Page 96

"Elinizdeyim, Bay Poirot. Bana yaşayacak fazla bir vaktimin kalmadığını söylüyorlar, işlediğim günahın Tanrı karşısında hesabını vermeye hazırım. Ama bu dünyada da mı cezamı çekmem gerekiyor?" Tereddüt ettim. Vakit kazanmak için, "Ya boş şişe, hanımefendi dedim. "Nasıl oluyor da Bay de Saint Alard'ın evinde bulundu?" "Bana veda etmeye geldiği zaman, şişeyi adamın cebine gizlice koydum, beyefendi. Ondan nasıl kurtulacağımı bilemiyordum. O kadar halsizim ki yardım almadan fazla dolaşamıyorum, boş olarak odamda bulunması ise şüphe uyandırabilirdi. Sizin anlayacağınız, beyefendi...' Kadıncağız bütün cüssesiyle doğruldu. "Amacım Bay de Saint Alard'ın üzerine şüphe çekmek değildi! Böyle bir şey aklımdan geçmedi bile Uşağının boş şişeyi bulup üstünde durmadan atacağını düşündüm." Başımı eğdim. "Anlıyorum, hanımefendi." "Peki, kararınız ne olacak, beyefendi?" Yaşlı kadının sesi titremiyordu, başı da her zamankinden dikti. Ayağa kalktım. "Hanımefendi, size hoşça kalın demekten şeref duyuyorum. Ben kovuşturmamı yaptım... ve başarısızlığa uğradım! Bu sorun kapanmıştır." Poirot kısa bir sessizlikten sonra yine yavaş sesle konuştu. "Yaşlı hanımefendi bir hafta sonra öldü. Matmazel Virginie çıraklık devresini geçirdi ve rahibe oldu. Hikâyem işte bu, dostum. Ve içinde pek övünülecek bir rolümün olmadığını itiraf ederim." "Ama sizin yaptığınıza başarısızlık denemezdi ki," diye itiraz ettim. "O koşullar altında başka ne düşünebilirdiniz?" Poirot birden canlandı. "Göremiyor musun, dostum? O tarihte otuz altı yaşında ve otuz altı kere budalaydım! Gri hücrelerim henüz çalışmıyordu. Oysa en önemli ipucu hep avucumdaydı." "Hangi ipucu bu?" "Çikolata kutusu. Görmüyor musun? Gözleri iyi gören birinin böyle bir hataya düşmesi mümkün müdür? Bayan Deroulard'ın gözlerinde katarakt olduğunu biliyordum, atropin damlaları bunun kanıtıydı. Bütün evin içinde kutuya hangi kapağı koyacağını bilemeyecek kadar gözleri bozuk olan bir tek kişi vardı. Çözüme giden yola beni saptıran o kutu oldu, ama gerçek anlamını son ana kadar kavramaktan aciz kaldım! "Psikolojiden de bütünlemeye kaldım. De Saint Alard aradığımız katil olsaydı, onu suçlayacak şişeyi hiç saklar mıydı? Yalnız başına bunun bulunması adamın suçsuzluğunun kanıtıydı. Onun çok dalgın olduğunu Bayan Virginie'den duymuştum. Yani bu çok sevimsiz bir öykü. Onu yalnız sana anlattım. Dediğim gibi, içinde hiç de sevimli bir rolüm yok! Yaşlı bir hanımefendi o kadar basit ve akıllıca bir biçimde cinayet işliyor ki hen, Hercule Poirot bile tamamen aldanıyorum. Bunun düşüncesi bile korkunç. Boş ver bunu. Ya da fazla kibirli

Hercule Poirot Iz Üzerinde Agatha Christie  

ZAFER BALOSUNDAKİ OLAY AGATHA CHRISTIE HERCULE POIROT İZ ÜZERİNDE TÜRKÇESİ: MERAL GASPIRALI KİTABIN ORİJİNAL ADI: POIROT'S EARLY CASES YAYIN...

Advertisement