Page 1

BAHÇE ASLIHAN KAPLAN BAYRAK BADE UYSALER ÇAĞDAŞ ŞAHİN DEMET YALÇINKAYA GÖRKEM DİKEL ÖZNUR EREN SİBEL KIRIK

2014


BAHÇENİN DOĞASI

Bu sergide 7 sanatçı bir araya gelerek ortak sergileme mekanını, bir bahçe şeklinde düzenliyorlar. Tamamen kendilerine ait kişisel bölümlerin bir koridor etrafında bir araya gelmesiyle birlikte tüm çalışmalar aralarında ilişki kurmaya başlıyor. Bu sergi için özel olarak üretilmiş - ağırlıklı olarak resimlerin yanı sıra fotoğraf, video projeksiyon ve mekan düzenlemeleri de bulunuyor- çalışmaların teması baştan belirlenmiş: Bahçe. Aslında daha genel bir bakışla değerlendirirsek doğa görünümleri yani peyzajlar var bu sergide. Tam burada bahçe ve doğa arasındaki ilişki üzerinde durmak gerekiyor. Bahçe ve doğa üzerine söz açarak bu serginin kavramsal ve mekânsal bütünlüğü üzerine sanırım bir şeyler söyleyebiliriz. Bahçe nedir? Bahçe öncelikle sınırlandırılmış ve biçimlendirilmiş bir doğa parçasıdır. Bahçeler aslında işlevsel olmayan mekanlardır. Bu sebepten ötürü, mimari yapılardan ve doğadan hemen ayrılırlar. Yapısalcı bir yaklaşımla söylersek mimari ve doğa arasında yer alırlar. Bu sınırlandırılmış yani kadraja alınmış alan, bize fiziksel olduğu kadar zihinsel nitelikte de bir çerçeve sunmaktadır. “Bahçe”, semantik açıdan, dünyanın geri kalanından ayrı, kuşatılmış ve özel bir yeri anlatır.” (1) Bahçenin içinde bulunan kişi görme yoluyla bahçeyle karşılaşır.Bahçe önümüzde her yöne açılan bir yataylık olarak, görme yoluyla bize geçer. Bahçeler görme alanlarıdır ve birey burada geçirdiği zaman zarfında görme yoluyla kendinden çıkarak bir dil öncesi yaşantıyı tecrübe eder. Bahçe estetiği yapay ve doğalın tam ortasında yer alır. Oliver Leaman’ın sözlerini alıntılarsak: “Bahçeler tabii ki asıl itibarıyla doğal malzemelerden oluşan, ancak genellikle doğalmış görüntüsü verilmeye çalışılsa da yapay bir şekilde düzenlenen estetik biçimlerdir. (…) Bazı bölümlerin düzenlenmesi, doğada gerçekleşiyor olmasına rağmen doğal olmaktan daha öte bir etki yaratmak için tasarlanmıştır.” (2) Bahçede esas sorun; bakışın ulaştığı mesafeye göre mekanın düzenlenmesi ve denetimidir. 18. yüzyılda ortaya çıkan İngiliz bahçeleri, o güne kadar gelen bahçe ve doğa zıtlığını tamamen ortadan kaldırmıştır. Bahçe bu andan itibaren üzerinde dolaşılabilen, yavaşça iç içe geçen ve izleyenin gözünde programlı bir sıralama içerisinde açılan ‘resimler’e dönüştürmüştür. (3) Dönemin en büyük peyzaj mimarlarından olan William Kent (aslında bir ressamdı) ,Adrian von Buttler’ın yazdığına göre, klasik-arkadik bahçe sahnelerini 17. Yüzyıl peyzaj resminin büyük ustalarından (ClaudeLorrain, Gaspard ve Nicolas Poussin) esinlenerek oluşturmuştur. Daha yabani olan bölümler Napoli’li SalvatoreRosa’nın ya da Hollanda’lı Jakob von Ruisdael’in kaba orman sahnelerini anımsatır. Bundan sonra bahçe biçimlendiricileri, tüm resim sanatı yöntemlerini kullanmaya başlamışlardır. İzleyenin bakışları, kesin hesaplamalara dayanan yol güzergahıyla yönlendirilmektedir: ‘Ayak hiçbir zaman gözün daha önce gittiği yolu izlememeli’, der peyzaj mimarlarının eski bir kuralı. Fakat doğanın sahneye konması, her zaman rastlantısalmış gibi görünmek zorundadır. (4) Kişi sanki bir resim sergisinde olduğu gibi bir resimden diğer bir resme geçerek bahçede gezinmektedir. Artık bu noktada peyzaj resimleriyle bahçe görünümleri birbirine karışmıştır.Dönem yazarlarından Joseph Addison, bir sanat yapıtının, doğayı ne kadar mükemmel taklit ederse, o kadar çok hoşumuza gittiğini, doğayı ise, bir sanat yapıtına, daha doğrusu bir tabloya ne kadar benzerse o kadar beğendiğimizi yazmıştır. (5)


Sergideki çalışmalara geri dönersek, her bir sanatçının kendisine ait mekanda izleyiciyi adeta kuşatmaya çalıştığından söz etmeliyiz. Resimler tablo boyutlarını aşarak tüm duvarları kaplamaktadır. Monet’ninOrangerie Müzesindeki oval salonlarını bu noktada hatırlayabiliriz. Burada da resimler duvarın üstüne asılmış değildir, bir başka ifadeyle söylemek gerekirse resimlerden ayrı bir duvar söz konusu değildir. Odada etrafımızı saran bir resmin içindeyiz, fiziki olarak bedenimizle resmin içindeyiz. Resim iki boyutlu bir şey olduğu için bizi ancak bu şekilde içine almaktadır. Klasik duvar resminden ya da taşınabilir tablolardan oldukça farklı bir durumdur bu. Raphael’in Atina Okulu veya Michelangelo’nun SistineŞapel’deki tavan freskosu binanın duvarında ya da tavanında yer alır. Orangerie’deki resimler kendi kapalı mekânlarını yaratmışlardır, binadan bağımsızdırlar. Bina koruyucu bir kabuktur yalnızca. Resimler başka bir yere -aynı tablolar gibi- taşınabilirler. Normalde bir tablo yani bir resim bizim karşımızda konumlanır. Biz bu kadrajı etraftan bağımsız algılarız (Rönesans’taki pencere metaforu hatırlanabilir), odaklanarak sadece resmi görürüz. Gözün, hareketine devam etmesiyle resimler bizi içine alır. JuhaniPallasmaa’nın ‘çevrel ve odaklanmamış görme’ olarak tanımladığı durum budur. Merleau-Ponty dünyanın karşımızda değil aslında çevremizde olduğunu söylemişti. (6) Pallasmaa Tenin Gözleri adlı kitabında, Merleau-Ponty’den yola çıkarak ‘odaklanmış görme’den farklı ve ona karşıt olarak ‘çevrel ve odaklanmamış görme’den söz eder.O’na göre “Odaklanmış görmenin alanının dışında deneyimlenen bilinç-öncesi algılama alanı, en az odaklanmış görüntü kadar önemli görünmektedir. Aslında zihinsel sistemimizde çevrel görmenin öncelikli olduğuna dair tıbbi kanıtlar mevcuttur. (7)” Örnek vermek gerekirse der Pallasmaa: “orman bağlamı ve şeklen zengin bir mimari mekan çevrel görmeye bol bol uyaran sağlar ve bu ortamlar bizi mekanın tam merkezine yerleştirir.” (8) “Çevrel görme bizi mekanla bütünleştirirken, odaklanmış görme bizi mekanın dışına iter, salt bir izleyici kılar.” (9) Artık başka bir tür görmeden bahsedebiliriz. Özne-nesne , insan-doğa ikiliği belirsizleşmiştir.Merleau-Ponty’nin sözleriyle bitirelim.“Ressamın vizyonu dışarıya bir bakış, dünyayla sadece ‘fiziksel-optik’ bir ilişki değildir. Dünya artık onun önünde temsil aracılığıyla durmaz; dünyanın şeylerinin bir tür yoğunlaşma ya da görünür olanın kendine-gelmesi aracılığıyla doğuracağı şey ressamdır. Sonuçta resim öncelikle ‘otofigüratif’ olmadığı sürece deneyimlenen şeyler arasında hiçbir şeyle ilişkili değildir. Sadece şeylerin nasıl olacağını, dünyanın nasıl olduğunu göstermek üzere ‘şeylerin derisini’ yırtarak, bir ‘hiç gösterisi’ olarak, bir şeyin gösterisi olabilir.” (10) Can Aytekin /2014 (1) (2) (3) (4) (5) (6) (7) (8) (9) (10)

Loise Barry ‘Cennet Bahçeleri’, S. 48, P Dünya Sanatı dergisi, Sayı 33 Oliver Leaman, İslam estetiğine Giriş, S. 180 Adrian von Butler, İngiliz Bahçesi, s.146, Bahçelerin ve Parkların Tarihi, Dost yay. A.g.y. s. 146 A.g.y. s. 144 M. Merleau-Ponty Göz ve Tin, Metis yay. S. 59 Juhani Pallasmaa, tenin Gözleri, YEM yayın, s.16 A.g.y. s.16 A.g.y s.16 M.Merleau-Ponty, ‘Göz ve Akıl’dan alıntı, Sanat ve Kuram, Küre yay. S 813


THE NATURE OF GARDEN

In this exhibition, seven artists come together to create and structure a shared exhibition area as a garden. By coming together around a common corridor, all of the works start forming a relationship amongst themselves. The theme that brings these artists’ uniquely designed works together –which in addition to the paintings, comprise of photographs, video-art and installations– has been pre-set as, The Garden. When evaluated from within a wider perspective, there exist scenes of nature, i.e. landscapes, in this exhibit. Commencing with the relationship between nature and garden, we can perhaps elaborate on the conceptual and spatial integrity of this exhibition. What is a garden? A garden is, first and foremost, a part of nature that has been landscaped and defined by a boundary. Gardens are not functional places. For this reason, they are distinct from architectural structures and nature. From a structuralist perspective, they are located somewhere between architecture and nature. This bounded, or in other words framed, space offers us a physical as well as a mental place. “The garden, from a semantic perspective, represents an enclaved, and private area separated from the rest of the world.” (1) Once inside, one meets with the garden through her gaze. The garden is passed onto us via visual means as it opens up in all directions horizontal. Gardens are ocular spaces and during the time one spends there she transgresses herself, experiencing a pre-discursive life. The aesthetics of the garden lies right in the middle of the artificial and the natural. If we recall Oliver Leaman’s words, he reminds us that, “Even though the gardens are meant to be comprised of natural elements, they are artificially composed aesthetic forms. The composure of some parts has been undertaken to create an impression that is far from natural, even though they are part of it.” (2) The main issue in a garden is the arrangement and the monitoring of the area in regards to where the gaze falls. The 18th century gardens of England have eliminated the antagonism between the garden and nature. From this instance onwards, the garden has been transformed into ‘paintings’ that can be walked on, gradually overlapping, and unraveling, in a sequential manner, to the observer. According to Adrian von Butler, William Kent who was one of the most prominent landscape architects (in fact, a painter) was inspired by the 17th century masters of painting Claude Lorrain, Gaspard and Nicolas Poussin when creating his classical-archaic garden landscapes. (3) The wilder parts remind us of rough forest scenes of Salvatore Rosa of Naples or Jakob von Ruisdael of Netherlands. From then onwards, landscape designers have started using all of the techniques of the art of painting. The gaze of the observer has been guided by precisely calculated pathways. An old rule of landscape architects maintains that, “The foot must never follow the route where the eye has gone before.” (4) But the staging of nature must always seem coincidental. The observer strolls around the garden as if moving from one painting to the next, just like in a painting exhibition. At this instance, landscape paintings and garden scenes meld into one another. The above-mentioneds’ contemporary Joseph Addison writes that a piece of art is admired in as much as it imitates nature while nature is appreciated in as much as it resembles a work of art ,or more specifically, a painting.


Going back to the work of art in this exhibit, we must underline each artist’s effort to engulf the observer in his/her space. Their paintings exceed average painting sizes to cover all wall surfaces. This reminds us of the oval rooms of Monet’s Orangerie Museum. The paintings here are not hung on walls; said differently, there are no walls separate from the paintings. We stand in a room where a painting surrounds us; we are physically within the painting. Being a two-dimensional object, this is the only way a painting can takes us within. This is very different than traditional wall paintings or portable paintings. The ceiling frescos of Raphael’s The School of Athens or Michelangelo’s Sistine Chapel are situated on walls or on ceiling. The paintings in the Orangerie have created their own enclosed spaces and are separate from the building. The building is only a protective casing. The paintings can be moved to a different location. Normally, a painting is situated in front of us. We perceive this frame independent of its surroundings (we can recollect the window metaphor of Renaissance), in focusing we only see the painting. With the continued eye movement the painting pulls us in. This is what Juhani Pallasmaa defines as ‘peripheral unfocused vision‘. Merleau-Ponty had said that the world is not in front of us but around us. (6) Pallasmaa, in his book The Skin’s Eyes, in reference to Merleau-Ponty discusses ‘focused vision’ as different from and contrasting ‘peripheral unfocused vision‘. According to him, “the area of pre-conscious perception that is experienced outside of focused vision area seems as important as the focused vision. In fact, there exists medical evidence that our mind systems prioritize peripheral vision.” (7) To give an example, says Pallasmaa, “The context of the forest and a rich architectural space provide plenty of stimuli for the peripheral vision, and these spaces situate us right in the middle of that space.” (8) “Whilst peripheral vision makes us a part of a space, focused vision keeps us outside, rendering us solely an observer.” (9) Now we can talk about a different way of seeing. The subject vs. object, man vs. nature duality has become ambiguous. Let us conclude with Merleau-Ponty’s words, “The painter’s vision is not a view upon the outside, a merely “physical-optical” relation with the world. The world no longer stands before him through representation; rather, it is the painter to whom the things of the world give birth by a sort of concentration or coming-to-itself of the visible. Ultimately the painting relates to nothing at all among experienced things unless it is first of all “autofigurative.” It is a spectacle of something only by being a “spectacle of nothing,” by breaking the “skin of things” to show how the things become things, how the world becomes world.” (10) Can Aytekin / 2014 (1) (2) (3) (4) (5) (6) (7) (8) (9) (10)

Loise Barry, Gardens of Paradise, P Art and Culture Magazine, Vol. 33, p.48 Oliver Leaman, Islamic Aesthetics: An Introduction, p.180 Adrian von Butler, “English Garden,” The History of Gardes and Parks, Dost Publ., p.146 Ibid 146 Ibid 144 M. Merleau-Ponty, Eye and Mind, Metis Publ.. p.59 Juhani Pallasmaa, The Eyes of the Skin, YEM Publ., p.16 Ibid 16 Ibid M.Merleau-Ponty, “Excerpt from Eye and Mind,” Art in Theory, Küre Publ., p. 813


ASLIHAN KAPLAN BAYRAK 2003 yılında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Resim Bölümü’ne girdi. Zekai Ormancı - Yalçın Karayağız atölyesinde çalıştı. Fevzi Tüfekçi ve Umut Germeç ile gravür atölyesinde çalıştı. 2007’de birincilikle mezun oldu. İstanbul Maltepe’deki atölyesinde çalışmalarını sürdürmektedir. Resim Heykel Müzeleri Derneği, Türkan Sabancı, İpek-Ahmet Merey ve diğer özel koleksiyonlarda eserleri yer almaktadır. ÖDÜLLER 2006 İpek-Ahmet Merey Resim yarışması Başarı Ödülü 2007 Türk Kalp Vakfı Resim Yarışması Mansiyon 2007 Hacı Ömer Sabancı Vakfı MSGSÜ Resim Bölümü Birincilik Ödülü KİŞİSEL SERGİLER 2011 “Yansımalar...Şiir...Mekan...” Resim Sergisi / Düş Yolcusu Sanat Durağı Caddebostan 2014 “Nature or Else?” Resim Sergisi / Dentan Fulya SEÇME KARMA SERGİ ve FUARLAR 2006 II. Uluslararası Özgün Baskı Sergisi 2006 MSGSÜ / ARTİST 2006 Tüyap İstanbul Sanat Fuarı 2006 67.Devlet Resim Heykel ve Özgün Baskı Yarışmalı Sergisi 2008 Daire Galeri / CI Contemporary İstanbul 2009 Galateaart Kazı Resim Sergisi 2010 Erguvan İstanbul Karma Sergi / Tophane-i Amire 2010 İstanbulla Yüzleşme | Yüz Çağdaş İstanbul Gravürü / Galateaart 2011 Volume 2 Karma Sergi / Galeri Espas 2013 Yılbaşı Karma Sergisi / Harmony Sanat Galerisi İLETİŞİM www.aslihankaplan.com aslihankaplan@gmail.com 0532 240 67 27

Ateş / Fire, 2014

200x130cm. Tuval Üzerine Yağlıboya


Su / Water, 2014

200x250cm. Tuval Üzerine Yağlıboya

Toprak / Earth, 2014

200x130cm. Tuval Üzerine Yağlıboya


BADE UYSALER

Halen Massachusetts Üniversitesi’nde Siyaset Bilimi alanında doktora çalışmalarına devam etmekte, bir yandan da aynı alanda üniversitede dersler vermektedir. Dünyanın dört farklı kıtasında yaşamış, bu coğrafyalarda kamu, özel sektör, akademi ve sivil toplumda çeşitli görevler almıştır. Film, fotoğraf ve resim alanlarında ders, atölye ve projelere katılmıştır. Çekimlerini Anadolu’nun doğusunda yaptığı kısa metrajlı deneysel belgeseli ‘Sansara’, 2013 yılı Boston International ve 2014 yılı Massachusetts Multicultural Film Festivallerinde gösterilmiştir. Evli ve kedilidir.

İLETİŞİM badeuysaler@gmail.com

arka bahçemde putatapanlar / idolaters in my backyard, 2014 VideoArt, 5’, GoPro/Handycam/Super 8


arka bahçemde putatapanlar / idolaters in my backyard, 2014 VideoArt, 5’, GoPro/Handycam/Super 8


ÇAĞDAŞ ŞAHİN 1988 yılında doğdu. 2007-11 arası Devrim Erbil’in asistanlığını yaptı. 2010’dan günümüze 50’nin üzerinde sinema ve tv projelerinde video ve grafik tasarımcı olarak yer aldı. 2012 Artşiv - Sanat Arşivi www.artsiv.com projesini hayata geçirdi. EĞİTİM 2007 İzmir Işılay Saygın A. Güzel Sanatlar Lisesi’nden mezun oldu. 2012 Marmara Atatürk Eğitim Fakültesi’nde Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümünde lisansını tamamladı. 2014 Eğitimine Mimar Sinan Üniversitesi Temel Sanat ve Tasarım Bölümü Yüksek Lisans programında devam etmektedir. KİŞİSEL SERGİ 2007- İzmir I.S.A.G.S.L Sanat Galerisi, “Kişisel Resim Sergisi”, İzmir SEÇME KARMA SERGİ ve FUARLAR 2013, 2012, 2011 Tüyap Artist Sanat Fuarı “Gravürhane”, İstanbul 2012 71. Devlet Resim Heykel Yarışması, Ankara 2012 35. Dyo Resim Yarışması Sergisi, İstanbul 2012 Ümraniye Belediyesi Resim Yarışması Sergisi, İstanbul 2012 Hush Galeri, İkametgah Kadıköy Sergisi, İstanbul 2011 International Art Center, “100 Genç Yüz” Karma Sergisi, İstanbul 2011 Galatea art, “BiRbiRimizden…” Karma Sergisi, İstanbul 2011 International Emerging Artist Award Online Yarışma Sergisi

İLETİŞİM www.cagdassahin.com cagdas_sahin@outlook.com 0555 761 97 05

Metamorfoz-3 / Metamorphosis-3, 2014 200x130cm. Pleksiglass Üzeri Pigment Baskı


Metamorfoz-1 / Metamorphosis-1, 2014 200x250cm. Pleksiglass Üzeri Pigment Baskı

Metamorfoz-2 / Metamorphosis-2, 2014 200x130cm. Pleksiglass Üzeri Pigment Baskı


DEMET YALÇINKAYA 2009 Yılında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Resim Bölümü, Prof. Yalçın Karayağız, Prof. Zekâi Ormancı Atölyesi’nden bölüm birincisi olarak mezun oldu. 2006-2008 yılları arası Serigrafi Uygulama Atölyesi eğitimi aldı. “Sınır” adlı solo video enstalasyon sergisi 2012 yılında Pasajist/ İstanbul’da gösterildi. Çalışmalarını Beyoğlu’ndaki atölyesinde sürdürmektedir. ÖDÜLLER 2009, Sakıp Sabancı Sanat Ödülleri, 2009 Mezunları, Resim Bölümü Birincilik Ödülü 2009, Ümraniye Belediyesi Resim Yarışması, Mansiyon 2008, 69.Devlet Resim Heykel Yarışması, Başarı Ödülü 2008, Beyoğlu Belediyesi Resim Yarışması, Başarı Ödülü 2007, Türk Kalp Vakfı Resim Yarışması, 2.lik Ödülü 2007, İnönü Üniversitesi II. Ulusal Resim Yarışması, Başarı Ödülü 2007, Beyoğlu Belediyesi “Beyoğlum” Konulu Resim Yarışması, Başarı Ödülü SEÇİLMİŞ GRUP SERGİLERİ 2014, “Bire Bir”, Medica Çağdaş Sanat, Teşvikiye, İstanbul 2013, “Oasis”, MSGSÜ Tophane-iAmire Kültür Sanat Merkezi, İstanbul - Osaka, Japonya 2012, “Demokrasi ve Çatışma”, Küratör: Fırat Arapoğlu, KargART, İstanbul 2011, “Beden Farklılıkları”, Akademililer Sanat Merkezi, İstanbul 2011, 1. İstanbul Yaz Sergisi, Antrepo No:5, Karaköy, İstanbul 2010, “Tasfiye Hareketi” Rh+ Artgallery, İstanbul 2009, “Genç Ustalar-Usta Gençler” MKM, Akatlar, İstanbul 2009, TÜYAP Artist Sanat Fuarı, “AR+I 20”, İstanbul 2009, III. Uluslararası Özgünbaskı Sergisi, MSGSÜ Osman Hamdi Bey Salonu, İstanbul 2009, Sınırlar-Yörüngeler 05,Siemens Sanat, İstanbul 2008, “İşgale Karşı Sanat” Karşı Sanat Çalışmaları, İstanbul KATILDIĞI WORSHOP VE ULUSLARARASI ETKINLIKLER 2014, 28th. International Art Colony St. Joakim Osogovski, Kriva Palanka, Macedonia 2012-2013, Art Suites Galeri, V. ve VII. Workshop Etkinliği, Bodrum, Türkiye 2012-2013, IV. ve V. Portakal Çiçeği Uluslararası Plastik Sanatlar Kolonisi, Sapanca, Sakarya, Türkiye 2012, SummArt Painters Campus Chisinau, Moldova 2012, 3. Uluslararası Çanakkale Bienali “Kurgular ve Karşı Duruşlar” Paralel Etkinlikler “Sessizliğin Sesi İçinde” Yetişkinler İçin Dışavurumcu Sanat Atölyesi, Çanakkale, Türkiye İLETİŞİM demets@gmail.com

Yüzey / Surface, 2014

200x130cm. Tuval Üzerine Yağlıboya


Bahçehane / Gardenbox, 2014

200x250cm. Tuval Üzerine Yağlıboya

Bahçehane-1 / Gardenbox-1, 2014 200x130cm. Tuval Üzerine Yağlıboya


GÖRKEM DİKEL 1988 Doğumlu sanatçı Lisans eğitimini Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Resim Bölümü, Fresk , Litografi ve Serigrafi atölyelerinde tamamlayan Görkem Dikel, 2010 yılını Erasmus LLP ile gittiği Universidad de Sevilla, Facultad de Bellas Artes’ de geçirdi. Şu anda MSGSÜ’ de Resim Bölümü’nde yüksek lisansına devam etmektedir. Bugüne kadar çok sayıda karma - kişisel sergi ve artist residency’lere katılmış olan, yerel ve uluslararası basında sıkça yer almış sanatçının eserleri Londra, Köln, Sydney, New York, Virginia, Milano, Sevilla şehirlerinde özel koleksiyonlarda yer almaktadır. 2010 yılında İspanya’ da bulunan Fundación Antonio Gala’ nın “Jóvenes Creadores (Genç Yaratıcılar)” bursunu kazanan ilk Türk olduktan sonra, aynı yıl Fundación Tres Culturas’ ın düzenlediği uluslararası workshopta katılımcı sanatçı olarak yer almıştır. Görkem Dikel, eserlerinde 20.yy’ ın son yarısında öne çıkmış soyutlama sanatı öncülerinin plastik yapısının 21. Yy’ daki etkilerini öne çıkarmayı amaçlamaktadır. ÖDÜLLER 2014- “Emerging Artists: One to Watch” Saatchi Baş Küratörü Rebecca Wilson tarafından, Saatchi Art, L.A.- LONDON 2011- “Jóvenes Creadores” Sanatçı Bursu & Artist Residency - FUNDACION ANTONIO GALA Córdoba -ESPAÑA 2011- “Plein – Air” Sanatçı Bursu & Artist Residency , Andalucia (Sevilla, Cordoba, Huelva, Cadiz) Fundación Tres Culturas - ESPAÑA 2010- Grup Performansı “MEMENTO MORI ISTANBUL” - Natalie Skobeeva tarafından, Gösterim: MOSCOW BIENNIAL KİŞİSEL SERGİLER 2014- Duo Sergi: “Şiirsel Geometri” Görkem Dikel & Emre Doğrusöz, Art350, Istanbul 2013- Solo Sergi: “Empatía” Galería de Arte Aula, Sevilla , Spain 2012 - Solo Sergi “Senden Daha Büyük” Soda İstanbul, İstanbul SEÇİLMIŞ ONLINE SERGILER VE KOLEKSIYONLAR 2014- Collection: “News This Week-10-29-2014” Curated by Rebecca Wilson @SAATCHIART 2014- Collection:“Inspired by Abstract Expressionism” Curated by Bridget Carron, @SAATCHIART 2013- Collection: “News This Week-8-5-2013 ” Curated by Rebecca Wilson, @SAATCHIART 2014- Collection: “Inspired by David Hockney” - Curated by Rebecca Wilson, @SAATCHIART 2013- Collection: “Inspired by Picasso” - Curated by Rebecca Wilson, @SAATCHIART SEÇILMIŞ KARMA SERGILER 2014- “AÇIK DEPO” Mixer Arts, Tophane, Istanbul 2013- “DÜŞLER” Avusturya Sen Jorj Hastanesi - Istanbul İLETİŞİM gorkemdikel@yahoo.com

Şark Kapısı / Oriental Gate, 2014 200x130cm. Tuval Üzeri Yağlıboya


Sonsuz Acılar ve Zevklerin Bahçesi / Garden of Eternal Pleasures and Sore, 2014 200x250cm. Tuval Üzerine Yağlıboya

Garp Kapısı / Occidental Gate, 2014

200x130cm. Tuval Üzerine Yağlıboya


ÖZNUR EREN 1959 İstanbul’da doğdu 2007 yılında Mimar Sinan Üniversitesi, Resim Bölümü Prof. Nedret Sekban ve Yrd. Doç. Ahmet Umur Deniz Atölyesi’ne girdi. Yrd. Doç. Can Aytekin ile Gravür Atölyesinde çalıştı. 2014’te birincilikle mezun oldu. Halen kendi atölyesinde çalışmalarını sürdürmektedir ÖDÜL 2014 21. Sakıp Sabancı MSGSÜ Resim Bölümü Birincilik Ödülü KİŞİSEL SERGİ 2014 Düş Yolcusu Sanat Durağı SEÇME KARMA SERGİ ve FUARLAR 2013 Düş Yolcusu Sanat Durağı (Yılbaşı Karması) 2013 İpek Ahmet Merey Resim Yarışması Sergisi 2013 Tüyap Sanat Fuarı (Grup Pipo) 2013 Nuri İyem Resim Yarışması (Sergileme) Evin Sanat Galerisi 2012 Düş Yolcusu Sanat Durağı 2012 İpek Ahmet Merey Resim Yarışması Sergisi 2012 Tüyap Sanat Fuarı – (Mimar Sinan Üniversitesi) 2011 Düş Yolcusu Sanat Durağı – Yılbaşı Karması 2011 İpek-Ahmet Merey Resim Yarışması Sergisi 2011 Baskı Sergisi, Fulya Sanat Galerisi 2011 Tüyap Sanat Fuarı – (Mimar Sinan Üniversitesi) 2011 Toprak Sanat Galerisi 2010 İpek-Ahmet Merey Resim Yarışması Sergisi 2009 İpek-Ahmet Merey Resim Yarışması Sergisi

İLETİŞİM oznureren@superonline.com 0532 442 39 20

Bahçemde Kaya Olmak , 2014

200x130cm. Tuval Üzerine Yağlıboya


Bağrış Çağrış, 2014

200x250cm. Tuval Üzerine Yağlıboya

Bitmek Bilmez Yasların Çürük İzleri, 2014 200x130cm. Tuval Üzerine Yağlıboya


SİBEL KIRIK 1979 İstanbul doğumlu. 2000 yılında Yıldız Teknik Üni. M.Y.O. Serigrafi Bölümü’nü başarıyla bitirdi. Mimar Sinan G.S.Ü. Resim Bölümü Yalçın Karayağız, Sedat Balkır atölyesinden 2010 yılında mezun oldu. Mimar Sinan Üniversitesi Gravür Atölyesinde Fevzi Tüfekçi ve Umut Germeç ile çalıştı. 2011 - Mimar Sinan G.S.Ü.’inde Yüksek Lisans eğitimine devam etmektedir. ÖDÜLLER & SERGİLER 2012 - DAÜ. Güzel Sanatlar Kulübü Kazı Resim Etkinliği ve Mağusa Gravürleri Sergisi. 2011 - Artist 20011 Tüyap İstanbul Sanat Fuarı Gravürhane Resim ve Özgün Baskı Sergisi. 2011 - ADOGI - 31. Mini Print İnternational Of Cadaques - Özgün-Baskı Karma Sergi. Barselona, İspanya. 2011 - BİRbiRinden… Resim Sergisi - Galatea/Art. 2010 - Galatea/art İstanbulla Yüzleşme | Yüz Çağdaş İstanbul Gravürü 2010 - 70. Devlet Resim, Heykel, Özgünbaskı Yarışmalı Sergisi 2009 - Galatea/art Baskıresim Sergisi 2008 - Beyoğlu Akademililer Sanat Merkezi karma sergi 2008 - Türk Kalp Vakfı Resim Yarışması mansiyon ödülü 2007 – Artist 2007 Tüyap İstanbul Sanat Fuarı Gravürhane Resim ve Özgün Baskı Sergisi. 2007 - İpek / Ahmet Merey yarışması sergi. 2007 - 7. Şefik Bursalı resim yarışması sergi. 2006 - Artist 2006 Tüyap İstanbul Sanat Fuarı Gravürhane Resim ve Özgün Baskı Sergisi. 2006 - İpek / Ahmet Merey yarışması resim dalında başarı ödülü. 2006 - Türk Kalp Vakfı resim yarışmasında iki resimle sergi. 2006 - Çukurova Üniversitesi Baskıresim yarışmasında mansiyon ödülü. İLETİŞİM sibel@msuresim.com 0505 4113079

Doğa: Ölüm Döngüsü/ Nature: Death Cycle, 2014 200x130cm. Tuval Üzerine Yağlıboya


Doğa: Yaşam, Zaman, Ölüm / Nature: Life, Time, Death, 2014 200x250cm. Tuval Üzerine Yağlıboya

Doğa: Yaşam, Zaman, Ölüm / Nature: Life, Time, Death, 2014 200x130cm. Tuval Üzerine Yağlıboya

Bahçe 2014  
Bahçe 2014  
Advertisement