Page 17

17 GÜNDEM

22 - 28 MAYIS 2013 ZAMAN

Vennessa Alice Wanjiru, annesi Bilha Nyambura, babası Sammy ve kardeşi Vance

SEDAT GÜLMEZ MEHMET ÖZDEMİR Kenya, dışı siyah, içi ak pak insanların ül-

1kesi. Bunu kırık Türkçelerindeki sami-

miyet de ziyadesiyle belli ediyor. Lise 2 öğrencisi 14 yaşındaki Liam Chema’nın morali bozuk. “Aşikârdır Zat-ı Hak” isimli parçayla katıldığı Kenya elemelerinde üçüncü olabildi. Bu 11’inci Türkçe Olimpiyatları’nda yarışamayacağı anlamına geliyor. Teselli, öğretmeni Zeki Tazegül’den: “Üzülme, yarışmacı olamıyorsun belki ama şehir turnelerine katılma şansın hâlâ var. Üstelik turne olursa, gelecek yıl yarışma şansın yüksek. Oysa yarışmacı olsaydın, seneye çağrılmayabilirdin.” Liam’ın ümitle beklediği haber, biz Kenya’dan ayrıldıktan sonra gelmiş. Turne listesine eklemişler. Bu yılki Kenya ekibine Nairobi Erkek Lisesi hâkim. Şiirde ülkeyi temsil edecek Abdulfettah Muhammed, buranın öğrencisi. Lise 2’deki Muhammed’i Türk okulu ile tanıştıran ise üst sınıftaki arkadaşı Abdurrezzak Barre. Eğitim kalitesi ve burs imkânlarını duyunca ikna süreci hızlanmış. Türkiye adını öncesinde sadece coğrafya ve tarih kitaplarında görse de geldikten sonra ortama alışıp kaynaşması uzun sürmemiş. Türkçenin gelecekte işine yarayacağına inanıyor. Hocaları ile arası iyi. Onlar üzerinden Türkleri, sıcakkanlı, iyi kalpli kolay iletişim kurulabilen insanlar diye tanımlıyor. Türkçe öğreniminde ise çok zorlanmamış. Öyle ki favori kelimeleri bile var. Başta “çay” ve mütemmim cüzü “çay sohbeti”. 11’inci organizasyona Fethullah Gülen Hocaefendi’nin, “Ben seni görmeden sevdim” isimli şiiriyle katılıyor. Heyecanı sadece Türkiye’ye gideceğinden değil, ülkesini temsil sorumluluğundan. Olimpiyata dair merakı ise vakit yaklaştıkça artıyor. Kenya organizasyona birkaç dalda katılıyor. En iddialı alanlardan biri halk oyunları. 24 kişilik ekibin yarısı yarışmacı, kalanı ise turnelerde görevli. Adrian ‘Jatelo’ Mola, Ali Abdulkerim İbrahim ve Zeki Halid Alkizim turne grubundaki üç isim. Adrian’ın Türk okuluna gelmesi tanıdıkları sayesinde olmuş. Anne ve baba, “Çocuğu bu okula gönderin.” tavsiyesine uyup oğulla-

HAKUNA MATATA*

* TÜRKÇE TAMAM

rını Light Academy’e göndermiş. “Aslında önce ben geldim. Sadece dış görünüş bile yetti, kabul etmem için. Görmek inanmaktır diye bir söz var. Ben de gördüm ve inandım.” Türkçeye muhabbeti ise ana dili Swahili ile aradaki ortak kelimeleri keşfettikçe artmış. “Sizde ‘koku’ bizde ‘kokunu’, sizde ‘haber’ bizde ‘haberi’. Yine de bunlar bir yana Türkçede en çok ‘göz’ kelimesinden etkilendim. Çünkü göz her şeyi ele verir.”

Yetenek avcısı Zeki öğretmen Olimpiyat ekibine öğretmeni Zeki Bey dâhil etmiş. “Okulda bir odada tek başına ritim çalışıyordum. Birden girdi ve beni gördü, sonra da ‘Burada ne yapıyorsun?’ diye sordu. Anlatınca, “Madem becerin var, değerlendirelim.’ dedi.” Türkiye’ye yönelik hayalleri arasında yemekler ayrı bir yer tutuyor. “Aslında bazı yemekleri burada tattım. Ama orada yemek başka. Mesela maklube, lahmacun, döner.” Türk kültürü ve Türkiye’ye bakışını ise şöyle özetliyor, “Eğer bir gün önemli bir mevkiye gelirsem, Türkiye ile ilişkilerin gelişmesi için çaba sarf ederim.” Halk oyunu turne ekibinin diğer üyesi, annesi bankacı babası pilot Ali Abdulkerim İbrahim. Türkçe kulübü üyesi. Dansı ve dans etmeyi çok seviyor. Ayrıca okulundan fazlasıyla memnun. “İki kız kardeşim var, zamanı gelince onlar da bu rada okuyacak.” Ve Zeki Halid. Türkçe ile tanışalı bir yıl olmuş. Ama geçen süreye rağmen pekiştirmelerde hâlâ zorlanıyor, “Taptaze” gibi. Olimpiyatlara şiir kategorisinde, “İstanbul’u dinliyorum” ile hazırlanmış. Ancak Kenya elemelerinde üçüncü olunca Türkiye hayali kursağında kalmış. Neyse ki turne fırsatı ile yüzü gülmüş. “Seneye de katılmak isterdim olimpiyat sürecine, fakat önümüzdeki yıl bizim eğitim sisteminde biraz zorlayıcı bir dönem.

Turne bileti iyi ki çıktı bu anlamda.” Ya diğer turneciler? Gabriel Kimuhu, şarkı dalında. Büyük kardeşi Samuel 2007 Erkek Lisesi mezunu. Şu an üniversitede. O Türkçe öğrenememiş. “Ama…” diyor, “Ben sevdiğim için öğrendim.” En beğendiği konu bağlaçlar. Bir çırpıda aklına gelenleri sayıyor: peki, ama, lakin, çünkü. Tabii o başlayınca yanındakiler de hep bir ağızdan gülerek, tekrarlıyor. Bir de ayrıntı, o da arkadaşı Adrian gibi, Zeki Tazegül tarafından keşfedilen yeteneklerden. “Konferans salonunda şarkı söylüyordum. Zeki Bey girdi içeri birden ve ‘Sesin güzelmiş, bunu değerlendirelim’ dedi.” Şarkı yarışmasında beşinci olsa da turne fırsatı yakaladığı için kendini şanslı sayıyor. Nihayet Abdulfettah Muhammed’i okulla tanıştıran, Lise 3 öğrencisi ve turne şiir grubundaki Abdurrezzak Barre Abdi. Gerçi baştan okula gelmek istememiş, kardeşi yüzünden zoraki kaydolmuş fakat zamanla o derece alışmış ki arkadaşlarını da Light Academy ile tanıştırmış. 10’uncu olimpiyata şiir dalında katılmış ve “Dünya” ile bronz madalya kazanmış. Bu arada organizasyon atmosferinde Mısır, Azerbaycan, İngiltere, ABD, Makedonya, Tanzanya, Gürcistan ile dostluk kurmuş. Görüşmeleri de devam ediyormuş. 10’uncu organizasyonda “Karaağaç” isimli şarkı ile gümüş madalya kazanan Vennessa Alice Wanjiru da turneci olimpiyatçılardan. Anne Bilha Nyambura Gichuki iş kadını, baba Sammy Orwengo bilgisayar mühendisi. Aile Kenya’dan önce Amerika’da imiş. Ülkelerine dönünce iyi bir okul aramışlar. Tavsiyeler üzerine Mombasa Ligh Academy’nin kapısını çalmışlar. Anlatılanlardan hoşlanınca da kızlarını emanet etmişler. “Okula başladıktan sonra kızımın bireysel düşüncesi gelişti. Daha çok sorumluluk alıyor. İnsanlara yardım duygusu belirginleşti. Ye-

timhaneye gidiyor, engellilere yardım ediyor.” diyen anne “Her şeyden önce öğretmenlere ve niyetlerine güveniyorum.” vurgusunu ihmal etmiyor. Bir de Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile tanışma var. Vennessa’ya, daha önce Kenya’yı ziyaret eden Gül’e o günün hatırasına hazırlanan fotoğraf albümünü vereceği söylenir. Çankaya’ya çıkınca heyecanı had safhadadır. En çok da Cumhurbaşkanı’nın ne soracağını merak eder. Ve cevabını alır, “Saçlarını ne kadar sürede örüyorsun?” “4 saat” karşılığını verir fakat Gül hayretle bakar. Çünkü 4 saati 4 ay anlamıştır. Durum anlaşınca tebessüm eder. “Başarımızın devamını istedi. Bir de Türkçeye sahip çıkmamızı.” Vennessa 11’inci olimpiyata hazırlanan arkadaşı Ester’e de yardım etmiş. Ancak nasip başka bahara kalmış. Kenya’yı şarkıda temsil hakkı kazanan okuldaşı Martina’ya ise fazlasıyla güveniyor. Gelelim turneyle ilgili düşüncelerine. Aslında birden fazla mutluluğu bir arada yaşıyor. Tekrar Türkiye’ye gidecek bu bir, orada edindiği arkadaşları ile mesela Meksika ve Kosova ile görüşecek bu iki. Diğerleri ise özeli… Yükseköğrenimi mimarlık üzerine Türkiye’de yapmak istiyor. Fatih Üniversitesi’ni beğenmiş ama bölüm bulunmadığından başka okul araştırıyor. Tabii manileriyle Kenya finalini renklendiren davulcu Ahmed Muhammed Abdullahî, “Sarı laleler” şarkısına getirdiği sempatik üslupla Brian Bawa, Türkçe ile dans sevgisi sayesinde tanışan Eduardo Omondi, Nijeryalı baba-Türk annenin kızı Türkçe ve Kürtçe şarkılarla dinleyenleri şenlendiren Fatma Gufran Süleyman, birkaç lisanın ana dili seviyesinde konuşulduğu aile ortamında büyüyen, annesinin “gözbebeğim” deyip yalnız Türk öğretmenlerine emanet ettiği Şükriye Mahat, Mombasa’nın ziyadesiyle şen şakrak eski olimpiyatçıları Tarık Abdulaziz Ahmed ve Hatim Sahbbir Ali 11’inci olimpiyat için Türkiye’ye gelemiyor. Fakat gönül birliği ettikleri Anadolu insanına kucak dolusu selam ve sevgi gönderiyorlar. Hatta lisan-ı hâl ile “Biz gidemedik ama sizi bekleriz.” davetini bize emanet ediyorlar.

ZAMAN DK 216  

ZAMAN DK 216

Advertisement