve hidrojenden oluşan, keskin kokulu, zehirli, özellikle sun'i gübre yapımında, aynca buz fabrikalannda ve soğutma makinelerinde kullamlan gaz... Doğu Anadolu bölgesinde, topraklanrmz üzerinde 441 kilometre aktıktan sorıra Sovyet Rusya topraklanna giren ve Hazar Denizi'ne dökülen nehir. 4- Koşu ve binek hayvam .. . Güzellik (eski dil) ... Bir orta öğrenim kurumu... Bir renk ... Eskiden kitap, defter ciltlerinde, levha kenarlannda kullamlan ve bulut, mermer damlalan gibi renkli, dalgalı , hareli biçimlerde kağıtlara yapılan süs. 5- Ticari işlem­ lerde Türk Hava Yollan'mn uluslararası tamtıcı kodu ... Sayılan yazmaya mahsus işaret ... Tenis malzemelerinden. 6- Gelir... Hazar Denizi doğu­ sundaki .alanlarda yaşayan bir Türk boyu. .. Içi boş, çürük. 7- Amerika Birleşik Devletleri'nin güneybatısında, Meksika ile komşu eyalet... Haya, utanç duygusu ... Arzu, meram (eski dil)... Fi~t arttınmı. 8- Güvenlik, korkusuzluk, inanma... Müslümaniann oruçla geçirdiJ9eri mukaddes ay... Kuzu sesi. 9- Insanlar , halk (eski dil) ... Geri almak kaydıyla bırakılan eşya ... Sindirim. ı O- Bir nota ... Yokluk (eski dil) ... Çağırma, seslenme, ses verme... Baş kaldıran. ll- Tavır... Çalışma, meşguliyet... Rutubet... Ya-

64 MAGAZiN 10/88

2

3

4

5

6

8

9

1o

11

12

13

14

15

16

17

18

19

20

2 3 4

5 6

8 9

10 11 12

f---+--+.__....ı...____.__ _.___ı__

pılarda yıld.ınrm çekip zararsız hale araç. ı~ Nazımda, belirli kalıplardan her biri ... Büyük, ihtişamlı köşk; 19. yüzyıldan sorıra kanunun koyduğu şartlarla birine verilen beylik

getiren

arazi ... Aruzda, vezne uydurmak için heceyi uzun söyleme.

YUKARIDAN AŞAGIYA ı- 1912 yılında Türk Silahlı Kuwetleri'nin 1 numaralı uçuş brövesini alan, 1933 yılında o zamanki adı Hava Yollan Devlet İşietme İdaresi olan Türk Hava Yollan'mn ilk müdürlüğüne getirilen ve bir yıl bu görevde kalan, ömrünün kalan yıllannı Türk Hava Kurumu'nda hizmet suretiyle geçiren ve 1951 yılında vefat eden asker ve idarecimiz. ~ Kabul veya tasdik sözü... Havariler'in, Hazreti İsa'ya gökten bir sofra indirmesini istemeleri olayını anlatan ve "sofra" anlamına gelen Kur'an sılresi. 3- Türk Hava Yollan'nın kısa yazılışı. .. Medyumun, dış dünya ile irtibat kesmesi hali ... Yetçrsiz. 4- Japonlar'ı.n intihar usulü. 5- Inarırna, inanç, Islarruyeti kabul etme .. . Ağn iline bağlı bir ilçe. 6Turfanda, genç, yeni pişmiş ... Kan kocanın birbirlerine göre durumu. 7Bir işi yapabilme istidadına ve bilgisine sahip ... Ilkel kabilelerde kutsal sayıla-

rak tapınılan taş, ağaç, hayvan, heykel gibi şeyler. 8- Bir hayret nidası. .. Vilayet... Hacı adaylannın şeytan taşladıklan mevkiin adı. 9- Ada! e ... Marmara bölgesinde kuzeybatıdan esen rüzgar. ı0- Film makinesi ... Kansızlık. 11- Birleşmiş Milletler Teşkila­ tı'nın kısa yazılışı (İngilizce) ... Büyüklük, irilik, kibirli davranış. ı~ Şarkı benderinin sonunda tekrarlanan beyit veya mısralar ... Ayak (eski dil). ı3Mor, beyaz, mavimsi pembe renkte çiçekler veren, zeytingillerden bir süs ağacı. .. Ekmek (eski dil). ı4- Kalın kumaş, çoban gocuğu ... Mısır'ın baş­ şehri. ıs- Mobilya cilası. .. Kuzey Amerika'da bir devlet.ı6- Alaturka musiki aletlerinden... Koyu kırmızı renkte, kötü kokulu, fotoğrafçılıkta, eczacı­ lıkta ve özellikle boya sanayiinde kullanılan bir maden ... Şahsa ait. ı7Cennet ile Cehennem arasındaki yer. .. Bir soru takısı ... Kapalı bir devreden geçen akımla, devrenin direncinin çarpırmnın o devreye uygulanan gerilime eşit olduğunu gösteren elektrik kanunu. ı8- Yapma saç ... Anlam. ı9Muğla iline bağlı bir ilçe... Milattan önce 2750-640 yıllan arasında Mezopotamya'da hüküm sürmüş İran devleti... Sulann kabanp yatağından taşması. 20- Gözlem ... Seyir, gezinti yen.


D

1

S

C

O

V

THE COLORFUL WORLD OF TE JB E Y O N D 1 S T

E

R

TIL E U

L

ESTABLISHED IN 1951, IN TARSUS BERDAN TEXTILE ANNUALLY MANUFACTURES ONE MILLION PIECES OF EXCLUSIVE READY-WEAR IN ITS INTEGRATED PLANTS. WITH ITS REPRESENTATIVES IN WEST GERMANY AND UNITED KINGDOM, BERDAN TEXTILE EXPORTS ITS P" ~"'v'-­ TO MOST EUROPEAN BEING ONE HOUR'S FLIGHT FROM 1ST AN BUL ,L..oııl,.,...~::sı BERDAN TEXTILE PLANTS AND HEADQUARTERS COULD EASILY BE VISITED. WHY NOT CONTACT AYKUT GÜRKAN OR iHSAN FROM (761)·203 39 AND 203 37 WHEN IN ISTANBUL... GROSSVERSANDHAUS QUE LLE GUSTAV Ono VERSAND G OTILIEB HAUSBRANDT GMBH & CO. V. SPRECKELSEN GMBH & CO. KG.

BERTEX TEXTILI EN UND HAN DE LS GmbH Bronner Sır. 17, 6 Frankfurt 1, W . Germony Tel, (CX'ı9) 28 21 77 · 28 21 78, Fax, (CX'ı9) 28 21 76, Tlx: 412824 berdo d FINLOWER LTD. 17 Wells Street, London WIP 3FP, United Kingdam Tel, (Ol l 636 04 35 · 636 04 36, Fax: (01)631 44 93, Tlx, 297126linlon g

\


Cl)

z

o

us cr

:::>

()

~ >-J <i o o

z

<(

see ur SERViS TURiSTiK A.S.

t ...·'

Reliable ... Orderly ... Systematic ... The symbol of efficient service

ı ~Koç

ISTANBUL Setur Servis Turistik A. Ş . Cumhuriyet Caddesi 107 Harbiye 80230 Istanbul Tel: (1) 130 03 36 (8 Lines) Telex: 22718 stur tr 22783 set tr Telefax: (1) 130 32 19

ANKARA Kavaklidere Sokak 5/B 06690 Ankara Tel: (4) 167 11 65 (4 lines) Telex: 46190 sns tr Telefax: (4) 117 27 38

IZMIR Atatürk Caddesi 294/A Alsancak·izmir Tel: (51 ) 21 55 9521 55 96 Telex: 52183 mızm Ir Telefax: (51 ) 22 22 18

ANTALYA Fevzi Çakmak Caddesi 26/A 07100 Anlalya Tel: (31 1) 169 38-205 13 Telex: 56045 sser tr

MARMARIS Atatürk Caddesi 30 Marmaris Tel: (6121) 46()8.2638 Telex: 53816 sevs tr Tefefax: (6121 ) 4607

SOORUM Neyzen Tevfik Sokak No: 3212 Tel: (6141)-4456-3119

1988 10  
Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you