Page 40

Poirot, Hammersmith Yolu'nda bir taksi çevirip Waterloo'ya gitmemizi isterken, "Birini kaçırmak kolay iştir, dostum," diye belirtti. "O çocuk son üç yıldır her gün kaçırılabilirdi." "Bunu bilmenin bize bir faydasını göremiyorum," diye soğuk bir tavırla fikir yürüttüm. "Aksine bizi sonuca çok yaklaştırıyor. Hastings, bir kravat iğnesi takacaksan, bari kravatının tam ortasında durmasına dikkat et. Baksa birkaç milim sağa kaçmış." Waverly Court gerçekten güzel, tarihi bir yapıydı ve yakın bir tarihte özenle ve zevkle onarılıp yenilenmişti. Bay Waverly bize toplantı odasını, terası ve olayla bağlantısı olan bütün yerleri gezdirdi. Sonunda, Poirot'nun isteği üzerine duvardaki bir düğmeye bastı, bir pano yana kaydı ve bizi papazın deliğine götüren kısacık koridor ortaya çıktı. Waverly, "Görüyorsunuz ya, burada bir şey yok," dedi. Minik oda gerçekten de bomboştu, yerde de en küçük bir ayak izi görülmüyordu. Bir ara eğilip yerdeki bir izi inceleyen Poirot'nun yanına sokuldum. "Buna ne dersin, dostum?" diye sordu. Birbirine çok yakın dört ayak izi gözüme çarptı. "Bir köpek," diye bağırdım. "Çok küçük bir köpek, Hastings." "Bir Pom." "Bir Pom'dan daha küçük." "Yoksa bir Griffon mu?" diye öne sürdüm. "Bir Griffon'dan da daha küçük bir köpek. Ansiklopedilerde bile bulamayacağın bir cins." Poirot'ya baktım. Yüzü heyecan ve sevinçten ışıldıyordu. "Haklıymışım," diye mırıldandı. "Haklı olduğumu biliyordum. Gel, Hastings." Hole çıkmamızın arkasından pano kapandığı sırada koridorun daha uzağındaki bir kapıdan genç bir kadın çıktı. Bay Waverly onu bize tanıttı. "Bayan Collins." Bayan Collins otuz yaşlarında canlı ve uyanık bir genç kadındı. Donuk sarı saçları ve burnunda kıskaçlı gözlük vardı, Poirot'nun isteği üzerine geçtiğimiz küçük salonda dedektif genç kadına hizmetkârlar ve özellikle Tredwell hakkında sorular sordu. Bayan Collins uşaktan hoşlanmadığını itiraf etti. "Kendini beğenmişin biri," diye açıkladı. Bundan sonra ayın 28'i gecesinde Bayan Waverly'nin yediği yemeklerden söz açtılar. Bayan Collins yukarda oturma odasında aynı eklerden yediğini, fakat hiçbir zararını görmediğini ileri sürdü. Genç kadın odadan çıkarken Poirot'yu dürttüm. "Köpek," diye fısıldadım. "Ha evet, köpek!" Poirot gülümsedi. "Olur ya, burada bir köpek var , matmazel?" "Dışarda iki labrador var. Kulübelerinde kalıyorlar." "Ben küçük bir köpeği kastediyorum. Bir oyuncak köpeği." "Hayır. Öyle bir şey yok."

Hercule Poirot Iz Üzerinde Agatha Christie  

ZAFER BALOSUNDAKİ OLAY AGATHA CHRISTIE HERCULE POIROT İZ ÜZERİNDE TÜRKÇESİ: MERAL GASPIRALI KİTABIN ORİJİNAL ADI: POIROT'S EARLY CASES YAYIN...