Page 57

Zaman… Ýlerledikçe insanoðlunun daha da geliþtiðine eþlik eden zaman… Bazý noktalarda geliþimden bahsedilebilirken bazý noktalarda geriye mi gidiyoruz, nedir? Yüzyýllar öncesinin eserlerini düþünüyorum. Ne kadar da ileri, zamanýn ötesinde… Günümüzde bile zamanýn ötesinde… Zamanýmýzda hâlâ üstüne çýkýlamadý onlarýn. Ne kadar da ironik! 17. yüzyýlýn karanlýðýnda 1642 yýlýnda baþlayýp 1663 yýlýnda bitirebildiði on iki kitaplýk “Kayýp Cennet”i (Paradise Lost) ile tanrý ve þeytanýn mücadelesini aktaran, iyilik ve kötülüðü savaþtýran, “bana bütün hürriyetlerden evvel, bilmek, düþünmek, inanmak, vicdana göre konuþmak mertebesini veriniz” diyen, kutsal kitaplardaki Adem ve Havva olayýný “Kayýp Cennet” hamlesiyle esrarengiz bir þekilde yorumlayan, 1640 yýlýnda görme yeteneðini yitirmeye baþlayýp 1651 yýlýnda tamamen kaybeden, bir rivayete göre körlüðü mum ýþýðý altýnda sürekli yazmasýna dayandýrýlan bir John Milton var mý þu günlerdeki tarih sahnemizde? Yeryüzünün gelmiþ geçmiþ en iyi on eseri arasýnda yer alan Kayýp Cennet (Paradise Lost) kitabýyla þeytanýn Adem ve Havva’yý cennetten kovdurmak için planlar yapmasýný, þeytanýn cennetten kovulmasýný aðdalý ve karanlýk bir þekilde anlatmaktaydý. Þeytan bir kahraman gibi anlatýldýðý için eleþtiri oklarýna hedef olmuþtur. Ancak dikkatli okuyucular þeytanýn karizmasýnýn sabit olduðunu ama iyilik çýtasýnýn sürekli düþtüðünü gözlemleyeceklerdi. Hürmüz’le Hind’in zenginliðini gölgede býrakan, ya da görkemli Doðu’nun cömert eliyle krallarýna yaban inciler ve altýnlar yaðdýrdýðý bir ülkede, o korkunç mevkiye kendi çabasýyla yükseldiði o yüce tahtýna tantanayla kurulmuþ oturuyordu þeytan. ve can havliyle, umudunun da ötesinde yükseldiði bu yerde, cennete karþý açtýðý boþuna bir savaþý sürdürüyordu býkýp usanmadan, ve olanlardan ders almayan maðrur hayal gücü þöyle dile getiriyordu aklýndan geçenleri: -“ey göðün tanrýlarý, hükmedenler, hükmedilenler! ezilmiþ ve kovulmuþ olsam da hiç bir derinlik tutamayacaðýna göre boþluðunda ölümsüz canlýlýðý, cenneti yitirmiþ saymýyorum kendimi: düþtüðü yerden yükselerek belirecek göksel erdemler, daha görkemli ve daha ürkütücü herhangi bir düþüþten, ikinci bir yazgýdan korkmamanýn güvenliði içinde.” (Paradise Lost ikinci kitaptan)

Ortaçaðýn karanlýk din dehlizlerine bölünmüþ evrelerinden itibaren baskýcý Katolik düþüncesine karþýlýk oluþturulan Protestan görüþlerin ýþýðýnda, Ýngiltere’nin de içinde yer aldýðý Rönesans hareketinin bir parçasý dahilinde sayýlabilecek John Milton’ýn varlýðý ve düþünceleri, dönemine göre oldukça cesur olmayý gerekli kýlýyordu. Ýkliminin neden olduðu karanlýk, puslu ve kasvetli havasý, Ýngiltere’nin dünya edebiyatýna neden çok derin, þiirsel, karmaþýk, aðdalý ve kasvetli yazarlarý sunduðunu çok iyi açýklamaktadýr. John Milton, dünyanýn en iyilerinden biri olan (belki de en iyisi) William Shakespeare’ýn ardýndan Britanya’da ikinci sýraya rahat bir þekilde koyulabilecek isimlerdendir. John Milton söz konusu çýðlýklarýyla insanlara Tanrý’nýn yolunu doðru bir þekilde yansýtmak istediðini belirtse bile þiirleriyle bir nevi Homeros ve Dante gibi isimlerin peþinden koþmaktadýr. Ýlahiyattan ziyade plan, eylem ve sonuç peþindedir. Bir Protestan’ýn Ýngiliz kilisesine karþý çýkýþýnýn nüanslarý yatar. Kayýp Cennet, Karl Marx’ýn üretemeyen iþçilik kavramýna konu olmuþtur ve ona göre bu eser ticari bir mal deðildir. Ýngiliz Dili ve Edebiyatý’na 1700 tane kelime kazandýran, günümüzde insanlar 200-300 kelimeyi aþmadan konuþabilirken, o dönemde 25000 kelime kullanan, bu yönüyle Goethe’yle birlikte dünyanýn en çok kelime kullanabilen nadir yazarlarýndan biri olan, 1564-1616 yýlýnda yaþamasýna raðmen o zamanlar üzerinde durduðu konularýn hâlâ üzerinde durulmasý, tartýþýlmasý ve olaylar örgüsünün devam etmesi nedeniyle dehalýðýný kanýtlayan, yazdýðý soneler ve oyunlarla alanýnda rakipsiz William Shakespeare gerçekliði tüm kasvetleri üzerimize çekiyor.

Siyah Beyaz Dergisi - 1. Yil Ozel Sayisi  

www.siyahbeyazonline.com

Siyah Beyaz Dergisi - 1. Yil Ozel Sayisi  

www.siyahbeyazonline.com

Advertisement