Page 49

"Öyle mi?" "Onun için daha fazla gecikmeden onları bana teslim ederseniz çok sevineceğim, hanımefendi. Sizi aceleye getireceğim için çok üzgünüm, ama aşağıda bir taksi bekletiyorum -Scotland Yard'a gitmemin gerekmesi olasılığına karşı, hanımefendi. Biz Belçikalılar hesabını çok iyi bilen insanlarız." Kontes bir sigara yakmıştı. Birkaç saniye hiç kıpırdamadan durdu. Burnundan duman halkaları çıkarıyor gözünü kırpmadan Poirot'ya bakıyoru. Sonunda bir kahkaha atıp ayağa kalktı. Küçük yazı masasının başına giderek bunun bir gözünü açtı ve siyah ipekli bir çantayı ortaya çıkardı. Bunu Poirot'ya zarif bir hareketle fırlattı. Konuşurken sesi son derece sakin, hemen hemen neşeliydi. "Biz Ruslar aksine savurganlığı severiz," dedi. "Bunun için de ne yazık ki bol paraya ihtiyaç var. Çantanın içine bakmanıza gerek yok. Hepsi oradalar." Poirot ayağa kalktı. "İşlek zekânız ve çabukluğunuz için sizi kutlarım, hanımefendi." "Ya! Ama taksinizi beklettiğinize göre başka ne yapabilirdim ki?" Çok naziksiniz, hanımefendi. Londra'da uzun kalacak mısınız?" "Korkarım ki hayır... sizin sayenizde." Bu yüzden özrümü kabul edin." Bir gün başka bir yerde karşılaşır mıyız dersiniz?" Bunu çok isterim." Kontes, "Ben ise kesinlikle istemem!" diye gülerek atıldı. "Bunu büyük bir övgü olarak kabul edebilirsiniz... çünkü dünyada korktuğum çok az insan vardır, Bay Poirot." "Hoşça kalın, kontes. Ah, az daha unutuyordum! Sigara tabakanızı size iade etmeme izin verin." Poirot kasanın içinde bulduğumuz küçük siyah kutuyu hafif bir reveransla kontese uzattı. Bunu alırken Rus kadınının yüzünde hiçbir anlam değişikliği olmamıştı. Sadece bir kaşını kaldırarak, "Anlıyorum!" diye mırıldandı. Merdiveni indiğimiz sırada Poirot, "Ne kadın!" diye söylendi. "Tanrım, ne kadın! En küçük bir tartışmada bulunmadı... itiraz etmedi, blöf yapmadı! Bir tek bakışla durumu tümüyle kavradı. Sana şu kadarını söyleyebilirim, Hastings. Yenilgiyi böyle kayıtsız bir gülümseyişle kabullenebilen bir kadın çok ileri gidecektir! Tehlikeli bir insan, çelik gibi sinirleri var, böyle bir kadın..." Poirot o sırada ayağının takılması sonucunda neredeyse yere kapaklanıyordu. "Heyecanınızı frenleyip bastığınız yere dikkat etseniz daha iyi edersiniz," diye önerdim. "Kontesden ilk ne zaman şüphelendiniz?' "Beni düşündüren eldiven ve sigara tabakası, yani çifte ipucu oldu mon ami. Bernard Parker birinden birini düşürmüş olabilirdi, ama kesinlikle ikisini birden değil. O kadarı çok aşırı bir dikkatsizlik olurdu, Dahası, bir başkası Parker'i suçlu duruma düşürmek için onları oraya bırakmış olsaydı bir tanesi -sigara tabakası ya da eldiven yeterli olurdu. Yani yine ikisi birden değil. Böylece, iki cisimden birinin Parker'e ait olmadığına karar verdim. Önce tabakanın ona ait olduğunu, eldivenin ise olmadığını düşündüm. Ama eldivenin öbür tekini bulunca, bunun

Hercule Poirot Iz Üzerinde Agatha Christie  

ZAFER BALOSUNDAKİ OLAY AGATHA CHRISTIE HERCULE POIROT İZ ÜZERİNDE TÜRKÇESİ: MERAL GASPIRALI KİTABIN ORİJİNAL ADI: POIROT'S EARLY CASES YAYIN...