Page 35

35 GÜNDEM

22 - 28 MAYIS 2013 ZAMAN

görevlendirildim

Oyuncu Halil Ergün (sol başta) ailesiyle birlikte.

Zafer Arıkan yönetmenliğindeki Yolda filminin çekimlerinden (1986).

seccadeyi kaparak gitmenin ne olduğunu sadece ben bilirim. (Bu esnada boğazı düğümleniyor, konuşamıyor ve ağlıyor) ‘Sahibini Arayan Madalya’ filminde oynadığım için bana nasıl saldırdılar bir bilseniz… Bir aktöre kim karışabilir? Bu ne biçim iştir. Muhafazakâr kesimin sinema ve tiyatro alanında yeterince yol alamamasında da solun blokajı etkili oldu mu? Sanat biraz da muhalif bir şeydir ama... Ama bu muhalefet hep dine karşı olmak zorunda mı? Mesela Başbakan’ı çok sevdiğimi herkes bilir. Yalnız onun Muhteşem Yüzyıl çıkışını doğru bulmadım. Sanat, özgürlük ister. Her şeyi tartışabilmelisin ülkede. Bir de bu ülkede solculuğun ve Kemalistliğin de muhafazakârı var. Bunlar da sanatın özgürlükçü yanına ters değil mi?

Eski dostlarımın yaptıkları midemi bulandırıyor ‘Solcular iyi tiyatro ve sinema yapar’ algısı nasıl yerleşti zihinlere? Evet, böyle bir tekelleşme oldu. Solcular suyun başını tutmasını iyi bildi. Mitinge katılan, ilerici devrimci tiyatrocu oluyordu. Mesela sen aydınlanma sürecine girdiğini söylüyorsun, Balzac’tan Tolstoy’dan okumalar yapıyorsun ama bu topraklarda neredeyse bin yıldan fazladır hüküm sürmüş bir uygarlığın kütüphanesinden bîhabersin. Bu şekilde nasıl bir aydınlanma yaşayacaksın? Ben bir imparatorluk çocuğuyum kardeşim. Mustafa Kemal bir Osmanlı paşasıdır. Mustafa Kemal’i seviyorum ama eleştirilerimi de ortaya

koyuyorum. Neden eleştirmeyeceğim? 1980’li yıllardaki politik tavrınız bugün gözden uzak kalmak isteyen apolitik bir hale büründü... Kolay olmadığını fark ettim. Vücudum izin vermedi. 12 yıl boyunca vahşi bir şekilde televizyon dizisi yaptım. Apolitik değilim. Her gün 6-7 farklı gazeteyi didik didik okuyorum. Son 10 yılda karşılıklı akitler ve saflar bozuldu. Kim bozdu bu akitleri? AK Parti mi? AK Parti bir sonuç. Çünkü dünya değişiyor. Solculuk aidiyetine bağlı kalmaktan kendimi kurtardım. Hayata daha geniş bakabiliyorum. Gerçekten dünyayı değiştirecek bir şeyin altına imza atarım artık. Eskiden, bizimkilerin organizasyonu deyip altına imza atıyordum. Her başkaldırının arkasında olamam. Bir de küstüm tabii. Ömrümü verdiğim bir dava sonrasında ‘evet’ dediğim için aforoz edildim. Hakaret ettiler. Midem bulandı bunlardan. Başka türlü düşünüyorum diye beni yok mu edeceksiniz? Bu faşizm değil mi? Bir de suçlu oldum para kazandığım için. Hiçbir zaman yoksul olmadım zaten. Benim para kazanmamı hiç affetmediler. Bunlar beni çok kırdı. Birdenbire yalnız kaldığımı hissettim. Bir kere bile bir arkadaşım beni aldığım ödüller için aramadı.

28 Şubat’ta at gözlüğünü çıkardım AK Parti’ye oy verdiğinizi açıkladığınızda çok tartışılmıştınız. Neydi sizi AK Parti’ye oy verdiren? 28 Şubat’ta artık isyan etmeye başlamış ve at gözlüğünü çıkarmıştım. AK Parti’nin başarısı benim çok ilgimi çekti. Mesela Erdoğan’ın Çingenelerle ilgili konuşmasında

ağladım. Bugün seçim olsa yine AK Parti’ye oy verir misiniz? AK Parti’nin takdir ettiğim yönleri de var, eleştirdiğim yönleri de. Tabii seçim günü gelince tavrım ne olur bilemem. Sol, ülkede demokrasi adına yapılan reformları sağ bir partiden geldiği için mi kabullenmek istemiyor? Tabii ki. AK Parti yöneticilerinin dindar olması da büyük bir etken. Ruj ve rakı meselelerinde mesela bunları sol bir parti yapsa bu kadar karşı çıkarlar mı? İstatistikler içki satışlarının arttığını gösteriyor ama… İnsanlar para kazanınca daha fazla içerler, bu çok normal. Bir barış süreci karnesi hazırlasanız hangi partiye kaç oy verirsiniz? CHP ile MHP’ye sıfır, AK Parti ile BDP’ye 8 verirdim. CHP’nin tavrını nasıl buluyorsunuz? CHP siyasî hesap yapıyor. Zihninizdeki çözüm nedir Kürt meselesi adına? Halk kendi karar vermeli nasıl birlikte yaşayacaklarına. Yerine koyma zamanıdır şimdi. Şaşkına dönüyorum muhalefet partilerinin vatan-millet-Sakarya tavırlarını izlerken. Söz konusu ülke meseleleri olduğunda bir sanatçının durduğu yer neresi olması gerekir? Bir sanatçı her yürüyüşe katılır, her şeyin altına imza atarsa bu muhalefet olmaz. Peki siyaseti, sanatının önüne geçerse? Mesela ben Fazıl Say’ı ciddiye almıyorum. Fazıl Say, halkın değerlerini aşağılıyor. Nereden taktıysa buna bilmiyorum ama halkın sizi sezgilerinde cezalandırması daha da tehlikeli.

Teşvikiye’yi istemiyorum, sevenim varsa İznik’e gelir Başbakan’ın ‘milli içkimiz ayran’ çıkışını nasıl değerlendirdiniz? Ben milli içkimizi kımız olarak biliyordum! (Gülüyor) Yemek yapmayı çok seviyorsunuz. Hangi yemekler gelir elinizden? Karnıyarığı, kuru fasulyeyi çok iyi yaparım. Kilolar da oradan geliyor. Annemden öğrendim yemek yapmayı. İznik’teki akrabalarınızın da yükü sizin sırtınızda sanırım. 12 yeğenim var. Onlar benim için çok mühim. Beyoğlu Belediye Başkanı adayı olmuştunuz iki kez... Beni ikna etmek için bir otobüs dolusu adam geldi İznik’e. Verilmiş sadakam varmış, iyi ki belediye başkanı seçilmemişim! Ya beni vururlardı ya istifa ettirirlerdi! Televizyonlarda çok sayıda dizi var. Nicelik, niteliğin önüne geçti bir bakıma. Bu durum ne kaybettirir sektöre? Çok paragöz olundu. Ya tutarsa mantığıyla dizi yapılmaz, kalite düşüyor. Bu hızla gitmez. Birbirine benzeyen yüzler ve hikâyelerle halkı kısa bir süre sonra bıktıracaklar. Dostlarınızın birer birer ölmesi nasıl etkiliyor sizi? Artık tevekkül içindeyim. İhtiraslarımı engelliyorum. Bu dünyaya ait değiliz çünkü. Bir vasiyetiniz var mı? İstanbul’da ölürsem bana tören yapmayın, alkışlamayın, memlekete götürün. Teşvikiye’yi istemiyorum. Sevenim varsa İznik’e gelir…

ZAMAN DK 216  

ZAMAN DK 216

Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you