Page 53

Prens konuşmasına biraz ara verdi. "Bu sabah gazeteyi açınca düştüğüm telaşı şimdi anlıyorsunuzdur. Acaba Valerie bir çılgınlık anında... yok, yok, olamaz bu!" Poirot yerinden kalktı ve dostça bir hareketle genç adamın omzunu okşadı. "Lütfen kendinizi perişan etmeyin. Bu işi bana bırakın." "Streatham'a gideceksiniz, değil mi? Valerie'nin Daisymead'de hâlâ şokun pençesinde olduğunu tahmin ediyorum." "Hemen yola çıkacağım." "Elçilik kanalıyla bazı şeyleri ayarladım. Her nereye isterseniz girebileceksiniz." "Öyleyse gidelim -Hastings, sen de benimle gelir misin? Hoşça kalın. Prens hazretleri." Mon Desir modern olduğu kadar rahat, olağanüstü güzel bir köşktü. Kısa bir araba yolu caddeden kapısının önüne kadar uzanıyordu. Arka tarafında da birkaç dönümlük güzel bahçeler yer alıyordu. Kapıyı açan uşak, Prens Paul'ün adını duyunca bizi hemen olayın geçtiği yere götürdü. Kütüphane, binanın önünden arkasına kadar uzanan muhteşem bir odaydı. İki ucundaki pencerelerden biri araba yolunu, öbürü ise bahçeleri görüyordu. Ceset ikinci pencerenin girintisinde yatar durumda bulunmuştu. Polis incelemesini tamamlayınca cesedi götürmüşlerdi. Poirot'ya, "İşte bu can sıkıcı," diye mırıldandım. "Kimbilir ne kadar ipucunu yok etmişlerdir?" Ufak tefek dostum gülümsedi. "Öyle mi! İpuçların içten geldiğini sana daha kaç kere söyleyeceğim? Her gizemin çözümü küçük gri hücrelerde gizlidir." Poirot bundan sonra uşağa döndü. "Cesedin götürülmesi dışında odaya dokunulmadı, değil mi?" "Hayır, efendim. Oda dün gece polis geldiği zaman nasılsa yine öyle." "Şu perdeler. Pencere girintisini örtecek biçimde çekilmiş olduklarını görüyorum. Öbür pencereninkiler de öyle. Dün gece de çekilmişler miydi?" "Evet, efendim. Onları her gece ben çekerim." "Öyleyse Tim Reedburn onları kendisi açmış olmalı?" "Öyle olmalı efendim." "Efendinizin dün gece.bir ziyaretçi beklediğinden haberiniz var mıydı?" "Sözünü etmedi efendim. Ama akşam yemeğinden sonra rahatsız edilmek istenmediğini söylemişti." Poirot kütüphaneden binanın yanındaki terasa çıktı; sağda ise teras bir tuğla duvarın dibinde son buluyordu. "İleride meyve bahçesi var efendim. Biraz ötede oraya açılan bir kapı vardır, ama saat altıda mutlaka kilitlenir." Poirot başını sallayarak tekrar kütüphaneye girdi, uşak da onu izledi. "Dün geceki olaylarla ilgili olarak hiç mi bir şey duymadınız?" "Saat dokuza az bir zaman kala kütüphanede sesler duyduk. Ama özellikle bir hanımın sesi olduğundan bunda olağandışı bir taraf yoktu. Ancak hepimiz binanın öbür

Hercule Poirot Iz Üzerinde Agatha Christie  

ZAFER BALOSUNDAKİ OLAY AGATHA CHRISTIE HERCULE POIROT İZ ÜZERİNDE TÜRKÇESİ: MERAL GASPIRALI KİTABIN ORİJİNAL ADI: POIROT'S EARLY CASES YAYIN...