Issuu on Google+

Bilimsel Araştırmada Etik ve Sorunları

TÜRK‹YE B‹L‹MLER AKADEM‹S‹ B‹L‹M ET‹⁄‹ KOM‹TES‹ Prof. Dr. Cumhur ERTEK‹N (Baflkan) Prof. Dr. Nihat BERKER Prof. Dr. Asl›han TOLUN Prof. Dr. Dinçer ÜLKÜ

Katk›da Bulunanlar Prof. Dr. Do¤an Aksan Prof. Dr. Ayfle Erzan Prof. Dr. Adnan Güriz Prof. Dr. M. Orhan Öztürk 05 MART 2002

Prof. Dr. Gürol Irz›k’a yap›c› elefltirileri için Türkiye Bilimler Akademisi teflekkür eder.

Türkiye Bilimler Akademisi Yay›nlar›


‹Ç‹NDEK‹LER

Önsöz

..............................................................................

Girifl

..............................................................................

I.

7

9

Bilimsel Araflt›rman›n Do¤as› ve Bilim ‹nsanlar›n›n Görev ve Sorumluluklar› . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .11 Bilim ‹nsanlar›n›n Sorumluluklar› . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .12 Bilim Kurumlar›n›n Sorumluluklar› . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .13

II.

S›ra No: 1

Bilimsel Araflt›rmada Etik ve Sorunlar› Türkiye Bilimler Akademisi Bilim Eti¤i Komitesi

15

Yazarlar›n S›ralanmas› . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .25 Yöntemler . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .27 Kaynak Gösterme (At›flar, Göndermeler) . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .28 Bilimsel Yay›nlarda Teflekkür Konusu . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .29

© Türkiye Bilimler Akademisi Bu kitab›n tüm yay›n haklar› sakl›d›r. Tan›t›m için yap›lacak k›sa al›nt›lar d›fl›nda yay›nc›n›n yaz›l› izni olmaks›z›n hiçbir yolla ço¤alt›lamaz, CD ya da manyetik bant haline getirilemez.

Hakemli Dergilerde De¤erlendirme (Peer Review) . . . . . . . . . . . . .29 Bilimsel Bilginin Tan›t›m› . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .31

III.

Atatürk Bulvar› No: 221, 06100 Kavakl›dere Ankara Tel: 0.312.426 03 94 Faks: 0.312.467 32 13 e-posta: tuba@tuba.gov.tr

................

Araflt›rmada Varsay›m veTasar›m . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .15 Araflt›rma Projesi, Protokolü ve Metodolojisi . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .16 Denekler . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .19 Araflt›rma Verilerinin Arflivlenmesi . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .23 Araflt›rma Verilerinin Analizi ve Bilimsel Bilginin Yay›na Dönüfltürülmesi . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .25

TÜRK‹YE B‹L‹MLER AKADEM‹S‹ YAYINLARI

ISBN: 975-8593-12-9 Birinci Bas›m: May›s 2002 (10.000 adet) Tübitak Matbaas›-Ankara, 2002

Bilimsel Araflt›rmada Yap›lmas› Gerekenler

Bilimsel Araflt›rmalarda Kusurlu Davran›fl›n Tan›m› ve Nedenleri . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .35 Bilimde Etik D›fl› Davran›fl

35

................................................

Disiplinsiz (Dikkatsiz veya Özensiz) Araflt›rma . . . . . . . . . . . . . . . . .37 Yinelenen Yay›n . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .38 Sahtecilik, Sapt›rmaca ya da Aldatmaca . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .38 Uydurmac›l›k . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .38 Afl›rmac›l›k . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .39 Bilimsel Araflt›rmada Etik ve Sorunlar› - 3 -


Bilimde Etik D›fl› Davran›fl›n Nedenleri . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .40

IV.

Bilim ‹nsan›, Etik ve Toplum . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .43

V.

Akademik Etkinlikler ve Etik . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .47 Akademik Yükseltilmede ve Ödüllendirilmede Etik ve Sorunla r . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .47 E¤itimde Sorunlar ve Kopyac›l›k . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .48 Mali Deste¤e ‹liflkin Etik Sorunlar . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .51

VI.

Bilim ‹nsan› Olarak Hekim ve Etik . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .53 T›p Eti¤i

53

..........................................................................

Özgürlü¤e Sayg› ‹lkesi . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .53 Adalet ‹lkesi . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .53 Yarar - Zarar ‹lkeleri . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .54 Sa¤l›k Bilimlerinde Etik ve Toplum . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .55 Ö¤retim Üyesi Olarak Hekim ve Etik . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .56

VII.

Bilimde Etik D›fl› Davran›fl Karfl›s›nda Neler Yap›labilir? . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .59 Bilimde Etik D›fl› Davran›fllar Nas›l En Aza ‹ndirilebilir . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .61 Ülkemiz ve Bilimde Etik D›fl› Davran›fllara Karfl› Yaklafl›mlar . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .62

VIII. Bilim Eti¤inde Temel ‹lkeler

65

.........................................

Yararlan›lan Kaynaklar . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .67

- 4 - Bilimsel Araflt›rmada Etik ve Sorunlar›

Bilimsel Araştırmada Etik ve Sorunları


ÖNSÖZ Bilim ahlak›, kuruluflundan bu yana, Türkiye Bilimler Akademisi’nin öncelikli bir ilgi alan›n› oluflturmufltur. Akademi üyeleri, ülkemizde bu konuyla ilgili eksikliklerin giderilmesi ve bilimde etik d›fl› davran›fllar›n üstüne kararl› biçimde gidilmesinde Akademinin daha etkin bir rol oynamas› yönünde beklentilerini dile getirmifllerdir. Akademi Genel Kurulu 1998 y›l›nda Akademinin kendi d›fl›ndaki kurulufllarca veya üyeleri d›fl›ndaki kiflilerce sergilenen etik d›fl› davran›fllara karfl› hukuki bir yapt›r›m gücü olmad›¤›n› saptam›fl, ancak kendi üyeleri ile ilgili olarak ortaya ç›kabilecek etik konular› incelemek üzere bir Onur Kurulu kurmufltur. Bilim eti¤inin, bir bilim akademisi için, yaln›zca kendi üyelerinin kusurlu davran›fllar›n› inceleme ile s›n›rl› kalacak bir konu olmad›¤› aç›kt›r. Sorunun yaln›zca bilimde etik d›fl› davran›fllar›n izlenerek yapt›r›ma ba¤lanmas› ile s›n›rl› bir çerçevede ele al›nmas› da yeterli de¤ildir. Türkiye Bilimler Akademisi, 2001 y›l›nda, bu yanlar›n› da göz önüne alarak bilim eti¤i konusunda çal›flmak üzere ikinci bir kurulu, Bilim Eti¤i Komitesi’ni, oluflturmufltur. Bu komitenin amac› ülkemizde bilim eti¤i ilkelerinin belirlenmesine ve ülkemiz bilim insanlar›n›n, özellikle genç bilimcilerin, bu ilkeler do¤rultusunda bilgilendirilmesine ve bilinçlendirilmesine hizmet edecek bir platform oluflturmakt›r. Bu yolla, yeni yetiflecek kuflaklar›n bilimin, akademik ilerleme ve sosyo-ekonomik yükselmeye hizmet eden bir araçtan çok, insanlar› yücelten bir u¤rafl, bir ülkü oldu¤u yönünde ayd›nlat›lmalar› hedeflenmektedir. Türkiye Bilimler Akademisi Bilim Eti¤i Komitesi, üstlendi¤i görev çer- 6 - Bilimsel Araflt›rmada Etik ve Sorunlar›

Bilimsel Araflt›rmada Etik ve Sorunlar› - 7 -


çevesinde ilk aflamada, bilim insanlar›na ve doktora ve uzmanl›k çal›flmas› yapan ö¤rencilere ulaflmak üzere "Bilimsel Araflt›rmada Etik ve Sorunlar›" bafll›kl› bu rehber kitab› haz›rlam›flt›r. Bilimle ilgili do¤ru davran›fl ilkelerini ortaya koyan bu kitab›, konuyu derinlemesine inceleyecek baflka kitaplar›n izlemesi öngörülmektedir. Yukar›da da aç›kland›¤› gibi bilim eti¤i, bilimsel araflt›rmalar›n yürütülmesinde ve sonuçlar›n›n yay›nlanmas›nda izlenecek kurallarla veya bu süreçteki kusurlu davran›fllarla s›n›rl› olabilecek bir konu de¤ildir. Ülkemiz bilim toplulu¤unun, etik d›fl› davran›fl ve uygulamalar›n önlenmesinde etkili olabilecek mekanizmalar› yaflama geçirmenin ötesinde, bilim eti¤inin daha soylu yanlar›yla u¤raflabilme becerisini de sergilemesi gerekir. Ça¤dafl ülkelerin bilimdeki geliflmelerin toplum ve çevre ya da daha genel anlamda insanl›k ve dünya üzerindeki etkilerini tart›flt›¤› bir dönemde Türk bilim insan› bu tart›flmalar›n d›fl›nda kalmamal›d›r. Ülkemiz bilim toplulu¤u, bilimin buyurucu olmayan, akl›n üstünlü¤üne ve düflünce özgürlü¤üne dayanan do¤rular üzerinde birlefltirici ve yüceltici nitelikleriyle ve bunlardan kaynaklanan etik içeri¤iyle de alg›lanmas›n›n yayg›nl›k kazanaca¤› günlerin beklentisi içindedir. Sayg›lar›mla, Prof. Dr. Engin Bermek Akademi Baflkan›

G‹R‹fi ‹nsan›n olaylar› anlama merak›, onu daha ilk ça¤larda soru sormaya ve yan›t aramaya yöneltmifltir. Bu itici güç, do¤an›n anlafl›lmas›nda en güvenilir, mant›ksal ve nicel bak›mdan s›nanabilen yolu sa¤layan bilimsel araflt›rman›n ve onun sonucunda da, bilimin do¤mas›na ve geliflmesine yol açm›flt›r. Bilimle gündelik yaflam için gerekli olan bilginin uygulanmaya konuldu¤u teknoloji, uzun süre ayr› mecralarda, birbirinden bir ölçüde ba¤›ms›z olarak geliflmifltir. 19. yüzy›l›n ikinci yar›s›ndan itibaren bilimsel bulgular teknolojik uygulamalara yol açm›fl, teknolojik geliflmeler de bilimsel araflt›rmalara ivme kazand›rm›flt›r. Buna koflut olarak, merak giderici temel araflt›rmalar›n yan› s›ra teknoloji yönelimli araflt›rmalar da a¤›rl›k kazanm›flt›r.

Mart 2002

Günümüzde bilim ve teknoloji iç içe geçmifltir. Bu iç içelik, gündelik yaflam›, sosyo-ekonomik geliflmeyi ve çevreyi do¤rudan ve büyük çapta etkilemekte, bilim-teknoloji-endüstri-ekonomi iliflkilerinin yo¤unlu¤u, insanl›¤› haz›rl›kl› olmad›¤› baz› yeni durumlarla, bilim insan›n› ise yeni sorumluluklarla karfl› karfl›ya b›rakmaktad›r. Bilim insan›n›n bu sorumluluklar›n›n üstesinden gelebilmesinde bafll›ca dayana¤› do¤ruluk, erdemlilik gibi nitelikleri kapsayan bilim eti¤idir. Bu kitap, bilim eti¤i normlar›n›n bilim yaflam›m›zda ve toplumumuzda yayg›nlaflarak yerleflmesine katk› sa¤lamak amac›yla haz›rlanm›flt›r. - 8 - Bilimsel Araflt›rmada Etik ve Sorunlar›

Bilimsel Araflt›rmada Etik ve Sorunlar› - 9 -


I.

B‹L‹MSEL ARAfiTIRMANIN DO⁄ASI VE B‹L‹M ‹NSANLARININ GÖREV VE SORUMLULUKLARI

Bilimsel araflt›rmalar, bilim insanlar›n›n do¤aya, insana ve topluma özgü bilgileri ortaya koyma yönündeki zihinsel çabalar›n› ve uygulamalar›n› içerir. Bilim insanlar›, araflt›rmalar›n› ba¤›ms›z olarak yürütseler bile, ortaya ç›kabilecek bilginin çevre ve topluma yans›mas›n› irdelemek ve sonuçlar› konusunda gerekli uyar›lar› yapmak sorumlulu¤unu da tafl›rlar. Bu nedenle, bilimsel ve teknolojik geliflmelerin günümüzde toplum ve do¤a üzerinde yo¤unlaflan etkileriyle birlikte bilim insanlar›n›n toplumsal ve etik sorumluluklar› da giderek artmaktad›r. Bilimde ve bilimsel araflt›rmada ilerleme, güvene dayan›r. Bilim insanlar›, bilim dünyas›n›n kendilerine duydu¤u güveni koruyacak nitelik ve nicelikte araflt›rmalar yapmak zorundad›rlar. Yaln›zca bilim dünyas›n›n de¤il, toplumun da bilim insanlar›na güven ve sayg› duymas› çok önemlidir. Toplumsal güvenin kazan›l›p korunmas›nda dürüstlük ve titizlik yaflamsal önem tafl›r. Bilimin uzun geçmifle dayanan gelene¤inden kaynaklanan ve bilim toplulu¤u içinde kendili¤inden gerçekleflen bir denetleme yüzy›llar boyunca bilim eti¤ine dayal› güven ortam›n› büyük ölçüde sa¤lam›flt›r. Ancak, bilimde sa¤lanan bu güven ortam› özellikle son 20 y›l› aflk›n bir süredir çeflitli geliflmeler ve toplumsal de¤iflmeler sonucu zorluklara ve sars›nt›lara u¤ram›flt›r. Bunun bafll›ca nedenleri flunlard›r: 1. Bilimsel araflt›rma destekleri ve kaynaklar› için gereksinim giderek - 10 - Bilimsel Araflt›rmada Etik ve Sorunlar›

Bilimsel Araflt›rmada Etik ve Sorunlar› - 11 -


Bilimsel Araflt›rman›n Do¤as› ve Bilim ‹nsanlar›n›n Görev ve Sorumluluklar›

artm›fl ve bu yönde bilim insanlar› aras›ndaki yar›flma h›zlanarak büyümüfltür. 2. Yay›nlar bilimsel baflar›n›n ölçütü olarak daha fazla önem kazanm›fl, bu da, bilim insanlar› üzerinde bask›lar yaratm›flt›r. Böylece, en k›sa yoldan yeni bilimsel veri ve sonuçlara ulaflma çabas›na girilmifltir. 3. Bilimsel araflt›rmalar›n say›s›n›n patlama ölçüsünde artt›¤› günümüzde, etik sorunlar da bu patlamaya paralel olarak ço¤alm›flt›r. Biyomedikal araflt›rmalar ile sosyal bilim alan›ndaki çal›flmalarda etik konular› hep ön planda olmufltur. Çünkü, burada insan ve toplum do¤rudan araflt›rma konusudur. Biyomedikal ve biyoteknolojik araflt›rmalardaki ilerlemelerle birlikte etik sorunlar da, genetik çal›flmalarda oldu¤u gibi artm›flt›r. Geleneksel bilim anlay›fl› içinde kendili¤inden gelen düzenlemeler, ne yaz›k ki, günümüzde yeterlili¤ini yitirmifltir. Bütün bunlar baz› bilim insanlar›n›n dürüstlük anlay›fllar›nda, meslek normlar›nda ve uygulama ilkelerinde yeni aray›fllara yol açm›flt›r. Bu geliflmeler ve aray›fllar, bilim insanlar›n›n bilimsel sorumluluklar›n›n yeniden gözden geçirilmesini gündeme getirmifltir.

Bilimsel Araflt›rman›n Do¤as› ve Bilim ‹nsanlar›n›n Görev ve Sorumluluklar›

tav›r içinde olmak; bu tav›rlar›n› bilimsel makale yaz›m›nda tam olarak korumak Bilimsel araflt›rman›n tüm evrelerinde titiz bir dürüstlü¤ün temel oldu¤u belirtilmiflti. Bu nedenle, araflt›rmac›n›n yaln›z kendisinin de¤il, içinde bulundu¤u araflt›rma grubunun tüm üyelerinin de bilimde etik d›fl› davran›fllara girmesi kesinlikle önlenmelidir.

Bilim Kurumlar›n›n Sorumluluklar› ‹stenilen düzeyde etkin bilimsel araflt›rmalar yapabilmek için, bilim insanlar›n›n çal›flt›¤› bilim kurumlar›n›n da bu yönde kurallar›, gerekli altyap›lar› ve saydam yönetimleri olmal›d›r. Kurumlar›n ilk sorumlulu¤u, kurum içinde bilim insanlar›n›n nitelikli bilimsel araflt›rma yapabilmeleri için elveriflli kurallar gelifltirmeleri ve uygun bilimsel ortam› sa¤lamalar›d›r. Bilimde etik d›fl› davran›fllara karfl› duyarl› ve donan›ml› olunmal› ve bunlara karfl› yap›sal ve düzenleyici önlemler al›nmal›d›r. Çeflitli bilimsel konularda etik ilkeler aç›s›ndan sivil toplum kurulufllar›yla iflbirli¤i yap›lmas›nda yarar vard›r. Bilimsel kurumlarda etik kurullar kurulmal›, onlar›n etkin ve ba¤›ms›z olarak çal›flabilmeleri sa¤lanmal›d›r.

Bilim ‹nsanlar›n›n Sorumluluklar› Bilimsel dürüstlük, temelinde güven duygusunun yatt���¤› bir kavramd›r ve tüm bilimsel iliflkilerin ve ba¤lant›lar›n özünü oluflturur. Bütün bilim insanlar›n›n güvene ve dürüstlü¤e dayal› de¤erleri korumalar› elzemdir. Bilimsel araflt›rmaya kat›lanlar, her zaman ve ayr›cal›ks›z olarak afla¤›daki temel ilkelere ba¤l› olmal›d›rlar: 1. Araflt›rman›n tasar›m› ve yürütülmesinde en yüksek mesleki standartlara sahip olmak 2. Araflt›rman›n yap›l›fl› ve bulgular›n analizi s›ras›nda özelefltiri, dürüstlük ve aç›kl›¤› elden b›rakmamak 3. Ayn› konu üzerinde araflt›rma yapm›fl ve yapmakta olan di¤er araflt›rmac›lara karfl›, onlar›n katk›lar›n› içtenlikle ve aç›kça teslim edici bir - 12 - Bilimsel Araflt›rmada Etik ve Sorunlar›

Bilimsel Araflt›rmada Etik ve Sorunlar› - 13 -


II.

B‹L‹MSEL ARAfiTIRMADA YAPILMASI GEREKENLER

Her geliflen de¤erde oldu¤u gibi, toplumun ve bilim kurumu içinde yer alanlar›n (üniversiteler vb. gibi), bilimi özünden kavrama yerine, onun sahtesinden ve sapm›fl fleklinden bafllama olas›l›klar› vard›r. E¤er bilimde sapk›nl›klar, sapt›rmacalar veya kusurlu davran›fllar gerçek bilimsel araflt›rmalardan daha çok say›da olacak ise elimize geçen bir f›rsat› kaç›rm›fl oluruz. Çünkü, etik de¤erleri çi¤neyenler ço¤ald›kça, genç ve yetenekli insanlar› bilim yaflam›n›n içine çekebilmek zorlaflacak, genç beyinlerin kusurlu örnekleri izleyerek bilime yaklaflmalar› söz konusu olacakt›r. Ayr›ca, bilimde etik d›fl› davran›fl, toplumda bilimin de¤erinin yükselmesini zorlaflt›racak, hatta engelleyecektir. Bu bölümde bilimsel bilginin üretilmesi ya da bilimsel araflt›rman›n tüm evrelerini kapsayan süreçte oluflabilecek eti¤i ilgilendiren durumlar belirli bir s›rada ele al›nacakt›r. Bu bölüm, ayr›ca, bilimsel uygulaman›n en iyi flekilde yap›labilmesi için okuyucuya yard›mc› olmay› amaçlamaktad›r.

Araflt›rmada Varsay›m ve Tasar›m Bir bilimsel araflt›rma, bir bilim insan›n›n veya araflt›rma grubunun kendi özgün gözlemlerine dayanarak ya da baflka araflt›r›c›lar›n birikmifl bilgilerini kullanarak bir konuda özgün bir düflünceye varmas›n› gerektirir. Bu düflünce gelifltirilerek özgün bir varsay›m haline getirilir. Bir tasar›m ile araflt›rma yapmaya karar verilir. - 14 - Bilimsel Araflt›rmada Etik ve Sorunlar›

Bilimsel Araflt›rmada Etik ve Sorunlar› - 15 -


Bilimsel Araflt›rmada Yap›lmas› Gerekenler

Kuflkusuz varsay›m, kuram ve tasar›m›n düflünce sistemi olarak geliflmesi her zaman ba¤›ms›z bir bilim ortam› içinde olmaz. Baz› durumlarda devlet kurumlar› veya özel kurumlar için, bu kurumlar›n genel amaçlar›na uygun olan güdümlü araflt›rmalar yap›labilir. Böylesi ba¤›ml› ve özel ödenekli durumlarda bile, bilim insanlar› ba¤›ms›z, yans›z, nesnel ve yarat›c› düflünme sistemlerini sonuna kadar korumakla yükümlüdür. Aksi halde, araflt›rma sürecinde bilimsel gerçe¤i bulmada güçlükler veya yan›lg›lar ortaya ç›kabilir. ‹ster merak, ilgi veya özgün gözlem ve/veya özgün düflünce ile güdülenmifl olarak, isterse belli amac› olan bir kurumda (örne¤in ilaç endüstrisi gibi) görevli olarak belirli konulara yönelik bilgi üretimine girmeye haz›rlans›n, bilim insan›n›n bafllang›çta bir ön çal›flma yapmas› zorunludur. Bilimsel araflt›rmaya bafllamadan önce, amaçlanan varsay›m konusu ile ilgili bilim literatürünü ayr›nt›l› flekilde gözden geçirmek, varsay›m›n ve özgün düflüncenin, önceki bilimsel bilgi birikimin içinde alabilece¤i yeri sorgulamak gerekir. Bilim insanlar› okuduklar›n› gözden geçirirken, bilimsel kuflkuculu¤u, elefltirel bak›fl› ve bu arada yeni kavramlara aç›k olma gibi tutumlar›n›, baflka bir deyiflle, bilimsel araflt›rma disiplinini korumal›d›rlar. Asl›nda bu tutum araflt›rman›n tüm süreci için de geçerli olmal›d›r. Özgün bir bulgu veya düflünceye de¤inirken, çok s›k görülmeyen ancak önemli bir olguya de¤inmek gerekir. Bir bilim insan› baflka araflt›r›c›lar›n fikir ve görüfllerinin kendisine ait oldu¤u yan›lg›s›na düflebilir. Bu durumda, meslektafllar aras›nda paylafl›lm›fl ama yay›mlanmam›fl bir aç›klama, kuram veya araflt›rma fikri, belli bir süreç içinde bilinçalt› mekanizmalarla, bu bilim insan›n›n kendi düflünce sisteminde üretilmifl gibi benimsenmifltir. Bu olguya ‘bilinçalt› yan›lsama’ (Cryptomnesia) denir. Bu olay›n bir etik sorun olup olmad›¤›na karar verebilmek güçtür. Sorunun konu ile ilgili kaynaklar›n taranmas› ya da bu konuda kat›l›nm›fl seminer ve tart›flmalar›n bu aç›dan gözden geçirilmesi ile çözülmesi gerekir.

Araflt›rma Projesi, Protokolü ve Metodolojisi Araflt›rma projesi, bir çal›flmay› destekleyeceklere gerekçeli ve ayr›nt›l› bir öneri olarak sunulmak üzere haz›rlan›r. E¤er çal›flma bir kurum taraf›ndan desteklenmeyecekse, araflt›rma projesi ve protokolü yaz›lmaya- 16 - Bilimsel Araflt›rmada Etik ve Sorunlar›

Bilimsel Araflt›rmada Yap›lmas› Gerekenler

bilir. Ancak, do¤a ve yaflam bilimlerinde teknik ve etik izleme aç›s›ndan ve çal›fl›lan bilim kurumunun yetkili kuruluna sunulmak üzere, maddi destek istenmese bile, bir araflt›rma projesi haz›rlamak zorunlulu¤u vard›r. Parasal destek gören araflt›rma projelerinin ise ayr›nt›l› bir flekilde yaz›lmas› gerekir. Amaç, gereçler, yöntemler, denekler ve çal›flmadan beklenen sonuçlar ayr›nt›l› olarak yaz›l›r. Ayr›ca, araflt›rman›n süresi ve öngörülen giderlerin dökümü de ayr›nt›l› olarak verilir. Araflt›rma etkinliklerine kat›lanlar›n say›s› günümüzde giderek ço¤almaktad›r. Bütün bu kiflilerin, baflta ‘k›demli’ araflt›r›c› olmak üzere araflt›rma içindeki yükümlülükleri ve ay›racaklar› zaman aç›k bir flekilde belirtilir. Araflt›rma protokolleri ve projelerin tümü aç›k ve kar›fl›k olmayan bir ifadeyle yaz›lmal›d›r. Araflt›rma projesi geçerli bir bilimsel soruya yan›t vermek üzere bir olay›, bir kavram›, bir gözlemi veya k›saca bir fenomeni anlamaya katk› olarak aç›k bir nesnellik içinde ortaya konmal›d›r. Araflt›rman›n tasar›m›, mant›ksal temele oturmal›d›r. Metodolojideki yöntemler ve teknikler baflkalar›n›n da tekrarlayabilece¤i biçimde anlat›lmal›d›r. ‹statistik analiz yöntemleri, araflt›rman›n do¤a ve amac›na uygun ve geçerli nitelikte olmal›d›r. K›sacas›, araflt›rma projesi yap›lacak olan bilimsel araflt›rmay› tam olarak yans›tmal›d›r. Kurum ve flirketlerden mali destek alabilmek u¤runa projenin nesnellikten saparak abart›l› bir flekilde yaz›lmas›, daha araflt›rman›n bafl›nda etik kuflkular›n do¤mas›na yol açabilir. Deneysel çal›flmalarda, araflt›rmac›lar›n projeye yapt›¤› düflünce ve eylem düzeyindeki olas› katk›lar›n aç›k bir flekilde önceden belirtilmesi, ileride yaz›lacak olan bilimsel kitap ve/veya makalede yazar s›ralamas› konusunda ortaya ç›kabilecek etik sorunlar› da en aza indirmifl olur. Ancak, kuramsal çal›flmalarda problemi çözmede belirleyici katk›n›n kimden gelece¤i eflitler aras›nda yürütülen bir çal›flmada önceden kestirilemeyebilir. Bilimsel araflt›rmada araflt›rman›n belkemi¤ini metodoloji oluflturur. Bilimsel yöntemin amac›, bilimsel gözlemlerin yans›z olarak ortaya ç›kar›lmas›n› kolaylaflt›rmakt›r. Çal›fl›lan bilim alan›na göre çok de¤iflik yöntemler olabilir. Deneysel araflt›rma yöntem ve teknikleri ile uygun istatistik yöntemler ve ayn› yöntemleri kullanarak elde edilen bulgulardaki hata paylar›n›n hesaplanmas›, araflt›rmac›n›n elde etti¤i verilerde yanl› olma olas›l›¤›n› en aza indirir. Araflt›r›c›lar, bu yolla di¤er araflt›r›c›lar›n kolayl›kBilimsel Araflt›rmada Etik ve Sorunlar› - 17 -


Bilimsel Araflt›rmada Yap›lmas› Gerekenler

la ayn› sonuçlara ulaflmalar›n› sa¤larlarsa, önemli bir bilimsel güç de kazan›rlar. Çünkü, ulaflt›klar› sonuçlar›n baflkalar›nca da kabul edilmesini ve yeni elde ettikleri bilimsel bilgi etraf›nda bir görüfl birli¤i oluflmas›n› sa¤lam›fl olurlar. Genel kabul görmüfl yöntemler araflt›rmada aynen kullan›labildi¤i gibi, yeni bir varsay›m› kan›tlamak ve özgün bilgi üretmek için yeni yöntemler gelifltirmek de gerekebilir. Bu durumda, yeni yöntemin deneklere ve çevreye verebilece¤i olas› zararlar ve bunlara karfl› nas›l önlem al›naca¤› aç›kça belirtilmelidir. Ayr›ca, bu yeni yöntemin benzeri her kurumda ve her yerde uygulanabilir ya da tekrarlanabilir olmas›, duyarl›l›k ve özgüllü¤ünün (sensitivity ve specificity) hesaplanmas› ve ortaya konmas› gerekmektedir. Yukar›da da belirtildi¤i gibi, yöntemler ve bunun civar›nda dönen paradigmalar tek yanl› bir mant›kla ifllememeli ve düflünülen varsay›m›n tersinin ç›kabilece¤i ya da çürütülebilece¤i olas›l›¤› da göz önünde bulundurularak düzenlenmelidir. K›sacas›, kullan›lan yöntem yans›z ve baflkalar›nca da yinelenebilir olmal›d›r.

Bilimsel Araflt›rmada Yap›lmas› Gerekenler

limsel yan›lg›ya karfl› devaml› olarak sorgulanmal› ve s›nanmal›d›rlar. Sonuçta, bir bilim insan› karfl›s›na ç›kan bilimsel soruyu yan›tlama süresinde yeni yöntemler gelifltirmek durumunda kalabilir. Bunu da nesnellik ilkesine sad›k kalmak koflulu ile gelifltirmekten ve tart›flmaya sunmaktan kaç›nmamal›d›r.

Denekler Bilimsel araflt›rmada deneklerin kullan›m› etik aç›dan büyük önem tafl›r. Denek olan bireylerin biyolojik, psikolojik, sosyolojik ve hukuksal varl›klar›n› korumak ve özgün iradelerine sayg› göstermek burada birincil kofluldur. Denekler gönüllü olarak ya da ücret karfl›l›¤›nda hizmet verebilirler. Denek kullan›m›nda önemli olan hususlar flunlard›r:

Yeni yöntemlerin kullan›lmas›, bulgunun bilim dünyas›nda kabul edilmesi bak›m›ndan araflt›r›c›y› baflka güçlüklere sokabilir. Çünkü, bilim insanlar›n›n yeni yöntemlerle elde edilmifl sonuçlar› kabul etmeleri her zaman kolay olmayabilir ve zaman alabilir. Di¤er taraftan, araflt›r›c› da yeni yöntemi bilimsel soruyu aç›klamada en uygunu oldu¤unu görerek gelifltirmifl oldu¤undan, di¤er bilim adamlar› sadece verilerin de¤erini de¤il, yöntemin de¤erini de tart›fl›rlar. Bilim çevresi, öne sürülen yeni yöntemin yeni bilginin elde edilmesinde güvenilir bir araç olarak uygun olup olmayaca¤› konusunda emin olmak ister. Tüm bu nedenlerle yeni bir yöntemin s›n›rlar›n›n çok iyi bir flekilde çizilmesi gerekir.

1. T›p araflt›rmalar›nda insanlar›n denek olarak kullan›lmas›, özellikle klinik araflt›rmalarda kaç›n›lmaz görünmektedir. Ama böylesi araflt›rmalarda insanlar›n denek olarak kullan›lmalar›n›n gerekçeleri aç›k biçimde ortaya konulmal›d›r. ‹nsan denekler üzerinde araflt›rma yap›lmas› yaln›zca önerilen araflt›rma projesinden beklenen bilimsel geliflmenin baflka türlü sa¤lanmas›n›n mümkün olmad›¤› durumlarda düflünülmelidir. 2. Denekler, sa¤l›kl› veya hasta bireylerdir. Her iki halde de, araflt›rma öncesinde çal›flman›n amac› ve uygulamas› tüm aç›kl›¤› ile anlat›larak denek ayd›nlat›lmal›, oluru al›nmal›d›r. Deney s›ras›nda denek olurunu geri çekerse, bu karar› hemen uygulanmal› ve üzerinde yürütülen araflt›rma durdurulmal›d›r. Bunun için dene¤in araflt›rmaya gönüllü olarak veya ücret karfl›l›¤› kat›lm›fl olmas› fark etmez.

Yöntemler bilimde çok önemli yer tutarlar. Ancak bilimsel bilginin do¤as›nda oldu¤u gibi, yanl›fls›z ve afl›lamayacak de¤ildirler; yanl›fla aç›k olabilirler. Yetersizlikleri belirlenen veya az kabul gören yöntemlerin yerini zamanla daha iyi yöntemler al›r. Böylece, yöntemler ve bilimsel bilgi paralel olarak ilerler ve biri di¤erine katk›da bulunur. Yöntemlerin yanl›fla aç›k olmas›, asl›nda bilimde kuflkuculu¤un önemini vurgulayan bir olgudur. Bilimsel bilgi ve bilimsel yöntemler eski veya yeni olsun, olas› bir bi-

Bu ba¤lamda burada, zorunlu olarak, ‘Bilgilendirilmifl Olur’ ve ‘Etik Kurul’ hakk›nda baz› ayr›nt›lara girilecektir. Bilgilendirilmifl olur ve etik kurullar bireysel uygulamalarda ortaya ç›kan t›bbi etik sorunlar›nda önemli oldu¤u gibi, sa¤l›k bilimlerindeki araflt›rmalarda da önemlidirler. Nas›l ki hekimlik uygulamalar› s›ras›nda hastan›n özerkli¤ine sayg› gösteriliyor, hastan›n yarar› gözetilerek zarar vermekten sak›n›l›yor ve adaletli olma¤a özen gösteriliyorsa, sa¤l›k bilimleri ala-

- 18 - Bilimsel Araflt›rmada Etik ve Sorunlar›

Bilimsel Araflt›rmada Etik ve Sorunlar› - 19 -


Bilimsel Araflt›rmada Yap›lmas› Gerekenler

Bilimsel Araflt›rmada Yap›lmas› Gerekenler

n›nda yap›lan bilimsel araflt›rmalarda araflt›rmaya kat›lan hasta veya sa¤l›kl› bireylere de ayn› ilkeler do¤rultusunda yaklafl›lmal›d›r. Bilim eti¤inin do¤ru olarak uygulanmas›nda, araflt›rma projesinin ve bununla ilgili bilgilendirilmifl olur haz›rl›klar›n›n yeterli olup olmad›¤›na karar verilmesinde en yetkili kurumlar etik kurullard›r. Araflt›rma yap›lan tüm kurumlarda bu etik kurullar›n›n olmas›, etkin bir flekilde çal›flmas› ve kurumun tam deste¤ini görmesi gerekir. Asl›nda etik kurullar›n sadece araflt›rma kurumlar›nda de¤il, sa¤l›k uygulamas› yap›lan tüm kurumlarda bulunmas› beklenmelidir.

kemizde pek s›k görülmemekle beraber, geliflmifl ülkelerde deneklere belirli bir ücret ödenmekte ancak, bu ücretin çok yüksek mebla¤lara ulaflmamas› önerilmektedir. Mali durumu çok kötü olan deneklere para ödendi¤inde sak›ncalar ortaya ç›kabilir. Yüksek ödemeler cüretkâr ve denetimsiz araflt›rmalara neden olabilir. Yap›lan araflt›rma yeni bir ilac›n denenmesini veya yaralay›c› (invasive) bir yöntemi içeriyorsa, denekler için olas› riskleri ayr›nt›l› olarak hesaplamak, al›nmas› gereken önlemleri planlamak, bunlar› deneklere anlatmak ve etik kurullara aç›klamak zorunludur.

Anayasam›z›n 17. maddesinde "T›bbi zorunluluklar ve kanunda yaz›l› haller d›fl›nda kiflinin vücut bütünlü¤üne dokunulamaz; r›zas› olmadan bilimsel ve t›bbi deneylere tabi tutulamaz" denmektedir. Bu hüküm, araflt›rma için olsun veya olmas›n, herhangi bir uygulamadan önce kiflinin bilinçli olurunun al›nmas› anlam›na gelmektedir. Hasta haklar› ve t›p eti¤i ile ilgili hemen tüm uluslararas› ve uluslarüstü belgelerde olur hakk› kesin bir flekilde belirtilmektedir. Al›nan olurun geçerli olabilmesi için baz› koflullar›n yerine getirilmesi gerekmektedir. Her fleyden önce, hasta veya sa¤l›kl› denek, olur verdi¤i araflt›rma konusunda ayd›nlat›lm›fl olmal›d›r. Bu bilgilendirme hastaya uygulanacak yöntemler veya ilaç konusunda eksiksiz olmal›d›r. Bilgilendirme s›ras›nda bir yönlendirme çabas› içine girilmemelidir. Denek herhangi bir zorlanma ile karfl›laflmamal›d›r. Bilgiler herhangi bir flekilde abart›lmamal›, bireyin kültür düzeyine uygun düflen bir üslup ile verilmelidir. Bilgi ve kiflili¤i yetersiz olan bireyler normal denek olarak kabul edilmemelidir. Di¤er bir deyiflle, olurun geçerli olmas› için ilgili bireyin, bilgileri anlayabilecek, de¤erlendirebilecek, karar verebilecek ve bunlar› uygulamaya koyabilecek yeterlili¤i tafl›mas› gereklidir. Genellikle ‘bilgilendirilmifl olur’ terimi kullan›lmakla beraber, gönüllü olma ve yeterli kiflilik ö¤eleri ön plana al›narak ‘geçerli olur’ teriminin kullan›lmas› da tart›fl›lmaktad›r. E¤er, araflt›rma konusu bireyin yeterlili¤ine engel olan bir hastal›k, örne¤in bunama (demans) veya küçük çocuklarla ilgili hastal›klar üzerine ise, hastan›n en sorumlu olan akrabas›, velisi, vasisi, vekili veya herhangi bir yasal sorumlusundan ayn› usullerle ‘olur’ almak gerekecektir. Böylece, bir dolayl› olur söz konusu olur. Baz› ülkelerde ‘bilgilendirilmifl olur’un yaz›l› olmas› istenmektedir. Ül-

Yukar›da da de¤inildi¤i, gibi baz› hasta gruplar›, haklar›n›n çi¤nenmesi bak›m›ndan di¤er insanlara ve hastalara göre daha savunmas›z ve korunmaya muhtaçt›rlar. A¤›r psikiyatrik bozuklu¤u olanlar, bilinç bozuklu¤u gösterenler, çocuklar, ileri yafll›lar, bunam›fl bireyler, HIV tafl›y›c›lar› ve AIDS hastalar› ve tutuklular bunlar aras›nda say›labilir. Bu gruplar sa¤l›k hakk› ve hasta haklar› aç›s›ndan kendi yararlar›n›, ç›karlar›n› ve benliklerini koruyabilecek yeterlilikte de¤ildirler. Bu bireylerin haklar› korunmaya al›nmal› ve kendi grubuna yönelik bir araflt›rma söz konusu olmad›¤› sürece (örne¤in AIDS'te yeni bir ilac›n denenmesi gibi), araflt›rmalarda denek olarak kullan›lmamal›d›rlar.

- 20 - Bilimsel Araflt›rmada Etik ve Sorunlar›

Bak›mevlerinde yaflayan çocuklar ve yafll›lar, mahkûmlar, k›fllalardaki erler, zaman zaman sa¤l›k araflt›rmalar›nda denek olarak kullan›labilmektedirler. Bu durumda, hem dene¤in hem de ba¤l› oldu¤u kurum yetkilisinin olurlar›n›n al›nmas› gerekir. Kurumlarda etik kurullar oluflturulurken, bu kurullar›n iflleyifl kurallar› aç›k olarak belirlenmeli, ulusal ve uluslararas› sa¤l›k ilkeleriyle çat›flmayacak flekilde düzenlenmelidir. Etik kurullar baz› durumlarda, sadece o kurumun içindeki deneyimli araflt›rmac› hekimler ve deontoloji uzmanlar› taraf›ndan oluflturulur. Baz› durumlarda ise kurumun bulundu¤u yerleflim biriminden hukuk, felsefe ve sosyoloji uzmanlar›n›n da kat›l›m›yla daha genifl bir grup oluflturulur. Nas›l organize edilirse edilsin, burada iki durum önem tafl›r. ‹lk olarak, bu kurullara, tüm yaflam› boyunca ahlak de¤erlerini en üst düzeyde tutmufl bilim insanlar› ve bilge kifliler seçilmelidir. Di¤er bir deyiflle, etik kurullara seçilen biBilimsel Araflt›rmada Etik ve Sorunlar› - 21 -


Bilimsel Araflt›rmada Yap›lmas› Gerekenler

reylerin bizzat kendileri geçmiflte etik kurallar› çi¤nememifl olmal›d›rlar. ‹kinci olarak, etik kurullara ba¤›ms›z bir çal›flma ortam› sa¤lanmal› ve d›flar›dan gelebilecek etkilerden tamamen ar›nd›r›lm›fl çal›flma olanaklar› verilmelidir. Etik kurullar düzenli flekilde toplan›p, kendi kurumlar›n›n özelli¤ini de göz önüne alarak, de¤iflik konularda etik uygulama kurallar› üretmeye çal›flmal›d›rlar. Etik kurullar di¤er kurumlardaki etik kurullarla ba¤lant›l› olmal› ve mümkünse, daha üst düzeyde, daha yetkili kurullar da oluflturulmal›d›r. 3. Denekler konusunda bir nokta, ülkemizi yak›ndan ilgilendirmektedir. Bilimsel yönden geliflmifl ülkeler, zaman zaman, kendi mali ve kültürel etkileri alt›nda kalm›fl ülkelerle medikal araflt›rmalarda iflbirli¤i yapmaktad›rlar. Örne¤in, yan etkileri henüz bilinmeyen ve ABD'de Besin ve ‹laç ‹daresi (FDA) taraf›ndan izin verilmemifl baz› ilaçlara iliflkin araflt›rmalar›n yoksul ülkelerde uyguland›¤› bildirilmifltir. Bu koflullarda ABD'li bilim kurumu veya ilaç firmas› yetkilileri ile yoksul ülkenin hekimleri aras›nda bir iflbirli¤i oluflmakta ve böyle bir ilaç, yoksul ülkede, deneklere ücret verilerek uygulanabilmektedir. Bu durum, dünyada, deneklerin birinci ve ikinci s›n›fa ayr›lmas› gibi insan haklar› ve insan onuruyla ba¤daflmayan çok önemli bir etik sorunu ortaya ç›karmaktad›r. Geliflmifl veya geliflmekte olsun, hiçbir ülkede araflt›r›c› hekimlerinin böyle çal›flmalara girmesi kabul edilemez. 4. ‘Bofluna (göstermelik) denek’ kullan›lmamal›d›r. Uluslararas› ilaç firmalar› tüm araflt›rma evreleri tamamlanm›fl yeni bir ilac›, bilimsel olarak geri kalm›fl bir ülkenin t›p fakülteleri ve di¤er sa¤l›k kurumlar›na sunarak bu ilaçla bilimsel araflt›rma yapmalar›n› önerebilirler. Burada ilac›n etkinli¤inin bilimsel olarak s›nanmas› söz konusu de¤ildir: Reklam›n› yapmak amac›yla, ilaç üzerinde sanki o ülkedeki kurumlarda araflt›rma yap›l›yormufl gibi bir izlenim verilmek istenmektedir. Üniversitelerin ve t›p mensuplar›n›n bilimsel onurlar›n› zedeleyecek böyle bir tuza¤a düflmemeleri gerekir. Verilecek mali desteklere de kap›lmamak gerekir. Ayr›ca, bu yolla, kontrol grubunu oluflturan kiflilere de gerekli olmad›¤› halde ilaç verilmifl olur. 5. Epidemiolojik çal›flmalarda deneklerin özel yaflamlar›na ve toplumdaki konumlar›na sayg› gösterilmesi ve deneklerin kimliklerinin sakl› tutulmas› gerekir. Gizlilik ilkesine titizlikle uyularak her dene¤e bir - 22 - Bilimsel Araflt›rmada Etik ve Sorunlar›

Bilimsel Araflt›rmada Yap›lmas› Gerekenler

rumuz veya kod numaras› verilmeli ve dosyas›, araflt›rma grubundaki yaln›zca bir veya iki araflt›r›c› taraf›ndan bilinen bir yerde saklanmal›d›r. Tutulan kay›tlar ve eldeki bilgiler hastan›n onay› olmadan üçüncü kiflilere aktar›lmamal›d›r. 6. Hayvan deneyleri: Baz› araflt›rmalar›n insan üzerinde yap›lmas› bilim ahlak›na, insan haklar›na ve onuruna ayk›r› olabilir. Bu nedenle baz› araflt›rmalar›n insana, en az›ndan, kuramsal olarak uygulanabilirli¤inin anlafl›lmas› için, hayvanlar üzerinde yap›lmas› gerekir. Di¤er bir deyiflle, bilginin ilerlemesi, insan hastal›klar›n› anlama ve sa¤alt›m olanaklar›n›n gelifltirilmesi için canl› hayvanlar üzerinde deney yapmak gerekli olabilir. Bu durumda da uluslararas› etik kurallara uymak gerekir. Özetle, araflt›rmada deney hayvanlar›na ac› ve huzursuzluk vermeyecek koflullar›n sa¤lanmas› gerekir. Deney hayvanlar› deneyden sonra yaflat›l›yorsa hayvanlar›n bar›nma, beslenme ve çevre koflullar› veteriner hekim kontrolünde ve uygun bir ortam içinde yap›lmal›d›r.*

Araflt›rma Verilerinin Arflivlenmesi Bulgular ve çal›flma verileri (deneysel, biyolojik/denekli ve klinik) araflt›rmalar›n birincil ürünleridir. Veriler önemli bir kaynakt›r ve s›k s›k onlara geri dönüp analizler yapmak gerekebilir. Bilimsel bilgiye veya bir kuram›n geliflmesine katk›lar› olabildi¤i gibi, yeni araflt›rmalara da bir bafllang›ç oluflturabilirler. Bu nedenle, tüm veriler emin ve kolay ulafl›labilir bir biçimde arflivlenmelidir. Araflt›rma s›ras›nda bafltan sona, günlük olarak yap›lanlar net ve kesin kay›tlar olarak not edilmeli ve kay›tlar saklanmal›d›r. Bu kay›tlar›n tam olmas›, düzgünlü¤ü, do¤rulu¤u ve gizlili¤i konusunda özel dikkat gerekir. Her çal›flma gününün sonunda verileri tafl›yan kay›tla-

* Avrupa Bilim Vakf›'n›n (ESF) hayvanlar›n deneylerde kullan›m›na iliflkin ilkeleri flunlard›r: - Hayvanlar›n duygulu varl›klar olmalar›n›n gerektirdi¤i özenle muamele görmeleri; mümkün oldu¤unca deneylerin yerine geçebilecek (hayvanlar›n kullan›lmad›¤›) alternatif deney sistemlerin kullan›lmas›; - Deneylerde kullan›lan hayvanlar›n mümkün olan en az say› ile s›n›rland›r›lmas›; hayvan kullan›m›na seçenek olmad›¤› durumlarda deney hayvanlar›n›n az ac› çekece¤i koflullar›n sa¤lanmas›; Bilimsel Araflt›rmada Etik ve Sorunlar› - 23 -


Bilimsel Araflt›rmada Yap›lmas› Gerekenler

ra, araflt›r›c› taraf›ndan tarih konup imza edilerek ‘kiflisellik’ kazand›r›lmal›d›r. Kay›tlar, güvenli bir flekilde dosya veya defterler içinde korunabildi¤i gibi, elektronik ortamda da korunabilir. Araflt›rmaya ait arfliv ve depolar›n, k›saca, tüm verilerin belirli bir yerde, en az›ndan 5-10 y›l gibi bir süre saklanmalar› gerekti¤i öne sürülmektedir. Verileri saklama uygulamas› iki aç›dan önem tafl›r: 1. Araflt›rma sonras› dönemde elde edilen bulgular›n tekrarlanmas› gerekti¤inde, veri arflivi kolayl›kla ve h›zl› bir flekilde gözden geçirilebilir. 2. Yap›lan araflt›rma ile ilgili etik bir sorun ortaya ç›kt›¤›nda, saklanm›fl araflt›rma verilerinin tekrar gözden geçirilmesi ve etik aç›dan baflka bilim insanlar›n›n denetimine aç›lmas› mümkün olabilir.

Bilimsel Araflt›rmada Yap›lmas› Gerekenler

Araflt›rma Verilerinin Analizi ve Bilimsel Bilginin Yay›na Dönüfltürülmesi Araflt›rma verilerinin güvenilirli¤inin (reliability) ve geçerlili¤inin (validity) saptanm›fl araçlarla elde edilmesi zorunludur. Bu verilerin baz› alanlarda istatistik yöntemleriyle analizi gerekir. Sonuca ulaflma do¤rultusunda istatisti¤in bir amaç de¤il, bir araç oldu¤unu unutmamak gerekir. Araflt›r›c›lar istatistikler içinde bo¤ulmamal›, altta yatan özgün verileri yakalayabilmelidir. Veriler de¤erlendirilirken, ortaya ç›kan sonuçlar yans›z bir flekilde verilmelidir. Sonuçlara ulaflmada, verilerle istenilen amaç veya varsay›m do¤rultusunda de¤ifliklik yap›lmamal›d›r. Aksi durumda, bir bilim eti¤i sorunu ortaya ç›kar ve konu etik d›fl› davran›fla girer. Araflt›rma tamamlan›p, araflt›r›c› ve grubu yeni bir bilimsel bilgiye ulaflt›klar›nda veya varsay›mlar›n›n do¤rulu¤unu kan›tlad›klar›nda, araflt›rman›n yay›na dönüflme sürecine girilir. Yeni bilimsel bilgi veya yeni bir kuram, art›k bilim dünyas›na sunulup benzer konularda çal›flan di¤er kifliler taraf›ndan incelenebilir hale getirilebilir. Bunun da temel yolu bilimsel kitap veya makale’dir. Bilimsel makale yaz›l›rken baz› aflamalarda etik sorunlar ç›kabilir. Bunlar›n bafll›calar› flöyle s›ralanabilir:

- Deney süresince hayvana verilebilecek ac›y› en aza indirmek üzere gerekli sakinlefltirici, a¤r› giderici veya anestetik uygulamalara gidilmesi; deney hayvanlar›n›n kullan›m›n› gerektiren bir çal›flmadan önce, çal›flman›n, bilimsel ölçütleri yan› s›ra, hayvanlara verilebilecek ac› aç›s›ndan da ba¤›ms›z bir uzman taraf›ndan irdelenmesi, - Hayvanlar için uygun bar›nd›rma ve bak›m koflullar›n›n sa¤lanmas›; bilim ve araflt›rmadan sorumlu bakanl›klar›n kat›l›m›yla hayvanlar›n deneylerde kullan›m›na iliflkin düzenlemelerin haz›rlanmas›; - De¤iflik ülkelerdeki farkl› düzenlemelerin belirli, kamuoyunun güvenini kazanabilecek bir örnek niteli¤e ulaflmas›n›n sa¤lanmas› ve ESF üyesi kurulufllar›n belirlenen düzenlemelerin izleyicisi olmas›; araflt›r›c›lar›n ve bak›m görevlilerinin hayvanlar›n kullan›m›n› gerektiren deneylerin tasar›m ve yürütülmesi konular›nda gerekti¤ince e¤itilmesi ve ESF üyesi kurulufllar›n bu amaçla kurslar düzenlemesi; - Hayvanlar›n kullan›ld›¤› deneylerin sonuçlar›n›n yay›mland›¤› dergilerin yay›n kurullar›n›n "Yazarlar ‹çin Bilgiler" bölümünde, deney hayvanlar›n kullan›m›n›n eti¤ine iliflkin duyuruyu içermesi ve ESF üyesi kurulufllar taraf›ndan hayvanlarla yap›lan deneylerin denetimi ve deney hayvanlar›n›n esenli¤inin korunmas›n› amaçlayan düzenlemelerin yay›mlanmas› ve düzenli biçiminde yeniden gözden geçirilerek güncellefltirilmesi. - 24 - Bilimsel Araflt›rmada Etik ve Sorunlar›

• Yazarlar›n s›ralanmas› • Gereç ve yöntemler (metodoloji) • Kaynak gösterme (at›flar/göndermeler) • Bilimsel yay›nlarda teflekkür

Yazarlar›n s›ralanmas› Yazar s›ralamas›, bilimde sayg›nl›k kazanma çerçevesinde önemlidir. Günümüzde, geçmifle göre bilimsel araflt›rmalar çok daha fazla say›da bireyin kat›l›m› ile gerçeklefltirilmektedir. Baz› durumlarda laboratuarlar aras› iflbirli¤i gerekli olur. Örne¤in New England Journal of Medicine’da 1925 y›l›nda makale bafl›na düflen yazar say›s› ortalamas› birden biraz fazla iken, bugün bu say› alt›y› geçmektedir. Baz› alanlarda, örne¤in yüksek enerji fizi¤i ve genetikte, yazar say›s› yüzlere ç›kabilmektedir. Her ne kaBilimsel Araflt›rmada Etik ve Sorunlar› - 25 -


Bilimsel Araflt›rmada Yap›lmas› Gerekenler

dar bu iflbirli¤i çok olumlu geliflmelere yol açm›flsa da, yazarl›k s›ralamas›nda farkl› düflünce ve uygulamalara da neden olmufltur. Birçok alanda yazarlar listesinde bir ismin daha önlerde yer almas›, daha fazla katk›da bulundu¤u anlam›na gelmektedir. Ancak, bu durum disiplinler aras›nda ve araflt›rma gruplar› aras›nda büyük farkl›l›klar gösterir. Baz› alanlarda k›demli araflt›r›c› listede ilk isimdir. Di¤er alanlarda ise, k›demli araflt›r›c›n›n ad› daima sonda yer al›r (Gene baz› alanlarda araflt›rma kurumunun baflkan›n›n ad›, makale ile do¤rudan ilgili olmasa bile etik olmayan bir flekilde yazarlar listesine girer. Bu, ülkemizde oldukça s›k görülen bir durumdur). Baz› araflt›rma gruplar› ise yazar s›ralamas›n› alfabetik olarak yaparlar. Daha çal›flman›n bafllang›c›nda ve proje yaz›lmas› döneminde araflt›rma grubu içinde olas› yazar s›ras› konusunun aç›kça konuflulmas›, araflt›rma ve alan›n›n elverdi¤i ölçüde bir karara ba¤lanmas›, sonraki pürüz ve güçlükleri önler (bkz Araflt›rma Projesi, Protokolü, Metodolojisi). K›demli araflt›r›c› ile genç araflt›r›c›n›n listedeki yeri konusunda da tart›flmalar vard›r. Genelde, genç araflt›r›c›lara bilimsel sayg›nl›k kazand›r›lmas›na özen gösterilmelidir. K›sacas›, yazar s›ralamas›nda araflt›rman›n özelli¤ine ve o araflt›rma alan›ndaki geleneklere ve grup içi ilkesel kararlara ba¤l› olarak de¤erlendirme yap›l›r. Kuflkusuz bilimsel makalede ad› geçen yazarlar›n hepsi makalenin getirebilece¤i bilimsel onuru birlikte paylaflacaklard›r. Ancak, makaleden ortaya ç›kabilecek etik sorunlar›n ve hatalar›n sorumlulu¤unu da birlikte yüklenmeleri gerekir. S›ralaman›n yan› s›ra, yazarl›¤a iliflkin bafll›ca iki etik sorun ile karfl›laflmak mümkündür: 1. Hayali (Sanal veya Gölge) Yazarl›k (Ghost Authorship) veya Onursal Yazarl›k (Honorary Authorship) Baz› durumlarda yazar listesine, çal›flmaya hemen hiç katk›s› olmayan birinin ad›n›n yerlefltirildi¤i görülür. Bu davran›fl, bu konuda tan›nm›fl bir bilim adam›n› yazar listesine sokarak çal›flman›n bilimsel dergide daha kolayl›kla kabul edilmesinin sa¤lanabilece¤i inanc›ndan kaynaklanabilir. Oysa, esas çal›flmaya kat›lanlar›n sayg›nl›¤› veya güvenilirli¤i bu onursal yazar nedeni ile az›msanm›fl olmaktad›r. Gölge yazarl›k teri- 26 - Bilimsel Araflt›rmada Etik ve Sorunlar›

Bilimsel Araflt›rmada Yap›lmas› Gerekenler

minin genellikle ilaç firmalar›n›n bilimsel araflt›rmalar›ndan kaynakland›¤› söylenir. Ciddi bilimsel dergilerin, ilaç firmalar›ndan do¤rudan yay›n kabul etme konusunda halen bir direniflleri vard›r. Bunu bilen firmalar, araflt›rma konusunda isim yapm›fl ve kendileriyle ba¤lant›s› olmayan bir araflt›r›c›n›n ad›n› yazarlar listesinde göze çarpan bir yere koyabilirler. Bu uygulama, araflt›rman›n yay›na kabul edilmesini kolaylaflt›r›r. Ancak, böyle bir gölge yazarl›k genellikle belirli bir para karfl›l›¤›nda sa¤lan›r. Etik aç›s›ndan kabul edilebilir olmayan bu durum, daha çok bat› literatüründe ortaya ç›km›fl bir etik sorundur. 2. Arma¤an Yazarl›k (Gift Authorship) ‹kinci sorun, arma¤an yazarl›k fleklinde ifade edilmektedir. Burada çal›flmay› as›l yürüten k›demli araflt›r›c›, bu çal›flma ile hiç ilgisi olmayan veya pek az ilgisi olan kiflileri yazar listesine ekler. Bu zorla olabilir; örne¤in, genç bir araflt›r›c›n›n baz› hocalar›n› yay���n listesine koymaya zorlanmas› gibi. Ülkemizde bunun örnekleri çoktur. Bir baflka örnek, yay›n say›lar›n› art›rmak için baz› anlaflmal› gruplar›n oluflturulmas›nda görülür. Örne¤in, t›pta birbirine yak›n A,B ve C bilim dallar›nda, her grup yapt›¤› çal›flmaya di¤er çal›flma gruplar›n›n ad›n› ekler. Böylece araflt›r›c›lar›n yay›n listeleri kabart›l›r. Bilim At›f Dizini (Science Citation Index - SCI) taramas› alt›ndaki hakemli dergilerde bunlara karfl› baz› önlemler al›nmaya bafllanm›flt›r. Bu dergilerin editörleri, yazarlar listesindeki her yazar›n çal›flmaya olan katk›s›n›n aç›k bir flekilde belirtilmesini istemektedir. Birçok bilim dergisi yazarlar listesine, ancak do¤rudan ve temel katk›s› olan kiflilerin konulmas› üzerinde durmakta ve tüm yazarlar›n imzas›n› tafl›yan ve makaledeki her konuda tüm yazarlar›n fikir birli¤i içinde olduklar›n› bildiren bir belgeyi yay›ndan önce istemektedir.

Yöntemler Bilim adamlar› kendi çal›flmalar›ndaki gereç ve yöntemleri çok aç›k ve ayr›nt›l› bir flekilde yazmal›d›rlar veya ayr›nt›l› yaz›lm›fl önceki bir makaleyi kaynak göstermelidirler. Böylece okuyucu, benimsenen yaklafl›mlar›n de¤erini yarg›lama olana¤›n› elde eder. Baflka araflt›r›c›lar, e¤er dilerlerse, Bilimsel Araflt›rmada Etik ve Sorunlar› - 27 -


Bilimsel Araflt›rmada Yap›lmas› Gerekenler

ayn› nitelikte gereçleri ve yöntemleri kullanarak sonuçlar› yeniden gözden geçirebilirler (Metodoloji konusu yukar›da ayr›nt›l› olarak ele al›nm›flt›r).

Kaynak Gösterme (At›flar, Göndermeler) Bilimsel makalede, ayn› konuda çal›flm›fl olan önceki araflt›r›c›lar›n çal›flmalar›n›n kaynak gösterilmesi çok önemlidir. Bu flekilde konu ile ilgili, kabul görmüfl veya tart›flmal›, bas›lm›fl bilgilerle yay›mlanmakta olan makale aras›ndaki iliflki sa¤lanm›fl olur. Ayr›ca, kaynak gösterme daha baflka amaçlara da hizmet eder; örne¤in, di¤er araflt›r›c›lar›n çal›flmalar›na sayg› gösterilmifl böylece, önceki bilim insanlar›n›n düflün ürünlerine karfl› bilim eti¤i aç›s›ndan da do¤ru davran›lm›fl olur. Göndermeler okuyucuyu ek bilgi kaynaklar›na yöneltir ve önceki bilimsel sorulardaki anlaflmazl›klara iflaret eder. Makalenin yazarlar› gösterilen kaynaklar arac›l›¤›yla yeni bilgi ve varsay›mlar› için destek alm›fl olurlar. Di¤er araflt›r›c›lar›n çal›flmalar›n›n kaynak gösterilmesi, yaz›lan makalenin s›n›rlar› içinde kusursuz ve eksiksiz yap›lmal›d›r. Kaynak göstermede baz› kas›tl› davran›fllar da söz konusu olabilir. Örne¤in, baz› araflt›r›c›lar ulusal duygularla kendi ülkelerindeki araflt›r›c›lar›n çal›flmalar›n›n kaynak gösterilmesine a¤›rl›k verir (‹ngiliz ‹ngiliz’e, Frans›z Frans›z’a gibi). Oysa, bilimsel bilginin ulusal niteli¤i yoktur; bilim ve bilgi evrenseldir. Yazar grubunun kendilerinden önce yap›lm›fl olan benzer bir çal›flmay› görmezden gelmeleri bir etik sorundur. Bilim insanlar›, di¤erlerinin çal›flmalar›n› kaynak göstermek bak›m›ndan devaml› olarak ihmalkâr davrand›klar›nda kendi kariyerlerinde güç durumlara düflebilirler. Bir bilim insan›n›n yay›mlanm›fl yaz›lar›, o kiflinin bilime yaklafl›m›n› gösterir; ne kadar aç›k ve dürüst oldu¤u konusunda önemli bir fikir verir. Ayr›ca araflt›rmac›lar›n bilimsel katk›larla dolu üretkenliklerinin meslektafllar›nca takdir edilmesinin, an›msanmas›n›n ve onurland›r›lmas›n›n en iyi ifadesi, çal›flmalar›n›n kaynak gösterilmesidir. Hakemli dergilerde, kaynak gösterme ihmalleri ve eksiklikleri genellikle hakemler taraf›ndan giderilmeye çal›fl›l›r ve gerekli uyar›lar yap›l›r. E¤er bu konuda hakemlerin gözünden kaçm›fl eksiklik ve yetersizlik varsa, birçok - 28 - Bilimsel Araflt›rmada Etik ve Sorunlar›

Bilimsel Araflt›rmada Yap›lmas› Gerekenler

dergide bulunan ‘Yazarlara Mektup’ bölümlerine yazarak kaynak göstermede eksi¤i olan makalenin yazar›n› uyarmak mümkündür.

Bilimsel Yay›nlarda Teflekkür Konusu Bilimsel makalede üç farkl› tür katk›ya teflekkür etme olana¤› vard›r. Bunlardan birincisi, araflt›rman›n yürütülmesine ve/veya makalenin haz›rlanmas›na teknik ve sekreterlik hizmeti sa¤layanlara teflekkür edilmesidir. ‹kincisi, araflt›rma bitmeden önce veya bittikten sonra ayn› kurumda veya baflka kurumlarda çal›flan baz› bilim adamlar›n›n fikirleri al›nabilir; düflünce ve elefltirilerinden yararlan›labilir. Gelenek, böyle durumlarda bu bilim adamlar›na teflekkür edilmesini öngörür. Üçüncüsü ise, bilimsel araflt›rman›n tümüne veya bir bölümüne parasal destek veren kurulufllara teflekkür edilmesidir. Burada, etik aç›dan önemli olabilecek konu, araflt›rmac›n›n destekleyen kurumlar› (örne¤in bir ilaç firmas›n›, özel bir endüstri ya da kamu kuruluflunu) makalede eksiksiz olarak belirtmesidir.

Hakemli Dergilerde De¤erlendirme (Peer Review) Makale, yaz›lmas› bittikten sonra hakemli dergilerden birine gönderilir. Editör ve belirledi¤i hakemler makaleyi bilimsel özgünlük, yöntem ve etik vb. aç›lardan de¤erlendirirler. Bu süreçte bilimsel makaleyi ilk önce derginin sorumlu editörü inceler ve makalenin içeri¤ine göre yak›n konularda uzman olan hakemlere (dan›flmanlara) yollar. Hakemlerin say›s› genelde 1-4 aras›nda de¤iflir. Hakemler gönderilen makalede iki kurala uymak zorundad›rlar. Birincisi, kendilerine verilmifl olan sürede (bu süre genellikle 15 gün-2 ay aras›nda de¤iflir) makaleyi yeterli bir flekilde incelemeleri, bu süreyi aflmamalar› ve makaleyi haks›z flekilde geciktirmemeleridir. ‹kinci kural ise, gönderilen makalenin bir s›r olarak saklanarak içindeki verilerden kimseye söz edilmemesi, bunlar›n kullan›lmamas›d›r. Sonunda, genellikle hakem görüflleri do¤rultusunda, editör makalenin ya reddedilmesine ya da do¤rudan veya yeniden düzenlendikten sonra bas›lmas›na karar verir. Yazar-editör-hakem üçlüsü aras›ndaki bu sistem genellikle çok iyi yürür. Baz› durumlarda bu üçlünün herhangi birinden kayBilimsel Araflt›rmada Etik ve Sorunlar› - 29 -


Bilimsel Araflt›rmada Yap›lmas› Gerekenler

naklanan kusurlu bir davran›fl ortaya ç›kar. Söz konusu üçlü içinde, etik aç›dan editör ve hakemlerden kaynaklanabilecek sorunlara afla¤›da de¤inilecek, yazardan kaynaklanabilen sorunlar ise III. Bölümde ayr›nt›l› olarak ele al›nacakt›r. Genelde, bilimsel dergilerin editör ve hakemleri bilim dünyas›nda tan›nm›fl, alanlar›nda sayg›nl›k kazanm›fl kifliler aras›ndan seçilirler. Ancak, flunu da kabul etmek gerekir ki, bilimsel araflt›rmalar›n dünyadaki ivmesinin artmas›, birçok ünlü bilim laboratuar› veya kurumunu yo¤un bir rekabet içine sokmufltur. Bu kurum ve laboratuarlar›n bafl›ndaki bilim adamlar› bu yar›flma ortam› içinde, hakem ve hatta editör olarak bir di¤erine ait yeni bilgileri ele geçirebilecek konumdad›rlar. Burada, bilimsel ç›kar çat›flmas› (conflict of interest) önem kazan›r. Editörün makaleyi, yazarlarla özel bir iliflkisi olan ya da onlarla birlikte çal›flan vb. kiflilere göndermemesi gerekir. Hakemlerden de, herhangi bir ç›kar çat›flmas› oldu¤u zaman (örne¤in makaledeki verilerden do¤rudan yararlanabilme durumu), editörü uyar›p hakemlik görevini geri çevirmeleri ya da kendi görüfllerinin editör ya da baflka bir tarafs›z kifli taraf›ndan de¤erlendirilmesini istemeleri beklenir. K›sacas›, editör veya hakemden kaynaklanan etik d›fl› davran›fl da olabilmektedir. Bilimsel etik literatüründe bunlara ait örnekler vard›r. Görüldü¤ü gibi, bilim dergileri de sorumluluk tafl›maktad›rlar. Bu dergilerin ‘Yazarlara Bilgi’ rehberi aç›k ve uluslararas› yay›n uygulamalar›nda en iyi sonucu sa¤lamaya yönelik olmal›d›r. Esas›nda yay›na kabul etme kurallar›n›n alt› iyice çizilmifltir. Editör grubu ve hakemler listesi aç›k flekilde bas›l›r; bu listenin d›fl›nda kal›p hakemlik yapanlar›n da adlar› periyodik olarak yay›mlan›r. Birçok dergide bilimsel makale yazarlar›n›n ve kurumlar›n›n kimli¤i kapat›larak hakemlere gönderilir. Hakemin yazarlar› tan›mamas›na özen gösterilerek daha fazla nesnellik ve yans›zl›k sa¤lanma¤a çal›fl›l›r. Ayr›ca, elefltirilen makalede hakem raporlar›, geri bildirim (feedback) olarak yazarlara gönderilir. Makale, bilimsel dergi taraf›ndan reddedildi¤i zaman araflt›rma grubu üyeleri bilimsel elefltirileri iyice de¤erlendirmeli ve çal›flmalar›n› yeniden gözden geçirmelidirler. Hakemlerin belirtikleri eksiklikler ve hatalar dü- 30 - Bilimsel Araflt›rmada Etik ve Sorunlar›

Bilimsel Araflt›rmada Yap›lmas› Gerekenler

zeltilmeli ve bu elefltiriler do¤rultusunda makale yeniden yaz›lmal›d›r. Baz› durumlarda hakem raporlar› çal›flmada varsay›m, tasar›m, uygulama ya da de¤erlendirme aç›lar›ndan köklü eksiklikleri ortaya koyabilir. Çal›flman›n bafltan ele al›nmas›n› gerektiren böyle bir durumda makale iptal edilir. Bu tür bir çal›flma kesinlikle ‘aradan s›yr›l›r’ beklentisi ve umuduyla baflka bir dergiye gönderilmemelidir.

Bilimsel Bilginin Tan›t›m› Ulafl›lan bilginin bilim dünyas›na tan›t›lmas›, araflt›rman›n ve sonuçlar›n›n bir bilimsel makalede gösterilerek tercihen uluslararas› bir dergide yay›mlanmas› ile sa¤lan›r. Ancak araflt›rma sonuçlar›, bas›lmadan önce veya sonra, di¤er yollarla da bilim dünyas›na ve/veya kamuoyuna tan›t›labilir. Bu tan›tman›n en kolay ve h›zl› yolu araflt›rma sonuçlar›n›n uluslararas› bilimsel kongrelerde sunulmas›d›r. Kongrelerde sunum konferans, panel, sözel bildiri veya poster bildirisi olarak yap›labilir. Ancak, ön tan›tmalar›n say›s› olabildi¤ince aza indirilmelidir. Araflt›rma sonuçlar›n›n, makale bilim dergisinde yay›na kabul edildikten sonra kongrelerde sunulmas› daha sa¤l›kl› olacakt›r. Baz› durumlarda yeni bilgilerin bilim kamuoyuna çok h›zl› bir flekilde duyurulmas› gerekir. Bunun için h›zl› yay›n yapan dergiler tercih edilebilir. Bu yaklafl›m, kongrelerde hakem kontrolü olmadan araflt›rman›n sunulmas›ndan daha do¤rudur. Günümüzde tüm alanlarda ve özellikle t›p alan›nda düzenlenen pek çok say›da kongreye yollanan bildirilerin ço¤unlu¤u, yeterince özen gösterilmeden, özetler kitab›nda bas›labilmektedir. Ancak, bu yol yeni bilginin ortaya konmas› ve bilim dünyas›nda yerini almas› bak›m›ndan pek önem tafl›mayacakt›r. Yinelemek gerekirse, en iyi yol makaleyi Bilimsel At›f Dizini (Science Citation Index - SCI) taramas› kapsam›nda olan uluslararas› araflt›rma dergilerine bir an önce göndererek bas›lmas›n› beklemek olacakt›r. Di¤er yandan, makalenin bir an önce kabul edilip bas›lmas›nda acelecilik araflt›r›c›y› yanl›fl bir bilim dergisini tercihe sevk etmemelidir. Bilimsel araflt›rma dergilerini, kendilerine sunulan makaleleri reddetme oranlar›na, kabul ederek yay›mlad›klar› makalelerin genel niteli¤ine ve bunlara yap›lan ortalama at›f say›lar›na dayal› etkileme ve a¤›rl›k katsay›lar›na (impact factor) Bilimsel Araflt›rmada Etik ve Sorunlar› - 31 -


Bilimsel Araflt›rmada Yap›lmas› Gerekenler

göre, bafll›ca üç gruba ay›rmak mümkündür: 1. Bilgilerin genifl gruplar› ilgilendirebilece¤i dergiler: örne¤in, Nature ve Science (t›pta New England Journal of Medicine ve Lancet, fizikte Physical Review Letters) gibi. Bu dergilerin makale reddetme oran› %85-90 civar›ndad›r. 2. Belirli bir alt uzmanl›k dal›nda veya belirli konuda yay›n yapanlar: örne¤in, Advanced Nuclear Physics, American Journal of Human Genetics, Biochemistry, t›pta Brain, Blood ve Circulation, vb. gibi. Bunlar, kendilerine yollanan yaz›lar›n %60-75'ini reddederler. 3. Ücret karfl›l›¤› makale yay›mlayan dergiler (pay journals) üçüncü grubu olufltururlar. Bunlarda elbette, yollanan makalelerde belirli bir standart olmas›n› isterler, ancak, s›n›rl› ölçüde ilgi çekebilecek bir makaleyi de basarlar ve bu bas›ma karfl›l›k yazarlardan belirli bir ücret al›rlar. Bu dergilerin makale reddetme oranlar› %5-15 kadard›r. Burada flu noktay› da belirtmek gerekecektir: Son y›llarda etkileme ve a¤›rl›k katsay›s› ( impact factor) yüksek olan baz› dergiler de -özellikle ikinci grup dergiler- sayfa veya makale bafl›na belirli bir ücret talep etmektedirler. Kuflkusuz, bunlar› parayla yay›nlanan dergilerden ayr› tutmak gerekir. Özellikle ilaç firmalar›, yapt›klar› araflt›rmalarda elde edilen sonuçlar›n (Faz I, II, III) bir an önce yay›mlanmas›n› istemektedirler. Her ne kadar bu firmalar yapt›klar› araflt›rmalar›n birinci ve ikinci grup dergilerde yay›mlanmas›na özen gösterirlerse de, ticari öncelikler nedeniyle, bu gibi araflt›rmalar›n bir k›sm›n›n ücret karfl›l›¤›nda makale yay›mlayan dergilerde bas›lmas›na da göz yumduklar› görülmektedir. Ayr›ca, uzmanl›¤a hitap eden baz› dergilerde bir makale, bilim ve etik ilkelerini do¤ru flekilde yerine getirmifl olsa bile, ortalama okuyucunun ilgisini yeterince çekmeyece¤i endiflesi ile bas›lmayabilir. Bu durumda, makalenin üçüncü grup dergilerde bas›lmas› mümkündür. Araflt›rman›n tan›t›lmas›nda ulusal ve uluslararas› toplant›larda sunum, yukar›da da belirtildi¤i gibi önemli bir etmen olabilirse de, bunun belirli bir say› ile s›n›rlanmas› gerekir. Bir araflt›rma ve bununla ilgili bilimsel makalenin birkaç uluslararas› toplant›da tan›t›lmas› do¤ald›r. Ancak, bu sa- 32 - Bilimsel Araflt›rmada Etik ve Sorunlar›

Bilimsel Araflt›rmada Yap›lmas› Gerekenler

y›n›n yüksek olmas› halinde, araflt›r›c›n›n bunu sadece bilimsel kayg›larla yapmad›¤›, afl›r› meslek h›rs› aç›s›ndan araflt›rmas›n› kulland›¤› öne sürülebilir. Yeni bilimsel bilginin yans›mas›n›, de¤erini ve kal›c›l›¤›n› ölçebilecek mükemmel bir yöntem yoktur. Bu konuda en önemli ipuçlar›, yay›mlanan makalenin daha sonra baflkalar›n›n makalelerinde kaynak olarak gösterilmesiyle elde edilir. Bu nedenle, bir makalenin di¤erleri taraf›ndan kaynak gösterilme say›s› önemli bir ölçüttür. Ancak, kaynak göstermede de baz› önemli noktalar›, örne¤in, moda konularda yap›lan araflt›rmalar›n (kanser araflt›rmalar›, genetik çal›flmalar gibi) daha yüksek oranda kaynak gösterildi¤ini unutmamak gerekir. Oysa, çok özel bir konudaki bir bilimsel makaleye çok fazla gönderme yap›lmayabilir. Bu düflük say› her zaman araflt›rman›n de¤ersiz oldu¤unu göstermez. Daha önemlisi, bilimsel makalenin ‘derleme makalelere’ ve klasik kitaplara geçmesidir. Yeni bilginin klasik kitaplara girmesi o makalenin de¤erinin en önemli ölçütlerinden biridir. Araflt›rman›n sonucu teknolojiye yans›yabilir, medyaya da yans›yabilir. Medyaya yans›mas›nda araflt›r›c› grubun çok dikkatli olmas›, bilimsel amaçlar d›fl›nda medyadan yararlanmamaya veya medya taraf›ndan kullan›lmamaya özen göstermesi gerekir. Çal›flman›n medyaya yans›mas› bireysel gösteriye dönüfltürülmemelidir. Araflt›r›c›, yapt›¤› araflt›rmalar›n etkinli¤i ve bilime yapt›¤› katk›lar›n önemi do¤rultusunda bilim dünyas›nda tan›n›r. Bunun sonucu olarak, uluslararas› dergilerin editör kurullar›na seçilebilir veya dergiler yapt›¤› çal›flmalara benzer konulardaki makaleler için hakemlik yapmas›n› isteyebilirler. Bunlar, birçok bilim insan›n›n ulaflt›¤› en yüksek bilimsel düzeylerdir. Ayr›ca, bu kimseler ��al›flt›klar› üniversitede veya uluslararas› bilim derneklerinde baz› idari görevler alabilir. Bunlar da sayg›de¤er yükselmelerdir; ancak, bilimde en çok amaçlanan bu de¤ildir. Burada flu önemli dengeye çok dikkat etmek laz›md›r: Kiflinin, yapt›¤› çal›flmalardan çok uluslararas› kongrelerde çok s›k bulunmas›, kongreler düzenleme gibi giriflimci tav›rlar›, bilim derneklerine yak›n olmas› ve bilimle ilgisi olmayan iliflkilerle birtak›m kiflisel ilerlemeler sa¤lamas› ünlü olmas›na neden olabilir ve bu kifli bu ününü bilim alan›nda da kullanabilir. Ancak, bu tav›rlar uygun bilimsel çal›flmalar ve katk›larla birlikte olmad›¤› takdirde, bir ‘bilimsel aflama’ olarak kabul edilemez. Ne yaz›k ki, dünyada ve ülkemizde bu tür etkinliklerle çevrelerinde bilimsel sayg›nl›k kazanmak isteyenler ortaBilimsel Araflt›rmada Etik ve Sorunlar› - 33 -


Bilimsel Araflt›rmada Yap›lmas› Gerekenler

ya ç›kmaktad›r. Bunlar genellikle showman özelliklerini sonuna kadar kullan›rlar. Genç bilim insan› adaylar›n›n bu gibi bireyleri iyi tan›malar› ve gerçek bilim insanlar›ndan ay›rt etmeleri çok önemlidir. Gerçek bilim insanlar›n›n bu kolayc› yola sapmamalar› gerekir.

III. B‹L‹MSEL ARAfiTIRMALARDA KUSURLU DAVRANIfiIN TANIMI VE NEDENLER‹

Bilimde Etik D›fl› Davran›fl Bilimsel araflt›rma sonuçlar› bilimin kendi do¤as›ndan gelen geçicilik, de¤iflebilirlik ve geliflebilirlik özelliklerini tafl›rlar. Bilim insanlar› biyolojik veya fiziksel dünyan›n baz› yönlerini tam bir kesinlikle tan›mlam›fl olduklar›n› kan›tlayamazlar. Bu aç›dan bak›l›rsa, tüm bilimsel sonuçlar elefltiriye aç›kt›r. Esasen bilim insan›nda bulunmas› gereken özelliklerden biri de sorgulamakt›r. Sorgulamak di¤er ö¤elerle birlikte daha yeni ve özgün bilgilerin geliflmesine yol açar. Bilim insan›nda genellikle bulunan özellikler bilme arzusu ve merak (curiosity), gerçekleri sezme ve alg›lama gücü (intuition) ve yarat›c›l›kt›r (creativity). Bu yetenekler baz› bilim adamlar›nda yeterince bulunmayabilir. Ancak, bilimde kuflkuculu¤u elden b›rakmamak hem yeni bilgilere aç›l›m› sa¤lar; hem de baflkalar› taraf›ndan yap›lm›fl araflt›rmalardaki yanl›fll›klar›, ihmalleri ve etik d›fl› davran›fllar› görmeye yol açar. ‹nsan hatas›ndan kaynaklanan yanl›fllar bilimsel araflt›rmalarda da bulunabilir. Bilim insanlar›n›n s›n›rs›z çal›flma zaman› yoktur ve s›n›rs›z kaynaklara da sahip de¤illerdir. Bu nedenle sorumluluk duygusu yüksek, dürüst bir bilim insan› bile hata yapabilir. Bu tür bir hata ortaya ç›kar›ld›¤›nda hatay› yapan taraf›ndan kabul edilmelidir. Daha da do¤rusu, makalenin bas›ld›¤› dergide bir düzeltme yay›nlanmal›d›r. Bilim insanlar› hatay› kabullenme ifllemini ne denli çabuk ve aç›k olarak yaparlarsa, sayg›nl›klar›n› o - 34 - Bilimsel Araflt›rmada Etik ve Sorunlar›

Bilimsel Araflt›rmada Etik ve Sorunlar› - 35 -


Bilimsel Araflt›rmalarda Kusurlu Davran›fl›n Tan›m› ve Nedenleri

ölçüde korumufl olurlar. ‹hmallerle dolu ve disiplinsiz yürütülmüfl bir bilimsel araflt›rmada ise yap›lan hatalar hoflgörü ile karfl›lanamaz. Dikkatsizlik, acelecilik ve özensizlik sonucu ortaya ç›kan hatalar çal›flmay› bilimin gerektirdi¤i standartlarla ba¤daflt›rmaz. Baz› bilim insanlar›n›n üzerlerinde hissettikleri bask›lar kendilerini bilimsel araflt›rmada aceleci olmaya zorlayabilir; çok say›da yay›n yapma güdüsü çal›flma niteli¤ini standard›n alt›na düflürebilir ve bilimsel baflar›y› azaltabilir. Bu güdüyü tafl›yan araflt›r›c›lar araflt›rma sonuçlar›n› yapay bir flekilde bölerek birkaç ayr› yay›n yapmaya çal›flabilirler, dilimleme (salami slicing) yoluna gidebilirler veya araflt›rma sonuçlar›n› iki ayr› yerde yay›mlayabilirler (duplication). Bu, fark edildi¤i takdirde etik bir sorun olarak kabul edilir. Bu tür bask›lar ve güdülerle bilimde niteli¤in feda edilmesi, sonuçta, yazar›n kendisine zarar veren bir olaya dönüflür. Yay›n listesinin çok uzamas› bir bilim insan›n›n bilimsel sayg›nl›¤›n› her zaman art›rmaz. Niteli¤in önemini yans›tmak bak›m›ndan baz› enstitüler ve federatif kurulufllar (ABD ve Avrupa'da) son zamanlarda yay›n say›s›na ölçülü bir s›n›r koyan politikalar benimsemeye bafllam›fllard›r. Bunlar bireyin ifle atanmas›, akademik yükselmesi veya araflt›rmalar›na maddi destek (grant) almas›nda de¤erlendirilmektedir. Bilime, önlenebilir yanl›fllar› sokmak, hatalar veya ihmallerle dolu araflt›rmalar yapmak, bu hatalar daha sonra düzeltilse bile bilime zarar verebilecektir. Bilim ortam›ndaki kuflkuculuk araflt›rmalarda yap›lan bu tür hatalar› zamanla ortaya ç›karacak ancak bu, gereksiz yere zaman harcanmas›na neden olacakt›r. Bilim dünyas› daha önceki araflt›r›c›lar›n yapt›klar› çal›flmalara güvenmeli ve onlar›n üzerine yeni bilgiler gelifltirme çabas› içine girmelidir. Emek ve zaman yanl›fllar›n düzeltilmesi için yitirilmemelidir. Dürüstçe çal›fl›rken yap›labilen yanl›fllar ile disiplinsiz çal›flma sonucu ortaya ç›kan yanl›fllardan baflka üçüncü bir kategori daha vard›r. Bu da do¤rudan ve istemli olarak yalan söyleme ve aldatma, hatta kas›tl› yan›ltma eylemidir. Bunlara topluca bilimde etik d›fl› ya da kusurlu davran›fl (scientific misconduct) ad› verilir. Bilimde etik d›fl› davran›fl için aldatmaca ya da doland›r›c›l›k (scientific deception veya fraud) terimleri de - 36 - Bilimsel Araflt›rmada Etik ve Sorunlar›

Bilimsel Araflt›rmalarda Kusurlu Davran›fl›n Tan›m› ve Nedenleri

kullan›l›r. ABD Sa¤l›k Bakanl›¤› Sa¤l›k ve ‹nsan Servisleri Bölümü 1989'da ilk kez ‘scientific misconduct’terimini kullanm›fl ve kendilerine göre tan›m›n› yapm›flt›r: "Bilimsel bir ortam içinde araflt›rman›n amaçlanmas›, tasar›m›, iletilmesi veya rapor edilmesi için genel olarak kabul edilen kurallardan ciddi flekilde sapma; yalan söyleme ve uydurma (fabrication); tahrif veya taklit etme veya de¤ifltirme (falsification); afl›rmac›l›k (plagiarism) veya benzer uygulamalara bilimde etik d›fl›, uygunsuz ya da kusurlu davran›fl (scientific misconduct) ad› verilir (DHHS, Federal Register, 254, 32446, 1989)". Bu kurulufl ‘fraud’ yani hile yapma, doland›r›c›l›k anlam›na gelen kelimeden sak›n›lmas› gerekti¤ini bildirmifltir. Ayn› kurulufl 1995'te bilimde etik d›fl› davran›fl (scientific misconduct) tan›mlamas›n› yenilemifltir. Bu yenileme gereksinimi, parasal destek sa¤lama ya da yay›n amaçl› hakemli de¤erlendirme (peer review) sürecinde baz› dergi editörleri veya hakemlerin yeni bilgileri usulsüzce kullanmalar›ndan kaynaklanm›flt›r. Bütün bu çal›flmalara ra¤men, bilimde etik d›fl› davran›fl konusunda s›n›rlar› çizilmifl ve bilim dünyas›n›n kabul etti¤i bir tan›mlama henüz yoktur. Bilimde etik d›fl› davran›fl genelde bilimsel makalenin dergiye gönderilmesi ile birlikte bafllayan süreçte ortaya ç›kar. E¤er bilimde bu tür bir davran›fl olay› ortaya ç›km›flsa, yazar-editör-hakem üçlüsünden herhangi biri bundan sorumlu olabilir. Bilimde kusurlu davran›fl büyük ço¤unlukla makaleyi gönderen yazardan kaynaklan›r. Çok seyrek olarak da editör veya hakemden kaynaklanan kusurlu bir davran›fl olabilir. ABD'de yap›lm›fl bir istatisti¤e göre, bilimsel araflt›rmalar›n %0.1-0.4’ünde etik d›fl› davran›fl olmaktad›r. Hatta ilaç kullan›m› ile ilgili klinik çal›flmalarda bu oran›n %5’e dek ç›kt›¤› bildirilmifltir. Bir di¤er çal›flmaya göre, ABD Ulusal Sa¤l›k Enstitüsü'ne (National Institute of Health) gönderilen her 2000 araflt›rma projesinden yaklafl›k birinde de¤iflik türde etik d›fl› davran›flla karfl›lafl›lmaktad›r. Bilimde etik d›fl› davran›fl türleri afla¤›da yeniden ele al›nm›flt›r:

Disiplinsiz (Dikkatsiz veya Özensiz) Araflt›rma Bunlar, yukar›da de¤inilen, kas›tl› olmayan baz› hatalar›n yap›lm›fl olBilimsel Araflt›rmada Etik ve Sorunlar› - 37 -


Bilimsel Araflt›rmalarda Kusurlu Davran›fl›n Tan›m› ve Nedenleri

du¤u araflt›rmalard›r. Burada araflt›r›c› iyi niyetli oldu¤u halde bilmeden hatalar yapar. Genellikle bunlar, telafi edilmesi mümkün olan ve bilime büyük zarar vermeyen olaylard›r. Asl›nda ciddi bilim dergilerinde editör-hakem ikilisi bu hatalar› tafl›yan makalelerin yay›mlanmas›n› en aza indirir.

Yinelenen Yay›n (Duplication) Yinelenen yay›n, ayn› bilimsel araflt›rman›n birden çok dergiye yollanarak yay›mlanmas› olay›d›r. Mizahi bir terimle salam dilimleme de (salami slicing) denir. Tüm araflt›rma makalesi do¤rudan iki ayr› dergide yay›mlanabilece¤i gibi, gereksiz yere bölünerek ve hafifçe de¤ifltirilerek birden çok dergide yay›nlat›labilir. Bilimsel dergi editörleri bu s›k görülen durumdan çok flikâyetçidirler ve yollanan makalenin baflka yerde yay›mlanmayaca¤›na dair ‘yaz›l› olur’ isterler. Ayr›ca, baz› bilim dergileri daha önce kendilerinde yay›mlanm›fl makalelerin baflka dergilerde ç›kmas› durumunda bunu aç›kça ilan ederler. Baz› bilimsel dergiler bu tip yazarlar› kara listeye al›rlar.

Sahtecilik, Sapt›rma veya Aldatmaca (Falsification) Sahtecilik bilimsel verileri istemli olarak de¤ifltirme olgusudur. Burada ya do¤rudan do¤ruya deney verileri üzerine baz› istatistik manipulasyonlar yap›lm›flt›r, ya da ortaya ç›kan verilerin en uygun olanlar› al›n›p uygun olmayanlar› at›lm›fl, böylece ahlak d›fl› bir yoldan bilimsel varsay›mlar güçlendirilmeye çal›fl›lm›flt›r. Bu gibi sahtecilik olgular› muhtemelen daha s›kt›r; çünkü bunlar›n ortaya ç›kart›lmas› zordur. Bu nedenlerle ciddi bilim dergileri verilerin ve kullan›lan istatistik yöntemlerin çok ayr›nt›l› flekilde yaz›lmas›n› isterler.

Uydurmac›l›k (Fabrication) Kuru laboratuarc›l›k (dry labbing), masa bafl› araflt›rma (desk research) gibi terimler de uydurmac›l›¤› belirtmek için kullan›lmaktad›r. Bu- 38 - Bilimsel Araflt›rmada Etik ve Sorunlar›

Bilimsel Araflt›rmalarda Kusurlu Davran›fl›n Tan›m› ve Nedenleri

rada kifli, hiç araflt›rma yapmad›¤› halde veya yar›m-yamalak verileri alarak çok uygun yöntemler kullanm›fl ve çok uyumlu veriler elde etmifl gibi sözde bir bilimsel makale yazar. Bu tür uydurma yay›nlar çok önemli araflt›rma merkezlerinden de ç›kabilmektedir. Daha da kötüsü, bu hayal gücüne sahip, çal›flmadan sonuçlar uyduran kiflilerin baz› araflt›rmalar›n›n bilimsel ve ekonomik destek ald›¤› bile görülmüfltür. Böylesi makalelerin etkileme ve a¤›rl›k katsay›s› (impact factor) ve makale reddetme oran› yüksek olan ciddi bilimsel dergilerde bas›lma oran› düflüktür. Makaleyi para karfl›l›¤› basan dergilerde uydurmac›l›k daha s›k görülebilmektedir. Daha önce söz edilen bu tür dergilerin etkileme ve a¤›rl›k katsay›s› çok düflüktür ve ço¤u SCI taramas› içine girmemektedir.

Afl›rmac›l›k (Plagiarism) Afl›rmac›l›k için haks›z kullanma, kendi ad›na geçirme, intihal, ya¤mac›l›k ve korsanl›k gibi terimler de kullan›lm›flt›r. Temelde afl›rmac›l›k baflkalar›na ait olan araflt›rma verilerinin, oldu¤u gibi, kaynak bildirilmeden ve kendi araflt›rma verileri imifl gibi yay›mlanmas›d›r. Hakemle de¤erlendirme -peer review- sisteminde hakemin, kendisine yollanan bilimsel makaledeki yeni yöntem veya bilgiyi kaynak bildirmeden kullanmas›, haks›z kullanma, kendi ad›na geçirme ya da uygunsuz mal edinme -misappropriation- olarak isimlendirilir. Afl›rma (plagiarism) için daha genifl bir tan›mlama da flöyle yap›labilir: Bir baflkas›na ait olan bir fikrin, buluflun, araflt›rma sonuçlar›n›n veya araflt›rma ürünlerinin bir bölümünün ya da tümünün, hatta kitaplar›n tümünün ya da bir bölümünün kaynak gösterilmeksizin istemli olarak kopya ya da tercüme edilip yazar›n kendi üretimi imifl gibi gösterilmesine afl›rma denir. Afl›rma çalma, ya¤malama anlam›na gelir. Afl›rmac›l›k aç›s›ndan bilimsel yay›n ile popüler-e¤itimsel yay›n aras›nda bir ayr›m yapma gere¤ini tart›flanlar ve popüler yay›nlarda yazar›n daha serbest ve özgür b›rak›lmas› gerekti¤ini öne sürenler vard›r. Ancak, bu görüfl do¤ru de¤ildir. Burada bilimsel bulufl ve özgün araflt›rma verilerinin topluma kazand›r›lmas› söz konusudur. Bu nedenle de tam tersine, bilimsel ürün üretenlere sayg› gere¤i, çok daha dikkatli olmak zorunlulu¤u vard›r. Di¤er bir deyifl ile, afl›rma popüler yay›nlarda da etik d›fl› davran›fl kapsam›na girer. Bir bilim insan›n›n sorumlulu¤u içine kendinin veya Bilimsel Araflt›rmada Etik ve Sorunlar› - 39 -


Bilimsel Araflt›rmalarda Kusurlu Davran›fl›n Tan›m› ve Nedenleri

baflkalar›n›n sonuçlar›n› aç›klarken, bunlar› topluma uygular ve uyarlarken ayn› bilimsel dürüstlü¤ü korumak da girer. Burada bilimsel bilgi, bilim toplulu¤undan ç›kar›larak daha genifl bir toplulu¤a - topluma, kamuoyuna- sunulmaktad›r. Dolay›s›yla, topluma yönelik kitap ve makalelerde de di¤er bilim insanlar›n›n bilimsel ve düflünsel etkinliklerinin ürünlerine ayn› derecede sayg› göstermek gerekir.

Bilimsel Araflt›rmalarda Kusurlu Davran›fl›n Tan›m› ve Nedenleri

d›klar› maddi destekler ile h›zla yay›n yapma¤a zorlanmalar› bir di¤er nedendir. Elde edilen burs, proje veya sanayi deste¤ini yitirmemek için de bilimde etik d›fl› kusurlu bir davran›fla s›¤›n›labilir.

Bilimde Etik D›fl› Davran›fl›n Nedenleri Bilimde etik d›fl› davran›fl›n bafll›ca nedenleri afla¤›da aç›klanmaktad›r: 1. Nedenlerin bafl›nda bireylere akademik aflamalar›n bafllang›c›nda bilimsel araflt›rma e¤itiminin ve disiplininin verilmemesi, bilimsel araflt›rma eti¤inin ö¤retilmemesi yer al›r. 2. Yükselme ve eflitleri aras›nda kabul görme gibi insan do¤as›n›n parças› olan ve insanl›¤›n yapt›¤› at›l›mlarda da belirleyici bir rol oynayan duygular afl›r› h›rs derecesine vard›¤›nda, bilimsel eti¤in çi¤nenmesi olas›l›¤› artabilir. Kendilerine toplumda, üniversite ve bilim çevrelerinde yüksek yer edinme duygular›, genç bireyleri uydurmac›l›k, yinelenen yay›n, sahtecilik veya afl›rmac›l›k gibi etik d›fl› davran›fllara götürebilir. Üne kavuflma ve onu koruma duygular› bilimsel araflt›rmalarda deneyimli ve alan›nda nispeten yer edinmifl bireyleri bile etik d›fl› davran›fllara götürebilir. Ancak bu tür sapk›nl›klar özellikle, bir önceki maddede dile getirildi¤i gibi, bilim kültürünün ve araflt›rma eti¤i normlar›n›n yeterince yerleflmedi¤i, ayr›ca ahlak de¤erlerinin afl›nmaya yüz tuttu¤u toplum ve ortamlarda ve de kiflilik bozukluklar›n›n (yalanc›l›k, psikopatik kiflilik yap›s›, vb) haz›rlad›¤› zeminde geliflme olana¤› bulur. 3. Üçüncü neden, fazla say›da yay›n yap›lmas› ile bilimde sayg›nl›¤›n her zaman artaca¤› yan›lg›s›d›r ve ayn› çal›flman›n ufak de¤iflikliklerle yinelenerek farkl› dergilerde yay›mlanmas›na (yinelenen yay›na) neden olabilir. (Günümüzde, bilimsel yay›nlar›n say›s› genelde baflar› ölçütü gibi de¤erlendiriliyorsa da, bilimsel niteli¤in nicelikten çok daha önemli oldu¤unun bilinmesi gerekir). 4. Parasal destek alan kurumlar ve burada çal›flan bilim insanlar›n›n al- 40 - Bilimsel Araflt›rmada Etik ve Sorunlar›

Bilimsel Araflt›rmada Etik ve Sorunlar› - 41 -


IV. B‹L‹M ‹NSANI, ET‹K VE TOPLUM

Araflt›rma eti¤i yaln›zca bilimle s›n›rl› soyut bir kavram olmaktan çok genel ahlak ilkelerinin özel bir alandaki yans›mas›n› oluflturur. Di¤er yandan, bilimin do¤as›n›n ve bilimsel geliflmelerin devingenli¤inin ›fl›¤›nda, bilim eti¤i konusunda benimsenen düzenlemelerin genel ve de¤iflmez geçerlili¤inin olmas› da beklenemez. Bu düzenlemelerin geliflmelere ba¤l› olarak zaman içinde yeniden ele al›nmas› gerekebilir. Do¤runun aranmas›na dayal› bir yaflam biçimi seçmifl olan bilim insan›na ahlak-etik ba¤lam›nda çok özel sorumluluklar düflmektedir. Bilim insan› araflt›rma konusunu ve yöntemini kendi seçer, elde etti¤i bulgular› yorumlar, hangi sorulara yan›t gerekti¤ine ve araflt›rman›n hangi aflamada tamamlanm›fl say›laca¤›na karar verir. Toplumu bilim konusunda bilinçlendirme, meslektafllar›yla iflbirli¤i, genç araflt›r›c›lar› e¤itme, onlar› yönlendirme, onlara bir model olma görevlerini üstlenir. Bilim insan› toplumda ahlak de¤erlerinin afl›nd›¤› dönemlerde de savundu¤u ilkeler ve sergiledi¤i yaflam biçimi ile ahlak de¤erlerinin savunuculu¤u görevini üstlenebilmelidir. Bu nedenlerle, bilim insan› temsilcisi oldu¤u bilim toplulu¤unun toplum nezdindeki sayg›nl›¤›na gölge düflürecek davran›fllardan sak›nmal›d›r. Bilim insan›n›n, • profesyonel meslek yaflam› ile ilgili etkinlikleri ihmal etmesi, • di¤er meslektafllar›n›n çal›flmalar›na olumsuz etkilerde bulunmas›, • çal›flt›¤› kurumun araflt›rma kurallar›na uymamas› ve kurallar› boza- 42 - Bilimsel Araflt›rmada Etik ve Sorunlar›

Bilimsel Araflt›rmada Etik ve Sorunlar› - 43 -


Bilim ‹nsan›, Etik ve Toplum

cak durumlara yol açmas›, • araflt›rma grubu çal›flanlar›na ve meslektafllar›na karfl› olumsuz davran›fllar›, • bilimsel araflt›rmalara verilen parasal deste¤i uygunsuz biçimde kullanmas›, • cinsel taciz gibi genel ahlaka ayk›r› davran›fllar›, kabul edilemez. Bunlara cesaret verilmemeli ve bunlara karfl› gerekli yönetsel, sosyal veya hukuksal önlemler al›nmal›d›r. Bilim insan› araflt›rma sonuçlar›n›n do¤a ve toplum üzerindeki etkilerini irdelemek ve bunlara iliflkin uyar›lar› da yapmak zorundad›r. Bilimsel ve teknolojik geliflmeler sonucu toplum ve bilim toplulu¤unun haz›rl›kl› olmadan karfl›laflabilece¤i durumlarda da bilim insan› topluma yol gösterebilmelidir. Günümüzde do¤a, yaflam, sa¤l›k ve hatta sosyal bilimler aras›ndaki ayr›m giderek ortadan kalkmakta, farkl› alanlardaki bilim insanlar› ayn› teknolojileri kullanmaktad›r. Bu alanlar aras›nda giderek etik aç›s›ndan ortak bir anlay›fl›n geliflmekte oldu¤u da gözlenmektedir. Di¤er yandan, yirminci yüzy›lda bilimsel geliflmelerin getirdi¤i yenilikler pek çok aç›dan toplumun ve genelde insanl›¤›n bugün sahip oldu¤u ve inand›¤› ahlak de¤erlerini zorlayan boyutlara ulaflm›flt›r. Toplum, hukuk ve yasalar, bu geliflmelere haz›rl›ks›z yakalanm›fl görünmektedir ve ortaya ç›kan durum, alan gözetmeksizin bilimi ve bilim insanlar›n› bir bütün olarak ilgilendirmektedir.

Bilim ‹nsan›, Etik ve Toplum

uzun erimli sosyal ve etik yans›malar› aç›s›ndan irdelemelidir. Bilginin kendisi yans›zd›r. Ancak toplumsal uygulamada ve bilginin teknolojiye dönüflümünde bilgi yans›z olmaktan ç›kar. Bu nedenle bilimsel bilgiyi ortaya ç›karacak olan araflt›rman›n etik olarak toplumca kabul edilebilirli¤inin de de¤erlendirilmesi gerekir. Bilim insanlar›n›n yan› s›ra, toplum da giderek araflt›rmalarda daha fazla rol oynamakta, etik sorunlarla ilgilenmektedir. Örne¤in, bir genetik çal›flma için bireylerden kan al›n›r ve yetkili kifli ya da kurumlardan izin ve/veya destek sa¤lan›r. Maddi destek için de dolayl›/dolays›z kamu onay› rol oynar. Buna güncel bir örnek olarak kök hücrelerinin araflt›rmalarda kullan›lmas› verilebilir. Embriyo ve kök hücrelerine dayal› araflt›rmalar, hayvanlar›n kopyalanmas›, genetik yap›s› de¤ifltirilmifl hayvan ve bitkilerin yarat›lmas› ve kullan›lmas› gibi konularda toplumun bilgilendirilmesi zorunludur. Geliflmifl toplumlarda bu konuda ilkelerin belirlenmesinde kamuoyu ve politikac›lar bilim insanlar›ndan daha büyük bir rol oynamaktad›r. Bu nedenle, araflt›rman›n sonuçlar›n›n do¤rulu¤u ve yarar› konusunda toplumun inand›r›lmas› gerekmektedir. Nitekim, genetik yap›s› de¤ifltirilmifl bitkilerin kullan›m›na karfl› geliflmifl olan büyük tepki tüketicinin bilgilendirilmesi ile azalt›lmaya çal›fl›lmaktad›r. Araflt›rman›n insanl›k yarar›na olmas› flartt›r. Örne¤in, biyolojik silah üretmeye ya da toplumun genetik yap›s›nda zay›fl›k aramaya yönelik çal›flmalar etik de¤ildir.

Ortak sorumluluklar›n›n gere¤i, tüm bilim insanlar›n›n bilimsel etkinliklerinin ürünü olan bilginin k›sa ve uzun erimde toplum ve çevre üzerindeki etkileri hakk›nda bilinçli ve toplumun bireylerine gelebilecek zararl› etkilere karfl› haz›rl›kl› olmalar›, toplumu bilgilendirmeleri, uyarmalar› ve ç›kabilecek sorunlara karfl› köklü önlemler düflünmeleri gerekir (Örne¤in deprem çal›flmalar›, nükleer fizik araflt›rmalar›, genetik çal›flmalar, insan genomu projesi, klonlama ve kök hücresi araflt›rmalar›nda oldu¤u gibi). Di¤er bir deyiflle, bilim insanlar› kendi araflt›rmalar›nda k›sa süreli toplumsal etkileri gözden geçirmeli ve araflt›rma sonuçlar›n› olabildi¤ince - 44 - Bilimsel Araflt›rmada Etik ve Sorunlar›

Bilimsel Araflt›rmada Etik ve Sorunlar› - 45 -


V. AKADEM‹K ETK‹NL‹KLER VE ET‹K

Araflt›rman›n yan› s›ra, bilim insan› akademik etkinlikleri kapsam›nda birikimini ve bilgisini meslektafllar›yla paylaflma ve ö¤rencilerine aktarma f›rsat›n› bulur; ayn› zamanda, meslektafllar›n›n bilimsel baflar›m›n›, ödüllendirme ya da yükseltme süreçlerinde, de¤erlendirme sorumlulu¤unu üstlenir. Bilim kurumlar› ve üniversitelerin bilimsel yetkinli¤e dayal› yap›land›r›lmalar› ve iyi e¤itilmifl bilimci kuflaklar›n›n yetiflmesi aç›s›ndan bilim insan›n›n bu sorumluluklar› eksiksiz yerine getirmesi beklenir.

Akademik Yükseltilmede ve Ödüllendirilmede Etik ve Sorunlar Akademik yükseltme akademik kariyerin esas hedefi olarak görülür. Asl›nda, akademik yükseltilme kiflinin baflard›¤› bilimsel ayd›nlanman›n ve e¤itim hizmetinin verdi¤i mutlulu¤un bir izdüflümü olarak görülmelidir ve mutlulu¤un de¤inilen as›l kaynaklar› bütün yükseltilmelere eriflildikten sonra da sürmelidir. Ancak, bu temenni soyuttur ve gerçekli¤i kiflinin içindedir. Akademik yükseltilmelerin örgütsel dinami¤inde ve uygulama sürecinde çarp›tmalar olabilmektedir. Akademik yükselmenin mükemmel olmayan, ancak günümüzde yine de en uygun olarak kabul edilen süreci (1) aday›n yay›nlar›n›, bu yay›nlara baflkalar›nca yap›lan at›flar› vb gibi nesnel verileri derleyip sunmas›, (2) de¤erlendirmeyi yapacak bir kurulun üyelerinin anonim kalacak raporlar›n› - 46 - Bilimsel Araflt›rmada Etik ve Sorunlar›

Bilimsel Araflt›rmada Etik ve Sorunlar› - 47 -


Akademik Etkinlikler ve Etik

Akademik Etkinlikler ve Etik

haz›rlamalar› ve (3) ayn› veya baflka bir kurulun, gerekti¤inde mülakat/s›navla süreci karara ba¤lamas›d›r. Bu sürecin her ad›m›nda sapmalar ve çarp›tmalar olabilir:

ça¤dafl de¤erlerin toplumumuza yay›lmas›nda kilit rol oynar. Önemi ve ülkenin bu konuda sa¤layabildi¤i k›s›tl› olanaklar dolay›s›yla yüksek ö¤retim büyük özenle korunmal› ve gelifltirilmelidir.

(1) Aday›n gerçek d›fl› veriler sunmas› (örne¤in asl›nda olmayan verileri veya iki yazarl› bir makaleyi tek yazarl› gibi sunmas›, vb) kesinlikle özür kabul edilemeyecek bir olayd›r ve aday›n akademik kariyeri ile ilgili olarak çok olumsuz bir de¤erlendirme yap›lmas›na gerekçe oluflturur. (2) Kurul üyesinin olumlu veya olumsuz yönde bir çarp›tmayla gerçe¤i yans›tmamas› da eti¤e uymaz. Ayr›ca, kurul üyesinin anonimli¤inin yükseltme sürecini yürüten kurum taraf›ndan süresiz olarak korunmas› yükseltilme sisteminin kilididir. Kurul üyesinin kimli¤inin, ad›n›n ve/veya raporunun herhangi bir ö¤esinin aç›klanmas› önemli ve belir gin bir suçtur. Bu suçu iflleyen akademik üye veya destek personeline yükseltmeyi denetleyen kurum taraf›ndan ödünsüzce yapt›r›m uygulanmal›d›r. Böyle bir uygulama sonucu aday›n kurul üyesiyle süreç s›ras›nda veya sonras›nda bu konuda iletiflim kurmas› önemli bir etik uyumsuzlu¤u oluflturur. Bu durumda, adayl›¤›n uzun bir süre ertelenmesi gibi bir yapt›r›m söz konusu olabilir. (3) Aday›n yönetim/mülakat/s›nav kurulu üyeleri ile süreç d›fl› (örne¤in üçüncü flah›sla, meslek d›fl› bilgiyle, vb.) iletiflim denemesi etikle uyuflmaz ve aday›n baflar›s›zl›¤›na yol açmal›d›r.

Ailelerin uzun süreli ve derin etkili psikolojik ve maddi özverisiyle ve hatta normal lise e¤itiminin savsaklanmas› pahas›na üniversite girifl s›nav›na haz›rlanan adaylar›n yaln›zca küçük bir k›sm› üniversite ö¤rencisi olabilmektedir. Bu özveri ve say›sal küçülmenin sonucunda yüksek ö¤retim baflta de¤inilen kilit rolü katlayan bir önem kazan›r.

Ayr›ca, akademik yaflam›n bütün evrelerinde (örne¤in, akademik yükseltme jürilerinde, bilimsel ödül jürilerinde, vb) adam kay›rma yani, mesle¤in karar verme mekanizmalar›ndan, nesnel bilimsel ölçütlerden herhangi bir biçimde sapma ve öznel kiflisel ölçütlere herhangi bir biçimde ba¤lanma, bilime, bilim kurumlar›na ve topluma büyük zarar verir. Bu tür davran›fllara göz yumulmamal›d›r.

E¤itimde Sorunlar ve Kopyac›l›k Tüm dünyada oldu¤u gibi, ülkemizde de üniversite lisans ve lisansüstü e¤itimi mesleklerin oluflumunda, bilimin ülke çap›nda ilerlemesinde ve - 48 - Bilimsel Araflt›rmada Etik ve Sorunlar›

Üniversite e¤itimi boyunca e¤itimci kimli¤i ile bilim insan›na da çok büyük sorumluluklar düfler. Bilim insan› e¤itim görevlerini eksiksiz ve en mükemmel biçimde yerine getirmek, yaflam biçimi ve davran›fl› ile ö¤rencilerine örnek olmak zorundad›r. E¤itim hizmetinin ürünü k›sa sürede somut olarak ölçülemez. Bilim insan› bilgiye, do¤ruya ve erdeme, yaln›zca özverili ve uzun soluklu çabalarla ulaflabilece¤ini, bu do¤rultuda gerçek e¤itimin ve ö¤renmenin önemini ö¤rencilerine anlatmakla yükümlüdür. Ö¤rencilerini çabas›z, biçimsel bir ilerlemenin as›l hedef olarak görülebilece¤i bir yan›lg›n›n içine düflüren e¤itimci meslek ahlak› aç›s›ndan çok kusurlu davranm›fl olur. Ne yaz›k ki, baz› e¤itimcilerin görevlerini fiilen ders vermemeye ulaflabilecek düzeyde ihmal ettikleri gözlenmektedir. Böyle bir davran›fl için hiçbir bahane (örne¤in ö¤rencinin yetersizli¤i, maafllar›n düflüklü¤ü, baflka e¤itimcilerin bunu uygulad›klar› vb.) geçerli de¤ildir. E¤itimci e¤itimi gerekti¤ince vermelidir. Üniversite yönetimi e¤itim standartlar›n› belirlemeli ve gözetmelidir. Di¤er yandan, inan›lmaz bir yayg›nl›k gösteren kopyac›l›k üniversite e¤itimi çabalar›n›n sonucunu s›f›rlamaya adayd›r. Kopyac›l›k ödevlerde, s›navlarda ve projelerde baflkas›n›n yap›t›n› kendi yap›t› imifl gibi göstererek e¤itimde hak edilmeyen ilerlemeyi sa¤lamakt›r ve sistemimizde ne yaz›k ki çok yayg›nd›r. Kopyac›l›k bir baflka ö¤renciden, geçmifl çal›flmalardan ve kitaplardan yap›lmaktad›r. Çok say›da ö¤renci not rekabeti yüzünden kopyac›l›¤a zorBilimsel Araflt›rmada Etik ve Sorunlar› - 49 -


Akademik Etkinlikler ve Etik

land›klar›ndan flikâyet etmektedirler. E¤itim ve ö¤retimde kopyac›l›¤›n kabul edilir ve hatta baflar› için zorunlu bir davran›fl haline getirilmesi, ileride toplum yaflam›nda devam ettirilecek bir yolsuzluklar zincirinin ilk halkas›d›r. Kopyac›l›¤›n as›l sorumlusu, hak etti¤i e¤itimi alamayan ve üstelik de flikâyetçi olabilen ö¤renci de¤ildir. As›l sorumlular: (1) kopyac›l›k sahtekârl›¤›n› hofl gören ve hatta bazen bir aç›kgözlülük baflar›s› olarak öven bir genel kültür ve (2) kopyac›y› yakalamay› ve cezaland›rmay› çeflitli bahanelerle reddeden bir e¤itimci kültürüdür. Kopyac›l›k toplumun bütün bireylerine manevi ve gerçek maddi zarar veren bir suçtur. Ça¤dafl toplumlar ihbar, uyarma ve k›nama düzeyinde bunun üstesinden gelmifllerdir. Bu yönde genel kültürün de¤iflmesi çok yönlü bir u¤raflt›r. Buna karfl›n, üniversitelerde e¤itimcilerin kopyac›l›¤a karfl› gösterdikleri dikkat ve uygulad›klar› yapt›r›m kolayca tan›mlanabilir ve denetlenebilir (Özellikle kopyac›l›¤›n büyük ölçüde hatalarla birlikte kelimesi kelimesine yap›lmas›ndan dolay›). Kopyac›l›k, h›rs›zl›k ve taciz gibi kesinlikle özür kabul etmeyen bariz bir suçtur. Suçlu kiflilerin sanki bu suçu bilmeleri olanaks›zm›fl gibi uyar›yla ve sözde korkutmayla normal e¤itimlerini sürdürmelerine izin verilmemeli, aksine bu kiflilere etkili yapt›r›mlar uygulanmal›d›r. Üniversiteye kabul edilip kazand›¤› bu ayr›cal›¤› kopyac›l›kla heba eden her kifliye üniversite e¤itiminin d›fl›nda b›rak›lm›fl çok say›da kiflinin oldu¤u hat›rlat›lmal›d›r. Örne¤in, ödevde kopyac›l›k için dersten geçme olanaklar›n› çok k›s›tlayacak bir not düflürme, s›nav veya projede kopyac›l›k için ise, üniversiteden bir dönem uzaklaflt›rma uygun yapt›r›mlard›r. Yapt›r›m›n uyguland›¤› durumlarda yakalanmayan kopyac›lar oldu¤una iflaret edilerek yakalananlara haks›zl›k edildi¤i iddia edilmektedir (Bu mant›¤›n ne kadar tutars›z oldu¤u h›rs›zl›k gibi di¤er bir suça da uyguland›¤›nda görülür). Bu eflitsizli¤in ortadan kald›r›lmas› ö¤renci toplumunun di¤er ça¤dafl ülkelerde oldu¤u gibi kopyac›l›¤› kendi içinde kabul etmemesi ve önce uyar›, sonra ele vermeyle önlemesi sayesinde gerçekleflir. Bu, ö¤rencilere telkin edilmelidir. Kopyac›l›kta kopya alan ve kopya veren eflit derecede suçludur. Ancak, en büyük sorumluluk kopyac›l›¤› izleme ve yapt›r›m uygulama gayret ve cesare- 50 - Bilimsel Araflt›rmada Etik ve Sorunlar›

Akademik Etkinlikler ve Etik

tini göstermeyen e¤itimcide, e¤itimcilerini uyarmayan bölüm baflkanlar›nda, bölüm baflkanlar›n› desteklemeyen üst yönetimdedir. Üniversite yönetiminin sorumlulu¤unun bilincinde olarak kopyac›l›¤› önleme yönünde alaca¤› kararl› tav›r bu sorunun büyük ölçüde çözülmesini sa¤layacakt›r. Olay›n basitli¤i ve topluma verdi¤i yayg›n zarar göz önüne al›n›rsa, bu konuda tepkisiz kalmak belki de en önemli bir meslek eti¤i yetersizli¤idir. Kopyac›l›¤a hem göz yumanlar hem de kopya çekmelerine göz yumulanlar günümüzün veya gelece¤in ö¤retim üyesi kimlikleriyle, bilimde kusurlu davran›fllara yatk›n bireyler olarak izlenmeli ve kendilerine yapt›r›m uygulanmal›d›r.

Mali Deste¤e ‹liflkin Etik Sorunlar Parasal destek talep eden araflt›r›c› proje önerisini aç›k olarak sunmal›, çal›flman›n yürütülmesinde ve raporun yaz›lmas›nda dürüst olmal›d›r. Parasal destek sa¤layan taraf ise, araflt›rman›n yap›laca¤› kurumda uygulanmakta olan etik normlara uymayanlar hakk›nda ne gibi ifllem ve yapt›r›mlar›n uygulanaca¤› hususunu kurumdan yaz›l› olarak talep etmelidir. Destek da¤›t›m›nda kay›rmac›l›k eti¤e ayk›r›d›r. Mali destekler amaçlar›na uygun ve araflt›r›c›lar›n yetkinlikleri göz önüne al›narak da¤›t›lmal›d›r. Önerilen projenin bilimsel de¤eri ile amaca ulaflma olas›l›��› ölçüt olmal›d›r. Bilimsel de¤er ise uluslararas› düzeyde kabul görecek bulgular›n elde edilmesidir. Bunun göstergesi de sonuçlar›n uluslararas› dergilerde yay›na kabulüdür. Hem kay›rmac›l›¤›n en aza indirilmesi, hem de da¤›t›m›n genelde adil yap›labilmesi için paral› deste¤e iliflkin baflvuru koflullar› ve baflvurular› de¤erlendirme k›staslar› ayr›nt›l› olarak duyurulmal›d›r. Parasal destek sa¤layan taraf›n araflt›rmadan ç›kar› olmas› durumunda ç›kar çat›flmas› ortaya ç›kabilir (Bak›n›z: Bölüm III). Örne¤in, araflt›r›c› parasal destek ald›¤› bir flirketin ürünleri hakk›nda olumsuz rapor vermek istemeyebilir. Böyle durumlarda etikten ödün verilmesi kabul edilemez. Bilimsel Araflt›rmada Etik ve Sorunlar› - 51 -


VI. B‹L‹M ‹NSANI OLARAK HEK‹M VE ET‹K

T›p Eti¤i T›p uygulamalar› sürecinde ahlaki de¤er sorunlar›n› ele alan disipline T›p Eti¤i denir. T›p eti¤i, t›p uygulamalar›ndaki olaylar› inceler ve de¤erlendirirken bafll›ca afla¤›daki üç temel ilkeyi göz önüne al›r: (1) Özgürlü¤e sayg› ilkesi, (2) Adalet ilkesi, (3) Yarar sa¤lama ve zarar vermeme ilkesi. Sa¤l›k alan›ndaki ‘etik d›fl› davran›fl’ olaylar›nda bu üç temel ilkeden herhangi birinin çi¤nenmesi birincil önemde olabilir.

Özgürlü¤e Sayg› ‹lkesi ‹nsan olman›n en önemli ö¤elerinden biri olan özgürlük, ayn› zamanda, tüm insan haklar›n›n da temel dayana¤›d›r. Bireyin özgürlü¤ünü s›n›rlayan en önemli nedenlerden biri ise hastal›k halidir. Sa¤l›k bilimleri ve t›bb›n temel amaçlar›ndan birisi de hastal›k olgusunu önlemek, hastay› olabildi¤ince iyilefltirmek ve mümkünse, hastal›¤› ortadan kald›rmakt›r. Özgürlük sorunu sadece hasta ile s›n›rl› kalmay›p, sa¤l›kl› kiflilerin özgürlü¤ünü de ilgilendirir. ‘Bilgilendirilmifl olur’ (informed consent) uygulamas› buna bir örnektir.

Adalet ‹lkesi Adalet kavram› hak ve eflitli¤i içerdi¤ine göre, hastalanmak eflitlik aç›- 52 - Bilimsel Araflt›rmada Etik ve Sorunlar›

Bilimsel Araflt›rmada Etik ve Sorunlar› - 53 -


Bilim ‹nsan› Olarak Hekim ve Etik

s›ndan ele al›nd›¤›nda da önem kazanmaktad›r. Çünkü hastal›k, hastan›n di¤er kiflilerle eflitli¤ini bozmaktad›r. Hak aç›s›ndan yaklafl›l›rsa; Hasta Haklar› denen kavram ortaya ç›kar. Genel olarak t›p eti¤i alan›nda adalet ilkesi, hasta haklar›n›n yorumlanmas› ve sorgulanmas› yöntemine dayand›r›l›r. Bilim eti¤i aç›s›ndan çok sosyal aç›dan bir örnek vermek gerekirse, ayn› sosyal devlet içinde yer alan hasta bireylerin hepsinin sa¤l›k hizmetlerinden eflit olarak ve ayn› kolayl›k ve rahatl›k içinde yararlanabilmesi gerekir. Yarar-Zarar ‹lkeleri Bu iki ilke hem birbirlerine, hem de özgürlük ve adalet ilkelerine s›k› s›k›ya ba¤l›d›r. Hekimlik tarihini bafllatan Hippocrates’ten beri, önce hastaya zarar vermeme ilkesi hekimlik uygulamalar›nda ilk s›ray› alm›fl, bu ilke ‘primum non nocere’ fleklinde dile getirilmifltir. Sa¤l›k bilimleri alan›ndaki araflt›rmalarda tan› ve sa¤alt›ma yönelik olarak ‘primum non nocere’ ilkesi hiçbir zaman göz ard› edilmemelidir. ‹yi bir sedatif ve hipnotik etkisinin yan› s›ra, geçmiflte gebelik kusmalar›n› önlemek için de kullan›lan Thalidomide adl› ilac›n yüzlerce sakat bebek do¤mas›na neden olmas›, bu konuda yaz›k ki ac› bir örnek oluflturmufltur. K›sacas›, bir hekimin hastas›n› tedavi ederken önce zararl› olmama ilkesini korumas› gibi, sa¤l›k bilimlerinde araflt›rma yapanlar›n da toplumun tüm bireylerine karfl› ayn› sorumlulu¤u duymalar› gereklidir. Yararl›l›k ilkesi t›bb›n kendi uygulamas›n›n özünde vard›r. Yarar sa¤lama ilkesi öncelikle hastan›n yarar› için olmal›d›r. Yarar/zarar ilkesi içine yarar/risk de¤erlendirmesi de dahil edilebilir. Hasta bireye bir sa¤alt›m yöntemi önerildi¤inde, bu yöntemin riskleri de göz önüne al›nmal› ve riskin umulan yarar› aflt›¤› durumlarda hastan›n özerk karar› da göz önüne al›narak uygulamadan vazgeçilmelidir. Sa¤l›k bilimlerinde sa¤alt›m ve tan› yöntemleri üzerinde araflt›rma yap›l›rken de ayn› ilkeler geçerli olmal›, önerilen yenili¤in yarar› ve zarar›, ortaya ç›kabilecek riskler ve bunlara karfl› al›nabilecek önlemler çok ayr›nt›l› ve dikkatli bir flekilde de¤erlendirilmelidir. Bu etik ilkeler hekimhasta iliflkilerinde ne kadar önemli ise, t›p alan›ndaki çal›flmalarda da ayn› derecede önemlidir ve hiçbir zaman göz ard› edilmemelidir. Sa¤l›k bilimlerinde çal›flanlar yapt›klar› araflt›rmalarda yarar/zarar oran›n› olabildi¤in- 54 - Bilimsel Araflt›rmada Etik ve Sorunlar›

Bilim ‹nsan› Olarak Hekim ve Etik

ce yarar yönüne çevirecek, zarar› ve riski en aza indirecek yeni yöntemler ve sa¤alt›m biçimleri peflinde olmal›d›rlar.

Sa¤l›k Bilimlerinde Etik ve Toplum Sa¤l›k bilimlerindeki etik genel bilim eti¤inin içerdi¤i temel ö¤eleri tafl›r. Bilimde ‘Etik D›fl› Davran›fllar’ bafll›¤› alt›nda ele al›nan konular sa¤l›k bilimleri için de aynen geçerlidir. Bu bak›mdan, daha önceki sayfalarda sözü edilen birçok kavram ve bilgiyi yinelemeden, afla¤›da sa¤l›k bilimlerinde eti¤in önemi ve toplumdaki etkisi konusu ele al›nacakt›r. T›p araflt›rmalar›nda etik giderek önem kazanmakta ve bilimsel araflt›rmalarda araflt›r›c›-denek-toplum ç›karlar›n›n ahlak ilkeleri içinde korunmas› ön plana ç›kmaktad›r. Di¤er bir deyiflle, bilimsel araflt›rmalardaki etik sadece araflt›rma ile ilgili birincil gruplar› kapsamakla kalmay›p toplumsal bir olgu haline de dönüflmektedir. T›p araflt›rmalar›n›n toplumu hem sonuçlar› hem de etik aç›dan ilgilendirmesinde afla¤›daki nedenler söz konusu olabilir: 1. Yirminci yüzy›lda devrimsel nitelik ve nicelikte bilimsel araflt›rmalar ve geliflmeler olmufltur. Örne¤in organ nakli, tüp bebek, genetik çal›flmalar, kopyalama, vb. Bu biyolojik geliflmeler toplumbilimin ve bireylerin bugün sahip olduklar› ve inand›klar› ahlak de¤erlerini aflmaktad›r. Hukuk ve yasalar da bu geliflmelere haz›rl›ks›z yakalanm›fllard›r. 2. Bilimdeki geliflmeler ve sa¤l›k alan›ndaki ilerlemelerle beraber araflt›rmalar da giderek insan›n denek olarak kullan›lmas›n›, örne¤in yaralay›c› (invasive) tan› ve sa¤alt›m yöntemlerinin gelifltirilmesini ve yeni ilaç uygulamalar›n› daha çok gündeme getirmektedir. Bu durumda, bilime ve topluma sa¤lanacak genel yarar ile insan›n biyolojik, psikososyal ve moral aç›dan bir bütün olarak sa¤l›¤›, esenli¤i ve sayg›nl›¤› aras›ndaki dengeyi çok iyi korumak gerekmektedir. Bu anlay›fl toplum içinde birçok grubun ilgisini ve baz› durumlarda da tepkisini çekmektedir. 3. T›p araflt›rmalar›nda uluslararas›l›k kavram› h›zla geliflmektedir. Bilimsel Araflt›rmada Etik ve Sorunlar› - 55 -


Bilim ‹nsan› Olarak Hekim ve Etik

De¤iflik ülkelerde yap›lsa da, araflt›rmalar art›k ayn› standartlar› gerektirmektedir. Örne¤in, bir çal›flmadaki t›bbi sonuçlar di¤er toplumlarda da denenecek ise, ‘uluslararas›’ standartlara uymak gerekecektir. Bu öncelikle araflt›rma gruplar›n› ilgilendirir gibi gözükse de, araflt›rma sonuçlar›n›n toplum yaflam›na uygulanmas› aç›s›ndan daha da kapsaml›d›r. Asl›nda, t›p araflt›rmalar›ndaki çok merkezli çal›flmalar›n özündeki uluslararas›l›k kavram› da bu aç›dan gözden geçirilmelidir. 4. Araflt›rmac› olmayan bireyler ve kurumlar t›p araflt›rmalar›na yat›r›m yapmaktad›r. Parasal destekleri nedeni ile bu kurumlar ve temsil ettikleri çevreler, bu araflt›rmalar konusunda söz söyleme ve hatta ‘yönlendirme’ hakk›na sahip olmaktad›rlar. Çünkü t›bbi araflt›rmalar›n sonuçlar› birer sanayi ürünü haline dönüflmektedir. Örne¤in, ilaç endüstrisinde ilaçlar ve t›bbi ayg›tlar›n üretilmesi gibi. Toplumda kolayl›kla uygulamaya dönüflebilen araflt›rmalarda, toplumun ve bireylerin ve hatta araflt›r›c›n›n do¤ru flekilde korunmas›nda etik ilkeler çok büyük önem kazanmaktad›r. Geçmifl yüzy›ldan bafllayarak bilimsel rekabet ve özellikle t›bbi araflt›rmalara özel giriflimcili¤in kar›flmas› sonucu bilim insanlar› bask›l› ve stresli bir ortamda çal›flmaya zorlanmaktad›r. Örne¤in, parasal destek alan araflt›rma kurumlar› belirli zaman içinde belirli say›da araflt›rma tamamlamaya zorlanmaktad›r. Bu da, en az›ndan baz› araflt›r›c›lar› kusurlu davran›fllara yöneltebilmektedir. Daha da kötüsü, destek veren kurulufllar›n bilimsel araflt›rma sonuçlar›na dolayl› veya dolays›z olarak müdahale etme olas›l›¤›d›r. Burada bilim insanlar›n›n yaflam standartlar›na iliflkin sorunlar da gündeme gelmektedir. E¤er üniversite bilim insan›na yaflamsal refah ve çal›flmalar› için dingin bir ortam sa¤layam›yorsa, d›flar›dan gelen parasal deste¤in boyutuna göre ‘bilimsel yans›zl›k’ tehlikeye girebilecektir. Bütün bu iliflkiler içinde sa¤l›k bilimlerinde araflt›rma eti¤i büyük önem kazanmaktad›r.

Ö¤retim Üyesi Olarak Hekim ve Etik T›p fakültelerinin di¤er araflt›rma kurumlar›ndan önemli bir fark›, bilimsel araflt›rma ve e¤itim görevlerinin yan› s›ra kamu görevinin de olmas›d›r. Sa¤l›k konusunda halk› uyarma, hastal›klar› önleme ve tedavi etme, ilgili ku- 56 - Bilimsel Araflt›rmada Etik ve Sorunlar›

Bilim ‹nsan› Olarak Hekim ve Etik

rulufllardan (örne¤in Adli T›p) gelen istem üzerine rapor haz›rlama görevleri vard›r; bu görevleri günlük u¤rafllar› içine girmifltir. Bu bak›mdan, baz› temel t›p dallar› (fizyoloji, anatomi, biyokimya gibi) bir yana b›rak›l›rsa, ö¤retim üyeleri ve yard›mc›lar›n›n bir hizmet sektörü olarak yo¤un bir günlük çal›flma içinde olmalar› beklenir. Ama bu durum üniversite ö¤retim üyelerine ‘bilimsel araflt›rma yapmama’ hakk› verdirmez. fiöyle ki: 1. T›p Fakülteleri di¤er kamu görevi yapan sa¤l›k kurumlar›na göre (Devlet Hastaneleri, SSK Hastaneleri vb) daha fazla yard›mc› kadrolara, daha çok asistan, uzman, teknisyen, laborant ve hemflireye sahiptir. Dolay›s›yla ö¤retim üyelerinin bilimsel araflt›rmaya daha fazla zaman ay›rabilmeleri gerekir. 2. Her ne kadar fakültelere göre de¤iflse de, önde gelen birçok t›p merkezinde tan› ve tedaviye yönelik devlet bütçesi ya da döner sermaye olanaklar›yla sa¤lanan çok pahal› ve modern ayg›tlar bulunmaktad›r. Bu ayg›tlar her zaman t›bbi araflt›rmaya yönelik bilimsel araflt›rmalar› olanakl› k›lar. 3. Uluslararas› dergi ve kitap ak›fl› ve di¤er literatüre ulaflma yollar› t›p fakültelerinde çok daha fazlad›r. Uluslararas› bilgisayar a¤› bilgiye ulaflmay› çok kolaylaflt›rm›flt›r. 4. Birçok ö¤retim üyesi Bat›n›n geliflmifl ülkelerinde e¤itim görmüfller ve bilimsel araflt›rma yap›p, gerekli bilim metodolojisini ö¤renmifllerdir. Bu durumda ülkemizdeki t›p fakültelerinin mevcut olandan çok daha fazla, daha üst düzeyde bilimsel etkinlik içinde olmalar› beklenir. Ancak bilimsel etkinlikler yetersizdir. Aç›kças›, t›p fakültelerinde ö¤retim üyelerinin bir k›sm› araflt›rma yapmamaktad›r. Al›nan iyi bir e¤itim ve ço¤u zaman yurtd›fl›nda edinilen deneyim ve birikime ra¤men, genellikle bilimsel etkinlik bir yana b›rak›lmakta, ekonomik ya da di¤er gerekçelerle klinikçi ve/veya e¤itimci etkinlikler ön plana ç›kmaktad›r. Üniversitelerde ve bu ba¤lamda t›p fakültelerinde klikleflme ve adam kay›rmac›l›k gibi yöntemlerle akademik kadrolara ulafl›labilmektedir. Belirli bir ö¤retim üyesi kesimi ise aç›kça bilimsel araflt›rman›n nas›l yap›ld›¤›n› bilmemektedir. Bundan da önemlisi, bilimsel araflt›rman›n varl›¤› ve gereklili¤i alg›lanmamakta, buna hiç önem verilmemektedir. Bu gerekçeler Bilimsel Araflt›rmada Etik ve Sorunlar› - 57 -


Bilim ‹nsan› Olarak Hekim ve Etik

do¤rultusunda etik aç›dan afla¤›daki durumlar da tart›flmaya aç›labilir: 1. Belirli donan›mlar›, bilgileri ve yetenekleri olup, çevrelerindeki kaynaklar› kullan›p araflt›rma yapmayan ö¤retim üyeleri bu flekilde eti¤e ayk›r› davranmaktad›rlar. 2. Üniversite ö¤retim üyesi kadrosuna talip olup yasal olarak bilimsel erkini de ilan etti¤i halde, verdikleri bilim ve e¤itim hizmeti yeterli olmayan ö¤retim üyelerinin bu ülke bilimine katk›lar› sorgulanmal›d›r. Bu kifliler üniversite kadrolar›n› bofluna t›kayarak yetenekli gençlerin üniversitelerde yer almalar›na engel olmaktad›rlar. Bu durum da bir etik sorun olarak ele al›nmal›d›r.

VII. B‹L‹MDE ET‹K DIfiI DAVRANIfi KARfiISINDA NELER YAPILAB‹L‹R?

Bilimsel araflt›rmada etik d›fl› bir davran›fl ortaya ç›kt›¤›nda, bundan ilk önce bilim dünyas› haberdar olur. Bu durum o araflt›rmay› yapana ve e¤er varsa, grubuna ve de araflt›rman›n yürütüldü¤ü kuruma duyulan güvenin sars›lmas›na yol açar. Bilim insanlar› aras›nda karfl›l›kl› güveni zay›flatan bir durum ortaya ç›kar. Bilimde etik d›fl› davran›fl bu düzeyde etki yapmakla kalmaz; bu olay›n niceli¤i ve niteli¤ine göre toplum da bundan haberdar olur. Bu da sorumlu birey veya bireylerin ve kusurlu davran›fl›n sergilendi¤i kurumlar›n her fleyden önce sayg›nl›klar›n› yitirmelerine neden olur. Daha genel anlamda toplum ve bilim aras›ndaki güven ve iyi iliflkiler zedelenebilir. En güç durumlardan biri, bir araflt›rmac›n›n di¤er bir araflt›rmac›n›n sergiledi¤i etik d›fl› davran›fla tan›k olmas› veya bunu saptamas›d›r. Bu durumda en kolay olan hiçbir fley yapmamakt›r; ama do¤ru olan bu de¤ildir. E¤er bir bilim insan›, bir bilimsel kurum veya dergide çal›flan bilimsel konulardan sorumlu bir kifli bilim eti¤ine ters bir davran›fl olay›na tan›k olmuflsa veya saptam›flsa eyleme geçmek zorundad›r. E¤er bir araflt›rma henüz yay›nlanma aflamas›na gelmeden böyle bir davran›fl gözlenir de buna karfl› eyleme geçilmezse, hem bu grubun çal›flmas›nda yer alan di¤er kifliler, hem de hedeflenen araflt›rma zarar görecektir. Daha genifl anlamda ele al›n›rsa, tek bir etik d›fl› davran›fl olgusunda bile, bu davran›fl› sergileyenin yan› s›ra di¤er bilim insanlar› ve içinde bulunduklar› kurum da zedelenecektir. - 58 - Bilimsel Araflt›rmada Etik ve Sorunlar›

Bilimsel Araflt›rmada Etik ve Sorunlar› - 59 -


Bilimde Etik D›fl› Davran›fl Karfl›s›nda Neler Yap›labilir?

Öte yandan etik d›fl› bir davran›fl›n varl›¤›n› ortaya koymak pek de kolay de¤ildir. Burada suçlanan kifli kadar suçlayan kiflinin de sonunda zarara u¤rayabilece¤ini unutmamak gerekir. Bilimde kusurlu davran›fl ile mücadele çok ciddi bir kararl›l›k, çok ciddi eylem ve ifllemlerin gerekti¤i zor bir durumdur. E¤er iyi yönetilmez ve yönlendirilmezse, suçlanan kiflinin bilimsel kariyeri haks›z olarak zedelenmifl, çal›flt›¤› kurum da haks›z yere zarara u¤ram›fl olur. Araflt›rma eti¤ine ters bir olay ile karfl›lafl›ld›¤›nda neler yap›labilir? Ço¤u olguda ilk yap›lacak olan durumu güvenilir bir meslektafl veya dan›flman ile tart›flmakt›r. Üniversitelerde bölüm baflkan›, bir dan›flman veya yafll›, deneyimli bir meslektafl ile durum tart›fl›labilir. Böylece, olay›n kapsam› ve daha ileriye gidilip gidilemeyece¤i hakk›nda genel bir fikir sahibi olunur. Önemli bir nokta da durumun veya flikâyetin yaz›ya dökülmesine karar vermektir. Durum yaz›l› hale getirildi¤inde üniversiteler ve di¤er bilim kurumlar��� bu flikâyeti resmî bir flekilde ele almak zorundad›rlar. Bilimde etik d›fl› bir uygulaman›n yap›ld›¤› bilim kurumu veya üniversite hem olaydan birinci derecede sorumludur, hem de soruflturmakla yükümlüdür. Bu nedenle, normal olarak ilk yasal ifllemler ilgili kurumda yap›lmal›d›r. Bilimde etik d›fl› davran›fl ve uygulaman›n kayna¤› ne olursa olsun, esas olan hem flikâyet eden, hem de flikâyet edilenin adaletin sa¤lanaca¤›na güvenmesidir. fiikâyetler bütünlük, gizlilik ve güven içinde her türlü yak›nmay› d›fllayacak bir tarafs›zl›kla de¤erlendirilip incelenmelidir. fiikâyet edilenin bu süreçte kan›tlar› yok etme olas›l›¤›na karfl› da önlemler al›nmal›d›r. Bu arada, flikâyet edilenin suçlanmas›na karfl›n, durum kan›tlan›ncaya kadar masum oldu¤u kabul edilmelidir. Etik d›fl› davran›fl içine girdi¤i iddia edilen kifli çevreden gelebilecek tepkilere karfl› korunabilmeli ve bunun için gerekli önlemler al›nmal›d›r. Yukar›daki bilgiler göz önüne al›narak etik d›fl› davran›fllara karfl› afla¤›daki ifllemler yap›lmal›d›r: 1. Etik d›fl› davran›fl›n cinsi ve kategorisi iyi tan›mlanmal›, bu davran›fl›n do¤as› ve türü konusunda bir de¤erlendirme yap›lmal›d›r. Ör- 60 - Bilimsel Araflt›rmada Etik ve Sorunlar›

Bilimde Etik D›fl› Davran›fl Karfl›s›nda Neler Yap›labilir?

ne¤in ‘uydurmac›l›k’ ile ‘sahtecilik’ aras›nda derece fark› vard›r. Bunun da etik aç›dan de¤erlendirmesi yap›lmal›d›r. 2. Bilimde etik d›fl› bir davran›fl belirlendi¤inde soruflturmada ‘yanl›fll›k’ ile ‘kötü niyet’ aras›ndaki fark ay›rt edilmeye çal›fl›lmal›d›r. E¤er araflt›rmada yanl›fl sonuçlar saptanm›flsa, bunlar ayn› yay›n organ›nda düzeltilmeli veya yay›n ve sonuçlar› bilimsel ortamda geri çekilmelidir. 3. Ön ve temel araflt›rman›n yap›laca¤› süre olay›n özelli¤ine ba¤l› olarak belirlenmelidir. Eylem kan›tland›¤›nda uygulanacak soruflturma kurallar› önceden belli olmal›d›r. 4. fiikâyet eden ve edilen aras›ndaki çat›flmalar en aza indirilmeli ve her iki taraf›n haklar› korunmal›d›r. 5. Etik ihlallerine iliflkin araflt›rma gizli tutulmal›d›r. Ancak, bir yandan gizlilik gerekirken, öte yandan gerçe¤i ortaya ç›kartmada bir ikilem söz konusu ise, gerçe¤i aç›klama seçene¤ine öncelik verilmelidir. 6. Etik ihlallerine iliflkin araflt›rma sonuçlan›p kusurlu bir davran›fl ortaya ç›kt›¤›nda, soruflturma kurallar› içinde yap›l›p sonuçland›r›lmal›d›r. 7. E¤er bir araflt›rmada bir k›demli bilim adam› hakk›nda kuflku veya flikâyet varsa, bir bilge uzman (arac› kifli, yetkili kifli ‘ombudsman’) veya küçük bir araflt›rma komisyonunun görevlendirilmesi önerilebilir. Bu bilge uzman kifli veya araflt›r›c› komisyon bilim insanlar› aras›ndaki sorunlar› çözmeye çal›fl›r. E¤er sorun bilimde kusurlu bir davran›fl› da içeriyorsa genel etik araflt›rma kurallar›na dönmek gerekir. 8. Sonuçta, üniversite veya baflka bir bilimsel kuruluflta kusurlu davran›fl›n çeflidine göre kuruma ait yönetmelik ve kurallar›na uygun bir cezaland›rma söz konusu olur. 9. Baz› ülkelerde bir bilim kuruluflunu aflmas› halinde, konu devlete ait baz› kurumlarda gözden geçirilip de¤erlendirilmektedir. 10. Olay etik d›fl› davran›fl›n özüne ve çap›na göre yarg›ya intikal ettirilebilir.

Bilimde Etik D›fl› Davran›fllar Nas›l En Aza ‹ndirilebilir? Buna yönelik genel bir e¤ilim ve tav›r bulunmamakla birlikte kusurlu Bilimsel Araflt›rmada Etik ve Sorunlar› - 61 -


Bilimde Etik D›fl› Davran›fl Karfl›s›nda Neler Yap›labilir?

davran›fllar› engelleme konusunda baz› fikirler belirginleflmifltir. 1. Bilimde araflt›rma e¤itimine ve ö¤retime önem vermek gerekir. Genç bilim insan› adaylar›na araflt›rman›n nas›l yap›laca¤›n› ö¤retip, onlara dan›flmanl›k hizmeti verilmelidir. Bilimsel araflt›rma dan›flma merkezleri kurulmal›d›r. Bu kurumlarda rasgele bireyler de¤il, gerçekten bilimsel deneyimi olan dürüst, sayg›n bilim insanlar› bulunmal›d›r. 2. Araflt›rmada çok deneyim kazan›lsa bile, etik kurallara her zaman önem verilmelidir. Deneylere ait tüm belgeler ve veriler en az befl y›l el alt›nda bulundurulacak flekilde arflivlenmelidir. 3. Genç araflt›rmac›lar denetimi daha kolay ve daha basit olan araflt›rma projeleri ile ifle bafllamal›, böyle yönlendirilmelidir. 4. Yay›n say›s› ile birlikte yay›n niteli¤inin (örne¤in at›f say›lar›n›n) de önemli oldu¤u vurgulanmal›d›r. (Do¤a ve sa¤l›k bilimlerinde örne¤in, arfliv taramas› niteli¤i tafl›yan makaleler de¤il de tasar›m ve varsay›m› olan makaleler teflvik edilmelidir. Uluslararas› yay›nlar gözden geçirilirken yay›n›n uluslararas› etkinlik ve a¤›rl›k katsay›s› yüksek dergilerde bas›l›p bas›lmad›¤›na dikkat edilmelidir). 5. Araflt›rmac›lar›n üzerindeki mali ve idari bask›lar›n kald›r›lmas› hedeflenmelidir. Kendilerine iyi araflt›rma olanaklar› sunulmal›d›r.

Ülkemizde Bilimde Etik D›fl› Davran›fllara Karfl› Yaklafl›mlar Ülkemizde de etik d›fl› davran›fllara karfl› önlem alma ve yapt›r›m uygulama aray›fllar› bafllam›flt›r. Üniversiteler ve araflt›rma kurulufllar› bünyelerinde bu yönde bir yap›lanmaya giderek etik ihlallerini soruflturmak veya deneklerin kullan›m›n› gerektiren araflt›rma projelerini biyoetik ilkeler aç›s›ndan de¤erlendirmek ve denetlemek üzere etik kurullar› oluflturmufllard›r. Ancak, ülkemizde bilimde kusurlu davran›fllara iliflkin yak›nmalar›n her geçen gün daha yüksek bir sesle dile getirilmekte oldu¤u düflünülürse, bu giriflimlerin yetersiz kald›¤› aç›kt›r.

Bilimde Etik D›fl› Davran›fl Karfl›s›nda Neler Yap›labilir?

nedenlerinin üzerine gidilmesi gerekir. En baflta genç bilim insan› adaylar›n›n, bilimin ve araflt›rman›n akademik ilerleme veya sosyo-ekonomik yükselmeye hizmet eden bir araçtan çok insanlar› yücelten bir yaflam tarz›, u¤rafl ve bir ülkü oldu¤u yönünde ayd›nlat›lmas› ve bilinçlendirilmesi gerekir. Uzun sürede baflar›ya ulaflmada en güvenilir seçene¤i oluflturmas›na karfl›n, kararl›l›k ve uzun soluklu çabalar gerektiren bu yolun ülkemizin koflullar›nda ne denli destek bulaca¤›n› söylemek güçtür. Ne yaz›k ki, genelde bu tür konularda ilerideki kuflaklar› kazanmaya yönelik gösteriflsiz, ancak yo¤un ve uzun erimli yat›r›mlar yerine ses getirmeye yönelik ç›k›fllar ye¤lenmektedir. K›sa sürede cayd›r›c›l›¤›n sa¤lanmas› için yap›lmas› gereken ifllerin bafl›nda bilimde kusurlu davran›fllar› saptanan kiflilerin ve onlar›n bu davran›fllar›na göz yuman kifli ve kurulufllar›n üzerine ödünsüz gidilmesi gelmektedir. Yukar›da belirtildi¤i gibi, geçmifl y›llarda her düzeyde oluflturulan kurullar kendilerinden bekleneni yeterince yerine getirememifltir. Bunda, hiç kuflkusuz, günümüzde yayg›n olan kifli ve kesimleri gücendirme endiflesiyle ilkelerden feda etmekte sak›nca görmeyen eyyamc› tav›r önemli bir rol oynamaktad›r. Bu tavra ço¤u zaman bu kurullar›n iflleyifli için hiç de kolaylaflt›r›c› olmayan bir mevzuat gerekçe olarak gösterilmektedir. Dünya akademileriyle olan yaz›flmalarla toplanan bilgiler, baflka ülkelerde etik d›fl› davran›fllar›n, genelde, merkeziyetçilikten uzak bir biçimde, kurum içi düzenlemelerle (örne¤in üniversitelerin etik kurullar› taraf›ndan) ele al›nd›¤›n› göstermektedir. Ancak baz› ülkelerde, (örne¤in Çin, Hollanda ve ‹sveç) bir ulusal bilim eti¤i kurulu arac›l›¤›yla gerçekleflen uygulamalar ya da bu yönde yap›lanma aray›fllar› da bulunmaktad›r. Bu tür bir kurulun bürokrasiye gömülmeden ilkeleri belirlemesi ve gerekli yönetmelikleri haz›rlamas›, mevcut etik kurullara çal›flmalar›nda destek olmas› ve onlar› aflan etik d›fl› davran›fl olgular›n› karara ba¤lamas› düflünülebilir. Üyelerinin bilimsel deneyim ve sayg›nl›¤›yla öne ç›kan, yürekli ve bilge bilim insanlar› aras›ndan seçilmesi böyle bir kurulun baflar› olas›l›¤›n› art›racakt›r.

Uzun erimli ve köklü bir çözüm için sorunun yukar›da tan›mlanan - 62 - Bilimsel Araflt›rmada Etik ve Sorunlar›

Bilimsel Araflt›rmada Etik ve Sorunlar› - 63 -


VIII. B‹L‹M ET‹⁄‹NDE TEMEL ‹LKELER* Bu kitapta irdelenen konular›n ›fl›¤›nda belirlenen temel ilkeler afla¤›da özetlenerek bir kez daha okuyucunun dikkatine sunulmaktad›r: 1. Gerçe¤e Uygunluk: Veriler, sadece bilimsel yöntemlerle yürütülen gerçek deney ve gözlemlerden elde edilir. Verilerin de¤erlendirilmesinde, yorumlar›n ve kuramsal sonuçlar›n elde edilmesinde bilimsel yöntemler d›fl›na ç›k›lmaz. Bu yöntemlerle var›lan sonuçlar sapt›r›lamaz; elde edilmemifl sonuçlar araflt›rma sonuçlar› imifl gibi gösterilemez. 2. Bilimsel Araflt›rman›n Zarar Vermemesi: Araflt›rman›n deneklere zarar vermemesi, deneklerin olas› riskler konusunda aç›k flekilde bilgilendirilmesi ve deneye kat›l›m karar›n›n etki ve bask› olmaks›z›n özgürce al›nmas› gerekir. Deneyin deneklere, deneyi yapanlara, çevreye ve insan sa¤l›¤›na zarar vermemesi elzemdir. Hayvanlar üzerinde yap›lan çal›flmalarda deney hayvan›n›n gereksiz yere zarar ve ac› görmemesi gözetilmelidir. 3. Sorumluluk ve Haklar: Bilim insanlar› araflt›rma sonuçlar› ile ilgili olarak toplumu bilgilendirmek, olas› zararl› uygulamalar konusunda uyarmakla yükümlüdürler. Kendi vicdani kanaatlerine göre zararl› sonuçlara ve onaylamad›klar› uygulamalara yol açabilecek araflt›rmalara kat›lmamak bilim insanlar›n›n hakk›d›r.

* Bu ilkeler Türkiye Bilimler Akademisinin 14 Aral›k 2001 tarihli Bilim Eti¤i Konusunda Bas›n Duyurusuna esas teflkil etmifltir. - 64 - Bilimsel Araflt›rmada Etik ve Sorunlar›

Bilimsel Araflt›rmada Etik ve Sorunlar› - 65 -


Bilim Eti¤inde Temel ‹lkeler

4. Yazarlar: Araflt›rma sonuçlar› araflt›rmay› yapanlar›n tümünün isimleriyle yay›nlan›r. Araflt›rman›n tasarlanmas›, planlanmas›, yürütülmesi ve yay›na haz›rlanmas› aflamalar›nda etkin katk›da bulunmam›fl kiflilerin isimleri yazar isimleri aras›na kat›lamaz. 5. Kaynak Gösterme ve Al›nt›lar: Bilimsel yay›nlarda ya da genel kamuoyuna dönük olarak yay›nlanan her türlü makale, derleme, kitap ve benzeri yay›nlarda daha önce yay›nlanm›fl veya yay›nlanmam›fl bir çal›flmadan yararlan›l›rken, o çal›flma bilimsel yay›n kurallar›na uygun biçimde kaynak olarak gösterilmelidir. Evrensel olarak tan›nan bilim kuramlar›, matematik teoremleri ve ispatlar› gibi önermeler d›fl›nda, hiçbir yap›t tümüyle ya da bir bölümü ile izin al›nmadan ve as›l kaynak gösterilmeden çeviri veya özgün flekliyle yay›nlanamaz. 6. Bilim ‹nsan› ve Akademik Etkinliklerde Etik: Bilim insan›, akademik yaflam›n›n bütün evrelerinde ve ö¤retim, yönetim ve akademik de¤erlendirmelere iliflkin görevlerde bilimsel liyakati temel ölçüt olarak kabul eder, etik kurallar›n›n d›fl›na ç›kmaz ve bu kurallar›n d›fl›na ç›k›lmas›na göz yummaz. E¤itimin eksik verilmesi, kopyac›l›k, akademik ilerleme ve ödül jürilerinde bilimsel liyakat ölçütlerinin d›fl›na ç›kmak, kiflileri kay›rmak ve benzeri davran›fllar kabul edilemez.

- 66 - Bilimsel Araflt›rmada Etik ve Sorunlar›

YARARLANILAN KAYNAKLAR 1. Akp›nar, C. et al: Etik Bunun Neresinde? Ankara Tabip Odas› Yay›nlar›. No: 1 Funda Matbaac›l›k, Ankara, 1997. 2. Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü: Toplum ve Etik, Ankara Üniversitesi 1995. 3. Ayd›n, I. P.: Yönetsel, Mesleki ve Örgütsel Etik. 2. Bask›, 2001. 4. Bayet, A.: Bilim Ahlak›. (Çeviren: V. Günyol) ‹fl Bankas› Kültür Yay›nlar›. ‹stanbul, 2000. 5. Batuhan, H.: Bilim ve fiarlatanl›k. Yap› Kredi Yay›nlar›. ‹stanbul 1993. 6. Bekaro¤lu, Ö.: “Dünyada ve Türkiye'de Bilimsel Sahtekarl›k”, Günce, Say› 22, 2002. 7. Colman, A., Burley, J.C.: “A Legal and Ethical Tightrope: Science, Ethics and Legislation of Stem Cell Research”, EMBO Reports, 2, 2-5, 2001. 8. Committee on Science, Engineering and Public Policy - National Academy of Sciences; National Academy of Engineering; Institute of Medicine: On Being a Scientist: Responsible Conduct in Research. National Academy Press 1995. Washington D.C. USA. 9. Council of Europe, European Convention for the Protection of Vertebrate Animals Used for Experimental and Other Scientific Purposes. 51 ss, Strasbourg: Council of Europe, 1986. 10. Davidoff, F.: “News from the International Committee of Medical Journal Editors”. Annals of International Medicine. 133, 230-231, 2001. 11. Deyo, RA et. al: “The Messenger Under Attack - Intimidation of Researchers by Special Interest Groups”. New England Journal of Medicine. Bilimsel Araflt›rmada Etik ve Sorunlar› - 67 -


Yararlan›lan Kaynaklar

336, 1176 - 1180, 1997. 12. DHHS, Federal Register 254, 32446, 1989. 13. Dingell, J: Shattuck Lecture - “Misconduct in Medical Research” (Special article). New Engl. J. Med. 328, 1610-1615, 1993. 14. Drenth, PJD: “European Science and Scientists-Between Freedom and Responsibility” - A Conference Organised by ALLEA. Amsterdam 2-3 December 1997: * PJD Drenth: Scientist at Fault: Causes and Consequences of Misconduct in Science. ss: 41-50, * PJD Drenth: The Ethical Discussion Main Themes and Issues. ss: 173-184. 15. Drenth, PJD: “Science and the Public in the 21st Century” - Panel Discussion. ALLEA General Assembly. Prague. March 30 to April 1, 2000. 16. Durkheim, E: Meslek Ahlak›. Çev: Karasan, M. 1949. 17. EEC Council Directive 86/609 on the Approximations of Laws. Regulations and Administrative Provisions of the Member States Regarding Protection of Animals used for Experimental and other Scientific Purposes. Official Journal of the European Communities. L 358, 1-29, 1986. 18. Ertekin, C: T›bbi Araflt›rmalarda Bilimsel Sapt›rmaca. CBT, 626, 1617, 1999. 19. Ertekin C: “T›p Araflt›rmalar›nda ‘Etik’ Üzerine”. Journal of Neurological Science (Türkçe) (Elektronik Journal), 7, 1-5, 2000. 20. Ertekin C.: “Gift Authorship” Nöropsikiyatri Arflivi. 38, 9-10, 2001. 21. European Science Foundation (ESF) Policy Briefing: “Good Scientific Practice in Research and Scholarship”, 2000, Strasbourg. 22. European Science Foundation (ESF) Policy Briefing: “Use of Animals in Research”, 2001. http.//www.esf.org. 23. Everett, D-Lazar, P.: “Misconduct in Medical Research” (viewpoint). Lancet, 345, 1161-1162, 1995. 24. Godlee, F-Jefferson, T.: Peer Review in Health Sciences. BMJ Books - London. 1999. 25. Goode, William J-Hatt, Paul K. Methods in Social Research, 1952. 26. International Committee of Medical Journal Editors: “Uniform Requirements for Manuscripts Submitted to Biomedical Journals”. Annals of International Medicine. 126, 36-47, 1997. 27. Hughes, “The Editorial Tightrope”. J. Neurol. Neurosurg. Psychiatry. 60, 1, 1991. - 68 - Bilimsel Araflt›rmada Etik ve Sorunlar›

Yararlan›lan Kaynaklar

28. Kayaalp, O.: Klinik Farmakolojisinin Esaslar›. Geniflletilmifl 2. Bask› (2001). 29. Kennard, C.: “Problems in Neuroscience Research”. J. Neurol. Neurosurg. Psychiatry. 68, 1-2, 2000. 30. Kuçuradi, I.: Etik. 3. Bask›, 1999. 31. Lachmann, P.: “Stem Cell Research. Why is it Regarded as a Threat?” EMBO Reports 3, 165-168, 2001. 32. Mieth, D.: “Going to the Roots of the Stem Cell Research: The Ethical Problems of Using Embryos for Research”. EMBO Reports 1, 4-6, 2001. 33. Neyzi O.: “Kan›ta Dayal› T›p Yaklafl›m›”, T›p E¤itim Dünyas› Say› 6, 2002. 34. Özden, Akil Muhtar : ‹lim Bak›m›ndan Ahlak. 1950. 35. Özo¤lu, S.Ç.: “Psikologlar için Aktöresal ‹lkeler ve Standartlar”. I. Ulusal Psikoloji Kongresi, ‹zmir 1981. 36. Payasl›o¤lu, Arif T.: Seçimler ve Oy Verme Üzerinde Araflt›rmalarda Kullan›lan Metodlar, 1956. 37. Tepe, H (ed).: Etik ve Meslek Etikleri, 2000. 38. TÜBA Bilimsel Toplant› Dizileri: “Dünyada ve Türkiye'de Bilim, Etik ve Üniversite”. Ankara. 1994. 39. TÜB‹TAK: Yay›n Eti¤i Sempozyumu, 15 Kas›m 1996. 40. TÜB‹TAK: 21. Yüzy›lda Bilimsel Yay›nc›l›k: Hedefler ve Yaklafl›mlar. 2 Kas›m 2001. 41. TÜB‹TAK Sa¤l›k Bilimleri Araflt›rma Grubu. T›pta Bilimsel Yaz›m, Editörlük ve Denetleme, Ankara, 1996. 42. TÜB‹TAK Araflt›rma ve Yay›n Eti¤i Kurulu Çal›flma Esaslar›, 2001, http://www.tubitak.gov.tr 43. Türkiye Biyoetik Derne¤inin 2001 Y›l› Ulusal T›bbi Etik Kongresinin Sonuç Bildirgesi. Bilim ve Ütopya 90, 5, 2001. 44. Tütengil, Cavit Orhan: Sosyal Bilimlerde Araflt›rma ve Metod, 1981. 45. Ulusal Uygulamal› Etik Kongresi, Kas›m 2001, Ankara. ODTÜ Felsefe Bölümünün düzenledi¤i bu Kongrenin bildirileri yay›na haz›rlanmaktad›r. 46. UNESCO Birth of Universal Declaration on the Human Genoma and Human Rights, http://unesco.images. 1999. 47. Wilkie, T. Perilous Knowledge: The Human Genome Project and its Bilimsel Araflt›rmada Etik ve Sorunlar› - 69 -


Yararlan›lan Kaynaklar

Implications. Faber and Faber, New York, 1993. 48. Woodmard, J-Goodstein, D.: “Conduct, Misconduct and Structure of Science” - American Scientist, 84, 479-490, 1996. 49. Y›ld›r›m A., fiimflek H.: Sosyal Bilimlerde Nitel Araflt›rma Yöntemleri, 1999.

- 70 - Bilimsel Araflt›rmada Etik ve Sorunlar›


bilimsel