Page 1

SAYI / (224$ 320 MART 2010 / , 1"' „„„„„ + !Ê+Ê12Ê-Ê9„„8.41".,/+(,$-3 18"./8

ÈQDMLHË.K@M!.+.-8  La Dotta BOLOGNA

03/10

$MÉXH1NS@K@Q‹XK@‡ - ** +$ The Best Routes For Exploring ÇANAKKALE 1˜ONQS@I2$,É'* /+ -.Ç+4 (MSDQUHDV2$,É'* /+ -.Ç+4 * / #.*8 # *‹Ë,@R@K‹ 6HMSDQ%@HQX3@KD" // #."( #$-É9É-#DQHM-HLDSKDQH !KDRRHMFRNESGD#$$/

*(9*4+$2É THE

-+ 3(8.1

MAIDEN’S TOWER SPEAKS


SAYI / ISSUE 320 MART 2010 / MARCH 2010

ALABİLİRSİNİZ / YOUR COMPLIMENTARY COPY

Öğrenmiş Olan BOLONYA La Dotta BOLOGNA

03/10

En İyi Rotalarıyla ÇANAKKALE The Best Routes For Exploring ÇANAKKALE Röportaj: SEMİH KAPLANOĞLU Interview: SEMİH KAPLANOĞLU KAPADOKYA’DA Kış Masalı A Winter Fairy Tale: CAPPADOCIA DENİZİN Derin Nimetleri Blessings of the DEEP

KIZ KULESİ THE

ANLATIYOR

MAIDEN’S TOWER SPEAKS

MART MARCH

CITYSCOPE 17

‘İLKLERİN KADINI’ WOMAN OF FIRSTS

22

BİRİ MUTLAKA SİZİN İÇİN THERE’S GOT TO BE ONE FOR YOU

17

24

YÜKSEL ARSLAN İÇİN SON GÜNLER LAST DAYS FOR YÜKSEL ARSLAN

28

MİRON’UN DİSK ATICISI İSTANBUL’DA MYRON’S DISCOBOLUS IN İSTANBUL

32

TIM BURTON’IN ALAMET-İ FARİKALARI TIM BURTON’S TRADEMARKS

22

40

İSTANBUL SOKAK LEZZETLERİ İSTANBUL STREET FOOD

44 PEDALLA TÜRKİYE

PEDAL THROUGH TURKEY

28

48

SALINGER’İN ARDINDAN THE LEGACY OF J.D. SALINGER

50

ÇETİN ALTAN’IN KÖYCEĞİZ’İ ÇETİN ALTAN’S KÖYCEĞİZ

52

EN GÖZDE 10 MÜZE TURKEY’S MOST POPULER 10 MUSEUMS

54

54

116

KIZ KULESİ ANLATIYOR

Şehri daha iyi tanımak istiyorsanız onu da dinlemeniz gerekir. Size anlatacakları vardır çünkü. Hikâyeler, masallar, efsaneler, ne derseniz deyin, yüzyıllar boyunca bu coğrafyanın dillerinde yol alıp yaşadığımız bu günlerin kıyılarına gelmiş, demir atmıştır. Başka zamanları beklercesine...

THE MAIDEN’S TOWER SPEAKS

If you want to know Istanbul well you have to listen, for it has things to tell you. Evolving in the languages of the region over the centuries, stories, fairy tales and legends have come to anchor off our shores, as if to wait for other times.

ÇARŞI İÇİNDE ÇARŞI: TAHTAKALE A MARKET WITHIN A MARKET

2 SKYLIFE | MART | MARCH 2010

002-004-icindekiler SL0310.indd 2

2/23/10 12:07 PM


SKYLIFE.FH11 22/2/10 3:59 PM Page 1

Composite


MART MARCH 10 58

LA DOTTA BOLOGNA BOLOGNA:THE LEARNED ONE

70

92

EN İYİ ROTALARIYLA ÇANAKKALE THE BEST ROUTES FOR EXPLORING ÇANAKKALE

84

ÇAĞRIŞIMLAR, DOSTLUKLAR, TANIKLIKLAR FRIENDSHIPS, ASSOCIATIONS, TESTIMONIALS

58 70

92

ÜÇLEMENİN SONU HAYATIN BAŞI: BAL END OF THE TRIOLOGY BEGINNING OF LIFE: HONEY

100

100

KAPADOKYA’DA KIŞ MASALI A WINTER FAIRY TALE: CAPPADOCIA

110

“BİRBİRİMİZDEN HABERDAR OLMALIYIZ” ‘WE MUST ALL BE AWARE OF EACH OTHER’

84

122

YILKI ATLARININ ÖZGÜRLÜK DANSI DANCING WITH FREEDOM: TURKEY’S FREE-RANGE HORSESS

122

126

KAPALIÇARŞI FİNANS MERKEZİ ISTANBUL AND THE GRAND BAZAAR

130

DNA’NIZ VE YAPABILECEKLERINIZ YOUR DNA AND WHAT YOU CAN DO WITH IT

134

DERİN DENİZ NİMETLERİ BLESSINGS OF THE DEEP

136

145 INFO 145 Sizin için seçtiklerimiz/Upfront, 149 Filmler/Movies, 154 Müzikler/Music, 156 Yemekler/Meal, 158 Online Check-in, 159 Self Check-in, 161 Çevrimiçi/Online, 166 Uçuş Bilgileri/Flight info, 167 Bagaj/Luggage.

4 SKYLIFE | MART | MARCH 2010

002-004-icindekiler SL0310.indd 4

2/23/10 12:09 PM


EtrafimdaNeVar_SKYLIFE.fh11 2/15/10 6:23 PM Page 12 C

Composite

M

Y

CM

MY

CY CMY

K


YÖNETİM MANAGEMENT Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Hamdi Topçu Chairman of the Board and of the Executive Committee Türk Hava Yolları Adına Sahibi | Genel Müdür, Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Üyesi Doç. Dr. Temel Kotil Publisher on behalf of Turkish Airlines | CEO, Member of the Board and of the Executive Committee Kurumsal İletişim Başkanı Zeki Çukur Senior Vice President Corporate Communication Aysun Ulusu aulusu@thy.com Ahmet M. Müftüoğlu ahmetm@thy.com Gökçen Ata gokcenata@thy.com Marka İletişim Danışmanı | Brand Communications Consultant Serdar Özer Öztürk

Türk Hava Yolları Genel Yönetim Binası Atatürk Hava Limanı 34149 iSTANBUL Tel: +90 212 463 63 63 / 1164 YAYIN YÖNETIM

MANAGEMENT

Yayın Grubu Başkanı | President

Serkan Ünal

Grup Koordinatörü | Coordinator

Mehmet Mücahid Demir

Finans Koordinatörü | Finance Coordinator YAPIM Yayın Koordinatörü (Sorumlu) | Editorial Coordinator Kültür-Sanat Editörü | Arts and Culture Editor

PUBLICATION

Tarih Editörü | History Editor Lifestyle Editörü | Lifestyle Editor Gezi Editörü | Travel Editor Redaksiyon Editörü | Copydesk Editor İngilizce Editörü | English Editor Grup Tasarım Direktörü | Group Design Director Tasarım Direktörü | Design Head Fotoğraf Editörü | Photo Editor Yardımcı Fotoğraf Editörü | Assistant Photo Editor Tasarım ve Uygulama | Design and Layout ÖZEL PROJELER

Selim Kara PRODUCTION Serdar Turan serdar.turan@infomag.com.tr Jülide Karahan julide.karahan@infomag.com.tr Hasan Mert Kaya mert.kaya@infomag.com.tr Oktay Tutuş oktay.tutus@infomag.com.tr Melih Uslu melih.uslu@infomag.com.tr Suavi Yazgıç suavi.yazgic@infomag.com.tr Virginia Taylor Saçlıoğlu Nejat Emrah Yörük emrah.yoruk@infomag.com.tr Eray Makal eray.makal@infomag.com.tr Ahmet Bilal Arslan ahmet.bilal@infomag.com.tr Şahin Aslan sahin.aslan@infomag.com.tr Halil Öter | Bertuğ Yasavullar | Zeynep Akay | İbrahim Kaplan CUSTOM PROJECTS

Koordinatör | Coordinator

Baha Yılmaz

Müşteri Direktörü | Account Director

Çisem Kartal

Müşteri Temsilcisi | Account Executive Editör | Editor Art Direktör | Art Director REKLAM Reklam Satış Müdürü | Advertising Sales Manager Reklam Satış Yöneticisi | Advertising Sales Executive Uluslararası Reklam Satış Yöneticisi | International Ad Sales Manager Marka Müdürü | Brand Manager Üretim Müdürü | Production Manager Reklam Rezervasyon | Ad Reservation Muhasebe | Accounting

Zeynep Nil Suner Aynur Şenol Altun Özkan Oral ADVERTISING Sema Teker Eğilmez sema.teker@infomag.com.tr Ömer Arıcı omer.arici@infomag.com.tr Abidin Karabulut abidin.karabulut@infomag.com.tr +352 (0) 621 51 33 21 Emin Görgün emin.gorgun@infomag.com.tr Gökhan Gönüldaş gokhan.gonuldas@infomag.com.tr İlknur Eruzun ilknur.eruzun@infomag.com.tr Veysi Güneş veysi.gunes@infomag.com.tr SKYLIFE dergisine internette, www.thy.com üzerinden SKYLIFE ikonuna tıklayarak ulaşabilirsiniz. Access SKYLIFE magazine on the internet by clicking the SKYLIFE icon in www.thy.com

İnfomag Yayıncılık, Bilişim,Tanıtım ve OrganizasyonHizmetleri LTD. ŞTİ. Akatlar Mahallesi, Ebulula Mardin Cad. 4. Gazeteciler Sitesi A8/1 1. Levent / İSTANBUL Tel: +90 212 324 55 15 • Faks: +90 212 324 55 05 skylife@infomag.com.tr • www.infomagyayincilik.com.tr Baskı-Cilt | Printing-Binding Promat Basım Yayın San.ve Tic. A.Ş. Tel: +90 212 622 63 63 • http://www.promat.com.tr

SKYLIFE dergisi ile ilgili öneri ve şikayetleriniz için customer@thy.com adresine mail gönderebilirsiniz. Any suggestions or complaints about SKYLIFE magazine are welcomed and should be addressed to customer@thy.com. Dergimizde yayımlanan yazı ve fotoğraflardan yayıncının izni alınmadan, kaynak belirtilmeden tam veya özet alıntı yapılamaz. Neither, text nor photographs from this publication may be reproduced either in full or summary without acknowleding the source and without prior permission from the publisher. SKYLIFE, THY tarafından ayda bir yayımlanır. SKYLIFE is published monthly by Turkish Airlines.

6 SKYLIFE | MART | MARCH 2010

006-kunye.indd 2

2/22/10 10:35 PM


skylife.pdf

1

15.02.2010

14:56


kevin_globally_yours_21.5x27.5 12/22/09 5:10 PM Page 1 C

Composite

M

Y

CM

MY

CY CMY

K


HOŞGELDİNİZ WELCOME ABOARD Değerli Konuklarımız,

Dear Guests,

Mart ayına 120. dış noktamız olan Bolonya’nın uçuş ağımıza eklenmesi ile merhaba dedik. 2009 yılında olduğu gibi, Türk Hava Yolları bu yıl da, tıpkı Bolonya gibi birçok yeni dış noktaya seferler icra etmeye başlayacaktır. Bugün uçtuğumuz hat sayısı bakımından dünyanın ilk on havayolu arasında bulunan Ortaklığımız, başlaması planlanan yeni seferleri ile küresel bir network taşıyıcısı olma kimliğini daha da kuvvetlendirecektir.

March sees the addition to our flight network of Bologna, our 120th foreign destination. This year as in 2009, Turkish Airlines has begun making a number of flights to destinations abroad, of which Bologna is only one. Indeed our company is now among the world’s top ten airlines in terms of number of routes flown, and our identity as a global network carrier is going to be further strengthened with the additional new flights slated to start soon.

2010 yılı içerisinde Washington DC, Los Angeles (ABD), Dacca (Bangladeş), Erbil ve Basra (Irak), Soçi (Rusya), Entebbe (Uganda), Ho Chi Min City (Vietnam), Acra (Gana), Şiraz (İran) ve Dar Es Selam’a (Tanzanya) yeni seferler icra etmeyi planlıyoruz. Baharın müjdelendiği bu mart ayında, siz kıymetli yolcularımıza bu yeni uçuş noktalarının da müjdesini veriyor olmak, bizler için ayrı bir gurur kaynağıdır. Yeni seferlere ek olarak, mevcut bazı hatlarda haftalık frekans artışı gerçekleştirerek daha fazla yolcu taşımayı ve daha geniş seyahat alternatifleri sunmayı hedefliyoruz.

We are planning to conduct new flights to Washington D.C., Los Angeles (U.S.), Dacca (Bangladesh), Erbil and Basra (Iraq), Sochi (Russia), Entebbe (Uganda), Ho Chi Min City (Vietnam), Acra (Ghana,), Shiraz (Iran) and Dar Es Salaam (Tanzania) in 2010. It gives us special pride to announce our new flight destinations to you, our esteemed passengers, in March with the coming of spring. In addition to the new destinations, we also aim to offer our passengers a far wider array of products by raising the frequency of weekly flights on some of our already existing routes.

Türk Hava Yolları’nın yatırımlarının sadece uçuş portföyümüze yeni noktalar eklemekten ibaret olmayıp gerek filo genişlemesi gerekse marka yatırımları yönünde çok ciddi projeleri de kapsadığı bilgisini de paylaşmak isterim. Yolcularımızın memnuniyetini ve servis standartlarımızı yükseltmeye yönelik hayata geçirdiğimiz projeler yatırımlarımızın diğer bir önemli bileşenini oluşturuyor.

But Turkish Airlines’ investments are not limited merely to the addition of new destinations to our flight portfolio. I would like to share with you some information concerning very serious projects involving expansion of the fleet as well as trademark investments. For the projects we undertake to enhance the satisfaction of our customers and raise our standards of service constitute another important component of our investments.

Şubat ayında alımını ilan ettiğimiz 20’si kesin 15’i opsiyonlu B737 NG ile siparişi tamamlanan toplam uçak sayımız 89’a ulaşmış bulunmaktadır. Yeni siparişlerimiz ile uçak sayısı yaklaşık 200 olan büyük ve genç bir filo yapısına sahip olacağız. Türk Hava Yolları, teknik eğitimlere de yatırım yaparak, İstanbul’u aynı zamanda havacılık adına gerçek bir eğitim merkezi haline getirmeyi hedeflemektedir. İki eğitim jetini daha bünyesine katmak için sipariş sürecini tamamlayan Ortaklığımız, aynı zamanda satın aldığı simülatörler ile de gerek kendi kaptanlarına, gerekse bizlerden hizmet alan diğer havayollarına eğitim hizmetleri sunmaktadır. Dünya standartlarında eğitim veren uçuş akademimizde yetişen pilotlarımız, Türk Hava Yolları için ayrı bir gurur kaynağıdır. Sayın yolcularımız, Çalışanlarının yüzde 48’i bayanlardan oluşan Türk Hava Yolları ailesi olarak, tüm bayanların 8 Mart Dünya Kadınlar gününü kutlarız. Seyahatinizde bizleri tercih ettiğiniz için tekrar teşekkür eder, iyi uçuşlar dilerim...

Sevgi ve saygılarımla, Doç. Dr. Temel Kotil, Genel Müdür ve Yönetim Kurulu Üyesi

With our firm orders of 20 new B737 NG airplanes and another 15 on option, which we announced in February, the total number of aircraft for which orders are complete now comes to 89. With the new orders we will soon have a large, young fleet of approximately 200 airplanes. Investing at the same time in technical training, Turkish Airlines aims to turn Istanbul into an aviation training center in the true sense of the word. Our company is currently in the process of ordering two more training jets. Simultaneously, with our earlier purchased flight simulators we are offering training services both to our own pilots and to the pilots of other airlines served by us. The pilots trained at our world class flight academy are a special source of pride to us. Dear passengers, Here at the Turkish Airlines family some 48 percent of our employees are women. We would therefore like to congratulate all women on World Women’s Day, March 8th. I thank you again for flying Turkish Airlines and wish you a pleasant flight.

Sincerely yours, Temel Kotil, Ph.D. CEO and Member of the Board

2010 MARCH | MART | SKYLIFE 11

011-014-contributor.indd 3

2/23/10 10:45 AM


KATKIDA BULUNANLAR CONTRIBUTORS HAMİT YALÇIN

MARİO LEVİ

İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Fransız Dili ve Edebiyatı bölümünü bitirdi. Dergi ve gazetelerde yazıları yayımlandı. Haldun Taner Öykü Ödülü’nü kazandığı ‘Bir Şehre Gidememek’ adlı ilk hikâye kitabını, ‘Madam Floridis Dönmeyebilir’ ve ‘En Güzel Aşk Hikâyemiz’ isimli kitapları izledi. 1999 yılında yayımlanan hacimli romanı ‘İstanbul Bir Masaldı’ ile Yunus Nadi Roman Ödülü’nü kazandı. Yazarlığın yanı sıra, Fransızca öğretmenliği, gazetecilik, radyo programcılığı, reklam yazarlığı gibi işler de yapan Levi, Yeditepe Üniversitesi’nde ve yazı atölyelerinde dersler vermeyi sürdürüyor. A graduate of Istanbul University’s Faculty of Letters Department of French Language and Literature. Mario Levi had articles printed in newspapers and magazines and won the Haldun Taner Story Award. His first story book “Capable of Visiting a City” was followed by “Madam Floridis May Not Come Back” and “Our Best Love Story.” Levi was awarded the Yusuf Nadi Novel Award with his novel “Istanbul was a Story,” printed in 1999. Levi who has also worked as a French teacher, news reporter, radio programmer and a commercial script writer, continues lecturing in Yeditepe University and writing workshops.

Kültür ve Turizm Bakanlığı ‘Fotoğraf Özel Ödülü’nün yanı sıra Rusya Federasyonu Şeref Plaketi sahibi olan Hamit Yalçın, belgesel filmler de çekti, birçok tanıtım ve reklam filminde yönetmenlik yaptı. Hamit Yalçın Skylife Dergisi’nin bu sayısı için her mevsimi ayrı güzel olan Kapadokya’nın kış manzaralarını fotoğrafladı. Hamit Yalçın, who is a holder of the Russian Federation Honorary Plate, as well as Ministry of Culture and Tourism, Special Photography Award holder, shot documentary films and directed several promotional and commercial films. Hamit Yalçın photographed the winter in Cappadocia, where each season has a different beauty.

DR.ATİLLA GÖKNUR

Hacettepe Üniversitesi Biyoloji Bölümü’nden mezun olan Dr. Atilla Göknur, ABD’de Wisconsin Üniversitesi’nde yaptığı doktoranın ardından Hacettepe Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak çalıştı. Dr. Göknur, Skylife Dergisi için DNA’mızdan sağlanan yeni bilgilerle hastalıkları önlemeye yönelik hangi güçlü adımların atıldığını anlatan bir yazı kaleme aldı. After graduating from Hacettepe University’s Biology Department, Göknür received his PhD from Wisconsin University. Dr. Atilla Göknur has worked as a lecturer at Hacettepe University. He also wrote an article for Skylife about preventing illnesses by using the new information received from our DNA.

ALİ OLGUN

AYKAN ÖZENER

KENAN MORTAN

Meslekten iktisatçı ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde eğitmen. Üç yılı aşkın ortak çalışmaları Kapalıçarşı adıyla Kültür Bakanlığı’nca yayınlandı. Eser, İngilizce ve Almancaya çevrildi. An economist by profession and a lecturer at Mimar Sinan University of Fine Arts. Mutual work continued for three years and was printed by the Ministry of Culture, after being translated into English and German.

Ali Olgun, 1964 yılında Karaman’da doğdu. Meslek hayatına 80’li yıllarda mizah dergilerine karikatür çizerek başladı. 1982 yılında Karaoğlan Dergisinde Suat Yalaz’ın çıraklığını yaptı. Profesyonel anlamda ilk defa Rotogravür Matbaacılıkta illüstratör olarak çalışmaya başladı. Daha sonra farklı reklam ajanslarında illustrator olarak mesleğini sürdürdü. 15 yıldır kendi atölyesinde illüstrasyon, storyboard ve tasarım alanlarında hizmet vermektedir.

1964 yılında Balıkesir’de doğan Aykan Özener, fotoğraf çalışmalarına 1983 yılında başladı. 1987 yılında AFSAD’a üye oldu. Yüksek lisansını “ Arkeoloji Fotoğrafçılığı “ adlı teziyle bitiren Özener, birçok kişisel sergi açtı, karma sergiye katıldı. Balıkesir Fotoğraf Müzesi’nde adına özel bir bölüm ayrılan Özener, Skylife için Çanakkale’yi fotoğrafladı. Aykan Özener was born in 1964 in Balıkesir. Özener began his career in photography in 1983. He became a member of AFSAD in 1987. Having received his Master degree with his thesis titled “Photographing Archeology,” Özener opened several personal exhibitions and took part in numerous others. Özener who has a special place allocated for him in Balikesir Photography Museum, photographed Çanakkale for Skylife.

Ali Olgun was born in Karaman in 1964. He started his career in the 1980’s drawing cartoons for humor magazines and served an apprenticeship with Suat Yalaz at Karaoğlan Dergisi in 1982. His first professional position as an illustrator was with the Rotogravür Printshop. Later he worked as an illustrator for various advertising agencies. For 15 years now he has had his own studio where he works in the areas of illustration, storyboards and design.

14 SKYLIFE | MART | MARCH 2010

011-014-contributor.indd 4

2/23/10 11:22 AM


ÖZEL BİR ŞEHRİ RIXOS FARKIYLA TAM MERKEZİNDEN İZLEYİN...

İstanbul’un yeni simgesi RIXOS RESIDENCES BOMONTY; 6 penthouse, 308 modüler süiti ve geliştirdiği özgün kiralama sistemi ile hem benzersiz bir yaşam alanı hem de sürekli değerlenecek bir yatırım aracı sunuyor. Kazanmak, alışkanlığınız olacak...

SKYLIFE RIXOS SUBAT.indd 1

2/17/10 11:30 AM


CITYSCOPE 28

Diskobolus İstanbul’da Discobolus@ Istanbul

32

Eylül bitmeden yapmanız gerekenler...

Tim Burton MoMA’da Tim Burton@MoMA

56

Oslo: Viking uyanıyor Oslo: Viking is Waking up

Santralitanbul’da Yüksel Arslan retrospektifi

‘İLKLERİN KADINI’ WOMAN OF ‘FIRSTS’

‘İlklerin Kadını’ Semiha Berksoy, 100. doğum yılı Woman of ‘firsts’, Semiha Berksoy is being remembered this vesilesiyle Kâzım Taşkent Sanat Galerisi ve Sermet Çifter month in two different exhibitions, at Kâzım Taşkent Art Gallery Salonu’nda iki ayrı sergiyle anılıyor. and Sermet Çifter Hall, on the 100th anniversary of her birth. • JÜLİDE KARAHAN

Cityscope_semiha.indd 17

2/22/10 7:31 PM


ETKİNLİK EVENT

“BÜTÜN DÜNYA ODAMIN İÇİNDE” “THE WHOLE WORLD IN MY ROOM” Yüksek dramatik soprano, ezber bozan ressam, rengârenk bir oyuncu… Bu yıl Semiha Berksoy’un 100. doğum yılı. Yapı Kredi Kâzım Taşkent Sanat Galerisi ve Sermet Çifter Salonu’nda açılan ‘Ben Yaşardım Aşk ve Sanatla’ sergisi, onu tanımak için iyi bir fırsat. Sergide; Semiha Berksoy’un dolap, torba ve dosyalarda sakladığı yüzlerce belge, fotoğraf, mektup, resim, kıyafet ve aksesuarı; kısacası aşk ve sanatla yaşanmış bir ömrün tüm evrak - ı metrukesi var. Sanatçının aryalarının dinlenebileceği video kayıtlarının da olduğu serginin en özel parçası ise kuşkusuz Resim Heykel Müzesi koleksiyonuna ait olan ve sanatçının kendisini en iyi anlattığı yapıtı ‘Semiha Berksoy Odası’. Hayatını bir ipek kozası gibi örerek içine gizlendiği bu odayı; 1993 yılında 83 - 84 yaşlarındayken yapmış Berksoy. İçinde ‘Semiha Berksoy b.Unplugged’ filminin çekildiği odada Berksoy’un kendi deyimiyle ‘bütün dünyası’ var. Kalp ameliyatı geçirdiğinde koluna takılan serumun şişesi, annesinin yüz yıllık dikiş makinesi, yine annesinden kalma saç maşası, her sabah do sesi verdiği piyanosu, yemek takımları, şapkaları, takıları ve resimleri… Ayrıca Nâzım Hikmet, Fikret Mualla ve Celal Esad’ın Berksoy’a hediye ettiği çeşitli objeler...

Suspendisse vitae tellus vitae dolor faucibus consectetur at sit amet diam. Vestibulum metus lacus, posuere non tempor et, vulputate eu velit. Mauris adipiscing dui in magna convallis in blandit diam pellentesque. Sed ultrices magna sit amet purus suscipit cursus nec a nisi. Fusce nulla massa, dictum eget placerat id, pharetra ac enim. In hac habitasse platea dictumst. Suspendisse tempor congue nisl sit amet consectetur. Nullam pharetra augue quis lacus iaculis scelerisque id ac purus. Donec sed odio nisl, vitae sagittis orci. Nulla lacinia tellus vulputate urna malesuada ornare.

18 SKYLIFE | MART | MARCH 2010

Cityscope_semiha.indd 18

2/22/10 7:32 PM


AŞK VE SANATLA Türkiye’nin ilk profesyonel kadın opera sanatçısı Semiha Berksoy, 1910 yılında İstanbul’da doğdu. 1928’de İstanbul Belediyesi Konservatuarı’na burslu olarak giren sanatçı, 1929’da Güzel Sanatlar Akademisi Namık İsmail Atölyesi’ne kabul edildi. 1931’de Muhsin Ertuğrul’un çektiği ilk sesli Türk filmi ‘İstanbul Sokakları’nda oynadı. Hemen ardından da ilk Türk opera temsili ‘Özsoy’ operasında… 1936’da Berlin Devlet Yüksek Müzik Akademisi Opera Bölümü’nü birincilikle bitiren sanatçı, 1941’de Karl Ebert’in kurduğu ilk opera stüdyosunda Nurullah Taşkıran’la birlikte ilk profesyonel opera sanatçısı olarak yer aldı. 1950’de Ankara Devlet Operası’na solist olarak kabul edilen Berksoy, 1966’da ‘baş artist’ (primadonna) unvanını aldı. Paris, Münih, Venedik, İstanbul ve Ankara dâhil birçok şehirde resimleri sergilenen Berksoy, 14 Ağustos 2004’te aramızdan ayrıldı.

Hepsi ve daha fazlası için 21 Mart’a kadar Beyoğlu’ndaki Yapı Kredi Kâzım Taşkent Sanat Galerisi ve Sermet Çifter Salonu’na uğrayabilirsiniz. 212 252 47 00 For all this and more, be sure to stop in at YapıKredi’s Kâzım Taşkent Art Gallery and Sermet Çifter Hall in Beyoğlu. Through March 21. Tel: +90 212 252 47 00

ON LOVE AND ART Turkey’s first ‘diva’, Semiha Berksoy was born in Istanbul in 1910. Entering the Istanbul Municipal Conservatory in 1928 as a scholarship student, she was admitted to the Namık İsmail Studio of the Academy of Fine Arts in 1929. In 1931 she played in the first Turkish ‘talkie’, ‘The Streets of Istanbul’, made by Muhsin Ertuğrul, and immediately thereafter appeared in Turkey’s first opera production, ‘Özsoy’. Graduating from the Berlin State Academy of Music with top honors in 1936, in 1941 Berksoy became together with Nurullah Taşkıran Turkey’s first professional opera singer in the country’s first opera studio, founded by Karl Ebert. Engaged as a soloist by the Ankara State Opera in 1950, Berksoy assumed the title of ‘prima donna’ in 1966. Berksoy, who exhibited her paintings in numerous cities, including Paris, Munich, Venice, Istanbul and Ankara, died on August 14, 2004.

Dramatic high soprano, iconoclastic painter, scintillating actress... This year is the 100th anniversary of the birth of Semiha Berksoy. And the exhibition, ‘I Lived on Art, I Lived on Love’, at Yapı-Kredi’s Kâzım Taşkent Art Gallery and Sermet Çifter Hall is a good opportunity for getting to know this amazing woman. Featured in the exhibition are hundreds of documents, photographs, letters, pictures, costumes and accessories the actress had saved in bags, files and cupboards. In short, all the memorabilia of a life lived on art and love. But the centerpiece of the exhibition, which also includes video recordings of the soprano’s arias, is surely the ‘Semiha Berksoy Room’ from the collection of the Turkish State Museum of Painting and Sculpture, which best represents the artist and her work. Berksoy herself made the room in 1993 when she was 84 years old, weaving her life into it as a silkworm into its cocoon. Contained in the room, where the film ‘Semiha Berksoy b. Unplugged’ was shot, is the artist’s ‘whole world’, as she put it. The serum bottle attached to her arm during cardiac surgery, her mother’s antique sewing machine, a curling iron that had once belonged to her mother, the piano on which she practiced every morning, china dinner services, hats, jewelry and pictures, as well as gifts from admirers such as Nâzım Hikmet, Fikret Mualla and Celal Esad. 2010 MARCH | MART | SKYLIFE 19

Cityscope_semiha.indd 19

2/22/10 7:32 PM


ETKİNLİK EVENT

ÜÇ ÜLKE BİR SERGİ THREE COUNTRIES ONE EXHIBITION Türk, Rus ve Yunan fotoğrafçılar aynı sergide buluştu: ‘İçimizdeki Zaman’. Serginin ilk durağı İstanbul Modern. Greek, Russian and Turkish photographers have come together in the same exhibition: ‘Time Within Us’. And Istanbul Modern is its first stop. Türkiye, Rusya ve Yunanistan’dan fotoğrafçıların yapıtlarından oluşan ‘İçimizdeki Zaman’, İstanbul Modern Fotoğraf Galerisi’nde geçtiğimiz ay açıldı. Üç ülkenin her birinden beş, toplam 15 fotoğrafçının 151 çalışmasının yer aldığı sergi, 16 Mayıs’a kadar İstanbul’da kalacak. İstanbul Modern Fotoğraf Sergileri Küratörü Engin Özendes, Moskova Fotoğrafevi Müzesi Müdürü Olga Sviblova ve Selanik Fotoğraf Müzesi Müdürü Vangelis Ioakimidis’in seçtiği fotoğraflar, üç ülkede üç ayrı set halinde basılıp sergilenecek. ‘İçimizdeki Zaman’, Mart 2010’da Moskova Uluslararası Fotoğraf Bienali’nde, Nisan 2010’da ise Selanik Uluslararası Fotoğraf Bienali’nde görücüye çıkacak. Sergi; Nisan ve Mayıs aylarında her üç ülkede aynı anda sanatseverin karşısında olacak.

16 Mayıs tarihine kadar açık • Karaköy Meclis-i Mebusan Caddesi, Antrepo No: 4’teki İstanbul Modern Sanat Müzesi. Through May 16th,• at İstanbul Museum of Modern Art. Karaköy, Meclis-i Mebusan Street, Antrepo No: 4

‘Time Within Us’ is an exhibition of works by photographers from Russia, Greece and Turkey which opened last month at the Istanbul Modern Photography Gallery. The exhibition, which features 151 works by a total of 15 photographers, five from each of the three countries, will run through May 16 in Istanbul. Selected by Istanbul Modern Photography Exhibitions Curator Engin Özendes, Moscow House of Photography Director Olga Sviblova, and Salonica Museum of Photography Director Vangelis Ioakimidis, the photographs will be printed in three different sets for exhibition in the three countries. ‘Time Within Us’ will be shown in the Moscow International Photography Biennale starting in March 2010, and at the University of Salonica International Photography Biennale starting in April 2010. In April and May it will run simultaneously in all three countries.

20 SKYLIFE | MART | MARCH 2010

Cityscope_semiha.indd 20

2/22/10 7:32 PM

İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL


C

M

Y

CM

MY

CY CMY

K


2010

BİRİ MUTLAKA SİZİN İÇİN THERE’S DEFINITELY ONE FOR YOU 2010 Avrupa Kültür Başkenti İstanbul’da her geçen gün yeni bir proje hayata geçiyor. Etkinliklerin bir kısmı sadece meraklısına seslense de büyük bölümü herkesin makbulü. The Istanbul 2010 Capital of Culture projects have left the preparation stage far behind and become reality. Here are a few of them you won’t want to miss...

KREMLİN SARAYI HAZİNELERİ

Topkapı Sarayı, Moskova Kremlin Sarayı’nın seçkin eserlerini ağırlamaya hazırlanıyor. İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı Kültürel Miras ve Müzeler Yönetmenliği etkinlikleri kapsamında gerçekleşecek ‘Moskova Kremlin Sarayı Hazineleri Topkapı Sarayı’nda’ isimli sergi, 12 Mart’tan itibaren Topkapı Sarayı Has Ahırlar bölümünde ziyaret edilebilir. Sergide, iki ülke arasındaki diplomatik ve ticari ilişkiler sonucunda Kremlin Müzeleri envanterine geçen kılıç, miğfer ve hançer gibi silahlar; koşum takımı, mücevher, cep saati, leğen-ibrik ve divit gibi parçalar bulunuyor. Yaklaşık 100 eserin yer aldığı sergi için son tarih 7 Haziran.

KREMLIN PALACE TREASURES

Topkapı Palace is getting ready to welcome choice pieces from the Moscow Kremlin. The exhibition, ‘Moscow Kremlin Palace Treasures at Topkapı Palace’, mounted under the auspices of Istanbul 2010 European Capital of Culture, will open on March 12 in the palace’s Imperial Stables section. Items featured in the exhibition include arms such as swords, daggers and helmets, equestrian accoutrements, jewelry, pocket watches, ewers and basins, and ink pots, all of which entered the Kremlin Palace collection as a result of commercial and diplomatic relations between the two countries. June 7 is the last day for this exhibition of close to 100 objects.

‘ÇOK GÜZEL’

Taşınabilir Sanat Projesi içinde yer alan ‘Çok Güzel’ isimli çağdaş sanat sergisi Büyükçekmece’deki tarihi Kervansaray’da 3 Mart’ta açılıyor. Küratörlüğünü Fatih Balcı’nın yaptığı sergiye; aralarında Coşkun Sami, Denizhan Özer, Gül Ilgaz, Güler Güngör, Maria Sezer, Şakir Gökçebağ ve Şinasi Güneş’in de olduğu 15 sanatçı katılıyor. Sergi, 3 Nisan’a kadar Büyükçekmece’deki tarihi Kervansaray’da görülebilir. Bilgi için: www.istanbul2010.org

‘VERY BEAUTIFUL’

Part of the Protable Art Project, ‘Çok Güzel’ (Very Beautiful) is an exhibition of contemporary art which is opening at Kervansaray on March 3. Curated by Fatih Balcı, it features 15 artists, among them Coşkun Sami, Denizhan Özer, Gül Ilgaz, Güler Güngör, Maria Sezer, Şakir Gökçebağ and Şinasi Güneş. At the historic Kervansaray in Büyükçekmece through April 3. For details: www.istanbul2010.org

22 SKYLIFE | MART | MARCH 2010

Cityscope_semiha.indd 22

2/22/10 7:33 PM


SONUNDA…

İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı’nın bir yıldır süregelen kapsamlı çalışmaları sonucunda, Ayasofya Müzesi’nin içindeki 180 tonluk iskele kaldırıldı. 17 yıl sonra ilk kez iskelesiz görülebilecek Ayasofya, yeniden keşfedilmek için ziyaretçilerini bekliyor. Bu keşfe; müzenin kuzeydoğu kubbesinde yer alan ve 160 yıl sonra gün yüzüne çıkan altı kanatlı melek yüzü (Serafim) de dâhil…

FINALLY...

The 180-ton scaffolding in the Ayasofya Museum (Hagia Sophia) has finally come down following a year of efforts by the Istanbul 2010 European Capital of Culture Agency. The Hagia Sophia, which can be seen now sans scaffolding for the first time in 17 years, is ready and waiting to be rediscovered. And that includes the face of a six-winged angel (Seraph) uncovered 160 years ago in the museum’s northeast dome.

MAHYA VE SERPUŞLAR

İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı Geleneksel Sanatlar Yönetmenliği, iki yeni kitabı İstanbullulara sundu: ‘Göklere Yazı Yazma Sanatı Mahya’ ve ‘Osmanlı Serpuşları’. ‘Göklere Yazı Yazma Sanatı Mahya’; 150’ye yakın fotoğraf, gravür, resim, kartpostal, belge ve alanında uzman isimlerin makalelerinden oluşuyor. ‘Osmanlı Serpuşları’ ise Osmanlı mezar taşlarından hareketle başlıkların (serpuş) türleri ve özelliklerini inceleyerek Osmanlı İmparatorluğu’nun toplumsal yapısına ışık tutuyor.

‘MAHYA’ AND HEADGEAR

The Istanbul 2010 European Capital of Culture Agency is bringing the city’s residents two new books: ‘Mahya: The Art of Writing in the Sky’ and ‘Ottoman Headgear’. The first is a collection of articles by experts in the field about the myriad tiny lights, or mahya, traditionally strung between the minarets of mosques on Ramadan, and includes close to 150 photographs, engravings, paintings, postcards and documents on the subject. ‘Ottoman Headgear’ meanwhile examines the types and features of Ottoman headgear as represented on gravestones and sheds light on the structure of Ottoman society.

DÜNYA KUKLASI İSTANBUL’DA

İLHAN KOMAN’IN GEMİSİ

Heykel sanatının ünlü isimlerinden İlhan Koman’ın hayatının 28 yılını geçirdiği İsveç’teki evi ve atölyesi olan ‘M/S Hulda’ isimli 1905 yapımı gemi İstanbul’a geliyor. İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı desteğiyle gerçekleşen ‘Hulda Festivali Sanat ve Bilim Yolculuğu’ projesi kapsamında İstanbul’a ulaşacak gemi, Nisan 2009’da Stockholm’den yola çıktı. Geminin, 2010 yılının Eylül ayında İstanbul’da olması bekleniyor. Daha fazla bilgi için: www.huldafestival.org

THE SHIP OF İLHAN KOMAN

One of Turkey’s most prominent names in the art of sculpture, İlhan Koman spent 28 years of his life in Sweden. Now his home-cum-workshop there, a 1905-built 2-mast schooner called the M/S Hulda, is coming to Istanbul. Realized with the support of the Istanbul 2010 European Capital of Culture Agency, the boat is coming to Istanbul as part of a project titled the ‘Hulda Festival Art and Science Voyage’. The boat, which set sail from Stockholm in April 2009, is expected to arrive in Istanbul in September. For further information: www.huldafestival.org

İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti etkinlikleri kapsamında gerçekleşecek ‘Dünya Kuklası İstanbul’da başlıklı Uluslararası İstanbul Kukla Festivali, 21 Mart - 16 Mayıs 2010 tarihleri arasında üç aya yayılarak yapılacak. Cengiz Özek’in sanat yönetmenliğindeki festivalin açılışı 21 Mart’ta Garajistanbul’da olacak. Festival oyunları; Fransız Kültür Merkezi, Kukla İstanbul, Garajistanbul ve Notre Dame de Sion’da izlenebilir. Ayrıntılı bilgi için: 212 243 47 04.

PUPPETS OF THE WORLD IN İSTANBUL

The International Istanbul Puppet Festival, ‘World Puppets Istanbul’, will take place over three months, March 21 to May 16, as part of the Istanbul 2010 European Capital of Culture events. The opening of the festival, under artistic director Cengiz Özek, will be at Garajistanbul on March 21. Venues for the festival shows include the French Culture Center, Kukla Istanbul, Garajistanbul and Notre Dame de Sion. For details: +90212 243 47 04. 2010 MARCH | MART | SKYLIFE 23

Cityscope_semiha.indd 23

2/22/10 7:33 PM


İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL

ETKİNLİK EVENT

YÜKSEL ARSLAN İÇİN SON GÜNLER THE YÜKSEL ARSLAN RETROSPECTIVE Dünyanın istisnai sanatçılarından Yüksel Arslan’ın Santralistanbul’daki retrospektifini görmek için son 20 gün… There are only 20 days left for seeing the retrospective of Yüksel Arslan, one of the world’s exceptional artists, at Santralistanbul... Hayvanlar, insanlar, arada kalanlar... Çok kıymetli defter, fotoğraf ve mektuplar… 40 yıl önce Paris’e yerleşen Yüksel Arslan’ın dünya ve Türkiye’deki koleksiyonlardan derlenen 500’ün üzerinde yapıtı ve onlara eşlik eden düşünce dünyası yan yana ve üst üste Santralistanbul’daki sergide. 1933’te Eyüp’ün Bahariye semtinde doğan Yüksel Arslan, ilk sergisini 1955’te Adalet Cimcoz’un Maya Galerisi’nde açar. 1959’da Andre Breton tarafından çağrıldığı Paris’e 1970’te tamamen yerleşir sanatçı. Devamlı okur, devamlı çizer. Kendini ressam değil, ‘yazar-çizer’ olarak tanımlar ve eserlerine resim değil, ‘arture’ der. Levent Yılmaz küratörlüğünde hazırlanan ‘Yüksel Arslan Retrospektifi’nde sanatçının 1950’li yıllardan günümüze neredeyse tüm eserleri yer alıyor.

Animals, humans, and everything in between... Invaluable notebooks, photographs and letters... Culled from collections in Turkey and the world, over 500 works by Yüksel Arslan, who settled in Paris 40 years ago, are on display at Santralistanbul together with the intellectual world of which they are a part. Born in the Bahariye quarter of Eyüp in 1933, Yüksel Arslan opened his first exhibition at Adalet Cimcoz’s Maya Gallery in 1955. Invited to Paris by André Breton in 1959, the artist settled there permanently in 1970. He read and drew without surcease, defining himself not as a painter but as a ‘writer-sketcher’ and his works not as paintings but as ‘arture’. Included in the Yüksel Arslan retrospective, curated by Levent Yılmaz, are practically all the artist’s works since the 1950’s.

MİZAH VE ZEKÂ ADAMI ÖMER ULUÇ Modern Türk resminin kendine has sanatçılarından birini, kuşağının antiakademik figürü Ömer Uluç’u kaybettik. 1931 İstanbul doğumlu Uluç, yaşamının son dakikalarına kadar resim yapmayı sürdürdü ve son sergisini 2009 Kasım’ında Yapı Kredi Kazım Taşkent Sanat Galerisi’nde açtı. 2010 Ocak’ının son günlerinde kaybettiğimiz sanatçıyı saygıyla anıyoruz.

Sergi, 21 Mart’a kadar Eyüp’teki Santralistanbul’da görülebilir. Tel: 0212 311 78 09 Through March 21 at Santralistanbul in Eyüp. Tel: +90 212 311 78 09.

A CLEVER HUMORIST ÖMER ULUÇ One of the most unique artists of modern Turkish painting and anti-Academy figure of his generation, Ömer Uluç has died. Born in Istanbul in 1931, Uluç continued to paint right up to his final moments, opening an exhibition at the Yapı Kredi Kazım Taşkent Art Gallery in November, 2009. We honor the memory of this great artist, who died in January of this year.

24 SKYLIFE | MART | MARCH 2010

Cityscope_semiha.indd 24

2/22/10 7:33 PM


ipass21.5-27.5 2/19/10 6:11 PM Page 1 C

M

Y

CM

MY

CY CMY

K


ETKİNLİK EVENT

30 SANİYE ARA

3-18 Nisan / April 20 Bölüm / Categories 200 Film / Films

The Serious Man

Akbank 6. Kısa Film Festivali, ‘30 Saniye Ara’ sloganıyla 1 Mart’ta başlıyor. 396 filmin başvurduğu festival, 24 farklı ülkeden 98 filmi meraklısıyla buluşturuyor. Tüm etkinliklerin ücretsiz olduğu festivalin mekânı İstiklal Caddesi üzerindeki Akbank Sanat.

Ajami

GERİ SAYIM BAŞLADI THE COUNTDOWN HAS BEGUN Bu yıl 29.’su gerçekleşecek Uluslararası İstanbul Film Festivali için geri sayım başladı.

The countdown has begun for the International Istanbul Film Festival, being held this year for the 29th time.

İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın Akbank sponsorluğunda düzenlediği 29. Uluslararası İstanbul Film Festivali, 3 – 18 Nisan tarihleri arasında yaklaşık 200 filmi izleyiciyle buluşturacak. Festival programında 2009 ve 2010’un dikkat çeken yapımlarının yanı sıra dünya festivallerinden ödüllerle dönen filmler, unutulmayan klasikler ve usta yönetmenlerin başyapıtlarından seçmeler var. Moda tasarımcısı Tom Ford’un Christopher Isherwood’un romanından uyarladığı ilk filmi ‘A Single Man’ ile Kanadalı yönetmen Atom Egoyan’ın Hitchock gerilimlerini anımsatan son filmi ‘Chloé’ festivalin merakla beklenenlerinden. Nora Ephron’ın eğlenceli filmi ‘Julie & Julia’, Richard Linklater’in son filmi ‘Me and Orson Welles’ ve Joel ile Ethan Coen’in son filmi ‘A Serious Man festivalin dikkat çekenlerinden.

Organized by the Istanbul Foundation of Culture and sponsored by Akbank, the 29th International Istanbul Film Festival will bring viewers some 200 films from April 3 to 18. Featured on the festival program are not only the outstanding productions of 2009 and 2010 but also masterpieces by the top directors, unforgettable classics and films that have garnered awards in world festivals. Fashion designer Tom Ford’s first film, ‘A Single Man’, adapted from the novel by Christopher Isherwood, and Canadian director Atom Egoyan’s latest film, ‘Chloe’, a throwback to the Hitchcock thrillers, are among the festival’s most eagerly awaited offerings. Other festival attractions include Nora Ephron’s entertaining ‘Julie & Julia’, Richard Linklater’s latest film, ‘Me and Orson Welles’ and Joel and Ethan Coen’s latest, ‘A Serious Man’.

The Single Man

30-SECOND INTERVAL Based on the slogan, ‘30-Second Interval’, Akbank’s 6th Short Film Festival begins on March 1. The festival, which has received applications for 396 films, is bringing film buffs 98 films from 24 different countries. Akbank Sanat is the venue for the festival, and all events are free of charge.

Akbank 6. Kısa Film Festivali, 1 – 11 Mart’ta Akbank Sanat’ta. Akbank 6th Short Film Festival at Akbank Sanat from March 1 -11. www.akbankkisafilm.com/ 26 SKYLIFE | MART | MARCH 2010

Cityscope_semiha.indd 26

2/22/10 7:33 PM

İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL


İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL

ETKİNLİK EVENT

DİSKOBOLUS İSTANBUL’DA DISCOBOLUS IN ISTANBUL 2010 Avrupa Kültür Başkenti İstanbul, 4 Nisan’a kadar British Museum’dan getirilen ünlü disk atan atlet heykeline ev sahipliği yapıyor. Istanbul 2010 European Capital of Culture is hosting the famous sculpture, The Discus-Thrower, on loan from the British Museum through April 4. • HASAN MERT KAYA Yunan heykeltıraş Miron, M.Ö. 5.yy’da muhtemelen olimpiyat oyunlarında zafer kazanan bir sporcu anısına disk atan bir atlet heykeli yapmış, ancak bronzdan yapılan eser kaybolmuştu. Fakat sanata ve estetiğe duyarlı Romalılar, M.S. 2.yy’da, hayran oldukları bu heykelin mermerden kopyalarını ürettiler. Bu sayede Miron’un şaheseri günümüze kadar gelebildi.

ZITLIKLARIN VE ORANIN DENGESİ Heykeltraş Miron, aslında bir atletin realist bir heykelini değil, idealize edilmiş halini heykelleştirdi. Eser, zıtlıkların bir oran içerisinde estetik birlikteliğini vurgular. Hangi açıdan bakılırsa bakılsın, eserin kompozisyonu dar bir düzlemi kaplar. Kafa, gövde ve uzuvlar birbirine zıt haller arzeder. Gerilen unsurlar, gevşek unsurlarla tezat bir görüntü oluşturur. Diski tutan kol arkaya doğru uzanırken, diğer kol önde boşta sallanır. Gövde seyirciye dönükken, bacaklar profilden görülür. Yine, bacaklardan biri ağırlığı taşırken, diğerine ağırlık binmemiştir. Sağ ayağın parmakları yukarı doğru kıvrılırken, soldakiler alta dönüktür. Tasarımı; simetri, harmoni, denge ve ritim gibi Yunan fikirlerini yansıtan disk atan adam heykelini kaçırmayın.

Eser, İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde Pazartesi dışında haftanın altı günü ziyaret edilebilir.

The sculpture is on display at the Istanbul Archaeological Museum. You may view it six days a week, except Mondays.

The Greek sculptor Myron made his sculpture of an athlete throwing the discus in the 5th century B.C., most probably to commemorate a victory in the Olympic Games, but the work, made of bronze, was lost. Ever responsive to art and aesthetics, the Romans in the 2nd century A.D. produced copies in marble of the sculpture, which they so admired. Thanks to those copies, Myron’s masterpiece has survived to our day.

BALANCE OF PROPORTION AND CONTRASTS What Myron captured in bronze was not actually a realistic depiction of an athlete but rather an idealized conception. His masterpiece emphasizes the aesthetic union of contrasts in perfect proportion with each other. From whatever angle it is viewed, the work’s composition occupies a narrow plane. Head, body and limbs are depicted in different degrees of tension, the flexed muscles forming a contrast with the relaxed ones. While the hand throwing the discus is extended backwards, the other arm hangs loose in front. Although the body is turned towards the viewer, the legs are seen in profile, one of them bearing weight whereas the other is not. While the toes of the right foot are curled upwards, those of the left point downwards. Do not miss this statue of a man throwing a discus, which reflects all the Greek notions of design such as symmetry, harmony, balance and rhythm.

28 SKYLIFE | MART| MARCH 2010

Cityscope_semiha.indd 28

2/22/10 7:33 PM


İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL

DÜNYADAN AROUND THE WORLD

Müzede sadece Osmanlı dışında, Çin’den İran’a kadar birçok ülkenin eserleri de bulunuyor. Ancak koleksiyonda bulunan büyük Osmanlı çadırları son derece değerli. Besides the Ottoman artifacts, objects from several other countries from Iran to China are also housed in the museum. But the large Ottoman tents are definitely the showpiece of the exhibition.

DRESDEN’DE TÜRK İZLERİ TRACES OF THE TURKS IN DRESDEN

Dresden’de İkinci Dünya Savaşı yıllarından bu yana sergilenmeyen ‘Doğu Sanatları Koleksiyonu’ modern bir müzecilik ve sergileme konseptiyle 7 Mart 2010’da açılıyor. In a new concept of museology and style of exhibition, the ‘Collection of Art of the Orient’, not seen since the Second World War, is opening in Dresden on March 7. • HASAN MERT KAYA Saksonya Prensliği’ne ait Askeri Eserler Müzesi’nin koleksiyonlarında bulunan ve ‘Türckische Cammer’ adıyla bilinen koleksiyonda altı yüz civarında doğu kökenli ve doğu etkili sanat eserinin sergilenmesi için yapılan çalışmalarda sona gelindi. Köklü Osmanlı-Alman ilişkileri çerçevesinde kimi zaman diplomatik bir hediye olarak, kimi zamansa satın alma ya da ganimet yoluyla koleksiyona dâhil olan parçalar, koleksiyonun en görkemli bölümünü oluşturuyor. Osmanlı saltanat çadırlarına ait parçalar, süslü ve değerli at koşumu takımlarına eşlik eden zırhlar, miğferler, sancak ve silahlar koleksiyonun önemini ve değerini arttıran eserler. Özellikle at koşumlarının sergilenmesi için üretilen gerçek ölçülerdeki Arap atı maketleri, objelerin sergi düzenindeki görselliğini daha da anlamlı kılmakta. Koleksiyonun en dikkat çekici eseri ise 20 metre uzunluğa, sekiz metre genişliğe ve altı metre yüksekliğe sahip, ipek ve altın işlemeli, deri bezemeli Osmanlı saltanat çadırı.

Following extensive preparations, an exhibition of some six hundred impressive objects of oriental art from the collection known as the ‘Türckische Cammer’ of Dresden’s Saxon Electoral Armory (Rüstkammer) are going on display this month. The most magnificent pieces in the collection are those either purchased, recovered as loot or received as diplomatic gifts within the framework of long-standing Ottoman-German relations. In addition to sumptuous Ottoman imperial tents and lavish equestrian accoutrements, helmets, suits of armor, standards and weapons further enhance the value of this important collection. Life-size models of Arabian horses specially produced for displaying the equestrian equipment make the exhibition even more visually meaningful. The most dazzling item in the collection is a 20-meter-long, 8-meter-wide, 6-meter-high Ottoman imperial tent embroidered with gold and silk and decorated with leather.

30 SKYLIFE | MART | MARCH 2010

Cityscope_semiha.indd 30

2/22/10 7:34 PM


DÜNYADAN AROUND THE WORLD

TİM BURTON’IN ALAMET-İ FARİKALARI TIM BURTON’S TRADEMARKS Yönetmenliğini Tim Burton’ın üstlendiği ‘Alice Harikalar Diyarında’ Mart ayında vizyonda. ‘Alice in Wonderland’, directed by Tim Burton, opens in March.

5

Martta vizyon’da in teather March

Vaat edilene göre ‘Alice Harikalar Diyarında’; 5 Mart’ta hem ABD, hem Türkiye’de vizyonda olacak. ‘Beterböcek’ten ‘Büyük Balık’a, ‘Sweeney Todd’dan ‘Batman’a, ‘Charlie’nin Çikolata Fabrikası’ndan ‘Bir Noel Gecesi Kâbusu’na renkli ve heyecanlı pek çok filme imza atan Tim Burton, ‘Alice Harikalar Diyarında’ ile ilk defa üç boyutlu teknolojiyi deniyor. Çekimlerine 2008 Mayıs’ında başlanan filmde Johnny Deep, Helena Bonham Carter ve Anne Hathaway oynuyor. Lewis Carrol imzalı ‘Alice Harikalar Diyarında’, Johnny Depp ile Tim Burton’ı 7. kez bir araya getiriyor. Johnny Depp’in Şapkacı’yı, Helena Bonham Carter’ın ‘Kırmızı Kraliçe’yi oynadığı filmde; Alice’i Avustralyalı genç oyuncu Mia Wasikowska canlandırıyor. As promised, Tim Burton’s ‘Alice in Wonderland’ is opening in both the U.S. and Turkey on March 5. Known for films from ‘Beetlejuice’, ‘Pee-wee’s Big Adventure’ and ‘Charlie and the Chocolate Factory’ to ‘Batman’, ‘Sweeney Todd’ and ‘Edward Scissorhands’, Tim Burton is making his first foray into the world of 3-D. The film, which was shot starting in May 2008, stars Johnny Depp, Helena Bonham Carter and Anne Hathaway. Based on Lewis Carroll’s original story, ‘Alice in Wonderland’ is Tim Burton’s seventh film with Johnny Depp. Helena Bonham Carter plays the Red Queen and Depp the Mad Hatter in the film. Alice is played by a young Australian by the name of Mia Wasikowska.

Another important Tim Burton event is an exhibition that brings together almost all the director’s trademarks. Opening at New York’s MoMA (Museum of Modern Art) last November, it includes 700 examples from his work with everything from drawings and cartoons to puppets and draft video films going back to Burton’s high school years. A perfect fit for those eager for a close-up view of Burton’s trademarks. Tim Burton’a dair bir diğer önemli etkinlik ise onun neredeyse tüm alamet-i farikalarını bir araya getiren sergi. New York’taki ünlü Modern Sanatlar Müzesi’nde (MoMA) geçtiğimiz Kasım’da açılan sergide 700 kadar çalışma yer alıyor. Yönetmenin lise yıllarından günümüze uzanan çizim, karikatür, kukla ve video-film taslaklarının yer aldığı sergi; Burton’ın karakterlerini yakından görmek isteyenler için bire bir. 32 SKYLIFE | ŞUBAT | FEBRUARY 2010

Cityscope_semiha.indd 32

‘Tim Burton’ sergisi 26 Nisan’a kadar MoMA’da görülebilir. www.moma.com ‘Tim Burton’, the exhibition, at MoMA through April 26.

2/22/10 7:34 PM

İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL


İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL

DÜNYADAN AROUND THE WORLD

BAMBAŞKA BİR A COMPLETELY DIFFERENT VAN GOGH Dünyaca ünlü ressam Vincent Van Gogh’un resimleri, mektupları ve mektuplarında yer alan çizimleri Londra’da sergileniyor. The paintings, letters, and sketches included in letters of worldrenowned painter Vincent Van Gogh are on exhibit in London. ‘Gerçek Van Gogh: Sanatçı ve Mektupları’ başlıklı sergi, Royal Academy of Arts’ta geçtiğimiz günlerde açıldı. Sergide; Amsterdam’daki Van Gogh Müzesi başta olmak üzere dünyadaki çeşitli müzelerden ödünç alınan yüze yakın eser yer alıyor. Küratörlüğünü Ann Dumas’ın yaptığı sergide, sanatçının kardeşi Theo ile dönemin diğer ressamları Paul Gauguin ve Emile Bernard’a yazdığı mektuplar bulunuyor. Sanatçının yaptığı ve yapmakta olduğu tabloların çizimlerini de içeren bu mektuplar, karşımıza bambaşka bir Van Gogh çıkarıyor. Çok iyi bir yazar, ince düşünceli bir sanatçı ve resimlerini yapmadan önce planlayan bir ressam… Van Gogh’un ressam, deli ve dahi dışında bambaşka sıfatlarını merak edenler için son tarih 18 Nisan 2010.

DELİ VE DAHİ Vincent Van Gogh, 1853’te Güney Hollanda’nın Zundert Kasabası’nda altı çocuklu bir ailenin çocuğu olarak doğdu. 1880’den itibaren resme sarılan Van Gogh, intihar teşebbüsleriyle geçen on yıllık sanat yaşamı boyunca 800’den fazla resim ve 1200’den fazla çizim yaptı. Ressam, 27 Haziran 1890’da, 37 yaşındayken Fransa’nın kuzeyindeki Auvers-sur-Oise’de intihar ederek yaşamına son verdi. MADMAN AND GENIUS Vincent Van Gogh was born in the town of Zundert in southern Holland in 1853, to a family of six children. Taking up painting in 1880, he made more than 800 paintings and more than 1200 drawings during his ten-year artistic career which was fraught with suicide attempts. The painter ended his life in the northern French town of Auvers-sur-Oise on June 27, 1890. He was 37 years old.

The exhibition, ‘The Real Van Gogh: The Artist and His Letters’, opened recently at the Royal Academy of Arts. It features close to a hundred works on loan from various museums around the world, most notably from the Van Gogh Museum in Amsterdam. Curated by Ann Dumas, the exhibition includes the letters the artist wrote to his brother Theo and to other painters of the period such as Paul Gauguin

and Emile Bernard. These letters, which also contain sketches for paintings the artist had already painted or was working on, reveal a completely different Van Gogh. A painter who was at the same time a very good writer, a sensitive artist and a painter who planned his paintings in detail before he painted them. A must-see for those curious about the Van Gogh beyond the epithets of painter and mad genius. Through April 18.

‘Gerçek Van Gogh: Sanatçı ve Mektupları’ sergisi Londra Royal Academy of Arts’ta 18 Nisan’a kadar açık. ‘The Real Van Gogh: The Artist and His Letters’ runs through 18 April at the London Royal Academy of Arts. www. royalacademy.org.uk

34 SKYLIFE | MART | MARCH 2010

Cityscope_semiha.indd 34

2/22/10 7:34 PM


œ œ œ œ œ œ œ œ œ œ œ œ œ œ œ œ œ œ œ œ œ œ œ œ œ œ œ œ œ œ œ œ œ œ œ œ œ œ œ

ANMA (-Â…".,,$,.1 3(.-

8Â?1$Ă&#x2021;Ă&#x2030;8+$&Â?1$-.9 Â&#x2026;, -Â&#x2026;6'.Â&#x2026;2 6Â&#x2026;6(3'Â&#x2026;'(2Â&#x2026;'$ 13 Ă&#x152;Â&#x2039;JÂ&#x201E;5DXRDKÂ&#x201E;LNCDQMÂ&#x201E;Y@L@MK@QÂ&#x2039;MÂ&#x201E; M@CNKTRTMC@Â&#x201E;X@Ă&#x152;@LÂ&#x2039;Ă&#x152;Â&#x201E;AHQÂ&#x201E;G@KJÂ&#x201E;NY@MÂ&#x2039; Â&#x201E;.MTMÂ&#x201E;X@KÂ&#x2039;MÂ&#x201E; CDXHĂ&#x152;KDQHÂ&#x201E; M@CNKTÂ&#x201E;HMR@MÂ&#x2039;MÂ&#x2039;MÂ&#x201E;CTXFTK@QÂ&#x2039;M@Â&#x201E;SDQBĂ&#x201E;L@MÂ&#x201E;NKCT Ă?Â&#x152;JÂ&#x2026;5DXRDKÂ&#x2026;HRÂ&#x2026;@Â&#x2026;LNCDQMÂ&#x2026;ENKJÂ&#x2026;ONDSÂ&#x2026;VGNÂ&#x2026;KHUDCÂ&#x2026;HMÂ&#x2026; M@SNKH@ Â&#x2026;'HRÂ&#x2026;RHLOKDÂ&#x2026;PT@SQ@HMRÂ&#x2026;@QDÂ&#x2026;@MÂ&#x2026; DWOQDRRHNMÂ&#x2026;NEÂ&#x2026;SGDÂ&#x2026;DLNSHNMRÂ&#x2026;NEÂ&#x2026;SGDÂ&#x2026; M@SNKH@MÂ&#x2026;ODNOKD gÂ&#x201E;HASAN MERT KAYA Anadoluâ&#x20AC;&#x2122;nun içlerinde, 6LYDVŠà QĂ&#x;DUNĂ Ă ODĂĄOoHVLŠQGH Sivrialan KĂśyĂźâ&#x20AC;&#x2122;nde 1894 \Ă OĂ QĂ QVRâXNELU(NLP gĂźnĂźnde dĂźnyaya gĂśzlerini DoWĂ 9H\VHOĂ&#x;DQVVĂ ]GĂ  oRFXNOXâXQGDJHoLUGLâL VXoLoHâLELUJ|] Q DOPĂ Ă WĂ  $UGĂ QGDQJHoLUGLâLELU ND]DGDGLâHUJ|] Q  ND\EHGLQFHG Q\DNRFDPDQ ELUNDUDQOà âDE U QG RQXQ LoLQ<DĂ DP9H\VHOŠHoRN F|PHUWGDYUDQPDPĂ Ă WĂ  DPDKLo\Ă OPDGĂ ' Q\D\Ă  YHLoLQGHNLOHULJ|QO \OH \ UHâL\OHJ|U SVHYGL %DNĂ Ă ODUĂ YHV|]OHULEHONLGH RQHGHQOHKHSUXKXPX]D seslendi, gĂśnĂźlden gĂśnĂźle WHUHQQ PHGLOLUROGX $QDGROXŠQXQNHQGLVLQGHQ |QFHNLR]DQODUĂ 9H\VHOŠLQ PDQHYLKRFDODUĂ ROXS ¨²àà N9H\VHOŠROPDVĂ QĂ  VDâODGĂ ODU²àà N9H\VHO GL]HOHULQGH'DGDORâOXŠQX <XQXV(PUHŠ\L(PUDKŠà YH .DUDFDRâODQŠà KDUPDQODGĂ  $QDGROXŠ\XNDUĂ Ă NDUĂ Ă 

GRODà à SVDGHYHDQODàà Oà U ELU7 UNoHLOH\D]Gà âà  dizeleriyle gönüllere sevgi YHLQVDQOà NWRKXPODUà HNWL 0DUW©WHDUDPà ]GDQ D\Uà OGà âà QGDDUNDVà QGD \HGLoRFXNoDOà àPDODUà Qà Q WRSODQGà âà  oNLWDSYHDVOD XQXWXOPD\DFDNELULVLP Eà UDNWà 

Veysel came into this world in the Central Anatolian village of 6LYULDODQLQĂ DUNĂ Ă&#x;OD township of Sivas province on a cold October day in 1894. Already having lost one eye to smallpox when he was still a child, he lost the other soon afterwards

in an accident and was suddenly plunged into a world of total darkness. Life was not kind to Veysel, but he was undaunted. He loved the world and all that was in it and saw it with his heart, which is perhaps why his words and melodies have never left our lips and have always spoken to our innermost selves. Taking Anatoliaâ&#x20AC;&#x2122;s earlier minstrel poets as his models and mentors, he EHFDPH¨²Ă&#x;Ă N9H\VHOŠDQG echoes of his forerunners such DV'DGDORĂŁOX<XQXV(PUH (PUDKDQG.DUDFDRĂŁODQDUH audible in his lines. Traveling all over Anatolia, he planted the seeds of love and kindness in human hearts with his verses, which he composed in simple, understandable Turkish. When he died on March 21, 1973, he left behind seven children, three books of collected works and a name that will never be forgotten.

ÂŹĂ&#x2039;Â&#x2039;J5DXRDKHMDRDQKDQHMD?Ă&#x160;HHQKDQUD#DXHĂ&#x2039;KDQ  ?2@YÂ&#x2039;LC@M2DRKDQ ?#NRSK@Q !DMH'@SÂ&#x2039;QK@RÂ&#x2039;M@CKÂ&#x2039;JHS@OK@QC@TK@Ă&#x2039;L@J LÂ&#x203A;LJÂ&#x203A;M  3GDÂ&#x2026;VNQJRÂ&#x2026;NEÂ&#x2026;ÂŞĂ?Â&#x152;JÂ&#x2026;5DXRDKÂ&#x2026;G@UDÂ&#x2026;ADDMÂ&#x2026;BNKKDBSDCÂ&#x2026;HMÂ&#x2026; SGQDDÂ&#x2026;ANNJRÂ&#x2026;/NDLRÂ&#x2026;@MCÂ&#x2026;2@XHMFRÂ&#x2026;Â&#x2026;Â&#x2026;2NTMCRÂ&#x2026; EQNLÂ&#x2026;LXÂ&#x2026;2@YÂ&#x2026;Â&#x2026;Â&#x2026;,@XÂ&#x2026;,XÂ&#x2026;%QHDMCRÂ&#x2026;1DLDLADQÂ&#x2026; ,DÂ&#x2026;

36 2*8+(%$ | MARTÂ&#x2026;[Â&#x2026;, 1"'Â&#x2026;

&LW\VFRSH VHPLKD LQGG 

  30


Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153;

+$99$3Â&#x201E;DELICACY

Ă&#x2030;23 -!4+2.* *+$99$3+$1Ă&#x2030; ISTANBUL STREET FOOD Ă&#x160;RS@MATKTMÂ&#x201E;KDYYDSÂ&#x201E;SQ@ÉąĂ&#x2030;HMCDÂ&#x201E;AHQÂ&#x201E;X@A@MBÂ&#x2039;Â&#x201E;FĂ&#x20AC;YĂ&#x201E;XKDÂ&#x201E;JĂ&#x201E;yĂ&#x201E;JÂ&#x201E;AHQÂ&#x201E; STQÂ&#x201E;@S@MÂ&#x201E;FTQLDÂ&#x201E; MRDKÂ&#x201E;,TKKHMRÂ&#x201E;HYKDMHLKDQHMHÂ&#x201E;AHYHLKDÂ&#x201E;O@XK@Ă&#x152;SÂ&#x2039; gÂ&#x201E;

Gourmet Ansel Mullins made a little taste tour through Istanbulâ&#x20AC;&#x2122;s streets and shared his impressions with us.

-2$+,4++(-2

(âHU1HZ<RUNX\XPD\DQà HKLUVHåVWDQEXOGDNHVLQOLNOH KHS\L\HQàHKLUGLU%XàHKULQVRNDNODUà LOH\HPHNOHUL DUDVà QGDNXYYHWOLELUN OW UHOEDâYDU7DWOà ODUGDQWX]OXODUD VDEDKWDQJHFH\HàHKULQQHUHGH\VHKHUVRNDâà QGDKHU N|àHEDàà QGDJHOHQHNVHODWà àWà UPDOà NODUDUDVWODPDN P PN Q%RâD]YDSXUXQDELQPHGHQ|QFHVH\\DUVDWà Fà  WH]JkKODUà QGDQKà ]Oà FDELUàH\OHUDWà àWà UPDDQà ODUà QHUHGH\VH 7RSNDSà 6DUD\à JH]LDQà ODUà NDGDUFDQOà  3XVOXELUNà àVDEDKà %H\RâOXŠQXQDUNDVRNDNODUà QGDELU VDWà Fà Qà QLoLQGHWDWOà YHVà FDNLoHFHNRODQSDUODNSLULQo VHPDYHULQLWDàà Gà âà WH]JkKà Qà QJ|U QW V QGHQ|QFHJ UVHVL XODàà U6DWà Fà Qà QEDâà Uà àà QDNXODNYHULQŒ6DKKKKKOHS§

&LW\VFRSH VHPLKD LQGG 

If New York is the city that never sleeps, then Istanbul is definitely the city that always eats. There is an ironclad cultural bond between this cityâ&#x20AC;&#x2122;s streets and its food. From the sweet to the savory, from morning to night, traditional snacks are seen, smelled, heard and, of course, tasted on nearly every street corner of the city. Istanbul memories of a quick snack from a pushcart before boarding the Bosporus ferry are often just as vivid as those of a visit to Topkapi Palace. On a foggy winter morning in Beyogluâ&#x20AC;&#x2122;s backstreets, the call of the itinerant sahlep vendor can be heard long before his pushcart comes into view carrying a shiny brass samovar filled with the piping hot sweet drink. Just listen for the vendorâ&#x20AC;&#x2122;s call, â&#x20AC;&#x153;Sahhhhhlep!â&#x20AC;?

  30


GÜN BOYU LEZZET

ALL-DAY EATS

Bölgenin ana yaya arteri olan İstiklal Caddesi’nin başlangıcında bulunan mini büfelerdeki sarımsaklı domates soslu ‘ıslak burgerlere’ kendinizi kaptırmasanız bile onları fark etmeden Taksim Meydanı’ndan geçebilmeniz oldukça zordur. İstanbul sokak lezzetleri, İstiklal gibi en hareketli alışveriş bölgelerinde adeta zamanın akışını tanımlar. Sabahları bölgede çalışanlar, ofislerine giderken içi fazlaca doldurulmuş sandviçler satan seyyar satıcıların tezgâhı önünde kuyruk oluşturur. Günün ilerleyen saatlerinde, baharatlı kıyma ve cevizin futbol topu formunda buğday bir harcın içine doldurulup kızartılması ile yapılan ‘içli köfte’yi satan bir başka seyyar satıcı belirir sokaklarda. Akşam saatleri yaklaşırken, neredeyse her adım başında bir kestane satıcısına rastlayabilir ve lezzetli kestane kebapların tadına takabilirsiniz. Gece geç saatlerde eğlence düşkünleri şehri bastığında, İstiklal’deki tarihi balıkçılar çarşısının girişinde müşteri çekebilmek için türlü cambazlıklar yapan genç midye dolma satıcılarına rastlayabilirsiniz.

It is hard to pass through Taksim Square without at least noticing, if not indulging in, a couple of islak burgers, mini-hamburgers doused in a garlicky tomato sauce and sold from a group of tiny kiosks at the top of Istiklal Street, the pedestrian artery of the area. Istanbul street food is at its best in bustling shopping areas like Istiklal, where the street food defines the time of day along the boulevard. In the morning, workers on their way to the office form long lines at carts selling overstuffed breakfast sandwiches. Later in the day, another cart shows up, selling içli kofte, a regional delicacy of spiced ground beef and walnut stuffed in a small football-shaped shell of cracked wheat that is then deep fried. Towards the evening hours, you can come across a chestnut seller at every step and taste their delicious ‘kestane kebap’. Late at night, when the revelers hit the town, young boys hocking stuffed mussels from trays jockey for customers at the entrance to the historic fish market just off Istiklal.

KUMPİRDEN SİMİTE Osmanlı dönemine ait şaheser bir camiye, muhteşem bir boğaz manzarasına ve bitmek bilmeyen ilginç dükkânlar silsilesine sahip olan Ortaköy’ün sadece yayalara açık olan ara sokaklarında bulunan çok sayıdaki ‘kumpir’ büfesi semtin başlıca cazibesi haline gelmiştir. Nasıl kumpirciler Ortaköy’ün sembolü haline gelmişse, aynı şekilde Eminönü deyince de ilk akla gelen ‘balık ekmek’tir. Rengârenk süslemelerle bezeli kıyı teknelerinde satılan ve taze yarım somun ekmeğin içine bolca soğan ve limon suyu eşliğinde ızgara balık konarak yapılan bu sandviçler semtin en önemli karakteristiklerinden biridir. Hiç şüphesiz, İstanbul sokak lezzetlerinden bahsederken neredeyse her köşede rastlanan halka şeklindeki susam kaplı bir çeşit ekmek olan ‘simit’i anmadan geçemeyiz. Sade, ucuz, lezzetli ve her an yenmeye hazır olan ve İstanbul sokak lezzetlerinin ikonu haline gelmiş simit, ‘bagel’in vatanı olan New York’ta bile popülerliğini kanıtlamış, oradaki birkaç Türk fırında tüm dünya ile paylaşılmaktadır.

İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL

FROM BAKED POTATOES TO SIMITS In the pedestrian-only backstreets of Ortakoy, which boasts a masterpiece Ottoman era mosque, sweeping views of the Bosporus and an endless supply of interesting shops, the main attraction seems to be the vendors selling kumpir, or baked potatoes with everything imaginable on them. And just as the kumpir is symbolic of Ortakoy, the mere mention of Eminonu brings to mind balik ekmek, the area’s iconic fish sandwich. Sold from colorfully ornamented dockside boats, a fresh half loaf of bread is fortified with a grilled filet of bonito and topped with onions and a spray of lemon juice. But no discussion of Istanbul street food is complete without a tribute to the ubiquitous simit, a crispy circular bread with a sesame seed coating. Simple, affordable, delicious and readily available, this icon of Istanbul street food has even proved popular in the home of the bagel, New York, where a couple of Turkish bakeries are now sharing this Turkish street food favorite with the world.

42 SKYLIFE | MART | MARCH 2009

Cityscope_semiha.indd 42

2/22/10 7:35 PM


I s t i ny e ’ d ek o nf o r l uh a y a t . . .

Kr eaGr up,İ s t i ny e’ dey eni bi ry aş am anl ay ı ş ı nıhay at ageç i r i y or . . . L’ i stİ st i nyeSui t es

İ st i nyeYokuşuSul hSk.No: 10İ st i nye34460İ st anbul T.02123237030 F.02123237032 www. l i st i st i nye. com. t r


Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153;

2/.1 SPORT

/$# ++ 3Â?1*Ă&#x2030;8$ PEDALING THROUGH TURKEY .QF@MHY@RXNMTÂ&#x201E;3Ă&#x201E;QJHXDÂ&#x201E;!HRHJKDSÂ&#x201E;%DCDQ@RXNMTÂ&#x201E;S@Q@EÂ&#x2039;MC@MÂ&#x201E;FDQyDJKDĂ&#x152;SHQHKDMÂ&#x201E;UDÂ&#x201E;3 " Â&#x201E;"TLGTQA@Ă&#x152;J@MKÂ&#x2039;Ă&#x2030;Â&#x2039;MÂ&#x2039;MÂ&#x201E; GHL@XDRHMCDÂ&#x201E;CĂ&#x201E;YDMKDMDMÂ&#x201E;"TLGTQA@Ă&#x152;J@MKÂ&#x2039;Ă&#x2030;Â&#x2039;Â&#x201E;3Ă&#x201E;QJHXDÂ&#x201E;!HRHJKDSÂ&#x201E;3TQTÂ&#x201E;ATÂ&#x201E;RDMDÂ&#x201E; Â&#x201E;XÂ&#x2039;KÂ&#x2039;MÂ&#x2039;Â&#x201E;CNKCTQTXNQ Â&#x201E; .QF@MHYDCÂ&#x2026;AXÂ&#x2026;SGDÂ&#x2026;3TQJHRGÂ&#x2026;"XBKHMFÂ&#x2026;%DCDQ@SHNMÂ&#x2026;TMCDQÂ&#x2026;SGDÂ&#x2026;@TROHBDRÂ&#x2026;NEÂ&#x2026;SGDÂ&#x2026;.Č´BDÂ&#x2026;NEÂ&#x2026;SGDÂ&#x2026;/QDRHCDMSÂ&#x2026;NEÂ&#x2026; Turkey, the Presidential Cycling Tour of Turkey is being held this year for the 46th time. gÂ&#x201E;'

2 -,$13* 8 

&XPKXUEDĂ NDQOà âà  7 UNL\H%LVLNOHW7XUX 7 UNL\HŠQLQPHUDNOD EHNOHQHQYHG Q\DoDSĂ QGD JHUoHNOHĂ HQNDWĂ OĂ PODUOD XOXVODUDUDVĂ LOJLRGDâà KDOLQH G|Q àHQELURUJDQL]DV\RQX *HoWLâLPL]\Ă OG ]HQOHQHQ WXUG Q\DoDSĂ QGD\D\Ă Q \DSDQ(XURVSRUWNDQDOĂ QGD  ONHGHD\UĂ GLOGHELU KDIWDV UHVLQFHKHUJ QLNL VDDWER\XQFD\D\Ă QODQPĂ Ă WĂ  8OXVODUDUDVĂ %LVLNOHW%LUOLâL 8&, WDUDIĂ QGDQG Q\D ELVLNOHWRUJDQL]DV\RQODUĂ QĂ Q HQSUHVWLMOLQRNWDVĂ RODQ +& +RUV&DWHJRU\  NODVPDQĂ QD\ NVHOWLOHQ &XPKXUEDĂ NDQOà âà 7 UNL\H %LVLNOHW7XUXŠQDEXVHQHGH \RâXQNDWĂ OĂ PYDU The Presidential Cycling Tour of Turkey has become an eagerly anticipated focus of international interest with participation from around the world. Last yearâ&#x20AC;&#x2122;s tour was broadcast worldwide two hours a day for two weeks in 123 countries and 24 different languages on the Eurosport channel. Now upgraded to the prestigious +& +RUV&DWHJRU\ DPRQJ world cycling events by the International Cycling Union, the Presidential Cycling Tour of Turkey is again drawing broad participation this year.

1 * ,+ 1+  .1& -Ă&#x2030;9 28.- 3TQTMRS@QSXDQHUDS@QHGH-HR@M C@Ă&#x2030;RS@MATKC@  3TQTMRÂ&#x203A;QDRHFÂ&#x203A;M .QF@MHY@RXNM@J@SÂ&#x2039;K@MAHRHJKDSzH 3NOK@LDS@OTYTMKTĂ&#x2C6;T JL 8@XÂ&#x2039;M@KSX@OÂ&#x2039;RÂ&#x2039;SÂ&#x2039;Q @Q@z Tz@J  GDKHJNOSDQ LNSNRHJKDSKHJ@LDQ@  JHĂ&#x2039;HKHJzDJHLDJHAH

3'$$5$-3(- -4,!$12 2S@QSHMFOK@BD@MCC@SD(RS@MATK  OQHK   #TQ@SHNMNESGDSNTQC@XR -TLADQNEO@QSHBHO@SHMFBXBKHRSR 3NS@KKDMFSGNESGDSNTQ JL !QN@CB@RSHMEQ@RSQTBSTQDRDLHSQTBJR  B@QR @HQOK@MD GDKHBNOSDQR LNSNQBXBKD B@LDQ@R @ LDLADQRGNNSSD@L

44Â&#x201E;Â&#x201E;2*8+(%$ | , 13 | MARCH 2010

&LW\VFRSH VHPLKD LQGG 

  30


AJANDA AGENDA MART/MARCH 10 2

İlhan Erşahin ve müzisyen dostları, Garanti Caz Yeşili kapsamında bu yıl ilki gerçekleşecek ‘Nublu Jazz Festival’i için İstanbul’a geliyor. 2 – 11 Mart tarihleri arasında Babylon’da gerçekleşecek festivalin misafirleri için bakınız: www.babylon.com.tr

İlhan Erşahin and his musician friends are coming to Istanbul for the ‘Nublu Jazz Festival’, taking place this year for the first time as part of Garanti Jazz Green. Visit www. babylon.com.tr for the guests of this festival, which will be held at Babylon March 2-11.

Tophane’deki ‘Outlet / İhraç Fazlası Sanat’, 3 Mart’tan itibaren

Hollanda’da yaşayan sanatçı Servet Koçyiğit’in ‘Tezgâh Altı’ başlıklı sergisine ev sahipliği yapıyor. 9. İstanbul Bienali’nden tanıdığımız sanatçının çalışmalarını görmek için son tarih 10 Nisan. ‘Outlet’ at Tophane is hosting an exhibition titled ‘Under the Counter’ by Holland-based artist 510, whose work is familiar to us from the 9th Istanbul Biennial.

March 3 through April 10.

5

3

Bu yıl 30. yaşını kutlayan İstanbul Devlet Tiyatrosu, repertuarına yeni bir oyun ekledi: ‘Temiz Ev’. Sarah Ruhl’un yazdığı, Kubilay Karslıoğlu’nun yönettiği oyunda; Sema Çeyrekbaşı, Simay Küçük, Gülseren Gürtunca, Levent Güner ve Neslihan Arslan rol alıyor. İstanbul Devlet Tiyatrosu’nun Mart ayı boyunca sanatseverle buluşturacağı oyunlar arasında; ‘Annemin Cesareti’, ‘Profesyonel’, ‘İmparatorluk Kuranlar’, ‘Rita’nın Şarkısı’, ‘Vahşet Tanrısı’, ‘İki Çarpı İki’, ‘Kredi Kartı Vak’ Aaa!’, Lozan, Kül Bellek, Kod Adı Kongo, Töre ve ‘Sokrates’in Son Gecesi’ yer alıyor.

1

The Istanbul State Theater, which marks its 30th anniversary this year, has added a new play to its repertoire: ‘The Clean House’. Written by Sarah Ruhl and directed by Kubilay Karslıoğlu, it stars Sema Çeyrekbaşı, Simay Küçük, Gülseren Gürtunca, Levent Güner and Neslihan Arslan. Other plays running at the Istanbul State Theater in March include: My Mother’s Courage, The Professional, İmparatorluk Kuranlar, Rita’s Song, The God of Carnage, Two Times Two, The Credit Card Incident, Lausanne, Kül Bellek, Code Name Tango, Töre, and Socrates’ Last Night. Antik AŞ Müzayede Evi,

7 Mart’ta Swissotel’de gerçekleşecek ‘Çağdaş Sanat Eserleri Müzayedesi’nde

6 7

önemli sanatçıların eserlerini satışa sunuyor. Müzayedenin dikkat çeken eserlerinden biri Erol Akyavaş’ın ‘Kuşatma’sı. Daha fazla bilgi için:

www.antikas.com

Auction house Antik AŞ Müzayede Evi is putting up the works of prominent artists at its ‘Auction of

Galata Kulesi sokağına bakan Galleteria Sanat Galerisi, ‘İstanbul Fotoğrafları Sergisi’ne ev sahipliği yapıyor. Mustafa Yılmaz, Sabahattin Kayış ve Osman Karamehmetoğlu’nun çalışmalarının yer aldığı sergiyi görmek için son tarih 6 Mart. The Galleteria Art Gallery on the street facing the Galata Tower is hosting the

‘Istanbul Photograph Exhibition’ with works by Mustafa Yılmaz, Sabahattin Kayış and Osman Karamehmetoğlu. Through March 6.

Contemporary Art Works’, to be held at the Swissotel on March 7.

Among the noteworthy items to be auctioned is Erol Akyavaş’s painting, ‘Kuşatma’ (The Siege). For further information visit www.antikas.com.

46 SKYLIFE | MART | MARCH 2010

Cityscope_semiha.indd 46

2/22/10 7:36 PM


İstanbul Fransız Kültür Merkezi, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle Fransız şansonuna adanan bir müzik akşamı düzenliyor. Ajda Ahu Giray’ın; Edith Piaf, Juliette Greco ve Patricia Kaas gibi isimlerin şarkılarını yorumlayacağı etkinlik saat 20.00’de başlıyor.

8

‘Red Hot Broadway’ is bringing Istanbul audiences selections from top Broadway musicals. Sponsored by Turkish Airlines the ensemble, which will perform songs from musicals such as Hello Dolly, My Fair Lady, Evita and Grease, will be at the Tim Maslak Show Center,

Istanbul’s French Culture Center is organizing a musical evening devoted to the French chanson in honor of World Women’s Day, March 8. The concert, at which Ajda Ahu Giray will interpret the songs of artists like Edith Piaf, Juliette Greco and Patricia Kaas, starts at 8 p.m.

March 11-14.

Son zamanların dahi çocuğu Amerikalı Kit Armstrong, THY sponsorluğunda İstanbul’da. Armstrong, 17 Mart’ta Boğaziçi Üniversitesi Çarşamba Konserleri kapsamında Garanti Kültür’de gerçekleşecek İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası konserinin solisti olacak.

25

Child prodigy of recent times, the young American pianist Kit Armstrong will be performing as soloist with the Istanbul State Symphony Orchestra on March 17 in the Boğaziçi University Wednesday Concerts series. The concert, realized by Garanti Kültür, is sponsored by Turkish Airlines.

17

Anekdotları, anıları, hüzünlü ve neşeli hikâyeleriyle Erol Günaydın; Merih Akoğul’un hazırlayıp sunduğu ‘Her İnsan Bir Dünya’nın bu ayki konuğu. ‘Tiyatro’da son 50 Yıl’ın konuşulacağı etkinlik, 17 Mart Çarşamba akşamı saat 19.00’da Akbank Sanat’ta. Known for his anecdotes, memoirs, and bittersweet tales, Erol Günaydın will be this month’s guest on ‘Her İnsan Bir Dünya’ (Every Man A World), produced and presented by Merih Akoğul. The event, at which the topic of discussion is ‘Theater in the Last 50 Years’, is at Akbank Sanat on Wednesday, March 17.

‘Red Hot Broadway’, Broadway müzikallerinden seçmeleri THY desteğiyle İstanbul’a getiriyor. 11 – 14 Mart tarihleri arasında Tim Maslak Show Center’da sahneye çıkacak topluluk; Hello Dolly, My Fair Lady, Evita ve Grease gibi müzikallerden parçalar seslendirecek.

11

Komediyle aksiyonu birleştiren gösteri ‘Jump’, THY sponsorluğunda 25 Mart’taTİM Maslak Show Center’da olacak.

Pi Artworks Galeri 1, dört şehirden, dört farklı malzemeyle çalışan sanatçıyı bir araya getiriyor. İstanbul’dan Nancy Atakan, İzmir’den İlke İlter, Mersin’den Juan Botella Lucas ve Ankara’dan Mehmet Ali Uysal’ın yer aldığı ‘Out of Context’ isimli sergi için son tarih 20 Mart.

17

Pi Artworks Galeri 1 is bringing together artists from four provinces who work with unusual materials. Nancy Atakan from Istanbul, İlke İlter from Izmir, Juan Botella Lucas from Mersin and Mehmet Ali Uysal from Ankara are featured in this exhibition, titled ‘Out of Context’. Through March 20.

Combining madcap comedy with fast action, ‘Jump’ is in Istanbul with Turkish Airlines sponsorship at the TİM Maslak Show Center on March 25.

20

2010 MARCH | MART | SKYLIFE 47

Cityscope_semiha.indd 47

2/22/10 7:37 PM


*Ă&#x2039;3 /Â&#x2026;BOOKS

2 +(-&$1Ă&#x2030;- 1#(-# -j THE LEGACY OF J.D. SALINGER 8@Ă&#x152;@LÂ&#x2039;MÂ&#x2039;MÂ&#x201E;AĂ&#x201E;XĂ&#x201E;JÂ&#x201E;JÂ&#x2039;RLÂ&#x2039;MÂ&#x2039;Â&#x201E;HMYHU@X@Â&#x201E;yDJHKDQDJÂ&#x201E;FDyHQDMÂ&#x201E;) Â&#x201E;# Â&#x201E;2@KHMFDQCDMÂ&#x201E; FDQHXDÂ&#x201E;AHQAHQHMCDMÂ&#x201E;HKFHMyÂ&#x201E;Â&#x201E;JHS@OÂ&#x201E;J@KCÂ&#x2039; J.D. Salinger, who spent the better part of his adult life in RDKE HLONRDCÂ&#x2026;HRNK@SHNM Â&#x2026;KDČśÂ&#x2026;ADGHMCÂ&#x2026;ENTQÂ&#x2026;E@RBHM@SHMFÂ&#x2026;VNQJRÂ&#x2026;NEÂ&#x2026;ȲBSHNM ¨dDYGDU7DUODVĂ QGDdRFXNODUŠ¨'RNX]g\N Š¨)UDQQ\YH =RRH\ŠLOH¨< NVHOWLQ7DYDQ.LULĂ LQL8VWDODUYH6H\PRXU%LU *LULàŠÂ&#x17E;$PHULNDOĂ \D]DU-HURPH'DYLG6DOLQJHUŠà Q\Ă OOĂ N KD\DWĂ QGDQJHUL\HNDODQEXG|UWNLWDSRQXWHNUDUWHNUDU KDWĂ UODPDPĂ ]LoLQ\HWHUOL 1HZ<RUNGRâXPOX\D]DUŠWHQ|OG â 2FDN WDULKLQHNDGDUDGHWDLQ]LYD\DoHNLOPLĂ WL%DĂ NDELU GH\LĂ OHG Q\DoDSĂ QGDPLO\RQGDQID]ODVDWDQ¨dDYGDU 7DUODVĂ QGDdRFXNODUŠGDNLNDKUDPDQĂ +ROGHQŠLQ¨KD\DWĂ QĂ Q JHULNDODQĂ QĂ JHoLUHFHâLN o NELUNDELQLQĂ DHGLSNLPVH\OH DQODPVĂ ]NRQXĂ PDODU\DSPDN]RUXQGDNDOPDGDQ\DĂ DPDNŠ DU]XVXQX\HULQHJHWLUPLĂ WL ÂŚ<D]PD\Ă VHYL\RUXP<D]PDNLoLQ\DĂ Ă \RUXP$PDVDGHFH NHQGLPLoLQNHQGL]HYNLPLoLQ\D]Ă \RUXP§GHGLâLQH EDNĂ OĂ UVDGLNHQOLWHOOHUOHoHYULOLN o NoLIWOLâLQGH\D]PD\Ă  KHSV UG UG 6DOLQJHU9HEHONLoHNPHFHVLQGHSHNoRN ELOLQPH\HQURPDQJL]OL(GHEL\DWG Q\DVĂ 6DOLQJHUŠLQ \D]GĂ NODUĂ QĂ QPLUDVoĂ ODUĂ WDUDIĂ QGDQJ Q\ ] QHoĂ NDUĂ OĂ S oĂ NDUĂ OPD\DFDâà QĂ WDUWĂ Ă DGXUVXQEL]HOLPL]GHNLG|UWNLWDEĂ Q NĂ \PHWLQLELOHOLPÂ&#x17E;

2FDNŠGD New York 0DQKDWWDQŠGD GRâGX Born in the Manhattan borough of New York City on January 1

Joins the U.S. Army and takes part in the Normandy Invasion.

&LW\VFRSH VHPLKD LQGG 

2@KHMFDQCHDCNM)@MT@QX@S GHRGNLDHM-DV'@LORGHQD

â&#x20AC;&#x2DC;The Catcher in the Ryeâ&#x20AC;&#x2122;, â&#x20AC;&#x2DC;Nine Storiesâ&#x20AC;&#x2122;, â&#x20AC;&#x2DC;Franny and Zooeyâ&#x20AC;&#x2122; and â&#x20AC;&#x2DC;Raise High the Roofbeam, Carpenters and Seymour: An Introductionâ&#x20AC;&#x2122;... The fruit of American writer J.D. Salingerâ&#x20AC;&#x2122;s 91 years, these four books will suffice for us to remember him over and over again. Born in New York City in 1919, Salinger lived as a recluse from 1965 until his death on January 27. In other words, he fulfilled the dream of Holden, protagonist of â&#x20AC;&#x2DC;The Catcher in the Ryeâ&#x20AC;&#x2122;, who says, â&#x20AC;&#x153;I thought what Iâ&#x20AC;&#x2122;d do was, Iâ&#x20AC;&#x2122;d pretend ,ZDVRQHRIWKRVHGHDIPXWHV7KDWZD\,ZRXOGQŠWKDYH to have any stupid useless conversations with anybody. If anybody wanted to tell me something, theyâ&#x20AC;&#x2122;d have to write it on a piece of paper and shove it over to me. Iâ&#x20AC;&#x2122;d build me a little cabin somewhere with the dough I made.â&#x20AC;? â&#x20AC;&#x153;I like to write. I love to write. But I write just for myself and my own pleasure,â&#x20AC;? the writer once said. And write he did in his small farmhouse surrounded by barbed wire. Perhaps some unknown novel lies hidden even now in his desk drawer. While the literary world debates whether or not Salingerâ&#x20AC;&#x2122;s heirs are going to bring his writings to the light of day, let us appreciate the four we already have.





N Yorkâ&#x20AC;&#x2122;tan New 1 1HZ+DPSVKLUHŠD WD WDĂ Ă QDUDNLQ]LYD\D ooHNLOGL

#.*49Â?8*Â? -(-$23.1($2

Moves from New York to New M H Hampshire and withdraws into is isolation.



 $PHULNDQ 2UGXVXŠQDNDWà OGà  YH1RUPDQGL\D dà NDUPDVà ŠQGD J|UHY\DSWà 

2@KHMFDQ .B@JC@-DV '@LORGHQDC@JHDUHMCDG@X@SÂ&#x2039;MÂ&#x2039; J@XADSSH 

%1 --8 -#9..$8



Â&#x2021; 5# 1 3 1+ 2(-#  Â&#x2021;."4*+ 1 3'$" 3"'$1 (-3'$18$





8Â?*2$+3Ă&#x2030;-3 5 -*Ă&#x2030;1Ă&#x2030;Ă&#x160;+$1Ă&#x2030;-Ă&#x2030; 1 (2$'(&'3'$1..%!$ ,

-RKQ/HQQRQŠà Q VXLNDVWoà Và 0DUN 'DYLG&KDSPDQ WXWXNODQGà âà QGD  ]HULQGH¨dDYGDU 7DUODVà QGD dRFXNODUŠNLWDEà  YHNLWDEà QLoLQGH ¨%XEHQLP LIDGHPGLUŠQRWX YDUGà 

 His book, â&#x20AC;&#x2DC;The Catcher in the Ryeâ&#x20AC;&#x2122; and a note inside the book, â&#x20AC;&#x2DC;This is my testimonyâ&#x20AC;&#x2122;, are found on John Lennonâ&#x20AC;&#x2122;s assassin, Mark David Chapman, when he is apprehended.

  30

Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153;


BİR ŞEHİR BİR ÜNLÜ A CITY AN AUTHOR

ÇETİN ALTAN’IN KÖYCEĞİZ’İ ÇETİN ALTAN’S KÖYCEĞİZ Çok sevdiği Muğla’nın Köyceğiz ilçesini pastoral bir senfoniye benzeten gazeteci-yazar Çetin Altan, ‘Ege ve Akdeniz’i buluşturan cennet’ dediği toprakları anlattı. Writer and journalist Çetin Altan compares his beloved Köyceğiz in Muğla province to a pastoral symphony, a land he dubs ‘a paradise where the Aegean and the Mediterranean meet’. • MELİH USLU “İyi ki şu Köyceğiz var” diyorsunuz, neden? Köyceğiz, bakmasını değil görmesini bilenlere çok şey söyler. Gürültüsüz patırtısız doğasının iç içe bakan aynalar sonsuzluğunda, insanın fiziksel varlığını eritiverir kendi esrarlı derinliklerinde…

“Köyceğiz is a really great place!” you say. Why? Köyceğiz has a lot to say to those who know not only how to look but how to see. In the endlessly reflecting mirrors of its quiet, unperturbed nature, and in its own mysterious depths where man’s physical existence dissolves away.

Zihninizdeki Köyceğiz fotoğrafını tarif eder misiniz? Köyceğiz’in, Akdeniz’den Ege’ye uzanan üç bin yıllık uygarlığın kesitleriyle yoğrulmuş yöreleri, yeryüzünün denizle buluşan en güzel göllerinden birinin kıyıları, sakin sessiz korular ve cin bakışlı limon bahçeleri… Kuaförden geçmemiş bir İsviçre kenti gibidir Köyceğiz. Dalyan kanallarında kral mezarlarına gözleriniz dala dala dolaşırsınız.

How do you picture Köyceğiz in your mind’s eye? Köyceğiz boasts patches of civilization going back three thousand years from the Mediterranean to the Aegean, and the shores of one of the most beautiful lakes in the world with a connection to the sea. Not to mention its serene forests, and its bright-eyed lemon orchards... Köyceğiz is like a Swiss town untouched by a hairdresser’s hand. You will lose yourself in contemplation of the royal tombs as you navigate through the fishing weirs.

Köyceğiz ve kış… Neler ifade ediyor sizde? Kış aylarında Köyceğiz, narenciye bahçeleri, tenha yolları, kimsesiz göllerin kimsesiz kıyıları ve koylarıyla yeryüzünde az rastlanacak bir lükstür. Ufukları süsleyen bulutlu zirveler, okaliptüs ağaçları, günlük ormanları ve donuk bir sabahın uykusundaki Köyceğiz Gölü bir kış senfonisi gibidir.

What would you recommend to people going to Köyceğiz? Go to Köyceğiz not just to have a quick look around and leave, but with a concern to preserve its beauty for future generations. Everyone needs to know and understand the devastation that will be caused by the hydroelectric plant to be built on the Yuvarlakçay, a rushing stream that feeds Lake Köyceğiz and boasts dozens of species of plants that grow only here in the whole world.

AYKAN

ÖZENER

Köyceğiz’e gidecek olanlara ne önerirsiniz? Köyceğiz’e öylesine bakıp geçmek değil, güzelliklerini gelecek kuşaklara taşıyacak duyarlığı da taşımak gerekir. Köyceğiz Gölü’nü köpüre köpüre akarak besleyen ve yeryüzünde sadece burada yetişen onlarca çeşit bitkiye sahip Yuvarlakçay’ın üzerine yapılması planlanan hidroelektrik santralinin doğuracağı zararları bilmek ve anlatmak gerekir.

What does winter in Köyceğiz mean to you? Köyceğiz in winter is a rare treat with its citrus groves, its deserted roads, its solitary lakes and coves. With the misty peaks on its horizon, its eucalyptuses and its large stands of frankincense and myrrh trees (Liquidambar orientalis), Lake Köyceğiz is like a winter symphony deep in sleep.

50 SKYLIFE | MART | MARCH 2010

Cityscope_semiha.indd 50

2/22/10 7:37 PM

İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL İL


215x275.FH11 2/16/10 4:48 PM Page 1 C

Composite

M

Y

CM

MY

CY CMY

K


2$8 ' 3 TRAVEL

10

$-&Â?9#$ TURKEYâ&#x20AC;&#x2122;S

i

09:00-16:00

SALI - TUESDAY

SULTANAHMET ISTANBUL

0212 512 04 80-84

MOST POPULAR MUSEUMS

1

6

2

' 1$,Â&#x201E;# Ă&#x160;1$2Ă&#x160;

8 2.%8

'RâX5RPDåPSDUDWRUOXâXŠQXQGLQL PHUNH]LYHåVWDQEXOŠGDNLHQE \ N %L]DQVNLOLVHVLRODQ$\DVRI\DŠQà Q LQà DVà \ ]\à ODNDGDUX]DQà \RU

'HYELULPSDUDWRUOXNNRPSOHNVLRODQ 7RSNDSà 6DUD\à LoHULVLQGHNLE|O POHUGHQ ELULRODQ+DUHP'DLUHVLŠQHJLUPHNLoLQ D\Uà FDELOHWDOPDNJHUHNL\RU

HAGIA SOPIA

HAREM

$%$2Â&#x201E;' 1 !$+$1Ă&#x160;

7DSà QDNODUà WL\DWURODUà YH\DPDo HYOHUL\OH%DWà $QDGROXŠGDNLHQE \ N DQWLNå\RQ\HUOHà LPL0HU\HP$QD(YL LVH\DNà Qà QGDNLRUPDQOà NELUWHSHGH

3

-

0332 351 12 15

8

-.$+Â&#x201E;! ! Â&#x201E;,Âş9$2Ă&#x160;

,$5+ - Â&#x201E;,.204$Â&#x201E;".,/+$7

2 -3 Â&#x201E;"+ 42Â&#x201E;,42$4,

<à OGDRUWDODPDPLO\RQNLà LQLQ]L\DUHW HWWLâLNXWVDODODQLQVDQOà âà NXFDNOD\DQ VHYJLGROXoDâUà ODUà \OD0HYODQD &HODOHGGLQL5XPLŠQLQPDNDPà 

-

$]L]3DXOXV<ROX ]HULQGHNL DQWLNNHQW\DNà QODUà QGDEXOXQDQ WUDYHUWHQOHUL\OH QO 3DPXNNDOHŠVL WDULKLPHNkQODUà \ODJ|U OPH\HGHâHU

'($1 /.+(2

Situated on the path of St.Paulâ&#x20AC;&#x2122;s journeys in Asia Minor, this ancient city is well worth seeing for its historical sites, and for its neighbor, 52Â&#x201E;Â&#x201E;2*8+(%$ |the , famous 13 | MARCH 2010 and its travertines. Pamukkale

DENIZLI

0258 272 20 44

&LW\VFRSH VHPLKD LQGG 

&¡1$,$Â&#x2026;-$5Ă&#x152;$'(1

0384 271 21 67

09:30-15:30

SALI - TUESDAY

SULTANAHMET ISTANBUL

,81 Â&#x201E;Âś1$-8$1Ă&#x160;

.D\DPH]DUODUà YHVDSDVDâODPNDOPà à  DPILWL\DWURVX\ODGLNNDWoHNHQ|UHQ\HUL GHYDQWLNNDLGHOHU ]HULQGHNLWHDWUDO\ ] ILJ UOHUL\OHGHD\Uà FDOà NND]DQà \RU Noteworthy for its rock tombs and extremely wellpreserved amphitheater, it also stands out for its giant theatrical masks carved on pediments near the ancient theater.

,$5+ - Â&#x201E;*Âş++Ă&#x160;8$2Ă&#x160;

'Ă&#x160;$1 /.+Ă&#x160;2 08:30-17:00

-

08:00-17:00

-

14(-2Â&#x201E;.%Â&#x201E;,81

Welcoming 1.5 million visitors on average every year, this sacred site was the home in Turkey of Mevlana Celaleddin Rumi and is permeated with the spirit of his heartfelt appeal to all men.

KARATAY - KONYA

08:00-16:15

0212 512 04 80-84

The largest ancient Ionian site in Western Anatolia with temples, theaters and the famous terrace houses, as well as the House of the Virgin Mary on a nearby wooded hill.

4

7

Â&#x2026;RDO@Q@SDÂ&#x2026;SHBJDSÂ&#x2026;HRÂ&#x2026;QDPTHQDCÂ&#x2026;ENQÂ&#x2026;SGDRDÂ&#x2026; VNLDMRÂ&#x2026;PT@QSDQR Â&#x2026;NMDÂ&#x2026;NEÂ&#x2026;SGDÂ&#x2026;L@MXÂ&#x2026;RDBSHNMRÂ&#x2026; of the giant Topkapi Palace complex.

$%$2

09:00-16:40

LOH\ ]\à OODUDUDVà QGD+à ULVWL\DQ NHà LàOHULQ\DàDGà âà ND\D\HUOHàLPL 0DK]HQOHUYHPDâDUDHYOHUL\OHEH]HOL YDGLGHHQoRNLOJL\LND\DNLOLVHOHULWRSOX\RU A rock-carved settlement inhabited by Christian monks between the 4th and 13th centuries. Most fascinating in this valley dotted with caves and underground passages are the rock-churches.

Aka the Hagia Sophia, this Byzantine church, the largest in Istanbul and the religious heart of the Eastern Roman Empire, dates back to the 4th century.

0212 522 17 50

0232 892 60 10

&Âś1$,$Â&#x201E; Â&#x2C6;(*Â&#x201E;' 5 Â&#x201E;,Âş9$2Ă&#x160;

GĂ&#x2013;REME OPEN AIR MUSEUM

3./* /(Â&#x201E;/ + "$

Imperial residence and seat of government of the Ottoman Empire for approximately four centuries starting from the 15th, this palace attracts close to three million visitors annually.

SULTANAHMET ISTANBUL

SELĂ&#x2021;UK - IZMIR

3TQJDXRÂ&#x201E;VD@KSGÂ&#x201E;NEÂ&#x201E;E@RBHM@SHMFÂ&#x201E;QTHMRÂ&#x201E;@MCÂ&#x201E;LTRDTLRÂ&#x201E; RB@SSDQDCÂ&#x201E;@KKÂ&#x201E;NUDQÂ&#x201E;SGDÂ&#x201E;BNTMSQXÂ&#x201E;@SSQ@BSÂ&#x201E;BKNRDÂ&#x201E;SNÂ&#x201E;Â&#x201E;LHK

KHNMÂ&#x201E;UHRHSNQRÂ&#x201E;@Â&#x201E;XD@Q Â&#x201E;'DQDÂ&#x201E;@QDÂ&#x201E;SGDÂ&#x201E;SDMÂ&#x201E;LNRSÂ&#x201E;ONOTK@Q

gÂ&#x201E;,$+Ă&#x2030;'42+4

\ ]\à OGDQVRQUD\DNODà à N\à O2VPDQOà  åPSDUDWRUOXâXŠQXQ\|QHWLPPHUNH]LYH VXOWDQODUà QLNDPHW\HULRODQVDUD\\à OGD o PLO\RQD\DNà Q]L\DUHWoLWRSOX\RU

/ 9 13$2Ă&#x2039;Â&#x2026; Â&#x2026;,.-# 8

-

,Â?9$

TOPKAPI SARAYI

09:00-17:00

08:00-17:00

3Ă&#x201E;QJHXDMHMÂ&#x201E;CĂ&#x20AC;QSÂ&#x201E;AHQÂ&#x201E;JĂ&#x20AC;Ă&#x152;DRHMHÂ&#x201E;RĂ&#x201E;RKDXDMÂ&#x201E;AHQAHQHMCDMÂ&#x201E;HKFHMyÂ&#x201E; LĂ&#x201E;YDÂ&#x201E;UDÂ&#x201E;Ă&#x20AC;QDMÂ&#x201E;XDQKDQHÂ&#x201E;XÂ&#x2039;KC@Â&#x201E;Â&#x201E;LHKXNM@Â&#x201E;X@JÂ&#x2039;MÂ&#x201E;JHĂ&#x152;HÂ&#x201E;S@Q@EÂ&#x2039;MC@MÂ&#x201E; YHX@QDSÂ&#x201E;DCHKHXNQ Â&#x201E;Ă&#x160;Ă&#x152;SDÂ&#x201E;DMÂ&#x201E;yNJÂ&#x201E;YHX@QDSÂ&#x201E;DCHKDMÂ&#x201E;NMÂ&#x201E;LĂ&#x201E;YD

5

$]L]1LNRODRVŠXQ 1RHO%DED  \ ]\à OGD$QWDO\DŠQà Q.DOH 'HPUH  LOoHVLQGH\Dà D\à SJ|UHY\DSWà âà NLOLVHGH QLNkKW|UHQOHULGH\DSà ODELOL\RU

9

Wedding ceremonies can also be arranged in the church at nearby Kale (Demre) where St. Nicholas (Santa Claus) lived and served in the 3rd century.

10

DEMRE ANTALYA

0242 871 68 21

08:00-17:00

-

DEMRE ANTALYA

0242 871 68 20

* 8, *+(Â&#x201E;8$1 +3(Â&#x201E;Ă&#x2039;$'1Ă&#x160;

.DSDGRN\DŠGDNLHQE \ N\HUDOWà  NHQWOHULQGHQ'|UWNDWà JH]LOHELOHQND\DODUD R\XOPXà VHNL]NDWOà NHQWLQNRULGRUODUà  VDUQà oODUDPXWIDNODUDYHàDSHOOHUHDoà Oà \RU

* 8, *+(Â&#x201E;4-#$1&1.4-#Â&#x201E;"(38Â&#x201E;

One of Cappadociaâ&#x20AC;&#x2122;s largest underground settlements, the tunnels of this eight-story rock-carved city, four levels of which are open to tourists, lead to water wells, kitchens and chapels.

08:00-16:15

-

* 8, *+(Â&#x2026;-$5Ă&#x152;$'Ă&#x2039;1

0384 218 25 00

  30

Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153; Â&#x153;


ROTA ROUTE

ÇARŞI İÇİNDE ÇARŞI TAHTAKALE A MARKET WITHIN A MARKET Eminönü sahilinden başlayarak dev bir pazar yerini andıran Tahtakale’nin çarşılar, hanlar, camiler ve hamamlarla örülü labirent sokaklarında birkaç saatlik yürüyüş. An hour’s stroll through the labyrinthine lanes of Tahtakale, which sprawls like a giant marketplace from the shore at Eminönü in a weave of markets, khans, mosques and baths. • MELİH USLU

HASIRCILAR ➊ Mısır Çarşısı’nın arkasından Haliç’e uzanan cadde, dev bir açık hava pazarı gibi. Asırlık kahve dükkânları köşe başında. Meşhur şarküterilerde çeşit bol. Nazar boncuklarından kek ve kurabiye kalıplarına akla gelen, gelmeyen sayısız ürünün sıralandığı vitrin ve seyyar tezgâhların bir kısmı tıka basa oyuncakla dolu.

HASIRCILAR ➊ Stretching along the Golden Horn behind the Egyptian

KUTUCULAR ❷ Hasırcılar’dan

KUTUCULAR ❷ The continuation of

Unkapanı’na uzanan caddenin devamı Kutucular olarak anılıyor. Her türlü ahşap ve hasır eşyanın satıldığı caddede neler yok ki? Rahleler, tabureler, sehpalar, beşikler, çerçeveler… Nostaljik şekerci dükkânlarıyla ünlü caddenin çevresinde Osmanlı döneminden bu yana işlevini sürdüren tarihi hanları keşfedebilirsiniz.

Hasırcılar in the direction of Unkapanı is known as Kutucular, or the street of the boxmakers. And what all can’t be found here where every imaginable kind of wicker and wooden furniture is sold. Lecterns, footstools, cradles, picture frames... You can also discover historic hans in use since the Ottoman period on this street known for its oldfashioned sweet shops.

RÜSTEM PAŞA CAMİİ ❹ Kanuni Sultan Süleyman’ın

RÜSTEM PAŞA MOSQUE ❹ Built by Suleyman the Magnificent’s

sadrazamı Rüstem Paşa tarafından yaptırılan cami, 16. yüzyılda teknik ve desen açısından zirveye ulaşan İznik çinileriyle bezeli. Ön cepheyi kaplayan gösterişli çini panolar, iç mekândaki süsleme sanatının ipuçlarını veriyor. Caminin iç duvarlarını çepeçevre saran çiniler, kırmızı ve mavi tonlardaki bitki motifleriyle büyüleyici bir doğa yorumu sunuyor.

grand vezir Rüstem Pasha, it is adorned with the Iznik tiles that reached their zenith of technique and design in the 16th century. The opulent tile panels on the building’s front facade give a hint of the art of decoration you will encounter within. Covering the mosque’s interior walls completely, the tiles offer a magical view of nature with their vegetal motifs in red and blue tones.

ŞAHİN ASLAN

Bazaar, this street of the makers of straw mats is like a giant openair market with century-old coffeehouses on almost every corner and no shortage of famous charcuteries. And some of its shop windows and itinerant stands, chock full everything from evil eye beads to cake pans and cookie cutters, are jam-packed with toys.

54 SKYLIFE | MART | MARCH 2010

Cityscope_semiha.indd 54

2/22/10 7:38 PM


, ,$1" Â&#x160;2VPDQOĂ G|QHPLQGHD\DNNDEĂ  Y YHWDNXQ\DLPDODWKDQHOHULQLQ E EXOXQGXâX0HUFDQJ Q P ]GH WR WRSWDQYHSHUDNHQGHXVXO oDOĂ Ă DQ D DW|O\HPDâD]DYHKDQODUODoHYULOL E \ NYHNDODEDOĂ NELUDOĂ Ă YHULĂ  NRPSOHNVL%XUD\Ă PHUNH]RODUDN VHoHQLĂ \HUOHULLoLQGHGHUL U QOHUL HOHNWURQLNHĂ \DODUHYDNVHVXDUODUĂ  YHDYPDO]HPHOHULEDĂ WDJHOL\RU +DILIHâLPOLELU\RNXĂ  ]HULQGH NDUĂ Ă OĂ NOĂ VĂ UDODQDQG NNkQODU DUDVĂ QGDJH]LQLUNHQVH\DKDW oDQWDODUĂ QGDQWDYODWDNĂ PODUĂ QD NHKULEDUWHVSLKOHUGHQGHNRUDWLI kOHPOHUHX]DQDQJHQLĂ  U Q \HOSD]HVLEDĂ Ă QĂ ]Ă G|QG UHFHN

,$1" Â&#x160;A place of bath clog and shoe factories in the Ottoman period, Mercan today is a large and crowded shopping complex full of hans, workshops and stores ERWKZKROHVDOHDQGUHWDLOD center for leather goods, electronics products, hunting gear and housewares. You will HQFRXQWHUDPLQGERJJOLQJ range of products from suitcases and backgammon sets to amber worry beads and decorative finials as you wend \RXUZD\XSLWVJHQWOHVKRS lined slope.

3 '3 * +$' , ,( Â&#x2021;5 VWHP3DĂ D&DPLLŠQLQ

4!(4!+!,%Â&#x20AC;"!4( Â&#x2021; This bath, located diagonally to

5 +Ă&#x2030;#$' -( 5 +Ă&#x2030;#$' Â&#x2030;dDNPDNoĂ ODU<RNXĂ XÂ ]HULQGHNLKDQ Â&#x2030;A large commercial building on the

oDUà à NDSà Và Qà QVDâoDSUD]à QGDNL KDPDPáVWDQEXO©XQHQHVNL KDPDPODUà QGDQ+DPDPdDUàà Và  DGà Qà WDàà \DQWDULKL\DSà GDNL G NNkQODUGDNXPDàNR]PHWLN àHNHUOHPHKDOà YHNLOLPVDWà Oà \RU ELQPHWUHNDUHOLNDODQD \D\à ODQKDPDPà QPHWUH oDSà QGDNLNXEEHVLQLQE \ NO â  NHQWLQoRâXWDULKLFDPLVLQGH\RN

WKHULJKWRIWKH5Â VWHP3DVKD0RVTXH market gate, is one of Istanbulâ&#x20AC;&#x2122;s oldest. Fabrics, cosmetics, candy, carpets and kilims are sold in the shops inside this historic structure, known today as the +DPDPdDUĂ&#x;Ă 7KHPHWHUGLDPHWHU dome of this bath, which covers a total of 5,350 square meters, is of a VL]HQRWHQFRXQWHUHGHYHQLQPDQ\RI Istanbulâ&#x20AC;&#x2122;s most historic mosques.

ĂĄVWDQEXOŠGDNLNHUYDQVDUD\WLSLKDQODUĂ Q HQE \ â .HPHUOLELUNDSĂ GDQJLULOHQ KDQĂ QRUWDVĂ QGD\ ]\Ă OWDULKOLELUGH FDPLYDUĂ&#x;DSNDSDOWRWDNĂ PHOELVHYH oRFXNJL\VLOHULEDĂ WDROPDN ]HUHWHNVWLO  U QOHULQLQVDWĂ OGà âà KDQJHoPLĂ WH ĂĄUDQOĂ HVQDIODUĂ \ODWDQĂ QPĂ Ă +DQĂ QELU GLâHUVĂ UDGĂ Ă Ă |]HOOLâLŠGH2VPDQOĂ  WRSOXPXQGDNLLONPDWEDDQĂ QD]Ă QOĂ NODU WDUDIĂ QGDQEXUDGDNXUXOPXĂ ROPDVĂ 

dDNPDNoĂ ODU6WUHHWLWLVRQHRIWKHODUJHVW hans in Istanbul. In the center of the han, which is entered through an arched gate, stands a 17th century mosque. A place where coats, hats, suits and childrenâ&#x20AC;&#x2122;s clothing are sold, it was known in the past for its merchants from Iran. Extraordinary feature of this han is that the first Ottoman printing press was set up here in 1567 by the empireâ&#x20AC;&#x2122;s minority communities. 2010 MARCH | , 13 | 2*8+(%$ 55

&LW\VFRSH VHPLKD LQGG 

  30


OS OS OSLO OS OS • MELİH USLU

VİKİNG UYANIYOR! Bir zamanlar Viking destanları ve fiyortların izinde çıkılan soğuk yolculuklarda kasvetli bir mola durağı olmaktan öteye geçemeyen Oslo, bugün deniz ürünü zengini restoranları, şaşırtıcı müzeleri ve renkli festivalleriyle Avrupa gezilerinin birinci ligine oynuyor. İşte yükselen Oslo’nun yedi cazibesi:

THE VIKINGS ARE WAKING UP!

Once no more than a dreary stop on a cold journey to the fjords and the land of Viking legends, Oslo today has entered the first league of European tourism with its seafood-rich restaurants, astonishing museums and vibrant festivals. Here are seven attractions in up-and-coming Oslo:

1

1. Kraliyet Sarayı: Bin yıllık kent geçmişiyle İskandinavya’nın en eski şehirlerinden biri olan Oslo için iyi bir başlangıç noktası. Şehrin kalbindeki dev bir parkın ortasında yükselen zarif yapının yerel ismi ‘Slottet’. Şehrin diğer mimari şaheseri olan Opera Binası, klasik müziğin merkezlerinden.

2. Viking Gemi Müzesi (Vikingskipshuset): 9. yüzyıldan kalma gemilerin yanı sıra zırhlar, kızaklar, el aletleri, ahşap eşyalar ve el dokumalarının sergilendiği müze, Viking çağını gözlerinizde canlandıracak. Her gün, 10.00-16.00 arası açık. Huk Aveny 35.

1. Royal Palace: A good starting point in Oslo, one of Scandinavia’s oldest cities going back a thousand years. This elegant structure smack dab in the middle of a park like a giant garden at the heart of the city is known as the ‘Slottet’. Another of the city’s architectural masterpieces is the Opera House, one of Oslo’s main venues for classical music. 2. Viking Ship Museum (Vikingskipshuset): This museum, with its exhibits of 9th century ships as well as armor, sleds, hand tools, wooden objects and handwoven textiles, recreates the age of the Vikings. Every day, 10 a.m. - 4 p.m. Huk Aveny 35.

2

Cityscope_semiha.indd 56

2/22/10 7:39 PM


5  .RKN%INQC„ 6G@S„VNTKC„XNT„R@X„SN„AN@QCHMF„NMD„NE„SGD„SNTQ„AN@SR„SG@S„KD@UD„EQNL„SGD„ G@QANQ„@MC„CHRBNUDQHMF„SGD„SHMX„HRK@MCR„SG@S„CNS„SGD„BHSXR„BN@RSKHMD„)TRS„ G@KE„@M„GNTQ„EQNL„SGD„G@QANQ „SGD„HRK@MCR„NɰDQ„RVHLLHMF „RTMA@SGHMF „ GHJHMF„@MC„U@QHNTR„M@STQD„RONQSR„CDODMCHMF„NM„SGD„RD@RNM „ 5. Oslo Fiyordu: /LPDQGDQNDONDQJH]LWHNQHOHULQHELQHUHNNHQWLQNÁ\ÁODUÁQÁVVOH\HQ DGDFÁNODUÁNHàIHWPH\HQHGHUVLQL]"0HYVLPLQHJ|UH\]PHJQHàOHQPH \U\àYHoHàLWOLGRâDVSRUODUÁLPNkQÁYHUHQDGDODUDOLPDQGDQ\DNODàÁN \DUÁPVDDWWHXODàÁODELOL\RU

3. Vigeland Parkı (Vigelandsparken): hQO1RUYHoOLKH\NHOWÁUDà*XVWDY9LJHODQG©ÁQ NDGDU\DSÁWÁ\ODVVOSDUNÁ\ÁOGDELU PLO\RQGDQID]ODLQVDQÁQ]L\DUHWHWWLâLQLELOL\RU PX\GXQX]"0LQLNJ|OOHUN|SUOHUIÁVNL\HOHU YHEDKoHOHUOHàHQOHQHQSDUNWD9LJHODQG©ÁQELU ]DPDQODUNXOODQGÁâÁHYLYHDW|O\HVLGHYDU

 5HFDK@MC/@QJ5HFDK@MCRO@QJDM #HC„XNT„JMNV„SG@S„SGHR„O@QJ „@CNQMDC„VHSG„RNLD„ „VNQJR„AX„SGD„E@LNTR„-NQVDFH@M„RBTKOSNQ„ &TRS@U„5HFDK@MC „VDKBNLDR„TOV@QCR„NE„@„LHKKHNM„ UHRHSNQR„@„XD@Q„#DBJDC„VHSG„LHMH„K@JDR „AQHCFDR „ ENTMS@HMR„@MC„F@QCDMR „SGD„O@QJ„@KRN„AN@RSR„@„ GNTRD„@MC„RSTCHN„NMBD„TRDC„AX„5HFDK@MC „

3

4. Akershus Kalesi: /LPDQÁQDUNDVÁQGDER\OXER\XQFDX]DQDQ NDOHNHQWLQRUWDoDâGDQNDODQHQJ|UNHPOL \DSÁODUGDQ1D]LOHUHGLUHQLàJ|VWHUHQ 1RUYHoOLOHULQHà\DODUÁQÁQVHUJLOHQGLâL NoNELUDVNHULP]HLOHHVNLELUNLOLVH\L GHNRULGRUODUÁQGDVDNOD\DQNDOHQLQ VXUODUÁQGDQNHQWLQPDQ]DUDVÁKDULND

4

  JDQRGTR"@RSKD 2SQDSBGHMF„@KNMF„SGD„KDMFSG„NE„SGD„G@QANQ „ SGHR„HR„NMD„NE„SGD„BHSXR„LNRS„L@FMHɱBDMS„ LDCHDU@K„RSQTBSTQDR „ „RODBS@BTK@Q„UHDV„NE„ SGD„BHSX„HR„SN„AD„G@C„EQNL„SGD„V@KKR„NE„SGD„ B@RSKD „VGHBG„G@QANQR„HM„HSR„BNQQHCNQR„@M„ NKC„BGTQBG„@MC„@„RL@KK„LHKHS@QX„LTRDTL„ CHROK@XHMF„SGD„ODQRNM@K„ADKNMFHMFR„NE„ 7. Norveç’in Tadı:6RPRQEDOÁâÁÁVWDNR]YHNDULGHV -NQVDFH@MR„VGN„QDRHRSDC„SGD„-@YHR JLELGHQL]UQOHULLOHoHàLWOLDYHWOHULQGHQROXàDQ\HUHO PHQVDUÁPVDNVRVOXSUHLOHVHUYLVHGLOL\RU1RUYHo VRIUDVÁQÁQHQL\LWDPDPOD\ÁFÁVÁLVHKDILIKDàODQPÁà VHE]HOHU  ,TMBG,›YDRH,TMBG,TRDDS„ 3GHR„LTRDTL„CHROK@XHMF„SGD„VNQJR„ NE„SGD„E@LNTR„-NQVDFH@M„@QSHRS„  3@RSDNE-NQV@X„ $CU@QC„,TMBG „VGNRD„O@HMSHMF„ %D@STQHMF„RD@ENNC„RTBG„@R„R@KLNM „KNARSDQ„@MC ?3GD„2BQD@L„VD„@KK„QDLDLADQ „HR„ OQ@VMR„@R„VDKK„@R„@„U@QHDSX„NE„F@LD„LD@SR „SGD„KNB@K„BTHRHMD„ HR„RDQUDC„VHSG„@„F@QKHB„OTQDD „3GD„ADRS„BNLOKDLDMS„SN„@„FNNC„ VDKK„VNQSG„RDDHMF „6HSG„O@HMSHMFR „ -NQVDFH@M„LD@K„HR„@„OK@SD„NE„AK@MBGDC„VHMSDQ„UDFDS@AKDR CQ@VHMFR„@MC„RJDSBGDR„SGD„@QSHRS„ CNM@SDC„SN„SGD„BHSX SGDLTRDTL HRNODMC@HKXDWBDOS,NMC@XR  3ÍXDMF@S@ %NQ@MDUDMQHBGDQ O@HMSHMFBNKKDBSHNM XNTL@XUHRHSSGD -@SHNM@K&@KKDQX 

7

6. Munch Müzesi (Munch Museet): ¨dÁâOÁN©WDEORVX\ODKDIÁ]DODUÁPÁ]GD \HUHGHQGQ\DFDQO1RUYHoOL UHVVDP(GYDUG0XQFK©XQ HVHUOHULQLQVHUJLOHQGLâLP]H J|UOPH\HGHâHU6DQDWoÁQÁQàHKUH EDâÁàODGÁâÁWDEORODUoL]LPOHUYH HVNL]OHULQ\HUDOGÁâÁP]HSD]DUWHVL JQOHULNDSDOÁTøyengata 53. 'DKD ]HQJLQELUUHVLPNROHNVL\RQLoLQ 8OXVDO*DOHUL©\HXâUD\DELOLUVLQL]

&LW\VFRSH VHPLKD LQGG 

O O O O   30


LA DOTTA * BOLOGNA

• OKTAY TUTUŞ

• BOLOGNA TURISMO

*LA DOTTA, İTALYANCA, ‘ÖĞRENMİŞ OLAN’ *LA DOTTA, ITALIAN, ‘THE LEARNED ONE’

058-069-bologno.indd 58

2/22/10 8:50 PM


Avrupa'da Venedİk'ten sonra en zengİn tarİhsel mİrasa ve Batı'nın en eskİ Ünİversİtesİne ev sahİplİğİ yapan Bolonya, bÜyÜleyİcİ olduĞu kadar modern ve aydın bİr Şehİr • With the richest historical legacy in Europe after Venice, and home to the West’s oldest university, Bologna is a city as modern and enlightened as it is magical•

058-069-bologno.indd 59

2/22/10 8:51 PM


yle bir şehir düşünün ki her baktığınız yerde, eğer merkezine yakınsanız, tarihi dokuyu görün, dokunun ve hissedin. Sokaklarında yürürken, bir zaman makinesiyle Orta Çağ’a ışınlanmış gibi hissetmenizi engelleyen tek şey dükkânların elektrikle aydınlatılan tabelaları ve günümüze uygun giyinmiş insanlarla onların kullandığı modern araçlar. Bolonya insanda değişik duygular uyandıran bir şehir. Dokusuyla kasvetli, belki de karanlık bulunabilen ancak biraz içine daldığınızda, sokaklarında kaybolduğunuzda hakkını hiç çekinmeden vereceğiniz kadar da sıcak ve kucaklayan bir şehir. Kocaman bir Orta Çağ tiyatrosu. Her şeyiyle yeniden canlandırılmış gibi...

Piazza Maggiore, Bologna’s most imposing square. Prominent architectural monuments like the Palazzo Re Enzo and San Petronio stand on this square, which also boasts the Fountain of Neptune.

magine a city such that, wherever you look, if you are near the city center you can see, feel and touch its historic texture. The only thing that keeps you from feeling you have been beamed back to the Middle Ages in a time machine as you stroll through its streets are the electrically lighted shop signs and the modern vehicles with their moderndressed drivers. Bologna is a city that arouses conflicting feelings in a person. A trifle dreary, perhaps even dark, on account to its texture, but a city that is warm and welcoming when you delve a little deeper into it and lose yourself in its streets. One enormous medieval theater, seemingly reanimated in all its myriad aspects.

UNIVERSITY TOWN I traveled to Bologna from Istanbul one beautiful spring day to be a consultant on a Turkish stand being set up at a fair. First to Milan and from there by train to Bologna. The fairs held in this city, which has been heavily engaged in trade throughout its history and is one of Italy’s most important transportation hubs, draw people from all over the world. Although fair visitors don’t have much time to take an interest in the city itself, for me this visit was an opportunity to soak up the atmosphere and experience everything like a native. And to hook up with my Italian friends whom I had not seen for a long time...

RUTRUM ACCUMSAN

ÜNİVERSİTE KENTİ Bolonya’ya bir fuar için kurulacak Türk standına danışmanlık yapmak üzere İstanbul’dan baharın en güzel günlerinden birinde gittim. Önce Milano’ya oradan da bir trenle Bolonya’ya... Tarihi boyunca hep ticaretle uğraşmış ve İtalya’nın en önemli ulaşım merkezi olan bu şehirde yılın belli zamanlarında yapılan fuarlar, dünyanın dört bir yanından insanı buraya çekiyor. Fuar ziyaretçileri, her ne kadar şehrin kendisiyle çok fazla ilgilenme fırsatı bulamasalar da, bu ziyaret benim için onu sindirmek ve ona ait ne varsa yerlisi gibi yaşamak için bir fırsattı. Ayrıca uzun zamandır görmediğim İtalyan arkadaşlarımı görmek için de... Milano ve Torino’yla beraber İtalya’nın en kalburüstü şehirlerinden birisi olan Bolonya, eski bir ulaşım merkezi ve gelişmiş sanayisi ile de bu seviyesini hep korumuş. Şehirde yaşayan insanların

Piazza Maggiore, Bolonya’nın en görkemli meydanı. Neptün Çeşmesi’ne ev sahipliği yapan meydanda Palazzo Re Enzo ve San Petronio gibi önemli mimari eserler de bulunuyor.

058-069-bologno.indd 60

2/22/10 8:51 PM


İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ

Uçaktan Bolonya’yı izlerken buraya neden Kızıl Şehir dediklerini anlayacaksınız. When you see Bologna from the air you will understand why it is called ‘the Red City’.

okuma oranı çok yüksek ve İtalya’da sol görüşlü olmasıyla meşhur. Zaten bu ve Orta Çağdan kalma yapıların kırmızı tuğlaları ve kiremitleri sebebiyle bir diğer ismi de ‘Kızıl Şehir (La Rossa).’ Bolonya’nın çok kültürlülüğünü ona yakıştırılan lakaplarından anlamanız mümkün. Başlıkta da gördüğünüz La Dotta, şehirdeki üniversiteye vurgu yapıyor. Bolonya, pek çok yönden bir üniversite şehri olarak adlandırılabilir. Her yeni eğitim dönemin şehrin nüfusu büyük oranda artıyor. Sokaklarında herhangi bir Avrupa şehrinde görebileceğinizden daha çok genç insan dolaşıyor. Bunda şehrin çok büyük olmaması da etken tabii. Ancak şehir merkezinde metrekareye iki genç insan düştüğünü söyleyebilirim rahatlıkla. 1088 senesinde kurulan, Avrupa’nın – hatta İskenderiye’yi saymayan kimilerine göre dünyanın – ilk üniversitesi olarak kabul edilen Bolonya Üniversitesi’nin vermiş olduğu mezunlardan sadece birkaç isim bile bu şehrin ne kadar büyük bir ilim ve kültür hazinesine sahip olduğunu anlamak için yeterli gelir: Dante, Nicolaus Copernicus, Thomas Becket, Durer, Marcelo Malpighi, Pier Paolo Pasolini, Umberto Eco.

Together with Milan and Turin, Bologna is one of Italy’s most extraordinary cities, a status it has always managed to preserve as a transportation hub from time immemorial and an advanced industrial region. Its residents are voracious intellectuals, known throughout Italy for their left-leaning views. Thanks to which, and to the blood red tiles and bricks of its medieval buildings, Bologna has always been known as ‘La Rossa’, ‘the Red City’, an epithet that befits its multiculturalness as well. ‘La Dotta’, as the title of this article indicates, also leaves its mark on Bologna, which is a university town to boot. Its population expanding in every new period, Bologna’s streets today are thronged with more young people than you will see in the average European city. And this is not attributable to the city’s being particularly populous. The city center easily boasts two young people per

62 SKYLIFE | MART | MARCH 2010

058-069-bologno.indd 62

2/22/10 8:51 PM


C

M

Y

CM

MY

CY CMY

K


.AHRPTHRHOR@DODQHNRSDR @KHADQH@LPT@LTR PTDNLMH CNKNQQTLDBNMDBSTQ0TH RNKTOS@SDLPTDRHUNKTOS@STQ @TS@SDL DRS BNMDRDRCNKTOS@S -HRMHRMNAHS@SHTLHMHDSTQ0TH BTRDSTQ@KHATR DSHTRBH@TCHS@R RDPT@STQLNCHFDMC@L

TOMBUL BOLONYA )XDUFÁOÁNYHQLYHUVLWHGÁàÁQGDàHKULD\DNWDWXWDQHQ |QHPOLGLâHUELOHàHQLGHPXWIDâÁ(PLOLD5RPDJQD %|OJHVL©QLQWPQGHROGXâX]HUH%RORQ\DGD SH\QLUYHàDUNWHULUQOHULGH\LQFHKHPHQDNOD JHOL\RU%XQX]DWHQàHKUH\D\ÁOPÁàUHVWRUDQODUGD VL]LVWHPHVHQL]GHGLNNDWLQL]LoHNHQUHQJkUHQN UQOHUGHQGHYDVDSH\QLUNDOÁSODUÁQGDQYHUHQNOL àLàHOHUGHQDQOÁ\RUVXQX]'LâHUELUODNDEÁRODQ¨/D *UDVVD 7RPEXO7KH)DW2QH ©%RORQ\D©QÁQ]HQJLQ PXWIDNNOWUQHYXUJX\DSÁ\RU(OEHWWHELUD]FÁN áWDO\DQPXWIDâÁ\ODLOJLOHQHQOHULQELOHKHPHQ]LKQLQGH FDQODQDFDâÁ]HUHEXUDVÁ%RORQH]VRVXLOHPHàKXU (WED]OÁEXGRPDWHVVRVXQDáWDO\DQODUUDJDOOD %RORJQHVHGL\RU$QFDN\HUOLDUNDGDàÁP$QGUHDV YHEHQ3R1HKUL©QLVDUDQEXUHVWRUDQYHPXWIDN oÁOJÁQOÁâÁQDNHQGLPL]LNDSWÁUPÁà|âOH\HPHâLLoLQ VLSDULàYHULUNHQWÁSNÁ%RORQ\DOÁODUJLELV|\O\RUX] 7DJOLDWHOOHDOUDJ %XQXQOD\HWHULQFHWDWPLQRODQPLGHPL]GHNLR

RPT@QD„LDSDQ „%NTMCDC„HM„ „SGD„4MHUDQRHSX„NE„!NKNFM@„ HR„@BJMNVKDCFDC„SN„AD„$TQNODR„NKCDRS„ „HMCDDC„SGD„VNQKCR„ NKCDRS„@BBNQCHMF„SN„SGNRD„VGN„CNMS„BNTMS„ KDW@MCQH@„ „@MC„ SGD„M@LDR„NE„ITRS„@„EDV„NE„HSR„FQ@CT@SDR„RTɳBD„SN„HMCHB@SD„SGHR„ BHSXR„HLONQS@MBD„SN„KD@QMHMF„@MC„BTKSTQD„#@MSD „"NODQMHBTR „ 3GNL@R„„!DBJDSS „ KAQDBGS„#ÄQDQ „,@QBDKN„,@KOHFGH „/HDQ„ /@NKN„/@RNKHMH „4LADQSN„$BN

!.+.&- 3'$% 3 !DRHCDR„HSR„E@HQR„@MC„HSR„TMHUDQRHSX „!NKNFM@R„BTHRHMD„HR„ @MNSGDQ„OQHLD„BNLONMDMS„NE„HSR„E@LD „3GD„M@LD„!NKNFM@„ HLLDCH@SDKX„ROQHMFR„SN„LHMC„@KK„NUDQ„SGD„$LHKH@ 1NL@FM@„ QDFHNM„@S„SGD„LDQD„LDMSHNM„NE„BGDDRD„@MC„BG@QBTSDQHD„ OQNCTBSR „@R„XNT„VHKK„RNNM„MNSHBD„EQNL„SGD„FHF@MSHB„BGDDRD„

64„„2*8+(%$ | MART | MARCH 2010

ERORJQR LQGG 

  30


tatlı ağırlığı şehirde ufak bir turla atalım diyoruz. Ne de olsa burası her yerinden tarih solunabilecek bir şehir. Hafiften başlayan yağmur bölgenin nemli iklimini hissettirse de Bolonya’da hiç ıslanmadan şehir merkezinde yürümek mümkün. Yaklaşık 38 kilometrelik revaklar hemen her sokağı sarıyor ve tüm meydanlarla kavuşturuyor. Tüm şehirde ise uzunlukları 45 kilometreyi buluyor. Yağmur, kar veya yaz aylarında 30 derecenin üstüne çıkan sıcaklık hiç önemli değil; onu keşfetmeniz için gerekli tüm konforu şehir size sunuyor. Ve bu konformist gezinti sırasında nereyi dolaşırsanız dolaşın ulaşacağınız ünlü bir meydan var: Piazza Maggiore.

Feodal dönemlerde her ailenin kendine ait bir kulesi varmış. Bugüne kalanlar içerisinde en ünlüleri Due Torri. Bir tanesi oldukça yamuk olan bu kuleler insana ister istemez İtalya’daki Pisa’yı ve neden kulelerin hep yamulduğunu düşündürüyor. In the feudal period every family had its own tower. Among those still standing, the most famous are the Due Torri. These two towers, one of which is leaning like the Tower of Pisa, inevitably raises the question of why it is that so many of Italy’s towers are not straight...

NEPTÜN VE FOUCAULT SARKACI Meydanda tüm haşmetiyle duran şehrin simgelerinden sayılabilecek Neptün Çeşmesi tüm güzelliğiyle revakların altından bakan beni karşılıyor. Haşmeti ve güzelliği karşısında saygı duymamak mümkün değil! Mümkün olmayan diğer şeyse yanına kadar gidip detaylarını inceleme isteğini dizginlemek. Fontana di Nettuno, gerçekten de suya hükmeden Neptün’ü çok iyi tasvir ediyor: Kıvrımları, artık yıllara meydan okumasına rağmen rengi dönmüş tunç madeninden gövdesi ve suya gönderme yapan figürleriyle... Piazza Maggiore’nin diğer bir yanında ise Palazzo Re Enzo sarayı istemeseniz de görüş alanınıza giriyor. Ancak meydandaki en etkili yapı, San Petronio Bazilikası.

wheels, colorful bottles and myriad other products that will catch your eye in the restaurants scattered all over the city. Another Bologna epithet, ‘La Grassa’ or ‘The Fat One’, lays emphasis on the city’s rich cuisine and famous Bolognese sauce, instantly recalled by those with a little interest in Italian cooking. The Italians call this meat-based tomato sauce ‘ragu alla Bolognese’. My local friend Andreas and I surrender wholeheartedly to the restaurant and cooking madness that permeates the Po Valley and, aping the natives, ask for ‘Tagliatelle al ragu’ when ordering our lunch. Sated now and feeling pleasantly stuffed, we commence a brief tour of the city. This is a city that exudes history from every nook and cranny. Although the light drizzle is a reminder of the region’s damp climate, you can stroll around the entire city center and never get wet. Approximately 38 kilometers of arcades (45 km in the city as a whole) cover almost every street and join all the squares, providing every possible protection against snow, rain and temperatures that can easily soar over 30 C in summer. And wherever you wander on your city stroll, all roads lead eventually to the Piazza Maggiore.

NEPTUNE AND FOUCAULT’S PENDULUM

66 SKYLIFE | ŞUBAT | FEBRUARY 2010

058-069-bologno.indd 66

Gracing the square in all its glory and greeting passersby from beneath the porticoes, the Fontana di Nettuno is one of the city’s icons. It is impossible to feel anything other than sheer awe in its presence. Another impossibility is reining in the urge to go up and examine it in detail. For the Fountain of Neptune is a truly outstanding depiction of the god of the sea, with its supple contours, the bronze body stained

2/22/10 8:52 PM


www.tnttv.com.tr

EN HAVALI FİLMLER

TNT’DE...

İYİ UÇUŞLAR 2 yıldır izlemeye değer ne varsa bu ekranda.

Ulusal olarak tüm Türkiye’de yayın yapan TNT’yi normal antenden, kablolu yayında S31. kanaldan, DIGITURK 54. kanaldan, D-Smart 21. kanaldan ve uyduda Türksat 2A - 42o doğu, 11.804 MHz, vertical (dikey), 24.444 Msym/s 5/6’dan izleyebilirsiniz.

SKYLIFE 215x275.indd 1

2/16/10 11:08 AM


Obis quis ipsaepe riostes aliberiam quamus, que omni dolorrume conectur? Qui soluptatem que si voluptatur autatem

NE ALINIR? WHAT TO BUY Şehirdeki hemen her mimari yapının küçültülmüş halleri. Ev yapımı tagliatelle ve şarküteri ürünleri kesinlikle alınmalı.

est, cones es doluptat. Nis nis nobitatium inietur? Qui cus etur alibus, et iusci auditas sequatur modigendam

San Petronio Bazilikası, dünyanın en görkemli yapılarından birisine dönüşecekken yarım kalmış ve tuğlalardan tamamlanmış. Eğer tasarlandığı gibi bitseydi nasıl görkemli olurdu diye düşünmeden edemiyor insan. Designed to be one of the world’s most magnificent structures, the San Petronio Basilica was left half finished and completed in brick. A person can’t help but wonder how splendid it would have been if completed as planned.

Miniature models of practically all the architectural monuments in the city. A purchase of the homemade tagliatelle and charcuterie products is also de rigueur.

NASIL GİDİLİR? HOW TO GET THERE Bolonya’ya THY’nın her gün karşılıklı seferleri bulunmaktadır. Turkish Airlines flies to Bologna and back every day of the week.

NE YENİR? WHAT TO EAT Muhakkak tagliatelle ve peynirleri denenmeli. İlla Türk yemeği yemek isterseniz Via Marsala’daki Oba Kebap’a uğrayın! You must definitely try the tagliatelle and cheeses. If it’s Turkish food you desire, stop at Oba Kebab on the Via Marsala!

Bazilikaya dikkatle bakmadan da yarıya kadar çok kaliteli mermerlerden yapıldığını ancak kalan kısmının basit tuğlalardan tamamlandığını görebilirsiniz. Döneminde halktan ağır vergiler alınmasına ve bu yüzden türlü zalimlikler uygulanmasına sebep olmuş bazilikanın inşaatı daha sonra maalesef tuğlalarla tamamlanmak zorunda kalınmış. Vatikan’daki muadilinden daha büyük ve ihtişamlı olması öngörülen bu mimari şahesere bakarken hem yarım kalmış güzelliği için üzülüyor hem de aynı dönemde yaşamış insanların böyle bir eser için neler feda ettiğine dair empati yapabiliyorsunuz. İçinde Foucault Sarkacı’nı ve eşsiz başka eserleri saklayan bu bazilika bugün dünyanın en iyi korunan yerlerinden birisi. Eğer yazın gidecek olursanız yarı çıplak, elinde bir elektrogitar ve arkasında yandaşlarıyla müzik yapan Bolonya’nın resmi delisi Bebbe Maniglio’yu görmeniz olası. Her seferinde belediye başkanlığına adaylığını koyan ancak bir türlü kazanamayan Maniglio’nun en büyük vaadi ise yazın çok sıcak olabilen Bolonya’nın ortasına halka açık dev bir yüzme havuzu yaptırmakmış. Kim bilir belki de önümüzdeki sezon Bolonya’da kocaman bir yüzme havuzu görürseniz, şehrin ne kadar kozmopolit olduğuna kolayca kanaat getirebilirsiniz.

68 SKYLIFE | MART | MARCH 2010

058-069-bologno.indd 68

2/22/10 8:52 PM


1567’de tamamlanan Neptün Çeşmesi Giambologna’nın erken dönem işlerinden birisi. Özellikle gece görmeniz çok önemli. Completed in 1567, the Fountain of Neptune is an early work of architect Giambologna. It is especially impressive by night.

by time, and the surrounding figures that recall to the sea. Across the Piazza Maggiore the Palazzo Re Enzo will enter your line of vision. But the most impressive structure on this square is the San Petronio Basilica. Unless you look closely, you will not notice that while half of it is built of high quality marble the other half is made of simple bricks. This basilica, a cause of onerous taxes and untold oppression in its time, later had, unfortunately, to be completed in bricks. When looking at this architectural masterpiece, which was meant to be even grander and more splendid than its counterpart in the Vatican, you will feel both regret for its half-finished beauty and empathy with its contemporaries who sacrificed themselves for its sake. Housing Foucault’s pendulum and other matchless artifacts, San Petronio is one of the best-preserved buildings in the world today. If you happen to go to Bologna in summer, you are likely to encounter Beppe Maniglia, the city’s scantily clad ‘certified lunatic’, who makes music on his electro guitar with his supporters as backup. Running for mayor of the city in every election but never winning, Maniglia’s biggest campaign promise is to have a giant public swimming pool built in the center of Bologna, which can get very hot in summer. Who knows? If you go to Bologna next summer you might just be surprised at how ‘cool’ this old city has become! 2010 MARCH | MART | SKYLIFE 69

058-069-bologno.indd 69

2/22/10 8:52 PM


070-083-canakkale.indd 70

2/22/10 8:39 PM


EN İYİ ROTALARIYLA ÇANAKKALE THE BEST ROUTES FOR EXPLORING ÇANAKKALE

Havayolu seferleri sayesinde pratik şekilde ulaşılabilen Çanakkale’yi tarihi, doğası, lezzetleri, müzeleri, efsaneleri ve ilkleriyle keşfetmek için beş özel rota.

Five different itineraries for exploring the history, nature, museums, legends and tastes of Çanakkale, in easy reach now by air. • MELİH USLU / HASAN MERT KAYA • NECİP ŞAHİN

070-083-canakkale.indd 71

• AYKAN ÖZENER / ABDÜLKADİR DEMİR

2/22/10 8:39 PM


TARİH ROTASI THE HISTORY ITINERARY ANTİK PATİKALARDA DOWN ANCIENT PATHS Antik çağlardan günümüze kadar adı yaşamış ve belki de insan var oldukça yaşayacak olan Assos bir açık hava müzesi niteliğinde. Anadolu’daki en eski felsefe okullarından birinin, Aristoteles tarafından kurulduğu bu bereketli topraklarda klasik, arkaik ve Helenistik dönem eserlerinin yanı sıra Roma ve Bizans kalıntılarını da görebilirsiniz. Tertemiz deniz binlerce yılın sırlarını saklar gibidir Assos’ta. Gün batımının en güzel izlenebileceği koylardan biri de Kadırga Koyu’dur. Çanakkale gezisinden sonra yorgunluğun atılacağı iki günlük bir dinlenme için son derece doğru bir tercih olacaktır. Assos’ta her bütçeye uygun konaklama olanakları mevcut.

Tarihi antik çağlara dek uzanan Çanakkale’de bir tarih yolculuğuna çıkmak istiyorsanız yola Gelibolu Yarımadası’ndaki savaş alanlarından başlayabilirsiniz. Assos ve Troya başta olmak üzere çok sayıda ören yerine sahip kentin müzeleri de rotanızı zenginleştirecek.

For a historical tour of Çanakkale, whose history dates back to antiquity, you can start from the Gallipoli peninsula, where extensive ruins and city museums, most notably Assos and Troy, will enrich your itinerary.

ASSOS An ancient settlement that has survived to our day and will probably last as long as man himself, Assos is a virtual open air museum. On these fertile lands, where Aristotle founded one of the oldest schools of philosophy in Anatolia, you may see Byzantine and Roman ruins as well as monuments going back to the Hellenistic and Archaic periods. A crystal clear sea seems to harbor millennia-old secrets at Assos, where Kadırga Cove offers the most beautiful sunsets. The perfect spot for a couple days’ rest after an exhausting Dardanelles Tour, Assos offers accommodation to fit every budget.

TARİHE ARMAĞAN GIFT OF HISTORY

TROYA

TROY

Efsaneleriyle klasik batı edebiyatının temelini oluşturan, iki yüzyıla yakın zamandır sürdürülen kazılarda hemen her sezon yeni bir yerleşim katmanının bulunduğu, 3200 yıllık bir kent Troya. Dünyanın en meşhur ve en çok tanınan antik kentlerinden biri olan Troya’nın muhteşem hazinesi Arkeolog Heinrich Schliemann tarafından 1871 yılında bulundu. Mitolojik kahramanlardan Aşil’in, Hektor’un, Paris’in kozlarını paylaştığı, Olimpos Dağı’nın sakinlerinden başta Zeus ve Hera’nın, Athena ve Afrodit’in işlerine karıştığı Troya’nın önemi her geçen gün daha çok anlaşılıyor.

Its legends forming the stuff of classical western literature, Troy is a 3,200-year-old site where a new layer of settlement is discovered almost every year in the excavations that have been under way here for 200 years. The magnificent treasure of Troy, one of the world’s most famous and best known ancient cities, was discovered by German archaeologist Heinrich Schliemann in 1871. Something new is learned with every passing day about Troy, where the mythological heroes Achilles, Hector and Paris settled their accounts, and the Olympian deities Zeus, Hera, Athena and Aphrodite interfered endlessly in each other’s affairs.

ADAYA SADAKAT

ISLAND DEVOTION

Bozcaada, kalesi, kalamarı, üzümü, daracık taş sokakları ve turkuvaz sularıyla büyüler insanı. Akdeniz uygarlıklarının izlerini bıraktığı Bozcaada’nın tarihine ve kültürüne ışık tutan Bozcaada Yerel Tarih Müzesi, adanın zengin birikimine ışık tutuyor. Ayazma yolu Palamar Mevkii’nde geniş, bağlık bir arazide kurulu olan müze, ada merkezine iki km uzaklıkta.

Bozcaada draws one in with its castle, calamari, grapes, stone-paved streets and turquoise waters. And Bozcaada Local History Museum throws light on the rich history and culture of this island, where the civilizations of Mediterranean basin have left traces throughout history. The museum is located on the road to the ‘ayazma’ or underground spring, in a large wine-growing area at Palamar, 2 km from the center.

BOZCAADA

BOZCAADA

72 SKYLIFE | MART | MARCH 2010

070-083-canakkale.indd 72

2/22/10 8:39 PM


ASSOS

Scene of the world’s first beauty contest, Çanakkale is a nature lover’s paradise with its mountains and forests that have inspired artists. You will derive untold pleasure from roaming around these natural areas and fishing towns perched at the westernmost tip of Anatolia and the entire Asian continent.

ASYA’NIN EN BATI UCU

BABAKALE ASIA’S WESTERN TIP

DOĞA ROTASI NATURE ITINERARY

Tarihteki ilk güzellik yarışmasının yapıldığı dağları ve sanatçılara ilham veren ormanlarıyla Çanakkale, doğaseverler için cennet. Sadece Anadolu’nun değil, Asya kıtasının en batı ucuna kurulmuş balıkçı kasabalarının bulunduğu doğal alanlarda gezinmekten çok keyif alacaksınız.

Türkiye ve Asya’nın batı ucundaki Babakale, salaş balık lokantaları ve huzurlu kahvehaneleriyle küçük bir balıkçı kasabası. Beyaz badanalı taş evleri ve denize açılan sokaklarıyla insanı sarmalayan yöre, eski bir limanın yamacında.

At the westernmost point of Turkey and Asia, Babakale is a small fishing town of rustic fish restaurants and quiet coffeehouses. With its whitewashed houses and streets that end at the sea, it is situated on the slopes of an ancient harbor in a spot that will charm you at first glance.

EFSANELER DİYARI LAND OF LEGEND

KAZDAĞI KAZDAĞI

İLHAM VEREN ORMAN

YENİCE

Dünyaca ünlü bir sinema yönetmenimiz Nuri Bilge Ceylan’ın yetiştiği yer olarak bilinen Yenice’de, Çanakkale’nin en güzel doğal alanlarından biri saklı. Cannes Film Festivali’nde en iyi yönetmen ödülü kazanan ünlü sinemacıya ilham veren Yenice Ormanı, uçsuz bucaksız kırlara birer bilye gibi dağılmış civar köy ve kasabalara eşsiz bir fon oluşturuyor. Baklaçal Dağı eteklerindeki Yenice ilçesini çepeçevre saran ormanlar, özgün ağaç türlerine sahip. Yöreye özgü minaresiz camiler de keşfedebileceğiniz Yenice’de gezinirken Ceylan’ın Koza, Kasaba ve Mayıs Sıkıntısı filmlerinde bir yolculuğa çıkmış gibi hissedeceksiniz.

Efsaneler dağının ya da mitolojideki adıyla İda’nın oksijen yüklü havasıyla yenilenmeye ne dersiniz? Yüksek oksijen yoğunluğuyla ideal solunum koşullarına sahip olduğu bilimsel olarak kanıtlanan Kazdağı, dere ve pınarlarla dolu. Tarihteki ilk güzellik yarışmasına ev sahipliği yaptığı söylenen doğal alan, 1993 yılında milli park ilan edilmiş. Balayı, yemek kursu ve felsefe günleri gibi çok sayıda aktivite organizasyonu yapan butik oteller, dağın denize yakın eteklerinde hizmet veriyor. Zengin florasıyla dikkat çeken bölgedeki sayısız yürüyüş parkurunun en gözdeleri Sabahattin Ali ve Mustafa Seyit Sutüven’e ilham veren Hasanboğuldu ve Sutüven Şelalesi.

What would you say to refreshing yourself in the oxygen-laden air of the legendary Mount Ida of Greek mythology, aka Kazdağı? Its pure air scientifically proven to offer ideal respiratory conditions, Kazdağı is literally bursting with fountains and natural springs. This natural area, said to have hosted the first beauty contest in history, was declared a national park in 1993. Its boutique hotels in the foothills of the mountains at the edge of the sea are used today for occasions galore all the way from honeymoons to cooking classes and philosophy days. The most popular of the countless hiking trails in this region noteworthy for its rich flora are Hasanboğuldu and Sutüven Falls, which inspired Turkish writers Sabahattin Ali and Mustafa Seyit Sutüven.

INSPIRING FOREST

YENICE

Childhood home of world-renowned Turkish film director Nuri Bilge Ceylan, Yenice boasts one of the most beautiful natural areas in Çanakkale. And the Yenice Forests, which were an inspiration to the famed filmmaker, who took the award for best director at the Cannes Festival, make a matchless backdrop to the neighboring towns and villages scattered like marbles throughout the countryside. The forests that surround the town of Yenice in the foothills of Mt. Baklaçal exhibit endemic species of trees. While touring Yenice, where you will also discover the mosques with no minarets that are peculiar to this locale, you will feel as if you have set off on a journey through Ceylan’s films, Cocoon, Small Town, and Clouds of May.

74 SKYLIFE | MART | MARCH 2010

070-083-canakkale.indd 74

2/22/10 8:39 PM


ZAFER YOLU ROTASI VICTORY ROUTE ITINERARY

Çanakkale Savaşı… Bir milletin kaderinin belirlendiği topraklar. Binlerce askerin toprağa düştüğü, destanlar yazılan coğrafya. Müzeler, anıtlar ve şehitliklerle bezeli Gelibolu Yarımadası’ndaki ‘Zafer Yolu Rotas’ını gezerken duygularınıza hâkim olamayacaksınız.

ZAFER YOLU

Şair Çanakkale Savaşları hakkında ‘Dur Yolcu! Bilmeden gelip bastığın bu toprak bir devrin battığı yerdir!’ der. Bu toprakları bilmek ve Çanakkale’nin yakın geçmişte oynadığı rolü önemini kavramak için Eceabat, Arıburnu, Kanlı Sırt, Conkbayırı, Seddülbahir, Kemalyeri ve 57.Alay Şehitliği alanları mutlaka görülmeli. Çanakkale Abidesi, irili ufaklı birçok şehitlik ve müzelerin yanı sıra; Anzak Koyu ve tören alanı, Seyit Onbaşı Anıtı, Namahgâh Tabyası ve siperler ziyaret edilmeli. Yukarıdan bakıldığında kalp şeklinde gözüken Kilitbahir Kalesi’de ihmal edilmemeli. Tavsiyemiz Gelibolu Tarihi Milli Parkı’ndaki turunuza bir tam gününüzü ayırmanız.

Fought here on the Gallipoli peninsula, the Battle of the Dardanelles determined the fate of a nation. It is steeped now in legend as a place where thousands of men lost their lives. You may find it difficult to control your emotions as you follow the ‘Victory Route’ on this peninsula covered with monuments, museums and cemeteries.

ANMA GÜNLERİ

COMMEMORATIVE DAYS

Bu yıl Deniz Savaşları Zaferi’nin 95. yılının kutlanacağı Çanakkale’de, 13–18 Mart tarihleri arasındaki Zafer Haftası kapsamında çeşitli törenler ve etkinlikler düzenlenecek. Her yıl 24–25 Nisan’da Anzak koyunda düzenlenen Çanakkale Kara Savaşlarını Anma Törenleri’ne ise Yeni Zelanda ve Avustralya başta olmak üzere pek çok ülkeden on binlerce ziyaretçinin katılması bekleniyor. Önemli günlerle ilgili detaylı bilgi için Çanakkale İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nü arayabilirsiniz. Tel: 0286 217 23 71.

A series of ceremonies and other events will be organized this year March 13-18 in honor of Victory Week to mark the 95th anniversary of the Dardanelles Naval Battles. Tens of thousands of visitors from many different countries, mainly Australia and New Zealand, are expected to take part in the Memorial Ceremonies for the Dardanelles Land Battles, held each year at Anzac Cove on April 24-25. In addition, the Bozcaada Art, Culture and Grape Harvesting Festival will take place this year as every year in the first week of September. Call the Çanakkale Province Department of Culture and Tourism for further details about these important days. Tel: +90286 217 23 71.

GELİBOLU YARIMADASI

VICTORY ROUTE

GALLIPOLI PENINSULA

“Stop, Traveler!” said the poet Mehmet Akif. “This land were you step unwittingly is the place where an era ended.” Seeing Eceabat, Arıburnu, Kanlı Sirt, Conkbayırı, Seddülbahir, and the 57th Infantry Regiment’s Cemeter and Memorial is essential for knowing these lands and understanding Çanakkale’s importance in recent history. Besides the Gallipoli Memorial and the museums and cemeteries large and small, other must-see’s include Anzac Cove and memorial, the Corporal Seyit Memorial, and the Namahgâh Redoubt and earthworks. Nor should Kilitbahir Castle, which looks heart-shaped when viewed from above, be overlooked. We recommend that you allow a full day for your tour of Gallipoli Peninsula Historical National Park.

76 SKYLIFE | MART | MARCH 2010

070-083-canakkale.indd 76

2/22/10 8:39 PM


DUR YOLCU! STOP, PASSENGER!

ZAFER HAFTASI’NDA

ÇANAKKALE

Yakın tarihimizdeki en büyük kara savaşlarından birinin yaşandığı Gelibolu Yarımadası’nı gezmek ve Atatürk ile silah arkadaşlarının aziz hatırasını yad etmek için 13–18 Mart tarihleri arasındaki Zafer Haftası iyi bir fırsat. Türk, Avustralya, Fransız, İngiliz ve Yeni Zelanda askerleri anısına dikilmiş 70 civarında anıt ve şehitliğin yanı sıra, savaşın trajedisini gözler önüne seren müzelerle bezeli yarımadayı gezerken duygularınıza engel olamayacaksınız. Peki, dört bir köşesi Çanakkale Savaşı’nın izleriyle dolu dev bir açık hava müzesi biçimindeki Gelibolu Yarımadası nasıl gezilir? Kabaca bir rota vermemiz gerekirse, Eceabat’a giden sahil yolu üzerindeki Akbaş mevkiinden geziye başlamak iyi bir seçim olacaktır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün müze evinin bulunduğu Bigalı köyünden sonra, savaşın en yoğun yaşandığı Conkbayırı ile Arıburnu arasındaki bölgeyi ziyaret edebilirsiniz. Anzak koyu, Kabatepe ve Açıtepe’den devam eden güzergâh, Hisarlık Burnu’nda yükselen dev Zafer Anıtı ile son bulacak.

VICTORY WEEK AT

ÇANAKKALE

RUTRUM ACCUMSAN

Victory Week, March 13-18, is an excellent opportunity for touring the Gallipoli Peninsula, scene of one of the greatest land battles in recent history, and for honoring the memory of Ataturk and our now-departed comrades-in-arms. You may find it difficult to contain your emotions as you tour this peninsula covered with seventy some cemeteries and monuments erected to the memory of the Turkish, Australian, French, England and New Zealand troops who fought here, as well as museums documenting the tragedy of war. How then to tour the Gallipoli Peninsula, which is like a giant open air museum exhibiting vestiges of the battle on every side? As a rough itinerary, a good choice would be to start from Abbas on the coastal rode to Eceabat. After the village of Bigalı, location of the house, now a museum, where Gazi Mustafa Kemal Ataturk had his headquarters, you can visit the area between Conkbayırı (Chunuk Bair) and Arıburunu where the fighting was at its most fierce. The route through Anzac Cove, Kabatepe and Açıtepe ends at the colossal Victory Monument that rises at Hisarlık Burnu.

78 SKYLIFE | MART | MARCH 2010

070-083-canakkale.indd 78

2/22/10 8:40 PM


C

Composite

M

Y

CM

MY

CY CMY

K


LEZZET ROTASI CULINARY ITINERARY LEZZET MOLASI

Yerel lezzetlerin eşliğinde yapacağınız Çanakkale gezisini unutamayacaksınız. Bozcaada’da domates reçeli, Gelibolu’da sardalya ve Mevlevi tatlısı, Bayramiç ve çevresinde keşkek ve Babakale’de kalamar tavanın tadına bakmadan yolculuğunuzu tamamlamayın deriz.

The local cuisine will make your Çanakkale tour a memorable one. We recommend you not conclude your visit without trying tomato jam at Bozcaada, sardines and Mevlevi Turkish delight at Gelibolu, keşkek (a meat and cracked wheat dish with hot red pepper) at Bayramiç and fried calamari at Babakale.

İSKELE MEYDANI

Kordon boyundaki balık lokantalarına uğramadan iskele meydanı çevresindeki dükkânlarda meşhur peynir helvasının tadına bakmadan Çanakkale gezisi eksik kalır. İskele Meydanı’nın simge yapısı olan dört katlı saat kulesi, 1897 tarihli. Kule ile Çimenlik Kalesi arasındaki bölge, asırlık evleriyle kentin eski dokusunun görülebileceği en iyi yerlerden. Saat kulesinin hemen arkasındaki sokaklar ise tarihi hanları, sahafları, sanat atölyeleri ve müzik kulüpleriyle bir kültür merkezi gibi. İlhami Algör’ün ‘Yalı Hanı ve Sakinleri’ kitabında da bahsettiği tarihi Yalı Han’da ise yıl boyu sergiler, söyleşiler ve film gösterimleri düzenleniyor.

STOP AND TASTE

İSKELE SQUARE

No visit to Çanakkale is complete without a stop at the fish restaurants along the esplanade or without a taste of the famous ‘cheese halvah’ sold in the shops around İskele Meydan, the square at the boat landing. Its iconic four-story clock tower, built in 1897, offers one of the best vantage points for viewing the texture of the old town and its century-old houses stretching from the tower to Çimenlik Castle. And the streets immediately behind the Clock Tower are a virtual culture center with their historic hans, secondhand bookshops, art studios and music clubs. The historic Yalı Han, described in İlhami Algör’s book, “The Yalı Han and Its Residents’, hosts exhibitions, interviews and films all year round.

ZEYTİNE SAYGI

RESPECTING THE OLIVE

ADATEPE

ADATEPE

Yöre kültüründe özel bir yeri olan zeytinyağının üretim aşamalarını görüp taze köy ekmeğiyle zeytinyağının tadına bakabileceğiniz, eğitici ve eğlenceli bir müze. Restore edilmiş tarihi bir sabun fabrikasında, bir yandan zeytinyağı üretimine devam edilirken, öte yandan zeytin, zeytinyağı ve sabun üretimiyle ilgili araç, gereç ve aksesuarlar sergileniyor. Türkiye’de türünün ilk örneği olarak 2001 yılında açılan müzede, eski zeytinyağı presleri, zeytin toplama aletleri, taşıma ve saklama kapları, çeşitli folklorik objeler görülebilir. Her gün 08.30–18.30 arası açık. Küçükkuyu, Çanakkale. Tel: 0286 752 13 03

An entertaining and educational museum where you can observe the different stages of olive oil production, which has a special place in the local culture, and sample its taste on wholesome village bread. Continuing to produce olive oil today in a restored former soap factory, the museum offers displays of the tools and equipment of olive, olive oil and soap production. Opened in 2001 as the first museum of its kind in Turkey, it features ancient olive oil presses, olive harvesting equipment, transport and storage containers, and a variety of folkloric objects. Open daily 8:30 a.m. to 6:30 p.m. Küçükkuyu, Çanakkale. Tel: +90286 752 13 03

80 SKYLIFE | MART | MARCH 2010

070-083-canakkale.indd 80

2/22/10 8:40 PM


AKTİVİTE ROTASI SPORTS ITINERARY

ASSOS

Adrenalin seviyenizi yükseltmeyecek Çanakkale rotası bana göre değil diyorsanız doğa aktivitelerini yolculuğunuza dâhil etmelisiniz. Doğa yürüyüşü, dağ bisikleti, yüzme, olta balıkçılığı ve tüplü dalış için ideal alanlar barındıran kentte çok sayıda aktivite sizi bekliyor.

If you’re bent on raising your adrenaline level during your Çanakkale tour, then be sure to include some sports activities. Nature walks, mountain biking, swimming, line fishing and scuba diving are just a few of the many sports that await you here.

SUALTI CENNETİ

SAROS KÖRFEZİ Yüzme, güneşlenme, sörf ve kamp olanaklarıyla tercih edilen körfez, Türkiye’nin en önemli tüplü dalış alanlarından biri. Dalış tutkunları tarafından doğal akvaryum olarak nitelendirilen körfezde 240’tan fazla deniz canlısı tespit edilmiş. Akıntı kanalları nedeniyle dalgıçlara sürekli açık ve net bir görüş olanağı sağlayan körfezde tüplü dalış için en elverişli bölgeler, Mecidiye ve Erikli açıklarında bulunuyor. Kömür Limanı’nın 200 metre kadar açığındaki Minnoş Kayalıkları, duvar dalışı yapmaya çok müsait. Adını dibindeki tarihi top güllelerinden alan Toplar Burnu’nda ise iri mercanlar görmek mümkün.

UNDERWATER PARADISE

GULF OF SAROS ROMANTİK DOĞA

GÖKÇEADA

Türk ve Rum kültürlerinin iç içe geçtiği köyleri, tertemiz kumsalları ve sakin köyleriyle Gökçeada, Türkiye’nin en büyük adası. Zeytin ağaçlarının gizlediği eski bir taş evde konaklamak, Kefaloz’da martı ve dalga seslerini dinlemek, Marmaros Şelalesi’ne yürümek, adanın sunduğu ayrıcalıklardan sadece birkaçı… İlginç kaya oluşumlarıyla adanın en güzel koylarından biri olan Yıldızkoy’da, Türkiye’nin ilk sualtı milli parkı bulunuyor. Adanın dillere destan lezzeti dibek kahvesinin tadına bakabileceğiniz tarihi mekânlarıyla Zeytinliköy, adanın en eski yapılarından biri olan İskiter Kalesi’nin bulunduğu Kaleköy de görülmeye değer.

A popular place for swimming, sunbathing, surfing and camping, this gulf is one of Turkey’s leading scuba diving sites. More than 240 species of sea creatures have been identified in its waters, which have been dubbed a natural aquarium by diving enthusiasts. The area off the coasts of Mecidiye and Erikli, which offer divers continuous, clear visibility thanks to their currents, are the gulf’s best scuba diving zones. The Minnos rock formations 20 meters off the coast at Kömür Limanı are well-suited to wall diving. And you can see giant corals at Toplar Burnu, a headland named for the historic cannon balls that lie on the sea-floor here.

ROMANTIC NATURE

GÖKÇEADA

With its pristine beaches and tranquil villages that blend Turkish and Greek culture, Gökçeada is Turkey’s largest island. Overnighting in an old stone house hidden among the olive trees, listening to the cry of the gulls and the lap of the waves at Kefaloz, and hiking to Marmaros Falls are just a few of the attractions this island has to offer. Turkey’s first underwater national park is located at Yıldızkoy, one of the island’s loveliest coves with its fascinating rock formations. And Zeytinliköy with its historic venues where you can taste the island’s famous ‘dibek’ coffee, and Kaleköy, location of İskiter Castle, one of the island’s oldest structures, are well worth a visit. 82 SKYLIFE | MART | MARCH 2010

070-083-canakkale.indd 82

NASIL GİDİLİR? HOW TO GET THERE THY, İstanbul’dan Çanakkale’ye salı, perşembe ve pazar günleri karşılıklı sefer düzenliyor. Hareket saatleri İstanbul’dan 15:00, Çanakkale’den 16:45’te. Turkish Airlines flies from Istanbul to Çanakkale and back on Tuesdays, Thursdays and Sundays. Flight times are 3 p.m. from Istanbul and 4:45 p.m. from Çanakkale.

2/22/10 8:40 PM


84 SKYLIFE | MART | MARCH 2010

084-091-eczacibasi.indd 84

2/22/10 9:41 PM


‘ÇAĞRIŞIMLAR, DOSTLUKLAR, TANIKLIKLAR’ ‘FRIENDSHIPS, ASSOCIATIONS, TESTIMONIALS’ Geçtiğimiz günlerde kaybettiğimiz kültür adamı Şakir Eczacıbaşı’nın ardından pek çok yazı yazıldı. Şimdi sıra; Şakir Bey’in anılarını, onun kaleminden dinlemekte… Much has been written in the wake of the cultural figure, Şakir Eczacıbaşı, who died at the end of January. It is time now to hear the story straight from the horse’s mouth. 1993 yılından beri İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın (İKSV) Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı yürüten fotoğrafçı, işadamı, yazar ve kültür adamı Şakir Eczacıbaşı’nı 23 Ocak 2010’da kaybettik. Şakir Bey’in ardından pek çok yazı yazıldı; herkes kendi tanıdığı Şakir Eczacıbaşı’nı anlattı. Şimdi sıra anıları onun kaleminden dinlemekte… Şakir Bey’in anılarını derlediği kitabı ‘Çağrışımlar, Tanıklıklar, Dostluklar’, Nisan ayında Remzi Kitabevi etiketiyle raflarda olacak. Üç yıllık bir çalışmanın ürünü olan kitabını, verdiği son röportajlardan birinde şöyle anlatıyordu Şakir Bey: “Uzun bir süre yazıp yazmamayı düşündüm aslında. Ancak o kadar çok şey yaşadım ve gördüm ki... Sonunda iki nedenden ötürü yazmaya karar verdim. İlki, anıların aynı zamanda birer deney olması. İnsanlar yaptıkları deneyleri ve elde ettikleri sonuçları yazarsa bazı insanlara, özellikle de gençlere bunlar üzerine düşünme olanağı tanımış olur. Ben de yeni fikirler, düşünceler verebileceğimi düşündüm. İkinci neden de kitabımın gelirinin İKSV’ye kalacak olması…” İKSV, Şakir Bey için çok önemliydi. Vakfın Şişhane’deki yeni binası ‘Deniz Palas’ın 40 ay süren restorasyonuyla bire bir ilgilenen Şakir Bey, binanın açılışına rahatsızlığı nedeniyle katılamamış olsa da huzur içindeydi. Festival ve etkinlikler sürdükçe öyle de kalacak… Board Chairman since 1993 of the Istanbul Foundation of Culture and Arts (IKSV), writer, photographer, businessman and cultural figure Şakir Eczacıbaşı died on January 23 of this year. Much has been written since his death; everyone who knew him has spoken up. And it is time now to hear what the man himself has to say. Şakir Bey collected his memoirs in a volume titled ‘Friendships, Associations, Testimonials’, published by Remzi Kitabevi. He describes the book, the fruit of three years of work, in one of the last interviews he gave: “I actually thought for a long time about whether to write it or not. But I had seen and lived through so much that in the end I decided to write it for two reasons: First, memoirs are at the same time essays. If people write about the experiments they did and the results they obtained, they give other people, especially young people, an opportunity to consider such things. I thought that I too had new thoughts and ideas I could share. The second reason was that the proceeds from the book would go to theCulture and Arts Foundation. The Istanbul Foundation of Culture and Arts was indeed very close Şakir Eczacıbaşı’s heart. After having taken a close interest in the ‘Deniz Palas’,(Sea Palace) the Foundation’s new building at Şişhane whose restoration took three and a half years, he could rest easy even though he was unable to be present at the building’s opening due to ill health. And so shall he remain in rest now as the festival and other events continue apace... • JÜLİDE KARAHAN 2010 MARCH | MART | SKYLIFE 85

084-091-eczacibasi.indd 85

2/22/10 9:41 PM


KİTAPTAN FROM THE BOOK

KÖPRÜDEKİ EV Kapının ardında küçük bir taşlık bulunuyordu. İlkokula gittiğim yılın yazında, o taşlıkta bir resim sergisi açmak aklıma gelmişti. ... Düşüncemi mahalledeki iki arkadaşa anlatmıştım; onlar da kolları sıvayıp bana katılmışlar, beraberce hazırlıklara başlamıştık. Bizim resimlerimiz bir sergi açmaya yeterli değildi; yöreyi kapı kapı dolaşıyor, çocukların resimlerine bakıyor, güzel bulduklarımızı alıyorduk. ... Açılışa karşıdaki bakkal Ahmet Efendi’yi, fırıncıyı, fırıncının çıraklarını, bizden annemi, Melih, Haluk, Fatma, Raşel, aşçı Emine Hanım’ı ve arkadaşlarımın anne babalarını çağırmıştık. ...Açılışı sabah saat sekizde, babam eczaneye gitmek için evden çıktığında yapmayı tasarlamıştık. Taşlığı silip süpürmüş, iki duvarı da görecek biçimde sandalyeler yerleştirmiş, önlerine de küçük bir sehpa koymuştuk. Annemin dikiş kutusundaki makası,

konuk odasındaki içi çikolata dolu kristal şekerliği alıp sehpanın üstüne yerleştirmiştim. Bakkal Ahmet Efendi’nin armağan ettiği kırmızı kurdeleyi kapıya germiş, iki ucundan bağlamıştık. Bir büyük kartona da sergiyi bildiren bir yazı yazıp kapıya asmıştık: “Burada çocuk resimleri sergisi var. Görmenizi istiyoruz.” Açılış konuşmasını yapmasını da babamdan istemiştim. ...Tam sekizde kapının önüne gelen babam, çocukların böyle şeylerle uğraşmasının yararı üstüne kısa bir konuşma yaptıktan sonra kurdeleyi kesip sergiyi açmıştı. Gelenler konuşmayı alkışlamışlar, sonra birlikte sergiyi gezmişler, bizi kutlamışlardı. Sergi on beş gün açık kaldı; gelip geçenin önüne çıkıyor, çikolata tutup sergiye sokuyorduk. Sanıyorum geçenler, sergiyi görmekten çok çikolata yemeye geliyorlardı. Çocuk sergisini üç yıl boyunca açmıştık; onlar benim ilk sergilerimdi.

THE HOUSE ON THE BRIDGE There was a small stone-paved area just inside the door. In the summer after I started elementary school, I got the idea of opening a painting exhibition there. I told a couple friends in the neighborhood about my idea, and they rolled up their sleeves to help me and together we started getting the exhibition ready. We didn’t have enough pictures of our own to open an exhibition, so we went from door to door around the neighborhood looking at pictures by other kids and taking the ones were thought were good... We invited the neighborhood grocer, Ahmet Efendi, the baker and his apprentices, as well as our mother, Melih, Haluk, Fatma, Rashel and our cook Emine Hanım and our friends’ mothers and fathers to the opening. We scheduled the opening for eight o’clock in the morning when my father left the house to go to the pharmacy. We had swept the stone area clean as a whistle, set up straight chairs in view of the two walls and placed a small table in front of them. On the table I had arranged the scissors from

my mother’s sewing box and two crystal candy dishes full of chocolates from the guest room. We had stretched a red ribbon given to us by the grocer Ahmet Efendi across the doorway and fastened it at both ends. We also made a sign announcing the exhibition on a big piece of cardboard and hung it on the door: Children’s painting exhibition. We would like to see you there.” I asked my father to give the opening talk. My father arrived at the door on the stroke of eight. After making a short speech about the benefits of children engaging in such activities, he cut the ribbon and opened the exhibition. The guests applauded his speech and then looked around at the pictures and congratulated us. The exhibition stayed open for two weeks. We went up to everyone that passed by and got them to come in by offering them chocolates. I believe they came more to eat the chocolates than to see the exhibition! We held children’s exhibitions for three years. They were my first exhibitions.

ARTIK SADECE SANAT VAR

FROM NOW ON IT’S ONLY ART

Şakir Eczacıbaşı, 1929’da İzmir’de doğdu; Robert Kolej’deki öğreniminin ardından eczacılık okumak için Londra’ya gönderildi. Aklı fikri sanatta olan Şakir Bey, okulu yarım bırakıp Türkiye’ye döndü ve Vatan Gazetesi’nin sanat ekini yapmaya başladı. 1954’te Onat Kutlar’la birlikte Türk Sinematek Derneği’nin kuruluşuna öncülük etti. 1993’te Eczacıbaşı Holding Yönetim Kurulu Başkanlığı’na kadar yükselen Şakir Bey, 1996’da iş yaşamından ayrıldı ve İKSV’nin yönetim kurulu başkanı oldu. Artık sadece sanat vardı.

Şakir Eczacıbaşı was born in Izmir in 1929; following school at Robert College, was sent to London to study pharmacology. But Şakir Bey had art on his mind, and he abandoned the course halfway through to return Turkey and start producing the art supplement of the daily Vatan. Together with Onat Kutlar, he pioneered in the founding of the Turkish Cinemathèque Society in 1954. He became chairman of the board of directors of Eczacıbaşı Holding in 1993. In 1996, Şakir Bey retired from business to become president of the Istanbul Foundation of Art and Culture. It was all art from there on out.

86 SKYLIFE | MART | MARCH 2010

084-091-eczacibasi.indd 86

2/22/10 9:41 PM


tabuu SKY.fh11 2/17/10 4:03 PM Page 1 C

Composite

M

Y

CM

MY

CY CMY

K


KOLEJ ANILARI

COLLEGE MEMORIES

1941 Eylül’ü... Ortaöğretime başlamak üzereyim. İstanbul’da annemle Robert Kolej’e giden yokuşu tırmanıyoruz. Bir servi ağacının dibinde, soluk almak için oturduğumuz taş kanepeye oyulmuş İngilizce bir yazı bulunuyordu: ‘Tüm ulusların üstünde insanlık vardır.’ Bu söz, Kolej’de aldığım ilk ders olacak ve yaşamım boyunca aklımdan bir daha hiç çıkmayacaktı.

It was September 1941. I was about to start middle school. I was climbing the hill to Robert College with my mother. An inscription in English was carved into a stone bench at the foot of a cypress tree where we sat down to rest. ‘Mankind is above all the nations in the world,’ it read. Those words were my first lesson at Robert College and they would never leave me as long as I lived.

FOTOĞRAF SANATINA YÖNELİŞ Leica bir tutkusudur Ara’nın, hepimize bu tutkuyu aşılamıştır. Kimin elinde başka marka bir makine görse, “O oyuncakla mı fotoğraf çekeceksin?” gibi sözler söyler. Ona göre, fotoğrafçılığın ‘Rolls Royce’udur Leica. Fotoğrafçı dostumuz Şemsi Güner, daha çok stüdyo çekimlerinde kullanılan, büyük format Linhof almayı düşündüğünde Ara’ya “Leica’nın Türkiye temsilcisi Guntenbein, Linhof da satıyor mu?” diye sormuş. Ara’nın yanıtı şöyle olmuş: “Onlar kamyon satmıyor!” Leica’yı Guntenbein’den aldığım gün, Ara’dan makinenin özelliklerini bana göstermesini istemiş, birkaç saat sokaklarda birlikte dolaşırken onun çalışmasını izlemiştim. Sonraları fotoğraflarım sergilenip yayımlandıkça, kendisine yapıtlarım üstüne ona soru soranlara, “Şakir benim en yetenekli asistanımdır!” demeye başlamıştı. INTEREST IN THE ART OF PHOTOGRAPHY Ara was a Leica buff and he turned us all into Leica buffs as well. Whenever he saw somebody with some other camera, he would say “Are you going to take photographs with that toy?” According to him, the Leica was the Rolls Royce of cameras. When our photographer friend Şemsi Güner considered getting a large format Linhof, which is used more for studio shoots, he asked Ara, “Does Guntenbein (the Leica representative in Turkey) sell Linhofs too?” And Ara replied, “No, he doesn’t sell trucks!” The day I bought a Leica from Guntenbein, I asked Ara to show me its features and we wandered around the streets together for a few hours while I watched him use it. Later when my photos were exhibited and published and people asked him about them, he would always begin by saying, “Şakir is my most talented assistant!”

KOLEJ ANILARI

COLLEGE MEMORIES

Babam, bizim uçağa binmemize karşıydı. Bizse İzmir’e giderken uzun tren yolculuğuna katlanmak istemez, uçakla gider, ama ona trenle geldiğimizi söylerdik. Bir gün “İstanbul’dan nasıl geldin?” diye sorduğunda ağzımdan ‘hava treni’ sözü çıkmıştı. (Gerçekte, İngilizce ‘aero-train’ demiştim.) Yanıtı verirken gizlediğim, bastırdığım amaçla; bilinçli amaç çatışmış, ortaya bir uzlaşma olarak ‘hava treni’ tamlaması çıkmıştı.

My father did not want us to take a plane. We on the other hand did not want to endure a long journey by train when we went to Izmir, so we went by plane but told him we had come by train. One day when he asked me how I’d come to Istanbul, I replied ‘by aero-train’. (I actually said exactly that in English.) The words just slipped out, a resolution of the conflict between the truth and my effort to hide it.

88 SKYLIFE | MART | MARCH 2010

084-091-eczacibasi.indd 88

2/22/10 9:42 PM


PANDELİ USTA... KÖR AGOP... Yemek pişirmeyi sanata dönüştüren büyük usta Pandeli, 6 – 7 Eylül gecesi Eminönü Balıkpazarı’ndaki lokantası yakılıp yıkılınca (Eminönü Balıkpazarı, 1950’lerin ortalarında Unkapanı yolunun açılabilmesi için kaldırılmıştı) o kadar etkilenip üzülmüştü ki, ‘İstanbul’da bir daha lokantacılık yapmayacağını’ basına bildirmişti. Başbakan Adnan Menderes bunu duyar duymaz, İstanbul Valisi Dr. Fahrettin Kerim Gökay’ı arayıp “Pandeli hiçbir yere gitmemeli, ona bir yer bulun, mesleğini sürdürmesini sağlayın” demişti. Gökay da Mısır Çarşısı’ndaki lokantayı işletmekte olan Leblebi Mehmet’le anlaşıp orayı Pandeli’ye vermeyi uygun bulmuştu... ...Pandeli’ye yaşamı boyunca hem Türklerden hem yabancılardan çok parlak öneriler gelmişti. Bir gün Balıkpazarı’ndaki lokantaya gittiğimde, orada bulunan bir Amerikalı Pandeli’ye övgüler yağdırıyor ve şöyle diyordu: “Dünyanın dört bir yanında pek çok lokantaya gittim, hiçbir yerde bu kadar güzel yemek yemedim. Bu büyük usta neden böyle bir yerde kalmış? Onunla yarı yarıya ortak olup New York’un en gözde yerinde bir lokanta açmak istiyorum. Tüm yatırımı ben yapacağım ve onu yönetim işleriyle hiç uğraştırmayacağım. Ben zengin bir işadamıyım, bana güvenin, çok para kazanacağız...” Çeviriyi ben yapıyordum, “Söyleyin beyefendiye” demişti Pandeli, “Çok teşekkür ederim ama gerekli malzemeyi nasıl bulacağız?” “Her gün uçakla getirtirim...” “Uçakla getirtilen sebzelerle yemek yapılır mı? Her sabah kasaptan eti, balıkçıdan balığı, halden sebze ve meyveleri kendi ellerimle seçiyorum. Onların nerelerden getirildiğini biliyorum. Güzel gül sevdiği toprakta büyür...” Bu sözler karşısında Amerikalı, “Bir şey çok istenirse, çaresi bulunur. Ama görüyorum ki Bay Pandeli zengin olmak için hiçbir girişimde bulunmak istemiyor. Bu köhne yerde çalışmak ona yetiyor” deyip gitmişti. Pandeli’yse bana dönmüş, “Bu işadamları aşçılığı anlamıyorlar, parayı verince yapılabilir sanıyorlar” demişti.

084-091-eczacibasi.indd 90

CHIEF PANDELI... BLIND AGOP... The great culinary maestro Pandeli transformed cooking into an art. When his restaurant at the fish market in Eminönü was destroyed by fire on the night of September 6-7, 1955, he was so distraught that he vowed in a statement to the press never to open another restaurant in Istanbul. (The Eminönü fish market was cleared away in the mid1950’s to make way for the road to Unkapanı.) As soon as Prime Minister Adnan Menderes heard about Pandeli’s decision, he called the governor of Istanbul province, Dr. Fahrettin Kerim Gökay, and told him, “Pandeli mustn’t go anywhere. Find him a place and make sure he continues in his profession.” Gökay in turn made a deal with Leblebi Mehmet, who ran a restaurant in the Egyptian Bazaar and agreed to turn it over to Pandeli. All his life Pandeli was offered brilliant recommendations by Turks as well as foreigners. One day when I went to his restaurant at the fish market, an American was there, showering Pandeli with praise and saying: “I’ve been to a lot of restaurants all over the world. But I’ve never eaten such good food as I have here. Why is this great maestro stuck in such a place? I’d like to go fifty-fifty with him and open a restaurant at the most popular location in New York City. I’d make the entire investment and would not bother him with the business side of it. I’m a well-to-do businessman. We’re going to make a lot of money, trust me...” I was acting as interpreter. “Tell the gentlemen thank you very much,” replied Pandeli, “but where am I going to get the necessary ingredients?” “I’ll have them brought in fresh daily by air.” “Can food be made with vegetables brought in by air? Every morning I personally select meat from the butcher, fish from the fishmonger, and fruit and vegetables from the wholesale market. I know exactly where they have come from. A lovely rose only grows in the soil it loves...” To which the American replied, “If you want something badly enough, a solution can be found. But I see that Mr. Pandeli is not willing to take some initiative and get rich. He is content to work in this old, tumbledown place.” Pandeli turned to me. “These businessmen don’t understand cooking,” he said. “They think it’s simply a matter of money.”

2/22/10 9:42 PM


XEROX_ILAN_SKYLIFE 2/17/10 5:56 PM Page 1 C

Composite

M

Y

CM

MY

CY CMY

K


ÜÇLEMENİN SONU HAYATIN BAŞI: BAL

Semih Kaplanoğlu, ‘Yusuf Üçlemesi’nin son filmi ‘Bal’la 60. Berlin Film Festivali’nde ‘Altın Ayı’ aldı. Yönetmenle; ‘Bal’ı, ‘Üçleme’yi ve bizzat kendisini konuştuk…

END OF A TRILOGY BEGINNING OF LIFE: HONEY Selim Kaplanoğlu’s latest film, ‘Honey’, took the Golden Bear at the 6th Berlin Film Festival. We discussed ‘Honey’, and the Trilogy, with the director. • JÜLİDE KARAHAN

• AHMET BİLAL ARSLAN

92 SKYLIFE | MART | MARCH 2010

092-099-semihkaplanoglu.indd 92

2/22/10 9:37 PM


2010 MARCH | MART | SKYLIFE 93

092-099-semihkaplanoglu.indd 93

2/22/10 9:37 PM


B

elki de hissetmiştik. Festivale sayılı gün kala Semih Kaplanoğlu ile Teşvikiye’deki ofisinde buluştuk. Biz ‘neden olmasın’ dedikçe O, ‘bir ihtimal’ dedi ve ekledi: “Filme güveniyorum ama rakipler çok güçlü…” Ve ihtimal gerçek oldu. Bal, 60. Berlin Film Festivali’nde ‘Altın Ayı’ aldı.

erhaps we had sensed something. We met with Semih Kaplanoğlu at his office in Teşvikiye just days before the festival. To our ‘Why not?’ he replied, ‘It’s a possibility’, adding: “I am confident about the film, but the competition is very strong.” And it happened. The possible became reality. Kaplanoğlu’s ‘Honey’ walked off with the Golden Bear at the 60th Berlin Film Festival.

İçinize sindi mi? İyi oldu. Bal; hem çekim, hem post prodüksiyon yönünden benim ideal şartlara eriştiğim bir film oldu. Üçlüyü düşününce en yoğun çalışma ve emeği Bal’da sarf ettik. Mesela Sanat Yönetmeni Naz Erayda ile üçüncü filmimizdi bu ve Naz ilk defa benim gerçekten ne yapmak istediğimi anladı. Rüyalarla gerçeğin iç içe geçişini ve yapmak istediğimin aslında tam da bu olduğunu…

Are you satisfied with it? It went well. Honey is a film in which I had access to ideal conditions, both in the shooting and in the post-production phase. We expended the most effort and energy on ‘Honey’ of all the films in the trilogy. This was my third film with Artistic Director Nazlı Erayda, and for the first time Naz really understood what I wanted to do. A perfect mesh of dream and reality, which was exactly what I wanted...

Filmde dünyayı altı yaşında bir çocuğun bakışından mı göreceğiz yoksa o çocuğa büyük halimizle biz mi bakacağız? Bal, rüyaların payının olduğu bir film. Çocuğun dünyayı algılaması sadece nesnel duyumlar değil, rüyalardan da besleniyor. Başrolünde çocuk olan filmlerde çocuk duygusunu buluruz genelde ama bu filmde başka bir durum var. Rüyalar da bize bir şeyler söylüyor. Rüya, gerçeklik, çocukluk, yoğun bir doğa, o doğanın içindeki hayat, mücadele… Bütün bunların bir ahengi var filmin içinde ve bu, filmin duygusunu güçlendiriyor. Bal, aynı zamanda Hz. Yusuf ile babası Hz. Yakup’un kıssalarına değiyor. Üçlemenin ilk iki filmi ‘Yumurta’ ve ‘Süt’ ile birlikte düşünüldüğündeyse başka bir şey çıkıyor ortaya. Ama bağlantılar keskin ve net değil. Çocukluğumuzu hatırladığımızda bugün ile çocukluğumuz arasındaki bağlantının yüzeyde ve görünür olduğunu söyleyemeyiz. İnsanın kendini keşfi net ve görünür değildir. Sizin kendinizi keşfiniz için ne söyleyebiliriz? Ne söyleyebilirim ki… İnsanın kendini keşfi nefsin faydasızlığını fark etmesiyle başlıyor. Fıtri keşfe giden yol; insanın dünyada nedensiz bir şekilde olmadığını anlaması, öğrenmesi, tecrübe etmesi ve buna inanmasıyla ilerliyor. İnanmakla, hatırlamakla, anlamakla, düşünmekle, en önemlisi tefekkür etmekle… Sonuçta bütün uğraş sevgili olmak için.

Are we going to see the world through the eyes of a six-year-old in the film, or are we going to look at that child as adults? ‘Honey’ is a film in which dreams have a share. A child’s perception of the world is fed not only by objective sensations but also by dreams. We usually find childish emotions in films with a child in the lead role, but in this film the situation is different. The dreams also tell us something. Dream, reality, childhood, pristine nature, life in that nature, struggle... They all come together in harmony in the film, and this reinforces the film’s emotional intensity. At the same time, ‘Honey’ touches on the Biblical story of Joseph and his father Jacob. When it is considered in conjunction with ‘Egg’ and ‘Milk’, the first two films in the trilogy, something else emerges. But the connections are not sharp and clear. We can’t say that the connection between our childhood and the way we remember it today is apparent on the face of it. A person’s discovery of himself is not clear and observable.

‘Yusuf Üçlemesi’nin ilk filmi ‘Yumurta’nın dünya prömiyeri 60. Cannes Film Festivali’nde yapıldı. The world premiere of ‘Egg’, the first film of the Yusuf Trilogy, took place at the 60th Cannes Film Festival.

What could we say about your discovery of yourself? What can I say? A person’s discovery of himself begins with the realization that his self is useless. The way to discovering one’s nature lies through understanding, learning and experiencing that one is not in the world without a reason, and believing that. Believing that, reminding oneself of it, understanding it and contemplating it. Most importantly of all, pondering it intellectually. In the end, the whole point of the effort is to love. To demonstrate love for and devotion to Him, and to make

94 SKYLIFE | MART | MARCH 2010

092-099-semihkaplanoglu.indd 94

2/22/10 9:37 PM


O’na olan sevgiyi, bağlılığı göstermek ve O’nun mevcudiyetini başkalarına da hissettirmek için...

others feel His existence as well. Did anything in particular inspire or influence you? Any particular incident, or film, or book, or words such that you might say, if that hadn’t come my way, my films would never been the way they are, indeed, they might not have been at all? In 1985 or ’86, I watched Andrei Tarkovsky’s ‘Mirror’ on a small beta-max cassette. I was young, I had studied film and watched a lot of films, but the impact of ‘Mirror’ and the feeling it gave me was what impelled me to actively realize my intention to make films. I saw in that film that cinema is actually another genre of art, a completely spiritual thing.

‘Şu olay, şu film, şu kitap, şu cümle… Karşıma çıkmasaydı filmlerim böyle olmazdı, hatta belki hiç olmazdı.’ Boşluğu nasıl doldurursunuz? 1985 ya da 86’da küçük bir betamax kasetten Tarkovski’nin ‘Ayna’sını izlemiştim. Gençtim, sinema okumuştum, bir sürü film izlemiştim ama ‘Ayna’nın etkisi ve bana verdiği duygu, film yapma niyetimin fiiliyata dökülmesinde en büyük itici güç oldu. O filmde sinemanın aslında başka türlü bir sanat, tamamen manevi bir şey olduğunu gördüm. İlk filminiz ‘Herkes Kendi Evinde’nin ardından gittikçe sadeleşen bir sinema diliyle karşı karşıyayız. Yaptıkça ne yapmak istediğinizi daha iyi mi anlıyorsunuz? Aslında ana kaynak şiir. Hani şu olay, şu film, şu kitap, şu cümle diye sormuştunuz ya; şiir bana bütün yolu açtı. Bitmiş bir şiir tamdır ve bir virgül bile ona fazla gelir. Şiirde kelimelerden oluşmuş bir ahenk vardır ve o kelimeler aslında dile karşıdır. Çünkü dil, konuşmak demek; yani bizi birbirimizden ve kendimizden ayıran şey. Dilin mahkûmiyetinden kurtulmak önemli. Resim, dilin mahkûmiyetinden bizi kurtarır; sinema ve şiir de keza... Sayfalarca yazıyı üç satırlık şiir karşılar. Sadeleşme, benim sinemayla ilişkimde şiirden edindiğim yegâne disiplindir. Kelimeleri bırakmak düşünceyi kalbe yönlendiriyor diyebilir miyiz? Sadeleşmenin bir yönünde işte bu var. Önemli olan sinemanın kendisi, bütünlüğü ve insanın kalbi ile ruhuna ulaşabilirliği. Gözüne, kulağına değil sadece... Gözümüzle de görsek, kalbimizle göremediğimiz sürece gözümüzle gördüğümüz şeyi aslında göremeyiz. Sanat kalple ilgilidir. Bu nedenle çok dengeli ve hassas terazilerle ölçülüp yapılması gerekir. Hikâye, senaryo, görüntü, ses ve diğerleri ahenk ve uyum içinde olmalı. Ayrıştırılamayacak hale gelmeli bunlar. Ancak o zaman filme dair bir duygu ortaya çıkıyor. Bizim sanatımızda sadeleşme, malzemede yoğunlaşma ve derinleşme vardır. Benim yapmaya çalıştığım da kendi medeniyetimizin, kültürümüzün, hayat deneyimimizin sinemadaki karşılığına gitmek ve bunu kalbi ve manevi boyutta yapmak. Bu yola girdiğinizde kendiliğinden sadeleşiyor film.

‘Yusuf Üçlemesi’nin ikinci filmi ‘Süt’ün dünya prömiyeri 65. Venedik Film Festivali’nde yapıldı. The world premiere of ‘Milk’, the second film of the trilogy, was held at the 65th Venice Film Festival.

After your first film, ‘Away From Home’, we are confronted with a gradually simpler cinematic language in your films. Do you get a better understanding of what you want to do as you do it? In fact, the primary source is poetry. You know, the way you posed your question a little earlier, as to whether a particular book or film influenced me. It was poetry that opened the door for me. A finished poem is perfect; even one extra comma would be superfluous. There is a harmony forged of words in poetry, and those words are actually anti-language because language means talking, in other words, the thing that separates us from ourselves and others. It is important to overcome the limits imposed by language. Painting liberates us from the confines of language. Poetry and the cinema do too. One three-line poem is worth pages of prose. In my relationship with the cinema, simplification is the single most important discipline I learned from poetry. Could we say that leaving words behind leads our thoughts to the heart? That is one aspect of simplification. The important thing is cinema itself, its wholeness and its accessibility to the human heart and soul, not just the eyes and ears. We will never actually see anything with our eyes as long as we cannot also see with our heart. Art is concerned with the heart. Therefore it has to be weighed on an extremely delicate scale. The story, the script, the image, the sound and all the other things must be in complete harmony. They must not come across as distinct entities. Only then will a feeling about the film emerge. There is a simplification in my films, a sense of going deeper and more intensely into the material. What I try to do is to find

96 SKYLIFE | MART | MARCH 2010

092-099-semihkaplanoglu.indd 96

2/22/10 9:38 PM


SIRADAKİ PARÇAYI Ç DİĞER RADYOLAR İÇİN ÇALIYORUZ. Türkiye'nin en çok dinlenen yabancı müzik radyosu* yine Power FM oldu. DİĞER RADYOLARIN DİNLEDİĞİ TEK RADYO, HERKESE teşekkür EDER.

100 FM www.powerfm.com.tr

* RİAK Türkiye Radyo Ölçüm Sistemi - İpsos KMG 2009 4. Çeyrek Temel erişime gÖre sıralı Tüm iller, yabancı müzik yayını yapan radyolar.


Yavaşlıyor bir de. Milan Kundera ‘Yavaşlık’ta yavaşlık ile hatırlama, hız ile unutma arasında gizli bir ilişki olduğunu söyler: “Bir şey hatırlamak isteyen kimse yürüyüşünü yavaşlatır. Buna karşılık, az önce yaşadığı kötü bir olayı unutmaya çalışan kişi hızlanır.” Filmlerinizdeki yavaşlık bize neleri hatırlatmak istiyor? Biz zamanı idrak eden tek canlıyız. Meseleye böyle bakıp sinemanın hammaddesinin zaman olduğunu düşündüğümüzde ister istemez hız ve yavaşlık, parçalama ve yoğunlaştırma, uzatma ve derinleştirme yol ayrımlarına giriyoruz. Günümüz sineması çok hızlı, zamanı unutturmaya çalışıyor. Hız demek ayrıntıyı, detayı, derinliği ortadan kaldırıp yatay olarak ilerlemek demek. Bizim medeniyetimizde zaman çok önemli. Beş vakit var bir kere. O vakitlerin hatırlattıkları var. Sanatın manevi bir yanı olması, bizi yükseltmesi, duygularımızı ve kalbimizi açması gerekiyor. Filme mekân ararken Toroslar’ı dolaşmış, Bolu taraflarına bakmış, sonunda Çamlıhemşin’e gelmiş ve küçük Yusuf’u, yani Bora’yı bulmuşsunuz. 20 gün önce gelseniz bulamayacakmışsınız üstelik. Bu tür tesadüf değil de tevafuklar hayatınızda nasıl bir yerde? Evet, tevafuk. Mekân olarak yoğun bir doğa arıyordum, insanın yürümesinin bile zor olduğu... Çok dolaştım. İstediğim alanı Artvin bölgesinde, Gürcistan sınırında buldum. İzin sorunları yaşandı, olmadı. Aslında bazı şeyleri çok zorlamamak gerekiyor. Çamlıhemşin’de çocuk arıyorduk. Arabayla giderken bisiklette gördüm Bora’yı. Durdum, indim, konuştuk. Birkaç yıl önce İzmir’e göç etmiş bir ailenin çocuğuydu. Aile İzmir’den Çamlıhemşin’e 20 gün önce geri dönmüştü. 20 gün önce gitsem onu bulamayacaktım. Ne diyeyim… Bora çok duyarlı bir çocuk. Üçleme’deki diğer Yusuf’ları tamamladı. İstedi, hissetti, nasıl oldu bilmiyorum, bir şeyler oldu ve tamamladı. Sabırla… Sekiz hafta çekim yaptık, çocuk tüm yaz tatilini bizimle geçirdi. Dağlara çıktı, indi, konuştu, yürüdü, gık demedi. Bu filmin bu film olmasında en büyük pay onun. Üçleme bitti. Uzun bir yolculuktu. Semih Kaplanoğlu sineması şimdi ne yönde ilerleyecek? Yusuf Üçlemesi beş yıl hiç ara vermeden süren bir çalışmaydı. Bundan sonrası için henüz bir kararım yok ama tarihi figürlerle ilgili düşüncelerim var, mesela Abdülhamit’in karakteri çok ilgimi çekiyor. Onun hakkında bir şey yapabilirim. Sonra Süleymaniye ile ilgili… Mesela Sülemaniye’de beş vakit gibi. Bu arada ‘Türkiye’nin Ruhu’ hâlâ masada. Ne yapacağım benim için de soru işareti ama nasıl yapacağım belli. Kararlarımızı hep kendimiz vermiyoruz. Bakalım…

a correlative in film of our own civilization, our own culture, our own life experience, and to represent it in the spiritual dimension. When you do that, the film simplifies of itself.

1964’te Metin Erksan’ın ‘Susuz Yaz’ından sonra ilk kez Türkiyeli bir film, ‘Bal’, Berlin Film Festivali’nde ‘Altın Ayı’ ödülü aldı. Filmin başarısını oyuncuların yanı sıra Çamlıhemşin doğasına bağlayan Semih Kaplanoğlu; filme ilgi duyan, destekleyen ve filmin sevincini paylaşan herkesi Çamlıhemşin’e davet ediyor ve ekliyor: “Filmi izleyince hissedeceksiniz. Ama gidince bizzat anlayacaksınız. Orada müthiş bir doğa, bambaşka bir dünya var. Mutlaka gitmelisiniz.” ‘Honey’ is the first film from Turkey to receive the Berlin Film Festival’s Golden Bear since Metin Erksan’s ‘Susuz Yaz’ (Dry Summer) in 1964. Semih Kaplanoğlu attributes the film’s success to its actors as well as the natural beauty of Çamlihemşin where it was shot. He invites everyone who took an interest in, supported and shared his joy in the film to Çamlıhemşin, adding: “You’ll feel it when you see the film. But you’ll understand it for yourself when you go there. There is a completely different world there, a stupendous natural beauty. You simply have to go.”

It also slows down. Milan Kundera says in ‘Slowness’ that there is a mysterious connection between slowness and remembering and between speed and forgetting. “A person who is trying to remember something slows his pace. A person who is trying to forget some bad experience he had recently will speed up.” What is the slowness in your films trying to remind us of? We are the only creature that perceives time. When you look at the question this way and consider that time is the raw material of film, you inevitably begin to distinguish between speed and slowness, fracturing and intensifying, prolonging and going deeper. Film today is very fast and tries to make us forget time. Speed means eliminating depth, nuance and detail and proceeding horizontally. Time is very important in our culture. There are the five times of prayer for one thing, and their significance. Art has to have a spiritual side, it has to elevate us, and open up our hearts and emotions. When you were seeking a location for your film, you toured the Taurus, you looked at the area around Bolu, and in the end you went to Çamlıhemşin and found little Yusuf, in other words, Bora. If you had gotten there twenty days earlier you wouldn’t have found him. What role do such if not coincidences then serendipities play in your life? Serendipity, yes. I was looking for a pristine natural setting, a place where it was difficult even for a person to walk... I went to a lot of places. The area I wanted was around Artvin. I found it on the border with Georgia. But there were problems with permits and it didn’t work out. Actually it’s best not to force certain things too much. We were looking for a boy in Çamlıhemşin. I saw Bora on a bicycle as I was going by in a car. I stopped and got out and we talked. He was the son of a family that had migrated to Izmir some years back. The family had just returned to Çamlıhemşin twenty days earlier. In other words, if I had gone there twenty days earlier, I wouldn’t have found him. What can I say? Bora is a very sensitive boy. He was the perfect complement to the other Yusuf’s in the trilogy. He felt it, he wanted it. I don’t know how but something happened, and we did it. With patience... The shoot took eight weeks and the boy spent his entire summer vacation with us. He went up in the mountains, he came down from the mountains, he walked, he talked, he never complained. He deserves the most credit for making this film what it is. The trilogy is finished. It was a long journey. What direction is Semih Kaplanoğlu cinema going to take now? The Yusuf trilogy was a project that went on for five years without a break. I haven’t decided anything yet about what comes after this, but I’ve got some ideas having to do with historical figures. Abdulhamid, for example, strikes me as a very interesting character. I’d like to do something about him. And something to do with the Süleymaniye [mosque]. The five times of prayer at Süleymaniye, for example. Meanwhile, ‘The Spirit of Turkey’ is still on the table. What I am going to do next is still a question mark for me, but how I’m going to do it is

98 SKYLIFE | MART | MARCH 2010

092-099-semihkaplanoglu.indd 98

2/22/10 9:38 PM


Kaplan Film ve Heimatfilm ortak yapımı Bal’da; Erdal Beşikçioğlu, Tülen Özen, Bora Altaş, Alev Uçarer, Ayşe Altay ve Kutay Sandıkçı rol alıyor. Erdal Beşikoğlu, Tülen Özen, Bora Altaş, Alev Uçarer, Ayşe Altay and Kutay Sandıkçı play in the film ‘Honey’, a joint Kaplan Film and Heimatfilm production.

Semih Kaplanoğlu’na göre bu filmin bu film olmasında en büyük pay Yusuf’u canlandıran Bora Altaş’ın. According to Semih Kaplanoğlu, Bora Altaş, who plays Yusuf, deserves the credit for making this film what it is.

2010 MARCH | MART | SKYLIFE 99

092-099-semihkaplanoglu.indd 99

2/22/10 9:38 PM


KAPADOKYA’DA

KIŞ MASALI

Masalsı görüntüsü ve eşsiz doğasıyla Türkiye’nin belki de en güzel kışı yaşanır Kapadokya’da. İncecik beyaz bir örtüyle kaplanan peribacaları hiç vermediği kadar güzel pozlar verir, doğa ve tarihin bütünleştiği yer olur.

• AYŞE DOĞAN

100-109-kapadokya.indd 100

• HAMİT YALÇIN

2/22/10 9:08 PM


With its fairy tale landscape and unmatched natural beauty, Cappadocia is perhaps Turkeyâ&#x20AC;&#x2122;s perfect spot in winter. The fairy chimneys pose more fetchingly than ever under a fine cover of snow, as nature and history become one.

100-109-kapadokya.indd 101

A WINTER FAIRY TALE:

CAPPADOCIA

2/22/10 9:08 PM


D

ünyanın her yerini gezmiş biri dahi olsanız buraya ayak bastığınızda ezberleriniz bozulur. Kulaklarınıza eski medeniyetlerin sesleri çalınır rüzgârla birlikte. Taştan şapkalara benzeyen peribacaları, gün içinde mağrur ve sıcak şekilde sizi karşılarken, alacakaranlıkta şaşırtıcı şekillere dönüşür. Güneşin doğuşu da batışı da sizi bambaşka dünyalara götürür. Doğanın büyüleyici şekilde gözlerinizin önüne serdiği Kapadokya’yı izlemeye doyamazsınız.

est, cones es doluptat. Nis nis nobitatium inietur? Qui cus etur alibus, et iusci auditas sequatur modigendam

Kış aylarında bembeyaz bir örtüyle kaplanan Kapadokya eşsiz manzaralar sergiliyor. Covered in a snow white blanket in winter, Cappadocia boasts unmatched scenery.

ven if you’ve been all over the world, your memories will fade into oblivion when you set foot here, where the voices of ancient civilizations are carried on the wind. Like hats made of stone, the fairy chimneys stand proud in the sun and greet you warmly, before morphing into phantasmagoric shapes at dusk. Sunrise and sunset will transport you to completely different worlds. You will never tire of looking at Cappadocia, where nature lies spread before your eyes in all its compelling beauty.

A ‘KAYMAKLI’ BREAKFAST Our first stop in Cappadocia is Kaymaklı, which offers a scrumptious breakfast in winter. This underground city, known in antiquity as Enegüb, is 19 kilometers from Nevşehir. Hollowed out deep below Kaymaklı Castle, four of its eight levels have been open to the public since 1964. This mysterious town, in which all houses are connected to the underground city by secret tunnels, harbors Cappadocia’s most fascinating cultural riches. Kaymaklı is noteworthy not only for its underground settlement but also for its architectural monuments, such as the Kurşunlu or ‘Leaded’ Mosque and the Church of the Virgin Mary. But one thing no visitor to Kaymaklı can leave without trying is its famous dried ‘kaymak’ or clotted cream. Redolent of the unique scent of the steppe between Misli Ovası and Budovası, dried kaymak, for which the area is named, is served either spread with honey or poured into thick fruit syrup after having been reconstituted with a little lukewarm water. Following a breakfast at Kaymaklı, Derinkuyu is an attractive spot for delving into the mysterious pages of history. Nine kilometers from Kaymaklı, Derinkuyu, literally ‘Deep Well’, takes its

RUTRUM ACCUMSAN

‘KAYMAKLI’ KAHVALTI Kapadokya’da ilk durağımız, kış aylarında benzersiz bir kahvaltı sunan Kaymaklı olur. Antik adı Enegüb olan bu yeraltı şehri, Nevşehir’e 19 kilometre uzaklıktadır. Kaymaklı Kalesi’nin altına oyulmuş yeraltı şehrinin sekiz katından dördü 1964’den beri ziyarete açık. Yeraltı şehirlerinin yöredeki bütün evlere gizli geçitlerle bağlandığı bu gizemli kasaba, Kapodokya’nın ilginç kültürel zenginliklerini barındırır. Kaymaklı, yeraltı şehrinin yanı sıra Kurşunlu Camii ve Meryem Ana Kilisesi gibi mimari örnekleriyle de dikkat çeker. Kaymaklı’ya uğrayanların vazgeçilmezi ise meşhur kuru kaymaktır. Bölgeye adını veren kurutulmuş kaymak, Misli Ovası ile Budovası arasında kalan bozkırların eşsiz aromasını ağızlara taşır. Bal sürülerek veya ılık su ile hafif ıslatılan kaymağın üzerine koyu şerbet dökülerek servis yapılır. Kaymaklı’da kahvaltıdan

Obis quis ipsaepe riostes aliberiam quamus, que omni dolorrume conectur? Qui soluptatem que si voluptatur autatem

102 SKYLIFE | ŞUBAT | MARCH 2010

100-109-kapadokya.indd 102

2/22/10 9:08 PM

İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ


İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ

Peribacaları, taş konaklar ve mağara evleri, karlar altında farklı bir görünüme kavuşuyor. Cave houses, stone mansions and fairy chimneys morph into different shapes under the snow.

sonra tarihin gizemli sayfalarında dolaşmak için Derinkuyu cazip bir mekândır. Su kuyularının derinliğinden adını almış Derinkuyu, Kaymaklı’ya dokuz kilometre uzaklıktadır. Bu yerleşim yerinin dar koridorlarında ilerlerken bir an için nefesiniz kesilecek gibi olur. Ancak mükemmel havalandırma sistemi sizi yerin katları arasında oksijensiz bırakmaz. Kuyunun içinde ahır, kiler, yemekhane, kilise ve depo gibi bölümler yer alır. IHLARA’DA YÜRÜYÜŞ Derinkuyu’dan sonra rotamızı Ihlara Vadisi’ne çeviriyoruz. Doğa yürüyüşü sevenlerin tercihi olan bu vadiye Nevşehir’den Aksaray’a gelmeden 11 kilometre kala sola, Güzelyurt yoluna dönerek ya da Derinkuyu üzerinden ulaşılabilir. Güzelyurt tabelası ile Ihlara yönüne dönerken burada size yol boyunca zirvesi karlı Hasan Dağı eşlik eder. 14 kilometre uzunluğundaki vadi Ihlara’dan başlar, Selime’de son bulur. Vadinin içine inebilmek için alternatif yollar kullanabilirsiniz ama belki de en zahmetsizi aşağıya doğru uzayıp giden merdivenlerdir. Civar köylerde yaşayan çocuklar, size gönüllü olarak rehberlik yapar. Onların keyifli sohbetleriyle aşağıya nasıl indiğinizi anlamazsınız bile. Melendiz Akarsuyu’nun vadinin içinden geçiyor olması buraya ayrı bir güzellik katar. Yorucu olduğu kadar keyifli bir maceraya kucak açan Ihlara Vadisi’nde, 105 kaya oyma kilise yer alır. Yürüyüş yolunuz üzerinde Eğritaş Kilisesi’nin yanı sıra Ağaçaltı, Kokar, Pürenliseki, Eskibaca ve Direkli Kilisesi ziyarete açıktır. Kayaların içerisine oyulmuş bu kiliseleri görmek için bazılarına tırmanmanız gerekir. TESTİ VE KABAK ÇEKİRDEĞİ Uçsuz bucaksız bozkırın ortasında, akşam yemeği için en uygun mekân Ürgüp’tür. Nefis tandır

name from the depth of the water wells here. Inching through the narrow corridors of this settlement may take your breath away for an instant. But the flawless ventilation system ensures a plenteous supply of oxygen between the stories. Inside the ‘well’ are stables, cellars, dining halls, churches and storage areas.

HIKING THROUGH IHLARA After Derinkuyu we head for the Ihlara Valley. A favorite with nature walkers, the valley can be reached either from Derinkuyu or, if you are coming from Nevşehir, by turning left onto the road to Güzelyurt 11 kilometers before Aksaray. Once you’ve turned off to Ihlara at the sign for Güzelyurt, the snow-capped peak of Hasan Dağı will accompany you the rest of the way. The 14-kilometer-long valley starts at Ihlara and ends at Selime. You may use other roads to get down into the valley, but perhaps the easiest way is simply to take the steps that descend straight into it. Amidst pleasant conversation, you’ll be at the bottom before you know it. The Melendiz River flows through this valley, lending it a special charm. Promising an adventure as pleasant as it is physically taxing, the Ihlara Valley also boasts 105 rock-carved churches. In addition to the Eğrıtaş Church, the Ağaçaltı, Kokar, Pürenliseki, Eskibaca and Direkli Churches all lie along your hiking route, and all are open to the public. A bit of climbing is in order if you want to see the rock-carved interiors of some of these churches.

104 SKYLIFE | MART | MARCH 2010

100-109-kapadokya.indd 104

2/22/10 9:09 PM


ekmeğinin kokusunu takip ederek bile bulursunuz yolunuzu. Menüde ise mutlaka kısık odun ateşinde ‘osbar’ adı verilen testilerde yavaş yavaş pişen testi kebabı olmalıdır. Sabırla pişmesini beklersiniz ama sonuçta gelen lezzetin tadını unutmanız mümkün değildir. Sıcak sıcak sunulan tandır ekmeğini, nefis yöre salatalarını ve ayranı da unutmamak gerekir. Ürgüp merkezinde yer alan lokantaların çoğu, yöresel yemeklerin geçmişine sadık kalarak hazırlayıp masanıza getirmekle övünür. Saç kavurma ve özel kabıyla servis edilen güveç de tatmanız gereken lezzetler arasında yer alır. Kapadokya’nın turistik merkezi Ürgüp, karayoluyla Nevşehir’e 15 dakika uzaklıktadır. Ürgüp’ün sembolü haline gelmiş olan üç peribacası, şehrin hemen dışında, Nevşehir yolu üzerinde bulunur. Bu bölge yöresel el sanatlarının örneklerini bulabileceğiniz çarşılarıyla alışveriş için de uygun bir yerdir. Hediyelik olarak el dokuması kumaşlar, bez bebekler, peribacası maketleri, Avanos çömlekleri, bakır eşyalar alabilirsiniz. Çeşitliliğin bol olduğu Ürgüp’te, sütte çifte kavrulmuş kabak çekirdeğini almayı unutmayın. KAYA KİLİSELERİ ARASINDA Kapadokya, yağmurla rüzgârın, tarihle coğrafyanın el ele vererek yazdığı bir şiir gibidir. Bu şiir gibi yerleşim yerinin belki de en gözde turistik yeri Göreme’dir. Ürgüp’ten 10 kilometre uzaklıktaki Göreme, Nevşehir-Ürgüp-Avanos üçgeni arasındaki etrafı vadilerle çevrili bölgede yer alır. 4 ile 13. yüzyıllar arasında manastır hayatının yaşandığı bölgede, her kaya bloğunun içinde kiliseler, şapeller, yemekhaneler görülür. Peribacaları ile birlikte yüzyılların birikiminin buluştuğu bu doğal ve kültürel zenginlik, Dünya Kültür Mirası Listesi’ndedir. Açık Hava Müzesi ile ziyaretçilerini kendine hayran bırakan bu bölge, geçmişte manastır eğitim sisteminin başlatıldığı yer olarak bilinir. 1960’ta faaliyete geçen müze on manastırdan oluşur. Sizi ilk karşılayan Rahipler Manastırı’nın yanı sıra bu dev açık hava müzesinde Kızlar ve Erkekler Manastırı, Yılanlı Kilise, Aziz Basil Şapeli, Elmalı Kilise, Tokalı Kilise ve Aziz Barbara Kiliseleri görülecek yerler arasındadır. Göreme’de, Kapadokya’nın pek çok yerinde olduğu

İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ

EARTHENWARE JUGS AND PUMPKIN SEEDS Ürgüp is the most agreeable stop for dinner in the middle of the vast Cappadocian steppe. You can find your way by simply following the aroma of the fresh-baked ‘tandır’ bread. The menu has to include ‘testi kebab’, a meat dish cooked slowly over a low wood fire in a ‘testi’ or earthenware jug. Once you’ve waited patiently for it to cook, you will never forget the resulting taste. And don’t forget to try the piping hot tandır bread and the appetizing local salads and ‘ayran’ yoghurt drink. Most restaurants in Ürgüp are proud to serve the traditional local dishes, among which are two other must-tries in the form of ‘saç kavurma’ (pieces of lamb fried on a hot iron plate) and ‘güveç’, a baked specialty served in an earthenware ramekin. Only 15 minutes from Nevşehir by car, Ürgüp, Cappadocia’s touristic hub, is symbolized by the three fairy chimneys standing just outside it on the Nevşehir road. And the region’s markets, chock full of the local handicrafts, are the perfect place for shopping. You can find handwoven fabrics, cloth dolls, model fairy chimneys, Avanos crockery, and copper items. Don’t forget to buy some pumpkin seeds double roasted in milk at Ürgüp, where the variety is abundant.

AMONG THE ROCK-CUT CHURCHES Cappadocia is like a poem penned jointly by wind and rain, history and geography. And perhaps the most attractive touristic spot in this whole poetic region is Göreme. Ten kilometers from Ürgüp, Göreme lies in an area crossed by valleys in the Nevşehir-Ürgüp-Avanos triangle. Churches, chapels and dining halls have been carved into every block of stone in this region, which was a center of monastic life in the 4th to 13th centuries. Together with the fairy chimneys, this centuries-old repository of natural and cultural riches is listed among the UNESCO World Heritage sites. Inspiring awe with its Open Air Museum, the region is known as the original home of the monastic education system, and the museum that opened in 1960 includes ten such monasteries. Besides the Rahipler or Priests’ Monastery, which will be the first to greet you, other structures worth a visit in this giant open air museum include the Kızlar ve Erkekler, or Girls’ and Boys’, Monastery, the Church of the Serpent, the Chapel of St. Basil,

106 SKYLIFE | MART | MARCH 2010

100-109-kapadokya.indd 106

2/22/10 9:09 PM


ÇANAK ÇÖMLEK DİYARI Kızılırmak’ın kıyısındaki Avanos’a uğramadan Kapadokya gezisi tamamlanmış olmaz. “Kör bile bilir Avanos’un yolunu, çanak çömlek kırığından” deyişinin doğruluğunu kanıtlarcasına killi çamurun insan elinde nasıl şekillendiğini görebileceğiniz eski bir gelenek olan çömlekçiliğin anavatanı gibidir Avanos. Geçmişi Hititlere kadar uzanan çömlek ustaları çamura hayat verir ellerinin arasında. Dönen bir platform üzerinde çamurun şekillendiğini görürsünüz çömlek atölyelerinde. Avanos atölyelerinde çömlek, küp, testi ve güveç gibi işlevsel mutfak gereçleri bir yana, Hitit ve Frig gibi Anadolu’nun en eski formlarını tekrarlayan hediyelik eşyalar da sevdiklerinize ulaştırılmayı bekler. Vaktiniz varsa bir çömlek atölyesine uğramanızı tavsiye ederiz. Kim bilir? Belki de içinizdeki sanatçıyı Kapadokya’da ortaya çıkarabilirsiniz.

100-109-kapadokya.indd 108

Elmalı or Apple Church, Tokalı Church and the Church of St. Barbara. In Göreme, as in many other parts of Cappadocia, most of the places where you will want to stay are boutique hotels carved into the rocks. Venues that transport you back to ancient times and enhance the cosiness of winter with congenial tea parties served on handwoven carpets and kilims.

LAND OF JUGS AND JARS No visit to Cappadocia is complete without a stop at Avanos on the banks of the Kızılırmak. As if to corroborate the saying, ‘Even a blind man could find his way to Avanos from the sherds along the way’, this town is the virtual home of pottery, an ancient tradition that illustrates how clayey mud can be shaped by human hands. In a tradition dating back to the Hittites, master potters knead life into clay with their hands, and you can observe the process in action on a pottery wheel in one of the many pottery workshops here. Besides the usual pots, jugs, jars and practical kitchen vessels, there are also gift items featuring the shapes and forms of ancient Anatolia, such as the Hittite and the Phrygian. Who knows, perhaps Cappadocia will even bring out the artist in you!

RUTRUM ACCUMSAN

gibi, konaklamak isteyeceğiniz çoğu yer, kayalara oyulmuş butik otellerdir. Sizi antik çağlara götürecek bu mekânların el dokuması halı ve kilimleri üzerinde dostlarla çay sohbetleri kışın güzelliğini pekiştirir.

2/22/10 9:09 PM

İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ İ


nt own w o D o C hica g a n Ave n u e t t o i r r M a N. Michig 60611 540 ica g o, I L Ch

155_Skylife 215x275.indd 1

2/17/10 7:05:41 PM


“BİRBİRİMİZDEN HABERDAR OLMALIYIZ” ‘WE MUST ALL BE AWARE OF EACH OTHER’ Prof.Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu, bilimler tarihi, Orta Doğu, Türk kültürü ve Osmanlı, Türk-Arap ilişkileri üzerine otuzu aşkın eser veren, sayısız makale ve tebliği bulunan dünya ölçeğinde bir bilim insanı. • HASAN MERT KAYA

110-115-ekmeleddin.indd 110

Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu is a world-class scholar with countless articles and papers and over thirty books on the history of science, Turkish culture and Ottoman/Turkish - Arab relations.

• AHMET BİLAL ARSLAN

2/22/10 9:12 PM


110-115-ekmeleddin.indd 111

2/22/10 9:12 PM


slam KonferansıTeşkilatı’nın seçimle göreve gelen ilk genel sekreter olan İhsanoğlu ile Orta Doğu, bilim tarihi ve İslam dünyasında bilime verilen önem üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik.

e is also the first elected secretary general of the Organization of the Islamic Conference. We talked with him about the importance accord to the Middle East, the history of science and the important accord to science in the Islamic world.

İslam dünyasının geçmişindeki bilimsel gelişme neden kesintiye uğradı? İslam dünyasında bilim 16.yy.’a kadar çok parlak bir şekilde devam etmiştir. 3. Murat devrinde Takiyüddin astronomi, matematik ve mekanik saatler imalinde o günkü Avrupalılardan daha ileri noktadaydı. Bizim kendi bilim tarihimizle ilgili doğru nirengi noktaları tespit etmemiz lazım. Tüm kadim medeniyetler, İslam, Hint, Çin ve onun bir alt grubu olan Japon medeniyetleri bu tarihten sonra geride kaldılar. Aslında işin özü Avrupa’nın daha ileriye gitmiş olmasıdır. Avrupa hızlı adımlarla, farklı bir gelişme sağladı. Bu da aslında bilim devrimi dediğimiz hadisedir. Sanayi devrimi ile birlikte bu iki devrim arayı açtı.

Why was scientific development interrupted in the Islamic world in the past? SScience in the Islamic world continued brilliant up to the 16thcentury. During the period of Murad III, Taqiyuddin was way ahead of the Europeans in astronomy, mathematics and the manufacture of mechanical clocks. What we need to do is identify correctly the reference points of our own history of science. All the ancient civilizations - Islamic, Indian, Chinese and Japanese, which is a sub-group of Chinese - fell behind. The crux of the matter lies in the fact that Europe moved farther ahead. Europe advanced rapidly and achieved a different kind of development. This was actually the phenomenon we call the scientific revolution, and together with the industrial revolution it widened the gap.

Türkiye’de bilim üretimi ile bilim felsefesi ve tarihi arasındaki ilişki nasıl? Ülkemizin ve İslam dünyasının iki yüzyıldır sürdürmekte olduğu bilimsel gelişmede Batıyı yakalama çalışmalarını yeni perspektifle okuyup, değerlendirmeliyiz. Göreve geldiğimde araştırma ve geliştirme çalışmalarına milli gelirden ayrılan payın yüzde bire yükseltilmesini hedefledik. Gelişmiş ülkelerde bu pay yüzde 2,5’a yaklaşıyor. Türkiye’de 2007 senesinde bu oranın yüzde 0,71. İslam ülkeleri ortalaması ise yüzde 0,5 mertebesinde. Ekonomik olarak zengin olmak değil, kaynakları araştırma ve geliştirme yapacak birimlerde kullanmak önemli. Orta Doğu’da kadın hakları ile ilgili çalışmaları nasıl değerlendiriyorsunuz?

What is the relationship between scientific production and the history and philosophy of science in Turkey? We must read and assess efforts to catch up with the West from a new perspective in the scientific development that has been under way in Turkey and in the Islamic world for the last two hundred years. When I took office, we aimed to increase the share of our national income allocated to research and development to one percent. In the developed countries it is close to 2.5 percent. In Turkey it was 0.71 percent in 2007. The average in the Islamic countries is around 0.5 percent. Economically speaking, what is important is not to have wealth but to utilize resources in bodies engaged in research and development. What is your view on efforts regarding women’s rights in the Middle East.” The situation of women in the Middle East is truly distressing.

Üstte usturlab. Sol altta rasathanede ölçüm hesaplama yapan astronomlar. An astrolabe (above) and astronomers making calculations at the observatory (below left).

112 SKYLIFE | MART | MARCH 2010

110-115-ekmeleddin.indd 112

2/22/10 9:12 PM


Kadının Orta Doğu’daki durumu gerçekten üzücüdür. Bazı toplumlarda kadına karşı yapılan bir takım muamelelerin artık kalkması gerekiyor. Zaten bunlar geleneklerden gelen ve İslam’la da ilgili olmayan uygulamalar. İslam 14 asır önce kadının haklarını elde etmesini sağlamıştır. Kadın İslam ile birlikte yasal ehliyet sahibi oldu. İKT olarak biz bu konu ile ilgili İstanbul ve Kahire’de iki önemli toplantı yaptık. Şimdi kadın meseleleri ile ilgili yeni bir kurum kuruyoruz. Günümüz İslam dünyasının sanatla olan ilişkisi ne düzeyde? Yakın geçmişe göre İslam dünyasında sanat üretimi ve sanata olan ilgi arttı. Birbirimizden haberdar olma konusunda eksikliklerimiz var. Mısır’ın Nobel Edebiyat Ödülü alan yazarı Necib Mahfuz Türkçeye, İngilizce üzerinden çevriliyor. Bu doğru değil. Bizde yine Nobel almış yazarımız Orhan Pamuk, İngilizce üzerinden Arapçaya çevriliyor. İslam ülkelerinin kendi dillerinde bağlantıyı kolaylaştırması lazım. Çalışmaları ile sizi etkileyen doğulu bilginlere birkaç örnek verebilir misiniz? Gayet tabii. Örneğin Harezmi; cebrin, aritmetik ve logaritmanın kurucusudur. İbn’ül Heysem modern optiğin kurucusudur. İbni Sina felsefe ve tıpta çok önemlidir. Farabi felsefede zirvedir. Aristo için muallim-i evvel, Farabi içinse muallim-i sani derler. O derece önemlidir. Osmanlılarda çok önemli isimler var. Örneğin bir Bursalı Kadızade Rumi var. Kadızade Rumi Bursa’da yetişiyor, Semerkand’a gidiyor ve Uluğ Bey’in, Ali Kuşçu’nun hocası oluyor. Ali Kuşçu Semerkand’dan İstanbul’a geliyor ve çok önemli çalışmaları, etkileri oluyor Osmanlıya. Bu isimlerin hepsi alanlarında bilim dünyasına çok büyük katkılar sağladı. Bu katkılar olmasaydı bilim devrimi olmazdı.

The treatment accorded women in some societies has to stop. These are practices stemming from tradition in any case and have nothing to do with Islam. Islam ensured that women gained their rights 14 centuries ago. Woman became legally competent with the coming of Islam. The OIC held two important meetings on this subject in Istanbul and Cairo. We are creating a new organization that is concerned with the rights of women. What is the level of the Islamic world’s relationship with art today? Judging by the recent past, interest in art and artistic production has grown in the Islamic world. But we are remiss when it comes to being aware of each other. The Egyptian Nobel laureate writer Necib Mahfuz, for example, is translated into Turkish from the English. This is not right. Similarly our own Nobel laureate, Orhan Pamuk, is translated into Arabic via English. We need to facilitate close linguistic ties among the Islamic countries. Can you cite a few examples of eastern scholars whose work has impressed you? Of course. Khwarezmi, for example, who was the founder of arithmetic, algebra and logarithms. Ibnü’l-Heysem, the founder of modern optics. Ibn Sina (Avicenna) was very important in philosophy and medicine. Farabi represents the pinnacle in philosophy. Aristotle, they say, was the first teacher and Farabi the second. That’s how significant he was. There are many important figures among the Ottomans as well. Kadızade Rumi of Bursa, for example, who grew up in Bursa, went to Samarqand and became the teacher of Ulugh Beg and Ali Kuşçu. Ali Kuşçu came to Istanbul from Samarqand and produced important works that influenced the Ottomans. All these figures made enormous contributions to the scientific world in their fields. If it had not been for them, there would have been no scientific revolution. As one who knows the region well, how would you assess the perception of Turks and Turkey in the Middle East?

Gözlem yapan astronom. An astronomer making observations. İlaç yapımında kullanılan bitkilerle ilgili bir çizim (solda).. A drawing of plants used in making medicaments (left).

110-115-ekmeleddin.indd 113

2010 MARCH | MART | SKYLIFE 113

2/22/10 9:12 PM


Bölgenin yapısını yakından bilen biri olarak Orta Doğu’daki Türk ve Türkiye algısını değerlendirir misiniz? Türklerin Orta Doğu’da varlığı bugünkü Türkiye coğrafyasındaki varlığından daha eskidir. Türkler Orta Asya’dan ilk geldiklerinde, Abbasi İmparatorluğu zamanında Bağdat yakınlarında inşa edilen Samarra’ya yerleştiler. Abbasi ordusu komutanlarından Türk asıllı Ahmet bin Tolun, Kahire’ye giderek orada kendi devletini kurdu. Bu bakımdan Türklerin Orta Doğu’da varlığı çok eskilere dayanır. Orta Doğu’nun siyasi, demografik yapısında ve kültürel hamurunun oluşumunda Türklerin çok önemli payı vardır. İKT Genel Sekreteri olarak İslam ülkelerinin ekonomik işbirliği sürecini reel politik açıdan nasıl değerlendiriyorsunuz? Bugün için ekonomik bir birlikten söz etmek yanlış bir tespit olur. Ama ekonomik bir işbirliğinden ve bütünleşmeden, ilerleyip, gelişen ilişkileri takip eden ikinci bir safhada bahsetmek daha doğru olur. Ekonomik bir birlikten söz ettiğimizde akla Avrupa Birliği geliyor. Avrupa Birliği doğru bir örnektir. Fakat bu süreci çok iyi anlayıp, tahlil etmek gerekiyor. Bu uyumluluk bir günde olan bir şey değil. II. Dünya Savaşı sonrasında başlayıp halen devam eden bir süreç Avrupa Birliği. Burada siyasi çerçeve dışındaki en önemli iki faktör birbirine çok benzeyen düzeydeki ekonomik yapılar ve coğrafi yakınlıktır. Bu ekonomik gelişmeyi ayakta tutan ve ilerleten insan gücünün, ilmi, teknolojik ve kültürel seviyesinin önemini ve bu seviyenin ülkeler arasında birbirlerine yakın düzeylerde olması gerekliliğini de mutlaka görmek gerekiyor. Bu manzara henüz bizde yok. Ziya Paşa bir beyitinde İslam coğrafyası ile batı dünyası arasındaki gelişmişlik farkına dikkat çekiyor. Bu farkın nedenleri nelerdir? Ziya Paşa, 19.yy’ın ikinci yarısında yaşadı. O zamanki Müslüman aydınlarında Batı dünyasına karşı bir yenilmişlik psikozu hâkimdi. Bu beyitte ifade edilenlerin gerçek tarihi çerçevesini ortaya koymak lazım. 19.yy’ın ikinci yarısı Avrupa’nın maddi medeniyetinin en güçlü olduğu dönem. Sömürgeleştirmenin yayıldığı, birçok Avrupa ülkesinin kolonilerinin zenginliklerini kendi ülkelerine akıttıkları zamanlar. Sanayi devrimi ile özellikle Batı Avrupa’nın dünyanın kalan bölgeleriyle arasındaki fark artıyor. Bu üstünlükle Avrupa bütün dünyaya hâkim olmaya başladı.

The presence of the Turks in the Middle East is much older than their presence in the geographical boundaries of today’s Turkey. When the Turks first came from Central Asia, they settled in Samarra, which had been built near Baghdad in the time of the Abbasid Empire. An Abbasid army commander of Turkish origin, Ahmet ibn Tolun, went to Cairo and founded his own state there. In this sense the presence of the Turks in the Middle East goes back a long way. The Turks have a very important role in the political and demographic structure of the Middle East and in the formation of its culture. As Secretary General of the OIC, what are your views on the process of economic cooperation among the Islamic countries in terms of realpolitik? It would be wrong to speak of an economic union today. It would be more correct to talk about a second phase of moving forward and following up on developing relations than to speak of economic unity or integration per se. When we speak of an economic union, the European Union comes to mind, and it is a good example. But it is essential to understand and analyze this process very well. Such harmony is not something that comes about in a day. The European Union is a process that started after the Second World War and is still continuing today. Outside the political framework, the two most important factors here are geographical proximity and very similar levels of economic structure. It is essential to realize the importance of the scientific, technological and cultural level of the human resources that sustain such economic development and take it forward, and the necessity for the countries involved to be at comparable levels. We don’t have that yet. Ziya Paşa remarked on the differences in terms of development between the Islamic world and western civilization in his verses. What are the reasons for that? Ziya Paşa lived in the second half of the 19th century, a time when Muslim intellectuals were ruled by a psychotic sense of defeat vis à vis the West. The actual history of what is expressed in this couplet must be put in context. The second half of the 19th century was a period when Europe’s material culture was at its zenith. A time when colonization was spreading and the European countries were absorbing the resources of their colonies to their own countries. The difference between Western Europe and the rest of the world widened with the Industrial Revolution especially. With that new superiority, Europe began to dominate the entire world.

Prof.Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu 1943 Kahire doğumlu. Mısır Ayn Şems Üniversitesi Fen Fakültesi’nden mezun olduktan sonra Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi’nde doktorasını tamamlayıp İngiltere Exeter Üniversitesi’nde akademik çalışmalar yaptı ve 1984’te profesör oldu. Devlet Üstün Hizmet Madalyası sahibi olan İhsanoğlu, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Bilim Tarihi Bölümü Kurucu Başkanlığı’nın yanı sıra Harvard Üniversitesi ve UNESCO’da çeşitli görevler yürüttü.

Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu was born in Cairo in 1943. After graduating from the School of Science of Egypt’s Ayn Shems University, he completed his doctorate at the Ankara University School of Science. Continuing his academic studies at the University of Exeter in England, he became a professor in 1984. İhsanoğlu, who holds the Medal for Distinguished Service to the Turkish State, has been the Founding Chairman of the History Department of the University of Istanbul Faculty of Literature as well as serving in various capacities at Harvard University and in UNESCO.

110-115-ekmeleddin.indd 114

2/22/10 9:12 PM


Yanda 13. yy’da yaşamış ünlü mekanikçi Ebu’l İzz el-Cezeri tarafından yapılan filli su saati (solda).12. yy’da yaşamış ünlü coğrafyacı el-İdrisi’nin yaptığı Dünya haritası.

Altta ayın hallerini gösteren çizim ile gözün yapısını gösteren bir başka çizim.

A water clock in the form of an elephant, made by the well-known Al-Jazari, a 13th century inventor of mechanical devices, and a map of the world by the renowned 12th century geographer Al-Idrisi.

A drawing showing the phases of the Moon (left) and another showing the structure of the eye (below).

İSTANBUL İSLAM BİLİM VE TEKNOLOJİ TARİHİ MÜZESİ İstanbul Gülhane Parkı’nda 2008 yılında açılan müzede çağlar boyunca İslam bilginlerinin gerçekleştirdiği bilimsel çalışmaların model ve maketleri multivizyonlar ve tanıtım filmleriyle birlikte sergileniyor. Müzede astronomi, saat, denizcilik, coğrafya, savaş teknolojisi, tıp, botanik, zooloji, mimari, fizik, kimya ve optik seksiyonları bulunuyor.

THE ISTANBUL MUSEUM OF THE HISTORY OF SCIENCE AND TECHNOLOGY IN ISLAM Located Istanbul’s Gülhane Park, this museum, which opened in 2008, features models and maquettes of scientific projects undertaken by Islamic scholars through the ages together with multivision and promotional films. The museum includes sections on astronomy, clocks, navigation, geography, war technology, medicine, biology, zoology, architecture, physics, chemistry and optics.

i 09:00-16:30

110-115-ekmeleddin.indd 115

SALI - TUESDAY

GÜLHANE - İSTANBUL

+90 212 528 80 65

2/22/10 9:13 PM


116-121-kizkulesi.indd 116

2/22/10 9:15 PM


THE MAIDEN’S TOWER SPEAKS

KIZ KULESİ ANLATIYOR

Şehri daha iyi tanımak istiyorsanız onu da dinlemeniz gerekir. Size anlatacakları vardır çünkü. Hikâyeler, masallar, efsaneler, ne derseniz deyin, yüzyıllar boyunca bu coğrafyanın dillerinde yol alıp yaşadığımız bu günlerin kıyılarına gelmiş, demir atmıştır. Başka zamanları beklercesine... • MARIO LEVI • ALİ OLGUN

If you want to know Istanbul well you have to listen, for it has things to tell you. Evolving in the languages of the region over the centuries, stories, fairy tales and legends have come to anchor off our shores, as if to wait for other times.

stanbul dendiğinde zihninizde nasıl bir görüntü canlanır? Herkes yaşadığı tarihe göre farklı yerleri ve fotoğrafları görür diyebilirsiniz. Böyle bir cevaba kim itiraz edebilir ki? İki bin yedi yüz yıl boyunca birçok uygarlığa, dile ve inanca hayat vermiş bu şehir, elbette birbirinden çok farklı resmin kendisi için çizilmesini bekler. Tek bir İstanbul yoktur üstelik. Gerçeği görmek, dahası derinlerinizde hissetmeniz için, o eski sokaklarda ya da merkeze başka gözlerle bakan insanların nefes alıp verdiği semtlerde, mahallelerde uzun yürüyüşlere çıkmanız gerekmektedir. Ne var ki kaçamayacağımız bu gerçeğe rağmen bir resim, hem de bize çok uzaklardan gelen bir resim, yine de öne çıkar gibidir. Tarihi Yarımada’nın resmidir bu. Resim size şehrin en belirleyici simgesi olarak bile görünebilir. Tarih anlatır. Tarihi Yarımada da anlatır. Yedi Tepe’si, Aya Sofya’sı, Sultanahmet ve Süleymaniye Camileri, Topkapı Sarayı, mevsimlere göre değişen renkleri ve günün akan saatlerindeki farklı ışıklarıyla... İstanbul belki de en çok oradadır. Hâlâ... Sadece zamanın tahribatına ve tehditkârlığına direnmiş görüntüsüyle değil, barındırdığı tarihiyle de...

hat sort of image does the name Istanbul conjure up in your mind? You might say that everyone sees different images - different snapshots - depending on the time in which they live. This city, which has produced several languages, religions and civilizations in its 2700 years, naturally expects many different pictures to be drawn of it. What’s more, there is no one, single Istanbul. In order to see the reality - even more, to feel it deep down inside - you have to take long walks in its old streets, in the neighborhoods and districts where people live and breathe who view the city with different eyes. But despite this inevitable reality, one image seems to stand out. It is a picture of the Historic Peninsula. It may even strike you as the city’s most potent symbol. History talks, and the Historic Peninsula talks too. Its Seven Hills, Hagia Sophia, Sultanahmet and Süleymaniye Mosques, Topkapı Palace, all with their lights that change color with the season and time of day. And perhaps, even now, that is where the real Istanbul exists. Not only in its monuments that have stood the test of time, but also in the history it harbors within it. 2010 MARCH | MART | SKYLIFE 117

116-121-kizkulesi.indd 117

2/22/10 9:16 PM


BOĞAZ’DA KÜÇÜK BİR ADA Şehri daha iyi görebilmeniz için, tam da buradan hareket ederek, resmi biraz genişletmeniz gerekir ama. Galata Kulesi’ni o zaman görebilirsiniz. İşte o sırada, Marmara denizinin Boğaz’la birleştiği yerlerde küçük bir kayalığın üzerine inşa edilmiş küçük bir kule, size yine tarihin derinliklerinden göz kırpar. Kız Kulesi’ni de görmüşsünüzdür artık. Şehri daha iyi tanımak istiyorsanız onu da dinlemeniz gerekir. Size anlatacakları vardır çünkü. Hikâyeler, masallar, efsaneler, ne derseniz deyin, yüzyıllar boyunca bu coğrafyanın dillerinde yol alıp yaşadığımız bu günlerin kıyılarına gelmiş, demir atmıştır. Başka zamanları beklercesine... HER AŞK BİR EFSANEDİR İstanbul da, birçok yaşlı şehir gibi, efsanelerini korumayı ve anlatmayı sever sonuçta. Anlatılanların yalanı da hakikati de tartışılmaz. Buna gerek de yoktur zaten. Efsane böyle olduğu için efsane değil midir? Boğaz kıyılarından geçen, Altın Post’u ya da Bilgi’yi taşıyan Argos’tan Ayasofya’nın sakladığı gizemlere, şehrin hâlâ ulaşılamamış yeraltı dehlizlerinden Haliç’in derinliklerinde kalmış definelere kadar her hikâye, hayal gücü çok geniş yazarların kaleminden çıkmıştır, yetmez mi? Kız Kulesi’nin anlattıklarıysa dokunaklıdır, insanın içini acıtır. Çünkü hepsinde acıklı bir aşk hikâyesi vardır. Anlatılanların ne kadarı gerçekten yaşanmıştır, bilinmez. Olsun. Her biri sahicidir, inanılmaya değecek kadar anlamlı ve derinliklidir ya... Bu coğrafyadan geçen, buraya ait dillerin imkânsız aşklarda buluşmasıysa şehrin kimliği hakkında bize önemli bir ipucu verir gibidir. Zamanın sularında bırakılanlara biraz daha yaklaşmaya değmez mi bu durumda? Mitolojide de yerini almış bir efsaneden geriye, aşk adına verilmiş bir savaşın izleri kalmış. Afrodit Mabedi rahibelerinden Hero aşka yasaklıdır. Ancak bir yemekte genç Leandres ile tanışır. Kadere meydan okumanın başladığı andır bu. Ya da meydan okumanın bir kader olduğu an... Sonrası aşk ve tutku dolu gecelerindir. Leandres Hero’ya ulaşmak için gecenin serin sularına atlar ve yüzerek kuleye ulaşır. Hero ise, bu aşk adına, denizi aydınlatabilmek için, bir ateş yakmaktadır. Bu yasak buluşmalar birçok gece böyle yaşanır gider. Ateş sadece denizi değil onların da aşklarını, aşkları adına çıktıkları yolu aydınlatmaktadır. Ne var ki bir gece, Leandres’nun Hero’ya doğru yüzdüğü o anlarda, bir rüzgâr o ateşi söndürür. Deniz aniden karanlığa gömülür. Sevgilisinin yaşadığı, kendisini beklediği kuleye ulaşamayan genç âşık yolunu kaybeder ve deniz onu karanlıklarına çeker... Sabah gün doğduğunda cesedi bulunur. Bunu gören Hero da acıya dayanamayıp kendisini o sulara bırakır, hayatına son verir. Afrodit’in laneti midir bu? Aşk ile ölüm şehrin sularına yazılmıştır artık... Efsanelerden biri böyledir işte. Bir de Türk Edebiyatı’nda yerini almış, Semai kahvelerinde anlatılması gelenek haline gelmiş bir hikâye, bir efsane daha vardır. Bu efsaneye göre de bir falcı, günün birinde bir padişaha, kızının bir yılan tarafından sokularak öleceğini söyler. Padişah da bunun

SMALL ISLAND IN THE BOSPHORUS To see the city better, you need to expand your angle of vision slightly, starting from here so you can see the Galata Tower. Then another, smaller tower, perched on a rock at the point where the Bosphorus meets the Sea of Marmara, will wink at you from the depths of history. You will have spotted it by now, the Maiden’s Tower. But if you want to get to know the city better, you have to listen to it as well, for it has things to tell you. Stories, fairy tales, legends have all evolved in the languages of this region over the centuries and come to anchor off our shores, as if to wait for other times.

EVERY LEGEND A LOVE STORY Like many old cities, Istanbul, too, loves to tell and preserve legends. Nor is there any questioning their truth or falsity. That’s what makes them legends, isn’t it? From Argus navigating the shores of the Bosphorus with the Golden Fleece in tow and the mysteries concealed in the Hagia Sophia to the city’s as yet unplumbed subterranean passages and the treasures lurking at the bottom of the Golden Horn, myriad stories have emerged from the pens of writers with lively imaginations. The stories told by the Maiden’s Tower are painfully sad, they touch a person’s heart, for all involve a tragic love story. To what extent the stories told actually took place is unknown. No matter. Each one is real, and sufficiently profound and meaningful as to be worth believing. If the languages of this region came together in impossible love stories, it seems they might provide some important clues to the city’s identity. One legend, which has also found its way into mythology, survives only in the traces of a struggle waged in the name of love. A priestess in the Temple of Aphrodite, Hero is forbidden to fall in love. But she meets young Leander at a dinner, and at that moment begins to challenge fate. It is a moment when to challenge becomes her destiny. Nights of passion and love follow. To reach Hero, Leander plunges into the cold nocturnal waters and swims to the tower, where Hero has lit a fire to illumine the sea. They continue to meet illicitly for several nights, the fire illuminating not only their love but the path on which they have embarked for its sake. But one night while Leander is swimming to Hero a wind comes up and extinguishes the flame. The sea is suddenly engulfed in darkness. Unable to reach the tower where his sweetheart awaits him, Leander loses his way, dragged into the dark by the current. His body is found the next morning at daybreak. When she sees it, Hero is unable to bear the pain and throws herself into the water, ending her life. Is it Aphrodite’s curse? Love and death have been written now on the waters of this city. Such is one of the legends. There is another story, another legend, that found its way into Turkish Literature and was traditionally told in the city’s coffeehouses. According to this legend, a fortune teller one day tells the sultan that his daughter is going to die of a snake bite. Upon which, the potentate has a tower erected in the middle of the Bosphorus and locks his daughter up inside it in the belief that no snake can cross the water alive. But fate is ineluctable, and one day a snake concealed in a basket of grapes sent to the tower

118 SKYLIFE | MART | MARCH 2010

116-121-kizkulesi.indd 118

2/22/10 9:16 PM


116-121-kizkulesi.indd 119

2/22/10 9:16 PM


116-121-kizkulesi.indd 120

2/22/10 9:16 PM


üzerine, yılanın denizde yaşayamayacağını varsayarak kızını inşa ettirdiği bu kuleye kapatır. Kaderden kaçılamayacaktır ama gün gelir, kuleye gönderilen bir üzüm sepetine saklanan bir yılan, falcının kehanetini doğrulayacak ve genç kız tüm kaçışlara rağmen o ölümden kurtulamayacaktır. Üçüncü efsaneyi de Evliya Çelebi’den öğreniriz. Bu hikâyede de Battal Gazi, Üsküdar Tekfuru’nun kuleye kapatılan ya da kulede koruma altına alınan kızını yedi yüz serdengeçtinin de yardımıyla, hazinesiyle birlikte kaçırır. ‘Atı alan Üsküdar’ı geçti’ deyiminin işte bu efsaneden kaynaklandığı söylenir. Gördüğünüz gibi hep bekleyen, bir kadere yargılı bir kızla bu kadere karşı çıkan ve dışarıdan gelen bir erkek var bu hikâyelerde. Çağın değerleri böylesini gerektiriyordu, daha ne denebilir?

TARİHE TANIKLIK ETMEK Tarihteki öteki olaylara ya da gerçeklerine bakıldığındaysa, bu aşk ve kader kulesinin kimi zaman bir savunma kalesi, kimi zaman bir gümrük istasyonu, kimi zaman da bir anıt mezar olarak kullanıldığını görüyoruz. Kimi kayıtlar söylenenleri doğruluyor, kimi kayıtlara göreyse yaşananlar işte böyle, dilden dile dolaşarak birer efsane olarak günümüze geliyor. Kulenin, tarihin akışında, kimi zaman depremlerden büyük zarar görüp yıkıldığı, kimi zaman da yandığı, ancak ısrarla, hep yeniden inşa edildiği de söyleniyor. M.Ö. yaklaşık beş yüz yıl öncesine kadar uzanan bir tarih bu, kolay değil. Sunay Akın bir ara orayı bir şiir cumhuriyeti olarak ilan etmişti. Günümüze kadar, böyle kılık değiştirerek ve bu hikâyeleri, efsaneleriyle gelen, bize hep denizden, şehrin belki de en güzel yerinden bakan bu küçük kulenin yükseldiği ada için daha iyisi düşünülemezdi. Kim bilir, belki de hâlâ bu hayale inananlar vardır. Size bu yazıda anlattıklarımın çoğunu Çelik Gülersoy’dan öğrendim. Arada sırada yolunuz oralara düşerse, biraz da bu hikâyeleri hatırlamaya çalışarak, bu küçük adaya bakın. Salacak’tan bakıldığında, güneş kulenin ardından çok güzel batıyor. Bu şehirde yaşamanın şiirini daha derinden hissedebiliyorsunuz o zaman...

from the mainland fulfills the fortune teller’s prediction, and despite all efforts to save her the young girl dies. We learn about a third legend from the 17th century Ottoman traveler, Evliya Çelebi. In this story, the daughter of a local Byzantine ruler, the Tekfur of Scutari, has been incarcerated in a tower, possibly for her own protection. Along comes Battal Gazi, who, with the help of his seven henchmen, kidnaps the girl and makes off with his treasure. The expression, ‘The horse thief has passed through Üsküdar’, meaning “It’s too late now”, is said to have originated from this legend. As you see, these stories always involve a waiting maiden doomed to her fate and a man who comes from outside and challenges that fate. Such were the values of the age.

BEARING WITNESS TO HISTORY If we look at other events in history, we see that this tower of love and fate has served now as defense tower, now as customs house, now as monumental tomb. Sometimes the records corroborate the story that is told; at other times, the events that transpired have survived only by being passed from language to language. The tower is also said to have been heavily damaged, even leveled, by earthquakes a few times in its history, even to have burned to the ground, but always to have been rebuilt with great urgency. This is, after all, a history going back some five hundred years B.C. Sunay Akın once declared it a ‘republic of poetry’. And what could be more appropriate for the island where this little tower rises, a tower that has undergone so many transformations, a tower that has come down to us steeped in so many stories and legends, that has always gazed at us from the sea, from perhaps the city’s most beautiful vantage point? Who knows, maybe there are still some who believe in that dream. As for what I’ve written here, I learned most of it from Çelik Gülersoy. If you happen to be passing that way, have a look at this small island and try to remember some of the stories I’ve told here. Viewed from Salacak, the sunset is lovely behind the tower. When you see it, you will be feel more deeply the poetry of living in this city. 2010 MARCH | MART | SKYLIFE 121

116-121-kizkulesi.indd 121

2/22/10 9:16 PM


YILKI ATLARININ

ÖZGÜRLÜK DANSI Hemcinslerinin aksine yılkı atları yularsız, eyersiz alabildiğine ‘özgür’. Yemyeşil çayırlarda uçarcasına süzülürken, onları izlemek garip bir ürperti verir insana.

122 SKYLIFE | ŞUBAT | FEBRUARY 2010

122-125-yilki atlari.indd 122

2/22/10 9:29 PM


DANCING WITH FREEDOM TURKEY’S FREE-RANGE HORSES Unlike their domesticated counterparts, wild horses are ‘free’. Free of saddles, free of bridles. And seeing them fly across the green meadows in the foothills of Turkey’s misty mountains sends a chill down a person’s spine. • İPEK TANIR

• AKGÜN AKOVA

2010 FEBRUARY | ŞUBAT | SKYLIFE 123

122-125-yilki atlari.indd 123

2/22/10 9:29 PM


D

uygularıyla, hisleriyle insanoğlunun kendine en yakın hissettiği atlar aynı zamanda insana en çok vefa gösteren, düşeceğini hissettiği anda sahibinin canı yanmasın diye yavaşlayıveren son derece de asil bir canlıdır. Yılkı atlarında ise dağlardaki yaşam içinde artık insanoğluna değil de birbirlerine olan vefa duygusu hayranlık uyandıracak derecededir. Baskın olan özellikleri ise özgürlüğe tutkuyla bağlı oluşlarıdır. Bu yüzden bir kez gördüğünüz noktada bir daha bulamazsınız yılkı atlarını. Çünkü sürekli yer değiştirirler. Bütün bağlardan azade olduklarından küçücük haralar değil uçsuz bucaksız dağların, ormanların sınırları kadar geniştir yaşam alanları. İstedikleri yöne koşmanın, başına buyruk yol almanın tadını çıkarırlar. Hemcinslerinin aksine yılkı atları yularsız, eyersiz alabildiğine ‘özgür’. Yemyeşil çayırlarda uçarcasına süzülürken, onları izlemek garip bir ürperti verir insana. Sanki ‘özgürlük’ hissinin ete kemiğe bürünmüş halidir yılkı atların başı dumanlı dağların eteklerinde başınabuyruk bir hayat sürmeleri… RÜZGÂRLA DANS EDEN ASALET Yılkı atları ürkektir; mesafe koyarlar insanoğluyla aralarına. Sözgelimi 50 metre bile yaklaşamazsınız. Zira korkup kaçarlar sürüleriyle birlikte ve arkalarından bakakalırsınız. Seyrine doyulmaz manzaradır yılkı atlarının ‘özgürlük’ dansı… İnsanoğlunun tahrip eden ve tüketen, azaltan yanına

he animals to which humans feel the closest emotionally, horses are at the same time eminently noble beasts, loyal to their master to the point that they will even slow down the moment they sense he is about to fall to prevent his being injured. Free-range horses in contrast save their loyalty not for man but for each other, and to an awesome degree. Among their dominant characteristics is their passionate attachment to freedom. For that reason you will never see one in the same place twice, for they are continuously changing places. Because they are free of all ties, their habitats are not limited to stud farms but embrace the vast mountains and forests all around them. They take pleasure in galloping at will in any direction they please. Unlike their domestic counterparts, wild horses are ‘free’ free of saddles, free of bridles - and watching they fly across the green meadows of Turkey’s misty mountains sends a chill down a person’s spine. Answering to no one, wild horses live free in the foothills of the smoky mountains as if they feel their freedom in their bones.

DANCING WITH THE WIND Free-range horses are shy and leave a distance between themselves and humans. You will never get closer to one than 50 meters, for example. For they take fright and flee en masse, leaving you looking on from behind. Nevertheless the dance of freedom of the free-range horses is a sight you will never tire of seeing. Their dance with the wind is like a celebration of new beginnings, signifying renewal and rebirth despite man’s dark destructive side. Horses and mountains

124 SKYLIFE | MART | MARCH 2010

122-125-yilki atlari.indd 124

2/22/10 9:29 PM


rağmen yeniden var olmanın ve var etmenin, yeni başlangıçların seremonisi gibidir yılkı atlarının rüzgârla yarışan halleri… Dağlar ve atlar ne çok yakışır birbirine. Dağların heybetine atların asaleti nasıl da denk düşer. Arap ya da İngiliz atı gibi asil bir soydan gelmezler ama yılkıların asaleti zincirlerini kırmalarından gelir. Dağları mesken tutmalarından da. Özgürlüğe yazgılı olmaları da hayranlık vericidir.

become one another, the nobility of the horses somehow matching the majesty of the mountains. Perhaps they don’t hark from an aristocratic line like the English horse or the Arabian steed, but free-range horses have a chain of nobility all their own. In no small part because they make their home in the mountains, and awe-inspiring to the degree that freedom is their fate.

YENİ BAŞLANGIÇLARIN SEREMONİSİ Yılkı atları, 10–12 atlık gruplar halinde dolaşırlar. Her öğreğin bir lider atı vardır. Özgür dediysek yılkıların bile belli sorumlulukları vardır. Zira kışın zor şartlarında yaban hayatında kendilerine saldırmak isteyen kurtlarla mücadele etmek için bir arada olmak zorundadırlar. Kışın yiyecek bulmak yılkı atları için zorlu bir hâl alır. Yaşadıkları alanlar karla kaplandığında burunlarıyla karı delerek altındaki otlara ulaşırlar. Su ihtiyaçlarını ise dere yataklarından, eriyen kar sularından gidermeye çalışırlar. Ağaçların altı da hemcinslerinin haralardaki güvenli yaşamları kadar olmasa da sığınaktır. Yılkı atları, insanlardan mümkün olduğunca uzak durmaya ve doğaki yiyeceklerle hayatını sürdürmeye çalışırlar. Son yıllarda artan çevre kirliliği, su kaynaklarının kimyasal atıklarla zarar görmüş olması yılkı atlarının yaşam mücadelelerini zorlaştırıyor. Bu yüzden orman müdürlükleri, yaban hayvanlarına destek olmak amacıyla kış aylarında ormanlık alanlarına yem bırakarak onların hayatta kalmasını sağlıyorlar.

Free-range horses travel in herds of 10-12 animals. Each herd has a leader horse. As ‘free’ as they are, even free-range horses have certain responsibilities towards each other. For under winter’s harsh conditions in the wild they are forced to stick together and protect each other against the wolves that will try to attack them. Similarly, finding food in winter has become impossible for free-range horses. When the areas where they live are covered in snow, they make holes in the snow with their noses to reach the grasses below. Their water needs they try to meet from river beds and melting snows. While not as safe as the stud farms of their domesticated counterparts, standing under a tree provides shelter. Free-range horses try to stay as far as possible from people, living on whatever food they find in nature. In recent years, however, increasing environmental pollution and contamination of natural water sources with chemical wastes have complicated the life struggle waged by freerange horses. To support these wild animals, the department of forests is therefore trying to keep them alive by leaving fodder in forested areas during the winter months.

CELEBRATION OF NEW BEGINNINGS

2010 MARCH | MART | SKYLIFE 125

122-125-yilki atlari.indd 125

2/22/10 9:30 PM


KAPALIÇARŞI FİNANS MERKEZİ • PROF. DR. KENAN MORTAN

• ENGİN GÜNEYSU

İktisat Fakültesi’ndeki derslerinde iktisat tarihçisi Ömer Lütfi Barkan Kapalıçarşı’yı eliyle gösterir, “Burası araştırılmayı bekliyor” derdi. O zamanlarda başlayan Kapalıçarşı ilgim, konunun uzmanlarından Önder Büyükerman ile yürütülen ve uzun yıllar süren araştırmalar sonucunda bir kitapla sonuçlandı.

B

edestenler birer finansman merkezidir. Oysa bizler bu mekânları sadece para ve kıymetli eşyanın saklandığı yerler olarak biliyorduk. Bedestenlerin ve kapalıçarşıların bu durumun çok daha ötesinde işlevler yüklenen birimler olduğunu fark ettiğimde, genel kabul gören yanılgıları düzeltmek gerektiğini de anladım. Her şeyden önemlisi Kapalıçarşı toplumsal kamu alanının sivilleştiği tek yer. Farklı din ve mezheplerin 500 yıldır, hiç çatışmadan, ortak kültürü de buralarda inşa etmesi çok yalın bir gerçeklik. Bedestenli bir çarşı, ticaretle sermaye birikimi yaratıyor. Bunun öyle sadece kıymetli eşya ve para saklanarak gerçekleşmeyeceği açık. Evliya Çelebi boş yere “Osmanlı kentleri bedesteni olan ve olmayan yer olarak ikiye ayrılır“ dememiş. İSTANBUL VE ANADOLU GENELİNDE 117 BEDESTEN İstanbul’da üç, Anadolu’nun da yaklaşık 100 yerleşiminde 117 bedesten var. Ama bunlar içinde dördü; Bursa, Tire, Edirne, İstanbul Cevahir Bedesten’i öne çıkar. Çünkü bunlar bir emniyet sandığından öte, dönemin iktisadi yapısına yön vermişler. Kapalıçarşı’nın Cevahir Bedesten’i bu kalıbın

126-129-kapalicarsi.indd 126

2/22/10 9:35 PM


GRAND BAZAAR: THE FINANCE CENTER In his lectures at the Istanbul University School of Economics, the famous professor of economic history, Ömer Lütfi Barkan, used to gesture towards the Grand Bazaar and say, “It’s just waiting to be researched.” My interest in the Grand Bazaar dates to those days, and my many years of research, directed by Önder Küçükerman, an expert in the field, culminated in a book.

A

ll covered markets are financial centers. Nevertheless, in Turkey we knew them merely as places where money and valuable goods were stored for safekeeping. When I realized that covered markets and bazaars are actually units with functions going far beyond this, I also realized that I had to correct this widespread misconception. Most importantly of all, from a social standpoint, Istanbul’s Grand Bazaar (Kapalıçarşı), is the sole public area that is entirely secular. It is a plain fact that over a period of 500 years a large number of religions and sects built a common culture here without ever coming into conflict. A covered bazaar constitutes a capital unit through the trade carried out in it. Clearly this is not going to come about merely through the storage of money and valuable goods. It is not for nothing that Evliya Çelebi says, “Ottoman towns can be divided into two types, those that have covered bazaars and those that do not.”

117 COVERED BAZAARS IN ISTANBUL AND ANATOLIA IN GENERAL There are three covered bazaars in Istanbul and 117 in some 100 towns around Anatolia. Among them four stand out: the markets of Bursa, Tire and Edirne, and the Istanbul Jewelry Market, because, beyond acting as places of safekeeping, these markets have also played a powerful role in shaping the economy in each period. The Jewelry Market (Cevahir Bedesteni) is a

126-129-kapalicarsi.indd 127

2/22/10 9:35 PM


OSMANLI’DA PARANIN 4 DÖNEMİ

1300-1470 1) 1300-1470 yılları arasında gümüş monometalizmi.

1470-1687 2) 1470-1687 yıllarında altın ve gümüşten oluşan bimetalizm.

1687-1691 3) 1687-1691 döneminde altın, gümüş ve bakırdan oluşan trimetalizm.

1839-1876 4) Tanzimat döneminde ise kâğıt para rejimi.

içine tam olarak oturur. Yapımı beş yıl süren Cevahir Bedesteni Kapalıçarşı’nın ‘kalbidir’. Sekiz sütunu ve 15 kubbesiyle mimari varlık olarak Sandal Bedesteni’nden bile küçük. Ama işlev olarak kıymetli mal borsacılığı yapmış, kiralık kasa işlevi görmüş, para rayicine ait kayıtlar tutulmuş, her türlü finansal işlem yapılmış, para rejimi Cevahir Bedesteni’nde şekillenmiş. Senetli ödemeler, mal takası burada yapılmış. Tağşişli para buradan piyasaya sürülmüş. Devalüasyonlar sonrası sahte yabancı paralar bile buradan uluslararası dolaşıma girmiş. PARAYA YÖN VEREN YER Her ülkenin kendi iktisadi çıkarını azamileştirme gayreti dün de vardı, bugün de sürüyor. Bunun için gizli ya da açık her türlü yöntem denenir. Bedestenin yanında, aynı yıllarda bedesten üstünden borç para dağıtan ‘para vakıfları’nın ve bugünün darphanesi olan ‘simkeşhane’ nin kurulması bir tesadüf olamaz. ‘Her türlü’ paranın basıldığı ilk simkeşhane Beyazıt Meydanı’nda kuruldu. Bir mini devalüasyon sayabileceğimiz tecdid-i sikke işlemi, darphanede yapılır, ardından da bedesten üstünden piyasaya sürülürdü. Fatih’in Venedik Savaşı sırasında sahte Venedik parası bastığını da belgelerden biliyoruz. Halil İnalcık üstad, yapılan işi özetliyor: Bedesteni olan kent uluslararası ticaretin de merkezidir! BİR DÜZENİN MİMARI: FATİH MEHMET Bir Kayzer-i Rum (Ceasar of Rome, Rum diyarının imparatoru) olarak Fatih Sultan Mehmet ‘Orbis Romanus’u (Roma Dünyası) ele geçirince, Bedesten ve Kapalıçarşı’yı Akdeniz havzasının en büyük ticaret ve mali merkezi olarak inşa ettirdi. Zaten Fatih Sultan Mehmet’te bir dünya bakışı egemendir. Bu anlamda da gerçek bir imparatordur. Çağının ötesini görebilmiş, isabetli çözümlemeler yapabilmiş ve adeta zamanın ruhunu kavramış bir idarecidir. GÜNÜMÜZDE BEDESTEN İstanbul Kapalıçarşı’daki Cevahir Bedesteni altın ve süsleme işlerine yöneldi. Sandal Bedesteni ise genelde hediyelik bir satış yeri ve hâlâ kimliğini arıyor. Aynı durum Anadolu’daki tüm bedestenler için de söz konusu. İktisadi işlev bitince zorlamayla hiç bir şekilde sürdürülmüyor. İstanbul’un Uluslararası Finans Merkezi (İFM) ile Kapalıçarşı’nın bedesteni arasında benzeşik yanlar arayabiliriz. Bu benzerlik, İstanbul’un yeniden bir dünya liderliğine yönelme kararı. Ama 500 yıl sonra mali merkez olarak bir liderlik savı kuşkusuz ilginç. Hem doğusuna, hem batısına bakan tek dünya kenti olarak doğrusu İstanbul’a yakışıyor. Bu işin fikir öncüsü olan Türkiye Bankalar Birliği, onuncu yılda bölge hâkimi olunabileceğini öngörüyor. 2025’ten sonra bu işin GSMH‘ya yüzde sekiz getirisi olabilecek. ‘Nasıl’ sorusunun cevabını ise politik irade verebilir. Ama uzun soluk gerektirdiği kesin.

128 SKYLIFE | MART | MARCH 2010

126-129-kapalicarsi.indd 128

2/22/10 9:36 PM


perfect example of this. This market, which took five years to build, is the heart of the Grand Bazaar. With its eight columns and 15 domes it is even smaller than the Public Auction Rooms (Sandal Bedesteni) as an architectural entity. But in function it served as a safety deposit box and a market for valuable goods, where financial transactions of all kinds were carried out, where records were maintained of the rise and fall in the value of money and where Turkey’s monetary regime was shaped. IOU’s were paid and goods bartered here. At times debased coins were even put on the market here. And following devaluations, counterfeit foreign currency was even circulated abroad from this market.

REGULATING THE VALUE OF MONEY Every country strives to maximize its own economic interests. It has always been that way and always will be, and every means, both overt and covert, is employed to this end. It is no coincidence then that next to the bazaar and in the same years not only were ‘monetary foundations’ set up to lend money, but also a ‘simkeşhane’ (literally, silver-wire house), or what we know today as a mint. The first Ottoman mint where coins of all kinds were produced was on Beyazıt Square. The process called ‘tecdid-i sikke’ (renewal of coins), which could be regarded as a sort of mini-devaluation, took place at the mint, and the new coins were circulated from the Grand Bazaar. We know from historical documents that Mehmet the Conqueror had counterfeit Venetian coins minted during the war with the Italian Republic.

MEHMED THE CONQUEROR: ARCHITECT OF A SYSTEM

FOUR PERIODS OF MONEY IN OTTOMAN EMPIRE

When Sultan Mehmet the Conqueror, aka the Caesar of Rome, conquered the ‘Orbis Romanus’, he commissioned the construction of the Kapalı Çarşı (Grand Bazaar) and the Bedesten (Jewelry Market), which soon became the Mediterranean basin’s largest commercial and financial hub of the day. This sultan was characterized by a global outlook and was in that sense a true emperor, who was able to see beyond his own time and generate timely and unering solutions, a ruler who clearly grasped the spirit of the age.

1300-1470 1) 1300-1470: period of monometalism based on silver

THE MARKET TODAY

The Jewelry Market of the Istanbul Grand Bazaar has turned to gold and adornments today. The Auction Rooms meanwhile are a sales outlet for gift items in general and are still in search of an identity. The same can be said of all the markets of Anatolia. When an economic function ceases to be, it cannot be kept alive by force. We might look for parallels between the Grand Bazaar jewelry market in its day and Istanbul as an international financial capital today. The similarity lies in Istanbul’s decision to again become a world leader. It is without a doubt interesting that the city should once again aspire to a leadership role as a financial capital after 500 years, and nothing would be more fitting for the only city in the world that straddles the intersection of East and West, looking in both directions. The Union of Banks of Turkey, which spearheaded the idea, envisages Turkey dominating the region in 2010 and this business contributing eight percent of GDP by 2025. If you ask ‘how’, the answer lies in political will. But a long range approach is definitely in order.

1470-1687 2) 1470-1687: period of bimetalism based on gold and silver

1687-1691 3) 1687-1691: period of trimetalism based on gold, silver and copper

1839-1876 4) 1839-1876: period of restructuring (Tanzimat): transition to paper money

2010 MARCH | MART | SKYLIFE 129

126-129-kapalicarsi.indd 129

2/22/10 9:36 PM


DNA’NIZ VE YAPABİLECEKLERİNİZ YOUR DNA AND WHAT YOU CAN DO WITH IT Günümüzde en son genom teknolojileri kullanılarak, kişilerin genetik yapıları test ediliyor ve bazı hastalıklara karşı taşıdıkları genetik riskleri analiz ediliyor. Using the latest genome technology, people’s genetic makeup can be analyzed today through DNA testing and their predisposition to certain diseases determined. • DR. ATİLLA GÖKNUR

130-133-DNA.indd 130

2/22/10 9:44 PM


130-133-DNA.indd 131

2/22/10 9:44 PM


Genetik yatkınlıkları belirlemede en son ‘moleküler genetik testler’ kullanılıyor. Bu süreçteki uygulamalar, katı bir dizi ölçüt ve bilimsel titizlik yaratan üstün öğelerce desteklendiği gibi epidemiyolojik prensiplere de dikkat edilerek belirleniyor Günümüzde DNA’dan sağlanan yeni bilgilerle hastalıkları önlemeye yönelik güçlü adımlar atılabiliyor, hastalık riskleri öğrenilebiliyor. Bu tür genetik testlerin gelişmesi koruyucu önleyici kişisel tıpta yeni bir çağın başlangıcı sayılmakta. Genetik yatkınlıkların belirlenmesinde, birçok araştırma projesinden çıkan milyonlarca nükleotidin depolanması ve organizasyonu için oldukça geniş bir veri tabanından yararlanılır. İstatistiksel olarak doğru ve güvenilir sonuçlara ulaşmak ve çoklu hipotezlerin test edilebilmesi için tutarlı istatistik metotlar ışığında çalışılıyor. Bu tür testleri yaptırarak genetik risk profilinizin yanı sıra aile geçmişinizi, yaşam şeklinizi ve çevresel etkenleri de göz önüne alarak, hastalık riskleriniz konusunda önemli bilgiler sağlayabilirsiniz. Beslenme ve uyku düzeni gibi alışkanlık değişiklikleri, erken taramalar, artan bilinç düzeyi, mevcut ilaç ve tedaviler test edilen bütün şartları olumlu yönde etkilediğinden hastalıkları önleyici tedavi planınızı geliştirmek faydalı olacaktır. Gelişmiş tekniklerle atasal olarak taşınan genetik bilgileri öğrenmek bireyin yaşamında yapacağı pozitif değişiklikler için güçlü bir referans oluşturur.

BU BİLGİLERE SAHİP OLMAK DOKTORLARIN GENEL TEDAVİ YÖNTEMİNİ NASIL ETKİLER? Klinikte hastalar için özel bir bakış açısı kazandırdığı gibi, genetik sonuçların doktorun elinin altında bulunması sayesinde hastanın yatkınlıklarının bilinmesi, tedavide daha doğru bir görüş kazandırır. Genetik riskleri analiz edilen bütün sonuçların klinik olarak uygulanabilmesi, hastaların genlerine meydan okuyabilmesine olanak sağlar. Riskler daha erken bir aşamada hastalara somut ve net bir şekilde anlatılabilir.

Kişisel test ile genetik riskleri belirlenen hastalıklar: Kanser: Meme, kolon, akciğer, melanom, prostat, mide. Damar: Mide kanaması, beyin kanaması, derin ven trombozu. GI: Çölyak hastalığı, crohn’s hastalığı, hemakromatosis. Nöroloji: Alzeimer, multiple skleroz, restlessleg sendromu. Kardiyoloji: Atrium fibrilasyon, kalp krizi. Göz: Glokom ve maküler dejenerasyon Endokrin: Laktoz intoleransı, diyabet tip2, obesite Kemik: Osteoartrit.

HASTALAR GENETİK YATKINLIKLARINI ÖNCEDEN BİLMEKLE NE KAZANIRLAR? Hastalıkları önleyici stratejilere daha güçlü sarılmak için ek motivasyonun yanı sıra kişiye özel ön teşhis ve takip rejimi arayışı için istek yaratma, geleneksel klinik metotlara ilaveten ayırıcı teşhis için yardım sağlama en başta gelen kazanımlardır. Bu noktada sunulan bilgilerin doğruluğu yaşamsal önem taşıyor. Bu nedenle genotipleme test sonuçlarının yüzde 99’dan daha yüksek doğruluk payına sahip olması için büyük bir titizlik ve hassasiyet gerekmekte.

130-133-DNA.indd 132

2/22/10 9:45 PM


When determining genetic susceptibilities, the latest molecular genetic tests are employed, supported by a broad range of sophisticated techniques that ensure scientific accuracy and hard fast criteria while also taking epidemiological principles into consideration. To determine genetic susceptibility to certain diseases and disorders, several databases have been developed for storing and organizing the millions of nucleotides that have emerged in numerous research projects. Biological information and bioinformatics are also used extensively. Consistent statistical methods are employed to arrive at accurate and reliable results so as to enable the testing of multiple hypotheses. You too can learn what your disease risks are and take firm steps towards preventing disease with the new information supplied by your DNA. The development of such genetic tests is the harbinger of a new era in preventive personal medicine. The technology developed in this area by the world of medicine enables you to have a look at your DNA and obtain important information about your genetic susceptibilities. Tests are not diagnoses. But DNA testing can tell you the diseases to which you might be susceptible, as well as offering recommendations for reducing your risks, and encouraging your doctor to outline a personal preventive plan for you. By conducting such tests, you and your doctor can gain important information about your genetic risk profile and your disease risks, taking into account your family history, your lifestyle and living standards, and environmental factors. Lifestyle changes, early detection, and a heightened level of awareness will be useful for both you and your doctor in developing a plan for preventive treatment. It is of course of vital importance that the test data be correct. Consequently, a meticulous effort is made to ensure accuracy of 99% or higher in genotyping results. The relationship between genetic risk factors and disease has been consistently demonstrated by statistically significant results in different communities around the world. Learning your genetic makeup through advanced techniques provides a powerful incentive for making positive changes in your life. The decision to undergo DNA testing is personal, private and voluntary. How does having such genetic data affect doctors’ general methods of treatment? Just as genetic testing results can ensure a personalized approach to each patient clinically, so does having those results at hand and knowing his patient’s susceptibilities give a physician a more accurate picture of how to proceed with treatment. Clinical implementation of all results that analyze genetic risk enables us to challenge our patients’ genetic makeup and, when possible, preempt its consequences. Not only that but genetic testing makes it possible for patients to be informed of the risks they face in clear and concrete terms and at an early stage.

Diseases for which genetic risk can be determined through personal DNA testing: Cancer: Breast, colon, lung, prostate, stomach, skin (melanoma) Vascular: Brain hemorrhage, stomach hemorrhage, deep vein thrombosis GI: Crohn’s disease, coeliac disease, hemochromatosis Neurology: Alzheimer’s, multiple sclerosis, restless leg syndrome Cardiology: Atrial fibrillation, heart attack Eye: Glaucoma, macular degeneration Endocrinology: Lactose intolerance, type 2 diabetes, obesity Bone: Osteoarthritis

What do patients gain by knowing their genetic predispositions in advance? Besides providing an additional motivation to seek disease-preventing strategies, such tests are also an inducement to follow a regime of early diagnosis and observation. Combined with traditional clinical methods, they are also useful in differential diagnosis.

130-133-DNA.indd 133

2/22/10 9:45 PM


DENİZİN DERİN NİMETLERİ

BLESSINGS OF THE DEEP

1882 yılında basılan ‘Ev Kadını’ adlı kitapta çok özel ikramlarda ıstakoz dolması tarifi bulunuyor. Kabuklulardan böcek, kerevit, ve karidesin yanı sıra pavurya çağanoz gibi yengeç türleri 30 sene öncesinin İstanbul’unda daha yoğun satılır ve tüketilirdi. A recipe for stuffed lobster is among the special dishes included in the book, ‘Ev Kadını’ (Housewife), published in 1882. Shellfish such as crawfish, crayfish, shrimps and crabs were sold and consumed in quantity in the Istanbul of 30 years ago.

• VEDAT BAŞARAN

134-139-Yemek.indd 2

• SERKAN ELDELEKLİOĞLU

2/22/10 9:52 PM


B

alık çeşitlerinin çok olduğu denizlerimizin derin nimetleri sadece balıklardan ibaret değil. Günlük konuşma alışkanlıklarında ‘kabuklu ve iki çeneli omurgasız deniz mahsulleri’ deyimi pek kullanılmaz. Fakat hangi başlığın altında olduğu umursanmadan asırlardır tüketilen denizin derin nimetleri, kıyıda yaşayan toplumlar tarafından sofralarda geleneksel olarak yer alır. Deniz kıyısında yaşayan toplumların bazıları geleneksel ve kültürel önyargılardan dolayı bazı balık türlerini tüketmedikleri gibi, kabuklu ve omurgasız deniz ürünlerini de beslenme sistemleri dışında bıraktılar. Bunun yanında bazı kıyı halkları “denizden babam çıksa yerim” düşüncesinden hareket ederek denizin her türlü nimetinden faydalanmayı fırsat olarak değerlendirdiler. İSTANBUL’DA KABUKLULAR İstanbul halkları, tarihin ilk günlerinden itibaren konumu nedeniyle deniz ürünleriyle haşır neşirdir. Zira dünyanın en lezzetli balıklarının yetiştiği adeta doğal balık çiftliği Karadeniz’in balıkları Boğaziçi üzerinden İstanbul’a ulaşmaktadır. Dolayısıyla denize dair her şey İstanbul halkları için çok önemliydi ve deniz ürünlerin her türünü tüketmekteydiler. Özellikle Ortodoks Hristiyanların 40 gün süren oruçları süresince kırmızı et, tavuk ve balık eti yenmesi dinen yasak olduğundan, kabuklu ve omurgasız(midye türü, ahtapot, karides gibi) deniz ürünleri ile beslenme kültürü gelişti. Müslüman İstanbullular ise balıklara yakın, buna karşılık kabuklu ve yumuşakçalara uzak durdu. Fakat saray mutfak defterleri, saraya karides satın alındığını gösteriyor. Kabuklu deniz mahsullerinin en çok tercih edilenlerin başında ıstakoz geliyor. Kaynaklar, 30 – 40 yıl öncesine kadar ıstakozun Boğaziçi’nde ve Karadeniz’de dahi avlandığını ve Marmara’da bol olduğunu bildiriyor. Hatta kalkan avına çıkan balıkçıların ağına takılan ıstakoza ‘kalkan ıstakozu’ derlermiş. 1915’li yıllarda İstanbul balıkhanesine yılda 30 bin ıstakoz getirilirmiş. Günümüzde yerli ıstakoz son derece kısıtlı miktarda geliyor, kalan ihtiyacın tamamına yakını ithal edilerek karşılanıyor. 1882 yılında basılan ‘Ev Kadını’ adlı kitapta çok özel ikramlarda ıstakoz dolması tarifi bulunuyor. Kabuklulardan böcek, kerevit, ve karidesin yanı sıra pavurya çağanoz gibi yengeç türleri 30 sene öncesinin İstanbul’unda daha yoğun satılır ve tüketilirdi.

W

hile abundant in variety, fish are not the only fruit of the sea. ‘Marine invertebrates and bivalve mollusks’ are not terms common to our everyday vocabulary. But whatever you call them, the fruit of the sea have been consumed for centuries and occupy a traditional place in the cuisines of all communities that inhabit coastal areas. Owing to traditional and cultural prejudices, some coastal communities have not consumed certain species of fish, instead leaving shellfish and molluscs entirely out of their diets. Other coastal peoples in contrast have exploited the fruit of the sea at every opportunity with the attitude, ‘I’d eat my father if he came out of the sea!’

SHELLFISH IN ISTANBUL Thanks to their location, the people of Istanbul have been on intimate terms with seafood since time immemorial. For the fish of the Black Sea, a natural fish farm inhabited by the world’s tastiest species, reach the city via the Bosphorus. Everything pertaining to the sea was very important to the people of Istanbul, who consumed seafood of every stripe. The Orthodox Christians in particular developed a nutritional culture based on shellfish and molluscs (mussels, octopus, shrimp) since the consumption of fish, chicken and red meat was proscribed during the 40-day Lenten fast. While fond of fish, Istanbul Muslims on the other hand kept their distance from shellfish and molluscs. The imperial records do show however that shrimps were sold to the palace, the favorite among them being lobster. The sources report that lobster was plentiful in the Marmara and caught in the Bosphorus, even in the Black Sea, until thirty or forty years ago. Indeed, fishermen who went out in search of turbot often caught lobster in their nets, dubbing it ‘turbot lobster’. Some thirty thousand lobster were brought to Istanbul’s wholesale fish market in 1915. Locally caught lobster is extremely limited in quantity today when close to all the need is supplied by imports. Published in 1882, a book titled ‘Ev Kadını’ (The Housewife) contains a recipe for stuffed lobster, a dish for very special occasions. Shellfish such as crawfish, crayfish, shrimps and crabs were sold and consumed in quantity in the Istanbul of 30 years ago.

2010 MARCH | MART | SKYLIFE 3

134-139-Yemek.indd 3

2/24/10 4:17 PM


İSTİRİDYE PİLAKİ Malzemeler: 100 gr iç istiridye, 30 gr havuç ( parizyen çıkmış ), 30 gr patates ( parizyen çıkmış ), 10 gr ince doğranmış rezene, 6 adet arpacık soğan, ½ limon suyu, 1 çay kaşığı tuz, 1 diş sarımsak, 2 yemek kaşığı zeytinyağı, ½ su bardağı su, ½ çay kaşığı beyaz toz biber, 1 adet yumurtanın sarısı, ¼ demet dereotu.

Preparation: Heat the olive oil in a pot and saute the onion, garlic and fennel until they begin to color. Add the carrots and continue sauteing for 2-3 minutes more. Add the oysters, potatoes, salt, white pepper and water and let simmer over low heat. When cooked, beat the egg yolk with the lemon juice and add slowly to the simmering mixture. Bring back to the boil, remove from the heat and let cool. When serving, arrange the pilaki in the oyster shells and sprinkle with fresh chopped dill.

RUTRUM ACCUMSAN

Hazırlanışı: Tencerede zeytinyağ kızdırılır soğan, sarımsak ve rezene pembeleşinceye kadar kavrulur. Havuç ilave edilerek 2 – 3 dakika daha beraber kavrulur. İstiridye, patates, tuz, beyaz toz biber ve su ilave edilerek ağır ateşte kaynamaya bırakılır. Kaynadıktan sonra yumurta ve limon suyu beraber çırpılır ve pişmeye yakın kaynayan karışıma katılarak yedirilir. Bir taşım kaynadıktan sonra ocaktan alınır, soğumaya bırakılır. Servis edilirken istiridyenin kabuğuna malzemeler dizilir, üzerine dereotu serpiştirilerek servis edilir.

OYSTER PİLAKİ Ingredients: 100 gr oysters, 30 gr carrots (a la Parisienne), 30 gr potatoes (a la Parisienne), 10 gr chopped fennel, 6 pearl onions, juice of half a lemon, 1 tsp salt, 1 clove of garlic, 2 tbsp olive oil, 1/2 cup water, 1/4 tsp ground white pepper, yolk of one egg, 1/4 bunch fresh dill.

4 SKYLIFE | MART | MARCH 2010

134-139-Yemek.indd 4

2/22/10 9:53 PM


MİDYE PİLAKİ Malzemeler: 20 adet iç midye, 30 gr havuç ( parizyen çıkmış ), 30 gr patates ( parizyen çıkmış ), 1 yemek kaşığı ince doğranmış kuru soğan, 1 diş sarımsak, 1 adet ince doğranmış domates, 2 yemek kaşığı zeytinyağ, ½ limon suyu, ½ su bardağı su, 1 adet yumurta sarısı, 1 tatlı kaşığı tuz, ½ tatlı kaşığı salça, ¼ demet maydanoz. Hazırlanışı: Tencerede zeytinyağ kızdırılır soğan ve sarımsak pembeleşinceye kadar kavrulur. Havuç ilave edilerek 2 – 3 dakika daha beraber kavrulur. Salça ve domatesler eklenerek, ayıklanmış iç midyeler ilave edilir. 4 – 5 dakika kavrularak suyu ilave edilir. Tuz ve biber eklenip kaynamaya bırakılır. Kaynayınca patatesler ilave edilir. Midye ve havuçlar pişince yumurta sarısı ve limon suyu beraber çırpılır, kaynayan karışıma yedirilir. Bir taşım kaynadıktan sonra ocaktan alınır, soğumaya bırakılır. Servis edilirken üzerine maydanoz serpiştirilir.

MUSSEL PİLAKİ Ingredients: 20 mussels, 30 gr carrots (a la Parisienne), 30 gr potatoes (a la Parisienne), 1 tbsp finely chopped onion, 1 clove of garlic, 1 finely chopped tomato, 2 tbsp olive oil, juice of half a lemon, 1/2 cup water, yolk of one egg, 1 tsp salt, 1/2 tsp tomato paste, 1/4 bunch flat-leaf parsley. Preparation: Heat the olive oil in a pot and saute the onion and garlic until they begin to color. Add the carrots and saute 2-3 minutes longer. Add the chopped tomato and the tomato paste and the shelled and cleaned mussels. Saute 4-5 minutes and add the water. Add salt and pepper and let simmer. When the mixture is boiling, add the potatoes. When the carrots and mussels are done, beat the egg yolk with the lemon juice and add slowly to the simmering mixture. Bring back to the boil briefly, remove from the heat and let cool. Sprinkle with chopped parsley before 2010 MARCH | MART | SKYLIFE 5 serving. with a little olive oil and serve.

134-139-Yemek.indd 5

2/22/10 9:53 PM


KÂĞITTA OTLU VE KABUKLU BUĞULAMA Malzemeler: 2 adet vangole (kum midyesi),1 adet karides,1 adet kerevit, 2 adet dolmalık midye, 2 adet deniz çakı midyesi, 1 adet istiridye, 1 yemek kaşığı tereyağı, ¼ demet radika (hindibağ), 1 adet pazı, ¼ demet maydanoz, ¼ demet nane, 2 adet taze soğan, 1 diş sarımsak, 1 tatlı kaşığı tuz, 2 yemek kaşığı krema, 1 adet limon suyu, 1 su bardağı balık suyu, 1 yemek kaşığı un, 1 adet yağlı kağıt. Hazırlanışı: Tüm kabuklu deniz mahsülleri temizlenir, yıkanır ve süzdürülür. Tavada tereyağ eritilip soğan ve sarımsak sotelenir. Bütün kabuklu deniz mahsülleri eklenip ince doğranmış otlar ilave edilerek 3 – 4 dakika karıştırılır. 1 su bardağı balık suyu ilave edilerek bir taşım kaynatılır. Un, krema, limon suyu ayrı bir kapta çırpılarak kaynayan karışıma yedirilir. Tuz ilave edilir, bir taşım kaynadıktan sonra ocaktan alınır. Yağlı kağıt 40cm X 40cm ebatında kesilip ıslatılır. Kaynamış olan karışım yağlı kağıdın ortasına yerleştirilir. Suyu üzerine gezdirilir, yağlı kağıt etrafından toplanarak bağlanır fırın tepsisine alınır. 180 ° fırında 15 dakika bekletilir. Sıcak olarak servis edilir.

VONGOLE WITH HERBS EN PAPILLOTE Ingredients: 2 vongole (clams), 1 shrimp, 1 crayfish, 2 mussels for stuffing, 2 cockles, 1 oyster, 1 tbsp butter, 1/4 bunch radicchio, 1 head of Swiss chard, 1/4 bunch flat-leaf parsley, 1/4 bunch fresh mint, 2 green onions, 1 clove of garlic, 1 tsp salt, 2 tbsp cream, juice of one lemon, 1 cup fish stock, 1 tbsp flour, 1 sheet of waxed paper.

RUTRUM ACCUMSAN

Preparation: Clean all the shellfish, rinse well and drain. Melt the butter in a pot and saute the onion and garlic.Add all the shellfish and chopped herbs and cook for 3-4 minutes stirring constantly. Add one cup of fish stock and bring to the boil briefly. Beat the flour with the cream and lemon juice in a bowl and add slowly to the simmering mixture. Add salt, boil a minute or so longer and remove from the heat.Cut a 40 cm x 40 cm sheet of waxed paper and moisten it slightly. Arrange the boiled mixture on top, drizzle with the juices, then fold up the sides of the waxed paper and fasten firmly. Place in a 180° C. oven for 15 minutes. Serve piping hot.

6 SKYLIFE | MART | MARCH 2010

134-139-Yemek.indd 6

2/22/10 9:53 PM


basket_ilani_ing_215x275 2/16/10 3:16 PM Page 1 C

Composite

M

Y

CM

MY

CY CMY

K


THY HABER TURKISH AIRLINES NEWS THY, 14. KEZ EMITT FUARIâ&#x20AC;&#x2122;NIN SPONSORU

341*(2' (1+(-$22/.-2.12 $,(33%.13'3(,$

$JHM%T@QBÂ&#x2039;KÂ&#x2039;JÂ&#x2039;MATXÂ&#x2039;K Â&#x203A;MBÂ&#x203A;RÂ&#x203A;MÂ&#x203A;CÂ&#x203A;YDMKDCHĂ&#x2C6;H$,(33D #NĂ&#x2C6;T JCDMHY3TQHYL%T@QÂ&#x2039;3Â&#x203A;QJ'@U@ 8NKK@QÂ&#x2039;LKHJÂ&#x2DC;YDKAHQRS@MCK@ J@SÂ&#x2039;KCÂ&#x2039; dĂ&#x160;TA@SS@QHGKDQHMCD Ă&#x2030;RS@MATKC@3Â?8 /Â&#x2039;M!DXKHJCÂ&#x203A;YÂ&#x203A; %T@Q,DQJDYHMCDCÂ&#x203A;YDMKDMDMET@Q  CÂ&#x203A;MX@MÂ&#x2039;MÂ&#x203A;KJDRHMCDMJ@SÂ&#x2039;K@MSTQHYL OQNEDRXNMDKKDQHMD 3Â&#x203A;QJHXDCDMCDÂ&#x203A; @Ă&#x2039;JÂ&#x2039;MHKUDADKCDSDLRHKBHKDQHMDJ@OÂ&#x2039;K@QÂ&#x2039;MÂ&#x2039; @zSÂ&#x2039; *Â&#x203A;KSÂ&#x203A;QUD3TQHYL!@J@MÂ&#x2039;$QSTĂ&#x2C6;QTK &Â&#x203A;M@XHKDAHQKHJSDATXÂ&#x2039;KÂ&#x2039;M?JNMTJÂ&#x203A;KJDRH NK@M,Â&#x2039;RÂ&#x2039;QÂ&#x2039;M3TQHYL!@J@MÂ&#x2039;9NGDHQ &@QQ@G@GÂ&#x2039;MJ@SÂ&#x2039;KÂ&#x2039;LÂ&#x2039;XK@@zÂ&#x2039;K@MET@QC@  HKJXÂ&#x2039;KC@MATX@M@$,(33DCDRSDJ UDQDM3Â&#x203A;QJ'@U@8NKK@QÂ&#x2039;@CÂ&#x2039;M@UDQHKDM RONMRNQKTJOK@JDSHMH3'8&DMDK,Â&#x203A;CÂ&#x203A;QÂ&#x203A; #Nz #Q 3DLDK*NSHK@KCÂ&#x2039;  #Â&#x203A;MX@MÂ&#x2039;MDMAÂ&#x203A;XÂ&#x203A;JNMSTQHYL NQF@MHY@RXNMTMC@MAHQHNK@MET@QC@3'8  JÂ&#x203A;QDJNMRDOSKHRS@MCÂ&#x2039;HKDAÂ&#x203A;XÂ&#x203A;JADĂ&#x2C6;DMH SNOK@CÂ&#x2039; !TRDMDJH3'8RS@MCÂ&#x2039;M@?3GD ,NRS BSHUD2S@MCÂ&#x2DC;CÂ&#x203A;KÂ&#x203A;UDQHKCH  4zTĂ&#x2039;@Ă&#x2C6;Â&#x2039; ATRHMDRRBK@RRJNKSTJUD RDQUHRJNMENQT RONMRNQKTJS@MÂ&#x2039;SÂ&#x2039;LK@QÂ&#x2039;  LHKDRRLHKDRÂ&#x2DC;YDKXNKBTOQNFQ@LÂ&#x2039;  "NQONQ@SD"KTA@XQÂ&#x2039;B@KÂ&#x2039;JK@QÂ&#x2039;UD LDCHJ@KSTQHYLCDRSDJO@JDSKDQHMHM RTMTKCTĂ&#x2C6;T3'8RS@MC@K@MÂ&#x2039;MC@ SHB@QH CDO@QSL@MK@QC@MUDTzTĂ&#x2039;ODQRNMDKHMCDM RDzHKDM3'8FÂ&#x2DC;QDUKHKDQH FÂ&#x203A;KDQXÂ&#x203A;YKÂ&#x203A;UD Â&#x2DC;YUDQHKHz@KÂ&#x2039;Ă&#x2039;L@RÂ&#x2039;XK@ET@QRÂ&#x203A;QDRHMBD YHX@QDSzHKDQD.QS@JKÂ&#x2039;JG@JJÂ&#x2039;MC@AHKFH @JS@QÂ&#x2039;LÂ&#x2039;MC@ATKTMCT

Turkish Airlines has taken part with a special 130-square-meter stand in EMITT (East Mediterranean International Travel and Tourism Fair), organized this year for the 14th time by $JHMÂ&#x201E;%T@QBÂ&#x2039;KÂ&#x2039;J Â&#x201E;3GDÂ&#x201E;E@HQ Â&#x201E;GDKCÂ&#x201E;HMÂ&#x201E;(RS@MATKÂ&#x201E; February 11-14 at TĂ&#x153;YAPâ&#x20AC;&#x2122;s BeylikdĂźzĂź Fair Center, welcomed tourism professionals from 60 countries as well as upwards of a hundred representatives EQNLÂ&#x201E;SNVMRÂ&#x201E;@MCÂ&#x201E;OQNUHMBDRÂ&#x201E;HMÂ&#x201E;3TQJDX Â&#x201E; 3TQJHRGÂ&#x201E; HQKHMDRÂ&#x201E;"$.Â&#x201E;3DLDKÂ&#x201E;*NSHK Â&#x201E;/G # Â&#x201E; accepted a sponsorship plaque on behalf of the airline, which has supported EMITT for the last two years, at the fair which was opened by Minister of Culture and 3NTQHRLÂ&#x201E;$QSTĂ&#x2030;QTKÂ&#x201E;&Ă&#x201E;M@XÂ&#x201E;@MCÂ&#x201E;3NTQHRLÂ&#x201E; ,HMHRSDQÂ&#x201E;9NGDHQÂ&#x201E;&@QQ@G@GÂ&#x201E;NEÂ&#x201E;SGHRÂ&#x201E;XD@QRÂ&#x201E; ?FTDRSÂ&#x201E;BNTMSQXÂ&#x201E;$FXOS Â&#x201E;3TQJHRGÂ&#x201E; HQKHMDRÂ&#x201E; global concept stand won high acclaim at EMITT, one of the biggest tourism fairs in the world, and was awarded the prize for â&#x20AC;&#x2DC;Most Active Standâ&#x20AC;&#x2122; by this yearâ&#x20AC;&#x2122;s fair NQF@MHYDQR Friendly Turkish Airlines employees from the commercial departments as well as flight personnel toiled with indefatigable good nature in the stand area, briefing visitors about our Company and handing out support packages about the flight network, Business Class seats and comfort, sponsorship promotions, the Miles&Smiles frequent flyer program, Corporate Club advantages and medical SNTQHRL

T

T

140 2*8+(%$ | Ă&#x160;4! 3 | FEBRUARY 2010

WK\ KDEHU 6/ LQGG 

  30




SPANAIR Â&#x153;,E ORTAK UÂ&#x192;UÂ? AN,AÂ?MASI Â&#x153;MZA,AN$I

&1$$,$-32(&-$#%.1 ).(-3%+(&'326(3'2/ - (1

MK@Ă&#x2039;L@HKD3'8 2O@M@HQ S@Q@EÂ&#x2039;MC@MHBQ@DCHKDMHzG@S TzTĂ&#x2039;K@QÂ&#x2039;MC@b3*hJNCTMT ATM@J@QĂ&#x2039;Â&#x2039;KÂ&#x2039;J !@QRDKNM@ ,@CQHCUD MJ@Q@TzTĂ&#x2039;K@QÂ&#x2039;MC@ 2O@M@HQ b)*hJNCTMTJTKK@M@AHKHXNQ 3'8 &DMDK,Â&#x203A;CÂ&#x203A;QÂ&#x203A;UD8Â&#x2DC;MDSHL*TQTKTÂ?XDRH 3DLDK*NSHK 2O@M@HQHKDFDQzDJKDĂ&#x2039;SHQHKDM NQS@JTzTĂ&#x2039;@MK@Ă&#x2039;L@RÂ&#x2039;MÂ&#x2039;AÂ&#x203A;XÂ&#x203A;JAHQ LDLMTMHXDSKDJ@QĂ&#x2039;Â&#x2039;K@CÂ&#x2039;JK@QÂ&#x2039;MÂ&#x2039;UD2S@Q KKH@MBD@Â&#x203A;XDKHJSDMJ@XM@JK@M@MRHMDQIH HKD GDL3Â&#x203A;QJ'@U@8NKK@QÂ&#x2039; GDLCD 2O@M@HQHzHMAT@MK@Ă&#x2039;L@MÂ&#x2039;MXNKBTK@QÂ&#x2039;LÂ&#x2039;Y@ C@G@E@YK@GHYLDSRTML@RÂ&#x203A;QDBHMCDRNM CDQDBDÂ&#x2DC;MDLKHNKCTĂ&#x2C6;TM@UTQFTX@OSÂ&#x2039;  !T@MK@Ă&#x2039;L@HKDĂ&#x2030;RO@MX@MÂ&#x2039;MHzG@STzTĂ&#x2039; MNJS@K@QÂ&#x2039; 3Â&#x203A;QJ'@U@8NKK@QÂ&#x2039;MÂ&#x2039;MCÂ&#x2039;Ă&#x2039; UDHzG@SS@MNKTĂ&#x2039;@MFÂ&#x203A;zKÂ&#x203A;TzTĂ&#x2039;@Ă&#x2C6;Â&#x2039;M@ A@Ă&#x2C6;K@M@AHKDBDJSHQ 3Â&#x203A;QJ'@U@8NKK@QÂ&#x2039;  G@KDMG@U@XNKTHKDNQS@JTzTĂ&#x2039;K@Q HBQ@DCDQJDMG@U@XNKTHKDNQS@JTzTĂ&#x2039; @MK@Ă&#x2039;L@RÂ&#x2039;ATKTMTXNQ

Under the agreement, Turkish Airlines will be able to put its â&#x20AC;&#x2DC;TKâ&#x20AC;&#x2122; code on domestic flights by Spanair and the Spanair â&#x20AC;&#x2DC;JKâ&#x20AC;&#x2122; code on its Barcelona, Madrid and Ankara EKHFGSR Â&#x201E;3TQJHRGÂ&#x201E; HQKHMDRÂ&#x201E;/QDRHCDMSÂ&#x201E; and Board member Temel Kotil said that they greeted the joint flight agreement undertaken with Spanair with great pleasure and emphasized its importance for both airlines as they move to offer passengers more and better service with the synergy derived LDLADQRGHOÂ&#x201E;HMÂ&#x201E;SGDÂ&#x201E;2S@QÂ&#x201E; KKH@MBD Â&#x201E; Under the agreement, Turkish Airlines will be able to expand its extensive flight network of 120 international and 37 domestic routes to domestic points HMÂ&#x201E;2O@HM Â&#x201E;Â&#x201E;3TQJHRGÂ&#x201E; HQKHMDRÂ&#x201E;BTQQDMSKXÂ&#x201E; has joint flights with 22 airlines and INHMSÂ&#x201E;EKHFGSÂ&#x201E;@FQDDLDMSRÂ&#x201E;VHSGÂ&#x201E; Â&#x201E;

j

j

A,MATI "U,UÂ?MASI

r

Ă&#x160;TA@SC@*@Y@JHRS@MÂ&#x2039;M KL@SÂ&#x2039;Ă&#x2039;DGQHMCD @BDMSDKDQ DKzHKHJLDMRTOK@QÂ&#x2039;UDF@YDSDBHKDQCDM NKTĂ&#x2039;@MJHĂ&#x2039;HKHJAHQC@UDSKHFQTATHzHM(MSDQBNMSHMDMS@K MJ@Q@.SDKCDAHQXDLDJCÂ&#x203A;YDMKDMCH 8DLDJSD XÂ&#x2039;KÂ&#x2039;MC@ DMzNJR@SÂ&#x2039;Ă&#x2039;X@O@M@BDMSDKDQDÂ&#x2DC;CÂ&#x203A;KKDQHUDQHKDQDJNQS@JKÂ&#x2039;Ă&#x2C6;Â&#x2039;LÂ&#x2039;Y HKDHKFHKHDMFÂ&#x203A;MBDKAHKFHKDQHHzDQDMAHQRTMTLX@OÂ&#x2039;KCÂ&#x2039;  XQÂ&#x2039;B@J@SÂ&#x2039;KÂ&#x2039;LBÂ&#x2039;K@QHzHM2DUFHKHKDQ&Â&#x203A;MÂ&#x203A;O@QSHRHCÂ&#x203A;YDMKDMCH  *@Y@JHRS@MC@ RS@M@,Â&#x203A;CÂ&#x203A;QÂ&#x203A;,TRS@E@*DL@K*Â&#x2039;YÂ&#x2039;K@XÂ&#x2039;M C@J@SÂ&#x2039;KCÂ&#x2039;Ă&#x2C6;Â&#x2039;XDLDJSD  KL@SÂ&#x2039;,Â&#x203A;CÂ&#x203A;QÂ&#x203A;'@R@M,TSKTX@OSÂ&#x2039;Ă&#x2C6;Â&#x2039; JNMTĂ&#x2039;L@C@J@SJÂ&#x2039;K@QÂ&#x2039;UDFÂ&#x2DC;RSDQCHJKDQHHĂ&#x2039;AHQKHĂ&#x2C6;HMCDMÂ&#x2DC;SÂ&#x203A;QÂ&#x203A; @BDMSDKDQDSDĂ&#x2039;DJJÂ&#x203A;QDCDQDJOK@JDSUDzDĂ&#x2039;HSKHÂ&#x2DC;CÂ&#x203A;KKDQUDQCH

,$$3(-&(- +, 38

rA dinner was held at the Intercontinental Ankara Hotel in Almaty on February 13 for a group of 200 invited guests from, HMBKTCHMFÂ&#x201E;SQ@UDKÂ&#x201E;@FDMSR Â&#x201E;DLA@RRXÂ&#x201E;LDLADQRÂ&#x201E;@MCÂ&#x201E;INTQM@KHRSR Â&#x201E; Â&#x201E; presentation of the latest data on our Company was made at the meeting, where awards were presented to the agents with SGDÂ&#x201E;GHFGDRSÂ&#x201E;R@KDR Â&#x201E;/@QSHBHO@MSRÂ&#x201E;VDQDÂ&#x201E;SQD@SDCÂ&#x201E;SNÂ&#x201E;@Â&#x201E;5@KDMSHMDRÂ&#x201E; #@XÂ&#x201E;O@QSXÂ&#x201E;@RÂ&#x201E;VDKK Â&#x201E; SÂ&#x201E;SGDÂ&#x201E;CHMMDQÂ&#x201E;HMÂ&#x201E;*@Y@JGRS@MÂ&#x201E;VHSGÂ&#x201E; RS@M@Â&#x201E; ,@M@FDQÂ&#x201E;*DL@KÂ&#x201E;*Â&#x2039;YÂ&#x2039;K@X Â&#x201E;SGDÂ&#x201E;@FDMSRÂ&#x201E;VDQDÂ&#x201E;@KRNÂ&#x201E;OQDRDMSDCÂ&#x201E;VHSGÂ&#x201E; awards and placques in appreciation of their cooperation and BNMSQHATSHNMRÂ&#x201E;HMÂ&#x201E;@Â&#x201E;S@KJÂ&#x201E;FHUDMÂ&#x201E;AXÂ&#x201E; KL@SXÂ&#x201E;,@M@FDQÂ&#x201E;'@R@MÂ&#x201E;,TSKT

2010 MARCH | , 13 | 2*8+(%$ 141

30

WK\ KDEHU 6/ LQGG 

  30


THY HABER TURKISH AIRLINES NEWS THY FÂ&#x153;,OSU "Ă&#x20AC;YĂ&#x20AC;YOR

V

3'8 Â&#x2DC;MDLHAHQJ@Q@Q@HLY@@S@Q@J C@G@ Â&#x2DC;MBDHK@MDCHKDMTNORHXNMKTTz@J@KÂ&#x2039;L z@KÂ&#x2039;Ă&#x2039;L@K@QÂ&#x2039;J@OR@LÂ&#x2039;MC@SDJJNQHCNQKTTz@J@KÂ&#x2039;LÂ&#x2039;HzHM UDQHKDMHJHMBHJ@Q@Q@FÂ&#x2DC;QDRHJDRHMHNORHXNMKTNKL@JÂ&#x203A;YDQDSNOK@L@CDS!NDHMF8DMH)DMDQ@RXNM @HKDRHMCDMTz@Ă&#x2C6;Â&#x2039;EHKNX@CwGHKDSSH  KÂ&#x2039;M@B@JTz@JK@Q!NDHMF UD $1LNCDKKDQHMCDMNKTĂ&#x2039;@B@J  KÂ&#x2039;LÂ&#x2039;OK@MK@M@MTz@JK@QXÂ&#x2039;KÂ&#x2039;MC@MA@Ă&#x2039;K@X@Q@J  NORHXNMK@QK@AHQKHJSDDJ@C@QEHKNX@FHQDBDJ 

341*(2' (1+(-$2 %+$$32$33.$7/ -#

V

Turkish Airlines has put its signature on yet another new decision, this time to add to its fleet a total of 35 aircraft, 15 on option, from the Boeing 737 New &DMDQ@SHNMÂ&#x201E;E@LHKX Â&#x201E;3GHRÂ&#x201E;RDBNMCÂ&#x201E; decision comes on the heels of an earlier announced decision to purchase 105 single-aisle @HQBQ@ES Â&#x201E;Â&#x201E;NMÂ&#x201E;NOSHNM Â&#x201E;3GDÂ&#x201E; new aircraft will consist of the Boeing 737-800 and 737-900 $1Â&#x201E;LNCDKR Â&#x201E;3GDÂ&#x201E;OK@MDRÂ&#x201E;RK@SDCÂ&#x201E; for purchase will begin arriving in 2011 and will enter the fleet AXÂ&#x201E;

SAO PAU,O $AHA YAKIN

V

Ă&#x2030;RS@MATKd#@J@Qd2@N/@TKNd#@J@QdĂ&#x2030;RS@MATKRDEDQKDQH  X@YS@QHEDRHXKDAHQKHJSD@XQÂ&#x2039;K@B@JUDGDL#@J@Q2DMDF@KGDLCD 2@N/@TKNX@!QDYHKX@@JS@QL@RÂ&#x2039;YTzTĂ&#x2039;K@QA@Ă&#x2039;K@X@B@J 8NKBTK@QÂ&#x2039;LÂ&#x2039;YÂ&#x2039;M ,@QSS@QHGHMCDMHSHA@QDMX@Q@QK@M@AHKDBDĂ&#x2C6;HĂ&#x2030;RS@MATK 2@N/@TKN dĂ&#x2030;RS@MATKUDĂ&#x2030;RS@MATKd#@J@QdĂ&#x2030;RS@MATKRDEDQKDQHG@ES@C@DQFÂ&#x203A;M FDQzDJKDĂ&#x2039;SHQHKDBDJ 4z@JK@QĂ&#x2030;RS@MATKC@M2@N/@TKNX@z@QĂ&#x2039;@LA@ BTL@ UDO@Y@QFÂ&#x203A;MKDQH SD 2@N/@TKNC@MĂ&#x2030;RS@MATK@HRD@XMÂ&#x2039;FÂ&#x203A;MKDQ XDQDKR@@SKD SDJ@KJ@B@J 2@KÂ&#x2039; BTL@UDO@Y@QFÂ&#x203A;MKDQHX@OÂ&#x2039;K@B@J Ă&#x2030;RS@MATK #@J@QTzTĂ&#x2039;K@QÂ&#x2039;HRD C@Ă&#x2030;RS@MATKC@M CÂ&#x2DC;MÂ&#x203A;Ă&#x2039;HRDXHMDXDQDK R@@SKD SD#@J@QC@MX@OÂ&#x2039;KL@RÂ&#x2039;HKDFDQzDJKDĂ&#x2039;DBDJ

2 ./ 4+."+.2$1-.6

V

Starting with the 2010 summer timetable, Turkish Airlinesâ&#x20AC;&#x2122; SGQHBD VDDJKXÂ&#x201E;(RS@MATK #@J@Q 2@NÂ&#x201E;/@TKN #@J@Q (RS@MATKÂ&#x201E;EKHFGSRÂ&#x201E; @QDÂ&#x201E;FNHMFÂ&#x201E;SNÂ&#x201E;ADÂ&#x201E;RDO@Q@SDCÂ&#x201E;HMSNÂ&#x201E;CHQDBSÂ&#x201E;EKHFGSRÂ&#x201E;SNÂ&#x201E;ANSGÂ&#x201E;#@J@QÂ&#x201E;2DMDF@KÂ&#x201E;@MCÂ&#x201E; 2@NÂ&#x201E;/@TKNÂ&#x201E;!Q@YHK Â&#x201E;3GDÂ&#x201E;(RS@MATK 2@NÂ&#x201E;/@TKN (RS@MATKÂ&#x201E;@MCÂ&#x201E;(RS@MATK #@J@Q

(RS@MATKÂ&#x201E;EKHFGSRÂ&#x201E;VHKKÂ&#x201E;ADÂ&#x201E;SGQDDÂ&#x201E;C@XRÂ&#x201E;@Â&#x201E;VDDJÂ&#x201E;RS@QSHMFÂ&#x201E;NMÂ&#x201E;,@QBGÂ&#x201E; Â&#x201E;3GDÂ&#x201E;EKHFGSRÂ&#x201E; EQNLÂ&#x201E;(RS@MATKÂ&#x201E;SNÂ&#x201E;2@NÂ&#x201E;/@TKNÂ&#x201E;VHKKÂ&#x201E;ADÂ&#x201E;@SÂ&#x201E; Â&#x201E;@LÂ&#x201E;NMÂ&#x201E;6DCMDRC@X Â&#x201E;%QHC@XÂ&#x201E;@MCÂ&#x201E; 2TMC@X Â&#x201E;3GDÂ&#x201E;EKHFGSRÂ&#x201E;EQNLÂ&#x201E;2@NÂ&#x201E;/@TKNÂ&#x201E;VHKKÂ&#x201E;ADÂ&#x201E;NMÂ&#x201E;SGDÂ&#x201E;R@LDÂ&#x201E;C@XRÂ&#x201E;@SÂ&#x201E; Â&#x201E;OLÂ&#x201E; KNB@KÂ&#x201E;SHLD Â&#x201E;(RS@MATK #@J@QÂ&#x201E;EKHFGSRÂ&#x201E;VGHBGÂ&#x201E;VHKKÂ&#x201E;ADÂ&#x201E;NMÂ&#x201E;3TDRC@X Â&#x201E;%QHC@XÂ&#x201E;@MCÂ&#x201E; 2TMC@XÂ&#x201E;VHKKÂ&#x201E;ADÂ&#x201E;@SÂ&#x201E; Â&#x201E;@LÂ&#x201E;EQNLÂ&#x201E;(RS@MATKÂ&#x201E;@MCÂ&#x201E;QDSTQMRÂ&#x201E;VHKKÂ&#x201E;ADÂ&#x201E;@SÂ&#x201E; Â&#x201E;KNB@KÂ&#x201E; SHLDÂ&#x201E;OLÂ&#x201E;EQNLÂ&#x201E;#@J@Q

HAFTA$A YE$Â&#x153; GĂ&#x20AC;N "O,ONYA

q

%RORJQD

Ă&#x2030;S@KX@MÂ&#x2039;MS@QHGUDJÂ&#x203A;KSÂ&#x203A;QJDMSH!NKNMX@ 3'8MHMCNĂ&#x2C6;QTC@MRDEDQX@OSÂ&#x2039;Ă&#x2C6;Â&#x2039; Ă&#x2039;DGHQKDQ@Q@RÂ&#x2039;M@CwGHKNKCT ,@QSS@QHGHMCDA@Ă&#x2039;K@X@B@J!NKNMX@Ă&#x2030;S@KX@ RDEDQKDQHG@ES@C@FÂ&#x203A;MFDQzDJKDĂ&#x2039;SHQHKDBDJ Ă&#x2030;KJTzTĂ&#x2039;T,@QS/@Y@QSDRHFÂ&#x203A;MÂ&#x203A; FDQzDJKDĂ&#x2039;SHQHKDBDJĂ&#x2030;RS@MATKd!NKNMX@RDEDQKDQHHKD3Â&#x203A;QJ'@U@8NKK@QÂ&#x2039;MÂ&#x2039;MXTQSCÂ&#x2039;Ă&#x2039;Â&#x2039;MNJS@ R@XÂ&#x2039;RÂ&#x2039;XDTK@Ă&#x2039;Â&#x2039;XNQ 3'8 !NKNMX@X@RDX@G@SDCDBDJNK@MXNKBTK@QÂ&#x2039;M@HRDFHCHĂ&#x2039; CÂ&#x2DC;MÂ&#x203A;Ă&#x2039;  UQNC@MUDQFHUDG@QzK@QG@QHzA@Ă&#x2039;K@X@MEHX@SK@QK@TzL@HLJwMÂ&#x2039;RTMTXNQ 

!.+.&- 2$5$-# 82 6$$*

q

Italian city of history and culture, Bologna has been included among the cities to VGHBGÂ&#x201E;3TQJHRGÂ&#x201E; HQKHMDRÂ&#x201E;EKHDRÂ&#x201E;CHQDBS Â&#x201E;3GDÂ&#x201E;!NKNFM@Â&#x201E;(S@KXÂ&#x201E;EKHFGSR Â&#x201E;VGHBGÂ&#x201E;BNLLDMBDÂ&#x201E;NMÂ&#x201E; ,@QBGÂ&#x201E; Â&#x201E;VHKKÂ&#x201E;ADÂ&#x201E;RDUDMÂ&#x201E;C@XRÂ&#x201E;@Â&#x201E;VDDJ Â&#x201E;3GDÂ&#x201E;EHQRSÂ&#x201E;(RS@MATK !NKNFM@Â&#x201E;EKHFGSÂ&#x201E;NMÂ&#x201E;,NMC@X Â&#x201E;,@QBGÂ&#x201E;  Â&#x201E;AQHMFRÂ&#x201E;3TQJHRGÂ&#x201E; HQKHMDRÂ&#x201E;SNS@KÂ&#x201E;HMSDQM@SHNM@KÂ&#x201E;CDRSHM@SHNMRÂ&#x201E;TOÂ&#x201E;SNÂ&#x201E; Â&#x201E;3GDÂ&#x201E;@HQKHMDÂ&#x201E;HRÂ&#x201E;NEEDQHMFÂ&#x201E; passengers traveling to Bologna the chance to fly round-trip at fares starting from 179 DTQNRÂ&#x201E;S@WDRÂ&#x201E;@MCÂ&#x201E;EDDRÂ&#x201E;HMBKTCDC Â&#x201E;3GDÂ&#x201E;RBGDCTKDÂ&#x201E;ENQÂ&#x201E;SGDÂ&#x201E;!NKNFM@Â&#x201E;QNTSDÂ&#x201E;HRÂ&#x201E;@RÂ&#x201E;ENKKNVRÂ&#x201E; Ă&#x2030;RS@MATK !NKNMX@Istanbul-Bologna 'DQFÂ&#x203A;M#@HKXÂ&#x201E; !NKNMX@ Ă&#x2030;RS@MATK Bologna-Istanbul 'DQFÂ&#x203A;M#@HKXÂ&#x201E;

*@KJÂ&#x2039;Ă&#x2039;#DO@QSTQD5@QÂ&#x2039;Ă&#x2039;Arrival  *@KJÂ&#x2039;Ă&#x2039;#DO@QSTQD5@QÂ&#x2039;Ă&#x2039;Arrival 

TURKISH CARGOâ&#x20AC;&#x2122;YA YOÂ&#x161;UN Â&#x153;,GÂ&#x153;

*$$-(-3$1$23(- 341*(2'" 1&.

+NIHRSHJUDG@U@BÂ&#x2039;KÂ&#x2039;J RDJSÂ&#x2DC;QÂ&#x203A;MÂ&#x203A;MÂ&#x2DC;MCD FDKDMEHQL@K@QÂ&#x2039;MÂ&#x2039;MXDQ@KCÂ&#x2039;Ă&#x2C6;Â&#x2039; ? HQ"@QFN(MCH@%T@QUD *NMEDQ@MRÂ&#x2039;dĂ&#x160;TA@S S@QHGKDQH@Q@RÂ&#x2039;MC@'HMCHRS@MÂ&#x2039;M !NLA@XJDMSHMCDCÂ&#x203A;YDMKDMCH  Â&#x203A;KJDCDMCDKDFDMHMUD EHQL@MÂ&#x2039;MJ@SÂ&#x2039;KÂ&#x2039;LBÂ&#x2039;NK@Q@J XDQ@KCÂ&#x2039;Ă&#x2C6;Â&#x2039; CDME@YK@ YHX@QDSzHXH@Ă&#x2C6;Â&#x2039;QK@X@MET@QC@ ?3TQJHRG"@QFNC@AHQRS@MCHKD SDLRHKDCHKCH 

The â&#x20AC;&#x2DC;Air Cargo India 2010 Fair and Conferenceâ&#x20AC;&#x2122;, which brings together leading air cargo companies, was held in Bombay, India, February   Â&#x201E;3TQJHRGÂ&#x201E;"@QFNÂ&#x201E;V@RÂ&#x201E; represented with a stand at the fair, which welcomed upwards of 2,600 visitors with the participation of 237 delegates and 54 firms from Â&#x201E;BNTMSQHDR

V

V

142 2*8+(%$ | Ă&#x160;4! 3 | FEBRUARY 2010

WK\ KDEHU 6/ LQGG 

  30




AVEA VE THY’DEN ‘UÇURAN’ KAMPANYA

A ‘FLYING’ CAMPAIGN FROM TURKISH AIRLINES AND AVEA

Avea ve Türk Hava Yolları’nın birlikte hayata geçirdiği işbirliği ile Miles&Smiles üyesi Avea abonelerine konuştukça mil, uçtukça da kontör ve dakika kazanma fırsatı sunuyor. Avea abonesi olan Miles&Smiles üyeleri, THY Avea Mil Programına kayıt olup faturaları veya yükledikleri kontör karşılığında bonus mil kazanırken, milleriyle de kontör ve dakika alabiliyorlar. 1 yıl boyunca devam edecek kampanya kapsamında ödenen fatura miktarı 50 TL ve üzerinde olan aboneler, faturalarının her 1 TL’sine 5 mil, 150 ve üzerinde kontör yüklemesi olan aboneler ise yükledikleri her kontör için 1 mil kazanıyor. Öte yandan Miles&Smiles üyeleri kendileri veya başkaları için Avea’dan 15 mil karşılığında 1 kontör, 40 mil karşılığında ise 1 dakika alabiliyorlar. Basın toplantısında açıklama yapan THY Genel Müdürü Doç. Dr. Temel Kotil, “Üyelerimize, millerini kullanabilmeleri için çeşitli alternatifler sunarak, farklı sektörlerden yapacağımız işbirlikleri ile Miles&Smiles’ın hizmet kalitesini artırmayı hedefliyoruz.” dedi.

In a new cooperation, mobile phone service provider AVEA and Turkish Airlines are offering Miles&Smiles-member AVEA subscribers a chance to earn miles as they talk as well as counters/ minutes as they fly. Miles&Smiles members who are AVEA subscribers can join the Turkish AirlinesAVEA mile campaign and earn bonus miles in return for their cellular phone bills or the minutes they load on their phones as well as receiving counters/ minutes for their miles. During the campaign, which will continue for one year, subscribers paying phone bills of TL 50 and up will receive 5 miles for every Turkish Lira paid, and subscribers who load counters numbering 150 and up on their phones will receive one mile for every counter loaded. Miles&Smiles members will also be able to purchase from AVEA for either themselves or others one counter in return for 15 miles and one minute in return for 40 miles. Making the announcement at a press conference, Turkish Airlines President Temel Kotil, Ph.D. said: “By offering our members various alternatives for using their miles we aim to increase the quality of our Miles&Smiles service in cooperation with different sectors.”

q

q

Avea ile konuştukça mil kazanın. Şimdi Avea faturanızdaki her 1 TL’ye 5, faturasız hatlarda ise her 1 kontöre 1 bonus mil hediye. Dilerseniz Miles&Smiles millerinizi de kontör ve dakika olarak harcayabilirsiniz. Avea ile rahat rahat konuşun, doya doya uçun.

THY boşluk Miles&Smiles numaranızı yazıp 7755’e ücretsiz SMS gönderin, programa kayıt olun.

Miles&Smiles üyesi olan ve ödenen son fatura tutarı 50 TL ve üzeri veya son kontör yüklemesi 150 kontör ve üzeri olan Avea aboneleri bonus mil kazanabilir ya da kazandıkları Miles&Smiles milleriyle bir ayda en az 200 kontör/100 dakika, en fazla 1000 kontör/250 dakika alabilirler. Dakikalar 10’un katları olacaktır. 15 mil karşılığında 1 kontör, 40 mil karşılığında 1 dakika alınabilecektir. Kampanya koşullarına www.avea.com.tr’den, millerin kullanım kurallarına ise www.thy.com.tr’den ulaşılabilir.

THY ILAN skylife 21.5x27.5.indd 1

TÜRKİYE: 2010 ITB FUARI’NIN PARTNER ÜLKESİ

TURKEY – PARTNER COUNTRY AT ITB BERLIN 2010

q10-14 Mart 2010 arasında 180’i aşkın ülke Berlin

From 10 to 14 March 2010 over 180 countries await discovery at the fair halls on the Berlin Exhibition Grounds. The focus will be on Turkey. As one of the largest exhibitors at ITB Berlin Turkey will be represented in Hall 3.2, showing both traditional and modern aspects of its culture. Displays in an area covering 3,000 square metres will exhibit a cultural treasure trove, a wide range of tourism products, holiday regions in all their variety, and culinary delights from this popular travel destination. Live Turkish music and folk tunes will provide just the right atmosphere. One of the highlights will be Istanbul. Visitors can experience the diversity and dynamism of the European Capital of Culture on the Berlin Exhibition Grounds, and see how Istanbul spans East and West intellectually and culturally with both art and cultural attractions. Turkish Airlines is offering a special 10% discount on all flights to the world’s leading travel trade show, ITB Berlin 2010. To purchase a ticket for ITB Berlin please buy your ticket online at www.itb-berlin.com/tickets.

Exhibition Grounds’daki fuar salonlarında keşfedilmeyi bekliyor olacak. Etkinliğin odak noktasında ise Türkiye var. Türkiye, Berlin ITB Fuarı’nın en büyük sergi sahiplerinden biri olarak 3.2. numaralı salonda temsil edilecek ve kültürünün hem geleneksel hem de modern yönlerini tanıtacak. 3 bin metrekarelik bir alana yayılan sergilerde Türkiye’nin kültürel hazineleri, çok sayıda turizm ürünü, bütün tatil bölgeleri ve envai çeşit damak tatları tanıtılacak. Canlı Türk müziği ve halk müziği ezgileri de doğru ambiyansı yaratmada önemli rol oynayacak. Odak noktalarından biri de İstanbul olacak. Ziyaretçiler, Berlin Sergi Merkezi’nde Avrupa Kültür Başkenti’nin çeşitliliğini ve dinamizmini yakından tanıklık edebilecek ve İstanbul’un sanatsal ve kültürel çekim gücüyle Doğu ve Batı’yı entelektüel ve kültürel olarak nasıl etkilediğini görebilecek. Türk Havayolları, dünyanın lider seyahat ticareti gösterisi Berlin 2010 ITB Fuarı’na tüm uçuşlarda yüzde 10’luk özel bir indirim yapıyor. Berlin ITB Fuarı’na bir bilet almak için www.itb-berlin.com/tickets adresini ziyaret edin.

2/8/10 10:41 AM

q

2010 MARCH | MART | SKYLIFE 143

140-143-thy_haber_SL0310.indd 143

2/26/10 5:06 PM


INFO 148

En güncel bilgi ve haberler THY AVOD sisteminde Get updates and latest news on the Turkish Airlines AVOD system.

THY uçuşlarında henüz “UÇUŞ MODU” uygulaması bulunmadığından lütfen cep telefonlarınızı uçakta kapalı tutunuz.

150

‘The Whole Nine filminde Bruce Willis başrolde.

161

Bruce Willis stars in ‘The Whole Nine’.

146

thy.com’a kısa bir ziyaretle hayat artık daha kolay! Life is easier now with a short visit to thy.com.

THE INFORMANT Gerçek hayattan sinema perdesine From real life to screen

Since FLIGHT MODE isn’t available on board, please keep your cellphones off.

ÖNCE BULMACAYI BULUN, SONRA BULMACALARI Bulmaca ekimizi koltuk gözünde bulamadıysanız ayda iki kez yenilenen ve sekiz sayfaya çıkan ekimizi kabin görevlisinden isteyiniz.

PUZZLES: FIND THEM TO SOLVE THEM If you couldn’t spot our puzzle supplement in your seat pocket, please request our puzzle booklet from the cabin crew. The supplement has reached eight pages in length and is renewed twice a month.

2010 MARCH | MART | SKYLIFE 145

163_192skyinfo_SL0310.indd 145

2/22/10 10:15 PM


ÖNE ÇIKANLAR UP FRONT GERÇEK HAYATTAN SİNEMA PERDESİNE

‘The Informant’, 1990’ların başında yaşanan

tuhaf bir ajanlık hikâyesini gerçek hayattan sinema perdesine aktarıyor. Bir yönetici çalıştığı şirketin müşterileri dolandırdığını fark ederse ne yapmaz? FBI’a başvurmaz mesela... Ama hayat bazen film gibi olabiliyor. ‘The Informant’ın esas adamı Matt Damon, yapılmayacak olanı itinayla yapıyor. Film, Kurt Eichenwald’ın 2000 yılında yayınlanan ve çok satanlar listesine giren ‘The Informant: A True Story’ adlı romanından uyarlanmış. Yönetmen koltuğunda Steven Soderbergh’in oturduğu filmin en ilginç tarafı, suçluları ele veren esas adamın FBI tarafından ‘kahraman’ ilan edilip iyi halden 8,5 yıl hapis yemesi. Üstelik gerçek hayatta… Nedenini merak ediyorsanız hayata değil, ekrana bakın!

FROM REAL LIFE TO SCREEN

The Informant’ is the screen version of a wacky whistleblower’s story that actually happened in the early nineties. What would a good company man do if he realized the corporation he worked for was involved in a scam? He would not, for example, go to the FBI... But sometimes life imitates cinema. The protagonist, played by Matt Damon, goes out of his way to do the unthinkable. The film is an adaptation of Kurt Eichenwald’s best-seller, ‘The Informant: A True Story’, published in 2000. The most interesting part of this Steven Soderbergh film is that the man who blows the whistle on the criminals and is hailed as a ‘hero’ by the FBI ends up getting eight and a half years for his good behavior. In real life no less! If you want to know why, take a look at life, not at the screen!

İPUCU: BAGAJINIZ SİZE YÜK OLMASIN... Serbest bagaj taşıma hakkınızın uçuş ve bilete göre nasıl değiştiğini duymuş muydunuz? Peki ya kabin içi bagajınızın ebatları ve ağırlığı ne olmalı? Bagajınızın başına bir şey gelirse thy.com’dan takip edebileceğinizi biliyor muydunuz? Bagajınızla ilgili tüm detaylar için lütfen sayfa 167’e bakınız.

TIP: DON’T LET YOUR LUGGAGE WEIGH ON YOU… Have you heard that the free luggage allowance differs according to your flight and ticket? How about the dimensions and weight of your cabin baggage? Did you know that you can follow your baggage in case of loss or damage? For full details on your luggage please refer to page 167.

24 saat / 7 gün www. tkcargo.com adresinden kargolarınızı takip edebilirsiniz. You may track your cargo any time 24/7 via www.tkcargo.com.

146 SKYLIFE | MART | MARCH 2010

163_192skyinfo_SL0310.indd 146

2/22/10 10:15 PM


SİZİN İÇİN SEÇTİK: YILDIZLAR GEÇİDİ Yolcularımızın seyahatleri esnasında geçirdikleri vakitleri hem keyifli hem de dolu dolu yaşamaları için sunduğumuz hizmetlerden biri de müzik kanallarımız. Hemen her tür müzikten en güncel, en popüler müzisyenlere ve eserlere bu kanallardan ulaşmanız mümkün. Çok zengin müzik kanallarımız hakkında fikir vermek için size kısa bir tercih listesi hazırladık.

WE HAVE SELECTED FOR YOU: STAR PARADE Another service we offer our passengers, for them to enjoy their time to the fullest during their journey, are the music channels. With them you have access to almost any popular singer or track of any kind of music. To give you an idea about our well-stocked music channels, we have prepared a selection for you. CAZ JAZZ

TÜRK POP TURKISH POP

NEW AGE

Diana Krall Let’s Fall In Love

Kenan Doğulu Beyaz Yalan

Trincha Live From Heart

Stanley Clarke Quiet Aftternoon

Nazan Öncel Hatırına Sustum

Poe Haunted

Mindi Abair True Blue

Funda Arar Yak Gel

Blue Stone Dreamcatcher

Byron Woods Fly Away

Göksel Baksana Talihe

Vargo The Moment

Jaheim My Place

Manga Beni Benimle Bırak

Zero 7 Destiny

VEJETARYENLERE ÖZEL LEZZETLER

SPECIAL TASTES FOR VEGETARIANS

Zengin mönü seçkimiz içinde vejetaryenleri de unutmadık. Hiçbir hayvansal gıda içermeyen vejetaryen yemeklerimiz günlük üretimler ve bitkilerden elde edilen ürünler kullanılarak hazırlanıyor. Ayrıca özel yemek alternatiflerimiz içinde Jain alışkanlıklarına göre hazırlanan Vejetaryen Hindu yemeği de mevcut.

We also didn’t forget about our vegetarian guests among our rich menus. Vegetarian meals, containing no animal by products, are being prepared with fresh ingredients and all plant derived foods. Additionally,Vegeterian Jain meals which are prepared according to Jain customs,are also one of our special meal alternatives.

Türk Havayolları’ndaki özel yemek seçenekleri için sayfa 156’e bakınız

For more details about the special courses please refer to page 156.

Detaylı bilgi: sayfa 154 More info: page 154

HABERSİZ KALMAYIN

Uçuşlarımız hakkında en güncel bilgilere ulaşacağınız, o an bulunduğunuz rota, zaman dilimi gibi bilgilere de AVOD sisteminden ulaşabilirsiniz. Dünya haberleri saat başı güncellenerek sunulmaktadır.

Uçuşlarımızda son dönem filmlerden sevilen müziklere, yolculuğunuzu keyifli hale getirecek pek çok alternatif mevcut. In our flights there are lots of alternatives for you such as pleasurable blockbuster movies and the latest music hits.

GET THE LATEST NEWS You can reach all the flight information details from the AVOD system. World news is updated hourly.

2010 MARCH | MART | SKYLIFE 147

163_192skyinfo_SL0310.indd 147

2/22/10 10:15 PM


ÖNE ÇIKANLAR UP FRONT AVOD NEDİR? A330, B777, bazı A340 ve bazı A321 (C/CL) tipi uçaklarımız ile gerçekleştirilen belirli hatlarda, kabin içi eğlenceye yönelik AVOD (Audio Video On Demand) dijital sistemi kullanılıyor. Yolcularımız program seçimlerini koltuklarındaki kumandayla ya da ekranlarına dokunarak seçebilirler. AVOD sistemindeki programlar, “Bilgi”, “Eğlence” ve “İletişim”den oluşmakta. Eğlencede her zevke filmler; her isteğe cevap veren kısa program kanalı; Pop’tan Türk Sanat Müziği’ne, Jazz’dan New Age’e zengin bir yelpazede müzik dinleme imkânı yer almakta. Ayrıca bireysel ve çoklu oyunculu oyun, çocuk ve sesli kitap kanalları da var İletişim bölümünde ise kısa mesaj/elektronik posta iletişimi kurulabilir. Haber kanalında ise dünya haberlerinin metinleri yolcularımıza sunulmakta. On-line gerçekleştirilen yayında hava durumu haberleri dört saatte bir, diğer haberler de saat başı yenilenmektedir. Bilgi bölümünde; Filo, Kargo, Türk Hava Yolları Özel Yolcu Programı, Destinasyon Rehberi, Türkiye Bilgi Rehberi, Havaalanı Haritası, Uçuş Haritası, Uçuş Kamerası yer almakta. Uçağın önünde ve altındaki iki kamera ile tüm yolcularımız iniş ve kalkışı izleyebilmektedir.

BİLGİ Filo • Kargo • Türk HavaYolları Özel Yolcu Programı • Destinasyon Rehberi • Türkiye Bilgi Rehberi • Havaalanı Haritası • Uçuş Haritası • Uydu, Küre, Gündüz|gece, Gece, Uçuş Rotası, Pilot Görüşü, Zaman Dilimi, Uçuş Bilgisi gibi farklı seçeneklerle görüntülemeyi sağlayan dünya haritası • Uçuş Kamerası: Uçağın önünde ve altındaki iki kamera ile tüm yolcularımız iniş ve kalkışı izleyebilmektedir. • Bağlantılı Seferler Kanalı: Yolcularımız şimdilik sadece İstanbul istasyonundan devam edecekleri bağlantılı seferlerine ilişkin kapı, sefer saati, rötar vs bilgilerini bu kanaldan öğrenebileceklerdir.

INFORMATION Fleet • Cargo • Turkish Airlines’ Frequent Flyer Program v Destinations Guide • Informative Guide to Turkey • Map • Flight Map • Advanced Ixplore: World Map can be followed in Globe, Satellite, Day|Night, Night, Fllow Plane, Pilot’s view, Time Zone, Flight Info view alternatives. All maps can be zoomed. • Flight Camera: All passengers can watch take off and landing on two cameras mounted in the front and back of the plane. • Connecting to Gate: Passengers can follow their connecting flights’ time, gate number, delay info etc. from this channel, at the moment just from Istanbul Airport.

WHAT IS AVOD? The digital AVOD (Audio Video on Demand) in-cabin entertainment system is in use on certain routes served by our A330, A340, B777 and A321 (C/CL) -type aircraft. Passengers can select their program either from the panel in the arm of the seat or simply by touching the screen. Programs in the AVOD system fall into three categories: ‘Information’, ‘Entertainment’ and ‘Communications’. The entertainment program includes films to suit every taste, a short program channel to meet every demand, and a rich spectrum of musical listening from Pop, Jazz and New Age to Turkish Art Music. Also available are a Game Channel with games for single or multiple players, a Children’s Channel, Audio Books. The communications program enables passengers to send and receive short text messages and E-mail. The news channel offers world news, and the on-line broadcast updates the weather forecast every four hours and the news every hour on the hour. ‘Information’ section includes the following choices; Fleet, Cargo, Turkish Airlines’ Frequent Flyer Program, Destinations Guide, Informative Guide to Turkey, Airport Map, Flight Map, and Flight Camera. All passengers can watch takeoff and landing on two cameras mounted in the front and back of the plane.

EĞLENCE Film kanalı • Kısa program kanalı (dizi, belgesel, çizgi film) • Müzik (250 CD’lik albüm + radyo kanalları) • Oyun Kanalı (Bireysel ya da çoklu oyunculu) • Çocuk Kanalı • Sesli Kitap Kanalı.

İLETİŞİM Kısa mesaj|elektronik posta gönderme|alma • Her bir kısa mesaj ve|veya elektronik posta 1.60 USD ile ücretlendirilir. • Geçerli olan bir kredi kartınızı telefonun yan yüzünden geçirip okutarak kısa mesaj|elektronik posta gönderebilir ya da alabilirsiniz. • İniş esnasında teknik sebepler nedeniyle gönderilemeyen mesaj için ücret alınmayacaktır. • Kısa mesajınızı veya Elektronik postanızı gönderilen adrese ulaştırma garantisi verilememektedir. • On Line Haber Yayını • Ekonomi, Magazin, finans, hava durumu vs. içerikli dünya haberleri text halinde yolcularımıza sunulur. • Hava durumu haberleri 4 saatte bir, diğer haberler saat başı yenilenir.

ENTERTAINMENT Film channel • Short films channel (series, documentaries and cartoons) • Music (a 250CD album + radio stations) • Game Channel (for single or multiple players) • Children’s Channel • Audio Books.

COMMUNICATION Send and receive SMS|email • Each SMS and|or E-mail fee is 1.60 USD • All our passengers are able to send and receive SMS and E-mail by swiping a valid credit card to the system and approve charging amount of 1.60 USD both for to send and receive. • You will not be charged for unsent messages. • We cannot guarantee delivery of email and sms messages. • Live Text News • World news such as Economy, Financial, Magazine, Weather etc. are presented in Live Text News Channel • Weather news are renewed in every 4 hours, the other news are renewed every hour.

148 SKYLIFE | MART | MARCH 2010

163_192skyinfo_SL0310.indd 148

2/22/10 10:15 PM


FİLM MOVIE THE INFORMANT!

Oyuncular | Cast Frank Welker, Matt Damon, Melanie Lynskey, Scott Bakula, Patton Oswalt Yönetmen | Director: Steven Soderbergh Çarpıcı gerçek bir öyküye dayanan bu heyecanlı komedide, büyük bir şirkette çalışan manikdepresif Mark Whitacre, şirketin vergilerde dolandırıcılık yaptığını anlar ve FBI’a onlar için gönüllü muhbirlik yapmak istediğini belirtir.

POST GRAD

Oyuncular | Cast Alexis Bledel, Jane Lynch, Michael Keaton Yönetmen | Director: Vicky Jenson

Based on a fascinating true story, this comedic thriller recounts the tale of Mark Whitacre, a brilliant corporate man who was the highest-ranking executive to ever turn whistleblower in U.S. history. A hero who becomes mentally unhinged.

Ryden Malby üniversiteden mezun olunca her biri birbirinden ilginç olan aile üyeleri ile yıllar sonra yeniden bir arada yaşamak durumunda kalır. When recent college graduate Ryden Malby can’t nab her dream job in publishing, she is forced to move back in with her eccentric family. Torn between her best friend and her hot next-door neighbor, Ryden realises she needs a new life plan.

ALL ABOUT STEVE

Oyuncular | Cast Bradley Cooper, Sandra Bullock, Ken Jeong, DJ Qualls, Thomas Haden Church Yönetmen | Director: Philip Traill Gazeteler için bulmaca hazırlayan Mary,ilk randevusu sonrasında bir TV muhabirine delicesine aşık olur. Bütün ülkeyi gezerek türlü haberlerde kendini gösterecek ve ona birbirleri için yaratıldıklarını göstermeye çalışacak. Sandra Bullock stars in this romantic comedy about a crossword puzzle creator who falls for a TV journalist after one blind date. Madly in love, she follows him around the country as he moves from one major breaking story to another.

WHITEOUT Oyuncular | Cast Kate Beckinsale, Columbus Short, Tom Skerrit, Alex O’Loughlin, Gabriel Macht Yönetmen | Director: Dominic Sena Antartika’da görevli Carrie Stetko, bölgede işlenmiş bir cinayet için görevlendirilir. Antartika altı ay boyunca karanlığa gömülmeden önce bu soruşturmayı çözmek zorundadır. U.S. Marshall Carrie Stetko is sent to the most unforgiving place on Earth just days before the start of the polar winter to investigate Antarctica’s mysterious first homicide -- a quest that leads her to secrets buried far below the ice. 2009 MARCH | MART | SKYLIFE 149

163_192skyinfo_SL0310.indd 149

2/22/10 10:16 PM


FİLM MOVIE THE WHOLE NINE YARDS Oyuncular | Cast: Kevin Pollack, Bruce Willis, Matthew Perry, Rosanna Arquette Yönetmen | Director: Jonathan Lynn Kiralık katil olan Jimmy, Oz Oseransky’nin yeni komşusudur. Oz, sinirlerine hakim olamayan bir diş hekimidir. Birbirine hiç benzemeyen bu iki adamı kader biraraya getirmiştir. Jimmy “The Tulip”, a hit-man with heart, is Oz Oseransky’s new neighbor. Oz, a skittish Montreal dentist, would love to rid himself of his shrewish Canadian wife, who promises him a divorce if he informs on The Tulip. A breezy farce ensues!

THE NAMESAKE

Oyuncular | Cast Jacinda Barrett, Tabu, Kal Penn, Zuleikha Robinson, Yönetmen | Director: Mira Nair Bangladeş’ten gelen Ashoke ve Ashima New York City’ye yerleşirler ve çocuklarının geleceğinin iyi olacağını düşünmektedirler. Ancak, oğulları Gogol anne ve babasına itaat ile kuramk istediği kendi yaşamı arasında bocalamaya başlar... When Bengali immigrants Ashoke and Ashima move to New York City, they are proud of the opportunities their children can enjoy. However, their son Gogol is later torn between parental loyalty and his own ideas about life...

FAME: THE ORIGINAL MOVIE

Oyuncular | Cast Lee Currer, Irene Cara, Paul McCrane, Albert Hague, Antonia Franceschi, Eddie Barth, Tresa Hughes Yönetmen | Director: Alan Parker NYC’de High School of Performing Arts okulunda şöhret sahibi olmak için yanıp tutuşan bir grup dansçı, şarkıcı ve aktörün yaşamını konu alan Oscar ödüllü film. Bu gençler şöhrete kavuşabilecekler mi acaba? The original Oscar-winning hit that chronicles a group of talented dancers, singers, and actors as they make their way through NYC’s High School of Performing Arts in pursuit of that elusive goal -- fame. Can these kids make it to the top?

WALL STREET Oyuncular | Cast: Martin Sheen, Michael Douglas, James Spader, Daryl Hannah, Charlie Sheen Yönetmen | Director: Oliver Stone Gordon Gekko, hisse senedi uzmanı Bud Fox’u şüpheli işlemler yapmaya zorlar – ama dizginlenemeyen hırsı kısa süre içinde tüm Fox ailesini tehdit eder... Bu film Michael Douglas’a Oscar® kazandırdı. Corporate raider Gordon Gekko initiates fledgling stocks trader Bud Fox into the beguiling art of questionable deals – but unfettered greed soon threatens the whole Fox family... This anti-capitalist classic won Michael Douglas an Oscar®.

150 SKYLIFE | MART | MARCH 2010

163_192skyinfo_SL0310.indd 150

2/22/10 10:16 PM


AMELIA Oyuncular | Cast: Christopher Eccleston, Hilary Swank, Richard Gere, Mia Wasikowska, Ewan McGregor Yönetmen | Director: Mira Nair Amelia kadın bir pilot olarak yaptığı cesaret abidesi uçuşlarıyla ünlü tarihi bir karakterdir. Film, 1937 yılında Pasifik üzerinde dünyayı turlamak için yola koyulan ve sonra kayıplara karışan Amelia Vidal’ ın hayatı üzerine kurulu. Oscar® winner Hillary Swank plays the legendary aviator whose pioneering solo flights made her a celebrity. Born in Kansas, Earhart didn’t learn to fly until her twenties, yet flew solo across the Atlantic just twelve years later.

MASTER AND COMMANDER

OCEAN’S ELEVEN

Oyuncular | Cast: Billy Boyd, Russell Crowe, Paul Bettany, James D’Arcy Yönetmen | Director: Peter Weir

Oyuncular | Cast Julia Roberts, Brad Pitt, George Clooney, Matt Damon, Andy Garcia, Casey Affleck, Don Cheadle, Carl Reiner Yönetmen | Director: Steven Soderbergh

Napolyon savaşları sırasında Captain Jack Aubrey’e Britanya savaş gemisi HMS Surprise’ ile, daha hızlı ve ağır silahlı Fransız gemisi ‘’Acheron’’u batırması görevi verilir... Sürükleyici bir deniz savaşı öyküsü. During the Napoleonic Wars, Captain Jack Aubrey steers the British warship HMS Surprise on a seemingly hopeless mission to intercept and destroy the ‘’Acheron,’’ a faster and more heavilyarmed French privateer... A rousing seafaring epic.

ADanny Ocean hapisten yeni çıkmış bir soyguncudur. Ancak Danny’nin hapisten çıkınca giriştiği ilk şey tarihin en büyük kumarhane soygununu gerçekleştirmeye çalışmak olacaktır. Just out of prison, Danny Ocean forms a crack team to empty the vault of Terry Benedict’s three Las Vegas casinos. But how can Danny get away with the loot -- and woo his ex-wife back from Benedict? A slick remake of the Rat-Pack classic.

MRS. DOUBTFIRE Oyuncular | Cast: Lisa Jakub, Pierce Brosnan, Robin Williams, Sally Field, Matthew Lawrence Yönetmen | Director: Michael Mann Eşi boşanma davası açtığında, baba Daniel Hillard çocuklarının velayetini kaybeder. Bunalım içine giren Daniel dadı kılılığına girer ve kendi üç çocuğuna bakmak üzere işe alınır... Williams’dan bir komedi şaheseri! When his wife files for divorce, devoted father Daniel Hillard loses custody of his kids. In desperation, Daniel disguises himself as a matronly British nanny and hires on to look after his own three children... Williams’ comic triumph!

2009 MARCH | MART | SKYLIFE 151

163_192skyinfo_SL0310.indd 151

2/22/10 10:16 PM


Okyanus aşırı ve Avrupa seferlerimizde yolcularımıza sunulan Video Gösterim programlarımız uçak tipine ve uçuş süresine bağlı olarak değişmektedir.

FİLM MOVIE

ROBOTS

Oyuncular | Cast Ewan McGregor, Robin Williams, Mel Brooks, Paul Giamatti, Halle Berry, Stanley Tucci Yönetmen | Director: Chris Wedge Çok sevdiğimiz “Buz Devri” animasyonunun Oscar ödüllü yönetmeni Chris Wedge, bu kez bizleri sevimli görünüşlü robotların dünyasına götürüyor.

THE DEPARTED

Oyuncular | Cast: Matt Damon, Mark Wahlberg, Martin Sheen, Leonardo DiCaprio, Jack Nicholson Yönetmen | Director: Steven Soderbergh

From the makers of ICE AGE, a visual treat with a stellar vocal cast: in a future peopled by humanoid robots, young inventor Rodney journeys to Robot City where he discovers a plan to make robots obsolete. Can Rodney save his fellow ‘Bots?

Boston’da geçen sürükleyici bir macera: mafya babası Frank Costello’yu alt etmek için polis çaylak polis memuru Billy Costigan’u görevlendirir. Hızlı ve hareketli bir film. A convoluted thriller set in Boston: to take down mob boss Frank Costello, the police get rookie cop Billy Costigan to infiltrate his gang -- while Costello’s protege, Colin, rises through the ranks of the police... Gritty and vibrant.

LADY IN THE WATER

Oyuncular | Cast Sarita Choudhury, Jeffrey Wright, Paul Giamatti, Yönetmen | Director: M. Night Shyamalan Utangaç inşaat yöneticisi Cleveland Heep genç kadını boğulmaktan kurtardığında, başka yaratıkların evine dönmesine engel olduklarını ve sadece Cleveland’ın ona yardımcı olabileceğini söyler... Sürükleyici ve büyüleyici bir macera. When reclusive building manager Cleveland Heep rescues a mysterious young woman from the pool, she claims that creatures from another world are stalking her and only Cleveland can help her return home... A riveting tale of magic and menace.

MISS CONGENIALITY Oyuncular | Cast: Michael Caine, Sandra Bullock, Benjamin Bratt, William Shatner, Ernie Hudson Yönetmen | Director: Donald Petrie Güzellik yarışmasında gizli ajan olarak görev yapan FBI Özel Ajanı Gracie Hart ‘’Miss New Jersey’’ kılığındadır ve makyajla baştan aşağı yenilenmiştir – ama o yakın dövüş sanatında güzellik yarışmasına katılmaktan daha beceriklidir! On an undercover assignment to protect the contestants of a beauty pageant, FBI Special Agent Gracie Hart is dubbed ‘’Miss New Jersey’’ and given a pygmalion makeover -- although she’s better at hand-to-hand combat than graceful walks!

152 SKYLIFE | MART | MARCH 2010

163_192skyinfo_SL0310.indd 152

2/22/10 10:16 PM


The video programs available to passengers on our European and trans-Atlantic flights vary with the type of aircraft and length of the flight.

RIVER OF NO RETURN Oyuncular | Cast: Rory Calhoun, Marilyn Monroe, Robert Mitchum Yönetmen | Director: Otto Preminger Baba ve oğlu nehirden bir kumarbaz ile karısını kurtardıklarında, kumarbaz atı ve silahı alıp kaçar ve karısını arkada bırakır ve bu arada, düşman yerliler ise hızla yaklaşmaktadır. Klasik bir Kovboy Filmi, Marilyn Monroe oynuyor. When a father and son rescue a gambler and his wife from a raging river, the gambler steals the horse and rifle, and leaves his wife behind. Meanwhile, hostile Indians are closing in fast. A classic American western staring Marilyn Monroe..

HOW TO STEAL A MILLION

WHERE THE WILD THINGS ARE

Oyuncular | Cast: Catherine Keener, Forest Whitaker, Paul Dano, Catherine O’Hara, James Gandolfini Yönetmen | Director: Spike Jonze

Oyuncular | Cast: Peter O’Toole, Audrey Hepburn Yönetmen | Director: William Wyler

Maurice Sendak’ın sevilen çocuk kitabının büyük ekrana yansıtılmış şekli! Max, akıllı ama hassas ve alıngan bir çocuktur ve evdeki sıkıcı hayatından Vahşi Şeyler ile dolu gizemli bir adaya kaçış yapar – orada Kral ilan edilir!

Malikanesinde usta sanat eserlerini taklit ederek hayatını kazanan Bonnet, 1 milyon dolar değerindeki Cellini Venus’unu sergilettiği müzenin bilimsel inceleme yapma kararı almasıyla ümitsiz duruma düşer.

Maurice Sendak’s beloved children’s book comes to life on the big screen! Max, a rambunctious and sensitive child, escapes the frustrations of home to an island inhabited by mysterious creatures, The Wild Things -where he is crowned King!

PICTURE PERFECT

Oyuncular | Cast Jay Mohr, Kevin Bacon, Olympia Dukakis, Jennifer Aniston Yönetmen | Director: Glenn Gordon Caron

The beloved Hollywood comedy classic featuring Audrey Hepburn as the beautiful granddaughter of Paris’ greatest art forger. In desperation she unwittingly hires a museum detective to steal a forged sculpture of Venus before it’s exposed..

Jennifer Anniston, hala bekâr olduğu için önemli bir pozisyonu kaçıran genç bir reklam yöneticisini oynuyor. Bir nişanlısı olduğunu açıkladığında, işte terfi ettirilmeye başlar ama – herkes olmayan nişanlısı ile tanışmak istemektedirler. Jennifer Anniston plays a junior advertising executive who is passed over for an important promotion because she’s still single. When she invents a fiancée, she starts to advance at work, but there’s a catch -- everyone wants to meet him.

20102009 MARCH | MART | SKYLIFE SEPTEMBER | EYLÜL |153 SKYLIFE 000

163_192skyinfo_SL0310.indd 153

2/22/10 10:17 PM


Uzmanlar göre Mozart’ın müziği, akneden Alzheimer’a pek çok hastalığın tedavisinde etkili.

MÜZİK MUSIC KLASİK MÜZİK CLASSICAL MUSIC

POP HITLINE

Craig Armstrong Weather Storm • Tchaikovsky Piano Concerto No1 In B Flat Minor • Elgar Nimrod • Tschaikovsky Dance of The Reed Flutes • Alexander Borodin Sring Quartet No2 In D Major Notturno Andante • Ludwig Van Beethoven Piano Sonata No8 in C minor • Gabriel Faure Pavane (Arr. Craig Leon) • Samuel Barber Adagio For Strings • Johann Pachelbel Canon In D • Giuseppe Verdi La Donna E Mobile (Rigoletto) • Antonio Vivaldi Concerto ‘L’estate’, RV 315 - III- Presto • Frédéric Chopin Piano Concerto No1 In E Minor • Michael Nyman The Heart Asks Pleasure First • Johann Sebastian Bach Air ‘On The G String’ • Johannes Brahms Waltz No. 15 In A Flat • Gustav Mahler Symphony No. 5 In C Sharp Minor - IV. Adagietto • Sergei Rachmaninow Piano Concerto No. 2 In C Minor (Opening) • Wolfgang Amadeus Mozart Lacrimosa (Requiem In D Minor K626) • Johann Strauss On The Beautiful Blue Danube • Stanley Myers Cavatina • Craig Armstrong Balcony Scene • Wolfgang Amadeus Mozart Piano Concerto No21 in C • Vaughan Williams Greensleeves • Johann Sebastian Bach Goldberg Variations

CAZ JAZZ Earl Klugh Sleepyhead • Herbie Hancock Solitude • Diana Krall Lets Fall In Love • Ramsey Lewis Sun Goddess • Weather Report A Remark You Made • Stanley Clarke Quiet Afternoon • The Sax Pack Fallin For You • Rick Braun Shining Star • Peter White Dreamwalk (with Phil Kenzie on Alto Sax) • Mindi Abair True Blue • Marion Meadows Suede • Byron Woods Fly Away • Brian Simpson It’s All Good • Dave Koz Faces of The Heart • Chuck Loeb Tropical • Jaheim My Place • Kenny G Silhouette • Stan Getz

& João Gilberto Ft. A. Carlos Jobim Desafinado • Luis Armstrong What A Wonderful World

Black Eyed Peas Boom Boom Pow • Beyonce Halo • Jamie Foxx Blame It (On The Alcohol) ft. T-Pain • Jordin Sparks Battlefield • Kid Cudi Day ‘N’ Nite • Shinedown Second Chance • Sean Kingston Fire Burning • Adam Lambert Mad World • Keri Hilson Knock You Down • Keith Urban Kiss A Girl • Black Eyed Peas I Gotta Feeling • Kris Allen No Boundaries • Lady Gaga Love Game • Souljah Boy Kiss Me Thru The Phone • Kelly Clarkson I Do Not Hook Up • T.I ft Justin Timberlake Dead and Gone • Kristina Debarge Goodbye • David Cook Permanent • Pink Please Don’t Leave Me • Charice Note to God • Nickelback If Today Was Your Last Day • Lady Antebellum I Run To You • Taylor Swift You Belong With Me

HAFİF MÜZİK EASY LISTENING

Berlin Take My Breath Away • Roxette Listen To Your Heart • Brian Ferry & Roxy Music Jealous Guy • Fleetwood Mac Seven Wonders • Crowded House Don’t Dream It’s Over • Duran Duran Ordinary World • Frankie Goes To Hollywood The Power Of Love • George Michael with Aretha Franklin I Knew You Were Waiting (For Me) • Phil Collins Separate Lives • Hall and Oates She’s Gone • Whitesnake Is This Love • Carly Simon & Michael McDonald You Belong To Me • Foreigner I Want To Know What Love Is • The Corrs What Can I Do • George Michael A Different Corner • Nazareth Love Hurts • Extreme More than Words • Joe Cocker & Jennifer Warnes Up Where We Belong • Sinead O’Connor Nothing Compares To You • Firehouse Love Of A Lifetime

NEW AGE

Amethystium

Arcus • Emiliana Torrini Unemployed In Summertime • Paul Schwarz Veni Redemptor Gentium • Trincha Live From Heart • Achillea Amor (Parte I) • 3rd Force Echoes of a Dream • B-Tribe Sensual • Poe Haunted • Jens Gad Navajo • Blue Stone Dreamcatcher • Cantoma Essarai • Agron Love My Soul • Diane Arkenstone Under The Blue Sky • Kevin Wood Honoring Tradition • Vargo The Moment • Narsilion Faraway • Medwyn Goodall The Willow • Zero 7 Destiny

Avustralya kökenli country muzik sanatçısı Keith Urban, şu sıralar önümüzdeki aylarda çıkacağı küçük dünya turnesine hazırlanıyor. Sanatçı 16 Nisan’da Floransa, 24 Nisan’da California, 29 Mayıs’ta Lousiana’da olacak.. New Zealand-born Australian country music singer Keith Urban is getting ready to take off on a short world tour in the months ahead. The singer will appear in Florence on April 16, California on April 24, Louisiana on May 29. .

Müzik programları okyanus aşırı seferlerimiz ile uçuş süresine bağlı olarak Avrupa seferlerimizde müzik sistemine sahip uçak tiplerinde dinlenebilmektedir. Music program can be listened to on long distance flights and Europe flights depending on the flight duration with the aircrafts equipped with music system.

154 SKYLIFE | MART | MARCH 2010

163_192skyinfo_SL0310.indd 154

2/22/10 10:17 PM


According to the experts, the music of Mozart is effective in treating a raft of diseases from acne to Alzheimer’s.

UÇAK TİPİNE GÖRE MÜZİK KANALLARI MUSIC CHANNELS BY CRAFT TYPE A340

FEATURED TURKISH ARTIST FEATURED TURKISH ARTIST A330

A320|21

B737-800

Caz Jazz Hafif Müzik Easy Listening Pop Hitline Klasik Classical New Age Türkçe Pop Turkish Pop Ayın Sanatçısı Featured Artist (Tr) Türk Halk + Sanat Traditional + Classical Turkish Uçağa giriş Boarding

TÜRK SANAT MÜZİĞİ + HALK MÜZİĞİ TRADITIONAL + CLASSICAL TURKISH Zeki Müren İmkânsız • Muazzez Ersoy Gözlerimden Yüzün • Yılmaz Morgül Köprüler Yaptırdım • Hülya Sözer Mihrabım Diyerek • Umut Akyürek Artık Yeşerecek Bir Dalım Yok • Zekai Tunca Eski Dostlar • Emel Sayın Bülbülün Çilesi • Muazzez Abacı Yaşımı Sormayın • Necmettin Yıldırım Nasıl Geçti Habersiz • Mediha Demirkıran Seninle Bir Sonbahar • Emel Sayın Duydum ki Unutmuşsun • Hüner Coşkuner Seni Ben Ellerin Olsun • Cengiz Kurtoğlu Tara Saçını Tara • Şükriye Tutkun Pencereden Kar Geliyor • Orhan Hakalmaz Aslım Paktır • Arzu Oy Sevdiğim • Kıvırcık Ali Bir Selam Sal • Elif Yıldız Kalenin Bedenleri • Onur Akın 33 Kurşun • İlkay Akkaya Ordunun Dereleri • Kubat Sen Gülersen • Şevval Sam Dertliyim Kederliyim • Aydın Öztürk Bela Çiçeğim

• Notalar Savaşınca (Kıbrıs Belgeselinden) • Sarı Zeybek • Yeşilada (Kıbrıs Belgeseli) • Zaman İçinde • Fahir Atakoğlu 2 Sultan • Uzaklara • Beyoğlu • Geçiniz • As One As One • Hayat • Sonbahar About Autumn • La Luna As One As One World Lounge Mix • One Onun için • Beyza’nın Kadınları Soundtrack Beyza’nın Kadınları • İz Geze Geze • Gözyaşı • İstanbul (Sertab Erener) • İlk Aşk • Ağır Roman Bale Suiti 2 • Istanbul In Blue Istanbul In Blue

BATI YAKASI

TÜRK POP MÜZİĞİ TURKISH POP Nalan Yaralıyım • Özgün Zilli • Ajda Pekkan Resim • Murat Boz Özledim • Gülben Ergen Giden Günlerim Oldu • Kenan Doğulu Beyaz Yalan • Niran Ünsal Sen Nasıl Delikanlısın • Serdar Ortaç Hadi Çal • Nazan Öncel Hatırına Sustum • Yalın Ah Be Kardeşim • Funda Arar Yak Gel • Gökhan Tepe Çok Özlüyorum • Sıla İnşallah • Batı Yakası 4 Gün Önce • Göksel Baksana Talihe • Manga Beni Benimle Bırak • Ziynet Sali Beş Çayı • Meyra Karar Bize Ait • Müslüm Gürses Tutamıyorum Zamanı • Gülben Ergen Söz • Teoman Çoban Yıldızı • Ebru Yaşar İçime Çeke Çeke

163_192skyinfo_SL0310.indd 155

Fahir Atakoğlu 1 12 • Demirkırat (Jenerik) • Deniz • Mavi

Türkiye’nin genç gruplarından Batı Yakası’nın temelleri, 2003’te iki arkadaş Ergün ve Korhan’ın ellerine gitarı almasıyla atıldı. O zamanlar okulun bazı etkinliklerinde ve küçük kafelerde çalıyorlardı. Rock grubu kurmaya karar verdiklerinde biri, Ergün, mecburen davula geçti. Lise arkadaşları İlkay (elektrogitar) ve Tolga’yı (basgitar) da yanlarına alarak isimlerinin baş harflerinden oluşan E.T.K.İ.’yi kurdular. Çanakkale, Türkiye’nin en batısında olduğundan oy birliğiyle ‘Batı Yakası’ isminde karar kılan grup; 2008’de bir müzik yarışmasına katıldı ve birinci oldu. İlk albümlerini geçtiğimiz Mayıs ayında grubun ismiyle çıkaran Batı Yakası, o konser senin bu konser benim gezmeye devam ediyor.

One of Turkey’s up-and-coming young rock groups, Batı Yakası (West Side) got its start when two friends, Ergün and Korhan, got their hands on guitars back in 2003. Playing at school events and in small cafes, they eventually formed their own group, which meant Ergün had to take up percussion. Adding high school buddies İlkay (electroguitar) and Tolga (bass guitar) to the group, they formed E.T.K.İ (IMPACT), using the first initials of their first names. The group, which voted unanimously to take the name ‘West Side’ since Çanakkale is Turkey’s westernmost point, entered a music contest in 2008 and won. Bringing out their first album last May under the same name as the group, West Side, they continue to give concerts all over the place.

2/22/10 10:17 PM


YEMEK FOOD ÖZEL YEMEK SERVİSİ

UNUTMAYIN!

Yapılan araştırmalar, özel yemek servisinin yolcularımızın bireysel ihtiyaçlarını karşılamak anlamında son derece önemli olduğunu kanıtlamaktadır. Türk Hava Yolları A.O. yüksek kalite standartlarında üretilen özel yemek servisi ile; yolcularımıza uçaklarımızda özel misafir konumunda olduklarını hissettirmenin yanı sıra, yolculuklarının uzun süre hatırlanabilecek güzel hatıralarla dolu olmasını da amaçlamaktadır.

DBML ( DİABETİK YEMEK) Kan şekeri düzeyini belli bir seviyede tutmak zorunda olan yolcularımız için hazırlanan yemek tipidir.

yemek tipidir. Türk Hava Yolları’nın uçuşlarında sunulan tüm yemek çeşitleri MOML (Müslüman Yemeği) kuralları kapsamındadır.

• Özel Yemek talepleri uçuş rezervasyonu sırasında veya uçuştan en az 24 saat öncesinde yapılmalıdır.

FPML (MEYVE ÇEŞİTLERİNDEN

• Gıdalara karşı herhangi bir alerjik durumu olan yolcularımızdan, özel yemek siparişleri sırasında doktor raporu ile birlikte bu konunun iletilmesi talep edilmektedir.

GFML (GLUTENSİZ YEMEK) Tahıl proteinine alerjik olan yolcularımız için sunulmakta olan; buğday, arpa, yulaf ve çavdar gibi ürünlerin kesinlikle kullanılmadığı yemek tipidir.

NLML (AZ LAKTOZLU YEMEK) Süt proteinine alerjisi olan yolcularımız tarafından tercih edilen bu özel yemekte, süt ve süt ürünleri kullanılmamaktadır.

IATA üyesi olan tüm havayolları, kuruluşun belirlemiş olduğu tiplerde özel yemekleri uçaklarında sunmaktadır.

• İç hat seferlerimizde özel yemek servisi bulunmamaktadır.

• Türk Hava Yolları’nın uçuşlarında sunulan tüm yemek çeşitleri MOML (Müslüman Yemeği) kuralları kapsamındadır. AVML

(HİNT TİPİ VEJETARYEN YEMEK)

Hayvansal protein içermeyen Asya/ Hint tipi baharatlı vejeteryan yemek çeşididir. BBML (BEBEK YEMEĞI) Hazır kavanoz bebek mamaları istek üzerine uçaklarımızda sunulmaktadır. Mamalar meyveli ve sebzeli olarak 2 çeşittir. Ailelerin yanlarında kendi mamalarını getirmeleri halinde uçuş ekibimiz hazırlaması konusunda yardımcı olabilecektir.

OLUŞAN YEMEK)

Meyve çeşitlerinden oluşan yemek tipidir.

HNML (HİNT YEMEĞİ) İçeriğinde sığır eti ve yumurta kullanılmayan Hint tipi vejeteryan yemek. (Tüm Hindistan seferlerimizde YC için sunulan sıcak yemek seçenekleri arasında Hint yemeği seçeneğimiz de özel yemek siparişi verilmeksizin uçaklarımızda sunulmaktadır.) KSML (KOSHER YEMEĞİ) Tamamıyla Musevi beslenme kural ve inançları doğrultusunda hazırlanarak sunulan yemek tipleridir. LCML (DÜŞÜK KALORİLİ YEMEK) Düşük yağlı, yüksek proteinli ve şeker içeriği bakımından düşük seviyede olan yiyecekler ile hazırlanan yemek tipidir.

BLML (SİNDİRİMİ KOLAY YEMEK) Bu yemek tipi sindirim sistemi ve çiğneme problemi olan yolcularımız içindir.

LFML (AZ YAĞLI YEMEK) Hayvansal yağlar bakımından zayıf, kızartma ve yumurta içermeyen yemek tipidir.

CHML (CHILD MEAL / ÇOCUK YEMEĞİ) Görsel olarak eğlenceli bir tabak dizayn ve sunumu ile çocuklara hitap edebilecek ürünler ile hazırlanan yemek tipidir. 02-12 yaş arası çoçuk yolcularımız için önerilmektedir.

LSML (AZ TUZLU YEMEK) Minimum düzeyde sodyum/tuz içeren yemek tipidir. MOML (MÜSLÜMAN YEMEĞİ) İçeriğinde domuz ve/veya domuz ürünleri bulunmayan, üretim aşamalarında alkol kullanılmayan

RVML (ÇİĞ SEBZE/MEYVE YEMEĞİ) Çiğ sebze ve meyvelerden oluşan yemek tipidir. SFML(DENİZ ÜRÜNLERİI YEMEĞİ) Deniz ürünleri içeren yemek tipidir. VGML (KOYU KURALLARA BAĞLI VEJETARYEN YEMEK)

Koyu kurallara bağlı, süt ürünleri de içermeyen vejeteryen yemek tipidir. VJML (JAIN (VEJETARYEN HİNDU) YEMEĞİ)

‘Jain’ alışkanlıklarına göre hazırlanan Vejetaryen Hindu yemek tipidir. VLML (YUMURTA VE SÜT ÜRÜNÜ KULLANILABİLEN VEJETARYEN YEMEK)

Et, balık, deniz ürünleri içermemektedir. İçeriğinde süt, tereyağ, peynir vs. ürünler kullanılabilen yemek tipidir. VOML (SEBZE VE MEYVELER İLE

HAZIRLANAN VEJETARYEN YEMEK)

Sebze ve meyveler ile hazırlanan vejetaryen yemek tipidir. SPML (ÖZEL YEMEK (KUTLAMA PASTASI))

Doğum günleri, yıldönümleri gibi özel günler için sunulan kutlama pastasıdır.

Fotoğraflarda gözüken menü içeriklerindeki ürünler mevsimlere, uçulan hatlara ve kalkış saatlerine göre değişebilmektedir.

DBML (DIABETIC MEAL)

GFML (GLUTEN FREE MEAL)

CHML (CHILD MEAL)

156 SKYLIFE | MART | MARCH 2010

163_192skyinfo_SL0310.indd 156

2/22/10 10:17 PM


SPECIAL MEAL SERVICE

Recent polls carried out show that meeting special meal requirements is of the utmost importance for customer satisfaction. By presenting special meals with the highest degree of quality and consistency, Turkish Airlines aims to make your travel a memorable one, besides making you feel like a special guest on our flights. IATA member airlines, supply the special meal types that are defined according to IATA SPML guidelines.

DON’T FORGET!

• There is no special meal

DBML (DIABETIC MEAL) For those who need to manage their blood sugar levels.

• Special meal requests have

FPML (FRUIT PLATTER MEAL)

service on our domestic flights.

to be done during your reservation to a flight or at least 24 hours in advance of your flight.

• Please advise if you have any allergies, like nut allergy etc., with a doctor’s report.

• All the meals served in Turkish Airlines can be determined as MOML (Muslim Meal).

AVML (VEGETARIAN HINDU / ASIATIC MEAL )

Spicy vegetarian combinations with limited use of dairy products. BBML (BABY MEAL ) Two types (with fruit and vegetable) of glass jar baby food will be available on request. If parents bring their own, our cabin crew would help for preparation. BLML (BLAND MEAL) For those with digestive tract, gut disorders or chewing problems. CHML (CHILD MEAL)

Contains a combination of appropriate and nicely decorated foods which appeal to children. Recomended for children aged 02-12 years.

CHML (CHILD MEAL)

Contains seasonal fresh fruits. GFML (GLUTEN INTOLERANT MEAL)

Supplied for those who are allergic to grain flour which does not contain products like wheat, barley, oat and rye. HNML (HINDU MEAL)

Vegetarian food prepared in an Indian style which does not contain beef or eggs. (We serve Hindu meal choices in our India flights for YC services.) KSML (KOSHER MEAL)

These meals are prepared to comply with Jewish dietary laws. LCML (LOW CALORIE MEAL) A low calorie diet should not contain excessive protein portions and should be low in fat and sugar. LFML (LOW FAT MEAL) High fiber meal with reduced amounts of fat. Does not contain eggs or products fried in fat.

Airlines can be determined as MOML. NLML (LOW LACTOSE MEAL) Generally prefered by customers who are allergic to dairy products. Does not contain dairy products or their derivatives. RVML (VEGETARIAN RAW MEAL) Contains only raw vegetables or fruits. SFML (SEA FOOD MEAL) Contains a selection of seafood. VGML (STRICT VEGETARIAN MEAL)

No dairy products.

VJML (JAIN MEAL) Hindu Vegetarian food prepared Indian style, based on Jain customs. VLML (VEGETARIAN LACTO OVO MEAL)

Does not contain meat or seafood. May contain dairy products such as milk, butter, cheese etc. VOML (VEGETARIAN ORIENTAL MEAL)

LSML (LOW SALT MEAL) Low sodium meal; prepared with ingredients that are low in salt and sodium content.

Prepared with vegetables and fruits.

MOML (MUSLIM MEAL ) Does not contain pork, and/or pork products. Also alcohol is not used in the production process. All the meals served by Turkish

Cake for greetings like birthdays and honeymoons.

SPML (SPECIAL MEAL (CELEBRATION CAKE))

The contents of the meals in the photographs may be different according to the season, destination points and departure time.

SFML (SEAFOOD MEAL)

VGML (VEGETARIAN MEAL)

HNML&JNML (HINDU MEAL- JAIN MEAL)

2010 MARCH | MART | SKYLIFE 157

163_192skyinfo_SL0310.indd 157

2/22/10 10:18 PM


ONLINE CHECK-IN

Online Check-in işlemlerinizi uçuşunuzun kalkış saatinden 24 saat öncesinden başlayıp uçuşunuza 90 dakika kalıncaya dek gerçekleştirebilirsiniz. Online check-in is available from 24 hours to 90 minutes before the departure time of your flight.

NASIL YAPILIR? HOW TO CHECK-IN ONLINE

1

2 3

4 AVANTAJLARI NEDİR? WHAT ARE THE ADVANTAGES?

• Tüm uçuşlara ait koltukları seçebilir, • Miles&Smiles kart bilginizin sisteme • You can select your own seats for all flights. işlenmesini sağlayabilirsiniz. • You can enter your Miles&Smiles card • ‘Koltuk değiştirme’ imkânından information if it has not been recorded faydalanabilir,

• You can also use the seat change facility.

in your reservation.

• www.thy.com adresinde bulunan

‘Online İşlemler’ bölümünde işleminizi isim ve soyadı bilgilerinizin yanı sıra, elektronik bilet numaranızı ya da rezervasyon numaranızı (PNR) yazarak başlatabilirsiniz. • By using the ‘Online Services’ link from www.thy.com you can initiate your check-in online. Besides your name, you need to enter your Electronic Ticket number or Reservation Code (PNR). •Rezervasyon kaydınızdan check-in yapmak istediğiniz yolcuları seçerek oturmak istediğiniz koltukları belirleyebilirsiniz. Bu aşamada bağlantılı tüm uçuşlara check-in yapabilirsiniz. • You can select the passengers that you want to check-in online from your reservation record and then you can select your seats. You can also check in online for connected flights.

•E-posta veya cep telefonu bilginizi

girerek check-in işleminizin son durumu hakkında bilgi talep edebilirsiniz. •You can ask for information about the status of your check-in by entering your e-mail address or mobile phone number.

• Uygulamanın geçerli olduğu

istasyonlardan başlayan uçuşlarınız için biniş kartı bastıktan sonra doğrudan biniş kapısına gidebilirsiniz. (Bu işlem elektronik biletli yolcularımız için geçerlidir.) • At the airport, get your boarding cards printed out at Departures where this application is in use and then you can proceed directly to the boarding gate.(Only for the passengers with e-tickets)

• Eğer bagajınız yok ise uçuş kartınızı bastırıp doğrudan uçuş kapısına gidebilirsiniz. Bagajınız var ise size özel Online Check-in kontuarından bagaj işlemlerinizi yaptırabilirsiniz. • If you do not have any baggage you can proceed directly to the boarding gate after printing out your boarding card. If you have baggage you can complete your baggage operation from online check-in desks at the airport.

158 SKYLIFE | MART | MARCH 2010

163_192skyinfo_SL0310.indd 158

2/22/10 10:18 PM


Daha fazla bilgi almak için

www.thy.com’u

ziyaret edebilirsiniz.

For further information please visit www.thy.com

SELF CHECK-IN NASIL YAPILIR? HOW TO DO SELF CHECK-IN?

1 2

• Havalimanına ulaştığınızda

Self Check-in cihazlarının ekranına dokunarak uygulamayı başlatabilirsiniz. • At the airport you can easily initiate your check-in by using our Self-Check-in kiosks.

• Tercihinize göre Miles&Smiles veya

herhangi bir banka kartınızı kullanarak ya da ad, soyad yanı sıra Rezervasyon Kodu (PNR) veya Elektronik Bilet numaranızı girerek bir sonraki adıma ilerleyebilirsiniz. (Biletini internet üzerinden kredi kartı ile alan yolcularımızın check-in yapabilmeleri için ödemeyi yaptıkları kredi kartını kullanmaları gerekmektedir.) • Based on your preference you can either use your Miles&Smiles or any credit/debit card or enter your name and surname and your Reservation Code (PNR) or Electronic Ticket number to proceed the next step. (Passengers who have purchased their tickets via the internet using a credit card need to use the same card to be able to check-in.)

3

• Uçuş bilgilerinize ulaştıktan sonra

4

• Biniş kartınızı bastırabilir ve doğrudan

listeden kendinizi ve|veya beraberinizde check-in yapmak istediğiniz yolcuları seçerek oturmak istediğiniz koltukları belirleyebilirsiniz. • After viewing your flight information, you can select your name and/or those of any accompanying passengers that you want to check-in, and then you can choose your seats.

uçuş kapısına gidebilirsiniz.

• You can then print your boarding cards and proceed directly to the boarding gate.

BAGAJINIZ VARSA... IF YOU HAVE BAGGAGE... Bagaj işlemlerinizi check-in bankolarından ya da ‘Bagaj Teslim Bankosu’ndan tamamlayabilirsiniz. You may check your baggage from check-in desks or from the ‘Baggage Drop Off’ points. 2010 MARCH | MART | SKYLIFE 159

163_192skyinfo_SL0310.indd 159

2/22/10 10:18 PM


Skylife harita MART 160005.fh11 2/22/10 11:54 AM Page 3


thy.com 34 dilde yayında thy.com is online in 34 languages

ÇEVRİMİÇİ ONLINE

İNTERNET’TEN BİLET ALMAK ARTIK YENİLİKLER • Ödeme ekranları tek sayfada toplandı, böylece DAHA HIZLI VE KOLAY Artık thy.com ve anadolujet.com web sitelerinden 5 adımda bilet alabilirsiniz. THY’nin ve Anadolu Jet’in online bilet satış uygulamaları müşteri odaklı yaklaşımla güncellendi.

PURCHASING A TICKET OVER THE INTERNET IS FASTER AND EASIER THAN EVER NOW

artık sayfa atlamadan 9 yerine 5 adımda kolayca bilet satın alabilirsiniz. • Yeniden tasarlanan yer durumu sayfasında sorguladığınız parkura ilişkin Promosyonel, Premium ve Business sınıfların ücret ve olanaklarını karşılaştırarak tek bakışta size en uygun seçimi yapabilirsiniz. • Bilet satın alırken girdiğiniz yolcu bilgileri ve seyahat planını adımlarda geriye dönerek değiştirebilirsiniz, bu bilgiler hatırlanır. • Miles&Smiles üyesi olmasanız bile girdiğiniz profil bilgileri dilerseniz bir sonraki ziyaretinizde hatırlanmak üzere saklanır, aynı bilgileri yeniden girmek zorunda kalmazsınız. • İnternette en çok ziyaret edilen ilk beş seyahat arama motorundan biri olan KAYAK ile thy.com bütünleştirildi. KAYAK’ta ilgili uçuş parkurlarını sorguladığınızda artık doğrudan THY online rezervasyon sistemine yönlendirileceksiniz. Sizi, kullanım kolaylığı yaratan görsel düzenlemelerle iyileştirilmiş bu bilet satın alma deneyimini yaşamaya davet ediyoruz.

You can now purchase a ticket in 5 easy steps on thy.com or anadolujet.com Turkish Airlines’ and AnadoluJet’s online ticket sales have been updated in a new, customer-oriented approach. THE INNOVATIONS:

• All payment screens are now on a single page, enabling you to

purchase your ticket easily in 5 steps instead of 9, without having to go to another page. • You can make the best choice for your budget at a single glance by comparing the Promotional, Premium and Business class costs and advantages for the route of your choice on our redesigned ‘Availability’ page. • When purchasing a ticket, you can go back a step at the ‘passenger details’ and ‘travel plan’ steps to refresh this information. • Even if you are not a Miles&Smiles member, you can save your profile details for your next visit and not have to enter the same data again. • Our website, thy.com, has been added to KAYAK, one of the five most popular travel meta search engines on the internet. When you inquire about relevant flight routes on KAYAK, you will now be directed to the Turkish Airlines online reservation system. We invite you to experience the new, improved ticket purchasing convenience offered by these visual innovations. 2010 MARCH | MART | SKYLIFE 161

163_192skyinfo_SL0310.indd 161

2/23/10 1:44 PM


MİSAFİRLERİMİZ OUR GUESTS BEBEKLER İÇİN • Bebek maması,

uçuşlarımızda “özel yemek” kapsamındadır. Rezervasyon sırasında ve tarifeli kalkış saatinden en az 24 saat önce; özel yemek (BBML - Bebek Maması) talebi yapmalısınız. • Cam kavanozda verilen mamalarda meyveli ve sebzeli iki seçenek bulunmaktadır. • Özel yemek talebinde bulunamayan yolcularımız için İstanbul ve Ankara çıkışlı iç hat ve tüm dış hat uçuşlarımızda, uçaklarımızda kısıtlı miktarda ekstra bebek maması bulundurulmaktadır. Talep etmek için lütfen kabin ekbimize bildiriniz. Yoğun talepten dolayı tükenmiş ise özür dileriz. • Yer numaranızı alırken, bebeğinizin olduğunu ve önde oturmanız gerektiğini hatırlatmalısınız. Kabin girişinde, sağ, sol veya orta sıra koltukların önündeki pusetleri kullanabilirsiniz. (Her uçağımızda bebek puseti mevcut değildir) • Bebeğinizin bakımı için, özel modifikasyonlu tuvaletleri kullanabilirsiniz.

INFANT PASSENGERS

• Since baby food falls into the

category of ‘special food’ on our flights, special food (Baby Food) request must be made either when making a reservation, or at least 24 hours before scheduled takeoff. • Two types of baby food, fruit and vegetable, are available in jars. • In case of failure to request in advance, a limited amount of extra baby food is available on flights originating from Istanbul and Ankara airports. Please contact our cabin crew for your request. We apologize if baby food has run out due to high demand. •You must specify that you have an infant with you at check-in so that you can be placed in the front row of seats. You can use the cribs, which can be hung on the walls at the entrance to the cabin in front of the right, left and central rows of seats (Cribs are not available for all types of flights.) • You may use the specially modified lavatories for baby care.

HASTA VE BEBEK BEKLEYEN YOLCULAR İÇİN

• Hasta yolcu için bilet

alınırken ‘Hasta Yolcu Formu’ düzenlenerek bilete iliştirilmelidir. Hasta yolcunun seyahat edebilmesi için hastalık türünü belirten ve hastalığın yolculuğa engel olmayacağına dair son 10 gün içinde alınmış doktor raporu gereklidir. • Bakıma muhtaç olan yolcu, refakatçi ile kabul edilir. • Tek bebek bekleyen yolcular, 28. haftadan-36. haftaya kadar doktorundan alınmış (son 7 gün içinde ) “Uçakla Seyahatinde Herhangi Bir Sakınca Yoktur” rapor ile uçuşa kabul edilebilir. 36 haftadan sonra ise doktor raporu olsa dahi kabul edilmez. • İki veya daha fazla bebek bekleyen yolcular, 28. haftadan- 32. haftaya kadar doktorundan son 7 gün içinde alınmış “Uçakla Seyahatinde Herhangi Bir Sakınca Yoktur” raporu ile uçuşa kabul edilebilir. 32 haftadan sonra ise doktor raporu olsa dahi kabul edilmez. • Tüm doktor raporları üzerinde raporu düzenleyen doktorun adı, soyadı, diploma numarası ve imzası bulunması zorunludur.

EVCİL HAYVANLAR İÇİN • Uçak kabininde evcil hayvan

taşıyabilmeniz için rezervasyon yaptırmalısınız. • Evcil hayvan, yolcu tarafından getirilen uygun özel bir kafes, kutu ya da çanta içerisinde kabine alınır. Standartlara uymayan muhafazalar kabul edilmez. Yolcu, evcil hayvanın geçerli bir sağlık belgesi ve aşı kağıdını yanında bulundurmalıdır. • Evcil hayvanlar kabinde oldukları süre içinde bulundukları muhafazalarından çıkartılamaz ve muhafazalar sahiplerinin oturdukları koltukların önünde kabin içindeki

SICK PASSENGERS AND EXPECTANT MOTHERS

• While purchasing the ticket,

a Sick Passenger Form must be filled and attached to the cover of the ticket. A medical clearance is obligatory and it must be dated max 10 days prior to the flight date. • Passenger whose illness is severe enough to require care cannot fly unaccompanied. • If the mother is pregnant with one baby; she is permitted to travel between 28-36 weeks of the pregnancy with the medical clearance (issuing date max 7 days) which states “Fit to travel by air carriage” by the doctor. It is not permitted to travel after 36 weeks pregnancy even with a medical clearance. • If the mother is expecting twins or more; it is permitted to travel between 28-32 weeks of the pregnancy with the medical clearance (issuing date max 7 days) which states “Fit to travel by air carriage” by the doctor. It is not permitted to travel after 32 weeks pregnancy even with a medical clearance. • The doctor’s name, surname, diploma number and signature must be shown clearly on the medical clearance.

PETS gidiş ve gelişe engel olmayacak şekilde yerleştirilir. • Yolcu kabininde taşınması mümkün olmayan evcil hayvanlar ise yolcu tarafından sağlanan ve gerekli şartlara uygun muhafazaların içinde, kargo kompartmanında taşınır. • Check-in sırasında sadece kedi ve köpek (amerikan pitbull terrier, amerikan staffordshire terrier, bull terrier, staffordshire bull terrier, japanese tosa, dogo argentino, doberman, rottweiller gibi tehlike arz eden köpekler hariç) kabul edilir.

• Reservations are required for carriage

of pets in the cabin. • Passengers may carry pets in the cabin only if they are in cages which meet airline specifications. Domestic animals flying in the passenger cabin must possess a valid and up-to-date record of health and vaccination. •While on the aircraft, pets are not allowed out of their containers, which must be placed in front of the owner’s seat so as not to obstruct movement within the cabin.

•Pets, which cannot be carried in the

cabin, can be carried in the hold in appropriate containers supplied by their owners. • Only cats and dogs (except American pitbull terrier, American Staffordshire terrier, bull terrier, Staffordshire bull terrier, Japanese tosa, dogo argentino, doberman, rottweiller etc type of fighting dogs) are allowed on Turkish Airlines flights.

162 SKYLIFE | MART | MARCH 2010

163_192skyinfo_SL0310.indd 162

2/22/10 10:18 PM


GÖÇMEN YÖNETMELİĞİ IMMIGRATION REGULATIONS ABD’ye uçakla giden bütün yolcuların (ya da her aileyi temsilen yalnızca bir kişinin) Gümrük Deklare Formu doldurması gerekmektedir. ABD vatandaşları, yeşil kart sahipleri, Kanada vatandaşları ya da yeni göçmenlerin dışında, geçerli bir ABD vizesine sahip ve son varış noktası ABD ya da ABD’nin dışındaki bir ülkeye transit olan yolcuların beyaz renkli I-94 formunu doldurması zorunludur. Aşağıda adı geçen ülkelerden birine ait bir pasaportla giriş yapıyorsanız ya da ABD vizesi olmadan (vize muafiyet programı altında) transit yolcu gibi konaklıyorsanız yeşil renkli I-94W formunu doldurulmanız gerekmektedir. Ülkeler: Andorra, Avustralya, Avusturya, Belçika, Danimarka, Finlandiya, Almanya, Büyük Britanya, İzlanda, İtalya, Japonya, Liechtenstein, Lüksemburg, Monako, Hollanda, Yeni Zelanda,Norveç, San Marino, İspanya, İsveç ve İsviçre.

If you are flying to the United States, please note that all passengers (or one passenger per family) must complete a Customs Declaration Form. Apart from US citizens, greencard holders, Canadian citizens and new immigrants, all passengers travelling to the United States, whether as their final destination or in transit to another country, are obliged to fill out the white I-94 form. The green I-94W form must be completed if you hold a passport from one of the countries below or if you are making an intermediate stop in U.S as a transit passenger without a U.S. visa under the visa waiver program. Countries: Andorra, Australia, Austria, Belgium, Denmark, Finland, France, Germany, Great Britain, Iceland, Italy, Japan, Liechtestein, Luxembourg, Monaco, Netherlands, New Zealand, Norway, San Marino, Spain, Sweden or Switzerland.

N

163_192skyinfo_SL0310.indd 163

2/22/10 10:18 PM


B 777-300 ER Uçak adedi • Number of aircraft: 4 Azami kalkış ağırlığı Maximum take off weight: 351.534 kg (TC-JJA,JJB,-JJC), 337.926 kg (TC-JJD) Kanat açıklığı • Wing span: 64.80 m Gövde uzunluğu • Length: 73.90 m Yerden yüksekliği • Height: 18.75 m Yatay uçuş sürati: • Cruise speed: 900 km|h

Yolcu kapasitesi • Passenger capacity: 312 Koltuk aralığı • Seat pitch (inch): 33, 34 (EC); 49 (BC) ; 90 FC Azami yatay uçuş yüksekliği • Maximum cruising altitude: 43.100 ft Azami menzil • Maximum passenger range: 14.685 km Azami kargo kapasitesi • Maximum cargo capacity: 57.784 kg|201.6 m3

A 340-311|313 Uçak adedi • Number of aircraft: 9 Azami kalkış ağırlığı • Maximum take off weight: 257.000 kg (A 340-311), 275.000 kg (A340-313) Kanat açıklığı • Wing span: 60.30 m Gövde uzunluğu • Length: 63.69 m Yerden yüksekliği • Height: 16.85 m Yatay uçuş sürati: • Cruise speed: 890 km|h

Yolcu kapasitesi • Passenger capacity: 270 (TC-JIJ , TC-JIK 278 yolcu) Koltuk aralığı • Seat pitch (inch): 33,34(EC);60 (BC) (TC-JIJ , TC-JIK 71-73 inch) Azami yatay uçuş yüksekliği • Maximum cruising altitude: 41.100 ft Azami menzil • Maximum passenger range: 11.952 km Azami kargo kapasitesi • Maximum cargo capacity: 44.836 kg|152.80 m3

A 330-203 Uçak adedi • Number of aircraft: 7 Azami kalkış ağırlığı • Maximum take off weight: 233.000 kg Kanat açıklığı • Wing span: 60.30 m Gövde uzunluğu • Length: 58.80 m Yerden yüksekliği • Height: 17.40 m Yatay uçuş sürati: • Cruise speed: 890 km|h

Yolcu kapasitesi • Passenger capacity: 250 (TC-JNA-...-JNE), 281 (TC-JNF,-JNG) Koltuk aralığı • Seat pitch (inch): 32, 33 (EC); 55, 61 (BC) Azami yatay uçuş yüksekliği • Maximum cruising altitude: 41.000 ft Azami menzil • Maximum passenger range:10.371 km Azami kargo kapasitesi • Maximum cargo capacity: 37.528 kg|105.95 m3

A321-231|211 Uçak adedi • Number of aircraft: 21 Azami kalkış ağırlığı • Maximum take off weight: 89.000 kg Kanat açıklığı • Wing span: 34.09 m Gövde uzunluğu • Length: 44.51 m Yerden yüksekliği • Height: 11.76 m Yatay uçuş sürati: • Cruise speed: 835|844 km|h

Yolcu kapasitesi • Passenger capacity: 178/181/194/195/196/210 Koltuk aralığı • Seat pitch (inch): 30, 31, 32 (EC); 33, 34, 36, 48 (BC) Azami yatay uçuş yüksekliği • Maximum cruising altitude: 39.000 ft Azami menzil • Maximum passenger range: 2.250|3.200 km Azami kargo kapasitesi • Maximum cargo capacity: 12.837-11.548 kg/58-46.49 m3

164 SKYLIFE | MART | MARCH 2010

163_192skyinfo_SL0310.indd 164

2/23/10 7:14 PM


B 737-800 Uçak adedi • Number of aircraft: 47 Azami kalkış ağırlığı • Maximum take off weight: 79.015 kg Kanat açıklığı • Wing span: 34.31 m|35.78 m Gövde uzunluğu • Length: 39.47 m Yerden yüksekliği • Height: 12.55 m Yatay uçuş sürati: • Cruise speed: 858 km|h

Yolcu kapasitesi • Passenger capacity: 165 (TC-JFC-...-JGF, TCJGJ...-JGP,TC-JGY...-JHF), 155 (TC-JGG...-JGI, TC-JGR...-JGV) Koltuk aralığı • Seat pitch (inch): 30 (EC); 31 (EC); 35, 38 (BC) Azami yatay uçuş yüksekliği • Maximum cruising altitude: 41.000 ft Azami menzil • Maximum passenger range: 4.755 km Azami kargo kapasitesi • Maximum cargo capacity: 8.408 kg|45.05 m3

A 320-232 Uçak adedi • Number of aircraft:: 22 Azami kalkış ağırlığı • Maximum take off weight: 73.500|77.000 kg Kanat açıklığı • Wing span: 33.91 m|34.09 m Gövde uzunluğu • Length: 37.57 m Yerden yüksekliği • Height: 11. 76 m Yatay uçuş sürati: • Cruise speed: 858 km|h

Yolcu kapasitesi • Passenger capacity: 159/162/167 Koltuk aralığı • Seat pitch (inch): 30, 31 (EC); 32, 33 (BC) Azami yatay uçuş yüksekliği • Maximum cruising altitude: 39.000|39.800 ft Azami menzil • Maximum passenger range: 2.963|3.350 km Azami kargo kapasitesi • Maximum cargo capacity: 9.435 kg|37.06 m3

B 737-400 Uçak adedi • Number of aircraft: 4 Azami kalkış ağırlığı • Maximum take off weight 68.038|65.090|64.637 kg Kanat açıklığı • Wing span: 28.90 m Gövde uzunluğu • Length: 36.40 m Yerden yüksekliği • Height: 11.13 m Yatay uçuş sürati: • Cruise speed: 797 km|h

Yolcu kapasitesi • Passenger capacity: 150 Koltuk aralığı • Seat pitch (inch): 30, 31, 32 (EC); 34 (B C) Azami yatay uçuş yüksekliği • Maximum cruising altitude: 37.000 ft Azami menzil • Maximum passenger range: 3.350 km Azami kargo kapasitesi • Maximum cargo capacity: 7.491 kg|39.22 m3

A 319-132 Uçak adedi • Number of aircraft: 4 Azami kalkış ağırlığı • Maximum take off weight 70.000 kg Kanat açıklığı • Wing span: 34.10 m Gövde uzunluğu • Length: 33.84 m Yerden yüksekliği • Height: 11.76 m Yatay uçuş sürati: • Cruise speed: 844 km|h

Yolcu kapasitesi • Passenger capacity: 132 Koltuk aralığı • Seat pitch (inch): 30 (EC); 37 (BC) Azami yatay uçuş yüksekliği • Maximum cruising altitude: 39.800 ft Azami menzil • Maximum passenger range: 3.704 km Azami kargo kapasitesi • Maximum cargo capacity: 6.786 kg

2010 MARCH | MART | SKYLIFE 165

163_192skyinfo_SL0310.indd 165

2/23/10 7:15 PM


UÇUŞ BİLGİLERİ FLIGHT INFO İstanbul’dan | From Istanbul ABU DABI | ABU DHABI AUH ADDIS ABABA ADD ALMATY ALA AMMAN AMM AMSTERDAM AMS ASTANA TSE AŞKABAD | ASHGABAD ASB ATİNA | ATHENS ATH BAĞDAT | BAGHDAD (BGW) BAHRAIN BAH BAKÜ | BAKU GYD (BAK) BANGKOK BKK BARCELONA BCN BASEL BSL BATUM BUS BELGRAD | BELGRADE BEG BERLIN TXL BEYRUT | BEIRUT BEY BIRMINGHAM BHX BİNGAZİ BEN BİŞKEK | BISHKEK FRU BRÜKSEL | BRUSSELS BRU BOLONYA | BOLOGNO BLQ BUDAPEŞTE | BUDAPEST BUD BÜKREŞ | BUCHAREST OTP (BUH) CAKARTA | JAKARTA CGK CAPE TOWN CPT CENEVRE | GENEVA GVA CEZAYİR | ALGIERS ALG CIDDE | JEDDAH JED DAKAR | DAKKAR DKR DİNYEPER | DNEPROPETROVSK DNK DOHA DOH DONETSK DOK DUBAI DXB DUBLIN DUB DUŞANBE | DUSHANBE DYU DÜSSELDORF DUS EKATERINBURG SVX FRANKFURT FRA GOTEBORG GOT HALEP|ALEPPO ALP HAMBURG HAM HANNOVER HAJ HARTUM | KHARTOUM KRT HELSINKI HEL HONG KONG HKG JOHANNESBURG JNB KAHİRE | CAIRO CAI KARAÇİ | KARACHI KHI KAZABLANKA|CASABLANCA CMN (CAS) KAZAN KZN KOPENHAG | COPENHAGEN CPH KİŞİNEV | CHISINAU KIV KİEV KBP (IEV) KÖLN | COLOGNE CGN KUVEYT KWI LAGOS LOS LEFKOŞA ECN LİZBON | LISBON LIS LONDRA | LONDON LON (LHR) LJUBLJANA LJU LVIV LWO LYON LYS MADRID MAD MANCHESTER MAN

Dergimizin bu sayfasında yayımlanan km ve mil (deniz mili) değerleri, uçağın uçtuğu irtifada takip ettiği rotanın yer üzerindeki iz düşümünün ölçülen mesafesidir.

Km 3246 3935 4145 1528 2356 3902 2636 580 1890 2787 1845 7819 2278 1963 1122 893 1858 1046 2750 1395 4047 2228 1565 1189 576 9816 9185 1952 2471 2584 5480 1009 3122 1150 3274 3033 3587 2182 3035 1909 2389 993 2180 2061 2963 2292 9078 7920 1293 4210 3469 2252 2109 724 1109 2146 2632 4852 837 3484 2580 1337 1149 2174 2821 2785

N. Miles 1753 2125 2238 825 1272 2107 1423 313 1021 1505 996 4222 1230 1060 606 482 1003 565 1485 753 2185 1203 845 642 311 5300 4959 1054 1334 1395 2959 545 1686 621 1768 1638 1937 1178 1639 1031 1290 536 1177 1113 1600 1238 4902 4276 698 2273 1873 1216 1139 391 599 1159 1421 2620 452 1881 1393 722 620 1174 152 1504

The distance in kilometres and nautical miles in the table on this page is the projected distance on the ground for the route flown by the aircraft.

İstanbul’dan | From Istanbul MEDİNE | MEDINA MED MEŞHED | MASHAD MHD MİLANO | MILAN MXP (MIL) MINSK MSQ MOSKOVA | MOSCOW SVO (MOW) MUMBAI BOM MUSKAT | MUSCAT MCT MÜNİH | MUNICH MUC NEW YORK JFK (NYC) NAIROBI NBO NICE NCE NÜRNBERG | NUREMBERG NUE ODESSA ODS OSAKA KIX OSLO OSL PARIS CDG PEKİN | BEIJING BJS PRAG | PRAGUE PRG PRİŞTİNA | PRISTINA PRN RIGA RIX RIYAD | RIYADH RUH ROMA | ROME (FIUMICINO) FCO ROSTOV ROV SAN’A SAH SAO-PAULO SAO SARAYBOSNA | SARAJEVO SJJ SEUL | SEOUL ICN (SEL) SIMFEROPOL SIP SİNGAPUR | SINGAPORE SIN SOFYA | SOFIA SOF ST. PETERSBURG LED STOCKHOLM ARN (STO) STUTTGART STR ŞAM | DAMASCUS DAM ŞANGAY | SHANGHAI PVG ŞİKAGO | CHICAGO ORD (CHI) TAHRAN | TEHRAN IKA TAŞKENT | TASHKENT TAS TEBRİZ | TABRIZ TBZ TEL AVIV TLV TİFLİS | TBILISI TBS TİRAN | TIRANA TIA TOKYO NRT (TYO) TORONTO YYZ TRABLUS | TRIPOLI TIP TUNUS | TUNIS TUN UFA UFA ÜSKÜP | SKOPJE SKP VARŞOVA | WARSAW WAW VENEDİK | VENICE VCE VİYANA | VIENNA VIE YENİ DELHİ | NEW DELHI DEL ZAGREB ZAG ZÜRİH | ZURICH ZRH İstanbul’dan | From Istanbul (Sabiha Gökçen Airport) AMSTERDAM AMS BERLİN SXF HANNOVER HAJ KÖLN | COLOGNE CGN MOSKOVA | MOSCOW DME LONDRA | LONDON LON (STN) STUTTGART STR

Uçaklarımızın içindeki monitörlerde görülen rakam ise, uçağın havada katettiği mesafedir.

Km 2399 2806 1735 1561 1932 5014 3531 1637 8575 4884 1983 1733 663 10536 2734 2358 7690 1613 860 1866 2602 1489 1379 3550 10905 1461 8708 659 9172 574 2253 2408 1830 1193 8566 9204 2165 3517 1552 1261 1439 872 10149 8597 1941 1796 2619 704 1446 1510 1356 4841 1198 1830

N. Miles 1295 1515 937 843 1043 2707 1907 884 4630 2637 1071 936 358 5689 1476 1273 4152 871 464 1008 1405 804 745 1917 5888 789 4702 356 4953 310 1217 1300 988 644 4625 4970 1169 1899 838 681 777 471 5480 4642 1048 970 1414 380 781 815 732 2614 647 988

Km

N. Miles

2403 1939 2215 2225 1995 2667 1938

1297 1047 1196 1201 1077 1440 1046

The figure shown on the cabin monitors give the actual distance flown by the aircraft through the air, including adjustments of direction to compensate for wind, and other weather conditions.

Ankara’dan | From Ankara (Esenboğa Airport) AMSTERDAM AMS BRÜKSEL | BRUSSELS BRU DÜSSELDORF DUS FRANKFURT FRA TAHRAN | TEHRAN IKA VİYANA | VIENNE VIE

Km N. Miles 2702 2590 2495 2299 1764 1699

İstanbul’dan | From Istanbul (Atatürk Airport) ADANA ADIYAMAN ADF ANKARA ESB ANTALYA AYT BATMAN BAL BODRUM | MİLAS BJV ÇANAKKALE CKZ DALAMAN DLM DENİZLİ DNZ DİYARBAKIR DIY ELAZIĞ EZS ERZİNCAN ERC ERZURUM ERZ ESKİŞEHİR AOE GAZİANTEP GZT HATAY HTY ISPARTA ISE İZMİR ADB KAHRAMANMARAŞ KCM KARS KSY KAYSERİ ASR KONYA KYA MALATYA MLX MARDİN MQM MERZİFON MZH MUŞ MSR NEVŞEHİR NAV SAMSUN SZF SİNOP SIC SİVAS VAS ŞANLIURFA GNY TRABZON TZX UŞAK USQ VAN VAN Ankara’dan | From Ankara (Esenboğa Airport) İSTANBUL İST İZMİR ADB SABİHA GÖKÇEN SAW İstanbul’dan | From Istanbul (Sabiha Gökçen Airport) ADANA ADA ANKARA ESB ANTALYA AYT İZMİR ADB

Türk Hava Yolları Özel Yolcu Programı Miles&Smiles’da uygulanan mil değerleri ise, Uluslararası Sivil Havacılık Teşkilatı’nın (IATA) yayımlamış olduğu rakamlar olup yukarıda yazılan mil değerlerinden farklıdır.

1459 1398 1347 1241 952 917 Km 824 955 459 535 1144 526 267 648 461 1087 961 987 1091 305 983 959 463 419 874 1265 696 530 861 1140 610 1168 635 698 543 734 1072 974 424 1304 Km 467 645 402 Km 780 402 489 431

The miles used by Turkish Airline’s Frequent Flyer Programme Miles&Smiles are those published by the International Air Transport Association (IATA) and therefore they are different from the distances in miles noted above.

* Gümrük uygulaması olan istasyonlarımız; İstanbul (IST), Ankara (ESB), İzmir (ADB), Antalya (AYT), Adana (ADA), Trabzon (TZX), Gaziantep (GZT), Dalaman (DLM), Bodrum (BJV), Samsun (SZF), Konya (KYA), Kayseri (ASR), Denizli (DNZ), Nevşehir (NAV), Malatya (MLX) ‘dır. * Customs; Istanbul (IST), Ankara (ESB), Izmir (ADB), Antalya (AYT), Adana (ADA), Trabzon (TZX), Gaziantep (GZT), Dalaman (DLM), Bodrum (BJV), Samsun (SZF), Konya (KYA), Kayseri (ASR), Denizli 166 SKYLIFE | MART | MARCH 2010(DNZ), Nevşehir (NAV), Malatya (MLX).

163_192skyinfo_SL0310.indd 166

2/22/10 10:19 PM


BAGAJ LUGGAGE • Seyahat ettiğiniz

havayolu şirketinden bagajınızı nereye kadar etiketleyeceğini ve kaç kiloya kadar taşıma hakkınız olduğunu öğrenip biletinizden kontrol ediniz.

• Please check destination to

which your baggage should be labelled and the weight limit marked on your ticket.

• THY’nda kabine

alabileceğiniz el bagajları standart boyut ve ağırlığı 23x40x55 cm ve 8 kg’dır.

• Turkish Airlines allows one piece of cabin baggage measuring 23x40x55 cm and weighting a maximum of 8 kg.

• Bagajınıza kişisel

bilgilerinizi içeren isim adres etiketini mutlaka takınız. Etiketleri bankolarımızdan temin edebilirsiniz.

• Every piece of your baggage

should be labelled with your name, telephone number and destination adress. Tags are available from our check-in desks.

• Bagajlarınızın teslim

işlemini adınıza yaptırınız ve etiketlerinizi kontrol ediniz. Bagajınızı başka yolcu adına kaydettirirseniz, kayıp veya hasarda tarafınıza tazminat ödenmesi mümkün olmaz.

• Present your baggage in your

own name, and check the information on the baggage receipts given to you. If your baggage is registered in the name of another passenger, you will not be able to claim for lost or damaged baggage.

• Uçağa binmeden bagaj

gösterme uygulaması varsa bagajınızı görevlilere

gösteriniz.

• You may be required to

identify your baggage before boarding. Please point out each piece of your baggage to the staff member on duty.

• Serbest bagaj taşıma

hakkı uçuş ve bilete göre değişmekte olup taşıma hakkınızı aştığınız takdirde fazla bagaj ücreti ödemeniz gerektiğini unutmayınız.

• Free Baggage Allowance

differs according to flight and ticket. If your baggage exceeds the weight allowance, remember that you will be liable to pay additional charges.

• First Class 60 kg

Business Class 30 kg Economy Class 20 kg Business Class (Amerika ve Kanada uçuşlarında): Maksimum iki adet (bir adet 32 kg.) / Economy Class (Amerika ve Kanada uçuşlarında): Maksimum iki adet (bir adet 23 kg). Business Class için her bir parçanın üç boyutu toplamının maksimum 158 cm, Economy Class için iki parçanın üç boyutu toplamının maksimum 273 cm yi geçmemesi gerekmektedir. 32 kg’ı aşan bagajlar hiç bir şekilde check-in işlemi esnasında kabul edilmemektedir. Bagaj/ bagajlarınızın taşıma esnasında fazla doluluktan dolayı zarar görmemesi için genişlik sınırlarını ve ağırlık taşıma kapasitesini zorlamayınız.

32 kg) Economy Class (For USA and Canada flights): two pieces max. (Each piece 23 kg) For Business Class sum of the three dimensions of each piece is maximum 158 cm. For Economy Class sum of the three dimensions of two pieces is maximum 273 cm. Baggage exceeding 32 kg. will not be accepted

in Turkish Airlines flights. Do not overfill your suitcases and bags beyond their weight or volume capacity. This can lead to the handle breaking and other damage to your baggage.

• Knives, pen-knives, nail

scissors, cigarette lighters and other cutting, piercing and explosive items are not allowed in the cabin for security reasons.

• Kesici, delici ve patlayıcı

eşyaların kabinde bulunması güvenlik açısından sakıncalıdır, lütfen yanınızda bulundurmayınız

Bagajınız kaybolursa | hasar görürse… If your baggage is lost | damaged… • Varışınızda teslim alamadığınız

bagajınız ve anında fark edebileceğiniz türden hasarlarınız için, havalimanını terk etmeden önce Kayıp ve Bulunan Eşya Ofisine yapacağınız başvuruda biletinizi, bagaj etiketinizi, kimliğinizi ibraz ediniz.

• Anında fark edemediğiniz hasar

ve eksiklikler içinse 7 günde ilgili havayoluna müracaat ediniz.

•Bagajınız 5 gün içinde bulunamadığı

takdirde bagaj talep formunuz, orijinal biletiniz, bagaj etiket(leriniz, -varsa- fazla bagaj biletiniz ve kimlik belgeniz ile birlikte en yakın THY ofisine veya Bagaj Aksaklıkları Takip Merkezi Müdürlüğü’ne müracaat ediniz.

• In the case of luggage that does not arrive

at your destination, or that arrives with immediately apparent damage, present your your ticket, baggage claim check and ID to the Lost and Found Office before leaving the airport.

• With damage that only becomes apparent

later, contact the airline in question within seven days of your travel date.

• Should your baggage not be traced within

5 days, please apply to the nearest Turkish Airlines office or Baggage Tracing Center with your Property Irregularity Report, original ticket, original baggage receipt(s), excess baggage receipt (if any) and a valid identification document.

İrtibat Bilgileri: Contact Information: Tel: +90 212 444 0 849 Fax: +90 212 465 23 87 Email: bat@thy.com Web: www.thy.com

. First Class 60 kg / Business Class 30 kg / Economy Class 20 kg / Business Class (For USA and Canada flights): two pieces max. (Each piece

2010 MARCH | MART | SKYLIFE 167

163_192skyinfo_SL0310.indd 167

2/22/10 10:19 PM


Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan, iç hat noktalarına haftanın her günü minimum kargo taşımaları gerçekleştirilmektedir. Minimum cargo transport service is given daily to domestic destinations from Istanbul Sabiha Gökçen Airport.

KARGO CARGO THY KARGO NE TAŞIR?

THY KARGOYA NASIL ULAŞILIR?

Tekstil ürünleri, yedek parça, makine aksamı, hi-tech ürünler, çiçek, canlı hayvan, deri, yaş sebze, meyve, veya değerli eşyalarınız...

24 saat | 7 gün internet üzerinden, www.TKCargo. com adresinden kargolarınızı sürekli takip edebilir, iç hat kargo ücret ve tarife bilgilerimize ulaşabilirsiniz.

THY KARGO NEREYE TAŞIR? Uzakdoğu’dan Amerika’ya, Avrupa’dan Ortadoğu ve Afrika’ya kargo taşıdığımızı biliyor musunuz? Yolcu uçaklarının kargo kompartımanlarının yanı sıra 36 ton kapasiteli A310-304 kargo uçakları ile de kargo hizmeti sunan THY Kargo, tarifeli kargo seferleri düzenlediği Frankfurt, Maastricht, Londra, Tel Aviv, Şam, Almaata, Delhi, Paris, Zürih, Köln, Tiflis, Dubai, Cezayir, Milano, Amman, Casablanca, Madrid, Priştine, Kahire, Beyrut , Tiran ve Trablusgarp noktalarına sizlerden gelen talepler doğrultusunda yenilerini ekleyecektir.

Alo Kargo Servisimiz vasıtasıyla 24 saat telefonunuzun tuşlarını kullanarak, konşimento numaranız ile kargonuz hakkında her türlü bilgiyi öğrenebilirsiniz. Türkiye’den yurtdışına kargo göndermek istediğinizde, size gümrük işlemleri, konşimento kesimi, ücretlendirme, paketleme vs. konularında yardımcı olacak IATA (Uluslararası Hava Taşımacıları Birliği) üyesi kargo acentelerimize başvurmalısınız. IATA üyesi kargo acentelerimizin erişim bilgilerine, (+90) 212 463 63 63 | 5815-5841 no’lu telefonlardan ulaşabilirsiniz.

BİLİYOR MUSUNUZ ? DID YOU KNOW? Kargonuzu, tarifeli yolcu ve kargo uçak seferlerimizin yanı sıra, özel kira (charter) seferlerimiz ile istediğiniz gün ve saatte, istediğiniz yere taşımamız mümkün.

If you want to send your cargo not on one of our scheduled passenger or cargo flights but on a special charter flight, we can transport it any time to any place you wish.

Kargo Erişim Cargo Service Access

(+90) 212 465 25 25 7 hat | lines

Sabiha Gökçen Havaalanı / Airport

(+90) 216 588 02 09 (+90) 216 585 59 34 (+90) 216 585 59 35 Yurtdışından Türkiye’ye kargo göndermek istediğinizde ilgili ülkedeki satış ofisimizle bağlantı kurmanız gerekecektir. If you want to send cargo to Turkey from abroad, you will need to contact our sales offices in the country from which you are sending.

WHAT DOES THY CARGO TRANSPORT? Textile products, automobile and machinery spare parts, hi-tech products, fresh flowers, live animals, leather, fresh fruits and vegetables and your valuable goods…

WHERE DOES THY CARGO TRANSPORT TO? Did you know that we are transporting cargo from the Far East, the Middle East and Europe to America and Africa on the same plane as you? In addition to the cargo compartments of its passenger aircrafts, Turkish Airlines Cargo also offers cargo services with its 36 tons capacity A310-304 cargo aircrafts which are scheduled to fly from Istanbul to Frankfurt, Maastricht, London, Tel Aviv, Damascus, Almaty, Delhi, Paris, Zurich, Cologne, Tbilisi, Dubai, Algiers, Milan, Amman, Casablanca, Madrid, Pristina, Cairo, Beirut, Tiran and Tripoli. In line with demands coming from you, its customers, it is now going to add new destinations to these.

HOW TO REACH THY CARGO You may track your cargo once you have sent it over the Internet any time 24|7 www. TKCargo.com. You may also call our Alo Cargo Service 24 hours a day for information by punching in your airwaybill number on your touch-tone phone. If you want to send cargo abroad from Turkey, you may consult our cargo agents. As members of IATA (International Air Transporters Association), they will assist you with customs formalities, airwaybill issuance, rates, packaging and other questions. You may reach our IATA-member cargo agents by phoning (+90) 212 463 63 63 | 5815-5841.

THY Kargo Özel Kira Seferlerine Nasıl Ulaşılır? (+90) 212 465 24 67 (+90) 212 463 63 63 | 5311 | 5807 no’lu telefonları arayarak (+90) 212 465 24 74’e faks çekerek, cargocharter@thy.com adresine mail göndererek ulaşabilirsiniz.

How Can You Reach Special Charter Service?

For your special charter requests by call (+90) 212 465 24 67 (+90) 463 63 63 | 5311 | 5807 , by sending a fax to (+90) 212 465 24 74 by sending e-mail to cargocharter@thy.com 168 SKYLIFE | MART | MARCH 2010

163_192skyinfo_SL0310.indd 168

2/22/10 10:19 PM


THY uçuşlarında henüz “UÇUŞ MODU” uygulaması bulunmadığından lütfen cep telefonlarınızı uçakta kapalı tutunuz. Since FLIGHT MODE isn’t available on board, please keep your cellphones off.

GÜVENLİK SECURITY

LÜTFEN KAPALI TUTUNUZ!

ÜZERİNİZDE VEYA EL BAGAJINDA TAŞIMAYINIZ!

Uçak içerisinde, inişte, kalkışta ve tüm uçuş boyunca kullanılması, ayrıca açık bırakılması yasak cihazlar.

Çakı, bıçak, tornavida, iğne, jilet gibi tüm kesici ve delici aletler yasaktır.

PLEASE TURN OFF!

DON’T CARRY IN YOUR CABIN BAGGAGE

Equipment which it is forbidden to use or turn on during take off or landing, and throughout the flight.

All kinds of cutting equipments such as jack-knife, knife, screwdriver, needle and razor are forbidden.

BAVULUNUZDA | EL BAGAJINIZDA RİSK TAŞIMAYIN!

ABD SEFERLERİNDE Çakmak, kibrit vb. tutuşturucuları üzerinizde, el bagajınızda ve bavulunuzda taşımanız kesinlikle yasaktır.

Parfüm gibi alkollu sıvılar, boya ve tiner gibi yanıcı her türlü maddeyi yanınıza almayınız.

FOR U.S. FLIGHTS

DON’T TAKE ANY RISK WITH YOU

It’s forbidden to carry lighters and matches on your person, in your cabin and checked baggage.

Don’t take any kind off flammables materials such as parfumes, paint and thinner

• Tüm uçuş boyunca

• The operation of the following

• Uçuş emniyeti için

•Using the following items

kullanılması sakıncalı ve yasak olan cihazlar: Radyo ve telsiz vericileri, uzaktan kumandalı oyuncaklar ve elektromanyetik dalga yayan tüm aletler. inişte, kalkışta ve kemer ikaz ışıkları yanarken kullanılması sakıncalı ve yasak olan cihazlar: Mp3 çalar, elektronik oyunlar, taşınabilir bilgisayar, disk çalar, radyo ve televizyon alıcıları, taşınabilir video aletleri, DVD, VCD ve benzeri batarya ile çalışan elektronik ve elektrikli aletler.

items is forbidden during the entire flight: Radio and TV transmitter, walky talkies, remote controlled toys and any other electronic equipment transmitting electromagnetic waves. is forbidden during take off, landing and when the seat belt sign is on: Mp3 players, electronic games, portable computers, compact disc players, radio and TV receivers, portable video equipment, DVD, VCD or similar battery powered electrical and electronic equipment.

• Uçuş aletlerini olumsuz

yönde etkilediği ve uçuş emniyetini tehdit ettiği için lütfen cep telefonlarınızı uçuş boyunca kapalı tuttuğunuza emin olunuz.

•Since Mobile phones

interfere with the flight instruments and compromise flight safety, pease make sure that yours is switched off during your flight.

•Duty-free mağazalarından •All tax-free liquid items veya uçuş esnasında satın alınan sıvı maddelerin kapalı, özel poşetlerin içerisinde faturası ile birlikte taşınması gerekmektedir. Lütfen seyahatinizin son noktasına kadar kapalı poşetleri açmayınız. Aksi takdirde güvenlik kontrol noktalarında poşetin içeriğine el konulabilir.

purchased at the airport Duty-Free Shops or on board must be in sealed, special plastic bag with the receipt. Please do not open the sealed bag until the final destination. Otherwise the content of bag maybe seized at security check point.

Eğer AB ülkelerinde ya da ABD aktarmalı bir uçuşunuz var ise önceden satın alınmış olan dutyfree ürünlerinin (100 ml’yi aşan) kilitli poşetlerin içerisinde dahi olsa el bagajı olarak taşınmasına izin verilmemektedir. If you have any flight transfer in EU countries or in United States, all dutyfree liquid items (over 100 ml) which have already purchased in sealed bags are not allowed to carry as hand luggage.

Tüm uçuş boyunca, lütfen sigara, pipo, puro vb. tütün mamullerini içmeyiniz. Please refrain from smoking cigarettes, pipes and cigars during the flight.

2010 MARCH | MART | SKYLIFE 169

163_192skyinfo_SL0310.indd 169

2/22/10 10:19 PM


C

Jo7114 - 30 Years Ad v3:Layout 1

M

Y

17/2/10

CM

MY

14:09

CY CMY

K

C

M

Y

CM

MY

CY CMY

K

Page 1

HAPPY BIRTHDAY SWISSÔTEL 30 YEARS OF PASSION FOR PERFECTION

üclü_ilan.indd 170

2/20/10 4:28 PM

THY


Avea ile konuştukça mil kazanın. Şimdi Avea faturanızdaki her 1 TL’ye 5, faturasız hatlarda ise her 1 kontöre 1 bonus mil hediye. Dilerseniz Miles&Smiles millerinizi de kontör ve dakika olarak harcayabilirsiniz. Avea ile rahat rahat konuşun, doya doya uçun.

THY boşluk Miles&Smiles numaranızı yazıp 7755’e ücretsiz SMS gönderin, programa kayıt olun.

Miles&Smiles üyesi olan ve ödenen son fatura tutarı 50 TL ve üzeri veya son kontör yüklemesi 150 kontör ve üzeri olan Avea aboneleri bonus mil kazanabilir ya da kazandıkları Miles&Smiles milleriyle bir ayda en az 200 kontör/100 dakika, en fazla 1000 kontör/250 dakika alabilirler. Dakikalar 10’un katları olacaktır. 15 mil karşılığında 1 kontör, 40 mil karşılığında 1 dakika alınabilecektir. Kampanya koşullarına www.avea.com.tr’den, millerin kullanım kurallarına ise www.thy.com.tr’den ulaşılabilir.

üclü_ilan.indd 171 THY ILAN skylife 21.5x27.5.indd 1

2/20/10 10:41 4:28 AM PM 2/8/10


端cl端_ilan.indd 172

2/20/10 4:28 PM


端cl端_ilan.indd 173

2/20/10 4:28 PM


ATATÜRK HAVALİMANI / ATATÜRK AIRPORT

174 SKYLIFE | MART | MARCH 2010

163_192skyinfo_SL0310.indd 174

2/22/10 10:20 PM


2010 MARCH | MART | SKYLIFE 175

163_192skyinfo_SL0310.indd 175

2/22/10 10:20 PM


SABİHA GÖKÇEN HAVALİMANI / SABİHA GÖKÇEN AIRPORT

THY’nin Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan yurtdışı uçuşları başladı!

GİDEN YOLCU KATI DEPARTURES LEVEL

Turkish Airlines’ international flights from Sabiha Gökçen Airport have started!

GELEN YOLCU KATI ARRIVALS LEVEL

İdari Bölümler Office Areas

Airport Hotel Airport Hotel

Danışma Information

Otobüs Bus

Dış Hatlar Yolcu Koridoru International Passengers Hall

Bagaj Alım Baggage Claim

Duty Free Mağazaları Duty Free Shops

Otopark Carpark

İç Hatlar Yolcu Koridoru Domestic Passengers Hall

Bagaj Arabaları Baggage Trolleys

Elektronik Check-in Electronic Check-in

Pasaport Kontrol Passport Control

THY Bilet Satış THY Ticket Sales

Check-in Kontuarları Check-in Counters

Güvenlik Kontrol Security Control

Taksi Taxi

Anadolu Jet Bilet Satış Anadolu Jet Ticket Sales

CIP Salonu Merdiveni CIP Lounge Stairs

Havaş Servis Havaş Service

Yiyecek İçecek Alanları F&B Areas

176 SKYLIFE | MART | MARCH 2010

163_192skyinfo_SL0310.indd 176

2/22/10 10:20 PM


SAYI / (224$ 320 MART 2010 / , 1"' „„„„„ + !Ê+Ê12Ê-Ê9„„8.41".,/+(,$-3 18"./8

ÈQDMLHË.K@M!.+.-8  La Dotta BOLOGNA

03/10

$MÉXH1NS@K@Q‹XK@‡ - ** +$ The Best Routes For Exploring ÇANAKKALE 1˜ONQS@I2$,É'* /+ -.Ç+4 (MSDQUHDV2$,É'* /+ -.Ç+4 * / #.*8 # *‹Ë,@R@K‹ 6HMSDQ%@HQX3@KD" // #."( #$-É9É-#DQHM-HLDSKDQH !KDRRHMFRNESGD#$$/

*(9*4+$2É THE

-+ 3(8.1

MAIDEN’S TOWER SPEAKS

2010-03