Page 76

Onun kılık değiştirme oyunu oynayan bir çocuğa benzediğini sana söylememiş miydim? Ben de bana uygun görülen rolü oynadım. Pearson sevinç içinde evine döndü. Fakat Müfettiş Miller ertesi sabah kapısına dayandı. Belgeler dostumuzun üstünde bulundu, oyun bitmişti. Poirot'yu faka bastırma oyununu oymaya kalkışmasına Pearson şimdi herhalde çok pişmandır! Bu oyunu sonuçlandırırken yalnız bir tek gerçek güçlükle karşılaştım." "Neymiş bu?" diye merakla sordum. "Müfettiş Miller'i ikna etmek! Ne hayvan herif bu! Hem inatçı, hem de budala. Sonunda da başarı onun oldu!" "Ne kadar yazık," diye bağırdım. "Neyse ki ben de kendime göre ödüllendirildim. Birmanya Madenleri Limited'inin öbür müdürleri yaptığım hizmet karşılığında küçük bir ödül olarak bana on dört bin hisse bağışladılar. Pek de fena sayılmaz, değil mi? Ama bir yatırım yapacağın vakit, sana yalvarırım, tutuculukları ayrılma, Hastings. Gazetelerde okudukların doğru olmayabilir. Şu Porcupine'in müdürleri de başka Bay Pearson'lar olabilirler!" PLYMOUTH EKSPRESİ Krallık Donanmasından Alec Simpson Newton Abbot istasyonu peronundan Plymouth Ekspresi'nin birinci sınıf kompartımanına girdi. Ağır bir bavulu yüklenmiş bir hamal onu izliyordu. Hamal bavulu koltuğun yukarsındaki fileye koymak üzere kaldıracağı sırada, genç de denizci onu durdurdu. "Hayır, onu koltuğun üstüne bırak. Ben onu sonra kendim kaldırırım. Al şunu." "Teşekkür ederim, efendim." Cömertçe bahşiş alan hamal çekildi. Kapılar çarpıldı; gür bir ses, "Yalnız Plymouth'a gider. Torquay’a aktarma. Bir sonraki durak Plymouth," diye bağırdı. Arkasından bir düdük öttü ve tren ağır ağır istasyondan ayrılmaya başladı. Teğmen Simpson kompartımanında yalnızdı. Aralık ayının son günlerinden biri olduğundan pencereyi kaldırdı. Sonra havayı hafifçe koklayarak kaşlarını çattı. Bu ne kokuydu böyle! Ona hastanede geçirdiği günleri ve bacağına yapılan ameliyatı anımsatıyordu. Evet, kloroform kokusuydu bu; aynen öyle! Genç adam yine camı indirdi ve yerini değiştirerek arkasını lokomotife verdi. Cebinden bir pipo çıkarıp yaktı. Kısa bir süre bir şey yapmadan oturdu, pencerenin dışındaki geceye gözlerini dikmiş durumda piposunu tüttürüyordu. Sonunda kendini toparlayarak bavulu açtı, içinden bazı kâğıtlarla dergiler çıkardı. Bavulu tekrar kapadıktan sonra onu karşı koltuğun altına itmeye yeltendi, ama başaramadı. Bavulun itilmesini engelleyen bir şey vardı. Sabrı taşan subay daha hızlı itti, ama bavul yarı yerine kadar koltukların arasındaki geçitte takılı kalmıştı. Simpson, "Bu niçin içeri girmiyor?" diye homurdanarak bavulu tamamen dışarı çekti ve yere çömelerek koltuğun altına baktı.

Hercule Poirot Iz Üzerinde Agatha Christie  

ZAFER BALOSUNDAKİ OLAY AGATHA CHRISTIE HERCULE POIROT İZ ÜZERİNDE TÜRKÇESİ: MERAL GASPIRALI KİTABIN ORİJİNAL ADI: POIROT'S EARLY CASES YAYIN...