Page 36

Geçmişte kalan bu olayı anımsayan Bay Waverly'nin yüzü öfkeden kıpkırmızı olmuştu. Poirot, "Bu yaptığınız biraz tedbirsizlik değil miydi, mösyö?" dedi "Belki bu yüzden düşmanın ekmeğine yağ sürdünüz." Bay Waverly, Poirot'ya bakakalmıştı. "Ben o fikirde değilim," dedi sonunda. "Hepsini birden evden uzaklaştırmanın en doğrusu olacağını düşündüm. Hemen o akşam yenilerinin gönderilmesi için Londra’ya telgraf çektim. O zamana kadar evde sadece güvenebileceğim kimseler olacaktı: karımın sekreteri Bayan Collins ve çocukluğumdan beri bizimle olan vekilharcımız Tredwell." "Bu Bayan Collins ne kadar zamandır sizde çalışıyor?" Bay Waverly, "Geleli bir yıldan biraz fazla oluyor," dedi. "Sekreter ve arkadaş olarak bize çok büyük yardımları dokundu. Aynı zamanda çok da iyi bir kâhya." "Ya dadı?" "Geleli altı ay oldu. Bana mükemmel referanslarla başvurmuştu. Ama Johnnie'nin ona çok bağlı olmasına karşın ben ondan hiçbir zaman hoşlanmadım. " "Bununla beraber olay sırasında gitmişti, değil mi? Lütfen devam eder misiniz, Bay Waverly?" Bay Waverly konuşmasını sürdürdü. "Müffettiş McNeil yaklaşık on buçukta geldi. Hizmetkârlar o vakte gitmişlerdi. Müfettiş evin içinde yaptığımız düzenlemeleri beğendi. Bir sürü adamını parkın çeşitli köşelerine yerleştirdi. Eve gelen bütün yollar ve patikalar gözetimi altındaydı. Mektuplar eğer şaka değilse o gizemli adamı mutlaka yakalayacağımıza emindi. " "Johnnie benim yanımdaydı. O, ben ve müfettiş toplantı odası dediğimiz bir odadaydık. Orada büyük bir dolap saat vardır. Saatin göstergeleri on ikiye yaklaşırken ben diken üstündeydim. Derken vızıltı gibi sesin duyulmasının arkasından saat çalmaya başladı. Ben Johnnie’ye sarıldım. Adamımız sanki gökten inecekmiş gibilerden garip bir his duyuyordum. Saatin son darbesi duyulurken dışarda büyük bir gürültü oldu -bağırışlar ve koşuşmalar kulağımıza geliyordu. Müfettiş teras kapısını açınca, bir polis memuru koşarak içeri girdi. 'Onu yakala-dık efendim,' dedi soluk soluğa. 'Çalıların arasından eve doğru sürünüyordu. Üstünde bir sürü uyuşturucu ilaç vardı.' "Terasa fırlayınca iki memurun perişan kılıklı birini kıskıvrak yakaladıklarını gördük. Serseri, polislerden kurtulmak için debeleniyor, kaçmaya çalışıyordu. Polislerden birinin elinde adamın üstünde buldukları küçük bir paket vardı. İçinden bir pamuk rulosuyla küçük bir şişe klorofom çıktı. Bunu sadece görmek bile kafamın tasını attırdı. Pakette ayrıca bana yazılmış bir pusula vardı. Bunda, 'Fidyeyi ödemeliydiniz. Oğlunuzu geri almak şimdi size elli bin sterline mal olacak. Aldığınız tüm önlemlere rağmen, aynen dediğim gibi ayın yirmi dokuzunda kaçırıldı,' yazıyordu. "Bu satırları okuyunca bir kahkaha attım. Ferahlamıştım. Ama aynı anda bir otomobil sesiyle bir bağırış duyduk. Başımı çevirip baktım. Uzun bir gri araba

Hercule Poirot Iz Üzerinde Agatha Christie  

ZAFER BALOSUNDAKİ OLAY AGATHA CHRISTIE HERCULE POIROT İZ ÜZERİNDE TÜRKÇESİ: MERAL GASPIRALI KİTABIN ORİJİNAL ADI: POIROT'S EARLY CASES YAYIN...