Issuu on Google+

SAYI : 1 TARİH : 10.01.2012

1


İçindekiler 1)ATĠLLA

ĠLHAN 2)CAHĠT SITKI TARANCI 3)NAZIM HĠKMET 4)YUNUS EMRE 5)MEHMET AKĠF ERSOY 6)ÖZDEMĠR ASAF 7)ORNAN VELĠ KANIK 8)ÖMER SEYFETTĠN 9)CEMAL SAFĠ 10)EDĠP CANSEVER 11)AġIK VEYSEL 12)UĞUR MUMCU 13)YUSUF HAYALOĞLU 14)FAZIL HÜSNÜ DAĞLARCA 15)NECĠP FAZIL KISAKÜREK

2


ATĠLLA ĠLHAN(1925-2005)

ġairliğinin ilk on yılını, destan boyutlarıyla ve duygusal, gergin bir hava içinde, Ġkinci Dünya SavaĢı’nın Avrupa’yı saran bezginlik çöküntülerini yansıtmaya adamıĢtı. Zamanla (1955- ) toplumcu kollayıĢı bırakmamakla birlikte tek insanın duygu dünyasından kesitler verdi; artistik abartmalarla ve yerli dünya görüĢüne de yaslanarak, bireysel temaları iĢledi. Aynı gerginlik ve gerilim kendine özgü bir söz dizim ve hazinesiyle at baĢı, çarpıcı benzetmelerle zenginleĢmiĢ romanlarında da görülür. EleĢtiride uzun zaman toplumcu gerçekçilik ilkelerine bağlı kalmıĢtı.

3


CAHĠT SITKI TARANCI (1910-1956)

'Sanat için sanat' ilkesine bağlı kaldı. Ona göre Ģiir, kelimelerle güzel Ģekiller kurma sanatıdır. Vezin ve kafiyeden kopmamıĢ; ama ölçülü veya serbest, her türlü Ģiirin güzel olabileceği inancını taĢımıĢtır. Açık ve sade bir üslubu vardır. Çoğu gerçeğe bağlı olan mecazları, derin, karıĢık ve ĢaĢırtıcı değildir. Uzak çağrıĢımlara ve hayal oyunlarına pek itibar etmemiĢtir. Zaman zaman bazı imaj ve sembollere baĢvurmuĢtur. ġiirlerinde en çok yaĢama sevinci ve ölüm temalarına yer vermiĢ, nedense hep ölümün üstüne gitmiĢtir. Ayrıca yitik aĢklar, mutlu sevdalar, yalnızlık, yaĢadığı bohem hayatın buruklukları, çocukluk özlemi de Ģiirlerine konu olmuĢtur.

4


NAZIM HİKMET(1961–1963)

Türkiye'de serbest nazımın ilk uygulayıcısı ve çağdaĢ Türk Ģiirinin önemli isimlerindendir. Uluslararası bir üne ulaĢmıĢ ve adı 20. yüzyıl'ın ilk yarısında yaĢamıĢ olan dünyanın en büyük Ģairleri arasında anılmıĢtır. Eserleri birçok dile çevrilmiĢtir. Mezarı halen Moskova'da bulunmaktadır. Türkiye Komünist Partisi (TKP) üyesi olup ayrı ayrı toplam 11 davadan yargılanmıĢtır.

5


YUNUS EMRE(1238-1320)

Türk milletinin yetiĢtirdiği en büyük tasavvuf erlerinden ve Türk dili ve edebiyatı tarihinin en büyük Ģairlerinden biri olan Yunus Emre'nin hayatı ve kimliğine dair hemen hemen hiçbir Ģey bilinmemektedir. Yunus'un bazı mısralarından, 1273'de Konya'da ölen, tasavvuf edebiyatının büyük ustası Mevlana Celalettin Rumî ile karĢılaĢtığı anlaĢılmaktadır; buradan da Yunus'un 1240'larda ya da daha geç bir tarihte doğduğu sonucu çıkarılabilir..Bu çağ,Selçukluların sonu ile Osman Gazi devrelerine rastlamaktadır .

6


MEHMET AKİF ERSOY(1873-1936)-

Ġstiklal MarĢı'nın yazarı, günlük konuĢma dilinin Ģiirle kaynaĢmasını sağlayarak halkçı bir nazmın doğuĢuna ön ayak olmuĢtur. Ġstanbul'da doğdu, 27 Aralık 1936'da aynı kentte vefat etti. .Arapça ve Ġslami bilgiler alanında babası tarafından yetiĢtirildi. RüĢtiye'de "hürriyetçi" öğretmenlerinden etkilendi. Fatih camii'nde Ġran edebiyatının klasik yapıtlarını okutan Esad Dede'nin derslerini izledi. Türkçe, Arapça, Farsça, veFransızca bilgisiyle dikkati çekti. Mekteb-i Mülkiye'nin idadi (lise) bölümünde okurken Ģiirle uğraĢtı. Edebiyat hocası Ġsmail Safa'nın izinden giderek yazdığı mesnevileri Ģair Hersekli Arif Hikmet Bey övgüyle karĢıladı. Babasının ölümü ve evlerinin yanması üzerine mezunlarına memuriyet verilen bir yüksek okul seçmek zorunda kaldı.

7


ÖZDEMĠR ASAF(1923-1981)

Ġstiklal MarĢı'nın yazarı, günlük konuĢma dilinin Ģiirle kaynaĢmasını sağlayarak halkçı bir nazmın doğuĢuna ön ayak olmuĢtur. Ġstanbul'da doğdu, 27 Aralık 1936'da aynı kentte vefat etti. .Arapça ve Ġslami bilgiler alanında babası tarafından yetiĢtirildi. RüĢtiye'de "hürriyetçi" öğretmenlerinden etkilendi. Fatih camii'nde Ġran edebiyatının klasik yapıtlarını okutan Esad Dede'nin derslerini izledi. Türkçe, Arapça, Farsça, veFransızca bilgisiyle dikkati çekti. Mekteb-i Mülkiye'nin idadi (lise) bölümünde okurken Ģiirle uğraĢtı. Edebiyat hocası Ġsmail Safa'nın izinden giderek yazdığı mesnevileri Ģair Hersekli Arif Hikmet Bey övgüyle karĢıladı. Babasının ölümü ve evlerinin yanması üzerine mezunlarına memuriyet verilen bir yüksek okul seçmek zorunda kaldı.

8


ORHAN VELĠ KANIK(1914-1950)

Ġstiklal MarĢı'nın yazarı, günlük konuĢma dilinin Ģiirle kaynaĢmasını sağlayarak halkçı bir nazmın doğuĢuna ön ayak olmuĢtur. Ġstanbul'da doğdu, 27 Aralık 1936'da aynı kentte vefat etti. .Arapça ve Ġslami bilgiler alanında babası tarafından yetiĢtirildi. RüĢtiye'de "hürriyetçi" öğretmenlerinden etkilendi. Fatih camii'nde Ġran edebiyatının klasik yapıtlarını okutan Esad Dede'nin derslerini izledi. Türkçe, Arapça, Farsça, veFransızca bilgisiyle dikkati çekti. Mekteb-i Mülkiye'nin idadi (lise) bölümünde okurken Ģiirle uğraĢtı. Edebiyat hocası Ġsmail Safa'nın izinden giderek yazdığı mesnevileri Ģair Hersekli Arif Hikmet Bey övgüyle karĢıladı. Babasının ölümü ve evlerinin yanması üzerine mezunlarına me-

9


ÖMER SEYFETTĠN(1884-1920)

Ġstiklal MarĢı'nın yazarı, günlük konuĢma dilinin Ģiirle kaynaĢmasını sağlayarak halkçı bir nazmın doğuĢuna ön ayak olmuĢtur. Ġstanbul'da doğdu, 27 Aralık 1936'da aynı kentte vefat etti. .Arapça ve Ġslami bilgiler alanında babası tarafından yetiĢtirildi. RüĢtiye'de "hürriyetçi" öğretmenlerinden etkilendi. Fatih camii'nde Ġran edebiyatının klasik yapıtlarını okutan Esad Dede'nin derslerini izledi. Türkçe, Arapça, Farsça, veFransızca bilgisiyle dikkati çekti. Mekteb-i Mülkiye'nin idadi (lise) bölümünde okurken Ģiirle uğraĢtı. Edebiyat hocası Ġsmail Safa'nın izinden giderek yazdığı mesnevileri Ģair Hersekli Arif Hikmet Bey övgüyle karĢıladı. Babasının ölümü ve evlerinin yanması üzerine mezunlarına memuriyet verilen bir yüksek okul seçmek zorunda kaldı.

10


CEMAL SAFĠ

1978 yılından değiĢik çevrelerde duyulmaya baĢladı. BaĢta sevgi olmak üzere hemen her konuda Ģiir yazmaktadır. Ayrıca taĢlamaları geniĢ çevrelerde bilinip okunmaktadır ġiirlerinin yaklaĢık 40 tanesi Orhan Gencebay tarafından olmak üzere 150 kadarı bestelendi. Bunlardan Rüyalarım Olmasa ve Vurgun adlı Ģiirleriyle 1990 ve 1991’de yılın Ģairi seçildi. Her yıl Akçay ġairler ve Bestekarlar ġenliğini düzenleyerek Ģiire olan katkısını sürdürmektedir.

11


EDĠP CANSEVER(1928-1986)

Ġlk Ģiiri 1944'te Ġstanbul dergisinde yayınlandı.. Bu kitaptaki Ģiirlerde düĢünceyi dil içinde eritmeye yönelen, özlü bir söyleyiĢ ve çarpıcı biçim arayan, toplumsal eleĢtiri için mizah aracını kullanan bir tutum görüldü.. Çok farklı imgeler kullanırken bile düĢünce öğesini gözardı etmedi. Yapıtlarına tutarlı bir bütünlük kazandırdı. ġiirinde düzyazı olanaklarını kullanmaktan da çekinmedi. Yalnız Ģiirleriyle değil tepkileri ve yaĢama biçimiyle de kendisinden söz ettirdi. Sürekli yazan, yayınlayan bir Ģair olarak ilgileri hep üstünde tuttu.

12


AġIK VEYSEL (1894-1973)

Sivas ili ġarkıĢla ilçesinin Sivrialan köyünde çiftçi bir ailenin çocuğu olarak doğan ÂĢık Veysel, 7 yaĢında geçirdiği çiçek hastalığı sonucunda iki gözünü kaybetti. Babasının, ÂĢık Veysel'e oyalanması için aldığı sazla önce baĢka ozanların türkülerini çalmaya baĢladı.1933 yılında tanıĢtığı Ahmet Kutsi Tecer'in teĢvikleriyle kendi sözlerini yazıp söylemeye baĢladı. ÂĢık geleneğinin son büyük temsilcilerinden olan ÂĢık Veysel, bir dönem yurdu dolaĢarak Köy Enstitüleri'nde saz hocalığı yaptı. 1965 yılında özel kanunla maaĢ bağlandı. Eserlerinde Türkçesi yalındır. Dili ustalıkla kullanır. Yöntemi gösteriĢsiz ve nerdeyse kusursuzdur. YaĢama sevinciyle hüzün, iyimserlikle umutsuzluk Ģiirlerinde iç içeydi. Doğa, toplumsal olaylar, din ve siyasete ince eleĢtiriler yönelttiği Ģiirleri de vardır. 13


UĞUR MUMCU(1942-1993)

Ġlk yazıları 1962'den itibaren Yön, Türk Solu, Devrim, Ant, KIM v.b. dergilerde yer alan Mumcu'nun, 1968-69-70 yıllarında AkĢam, Milliyet, Cumhuriyet gazetelerinde zaman zaman çeĢitli konularda inceleme yazıları da yayımlandı. KöĢe yazarlığına 1974 yılında haftalık Yeni Ortam dergisinde baĢladı. Daha sonra çalıĢmaya baĢladığı Anka Ajansında 1975 yılından itibaren Cumhuriyet'e de köĢe yazıları yazdı. 1977 yılından sonra sadece Cumhuriyet için yazmaya baĢladı. gözlem baĢlıklı köĢesinde 1991 yılının Kasım ayına kadar aralıksız olarak yazdı. 6 Kasım 1991'de Ġlhan Selçuk ve yaklaĢık 80 Cumhuriyet çalıĢanı ile birlikte gazeteden ayrıldı.

14


YUSUF HAYALOĞLU(1953-2009)

Sözlerinin çoğunluğunun Yusuf Hayaloğlu'na ait olduğu Yorgun Demokrat isimli Ahmet Kaya albümü 1987 yılında yayımlanır.Ahmet Kaya'nın 1988 yılında yayınlanan BaĢkaldırıyorum adlı albümünde yer alan iki Ģarkının söz yazarı yine Yusuf Hayaloğlu'dur.Hayaloğlu, Ahmet Kaya'nın ölümünün ardından Ahmet Kaya'ya hitaben ĠĢte Gidiyorum adlı Ģiiri yazmıĢtır Gözleri Ġntihar Mavi adlı Ģiir kitabı bulunan Hayaloğlu'nun, Hani Benim Gençliğim, BaĢım Belada, Adı Bahtiyar, BaĢkaldırıyorum, Ayrılığın Hediyesi, Yüreğim Kanıyor gibi Ģiirleri baĢta Ahmet Kaya olmak üzere birçok sanatçı tarafından bestelenmiĢ ve yorumlanmıĢtı.

15


FAZIL HÜSNÜ DAĞLARCA(1914-2008)

Ġstiklal MarĢı'nın yazarı, günlük konuĢma dilinin Ģiirle kaynaĢmasını sağlayarak halkçı bir nazmın doğuĢuna ön ayak olmuĢtur. Ġstanbul'da doğdu, 27 Aralık 1936'da aynı kentte vefat etti. .Arapça ve Ġslami bilgiler alanında babası tarafından yetiĢtirildi. RüĢtiye'de "hürriyetçi" öğretmenlerinden etkilendi. Fatih camii'nde Ġran edebiyatının klasik yapıtlarını okutan Esad Dede'nin derslerini izledi. Türkçe, Arapça, Farsça, ve Fransızca bilgisiyle dikkati çekti. Mekteb-i Mülkiye'nin idadi (lise) bölümünde okurken Ģiirle uğraĢtı. Edebiyat hocası Ġsmail Safa'nın izinden giderek yazdığı mesnevileri Ģair Hersekli Arif Hikmet Bey övgüyle karĢıladı. Babasının ölümü ve evlerinin yanması üzerine mezunlarına memuriyet verilen bir yüksek okul seçmek zorunda kaldı.

16


NECĠP FAZIL KISAKÜREK(1904-1983)

Ġstiklal MarĢı'nın yazarı, günlük konuĢma dilinin Ģiirle kaynaĢmasını sağlayarak halkçı bir nazmın doğuĢuna ön ayak olmuĢtur. Ġstanbul'da doğdu, 27 Aralık 1936'da aynı kentte vefat etti. .Arapça ve Ġslami bilgiler alanında babası tarafından yetiĢtirildi. RüĢtiye'de "hürriyetçi" öğretmenlerinden etkilendi. Fatih camii'nde Ġran edebiyatının klasik yapıtlarını okutan Esad Dede'nin derslerini izledi. Türkçe, Arapça, Farsça, veFransızca bilgisiyle dikkati çekti. Mekteb-i Mülkiye'nin idadi (lise) bölümünde okurken Ģiirle uğraĢtı. Edebiyat hocası Ġsmail Safa'nın izinden giderek yazdığı mesnevileri Ģair Hersekli Arif Hikmet Bey övgüyle karĢıladı. Babasının ölümü ve evlerinin yanması üzerine mezunlarına memuriyet verilen bir yüksek okul seçmek zorunda kaldı.

17


BEN SANA MECBURUM Ben Sana Mecburum ben sana mecburum bilemezsin adini mih gibi aklimda tutuyorum buyudukce buyuyor gozlerin ben sana mecburum bilemezsin icimi seninle isitiyorum agaclar sonbahara hazirlaniyor bu sehir o eski Istanbul mudur karanlikta bulutlar parcalaniyor sokak lambalari birden yaniyor kaldirimlarda yagmur kokusu ben sana mecburum sen yoksun sevmek kimi zaman rezilce korkuludur insan bir aksamustu ansizin yorulur tutsak ustura agzinda yasamaktan kimi zaman ellerini kirar tutkusu birkac hayat cikarir yasamasindan hangi kapiyi calsa kimi zaman arkasinda yalnizligin hinzir ugultusu Fatih`te yoksul bir gramofon caliyor eski zamanlardan bir cuma caliyor durup kose basinda deliksiz dinlesem sana kullanilmamis bir gok getirsem haftalar ellerimde ufalaniyor ne yapsam ne tutsam nereye gitsem ben sana mecburum sen yoksun belki Haziran`da mavi benekli cocuksun ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor bir sileb siziyor issiz gozlerinden belki Yesilkoy`de ucaga biniyorsun butun islanmissin tuylerin urperiyor belki korsun kirilmissin telas icindesin kotu ruzgar saclarini goturuyor ne vakit bir yasamak dusunsem bu kurtlar sofrasinda belki zor ayipsiz fakat ellerimizi kirletmeden ne vakit bir yasamak dusunsem sus deyip adinla basliyorum icimsira kimildiyor gizli denizlerin hayir baska turlu olmayacak ben sana mecburum bilemezsin ATİLLA İLHAN

18


AĞLAYI AĞLAYI VARDIM PINARA Ağlayı ağlayı vardım pınara Kirli yağlığımı yuvermediler Herkes destisini doldurdu çıktı Bana da bi damla su vermediler Elimde bir kadeh vardım kurnaya Hücum eylediler bana vurmaya Elimdeki kadehimi kırmaya Tuttular bir kaçı koyvermediler Al bu kadehini kaldır dediler Gözünün yaĢıyle doldur dediler Bir fincan su verdik bildir dediler Sanki ya verdiler ya vermediler ÇalıĢtım kadehim dolduramadım Kimseye halimi bildiremedim Gönlümün arzusunu aldıramadım Dileğim hekime deyvermediler Veysel bu sitemler canımı yaktı Güzellerde eda yoktur naz kalktı Herkes üç beĢini aldı bıraktı Beni de bir kere evermediler

AġIK VEYSEL

19


siirlerle kapli dünya