Page 1

DAIKIN TÜRKİYE YAYINIDIR / PUBLISHED BY DAIKIN TURKEY

santi̇grat NİSAN/APRIL l MAYIS/MAY l HAZİRAN/JUNE 2016 SAYI/ISSUE 32

TESTAŞ AYDIN’DA DAIKIN PLAZA YAPACAK TESTAŞ BUILDS A DAIKIN PLAZA IN AYDIN

UYGUN KLİMA SEÇİMİNİN PÜF NOKTALARI TIPS FOR CHOOSING THE RIGHT AIR CONDITIONER

NEF MERTER 13 PROJESİ DE KALİTEYİ SEÇTİ NEF MERTER 13 PROJECT PREFERRED QUALITY

DAIKIN SOLUTION PLAZA FUHA İSTANBUL SEKTÖRÜN BULUŞMA NOKTASI OLDU DAIKIN SOLUTION PLAZA FUHA ISTANBUL BECAME THE SECTORAL HUB


ÖNSÖZ/FOREWORD Yılmadan çalışıyoruz! Hem ülkemiz hem de dünyamız zor günlerden geçiyor. Biliyorum ki hepimizin içi acıyor. Her yeni güne endişeyle uyanmak bizi derinden sarsıyor olsa da hayat devam ediyor. Kendimizi bu kaosa kaptırmamamız gerekiyor. Böyle zor zamanlarda tutunacak ve güç alacak dallarımız olmalı… Olmalı ki yarına dimdik çıkabilelim. İşimiz, en büyük gücümüz… Dünyada sadece siyasi gerginlikler değil, ekonomik sıkıntılar da büyük oranda hayatı etkiliyor. Artık bir “göçmen” ekonomisinden söz ediyoruz. Dünyanın en büyük üretim hacimlerinden birine sahip olan Çin, yüzde 6.8 rakamı ile son 25 yılın en düşük büyüme oranını gördü. Buna karşın 2015 yılında dünya yüzde 3, Türkiye yüzde 4 civarında büyüdü. Bu oranlara göre Çin’in büyümesi yüksek gibi görünüyor; ancak dünya çapındaki yatırımcıları rahatsız edecek kadar da küçük bir büyüme anlamına geliyor. Global ekonomi her şeyin birbirine bağlı olduğu bir düzen. Bütün dünya “FED faizi artıracak mı?” diye nefesini tutup bekliyor. Merkez Bankaları, döviz piyasaları buna kilitleniyor. Sonra bir de petrol ve altın var… Her birindeki değişim yeni bir gelişme ve pozisyon anlamına geliyor. Bu da şirketlerin her daim yedek bir planları olması gerekliliğini beraberinde getiriyor. Türkiye ve dünyadaki durum bizi daha çok çalışmaya ve üretmeye itiyor. Çünkü şirketimizin hamurunda Japon kültürü var. Japonlar, tarihlerinde yaşadıkları yıkımlardan hep daha güçlü olarak çıktılar. Bunun temelinde inanç ve çalışkanlıkları yatıyor. Biz de daha güzel bir geleceğe inanarak çalışmalarımıza devam ediyoruz. Dolayısıyla tüm bu değişkenlere ve zorluklara rağmen hedeflerimize adım adım ulaşıyoruz. Bu olumsuzluklara karşın ihracatımızı 4 yılda 4 kat arttırdık ve önümüzdeki 3 yılda da 3 kat arttırmayı planlıyoruz. Ayrıca dünyanın en büyük ve kapsamlı iklimlendirme deneyimleme merkezi Daikin Solution Plaza fuha İstanbul, üniversite ve sektörün buluşma noktası olma yolunda ilerliyor. Hala ziyaret etmediyseniz büyük bir deneyim kaçırdığınızı söylemeliyim. Detaylarını dergimiz sayfalarında okuyacağınız şirketimizden haberlerin yanı sıra eğitici ve eğlenceli birçok konu da sizi bekliyor. Siz iş ortaklarımızın fikirleri bizim için çok önemli, lütfen dergimizde yer alan konular hakkındaki fikirlerinizi bizimle paylaşın. Doğanın uyandığı, her şeyin canlandığı ilkbahar aylarının güzel günlerin müjdecisi olmasını diliyorum...

Working heartily as ever! Our nation and the world are going through very hard times. I know that we all hurt so bad deep down in our hearts. As staggering it may be to start every day in worries, life still goes on. We need to refrain from getting carried away in this chaos. We need branches to hold on to and to find strength at times like these… So we can survive stronger than ever. Our jobs are primary sources of power… All around the world, economic woes have as great an impact as the political ones. Now we are talking about an “immigrants” economy. China, which has one of the largest production volumes in the world, realized the lowest growth rate of the last quarter century with 6,8 percent. On the other hand, the world has grown by 3 percent, and Turkey by 4 percent in 2015. Given the facts, China’s growth may look substantial; still, it is small enough to disturb global investors. In global economy, everything is interdependent. The entire world is waiting anxiously “whether the FED will raise the interests. Central Banks, exchange markets are focused on the target. Then come oil and gold… A change in each signifies a new development and a new position. As a result, companies require a B plan at all times. The status in Turkey and the world prompts us to workd and produce harder. Because the Japanese culture is in our corporate blood. The Japanese have always survived ravages stronger than ever. Faith and hardwork lie at the bottom of it. Likewise, we continue toward our goals with a strong faith in better times to come. Therefore, we realize them one by one despite all the variables and hardships. In spite of all the negativities, we have quadrupled our export within four years, and we are aiming to triple it in the next three years. In the meantime, Daikin Solution Plaza fuha Istanbul, the world’s biggest and the most extensive climatization experience center is becoming a meeting hub for the universities and the sector. If you haven’t visited it, you are missing a lot. In addition to news from Daikin, the details of which are available in the following pages, a variety of enlightening and entertaining issues abound. The thoughts and comments or our business partners mean a lot, so please feel free to share your feedback. May the refreshing and invigorating season of spring bring us the herald of good times…

İyi okumalar

Enjoy your read

HASAN ÖNDER DAIKIN TÜRKİYE CEO

HASAN ÖNDER Daikin Turkey CEO 3


İÇİNDEKİLER/CONTENTS TESTAŞ’IN KURUCUSU TUNCAY TOSUN 2016 YILINDA ATILIM YAPMAYA KARARLI. AYDIN KENTİNE HİZMET VEREN TESTAŞ, BU YIL İÇİNDE KURULMASI PLANLANAN DAIKIN PLAZA İLE KENTTEKİ DAHA BÜYÜK ÖLÇEKLİ İŞLERİ DE ÜSTLENECEK… TUNCAY TOSUN, THE FOUNDER OF TESTAŞ, IS DETERMINED TO REALIZE A SPURT IN 2016. SERVING CUSTOMERS IN AYDIN, TESTAŞ WILL UNDERTAKE EVEN LARGER SCALE PROJECTS IN THE CITY WITH THE NEW DAIKIN PLAZA THAT IS PROJECTED TO BE LAUNCHED.

10 KLİMA MEVSİMİ GELİYOR. EN İYİSİ ŞİMDİDEN KLİMA ALMANIN İNCELİKLERİNE GÖZ ATIN… DAIKIN TÜRKİYE CEO’SU HASAN ÖNDER’DEN İPUÇLARI… THE AIR CONDITIONING SEASON IS RIGHT AROUND THE CORNER. IT’S A GOOD IDEA TO CHECK OUT THE HINTS ABOUT AIR CONDITIONER SHOPPING WITH DAIKIN TURKEY CEO HASAN ÖNDER…

22 TÜRKİYE PAZARINDAKİ BAŞARISINI SINIRLARIN DIŞINA TAŞIMA HEDEFİNE YOĞUNLAŞAN DAIKIN, ARADAN GEÇEN 4 YILLIK SÜREDE İHRACATINI 4 KAT ARTIRMAYI BAŞARDI. FOCUSING ON THE MISSION OF CARRYING ITS ACHIEVEMENTS IN THE TURKISH MARKET TO THE INTERNATIONAL ARENA, DAIKIN QUADRUPLED ITS EXPORTS WITHIN FOUR YEARS.

16 MİMAR SİNAN’I TANIMAYAN YOK! O SADECE OSMANLI’YA DEĞİL, DÜNYAYA MAL OLMUŞ BİR MİMAR… ESERLERİNİ VE YAŞAMINI HATIRLATALIM İSTEDİK. EVERYBODY KNOWS SINAN THE ARCHITECT! HIS REPUTATION WAS ACKNOWLEDGED NOT ONLY BY OTTOMANS, BUT THE ENTIRE WORLD. 4

14


u

ESKİDEN DOKTOR VEYA MÜHENDİS OLUP, HAYATI GARANTİYE ALMAK EN BÜYÜK HEDEFTİ. GÜNÜMÜZDE İSE ADINI TELAFFUZ ETMEKTE BİLE ZORLANACAĞIMIZ YENİ MESLEKLER GÖZDE… IN THE PAST, BECOMING A DOCTOR OR AN ENGINEER WAS THE GUARANTEE FOR A SECURE LIFE. TODAY, WE CAN BARELY PRONOUNCE THE NAMES OF THE TRENDING PROFESSIONS. 26

u YENİ NESİL KLİMALARDA ÇEVRE DOSTU R32 SOĞUTUCU AKIŞKAN KULLANIMINI YAYGINLAŞTIRMAYA ÇALIŞAN DAIKIN, BU KONUDAKİ ÇALIŞMALARI İLE JAPONYA ÇEVRE BAKANLIĞI TARAFINDAN ÖDÜLE LAYIK GÖRÜLDÜ.

u

WORKING TO EXPAND THE USE OF ECO-FRIENDLY R32 REFRIGERANT IN NEW GENERATION AIR CONDITONERS, DAIKIN IS GRANTED AN AWARD BY THE JAPANESE MINISTRY OF ENVIRONMENT FOR ITS EFFORTS. 34 YAŞAMAK İÇİN ÇALIŞIYORUZ AMA MANEVİ KAZANIMLAR DA İŞ YAŞAMINDA ÖNEMLİ. EĞER, İŞİNİZİN BİR CENDEREYE DÖNÜŞMESİNİ İSTEMİYORSANIZ, BAZI NOKTALARA DİKKAT ETMENİZ GEREKİYOR. WE ARE WORKING TO EARN OUR LIVING, STILL, MORAL GAINS ARE NEVERTHELESS CRUCIAL FOR OUR PROFESSIONAL LIVES. IF YOU WANT TO PREVENT YOUR PROFESSION TO BECOME A MANGLE, THERE ARE SOME POINTS YOU SHOULD TAKE CARE OF… 40

u

u

DAIKIN SAKURA PROGRAMI’YLA İKLİMLENDİRME SEKTÖRÜNE KATILAN 8 KADIN GİRİŞİMCİ, ARALIK 2015’DE DÜZENLENEN ETKİNLİKLERLE YENİ İŞYERLERİNİ TANITTI. EIGHT WOMEN ENTREPRENEURS GAINED BY DAIKIN SAKURA PROGRAM TO THE CLIMATIZATION SECTOR INTRODUCED THEIR NEW BUSINESSES THROUGH THE EVENTS REALIZED IN DECEMBER 2015. 46 İSTANBUL’UN SEÇKİN PROJELERİNDEN NEF MERTER 13, İKLİMLENDİRME TERCİHİNİ VERİMLİ VE YÜKSEK TEKNOLOJİLİ ÇÖZÜMLERDEN YANA YAPTI. THE ELECT PROJECT NEF MERTER 13 IN ISTANBUL PREFERRED EFFICIENT AND HIGH TECHNOLOGY SOLUTIONS OF CLIMATIZATION. 48 OSMANLI VE JAPON KÜLTÜRÜNDE BENZER BİRÇOK NOKTANIN VARLIĞINI GEÇEN SAYIMIZDA ELE ALMIŞTIK. BU SAYIMIZDA KONUYA DEVAM EDİYORUZ… BU BENZERLİKLER SİZİ DE ŞAŞIRTACAK!

u

u

u

SANTİGRAT NİSAN/APRIL l MAYIS/MAY l HAZİRAN/JUNE 2016 SAYI/ISSUE 32 Daikin Isıtma ve Soğutma Sistemleri San. Tic. A.Ş. Adına İmtiyaz Sahibi On Behalf of Daikin Air Conditioning Ind. Trade Inc. Hasan Önder

Yönetim Yeri Küçükbakkalköy Mahallesi, Kay›fldağ› Caddesi, Allianz Tower No:1 34750 ‹stanbul Telefon : 0216 453 27 00 (Pbx) Faks : 0216 671 06 00 www.santigrat.com.tr santigrat@daikin.com.tr Yazıişleri Müdürü (Sorumlu) Editor in Chief (Managing) Şule Şentarlı Kreatif Direktör/Creative Director Belma Kuyucu Editör (Kurumsal) Editor (Corporate) Hülya Dinçer Editör (İçerik) Editor (Content) Lale Erol Ulutaş Çeviri/Translation Gökçe Aktuğ

IN OUR LATEST ISSUE, WE HAVE TAKEN A LOOK AT THE SIMILARITIES BETWEEN THE OTTOMAN AND THE JAPANESE CULTURES. THESE SIMILARITIES WHICH ARE CONTINUED IN THIS ISSUE ARE ASTOUNDING… 50

Fotoğraf/Photography Deniz Açıksöz

DAIKIN’İN, SEKTÖRÜNDE BİR İLKE İMZA ATARAK İSTANBUL’DA AÇTIĞI AVRUPA’NIN İLK DENEYİMLEME MERKEZİ FUHA İSTANBUL, BİREYSEL KULLANICILARDAN TİCARİ YATIRIMCILARA, ÖĞRENCİLERDEN AKADEMİSYENLERE KADAR YÜZLERCE ZİYARETÇİYİ AĞIRLAMAYA DEVAM EDİYOR.

Katkıda Bulunanlar/Contributors Cihan Demirşevk, Ebru Damran D. Nuran Savaş,

DAIKIN’S TRAILBLAZING EXPERIENCE CENTER FUHA ISTANBUL, THE FIRST OF ITS KIND IN EUROPE, CONTINUES TO WELCOME HUNDREDS OF VISITORS FROM INDIVIDUAL USERS TO COMMERCIAL INVESTORS, STUDENTS TO ACADEMICIANS… 58 KUDÜS’ÜN TARİHİ ÇOK ESKİLERE UZANIYOR. NEREDEYSE HER TAŞININ BİR HİKAYESİNİN OLDUĞU, 3 DİNİN VAZGEÇİLMEZİ KUDÜS’Ü, BİR DE EROL ÇALI’NIN KALEMİNDEN OKUYUN… THE HISTORY OF JERUSALEM DATES FAR BACK… READ THE STORY OF THE HOLY CITY OF A THOUSAND TALES AND OF THREE RELIGIONS FROM THE VIEW OF EROL ÇALI… 62 DAIKIN İLE YAŞAM MEKAN BULUŞMALARI’NIN İLKİNDE KONUŞAN MİMAR EMRE GÜRSOY, İNOVATİF VE DÜŞÜK MALİYETLİ ENERJİ VERİMLİLİĞİ ÇÖZÜMLERİ İLE TEKNOLOJİYİ ENTEGRE EDEN ÇÖZÜMLERİN ÖNEMİ ÜZERİNDE DURDU. SPEAKING AT THE FIRST OF THE YAfiAM&MEKAN (LIFE AND SPACE) UNIONS WITH DAIKIN, ARCHITECT EMRE GÜLSOY EMPHASIZED THE IMPORTANCE OF BLENDING INNOVATIVE AND LOW-COST ENERGY EFFICIENCY SOLUTIONS WITH TECHNOLOGY. 66

Bu yayının her hakkı saklıdır. Bu dergide legal olarak yayımlanan yazı, makale, fotoğraf, çizgi roman ve illüstrasyonların sorumlulukları sahiplerine ait olup, copyright hakları Daikin Isıtma ve Soğutma Sistemleri San. Tic. A.Ş.’ye aittir. Daikin Isıtma ve Soğutma Sistemleri San. Tic. A.Ş.’den yazılı izin alınmaksızın herhangi bir ortamda çoğaltılması, basılması, referans gösterilmesi ve yayımlanması yasaktır. All rights reserved. The legal responsibility for all the articles, images and illustrations published in this magazine belong to their owners, whereas their copyrights to Daikin Air Conditioning Systems Ind. Trade Inc. Reproduction in whole or part without the written permission of Daikin Air Conditioning Systems Ind. Trade Inc. is strictly prohibited.

5


EKNOLOJİ TECHNOLOGY TEKNOLOJİ TECHNOLOGY TEKNOLOJİ TEKNOLOJİ TEKNOLOJİ TECHNOLOGY TEKNOLOJİ TECHNOLOGY

HNOLOGY

EKNOLOJİ T E KNO LOJ İ T E C H N O L O G Y TEKNOLOJİ TECHNOLOGYTE Geleceğin uçan solar gemileri/Flying solar ships of the future Futuristic Air Cruiseship adında üstü şeffaf tasarlanmış ve enerjisini güneş panellerinden alan uçak, adeta uçan bir gemi gibi. Uzun yolculuklarda yolcuların rahat bir yolculuk yapması için adeta biçilmiş kaftan. Şimdilik sadece sosyal medyada dolaşan görselleri biliyoruz ama Solar Impulse (sadece güneş enerjisi ile çalışan uçak) dünya turuna başladığına göre, bu tasarım “Neden olmasın?” dedirtiyor.

The plane Futuristic Air Cruiseship with a transparent roof which uses solar energy is literally a flying ship, providing perfect comfort for long distance journeys. For the time being, our knowledge is limited to the images circulated through the social media, however, with Solar Impulse already on a world tour, the design implies all kinds of possibilities.

Google’dan kansere savaş! Google fights against cancer!
 Google, kanser teşhisi koyabilecek akıllı hapın ardından bu kez de kanser, kalp krizi gibi rahatsızlıklara teşhis koyabilen bileklik üretimine hazırlanıyor. Çalışmayı yürüten Andrew Conrad, bilekliğin nanopartiküller yardımıyla vücutta hastalık taraması yapacağını ve erken teşhis imkanı sağlayabileceğini öne sürüyor.

Sharp RoboHon aslında bir telefon Sharp RoboHon is no less than a telephone

Shortly after the smart pill that diagnoses cancer, Google is working on a wristband that detects cancer, heart attack, etc. Andrew Conrad of the research team states that the wristband scans illnesses with the help of nanoparticles, enabling an early diagnosis. 6

Sharp, yeni bir akıllı telefon modeli geliştirdi. İnsansı robot görünümüne sahip yeni akıllı telefonun adı RoboHon. Bu küçük ve sevimli insansı robot yürüyebilmek, konuşabilmek ve dans edebilmek gibi çeşitli hareketlere sahip olmanın yanı sıra arkasında yer alan 2 inç’lik ekranı sayesinde bir akıllı telefon olarak da kullanılabiliyor. İnsanları yüzlerinden ve seslerinden tanıyabilen çok fonksiyonlu robot, kafa bölümünde yer alan projektör ile görüntü yansıtabilme özelliğine de sahip. Sharp developed a new smart phone in the form of a human robot called as RoboHon. The tiny and cute human robot can walk, talk, dance and be used as a smart phone with its 2 inch monitor at the back. Able to recognize human faces and voices, the multi-functional robot can also project images via its projector in the head.




İ TEKNOLOJİ TECHNOLOGY TEKNOLOJİ TECHNOLOGY TEKNOLOJİ TEKNOLOJ

TECHNOLOGYTEKNOLOJİ TECHNOLOGY

EKNOLOJİTEKNOLOJİ TECHNOLOGY TECHNOLOGYTEKNOLOJİ Yaprak pil olursa... When leaves become batteries... Maryland Üniversitesi’ndeki bilim insanları, pillerin önemli bileşenlerinin yerine yaprak kullanmayı başardılar! Doğaya zararlı pilleri imha edemediğimiz bilinen bir gerçek. Sebebi ise kadmiyum, kobalt ve kurşun gibi ağır metallerin havada ayrışıp serbest kalması. Bu nedenle bilim insanları daha sürdürülebilir materyallerle pil geliştirme kararı aldı. İlk deneme ağaç lifiyle oldu. Şimdi sıra yaprakta. Araştırma sonuçlandığında yaprak piller hayatımızda yer alabilecek.

Bırak kıyafetin önce kendini ısıtsın/ Clothes with self-heating Diyelim, hava sıcak diye üzerinize bir şey almadan evden çıktınız ve akşama doğru bir serinlik bastırdı. Ama gömleğinizdeki “ısıtma” özelliği devreye girerek sizi üşümekten kurtardı. Nasıl senaryo ama? MIT çalışan bilim insanları işte tam da bunu başardılar! İcat ettikleri bir polimer sayesinde güneş ışınlarından gelen ısı kimyasal bir reaksiyon olarak “depolanıyor” ve bu depolanan enerji yine kimyasal bir reaksiyonla dışarı çıkıyor. Yani giysiniz önce kendisini sonra da sizi ısıtabiliyor. Say you have left home with no spare clothes, confiding in the warm air, but it turned cold towards the evening. No problem, as your shirt’s “heating” feature is turned on to warm you up. What a cool scenario! Scientists from MIT made this real, though! The recent invention of a kind of polymer stores the heat from the sun as a chemical reaction, and the stored energy is emitted in the form of another chemical reaction. Eventually, you cloth first heats itself, and then warms you up.

Edison bile buna şaşırır/ Edison would be surprised

Maryland University scientists managed to use leaves in place of major battery components! It is known for fact that ecodamaging batteries cannot be destroyed in the nature due to the liberation of heavy metals such as cadmium, cobalt and lead in the air. Accordingly, scientists decided to develop batteries using more sustainable materials. The first trial was conducted by using wood fibers. Now it is the turn for the leaves. After the conclusion of the study, we will be acquainted with leaf batteries.

Bilim insanları ateş böceğinin elektriksiz olarak ürettiği doğal ışığın, nanoteknoloji yardımıyla 20-30 kat daha verimli kullanılmasına olanak sağlayan yeni bir sistem geliştirdi. Yeni sistemle üretilen kızıl ötesi ışık, normal ışıktan daha uzun dalga boyuna sahip. Işık, gece görüşlü gözlükler, teleskoplar, kameralar ve tıbbi görüntülemede kullanılabilme potansiyeli taşıyor. Yani artık elektriksiz ışık üretilebiliyor! Scientists developed a new system which enables 20 to 30 times more efficient use of the natural light of the firefly using nanotechnology. The ultrared light generated with the new system has a higher wavelength than the normal light. The light has the potential to be used in night-vision glasses, telescopes, cameras and medical screening purposes. In other words, electric-free light generation is now possible! 7

TECHNO


EKNOLOJİ TECHNOLOGY TEKNOLOJİ TECHNOLOGY TEKNOLOJİ TEKNOLOJİ TEKNOLOJİ TECHNOLOGY TEKNOLOJİ TECHNOLOGY

HNOLOGY

EKNOLOJİ T E KNO LOJ İ T E C H N O L O G Y TEKNOLOJİ TECHNOLOGYTE Bu bebek arabası bir harika!/The coolest stroller ever! Smartbe öncelikle sürücüsüz bir bebek arabası. Ebeveyn ile arasına bir takip mesafesi bırakıyor ama onun izinden ayrılmıyor. Üzerinde bulunan sensörler sayesinde yoldaki engelleri ve ebeveynin nereye gittiğini algılayabiliyor. Akıllı saat ve telefonlara bağlanabilen Smartbe, bebeğe özel iklimlendirme bile sağlıyor. Üst kısmında yer alan kamera ile bebeğin durumunu kontrol edebilme olanağı da sunan araba, bonus olarak bebek için müzik çalıyor. Smartbe is a self-moving stroller. It requires a space between itself and the parent, and follows their trail. Thanks to its sensors, it can detect anything from the obstacles on the road to where the parent is headed. Smartbe can be connected with smart watches and phones, even addresses special climatization needs of the baby. With the camera available on top, the stroller enables baby monitoring. And the music played for the baby is the bonus!

Sürücüsüz otobüs yollarda.../Driverless bus hits the roads Sürücüsüz otomobil fikri çok da yabancı değil. Şimdi sırada sürücüsüz otobüs fikrine alışmak var ve hatta Hollandalılar tanıştılar bile. Sürücüsüz halk otobüsü için tasarlanan Wepod adı verilen mini otobüsler Hollanda’da trafiğe çıktı. Şoföre ihtiyacı olmayan 200 metre sürüşünü başarıyla tamamlayan Wepod’lar şimdilik saatte 8 kilometre hızla gidiyor. Her bir sefer için 6 yolcuyu taşıma kapasitesine sahip Wepod için tasarımcıları, bunun daha bir başlangıç olduğunu ve ileride daha da geliştireceklerini söylüyor. The concept of a driverless car is no longer a fantasy. Now it’s time to get used to the idea of a driverless bus; in fact, the Dutch have already met it. The mini buses named Wepod designed as driverless public buses have hit the road in the Netherlands. Driverless Wepods have completed the 200 meter drive successfully at a speed of 8 kmph. The Wepod has a capacity to carry six passengers at a time, but the designers say this is just a beginning and the model will be further developed. 8

Instagram’da dizi keyfi Enjoying series on Instagram Fotoğraf ve kısa videolarımızı paylaştığımız Instagram, yepyeni bir konsepte imzasını attı. Sosyal medya platformu, Shield 5 adlı ilk orijinal video dizisini yayınlamaya başladı. 15 saniyelik bölümlerden oluşan dizi, toplamda 28 bölümden oluşuyor. 15 saniyelik kısacık video formatı ile izlenen dizi toplamda 7 dakikada tamamlandı ve bir ilke imza attı. Instagram, the popular platform for image and short video sharing, initiates a brand new concept. The social media platform started to broadcast the first original video series named Shield 5. The series consist of 28 episodes of 15 seconds each. With its nutshell video format of 15 seconds, the series blazed a new trail with its total length of seven minutes.


İ TEKNOLOJİ TECHNOLOGY TEKNOLOJİ TECHNOLOGY TEKNOLOJİ TEKNOLOJ

TECHNOLOGYTEKNOLOJİ TECHNOLOGY

EKNOLOJİTEKNOLOJİ TECHNOLOGY TECHNOLOGYTEKNOLOJİ Sürdürülebilir ambalajlamada bir ilk/A trailblazer in sustainable packing Cappy, Tetra Pak işbirliğiyle içecek sektöründe bir ilki hayata geçiriyor. Cappy, ürünlerini FSC Orman Yönetim Konseyi tarafından sertifikalandırılmış ormanlarda yetiştirilen ağaçlardan üretilen karton kutularda, meyve suyu severler ile buluşturuyor. FSC, ağaçların hasadının ormanın biyolojik çeşitliliğine, üretkenliğine ve ekolojik süreçlere zarar vermeyecek şekilde yapılmasını sağlayan sürdürülebilir yöntemleri destekliyor. Cappy is breaking new grounds in the beverage sector in cooperation with TetraPak. In this respect, Cappy products will be served in cardboard boxes produced from trees cultivated in FSC Forrest Management Council certified forrests. FSC supports sustainable managements that enable tree harvests that bringing no harm to the biological diversity, productivity, and the ecologic processes of forrests.

Kök hücreyle katarakt tedavisi /Treating cataract with stem cells Çin’de kök hücre ile tedavide bir çığır açıldı. Çinli bilim insanları kataraktlı çocukları başarılı bir şekilde tedavi ettiler. Katarakt tedavisinde, gözün tekrar görebilmesi için normalde yapay bir mercek yerleştirilmesi gerekiyor. Ancak Çinli doktorlar, gözdeki kök hücreleri harekete geçirerek yeni bir göz merceği oluşmasını sağladılar. Katarakt, küçük bir neşter darbesiyle göz merceğinden çıkarılıyor, göz merceği kapsülü olarak bilinen dış yüzey korunuyor. Bu yapıya normalde hasarı onaran, göz merceği epitelyal kök hücreleri yerleştiriliyor ve mercek yeniden oluşturuluyor. Bu yöntemin tavşanlar ve maymunların ardından denenen 12 çocukta da başarılı olduğu belirtiliyor. A new epoch in treatment has been marked by stem cells in China. Chinese scientists conducted a successful treatment of children with cataract. In treating cataract, a normal sight is obtained through an artificial lens in the eye. Instead, Chinese doctors created a new lens by activating the stem cells inside the eyes. With this method, cataract is displanted using a scalpel, while the outer space known as the lens capsule is preserved. In this structure, lens epithelial stem cells which normally treat the damage are placed, hereby reforming the lens. After multiple trials on rabbits and monkeys, the method has been successful on twelve child patients.

Galler’de enerji tarlası kuruluyor!/Energy field in the Wales! Uzmanlar sürekli olarak alternatif enerji kaynakları üzerinde araştırmalar yapıyor. Bu sefer çalışmalarını deniz altında gerçekleştirecekler. Yenilenebilir enerji kaynaklarından birisini kullanmak adına çalışma başlatan Galler, dünyanın en büyük gelgit enerjisi tarlasını kurmaya karar verdi. ‘Deltastream’ adı verilen proje rüzgar türbini mantığıyla çalışıyor. Sabitleme sistemi sayesinde türbinler gelgite karşı dayanıklılık gösteriyor, aynı zamanda gelgitten ortaya çıkan gücü elektriğe çevirebiliyor. Gelgit enerjisi sayesinde ilerde yaklaşık 10 bin evin elektrik ihtiyacının karşılanacağı düşünülüyor.

Scientists are continuously working on alternative energy resources. The last of these researchers will be conducted underwater. Initiating a project to use renewable energy resources, Wales decided to found the world’s largest tide energy field. The project ‘Deltastream’ is based on the wind turbine principle. Thanks to the fixation system, the turbines are tide-resistant, and can produce electricity from the power generated by the tides. By using the tides, about ten thousand households are expected to be provided electricity. 9

TECHNO


DAIKIN

KLİMA ALMAYI DÜŞÜNENLERE TAVSİYELER TIPS FOR AIR CONDITIONER SHOPPING

KLİMA ALANLAR VE ALMAYI DÜŞÜNENLERİN SAYISI GÜN GEÇTİKÇE ARTIYOR. DAIKIN TÜRKİYE CEO’SU HASAN ÖNDER, KLİMA SEÇİMİ VE KULLANIMINDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN NOKTALARA DİKKAT ÇEKTİ. KLİMA ALIRKEN KALİTEDEN TAVİZ VERİLMEMESİ GEREKTİĞİNİ VURGULAYAN ÖNDER, BUNUN YANI SIRA DOĞRU KULLANIMIN SAĞLIK VE ENERJİ TASARRUFU AÇISINDAN ÖNEMLİ OLDUĞUNA DİKKAT ÇEKTİ.

10


THE NUMBER OF PEOPLE WHO HAVE PURCHASED OR ARE PLANNING TO PURCHASE AN AIR CONDITIONER INCREASES EVERY DAY. DAIKIN TURKEY CEO HASAN ÖNDER HIGHLIGHTED THE BULLETPOINTS OF SELECTING AND USING AIR CONDITIONERS. REMARKING THAT NO CONCESSIONS SHOULD BE MADE WHILE BUYING AN AIR CONDITIONER, ÖNDER EMPHASIZED THE IMPORTANCE OF CORRECT USE IN TERMS OF HEALTH n Yaz sıcaklarıyla birlikte klima satışları artış gösteriyor. Hem ısınma hem de serinleme fonksiyonları nedeniyle pek çok kişi klima alma planları yapıyor. Gelecek yıllara doğru bir yatırım yapmak isteyenler, bütçesine ve beklentilerine en uygun klimayı bulabilmek için internet ve kataloglardan on binlerce arama yapıyor.

KALİTEYE ÖNEM Klima alırken ve kullanırken dikkat edilmesi gereken konular hakkında bilgi veren Daikin Türkiye CEO’su Hasan Önder, ‘Bu işin birinci kuralı kaliteden ödün vermemektir’ uyarısı yaptı. Konfor ve tasarruftan taviz vermeden serinlemenin mümkün olduğunu vurgulayan Önder, “İlk kez klima alıyorsanız, fiyatı elbette sizi etkileyecektir. Ancak kullanmaya başladıktan sonra tasarımı, performansı, enerji tasarrufu, sessiz çalışması gibi özellikler de çok önemli olacak” hatırlatmasında bulundu. Klimadan tam verim alabilmek için klimanın kurulacağı alanın metrekaresi, izolasyon durumu, cephesi, camların durumu gibi konulara dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Önder, montaj öncesinde keşfe gelecek uzmanların bunlara çözüm sunabileceğini kaydetti.

n Air conditioner sales increase in the intense summer heat. Many are planning to buy an air conditioner to meet their heating and cooling needs. Ten thousands of searches are conducted on internet and catalogues to find the best air conditioner that would meet the desired budget and expectations to make a wise investment for the long term.

QUALITY MATTERS Informing on the bulletpoints of buying and using air conditioners, Daikin Turkey CEO Hasan Önder warned against ‘compromising from quality’. Noting that cooling does not necessitate a compromise from comfort or saving, Önder reminded: “If you are to buy your first air conditioner, the price will have a higher impact on you. But after starting to use it, other qualities including design, performance, energy saving and silence will matter.” In order to get full efficiency, Önder remarked the importance of minding the surface area of the intended location, the state of isolation, the facade, the windows, etc, and said that experts can offer solutions during the exposure visit. 11


KLİMANIN AYARI Klima kullanımında, dışarıda “hava ne kadar sıcaksa”, içeride “o kadar soğuk” ayarlaması yapılmasının sık karşılaşılan bir hata olduğuna dikkat çeken Önder, “Doğrusu yaz boyunca klimanızı, 25°C’nin altında ve dış ortam sıcaklığından

maksimum 6°C daha düşük bir sıcaklığa ayarlamanızdır. Dışarda hissedilen sıcaklık oranı 35°C’nin üzerinde iken klimanızı 18°C’ye ayarlarsanız ‘soğuk şok’ stresi yaşayabilirsiniz” dedi. Bu yolla “hem sağlık hem de bütçe”nin korunmuş

olacağını vurgulayan Önder, klimaların programlama özelliklerini kullanarak ortamın önceden uygun serinliğe getirilebileceğini, böylece “oda bir an önce soğusun” aceleciliğine gerek kalmayacağını da belirtti.

AIR CONDITIONER SETTING Önder warned against the common mistake of “higher” the outdoor temperature, “cooler” the indoor setting: “The right thing is to set your air conditioner to a temperature below 25°C, and a maximum of 6°C lower than the outdoor temperature. If you set your air conditioner temperature to 18°C when the outdoor temperature felt is above 35°C, you are prone to ‘cold shock’ stress.” This way, Önder said, it is possible to save the health and the budget, and added: “By using the programming features, you can adjust the indoor temperature to the appropriate level in advance, leaving no need to the hurry of cooling the room down.

12

KLİMA HASTA ETMEZ

AIR CONDITIONERS DO NOT MAKE SICK

Klimacıların, “klima hasta etmez, yanlış kullanım hasta eder” sözünü hatırlatan Önder, aşırı sıcaklık farkının yanında, periyodik bakım ve doğru kullanımın da hastalıklardan koruduğunu vurguladı. Bakım yapılan ve gereken değerlerde kullanılan klimaların alerji, soğuk algınlığı gibi hastalıklara yol açmayacağını vurgulayan Önder, alerji ve enfeksiyon risklerini minimize edebilen, astım ve bronşit gibi rahatsızlıkları olan kişiler için geliştirilen modelleri bulunduğunu sözlerine ekledi.

Quoting the famous phrase “Air conditioners do not make you sick, wrong use does,” Önder mentioned that refraining from an excessive difference of temperature, periodic maintenance and correct use spare you from illnesses. Properly maintained and appropriately used air conditoners do not lead to allergies or the flu, he said that certain models are developed to minimize the risks of allergy, infection, asthma and bronchitis.


ENERJİ VERİMLİLİĞİ Günümüzde önemi giderek daha da artan enerji verimliliği konusuna değinen Önder, “Bu konuda yapmanız gereken tek şey; A enerji sınıfı ya da inverter teknolojisine sahip bir cihazı tercih etmek. Bu sayede hem faturalarınız kabarmaz hem de klimanız düşük enerji sarfiyatı yaptığı için çevrenin korunmasına katkıda bulunursunuz” önerisinde bulundu. Enerji verimliliği konusunda doğru kullanımın önemini bir kez daha vurgulayan Önder, klima kullanımında 1°C’lik farkla yüzde 5 ile yüzde 10 arasında enerji tasarrufu sağlanabileceğine dikkat çekti.

ENERGY EFFICIENCY Önder also highlighted the importance of energy efficiency: “All you need to do is to choose an air conditioner from the A energy class or with the inverter technology. Therefore you can save your bills from piling up, and contribute to environmental protection by saving less energy.” Emphasizing the importance of correct air conditioner use for the sake of energy efficiency, he remarked that with only 1°C difference, energy can be saved from 5 to 10 percent.

BAKIMIN ÖNEMİ Klimalarda bakımın önemine dikkat çeken Önder, “Bakım yaptırmak için cihazın arızalanmasını beklemeyin. Periyodik bakımı yapılmayan klimalar düşük kapasitede çalışacağından hem boşu boşuna elektrik faturası ödemenize hem de istediğiniz verimi almamanıza neden olur. Klimanızın sağlık ve hijyen açısından da verimli çalışması önemlidir” diye konuştu. IMPORTANCE OF MAINTENANCE Önder noted the importance of air conditioner maintenance: “Do not wait until a breakdown for maintenance. Poorly maintained air conditioners work in poor capacity, making you pay higher electric bills and acquire less efficiency. Efficiency is also crucial for health and hygiene.” 13


DAIKIN

DAIKIN TÜRKİYE İHRACATINI 4 YILDA 4 KAT ARTIRDI DAIKIN TURKEY QUADRUPLED ITS EXPORTS WITHIN FOUR YEARS İKLİMLENDİRME SEKTÖRÜNÜN LİDER MARKASI DAIKIN, TÜRKİYE’Yİ İHRACAT VE LOJİSTİK ÜSSÜ YAPMA HEDEFİ DOĞRULTUSUNDA EMİN ADIMLARLA İLERLİYOR. TÜRKİYE PAZARINDAKİ BAŞARISINI SINIRLARIN DIŞINA TAŞIMA HEDEFİNE YOĞUNLAŞAN DAIKIN, ARADAN GEÇEN 4 YILLIK SÜREDE İHRACATINI 4 KAT ARTIRMAYI BAŞARDI.

DAIKIN, THE LEADING BRAND OF THE AIR CONDITIONING SECTOR, CONTINUES STEP BY STEP TOWARDS ITS MISSION OF MAKING TURKEY THE EXPORT AND LOGISTIC BASE. FOCUSING ON REPLICATING ITS SUCCESS ON THE TURKISH MARKET BEYOND THE BORDERS, DAIKIN QUADRUPLED ITS EXPORTS WITHIN ONLY FOUR YEAR

n Türkiye pazarında faaliyet göstermeye başladığı Temmuz 2011 yılında 15 milyon dolar ihracat yapan Daikin, 2015 yılında bu rakamı 4 kat artırarak yaklaşık 60 milyon dolara çıkardı. Tüm dünyada yaşanan ekonomik sıkıntılara karşın, ihracat yaptığı ülkelere yenilerini ekleyen Daikin Türkiye, iç pazarın yanı sıra ihracata da odaklanarak başta Avrupa ülkeleri olmak üzere CIS ülkelerinden Afrika pazarına kadar geniş bir coğrafyada büyüme kararı aldı. Daikin Türkiye, Hendek Üretim Tesisleri’nde kurulan Daikin Split Klima Üretim Tesisi’nde ürettiği klimaları yılda 90-100 bin adet olmak üzere tüm Daikin Group ülkelerine ihraç ediyor. Önümüzdeki 3 yıl içinde mevcut ihracat rakamını 3’e katlamayı planlayan Daikin Türkiye, ihracatın ciro içindeki payını yüzde 10’lardan yüzde 25’lere çıkarma hedefi doğrultusunda çalışmalarına hız verdi.

n Signing under 15 million dollars of export in July 2011, the year of its entrance in the Turkish market, Daikin quadrupled the number by reaching 60 million dollars in 2015. Despite the global economic challenges, Daikin Turkey managed to expand the countries of export in line with the target of growing through export to the European, CIS and African countries aside the domestic market. Annually, Daikin Turkey exports 90-100 thousand air conditioners produced in the Daikin Split Air Conditioner Production Facility which was established inside the Hendek Production Facilities into all Daikin Group countries. Aiming to triple its current export budget within three years, Daikin Turkey forced the pace to increase the export rate in the total turnover from 10 to 25 percent.

İHRACATIN YÜZDE 60’I CIS ÜLKELERİNE Sakarya Hendek Fabrikası’nda üretilen Daikin ve Airfel markalı ürünler ile CIS ülkelerinin yanı sıra bu yıl Avrupa pazarında da iyi bir çıkış yakaladıklarına dikkat çeken Daikin Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Tuna Gülenç, şu bilgileri verdi: “Daikin Türkiye olarak, Airfel’in satın alınmasıyla birlikte Daikin Europe’un distribütörlerinin yönetiminde olan CIS bölgesi olarak adlandırılan Azerbaycan, Özbekistan, Gürcistan, Türkmenistan, Kazakistan, Kırgızistan ve Ermenistan ülkelerinin yönetimi doğrudan Daikin

14

60 PERCENT OF EXPORTS INTO THE CIS COUNTRIES Remarking the breakout in the European market as well as the CIS countries with the Daikin and Airfel brands produced in Sakarya Hendek Facilities, Daikin Turkey Vice General Manager Tuna Gülenç shared the following information: “With the acquisition of Airfel, Daikin Turkey has taken over the management of the CIS countries including Azerbeijan, Uzbekistan, Georgia, Turkmenstan, Kazakhstan, Kyrgyzstan and Armenia, which were formerly affiliates of Daikin Europe distributors. In addition to the heating products, we started the export of the entire Daikin products ran-


Türkiye’ye bağlandı. CIS bölgesine ısıtma ürünlerinin yanı sıra tüm Daikin ürün gamının da ihracatını gerçekleştirmeye başladık. Daikin Türkiye olarak CIS ülkelerini devraldıktan sonra agresif bir büyüme gerçekleştirerek satışları 8 katına çıkardık. Şu anda ihracatımızın yüzde 60’ını CIS ülkelerine gerçekleştiriyoruz ve geriye dönük baktığımızda bu pazarlarda son 4 yılda yaklaşık yüzde 800’lük bir artış sağladığımızı görüyoruz. Daikin Türkiye olarak, CIS ülkelerine gerçekleştirdiğimiz ihracatı 2011 yılında 4 milyon dolar seviyesinde iken bu yıl yaklaşık 30 milyon dolara çıkarmayı başardık. Bunun için bu ülkelerde güçlü bir yapılanmaya gittik ve bu süre içinde 8 yeni distribütörü bünyemize kattık. Bunun yanı sıra kendi bünyemizde güçlü bir ihracat ekibi oluşturduk. Satıştan pazarlamaya, proje departmanımızdan satış sonrası hizmetler departmanımıza kadar bütün birimlerimizle Daikin markasının hizmet kalitesi anlayışını bu ülkelere yansıttık. Alt ve üst yapı çalışmalarının devam ettiği CIS ülkelerinde proje odaklı çalışmalara ağırlık vermekle birlikte, bireysel kullanıcıya yönelik olarak da 6 showroom açılışı yaptık. Tüm bu çalışmaların karşılığı olarak da ihracat rakamlarımız artarken, hedeflerimizi de büyüttük.” ÇİN, DAIKIN’İN İHRACAT PAZARI CIS ülkelerinde yaşanan bu başarıyı başka ülkelere de taşımaya başladıklarına dikkat çeken Gülenç, “Geçen yıl Hendek’te ürettiğimiz klimaları Avrupa ülkelerine ihraç etmeyi başardık. Bu yıl toplam ihracatımız içinde Avrupa’nın payı yüzde 20’ye ulaştı. Bu yıl benzer bir başarıyı kombi ile ısıtma alanında da yakalamayı hedefliyoruz” dedi. Bunun yanı sıra Ortadoğu ve Afrika pazarlarına da ihracat yapmaya başladıklarını belirten Gülenç, Çin’e ihracat yaptıklarına da dikkat çekerek şunları söyledi: “İthalatçı ülke olarak bilinen Çin’e ısıtma cihazları ihraç ediyoruz. Şu anda toplam ihracatımızın yüzde 5’ini Çin’e yapıyoruz. Önümüzdeki yıl için hedefimiz ise Çin’e 10 bin adet kombi satmak.”

ge into the CIS region. As Daikin Turkey, we have signed under an aggressive growth through increasing our sales by eight times after taking over the CIS countries. In the meantime, 60 percent of our exports are conducted with the CIS countries; and looking back to the past, we see an 800 percent growth in these markets within the last four years. On behalf of Daikin Turkey, we have managed to raise our exports to the CIS countries up to 30 million dollars from 4 million dollars since 2011. In this respect, we have realized a strong restructuring process in these nations and included eight new distributors. Furthermore, we have established a robust export team. From sales to marketing, project department to post-sales department, we have externalized Daikin’s service quality in these countries. While we kept focusing on project works in the CIS nations where infra and superstructure works are in process, we have opened six nex showrooms for the individual customer. As a result of all our efforts, we have increased our export rates and aimed for the sky.” CHINA IS IN DAIKIN’S EXPORT MARKET Stating that the achievements in the CIS countries have begun to be carried on other markets, Gülenç said: “We exported our air conditioners produced last year in Hendek into European nations. This year, Europe enjoyed a share of 20 percent among our total export numbers. And we are aiming for the same level of success in the heating sector in the present year.” Recalling the exports conducted to the Middle Eastern and African markets, Gülenç continued: “We have been exporting heating devices to China, which is known as an exporting country. At present, about 5 percent of our total exports are made into China. In the coming year, we are aiming to sell ten thousand combi boilers to China.” 15


M‹MAR‹/ARCHITECTURAL YAZI/ Article : CİHAN DEMİRŞEVK

YÜZYILLIK SERÜVEN:

MİMAR SİNAN

A CENTENNIAL ADVENTURE: SINAN THE ARCHITECT

16


17


99 YILLIK BİR ÖMRE 350’DEN FAZLA ESER SIĞDIRAN MİMAR SİNAN’IN MEZİYETLERİNİN SIRRI YALNIZCA İŞİNE DUYDUĞU SAYGI, DETAYCILIĞI, YETENEKLERİ DEĞİLDİ. O SABRIYLA İLMEK İLMEK İŞLEDİ TÜM ANADOLU VE RUMELİ’Yİ... SİNAN’I VE ŞAHESERLERİNİ ANLAMAK İÇİN İLLA Kİ BİR SANAT TARİHİ UZMANI OLMANIZA GEREK YOK. GÖNÜL PENCERENİZİ AÇIN VE SİNAN’IN SERÜVENİNE KAPTIRIN KENDİNİZİ YETER.

THE MERITS OF SINAN THE ARCHITECT, WHO FILLED HIS 99 YEARS OF LIFE WITH OVER 350 MASTERPIECES, WAS NOT LIMITED TO HIS RESPECT FOR HIS WORK, HIS METICULOUSNESS, OR HIS TALENTS. HE CASTED ON THE ENTIRE ANATOLIA AND ROUMELIE WITH HIS PATIENCE… YOU NEED NOT BE A PROFESSIONAL ART HISTORIAN TO APPRECIATE SINAN AND HIS MASTERWORKS. ALL YOU NEED IS TO OPEN YOUR HEART AND LEAVE YOURSELF TO BE CARRIED AWAY WITH SINAN’S ADVENTURE...

n Mimar Sinan, bir ömre 84 cami, 52 mescit, 56 medrese, 36 saray,7 Darül-kurra, 48 hamam, 20 türbe, 17 imaret, 3 hastane, 5 suyolu, 8 köprü, 20 kervansaray ve 8 mahzen olmak üzere 350’den fazla eser sığdırdı. Yaşadığı 16’ıncı yüzyılda inşaa ettiği eserlerle Osmanlı mimarisinin altın çağına damgasını vurdu. 2010 yılında da yapıtları UNESCO Dünya Mirası kapsamında “İnsanoğlunun yaratıcı dehasının şaheserleri” arasında yerini aldı. Ustanın hikayesi Kayseri’de başladı. Kayseri’de doğan ve asıl adı Sinaneddin Yusuf olan Sinan, 1511’de Yavuz Sultan Selim zamanında devşirme olarak İstanbul’a getirildi. Yeniçeri ocağına alındı. İstanbul’a adım atmasıyla değişti kaderi. Çocukluğunda su yolları, kemerler yapma hevesi, çalıştığı han, çeşme ve türbe inşaatlarında bir tutkuya dönüştü. Devrinin mahir ustalarından incelikleri öğrendi. Seferlerde orduyu aşılması güç sulardan karşıya geçirdi, en geniş kubbeli camileri imar ederken, restorasyon çalışmalarına titizlikle yön verdi. Bu konudaki en büyük çabalarını Ayasofya için sundu. 1573’te Ayasofya’nın kubbesini onardı, çevresine takviyeli duvarlar yaptı ve eserin bu günlere kadar ayakta kalmasına imkan tanıdı. Tam 3 padişaha tanıklık etti Mimar Sinan. Özellikle de Kanuni Sultan Süleyman Han zamanında büyük başarılara imza attı.

18

n Sinan the Architect fitted eighty-four mosques, fifty-two masjids, thirty-six palaces, seven madrasas, forty-eight baths, twenty tombs, seventeen imarets (Ottoman charity institutions), three hospitals, five aquaducts, eight bridges, twenty caravanserais, and eight cisterns, which exceed a total of 350 masterworks in a lifetime. With his masterpieces, he has left his mark in the golden age of the Ottoman architecture during the 16th century. In 2010, his works were included in the UNESCO World Heritage as “the masterpieces of the creative genius of the mankind”. The story of the master began in Kayseri. Born with the name Sinaneddin Yusuf in Kayseri, Sinan was brought to Istanbul as a devshirmeh (Christian male children who were conscripted to be brought up for the janissaries) in 1511, during the reign of Yavuz Sultan Selim. He was conscripted to the Guild of the Janissaries. His life changed entirely with his arrival in Istanbul. His childish ambition to build aquaducts and arches evolved into a passion during the construction works for inns, fountains and tombs he had worked in. He had learned all the tricks of the trade from his great masters. And he took the armies over untrespassable rivers during campaigns, built mosques with the greatest domes, lead restoration works. He has devoted his greatest efforts for Haghia Sophia. In


Onun dönemindeki eserleriyle Türk-Müslüman Yapı Tarihi’ne şekil verdi, yapıtlarının güzelliği ve sağlamlığıyla tüm dünyayı etkiledi. Bir taraftan mimari diğer taraftan mühendislik dehası eserler ortaya çıkaran Sinan’ın başarısının sırrı yalnızca işine duyduğu saygı, yetenekleri değildi, en önemlisi sabrıydı. Salt bir caminin temeli zemine sağlam otursun diye padişahtan azar işitmeyi göze alarak 6 yıl temelinin kurumasını bekledi. Mimar Sinan’ı kuşkusuz en iyi bir mimar anlatır. Kendisinin eserlerini inceleyen ve birçoğunu da restore eden Mimar Abdülkadir Akpınar büyük usta için şunları söylüyor: “Karşılaştığım bir özellikten dolayı gözlerime inanamadım. Sinan’ın eserlerinde en ufak bir çıktı ve desen dahi tesadüf değil. Renklere bile bir fonksiyon yüklenmiş. Çünkü yapıyı her şeyi ile bir bütün olarak ele almış. Bütün ölçülerini ebced hesabına göre yapmış ve bir ana temayı temel almış. Ölçülerini asal sayıya göre yapmış ve onun katlarını baz almış. Yapıları hislerine göre değil, matematiksel olarak oluşturmuş. Bugünün teknolojisi bile Sinan’ın yapmış olduğu bazı uygulamaları çözemiyor. Küresel ve piramidal uygulamalarının bir başka benzeri daha yok. Ama bunların hepsi estetik sağladığı gibi yapının sağlamlığını da pekiştirmiştir.”

1573, he repaired its dome, surrounded it by reinforced walls, helping the building survive until present. Sinan the Architect has served three sultans. He gave his greatest masterpieces during the reign of Suleyman the Magnificent. With these works, he has shaped the Turkish-Islamic Architecture, amazed the world with the beauty and strength of his constructions. Building masterpieces of engineering and architecture, Sinan’s success extended beyond his respect for his work and his talents; most of all, they were due to his patience. He has taken chances to arouse the wreath of the sultan and waited for six years for the foundation of a mosque to settle for extra reinforcement. It would take an architect to tell about Sinan in the best possible way. Studying Sinan’s works and restoring many of them, Architect Abdülkadir Akpınar comments on the great master: “I could not believe my eyes when I realized a specific feature. Not a single bump or motif is incidental in Sinan’s works. Even the colours undertake a specific function. Sinan considered every structure as a compound entity. He has calculated every single detail in abjad, and constructed the structure around a principal theme. He has based the measures on prime numbers, and used their multiples. He has formed the structures using mathematics instead of his senses. Even the modern technology is insufficient to solve some of his calculations. His spherical and pyramidal applications cannot be replicated. And they have all warranted esthetics and reinforcement.”

O, BÜYÜK BİR MÜHENDİS 3 kıtada birden hüküm süren dev bir imparatorluğun neredeyse bütün imar işleriyle uğraşan Mimar Sinan, birçok köklü sorunu çözmekle kalmayıp Türk-Müslüman yapı tarihinde çağ açıp çağ kapatmayı başardı. “İmar” işiyle uğraştığı için de “mimar” ismiyle anılagelen Sinan, yaklaşık 99 yıl süren ömründe başarılı pek çok yapıta imza attı. Bu eserlerin neredeyse tamamı kendi alanlarında kendi zamanlarının en iyisi olmaya layık eserler. Aradan asırlar geçmesine rağmen Sinan’ın yapıtları teker teker incelendiğinde hala çok önemli bulgulara ulaşılıyor. Özellikle çağının teknolojisi düşünüldüğünde, bu yapıların bu denli kısa sürelerde nasıl ortaya koyulduğu şaşırtıcı. Basit gibi gözükse de Mimar Sinan’ın İstanbul’da inşa ettiği su kemerleri, son yıllarda yaşanan su baskınlarında, suyun denize tahliyesine imkan verdiği için hiçbir şekilde sıkıntı yaratmazken sonrasında yapılan üstelik aynı mekanda bulunan kemerler, su baskınlarında ulaşımı kilitliyor ve insan sağlığını tehlikeye atıyor. Bu ve benzeri yapıtlar da, Sinan’ın yalnızca bir mimar değil iyi bir inşaat mühendisi olduğunu kanıtlıyor.

A GREAT ENGINEER Responsible for all the major construction works of a colossal empire which reigned on three continents, Sinan the Architect managed to solve many deep rooted problems and upgraded the Turkish-Islamic architecture into a new era. Always recalled as “the architect”, Sinan signed under hundreds of masterpieces in his 99 years of life. Almost all of these works were the best of their age. Despite the centuries that have gone by, Sinan’s works are still providing important findings upon careful investigation. Considering the technology of his time, the construction time required to build these projects are intriguing. Simple as they may seem, his aquaducts in Istanbul have presented no problems during the recent floods for providing discharge into the sea, while more recent counterparts in the same region do cause traffic jams and hazard human health. Such works are the proof that Sinan is not only a great architect, but a great engineer as well. 19


3 ESER 3 ŞAHESER Mimar Sinan’ın özellikle 3 büyük eseri dikkat çekiyor. İlki, çıraklık eseri olarak da bilinen İstanbul’daki Şehzade Camii ve Külliyesi. Süleymaniye Camii ise uzmanlara göre, İstanbul’daki en muhteşem eseri. Dünya gözüyle mutlaka gezilmesi görülmesi gereken bu eser kendi söyleyişiyle kalfalık döneminde, 1550-1557 yılları arasında inşa edildi. Mimar Sinan’ın en büyük eseri ise, 86 yaşında yaptığı ve “Ustalık eserim” diye altını çizdiği Edirne’deki Selimiye Camii (1575). Tek parçalı kubbesinin nasıl yapıldığı hala uzmanlar tarafından tartışılıyor. Sinan’ın kubbeyi o genişliğe oturtmak için 13 bilinmeyenli bir denklemi matematiğin bilinen 4 ana işleminden farklı 5’inci bir işlem oluşturarak çözdüğü söyleniyor. Gelişmiş bir raylı sistem mekanizması üzerine oturtulmuş minareler ise her yöne yaklaşık 5 derece yatabiliyor. 3 şerefesine 3 ayrı merdivenden çıkılan minarelerde, 3 kişi aynı anda çıksa bile birbirlerini görmüyorlar. Sütunların başlarına yerleştirilen içi boş küplerse o zaman mikrofon sistemi olmadığından sesin camii içinde rahatlıkla yankılanmasını sağlıyor. Rivayete göre, içerisinde bulunan 8 sütun, cennetin 8 kapısını simgeliyor. Kubbenin büyüklüğü İslam’ın birliğini ve büyüklüğünü, 5 pencere katı İslam’ın 5 şartını, 12 küçük sütün 12’nci padişah tarafından yapıldığını, minarelerdeki 12 şerefe namazın 12 şartını, 2 minarede bulunan 3’erden 6 yol imanın şartlarını temsil ediyor. Selimiye Camii son zamanların değimiyle “Ölmeden önce görülmesi” gereken muhteşem bir şaheser. Erzurum’dan Bosna Hersek’e, Anadolu ve Rumeli’de Mimar Sinan’ın izine rastlamak mümkün. Ancak içlerinde en şanslı şehir elbette ki İstanbul. Kafanızı nereye çevirseniz Koca Sinan’ın imzasıyla karşılaşmanız mümkün. 20

3 WORKS 3 MASTERPIECES Three masterpieces of Sinan particularly attract attention. The first is the Şehzade (Prince’s) Mosque and Social Complex, also known as his apprenticeship work, in Istanbul. Suleymaniye Mosque is regarded as his greatest masterwork in Istanbul. This absolute must-see was built in1550-1557, his so called journeyman’s period. Sinan’s greatest work is his “Masterpiece” of Selimiye Mosque in Edirne, built in 1575 when he was 86 years old. How the monolithic dome has been constructed still remains a mystery. In order to place the dome on such a wide dimension, he must have formed a fifth calculation beyond the four main mathematical calculations using an equation of 13 unknowns. Seated on an advanced railing mechanism, the minarets can bend up to five degress in every direction. Three people can climb up to these minarets’ three balconies through three seperate stairs and can still not meet one other. The hollow spheres placed on top of the columns help the sound to echo around the mosque, as there were no microphones at that time. Rumour has it, that the eight columns inside represent the eight doors to heaven. The massiveness of the dome symbolize the unity and greatness of Islam, the five windows signify the five rules of Islam, the twelve small coloumns represent that the builder is the 12th emperor, the twelve minaret balconies stand for the 12 pillars of prayers, and the six paths in the two minarets represent the pillars of faith. As the popular saying goes, Selimiye Mosque is a masterpiece “which must be visited in a lifetime”. From Erzurum to Bosna-Herzegovina, Anatolia and Roumelie, Sinan the Architect’s traces are everywhere… Surely Istanbul enjoys the lion’s share. Everywhere you look, you can encounter one of Great Sinan’s masterpieces.


İSTANBUL’DA SİNAN’IN İZİNDE... Mimar Sinan’ın peşine Eminönü’de takılabiliriz. 100’ü aşkın depremle karşılaşan ve duvarlarında en ufak çatlak dahi olmayan Süleymaniye, 450 yıldır tüm heybetiyle ayakta! Gücün sınırlarını hatırlatan bu eserden biraz ötede restorasyonunda ustanın tuzu bulunan Ayasofya çıkar karşımıza. Biraz ileride İznik çinileriyle göz kamaştıran Rüstem Paşa Camii’nde kollarını açar Sinan… Sıra Edirnekapı’da! Mihrimah Sultan Camii’nde Koca Sinan aşkını 236 optik kırılmalı pencereden gönlünün penceresine yansıtır. Biraz gayretle Kadırga’daki Sokollu Mehmet Camii’ye mutlaka uğranmalı! Sinan’ın Hicaz dönüşü yanında getirdiği Kâbe’nin Hacer-ül Esved taşından kopmuş parçaları burada yer alıyor. Yolumuz uzun; Şehzade, Cihangir, Molla Çelebi Cami, Kılıç Ali, Azapkapı ve Sokollu... Liste uzayıp gidiyor... İlla ki, sanat tarihi uzmanı olmanıza gerek yok Sinan’ı anlamak için. Gönül pencerenizi açın ve Sinan’ın serüvenine kaptırın kendinizi yeter...

FOLLOWING THE TRAILS OF SİNAN IN ISTANBUL… We can trail along after Sinan in Eminönü. Surviving more than a hundred eathquakes without a single crack in its walls, Süleymaniye still stands after 450 years in dignity! A little further away from this masterpiece of dominance rises Haghia Sophia, of which he has conducted the restoration. Right along the way he salutes you in the Rüstem Pasha Mosque with ravishing Iznik tiles. It is now the turn of Edirnekapi! In the Mihrimah Sultan Mosque, Sinan opens his heart through the stained glasses of 236 optical refractions. With a little bit of effort, one shoul head for the Sokollu Mehmet Mosque in Kadırga. The mosque houses the relics of the Black Stone brought from the Ka’bah on his return from Hicaz. We still have a long way to go; Şehzade, Cihangir, Molla Çelebi, Kılıç Ali, Azapkapı and Sokollu Mosques... The list goes on and on... You need not be an expert in art to appreciate Sinan. Just open your heart and leave yourself to be carried away in his adventure…

21


RÖPORTAJ/INTERVIEW

“2016’DA AYDIN’DA DAIKIN PLAZA YAPACAĞIZ” “IN 2016, WE WILL OPEN DAIKIN PLAZA AYDIN”

TESTAŞ’IN KURUCUSU TUNCAY TOSUN 2016 YILINDA ATILIM YAPARAK ŞİRKETİNİ DAHA DA BÜYÜTMEYE KARARLI. HALEN 24 KİŞİLİK EKİBİYLE AYDIN KENTİNE HİZMET VEREN TESTAŞ, BU YIL İÇİNDE KURULMASI PLANLANAN DAIKIN PLAZA İLE KENTTEKİ DAHA BÜYÜK ÖLÇEKLİ İŞLERİ DE ÜSTLENECEK… 22

TUNCAY TOSUN, THE FOUNDER OF TESTAŞ, IS DETERMINED TO FURTHER GROW HIS COMPANY THROUGH A SPURT IN 2016. SERVING IN AYDIN WITH A TEAM OF 24, TESTAŞ WILL BE TAKING UNDER BIGGER SCALE PROJECTS IN THE TOWN WITH DAIKIN PLAZA, WHICH IS PROJECTED TO BE LAUNCHED WITHIN THIS YEAR.


n Aydın’da hizmet veren Testaş, 20 yıl önce Tuncay Tosun tarafından kurularak iklimlendirme sektörüne kazandırılmış. Henüz öğrencilik yıllarında sektörün önemini gören ve geleceğini buna göre planlayan Tuncay Tosun, başarılı girişimleriyle bugün 24 kişiye istihdam sağlıyor. Daikin ile tanışıklığı Airfel A.Ş. dönemine kadar uzanan Testaş şirketinin sahibi Tuncay Tosun, bu yıl içinde önemli yatırımlarla büyümesini sürdürmeyi hedefliyor. Tuncay Tosun, dergimiz Santigrat için sorularımızı yanıtladı:

n Serving customers in Aydın, Testaş has been founded and gained to the air conditioning sector by Tuncay Tosun two decades ago. Having noticed the future of the sector in his college years and planned his future in accordance, Tuncay Tosun employs 24 people through his successful entrepreneurship. Tuncay Tosun of Testaş has been working with Daikin ever since the time of Airfel Inc. And he is determined to maintain this growth through major investments within this year. Tuncay Tosun answered Santigrat’s questions…

Bize şirketiniz Testaş’ı anlatır mısınız? Testaş’ı 1996 yılının ilk ayında Aydın’da hizmete açtım. Okul yıllarımda bir fabrikada staj yaparken orada öğrendiklerim sektöre girme kararı almama neden olmuştu. Daha o zamanlar ısıtma-soğutma, HVAC ve endüstriyel sistemlerin insanlar için son derece önem taşıdığını gözlemlemiş, geleceğimi de bu şekilde yönlendirmenin iyi olacağını düşünmüştüm. Sektöre bu şekilde adım attım ve çalışma hayatım boyunca da hep aynı sektörde kaldım. Daikin ile tanışıncaya kadar farklı markalarla çalıştım ama artık ben de Daikin Ailesi’ndenim. Şirketinizin büyümesi nasıl oldu? Hangi dinamiklerle iş yapıyorsunuz? Gelişen piyasa hacmi ile birlikte şirketimizin de büyümesi kaçınılmazdı. Ben de piyasanın ihtiyaçlarını iyi gözlemleyip, büyüme hedeflerimi buna göre biçimlendirdim. Bunun sonucunda başarılı işlere imza atarak bugünlere geldik. İşini seven, inovasyona açık, dinamik bir yapıya sahip ve ekip ruhu ile çalışan bir iş yeridir Testaş. Halen 24 kişilik ekibimiz ile piyasada varlığımızı ve etkinliğimizi sürdürüyoruz. Her zaman bir öncekinden daha iyi iş çıkarmak için daima hazırız. Biz ilk günkü heyecanımızı halen koruyan bir şirketiz. Bunun da başarının önemli bir ayağını oluşturduğunu düşünüyorum. Daikin ile nasıl tanıştınız ve işbirliğine gittiniz? Daha önce marka hakkında ne gibi bilgileriniz vardı? Önceki yıllarda partner olduğumuz şirket ile çalışırken hedeflerimizi büyütemiyorduk. Fakat büyümemiz gerekiyordu. Bu nedenle şirketim adına bir karar aldım ve bize büyüme imkanı sağlayacak Airfel A.Ş. ile çalışmaya başladım. Airfel A.Ş.’nin Daikin tarafından satın alınmasıyla da memnuniyetle yolumuza bu marka ile devam ettik. Çünkü bir dünya markası olan Daikin’in Türkiye’ye gelişinin bizim için çok daha iyi bir platform sağlayacağını biliyordum. O yüzden de beraberliğimizi sürdürmekten çekinmedim. Daha önce Daikin markasının gücü, kalitesi, geniş ürün gamı ve satış ağına ilişkin bilgilerim vardı. Güçlü olduğu tarafları biliyordum. Daikin ile işbirliği yapmak benim için olumlu bir karar oldu. Daikin ürünlerinin piyasa algısı hakkındaki izlenimlerinizden söz eder misiniz? Piyasada Daikin ürünleri kaliteli, uzun ömürlü, teknik olarak yenilikçi olarak biliniyor. Yani çok iyi bir marka algısı var. Testaş

Could you tell us about your company, Testaş? Testaş was founded in 1996 in Aydın. During my internship in a factory in my college years, I have made up my mind to enter in the sector by what I had learned. Even then, I figured out how important heating-cooling, HVAC and industrial systems were for the people, and decided to plan my future in accordance. Thus have I taken steps in the sector and persevered ever since. I have worked with several brands until I met Daikin, but now I am one of the family. How has the company grown? What are the dynamics of your working environment? It was indispensable that our company should grow with the expanding market volume. I made a thorough observation of the market needs and shaped my growth plans accordingly. As a result, we have realized successful projects until present. Testaş is an innovative, dynamic enterprise which is devoted to its profession and has a team spirit. At present, we are active in the sector with a team of 24. We are always ready to perform better than ever. We have always maintained the enthusiasm of our very first day, which I believe is a crucial element in our success. How did you meet and collaborate with Daikin? What did you know about the brand before? In previous years, we failed to grow our targets with our former partner company. Yet we needed to grow. So I made a decision on behalf of my company and started to collaborate with Airfel Inc., which would provide us the opportunity to grow. When Airfel Inc. was acquired by Daikin, we continued our collaboration with pleasure. I was certain that the entrance of a global brand such as Daikin in Turkey would provide us with a better platform. So I did not hesitate to move further. I had an idea about the power, quality , wide product range and network of the Daikin brand. I knew about its strengths. Collaborating with Daikin has been very fruitful for me. What can you tell about the market’s perception of the Daikin products? In the market, Daikin has a positive brand reputation of high quality, long-lasting, technically innovative products. As Testaş, we have considered the brand and innovations

23


olarak, Daikin marka ve yeniliklerinin bize de katkı sağlayacağını düşündük ve işbirliğimizi sürdürdük. Daikin’in Türkiye’ye girmesi hem pazarın gelişimine hem de biz sektördekilere katkı sağladı. Daikin ürün gamını nasıl buluyorsunuz? Daikin ürün gamı piyasanın ihtiyaçlarını karşılayacak nitelikte. Üstelik bunlar rekabetçi ürünler. Daikin başka markalarda olmayan ürün ve yenilikleriyle fark yaratıyor, elimizi güçlendiriyor. Daikin Akademi eğitim çalışmalarına katıldınız mı? Daikin Akademi’nin başarılı bir girişim olduğunu ve çalışmaların iyi gittiğini düşünüyorum. Bence bayi ve servis gelişiminde güzel katkılar sağlıyor. Daikin Türkiye’nin size hangi alanlarda daha çok yardımcı olmasını istersiniz? Daikin Türkiye’nin marka olarak elbette ki of Daikin would also contribute us and maintained our collaboration. Daikin’s entrance in the Turkish market contributed not only in the market’s growth, but also to the sector players like us. How do you assess Daikin’s product range? Daikin’s product range is extensive enough to meet the market’s needs. Besides, they are all competitive products. Daikin makes a statement in the market and strengthens our hand with unique products and innovations that no other brand has. Have you taken part in the Daikin Academy trainings? I regard Daikin Academy as a successful enterprise; the projects are going well. I believe they have good contributions in the dealer and service improvement. What are the fields you would like more assistance from Daikin Turkey? Daikin Turkey has certainly many contributions in our brand. Plus, they provide us support through innovative products. Our communication with Daikin

24

bize katkısı var. Bunun yanı sıra yenilikçi ürünlerle de destek sağlamış oluyor. Daikin ile iletişimimiz gayet iyi ve sağlıklı devam ediyor. Daikin’in yeni ve yaygın reklam çalışmaları yapması gerektiğini düşünüyorum, sanırım yeni sezonda buna ilişkin hareketlenme olacaktır. Bunun dışında bayi gelişimi konusunda da destek bekliyorum, bence sektördeki diğer şirketler de aynı beklenti içinde. Daikin Türkiye’nin sosyal sorumluluk projelerini takip ediyor musunuz? Daikin Türkiye birçok sosyal sorumluluk projesine imza atan bir şirket. Bu anlamda üzerine düşeni yapıyor. Ayrıca sponsorluk olarak da iyi kararlar alıyor. Ama reklam konusunda daha iyi çalışmalar yapabilir, daha aktif olabilir. Yerel reklamlara da önem verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Solution Plaza fuha bir süredir hizmet

veriyor, ziyaret ettiniz mi? Solution Plaza’ya işlerimizin yoğunluğu nedeniyle henüz gidemedik. Fakat Japonya’daki benzerini ziyaret etmiştik. Orada gördüklerimiz çok etkileyici ve muhteşemdi. 2016 yılı hedefleriniz neler? Yeni yatırımlar ya da büyüme düşünüyor musunuz? 2015 yılı şirketimiz için iyi bir yıl oldu. Hedeflerimize ulaştığımızı söyleyebilirim. 2016 yılı için büyümeye yönelik projelerimiz var. İlk etapta ana yol üzerinde bir Daikin Plaza yapmayı, bütün organizasyonumuzu oraya taşımayı düşünüyoruz. Ve yeni projelerle büyümeyi hedefliyoruz. Sektörün VRV ve multi olarak büyüme göstereceğini; bireysel sistemlerde ise enerji verimliliği iyi olan cihazların tercih edileceğini düşünüyorum. Şirketimin çalışmalarını ve adımlarını bu öngörü çerçevesinde şekillendirmeyi planlıyorum.

is strong and efficient. I think Daikin could benefit from new and extensive commercial projects. I think there will be a lot of action in the coming season. In addition, I would expect support in the dealership development, I think other companies in the sector share the same expectation. Are you keeping track of Daikin Turkey’s social responsibility projects? Daikin Turkey engages in numerous social responsibility projects, it certainly does its part. Furthermore, good decisions

are taken in terms of sponsorships. But it could do better, could be more active in the field of advertisements. I think more importance should be paid to local commercials. Solution Plaza fuha has been active for a while… Have you paid here a visit? Due to our busy schedule, we could not yet visit the Solution Plaza. But we have seen the counterpart in Japan. What we have experienced there was extremely impressive and amazing. What are your plans for 2016? Do you have new investment or growth plans? 2015 has been a good year for our company. I can say that we have reached our goals. For 2016, we have plans for growth. For starters, we are planning to open a Daikin Plaza on the main street and carry all our organization here. And we are planning to grow through new projects. I expect that the sector will grow through VRVs and multi systems. In individual systems, I believe devices with high energy efficiency will be preferred. I am planning to shape my corporate projects and take the steps accordingly.


KAR‹YER/CAREER YAZI/ Article : C‹HAN DEM‹RŞEVK

GELECEĞİN GÖZDE MESLEKLERİ THE POPULAR JOBS OF THE FUTURE

GELECEĞE DAHA GÜVENLİ İLERLEMENİN YOLU; DOĞRU MESLEĞİ SEÇEBİLMEKTEN GEÇİYOR. PEKİ, YAKIN GELECEKTE HANGİ MESLEKLER DÜNYAYI SIRTLAYACAK? HANGİ MESLEK KOLLARINA DAHA FAZLA YATIRIM OLACAK? ŞİMDİDEN GELECEĞİNİ ÇİZMEK İSTEYENLER İÇİN; YAKIN YÜZYILIN 10 POPÜLER MESLEĞİNİ SİZİN İÇİN DERLEDİK…

26


THE SAFEST WAY THAT LEADS TO FUTURE PASSES THROUGH CHOOSING THE RIGHT OCCUPATION. SO, WHICH PROFESSIONS WILL HAVE THE MOST TO SAY IN NEAR FUTURE? WHAT WILL BE THE BRANCHES THAT WILL HAVE THE HIGHEST SHARE OF INVESTMENT? FOR THOSE WHO WOULD LIKE TO PLAN AHEAD, HERE ARE THE TOP 10 JOBS WHICH ARE LIKELY TO DECLARE THEIR DOMINION IN NEAR FUTURE… n Zaman çok hızlı akıyor; yaşam tarzlarımız, ilgilerimiz ve ekonomik sistemlerimiz buna bağlı olarak hızla değişiyor. Hayata ayak uydurmak için, yeni iş kollarını ve meslekleri yeniden geleceğin gözüyle okumak gerekiyor. Birazdan okuyacağınız mesleklerin bazıları, şu an halihazırdaki iş kollarının biraz daha gelişmişi. Bazıları ise size şaşırtıcı, hatta biraz ütopik gelebilir. Şimdi, hayal gücümüzün sınırlarını biraz zorlayarak, gelecek yüzyılın gözde mesleklerine göz atalım...

ELEKTRONİK HABERLEŞME MÜHENDİSLİĞİ Yüzyılımızda iletişim sektöründeki gelişmeler, sınırları ortadan kaldırdı. Fiber-optik haberleşme sistemleri, uydu sistemleri, internet, cep telefonları ve yer tespiti yapan cihazlar artık hayatımızda büyük yer kaplıyor. Yakın gelecekte, teknolojiye bağlı olarak bu sistemlerin artacağını söylemek yanlış olmaz. Üstelik bütün bu cihazların kesintisiz üretim yapabilmesi, bakım/ onarımlarının gerçekleştirilmesi için de elektronik haberleşme mühendislerine olan ihtiyaç giderek artacak…

n Time is moving so fast; our lifestyles, interests and economical systems alter accordingly. To keep the pace, it is essential to understand new jobs and professions from a futuristic point of view. Some of the professions listed below are nothing but a more updated version of their present counterparts. Other may seem a little odd, even utopical. Now, let us try to go beyond the limits of our imagination and take a look at the popular jobs of the next century…

ELECTRONIC COMMUNICATION ENGINEER In our century, advances in the communication sector eliminated the borders. Fiber-optic communication systems, satellite systems, internet, mobile phones and navigational tools hold a huge place in our lives. In near future, it would not be a prophecy to claim that these technology-dependent systems will enhance even further. Besides, the need for electronic communication engineers will be even greater for these devices to operate and to be maintained without interruptions.

27


PSİKOLOG Teknolojinin ilerlemesiyle gündelik yaşam giderek daha fazla karmaşıklaşıyor. Sanal dünya insanları birbirinden uzaklaştırırken, sosyal diyaloglara da ket vuruyor. Bu da, bireylerde güvensizlik ve yalnızlık duygusuna yol açıyor. Kuşaklararası anlayış farkını da eklediğimizde çatışmaların, iletişimsizliğin ve kişilik problemlerinin çığ gibi büyüdüğü “modern” toplumlar ortaya çıkıyor. İşte burada devreye psikologlar giriyor. Psikoloji bilimi gelecekte değerini daha da artıracağa benziyor. BİYOTEKNOLOJİ UZMANLIĞI

PSYCHOLOGIST

Son yıllarda biyoteknoloji ve genetik mühendisliği tekniklerinde sağlanan gelişmeler 21’inci yüzyılın “biyoloji çağı” olacağı görüşünü yaygınlaştırıyor. Öyle ki, işin uzmanlarının vücudun gen haritasını çıkararak kişiye özel tedaviler geliştireceği ve bu haritalar sayesinde, hastalıklara daha oluşmadan çareler bulabilecekleri ön görülüyor. Ayrıca özellikle günümüzde GDO’lu besinlerin zararları, tarım ve hayvancılıkta istenilen özelliklerdeki ürünlerin elde edilmesi ya da mikrop ve böceklere karşı dirençli bitki çeşitlerinin oluşturulması gibi pek çok alanda yine genetik mühendislerine ihtiyaç duyulacak.

With the development of technology, daily lives are becoming more and more chaotic. The virtual world seperates people more and more from each other, while inhibiting social dialogues at the same time, leading to problems of security and solitude in individuals. With the perceptional conflict of generations added, modern societies of disputes, communication failures and personality defects arise. Here come the psychologists in the scene. The science of psychology will seem to become even more valuable in the future.

BIOTECHNOLOGY SPECIALIST In recent years, advances in the fields of biotechnology and genetical engineering techniques support the claim that the 21st century will be “the age of biology”. In fact, scientists are expected to map the genetic bodies and develop personilized treatments, even find solutions before the conditions arise. In addition, genetic engineers will be in high demand to develop solutions against the harms of GDO foods, to obtain products of desired specification in agriculture and stockbreeding, or to develop microbe and bug resistant vegetations. 28


İNTERNET ARKEOLOJİSİ Geleceğin en enteresan mesleklerinden biri internet arkeologluğu olacak. Bilgi çokluğu ve daha da önemlisi bilgi kirliliği bugünün önemli problemlerinden biri. Gelecekte

bu çöp havuzunun iyice büyüyeceği düşünülürse, neredeyse hiç bir veriye ulaşamaz hale geleceğimiz öngörülüyor. İşte bu noktada internet arkeologlarının iş tanımı

ortaya çıkıyor. İhtiyacımız olan bilgiyi, gereksiz bilgi yığınlarının içinden, hasar vermeden, ince bir işçilikle çıkarıp sunan araştırmacılara internet arkeologu deniliyor.

that this pile of garbage will become even bigger in the future, it is estimated that almost no piece of data will be accessible at some point. Here comes the notion of internet archeology. Internet

archeologists are the researchers who find and provide the piece of data in need among the pile of unnecessary information elaborately, without giving it any harm.

INTERNET ARCHEOLOGIST Internet archeology will be one of the most interesting jobs of the future. The abundance of information, and more importantly, disinformation is one of the major problems today. Considering

29


YAZILIM MÜHENDİSLİĞİ Bilgisayar sistemlerinin yazılım tasarımlarını hazırlayan, bunları sisteme entegre edip, uygulamalarını yapan; bilişim ve ağ sistemlerinin çalışması sırasında karşılaşılan aksaklıkların giderilmesini sağlayan yazılım

mühendisliği; son yıllarda popüler meslekler arasında yerini aldı. Ancak teknolojinin hızıyla orantılı olarak yazılım mühendislerine gelecekte daha fazla ihtiyaç olacağı ön görülüyor. Yalnızca yazılım değil, bilgi depolan-

ması ve hızlı bir şekilde paylaşılması noktasında teknolojideki gelişmelerin izlenmesi, donanım ve yazılımların güncel verilerine ulaşılması anlamında da mühendisler, diğer mesleklerin bir adım önüne çıkacaklar.

SOFTWARE ENGINEER Software engineers developing, integrating and applicating software designs for computer systems, as well as recovering failures which might arise during the operation of computer and network systems have become a popular profession in the recent years. In line with the speed of technological advances, they will be more and more in demand in the future. And they will step up ahead of other branches considering the data storage, rapid sharing, tracking of techonologival advances, accessing updated software data, as well as software itself.

ULUSLARARASI TİCARET UZMANLIĞI 21’inci yüzyıl bilgi çağında, tüm dünyada rekabet küreselleşti, mesafeler kısaldı; ülkelerarası paylaşımlar arttı. Çin’den Amerika’ya, İngiltere’den Yeni Zelanda’ya ticaret yapmak artık çok kolay. Şu an zaten gözde meslekler arasında bulunan uluslararası ticarete ve bu konudaki uzmanlara gelecekte çok daha fazla ihtiyaç duyulacak. Uluslararası gelişmeleri takip eden, küresel rekabeti analiz etme yeteneğine sahip olan ve hedefleri doğrultusunda ilerleyen ticaret uzmanları geleceğin aranılan kişileri olacak. INTERNATIONAL TRADE SPECIALIST In the 21st century known as the age of information, competition is globalized, distances became near, national interactions increased further. It is no longer a deal to engage in trade between

30

China and the USA, England and New Zealand. Today’s popular occupation of international commerce and its specialists will be even more in demand in the future. Trade specialists who

follow international agenda closely, have an analytic eye to evaluate global competition, and move in line with their targets will be the wanted people in the future.


İNTERNET EMLAKÇILIĞI 2000’li yılların başında hemen hemen herkes web adlarını kar amaçlı satın alıp, popülerliğine göre satışa sunuyordu. Daha çok da markaların isimlerini alarak fahiş fiyatlara satmayı planlıyorlardı. Ancak bu işe

gönül verenler beklenen ilgiyi göremeyince, bu iş kolu da rafa kalkmış oldu. İnternet kurallarının zamanla oturması ve gelişmesiyle birlikte daha da önemlisi bazı alan adlarının iyi fiyatlarla gittiği duyuldukça (insure.

com: 16 milyon dolar; business.com: 7,5 milyon dolar; toys.com 5,1 milyon dolara alıcı buldu) “domain” yani alan adı satın alma, isim üretme ve satma işinin oldukça popülerleşeceğine dair inanç güçleniyor.

INTERNET REALTOR In the early 2000’s, almost everyone purchased web site addreses to sell them for profit in due course. Brand names were more in demand for they could be sold in astonishing prices. When the devotees were heartbroken for the lack of desired demand, this business line vanished. With the settlement and development of the internet rules, and more importantly, when its became known that some domain names were sold in good prices (insure. com was sold for 16 million dollars, business.com for 7,5 million dollars, toys.com for 5,1 million dollars), it is estmated that acquisition, generation and selling of domain names are still believed to become more popular.

MEKATRONİK MÜHENDİSLİĞİ

MECHATRONICS ENGINEER

Tüketim yüzyılında insanoğlu hep daha fazlasının, daha iyisinin peşinde. Hal böyle olunca teknolojiden beklenti had safhaya ulaşıyor. Teknolojik ürünler ise yaşamı kolaylaştırıyor ama daha karmaşık bir yapıya kavuşuyor. Bir ürünün tasarımından kullanım aşamasına kadar gelebilmesi, disiplinlerarası bir çalışma gerektiriyor. O nedenle makine, elektrik, elektronik disiplinlerinin birlikte sunulduğu mekatronik mühendisliği, geleceğin parlak meslekleri arasında gösteriliyor.

In the century of consumption, humanity is after the more and the better. Given the circumstances, the expectations from technology is beyond the limits. Technological products ease the life, but confuse it at the same time. The journey of a product from the designing to the final phase require an interdisciplinary work. This is why the mechatronics, which combine machines, electric, electronics are regarded as one of the most popular branches of the future. 31


SOSYAL MEDYA VE SOSYAL AĞLAR İLETİŞİM UZMANLIĞI

SOCIAL MEDIA AND SOCIAL NETWORK SPECIALIST

Son yıllarda en popüler meslekler arasında yerini alan sosyal medya uzmanlığı gittikçe ivme kazanıyor. Markaların konumlanması ve rakipleriyle rekabet edebilmesi için dinamik, aktif ve verimli bir şekilde sosyal medyayı kullanması gerekliliğiyle ortaya çıkan uzmanlara, sanal alemde temsil edildiğimiz mecraların artmasıyla daha çok ihtiyaç duyulacak.

The job definition of social media specialists became very popular in recent years, and the trend still goes up. For the positioning and competitiveness of brands, the field has to be used as dynamically, actively and efficiently as possible. So the specialists will be more in demand as more brands will be represented in the virtual world.

METALURJİ VE MALZEME MÜHENDİSLİĞİ Hammadde üretimi, malzemenin sentezlenmesi ve işlenmesi, ürün tasarımı, üretimi ve ömrünü tamamlamış malzemelerin geri kazanımını kapsayan tüm aşamalar, metalurji ve malzeme mühendislerinin imzasını taşır. Özellikle stratejik malzemelerin üretiminde (bio-teknoloji, yarıiletken teknolojiler, elektro seramikler, sensörler, bor ve türevleri gibi yeni enerji kaynakları, elektronik malzemeler, foto-iyonik malzemeler, nükleer malzemeler ve teknolojiler, polimerik ve seramik esaslı membran teknolojileri gibi) çok büyük öneme sahip olan bu meslek dalı, gelecekte daha büyük bir önem arz edecek. Kimya, makine, inşaat, uzay-uçak, elektrik-elektronik, çevre ve tıp alanlarına yayılmış çok disiplinli bir bilim ve teknoloji dalı olarak gelişmesini sürdüren metalurji ve malzeme mühendisliği aynı zamanda verimlilik, enerji ve hammadde üçlüsü ile uyum içinde olan üretim süreçlerinin sektöre kazandırılmasında önemli rol oynuyor. 32

METALLURGY AND MATERIAL ENGINEER All phases regarding the raw material production, synthesizing and refining of materials, product design, production and recycling bear the sign of metallurgy and material engineering. Especially in the production of strategic materials (biotechnology, semi conductor technologies, electro ceramics, sensors, new energy resources such as boron and the like, electronic equipments, photoionic material, nuclear material and technologies, polimeric and ceramic based

membrane technologies, etc), this is a profession of huge importance at present and even more so in the future. Continuing its development as an interdisciplinary field of science combining chemistry, machinery, construction, aeronautics, electric-electronics, environment and medicine, metallurgy and material engineering also plays an important part in the gaining of production stages in harmony with the efficiency, energy and raw materials to the sector.


DAIKIN

DAIKIN, JAPONYA ÇEVRE BAKANLIĞI TARAFINDAN

ÖDÜLE LAYIK GÖRÜLDÜ

DAIKIN IS GRANTED AWARD BY THE JAPANESE MINISTRY OF ENVIRONMENT

İKLİMLENDİRME SEKTÖRÜNÜN LOKOMOTİF ŞİRKETİ DAIKIN, KÜRESEL ISINMAYA KARŞI GELİŞTİRDİĞİ ÇEVRECİ ÇÖZÜM VE UYGULAMALARI İLE DE SEKTÖRÜNE ÖNCÜLÜK EDİYOR. SON OLARAK YENİ NESİL KLİMALARDA ÇEVRE DOSTU R32 SOĞUTUCU AKIŞKAN KULLANIMINI YAYGINLAŞTIRMAYA ÇALIŞAN DAIKIN, BU KONUDAKİ ÇALIŞMALARI İLE JAPONYA ÇEVRE BAKANLIĞI TARAFINDAN ÖDÜLE LAYIK GÖRÜLDÜ. 34

DAIKIN, THE PIONEERING BRAND OF THE AIR CONDITIONING SECTOR, LEADS THE INDUSTRY WITH ITS ENVIRONMENTALIST SOLUTIONS AND APPLICATIONS DEVELOPED AGAINST GLOBAL WARMING. WORKING RECENTLY TO EXPAND THE USE OF ECO-FRIENDLY R32 REFRIGERAT IN NEW GENERATION AIR CONDITIONERS, DAIKIN IS GRANTED AN AWARD BY THE JAPANESE MINISTRY OF ENVIRONMENT FOR ITS EFFORTS.


n İklimlendirme sektöründe enerji verimliliğini en üst düzeyde tutan ve büyük ölçüde tasarruf sağlayan teknolojiler geliştiren Daikin, iklimlendirme sistemlerinde küresel ısınmanın etkilerini en aza indirmek için yürüttüğü çalışmalar ile de sektörüne yön veriyor. Küresel ısınma ile mücadele konusunda önemli çalışmalar yürüten Daikin, daha yüksek verimlilik değerlerine sahip çevre dostu R32 soğutucu akışkan kullanımına yönelik başarılı çalışmaları, bu konuda geliştirdiği cihaz ve çözümler ile Japonya Çevre Bakanlığı tarafından ödüllendirildi. Küresel ısınma ve iklim değişikliği konusunda mücadeleyi sağlamaya yönelik Uluslararası Kyoto Protokolü’nün imzalanmasının ardından, 1998 yılından bu yana Japonya’da her yıl iklim değişikliği konusunda gözle görülür başarılar elde eden kişilere ya da kurumlara verilen bu ödül, Daikin için olduğu kadar iklimlendirme sektörü açısından da büyük bir anlam taşıyor. Daikin’e bu ödülü getiren R32 gazı, şu an split klimalarda kullanılan R410A soğutucu akışkanına göre daha fazla enerji verimliliği sağlıyor. Böylelikle enerji verimliliğini en üst düzeye çıkaran ve küresel ısınmanın etkilerini en aza indiren bu çevre dostu gaz, aynı zamanda tüketici dostu da. R32 soğutucu akışkan kullanılan klimalar, yüksek enerji verimliliği değerleri ile kullanıcılarının daha az elektrik faturası ödemesini sağlıyor. Daikin, Japonya’nın yanı sıra Avrupa’nın ve Türkiye’nin de ilk R32 soğutucu akışkanını içeren cihazlarını piyasaya sunarak bu alandaki öncülüğünü sürdürüyor. Çevre dostu soğutucu akışkan R32, halen Türkiye’de Daikin’in yeni nesil Emura II ve Ururu Sarara gibi modellerinde yer alıyor.

n Giving utmost importance to energy efficiency in climatization and developing energy saving technologies for this respect, Daikin leads the sector with the efforts paid to minimize the impacts of global warming in air conditioning systems. Within the concept of global warming fighting efforts, Daikin is granted award by the Japanese Ministry of Environment for the successful projects to promote the use of eco-friendly R32 refrigerat, and the devices and solutions designed for that matter. The award is being granted to significant achievements in the field of global warming since the signing of the International Kyoto Protocole, which aims to promote fighting against global warming and climate change,

and has a special meaning for Daikin and the industry in general. The R32 gas, which has brought Daikin the prize, gains higher energy efficiency that the R410A refrigerant, which is currently in use for split conditioners. Taking energy efficiency to the maximum while minimizing the impacts of global warming, the ecofriendly gas brings also consumerfriendly benefits. The air conditioners which use R32 refrigerant result in lesser electric bills thanks to their high energy efficiency levels. Daikin continues to lead the industry by introducing the first devices using the R32 refrigerant in Europe and Turkey after Japan. The eco-friendly refrigerant R32 is currently being used in Daikin’s Emura II and Ururu Sarara models in Turkey.

35


DAIKIN

DAIKIN’İN YENİ NESİL SOĞUTUCU GAZ R32 İLE ÇALIŞAN KLİMASI

URURU SARARA II, KIŞ AYLARININ DA GÖZDESİ OLDU DAIKIN’S NEW GENERATION AIR CONDITIONER URURU SARARA WITH REFRIGERANT R32 IS THE WINTER’S FAVORITE

DÜNYANIN NEM ORANINI AYARLAYABİLEN İLK KLİMASI URURU SARARA, YENİ NESİL ÇEVRECİ GAZ R32 İLE ÇALIŞAN URURU SARARA II MODELİ İLE KESİNTİSİZ KONFOR SUNUYOR. URURU SARARA II, FISILTIDAN SESSİZ ÇALIŞMA ÖZELLİĞİNİN YANI SIRA SIFIR ODP’YE (OZON TÜKETME POTANSİYELİ) SAHİP R32 SOĞUTUCU AKIŞKANI İLE ÇEVRECİ DEĞERLERİ DE BİR ÜST NOKTAYA TAŞIYOR. 36

URURU SARARA, THE WORLD’S FIRST AIR CONDITIONER WITH ADJUSTABLE HUMIDITY LEVEL, OFFERS UNINTERRUPTED COMFORT WITH THE NEW MODEL URURU SARARA II WHICH USES NEW GENERATION ECOLOGICAL GAS R32. IN ADDITION TO ITS ULTRA SILENT OPERATION FEATURE, URURU SARARA II CARRIES THE ECOLOGICAL VALUES TO A HIGHER LEVEL WITH THE R32 REFRIGERANT WITH ZERO ODP (OZONE DEPLETION POTENTIAL).


n Geliştirdiği düşük emisyonlu ve yüksek enerji tasarruflu ürünleriyle sektörüne öncülük eden Daikin, nem alıp verme özelliği bulunan Ururu Sarara ile klima alanında yeni bir dönem başlattı. Daikin şimdi Ururu Sarara II ile bu devrimi devam ettiriyor. Önceki gibi soğutma alanında olduğu kadar ısıtma alanında da iddialı olan Ururu Sarara II 4 mevsim iklimlendirme özellikleriyle göze çarpıyor. Ururu Sarara II mevcut üstün özelliklerinin yanı sıra en üst düzeye çıkan verimlilik değerleri ile de benzerlerinden ayrışıyor. Sahip olduğu “SEER: A+++” ve “SCOP: A+++” dereceleriyle piyasadaki en yüksek enerji verimliliğine ulaşan Ururu Sarara II, R32 soğutucu akışkanı sayesinde kullanıcılarına en düşük çevresel etkiyi sunuyor. Yalnızca 19 desibel (dB) ile sınıfının en düşük ses düzeyine sahip olan Ururu Sarara’nın yanında fısıltıyla dahi konuşmak mümkün oluyor. Tasarımı ile de fark yaratan Ururu Sarara, aynı zamanda tasarım, kullanılan malzeme ve işçiliği sayesinde 2013 yılı “Red Dot Tasarım Ödülü”nün sahibi. Nem verme, nem alma, soğutma, ısıtma, hava temizleme, yüzde 100 taze hava besleme özellikleriyle en komple iç ünite çözümü sunan Ururu Sarara II, Daikin’e özel “flash streamer” teknolojisi ile otomatik filtre temizleme özelliğine sahip. Aynı zamanda “Coanda Etkisi” sayesinde gelişmiş hava üfleme özelliği bulunan Ururu Sarara II, alt ve üstten olmak üzere çift hava giriş sistemiyle, piyasada çift hava girişli tek ürün olarak öne çıkıyor. Bu sayede verimlilik artarken, ses seviyesi düşerek (çünkü daha geniş alandan hava emiliyor), homojen hava dağılımı sağlanıyor. Sessizliği ve çevre dostu özellikleriyle salon ve yatak odalarında kullanım için ideal olan Ururu Sarara II, astım hastaları başta olmak üzere, dış ortam havası kuru olan yerlerde yaşayanlar ve fizyolojik yapısı kuru havaya uygun olmayanlar için ekstra konfor sunuyor. Çevreye olan bağlılığının bir parçası olarak daha düşük çevresel etkiye sahip sistemler geliştirmeyi amaçlayan Daikin, bu yıl satışa sunduğu yenilenmiş Ururu Sarara modeli ile hem sektör hem de klima kullanıcıları açısından yeni bir dönemi de başlatmış oldu. Daikin Türkiye CEO’su Hasan Önder, sezonsal verimlilik kriterlerine geçiş sürecinde olduğu gibi bu konuda da sektöre öncülük yaptıklarına dikkat çekerek, şu bilgileri verdi: “Daikin hem Avrupa’da hem de Türkiye’de sezonsal verimliliğin öncülüğünü yaparak AB’nin 20/20/20 hedeflerine büyük katkı sağladı. Şimdi de Daikin, cihazlarında düşük küresel ısınma potansiyeline sahip R32 soğutucu akışkanını kullanarak AB’nin Yeni 40/27/27 hedeflerine ulaşılmasına büyük yararı olacaktır. Ururu Sarara ürünlerinde de kullanılmış olan R32 doğa soğutucu akışkanı, kullanıcı açısından önemli çok önemli faydalar sağlayacak. Daha çevre dostu bir soğutucu akışkan olan R32, diğer (şu an split klimalarda kullanılan R410A) soğutucu akışkanlara göre daha fazla enerji verimliliği sağlıyor. Bu da tüketicinin daha az elektrik faturası ödemesini sağlayacak.”

n Leading the sector with its low emission and high energy saving products, Daikin blazed a new trail with the humidifying Ururu Sarara in the world of air conditioners. Now, the revolution continues with the new Ururu Sarara II. Making a statement once again in heating as well as cooling, Ururu Sarara II attracts with its climatization features in all seasons. Ururu Sarara differs from its counterparts with the ultimate efficiency rates in addition to its present features. Boasting the highest energy efficiency levels with its “SEER: A+++” and “SCOP: A+++” values, Ururu Sarara III presents users the lowest environmental impacts with the R32 refrigerant. Thanks to the lowest volume level in its class with only 19 decibels (dB), Ururu Sarara II permits talking in murmurs. Ururu Sarara makes its statement with its design, materials used and the craftmanship, which have brought it the 2013 “Red Dot Design Award”. Offering a complete indoor unit solution with its humidifying, dehumidifying, cooling, heating, air cleaning and 100 percent air supplying features, Ururu Sarara II also has the automatical filter cleaning feature with Daikin’s special “flash streamer” technology. Equipped with the “Coanda Impact”s air blow feature, Ururu Sarara II shines out as the only product with double air inflow in the market. This increases the efficiency and decreases the volume (as the air is absorbed through a wider space), enabling a more homogeneous air diffusion. Ideal for use in living rooms and bedrooms with its silence and eco-friendly features, Ururu Sarara II presents extra comfort for asthma patients, habitants of locations with dry air, and those with unsuited physiologies for dry air. Aiming for the development of systems with lower environmental impact as part of its ecological dedication, Daikin started a brand new era with its renewed Ururu Sarara model for the sector and for all air conditioner users. Drawing attention that the sector is being pioneered in this transition phase of the seasonal efficiency criteria, Daikin Turkey CEO Hasan Önder said: “Daikin has made a great contribution in EU’s 20/20/20 objectives by pioneering the seasonal efficiency in Europe and in Turkey. Now, by using the R32 refrigerant with low global warming potential in its devices, it will continue to contribute in EU’s New 40/27/27 objectives. The ecological R32 refrigerant used in Ururu Sarara devices will bring huge benefits in terms of the user. The eco-friendly refrigerant R32 generates higher energy efficiency in comparison with the R410A refrigerants, which are being used in various split air conditioner models. And this will help the customer pay less for the electric bills.” 37


URURU SARARA’NIN ÖZELLİKLERİ • Çevre dostu ve daha verimli soğutucu akışkan gazı R32 ile çalışan dünyanın ilk kliması • Piyasadaki en yüksek enerji verimliliği. SEER: A+++, SCOP: A+++ (Bütün kapasiteler için) • En komple iç ünite çözümü. Nem verme, nem alma, soğutma, ısıtma, hava temizleme, havalandırma • Daikin’e özel Flash Streamer teknolojisi • Otomatik filtre temizleme. (Kendi kendini temizleyen filtre) • 3 bölgeli akıllı göz. • Çift hava girişi. (Alttan ve üstten) • En düşük ses seviyesi. Fısıltıdan düşük ses seviyesi, 19 dB(A)’e kadar inebilir. • Uzun mesafeli hava üfleme (Coanda Etkisi) • 2013 Red Dot Tasarım Ödülü’nün sahibi.

SPECIFICATIONS OF URURU SARARA • The world’s first air conditioner using the eco-friendly and more efficient refrigerant gas R32. • The highest energy efficiency rate in the market. SEER: A+++, SCOP: A+++ (For all capacities) • The most complex indoor unit solution. Humidifying, dehumidifying, cooling, heating, air cleaning, ventilation • Daikin’s Special Flash Streamer technology • Automatic filter cleaning (Autocleaning filter) • Triple zone smart eye • Double air intake (From the top and the bottom) • Lowest volume level. Lower than whisper, as far as 19 dB(A). • Long distance air blow (Coanda Impact) • 2013 Red Dot Design Award winner.

URURU SARARA’DA KULLANILAN R32 SOĞUTUCU AKIŞKANI’NIN ÖZELLİKLERİ • Ozon tabakasına zarar vermez. ODP (Ozon Tüketme Potansiyeli) değeri 0. • GWP değeri (Küresel Isınma Potansiyeli ) halen klimalarda kullanılan R410A’nın GWP değerinin yalnızca 3’te biri (GWP=675).  • R410A’ya göre daha az soğutucu akışkan kullanımı mümkün. • R410A ile kıyaslandığında daha yüksek enerji verimliliği. • Daha kompakt tasarım mümkün. • Tek bileşenli bir akışkan olduğu için geri dönüşümü ve yeniden kullanımı kolay. • Gelişmekte olan ülkeler için daha ekonomik.

FEATURES OF R32 REFRIGERANT USED IN URURU SARARA • Harmless for the ozone layer. ODP (Ozone Depletion Potential) value is 0. • GWP value (Global Warming Potential) is only 1/3 of R410A GWP, which is currently used in air conditioners (GWP=675). • Able of lesser use than the refrigerant R410A. • Higher efficiency than the R410A. • Availability of more compact design. • Easier recycling and reuse as a unary liquid. • A more economic option for developing countries.

38


YAŞAM / LIFE YAZI / Article: LALE EROL ULUTAŞ

40


İŞİM OLMADAN ASLA NOT WITHOUT MY JOB HEPİMİZ HAYATIMIZIN BELLİ DÖNEMLERİNDE YAPTIĞIMIZ İŞTEN SIKILIYORUZ. MASAMIZI, ÜZERİNDE YIĞILI DOSYALARLA BİRLİKTE BIRAKIP KAÇMAK ŞAHANE BİR FİKİRMİŞ GİBİ GELİYOR. BU BIRAKIP GİTME ARZUSU BAZEN ÖYLE DELİCESİNE BÜYÜYOR Kİ, SADECE İŞİ DEĞİL ŞEHRİ BİLE TERK EDEREK HAYATIMIZA SESSİZ SAKİN BİR KASABADA DEVAM ETMEYİ TEK HAYALİMİZ HALİNE GETİRİYORUZ.

WE ALL GET TIRED. OF OUR JOBS FROM TIME TO TIME… SOMETIMES IT SEEMS AS A GREAT IDEA TO LEAVE OUR DESK UNDER THE LOAD OF ALL THESE FILES AND RUN. THE CRAVING TO LET GO MAY REACH TO A CRAZY EXTENT THAT AT TIMES WE DREAM NOTHING ELSE BUT LEAVING THE CITY AS WELL AS THE JOB BEHIND TO LIVE IN A SMALL AND QUIET TOWN.

n Her şeyi bir kenara bırakıp, daha sakin bir yaşamı seçme isteği özellikle yoğun çalışanların aklının bir köşesinde döner durur. Bu şekilde düşünen birkaç arkadaşımız da varsa eğer, buluşmalarımızın en önemli konusunu iş hayatına dair şikayetler oluşturuyor. Fakat tüm bu yakınmalara rağmen, iş hayatına tamamen sırtını dönenlerin sayısı parmakla gösterilebilecek kadar az. Peki, neden çalışıyoruz? Cevabı basit gibi görünüyor; paraya ihtiyacımız var. Oysa çalışma sebebimizi sadece maddi ihtiyaçlarımız oluşturmuyor. Çalışma yaşamı üzerine yapılan birçok istatistiksel çalışmanın verileri ofislere sadece para kazanmak için gitmediğimizi, çok farklı manevi ihtiyaçlarımızı da tatmin etmek için orada olduğumuzu ortaya koyuyor. Kendimize çalışma nedenimizi sorduğumuzda, dışarıdaki gürültüye kulağımızı kapayarak, sadece içimizdeki sese kulak verdiğimizde tek sebebin para olmadığını görebiliriz. Mesela, takdir görmeyi istiyor olabiliriz ya da sosyal statü ve unvan bizim için önemli olabilir. Konuyla ilgili olarak 2009 yılında McKinsey Quarterly tarafından bin 50 çalışan arasında yapılan anketin sonuçlarına göre iş yaşamındaki motivasyonu parasal kazanımlar kadar manevi kazanımlar oluşturuyor. Üst yöneticinin takdiri, sorumluluk üstlenme, kuruma aidiyet gibi başlıklar parasal kazanımların bile önüne geçebiliyor. Ne kadar şikayetçi olsak da çalışmadan, üretmeden bir eksiğiz sanki. Madem çalışmadan olmuyor, o zaman bizi sıkan, iş hayatımızı tatsızlaştıran detayların peşine düşmeli belki de.

n Leaving everything behind for the sake of a slower life is a common desire pondered frequently by heavy workers. And if we have a couple of friends to share this goal, most of our conversations concentrate on complaints about our professional lives. Despite all these remonstrances, those who can actually turn their back on the business life does not exceed a few. So, why do we work at all? The answer seems quite simple: we need money. Yet our material needs are hardly the sole reason for our working motivation. The results of endless statistical researches on business life prove that we do not go to the office only for money, but to satisfy various inner needs as well. When we ask ourselves why we work, shutting our ears to the external noises to focus on our inner voice, we can see that money is not the only reason. It might be that we are in need of appreciation, or social status and titles might mean us a lot… According to the results of a survey conducted in 2009 by McKinsey Quarterly with the participation of a thousand and fifty workers, our professional motivation consist of immaterial benefits as much as material ones. The appreciation of the top managers, taking responsibility, corporate belonging may even leave material gains behind. No matter how much we may complain, we feel in loss of something when we do not work and produce. Given the case, it might be wiser to look for the exhausting details which take the joy out of our professional lives. 41


İŞİM VE BEN Günümüzde çalışma hayatına atılan birçok kişi hayalindeki ya da eğitimini aldığı işi değil de bulduğu işi yapmak zorunda kalıyor maalesef. Donanım, kişilik ve iş arasındaki uyumsuzluk beraberinde mutsuzluğu ve başarısızlığı da getiriyor. Örneğin kişiliği son derece sosyal, organizasyon yeteneği güçlü ve bir de üzerine iletişim eğitimi almış birinin muhasebe departmanında çok mutsuz olacağı elbette çok açık. Dolayısıyla işe gösterilen uyum, heves ve tutku, ofisteki mutluluk açısından çok değerli. Yapılan iş, kişinin yetkinliklerini ortaya koyabildiği ölçüde tatmin edici olabilir. Yaptığımız işi bu açıdan da değerlendirmek, sıkıntımızın kaynağı için bir de buraya bakmakta fayda var. Sadece işimizi değiştirmek tüm sorunlarımızı çözebilir.

ME AND MY JOB In our day, most of the people who start their careers have to work in another field than what they have studied for. The discrepancy between the knowledge, personality and profession is accompanied by unhappiness and failure. It is obvious how unhappy a highly social personality with exceptional organizational skills and a communication degree would be working in the accounting department. Therefore, the harmony, passion and desire expressed for the job is crucial for professional happiness. The work can only be satisfying to the extent that the person can display their strong suits. It seems essential to assess our work in this respect to search for the reason of our problem. Changing our job might solve all our existing problems. 42


ZAMAN YÖNETİMİ Zamansızlık sadece ofislerde çalışanların değil tüm insanlığın sorunu artık. Ev kadınları bile günlük programlarını saati saatine gerçekleştirmek için zaman baskısı altındalar. Teknoloji bize sonsuz nimetlerini sunarken bizden de hızlı olmamızı talep ediyor. Bu talebe cevap verebilmek için gösterilen çaba gerilime, ofiste mutsuzluğa neden oluyor. Ofis hastalığı da denilen boyun ve sırt ağrıları giderek yaygınlaşıyor. Zaman yönetimi işte tam da bu noktada çok önemli. Zamanı iyi yönetmek gerekli hızı sağladığı gibi, ayrıca kendimize ait boş alanlar yaratmamıza da olanak veriyor. Hayatımızın her alanında ihtiyaç duyacağımız zaman yönetimi kavramı, üzerine sayfalarca yazı yazılabilecek kadar önemli bir konu. Fakat çok kısaca üzerinden geçecek olursak, zaman yönetiminin en kritik kurallarından biri planlı olmak; çünkü plansızlık en önemli zaman tuzaklarından biri. Planlı olmak öncelikleri belirleyip, işleri önemine göre sıralamakla başlıyor. Ve hazırlanan plan dahilinde işe başlanıldığında gereksiz ertelemelerden kaçınmak gerekiyor. Başka şeylerle oyalanmak, araya görüşme ya da toplantı almak planlamayı daha başından etkisiz hale getirir. Bu yüzden başkalarından gelen birtakım taleplere olabildiğince “hayır” demeyi bilmemiz gerekiyor. Dikkatli bir gözlemci, ofiste çok fazla vakit geçiren bir çalışanın iş yükünden çok plansızlık nedeniyle işlerini yetiştiremediğini rahatlıkla görebilir. Bu arada, gün içinde yapılan gereksiz uzun telefon görüşmeleri, uzun kahve-sigara molaları da zamanı öldüren eylemler arasında. Özetle, zamanı iyi yönetmek demek ofisten vaktinde çıkmak ve kendine alan açmak demek. Gerilimsiz omuzlar da cabası.

TIME MANAGEMENT Lack of time is no longer limited to a bunch of office workers, but is a problem shared by all mankind. Even housewives experience time pressure to overcome their daily schedules. Technology may have brought innumerable benefits to our lives, but also demands that we act rapidly. The effort given to meet this demand causes tension and misery in the office. Neck and back pains, which are also known as office illnesses, are becoming ever more widespread. Time management is crucial at this point. Managing time wisely provides sufficient speed, even enables us spare times to enjoy as we please. Essential in every aspect of our lives, the concept of time management is as broad a subject which can take pages to explain. In short, the most critical aspect of time management can be summarized to programming, as lack of it is known to be a

major time trap. Programming begins with determining priorities and listing them according to their importance. Unnecessary postponings should be avoided once things get started in line with the program. Idling around less important stuff, intervening with meetings or interviews counteract the program right from the beginning. That’s why we need to learn to say “no” to certain demands that might come up. A careful observer can easily see that a hardworking office employee fails to have things get done not because of heavy workload, but because of lack of programming. In the meantime, unnecessarily long phone conversations and long coffee-cigarette breaks throughout the days are also big time-killers. In a nutshell, time management means leaving the office in time and sparing yourself some space, not to mention the tension-free shoulders… 43


HOBİLER ANTİDEPRESAN GİBİDİR İş hayatı çok önemli dedik, ancak işimiz hayatımızın tek motivasyonu olmamalı. İş dışında da üretebileceğimiz, yeteneklerimizi ortaya çıkarabileceğimiz mecralar yaratmalıyız. Ayrıca farklı alanlarda üretiyor olmanın işimize de yaratıcılık katacağı muhakkak. Hobi edinmek için günümüzde olanaklar sınırsız. Birçok kurumun çalışanlara özel akşam saatlerinde gerçekleştirdiği seminerler ve kurslar mevcut; fotoğrafçılık, yaratıcı yazarlık, mutfak sanatları, yoga, sinema atölyeleri, senaristlik, drama, müzik, resim, el sanatları gibi. Bugün hobiniz olan bir şey, kim bilir belki yarın, emeklilik yıllarında yeni işiniz olur.

HOBBIES ARE ANTIDEPRESSSANTS We have said that professional life is very important, however it should not be our only life motivation. We need to find fields where we can produce and manifest our abilities outside work. In addition, being productive in various fields will surely gain our work creativity. At present, there are endless opportunities to acquire a hobby. Many corporations organize evening seminars and courses for their employees on photography, creative writing, kitchen art, yoga, cinema workshops, scriptwriting, drama, music, painting, handcrafts and so on… Your hobby today might even turn out to be your new profession in your retirement years! 44


İŞ ARKADAŞLARIYLA SOSYALLEŞME Günümüzün büyük bir bölümünü ailemizden çok iş arkadaşlarımızla geçiriyoruz. Onlarla kurduğumuz ilişki ofisteki mutluluk ve huzurumuzun köşe taşlarından biri. Hepsini aynı yoğunlukta sevmeyebiliriz ama ilişkimizi hoş bir arkadaşlık tadında tutmayı becerebilirsek çalışma ortamımız da o derece hoş olur. İş dışında birlikte yapılan aktiviteler ofis arkadaşlarımızı daha yakından tanımak için bulunmaz fırsatlar içeriyor. İş ortamında işlerin yarattığı baskıyla, sonrasında pişmanlık duyabileceğimiz tavırlar içine girebiliyoruz. Bu yüzden hiç hoşlanmadığınız bir ekip arkadaşınızın aslında dışarıda çok şeker biri olduğuna tanıklık edebilirsiniz. Birlikte yenilen bir yemek, içilen bir kahve, izlenen bir film ekip arasındaki dayanışmayı ve empatiyi artırır. İş arkadaşlarınızla dışarıda sosyalleşin, iş ortamınız daha keyifli olsun. SONUÇ OLARAK… İş yaşamı sadece maddi gereksinimlerimizi karşılamak için değil, hayatımızı, ruhumuzu, beynimizi beslemek için, sosyalleşmek için de bir ihtiyaç. Yapılan bir çok araştırma gösteriyor ki, insanların çok büyük bir yüzdesi, -ne kadar şikayetçi olsa da- iş hayatı olmadan bunalıma girebiliyor. Kaldı ki şikayetçi olmak da bir ihtiyaç ve yaşamsal bir motivasyon. Fakat bir iki dokunuşla kendimizi ve iş yaşamımızı yeniden şekillendirebilme ihtimalimiz bir hayli yüksek. Bu yüzden iş hayatını tamamen sonlandırıp, hatta şehri terk ederek küçük bir kasabaya yerleşme hayaline takılıp kalmak yerine, daha üretken, daha yaratıcı ve daha mutlu bir birey olmanın peşine düşmek gerekiyor. Şehri geride bırakıp, sakin bir kasabanın rutini içinde mutlu olmayı başarabilmek hele de bir metropol insanı için sanıldığı kadar kolay değil. Bunu da bir kenara yazmakta fayda var.

SOCIALIZING WITH COLLEAGUES We spend a large part of our day apart from our family and share it with our colleagues. Our friendship with them is one of the cornerstones of happiness and peace in the office. We may not them all equally, but the more we manage to sustain a pleasant relationship, the merrier our working environment will be. Social activities out of the office bring in priceless opportunities to get to know our colleagues better. In the working environment, the pressure can sometimes lead us to manners which we might feel sorry for in the future. So you can even realize that a colleague you are not so fond of can turn out to be a very nice person outside. A collective dinner, a coffee shared, or a movie increase solidarity and empathy inside the team. So, socialize with your colleagues for a merrier working environment.

CONSEQUENTLY… Professional life does not only fulfill our material needs, but also a means to nourish our lives, souls and brains, and for socializing. As proven by many studies, a large sum of people -regardless of how much they might be complaining- are prone for depression without a business life. After all, complaining is also a need and a vital motivation. And we have the power to reform ourselves and our work lives with a couple of touches. So, instead of dreaming of leaving the business and the city to settle in a small town, we need to find ways of becoming more productive, more creative and a happier person. And it should also be noted that it is not so easy to leave the city for good and be happy in the slow routine of a small town for the metropolitan people, after all... 45


DAIKIN

DAIKIN SAKURA PROGRAMI’NIN İLK KADIN GİRİŞİMCİLERİ BAYİLERİNİ TANITTI THE FIRST WOMEN ENTREPRENEURS OF DAIKIN SAKURA PROGRAM INTRODUCE THEIR DEALERSHIPS KOSGEB, KALDER VE DAIKIN İŞBİRLİĞİ İLE KADIN GİRİŞİMCİLERİ DESTEKLEYEN DAIKIN SAKURA PROGRAMI’NIN İLK GİRİŞİMCİLERİ 2015 YILININ İLK AYLARINDA İKLİMLENDİRME SEKTÖRÜNDEKİ YERLERİNİ ALMAYA BAŞLAMIŞTI. BU YIL AÇILIŞI YAPILAN 8 BAYİ İLE İKLİMLENDİRME SEKTÖRÜNE KATILAN 8 GENÇ KADIN GİRİŞİMCİ, ARALIK AYINDA DÜZENLENEN ETKİNLİKLER İLE YENİ İŞYERLERİNİ TANITTI.

THE FIRST ENTREPRENEURS OF THE DAIKIN SAKURA PROGRAM, REALIZED BY THE COOPERATION OF KOSGEB, KALDER AND DAIKIN TO SUPPORT WOMEN ENTREPRENEURS, BEGAN TO TAKE TO THE STAGE IN THE CLIMATIZATION SECTOR IN EARLY 2015. WITH THE OPENING OF EIGHT DEALERSHIPS THIS YEAR, 8 WOMEN ENTREPRENEURS WHO HAVE TAKEN PART IN THE CLIMATIZATION SECTOR INTRODUCED THEIR NEW BUSINESSES THROUGH AN EVENT IN DECEMBER.

n KOSGEB (Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı), KalDer (Türkiye Kalite Derneği) ve iklimlendirme sektörünün öncü markalarından Daikin’in kadın girişimcilere destek olabilmek amacıyla 2014 yılında başlattıkları Daikin Sakura Programı kapsamında 8 kadın girişimci 2015 yılının ilk aylarında bayilerini açarak iş hayatına atıldı. İklimlendirme sektörüne katılan bu 8 kadın girişimci, Daikin’in desteğiyle mağazalarında Daikin teknolojisi ve hizmetlerini tanıtmak için çeşitli etkinlikler yaptı. İlki 19 Aralık tarihinde İstanbul Göktürk’te bulunan Karma İklimlendirme’de başlayan bu etkinlikler, 23 Aralık’ta İstanbul Erenköy’de bulunan Melcon Mühendislik ve Ankara Öveçler’deki Zeta Mühendislik’te yapılan etkinliklerle devam etti. 24 Aralık’ta İstanbul Çekmeköy’deki A2 İklimlendirme ve Ankara Çankaya’daki Pak

46

n Eight women entrepreneurs supported by the Daikin Sakura Program, which was initiated in 2014 by KOSGEB (Small and Medium Industry Development Organization), KalDer (Turkish Quality Association) and the leading brand of the climatization sector Daikin started their businesses in the early months of 2015. With the support given by Daikin, the eight women entrepreneurs who took their part in the climatization sector realized various events to promote the Daikin technology and services in their stores. The first event took place on December 19 at Karma Air Conditioning in Istanbul Göktürk, and was continued on December 23 at Melcon Engineering in Istanbul Erenköy and at Zeta Engineering in Ankara Öveçler; on December 24 at A2 Air Conditioning in Istanbul Çekmeköy and at Pak Air Conditioning in Ankara Çankaya; and ended on December 25 at Koneva Engineering in Istanbul Kosuyolu and at Sakura


İklimlendirme’de yapılan etkinlikler 25 Aralık’ta İstanbul Koşuyolu’ndaki Koneva Mühendislik ve Ankara Çankaya’daki Sakura Mühendislik’te yapılan etkinliklerle son buldu. Kadın girişimcilerin kendi bayilerinde yapmış oldukları bu etkinliklere Daikin yöneticilerinin katılımının yanı sıra bölge halkı da yoğun ilgi gösterdi. Art arda açılan bayiler ve gerçekleştirilen etkinliklerle, eğitim ve işyeri desteği sağlayarak üniversite mezunu girişimci kadınlara fırsat sunan ve 3 yılda 100 kadın girişimciyi iklimlendirme sektörüne kazandırmayı amaçlayan Daikin Sakura Programı hedeflerine adım adım yaklaşıyor. 2015 yılında programa seçilen ve eğitimleri hala devam etmekte olan 14 kadın girişimci de 2016 yılında yaşadıkları illerde kendi işyerlerini açarak iklimlendirme sektöründeki yerlerini almaya başlayacak. Engineering in Ankara Çankaya. The events took place in the women entrepreneurs’ own dealerships with the participation of Daikin executives and local residents. With the mission of providing business opportunities for college graduate women entrepreneurs by giving educational and professional support, Daikin Sakura Program runs up towards its goals step by step with the opening of new dealerships and launches. The 14 women entrepreneurs who were elected for the program in 2015 and are still in their training process will be opening their own businesses and joining the sector in their hometowns as of 2016.

47


DAIKIN PROJE/DAIKIN PROJECT

NEF MERTER 13’ÜN İKLİMLENDİRME ÇÖZÜMLERİ DE DAIKIN’DEN NEF MERTER 13’S AIR CONDITIONING SOLUTIONS ARE MET BY DAIKIN

İSTANBUL’UN SEÇKİN PROJELERİNDEN NEF MERTER 13, İKLİMLENDİRME TERCİHİNİ VERİMLİ VE YÜKSEK TEKNOLOJİLİ ÇÖZÜMLERDEN YANA YAPTI. İSTANBUL’UN EN GÖZDE YERLEŞİM MERKEZLERİNDEN BAKIRKÖY, BAHÇELİEVLER VE ZEYTİNBURNU ÜÇGENİNİN TAM ORTASINDA YER ALAN NEF MERTER 13, TÜM ALANLARDA TEK BİR DIŞ ÜNİTEDEN ISITMA, SOĞUTMA VE HAVALANDIRMA HİZMETİ VEREBİLEN DAIKIN VRV SİSTEMLER’İ TERCİH ETTİ.

48

NEF MERTER 13, AN OUTSTANDING PROJECT IN ISTANBUL, OPTED FOR HIGHLY EFFICIENT AND HIGH TECHNOLOGY AIR CONDITIONING SOLUTIONS. LOCATED IN THE TRIANGLE OF BAKIRKÖY, BAHÇELİEVLER AND ZEYTiNBURNU, WHICH IS ONE OF THE MOST POPULAR RESIDENTIAL AREAS OF ISTANBUL, NEF MERTER 13 CHOSE DAIKIN VRV SYSTEMS THAT PROVIDE HEATING, COOLING AND AIR CONDITIONING SERVICES IN ALL AREAS FROM A SINGLE UNIT.


n İklimlendirme tercihlerini Daikin’den yana yapan iklimlendirme konusunda geleceğin yüksek verim ve enerji tasarrufu sağlayacak gayrimenkul projelerine NEF Merter 13 de katıldı. İstanbul’un yeni yaşam konsepti olarak anılan NEF Merter 13 projesinde Daikin’in verimli ve yüksek teknolojili VRV Heat Pump ve Heat Recovery dış üniteler, VRV iç üniteler, Duvar Tipi şık iç üniteleri kullanıldı. Timur Holding markası olan NEF İnşaat tarafından yaklaşık 4 bin şirketin faaliyet gösterdiği ve günde 1.3 milyon insanın giriş yaptığı Merter’de hayata geçirilen NEF Merter 13 projesi, İstanbul’un en işlek ulaşım hattı olan E5’in tam bitişiğinde yer alıyor. 15 ve 16 katlı 5 konut bloğundan oluşan projede, blokların ortasında iç avlu şeklinde bir peyzaj alanı yer alırken dış cephelerde ise mağazalar bulunuyor. ADDON+ Architects tarafından tasarlanan projede 11 bin metrekarelik bir arsa üzerinde 673 konut, 168 home-office ve 37 mağaza yer alıyor. NEF İnşaat’ın daha önceki konut projelerinde sağladığı başarılı çözümlerden, kullanılan cihazların kalitesinden ve yurt genelinde geniş servis ağından dolayı NEF Merter 13 projesinde de Daikin ürünleri tercih edildi. Daikin’in mucidi olduğu ekolojik, yeşil, çevre dostu binaların en büyük destekçisi ve bugün pek çok gayrimenkul projesinin tercih ettiği ürün haline gelmiş olan VRV teknolojisi, termal konforu 4 mevsim en üst düzeyde sağlayacak şekilde tasarlanıyor, tasarruf oranı ve çevre duyarlılığı ile de benzerlerinden ayrışıyor. Daikin VRV sistemlerinin en büyük tercih sebeplerinin başında, eş zamanlı ısıtma ve soğutma yaparken, daha kolay montaj ve daha düşük karbon salımı gibi özellikleri yer alıyor.

n NEF Merter 13 joined in the real estate projects that prefer Daikin for its solutions which provide high efficiency and energy saving in air conditioning. Referred as the new life concept of Istanbul, NEF Merter 13 project used Daikin’s efficient and high technology VRV Heat Pump and Heat Recovery outdoor units, VRV indoor units, and elegant Wall Type indoor units. Realized by NEF Construction, which is a Timur Holding brand, the NEF Merter 13 project rises by Istanbul’s busiest highway E5, in the district of Merter where about four thousand companies operate and 1,3 millions of people arriving every day. Consisting of five residential blocks of fifteen and sixteen storeys, the project is composed of blocks surrounding a shared landscape in the form of an inner court, and shops on the exterior. Designed by ADDON+ Architects, the project incorporates 673 residences, 168 home offices and 37 stores on a surface area of elevent thousand squaremeters. For NEF Merter 13 project, Daikin devices were selected for their previous achievements in former residential projects, their quality and the wide domestic service network. The hugely popular VRV technology which is developed by Daikin to support ecological, green and environmentalist buildings is designed to provide maximum comfort during four seasons, and is distinguished for its saving level and environmental sensitivity. The main features of Daikin VRV systems include primary benefits such as simultaneous heating and cooling, easy installment and lower carbon emission. 49


KÜLTÜR / CULTURE YAZI / Article: ASLIHAN IŞIN

50


İKİ BÜYÜK İMPARATORLUĞUN BENZER İZLERİ COMMON TRACES SHARED BY TWO GREAT EMPIRES OSMANLI VE JAPON İMPARATORLUKLARI, ÇOK UZUN YILLAR GENİŞ COĞRAFYALARA HÜKMETMİŞ, İNİŞ ÇIKIŞLARLA DOLU FARKLI DÖNEMLERE TANIKLIK ETMİŞLER. SANAT, YAŞAM VE KÜLTÜR BAKIMINDAN ARALARINDAKİ BENZERLİKLER BAŞLANGIÇTA İLGİNÇ GELSE DE, ASLINDA ÇOĞU, İMPARATORLUK İHTİŞAMINDAN GELEN VE BU YAŞAMDAN ETKİLENEN BAKIŞ AÇISININ BEKLENEN SONUÇLARI. KAFTAN VE KİMONO Basit tanımıyla, uzun, süslü ve astarsız elbise anlamına gelen kaftan, Osmanlı döneminde cübbe üzerine giyilen geleneksel bir giyecek. Malzemelerinin çeşitliliği, giyildiği yer ve giyenlere göre farklı isimler alan kaftanın ne kadar değerli olduğu renk, şerit ve düğmelerine bağlı olarak değişir. Pamuk ya da ipekten yapılan kaftanlar çoğu zaman bir kuşakla bağlanır, ancak önü açık olarak kullanıldıkları olur. Kimono, Japonlara özgü en önemli geleneksel öğelerden biri; onların ‘giysi’ anlamına gelen kültürel ve özel giyeceklerine verilen isim. Bileğe kadar uzanan, özel bir kuşakla bağlanan kimonoların boyları gibi kolları da uzun ve geniştir. Tek beden olarak dikilen kimonolar, tek bir kumaş topundan üretilirler ve elde dikilirler. Kendisi ve kolları uzun, önden kapanarak özel bir kuşakla bağlanan kimono ve kaftan, karakteristik özellikleriyle geleneksel giysiler arasında, Osmanlı ve Japon kültürlerinin dünyada en iyi bilinen örnekleridir.

FOR CENTURIES, OTTOMAN AND JAPANESE EMPIRES HAVE DOMINATED EXTENSIVE TERRITORIES AND WITNESSED VARIOUS ERAS CHARACTERIZED BY UPS AND DOWNS. THESE SIMILARITIES IN ART, LIFESTYLE AND CULTURE MAY SEEM PECULIAR AT FIRST SIGHT, HOWEVER, THESE CAN ONLY BE EXPECTED CONSIDERING THEIR IMPERIAL GLORY AND THE CONSEQUENTIAL PERSPECTIVES.

KAFTAN VS KIMONO In simple terms, kaftan is the name given to the long, ornamented, unlined dress, and was the traditional Ottoman costume worn on top of frocks. The value of the kaftan, which was named according to the variety of materials, the places where it was worn, and by whom it was worn, was decided depending on its colours, piping or buttons. Kaftans made of cotton or silk were girdled, but were occasionally used without belts as well. Kimono, one of the traditional symbols of Japan, was the name given to their ceremonial costumes and can be translated as merely ‘dress’. The ankle-length kimonos with full wrist-length sleeves are also girdled. They come in a single size and are manufactured from a single roll of fabric. Kaftan and kimono, both girdled and long dresses with long sleeves, are characteristic and traditional costumes of Ottoman and Japanese cultures, and are renowned worldwide. 51


Dürdane Ünver, Şeyh Galip III. Selim ile Aynalı Kavak Kasrı'nda, minyatür, guaj.

UKİYO-E VE MİNYATÜR Samuraylardan yazıya, müzikten tiyatroya, Japon gelenekleri ve yaşamını içine alan Ukiyo-e, yazı gibi kullanılan bir resim ve baskı sanatıdır. Japonya’da Edo döneminde ortaya çıkan Ukiyo-e, bir sanat dalı olarak kendi başına taşıdığı değerin yanı sıra, Japon tarihine ışık tutması bakımından da büyük önem taşır. “Yüzen dünyanın imgeleri” anlamına gelen Ukiyo-e konularını gündelik yaşamdan alır ve sanatçıları anonimdir. İnce işçiliğin küçük boyutlu resimlere yansımasıyla ortaya çıkan minyatür, Osmanlı’da bir resim sanatıdır; daha çok kağıt, fildişi ve benzeri malzemeler üzerine uygulanır. Kitapları resimlemek amacıyla yapıldığı için boyutları küçük tutulan minyatür, tezhip bezemelerle çevrelenir. İnce işçiliği nedeniyle yavru kedilerin tüylerinden yapılan ‘tüykalem’ kullanılarak yapılır. Sanatçıları anonim olan Ukiyo-e ile sanatçının imzasını atmadan ortaya çıkardığı minyatürler, en parlak dönemlerinde bile mütevazılığı elden bırakmayan ince işçiliğin ürünü sanatlardır. UKIYO-E VS MINIATURE Involving a wide range of concepts from the samurai to script, music, theater, Japanese customs and lifestyle, Ukiyo-e is a painting and printing art that has the function of script. Ukiyo-e appeared during the Edo period of Japan; in addition to its artistic value, it is also very important for shedding light to the Japanese history. It can be translated as “the images of a world afloat”, with themes based on daily life and anonymous artists. Miniature is the fruit of delicate handcraft in the form of small images, and is an Ottoman painting art mostly applied on paper, ivory and similar materials. The sizes are small as the main motive is decorating the books, encircled by illuminated manuscripts. Because of the exquisite craftmanship required, it is applied by ‘quill pens’ made of kitten hair. Both made by anonymous artists, Ukiyo-e and miniature are two forms of exquisite art, respresenting humbleness even in the times of glory. 52


SAKURA VE LALE Renklerini gökkuşağından alan ince zevkin deseni lale, Osmanlı sanatının incelikli motiflerinin ilham kaynağı… Özellikle 16’ncı yüzyılda güzellik ve aşk simgesine dönüşen lale, form olarak dokuma, çini, halı ve mücevher gibi pek çok alanda kullanılır. 17’nci yüzyılda Bağdat seferinden dönen Hoca Hasan Efendi’nin İran’dan getirdiği 7 çeşit lale, bu dönemde Çiçek Encümen-i Daniş, yani Çiçek Akademisi kurulmasına sebep olur. 18’inci yüzyıl başında lale döneme adını verir; Lale Devri’nde artık 2 bin çeşit lale vardır. Japonların ünlü sakura ağaçları, nisan ayında açan çiçekleriyle Japonya’yı pembe-beyaza boyar. Kiraz çiçeği anlamına gelen sakura, formuyla sanata ilham kaynağı olan, adına festivaller düzenlenen ve sadece 10 gün çiçekli kalan narin bir ağaçtır; ancak açtığında ülkeyi çiçeğe boğar. En güzel ve olgun zamanında solmadan dökülen sakura, Japonlar için çok anlamlıdır; zira, genç ve güzelken bile ömrün bitebileceği mesajını verir. Hem bahçeleri, hem festivallere konu olan prestijleri, hem de desen olarak bir kültürü anlatma güçleriyle sakura ve lale birbirlerine anlam açısından çok benzerler.

SAKURA VS TULIP Tulip, the fruit of an exquisite taste inspired by the colours of the rainbow has been the muse for delicate details of the Ottoman art. Regarded as a symbol of beauty and love in the 16th century, the tulip form has been used in various fields such as textile, china, carpets and jewelries. In the 17th century, seven tulip species delivered by Hoja Hasan Efendi from Iran on his return from the Baghdad expedition paved the way of the foundation of Flower Academy. In the beginning of the 18th century, tulip has named the era, with two thousand species embellishing the so-called Tulip Period. In the month of April, the celebrated sakura trees of the Japanese colour up the country in pink and white with their lovely blossoms. These cherry blossoms serve as an artistic inspiration with their form, and even name festivals despite their short life span of only ten days. But when they bloom, the sight is beyond impressive. Defloring in its best without any signs of withering, sakura has a special meaning for the Japanese and signifies that life could end even if you are young and pretty. With their gardens, ceremonial prestige and power to symbolize a whole culture, sakura and tulip have a lot in common.

53


ÇAY SEREMONİSİ VE KAHVE KÜLTÜRÜ Japonlar çayı ‘insan sağlığı için en etkili ilaç ve uzun ve sağlıklı ömrün gizemi olarak tanımlar ve sadece bir içecek olarak benimsemenin ötesinde kültürlerinin parçası haline getirirler. Zira, Zen inancının da etkisiyle Japonya’da çay içmek dini bir tören, derin anlamlar taşıyan ölçülü bir ritüel olur. Avrupalılar çayı ve seremonisini bir sanat olarak doruğa ulaştığı zaman tanırlar. Kahve, Osmanlı’da çok önemlidir; başlangıçta esnaf ve mahalle kahvehanelerinde ortaya çıkan kahve kültürü, evlere girer. Kahvenin pişirilmesi ve sunulması bir usul ve adap gerektirir; nasıl içileceğinden, hangi tepside ve fincanlarda ikram edileceğine kadar her şey bir geleneğin ürünüdür. Japonların çay seremonisi ile Osmanlı kahve kültürü tutkulu birer alışkanlığın ürünüdür. Çay seremonisinde ve kahve kültüründe misafirlik çok önemlidir ve her ikisi de bir adaba uygun olarak ikram edilerek içilirler. TEA CEREMONY VS COFFEE CULTURE For the Japanese, tea is the best cure for human health and the mystery behind a long and sane life. Beyond a mere beverage, it is acknowledged as a cultural icon. As a matter of fact, and with the influences of the Zen faith, drinking tea is a ritual and a religious ceremony with deep meanings. Europeans have come to know the tea after it has reached its peak as a form of art. Coffee had a very important place in the Ottomans. In the beginning, it became 54

popular in the local coffee stores, afterwards it has entered in homes. Brewing and serving coffee requires a certain style and custom. Every detail of coffee, from serving to drinking, takes places in line with tradition. The Japanese tea ceremony and the Ottoman coffee culture are both fruits of a passionate addiction. In both ceremonies, hospitality is crucial, and bot hare served and enjoyed in good manners.


Dürdane Ünver, Göldeki balıklar ve sakura, kağıt oyma ve guaj.

ORİGAMİ VE KAT’I Kısaca, Japon kağıt katlama sanatı olan origami, ‘katlanmış kağıt’ anlamına gelir; tam olarak bilinmemekle birlikte 2 bin yıl önce doğan, hiçbir yapıştırıcı ve makas kullanmadan sadece kağıdı katlayarak çeşitli figürler oluşturma tekniğinden oluşan bu sanat için ebadı, ağırlığı özel kağıtlar kullanılır. Sözlük anlamı ‘kesmek’ olan ve kağıdın oyulmasıyla elde edilen bir süsleme sanatı olarak bilinen kat’ı, Osmanlı çatısı altında en parlak dönemini Kanuni Sultan Süleyman devrinde yaşar. Cilt kapaklarında ve el yazması eserlerde sıkça rastlanan kat’ı, zengin kompozisyonlar ve ince işçiliğin ürünüdür. İnce zevkin ve zengin işçiliğin ürünü olan origami ve kat’ı, dönemlerinin en popüler geleneksel sanatlarıdır; her iki sanat dalında da malzeme olarak kağıt kullanılır.

ORIGAMI VS KAT’I The Japanese paper folding art origami literally means ‘folded paper’. The birth of origami is not exactly known, but dates back to two thousand years ago. With this special technique, various figures can be formed by simply folding, a.k.a. without using scissors or glue, and using a special paper of a certain size and weight. Meaning ‘to cut’ and known as a paper carving art, kat’ı enjoyed its golden age during the reign of Sultan Suleiman during the Ottoman times. Frequently used on volume covers and handwritings, kat’ı is characterized by rich compositions and a delicate craftmanship. Both formed by an exquisite taste and handcraft, origami and kat’ı are the most popular arts of their ages, made of just paper. 55


DAIKIN

KULLANDIKÇA KAZANDIRAN DAIKIN ALTHERMA SAVING THROUGH USING WITH DAIKIN ALTHERMA İKLİMLENDİRME SEKTÖRÜNE KATTIĞI ÇEVRECİ ÜRÜN VE ÇÖZÜMLERLE RAKİPLERİNDEN AYRIŞAN DAIKIN’IN, EUROVENT VE EHPA (AVRUPA ISI POMPASI BİRLİĞİ) KALİTE SERTİFİKALI ALTHERMA ISI POMPALARI KULLANDIKÇA KAZANDIRIYOR. AVRUPA’DA OLDUĞU GİBİ TÜRKİYE’DE DE BÜYÜK İLGİ GÖREN DAIKIN ALTHERMA, KULLANICILARININ ISINMA VE SICAK SU İHTİYAÇLARINA EKONOMİK, ÇEVRE DOSTU VE KONFORLU BİR ÇÖZÜM SUNUYOR.

STANDING OUT AMONG THE RIVALS WITH ECO-FRIENDLY CLIMATIZATION PRODUCTS AND SOLUTIONS, DAIKIN EUROVENT AND EHPA (EUROPEAN HEAT PUMP ASSOCIATION) CERTIFIED ALTHERMA HEAT PUMPS SAVE BY USING. HIGHLY POPULAR IN TURKEY AS IN EUROPE, DAIKIN ALTHERMA PROVIDES ECONOMIC, ECO-FRIENDLY AND COMFORTABLE SOLUTIONS TO ALL HEATING AND COOLING NEEDS.

n İklimlendirme sektörünün lider markası Daikin’in Eurovent Sertifikası ve Avrupa Isı Pompası Birliği’nce verilen EHPA Kalite Sertifikasına sahip Altherma ısı pompaları Avrupa’da olduğu gibi Türkiye’de de büyük ilgi görüyor. Pahalı fosil yakıtlar tüketen geleneksel ısıtma sistemlerine göre çok daha az enerji ile daha yüksek verim sağlayan Daikin Altherma, kullanıcılarına önemli bir maliyet avantajı sunuyor. Avrupa’nın en çok satan ısı pompası olan Daikin Altherma, yeni ve yenilenmekte olan tüm yaşam alanlarında tercih ediliyor.

n The leading air conditioning brand Daikin’s Eurovent and European Heat Pump Association’s EHPA Quality certified Altherma heat pumps attract massive attention in Turkey as in Europe. Enabling higher energy efficiency by consuming much lower energy than the traditional heating systems consuming expensive fossil fuels, Daikin Altherma brings users a substantial cost benefit. Renowned as the best selling heat pump around Europe, Daikin Altherma is preferred in all new and renewed living spaces.

56


ISI POMPALARINDA TEKNOLOJİ LİDERİ Isı pompası pazarının lideri Daikin’in sunduğu yenilikçi ve çevreci ürünlerin üst düzeydeki tüm standartlarını taşıyan Daikin Altherma, fosil yakıtlara veya elektriğe dayalı klasik bir ısıtma sistemine göre 5 kat daha verimli çalışıyor. Dış havadaki ısıyı kullanarak daha az enerji sarf eden Daikin Altherma, kullandığı her 1 kW’lık enerjiye karşılık en az 5 kW’lık ısı üretiyor. Kurulum ve bakım ihtiyacı düşük olan Daikin Altherma, inverter kompresör teknolojisi ile yüksek enerji tasarrufu sağlıyor. Hem dış hem de iç ünitesi ile kompakt bir tasarıma sahip olan Daikin Altherma, ısıyı havadan alıyor. Herhangi bir yerin kazılmasına veya sondaja gerek olmadan kurulumu gerçekleşen Daikin Altherma, dumansız ve alevsiz çalışıyor. Üretilen ısının yüzde 80’ini yenilenebilir kaynaktan (hava) sağlayan Daikin Altherma, düşük karbondioksit (CO2) emisyonu ile çevreci bir çözüm sunuyor. Tek bir merkezden yönetilebilen Daikin Altherma, bu özelliği ile konutların yanı sıra otel, spor merkezi, SPA, hastane, kütüphane ve okul gibi mekanlarda da tercih ediliyor.

bir ürünü olan Altherma, -25°C’ye varan zorlu iklim koşullarında dahi verimli bir şekilde ısı transferi yapabilme özelliğine sahip. Radyatörlere, yerden ısıtma sistemlerine ve fan coil ünitelerine bağlanabilen Daikin Altherma, düşük maliyeti ile yeni ve yenilenmekte olan yaşam alanları için iyi bir yatırım olarak görülüyor. Ekonomik, çevre dostu ve konforlu çözümler sunan Daikin Altherma ısı pompaları, kış aylarında kullanıcılarının ısınma ve sıcak su ihtiyaçlarını karşılarken, sıcak yaz günlerinde de soğutma yaparak dört mevsim kesintisiz konfor sunuyor.

4 MEVSİM KESİNTİSİZ KONFOR Konforlu sistemler üretirken enerji tüketimi, ürün geri çevrimi ve atık azaltma konularına önem veren Daikin felsefesinin THE HEAT PUMP WITH THE LEADING TECHNOLOGY Bearing the high standards of innovative and eco-friendly products offered by Daikin, the leader of the heat pump industry, Daikin Altherma works at quintuple efficiency with respect to traditional heating systems working at fossil fuel or electricity. With less energy consumption through use of ourdoor temperature, Daikin Altherma generates a minimum of 5 kW heat per 1 kW energy consumed. Requiring minimum installment and maintenance, Daikin Altherma brings high energy saving thanks to its inverter compressor technology. Daikin Altherma has a compact indoor and outdoor unit design, and absorbs heat from the air. With easy installment features that does not necessitate any digging or drilling, Daikin Altherma is smogless and flameless. Acquiring 80 percent of the heat produced from a renewable source (air), Daikin Altherma offers an environmentalist alterna-

tive with low carbondioxide (CO2) emission. Managed from a single center, Daikin Altherma is also popular in public areas such as hotels, gyms, SPAs, hospitals, libraries and schools. UNINTERRUPTED COMFORT IN ALL SEASONS Altherma is the fruit of Daikin philosophy, which places emphasis on energy consumption, product recycling and waste reduction while producing comfortable systems, and has the feature of enabling efficient heat transfer under severe climate conditions at as low as -25°C degrees. It can be installed at radiators, floor heating systems, and fan coil units, and is considered a good investment for new and renewed living spaces. Offering economic, eco-friendly and comfortable solutions, Daikin Altherma heat pumps meed the heating and hot water needs during winter months and provide cooling in hot summer days, hereby enabling uninterrupted comfort in all seasons.

57


DAIKIN

DAIKIN SOLUTION PLAZA FUHA İSTANBUL

İKLİMLENDİRME SEKTÖRÜNÜN BULUŞMA NOKTASI OLDU DAIKIN SOLUTION PLAZA FUHA ISTANBUL IS THE NEW HUB FOR CLIMATIZATION SECTOR İKLİMLENDİRME SEKTÖRÜNÜN İNOVATİF ŞİRKETİ DAIKIN’İN, SEKTÖRÜNDE BİR İLKE İMZA ATARAK İSTANBUL’DA AÇTIĞI AVRUPA’NIN İLK DENEYİMLEME MERKEZİ FUHA İSTANBUL, AÇILDIĞI GÜNDEN BU YANA BİREYSEL KULLANICILARDAN TİCARİ YATIRIMCILARA, ÖĞRENCİLERDEN AKADEMİSYENLERE KADAR YÜZLERCE ZİYARETÇİYİ AĞIRLADI.

58

THE INNOVATIVE AIR CONDITIONING BRAND DAIKIN’S GROUNDBREAKING EXPERIENCE CENTER FUHA ISTANBUL, WHICH IS THE FIRST OF ITS KIND IN EUROPE, HAS WELCOMED HUNDREDS OF VISITORS RANGING FROM INDIVIDUAL USERS TO COMMERCIAL INVESTORS, STUDENTS TO ACADEMICIANS EVER SINCE ITS LAUNCH.


n Yenilikçi ürünleri ve uygulamalarıyla iklimlendirme sektörünün öncü şirketi olan Daikin’in, İstanbul’da açılışını yaptığı, Avrupa’nın ilk, dünyanın ise en büyük ve kapsamlı iklimlendirme deneyimleme merkezi Daikin Solution Plaza fuha İstanbul, ziyaretçilerine eşsiz bir deneyim sunmaya devam ediyor. Bireysel çözümlerden ticari sistemlere kadar her türlü iklimlendirme teknolojisini deneyimleme imkanı sunan fuha İstanbul, aynı zamanda sektör profesyonellerinin buluşma noktası haline geldi. Açılışını yaptığı günden beri bireysel kullanıcılardan ticari yatırımcılara, öğrencilerden akademisyenlere kadar yüzlerce ziyaretçiyi fuha İstanbul’da ağırlayan Daikin, şu ana kadar 500’e yakın öğrenciye sektörle ilgili büyük bir deneyim yaşattı. Ayrıca İSİB (İklimlendirme Sektörü İhracatçılar Birliği) toplantılarına da ev sahipliği yaparak iklimlendirme sektörünün yeni merkezi olma yolunda ilerleyen fuha İstanbul, Mekanik Tesisat Müteahhitleri Derneği (MTMD) aylık yönetim kurulu toplantısına da ev sahipliği yaptı.

n Launched in Istanbul by the air conditioning leader Daikin, leading the sector with an innovative product range and applications, Europe’s first and the world’s biggest and most extensive climatization experience center Daikin Solution Plaza fuha Istanbul continues to take its visitors on an unforgettable experience. Presenting all aspects of the climatization technology from individual solutions to commercial systems, fuha Istanbul has become the meeting point for sector professionals. Ever since the launch, Daikin has welcomed hundreds of visitors from individual users to commercial investors, students to academicians in fuha Istanbul, taking five hundreds of students on an unforgettable experience ever since. By hosting the ISIB (Climatization Sector Exporters Union) meetings and the monthly board meeting of the MTMD (Mechanical Installation Contractors Association), fuha Istanbul has become the new hub for the climatization industry. 59


ÖĞRENCİLER İŞİN PRATİĞİNİ FUHA’DA ÖĞRENİYOR Fuha İstanbul açıldığından bugüne kadar 500’e yakın öğrencinin iklimlendirme sektörüyle ilgili olarak merak ettikleri her sorunun cevabını vermeyi başardı. Merkezi ziyaret eden gençler fuha İstanbul’da ısıtma, soğutma, havalandırma, enerji verimliliği ve yeni iklimlendirme teknolojilerine yönelik tüm uygulamaları bizzat deneyimleyerek tanıma fırsatı buldu. Üniversitelerin Makine Mühendisliği bölümü öğrencilerinden İnşaat Mühendisliği bölümü öğrencilerine kadar pek çok öğrenciyi merkezde ağırlayan Daikin, ayrıca liselerin iklimlendirme ve soğutma teknolojileri bölümü öğrencilerinin de teori derslerini merkezde pratiğe taşımalarını sağladı.

GETTING PRACTICE IN FUHA Ever since its opening, fuha Istanbul provided answers to all kinds of questions of about five hundred students about the climatization sector. The young visitors of fuha Istanbul enjoyed the chance of getting to know all kinds of applications regarding heating, cooling, ventilation, energy efficiency and new climatization technologies through first hand experience. Welcoming numerous college students from Mechanical Engineering to Construction Engineering departments, Daikin carries the theoretical courses of climatization and cooling technologies students into practice.

İSİB ÜYELERİ TASARIM YARIŞMASI İÇİN FUHA’DA İklimlendirme Sektörü İhracatçılar Birliği’nin (İSİB) her yıl düzenlediği “İklimlendirme Sanayi Ürün ve Mühendislik Tasarımı Yarışması”nın jüri ön değerlendirme toplantısı için sektörün önde gelen isimleri fuha İstanbul’da bir araya geldi. Toplantı öncesi merkezi gezen İSİB üyeleri, fuha İstanbul’un özellikle öğrenciler için yol gösterici ve ilham verici olabileceği değerlendirmelerinde bulundu.

ISIB MEMBERS UNITE FOR DESIGN CONTEST AT FUHA Organized annually by Climatization Sector Exporters Union (ISIB), “Climatization Industry Product and Engineering Design Contest” brought leading members of the sector together for the preliminary meeting at fuha Istanbul. Visiting the center prior to the meeting, ISIB members stated that fuha Istanbul could be extremely leading and inspiring especially for students.

60


OLAĞAN TOPLANTILAR FUHA’YA TAŞINIYOR Geçtiğimiz aylarda olağan genel kurul toplantılarını fuha’da gerçekleştiren İklimlendirme Soğutma Klima İmalatçıları Derneği’den (İSKİD) sonra İSİB de, Ocak ayında yönetim kurulu toplantısını Daikin’in eşsiz deneyim merkezine taşıdı. Toplantı sonrası düzenlenen fuha turu ile yönetim kurulu üyelerine iklimlendirme teknolojileri tanıtılarak inovatif bir deneyim sunuldu. Fuha İstanbul’un sadece Türkiye için değil Avrupa için de bir merkez olacağını belirten Daikin CEO’su Hasan Önder fuha İstanbul ile ilgili görüşlerini şöyle dile getirdi: “Daikin Solution Plaza fuha İstanbul ile birlikte, hem bir hayalimizi gerçekleştirdik hem de Türkiye adına pek çok açıdan gurur duyabileceğimiz bir merkezi de hizmete açmış olduk. Bu merkezimiz Türkiye’nin yanı sıra bölgemize ve Avrupa’ya da hizmet verecek. Bu yıldan itibaren fuha İstanbul’da Avrupa’dan şirketler ve yöneticilerini de ağırlamaya başlayacağız.” İSKİD KOMİSYON TOPLATILARI FUHA’DA YAPILDI İSKİD MİSK (Merkezi İklimlendirme Sistemleri Komisyonu), İSKİD ÜSİB (Üniversite Sanayi İşbirliği ve Burs Komisyonu) ve İSKİD, Split ve Değişken Soğutkan Debili Klimalar Komisyonu (SDDK) aylık toplantıları fuha İstanbul’da yapıldı. İSKİD, SDDK (Split ve Değişken Soğutkan Debili Klimalar Komisyonu) aylık toplantısına Arçelik, Arçelik-LG, Samsung, Alarko-Carrier, İSKİD, Mitsubishi Electric, BSH, Abkay Grup (Fujitsu), Form (Mitsubishi Heavy), Baymak, Viessmann, Kuruluk Mühendislik, Bosh TT, JCI (Johnson Control), ELDAY, Panasonic ve Daikin temsilcileri (Andaç Yakut, Serkan Özkan) katıldı. Her komisyon toplantısının ardından katılıcımlar iklimlendirme sektörünün inovatif merkezini gezdi. İklimlendirme temelli bütün bilgilerin en yalın ve en detaylı bir biçimde ziyaretçilere ulaştırıldığını söyleyen Daikin Solution Plaza fuha İstanbul Müdürü Uğur Sertan ayrıca şu bilgileri verdi: “Uzman rehberler eşliğinde yapılan Daikin Solution Plaza fuha İstanbul turlarında inverter teknolojisinden yenilenebilir enerji sistemlerine, ses seviyesinden akıllı göz teknolojisine iklimlendirme cihazlarının inovatif çözümleri aktarılıyor. İklimlendirme konusunda merak edilen her türlü soruya deneyler ile cevap veren Daikin Solution Plaza fuha İstanbul’u internet sitesi üzerinden randevu alarak gezmek mümkün.”

REGULAR MEETINGS ARE TRANSFERRED TO FUHA After ISKID (Air Conditioning and Refrigeration Manufacturers’ Association) Annual Meetings which took place at fuha in recent months, ISIB too realized their January board meeting in Daikin’s unique experience center. With a fuha tour following the meeting, board members were taken on an innovative experience with the presentation of climatization technologies. Remarking that fuha Istanbul will be the hub for Europe after Turkey, Daikin CEO Hasan Önder expressed his opinions on fuha Istanbul: “With Daikin Solution Plaza fuha Istanbul, we have made another dream come true by launching a center of pride on behalf of Turkey. The center will serve not only in Turkey, but to Europe in general. From this year on, we are going to welcome European companies and executives at fuha Istanbul.” ISKID COMMITTEE MEETINGS TOOK PLACE AT FUHA ISKID MISK (Central Climatization Systems Commission), ISKID ÜSIB (University Industry Cooperation and Scholarship Commission), and ISKID SDDK (Split and Variable Flow Air Conditioners Commission) monthly meetings were all conducted at fuha Istanbul. The ISKID SDDK (Split and Variable Flow Air Conditioners Commission) monthly meeting was attended by Arçelik, Arçelik-LG, Samsung, Alarko-Carrier, ISKID, Mitsubishi Electric, BSH, Abkay Grup (Fujitsu), Form (Mitsubishi Heavy), Baymak, Viessmann, Kuruluk Engineering, Bosh TT, JCI (Johnson Control), ELDAY, Panasonic and Daikin representants Andaç Yakut and Serkan Özkan. After each commission meeting, participants visited the innovative climatization center. Remarking that all principal climatization data are communicated in a simple yet detailed fashion, Daikin Solution Plaza fuha Istanbul Manager Uğur Sertan gave the following information: “In guided Daikin Solution Plaza fuha Istanbul tours, innovative climatization solutions from inverter technologies to renewable energy systems, and voice systems to smart eye technology are communicated. Responding every climatization question through experiments, Daikin Solution Plaza fuha Istanbul can be visited upon booking online.” 61


TARİH/HISTORY HAZIRLAYAN/ Article: EROL ÇALI Araştırmacı- Yazar / Researcher Writer

JARUSSELAM… SELAM DİYARI… KUDÜS JERUSALEM… THE LAND OF GREETINGS… AL-QUDS… KUDÜS’ÜN TARİHİ ÇOK ESKİLERE UZANIYOR. BELKİ DE BU YÜZDEN ORADAKİ HER TAŞIN BİR HİKAYESİ VAR. 3 DİNİN VAZGEÇİLMEZİ OLAN KUDÜS, HÜNNAP AĞACINA BENZETİLİR. SİVRİ DİKENLERE SAHİP OLAN HÜNNAP AĞACININ LEZZETLİ MEYVELERİNE ULAŞMAYI BİLMEK HÜNER İSTER. KUDÜS GÜZELDİR, MUKADDESTİR. KUDÜS’ÜN LEZZETİNE, HAZZINA VARMAK İÇİN KUDÜS’ÜN KUTSALLARINI İYİ BİLMEK GEREKİR…

THE HISTORY OF JERUSALEM DATES BACK TO ANCIENT TIMES. MAYBE THAT IS THE REASON FOR THE STORY OF EVERY SINGLE STONE THERE IS… THE SINE QUA NON FOR THREE RELIGIONS, JERUSALEM IS ASSOCIATED WITH THE JUJUBE TREE. THE SHARP THORNS OF THE JUJUBE TREE KEEP ITS ZESTY FRUITS FROM REACH. JERUSALEM IS BEAUTIFUL, AND HOLY. TO SAVOUR AND APPRECIATE JERUSALEM, ONE HAS TO KNOW HER BLESSINGS…

n Kudüs’ü önemli kılan hem dini hem coğrafi özellikleridir. Mısır ve Mezopotamya medeniyetleri arasında sürekli el değiştiren bu şehir adeta bir sınır karakolu gibiydi. Ürdün ve Arabistan yolunun kontrol merkeziydi. Coğrafi cazibesi de göz önüne alınacak olursa, deprem, yangın ve savaşlardaki yıkımlara rağmen Arap Yarımadası’nın en çok göç alan şehri olmuştu. Kudüs sokaklarında gezerken kah 2 bin yıllık taşa, kah yepyeni bir kaldırım

taşına basmanız işten bile değildir. Yahudi ve Hristiyan kaynaklarına göre Hz. Adem yaratılırken, çamuru ve toprağı Kudüs’ten ödünç olarak alınmış. Hz. Adem, ödünç alınan toprağı iade etmek için Mekke’den gelip, Kudüs’te vefat etmiştir. Nuh Tufanı’ndan sonra Hz. Nuh ve ona iman edenlerin bindiği gemi, Cudi Dağı’na oturmuş, haber getirmesi için gemiden gönderilen güvercin Zeytin Dağı’na gelmiş ve buradan aldığı zeytin dalını gemiye

götürmüştür. Kudüs’ü asıl önemli kılan şey Mısır’da aradığı huzuru bulamayan Hz.İbrahim’in bu şehre göç etmesidir. Hz. İbrahim M.Ö. 1650 yıllarında Kudüs’e geldiğinde bu topraklara Hyksuslar (Hiksos) hakimdi. Kendine varis olacak evlat müjdesini Kudüs’te alan Hz. İbrahim, ömrünün son anlarını da bu topraklarda tamamlamıştı. Hz. İbrahim’in huzur bulduğu Kudüs, o dönemde Hiksosların egemenliğindeydi.

n What makes Jerusalem important is her religious and geographic features. Passing continuously around Egypt and Mesopotamia, the city was literally a border post. She was the center of command on the roads to Jordan and Arabia. Considering as well her geographic charm, she had become the immigrants’ magnet in the Arabian Peninsula, despite the ravages of earthquakes, fires and wars. Strolling around the streets of Jerusalem, it is

possible to step on cobble stones as old as two thousand years next to those that are brand new… According to the Jewish and Christian sources, during the creation of Adam, the mud and the earth was borrowed from Jerusalem. In order to return them, Adam came to Jerusalem from Mecca and died here. Following the Flood, the ship of Noah and his followers ran aground on the Mountain Cudi, the dove that was released from the vessel to bring back news arrived

on the Mount of Olives and returned the olive branch it has taken back to the ship. What makes Jerusalem so important was the migration of Abraham, who failed to find the peace he was after in Egypt. When Abraham arrived Jerusalem in 1650 BC, it was the Hyksos who ruled the land. Heralded the good news about an heir to come in Jerusalem, Abraham ended his life also here. Jerusalem, the land where he had found peace, was in the hands of the Hyksos.

62


HİKSOSLAR ORTA ASYA KABİLESİYDİ Hiksos, Mısır dilinde Yabancı Hakimler anlamına gelir. Mısır’ın kuzeyini işgal eden Çoban Krallar veya Yabancı Ülkelerin Hakimleri dedikleri Hiksoslar, tipik bir Asya kavmidir. M.Ö. 17’nci yüzyılda Mısır’da hüküm süren Hiksos kralının Girit’e gönderdiği bir vazonun kapağında kendi adı olan “Khan/Khayan” ismi geçer ki, bu da Türkçe’deki ‘han’ ve ‘kağan’ı çağrıştırır. Mısır’a at ve atlı arabayı ilk getirenler Hiksoslardır. Hz. Yusuf, Hiksoslar döneminde

başkent Avaris (veya Memphis)’te hem peygamberlik, hem de Maliye Bakanlığı yapmıştır. Kudüs her dönem dini merkez olma özelliği taşır. İsrailoğulları, Hz. Yusuf’un Mısır’da üst düzey görevlere gelmesi ile Kudüs’ten Mısır’a göç etti. Ama daha sonra firavunların zulmüne maruz kalınca, Hz. Musa döneminde Mısır’dan kaçıp, Kızıldeniz’i geçerek Ürdün’ün Medyen bölgesine kadar ilerlediler. Filistin topraklarına ve özellikle Kudüs’e Hz.Yuşa dönemin-

de ulaşabildirler. Hz. Yuşa’dan sonra Filistin’de İsrailoğulları egemenliğinde “Hakimler ve Krallar Devri” başladı. İlahi çizgiden ayrılan İsrailoğulları çeşitli saldırılara maruz kaldı. Ameliki Kralı Calut (Golyat), İsrailoğullarına saldırmış, onlara ağır bir yenilgi yaşatmış, kutsal kitapları olan Tevrat’ı dahi almıştı. Bu ağır yenilgiyle rehbersiz ve lidersiz kalan İsrailoğulları, lider göndermesi için Allah’a dua ettiler. Duaları kabul oldu ve Allah onlara lider Talut’u gönderdi.

THE HYKSOS, A CENTRAL ASIAN TRIBE In Egyptian language, Hyksos means Foreign Rulers. The Hyksos, the so-called Shepherd Kings or the Rulers of Foreign Lands, were a typical Asian tribe who have occupied the northern Egypt. Ruling in Egypt during the 17th century BC, the Hyksos king had his name “Khan/Khayan” inscribed on a vase that was sent to Crete, recalling the word khan. It was again the Hyksos who had first introduced Eygpt with horses and chariots. Joseph had been a

prophet and the Ministry of Finance in the capital city Avaris (or Memphis) during the reign of the Hyksos. Jerusalem has always been renowned as a religious center. The sons of Israel migrated from Jerusalem to Egypt when Joseph has taken to top offices. However later on, being persecuted by the pharaohs, they have fled from Egypt, passed the Red Sea, and advanced into Jordan. They have reached the land of Palestine and Jerusalem during the time of Joshua.

After Joshua, “the Period of Judges and Kings” began under the rule of Israelites in Palestine. Straying from the holy trail, the Israelites have been subject to numerous attacks. The Amalekite King Goliath attacked the Israelites, exposed them to a major defeat, even took their holy Torah. Down with no guide or no leader after the heavy defeat, Israelites prayed to God to send them a leader. Their prayers were accepted, and Talut was sent. Leading Israelites, Talut advanced on the Amalekites

63


İsraioğullarının başına geçen Talut, 80 bin kişilik ordusuyla Ameliklerin üzerine yürüdü. İsrailoğulları arasında homurtular yükseliyor, “Biz hata ettik, Talut’a güvenip, bile bile ölüme geldik” diyenler çıkıyordu. Bu söylenti ve moral bozucu ifadeleri duyan Talut, ordu içinde savaşmak istemeyen bozguncuların ayrılmasını istedi. Calut, Talut’un ordusunun beklediğinden çok daha az olduğunu görünce bunu gurur meselesi yaptı ve şöyle bir teklifte bulundu: “En kahramanınız kimse gönderin, onunla ben dövüşeyim. Dövüşü kim kazanırsa savaşı da onun tarafı kazanmış olsun”. Bunun üzerine Talut, Ameliki Kralı Calut ile savaşıp, onu öldürecek kişiyi hem kendi kızıyla evlendireceğini hem de yüksek bir mevkiye getireceğini söyledi. Beytlahim’de çobanlık yaparak geçimini sağlayan 20 yaşındaki delikanlı Hz. Davud, bu göreve talip oldu ve Calut’u tek bir taş darbesi ile öldürdü. Liderlerinin öldürüldüğünü gören Ameliki ordusu kaçmaya başladı. İsrailoğulları büyük bir zafer kazandı. Talut sözünü tuttu ama bir süre sonra Hz. Davud’ın bir anda itibar ve makam sahibi olmasını çekemez hale geldi. Hz. Davud’un gözünün tahtında olduğuna inanmaya başladı. Talut’un bu tutumundan rahatsız olan Hz. Davud şehri terk etti. Talut ve oğulları Amelikilerle yaptıkları sonraki savaşta öldüler. Böylece İsrailoğulları yine başsız kaldı. Halk Hz. Davud’un tekrar başa geçmesini istedi ve Hz. Davud tarihteki ilk Birleşik İsrail Kralı oldu. Kendinden sonra iktidara gelen oğlu Hz.Süleyman, İsrailoğullarına tarihin en büyük devletini kurdu.

with his army of eighty thousand soldiers. It was muttered among the Israelites; “We were such fools to confide in Talut, for we have deliberately come to our death.” Hearing the murmurs and disheartening comments, Talut asked the mischief makers who were unwilling to fight to leave. Seeing a much smaller army accompanying Talut, Goliath took it as a matter of pride, and made a proposal: “Send me the bravest hero among you, and let me fight him. Whoever it shall be to win the fight, his side shall be the winner.” Thereupon Talut declared that he would marry the one to fight with the Amalekite King Goliath to his own daughter, and would assign him an eminent post. David, a twenty year old shepherd from Bethlehem, applied for the mission, and killed Goliath with a single strike of stone. Seeing their leaders dead, Amalekite army started to flee. And Israelites won a major victory. Talut stood by his word, but after a while, could not bear David’s prestige or status. He started to believe that David had set his eyes on his throne. Disturbed by Talut’s manners, David has left the town. Talut and his sons died in the next war with the Amalekites, leaving Israelites once again leaderless. The people wanted David to take control once again, making him the first King of United Israel in history. After his decease, his son Suleiman established the biggest nation Israelites ever had

BEYT’İL MAKDİS NEDEN YAPILDI? Rivayete göre, Kudüs fethedilip, Birleşik İsrail Krallığı’nın merkezi olunca, Hz. Davud, Hz. Musa’n›n Tevrat tabletlerini ve Hz. Harun’un emanetlerinin bulunduğu, kutsal Ahd-i Atik Sandığı’nı saklayacağı bir mabede ihtiyaç duydu. Kudüs’te yaşayan biri evli biri bekar 2 çiftçi kardeş vardı. Hasat zamanı bu 2 kardeş buğdaylarını aralarında pay edip, depolarına koydu. Bekar olan kardeş, ağabeyi evli olduğu için onun daha çok buğdaya ihtiyacı olduğunu düşünüp, kendi deposundan ağabeyinin deposuna buğday aktardı. Ağabey ise eşine, “Biz, çok şükür evlendik, evimizi kurduk. Ama kardeşim daha bekar ve onun benden daha çok ihtiyacı var” diyerek kendi deposundan bir miktar buğdayı kardeşinin deposuna taşdı. WHY WAS AL-AQSA BUILT? Legend has it, when Jerusalem was conquered and became the capital of the United Kingdom of Israel, David felt the need of a sanctuary to preserve the Old Testament, comprising the cuneiforms of Torah and the relics of Harun. In Jerusalem lived two farmer brothers, one married and the other was celibate. In the time of harvest, they have shared their wheat and stored them in granaries. Considering that his married brother would need more wheat than himself, the celibate transfered some of his wheat to his brother’s granary. Meanwhile his brother told thus to his wife, “Thank God we have married, founded our home. But my brother is still single and he needs more than us,” and carried some of their wheat to his brother’s place. 64


Kudüs’ü belki de ‘Cennetin Krallığı’ yapan ruh işte buydu. Bir gece 2 kardeş ellerinde buğday tenekesi ile karşılaştılar. Depolarındaki buğdayın neden eksilmediğini anlayıp, birbirlerine sevgiyle sarıldılar. Bu samimi hallerinden razı olan Allah, kendi adına yapılacak mabedin, bu kardeşlerin arsasına inşa edilmesini emretti. Hz. Davud, inşaata başladı ama bittiğini görmeye ömrü yetmedi. Kabe’den sonra, yeryüzünün en mukaddes mescidini yaptırmak, Hz. Süleyman’a nasip oldu. Mabedin tamamlanması 7 yıl sürdü. Hz. Süleyman’ın 40 yıllık saltanatı, İsrailoğulları için huzur ve güven dönemiydi. 80 yıl süren bu parlak dönem, Hz. Süleyman’ın vefatından sonra bozulmaya başladı ve İsrailoğulları bölündü. Kuzeyde (Nablus) İsrail ve Güneyde (Urşelam) Yehuda kuruldu. Kudüs, Yehuda’nın başkenti oldu. Beyt’il Makdis hem mabet, hem de devletin hükümet merkezi oldu.

This was the spirit that has built Jerusalem, and made it the “Kingdom of Heaven”. One night, the two brothers met with wheat canisters in their hands. Perceiving why the grain never gets less, they embraced each other affectionately. Satisfied with their cordiality, God ordered the temple to his name to be built on the land of the brothers. David started the construction, but did not live to see it finished. Building the world’s biggest temple after Qabah has been vouchsafed for Suleiman. The construction works took seven years. The forty years of Suleiman’s reign had been a period pf peace and security for the Israelites. The golden age of eighty tears started to wither with the decease of Suleiman, and finally Israelites were seperated. Israel was founded in the North (Nablus), and Judas was founded in the South (Urshalam). Jerusalem became the capital of Judas. Al-aqsa became a temple and the government center of the new state.

ÜÇ KUTSAL DİNDE KUDÜS’ÜN ÖNEMİ Yahudi teoloji tarihinde Kudüs’ü kutsal yapan unsurlardan biri Beyt’il Makdis diğeri ise Asurluların kuşatmayı bilinmeyen bir sebepten dolayı aniden kaldırıp, bölgeyi terk etmeleridir. Yahudi inancına göre Allah ve melekler bu kuşatmaya izin vermemişlerdir. Bu olaydan sonra Kudüs’ün kutsal olduğuna dair efsane dilden dile dolaşmaya başladı. Hristiyan kaynaklara göre Hz. Meryem ve Hz. İsa’nın bu topraklarda doğması ve ölmesi, şehri mukaddes kılar. Müslümanlara göre kutsal olmasının sebebi ise Hz. İbrahim ve birçok peygamberin burada yaşaması ile Hz. Muhammed’in Mi’rac hadisesinin Kudüs’te gerçekleşmesidir. Osmanlılar bu özelliğinden dolayı, Kudüs’ün giriş kapısına “Le ilahe illallah, İbrahim halilullah” yazmışlardı.

THE IMPORTANCE OF JERUSALEM IN THREE HOLY FAITHS In the history of Jewish theology, what makes Jerusalem important are Al-aqsa and the mysterious case when Asyrians had left the siege and the land for some unknown reason. According to Jewish faith, the God and his angels did not permit the siege. After the incident, legend got about that Jerusalem was holy. According to Christian sources, the land is sacred for the sake of Mary and Jesus, who were born and died here. And for the Muslims, the reason is that Abraham and many others have lived here, and the ascension of Mohammad took place here. For that matter, the Ottomans had written “Le ilahe illallah, İbrahim halilullah”on the Gates of Jerusalem. 65


DAIKIN

DAIKIN İLE YAŞAM MEKAN BULUŞMALARI’NIN İLKİ GERÇEKLEŞTİ DAIKIN YAŞAM&MEKAN (lıfe and space )UNIONS TOOK PLACE FOR THE FIRST TIME DAIKIN İLE YAŞAM MEKAN BULUŞMALARI’NIN İLKİNDE KONUŞAN MİMAR EMRE GÜRSOY, İNOVATİF VE DÜŞÜK MALİYETLİ ENERJİ VERİMLİLİĞİ ÇÖZÜMLERİ İLE TEKNOLOJİYİ ENTEGRE EDEN ÇÖZÜMLERİN ÖNEMİNİ VURGULARKEN, BİNALARDA ‘TEKRAR KULLANIM’ KONUSUNA DA DİKKAT ÇEKTİ. GÜRSOY, “YAPILANI YIKMADAN GERİ DÖNÜŞTÜREBİLECEĞİMİZ, GELECEK NESİLLERE BIRAKABİLECEĞİMİZ BİNALAR YAPMAMIZ LAZIM. BİNALARI TEKRAR KULLANALIM, YIKILACAK BİNA YAPMAYALIM” DEDİ.

SPEAKING AT THE LIFE&SPACE UNIONS WITH DAIKIN, ARCHITECT EMRE GÜRSOY EMPHASIZED THE IMPORTANCE OF TECHNOLOGICAL SOLUTIONS INTEGRATED WITH INNOVATIVE AND LOW COST ENERGY EFFICIENCY SOLUTIONS, AND DREW ATTENTION TO ‘RECYCLING’ IN BUILDINGS. GÜRSOY SAID: “WE NEED TO CONSTRUCT BUILDINGS THAT CAN BE RECYCLED WITHOUT BEING DEMOLISHED, THAT WILL SURVIVE UNTIL FUTURE GENERATIONS. LET US REUSE BUILDINGS, INSTEAD OF BUILDING TO DESTROY.”

n İklimlendirme sektörünün inovatif şirketi Daikin ile Yaşam Mekan Buluşmaları’nın ilki; Avrupa’nın ilk, dünyanın ise en büyük iklimlendirme deneyim merkezi Daikin Solution Plaza fuha İstanbul’da gerçekleşti. Mimaride inovatif çalışmaların ve geleceğin mimarisinin konuşulduğu ‘Mimar Gözüyle Geleceğimiz’ başlığı altında, 9 Şubat 2016’da düzenlenen Daikin ile Yaşam Mekan Buluşmaları’nın ilk konuşmacısı olan Mimar Emre Gürsoy, mimaride geri dönüşümün önemi, uzun ömürlü binalar ve enerji verimliliği gibi konulara dikkat çekti. “Aynı hataları devam ettirdiğimiz takdirde dünya geçmişe doğru evrilmeyecek. Dünyamız hiçbir zaman geçmişteki haline dönmeyecek” diyen Gürsoy, “Dünyada yaşanan çevresel problemlerin asıl kaynağı yaptığımız tasarımlar” diyerek yapılaşma faktörüne vurgu yaptı. Enerjinin yüzde 47’sinin yaşadığımız binalarda tüketildiğini hatırlatan Gürsoy, “Daha kesin ve keskin çözümler geliştirmenin vakti geldi” dedi ve önerilerini şöyle sıraladı: “İnovatif çözümlerle enerji tüketimini azaltalım. Elektriğe bağlı olmayan yapılar kurgulayalım. Binaları nasıl ısıtıp, nasıl soğutup, nasıl aydınlatacağımıza ilişkin pasif tasarımlar yapalım. Yeni bina projelerinde enerji verimliliğindeki güçlü gelişmeleri kabul ettirmek için kuvvetli bir çabanın yanı sıra, enerji verimli binaların büyük ölçekli bir pazara yayılması ile sonuçlanacak süreç ve iş stratejilerine ihtiyacımız var.”

n The first of the Yaşam Mekan (Life&Space) Unions with Daikin, the innovative brand of the air conditioning sector, took place at Daikin Solution Plaza fuha Istanbul, Europe’s first and the world’s biggest climatization experience center. Under the head of ‘Our Future Through An Architect’s Perspective” on innovative works in architecture and the architecture of the future, Architect Emre Gürsoy was the first speaker of Life&Space Unions with Daikin and highlighted the importance of recycling in architecture, buildings with long life span, and energy efficiency. “The world will not evolve towards the future as long as we keep repeating the same mistakes. The earth will never go back to how it was,” said Gürsoy and emphasized the importance of structuring by saying, “The main reason behind the environmental problems are our designs.” Reminding that forty-seven percent of the energy are consumed in our buildings, Gürsoy said that it is time to come up with more drastic and radical solutions, and shared his suggestions: “Let us reduce energy consumption through innovative solutions. Let us design electric-free buildings. Let us search for passive ways of heating, cooling and lighting the buildings. In the new construction projects, we need a process and business strategies that would result in expanding energy efficient buildings into a wide-scale market in

66


Bu açıdan inovatif ve düşük maliyetli enerji verimliliği çözümleri ve teknolojilerinin en uygun birleşiminin seçimi ve entegrasyonunun gerektiğini dile getiren Gürsoy, binalarda ‘tekrar kullanım’ konusuna da değindi. Gürsoy, tekrar kullanım ve tamiratın daha az maliyet ve daha az enerji gerektirdiğine dikkat çekti. Bu doğrultuda bölünebilir-parçalanabilir binalar tasarlanmasının tamiratı, bakımı, tekrar kullanımı daha kolay hale getireceğini vurgulayan Gürsoy, bu konuda mimarların sorumluluğuna da dikkat çekti. Tüm konfor beklentilerini karşılarken, estetikten ödün vermeden geri dönüşümü de gözeten binalar yapılması gerektiğini anlatan Gürsoy, şöyle konuştu: “Atıkların

geri dönüşerek sağlıklı bir şekilde yeni kaynak oluşturmasına izin veren tasarımlar yapmalıyız. Mimaride geri dönüşüm ile tekrar kullanım paralel kavramlardır. Yapılanı yıkmadan geri dönüştürebileceğimiz, gelecek nesillere bırakabileceğimiz binalar yapmamız lazım. Binaları tekrar kullanalım, yıkılacak bina yapmayalım.” Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Daikin Türkiye CEO’su Hasan Önder, Yaşam Mekan Buluşmaları’nın amacını şu sözlerle açıkladı: “Daikin; dünya çapında en iyi iklimlendirme çözümlerini sunmayı ve bu çözümlerle birlikte sektöre farklılık katacak inovasyonlar yaratmayı amaçlayan bir şirket… Bugün bu merkezde olmamızın ve

Yaşam Mekan Buluşmaları’nı gerçekleştirmemizin temelinde de inovasyon yatıyor. Yaşam Mekan Buluşmaları’nı düzenlememizin ana nedenini de bu oluşturuyor… Bu buluşmalarımızda; dünyada şu an geliştirilen yenilikleri ve bu yeniliklerin geleceğimizi nasıl şekillendireceğine dair öngörüleri saygıdeğer mimarlarımızdan, mühendislerimizden, yenilikçi yöneticilerden dinleme fırsatı bulacağız…” Basın mensuplarının yanı sıra üniversite öğrencilerinin ve sektör yöneticilerinin yoğun ilgi gösterdiği toplantının ardından, katılımcılar rehberler eşliğinde fuha İstanbul’u gezerek iklimlendirme araçlarını deneyimleme fırsatı buldu.

addition to a hard period of work to establish radical advances in energy efficiency.” Gürsoy remarked the need for selection and integration of the most feasible combination of innovative and low cost energy efficiency solutions in this respect, and mentioned the ‘recycling’ issue in buildings. Emphasizing that recycling and repairment requires lower cost and energy, he also stressed that designing divisible buildings would reduce the cost and effort of repair, maintenance, and reuse, and reminded the responbility of architects in that regard. He underlined the need of constructing recyclable buildings that

does not compromise comfort or aesthetics, and continued: “We need to create designs that would help building new resources in a proper way through recycling. In architecture, recycling and reuse are parallel concepts. We have to build constructions which we can recycle and leave to the future generations. Let us reuse buildings instead of building to destroy.” Making the event’s opening speech, Daikin Turkey CEO Hasan Önder explained the prospect of Life&Space Unions in these words: “Daikin aims to present the best climatization solutions in the global scale,

and to lead innovations that would make a difference in the sector. This is the primary motivation of our existence today in this very center for the Life&Space Unions. In these unions, we will have the chance to hear about the ongoing improvements, how they will shape our future, and related provisions of respected architects, engineers, and innovative executives.” After the meeting, which drew huge attention from press members, college students and sectoral directors, participants attended a guided visit around fuha Istanbul and had the chance to experience climatization devices.

67


OTOMOBİL/AUTOMOBILE YAZI/ Article : CİHAN DEMİRŞEVK

OTOMOTİV DÜNYASININ DEDE-TORUNLARI GRANDFATHERS AND GRANDSONS OF THE AUTOMOTIVE

n Bazı otomobiller asla yaşlanmaz, asla eskimez… Bir klasik olarak müzelerde yerini alır. Otomobil şirketleri de efsane olan bu modellerin yeni tasarımlarını üreterek ölmelerine izin vermez. Günün gelişen teknolojileri ile yeniden tasarlanan efsaneler, dedeleri gibi kendi dönemlerinin en beğenilen araçları arasında yerlerini alır. Elbette bazıları dedelerini aratır şekilde tasarlansa da efsanelerin birebir aynısı ve devamı olanlar çoğunlukta. Bu modellerin en bilinenleri; Dodge Challenger, Mustang, Bettle ve Corvette olarak sıralanıyor ama devamı da var… 68

n Some cars never get aged, never become old… They just take their places in the museums as classics. And automobile companies never let them die by continuing to produce new versions of these legendary models. Renovated with the advanced technology, these legends become the new icons of their period just like their grandfathers did. Certainly some become only shadows of their grandparents with their designs, but mostly they are the exact replicas and sequels of the former legends. The best known of these include Dodge Challenger, Mustang, Beetle and Corvette; but there is more…


OTOMOTİV DÜNYASINDA ÖYLE MODELLER VAR Kİ, NE ÜRETİCİ NE DE TÜKETİCİ VAZGEÇEBİLİYOR. HAL BÖYLE OLUNCA 1950 MODEL BİR OTOMOBİLİN AYNI ÇİZGİLERLE YENİ TEKNOLOJİYE GÖRE TASARLANMIŞ MODELLERİNİ YOLLARDA GÖREBİLİYORUZ . İŞTE EFSANE OLMUŞ OTOMOBİLLERİN TORUNLARI...

VOLKSWAGEN BEETLE Beetle has made a name in history as the world’s bestselling automobile. Having sold 21,5 millions worldwide, Bettle’s production began in 1938 and continued without intervention until 2003. The production took place in Germany until 1974. And until the end of 2003, it was conducted in Mexica and Brasil. After the halting of production in 2003, the new version was introduced under the name New Beetle. While the first generation was designed as an affordable public car, the second generation of Beetle has a totally different price policy.

THE WORLD OF AUTOMOTIVES BOASTS SUCH MODELS THAT NEITHER THE PRODUCER NOR THE CUSTOMER CAN GET ENOUGH OF… GIVEN THE CASE, UPDATED VERSIONS OF 1950 MODELS KEEP APPEARING ON THE ROADS WITH THE NEW TECHNOLOGY. HERE ARE THE GRANDSONS OF LEGENDARY AUTOMOBILES…

VOLKSWAGEN BEETLE Beetle has made a name in history as the world’s bestselling automobile. Having sold 21,5 millions worldwide, Bettle’s production began in 1938 and continued without intervention until 2003. The production took place in Germany until 1974. And until the end of 2003, it was conducted in Mexica and Brasil. After the halting of production in 2003, the new version was introduced under the name New Beetle. While the first generation was designed as an affordable public car, the second generation of Beetle has a totally different price policy. 69


DODGE CHALLENGER 1958-59 yıllarında Dodge Silver Challenger olarak üretilen Dodge Challenger’ın ana hatları 1970-74 yılları arasında üretilen ilk jenerasyonuyla ortaya çıktı. 2’nci nesilde bir aile arabasına dönüşen Challenger, 2008’de üretime başlanılan 3’üncü nesil ile yeniden doğdu. Eski günlerindeki popülaritesine kavuştu. 6.2 litre, 707 beygir gücü ile 0’dan 100 kilometreye sadece 3.9 saniyede çıkabilen Challenger tam bir kaplan!

DODGE CHALLENGER Produced in 1958-59 as Dodge Silver Challenger, Dodge Challenger’s main features were created in the first generation that was produced in 1970-74. Having transformed into a sedan with its second generation, Challenger was reborn with the third generation which got into production in 2008 and regained its former popularity. Reaching from 0 to 100 kilometers with 6,2 liters and 707 horsepower in only 3,9 seconds, Challenger is a total tiger!

CHEVROLET CORVETTE Corvette’in kökleri 1953 yılına kadar uzanıyor. GM’in dizayn ekibi Avrupa üretimi spor otomobiller ile rekabet edebilecek bir otomobil üretmeyi hedefliyordu. İşte bu düşünce Amerikan spor otomobillerinin sembolü olacak Corvette’in doğmasına neden oldu. 1953 yılında tamamı el yapımı olan Corvette, sadece 300 adet üretilmişti. Ancak ilerleyen zamanlarda beklenen patlamayı yapamayan Corvette’in tasarım ekibinin başına bir Avrupalı yarışçı olan Zora Arkus-Duntov gelince işler değişti. 60’lı yılların başında uluslararası yarışlardaki üstün performansı Corvette’in efsaneler arasına girmesini sağladı. Yıllar içinde sürekli yenilenen Corvette, 2014 yılına geldiğinde C7 modeliyle nam-ı diğer canavar olarak yollardaki yerini aldı.

70

CHEVROLET CORVETTE Corvette’s roots date as back as 1953. The GM design team aimed to come up with an automobile that could compete with the European sportscars. From the idea was born Corvette, the symbolic sportscar of the United States. The first Corvette was manufactured in 1953 with only 300 models as entirely handmade. Failing to make the anticipated breakthrough in the coming years, Corvette’s design team’s faith has changed with the arrival of the European racer Zora ArkusDuntov. Corvette’s outstanding performance during the early 60’s in international races carried it into the league of legends. Refurbished incessantly in time, Corvette reappeared on the roads in 2014 with the new C7, a.k.a. the monster.


FORD MUSTANG Neredeyse her Amerikan filminde bir tane Mustang olur. Amerikan rüyasının önemli temsilcisi olan Mustang, güçlü ve yakıt canavarı Amerikan klasiklerinin başında geliyor. 9 Mart 1964’de üretimine başlanan Mustang,

ilk kez Sean Connery’nin oynadığı James Bond Altın Parmak filminde boy gösterdi. Son model otomobillerin James Bond filmlerinde vazgeçilmez olmasının temelleri de Mustang ile atıldı. İlk çıktığı günden beri Ford tarafından güncellenen Mustang’in 6’ncı nesili

2015 yılında otomotik vites seçeneği ile geldi. Ayrıca Ford Mustang 2015 ile birlikte Avrupalı tüketicilerin beğenisine de sunuldu. Amerikan otomobilseverler için her gün kullandıkları ya da gördükleri Mustang Avrupalı tüketici için hayal olmaktan çıktı.

FORD MUSTANG Almost all American movies feature at least one Mustang. The iconic symbol of the American dream, Mustang is the number one classic and robust American fuel monster. Went into production on March 9, 1964, Mustang made its screen debut in James Bond Goldfinger with Sean Connery, laying the foundations of top model cars starring de facto in James Bond movies. Continuously renovated ever since its launch, Mustang’s 6th generation came up with the automatic gear option in 2015. Furthermore, it was introduced to the European customers with Ford Mustang the very same year. Thus the casual sweetheart of the American car-lovers turned into reality for the Europeans as well.

71


MINI COOPER Mini, 1959’da üretilmeye başlandı ve 1960’larda kült bir otomobil oldu.1950’li yıllardan 1999 yılına kadar yaklaşık 40 yıl boyunca ufak tefek değişikliklerle aynı model olarak üretimde kaldı. Mini ilk başta Austin ve Morris markaları altında satıldı. 3 büyük güncellemesi bulunan arabanın hatchback ile birlikte station wagon, sedan, kamyonet, Van ve Moke adlı buggy modelleri de üretildi. Ayrıca sportif modelleri olan Mini Cooper ve Cooper S, başarılı birer ralli otomobilleri olarak 1964, 1965 ve 1967 Monte Carlo rallilerini kazandı. 1999 yılında yapılan bir ankete göre Ford Model T’den sonra 20’nci yüzyılın en etkileyici otomobili seçildi. Aracın orijinali 1960’larda bir İngiliz ikonu olarak kabul edilir. Mini, BMW grubuna ait bir alt marka. 2001 yılında, BMW bünyesinde geliştirilmiş tamamen yeni 2’nci jenerasyonu piyasaya sunuldu ve bu model, retro tasarım alanında günümüzdeki en başarılı uygulamalardan biri oldu. Markanın en yeni 3’üncü jenerasyon modelleri ise 2006 yılının sonlarında dünya basınına tanıtıldı.

MINI COOPER Mini’s production begain in 1959 and it has already become a cult in the 1960’s. The model kept its look with very small adjustments for almost four decades, from the 1950’s until 1999. In the beginning, Mini was a flanker brand under Austin and Morris. The car has undergone three major renovations, and came up as station 72

wagon, sedan, pick-up, and buggies named as Van and Moke, as well as hatchback. Boasting also sportive models, Mini Cooper and Cooper S won the 1964, 1965 and 1967 Monte Carlo rallis as brilliant ralli cars. According to a survey conducted in 1999, it was chosen as the most impressive automobile of the 20th century following Ford Model T. Its original version was

considered a British icon during the 1960’s. Mini is a sub-brand of the BMW group. In 2001, its second generation entirely developed by BMW was introduced, and the model has become one of the most successful applications of Retro design in the modern times. The third generation models of the brand were introduced to the global press at the end of 2006.


MERCEDES “GULLWING” 300 SL Mercedes 300 SL, 1952-53 yıllarında yarış otomobili, 1955-63 yıllarında ise spor otomobil olarak üretildi. ‘Martı kanatları’ ile döneminin en hızlı spor otomobili oldu. Almanların hızlı olması için araç

kapılarını yukarı doğru açması yeni bir akımı ve bir efsaneyi doğurmuştu. Mercedes, 2010 yılına geldiğinde aynı isimle olmasa da SLS AMG modeliyle martı kanatlı efsaneye selam göndermeyi unutmadı. Yeni nesil ‘martı kanat’ta 6.3

litrelik bir V8 motor bulunuyor. Süper otomobil 0’dan 100 km’ye yalnızca 3.9 saniyede çıkıyor ve azami hızı elektronik olarak 317 km/s ile sınırlandırılmış. SLS AMG’nin kombine yakıt tüketimi ise 100 km’de 13.2 litre. MERCEDES “GULLWING” 300 SL Mercedes 300 SL was produced as a race car in 1952-53 and as a sportscar during 1955-63. It was the fastest sportscar of its period with the ‘gull wings’. The overhead doors intended to add extra speed led the way to a new trend and a new legend. In 2010, Mercedes paid tribute to the gull winged legend with its SLS AMG. The new generation ‘gull wing’ comes with a V8 engine of 6,3 liters. The super car reaches 0 to 100 km in only 3,9 seconds and the maximum speed limit is 317 kmph. The fuel consumption of the SLS AMG is 13,2 liters per 100 kilometers.

73


EKONOMİ/ECONOMY YAZI/ Article : FİGEN ÖZAVCI Meksa Yatırım Menkul Değerler Genel Müdür Yardımcısı Meksa Investment Securities Vice General Manager

KISA YOLDAN

PARA KAZANMA YÖNTEMLERİ

WAYS TO MAKE A QUICK BUCK

n “İktisat Tarihi” adlı bir seminer ilanı gördüğünüzde aklınızdan ilk geçen cümle büyük ihtimalle “Aman ya, ne kadar da sıkıcı bir seminer” şeklinde olacaktır. Ama söz konusu seminerin adı “Kısa Yoldan Para Kazanma Yöntemleri” olursa, gözleriniz parlayarak, “Mutlaka vakit bulup, bu seminere gitmeliyim” düşüncesi beyninizi kuşatacaktır.

74

n When you see an ad to a seminar titled “The History of Economics”, the first thought that pops in your mind would probably be “Gosh, how boring!” But if the seminar is entitled as “Ways to Make A Quick Buck”, your eyes would beam and you would probably engage in thoughts as “I must find the time to go to this seminar”.


Bizim mesleğimiz okul sıralarında oldukça sıkıcı ama hayatın akışında gerçekten zevkli olduğu anlaşılan ender mesleklerden biridir… Geçtiğimiz günlerde konuşmacı olarak katılmam gereken bir seminer davetiyesini görünce okul sırasında katıldığım ve çok da sıkıcı bulduğum konferansları hatırladım. Bu nedenle vereceğim konferansın yalın ve bir o kadar işimizin eğlenceli kısmını anlatır nitelikte olmasına dikkat ettim… Bu sayıdaki yazımı da seminerde verdiğim örnekler üzerinden yazmayı tercih ettim. Seminere katılanlar ekonominin çeşitli alanlarından üniversite öğrencileriydi. İlk olarak, “Bir şirket neden halka arz edilir? Halka arz nedir?” sorusuyla girizgah yaptım. Oldukça anlamsız, boş gözlerle yüzüme baktılar… Aslında bunu bekliyordum, hemen bir örnekle açıklamak istedim: “Vitrini olmayan bir mağazadan alışveriş yaptınız mı?” diye sordum. Çoğunluğu buna “Hayır” diye yanıt verdi. Zaten vitrini olmayan mağaza mı olur gibisinden laflar ettiler. Ben devam ettim: “Türkiye büyük bir mağazadır. Borsa İstanbul platformu yani BİST ise halka arz edilen şirketlerin dünyaya tanıtıldığı bir vitrindir. Şirketler finansman sağlamak, likidite sağlamak, borsa platformu sayesinde dünyanın diğer ucuna ulaşıp, kendilerini tanıtmak, prestij kazanmak, yeni ortak ve yatırımcılara ulaşmak, belli bir denetim sürecinden geçtikleri için daha şeffaf, daha güvenilir olmak için halka açılırlar… Borsa İstanbul’da halka açılmak şirketler için avantajlı bir durumdur. Aynı şekilde halka arzlarda şirket hissesi alarak şirkete finansman sağlayan yatırımcı için de caziptir. Çünkü yatırımcı büyük bir para ayırmadan küçük birikimleriyle gelecek gördüğü büyük bir şirkete herhangi bir prosedürle uğraşmaksızın ortak olma hakkına sahip olur. Diyelim ki; bugün enerji sektörünün gelecek vaat ettiğine dair düşüncesi olan yatırımcı küçük birikimiyle platform üzerinden bir şirkete ortak oluyor. Aynı gün eşi, ‘Canım enerji ne ki; demir-çelik sektörü geleceğin sektörü, yanlış şirkete ortak olmuşsun’ diyerek ayar veriyor. Eşinin ikna edici yorumuna hak veren pişman koca bu durumda ne yapabilir? Tabii ki, Borsa İstanbul’da aynı gün enerji hisselerinin satışını gerçekleştirerek bu ortaklıktan vazgeçebilir ve eşinin tavsiye ettiği şirketin hisselerini alarak yeni ortaklığını gerçekleştirebilir. Elbette bu çift, istikrarlı kar eden ve kar payı ödeyen şirketlerin getirisinin son yıllarda faiz getirisini aştığını bildiklerinden hisse senedi almayı tercih etmiştir.

Ours is one of those rare professions that are quite boring in the college, but truly engaging in the real life. Recently, when I received an invitation to a seminar which I was expected to attend as a speaker, I recalled those seminars which I have attended while studying and found extremely dreary. So I made sure that my speech would be simple and focused on the fun facts of our job. And I chose to write this column about the cases I have cited in the seminar. The participants of the seminar were college students from various fields of economics. I started with the question: “Why is a company offered to the public? What is, after all, public offering?” I was looked at with vacant, meaningless eyes… In fact, this was what I was expecting, I attempted to explain with an example: “Have you ever shopped in a store with no showcase?” I asked. Most of them answered “No”. They made comments like what kind of a store has no showcase. I went on: “Turkey is a megastore. And BIST (Istanbul Stock Exchange) is a showcase where companies offered to public are promoted to the world. Companies make public offering to obtain finances, liquidity, to reach the other side of the world through the stock exchange platform to promote themselves, to gain prestige, to attract new partners and investors, to gain transparency and reliability through the assessment period… Being offered to public in Istanbul Stock Exchange is to their advantage. Likewise, it is to the advantage of the investor who provides finances to the company by acquiring shares. This way, the investor has the right to take a share in a promising big-scale company without having to engage in any procedures and without making huge expenses, using only their small investments. Let’s say that an investor, who has faith in the promising future of today’s energy sector, becomes a partner to a company through the platform, using his small sum. On the same day, his wife criticises him, saying: “What is energy? The future belongs to the iron-steel industry. You have taken part in the wrong company.” Granting right to his wife’s convincing speech, what could this poor husband do? He could certainly sell his shares the very same day in Istanbul Stock Exchange, and make a new partnership by acquiring the shares of the company recommended by his wife. Surely our couple has chosen to buy stocks as they are aware that the returns of companies with steady revenues and steady dividends have exceeded the return of interest in the recent years.

75


Bu vazgeçme ve yeni ortaklık edinme için yapılan alım satım işlemleri sırasında hisse senetlerinde fiyat hareketi oluşur. Sıklıkla duyduğumuz ‘Borsazede’, ‘Borsada battı’ tarzında söylemlerin temelinde insanların ortak olduğu şirketin dönemsel olarak ödediği kar paylarını beklemek yerine, kar etmeden satış yapma, hisse değişimini karsız yapmaları gibi etkenler vardır. Kredi çekerek hisse senedi almak, şirketlerin bilançolarına dikkat etmeden yatırım yapmak gibi detaylar da hüsrana yol açabilir. En iyisi bir uzmana danışarak bu alanda karlı yatırım yapma arayışına girmektir. Ayrıca şirketler (orta büyüklükteki işletmeler) halka arz edilme haricinde, banka kredisi kullanarak, özel sektör tahvili çıkararak veya yurtdışından ortak bularak kendisine finansman sağlama şansına sahiptir. Dünyanın büyük bir alışveriş merkezi, Türkiye’nin de orta katlarda dikkat çekmeye çalışan bir mağaza olduğunu düşünürsek; vitrinin dikkat çekici olmasının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha anlamış oluruz sanırım.”

DOLAR NİYE ÇIKAR? Öğrencilerin ilgisi gittikçe artıyordu. Paritelerden devam edelim istedim ve öğrencilere sordum: “Dolar kuru yükseldiğinde ne anlıyoruz veya ne anlamamız gerekiyor?” Yine bir sessizlik oldu ve ben devam ettim: “Euro/Dolar, Euro/TL gibi Dolar/TL de bir paritedir. Bir parite yükseldiğinde örneğin Dolar/TL paritesi 1 TL’den 2 TL’ye yükseldiğinde TL değer kaybediyor, ABD doları değer kazanıyor deriz… Böyle bir durumda şu 3 seçenekten biri gerçekleşiyor demektir. 1-Türkiye’de enteresan bir gelişme yok ise ABD ekonomisinde mutlaka iyiye giden bir durum vardır. 2-ABD ekonomisinde bir iyileşme yok ise Türkiye’de bir önceki güne göre kötüye giden bir durum olduğu anlaşılmalıdır. 3-ABD ekonomisinde iyiye giden bir durum vardır. Türkiye’de ise siyasi, jeopolitik riskler bir anda ortaya çıkmış ve bunlar ekonomi üzerinde negatif etkiler oluşturmuştur. Son

76

These purchases and sales to waive and make new partnerships result in a price change in stocks. The frequently heard comments as “Stock Exchange victims” or “decadents” are based on facts regarding people selling without waiting to drive profits or annual dividends from their partner companies, or exchanging stocks with no profit. Buying stocks through loans, investing without paying attention to companies’ balance sheets can also cause frustration. The best thing to do would be to consult in an advisor before making any engagements. Furthermore, apart from public offering, medium-scaled enterprises can also obtain finances through bank loans, corporate bonds, or finding international partners. Considering that the world is a giant shopping mall, and Turkey is a store which is trying to ignite attention in the middle floors, we can see how important it is to have an attractive showcase.”

dönemlerde yaşadığımız durum tam da böyledir. Dolar kuru tarihi zirve yaparak flaş haber olarak gazete manşetlerine taşınmıştır. Peki, bir ekonomi dışarıdan gelen dalgalardan etkilenmeden ekonomisini idare edebilir mi? Dış finansmana ihtiyaç duymadan? Yani faiz olmadan yaşamak mümkün değil mi? Tabii ki mümkün… Faiz paranın kirasıdır. Eviniz varsa başka bir eve kira ödemezsiniz. Dolayısıyla paranız var ise kimseden borç almaya ihtiyacınız yoktur. ” Öğrencilerin kafasında bilgiler oturmaya başlamıştı. Sessizlik yerini sorulara bıraktı. Konferansın sonuna doğru güzel bir soru geldi: “Herkeste faiz düşük bizde niye yüksek?” Bunu da açıklayıp, onlara veda edebilirdim artık. “Aylığı 2 bin TL olan birine 20 bin TL borç verirken, onun borcunu geriye nasıl ödeyeceğini düşünürsün. Bu maaşla hem ihtiyaçlarını karşılaması hem de sana olan borcunu ödemesinin en iyi tahminle 2 yılı bulacağına ilişkin gerçekçi bir

tahminde bulunursun. Ama sen elindeki bu 20 bin TL ile bir araba almayı planlıyordun. Bu 2 yıl içinde ya araba fiyatları artar da sen bu işten zarar edersen? Ya da arkadaşın borcunu ödeyemezse? Bu gibi negatif veriler varken, arkadaşın seni borç vermeye nasıl ikna edecek? Mesela 20 bin TL borcunu 23 bin TL veya daha fazla olarak ödemeyi teklif edebilir. Oysa ki, 10 bin TL maaşı olan biri 20 bin TL borç istediğinde çok fazla düşünmeden borç verirsin. Çünkü o kişi, yüksek maaşından dolayı bu borcu sana hızlıca ödeyebilir. Ayrıca gerektiği durumlarda sen de bu kişiden borç isteyebilirsin, çünkü geliri yüksek biri… Özetle faiz oranı kişi, şirket, ülkenin dışarıdan ne kadar riskli göründüğü ile doğru orantılı olarak yükselir veya düşer. ” Benim için çok keyifli olan bir seminer bu şekilde sona ermişti. Öğrenciler de ben de memnun bir şekilde ayrıldık. Umarım sizin için de faydalı olmuştur.


WHY DOES DOLLAR RISE? The interest of the students kept rising. I wanted to continue with the parities and called in a question: “What is or should be understood by the increase in the dollar currency?” Once again, silence prevailed, so I continued: “Like euro/dollar or euro/TRY, dollar/TRY is also a parity. When a parity rises, say the dollar/TRY parity rises from 1 TRY to 2 TRY, TRY loses value, whereas USD gains it. Given the case, one of these three scenarios must have become real: 1- If there is no particular case going on in Turkey, there should be something good going on in the US economy. 2- If there is no improvement in the US economy, a downhill trend in Turkey should be acknowledged. 3- There is something going well in the US economy. In Turkey, certain political or geopolitical risks must have suddenly aroused and have caused negative impacts on the economy. This is the

exact case we have been experiencing recently. The dollar currency has reached a historical peak and hit the headlines as breaking news. So, could an economy be managed without the impacts of the outside forces? Without the need of foreign financing? Is it not possible to live without interests? Sure it is… Interest is the rent for money. If you own a house, you need not pay rent for another one. So, if you have money, you need not borrow from anyone. The information shared with the students started to sink in. The silence was replaced with questions. A particularly good question was asked towards the end of the conference: “Why is it that the interest is low everywhere else while it is high by us?” I could answer this final one and say goodbye. “When you lend 20 thousand liras to someone with 2000 TRY salary, you consider how they will pay back. Your realistic estimate would be that it would take at least two years

for them to meet their needs and pay your loan back with this amount of money. But you were planning to buy a car with the 20 thousand liras you had. What if the car prices increase and you lose money in the following couple of years? What if your friend fails to pay you back? Given these negative data, how will your friend convince you to lend them money? They can offer to pay 23 thousand liras or more for the 20 thousand liras borrowed. On the other hand, you accept to lend with no further consideration when someone with 10 thousand liras of salary asks for 20 thousand liras, as they can easily pay you back. And when necessary, you can as well ask them for money, as their income is high. In short, the interest rate rises or falls in positive correlation with the risk status of the person, company or state.” A very pleasant seminar has thus ended for me. Both I and the students have left satisfied. I hope you feel satisfied as well. 77


DAIKIN

DAIKIN, KÜRESEL ISINMA KURULTAYI’NDA… DAIKIN IN THE GLOBAL WARMING CONGRESS

EKONOMİ GAZETECİLERİ DERNEĞİ TARAFINDAN DÜZENLENEN 8’İNCİ KÜRESEL ISINMA KURULTAYI KOMİTE TOPLANTISI, ENERJİ VERİMLİLİĞİ DERNEĞİ EV SAHİPLİĞİNDE GERÇEKLEŞTİ. YOĞUN KATILIMIN OLDUĞU TOPLANTIDA DAIKIN YETKİLİLERİ, ÖZEL SEKTÖR TEMSİLCİLERİ, SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI VE AKADEMİSYENLER HAZIR BULUNDU. 78

ORGANIZED BY THE ECONOMIC JOURNALISTS ASSOCIATION, THE 8TH GLOBAL WARMING CONGRESS COMMITTEE MEETING WAS HOSTED BY THE ENERGY EFFICIENCY ASSOCIATION. THE MEETING TOOK PLACE WITH A KEEN PARTICIPATION, INCLUDING DAIKIN EXECUTIVES, PRIVATE SECTOR AGENTS, NON GOVERNMENTAL ORGANIZATIONS, AND ACADEMICIANS.


n Yaptığı açılış konuşmasında toplantıya gösterilen ilgiden oldukça memnun olduğunu belirten EGD Başkanı Celal Toprak, “9 yıl önce ‘Küresel Isınma Kurultayı’ yapacağız dediğimizde herkes olumsuz görüş bildirmiş, kimsenin bununla ilgilenmeyeceğini, küresel ısınmanın kimsenin umurunda olmadığını söyleyerek bizi de umutsuzluğa sürüklemişlerdi. Ancak gerek kurumların gerekse kişilerin konuya olan ilgisi her yıl biraz daha arttı ve ‘Ne yapabiliriz?’ sorusu sorulur oldu. Bir araya gelen ve ne yapabiliriz diye soran farklı sektör temsilcilerinin bugün burada olması ise konuya olan ilginin en güzel göstergesidir bence” dedi.

n Expressing his gratitude for the active participation to the meeting, Economic Journalists Association President Celal Toprak said in his opening speech: “When we referred to a ‘Global Warming Congress’ nine years ago, everyone expressed their negative opinions, claiming that noone would be interested in global warming and leading us to desparation. However, the interest of institutions as well as individuals increased with every day, and the question ‘What can be done?’ come to be asked more frequently. The presence of representants of various sectors here today, asking what can be done, is the highest evidence to the attention on the subject.”

ENERJİ HANIM PROJESİ’NİN BAŞARISI Paris-COP 21 İklim Değişikliği Müzakereleri ve Karbon Ekonomisi Süreçleri sunumu ile devam eden toplantıda, Enerji Verimliliği Derneği Paris-COP 21 toplantısında tüm dünya ile paylaşılan Enerji Hanım Projesi’ni ve projeye gösterilen ilgiyi katılımcılara anlattı. Diğer taraftan dernek uzmanları tarafından, Paris COP 21 zirve sonuçları, karbon ekonomisi ve gerek sanayi gerekse ekonomik olarak Türkiye’yi bekleyen süreçler konusunda bilgi verildi. Paris-COP21 İklim Değişikliği Zirvesi sonuçlarına ilişkin diğer sivil toplum kuruluşları ve akademisyenlerin de görüşlerinin alındığı toplantı EGD Küresel Isınma Kurultayı 2016 program önerileri ile son buldu.

THE SUCCESS OF LADY ENERGY PROJECT The meeting continued with the Paris-COP 21 Climate Change Discussions and the presentation on Carbon Emission Processes, as well as the Lady Energy Project which was introduced to the world. In addition, the results of the Paris COP 21 summit, carbon economy, and the processes awaiting Turkey in terms of the industry and the economy were also shared. Following the opinions shared by non-governmental organizations and academicians regarding the Paris-COP21 Climate Change Summit, the Economic Journalists Association Global Warming Congress 2016 ended with program proposals. 79


DAIKIN HABERLER/DAIKIN NEWS CEO’NUN PROGRAMI YOĞUN The busy schedule of ceo Her fırsatta iş dünyasıyla, sektör yetkilileriyle ve geleceğin profesyonelleri olacak öğrencilerle bir araya gelen Daikin Türkiye CEO’su Hasan Önder, Mart ayında gerçekleşen 2 etkinlikte tecrübelerini paylaştı. Farklı sektörlerden iş dünyasının profesyonellerini bir araya getiren Yönetim ve Liderlik Zirvesi, 16 Mart’ta Conrad Istanbul Bosphorus’ta gerçekleşti. “Bütünsel Yönetim Yaklaşımı” panelinin konuşmacısı olan Önder, “Bir şirketin hem bir lidere hem de yöneticilere ihtiyacı vardır…. Girişimci liderlik anlayışı, bunları bir araya getirebilir ama bu özellikler aynı kişide toplanmadığı zaman yapılacak en iyi iş, doğru takımı kurmaktır. Doğru takım; hepsi aynı yetenek ve becerilere sahip insanlardan oluşmaz, aksine farklı alanlarda uzmanlıkları olan insanları tıpkı bir orkestra gibi bir araya getirir” diyerek liderin birleştirici rolüne vurgu yaptı. 17 Mart günü de Erzurum Teknik Üniversitesi Kariyer Planlama-Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin düzenlediği Kariyer Zirvesi’nde üniversite öğrencileriyle bir araya gelen Daikin Türkiye CEO’su Hasan Önder, girişimci liderlik hikayesini paylaştı. Önder, Türkiye’nin çeşitli illerinde öğrencilerle bir araya gelerek başarı ipuçlarını vermeye devam edecek. Meeting the business world, sector agents and the future professionals, a.k.a. students whenever possible, Daikin Turkey CEO Hasan Önder shared his experiences in two events in March. Bringing professionals from various sectors together, the Management and Leadership Summit was held on March 16 at Conrad Istanbul Bosphorus. Speaking in the “Holistic Management Approach” pannel, Önder emphasized the integrative aspect of a leader: “Companies need a leader and managers. Enterprising leadership concept may bring them together, but when these qualities are not met in a single person, the best approach would be to make the right team. The right team does not consist people with the same set of talents or skills; on the contrary, it blends people with different expertises together.” Meeting college students at the Career Summit organized by Erzurum Technical University Career Planning, Administration and Research Center on March 17, Daikin Turkey CEO Hasan Önder communicated his story as an entrepreneur. Önder will be coming together with students from all around Turkey to share hints for success.

Güvenl‹ sürüş eğ‹t‹mler‹m‹z ödül get‹rd‹ Award for our drive safety trainings Daikin Türkiye bünyesinde şirket aracı kullanan 155 çalışan kapsamlı bir güvenli sürüş eğitiminden geçti. Online testler ile analizleri yapılan sürücüler risk profillerine göre 3 saatlik teorik ve yarım saatlik pratik sürüş eğitimlerini tamamladı. Bu çalışmalar sonuçsuz kalmadı ve Daikin Türkiye’ye bu alanda bir ödül kazandırdı. Ekonomist Dergisi ve Leaseplan ana sponsorluğunda gerçekleşen “Yılın Filo Yöneticisi Ödülleri”nde ikincilik Daikin Türkiye’nin oldu… Arkadaşlarımızın başarılarının devamı diliyoruz. Unutmayın, güvenli sürüş hayat kurtarır! 80

155 employees driving Daikin Turkey company cars attended an extensive drive safety training. The drivers were analyzed via online tests, and completed three hours of theoretical training and half hour of practice. The efforts did not go unnoticed and brought Daikin Turkey an award. The second prize in the “The Fleet Managers of the Year”, which was sponsored by Ekonomist Magazine and Leaseplan, was granted to Daikin Turkey. We wish our friends further success. Keep in mind, driving safely saves lives!


Enerjİ Verİmlİlİğİ Haftası verİmlİ geçtİ Energy Efficiency Week was indeed efficient 14-16 Ocak tarihlerinde WOW Convention Center’da gerçekleşen Enerji Verimliliği Haftası çerçevesinde düzenlenen 7’nci Enerji Verimliliği Forumu’nda sektörün önemli isimleri bir araya geldi. Forum kapsamında, “Binalarda Enerji Verimliliği Uygulama Teknikleri ve Teknolojileri” oturumuna Daikin Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Zeki Özen de konuşmacı olarak katıldı. İklimlendirme Meclis Başkanı Salih Zeki Poyraz’ın moderatörlüğünde gerçekleşen oturumda, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın yanı sıra sektörün önde gelen derneklerinin yöneticileri de yer aldı.

Leading names of the industry came together for the 7th Energy Efficiency Forum which took place within the scope of the Energy Efficiency Week at WOW Convention Center between 14-16 January. Daikin Turkey Vice General Manager Zeki Özen made a speech at the “Energy Ef-

ficiency Implementation Techniques and Technologies in Buildings” in the forum. Moderated by Climatization Assembly Speaker Salih Zeki Poyraz, the session brought together executives from the Ministry of Environment and Urbanization and leading associations of the sector.

Yapı Malzemelerİ Çalıştayı’nda sunum Presentation at the Building Materials Workshop

İMMİB (Istanbul Minerals and Metal Exporters’ Associations) Building Materials Committee realized a Building Materials Workshop on 19-21 February in Antalya. The workshop was attended by some 100 participants including executives from the building materials industry, exporters’ associations, the Ministry of Economics and sectoral societies. Realized in Antalya Sungate Hotel and moderated by Tınaz Titiz, the workshop welcomed 10 groups of 10 members, who detected 10 main issues and developed solutions. Daikin Turkey Vice General Manager Zeki Özen contributed in the workshop with a presentation.

İMMİB (İstanbul Maden ve Metaller İhracatçı Birlikleri), Yapı Malzemeleri komitesi tarafından 19-21 Şubat tarihlerinde Antalya’da Yapı Malzemeleri Çalıştayı gerçekleştirildi. Yapı malzemeleri, ilgili ihracatçı birlikleri, Ekonomi Bakanlığı yetkilileri ve sektör derneklerinin yer aldığı çalıştaya yaklaşık 100 kişi katıldı. Antalya Sungate Hotel’de yapılan çalıştayda 10’ar kişilik 10 grup, Tınaz Titiz’in moderatörlüğünde 10 ana konu tespit ederek bunlara çözümler üretti. Daikin Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Zeki Özen de yaptığı sunum ile çalıştaya katkıda bulundu. 81


Daikin Grubu, ABD’l‹ ş‹rket‹ bünyes‹ne kattı Daikin Group acquired the US company

Daikin Industries acquired Flanders Holding LLC, the leading air filter producer of the US, for 430 million dollars. Flanders is engaged in the production of medical products, food processors and industrial cleanroom devices. These functional and value added products are sold in many parts of the world. Flanders boasts a vast product range extending from commercial to domestic types, and a wide national sales network. After the acquisition, the annual sales of Daikin Group in the filtering category is estimated to reach 100 billion yens.

İSKİD BowlIng Turnuvası’nın ‹lk‹ gerçekleşt‹ The First İSKİD Bowling Tournament took place Bu yıl ilki düzenlenen İSKİD Bowling Turnuvası, 17 Şubat 2016 tarihinde Cevahir AVM Atlantis Bowling Salonu’nda gerçekleştirildi. Firma çalışanları ve ailelerinin katıldığı 100 kişilik organizasyonda Cenk, Daikin, Danfoss, Ercan Teknik, Form Grup, İmco, Makro Teknik, Niba, Systemair HSK ve Trox firmaları yarıştı. Şirketlerin 5’er kişilik takımlar halinde mücadele ettiği turnuvaya bundan sonraki yıllarda daha yüksek bir katılım bekleniyor.

Organized for the first time this year, İSKİD Bowling Tournament took place on 17 February 2016 at Cevahir Mall Atlantis Bowling Hall. The organization was participated by 100 employees and family members, and entertained a list of competitor companies including Cenk, Daikin, Danfoss, Ercan Teknik, Form Grup, İmco, Makro Teknik, Niba, Systemair HSK and Trox. The companies attended the competition with teams of 5 players. The tournament is expected to attract higher participation in the coming years. 82

Daikin Industries, ABD’nin lider hava filtresi üreticisi Flanders Holdings LLC şirketini 430 milyon dolara satın aldı. Flanders, başta tıbbi ürün, gıda işleme ve endüstriyel temiz odalarda kullanılan üretimlerde bulunuyor. Son derece işlevsel ve katma değeri yüksek olan bu ürünler dünyanın pek çok tarafında satılıyor. Flanders’in ticari kullanımdan konut tipine uzanan geniş bir ürün gamına ve de geniş bir ulusal satış ağına sahip olduğu biliniyor. Bu satın almadan sonra, Daikin Grubu’nun filtreleme alanındaki yıllık satışının 100 milyar yen düzeyinde gerçekleşmesi bekleniyor.

Daikin ödüle doymuyor Daikin still hungry for prizes Daikin Industries, Ltd. RobecoSAM Sustainability Awards 2016 kapsamında Bronze Class ödülünün sahibi oldu. Sosyal sorumluluk alanında yapılan global yatırımları değerlendiren bir araştırma enstitüsü olan İsviçreli RobecoSAM, aynı zamanda Daikin’i “Industry Mover” (sektöre yön veren) olarak seçti. Bu unvan, yıl içinde sürdürülebilirlik alanında sektöre en çok katkı yapan şirketlere veriliyor.

Daikin Industries, Ltd. was awarded the Bronze Class prize in RobecoSAM Sustainability Awards 2016. The Swiss RobecoSAM, a research institute to assess global investments in the field of social responsibility, named Daikin as the “Industry Mover”. The title is granted to the best contributors in sustainability.


DAIKIN

DAIKIN BİLARDOMAX LİGİ’NİN BU YILKİ ŞAMPİYONU TORBJÖRN BLOMDAHL THIS YEAR’S DAIKIN BILARDOMAX LEAGUE CHAMPION IS TORBJÖRN BLOMDAHL DÜNYACA ÜNLÜ BİLARDOCULARIN VE TÜRK BİLARDO MİLLİ TAKIMI OYUNCULARININ KATILDIĞI DAIKIN BİLARDOMAX LİGİ FİNALLERİ NEFES KESEN MAÇLARIN ARDINDAN TAMAMLANDI. KUPAYI İSE İKİNCİ KEZ TORBJÖRN BLOMDAHL KAZANDI.

THE FINAL GAMES OF DAIKIN BILARDOMAX LEAGUE TOOK PLACE WITH BREATHTAKING PLAYS, SPICED UP BY WORLD-FAMOUS POOL PLAYERS AND TURKISH NATIONAL BILLIARDS TEAM. THE WINNER OF THE CUP WAS ONCE AGAIN TORBJÖRN BLOMDAHL.

n İklimlendirme sektörünün öncü kuruluşu Daikin’in sponsorluğunda düzenlenen Daikin BilardoMax Ligi, aylar süren mücadelelerin ardından dünya yıldızlarının şovlarıyla renk kattığı final maçlarıyla sona erdi. Bilardo Federasyon Başkanı Ersan Ercan ve Daikin yöneticilerinin katıldığı Daikin BilardoMax Ligi final maçları yoğun ilgi gördü. Bu yıl 14’üncü kez yapılan ve toplam 154 sporcuyla başlayan Daikin BilardoMax Ligi finallerine 24 sporcu katılmaya hak kazandı. Yoğun rekabetle geçen lig maçlarının ardından düzenlenen finalde, ünlü bilardocular Tayfun Taşdemir, Murat Naci Çoklu, Adnan Yüksel, Can Çapak ve Hakan İncekara’nın maçları heyecanla izlendi. Daikin BilardoMax Ligi’ne ikinci kez katılan 2015 Genel Klasman Dünya Şampiyonu Torbjörn Blomdahl, bu yıl kupayı kazanan isim oldu. Daikin BilardoMax Ligi’ne bugüne kadar sırasıyla, dünyanın kabul ettiği en büyük bilardo sporcuları ve şampiyonları Torbjörn Blomdahl, Flippos Kasidokostas, Daniel Sanchez, Frederic Caudron ve Dick Jaspers da katıldı. Daikin BilardoMax Ligi Direktörü İlhan Aydın, “Daikin BilardoMax Ligi ile bilardo sporunun daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlamayı ve amatör sporcularımızı desteklemeyi amaçlıyoruz. Bu amacımız doğrultusunda bu yıl da başarılı bir turnuva gerçekleştirdik. Bundan sonra da dünyaca ünlü ve amatör bilardocuları bir araya getirerek bilardo sporuna hizmet vermeye devam edeceğiz” dedi.

n Sponsored by the air conditioning pioneer Daikin, Daikin BilardoMax League ended after challenging months with the final games that were spiced up by the shows of world stars. The final games of Daikin BilardoMax League which was participated by Ersan Ercan, the President of the Billiard Federation, and Daikin executives attracted huge interest. Organized for the 14th time with the participation of 154 athletes, Daikin BilardoMax League final games took place with 24 players. After challenging league games, the final games brought famous pool players including Tayfun Taşdemir, Murat Naci Çoklu, Adnan Yüksel, Can Çapak and Hakan İncekara together. In his second year of participation in Daikin BilardoMax League, 2015 General Classification World Champion Torbjörn Blomdahl won this year’s cup. Until this year, Daikin BilardoMax League welcomed world-renowned pool players and champions including Torbjörn Blomdahl, Flippos Kasidokostas, Daniel Sanchez, Frederic Caudron and Dick Jaspers respectively. Daikin BilardoMax League Director İlhan Aydın said: “We are aiming to introduce the sport of billiard to wider audiences and to promote amateur athletes with Daikin BilardoMax League. In this respect, we have organized another successful tournament this year. From now on, we are going to bring world-famous and amateur pool players together to serve the game of billiard.” 83


DAIKIN

GALATASARAY TAÇSPOR TESİSLERİ DAIKIN PARK VOLEYBOL SALONU AÇILDI GALATASARAY TAÇSPOR FACILITIES DAIKIN PARK VOLLEYBALL COURT HAS BEEN OPENED

GALATASARAY VOLEYBOL TAKIMLARININ KULLANACAĞI ATAŞEHIR’DEKİ TAÇSPOR TESİSLERİ DAIKIN PARK VOLEYBOL SALONU’NUN AÇILIŞ TÖRENİ GERÇEKLEŞTİRİLDİ. AÇILIŞ TÖRENİNDE GALATASARAY SPOR KULÜBÜ BAŞKANI DURSUN AYDIN ÖZBEK, TÜRKİYE VOLEYBOL FEDERASYONU BAŞKANI ÖZKAN MUTLUGİL, İKİNCİ BAŞKAN CENGİZ ÖZYALÇIN, BAŞKAN YARDIMCISI NASUHİ SEZGİN, YÖNETİM KURULU ÜYELERI URAL AKÜZÜM, ALİ YÜCE, BURÇİN ASLAN VE SELİM ARDA ÜÇER, KULÜP İDARİ DİREKTÖRÜ MUSTAFA TURGUN DA HAZIR BULUNDU. 84

THE OPENING CEREMONY FOR GALATASARAY VOLLEYBALL TEAMS’ TAÇSPOR FACILITIES DAIKIN PARK VOLLEYBALL COURT IN ATAŞEHİR HAS TAKEN PLACE. IN THE CEREMONY, GALATASARAY ATHLETICS CLUB PRESIDENT DURSUN AYDIN ÖZBEK, TURKEY VOLLEYBALL FEDERATION PRESIDENT ÖZKAN SEZGİN, SECONDARY PRESIDENT CENGİZ ÖZYALÇIN, VICE PRESIDENT NASUHİ SEZGİN, BOARD MEMBERS URAL AKÜZÜM, ALİ YÜCE, BURÇİN ASLAN AND SELİM ARDA ÜÇER, CLUB MANAGING DIRECTOR MUSTAFA TURGUN WERE PRESENT.


n Açılış töreninde bir konuşma yapan Başkan Dursun Aydın Özbek, “Taçspor Kulübü çok köklü bir kurum. Galatasaray ile birleşmesiyle de ortaya güzel bir meyve çıktı. Bu tesis, spor okullarımıza ve voleybol A takımlarımıza hizmet verecek” ifadesini kullandı. Türk voleybolunun hizmetine yeni bir tesis katılmasından duyduğu memnuniyeti dile getiren TVF Başkanı Özkan Mutlugil, “Bizim için çok sevindirici bir gün. Burada çok önemli bir iş birliği var. Bu tesis Türk sporu ve voleybolu adına çok efektif bir şekilde kullanılacak. Ayrıca Galatasaray’dan bir de ricam var. Galatasaray Voleybol Okulları’nın tüm Türkiye’ye yayılmasını istiyoruz. Çünkü voleybola başlangıç yaşını 6’ya çekme hedefimiz var” dedi. Galatasaray Kulübü Voleybol Şubesinden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Ali Yüce ise, “Bu tesiste şampiyon sporcu ve takımların yetiştirilmesine devam edilecek. A takımlarımız ve altyapımız burada çalışmalarını sürdürecek” şeklinde konuştu. Galatasaray Taçspor Tesisleri Daikin Park Voleybol Salonu’nun açılış kurdelesi Başkan Dursun Özbek, TVF Başkanı Özkan Mutlugil ve Galatasaray Yönetim Kurulu Üyeleri Ali Yüce ve Ural Aküzüm tarafından kesildi. Başkan Özbek, saha içinde Galatasaray Daikin Bayan Voleybol Takımı ve Galatasaray HDI Sigorta Erkek Voleybol Takımı ile birlikte fotoğraf çektirdi. Daha önce maçlarını ve antrenmanlarını Burhan Felek Voleybol Salonu’nda yapan Galatasaray voleybol takımları, artık sadece Ataşehir’de bulunan Galatasaray Taçspor Tesisleri Daikin Park Voleybol Salonu’nu kullanacak.

n Holding a speech in the opening ceremony, President Dursun Aydın Özbek said: “Taçspor Athletics is a deepseated club. And after its merging with Galatasaray, a precious result has come to being. The premises will be serving our athletic schools, and our A league volleyball teams.” Emphasizing the pleasure of a new facility to be gained in the service of the Turkish volleyball, Turkish Volleyball Federation President Özkan Mutlugil said: “This is a very happy day for us. Here is the fruit of a major cooperation. The premises will be used in the most effective way in behalf of Turkish athletics and volleyball. I have but one request to ask of Galatasaray. We wish the expansion of Galatasaray Volleyball Schools all around Turkey, in line with our mission of promoting the starting age in volleyball to as low as six.”

Galatasaray Board Member Responsible for the Volleyball Branch Ali Yüce also shared his feelings: “In these facilities, many future champions and teams will continue to be trained. Our A teams and youth setups will also be trained here.” The ribbon for Galatasaray Taçspor Facilities Daikin Park Volleyball Court has been cut by President Dursun Özbek, TVF President Özkan Mutlugil and Galatasaray Board Members Ali Yüce and Ural Aküzüm. President Özbek had photos taken with Galatasaray Daikin Women’s Volleyball Team and Galatasaray HDI Insurance Men’s Volleyball team inside the court. From now on, Galatasaray Volleyball teams will resume their trainings in Galatasaray Taçspor Facilities Daikin Park Volleyball Court in Ataşehir instead of Burhan Felek Volleyball Court.

85


MÜZİK sinema fair agenda MÜZİK agenda kitap sinema ajanda kitap kitap sinema ajan ajanda k i t ap inema b o o k F U A R MUSIC cinema b o o k F U A R müzik cinema b ook F

MÜZİK sinema agenda kitap sinema

fair

Bu yıl 19 oldu!/Celebrating the 19th year!

Sertifikalı organik buluşması/Certified organics unite Türkiye’yi ulusal ve uluslararası alanda temsil eden tek sertifikalı organik ürünler fuarı olan ‘Ekoloji İzmir’in bu yıl 7’incisi düzenleniyor. İZFAŞ’ın düzenlediği fuar 27-30 Nisan 2016 tarihleri arasında Fuar İzmir’de gerçekleşecek. Organik üreticilerine, ithalat ve ihracatçılarına ve de tüketicilerine duyurulur. Turkey’s one and only certified organic products fair ‘Ecology İzmir’ is ready to represent the country in the national and the international arena for the seventh time. Realized by İZFAŞ, the fair will be held on 27-30 April 2016 at İzmir Expo to bring organic producers, exporters, importers and consumers together.

Ankara’da düzenlenen Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri festivali bu yıl 19’uncu yaşını kutluyor. Festivale yönetmeni ya da yönetmenlerinden en az birisi kadın olan filmler katılabiliyor. 5 Mayıs’ta başlayacak festival 12 Mayıs’a kadar devam edecek. The Flying Broom International Women’s Film Festival of Ankara celebrates its 19th year. Welcoming only the films directed or codirected by a woman, the festival will start on May 5th and continue until May 12th.

Aşk için müzik zamanı/Music for love 44’üncü İstanbul Müzik Festivali, 1-24 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Festivalin teması, Shakespeare’in “Eğer Müzik Aşkın Gıdasıysa, Durmadan Çalınız” dizelerinden esinlenmiş. Festival bu yıl 17 farklı mekanda dinleyicilerle buluşacak. Hafta sonu konserlerinin yanı sıra bu yıl ‘Müzik Rotası’ başlıklı Beyoğlu’nun tarihi mekânlarında gerçekleştirilecek konserlerle yeni bir etkinliğe yer veriyor. The 44th Istanbul Music Festival will take place between the 1st and the 24th of June. The festival’s theme takes inspiration from the Shakespeare sonnet “If music be the food of love, play on”. The festival will meet the audience at seventeen different locations this year. In addition to weekend concerts, the festival will be boasting a new line of events entitled ‘the Musical Route’ with the concerts that will take place in the historical buildings of Beyoğlu.

86


MÜZİK sinema F U A Rfair MÜZİK sinema agenda fair cinema boo K sinema fair agenda kitap sinema ajanda nda k i t ap cinema b o o k kita p MUSICag ki t a p

U A R MUSIC MUSIC cinema bo ok MUSIC kitap sinema ajanda F U A R sinema Avrasya’nın öncüsü/The pioneer of Eurasia Isıtma, soğutma ve iklimlendirme sektörü hedeflerini yalnızca hızla büyüyen yurtiçi pazara göre değil, uluslararası pazarları da dikkate alarak belirliyor. 4-7 Mayıs 2016’da Yeşilköy İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenecek olan ve Avrasya’nın en önemli ısıtma, soğutma ve havalandırma buluşması olan ISK-SODEX 2016 Fuarı küresel pazar açısından büyük önem taşıyor. The projections of the heating, cooling and air conditioning sector are determined with respect to the international market as well as the rapidly expanding local market. Eurasia’s biggest heating, cooling and air conditioning convention ISK-SODEX 2016 that will be realized at Istanbul Congress Center has a significant place for the global market.

Oscar geçti, gözler Altın Lale’de Oscar is past, it’s time for the Golden Tulip! 35’inci Uluslararası İstanbul Film Festivali 7-17 Nisan tarihleri arasında İstanbul’da gerçekleştirilecek. Festivalin Altın Lale Uluslararası Yarışma Jüri Başkanlığı’nı yönetmen Pablo Trapero, Altın Lale Ulusal Yarışma Jüri Başkanlığı’nı ise oyuncu Müjde Ar üstleniyor. ‘Altın Lale’ ödüllerinin yanı sıra sinemaya gönül veren emekçilere de sinema onur ödülleri verilecek. Türkiye sinema tarihine ‘en sevilen kötü kadın’ olarak geçen oyuncu Suzan Avcı da bu kapsamda ödül alacak. The 35th International Istanbul Film Festival will be taking place between 7-17 April in Istanbul. Pablo Trapero and Müjde Ar will be the respective foremen of the Golden Tulip International Contest and the Golden Tulip National Contest in the festival. Alongside ‘the Golden Tulip’, veterans of the cinema will be awarded with honorary prizes. Having made a name in the history of Turkish cinema as ‘the most popular evil woman’, Suzan Avcı will be honoured in respect.

Geri dönüşüm fuarı/ The fair of recycling REW İstanbul 12’nci Uluslararası Geri Dönüşüm, Çevre Teknolojileri ve Atık Yönetimi Fuarı 28-30 Nisan 2016 tarihlerinde İstanbul Beylikdüzü Tüyap İstanbul Fuar ve Kongre Merkezi’nde kapılarını açacak. Fuarı ziyaret eden sektör profesyonelleri katı atık, su ve atık su, gaz ve yeşil enerji alanlarında çözüm üreten birçok firmanın çalışmalarını inceleme fırsatı bulacak. Fuarda Türkiye’nin yanı sıra Balkanlar, BDT Ülkeleri, Afrika ve Ortadoğu’nun önemli şirketleri yer alacak.

REW Istanbul 12th International Recycling, Environmental Technologies and Waste Management Fair will take place between 28-30 April 2016 at Beylikdüzü Tüyap Istanbul Fair and Congress Center. The sector professionals will have the chance to examine the solutions offered by dozens of companies to deal with solid waste, water and waste water, gas and green energy. In the fair, major companies from the Balkans, the CAC Nations, Africa and the Middle East will be present alongside Turkey. 87


MÜZİK sinema fair agenda MÜZİK agenda kitap sinema ajanda kitap kitap sinema ajan ajanda k i t ap inema b o o k F U A R MUSIC cinema b o o k F U A R müzik cinema b ook F

MÜZİK sinema agenda kitap sinema

fair

Otomobil, motosiklet veya bisiklet meraklıları buraya! Automobile, motorcycle and bicycle fans, unite!

Genç Günler Festivali’ni kaçırmayın Don’t miss the Young Days Festival!

Otomotiv sektörü Mayıs ayında Bursa’daki büyük bulaşmaya hazırlanıyor. Sektör profesyonellerinin yanı sıra otomobil meraklılarının da büyük ilgisini çeken Bursa Autoshow 9’ncu Otomobil, Ticari Araçlar, Motosiklet, Bisiklet ve Aksesuarları Fuarı 10-15 Mayıs tarihleri arasında Bursa Osmangazi Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde kapılarını açacak.

İBB Şehir Tiyatroları, 9-19 Mayıs 2016 tarihleri arasında gerçekleştireceği 32’nci Genç Günler Festivali’nde, sahnelerini genç kuşağın sanatçılarına ve sanatçı adaylarına açıyor. Bu yıl 32’ncisi düzenlenen ‘Genç Günler’de geleneksel tiyatrodan çağdaş tiyatroya uzanan geniş bir yelpazede performanslar yer alacak. Ücretsiz olan tiyatro gösterilerinin yanı sıra atölyeler, söyleşiler ve açık hava etkinlikleri de programda yer alacak.

The automotive industry is counting down for the big Bursa union in May. Attracting attention of the sector professionals and automobile aficionados, Bursa Autoshow 9th Automobile, Commercial Vehicles, Motorcycle, Bicycle and Accessories Fair will take place on 10-15 May at Bursa Osmangazi Tüyap Fair and Congress Center.

İBB City Theaters opens their stages for the new generation actors and actresses in the 32nd Young Days Festival which will take place through 9-19 May 2016. Celebrating its 32nd anniversary, ‘Young Days’ features performances on a wide range from traditional theater to contemporary. All performances are free of charge and are accompanied by workshops, interviews and outdoor events.

Kiev’deki fuar kaçmaz/A great fair in Kiev 18’nci Aqua-Therm 2016 uluslararası ısıtma-soğutma fuarı 17-20 Mayıs tarihleri arasında Ukrayna’da izlenebilir. Fuarda ısıtma, havalandırma, klima, su temini, çevre teknolojileri, sıhhi tesisat, yenilenebilir enerji, yüzme havuzu ile ilgili faaliyet gösteren şirketler yer alıyor. 88

The 18th Aqua-Therm 2016 International Heating and Cooling Fair will take place on 17-20 May in Ukraine. The fair will bring together companies from the heating, air conditioning, ventilation, water supply, environmental technologies, sanitary systems, renewable energy, swimming pool industries.


MÜZİK sinema F U A Rfair MÜZİK sinema agenda fair cinema boo K sinema fair agenda kitap sinema ajanda nda k i t ap cinema b o o k kita p MUSICag ki t a p

U A R MUSIC MUSIC cinema bo ok MUSIC kitap sinema ajanda F U A R sinema Ağlanacak halimize gülelim mi?/Should we laugh while we should lament? 2 perdelik kara komedi “Yetersiz Bakiye” 02 Mayıs 2016 tarihinde saat 20.30’da İstanbul KKM Gönül Ülkü ve Gazanfer Özcan Sahnesi’nde tiyatro severlerle buluşacak. Günümüzde sadece tüketen ve tüketmeyi alışkanlık edinmiş insanların asıl değerlerden nasıl koptuklarını anlatan bu öykü bir kara mizah örneği... Two-act dark satire “Insufficient Balance” is waiting for theater lovers at Istanbul KKM Gönül Ülkü and Gazanfer Özcan Stage, on 2 May 2016 at 8:30 pm. The story of the modern day people who are mad about consumption and their deviation from the principal values is a good example of dark humour.

Doğa ve sürdürülebilirlik üzerine bir sergi/An exhibition on nature and sustainability

Istanbul Modern welcomed 2016 with an exhibition which pays tribute to nature and raises environmental awareness: “Till It’s Gone”. The exhibit presents a selection of artists who undertake conceptual research on nature and focus on ecological issues in their artistic practices. Reflecting artists’ perspective of nature and their intricate relationships with the concept of sustainability, the works bring to bear diverse interpretations and insights pertaining to the interaction between human beings and the ecosystem. The exhibition can be visited until 5 June.

İstanbul Modern, 2016 yılını doğayı yücelten ve çevresel farkındalığı gündeme getiren bir sergiyle karşıladı: “Yok Olmadan”. Sergi, doğayla ilgili kavramsal araştırmalar yapan ve ekolojik meseleleri sanatsal pratiğinin temeline alan sanatçılardan bir seçki sunuyor. Sanatçıların doğaya bakışlarını ve ‘sürdürülebilirlik’ kavramıyla çetrefilli ilişkilerini yansıtan çalışmalar, insanın ekosistem ile etkileşimine dair farklı yorum ve öngörüler içeriyor. Sergi 5 Haziran’a kadar görülebilir…

89


MÜZİK sinema fair agenda MÜZİK agenda kitap sinema ajanda kitap kitap sinema ajanda ajanda k i t ap inema b o o k F U A R MUSIC cinema b o o k F U A R müzik cinema b o o k

MÜZİK sinema agenda kitap sinema

fair

ISH China 2016 fuarı Pekin’de/ISH China 2016 Fair in Beijing Büyüme oranlarıyla dünya ekonomisinin gidişini belirleyen Çin’de ısıtma, havalandırma ve iklimlendirme fuarı var. Pekin’de 30 Mayıs-1 Haziran arasında konuklarını ağırlayacak olan fuara dünyanın en önemli sektör temsilcileri katılıyor. Tesisattan vanaya, klima ünitesinden aksesuarlarına, güneş enerji sistemlerinden su arıtma sistemlerine, soğutma ekipmanlarından ısı pompa sistemlerine kadar her şey bu fuarda olacak.

Dominating the global economy with her growth rates, China is hosting a heating, air conditioning and ventilation fair. The fair will welcome major sector representatives in Beijing through 30 May and 1 June with a wide range of products from plumbing to walves, air conditioners to accessories, solar energy systems to water treatment systems, cooling equipments to heat pump systems…

Kültürel oluşumların kişisel öyküleri/ Personal tales on cultural entities İstanbul Modern’de başlayan bahar atölyeleri sanat meraklılarının büyük ilgisini çekiyor. Seminerin adı ‘Sanatçıların dünyasını anlamak’. 5 hafta sürecek olan ve 19 Nisan’da başlayan etkinlik her salı 19.30-21.30 arasında gerçekleşecek. Seminer, katılımcılarını Türkiye’deki çağdaş sanat ortamının gelişmesine tanıklık etmiş sanatçıların yaşam öyküleri üzerinden günümüzü anlamaya davet ediyor. 90

The spring sessions for Istanbul Modern’s workshops attract great interest of art aficionados. Starting on April 19, the seminar ‘Understanding the World of Artists’ will last for five weeks and is going to take place between 7:30-9:30 pm. The seminar invites participants to acknowledge the modern times through the lives of artists who have witnessed the formation of the Turkish contemporary art scene.


Santigrat Dergisi Sayı 32  

DAIKIN TÜRKİYE YAYINIDIR / PUBLISHED BY DAIKIN TURKEY NİSAN/APRIL l MAYIS/MAY l HAZİRAN/JUNE 2016 SAYI/ISSUE 32

Santigrat Dergisi Sayı 32  

DAIKIN TÜRKİYE YAYINIDIR / PUBLISHED BY DAIKIN TURKEY NİSAN/APRIL l MAYIS/MAY l HAZİRAN/JUNE 2016 SAYI/ISSUE 32

Advertisement