Page 60

Aynı hizmetçi bize kapıyı açtı. "Hepsi yemekteler efendim. Ama görmek istediğiniz Bayan Saintclair'se o da dinleniyor." "Anne Bayan Oglander'i bir, iki dakika görsem olur. Geldiğimi kendisine haber verir misiniz?" Beklememiz için salona alındık. Geçerken yemek odasındaki aile gözüme ilişti. Bu kez kilolu ve güçlü kuvvetli görünüşlü iki erkek hanımlara katılmıştı. Biri bıyıklıydı, öbürünün ise bıyıktan başka bir de sakalı vardı. Birkaç dakika sonra Bayan Oglander odaya girdi. Poirot'ya merak la bakması üzerine dostum hafifçe eğildi. "Hanımefendi, benim ülkemde annelere büyük saygımız vardır. Ailenin annesi bizim için her şeydir!" Bu başlangıç Bayan Oglander'i büsbütün şaşırtmış görünüyordu Poirot, "Ben de bu maksatla geldim," dedi. "Bir annenin endişelerini gidermek için geldim. Bay Reeburn'un katili bulunamayacak. Bu yüzden korkmayın. Bunu ben Hercule Poirot size söylüyorum. Haklıyım, değil mi? Ya da bir eşi mi rahatlatmam gerekiyor?" Araya bir sessizlik girdi. Bayan Oglander, Poirot'nun aklından geçenleri gözlerinden okumaya çalışıyordu. Sonunda sakin bir sesle konuştu. "Nasıl bildiğinizi bilemiyorum ama evet, haklısınız." Poirot ciddi bir yüzle başını salladı. "Hepsi bu kadar, hanımefendi Ama telaşlanmayın. Sizin İngiliz polislerinde Hercule Poirot'nun gözleri yok." Böyle derken duvardaki aile portresine parmağının ucuyla vurdu. "Bir zamanlar bir kızınız daha vardı, hanımefendi. Yoksa öldü mü?' Yine bir sessizlik oldu. Kadıncağız bakışını Poirot'nun gözlerinden ayırmıyordu. Sonunda yanıt verdi: "Evet, öldü." Poirot sadece, "Yaa!" dedi. "Neyse, artık Londra'ya dönmemiz gerek. Şu sinek papazını iskambil destenize yani yerine koymama izin verir misiniz? Yaptığınız tek hata buydu. Bir saatten uzun süre elli bir kartla briç oynadığınızı ileri sürdünüz. Bu oyun hakkında en küçük bir fikri olan buna bir dakika bile inanmaz. Neyse, size iyi günler!" İstasyona yürüdüğümüz sırada Poirot, "Artık her şeyi görüyorsundur, dostum!" dedi. "Hiçbir şey gördüğüm yok! Reedburn'ü kim öldürdü?" "Oğul John Oglander. Öldürenin baba mı, oğul mu olduğuna pek emin değilim, ama ikisinin içinde daha kuvvetlisi ve daha genci olduğu için oğulun üzerinde durdum. Pencere dolayısıyla ikisinden birinin olası gerekiyordu." "Niçin?" "Kütüphaneden dört çıkış vardı; iki kapı ve iki pencere. Ama bunların sadece biri söz konusu olabilirdi. Üç çıkış doğrudan veya dolaylıyla binanın ön yüzüne açılıyordu. Valerie Saintclair'in bir rastlantı soncu Daisymead'e gelmesi için trajedinin arka pencerenin önünde gerçekkleşmesi gerekiyordu. Genç kadının

Hercule Poirot Iz Üzerinde Agatha Christie  

ZAFER BALOSUNDAKİ OLAY AGATHA CHRISTIE HERCULE POIROT İZ ÜZERİNDE TÜRKÇESİ: MERAL GASPIRALI KİTABIN ORİJİNAL ADI: POIROT'S EARLY CASES YAYIN...