Page 54

yanındaki hizmetkârlar dairesine geçtikten sonra tabii ki hiçbir şey duymadık. Sonra saat on bir sularında polis geldi." "Kaç ses duydunuz?" "Orasını bilemem efendim. Sadece hanımınkine dikkat ettim." "Ya!" "Özür dilerim, efendim, Dr. Ryan hâlâ evde. Acaba kendisini görmek ister miydiniz?" Güler yüzlü, orta yaşlı bir adam olan doktor birkaç dakika sonra yanımıza gelerek Poirot'ya gereksindiği bütün bilgileri verdi. Reedburn pencerenin yanında yatıyordu, başı da pencerenin mermerden oturulacak yerine dayalıydı. Cesette iki yara vardı: biri gözlerinin arasında ölümcül olan ikincisi ise başının arkasındaydı. "Sırtüstü mü yatıyordu?" "Evet. İşte..." Doktor böyle diyerek yerdeki koyu renkli, küçük bir izi gösterdi. "Başının arkasındaki darbe izi, yere çarpması sonucunda oluşmuş olamaz mı?" "Mümkün değil. Her neyse, silah kafatasının içine kadar girmiş." Poirot düşünceli bir yüzle önüne bakıyordu. Her pencerenin önünde mermerden oturulacak bir yer vardı; bunların kolları ise aslan kafası biçiminde oyulmuştu. Poirot'nun gözlerinde bir şimşek çaktı. "Arkaya sendeleyip aslan başı biçimindeki bu çıkıntının üstüne düştüğü oradan da yere kaydığını varsayalım. Bu, tarif ettiğiniz biçimdeki bir yaraya yol açmaz mı?" "Evet, olabilir. Ama cesedin yattığı yerde oluşturduğu açı bu varsayımı imkânsız kılıyor. Ayrıca, oturağın mermerinin üstünde mutlaka kan izleri olurdu." "Yıkanıp temizlenmedilerse tabii." Doktor omuzlarını silkti. "Bu hiç olası değil. Kazaya cinayet süsü vermenin kime yararı olabilir ki?" Poirot, "Orası öyle," diye doğruladı. "Darbelerden biri bir kadın tarafından indirilmiş olabilir mi?" "Söz konusu değil. Herhalde Bayan Saintclair'i düşünüyorsunuz?" Poirot, "Emin olmadan özellikle kimseyi düşünmem," diye yavaşça yanıt verdi. Böyle derken gözleriyle açık teras kapısını inceliyordu. Doktor bir , nidan devam ediyordu. "Bayan Saintclair buradan kaçmış. Ağaçların arasından Daisymead seçilebiliyor. Yol üstünde daha yakın başka evler varsa da, bu yandan bakınca Daisymead görülebilen biricik ev." Poirot, "Yardımlarınıza teşekkür ederim, doktor," dedikten sonra, "Gel Hastings, biz de matmazelin ayak izlerini takip edelim," diye ekledi. Poirot önde, ben arkada önce bahçeden geçtik, demir kapıdan çıkıp yeşilliklerin arasında kısa bir süre yürüdükten sonra Daisymead'in bahçe kapısının önüne vardık. Burası bir buçuk dönümlük bir bahçenin içinde iddiasız bir evdi. Birkaç basamakla bir teras kapısının önüne varılıyordu. Poirot o yönü çenesiyle işaret etti.

Hercule Poirot Iz Üzerinde Agatha Christie  

ZAFER BALOSUNDAKİ OLAY AGATHA CHRISTIE HERCULE POIROT İZ ÜZERİNDE TÜRKÇESİ: MERAL GASPIRALI KİTABIN ORİJİNAL ADI: POIROT'S EARLY CASES YAYIN...