Issuu on Google+

BASIN BÜLTENİ Bülten No: 20090825 Tarih: 25 Ağustos 2009 Konu: 20 Temmuz tarihinde yazılı ve görsel basında çıkan haberler 

Herkesin bildiği gibi, babam müteveffa M. Salih Tatlıcı, iş hayatında başarılı, son derece saygın,  erdemli ve hayatı boyunca medyada hiçbir surette olumsuz şekilde yer almamış, hayatı boyunca  onuruyla yaşamış, çalışmış, ülkesine ekonomik ve sosyal yönden büyük katkılar sağlamış bir iş  adamıydı.  Nitekim, ahlaklı ve çalışkan tutumuyla, vefatından önce sadece Türkiye’nin değil, Dünyanın en  başarılı ve tanınmış iş adamları arasında yerini almıştır.  Üzülerek belirtmek isterim ki, 20 Temmuz 2009 tarihinde bazı gazetelerde ve TV kanallarında,  babam müteveffa M. Salih Tatlıcı’nın aziz hatırasına saygısızlık edildiği gibi annem Nurten  Tatlıcı ile benim kişilik haklarımıza da tecavüz edilmiştir. Hiç kuşkusuz, bu haberler, çektiğimiz  acının daha da artmasına sebebiyet vermiştir.  Ayrıca, söz konusu haberlerde, sürekli olarak annem Nurten Tatlıcı’nın etnik kökeni  vurgulanmış, Rum kökenli olması adeta bir suç ve günahmış gibi kaleme aldırılmış ve annem  Nurten Tatlıcı bazı çıkarlar uğruna ötekileştirilmeye çalışılmıştır.  Annem Nurten Tatlıcı’nın Rum kökenli olduğu doğrudur; fakat, kendisi Türkiye Cumhuriyeti  vatandaşıdır. Bu nedenle, gazetelerde yer alan haberler, kaleme alınış tarzı ile adeta örtülü bir  ayrımcılık yapmaktadır.  Diğer yandan, söz konusu haberlerin, habercilik anlayışına ve kamu menfaatine aykırı bir  şekilde, özenli bir araştırma yapılmaksızın yazıldığı da çok açıktır. Zira, söz konusu yazılarda,  annem Nurten Tatlıcı, zengin olabilmek için babam müteveffa M. Salih Tatlıcı’yı kandıran, onun  evliliğinin sona ermesine yol açan bir servet avcısı gibi takdim edilmiş ve bu surette kamuoyu  nezdinde küçük düşürülmüştür.  Oysa yeteri kadar araştırma yapılmış olsaydı, annem Nurten Tatlıcı ile babam müteveffa M.  Salih Tatlıcı arasında uzun yıllardır süren ilişkinin temelinde maddi menfaatlerden ve küçük  hesaplardan çok uzak derin bir sevgi ve saygının yattığı anlaşılabilecekti. Aynı şekilde, yeterli  araştırma yapılmış olsaydı, babam M. Salih Tatlıcı’nın Londra’da vefat etmemiş olduğu da tespit  edilebilecekti. Ayrıca, söz konusu haberlerde, annem Nurten Tatlıcı’nın evinin görüntüleri, resimleri ve adresi  belirtilmiş, bu surette, annem adeta üçüncü kişilere hedef gösterilmiştir.  Yukarıda belirtilen sebeplerden ötürü, söz konusu haberlerin, toplumun aydınlanma ve  bilgilenme ihtiyacına değil, magazine dayalı haber alma menfaatine; bir diğer söyleyişle,  eğlenmeye ilişkin menfaatine hizmet ettiği çok açıktır. 


Hayatı boyunca onuruyla yaşamış ve hiçbir şekilde medyada olumsuz bir şekilde yer almamış  olan babam müteveffa M. Salih Tatlıcı, annem ve benim saygınlığımızın, toplumun eğlenmeye  ilişkin menfaatinin üzerinde olduğu çok açıktır.  Diğer yandan, söz konusu haberler, veriliş biçimi ile de hukuka, basın ahlakına ve etiğine  aykırılık teşkil etmektedir. Zira, hiçbir şekilde kamunun aydınlanma menfaatine hizmet etmeyen  bu tarzda haberler, bazı nedenlerden dolayı gazetelerin baş sayfalarında 8 sütuna manşetten  verilmiştir.  Sonuç olarak, yazılı ve görsel basından, bundan böyle kaleme alacakları yazılarda, babam  müteveffa M. Salih Tatlıcı’nın aziz hatırasına, annem Nurten Tatlıcı ile benim kişilik haklarımıza  saygı duymalarını, hukuka ve ahlaka uygun yazılar yazma konusunda gerekli özeni  göstermelerini önemle istirham ediyorum.  Uğur TATLICI


20 Temmuz tarihinde yazılı ve görsel basında çıkan haberler