Page 71

"O madenler Birmanya'nın içerilerinde, Rangoon'a kara yönüne yaklaşık iki yüz mil uzaklıktadır. On beşinci yüzyılda Çinliler tarafından keşfedilmişler, Müslümanların Ayaklanması sırasında içerdikleri maden cevheri tükenmiş, 1868'de ise tamamen terk edilmişlerdi. Çinliler zengin kurşunlu gümüş cevherini cevher kitlesinin üst bölümünden elde etmişler, bu arada zengin kurşunlu cürufu arkalarında bırakmışlardı. Tabii ki bu Birmanya'da yapılan araştırmalar sırasında keşfedilmiş fakat eski maden ocağı gevşek dolgu ve suyla dolduğundan cevherin kaynağını bulma çabaları sonuçsuz kalmıştı. Sendikalar birçok ekip oraya yollamışlar, bu kişiler hayli geniş bir alanda kazılar yapmışlaı ama aradıkları zengin ödüle bir türlü ulaşamamışlardı. Derken sendikalardan birinin bir temsilcisi, madenin konumu hakkında ellerinde kayıtlar bulunan bir Çinli ailesinin izini bulmuştu. Ailenin o günkü başı Wu Ling adında biriydi." "Ne büyük tesadüf!" diye atıldım. "Öyle, değil mi? Evet, dostum, eşsiz güzellikte altın saçlı kızlar., yok, yanılmışım, seni her zaman heyecanlandıran kumrallardı... onlar olmadan da romans olabiliyor. Hatırlarsın..." "Öykünüze devam edin," diye atıldım. "Neyse, dostum, bu Wu Ling'e başvuruldu. Yaşadığı bölgede çok saygı gören sözüne güvenilir, dürüst bir tüccardı. Söz konusu belgelere sahip olduğunu hemen itiraf etti ve bunları satmak için pazarlığü oturmaya hazır olduğunu söyledi, ama asıl yetkililerden başkalarıyla ile iş görmeyi reddediyordu. Sonunda İngiltere'ye gelip önemli bir şirketin yöneticileriyle buluşması kararlaştırıldı. "Wu Ling ingiltere yolculuğunu SS Assunta gemisiyle yaptı, Assunta da soğuk ve sisli bir kasım sabahı Southampton limanı rıhtımına yanaştı. Müdürlerden Bay Pearson gemiyi karşılamak için Southampton'a gitti, ama tren sis yüzünden çok gecikti, Pearson limana vardığında da Wu Ling çoktan karaya çıkmış ve özel bir trenle Londra'ya hareket etmişti. Çinlinin nerede kalacağını bilmediğinden Bay Pearson'un canı bu işe çok sıkılmıştı. Bununla birlikte, şirketin ofisine öğleden sonra bir telefon geldi. Wu Ling, Russell Square Oteli'nde kalıyordu. Uzun yolculuktan sonra kendini hasta hissediyordu, ama ertesi günkü kurul toplantısında hazır bulunacağını bildirdi. "Genel kurul toplantısı saat on birde yapıldı. Saat on bir buçuk olup Wu Ling gözükmeyince sekreter Russell Oteli'ne telefon açtı. Soruşturma sonucunda, Çinlinin saat on buçukta bir ahbabıyla otelden çıktığı öğrenildi. Belli ki toplantıya gelmek niyetiyle yola çıkmıştı, ama aradan birkaç saat geçtiği halde Wu Ling gelmedi. Londra'yı tanımadığı için yolunu şaşırmış olması tabii ki mümkündü, ama o gece geç saatte otele de dönmedi. İyice paniğe kapılan Bay Pearson bunun üzerine polise başvurdu. Ertesi gün kayıp adamdan hâlâ bir iz yoktu, fakat ondan sonraki günün akşamına doğru Thames Nehri'nde bir ceset bulundu ve bunun talihsiz Çinliye ait olduğu saptandı. Ne yazık ki cesedin üzerinde ya da otelde kalan eşyalarının arasında madenle ilgili belgeler bulunamadı.

Hercule Poirot Iz Üzerinde Agatha Christie  
Hercule Poirot Iz Üzerinde Agatha Christie  

ZAFER BALOSUNDAKİ OLAY AGATHA CHRISTIE HERCULE POIROT İZ ÜZERİNDE TÜRKÇESİ: MERAL GASPIRALI KİTABIN ORİJİNAL ADI: POIROT'S EARLY CASES YAYIN...

Advertisement