Page 1

SAYI / ISSUE 323 HAZİRAN 2010 / JUNE 2010

ALABİLİRSİNİZ / YOUR COMPLIMENTARY COPY

VİYANA, Hemen Şimdi! VIENNA, Now!

06/10

Röportaj: AYHAN SİCİMOĞLU Interview: AYHAN SİCİMOĞLU DÜŞLER Tarlası Field of DREAMS Yırtıcı KUŞLAR BIRDS of Prey Gökyüzünde Dolaşan Kitap: MARİFETNAME Navigating The Skies: THE BOOK of GNOSIS

EDİRNE

KÖKLÜ GELENEĞİN ŞEHRİ A CITY OF TRADITION


ŞİRKETİNİZİN HER İHTİYACINA ÖZEL UÇURAN VINN PAKETLERİ

www.turkcell.com.tr/kurumsal/3G

Şirketinizin ihtiyaçlarına uygun VINN internet paketleri şimdi İşTcell’de. Şirketinizin verimliliğini VINN hızında artırın, İşTcell’le kazanın. *Adil Kullanım Politikası doğrultusunda 15 GB’tan sonra hız 128 kbps olacaktır. **Limitli pakette, paket limitinin dolumuyla birlikte hız 5 kbps’a düşecek ve ek paket aşım ücreti alınmayacaktır. Kurumsal Kontratlı 3G Modem Kampanyasından ödenmemiş faturası olmayan ve borçtan kapanmış herhangi bir hattı bulunmayan, Turkcell faturalı hattı olan kurumsal 3G abonelerimiz yararlanabilirler. Kampanyadan faydalanmak için 3G İnternet hattı aboneliği gerekmektedir. Faturalı 3G internet hatları 3G hızında internet erişimi için hazırlanmış, ses trafiğine açık olmayan sadece internet ve SMS erişimi sağlayan faturalı hatlardır. Kurumsal aboneler en fazla bir hattıyla bir kere kampanyadan faydalanabilir. Bir ay içinde kullanılmayan data miktarı bir sonraki aya devretmez. Taahhüt edilen paket bedeli, data servis bedeliyle cihaz taksit bedellerinin toplamıdır. Paket iptali ya da kampanya süresi dolmadan kampanyadan ayrılmak istenmesi durumunda, cayma bedeli kalan ayların cihaz bedeli toplamı ve çıkmak istenen aya kadar verilen internet paketi indirimlerinden oluşmaktadır. 24 ay ödemeyi taahhüt eden kurumsal aboneler, 1 GB, 4 GB, 8 GB ve Limitsiz Kurumsal Kontratlı 3G Modem paketlerinde ilk 6 ay boyunca sırasıyla 19, 29, 39, 89 TL indirimli paket fiyatından kampanyalı olarak yararlanacaktır. Aboneler kalan 18 ay sırasıyla 29, 39, 69, 99 TL ödeyecektir. Kurumsal toptan fiyatlar, kurumsal firma başına tek seferde 25 ve üzeri toplu satışlar için geçerlidir. 24 ay ödemeyi taahhüt eden, 25 ve üzeri VINN alımlarında kampanya katılım talebinde bulunan kurumsal aboneler, 1 GB, 4 GB, 8 GB, Limitsiz Toptan Kurumsal Kontratlı 3G Modem paketlerinde ilk 12 ay boyunca sırasıyla 19, 29, 39, 89 TL indirimli paket fiyatından kampanyalı olarak yararlanacak, kalan 12 ay sırasıyla 29, 39, 69, 99 TL ödeyecektir. 24 ay ödemeyi taahhüt eden kurumsal aboneler, 1 GB limitli, 4 GB limitli paketlerden sırasıyla 35 TL / ay, 45 TL / ay ödeyerek yararlanabilecektir. Kurumsal Toplu Satış Limitli fiyatları, kurumsal firma başına tek seferde 50 ve üzeri toplu alımlar için geçerlidir. 50 ve üzeri toplu kampanya alımlarında, hatlardan herhangi biri kapatıldığında/iptal edildiğinde, 50 adet pakete ait, internet paketinde o güne kadar verilen faydalar ve cihazın kalan taksidi cayma bedeli olarak yansır. 24 ay ödemeyi taahhüt eden ve 50 ve üzeri kampanya katılım talebinde bulunan kurumsal aboneler, 1 GB limitli, 4 GB limitli 3G Modem paketlerinde ilk 12 ay boyunca sırasıyla 19, 29 TL indirimli

SkyLifeÖzel (215x275 CiftSyf).indd 2

19.05.2010 05:00


6 AY İNDİRİMLİ VINN PAKETİ 6 ay x 19 TL’den başlayan fiyatlarla kontratlı paket

ETİ LİMİTSİZ* VINN PAK başlayan fiyatlarla...

Fatura aşımı yok, kesinti yok! 89 TL’den

VINN PAKETİ LİMİTİNİ AŞMAYAN** başlayan fiyatlarla... Fatura aşma derdine son! 35 TL’den

VINN TOPLU ALIM PAKETİ

Tek seferde 25 ve üzeri VINN alan şirketlere özel indirimler

İŞTCELL’İN GÜCÜ, İŞLETMENİZİN GÜCÜ paket fiyatından kampanyalı olarak yararlanacak, kalan 12 ay sırasıyla 29, 39 TL ödeyecektir. 12 ay ödemeyi taahhüt eden kurumsal aboneler, 1 GB, 4 GB, 8 GB Kurumsal Kontratlı 3G Modem paketlerine 12 ay boyunca sırasıyla 39, 49, 89 TL ödeyecektir. 12 ay ödemeyi taahhüt eden ve Limitli paketler için 50 ve üzeri kampanya katılım talebinde bulunan kurumsal aboneler, 1 GB limitli, 4 GB Limitli Toplu Satış Kurumsal Kontratlı 3G Modem paketlerinde ilk 6 ay boyunca sırasıyla 29, 39 TL indirimli paket fiyatından kampanyalı olarak yararlanacak, kalan 6 ay sırasıyla 39, 49 TL ödeyecektir. Hat açılışı sebebiyle oluşan “yeni tesis özel iletişim vergisi” 12 ay boyunca taksitlendirilerek abonenin faturasına yansır. TGM Kullanım Vergisi ve TGM Ruhsat Vergisi Faturalı hatlara ayrıca yansıtılacaktır. 3G internet paketleri yurtiçinde Turkcell kapsama alanı içerisinde kullanılabilir, yurtdışı kullanımları için geçerli değildir. Yurtdışında kullanılan data, uluslararası dolaşım tarifesi üzerinden ücretlendirilir. 3G internet paketini 12 ya da 24 ay boyunca kullanılacağına dair taahhüt verilmesi gerekmektedir. 3G internet paketlerinde ay içerisinde kullanılmayan data bir sonraki aya devretmez. Faturalı 3G İnternet hatları için limitli paketlerde, 1GB ya da 4GB ilgili paket miktarı dolduğunda, paket hızı 5 kbps’ a düşürülecek, ilgili ay için herhangi bir paket aşım ücreti yansıtılmayacaktır. Limitsiz paketlerde ise Adil Kullanım Politikası doğrultusunda 15GB dolduğunda hız 128 kbps olacaktır. 3G internet paketi yenilendiğinde veya bir sonraki fatura dönemi başlangıcında hız ve ücretlendirme normale dönecektir. İnternet paketi limitinden yüklenen ve indirilen tüm data miktarı düşer. 24 ay sonunda, internet paketi aboneliği otomatik olarak devam edecektir. Aboneliğin devam etmesini istemeyen abonelerimiz, Turkcell Çağrı Merkezi’ni arayarak, paketlerini iptal edebilir. Turkcell 3G bağlantısı, kapsama alanına ve coğrafi koşullara göre değişiklik gösterebilir. 3G hızında internetten yararlanılması için 3G aboneliği gerçekleştirilmiş hatlara Turkcell 3G kapsama alanında, 3G uyumlu cihazlarla bağlantı yapılması gerekmektedir. İnternet bağlantı hızı, 7,2 Mbps’ye çıkabilir, alt limit 3G hızı şebeke yoğunluğuna kullanılan cihaza, bağlanılan siteye göre değişebilir.


SAYI / ISSUE 323 HAZİRAN 2010 / JUNE 2010

ALABİLİRSİNİZ / YOUR COMPLIMENTARY COPY

VİYANA, Hemen Şimdi! VIENNA, Now!

06/10

Röportaj: AYHAN SİCİMOĞLU Interview: AYHAN SİCİMOĞLU DÜŞLER Tarlası Field of DREAMS Yırtıcı KUŞLAR BIRDS of Prey Gökyüzünde Dolaşan Kitap: MARİFETNAME Navigating The Skies: THE BOOK of GNOSIS

EDİRNE

KÖKLÜ GELENEĞİN ŞEHRİ A CITY OF TRADITION

HAZİRAN JUNE

CITYSCOPE 17

KEŞFİ BİTMEYEN ŞEHİR A TIME FOR REDISCOVERY

20

17

BOTERO’DAN SEÇMELER BOTERO IN PERA

22

YELPAZE GENİŞ SOMETHING FOR EVERYONE

26

LORD OF THE DANCE

28

20

İKİ ŞEHİR ÜÇ FOTOĞRAFÇI TWO CITIES THREE PHOTOGRAPHERS

34

BEKLEYİŞ SONA ERİYOR THE WAITING IS OVER

42

LEYLA GENCER EVİ THE LEYLA GENCER HOUSE

44

58

HAT SANATININ İSTANBUL BULUŞMASI CALLIGRAPHY MEETING IN ISTANBUL

48 İSTANBUL’DA FİLM YAĞMURU FILMS RAIN DOWN ON ISTANBU

58

AJANDA AGENDA

66 2 SKYLIFE | HAZİRAN | JUNE 2010

66

GÖKSU’DA YAZ SEFASI SUMMER FUN ON THE GÖKSU

86

KÖKLÜ GELENEĞİN ŞEHRİ

Ülkemizde düzenlenen en köklü sosyal ve sportif etkinliklerden biri olan Edirne Kırkpınar Güreşleri, ilk günkü heyecanıyla devam ederken yaşattığı otantik kültürel mirasıyla ilgi toplamaya devam ediyor. A CITY OF TRADITION

The greased wrestling contests held at Edirne Kırkpınar are one of the oldest sports activities in Turkey. An authentic cultural legacy, they continue to be as exciting as on the first day. KAPAK / COVER KAMIL FIRAT


HAZİRAN JUNE 10 68

116

VİYANA, HEMEN ŞİMDİ VIENNA, NOW!

100

GÖKYÜZÜNÜN SOKAKLARINDA DOLAŞAN KITAP: MARIFETNAME NAVIGATING THE SKIES: THE BOOK OF GNOSIS

108 “HER İŞİ TUTKUYLA YAPIYORUM”

68 100

EVERYTHING I DO I DO IT WITH PASSION

116

130

TANRI HİZMETKÂRLARININ DAĞI: TUR ABDİN MANASTIRLARI MOUNTAIN OF GOD’S SERVANTS THE TUR ABDIN MONASTERIES

130

YIRTICI KUŞLAR BIRDS OF PREY

138

ŞİİR ATLASINDA YENİ ŞAİRLER NEW POETS IN THE ATLAS OF POETRY

144

GOLF BELEK’TE OYNANIR GOLF AT BELEK

144

150

BILGININ ZEYTIN BAHÇESI: ADATEPE OLIVE GARDEN OF WISDOM: ADATEPE

108

158

DÜŞLER TARLASI FIELDS OF DREAMS

166

KÖFTENİN TADI BAŞKADIR A TASTE LIKE NOTHING ELSE: MEATBALLS

158 181 INFO 182 Sizin için seçtiklerimiz/Upfront, 185 Filmler/Movies, 190 Müzik/Music, 192 Yemek/Meal, 194 Online Check-in, 195 Self Check-in, 197 Çevrimiçi/Online, 202 Uçuş Bilgileri/Flight info, 203 Bagaj/Luggage.

4 SKYLIFE | HAZİRAN | JUNE 2010


YÖNETİM MANAGEMENT Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Hamdi Topçu Chairman of the Board and of the Executive Committee Türk Hava Yolları Adına Sahibi | Genel Müdür, Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Üyesi Doç. Dr. Temel Kotil Publisher on behalf of Turkish Airlines | CEO, Member of the Board and of the Executive Committee Kurumsal İletişim Başkanı Zeki Çukur Senior Vice President Corporate Communication Halkla İlişkiler Müdürü | Public Relations Manager Murat Öz Aysun Ulusu aulusu@thy.com Ahmet M. Müftüoğlu ahmetm@thy.com Gökçen Ata gokcenata@thy.com Marka İletişim Danışmanı | Brand Communications Consultant Serdar Özer Öztürk

Türk Hava Yolları Genel Yönetim Binası Atatürk Hava Limanı 34149 iSTANBUL Tel: +90 212 463 63 63 / 1164 YAYIN YÖNETIM

MANAGEMENT

Yayın Grubu Başkanı | President

Serkan Ünal

Grup Koordinatörü | Coordinator

Mehmet Mücahid Demir

Finans Koordinatörü | Finance Coordinator YAPIM Yayın Koordinatörü (Sorumlu) | Editorial Coordinator Kültür-Sanat Editörü | Arts and Culture Editor

PUBLICATION

Tarih Editörü | History Editor Lifestyle Editörü | Lifestyle Editor Gezi Editörü | Travel Editor Redaksiyon Editörü | Copydesk Editor İngilizce Editörü | English Editor Grup Tasarım Direktörü | Group Design Director Fotoğraf Editörü | Photo Editor Yardımcı Fotoğraf Editörü | Assistant Photo Editor Tasarım ve Uygulama | Design and Layout ÖZEL PROJELER

Selim Kara PRODUCTION Serdar Turan serdar.turan@infomag.com.tr Jülide Karahan julide.karahan@infomag.com.tr Hasan Mert Kaya mert.kaya@infomag.com.tr Oktay Tutuş oktay.tutus@infomag.com.tr Melih Uslu melih.uslu@infomag.com.tr Suavi Yazgıç suavi.yazgic@infomag.com.tr Virginia Taylor Saçlıoğlu Nejat Emrah Yörük emrah.yoruk@infomag.com.tr Ahmet Bilal Arslan ahmet.bilal@infomag.com.tr Şahin Aslan sahin.aslan@infomag.com.tr Halil Öter | Bertuğ Yasavullar | İbrahim Kaplan CUSTOM PROJECTS

Koordinatör | Coordinator

Baha Yılmaz

Müşteri Direktörü | Account Director

Çisem Kartal

Müşteri Temsilcisi | Account Executive Editör | Editor Art Direktör | Art Director REKLAM Reklam Satış Müdürü | Advertising Sales Manager Reklam Satış Yöneticisi | Advertising Sales Executive Uluslararası Reklam Satış Yöneticisi | International Ad Sales Manager Marka Müdürü | Brand Manager Üretim Müdürü | Production Manager Reklam Rezervasyon | Ad Reservation Muhasebe | Accounting

Zeynep Nil Suner Aynur Şenol Altun Özkan Oral ADVERTISING Sema Teker Eğilmez sema.teker@infomag.com.tr Ömer Arıcı omer.arici@infomag.com.tr Abidin Karabulut abidin.karabulut@infomag.com.tr +352 (0) 621 51 33 21 Emin Görgün emin.gorgun@infomag.com.tr Gökhan Gönüldaş gokhan.gonuldas@infomag.com.tr İlknur Eruzun ilknur.eruzun@infomag.com.tr Veysi Güneş veysi.gunes@infomag.com.tr

SKYLIFE dergisine internette, www.thy.com üzerinden SKYLIFE ikonuna tıklayarak ulaşabilirsiniz. Access SKYLIFE magazine on the internet by clicking the SKYLIFE icon in www.thy.com

İnfomag Yayıncılık, Bilişim,Tanıtım ve OrganizasyonHizmetleri LTD. ŞTİ. Akatlar Mahallesi, Ebulula Mardin Cad. 4. Gazeteciler Sitesi A8/1 1. Levent / İSTANBUL Tel: +90 212 324 55 15 • Faks: +90 212 324 55 05 skylife@infomag.com.tr • www.infomagyayincilik.com.tr Baskı-Cilt | Printing-Binding Promat Basım Yayın San.ve Tic. A.Ş. Tel: +90 212 622 63 63 • http://www.promat.com.tr

6 SKYLIFE | HAZİRAN | JUNE 2010

SKYLIFE dergisi ile ilgili öneri ve şikayetleriniz için customer@thy.com adresine mail gönderebilirsiniz. Any suggestions or complaints about SKYLIFE magazine are welcomed and should be addressed to customer@thy.com. Dergimizde yayımlanan yazı ve fotoğraflardan yayıncının izni alınmadan, kaynak belirtilmeden tam veya özet alıntı yapılamaz. Neither, text nor photographs from this publication may be reproduced either in full or summary without acknowleding the source and without prior permission from the publisher. SKYLIFE, THY tarafından ayda bir yayımlanır. SKYLIFE is published monthly by Turkish Airlines.


011-onsoz.indd 8

5/25/10 1:46 AM


HOŞGELDİNİZ WELCOME ABOARD Değerli Konuklarımız,

Dear Guests,

Misyonu gereği icra ettiği faaliyetlerinin tümünde en yüksek seviyede kaliteli hizmet sunma prensibi ile hareket eden Türk Hava Yolları, kalite politikasını yolcu odaklılık, teknik kalite, standardizasyon ve çevreye duyarlılık gibi somut ve ölçülebilir parametreler üzerinden belirlemiştir. Türk Hava Yolları, yolcularına taahhüt ettiği kalite standardını aldığı ulusal ve uluslararası Kalite Sistem belgeleri ile tescil etmiştir. Kalite yılı ilan ettiğimiz 2006 yılında ISO 9001:2000 Kalite Sistemi belgesini aldık. 2007 yılında, hisselerinin yarısı Türk Hava Yolları’na ait olan Turkish Do & Co şirketini kurduk ve bugün havacılık sektörünün ‘Oscarları’ olarak nitelendirilen Skytrax tarafından ‘Ekonomi Sınıfında En İyi İkram’ ödülüne layık görülen sürecin temellerini attık. 2008 yılında dört yıldızlı havayolu şirketi olma unvanını elde ettik. Türk Hava Yolları bu başarısı ile bugün Avrupa’da hizmet sunduğu tüm sınıflarda dört yıldız hizmeti veren tek taşıyıcı olmanın haklı gururunu yaşamaktadır. Türk Hava Yolları ilk defa 2009 yılında Skytrax’in 750 farklı parametreyi değerlendirmesi ile ortaya çıkan sonuçlarda almış olduğu ‘Güney Avrupa’nın En iyi Havayolu’ ödülünü, 2010 yılında da tekrar almıştır. Söz konusu belgeler ve ödüllerle ile Türk Hava Yolları, kalite politikasında taahhüt ettiği gibi, müşteri odaklılık vizyonu ile hareket ettiğini, kişilerin katılımını sağladığını, karşılıklı yarara dayalı ilişkilerini sürdürdüğünü, etkin liderlik yürüttüğünü ve sürekli iyileştirmeyi gözettiğini tescil etmiştir. Türk Hava Yolları hizmet standartlarını daha da yukarıya çıkarmak için, yolcularının geri bildirimlerine ek olarak, fahri gözlemci ve gizli müşteri gibi yöntemleri etkin bir şekilde kullanarak farklı bakış açıları yakalamaya gayret etmekte ve kalite politikamızın ilk maddesinde yer alan ‘Yolcu Odaklılık’ ilkesine her zaman sadık kalmaktadır. Yürüttüğümüz projeler sonucunda kayıp bagaj, ikram, kabin içi eğlence (IFE), kabin ve yolcu hizmetlerinde net ilerlemeler sağladığımızı burada belirtmek isterim.

In line with its vision, Turkish Airlines acts on the principle of offering the highest quality of service in all its operations. It therefore bases its quality policy on concrete and measurable parameters such as passenger-orientation, technical quality, standardization and environmental awareness. Turkish Airlines pledges a certain standard of quality to its passengers, which is documented in national and international Quality Systems certificates. Declaring it ‘the year of quality’, we received the ISO 9001:2000 Quality System certificate in 2006. In 2007 we formed our own catering service, Turkish Do & Co, a half-owned Turkish Airlines subsidiary, thereby laying the groundwork for the process which culminated in our being deemed worthy of the ‘Best Catering in Economy Class’ award by Skytrax, whose ratings are dubbed the ‘Oscars’ of the airline industry. In 2008 we earned the title of four-star airline. Thanks to this success, Turkish Airlines is justifiably proud to be the only flag carrier in Europe today providing four-star service in all the classes in which it operates. And this year Turkish Airlines again garnered the award for ‘Best Airline in Southern Europe’, which it first received in 2009, based on Skytrax’s assessment of 750 different parameters. These certificates and awards are proof positive that Turkish Airlines, as pledged in its quality policy, acts with customer-oriented vision, ensures individual participation, pursues its relations based on mutual benefit, provides effective leadership and continuously seeks to improve. To raise Turkish Airlines’ service standards even higher, we make effective use not only of customer feedback surveys but of modern methods such as mystery shopper and honorary observer. Attempting to capture a diversity of viewpoints, we remain ever faithful to the principle of ‘Passenger Orientation’ expressed in article one of our quality policy. I would also like to point out that we have chalked up net progress in our lost baggage, catering, in-flight entertainment (IFE), cabin and passenger services as a result of the projects we have carried out. Turkish Airlines aims to bring its passengers a flight experience at the highest level of comfort in the new planes currently on order. The B777 and A330-300 aircraft that are going to join our fleet starting in October offer fully reclining seats with a pitch of 78 inches (198 cm) in business class and seats with a pitch of 32 inches (81 cm) in economy class. The seats on our single-corridor A321 and Boeing 737800/900 aircraft have a pitch of 45 inches (114 cm) in business class and 31 inches (79 cm) in economy. No comparable product is available at present on any other carriers at the destinations to which we fly. When it comes to offering passengers a thoroughly comfortable flight experience, Turkish Airlines makes no bones about its quality priority. We endeavor as well to reflect our concept of quality service in the diversity of products we offer. We are adding new flight points to our flight network every passing day so that our passengers will be able to reach even more destinations thanks to additional alternatives. We have recently started flights to Sochi, our seventh flight point in Russia, and this month we will be inaugurating flights to Dar es Salaam (Tanzania), Entebbe (Uganda) and Alexandria (Egypt). A pioneer in many areas of its sector thanks to its quality policy and approach, Turkish Airlines today is hovering close to its goal of becoming a fivestar airline. Thanks to the appreciation shown by you, our valuable passengers, we are pursuing our nonstop efforts to become not simply the best in Southern Europe but the best in the entire sector. In closing I would like thank you for choosing Turkish Airlines and wish you a pleasant flight.

Değerli yolcularımız, Türk Hava Yolları sipariş ettiği yeni uçakları ile yolcularına konfor seviyesi en üst düzeyde olan bir uçuş deneyimi yaşatmayı hedeflemektedir. Ekim ayı itibari ile filomuza katılacak olan B777 ve A330-300 uçaklarımızın ‘business sınıfı’ koltuklarında 78 inç (198 cm) mesafe aralığı ve tam yatar koltuk sunulurken, ekonomi sınıfında ise 32 inç’lik (81 cm) koltuk aralığı bulunacaktır. Tek koridorlu A321 ve Boeing 737-800/900 uçaklarımızda ‘business sınıfı’ koltuklarında 45 inç’lik(114 cm) ve ekonomi sınıfında ise 31 inç’lik (79 cm) koltuk aralığı bulunacaktır. Uçtuğumuz destinasyonlarda benzer bir ürün hali hazırda diğer taşıyıcılar tarafından sunulmamaktadır. Türk Hava Yolları’nın yolcularına son derece konforlu bir seyahat deneyimi yaşatma konusundaki kalite önceliğini ortaya koymaktadır. Kaliteli hizmet anlayışımızı ürün çeşitliliğimize de yansıtmaya çalışıyoruz. Yolcularımızın daha fazla seçenekle daha çok uçuş noktasına ulaşabilmesi için uçuş ağımıza her geçen gün yeni uçuş noktaları ekliyoruz. Rusya’daki yedinci uçuş noktamız Soçi seferlerine başladık. Bu ay içerisinde Darüsselam, Entebbe ve İskenderiye uçuşlarına başlayacağız. Değerli yolcularımız, Kalite politikası ve yaklaşımı ile birçok hususta sektörde öncü konuma gelen Türk Hava Yolları, bugün beş yıldızlı havayolu olma hedefine çok yakın bir seyirde yoluna devam etmektedir. Siz yolcularımızın beğenisi ve takdiri ile Türk Hava Yolları sadece Güney Avrupa’nın değil, tüm sektörün en iyisi olmak amacıyla çalışmalarına ara vermeden devam etmektedir. Bizleri tercih ettiğiniz için teşekkür eder, iyi yolculuklar dilerim.

Sevgi ve saygılarımla, Doç. Dr. Temel Kotil, Genel Müdür ve Yönetim Kurulu Üyesi

Sincerely yours, Temel Kotil, Ph.D. CEO and Member of the Board

2010 JUNE | HAZİRAN | SKYLIFE 9

011-onsoz.indd 9

5/27/10 11:21 AM


011-onsoz.indd 10

5/25/10 1:46 AM


011-onsoz.indd 11

5/25/10 1:46 AM


KATKIDA BULUNANLAR CONTRIBUTORS YRD. DOÇ. İLHAN TOKSÖZ

FATİH PINAR

Yrd. Doç. İlhan Toksöz Marmara Üniversitesi mezunu. Halen Trakya Üniversitesi Kırıkpınar Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu Müdürlüğü yapan Toksöz, SKYLIFE için adı Edirne’yle özdeşleşen yedi asırlık Kırkpınar geleneğini ve yağlı güreşleri kaleme aldı.

1974 Konya doğumlu. Profesyonel fotoğrafçılığa 1998 yılında başladı. Coğrafya ve gezi dergilerinde, Türkiye ile 20 ülkeden 130 dosyası yayınlandı. Sesli foto-röportajın Türkiye’deki öncü isimlerinden. Halen internet yayınlarına multimedya belgeseller hazırlıyor. 2002’den beri Avrupa’nın saygın fotoğraf ajanslarından, Viyana merkezli Anzenberger’e bağlı çalışıyor. Alex Webb’in fotoğraf atölyesine katıldı. Ed Kashi’nin davetiyle Francisco’da üç ay yaşadı, ‘homeless’ başlıklı bir seri çalıştı.

Adjunct Professor İlhan Toksöz is a graduate of Marmara University. Currently Director of the University’s Kırkpınar Physical Education and Sports Academy, Toksöz wrote for SKYLIFE the article about greased wrestling and the seven-centuryold Kırkpınar tradition which is synonymous with Edirne.

Born in Konya in 1974, Pınar started his career as a professional photographer in 1998. He has published 130 portfolios from Turkey and 20 other countries in travel and geographic magazines and is one of the pioneers in Turkey of photo journalism that combines sound with image. He is currently making multimedia documentaries for internet publications. Since 2002 he has worked with the Viennabased Anzenberger, one of Europe’s most respected photography agencies. He joined Alex Webb’s photography studio and spent three months in San Francisco at the invitation of Ed Kashi, where he worked on a series entitled ‘homeless’.

KAMİL FIRAT

SERKAN ELDELİKLİOĞLU

1994’te Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Türk El Sanatları bölümünden mezun oldu. Son 10 yıldır style life ve yemek çekimlerine ağırlık veren Eldeleklioğlu, halen kendi fotoğraf stüdyosunda çalışmalarına devam ediyor. Graduating from the Turkish Handicrafts Department of Mimar Sinan University’s School of Fine Arts in 1994. Focusing on life style and food shoots for the last ten years, Eldeliklioğlu is currently pursuing his photographic work at his own studio.

ALTAN TANRIKULU

1968 İzmit doğumlu. 1989 yılında Bogaziçi Üniversitesi’nde okurken gazeteciliğe başladı. Çeşitli yayın organlarında ve gazetelerde spor müdürlüğü yaptı. 1998 yılında NTV’de televizyon yorumculuğuna başladı. Kanal 1 ve Fox TV’nin kuruluş aşamalarında ilk spor müdürlüğü görevini üstlendi. 2005 yılından beri Hürriyet Gazetesi’nde köşe yazarlığı yapmakta. 2002 yılında Yapı Kredi Yayınları’nda Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş Tarihi olarak üç kitabı çıkartan ekibin sorumlusuydu.

Kamil Fırat; 1986 yılında MSÜ Fotoğraf Bölümünden mezun oldu. Yurtiçi ve yurtdışında bir çok sergiye katılan Fırat’ın fotoğrafları Belçika Anvers Fotoğraf Müzesi koleksiyonuna ve Almanya’da Bochum Müzesi koleksiyonuna alındı. Fırat SKYLIFE dergisi için Adatepe Köyü’nün kurucuları arasında yer aldığı Taşmektep’in fotoğraflarını çekti. Fırat, ayrıca, bu sayımızın kapak fotoğrafının da sahibi. Kamil Fırat graduated from Mimar Sinan University Department of Photography in 1986. Fırat, who has taken part in a number of exhibitions both in Turkey and abroad, has photographs in Belgium’s Anvers Photography Museum collection and in the collection of the Bochum Museum in Germany. He took for SKYLIFE the photographs of the Taşmektep in the village of Adatepe, of which he is one of the founders. He also shot the cover photo of this issue.

Born in Izmit in 1968, Tanrıkulu took up journalism while he was a student at Boğaziçi University. Having worked as sports editor for various newspapers and media organizations, he became a television commentator on NTV in 1998 and served as sports editor during the founding phase of Kanal 1 and Fox TV in Turkey. Since 2005 he has been a columnist for the daily Hürriyet. In 2002 he headed the team that brought out three books on the history of Istanbul’s Fenerbahçe, Galatasaray and Beşiktaş soccer teams at Yapı Kredi Publications.

12 SKYLIFE | HAZİRAN | JUNE 2010

011-onsoz.indd 12

5/25/10 1:46 AM


011-onsoz.indd 13

5/25/10 1:46 AM


011-onsoz.indd 14

5/25/10 1:47 AM


011-onsoz.indd 15

5/25/10 1:47 AM


011-onsoz.indd 16

5/25/10 1:47 AM


34

CITYSCOPE Bekleyiş sona eriyor The waiting is over

52

Berlin’de bienal zamanı Time for the Berlin Biennale

66

Göksu’da sandal sefası Boat cruise on the Göksu

KEŞFİ BİTMEYEN ŞEHİR: İSTANBUL İmparatorlukların başkenti İstanbul’u bir kez daha keşfetmeye ne dersiniz? • JÜLİDE KARAHAN

ISTANBUL: CITY OF ENDLESS DISCOVERY How about rediscovering Istanbul, capital of empires, one more time?

Kanuni Sultan Süleyman Portesi Portrait of Suleyman The Magnificent

cityscope_bizans.indd 17

5/25/10 1:12 AM


ETKİNLİK EVENT YENİDEN KEŞFETME ZAMANI Galata Kulesi’ni yaşlı balıkçının sıcak tebessümünden yeniden keşfetmemizi salık veren reklamı bilmeyen kaldı mı? Ya da güzel kızın gülüşünden Haydarpaşa Garı’nı… Şehir; İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı’nın reklamları tarafından çepeçevre sarılmıştı ki yeni bir haber geldi. Kentin dili olsa “Bu kadarını ben bile beklemiyordum” diyeceği cinsten. Dile kolay; 8 bin yıllık bir tarih ve 58 farklı müzeden toplanan 500’den fazla eser bir arada. Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi’nde 5 Haziran’da açılacak ‘Bizantion’dan İstanbul’a: Bir Başkentin 8 Bin Yılı’ başlıklı sergi kapsamında...

İmparator II. Valentinianus Heykeli Statue of Emperor Valentinianus II

Sorguç Aigrette

Şehrin tarihine hiç bu kadar yaklaşmamıştık. İstanbul’un, Marmaray Projesi dâhilindeki Yenikapı kazılarıyla daha da geriye giden tarihini derleyip toplayan sergi; yurtdışından 39, Türkiye’den 19 müzeyle işbirliği içinde. Varoluşlarından bu yana ilk defa bir araya gelen eserler; İngiltere, Almanya, Fransa, İtalya, Vatikan, Macaristan, Yunanistan, Avusturya, Belçika, Hollanda, İrlanda, Katar, Portekiz ve Rusya gibi ülkelerden seçildi. Bir

A TIME FOR REDISCOVERY Istanbul was already wallpapered with announcements of Istanbul 2010 Capital of Culture events when yet another was posted. If cities could talk, this one would surely say that the news exceeded all expectations. Words come easy, but the reality is that what we have is here a history going back 8,000 years with upwards of 500 objects culled from 58 different museums. All Altın Bilezik Gold Bracelet

18 SKYLIFE | HAZİRAN | JUNE 2010

cityscope_bizans.indd 18

part of an exhibition entitled ‘From Byzantion to Istanbul: 8,000 Years of a Capital’, slated to open at Sabancı University’s Sakıp Sabancı Museum on June the 5th. Never before have we gotten so close to the city’s history. The exhibition, which takes that history back even further thanks to the Yenikapı excavations conducted as part of the Marmaray Rail Project, is a cooperative effort by 39 museums abroad and 19 in Turkey. Brought together for the first time in their existence, the artifacts were selected from countries such as England, Germany, France, Italy, the Vatican, Hungary, Greece, Austria, Belgium, Holland, Ireland, Portugal, Russia and Qatar. Among them are treasures that were scattered to various countries either through trade, or as gifts or plunder, as during the Fourth Crusade.

Silahtarağa Çeşmesi Silahtarağa Fountain 5/25/10 1:13 AM


araya gelenler arasında ticaret, hediye ve 4. Haçlı Seferi’nde olduğu gibi ele geçirme yoluyla çeşitli ülkelere dağılmış hazineler var.

GARNİZONDAN BAŞKENTE

Aziz Mercurios Betimli Fresk Fresco Depicting Saint Mercurios

‘Bizantion’dan İstanbul’a: Bir Başkentin 8 Bin Yılı’, 5 Haziran – 4 Eylül tarihleri arasında Sakıp Sabancı Müzesi’nde görülebilir. Bilgi için: muze.sabanciuniv.edu ‘From Byzantium to Istanbul: 8,000 Years of a Capital’, can be seen at Sakıp Sabancı Museum, June 5th through September 4th. For details: www.muze.sabanciuniv.edu

Bir Roma garnizonuyken Doğu ve Batı Roma’nın ayrılmasından sonra başkente dönüşen; Bizans İmparatorluğu’nun gelişme, duraklama ve çöküş evrelerinden sonra 1453’te Osmanlılar tarafından fethedilen bir şehir bahsi geçen. Bizantion’dan Nea Roma’ya, Constantinopolis’ten İstanbul’a; Bizans ve Osmanlı İmparatorluklarına başkentlik yapmış üstelik… Türkiye’deki devlet müzeleri ile özel müze ve koleksiyonların da katkı yaptığı sergide; İstanbul’un Avrupa tarihiyle özdeşleşen geçmişinin parlak ve çalkantılı evreleri tüm gerçekliğiyle karşımızda. Müzede; yabancı ve Türk 20 akademisyenin makalelerini içeren ve zengin görsellerle donatılmış kapsamlı sergi katalogu da mevcut. İstanbul’la ilgilenenler için; sergi 4 Eylül’e dek açık, kitap baki.

Buhurdan Incense Burner

Fatih Sultan Mehmet Portresi

Portrait of Mehmet II The Conqueror

FROM GARRISON TO CAPITAL We are talking about a city that, while a Roman garrison, became a capital following Rome’s split into East and West, and then, following the rise, decline and collapse of the Byzantine Empire, was conquered by the Ottomans in 1453. What’s more, it evolved from Bizantion to Nea Roma, and then from Constantinople to Istanbul, as capital of the Byzantine and Ottoman Empires. With contributions from Turkey’s state museums as well as private museums and collections at home and abroad, the exhibition brings together all the brilliant and tumultuous eras of Istanbul’s past, which is synonymous with that of Europe. There is also a comprehensive catalogue with articles by twenty scholars, both Turkish and foreign, and richly illustrated with visuals. The exhibition runs through September 4. The book is forever.

İSTANBUL’U KEŞFETME ARZUSU Dr. Nazan Ölçer (Sergi Koordinatörü ve Sakıp Sabancı Müzesi Müdürü) “Hem 15 milyon nüfuslu İstanbul kentinin sakinlerine hem de tüm dünyaya, İstanbul’un 8 bin yıl önceye uzanan tarihini ve farklı kültürlerin karışımından doğan kozmopolit kimliğini, kapsamlı bir sergiyle hatırlatmanın faydalı olacağını düşündük. Sergiyle, toplumun her kesimine içinde yaşadıkları kentin tarihini ve kültürel mozaiğini tanıtarak, kent bilincinin oluşmasına katkıda bulunmayı amaçlıyoruz. Bu bağlamda, İstanbullulara nasıl bir kültürel zenginlik içinde yaşadıklarını göstererek, kültürel mirası koruma bilincinin gelişmesini hedefliyoruz. İnanıyorum ki sergimizi gezen herkes, İstanbul’u yeniden keşfetme arzusuyla dolacak.” A DESIRE TO REDISCOVER ISTANBUL Dr. Nazan Ölcer (Exhibition Coordinator and Director of Sakıp Sabancı Museum) “We thought it would be useful to remind Istanbul’s 15 million residents and the rest of the world about the city’s history going back 8,000 years and its cosmopolitan identity born of a mix of different cultures through a comprehensive exhibition. In the exhibition we purpose to raise awareness by acquainting people from every strata of society with the history and cultural mosaic of the city in which they live. We aim to promote the preservation of its cultural heritage by showing Istanbul residents how much cultural richness surrounds them. I believe that everyone who tours our exhibition is going to be filled with a desire to rediscover Istanbul.”

Hz. İsa Pantokrator Betimli Sekizgen Pandantif Octagonal Pendant with Christ Pantocrator

2010 JUNE | HAZİRAN | SKYLIFE 19

cityscope_bizans.indd 19

5/25/10 1:13 AM


ETKİNLİK EVENT

BOTERO’DAN SEÇMELER BOTERO IN PERA Şişman figürleriyle tanınan Fernando Botero, 64 yapıtıyla İstanbul’da. Known for his inflated human figures, Fernando Botero is in Istanbul with 64 of his works.

‘Fernando Botero’ sergisi 18 Temmuz’a dek Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi’nde görülebilir. Bilgi için: www.peramuzesi.org.tr July 18th is the last day for the Fernando Botero exhibition, which can be seen at the Suna and İnan Kıraç Foundation Pera Museum. For details: www.peramuzesi.org.tr

BOĞA GÜREŞİ MERAKLILARINA Pera Müzesi’nde sergi kapsamında ‘Boğa Güreşi ve Latin Kültürü’ konulu bir konferans gerçekleşecek. 5 Haziran Cumartesi günü saat 16.00’da başlayacak konferansın sunumunu Julián Tomás García Sánchez yapıyor.

Yaşayan en büyük ressamlardan Fernando Botero, 19 Ağustos 1932 Kolombiya doğumlu. 12 yaşından itibaren boğa güreşleriyle ilgilenen ve bir boğa ile karşılaşıncaya dek matador olmak isteyen sanatçı; gerçek bir resim gördüğünde 19 yaşındadır. 1969 yılında Almanya’da beş müzede birden resimleri sergilendiğinde büyük bir ressam olduğunu iyiden iyiye anlayan sanatçı, ününü biraz da sanat tarihinin başyapıtlarını kendi üslubuyla ele almasına borçlu. Bunlar arasında Leonardo da Vinci’nin ‘Mona Lisa’sı, Manet’nin ‘Kırda Öğle Yemeği’ ve Velasquez’in ‘Nedimeler’i var. Heykelleri de resimleri gibi şişman figürlerden oluşan Botero’nun dünyanın pek çok önemli kentinde heykelleri bulunuyor: New York’ta Park Avenue, Paris’te Champs -Elysées, Floransa’da Palazzo Pitti’nin önü… Genelde bronz ve mermer kullanan sanatçının İstanbul’a nasıl bir heykel bırakacağı merak konusu. Botero’nun Pera Müzesi’nin üç katına yayılan sergisi; ‘Ölüdoğa’, ‘Uyarlamalar’, ‘Boğa Güreşi’, ‘Sirk’, ‘Latin Amerika Yaşamı’ ve ‘Latin Amerika Halkı’ başlıklarından menkul. Sergi için son tarih 18 Temmuz.

One of the world’s greatest living artists, Fernando Botero was born in Colombia on August 19, 1932. Becoming interested in bull-fighting at the age of 12, he wanted to be a matador until he encountered his first bull and only saw his first painting when he was 19 years old. Finally realizing that he was a great painter when his works were exhibited simultaneously at five different museums in Germany in 1969, the artist owes his fame in no small part to his having reinterpreted the masterpieces of art history in his own inimitable style. Among them Leonardo da Vinci’s ‘Mona Lisa’, Manet’s ‘Luncheon on the Grass’ and Velázquez’s ‘Las Meninas’ (The Maids of Honor). Sculptures by Botero, whose sculptures like his paintings are deliberately round and tubby, are found in a number of major cities around the world. On New York’s Park Avenue, on the Champs-Elysées in Paris, and in front of the Pitti Palace at Florence. It is a matter of curiosity what sort of sculpture this artist, who works mainly in bronze and marble, is going to leave behind in Istanbul. Botero’s exhibition, spread over three floors of the Pera Museum, boasts titles such as ‘Still Life’, ‘Adaptations’, ‘Bull Fight’, ‘Circus’, ‘Latin American Life’ and ‘Latin American People’. July 18th is the last day for the Fernando Botero exhibition.

FOR BULL FIGHTING AFICIONADOS In conjunction with the exhibition, Julián Tomás Garcia Sánchez will give a lecture on ‘Bull Fighting and Latin Culture’ at the Pera Museum at 4 p.m. on Saturday, June 5th.

20 SKYLIFE | HAZİRAN | JUNE 2010

cityscope_bizans.indd 20

5/25/10 1:13 AM


cityscope_bizans.indd 21

5/25/10 1:13 AM


ETKİNLİK EVENT

YELPAZE GENİŞ

SOMETHING FOR EVERYONE

Uluslararası İstanbul Müzik Festivali’nde sanatseverleri kapsamlı bir repertuar bekliyor.

A comprehensive repertoire is awaiting music lovers at the International Istanbul Music Festival.

Klasik müzik tutkunlarının beklediği ay geldi. Uluslararası İstanbul Müzik Festivali 3 Haziran’da başlıyor. Alışılageldiği üzere Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası konseriyle… Bu yıl 38.’si gerçekleşecek festivalde; senfoni ve oda orkestraları, vokal konserler, oda müziği, resitaller ve caz uyarlamaları olmak üzere toplam 21 etkinlik var. Festival, bu minvalde 600’ü aşkın yerli ve yabancı sanatçıyı ağırlayacak. Aralarında Arvo Pärt, Lang Lang ve Radu Lupu gibi isimlerin de bulunduğu sanatçılar, konserlerin yanı sıra ‘Konsere doğru’ söyleşileriyle de göz dolduruyor.

Finally it’s here, the month all classical music buffs have been waiting for. The International Istanbul Music Festival is starting on June 3rd with the traditional opening concert by the Borusan Istanbul Philharmonic. Held this year for the 38th time, the festival features a total of 21 events including symphony and chamber orchestras, vocal concerts, chamber music, recitals and jazz arrangements. It will welcome more than 600 musicians, Turkish and foreign, among them names like Arvo Pärt, Lang Lang and Radu Lupu. And the informal and informative pre-concert talks are sure to please audiences.

SEÇMELER

A festival favorite is the concert in which Radu Lupu will play Schumann’s piano concerto, accompanied by the Istanbul State Symphony, in this year which marks the 200th anniversary of the composer’s birth. Performing for the first time in Turkey, Lupu is extolled by music critics as ‘the best Schumann interpreter’. The concert is at Aya İrini Museum on June 5th. Bright star of the classical music world, Lang Lang is another festival favorite. Included on Time magazine’s list of ‘The World’s 100 Most Influential People’, he will perform to

Festivalin gözdelerinden biri; Radu Lupu’nun İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası eşliğinde, doğumunun 200. yılında Schumann’ın piyano konçertosunu seslendireceği konser. Türkiye’de ilk kez sahne alacak Lupu, müzik eleştirmenleri tarafından ‘en iyi Schumann yorumcusu’ olarak nitelendiriliyor. Konser, 5 Haziran’da Aya İrini Müzesi’nde. Klasik müzik dünyasının parlak yıldızı Lang Lang, festivalin bir diğer gözdesi. Time Dergisi’nin

SOME SELECTIONS

Langlang

22 SKYLIFE | HAZİRAN | JUNE 2010

cityscope_bizans.indd 22

5/25/10 1:14 AM


Viyana Filarmoni Orkestrası Vienna Philharmonic Orchestra

‘Dünyanın En Etkili 100 İnsanı’ listesinde yer verdiği sanatçı, 10 Haziran’da Haliç Kongre Merkezi’nde Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası eşliğinde sahneye çıkacak. Ülkesi Çin’de 40 milyon çocuğu piyano öğrenmeye teşvik ederek oluşturduğu ‘Lang Lang etkisi’yle bilinen sanatçı, Çin’in en büyük kültür ihracı sayılıyor.

VİYANA FİLARMONİ Klasik müzik meraklılarını epey mutlu edecek konserin tarihi ise 23 Haziran. 160 yılı aşkın tarihiyle Avrupa klasik müzik geleneği ve tarihinin mihenk taşı sayılan Viyana Filarmoni Orkestrası ilk kez İstanbul’a geliyor. Ünlü şef Riccardo Muti’nin yönetimindeki konser Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleşecek. Ve kapanış… Hervé Niquet yönetimindeki Le Concert Spirituel, festivalin kapanış konserini 30 Haziran’da Aya İrini Müzesi’nde verecek. Konser repertuvarında 85 kişilik dönem çalgıları orkestrası ile 18. yüzyılda Erica Manas büyük saraylarda yapılan görkemli kutlamalarda çalınan müzikler var.

Ayşe Deniz Gökçen

the accompaniment of the Borusan Istanbul Philharmonic at the Haliç Conference Center on June 10th. Known for the ‘Lang Lang effect’, which he created by encouraging forty million children in his homeland, China, to learn the piano, he is regarded as the country’s most effective cultural ambassador.

THE VIENNA PHILHARMONIC Another concert sure to please classical music lovers is on June 23rd when the Vienna Philharmonic, the gold standard of the European classical music tradition with its 160-year history, will be in Istanbul for the first time. The concert, under the direction of celebrated conductor Riccardo Muti, will take place at the Haliç Conference Center. And the closing… Le Concert Spirituel, under conductor Hervé Niquet, will give the festival’s closing concert at Aya İrini Museum on June 30th. This 85-member orchestra, all of whom play period instruments, has in its concert repertoire the music that was played in the great palaces of the 18th century.

FESTİVAL MEKÂNLARI Aya İrini Müzesi Arkeoloji Müzesi Çinili Köşk Süreyya Operası Haliç Kongre Merkezi FESTIVAL VENUES Aya İrini Museum The Istanbul Archaeological Museum The Tiled Pavilion (just outside the walls of Topkapı Palace) Süreyya Opera House (in Kadıköy on the city’s Asian side) Haliç (Golden Horn) Conference Center

3 – 30 Haziran tarihleri arasında gerçekleşecek Uluslararası İstanbul Müzik Festivali hakkında ayrıntılı bilgi için: www.iksv.org/muzik The International Istanbul Music Festival is June 3 - 30. For details: www.iksv.org/musik

2010 JUNE | HAZİRAN | SKYLIFE 23

cityscope_bizans.indd 23

5/25/10 1:14 AM


cityscope_bizans.indd 24

5/25/10 1:14 AM


cityscope_bizans.indd 25

5/25/10 1:14 AM


ETKİNLİK EVENT

67’den fazla ülkede 100 milyondan fazla seyirci tarafından izlenen ‘Lord of the Dance’ ilk kez Türkiye’de. Los Angeles Times’ın ‘fantastik bir sanat şaheseri’ olarak nitelendirdiği ‘Lord Of The Dance’ 11, 12 ve 13 Haziran tarihlerinde Maçka Küçükçiftlik Parkı’nda olacak. İyi ve kötünün klasik hikâyesini İrlanda mitolojisindeki efsanelerle harmanlayan gösteri, 14 yıldır dünyayı dolaşıyor. 1996’da sahnelendiği ilk günden bu yana 800 milyon doları geçen bir gişe hâsılatı elde eden ‘Lord Of The Dance’ın kurucu yönetmeni Michael Flatley. Gösterinin hikâyesi; Little Spirit’in, insanları Karanlık Lord Don Dorcha’nın kötülüklerinden koruma niyetiyle Lord Of The Dance’e yardımcı olmak için zamanda yolculuk etmesiyle başlar. Savaş hatları çizilmiştir. Karanlık gücün kahramanımıza meydan okumasıyla devam eden macera, seyirciyi mitolojik bir dünyaya sürükler. Kelt müziği eşliğinde… İrlanda folklorunun geleneksel formlarından oluşan 21 sahnelik gösteri, renkli kostümleri ile de dikkat çekici. Işıkların kararmasından grubun son sahneyi sunmasına kadar geçen zamanda 40’tan fazla dansçı bir an bile durmuyor. Şöyle ki; dans ekibi bir gösteride yaklaşık 151,200 step dans (tap dance) adımı atıyor.

LORD OF THE DANCE

‘Lord Of The Dance’ Unilife organizasyonuyla 11, 12 ve 13 Haziran’da Maçka Küçükçiftlik Parkı’nda. Ayrıntılı bilgi için: www.lordofthedanceturkiyede.com With organization by Unilife, ‘Lord of the Dance’ is at Maçka Küçükçiftlik Park June 11, 12 and 13.

Seen by over a hundred million people in more than 67 countries, ‘Lord of the Dance’ is in Turkey for the first time. Hailed by the Los Angeles Times as ‘a showpiece extravanganza’, ‘Lord of the Dance’ is going to be at Maçka Küçükçiftlik Park on June 11, 12 and 13. The show, which combines classic stories of good and evil with the legends of Irish mythology, has been touring the world for 14 years. Michael Flatley is founding director of the show, which has grossed over 800 million dollars since it was first staged in 1996. The story opens with the Little Spirit setting out on a journey through time to help the Lord of the Dance protect the people from the evil machinations of the dark lord ‘Don Dorcha’. The battle lines are drawn and the adventure continues as the powers of darkness mount a challenge to our hero, drawing spectators into a mythical world. Based on the traditional forms of Irish folklore, the 21-scene show is also remarkable for its colorful costumes. From the minute the lights go down right up to the final scene the more than 40 dancers are never still for an instant. Indeed the dance team executes around 151,200 tap dance steps in a single performance.

26 SKYLIFE | HAZİRAN | JUNE 2010

cityscope_bizans.indd 26

5/25/10 1:14 AM


C

cityscope_bizans.indd 27

M

Y

CM

MY

CY CMY

K

5/25/10 1:14 AM


‘İstanbul – Marsilya’ isimli sergi, 19 Haziran’a kadar İstanbul Fransız Kültür Merkezi’nde görülebilir. www.infist.org The ‘Istanbul - Marseilles’ exhibition is on at the Istanbul French Culture Center through June 19. www.infist.org

ETKİNLİK EVENT

Bernard Plossu

2 ŞEHİR 3 FOTOĞRAFÇI 2 CITIES 3 PHOTOGRAPHERS

Farklı medeniyetlerin beşiği iki şehir İstanbul ve Marsilya, üç fotoğrafçının bakışıyla karşımızda…

Istanbul and Marseilles, two cities, cradles of two different civilizations, captured now by three photographers... Adı İstanbul’la özdeşleşmiş foto muhabiri Ara Güler ile Marsilya’dan iki Fransız fotoğraf sanatçısı Catherine İzzo ve Bernard Plossu bir sergide buluştu: ‘İstanbul – Marsilya’. İstanbul Fransız Kültür Merkezi’nin galerisi, bahçesi ve İstiklal Caddesi üzerindeki dış duvarlarında 19 Haziran’a kadar arz – ı endam edecek fotoğraflar siyah beyaz bir dünyaya götürecek izleyiciyi. Sergideki fotoğrafların kimileri tanıdık. Ara Güler’in artık kanıksadığımız siyah beyaz İstanbul fotoğrafları, içinde Nobel edebiyat ödüllü yazar Orhan Pamuk’un metinlerinin yer aldığı Ara Güler

ve Fransa’da yayınlanan ‘Lost Istanbul’dan örneğin. Bernard Plossu’nun Marsilya fotoğrafları ise Gil Jouanard’ın metinleriyle yayınlanan ‘Marseille vu du bus’ isimli kitaptan. Sanatçının kenti belediye otobüsünün pencerelerinden görüntülediği fotoğraflar, akan manzaralar ve onları kısmen kapatan yolcularla değişik bir deneyim vaat ediyor. Catherine Izzo’nun on yıldan bu yana çektiği ve hayal âleminden çıkmış gibi görünen İstanbul fotoğraflarına gelince; onlar da yıl içinde ‘Istanbul Carnet Curieux’ ismiyle kitaplaşacak.

Catherine Izzo

His name synonymous with Istanbul, photojournalist Ara Güler has come together with two French photographers, Catherine Izzo and Bernard Plossu, in an exhibition: ‘Istanbul - Marseilles’. The photos will hang in the gallery, in the garden and on the exterior walls of Istanbul’s French Culture Center on İstiklal Caddesi through June 19, taking the viewer into a black-andwhite world. Some of the photos are already familiar. Ara Güler’s black-and-white views of Istanbul, for instance, which we know from Nobel laureate Orhan Pamuk’s texts, published in

France as ‘Lost Istanbul’. Bernard Plossu’s Marseilles photographs meanwhile are from the book, ‘Marseilles vu du bus’, published with an accompanying text by Gil Jouanard. Shot by the photographer from the windows of a city bus, the photos promise an unusual experiment in fleeting landscapes and the passengers that partially obscure them. Turning now to Catherine Izzo’s Istanbul photographs, which she has been taking for ten years and which seem to emanate from a dream world, they too will appear in book form within the year under the title, ‘Istanbul Carnet Curieux’.

28 SKYLIFE | HAZİRAN | JUNE 2010

cityscope_bizans.indd 28

5/25/10 1:15 AM


cityscope_bizans.indd 29

5/25/10 1:15 AM


ETKİNLİK EVENT

DALARAS İSTANBUL’DA

Steve Winwood Eric Clapton konseri 13 Haziran’da Santralistanbul’da. Bilgi için: www.santralistanbul.com The Steve Winwood - Eric Clapton concert is at Santralistanbul on June 13th. For details: www. santralistanbul.com

Haziran ayının bir diğer önemli konseri, Yunanistan’ın müzik elçilerinden George Dalaras’ınki. 26 Haziran Cumartesi akşamı Cemil Topuzlu Açıkhava Sahnesi’nde gerçekleşecek konserde sanatçıya Zülfü Livaneli eşlik edecek. Bugüne kadar Goran Bregovic, Sting, Bruce Springsteen, Tracy Chapman, Paco de Lucia ve Peter Gabriel gibi isimlerle çalışan sanatçı 65 albüme imza attı. Neredeyse tüm albümleri başarılı satışları nedeniyle altın ve platin plak ödülü kazanan Dalaras, İstanbul’da ilk kez sahneye çıkacak.

DALARAS IN ISTANBUL

ROCK’IN ALTIN ÇAĞINA YOLCULUK BACK TO THE GOLDEN AGE OF ROCK Müzik tarihinin önemli seslerinden Steve Winwood ile 19 Grammy ödüllü Eric Clapton bir arada.

Winner of 19 Grammies, Eric Clapton is here with Steve Winwood, one of the important voices in the history of music.

Steve Winwood, Eric Clapton’la arkadaşlığının ilk yılları için “Ben 15 – 16 yaşlarındaydım, o ise 18 – 19 ve bana ağabeylik yapardı.” diyor. Dostlukları pekiştikçe yanlarına davulcu Ginger Baker ve basçı Rich Grech’i de alarak ‘Blind Faith’i kuran ikili, 1969’da grupla aynı ismi taşıyan ve liste başı olan tek bir albüm yayınlar. Çok geçmeden dağılan ekip, ayrı ayrı epey başarılı bir müzik kariyerine sahip olur. Tekrar bir araya gelme kararı, geçmişte yapılan müziğin güzelliğini ve romantizmini yeniden yakalamak isteyen Clapton’dan çıkar. İstanbul konserinde ikili; Jimi Hendrix’ten ‘Little Wing’, Clapton’tan ‘Forever Man’, Winwood’un Traffic adlı grubundan ‘Pearly Queen’ gibi parçalarla, dinleyicileri rock’n roll’un altın çağına geri götürme niyetinde.

Steve Winwood says of the early years of his friendship with Clapton, “I was 15 or 16, he was 18 or 19 and a big brother to me.” The friendship grew and the duo added drummer Ginger Baker and bass player Rich Grech to form Blind Faith. In 1969 they released their first and only album of the same name, which hit the top of the charts. Before long the team disbanded, each one going on to a successful musical career. The decision to come together again came from Clapton, who is eager to recapture the romanticism of the past in beautiful music. The duo intends take listeners back to the golden age of rock’n’roll in their Istanbul concert with songs like ‘Little Wing’ from Jimi Hendrix, ‘Forever Man’ from Clapton, and ‘Pearly Queen’ from Winwood’s group, Traffic.

cityscope_bizans.indd 30

Another important June concert is that of Greece’s musical ambassador, George Dalaras. Turkey’s Zülfü Livaneli will accompany the singer in the concert at Cemil Topuzlu Open Air Theater the evening of June 26. Dalaras, who has worked with names like Goran Bregovic, Sting, Bruce Springsteen, Tracy Chapman, Paco de Lucia and Peter Gabriel, has 65 albums to his name, almost all of them gold or platinum. Dalaras is performing in Istanbul for the first time.

5/25/10 1:15 AM


cityscope_bizans.indd 31

5/25/10 1:15 AM


cityscope_bizans.indd 32

5/25/10 1:15 AM


cityscope_bizans.indd 33

5/25/10 1:15 AM


ETKİNLİK EVENT

R O iY R E A N O S iS EY SAM , VOLOREREM EKL BTEM QUAM R E V O IS G IN IT A TEM QUAM WVOLOREREM THESAM

Sonisphere Festivali 25, 26 ve 27 Haziran’da Akbank exi26 sponsorluğunda Beşiktaş İnönü Stadı’nda. tr.sonispherefestivals.com Sponsored by Akbank exi26, the Sonisphere Festival is at Beşiktaş İnönü Stadium on June 25, 26 and 27.

Yaz boyunca Rehente res enditet 11 farklıhiliquia ülkedeessus gerçekleşecek dolorion Sonisphere’in Rehente res Türkiye enditet ayağı hiliquia 25, 26 essus ve 27dolorion Haziran’da İstanbul’da. conet ma autatem quam consequis quas aut conet ma autatem quam consequis quas aut Turkey leg of Sonisphere, which will derum take place over the summer as in 11 different countries, is in veliquatium derum quiThe inusci omnistrum veliquatium qui inusci omnistrum Istanbul on June 25,as 26 and 27. • EPEDMO MAGNISIUM Hangi aydı? Mart galiba. Kulaktan dolma, internetten bakma bilgilerle; henüz çoğu isim netleşmemişken… İzin istedi hemen işten. 25, 26 ve 27 Haziran için. Koskoca bir cuma, cumartesi ve pazarı Beşiktaş İnönü Stadı’nda geçirmekti niyeti. Biletler alındı, geri sayım başladı. Bu macerada tek başına değil elbette. İşyerinden arkadaşlar, eski işyerindekiler, yurttan oda arkadaşları… Liste günden güne uzadı. 2008’deki Metallica konserine de böyle cümbür cemaat gitmişlerdi. Ama bu defa farklı. Tarih tekerrürden ibaret değil. Çünkü Metallica sahnede yalnız değil. Geçtiğimiz yıl Hollanda, Almanya, İspanya, İsveç, Finlandiya ve İngiltere’yi sarsan ve o hızla bu yaz İngiltere, Polonya, İsviçre, Çek Cumhuriyeti, Bulgaristan, Yunanistan, Romanya, İspanya, İsveç ve Finlandiya dâhil 11 ülkeyi dolaşmayı planlayan Sonisphere Festival, üç gün boyunca İstanbul’da. Metallica’nın çalacağı pazar günü bilhassa önemli. Şöyle ki; Metallica ile beraber eski Metallica gitaristi Dave Mustaine’in liderliğindeki Megadeth, iki Grammy ödüllü thrash metal devi Slayer ve Türkiye’de ilk defa çalacak

Suspendisse vitae tellus vitae dolor faucibus consectetur at sit amet diam. Vestibulum metus lacus, posuere non tempor et, vulputate eu velit. Mauris adipiscing dui in magna convallis in blandit diam pellentesque. Sed ultrices magna sit amet purus suscipit cursus nec a nisi. Fusce nulla massa, dictum eget placerat id, pharetra ac enim. In hac habitasse platea dictumst. Suspendisse tempor congue nisl sit amet consectetur. Nullam pharetra augue quis lacus iaculis scelerisque id ac purus. Donec sed odio nisl, vitae sagittis orci. Nulla lacinia tellus vulputate urna malesuada ornare. Morbi at turpis eu diam feugiat eleifend eu quis arcu. Vivamus ut dolor tellus. Suspendisse pulvinar risus et quam facilisis sit amet rhoncus odio vehicula. In sed augue ipsum, mattis egestas quam. Cras sit amet dolor lorem. Nunc porttitor lorem ac metus vehicula placeAceatur, aut odia pliquam quam solupta turepe et enita por aciam alia qui nonseque voluptati velessincit optatem des platius, seni doluptia audistiorum as moluptur serferu ptiorec aeprendant, velicti doluptatisi ditis pelignimod mo doluptatem dolorest es eum destius, utature serovit lab illam acillamus quiscip itiusan daecatem. Et volupit As ut ut opta senderf errorporrum sandisq uiaturia volleca borpos earchicid min nisimin perum, odicabo. Ut quae

It was back in March, I believe. Based on hearsay and information gleaned from the internet, most of the names still uncertain, he asked for June 25, 26 and 27 off, determined to spend the entire weekend - Friday, Saturday and Sunday - at Beşiktaş İnönü Stadium. The tickets were purchased, the countdown had begun. Naturally he was not alone in this venture. Colleagues from work and from his former workplace, roommates from his college dormitory… the list grew longer by the day. In 2008 they had all gone together to the Metallica concert. But this time was different. History was not repeating itself because it wasn’t only Metallica on stage this time. The Sonisphere Festival, which rocked Holland, Germany, Spain, Sweden, Finland and England last year, was planning to tour 11 countries this summer at the same hectic pace, among them England, Poland, Switzerland, the Czech Republic, Bulgaria, Greece, Rumania, Spain, Sweden and Finland. And it was going to be in Istanbul for three days! The Sunday when Metallica would perform was especially crucial. Just think: on the stage with Metallica would be

Suspendisse vitae tellus vitae dolor faucibus consectetur at sit amet diam. Vestibulum metus lacus, posuere non tempor et, vulputate eu velit. Mauris adipiscing dui in magna convallis in blandit diam pellentesque. Sed ultrices magna sit amet purus suscipit cursus nec a nisi. Fusce nulla massa, dictum eget placerat id, pharetra ac enim. In hac habitasse platea dictumst. Suspendisse tempor congue nisl sit amet consectetur. Nullam pharetra augue quis lacus iaculis scelerisque id ac purus. Donec sed odio nisl, vitae sagittis orci. Nulla lacinia tellus vulputate urna malesuada ornare. Morbi at turpis eu diam feugiat eleifend eu quis arcu. Vivamus ut dolor tellus. Suspendisse pulvinar risus et quam facilisis sit amet rhoncus odio vehicula. In sed augue ipsum, mattis egestas quam. Cras sit amet dolor lorem. Nunc porttitor lorem ac metus vehicula placeAceatur, aut odia pliquam quam solupta turepe et enita por aciam alia qui nonseque voluptati velessincit optatem des platius, seni doluptia audistiorum as moluptur serferu ptiorec aeprendant, velicti doluptatisi ditis pelignimod mo doluptatem dolorest es eum destius, utature serovit lab illam acillamus quiscip itiusan daecatem. Et volupit voluptat. As ut ut opta senderf errorporrum sandisq uiaturia volleca borpos earchicid min nisimin perum, odicabo. Ut quae

ULLATUSAMUS DUSDAM/ ULLATUSAMUS DUSDAM Samus, nulles quid es quatatia cuscia apis comnisimi, odiossunt. Unt et optat unt et eaquam inctas electe nullatusamus dusdam as min cone de is quunt que sant aut Samus, nulles quid es quatatia cuscia apis comnisimi, odiossunt. Unt et optat unt et eaquam inctas electe nullatusamus dusdam as min cone de is quunt que sant aut

34 SKYLIFE | HAZİRAN | JUNE 2010

cityscope_bizans.indd 34

5/25/10 1:15 AM


Anthrax olacak sahnede. Tam anlamıyla bir ‘Big Four’… Heavy metal ve rock müzikseverler için oldukça tatmin edici bir sanatçı kadrosuna sahip olan gezici festivalin Türkiye ayağında ayrıca; Alman müziğinin ses getiren ismi Rammstein ile Türkiye’de binlerce hayranı bulunan Manowar ve Alice in Chains de var. Metal efsane Heaven & Hell ise son anda iptal. Tam anlamıyla bir metal fırtına estirecek festivalin programları tüm ülkelerde ufak tefek farklarla neredeyse aynı. İngiltere’de sahne alacak gruplar; Iron Maiden, Rammstein, Mötley Crüe, Alice Cooper, Slayer, The Cult, Iggy&The Stooges ve Anthrax… Buradan hareketle kombine biletlerin neredeyse tükendiği Türkiye ayağının henüz açıklanmamış iki ismi tahmin edilebilir belki.

25 HAZİRAN CUMA FRIDAY, 25 JUNE Rammstein Alice In Chains Pentagram Stone Sour Mastodon Blacktooth 26 HAZİRAN CUMARTESİ SATURDAY, 26 JUNE Manowar Hayko Cepkin Volbeat 27 HAZİRAN PAZAR SUNDAY, JUNE 27 Metallica Slayer Megadeth Anthrax Foma

Megadeth, led by former Metallica guitarist, Dave Mustaine, thrash metal giant and two-time Grammy winner Slayer, and Anthrax, who would be playing in Turkey for the first time. The ‘Big Four’ in the true sense of the word… Also on the Turkey leg of the traveling festival with its more than satisfying lineup of artists for rock and heavy metal buffs are Rammstein, a big name in German music, and Manowar and Alice in Chains, who have thousands of fans in Turkey. Metal legend Heaven & Hell canceled out at the last minute. Poised to whip up a veritable metal storm, the festival programs are almost the same in all the countries with slight differences. Taking the stage in England, for example, are the groups Iron Maiden, Rammstein, Mötley Crüe, Alice Cooper, Slayer, The Cult, Iggy&the Stooges and Anthrax. Based on this, combined tickets for the Turkey leg are practically sold out already even though two names are yet to be announced.

2010 JUNE | HAZİRAN | SKYLIFE 35

cityscope_bizans.indd 35

5/25/10 1:15 AM


7 – 30 Haziran tarihleri arasında MÜGSF’de gerçekleşecek trienalle ilgili ayrıntılı bilgi için: mugsf-triennal.blogspot.com For details regarding the Triennale, to be held at MÜGSF June 7-30: mugsf-triennal.blogspot.com

ETKİNLİK EVENT

BİENAL DEĞİL TRİENAL! NOT A BIENNALE, A TRIENNALE! Bu yıl 5.’si düzenlenen MÜGSF Uluslararası Öğrenci Trienali’ne 500 genç sanatçı katılıyor. Five hundred young artists are taking part in the MÜGSF International Student Triennale, held this year for the 5th time. Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nin (MÜGSF) bu yıl 5.’sini düzenlediği ‘Uluslararası Öğrenci Trienali’, 7 Haziran’da üniversitenin Acıbadem Kampüsü’nde başlıyor. 30 Haziran’a dek sürecek etkinliğe dünyanın dört kıtasından 46 ülke, 94 kurum ve 500’ü aşkın öğrenci katılıyor. Açılışı takiben 8 – 9 Haziran tarihlerinde fakülte konferans salonunda gerçekleşecek ‘Doğunun Batısı, Batının Doğusu: Sanat ve Tasarımda Yeni Yaklaşımlar’ başlıklı sempozyum, trienalin ilgi çeken yan etkinliklerinden. Büyük bölümü Acıbadem Kampüsü’nde yer alacak öğrenci sergileri ise uzatmalarla Ağustos sonuna dek görülebilecek.

Organized by the Marmara University School of Fine Arts (MÜGSF), this year’s 5th ‘International Student Triennale’ gets under way on the university’s Acıbadem campus on June 7th. Over 500 students from 94 institutions in 46 countries on the world’s four continents are participating in the event, which runs through June 30th. One of the Triennale’s subsidiary events of interest is a symposium entitled, ‘East of the West and West of the East: New Approaches in Art and Design’, to be held in the school’s lecture hall on June 8 and 9 following the opening. Meanwhile the student exhibitions, most of which will take place on the Acıbadem campus, will be extended through the end of August.

Türkiye Erzurum Atatürk Üniversitesi Orhan Ardahanli

PİERRE LOTİ, YENİDEN…

Notre Dame de Sion Fransız Lisesi Galerisi; Fransız yazar, ressam ve gezgin Pierre Loti’nin desen ve fotoğraflarına ev sahipliği yapıyor. İstanbul Ticaret Odası ve Kırmızı Yayınları’nın desteklediği ‘Ressam Pierre Loti Uzun Bir Yolculuk’ isimli serginin danışmanı Enis Batur. 21 Haziran’a kadar görülebilecek sergi; Pierre Loti’nin (1850 – 1923) yaptığı 100 kadar resmin yanı sıra, onun kimi özel eşyalarını da barındırıyor.

PIERRE LOTI ALL OVER AGAIN

The Gallery of the French Lycée Notre Dame de Sion is hosting drawings and photographs by French writer, painter and traveler Pierre Loti. Enis Batur is consultant for the exhibition, ‘Painter Pierre Loti - A Long Journey’, sponsored by the Istanbul Chamber of Commerce and Kırmızı Yayınları. The exhibition, which runs through June 21, includes some 100 paintings made by Loti (1850-1923) as well as some of his personal effects. Bulgaristan Bulgaria 36 SKYLIFE | HAZİRAN | JUNE 2010 Slavka Bojinova

cityscope_bizans.indd 36

Azerbaycan Azerbaijan Ayten Abdullayeva

5/25/10 1:15 AM


cityscope_bizans.indd 37

5/25/10 1:15 AM


ETKİNLİK EVENT

KÜLTÜR BAŞKENTİ AJANDASI CAPITAL OF CULTURE AGENDA İstanbullu sanatseverin nicedir heyecanla beklediği etkinlikler için vakit geldi. 2010 Avrupa Kültür Başkenti İstanbul’un ajandası bu ay da dopdolu. The time has come for the events Istanbul art lovers have been awaiting with bated breath. The Istanbul 2010 Capital of Culture agenda is chock full again this month. İSTANBUL’DA DANS Nisan ayında ‘İstanbul dans ediyor!’ sloganıyla yola çıkan ‘Dans Platform İstanbul’, dansın nabzını tutmaya devam ediyor. Sadece çocuklara özel projeler geliştiren nadir topluluklardan Hollandalı De Stilte, 11 ve 12 Haziran tarihlerinde Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde ‘Madcap’ isimli gösteriyi sahneleyecek. Tokyo Bale Topluluğu ise 19 Haziran Cumartesi günü Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda ‘Bejart’tan karma bir program sunacak.

DANCE IN ISTANBUL Launched in April with the slogan, ‘Istanbul is dancing!’, ‘Dance Platform Istanbul’ continues to delight audiences. One of the rare troupes that caters to children, De Stilte of Holland is staging ‘Madcap’ at the Muhsin Ertuğrul Theater on June 11 and 12. The Tokyo Ballet Company will present a mixed ‘Bejart’ program at Cemal Reşit Rey Concert Hall on Saturday, June 19.

PINA BAUSCH’UN İSTANBUL’U

PINA BAUSCH’S ISTANBUL

Alman dans tiyatrosu öncülerinden ve modern dansın ünlü isimlerinden Pina Bausch’un İstanbul’dan esinlenerek hazırladığı ‘Nefes’ isimli dans gösterisi, sanatçının ölüm yıl dönümünün anısına 21, 22 ve 23 Haziran tarihlerinde Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde izleyici karşısına çıkacak. ‘Nefes’, İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı Sahne ve Gösteri Sanatları Yönetmenliği’nin ev sahipliği ve İstanbul Kültür Sanat Vakfı Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali ortaklığıyla hayata geçiyor.

A pioneer of German dance theater and one of the leading names in modern dance, Pina Bausch’s Istanbul-inspired dance show, ‘A Breath’, will be coming to audiences at the Muhsin Ertuğrul Theater on June 21, 22 and 23 to commemorate the first anniversary of the artist’s death. Hosted by the Istanbul 2010 Capital of Culture Agency Directorate of Stage and Performing Arts, ‘A Breath’ is being realized jointly with the Istanbul Foundation of Culture and Art’s International Istanbul Theater Festival.

38 SKYLIFE | HAZİRAN | JUNE 2010

cityscope_bizans.indd 38

5/25/10 1:15 AM


BİSİKLET TURU BİTİYOR ’

BICYCLE TOUR TO END IN ISTANBUL

İstanbul 2010, Pecs 2010 ve Ruhr 2010’un ortak projesi ‘Essen – Pecs - İstanbul on Bike’ temalı bisiklet turu, 22 Haziran Salı günü İstanbul’da sona eriyor. Simon Wintermans, 2010 yılının Avrupa Kültür Başkenti’nden bir diğerine yapacağı bisiklet gezisi boyunca üç kentin Avrupa Kültür Başkenti yetkilileriyle görüştü ve gezinin yapılacağı güzergâh üzerinde yer alan tarihi ve kültürel miras yapılarının görüntülerini filme çekti. Sonuç merakla bekleniyor.

A joint project of Istanbul 2010, Pecs 2010 and Ruhr 2010, the ‘Essen-Pecs-Istanbul on Bike’ tour is ending in Istanbul on Tuesday, June 22. Simon Wintermans kept in contact with the three cities’ European Capital of Culture officials throughout the tour and shot an eagerly awaited film which captures images of the historic and cultural heritage along the route.

ATLANTİK ÖTESİNDEN

İstanbullu müzikseverler, 18 Haziran’da Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi’nde Boston’da hazırlanan ‘Bir Şehir Hikâyesi, Konstantiniyye – İstanbul’ konserinde buluşacak. Atlantik ötesinden bir bakış açısıyla Amerika’nın seçkin müzikolog ve müzisyenleri tarafından hazırlanan projede, İstanbul’un 1500 yıllık müzikal macerası orijinal tınılarıyla sahneye taşınacak.

TRANSATLANTIC

‘ADEM’İN YAKARIŞI’

‘ADAM’S LAMENT’

Yaşayan en büyük bestecilerden biri olan ve günümüzün Mozart’ı olarak görülen Estonyalı sanatçı Arvo Pärt’ın 2010 Avrupa Kültür Başkenti İstanbul ve 2011 yılında Avrupa Kültür Başkenti unvanını alacak Estonya’nın Talinn kenti işbirliğiyle gerçekleştirdiği eseri ‘Adem’in Yakarışı’nın prömiyeri, 38. İstanbul Müzik Festivali kapsamında 7 Haziran Pazartesi günü Aya İrini’de yapılacak.

One of the world’s greatest living musicians, Estonian composer Arvo Pärt is regarded as a modern Mozart. In a cooperation between 2010 European Capital of Culture Istanbul and the Estonian city of Talinn, which is slated to hold the Capital of Culture title in 2011, the composer’s ‘Adam’s Lament’ will premier at Istanbul’s Aya İrini on Monday, June 7, as part of the 38th Istanbul International Music Festival.

cityscope_bizans.indd 39

Istanbul music lovers will be coming together for the Boston-produced ‘Konstantiniyye-Istanbul, Story of a City’ concert at Cemil Topuzlu Open Air Theater on June 18. Put together by America’s top musicians and musicologists, the project offers a transatlantic perspective on Istanbul’s 1500-year musical history featuring original sounds.

‘BÜYÜK SULTAN’

LA GRAN SULTANA

Oyun yazarlığından çok romanlarıyla tanınan Akdeniz’in ünlü yazarı Cervantes’in ‘Büyük Sultan’ adlı eseri ilk defa İstanbullularla buluşuyor. Osmanlı Sarayı’nda geçen bir aşk hikâyesi üzerine kurulu oyun 26 – 30 Haziran tarihleri arasında sahneye koyulacak. Proje Devlet Tiyatroları, İspanya Ulusal Tiyatrosu ve İstanbul Cervantes Enstitüsü ortaklığıyla hayata geçiyor.

Better known for his magnum opus Don Quixote than as a playwright, the great Spanish writer Cervantes’ work, ‘La Gran Sultana’ is coming to Istanbul audiences for the first time. The play, based on a love story set in the Ottoman palace, will be staged June 26-30 in a joint production by the Istanbul State Theaters, Spain’s National Theater and the Istanbul Cervantes Institute.

5/25/10 1:15 AM


cityscope_bizans.indd 40

5/25/10 1:15 AM


cityscope_bizans.indd 41

5/25/10 1:15 AM


Leyla Gencer Evi’ni önceden rezervasyon yaptırarak gezebilirsiniz. Ayrıntılı bilgi için: www.iksv.org The Leyla Gencer House may be toured by reservation only. For details: www.iksv.org

ETKİNLİK EVENT

LEYLA GENCER EVİ 20. yüzyılın ünlü divalarından Leyla Gencer’in Milano’daki evi İstanbul’da! Yirmi beş yıl boyunca operanın kalbi La Scala’nın primadonnalığını yapmış soprano Leyla Gencer’in evi, İKSV’nin (İstanbul Kültür Sanat Vakfı) yeni mekânı Deniz Palas’a taşındı. Özgün kişiliğiyle hem sahnede hem de özel yaşamında merak ve hayranlık uyandıran sanatçıyı yakından tanımak isteyenler bu fırsatı kaçırmamalı. Leyla Gencer Evi’nde başköşede piyanosunun yer aldığı oturma odası, uzun saatlerini geçirdiği kitaplığı, Türk yemekleri sunmaya özen gösterdiği yemek odası; fotoğraf, aldığı ödül ve madalyalar ile çok sevdiği aksesuar ve giysilerinin bulunduğu yatak odası var. Gencer’in kişisel zevkleri ve hayatta değer verdiklerinin olabildiğince yansıtıldığı mekân, onun renkli yaşamını ortaya koyan detaylarla dolu. İKSV binasının ikinci katındaki Leyla Gencer Evi’nde en çok Sferisto Operası Sanat Yönetmeni ve Gencer’in uzun yıllar birlikte çalıştığı dekoratörü Pier Luigi Pizzi’nin emeği var. Melahat Behlil, Franca Cella ve Massimo Gasparon’un yardımlarını da unutmamak lazım.

ÇOK YÖNLÜ DİVA 20. yüzyıl opera dünyasına damgasını vuran Leyla Gencer, 1928 yılında İstanbul’da doğdu. İstanbul Belediye Konservatuarı’nda başladığı şan eğitimine İtalya’da devam eden sanatçı, Ankara Devlet Operası’nın ardından 26 Ocak 1957’den itibaren La Scala Tiyatrosu’nda çalıştı. 1957 ile 1980 arasında La Scala Tiyatrosu’nda birçok operada başrol oynayan Gencer, 1985’te La Fenice Tiyatrosu’nda Francesco Gnecco’nun ‘La Prova di un’Opera Seria’ adlı yapıtıyla opera sahnelerine veda etti. 2008 yılındaki vefatına kadar La Scala Tiyatrosu’nda opera sanatçıları için kurulan akademinin sanat yönetmenliğini sürdüren diva, aynı zamanda İKSV’nin Mütevelliler Kurulu Başkanı’ydı. A MULTI-FACETED DIVA Leyla Gencer, who put her stamp on opera in the 20th century, was born in Istanbul in 1928. Commencing her training in singing at the Istanbul Municipal Conservatory, she continued in Italy and, following the Ankara State Opera, worked at Milan’s La Scala Theater starting from January 26, 1957. Gencer, who played the lead role in many operas at La Scala between 1957 and 1980, bade farewell to the opera stage in a production of Francesco Gnecco’s ‘La Prova di un’Opera Seria’ at Le Fenice Theater in 1985. Continuing as art director of the academy for opera singers founded at La Scala until her death in 2008, Gencer simultaneously chaired İKSV’s board of trustees.

THE LEYLA GENCER HOUSE The Milan home of Leyla Gencer, one of the great divas of the 20th century, is now in Istanbul! The house of Leyla Gencer, the Turkish soprano who for twenty-five years was the prima donna of opera’s prestigious La Scala, has found a new home at İKSV’s (Istanbul Foundation of Culture and Art) Deniz Palas. Those who would like to make a closer acquaintance with this artist, whose inimitable personality aroused admiration and wonder both on stage and in her private life, should not miss this opportunity. At the Leyla Gencer House there is the sitting room where her piano has pride of place, the library where she spent long hours, the dining room where she took pains to serve authentic Turkish dishes, and the bedroom with the clothes and accessories she loved so much, as well as photographs and the many awards and medals she received over the years. This venue, which reflects Gencer’s personal tastes and the things she valued most in life, is chock full of details that reveal her own colorful career. Located on the second floor of the İKSV building, the Leyla Gencer House represents the labor of decorator Pier Luigi Pizzi, Artistic Director of the Sferisto Opera, who worked closely with Gencer for many years. Also not to be forgotten is the assistance of Melahat Behlil, Franca Cella and Massimo Gasparon.

42 SKYLIFE | HAZİRAN | JUNE 2010

cityscope_bizans.indd 42

5/25/10 1:16 AM


cityscope_bizans.indd 43

5/25/10 1:16 AM


ETKİNLİK EVENT

HAT SANATININ İSTANBUL BULUŞMASI

CALLIGRAPHY MEETING IN ISTANBUL

Hat sanatıyla ilgilenenler 5 Haziran’dan itibaren Cemal Reşit Rey Konser Salonu’na uğrasın!

All those interested in the art of calligraphy should make their way to Cemal Reşit Rey starting on June 5th.

Orada onları Türkiye, İran, Pakistan ve Amerika’dan gelen kadın hattatların 180 eseri karşılayacak. Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nun üst katında 20 Haziran’a dek görülebilecek serginin katılımcılarını bir buluşma daha bekliyor: 5 ve 6 Haziran tarihlerinde gerçekleşecek ‘Kadın Hattatlar Sempozyumu’. Geleneksel sanatların başkenti kabul edilen İstanbul’da ilk defa düzenlenecek bu etkinlik, şehirdeki atölye çalışmalarının önünü açacak ve İstanbul’a pek çok öğrenci kazandıracak.

There they will encounter 180 works by women calligraphers from Turkey, Iran, Pakistan and the U.S.A. Yet another meeting awaits participants in the exhibition, which can be seen on the upper level of the Cemal Reşit Rey Concert Hall through June 20th: the ‘Women Calligraphers Symposium’, to be held June 5-6. The event, organized for the first time in Istanbul, acknowledged capital of the traditional arts, is going to pave the way for workshops in the city and bring many students to Istanbul.

TARİHTEN BUGÜNE Karıştıranlar bilir. Tarih kitaplarının paragraf araları, çok sayıda kadının hat sanatıyla ilgilendiğine dair pek çok bilgi içerir. Ama kadın hattatlar hakkında yazılan ve hattatların biyografileri konusundaki en önemli kaynak sayılan ‘Tuhfe - i Hattatin’, İslam’ın başlangıcından 18. asra kadar geçen zaman içinde ancak 12 kadın hattatın biyografisine yer vermiştir. Bu eserin devamı niteliğindeki ‘Son Hattatlar’da ise sadece 11 kadın hattatın hayatı hakkında bilgi yer alır. Son zamanlarda yapılan araştırma ve çalışmalarda ise; kütüphanelerin, pek çok kadın müstensihin (el ile kitap kopyalayan) el yazmalarıyla dolu olduğu görülmüştür. Mezar taşları ve müzayede kataloglarındaki hanım hattatların eserleri de düşünüldüğünde; Osmanlı İmparatorluğu zamanından en az 31 kadın hattatın izine rastlanır.

IRCICA ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen sempozyum hakkında ayrıntılı bilgi için: www.ircica.org For details about the symposium, which is being hosted by IRCICA (the Research Center for Islamic History, Art and Culture) and the Istanbul Metropolitan Municipality: www.ircica.org

OUT OF THE PAGES OF HISTORY Browsers will know. The spaces between the paragraphs of the history books contain a wealth of information about the large number of women who have been interested in the art of calligraphy. But the ‘Tuhfe-i Hattatin’, a book written about calligraphers and regarded as the most important source for the lives of the calligraphers, included the biographies of only 12 women calligraphers from the beginning of Islam up to the 18th century. And its sequel, ‘Son Hattatlar’ (Recent Calligraphers) gives information about the lives of a mere 11 women calligraphers. Recent research and scholarship however has shown that libraries are full of manuscripts, many of which were hand-copied by women scribes. When we consider the number of works by women calligraphers on gravestones and in auction catalogues, evidence of at least 31 women calligraphers is encountered from the time of the Ottoman Empire.

44 SKYLIFE | HAZİRAN | JUNE 2010

cityscope_bizans.indd 44

5/25/10 1:16 AM


cityscope_bizans.indd 45

5/25/10 1:16 AM


cityscope_bizans.indd 46

5/25/10 1:16 AM


cityscope_bizans.indd 47

5/25/10 1:16 AM


ETKİNLİK EVENT

İSTANBUL’DA FİLM YAĞMURU FILMS RAIN DOWN ON ISTANBUL İstanbul, bir hafta süreyle Balkanlar’dan gelen sağanak film yağmuruna maruz kalacak. Films from the Balkans are going to rain down on Istanbul for a week.

İstanbul’un genç sinema etkinliklerinden Documentarist - İstanbul Belgesel Günleri, 22 Haziran’da başlıyor. Bu yıl odağına Balkanlar’ı alan belgesel günlerinde; Yunanistan, Hırvatistan, Bosna Hersek, Sırbistan, Kosova, Bulgaristan ve Romanya’dan 15 film yer alıyor. İsviçre’den Meksika’ya, İran’dan Güney Kore’ye, Danimarka’dan Lübnan’a 35 ülkeden 100’ün üzerinde filmin yer alacağı etkinliğin ana bölümlerinden biri kentlere ayrıldı. Kent yaşamına ve sorunlarına dair filmlerin öne çıktığı ‘Kent ve Sinema’ başlıklı seçkide; Danimarka yapımı ‘Cities on Speed’ serisi benzeri yeni yapımlar yanı sıra; Jena Vigo, Krzysztof Kieslowski ve Walter Ruttman gibi ustaların gölgede kalmış eserleri göze çarpıyor. Bölümün sürprizlerinden biri de Michael Glawogger’ın ‘Megacities’ adlı ünlü

Documentarist - Istanbul Documentary Days is one of Istanbul’s newest cinematic events, and it starts on June 22nd. Focused this year on the Balkans, the festival features 15 films from Greece, Croatia, Bosnia-Herzegovina, Serbia, Kosovo, Bulgaria and Rumania. Including over 100 films from 35 countries all the way from Switzerland, Denmark and Mexico to yapımı. Türkiye belgesel sektörünün 30 yapımlık geniş bir seçkiyle temsil edileceği Documentarist; takipçilerine, Mazhar Şevket İpşiroğlu’nun filmlerini toplu izleme şansı sunuyor. Pera Müzesi Sineması, Fransız Kültür Merkezi, Akbank Sanat, Dutch Chapel, Tütün Deposu ve Yunanistan Konsolosluğu Sismanoglio Megaro Salonu olmak üzere altı mekânda gerçekleşecek etkinlik için son gün 27 Haziran. Etkinliğin bu yılki onur konuğu, ses getirmiş filmlerinin yanı sıra akademik çalışmalarıyla da tanınan Eyal Sivan. This year’s guest of honor is Eyal Sivan, known for his highly acclaimed films as well as his scholarly studies.

Iran, Lebanon and South Korea, Documentarist Istanbul Documentary Days has devoted one of its main sections to cities. Among the films on urban life and its problems in this section, dubbed ‘City and Cinema’, are new productions such as the Danish-produced series, ‘Cities on Speed’, as well as previously overlooked works by masters like Jean Vigo, Krzysztof Kieslowski and Walter Ruttman. Michael Glawogger’s famous production, ‘Megacities’, is another section surprise. Turkey’s documentary cinema will be represented by a broad selection of 30 films at Documentarist, which affords viewers a chance to see all the films of Mazhar Şevket İpşiroğlu. The Pera Museum Cinema, the French Culture Center, Akbank Sanat, the Dutch Chapel, the Tobacco Depot and the Greek Consulate’s Sismanoglio Megaro Hall are the six venues for this festival, which ends on June 27th.

35

ülke countries

100 yapım / films

48 SKYLIFE | HAZİRAN | JUNE 2010

cityscope_bizans.indd 48

5/26/10 2:54 AM


cityscope_bizans.indd 49

5/25/10 1:16 AM


ETKİNLİK EVENT

DOHA’DA FİLM GÜNLERİ FILM DAYS IN DOHA Katar’ın başkenti Doha, Türk sinemasının seçkin örneklerini ağırlamaya hazırlanıyor. The Qatar capital Doha is preparing to welcome choice examples from the Turkish film industry. Ortadoğu’nun yeni gözdesi Doha, 6 – 9 Haziran tarihleri arasında Türk sinemasının sevilen filmlerine ev sahipliği yapacak. ‘ŞAVK / Boğaz’dan Körfez’e Yansıyan Işık’ sloganıyla yola çıkan etkinlikte; Babam ve Oğlum’dan Cenneti Beklerken’e, Eşkiya’dan Üç Maymun’a, Güneşi Gördüm’den Vizontele’ye 14 Türk filmi yer alıyor. Filmlerin oyuncularının da renk katacağı etkinliğin mekânı The Diplomatic Club. Son yıllarda Orta Doğu’da Türk dizilerine gösterilen ilgiyi istikrarlı bir şekilde artırmayı hedefleyen buluşma kapsamında; Türkiye ile Katar sinema ve televizyon sektörünün gelişimi iki ayrı panelde değerlendirilecek. Türk

sinema ve televizyon sektörüyle Orta Doğu televizyon sektörünü buluşturacak etkinlik; dünya çapında ilgi gören ‘Da Vinci Köprüsü’ ve Mimar Sinan konulu ‘Mimari ve Aşk’ belgesellerine imza atan PROGEM (Proje Geliştirme Merkezi) tarafından düzenleniyor. Etkinliğin destekçileri arasında Başbakanlık Tanıtma Fonu ve Kültür Bakanlığı da yer alıyor.

A new favorite in the Middle East, Doha will host some of the best-loved films of Turkish cinema June 6-9. Centered around the slogan ‘Light Reflected from the Bosphorus to the Gulf’, the event features 14 Turkish films ranging from My Father and My Son, Waiting for Paradise and The Bandit to Three Monkeys, I Saw the Sun and Vizontele. The Diplomatic Club is the venue for the event, to which the films’ actors will also lend color. The development of the cinema and television sector in Turkey and Qatar will be assessed in two separate panels at the event, which is aimed at further boosting the Middle East’s already burgeoning recent interest in Turkish TV series. Bringing Turkey’s TV and cinema sector together with that of the Middle

East, the meeting has been organized by PROGEM (Project Development Center), which has put its signature on documentaries of worldwide interest such as ‘The Da Vinci Bridge’ and ‘Architecture and Love’ about the Ottoman architect, Mimar Sinan. Among the sponsors of the event are Turkey’s Promotion Fund of the Prime Ministry and Ministry of Culture.

İZLENECEK FİLMLER FILMS TO BE SHOWN Babam ve Oğlum Beyaz Melek Cenneti Beklerken Dinle Neyden Dondurmam Gaymak Eskiya Gönül Yarası Güneşi Gördüm Komser Şekspir Muhsin Bey Takva Uzak Üç Maymun Vizontele 50 SKYLIFE | HAZİRAN | JUNE 2010

cityscope_bizans.indd 50

5/25/10 1:16 AM


cityscope_bizans.indd 51

5/25/10 1:16 AM


DÜNYADAN AROUND THE WORLD

HOUSTON’DA SUFİ IŞIĞI

The Museum of Fine Arts Houston, ‘Sufi Işığı: Mistik İslam Sanatı’ (Light of the Sufis: The Mystical Arts of Islam) başlıklı serginin ev sahibi. Küratörlüğünü Francesca Leoni ve Ladan Akbarnia’nın gerçekleştirdiği sergi kapsamında; 9. yüzyıldan günümüze İslam’ın tasavvuf inancı doğrultusunda şekillenmiş minyatür, kaligrafi, obje, şiir, fotoğraf ve çağdaş sanat eserleri yer alıyor. Birçok İslam Müzesi ve özel koleksiyondan seçilen eserlerden meydana gelen sergide, Mehmet Günyeli’nin 2007 tarihli ‘Dervişler / İnancın Dansı’ serisinden fotoğraflar görmek mümkün. 50 kadar eserin yer aldığı sergi için son tarih 8 Ağustos. Bilgi için: www.mfah.org

SUFI LIGHT IN HOUSTON

The Museum of Fine Arts Houston is hosting an exhibition entitled ‘Light of the Sufis: The Mystical Arts of Islam’. Curated by Francesca Leoni and realized by Ladan Akbarnia, the exhibition features miniatures, calligraphy, objects, poems, photographs and contemporary art, all illustrating Islam’s mystical belief system dating back to the 9th century. Among the items exhibited, which were culled from several Islamic museums and private collections, are photographs from Mehmet Günyeli’s 2007 series, ‘Dervishes / The Dance of Belief’. August 8th is the last day for this exhibition of more than 50 objects. For details: www.mfah.org

BERLİN’DE BİENAL

Bu yıl 6.’sı düzenlenecek Berlin Bienali 11 Haziran’da başlıyor. Bernard Bazile, Olga Chernysheva, Phil Collins, Nilbar Güreş, Ferhat Özgür, Margaret Salmon, John Smith ve Marie Voignier gibi pek çok önemli sanatçının katıldığı etkinlik 8 Ağustos’a dek sürecek. Bilgi için: www.berlinbiennale.de

BIENNALE IN BERLIN

Held this year for the 6th time, the Berlin Biennale starts on June 11th. Featuring prominent artists such as Bernard Bazile, Olga Chernysheva, Phil Collins, Nilbar Güreş, Ferhat Özgür, Margaret Salmon, John Smith and Marie Voignier, the Biennale runs through August 8th. For details: www.berlinbiennale.de

MANHATTAN’DA ‘DALGALANMALAR’

Sanatçı Şefkat İşlegen’in ‘Dalgalanmalar’ başlıklı sergisi, 2 Haziran’da Manhattan Türk Evi Sergi Salonu’nda açılıyor. Tokyo, Paris, Stockholm, Brüksel ve Berlin gibi şehirlerde pek çok sergi açan sanatçının akrilik teknikte yapılmış 35 eserinin yer aldığı sergiyi görmek için son tarih 20 Haziran.

TURKISH ART IN MANHATTAN

Artist Şefkat İşleğen’s exhibition, ‘Dalgalanmalar’, is opening at New York’s Turkish House Exhibition Hall in Manhattan on June 2nd. June 20th is the last day for this exhibition of 35 paintings in acrylic by the artist, who has previously had shows in cities like Tokyo, Paris, Stockholm, Brussels and Berlin. 52 SKYLIFE | HAZİRAN | JUNE 2010

cityscope_bizans.indd 52

5/25/10 1:17 AM


cityscope_bizans.indd 53

5/25/10 1:17 AM


KİTAP BOOKS

NE YERSEN OSUN YOU ARE WHAT YOU EAT… Alman felsefeci Ludwig Feuerbach “İnsan yediğidir” demiş. Mutfak kültüründen hareketle kendini tanımak isteyenlere… “Tell me what you eat, and I’ll tell you who you are!” said the 19th century German philosopher Ludwig Feuerbach. For those who believe that we are what we eat...

GELENEKSEL MUTFAK TRADITIONAL CUISINE

DENEYSEL MUTFAK EXPERIMENTAL CUISINE

SAĞLIKLI MUTFAK HEALTHY CUISINE

İstanbul’a mutfak kapısı

Lezzetin pratiği

Gurme Lezzetler

‘İstanbul Mutfakta’, Fransa’dan ödül kazanmış bir kitap. Yüzyıllardır farklı kültürlerin imbiğinden geçerek damla damla biriktirilen bir mutfak okyanusunda kulaç atmak isteyenlere zengin alternatifler sunuyor. Lale Apa ve Hande Bozdoğan’ın emeği olan kitapta büyükannelerimizin çok iyi bildiği nice tarifle tanışıyoruz.

Mutfakta yeni ufuklara açılmaya, doğru bildiklerinizin sorgulanmasına hazır mısınız? ‘Refika’nın Mutfağı’na bir göz atmaya ne dersiniz? Refika Birgül’ün tat, yaratıcılık, estetik ve paylaşım temelleri üzerine kurduğu kitap, az zaman ve para harcayarak yakalanacak lezzetler vaat ediyor. Kitap; mutfağa yeni girenler gözetilerek hazırlandı, bizden söylemesi!

Aslıhan Koruyan Sabancı, sağlıklı beslenmek isteyen lezzet tutkunları için hazırladığı ‘Glütensiz Gurme Lezzetler’de Türk ve dünya mutfağının en sağlıklı örneklerini bir araya getirdi. Besin analizleri içeren dünyada ve Türkiye’deki ilk glütensiz yemek kitabı ‘Glütensiz Gurme Lezzetler’de denenmiş, pratik ve leziz 170 tarif var. Meraklısına...

Window on Istanbul

The practical side

Winner of an award in France, ‘Istanbul in the Kitchen’ offers a rich variety of alternatives for those who would like to immerse themselves in a cuisine distilled over the centuries from a multiplicity of cultures. Written by Lale Apa and Hande Bozdoğan, it presents many a recipe well-known to our grandmothers.

Are you eager to discover new horizons in cooking, to question the tried and true? Then have a look at ‘Refika’s Kitchen’. Based on taste, creativity, aesthetics and sharing, Refika Birgül’s book promises rich tastes that are both timesaving and low-cost. Plus, the book was prepared specifically with novices in mind. You heard it here!

Gourmet tastes Aslıhan Koruyan Sabancı has brought together the healthiest examples of Turkish and world cuisine in her book, ‘Gluten-free Gourmet Tastes’, specially prepared for gastronomes who want to eat healthy. The book, the first glutenfree cookbook in Turkey and the world with nutritional analyses, contains 170 practical and tasty recipes. For connoisseurs...

54 SKYLIFE | HAZİRAN | JUNE 2010

cityscope_bizans.indd 54

5/25/10 1:17 AM


KİTAP BOOKS

OSMANLI’YI SİKKELERLE TANIMAK THE OTTOMANS AND THEIR COINS Osmanlı İmparatorluğu’nun altı yüzyıla yayılan ömrünü belgeleyen sikkeler hakkında en kapsamlı çalışma raflardaki yerini almaya başladı. The most comprehensive study to date of the coins that document the six hundred year history of the Ottoman Empire is beginning to take its place on the shelves. Osmanlı sikkeleri üzerine uzun yıllardır yaptığı araştırmalarını kitaplaştırmaya başlayan Prof. Dr. Atom Damalı, uzun soluklu ve sekiz cilde yayılan, alanının en kapsamlı yayınını gerçekleştirmeyi hedefliyor.

TEMEL BAŞVURU KAYNAĞI Nilüfer Damalı Eğitim Vakfı bünyesinde sikkelerle ilgili araştırma çalışmaları yürüten Prof. Dr. Atom Damalı, imparatorluk tarihine yeni bir ışık tutacak projesiyle tüm Osmanlı sikkelerini ‘Osmanlı Sikkeleri Tarihi’ adı altında bir araya getiriyor. Damalı bu eserle, erişilebilen tüm Osmanlı sikkelerinin bir envanterinin çıkartılıp, temel kaynak oluşturacak bir literatür oluşturmayı amaçlıyor.

SEKİZ CİLDE YAYILAN ÇALIŞMA Eser toplam sekiz ciltten oluşacak. 5 bin sayfaya yaklaşacak eserde ele alınan tüm sikkelerin fotoğraflarına yer verilecek. Böylece önde gelen müzelerindeki Osmanlı sikkeleri ile yetkin koleksiyonlar incelenerek kapsamlı bir veri tabanı oluşturuluyor.

cityscope_bizans.indd 55

Osmanlı sikkelerine ışık tutacak çalışmada; sikkelerin sınıflandırılması, sikkelerin üretim teknikleri ve Osmanlı iktisadi hayatına bağlı olarak sikkelerdeki değer değişimleri hakkında bilgiler ile dönemlere göre önemli tarihi olayların özetleri yer alacak. Included in this study that will throw light on Ottoman coins are a classification of the coins, information about their production techniques and how their value varied depending on the Ottoman economy as well as summaries of the important historical events by period.

Prof. Dr. Atom Damalı has begun to turn the research on Ottoman coins that he has been conducting for many years into a book. His aim is to produce the most comprehensive study of the coins to date in eight hefty volumes.

A BASIC REFERENCE Conducting his scholarly studies on coins under the auspices of the Nilüfer Damalı Educational Foundation, Prof. Damalı is bringing together all the Ottoman coins under the title, ‘A History of Ottoman Coins’, in a project that will shed new light on the history of the empire. Through his work, Damalı aims to produce an inventory of the extant Ottoman coins that will constitute a basic reference on the subject.

AN EIGHT-VOLUME OPUS The work is slated to fill exactly eight volumes and close to five thousand pages, including photographs of all the coins discussed. It will thus constitute a comprehensive data base of the Ottoman coins in the world’s leading museums, as well as examining authoritative collections.

5/25/10 1:17 AM


cityscope_bizans.indd 56

5/25/10 1:17 AM


cityscope_bizans.indd 57

5/25/10 1:17 AM


AJANDA AGENDA HAZİRAN/JUNE

3

Amerikan Müzik Ödülleri, MTV Müzik Ödülleri ve Grammy gibi birçok uluslararası ödülün sahibi Rihanna, ‘Last Girl on Earth’ turnesi kapsamında ilk kez İstanbul’da. 1988 Barbados doğumlu sanatçı, 3 Haziran akşamı

Turkcell Kuruçeşme Arena’da sahneye çıkacak.

Recipient of the American Music Awards, MTV Music Awards, two Grammy Awards and other international accolades, Rihanna is in Istanbul for the first time on her ‘Last Girl on Earth’ tour. The Barbados-born artist will perform at Turkcell Kuruçeşme Arena the evening of June 3rd.

Türk çağdaş sanatının genç yetenekleri 4 Haziran’dan itibaren CDA Projects’te. CDA Projects, her yıl gerçekleştireceği ‘Genç/Yeni/Farklı’ projesi için 500 kişilik başvuru havuzundan 26 sanatçı seçti. Tüm disiplinlere açık olan sergi için son tarih 30 Haziran. Starting June 4th, the young talents of Turkish contemporary art will be at CDA Projects, which has selected 26 artists from a pool of 500 applicants for its annual ‘Young/ New/Different’ project. June 30th is the last day for the exhibition, which is open to all genres.

4 Maçka Sanat Galerisi, 1910 doğumlu ünlü seramik sanatçısı Füreya Koral’ı doğumunun yüzüncü yılında kapsamlı bir seramik sergisiyle anıyor. Koral’ın kuşlara ve kuş evlerine olan sevgisi göz önüne alınarak teması ‘kuş evi’ olarak belirlenen sergide; Türkiye’nin dört bir yanından 145’in üzerinde seramik sanatçısı yanı sıra Güzel Sanatlar Fakültelerinden lisans ve lisansüstü öğrenciler yer alıyor. Heykeltıraş Seyhun Topuz, mimar Cengiz Bektaş, yazar Ferit Edgü ve ressam Ayşen Urfalıoğlu gibi farklı disiplinlerden sanatçıların da katıldığı ‘Merhaba Füraya Merhaba’ isimli sergi için son tarih 5 Haziran.

5

Maçka Art Gallery is remembering the renowned, 1910-born ceramist Füreya Koral with a comprehensive exhibition on the hundredth anniversary of her birth. The exhibition, whose theme, ‘bird house’, was chosen with Koral’s love of birds and bird houses in mind, includes over 145 ceramics artists from all over Turkey as well as undergraduate and graduate students from the country’s Schools of Fine Art. June 5th is the last day for the ‘Merhaba Füreya Merhaba’ exhibition, in which artists from different genres, such as sculptor Seyhun Topuz, architect Cengiz Bektaş, writer Ferit Edgü and painter Ayşen Urfalıoğlu, are taking part.

Çağdaş Türk figüratif resim sanatında kendine özgü üslubuyla tanınan ressam Mustafa Ata ‘Sonsuzluk ve An’ isimli sergisiyle Galeri Işık Teşvikiye’de. Sanatçının son dönem çalışmalarından 20 eserlik bir seçkinin yer aldığı sergi için son tarih 12

7

Haziran.

17. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali, dünya sinemasının en yeni örneklerini sinemaseverle buluşturmaya hazırlanıyor. Bu yıl 7 – 13 Haziran tarihleri arasında gerçekleşecek festivalin onur konuğu ünlü Yunan yönetmen Theo

Angelopoulos.

The International Adana Golden Pine Cone Film Festival is preparing to bring film buffs the latest offerings of world cinema. Guest of honor at this year’s festival, June 7-13, is the Greek director Theo Angelopoulos.

12

A Turkish representational painter known for his original style, Mustafa Ata is at Galeri Işık in Teşvikiye with his show, ‘Eternity and the Moment’. The exhibition, a selection of 20 of the artist’s most recent works, runs through June 12.

58 SKYLIFE | HAZİRAN | JUNE 2010

cityscope_bizans.indd 58

5/25/10 1:17 AM


Bu yıl 24.’sü düzenlenen Uluslararası İzmir Festivali 16 Haziran’da başlıyor. Festivalin dikkat çekenleri arasında; Michele Campanella resitali ile Wagner’in ‘Uçan Hollandalı’ Operası bulunuyor. Festivalin kapanış konseri 19 Temmuz’da Concha Buika’dan.

16

20

Held this year for the 24th time, the International Izmir Festival starts on June 16. Among the noteworthy events are a Michele Campanella recital and Wagner’s opera, ‘The Flying Dutchman’. The festival’s closing concert on July 19 is by Concha Buika. Tango ve Latin Amerika ezgilerini ‘ambient elektronik’ tarzıyla birleştiren Gotan Project, geçtiğimiz günlerde yayınlanan ‘Tango 3.0’ albümünün tanıtım turnesi kapsamında İstanbul’da. Ekip, 23 Haziran akşamı Maçka Küçükçiftlik Parkı’nda sahneye çıkacak.

23

Gotan Project, which combines tango and Latin American melodies with the ‘ambient electronic’ style, is in Istanbul on a promotional tour for its newly released album, ‘Tango 3.0’. The team will perform at Maçka Küçükçiftlik on the evening of

Mustafa Horasan’ın Mustafa Horasan’s exhibition, ‘Collision’, ‘Çarpışma’ isimli sergisi 26 Haziran’a dek will be at Pi Artworks Pi Artworks Galeri 1 ve Galeri through June 26th. 2’de olacak.

Goethe – Institut Istanbul, Piyanist Burçin Büke, opera sanatçısı Hakan Aysev ve ressam İsmail Acar; Yunus Emre ve onun sevgi öğretisini bugüne kadar hiç denenmemiş bir çağdaş sanat yorumuyla sahneye taşıyor. Mayıs ayındaki ilk gösteriyi kaçıranlar, 29 Haziran’da Aya İrini’de olsun!

yönetmenliğini Anne Linsel ve Rainer Hoffmann’ın yaptığı ‘Dans Rüyaları – Gençler Pina Bausch’un Kontakthof’unu Sahneliyor’ isimli belgesel filmi ağırlayacak. Film, Pina Bausch ile yapılan son röportajı içeriyor. The Istanbul Goethe Institut will host a documentary film, ‘Dancing Dreams - Teenagers perform Kontakthof by Pina Bausch’, on June 25th. Directed by Anne Linsel and Rainer Hoffmann, the film includes the last interview given by Bausch, who died last year.

25

Pianist Burçin Büke, opera singer Hakan Aysev and painter İsmail Acar are bringing Yunus Emre and his doctrine of love to the stage in a never-before-tried contemporary art interpretation. If you miss the first performance in May, be at Aya İrini on June

29th!

One of Turkey’s most comprehensive graphic design shows, ‘The 29th Graphic Design Exhibition’ is at the Istanbul Büyükkent Branch of the Chamber of Architects through June 20. In the exhibition, organized by the The Turkish Society of graphic Designer, are 434 works by 114 designers in 26

26

June 23rd.

25 Haziran’da

Türkiye’nin en kapsamlı grafik tasarım sergilerinden ‘29. Grafik Ürünler Sergisi’, 20 Haziran’a dek Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi’nde. Grafikerler Meslek Kuruluşu’nun düzenlediği sergide; 26 kategoride, 117 tasarımcının 450 çalışması yer alıyor.

29


BİR ŞEHİR BİR ÜNLÜ A CITY A POET

BİRHAN KESKİN’İN KIRKLARELİ’Sİ BİRHAN KESKİN’S KIRKLARELİ Altın Portakal şiir ödüllü şair Birhan Keskin’e, “Bana dünyanın şefkatli ve ılık taraflarını hatırlatır” dediği memleketi Kırklareli’ni sorduk. We asked poet Birhan Keskin, winner of the Golden Orange Poetry Prize, about his hometown, Kırklareli, of which he says, “It reminds me of the world’s warm and compassionate sides”. • MELİH USLU

ŞAHAN NUHOĞLU, ENVER ŞENGÜL

Zihninizdeki Kırklareli fotoğrafında neler var? Ayçiçeği tarlaları, yerel söyleyişimizle ‘gündöndü’ tarlaları. Sonra köyümdeki ‘kuzgun kaya’. Köye gittiğimde o kayanın üstüne oturup oranın rüzgârıyla dalgalanmak, oradan aşağılara, zar zor hatırladığım bir çocukluğa bakmak. Çocuk aklımdaki o devasa ormanlar, şimdi nereye gizlendiler bilmiyorum! Merkezdeki o kapalı çarşı. Dünyanın en küçük kapalı çarşısı! Adımınızı atarsınız bitiverir, öylesine küçük. Ve tabii Kırklareli’nin ışıklı, huzur veren geniş gönüllü insanları. En acı türküsünü bile neşeli bir ritim ile tutuşturan o güzel insanlar.

How do you picture Kırklareli in your mind? I see the sunflower fields or, as we call them, the ‘sun-turned’ fields. And then I picture the ‘raven rock’ in my village. When I go there, I sit on that rock to be buffeted by the wind and to gaze down from there on a childhood I can barely remember. The vast forests of my childhood memory, where have they gone? I don’t know! The covered market in the center of town. The world’s smallest covered market! Take one step and you’re through it, that’s how small it is. And of course the radiant, big-hearted people of Kırklareli who bring peace to the mind. Wonderful people who make even the saddest folk song beat to a joyful rhythm.

Yörenin doğasında ilham veren bir taraf var mı? Kırklareli’nin ve Trakya’nın ‘açık’ havası, uzayan gündöndü tarlaları, akşamları üstüne bastığınız toprakların düzlüğü ile birleştiğinde gökyüzünün gerçek bir kubbeye dönüşmesi bana dünyanın şefkatli ve ılık taraflarını hatırlatır ve müthiş bir şiirin içindeymişim gibi hissederim.

Is there anything about nature in the area that inspires you? The ‘open’ air of Kırklareli and Thrace, the endless fields of sunflowers, and the flatness of the land when one steps on it at evening… When they all come together under the dome of the sky it reminds me of the world’s warm and compassionate sides, and I feel as if I am inside a wonderful poem.

Çocukluğunuz ve Kırklareli. Neler hatırlıyorsunuz? Üzüm bağları, bodur üzüm kütüklerinden sarkan o koyu ve isli üzüm salkımları, uzayan –sanki evden çok uzak kalan tarlalar. Hasat vakti işler görülürken bir ağacın altındaki serin çocukluk uykuları. Bir de düvene binip at düveni döndürdükçe ve ben döndükçe altımda fışırdayan olgun ekinlerin sesiyle edindiğim o çocuk sermestliği.

What do you remember about your childhood in Kırklareli? Vineyards, dark clusters of grapes hanging on the stocky vines, fields stretching away into the distance, so far from the house. Cool childhood naps under a tree while the harvest was being brought in. And riding on a threshing sledge and the childlike ecstasy I derived from the sound of the ripe grain rustling beneath me as I turned round and round. What would you recommend to people going to Kırklareli? The downtown of Kırklareli is very small. But it might still be nice to delve into some of the neighborhoods. The quarters of Kırklar and Yayla, for example. I would also recommend going to some of the neighboring towns, especially İğneada.

AYKAN ÖZ

ENER

Kırklareli’ne gidecek olanlara neler önerirsiniz? Kırklareli’nin merkezi çok küçük. Ama yine de birkaç mahallesinin arasına dalmak güzel gelebilir. Kırklar ve Yayla mahalleleri mesela. Çevre ilçelere, ama özellikle de İğneada tarafına doğru yol almalarını öneririm.

60 SKYLIFE | HAZİRAN | JUNE 2010

cityscope_bizans.indd 60

5/25/10 1:18 AM


cityscope_bizans.indd 61

5/25/10 1:18 AM


SEYAHAT TRAVEL

GÜNEŞE BİR ADIM YAKIN ONE STEP CLOSER TO THE SUN • MELİH USLU,

MEMET GÜNGÖR

Bir ucundan öbürüne yüksek dağlarla çevrili olan Türkiye, kaya tırmanışı tutkunları için bir cennet. İşte güneşe bir adım daha yakın olmak isteyenler için üç öneri.

Encircled by tall NASIL GİDİLİR? mountains from one HOW TO GET THERE end to the other, Turkey BALLIKAYALAR is a rock climber’s THY ile İstanbul’a ulaşıp buradan geçmek paradise. Here are three gerekiyor.Gebze’ye Ballıkayalar, suggestions for those Gebze’nin 6-7 kilometre who would like to get one mesafedeki Tavşanlı’ya yakın. First fly to Istanbul on step closer to the sun. Turkish Airlines and then head

YENİ BAŞLAYANLARA

FOR NOVICES

Duvar yüksekliği 100 metreye varan yaklaşık 1,5 kilometre uzunluğundaki Ballıkayalar Kanyonu, yüze yakın rotasıyla bir tırmanış merkezi. 35 metreden uzun tırmanış rotası olmayan kanyonun kaya blokları dik ve çatlakları güvenli. Kuzeyden güneye yüzde beşlik eğim gösteren vadinin doğu yamaçları batısına göre yatık ve parçalı. 70’li yıllardan beri tırmanış yapılan kanyonda başlangıç seviyesinden zorluk derecesi yükseğe uzanan parkurlar var.

This one and a half kilometer deep canyon whose wall rises in places to 100 meters is a rock climbing center with close to a hundred different routes. The slabs of this canyon, none of whose climbing routes exceeds 35 meters in length, are steep and their cracks safe. The eastern slopes of the valley, which exhibits a gradient of five degrees from north to south, are recumbent and discontinuous. There are trails ranging from beginning level to difficult in this canyon where climbing has been practiced since the seventies.

for Gebze. Ballıkayalar Valley is about 6-7 kilometers from Gebze near of Tavşanlı.

GÖLÜN ZİRVESİNDE

ATOP THE LAKE

Tırmanış tutkunlarının son yıllardaki gözdelerinden biri olan Dedegöl Dağları, Göller Bölgesi’nin eşsiz doğasının keyfini sürmeyi vaat ediyor. ETUDOSD (Eğirdir Turizm Tanıtma ve Doğa Sporları Derneği) Başkanı Durmuş Uçgun’a göre dağın Eğirdir Gölü’ne bakan batı yüzü, kaya tırmanışı için ideal. Bölge, konaklama alanları, malzeme temini, eğitim ve rehberlik hizmetleri yönünden de geniş seçenekler sunuyor. Dağın, dümdüz yükselen kaya duvarlarının yüksekliği 500 metreye kadar ulaşıyor.

A favorite with climbing buffs in recent years, the Dedegöl Mountains promise all the bounty of the Lakes Region’s unsurpassed natural beauty. According to ETUDOSD (Eğirdir Tourism and Nature Sports Society) President Durmuş Uçgun, the western mountain face, which overlooks Lake Eğirdir, is ideal for rock climbing. The region also offers a broad choice in of lodging, equipment, instruction and guide services. The mountain’s sheer rock walls reach to 500 meters in height.

AKDENİZ’DE

ON THE MEDITERRANEAN

DEDEGÖL THY ile Isparta’ya uçup karayoluyla Aksu ilçesine geçebilirsiniz. Dağcıların kamp kurduğu Dedegöl’ün etekleri, Aksu’nun güneydoğusunda. Turkish Airlines flies from Istanbul to Izmir and back daily. Şirince is 60 kilometers from the airport.

AKYARLAR THY ile Antalya’ya ulaştıktan sonra kolayca Akyarlar’a ulaşabilirsiniz. Tırmanış alanı, Antalya’nın 20 kilometre kadar dışında, Kemer yolu üzerinde. Turkish Airlines flies from Istanbul to İsparta and back three days a week. The lake, 28 kilometers from Eğirdir, is accessible by car.

Beydağları’nın uzantılarından biri olan Akyarlar, Kemer yakınlarındaki küçük bir kumsalın hemen arkasında yükselen dev bir kaya duvarı. Uluslararası tırmanış standartlarına göre 0 ile 9 arasında değişen zorluk dereceleri, burada 3+ ile 8+ arasında çeşitlilik gösteriyor. 20 kadar tırmanış rotası sunan bölgenin ayrıcalıklarından biri de tırmanış sonrası deniz keyfi yapmaya olanak sağlaması.

An extension of the Beydağları range, Akyarlar is a giant rock wall that rises directly behind a small beach near Kemer. Its level of difficulty ranges between 3+ and 8+ on the international scale from 0 to 9. Another advantage of this region, which has around 20 climbing routes, is that it affords the pleasure of a dip in the sea following the climb.

62 SKYLIFE | HAZİRAN | JUNE 2010

cityscope_bizans.indd 62

5/25/10 1:18 AM


Şehri yeşil yapan yalnızca çimenler mi?

Yandaki QR Code ala­ nını cep telefonunuza yükleyeceğiniz tag tarama programıyla tarayabilir ve çevre portföyümüz hakkında daha fazla bilgiye ulaşabilirsiniz.

Sürdürülebilir altyapı çözümleriyle Siemens, büyük şehirlerin daha da yeşil hale gelmesine yardımcı oluyor. Büyük bir şehirde yaşayan herhangi bir insana günlük hayatın nasıl iyileştirebileceğini sorduğunuzda birçok fikir alırsınız; daha temiz hava, daha berrak su, daha iyi toplu taşımacılık, suç işlenmeyen sokaklar, güvenilir enerji temini, daha ekonomik ve etkin sağlık hizmetleri. Bizim bu soruya yanıtımız; şehir hayatını daha yeşil, daha sağlıklı ve çok daha keyifli bir deneyime dönüştüren yenilikçi ürünler ve kapsamlı çözümler dizisidir.

siemens.com/answers

cityscope_bizans.indd 63

5/25/10 1:19 AM


SEYAHAT TRAVEL

ZARİF RUHLAR ÜLKESİ LAND OF REFINED SOULS Tarihte pek çok kez birbirine karşılıksız yardım eden Japonya ile Türkiye arasındaki dostluk asırlar öncesine uzanıyor. ‘2010 Türkiye’de Japonya Yılı’, bu gizemli ada ülkesini tanımak için iyi bir fırsat.

• MELİH USLU

Japanese-Turkish friendship dates back centuries between these two countries who have come to each other’s aid many times in history. Now ‘2010 Japanese Year in Turkey’ offers an excellent opportunity for getting to know this enigmatic island.

JNTO

1 HİROSHİMA Tarihi bir Japon kalesi olan Hiroshima, İkinci Dünya Savaşı’nın külleri üzerine kurulmuş. 1945 yılının ağustos ayında atom bombasının hedefi olan kent, kısa sürede büyük bir gelişme sağlayarak modern bir görünüme kavuşmuş. Şehirdeki Barış Anıtı Parkı’nda bulunan müzede yıkımdan geriye kalan eşyalar ve fotoğraflar sergileniyor. Buradaki barış meşalesi ise insanlığın savaşın karanlığını yaşamaması için sürekli yanar şekilde tutuluyor. 2 KYUSHU Japonya’yı oluşturan dört ana adadan biri olan Honshu’nun güneybatısındaki Kyushu, yumuşak iklimi, canlı bitki örtüsü ve gizemli volkanik oluşumlarıyla ünlü bir ada. Tarih boyunca Çin ve Kore kültüründen etkilenen ada, özgün bir mimariye sahip. Adanın kentlerinden Fukuoka’da bulunan İnce Sanatlar Müzesi’nde Asya’nın modern yüzü anlatılıyor.

3 KYOTO Ülkeye bin yıldan fazla başkentlik yapan Kyoto, estetik harikası tapınakları ve zen bahçeleriyle düşlerdeki Japonya’yı çağrıştırıyor. Çin’in Tang kentinden esinlenerek inşa edilen şehrin önemli bir bölümü 15. yüzyıldaki iç savaşta yıkılmış. Bugün, Japonya’nın kültür hazinelerinin önemli bir bölümüne ev sahipliği yapan eski başkent, imparatorluk sarayı, müzeleri ve üniversiteleriyle Japon sanatının ve felsefesinin merkezi.

1 HİROSHİMA A historic Japanese fortress, Hiroshima was rebuilt over the ashes of the Second World War. The target of an atomic bomb in August 1945, it rapidly underwent major development and acquired a modern appearance. Artifacts and photographs left from the devastation are exhibited at a museum in the city’s Peace Monument Park. The peace torch burns continuously year round so that mankind may never again experience the darkness of war.

1

2 KYUSHU Southwest of Honshu, one of the four main islands that make up Japan, Kyushu is an island known for its mild climate, vibrant plant cover and mysterious volcanic formations. Influenced by Chinese and Korean culture throughout its history, it boasts a unique and original architecture. The Fine Arts Museum at Fukuoka, one of the island’s cities, represents the modern face of Asia.

3 KYOTO Japan’s capital for more than a thousand years, Kyoto recalls the Japan of dreams with its Zen gardens and aesthetic marvel temples. A major part of the city, which was inspired by the Chinese city of Tang, was destroyed by civil war in the 15th century. Home to a major portion of Japan’s cultural treasures today, the former capital is the center of Japanese art and thought with its universities, museums and imperial palace.

3

2

64 SKYLIFE | HAZİRAN | JUNE 2010

cityscope_bizans.indd 64

5/25/10 1:19 AM


4

5

6 7

cityscope_bizans.indd 65

6 TOKYO Güneş İmparatorluğu Japonya’nın başkenti Tokyo, geleneksel ile modern hayatın iç içe geçtiği dev bir metropol. Çiçek bahçeleriyle ünlü kentin iş ve alışveriş merkezi Ginza, havanın kararmasıyla birlikte bir renk cümbüşüne dönüşüyor. Başkentin simge binalarından biri olan Marunouchi’nin halk arasındaki adı, ‘Maru Biru’. İmparatorluk Sarayı ve Rainbow Town turistlerin uğrak yerlerinden. Tarihi tapınakları, zevkli bahçeleri ve plajlarıyla ünlü Kamakura şehrin güneyinde. Tokyo’nun meşhur balık pazarı Tsukiji ise sabahın ilk saatlerinden itibaren hareketli.

7 FUJİ DAĞI Tokyo’ya demiryolu ile 1,5 saat mesafedeki Hakone, dağlar ve doğa parkları ile çevrili ve termal su kaynakları ile ünlü bir şehir. Yörenin turistik cazibe merkezi, içerisinde yüzlerce heykel barındıran açık hava müzesi. Japonya’nın en yüksek dağı olan Fuji Dağı’nı izlemek için Ashi Gölü üzerinde yapılacak tekne gezisi doğru bir seçim. 3 bin 776 metrelik dağın eteklerindeki Beş Göller Bölgesi, yürüyüş, piknik, balık avlama ve tekne gezisi olanaklarıyla ilgi topluyor.

6 TOKYO Capital of Japan’s Empire of the Sun, Tokyo is a giant metropolis in which the traditional is closely interwoven with modern life. Business and shopping hub of this city famous for its flower gardens, the Ginza literally becomes a rainbow of color by night. One of the city’s iconic buildings is the Marunouchi, ‘Maru Biru’ in the local parlance. The Imperial Palace and Rainbow Town are popular stops with tourists. To the south of the city is Kamakura, famous for its historic temples, tasteful gardens and beaches. Meanwhile Tokyo’s famed fish market, the Tsukiji, is abustle from the early hours.

7 MOUNT FUJI An hour and a half from Tokyo by train, Hakone is a city famous for its thermal springs and the mountains and nature parks that encircle it. The open-air museum with its hundreds of sculptures is the area’s touristic drawing point. A boat tour on Lake Ashi is your best bet for viewing Mt. Fuji, Japan’s highest peak. The Five Lakes Region in the foothills of this 3,776- meter-high mountain offers opportunities for hiking, picnicking, fishing and boating.

4 HOKKAİDO ADASI Yaklaşık 6 bin 800 adadan oluşan Japonya’nın kuzeyindeki en büyük ada olan Hokkaido, dağları, ovaları, nehirleri, gölleri, denizi ve dünyaca ünlü kuğularıyla gerçek bir yeryüzü cenneti. 18. yüzyıldan bu yana hızlı bir kentleşme sürecine giren Hokkaido Adası’nda en önemli şehirler; Sapporo, Hakodate, Asahikawa ve Kushiro. Adaya ana hava bağlantısı Sapporo üzerinden sağlanıyor.

4 ISLAND OF HOKKAIDO The largest island in the north of Japan, which is made up of close to 6,800 islands, Hokkaido is a true paradise on earth with its mountains, plains, lakes, rivers, sea and world-renowned swans. Undergoing rapid urbanization since the 18th century, Hokkaido now boasts some of Japan’s major cities such as Sapporo, Hakodate, Asahikawa and Kushiro. The main air link to the island is via Sapporo.

5 NİKKO Japonya’da çok gelişmiş olan demiryolu ağı sayesinde Nikko şehri, Tokyo’ya sadece iki saat mesafede. Doğal güzellikleri ile ünlü olan şehir, Japon mimarisinin şaheserlerinden Toshogu Tapınağı ile anılıyor. Japon mimarisinin zenginliği ile dekoratif zarafetini gözler önüne seren mabet, Tokugawa Hanedanı’nın kurucusunun mozolesi üzerine inşa edilmiş.

5 NİKKO The city of Nikko is only a couple hours from Tokyo thanks to Japan’s highly advanced rail network. Famous for its natural beauty, it is remembered for the Toshogu Temple, a Japanese architectural masterpiece. The temple, which exhibits all the decorative richness of Japanese architecture, was built over the mausoleum of the founder of the Tokugawa Dynasty.

ULAŞIM THY, İstanbul’dan Tokyo ve Osaka’ya tarifeli seferler düzenliyor. İstanbul’dan Tokyo’ya haftanın altı, Osaka’ya ise haftanın dört günü karşılıklı uçuş var. GETTING THERE TURKISH AIRLINES has regular scheduled flights from Istanbul to Tokyo and Osaka. Turkish Airlines flies from Istanbul to Tokyo and back six days a week, and from Istanbul to Osaka and back four days a week.

5/25/10 1:19 AM


ROTA ROUTE

GÖKSU’DA YAZ SEFASI SUMMER FUN ON THE GÖKSU Güzellikleriyle şiirlere ve şarkılara konu olan Göksu Deresi’nde fasıllı sandal sefaları yeniden başlıyor. Bu vesileyle Anadoluhisarı’nda eski İstanbul ruhunu yakalayıp güzel bir gün geçirebilirsiniz. Celebrated in poetry and song for its beauty, the Göksu River is again offering summer boat cruises. Spend a lovely day at Anadoluhisarı and taste the pleasure of old Istanbul. • MELİH USLU

2 GÖKSU’DA SANDAL SEFASI Osmanlı döneminde dillere destan sandal sefalarına sahne olan Göksu Deresi’nde eski bir gelenek yeniden canlanıyor. Yazar Salâh Birsel’in deyişiyle Göksu’nun ‘ince saati’ olan akşamın beşinde başlayan fasıllı sandal sefaları gün batımına dek sürüyor. Hisar ile Baruthane Çayırı arasında yapılan turu, dere kıyısındaki mekânlar organize ediyor. 3 KÜÇÜKSU PLAJI Osmanlı döneminde panayırların kurulduğu, laternaların çalınıp ortaoyunu temsillerinin yapıldığı mesire alanı, plaj adı altında eski kimliğine dönüyor. Boğaz’ın en dar noktasını içine alan eşsiz bir panoramaya sahip plajda çocuk parkları, kondisyon aletleri, piknik ve güneşlenme alanları da bulunuyor.

4 ANADOLUHİSARI 14. yüzyılda Padişah Yıldırım Bayezid tarafından yaptırılan ve semte adını veren kalenin -zaman içinde bir bölümü kaybolmuş olsa da- izlerini takip etmeye değer. Göksu’nun kıyısındaki görkemli duruşu, civarındaki restoran ve çay bahçeleriyle Boğaz’ın en güzel süslerinden biri olmaya devam ediyor. 5 YILDIRIM BAYEZİD PARKI Hisarın girişindeki müze şimdilik kapalı olsa da, bitişikteki ferah parkta İstanbul’un tadını çıkarabilirsiniz. Tarihi surlara yaslanmış zarif köşkler, dar sokaklara dizilmiş asırlık ahşap evler, mütevazı kahvehaneler, yalnız banklar ve kesilmeyen kuş sesleri naif bir sevecenlikle sizi bekliyor olacak. 6 NAMAZGÂH Anadoluhisarı’nın Boğaz’a bakan surlarının hemen karşısında duvarlarla çevrili küçük bir bahçe göreceksiniz. Burada İstanbul’un en eski açık hava camilerinden biri saklı. İstanbul’un fethi hazırlıkları sırasında askerlerin ibadeti için inşa ettirilen namazgâhın inşası 1396 yılına tarihleniyor.

1 KÜÇÜKSU PAVILION This hunting pavilion which rises in the middle of a large flower garden on the shores of the Bosporus was built in the mid-19th century at the behest of Sultan Abdulmejid. An inspiration to the Ottoman dynasty’s poet and composer sultans, this elegant building is a museum today. Open daily except Mondays and Thursdays from 9 a.m. to 5 p.m. Tel: +90 216 332 33 03 2 CRUISE ON THE GÖKSU An ancient tradition is being revived on the waters of the Göksu, the famed ‘Sweet Waters of Asia’ and scene of legendary caïque excursions in Ottoman times. In writer Salâh Birsel’s words, the Göksu’s ‘exquisite hour’ begins at five in the afternoon with cruises outings that continue right up to sunset. Various places along the river are organizing the excursion, which runs between Hisar and Baruthane Çayırı. 3 KÜÇÜKSU BEACH This excursion ground, where fairs were held, barrel organs played and Turkish theater in the round was performed in Ottoman times, has reverted today to a beach. Boasting a matchless panorama here at the narrowest point of the Bosporus, it offers children’s parks and exercise

equipment as well as picnicking and sunbathing areas. 4 ANADOLUHISARI Built by Sultan Bayezid I, the ‘Lightning Bolt’, in the 14th century, this fortress for which the quarter is named is well worth seeing even though a portion of it has disappeared over time. Standing in all its splendor on the banks of the Göksu, it continues to be one of the Bosporus’s loveliest adornments with its restaurants and tea gardens strung out along the shore. 5 YILDIRIM BAYEZID PARK Although the museum at the entrance to the castle is closed for now, you can nevertheless savor the pleasure of Istanbul in the large adjacent park, where elegant old mansions leaning against the castle’s historic walls, century-old wooden houses lining the narrow streets, modest coffeehouses, scattered benches and the incessant calls of birds await you with naive, old-fashioned charm. 6 NAMAZGÂH (PLACE OF PRAYER) Just next to the waterside walls of the Anadolu Hisar you will spot a small garden enclosed by a wall. Hidden here is one of Istanbul’s oldest open-air mosques. Built as a place of worship for the soldiers who were preparing for the conquest of Istanbul, it dates to 1396.

MELİH USLU

1 KÜÇÜKSU KASRI Boğaz’ın kıyısında geniş ve çiçekli bir bahçenin ortasında yükselen av köşkü, 19. yüzyılın ortalarında Sultan Abdülmecit’in emriyle yapılmış. Şair ve bestekâr olan Osmanlı padişahlarına ilham veren zarif yapı günümüzde bir müze. Pazartesi ve perşembe hariç her gün 09:00-17:00 arası açık. Tel: 0216 332 33 03.

66 SKYLIFE | HAZİRAN | JUNE 2010

cityscope_bizans.indd 66

5/29/10 4:28 PM


cityscope_bizans.indd 67

5/29/10 4:28 PM


viyana.indd 68

5/25/10 1:29 AM


iyana

ienna

HEMEN ŞİMDİ!

NOW!

• MELİH USLU

• FATİH PINAR

Bu yılki turizm stratejisini ‘Wien, jetzt oder nie’ (Viyana, şimdi ya da hiç) üzerine kuran müziğin, mimarinin ve müzelerin şehri Viyana, festival coşkusunun sokaklara taştığı bu günlerde her zamankinden daha güzel.

viyana.indd 69

Basing its tourism strategy this year on the slogan, “Vienna, now or never!’, the city of music, museums and architecture is more beautiful than ever these days as festival fervor spills over into the streets.

5/25/10 1:29 AM


Obis quis ipsaepe riostes aliberiam quamus, que omni dolorrume conectur? Qui soluptatem que si voluptatur autatem est, cones es doluptat. Nis nis nobitatium inietur? Qui cus etur alibus, et iusci auditas sequatur modigendam

çağa bindiğimde Viyana ile ilgili her şey kafamda uçuşuyordu: Mozart ezgileri, Thomas Bernhard kitapları, Gustav Klimt tabloları, şnitzel, elmalı turta, kahve, Tuna Nehri, kraliyet sarayları ve katedraller... Bu, Avusturya’nın efsanevi başkentine ilk yolculuğumdu. Heyecanlı ve meraklıydım. Çünkü Avrupa’nın en aristokrat şehrine gidiyordum. Habsburg Hanedanı’nın 640 yıllık iktidarına sahne olmuş dev bir imparatorluğun merkezine. Müzik, mimari, resim ve heykelin kalbine... Mozart, ‘Figaro’nun Düğünü’nü burada besteledi. Freud, bilinçaltına giden yolu burada keşfetti. Dünya savaşlarının zorlu günlerine direnen kentin zarafetinden hiçbir şey yitirmediğini biliyordum.

Devlet Opera Sarayı’nda (Staatsoper), metroda ya da pastanelerde. Viyana’da müzik hayatın her anında var. In Vienna music is part of life at every moment. At the Staatsoper, on the metro and in the pastry shops.

y mind was racing with everything I knew about Vienna as I boarded the plane: the melodies of Mozart, the books of Thomas Bernhard, the paintings of Gustav Klimt, schnitzel, apple strudel, coffee, the Danube, the Habsburg palaces, the cathedrals… This was my first trip to Austria’s legendary capital. I was curious as well as excited because I was going to Europe’s most aristocratic city. To the capital of a sprawling empire, the seat of the Habsburg dynasty for 640 years. To the heart of architecture, music, painting and sculpture. It was here that Mozart composed his ‘Marriage of Figaro’. Here that Freud discovered how to plumb the sub-conscious. I knew that this city that had endured the hardship of two world wars had not lost an iota

70 SKYLIFE | HAZİRAN | JUNE 2010

viyana.indd 70

5/25/10 1:29 AM


2010 JUNE | HAZİRAN | SKYLIFE 71

viyana.indd 71

5/25/10 1:29 AM


Akşam saatlerinde Belediye Binası (Rathaus) önünde yapılacak açık hava konseri için Almanya’dan gelen öğrenciler. Students from Germany, come for the open air concert in front of the Rathaus at evening.

Şimdi gelin bu görkemli şehrin sanat yüklü sokaklarını birlikte gezelim. OPERA TURİZMİ Viyana, dört köşesini baştan başa saran demiryolu ağı, turistik ring otobüsleri, bisiklet ve yürüyüş yollarıyla gezilmesi çok rahat bir şehir. 23 farklı bölgeye ayrılan şehrin kalbi, 1. Viyana denilen Innere Stadt. Viyana klasiklerinin önemli bir bölümü de burada: Stephan Katedrali, Kraliyet Sarayı, İmparatorluk Tiyatrosu, Belediye Binası, Müzeler Bölgesi, Parlamento, İspanyol Binicilik Okulu... ‘Vienna Ring Tram’ olarak bilinen nostaljik tramvaylarla da gezilebilen bölgeyi yürüyerek keşfetmek ayrı bir keyif. Gotik, Rönesans, Barok, Rokoko, Neo-klasik ve Art Nouveau’nun benzersiz bir sentezini sunan uzun bulvarlar bir açık hava müzesi gibi. Domgasse yakınlarındaki dar bir caddede, eskimiş taş merdivenleriyle Mozart’ın yaşadığı ev duruyor. O da ne? Köşe başından çıkıveren Mozart değil mi? Elbette,

TURTALARI DÜNYA MİRASI GİBİ Mesut Tufan (Gazeteci, yazar, belgesel film yönetmeni) Viyana’ya 70’li yıllardan beri düzenli giderim. Olağanüstü güzel bir şehir. Orta Avrupa’nın tarihsel merkezi ve Osmanlı’nın tarihteki en önemli rakibi. Viyana denince akla Tuna Nehri gelir. Sonra da müzik, müze ve mimari. Bu kadar çok konser, opera ve tiyatro salonu olan bir kent daha zor bulunur. Şehrin ruhuna inmek için Mozart ve Mahler dinleyebilir, Stefan Zweig okuyabilir, Gustav Klimt’in tablolarında gezinebilirsiniz. Baroktan Art Nouveau’ya mimari bir açık hava müzesini andıran Viyana’da, metro istasyonları bile zarafet abidesi gibidir. Kafe ve pastaneleri ise dillere destan. Meşhur turtaları neredeyse dünya mirası gibi görülüyor.

TORTES LIKE A WORLD HERITAGE Mesut Tufan (writer, journalist, documentary filmmaker) I’ve been going to Vienna regularly since the seventies. It’s an exceptionally beautiful city. The historic capital of Central Europe and the Ottomans’ staunchest rival in history. The River Danube comes to mind at the mention of Vienna, quickly followed by music, museums and architecture. It would be hard to find a city with more concert halls, opera houses and theaters. To penetrate the soul of this city, you can listen to Mozart and Mahler, read Stefan Zweig and view the paintings of Gustav Klimt. Even the metro stations are monuments to elegance in Vienna, which is like an open air museum with architecture ranging from the Baroque to Art Nouveau. Its cafes and patisseries are legendary. And its famous tortes are tantamount to a world heritage!

of its elegance. Come now, let us stroll together through the art-steeped streets of this splendid city.

OPERA TOURISM With its extensive tram network all around the city, its touristic ring bus service, and its bicycle lanes and walking trails, Vienna is an easy city to get around in. The ‘Innere Stadt’, or first district, is the heart of this city of 23 districts. Most of the classic Vienna sights are here: St. Stephen’s Cathedral, the imperial palaces, the National Theater, the Rathaus (City Hall), the Museums quarter, the Austrian Parliament, the Spanish Riding School… You can tour

72 SKYLIFE | HAZİRAN | JUNE 2010

viyana.indd 72

5/25/10 1:30 AM


2010 JUNE | HAZİRAN | SKYLIFE 73

viyana.indd 73

5/25/10 1:30 AM


değil. 17. yüzyılın asilzade kostümleriyle konser bileti satanlardan biri. Civardaki irili ufaklı çok sayıdaki salonda hemen her akşam konser var. Beethoven’den Chopin’e, Haydn’dan Brückner’e üç yüz yıllık bir müzik geleneğine sahip olan kentte, müzik turizmin önemli bir parçası. Hediyelik eşyalardan çikolataya, konser salonlarından okullara kadar klasik müzik hayatın her anında kendisini hissettiriyor. Dünyanın çeşitli yerlerinden gelen opera tutkunları, eski kentte asırlık evler kiralayıp ezgilerin peşinden gidiyor. 1869’da açılan Viyana Devlet Operası’nda (Staatsoper) akşamki

Parklar, saraylar ve katedrallerle süslü Viyana’da, meşhur bitpazarı Naschmart, cumartesi günleri kuruluyor. Adorned with parks, palaces and cathedrals, Vienna also has a famous flea market, the Naschmarkt, on Saturdays.

this district on one of the nostalgic trams known as the ‘Vienna Ring Tram’, but strolling through the streets is more enjoyable. Each one of the long boulevards offers an incomparable synthesis of the Gothic, Renaissance, Baroque, Rococo, Neo-classical and Art Nouveau styles. The house where Mozart lived with its worn stone staircase stands on a narrow avenue near the Domgasse. Was that the composer himself who just came round the corner? But, no, it’s a vendor of concert tickets dressed in authentic 17th century aristocratic costume. There is a concert almost every evening in one of the many halls large and small in the environs. For music is an important part of tourism in this city with a

74 SKYLIFE | HAZİRAN| JUNE 2010

viyana.indd 74

5/25/10 1:30 AM


2010 JUNE | HAZİRAN | SKYLIFE 75

viyana.indd 75

5/25/10 1:30 AM


temsile bilet soruyoruz. Görevli, gülerek biletlerin iki ay önce bittiğini söylüyor. Ancak rehberli turlardan birine katılıp, operanın ipek perdeler ve tablolarla süslü muhteşem salonlarında gezinmeyi ihmal etmiyoruz. Şehrin en prestijli alışveriş caddesi Kärntner, operanın biraz ilerisinde. Kulaklarımıza çalınan nal sesleri, Viyana’da ‘fiaker’ denilen faytonlardan geliyor. Eski kentin sokaklarında bu faytonlara rastlamak zor değil. Ay ışığında faytonla gece turu ise romantik çiftlerin favorisi. KRALİYET PASTANELERİ Rivayete göre 17. yüzyılda Viyana kapılarından çekilen Türkler, kahve çuvallarını burada bırakmış. Kahveye alışan Viyanalılar zamanla özgün bir kafe-pastane kültürü yaratmış. Bugün Viyana’nın dört bir köşesinde birbirinden zarif pastaneler var. Çoğunluğu bir asırdan eski olan yüksek tavanlı bu mekânlar, antika mobilyaları, tabloları ve avizeleriyle gerçekten çok şık. Meşhur turtaları ise uzak coğrafyalardan bile müşteri topluyor. Şehrin ünlü pastanelerinden birinde, 175 yıldır aynı usulde yapılan çikolatalı turtanın tadına bakabilmek için yarım saat kadar sıra bekledik. Doğrusu değdi. Kraliyet döneminden izler taşıyan Viyana pastaneleri sanatçı, yazar ve müzisyenlerin de buluşma yeri. Bu mekânların müdavimlerinden biri olan ünlü yazar Stefan Zweig bu kültürü şöyle özetliyor: “Viyana kahvehaneleri, benzeri olmayan enstitülerdir, demokrasi kulüpleridir, öğrenme ve aydınlanma yerleridir.” Uzun bir kahve keyfinden sonra merkezin biraz dışına açılıyoruz. Gezi listemizde iki güzel saray var: Habsburg Hanedanı’nın yazlık saraylarından biri olan Schönbrunn, 1700’lü

Belvedere Sarayı’ndaki resim sergisinde Gustav Klimt’ten Egon Schiele’ye uzanan geniş bir seçki bulunuyor. The painting exhibition at Belvedere Palace includes a broad selection of painters from Gustav Klimt to Egon Schiele.

three-hundred-year-old musical tradition stretching from Beethoven and Haydn to Chopin and Brückner. Classical music makes itself felt in every area of life from schools and concert halls to souvenirs and chocolate. Opera buffs from around the world rent century-old houses here in the Old City to follow the melodies. We ask the price of a ticket for this evening’s performance at the Vienna State Opera (the Staatsoper), which opened in 1869. The clerk on duty explains with a smile that the tickets sold out two months ago! Nonetheless, we join a guided tour of the Opera’s magnificent halls adorned with silk draperies and oil paintings. Just beyond the Opera lies the city’s most fashionable shopping avenue, the Kärntner. The clip-clop of horses’ hooves reaches our ears here as one of the fiacres (phaetons) unique to Vienna passes. A phaeton tour by moonlight is a favorite with romantically inclined couples.

VIENNA PASTRIES Legend has it that the Turks left behind large sacks of coffee when they besieged the city in the 17th century. Adopting the coffee-drinking habit, the Viennese developed their own quintessential café-patissérie culture. There are elegant pastry shops all over the city today. These venues, most of them over a century old with high ceilings, represent true class with their antique furnishings, oil paintings and crystal chandeliers. And their famous tortes attract customers from faraway lands. We waited in line for half an hour to sample a chocolate torte made from the same recipe for 175 years at one of the city’s famous pastry shops. Ir was well worth it too. Exhibiting vestiges of the imperial age, Vienna’s pastry shops are a meeting place for artists, writers and musicians. To quote renowned Austrian writer Stefan Zweig, who

76 SKYLIFE | HAZİRAN | JUNE 2010

viyana.indd 76

5/25/10 1:30 AM


2010 JUNE | HAZİRAN | SKYLIFE 77

viyana.indd 77

5/25/10 1:30 AM


yıllardan beri çok az değişime uğramış. Harika bahçeleri ve çeşmeleriyle tanınan 1200 odalı sarayın hayvanat bahçesi, Avrupa’nın en eskilerinden. Viyana tarihinin önemli isimlerinden biri olan Prens Eugen’in yazlık sarayı olarak inşa edilen Belvedere ise Güney İstasyonu (Südbahnhof) yakınlarında. Egon Schiele ve Oscar Kokoshka gibi Avusturyalı ressamların eserlerinin görülebileceği sarayın en önemli koleksiyonu Gustav Klimt’in resimlerinden oluşuyor. Klimt’in en ünlü eseri ‘Öpücük’ de burada. Şehrin klasiklerinden biri olan Hundertwasserhaus’a (Yüz Su Evi) gidiyoruz bu kez de. Rengârenk daireleri, asimetrik balkonları ve soğan kubbeleriyle bir masal apartmanını andıran bu yapı, adını mimarından almış. 1980’li yıllarda dönemin soğuk toplu konutlarına karşı bir eleştiri fikriyle inşa edilen

Gotik mimari şaheseri Stephan Katedrali’nin arkasındaki dar bir sokakta bulunan Mozart’ın evi bir müzeye dönüştürülmüş. Standing in a narrow street behind St. Stephen’s Cathedral, a masterpiece of Gothic architecture, Mozart’s house has been turned into a museum.

was a regular at such venues, “... it must be said that the Viennese coffeehouse is a particular institution which is not comparable to any other in the world.” Following a leisurely coffee break, we branch out a little from the city center. There are two stunning palaces on our list of sights to see: Schönnbrunn, a Habsburg summer palace, has changed very little since the 1700’s. The zoo of this 1200-room palace, famous for its spectacular gardens and fountains, is one of Europe’s oldest. Belvedere Palace meanwhile, built as a summer palace for Prince Eugen, a key figure in Vienna history, is near the Südbahnhof (South Train Station). The most important collection of this palace, where you can see the works of Austrian painters such as Egon Schiele and Oscar Kokoschka, is that of the paintings of Gustav Klimt, whose famous work, ‘The Kiss’, is here. We head now for the

VİYANA’DA FESTİVAL ZAMANI Pierre Boulez ve Mitsuko Uchida gibi dünyaca ünlü müzisyenlerin sahne alacağı Viyana Festival Haftaları (Wiener Festwochen), 20 Haziran’a dek sürecek. Festival programı www.festwochen.at adresinde. Ayrıca, Tuna Ada Festivali 25-27 Haziran’da (www.2010. donauinselfest.at), Viyana Uluslararası Film Festivali ise (www.wieninternational.at) 3 Temmuz-12 Eylül tarihleri arasında yapılacak. Viyana’daki Osmanlı kuşatmasıyla ilgili eserler için Askeri Müze’yi ve www.hgm. or.at adresini ziyaret edebilirsiniz.

FESTIVAL TIME İN VIENNA Featuring performances by world-renowned musicians like Pierre Boulez and Mitsuko Uchida, Vienna Festival Weeks (Wiener Festwochen) runs through June 20th. The festival program is available at www. festwochen.at. Other festivals include the Danube Island Festival, June 25-27 (www.2010.donauinselfest.at), and the Vienna International Film Festival, July 3-Sept 12 (www.wienerinternational.at). You may visit the Military Museum and www.hgm.or.at for items relating to the Ottoman siege of Vienna.

78 SKYLIFE | HAZİRAN | JUNE 2010

viyana.indd 78

5/25/10 1:30 AM


2010 JUNE | HAZİRAN | SKYLIFE 79

viyana.indd 79

5/25/10 1:30 AM


apartmanın çatılarında yeşil alanlara da yer verilmiş. Uzun bir yürüyüş sonrası Tuna Nehri’nin ormanlık kıyılarına uzanıp biraz soluklanmak iyi fikir. YUNUS EMRE VİYANA’DA Sigmund Freud, Saat (Uhrenmuseum), Kelebek (Schmetterlinghaus) ve Modern Sanatlar’ın (Moderner Kunst) da aralarında bulunduğu yüzden fazla müzeye ev sahipliği yapan Viyana, aynı zamanda bir köprüler ve kanallar şehri. 1700’den fazla köprüye sahip olan kenti kuşbakışı izlemek için Prater Park ideal. Burada yüz yılı deviren yaşıyla Avrupa’nın en eski dönme dolaplarından biri var. 8,5 Euro ödeyerek şehrin saraylarını ve görkemli yapılarını panoramik olarak izleyebilirsiniz. Parkta, sokakta ya da metroda... Viyana’da çok sayıda Türk ile karşılaşacaksınız. Son yıllarda özellikle şehirdeki yemek sektöründe ağırlığını hissettiren Türkler, Viyana’nın önde gelen bazı restoranlarının da işletmecisi. Viyana’da Türk siperi anlamına gelen bir de park bulunuyor. Türkenschanzpark adlı bu yeşil alanda, Yunus Emre’nin doğumunun 750. yılı anısına bir çeşme inşa edilmiş. Osmanlı esintileri taşıyan çeşmenin üzerine, Türkçe ve Almanca olarak “Dostun

Doğa Tarihi Müzesi’nden (Naturhistorisches Museum) bir salon. Viyana’nın parklarında bile müzik çağrışımları var. A hall in the Museum of Natural History (Naturhistorisches Museum). Even Vienna’s parks have associations with music.

Hundertwasserhaus, one of the city’s classic sights. Named for its architect, it is reminiscent of a fairytale apartment building with its vibrant suites, asymmetric balconies and onion domes. There are even green areas on the roof of this building, which was constructed in the 1980’s as a critical counter to the nondescript mass housing of its day. Following a long walk, it’s a good idea to stretch out along the shady banks of the Danube for a brief rest.

YUNUS EMRE IN VIENNA Vienna, which boasts upwards of a hundred museums, among them the Sigmund Freud, the Uhrenmuseum (clocks), Schmetterlinghaus (butterflies) and Moderner Kunst (modern art), is at the same time a city of canals and bridges. And Prater Park is an ideal spot for a bird’s-eye view of the city and its over 1,700 bridges. One of Europe’s oldest ferris wheels stands here, and you can get a panoramic view of the city’s palaces and other magnificent structures for just € 8.50. You are going to encounter a lot of Turks in Vienna, in the parks, on the streets and in the metro. Turks, who have recently made their presence felt in the city’s food sector especially, also run some of its leading restaurants. There is even a park in Vienna called ‘Türkenschanzpark’ (Turkish

80 SKYLIFE | HAZİRAN| JUNE 2010

viyana.indd 80

5/25/10 1:31 AM


2010 JUNE | HAZİRAN | SKYLIFE 81

viyana.indd 81

5/25/10 1:31 AM


evi gönüllerdir, gönül yapmaya geldim” yazıyor. Şehirde Türklerle ilgili anlatılan efsanelerden biri de, bazı kiliselerin çanlarının Türklerden kalan top güllerinin eritilmesiyle yapıldığı. Bunun ne kadar doğru olduğu bilinmez ama Mozart’ın ünlü Türk Marşı’nı Osmanlı kuşatmasından esinlenerek bestelediği bir gerçek. Çok sayıda Türk esnafa rastlayabileceğiniz bir başka yer ise Naschmarkt Pazarı. Şehrin en büyük meyvesebze ve çiçek pazarlarından biri olan Naschmarkt, cumartesi günleri büyük bir bitpazarıyla birleşiyor. Burada, demirperde yıllarından kalan eşyalar, müzik plakları, Viyana porselenleri, gümüş takımlar ve yerel ressamların tabloları eşliğinde zaman içinde yolculuğa çıkabilirsiniz. Naschmarkt, aynı zamanda antika meraklılarının da uğrak yeri. Mesela burada, yüz yıllık el yapımı oyuncak bebeklerin 400 Euro’ya alıcı bulduğuna tanık olduk! Viyana gezinize renk katabilecek şeylerden biri de nehir turları. Tuna Nehri ve ona bağlı kanallar üzerinde yapılan gemi turlarının iki ana kalkış noktası, Schwedenplatz ve Reichsbrücke. Buralardan hareketle 10.30 ile 17.00 saatleri arasında günde sekiz sefer yapan turların fiyatı, kişi başı 15 ile 21 Euro arasında değişiyor. Yarım tur iki, tam tur ise üç buçuk saat sürüyor. Dahası, Viyana’yı merkez alıp Budapeşte, Prag ve Bratislava gibi başkentlere günü birlik geziler yapmak da elinizde. Viyana’nın sloganı belli: Şimdi ya da hiç. Onu görmek istiyorsanız acele edin!

Viyana’yı gitmek için üç neden: Hundertwasserhaus gezisi, faytonla kraliyet turu ya da Tuna Nehri’nde tekneyle seyir. Three reasons to go to Vienna: to see the Hundertwasserhaus, to take a royal tour by phaeton, to take a cruise on the Danube.

trench park). A fountain was erected in this green area to commemorate the 750th anniversary of the birth of Yunus Emre. Inscribed in Turkish and German on the fountain, which exhibits traces of Ottoman influence, are the words: ‘The heart is the home of the friend, I came to give heart.’ According to one of the legends told of Turks in the city, the bells of some of the churches were made by melting down cannonballs left from the Turks. The truth value of this claim is uncertain, but one thing is sure, that Mozart’s famous Turkish March was inspired by the Ottoman siege. The Naschmarkt is another place where you will encounter a large number of Turkish shopkeepers. The city’s largest market for fruits and vegetables as well as flowers, the Naschmarkt is combined with a large flea market on Saturdays. You can take a journey back in time here amidst everything from objects going back to the days of the Iron Curtain to vinyl records, Vienna porcelains, silver place settings and paintings by local artists. Naschmarkt is an antique hunters’ haunt as well. Some century-old handmade dolls found a buyer here at 400 Euros! We saw it with our own eyes. Yet another treat that will enhance the pleasure of your Vienna trip is a cruise on the River Danube. There are two main points of departure for cruises on the river and its adjoining canals, Schwedenplatz and Reichsbrucke. The cost of a cruise, of which there are eight a day between the hours of 10:30 a.m. and 5 p.m., runs from 15 to 21 euros. The full cruise lasts three and a half hours, the half cruise two. Not only that but you can also make day-cruises from Vienna to other capitals such as Budapest, Prague and Bratislava. Vienna’s slogan is clear: Vienna, now or never! If you want to see it, don’t dawdle!

82 SKYLIFE | HAZİRAN | JUNE 2010

viyana.indd 82

5/25/10 1:31 AM


2010 JUNE | HAZİRAN | SKYLIFE 83

viyana.indd 83

5/25/10 1:31 AM


NASIL GİDİLİR? HOW TO GET THERE THY, İstanbul’dan Viyana’ya her gün karşılıklı uçuyor. Hareket saatleri, İstanbul’dan 07:35, 16:10 ve 17:25’te, Viyana’dan 10:00, 13:20 ve 18:30’da. Turkish Airlines flies to Vienna and back every day. Departures are at 7:35 a.m., 4:10 p.m. and 5:25 p.m. from Istanbul, at 10 a.m., 1:20 p.m. and 6:30 p.m. from Vienna.

NEREDE KALINIR? WHERE TO STAY Eski kent merkezinde konaklama pahalı. Birinci Viyana’dan uzaklaştıkça fiyatlar azalıyor. Üç yıldızlı bir otelde, çift kişi oda-kahvaltı konaklama yaklaşık 150 Euro. Accommodation in the Old City center is expensive but prices come down as you get away from Vienna’s first district. A double room with breakfast in a three-star hotel runs around 150 euros.

NE YENİR? WHAT TO EAT Viyana menüsü mütevazı ama lezzetli: Gulaş çorbası, limonlu şnitzel, sosis ızgara ve patates salatası. Yemekten sonra kahve ve pasta ya da turta keyfi var.

RUTRUM ACCUMSAN

The Vienna menu is modest but tasty: Goulash soup, schnitzel with lemon, grilled sausage and potato salad. And don’t forget the post-prandial coffee and dessert.

viyana.indd 84

5/25/10 12:56 PM


viyana.indd 85

5/25/10 12:56 PM


edirne.indd 86

5/24/10 11:11 PM


KÖKLÜA CITYGELENEĞİN ŞEHRİ OF A TRADITION Ülkemizde düzenlenen en köklü sosyal ve sportif etkinliklerden biri olan Edirne Kırkpınar Güreşleri, ilk günkü heyecanıyla devam ederken yaşattığı otantik kültürel mirasıyla ilgi toplamaya devam ediyor.

edirne.indd 87

The greased wrestling contests held at Edirne Kırkpınar are one of the oldest sports activities in Turkey. An authentic cultural legacy, they continue to be as exciting as on the first day.

• YRD. DOÇ.İLHAN TOKSÖZ

• KAMİL FIRAT

5/24/10 11:11 PM


ASYA’DAN ANADOLU’YA TAŞINAN GELENEK Ancak Türk boylarının Asya içlerinden Anadolu’ ya ulaşmasıyla birlikte, bu coğrafyadaki derin kültürel miras dönüşüme uğramış, adeta yeni bir soluk kazanmıştır. Anadolu 13. yüzyıldan itibaren Mevlana-Yunus Emre gibi düşünürlerle, Horasan erenleri ve Yesevi geleneği; Hacı Bektaş-ı Veli gibi bilgelerin insanı öne çıkaran ve

Er meydanındaki tüm mücadele şampiyonluk kemerini gururla bele takabilmek için. The whole point of the greased wrestling tournament is to be able to proudly don the champion’s belt.

ports are the healthiest hobby a man can have, one of the four major phenomena (religion, politics, art, sports) that drive large groups of people over the face of the earth. Seen in this light, Turkey’s Kırkpınar greased wrestling, which is still practiced today, is an extraordinary sport with a history whose roots go far back in the records. Greased wrestling, and the sport of wrestling on which Kırkpınar is based, has actually been around for 7 thousand years as a common thread running through the cultures of Egypt, Greece, Turkey, Assyria and Persia. Exalting human power and strength to the highest level, it served man well in his struggle to subdue nature and the other living creatures and was practiced by the Assyrian and Persian armies for military purposes.

FROM ASIA TO ANATOLIA When the Turkish tribes migrated to Anatolia from Central Asia, wrestling underwent a profound cultural transformation which brought a breath of fresh air to the sport. Starting from the 13th century, Anatolia was shaped by thinkers like Mevlana and Yunus Emre and by philosophies which produced the saints of Khorasan and the Yesevi tradition and sages like Hacı Bektaş Veli and which outlined the ideals to which one could aspire by conquering the self. The beylicates

MUSTAFA SEVEN

por, insanlık için en sağlıklı hobidir. Spor, yeryüzünün, insan kitlelerini peşinden en fazla sürükleyen dört ana fenomeninden (din-politika-sanat-spor) biridir. Bir spor branşı olarak günümüzde halen sürdürülen tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri tarihsel kayıtlar incelenerek değerlendirildiğinde, sıra dışı görüntü ve uygulamalarla karşılaşılan, çok köklü bir alan olarak karşımıza çıkar. Yağlı güreş ve Kırkpınar’ın temeli olan güreş sporu, aslında insanlığın yaklaşık 7 bin yıllık geçmişinde (MısırYunan-Türk-Asur-Pers) var olagelmiş ve öncelikle insan gücünün en üst seviyeye erişmesi ile doğa ve diğer canlılarla yaptığı mücadele de üstün olmasına hizmet etmiştir. Bu askeri amaçlarla Asur ve Pers ordularında kullanılmıştır.

88 SKYLIFE | HAZİRAN | JUNE 2010

edirne.indd 88

5/24/10 11:11 PM


2010 JUNE | HAZİRAN | SKYLIFE 89

edirne.indd 89

5/24/10 11:11 PM


nefse hâkim olma ile erişilebilecek güzellikleri anlatan felsefeleriyle yoğruldu. Anadolu Selçuklu Devleti’ni oluşturan beylikler, kendi dönemlerinin bilimsel bilgi kaynaklarına erişmeyi başardığı gibi, bununla harmanladıkları kendi inançlarını da bir senteze eriştirmeyi başardılar.

that made up the Anatolian Seljuk State not only succeeded in plumbing the sources of scientific knowledge of their own periods, they also integrated those sources with their own beliefs to forge a synthesis.

WRESTLING AMONG THE ANATOLIAN TURKS There are known to have been communities that practiced wrestling during the period of the Anatolian Turkish beylicates. Serious historians such as Joseph von HammerPurgstall attest to the fact that wrestlers from the heroic Alp-Eren fighters as well as the legendary dervish Sarı Saltuk and his warriors passed through Anatolia to the European continent in 1264 and founded new settlements here. A common thread running through almost all the sources is that the Turcomans who took part in these raids practiced wrestling among themselves.

ANADOLU TÜRKLERİ’NDE GÜREŞ Anadolu Türk beylikleri döneminde güreş sporuyla uğraşan topluluklar olduğu biliniyor. Güreşçi Alp-Erenler, Sarı Saltuk ve askerlerinin, Anadolu coğrafyasından Avrupa kıtasına 1264’ te geçtiği ve buralarda kendine yeni yerleşimler tesis etmeyi başardıkları Joseph von Hammer-Purgstall gibi bazı ciddi kaynaklarda yer alır. Hemen tüm kaynaklarda enteresan bir ortak nokta dikkat çekmektedir. Bu geçişlerde yer alan akıncılar aralarında güreşmektedirler.

KIRKPINAR The written texts and stories that constitute the basic sources on Kırkpınar Wrestling are such as to corroborate this. But the really interesting part lies in the details that appear to have been preserved in this style of wrestling even today, the first of which is that the contest continues until one side is defeated. While this may strike some people as normal, as all sports scientists interested in the art of training know very

Güreşçilerin giydiği kıspetler Kırkpınar Güreşleri’nin en karakteristik figürlerinden. The leather breeches (‘kıspet’) worn by the contenders are one of the typical features of Kırkpınar wrestling.

MUSTAFA SEVEN

KIRKPINAR Kırkpınar Güreşleri’ne dair metinlere temel oluşturan yazılı metin ve öyküler bunu doğrular niteliktedir. Asıl ilginçlik, bu güreşin günümüzde de yaşayan uygulamalarında korunmuş görünen detaylarında yer almaktadır. Bunlardan ilki güreşe ‘yenişene’ kadar devam edilmesidir. Bu bazı kimselere normal gibi görünse de antrenman bilimiyle ilgilenen spor bilimcilerin tamamının çok iyi bileceği gibi, bu branşın diğer spor branşlarından çok daha tüketici ve dayanıklılık sınırlarını zorlayan bir durum olduğudur. Gerçekten güreş, insan devamlılık sınırlarını zorlayan bir branştır. Yağlı güreşi özel kılan ‘yağlanarak’ rakibin tutma, atma ve yıkma gibi temel eylem fonksiyonlarını daha da güçleştiren bir spordur. Günümüzde de gerek FILA gerekse Türkiye Güreş Federasyonu bunları dikkate alarak, yarışma süresini minderde (2x3dk)

90 SKYLIFE | HAZİRAN| JUNE 2010

edirne.indd 90

5/24/10 11:11 PM


2010 JUNE | HAZİRAN | SKYLIFE 91

edirne.indd 91

5/24/10 11:12 PM


Obis quis ipsaepe riostes aliberiam quamus, que omni dolorrume conectur? Qui soluptatem que si voluptatur autatem est, cones es doluptat. Nis nis nobitatium inietur? Qui cus etur alibus, et iusci auditas sequatur modigendam

KÜLTÜR AKIŞI Kırkpınar güreşlerini özel kılan bir diğer faktör de vücudun insanın özellikle beden sağlığına katkı sağladığı kesinleşen zeytinyağıyla yağlanmasıdır. Bu konuda çok sayıda var olan yaşayan unsurlardan bir diğeri ise müsabakalarda müziğin yarışmanın doğal bir parçası niteliğinde oluşudur. Ayrıca motivasyon sağlayıcı rolü ile yarışma öncesi müsabakaya davet eden ‘cazgır’ adı verilen kimselerin söylediği şiirsel motifler de Kırkpınar’a hastır. FAIR PLAY ŞAMPİYONLARI Yaşayanların hemen hemen tümünü örnekleyecek 1996 yılından günümüze kadar rutin olarak devam ettirdiğimiz çeşitli bilimsel araştırma ve çalışmalarımızdan çıkan sonuçlardan biri de buradaki sportif performans bileşenlerinin sıra dışı olduğunu betimlemekte. Ancak bu farklılık ve sıra dışılık burada sonlanmıyor. Birbirine rakip olan sporcuların müsabaka başlangıcında, finalinde ve sonlanışında ‘birbirlerini yüceltme gösterisi’ başka spor dallarında rastlayamadığınız şekilde ve boyutlarda ifade

Meriç Nehri üzerindeki Mimar Sinan köprüleri Edirne’nin en dikkat çeken mimari unsurlarından... The bridges of Mimar Sinan over the Meriç River are some of Edirne’s most noteworthy architectural sights.

well, wrestling is far more grueling than other branches of sport and therefore strains the limits of endurance. Wrestling is truly a sport that taxes a person’s ability to keep going. What makes greased wrestling special is that it is a sport that makes the basic moves of pinning, throwing and takedown even more difficult. Taking this into account, both the FILA and the Turkish Wrestling Federation have limited the duration of greased wrestling contests to a total of 52 minutes. Western experts are of the opinion that this limitation actually undermines the fundamental spirit of the sport.

FLOW OF CULTURE What makes Kırkpınar wrestling special is that the wrestler rubs his body with olive oil, whose health benefits to the body have been conclusively demonstrated. Still another factor is that music is part and parcel of the contest. The poetic chant recited by the ‘cazgir’ to motivate contestants and invite them to join the festival is also unique to Kırkpınar.

CHAMPIONS OF FAIR PLAY One of the results that has emerged from the many scholarly studies of the subject I have been making routinely since 1996 citing examples of almost all the living exemplars of the sport shows that the components of the athletic contest here are extraordinary. And those differences don’t end here. The use of music and the mutual respect the competing athletes demonstrate for each other at the beginning and end of a

MUSTAFA SEVEN

yağlı güreşte ise 40dk + puan güreşi+Altın puan: toplam 52 dk. ile sınırlandırmıştır. Bazı uzmanlar bu sınırlamanın aslında yağlı güreşin temel yapısını sarstığı görüşündedirler.

92 SKYLIFE | HAZİRAN | JUNE 2010

edirne.indd 92

5/24/10 11:12 PM


2010 JUNE | HAZİRAN | SKYLIFE 93

edirne.indd 93

5/24/10 11:12 PM


Obis quis ipsaepe riostes aliberiam quamus, que omni dolorrume conectur? Qui soluptatem que si voluptatur autatem est, cones es doluptat. Nis nis nobitatium inietur? Qui cus etur alibus, et iusci auditas sequatur modigendam

Edirne’de Osmanlı mimari şaheserleri ile eşsiz doğal güzellikler birleşiyor. Edirne combines Ottoman architectural masterpieces combine with unsurpassed natural beauty.

EDİRNE’DEYKEN... Trakya’nın en güzel kentlerinden biri Edirne. Osmanlı İmparatorluğu’na başkentlik yapmış, sultanların her fırsatta ziyaret ettiği bir saltanat şehri Edirne. Bu nedenle Osmanlı mimarisi kentin ana kimliğini oluşturuyor. Meriç nehri ve kolları üzerindeki Mimar Sinan köprülerini de düşündüğümüz de Edirne için bir müze kent diyebiliriz.

match are of an order not encountered in any other branch of sport. Part of an authentic cultural heritage, these splendid and enjoyable rituals are difficult to explain in words and something only those actually who see and experience them can comprehend. We invite everyone to come and experience Kırkpınar.

GÖRMELİSİNİZ Selimiye Camii başta olmak üzere Eski Cami,

Edirne is one of the most beautiful towns in Thrace. Once capital of the Ottoman Empire, Edirne is an imperial city that

WHILE IN EDIRNE...

MUSTAFA SEVEN

bulmaktadır. Bu otantik kültürel mirasa dair sıra dışı ama spordaki rakibine derin saygı duyan figürler, müzikle yapılan teknik uygulamalar, sözlerle ifade etmenin güç olduğu, ancak gören ve yaşayanların anlayabileceği muhteşem keyifli ritüellerdir. Herkesi Kırkpınar’ı yaşamaya çağırıyoruz.

94 SKYLIFE | HAZİRAN | JUNE 2010

edirne.indd 94

5/24/10 11:12 PM


edirne.indd 95

5/24/10 11:12 PM


Obis quis ipsaepe riostes aliberiam quamus, que omni dolorrume conectur? Qui soluptatem que si voluptatur autatem est, cones es doluptat. Nis nis nobitatium inietur? Qui cus etur alibus, et iusci auditas sequatur modigendam

TATMALISINIZ İnce ince dilimlenmiş Edirne tava ciğeri muhteşem bir tat. İster az pişmiş, isterseniz çıtır kıvamda servis ediliyor. Öte yandan Edirne köftesinin de hakkını yememek lazım. Harcı ve lezzeti ile Edirne’ye özel bu köfteyi tatmanızda fayda var. Ayrıca Selimiye Camii avlusunda geleneksel Osmanlı macunu alıp ziyaretinizi tatlandırabilir, Edirne badem ezmesi, deva-i misk şekeri ve beyaz peynir alabilirsiniz.

was visited by the sultans at every opportunity, with the result that Ottoman architecture constitutes its primary cultural identity. And when we consider Ottoman architect Mimar Sinan’s bridges over the Meriç River and its tributaries, we might say of Edirne that it is a museum city.

A MUST-SEE Be sure to visit Edirne’s monuments: first Selimiye Mosque, then the Eski Cami (Old Mosque), the Three-Balconied Mosque, Ali Paşa Covered Bazaar and the Complex of Bayezit II. Edirne Archaeological Museum and the Museum of Turkish and Islamic Art are just the place for those curious about Edirne’s historical depth.

MUST-TASTE Served either crispy done or still pink inside, thinly sliced Edirne pan-fried liver has a superb taste. And you can find it almost anywhere you go in the city. Nor should the virtues of Edirne ‘köfte’ be underestimated. You won’t be sorry you tried these meatballs unique to Edirne. And in the Selimiye Mosque courtyard you can sweeten up your visit by buying traditional Ottoman taffy, Edirne marzipan, ‘deva-misk’ candy and feta cheese.

ULAŞ ŞAHİN

Üç Şerefeli Cami, Ali Paşa Kapalı Çarşısı ve II.Bayezit Külliyesi’ni mutlaka ziyaret edin. Edirne Arkeoloji Müzesi ile Türk İslam Eserleri Müzesi’de Edirne’nin tarihsel derinliğini merak edenler için en doğru adresler.

96 SKYLIFE | HAZİRAN| JUNE 2010

edirne.indd 96

5/24/10 11:13 PM


edirne.indd 97

5/24/10 11:13 PM


Obis quis ipsaepe riostes aliberiam quamus, que omni dolorrume conectur? Qui soluptatem que si voluptatur autatem est, cones es doluptat. Nis nis nobitatium inietur? Qui cus etur alibus, et iusci auditas sequatur modigendam

piscing elit. Etiam in odio leo. Aenean nec sem a enim mollis fermentum. Vestibulum tempus orci in nunc mollis feugiat. Mauris ac magna at urna lobortis convallis. Donec varius fermentum justo, id eleifend leo suscipit sed. Cras auctor fermentum viverra. Phasellus et dolor quis sem pharetra cursus eu a diam. Sed sit amet lacinia ante. Mauris vitae neque lacus, non sodales eros. Nullam lacus lacus, iaculis a scelerisque in, volutpat in leo. Praesent nisl risus, malesuada et dictum sit amet, sodales a elit. Nulla facilisi. Pellentesque porttitor pellentesque ligula et blandit. Suspendisse vitae tellus vitae dolor faucibus consectetur at sit amet diam. Vestibulum metus lacus, posuere non tempor et, vulputate eu velit. Mauris adipiscing dui in magna convallis in blandit diam pellentesque. Sed ultrices magna sit amet purus suscipit cursus nec a nisi. Fusce nulla massa, dictum eget placerat id, pharetra ac enim. In hac habitasse platea dictumst. Suspendisse tempor congue nisl sit amet consectetur. Nullam pharetra augue quis lacus iaculis scelerisque id ac purus. Donec sed odio nisl, vitae sagittis orci. Nulla lacinia tellus vulputate urna malesuada ornare. Morbi at turpis eu diam feugiat eleifend eu quis arcu. Vivamus ut dolor tellus. Suspendisse pulvinar risus et quam facilisis sit amet rhoncus odio vehicula. In sed augue ipsum, mattis egestas quam. Cras sit amet dolor lorem. Nunc porttitor lorem ac metus vehicula placerat.

DUIS SOLLICITUDIN

Integer accumsan, libero sit amet ultricies imperdiet, dui ligula euismod orci, in malesuada erat purus id turpis. Phasellus id orci mi, in blandit nulla. In hac habitasse platea dictumst. Quisque urna lacus, interdum at accumsan at, sollicitudin vitae libero. Aliquam ac ante ut tortor bibendum volutpat ut eget quam. Ut tincidunt justo ut erat cursus molestie. Vivamus bibendum sagittis velit, et rutrum tortor consectetur non. Suspendisse id tempor tellus. Praesent tellus eros, tincidunt sed ullamcorper vitae, rhoncus at libero. Duis non eros a lectus tempus volutpat.

RUTRUM ACCUMSAN

Duis sollicitudin, dui at imperdiet condimentum, nisi enim adipiscing turpis, et consequat erat nibh eget arcu. Sed mauris libero, blandit id condimentum quis, porta euismod nibh. Fusce luctus, magna sed ullamcorper pharetra, est leo ornare nisi, non tincidunt nisl libero id urna. Donec mattis orci nisi. Morbi pellentesque mi diam. Integer lobortis ipsum ut arcu pulvinar non euismod neque dignissim. Phasellus leo ligula, hendrerit eget pellentesque eget, convallis eu lorem. Cum sociis natoque penatibus et magnis dis parturient montes, nascetur ridiculus mus. Proin id mauris augue, et luctus metus. Duis sit amet massa leo, accumsan aliquet risus. Pellentesque porttitor accumsan ullamcorper. Vivamus at tortor nisi. Fusce in odio vitae ante tincidunt porta. Nulla vitae lorem sit amet sapien pharetra euismod ut et ligula. Nulla facilisi. Mauris placerat felis vitae massa placerat tincidunt. Maecenas nec ligula ut risus feugiat pretium et sed est. Cras sagittis ornare tellus et mattis. Curabitur egestas urna id nibh lacinia bibendum.

98 SKYLIFE | HAZİRAN| JUNE 2010

edirne.indd 98

5/24/10 11:13 PM


NASIL GİDİLİR? HOW TO GET THERE Edirne’ye THY ile İstanbul ya da Çanakkale’ye uçup, ardından karayolu ile kolayca ulaşabilirsiniz. You can reach Edirne easily by flying Turkish Airlines direct from Istanbul, or flying to Istanbul or Çanakkale and traveling overland by car.

NEREDE KALINIR? WHERE TO STAY Saroz Körfezi kıyılarındaki irili ufaklı pansiyonlar ve butik oteller yaz konaklaması için oldukça uygun. Yılın diğer sezonlarında ise en ideal konaklama noktaları kent merkezindeki oteller. A wide range of boutique motels and bed&breakfasts on the shores of the Gulf of Saros offer convenient lodging. The hotels at the city center are ideal at other times of the year.

NE ALINIR? WHAT TO BUY Mis kokulu meyveli sabunlar, tarihi han ve çarşılarda bulunan kente özgü işlemeler, dokumalar, aynalı süpürge, Edirne peynir şekeri alınabilecek hediyelikler arasında. Fragrant-smelling fruit soaps are the first gift items that spring to mind at the mention of Edirne. Special Edirne embroidery, textiles, mirror-encrusted brooms, and Edirne cheese candy are among the gifts you can buy in the city’s historic hans and markets.

2010 JUNE | HAZİRAN | SKYLIFE 99

edirne.indd 99

5/25/10 1:55 PM


GÖKYÜZÜNÜN SOKAKLARINDA DOLAŞAN KİTAP: MARİFETNAME NAVIGATING THE SKIES: THE BOOK OF GNOSIS 18.yüzyılda yaşamış ünlü düşünür ve ilim adamı Erzurumlu İbrahim Hakkı’nın yetiştiği ekol eski tabirle ‘zül cenaheyn’ günümüz Türkçesi ile ‘çift kanatlı’ olarak nitelenir. Kanatların biri pozitif bilimleri temsil ederken diğeri teolojik disiplini simgeler.

marifetname.indd 101

The school of thought of the famous 18th century scholar and thinker, İbrahim Hakkı of Erzurum, has been characterized as as having two branches, one branch representing the positive sciences, the other symbolizing theology.

• HASAN MERT KAYA

• FETHİ İZAN

5/25/10 11:37 AM


A

stronomi ve astroloji doğu kültürlerindeki en eski bilimsel uğraşılardandır. Batıda Helen uygarlığının taşıdığı bilimler bayrağını, doğuda kadim Çin, Hind, Mısır ve İran medeniyetleri taşıdı. Tarihi kaynaklar bu uygarlıkların astronomi ile ilgili çalışmalarına ilişkin yüzlerce rivayet aktarmıştır. Aslında doğuda astronomi Asur, Babil ve Sümerler’e kadar geriye götürülebilir. Bilimler tarihinde özel ve önemli yerleri olan Müslüman bilginler ise 9.yüzyıl başlarından itibaren astronomi ile yoğun olarak ilgilenmeye başladı. Hindistan’da Jaipur’da kurulan devasa rasathaneler, Meraga, Semerkand ve Reyy rasathaneleri ile İstanbul’da Osmanlılar döneminde kurulan Ali Kuşçu ve Takiyyüddin gibi meşhur astronomların çalıştığı İstanbul Rasathanesi doğu kültür coğrafyasının en önemli astronomi kurumları oldu. İslam’da var olan ibadetlerin büyük bir kısmının yerine getirilebilmesi doğru zamana bağlı olması, astronomiye verilen büyük önemin en temel nedeni oldu. Müslüman astronomlar kendilerinden önce yapılan çalışmalara Yunanca ve Süryanice kaynaklarla ulaştılar ve mevcut birikimin sahiplerinin isimlerini örtmeden bu birikimi daha ileriye taşımayı hedeflediler. Günümüz bilim tarihçileri, Avrupa’da Rönesans ile birlikte ortaya çıkan bilimsel aydınlanma ve gelişme sürecinin ana beslenme kaynaklarının Endülüs’te yaklaşık 800 ve Sicilya’da da 400 yıl süren İslam kültür iklimi olduğu konusunda hem fikir. MEŞHUR ASTRONOMLAR Bilimler tarihini incelediğimizde isimleri altın harflerle yazılmış ve bugün eli kalem tutan herkesin manen borçlu olduğu çok değerli astronomların yetiştiğini görürüz. Bu bilginler aslında sadece birer astronom olmanın ötesinde, tıp, matematik ve farklı disiplinlerde de uzmandılar. Ünlü matematikçi Nasreddin Tûsi, büyük tıp bilgini İbn-i Sina, kelâm alimi Fahreddin 102 SKYLIFE | HAZİRAN | JUNE 2010

Erzurumlu İbrahim Hakkı’nın astronomik ölçüm aletleri olan rubu tahtası, dünya küresi ve usturlab. İbrahim Hakkı of Erzurum’s astronomical measuring instruments: astrolabe and quadrant.

A

stronomy and astrology are some of the oldest pursuits of the cultures of the east, where the civilizations of ancient China, India, Egypt and Iran bore aloft the torch of scientific knowledge that Hellenistic civilization carried in the West. The historical sources abound with hundreds of rumors regarding these ancient civilizations’ studies of astronomy. Indeed, astronomy in the east can be traced back as far as the Assyrians, the Babylonians and the Sumerians. Muslim scholars, who have a special and important place in the history of science, began to take a close interest in astronomy starting in the 9th century. The colossal observatories founded at Jaipur in India, the observatories of Meraga, Samarqand and Reyy, and the Istanbul observatory, where renowned astronomers like Ali Kuşçu and Takiyyüddin did their work, were some of the most important institutions of astronomy in the eastern cultural geography. The highest importance was accorded to astronomy since fulfilling a significant portion of the obligations of Islamic worship depends on knowing the correct time of day. Muslim astronomers gained access to the work of the astronomers that preceded them through the Greek and Assyrian sources, and purposed to carry that existing body of knowledge forward without concealing the names of its owners. Historians of science today are unanimous in their belief that


Razi, Sühreverdi, Ahmed ibn üs Serrac, el-Biruni, Cemaleddin el-Mardini gibi bilim insanları aynı zamanda büyük birer astronomdular. ÖNEMLİ ÖLÇÜMLER Doğunun bu büyük astronomları çalışmalarında çok önemli hesaplamalar ve ölçümler gerçekleştirdiler. Abbasi halifesi el-Memun döneminde bugünkü Irak ve Suriye’de gerçekleştirilen ölçümlerle ekvatorun ve boylamların uzunlukları hesaplandı. Hint Okyanusu’nda ticaretle uğraşan gemiciler geliştirdikleri pusulalarla uzaklıkları ve yönleri ayrıntılı biçimde hesaplamayı başardılar. Meraga Rasathanesi’nde yıldızların enlem ve boylamların ölçümü yapıldı. Tüm bu ölçümlerin yapımı için bugün dünyanın çeşitli müzelerinde sergilenmek olan hassas ölçüm aletleri geliştirildi. Usturlablar, rubu cetvelleri dönemlerinin en gelişmiş astronomik ölçüm cihazlarıydı. MARİFETNAME VE ASTRONOMİ Astronomi konusunda 18. yüzyıl Anadolu’sunda karşılaşılan en belirgin isim büyük bilgin Erzurum’lu İbrahim Hakkı ve O’nun değerli eseri Marifetname’dir. Tıp, kozmoğrafya, matematik alanlarında da çalışmalar içeren Marifetname’de dönemin önemli astronomik bilgileri yer alır. Erzurumlu İbrahim Hakkı çalışmalarını daha çok Tillo adıyla tanınan Siirt’in

Erzurumlu İbrahim Hakkı’nın kullandığı bilimsel aletler bugün Siirt, Aydınlar (Tillo) ilçesindeki mütevazı müzede sergilenmekte. The scientific instruments used by İbrahim Hakkı of Erzurum are on display at a modest museum in Aydınlar (Tillo) in today’s province of Siirt.

the Islamic cultural climate, which lasted close to 800 years in Andalusia and 400 in Sicily, was the primary source that fed the process of scientific enlightenment and development that arose in Europe together with the Renaissance.

FAMOUS ASTRONOMERS When we examine the history of science, we see some very distinguished astronomers whose names are written in gold and to whom every literate person owes a debt of intellectual gratitude. Beyond being astronomers, these scholars were actually experts in medicine, mathematics and other disciplines as well. The acclaimed mathematician Nasreddin Tûsi, the great medical scholar İbn-i Sina (Avicenna) and the rhetorician Fahreddin Razi, as well as scholars such as Suhravardi, Ahmed ibn üs-Serraj, el-Biruni, and Jemaleddin el-Mardini were at the same time great astronomers.

IMPORTANT MEASUREMENTS The great astronomers of the east carried out extremely important calculations and measurements in their work. The lengths of the equator and the meridians, for example, were calculated in today’s Iraq and Syria in the time of the Abbasid caliph al-Memun, and sailors engaged in trade on the Indian Ocean succeeded in making detailed calculations of distances and directions with the compasses they developed. The sensitive measuring instruments exhibited in various

104 SKYLIFE | HAZİRAN| JUNE 2010

marifetname.indd 104

5/25/10 11:37 AM


marifetname.indd 105

5/25/10 11:37 AM


Marifetname’nin içerisinde birçok harita ve gökcisimlerinin konumlarını gösteren çizimler mevcut. The Book of Gnosis contains several maps and charts showing the positions of the heavenly bodies.

Aydınlar İlçesi’nde gerçekleştirdi. Kelime anlamı ‘yüksek yer’, ‘yüksek ruhların yeri’ anlamına gelen Tillo’yu merkez kabul ederek hazırladığı enlem ve boylamları gösteren dünya küresi döneminin önemli astronomi çalışmaları arasında yer alır. İbrahim Hakkı, birçok alanda kendisini yetiştiren hocası ve Tillo’daki okulunun da rektörü olan Tillo’lu Şeyh İsmail Fakirullah’a olan bağlılığını da astronomik bir düzenekle ifade etmiştir. Bu sistem her sene ekinoks günlerinde günün ilk ışıklarını İsmail Fakirullah’ın ebedi istirahatgâhına düşüren ışığın odaklanması ve kırılması prensipleri ile çalışıyordu. Marifetname’de yer verilen güneş ve ay tutulmalarını, yıldızların ve gezegenlerin dağılımını gösteren şemalar eseri oldukça zengin ve ilginç kılıyor. Bugün bir zamanların en önemli astronomi ve gökbilim çalışmalarının yapılıp üretildiği Tillo’da bir gözlem evi ve astronomi enstitüsü görmek en büyük arzumuz. 106 SKYLIFE | HAZİRAN | JUNE 2010

museums around the world today were developed for the purpose of making those measurements. Astrolabes and quadrants for calculating the times of the Islamic prayers, for example, were the most advanced astronomical measuring instruments of their time.

ASTRONOMY AND THE BOOK OF GNOSIS The most prominent name in astronomy in 18th century Anatolia was that of the great scholar İbrahim Hakkı of Erzurum and his valuable opus, the Marifetname, or Book of Gnosis. The most important astronomical knowledge of the time was found in this book, which also included studies in medicine, cosmography and mathematics. Although he was from Erzurum, İbrahim Hakkı did most of his work in the town of Aydınlar, better known as Tillo, in Turkey’s eastern province of Siirt. The globe showing latitude and longitude that he produced centered on Tillo, whose name means ‘high place’ or ‘place of lofty spirits’, is among the most important astronomical achievements of the period. İbrahim Hakkı also acknowledged his debt to his teacher, who trained him in several different fields, and on Sheikh İsmail Fakirullah of Tillo, who headed the school there, by inventing an astronomical instrument. This apparatus operated on the principle of focusing and refracting the first light of day that fell on İsmail Fakirullah’s eternal resting place every year on the equinoxes. The charts showing the solar and lunar eclipses and the distribution of the stars and planets that are given in the Book of Gnosis render this work extremely rich and important. It is our great hope today to see an astronomy institute and observatory at Tillo, where so much important astronomical work was once done.


“HER İŞİ

TUTKUYLA

YAPIYORUM” “I DO EVERYTHING WITH PASSION”

Ayhan Sicimoğlu’yla müzikten sanata, yemekten yeni projelere samimi ve güzel bir serüvene atıldık. Fonda, Omara Portuondo’nun sesi vardı. We went on a beautiful and sincere adventure with Ayhan Sicimoğlu, encompassing everything from music to art and food to his new projects. The background was filled with the voice of Omara Portuondo.

• HANDE EAGLE

ayhanRVZ.indd 108

• ŞEREF YILMAZ

5/25/10 6:13 AM


Müzik sevdanız nasıl başladı? Müzik sevdam kendimi bildim bileli var. Müzik sevgim, benden üç yaş büyük ablamın Paul Anka gibi müzisyenleri dinlemesi sayesinde çocukluğumda şekillendi. 7 - 8 yaşlarındaydım, şarkıları ezbere söylerdim. Evimizde Amerikan yapımı bir müzik dolabı vardı. Bütün günüm onun başında geçerdi. O zamanlar pikap, radyo, komple müzik seti gibi şeyler Adana’ya gelen Amerikalı askerlerden alınırdı. Ben diğer çocuklar gibi dışarıda top falan oynamazdım. Sadece lisedeyken boyum uzun olduğu için basketbol takımında olmak zorunda kaldım. Futbolu oldum olası sevmedim. Bir Türk olarak bu konuda eksikliğim var. Müzikle yaşanan hayat nasıl bir hayat? Müzikle yaşanan hayat aklınızın çok dolu olduğu bir hayat. Yüzlerce, binlerce melodi aklımda uçuşur. Şu an bir albüm hazırlığındayım. Anlatamam, sabah saat 4’te yatıyorum. Ağlatan ki müzikle çok ağlarım, güldüren, hareket ettiren, spor yaptıran, yürüten, otomobil kullandıran, yemek yediren, röportaj yaptıran bir şey müzik. Bir insanın nasıl kalbi varsa, bir insan nasıl hayatta kalmak için belli şartları sağlıyorsa; müzik de öyle… Türk insanına Latin müziğini sevdirmek zor oldu mu? Latin müziğinin içerisinde Kuzey Afrika, Müslüman kültürü ve Endülüs kültürü var. Türk insanı bunu keşfetmemişti. Sonradan duyunca bir şekilde çok sevdi, hatta niye sevdiğini anlamadan sevdi. Müzikle arasında bir yakınlık hissetti, kanı kaynadı. Bu nedenle çok zor olmadı. Zaten kendi kökünden gelen bir şeydi. Ben 110 SKYLIFE | HAZİRAN | JUNE 2010

Müzikle yaşanan hayat aklınızın çok dolu olduğu bir hayat. Yüzlerce, binlerce melodi aklımda uçuşur. Life lived with music is a life that keeps your mind very occupied. Hundreds and thousands of melodies flits about in my mind.

How did you love for music flourish? I have always had love for music. My sister who is three years older than me used to listen to musicians like Paul Anka when I was a child, which I guess formed my love for music. I was 7 or 8 years old, I’d recite the songs. There was an American music set in our house. I used to spend all my day with it. In those days, record players, radios, stereos and such other equipment used to be bought from American soldiers who were visiting Adana. I never really played ball like the other kids. I only had to be in the basketball team while I was in high school because I was tall. I have never really liked football. As a Turk I have shortcomings in that matter. What’s it like living life with music? Life lived with music is a life that keeps your mind very occupied. Hundreds and thousands of melodies flits about in my mind. Currently I am preparing an album. It’s so difficult to explain...I go to bed at 4 am. Music is a thing that makes you cry ( in fact I cry a lot with music), smile, move, do sports, walk, drive, eat and accept interviews. Just as a person has a heart, just as a person endows certain standards to stay alive, it is so in music too. Was it difficult to ingratiate Latin music to Turkish people? Cultures of North Africa, Islam and Andalusia are all embraced by Latin music. Turkish people hadn’t discovered this and once they heard it they somehow really liked it. In fact, they loved it without comprehending the reasons why. They felt an affinity with the music, it made their blood boil. As a result, it wasn’t difficult because it was already laid in their roots. I only showed them what they could love and what they couldn’t by playing the music. I happened to be the man who revealed the love that was already there.


sadece neyi sevip neyi sevmeyeceğini çalıp gösterdim. Zaten olan bir şeyi, o sevgiyi ortaya çıkaran adam oldum. Bir röportajınızda “Kitap yazmamı birçok arkadaşım önerdi aslında. Ucundan başlamak lazım ama çok kolay bir iş değil rüyalarınıza yazıyla insanları sürüklemek…” demişsiniz. Müzikle rüyalarınıza insanları sürüklediğinizi düşünüyor musunuz? Yaptığım her işi tutkuyla yapıyorum. Televizyon programından örnek vereyim: Selimiye Camisi’nde dayanamayıp, oradaki bir ahşap duvara sarılıp öptüm. Bunu önceden planlamadım. “Nasıl yaptınız, şu renge bakın…” dedim, sarıldım ve öpmeye başladım. Düşünsenize, caminin içerisinde bir duvarı öpüyorum. İlk bakışta delinin biri denir. İçimden gelen şeyi anında yapıyorum. İçimdeki rüyalar ve dürtüler bana bunları yaptırıyor. Ben hiç bir zaman “Aa, cami de sarılıp öpülmez, gelen geçen ne der?” diye düşünmem. Müzikte de öyle; bana güzel geliyorsa, ruhumu anlatabiliyorsa o işte varım. Uzun yıllar Amerika’da yaşamak nasıl bir deneyimdi? Benim şöyle bir avantajım oldu, kızım üç yaşında bizimle Amerika’ya gitti. Okulla beraber Matisse sergisine gittiğinde sanırım altı yaşındaydı. Matisse’e bayılmış, bir defa benimle ve bir defa da annesiyle olmak üzere üç defa aynı sergiye gitmişti. O sergiden sonra resim yapmaya başladı. Biz de şaşırmış, inanamamıştık. Öğretmenleri de inanamadı. “Bunları siz mi yaptınız?” diye sordular hatta. Kızım bir kış okulda resim sergisi açtı. Peki, bu nasıl oldu? Bu, bir çocuğun altı yaşında Matisse sergisine gitmesiyle başladı. Geçen gün Ayşe’yle Viyana’da operaya gittik. Localarda iki tane kız çocuğu. 6 - 8 yaşlarında... Kendi kendime yarım saat sonra sıkılacaklarını düşündüm. Ama kızların çıtı çıkmadı, üç saat sonra hâlâ aynı pozisyonda oturmuş opera dinliyorlardı. 112 SKYLIFE | HAZİRAN | JUNE 2010

Annem iyi bir aşçıdır. Annesi iyi yemek yapmayan adam yemekten anlamaz. My mother is a great cook. A man can only understand food if his mother is a good cook.

In a previous interview you said, ‘Many friends have suggested that I write a book...I should really start slowly, but dragging people to your dreams through writing is not an easy endeavour’. Do you think you are dragging people to your dreams through music? I do everything I do with passion. Let me give you an example from my TV show: I embraced and kissed a wooden wall in Selimiye Mosque because I couldn’t contain myself. I did not plan this in advance. I just thought ‘how could someone make something so great, look at that colour!’ and I hugged and kissed the wall. You know, think about it...I am there, inside a mosque and I am kissing the wall. At first glance, they could say I was just crazy. I do what I feel like doing at the moment I feel it. My dreams and impulses make me do these things. I never think like, ‘you can’t just hug and kiss a wall in a mosque, what would people think?’ It’s just the same in music. If I find it beautiful, if it can explain my soul, I’m good for it. What was it like living in the US for so many years? I had the advantage of going to the US with my family, when my daughter was 3 years old. I think when she attended a school trip to visit a Matisse exhibition she was 6 years old. She was very fond of Matisse and she went to the same exhibition three times during which she went once with her mother and once with me. After that exhibition she started painting. We were quite shocked and so were her teachers. They even asked us, ‘did you make these paintings?’ One winter, she opened an exhibition at her school. Well then, how did all this happen? All this began with a child visiting a Matisse exhibition at the age of 6. The other day Ayşe and I went to the opera in Vienna. In one of the boxes there were two little girls between the ages of 6-8. I thought to myself that they would be bored after half an hour but they were as quite as mice. Three hours later they were sitting in the same position listening to the opera. Considering your years of experience as a percussionist and all the travelling you have undertaken, can you tell me


Çok seyahat etmiş, dünyanın farklı yerlerinde müzik yapmış bir perküsyon sanatçısı olarak söyler misiniz, en güzel müzik nerede yapılır? Bir konser salonuna gittiğimde etrafıma bakıyorum. Orada bir elektrik, bir kimya varsa yakalıyorum. Ama bazen en güzel salona gidiyorum, orada bir elektrik bulamıyorum. İzmir’de Adnan Saygun’da çalın diyorlar. Bense İsmet İnönü Salonu’nu istiyorum. Orası daha basit, daha yuvarlak, şekli hoşuma gidiyor. İsmet İnönü Salonu eski diyorlar ama fark etmez ki, oranın ruhu bana enerji veriyor. Bana kimya ve elektrik veren her yerde müzik yaparım. Rafine yemek merakınız aileden gelen bir gelenek mi? Yemek işinde genetik faktörler de var. Annem iyi bir aşçıdır. Annesi iyi yemek yapmayan adam yemekten anlamaz. Çünkü çocukluktan beri ağız tadı talimi yoktur. Mesela bakıyorum, çok varlıklı bir ailenin oğlunun yemekle hiç bir alakası yok. Bilmiyor, hangisi iyi hangisi kötü. “Aa ne güzel” diyor, hâlbuki çok kötü. Sonradan anlıyorum ki annesi bilmiyor. Bu çocukluktan itibaren elde edilen bir şey. Mesela kız kardeşim yemek yapmayı hiç bilmezdi, şimdi 50 yaşından sonra acayip yemek yapmaya başladı. İçinde varmış ama farkında değilmiş. En sevdiğiniz yöresel Türk yemekleri hangileri? En çok annemin yaptığı sucuklu ıspanak, su böreği, içli köfte, tavuklu pilav, tereyağlı pilav eşliğinde kuzu, incikli nohut yahnisi ve Kayseri aşuresini severim. Dinlenmek, rahatlamak istediğinizde hangi müzikleri dinliyorsunuz? Küba Bolero’larını… Stevie Wonder’ın romantik parçalarının hastasıyım. Bize gelecekteki projelerinizden bahseder misiniz? Çok şık bir CD hazırlıyorum, yaz sonuna kadar bitecek. Ayrıca bir kitap projem var. Başlığı ‘100 Macera, 100 yemek’ olacak. Kitabın ismi kaç macera çıkacağına bağlı olarak değişebilir tabii. 2011 yılında çıkacak. Bir de bir hikâye kitabı yazmak istiyorum. Güzel yazdığımı tahmin ediyorum. Eskiden İngilizce yazar, Türkçe’ye çevirirdim; şimdi Türkçe yazabiliyorum. Ama bu ileriki tarihlerde gelişecek bir proje olduğu için şu an yayınlanma tarihiyle ilgili bilgi vermem mümkün değil.

114 SKYLIFE | HAZİRAN | JUNE 2010

Ağlatan ki müzikle çok ağlarım, güldüren, hareket ettiren, spor yaptıran, yürüten, otomobil kullandıran, yemek yediren, röportaj yaptıran bir şey müzik. Music is a thing that makes you cry ( in fact I cry a lot with music), smile, move, do sports, walk, drive, eat and accept. interviews.

where the best place to play music is? When I go to a concert hall, I take a look around me. If there is energy there or some sort of chemistry I feel drawn to I pick up on it. Sometimes, I’ll go to the most beautiful concert hall and won’t feel any energy there. They tell me to play in Adnan Saygun concert hall in İzmir but I play in İsmet İnönü concert hall. The latter is simpler, rounder, I like it’s shape. They tell me that İsmet İnönü is an old concert hall but it doesn’t matter. The soul of the place is what gives energy to me. I play music everywhere that gives me energy and provides a sense of chemistry. Is your interest in refined foods a tradition you have conceived from your family? There are also genetic factors in food. My mother is a great cook. A man can only understand food if his mother is a good cook because he has not developed a gusto from childhood. For example, I meet the son of a very wealthy family but he has no idea about food. He can’t distinguish between good and bad food. He just says ‘mmm, it’s delicious’ whereas the food is really bland. Then, I realise that it’s his mother who doesn’t know much about food. It is something you attain when you are a child. For example, my sister never knew how to cook. Now, after the age of 50, she started cooking incredibly. She just hadn’t acknowledged what the talent she had for it. What are your favourite regional Turkish dishes? Spinach cooked with soujouk, water heurek, stuffed mutton balls, chicken rice, lamb shank and chickpea stew served with buttered rice and Noah’s pudding are the foods I like the most which my mother makes. What do you listen to when you want to rest and relax? Cuban Bolero’s... I am mad about Stevie Wonder’s romantic songs. Can you tell us a little bit about your future projects? I am preparing a very stylish CD which will be finished by the end of summer. I also have a book project I am working on. The title is going to be ‘100 Adventures, 100 Dishes’. Naturally the name of the book can change according to the number of adventures. The book will be published in 2011. Moreover, I want to write a story book. I guess I write well. In the past I used to write in English and translate it into Turkish, but now I can write in Turkish. However, because this is a project that will come into shape in the future I cannot tell you when it will be published yet.


MOUNTAIN OF GOD’S SERVANTS THE TUR ABDİN MONASTERIES Recently the Skylife team followed the sacred way that runs through Mardin and Midyat to the Syrian border. They discovered the homes of Anatolia’s oldest religions on the mountains that look out over the Mesopotamian plain with silent, sun-yellow wisdom.

TANRI HİZMETKÂRLARININ DAĞI:

TUR ABDİN MANASTIRLARI • HASAN MERT KAYA - MELİH USLU

• MUSTAFA YILMAZ, FETHİ İZAN

Skylife ekibi, Dicle Nehri’nin batısında, Mardin ve Midyat üzerinden Suriye sınırına uzanan kutsal yolun izini sürdü. Mezopotamya Ovası’na sessiz ve güneş sarısı bir bilgelikle bakan dağlarda, Anadolu’nun en eski inanç merkezlerini keşfetti. aftalardır süren hazırlık nihayet sona erdi. Paskalya zamanı ekibimiz için en iyi yola çıkma zamanıydı. Hristiyan dünyasında bayram olarak kutlanan bu günlerin Güneydoğu’dan nasıl göründüğü bizim için önemliydi. İlk durağımız Mardin’e indiğimizde heyecanlıydık. Medeniyetin ve tarihin izlerini saklayan Tur Abdin Dağları’nın koynunda asırlardır uyuyan safran sarısı manastırlar bütün gizemiyle bizi bekliyordu. MİLENYUMLARI ESKİTEN MİMARİ Söz konusu Mardin yöresi olunca sayısız kültüre ve dine kucak açan bu olağanüstü kentte mabet de bol ve çeşitli oluyor haliyle. Kentin siluetini ve kimliğini oluşturan o güzelim camiler ve çağının bilim merkezleri olan medreselerle yan yana, sırt sırta zaman meydan okuyan irili ufaklı yüzlerce de manastır ve kilise var bu topraklarda. Hoşgörünün, birlikte, sevgiyle birbirinin kabullenişin taşa kazınan tanıkları bu yapılar. Unutmadan belirtelim, Tur Abdin’in manastırları da çağlar boyunca birer bilim merkezi olagelmişler. Nice

he weeks of preparation had finally come to an end. Easter was the ideal time for our team to set out. It was important for us how these days, celebrated as a holy season in the Christian world, look from the Southeast. We were full of excitement as we landed at our first stop, Mardin. Resting in the bosom of the Tur Abdin Mountains, the saffronyellow monasteries, steeped in history and civilization, were awaiting us in all their mystery.

MILLENNIA-OLD ARCHITECTURE When it comes to the Mardin region, the temples of this city that has opened its arms to countless religions and cultures are plentiful and varied. Side by side and back to back with the beautiful mosques and madrasas - the centers of learning of their day - that constitute the identity and skyline of this city, there are also hundreds of churches and monasteries large and small, all successfully resisting time’s depredations. Stone-carved witnesses of tolerance and mutual acceptance through love. We should point out immediately that the Tur Abdin monasteries have also


Mardin Kırklar Kilisesi Horiepiskoposu Gabriel Akyüz, Mardin Metropoliti Yusuf Çetin ve Diyarbakır Meryem Ana Kilisesi Papazı Yusuf Akbulut.

tarihçiler, nice tıp bilginleri, dilbilimciler ve filozoflar yetişmiş bu manastırlarda. Ancak sakın batıdaki gibi gökyüzü ile yarışırcasına sivri ve yüksek kuleleri olan gotik yapılar görmeyi hiç beklemeyin Tur Abdin coğrafyasında. Buranın kiliseleri yüksek değil o kadar. Manastırları devasa değil öyle. Çünkü bu tapınakları inşa eden bilge insanlar, gerçek yüceliğin tevazuda var olduğuna inana gelmişler. Binaları yüceltmek yerine, insanı yüceltmek tercih edilmiş burada. Mimari alçakgönüllü olsa da kartallar ve bulutlar çoğu zaman size arkadaşlık eder buralarda. Çünkü Süryani bilgeler mabetlerini kalabalıklardan uzak, sessizliğin ve ıssızlığın ortasında Tanrı ile baş başa kalmak istemişler. Ondandır yüce dağların sırtlarını, zirvelerini mesken tutmalarının sırrı. HUZUR KAPISI Hep söylenegelir, tarih ve felsefe sohbetlerinde sık geçen bir söz vardır ya doğunun bilgeliği diye. İşte bu taşları tarih kokan mabetlerdedir insanı kucaklayan o bilgelik. Buralarda sözcüklerle anlatılması pek de mümkün olmayan, garip bir huzur, bir dinginlik kaplar içinizi. Bir ziyaretimde, dayanamayıp sormuştum rahibe bunun nedenini. “Biz bu taşlara

118 SKYLIFE | HAZİRAN | JUNE 2010

Gabriel Akyüz, Chor Episcopus of the Forty Martyrs Church in Mardin, and Yusuf Akbulut, priest of the Church of the Virgin Mary at Diyarbakır.

been centers of learning down the ages, where numerous historians, men of medicine, philologists and philosophers have been trained. But don’t expect to see here in the Tur Abdin landscape gothic structures with tall, pointed towers soaring into the sky as in the West. The churches here are not that tall, the monasteries not that sprawling, because the wise men who built these temples believed that true exaltation lies in humility. Rather than raising their buildings to the sky they preferred to elevate mankind instead. Although the architecture is modest, it is eagles and clouds that will be your companions here much of the time. For the Assyrian sages wanted their temples to be far from the crowd, on intimate terms with God in the midst of silence and isolation. And that is why they took up residence on the ridges and peaks of high mountains.

GATE OF SERENITY The wisdom of the East is a frequent phrase in discussions of history and philosophy. And it is that wisdom that permeates a person in these temples made of stones that literally exude history. A strange calm, an uncanny serenity, difficult to put into words, invades one here. On one visit I could not resist asking a priest the reason for this. We say in Arabic that these stones are ‘hanûn’ he said, which means warmhearted, congenial, sympathetic. And indeed the local stone, which is the basic component of Mardin architecture, must be the primary reason for the peaceful atmosphere. The Assyrian Orthodox Church possesses one of the oldest patriarchates in the world. With roots going back to St. Paul, the Assyrian church is believed to have been founded in Antioch (Antakya) in 37 A.D. The Assyrians at the same time were the first people to adopt Christianity en masse, and their roots go back to Asshur and Aram, the sons of Shem, youngest son


dogu.indd 119

5/25/10 1:23 AM


Arapça ‘hanûn’ diyoruz” yanıtını almıştım. Türkçe karşılığı sıcak, sevimli, cana yakın demekmiş. Gerçekten de Mardin mimarisinin en temel unsuru olan bu yöreye özgü taş huzurlu atmosferin de önemli bir nedeni olsa gerek. Süryani Ortodoks Kilisesi dünyanın en eski patrikliğine sahip kiliselerden. Süryani kilisesinin köklerinin Aziz Petrus tarafından M.S. 37 yılında Antakya’da kurulduğuna inanılıyor. Süryaniler, aynı zamanda, kitle halinde Hristiyanlığı benimseyen ilk insanlar. Süryaniler köklerinin Nuh Peygamber’in oğlu Sam’ın Asur ve Aram adlı çocuklarına dayandırır. Doğunun bu kadim topluluğu semitik bir dil olan Süryaniceyi günümüzde yaşatmaya devam ediyorlar. Tüm semitik dil alfabeleri gibi Süryanice de sağdan sola doğru yazılır. İlk bakışta erken dönem Arap alfabesiyle figüratif açıdan oldukça benzeştiği görülen Süryani alfabesi aslında Arap alfabesinin evrildiği kaynaktır.

İsa peygamber Süryani dilinin bir kolu olan Aramice konuşurdu. Günümüzde bu dil Suriye’nin Şam kenti yakınlarında Malula adlı bir köyde bulunan yaklaşık 5 bin kişilik bir topluluk tarafından yaşatılıyor.

120 SKYLIFE | HAZİRAN | JUNE 2010

Jesus spoke Aramaic, an offshoot of the Assyrian language. Aramaic is still spoken today by a community of approximately 5,000 people who live in a village, which names is Malula, near the city of Damascus in Syria.

of the Prophet Noah. This ancient eastern community uses Assyrian, a Semitic language, is still living today. Like all the Semitic languages, Assyrian is written from right to left. Appearing at first glance to resemble the early Arabic script, the Assyrian alphabet is actually the source from which the Arabic alphabet evolved.

DEYR UZ ZAFERAN MONASTERY The word ‘deyr’ in Arabic means monastery, while ‘zaferan’ means saffron. This is the monastery closest to Mardin city center, the Saffron Monastery, whose bright yellow stones warm the human heart. But the name has nothing to do with the color of the stones. It’s a different story. Built in 394 A.D., Deyr uz Zaferan became the leading center of the Assyrian Orthodox Church, in other words the seat of the Patriarchate, in the year 1160, a privilege it preserved without interruption up to 1932. In that year the Patriarchate was moved to Antakya and later from there to Damascus in Syria.


2010 JUNE | HAZİRAN | SKYLIFE 121


Mor Yakup Kilisesi ve antik okulunda arkeolojik kazılar sürdürülmekte. Kazılar bitirildikten sonra Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından tarihi Mor Yakup Kilisesi ve Zeynelabidin Camii Kültür ve İnanç Parkı Projesi çerçevesinde aynı avluya alınacak.

DEYR UZ ZAFERAN MANASTIRI Arapçada deyr sözcüğü manastır, zaferan ise safran demek. Mardin kent merkezine en yakın manastır burası: İnsanın içini ısıtan sapsarı taşlarıyla Safran Manastırı. Ama bu ismin taşlarının rengiyle pek ilgisi yok. Öyküsü başka. M.S. 394 yılında inşa edilen Deyr uz Zaferan yine miladi 1160 yılında Süryani Ortodoks Kilisesi’nin en önemli odağı, yani Patrikliğin merkezi olur. 1932 yılına kadar da kesintisiz sürdürür bu ayrıcalığını Deyr Uz Zaferan. Patriklik 1932 yılında Antakya’ya oradan da Suriye’ye, sonra da Şam’a taşınır. İsmin öyküsünü unuttuğumuzu sanmayın: Eski zamanlarda insanlardan uzak, uzlete çekilen Süryani din adamları manastırın çevresinde safran yetiştirip, satarlarmış. Kimseye yük olmadan, ihtiyaçlarını karşılayıp, karınlarını doyurabilmek, geceleri ışığında kitap okudukları kandillerine zeytinyağı alabilmek için. DEYR UL UMUR Mardin’inden 60 km doğuda bir uç, gümüşün en asil hali telkâri ve telkârinin de seçkin örneklerinin üretildiği bir açık hava sanat merkezi Midyat. Gerçi son dönemlerde birbiri ardına çekilen dizilerin de platosu olarak popüler oldu ama emin olun, Midyat 122 SKYLIFE | HAZİRAN | JUNE 2010

Nusaybin yakınlarındaki Der Mor Evgen Manastırı, dev kubbesi ve kabartma yazıtlarıyla çok etkileyici. With its giant dome and reliefcarved inscriptions, the Der Mor Evgen Monastery near Nusaybin is an impressive sight to behold.

Archaeological excavations are underway at the Mor Yakup Church and ancient school. When they are complete, the church will be included together with the Zeynel Abidin Mosque in the Culture and Religion Park Project being carried out by the Ministry of Culture and Tourism.

But don’t think that I have forgotten the story of its name: In the old days, the Assyrian men of religion who withdrew into seclusion from human society grew saffron around the monastery and sold it to the local people in order to meet their need for food without being a burden on anyone and to buy olive oil for the lamps by whose light they read books in the night.

DEYR UL UMUR Sixty kilometers east of Mardin, Midyat is an open-air art center where the finest examples of silver filigree are produced. Although the area has of late become popular


bundan çok daha fazlası ve ötesi! Tur Abdin’in en önemli manastırlarından birisi de Deyr ul Umur ya da diğer adıyla Mor Gabriel Manastırı. Midyat – Cizre yolu üzerinde, tam Midyat ile Şırnak, İdil İlçesi ortasında. Tertemiz, bakımlı ve etrafı yüksek duvarlarla çevrili Deyr ul Umur’un. M.S. 397’de inşa edilen eski manastırın etrafına zaman içinde yapılan çeşitli eklentilerle oldukça büyük bir yapılar bütünü meydana gelmiş. Deyr ul Umur, inşa edildiği tarihten günümüze kadar kesintisiz olarak manastır olma işlevini sürdürmüş. Bu yönüyle en eski Süryani manastırı denilebilir burası için.

Midyat Barıştepe Köyü yakınlarında M.S. 3-4. yüzyıllara tarihlenen erken Hristiyanlık döneminde kilise olarak kullanılan mağaralar.. The caves in the countryside around the village of Barıştepe at Midyat were used as churches in the early Christian era, 3rd and 4th centuries A.D.

as a place where TV series are shot one after the other, you can be sure that Midyat remains far removed from the brouhaha! One of the most important of the Tur Abdin monasteries, Deyr ul Umur is also known as the Mor Gabriel Monastery. Located on the Midyat-Cizre road, it stands smack dab between Midyat and Şırnak in the middle of the town of İdil, surrounded by spotlessly clean and well-maintained high walls. With the various additions to the old monastery, built in 397 A.D., it forms a sizable complex today. Deyr ul Umur has functioned continuously as a monastery since the day it was built, which earns it the distinction of being the oldest Assyrian monastery.

BARIŞTEPE’DE HAÇ VE AHURAMAZDA Midyat’a bağlı Barıştepe Köyü kırsalında M.S 4 ve 5 yüzyıllara tarihlenen erken Hristiyanlık dönemi mağara kiliseleri ziyaret ediyoruz. Bölgede M.S.3.yüzyıldan itibaren yayılmaya başlayan Hristiyanlık, Sasanilerin bölgedeki varlığı ile karşılaşır. Bölgede Hristiyan kültürü Sasaniler’in Zerdüşt kültürü ile kesişir. Dinler arası geçişler yaşanır. Bunun en somut ifadelerinden birisi de Barıştepe’de. Zerdüştlüğün en kült sembolü olan Ahura Mazda kabartması, Hristiyanlığın en büyük sembolü haç ile birlikte duruyor. Barıştepe mağaraları batıya yönelik. Zerdüştlükteki en önemli ritüellerden biri olan güneşin doğuşu ve batışı buradaki konuma da yansımış.

We now visit the cave churches in the countryside around the village of Barıştepe attached to Midyat, which date to the 4th and 5th centuries A.D., in other words, the early Christian era. Spreading through the region starting from the third century A.D., Christianity encountered the presence of the Sasanids here, where Christian culture then intermingled with Sasanid Zoroastrian culture. Inevitably the two religions interacted, one of the most concrete examples of this being the way the Ahura Mazda relief, a cult symbol of Zoroastrianism, stands side by side here with the Christian symbol of the cross. The Barıştepe caves face west, reflecting one of the most important Zoroastrian rituals which involved the rising and setting sun.

BİLGİNİN KENTİ: NUSAYBİN Gündüzü seyranlık, gecesi gerdanlık Mardin’in bir

We proceed now to the other end of Mardin province, to the heart of Tur Abdin and the millennia-old city of Nusaybin, or,

124 SKYLIFE | HAZİRAN | JUNE 2010

AHURA MAZDA AND THE CROSS AT BARIŞTEPE

CITY OF LEARNING: NUSAYBIN


diğer ucuna, Tur Abdin’in kalbine, binlerce yıllık bir kente, antik adıyla Nisibis’e yani Nusaybin’e ilerliyoruz. Varınca bir soru soruyoruz kendimize: Acaba Nusaybin’le yaşıt, Nusaybin kadar köklü, Nusaybin kadar bilge kaç kent var yeryüzünde? Tarsus mu dediniz? Belki… Harran mı? Evet, olabilir! Mardin, Şanlıurfa, güzeller güzeli Diyarbakır mı? Bir ihtimal… Biraz da dünyanın çeşitli yerlerinden yerler sayarız Kudüs, Şam, Petra gibi… Ama işte o kadar! Böylesine değerlidir Anadolu ve böylesine eşsizdir bu coğrafya… Dünya bir yüzük olsaydı, emin olun Anadolu o yüzüğün kaşı olurdu! Nusaybin içinden sınır geçen bir kent. Sınırın öte yanı Suriye’nin Kamışlı kenti. Sınırın bir tarafında okunan ezanın, çalan çanın ve öten horozun sesi diğer taraftan rahatça işitiliyor. Sinan Çetin’in Propaganda filmi geliyor aklımıza burada. Neyse, konuyu dağıtmayalım. Nusaybin’i tarih içinde önemli kılan kendi küçük ama ünü büyük bir yapı Mor Yakup Kilisesi. M.S. 313’te Süryani Aziz Mor Yakup tarafından kurulan kilisenin en ayırt edici özelliği bünyesinde tarihi Nusaybin okulunu barındırması. Yapının ana giriş kapısı Suriye sınırındaki mayınlı arazide. Peki, Mor Yakup’un komşusu kim dersiniz? Tabii ki Akkoyunlu dönemine tarihlenen Zeynel Abidin Camii. Anlaşılan Mardin, engin hoşgörüsünü burada da göstermiş yüzyıllarca.

Mardin’deki Meryem Ana Kilisesi’nde ibadet anı. Süryaniler binlerce yıldır olduğu gibi geleneklerini sürdürüyor. The Assyrian Christians preserve their millennia-old traditions in a moment of worship at the Church of the Virgin Mary in Mardin.

as it was known in antiquity, Nisibis. As we approach, we ask ourselves: How many cities are there on the earth that are as old, as well-established and as learned as Nusaybin? Tarsus, you say? Perhaps. Harran? Yes, could be. Mardin, Şanlıurfa and, loveliest of them all, Diyarbakır? Possibly. We could also include cities in other countries, like Jerusalem, Damascus, Petra… But that’s it. So remarkable is Anatolia, so unique this landscape… Had the world been a ring, Anatolia would surely have been the jewel set in it. Nusaybin is a border town. On the other side lies the Syrian town of Kamışlı. The call to prayer, church bells and roosters crowing on one side can be heard easily on the other. Sinan Çetin’s film, Propaganda, comes to mind here. But let us not stray from our subject. What makes Nusaybin important historically is a small but famous building, the Mor Yakup Church. The distinguishing characteristic of this church, commissioned by the Assyrian Saint Mor Yakup in 313 A.D., is that it harbors inside it the historic Nusaybin school. The structure’s main entrance lies in mined territory on the Syrian border. So who is its neighbor? Naturally it’s the Zeynel Abidin Mosque, which dates back to the period of the Akkoyunlu, or White Sheep Turcomans, who ruled the area in the 15th century. Clearly Mardin has extended its broad tolerance here as well for centuries.


KARTAL YUVASI MOR EVGEN MANASTIRI Nusaybin’i geride bırakıp 30 km kadar geçtikten sonra Girmeli Köyü sapağına gelirsiniz. Sizi kartal yuvası Mor Evgen Manastırı’nın kalıntılarına ulaştıracak yoldur burası. Tur Abdin’in başlangıç yükseltilerinde, Mezopotamya’nın gizem dolu uçsuz bucaksız ovasına bakan bir kartal yuvası Mor Evgen. Bugün manastır olarak kullanılmıyor Mor Evgen ama yüzyılların izini duvarlarında taşımayı sürdürüyor. Tur Abdin böyle işte. Göründe bırakıp, gitmek istemeyeceğiniz bilgelik rotası. Kutsal dönemlerin dillerini konuşan, dünyanın ilk üniversitelerini kurup filoloji, tıp, kimya, matematik, tarih, felsefe, mantık gibi temel bilimlerin hemen her alanında büyük bilginler yetiştiren Süryani bilginlerinin kutsal dağı burası. Yunan felsefesi ile Müslüman Araplar arasında kültür köprüsü olan bilginler bu tarihi yapılarda verdiler eserlerini. Ve şimdi doğunun bu bilge insanlarının hatıralarını yaşatan mabetler sizi bekliyor görmeniz, tanışmanız için onlarla. 128 SKYLIFE | HAZİRAN | JUNE 2010


MANASTIRLARIN RESSAMI: NASRA ŞİMMESHİNDİ “Bana Süryani kumaş ressamı diyorlar ama atalarımdan öğrendiğim bu işe basmacılık el sanatı diyoruz. Ayrıca söylendiği gibi 91 değil, 85 yaşındayım. Kendimi bildim bileli Mardin’de yaşıyorum. Ailemin Mardin’deki geçmişi en az 600 yıl önceye dayanıyor. Babam ressam ve heykeltraştı. Dokuma üzerine İncil’den tasvirler çizmeyi babamdan zamanla ben de öğrendim. Kumaş boyamalarımı kimi zaman küçük pullarla süsleyerek zenginleştiriyorum. Yaptığım renk renk işler Süryani kilise ve manastırlarında dekoratif amaçlarla kullanılıyor. Dünyanın pek çok yerinden siparişler alıyorum. Bazen Mardin’e gezmeye gelen dostlarımıza da sipariş üzerine kumaş boyama yapıyorum. Bu eski Süryani el sanatının son temsilcisi sayılmam, çünkü torunlarıma da öğretiyorum.”

PAINTER OF MONASTERIES: NASRA ŞIMMESHİNDİ

EAGLE’S EYRIE: MOR EVGEN MONASTERY Leaving Nusaybin some 30 kilometers behind, we come to the turn-off for the village of Girmeli. This road will bring you to the ruins of the Mor Evgen Monastery, a virtual eagle’s eyrie looking out over Mesopotamia’s vast and mysterious plain from Tur Abdin’s lower elevations. Such is Tur Abdin. A route of learning that, once seen, you will never want to leave. Sacred mountain of the Assyrian sages who spoke the languages of the holy era, who founded the world’s first universities and who trained great scholars in almost all the basic fields of knowledge such as philology, medicine, chemistry, mathematics, history, philosophy and logic. Scholars who forged a cultural bridge between Greek philosophy and the Muslim Arabs and produced their works in these historic structures. And now the east is waiting for you to come and see the temples that preserve the memory of those wise men.

“They call me the Assyrian cloth painter, but we call this business, which I learned from my forefathers, the handicraft of fabric printing. Not only that, I am not 91 as is claimed but 85 years old. I’ve lived in Mardin for as long as I can remember. My family’s history goes back at least 600 years. My father was a painter and sculptor. I learned to draw scenes from the Bible on textiles from my father. In time I too learned that art. Sometimes I adorn my paintings on cloth with little sequins. The colorful works I produce are used as decorations in Assyrian churches and monasteries. I get orders from a lot of places around the world. Sometimes I make paintings on cloth to order for friends of ours that come to tour Mardin. I am not the last representative of this ancient Assyrian handicraft because I am also teaching it to my grandchildren.”

2010 JUNE | HAZİRAN | SKYLIFE 129


Yırtıcı kuşların gizemli ve hareketli dünyalarına detaylı bir bakış… İnsanoğlu, kuşlardan bile daha çok uçma isteği olan bir canlıdır. Belki bu yüzdendir insanlığın kuşlara olan hayranlığı… Dünyanın her yerinden binlerce insan kuşları gözlemlemeyi, fotoğraflamayı, onların göçlerini izlemeyi bir hobiye hatta hobinin de ötesinde bir tutkuya dönüştürmüştür. Türkiye’de kuş gözlemciliği çok keyifli bir uğraştır ve ülkemiz son yıllarda bu konuda ön plana çıkmaktadır. Türkiye, tamamı doğal ortamında ve tüm ülkeye yayılmış yüz kadarı rastlantısal olmakla beraber dört yüz altmış beş tescilli kuş türünü barındırıyor. Göç mevsiminde ülkemizden geçen kuşlarla birlikte düşünüldüğünde binlerce türden söz etmemiz mümkün. Tüm bu türler içerisinde yırtıcı kuşları ayrı tutmak gerekir. Onlar eşsiz canlılardır. Besin zincirinin üst halkasında yer alırlar, doğal yaşamı dengeleyici unsurlardır. Bu muazzam yaratıkları gözlemlemekle geçen son 6 yılımda objektifime takılan bazı görüntüleri sizlerle paylaşmak istedim…

The fast-paced and mysterious world of predatory birds Man is a creature who longs to fly even more than the birds, which is perhaps the reason he is so enamored of them. All over the world people by the thousands observe and photograph birds and follow their migrations, in a hobby that has evolved into a passion. Birding in Turkey is a very enjoyable pastime that has come to the fore in recent years. Although some 100 are them are encountered only occasionally, the country is home to 465 registered bird species, all of them in their natural habitat and distributed over the entire country. Taking them together with the birds that fly over on their annual migrations, we could speak of thousands of species. Among them the predatory species have a special place as unique creatures. At the top rung of the food chain, they help maintain the balance of nature. I would like to share with you some shots I got of these magnificent creatures over the last six years.


TURKEY’S BIRDS OF PREY

• ZAFER TEKİN


KULAKLI ORMAN BAYKUŞU Adından anlaşılacağı gibi ormanlık alanlarda yaşar. Nehir ve göl gibi su kaynaklarının yakınında yuvalamayı tercih eder. LONG-EARED OWLAS The name indicates, it lives in wooded areas, preferring to nest near sources of water such as lakes and rivers.

SAZ DELİCESİ Yalnızlığı seven bir türdür. Tek başına avlanır. Yaşamak ve avlanmak için sulak alanları tercih eder.

WESTERN MARSH-HARRIER A species that loves solitude, it prefers wetlands for living and hunting.


KÜÇÜK AKBABA Kanat yapısıyla çok iyi süzülür. Genellikle hayvan leşleri, yumurtalar ve küçük memelilerle beslenir. EGYPTIAN VULTUREE Specially good at swooping due to its wing structure, it generally feeds on carrion, eggs and small mammals.

BALIK KARTALI Beyaz gövdesi atik ve zarif bir duruş kazandırır. Balık başta olmak üzere su canlılarıyla beslenir. WESTERN MARSH-HARRIERA Elegant in appearance with a white body, it feeds on aquatic creatures, mainly fish.

2010

ALA DOĞAN Kış aylarını Afrika’da geçiren bu atik yırtıcı, küçük kemirgenleri ve böcekleri avlar. RED-FOOTED FALCON This swift predator that winters in Africa hunts small rodents and insects.


%100 el Kürertslarda Standa

%100

Yerli

rla

İş Uygulamaları . Veri Merkezi . İletişim Ağı . İş İstasyonları Danışmanlık, Çözüm, Dışkaynak Hizmetleri

www.kocsistem.com.tr

Kaynakla


KARA AKBABA Oldukça büyük bir kuştur. Kemrigenlerle ve koyun, geyik gibi hayvanların leşleriyle beslenir. BLACK VULTURE A rather large bird, it feeds on rodents and carrion, in particular the carcasses of animals like sheep and deer.

KERKENEZ Bulunduğu ortama kolaylıkla uyum sağladığı için hemen hemen her yerde karşımıza çıkabilir. LESSER KESTREL Readily adapting to its environment, it can be found almost everywhere.

KIZIL ŞAHİN Açık alanlarda avlanmayı tercih eder. Hızlı ve kararlı bir avcıdır. Türkiye bu türün görüldüğü birkaç yerden biridir. LONG-LEGGED BUZZARD An alert and determined hunter, it prefers to hunt in open areas. Turkey is one of several places where this species is observed.


• SUAVİ KEMAL YAZGIÇ

Bu yıl Avrupa Kültür Başkenti Ajansı tarafından ikinci kez desteklenen Uluslararası İstanbul Şiir Festivali’ne 20’si Türk, 20’si yabancı 40 şair katıldı. Biz de bu vesileyle Türk şiirine yeni ufuklar açan şairlerden bazılarına yakından baktık.

• NECİP ŞAHİN

Sponsored this year for the second time by the European Capital of Culture Agency, the International Istanbul Poetry Festival welcomed forty poets, 20 Turks and 20 foreigners. And we in turn took a closer look at the poets who are opening up new horizons in Turkish poetry.


iir çok okunmasa da çok sevilir ülkemizde. Hatta her üç Türk’ten dördünün şair olduğu söylenir. Modern Türk şiiri köklü bir şiir mirasına sahip olmak gibi bir talihe sahip. Bu mirasın günümüzdeki filizlerini, çiçeklerini tanımak isteyenlerin buluştuğu adreslerden biri de şairlerin katıldığı etkinlikler. Buluşmaların en çok gerçekleştiği şehirlerden biri de İstanbul elbette. İki imparatorluğa ve pek çok kültüre ev sahipliği yapan İstanbul, şairlere ilham vermekle kalmıyor, şiire dair birçok etkinliğe de ev sahipliği yapıyor. Her yıl dünyadan ve Türkiye’den önemli şairleri İstanbul’da buluşturan Uluslararası İstanbul Şiir Festivali de bu etkinliklerden biri. Bu yıl 11 – 15 Mayıs tarihlerinde gerçekleşen festivale 20’si Türk, 20’si yabancı 40 şair katıldı. Hazır söz şiirden açılmışken projektörümüzü günümüz Türk şiirinde dikkat çeken imzalara çevirdik. YALIN VE ZARİF İmza attığı altı şiir kitabıyla yalınlığın ve zarafetin dilini yakalayan Ömer Erdem, en hüzünlü imgeleri bile berrak bir göğün altında şiirleştiriyor. Naifliğini titizlikle koruduğunu da vurgulamak lazım. BİR ŞİİR BOHÇASI Onu her ne kadar romanlarıyla tanısak da ikinci şiir kitabına imza atan Murat Menteş has bir şairdir. Romanlarındaki dil ve üslubunu neye borçlu olduğunu merak edenlere şiirleri kaynak gösterilebilir. Ana yakıtı ironi ve parodi olan bir şiir onunki. TAM KIVAMINDA Genç ve ödüllü bir şair Gonca Özmen. Şiirinde kelimeleri cimri kullanıyor. Arınmış, fazlalıklara yer vermeyen sıkı bir şiir yazıyor. Bol ödül almış ama nümayişsiz ve çalışkan bir şair Gonca Özmen. BURUK BİR TEBESSÜM Dört şiir kitabı yayınlanan İbrahim Tenekeci, şiirde ince bir humoru gözetiyor. Günlük hayatta fark edemediğimiz ayrıntıları ince ince

A

lthough not much read, poetry is much loved in Turkey. Indeed four out of every three Turks is said to be a poet! Modern Turkish poetry is fortunate to have a deeply rooted heritage, and events in which poets take part are just one of the activities that bring together those eager to know the offshoots of that heritage today. And Istanbul naturally is one of the most frequent venues for such meetings. Host to two empires and numerous cultures, Istanbul not only inspires poets, it also plays host to a number of events focused on poetry. The International Istanbul Poetry Festival, which brings together prominent poets from Turkey and the world in the city every year, is one of those activities. This year forty poets, 20 from Turkey and 20 from abroad, took part in the festival, May 1115. While we are on the subject, let’s take a look at some of the leading names in Turkish poetry today.

ELEGANT SIMPLICITY Ömer Erdem, who has forged a language of elegant simplicity in his six books of poems, manages to turn even the most melancholic images into poetry under a clear sky. I might also add that he meticulously preserves his sense of the naive.

A PARCEL OF POEMS Although we know him more from his novels, Murat Menteş is a unique poet who has just produced a second book of poetry. Indeed, those who wonder to what he owes the language and style of his fiction can look to those poems as the source. His is a poetry fueled mainly by irony and parody.

JUST RIGHT Gonca Özmen is an award-winning, young poet who uses words frugally, writing a dense and pure form of poetry that has no truck with excesses of any kind. A poet unostentatious and hard-working despite her many awards.

WRY HUMOR

İbrahim Tenekeci, who has published four books of poetry, betrays a subtle humor in his poems. Although Tenekeci, who treats the nuances of everyday life’s unremarkable details in his poetry, commands attention for his inventiveness, he captures true beauty


işleyerek şiirleştiren Tenekeci, buluşlarıyla dikkat çekse de asıl güzelliği zihne ve gönle açtığı yeni duyarlık kapılarıyla yakalıyor. İRONİNİN DENEYSEL TADI Aslı Serin ilk kitabıyla dikkat çekti. İronide farklı boyutlar yakalayan Serin, günlük hayata eleştirel bir üslupla yaklaşmakla kalmıyor, yeni biçemler inşa ederek şiire kendi mührünü basıyor. Şairanelik tuzağına düşmemesi Serin’in şiirinin bir başka artısı elbette. MİTOLOJİK İMGELER AVCISI Beş şiir kitabına imza atan Mehmet Can Doğan, poetik bilgisiyle de öne çıkıyor. Mehmet Can Doğan, günümüz şiirinde mitolojisini ağır ağır inşa eden, özel bir sesle konuşan bir şair. İlk okuyuşta soğuk ve mesafeli olan şiiri; ikinci, üçüncü okuyuşlarda farklı ve sürprizli pencerelere açık. ENTELEKTÜEL BİR SES Hayriye Ünal üç kitaba imza atarken, uzun soluklu şiirlerinde nice alt metinler, göndermeler barındırıyor. Her şiiri entelektüel bir keşif macerası tadında. Bir defada tüketilemeyecek, okurundan emek ve sabır isteyen bir şiir için mesai veriyor. ŞİİRDE ETKİLİ BİR SOLUK Hakan Arslanbenzer’in hem teorik hem de pratik çalışmalarıyla imza attığı neo-epik şiir; sadece etrafına toplananların değil, karşı çıkanların şiirlerinde bile dönüşümlere sebep oldu. 80’lerin imgeye hapsolan şiirine yeni açılımlar ve farklı ufuklar getirdi.

through a new sensitivity to the heart and mind. EXPERIMENTAL IRONY Attracting attention with her first book, Aslı Serin captures the multiple dimensions of irony, going beyond a critical approach to everyday life and putting her own stamp on poetry by inventing new forms. Another positive side of Serin’s poetry is that she never falls into the trap of ‘poeticizing’. IMAGE THROUGH MYTH Mehmet Can Doğan, who has published five books of poetry, stands out for his poetic knowledge. Doğan, who slowly constructs his mythology in the poetry of our day, is a poet who speaks with a unique voice. Cold and distant at first glance, his poetry is surprisingly open and ‘different’ upon a second and third reading. VOICE OF THE INTELLECT Hayriye Ünal, who has published three books, weaves many sub-texts and references into her long poems, each one of which is an adventure in intellectual discovery. This is a poetry not to be consumed in a single reading, a poetry that demands labor and patience of the reader. BREATH OF FRESH AIR Hakan Arslanbenzer’s ‘neo-epic’ poetry is both a theoretical and a practical effort that has caused a sea change in the poetry both of those who rally round him and those who oppose him. He has launched new initiatives and opened up new horizons in a poetry that was locked in the imagery of the eighties.

ŞİİRSELLİĞİN DIŞINDA Şiiri ‘şiirselliğin’ dışında ve samimiyetin tam kalbinde kuruyor Birhan Keskin. Kendi şiiriyle, kendi sesiyle konuşan; kendi atmosferinde bir şiir dünyası kuran özel bir şair. Onu özel ve farklı kılan da işte tam olarak bu. Yazmaktan kaçamayacağı bir şiirin şairi o.

BEYOND THE POETICAL Birhan Keskin positions his poetry at the heart of candor and sincerity outside the conventional concept of the ‘poetical’. Speaking in his own voice, through his own poetry, he is a unique poet who invents a poetic world steeped in its own atmosphere. And it is precisely this that makes him so different. A poet’s poet, who can’t not write.

HAYAT BİLGİSİ İÇİN Hakan Şarkdemir müzikle olan derin ilgisiyle hayat bilgisini ifade eden bir şair. Sesle hayat bilgisi sentezinden yakalanan özel bir duyarlığın şiirini yazıyor. Üç kitaba imza atan Şarkdemir, şiirde olduğu kadar şiir eleştirisinde de kayda değer işlere imza attı.

THE MEANING OF LIFE Writing poetry with a unique sensitivity captured through a synthesis of sound and knowledge of life, Hakan Şarkdemir is a poet who expresses the meaning of life through a profound interest in music. Şarkdemir, who has produced three books of poetry, has also made a name for himself as a critic.

142 SKYLIFE | HAZİRAN | JUNE 2010


GOLFE

AÇILAN

KAPI

BELEK GATE TO GOLF

Geçtiğimiz ay iki önemli organizasyona ev sahipliği yapan Belek, golf turizmi konusunda kelimenin tam anlamıyla atakta. • JÜLİDE KARAHAN

Hosting two important events last month, Belek is a town on the make when it comes to golf tourism.

• APO İÇDAĞ


A

ntalya’nın Serik İlçesi’ne bağlı Belek Beldesi, Mayıs ayında iki önemli organizasyona ev sahipliği yaptı. Biri Avrupa Bayanlar Golf Turnuvası’nın Türkiye ayağı ‘Turkish Airlines Ladies Open’, diğeri European Challenge Tour’un Türkiye ayağı ‘Turkish Airlines Challenge 2010’… Geçtiğimiz yıl golf turizminden 130 milyon 230 bin 914 Euro kazanan ve 2010 yılı sonunda bu rakamı 155 milyon Euro’ya çıkarmayı planlayan belde; 2012’de Dünya Amatör Golf Şampiyonası’na ev sahipliği yapacak. Tüm bunları birleştirdiğimizde Belek’in golf konusunda kısa zamanda ne kadar yol kat ettiğini görüyoruz. Türkiye’de golf sporuna her ne kadar 1895 yılında başlanmış olsa da Belek için hikâyenin geçmişi pek o kadar da eski değil. Şöyle ki; Türkiye eski cumhurbaşkanlarından rahmetli Turgut Özal bir gün helikopterle Antalya’dan Side’ye giderken aşağıya bakar ve ‘Burası neresi?’ diye sorar. ‘Belek’ der ve ekler yanındakiler: ‘İşe yaramaz, bataklık bir yer…’ ‘Burayı golf turizmine açalım.’ der Özal. Yanındakiler birbirlerine şaşkın şaşkın bakar... Özal’ın isteği, Altıncı Beş Yıllık Kalkınma Planı’nda (1990 – 1994) kendine yer bulunca; Belek’in talihi döner. Beldenin ilk golf sahası National Golf Club, 18 Kasım 1994’te 920 dönümlük arazisiyle hizmet vermeye başlar. Şimdilerde 15 kilometrelik sahil şeridinde 14 golf sahasına ve 52 beş yıldızlı otele sahip olan belde, 2008’de IAGTO (Uluslararası Golf Tur

B

elek in Turkey’s southern province of Antalya played host to two important events in May. One was the ‘Turkish Airlines Ladies Open’, the Turkey leg of the European Ladies Golf Tournament, the other ‘Turkish Airlines Challenge 2010’, the Turkey leg of the European Challenge Tour. Earning over 130 million euros from golf tourism last year, the area plans to bring this figure up to 155 euros by the end of 2010. And in 2012 it is hosting the World Amateurs’ Golf Championship. When we put them all together, it’s clear what distance Belek has covered in golf in just a short time. Although golf got its start in Turkey back in 1895, the Belek story goes back a little less far. One day in the 1980’s, the late Turgut Özal, former President of Turkey, was flying from Antalya to nearby Side in a helicopter when he looked down and asked ‘What place is that?’ ‘Belek’, replied those traveling with him, adding, “It’s a swamp, no good for anything.” “Let’s develop it for golf tourism then,” countered the President. His traveling companions were taken aback. Belek’s destiny was transformed when Özal’s plan took shape in the Sixth Five-Year Development Plan (1990-1994). The area’s first golf club, the National Golf Club, opened on November 18, 1994 over an area of approximately 230 acres. Now there are 14 golf courses along the 15-kilometer coastal strip and 52 five-star hotels in the area, which proved itself by being chosen ‘Europe’s Best Golf Destination’ in 2008 by IAGTO (International Association of Golf Tour Operators).


Operatörleri Birliği) tarafından ‘Avrupa’nın En iyi Golf Destinasyonu’ seçilerek rüştünü ispatlar. DEĞMEYİN GOLF TUTKUNLARININ KEYFİNE! Yılın neredeyse tamamını yüksek doluluk oranlarıyla kapatan Belek sahalarının tercih edilirliği herkesin malumu. Bu tescilli gerçeğin en temel sebeplerinden biri, bölgenin sahip olduğu mükemmel iklim koşulları. Doğa ve kültürel zenginlik avantajlarına Antalya’nın dinamizmi de eklenince… Değmeyin golf tutkunlarının keyfine. Ama Belek’in asıl farkı; sürprizli ve zorlu sahaları. Turkish Airlines Ladies Open oyuncularına göre sahalar gerek tasarım, gerek planlama, gerek kondisyon bakımından tek kelimeyle ‘harika’. Oldukça zorlu ve macera dolu hatta. Sporcuyu oyun içinde farklı stratejiler geliştirmeye iten ve vuruş kaçırmayı kesinlikle affetmeyen Belek sahaları, fazla değil bundan 3 – 5 yıl sonra dünyanın tüm profesyonellerinin ilk tercihi olursa kimse şaşırmasın!

GOLFERS NEVER HAD IT SO GOOD! With high occupancy rates almost year round, the popularity of the Belek courses is no secret. And one of the basic reasons for this is the area’s ideal climate. When Antalya’s dynamism is added to the area’s rich natural and cultural advantages, golfers never had it so good! But the real Belek difference lies in its surprising and difficult courses. According to players in the Turkish Airlines Ladies Open, the courses are, in a word, ‘fabulous’ - even rather difficult and challenging - in terms of design, layout and condition. Even rather difficult and challenging. Don’t be surprised if the Belek courses, which push the golfer to develop different strategies during the game and which don’t forgive a miss hit, become the top choice of the world’s professional golfers in just 3-5 years.

2010 JUNE | HAZİRAN | SKYLIFE 147


PEKİ YA ELDİVENİN TEKİ! AHMET AĞAOĞLU (TÜRKİYE GOLF FEDERASYONU BAŞKANI) “Golfçüyle avcının anısı bitmez. Her defasında yeni bir macera... Zaten golfün uzun yıllar oynanmasının ardında yatan nedenlerden biri de budur. Yaşlı sporu derler. Öyle değil, yaşlıların da yapabildiği spor... Federasyonun 4500 faal lisanslı oyuncusundan 3500’ü 18 yaşın altında. Ben 1987’de tanıştım golfle. Bir iş için Dubai’ye gitmiştim. Bir golf sahasının açılışı televizyondan naklen veriliyordu; zümrüt yeşili bir saha, çöl ortasında vaha… Çok ilgimi çekti, sahayı gezmeye gittim ve ben bu sporu yapacağım dedim. Türkiye’de var mı, yok mu; bilmeden. Malzemeleri de bilmeden aldım. Eve gittim, paketleri açıyorum hararetle. Eldivenin tekini bulamayınca alışveriş yaptığım mağazaya geri gittim ertesi gün. Meğer tek eldiven lazımmış. Böyle bir başlangıç işte. Şimdi olayı çözdüm ama en önemli şey eksik hâlâ. Golfte; bir önceki ne kadar kötü olursa olsun, onu unutup bir sonraki vuruşa yoğunlaşmak gerekiyor.

148 SKYLIFE | HAZİRAN| JUNE 2010

WHAT’S THE DEAL WITH JUST ONE GLOVE? AHMET AĞAOĞLU (PRESIDENT, GOLF FEDERATION OF TURKEY) “Golfers’ and hunters’ stories never end. It’s a new adventure every time. And that is one of the reasons why golf has been played for so many years. They say that golf is for old people. But that’s not right. Golf is a sport that even old people can play… Some 3,500 of the federation’s 4,500 active, licensed players are under the age of 18. I made the acquaintance of golf in 1987. I had gone to Dubai on business. They were showing the opening of a golf course live on TV. An emerald green course, an oasis in the middle of the desert… It captured my interest, so I went to see the course and decided I would take up the sport, without even knowing if it was available in Turkey or not. I even bought the equipment not knowing. I went home and was eagerly opening the packages. Not finding one of the gloves, I went back to the store the next day. To my surprise I learned only a single glove is needed. That’s how it all began. I’ve got the hang of it now but there’s one important thing I’m still missing. No matter how bad your previous shot was, it’s essential in golf to forget it and concentrate on the next one.


BİRGÜN HERKES GOLF OYNAYACAK Küçük beyaz bir top, aheste revan 4 – 5 saat ve 7 – 8 kilometrelik uzun bir yol… İlk başta biraz garip geliyor insana ama sonrası malum. Bir kere sahaya çıktınız mı dönüşü yok. Yeşil, beyaz, sessiz, sakin bir dünya. Amerika’da her üç kişiden birinin golfle ilgilenmesi boşuna değil. Çok kişisel ama bir o kadar da sosyal bir spor golf. Çok umutlu sonra. Her defasında yeni bir başlangıç. Çok kötü bir vuruş yapsanız bile bir sonrakinin iyi olacağı umudu daima içinizde. Eskiden zamanı ve parası olanların sporu olarak bilinirdi golf; şimdi o devir bitti. Bir ayakkabı, bir eldiven... 1000 – 1500 Dolara en iyi takımı alıyorsunuz zaten. Kulüp üyelik ücretleri hâlâ biraz fazla ama o da saha sayısı arttıkça aşılacak. Carya Golf Club Başkanı Fikret Öztürk’ün deyişiyle; “Yatırımcılar görevini yaptı. Şimdi sıra belediyelerde. Golfün halk sporu olması için belediyelere çok iş düşüyor.”

EVERYBODY WILL PLAY GOLF SOME DAY A small white ball, 4-5 hours of slow walking, 7-8 kilometers… It strikes a person as a trifle strange at first, but the rest is history. Once you’ve started the course, there’s no turning back. It’s a calm, quiet, green and white world. It’s not for nothing that one out of every three people in the U.S. is interested in golf. It’s a very individual but equally social sport. And it is never discouraging. Each time is a new beginning. Because if you make a bad shot, you always have hopes that the next one will be better. Golf used to be known as the sport of the moneyed and leisured classes. But those days are over. Shoes, a glove… you can even get a good set of clubs for $1000-1500. Club membership fees are still a little high but they too will come down as the number of courses goes up. As Carya Golf Club President Fikret Öztürk puts it, “The investors have done their job. Now it’s up to the municipalities. It’s up to them to make golf a popular sport.”


Ege’de Platon’dan bu yana binlerce yıldır devam eden ‘bilgi üretme’, ‘bilgi paylaşma’ geleneği 13 yıldan bu yana Adatepe Taşmektep’te devam ediyor.

BİLGİNİN ZEYTİN BAHÇESİ

ADATEPE

OLIVE GARDEN OF WISDOM The tradition of producing and sharing knowledge, which started thousands of years ago with Plato on the Aegean, has continued for the last thirteen years at Adatepe’s Taşmektep. • SUAVİ KEMAL YAZGIÇ

• KAMİL FIRAT


A

anakkale’nin Ayvacık ilçesine bağlı ve yıldızlara yakın bir köy Adatepe. Assos’a 30 Truva’ya 70 kilometre mesafede. Edremit Körfezi’ne tepeden bakan oksijen zengini Kaz Dağları’nın eteklerindeki bu köyün mücevherleri ise Ege’nin geleneksel taş evleri, zeytin bahçeleri ve çam ormanları… İnsanlığın bu civardaki güzelliğin ne zamandır farkında olduğunun şahidi ise köyün denize bakan yanında yer alan Zeus Altarı… Evet, çok uzun zamandır buraların güzelliğinin farkındayız. Hemen Midilli Adası’nda yaşayan Sappho, “Atların otlağı çayır, yoncalar / çiçek açar, bal kokuları eser” diyerek burayı da tarif etmiş. Gelin burada zaruri bir es verelim. Sokrates, öğrenmeyi bir hatırlayış olarak tarif eder. İnsan zaten bilmektedir ama unutmuştur. Bir köleye geometri problemi çözdürerek bu iddiasını ispatlayan Sokrates’e göre yaptığı iş bir ebe olan annesinin yaptığından farksızdır. Aristoteles’i hemen yakındaki Assos’a çeken oksijen zenginliğinin hafızayı kuvvetlendirmesi olmasın. Şaka bir yana Platon’un öğrencisi Hermias, Assos’u yöneten banker Eubolos’tan iktidarını alınca ilk yaptıklarından biri de Platon’un en meşhur öğrencisi olan Aristoteles’i davet ederek ders vermesini sağlamış. Hatta Aristo’yu kuzeni Pythias’la evlendirerek hayırlı bir işe de önayak olmuş Hermias. Ancak şimdi konumuz o değil.

TAŞMEKTEP’İN ÖNÜNDE ÜÇ İDEALİST Bu noktada gelin filmi 2 bin yıl kadar ileri alalım. Yıl 1997. Erhan Şengel, Zerrin İren Boynudelik, Kamil Fırat, Adatepe’nin daha önce 40 yıla yakın hizmet veren ancak terkedilmiş harap ilkokuluna heyecanla bakıyorlar. Çünkü aradıkları binayı bulmuşlar. Hemen harekete geçiyorlar ve binayı Çanakkale Valiliği’nden kiralayıp bütün özelliklerini koruyarak restore ediyorlar. Felsefeden sanat tarihine, tasavvuftan minyatür okumalarına, fotoğraf ve seramik atölyelerine kadar geniş bir yelpazede faaliyetlerini sürdüren Adatepe Taşmektep, işte böyle doğuyor. Böylece her yıl yaz aylarında insanlar yaşadıkları kentlerin insanı yoran rutininden kaçarak, çam ağaçlarının gölgesinde bilginin, düşüncenin paylaşıldığı bu güzel ortamda buluşmaya başlıyorlar. Dersler çam ağaçları arasında yer alan okulun dersliklerinde veya okul bahçesinde yapılıyor. Bugüne kadar İlber Ortaylı, Hilmi Yavuz, Oruç Aruoba, Mete Tuncay, Mehmet Genç, Murat Belge, Ömer Madra, Meral Özbek, Zerrin İren Boynudelik, Kamil Fırat, Kadir Demir, Ömer Laçiner gibi isimlerin katıldığı seminerler, Adatepe ekonomisini de etkiliyor. Zeytincilik ve hayvancılığın ana ekonomik kalemini oluşturduğu Adatepe, pansiyon işletmeciliğin giderek yaygınlaştığı bir köy hâline geliyor. Nitekim şu anda köyde üç pansiyon faaliyet gösteriyor. Uzun sözün özü, insanların yeni sözler söyleyebilmek için binlerce yıllık sözlere de müracaat edebileceğini Adatepe Köyü ispatlıyor. 152 SKYLIFE | HAZİRAN | JUNE 2010

ttached to the Çanakkale township of Ayvacık, Adatepe is a village close to the stars. Assos is a mere 30 kilometers away, Troy 70. The treasures of this village, tucked away in the foothills of the oxygen-rich Kaz Dağları mountain range that looks out over the Gulf of Edremit are its pine forests, olive orchards and traditional houses. And bearing witness to how long mankind has been aware of the beauty of this region is the Altar of Zeus on the side of the village facing the sea. Mankind has indeed been aware of the beauty here for a long time. Sappho, who lived on the nearby island of Lesbos, described this as a place of “Horses grazing, meadowlands, clover/Where flowers bloom and the fragrance of honey wafts.” But come, let us pause briefly. Socrates defines learning as remembering. Man knows but has forgotten. According to Socrates, who proved his claim by having a slave solve a geometry problem, his task was no different from that of a midwife. Perhaps the abundance of oxygen that drew Aristotle to nearby Assos reinforced his memory! All joking aside, however, when Plato’s student Hermias wrested control of Assos from the banker Eubolos, one of the first things he did was to invite Plato’s most famous student, Aristotle, there to teach. Indeed, he even went so far as to arrange a marriage between his niece Pythias and the great philosopher. But I digress.

THREE IDEALISTS Let us now fast forward some two thousand years. It is 1997. Erhan Şengel, Zerrin İren Boynudelik and Kamil Firat are enthusiastically surveying the ruin of a primary school abandoned close to forty years ago. For they have found what they have been looking for. They immediately set to work to rent the building from the Province of Çanakkale and restore it preserving all its original features. So is born the Adatepe Taşmektep (literally, ‘Stone School’), which offers a wide range of activities from philosophy, art history, Sufi mysticism and interpreting miniatures to photography and pottery workshops. Every summer people escape the tiresome routine of the cities in which they live to meet here, in these lovely surroundings, to share knowledge and ideas in the shade of the pine trees. The classes are held either in the classrooms of the school ensconced amongst the pines, or in the school garden. İlber Ortaylı, Hilmi Yavuz, Oruç Aruoba, Mete Tuncay, Mehmet Genç, Murat Belge, Ömer Madra, Meral Özbek, Zerrin İren Boynudelik, Kamil Fırat, Kadir Demir and Ömer Laçiner are just a few of the figures from Turkish intellectual life who have taken part in the seminars here, which are having an impact on the local economy. Olive growing and animal husbandry are the backbone of the economy in Adatepe where the number of bed&breakfasts is growing apace. Right now three are operating inside the village. To cut a long story short, the village of Adatepe is living proof that people may have recourse to millennia-old words to say something completely new.


HİLMİ YAVUZ/ POET: STARS OF ADATEPE

HİLMİ YAVUZ/ŞAİR: ADATEPE’NİN YILDIZLARI

Adatepe Taşmektep’te hayat sanat ve ve bilimle iç içe geçiyor. Life is closely interwoven with art and science at the Adatepe Taşmektep.

Çok değerli ve çok sevgili iki eski öğrencim Zerrin Boynudelik ve Kamil Fırat’ın o gerçekten inanılmaz çabalarıyla gerçekleşen bu seminerleri ve onların Adatepe’de gerçekleştirdiklerini, doğrusu hangi hayranlık sözleriyle değerlendireceğimi bilemiyorum. Eski ve metruk bir taş okulu Çanakkale Valiliği’nden 49 yıllığına kiralamışlar sonra da onarıp döşeyerek bir seminer mekanına dönüştürmüşler. Geceleri gökyüzü müstesna ve ihtişamlı bir görüntüyle ‘laciverdi bir bahçe’ aydınlığıyla beliriyor.Çocukluğumdan bu yana ilk defa Samanyolu’nu Adatepe gecelerinde gördüm yeniden. Samanyolu’nu, Çolpan ve öteki yıldızları.

The seminars are being realized through the truly incredible efforts of two of my former and very distinguished and beloved students, Zerrin Boynudelik and Kamil Fırat. I cannot find words to express my admiration. They rented an abandoned old stone school building from Çanakkale Province for 49 years, then restored and furnished it and turned it into a seminar venue. In extraordinary splendor, the sky here becomes a luminous dark blue garden by night, and for the first time since childhood I have again seen Venus, the Milky Way and other stars on Adatepe nights.


ADATEPE TAŞMEKTEP 2010 PROGRAMI ADATEPE TAŞMEKTEP 2010 PROGRAMI Zerrin İren B. & Kamil Fırat: Sanat ve Savaş. Art and War. Kürşad Demirci: Mukayeseli Dinler Tarihi. History of Comparative Religions. Zeren Tanındı: Sanat Eseri Olarak Kitap: Ciltler, Tezhipler ve Tasvirler (Minyatürler). The Book as a Work of Art: Bindings, Illuminations and Miniatures Caner Karavit: Ahşap Baskı Atölyesi. Wood Print Workshop Kadir Demir: Seramik Atölyesi. Pottery Workshop Ömer Laçiner: Humeyni Öncesi ve Sonrası İran. Iran Before and After Khomeini Rüstem Aslan: Mitolojiden, Arkeolojiden, Edebiyattan Troia’ya. From Mythology, Archaeology and Literature to Troy Ebru Ceren Uzun: Fotoğraf Atölyesi- Temel Fotoğraf Bilgisi. Photography Workshop - Basic Photography Kamil Fırat & Orhan Alptürk: Fotoğrafın anlatı ormanlarında bir gezinti. A Stroll Through the Forest of Photographic Narrative

www.tasmektep.com 156 SKYLIFE | HAZİRAN | JUNE 2010


DÜŞLERFIELDTARLASI OF DREAMS • ALTAN TANRIKULU

2010 Dünya Kupası’nı uzak bir ülkeden Güney Afrika’dan seyredeceğiz. Güney Afrika’da kış mevsimi olması dolayısıyla hava futbol oynamak için çok elverişli. Bakalım kupa bize hangi sürprizleri getirecek? The 2010 World Cup is going to come to us from the faraway country of South Africa, a perfect setting since it’s winter there now. Let’s see what surprises the cup may have in store.

• WARREN ROHNER


Dünyanın en büyük futbol organizasyonunu izlemek için yüz binlerce futbolsever Güney Afrika’ya akın ediyor. Soccer fans by the hundreds of thousands are flocking to South Africa to follow the world’s biggest soccer event.

owalı çiftçi Ray Kinsella (Kevin Costner), gaipten gelen sözcüklerin büyüsüne kapılarak hep inandığı bir rüyanın peşinden gitmeye karar verir. Karısı Annie’nin de (Amy Madigan) desteğiyle Ray, tarlasını rüyalarını gerçekleştireceği şekilde yeniden inşa etmeye başlar. Böylece geceleri Düşler Tarlası’nda kendi kahramanlarıyla buluştuğu muhteşem anlar yaşar. 1989 yapımı Field of Dreams yani Düşler Tarlası tüm zamanlarda seyrettiğim en güzel fantastik-duygusal filmlerden biriydi. Bir baba-oğul ilişkisini bundan güzel anlatan çok az film hatırlıyorum. Amerikalıların en çok sevdiği sporlardan biri olan beyzbol de filmde çok iyi işlenmişti. Amerika’dan çok uzaklarda, dünyanın en popüler sporu futbol bir kıta için Düşler Tarlası oluyor şimdilerde. Başta Messi olmak üzere, C.Ronaldo, Drogba, Eto’o, Agüero, Torres, Rooney, Xavi, Kaka, Robinho, Lampard, Robben, Anelka, Ribery, Casillas, Puyol, Sergio Ramos, Tevez, Lucio, Van Persie, Gerrard gibi dünya yıldızları bir ay boyunca bakir kıtanın en güneyindeki Güney Afrika’da sahne alacaklar. Düşler Tarlası’nda tam 64 maç oynanacak. Tüm dünyanın gözü bu büyük eğlencede olacak.

HER ŞEY HAZIR 2010 Güney Afrika’yı hep beraber yaşayacağız. Mutlaka sürprizlere tanık olacağız. Sıkıcı maçların yanı sıra muhteşem karşılaşmalar da bizi bekliyor. Güney Afrika’da

C

aptivated by the words spoken by a mysterious, disembodied voice, Iowa farmer Ray Kinsella (Kevin Costner) decides to follow the dream he has nurtured all his life. With the help of his wife Annie (Amy Madigan), he sets out to build the field of his dreams, and in the process experiences some moving moments on the nights when he meets up with his boyhood heroes on the Field of Dreams. The 1989 production ‘Field of Dreams’ was one of the best fantasy-drama films I’ve ever seen. Very few films I know portray the father-son relationship so movingly. Also handled well in the film is America’s favorite sport, baseball. And right now it’s as if the world’s favorite sport, soccer, is about to become a Field of Dreams for a continent very far removed from North America. For an entire month, world stars like Messi, C. Ronaldo, Drogba, Eto’o, Agüero, Torres, Rooney, Xavi, Kaka, Robinho, Pampard, Robben, Anelka, Ribery, Casillas, Puyol, Sergio Ramos, Tevez, Lucio, Van Persie and Gerrard are going to take center stage in South Africa at the tip of the once ‘dark’ continent, where a total of 64 matches are going to be played on the Field of Dreams. The whole world is going to watch and it’s going to be great fun. ALL READY TO GO We are all going to experience South Africa 2010 JUNE | HAZİRAN | SKYLIFE 159


kış mevsimi olması dolayısıyla hava futbol oynamak için çok elverişli. Güvenlik için üst düzey önlemler alınıyor. Sponsorlar maçların yapılacağı şehirlerde kurdukları fan park’larla taraftarları eğlendirecek projeler hazırladılar. Statlar yeni ve konforlu. Ama aynı şeyleri ulaşım için söylemek biraz zor. Özellikle trenle seyahat güvenlik nedeniyle önerilmiyor. Günümüz futbolunda saha dışında üzerine önemle eğilinen noktalardan biri de ırk ayrımcılığı. Bu yıl Dünya Kupası’nın ırk ayrımına yönelik mücadelenin filizlendiği önemli yerlerden biri olan, Nelson Mandela’nın ülkesi Güney Afrika’da düzenleniyor olması bu nedenle daha bir anlamlı… Yıllardır süren hazırlıklar, yapılan yepyeni statlar, aylar öncesinden dolan otellerle büyük bir heyecan yaşanıyor Güney Afrika’da. Johannesburg, Cape Town, Durban, Tshawane, Polokwane, Bloemfontein, Rustenburg, Port Elisabeth ve Nelspruit’te oynanacak karşılaşmalar sonunda Dünya Kupası yeni sahibini bulacak. Maalesef 32 ülkenin mücadele edeceği futbolun ‘Düşler Tarlası’nda’ Türkiye yok. Elemeleri geçemedik. Bu kez ligimizden kupaya giden yabancı oyuncuları takip edeceğiz. Alman Milli Takımı’nda forma giyen iki Türk, Mesut Özil ve Serdar Taşçı’yı, İsviçreli Gökhan İnler’i izleyeceğiz. Galatasaray’dan Kewell ve Neill Avustralya, Dos Santos Meksika, Elano Brezilya, Keita Fildişi Sahilleri forması giyecek. Fenerbahçeli Lugano Uruguay Milli Takımı’nın kaptanlık bandını takacak. Beşiktaşlı Holosko, Ankaragücü’nden Vittek ve Sapara Slovakya için ter dökecekler. Kamerun’dan üç oyuncu Turkcell Süper Ligi’nin isimleri. Kayserisporlu Süleymanou, Trabzonsporlu Song ve Ankaragücü’nden Geremi. 160 SKYLIFE | HAZİRAN | JUNE 2010

Leonel Messi Arjantin/ Argentina

Şampiyona dünyanın en ünlü futbolcularını bir araya getiriyor. Yeşil sahalarda rüya takımlar mücadelesi müthiş bir futbol şölenine dönüşüyor. The championship is bringing together the world’s top football players. The dream teams are turning the turf into a fabulous football fest.

MAHMUT ÖZGENER – FUTBOL FEDERASYONU BAŞKANI Daha önce Güney Afrika’ya gitmedim. Kupa için Guus Hiddink’le beraber turnuvaya gideceğiz. Tabii Euro 2012’de bizim grubumuzda yer alacak Almanya’nın maçlarını daha ağırlıklı olarak izleyeceğiz. Almanya bir turnuva takımı ve her katıldığı kupada favoriler arasında. O yüzden bizim grupta yer almasını şans olarak görenlerle aynı fikirde değilim.

MAHMUT ÖZGENER PRESIDENT, FOOTBALL FEDERATION OF TURKEY I’ve never been to Africa before. I am going to go with Guus Hiddink for the cup. Of course we are going to watch mainly the matches of Germany, who will be in our group in Euro 2012. Germany is a tournament team and a favorite in every cup it plays in. That’s why I agree with those who regard it as good fortune that it will be in our group.

2010 together. There will definitely be surprises. Magnificent matches await us as well as others that will be rather hohum. Since it’s winter in South Africa, the weather couldn’t be better for football. High-level measures have been taken for security. The sponsors have put together projects to entertain the fans in ‘fan parks’ created in the cities where the matches will be played. The stadiums are new and comfortable. It would be a little difficult however to say the same of transportation however. Traveling by train especially is not recommended for security reasons. Racism is a subject to which importance is given off the field in football today. This year’s World Cup is taking place in South Africa, one of the places where the struggle against racism sent up its first shoots, and it is even more significant for that reason. The years of preparation, the newly built stadiums, and the hotels that filled up months ago have all generated great excitement in South Africa, where the World Cup will find its new owner following matches played in Johannesburg, Cape Town, Durban, Tshawane, Polokwane, Bloemfontein, Rustenburg, Port Elisabeth and Nelspruit. Unfortunately Turkey will not be on football’s ‘Field of Dreams’ where 32 nations will compete for the championship. We were unable to pass the eliminations.


Sivasspor’a bu sezon gelen Van Heerden ev sahibi Güney Afrika’nın milli takım kadrosunda. Beşiktaş başarılı yıldızı Tello da Şili Milli Takımı’nda yer alacak. Avustralya Milli Takımı kadrosunda yer alan bir başka isim ise Antalyaspor’un savunma oyuncusu Jedinak. Sakatlık veya cezalılara göre kadrolar şekilleneceği için bu 16 ismin artması veya azalması söz konusu doğal olarak. Ayrıca ülkemizin yakından tanıdığı Anelka ve Ribery gibi iki dünya yıldızı Fransa kadrosunda bulunuyor.

FAVORİLER SÜRPRİZLER Belki de ilk defa kupanın çok bariz bir favorisi olmayacak. Brezilya, İtalya, İspanya, Almanya bir adım önde gibi duruyorlar. Ancak İngiltere, Arjantin, Hollanda ve Fransa güçlü kadroları ve formda yıldızlarıyla her an sürpriz yapabilirler. Afrika Kıtası’nın en güçlü takımı olarak tüm otoriteler Fildişi Sahilleri’ni gösteriyor. Ancak Drogba ve arkadaşları turnuvanın ‘Ölüm Grubu’ndalar. Brezilya ve Portekiz’i geçip ikinci tura kalırlarsa enerjileri ve taraftar desteğiyle çok şey yapabilirler. Ronaldinho, Adrinao, Ronaldo, Andre Santos gibi isimleri kadroya almayan Dunga Brezilya Milli Takımı’nı ikinci bile yapsa başarısız sayılacak. Bu görüşü 1998 ve 2006 Dünya

HASAN CEMAL – MİLLİYET GAZETESİ YAZARI Güney Afrika’ya 1994 Mayıs’ında Uluslararası Basın Enstitüsü’nün yönetim kurulu toplantısına katılmak için gitmiştim. Masa Dağı’nı hiç unutamam. Havalanından inerken bir masa şeklinde karşınıza çıkıyor. Cape Town’ın kanguru patesi çok ünlüdür. AIDS’li oranı o zaman çok yüksekti. Tabii kıtanın en uç noktası olması dolayısıyla Cape Town beni çok etkilemişti. Dünya Kupası için gönlüm Barcelona ve Messi hayranlığım nedeniyle Arjantin’den yana. Ayrıca Brezilya’ya karşı da bir antipatim var. Çok güçlüler.. Xavi, Torres, Puyol gibi isimleriyle İspanya da favoriler arasında. Gönlümden Afrika takımlarının başarılı olması geçiyor. Türkiye gidemediği için de açıkçası içim acıdı.

Kupada Latin Amerika ve Afrika ülkelerinin takımları her zamanki gibi iddialı. Yarı final hatta final sürprizi dahi gelebilir Afrika takımlarından. The teams from the Latin American and African countries always have high aspirations in the cup. The African teams in particular could create some surprises in the semi-finals, even in the finals!

Didier Drogba Fildişi Sahili/Ivory Coast

HASAN CEMAL COLUMNIST, THE DAILY MİLLİYET I went to South Africa in May 1994 to take part in a board meeting of the International Press Institute. I will never forget Table Mountain. It looms before you just like a table as you descend to land at the airport. The kangaroo paté at Cape Town is very famous. Cape Town impressed me the most, of course, since it is the city at the tip of the continent. In the World Cup I’m for my favorite, Barcelona, and Argentina because I admire Messi. I have a certain antipathy for Brazil, but they are very strong. Spain is also among the favorites with names like Xavi, Torres and Puyol. I hope that the African teams will be successful too. And to tell the truth, I’m very sad that Turkey couldn’t go.

Instead we are going to watch foreign players from our own league go for the cup this time. We will watch two Turks on the German National Team, Mesut Özil and Serdar Taşçı, and one on the Swiss, Gökhan İnler. From Galatasaray, Kewell and Neill will play for Australia, Dos Santos for Mexico, Elano for Brazil, and Keita for Ivory Coast. Fenerbahçe’s Lugano will don the captain’s armband for the Uruguay National Team. Beşiktaş’s Holosko, and Ankaragücü’s Vittek and Sapara will sweat it out for Slovakia. Three players from Cameroun are in the Turkcell Super League: Kayserispor’s Süleymanou, Trabzonspor’s Song and Ankaragücü’s Geremi. And Van Heerden, who came to Sivas just this season, is on South Africa’s National Team. Shining star of Beşiktaş, Tello, will be on the Chile National Team and Antalyaspor’s defense player, Jedinak, is another player on the Austrian National Team. This makes 16 players, but the number could go up or down depending on injuries and red card offenses. What’s more, two world stars like Anelka and Ribery, who are well known in Turkey, are in the French lineup. FAVORITES, SURPRISES For the first time perhaps, there isn’t going to be any clear cup favorite. Brazil, Italy, Spain and Germany are all out in front. But strong teams like England, Argentina, Holland and France with their top-notch players could create a few surprises. Ivory Coast has been tipped as Africa’s strongest team by authorities on the subject. But Drogba and his colleagues are in the tournament’s ‘Group of Death’. If they defeat Brazil and Portugal and make it to the second round, there’s a lot they could do with their high energy and fan support. Even if Dunga, who has left names like Ronaldinho, Adrinao, Ronaldo and Andre Santos out of the lineup, makes 2010 JUNE | HAZİRAN | SKYLIFE 161


the Brazilian National Team second, it won’t be considered a true success. I say this as one who followed the 1998 and 2006 World Cups closely and who has watched matches with the Samba nation. The Brazilians are incredible football fans, but they are ruthless when it comes to their technical directors. Brazil is perhaps going to be the team feeling the most pressure to win. In Argentina, which has snapped up all the tournament tickets for the last elimination match, everybody is wondering whether Maradona is going to use a big star like Messi. The fact that Atletico’s Agüero played such a big role in their UEFA European League victory could create an ego problem on the team since Agüero is also Maradona’s future son-in-law and he plays in the same part of the field as stars like Messi, Tevez and Milito. I have similar thoughts when I remember Cruyff’s quip, “Football is simple, but the hardest thing there is, is to play simple football,” or Gary Linacre’s, “Football is a simple game; 22 men chase a ball for 90 minutes and at the end, the Germans always win.” No matter what they may lack in aesthetics, the German National Team, like the Italian, is a tournament team. If they get through the first round, 162 SKYLIFE | HAZİRAN | JUNE 2010

Kupa heyacanını yaşamak için Güney Afrika’ya gidenler aynı zamanda muhteşem bir doğa ile de karşılaşacaklar. Those who travel to South Africa to experience cup fever are going to find a magnificent natural environment as well.

ŞENES ERZİK - UEFA VICE-PRESIDENT, FIFA EXECUTIVE FOUNDING MEMBER I believe I was one of the first in the world of football to go to South Africa. I went there in 1973 while I was working for a private firm. I’ll never forget it. Our 67-kg European boxing champion, Cemal Kamacı, had not been able to get a visa, but I did. I went another time in 1944-95 for the Meridian Cup. Last year I went again as Fair Play Social Communications Chairman. We put together a project called “Win in Africa with Africa’, designed to prepare children there for life and to train them through football. We toured Robben Island. You can find delicious meat and seafood in Cape Town. You can join a safari. You should see Kruger Park and Lion Park. There are kilometer after kilometer of shopping centers below the hotels. You can find anything you want. I am very sorry that Turkey won’t be playing. I’m not expecting any big surprises in the cup. But I find it wrong to compare Messi with Maradona. Messi needs to do some things at the national team level first. But that is looking rather difficult.

ŞAHİN ASLAN

Kupaları’nı yakından takip eden ve Sambacılar’ın arasında maç izleyen biri olarak söylüyorum. İnanılmaz futbol tutkunu Brezilya seyircisi ama teknik direktörler için çok acımasız yorumlar yapıyorlar. Belki de üzerlerinde en çok kazanma baskısını hisseden takım onlar olacak. Son eleme maçında turnuva biletini kapan Arjantin’de de Maradona’nın Messi gibi bir büyük yıldızı kullanıp kullanamayacağı merak ediliyor. Atletico’lu Agüero’nun UEFA Avrupa Ligi’nin kazanılmasındaki büyük rolü üstlenmesi takımda ego sıkıntısı yaratabilir. Çünkü Agüero aynı zamanda Maradona’nın müstakbel damadı ve Messi, Tevez, Milito gibi yıldızlarla aynı bölgede oynuyor. Cruyff’un, “Futbol basit bir oyundur. Ama asıl zor olan basit futbol oynamaktır” sözünü hatırladığımda ya da Gary Lineker’in “Futbol 11’er kişi arasında oynanır. Top bir oraya bir buraya gidip gelir ama sonunda Almanlar kazanır” ifadesi aklıma geldiğinde aynı şeyi düşünürüm. Ne kadar estetikten uzak olsalar da Alman Milli Takımı

ŞENES ERZIK – UEFA ASBAŞKANI, FIFA İCRA KURULU ÜYESI Sanırım Güney Afrika’ya futbol dünyasında ilk gidenlerden biriyim. 1973 yılında özel bir firmada çalışırken gitmiştim. Hiç unutmuyorum 67 kilo Avrupa boks şampiyonumuz Cemal Kamacı vize alamamıştı ama ben almıştım. 1994-95 arasında Meridyen Cup için bir kez daha gitmiştim. Geçen yıl Fair Play Sosyal İletişim Başkanı olarak yine gittim. ‘Win in Africa with Africa’ yani ‘Afrika’da Afrika’yla kazan’ adlı bir proje hazırladık. Oradaki çocukları hem hayata hazırlamak hem de futbolla eğitmekti projemiz. Robin Adası’nı gezdik. Cape Town’da çok güzel deniz mahsulleri ve etler bulabilirsiniz. Safari’ye katılabilirsiniz. Kruger Park’ı ve Aslanlar Parkı’nı görmelisiniz. Otellerin altında kilometrelerce alışveriş merkezleri var. İstediğiniz her şeyi bulabilirsiniz. Biz katılamadığımız için çok üzüntülüyüm. Çok büyük bir sürpriz beklemiyorum kupada. Ama Messi’nin Maradona ile karşılaştırılmasını yanlış buluyorum. Önce milli takım düzeyinde bir şeyler yapması gerek Messi’nin. Ama bu da zor gibi görünüyor.


tıpkı İtalya gibi turnuva takımıdır. İlk turu geçerlerse çok ileri gidebilirler.Dünya Kupası deyince benim aklıma Maradona ve Meksika 86’daki unutulmaz performansı gelir. Dünya futbol tarihinin bir numaralı yıldızının çeyrek finalde İngiltere ağlarına elle gönderdiği gol kupa tarihinin en tartışmalı anlarından biridir. Yedi İngiliz’i ve kaleci Shilton’ı geçerek attığı ikinci gol ise uzak ara kupanın en güzel golüdür. Maradona’nın ardından Pele, Cruyyf, Beckenbauer, Müller, Ronaldo, Romario, Rivaldo, Platini, Didi, Garrincha, Zico, Zoff, Maier gibi unutulmaz isimleri de Düşler Tarlası’nın unutulmazları arasında saymamız gerekir. ŞANSAL BÜYÜKA – LİG TV GENEL YAYIN YÖNETMENİ Şahsen Brezilya, Arjantin ya da Akdeniz’e kıyıları olan Avrupa ülkelerinin dışında Dünya Kupası’nın başka bir yere verilmesini doğru bulmuyorum. Futbolun heyecan verici unsurlarını Afrika, Asya ya da Kuzey Avrupa ülkeleri iyi yansıtamıyor. Bunun dışında Güney Afrika’da kriminal olayların da oranı oldukça fazla. Bütün bunlara karşın yine de “Neden biz üzerimizde ay-yıldızlı formalarımızı giyip orada dolaşma şansımızı kaybettik” diye de sormadan edemiyorum. Turnuvaya gelince her zamanki gibi gönülden Brezilyalıyım. Oyuncu bazında herkes Messi derken ben Inter’in Arjantinli santforu Milito’nun öne çıkacağını düşünüyorum.

CHA

ŞANSAL BÜYÜKA - DIRECTOR OF BROADCASTING, LIG TV I personally don’t find it right that the World Cup should be given to any place outside Brazil, Argentina, or the Mediterranean countries of Europe. The countries of Africa, Asia or Northern Europe do not reflect football’s exciting aspects really well. Not only that but the crime rate in South Africa is rather high. Despite all that, I can’t help but ask myself how we forfeited our chance to don our star-and-crescent uniforms and travel down there. As for the tournament, I’m rooting for Brazil as always. Among the players, everybody is talking about Messi, but I believe Inter’s Argentine center forward Milito is the man to watch.

Kupaya ev sahipliği yapan Güney Afrika tüm hazırlıklarını tamamlayarak geri sayım için start verdi. Konaklama mekânlarında müthiş bir doluluk yaşanıyor. Futbol sadece futbol değil… World Cup host South Africa has completed all its preparations and the countdown has begun. The hotels are filled to overflowing. Soccer isn’t just soccer...

Samuel Etoo Kamerun/Cameroon

they could go very far. Maradona and his unforgettable performance in Mexico ’86 come to mind at any mention of the World Cup. The goal world football’s number one star sent into the English net in the quarter final is one of the most disputed in cup history. But the second goal he shot, bypassing seven English players as well as goalkeeper Shilton, was the cup’s most beautiful by far. Following Maradona we should remember other football greats on the Field of Dreams such as Pele, Cruyff, Beckenbauer, Müller, Ronaldo, Romario, Rivaldo, Platini, Didi, Garrincha, Zico, Zoff and Maier.

ESAT YILMAER – TSYD BAŞKANI, AIPS BAŞKAN YARDIMCISI Geçen yıl AIPS Başkan Yardımcısı olarak statları gezmek üzere Güney Afrika’ya gittim. Birçok konuda geniş bilgi sahibi oldum. Ulaşım için 2500 kilometre yeni otoban yapılmış. Statlar son derece modern. Johannesburg Emniyet Müdürü de güvenlik için, “Gerekirse filleri ve gergedanları da polis olarak kullanırım” dedi ve FIFA’ya garanti verdi. Güney Afrika’ya gideceklerin mutlaka Nelson Mandela’nın cezaevinde yattığı Soveto bölgesini ve oradaki yerel restoranları ziyaret etmesini öneririm. ESAT YILMAER - PRESIDENT, TURKISH SPORTS WRITERS ASSOCIATION (TSYD), INTERIM GENERAL SECRETARY/ CEO, INTERNATIONAL SPORTS PRESS ASSOCIATION (AIPS) I went to South Africa last year as Interim General Secretary of the AIPS to tour the stadiums. I learned a lot about stadiums. A new, 2,500-km autobahn has been built for transportation. The stadiums are extremely modern. And the Johannesburg Chief of Police has said he will employ elephants and rhinos if necessary for security and has given FIFA a guarantee. I would recommend that anyone going to South Africa visit Soweto Township where Nelson Mandela was imprisoned and try the local restaurants there.


Abdulkadir Keita Fildişi Sahili/Ivory Coast Dünya Futbol Şampiyonası yeni yeteneklerin ortaya çıktığı, sporcuların kendilerini gösterdikleri kariyerlerindeki en önemli organizasyon aynı zamanda.

RUTRUM ACCUMSAN

ERMAN TOROĞLU COLUMNIST, THE DAILY HÜRRİYET First of all, I wish all those who are going to the World Cup good luck. I have toured Cape Town, Johannesburg and Sun City in South Africa. If you ask me, I would put Cape Town among the top five places I’d like to live in the world, hands down. It’s a very beautiful city. The seafood is magnificent. They’ve got the world’s number one lobster. I can’t say the same for Johannesburg. Still, you should see Kruger Park and Robin Island where Mandela was imprisoned. I would advise those who are going to the cup and who can afford it to rent a house in Cape Town and a chauffered car. As for the cup, World Cups are easier tournaments than the European Cup because there are weak teams from Africa, Central America and Asia. Frankly, I’m not expecting any big surprises. The championship contest will be between Europe’s strongest teams and Brazil-Argentina.

CHA

ERMAN TOROĞLU HÜRRİYET GAZETESİ YAZARI Öncelikle Dünya Kupası’na gideceklere Allah kolaylık versin diyorum. Ben Güney Afrika’da Cape Town, Johannesburg ve Sun City’yi gezdim. Bana sorsalar, gözü kapalı olarak “Dünyada yaşamak istediğim ilk beş yerden birine” Cape Town’u koyarım. Çok güzel bir şehir. Deniz ürünleri muhteşem. Dünyanın bir numaralı böcekleri orada. Ama aynı şeyleri Johannesburg için söyleyemem. Yine de Kruger Park’ı ve Mandela’nın hapiste yattığı Robbin Adası’nı görmeniz gerek. Kupaya gidecek ve imkânı olanlara Cape Town’da bir ev ve şoförlü araç kiralamalarını öneririm. Kupaya gelince. Dünya Kupaları Avrupa Kupası’na göre daha kolay turnuvalar. Çünkü Afrika’dan, Orta Amerika’dan, Asya’dan zayıf takımlar var. Büyük sürpriz beklemiyorum açıkçası. Avrupa’nın güçlü ekipleriyle Brezilya-Arjantin arasında geçer şampiyonluk yarışı.

The World Soccer Championship is the most important event in their career for the new talents who surface and the athletes who strut their stuff

164 SKYLIFE | HAZİRAN | JUNE 2010


A GRUBU 11 Haziran 2010 Güney Afrika – Meksika 11 Haziran 2010 Uruguay – Fransa 16 Haziran 2010 Güney Afrika – Uruguay 17 Haziran 2010 Fransa – Meksika 22 Haziran 2010 Meksika – Uruguay 22 Haziran 2010 Fransa – Güney Afrika C GRUBU 12 Haziran 2010 İngiltere – ABD 13 Haziran 2010 Cezayir – Slovenya 18 Haziran 2010 İngiltere – Cezayir 18 Haziran 2010 Slovenya – ABD 23 Haziran 2010 ABD – Cezayir 23 Haziran 2010 Slovenya – İngiltere E GRUBU 14 Haziran 2010 Hollanda – Danimarka 14 Haziran 2010 Japonya – Kamerun 19 Haziran 2010 Hollanda – Japonya 19 Haziran 2010 Kamerun – Danimarka 24 Haziran 2010 Danimarka – Japonya 24 Haziran 2010 Kamerun – Hollanda

Soccer City, Johannesburg Green Point Stadyumu, Cape Town Loftus Versfield Stadyumu, Pretoria Peter Mokaba Stadyumu, Polokwane Royal Bakofeng Stadyumu, Rustenburg Free State Stadyumu, Bloemfontein

Royal Bakofeng Stadyumu, Rustenburg Peter Mokaba Stadyumu, Polokwane Green Point Stadyumu, Cape Town Coca-Cola Park, Johannesburg Loftus Versfield Stadyumu, Pretoria

B GRUBU 12 Haziran 2010 Arjantin – Nijerya 12 Haziran 2010 Güney Kore – Yunanistan 17 Haziran 2010 Arjantin – Güney Kore 17 Haziran 2010 Yunanistan – Nijerya 22 Haziran 2010 Nijerya – Güney Kore 22 Haziran 2010 Yunanistan – Arjantin D GRUBU 13 Haziran 2010 Almanya – Avustralya 13 Haziran 2010 Sırbistan – Gana 18 Haziran 2010 Almanya – Sırbistan 19 Haziran 2010 Gana – Avustralya 23 Haziran 2010 Avustralya – Sırbistan 23 Haziran 2010

Coca-Cola Park, Johannesburg Nelson Mandela Bay Stadyumu, Port Elizabeth Soccer City, Johannesburg Free State Stadyumu, Bloemfontein Moses Mabhida Stadyumu, Durban Peter Mokaba Stadyumu, Polokwan

Royal Bakofeng Stadyumu, Rustenburg Peter Mokaba Stadyumu, Polokwane Green Point Stadyumu, Cape Town Coca-Cola Park, Johannesburg Loftus Versfield Stadyumu, Pretoria

Nelson Mandela Bay Stadyumu, Port Elizabeth

Royal Bakofeng Stadyumu, Rustenburg Peter Mokaba Stadyumu, Polokwane Green Point Stadyumu, Cape Town Coca-Cola Park, Johannesburg Loftus Versfield Stadyumu, Pretoria Nelson Mandela Bay Stadyumu, Port Elizabeth

G GRUBU 15 Haziran 2010 Brezilya – Kuzey Kore 15 Haziran 2010 Fildişi Sahilleri – Portekiz 20 Haziran 2010 Brezilya – Fildişi Sahilleri 21 Haziran 2010 Portekiz – Kuzey Kore 25 Haziran 2010 Kuzey Kore – Fildişi Sahilleri 25 Haziran 2010 Portekiz – Brezilya

Royal Bakofeng Stadyumu, Rustenburg Peter Mokaba Stadyumu, Polokwane Green Point Stadyumu, Cape Town Coca-Cola Park, Johannesburg Loftus Versfield Stadyumu, Pretoria Nelson Mandela Bay Stadyumu, Port Elizabeth

F GRUBU 14 Haziran 2010 İtalya – Paraguay 15 Haziran 2010 Yeni Zelanda – Slovakya 20 Haziran 2010 İtalya – Yeni Zelanda 20 Haziran 2010 Slovakya – Paraguay 24 Haziran 2010 Paraguay – Yeni Zelanda 24 Haziran 2010 Slovakya – İtalya F GRUBU 16 Haziran 2010 İspanya – İsviçre 16 Haziran 2010 Honduras – Şili 21 Haziran 2010 İspanya – Honduras 21 Haziran 2010 Şili – İsviçre 25 Haziran 2010 İsviçre – Honduras 25 Haziran 2010 Şili – İspanya

Royal Bakofeng Stadyumu, Rustenburg Peter Mokaba Stadyumu, Polokwane Green Point Stadyumu, Cape Town Coca-Cola Park, Johannesburg Loftus Versfield Stadyumu, Pretoria Nelson Mandela Bay Stadyumu, Port Elizabeth

Royal Bakofeng Stadyumu, Rustenburg Peter Mokaba Stadyumu, Polokwane Green Point Stadyumu, Cape Town Coca-Cola Park, Johannesburg Loftus Versfield Stadyumu, Pretoria Nelson Mandela Bay Stadyumu, Port Elizabeth

2010 JUNE | HAZİRAN | SKYLIFE 165


166 SKYLIFE | HAZİRAN | JUNE 2010


KÖFTENİN TADI BAŞKADIR • VEDAT BAŞARAN

• SERKAN ELDELEKLİOĞLU

Lezzetiyle dünyadaki en pahalı yemeklerin baş edemediği köfte bütünüyle bir halk kültürü tasarımıdır. Boasting a taste with which the world’s most expensive dishes can’t possibly compete, kofta, aka meatballs, are entirely a product of the anonymous folk culture.

lkemizin en çok sevilen ve tüketilen yemeklerin başında gelen köfte mutfak kültürümüzün gerçek bir fenomenidir. Türkiye’de insanlar mutlaka iyinin iyisi bir köfteye ulaşabilmek için arayışlarına adeta ömür boyu sabırla devam ederler. Beğendikleri bir köftenin sırrını öğrenmek için yapmayacakları şey yoktur. Özellikle Türk mutfağında sürekli yeni formülleri ve türleri üretilmeye devam edilen köftenin icadının tarihi birçok yemek gibi bilinmez. Fakat hiç olmazsa kelime kökenine bakıldığında hangi bölgelerde geliştiği hakkında bilgiye ulaşılabilir. Basit olarak kıyılmış veya dövülmüş etin çeşitli baharat ve katıklarla karıştırılıp yoğrulan karışıma arzu edilen şekil verilerek çeşitli yöntemler yardımı ile pişirilir. Aslında köftenin kökenine bir göz attığımızda köfte sadece ana malzemesi etten yapılmaz. Yenebilen her şeyden köfte yapılmaktadır. Bu noktadan hareketle yemek olarak tanımladığımız ‘köfte’ aslında mutfakta kullanılan bir tekniğin adıdır. ‘Köfte’ kelimesi yemeklik gıda malzemesinin dövülmesi veya ezilmesi anlamını ifade eden farsça ‘kuftan’ fiilinden türemiştir. Günümüz fars coğrafyasında ‘köfte’nin karşılığı olarak ‘kufteh’ kullanılmaktadır. Mutfakta köfte tekniği yemeklik gıdaların ezilerek hazırlandığını ifade etmesi nedeniyle basit hazırlıklardan karmaşık hazırlıklara kadar uzanan çok sayıda değişik ve çeşitli köfte esaslı yemekler türetilmiştir. Özellikle ülkemizde köfte esaslı yemekler farklı kategoriler oluşturmuştur. Izgara köfteler, sulu köfteler, fırın köfteler, içli köfteler, köfteli çorbalar, deniz mahsullü köfteler, bakliyatlı köfteler, tencere köfteleri gibi birçok başlık altında köfte yemeklerini toplayabiliriz. Ayrıca kullanılan katkılara ve pişirme usullerine veya sıcak-soğuk başlıkları altında da köfte yemeklerinin analizini yapmak mümkündür. Buna rağmen ülkemizde ‘köfte’ denince akla ilk gelen ‘ızgara köfte’dir. Fakat hangi ızgara köfte? Sadece ızgara köfte başlığı altında 50’ye yakın köfte çeşidinden bahsedebiliriz. Lezzetiyle dünyanın en pahalı yemeklerin baş edemediği köfte bütünüyle bir halk kültürü tasarımıdır. İlk bakışta kıyılmış veya dövülmüş (etin dövülerek kıyma haline getirilmesi halen ülkemizde bazı bölgelerde yapılmakta. Zira dövülmüş etin daha lezzetli olduğu da söz konusudur) etin hacmini çoğaltmak için pirinç, peksimet, irmik, bulgur ve ekmek katkıları köftenin pişme sırasında etin ve yağın lezzetli sularını yakalar. Ülkemizin köfte kültürü üzerine Deniz Gürsoy tarafından hazırlanmış ‘Tok Karnına Dokuz Topak Köfte’ adlı kitap olağanüstü bilgiler aktarıyor. Bu çalışmadan dolayı kendisine teşekkür ederim.

A

true Turkish culinary phenomenon, kofta (Turkish köfte) heads the list of the country’s best-loved and most frequently consumed dishes. All their lives, people in Turkey never stop searching for the perfect meatball. There is nothing they won’t do to discover the secret of a meatball they particularly like, and new types of meatballs continue to be invented all the time in Turkish cuisine. As in the case of many other dishes, the history of the invention of kofta is unknown. But we can get some idea at least about where it arose by looking at the origin of the word. Kofta is made by mixing minced or pounded meat with various spices and other additives, kneading it to the right consistency, then shaping it into balls and cooking it by any one of a number of different methods. A look back at the origin of kofta shows that it is not even made exclusively of meat as a main ingredient. Kofta can be made from anything edible, and the ‘kofta’ we define as food is actually the name of a technique used in cooking. The word ‘köfte’ is derived from the Persian ‘kuftan’ which means the beating or crushing of some foodstuff, and meatballs are known as ‘kufteh’ in the Persian-speaking lands today. Since the kofta technique in cooking refers to foodstuffs prepared by being crushed, a large number of different and varied dishes have been generated, ranging from the simple to the complex. In Turkish cuisine especially, numerous categories of kofta dishes have come about. Grilled kofta, boiled kofta, baked kofta, stuffed kofta, soups with tiny kofta, seafood kofta, vegetable kofta, and kofta fried in oil in a shallow pot. Not only that but kofta can also be classified by the additives it contains and whether it is eaten hot or cold. Despite all that, the first kind of kofta that immediate pops to mind at the mere mention of the word in Turkey is ‘izgara köfte’ or grilled meatballs. But which izgara köfte? For there are close to fifty different varieties of grilled meatballs alone! Boasting a taste with which even the world’s most expensive dishes cannot possibly compete, meatballs are entirely a product of the anonymous folk culture. To stretch the amount of meat, rice, semolina, bulgur or bread crumbs are added as filler to minced or pounded meat (in some parts of Turkey meat for köfte is pounded since pounded meat is believed to be more flavorful). These additives capture the succulent juices of the meat and fat during the cooking process. Deniz Gürsoy’s book about Turkey’s köfte culture, “Tok Karnına Dokuz Topak Köfte’ (Nine Round Meatballs On An Empty Stomach), relates some extraordinary details on the subject. We are grateful to him for his work.


BALIK KÖFTESİ Malzemeler: 1 kg lüfer veya kofana balığı, 3 adet yumurta, 2 dilim bayat ekmek içi, 3 adet haşlanmış patates, 4 adet ince doğranmış taze soğan, ¼ demet ince kıyılmış maydanoz, ¼ demet ince kıyılmış Obis quis ipsaepe riostes dereotu, ½ çay kaşığı toz şeker, 2 yemek kaşığı çam fıstık, 2 yemek kaşığı kuş üzümü, 1 tatlı aliberiam quamus, que omni kaşığı yenibahar, ½ tatlı kaşığı kırmızı toz biber, 4 yemek kaşığı un, 1 yemek kaşığı tuz, 1 çay dolorrume conectur? Qui kaşığı karabiber, 2 yemek kaşığı zeytinyağı. soluptatem que si voluptatur autatem Hazırlanışı: Balıkların kılçıkları çıkarılıp içi temizlenir ve bol su ile iyice yıkanır. İri parçalara bölünüp tencereye alınır. Balıkların üzerini öretecek şekilde su konulur. Defne yaprağı, limon, tane est, oluşan cones es doluptat. karabiber ve maydanoz sapı eklenerek ağır ateşte balıklar pişmeye bırakılır. Üzerinde Nis nis nobitatium inietur? Qui köpükler alınır. 20 – 25 dakika pişirdikten sonra kevgir yardımı ile balıklar tencereden alınıp eturalınır. alibus, et iusci auditas soğumaya bırakılır. Soğuduktan sonra balıkların beyaz etleri ayıklanır, karıştırma cus kabına sequatur3modigendam Tavada zeytinyağ kızdırılır, çam fıstık, taze soğan, maydanoz ve dereotu beraber sotelenir. – 4 dakika sotelendiktan sonra soğumaya bırakılır. Soğuduktan sonra karıştırma kabındaki balık etine karıştırılır. İçine yumurta, ıslatılmış ekmek içi, haşlanmış patates rendelenir. Toz şeker, tuz, baharatlar, önceden ıslatılmış kuş üzümü süzdürülüp içine katılır. 3 yemek kaşığı un ilave edilip iyice yoğrulur. Köfte hamuru hazır hale gelince küçük parçalara bölünüp avucumuzla yuvarlayarak ince köfteler hazırlanır. Una bulanıp kızgın yağda kızartılır. Soğuk veya sıcak olarak servis edilir. Arzuya göre yanında tarator sos ve limonla servis edilir.

168 SKYLIFE | HAZİRAN | JUNE 2010

FISH KOFTA Ingredients: 1 kg blue fish, 3 eggs, 2 slices of stale bread, crusts removed, 3 boiled potatoes, 4 green onions, chopped fine, 1/4 bunch flat-leaf parsley, chopped fine, 1/4 bunch fresh dill, chopped fine, 1/2 tsp granulated sugar, 2 tbsp pine nuts, 2 tbsp currants, soaked and drained, 1/2 tsp allspice,1/4 tsp ground red pepper (Cayenne), 4 tbsp flour,1 tsp salt, 1/4 tsp black pepper, 2 tbsp olive oil. . Preparation: Bone the fish, clean and rinse well. Divide into large pieces and place in a pot. Add water to cover. Add the bay leaf, lemon, peppercorns and parsley stalk and let simmer over low heat. Skim off the foam. After 20-25 minutes, remove the fish with a slotted spoon and let cool. When cool, separate the white flesh of the fish and place in a mixing bowl. Heat the olive oil in a skillet and sauté the pine nuts with the green onion, parsley and dill for 3 minutes. Then cool. When cool, add the fish and mix well. Grate the boiled potatoes and moisten the stale bread and add to the mixture along with the eggs. Then add the sugar, salt, spices and currants. Add 3 tbsp of flour and knead well. When the kofta mixture is ready, divide it into small portions and shape into balls in your hands. Dip each ball in flour, then fry in hot oil. May be served hot or cold with lemon or terator sauce as desired.


SATIR KÖFTESİ Malzemeler: 500 gr sinirsiz dana eti, 125 gr kuzu eti, 1 adet kuru soğan, 2 adet ince kıyılmış yeşil biber, 4 diş ince doğranmış sarımsak, 1 tatlı kaşığı kekik, 1 yemek kaşığı tuz, 1 çay kaşığı karabiber, ½ demet ince kıyılmış maydanoz. Hazırlanışı: Dana eti ve kuzu eti karıştırılarak satırla kıyma haline gelene kadar kıyılır. İçine kuru soğan, tuz, karabiber, kekik, yeşil biber, sarımsak ve maydanoz ilave ettikten sonra hepsi beraber karıştırılır. Tekrar satırla iyice kıyılır. İyice özleşen karışım düz tezgah üzerinde kare biçiminde inceltilir. Sonra ızgara teli arasında kömür ateşinde pişirilir. Servis ederken yanında ızgarada pişirilmiş domates, soğan ve biber ile servis edebilirsiniz.

‘SATIR’ (CLEAVER) KOFTA Ingredients: 500 veal, 125 lamb, 1 onion, 2 green peppers, chopped fine, 4 cloves of garlic, chopped fine, 1 tsp oregano, 1/2 tsp salt, 1/4 tsp black pepper, 1/2 bunch flat-leaf parsley, chopped fine Preparation: Chop the veal and lamb together with a cleaver until minced. Add the onion, salt, pepper, oregano, green pepper, garlic and parsley and mix well. Chop again with the cleaver until finely minced. When the mixture is the same throughout, flatten it into a square on a flat surface. Then place it inside a wire mesh grille and grill it over a charcoal fire. May be served with grilled tomatoes, onions and peppers.

2010 JUNE | HAZİRAN | SKYLIFE 169


TAHİNLİ KÖFTE Malzemeler: 1 su bardağı köftelik bulgur, 1 adet kuru soğan, 2 yemek kaşığı kırmızı mercimek, ½ su bardağı tahin, 3 yemek kaşığı zeytinyağı, 1 çay kaşığı tuz, ½ çay kaşığı beyaz toz biber. Hazırlanışı: Bulgur yıkanıp, süzdürülür ve tencereye boşaltılır. Üzerine ½ su bardağı kaynar su eklenir. Bulgur suyunu çekinceye kadar bekletilir. Tavada zeytinyağı kızdırılıp ince doğranmış soğanlar pembeleşinceye kadar kavrulur. Kırmızı mercimek ½ su bardağı su ile 20 dakika kadar pişirilir ve suyu süzdürülür. Kavrulmuş soğan, mercimek, bulgur, tuz ve beyaz toz biber iyice karıştırılır ve soğumaya bırakılır. Sonra karışıma tahin katılıp beraber karıştırılır. Elimizde yassı köfteler yapılarak soğuk olarak servis edilir. Arzuya göre yanında kıvırcık veya maydanoz ve isteğe göre limonla da servis edilebilir. KOFTA WITH TAHINA Ingredients: 1 cup fine bulgur (for kofta), 1 onion, 2 tbsp red lentils, 1/2 cup tahina, 3 tbsp olive oil, 1 tsp salt, 1/2 tsp ground white pepper. Preparation: Rinse the bulgur, drain and empty into a pot. Add 1/2 cup boiling water and wait until the bulgur has absorbed the water. Heat the olive oil in a skillet and saute the chopped onion until it begins to color. Boil the red lentils in 1/2 cup of water for 20 minutes and drain. Mix the sauteed onion, lentils and bulgur well with the salt and white pepper and let cool. Then add the tahina and mix again. Shape into flat meatballs and serve cold. May be served with curly lettuce or parsley, or with lemon to taste.

170 SKYLIFE | HAZİRAN | JUNE 2010


SUCUK İÇİ Malzemeler: 500 gr dana kıyma (yağlı olacak), 200 gr kuzu kıyması, 1 yemek kaşığı çemen, ½ çay kaşığı yenibahar, ½ çay kaşığı tarçın, ½ çay kaşığı kimyon, 4 diş sarımsak, 1 tatlı kaşığı tuz, ½ çay kaşığı karabiber. Hazırlanışı: Karıştırma kabında kıymalar ve dövülmüş sarımsak karıştırılır. Sonra bütün baharatlar karıştırılarak karıştırma kabına dökülür, hepsi beraber iyice yoğrulur. Köfte harcı hazırlanır. Ceviz büyüklüğünde parçalara bölerek yuvarlanır. Avuç içi ile hafif bastırarak yassı köfteler yapılır. Köfteleri istediğiniz şekilde tavada yağda veya kömür ateşinde ızgarada pişiriniz. Sıcak olarak servis edilir. SAUSAGE STUFFING Ingredients: 500 gr ground veal (not too lean), 200 gr ground lamb, 1 tsp fenugreek, 1/2 tsp allspice, 1/2 tsp cinnamon, 1/2 tsp ground cumin, 4 cloves of garlic, 1 tsp salt, 1.2 tsp black pepper. Preparation: Mix the ground meats and crushed garlic together in a mixing bowl. Add all the spices and knead together well. Shape into walnut-sized balls and press lightly between your palms to flatten. May be fried or grilled over charcoal as desired. Serve hot.


THY HABER TURKISH AIRLINES NEWS ANTALYA’DA CIP SALONU HİZMETE GİRDİ

CIP LOUNGE GOES INTO SERVICE AT ANTALYA

Antalya Yeni İç Hatlar Terminali içerisine bulunan Türk Hava Yolları CIP Salonu hizmete girdi. 17 Nisan’da gerçekleşen açılışa Başbakan Tayyip Erdoğan, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi Başkanı Mevlüt Çavuşoğlu, Almanya’nın Ankara Büyükelçisi Dr. Eckart Cuntz, THY Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Topçu ve THY Genel Müdürü Temel Kotil katıldı. Yeni hizmete giren CIP Salonu’nda CIP yolcu check-in hizmetleri iç hatlar terminali içerisinde ayrılmış özel bölümden başlıyor. Bu alanda bulunan özel check-in bankoları ile başlayan hizmetler, terminalin üst katına hâkim manzarası ve 120 kişilik oturma kapasitesine sahip yaklaşık 750 m2 salonda sunulan zengin yiyecek ve içecek çeşitleri, business center’ı, masaj koltukları, çocuk oyun odası, bebek bakım odası, engelli tuvaleti ve rahat dinlenme ortamı ile her an yüksek kalitede hizmet veriyor.

Turkish Airlines’ CIP Lounge has gone into service inside the new Domestic Terminal at Antalya. Taking part in the opening on April 17 were Prime Minister Tayyip Erdoğan, Transport Minister Binali Yıldırım, Culture and Tourism Minister Ertuğrul Günay, Chairman of the Council of Europe Parliamentary Assembly Mevlüt Çavuşoğlu and Germany’s Ambassador to Ankara, Dr. Eckart Cuntz, as well as the Turkish Airlines’ Board Chairman, Hamdi Topçu, and President Temel Kotil. CIP passenger check-in services at the new CIP Lounge start in a special area set aside in the domestic terminal. The area, with special check-in counters, includes an approximately 750 square-meter lounge with a view of the terminal’s upper level and a seating capacity of 120. Services offered include a wide variety of food and beverages, a business center, massage chairs, a children’s playroom, an infant care room, a handicapped toilet and comfortable rest environment and high quality service at every moment.

Å

Å


ACENTELERİN AMSTERDAM BULUŞMASI

e

THY Orta Avrupa Pazarlama ve Satış Başkan Yardımcısı Ziya Taşkent acentelerle Amsterdam’da bir çalışma yemeğinde buluştu. Amsterdam Müdürü Metin Gözüaçık ve şeflerin katıldığı toplantıda acenteler kendilerine internet üzerinden satışın açılmasını talep ettiler. Ziya Taşkent ise acentelere kendilerini günün şartlarına göre geliştirmelerini tavsiye etti.

AGENTS’ MEETING IN AMSTERDAM

e

Turkish Airlines’ Vice-President (Central Europe) for Marketing and Sales, Ziya Taşkent, met with agents in Amsterdam at a working dinner. At the meeting, where Amsterdam Manager Metin Gözüaçık and office chiefs were also present, the agents requested that sales over the internet be made available to them. Ziya Taşkent for his part advised the agents to develop themselves in line with current conditions.

SIRADA SARDUNYA VE BELÇİKA YPRES RALLİSİ

SARDUNYA AND BELGIUM YPRES RALLIES COMING UP

Türk Hava Yolları’nın da sponsorları arasında bulunduğu Burcu Çetinkaya-Çiçek Güney ikilisinden oluşan Peugeot Sport Türkiye Ekibi, Haziran’da iki yarışa katılacak. Peugeot 207 S 2000 ile üst sıraları zorlamayı hedefleyen ve bugüne dek birçok başarıya imza atan Burcu ve Çiçek, 4–6 Haziran tarihleri arasında Sardunya Adası’nda ve 24–26 Haziran tarihlerinde Belçika’nın Ypres şehrinde yapılacak olan IRC’de (Kıtalararası Ralli Şampiyonası’nda) yarışan tek kadın ekip ve tek Türk ekip olarak Türk bayrağını dalgalandıracak. Eurosport, Yarışmalara tüm dünyadaki yayınlarında naklen ve banttan yer verecek. Yarışmaları www.ircseries.com internet sayfasından da takip edebilirsiniz.

Starting up with sponsorships like Turkish Airlines, the Peugeot Sport Turkey Team, made up of Burcu ÇetinkayaÇiçek Güney, has chalked up a number of successes. Now the duo is participating in two races in June. Burcu and Çiçek, who hope to edge their way into the top ranks in their Peugeot 207 S 2000, are the only women’s team racing in the IRC (Intercontinental Rally Championship), to be held June 4-6 on the island of Sardinia and June 24-26 in the Belgian city of Ypres. They will be flying the Turkish flag as the only Turkish team in the rally. Eurosport is broadcasting the races live worldwide and on tape. You can also follow the races over the website at www.ircseries.com.

j

j

2010 JUNE | HAZİRAN | SKYLIFE 173


THY HABER TURKISH AIRLINES NEWS THY UÇAKLARINDA ‘UÇAN AŞÇI’ HİZMETİ

M

Türk Hava Yolları’nın İstanbul - New York hattında ‘First’ ve ‘Business’ Class servisinde ‘uçan aşçı’ görev yapacak. Hizmet, THY’nin müşteri odaklı yaklaşımı çerçevesinde ikram konseptini geliştirme amacıyla başladı. Böylece THY, ikram şirketi Turkish Do&Co ile beraber kıtalararası uçuşlarda sunulan ikram servis sisteminde yeni bir uygulamaya geçti. Uçuşlarında Turkish Do&Co’nun yenilikçi vizyonuyla geliştirdiği ikram teknikleri ile Türk mutfağının zengin çeşitlerinin yanı sıra dünya mutfaklarından da örnekler sunan Türk Hava Yolları, daha önce deneme amaçlı gerçekleştirdiği uçan aşçı uygulamasını sürekli hale getirerek Türkiye’de ilk kez uzun mesafeli uçuşlarda ‘Flying Chef’ (uçan aşçı) konseptini başlattı.

‘FLYING CHEF’ SERVICE ON TURKISH AIRLINES PLANES

M

A chef is going to be employed on Turkish Airlines ‘First’ and ‘Business’ Class service on the Istanbul-New York route. The service was introduced with the aim of further developing the catering concept through a customeroriented approach. Turkish Airlines’ catering company, Turkish Do&Co, has already started the new service on intercontinental flights. Thanks to the catering techniques developed through Turkish Do&Co’s innovative vision, Turkish Airlines is offering examples of world cuisine as well as a rich variety of Turkish dishes. First in Turkey to introduce the ‘Flying Chef’ concept on long haul flights, Turkish Airlines plans to make this previously experimental service permanent.

THY İKRAMDA ‘DÜNYANIN EN İYİSİ’

V

Havacılık endüstrisinin ‘Oscar’ları olarak adlandırılan ve 11’incisi gerçekleştirilen “Skytrax Ödülleri En İyi Havacılık Şirketleri 2010 - Skytrax World Airline Awards 2010” sıralamasında THY, ilk kez 2007 yılında elde ettiği dört yıldızlı havayolu şirketi unvanını 2010 yılında da sürdürürken yeni başarılara imza attı. THY, ekonomi servisi ikramıyla ‘Dünyanın En İyisi’ seçildi... Geçen yıl Güney Avrupa’nın ‘En İyi Havayolu’ seçilen THY unvanını bu yıl da korurken, Avrupa genelinde de ‘En İyi 3.Havayolu’ şirketi olma başarısını gösterdi. Yine Skytrax tarafından yapılan denetimler sonucu dört yıldızlı Havayolu unvanını koruyan THY, First Class’ta ürün ve hizmet kalitesini yükselterek 4,5 yıldız ile beş yıldız hedefine bir adım daha yaklaştı. THY, değerlendirme yapılan tüm kategorilerde dört yıldız alan Avrupa’nın tek havayolu şirketi olmaya devam etti.

174 SKYLIFE | HAZİRAN | JUNE 2010

TURKISH AIRLINES IS ‘WORLD’S BEST’ IN CATERING

V

FTurkish Airlines this year added a new success to the four-star title it earned for the first time in 2007 when its economy class catering service was voted ‘Best in the World’ in the 11th annual Skytrax World Airline Awards 2010, known as the ‘Oscars’ of the airline industry. Voted the ‘Best Airline’ in Southern Europe, Turkish Airlines maintained its title again this year while also becoming the Third Best Airline in Europe. Preserving its four-star title in the Skytrax ranking, Turkish Airlines inched a step closer to its five-star target by garnering four and a half stars for its First Class product and service quality. The airline continues to be Europe’s only airline with four stars in all categories.

BODRUM ACENTELERİ BULUŞTU BODRUM AGENTS MEETING

q

THY’nin Bodrum Satış Müdürlüğü’ne bağlı, ikisi IATA olmak üzere toplam dört adet YYYBS acentesi, Manastır Hotel’de yemekli bir seminerde buluştu. Gündem maddelerinin yanı sıra acentelerin taleplerinin de görüşüldüğü toplantı, son derecede faydalı izlenimlerin edinilmesini sağladı. Manastır Hotel’in sahibi ve aynı zamanda Trabzonspor kulübünün de başkanı olan Sadri Şener’in de aile fotoğrafında yer alması bu etkinliğe ayrıca renk katmış oldu.

q

Four YYYBS agents, two of them IATA, all attached to Turkish Airlines’ Bodrum Sales Directorate, met recently at a dinner seminar at the Manastır Hotel. The meeting, where agents’ requests were discussed along with the regular agenda, ensured that everyone left with an extremely favorable impression. Hotel owner and Trabzonspor soccer club president Sadri Şener added a special touch to the evening by joining the agents in a ‘family photograph’.


THY’DEN AFRİKA’YA İKİ YENİ DESTİNASYON

9 KIBRIS ACENTE TOPLANTISI

CYPRUS AGENTS MEETING

j

j

13–16 Mayıs 2010 tarihlerinde Kıbrıs’ta Türk Hava Yolları’nın Almanya acentelerine yönelik bir toplantı ve tanıtım turu organizasyonu gerçekleştirildi. Söz konusu toplantıya, Pazarlama ve Satış Başkanı A. Soner Akkurt, Orta Avrupa Pazarlama ve Satış Başkan Yardımcısı Ziya Taşkent, Almanya’daki dokuz nokta müdürü ile acenteler katılarak 2010 yılından beklentileri hakkında görüşmeler yaptılar.

Turkish Airlines agents in Cyprus organized a meeting and promotional tour aimed at agents in Germany on May 13-16. Together with the agents, Senior Vice President for Marketing and Sales A. Soner Akkurt, Vice President (Central Europe) for Marketing and Sales Ziya Taşkent, and the managers of nine destinations in Germany attended the meeting and expressed views about expectations in 2010.

TWO NEW DESTINATIONS IN AFRICA FROM TURKISH AIRLINES

Türk Hava Yolları, Afrika’da iki yeni destinasyonu daha uçuş noktalarına ekliyor. THY uçakları yolcularını Uganda’da Entebbe’ye ve Tanzanya’da ise Darusselam’a ulaştırıyor. İki destinasyona da ilk uçuş 14 Haziran 2010 tarihinde gerçekleşiyor. İstanbul’dan Entebbe’ye ve İstanbul’dan Darüsselam’a 14 Haziran-14 Temmuz 2010 tarihleri arasında uçuş gerçekleştirecek yolcular, bu tarihler arasında uygulanacak kampanya ile gidiş-dönüş 199 Avro’dan (vergi ve harçlar hariç) başlayan ücretlerle seyahat edilebilecek. İstanbul-Entebbe Pazartesi,Çarşamba,Cumartesi Mondays, Wednesdays, Saturdays Entebbe-Darüsselam Pazartesi,Çarşamba,Cumartesi Mondays, Wednesdays, Saturdays Darüsselam-Entebbe Pazartesi,Çarşamba,Cumartesi Mondays, Wednesdays, Saturdays Entebbe-İstanbul Pazartesi,Çarşamba,Cumartesi Mondays, Wednesdays, Saturdays

9

Turkish Airlines is adding two more flight destinations in Africa. The airline’s planes will now reach Entebbe in Uganda and Darusselam in Tanzania. Inaugural flights to both destinations will take place on June 14. Passengers traveling from Istanbul to Entebbe or Darusselam between June 14 and July 14 will be able to fly round-trip for 199 Euros (taxes and fees excluded) on a month-long promotional campaign.

Kalkış Departure 00:30

Varış Arrival 06:50

Kalkış Departure 08:05

Varış Arrival 10:05

Kalkış Departure 19:45

Varış Arrival 21:45

Kalkış Departure 23:00

Varış Arrival 05:30

BİR UÇUŞ KARTINDAN DAHA FAZLASI

B

Uçuş kartınız sadece anlamsız bir kâğıt parçası değil. Özellikle de Türk Hava Yolları’yla uçuyorsanız… THY’nin devreye giren ‘Bir Uçuş Kartından Daha Fazlası’ kampanyası çerçevesinde destinasyonlarda ilginç bir müze gezip, iyi bir restoran yemek yiyerek ya da sadece alışveriş yaparak tadını çıkarmak isteyen yolculara kolaylıklar sağlanıyor. THY’nin Barselona pazarlama ekibi tarafından ortaya atılan proje gelecekte dünya çapında yayılacak. Hizmetten yararlanmak isteyen yolcular, internette www.thy.com/ boardingpass adresini ziyaret ediyor ve uçuşundan sonraki 21 gün içerisinde sadece uçuş kartını göstererek yararlanabileceği indirimleri öğrenebilecekler. Mesela Barselona’daki Monchos Marina Restaurant’ yüzde 5’lik bir indirim sunuyor.

MORE THAN A BOARDING PASS

B

Your boarding pass is not just a meaningless piece of paper. Especially if you are flying on Turkish Airlines. The airline’s new ‘More Than A Boarding Pass’ campaign offers conveniences to passengers who want to make the most of their travels by eating at a good restaurant or just doing some shopping. Put forward by Turkish Airlines’ Barcelona Marketing team, the project is going to go worldwide in future. Passengers wishing to take advantage of the service may visit the website at www.thy.com/boardingpass to learn about the discounts from which they can benefit merely by showing their boarding passes any time up to 21 days from their flight date. Barcelona’s Monchos Marina Restaurant, for example, is offering five percent off.

2010 JUNE | HAZİRAN | SKYLIFE 175


Better with Hazelnuts

Most of your favorite flavors are accompanied by Turkish hazelnuts. With Turkish hazelnuts, every flavor is more delicious.

Fındıkla daha güzel Sevdiğiniz bir çok lezzete Türk fındığı eşlik ediyor. Türk fındığının bulunduğu her tat fındıkla daha da güzelleşiyor.

www.ftg.org.tr


184

INFO187

En güncel bilgi ve haberler THY AVOD sisteminde Get updates and latest news on the Turkish Airlines AVOD system.

THY uçuşlarında henüz “UÇUŞ MODU” uygulaması bulunmadığından lütfen cep telefonlarınızı uçakta kapalı tutunuz.

‘Amelia ‘ filminde Hillary Swank başrolde. Hillary Swank stars in ‘Amelia’.

197

thy.com’a kısa bir ziyaretle hayat artık daha kolay! Life is easier now with a short visit to thy.com.

182

27 DRESSES

Since FLIGHT MODE isn’t available on board, please keep your cellphones off.

ÖNCE BULMACAYI BULUN, SONRA BULMACALARI Bulmaca ekimizi koltuk gözünde bulamadıysanız ayda iki kez yenilenen ve sekiz sayfaya çıkan ekimizi kabin görevlisinden isteyiniz.

PUZZLES: FIND THEM TO SOLVE THEM If you couldn’t spot our puzzle supplement in your seat pocket, please request our puzzle booklet from the cabin crew. The supplement has reached eight pages in length and is updated twice a month.

2010 JUNE | HAZİRAN | SKYLIFE 181


ÖNE ÇIKANLAR UP FRONT HUGH GRANT VE DREW BARRYMORE

‘Hugh Grant ve Drew Barrymore’u buluşturan

bir filmden bahsederken kullanacağımız sıfatlar belli: Komik, samimi, romantik, eğlenceli… ‘Dört Düğün Bir Cenaze’den beri romantik filmlerin vazgeçilmezi Hugh Grant ile ‘İlk 50 Öpücük’te ne kadar romantik olabileceğini fazlasıyla kanıtlamış Drew Barrymore’u bir araya getiren film; ‘Söz ve Müzik’. Mark Lawrence imzalı ve 80’lere vefalı ‘Söz ve Müzik’, eski bir ‘PoP’ grubunun silik üyesi Alex’in 2000’lerin başında yaşadığı hayata odaklı. Zaman zaman kuşağının seyircisiyle zorlama parti ve şovlarda buluşan Alex’in beklediği fırsat, ünlü bir pop şarkıcısına söz yazma teklifiyle karşısına çıkar. Aranınca bulunmayan ilham ise evin çiçek bakıcısı Sophie’den gelir, romantizmle birlikte...

HUGH GRANT & DREW BARRYMORE

While defining a movie, which brings together Hugh Grant and Drew Barrymore, it’s obvious to pick up the following adjectives: Funny, romantic and amusing… ‘Music and Lyrics’ is the movie, which put Hugh Grant, who has become the indispensable actor of the romantic films since ‘Four Weddings and A Funeral’, together with Drew Barrymore, who has exceedingly proved how romantic she can be in ‘50 First Kisses’. Directed by Mark Lawrence and faithful to 1980s, ‘Music and Lyrics’ is focusing on the early 2000s life of Alex, who is an insignificant member of an old band called ‘PoP’. Meeting up with the audience of his generation in compelling parties and shows, Alex finally finds the chance to write lyrics for a popular singer. And his inspiration comes together with the romanticism, from the flower-sitter of his house; Sophie...

182 SKYLIFE | HAZİRAN | JUNE 2010

VEJETARYENLERE ÖZEL LEZZETLER

SPECIAL TASTES FOR VEGETARIANS

Zengin mönü seçkimiz içinde vejetaryenleri de unutmadık. Hiçbir hayvansal gıda içermeyen vejetaryen yemeklerimiz günlük üretimler ve bitkilerden elde edilen ürünler kullanılarak hazırlanıyor. Ayrıca özel yemek alternatiflerimiz içinde Jain alışkanlıklarına göre hazırlanan Vejetaryen Hindu yemeği de mevcut.

We also didn’t forget about our vegetarian guests among our rich menus. Vegetarian meals, containing no animal by products, are being prepared with fresh ingredients and all plant derived foods. Additionally,Vegeterian Jain meals which are prepared according to Jain customs,are also one of our special meal alternatives.

Türk Havayolları’ndaki özel yemek seçenekleri için sayfa 192’e bakınız

For more details about the special courses please refer to page 192.


SİZİN İÇİN SEÇTİK: YILDIZLAR GEÇİDİ Yolcularımızın seyahatleri esnasında geçirdikleri vakitleri hem keyifli hem de dolu dolu yaşamaları için sunduğumuz hizmetlerden biri de müzik kanallarımız. Hemen her tür müzikten en güncel, en popüler müzisyenlere ve eserlere bu kanallardan ulaşmanız mümkün. Çok zengin müzik kanallarımız hakkında fikir vermek için size kısa bir tercih listesi hazırladık.

WE HAVE SELECTED FOR YOU: STAR PARADE Another service we offer our passengers, for them to enjoy their time to the fullest during their journey, are the music channels. With them you have access to almost any popular singer or track of any kind of music. To give you an idea about our well-stocked music channels, we have prepared a selection for you. CAZ JAZZ

TÜRK POP TURKISH POP

NEW AGE

Diana Krall Let’s Fall In Love

Kenan Doğulu Beyaz Yalan

Trincha Live From Heart

Stanley Clarke Quiet Aftternoon

Nazan Öncel Hatırına Sustum

Poe Haunted

Mindi Abair True Blue

Funda Arar Yak Gel

Blue Stone Dreamcatcher

Byron Woods Fly Away

Göksel Baksana Talihe

Vargo The Moment

Jaheim My Place

Manga Beni Benimle Bırak

Zero 7 Destiny

Detaylı bilgi: sayfa 190 More info: page 190

HABERSİZ KALMAYIN

Uçuşlarımız hakkında en güncel bilgilere ulaşacağınız, o an bulunduğunuz rota, zaman dilimi gibi bilgilere de AVOD sisteminden ulaşabilirsiniz. Dünya haberleri saat başı güncellenerek sunulmaktadır.

GET THE LATEST NEWS You can reach all the flight information details from the AVOD system. World news is updated hourly.

STAR ALLIANCE HAKKINDA Star Alliance, uluslararası seyahat edenlere dünya çapında erişim, tanınma ve kesintisiz hizmet vermek amacıyla 1997 yılında kurulan ilk gerçek küresel havayolları birliğidir. Birliğin pazarda gördüğü kabul, Hava Ulaşımı Dünya Pazar Liderliği Ödülü (Air Transport World Market Leadership Award) ve hem Business Traveller Dergisi hem de Skytrax tarafından verilen En İyi Havayolu Birliği ödülleri de dâhil olmak üzere, pek çok ödülle tescillenmiştir. Birliğe üye havayolları şunlardır: Adria Airways, Air Canada, Air China, Air New Zealand, ANA, Asiana Airlines, Austrian, Blue1, bmi, Brussels Airlines, Continental Airlines, Croatia Airlines, EGYPTAIR, LOT Polish Airlines, Lufthansa, Scandinavian Airlines, Shanghai Airlines, Singapore Airlines, South African Airways, Spanair, SWISS, TAM Airlines, TAP Portugal, Türk Hava Yolları, THAI, United and US Airways. Pek yakında Aegean Airlines ve Air India’nın da birliğe üye olacağı açıklanmıştır. Star Alliance müşterilerine toplam 181 ülkede bulunan 1167 hava alanından günde 21 bin 50 uçuş sağlamaktadır.

ABOUT STAR ALLIANCE The Star Alliance network was established in 1997 as the first truly global airline alliance to offer worldwide reach, recognition and seamless service to the international traveller. Its acceptance by the market has been recognised by numerous awards, including the Air Transport World Market Leadership Award, Best Airline Alliance by both Business Traveller Magazine and Skytrax. The member airlines are: Adria Airways, Air Canada, Air China, Air New Zealand, ANA, Asiana Airlines, Austrian, Blue1, bmi, Brussels Airlines, Continental Airlines, Croatia Airlines, EGYPTAIR, LOT Polish Airlines, Lufthansa, Scandinavian Airlines, Shanghai Airlines, Singapore Airlines, South African Airways, Spanair, SWISS, TAM Airlines, TAP Portugal, Turkish Airlines, THAI, United and US Airways. Aegean Airlines and Air India have been announced as future members. Overall, the Star Alliance network offers over 21,050 daily flights to 1,167 airports in 181 countries.

2010 JUNE | HAZİRAN | SKYLIFE 183


ÖNE ÇIKANLAR UP FRONT AVOD NEDİR? A330, B777, bazı A340 ve bazı A321 (C/CL) tipi uçaklarımız ile gerçekleştirilen belirli hatlarda, kabin içi eğlenceye yönelik AVOD (Audio Video On Demand) dijital sistemi kullanılıyor. Yolcularımız program seçimlerini koltuklarındaki kumandayla ya da ekranlarına dokunarak seçebilirler. AVOD sistemindeki programlar, “Bilgi”, “Eğlence” ve “İletişim”den oluşmakta. Eğlencede her zevke filmler; her isteğe cevap veren kısa program kanalı; Pop’tan Türk Sanat Müziği’ne, Jazz’dan New Age’e zengin bir yelpazede müzik dinleme imkânı yer almakta. Ayrıca bireysel ve çoklu oyunculu oyun, çocuk ve sesli kitap kanalları da var İletişim bölümünde ise kısa mesaj/elektronik posta iletişimi kurulabilir. Haber kanalında ise dünya haberlerinin metinleri yolcularımıza sunulmakta. On-line gerçekleştirilen yayında hava durumu haberleri dört saatte bir, diğer haberler de saat başı yenilenmektedir. Bilgi bölümünde; Filo, Kargo, Türk Hava Yolları Özel Yolcu Programı, Destinasyon Rehberi, Türkiye Bilgi Rehberi, Havaalanı Haritası, Uçuş Haritası, Uçuş Kamerası yer almakta. Uçağın önünde ve altındaki iki kamera ile tüm yolcularımız iniş ve kalkışı izleyebilmektedir.

BİLGİ Filo • Kargo • Türk HavaYolları Özel Yolcu Programı • Destinasyon Rehberi • Türkiye Bilgi Rehberi • Havaalanı Haritası • Uçuş Haritası • Uydu, Küre, Gündüz|gece, Gece, Uçuş Rotası, Pilot Görüşü, Zaman Dilimi, Uçuş Bilgisi gibi farklı seçeneklerle görüntülemeyi sağlayan dünya haritası • Uçuş Kamerası: Uçağın önünde ve altındaki iki kamera ile tüm yolcularımız iniş ve kalkışı izleyebilmektedir. • Bağlantılı Seferler Kanalı: Yolcularımız şimdilik sadece İstanbul istasyonundan devam edecekleri bağlantılı seferlerine ilişkin kapı, sefer saati, rötar vs bilgilerini bu kanaldan öğrenebileceklerdir.

INFORMATION Fleet • Cargo • Turkish Airlines’ Frequent Flyer Program v Destinations Guide • Informative Guide to Turkey • Map • Flight Map • Advanced Ixplore: World Map can be followed in Globe, Satellite, Day|Night, Night, Fllow Plane, Pilot’s view, Time Zone, Flight Info view alternatives. All maps can be zoomed. • Flight Camera: All passengers can watch take off and landing on two cameras mounted in the front and back of the plane. • Connecting to Gate: Passengers can follow their connecting flights’ time, gate number, delay info etc. from this channel, at the moment just from Istanbul Airport.

WHAT IS AVOD? The digital AVOD (Audio Video on Demand) in-cabin entertainment system is in use on certain routes served by our A330, A340, B777 and A321 (C/CL) -type aircraft. Passengers can select their program either from the panel in the arm of the seat or simply by touching the screen. Programs in the AVOD system fall into three categories: ‘Information’, ‘Entertainment’ and ‘Communications’. The entertainment program includes films to suit every taste, a short program channel to meet every demand, and a rich spectrum of musical listening from Pop, Jazz and New Age to Turkish Art Music. Also available are a Game Channel with games for single or multiple players, a Children’s Channel, Audio Books. The communications program enables passengers to send and receive short text messages and E-mail. The news channel offers world news, and the on-line broadcast updates the weather forecast every four hours and the news every hour on the hour. ‘Information’ section includes the following choices; Fleet, Cargo, Turkish Airlines’ Frequent Flyer Program, Destinations Guide, Informative Guide to Turkey, Airport Map, Flight Map, and Flight Camera. All passengers can watch takeoff and landing on two cameras mounted in the front and back of the plane.

184 SKYLIFE | HAZİRAN | JUNE 2010

EĞLENCE Film kanalı • Kısa program kanalı (dizi, belgesel, çizgi film) • Müzik (250 CD’lik albüm + radyo kanalları) • Oyun Kanalı (Bireysel ya da çoklu oyunculu) • Çocuk Kanalı • Sesli Kitap Kanalı.

İLETİŞİM Kısa mesaj|elektronik posta gönderme|alma • Her bir kısa mesaj ve|veya elektronik posta 1.60 USD ile ücretlendirilir. • Geçerli olan bir kredi kartınızı telefonun yan yüzünden geçirip okutarak kısa mesaj|elektronik posta gönderebilir ya da alabilirsiniz. • İniş esnasında teknik sebepler nedeniyle gönderilemeyen mesaj için ücret alınmayacaktır. • Kısa mesajınızı veya Elektronik postanızı gönderilen adrese ulaştırma garantisi verilememektedir. • On Line Haber Yayını • Ekonomi, Magazin, finans, hava durumu vs. içerikli dünya haberleri text halinde yolcularımıza sunulur. • Hava durumu haberleri 4 saatte bir, diğer haberler saat başı yenilenir.

ENTERTAINMENT Film channel • Short films channel (series, documentaries and cartoons) • Music (a 250CD album + radio stations) • Game Channel (for single or multiple players) • Children’s Channel • Audio Books.

COMMUNICATION Send and receive SMS|email • Each SMS and|or E-mail fee is 1.60 USD • All our passengers are able to send and receive SMS and E-mail by swiping a valid credit card to the system and approve charging amount of 1.60 USD both for to send and receive. • You will not be charged for unsent messages. • We cannot guarantee delivery of email and sms messages. • Live Text News • World news such as Economy, Financial, Magazine, Weather etc. are presented in Live Text News Channel • Weather news are renewed in every 4 hours, the other news are renewed every hour.


FİLM MOVIE THE INFORMANT!

Oyuncular | Cast Frank Welker, Matt Damon, Melanie Lynskey, Scott Bakula, Patton Oswalt Yönetmen | Director: Steven Soderbergh Çarpıcı gerçek bir öyküye dayanan bu heyecanlı komedide, büyük bir şirkette çalışan manikdepresif Mark Whitacre, şirketin vergilerde dolandırıcılık yaptığını anlar ve FBI’a onlar için gönüllü muhbirlik yapmak istediğini belirtir.

POST GRAD

Oyuncular | Cast Alexis Bledel, Jane Lynch, Michael Keaton Yönetmen | Director: Vicky Jenson

Based on a fascinating true story, this comedic thriller recounts the tale of Mark Whitacre, a brilliant corporate man who was the highest-ranking executive to ever turn whistleblower in U.S. history. A hero who becomes mentally unhinged.

Ryden Malby üniversiteden mezun olunca her biri birbirinden ilginç olan aile üyeleri ile yıllar sonra yeniden bir arada yaşamak durumunda kalır. When recent college graduate Ryden Malby can’t nab her dream job in publishing, she is forced to move back in with her eccentric family. Torn between her best friend and her hot next-door neighbor, Ryden realises she needs a new life plan.

ALL ABOUT STEVE

Oyuncular | Cast Bradley Cooper, Sandra Bullock, Ken Jeong, DJ Qualls, Thomas Haden Church Yönetmen | Director: Philip Traill Gazeteler için bulmaca hazırlayan Mary,ilk randevusu sonrasında bir TV muhabirine delicesine aşık olur. Bütün ülkeyi gezerek türlü haberlerde kendini gösterecek ve ona birbirleri için yaratıldıklarını göstermeye çalışacak. Sandra Bullock stars in this romantic comedy about a crossword puzzle creator who falls for a TV journalist after one blind date. Madly in love, she follows him around the country as he moves from one major breaking story to another.

WHITEOUT Oyuncular | Cast Kate Beckinsale, Columbus Short, Tom Skerrit, Alex O’Loughlin, Gabriel Macht Yönetmen | Director: Dominic Sena Antartika’da görevli Carrie Stetko, bölgede işlenmiş bir cinayet için görevlendirilir. Antartika altı ay boyunca karanlığa gömülmeden önce bu soruşturmayı çözmek zorundadır. U.S. Marshall Carrie Stetko is sent to the most unforgiving place on Earth just days before the start of the polar winter to investigate Antarctica’s mysterious first homicide -- a quest that leads her to secrets buried far below the ice. 2010 JUNE | HAZİRAN | SKYLIFE 185


FİLM MOVIE 27 DRESSES Oyuncular | Cast: Brian Kerwin, Charlie Barcena, Peyton List, Jane Pfitsch Yönetmen | Director: Anne Fletcher 27 kez nedimelik yaptıktan sonra, platonik aşkı ve kız kardeşinin evlilik hazırlığı esnasında kız kardeşinin yanında olma fikriyle boğuşan genç bir kadın. After serving as a bridesmaid 27 times, a young woman wrestles with the idea of standing by her sister’s side as her sibling marries the man she’s secretly in love with.

JASHNN : THE MUSIC WITHIN

Oyuncular | Cast Adhyayan Suman, Anjana Sukhani, Shahana Goswami, Yönetmen | Director: Raksha Mistry , Hasnain H Hyderabadwala Akasha Verma şarkıcı olmak isteyen ancak bunu gerçekleştirememiş birisidir. Ne zamanki yaşamı paramparça olmaya başlıyor o zaman içindeki cevhere ulaşıyor.Hayatın arzusu ile dolu bir melodi yaratıp bir gecede yıldız oluyor. Akash Verma desires to become a singer but is unable to make it.It’s only when he’s shattered by life,is he able to touch his inner core.Akash creates a tune soaked in the passion of life, which makes him an overnight star

FAME: THE ORIGINAL MOVIE

Oyuncular | Cast Lee Currer, Irene Cara, Paul McCrane, Albert Hague, Antonia Franceschi, Eddie Barth, Tresa Hughes Yönetmen | Director: Alan Parker NYC’de High School of Performing Arts okulunda şöhret sahibi olmak için yanıp tutuşan bir grup dansçı, şarkıcı ve aktörün yaşamını konu alan Oscar ödüllü film. Bu gençler şöhrete kavuşabilecekler mi acaba? The original Oscar-winning hit that chronicles a group of talented dancers, singers, and actors as they make their way through NYC’s High School of Performing Arts in pursuit of that elusive goal -- fame. Can these kids make it to the top?

PREACHER’S KID Oyuncular | Cast: LeToya Luckett, durrell babbs, Trey Songz, Clifton Powell, Gregory Alan Williams Yönetmen | Director: Stan Foster 23 yaşındaki masum ve güzel bir kız olan Angie kasabada yetişmiştir. Babasının hayatındaki tek kadın olarak babasının ihtiyaçlarına destek olmaktadır fakat kendi hayatını yaşayamadığını hissediyordur. This story revolves around the central character of Angie, who is a beautiful, but innocent 23-year-old woman. She tends to all of her father’s needs but she feels that life is passing her by.

186 SKYLIFE | HAZİRAN | JUNE 2010


AMELIA Oyuncular | Cast: Christopher Eccleston, Hilary Swank, Richard Gere, Mia Wasikowska, Ewan McGregor Yönetmen | Director: Mira Nair Amelia kadın bir pilot olarak yaptığı cesaret abidesi uçuşlarıyla ünlü tarihi bir karakterdir. Film, 1937 yılında Pasifik üzerinde dünyayı turlamak için yola koyulan ve sonra kayıplara karışan Amelia Vidal’ ın hayatı üzerine kurulu. Oscar® winner Hillary Swank plays the legendary aviator whose pioneering solo flights made her a celebrity. Born in Kansas, Earhart didn’t learn to fly until her twenties, yet flew solo across the Atlantic just twelve years later.

MARLEY & ME

MUSIC & LYRICS

Oyuncular | Cast: Owen Wilson, Jennifer Aniston, Eric Dane, Kathleen Turner, Alan Arkin Yönetmen | Director: David Frankel

Oyuncular | Cast Hugh Grant, Drew Barrymore, Scott Porter, Nick Bacon Yönetmen | Director: Marc Lawrence

Bu filmde, evliliğin zorluklarını aşmaya ve bir aile kurmaya çalışan John ve Jen’in ilişkisi ele alınıyor. Sevimli ama yaramaz ve nevrozlu köpeklerinden önemli hayat dersleri öğrenirler. Marley & Me chronicles the relationship of John and Jen as they face the challenges of marriage and work to start a family. They learn important life lessons from their adorable, but naughty and neurotic dog.

Unutulmuş bir pop star olan Alex Fletcher, yeni diva Cora Corman ile bir düet yazma ve seslendirme teklifi aldığında çok mutlu olur. Kendisi, en mükemmel melodiyi yazmaya çalışırken, tuhaf botanikçi sevgilisi ona yardım eder. Washed up 80s pop star, Alex Fletcher, is thrilled when he receives an offer to write and perform a duet with hot new diva Cora Corman. However, he struggles to pen the perfect tune so his quirky plant lady, Sophie, steps in to help.

TUM MILE Oyuncular | Cast: Emraan Hashmi, Soha Ali khan Yönetmen | Director: Kunal Deshmukh Görünüşte masum bir karşılaşma gibi görünen birbirlerine önceden aşık iki kişinin aralarındaki ilişki. Tüm Mumbai şehrini tehdit eden felaket ile karanlık dolu saatlerde aşka dönüşür. A seemingly innocuous encounter for two former lovers turns into a time of revelations as they ride the darkest hours of a natural disaster that threatens to take over the city of Mumbai.

2010 JUNE | HAZİRAN | SKYLIFE 187


FİLM MOVIE

Okyanus aşırı ve Avrupa seferlerimizde yolcularımıza sunulan Video Gösterim programlarımız uçak tipine ve uçuş süresine bağlı olarak değişmektedir.

INVICTUS

Oyuncular | Cast Morgan Freeman, Matt Damon, Marguerite Wheatley, Tony Kgoroge, Linga Moonsamy Yönetmen | Director: Clint Eastwood

ZODIAC

Nelson Mandella’nın (Morgan Freeman) ülkesinde birliği ve beraberliği sağlamak için Güney Afrika futbol takımı kaptanıyla (Matt Damon) yaptığı işbirliğinin ilham verici hikayesini anlatıyor.

Oyuncular | Cast: Jake Gyllenhaal, Mark Ruffalo, Robert Downey Jr., Anthony Edwards, Brian Cox Yönetmen | Director: David Fincher Bu film, ABD’ndeki en ilginç, çözülmemiş gerçek suçlardan birini ele alıyor. Dört adamın takıntısına dönüşen bir seri katil vakasında, sonu gelmez ipuçları arasında hayatların ve kariyerlerin nasıl ilerleyip mahvolduğunu izleyeceksiniz.

From director Clint Eastwood, “Invictus” tells the inspiring true story of how Nelson Mandela (Morgan Freeman) joined forces with the captain of South Africa’s rugby team (Matt Damon), to help unite their country.

Based on the true story of one of the most intriguing unsolved crimes in American history, “Zodiac”. The serial killer case will become an obsession for four men as their lives and careers are built and destroyed by an endless trail of clues.

TOOTHFAIRY

Oyuncular | Cast Dwayne Johnson, Ashley Judd, Stephen Merchant, Ryan Sheckler, Seth MacFarlane, Julie Andrews, Yönetmen | Director: Michael Lembeck Diş kırma konusunda ünlenmiş olan buz hokeyi oyuncusu Derek Thompson , son maçında talihsiz bir kazaya neden olur. Bunun üzerine Derek gerçeküstü bir cezaya mahkum edilir: Bir hafta boyunca diş perisi ülkesinde hizmet edecektir. Dwayne Johnson will star as the title character in “The Tooth Fairy,” an ordinary man who’s brought in to try to save the tooth fairy kingdom.

PERCY JACKSON&THE OLYMPIANS:THE LIGHTNING THIEF Oyuncular | Cast: Logan Lerman, Brandon T. Jackson, Alexandra Daddario, Sean Bean, Pierce Brosnan Yönetmen | Director: Chris Columbus Rick Riordan’ın aynı adlı romanından uyarlanan bu filminde Percy kendini ispatlamak için Zeus’un çalınan şimşeğini bulup hırsız olmadığını herkese göstermek zorunda kalıyor. A young boy discovers he’s the descendant of a Greek god and sets out on an adventure to settle an on-going battle between the gods. Based on the book by Rick Riordan.

188 SKYLIFE | HAZİRAN | JUNE 2010


The video programs available to passengers on our European and trans-Atlantic flights vary with the type of aircraft and length of the flight.

GET SMART Oyuncular | Cast: Steve Carell, Anne Hathaway, Dwayne Johnson, Alan Arkin Yönetmen | Director: Peter Segal Gizli bir ABD casus örgütünün merkezi saldırıya uğradığında ve casusların kimlikleri açığa çıktığında, Şef, hevesli analisti Maxwell Smart’ı terfi ettirmek zorunda kalır. Smart, güzel ama ölümcül emekli Ajan 99 ile çalışacaktır. When the headquarters of a secret US spy agency is attacked and the identities of its agents compromised, the Chief is forced to promote his ever-eager analyst Maxwell Smart, partnering him with the lovely-but-lethal veteran Agent 99.

CASABLANCA

WHERE THE WILD THINGS ARE

Oyuncular | Cast: Ingrid Bergman, Peter Lorre, Humphrey Bogart, Paul Henreid Yönetmen | Director: William Wyler

Oyuncular | Cast: Catherine Keener, Forest Whitaker, Paul Dano, Catherine O’Hara, James Gandolfini Yönetmen | Director: Spike Jonze Maurice Sendak’ın sevilen çocuk kitabının büyük ekrana yansıtılmış şekli! Max, akıllı ama hassas ve alıngan bir çocuktur ve evdeki sıkıcı hayatından Vahşi Şeyler ile dolu gizemli bir adaya kaçış yapar – orada Kral ilan edilir!

II. Dünya Savaşı sırasında Rick’in Kasablanka’daki gazinosu, Victor ve Ilsa Laszlo gibi göçmenlerin rağbet ettiği bir yerdir. Yardım talebine Rick karşı çıkar, çünkü Ilsa’yı daha önceden tanımaktadır... Üç Oscar® sahibi bir film.

Maurice Sendak’s beloved children’s book comes to life on the big screen! Max, a rambunctious and sensitive child, escapes the frustrations of home to an island inhabited by mysterious creatures, The Wild Things -where he is crowned King!

THE DEVIL WEARS PRADA

Oyuncular | Cast Stanley Tucci, Anne Hathaway, Meryl Streep, Simon Baker, Gisele Bundchen Yönetmen | Director: Glenn Gordon Caron

During WWII, Rick’s café in Casablanca is the hottest night spot and a popular meeting place for refugees -- like Victor and Ilsa Laszlo. When asked for help, Rick hesitates, for he and Ilsa are no strangers... Winner of three Oscars®.

Moda editörü Miranda Priestly, inatçı bir eski muhabir olan Andy Sachs’a Runway magazinde asistan olarak görev verir. Andy başarılı olur ama vicdanı ile de karşı karşıya kalır... Based on the best-seller: imperious fashion editor Miranda Priestly gives Andy Sachs, a geeky journalism major, a job as her assistant at Runway magazine. Andy blossoms into a looker but soon faces a crisis of conscience... Wicked satire!

|189 SKYLIFE 000


Uzmanlar göre Mozart’ın müziği, akneden Alzheimer’a pek çok hastalığın tedavisinde etkili.

MÜZİK MUSIC KLASİK MÜZİK CLASSICAL MUSIC

POP HITLINE

Craig Armstrong Weather Storm • Tchaikovsky Piano Concerto No1 In B Flat Minor • Elgar Nimrod • Tschaikovsky Dance of The Reed Flutes • Alexander Borodin Sring Quartet No2 In D Major Notturno Andante • Ludwig Van Beethoven Piano Sonata No8 in C minor • Gabriel Faure Pavane (Arr. Craig Leon) • Samuel Barber Adagio For Strings • Johann Pachelbel Canon In D • Giuseppe Verdi La Donna E Mobile (Rigoletto) • Antonio Vivaldi Concerto ‘L’estate’, RV 315 - III- Presto • Frédéric Chopin Piano Concerto No1 In E Minor • Michael Nyman The Heart Asks Pleasure First • Johann Sebastian Bach Air ‘On The G String’ • Johannes Brahms Waltz No. 15 In A Flat • Gustav Mahler Symphony No. 5 In C Sharp Minor - IV. Adagietto • Sergei Rachmaninow Piano Concerto No. 2 In C Minor (Opening) • Wolfgang Amadeus Mozart Lacrimosa (Requiem In D Minor K626) • Johann Strauss On The Beautiful Blue Danube • Stanley Myers Cavatina • Craig Armstrong Balcony Scene • Wolfgang Amadeus Mozart Piano Concerto No21 in C • Vaughan Williams Greensleeves • Johann Sebastian Bach Goldberg Variations

CAZ JAZZ Earl Klugh Sleepyhead • Herbie Hancock Solitude • Diana Krall Lets Fall In Love • Ramsey Lewis Sun Goddess • Weather Report A Remark You Made • Stanley Clarke Quiet Afternoon • The Sax Pack Fallin For You • Rick Braun Shining Star • Peter White Dreamwalk (with Phil Kenzie on Alto Sax) • Mindi Abair True Blue • Marion Meadows Suede • Byron Woods Fly Away • Brian Simpson It’s All Good • Dave Koz Faces of The Heart • Chuck Loeb Tropical • Jaheim My Place • Kenny G Silhouette • Stan Getz

& João Gilberto Ft. A. Carlos Jobim Desafinado • Luis Armstrong What A Wonderful World

190 SKYLIFE | HAZİRAN | JUNE 2010

Black Eyed Peas Boom Boom Pow • Beyonce Halo • Jamie Foxx Blame It (On The Alcohol) ft. T-Pain • Jordin Sparks Battlefield • Kid Cudi Day ‘N’ Nite • Shinedown Second Chance • Sean Kingston Fire Burning • Adam Lambert Mad World • Keri Hilson Knock You Down • Keith Urban Kiss A Girl • Black Eyed Peas I Gotta Feeling • Kris Allen No Boundaries • Lady Gaga Love Game • Souljah Boy Kiss Me Thru The Phone • Kelly Clarkson I Do Not Hook Up • T.I ft Justin Timberlake Dead and Gone • Kristina Debarge Goodbye • David Cook Permanent • Pink Please Don’t Leave Me • Charice Note to God • Nickelback If Today Was Your Last Day • Lady Antebellum I Run To You • Taylor Swift You Belong With Me

HAFİF MÜZİK EASY LISTENING

Berlin Take My Breath Away • Roxette Listen To Your Heart • Brian Ferry & Roxy Music Jealous Guy • Fleetwood Mac Seven Wonders • Crowded House Don’t Dream It’s Over • Duran Duran Ordinary World • Frankie Goes To Hollywood The Power Of Love • George Michael with Aretha Franklin I Knew You Were Waiting (For Me) • Phil Collins Separate Lives • Hall and Oates She’s Gone • Whitesnake Is This Love • Carly Simon & Michael McDonald You Belong To Me • Foreigner I Want To Know What Love Is • The Corrs What Can I Do • George Michael A Different Corner • Nazareth Love Hurts • Extreme More than Words • Joe Cocker & Jennifer Warnes Up Where We Belong • Sinead O’Connor Nothing Compares To You • Firehouse Love Of A Lifetime

Avustralya kökenli country muzik sanatçısı Keith Urban, şu sıralar önümüzdeki aylarda çıkacağı küçük dünya turnesine hazırlanıyor. Sanatçı 16 Nisan’da Floransa, 24 Nisan’da California, 29 Mayıs’ta Lousiana’da olacak.. New Zealand-born Australian country music singer Keith Urban is getting ready to take off on a short world tour in the months ahead. The singer will appear in Florence on MAY 16, California on MAY 24, Louisiana on May 29. .

Müzik programları okyanus aşırı seferlerimiz ile uçuş süresine bağlı olarak Avrupa seferlerimizde müzik sistemine sahip uçak tiplerinde dinlenebilmektedir. Music program can be listened to on long distance flights and Europe flights depending on the flight duration with the aircrafts equipped with music system.

NEW AGE

Amethystium

Arcus • Emiliana Torrini Unemployed In Summertime • Paul Schwarz Veni Redemptor Gentium • Trincha Live From Heart • Achillea Amor (Parte I) • 3rd Force Echoes of a Dream • B-Tribe Sensual • Poe Haunted • Jens Gad Navajo • Blue Stone Dreamcatcher • Cantoma Essarai • Agron Love My Soul • Diane Arkenstone Under The Blue Sky • Kevin Wood Honoring Tradition • Vargo The Moment • Narsilion Faraway • Medwyn Goodall The Willow • Zero 7 Destiny


According to the experts, the music of Mozart is effective in treating a raft of diseases from acne to Alzheimer’s.

UÇAK TİPİNE GÖRE MÜZİK KANALLARI MUSIC CHANNELS BY CRAFT TYPE A340

FEATURED TURKISH ARTIST FEATURED TURKISH ARTIST A330

A320|21

B737-800

Caz Jazz Hafif Müzik Easy Listening Pop Hitline Klasik Classical New Age Türkçe Pop Turkish Pop Ayın Sanatçısı Featured Artist (Tr) Türk Halk + Sanat Traditional + Classical Turkish Uçağa giriş Boarding

TÜRK SANAT MÜZİĞİ + HALK MÜZİĞİ TRADITIONAL + CLASSICAL TURKISH Zeki Müren İmkânsız • Muazzez Ersoy Gözlerimden Yüzün • Yılmaz Morgül Köprüler Yaptırdım • Hülya Sözer Mihrabım Diyerek • Umut Akyürek Artık Yeşerecek Bir Dalım Yok • Zekai Tunca Eski Dostlar • Emel Sayın Bülbülün Çilesi • Muazzez Abacı Yaşımı Sormayın • Necmettin Yıldırım Nasıl Geçti Habersiz • Mediha Demirkıran Seninle Bir Sonbahar • Emel Sayın Duydum ki Unutmuşsun • Hüner Coşkuner Seni Ben Ellerin Olsun • Cengiz Kurtoğlu Tara Saçını Tara • Şükriye Tutkun Pencereden Kar Geliyor • Orhan Hakalmaz Aslım Paktır • Arzu Oy Sevdiğim • Kıvırcık Ali Bir Selam Sal • Elif Yıldız Kalenin Bedenleri • Onur Akın 33 Kurşun • İlkay Akkaya Ordunun Dereleri • Kubat Sen Gülersen • Şevval Sam Dertliyim Kederliyim • Aydın Öztürk Bela Çiçeğim

Fahir Atakoğlu 1 12 • Demirkırat (Jenerik) • Deniz • Mavi • Notalar Savaşınca (Kıbrıs Belgeselinden) • Sarı Zeybek • Yeşilada (Kıbrıs Belgeseli) • Zaman İçinde • Fahir Atakoğlu 2 Sultan • Uzaklara • Beyoğlu • Geçiniz • As One As One • Hayat • Sonbahar About Autumn • La Luna As One As One World Lounge Mix • One Onun için • Beyza’nın Kadınları Soundtrack Beyza’nın Kadınları • İz Geze Geze • Gözyaşı • İstanbul (Sertab Erener) • İlk Aşk • Ağır Roman Bale Suiti 2 • Istanbul In Blue Istanbul In Blue

BATI YAKASI

TÜRK POP MÜZİĞİ TURKISH POP Nalan Yaralıyım • Özgün Zilli • Ajda Pekkan Resim • Murat Boz Özledim • Gülben Ergen Giden Günlerim Oldu • Kenan Doğulu Beyaz Yalan • Niran Ünsal Sen Nasıl Delikanlısın • Serdar Ortaç Hadi Çal • Nazan Öncel Hatırına Sustum • Yalın Ah Be Kardeşim • Funda Arar Yak Gel • Gökhan Tepe Çok Özlüyorum • Sıla İnşallah • Batı Yakası 4 Gün Önce • Göksel Baksana Talihe • Manga Beni Benimle Bırak • Ziynet Sali Beş Çayı • Meyra Karar Bize Ait • Müslüm Gürses Tutamıyorum Zamanı • Gülben Ergen Söz • Teoman Çoban Yıldızı • Ebru Yaşar İçime Çeke Çeke

Türkiye’nin genç gruplarından Batı Yakası’nın temelleri, 2003’te iki arkadaş Ergün ve Korhan’ın ellerine gitarı almasıyla atıldı. O zamanlar okulun bazı etkinliklerinde ve küçük kafelerde çalıyorlardı. Rock grubu kurmaya karar verdiklerinde biri, Ergün, mecburen davula geçti. Lise arkadaşları İlkay (elektrogitar) ve Tolga’yı (basgitar) da yanlarına alarak isimlerinin baş harflerinden oluşan E.T.K.İ.’yi kurdular. Çanakkale, Türkiye’nin en batısında olduğundan oy birliğiyle ‘Batı Yakası’ isminde karar kılan grup; 2008’de bir müzik yarışmasına katıldı ve birinci oldu. İlk albümlerini geçtiğimiz Mayıs ayında grubun ismiyle çıkaran Batı Yakası, o konser senin bu konser benim gezmeye devam ediyor.

One of Turkey’s up-and-coming young rock groups, Batı Yakası (West Side) got its start when two friends, Ergün and Korhan, got their hands on guitars back in 2003. Playing at school events and in small cafes, they eventually formed their own group, which meant Ergün had to take up percussion. Adding high school buddies İlkay (electroguitar) and Tolga (bass guitar) to the group, they formed E.T.K.İ (IMPACT), using the first initials of their first names. The group, which voted unanimously to take the name ‘West Side’ since Çanakkale is Turkey’s westernmost point, entered a music contest in 2008 and won. Bringing out their first album last May under the same name as the group, West Side, they continue to give concerts all over the place.


thy.com 34 dilde yayında thy.com is online in 34 languages

ONLİNE ORTAMDA SEYAHATİNİZİ PLANLAYIN

Gideceğiniz destinasyondaki otel rezervasyonlarını yapabilirsiniz.

PLAN YOUR TRIP ONLINE You may book the hotel reservations for your destinations.

ÇEVRİMİÇİ ONLINE ONLINE İŞLEMLER İLE ZAMAN KAZANIN Online biletten check-in’e birçok işlemi thy.com’dan yapabilirsiniz.

SAVE TIME WITH THE ONLINE SERVICES You may buy your online ticket & check-in via thy. com.

BİLGİ EDİNİN

Türk Hava Yolları ile ilgili merak ettiğiniz her şey burada.

GET INFO Everything you want to know about Turkish Airlines is here.

SKYLIFE DERGİSİNİ OKUYUN Skylife dergisinin tüm içeriğine online ulaşabilirsiniz.

READ SKYLIFE MAGAZINE You can access the whole content of Skylife magazine.

MİLLERİNİZİ YÖNETİN Miles&Smiles üyeleri milleriyle ilgili her türlü işlemi online yapabilir.

MANAGE YOUR MILES Miles&Smiles members can easily manage their accounts online.

2010 JUNE | HAZİRAN | SKYLIFE 193


ONLINE CHECK-IN

Online Check-in işlemlerinizi uçuşunuzun kalkış saatinden 24 saat öncesinden başlayıp uçuşunuza 90 dakika kalıncaya dek gerçekleştirebilirsiniz. Online check-in is available from 24 hours to 90 minutes before the departure time of your flight.

NASIL YAPILIR? HOW TO CHECK-IN ONLINE

1

2 3

4 AVANTAJLARI NEDİR? WHAT ARE THE ADVANTAGES?

• Tüm uçuşlara ait koltukları seçebilir, • Miles&Smiles kart bilginizin sisteme • You can select your own seats for all flights. işlenmesini sağlayabilirsiniz. • You can enter your Miles&Smiles card • ‘Koltuk değiştirme’ imkânından information if it has not been recorded faydalanabilir,

• You can also use the seat change facility.

194 SKYLIFE | HAZİRAN | JUNE 2010

in your reservation.

• www.thy.com adresinde bulunan

‘Online İşlemler’ bölümünde işleminizi isim ve soyadı bilgilerinizin yanı sıra, elektronik bilet numaranızı ya da rezervasyon numaranızı (PNR) yazarak başlatabilirsiniz. • By using the ‘Online Services’ link from www.thy.com you can initiate your check-in online. Besides your name, you need to enter your Electronic Ticket number or Reservation Code (PNR). •Rezervasyon kaydınızdan check-in yapmak istediğiniz yolcuları seçerek oturmak istediğiniz koltukları belirleyebilirsiniz. Bu aşamada bağlantılı tüm uçuşlara check-in yapabilirsiniz. • You can select the passengers that you want to check-in online from your reservation record and then you can select your seats. You can also check in online for connected flights.

•E-posta veya cep telefonu bilginizi

girerek check-in işleminizin son durumu hakkında bilgi talep edebilirsiniz. •You can ask for information about the status of your check-in by entering your e-mail address or mobile phone number.

• Uygulamanın geçerli olduğu

istasyonlardan başlayan uçuşlarınız için biniş kartı bastıktan sonra doğrudan biniş kapısına gidebilirsiniz. (Bu işlem elektronik biletli yolcularımız için geçerlidir.) • At the airport, get your boarding cards printed out at Departures where this application is in use and then you can proceed directly to the boarding gate.(Only for the passengers with e-tickets)

• Eğer bagajınız yok ise uçuş kartınızı bastırıp doğrudan uçuş kapısına gidebilirsiniz. Bagajınız var ise size özel Online Check-in kontuarından bagaj işlemlerinizi yaptırabilirsiniz. • If you do not have any baggage you can proceed directly to the boarding gate after printing out your boarding card. If you have baggage you can complete your baggage operation from online check-in desks at the airport.


Daha fazla bilgi almak için

www.thy.com’u

ziyaret edebilirsiniz.

For further information please visit www.thy.com

SELF CHECK-IN NASIL YAPILIR? HOW TO DO SELF CHECK-IN?

1 2

• Havalimanına ulaştığınızda

Self Check-in cihazlarının ekranına dokunarak uygulamayı başlatabilirsiniz. • At the airport you can easily initiate your check-in by using our Self-Check-in kiosks.

• Tercihinize göre Miles&Smiles veya

herhangi bir banka kartınızı kullanarak ya da ad, soyad yanı sıra Rezervasyon Kodu (PNR) veya Elektronik Bilet numaranızı girerek bir sonraki adıma ilerleyebilirsiniz. (Biletini internet üzerinden kredi kartı ile alan yolcularımızın check-in yapabilmeleri için ödemeyi yaptıkları kredi kartını kullanmaları gerekmektedir.) • Based on your preference you can either use your Miles&Smiles or any credit/debit card or enter your name and surname and your Reservation Code (PNR) or Electronic Ticket number to proceed the next step. (Passengers who have purchased their tickets via the internet using a credit card need to use the same card to be able to check-in.)

3

• Uçuş bilgilerinize ulaştıktan sonra

4

• Biniş kartınızı bastırabilir ve doğrudan

listeden kendinizi ve|veya beraberinizde check-in yapmak istediğiniz yolcuları seçerek oturmak istediğiniz koltukları belirleyebilirsiniz. • After viewing your flight information, you can select your name and/or those of any accompanying passengers that you want to check-in, and then you can choose your seats.

uçuş kapısına gidebilirsiniz.

• You can then print your boarding cards and proceed directly to the boarding gate.

BAGAJINIZ VARSA... IF YOU HAVE BAGGAGE... Bagaj işlemlerinizi check-in bankolarından ya da ‘Bagaj Teslim Bankosu’ndan tamamlayabilirsiniz. You may check your baggage from check-in desks or from the ‘Baggage Drop Off’ points. 2010 JUNE | HAZİRAN | SKYLIFE 195


YEMEK FOOD ÖZEL YEMEK SERVİSİ

UNUTMAYIN!

Yapılan araştırmalar, özel yemek servisinin yolcularımızın bireysel ihtiyaçlarını karşılamak anlamında son derece önemli olduğunu kanıtlamaktadır. Türk Hava Yolları A.O. yüksek kalite standartlarında üretilen özel yemek servisi ile; yolcularımıza uçaklarımızda özel misafir konumunda olduklarını hissettirmenin yanı sıra, yolculuklarının uzun süre hatırlanabilecek güzel hatıralarla dolu olmasını da amaçlamaktadır.

DBML ( DİABETİK YEMEK) Kan şekeri düzeyini belli bir seviyede tutmak zorunda olan yolcularımız için hazırlanan yemek tipidir.

yemek tipidir. Türk Hava Yolları’nın uçuşlarında sunulan tüm yemek çeşitleri MOML (Müslüman Yemeği) kuralları kapsamındadır.

• Özel Yemek talepleri uçuş rezervasyonu sırasında veya uçuştan en az 24 saat öncesinde yapılmalıdır.

FPML (MEYVE ÇEŞİTLERİNDEN

• Gıdalara karşı herhangi bir alerjik durumu olan yolcularımızdan, özel yemek siparişleri sırasında doktor raporu ile birlikte bu konunun iletilmesi talep edilmektedir.

GFML (GLUTENSİZ YEMEK) Tahıl proteinine alerjik olan yolcularımız için sunulmakta olan; buğday, arpa, yulaf ve çavdar gibi ürünlerin kesinlikle kullanılmadığı yemek tipidir.

NLML (AZ LAKTOZLU YEMEK) Süt proteinine alerjisi olan yolcularımız tarafından tercih edilen bu özel yemekte, süt ve süt ürünleri kullanılmamaktadır.

IATA üyesi olan tüm havayolları, kuruluşun belirlemiş olduğu tiplerde özel yemekleri uçaklarında sunmaktadır.

• İç hat seferlerimizde özel yemek servisi bulunmamaktadır.

• Türk Hava Yolları’nın uçuşlarında sunulan tüm yemek çeşitleri MOML (Müslüman Yemeği) kuralları kapsamındadır. AVML

(HİNT TİPİ VEJETARYEN YEMEK)

Hayvansal protein içermeyen Asya/ Hint tipi baharatlı vejeteryan yemek çeşididir. BBML (BEBEK YEMEĞI) Hazır kavanoz bebek mamaları istek üzerine uçaklarımızda sunulmaktadır. Mamalar meyveli ve sebzeli olarak 2 çeşittir. Ailelerin yanlarında kendi mamalarını getirmeleri halinde uçuş ekibimiz hazırlaması konusunda yardımcı olabilecektir.

OLUŞAN YEMEK)

Meyve çeşitlerinden oluşan yemek tipidir.

HNML (HİNT YEMEĞİ) İçeriğinde sığır eti ve yumurta kullanılmayan Hint tipi vejeteryan yemek. (Tüm Hindistan seferlerimizde YC için sunulan sıcak yemek seçenekleri arasında Hint yemeği seçeneğimiz de özel yemek siparişi verilmeksizin uçaklarımızda sunulmaktadır.) KSML (KOSHER YEMEĞİ) Tamamıyla Musevi beslenme kural ve inançları doğrultusunda hazırlanarak sunulan yemek tipleridir. LCML (DÜŞÜK KALORİLİ YEMEK) Düşük yağlı, yüksek proteinli ve şeker içeriği bakımından düşük seviyede olan yiyecekler ile hazırlanan yemek tipidir.

BLML (SİNDİRİMİ KOLAY YEMEK) Bu yemek tipi sindirim sistemi ve çiğneme problemi olan yolcularımız içindir.

LFML (AZ YAĞLI YEMEK) Hayvansal yağlar bakımından zayıf, kızartma ve yumurta içermeyen yemek tipidir.

CHML (CHILD MEAL / ÇOCUK YEMEĞİ) Görsel olarak eğlenceli bir tabak dizayn ve sunumu ile çocuklara hitap edebilecek ürünler ile hazırlanan yemek tipidir. 02-12 yaş arası çoçuk yolcularımız için önerilmektedir.

LSML (AZ TUZLU YEMEK) Minimum düzeyde sodyum/tuz içeren yemek tipidir. MOML (MÜSLÜMAN YEMEĞİ) İçeriğinde domuz ve/veya domuz ürünleri bulunmayan, üretim aşamalarında alkol kullanılmayan

Fotoğraflarda gözüken menü içeriklerindeki ürünler mevsimlere, uçulan hatlara ve kalkış saatlerine göre değişebilmektedir.

DBML (DIABETIC MEAL)

196 SKYLIFE | HAZİRAN | JUNE 2010

GFML (GLUTEN FREE MEAL)

CHML (CHILD MEAL)

RVML (ÇİĞ SEBZE/MEYVE YEMEĞİ) Çiğ sebze ve meyvelerden oluşan yemek tipidir. SFML(DENİZ ÜRÜNLERİI YEMEĞİ) Deniz ürünleri içeren yemek tipidir. VGML (KOYU KURALLARA BAĞLI VEJETARYEN YEMEK)

Koyu kurallara bağlı, süt ürünleri de içermeyen vejeteryen yemek tipidir. VJML (JAIN (VEJETARYEN HİNDU) YEMEĞİ)

‘Jain’ alışkanlıklarına göre hazırlanan Vejetaryen Hindu yemek tipidir. VLML (YUMURTA VE SÜT ÜRÜNÜ KULLANILABİLEN VEJETARYEN YEMEK)

Et, balık, deniz ürünleri içermemektedir. İçeriğinde süt, tereyağ, peynir vs. ürünler kullanılabilen yemek tipidir. VOML (SEBZE VE MEYVELER İLE

HAZIRLANAN VEJETARYEN YEMEK)

Sebze ve meyveler ile hazırlanan vejetaryen yemek tipidir. SPML (ÖZEL YEMEK (KUTLAMA PASTASI))

Doğum günleri, yıldönümleri gibi özel günler için sunulan kutlama pastasıdır.


SPECIAL MEAL SERVICE

Recent polls carried out show that meeting special meal requirements is of the utmost importance for customer satisfaction. By presenting special meals with the highest degree of quality and consistency, Turkish Airlines aims to make your travel a memorable one, besides making you feel like a special guest on our flights. IATA member airlines, supply the special meal types that are defined according to IATA SPML guidelines.

DON’T FORGET!

• There is no special meal

DBML (DIABETIC MEAL) For those who need to manage their blood sugar levels.

• Special meal requests have

FPML (FRUIT PLATTER MEAL)

service on our domestic flights.

to be done during your reservation to a flight or at least 24 hours in advance of your flight.

• Please advise if you have any allergies, like nut allergy etc., with a doctor’s report.

• All the meals served in Turkish Airlines can be determined as MOML (Muslim Meal).

AVML (VEGETARIAN HINDU / ASIATIC MEAL )

Spicy vegetarian combinations with limited use of dairy products. BBML (BABY MEAL ) Two types (with fruit and vegetable) of glass jar baby food will be available on request. If parents bring their own, our cabin crew would help for preparation. BLML (BLAND MEAL) For those with digestive tract, gut disorders or chewing problems. CHML (CHILD MEAL)

Contains a combination of appropriate and nicely decorated foods which appeal to children. Recomended for children aged 02-12 years.

CHML (CHILD MEAL)

Contains seasonal fresh fruits. GFML (GLUTEN INTOLERANT MEAL)

Supplied for those who are allergic to grain flour which does not contain products like wheat, barley, oat and rye. HNML (HINDU MEAL)

Vegetarian food prepared in an Indian style which does not contain beef or eggs. (We serve Hindu meal choices in our India flights for YC services.) KSML (KOSHER MEAL)

These meals are prepared to comply with Jewish dietary laws. LCML (LOW CALORIE MEAL) A low calorie diet should not contain excessive protein portions and should be low in fat and sugar. LFML (LOW FAT MEAL) High fiber meal with reduced amounts of fat. Does not contain eggs or products fried in fat.

Airlines can be determined as MOML. NLML (LOW LACTOSE MEAL) Generally prefered by customers who are allergic to dairy products. Does not contain dairy products or their derivatives. RVML (VEGETARIAN RAW MEAL) Contains only raw vegetables or fruits. SFML (SEA FOOD MEAL) Contains a selection of seafood. VGML (STRICT VEGETARIAN MEAL)

No dairy products.

VJML (JAIN MEAL) Hindu Vegetarian food prepared Indian style, based on Jain customs. VLML (VEGETARIAN LACTO OVO MEAL)

Does not contain meat or seafood. May contain dairy products such as milk, butter, cheese etc. VOML (VEGETARIAN ORIENTAL MEAL)

LSML (LOW SALT MEAL) Low sodium meal; prepared with ingredients that are low in salt and sodium content.

Prepared with vegetables and fruits.

MOML (MUSLIM MEAL ) Does not contain pork, and/or pork products. Also alcohol is not used in the production process. All the meals served by Turkish

Cake for greetings like birthdays and honeymoons.

SPML (SPECIAL MEAL (CELEBRATION CAKE))

The contents of the meals in the photographs may be different according to the season, destination points and departure time.

SFML (SEAFOOD MEAL)

VGML (VEGETARIAN MEAL)

HNML&JNML (HINDU MEAL- JAIN MEAL)

2010 JUNE | HAZİRAN | SKYLIFE 197


MİSAFİRLERİMİZ OUR GUESTS BEBEKLER İÇİN • Bebek maması,

uçuşlarımızda “özel yemek” kapsamındadır. Rezervasyon sırasında ve tarifeli kalkış saatinden en az 24 saat önce; özel yemek (BBML - Bebek Maması) talebi yapmalısınız. • Cam kavanozda verilen mamalarda meyveli ve sebzeli iki seçenek bulunmaktadır. • Özel yemek talebinde bulunamayan yolcularımız için İstanbul ve Ankara çıkışlı iç hat ve tüm dış hat uçuşlarımızda, uçaklarımızda kısıtlı miktarda ekstra bebek maması bulundurulmaktadır. Talep etmek için lütfen kabin ekbimize bildiriniz. Yoğun talepten dolayı tükenmiş ise özür dileriz. • Yer numaranızı alırken, bebeğinizin olduğunu ve önde oturmanız gerektiğini hatırlatmalısınız. Kabin girişinde, sağ, sol veya orta sıra koltukların önündeki pusetleri kullanabilirsiniz. (Her uçağımızda bebek puseti mevcut değildir) • Bebeğinizin bakımı için, özel modifikasyonlu tuvaletleri kullanabilirsiniz.

INFANT PASSENGERS

• Since baby food falls into the

category of ‘special food’ on our flights, special food (Baby Food) request must be made either when making a reservation, or at least 24 hours before scheduled takeoff. • Two types of baby food, fruit and vegetable, are available in jars. • In case of failure to request in advance, a limited amount of extra baby food is available on flights originating from Istanbul and Ankara airports. Please contact our cabin crew for your request. We apologize if baby food has run out due to high demand. •You must specify that you have an infant with you at check-in so that you can be placed in the front row of seats. You can use the cribs, which can be hung on the walls at the entrance to the cabin in front of the right, left and central rows of seats (Cribs are not available for all types of flights.) • You may use the specially modified lavatories for baby care.

HASTA VE BEBEK BEKLEYEN YOLCULAR İÇİN

• Hasta yolcu için bilet

alınırken ‘Hasta Yolcu Formu’ düzenlenerek bilete iliştirilmelidir. Hasta yolcunun seyahat edebilmesi için hastalık türünü belirten ve hastalığın yolculuğa engel olmayacağına dair son 10 gün içinde alınmış doktor raporu gereklidir. • Bakıma muhtaç olan yolcu, refakatçi ile kabul edilir. • Tek bebek bekleyen yolcular, 28. haftadan-36. haftaya kadar doktorundan alınmış (son 7 gün içinde ) “Uçakla Seyahatinde Herhangi Bir Sakınca Yoktur” rapor ile uçuşa kabul edilebilir. 36 haftadan sonra ise doktor raporu olsa dahi kabul edilmez. • İki veya daha fazla bebek bekleyen yolcular, 28. haftadan- 32. haftaya kadar doktorundan son 7 gün içinde alınmış “Uçakla Seyahatinde Herhangi Bir Sakınca Yoktur” raporu ile uçuşa kabul edilebilir. 32 haftadan sonra ise doktor raporu olsa dahi kabul edilmez. • Tüm doktor raporları üzerinde raporu düzenleyen doktorun adı, soyadı, diploma numarası ve imzası bulunması zorunludur.

EVCİL HAYVANLAR İÇİN • Uçak kabininde evcil hayvan

taşıyabilmeniz için rezervasyon yaptırmalısınız. • Evcil hayvan, yolcu tarafından getirilen uygun özel bir kafes, kutu ya da çanta içerisinde kabine alınır. Standartlara uymayan muhafazalar kabul edilmez. Yolcu, evcil hayvanın geçerli bir sağlık belgesi ve aşı kağıdını yanında bulundurmalıdır. • Evcil hayvanlar kabinde oldukları süre içinde bulundukları muhafazalarından çıkartılamaz ve muhafazalar sahiplerinin oturdukları koltukların önünde kabin içindeki

198 SKYLIFE | HAZİRAN | JUNE 2010

SICK PASSENGERS AND EXPECTANT MOTHERS

• While purchasing the ticket,

a Sick Passenger Form must be filled and attached to the cover of the ticket. A medical clearance is obligatory and it must be dated max 10 days prior to the flight date. • Passenger whose illness is severe enough to require care cannot fly unaccompanied. • If the mother is pregnant with one baby; she is permitted to travel between 28-36 weeks of the pregnancy with the medical clearance (issuing date max 7 days) which states “Fit to travel by air carriage” by the doctor. It is not permitted to travel after 36 weeks pregnancy even with a medical clearance. • If the mother is expecting twins or more; it is permitted to travel between 28-32 weeks of the pregnancy with the medical clearance (issuing date max 7 days) which states “Fit to travel by air carriage” by the doctor. It is not permitted to travel after 32 weeks pregnancy even with a medical clearance. • The doctor’s name, surname, diploma number and signature must be shown clearly on the medical clearance.

PETS gidiş ve gelişe engel olmayacak şekilde yerleştirilir. • Yolcu kabininde taşınması mümkün olmayan evcil hayvanlar ise yolcu tarafından sağlanan ve gerekli şartlara uygun muhafazaların içinde, kargo kompartmanında taşınır. • Check-in sırasında sadece kedi ve köpek (amerikan pitbull terrier, amerikan staffordshire terrier, bull terrier, staffordshire bull terrier, japanese tosa, dogo argentino, doberman, rottweiller gibi tehlike arz eden köpekler hariç) kabul edilir.

• Reservations are required for carriage

of pets in the cabin. • Passengers may carry pets in the cabin only if they are in cages which meet airline specifications. Domestic animals flying in the passenger cabin must possess a valid and up-to-date record of health and vaccination. •While on the aircraft, pets are not allowed out of their containers, which must be placed in front of the owner’s seat so as not to obstruct movement within the cabin.

•Pets, which cannot be carried in the

cabin, can be carried in the hold in appropriate containers supplied by their owners. • Only cats and dogs (except American pitbull terrier, American Staffordshire terrier, bull terrier, Staffordshire bull terrier, Japanese tosa, dogo argentino, doberman, rottweiller etc type of fighting dogs) are allowed on Turkish Airlines flights.


GÖÇMEN YÖNETMELİĞİ IMMIGRATION REGULATIONS ABD’ye uçakla giden bütün yolcuların (ya da her aileyi temsilen yalnızca bir kişinin) Gümrük Deklare Formu doldurması gerekmektedir. ABD vatandaşları, yeşil kart sahipleri, Kanada vatandaşları ya da yeni göçmenlerin dışında, geçerli bir ABD vizesine sahip ve son varış noktası ABD ya da ABD’nin dışındaki bir ülkeye transit olan yolcuların beyaz renkli I-94 formunu doldurması zorunludur. Aşağıda adı geçen ülkelerden birine ait bir pasaportla giriş yapıyorsanız ya da ABD vizesi olmadan (vize muafiyet programı altında) transit yolcu gibi konaklıyorsanız yeşil renkli I-94W formunu doldurulmanız gerekmektedir. Ülkeler: Andorra, Avustralya, Avusturya, Belçika, Danimarka, Finlandiya, Almanya, Büyük Britanya, İzlanda, İtalya, Japonya, Liechtenstein, Lüksemburg, Monako, Hollanda, Yeni Zelanda,Norveç, San Marino, İspanya, İsveç ve İsviçre.

If you are flying to the United States, please note that all passengers (or one passenger per family) must complete a Customs Declaration Form. Apart from US citizens, greencard holders, Canadian citizens and new immigrants, all passengers travelling to the United States, whether as their final destination or in transit to another country, are obliged to fill out the white I-94 form. The green I-94W form must be completed if you hold a passport from one of the countries below or if you are making an intermediate stop in U.S as a transit passenger without a U.S. visa under the visa waiver program. Countries: Andorra, Australia, Austria, Belgium, Denmark, Finland, France, Germany, Great Britain, Iceland, Italy, Japan, Liechtestein, Luxembourg, Monaco, Netherlands, New Zealand, Norway, San Marino, Spain, Sweden or Switzerland.

N


B 777-300 ER Uçak adedi • Number of aircraft: 4 Azami kalkış ağırlığı Maximum take off weight: 351.534 kg (TC-JJA,JJB,-JJC), 337.926 kg (TC-JJD) Kanat açıklığı • Wing span: 64.80 m Gövde uzunluğu • Length: 73.90 m Yerden yüksekliği • Height: 18.75 m Yatay uçuş sürati: • Cruise speed: 900 km|h

Yolcu kapasitesi • Passenger capacity: 312 Koltuk aralığı • Seat pitch (inch): 33, 34 (EC); 49 (BC) ; 90 FC Azami yatay uçuş yüksekliği • Maximum cruising altitude: 43.100 ft Azami menzil • Maximum passenger range: 14.685 km Azami kargo kapasitesi • Maximum cargo capacity: 57.784 kg|201.6 m3

A 340-311|313 Uçak adedi • Number of aircraft: 9 Azami kalkış ağırlığı • Maximum take off weight: 257.000 kg (A 340-311), 275.000 kg (A340-313) Kanat açıklığı • Wing span: 60.30 m Gövde uzunluğu • Length: 63.69 m Yerden yüksekliği • Height: 16.85 m Yatay uçuş sürati: • Cruise speed: 890 km|h

Yolcu kapasitesi • Passenger capacity: 270 (TC-JIJ , TC-JIK 278 yolcu) Koltuk aralığı • Seat pitch (inch): 33,34(EC);60 (BC) (TC-JIJ , TC-JIK 71-73 inch) Azami yatay uçuş yüksekliği • Maximum cruising altitude: 41.100 ft Azami menzil • Maximum passenger range: 11.952 km Azami kargo kapasitesi • Maximum cargo capacity: 44.836 kg|152.80 m3

A 330-203 Uçak adedi • Number of aircraft: 7 Azami kalkış ağırlığı • Maximum take off weight: 233.000 kg Kanat açıklığı • Wing span: 60.30 m Gövde uzunluğu • Length: 58.80 m Yerden yüksekliği • Height: 17.40 m Yatay uçuş sürati: • Cruise speed: 890 km|h

Yolcu kapasitesi • Passenger capacity: 250 (TC-JNA-...-JNE), 281 (TC-JNF,-JNG) Koltuk aralığı • Seat pitch (inch): 32, 33 (EC); 55, 61 (BC) Azami yatay uçuş yüksekliği • Maximum cruising altitude: 41.000 ft Azami menzil • Maximum passenger range:10.371 km Azami kargo kapasitesi • Maximum cargo capacity: 37.528 kg|105.95 m3

A321-231|211 Uçak adedi • Number of aircraft: 21 Azami kalkış ağırlığı • Maximum take off weight: 89.000 kg Kanat açıklığı • Wing span: 34.09 m Gövde uzunluğu • Length: 44.51 m Yerden yüksekliği • Height: 11.76 m Yatay uçuş sürati: • Cruise speed: 835|844 km|h

200 SKYLIFE | HAZİRAN | JUNE 2010

Yolcu kapasitesi • Passenger capacity: 178/181/194/195/196/210 Koltuk aralığı • Seat pitch (inch): 30, 31, 32 (EC); 33, 34, 36, 48 (BC) Azami yatay uçuş yüksekliği • Maximum cruising altitude: 39.000 ft Azami menzil • Maximum passenger range: 2.250|3.200 km Azami kargo kapasitesi • Maximum cargo capacity: 12.837-11.548 kg/58-46.49 m3


B 737-800 Uçak adedi • Number of aircraft: 46 Azami kalkış ağırlığı • Maximum take off weight: 79.015 kg Kanat açıklığı • Wing span: 34.31 m|35.78 m Gövde uzunluğu • Length: 39.47 m Yerden yüksekliği • Height: 12.55 m Yatay uçuş sürati: • Cruise speed: 858 km|h

Yolcu kapasitesi • Passenger capacity: 165 (TC-JFC-...-JGF, TCJGJ...-JGP,TC-JGY...-JHF), 155 (TC-JGG...-JGI, TC-JGR...-JGV) Koltuk aralığı • Seat pitch (inch): 30 (EC); 31 (EC); 35, 38 (BC) Azami yatay uçuş yüksekliği • Maximum cruising altitude: 41.000 ft Azami menzil • Maximum passenger range: 4.755 km Azami kargo kapasitesi • Maximum cargo capacity: 8.408 kg|45.05 m3

B 737-700 Uçak adedi • Number of aircraft: 4 Azami kalkış ağırlığı • Maximum take off weight: 61.998 kg Kanat açıklığı • Wing span: 35.80 m Gövde uzunluğu • Length: 33.60 m Yerden yüksekliği • Height: 12.55 m Yatay uçuş sürati: • Cruise speed: 858 km|h

Yolcu kapasitesi • Passenger capacity: 149 Azami yatay uçuş yüksekliği • Maximum cruising altitude: 41.000 ft Azami menzil • Maximum passenger range: 1.800 km Azami kargo kapasitesi • Maximum cargo capacity: 4178 kg | 27.30 m3

A 320-232 Uçak adedi • Number of aircraft:: 25 Azami kalkış ağırlığı • Maximum take off weight: 73.500|77.000 kg Kanat açıklığı • Wing span: 33.91 m|34.09 m Gövde uzunluğu • Length: 37.57 m Yerden yüksekliği • Height: 11. 76 m Yatay uçuş sürati: • Cruise speed: 858 km|h

Yolcu kapasitesi • Passenger capacity: 159/162/167 Koltuk aralığı • Seat pitch (inch): 30, 31 (EC); 32, 33 (BC) Azami yatay uçuş yüksekliği • Maximum cruising altitude: 39.000|39.800 ft Azami menzil • Maximum passenger range: 2.963|3.350 km Azami kargo kapasitesi • Maximum cargo capacity: 9.435 kg|37.06 m3

B 737-400 Uçak adedi • Number of aircraft: 3 Azami kalkış ağırlığı • Maximum take off weight 68.038|65.090|64.637 kg Kanat açıklığı • Wing span: 28.90 m Gövde uzunluğu • Length: 36.40 m Yerden yüksekliği • Height: 11.13 m Yatay uçuş sürati: • Cruise speed: 797 km|h Yolcu kapasitesi • Passenger capacity: 150

Koltuk aralığı • Seat pitch (inch): 30, 31, 32 (EC); 34 (B C) Azami yatay uçuş yüksekliği • Maximum cruising altitude: 37.000 ft Azami menzil • Maximum passenger range: 3.350 km Azami kargo kapasitesi • Maximum cargo capacity: 7.491 kg|39.22 m3

A 319-132 Uçak adedi • Number of aircraft: 4 Azami kalkış ağırlığı • Maximum take off weight 70.000 kg Kanat açıklığı • Wing span: 34.10 m Gövde uzunluğu • Length: 33.84 m Yerden yüksekliği • Height: 11.76 m Yatay uçuş sürati: • Cruise speed: 844 km|h

Yolcu kapasitesi • Passenger capacity: 132 Koltuk aralığı • Seat pitch (inch): 30 (EC); 37 (BC) Azami yatay uçuş yüksekliği • Maximum cruising altitude: 39.800 ft Azami menzil • Maximum passenger range: 3.704 km Azami kargo kapasitesi • Maximum cargo capacity: 6.786 kg

2010 JUNE | HAZİRAN | SKYLIFE 201


UÇUŞ BİLGİLERİ FLIGHT INFO İstanbul’dan | From Istanbul ABU DABI | ABU DHABI AUH ADDIS ABABA ADD ALMATY ALA AMMAN AMM AMSTERDAM AMS ASTANA TSE AŞKABAD | ASHGABAD ASB ATİNA | ATHENS ATH BAĞDAT | BAGHDAD (BGW) BAHRAIN BAH BAKÜ | BAKU GYD (BAK) BANGKOK BKK BARCELONA BCN BASEL BSL BATUM BUS BELGRAD | BELGRADE BEG BERLIN TXL BEYRUT | BEIRUT BEY BIRMINGHAM BHX BİNGAZİ BEN BİŞKEK | BISHKEK FRU BRÜKSEL | BRUSSELS BRU BOLONYA | BOLOGNO BLQ BUDAPEŞTE | BUDAPEST BUD BÜKREŞ | BUCHAREST OTP (BUH) CAKARTA | JAKARTA CGK CAPE TOWN CPT CENEVRE | GENEVA GVA CEZAYİR | ALGIERS ALG CIDDE | JEDDAH JED DAKAR | DAKKAR DKR DARÜSSELAM | DAR ES SALAAM DAR DİNYEPER | DNEPROPETROVSK DNK DOHA DOH DONETSK DOK DUBAI DXB DUBLIN DUB DUŞANBE | DUSHANBE DYU DÜSSELDORF DUS ENTEBBE EBB EKATERINBURG SVX FRANKFURT FRA GOTEBORG GOT HALEP|ALEPPO ALP HAMBURG HAM HANNOVER HAJ HARTUM | KHARTOUM KRT HELSINKI HEL HONG KONG HKG İSKENDERIYE | ALEXANDRIA ALY JOHANNESBURG JNB KAHİRE | CAIRO CAI KARAÇİ | KARACHI KHI KAZABLANKA|CASABLANCA CMN (CAS) KAZAN KZN KOPENHAG | COPENHAGEN CPH KİŞİNEV | CHISINAU KIV KİEV KBP (IEV) KÖLN | COLOGNE CGN KUVEYT KWI LAGOS LOS LEFKOŞA ECN LİZBON | LISBON LIS LONDRA | LONDON LON (LHR) LJUBLJANA LJU LVIV LWO LYON LYS MADRID MAD MANCHESTER MAN Antalya’dan | From Antalya STOCKHOLM ARN DUSSELDORF DUS PARİS CDG MOSKOVA SVO MİLANO MXP

Dergimizin bu sayfasında yayımlanan km ve mil (deniz mili) değerleri, uçağın uçtuğu irtifada takip ettiği rotanın yer üzerindeki iz düşümünün ölçülen mesafesidir.

Km 3246 3935 4145 1528 2356 3902 2636 580 1890 2787 1845 7819 2278 1963 1122 893 1858 1046 2750 1395 4047 2228 1565 1189 576 9816 9185 1952 2471 2584 5480 5571 1009 3122 1150 3274 3033 3587 2182 4687 3035 1909 2389 993 2180 2061 2963 2292 9078 1231 7920 1293 4210 3469 2252 2109 724 1109 2146 2632 4852 837 3484 2580 1337 1149 2174 2821 2785 Km 2831 2626 2872 2296 2307

N. Miles 1753 2125 2238 825 1272 2107 1423 313 1021 1505 996 4222 1230 1060 606 482 1003 565 1485 753 2185 1203 845 642 311 5300 4959 1054 1334 1395 2959 3008 545 1686 621 1768 1638 1937 1178 2531 1639 1031 1290 536 1177 1113 1600 1238 4902 665 4276 698 2273 1873 1216 1139 391 599 1159 1421 2620 452 1881 1393 722 620 1174 1523 1504 N. Miles 1529 1418 1551 1240 1246

The distance in kilometres and nautical miles in the table on this page is the projected distance on the ground for the route flown by the aircraft.

İstanbul’dan | From Istanbul MEDİNE | MEDINA MED MEŞHED | MASHAD MHD MİLANO | MILAN MXP (MIL) MINSK MSQ MOSKOVA | MOSCOW SVO (MOW) MUMBAI BOM MUSKAT | MUSCAT MCT MÜNİH | MUNICH MUC NEW YORK JFK (NYC) NAIROBI NBO NICE NCE NÜRNBERG | NUREMBERG NUE ODESSA ODS OSAKA KIX OSLO OSL PARIS CDG PEKİN | BEIJING BJS PRAG | PRAGUE PRG PRİŞTİNA | PRISTINA PRN RIGA RIX RIYAD | RIYADH RUH ROMA | ROME (FIUMICINO) FCO ROSTOV ROV SAN’A SAH SAO-PAULO SAO SARAYBOSNA | SARAJEVO SJJ SEUL | SEOUL ICN (SEL) SIMFEROPOL SIP SİNGAPUR | SINGAPORE SIN SOÇİ | SOCHİ AER SOFYA | SOFIA SOF ST. PETERSBURG LED STOCKHOLM ARN (STO) STUTTGART STR ŞAM | DAMASCUS DAM ŞANGAY | SHANGHAI PVG ŞİKAGO | CHICAGO ORD (CHI) TAHRAN | TEHRAN IKA TAŞKENT | TASHKENT TAS TEBRİZ | TABRIZ TBZ TEL AVIV TLV TİFLİS | TBILISI TBS TİRAN | TIRANA TIA TOKYO NRT (TYO) TORONTO YYZ TRABLUS | TRIPOLI TIP TUNUS | TUNIS TUN UFA UFA ÜSKÜP | SKOPJE SKP VARŞOVA | WARSAW WAW VENEDİK | VENICE VCE VİYANA | VIENNA VIE YENİ DELHİ | NEW DELHI DEL ZAGREB ZAG ZÜRİH | ZURICH ZRH İstanbul’dan | From Istanbul (Sabiha Gökçen Airport) AMSTERDAM AMS BERLİN SXF BRUKSEL BRU HANNOVER HAJ KÖLN | COLOGNE CGN MOSKOVA | MOSCOW DME LONDRA | LONDON LON (STN) STUTTGART STR

Uçaklarımızın içindeki monitörlerde görülen rakam ise, uçağın havada katettiği mesafedir.

Km 2399 2806 1735 1561 1932 5014 3531 1637 8575 4884 1983 1733 663 10536 2734 2358 7690 1613 860 1866 2602 1489 1379 3550 10905 1461 8708 659 9172 973 574 2253 2408 1830 1193 8566 9204 2165 3517 1552 1261 1439 872 10149 8597 1941 1796 2619 704 1446 1510 1356 4841 1198 1830

N. Miles 1295 1515 937 843 1043 2707 1907 884 4630 2637 1071 936 358 5689 1476 1273 4152 871 464 1008 1405 804 745 1917 5888 789 4702 356 4953 525 310 1217 1300 988 644 4625 4970 1169 1899 838 681 777 471 5480 4642 1048 970 1414 380 781 815 732 2614 647 988

Km

N. Miles

2403 1939 2326 2215 2225 1995 2667 1938

1297 1047 1256 1196 1201 1077 1440 1046

The figure shown on the cabin monitors give the actual distance flown by the aircraft through the air, including adjustments of direction to compensate for wind, and other weather conditions.

İstanbul’dan | From Istanbul (Atatürk Airport) ADANA ADA ADIYAMAN ADF ANKARA ESB ANTALYA AYT BATMAN BAL BODRUM | MİLAS BJV ÇANAKKALE CKZ DALAMAN DLM DENİZLİ DNZ DİYARBAKIR DIY ELAZIĞ EZS ERZİNCAN ERC ERZURUM ERZ ESKİŞEHİR AOE GAZİANTEP GZT HATAY HTY ISPARTA ISE İZMİR ADB KAHRAMANMARAŞ KCM KARS KSY KAYSERİ ASR KONYA KYA MALATYA MLX MARDİN MQM MERZİFON MZH MUŞ MSR NEVŞEHİR NAV SAMSUN SZF SİNOP SIC SİVAS VAS ŞANLIURFA GNY TRABZON TZX UŞAK USQ VAN VAN Ankara’dan | From Ankara (Esenboğa Airport) İSTANBUL İST SABİHA GÖKÇEN SAW İstanbul’dan | From Istanbul (Sabiha Gökçen Airport) ADANA ADA ANKARA ESB ANTALYA AYT İZMİR ADB BODRUM BJV GAZİANTEP GZT ŞANLIURFA GNY DALAMAN DLM

Türk Hava Yolları Özel Yolcu Programı Miles&Smiles’da uygulanan mil değerleri ise, Uluslararası Sivil Havacılık Teşkilatı’nın (IATA) yayımlamış olduğu rakamlar olup yukarıda yazılan mil değerlerinden farklıdır.

Km 824 955 459 535 1144 526 267 648 461 1087 961 987 1091 305 983 959 463 419 874 1265 696 530 861 1140 610 1168 635 698 543 734 1072 974 424 1304 Km 467 402 Km 780 402 489 431 555 998 902 564

The miles used by Turkish Airline’s Frequent Flyer Programme Miles&Smiles are those published by the International Air Transport Association (IATA) and therefore they are different from the distances in miles noted above.

* Gümrük uygulaması olan istasyonlarımız; İstanbul (IST), Ankara (ESB), İzmir (ADB), Antalya (AYT), Adana (ADA), Trabzon (TZX), Gaziantep (GZT), Dalaman (DLM), Bodrum (BJV), Samsun (SZF), Konya (KYA), Kayseri (ASR), Denizli (DNZ), Nevşehir (NAV), Hatay (HTY)‘dır. * Customs; Istanbul (IST), Ankara (ESB), Izmir (ADB), Antalya (AYT), Adana (ADA), Trabzon (TZX), Gaziantep (GZT), Dalaman (DLM), Bodrum (BJV), Samsun (SZF), Konya (KYA), Kayseri (ASR),| Denizli (DNZ), Nevşehir (NAV), Hatay (HTY). 202 SKYLIFE | HAZİRAN JUNE 2010


BAGAJ LUGGAGE • Seyahat ettiğiniz

havayolu şirketinden bagajınızı nereye kadar etiketleyeceğini ve kaç kiloya kadar taşıma hakkınız olduğunu öğrenip biletinizden kontrol ediniz.

• Please check destination to

which your baggage should be labelled and the weight limit marked on your ticket.

• THY’nda kabine

alabileceğiniz el bagajları standart boyut ve ağırlığı 23x40x55 cm ve 8 kg’dır.

• Turkish Airlines allows one piece of cabin baggage measuring 23x40x55 cm and weighting a maximum of 8 kg.

• Bagajınıza kişisel

bilgilerinizi içeren isim adres etiketini mutlaka takınız. Etiketleri bankolarımızdan temin edebilirsiniz.

• Every piece of your baggage

should be labelled with your name, telephone number and destination adress. Tags are available from our check-in desks.

• Bagajlarınızın teslim

işlemini adınıza yaptırınız ve etiketlerinizi kontrol ediniz. Bagajınızı başka yolcu adına kaydettirirseniz, kayıp veya hasarda tarafınıza tazminat ödenmesi mümkün olmaz.

• Present your baggage in your

own name, and check the information on the baggage receipts given to you. If your baggage is registered in the name of another passenger, you will not be able to claim for lost or damaged baggage.

• Uçağa binmeden bagaj

gösterme uygulaması varsa bagajınızı görevlilere

gösteriniz.

• You may be required to

identify your baggage before boarding. Please point out each piece of your baggage to the staff member on duty.

• Serbest bagaj taşıma

hakkı uçuş ve bilete göre değişmekte olup taşıma hakkınızı aştığınız takdirde fazla bagaj ücreti ödemeniz gerektiğini unutmayınız.

• Free Baggage Allowance

differs according to flight and ticket. If your baggage exceeds the weight allowance, remember that you will be liable to pay additional charges.

• First Class 60 kg

Business Class 30 kg Economy Class 20 kg Business Class (Amerika ve Kanada uçuşlarında): Maksimum iki adet (bir adet 32 kg.) / Economy Class (Amerika ve Kanada uçuşlarında): Maksimum iki adet (bir adet 23 kg). Business Class için her bir parçanın üç boyutu toplamının maksimum 158 cm, Economy Class için iki parçanın üç boyutu toplamının maksimum 273 cm yi geçmemesi gerekmektedir. 32 kg’ı aşan bagajlar hiç bir şekilde check-in işlemi esnasında kabul edilmemektedir. Bagaj/ bagajlarınızın taşıma esnasında fazla doluluktan dolayı zarar görmemesi için genişlik sınırlarını ve ağırlık taşıma kapasitesini zorlamayınız.

32 kg) Economy Class (For USA and Canada flights): two pieces max. (Each piece 23 kg) For Business Class sum of the three dimensions of each piece is maximum 158 cm. For Economy Class sum of the three dimensions of two pieces is maximum 273 cm. Baggage exceeding 32 kg. will not be accepted

in Turkish Airlines flights. Do not overfill your suitcases and bags beyond their weight or volume capacity. This can lead to the handle breaking and other damage to your baggage.

• Knives, pen-knives, nail

scissors, cigarette lighters and other cutting, piercing and explosive items are not allowed in the cabin for security reasons.

• Kesici, delici ve patlayıcı

eşyaların kabinde bulunması güvenlik açısından sakıncalıdır, lütfen yanınızda bulundurmayınız

Bagajınız kaybolursa | hasar görürse… If your baggage is lost | damaged… • Varışınızda teslim alamadığınız

bagajınız ve anında fark edebileceğiniz türden hasarlarınız için, havalimanını terk etmeden önce Kayıp ve Bulunan Eşya Ofisine yapacağınız başvuruda biletinizi, bagaj etiketinizi, kimliğinizi ibraz ediniz.

• Anında fark edemediğiniz hasar

ve eksiklikler içinse 7 günde ilgili havayoluna müracaat ediniz.

•Bagajınız 5 gün içinde bulunamadığı

takdirde bagaj talep formunuz, orijinal biletiniz, bagaj etiket(leriniz, -varsa- fazla bagaj biletiniz ve kimlik belgeniz ile birlikte en yakın THY ofisine veya Bagaj Aksaklıkları Takip Merkezi Müdürlüğü’ne müracaat ediniz.

• In the case of luggage that does not arrive

at your destination, or that arrives with immediately apparent damage, present your your ticket, baggage claim check and ID to the Lost and Found Office before leaving the airport.

• With damage that only becomes apparent

later, contact the airline in question within seven days of your travel date.

• Should your baggage not be traced within

5 days, please apply to the nearest Turkish Airlines office or Baggage Tracing Center with your Property Irregularity Report, original ticket, original baggage receipt(s), excess baggage receipt (if any) and a valid identification document.

İrtibat Bilgileri: Contact Information: Tel: +90 212 444 0 849 Fax: +90 212 465 23 87 Email: bat@thy.com Web: www.thy.com

. First Class 60 kg / Business Class 30 kg / Economy Class 20 kg / Business Class (For USA and Canada flights): two pieces max. (Each piece

2010 JUNE | HAZİRAN | SKYLIFE 203


KARGO CARGO TURKISH CARGO İŞİNİZİ DÜNYAYA TAŞIR

Deneyim, özen ve teknik bilgi donanımı ile Turkish Cargo, canlı hayvandan tekstile, değerli kargodan tehlikeli maddelere, bozulabilir kargodan yüksek teknoloji ürünlerine ve küçük paketlerinize kadar her türlü kargonuzun yüksek servis kalitesi ile taşınmasını sağlar..

DÜNYANIN HER YERİNE KARGO TAŞIDIĞIMIZI BİLİYOR MUSUNUZ?

Dünyanın beş kıtasına yayılmış istasyonları ile Turkish Cargo servis ağı çok geniştir. Entegre olmuş uçuş ve kamyon ağımız ile 160’dan fazla noktaya ulaşmakta ve böylelikle siz müşterilerimize uluslararası networkler içinde en

genişlerinden birisini sunmaktayız. Yolcu uçaklarının kargo kompartımanında sefer yaptığımız tüm uçuş noktalarının yanı sıra 36 ton kapasiteli dört adet A310–304 kargo uçağı ile kargo hizmeti sunan Turkish Cargo, tarifeli kargo seferleri düzenlediği Frankfurt, Maastricht, Londra, Tel Aviv, Şam, Almaata, Delhi, Paris, Zürih, Köln, Tiflis, Dubai, Cezayir, Milano, Amman, Casablanca, Madrid, Priştine, Kahire, Beyrut, Tiran ve Trablusgarp noktalarına sizlerden gelen talepler doğrultusunda yeni noktalar ekleyecektir. Uzun menzilli kargo seferlerine ilki Eylül 2010 ve ikincisi Mart 2011 tarihlerinde olmak üzere iki adet A330200F’in filoya katılması ile başlanacaktır. -İsteğiniz üzerine dünyanın her noktasına özel charter seferleri düzenlenebilir.

Turkish Cargo İletişim Turkish Cargo Contacts İstanbul Kargo (+90) 212 465 22 22 Ankara (+90) 312 398 03 52-285 İzmir (+90) 232 274 23 00 Adana (+90) 322 432 77 12 Sabiha Gökçen Havaalanı / Airport: (+90) 216 58802095855934- 5855935

GLOBALIZE YOUR BUSINESS WITH TURKISH CARGO

Experience, care and knowhow enable TURKISH CARGO to correctly transport every type of cargo ranging from small packages to livestock, textile products, valuables, dangerous goods, perishables and hi-tech products.

DO YOU KNOW THAT WE CARRY CARGO ALL AROUND THE WORLD?

With stations spanning 5 continents, TURKISH CARGO service has a widespread network. Our integrated flight and trucking network, we cover more than 160 destinations, and providing you one of the largest international route network. Besides all network points where passenger flights are in operation, Turkish Cargo offers scheduled flights to

following 22 destinations with its 4 a310-304 freighter: Beirut, Cairo, Dubai, Cologne, Tbilisi, Damascus, Amman, Tel aviv, Almaty, New delhi, Frankfurt, Maastricht, Zurich, Paris, Madrid, Pristina, Milan, Algeria, Tripoli, Casablanca, Tiran, London. Additional freighter destinations will be added to our network upon your requests. The long-haul freighter services will be launched with the introduction of 2 A330-200F, first in September 2010, and the latter in March 2011 . -Special charter flights for any place in the world can also be arranged upon your request . For detailed information: (+90)2124652467 or (+90)2124636363/53115807 cargocharter@thy.com

Bilgi için; (+90)2124652467 (+90)2124636363/53115807 cargocharter@thy.com

BİLİYOR MUSUNUZ ? DID YOU KNOW? Turkish CARGO tüm yurtiçi noktalara iç hat kargo taşıması yapmaktadır. Tüm şahıslar aracısız olarak iç hat kargolarını Turkish CARGO’nun ilgili havalimanı ofislerine başvurarak uçuş ağındaki tüm iç hat noktalarına gönderebilirler. Kargolarınızı web sitemiz üzerinden sürekli takip edebilirsiniz: www.tkcargo.com

Turkish Cargo offers cargo services for all domestic points. All persons can send their cargo or personal goods to every domestic points by applying Turkish CARGO related airport offices without a need of any intermediaries. You may track your cargo over internet anytime : www. tkcargo.com

Bilgi için ayrıca ALO Kargo servisimizi 7/24 arayabilirsiniz: (+90) 212 465 25 25

You may call our Alo Cargo Service 24/7 for information. (+90) 212 465 25 25

206 SKYLIFE | HAZİRAN | JUNE 2010

Nasıl Kargo Gönderirim? Lütfen, gönderinizi yapacağınız ülkedeki kargo satış ofislerimiz ile irtibata geçiniz. Türkiye’den kargo göndermek isterseniz, ilgili IATA üyesi acenteler ile temasa geçebilirsiniz. Web sitemizde ilgili iletişim detaylarını bulabilirsiniz. Daha fazla bilgi için aşağıda verilen telefon numaralarını arayabilirsiniz: (+90) 212 4636363-/ 5303- 5808- 5828- 5824- 5825

How Do I Send Cargo? Please contact with our cargo sales offices in country from which you are sending cargo. If you want to send cargo from Turkey, you may consult IATA member cargo agents in Turkey. You can find the detailed lists in our web site www.tkcargo.com You can contact with following phone numbers for more information (+90) 212 4636363-/ 5303- 5808- 5828- 5824- 5825


THY uçuşlarında henüz “UÇUŞ MODU” uygulaması bulunmadığından lütfen cep telefonlarınızı uçakta kapalı tutunuz. Since FLIGHT MODE isn’t available on board, please keep your cellphones off.

GÜVENLİK SECURITY

LÜTFEN KAPALI TUTUNUZ!

ÜZERİNİZDE VEYA EL BAGAJINDA TAŞIMAYINIZ!

Uçak içerisinde, inişte, kalkışta ve tüm uçuş boyunca kullanılması, ayrıca açık bırakılması yasak cihazlar.

Çakı, bıçak, tornavida, iğne, jilet gibi tüm kesici ve delici aletler yasaktır.

PLEASE TURN OFF!

DON’T CARRY IN YOUR CABIN BAGGAGE

Equipment which it is forbidden to use or turn on during take off or landing, and throughout the flight.

All kinds of cutting equipments such as jack-knife, knife, screwdriver, needle and razor are forbidden.

BAVULUNUZDA | EL BAGAJINIZDA RİSK TAŞIMAYIN!

ABD SEFERLERİNDE Çakmak, kibrit vb. tutuşturucuları üzerinizde, el bagajınızda ve bavulunuzda taşımanız kesinlikle yasaktır.

Parfüm gibi alkollu sıvılar, boya ve tiner gibi yanıcı her türlü maddeyi yanınıza almayınız.

FOR U.S. FLIGHTS

DON’T TAKE ANY RISK WITH YOU

It’s forbidden to carry lighters and matches on your person, in your cabin and checked baggage.

Don’t take any kind off flammables materials such as parfumes, paint and thinner

• Tüm uçuş boyunca

kullanılması sakıncalı ve yasak olan cihazlar: Radyo ve telsiz vericileri, uzaktan kumandalı oyuncaklar ve elektromanyetik dalga yayan tüm aletler.

•Duty-free mağazalarından

veya uçuş esnasında satın alınan sıvı maddelerin kapalı, özel poşetlerin içerisinde faturası ile birlikte taşınması gerekmektedir. Lütfen seyahatinizin son noktasına kadar kapalı poşetleri açmayınız. Aksi takdirde güvenlik kontrol noktalarında poşetin içeriğine el konulabilir.

• The operation of the following

items is forbidden during the entire flight: Radio and TV transmitter, walky talkies, remote controlled toys and any other electronic equipment transmitting electromagnetic waves.

•All tax-free liquid items

purchased at the airport DutyFree Shops or on board must be in sealed, special plastic bag with the receipt. Please do not open the sealed bag until the final destination. Otherwise the content of bag maybe seized at security check point.

• Türk Hava Yolları şirket

• According to Turkish Airlines

•Türk Hava Yolları şirket

• According to Turkish Airlines

• Uçuş emniyeti için inişte,

• Using the following items

kuralları gereği, B/C tuvaletleri ve elbise dolapları yalnız B/C yolcularımızın kullanımı içindir. kuralları gereği, uçak içerisinde yolcuların yanlarında taşıdıkları alkollü içeceklerin tüketilmesine izin verilmemektedir.

kalkışta ve kemer ikaz ışıkları yanarken kullanılması sakıncalı ve yasak olan cihazlar: Mp3 çalar, elektronik oyunlar, taşınabilir bilgisayar, disk çalar, radyo ve televizyon alıcıları, taşınabilir video aletleri, DVD, VCD ve benzeri batarya ile çalışan elektronik ve elektrikli aletler.

company rules, B/C restrooms and coatrooms are only for the use of B/C passengers.

company rules, passengers are not permitted to consume their own alchoholic beverages.

is forbidden during take off, landing and when the seat belt sign is on: Mp3 players, electronic games, portable computers, compact disc players, radio and TV receivers, portable video equipment, DVD, VCD or similar battery powered electrical and electronic equipment.

Eğer AB ülkelerinde ya da ABD aktarmalı bir uçuşunuz var ise önceden satın alınmış olan dutyfree ürünlerinin (100 ml’yi aşan) kilitli poşetlerin içerisinde dahi olsa el bagajı olarak taşınmasına izin verilmemektedir. If you have any flight transfer in EU countries or in United States, all dutyfree liquid items (over 100 ml) which have already purchased in sealed bags are not allowed to carry as hand luggage.

Tüm uçuş boyunca, lütfen sigara, pipo, puro vb. tütün mamullerini içmeyiniz. Please refrain from smoking cigarettes, pipes and cigars during the flight.

2010 JUNE | HAZİRAN | SKYLIFE 207


208 SKYLIFE | HAZİRAN | JUNE 2010


2010-06  
Advertisement