Page 1

Aykut Şahin

AġKIN

BOLLUĞU


Aşkın Bolluğu

Aykut Şahin

“Bireysellik, kapitalist sistemdeki „bireysellik‟ sistemin kendi tasarımları olan bireyselliktir ve yalnızlaştırılır (hem kendisine hem de başkalarına yalnızlaştırılır) Kollektif Bireysellik, kapitalist sistemin „bireyselliğine‟ tepkidir. Kollektif bireysel, yalnız değil ve başka insanların yanında olandır”

2


3


Hiçbir hakkı saklı değildir.  Bu yayında yer alan görüşler ister kaynak gösterilerek ister gösterilmeyerek bu yazıların hepsi çoğaltılabilir ve her şekil altında kullanılabilir.

4


5


Ġçindekiler 1.Bölüm: Yazılar Kitap Arka Kapağındaki Not --------------------- 8 Chat Eğlence Kültürü .................................... 9 Depremde Ailesinin Evi Yıkılan Bekâr‟a Devlet 20 Yıl Vadeli Ev Vermedi. ..................................................... 10 Evlilik Kadın ĠĢçiler ile Erkek ĠĢçileri Çaresizliğe Hapsediliyor .................................................................. 12 Kıskançlık Sevgiyi Öldürür ............................ 14 Sevgi Sözleri Armağandı; SevgileĢti. ............... 16 Çıplak Kadın Heykeline Öpücük ...................... 22 Sol El – Sol Eli Tuttu ..................................... 25 Parayı Yedi, Yiyemedi .................................... 29 AĢk Mektupları - Letters To Juliet Filmi Ve “ÖrgütlenmiĢ Mutluluk” Üzerine ............................................. 49 AĢkın Bolluğu Üzerine.................................... 51 Kollektif AĢkın Bolluğu ................................... 52

2. Bölüm: ġiirler BeĢ Mermi Ġzi ............................................... 54

6


Çiçekler Neden ............................................. 56 Gecenin karanlığında uyuya gül ..................... 57 Ne Güzel ..................................................... 59 Osuruk ve AĢk.............................................. 60 Sevmek Yalnızlık Değil .................................. 61 Yosunlu Gemi ............................................... 62 Kendinde Söyler misin ġiir?............................ 63 SarhoĢum AĢkına.......................................... 64

7


Kitap Arka Kapağındaki Not Her insan (birey) kültüründen ve çevresinden etkilenerek kendisine “harmansal” bir aĢkın bolluğu yaratır. Bu aĢkın bolluğu da materyalisttir. Sonuçların belli olmayan yanları da vardır, sonuçları belli olan yanları da vardır. AĢkın bolluğunun iki “yönü” vardır fakat bu yönlerden paraleller geçmektedir. Ġnsanların, grupların seçtikleri iki yön vardır. Birincisi aĢkın bolluğu, ikincisi ise kollektif aĢkın bolluğu AĢkın bolluğu, insanların oluĢturduğu kültür ve sayıları ile de alakalıdır. AĢkın bolluğu denilince; Ģartlar, paralar, kurallar, kültürel değerler, çıkarlar, evlilikler, boĢanmalar, kavgalar, ölümler, öldürmeler, yaralamalar, kıskançlıklar, egoistlikler, sanal beklenti ve saplantılar, cinsellik saldırganlıkları, cinsellik arayıĢları, cinsellik çatıĢmaları ve bunların hepsi 6.000 yıllık bir birikimin ürünüdürler. Diğer ise “Kolletif AĢkın Bolluğu” vardır. Bunda ise; yukarıdakilerden hiçbiri yoktur. Ġnsanlık tarihinin sınıflı toplum öncesi sınıfsız toplumlarda oluĢturduğu kültürler ve eğlencelere; eklektik olarak da kollektif bir yaĢamları vardır. Evlilik, Ģart, baskı yoktur. Birey fikirlerinde keskinleĢmedikçe, yaĢamındaki materyalist duygular görece kaygan ve yıkıcı olacaktır. Bunların hepsinde önemlisi de kapitalist düzen için de „kaosunu‟ yaĢayacaktır. Bireyin yaĢamı boyunca 6 konuda aĢkın bolluğunu keskinleĢtirmesi gerekmektedir. 1-Çıkara dayalı mı olacak, çıkarsız mı? 2-Baskıya dayalı mı olacak, baskısız mı? 3-evlilik olacak mı, yoksa olmayacak mı? 4-kendi hayallerinde gördüğü gibi mi olacak, yoksa öbürü „kendi olduğu‟ gibi mi olacak? 5-sanal mı

8


olacak gerçek mi olacak? 6-öznelerin kendi kararları olacak mı, olmayacak mı? Chat Eğlence Kültürü KiĢiler, kiĢiliklerini aramak veya eğlence kültüründe yalnızlığı ortadan kaldırmak için chat yapmaktadırlar. Bu yalnızlığı ise sürekli baĢka baĢka insanlarla ve farklı dil bilenlerle sürdürürler. Chat sitelerinde veya kendi kiĢisel sitelerinde saatlerce ve günlerce yazıĢırlar veya sohbet edeler. Bu yalnızca yalnızlığı ortadan kaldırmaya dönüktür fakat bu yalnızlığı ortadan kaldırmak yerine yeniden yalnızlığın karanlığına kapanırlar ve kendilerine kapanırlar. GüneĢin açması onlar için sadece sıradanlaĢır fakat güneĢin açması da umuttur, kapanması da umuttur. Ezilenleri anlamak için ne düĢündükleri, nasıl davrandıklarını ve neden davrandıklarını ve bilinçlerinde ne tasarladıklarını ve bu tasarıları nasıl hayal ettiklerini bilmek gerekmektedir. Chat kültürü on veya on beĢ yıllık süreçte insanların gündelik yaĢamlarına girerek, chat eğlence kültürü oluĢtu. Birbirlerine fikirlerini, resimlerini, videolarını, aĢklarını, küfürlerini anlatmaktadırlar. YaĢamlarındaki ezilmiĢliği ancak bu Ģekilde kendilerine eğlence kültürü yaratarak karanlığın karanlığına girmektedirler, bunu yapanlar bunun farkındadır ama dünyayı değiĢtirmek için bir tasarımları yoktur. AĢk olma iĢleri chat üzerinden yapılmaktadır. Chatle tanıĢıp, kadınlar erkeklerin yaĢamını parasal olarak organize etmekte

9


Ģartları da birlikte gezmektir. Aynı Ģekilde erkekler, eĢcinseller içinde geçerlidir. Biri diğerinin yemeğini, yol parasını, eğlence mekândaki birasının giderini karĢılamaktadır. Buna aĢk diyorlar fakat çıkarlarla olan duygularda aĢk oluĢmaz “koĢullu birliktelik” olur. Bu paranın musluğu kesildiğinde keskin bir bıçağın ekmeği kesmesi gibi kesilir ve biter. Chat eğlence kültüründe birbirlerinin sıkıntılarını gidermeye dönük davranıĢlarda bulunur fakat bu istenirken, söylenirken yan yana gelmelerini engelleyen evlilik kurumu, toplumsal gelenekler, kültürler vardır bunların çıkmazı da sadece aĢkın değiĢkenliğini hızlandırır. Chat eğlence kültürü insanların seçtiği acıların hepsini kendilerine yansıtırlar yani acılarını görmek isterler. Bu acılar onl arın uyuĢturucu maddesi gibi kendilerini kaplar; dünyanı ve yaĢamın kendiliğinden olduğu fikirlerine kapılırlar. Depremde Ailesinin Evi Yıkılan Bekâr’a Devlet 20 Yıl Vadeli Ev Vermedi. Depremden sonra konut yapan Devlet ve devlet kurumları ev sahibi olmak isteyenleri belirledi. Mülk sahibi olanlar, kendisine ait konutu olmamasına rağmen ailesinin evi yıkılan ve hasar gören evlerde yaĢayan evlilere, Devlet kurumları ev yapacak ve 20 yıl vadeli ödeyecekler borçlarını. Devlet kurumlarını ev yapmayacakları da kiracılar, tapusu yani mülkü olmayanlar, kendisine ait konutu olmamasına rağmen ailesinin evi yıkılan ve hasar gören bekârlara ev yoktu.

10


Sınıflı toplumda eĢitsizliğin net bir Ģekilde ortaya çıktığı depremden sonra da görülmektedir. Devlet ev yapacakları kiĢileri ve yapmayacağı kiĢileri belirledi ayrımcılık yaptı zaten devletin doğası budur. Kapitalist devlet evlilik kurumunu “güçlendirmek” için evlilerin sayısı arttırmak için yeni yasalar, yeni genelgeler yayı nlamakta ve uygulamaktadır. Ailesinin mülkü olsa da bekâr ise Devlet ev vermeyecek. Yani tapusu olmadığından vermiyor. Bir yandan da ailesinin mülkü olupta evde yaĢayan evlilere Devlet ev veriyor, evlilerinde mülkü yok. Devletin amacının ne olduğu da ortaya çıkıyor. Evliliği “kutsamak” yeniden örgütlemek ve bekâr (evlenmemiĢlere) gözdağı verip korkutmak ev vermemek gibi uygulamalar yapmaktadır. Özel mülkiyetin olduğu cumhuriyet rejimlerde, Ģeriat rejiml erinde tapusu olmayanlar ve tapu alacak parası olamayanlar sokaklarda, barınaklarda yaĢamaya devam ediyor ve sayıları da artıyordu. Ezilenler için bu kadar eĢitsizlik, bunalım, psikolojik Ģiddet ve baskı üreten devletler, on milyonlarca yeni ev yapıyor ve on milyonlarca ev “boĢ” durmaktadır. Büyük iĢ merkezleri yapmakta ve bunlarda birkaç yüz kiĢi için devasa büyüklükte olmaktadır. Bir yanda barakada yaĢayan milyonlarca insan bir yanda büyük iĢ merkezlerinde birkaç yüz kiĢi için çok büyük binalar yapmaktadır. Eğer devletler, evlilik kurumunu “güçlendirmek” için zorunlu yasalar çıkartıp dayatıyorsa bekârlara ve evlenmemiĢ olanl ara, evlenmeyi düĢünmeyenlere bunların yapacağı boyun eğmemek ve evlenmemektir. Bekâr yaĢamak kadar güzel bir

11


Ģey yoktur. Evlenince iĢ, ev kirası, faturalar, çocuk masrafl arı, okul masrafları, bitmeyen vergileri yıllarca belinizi doğrultamayacak konuma getirmek istiyor Devlet.

Evlilik Kadın İşçiler ile Erkek İşçileri Çaresizliğe Hapsediliyor. “Gençlerin erken yaĢta evlenerek çocuk sahibi olmasının önemine iĢaret eden BaĢbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Ģunları söyledi: ''Örf ve adetlerimizde, özellikle de Peygamberimizin de sünneti olması nedeniyle nikâha çok önem veriyoruz. Gençler ne kadar erken yaĢta evlenirse, birbirinden güzel evlatlar yetiĢtirirlerse, o kadar iyi olacağına inanıyorum. Toplumun temeli aile. Aileyi sağlam kılmamız lazım. Hükümet olarak da fert olarak da evliliği her zaman teĢvik ediyoruz. Evlilik dıĢı iliĢkilerin toplum ve insanlar için zararlı olduğunu düĢünüyoruz. O yüzden gençlerimizin imkân buldukları zaman, nasip de olursa evlenmeleri bizim için çok önemli. Çünkü insanlar huzur buluyorlar, sorumluluk alıyorlar.” (haberler) Bülent Arınç kendi zenginliklerini, paralarını korumanın yollarından birinin evlilik kurumunun sürekliliği olduğu çok iyi bilenlerdir biridir. Sürekli evlilik kurumunun önemini anlatan açıklamalarda bulunmaktadır. Evlilik kurumu bu kadar önemliyse, neden? Her yıl evlilik kurumuna bağlı kadınlar, kocaları tarafından öldürülüyor, tecavüz ediliyor, vuruluyor, dövülüyor.

12


Her yıl evlilik kurumundaki kadınlar kocaları ile cinsel iliĢkiye girmek istemediği halde tecavüz ediliyor. Doğan çocuklar anneleri ve babaları tarafından sürekli dövülüyor. Onlar, yüzlerce sorunu Evlilik Kurumu çözemez çünkü onun iĢlevleridir bunlar. Erkek iĢçilerle kadın iĢçileri sistem tamirciliği yapmalarını sağlamaktadır. Evlilik kurumu ne kadın iĢçiler için ne de erkek iĢçiler için hiçbir olumlu anlamı yoktur. Sadece erkeklerin evlerindeki iĢleri yapmasını engelleyen, çocuğa bakmayan ve kadının bedenini, fikirlerini, zamanını ve emeğini köleleĢtiren sistemin parçasıdır. Kadın iĢçiler evde köleleĢiyor, erkek iĢçilerde iĢyerlerinde köleliğinin sürekliliği evlilik kurumu ile sağlanmıĢ oluyor. Kadınların erkek egemen toplumda ve evlilik kurumunun varlığında erkekten yasalarla korunamaz. Ancak toplumsal bir erkek iĢçiler ile kadın iĢçilerinin eĢitliği; kadın iĢçi hareketinin erkek egemenlerine, kültürüne, geleneğine ve evlilik kurumuna karĢı savaĢmasıyla olur.

13


Kıskançlık Sevgiyi Öldürür Ġnsanlar, birbirlerine karĢı empati kurarken, aĢağıyı yukarı veya sağa sola düĢünüp, tasarlarken sevgili ilan eder kendisi karĢı tarafın ne düĢündüğünü önemsemez. Sevgili olurken, kıskançlık düĢünce tasarımları oluĢur. Bu kıskançlık sevgiyi öldürmeye baĢlar. Sevgili kadın, erkek, eĢcinsel sevgisinin “ölmesini” engellemek için kıskançlığı öldürmelidir. Yoksa sevgisi ölecektir. Bu kiĢinin kendi düĢünce sistemi ve toplum içinde veya dıĢı ndaki tasarımlarını da dikkate alarak, hareket ediyor. “namus”, “halkın değerlerin”, “kadını objeleĢtirme”, “kadını metalaĢtı rma”, “erkeğin metalaĢtırılması” anlayıĢlarında erkek egemen değil de, anti-erkek egemen fikirlerle hareket etmeye baĢladığında kendisi ile savaĢ vermektedir. Bu savaĢta kadınla, eĢcinselle barıĢı sağlamak için erkek egemenliğine karĢı bir duruĢ yani anti-erkek egemen olmalıdır. Anti-erkek egemen; davranıĢlarına, bakıĢlarına, diline, hareketlerine, gündelik yaĢantısında erkek egemen anlayıĢlarını tespit edip veya edilen olaylara karĢı savaĢarak bunları yapmalıdır; eğer anti-erkek egemen olmak istiyorsa yaĢamı boyunca gündelik yaĢamını bu Ģekilde sürdürmelidir. Buna bir bireyin tek baĢına karĢı durması zordur onun için birçok antierkek egemen erkekle, kadınla, eĢcinselle bu konuları konuĢup ne yapmalıyı sorup veya sorulan soruların cevaplarını anti-erkek egemen nasıl olunacak Ģekilde yapmalıdır. Erkek egemen erkeklerin, suçlarına ortak olmak istemiyorsa erkekler; erkek egemenlere karĢı da bir mücadele yürütmelidir. Hem kendilerine karĢı hem de çevrelerindeki duruma karĢı dikkatli hareket edip sorumluluklardan kaçmamalıdır.

14


Kıskançlık, sevdiği erkeğin, kadının, eĢcinselin baĢka bir kadınlar, erkekle, eĢcinselle kol kola görmesi onu öfkelendi rmektedir, bu görüĢle kavga, yaralama olaylarını yerine getirirler onun için kıskançlık duygusunu yaĢamalı ancak kıskançlık yapmamalıdır. O kadının, erkeğin, eĢcinselin yaĢamına ve kendi kararlarına saygı duyarak sevgi varlığını sürdürür. Sevgilinin her Ģeyine karıĢarak, nerede olduğunu sorarak, ne yaptığını sorarak “sorgulayıcı yargıç” gibi bir sevgili olmaz. Sevgili sevdiği insanın gündelik yaĢamına ve kendi fikirlerine karĢı çıkmadan yürütülür. Kıskançlık sevgili öldürür, sevgiyi ikinci kez evlilik kurumu öldürür. Ġnsan duyguları bu nedenle “metalaĢıp”, “kalıplaĢıyor” onun için evlilik kurumuna karĢı çıkarken; anti-erkek egemen olunuyor, kendi soyu için ırkçı olunmuyor, topluma düĢman olunmuyor, kadın köleleĢtirilmiyor, iĢ bölümü yapılmıyor. Bunların olması için sevgili olan insanlar, yaĢamlarını organize ederken, birbirlerinin yaĢamına müdahale etmeden olmalıdır. Bunun devamın da evlenmeden, halkın değerlerine takılmadan “özgürcü” yaĢarlar. Sevgili için kıskançlık yapmamalı ve dalındaki çiçeği, gül koparmadan sevmelidir ki sevgi yaĢasın, çiçek yaĢasın, gül yaĢasın. Ġnsan duyguları metalaĢmıĢtır, bundan farklı olması da mümkün değildir kapitalist toplumda onun içindir ki, her duygu da devrimci fikirler oluĢturup yaĢanmalıdır. Kıskançlığa karĢı sevgi, Evliliğe karĢı sevgi, Çiçeğin koparılmasına karĢı sevgi

15


YaĢasın sevgi… Sevgi Sözleri Armağandı; Sevgileşti. Kadın aĢkını kadın arkadaĢına açtığında ona; Fındık dalından ve öpücüğünden söz etti. Bahçelerdeki sıkıcı bakıĢmalardan, elini tutarken Tembel‟in titremesi ve gözlerindeki ıĢıltıyı gördüğünü anlattı. Fısıltılarla konuĢtuklarını, konuĢmaların tasasız ve neĢeli geçtiğini anlattı. Dedi ki: “Tembelle ilk görüĢmemizde dikkatliydi ve yakıĢıklıydı. Beni hemen öpeceğini düĢündüm, yanılmıĢım öpmedi. Sonra konuĢmaya baĢladı. Her söylediğim kelimeyi dikkatlice takip ediyordu. Yüzü gülüyordu. AkĢam farklı otobüslere binerken bile ne elimi tuttu ne de öptü. Ben de neden beni öpmediğini söyledim. O da sen söylemedin veya benim izin almam lazımdı. Bu ilkeler benim yaĢamımdır, ilkelerimle yaĢarım dedi. Aptal Tembel. Ġki hafta sonra aynı Ģekilde davrandı. GörüĢeli bir ay olmuĢtu. Farklı Ģeyler söylüyordu ve sonra benim konuĢmamı bekliyordu. O akĢam ona bağırdım. Bana karĢılık vermedi. Tembel bana bağırmadı. Üç ay sonra beni aradı. GörüĢmek ister misin? Dedi. Bende de hayır dedim. Üç ay beni aramamıĢtı.

16


Tembel‟in bana söyledikleri aklıma geldi. Hayatına karıĢmayacağım, Ģartlı buluĢmadan aĢk yaĢayacağım demiĢti. Aptaaal. Tembel‟i nedense unutamadım. Facebook‟ta Tembel‟den daha yakıĢıklı sevgililerim oldu, sanalda aylarca sevgili oldum onun dıĢında özel liseden onlarca erkek arkadaĢım oldu. Her birinin arabası vardı. Beni gezdi rdiler, eğlendik. Tembel‟in arabası bile yok hehe he Tembel‟i düĢündüm; kızdım ve öfkelendim. Dört ay sonra görüĢelim dedim. Bana telefonda ne dedi biliyor musun? “Bana armağan olarak sunduğun seni seviyorum sözcükleri gerçek bir sevgi değildi” dedi. Aptaaal Tembeeel. Deli ediyor beni, sinir ediyor fakat unutamıyorum. Hayatında dört kez gördüm. Bu nasıl oluyor ya! Kadın arkadaĢı “Tembel‟i unut, parasız, iĢsiz hatta kirada ailesiyle yaĢıyor. Sen ise villada yaĢıyorsun, araban var, paran var onunla dört kez görüĢmüĢsün, bir telefon mesajı bir iki telefon görüĢmesi baĢka bir Ģey yok.

17


Ġlkokul mezunu, sürekli iĢten çıkıyor, zavallı.” Tembel‟i “seven” kadın diyor ki: “Ya geçmiĢteki buluĢmalarımız, beni dinlemesi ve bakıĢları. Facebook‟ta istediğim tipte erkek bulurum. Tembel‟i de silerim. Bu benim için zor değil ama unutamıyorum. Off Unutamıyorum çünkü diğer sevgililerim gibi hayatıma karı Ģmadı, beni öpmeye zorlamadı, benden izin almadan elimi tutmadı. Elinde internet olmasına rağmen, benimle facebook‟ta yazı Ģmadı.. GörüĢmeyi tercih etti. Diğer sevgililerimle sinema, alıĢveriĢ merkezine gittik. Tembelle sinemaya gidemedik. GörüĢmemizde pahalı restorana gittik. Tembel kapının önünde durdu ve elimi bıraktı. “Sen istersen girebilirsin ben dıĢarıda bekleyeceğim” dedi. Yüzüne tokadı vurdum, yine bir Ģey demedi. Bekledi, gözleri yaĢlandı. Gördüm sessizce ağlıyordu. Elinden sıkıca tuttum, simit aldık ve çay içtik sahil kenarında. Çok hoĢuma gitti. Denizdeki su damlalarından bir kaçı saçl arıma değiyordu. Sanki beni okĢuyordu. Aptal‟ı özledim. Tembel‟i özledim.

18


Sürekli aynı giysileri giyiyordu. Saçını bile taramamıĢtı. Aptal, bir kadınla buluĢuyorsan saçını bile tararsın. ÂĢık oldum. Buna bile inanmıyor. Çünkü “farklı sınıfların insanıyız” dedi. “Senin yaĢamında olurum, senin gibi yaĢayamam” dedi. 14 Ģubat sevgililer günü geldi, o günde geziyorduk. Bana hediye alacak diye bekledim saatler geçti hediye almadı. Kızdım Yüzüme baktı, güldü. “Hediye almadığıma kızdın değil mi?” dedi Ben de evet dedim. Hediye bekliyorum. “Hediye değildir yaĢam, paylaĢmak birlikte tüketmektir yaĢamı” dedi. Hediyenin 14 Ģubatta alınabilir fakat ihtiyacın olan bir ayakkabı olur onu ortak paramızla alırız dedi. Bende kızardım, bu kızarmam öfkedendi. Bir hediye istemi beni ne hale getirmiĢti. Bir keresinde sigaramı yalandan yakamadığımı söyledim aptal ne dedi: “Durakta sigara içen kadından çakmağını isteyebiliriz” dedi. Diğer bütün sevgililerim sigaramı yakmıĢtı, bu yakmadı. Özledim. Ayrıca benim paramda gözünün olmadığını da anladım. Param için benimle gezmiyor, dolaĢmıyordu. Simit ve çay aldık, parasını ortak ödedik.

19


He heee Tembelle dört kez görüĢtük; hiçbirinde yaĢamıma müdahale edecek kelime, davranıĢ, kolumdan tutma yapmadı. Bazen elini tuttuğumda ona bile laf buldu “Sürekli el ele dolaĢacağız diye bir Ģey yok” dedi. Çıldırtıyor beni, özledim Tembel‟i. Sen ne cinssin dedim Tembel‟e Güldü. Ne kavga ettik, ne tartıĢtık, ne de bağırdık. Tasasız ve neĢeli dört görüĢme yaptık. Kadın arkadaĢı dedi ki: “Neden görmüyorsun” Tembel‟i seven kadın “Onun mantığıyla hareket ediyoruz, yaĢamımıza müdahale etmeden yaĢıyoruz. Ġstediğimiz zaman görüĢüyoruz. Onun yanında olunda kendimi “yalnız” hissediyorum. Öyle duygusuz, vicdansız, Ateist birisi ki.

20


Sanki ayakta uyuyor gibiydi. Kapitalist denilen toplumda yaĢamın verdiği yılgınlığı yaĢıyordu ama bir Ģey bekliyordu; bir Ģey, bazen anlatıyor fakat anlamıyorum dilini. Özgürlük diyor, sokaklardaki barikatlardan bahsediyordu. Hayatımın değiĢimi; paranın amaç değil araç olduğudur. Tembel parayı araç olarak gördü ve öyle yaĢadı. Bense parayı amaç edinmiĢtim. Bunu benimle yaĢayarak bana gösterdi. Ġkimizde farklı sınıfın insanıydık, birlikte hayatımızı paylaĢıyorduk. O ne kendi sınıfından ayrılmak istedi, ne de ben kendi sınıfımdan ayrılmak istedim. Bu konuda hiç tartıĢmadık, eleĢtirel ve özeleĢtirel bir dil kullandığı için Tembel‟e her konuda konuĢabiliyordum. YaĢamımdaki sanal sevginin yerini gerçek sevgi almıĢtı. Tembel‟in dediği gibi “Bana armağan olarak sunduğun seni seviyorum sözcükleri gerçek bir sevgi değildi” ancak Ģimdi öyle değildi.

21


Armağan olarak söylediğim seni seviyorum sözleri sevgileĢti. DuygusallaĢtı, soyuttu. SomutlaĢtı, gazdı kayalaĢtı. Çıplak Kadın Heykeline Öpücük Komedi Maymun, Levent'te gezmeye çıkmıĢtır. Çünkü beĢ yıldır çalıĢmıyor ve cebinde de 100 lira parası vardır. ġimdi diyeceksiniz ki, bu para nasıl var, Komedi Maymun bazen serbest meslek iĢlerde çalıĢarak bu parayı kazanmıĢtır. Leventte gökdelenleri izlerken kendi kendine -Bu gökdelenler hem doğaya zararlı hem de insanın baĢını döndürüyor. Ayrıca rüzgârın yönünü de kesiyor, yağmur yağması gereken yere bulutlar bu gökdelenlerin kurduğu 'barikatı' aĢamayınca geri dağılmak zorunda kalıyorlar. Olanda yağmur yağacak yerdeki kuĢlara, koyunlara ve insanlara oluyor. Komedi Maymun bir ara yorulup, çimenlere uzanıyor ve güneĢinde etkisiyle uyuyor. Bu sırada belediye iĢçisi su fiskel erini açınca, sersem bir Ģekilde uyanıyor. Etrafına bakıyor -Yağmur mu yağdı o zaman bulutlar nerede? Islandığı için kalkıyor ve giysilerini kurutmanın yollarını düĢünmeye baĢlıyor. Plazanın karĢısındaki heykelin oraya gidip, gömleğini ve pantolonunu çıkarıyor. Ġç çamaĢırları ile heykelerin yanına uzanıyor. Giysilerini de heykele asıyor.

22


Durakta bekleyenler polisi arıyor. Polis beĢ dakika da orada. Polis -Ne yapıyorsun Beyfendi Komedi Maymun -Eylemde gaz bombası attığın kiĢilerden biri de benim, sen nasıl bir beyfendiye gaz bombası atarsın. Polis -Ben o polis değilimdir ki Komedi Maymun -Onun üzerinde adı yazmıyor ki, polis yazıyor ve sende de yazıyor. Yani aynı isimi bulmamız gerekmiyor mu? Polis -Derhal üzerinizi giyin, yoksa karakola götürürüm. Komedi Maymun -Sen beyfendiyi nasıl karakola götürürsün. Polis -Kısacası bileklerine kelepçe takıp, arabaya zorla koyarak yapıyoruz Komedi Maymun

23


-Bari heykeli de götürmeme yardımcı olur musunuz? bizim mahallede böyle bir heykel yok. Hem güzel çamaĢır asılıyor kolları açık olduğundan hem de güzel kadın. Ġki polis koluna girip ve giysilerini heykelden alıp karakola zorla götürmeye baĢlar. Bu esnada gelen haberciler sorar -Neden soyundunuz? Komedi Maymun -Gökdelenlerin altında güneĢleniyordum Haberciler -PiĢman mısınız? Komedi Maymun -Çok mutluyum, hepinize sevgilerle Komedi Maymun karakolu gider. Tutanak tutulur bunu imzalamaz, imzalaması için yarım saattan fazla uğraĢırlar yine olmaz. 5 saat nezarette kalır ve serbest bırakırlar. Komedi Maymun -Tekrar heykelin yanına gelir ve heykele sarılır. Dudağından öpmeye baĢlar. Bir haberci gelip fotoğraflarını çekip, internet haber sitelerine koyar. Komedi Maymun evinde gider. Ġnternette onun heykelle öpüĢen resimlerini gören sevgilisi sorar -Neden heykelle öpüĢtün?

24


Komedi Maymun -Polisler bizi zorla ayırınca bir duygusal bağ oluĢtu heykelle, sonra yanına tekrar gelip sarıldım ve dudağından öptüm. Sevgilisi -Kadın güzel demiĢsin benden de mi güzel Komedi Maymun -Heykelin yapılıĢ tarzı için kullandım yani erkek olsaydı yine güzel derdim Sevgilisi -Neyse, bulaĢıkları yıkadığına göre akĢam ki yemeği de yaptın mı? Komedi Maymun -Makarna, salata ve çorba yapacağım. Sevgilim sen kitabını okurken, bende bir saate kadar bu üç yiyeceği yaparım. Sevgilisi, Komedi Maymun'a sarılır. Sol El - Sol Eli Tuttu Yağmurlu bir günde Komedi Maymun yere düĢtü ve birkaç deneme yaptı yine de ayağa kalkamadı. Etrafına bakındı ve kimseyi de göremedi, Ģemsiyesi yerde ters durmakta, ayağı incinmiĢ halde ıslanmakta Biri sıkıca sol elinden tuttu, tuttuğu elde sol eldi. Güçlü bir Ģekilde ayağa kalktı. BaĢını çevirdi ona baktı.

25


Komedi Maymun -TeĢekkür ederim Sol Elle Tutan -Önemli değil, sizin gibi bir insanın eli tutulmaz mı Komedi Maymun, hafifçe gülümsedi. Sol Elle Tutan -Islandığınız isterseniz çay içmeye gidelim orada ısınırsınız Komedi Maymun -Olur dedi. Sol Elle Tutan, yerde ters duran Ģemsiyeyi aldı ve kapattı. Komedi Maymun'un koluna girerek çay içmeye gittiler. Komedi Maymun bir yandan ısınıyor diğer yandan da çayını içiyordu. Sol Elden Tutan'da onu izliyordu. Komedi Maymun -DüĢenin dostu olmaz diye bir türkü vardı onu düĢünüyordum, senin sol elin bunun bir yalan olduğunu gösterdi. Sol Elden Tutan -Türküler, toplumsal yapıları anlatır ve acılar üzerinden kendi normları vardır. Bu nedenle türküler, insanlığın bölünmüĢl üğünü olağan bir durum gibi anlatırlar. Komedi Maymun

26


-Aslında yere bilerek düĢtüm. Seni fark etmiĢtin belki gelir diye düĢündüm ve geldin. Sol Elden Tutan -ġakamı mı yaptın? Komedi Maymun -Seninle tanıĢmak için yaptım, en klasik yöntemimdir. Dünya da bir Ģarkıcının Ģarkısı on gün sonra klasikleĢmesi gibidir. Sol Elden Tutan -Neden, benimle tanıĢmak istedin Komedi Maymun -Seni gördüğümden dolayı Sol Elden Tutan -Nerede gördün ki Komedi Maymun -Cumartesi pazarında gördüm seni, yanındaki yaĢlı kadınla patetes alıyordun. Sol Elden Tutan -O benim baktığım yaĢlı bir kadın, kimsesi yoktu, sokakta dilenerek geçiniyordu. Ben de tek yaĢadığım için onu yanıma aldım Komedi Maymun

27


-Nasıl bakıyorsun? Sol Elden Tutan -O da benim gibi ne yemek yaparsam yiyor. Pek masrafı olmuyor, geçimimizi sağlıyorum. ÇalıĢmadığım günler onu parka, çay bahçesine götürüyorum. Komedi Maymun -Duygulandım. Sol Elden Tutan -Gerçekten komik birisin yahu, sürekli gülüyorsun. Adın ne? Komedi Maymun -Komedi Maymun Sol Elden Tutan -Böyle isimli olur, gerçek adın ne? Komedi Maymun -Bende sokakta yetiĢen bir çocuktum, gençliğim tekstil atölyesinde geçti, Ģimdi de kitapevim var orada geçiniyorum. Sol Elden Tutan -Bu adı niye verdin kendine Komedi Maymun -Kimsede yokta ondan he he

28


Parayı Yedi, Yiyemedi Ahmet akĢamları evine gitmek için araba almıyordu. Otobüse biniyordu. Bu güzel bi Ģeydi. Ahmet‟in on dairesi, altı kirada dükkânı, arsaları vardı. Oğlu Ahmet‟i çok severdi. Oğlu hiç sevmezdi de bunu yüzüne yansıtmazdı. Babası ona araba almıyordu, binlerce lira para vermiyordu. Ahmet akĢam saatlerinde rahatsızlandı. Oğlu bi Ģey olmaz deyip hastaneye götürmedi. Kalp krizinden öldü. Ahmet yirmi yıl Almanya‟da çalıĢmıĢ ağır iĢlerde yük kaldırmıĢtı diğer iĢçiler gibi. Emekli olduktan sonra ilaçlar, stres, hastalıklarla uğraĢmaktaydı. Evleri arsası olunca Ahmet değiĢmiĢti. ĠĢçi Ahmet değildi ama alıĢkanlıkları değiĢmemiĢti, sabah erkenden kalkar mahallede yürüyüĢ yapıp bir kahvede çayını içtikten sonra evine dönerdi. Oğlu Ahmet (babası) öldüğü akĢamdan vasiyetin gerçekleĢmesini heyecanla bekledi. Yarın Ahmet‟i mezara gömerken de ağlamaya çalıĢtı fakat ağlayamıyordu. Sevinçliydi evleri, dükkânları ve paraları düĢünüyordu. Akrabalara rezil olmamak için baĢını yere doğru eğik bir Ģekilde cenaze töreninin bitmesini bekledi. Oğlu paraları ve eğlence mekânlarını düĢünüyordu. Magazin programlarında izlediği ve bazen de arkadaĢlarının canlı müzik içkili yerleri anlatırken hep dinlerdi. Bu konuda pasifti ve parası yoktu, aslında paraları vardı da Ahmet vermiyordu.

29


Ahmet yoğun iĢte çalıĢtığından dolayı yıllarca hastalıklar ve ilaçlarla uğraĢtı ve yiyemedi… Oğluna bıraktığı vasiyette beĢ daire, üç dükkan ve iki apartman arsası bırakmıĢtı. Ahmet izin vermezdi gece kulüplerine gitmesine o da Ahmet‟i ölümünün ikinci günü gece kulüplerine gitti ve bundan sonra her gün Taksim‟deydi. Giysiler aldı; pantolon, gömlek, çeket, gözlük Biraları içti, canlı müzik yerlerine gitti. Her ay altı bin lira kiralardan para geliyordu ve bunları on iki günde harcıyordu. On ikinci günün gecesi eve geldi, cebini yokladı parası yoktu. Uyumaya çalıĢtı olmadı. Gözlerini kapadı yine olmadı tuvaleti gelmiĢti. Her gün gelince saat gece üçü gösterince uyuyordu. Yeni kültürü bu olmuĢtu. Bu kültürün ve geleneğin sürmesi ve sürekli olması için paraya ihtiyacı vardı. Sabah erkenden kiradaki dükkânlardaki yerleri gezdi ve hepsine kaba ve sert Ģunları söyledi -Kira sözleĢmeleri bitince, kiraların fiyatlarını yükselteceğim Geceyi zor etti. Hala cebinde parası yoktu. Ahmet yıllarca yani on yıldan beri evleri, dükkânları vardı. Oğluna parayı hiç göstermemiĢti. Oğluna sözü hep Ģuydu “hep biriksin” demekti. Oğluna yumruklarını sıkarak ayrılıyordu Ahmet‟i yanından

30


Kiradaki evlerden birinin sözleĢmesi bitince hemen sattı. Üç yüz bin lira parası bankada duruyordu. Aylardır yine kültürünü oluĢturan paraları yiyordu. Ahmet‟in “hep biriksin” dediği paraları yedi. Taksim‟de dolaĢırken bir kadına baktı. Esmerdi ve gözleri masmaviydi. Genç kadın slogan atıyordu “erkek egemenliğine hayır evlilik kurumunu hayır”, “ iĢçi kadınların ölümleri üzerinden kapitalizm yükseliyor” derken, diğer iĢçi kadınlarda iki kez yüksek sesle söylüyorlardı. Kadını izlemeye baĢladı ve izlemeye doyamadı. Gözleri ıĢıldadı. Kadınla konuĢmak istiyor ama cesaret edemiyordu. Bugüne kadar hiç sevgilisi olmamıĢtı ve evlenmemiĢti bile. Her hafta kadını görmeye gitti. Kadın bunu fark etti. Yanına geldi ve sordu -Merhaba, bana mı bakıyordunuz Oğlu -ġey Ģeey Ģeey Kadın -Ne çabuk söyler misin? Oğlu -Sizi izliyordum Kadın

31


-Ne zamandan beri Oğlu -Haftalardır ve bugün iki saattir Kadın -ĠĢin yok mu? Oğlu -Yok Kadın -ÇalıĢmıyor musun? Oğlu -Yok Kadın gülmeye baĢladı, o da gülmeyi tereddütlü yapıyordu. Kadın -Adın ne? Oğlu -Ahmet‟in Oğlu Kadın -Bu nasıl bir isim böyle Oğlu

32


-Ailem bu adı koymuĢ. Senin adın nedir? Kadın -Komedi Maymunlar kısacası Komedi Maymun Oğlu -Bu nasıl bir isim? Komedi Maymun -Bu adı da ben koydum, kimse de yok ki Ġkisi de gülmeye baĢladı Komedi Maymun -Gel bira içelim Oğlu -Ġçelim Bira içmeye bir mekana gittiler. Komedi Maymun biraları söyledi. Yan yana oturdular. Komedi Maymun bacak bacak üste attı ve bacakları gözüktü. Oğlu gözlerini alamıyordu. Komedi Maymun‟a dik dik baktı Komedi Maymun -Senin sevgilinde yoktur Oğlu -Yok

33


Komedi Maymun -Benim sevgilim var, bizi görürse seni döver Oğlu bir telaĢ sardı, bira bardağını az kalsın devirecekti. Komedi Maymun, gözleri ile Oğlu sezdi. Elini uzattı. Elini tuttu ve yanına yaklaĢtı. Kadını öpmeye çalıĢtı, yüzüne sert bir tokat yedi. Komedi Maymun -Sen ne yapıyorsun, Oğlu Oğlu -Bir an içim geçti de. Komedi Maymun -Sana beni öpmen için kim izin verdi. Oğlu -Kimse Komedi Maymun -Baba parası yiyen it seni Oğlu -Çok ileri gidiyorsun, ağzını burnunu kırarım senin Komedi Maymun -Duydunuz mu yoldaĢlar benim ağzımı burnumu kıracakmıĢ

34


Komedi Kadını gülme aldı. YaklaĢık on beĢ kiĢi Oğlu‟nun etrafını çevirdi. Komedi Maymun -YoldaĢlar, bırakın kendi yoluna bir kadının bacaklarını gördü kendini kaybetti zavallı it. Baba paraları da yiyormuĢ, kesin adam yemedi, buna kaldı Oğlu yavaĢça kalmaya çalıĢtı ama kalkamadı biranın etkisi yüzünden. Komedi Maymun -Bize gidelim mi? Beni öpmeye kalkarsan bu sefer sert tokat değil yumruk atarım, iyi yumruk atarım. Eylemlerde görmen lazımdı. He hee Komedi Maymun ve Oğlu birlikte, kadının evine gittiler. Komedi Maymun, Oğlu‟nun üstündeki gömleği ve pantolonu çıkardı ve gecelik verdi. -Hava serin, geceleri buralar sert soğuklar oluyor istersen giyersin Oğlu -TeĢekkür ederim Komedi Maymun -Ġyi geceler Oğlu

35


-Ġyi geceler Komedi Maymun kendi odasına gitti ve uyumaya çalıĢtı. Oğlu‟nu düĢünüyordu. Sabah oldu ve Komedi Maymun kalktı, bikinisi ile birlikte Oğlu‟nun odasına girdi. -Uyan artık, kahvaltıyı hazırlamalısın Oğlu, kadını görünce ağzının suyu aktı. Yediği tokatın etkisiyle tereddütlü baktı kadının memelerine. Komedi Maymun -Memelerime mi bakıyorsun, neden Oğlu -Özür dilerim Komedi Maymun -Çayı koy, sofrayı hazırla Oğlu -Ben bilmem ki. Komedi Maymun -Erkek egemensin demek ki, o zaman Ģiddete devam etmek zorundayım. Oğlu -Tamam, kalkıyorum

36


Oğlu, çayı yaparken, çayın yarısını döktü. Çaydanlıktaki suyu taĢırdı. Komedi Maymun onu izliyor ve gülüyordu. Komedi Maymun -Çayın güzel olacağından eminim, eğer güzel olmazsa, yine çay yapmak zorunda kalırsın. Oğlu -Sen yapsana, ben anlamıyorum Komedi Maymun -Hemen pes etmek yok, babanın paralarını Ģıp diye yiyence yiyorsun. Oğlu uğraĢtı uğraĢtı, kahvaltıyı hazırladı. Komedi Maymun -Bir buçuk saat oldu, yarım saatlik iĢte Oğlu -Yaptım iĢte, teĢekkür etmen lazımken… Komedi Maymun -YaklaĢ yanıma Komedi Maymun‟un yanına yaklaĢan Oğlu‟nun cinsel organına sert bir dirsek attı.

37


Erkek yeri düĢtün ve yerde iki büklüm bir Ģekilde kıvranmaya baĢladı. Bir yandan da acının etkisi yüzüne yansıyordu. Kadın üzerine çıktı ve ellerinden tuttu. Erkek yüzünü yana çevirdi. Komedi Maymun -ġimdi söyle bakalım, kadınlarında erkekler gibi sert ve acımasız olduğu bir toplumda kadınlar mı üstün olur erkekler mi? Erkek -Kadınlar Ġnleyerek cevap vermeye çalıĢıyordu. Kadın -Neden o zaman Ģimdi yemek yapmayı naz haline getirdin? Erkek -Hiç yemek yapmamıĢtım da ondandır. Kadın -Kadınların egemen olduğu bir toplumda olsaydık, erkekler yemek yapacaktı, erkekler çocuklara bakacaktı, erkekler bulaĢıkları yıkayacaktı. Erkek -Evet

38


Kadın -Ne eveti Kadınlarla seviĢmeye gelince seviĢiyorsunuz. Erkek -Ben kadın öldürmedim Kadın -Sana bir Ģey diyen olmadı, genel bir konu üzerine konuĢuyoruz. Erkek -Benle ne alakası var bunların Kadın -Sen beni nasıl eylemde izleme hakkına sahipsen, bende senin cinsel organına vurmaya ve üzerine çıkmaya hakkım vardır. Erkek -Nasıl yani Kadın -Sen Ģimdi erkek olarak doğmuĢsun ve sana “sen erkeksin” demiĢler yine sana “sen erkeksin ağlamazsın” demiĢler ve böylelikle onlarca yıl bu söylemlerin gerçekliğine i nanıp, bana kafa tuttun Yani anlatmak istediğim Ģudur ki;

39


Senim üzerinde yaratılan mitosları ve “gizli” sırları yok ettim. Bunu yaĢayarak öğrenmen gerekiyordu. Çünkü sen erkek olarak bir “hiçsin” çünkü erkekliğin ortadan kalkarsa kadına bakıĢ açında değiĢir. Erkek -Kalkar mısın üzerimden Kadın -KonuĢmam bitmedi. Mesela sen iĢsiz bir erkek olsaydı ve sokaklarda yatıyor olsaydın, sadece sokaklarda dilencilik yapan kadınlara tecavüz ederdin Erkek -Yalan söylüyorsun Kadın -Konuyu biraz daha ileri götürürsem, sokaktaki zengin kadına da tecavüz edecektin Erkek -Yalan Kadın -Sen kadınların hepsini bir görüyorsun. Kadınları okĢanacak bir meta olarak düĢünüyorsun, satın alınabilir ve satılabilir bir Ģey yani nesne. Erkek

40


-Benim abim bir kadına tecavüz etti. Bende gördüm ve kimseye söylemedim Kadın -Nasıl oldu olay? Erkek -Abim bizden ayrı yaĢıyordu ve babamız hastayken ona bir boĢ kâğıda imza attırdı ve üç tane dairesini elinden aldı. Bir gün arabasıyla gezerken, yanında da evlenme yalanı ile kadın sevgili ile geziyordu. Ben arabadan indim, parkın içindeydik Abim ve kadın öpüĢmeye baĢladı ve abim kadına zorla sahip oldu; kadın çok direndi yine de baĢaramadı. Kadının bebeği oldu ve kadın da bu bebeği çöp kutusuna attı ve bebek öldü. Kadın -Bebeğin ölümünden kim suçlu? Erkek -Doğuran kadın. Kadın -Suçlu olan abindir Erkek -Kimse kadına arabaya zorla bindirmedi

41


Kadın -Önemli olay kimin arabaya nerede ve nasıl bindiği değil, içindeki canlı varlıkların yaptığı davranıĢlardır. Bu davranı Ģlarda ki tutum, erkek egemen mantıkla hareket edeceksek, yanlıĢ ve zehirli olaylara sonuç olabilir. Eğer abin, kadına zorla iliĢkiye girmeseydi, bebek ölmezdi. Erkek -Burada bende mi suçlu oluyorum Komedi Kadın, erkeğin kuĢbakıĢı yüzüne baktı. Ve onun son söylediklerini doğruladı. Kadın -Bu bebeğin ölümünden iki erkek sorumludur, kadının hiçbir sorumluluğu ve suçu yoktur. Erkek -KeĢke bebeğin ölmesine izin vermeseydik, bebeğe bakardık Kadın -Bırak ütopyacı sahtekâr düĢüncelerini ve insan kamuflajlarını. Erkek -Bir kadına elde etmekle güçlük çekmeyen erkeğin duyguları, romantik aĢk biçimine girmez. Ortaçağda görülen aĢk, aĢığın cinsel birleĢmeyi Ģu ya da bu Ģekilde gerçekleĢtireceği kadı nlara değil, aĢığın ulaĢamayacağı, ahlak ve gelenek gibi engellerle ayrı düĢtüğü soylu kadınlara yönelmiĢti.

42


Kadın -Ortaçağ dediğin yer Avrupa yani Batıdaki aĢkı tanımlayan bir yazı ve günümüzde bu genellemeye baĢlamıĢtır. Komedi Kadın, erkeğin üzerinden kalktı. Salona gitti ve erkekte gitti, karĢılıklı masalara oturdular. Kadın -Mısır‟ın karmaĢık mistik teolojisi, cinsel sembolizmle iĢlenmiĢti. Babil, Küçük Asya ve dağınık Sami kolonilerinin dinleri, törenlerinin müstehcenliğiyle ün salmıĢtı; rahibeleri kutsal fahiĢelerdi ve fahiĢelik her kadına yüklenmiĢ bir zorunluluktu. Heredot, “Mısırlılar ve Yunanlılar dıĢında bütün milletler, tapınaklarında cinsel iliĢkide bulunurlar” der. Ama belirttiği bu istisnaları kendisi bile çürütmektedir. Müstehcenlik ve serbestlik sonraki dönemlerde en yüksek noktasına ulaĢmıĢsa da, Yunan dini, Babil ve Suriye dinlerinin benzeri unsurları kapsamaktaydı. Tapınaklara bağlı genelevler vardı; cinsiyet organları sembolleri, töresel müstehcenlik ve cinsel birleĢmenin toplumca kutsanması, en kutsal törenlerin baĢ unsurları olarak son anına kadar devam etmiĢtir. Erkek -Bunların hiçbirini bilmiyordum, ĢaĢırdım Kadın -Evlilik kurumu, aile düzeni, “sevgili” koca ve karı, kadının analaĢtırılması, kadının metalaĢtırılması, erkeğin „üstün olduğu‟ bunların hepsi sınıflı toplumun ve bu sınıflı toplumun si stemi olan kapitalizmin temel taĢlarından birçoğudur.

43


Evlilik kurumunda yasalar vardır bu yasalarda çıkar, para, Ģart bulunur. BoĢanma durumu sağlansa da, boĢanana kadar stres, hastalıklar, üzüntü bedene ve fikirlere yayılmıĢ duruma geliyor. Evlilik kurumunda “bireysel özgürlük” sadece yalan ve zehirdir. ġartın olduğu yerde “bireysel özgürlük” olmaz. Mesela erkek kadına, bana “çorba yap” dediğinde bu Ģarttır. Kapitalist sistem evlilik kurumu bir yanda güçlendirmeye dönük yasalara giriĢip, gündelik hayata yansıtmaya çalıĢsa da diğer yandan da seks turizmi, seks marketleri, seks çadırları yaparak da cinselliği parasal boyutta tutmaya çalıĢmaktadır. Hem evlilik hem de seks turizmi ikisi birlikte farklı Ģekillerde yürütülür hale gelmiĢtir. Kapitalizm cinselliği, sevgililiği kendi kontrolünde tutmak için evlilik baskısını her yerde yapmıyor ve yaparsa da belli yetkililerin ağzından söyleniyor. Artık kapitalizm kendi çıkar çevrelerindeki gençlere, “önce evlenin sonra diziĢme” hakkını vermeye baĢlıyor diğer yandan da “önce okuyun ve çalıĢın daha sonra diziĢin ve evlenin” diyor; bu deyiĢler farklı coğrafyalarda farklı sloganlar Ģeklinde sürdürülüyor. Her toplulukta aynı sonucu alamayacakları için, toplum analizlerini bildikleri Ģeklinde televizyonlardan „gizli‟ veya açık cinsellik ve sevgililik politikalarını söylüyorlar. Sevgililikte de farlılıklar yapılmakta, bir kadın birçok erkekle on günde gezebiliyor. Televizyonlardan egemenlerin hizmetindeki entelektüeller „artık evlenme zamanı‟ geldi deyip uzun uzun açıklamalarda bulunuyorlar.

44


“YaĢınız gençken çocuk yapın”, “çocuğunuzu gençken sevebilirsiniz”, “evlenin ve çalıĢın”, “mutluluk aile ve iĢle tamaml anır” gibi söylevleri televizyonlarda, radyolarda, gazetelerin köĢelerinde sürekli açıklıyorlar. Cinsellik, sevgililik, aĢk, tutku, aile, gezme, iliĢki, sevme, iĢ, üniversite, okul, çocuk, bebek, giyim, eĢya, takı, ev malzemeleri, araba, oyuncak her metalaĢtırdığı Ģeyle bu konuların bağlantısını kurup, kapitalist sistemin iĢleyiĢini sağlıyorlar. Bir kadının (erkeğin) birçok erkekle (kadınla) gezmesi, tutkusal ve egoist tutulmaya çalıĢılıyor. Bu sayede bu insanların toplama birbirine karĢı düĢman, saldırgan oluyorlar. Erkek -Benim hiç sevgilim olmadı. Kadın -Neden? Erkek -Genç kadını görünce kaçıyordum. Kadın -Cinsel organınla ilgilendin Erkek -Evet Kadın -Benimle sevgili olmak ister misin?

45


Erkek -Mavi gözlerine hastayım Kadın -Tamam o zaman, sevgili olduk Erkek -Yatağın nerede Kadın -Ne yapacaksın? Erkek -Soyunacağız Kadın -Sonra ne olacak Erkek -Seks yapmıĢ olacağız Kadın -Daha sonra ne olacak Erkek -Evleniriz Kadın

46


-Evet Erkek -Çocuklarımız olur, onlara bakarsın Kadın -Çok iyi Erkek -Benimde hoĢuma gitti. Ağzımın suyu aktı. Kadın -YaklaĢ yanıma Erkek, Komedi Maymun‟un yanına yaklaĢır ve karnına sert bir yumruk yer ve yerde kıvranmaya baĢlar. Kadın, erkeğin üzerine çıkar. Kadın -Benim sevgililik dediğim, birlikte yaĢayacağız ama cinsel iliĢkiye girmeyeceğiz. Erkek -Böyle sevgililik olur mu? Kadın -Ġstemezsen olmaz Erkek

47


-Seni tanıdığımdan beri yaĢamım değiĢti. Bu dediğini kabul ediyorum. Sevgiliyiz Kadın -Bugün Pazar yerleri sileceksin, Pazartesi bulaĢıkları yıkayacaksın çamaĢır makinesi de var. Salı halıları süpürge makinesi ile süpürdükten sonra yerleri temiz bezle sileceksin. ÇarĢamba yemek yapacaksın. Diğer günler dediklerimi yapacaksın. Erkek -Bunlar Ģart olmuyor mu? Kadın -Bende yapacağım için Ģart olmuyor, karĢılıklı oluyor. Bu Pazar yerleri sen sileceksin haftaya pazarda ben sileceğim. Anladın mı? Erkek -Kova ve bez nerede? Kadın -Balkonda, suyu da istersen sıcak aç ki elin donması ve eldivenleri getireyim. Kadın eldivenleri getirdi, Erkek yerleri silmeye baĢladı. Bir saat sonra yorulmuĢtu. Kadın -Kolay mı?

48


Erkek -Değil Kadın -O zaman kadınlar yapınca neden kolay gelsin diyorsunuz. Erkek bir Ģey diyecek fikirlere sahip değildi. Zamanla öğreneceği Ģeylerdi. Aşk Mektupları - Letters To Juliet Filmi Ve “Örgütlenmiş Mutluluk” Üzerine NiĢanlı genç kadın, 50 yıllık bir mektuba cevap yazıyor ve film yaĢlı kadının gençken sevdiği erkeği araması ve bulması ile devam ediyor. NiĢanlı kadın da yaĢlı kadının yanındaki erkeği seviyor, erkekte onu seviyor. NiĢanlı kadın niĢanlısından ayrılıyor ve bu erkeğin yanına gidiyor yanına gitmesi yaĢlı kadının bulduğu sevgilisi ile evlenmesi ile oluyor. Ġnsanların mutlu olması ve yaĢlı kadının mutlu olması güzel mesajlardır; film öyle kurgulanmıĢ ki, “dıĢarından sürekli” müdahale var. NiĢanlısından ayrılıp baĢka erkeğe gitmesi baĢka toplumlarda sert cevaplarla karĢılanır bunun sonucunda ya kadın sürgün olur ya da dayak, ölüm, Ģiddet yaĢar. YaĢlı bir kadının erkek araması belki biraz “kadın” insandır teması gibi gözükse de, yaĢlı kadının sevgilisini araması üzerinden yine gençlerin sevgisi açıkça ortaya çıkıyor yani yaĢlı kadın ve sevgisi ya da mutluluk duygusu, sevinci, üzüntüsü her Ģey filmi bir farklılık katmak için yapılmıĢ ve duyguların nasıl parasal bir ifadesi olduğunu göstermekte. Filmde hiç parayı görmediniz, ya da paranın etkisi yokmuĢ gibi izlenimler vermekte olsa da bu insanların arabasının ki-

49


lometrelerce yol katetmesi, konaklaması bunlar para ile olmaktadır. Kapitalistlerin sinema sektöründeki Ģirketleri bu film de “örgütlenmiĢ mutluluk” üzerine hareket ediyorlardı. Kadınların sevgililerine yazdıkları aĢk mektupları bir duvara asılıyor ve kadınlar ağlayarak o yerden uzaklaĢıyor. Bu mektuplar birkaç kadın tarafından toplanıp mektuplar okunuyor ve mektubun karĢılığı yazılıyor ve "aĢk mektup turizmi" böylelikle sürmeye devam ediyor. "Juliet'in Sekreterleri" dünyanın her yerinden gelen kadınların mektuplarını Juliet adına yazıyorlardı. Bu mektuplar yazıldı ktan sonra posta ile adreslerini yollanıyor "örgütlenmiĢ mutluluk" misali bir davranıĢla hareket ediyorlar. Nasıl ki "örgütlenmiĢ acı" da sadece kendi acılarına üzülen ve baĢkalarının acılarını görmezden gelen toplumlarda, milletlerde olduğu gibi "örgütlenmiĢ mutluluk" ile de kedi mutluluklarına duyguları ile ifade etmektedirler baĢkalarının mutluluk duygularını görmezden gelerek bunu yapmaktadırlar. Kapitalist sistem kendisini sürekli yeniden örgütlemek için, elinden gelen her Ģeyi yapmakta, insanları sınıflara, sınıfları da yüzlerce kez parçaya bölmüĢtür ve bu parçalarda duygul arın “kontrolünü” sağlamak ve kendi efendiliklerini sürdürmek için “örgütlenmiĢ acı” gibi “örgütlenmiĢ mutluluk” da yaratıyorlar. Ġnsan duyguları yok sayamazlar fakat bu duyguları psikolojik nasıl yönlendirmeleri gerektiğini sinema sektörü ile dünya çapında yapmaktadırlar. Yeryüzündeki bütün insanların acıları bizim acımız, Mutlulukları bizim mutluluğum olmadıkça ve acı çeken insanların yanında olmadıkça kapitalizmin yeniden örgütlenmesi ve kapitalizmin varlığını tehdit etmemiz mümkün olmayacaktır.

50


Nasıl ki, kendi ailemizdeki insanın acısına üzülüyorsak, Afrikalı siyahında acısına üzülmeli ve yanında olduğumuzu belirtmeliyiz. Aşkın Bolluğu Üzerine Somut yaĢamdaki her Ģeyin etkisi ve tepkisi olacak bir konudur. Ondan dolayıdır ki, kitapların çoğunluğu aĢk, sevgi, ci nsellik üzerine. Televizyon filmleri, sinemalar, kitaplar, yarıĢmalar, eğlenceler, piknikler aĢkın bolluğunu yaygınlaĢtıran kültürel değerlerdir. Bunlar gençler üzerinde etkisi olduğu gibi, her farklı yaĢtaki insanları da etkilemektedir. AĢkın Bolluğu insanların oluĢturduğu kültür ve sayıları ile de alakalıdır. AĢkın bolluğu denilince; Ģartlar, paralar, kurallar, kültürel değerler, çıkarlar, evlilikler, boĢanmalar, kavgalar, ölümler, öldürmeler, yaralamalar, kıskançlıklar, egoistlikler, sanal beklenti ve saplantılar, cinsellik saldırganlıkları, cinsellik arayıĢları, cinsellik çatıĢmaları ve bunların hepsi 6.000 yıllık bir birikimin ürünüdürler. Bir insan, aĢkın bolluğu ile yalnızlaĢtırılmıĢtır. Bu zaten kapitalist denen sistemin yetenekleridir. Ġnsanların birlik ve kollektif, rekabet etmeyen, severken öldürmeyen bir yaĢamını kabul etmez. Sinema filmlerinde aĢklar, bir rastlantıyla baĢlar güzel gider, seviĢirler, evlenirler, sonra bir olay olur mutsuz olurlar. Bu aĢk filmleri klasik yöntemidir. Gençlerde yaĢamlarında sevgililerinin rastlantı sonucu bulacaklarını ve güzel günlerin gel eceğini ve sonra kötü günlerin geleceğini hayal ederler. Bu tasarımlar, filmlerin insanlar üzerindeki etkisinin ne kadar yaygın olduğunu göstermektedir.

51


Burada “iyi”, “kötü” ve “rastlantı” sadece kurgudur ve bu kurgular gerçek insanlar üzerinde deneyi yapılarak, yansıtılır. Aslında hayatı boyunca hiç dayak yemeyecek biri sürekli kendisinin dayak yiyeceğini düĢünerek yaĢamı gibidir. AĢkın bolluğunda kullanılan kavramlarda, tutkusal ve egoisttir. “Seni Seviyorum” demek aslında baĢkasını değil kendisini seven tutkusal bir durumu anlatır. Kendi istediği gibi biri olan, ötekinin „kendi istediği‟ gibi olmadığı durumlardır. “Bi tanem” demekte tamamıyla trajedilere yol açacak tiyatro terimi gibidir. Onun bir tane olduğunu söyler veya vurgular. Zaten o kiĢi bir kiĢidir. Bu da kelime oyunudur. “Hanımefendi”, “Bey” dikkat çekmek ve değer verdiği izlenimi yaratmaktır. Ġzlediği Batılı filmlerin etkisinde kalmaktır. “Elimi Tut” bir sevgilinin diğerine derken, cezaevine polis tarafından götürülmeye benzer. BuluĢmalar, standartlar ve ekonomik durumlar üzerinde yükselir. Giyim tarzları, “seni seviyorum” zırvalıkları, mesajımı niye okumadım, niye böylesin. ġartların ve çıkarların oluĢturulduğu süreçlerdir. Kollektif Aşkın Bolluğu Bireysellik, kapitalist sistemdeki „bireysellik‟ sistemin kendi tasarımları olan bireyselliktir ve yalnızlaĢtırılır (hem kendisine hem de baĢkalarına yalnızlaĢtırılır)

52


Kollektif Bireysellik, kapitalist sistemin „bireyselliğine‟ tepkidir. Kollektif bireysel, yalnız değil ve baĢka insanların yanında olandır Kollektif aĢkın bolluğu, kapitalist sistemin istediklerini redde dayanır. Kollektif aĢkın bolluğu, kendi somut kimliğini sokakta, barikatta, 1 Mayıs‟larda, 8 Mart‟larda, mazlumların yanı nda olarak, ezilenlerin acısına ortak olan ve onların mücadel esinde olandır. Kollektif aĢkın bolluğu; baskıyı, Ģartı, „üstünlüğü‟, ayrımcılığı, ayrıcalığı, evliliği ve bunların oluĢturduğu kültürel değerleri ve filmleri de kabul etmez. YaĢamı olarak görmez. Kollektif aĢkın bolluğunda kıskançlık, saldırganlık, cinsellik üzerinden saldırganlık, vurma, küfretme, öldürme yoktur ve olmamalıdır. Bunlardan biri olmaya doğru eğim gösteriyorsa, diğer kollektiftekiler bunu sorgulamalı ve bu eğimi kollektif aĢkın bolluğunda, bireyin daha çok özgürleĢmesini sağlayacak siyaseti üretmelidir. Ezilenlerin yanı bunalımları yaĢamaması için bu konularda sınıf mücadelesinde önemli bir yer tutmaktadır. Bu konuların siyasi programlara girmeli ve bireyin, kollektifin daha özgür olacağı bir yaĢam tasarımları somutlaĢtırılmalıdır.

53


2. Bölüm: Şiirler Beş Mermi İzi Evlilik kurumu silah, silahı çeken koca Vücudunda beĢ mermi izi

Gençti, yirmi birindeydi Babası evlendirdi on sekizinde Ġlk tokadı yedi kocasından Korkmuyordu aslında yaĢamdan

Babasına direndi, kocasına direndi YaĢam onu karanlığa çekiyordu Babasının eliyle, kocasının eliyle

Kocası mühendisti yirmi beĢine girdi Hapiste Suskundu gözleri, karanlık gibiydi Sanki ıĢık görmüyordu

54


Yirmi birinde kocası vurdu, babası vurdu Zorla evlendirildi on sekizinde Trenle gidiyordu köyüne, gitmek istemiĢti Ġlk kez gidiyordu, yirmi birinde

55


Çiçekler Neden kırmızı gül papatya akasya lale

ve diğer çiçekler söyleyin neden rengarenksiniz fulya açalya kamelya sardunya

topraktan gelen besinle güneĢten gelen ıĢıkla insanlara güzel görünmek onları okĢamak için

yasemin

56


zambak gargenya petunya

rüzgarda dans ederiz gece Ģarkı söyleriz sevenlere aĢıklara

Gecenin karanlığında uyuya gül Fırtına dindi, birkaç dakika oldu gül uykusunda Sallanır diğer güllerle gül uykusunda Sabah arıların, böceklerin gelmesi AkĢam bir gencin koklaması Yağan dolunun kısa süreli dokunuĢu Yordu ve yorgunlaĢtı

Gül dedi ki: “gül sadece gül değil

57


YaĢamın kendisi güldür” dedi. Siyasi propaganda yaptığı için Diğer güller onu rüzgârla çarptı DüĢürdü o gül farklıydı. Dalından düĢtü Gecenin karanlığında uyuyan gül

Genç yine geldi gecenin karanlığında Gülü yerden aldı ve koynuna koydu Kavanozda suyun içinde gül uyandı Yaprakları ile hafifçe selamladı genci Gecenin karanlığında uyuyan gül.

58


Ne Güzel Koparmadan çiçeği dalında sevmek Güvercinin garip bakıĢını anlamak Kedilerin miyavlaması Hava bulutlu, bulutlar Ne güzel

BakıĢların içimi yumuĢattı GülüĢün çiçek gibi açtı Gece gündüze dönerken Gözlerimiz birbirini yakaladı

Birbirimize cesurca baktık Kırmızı karanfil dalında Ne güzel…

59


Osuruk ve Aşk Ilık bir günde Ellerimiz tutuĢmuĢ Gözler gizliden gizliye Süzmekte

Limon kolonyası Avuçlarında Limon bahçesi kokusuyla Yayılıyor

Bulutların hafif Gezintisini izlerken Belirsiz dalgalanmalar TitreĢim ve duygular

Yalnızca Ġkimiz vardık, bahçede Osurunca…

60


Sevmek Yalnızlık Değildir

sevmek gözlerine bakıp ıĢığının ıĢığında yanmak

yalnızlık değil bir kere görmek yıkmalı duvarları sevmeli

uçan kelebeklerin kanatlarında karıncanın taĢıdığı ekmek parçacığına tutunmalı

Leyla, Mecnun efsane gerçeklik yaĢamaktır gözlerindeki ıĢığı hissetmeli duygularla yaĢatmalı

61


Yosunlu Gemi YaĢamın Derinlerinde Sevda Yüklü Gemi

Ġçinde Yosun dolu IĢık sızıyor YeĢilliklerine

Yosunlar ıslak Dupduru Yosunların üzerindeki Parmak izleri

Ġçinde Yosun dolu Sevda yüklü Gemi

62


Kendinde Söyler misin Şiir? Rüzgârı dinlerken Öyle ezbere değil Ne gelirse söyler misin?

Acıların sadece senin acın olmadığı Sevgilerin sadece senin sevgin olmadığı Sokaktaki tinerci çocuğu da sevebilen YaĢlının eline ekmeği verebilen

Gözleri yaĢlı genci güldüren Çok iĢin var senin bu hayatta Tembellik hakkını kullan da Anlatabilir misin? Kollektif aĢkın bolluğunu!

63


Sarhoşuz Aşkımıza Küçük bir esnaf dükkânında Caz çalıyor SarhoĢuz bu gece Geceyi selamladık Bardağımızı geceye doğru kaldırırken

AĢkımız geldi aklıma BoĢlukla dolandı dolandı ġiĢenin boĢluğundan aklandı

ġart koymadık biz bu aĢka SarhoĢuz aĢkımıza

64


65


66


67


Her insan (birey) kültüründen ve çevresinden etkilenerek kendisine “harmansal” bir aĢkın bolluğu yaratır. Bu aĢkın bolluğu da materyalisttir. Sonuçların belli olmayan yanları da vardır, sonuçları belli olan yanları da vardır. AĢkın bolluğunun iki “yönü” vardır fakat bu yönlerden paraleller geçmektedir. Ġnsanların, grupların seçtikleri iki yön vardır. Birincisi aĢkın bolluğu, ikincisi ise kollektif aĢkın bolluğu AĢkın bolluğu, insanların oluĢturduğu kültür ve sayıları ile de alakalıdır. AĢkın bolluğu denilince; Ģartlar, paralar, kurallar, kültürel değerler, çıkarlar, evlilikler, boĢanmalar, kavgalar, ölümler, öldürmeler, yaralamalar, kıskançlıklar, egoistlikler, sanal beklenti ve saplantılar, cinsellik saldırganlıkları, cinsellik arayıĢları, cinsellik çatıĢmaları ve bunların hepsi 6.000 yıllık bir birikimin ürünüdürler. Diğer ise “Kolletif AĢkın Bolluğu” vardır. Bunda ise; yukarıdakilerden hiçbiri yoktur. Ġnsanlık tarihinin sınıflı toplum öncesi sınıfsız toplumlarda oluĢturduğu kültürler ve eğlencelere; eklektik olarak da kollektif bir yaĢamları vardır. Evlilik, Ģart, baskı yoktur. Birey fikirlerinde keskinleĢmedikçe, yaĢamındaki materyalist duygular görece kaygan ve yıkıcı olacaktır. Bunların hepsinde önemlisi de kapitalist düzen için de „kaosunu‟ yaĢayacaktır. Bireyin yaĢamı boyunca 6 konuda aĢkın bolluğunu keskinleĢtirmesi gerekmektedir. 1-Çıkara dayalı mı olacak, çıkarsız mı? 2Baskıya dayalı mı olacak, baskısız mı? 3-evlilik olacak mı, yoksa olmayacak mı? 4-kendi hayallerinde gördüğü gibi mi olacak, yoksa öbürü „kendi olduğu‟ gibi mi olacak? 5-sanal mı olacak gerçek mi olacak? 6-öznelerin kendi kararları olacak mı, olmayacak mı?

68

Aşkın Bolluğu - Aykut Şahin  

Kapitalist sistemin 'bireyi' mi olacağız yoksa özgür birey (kollektif) mi olmak için uğraşacağız.

Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you