Issuu on Google+

SUNUŞ

Kasım, 2011

Değerli Okurlarımız, Soğukların kendini iyiden iyiye hissettirdiği şu zamanlarda, Ankara’ya en çok yakışan mevsimi karşılamaya hazırlanıyoruz. Kış, Ankara’ya yakışmasının yanı sıra, buz gibi havalarda, sığınacak, ısınacak müzik dolu günleri de beraberinde getiriyor. Bu müzik dolu günlerden biri de, Halk Sağlığı Önderi Prof. Dr. Nusret Fişek Anısına düzenlenen Şan resitali… Vakfımızın da katkılarıyla gerçekleşecek olan resital, 03 Kasım Perşembe günü saat 20.00’de Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde olacak. Bu sayımızda, Oğuz Özlem’in “Bodrum Uluslararası Bale Festivali” ve Koray Ilgar’ın “ Bir Türk Bestecisi Olarak Ulvi Cemal Erkin’’adlı makalesini okuyabilirsiniz. Saygılarımla. Bahar Gökçeli Editör SCA MÜZİK VAKFI

11/01


DUYURULAR D 11/01

Kasım Ayında Ankara’daki Konserler ve Müzik Etkinlikleri 03 Perş.

20.00

03 Perş.

Çağdaş Sanatlar Merkezi

Halk Sağlığı Önderi Prof. Dr. Nusret Fişek Anısına Bir Barış Dinletisi (Şan resitali)

Manhattan

Chip Avustralya’dan etnik ve deneysel jazz triosu

03-04 Perş.- Cuma

20.00

CSO

Şef: Stefan Asbury Solist: Özgür Aydın Program: J. Sibelıus- Valse Triste Op.44 W.A. Mozart- 20. Piyano Konçertosu re minör E.Elgar- Enigma Varyasyonları Op.36

04 Cuma

20.00

Bilkent Konser Salonu

Şef: Işın Metin Program: W.A. Mozart- Senfoni no.38, re majör KV.504 “Prag” M.Cetiz-“Gece yürüyücüsü” W.A. Mozart- Senfoni no 35 re majör KV.385 “Haffner” J. Sibelıus - Senfoni no 5 mi bemol majör op 82

10 Perş.

09.30

Bilkent Üniversitesi Mithat Çoruh Konferans Salonu

Bilkent Trio İrina Nikotina-keman Yiğit Ülgen- çello Elif Önal-piyano R.Schumann-Trio Op.110

17-18 Perş.- Cuma

20.00

CSO

Şef: Rengim Gökmen Solist: Rüya Taner Program: A.Hoca- Kıbrıs Orkestra Süiti F.LizstMacar Fantezisi A.Saygun- 2.Senfoni

11/02


D 11/02

19 Cmt

20.00

Bilkent Konser Salonu

Bilkent Senfoni Orkestrası Şef: Cesario Costa Solist: Muhiddin Dürrüoğlu-piyano Program: B. Santos- Senfonik Uvertür No3 Chopin Piyano Konçertosu No2 Fa minör Op 21 Grieg Lirik Süit Op.54 Faure-“Pelleas et Melisande” Orkestra süiti op.80

24-25 Perş.- Cuma

20.00

CSO

Şef: Cem Mansur Solist: Paul Meyer-Klarinet E.Tanman “Okyanus Dalgaları” (Dünyada ilk seslendirilişi) Weber- 1.Klarinet Konçertosu Op73 Weber- 2.Klarinet Konçertosu Op74 Çaykovski “Hamlet” Fantastik Uvertur Op 67

26 Cmt

20.00

Bilkent Konser Salonu

Şef: Rauf Abdullahev Solist: Evlin Hoxha Ganiyev- Keman Ceyla Ganiyeva- keman Toğrul Ganiyev- keman Program: K. Karayev- Matem Odası G.Tartini- Şeytan Trilleri E.Chausson- Poem Op25 M.Ravel- Çigan Çaykovski “Francesca da Rimini” Op.32 K.Karayev- Yıldırımlı Yollar- Adagio K.Karayev Üç minyatür- Ayşe’nin Dansı

11/03


D 11/03

Halk Sağlığı Önderi Prof. Dr. Nusret Fişek Anısına

BİR BARIŞ DİNLETİSİ Şan Resitali Piyano Bora Ateşyakan Soprano Cansın Nehir Gündüz Funda Yazıksız Işılay Karataş Tenor Çağdaş Koçak 03 Kasım 2011 Perşembe, Saat 20.00 Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi Çankaya Belediyesi Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Nükleer Tehlikeye Karşı Barış ve Çevre İçin Sağlıkçılar Derneği (NÜSED) ve Sevda-Cenap And Müzik Vakfı işbirliği ile

11/04


D 11/04

11/05


JMI HABERLERİ JH 11/01

Jeunesses Musicales International* Hakkında 18-22 Eylül 2011 tarihinde Uruguay’ın başkenti Montevideo’da düzenlenen Vakfımız temsilcileri, JMI 66. Yıllık Genel Kurulu’na katılarak uluslararası ilişkileri canlı ve sağlam tutma çabasını sürdürmüştür. Sloganı “müzikle farkındalık yaratmak” olan Dünya Gençlik Müzik Örgütü ( JMI) 80 üyesi ile dünyanın en geniş gençlik ve müzik ağı. Yerel, ulusal ve uluslararası projelerle gençliğin müzik yolu ile gelişmesine araç. Her yıl 36.000 farklı müzik etkinliği ile 30 yaş altı 5 milyon gence ulaşıyor. JM yaklaşık 70 yıldır, müziğin gücü ile sosyal, coğrafi ve kültürel bir köprü oluşturarak uluslararası diyalog için platform olmuş. Gençlerin kişisel gelişiminde önemli bir rol üstlenmiş gençlere konser yapma olanağı sağlaması, vizyonlarının genişlemesi ve müzik kariyerinde ilk basamakları güvenle çıkmaları görev edinilmiş. Türkiye’nin 2000 yıllarından beri üyesi olduğu Jeunesses Musicales International, yetişmekte olan müzisyenler için dünyaya açılan bir pencere, Sevda-Cenap And Müzik Vakfı içinse dünyada müziğin gençlere ne yöntemlerle ulaştığını takip edebileceği bir ağ olmuştur. Toplantılarda Elif Başman 2014 yılına kadar yönetim kuruluna seçilmiştir ve İbrahim Barışık’ın ise Avrupa Yönetim Kurulu üyeliği 2012’ye dek sürecektir. Yarının dünyası, bugünün gençlerinden oluşacak. Çok güçlü bir ifade dili ve dünyanın her yanında geçerli bir dil. JMI, gençlerinin hayallerini müzik yoluyla gerçekleştirmesine aracılık ediyor çünkü gençlerin sesinin duyulması gerekli. Her etkinlik müziğin genç insanların yaşamında müziğin olumlu gücüne inanılarak gerçekleştiriliyor. www.jmwo.net 1949’da, dünyanın ilk gençlik orkestrası Jeunesses Musicales World Orchestra, 1997 den beri Unesco’nun Barış Elçilerindendir. Bugüne dek 30 ülkede, 5000 müzisyenin katılımı ile verilen konserlerde 2 milyon izleyiciye ulaşıldı. www.worldyouthcoir.org 17-26 yaş arası koristleri bir araya getiren organizasyon 1989 yılından beri aktif. Yazın gerçekleşen yoğun provaları ve uluslararası konserleri ile genç koristlerin hayatında yarattığı farklılık ve sağladığı kültürel değişim ile dünyanın özgün organizasyonlarından biri. Bugüne de 1500 korist 1 milyondan fazla izleyiciye ulaştı. Bu global okul, 1996’dan beri UNESCO’nun Barış Elçilerindendir. www.yama-award.com 0-18 yaş izleyici için özel hazırlanmış, ritm – kültür – armoni ve insanlıkta farkındalık yaratan, sanatla pedagojiyi birleştiren, olumlu sosyal mesajlar veren projelerin ödüllendirilmesi 2008’den beri yapılmakta. * JMI ( Jönes Müzikal) bu örgütün adı muhtemel nedenlerle fransızca “Jeunesses Musicales” olarak belirlenmiş daha sonra uluslararası niteliğe kavuşunca, İngilizce “International” sözcüğü eklenmiştir. Böylece iki dilli bir örgüt adı ortaya çıkmıştır.

11/06


JH 11/02

www.immagnefestival.net Her yıl 31.000 genç müzisyene ve 210.000 öncelikle genç izleyiciye ulaşan proje 12 – 19 yaş müzisyenlerin dilediği müziği yapmaları demek. Her türden müzik, farklı kültürlerden izleyici ile buluşuyor. Sahnedeki konserler, gençlerin müzik kariyerlerini geliştirebilecek workshoplar ile destekleniyor. Özgünlük ve sahne karizmasının önemsendiği proje 1998’den beri sürdürülmekte. Güney Afrika’da 5 ülkede sürdürülen proje 75.000 müzisyene 100.000 izleyiciye ve de 40 festivale ulaşarak JMI’nın başarılı çalışmalarından biri oldu. www.music-crossroads.net Zımbave, Mozambik, Malawi, Tanzanya ve Zambia’da 15 – 25 yaş arası gençlerin müzik yoluyla eğitilmesi projesidir. 1995’den beri yürütülen proje 50.000 müzisyene 330.000 izleyiciye ulaşmıştır. Proje 2010’dan UNESCO ve AVRUPA BİRLİĞİ “En iyi uygulama” ödülünü almıştır. www.ethno-world.org Workshoplar, jam sessionlar, seminerler, konserler, etnik müzik kalıpları… Hepsinin ortak işlevi müzik kültürlerinin farklılıklarını öğretmek ve izleyici ile paylaşmak. Aynı zamanda geleneklerin de paylaştığı Ethno projeleri, gerçek bir yaşam deneyimi de olmakta. JM Türkiye, Kıbrıs, İsveç ve Norveç’te yapılan organizasyonlarda yer alarak, geniş izleyici kitlesine ulaşmıştır. JMI çatısı altında Jazz projeleri, 35 yaş altı müzisyenlerin katılımı ile Yolsuzluk Karşıtı Müzik Yarışması, Yazlık Müzik Programları, JMI Dünya Buluşma Merkezi (Weikersheim), sanatçıların hareketliliğinin sağlanması, eğitim programları ve toplantılar vasıtasıyla kültürel ilişkilerin güçlendirilmesi ve 2010’dan beri 1 Eylül’ün uluslararası Gençlik ve Müzik Günü -kısaca YO olarak kutlanması gerçekleşmektedir. Günümüzde gençlikle iletişim kurmanın en geçerli yöntemleri website, facebook, youtube, twitter, myspace, sound-clud ve vimeo kullanılmaktadır. Website 2011’de 38.624 kişi tarafından ziyaret edilmiş; facebook’ta 2.756 fan - 3.843 arkadaş; twitter da 3.115 takipçi - 655 tweet; youtube’da 69.229 toplam video; sound -cloud’da 4.489 track oyunu, 189 track indirilmiş. Ayrıca çıkartılan RIFRAF MAGAZİNE, MEET MUSIC MAGAZİNE, AGENDA, VICE MAGAZİNE de uluslararası tanıtım için etkili olmuştur. Dünyada yayınladığı %64 ile Avrupa, %11 ile, Afrika, %9 ile Asya ve %6 ile Amerika olan örgütte önümüzdeki yıllarda tüm kıtaların aynı etkinlikte katılımı hedeflenmektedir. Gerçekleştirilen aktivitelerin %46’sı klasik, %14’ü çağdaş, %5’i erken dönem, %10’u caz, %6’sı pop, %2’si rap, hiphop, %15’ geleneksel, %2’si avantgarde dır.

11/07


VAKIFTAN HABERLER VH 11/01

ÖZEL

SEVDA-CENAP AND MÜZİK KURSU KAYITLAR İÇİN SON FISAT Çello Çocuk Korosu Gitar Kadınlar Korosu Keman Orff Piyano Solfej Şan Yan Flüt

Tunalı Hilmi Caddesi 114 / 49 06700 Kavaklıdere / Ankara Tel: (0 312) 466 44 27 * 427 08 55/17

11/08


MÜZİKSEVERİN KÖŞESİ MK 11/01

Bodrum Uluslararası Bale Festivali Oğuz Özlem* Günümüzde teknolojinin gelişmesiyle birlikte, haberleşme ve buna bağlı olarak dostluk anlayışının da gelişmesi sonucunda, mesafe ve sınır gibi kavramlar ortadan kalktı. Ülkeler arasında kültürel ve sanatsal bütünleşmenin boyutları sınır tanımıyor. İşte Bodrum Uluslararası Bale Festivali kabına sığmayan her sene repertuar ve sanatçılarıyla büyük beğeni kazanan festivalin yankıları Avrupa’daki sanat dergilerinde yer buldu. Bir taşla iki kuş vurmak istiyorsanız, güzellikler diyarı Bodrumu’un güzelliğini yaşayın. Bir başka güzellik yaşamak istiyorsanız, tatilinizi Bodrum Uluslararası Bale Festivali’nin zengin bale repertuarına sahip festival tarihine denk getirin. Sanat ve sanatçı, yaşadığımız ülkenin ekonomik, toplumsal, siyasal ve kültürel koşullarının hangi çapta olduğunu, nereye doğru gittiğini ve bu yaşam koşullarının bize ne gibi yararları ve zararları olacağının bilinciyle duygularını ve düşüncelerini harekete geçiren insanlardır. Bu temel duygular sonunda, çağdaş sanatın ve kültürün belli başlı ürünlerinden ve insanın yaşıyla eşit olan dans sanatının çeşitli varyasyonlarından bir demet oluşturmak; tabii ki mümkündü. Festival kapsamında, Anadolu’nun engin tarihinin bir köşesinde uygarlık serpintisi olur düşüncesi ile Bodrum Uluslararası Bale Festivali ortaya çıktı. Bu sene dokuzuncusu yapılacak olan Bodrum Uluslararası Bale Festivali, sanat ve kültür yaşamı içinde yıldan yıla büyük bir ilgiyle izlenmeye devam ediyor. Festivalle ilk tanışıklığım 1966 yılında, Almanya’daki Bayreuth Festival’inde Mozart’ın “Saray’dan Kız Kaçırma Operası’ndaki dans sahnesinde rol almamla başlamıştı. O zamanlar Ankara Devlet Konservatuarı’nda bale öğrencisiydim. İnsanların görerek, işiterek ve duyarak keyif aldıkları o sanatsal şölenin güzelliğini hiç unutmadım. Dünya medeniyetinin başlangıç yeri olan Anadolu topraklarına olan ilgi dünyada yoğunlaşıyor. Bu festivalin zamanımıza kadar, kalenin tarihi atmosferinde, o şirin küçük sahnesinde sergilenmesi; büyük bale topluluklarının gelmesini tabii ki zorlaştırıyordu. Ama ben inanıyorum ki; Bodrum’un genç, enerjik ve kısa zamanda yaptıklarıyla göze batan Belediye Başkanı, bu festivalin yöredeki tarihi derinliklerindeki kültür ve sanat hazinelerinden biri olan Bodrum’daki antik tiyatroda devam etmesini isteyecektir. Şüphesiz, Antalya’daki Aspendos Tiyatrosu’nun sanatsal görkemine yakın değerde olacak olan bu festivalin amacı, Bodrum’un elinde bulunan antik değerler ve doğa güzelliğinin yanında, kültür ve sanat varlıklarının da bu sanatsal etkinliklerle birlikte uluslararası arenaya çıkmasıdır. Yörenin turizm potansiyelinin insanın başını döndürecek derecede fazla olması; bu festivalin de son üç senedir eserleri kapalı gişe oynaması ve hatta biletlerin karaborsada satılması bir başarıdır. * Ankara Devlet Bale Sanatçısı

11/09


MK 11/02

İnsanların hemen aklına, başarısı kanıtlanan bu festival neden görücüye çıkmasın sorusunu akıllara getiriyor. Bodrum Uluslararası Bale Festivali, festival tarihlerinde bu çağdaş, sanatsal ve kültürel tüketimin ve gurur verici olayı, ikili anlaşmalar çerçevesinde komşu Yunanistan ve adalarıyla neden paylaşılmasın? Böyle bir olayın oluşumu, Türkiye’ye Uluslararası alanda büyük yararlar getirecektir. Unutulmamalıdır ki: 2000 yılında Bodrum Uluslararası Bale Festival fikrini ortaya attığım zaman, zorluklar diz boyundaydı. Festival tarihindeki sıcak hava koşulları, sahne imkansızlığı, sanatçıların o tarihte tatilde olmaları gibi sorunlar, daha sonra meslek sevgisiyle yoğrulmuş, sahne tozu, akıl ve bilgiyle birleşti. Bütün bunların sonucundaysa; Avrupa Festivaller Birliğine girmeye layık bir hale geldi. Cesaretle sorgulanan fikirler, bir sonraki başarıyla birlikte güzellikleri de beraberinde getirir.

11��� /�� 10


MK 11/03

Bir Türk Bestecisi Olarak Ulvi Cemal Erkin’in Yaratıcılığı Koray Ilgar Cumhuriyet Türkiyesi’nin Türk Beşleri olarak tanınan bestecilerinden ve Çağdaş Türk Müziği’nin klasiklerinden olan Ulvi Cemal Erkin’in (1906 – 1972) yaratıcı düşünce üslubu ve eserlerinin sanatsal değeri, onun 20. yüzyılın ulusal bestecilik okullarının öncüleri arasında yer almasını sağlamıştır. Erkin’in yaratıcılığının kökeni, Türk Halk Müziği’ne ve bu müziğin makamlarına dayanır. Bestecinin müziğinin ulusal içeriği, dünya sanatıyla evrensel bir sentez oluşturur. Erkin, Türk Beşleri’ni oluşturan diğer bestecilerle birlikte çağdaş Türk çoksesli müziğinin doğuşuna öncülük eden bestecilerden birisidir. Ulvi Cemal Erkin, başlıca etki öğesini Anadolu ritimlerinin ve ezgilerinin çarpıcılığında bulur. Besteci, Neo-Klasikçi eğilimine rağmen eserlerinde geleneksel ezgilerin çekiciliğini buluşçu bir kavrayışla ön plana çıkartarak, kendine özgü bir armonik duyuş ve anlayışla birlikte, etkileyici ezgisel ve ritmik yapılanmayı ustalıklı bir şekilde kullanmış ve parlak bir çalgılamanın yetkin örneklerini sunmuştur. Erkin, yapıtlarında açıkça geleneksel Türk Sanat Müziği makamlarını da kullanmıştır. Türk Halk Müziği’nin yapısını, makamlarını iyi bilmesi ve bunları yapıtlarında ustalıklı bir şekilde kullanması, onun besteciliğinin karakteristik özelliklerindendir. Her iki müzik türünün de ezgisel, ritmik ve armonik özelliklerini birbirleriyle harmanlayabilmiştir. Erkin’in eserlerinde Debussy ve Ravel’in izlenimci stili de görülebilmektedir. Duygunluk ve etkileyici çalgısal tınılar eserlerinde dikkat çeken öğelerdir. Erkin halk kaynaklarından olabildiğince yararlanmış ve geleneksel Köçekçe müziğine ilgi duymuştur. Erkin’in, titiz biçim çalışması ve ustalıklı orkestralamasıyla dikkat çeken yapıtlarında, klasik tonal müzikten pek uzaklaşmamakla birlikte, besteci olarak yeni anlayış ve teknikleri ilgiyle izlenmiştir. Besteci, eserlerinde Geleneksel Türk Müziği’nin makam dizilerinden yararlanmış, ancak makamların kalıplaşmış seyir özelliklerine bağlı kalmak yerine daha farklı yürüyüşler ve ezgisel yapılar kullanarak asıl makamın önerdiğinden daha değişik renkler ve duygular elde etmiştir. Erkin, Debussy ve Ravel izlenimciliğinin etkisi altında kalmış olduğu ilk bestecilik döneminden sonra, zaman içinde kendine özgü tarzını oluşturarak olgunlaşmıştır. Yapıtlarında aksak ritimleri kullanması, dörtlü ve beşli aralıklardan oluşan akorlara, majör-minör armonik yapı içerisinde yer vermesi, sürekli özgün akorlar bulma arayışına girmesi ve Türk müziğindeki doğaçlama havasını oluşturması, Ulvi Cemal Erkin’in bestecilik özellikleridir. Sonat, konçerto ve senfoni türündeki yapıtlarının birinci bölümleri çoğunlukla Avrupa Müziği’nin, diğer bölümleri ise geleneksel Türk Sanat Müziği’nin etkisindedir. Erkin’in eserlerinde genellikle klasik biçimleri kullanmasına karşın, zaman zaman bu uygulamanın dışına çıktığı da olur. Eserlerinin yavaş bölümlerinde melankolik bir atmosfer, hızlı ve kıvrak yapıdaki final bölümlerinde ise Köçekçe veya Horon müzikleri etkindir. Erkin’in besteciliğindeki bir diğer dikkat çeken nokta da, kendi döneminin aktif bestecilerini takip etme konusundaki titizliğidir. Senfonik eserlerinin armonik ve ezgisel

11��� /�� 11


MK 11/04

yapılarında Şostakoviç ve Haçaturyan gibi büyük Sovyet bestecilerinin etkileri açık şekilde görülür. Bu akımın, bestecinin orkestrasyon stilini de oldukça etkilediği söylenebilir. Zira senfonileri ve keman konçertosundaki teknik eğilim bu yöndedir. Bununla birlikte oda müziği yapıtlarında da Bartok ve Hindemith gibi bestecilerin etkisinde kalmıştır. Bestecinin yaylı sazlar dörtlüsü, son derece belirgin bir Bartok stili halk müziği öykünmesidir. Buna rağmen armonik yaklaşımı Bartok ve Hindemith’in aksine dörtlü sistemde değil, majörminör sistem dâhilindedir. Döneminin yaratıcı bir aydını olan Erkin, besteci arkadaşı Necil Kazım Akses’le birlikte çok sayıda opera yapıtını Türkçe’ye kazandırarak Türk opera repertuarına armağan etmiş ve sahnelenmesini sağlamış, konservatuar ve opera orkestralarının şefliğini yapmış, Ankara Radyosu’nun “çoksesli müzik” bölümünü yönetmiş, besteciliğini sürdürürken bir yandan da Ankara Konservatuarı’nda öğrenciler yetiştirmiştir. 1971 yılında “Devlet Sanatçısı” unvanıyla onurlandırılan besteci, sanat yaşamı boyunca Avrupa ülkelerinden nişanlar almıştır: 1950 yılında, Fransız Eğitim Bakanlığı’nın Palme Academique nişanı; 1959 yılında, “Şövalye” derecesindeki Légiond’honneur nişanı; 1963 yılında, İtalya’nın Ordine Al Meritodella Republicca İtaliano nişanı ve 1970 yılında “Officier” derecesindeki Légiond’honneur nişanı bunlardan bazılarıdır. Ayrıca Sevda Cenap And Müzik Vakfı’nın Onur Ödülü Altın Madalyasını almış ve bir yıl sonra…… Prof. Koral Çalgan’ın armağan kitabı Vakıf tarafından yayınlanmıştır. Ayrıca, notaları Vakfımız tarafından yazdırılmış ve seslendirilmeye uygun hale getirilip Sevda Cenap And Müzik Vakfı Nota Kütüphanesine konmuştur. İlk yapıtlarında geç romantizm ve izlenimcilikten yola çıkan Ulvi Cemal Erkin, kısa sürede Türkiye’deki geleneksel müzik türlerinin, özellikle de Türk Halk Müziği’nin makamsal ve ritmik öğelerini ustalıkla kullanmaya başlamış, üzerine bilinçli bir biçimde eğildiği bu öğelerin renkleriyle ulusal bireşime ulaşmıştır. Halk Müziği’nin zengin kaynaklarından yararlanıp, aksak ritimli yapının arasına ya da üstüne taksim gibi serbest ve durgun bir bölme yerleştirerek değişik bir hava yaratmak Ulvi Cemal Erkin’in sıkça ve ustaca uyguladığı bir yöntemdi. Erkin, yapıtlarında kolayca benimsenen ve akılda kalan Türk ezgilerini bularak, bunları zevkli bir armoni üzerine oturtmasını, Anadolu’nun kokusunu, rengini ve sesini Avrupa Müziği’nin tekniğini de kullanarak çağdaş kalıplar içerisine ustaca dökmesini bilmiştir. Ulvi Cemal Erkin’in eserlerindeki içtenlik, sıcaklık ve yalınlık onların sevilip sık çalınmasının başlıca nedeni olmuştur. İncelikli bir beğeni süzgecinden geçirerek uzun uzun düşünen ve tartan, müziği notaya aktarırken daha çok titizlenen Erkin, duyguyu daima öncelikli kılan özgün eserler vermiş ve soylu olanı seçmesini bilen kişisel tarzı ile ülkesinin müziğini yüceltmiştir.

11��� /�� 12


MK 11/05

Yararlanılan Kaynaklar

Kitaplar: 1) AYDIN, Yılmaz. Türk Beşleri, Müzik Ansiklopedisi Yayınları, Ankara, 2003 2) BORAN, İlke & ŞENÜRKMEZ, Yıldız. Kültürel Tarih Işığında Çoksesli Batı Müziği,Yapı Kredi Yayınları, İstanbul, 2010 3) ÇALGAN, Koral. Ulvi Cemal Erkin’e Armağan, Sevda-Cenap And Müzik Vakfı Yayınları, Ankara, 1991 4) KÜTAHYALI, Önder. Çağdaş Müzik Tarihi, Yayına Hazırlayan: Nejat İlhan Leblebicioğlu, Ankara, 1981 5) MEHTİYEVA, Naile. Konser Kılavuzu: 92 Kompozitörden 297 Senfonik Yapıtın Analizleri, Bilkent Üniversitesi Yayınları, Ankara, 2003 6) MİMAROĞLU, İlhan. Müzik Tarihi, Varlık Yayınları, İstanbul, 2009 7) SAY, Ahmet. Müzik Tarihi, Müzik Ansiklopedisi Yayınları, Ankara, 1995

İnternet Siteleri: 1) 2) 3) 4)

http://www.beethovenlives.net/ulvi_cemal_erkin.htm http://www.klasiknotlari.com.tr/111/Ulvi_Cemal_Erkin.html http://tr.wikipedia.org/wiki/Ulvi_Cemal_Erkin http://www.ulvicemalerkin.com/yasam_oykusu.htm

11��� /�� 13


MK 11/06

2011 Gramophone Ödülleri İngiliz Gramophone Ödülleri’nin 2011 yılı sahipleri belli oldu. Yılın kaydı ödülünü, bu yıl Pavel Haas Dörtlüsü alırken, yaşam boyu başarı ödülünü Janet Baker ve yılın sanatçısı ödülünüyse Gustavo Dudamel aldı. Steinway & Sons firması işbirliğiyle verilen prestijli ödüller 6 Ekim 2011 tarihinde Londra’nın Dorcester Oteli’nde düzenlenen bir törenle sahiplerini buldu. 2011 Gramophone Ödüllerinin sahipleri Barok Enstrümantal C.P.E. Bach Harpsichord Concertos  Andreas Staier, Freiburg Baroque-Petra Müllejans. Harmonia Mundi HMC902083/84 Barok Vokal Handel Apollo e Dafne. La Risonanza. Glossa GCD921527 Oda Müziği Dvorák String Quartets Op. 106 & 96. Pavel Haas Quartet. Supraphon SU40382 Koral Performans Elgar The Kingdom. Claire Rutter, Susan Bickley, John Hudson, Iain Paterson, Hallé Choir & Orchestra-Sir Mark Elder. Hallé CDHLD7526 Konçerto Debussy Fantaisie, Ravel Piano Concertos, Massenet Piano works.  Jean-Efflam Bavouzet, BBC Symphony Orchestra-Yan Pascal Tortelier. Chandos CHSA5084 Çağdaş Müzik Birtwistle Night’s Black Bird. Hallé Orchestra-Ryan Wigglesworth. NMC NMCD156 DVD Döküman Carlos Kleiber: Traces to Nowhere. A film by Eric Schultz. Arthaus 101553 DVD Performans Verdi Don Carlo. Soloists, Chorus and Orchestra of the Royal Opera House, Covent Garden-Antonio Pappano. EMI Classics 6316099 Erken Dönem Striggio Mass in 40 Parts etc. I Fagiolini et al-Robert Hollingworth. Decca 4782734 Tarihi Kayıt Mahler/Cooke Symphony No 10. LSO, Philharmonia-Berthold Goldschmidt. Testament SBT31457

11��� /�� 14


MK 11/07

Enstrümantal Brahms Handel Variations, Piano works Opp 118 & 119. Murray Perahia. Sony Classical 88697727252 Opera Rossini Ermione. Soloists, Geoffrey Matchell Choir, LPO-David Parry. Opera Rara ORC42 Orkestral Shostakovich Symphony No 10. RLPO-Vasily Petrenko. Naxos 8572461 Resital Verismo Arias Various. Jonas Kaufmann, Chorus and Orchestra of the Santa Cecilia Academy Rome-Antonio Pappano. Decca Classics 4782258 Solo Vokal Britten Songs & Proverbs of William Blake. Gerald Finley, Julius Drake. Hyperion CDA67778 Editör’ün Seçimi Rossini Stabat Mater. Netrebko, Santa Cecilia Orchestra & Choir-Pappano EMI 6405292

KİTAP Kontrpuan - Yatay Çokseslendirme Gökçe Altay, Müzik Eğitimi Yayınları, 2011 Bu kitap, amatör ya da profesyonel, bütün müzisyenlere ve müzikseverlere, kontrpuan / yatay çokseslendirme sanatının temel ilkelerini olabildiğince anlaşılır ve özlü biçimde tanıtabilmek amacıyla hazırlanmıştır. Bu kapsam içinde kitapta müzikte ezgi algısını geliştirme, eserde eş zamanlı olarak hareket eden ezgiler, ezgi kurulumu ve ezgi analizi, aralık türleri, gecikme, geçit sesi vb. müziksel oluşumlar, armonik duyuş ve çözümleme, eş zamanlı olarak farklı anahtarları okuma, stil bilinci oluşturma ve müzikal algı konularına yer verilmiştir. Genel olarak, Rönesans dönemine ait ve Palestrina stili vokal müziğin ilkelerini temel alan bu kitap, yüz yıllar boyu süren oluşum ve gelişim sürecinin doruğa çıktığı 16. yüzyıl kontrpuan sanatının ilkelerini hem teknik hem de estetik yönleriyle ele almaktadır.

11��� /�� 15


MK 11/08

KONSER Bilkent Senfoni Orkestrası sezon açılış konserine 23 Eylül akşamı Şef Işın Metin yönetiminde Gustav Mahler’in No.10 Senfonisinin Adagiosu ile başladı. W.A.Mozart’ın Flüt ve Arp için yazdığı Do Majör Konçertosunu (KV.299) Flütist Sharon Bezaly ile değerli Arp Sanatçımız Şirin Pancaroğlu birlikte yorumladılar. Konserin ikinci bölümü Dimitri Şostokoviç’in Senfoni No.5 Re minör eseri ile sona erdi. Ankara TRT Radyo Evi’nde Piyanistlerimiz Kamerhan Turan ve Rauf Paşoğlu 22 Ekim akşamı düo piyano konseri verdiler. Konserin ilk bölümünde W.A.Mozart’ın Re Majör İki Piyano için Sonatı’nın tüm bölümleri ve W.A.Mozart’ın Don Giovanni Operasını Frans Liszt Reministens(Hatırlatma) iki Piyano için adlı eseri çalındı. Konserin ikinci bölümünde ise Sergey Rachmaninov’un İki Piyano için Suit No.1 yorumlandı. Bis için sahneye geri gelen piyanistlerimiz, Astor Piazzolla’dan “Libertango” yu çalarak geceye veda ettiler.

88. YIL CUMHURİYET KOROSU 23 Ekim 2011 Pazar, Anıtparktaydı.


Kasim 2011