Page 104

"Arkamdan sokulup beni yakaladı. O kadar şaşırdım ki haykırdım. Bilmiş olsaydım, bağırmazdım. Ama adam kedi gibi sessiz davrandı. O sırada Bay Sekreter ortaya çıkınca Leonard ok gibi yukarı kaçtı. Ne diyebilirdim ki? Leonard efendi bir çocuktu -iyi bir ailenin oğlu. Ben de bir hayalet hikâyesi uydurdum." Poirot, "Böylece her şey açığa çıktı," diye atıldı. "Siz de bundan sonra hanımınızın odasına çıktınız. Sahi, onun odası hangisi?" "Koridorun sonundaki, mösyö. Şu taraftan." "Öyleyse çalışma odasının hemen yukarsında. Peki, matmazel, sizi daha fazla alıkoymayayım. Bir daha da sakın bağırmayın, emi?" Genç kızı kapıya kadar geçiren Poirot gülümseyerek yanıma döndü. "İlginç bir olay, değil mi, Hastings?" dedi. "Kafamın içinde bazı küçük fikirler oluşmaya başladı. Ya senin?" "Leonard Weardale'in merdivenlerde ne işi vardı? O genç adamdan hiç hoşlanmadım, Poirot. Pis zamparanın teki." "Ben de aynı fikirdeyim, mon ami." "Fitzroy dürüst birine benziyor." "Lord Alioway bunda ısrar ediyor." "Öyleyken tavrında bir acayiplik var." "Yani doğru olamayacak kadar dürüst mü gözüküyor? Bunu ben de hissettim. Öte yandan, dostumuz Bayan Conrad hiç de fazla dürüste benzemiyor, değil mi?" Gözlerimi Poirot'dan ayırmadan, "Üstelik de odası çalışma odasının hemen üstünde," diye fikir yürüttüm. Dedektif dostum hafif bir gülümseyişle başını salladı. "Hayır, dostum. O bakımlı hanımın şömineden aşağı kaydığını veya balkondan aşağı indiğini gözümün önünde canlandıramıyorum." O böyle konuşurken kapı açıldı ve Lady Juliet Weardale içeri süzülerek beni şaşırttı. Soluk soluğa, "Bay Poirot, sizinle yalnız olarak konuşabilir miyim?" diye sordu. "Hanımefendi. Yüzbaşı Hastings en yakın dostum ve sırdaşımdır. Onun yanında, o sanki orada değilmiş gibi konuşabilirsiniz. Oturun efendim, lütfen." Genç kadın, bakışını hâlâ Poirot'dan ayırmadan oturdu. "Söylemek istediğim şey çok nazik, Bay Poirot," diye başladı. "E. olayı siz çözümleyeceksiniz. Demek istediğim -o belgeler iade edilirse sorun böylece kapanır mı? Yani soru filan sorulmadan yapılabilir bu?" Poirot bakışını kadının yüzüne dikti. "Bakalım, doğru anlamış mıyım, hanımefendi? Yani o belgeler elime verilecek, öyle mi? Ve onları nasıl bulduğuma dair soru sormaması koşuluyla ben onları Lord Alloway'e iade edeceğim?" Lady Juliet başını eğdi. "Demek istediğim buydu. Ama olayın duyulmayacağından emin olmalıyım." Poirot dudak büktü. "Lord Alloway'in de olayın duyulmasını isteyeceğini sanmıyorum."

Hercule Poirot Iz Üzerinde Agatha Christie  

ZAFER BALOSUNDAKİ OLAY AGATHA CHRISTIE HERCULE POIROT İZ ÜZERİNDE TÜRKÇESİ: MERAL GASPIRALI KİTABIN ORİJİNAL ADI: POIROT'S EARLY CASES YAYIN...