Page 1


içindekiler

Y›l: 4 • Say›: 16 • Temmuz 2009

Coğrafi işarette 100 sıra numarasıyla tescillettik

Yüzde 100 Salihli Kirazı

Salihli VİZYON TEMMUZ 2010

4 11 12 14 16 21 22 24 25 26 27 28 30 32 33 34 36 38 39 40

Sağlık kenti Salihli Salihli SGK hizmette Sardis Satranç Turnuvası ulusal boyut kazandı Sigorta acenteleri, bankaların haksız rekabetinden dertli Batı Anadolu’nun en büyük yerleşimi Marmara Gölü yakınında bulundu Türkiye’nin ilk organik kooperatifi Tekelioğlu’nda Ahmet Önder, toprak sanayide harikalar yaratıyor Meyve bahçesi Salihli Patentli kiraz üreticiye güvence Lidya eserleri hayran bıraktı Salihli TSO’da daimi Lidya sergisi Müzik tutkusu, enstrüman imal ettirdi Lider, evcil hayvan besininde ihracatı hedefliyor Hazır yemekte barbunya pilaki gözde Salihli ismi THY uçağında- Salihli TSO’dan plaza yatırımı Annesi çeyiz işletmedi, 40’ından sonra tel kırma öğrendi Kısa kısa Kirazla gelen ödül Basından Summary of this issue (July 2009)

2


Başyazı Başyazı

Yıl: 5 • Sayı: 20 • TEMMUZ 2010 Salihli Ticaret ve Sanayi Odası adına sahibi Yönetim Kurulu Başkanı TALAT ZURNACI Sorumlu Müdür Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı SAİM TÜRETKEN Genel Koordinatör Tanıtım ve Basın Müşaviri ŞİRİN YÖRÜK Yayın Kurulu SAİM TÜRETKEN HALUK KANIL NEDİM ZURNACI YÜKSEL YUCA LEVENT KILINÇASLAN Prof. Dr. MUSTAFA ÖKMEN Ön Hazırlık ve Baskı

M A T B A A S I

1.Sanayi Sitesi 2826 Sokak No. 52 İZMİR Tel: 0232 459 96 00 Fax: 0232 459 98 92 e-mail: hurriyetmatbaa@hurriyetmatbaa.com Grafik Çalışması Pınar Uçkun Salha Yönetim Yeri Salihli Ticaret ve Sanayi Odası Eski Cami Mahallesi Kemerli Sokak No:2 Salihli- MANİSA Tel (Fax): 0236 7131590 - 0236 7145342 e-mail: salihlitso@tobb.org.tr web adresi: www.salihlitso.org.tr Yayın Türü Süreli yaygın yayındır Basım Tarihi ?? Temmuz 2010 Dergimiz üç ayda bir yayımlanır. Dergide yayınlanan yazılar aksi belirtilmedikçe Salihli Ticaret ve Sanayi Odası’nın resmi görüşünü yansıtmaz. Kaynak belirtilerek dergiden alıntı yapılabilir.

Sağlık, en büyük varlık! Ne güzel söylemiş, büyük Türk Sultanı Kanuni Sultan Süleyman; Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi, Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi. İnsanın en büyük varlığının sağlık olduğunu kabul etmeyen var mıdır bilemeyiz ama, biz dergimizin bu sayısında Salihli’nin geçmişten gelen ve günümüzde de giderek artan şifa dağıtma misyonuna vurgu yapmak istedik. Salihli’nin, sahip olduğu şifalı kaplıca suyu sayesinde, tarihte de çok önemli bir termal tedavi merkezi olarak rağbet gördüğünü yakından biliyoruz. Sonradan restore edilerek, ayağa kaldırılan ve Sardes’i gezen turistlerin hayran kaldığı gimnaz-hamam kompleksi Gymnasium’da yer alan tarihi termal havuzda, atalarımızın pek çok derdine derman bulduğu şüphesiz. Günümüzde ise Salihli şifa dağıtma konusundaki mirasını aynen devam ettiriyor. Bir bölge hastanesi gibi hizmet veren Devlet Hastanesi, Salihli’nin yanı sıra çevre ilçeler Selendi, Gölmarmara, Köprübaşı, Alaşehir, Sarıgöl, Kula, Demirci ve Ahmetli’den de hasta kabul ediyor. Salihli’de bulunan orta çaptaki iki özel hastane de on binlerce hastaya hitap eder duruma geldi. Yine doktorlarımızın ortaklığı ile kurulan üçüncü hastane olan Güven Hastanesi’nin de birkaç ay içinde açılmasıyla, ilçemizin şifa merkezi olma halinin daha da pekişeceği ortadadır. Köy ve kasabalarıyla birlikte 155 bin nüfuslu olan, çevre ilçe ve beldelerle 500 bin nüfuslu bir hinterlanda hizmet veren Salihli’de 100’ü uzman olmak üzere toplam 123 doktor görev yapıyor. Bununla da bitmiyor… İlçemizde 196 hemşire, 63 ebe görev yapıyor ve 69 eczane hizmet veriyor. Bu rakamlar, Salihli’nin sağlık sektöründe ulaştığı boyutu gözler önüne sermeye yeter sanırım. Şifa bulmak üzere Salihli’ye köylerden, kasabalardan, komşu ilçelerden gelenlerin, Salihli ekonomisine yaptığı katkı açıkça görülüyor. Sağlık sektörünün ekonomik boyutu, ödenen vergi ile de sabittir. Özel Can Hastanesi ve Özel Salihli Hastanesi’nin 3 yıldır Salihli’de kurumlar vergisinde birincilik sırasını kimseye kaptırmaması, sağlığın ekonomiye katkı boyutunu da gözler önüne seriyor. Sağlıkta bu kadar önemli bir duruma gelen Salihlimiz’in, sağlık turizminde de iddialı bir konuma girdiğini belirtmeden geçmeyelim. Yıllardır hizmet veren Kurşunlu Kaplıcaları ve Sart Çamur Banyoları, termal suyun nimetlerinden halkı yararlandırıyor. Termal turizm konusunda, iki yıldır Kurşunlu’da hizmet veren Lidya Sardes Termal Otel’in yarattığı sağlık turizmi hareketi de dikkate değer. Kurşunlu’nun, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Termal Turizm Merkezi ilan edilmesi, yakın zamanda burada yeni yatırımlarla birlikte, Salihli’nin bir sağlık turizmi destinasyonu haline gelmesi kaçınılmazdır. Salihli, sağlıkta da marka olacaktır. Buna yürekten inanıyorum. Sağlıcakla kalın. Talat Zurnacı Salihli Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı

Katkıda bulunanlar

Mustafa Uçar Süleyman Arasan Stüdyo Cengiz Salihli Sektör Gazetesi Gelişen Salihli Gazetesi

3

Salihli VİZYON TEMMUZ 2010


kapak konusu

Çevresi ile birlikte 500 bin nüfusa hizmet veriyor

Sağlık kenti Salihli Kurşunlu kaplıcalarının şifalı özelliği nedeniyle çok eski çağlardan beri Gediz Ovası, Bozdağlar ve yakın yerleşim merkezlerinin sağlık kaynağı olarak kabul görmüş olan Salihli, sağlıktaki iddiasını günümüzde de devam ettiriyor.

Salihli VİZYON TEMMUZ 2010

İlçede Devlet Hastanesi’nin yanı sıra iki orta büyüklükte özel hastane, iki dal merkezi ve diyaliz merkezleri yer alıyor. Sağlık sektöründe çalışanların sayısı 2 bine yaklaşıyor. Yapımı süren 3. özel hastane de Eylül ayında hizmete girecek.

4


Salihli, ismiyle özdeşleşen kirazı, odun köftesi kadar civar köylere, kasabalara ve ilçelere verdiği sağlık hizmetiyle de adından söz ettiriyor. Verdiği kaliteli hizmet ve sürekli yenilenip kapasitesi artırılan Devlet Hastanesi’nin yanı sıra, son 5-6 yıldır özel sağlık sektöründe de çıtanın yükseldiği Salihli, sağlıkta bir marka haline geldi. Demirci, Köprübaşı, Kula, Selendi, Ahmetli, Gölmarmara, Gördes, Turgutlu, Alaşehir, Sarıgöl ilçelerinin yanı sıra civardaki illerden Uşak-Eşme, Denizli-Buldan, Kütahya-Simav-Gediz, İzmirÖdemiş-Kiraz ilçelerinden gelen hastalara da hizmet veren bir sağlık merkezi haline gelen Salihli’de, ayda 65 bin hastaya hizmet veriliyor. Bu hastaların yarısı özel sağlık kuruluşlarını tercih ediyor. Salihli, ilçe merkezine bağlı 82 köy ve kasabayla birlikte toplam 155 bin nüfusu barındırıyor. Salihli Devlet Hastanesi’ne ilçeden başka Selendi, Gölmarmara, Köprübaşı, Alaşehir, Sarıgöl, Kula, Demirci ve Ahmetli’den de hasta ve acil vakalar geldiği için, hitap ettiği bu bölgenin nüfusu yaklaşık 500 bin kişiye ulaşıyor. Salihli’de 1 tane Devlet Hastanesi ile birlikte Özel Salihli Hastanesi ve Can Özel Sağlık Hastanesi olmak üzere 2 tane özel hastane bulunuyor. Üçüncü özel hastane olan MediGüven Hastanesi’nin sonbaharda faaliyete geçmesi planlanıyor. Halen hizmette olan 3 hastanede 100 tane uzman, 23 pratisyen olmak üzere 123 doktor, 196 hemşire, 63 ebe görev yapıyor. Ağız ve diş sağlığı merkezi ise 11 diş hekimi, 5 diş protez teknisyeni, 5 hemşire ve 2 röntgen teknisyeni ile hizmet veriyor. Salihli’de, 112 B tipi acil sağlık hizmetleri ekibi, hastane bünyesinde yer alıyor. Ayrıca, (112) Acil sağlık hizmetleri 3 merkezde görev yapıyor. İlçede 69 eczane hizmet veriyor.

5

Tarihten gelen bir sağlık merkezi Salihli’nin tarihi bir tedavi merkezi olduğu biliniyor. Termal suyla tedavinin, eski çağlarda da kullanıldığı buluntulardan anlaşılıyor. Sardes’in Roma egemenliğinde olduğu dönemlerde kurulan hamam-gimnaz kompleksinde yer alan büyük havuzun, Kurşunlu’nun şifalı termal suyunun o dönemlerde de tedavi amaçlı kullanıldığına işaret ediyor. Günümüzde de Salihli Belediyesi’ne bağlı olan Kurşunlu Kaplıcaları ve Sart’ın çok yakınındaki Çamur Banyoları şifa arayanların başlıca tercihleri arasında geliyor. Kurşunlu Vadisi’nin girişinde yer alan Lidya Sardes Otel de termal ve SPA hizmeti veren bir merkez haline gelmiş durumda. Vergide ilk sırada Salihli’deki iki özel hastane, son yıllarda vergi birinciliklerini de kimseye kaptırmıyor. Salihli Ticaret ve Sanayi Odası tarafından düzenlenen ödül törenlerinde 2007 ve 2008 yıllarında Can Hastanesi kurumlar vergisi kategorisinde birinci olurken, 2009 yılında Özel Salihli Hastanesi ilk sıraya yerleşti. Can Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Muzaffer Keskiner ve Özel Salihli Hastanesi Koordinatörü Dr. Mehmet Memiş, vergi birinciliklerini plaketle taçlandırdı.

Salihli VİZYON TEMMUZ 2010


Salihli Devlet Hastanesi

Hinterlandı ile birlikte 500 bin nüfusa sağlık hizmetinin verildiği Salihli’de en köklü ve yaygın hizmet Salihli Devlet Hastanesi tarafından sağlanıyor. 57 uzman ve 15 pratisyen hekimin görev yaptığı hastanede, 40 poliklinik bulunuyor. 257 yatağa sahip olan hastanede, genel cerrahi, beyin cerrahisi, üroloji, gastroenteroloji, çocuk cerrahisi, KBB, ortopedi, göğüs cerrahisi, kadın doğum, dahiliye, nöroloji, göğüs hastalıkları, fizik tedavi, kardiyoloji servisleri yer alıyor. Ayrıca 13 yataklı diyaliz servisi bulunuyor.

Hastanede 2009 yılında göreve gelen yeni yönetimde Başhekimliği A.Zeki Kaygısız üstlenirken, başhekim yardımcılıklarını Aydın Er, Sabri Boyacı, Tarkan Kalkan ve Deniz Erdöl yürütüyor. Hastanede yenilenme çalışmaları hala devam ediyor. 2009 yılında başlanan Acil Servis’in de içinde bulunduğu yeni ek bina yapımı bugünlerde tamamlandı. Salihli böylece 2. sınıf kategorisinde yer alan nitelikli ve yüksek standartlı bir Acil Servis’e kavuşmuş oldu. 717 metrekarelik arsa üzerinde 5 katlı ve 3 bin 277 kapalı alanı bulunan ek binanın 1 milyon 100 bin TL’lik kısmı hayırsever merhum Kazım Dinçkan ile Gürcü Dinçkan tarafından karşılandı. Maliyetin yüzde 50’sini oluşturan 1 milyon 96 bin liralık diğer kısmı da Devlet Hastanesi döner sermayesinden karşılandı. Binanın tefrişatı da 665 bin TL’ye mal oldu ve bu kısmı da döner sermayeden karşılandı. Zemin katı Acil Servis olarak planlanan binanın 1. katında laboratuarlar ve eczane, 2. katında idare ve satın alma birimi, 3. katında EKO, eforlu EKG, kardiyoloji ve koroner yoğun bakım servisi, 4. katında da dahiliye ile gastroenteroloji servisi yer alıyor. 2009 yılında 587 bin 196 hastaya hizmetin verildiği hastanede acil servisten ise 170 bin 588 hasta yararlandı. Günlük 2 bin ile 2 bin 500 arasında hastaya hizmetin verildiği Salihli Devlet Hastanesi’nde yeni yatırım ise yoğun bakım ünitesi konusunda yapılacak. Halen 3 yataklı olan yoğun bakım ünitesinin 6 yataklı hale getirilmesi için proje çizimi yapıldı. İki ay içinde bu servisin de nitelikli ve üst sınıf bir yoğun bakım ünitesi haline getirilmesi için çalışmalar başlatıldı. 5 ameliyat salonunun bulunduğu ameliyathanede ayrıca cerrahi yoğun bakım, ameliyat sonrası derlenme ve premedikasyon odaları bulunuyor. Hastanenin acil servisine, yoğun bakım ünitesine ve

Başhekim A. Zeki Kaygısız

Salihli VİZYON TEMMUZ 2010

6


ameliyathanesine çok önem verdiklerini belirten Başhekim Yardımcısı Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Aydın Er, yüksek standarda sahip ameliyathanedeki sistemi şöyle anlattı: “Ameliyathane kirli, temiz, yarı steril ve steril alan olarak bölümlendi. Ameliyat salonuna hastalar özel sedye ile getirilir. Önce premedikasyon odasına alınır. Burada anestezi uzmanı tarafından değerlendirilir. Sırası gelen hasta aynı sedye ile yarı steril alana alınır. Kızaklı sistem ile steril alana nakledilir. Hasta in-bin yapmadan zahmetsizce ameliyat masasına nakledilir. Ameliyat sonrası hasta post-op denen derlenme odasına aynı sedye ile alınır. Bir süre dinlendikten ve vital (yaşamsal) bulguları yerine geldikten sonra yine transfer sedyesiyle yatağına nakledilir.” Ameliyathaneye ayrıca tur plazma kinetik cihazının alındığına ve bu cihazın sadece üniversite hastanelerinde bulunduğuna dikkat çeken Dr. Er, bununla kansız prostat ameliyatları gerçekleştirdiklerini kaydetti. Devlet Hastanesi’nde ayrıca taş kırma cihazı ile, idrar kanalındaki taşlar kırılıyor. Yeni alınan fako cihazı ile küçük kesiden katarakt ameliyatı yapılıyor. Ameliyathaneye alınan damar mühürleme cihazı ile de kansız ve dikişsiz hemoroid ve guatr ameliyatları gerçekleştiriliyor.

Başhekim Yardımcısı Aydın Er

Doğum binası inşasına Salihlili işadamı Muammer Şahin’in bağışlarıyla 1979 yılında başlanıldı ve inşaat halkın da yardımları ile 1980 yılında tamamlandı. Ancak 2004 yılında temelden oynadığı ve kolonlarda çatlak olduğu raporu verilmesi üzerine yıkım yapıldı. Hastanenin arka kısmında 1998 yılında 13 yataklı diyaliz servisi hizmete girdi. 2005 ortasında Kurşunlu Devlet Hastanesi (eski SSK hastanesi) ile tam birleşme yapılarak B binası olarak hastane bünyesine katıldı. Prefabrik dış binası yıkılıp, yerine 5 katlı acil servis ve ek hizmet binası inşaatı yakında tamamlandı ve yüksek standartlara sahip acil servis hizmete girdi.

Dünden Bugüne Devlet Hastanesi 1951 yılında yapımına başlanan Devlet Hastanesi’nin inşasında Salihli Ticaret Odası’nın yanı sıra, vatandaşlardan da önemli maddi katkı sağlandı. 1953 yılında Sağlık Merkezi olarak hizmete açıldıktan sonra, 1959 yılında devlet tarafından yapılan yatırımlarla hastane haline getirildi. 1972 yılında ilave yatırımlar başlayıp, 1974’te tamamlandı.

Salihli Devlet Hastanesi’nin yenilenen Acil Servis bölümünün müşahade odası. 7

Salihli VİZYON TEMMUZ 2010


Özel Salihli Hastanesi sağlık merkezlerinin planlanması ve desteklenmesi sonucu Salihli sağlık alanında daha iddialı hale gelecektir.” Ayda 17 bin 500 hasta Sadece Özel Salihli Hastanesi’nde ayda yaklaşık 17 bin 500 hastaya hizmet veriliyor. Hastanede şu bölümler yer alıyor: genel cerrahi, ortopedi, göz hastalıkları, kadın hastalıkları, KBB, dahiliye, nöroloji, üroloji, cildiye, çocuk hastalıkları, kardiyoloji, fizik tedavi, ve rehabilitasyon, anesteziyoloji ve reanimasyon, biyokimya laboratuarı, radyoloji laboratuarı, acil servis, yoğun bakım ve diyaliz. Teknoloji yakından takip ediliyor Tıp teknolojisindeki baş döndürücü hızda yaşanan gelişmeler ve hasta hakları alanında elde edilen geniş kazanımların, sektörde hizmet veren kamu ve özel kuruluşları sadece tıbbi hizmet veren bir kurum olmaktan çıkardığını belirten Özel Salihli Hastanesi Koordinatörü Memiş, hasta ve hasta yakınlarına yüksek yaşam konforu sunmayı da ilke olarak benimsediklerini vurguluyor. Memiş şu bilgileri veriyor: “Bu hizmetlerin sunulmasında yerel kültürel değerleri dikkate almamızın yanı sıra, evrensel değerleri de göz ardı etmiyoruz. Mesleki alanda yaşanan gelişmelerin (teknoloji&bilim) en kısa sürede hastalarımıza uygulanması ve takibinin yapılması da öncelikli olan konularımızı oluşturuyor. Gerek bir işletme olarak varlığın sürdürülmesi ve geliştirilmesi, gerekse sağlık hizmetleri gibi çok spesifik bir alanda faaliyet gösterilmesi, bizleri her alanda daha dikkatli, eğitimli ve sonuca odaklı olmaya yöneltiyor.”

1992 yılında 5 doktorun ortaklığıyla kurulan ve Manisa’nın ilk özel hastanesi olan Özel Salihli Hastanesi’nde 27 doktor çalışıyor. 2007 yılından sonra 4 doktorun daha katılımıyla 9 ortaklı hale gelen hastanenin Koordinatörü Dr. Mehmet Memiş, kurum kültürünü oturttuklarını, yeni yatırımlarla büyüyerek, hizmet kalitelerini yükselttiklerini belirtti. İlçenin sağlık alanında sürekli gelişen bir merkez haline geldiğine işaret eden Memiş, sağlık sektörünün ilçe ekonomisine yansıması konusunda şunları söyledi: “Sadece Özel Salihli Hastanesi’nde 27 doktor çalışıyor. İlçede 100’ün üzerinde uzman doktor 100 ün üzerinde aile hekimi ve pratisyen hekim bulunuyor. Hesapladığımız zaman sadece sağlık sektöründe 1000 kişinin çalıştığı ortaya çıkıyor. Sağlık sektörüne hizmet veren ve alan diğer kuruluşlarda da 1000 kişi çalışmaktadır. Bunların ailelerini de dikkate alırsak 8-10 bin kişiyi kapsıyor. Yani Salihli nüfusunun yüzde 10’unun sağlık sektöründen ekmek yediğini söyleyebiliriz. Çevre ilçelerden ve köylerden gelenleri de dikkate alırsak, eczaneler, lokantalar, pideciler ve diğer esnafın bu ekonomik hareketlilikten nasibini aldığı açıkça ortaya çıkıyor. Salihli’de üçüncü hastanenin açılması ve Kurşunlu havzasında termal Salihli VİZYON TEMMUZ 2010

8


Can Özel Sağlık Hastanesi 2011 hedefleri belirlendi Modernizasyona ara vermeden yeni yatırımlar yapan hastanenin önümüzdeki yıl için yeni hedefleri arasında ise şunlar yer alıyor: -Salihli’de açık kalp ameliyatlarına başlanması, - Ege Bölgesi’nin en büyük, en geniş imkanlara sahip yeni doğan yoğun bakım servisinin hizmete açılması. Hastaların ihtiyaç duyduğu güvenilir sağlık hizmetini en konforlu şekilde sunmanın yanı sıra, sosyal projelere de önem verdiklerini belirten Dr. Keskiner, “Bizler bilmekteyiz ki, halkımızdan kazandıklarımızı halkımızla paylaşmak da, en az sunduğumuz sağlık hizmetinin kalitesi kadar önemlidir. Bu doğrultuda, Salihlimizin çevresel ve kültürel yaşamında iz bırakacak faaliyetler düzenliyoruz. Hastanemizde doğan “her çocuk bir fidan” aktivitemiz ile ilk sene 5 bin, ikinci sene ise 6 bin 500 fidan dikiyor; hem dünyaya gelen bebeklerimize birer hatıra bırakıyor, hem de onlara geleceğin yeşil Salihlisini emanet ediyoruz. Sanatın, gelişmiş bir toplum olma yolundaki Türkiyemiz için önemini biliyor ve ilköğretim okullarında düzenlediğimiz yarışmalar ile yarının geleceği olan çocuklarımızın sanata yönelmesini sağlıyoruz. Okullarımızda teknolojik altyapıya sahip sınıflar oluşturuyor, çocuklarımızın rekabetçi dünya koşullarında yerlerini daha donanımlı olarak almalarına katkıda bulunuyoruz.”

Doktorların ortaklığı ile 1999 yılında kurulan ve 2002 yılında hizmet vermeye başlayan Can Özel Sağlık Hastanesi, 8 yıldır binlerce hastaya şifa dağıttı. 50 yataklı hastanede 17 branşta 25 hekim hizmet veriyor. Aynı gün sonuç iletebilen son teknoloji ile donatılmış laboratuara sahip hastanede, doppler ultrasonografi, mamografi, kemik dansitometri ile bilgisayarlı tomografi gibi hastaların ihtiyaç duyabileceği her türlü cihazlarla donatılmış tıbbi görüntüleme birimi bulunuyor. Hastanede ayrıca böbrek taşı kırma cihazı veya göz taramalarında kullanılan göz tomografi cihazı (OCT) yer alıyor. Günde 18-20 büyük ameliyatın yapıldığı hastanede 600 -650 hastaya poliklinik hizmeti sunuluyor. 2009 yılında 198 bin 211 kişinin ayakta tedavi edildiği hastanede, ameliyat ve diğer cerrahi işlem uygulanan hasta sayısı ise 7 bin 874 olarak gerçekleşti.

İzmir’de yeni hastane Can Özel Sağlık Hastanesi yönetimi, bir yandan Salihli’deki hastaneye yeni yatırımlar yaparken, diğer yandan da yeni bir hastane için kolları sıvadı. İzmir Çiğli’de bir özel hastane yatırımına start veren yönetim, Ege Bölgesi’nin en iyi hastanesini kurma iddiasını taşıyor. Can Hastanesi yönetimi, ayrıca Salihli’de bir an önce bir tıp fakültesi kurulması konusunda girişimlerin başlatılmasını istiyor.

Yeni yatırımlara devam Can Özel Sağlık Hastanesi, Salihli ve bölge halkına daha yüksek kalitede hizmet sunabilmek için yeni yatırımlarını da sürdürüyor. Var olan binaya ilave olarak, 3 milyon Dolarlık bir yatırımla 2 bin 500 m2 kapalı alana sahip ek hizmet binası projesini yürüten hastane idaresi, bu projede sona yaklaştı. Can Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Muzaffer Keskiner, yoğun bakım ve kalp damar cerrahisi ünitelerini kapsayan yeni yatırım hakkında şunları söyledi: “En ileri düzeyde teknolojinin uygulandığı bu proje ile Salihli, tüm Türkiye’ye örnek olabilecek bir Kalp Damar Cerrahisi ameliyathanesi ve Yoğun Bakım ünitesine kavuşacak. Ayrıca, yeni binamızda son teknolojiye sahip 20 diyaliz ünitesi de yer alacak. Tüm bunların yanında, tüm bölgenin ihtiyacını karşılayabilecek seviyede bir yeni doğan yoğun bakım servisi oluşturuyoruz.” 9

Salihli VİZYON TEMMUZ 2010


MediGüven Hastanesi

Salihli’nin 3. özel hastanesi olan MediGüven Hastanesi’nin yapımına son hızla devam ediliyor. Yapımına 18 Ağustos 2009 tarihinde başlanan hastanenin tam bir yıl içinde tamamlanıp, Eylül ayında da hizmete girmesi planlanıyor. 23 poliklinik ve 49 özel hasta odasının yer aldığı hastanede, yetişkin yoğun bakım servisinin yanı sıra, yeni doğan yoğun bakım ile kalp damar cerrahisi yoğun bakım bölümleri inşa ediliyor. 3 ameliyathanenin bulunacağı hastanede ayrıca MR, bilgisayarlı tomografi, röntgen, filoroskopi, kemik dansitometri, mamografi, ultrason bölümleri kurgulandı. Tam donanımlı laboratuarların yer aldığı hastanede, son yönetmeliklere uygun olarak düzenlenmiş ayrı bir acil servis bölümü inşa ediliyor. 18 yıldır çalıştığı Salihli Devlet Hastanesi’nden emekli olan Salihlili Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Bekir Yasa, 8 ortakla kurdukları MediGüven Hastanesi hakkında şu bilgileri verdi: “Hastanemizde 26 uzman ve 5 pratisyen hekimden başka ayrıca 175 diğer sağlık personeli görev yapacak. Personel alımıyla ilgili ilan verdik ve 1500’ün üzerinde başvuru oldu. Hastanenin her türlü cihaz alımı tamamlandı. Binamızın inşaatı tamamlandı sayılır ve bugünlerde montajlar yapılacak. 49 hasta odasının her biri tek kişilik olarak düzenlendi. Biz hastanemizde konfora çok önem verdik. Hasta içeri girdikten sonra, dışarı çıkmak istemeyecek.” Prensip olarak, Salihli’de eksik olan sağlık hizmetlerine yoğunluk verme konusunu benimsediklerini belirten Dr. Yasa, “Kalp hastalıklarında hastaları Manisa veya İzmir’e göndermek gerekiyor. Çünkü Salihli’de bazı birimler yetersiz. Bu nedenle hasta yolda kaybedilebiliyor. Yoğun bakım hizmeti yeterince verilemiyor. Biz bu alanlara yoğunluk verdik. Salihli’nin eksiklerini tamamlayacağız” dedi. MediGüven Hastanesi’nin en önemli özelliğini, kentin merkezinde kolay ulaşılabilir bir yerde bulunması olarak tanımlayan Dr. Yasa, yatırım tutarını 14 milyon TL olarak açıkladı.

Eksik bölümlere ağırlık MediGüven Hastanesi, Salihli’de eksikliği duyulan şu üç alanda yoğunlaşacak; 1-Koroner anjiyo, 2-Kalp-damar cerrahisi, 3-Plastik cerrahi. Hastanede ayrıca sigara bırakma polikliniği, göğüs hastalıkları bölümü, fizik tedavi ünitesi planlanırken, diyetisyen ve psikolog görev yapacak. Hastanenin ortakları şu isimlerden oluşuyor: Genel Cerrah Op. Dr. Bekir Yasa, Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ragıp Özkan, Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Selçuk Traş, Ortopedi Uzmanı Dr. Çetin Sözal, Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Seçkin Meriçeli, Kadın Hastalıkları Uzmanı Dr. Damla Meriçeli, Cildiye Uzmanı Dr. Mehtap Aktaş ve Kardiyoloji Uzmanı Dr. Hüseyin Tunar.

MediGüven Hastanesi’nin doktor ortakları bir arada.

Salihli VİZYON TEMMUZ 2010

10


kurum

Salihli SGK hizmete girdi Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Salihli Merkezi, hizmete girdi. Salihli Huzurevi’nin bulunduğu binada faaliyet göstermeye başlayan SGK Salihli Merkezi’nin, bölgeye hizmet vereceğini söyleyen SGK İl Müdürü Saffet Dinç “Amacımız hizmeti vatandaşın ayağına götürmektir” dedi. SGK Genel Müdürlüğü'nün Türkiye'nin dört bir yanında, hizmeti vatandaşın ayağına götürmek amacıyla merkezler açtığını belirten Dinç, “Bundan böyle Salihli’de oturan ve buraya bağlı köyde yaşayan kişiler, işlemlerinin yüzde 90’ını Salihli’de SGK Merkezimizde yapabilecek. Salihli’de 4-A sigortalısı dediğimiz SSK sigortalı sayısı ortalama 13 bin kişi civarındadır. 6 bine yakını Bağ-Kur sigortalısı, 2 bin 500’e yakın aktif işyeri olduğu görülüyor. Salihli şu an Türkiye’deki 15 ilin işleyişinden daha büyük olan bir ilçe konumundadır” dedi. Salihli SGK Merkezi’nde iş kazası ve meslek hastalığı, analık, sağlık müstehak, geçici iş görememezlik ödeneği, emzirme ödeneği, işyeri hekimliği, yol gideri, gündelik ve refakatçi gideri ödeme işlemleri, katılım payı alınması, yurt dışı tedavi işlemleri, sigortalı tescil, genel sağlık sigortası, aylık prim ve hizmet belgesi, tarım sigortalısı, isteğe bağlı sigorta ile borçlanma işlemleri yapılabiliyor. SGK Salihli Merkezi’nde 6 personel görev yapıyor. Mehmet Tanrıverdi, Müdür pozisyonunda hizmet veriyor.

belirten Dinç, diğer ilçelerdeki durumu şöyle açıkladı: “Salihli, Turgutlu, Kırkağaç, Kula, Gördes, Demirci, Saruhanlı ve Sarıgöl’de önümüzdeki aylarda SGK şubeleri açacağız. Haziran’a varmadan Salihli ile birlikte Turgutlu ve Demirci’yi faaliyete geçirmek için son çalışmaları yapıyoruz.”

Müjdeyi Meclis Toplantısı’nda verdi Salihli Ticaret ve Sanayi Odası’nın konuğu olarak Nisan ayı Meclis Toplantısı’nda konuşma yapan Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Manisa İl Müdürü Saffet Dinç, Salihli’ye müjde verdi. Salihli Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Talat Zurnacı ve Meclis Başkanı Özcan Ünlü’nün davetlisi olarak mecliste kurumu ile ilgili gelişmeleri anlatan Dinç, ilçeleriyle birlikte Manisa’da 12 sosyal güvenlik merkezi kurulması konusunda 2008 yılında karar alındığını, bunu gerçekleştirmek üzere çalışmalara devam ettiklerini anlattı. Soma, Akhisar ve Alaşehir’deki şubelerin tamamlandığını 11

Salihli VİZYON TEMMUZ 2010


eğitim 128 kişilik katılımda Türkiye çapındaki sporcular yer aldı

Sardis Satranç Turnuvası ulusal boyut kazandı Salihli Ticaret ve Sanayi Odası’nın ana sponsorluğunda 5 yıldır gerçekleşen Sardis Satranç Turnuvası’na Manisa’nın dışında İzmir, Uşak, İstanbul, Karaman ve Denizli’den sporcular katıldı. Turnuvaya önümüzdeki yıllarda ilginin artarak devam etmesi bekleniyor. Türkiye Santranç Federasyonu Salihli Temsilciliği öncülüğünde düzenlenen Sardıs 5. Açık Satranç Turnuvası, Salihli Ticaret ve Sanayi Odası’nın ana sponsorluğu’nda gerçekleştirildi. Toplam 128 sporcunun katıldığı turnuvada Türkiye’nin en güçlü 50 satranç sporcusundan 10’u yer aldı. Ulusal düzeye taşınan turnuvaya bu yıl Manisa ve İzmir’in yanı sıra, Uşak, İstanbul, Karaman, ve Denizli’den de sporcular katıldı.

Salihli VİZYON TEMMUZ 2010

12

Turnuva kapsamında Gymnasium’u ziyaret eden sporcular, burada antik kalıntıların arasında karşılaşmalar yapmanın zevkini çıkardı.


10 yaş altı ve açık olmak üzere iki ayrı kategoride düzenlenen turnuvada, Salihlili sporcular Türkiye’nin en güçlü sporcuları ile yarışma imkanı buldu. Halen 12 yaş grubunda iki milli takım sporcusuna sahip olan Salihli’nin, bu tür güçlü turnuvaların artması ile Türkiye’nin en başarılı satranç sporcularının yetiştiği bir merkez haline gelmesi bekleniyor. Turnuvanın açık kategorisinde birinciliği Mert Yılmazyerli kazanırken, 2. Yakup Erturan, 3. Ata Seçer, 4.Burak Fırat ve 5. Cengiz Şengül oldu. 10 yaş altı kategoride ise 1.Senan Utku Öntürk, 2.Deniz Özen, 3. Kadir Akın (Salihli sporcusu) 4. Coşkun Arda 5.Atakan Çöl oldu. Turnuvanın önümüzdeki yıllarda daha da büyüyeceğini söyleyen Türkiye Satranç Federasyonu Salihli İlçe Temsilcisi Gürkan Aydeniz, sponsorların desteğinin çok önemli olduğunu, sponsorlar sayesinde organizasyonun büyüdüğünü ve Salihli’deki Sardıs turnuvasının Türk satranç dünyasında dikkat çekmeye başladığını söyledi. Aydeniz, özellikle turnuvanın ana sponsoru Salihli Ticaret ve Sanayi Odası ile Lidya Sardes Thermal Otel’e teşekkür etti. Turnuvaya ayrıca Cem Sarrafiye (Cem Yalvaç), Dakik Unlu Mamüller, Salihli Amerikan Kültür Derneği Dil Okulları, Poyraz Damları Tarımsal Kalkınma Kooperatifi, Salihli Sardes Satranç Eğitim Merkezi de destek verdi. 13

Salihli VİZYON TEMMUZ 2010


meslek komitesi

Sigorta acenteleri, bankaların haksız rekabetinden dertli Salihli Ticaret ve Sanayi Odası’nın 14. Grubu’nu oluşturan Finans ve Sigortacılık Faaliyetleri Meslek Komitesi’nde bankacılar ve sigortacılardan oluşan toplam 60 üye yer alıyor. Sektörün sorunlarını ortaya koymak üzere Salihli TSO’da bir araya gelen meslek komitesi üyeleri, sigortacılık sektörünü düzenleyen kanunun henüz yürürlüğe girmemesi nedeniyle pek çok sorunla karşı karşıya kaldıklarından yakındı. Ferda Harman, Muharrem Şen, İlhan Körezli, Hamdi Özer ve Tuncay Gündüz’den oluşan 14. Grup üyeleri, bir eksikle Salihli Ticaret ve Sanayi Odası’nda bir araya geldi. Sorunların temelinde sigortacılık esaslarını düzenleyen kanunun hala yürürlüğe girmemiş olmasından kaynaklandığı görüşünde birleşen Komitenin Başkanı Ferda Harman ile aynı zamanda Oda’nın Yönetim Kurulu üyesi olan İlhan Körezli ile diğer komite üyeleri Muharrem Şen ve Hamdi Özer, şirketler arasında kıyasıya rekabetin acentelere olumsuz yansıması olduğunu vurguladılar. Bankaların, kredi işlemleri sırasında baskı kurarak kredi müşterilerine sigorta yaptıklarının altını çizen sigortacılar, bu haksız rekabetin önüne geçilemediğinden yakındılar. Tek bir şirketin acenteliği yerine, 2-3 şirketle çalışmanın daha rantabl olduğunu belirten komite üyeleri, ortak sorunlarından birinin de, kaza yapan müşterilerin gece yarısı demeden her an sigortacısını yanında görmek istemesi olduğunu belirterek, şunları söylediler: “Müşteri kaza yapıyor, sabahın 3-4’ünde sigortacısını arayıp, tutanak tutmak üzere çağırıyor. Oysa ki bizim böyle bir zorunluluğumuz yok. Maddi hasarlı kazalarda, kazaya karışan araçların sürücüleri kendi aralarında anlaşarak tutanağı düzenler. Ama öyle bir hale geliyor ki, o saatte müşterinin yanında olmazsan, başkasına kaptırma ihtimali çok yüksek. Yani müşteriler bire bir ilgi bekliyor.” Salihli’de bankalar dahil 60 sigorta acentesi bulunduğunu, 40’ı Salihli’den olmak üzere 44 faal sigortacılık yapan üye bulunduğunu anlatan 14. Grup üyeleri, sigorta acentelerinin daha sıkı bir şekilde denetlenmesi gerektiği fikrini öne sürdüler. SEGEM belgesi almak için sınava girdiklerini, fakat hala ortalıkta sınava girmeden faaliyet göstermeye devam eden sigortacılar olduğundan yakınan 14. meslek komitesi üyeleri, bu konuda teftiş yapılmasının şart olduğu noktasında birleştiler.

Salihli VİZYON TEMMUZ 2010

Sigorta acenteleri yetkilileri ortak sorunlarını şu şekilde sıraladılar: •5684 sayılı sigortacılık kanununun henüz kesinleşerek yürürlüğe girmemesi. Kanunun yürürlüğe girmesi durumunda, yetkisiz sigortacılık yapan (trafik takip vb.) kişilerin, sigortacılık yapmalarının önüne geçilecek. Sigortacılık kendi ayakları üzerinde duran saygın bir meslek olarak yürütülecek. •Bankaların kredi işlemleri sırasında yasaya rağmen, müşterilerine baskı kurmaları engellenemiyor. Bu da sigortacılar aleyhine haksız rekabet yaratıyor. Bankacıyla sigortacı arasında fark hasarda belli oluyor. Hasar durumunda bankacılardan yardım isteyemiyorsunuz. •Acentelerin maliyetleri her geçen gün daha da artıyor. Buna karşılık komisyon gelirleri sürekli aşağı gidiyor. •Kasko ve trafik sigortalarında sadece fiyata yönelik yıkıcı bir rekabetin olması, acentelere sıkıntı yaratıyor. •Acentelerin ikinci veya üçüncü bir şirket ile çalışmak istemesi durumunda bazı ticaret odaları muvafakat belgesi talep ediyor. Oysa İzmir Ticaret Odası bu muvafakatı istemeden işlemleri onaylıyor. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin bu konuda acilen bir çözüm bulması, buna bir standart getirmesi gerekiyor. •Piyasadaki kriz ve ekonomideki istikrarsızlık nedeniyle acenteler poliçe tahsilatlarında sorun yaşıyor. •Sigortacılık faaliyetlerinin yapılacağı büroların fiziki şartlarının düzenlenerek, rutin kontrollerin yapılmasına bir an önce başlanması gerekir. Bu kadar sorunun yanında, sektörde olumluya gidişin de inkar edilemeyeceğini belirten sigortacılar, pozitif yöndeki gelişmeyi de şu satırlarda toparladılar: “Mesleğimiz giderek saygınlaşıyor. Eskiden olduğu gibi, isteyen emekli öğretmen artık sigortacılık yapamıyor. Kalite giderek yükseliyor. Acentelere verilen değer arttı. Piyasada açılma trendi var. Sıkıntı giderek azalıyor. Sigortasız araç sayısı çok azaldı. Trafik kontrollerinin sık yapılması da sigorta sayısını artırıyor.”

14


Şirin Yörük

Çağdaşı Truva’nın 4 katı büyüklüğünde

Batı Anadolu’nun en büyük yerleşimi Marmara Gölü yakınında bulundu

Salihli VİZYON TEMMUZ 2010

16

Sarah Craft ve Brad Sekedat yüzey araştırmasında.


tarih Üniversitesi’nden geliyoruz ve bu Tarihi kalıntılarıyla göz ABD’nin Boston Üniversitesi’nden gelen araştırmalar Boston Üniversitesi’nin kamaştıran bir merkez olan Salihli, desteği ile gerçekleştiriliyor. özellikle ABD’den gelen 18 kişilik arkeoloji ekibi, 6 yıldır Salihli’nin Marmara Gölü’nün çevresinde arkeologların da başlıca tercih ettiği Tekelioğlu köyünde yüzey araştırması tarlaları gezip, inceleyerek ne yerler arasında yer alıyor. Araştırma yapıyor. Uydu fotoğraflarından yer tespitiyle olduğunu öğrenmeye çalışıyoruz. ve kazı yapmak üzere yaz aylarında yola çıkarak, dağ tepe gezerek detayları İlkçağlardan günümüze kadar bölgeye gelen arkeologlar, iki koldan araştıran Christopher H. Roosevelt ve medeniyetleri araştırıyoruz. Eski çalışmalarını sürdürüyor. Christina Luke başkanlığındaki ekip, çok çağlarda arazi nasıl kullanılıyordu, Bir tarafta kazı başkanlığını önemli tarihi bulgular elde etti. gölün büyüklüğü ne kadardı, Nicholas Cahill’in yaptığı Sart’ta, Anadolu ile bağlantısı nasıl tarihi tiyatroyu gün yüzüne çıkarmak sağlanıyordu, hangi şehirlerle ticaret üzere kazılar devam ederken, diğer vardı gibi sorulara cevap bulmaya çalışıyoruz.” yanda yine ABD’den gelen başka bir arkeolog ekibi Marmara Gölü Bugüne kadar elde ettikleri en önemli bilginin, bu bölgenin civarında yüzey araştırmalarını 6 yıldır sürdürüyor. ilkçağlarda Paleolitik dönemde de kullanıldığını belgelemek olduğunu Ödenek yokluğu nedeniyle henüz kazılara başlayamayan kaydeden Roosevelt, “Yeni bilgi, burada M.Ö. 2. bin yıla ait yerleşim Christopher H. Roosevelt ve Christina Luke başkanlığındaki ekip, ağının olduğu şeklindedir.” dedi. Roosevelt bu kanıya nereden arazileri karış karış gezerek yaptıkları araştırmalarda çok önemli vardıklarını da şöyle açıkladı: bulgulara ulaştı. “Hitit dönemine ait bulgulardan yola çıkarak, buranın Lidya Merkezi Lidya Arkeoloji Projesi Başkanları Christopher H. Krallığı’ndan önce gelen ilk uygarlık olduğunu tahmin ediyoruz. Roosevelt ve Christina Luke, 2005 yılından bu yana sürdürdükleri Hititler’in arşivine göre, bu uygarlık Seha Nehri Ülkesi olarak araştırmalarda yeni bilgilere ulaştıklarını kaydetti. 21 Mayıs’ta biliniyor. Bu bilgileri çivi yazılı tabletler olan Hitit belgelerinden başlayan ve 2 ay boyunca süren çalışmalarda Gölmarmara çevresini öğreniyoruz. Seha Nehri Ülkesi’nin başkentinin Marmara Gölü karış karış gezdiklerini ve en ufak detayları kayda geçirdiklerini kenarında olduğunu tahmin ediyoruz. Kalesi 86 dönüm alanı kapsıyor. vurgulayan Roosevelt, 6 yılda ulaştıkları bilgileri şöyle özetledi: Bu kadar büyük bir kale Batı Anadolu’da bilinmiyor. Kalenin “Massachussets eyaletinin Boston şehrinde bulunan Boston

Peter Cobb - Kelcy Sagstetter

17

Salihli VİZYON TEMMUZ 2010


Hitit dönemine ait bulgulardan yola çıkılarak, buranın eski bir uygarlık olduğu tahmin ediliyor. Hititler’in arşivine göre, bu uygarlık Seha Nehri Ülkesi olarak biliniyor. Bu bilgilere, çivi yazılı tabletler olan Hitit belgelerinden ulaşılıyor. Seha Nehri Ülkesi’nin başkentinin Marmara Gölü kenarındaki olduğu tahmin ediliyor. Kale 86 dönüm alanı kapsıyor. Bu kadar büyük bir kale Batı Anadolu’da bilinmiyor. etrafında Marmara Gölü’nün batısında ayrıca alçak yerleşim olarak tanımlayabileceğimiz 75 hektarlık bir alan bulunuyor. Buranın, çağdaşı Truva’nın kalesinin 4 katı olduğunu söylersek, önemini vurgulamış oluruz sanırım. Üstelik sadece bu kale değil. Yakınlarda 3 tane daha sur duvarlı yerleşim yeri tespit ettik. Onlardan biri Truva’nın 2 katı büyüklüğünde.” Bintepeler’i de araştırıyorlar Lidya dönemine ait, içinde kralların ve önemli kişilerin gömüldüğü mezarların yer aldığı tümülüsleri de incelediklerini belirten Roosevelt, yaptıkları araştırmalarda tümülüsler arasında da yerleşimler tespit ettiklerini kaydetti. Tümülüslerin yapıldıkları yıllardan itibaren pek çok soygun ve talana maruz kaldığının altını çizen Roosevelt, “Yaptığımız çalışmaların arasında tümülüslerin durumunu belgelemek de var. Kaçak kazıları takip edip, durumu belgeliyoruz. Gördüğümüz kadarıyla tümülüslerin birçoğu zarar

Bintepeler. Uzaktan Tekelioğlu Köyü görünüyor görmüş, tahrip edilmiş, soyulmuş. Ayrıca tümülüslerin arasında, Paleolitik döneme kadar uzanan pek çok yerleşim yeri de tespit ettik. Bunlar sadece Lidya döneminden değil. Paleolitik çağa kadar uzanan pek çok yerleşim var.” diyerek önem verdikleri ikinci konuya dikkat çekti. Kaçak kazıları belgeliyorlar 21 Mayıs’tan itibaren iki ay boyunca Tekelioğlu Köyü’nde, Doğan Şener’in “Pembe Palas” olarak adlandırdıkları pansiyonunda kalan ABD’li arkeologlar, araziyi karış karış gezerek bir yandan yeni bilgiler derliyor, diğer yandan da kaçak kazıları yakından takip etme imkanı buluyor. Pek çok yerde kaçak kazı izlerine rastladıklarını anlatan Prof. Roosevelt, “Yaptığımız gözlemlere göre, pek çok tümülüs zarar görmüş durumda. Yapıldıkları dönemden itibaren yüzlerce kez kazılmış, soyulmuş. Araştırma çerçevesinde bunları da belgeleme imkanı buluyoruz.” dedi. Tekelioğlu, büyük değer Arkeolojik araştırmada Marmara Gölü’nün ve Tekelioğlu’nun büyük birer değer olduğunu ortaya çıkardıklarını belirten Roosevelt, burada bulunan bazı nadir cins kuşların korunması konusunda çalışmalar yapılması gerektiğini ifade etti. Bu doğal ve arkeolojik mirasın gelecek kuşaklara aktarılması gerektiği görüşünü savunan Roosevelt, şunları söyledi:

Christina Luke - Christopher Roosevelt

Salihli VİZYON TEMMUZ 2010

18


Salihli’ye 20 km uzaklıktaki Marmara Gölü yakınında M.Ö. 2. bin yılına tarihlenen 86 dönümü içine alan surlarla çevrili yerleşim yeri, Truva’nın çağdaşı ve oranın 4 katı büyüklüğe sahip. Ayrıca aynı bölgede surlarla çevrili 3 yerleşim yeri daha bulundu. Bunlardan biri Truva’nın 2 katı büyüklüğünde.

“Amacımız bu çevrenin önemine dikkat çekmek ve bu mirasın korunmasına aracılık etmek. Kırsal turizm için biçilmiş bir kaftan olan bu bölgede organik tarım konusunda çabalar var. Bir taraftan pansiyonculuk da benimsenmeye başladı. Biz iki ay boyunca geldiğimizde konforlu bir pansiyon bulabiliyoruz. Eskiçağlarda önemli bir merkez olan bu bölgenin yeniden gözde olacağına inanıyoruz.” Ailece kazıya geliyorlar Merkezi Lidya Arkeoloji Projesi’nin iki başkanı bulunuyor. Bunlardan biri Christopher Roosevelt, diğeri de yine arkeolog olan eşi Christina Luke. Roosevelt ailesi Tekelioğlu’na ailece geliyor. 6 ve 2 yaşındaki oğulları da Türkiye gezilerinde onlara eşlik ediyor. Arkeoloji ekibinde yer alan Merkezi Lidya Arkeoloji Projesi’nin ikinci Başkanı, aynı zamanda Roosevelt’in eşi Christina Luke, “Neden mezarların yanında yerleşimler var?” sorusunu ise şöyle yanıtlıyor:

ABD’li arkeologlar Tekelioğlu’ndaki pansiyonun bahçesinde. 19

Salihli VİZYON TEMMUZ 2010


“Ünlü gezgin ve şair Homeros, Gölmarmara’yı Giges gölü olarak adlandırıyor. Giges Anadolu dillerinde (ata) anlamında kullanılıyor. Homeros burayı (ataların gölü) anlamında Giges Gölü olarak yazdı. Lidya uygarlığının kralları, daha güçlü görünmesi için mezarlarını Giges Gölü kenarında kurdu. Bunlar arasında bir bağlantı olduğuna inanıyoruz.” Ekipte 3 Türk bulunuyor Boston Üniversitesi’nin desteğiyle Türkiye’ye gelen arkeoloji ekibinde, iki Türk öğrenci ve Kültür ve Turizm Bakanlığı’nı temsilen Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nden gelen Sena Mutlu da bulunuyor. Öğrencilerden N. Pınar Özgüner, Boston Üniversitesi Arkeoloji Bölümü’nde doktora öğrencisi ve 7 senedir bu bölgede çalışıyor. Diğer Türk öğrenci Elvan Cobb ise aslen Turgutlulu. Ortadoğu Üniversitesi Şehir Planlama Bölümü’nden mezun olunca ABD vatandaşı Peter ile tanışıp evlenen Elvan, Pennsylvania’da Tarihi Koruma bölümünde master yapıyor. Aynı üniversitenin arkeoloji bölümüne devam eden eşi Peter Cobb ile Salihli’ye gelen Elvan Cobb, yaz aylarında hem 30 km ötedeki aile büyükleriyle hasret gideriyor, hem de araştırma ekibiyle 2 ay boyunca çalışmalarını devam ettiriyor. Cornell Üniversitesi’nde doktora yapmaya hazırlanan Elvan Cobb, iki yıldır yaz tatillerini Türkiye’de geçiriyor. Herkesin “enişte” diye çağırdığı Peter ise Türkçe öğrenmek için hafta tatillerinde Tömer’e devam ediyor. Peter Cobb - Elvan Cobb

Salihli VİZYON TEMMUZ 2010

20


Türkiye’nin ilk organik kooperatifi Tekelioğlu’nda Organik ürünlere olan talebin giderek arttığı günümüzde, bu konuda kurulan ilk üretici kooperatifi de Manisa Salihli’ye bağlı Tekelioğlu Köyü’nde yer alıyor. 43 üyesi bulunan kooperatif, üyelerin aidatlarını ödeyememesi nedeniyle bir türlü aktif hale gelemiyor. Tekelioğlu, Salihli’ye 20 km mesafede Marmara Gölü kenarında yer alan 330 haneli bir köy. Bintepeler olarak adlandırılan Lidya dönemi kral mezarları olan tümülüslerin arasında bulunan köy, sit kapsamında bulunduğu için, üreticiler sık sık tarihi dokunun korunması ile ilgili yasaklarla ve sorunlarla karşı karşıya kalıyor. Köy, Türkiye’nin belli başlı organik sertifikalı ürün ihracatçılarından Alman sermayeli Rapunzel tarafından organik üretim üssü haline getirilen, seçilmiş bir yerleşim birimi. Bir taraftan sit konusunda yaşanan sorunlar nedeniyle şanssız ise de, diğer taraftan günümüzde hayli revaçta olan organik üretim konusunda merkez olarak kabul edilmesi nedeniyle avantajlı bir durumda. Yörede Alyattes markasıyla zeytin ve zeytinyağı üretimi yapan Reşat Akkan’ın girişimiyle köyde 2007 yılında Tekelioğlu Organik Kırsal Kalkınma Kooperatifi kuruldu. Türkiye’nin ilk organik kooperatifi olan bu birliktelik, üyelerin aidatlarını ödememesi nedeniyle işlevsel hale gelemedi. Kooperatifin başkanlığını devralan ve bir yıldır faal hale gelmesi konusunda çeşitli çabalarda bulunan Doğan Şener, yıllık 250 TL’lik aidatı toplayamadıkları için genel kurul dahi yapamadıklarını belirtiyor. İlk hedeflerinin organik süt üretimi olduğunu ve bunun için bir süt tankı almak istediklerini belirten Şener, bu konuda yardım beklediklerini belirterek, şunları söylüyor: Salihli VİZYON TEMMUZ 2010

21

“Köyümüz fakir bir köy olduğu için, üyelerimizi aidat konusunda çok zorlayamıyoruz. Bizim düze çıkmamız için öncelikle süt konusunda bir girişimde bulunmamız gerekli. Organik süt üretmek istiyoruz. Fakat soğutmalı süt tankının fiyatı 5 ile 10 bin TL arasında. Bizim bunu almamız mümkün değil. Bu yüzden Manisa İl Genel Meclisi gibi kamu kurumlarından bize bunu hibe edecek bir merci arayışındayız. Bu köyümüz ve köylümüz için çok önemli. Böyle bir can suyuna ihtiyacımız var. Temel atıldıktan sonra, kooperatifimizin faal bir hale gelip, köylümüzü kalkındıracağına inanıyoruz. Şu anda sütü taşeron firmaya 640 kuruştan satıyoruz. Süt tankı olsa 750 ile 850 kuruş arasında bir fiyattan satabiliriz.” 330 haneli köyden her yıl 3-5 hanenin göç ettiğine, evlenen gençlerin köyde kalmadıklarına işaret eden Şener, “Köylü bir ışık görse, göçün de yavaşlayacağına inanıyoruz” dedi. Zeytincilik revaçta Tekelioğlu köyünde en revaçta olan ürün zeytin. Sulama sisteminin kurulması halinde, zeytincilikte verimin artması bekleniyor. Bunun yanı sıra Sultaniye üzüm, buğday, arpa, tütün, pamuk ve susam yaygın olarak üretiliyor. Gölmarmara kıyısında ise sulama gerektiren domates ve biber üretimi yapılıyor. Köyün en büyük sorunu olan sit sorununda “sit”in derecesinin düşürülmesi konusunda yapılan girişimlerden henüz bir sonuç alınamadı. Zeytincilikte sulama için gerekli olan su kuyularının sit nedeniyle açılmasına izin verilmediği için, kuyu açan çoğu köylü hapis cezalarıyla karşı karşıya kalabiliyor.


Kurduğu sistemler Çevik Blok’un karını katladı

Ahmet Önder, toprak sanayide harikalar yaratıyor Salihli’nin kapasite olarak ilk üç tuğla ve kiremit fabrikasından biri olan Çevik Blok’un, 1973 yılındaki kuruluşunda bulunan Ahmet Önder, farklı yerlerde çalıştıktan sonra yeniden eski yuvasına döndü. 2008 yılında değişen yönetimiyle yeni yatırımlara start veren fabrika, modernizasyon yatırımlarını Ahmet Önder’e emanet etti. 150 dönüm üzerinde kurulu fabrikada bir atölye kuran ve 10 kişilik ekiple kendi kurutma sistemlerini imal etmek üzere İmalat Müdürü Ahmet Önder’e görev veren Çevik Blok, yeni sistem kurutma tesisleriyle maliyeti önemli ölçüde aşağı çekmiş oldu. Faaliyete geçirdikleri suni kurutma ünitesinin Türkiye’de bir ilk olduğunu belirten Ahmet Önder, kendi çizimi ve uygulamasıyla yaptığı aspiratör ve fanların, fırında zaten var olan ısıyı kullandığı için, mazot veya kömür kullanma ihtiyacını ortadan kaldırdığını belirtti. Piyasada 15 bin TL’ye satılan aspiratörü, kendi atölyelerinde imal ettiklerini ve 2 bin 500 TL’ye mal ettiklerini anlatan Önder, şu bilgileri verdi: “Toprak sanayinde 940 derecede fırında pişirilen tuğlalar, kurutma bölümüne alınarak 100-150 derece ısıyla kurutulur. Bu kurutma bölümünde de ayrıca gerekli ısıyı elde etmek üzere mazot veya kömür kullanılır. Biz yaptığımız iki tünelle, fırında zaten var olan ısıyı 2 aspiratör ve 2 fan yardımıyla kurutma bölümüne naklettik. Geçtiğimiz Nisan ayında tünel sayısını 4’e çıkardık. Böylece fan ve aspiratörlerin sayıları da 4’er tane oldu. Böyle bir sistem Salihli’de olmadığı gibi, Türkiye’de de yok.”

Gördüğü bir makinenin aynısını imal edebilecek yeteneğe sahip olduğunu belirten Ahmet Önder, ilkokul mezunu olduğu halde, makinelerin imalatında çok titiz hesaplamalar yaparak, başarılı sonuçlar aldığını kaydetti. Sırada teleferik sistemi var Sektörde rekabet edebilmek ve teknolojiden geri kalmamak için yeni yatırımlar yapmaktan hiçbir zaman vazgeçmediklerini belirten Çevik Blok Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Canıdar, diğer bir yatırımı da teleferik sisteminin kurulması konusunda yaptıklarını anlattı. Halen kısıtlı bir yerde kullanılan teleferik sistemini fırının etrafına da yaygınlaştıracaklarını, böylece bütün üretim aşamasında teleferik sisteminden yararlanacaklarını vurgulayan Canıdar, şu bilgileri verdi: “Kiremitlerin yıkama ünitesine taşınmasında kullandığımız teleferik sistemini, yeni yapılan eklemelerle üretimin tamamına yaygınlaştırmayı öngörüyoruz. Fırından çıkacak olan pişmiş ürüne, nakliye aracına yükleninceye kadar el değmeyecek. Böylece hem zayiat azalacak, hem işçilikten tasarruf edilecek. Bu sistemin de kış sonuna kadar bitirilmesini planlıyoruz.” Yeni yönetim görevde Salihli’ye 10 km uzaklıktaki Durasıllı kasabası yakınında yer alan Çevik Blok’ta, geçtiğimiz Nisan ayında yönetim değişikliği yaşandı. Başkanlığı ortaklardan Çetin Canıdar’ın üstlendiği yeni yönetimde, kuruculardan Metin Akçakaya’nın yanı sıra Ali Sarman, Hakkı Külahçı ve Kemal Kıvanç yer alıyor. 175 kişinin çalıştığı fabrikanın Pazarlama Müdürlüğü’nü üstlenen Yusuf Şahin, satışta önemli bir sorunla karşılaşmadıklarını, müşterilerle güvene dayalı bir ilişki sayesinde kaliteli ürün teminine devam ettiklerini ifade etti.

22


Meyve bahçesi Salihli Karabey, 200 ton kiraz hasat etti

Berna Tarım’dan 300 tonluk üretim Salihli’nin Mevlütlü Köyü yakınlarında 800 dönümlük alanda meyve ekimi yapan İstanbul merkezli Berna Tarım, bu yıl ilk kez yaptığı hasatta 300 tonluk ürün elde etti. İstanbullu işadamı Mehmet Ali Ogan Balibaşa tarafından kurulan ve daha sonra Özler Grubu’nun ortak olmasıyla güçlenen Berna Tarım, Salihli’nin Mevlütlü Köyü üzerindeki çorak tepeleri meyve fidanlarıyla donattı. Bu yıl ilk kez hasat yapan firma, şeftali, nektarin ve erikten toplam 300 tonluk üretim yaptı. Fidanların sulanması konusunda sorunlarla karşılaşan firma, bu yıl kirazdan ise beklediği verimi elde edemedi. Firmanın 2005 yılında kurulduğunu ve fidanları kendi yetiştirerek 2007 yılından itibaren dikime başladığını anlatan Ziraat Mühendisi Ömer Altıntaş, “Kiraz 2007’de dikildi. Bu yıl 3. yılında ama henüz verim elde edemedik. Sulama konusunda büyük sorunlarla karşılaştık. 6 bin tonluk havuz yaptık. Toplam 3 bin dönümlük alan var. Bunun sadece 800 dönümünü sulayabildiğimiz için daha fazla dikim yapamıyoruz.” dedi. Berna Tarım’ın Sorumlu Müdürü Ertan Küçükoğlu ise, bu yıl ilk kez hasat yaptıklarını ve yurt içindeki hallere sattıklarını belirterek, “İlk hasadı yurt dışına göndermek istemedik. 50 ile 100 kişi arasında işçi çalıştırıyoruz. Bu yıl şeftali, nektarin ve erik üretimi oldu. Kirazda umudumuzu önümüzdeki seneye bağladık” şeklinde konuştu.

Salihli VİZYON TEMMUZ 2010

24

Salihli kirazı üretimi için büyük bir yatırım yapan İstanbullu işadamı Murat Karahasan’ın, Salihli’nin Durasıllı kasabası yakınlarında kurduğu Karabey Çiftliği, bu sene üretimini 4’e katladı. Toplam 1300 dönüm alanda Salihli Kirazı üretiminin yapıldığı Karabey Çiftliği’nde geçen yıl 50 ton üretim yapılırken, bu yıl üretim miktarı 200 tona ulaştı. 125 bin adet kiraz fidanından elde edilen bu yılki 200 ton Salihli Kirazı’nın 150 tonu Avrupa ülkelerine ihraç edilirken, geri kalan 50 ton kiraz da iç piyasaya satıldı. Sertifikalı tarımın yapıldığı çiftlikte, en büyük alıcılar arasında İngiliz Tesco şirketi yer alıyor. Globalgap sertifikasına sahip çiftliğin hemen yanında çok modern bir kiraz işleme ve stoklama tesisi inşa eden Karahasan Grubu, 7 bin metrekare kapalı alana sahip tesiste kendi kirazlarının yanı sıra, başka firmalara da kiraz paketleme ve stoklama hizmeti sunuyor. Optik okuyucularla büyüklüklerine göre ayrılan ve kalibrasyon işleminden geçirilen kirazlar, paketlendikten sonra barkodlanıyor. Böylece ürünle ilgili her türlü bilgiye buradan ulaşılabiliyor. 10 derecede yapılan işleme sırasında dışarısı sıcaktan kavrulurken, içerideki personel mont ve berelerle çalışıyor. İşlenen kirazlar paketlendikten sonra, soğuk hava depolarına alınarak, buradan TIR’larla gideceği yere naklediliyor.


Patentli kiraz, üreticiye güvence Salihli Ticaret ve Sanayi Odası’nın Salihli Kirazı’nı coğrafi işaret koruması altına alması, üreticide büyük sevinç yarattı. Başkan Talat Zurnacı, Allahdiyen’de kiraz üreticisiyle yaptığı toplantıda, patent alınan Salihli Kirazı’nın üreticiye daha iyi kazanç sağlayacağını söyledi. Salihli Ticaret ve Sanayi Odası’nın yöresel bir ürün olan ve ihracatta büyük talep gören Salihli Kirazı’na Türk Patent Enstitüsü’nden coğrafi işaret tescili alması üreticide büyük sevinç yarattı. TSO yönetimi Salihli Kirazı’nın üretim merkezlerinden biri olan Allahdiyen Köyü’ne yaptığı ziyarette üreticiyi patentli kiraz konusunda bilgilendirdi. Salihli TSO Yönetim Kurulu Başkanı Talat Zurnacı, dört yılık uzun bir çalışmadan sonra Salihli Kirazı’na 100 sıra numarasıyla coğrafi işaret tescili aldıklarını belirtti. Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde yetiştirilen farklı cinslerdeki kirazın Salihli Kirazı adı altında satışa sunulduğunu, bunun gerçek Salihli Kirazı üreticisini mağdur ettiğini vurgulayan Zurnacı, “Büyüklüğü, parlaklığı, dayanıklılığı, kalp şeklindeki formu ve koyu rengi ile farklı bir tür olan Salihli Kirazı özellikle ihracata yönelik olarak yetiştiriliyor. Biz de Salihli Ticaret ve Sanayi Odası olarak,yöre üreticimizin mağdur olmasını önlemek için uzun bir çabadan ve süreçten sonra Salihli Kirazı’nı koruma altına aldık. Bundan sonra her önüne gelen Salihli Kirazı satıyorum diye ortaya çıkamayacak. Üreticimizi bilinçlendirerek, gerekli önlemleri alarak, mağdur olmalarının önüne geçmek istiyoruz” dedi. Salihli Kirazı üreticileri adına konuşan Allahdiyen Köyü Muhtarı Mehmet Ali Aler de, Salihli TSO’nun kiraza patent almasından büyük memnuniyet duyduklarını belirterek, şunları söyledi: “Salihli Kirazı diğer kirazlardan pek çok özelliği ile ayrılıyor. Genelde ihraç edildiği için, üreticimiz bu üründen iyi kazanç sağlıyor. Koruma altına alınan ürünümüzün daha da değerleneceğine inanıyoruz. Salihli Ticaret ve Sanayi Odası yönetimine bu girişiminden dolayı çok teşekkür ediyoruz.” Salihli Ticaret ve Sanayi Odası, bastırdığı 10 bin adet hologramlı özel Salihli Kirazı etiketini Allahdiyen, Bahçecik ve Gökköy’deki kiraz üreticilerine dağıttı.

25

Salihli VİZYON TEMMUZ 2010


sergi

Lidya eserleri hayran bıraktı Güngen ise, başta Manisa Müzesi olmak üzere, Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi, İstanbul ve İzmir Arkeoloji Müzeleri, Efes, Ödemiş, Milet ve Gordion Müzeleri’nden toplam 245 eseri bir araya getirdiklerini belirtti. Güngen, 9 müzeden gelen eserleri bir araya toplamanın bir yıldan fazla uzun bir zamanlarını aldığını, fakat böyle kapsamlı bir sergiye imza atmaktan büyük bir mutluluk duyduklarını vurguladı. Salihli heyetinde yer alan Dokuz Eylül Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Altan Türe’nin yanı sıra Salihlili tarihi eser koleksiyoneri Diş Hekimi Orhan Babayiğit ve Salihli TSO Basın Danışmanı Şirin Yörük, eserleri yakından inceleyerek, hayranlıklarını ifade ettiler.

“Lidyalılar ve Dünyaları” konulu sergiyi üç ay boyunca sanatseverlere ve tarih meraklılarına sunan Yapı Kredi Vedat Nedim Tör Müzesi, Salihli Ticaret ve Sanayi Odası tarafından plaketle onurlandırıldı. Lidya Uygarlığı’nın eşsiz arkeolojik eserlerini Türkiye genelindeki 9 müzeden toplayarak İstanbul’daki Vedat Nedim Tör Müzesi’nde sanatseverlerle buluşturan Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık, bu konuda örnek bir çalışmaya imza attı. Aralarında tarihin ilk parası olarak kabul edilen Lidya sikkelerinin de bulunduğu 245 eserden oluşan sergiyi gezen Salihli Ticaret ve Sanayi Odası heyeti, atalarının mirasını en iyi şekilde sergileyen müze yetkililerine teşekkür plaketi sundu. İstanbul’un ünlü İstiklal Caddesi’nde yer alan sergiyi gezen heyet adına Yapı Kredi Vedat Nedim Tör Müzesi Müdürü Şennur Şentürk’e, aslanbaşlı bir Lidya sikkesini simgeleyen plaketi sunan Salihli TSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İsmail Balaban, sergiden duydukları memnuniyeti ifade etti. Salihli TSO olarak Lidya’yı ve dolayısıyla Salihli’yi tanıtmak için pek çok çalışmaya imza attıklarını anlatan İsmail Balaban, bu kadar kapsamlı bir sergiyi, çok titiz bir sunumla ortaya koyan Yapı Kredi Kültür Sanat’ın tarihe ve kültüre büyük bir hizmet yaptığını kaydetti. Yapı Kredi Vedat Nedim Tör Müzesi Müdürü Şennur Şentürk, arkeoloji ve uygarlık sergilerinden yılda bir tane düzenlediklerini ve 2010 yılı için Lidya Uygarlığı’nı seçtiklerini belirterek, “Daha önce Frigya ve Troya sergisi açtık. Ama bu güne kadar açtığımız sergiler arasında en prestijlisi Lidyalılar ve Dünyaları sergisi oldu. Bu sergide çok farklı teknikler uyguladık ve tasarımla birleştirilen böyle bir sergi ilk kez bizim tarafımızdan uygulandı. Sergimiz 7’den 70’e çok farklı kesimler tarafından ziyaret edildi.” Üç ay boyunca açık kalan serginin 2 Haziran’da sona erdiğini belirten Şentürk, bu süre zarfında 50 bin kişinin sergiyi gezdiğini sözlerine ekledi. Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık A.Ş. Genel Müdürü Tülay Salihli VİZYON TEMMUZ 2010

26

götürdü.

46 kişilik ekiple müze ziyareti Yapı Kredi Vedat Nedim Tör Müzesi’ne Salihli’den giden Ticaret ve Sanayi Odası heyeti, eserlere büyük ilgi gösterdi. Türkiye çapındaki Lidya eserlerini bulunduran farklı müzelerden toplanan 245 eser, 46 kişiden oluşan grubun üyelerini 2600 yıl öncesine

Tarihte ilk paranın kullanıldığı yer olarak kabul edilen Lidya Uygarlığı’na ait eserlerin arasında mühürler, altın yüzükler, altın ve gümüşün karışımıyla elde edilen sikkeler (madeni para), günlük yaşamda kullanılan kapları ilgiyle izleyen Salihlililer, altının işlenişini konu alan canlandırmalar hakkında da müze yetkilisi Nihat Tekdemir’den bilgi aldı.


Salihli TSO’da daimi Lidya sergisi İstanbul’da Yapı Kredi Vedat Nedim Tör Müzesi’nde 3 ay boyunca sanatseverlerle buluşan “Lidyalılar ve Dünyaları” sergisindeki panolar ve maketler, Salihli Ticaret ve Sanayi Odası’nın girişimleri sonucu Salihli’ye getirildi. Yapılan düzenlemelerle Oda’nın birinci katında daimi sergi salonu oluşturuldu. Lidya Uygarlığı’nın eşsiz arkeolojik eserlerini Türkiye genelindeki 9 müzeden toplayarak İstanbul’daki Vedat Nedim Tör Müzesi’nde sanatseverlerle buluşturan Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık, sergide kullanılan panoları Salihli Ticaret ve Sanayi Odası’na bağışladı. Salihli’nin tanıtımına büyük önem veren Ticaret ve Sanayi Odası’nın birinci katında bu panolarla ve maketlerle oluşturulan daimi sergi salonu, tarihe meraklı her kesimden vatandaşın hizmetine sunuldu. Altın ve gümüşün karışımıyla elde edilen ve tarihte ilk para olarak kabul edilen Lidya sikkesinin yapım aşamalarının yanı sıra, dönemin giyim kuşamıyla ilgili canlandırmaların da yer aldığı sergide, ayrıca toprak kaplar, damgalar, harita ve çizimler bulunuyor. Lidya kralları tarafından kullanılmış olan damga yüzüklerin büyütülmüş fotoğrafları da Salihli Ticaret ve Sanayi Odası’nın duvarlarını süslüyor. Sergiyi basın mensuplarına tanıtan Salihli Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Yönetim Kurulu Başkan Vekili İsmail Balaban, başta Manisa Müzesi olmak üzere Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi, İstanbul ve İzmir Arkeoloji Müzeleri, Efes, Ödemiş, Milet ve Gordion Müzeleri’nden toplam 245 eserin yer aldığı İstanbul’daki sergiyi gezdiklerini ve hayran kaldıklarını söyledi. Balaban, sergi sonunda orijinallerini olmasa da, kullanılan panoları ve maketleri Salihli’ye

27

getirmekten dolayı mutlu olduklarını kaydederek, şunları söyledi: “Salihli TSO olarak Lidya’yı ve dolayısıyla Salihli’yi tanıtmak için pek çok çalışmaya imza attık. İstanbul’daki bu sergiyi de geçtiğimiz Mayıs ayında gezdik ve hayran kaldık. Yapı Kredi Müzesi yetkilileri ile yaptığımız görüşmelerde, sergi sonunda panoları Salihli’ye kazandırma isteğimizi dile getirdik. Başta Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık A.Ş. Genel Müdürü Tülay Güngen ve Vedat Nedim Tör Müzesi Müdürü Şennur Şentürk, talebimizi olumlu karşıladılar. Kendilerine müteşekkiriz. Sonunda çok değerli bir bilgi hazinesini Odamıza kazandırdık ve Sardes ile Salihli’nin tarihini öğrenmek isteyenlerin kullanımına sunduk.” İstanbul’da 3 ay boyunca 50 bin kişinin ziyaret ettiği “Lidyalılar ve Dünyaları” sergisinin daha dar kapsamlı benzerini görmek isteyenler Salihli Ticaret ve Sanayi Odası’ndaki sergiyi gezebilir.

Salihli VİZYON TEMMUZ 2010


sanat Oğlunun isteği ile başladı, o artık bir profesyonel

Müzik tutkusu, enstrüman imal ettirdi “Babam Hasan Vezneli ritim Yetenek ve istek bir araya geldi mi, Makine teknisyeni Salih konusunda çok yetenekli. Kaval, tef ve başarı kaçınılmaz oluyor. Salihli, başarı Vezneli’nin el becerileri sınır darbukayı çok iyi çalar. Ben de gençliğimde öyküleri konusunda adeta engin bir tanımıyor. Yıllarca kendi şirketleri gitar çaldım. Almanya’da iken rock derya gibi. Dergimizin önceki olan Vezneli A.Ş.’de endüstriye gruplarını çok yakından takip ederdim ve sayılarından birine konuk ettiğimiz yönelik aşındırıcı makineler imal eden Rolling Stones, Beatles gibi toplulukların mucit Hasan Vezneli’nin oğlu Salih konserlerini kaçırmazdım. Eşim Sevim Salih Vezneli, oğlunun isteğiyle merak Vezneli’yi de bu seferki Salihli bağlama kursuna gidiyor. Kızlarımızdan Vizyon’un sayfalarında size tanıtmak saldığı el yapımı enstrüman Pelin İzmir’de Işılay Saygın Güzel Sanatlar istiyoruz. yapımında, profesyonelleşme yolunda Lisesi’nde piyano ve yan flüt eğitimi alıyor. Almanya’da öğrenim görmüş biri ilerliyor Beni gitar yapmaya teşvik eden oğlumuz Salih Vezneli. Kendisi makine Hasan ise gitara çok meraklı. İşletmeden mezun oldu. Kendi işyerimiz teknisyeni, demirle, çelikle endüstrinin çeşitli kollarına makine olan Vezneli’de çalışıyor. Eve gelir gelmez gitarı eline alıyor. Bütün parçaları imal ediyor. Bir gün oğlu Hasan Vezneli’nin “Baba bana gitar aile olarak müziğe tutkunuz.” yapar mısın?” sözüyle işe koyuluyor ve Avusturya’dan getirttiği gitar Bir gitarın 2 ayda ortaya çıktığını anlatan Salih Vezneli, hobi yapımını anlatan kitap ve internetten elde ettiği bilgileri harmanlayıp olarak başladığı enstrüman yapımında artık iyice ustalaştığını, bundan işe koyuluyor. Gitar yapımı için gerekli ceviz gövdeyi sanayide sonra profesyonel olarak imalat yapabileceğini belirtiyor. El yapımı kestirip, günlerce zımparalıyor. Elektro gitarın metal parçaları olan bir enstrümanın 1000-2000 dolar arasında satıldığına dikkat çeken köprüleri ve gerekli bazı parçaları ise Kore’den ithal ediyor. Vezneli, bugüne kadar ürettiği 21 gitarı çeşitli yerlere ve kişilere Enstrümanın gövdesini ve sapını vernikleyince, güzel bir eser ortaya hediye ettiğini, bundan sonra artık bunu gelir getirici bir iş olarak çıkıyor. Ev halkı Salih Bey’in yeteneğini bildiği için ortaya çıkan sürdürmek istediğini ifade ediyor. Vezneli şöyle konuşuyor: enstrümana aslında çok da şaşırmıyor. Çünkü eşi Sevim Hanım da, “Gitar perdelerinin ayarlanması çok hassas bir iş ve bilgisayarda çocukları Hasan, Pelin ve Zeynep de babalarının aklına koyduğu her yapılması gerekiyor. Gerçekten çok emek isteyen bir uğraşı. işi başaracağına sonuna kadar inanıyor. İntonasyon ayarı diye bir olay var ki bunu ancak 3. gitarımda Müziğin içinde yetişmiş, ses ve ritim aşığı bir aile aslında Vezneli öğrendim. Enstrüman yapımcılığı eğitim almış olsaydım çok daha ailesi. Salih Vezneli, müziğe ilgilerini şöyle anlatıyor:

Salihli VİZYON TEMMUZ 2010

28


kolay olacaktı ama ben kendimi yetiştirdim ve geliştirdim. Bugüne kadar 21 adet gitar yaptım. Bunun yanı sıra bir keman, ud ve çocuk gitarı olarak bilinen 4 telli ukulele yaptım. Salihli Bilim ve Sanat Merkezi’ne bir gitar ve bir ud hediye ettim. Yaptığım tüm enstrümanları bir şekilde hediye ettim. Şimdi en son yaptığım bir tanesini tanınmış bir sanatçının gitaristine armağan edeceğim. Bu sayede ismimi duyurmak istiyorum. Ben bu konuda iddialıyım. Sipariş alıp, bunu bir iş haline getirmek istiyorum. Eşim Sevim Hanım da bana yardımcı olmaya hazır. Çocuklarım da gerekirse bana destek verecek. Oğlum Hasan benden görerek, kendi gitarını yapmaya başladı. Şu anda gitarının sapı hazır. Bu alanda iddialıyız.” Alman bir arkadaşının talebi üzerine ukulele olarak adlandırılan 4 telli bir çocuk gitarı ürettiğini anlatan Vezneli, efsanevi Beatles grubunun gitaristi Paul Mc Cartney’in gitarına benzeyen bu enstrüman ile Ekim ayında İngiltere’de yapılacak olan Ukulele Festivali’ne katılacaklarını, yarışmadan iyi bir sonuç elde etmeyi beklediklerini sözlerine ekledi.

Balkonu atölye yaptı Salih Vezneli’ye enstrüman yapımında en büyük desteği eşi Sevim Vezneli veriyor. Sevim Hanım eşinin bu konudaki gayretine ve emeğine o kadar saygı duyuyor ki, evin balkonunu kapattırıp, burayı bir atölye haline getirmeyi eşine kendisi teklif etmiş. 10 metrekareye yakın büyüklükteki atölyede her türlü alet ve edavata sahip olan Salih Vezneli, burayı bir enstrüman üretim merkezine haline getirmiş. Matkaptan her ebattaki tornavidaya, büyüteçli ayaklı lambadan zımparalara kadar ne ararsanız burada bulmak mümkün. Oğlu da meraklı El becerisi konusundaki yeteneğini babası Hasan Vezneli’den alan Salih Vezneli’nin oğlu Hasan da dedesi ve babasıyla aynı yolda ilerliyor. Müziğe yeteneği olan Hasan, babasını izleyerek bir gitar sapı imal etmiş. Şimdi sırada o sapa bir gövde uyarlamak var.

29

Salihli VİZYON TEMMUZ 2010


Lider, evcil hayvan besininde ihracatı hedefliyor Nisan 2010 sonunda Salihli Organize Sanayi Bölgesi’nde üretime başlayan Lider Evcil Hayvan Beslenme Ürünleri Ltd. Şti., 6 milyon dolarlık bir yatırımla kuruldu. Yaygın bir pazarlama ve dağıtım ağı bulunan firmanın hedefi, kalitesini dünya çapında kabul ettirip, ihracat yapmak. Evcil hayvan mamaları üreten Salihli’nin ikincisi fabrikası olan Lider, bir yandan yaygın bir dağıtım ağıyla Türkiye genelinde ürünlerini pazarlarken, diğer yandan kaliteli ürünlerini ihracata da yönlendirmenin olanaklarını araştırıyor. İzmirli Tavas Tarım ve İstabullu Sera Plastik firmaları tarafından 6 milyon dolarlık bir yatırımla Salihli Organize Sanayi Bölgesi’nde kurulan Lider Evcil Hayvan Beslenme Ürünleri, çok yeni bir firma olmasına rağmen, kısa zamanda önemli gelişmeler kaydetti. Tavas Tarım ve Sera Plastik’in pet sektörünün deneyimli firmaları olduğunu belirten Lider’in İşletme Müdürü Osman Tanfer, yatırıma karar verme aşamasını şöyle anlattı: “Tavas Tarım bahçe ekipmanları, pet malzemeleri ve yiyecekleri konusunda faaliyet gösteren bir firma. Daha önceleri pet mamalarını ithal ediyor ve fason olarak yaptırıyordu. Fakat istediği randımanı yakalayamadı ve büyük bir tesis kurmaya karar verdi. Sera Plastik de pet mamaları konusunda deneyimli bir firma. Her ikisi de ülke genelinde 800 noktaya ürün teslimi yapıyor. Pazar ağı zaten hazır durumda. Zincir marketlerin hepsinde kendi markalarıyla ya da fason markalarla mama satışı yapıyorlar.” Salihli VİZYON TEMMUZ 2010

30

Osman Tanfer


yatırım Reflex, Proline, Purrfect ve Trendline markalarıyla üretim yaptıklarını belirten Tanfer, günlük 40 ton üretim kapasitesine sahip olduklarını ifade etti. Fabrika’nın Türkiye’deki kedi- köpek maması ihtiyacının tamamını karşılayacak kapasitede olduğuna dikkat çeken Osman Tanfer, halen yarı kapasiteyle günlük 25 ton üretim yaptıklarını söyledi. Tanfer hedefleri konusunda da şu bilgileri verdi: “Türkiye’deki pet pazarı şu anda dünyanın oldukça gerisinde ve bu pazarın binde 1.5’ini oluşturuyor. 10 yıl öncesine göre tamamı ithalata dayalı sektörün şu anda yüzde 20’sini yerli üreticiler karşılıyor. İlk hedefimiz mama ithalatında oranı mümkün olduğunca aşağı çekmek. Türkiye’de de Avrupa kalitesinde, hatta onlardan daha kaliteli evcil hayvan maması üretildiğini göstermek istiyoruz. Henüz yolun başındayız ama 2-3 yılda bunu başaracağımıza inanıyoruz.Yerli ürün kötüdür imajını sileceğiz.”

Inter Zoo Fuarı’ndan umutlu Lider, henüz çok yeni bir firma olmasına rağmen, fuarları yakından takip etmeyi ihmal etmiyor. Geçtiğimiz Mayıs ayında Almanya’nın Nürnberg kentinde düzenlenen dünyanın en büyük pet fuarında stand açan Lider, burada çok başarılı bir tanıtım yaptı. Sektörün belli başlı firmalarıyla görüşmeler yapan firma yetkilileri, önümüzdeki dönemde ihracatı başlatmaya yönelik çalışmalarını sürdürüyor.

Gelişmiş bir laboratuara sahip Toplam 5 dönüm üzerinde yer alan 2 bin 500 metrekare kapalı alana sahip olan fabrikada akredite olmaya aday teknolojik ve hassas ayar yapan bir laboratuar yer alıyor. Klasik cihazların yanı sıra, son model bir NIR cihazının da bulunduğu laboratuarda protein, yağ, selüloz, lif, küf, nem analizi 3 saniye gibi çok kısa bir sürede yapılıyor. Analiz sonucuna göre standarttan sapma olması halinde üretim anında durdurulup, durumu düzeltmeye yönelik tedbirler ivedilikle alınabiliyor. Limana ve hammaddeye yakın Evcil hayvan mamaları imalatında hammadde olarak buğday, mısır, şekerpancarı küspesi ve kepek kullanılıyor. Bu hammaddeler Salihli’den sağlanırken, diğer yan girdiler olan tavuk unu, tavuk yağı, aromalar ve premiksler çoğunlukla yurt içinden temin ediliyor. Türkiye’deki 3 evcil hayvan mama üreticisinden biri olan Lider, diğer rakiplerinden farklı olarak üretim prosesinde çiğ et de kullanabiliyor. Lider İşletme Müdürü Osman Tanfer, hammaddeye yakınlığın yanı sıra limana yakınlığın da Salihli’nin üretim yeri olarak seçilmesinde etkili olduğunu vurguladı. Yüksek teknolojiye sahip laboratuarda 3 saniyede test sonucu alınıyor.

31

Salihli VİZYON TEMMUZ 2010


Çalışan kesimin talepleri üretimi de şekillendirdi

Hazır yemekte barbunya pilaki gözde Tamek’in Salihli işletmesinde yaprak sarmadan barbunya pilakiye, taze fasulyeden bezelyeye pek çok hazır yiyecek çeşidi üretiliyor. Merkezi İstanbul’da bulunan fabrikanın bütün hazır yemekleri Salihli işletmesinde hazırlanıyor. Sebze ve meyve ambarı olarak tabir edilen Gediz Ovası’nın gözde merkezlerinden Salihli’de, kurumsal kimliği oturmuş, profesyonel firmalardan biri de Tamek. Özellikle salça deyince akla ilk gelen markalardan biri olan Tamek, son yıllarda yaptığı yeni yatırımlarla gerek içecek alanında, gerekse de hazır yemek konusunda yeniliklere ve gelişmelere imza atıyor. Merkezi İstanbul’da bulunan ve Bursa Karacabey ile Balıkesir Kızıksa’da fabrikaları bulunan firmanın, Salihli’deki fabrikası ise 2000 yılında satın alınmış. Akhisar yolu üzerinde Salihli’ye 10 km kadar uzaklıkta bulunan fabrika ilk kurulduğunda Doğadan ismiyle faaliyet gösteriyor. Daha sonra Ege Konserve ismiyle bir süre üretimin yapıldığı fabrikayı 2000 yılında gıda devi Tamek satın alıyor. Ve 2002 yılında üretime başlıyor. Yıllık ortalama 170 kişinin istihdam edildiği, pik sezon olan yaz aylarında çalışan sayısının 300’e kadar çıktığı Tamek Salihli fabrikasında ağırlıklı olarak hazır yemek üretimi yapılıyor. Tamek Salihli İnsan Kaynakları Şefi Musa Türkmen, üretim konusunda şu bilgileri verdi: “Yöre çiftçisine taahhütlü olarak domates ektiriyoruz ve ağırlıklı üretim kalemimiz salçadır. Fakat biz Salihli’yi hazır yemek üssü olarak kabul ediyoruz. Son yıllarda hazır yemek konusunda önemli bir talep artışı yaşanıyor. Tüketici artık hazır yemeğe alıştı. En çok Marmara Bölgesi’nde satılıyor. Denemek amaçlı iki yıldır Salihli’deki marketlere de hazır yemek vermeye başladık. Şu anda Salihli’de yok satıyor.” Barbunya pilaki baş tacı Hazır yemeklerde en çok satışın barbunya pilakide gerçekleştiğini anlatan Türkmen, ikinci sırada yaprak sarmanın geldiğini belirterek, “İki yıldır taze fasulye yapmaya başladık. Ev yapımı taze fasulyeden hiçbir farkı yok.” dedi. Türkmen, üretim kapasiteleri konusunda da şu bilgileri verdi: “2 yıl önce 19 bin 500 ton toplam üretim yapmıştık. Fakat ekonomik kriz nedeniyle satışlarda azalma yaşandı ve bir miktar stok

Musa Türkmen elimizde kaldı. Geçen yıl toplam 12 bin ton üretim yaptık. Bu yılki hedefimiz 13 bin ton. Bunun 7 bin 500 tonunu domates ve biber salçası, 3 bin 500 tonunu haşlanmış ürünler ve 2 bin tonunu da hazır yemek oluşturuyor. Türk-Alman sermayesiyle kuruldu Türkiye gıda sektörünün öncülerinden TAMEK, 31 Mart 1955 tarihinde, Bursa-Demirtaş’ta kuruldu. TAMEK, Türk Alman Meyve Ekstreleri Kumpanyası sözcüklerinin baş harflerinden oluşuyor. Sanayi gelişiminin hızlandığı 1950’li yıllarda, hazır gıda ürünlerinin üretiminde beklenen verimliliğe ulaşılamamıştı. Modern üretim teknolojilerinin kullanılmadığı bu dönemde, Almanlarla yapılan teknolojik işbirliğiyle, Mehmet Sipahioğlu tarafından kuruldu. TAMEK’in Alman ortağı bir yıl sonra ayrıldı ve TAMEK yüzde 100 Türk menşeli bir gıda üreticisi olarak sektörde yerini aldı. Tamek’ten ilkler

-1958’de Türkiye’nin ilk ketçap ve domates suyunu üretti, -1959’da Türkiye’de ilk hazır yemek ve dolma üretimini gerçekleştirdi, -1974’te Türkiye’nin ilk haşlanmış bakliyatlarını üretti, -1992’de Türkiye’nin ilk diyabetik reçelini üretti, -1993’te ülkenin ilk teneke kutulu meyve suyu üretimini gerçekleştirdi, -2000’de Türkiye’nin ilk karton kutudaki salça üretimini gyaptı. -2002’de Manisa - Salihli fabrikasında üretim başladı. Fabrika, salça, haşlanmış ürünler, hazır yemek ve dolmalar, bamya konservesi ile meyve konsantreleri üretiyor. -2006’da Türkiye’nin ilk katkısız ve koruyucu içermeyen konserve ürünlerini üretti. -2007’de Türkiye’de bir ilk olan potasyum açısından zenginleştirilmiş ve kalp dostu olan yüzde 100 portakal suyunun lansmanı gerçekleştirildi. 32

Salihli VİZYON TEMMUZ 2010


“Salihli” ismi THY uçağında Artık Salihli adı tüm dünya havalimanlarında boy gösterecek.Türk Hava Yolları’nın filosuna yeni katılan Airbus A320 tipi bir yolcu uçağına “Salihli” ismi verildi. 2009 model olan uçak, 12 adet business sınıfı ve 138 adet ekonomi sınıfı olmak üzere toplam 150 koltuk kapasitesine sahip bulunuyor. İlçenin isminin yolcu uçağına verilmesi, yaptığı tanıtımlarla Sardes ve Salihli ismini sürekli ön planda tutan Salihli Ticaret ve Sanayi Odası’nın bir başarısı olarak değerlendirildi. Salihli Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Talat Zurnacı, Airbus A 320 tipi 2009 model uçağa Salihli isminin verilmesi ile ilgili süreci şöyle anlattı: “Salihli TSO olarak, Türk Hava Yolları filosuna yeni katılan uçaklardan birine Sardes adının verilmesi için gerekli girişimlerde bulunmuştuk. Türk Hava Yolları’nın Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Cemal Şanlı ve İstanbul Vergi Dairesi Başkanı Dr. Mehmet Koç, bu süreçte bize çok yardımcı oldu. Salihli kökenli olan bu iki isme müteşekkiriz. Projenin gerçek kahramanları bu hemşehrilerimizdir. Salihli dışında olup, Salihli için çalışan bu hemşehrilerimizle gurur duyuyoruz. İlçenin tanıtımına sağladıkları katkıyı maddi olarak ölçmek mümkün değil.” İlk başta Sardes ismi üzerinde durduklarını, fakat bu konuda Sardis ve Sardes olmak üzere iki farklı yazılış olduğu için bu düşünceden vazgeçtiklerini vurgulayan Zurnacı, “Antik Lidya’nın Başkenti’nin ismi yerine şimdiki ilçenin ismini vermek daha uygun oldu.” dedi. Salihli ve paranın doğduğu topraklar olan Sardes’in tanıtımına büyük önem verdiklerini belirten Talat Zurnacı, 24 Haziran 2010 tarihinde ilk seferini Atina’ya yapan Salihli isimli THY uçağının, bir sefere mahsus olmak üzere İstanbul-İzmir seferine konulacağını öğrendiklerini kaydetti. Zurnacı, Salihli ismi verilen uçağın İzmir’de törenle karşılanacağını da sözlerine ekledi.

Salihli TSO’dan plaza yatırımı İzmir - Ankara duble yolu üzerinde yer alan 4 bin 60 metrekarelik arsaya, önümüzdeki yıllarda, iş merkezi ve “outlet center” denen fabrika satış mağazaları ve kongre merkezlerini de içeren bir plaza inşa edilmesi ve Oda hizmetlerinin buradan yürütülmesi öngörülüyor. Salihli Ticaret ve Sanayi Odası, yatırımlarına sürekli yenilerini ilave etmeye devam ediyor. Geçtiğimiz aylarda, arama ruhsatı aldığı Salihli yakınlarındaki iki yerde jeotermal kaynak aramak üzere bir şirket kuran Salihli TSO, şimdi de plaza yatırımı için arsa satın aldı. İzmir yönünden Salihli’ye girişte Cemal Usta Restoran’ın yanında yer alan arsayı satın alan Oda yönetimi, önümüzdeki yıllarda burayı projelendirerek, Oda hizmetlerini yeni inşa edilecek plazada devam ettirmeyi öngörüyor. Balaban, İzmir Ankara duble yolu üzerinde bulunan ve İzmir yönünden gelirken Salihli’nin hemen girişinde prestijli bir yerde bulunan arsayla ilgili çalışmaların tamamlanmasıyla, projeyi kısa zamanda hayata geçirmeyi düşündüklerini vurguladı. Balaban, “Salihli TSO’nun hizmetlerini, yapılacak olan yeni plazadan sürdürmeyi hedefliyoruz. Proje dahilinde ayrıca iş merkezi ve fabrika satış mağazaları olan outlet center’lar ve kongre merkezleri de yer alacak” diye konuştu. 33

Salihli VİZYON TEMMUZ 2010


portre

Şirin Yörük

Annesi çeyiz işletmedi, kendi imkanıyla

tel kırma öğrendi

El işlerine duyduğu tarifsiz tutku, Salihlili Sibel Musal’ı 40’ından sonra tel kırma işine yöneltti. Gençlik yıllarında ailesinin yasaklamasına rağmen, gizli saklı goblen işleyerek becerisini geliştiren Musal, makinenin yapamadığı tek nakış türü olan tel kırma konusunda ustalaştı.

Salihli VİZYON TEMMUZ 2010

Azim, bazı insanlarda o kadar belirgin oluyor ki, bazen bu bir tutku haline dönüşebiliyor. Hele bu yetenekle de birleşince, ortaya harikulade eserler çıkabiliyor. Salihlili bir çocuk annesi Sibel Musal’ın, yeteneği ile tutkusunu birleştirme hikayesi de buna çok güzel bir örnek oluşturuyor. 45 yaşındaki Musal’ın en büyük zevki, el dokuması kumaş üzerine gümüş ve altın tellerle işleyerek meydana getirdiği tel kırma işi örtüleri dostlarına hediye etmek. Bazen çerçevelenerek duvar panosu haline de getirilebilen bu ince zevk ürünü tablolar, zaman zaman aile bütçesine de katkı sağlıyor. -El işlerine merakınız nasıl başladı? -Gençlik yıllarımdan beri el işi yapmak benim için büyük bir zevkti. Fakat pek çok evlerde yaşanan örneklerin tersine, benim annem el işi yapmamı istemiyordu. Etrafımda gördükçe hevesleniyordum, fakat yasak olduğu için bu işi saklı yürütüyordum. Goblen işleyerek başladım, daha sonra kanaviçeye geçtim. -El işi konusunda bir eğitim aldınız mı? -Hayır, düz lise mezunuyum. İzmir Kız Lisesi’ni bitirdim. Ama öyle bir imkanım olmasını çok isterdim. - Kendinizi nasıl geliştirdiniz? -Goblen ve kaneviçeden sonra Maraş işi yaptım. Sonra pek çok el işinin makineyle yapılabildiğini fark ederek, alternatifi olmayan, yani sadece elde yapılabilen tek el işi olan tel kırmaya merak sardım. Bu konuda öğretmen 34

bulma konusunda sıkıntı çektim. Arkadaşımın teyzesi öğrenip, bana da öğretti. Öğreten kişi Bartın’dan yani bu işin kaynağından gelmişti. -Sadece elde yapılabilmesinin bir özeliği var mı? - Makineyle yapma imkanı olmadığı için, büyük rağbet görüyor. Yurtdışında da ilgi gördüğünü söyleyebilirim. Çok istek olursa sipariş de alıyorum. Bu yaz sezonunda Kuşadası’nda otantik işler satan bir yerde, Osmanlı el işleriyle ilgili bir satış yeri açmayı planlıyoruz. -Motifleri nereden buluyorsunuz? - Motifleri kendim oluşturuyorum. Bazen bir desenden esinleniyorum, ona değişik uyarlamalar yaparak, kendi modelimi ortaya çıkarıyorum. - Kullandığınız kumaşların bir özelliği var mı? - Hepsinin ortak özelliği el dokuması olması. Bartın kumaşı kullanıyorum. Bunun yanı sıra Buldan’ın keten-ipek karışımı kumaşını da kullanıyorum. Tezgah dokuması bir de Ödemiş’te var. Onu da zaman zaman kullanıyorum. -Bu işin incelikleri nelerdir? Çok özel bir çalışma gerektiriyor sanırım. -Evet pek çok özel koşulun bir yerde toplanması ile ortaya çıkan bir el işi bu tel kırma. İşlediğimiz tel 9 ayar gümüş. Altın telleri ayrıca altınla kaplatıyoruz. Tellerin arasında bazen sim de kullanılıyor. Kullandığımız iğnenin de altın veya gümüş olması gerekiyor. Normal iğne ile işlenemez. Çünkü kasnak kalın. Kullandığımız iğneler iki delikli. Tel kolayca çıkmasın diye iki yönden de iğneye geçiriliyor. İş bitirilirken, teli


kesmek için kesinlikle makas kullanılmıyor. İşin ustası teli gerdirip çektiği anda, tel kendiliğinden kırılır. Kolay gibi algılanabilir ama, bunu öğrenmek bile epey zaman alıyor. - Gümüş ve altınla iş yaptığınıza göre, oldukça masraflı bir el işi türü yapıyorsunuz. - Evet gerçekten de öyle. Gümüş telin 250 gr’ı 30 TL. Altınla kaplanırsa, metresi 50 TL. - Ne tür örtülere tel kırma işi uyguluyorsunuz? - Aklınıza gelebilecek her tür örtüye uygulanabilir. Şimentablalar, masa örtüleri, sehpa örtüleri… Son 1 yıldır da tablo yaptırıyorum. Tuğra şeklinde tel kırma işi yapıyorum. Rağbet görüyor. - Ev hanımları olarak günler düzenleyip, bu günlerde mi el işi yapıyorsunuz, yoksa siz evde yalnız mı yapmayı tercih ediyorsunuz? - Kadınlar arasındaki günlere katılmıyorum. Bizim dört bayan olarak bir grubumuz var. Bir araya gelerek el işleri yapıyoruz. Hobimiz bu. 10 yıl Yardımseverler Derneği’nde çalıştım. Gün olayına sıcak bakmadım. - Tel kırma konusunda nereye varmak istiyorsunuz? Kendinize bir hedef belirlediniz mi? - Benim amacım Türk nakışını yaygınlaştırmak. Biliyorsunuz pek çok zanaat gibi, geleneksel el işleri de modern dünyada kaybolma tehlikesiyle karşı karşıya. Ben bunun nesilden nesile geçmesi konusunda kendimi misyoner gibi görüyorum. www.goblen.com.tr sitesinde ürünlerim yayınlanıyor. Ayrıca

35

Kuşadası’nda Bella Taş Ev’deki sergide de el işi örneklerimi sunmak için hazırlıklarımı sürdürüyorum. Bu zengin kültürümüzün yok olmasını engellemek için herkese görev düştüğüne inanıyorum.

Salihli VİZYON TEMMUZ 2010


kısa kısa

Minik şampiyonlar ödüllendirildi

Türkiye Şampiyonu olan Salihli Alpaslan İlköğretim Okulu Kız Voleybol Takımı, başarılarından dolayı Ticaret ve Sanayi Odası yönetim kurulu tarafından altınla ödüllendirildi. Okul Müdürü Salim Ateş’in fedakarlığı ile Voleybol Federasyonu ve Milli Eğitim Bakanlığı işbirliği ile yürütülen “İlköğretimde Mini Voleybol Projesi” kapsamında, Karaman'daki Türkiye Küçükler Mini Voleybol Şampiyonası'nda Alpaslan İlköğretim Okulu Kız Voleybol Takımı’nın imkansızlıklara rağmen Türkiye şampiyonu olması Salihli’de büyük takdirle karşılandı. Salihli’nin adını duyuran takıma destek veren, kişisel kredi kartından çektiği parayla Karaman’a gönderen Alpaslan İlköğretim Okulu Müdürü Salim Ateş ve Beden Eğitimi Öğretmeni Timur Bozkurt’a plaket takdim eden Salihli TSO Başkan Yardımcıları İsmail Balaban ve Saim Türetken, okulun başarısıyla gurur duyduklarını belirttiler. Ödül törenine Salihli TSO Yönetim Kurulu Üyeleri Haluk Kanıl, Nuri Sapmaz, İlhan Körezli ve Osman Vural da katılırken, 12 şampiyon voleybolcuya birer küçük Cumhuriyet Altını hediye edildi.

Kırımlı işadamları Salihli’de iş imkanları araştırdı Ukrayna - Kırım topraktan sorumlu Devlet Danışmanı Kiril Gorochko, devlet temsilcisi olarak geldiği Salihli’de Ticaret ve Sanayi Odası’nın konuğu oldu. Ukrayna-Kırım Devlet Danışmanı Kiril Gorochko ve Türk-Ukrayna İşadamları Derneği Kırım Şubesi Temsilcisi Cengiz Tutkun, Türkiye'den Ukrayna'ya ihracı yapılan tarım ürünlerinin üretilmesi, paketlenmesi ve pazarlanması aşamasını yerinde incelemek üzere Salihli’ye geldi. Salihli Ticaret ve Sanayi Odası toplantı salonunda Salihlili yatırımcılarla bir araya gelen Gorochko, firmalar hakkında bilgi aldı. Salihli TSO’nun 2 bin 500 üyesinin bulunduğunu anlatan Oda Yönetim Kurulu Başkanı Talat Zurnacı, “Organize Sanayi Bölgesi’nde 51 adet fabrika yerimizden sadece 7 adedi boş durumdadır. 27 fabrikamız şu anda fiilen üretim yapıyor. Ayrıca Dünya’da toplam 800 bin ton kuru üzüm üretimi yapılıyor. Bu üretimin 450 bin tonu Türkiye’de gerçekleşiyor ve bu da ağırlıkta Manisa ve ilçelerinde gerçekleştiriliyor. Sizlerle her zaman çalışmaya hazırız” mesajını verdi.

ING Bank ile kredi protokolü imzalandı Salihli TSO, üyelerine uygun koşullarda kredi temini kapsamında bankalarla yaptığı protokollere bir yenisi ekledi. ING Bank’la imzalanan kredi protokolü çerçevesinde Salihli TSO üyesi KOBİ’lere avantajlı krediler kullandırılacak. Salihli Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Yardımcısı İsmail Balaban, ING Bank’ın oda üyesi işletmelere sağladığı avantajlı kredi olanağı sayesinde, ekonominin belkemiğini oluşturan küçük ve orta işletmelere özellikle bu dönemde ihtiyaçları olan önemli bir destek sağlandığına dikkat çekti. ING Bank Ege Bölge Müdürü Cüneyt Şevli, Salihli Ticaret ve Sanayi Odası ile yapılan protokole ilişkin olarak yaptığı açıklamada, Aslan KOBİ ile her sektöre özel kredi paketlerinin yanı sıra ürün ve hizmetler de sunacaklarını belirtti. Türkiye ekonomisinin önemli bir bölümünün “KOBİ’ler” tarafından temsil edildiği gerçeğinden hareket ettiklerini vurgulayan Şevli, “KOBİ’lerin reel sektördeki önemini, karşılaştıkları zorlukları biliyoruz, bu bilinçle ING Bank olarak KOBİ’lerin gücüne güç katmak için çalışıyoruz’’ dedi. Salihli TSO’da düzenlenen imza törenine Salihli Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Yardımcıları İsmail Balaban ile Saim Türetken’in yanı sıra, ING Bank Ege Bölge Müdürü Cüneyt Şevli, bankanın Salihli Şube Müdürü Murat Çoşkunoğlu, Kredi Pazarlama Yetkilisi Rıfat Ünal, Müşteri Hizmetleri Yetkilisi Umay Kılınçaslan, Salihli TSO Yönetim Kurulu Üyeleri Haluk Kanıl ve Recep Gür ile Genel Sekreter Levent Kılınçaslan katıldı. Salihli VİZYON TEMMUZ 2010

36


Uğur Dershanesi’nden annelere eğitim desteği Salihli’de 5 yıldır faaliyet gösteren Uğur Dershanesi, sosyal sorumluluk projesi geliştirdi. Salihli Ticaret ve Sanayi Odası ve Salihli Belediyesi’nin de desteklediği proje kapsamında, dershaneye devam eden öğrencilerin annelerine üniversiteye hazırlık kursu verilecek. 31 Ağustos tarihine kadar başvurular kabul edildikten sonra, 5 Eylül’deki Kurtuluş Şenlikleri’nde kurayla isimleri belirlenecek 20 anneye LYS ve YGS’ye hazırlık kursu verilecek. Serdar Elmacı ve Özenç Yalçın’ın ortaklığında Salihli’de hizmet veren Uğur Dershanesi, 1800 öğrenciye kurs veriyor. Salihli’de kurumlarına gösterilen ilgiye teşekkür etmek amacıyla bir sosyal sorumluluk projesi hayata geçirdiklerini belirten Elmacı ve Yalçın, “Velilerimiz arasında eğitimini yarıda bırakmış anneler var. Çocuklarını okuttukları için, maddi bakımdan sıkıntı çeken annelerden 20’sine biz sponsor olmak istedik.” dediler. Salihli’de halen 11 derhane faaliyet gösteriyor.

Yapı Fuarı İstanbul’a 46 kişilik çıkarma Salihlili inşaat sektörü temsilcileri, sektörlerinin en büyüklerinden biri olarak kabul edilen İstanbul’daki Yapı Fuarı’na yoğun bir katılım sağladı. Salihli Ticaret ve Sanayi Odası’nın organizasyonuyla fuara katılan üyeler, otobüste boş koltuk bırakmadı. İstanbul’da TÜYAP tarafından düzenlenen Uluslararası Yapı Fuarı’na, Salihli Ticaret ve Sanayi Odası’nın 6. grubunu oluşturan İnşaat ve İnşaat Malzemesi ile 18. grubunu oluşturan Mimarlık, Mühendislik, Danışmanlık, İnşaat ve Yapı Kooperatifleri gruplarından toplam 46 üyenin katılımı oldu. Düzenlendiği ilk yıldan beri sektör profesyonellerinin verdikleri destek ve katkıyla yapı sektörünün tüm bileşenlerini bir araya getiren en büyük ve en önemli yapı malzemeleri fuarı olma özelliğini taşıyan Uluslararası Yapı/Turkeybuild Fuarı İstanbul, bu sene de katılımcılara sektöre yön verecek yenilikleri sergiledi. 1978’den bu yana sürdürülen ve her yıl büyüyerek katılımcı ve ziyaretçi sayısını arttırmayı başaran Uluslararası Yapı Fuarı İstanbul, bu yıl da 60 bin m2 alanda, üretim alanlarına göre gruplanmış 10 ayrı salon ve açık alanda gerçekleştirildi. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı Alım Heyeti Programı ile fuara, 26 yabancı ülkenin inşaat yatırımlarından sorumlu alım heyetleri katılırken, Türkiye genelinden de Mimarlar Odası, Sanayi ve Ticaret Odası, Mühendisler Odası, İşadamları Birlikleri başkan ve alım heyetlerinden oluşan meslek komiteleri üyeleri fuara yoğun ilgi gösterdi.

Gıdacılar, Bursa Fuarı’nı ziyaret etti Salihli Ticaret ve Sanayi Odası’na (STSO) üye gıda temsilcileri Bursa Fuarı’nı ziyaret etti. TÜYAP Bursa Fuarcılık A.Ş. tarafından organize edilen ve bu yıl 9.’su gerçekleştirilen Bursa Gıda ve Gıda Teknolojileri Fuarı’nı gezen STSO üyeleri, gelişen teknolojiyi yakından görme imkanı buldu. STSO Genel Sekreteri Levent Kılınçaslan önderliğinde fuarı gezen üyeler, gıda sektörü ile ilgili yeni gelişmeleri izledi. Bursa 9. Gıda ve İçecek Ürünleri, Gıda İşleme, Paketleme, İçecek Teknolojileri, Unlu Mamuller Teknolojileri ve Mağaza Market Ekipmanları Fuarı’nın Bisküvi Şekerleme Özel Bölümü TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Bursa Şubesi desteği ile hazırlandı. 37

Salihli VİZYON TEMMUZ 2010


başarı Salihli Vizyon İTB’nin yarışmasında araştırma dalında birinci oldu

Kirazla gelen ödül… İzmir Haber Merkezi Müdürü Hüseyin Işık, Ekonomi Muhabirleri Derneği İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Murat Demircan, İzmir Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu Üyeleri Medat Şenay ve Cemal Sevgi yaptı. Buna göre sıralama şöyle oluştu: Araştırma-inceleme dalı 1.Şirin Yörük – Salihli Vizyon – Yüzde Yüz Salihli Kirazı 2.Nihat Delibaşı – Haber Türk – Dünya çöktü, VOB çıktı Mete Tamer Omur – Referans Gazetesi – Yumurta, Habur kapısında kırıldı 3.Seda Gök – Ticaret Gazetesi – Geleceğin sektörünü “organik”in yıldızı parlıyor

Y›l: 4 • Say›: 16 • Temmuz 2009

Haber dalı 1. Nihat Delibaşı- Haber Türk Gazetesi- Krizin fotoğrafı 2.Sinan Doğan – Yeni Asır Gazetesi – İşadamlarının yeni tutkusu Ege’de çiftlik 3.Murat Şahin – Yeni Asır Gazetesi – Çek elini İzmir’den Mete Tamer Omur – Referans Gazetesi – Şarap üreticisi ÖTV’sini banka kredisiyle ödüyor Mansiyon : Şerif Erdikici – Zaman Gazetesi – Bir fincan kahve için 140 litre su harcıyor Röportaj dalı 1.Murat Şahin – Sinan Doğan – Yeni Asır Gazetesi – Tariş Pamuk Dosyası 2.Deniz Çaba Şan – İzmir Life Dergisi – Kumaşın son kaleleri onlar mı? 3.Seda Gök – Ticaret Gazetesi – Türkiye zorluyor, Rusya onurlandırıyor

Coğrafi işarette 100 sıra numarasıyla tescillettik

Yüzde 100 Salihli Kirazı

Salihli Ticaret ve Sanayi Odası’nın yayın organı Salihli Vizyon Dergisi, İzmir basın camiasının önemli yarışmalarından biri olarak kabul edilen İzmir Ticaret Borsası 18. Gazetecilik Yarışması’nda Araştırma-İnceleme dalında birinci oldu. Ekonomi basınını teşvik etmek, Türk tarımı ile ilgili sorunları ve önerileri ele almak amacıyla düzenlenen İTB’nin Gazetecilik Yarışması’nda, ilk kez İzmir dışından bir yayın organı dereceye girdi. Salihli Ticaret ve Sanayi Odası’nın Basın Danışmanı Gazeteci Şirin Yörük tarafından hazırlanan “Yüzde Yüz Salihli Kirazı” başlıklı araştırma- inceleme yazısı, İzmirli ekonomi muhabirlerinin büyük ilgi gösterdiği yarışmada yüksek puan toplayarak ilk sıraya yerleşti. Yayınlanmaya başlandığı 2005 yılından bu yana Salihli’nin yanı sıra komşu il ve ilçelerde de aranan bir dergi haline gelen Salihli Vizyon 20. sayıya ulaştı. 40 sayfa halinde 3 ayda bir yayınlanan Salihli Vizyon 3 bin adet basılarak Salihli, Kula ve Selendi’deki üyelerinin yanı sıra, Ankara, İstanbul ve İzmir’deki protokol ve medya mensuplarına gönderiliyor. İzmir’in en köklü gazetecilik yarışmalarından biri olan İzmir Ticaret Borsası’nın Gazetecilik Yarışması’nda jüri üyeliklerini İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli, Yönetim Kurulu Üyesi Erol Avni Bozkurt, Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç.Dr. Ferlal Örs, Dünya Gazetesi Tarım Yazarı Ali Ekber Yıldırım, Ege TV Dış İlişkiler Koordinatörü İsmail Uğural, TRT Salihli VİZYON TEMMUZ 2010

38

TV haberciliği dalı Dereceye giren eser: Semra Kırışman Gülebastı– TRT- Pamuğu mu daha bereketli, balığı mı?

Şirin Yörük


bas覺nda STSO

Salihli V襤ZYON TEMMUZ 2010

39


Salihli Vision

Summary of this issue (July 2010) A health City Salihli Salihli, accepted as a health resource by Gediz Valley, Bozdağlar and neighbouring places since the ancient ages as a result of the curing speciality of Kurşunlu thermal springs, has continued its affluence today. There are two medium sized private hospitals beside the State Hospital, two branch centres and dialysis centres in the county. There are 2 thousand people working in the health sector. The third Private Hospital whose construction is continuing will be opened in September.

Health, the greatest wealth! What a wonderful saying is told by the Great Turkish Sultan; Kanuni Sultan Süleyman; State is the most esteemed thing in public. But, the health is better than wealth. We don’t know is there anyone who does not accept that the greatest wealth of the human being is health; but we would like to stress the mission of Salihli as a cure providing from the past to present on this volume of our magazine. We closely know Salihli was in demand as an important thermal treatment centre in the past, too, thanks to its therapeutic spring water. Restored Gimnaz- Turkish bath complex, historical thermal pool at Gymnasium that gains the admiration of the tourists in Sardes absolutely have provided cure to many illnesses of our ancestors. Today Salihli continues its heritage as a cure provider. State Hospital providing service as a district hospital accepts patients from both Salihli and other counties as Selendi, Gölmarmara, Köprübaşı, Alaşehir, Sarıgöl, Kula, Demirci and Ahmetli. Two medium sized private hospitals in Salihli also provide service to ten thousands of patients. With Güven Hospital that is the third hospital and established by the partnership of our doctors will be opened in a few months, the cure providing situation of our county will be strengthened. Salihli’s population is 155 thousands with its villages and towns and it provides service to a hinterland having the population of 500 thousands with the neighbouring villages and cities with its 123 doctors, 100 of which are specialists. Not only that, there are also 196 nurses, 63 midwifes and 69 pharmacies in Salihli. I think these numbers have shown the level of Salihli in health sector. It is obviously seen that people coming from the neighbouring villages, towns and counties to Salihli contribute the economy of Salihli. Economic level of the health sector is certain with the tax paid. Private Can Hospital and Private Salihli Hospital are the first in the corporation income tax in Salihli for 3 years and this is the prove of the contribution of the health sector to the economy. I have to stress that Salihli, that has become very important in health sector, is also assertive in health tourism. Kurşunlu Thermal Springs and Sart Mud Bath offer the benefits of thermal water. The health tourism movement provided by Lidya Sardes Thermal Hotel for two years in Kurşunlu is also notable. Kurşunlu has been declared as Thermal Tourism Centre by the Ministry of Culture and Tourism and thus with the new investments in this area Kurşunlu will inevitably be health tourism destination. Salihli will be a brand in health, too. I wholeheartedly believe this. Take care of yourselves.

A historical city near Marmara Lake Archeology team consists of 18 persons coming from Boston University in USA makes surface survey in Tekeloğlu village of Salihli for 6 years. Team whose leaders are Christopher H. Roosevelt and Christina Luke has obtained very important historical findings by area identification from satellite photographs and investigating the details by walking around mountains and hills. A living place surrounded by city walls, consisting of 86 decares and is dated in 2 thousand B.C. near Marmara Lake and 20 km away from Salihli, is contemporary with Truva and is 4 times bigger than Truva.

Music desire led to instrument production

Handcrafts of Salih Vezneli who is a machine technician are limitless. Salih Vezneli manufactured grinders for industry in Vezneli Inc., that belong to himself, for years. Then he is on the way of professionalization in the area of handmade instruments for which he is encouraged by his son. Vezneli has produced 21 guitars, a violin, an oud and a ukulele known as a child’s guitar.

“Salihli” name is on Turkish Airlines Plane “Salihli” name has been given to Airbus A320 type passenger plane newly participated in Turkish Airlines fleet. 2009 type plane has 12 business class seats and 138 economy class seats and its total seats are 150. Salihli named Turkish Airlines Plane flighed to Athens on 24 June for the first time and it is learnt that it will fly to İstanbul- İzmir once.

Talat Zurnacı Chairman / Salihli Chamber of Commerce and Industry

Salihli V‹ZYON

NİSAN 2010

40

Salihli Vizyon  

Salihli Ticaret Odası Salihli Vizyon Dergisi

Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you