Page 64

Ama Lemesurier'lerin karanlık bir yazgılarının olduğu artık kesindi. Eton Koleji'nde okuyan delikanlı bir sonraki okul tatilinde kendini kazara vurdu. Babasının, bir eşekarısının sokması sonucundaki ani ölümü mülklerin beş kardeşin en küçüğüne geçmesiyle sonuçlandı -bu Leme surier, Carlton'daki o uğursuz geceden hatırladığımız Hugo'ydu. Lemesurier'lere başlarına gelen şaşılacak felaketler dizisi dışında bir ilgi duymuyorduk, ama onlarla ilgileneceğimiz zaman yakındı. Bir sabah bir "Bayan Lemesurier" bizi görmeye geldi. Yaklaşık otuz yaşlarında gözüken, uzun boylu ve enerjik bir kadındı; davranışlarında kesin bir kararlılık ve sağduyu seziliyordu. Hafif bir Amerikan şivesiyle konuşuyordu. "Bay Poirot? Sizinle tanıştığıma sevindim. Kocam Hugo Lemesurier sizinle uzun yıllar önce tanışmıştı, ama onu hatırladığınıza emin değilim." "Kendilerini çok iyi hatırlıyorum, hanımefendi. Carlton'da beraberdik." "Size hayranım, Bay Poirot. Her neyse, çok endişeliyim." "Ne hakkında hanımefendi?" "Büyük oğlum -iki oğlum var. Ronald sekiz, Gerald altı yaşında." "Devam edin, hanımefendi. Niçin küçük Ronald için endişe duyuyorsunuz?" "Bay Poirot, son altı ayın içinde ölümden üç kez kıl payı kurtuldı Bir keresinde az daha boğuluyordu. Bu yaz hep birlikte Cornwal’da tatildeyken oldu. Bir keresinde çocuk odasının penceresinden düştü; bir başka sefer de ptomain zehirlenmesinden ölüyordu." Poirot'nun yüzü belki de düşüncelerini çok açık olarak ele veriyordu. Bayan Lemesurier aralıksız devam etti. "Biliyorum, beni pireyi deve yapan kaçık bir kadın zannediyorsunuzdur." "İnanın ki hayır, hanımefendi. Bu gibi olayların bir anneyi telaşlandırlırması çok normal, ama size nasıl yardımcı olabileceğimi anlayamadım. Tanrı değilim ki dalgaları kontrol altında tutabileyim. Çocuk odası için sadece pencereye demirler koydurmanızı önerebilirim. Yiyeceğe gelince, bir çocuğa kim annesi kadar iyi bakabilir?" "İyi de bütün bunlar niçin Gerald'ın değil de Ronald'ın başına geliyor?" "Şans, hanımefendi, sadece rastlantı!" "Öyle mi düşünüyorsunuz?" "Ya siz, hanımefendi, siz ve kocanız ne düşünüyorsunuz?" Bayan Lemesurier'nin yüzünde üzüntülü bir anlam belirdi. "Hugo'ya gitmemin bir yararı yok -beni dinlemez bile. Belki siz de duymuşsunuzdur, bu aile sözde lanetli -hiçbir büyük oğul babasının mirasına sahip olamazmış. Hugo buna inanıyor. Aile tarihçesi onu sanki ipnotize etmiş. Yanlış inanlara körü körüne inanıyor. Gidip ona endişelerimden söz ettiğim zaman, ailece lanetli olduğumuzu, bu lanetten kurtulamayacığımızı söylüyor. Ama ben Amerikalıyım Bay Poirot, biz Amerikalılar ise lanetlere falan fazla inanmayız. Ama bu tür yanlış inanlar eski

Hercule Poirot Iz Üzerinde Agatha Christie  

ZAFER BALOSUNDAKİ OLAY AGATHA CHRISTIE HERCULE POIROT İZ ÜZERİNDE TÜRKÇESİ: MERAL GASPIRALI KİTABIN ORİJİNAL ADI: POIROT'S EARLY CASES YAYIN...