Issuu on Google+

Beyaz Beyaz…Dizinde çocuğunu sallayan annenin söylediği ninni gibi saf,duru… Bazen kıyıya vuran dalgalar gibi coşkulu,özgür…Bir pamuk gibi yumuşacıkBazen de bomboş bir sayfa gibi boş,anlamsız… Kimi zaman masum bir çocuğun bakışı gibi ılık… Mutluluk,acı,hüzün,heyecan

Bir zifirin suda dağılması kadar siyahtı terk edilce... Dilsiz bir çocuğum içinde kopan haykırışlara rağmen sessizliğidi... Bir gözyaşı kadar tuzlu ve yakıcı aşk... Bir kuşun kanat çırpması gibi gelip geçti renkler... Bir suyun akması kadar hızlıydı seni sevmek... Yani bir elma şekerinin rengi kadar kırmızı Senin olmak kadar da sahiciydi aşk... Burak Şahiner

Beyaz farklı,bu farklılığa neden olan ise biz… Elif POLAT

SİYAH Kendimi ifade etmekte zorlanıyorum çoğu zaman. Sürekli bir yanlış anlaşılma, sürekli bir dışlanma…”Kendini nereye koyduğun değil, insanların seni nereye koyduğu önemlidir ” sözü ne kadar da doğruymuş meğer. Ne kadar kendimi iyiliklerin, yaşamın, bazen baharın, bazen güneşin, bazen umudun, bazense mutluluğun rengi olarak görsem de insanların gözünde bir matem, bir gece kadar boğucuyum! Çoğu zaman renkten bile saymazlar beni ;ama ben aslında sonsuzluğun rengiyim. Bakıldığı zaman içinde kaybolunanım…”Lekelidir o” derken o kadar rahatlar, o kadar umursamazlar ki, o “lekenin” hayranlıkla izledikleri renklere ton verdiğinin farkına varamıyor, o “lekeyi” hep dışlıyorlar. ”Leke” kelimesi bile kötü anılıyor toplumda. Oysa renkler, insanların hatıralarında güzel ”lekeler“ bırakmaz mı? Bakar mısınız? Siyaha kötü anlamlar yükledikleri yetmiyormuş gibi siyahla aynı anlamı taşıyan kelimelere de kötü anlamlar yüklüyorlar. Her ne kadar ”gece” deseler de bana “karanlık, tehlikeli” deseler de ben derinliğin, sessizliğin rengiyim…Öyle ki renkler arasında da sevilirim. Başlarına bir dert, bir sıkıntı gelse benim yanıma koşar, bana sığınırlar. İyi bir dinleyici olarak onları dinler, iyi bir arkadaş olarak yardımcı olmaya çalışırım. Aslında kötü değilim de, her gelenin sıkıntısını içime almaktan böyle kapkara bir şey oldum işte. Kötünün üstünü örtmeye çalışırken kötü olan ben oldum. Şimdi soruyorum size: O hayatın, o güneşin, o iyiliğin, o mutluluğun neşenin rengidir dediğiniz renklerin hangisi ”O renk değil, lekedir” dediğiniz siyah kadar fedakar, cesur ve güçlü? Hepsini silebiliyor, üstünü örtebiliyor musunuz? Peki ya siyah? Hangisi o leke kadar iz bırakıyor… Mercan İpek Öngün


12-beyaz siyah