Page 22

yoktu. Kızdığı ve bu kadarcık bir şansı bana çok gördüğü sonucuna vardım. Sandığımı da alıkoyup giysilerimi bana kâğıt paketler içinde yolladı. Ama tabiî mektubumu hiç almadıysa sandığı istememi küstahlık olarak anlamlandırmıştır. Poirot bu uzun öyküyü sesini çıkarmadan dinlemişti. Sonunda tatmin olmuş gibi başını salladı. "Teşekkür ederim, bayan. Bir karışıklığın olduğu kesin. Yorgunluğunuza karşılık size küçük bir ödül vermeme İzin verin." Böyle diyerek kadının eline bir zarf sıkıştırmıştı. "Siz hemen şimdi Cumberland'a mı dönüyorsunuz? Ancak size küçük bir öğüdüm var. Sakın yemek pişirmesini unutmayın. İşler sarpa sardığında insanın bir becerisinin olması her zaman yararlıdır." Ziyaretçimiz gittikten sonra Poirot, "Ne saf kadınmış," diye mırıldandı. "Ama onun sınıfından olanlardan bu beklenir." Birden yüzü ciddileşti. "Gel, Hastings, kaybedecek zamanımız yok. Ben Japp'a bir pusula yazarken sen bir taksi bul." Taksiyle döndüğüm sırada Poirot kapıda beni bekliyordu. "Nereye gidiyoruz?" diye endişeyle sordum. "Önce bu mesajı özel ulakla yollamaya." Bu iş olup da tekrar taksiye binerken Poirot şoföre adresi verdi. "Clapham'da Prince Albert Sokağı'nın seksen sekiz numarasına." "Demek yine oraya gidiyoruz?" "Mais oui. Ama korkarım çok geç kaldık. Kuş kafesten uçmuştur dostum Hastings." "Kuş dediğiniz de kim?" Poirot gülümsedi. "O silik Bay Simpson." "Ne?" diye bağırmaktan kendimi alamadım. "Yapma, Hastings, artık her şeyi anlamadığını söyleme bana!" Biraz bozularak, "Ahçının uzaklaştırılmak istendiği ortada, bunu anlamamak imkânsız," dedim. "İyi de niçin? Simpson kadıncağızı niçin evden çıkarmayı istemiş olsun? Onun hakkında bir şey mi biliyordu?" "Hayır, hiçbir şey bildiği yoktu." "Öyleyse niçin?" "Adam ona ait olan bir şeyi istiyordu." "Para mı? Avustralya'daki mirası mı?", "Yok, canım -istediği çok başka bir şeydi." Poirot kısa bir duraklamadan sonra ciddi bir sesle konuştu. "İstediği oldukça hırpalanmış eski bir teneke sandıktı..." "İyi ama, isterse bir sandık satın alabilirdi," diye bağırdım. "Yeni bir sandık istemiyordu. Geçmişi belirli, saygın bir sandıktı istediği." "Yapmayın, Poirot," diye bağırdım. "Bu kadarı çok fazla. Siz beni işletiyorsunuz." Arkadaşım bana dikkatle baktı. "Sende Bay Simpson'un zekâsıyla hayal gücü yok, sevgili dostum. Dinle şimdi: Simpson çarşamba akşamı ahçıyı bir bahaneyle evden ulaştırıyor. Bir kartvizit bastırmak ve bir mektup yazmak kolay şey-Adam, planının başarısını garantilemek için 150 sterlin ödemeye ve bir evi bir yıllığına kiralamaya da razı. Bayan Dunn onu tanıyamadı: Sakalla, şapka ve Avustralya şivesi onu aldatmaya

Hercule Poirot Iz Üzerinde Agatha Christie  

ZAFER BALOSUNDAKİ OLAY AGATHA CHRISTIE HERCULE POIROT İZ ÜZERİNDE TÜRKÇESİ: MERAL GASPIRALI KİTABIN ORİJİNAL ADI: POIROT'S EARLY CASES YAYIN...

Hercule Poirot Iz Üzerinde Agatha Christie  

ZAFER BALOSUNDAKİ OLAY AGATHA CHRISTIE HERCULE POIROT İZ ÜZERİNDE TÜRKÇESİ: MERAL GASPIRALI KİTABIN ORİJİNAL ADI: POIROT'S EARLY CASES YAYIN...

Advertisement