Page 1

, -

iÜNYASI

'

• •

"

!

. ry. '

~

.

'il-Dene Kızı/derilileri

CENGİZ HAN'DAN AMERİKA'YA KAÇAN

TÜRKLER M.S.1233 KAPAK: S.lmı Ôlkln


Ethel G. Stcwart

Dene ve Na-De11e

Kızı/derilileri

CENGİZ HAN' DAN AMERİKA 'YA KAÇAN

TÜRKLER 1233 M.S.


Eıhel

G. Sıcwart

Dene ve Na-De11e

Kızı/derilileri

CENGİZ HAN'OA;'I AMERİKA'YA KAÇAN

T ÜRKLER 1233 M.S. Çeviren: Eşref Benı::i ÖZBI LEN

TOllK DONYAl>I ARA~'TIRMAL.ARI VAKPI ISTANIJllt, • 2000


Hu f~vrr R.ll:ı.nlıar Kun.ılu"nun '.!0.7. l980 unh \C l.'1107 ~>ılı 1'ıtrııttyllı l..amu )VW"IM h.wnct 'ttdıjı lı..abul cdilrtcL \'ergi ınwıfl)C'b t;ı,nu,,nıl (>l.ar.

ftRt... 0( -..:YASI ARA$TIR.\1.\l ·\RI \'All;.fl'nın )'1:>1nıd•, Her hal.i.J mahf111Jur 11.Rt... O('YASI .-\RAŞTIR\IAI \RI VAKFl'nın 1

mutoUCksi olm&smn unwnım. "'""""' \QI hnhanp ~ır&tiş.il.Jik )•pıt.m. ıl.tıbıt' cdılnncı

u"~ı.u CC-Q\' Of.)tl ı.\1•ıb".ıt\I

Twi ıfllrilb!Wk. ''"' "'"~ >"'"' *tı.Uw 11\J.-Jı

°"'"""

"""""'ili"''''"''""' """'"in

.,_.,.,.,

J/•• ·,..

(i;M lw"' ...... "-'

- ,..ı

"'' ,,,. -·~~,..,""' (al......"

rl"l·~ıı ıon6 ı:'i ı ı

Ul l'l

. . . . ..ı- ,,,_ •

T-'cc-)~Lx:.......,_,.,,,, (".ı....&ıbtt"J/q.a •.-nt.Jtıwı.,A. ........ ı

ti ıltrlt-rtdı~

P Koo:.t Ak'""> 11\lANRlll

s..,, ,..,,,_,,,.,.. ,.

t'Nr r.·olıs,,.oltıf' ,,,,,, "''""'' '"''tftn."111 ılrllJ'flfla 4arstlı.ırıırhn, ..rıwrn4a 41t·ıı·m,J,; r~rl. hrrlıftı ''" 11$ıll C>Jlı~"'"/ıu Ju \\11"-.tl"' , ..,,,,,,, l.Jt !111 U4' ıl.,.:,Jlı ıtl.rr.1', Kı:,11/Yfllih'r /ıi~ll"'I' rı:rou' a•wıı/.ı;ı l•a/ 11.ırr,.,ıro ,ıJl;fm.ılar ""...., «lı:riot \ftluıtrM"" ı.ııfM'ht rtAlı Çq/t/ı Jd;OM~. fh,.ı.Mtlı k-ovrwı.rnJ,. A.t:ı/hılıl("frrt Wqrarı tJlı.ınıi 11rt.n11 {ı1 .lfl ı\ld11nnınltu, )J """'"" WJ•»" //f.lıfı"l•rrf\/,a, ı-.·rılt.ı ·ok en~ Tw4 ~"''"""" •"""9qı MU lw MphJuf. ı.ıl.r.ı&.. ı ı ·'" ' ' ~ /w a,lriıl tqLI ~Wı.:.,.11"* V. •w t.r.ı.... M .._ 11J1 ~ c-~ ~ t.:ıc- (ln-r TWlmi · - t""''M )u ~~ "1.:nu ~- lw A -

....._ Hab«iqmo 1 Oıi. Oı.io)''"' Ara~umuıbın Val.(ı

r,.,,,,,d

'llfll/Jı t•u .,..,.,. .W. lw ~ \'e)/""f llr ıeıt':!lr lııf " " 1-'•"ı:,. ,f, w;i~"'"' "'1iJl•tl~ ~il"" ~· J. ~ r.,~ • 1r1ı1wo XtO-J«J ~ pıi .....- phırJJı \.•"""'""' 1\r.t.~ -..ıhrti ..,,,..,,.,,. -1lltNJ-C' w.. .,,.. ini\ ,,,. r.,~ •"fl!Jlı w,ı,, ..,._.. <kfw/rwç u tJl•A...e ..Zı••ılıl"" ......,_,__. He. l'Wt.&m' ~ t. · ı • w /pl'A •.,,hı·- h:n· ~ MJt.rl""""" •..,.. ,,,,, • .,, '"' ,,,,,,. ootrıaft.,,.,,. ' ' "' 'ııı (Jrl,J. J..;Jf/•n '"'"'""" •4wrwt•• 't'( Tw-4"• '-tlOlfloua npata ç.Jr~"" 1wl. • lrN ı:-~·/rrıılı ~ıllıı#IMlıJnm IVllJ/Nr.'(Jı/'/ur- At-"'"• .'t'ltKI Jı· ,,,,~'" lıitıtılf "dı> )Q/'llnra• iM YRA \l lı.UR(OANI 4 ,-r.uır11" r;..-lır s....ıu«rfım J, ,.,.,., .~ı: B•

"'*-lllfttltnl l:tnt:d' /,,.M, Twi N'

IM.n- """"'- """" \\ ı..ı.k. ,.

""'"°'

f(M

l.

..,

ço/tpt. ~ """' M.., l)ltrl

(i.

W•TUf'o. hnıı liırihlJ:i.T\TI. ~ '"'''"' Tw-A UJ/nı u-J,,.a. .l(MftlÇ " ' " " " " ' ' " , ..,l,,..,, "'•\ .. iM. 1'::Jlı.rl G. $ııı.url 1"1.4 Twılt A'ww"'" 'Nı4r. JO..tft '" /99() J"1urt1.d.ı 1,,,,,.,..,..1..,J.•

'Vf"'''"

lw 1,.Jqm.ılmınr Jı.JıltR ı;J....,S. •mııw~ ıf.l'llıJ iııılıJf'a w lrJillthtl.1 llnrı'l'nılı•lt"f'I ·m ,/; :""'"' t'f#fQltt" 8~.vı.' raf:Mrrı /.,, fıı/~#t.J)W Ttır.4Y 'h" ~r.'lfl(l I~ "4Jh(l),ll'lrt,ı. T9ıl. IJ4ıt1~ı~ı t~"hrmlfllfn l 'ulifı 'ıru "" ı;JmıqlHr-

111 ,.,Jlıi. 1ı,,, ,.,,.q:m #f"lf"ıt "1(J,. "" l'H.,ut. '"'~""''" ''I' '""1" NUutı 1<ıVııı"·'' h".rııu•.,in.Jr" do/U)4. 1')1ı<I G. .\.1-•urt ·u u~rı..·a lt'H'Uılr- ~'Ol'C /J11 flhl>/.t ltrı uııivtı ~w.m tc· t"~ ~mnr ,.,.,.ııMt Or. Tilrlan (}-~,.o J.,..11',U ,..,. U,..,-

,.,_!

bor\-11. o/""""-.,: ~t:ı1't

.\rı ....rlı

ur....._.

TfRK O(h'YASI ARAŞTIR\1Al.\RI \ 'AKF1 ISB:'>: 91H98 U96 \llı.ı.I V\Y" :<O: 2000JH 01'7 • 191

"""''• ,.., ~ otr#r r'Jtıh,.,. ı;pq~()-~ ,.

:......-._. coııt

CiM

#tv

lıo/PtllltU ıdbw/a #

·" ır.:rıırl r.n r..,.r.ı-.. M;JtıLırtp •

_,_ .

.,..._ı:ı ı....t J«rt'flı W

ıllrb#d

N:'tkrlrr ,,_ ~,_ .,~ ....... , ............. '" ttritır Mttlıi .... '*'-"t tlı#nl/ı ......,,._. "',.. ()::. .t... a • .......: rq.c;J;wlın•ı:ı .....,tınıC' F.l#Nll *:en'• ..,,,..,. w lwJ•M# r:ı-ı· 1-.nwtmı ~a l•~t (',,ı.l,ı a MU w n/ı ;,ltrı• ~ Uı•t'f ,.,.,..

,,.l.kv,,.'°"

,.,,. "'"~""""'ıh'"''Uwtılwhoır\ '"47n"(lıf'tC_ Twt. Tanili'"" k..,.llılf1I '~'" ,---.ııl /on.J.a/ı \ıJlıJl#oJ,,,,,. os,J '~'"''"' ıllf.,.., bwısıi ""'"'

l..Jltt'I G. Stt'•·ort"a cıılll'!-...,lM/ıırt~ı.r. hı.\lıııttl

\'4-'

t.ırihilfll:

oJ,,lfl J•"UM: IWlfllM't

t

rıınlarıMr:ı nırı•ı.ı:n l«t'/11 Nr' .ı:IJ•' '"'""' ırkrar ('ılh~

f'rof. /)r.

'

r,,ran ,,,, '1<1 \ "'

,1ı1t


Ebeveynim Henry ve EtlÄąel Carscadden Stewart'a.

vii


Ethel G. Stewart' Äąn Portresi (1978)


TEŞEKKÜRLER

Sağl anan yardım

içi n şükran his lerimle:

1. Aşağı McKenzie nehri boyundaki Good Hope Kalesi' nde 1860 ile 1880 15 y ıl geçirmiş olan Good Hope Kalesi Misyonu'ndan katolik misyoner peder Emil Petitot'un bıraktığı kayıtlar.

y ılları arasıııda

2. Peel nehri boyundaki McPherson Kalesi'ndeki Loucheux kabilesi menözeUikle de bayan Sarah Simon.

supları,

3. McPherson Kalesi'ndeki Anglikan Kilisesi 4. New York H alk Kütüphanesi'nin soneli .

Şa rk

kayıtları.

ve Amerika Tarihi Bö lümleri per-

5. İngi ltere'de Londra Ü nivers itcs i'nin Şa rk Araştırmaları Okulu Kütüphapersoneli .

nesi' ıün

6. Kanada Milll

Araşt ırm a

Konscy i'nin personeli.

7. Kanada Milli Külüphanesi'nin Kamu

Arşiv l eri .

8. Ottawa Halk Kütüphanesi. 9. Kuzey Kanada Arazi ve Parklar - Nebatat ve Hayvanat D airesi. 1O. Yay ınladıkl arı eserleri yararlı olan Harvard, Yale, Chicago, Oklahoma ve Minnesota Üniversitelerine mensup Amer i kalı ilim adaml arı . 11. L isan ve tarih ilim adamları.

hakkındaki soru l arıma

nazikane cevap veren önde gelen

Avrupalı

12. Beni Minnesota, Minneapolis'tek i 1988 y ılı toplantılarına tebliğ sunmak için davet eden C.l.E.P.O. Minnesota Üniversitesi. 13. Beni 1986 ve 1990 den Türk Tarih Kurumu.

y ılında ki

kongrelerine

XI

tebliğ

sunmak için davete-


İ ÇİN DEKİLER

14. Beni misa fir olarak ve Ankara ile İstanbu l Üniversitelerinde tebliği sunmak üzere davet eden Tür!,. Dili, Tarihi ve Kültürü Araştırmaları Atatürl,. Yüksek Kurumu. 1s. Yıllar boyunca bana cesaret ve destek veren dostlar-, ~e öze l11ikl~ Thomas E. Lee - ve onun Kanada Antropolojik Jurnalı (Mr. Lee nın 1982 dekı vefatından beri çıkmamaktadır).

ı.

Önsöz

xvn

il.

Ta'kdim

xıx

ın.

Dene ve Na-Dene'lcr (Bölüm Bir)

3-8

ıv.

Dcne'lerle İlgili Olarak Asya'nın Ticari Hayatı {Bölüm İki)

9-26

İpek

........................................................

11 - 15

Amerika'da Demir ................................ .

15-20

Yolu ve

Asya ve

Uzantıları

Ku zeybatı

Ticareti .................................. .

20-26

Sonuç ................................................................................... .

26-26

Dene'lcrio Dini İnanışları (Bölüm Üç)

27-29

Orta Asya'daki Dini İ nanışların Bir Karması. ...................... .

29-35

İki Kardeş \C Asya'nın Kıyı

v.

.......................................... .

35-36

Sivri Burunlu Dene Fare Tanrı s ı ......................................... .

3642

Nayeweri - Hsi-1ls ia kralı Li-hsien'in M.S. 1227'de Ölümü.

4246

Gcns de Fou veya Gens de Fo ............................................. .

4649

Kainatın Yapısı Hakkınd a Dene' lerin İ nanışları ................ .

49-50

Dene An' anelerinde Nasturi Sihir Uygu l amaları ................ .

50-53

Müteferrik İnanı ş lar .............................................................

53-53

Sonuç ................................................................................... .

54-54

Dokuzuncu İla Onüçüncü Yüzyıllarda Dene'lerin Uygur Ataları (Bölüm Dört)

55-59

M.S. 837'de Halley Kuyruklu Yıldızı ................................. .

59-61

M.S. 840'da Uygurların Orta Asya'ya Göçü ve Kabilelerinin Böllinmesi ······················································

61-62

(a) Kutchin veya Loucheux'lar ........................................... .

62-65

(b) Chipcwyan'lar ............................................................... .

65-73

Uygur İınparatorluğu'nun Y ı kılış ı ve Tarım Vahalarını Ele Geçirme Mücadelesi ........................................................... .

73-79

Gökgürültüsü

Vl.

Xll

Ku şu'nun Men şei


i çiNOEK lı , ım

xiv

vu.

(a) Köle ler ........................................................................... .

79-8 1

Uygur l aşm ı ş

Kutchin ' lerin Ki tan' larla Miinascbeti ........... .

8 1-89

Sonuç ................................................................................ ..

89-9 1

Kutchin' lerin (Bölüm

Vlll.

Arasındaki

Nayman Kabileleri

Beş)

x.

AltayNa}manlarının Moğollar Tarafından Fethi................

104- 114

M.S. 121 1-1233'dc KuzeyÇin'de Moğol Harel.atı ..............

114- 11 9

Kutchin'lerin İ ki Nayman Kabilesi ......................................

11 9- 12 1

Kutchin'lcrin Nayman Göç Liderlerine Yerdikleri Ad lar ....

12 1- 128

Sonuç ... .... ... .. .. ... .... .... .. .......... .... ... .... .. .... .. .. .. .. .. .. ... .. .. ... ... .. ...

128- 1?.O 131-134

Kara-Koca' nın

Uygur l l anı .......................................................................... . Onbin

205-207

M.S. 1207'de Moğolların Mcrl.eLi Hsi-Hsia'ya Akını .........

207-207

M.S. 1209'da Moğolların Hsı-llsia') ı Karni len istilası ........

207-2 12

Hsi-Hsia'ların Ciirccn !;iChri Chia-chou·}a Akını................

212-213

M .S. 121 O- 1225'dc Ccngi7 llan' ın fabisi Olarak Hsi-Hsia

213-217

Ataları Hsi-Hsia Krallığından Gelen Dene Kabile leri .........

2 17-235

M.S. 1227'de Hsi-1lsia Kra llığı ' nın Nihai Olarak Yıkılması

235-244

............... ..

244-248

Hsi- Hsia 'n ııı

8uda Kra l ı Tarafından Korunan Athapaskan' lar ................................................................... .

248-249

135- 141

Sonuç ................................................................................. ..

249-251

Kişinin

xı.

257-261

Şe hri ne Yolculuğu

Ayaklanması.........................................................................

14 1- 143

..................................................

143- 150

Çin

Yukon

Ka le~ i,

Adları

150- 159

Chung-hsing'i

Kutehin'lerin Orta Asya İ le İlgili Olarak Dı şa rıdan Evlenme Yolu İle Böllinmeleri .......................................... ..

Kayıtlarına

Göre

Kuzeydoğu

As_>a

Güzergahı. ............. .

M.S. 1227'de Şubat'tan E) lül'c !.adar Moğolların

McKenzie ve Peel Nehri Kutchinleri'nin

Aile Adları ......................................................................... ..

205- 205

Kan-chou Yalısinin Küçük Oğlunu Esir Ediyorlar . ................................................................... .

Takriben t\ l.S. J23S'de Chung-Hsing'den Büyük Ülke'ye Göç (Bölüm Dokuz)

Kutchin'lerin Kabile

159- 166

Muhasaras ı

..................................................... ..

261-265 265-268

Chung-hsing'den Liao-ıung'a Yolculuk ...................................

268-279 279-284

Shiltee .............................................. ..

166- 167

Çinlilerin Deni1c ilikıc Gcli~ınesi ,.e Pasifik Ötesi Temasların Delilleri .................................................................

Sonuç .................................................................................. .

168- 169

Liao-tung'dan Aşağı Anıur Boyundaki bir Cürcen Üssüne ....

284-287

G üney Ta rım

171-173

Amur Ticaret Ü~sünclen Büylil. Ülkc'ye ................................

287-292

GUncy Tarım İl e İl gili Olarak Dene An'aneleri ................. ..

173- 178

Karga'nın Yanındakilcr-Tchi n ' lcr ve Na-Dene'ler .............

Kotan'lı

Pccl neh ri

IX.

201-205

Buda Kral Li-hsicn'in Yama

Diğer Kutchin Kabileleri ve K a ra-Koca İl e

Alaylarından

Moğolların Hsi-Hsia 'yı

M.S. 1205'dc Moğolların Hı;i-1 lsia'ya Akını...... ..................

93- 97

98- 10-l

M.S. 1218'de Kara-Koca

Dene An'anelerinc Göre Yıkması (Böliim Sekiz)

Moğollar

Dene' lcrin Atalarının Amansız Olişmanları ........................

Münasebetleri (Bölüm Altı) M.S. l 209'da Cengiz H an 'ın Tabii Olan

xv

ETlmL G. STEWART

Medu sa'sı

Kaçakları

(Bölüm Yedi)

Dene Kabileleri . ··················································· Navadjo' lar ..........................................................................

178-186

Tlagga-Silla'lar .................................................................. ..

292-299 299-30 1

186- 189

Sonuç ......................... ..........................................................

30 1-302

Na-fo-po'nun Doğusundaki Küçük Kabi le ler.. ....................

189- 193

Dene'lerin Multi-Etnik Kültürü (Bölüm On)

303-307

Sonuç .. .... ... .... .... .... ... ... ... .... ... ... .... .. .. ... .. .... ... .... .. ..... ... ..... .. .. .

193- 194

Takdim .................................................................................

307-309 309-3 10

Xll.

Dene' lerin Evlilik Adetleri ................................................ .


xvi

Önsöz

İ (' İN O F.h'.İ LE!<

Doğumla İlgi li Dene Adetleri

··············································

3 11 -3 13

Dene' lerdc Defin Olayı ....................................................... .

3 13-3 15

L isan-Dene Lehçele ri .......................................................... .

3 15-32 1

Dene Kliftüründe O rta Asyalı Yüe-çi Unsurları ................. .

32 1-345

Dene Kültüründe Çin Uns urları

···········································

345-350

························································

351-356

Güney Ta rı m Kaçak la rı

Dene Kü ltü rüne Bazı Altay Katkıları

356-360

·································· Dene Kültüründe Hsi-Hsia Menşeli İ nanışlar ..................... .

360-369

Pasi fı l-. Sahili Tlingit ve Haida' ları

369-373

······································

Sonuç .............................................................

XIII:

Sözl ük

XIV.

B ibliyografya

XV.

Oave

xvı.

İnd eks

·······················

374-375

377-402 403-424 425-458 459

Ethcl Stewart' ın bu öncü çalışmas ı kadar diinya tarihinin ınuan.am bir bölü.. Un bir çoı... öneml i araştırma sahalarınca yetkili bir şekilde belgelenmiş. hiç bır ınuıı · · b. 1 • k d d. N eı~il de evvelce görü l nıcmış bır yorumunu sunan ır "ıtap gcrçc ·ten en er ır. erc~c,sc kırk ) ıllık ısrarlı bir çalışmadan sonra bu bağımsız düşünceli Kanadal ı ilim kadı n ı zamanı gelince Koloınb öncesi Amcrika'nın kültürel tecridini kabul eden tarihi anıl gı de,·csinin nihayet belini kıracak olan çok ağır "saman çöpü" olarak kabul ~dilecek olan bu eseri yaratm ıştır. 8 u eser hayatlarını bu varsayılan tecridin sonuçların ı ölçüp tanıml am akl a geçirenlerce gönne7.chn gelinebilir. fakat burada temsil edilen görüş .. e kararlılığın irşad edici abidesi unutulmayacaktır. Yazar. Denc' ler (onsekizinci ve ondokuzuncu yüzy ıl kaşiflerinin Alaska'dan Mcksika;ya kadar ya1ılmış bir vaziyette yaşarken buldukları Athapaskan·ıar) ile Na-Dene' lerin (Briti-;h Coluınbiya'nın sahi li adalarında yaşayan mi.iltehid Haida ve T linget kabi le leri) Anıe rika'ya geli ş l erinin kesin bir şeki l de tcsb ı l eclilıni ~ olan tarihini su n m aktadır. Yazarın kcşfelliğine göre onlar sa) ısız örnekte o ld uğu şek ilde ) urtl arındaki da) anılmaz şartl ardan kaçarak Amerika'ya iltica ederek ge lm iş l erd ir. Bu özel duru mda kaç ı ş l a rı Cengi.l Han ve onun Moğol ordul arı t a rafı ndan fethed il mek. baskıya uğramak \e öldürülmekten kaçıştır. Ba}an Stcwart. Denc'lerin atalarını Orta Asya'daki 1-)<;i-1 lsia krallığında. Gabi Çö lü'ni.iıı kuıeyi n dek i Türk kabileleri aras ında ve Turfan'daki Uygur Krallığı ·nda bulmuştıı r. Flütün bunlar Moğol müstevliler tarafından ele geçirilip hemen hemen tamamen yok ed ilm işlerdi. Tarihleri. yazarın dünyanın belli başlı büyük kütüphanelerinde ça lı şırken kull andığı sayı s ı z e lya2111as ı ve yay ınl an mış kaynakta kayıtlı dır. A) 111 tarihin deta} lan )azarın da dahil olduğu ondokuzuncu ve yirminci )Üt) ıl m üşa h itleri ni n kaydettiği Dene'lerin şifahi an'anelerinde muhafaza edilmi ş l erd i r. Fakat bu kay ıtl a rın en ş u mu llü lcri l 860'dan 1875'e kadar Aşağı Mc Kenı i e nehri boyundaki Good Hope Katolik Misyonunda yaşamış olan peder Emil Pctitot'un eserinde bulunanlardır. O, Dene'lerle birlikte uzun yolcu luklar ya pmı ş ve on ları n an'anevi tarihi ile adetle ri, seremonileri ve dini ibadetleri hakkındaki müşahadelerini kaydetmişti. Lehçelerinden üçünün de bir sözlüğünü ha11 rlaınış t 1.

Peder Petitot'un eseri yerli ki.i lliirü Avrupa l ıla rın tesiriyle değişikliğe uğ­ ramadan önce tamamlanmıştı. Atalarının bu kıta} a Aleutlar tariki} le gemi lcrle g.eldik lcrinc dair olan Dene kanaatini ihtiva ediyordu. Ayrıca atalarının bu kıtaya lıdcrlerine "Kaça n Karga" dedik leri korkunç bir düşman ı n ellerinde ölmekten kurt ulmak için kaçtıl- ları yo lundaki iddiaları da kaydedilmişti. Bayan SLC\\an. Orta Asya kavim lerinin karmaşık Jinguistik figurizmini izah ederek bu lideri


l'AKDIM

ÖNS<lZ

xvüi

in andırıc ı bir şek ilde kötü şö hretli Cengiz 1lan olarak teş hi s etmiştir. Yazar, Amerikan Dene' leri ve Orta Asyalılar için kaydedilmiş olan linguisıik ve diğer kültürel deta) lan titiz bir şekilde mukayese ederek efsanevi göçün beş) ÜT)ıllık şifahi naklinin tarihi doğruluğun u çok yeterli bir şekilde ispaı etmektedir. Yazar a) rıca bahismevzuu münferit kabilelerin ekserisinin menşeinı tam olarak teşhis etmeye muvaffak o lmuştur. Meselıi "AILaylardan ve Turfan Uygur kraliyeıindeki Kara-Koca'dan olan kaçak gnıplar" Dene'lerin Kutchın kabi lelerinin ataları olarak teşhi s edilmişlerd ir; Apaçi'lerle Pasifik sahi lindeki bir çok kliçük Dene kabilesinin Güney Tarıın'dan. "ekseriyetle de Kotan yöresinden" gelen kaçal..ların soyundan o l duğu gösterilmiştir. Apaçi (Apache) adının manası bugün Amerika'da aynı soydan olanların arasında olduğu gibi Asya'daki yurtlarında ela "sa" aşçı" idi . Navaho (Navajo)' ların yedinci yüZ) ıldan onuncu ) ÜZ) ıla kadar Tibet İ daresinin merke;:i olan Na-fo-po'dan geldikleri söylenmektedir M.S. 12 1S'de Moğolların önünden geçici bir slire emniyet içinde o l d ukl arı llsi-Hsia krallığına kaçm ı şlardı. Bayan Stcwart'a göre "Meskalero (Mescalero) adı Meskar Dağlık Vadisi demekti". O. bun l arın Budistlerin Kotan'ın güneyindeki bir dağ vadisinde bulunan biiyük yer l eşi m yeri Meskar'ı koruyan a l ay ın men s upları olduğ11nu yazmaktadır. Asyalı Yli c-çi'l eı (Y uclıi) Cengiz l l an ' ın Moğollarının tahribatına kurban giden kav iınkrin alaları arasındcıyd ıl ar. The Secrct, America in ·w orld llistory Beforc Colmnlms'da (Sı ı .. Koloıııb'dan Önce Dünya Tarihinde Aınl'rika) Ku1cy Hindistan'a gidip orada 1linl imparatorlarının Kuşan hanedanını (f\.1.S. 1. ve 2. yüz) ıllar) tesis eden Ytk-ç i' lerin Amerika Yuchi'leri gibi aynı atanın "Ay Kavmi"nin soyundan g.eldiklcrine işaret eden deliller sunmuştum. Bayan ~tcwarı'ın Hsi-Hsia kraliyet indeki km irnlı:r ıçin kaydettiği emok~jik deta~ lanıı ekserisi beni bu münasebet hususunda dah:ı da ikna elli. Kitabıııın bu böliiınle r ıni okum.tibana eski dostlara rasılamak hio;sıni \'erdi . Yanırııı belgelediP,i Athapaskan dini inanışları a rasında Budı/m , ·a.,turi Hri st iyanlık , Manihei1m \ 'C İslami) et unsurlarını fark eden başka oku) ucular da aynı reaksiyonu gösıen:cC'k lcrdir. Bütün bu tesirler, yüzyıllar boyunca meşhur İpek Yolu vasıt:ıs ıyl:ı gelen ka\ iııılerin etnik ve külıürel farklılıl-larının )arattığı rolerans yüziindcn bütün bu inanışlara mensup insanların ) urdu olan onikınc.:ı yüzyıl Hsi-Hsia krallığında belirgiııdiler. Bu kitap. takdim ettiği say ı s ı7 araştırma mevzuunu incelemek için bir fır­ satlar hazinesi sa ndı ğın ı açmaktadır . Jo.ı·ı•plı

n. Malıwı

Co/0111/Jııs. Geor~İlı

30Mart /99/

Takdim

Her şey Kı zılderili Meseleleri Dairesi tarafından Peel nehri boyunda McPberson Kalesi'ndeki topluma sosyal yardım için öğretmen olarak tayin ed ildiğim I949'da başladı . Bu görevimi kabul etmemin sebebi Queen's Üniversıte­ c;ınde master derecesı elde etmenin son şa rtını tamamlamak için McKenzie nehri vadisi'ndeki kürk ticareti h akkındaki tezimi yazmadan önce ilk elden çevre hakkında bilgi edinmek arzusuydu. Bir y ıldan daha fazla kalmaya niyetim yoklu ve hayatımın gelecekteki bütün gidişatını ve gayesini tayin edecek bir maceraya atıldığıma dair hiç bir fikrim yoktu. Batı Kanada tarihi hakkındaki araştırmalarım Rupertsland denen bil inme)en muavam topraklardaki keşifler, ticaret ve misyonerlik faaliyeti ile ilgili bir çok kitap okumam ı ge rektirmi şti. Dene'lcrin a tal arı nın bu kıtaya Batı'dan bir adalar zinciri tarikiyle geldiklerine inanı şları hakkında Alexander McKenzie ile Thomas Simpson'un raporları, ki Haida'lar da Marius Barbeau'ya aynı iddiada bulu n muş lardı , ilgimi çekmişti. O sıralarda Dene'lerin menşeini ve Aleutlar tarikiyle bir göçü araştırma) ı hiç düşünmüyordum . 195 l'dc göç an'anelerinın Peel nehn ver.;iyoaunu duydum. McKenzıe ı le Simpson'un enelki raporlarına bakıldığında Dene'lerin göç yollarının müphem bir şekilde Hay nehri bölgesinde başlayıp McKenzie nehri boyunca devam edip orijinalinde olduğu gibi Yukon dağlarında son bulduğunu fark edince şaşırmıştım. Bu husus sorulunca ŞÖ) le demişlerdi: "Evet, bi7 ö)le düşünüyorduk; fakat Beyaz Adam bize Büyük lnnak'tan aşağı doğru geldi, şimdi biz de atalarımızın aynı yoldan geldiğini ?üş~nüyoruz." Tecrit edi lmiş bir kavim dünyanın birkaç yüzyıl önceki durumundan ılerıye geçebilmiş bir kavimle temas ettiği zaman şıfahi tarih değişebiliyor. Tez hocalığımı yapan Profesör Lower bu sıralarda tezimin ilk yarısının Loucheux "Kızılderililcri"nin kÖltürü hakkında olmasını teklif etti. . l 953'de Peel nehrinden ayrıldım ve Batı adetlerinin bir başka Avrupa önc~sı kavmin kültürüne nasıl tesir ettiği ni müşahade etmek için Yeni Zelandrı'da bır Maori yerleşim yerine gittim . Kanada'ya dönüşümde diğer McKenzie vadisi maha~leri ile bir mukayese zemini temin etmesi için Aklavik ve Hay nehrinde geçıcı görevler üstlendim. "McPhcrson Kalesi ve Peel Nehri Arazisi" tezimi l 955'de Kingston'da tamamladım. Tezim, Dr. Lower'in bir d iğer teklifi dolayı­ sıyla, Kutchin'lerin kendileri için kullanmayı tercih ettikleri ad olan Loucheux'ların menşeleri hakkında fikir yürüten bir bölümü ihtiva ediyordu .


.....,_._

... __._ .......

-....... .

1956 yazını lngiltere'de geçirdikten sonra Birleşmiş Mi lletler m:~dindeki Yeni Zclanda Konso l osluğu ve Misyonu'nda görevli olarak New York'u gittim. Bunu öğrenen Dr. Lowcr beni teıiıni yayınlamak için gözden geçir.mck amacıyla Ncw York'taki mükemmel kütüphane imkanlarından faydalanmak hususunda teŞ\ ik eden bir mektup yazdı. Loucheux '!arın menşeleri hakkında fikir ) ürütmek bölümünü ) a1..arken Kuzey Tarım 1lavzası'ndaki Kuça (Koutcha) vahalarının Kuça adı ile Yukarı Yukon'daki Koutcha'nın özdeşliği bana çok çarpıcı gelmişti. Louchcux' ların menşeleri hakkındaki o bölümü geliştirerek işe başlamaya karar verdim. Kuça \'ahaları hakkında malı.eme istediğim zaman New York Halk Kütüphanesi'nin Şarkiyat Bölümü'ndeki kütüphaneci bana Slyvain Levi'nin "Le Tokharian B: Langue de Koutcha" (Toharca B: Kuça'nın Lisanı) adlı kitabını getirdi. Bu kitapta bana Kutchin'leri araşlınııam dolayısıyla tanıdık gelen tic~ri faaliyetler, uıun seyahatler. eğlence zevki, sokak merasimleri. müzik, dans, koyu bir dindarlık, kafatasının şeklini değiştirmek, küçük ayaklara duyulan hayranlık, hatta saç tarzı gibi hususlar vardı. Ve böylece benim tezimi gözden geçirmek hususundaki bütün düşüncelerim son buldu. Müteakip i.iç yıl boyunca New York Halk Kütüphanesi'nin erken Çin imparatorluk l arı, Tibetliler, Hsiung-nu'lar ve erken Türkler, Vaha Yüe-çi' leri ve Soğd Yüeçi'ler, Arap fet ihleri, Şarki Orta Asya'nı n biiyiik dinleri - lludizm, Mazdcizm, Maniheirnı, Nasturilik. İslamiyet - İpek Yolu ticareti, Kıyı ticareti. Kuzeydoğu Asya kürk ticareti, demir sanayii, Çin'de ve Kore'deki dcni7cilik gelişmeleri. haberleşme hakkında sunabildiği her şe) i okudum. Değişik ernik grupların belli bir 1aınanda nerede olduklarını bilebilmek için ö1elliklc nürus hareketlerini not aldım. Her ne sebeptense Dene 'lerin atalarının Amerika'ya hristiyanlığın başlangıç döneminde geldikleri fikrine kapılmıştım. M.Ö. 200 ile M.S. 1000 arasındaki dönem hakkında okuduklarımda Dene göçüne sebep ol'lbilecck hiç bir şe) bulamamıştım. 1958-59'da NC\\ York Halk Kütüphanesi'nin Amerika Tarihi Bölümünde aşağı McKenzie nehn boyundaki Good Hope KaJesi Katolik Mi,.yonu'na l 860'da gelen ve misyonerlik göreviyle diğer yerlere Dene'lerle giderek 1S yıl geçiren peder Emil Petitol'un eserini okumaya başlamıştım. O, bu dönemde onların an'anelcrini ve adetleri, seremonıleri ve dini ayinleri ile ilgili kendi müşahadelerini kaydetmişti . Aıalarının bu kıtaya Aleullar tarikiyle geldikleri iddiasını ka)detmcye ilaveten atalarının bu kıtaya liderlerinin adı 1a-ısan-eko, Kaçan Karga, olan Dhoenon dedikleri korkunç bir düşmanın ellerinde ölmekten kurtulmak için kaçtıkları yolundaki kesin inançlarını da bi ldiriyordu. Bütü n bu adlar konvansiyonel Asya tarihinde görü l mi.iyorl a rd ı . Ancak Dene an'ancleri ile Gobi'nin kuzeyindeki Türk kabilelerinin Moğo ll ar tarafından imhası, kısa ömürlü Kara Kitan imparatorluğu. Kuzey Çin'deki Cürcen imparatorluğu ve H).i-1lsia krallığındaki halkın neredeyse tamamen yok edilmesi tarihlerini araştırmayı tamamladıktan sonra Dene an'aııesindeki korkunç düşmanın Cengiz! lan ve onun Moğol ordusu olduğunu fark ettim. Detayları toparlamak bitmek bilmeyen bir uğraştı. Dene göçü an'anesini Turfan Uygur krallığındaki askeri bir ayaklanma ve KuLeycloğu Asya avcı ve tacirlerinin asırlık yolları ve onların

ETREL G. sn

:wAKI

XX İ

çekten de yüzyıll ar boyunca Hsi-H sia'nın başkenti Chung-hsing ile Kuzey Çin'~:~i Liao-tung limanlarından u laştı kları Amur depoları ile irtibatlandırmak birkaç

yı lımı aldı. ı . 1crının . . Fakat Batı lı aı·ım 1er Orta Asya "avım

.h ..

tarı ını.

cı·ın 1erını . . ve b.atı 1 ına.

nış larını, epik edebiyatlarını \'e çok karmaşık linguistik alışkanlıklarını incelemedikleri sürece Oene'lerin göçmen atalarının torunlarına geçmişlerinin şifahi tarih i olarak aktardıklarının manasını anlamaya muktedir olamayacaklardır. Wi ll iam Lucas Hardisty'nin 1845'de yaLdığı gibi Dene'lcr kendilerini Batı'nın gerçeklere dayanan stili ile değil de figuratir bir dille ifade ediyorlardı. - Mesela ataları bizim Japon Deni.ti olarak bildiğimizi geniş bir ağ71. büyük bir gövdesi \.C dar bir anüsü olan bir deniı) ılanı olarak tas\ ir ediyorlardı. Çok da uygun olarak! Adolr Bastian' ın insanlığın ruhi birliği teorisinin kabulü ile Antropolojik Kurum laşma'nın onuıi Bağımsız İcat teorisine bağlılığı hakkında çok şey yazıl­ mı ş1ı r. Fakat anlaş ıl dığ ın a göre Bastian dirüzyonu reddetmem i ş, fakat haklı olarak difüzyon ist i ddia l arın yanında ispat olarak detaylı delillerin bulunmasında ı srar etm i şti. Bazı istisnalarla görüldüğü kadarıyla genel olarak antropologlar Bastian' ın teorisinin bu cephesini, Şarklılar için görünüşteki benzerliği görmezden gelecek, Şa rki Orta Asya'nın tarihini ihmal edecek ve ispat etmek zorunda o ldukla rı iddi a ları bulun mayan erken kaş i fler, tacirler ve misyonerlerin bırakt ı k­ l a rı belgeleri görmezden gelecek derecede kaale a l mam ı ş l ardır . Yu nanislan' ı n, O rtadoğu'nun , İ ran'ın ve l-l indistan'ın erken medeniyetlerinin şifahi an'ane ile muhafaza ed i lm iş olduğu gerçeğine rağmen antropologlar Dene·ıerinkini efsane olarak kulak ardı etm i şlerdir. fab i atıyla ben im görüş l erimin tenkidi olmuştur. Bastian'ın difüzyon delili kriterlerine uymak kayd ı yla tenkidlcri gözönüne almaya hazırım. Tenkidlerclen bir kı sm ı şa hsi olmuş ve hakikati arayan bilgili alimlerden beklenen türden ol mamı ştır.

Benim araştınnamla ilgilenen Marius Barbeau I960'da Kanada Milli Müzesi'nin müdürü) le bir mülakat sağlamıştı. Müdür önünde yayı lı duran haritanın ü1erindc Orta Asya ile Amur'u gösterip sonnuştu: "İnsanlar buradan buraya mı gelmişler? Hay ı r! 1l ayır! Kesin likle hayır!" Atlası kapamış ve mülakat da bitmişti. Aynı mesele üzerinde yorum yapan difli1:yonist görüşteki bir antropolog l 980'de "Çok u7tın bir sıçrayışa benziyor" di}e yazmıştı. Bundan da anlaşılacağı üzere Amerikan kı~l~e~ili~erinin menşelerinin konvansiyonel antropolojik araştırılmaları Asya kabile tarihının ıncelenmesini ihtiva etmiyorlar. Antropologlar, M.S. 1233'de Moğollarm Aınur kürk ticareti depolarını imhasından sonra tamamının dü:zcni bozulan ve ciddi bir şekilde ink ıtaya uğrayan İpek Yolu ve Amur'da depoları ve su samuru avcılığı 0 Kuzeydoğu Asya kürk ticareti ile Asyn kıyı ticareti hakkında hiç bir şey bılmı yora benziyorlar. 1981 'de Toronto Üniversitesinde bir linguist benim Dene adı Etsic~c'nin ~loğolca baba kelimesi oldugu yolundaki beyanıma karşı çıktı. Haklı olarak Mo~olca kelimen in eçigc olduğunu- ses olarak takriben aynı olduğunu - fakat Mogolca şekl in ses olarak intika l ettiri lemeyeceğini ileri siirdü. Moğolca baba kelimesi Hsi-Hsia'ya Altay Nayman lan tarafından getirilmişti. Neredeyse 12 } ıl

!an.


AAU

süreyle Cengiz l lan tarafından Kuze} Çin'in i stilasında işbirliğine zorlanan bu Nayman fardan v sa) ıda bir grup 1Isı-1 lsia kralının himayesine kaçmışlardı. Moğol lideri ile yakın münasebette bulundukları bu 12 yıl içinde şüphesiz Moğolca konuşmuş ve hanlanna. "Baba' demişlerdir. Fakat Hsi-Hsia dili Kuzeydoğu Tibetçe'nin bir lehçesiydi. Hsi-Hsiaca'da Moğolca baba kelimesi Kuzeydoğu Tibetçe bir telaffuz kazanmış, gırtlaktan gelen bir sesten sonra bu durumda e olan ünlünün önünde i olarak ünlenen gereksiz bir y harfi alınıştı. Bu <;ebepten dolayı l)ene'ler Moğolca baba kelimesini bu kıtaya peder Petitot'urı duyduğu Kuzeydoğu Tibetçe aksanı ile getirmişlerdi. Aklı ma gelmişken M.S. 1227'ye kadar Moğolca'n ın yazıya geçmediğini belirteyim. Aynı sırada bir Toronto Üniversitesi antropoloğu Yu"arı McKen/ie vadisi kabilelerinin onlara "Kötü İnsanlar" dediği için benim üç Dene kabilesinin, Nahanni'lerin, Sccana1s'lerın ,.c A-Bha-to'ların. adlarını yorumlamamı tenkid etmişti. Bunun niye olduğunu da söylememişti. Ben de malum olduğunu düşündü­ ğüm için bu no"tayı \urgulamamışum. Yu"an McKenzie 'ad ısı kabileleri Orta /\sya'nın surlarla çevrili şehirlerinden gelmişlerdi: Nahanni'lcrin ataları ise Han nehri vadisinden gelmişlerdi ve o surlarla çevrili şehirlere akınlar yapanlardandılar; Secanais'lcr ile A-Bha-to'lar'ın ataları da Orta Asya'ya müstevli olarak gelmişlerdi. Surlarla çevrili şehirlerin )Crli hal"• için üçü de "Kötü İnsanlar" idi. Dene'ler hiç bir şeyi unutmazlar. Yırıninci ) üzyılın büyü" bır bölümünde Apaçi'lerle Navaho · ların Alaska'dan güneye doğru göç başlangıcı takriben M.S. 1200 ve güneye varışları da takriben M.S. 1500 olarak kabul edilmişti. Son zamanlarda bu tarih geriye takriben M.S. 500 yılı civarına getirilmiş ,.c sebebinin de Alaska'da St.Helen'e benzer bir yanardağ patlaması olduğu ileri sürü lmü ştür. Bu bir spekülasyona benziyor. l 984'dc bir UBC münekkidi bana Aleutlar tarikiyle göçler olmadığını bildirdi. 13u kesin ifadenin hiç bir delili yoklu. Kuzeydoğu /\sya'nııı çok iyi derecede teşkilatlanmış kürk ticareti, M.S. 1200'den önce su samuru ticaretinin büyük · yaygınlığı, Çin'dc ve Kore'dcki ileri derecede gelişmiş denizcilik, Çin lilerin Tilki adaları dedikleri o adalar ıincirınin mevcudiyetinin asırlardan beri bilinmesi, Dene' lcrin 1951 'de tekrar tcyid edilen l 785- l 875'deki atalarının Büyü" Ülke' ye bir adalar zınciri üzerinden ulaştıkları yolundaki iddiaları Aleuılar tariki) le yapılmış bir göçü aksine bir beyandan daha inanılır kılmaktadırlar. l 985'de Kanada Konse) i metnimi incelediği zaman benim "an grupları ve protein serum işaretlemelerini gözönünc almakta"i bariz ihmalimi tenldd etmiş­ lerdi. Aslında Dene'lerle Orta Asyalılarınki hakkında bir çok makale ve tabelayı incelemiştim. Bunların bugünkü kavimleri temel aldıklarını ve bu yüzden fazla bir değeri haiz o lmadıkl arını düşünüyorum. Cengiz Han Hsi-1lsia halkını neredeyse tamamen yok etmiş ve farını ! lav/asında da büyü" ölçüde kırım yapmıştı. Böylece M.S. 1227'den bu yana Tarım vahalarının ve l lsi-1 lsia'nın halkının terkibinde büyü!,. değişiklikler meydana gelmiştir. Dene'lerin erke" ataları )anlarında kendi SO) !arından kadınlar getirmemişlerdi. Bilakis Aşağı A:ııur nehri bo)Unda ele geçirdi"leri 1 unguz "adınlarını geıim1işlerdi. \11.S. 1200'de Orta As-

xxiii

ETJIEL G. sTEWA lff

· kan grup l arının olduğunu bilmenin mümkün olmadığını düşünüyoya'da hangı

rum. Karhonla tarih tesbıt etmeye gelince bu metodun güvenilmezliği hak" ço" ma"ale okudum. Bunların içinde 1988 Martında SatunJay Mpe , zine'de çıkan Heather Pringle'ın "Bone War)" başlıklı ma"alesı Nıght aga .. · · " d k' b. f 'k · ' ". '" de vardı. Buna göre Simo!ı Fraser _LJ~~~e~sı~.esı n e .• ır k~zı ~ı es ı t~ _no.. ·ı ide edilen tarihlerın geçersızlıgını goslcren bır ma ına ıcal ctmıştı. lop ı c e · ., k 1 b' · l986'da Ankara'da Türk Tar_ıh Kurumu'n~ı~ Onuncu Kongrcs~ ne atı an. ıı_· kızılderılı rczervasyoımna gıtscnı kcndımı T ür k 11anım "Ne zaman bir Amerıkan . düzlii"lerinde 7..annedıyorum demışlı. f urkler. Kuzey /\merıka Anado1u . 1 B . b b' kızılderililcrinin bir "ısmının Türk asıllı olduğuna ınanıyor ar. u ınancın sc ~ ı d Assiniboine, Assini-boine'nin manasının, ısıtılmış taşlarla su "aynatan ın­ ~ arl '~·demek olduğu söylenir - bu yüzden lakapları Taşlı'dır. Assini, Assena brken san a · · dek'· ı Y urok'l' ar, Y uru k'Iar bır hakim "tanının adıdır. Washıngton Eya~ ı etın Türklerin kısmı Osmanlılarla birlikle Batı'ya yönelip Boğaziçi'ni geçerek Avrupa'ya ulaşan Orta Asyalı bir Türk kabilesiydiler. . Sioux, Hsiung-nu kelimesi Tseu-kölc'nin telaffuzunun Fransızca ıranskrıp­ siyonudur. Hsien-pi ' lcr M.Ö. ilk bin yı lda Türkleri~ ?tas~ olan~ llsi~~g-mı·!arın köleleri idiler. J.E. Edkins Sioux'ların Dakota lehçesıııın b+r Mogol dılı oldugunu ) azmıştı. Wolfraın Eberhard'ın Çin Tarihi'ne göre Hsien-pi"lerdc Tiir" _1-.anı da vardır ki. bu da be"lcnen bir şeydi r. Bu Montana'da"i Gros Ventre'lerın ortak adının Atsina olması ile desteklenmelidir. l ngilız tarihçi Il.H.Howorth'un Moğolların menşei hakkındaki makalesinde belirttiğine göre Tsina, Atsina, Assena erken Tür"ler'in hakim "t anının adının değişi" şekilleridirler. Blackfoot'ların (Karaayaklar) Blood (Kan) kabilesinin adı Kan-ai'dır ki, bu er"en Tür"lerin Juan-juan'lardan kaçıp s ığındıkl arı Etzina yöresinin bulunduğu Kan-Mı'dan kaynaklanabilir. Ankara'da bir Türk filimi Tipi'nin, yani Tee-pce: koni" çadır için kullanılan bir Türkçe kelin1e olduğunu söyl emişti. İki yıl önce Kuzey Çin'dc O rdoı.'un "uzey indeki bölaeyi aezen bir jeolog kendisini sanki bir Amcri"a e e k' kızılderili rezervasyonuna girmiş gibi hissettiğini söylemişti. Bu bölge ço" es ·ı l'.amanlardan beri Tür" kabilelerince iskan ediliyordu. Görülen o ki, /\meri"a Kızılderili kabilelerinin menşei meselesinin Vl.Ö. IOOO'den M.S. 1OOO'e kadar Şarki Orta Asya'daki etni" grupların )Oğun bir şe"il­ de tarihi bir araştırılmasına ıhtiyacı vardır. Denc'lerin menşelerini araştırır"en Kuıchın'lerde ve ChipcW)i.ln'larda T ürk-Uygur kanı olduğu nu, A-Bha-to · ı arın l lor Ti.ir"leri olduğunu ve J ikuri llo (Zicarillo) /\paçi'lerinin Ti.i rk olduklarını buldum. Diğer Dene kabilelerinin soylarınd a Çinli, Hsicn-pi, Kuzeydoğu Tibetli ve Yüe-çi var. Bu sonuçlara ulaşırken Bastian'ın "a' imlerin ve kültürlerin difüıyonunu araştırma kaidesine uymaya çalıştım.

kı~da

11

Tee-pcc (Tipı} Konıı. ~el\ıldekı k111lderilı çadın (Ç N)

,

..


BÖLÜM BİR

DENE VE NA-DENE'LER

Muhteva: Dene ve Na-Dene'l~r


Bölüm Bir

Dene ve Na-Dene'ler İ k.i "kızılderili"

grubu hakkındaki bu araştırma takriben 750 yıl önce bu kıca­ ya kaçan nisbeten az sayıdaki insanın soyund~n ~ele_~ler~n kültürel _yo~l~şmas ını inceleyecek.1:ir. Onlar o tarihte dünyanın en gelışmış yores ınden kendılerını avcılık ve toplayıcılık ekonomisine tenzil eden hiç ge li şmemiş bir yere ge l miş lerdi. Yeni yurtl arınd a kültürlerinin köklerinden tamamen tecrit edilmi şle rdi . Onlar kendilerine Dene diyorlar. Başkaları onlara Kuzey Amerika Athapaskan'ları diyor. Aynı zamanda geldiklerini iddia eden Kuzeybatı sahili kabileleri Tlingit ve Haida'lardır. Dcne'ler onlara Na-Dene diyor. Dene'lerin erkek ataları "denizin ötesinde, fakat çok çok uzakta Batı'da"ki eski yurtlarından korkunç bir düşman, Cengiz Han'ın Moğolları tarafından sürülmüşlerdi , kesin ölümden veya daha kötüsünden kurtulmak için Kuzeydoğu Asya'nın su samuru avc ılan ve tacirlerinin çok iyi bildikleri bir yoldan Orta Asya'dan kaçmışlardı. Avrupa'nın daha uzun yüzyıllar boyunca bilmedikleri -su geçimıeyen bölmeler, dengelenmiş dümen. denizci pusulası. \'e burada sayılamayacak kadar çok sair denizcilik cihuları gibi- özelliklere sahip olan Çin gemileriyle gelmişlerdi. Dene ve de Na-Dene an'anelerine göre Kuro-Sura'y ı takip.etmişler ve zaman ı.aman dinlenmek için kumlu ve kayalık adalara demirlemişlerdi. Amerika'nın bütün Pasifik sahili boyunca bulunan Çin mamülleri ve Kalifomiya sahilinin açıklarında bulunan çok eski gemi enkazları Çin gemilerinin bu kıtaya Kolomb'dan çok önce ulaştıklarının karşı konulmaz delilleridirler. Ruslar takriben M.S. 1700'de Kamçatdal'lardan doğuda çok uzakta Büyük Ülke dedikleri bir ülkenin bulunduğunu öğrendiler. Burası AleutJar zincirinin nihayetindeki A~aska idi. Uzun) ıllar boyunca Ruslar yapı bakımından çok düşük evsafta olan "dikilmış" gemileriyle bu rotada seyrettiler. Behring'in gemisi Atlu'da parçalandı. fakal ınü­ ~ttebat~ enkazdan kendilerini sağ salim Asya kıtasına geri götürebilecek olan bir vasıta 1 ~.şa ettıler. Menşclerinin uzakta Batı'daki bir k ıtada olduğuna dair Dene an'anesinclen ~uphe etmek ~e Kuzeydoğu Asyalı Çinli kürk avcılarının gemilerinin Ruslardan 500 yıl once Büyük Ulke'ye ulaşmak kabiliyetlerini sorgu lamak için sağlam bir sebep yoktur. Kamçatdal' lar Büyük Ülke'yi nereden biliyorlardı? Bize atalarının takriben M.S. 1233'de Alaska'nın güne} sahilinde -Büyük ÜIJ..e'de- karaya çıktıklarını anlatan Dene ve Na Dene an'anesini reddetmek için geçerli bir sebep yoktur. llırhınnc dıl..ılmiş denlerdcn) npılnıış olan kayıl..lnr (Ç N l


DE ı-; VE NA-DENE 1 ı~E R

M.S. 1200'de Tarım Ha\;zası vahaları ile Kan-su o tarihte /\vrupa'nın çok fevkinde olan bir ekonomik ve kültürel ge lişmenin zirvesine ulaşmışlardı. Parla!,. bir zirai sanayii büyük bir sulama kanalları sistemi ile destekleniyordu. Binlerce evcil hayvan -atlar, öküller, develer, koyunlar- vardı. Tahıllar arasında akdarı, arpa, buğday ve pirinç va rdı. F.nvai türlü meyva lar, özell ikle de kavun lar va rdı. İ pekli , keten, yünlü ve devetüyünden mensucat yap ılıyordu. Demir ve çelik üretimi asır­ lardan beri biliniyordu. M.S. 770'de kalıpla baskı yapılmaya 1045'de de harflerle baskıya başlanmıştı. Yedinci ve sekizinci yüzy ıllar döneminde Tarımlı kadınlar Tibetli 'al ilerle mektuplaşıyorlardı. M.Ö. ikinci yüzy ı lda Han'lar tarafından açılan İpek Yolu ticari emtianın Çin ile Akdeni.l arasında değiş tokuşunu sağlıyordu. Bu bölgede dünyanın bütün büyük dinleri - Budizm, Maniheizm, Nasturllik, İslamiyet- geçerliydi. Bas ılmış kayıtlar, epik edebiyat, şi i r, Yunan tesirini gösteren büyük sanat eserleri vardı. Çok ulus lu halkın konuşma dili Toharca, iranca. Çince, Moğolca. Kuzeydoğu Tibetçe, Türkçe ve sair dillerin büyük tesirini yansıtıyordu. Büyük Ülke'n in (Alaska) güney sahi linde karaya çıktıktan sonra NaDene' ler orada kaldılar. Dene' ler içerilere gittiler. Onlar kara insa nıydılar. Fakat yeni yurtları Orta Asya'ya hiç benzemiyordu. Zirai faaliyet için bütün imkanlardan yoksundu ne ehl i hayvanlar, ne hububat, ne mensucat, ne demir sanayi i, ne dini cemaatler vardı. İki balıkçı kampına yapılan bir akında ele geçirdikleri Tunguz kadınları hayatta kalabilmek ve uyum sağlayabilmek için şüphesiz en büyük önemi haizdiler. Fakat, kültürlerinin yozlaşması da başlamı ştı. Dene'lerin menşeinin bu araştırması adlara_ dile. dini inanışlara, Cengiz l la n'ın idaresindeki Moğol istilasına kadar Orta Asya tarihi ve külliirü ile ilişkili adet ve an'anelere dayanmaktadır. Na-Dene'lerinki ise bi.iyük ölçüde adlara dayanmaktadır. Derinlemesine incelenmemiş olmakla beraber Gobi'nin kuzeyindeki kabilelerle olan kü ltürel benzerlikler sayıs ı zdır. Dene kabile adları onüçüncü yüz) ılın başlarında Orta Asya vahalarında kullanılanlarla ili şkilidir. Bunlar, Kutchin'ler, Navaho'lar, Apaçi'ler ve Güne) British Columbia'dan Kuzey Kaliforniya'ya kadar Pasifik sahili boyundaki 17 küçük Dene kabilesinin Tarım ha vzası vahalarından geldiklerini gösterirken diğer bütün Dene kabilelerinin menşei kaçak göçmenlerin Altay lı Nayman liderleri istisna olmak üzere Sarı l rmak'ın Ordos yöresini ve Kan-su vaha l arını ihtiva eden Hsi-Hsia krallığındaydı. Na-Dene'ler ise Gobi'nin kuzeyindeki Altaylılardı. Orta Asya vahalarının sakinleri olan Dene'lerin dilinde bir çal-. dilden alıntılar vardı. Katipler seçtikleri dili bütün safiyetiyle yaı.ab ilirlerdi. fakat konuşulan dil İtaJo­ Keltik unsuru olan Toharca, Çince. Kuzeydoğu Tibetçe, Moğolca ve 1 ürkçe unsurları havi olmanın yanı s ı ra İpek Yolundan ve dinlerden kaynaklanan tesirler olduğunu da gösteriyordu. Alimler Dene lehçelerindeki Keltik unsuru fark etmişle rdir. Bu unsurların gücü ne olursa olsun Dcne' ler kendi dillerini muhafaza etmek hususunda büyük bir kararlılı k göstermişl erdir. Bir çok yıl boyunca bize Navaho' lar ile Apaçi'lerin güneye doğru yürüyüşlerine M.S. 1200 civannda başlayıp M.S. 1500 civarında Arizona ve New Mexico'ya ulaştıkları söylendi. Bu, onların 750 yıl boyunca kuzeydeki Kutchın' ler veya Loucheux'lardan ayrı kalmış oldukları demektir. l 984'de bir

• sn:WART ETffELG··

5

. heu::-. kad ın ı Navaho Rezer.-asyomımı ziyaret ettiği zaman onların peel nehn 1~o uc .... . . . an ladığını gorup şaşırmıştı. . . . . dıllennı , I' ında birçok incelikler vardır. Kelıınelerı ve ıfadelcrı her /~ınan Dene . "G'·uneye gıt . " dC(l'kl : , 'b' kısan b t edil inemezler. Mesela~ b .ın.sınc ı eı ı z.ıma n olduğu gı ki' · a U ebermesini söylemektedirler. Çi.inkli artık manasını bilmemekle lında o ışıye g . . . .. 1 ' d' as .. . Budist ölüm tanrı s ı Yama'nın yurduna gıtmesını '>O) eme.,.te ırberaber duşnıana . ' . dı sadece Kutchin 'lcree bilinınektedır. M.S. 1227 ye kadar yazıya ler· Etsı eJ!C a ı Mooolca'daki eçige kelimes .ının . te ı a·ffu z ed ·ı ı·ışıne . gore .. transl\.l '-·ıpdökü l memış 0 an ° · · · · d • • b b . ı lan bir Orta Asya versiyonudur. 1lcr ıkıs ının e manası a ad ır. · · · • · · · ' sıyonu yapı · ın· ış k0 l landı k l arı kelıme Bud'ıst kra il arının inkfwın dır. Hsı- 1 l sıa nın Güney batı ı çın u ' · ., . 'k A , 'k 'nın güneybatısında çok uzakta bulunan yuıtları olan In-hıa ya atıfta Arklı mcrı a · .... · · k il 1 k ı· ı . Cengiz Han'a verdikleri ad hayvan p ı sl ı g ı ı çın u an ı an e ııne kl bulunma a(eıı.e'ler kabilelerinden bazılarından " Yabancı 1ar" veya "K"t" 1· 1 " o l muştur. D ı1 . ..o u .1•nsan . .ar. di}e bahsederken o k~bilelcrın atalarının _yabancılar. yurtlarının ınuste\ ısı \e}a surlarla çevri ı i şeh irlerıne saldıran tar olduguna at.ıfta b~.lu~ınaktad ırlar. ~u yorum erken tacir veya misyonerlerin baLı De~e lchçeler~nde. buyuk '.arkl.ar oldu?u y~lu~­ daki mülahaL.a larınca desteklenmektedır. Sonra dıllerınde Hsı-Hsıa ve Çın dıllennin öze ll iği olan farklı tonlar vard ır. . .. .. .... Dene'lerin dini inanışları ve batıl inançları zamanla ve tecrıt yuzunden buyuk ölçüde azalmakla birlikte Orta Asya'dan on üçüncü ) üzyılın başlarında gelen ~öç: menlerin soyundan olanlardan beklen.en şe~lerdir . 0.dö~emde Mahay~a B~?ızmı ve Nasturi llristiyanlığı başta gelen d ınlerd ı. Manıhcızın den kalıntılar 'e o d?ne.mde Dogu T ürkistan'da güçlü olmayan İslamiyet'ten iıler vardır. P~d~r Petıtot u.n Dene'lerin şaman ist ayinleri olarak telakki ettikleri aslında Nasturl sıhır serc n~onı­ leri, biri de Budist tanrı sı Vişnu için yapılan bir ayindi. Fil tanrısı Ganesa'ya nıyaz­ da bulunuyorlardı. Kutsa l ateşleri Bud ist ateş tanrısı Agni'ye gösterdi~leri ı:urmet idi. Ölüm tanrıları Budist Yama ve ölüler ülkesi de Yama'nın yurdu ılc Çın Sarı Pınarları'nın bir karışımı idi. Budist inanışlarına rağmen yine de ölünce a) a goci döneceklerınc dair olan eski Yüc-çi inanışıni da muhafaza etmişlerdi . D~ne'ler insan ve hayvan şeklinde yeniden doğuşa inanıyorlardı. ~n güçlü batıl. inanışl~ı Çin kaynaklı olup söğüdün koruyucu gücü ile ilgiliydi. inanışlarında lskcnder ın ordularıyla Uzak Şark'a haberi ulaşan biiyiik deniz yılanına atıf vardır. Biiylik Oıta Asya epiği Ling'li Gesar'a da atıf vardır. Kuzeybatı Aınerika'da tecrit edilmiş olarak geçirdikleri yüzyıllar Moğol istilası esnasında Orta Asya'da var olmuş olan daha ileri düzc~dcki düşünceleri anlamak kabiliyetlerinin çoğunu s ilmi ştir. , . M.Ö. ikinri yüzyıldan M.S. oni.içüncü )'ÜZ)ılın başlarına kadar Den~l~rın at~: ları Tarını vahaları ile Kansu'nun say ısız müstevli ve şagilinin kültllrlerının tesırı altında kalmışlardı. Bunlara asırlar boyunca Akdeni1. ile Çin ve Kuzeyli göç~b.cler~n bozkırları ile güneydeki Hint medeniyetleri arasında gidip ge.len yabancı .~~~ırl~~ın tesiri de eklenm işti . Bütün bıınlar, evvelki şaman ist cli'ışüncc lerı tanrı ların butu ı; ~un­ ya nimetlerini inananlara vermek. bunun yanı sll'a kanuna karşı gelenlere de felaket ve kötülüh. yağdım1ak gücünü derin 'e köklü bir inaırn1 la destekl~~·en. bir k~vıne gelen dünyanın bütün büyük dinlerinin misyonerlerince de giiçlen~ı~ılınışl.erdı'. A~rupa~ı misyonerlerin gelişine kadar Dene inanış ve tanrları 1-.oza gıbı tecrn edılmışlerdı.


DENE Vb

6

A-DENE'LER

Mamafih tanrıların gücüne olan kadim imanları Avrupalı hristiyan misyonerlerin yeni ve çok güçlü Tanrısına aktarılmıştı. O kadar kolayca telkin edilenıc}cn husus ise Batılıların Tanrı kavramlarıydı. Dene'lerin Alaska'nın güney

sahillerine varışlarından takriben 650 yıl sonolan peder Emil Petitot aşağı McKenzie nehrı boyundaki Good Hope Kalesinde yeni tesis olunmuş olan katolik misyonuna gelmişti. Onbeş yıl boyunca hristiyanlık mesajları vermenin yan ı s ıra adetlerini müşahad e edip inanı ş ve an'anelerini dinleyerek Dene'lerle birlikte diğer yerlere yolculuk yaptı. Paris'tc Fransızca olarak yayın lanan sayıs ı z makale ve kitapla gördüklerini ve bu insanların kendilerinden işittiklerini kayıtlara geçirdi. Anlaşılan bu gayretleri büyük ölçüde gözardı edildi veya efsane diye bir kenara atı l dı. Dene'ler Batılı kavramlarla düşünmüyor ve kendilerini böyle ifade etmiyorlardı. Petitot'un yazd ı kları nı okuyaıı Batı lıla r için Dene folkloru ve an'anelcriniıı an l aş ılabili r bir manası yoktu. Şayet Batılılar Cengiz 1lan'ın önderliğindeki Moğol istilalarının sonuna kadarki Orta Asya'nın ekonomik. teknolojik ve kültürel teşkilatı ile batıl inanışlarını. dinlerini. lisan alışkanlıkların ı. edebiyatını ve tarihini inceleyebilirlerse ancak o zaman Dene folkloru ve an'aneleri Batılılarca anlaşılabilinir. Dene kültürü Şarklıydı. hem de on ikinci ve on üçüncü yüz yıl şa rklısı. Fikirler yazı ve dilde Avrupa düşünüş ve ifade tarzına tamamen yabancı olan mecaz ve allegorilerle dolu olarak ifade ediliyordu. Dene'lerin ataları Hsi-1lsia krallığının Moğollar tarafından yıkılışın ın ve halkının neredeyse tamamen yok edilişi dehşetinin canlı hatıralarını getirdiler. Altay bölgeleri Moğollar tarafından fethedilip kabileleri Moğol kuvvetlerine dahil edi lmesine rağmen bunlar Na-Dene' !erin atalarının tecrübelerinin bir parçası değillerdi. Peder Petitol'un McKenzie nehri boyunda dinlediği Dene an'anelerinin ekserisi atalarının acımasız düşmanlarıyla edindikleri dchşetengiz tecrübeleri naklederler. Sadece Loucheux an'aneleri Turfan Uygurların tarihinden ve göçün liderleri olan AILay Naymanlarına baş cğdi rili ştcn bahsediyorlar. Alaska'ya vardıkları zaman Dene an'aneleri şüphesiz daha uzun ve daha detaylıydılar. Peder Pcritot'dan önceki altı buçuk yüzyıldan daha uzun sürede Budi t ve Nasturi öğretileri ile Orta Asya'dan epik masalların da dahil olduğu bu an'aneler Kuzeyli Dene'lerin kamp ateşlerinin et rafında asli hasbihalleri teşkil ettiler. An'ane veya ş ifahi tarih büyük ölçüde güçlü hafmılar, anlayış ve yabancı müdahalenin yokluğu ile saklanırlar. Tam, Oıta Asya'da bir Çinli elçinin takriben M.Ö. 125'de Batı bölgelerine seyahatı hatırasına dikilmiş olan bir taşa göre sakinlerinin tarihi hakkında hiç bir bilgiye sahip olmamalanna rağmen hala Chang-Kien'in taşı dedikleri hususuna işaret etmektedir. Fakat bu insanlar Amerika'daki Dene·ıer gibi Uınmi oldukları için an'ane as ırl ar boyunca yaşayabi l ir. Peder Petitot'uıı zamanıııda Dene an'aneleri önem li bir hafıza ve anlayış kaybı ile çok. büyük bir muhteva kaybı sergiliyorlardı. Daha da kötüsü hafıza silindikçe Dene'li anlatıcılar anık an'anelerinin bahsettiği ola)ların b;uılarının yer ve sıralarını karıştırıyorlardı. Bir diğer ad ı da "İlkbahar Gündüz Gece Eşitliği Şenl iği " olan "Çadırların Etrafında Defin Alayı" an'anesi Eski Ti.irkler'in defin fiyin leri ile ilkbaharda kervan l arın yola çıkışı ve yolculuğun başarılı geçmesini sağ layacak gücü olduğuna inanılan bir Lanrıya ibadeti birleştirmektedir.

ra bir

FranSı/ papazı

7

ETffEL G. STEWı\RT

tif adı "Köpeğin Ayakları" olan "İnsan-Köpeklerin Arasında YaşaAltema . Hanın ' fietı"hl erı. d..onemın . d e yaşa mış o1an .d Adam" an'anesi dördü Cengız may~ Gı. enh.kayesidir. 1lepsi de Türk hanlarının ünvanı olan Atsina-Kurt'a sahip1 beş tıderın ·· ı ·d · · b.ır ada1ar • T k h ür anı o1an goç ı er1erının . bepten dolayı bu efsanede bır tıler. Bu se . •. ld .. , . -·ı d b . .·b daki seyahatini anlatan pasaj aıt o ugu goç an anes ıne degı e u zı nc ırı oyun k"l ı b c. · b. 1 · , dahil ednmiştir. Efsane evvelce müsta ı o an eş eısaneyı ır eştırmektean. aneye d.. d .. d Cengız · b ı dan biri Uygurların atası o ı an e r.ı sa nevı·o-guz ·ıı e d"ğ ı er or u e dır, , un·darres"ındeki Mog-ol ·ı st ·ı laları • d..onemın · de ı la·k·ım y··urk ki an 1aı·ına mensup o1an ila nını a dört adamın hikayesi ile ilgili.d!rler.. "Krwan-atan " an'anesı lbranı ve Nasturı Abraham ve Sarah m. hıkayesı ıle ·be M s 840'da dag-ılan Gobi'nin kuzeyindeki büyük Uygur imparatorluta krı n · · . . . . - , n son hanının hikayesini bi rleştırmektedır. Abraham g ıbı Uygurlar da gergu · ço·· ı u·· geçm ·ı ş 1ercıı. J• ·eknubir sül ve bal ülkesi •• olan yenı· yurt ı ar ın a u1aşma k ·ıçın ~irleştirmenin sebebi Nasturi Kilisesi'nin Monofizit bölümünden kaynaklanmaktadır. O versiyonda TeHat'ta bahsolunan Abraham'ın karısı Sarah Uygur imparatorluğunu n son hanının karısı gibi bi ~ ~o~ kere k~çı~ılıp tekrar kurtarıl­ 1 mı ştır. ı 951 'de Peel nehri Loucheux'ları ona Gıdıp Gelen dıyorlardı. Kırk yıl önce Avrupalılarla temas sonunda Dene folk lorunun hem anlay ı ş hem de ufuk ve muhteva açısından daha da gerilemeye maruz kaldığı aşikardı. Bugün genç nesil an'anelerini bilmediklerini söylemektedirler. Radyo ve televizyon şifahi an'ane hasbihallerinin yerini almıştır. Kendilerine Dene diyen, fakat antropologlann Athapaskan diye adlandı~dığı "Kızılderili" kabileleri. bölgeleri Alaska'dan McKenzie vadisine, o nehir boyunca yukarıya Kuz.ey Alberta'ya, Yukon'dan aşağıya Kayalık Dağlar hendeği boyunca Güney British Columbia'ya., aradaki eyaletleri atlayıp Arizona ve New Mexico'ya kadar uzanan az veya çok birbirleriyle ilişkili büyük sayıda kabilelerden oluşmaktad ırlar. On yedi küçük grup Pasifik sahili boyunca yerleşmiştir -birisi Vancouver yakınında, diğer on altısı da Washington eyaletinden J(uzey Kalifomiya'ya kadar olmak üzere. Alaska'daki Dene kabileleri Ko-yu-kon'lar, Khotana'lar ve on dokuzuncu yüzyıl kaşi flerinin ve tacirlerinin Tiagga-silla dediği, yinninci yüzyıl neşriyatında kendilerinden bah~ilmeyen, Yukon nehrinin ağzı yakınındaki küçük bir kabiledirler. Kutchin'ler olarak bilinen grup bölgeleri Alaska'daki Yukon kalesinden aşağı Mc Kenzie nehrine kadar uzanmış olan bir çok kabileden müteşekkildi r. Yukon Kalesinde Koutcha'lar ve yakınlarında da küçük gruplar olan Tuchooe'ler, Artez'ler, İntse'ler ve Tran-jik'ler vardı. Tatelit'ler Peel nehri boyundaydı lar. Na-Kotcba'lar aşağı Mc Kenzie nehri boyundaydılar ki, Alexander Mc Kenzie Loucheux ad ını onlardan duymuştu. Onlar kend ilerine Degu-the Dene de diyorlardı ki, onlara göre bunun manası "her iki tarafta gözcü bulundurup düşmanlarının oklarından kaçınan insanlar" demekti. McKenzie nehri boyundaki Na-Kotcho Kutchin'lerini müteakiben Çin stilinde tasvirkar adları olan, fakat Avrupalı tacirlerin on ların giydikleri beyaz adatavşanı A

:.Ab_rahanı ve Sıırnh= l iz. lbrahım vı: Zehra (Ç N.)

Süt ve bal UlkcM ılc ka.~ıolunan bolluk ve refah ülke.-ıdır (\ N .)

,


8

DENE VE NA-OENE'LER

kürkünden elbiselerden dolayı verdikleri Hares (Tavşanlar) adının haricinde hepsini ifade eden bir adları bulunmayan altı küçük topluluktan oluşan bir grup vardı. Tavşanların güneybatısında ve büyük Esir Gölü'nün (Great Slave Lake) kuzeyinde Dog-Ribs (Köpek Kaburgaları) bulunuyordu, ve nehrin daha yukarısında ta Doğu'da uz.aklara kadar uL.anan ve Büyük Esir Gölü'nün <logosundaki Yellowknives'ın (Sarı Bıçaklar) dahil olduğu. tasvirkar adları olan altı küçük topluluğa bölünmüş vaziyette bulunan Chipewyan'lar yer al ı yordu. Büyük Esir Gölünden Kuzey AJberta'daki Küçük Esir Gölü'ne (Lesser Slave Lake) kadar Slaves'ın (Esirler) ana kütlesi bulunuyordu . . Kutchin'lerin güneyinde Han'lar, veya Gens de Fou'lar, onların da güneyinde Kaska'lar, Secanais1ar, A-Bha-ta'lar, Tsa-Tco'lar (Kunduz), Sa-Arcix'ler (Sarcix), Takkuli'ler (Taşıyıcılar), Tsil-koten'ler (Chilcotin) vardı. Amerika Birleşik Devletleri'nin güneyinde, Arizona ve New Mexico'da, Navadjo (Navaho) ve diğer Apache (Apaçi) kabileleri olan M escalero'lar, Jicarillo'lar, Lipan'lar, Tagui'ler bulunuyordu. Bütün bu Navaho ve Apaçi kabilelerinin çok Kuzey den aşağıya Merkezi British Coluınbia'ya M.S. 1200-1 SOO'de göç etmiş oldukl arı söyleniyordu. Güney British Columbia'da, Vancouver civarında tecrit edilmi ş vaziyette Nicola'lar; Washington eyaletinde Kwalhioqua'lar; Oregon'da CoquiUa'lar, C h astacosta'lar, Chetko'lar, Tututne'ler, Umpkwa'lar; Kuzey Kalifomiya'da Hupa'lar. Kato'lar, Chiluila'lar. Mattole'ler. Tolowa'lar, Nangtl'lar, Siukyme'ler, Lassik'ler, Wailaski'ler, Whilkut'lar vardı. Sayıları çok azdı. Bu küçük kabilelerin atalarının Pasifik Sahili'nin bu uzun hattı boyunca nasıl az miktarlarda yayıldıkları belli olmadığı gibi ne zamandan beri orada bulunduklarına dair bir ı ıhmin ::fe yoktur. Onlar bu sahil boyunu başka menşeli bir çok kabile ile paylaşmış lardı. Tcbin'Ler veya Tchint'ler, Tchint-ottine'ler, Tchin-Kittane'ler Dene'lerin firari ata larını bu kıtaya getiren gemi lerin kılavuzlarıydılar. Onlar Altaylıydılar, fakat Alaska' lı Dene'ler ile karışmışa benzediklerinden nereye mensup oldukları­ na dair bir belirsizlik vardır. Evvelce Na-Dene-T lingit ve Haida- oldukları dü şü­ nülüyordu; bugün ise Dene oldukları söyleniyor. Dene ve Na-Dene gruplarının yukarıda verilen adları on dokuzuncu yüzyıl kaşiflerinin, tacirlerinin ve misyonerlerinin duyup transkripsiyonunu yaptı klarıdırlar. Peder Petitot. Loucheux'ların , Tavşanların, Köpek Kaburgalarının ve Chipewyan'ların an'anelerin i kaydetmiştir. Onun kanaatince geçmiş olaylar en iyi şeki lde Loucheux'lar nezdinde hıfzedi l mişlerdi. Bu şaşırt ıcı değildir. Loucheux'ların ataları Orta Asya'nın kültürü en yüksek merkezinden, T urfan'daki Uygur kral lığından gelmişlerdi. Tavşanlar bir çok değişik etnik grubun ticari gayelerle bir araya toplandığ ı bir şehirden ge lmi ş l erdi. Köpek Kaburgaları yarı Moğoldular ve Chipewyan'lar da zirai bir yöredendiler. Bu sebeplerden dolayı bu çalışma Loucheux'lar (Kutchin'ler) ile Tavşanlar'ın folkloruna istinat etmektedir. Birinciler büyük ölçüde Turfan'daki (Kara-Koca) Uygur krallığı ve Orta Asya'daki Kara Kitan dönemi ile ilgildir: il-.inciler ise Cengiz Han'ın fetihleri esnasında HsiHsia halkının tecrübelerini anlatmaktadırlar. Müteakip bölümlerde Dene ve Na-Dene'lerin menşeler i derinlemesine incelencceklerclir.

BÖLÜM İKİ

DENE'LERLE İLGİLİ OLARAK ASYA'NIN TİCARI HAY ATI

Muhteva: İpek

Yolu ve Uzantıları

11 - 15

Kuzeybatı

15-20

Asya ve

Amerika'da Demir

iki Erkek Kardeş ve Asya'nın Kıyı Ticaret

20-26

Sonuç

26


Bölüm İki

İpek Yolu ve Uza ntı la rı

Bin y ı ldan uzun bir süre Dcnc'lerin ataları o büyük ticaret yolunun -İpek Yolu'nun- faa liyetlerine katı l mış ve kontrol etmişler ve soylarından gelenlere yüzy ıll arca süren ticari faaliyetin kemiklerine kadar i şlemiş olan al ı şkanlıklarını dev retmiş l erdi r. Biz İ pek Yolu tarihinin bir özetiyle baş l ayı p sonra o yolda seyahat etmenin tehlikelerini anl atan bir Dene an'anes ini in cel eyeceğ i z. Mil l ea ki beıı Dene' lerin ata ların ın ticari an'aııelc r ini eskisinde bulunan ürünlerin hiç olmadığı yeni bir ülkede nas ı l devam ettirdiklerini göreceğiz. Bölüm Asya kıyı ticareti ile ilgili bir an 'aney le son bul acak tır. Dene' ler Ay Tanr ı sı'n ın soyundan geldiklerini iddia edip Ay'ı öldükten sonra dönecekleri yer olarak kabul ediyorlardı 1 • Bu inan ışlar Mahabharaıa ile ilgili kadim Hint efsanesine kadar dayanmaktadı rl ar. Bu şiirde Ay'ın, Soma'nın, soyundan gelen beş in c i olan Yayati'nin Yadu ve Puru adında iki oğlu vardır ki Ay I rkı olan Yadavalar ile Pauravaları bunlar başlatmıştır. Bunlardan ilki Çin kayıtlarında kelimesi kelimesine tercümeyle Ay Aileı.i denen Yuch-ti'ler~. ikincisi de yine bir Ay ailesi olan sonraki Hsi-Hsia'ların (Tangut'lar) ataları olan Ch'iang'lardır 1 . Ts'in hanedanı (M.Ö. 25.5-206) sona ererken Yueh-ti'ler hala ta doğuda Ala-shan'a kadar olan Kan-su'ya hiikimlerken Ch'iang'lar da Çin-Tibet hududundaki Lop Nor-Koko Nor bölgesini ellerinde tutuyorlardı. Fakat M.Ö. 176'da Hsiung-nu komşuları Yueh-ti'lere saldırıp onları Kan-su'dan çıkarıp ta batıda uzaklara kadar sürdüler. Kavmin bir kısmı olan Siao'lar, veya Küçük Yueh-ti'ler güneye doğru döndüler ve Tarım Hav:tasındaki Kuça-Turfan bölgesi ile Lop ~.or-Koko Nor'daki Ch' iang'ları ıı arası na yerleşti ler. Ana grup olan Ta Yuehtı ler Wu-sun'lara saldırıp on ların Nan-shan ile 13ulungir nehri arasındaki Tunhuang yöresi olan topraklarını işgal etmeye çalıştılar, fakat yine Hsiung-nu'lar tarafından batıya sürü ldü ler. M .Ö. l 60'da l ssık Kul ci varında bir Saka kavmine ~aldın~ mem leketlerini işga le ça l ıştılarsa da bir Hsiung-nu ve Wu-sun müşterek kuvvetı tarafından tekrar sürülüp çıkarıldılar -Wu-sunlar geride kalan Saka ve 'p

:~:. E.. Legends eı Tradiıion' ele< Diııdjıe (l)indjic'lcrın

Ef<ane ve An:ınelcrı) ..

~ Yuch •11. ~anclcn) Le, Lıııcraıure~ Popul:ııre (Halk &lcbıy:ıtlm)., 1~-J6 . •T ueh-chc şeklındc de olııbılir Bu b<'llUnıde ıll. ~clo.ıl lo.ullanılac;ılo.ıır , K:::u~ Yüc-c;ı olarak kullanılacalo.ıır ((, N )

Trııdiıion< lndıcnnc (Kuıl

gsmıll. T.W., Ancienı Tıbcı nnd iıs Pront:ıgcrs (E~lo.ı Tihcı ve Onun Huıluı Sakinleri). s. 21·54


DENE'LERLE iı.GILİ Tİ Cı\Ri llA YAT

Yüeh-ti 'leri ele geçirip kendilerıne dahil etti ler. M ö. J4 l- 128'de Ylich-ti'ler güneye döndüler ve surlarla çevrili şehirlerini tahrip etmeksizin Baktriya'daki Yunan krallığını zaptettiler. Han ' ların elçisi Chang K'ien M.Ö. 128'de onların yan ın a gitti ği zaman Yüeh-ti'lerin aslj grubunu Ceyhun nehri ile Semerkant aras ında çad ırlarını kurmuş, fakat h en~!Z Baktriya'yı işgal için harekete geçmemiş olarak bulmuştu. Chang K'ien'in M .0. 128- 1 1S'de gördüklerini rapor etmesi üzerine Han imparatoru Wu-ti M.Ö. 106'da Çin ile Yueh-ti'lerin zaptettiği Batı bölgeleri arasında ticareti başlattı 4 . Bu yolun -İpek Yolu'ııun açılmasından önce hem Çin'in hem de Batı bölgeleri'nin ticareti kuzeye ve güneye alıyordu. fakat şimdi yeni doğu-batı yolu ile ticari faaliyette büyük bir yay ılma oldu-depoları, pasaportları, gümrük m em url arı, askeri korumas ı ve surlarla çevrili tir1ret şehirl er i ile komple bir kervan ticareti5 . Çin'e giden biilün yollar üstünde ve aynı zamanda Dış Moğolistan'~a~i Türk kab ileleri arasında Soğd kolonileri mantar gibi ç ı ktı 6 . Bu Soğd ' lar M.O. ikinci yü zy ılda Batı Asya'ya gitmiş olan Yuch-ti kabi lelerinin soyundan ge liyorlard ı. As lın da bir zamanlar kendilerinin olan ve hala akrabaları­ nın elinde bulunan topraklara geri dönüyorlardı 7 • Yeni T'ang tarihine göre Soğd adaml arı aslen "nerede kazanç varsa oraya giden" Yueh-ti adamlarıydılar8 . Bu, bize Batı Asya'ya rlrıı luklarından sonraki sekiz yüzyıl içinde M.Ö. l 28'de zaptettikleri Baktriya şehirlerindeki Ta-hia'lar kadar ticarete çok ilgi duyar olduklarını anlatmaktadır. Orta Asya'n ın ticaret yolları boyunca, Çin'in çok içlerinde ve hatta Kuzey'in göçebeleri arasında-Kuzey Türkleri'nin sarayı nezdinde ve on ların halefi olan Orhon Uygurları arasında seyahat edip yerleşmişlerdi. Kendi devletlerini kurmaya meraklı değillerdi. Öncelikle lüccardılar9 . Sui hanedanının, M.S. 589-617, son y ıll arında Semerkant'lı Soğd reisi K'ano Yen-tien ticaret müsteşarlığına tayin edilmiş ve şehirler kurmaı.. ve Batı Türt..ıeri tarafından inkıtaya uğratılmış olan Batı Asya ile ticareti yenjden tesis etmek için güney Tarım'a gelmişti 10 . Fakat kısa bir süre sonra Sui hanedanı yıkılmış, muzaffer T'ang'lar Tarım'ı istila etmiş, içlerine bir çok Soğd·un da dahil olduğu rehineleri kırlık bir alan olan Sa rı Irmak boyundaki Ordos'a göndermişlerdi ki onları n orada o hayat tarzını benimsed iklerine inanılmaktadır 11 . Çinliler ve Tibetliler ve Türkler ve M.S. 840'dan sonra Tarım vahaların dan Ordos'a uzanan hat üzerinde yerleşen Uy? urlarla karışını~lardır. M.S. 1024-1227 döneminde Kan-su'daki Hsi-Hsia krallığı ıle Ordos Batı'dan Çin'e giden ana ticaret yo llarının üzerindeyd iler. Hsi-Hsia'Jar ticaretin ak ı şını kontrol edecek bir pozisyondaydılar. Özellikle Liang-chou'da olmak üzere kendi sanayileri ol masına rağmen anlaş ıl dığına göre H i-Hsia ticarctı başlıca canlı hayvan -atlar, develer, koyunlar ve öküzler - üzerinedir 12• T:ı":'. W W The G~k\ ın B:ıctna :ınd lndııı (B:ıktriy:ı v;; I lındıst:ııı'd:ı Yun:ııılılıır).' 270-311

:

ı. Lcvı. S .. Le Tokh:ın:ın B L:ıngue de Kouıcha (Toharca B Kııça'nm Lı~unı).s. 31 ı-:n B:ırth?ld. V V. Four Sıudıes of Ccntral Asıa (Ona Asy:ı U;crıne Dön Araştırma). cılt 1.' 4.7

t;TJIEL G. STl!:WAR'1'

Orta Asya lı atalarıyla ilgili olarak Dene'lerin an'ane ve ticari faaliyetine bakarken bir çok hususu aklımızda tutmalıyız. Evvela Saka-Tohar (Yuehti) soyundan gelen insan lar Batı Asya'daıı Sa rı Irmak boyundaki Ordos'a kadar dağılmı ş lardı : san iyen kendileri yarı Yueh-ti ve yarı da Alan diye bilinen Hsiung-nu kabil esinden olan Uygur Türkleri tarafından Tarım'dan Ordo ı;'a 11 uıanan sahada asimile ed ilıniş l erdi : salisen surlarl a çevri li şehirl erde yaşa­ yanlar da dahil olmak üzere bu insanlar ticaretle geçim lerin i sağlıyorla rd ı: ve ~ihayet Hsi- Hsia halkının ekserisi Ay Ailesi'nin diğer kolunun soyu ndan gelen Ch'iang-Tangut'lardı ve dilleri de Tibctçe'nin bir lehçesiydi 14 . Şimdi Asya'daki ticaret yollarını anlatan iki Dene an'anesinden birincisine bakmanın zamanı geldi . Fakat an'ane bize as ıl ticari faa liyetler hakkın da hiç bir şey anlatmamaktadır. ,)aha ziyade ata larının Asya'daki dönemlerinde o kıtanın trenleri \ e otobüsleri kervanlar olan yolcu la rın yolda karşılaşukları tehlikelerin bazıl arı taıwi r edilmektedir. An'anenin adı Nah-Duwi'dir, ve ikinci adı da Yı la n veya Büyük Solucan'dır 1 5 • Nah-Duwi Orta Asya-Tangut menşeli. Büyük Solucan ise Çin menşelidir. Kuzey Carolina'daki Wake Forest Üniversitesinden Dr. C. Covey'e göre Ç'in'deki Hsia hanedanına (M.Ö. 2250) Büyük Solucan Hanedanı deniyordu. Hanedanın kurucusunun selleri kontrol etmek gücüne sahip olduğu düşünülüyordu -bu Çin'in İç Acısı diye tanınan bir nehrin bulunduğu yörede çok fayda lı bir kabiliyetdi. Çin'de ejderhalara halk arasında büyük solucan denmekte ve sellere mani olmak gücüne sahip oldukları düşi.inülmekteydi 1 6 • Anlaşıldığına göre hanedan bu yüzden adını ejderhalardan almıştı. Tabiatıyla bu Dene an'anesinin, ikinci adı olan Yılan veya Büyük Solucan Ejderha demekti. Birinci ad olan Nah-Duwi de biraz değişiklikle aynı manay ı haizdir. Nah, şeki l ve ses olarak değişik yer ve lehçelerde pek az değişikliğe uğramış olarak ejderha için kull an ılan Oıta Asya kelimesidir - Kotan'da na ; Soğdça n'k, Sam;kritçe naga; Kuça'da nak 17• Bu sonu ncuda ı.. harfi seslendirilmiyor ve nak na 11 olarak veya peder Petitot'un transkripsiyonu na göre nah olarak söyleniyordu '. Buna göre nah hem Kotan hem de Kuça'da ejderha için ku l la nı l an Orta Asya kelimesiydi. Orta Asyalı kaçakların on yı l Hsi-H sia'nın başkentinde kaldıkları ve ataları­ n ın yurdu Hsi-l-lsia olan diğer Dene kabileleri ile irtibat göz önüne alınd ığında duwi kelimesinin Hsi-Hsia'nın genci Tibetçe'nin aksine pek çok w harlli kelimesi b~lunan Tibetçe-Tangutça diline ait olması m1ikuldur 19. Peder Petitot'un işitip duwi dıye transkripsiyonunu yaptığı kelime anlaşıldığına göre Hsi-Hsia'ca yaşlı mfuıası" Kıng.<ınill. T W .• Ancıcnı Tibet .. s. 36: Pıırkcr, E.H.. Oııc Thous:ıııd Ycnrı. of ıhc Tartars ( 1aııırlanıı Bm " 1,

1

M 1lcnnmg.

W B . Argi nnd Tokhanan (Argi'lcr ve Toharca),, 563-6-1 . Colony m lnncr Mongolıa (iç Mo~olistan'da Bır Sosd Kolonısı)., 117 ~ l'u l.leybl:ınk. l~.G:. A Sogdıun Colony in lnner Mongolıa (iç Mo~olistan'da Bir Soğd f-olorııM). s. 3 17 ·356 Gılc.~_. L. A <;ııınc.'c Gcographic<ı l Tcxt of ıhı: Niıııh C:cnıury (Dol..u;ııncu Yüzyı l a 1\11 Çınce Hır C:ografl Mcun). HSOS. cilı 6. ' 82 ı -28. 11 Yukarıda dıpnoı 9'da lıclınılcn }erde 1 ~ Wmfogcl. K.A.&. Fcng Clııo Shcng, llistory ofChine.'ı.: Socıcıy. Linll (Lıao Çin Ccrnı)'ctının f:ıııhı)., l~t)

11

l'ullcyhkını... H G .. A Sogchrın

Y ıh), s 271

Et>c:riıard, W W. l li <tory of Chına ıÇin T:ırıhi)., 225. ~etııoL E. Trndııioos indi ienne du Canad (lo..annda Kuıldcrılılennın An':ınelen ). ' 293-295

O\ey. C. Ancıcnı Chınese Soıoums ın ıhc 17 rın Konuı..ıur,u). s. 8. ,.

lkııutifal Conıınent" ("llarıı..uhide Gıızel Kıta"dn l-sl.ı Çınlılc

llıuley. M W.. Hvat:ınrcıı. BSOS. 1935-37. ci ll l!. ' · 928.

Burrow. T. lr:ınian Words in thc Kharosıhı l>ocuments (Kh;ırosıhı Belgelerinde lranca Keluneler). BSOS , , 1 911.1~ . 'ılı 7.' 782. Thoın:ı.•. f- W. Nnın ..• ~ 3'.l6.


DENE'LEIU.E İLGiLi TiCARi llA \ l\T

na gelen dwih veya dwi'd ir, ve s ıfat o lduğu için Tibetçe'de isimden sonra, yani ejclerha'dan sonra yer almaktadır20 . Nah-duwi, Na-dwih veya Na-dwi, yani Yaşlı Ejderha'dır. A

Atalarının yurdunun nebatat ve hayvanat ı hakkındaki Dene an'aneler·1

d evasa ve yu murtlayan sürüngenler ile büyüklükleri ve güzellikleri kend ile rine bakan ları

büyü lüyen yıla nlardan bah sedilişleri ihtiva etrnekted ir21 . Bir zamanlar Yang-tse nehrinde timsahlar vardı 22 ; Kuzey Hindistan nehirleri aligatorların yurdudur, ve bu muhtemelen an'a nedeki hayvandır, çünkü Tarım ile Hindistan arasında çok gidilip gel iniyord u - tüccarlar ve Budistlerin kutsa l yerleri ile manastırlarına giden hacılar. Asya'da daha pek çok ba şka büyük yıla nlar da va rdı . Kobralar ve pitonlar büyüktüler; küçük bir kafası ve gen i ş bir kuyruğ~ı o lan b~~k bi_r yıl~n ın çift başlı ~ ılanlar efsanesinin menşei o l du ğu zannedı l mektedır . Hı ç kımse Mc Ke nzıe nehri bölgesinde timsah ve aligatorl~rın va_r olmuş ol~uğunu iddia edemez. Yıl an lara gelince. aşağı McKenzıe nchrı boyunda hı ç yoktur, haua Kuzey Amerika'ya mahsus olan küçük zehirsiz y ılanl ar bile yoktur. Peki öyleyse Dene'ler aligatorları ve timsahları , ejderh aları ve Büyü!.. Solucanları nereden biliyo rlard ı ? On l a rın al ı ş­ kanlıklarından nasıl haberleri va rdı ? An'anede tasvir edilen canavar olan Nah-Duwi , Sürü nen Nah veya ~n'anedel..i adı ile Büyü!,. Solucan muhakkak timsah veya aligatordur. Her ikisi de ipek Yolundaki tacirler ve kervanlara katılan yo lcu larca yeterince tanınıyorl ar­

d1 2ıı_

w Thornas. F.W. Nnııı ..., s. 343. : Pcıiıoı. E. Monogr:ıph .. Brymnc_r ıercünıesi. s. 22. • Sowerby. A. de Carlc. Sonıe Chınese Myıhs and Lcgcnds (Bazı Çın Miı"leıi ve Efsaneleri). s. 17-18. Alıgaıor: Bı r ıUr lİm,nh (Ç.N.J.

: Brcı,chneıdcr. E... Mcdieval Rcscarches (Orıaçağ Araşıırmalan). cılt ı . s . 3 ı. 9l. 136. Pcıııot, E., Tnıdıııons lndıcnnc du Cnııııd Nord·oucsı. L..es Lıııcnıı ure.' f'opıılaires ... (Kuzcybaıı Kunuda K ızıldcri l ilcrınin An'aııelcri. l lalk Edebiym l arı), s. 293-295. J:ıdı' dcux 'OCU" :ıv::ucııı bivouaquc :ıpri:slc dı.~111 d'unc cır:ıvanc en rıı:ırchı:. \U qu'on cıruı pan:i :ıv:ınt clb P:ııvenucı. :ıu bord do l:ı mcr. clb c:ımpCrenı. ~ı r ainre dcm:ıııcle fu;:ı c:ıdcıtc qıfelleı; aıuch.l!>Seıu en...:ırblc. Mm, elle ne le ...-ouıuı p:ı.-.. cı crnnpa sucl~. Touı 1l _coup. r nin.:C fut ıuvcilli!e pıır un long sımeınenı: ellese levn eı. mı cfair ele tıı lunc, in,pectanı lı:s nlcnıeuıı; du bıvouac. l:ı-ba.,, dans le ponugc qui descendaiı ver; in nıer. elle vit eıendu su I'eau. un cıre cınblablc il un ~ "enıvanı. On l'enıencl:ııı ın:ırtgl!l"et ~lesmembre.<;d"uneuehunL"Un. Au,,iıöı l:ı JCum: fille "c glis"ı dnucenıenı ııuıour du c:ımpennıenı: elle :ıvanc:ı en ı:ıınoıs eı en se cachanı. elle

co~rut vers ı.n c:ınıvaııc eı cliı aux Dene: Voilaqu'l'ı l'in<ıanı meme, l:;ı Nfilı rnnıpart devoı'll rııa ,ocur cııdeııc qu ıl a surpnsc. De.s honınıes accoururcnı s~r lcs lieux, :ıpres de longeur rccherchcs, on :ııtcigniı un grand arbrc enırc le' bnınchc.' duqucl 'e c:ıch:ııı le serpeni: mnis ils ne purcnı venir lı bouı de la ıuer unc viellc foınmc o;c leva. el bııcanı :ıu o;crpenı le pcıiı baıon lcquel elle ıord:ıit b pc:ıux qu'ellc ıann:uı, dle le ıua EMomac ele ce nıon~ıre sc ıouvc pince pres de son anus. "'dil elle. Elle JCla done ııu Niih son bllıon, ıl l'av:ılıı, eı le b5ton .~_'ıırreı:ı a l 'ıınus du moıısırc qui en mourııı. Ce fuı :ıinsi qu'clle an vint iibouı. Unc nuıre fol'. dcux frere.~ aı:ııcnı en qucıe de nourriıurc dur:ını l'eu! il y :ıv:ıiı du l:ırd eı de la vı:ınde <Cche chcL eux "Ou. done sonı ıe, :ınım:ıuxT' \C dem:ınd:ıirenı-ıl~. Touı ll cou p, ıl' cntendircnı '1fncr pendanı lıı nuiı eı s'cn eıonncrcrıı . ·'Mon ainı!; diı le fri:re codeı. ··c·cı.ı 'videmnıen ı le Onınd·ver qui produlı ce brulı. il rıınnge s:ıns douıc liı ouE l'on enıend sifller Couron,·)' f.c, deux fren:~ ,·y Lran<portcrenı. cı \'ırenı sur le -.cnııer quelque cho\e de ıre' gros eı fon lon!? Alors. ıl...: mırcnı en anıbu~c:ıdc eı <e ,;ıuven:sıı loın du mon,ırc. a eını ı si beau. sı lıcnu quc cles qu'on ravndıı vu. on ne pouvııiı en deuıcher le.' ycu" lls luı jeıt!renı un gnınd os le crourx: d·un nıminanı. Le N5h rnınp:ını !"avala. l"o' ,·engııgcıı ıı son unus. il ,·y :ırerte eı le monsırc en nıounıı ··

:':'1°"

1 :ı

Alı kanlıkları an'anede tasvir ed ildi ği gibidir: tıslar; suyun üstünde ve suaralef olarak vücudunu uzatır; bahtsız. kur~anlarının kemiklerini parça lar; ya P .b.1 kıvrılarak sürünür; sudan uzaktakı delıklerde saklanır; geceleri av lan• • • yılan gı h ıs . ıkar ve yakal ayabıld ığı her ayvanı yutar . Tasvı r olunan agaç muhtenıar ~indistan'a mahsus olan ve dalları oldukça uzakJarda kök salan banyandır. nıe en Orta Asya'lı ve Hindistanl ı insanlar aligatorun alışkanlıkları hakkındaki b'I ilerini tehlike teşkil ettiği zaman onu yok etmek için kullanmışlardır. Marco ı gl geceleri canavar günün sıcaklığından sonra su içmek için nehire gittiği o o. büyük kuyru ğunun ağır1ı ğ ının d erın . b. . b k zaman ır ı z ıra tı ğ ını ve yarat ı ğın saklandığı \ere aynı yoldan döneceğini bi ldikleri için insanların bu izin içine derinlemesi~e ucuna keskin bir çelik parçası veya mızrak ucu takLıkları bir çok sopa diktiklerini, ve sonra da gözükmemesi için her şey i kumla örttüklerini anlatmaktadır. Sopalara geldiği zaman hayvan onlara öylesine kuvvetle çarpmaktaydı ki gövdes i göbeğine kadar yarı lıp anında ölmekteydil<'. Altı yüzy ıldan uzun bir süre boyunca hiç bir Dene ne bir aligator ne de bi r timsah gö rmü ştü ve an 'anelerinde bahsolunan sürü ngen lerin anatomileri hakkında hiç bir fi!,.irleri olamazdı. Canlı doğan hayvan lardaki göbek çukurunun yerine sürüngenlerde bir yumurta izi vardır, Marco Polo'nun raporunun tam olarak ne manaya ge ldi ği ni bilemeyiz. Fakat Dene'ler tam olarak tarif olunan şekilde olmasa bile bir kazık veya sopa ile vücuttaki bir deli ğin hayva nı yok etmekle ilgili o ldu ğu hakkında bir fikre sahiptiler. Bu Dene an' anesinin adının "yaş lı ejderha" manas ına gelen bir Tibetçe-Tarıınca deyim o lduğu aşi ­ kardır ve Sürünen Ejderha ile Büyük Solucan ejderha veya timsah veya aligatorun Çince adlarıd ırl ar. w

P

Asya ve

Kuzeybatı Amerika'da

Demir

Denelerin atalarının Arktik Amcrika'daki hayata nasıl alı ştıkları gib i mutad ticari faaliyetlerine de nasıl başladıkları spekülasyona açık mevzulardır. Boz Ayılar ve kendi leri gibi Asyalı olan Karga'nın emrindeki insanlar ile olan münasebetleri}le başlamış o labilirler. Bildiğimiz husus Hudson Bay şi rketinin adam l~rının. 1840'da Kutchin ' lerle karşılaştıkları zaman onların komşu Kutchın kabılcleri, Pasifi k sahilinde yaşayan kabi leler ve Arktik Deniz'in kı­ yılarındaki Eskimolar ile ticaret yaparak geçinen aslen tüccar bir kavim ol~~klarını rapor etmiş oldu klarıdır. Ticareti yapılan meta tabaklanmış deriler, ri~r~:.r . kurutulmuş bal ık.' ö~e~ y.i?'ecek. ~aket_leri, demalium ve arenacola isıiy , 1 kabukları, ve demır dıkış ıgnelerı ıle bızlerdi. a'd M.o~olların Kuzey Çin ile Hsi-Hsia'yı fetih lerinin dehşetinden kaçanlar As~üy~~ sılcihsız olarak ayrı.lmamışlardı. Hsi-~s.ia'nın ikinci önem li şehri olan ve . pazarları (Hsı-Ling ' Kha-ba) ürünleri olan Çin demır mam··ıı . . bulunan. Lıang-chou'nun . u erı ıle gelmışlerdı . Denelerin demir bıçaklar getirmiş oldul,.larına dair ı•c 16

orıanı. A., A Guıde ı0 R. l Diuııar R L R epu e.~ :ınd Hıgher Anıphıbı,ın~ (Yılanlar ~e Buyuk Amlibikler Rehberi). , 12, Yulc, H•H Th:p~les of ıhı: World (Dllnyadakı Yılanlar), s. 446 Allıgıııo~inch ook_ of Ser M:ırco Polo (Ser M:ırko Polo'nun Kııabı). l.uap il. s 77·81. F:ıuve!. AA. . ına (Çın'dekı Alig:ııorlor). RAS NCB B 13. 1879, 1-36.


••

ncı-.t:·ı t.Rıf ll <.lfllll \1011 \ \ \ ı

hır an 'ıuMı \-lll'du. l4un:m l :ı m ışu_ Onu )'llllı bır ..ıachna

bunlar kqybobnu-t. sadeoc bır mnc kıymcıli lıııiıtl. l..ııı cma.lld ctmi~lıtrdi F~lıaat bir gıın kodtn r:ılmuıl. tÇın odun ıoplarl.en hır hu~an· b~#ı çahtu$ıı" B3:$k• ı:b bıçak 1.ııJmldıaınctn.n ın wıt.r l.crnil. \e çakmal.taŞ11\dan bıça.ktıırla idııtt dmck zorundJıı "91mıtlatdı l ak.tıı bunlar hiç bır l'..tmlft ta~ <k\Tindm htÇ çatnumış olan ı..abdclc:nn ),.('ılık l&nnııı lı..ah~ine utasaın.vru"u 0mt•acnn bu i. ıta)• )atıl.atında dcmtt bıçaklar ~unnıı

oJdullan

~d••·

lan ıle ıl&ih dtlılltr. Kafıfomıya'dalı San ~go Unn-ercı1e~ıodcn ıl.ı t.anhçınu, sunq ~hıhncklı coot·s Jalct Cl\"Uloda \C \\'ashin,gwon E)ilcııMc: Otcne mt\lnnde ~1.ptl.an )mı bı.ılaria ilgili bır ınabJelco ık-. A~la .ftU$hı Utt ıtı ımh.atdc de )Ul.wl latboa çchJ.indea mamul l csici ilcı namluları bııJ. lunMU'SIU Ounb.r A\-ntpıl l ılarln gclıltndcn Oaçd,,i bır dancme aııtıkr \C «lıttn Abüı'nın

d.th_..ıı

1

)'UJ:)ı ldıa bıle J:ı.ponlat Cln(ı ndan )"'Çt ldıgı bı li nıenSe:~

ben.n:r oldu*" belırıılı)ordu Japon çclıtınm ~tS 1000-J200'dc Ku2e>- Çin'de im.il edıltn· Jcı le mula)csc:lı olan._ bıleş i mln ı n ne olduğunu \ C o )'OrNe bu ı ı p bl'(n.,,lıarı

uu.'11 eden hlt n'IC:rkcıtn bulunup bul un mıtdıgın ı bilmek f•)d.. h olurdu lhuda an'•ncjf ıuılıtnn ı n bu kıt3)'ıt Kodi::ıJ. ldı$ ı nda Cook's lnkı'l n •'7ın· da kıyı )·ll >1'"".)an ıhı "kano" ile u laŞt ı kl<ınnı Kldia etmektedir. Orııc.la C:\'velcc qmyıı )'Clrle~m i~ ohı11 l)c,1: A)'ıl ar denen bir k:i\'imle dOS1 olmu~hı.rdı , Dene an 'atıe>i ille: ftlıtlnıınm bu kıta.yo. Kıup dentn bir adamın )'Ol göt;ı crn~. siyle: bır :ıd:ılar ı,ıncırı ıntıU)1le goldıkknnı ıddı.tı. wnekcedıı . Kıırga'rım w ubu lloı A}•tlıı.rdcıw;n h ır ka\'11l'llc dotı.t olup sahılde kalırken Oı!ne'Jor içcnlero g:ı unıflerdır ll:ııdıı ' l 11ıın , Tiınan'lcnn \'C Ocne'le:rin bu l:ıuır" beraberce ıllı \ 'C)·• dAhı f &:1 la gem 1 ılc geln1 IJ oktukları !IOnucuna \'arı labihnir. J.~abıı bu HaJcb' ları 11 $imd ı )~dı klanı adıı l<lR na)ı l ulaşuklan \'C 17 küÇülı: Dene llbil~min GOney Hrı111ıh Columhı.a'dan Kun, t<alıfomrya)-. bdar Pasifik Sahili'ne nuıl }etk::pıUm IONl.annı OIU)I auna.ktıdıt Kendilıerini Cool's lnkt'ıt gdtrt'n cc1111knkn '"' (a)dalanmı1latdı" Yenı bu larbonLI Wlh bclirlttnc cıtbıoloJisi O>oL:ı inlet ılıt ' va..tıınJ":toın f.)lkhndcl..ı Oııeuıt nvharti:ndıe bulunan Urboın çe:lij:ı:ndm lcsicı .ilet naıml11tlnnın )aşı tç.ın g1herııht bır tınh \ıettbilir mı~ Anl&,.Jldı.ıN ro« \Odccc llm< lcık ' • o...·1cı bu olJ ,..ı. olplidukr"' Iknc' lcnn )cnı UIUde 6cmırt leşfctmc lıtri)'lc' ifg.ili bıt an'ıntleri ,ardıı E~ır1tnn (llıatı.::hcn, !\.el Kaf.tlu dı)"C ıaıuıwı ızrı lmnın Oii)ül ~ch ıt (~1 cK ıtnJ;ıe netırı) dedıklcı1 bOyOl bır su yoluna n.astl ul.a.şullllrını lıtıjVtr cı

"*'"''

mcl.tcd ı rlcr

Rit aun )ıt:tl ı b ı r Kc:I Kafa Bü)Ok Nehrin bir kolunun kenann<hı bital hC'm :ılil bulrnuşıu Ou 1:amanıı kad.:ı r )eni O l keıde hiç demir gO<memış l c:nlı . Hu m.:ıden cevhcrin<Jcn l.. iırd nehri inı:ınlan ile ticarıtuni yapnınk için dU.ıt l~11ck · rı \'C bi ı.l c r yıı pul .ıı ııe ' lkıiftı• '" ~~•I•' \ t .,.,...,,..ıl"h~•om•idmll.-•nıcı.u.ıl!u\( N l

....,.,..._lil)'tl•

n l 9'0'ltfm ııı.ı•••ltl• l'ftl "'"'' h~.ı..... 111111 ~ "'""'-. l.J .t Mıınııth . 1 <W. "-.""-' A\lolll• ~oıo::l• ııtr ıts Callbııc;ı f..._. ı.,.ı,u-.- ıwıuı, A~ıi l••ıı.ı..oil ı......,t. IJC cllı 111 ,... 1 • •l·l' "hıt.u l tt.411tıı-ı\_. ...... ,.~ .... ~e. ~

a

""'•C.._

..........

n.. .......... ::,

c..--

17 A\T\lfl91' ıaeitlcr fll'doluturıı.;ı.ı )~U)ılwı lk.ıı.: k ı -.: , .. ıu.. bı~&.11 Fbldikkri

__. onllt pıin«n mcmnm olmldı lw \C ah~nhf olduklıwt ..-~ te~Sc .!iOlr;ııtak için (ll9l9f1 ,enden i.}lc:me ı.ibt ıunular Bunu ancak ti._ Anııpıılı @t'!ıçmmkrin pullu!.. bı· ~ biJcınd; .çın U)gutadıl bn ha,11 dtn1ırcılıtt oıJul.ça bmttt ~ilde fak:tı .,_ mole\'V.I iımünlartl bll1p çd..çk~md. ~it )ıtıp;tbİlmıJlmli. ~·kntt dcmır «'\hcnru lt>:$fcdıp dtkı• ıj:nckn \C bu·Jer ım11ccnd 1 • Çift •.ıdJama,alanna dıı.r obn efıancleri ml.lml.w dcjıl ~ ıp btr Lıenara aa1amaı:. .., ş.,ct .sanı. bd" ıruıdm c:C\hntoı dcmır c.ıolaıral. sqhı~ cdcbııl~or \ıt kı.ı1b­

-· ır.u..nda bım fd.ırkrt sahıp obhtli)'Oflan.aı IC'md Pf\"ıoCSkr basittır \c lft6. dem ıdnokıjinm >• •81 sad«ıt ..kının hıo)ı.ııWtıu bu)'ulup k.ımıoaşd.bşıınn.U.·

_. Bit arpcnitt ruzPr alJıft w:afrım bır çul.ut IÇıp aıq )abn.l Dtoe"lıer hem;:.. 11111 çcl.Jıçlt dl,'l\ufıcbıkcd. \Uni'(rml'ı ~ı r kuıt.:~ ı ~ır~)cbılııccct ba..~iı bcr de· •'"" ~ ckk ~mis obıbihricı Daha )tllı.._ııcJı.. bır l\t elek ıttmcl. ~ın de suni bir .........ımı U)"Plıaml$ \ C) ;) b:l\ ıt)' I bir bonıd:ın ( ı'l,'. ı ~ l>ı r lt<mıl.) hızla ~innd l(ıft tıır )elr;ttt Jı..ulbınnuş o1abılirkr lkne·ıcr )'atlı Ke l Kııfü'nın tıcmaııı ı l buld\ı ğu )il.il kolun y<:ri olıır.ıl bi:r t.ıımMltıt ıuıl k.:ımplannm bılfundu4u Tmı l dcn:ııı;ınırı oıtol Peel nl.ılınllını gmtm· yorlır Bır mmanku Tmıl d~tt.~ı OOyund;ıl.i Kuhıhi n' le~ )Op•ı khın tic11ri scyttı• haılerlnlıı gG1.erglıh ı '11..er111<kı huhınım Yılım nthrı bo)unda 3ncmh OlçUdc d<:mir 11 ~ ya.ud..l.m bufunmıtktlKtır' llu ) lU'I l.ollıır l"lO)tUk:O nn'tınckrinın anl:UtıQ.ı l'hı mmdcn "'"hcrı )"lımnıları ıop lanmı• olnblllr Oene"lcr d~ır ce\•h<"rinc Ayı 00brts1 df)orlar. Pt.iukıı.) 1."-.CMİ n U)!lutılu~1111u ll)'ılır \'C dt"ınır «\·heri u.onıı.nlan­ qbuaLı~cmt'

Denc:' knn Oruı AJ>~lı aıııları lkm ırf )'ll) ıll11dan hm bill)Oliardı Dcmır. ,.._ tb\as.ı'ınn wontcrullkn bıri)dı \c '•habrdıı )'1)1)-aıtlar onu crrtip dOl.· ald. SUtıaCmı \l.Ô. ı\ıncı )Ül') ıtda Çınlıkrdcn et;rmnnşkrdı. \t s Wden oncc bu P'V'ICS J.....j'1m"'-m dt-mırçı kökltti ol.aın 1uıLfn- ıaraJını.bıtı bilmnordu Bu

cltıınıcnbn ıll. bta )ıhncb ~ haMdaftının ~rnıı o.ı.an 1Mnı<~"d3 ı~ftt'

~·ı birdemır1al'Q)u \ardı DC'rıc"kfm dcmır l.q(mı )apanadanıın a11İar,.. ~llkinc:kıo r .aag'a..n )edınc.ı )Vl')•kM TıbCltıkt ~ındln Twun·m Tu·L•hun'l•u• OhlıCn-fll, T\CU. \t').1 fhı11:nı-nu-'lann lf>kltti) bir Lt..· ...., i\Un cttil;lcn LW"J~-chou°cbıı ,..-tmı, <ılmbı U)d.t deler otabihr ...... ı.. ~'da oldot u ttıbi. t<utchın ıı..:ımı de ~llıLlc tft2\_)'ohı~b )&pıl· loh R bet )ınc l\\)alı m\llJıUerı ııhı bır Odcmt' ~Lıllerı dııt \;ırdı Sır nı.ıt"..ı..~~~ 1851'<k: Otcgon ık C.ırc l ıurv.c;nhcr anasında. buluıın:n ~lı· '"" . °!>~Jn \ 'C •K"an:ı )<tlu)"l.ı l;ıbılcdcn 1.ıhık)·C &C\."t'n dcntJlıtıın \C 1 t'ırıc: ~ot •strrıd)c.'fi la_btı.,,l;armın tıır t1dcme ~ellı ı•!.urak Kuıchın uc.'ln:unın •un:~-•~n\~~lııırınd:ın bır_iı.i oldu911n11 bildlrı)Otı.lu'' ." Kıa)..ıhl . l'>.IE,lıır-ın dnjlı.ı· 1 dt)e ıç 1~,b:.$la k:ıbılc fil\rh}ll hu lıııd:ır )tkın ol:ın bir ~C)' rcııı ,.ı·mcmiştir'" >'•1.nhş:ıı • Uud:M)n's Oı} şir.,,ı:ıiııin Uk(tıı l•rmın ~cllşmden <>oıını IC!rcilı

.... .........

;.~==-.~:-:-~.--~~~~

~«-......_ 1-.. Lı ıuıüw I~ .Arn Oı O <lf,, d. • ı •lıo ,...._of"lo,""' f'cd ık S••"L ~s.ı ,._ ,...,.,."'"'"'~ıWl ıııJı,.,,... ~\111111• Y.aa• • nı ,..._ Araıc '"'-dıı"f l •rcf•t-ıı.._, ._... )."'f'lıırk'nl ı !!eo'ıbılt~c


DEN E' LEIU.E iLG iLİ TİCA Rİ H A YA·r

LX

o lunan ticari meta olarak boncuklar istiridye kabuklarının yerini almış ve Pceı nehri Kutchin'leri tarafından periyodik ticari ziyaretlerinde koınşu kabileleri kürkleri ile takas edilmiştirn. l 860'1arda Anglikan misyoner Scrachan Jonc~ şunları yazm ı ştı:

"Ortalarında

kalenin inşa edilmiş olduğu Kutcha-Kutchin'ler tacirdirler· kend ileri için pek az ·şey üretirler. fakat diğer k ı zı l deri l i l erdcn satın al ı rl ar; stan~ dartlarına naki eik (boncuk elbise) denir; bir kademde · birbirine tutturulmuş olan uzun boncuk dizilerinden m üteşekkildir; dizilerin u zunlu ğ u yedi kademd ir. Nak· eik'in ta~am ı yirmidört kunduz kürküne eşittir \e bir dizi de boncukların değeri~ ne göre bı r veya daha fazla kunduz kürkü eder3~. /\.nlaşıldığııı a göre naki-eik önceleri dentaJium ve arcnacola istiridyesi kabuklarından yapılırken Avrupalı tacirler vasıtasıy la boncukları n gelmesinden sonra bunlar istiridye kabuklarının yerini almı şlardır. Naki-eik'in şekli hakkındaki bilgi Aml.!rika'ya Dene'lerin göçmen ataları tarafından mı getirilmişti? Bakır ve demir para dizileri ile istiridye kabuğu ve cam boncuk dizileri daha Denelerin ataları bu kıtaya gelmeden çof.. önce Asya'da ödeme şekli olarak ku ll un ı lıyorlard ı. Çin Keş'i •• bir İngiliz yarım peııi'si ebadında ortasında ipe diz~cyi kolaylaştı rmak içi n kare şeklinde bir delik olan küçük bir ba kı r sikke idi. ipe diz il miş d oksan a l t ı veya doksansekiz tanesi yüz say ılıyord u , eksik sikkeler de ipe dizmenin bedeli oluyordu. Bir araya tutturu l m uş on dizi bin oluyordu15 . HsiHsia Keş' i de Çinlilerinki örnek alınarak yapılm ı ştı ve demir veya bakırdan kesiliyordu16. Keş istiridye kabuğu diLileri şeklinde de olabiliyordu ve kullanışları çok eski tarihlere kadar gidiyordu. Daha 1800 gibi geç bir tarihte bile kavri' kabukları Hindistan'da ödeme şekli olarak kullan ı lıyordu . Bir dizide 80 kavri o lmak üzere diziler halinde tutuluyorlardı 37 . Onclördüncü yüzyılda Çinl iler Amur boyundaki Cürccn'lere 500 dizi cam bo ncuğun da dahil olduğu hediyeler ver. 1 d ·18 mı ş er ı . Asya'da takas, keş şek li nde para, istiridye kabuk ları ve boncukJar gibi bütün ödeme şel-..illeri kullanılmıştı. Kuçin'ler Naki-cik'i icat mı ettiler, yoksa bu şekil hakkındaki bi lgiyi kendileriyle birlikte Asya'dan m ı getird iler? K aça kların başkent Chung-hsing'den ayrılmasın ı ta.svir eden Dene an'anesinin yorumuna göre llsi-llsia kralı M.S. 1227 yaz ında, Cengiz Han ' ın yaşama f.. hakkını kaybettik lerini ilan eniği ve kendisinin neredeyse on yı ldır saklamakta olduğu kaçakların kaçıp kurtulmala rını ayarlamıştı. Kral ın onların 1l 1furıll\lV, W.L.. Thc Louheuı lndi:ıııs (l.ouchcuı Kı7.ılderilileri), s. .,ı k udcııı «17ıık) L2 inç (p:1rnııık ) = 30 48 cnı (Ç N.) •• Jonı·,, S 1he Kutchın Tribeı. ( Kuçi n Kabilelerı). ' · 324·325. ~ K1:ş (C,ısh). n:ıkiı pura da dcıııckıi r. (Ç.N.).

=

:ı 11.

3

G. S'fEWART

gTllll-

. ,

,

19

laşnıaları için gerekecek şeylerin ekserisin i -savunmak için

akıllarındakı ~ ~re ,u1 ile oemi kaptan ları için, aşağı Amur boyundaki Cürcen as ı Kıtan

11ed'ıye 1er gı.b.ı- te m .ın et m .ış görevlilerı ~eü~~t~k mantıkidir. Kralın ayrı lmakta olan misafirlerine cömertlik olduğunu duş d eği hir bir şey yoktu, ve bu da\ ranış ona o sırada çok muhtaç · boyun egıneyı • · etmek leka) . be , , ec. i1 l a m Yışt ı _ Nefret ettiğı• düşmanını ken d.ısıne 1 olduğu bır şek~ sd~;inin bu düsmana karşı koruduğu insan lardan nihai' intikamı ve d en mı . ·ıhnım ederek ~ reddeden.... bir aüç ve m u1affe rı·yet h ·ıss ·ı. Kra 1ın 1ı e d ·ı ye.a tmak eoucun en ' e .-. . 1 k . O d. 1 t nı kurtarmayı üm .ıt ettıgrne daır ka rşıt rapor arı n a sıııe ene ı ıaya ı . .. ·· ı d· .. b ki d... . terle ken . · b' 7 kralın dü şmanı n ın ke ndı s ı n ı o ü rınes ını e e ıgını an. 1a t ıyor19 . b. k"ld H · H · an ancsı ı te ır şe ı e s ı- s ıa pa· ı aeta la rının Amerika'ya kendı· l erı· ·ı l e b"ır ı·k Dene,1crın .. · · d talium ve arenacola istiridye kabukları elde edene kadar d ı zı ler rası getırıp en . . . . - ı · d k llanmış ol ma ları muhtemeld ır. A) nı şekılde beraberlerınde H ı ha ın c u . . . . k . . . b"I Hs ia'nın surlarla çe' ri li şeh ı rl erının ve deve, koyun ve ehlı ~a tıcaretının ı .- · · ı ~ ülkenin Tibetçe lehçesinin bilgisini de .geti rm i şlerdır. g ı sı ı c 0 . h K h. , 1 .f Haklı olarak "boncuk elbise"nin naki eik ıçın Koucc a utc ın erın tarı olunan ödeme şekl ine uymayan yetersiz bir mana olduğu düşünülüp fol k l orl arı ­ nın ekserisi gibi asıl ma n asının un utuld uğu sonucuna varı labi l in i r. Kutchin an'ancleri ve kelime hal.ines i bir çok Ku zeybat ı Tibetçe ve hem Çince hem de Tibetçe'nin tesiri a ltı nda f..al mış Toharca kelime ve deyimleri ihtiva etmektedir. Naki eik'in Dene'lcrin a t a l arın ın a lı ş ı k o l duğu Kuzeyba tı Tibetçe bir deyim olması çok muhtemeldir. llardisty'in l 840'1arda \'C Peel nehri Loucheux'larının t 950'1erin baş larınd a kull an dığı Kutchi ıı adları n ın tek heceli şekliy le naki cik'in Na-ki-eik o lmas ı muhtemeldir. Yedinci yüL}ıldaıı dokuzuncu yüzyı l a kadar olan Tibet belgelerinde na'n ııı bir çok şekli ve manası vardır- yer adlarına ön ek olarak; belli bazı durumlarda na yaş demektir: hem Tibetçe hem de Toharca'da g'nin telaffuz edilmed iği na(g)'da na'nın manası karad ı r40 ; ayn ı sebepten na gnag'a, buğday, eşdcş olabi lir. 13u mana lardan sonuncusu hariç olmak üzere hiç biri bir ödeme şekl i ile öi'deşle~ıiri leı~ez. Orta Asya'nın sessiz harflerin telaffuz edilmeme meyli olan fibctçe l eşmiş konuşma şeklinde na nag şek li nde de görü len Tibetçe rnags olabilır ki bu şekilde mana sı Keş'dir41 • Ki de muhtemelen çok kullanılan Tibetçe kc veya }:tke, kar, pazar, ıacirdir42 • E ik de inek manasına gelen hb) i~. hb)ik. ) ik olabilir. Anlaşılan Na-ki-eik, Na(g)-lµce-yik, Rnags- l:tke-yik Keş pazar-inek'tir. Hc;ı-1 lsia ve Tarım'ın ekonomik hayatının nasıl düzenlendiği ~akkın.da çok a7 şe> bil ıyoru.l. Belki dişi yak'ın. yani yik'in, Keş'le ilgili olarak ~~el.. bı. r değeri vard ı . Ti bet lehçelerinde yorum ekseriyetle sadece di l ile değil ultur ıle de tanışıklığa dayanınaktadır43 • sılah1ar.

... Pı.1ıını

ar memleketteki e . ·kleri

.

E. T . ıJ · r.ı ıtıon, lnılıcnnc

l.c\ Lıncraturc\ Populnirc. 1886. ~ (.Q..65 ayrıca Monograph'ı.' 79 !l!I

BallJ D · Thıngs Chınese (Çın işlen). ' 189. L.ııoun:ııc. K.S~ Thc Chincse. ıhcır lil\IOI)' and Culıun: (Çinlih:r. ,~ r .. nlılen \C Kılhürlı:ri). s. 589 Willıtmı\, E.T. A Shon lh~ıoryofChına (Kısa Çın T.ırıhı). s. 440. . Bu,hcll. S W.. Tlıc ll~i-Hsia Dynn.~ıy ( H \ı -lfo;ı Hanedmıı). RAS NCB cılt 30.' 149· 160. Ka\n (CO\\I)"}. As}a ve Afiıl.a'nın ba11 }erlerınde para olarak l.ullanıl:ın hırk:ıç çc:şıı ufak deniz s:ılyaıı2oıu

"' Thom'

Gih\lln. 11.E .. The Usc of Cowrics n' Money ın ıhc Sh:ırıg and Chou Penod ı-..ı, rı'lerın Para Olarak Kullanılışı) RAS N( il 1940. , 70-71 ~ Scmı)' Henry. Sino-Jurchıd Rel:ıuorı- (Çtn·CUrccn M iınasebeıh:ri). s 411

•ı Thoom:ı.,, F W · Naııı . ' 241 p - 400 ma~ F W Tihc · 1

ı..ıbıığu (Ç

1 '

,

ı

· -

(Shunı: ve Chou Dönemlerint.lc

,~ :ı..,, F \\ • Naın . ' 16, Burrow, T.. lrarııan Word' of ıhc Khnro~ıhı Oocuınents il BSOS, cilı 7. ı9:n .

41

•'

llıoın:ı, F W N

bal.

4

782.

· · · reısler ıçın

1lı

cılı

·

.

• • anı • ' 4:?'i. 111 n:ıg Tibetçe m~'dir. Ca,h: Tihcıan Documerıt' (Tıbeıçe Belgelen) ne de

ınız cıh \i , ~ ı ıx

. . • • 'l,ın Do.:uıııcnı'. Conccming Chınesc Turke.,ıan (Çın Turl.ısıanı 37· ' 39, Jıpnot 1

he ·llgılı Tıbcı

Bclgelerı),


20

I)~ 'E'LERLE lı.G ILİ TİCARi Ilı\ Vı\l

"En iyi durumda tek heceli olan Tibetçe kelimeler hem başta hem sonda ( Hem de ortada) gayri nizamldirler. Dilin sentaks bakımından muğlaklığının yorumu İn gi lizce'de olduğu gibi daha ziyade tanı ş ıklı ğa dayanmaktadır." Ve Nam, sayfa 370'de. "Hatta günlük Tibetçe'nin ve kesinlikle eski yaygın Tibetçe'nin araştırma. cılarının farkında oldul... l arı üzere köklerin manasını oldukça kesin bir şekilde bilmek Yunanca, Latince ve Sanskritçe dillerinde yaptığım ız gibi bir deyiınin veya cümlenin manas ına ulaşmak gayesi için yeterli değildir: sentaks emareleri çok gevşek ve çok azdır. Ne manaya ge ldiğinin tamamı bir tür tahminle tasavvur edilir ve bu nun teyidi kullanım tanışıklığı ve parallelerin mukayesesi iledir." Bütün bunları söyledikten ve Tarım Uygurlarının üçyüz yıl Kitan'lara ve Kara-Kitan'lara ve ikiyüz yıl da Hsi-Hsia'lara tabi olduklarıın aklımızda tutarak na belki tabilerinin ast durumunu işaret eden Kitanca "ödemek" kelimesi olabilir. Sung'lar önce bu aşağıl ayıcı ifadeyi kullanmayı red etmişler. fakat sonra Kitan tehditleriyle uymaya mecbur bırakılmışlardı. Bu takdirde Na-ke-yik dişi ya~ yani damızlık hayvan, ticareti ile vergi ödemek manasına gelir. Liao imparatorluğunda damızlık hayvan yeti ştiren ai leler diye bilinen gruplar vardı ve anl aşı l dığına göre damızlık hayvan ticareti yasak lanmı ştı 44 • İki E rkek Kardeş ve Asya' nın Kıyı Ticareti

Nihayet İki erkel,. ı...ardeş an 'anesi Moğol istilaları zamanında Doğu Asya'daki ticari faaliyet hakl,.ında daha fazla bilgi vermektedir ve Dene folkloruna hakim olan ve Orta Asya kültürünün bariz bir öze lli ği ni teşkil eden dualizm için bir başka örnektir. Evvelce Ay ailesinin iki erkek kardeş olan Yadu ve Puru'dan kaynaklandığına dair olan çok eski efsaneyi görmüştük. Han hanedanı döneminde bir başka iki erkek kardeş. Prens Kalyanamkara ve Prens Papamkara veya Prens İyi Dost ve Prens Kötü Dost, efsanesi ortaya çıkmıştır. Bu, hikayeyi Kotan'da beş yılda bir yap ılan büyük Budist toplant ı sında duymuş olan sekiz rahibin M.S. 445'de Kao-tch'ang'da (Koço, Kara-Koca) tamamladıkları m eş hur Orta Asya efsanesinin Çince versiyonudur. Hikaye Turfan \ahalarında KaraKoca'nın kuLeyindeki Bczel,.lik'teki manastırda fresı... olarak ve Tun-houang'da da resim olarak tasvir edilmiştir45 . Tun-huang'daki onuncu yüzyıldan kalma bir elyazması Uygur versiyonu olarak çok değerli bir mücevheri aramak için bir deniz yolculuğuna çıkan, kaybolan ve bir çok olaylardan sonra evlerine dönen iki erkek 46 kardeşten bahsetmek1edir . Bu popüler efsanenin Dene· ıerin ataları tarafından da bilindiği yeterince aşikardır. Dene an 'anesini n yapısı Orta Asya efsanes ininkinin aynıs ı dır. Dene an ' anesin-del,.i iki erkek kardeş bir şey i aramak için deniz yolculuğuna çıkmış. kaybolmuş, kurtarılmı ş ve ebeveynlerine geri dön mü ş lerdir. Fakat detaylar u Witrfogel, K.A.&. Feng Chıo-,lıcng. The Hi~tory uf Chınesc Soc ı cty. Lı:ıo. s 175- 179 (mallar)~- '.158. dipnot 60 (Na). 1 " Chav:ınnc~. C L Un Version Chınoıs du Conte Ooudıque de Ku lynnıııııknrıı et Papıunknra (Kıılynmıınnkıını cı Papamkara Budıst Anlatımının llır Çin Vcrsıyonu). r r. scrv. 2. 1914. cılı 15. ı.. 469-500 ..,, Pelliot.. P. ı..~ Vcr;ion Ouigoun: ek L'Histoin: Je, Pnııces K:ıl)nn.ıııık:ır:ı eı Pap:ıınl..:ır.ı ( Kıılyanaınkar:ı ,e P:ıp:ımk:ıra Prcn,lerinın Hıkıi)'C\lnın Uygurc:ı Vcr.ıyonu). TP ...:r 2, 1Cll4. cılt 15.' 225-261

~G.S'J'EWART

' n

21

· aretinin detaylarıdırlar. Onüçüncü )'ilzyılın başlarında bu tica.

kıyı tıc

Asyanı eli mi şti ve Moğol istilaları .es'.ıa.sında da ınkıt_aya u~ran_:ıaksızın de~

ret çok ~ ti~ Dene' lerin ataları _şüphes ız ıkı crk~k .kardeşın harık~ılad~ seya~ı~tı vaın etm, ş k yı ticaretini bi lıyorlardı. On lar ı kı erkek kardeşın hıkayesının . Asya nın ı . 11 .e • olarak \'C resmedilerek anlatıldığı Kara-Koca ve cıvar yörelerden gelşıfahı . A ·ya'nın ticaret erbabıydılar. Yeni ve ıssız yurtlarında nesiller . lerdı ve s . • . . ınış. .k. erkek kardeşin hıkayesının hayret uyandıran unsurları anlaşılamaz . . da ha basıl . te [ıerruatı an , anenın • 1 k geçtıkçe ı ı ce kı yı ticaretının ası onusu ol muş ve sade • . 47 haline gelmıştır . . . . . .

"Başlangıçta Batı D~~yasında ıkı -~r~e~. kardeş bırlıkte ~aşıy~rlardı. B~r

idip Büyük Su'yun öbur tarafında kuçuk ordekler arayalım dedıl~r. Gemı­ gül ~ 0 taraftan bu tarafa geldiler ve denizin üstünde yollarını kaybettıler. "Küerıy e · k.ıne h.ıç bcnzeınıyor. · Ok kardeşim " dedi büyük olanı, " bu i.i lke maa 1ese f b.ızım ~amları bizim çamlarıınız gibi değil". "Maalesef büyük kardeşim, biz gerçekten bahtsızız. Memleketimize nasıl

f

dönebileceğiz?"

iki erkek kardeş yola koyuldular. Birden bir kayıkla gelen bir çok adam gördüler. Bu yabancılar iki seyyaha yaklaştılar. "S izler, söyleyin bize, bizimle gelmek istiyor musunuz?" "Evet, bu iyi olur" diye cevap verdi iki kardeş. Yabancıların kayığına geldiler, biraz yiyecek aldılar. tekrar teknelerine bindiler ve denize açılmak için sahilden ayrıld ılar. Uzun bir süre deniz üstünde yelkenle giniler. Nıhayet sa rı adamların yurduna gelip onlarla ticaret yaptılar. Fakat onların arasında yaşamadılar. Oradan ayrıldıktan sonra güneye doğru yolculuk ettiler ve başka bir ülkeye kömür gibi kara adamlann yurduna geldi ler. l'akat onlar kötü olduğu için on l arın arasında uzun süre kalmadılar. Güneyden batıya doğru istikamet tutturan yabancılar beyaz adamlann yurduna geldiler. Onlarla ticaret yaptılar. Beyaz adamlar gemicilere çok şey ler verdiler. Fakat orada da uzun müddet ka lmadılar. Tekrar yola koyulup doğuya doğru yelken açtılar. Orada da dünyalı insanlar buldular, karaya yanaş ıp gemilerinden çıktılar. Orada ULun müddet kaldılar. O adamlar kırmızı dcriliydiler Tekrar gemiye binmek zamanı gelince iki kardeş gemicilere "Biz artık sizle daha fazla gelmeyeceğiz, çünkü burada kalmak hoşumuza gidiyor" dediler. ''Nası l uygun görüyorsan ız öyle yupın" diye cevap verdi gemiciler. İki er~ek kardeş doğudan gelen büyük bir ırmağın denize döküldüğü bu yerde yerleş­ ~~er ve orada o memleketin insanları ile birlikte uzun bir süre çok mesut bir şe­ ~lde Y~a~ılar. Bir gijn her ikisi de çok yaşl ı ve saçları beyaz olan ihtiyar bir 8 amla ıhtıyar bir kadına rastl adılar. "Bakın şimd i siz ikiniz ne cins insanlarsınız?" d' • · ıye sordu ihtiyarlar. cut k "Ah" ~iz. kaybolup memleketimizden çok uzaklarda denız üstünde yolber~ d.~apan ıkı erkek kardeşiz. Bir gem i>le birlikte kayboldul,. ve o /amandan unyanın her tarafını gezdik." 47

~ıtoı. E., Tr.ıd 1111111 . 11186 ~ 88' lndıenne du C:ınad:ı Nonl-ouc\t. 1..c, Liıteratur~;- Populaıres de Toutc Le.' N:ıııon,• 9 1• E Sıı:wnrı tercuıne, 1


22

O ENE' 1 ,1mı.ı~ i LG iLi Ti Cı\ Hi llAYAT

"Siz dünyanın başlan g ı c ında karalar yaratıldıktan sonra kayboldukları söylenen iki erkek kardeş değil misiniz?" "Gerçekten o iki erke'- '-ardeş biziz." Bu yeterli o ldu. Baba \e anneleri onları tanıdılar ve onlarla birlikte yaşadılar. Onlar şüphesiL. atalarımız olan iki erkek kardeştiler. Biz onların soyundan geliyoruz. Biz diğerleri muhakkak ki Dindjie'lerdeniz. Son bu işte." İpek Yolu'nun M.Ö. 106'da Han imparaLOru Wu-ti tarafından açılmasından sonra Asya ticareti onun bütün boyunca doğudan batıya, A'-deniz kıyılarından Çin payitahtı Ch'ang-an'a, ve say ı s ı z uzantı l arla kuzeyli göçebelerin çadırlı ordugahla rın a, Kore'ye ve Amur'a, ve güneye Hindistan ve Burma'ya aktı durdu. Zaman .Gaman meydana gelen harp kargaşaları- Hsiung-nu'lar, llsien-pi hanedanlarının huzursuz dönemi. T'ang'ların fetihleri. Tannı ve Kansu'nun Tibetlilerce işgali, dokuzuncu yüzyıldaki U)gur göçü. Liao' ların ve Cürccn'lerin Kuzey Çin'i işgalleri çoğu kez bu ticareti inkitaya uğrattı ve Asyalı tacirleri kıyı boyunca uzanan deniz yollarına daha bliyük ölçüde yönelmeye mecbur etti. Çin ile Kore'nin denizcil ik gelişmelerinde ve hem '-u7cy hem de güney deni.derinin ticaretinde neler olduğunu bilmeden Dene an'anesini anlamak mümkün değildi r. Çin'in batı ülkeleriyle o lan kıyı ticareti de ilk Han'lar zamanında vergi cretire~ yabancı gemi lerle baş ladı. Altıncı yüzyı la kadar hiç bir Çinli Uzak Batı~ya dcnız yoluyla ulaşmamıştı, fakat M.S. 607'de Sui hanedanından imparator Yana ticari münasebetleri başlatmak için Siam'a bir heyet göndcrdı. T'ang döneminde~ M.S. 6J8-907'de, Hindistan'ın ötesindeki ül'-cler hakkındaki kesin bilgiler kayıt1.~rda görlilmeye ~aşlandı, ve Kanton'da büyük bir ecnebi dcnit: ticareti geli şti. ünceleri ticaret Iranlılarla Arapların ellerindeydi. M.S. 758'de Kanton'daki müslüman tüccarlar şehri yağnıalayabi lecek kadar güçlü) di.i !er. M..S. 97 1'de ticaret o kadar çok artmıştı ki Çinliler onu devlet tekeline aldılar.ııı. Onikinci yüzyıl­ da sahil ticareti büyük ölçüde başkalarının mallarını nakledip komisyon karşılı­ ğınd~. satmaya hazır olan Hinll i kapitalistlerin el ine geçti~'). /\ynı döııeınde Çin gcm ı ınşaatı o kadar ge l işmişti ki yabancı ti.iccarlar dış ticaret peşinde deniz aşırı gitmek için Çin gemilerinde seyahat etmeyi tercih ediyorlardı~0 . Takriben M.S. 1300'de İbni Batuıa Çin gemilerinı taı.vir edebiliyordu. En büyük Cank'lar 600'ü denizc i \e 500'ü asker olmak üzere bin kişi veya daha fazla mürettebat taşıyorlardı. Bu ti.ir gemiler sahil sularındaki korsanlara karşı silah landırı l mışlardı. Po denen tekneler 200 kadem uzunluğundayd ı ve 600-700 yolcu taşıyabiliyorlardı. Zenginler için özel kamaralar ve daireler vardı"'. Bu teknelerde cankurtaran sandalları, uzunlamasına ve enlemesine bölmeleri. su tahliyesi, stabilizatörler,, taş capalar. bomba kalafatı, kumaş ve hasır yelkenler IH

•• Dııyvcndak. J.J.L.. Ch ına's Discovcry ol Afrıca ((."ın' ın Atrık:ı'yı Keşfi).<. 9-20 ~· Elıcrhard, W .. The Hıqory of China., 2.'5 Duy\c:ndak. ' 9-20: Martin. H D . Thc l{"c of Clııngıs Khan (Ccngu llnn'ın YııL-.elı~ı). , ı ~-:!'.\. Banhold. V V .. Turkc.:sı:rn Down ıo ıhc Mongol ln\':ı.sıon,. , 390-93; Goodnch LC. A Shon Hı<tOI) of Chınc'iC ...• '· 146-47 Cıını.. CJunk)= Çın sularında kullanılan hır çc~ıt :rclkcnlı gcrnı (ÇN l •ı 1lınh nnd Rockhill. Ch:ıu Ju-ku:ı.' J4 .;ı5

~~~n

~

··var ın kesildiği Lamanlar'-!için kürekler vardı. Pu sukı onbirinc i yüı~ ıldaıı

.

ıle rukg ıılmava başlanmıştr-. Kanton. Hang-chou, Nıng-po ve Ch'uan-dıcıu 11 önce • Sung ç·ın··ı ·ıçın · bu k·adar b"Iı gı yeter..,,. . . . u aı!arı olan

gıbı lı~:~i Kuzey Çin'de duru~ ıı_asıldı? Onikin~i ~·i.iL~ılda Çi~ (~ü~cen) g~ınılc­

. . k . ·ydeki Liao-tung vilayetınde Yolu nehrının agzındakı bır lımandan yc lası 1 .ı s kc 1csı. J apon)a 'd ay(1r'"' . Kore 'yı:. w ke; ~ç~mu r b~yuncJakı Cürcen menzillerine Sl'}ahat genellikle deniz yoluyla aŞ gl rdu Korc'yc bir kaç saatte, aşağı Amur boyuna bır kaç gtindc yapı ıyo . ·. . ~.., ul ~ıl an ab ılınıyord u . . . . .. Kore d en i zci l iğin ge lı şmesınde Ç ın'ı n gerıs ı nde ka l mam ı ştı. M.S . 60 0'dcn önce bir Ocni1.cilik İşleri Bürosu ile bi.r .Denizcilik _O_k ulu ~aıdı. M.S. 661-68 l'dc bir Kore (S illa) l·.ralı menfaatlcrını kollama"- ı ç ın sa hıl bounca kuze)'e yüz gemilik bir filo göndermişti. M.S. 700-800'lerde Ko re harp yemileri 300 kişi taşıyabiliyorlardı. Gemileri uıak )Olculuklar ve ok)anus ;eyahatle ri iç in yapılm ıştı ve inş~larındaki dct~ıy la~ on~arın _deniz~ da~anı'-!• tekneler old u k l arını göstermektedır. M.S. 1 l '.!4 dı.: Kore ye g ıd en bır Ç ın elçı­ si sa lk ı m urganından )apılmış halatların kalınlı ğında n, her iki tarafı nda kancalar bulunan taş çapa la rdan, fırtınalı havalarda kullanıla n denizin üstü nde yüzen çapa lardan, da l gala rı k1rınak için geminin borda l a rı na konan sepet ve çuvallardan, suyun den ize ak m as ı nı sağ l ama"- için güvertede bu lunan de liklerden bahseıınektcdir . Ocni7in derinliğinden d~ğ.il de s ığlı ğ ından korktukları iç in derinliği ıs'-anc.lil etmek üzere bir urganın ucuna 1-..urşun ağırlık bağla­ m ışlardı. Yelkenler '-umaştan .) apı lmı şrı \ e gök kapalı olduğu zaman hangi istikamete gi deceklcrını tcsbit etmek için bir s ı '-abının içinde i ğne yü1.diiri.ı­ rının uzc · k ları sövlcniyor. fakat gemı· ı erın

1

yor l ard ı ~''.

Hint Okyanusu ile Basra Körfezindeki kı~ ı ticaretinin ya nı s ıra Kore ve Kuzeydoğu Asya'nın Aınur bölges i ile iyi oturmuş bir ticaret vardı. Daha M.Ö. 262'cJc, belki daha da ö nce, Kuzeydoğu Asya 1-abileleri ile mors fildişi ve dcniı gergedanı boynuzu ticareti yapıl ı yordu. Onlar da bunları Eskimolar ve Tilki Ada lılar (Çinl ilerin Boya lı İn sanları) ile ticaret yaparak elde ediyo rl ardı. Adalara b_u ad ın veri lmesinin sebebi oralarda 1-ürk bolluğu olduğunun bildirilmesiydi~ . Takriben M S. 900'den itibaren Arapların ve M.S. 1OOO'den itibaren Orta Asyalı tü ccarların Kore'dc ticaret men7ılleri vard ı \'C Anıur ka\lmlerı ile Kuzey'in zengın kürkleri için ticaret yapı)orlardı~s. '2 ,

1

Du~\cndal... ıııtıan:n

JJ.L..

s. :>~}\cndak J.J.L..

Chıntı\

Dl\cmcry... ,

18-20. Donncl}. 1 i\

Chım:'ı: Junı.., <Çın Gcrnilı:rıl.

'

<ı'dnn

Chınc...: l>ıwovcry... ' · 16. Hııılı :ınd R\ld.hıll Chııu Jıı-kua, '· 20.

'I., .c .ıntl. C' G . Fu<aııg . • ,

l '.!6 '.!X

•• <Uhgood , C • Korc.:ın' and llll·ıı C'ıılıunı ( Korclılcr ıc Kıilıurlcn).' 2 1(ı nclcmcıod H H K ı '7 l · oı,•.ııı lııı;ıı, aııd Shıp' ( Koıe Tekne ve Gcıııılcı ı ). RASJ. Kon::ın Bnınclı 19)~ ' L. 1eı llcııhol 11 · I' il ~u · · d 1 1( c '"ı I' Aı;ıbıc Jlld Chınc'e ır..ıde 111 Walıu' lııır) tArap-(.ııı \fors l·ıl ışı ıc.ırcııı, ' "' ı l 1ılıl 4tııkr• H ."'\ raırı, ı. .ıııı 1 ( 1ııııc-..: 1r:ııl.. ın Walnı- anıJ "lal'\ı h.ıl hor)' ıAr:lp-Çın '.1ıır' c ,-,., c d vcmı icı gc a

w.

111

An ış 1 rı"art.111, 1 CHlcn 1933. P;ıul l'dlıoı un ılaıc.-ı . aırıca hl..' O'nun Chın;ı ;ınıl he l >ı m .:r, ol Kcı ~rıca(<.,ın ıc,\rncııl...ı'ııın "'"~fiı :-, ) .. ı•nu

19111 en Chunı; and Hııııı.1111, G.F. Ar.ıp Gcogrnphı:ı' ın ı-..ıın:;ı ıı-..ım.:'dı: Arap Cııg.ıal\.11:11.ırı). ıı)'ıl < 'il!. •' h5X-6tıl


24

OF. 'E'LCRLE İLG İ Li TİCARİ llAY \1'

Kuzey ticaretinin vüsatı Moğolların su samuru için olan muazzaın taleplerinden anlaşılabilinir. M.S. l 223'de Moğolların yendikleri Korelilerden talep ettikleri haracın içinde diğer kalemlerin yanısıra 20.000 su samuru kürkü vardı. 1231 'de haracın tamam ı nın su samuru kürkü olarak ödenmesi istenmiş­ ti59. Daha fazla kesin delil olmaksızın bu bizi su samurlarının bol olduğu Japonya'nın kuzey sularına, Kuril'lere, Karnçatka'ya ve Aleut'lara götürür. Kuzeydoğu Asyalı avcılar s u samurlarının peşisıra Aleutlara ulaştılar mı? Bununla ilgili bir kayıt görülmüyor. Fakat kazanç peşindeki insanlar nadiren bı­ linmeyen bir hususun ris klerinden dolayı yollarından alıkonurlar. hem de av saJ1a l arının yerinin bilgisini paylaşmaya meraklı değillerdir \e okuması )azması olmayan avcılar ya7ılı raporlar bırakmazlar. Aşikar olan bir şey , arsa 0 da Asya'nın kıyı ticaretinin Çin \e Kore'den kuzeye Amur'a ve ötesine ve güneye takımadalar denizine. 1lindistan'a ve Basra Körfezi'ne kadar uzandığıdır. İki Erkek Kardeş an'anesi bu bilgilerin ıştğı altrnda yorumlanabilir. An 'anedeki denizcilerin ye lken açtıkları istikamet bize kuzey sahil su ların da seferde o lan bir geminin kaybold u ğu nu ve y ine aynı sularda raaliyct gösteren bir diğer tekne tarafın dan kurtarıl dığını an latmak tad ı r. Fiziki görünümlerinde herhangi bir fark l ı l ığa i şaret ed il mem işt i r. fakat Büyük Erkek Kardeş, K üçük Er kek Kardeş gibi Kitan terim lerinin kullan ıl mas ı kurtarılanların M.S. 840'dan beri Uygurların olduğu gibi onlarla aynı soydan oldukları manasına gelebilir60. Kore'yi üs alarak faaliyet gösteren Orta Asyalı tacirler olabilirler. Kurtarı­ cı gemidekilerin kurtarılanların arzusunu sormaları o sularda başka gemilerle karşı laşmanın o lağandışı olmadığını akJa getiriyor. Erzak ikmali ve yük almak için karaya çıktıktan sonra hepsi kurtarıcı gemiye binmiş ve güneye doğru yelken açmış lardır. Ardından tüccar gemiciler sarı adamların ülkesine gelmişlerdir. Onlarla ticaret yapmış, ama onların arasında yaşamam ışlardır. Sarı adamlar Çinliden. o tarihte Güney Çinliden, başkası o lamazlar. '(abancı old u kları için tüccarların Çin hal kının arasında yaşamalarına müsaade edilmem.iş, Çin'in bütün limanlarında Çin olmayan tüccarlara tahsis edilmiş ayn bir mahalle yerleştirilmişlerdir. Çin'den g üneye doğru yelken açıp tacirler kömür gibi kara adamların 61 ülkesine gelmişlerdir • Fakat onlar kötü olduğu için orada uzun müddet kalmamışlardır. Yani onlar ticaret rakipleriy diler ve orada kalmak bir saldırıyı davet etmek olurdu, çünkü Hintlilerin Limanlarına gelen denizci lüccarları büyük bir riske sokan bir adetleri vardı. M.S. 1200 yılı dolaylarıııda l l iııdistan limanlarında oraya onlarla ticaretten başka bir gaye ile gelmiş o lan ve başka limanlara gidecek olan gemilere el koymak adetti. Bu gemileri ele geçirip hamu lcsini yağma ediyorlardı. Şöyl e diyorlardı " B aşka bir yere gideceksiniz, sizi buraya bize getiren :~ Y~mod:ı, N:ıkabıı, Ghcnko, The M<>ngol lnvasıon of Japan (Moğolların Joponyo'yı ı,tılf~~ı). , 46. 61

Wınfogel. K.A & Ft!ng Chııı Sheng. l lıstory of Chinese Socicıy. Lı:ıo. ' 60 dıpnoı 1J Parker, E.H . Chin:ı :ınd Relıgıon (Çin ve Dın). <. 111: Thom:ıs. F W. Tıbcıı:ın Documenı, ... c. 32. '· 19'.l· "K Veya 9. YOzyıld:ıl..ı Torı.. l l:ınlnrındaıı bırısı Hındistan'dan aşagıla) ıcı bır şekılde 1..:ırn :ıdamların oll..esı dı).: bahseunıştı

l'fllEL G. STEWART

25

"yleyse malları nız üzerinde hakkım ız var ." Fakat M.S. 1200'1erde rann : · o su ları korsanlarla dolu olduğundan gemiler gemicilerin yanı sıra ()oğ~ des:şıyorlardı 61 . Böyle gemi~er ko.layca .yağm~ .edilemiyordu. Anlaşılan aske , ·n ataları ı lint limanlarına gırınenın tehlıkelerının farkındaydı lar. 1 [)ene ~a adamların ülkes i o lan Hindistan'dan ayrıl ı p beyaz adamların ülkesi lan Basra Körfezi'ne kadar batıya yelken ~çtılar. ~.S. ı~oo:ıerde.oradaki in0 ten i bugün yedi yüzyıldan fazla suren Afrıka esır tıcaretınden sonra san 1arın dan daha açı ktı 64 . Orada b'ı r çok emtıa · ·ıı e tıcaret · yapmış 1ardı M·. F akat d uğun ol b b ' b · · · gene ll'kJ orada uzun bir süre kalmadı l ar- b~n~~ se e .' ~ tıcaret gemı·ı erının ı· e ü batı monsun rüzgarlarıyla gerı donmelerıydı g ney Geriye dönen denızciler tekra r dünyalı insanlar-yani kendileri gibi olan ·asanlar-bulana kadar doğuya yelken açtılar. Çinlilerin Doğulu Kırmızı A~amlar dediği Türk-Tunguz Kitan ırkından insanların yaşadığı Liao-tung 67 yanmadasmdaki bir liman~ .ulaşm~ş ola bilirlcr . ~.S. _840'dan ~ri Uygurlar Kitan'larla yakın münasebet ı ç ındeyd ı ler ve Orta Asya dakı Kara Kıtan hanedanı döneminde kendilerin in bu kavme mensup o l duğunu düşü n üyorl ardı. An'anenin 68 hiraderlerin kırmızı tenli insanlarla kalma kararını anlatmasının sebebi budur . Kanlı canlı pembe tenleri o lan insanl arı atal arı o larak düşünmeleri nin sebebi budur. İki erkek ka rdeş in ebeveyn i o l d u kl ar ın ı beyan eden ihtiyar adam ve ihtiyar kadınla bulu şma ise ik i prensin uzun süren yokluklarında ebeveynlerinin çok yaş l anmış olduğu orij inal Budist masalına geri dönüştür. Dene' le rin bu insa nl arın ataları olduğu iddiası Orta Asya'ya Uygur göçünden önce ve sonra iki erkek kardeş hikayesinin çok iyi kaydedilmiş olduğu bölgeyle o lan irtibat l a rın ın bir h atırasıdır. İ ki erkek kardeş an'anesi sadece her ikisinde de Yüe-çi ve Uygur kanı olan Kutchin ve Chipewyan'ların folklorunda mevcuttur. Kutchin'lerinki yapı bakı­ mından sadece iki bi raderin denizin ötesinde bir Batı kıtasındaki eski yurtlarına dönmek için gayretlerini anlatan Chipewyan versiyonundan daha tamdır. Asya'nın kıyı t icareti ile i rtibatı yoktur. Orta Asya masalında olduğu gibi küçük kardeş kötü davranmış ve yaptığı kötülüklerden dolayı cezalandırılmıştır. Dene' lerin ço~ iyi tanınmış olan Budist masal ının pek azını hatırlamaları kültürel an'anenin psıkoloj ik sarsıntı doğuran şahsi tecrübeler kadar iyi muhafaza edilmediğinin delilidir. 62

'd

İki Erkek Kardeş'in ele alınmasına son vermeden önce "Doğu'dan akan büyük nehir" atfın ı inceleyeceğiz. Bunun an'ane ile görünürde bir irtibatı yoktur. Kaçak denizci ler Alaska'ııın güney sahiline geldikten sonra gemilerini ne yap•ı Yule. H •• Duyv dH .. The Book ol Seı Mmco Polo. c. il. s. 386-86.

,,.

Culıen :ık.. J.J .L., Chinıı's Discovcry or A l'rıcn (Çiıı'm Afrıka'yı Keşli),~-

ure, s 193. Arapların kara Al" 'k "'Du rı alı köle ııcarcıı hu yt11yıln kadar son bulmadı ""DuY"enclak, 1 1 l... Chına\ Dı,cuvcry ol . s. 16 •1 Y"cndak, .. s. 18 ..

~.G, F~g

·' 9 .

.

18; Osgood. C .. Korcans and

tlıcır

ııantıc ,_R1.. _in •he Foot~ıcp~ of Buddha (Buda'nın Ayak lıkrınde) s 59. Ku1.e} Tarımlıl:ırın kanlı canlı. ...,, en vardı


'l>E:Nt:'LEKLE İ LGiLİ Tİ CA Rİ IIAVA'I'

tıklan

üzerinde fikir yürütülcbili nir. Oturup on ların çürümesi ni mi seyrettiler? Sah ili güneye doğru araştırmak için gemilerini kullandıklarını ve doğudan akan büyük nehrin Col umbia o l d u ğunu düşünmek daha ak la yak ın geliyor. Şayet öyleyse bu, Kaganai'larla H aida'ların ada yurtlarına nasıl ulaştıklarını ve şu 17 küçül<. Dene kabile inin Briıi s h Columbia'dan Kuzey Kaliforniya'ya kadar olan kendilerine mahsus bölgeyi nasıl elde edebildik lerini izah eder.

Sonuç BÖLÜM ÜÇ

Bu bölümde yolcuları Orta Asya masallarının ~jderh ası olan timsahların yaşadı ğı J lindislan'daki

Budist merkezlerine götüren kervan larla yapılan yolcutehlikeleri ile ilgili bir Dene an·anesi incelenmiştir. A) ııı zamanda M.S. beş inci yüzyıla ait bir Budist masa lı olan İki Erkek Kardeş baş lıklı, fakat Asya'nın kıyı ticaretinde takip edilen güzergah ı tasvir eden bir muhtevası olan bir Dene an'anesi de incelenmiştir. Yanlarında demir bıçaklar getirdikleri ve Peel nehrinin bir yan kolu civa rında dem ir bulunduğunu farkettikleri iddiaları Alaska'da Cook's inlet ve Washington Eyaleti sahilinde yapıla n kazılarda bir çok yüksek karbonlu çelikten mamul kesici alet namlularının keşfi ile desteklenebilir. Dene kabilelerinin hala Cook's Inlet'de ve Güney British Co lunıbia'da n Kuzey Kaliforniya'ya kadar Pasifik Sahili'ne dağılmış olan 17 küçük Dene kabilesi sadece tesadüften öte gözüküyorlar. ihtiyaçl arını ticaretle karşılamak şeklindeki Orta Asya alış kanlığının Dene'lerin göçmen atalarının öylesine içine işlemiş o ldu ğu on l arın soyundan gelen lerin bu kıtada o hayat tarzını Avrupalı tacirlerin gelişine l<.adar sürdürmelerinden aşikardır. Bu delil bir kenara itilmeden önce bir çok soruya mantıki cevapların verilmesi gerekir. McKenzic nehri Dene'leri timsahı ve alışkanlıklarını nereden bilebi lirlerdi? Yaşlı l-:.jderha manasına gelen Toharca ve Hsi-H ~iaca kelimeleri nereden bilebilirlerdi? Asya'nın sahil ticaretini nereden bi lebilirlerd i? M e n şe l eri ­ nin bu kıta o lduğu söylenen bir kavim Avrupalıların gel işinden öncel<.i bir döneme ait olan demir bıçakları nereden bilebi lirlerdi? Demir cevheri ni nası l teş his edebilirlerdi ? luğun

DENE'LERİN OİNi İNANIŞLARI

Muhteva: Orta Asya' daki Dini İnan ışların Bir Karması Gökgürültüsü Kuşunun Menşei Sivri Burunlu Dene Fare Tanrısı Nayeweri-Hsi-Hsia Kralı Li-hsicn'in M.S. 1'227'dc Ölümi.i Gem. de Fou veya Gens <le

29-35 35-36 36-42 42-46 46-49

Fo Kainatın Yapısı Hakkında Dcne' lerin İ nanışları

49-50

Dene An 'anelerinde Nasturl Sihir Uygul amaları

50-53

Müteferrik İnanı ş l ar Sonuç

53 54


Bölüm ın

Orta Asya' daki Dini İna nışl arın Bir Karması Dene' lerin içine atalarının ticari faaliyetlerinden daha ziyade eski dini inanışlar -bir ay tanrı sına, Mahayana Budizm ' in tanrılarına. say ı s ı z mahalli tanrı­ ya, Maniheizm ve Nastu riliğin daha yeni olan tanrılarına- kök sa lmı ştı. M.S. t200' de Budizm, Kara Kitan imparatorluğunun ve H~ i - 1 lsia kra llı ğ ının resmi diniydi . Nasturi hristiyanlık ikinci geliyordu . Manih eiznı gcrilenıekteydi ve İ s­ lamiyet Doğu Tarım'a doğru yayı lm aya yeni başlamı ştı. Orta Asya Budizminde ve Dene folkl orunda en çok göze çarpan hus us di ğer dinlere ait inanışlarının Budist inanışının içine dahil edilmeleriyd iler. Dene'ler ve Orta Asyalı ataları saadetlerin in tanrıl a rı n lütfuna bağlı o l duğuna inanıyorlardı. Orta A syalılar ve onla rın soyundan gelen Denc' ler için ölüm bir son deği ldi . Yüe-çi ve Ch ' iang menşeli olanlar Ay tanrı s ının soyundan geldiklerini iddia ediyorlar ve ö lünce Ay'a geri döneceklerini düşünüyorlardı. Bu nedenle Toba' lann H sien-pi kolundan olan ve tekrar yeryüzüne inmiş Buda olduğu düşü­ nülen Hsi-Hs ia'nın son kra l ının ölümü a n'anesinde Denc'ler onun Budistlere göre ölülerin yurdu o lan Yama şehrine yolc uluğunu anl atı yorlardı. O. Ay I rk ın ­ dan de~ildi . Aydaki ölü ler dün.yasında yeri yoktu. ilginçtir ki Dene' ler ölüler yurdu inanışlarımn yanı sıra ö lüle rin insan veya hayvan şeklinde tekrar yeryüzüne döneceğine inanıyorlardı. Peder Petiıot bir reis in ":Cnkarnasyonu ve reis in 16 yaşındaki kızının babası olduğuna inanan 12 yaşındaki bır ~ne erkek çocuğundan bahsediyor. Bir kadın şamanın ölü oğlunu ayı şeklinde nehır boyunda g iderken gördüğünü söylediği için yakınan bir kadını gördüğünü Yazıyor ve komşusunun çocuğunun içinde kendi ölü oğlunun vücud değiştinniş ruhunun bulunduğunu fark ettiği için komşusunun çocuğunu talep eden bir anneden bahsediyor'. hin

Lo~chcux ' lara ~c Tavşan lar·a

göre misk öküzünün gübres i bir

adamı ka-

rı yapabılen kutsal bır maddcydi 2. Bu düşünce ve misk öki.lztine karşı duydukla-

tan~igılı ~~rk~ tanrı

Siva ve onun

boğa vasıtası

ile ilgilidir. Bütün Mahayana

Ba~~~gıbı Sıva' nın da dual bir tabiatı vardır. İyiliksever kişiliğiyle Dtinya'nın 1 _ ır; yok edici görünümüyle Yokeden, ölüm tanrısı, saygı ve korku duyu·~:-:---:----------~~ ~E..Quınzcn ~ıı 134-ll? "' ·· ' · IJO·l"\2, Mıınogr:ıph ... Brymncrıerc .~ 26-27


30

DENE' LEıtiN Oi Ni Ilı\ YA1'1

la~ bir kutsa l varlıktır. Siva'n ın aynısı veya vasıtası onun gücünü paylaşmakta v

eşıt derecede saygı görüp korku duyulmaktadır. Kuzeybatı

Amerika'da s ığır c in~ sinden yegane hayvan mi sk öküzüdi.ir. Dene'Jer misk öküzüne Siva'nın ve boğ· _ sının gücünü atfetmişlerdir. a İnek gübresinin sihi r gücüne dair olan Hindu inanışı Kuça Vahası insanlar 1 1 arasında güçlüydü . Budi1m'i Çin'e götü ren Budist rahip Kumaraji va bir Jlind pandiıi ,ile b_ir ~uça_ prensesinin oğluydu; Kuça krallığında müzikten sorum!~ olan Ts ao aılesı rahıp s ınıfına mensup olan bir Brahman aileydi 4• Yukon Kalesi ~?utcha'l~rının Kuça vahalarındal..i insanların soyundan geldiklerine inanmak ıçın yete~lı sebep va:dır. L.~. M~rgan, ~ystems of Consanguinity and Affinity adlı eserı.nde Kutchı~ ~abılelerınde H~ndu özelliklerini gördüğünü yazmıştı. ~.S . 840 da Ku~a. T _ang .ların M.S. 660 dan sonra bir çok Kuça' lıyı yerleştirdi­ gı ve bunların Tıbet ışgalınden dolayı Kuça'ya dönmediği Turfan (Kara Koca) Uygur krallığının bir parçasıydı. 1864 yılı Noel gecesinde geceyarısı ayininden sonra peder Petitoı Good J::lope Kalesinde yaşlı kadın şa man Grosse Truie'den Kutchin inanışının Kursal Uçli.isü hakkında ş unları dinlemişti: . ~'Bize, En Ulu Tanrı_'~an ve ?izi Ş_e~an'a esaretten kurtarmak için yeryüzüne ın~n o~lunda.n bahsetmek ıçın geldın. Hıç Jnkfwin Wetay'dan bahsedildiğini işi11in n~ı ? ?okte Zırvc'dc otu~·andan? Adı Hristiyan Tanrısınınkine iyi tekabül ediyor. Bizım ınandığınıız budur. lnkrwin Wetay, göğün, Ya-kke-tchine'nin ayakucunda durur. O üç kişidir, Baba, Anne ve bir benzeri olmayan Oğul. Elbiseleri çok güzeldir ve en seçme kürklerdendir. Rüyaları ve ruhlarının gücü inkronke ile her şeyi yaratırlar. Yatarlar, uyurlar, rüya görürler ve her şey istedikleri gibi olur. Koca kendisine Yanna-ıchou eden-triııi, uyurken göğün bir ucundan diğerine uzanan, der. Karısının adı yoktur. F~kat biz ona genellikle E-trinta-yennene, dışarı çıkmayan kadın, görünmeyen kadın derız. Koca göğün en iist noktasında. kadın ise en alt noktasında oturur. Tef.. oğula ge!ince o da göğü boydan boya katederek birinden diğerine gider gelir. Bır gün gökleri kateden yolculuğunda En Ulu'nun oğlu altında okyanusun ~rtası~da uzaktaki bir ada gibi kara) ı. bizim yaşadığımız dünyayı gördü. Buldugı~~u ıncelcyercl... orada duyduklarını dinleyerek uzun bir süre oyalandı. Sonra Yuksef..lerdc Oturan Baba s ına geri dönüp ona şöyle dedi: ''Yükseklerde oturan Brıbam. Göğün ateşin i bu küçük ada üzerinde yak. 0r~daki yeğenlerim çol.. f..ötü durumda. Sonra onları gör. Bana doğru koş Babam, dıyor c;ana bahısı1 adam. Tanrı'nın oğlunun Babasına söylediği sözler bunlardı." 5 Misyonere göre Gross<.: Tnıle bu masalı Hristiyan Çinli çocu k l arın dualarını söylemelerine çok benzeyen ninni monotonluğundakı bir ses tonuyla anlaı­ mı~ıı. Dene·ıerin atalarının yüzyıllar boyunca Çin tesiri altında bulunmuş olduklarını daima akılda tutmak gerekiyor. ~ Hınh & Rockhıll, Ch:ıu-Ju-Kun.' 97

Lcvı. S , Le Tokh;ırıan B . ' 369.:l"''.! · S),lcnı' of Cons.:ını;uınıı) :ınd Affinıı, A\111 Kandan Gelış ve Beıw:rlıJ.. Sısıemlen (Ç "< ) ~ Pcıııoı . Quııuc ::ın' , ' 1l:'i 136

31

E'fflEL G. STEWA RT

al

insanlığı kötülükten kurtarmak için yeryüzüne inen bir tanrı ka~ramı -

00 ~ ·

sanlıg-ı acılarından kurtarmak için yeryüzüne gelecek olan yenı Buda nın .menşeı1ınbileceği gibi eşit derecede Nasturı Jsa ·ı ı e de ·ıı gı·ı·ı o1a b·ı· ı ır. a.Aaıtreyao a · · ı.ı · · Oene ·ı erın · atal arına ıv• • ·~ · Wetay ve Ya-kke-tchınc, Hsı-r sıa nın, [n~ ... ın . . . 1 d k S rnin yazı sonunda kötü akıbetı bellı ~lm~ş olan payıta ılın an ·açma122 M. ·i in ardım etmiş olan, tekrar yeryüzüne ınınış Buda kralının adlarıdırlar. lar~ ç . ykr lları. M.S. 386-557'deki Wei hanedanının Toba'larının soyundan 1 ·ı Hsı-Hsıa ç· T'b 1 d d · . d aHanedan son bulduğu zaman Taba' gelıyor1ar ı. . .lar ııı- ı . et ıu •u una. çe"'ı 1111~ r CT hanedanının devrilmesinden sonra ln-hıa' ya, yanı Ordos a geçıp oradan ~: :S~ ı 097'den önce hükümranlıklarıııı Baıı·ya ~a-cu vahal~rınııı (Tundahil olduğu Kan-su·mın tamanııııa kadar genışletmeden once 500 yıl houang) 6 M s d .. d.. ·· Ch, iang kabileleri üzerinde hakim olmuşlardı . Hanec1an 1arıııın .. ...... or _unc_u ,.. ı ldaki ilk yıllarından itibaren Taba hükümdarları tekrar yuryuzune ınınış > uzy .. 11 ar "e Budalar olarak kabul edilmiş ve bu ·ıııanı ş CI1 · ·ıan g· ı arın aras ın da __yuzyı M.S. 1024-1277'de Hsi-1lsia krallığının hükümdarları oldukları surece devam i ti7 . Buda 'n ın gök kubbedeki yeri en üst noktadaydı. Bu sebepten dolayı t emş .. H'LI' ' Dene an'anesindeki Göğün En Ust No ktasında Oturan Adam s ı-r s ıa nın Buda kralıdır8 . in-kfwin, in-kfwi (n), İn ' lerin Reisleri demektir. Wei hanedanının ilk Toba 10 imparatorunun adı Shi-fkwi idi9 • Toba, Kel Kafalar lakabı ile irtibatlandırılnııştı • 11 Dene (Kutchin) lehçesinde kfwi kafa ve Kfwi-detele Kel Kafalar demektir • Dene · ıerin ataları Taba adının yerine Shi-lkwi- Wei hanedanınııı kurucusunun Kel Kafaları-lakabını kullaıııyorlardı 1 2 . Kfwin'deki n harfi arkaik bir Türkçe çoğul ekidir ve bu kelimeye kafalar manasını vermektedir". M.S. takriben 939'da T 'ang hanedanının yıkılması esnasında Toba'ların Hsi-Hsia kolu yeni kurulan ~allıkları­ nın en eski adı olan İn-hia'ya (Ordos bölgesi) girdiler 1 ~. in (-rua)-kfuin. ln-hia 'n ın reisleri, yani İn-b ia' nın Kel Kafaları demektir. İşitildiği şekliyle transkripsiyonu yapılan Wetay, We-tay anlaşıldığına ~öre Wei-t'ai, Büyük Wei demektir1s. T'ai Çince büyük dernektir ve sıfat burada Tıbet­ çe·de olduğu gibi ismin arkasında yer almaktadır. İnkfwin We-tay. Göğün En Yük~ sek Noktasında Oturan Adam, Önünü ve Arkasını Gören Adam, bunların hepsı A

'Martin, H.D.. Thc Rbc of Chingi~ Khıın .... s 301. dıpnot 38 (Moğolların ıarafından ft:thındcıı sonra 1bı -H,ıa . adı T:ıngut oldu) Ebcrhard. W .• Hisınry ofChın:ı (Çin Tıınhıl. '· 14!'i vıl • Dow~nn. L Clas,ıcııl Dıcııonary of Hındu Myıholog) {1 lındıı MıtulOJısınııı Khlsık S07lllğtı). s. '.!56. Zıınıncr. H.. Myıhs nnd Syınbul~ ın lnıhıın Aı1 und.... s 127; Moor. E.• The Hindu l'anthcon, ~. 220: Cooınnraswamy, A.K.. El.:ıncııı' in H ııddhist lcoııography (Budıs( l koııııgrafis ındekı Unsurlar), s. '.15. lcvlııı 5, şekil 12 levha 14 şekil 42. •ı Bu~tıcıı. S.W .. Thc Hsi -H,iıı l>ynn,ıy . '· 440; Parko.:r. E H., A Thousnnd Years of the Tarııırs (Taıarlurm 13ın Yılı). s. 103 111 P~er, E.H.. A Thou~:ınd Ye:ır. ... ' 99. 11 ıı Pcıııot, E., Monoı;rııph ..., Bryınncr ıcrc .. s. 1222. . .. 0 , Yule, H.H .. The Book of Ser M:ı rcn Polo. cilı ı. s. 220: Thoınm•. F.W.. cılr 37. s. 197-212, ycııı bıı ııı.ıırn vermek için adlordııkı hecelerın \erlcrını değışıımıcyc daır Orta Asyn alışJ..anlı~ını gösıermckıedir :: Gabain A.M von. Altturkischc G~mın:ılik (E.,kı Turkçe'nın Grameri). p:ırn~ 171 - 172. ., Howoııh. H H . lh:ı orTnnguı (Hı;ı \CVa T:ını;ut). JRAS, 188'.1. ' · 440. de M::ıılla. c 9.' 1-6. ıs WıttfogeJ & Rng. Hısıory of. Lrno. ·, 649. dıpnoı 22. T'ııı-w:ıng= Çınce Biıyük..Krnl


32

DEN E' LERİN OINi il.\\ \Tt

Hs i-H sia' nın Buda krallarının adlarıd ı rlar. Tekrar yeryüzüne inmiş Buda' lar ol S.ıva ' nın ve karı sın ın 0··unya ' nın B a bası ve Annesi olduğu ve aynı zam arak d Yokediciler oldukları, Yaratıcı Brahma ve Buda'nın tekrar yeryüzüne inmiş ank ~ olduğu Koruyucu Vişnu'nun dahil olduğu Hindu Üçlüsü'nün bütününün tabi!~nlı ortaktılar. a Grosse Truie·nin l 864'de ve'rdi ği alternatif ad Ya-kke-ıchine 'dir. Ya hip, kkc Tibetçe ticaret demektir ve Tchine de Kuzey Çin' deki Cürcen haned ranın altın manasına gelen adı Tchin.in iyelik şeklidir 16 . Manası Cürcen'lerin T~nı­ ret Rahipleridir ki bu Hsi-Hsia'nın Kiıan' lara, M.S. 960- 1124, ve Cürcenle~:­ M.S. 11 24- 1227, karşı olan duruml a rını tam tamına yansıtı r. Krallıkları j ek Yolu'nun doğu ucu üzerinde bulunuyor ve Hsi-1lsia· nın ikinci gelen önemli ş:h · Kha-ba 'da (Liang-chou) son bulan kervan yolunun doğu ucu nu kontrol etme~ imkanını sağlıyord u.

Yaşlı kadın şaman Grosse Truie' nin 1864'de Good Hope Kalesinde bilmesine imkan olmamakla beraber onun peder Petitot'a sorduğu aslında onun H. i-Hsia · nın Buda krallarını duyup duymamış o lduğuydu. Dene an'anesinin Ulu Kişisi Kara Koca'n ın üç asli dini olan Budizm Manihciznı ve Nasturi Hıristiyanlıktan bir şeyler almıştı. Maniheistler, rüzgar: ışık, su ve ateş olarak tahayyül ettikleri iş yapan melekler olan cinlerin hizmetkarı olaraJ... Ona )ardım ettiklerine inanıyorlardı 17 . Dene' ler aynı zamanda tabiat uns urlarına da kiş i l ik atfediyor ve onl arla konuştuklarını iddia ediyorlardı (ki bu inanç 1950'1erin başlarında Peel nehri boyunda hala hatırlanıyordu). Fakat bu muhaverey i nehirlere, dağlara, bitkilere ve hayvanlara da şamil etmişlerdi. Bu uzantıda Çin inanışlarını, Bon-po şamanizmini ve Budizm'i görmek mümkündür18. Kainatın yaradılışı esnasında cinlerin kainatın üzerine altı defa yumuşak, harikulade bir peçe çekerek Ulu Varlığa yardım ed i ş l eri İncil ' dcki yarad ılı ş efsanesi Gcnesis.te anlatılan yaradılış esnasında dünyayı altı gün boyunca sarmalayan bulut hika)'.esine benzemel-..tedir. Bunlar Maniheizm ve Nasturi Hıristiyan­ lıktan gelen ve ipek Yolu boyunca Yahudi ve Arap nüfuzu ile desteklenen fikirlerdir. Onüçüncü yüzyılın başlangı cında bütün bu fikirler Kara Koca'da gcçerliydiler. Ul u Baba tanrı. Anne ve Oğuldan müteşel-..kil Dene Kutsal Üçlüsü, Tanrı Baba, Tanrı'nın Annesi Meryem ve oğlu isa'dan ibaret Hı ristiyanlık düşüncesi ile yak ınen irtibatlı olmak la beraber belki Tanrı Baba, Tanrıça An ne ve benzeri olmayan Oğul şek lindeki Manihcist düşünceye daha da yak ındır 1 cı. Her şeye rağ­ men insan lığın babası olan Budist Siva, dünyanın annesi olan karısı Uma ,e bütün. clllnyev] nimetleri bahşeden oğulları Ganesa'dan da bir şey l er a lınm ı ştır. Dene ler kutsal üçlülerini genellikle kanal ailesine mensup de\'asa kuşlar olarak tahayyül edip baba, anne ve oğula Muazzam, Saf, Beyaz ve Gezgin gibi adlar :•; Thoınm.. F W _ Nnnı., 186. 44'.\ ( il). 242. 400 (il) Jnckson, AV W .. JAOS. c. 44., 70-71 '" wemcı, E.T.C.. Chınıı of the Chinesc (Çinlilerin Çın'ı). s. 230 vd: Mırıınnv Shirakogoroff. Snıınn:ı·Suııı:ın. ' 105 110; \V:ıddcll. LA.. Thc "Dh:ımnı" Cult ın Huddhısm (Budı7nı de "Dharunı" Culı ın Buddh•' 111 (Bodınn de "Dhar:ını" Külıu ). ~ 155·195 ,., Jı:ıckson. Turfon Frngmcnıs (Turfnn Fr:ıkımınları). ·'· 111 .

33

. orlardı10. Mahayamı ~~~.jz~~.nd~. H~.n~.u ~ç.lüs.ü'nün ilk tanrıs.ı olan Brahma

\19M~m ve Saf olarak duşunulur; uçlunun ıkıncı tanrıs ı olan Sı va, elbiseleri,

Mu k tsal ipi asası ve Boğa Vasıtas ı beya~ parlak ve ışıl ışıl bir beyaz olarak -·~il uedilen Beyaz'dır 21 • .°.~ As~alı s~Y?'ahların koruyucu tanrısı olan Oğul ternh •. arbha'nın adı Geıgın dır. V ışnu gıbı o da seyyah ları yo lculuğu n tehlikcKs. ıtıgkarş ı koruyan bır · Koruyucu 'd ur. Bu, ata 1arını uzun b'ır yo 1culuktan sonra lcrane M " .. reıs · ı erın · e Dene'lerııı · kıtaya getirip ogo l 'ım l~asın d an ku rtarmı ş o 1an goç ~iği bir çok a~~an biridir. Isa. Maitreya ve Vişnu gibi Gezgin K.shitigarbha da

bır Koruyucu idi - K . 1 u" 1·· .. d k' Dene'lerin utsa ç usun e ' ı

" k .. .. .. 1 d k' .. na go yuzunun en at ucun a ' ı yerı nın de işaret ettiği gibi Orta Asya'n ı n Büyük Toprak Anası ' na istinat etmektedir. M.Ö. dördüncü ve üçüncü yüzyı ll arda Budizm ' in erken döneminde Büyük Toprak Ana Buda'nın annesi olan Büyük Bezelye Tavuğa dönüşmüşti.i 21 . Zora<uHcr dininde ve oradan tercüme edilmiş olarak da Maniheizm'de görülmektedir. Budizm in sonraki döneminde tanrı Siva 'n ın karı s ı olarak tekrar ortaya ç ıkmaktı.ı ­ dır ve onun gibi ikili bir tab iatı vardır. I ş ık veya Uma olarak Büyük Toprak Ana gıbi Dünyanın Anası, Toprak Anaydı. Maniheisı sistemindeki I ş ık prensibine ve Dene an'anesindeki Din-djie'nin karısı olan l ş ı ğa eşit say ıl abi lir. Yok ed ici rolünde ise Kali. Kara. Korkunç, Yak laş ılamayan'dır2~. Bu şek liyle Maniheisı doktrinindeki Karanlık veya kötülük ile ve Dene inanışındaki ı slah ol mayan yok edici kadın, görünmeyen kadın. Dışarı Ç ı kmayan Kadın olan Karanlık 'la özdeşleştirilebi l inir. Yaklaşılamazlık bakımından İslamiyet ' teki peçeli, yak laş ı­ lamayan kadın lar la da ö.tdeş l eşt iril ebilirse de M.S. 1200'1erde İs lamiyet Doğu Tarım ve Hsi-fl sia 'ya ancak ul aşmıştı. Menşe an'anelerindc Loucheux'lar ataları Din-djie' nin karılarına Aydınlı!-.. :e K~ra~lı~ ..diyorlard ı ki bunlar Maniheist doktrinindeki iki prens ip olan İyilik e K~t~lük un adlarıyd ılar. Aydınlığın adı Yakkray-ttsieg, Karanlığınki de Rdhatt.41ıeg dı.r. Deneler Yakkra)"a misk öküzü ve ttsieg'e de kadın veya Ze\'Ce manasını • as • ı Dene ı er ·ıçın · Mısk · Oküzü'ni.in .. K verıyor . . lardı . · Ya·n·ı Yakkray-• tt s ·ı eg ,.ın man 8 15 1 ~ • ıdı. Sıva'nın benzeri veya vasıtası öküz veya boğad ır ve bunlar birbirinin keunnı alabilirler. Adın manası Siva'nın Karısı'dır. Dene'ler Yakkray-ttsieg' e 'll)'lak lşığı Kadını veya Semavi lşığın Kadını manasını da vermişlerdi. Bu Işıl-.. Par lık ve .. k . şek!' goz amaştırıcı olarak Sıva'nın karısını tarif etmekted ir. Ona diğer 1 ıy e Rdha-ttsieg, Rdha' nın Karısı da denmektedir25 • - şe k'ld · Yak-kray-ttsie"" olarak transkrips· Peder Petitot' un duyd ugu ı e Yakkray-llsıeg, ıyonunu yaptıg•ı T'be o tından _ . şey ı tçe g-yag-khri-tseg olabilir. Toharca'da g sesı olmadı26 krallan~111Yag k-~ak veya yak olarak söyleniyordu . Kray, Shan-shan 'daki Tu-ku-hun _ ve dığer önemli kişilerin adlarının önünde bulunan khri. yani tahl, olabiA

Petiıoı. Mono

DıınıcıOVA gr.ıph s 28 Lep ·• Brymncr tere....

~· Al;cc.'Cod,~i~cısme llındu (~oı.. Tanrılı 1lındu Dını).,

a. l\..~11. LA , l1ı

" f)

'130-31. 359

orthe~ Auddhısnı (Kuzey Budı.mıı'nın l'onnları)., 103

:--arı. J • CI11\SIC:ll e 1.)haranı Cult, s 121 vcl ....__ • • ~ E. M~ h ıctıonury . s 86. Zinımcr. H Myths :ınd Symboh . ' 127 · - . - , F W, c P • Bl)mncr tere.' '11 Tr:ıdıtıons (An.ınekr). '· 16 \ti 40 • • 180; Burrnw. T.. lr.ınınn Woıd' ın .... s 71!2


LllUN UI ' I

Il ı\\

,\ ı 1

35

li~· • ~ah~lar~a ~ı:a llar o~urma~~a ve A~ya·d~ krallar tanrı .o.larak telakki ecl ilıııckıc. dılc~. rts~~g de 1oharca nın ç_ıft~ t sesı ve ~11: dam~k sess ızın~~en sonra ve ınlitcuk~

e'lerin Kutsal Üçgcni'nin Orta Asya Budizmi ve Dene'lerin alalnrının pen B da krallarının sanıyında on yıl süren ilticaları esnasında başla. · · nın u ' ... ffsı-Hsıa rle ili şkili olduğu sonucu na varabılırız. Bu sebepten do l ayı Dene 1 rından . geçe~~i-Hsia' it hamileri olaıı Buda l,.ral En Ulu Tanrı olarak telakki cdiOçgenın~~. is unsur Siva' nın !,.arıs ını Orta Asya·nın eski Toprak Anası ile bir1ıyordu; ıkıdn~ . o<Tul da ıı indu Üçgcnindel,.i iiçiincii tanrı olan Vişnu ·) u bel,.lcnen e · · · M .. S 12oo·d e K ara K oca 'da me\1eşt irmekte ır. ıı.1aitre\a ile bırlcştırmcl,.tcdır. Buda o 1an ı• • .. . . . yenı d. terden ka) nal,.lanan düşünceler de Dene Uçgenı ıle bır aradadırlar. cut dığer ın Gök gürültüsü Ku ş u ' nun Menşei

111'..l'<C.

.)'+ 27

sc~ lıdcn oncc araya sokulup ı dıyc ses l endırılen bır y vard ır- . Ttsıeg Tibcıçı: .• P 1 yani .bela ...d~~~kıir, Ya~-khri-rs.eg., Yak-taı~rısın~n beliisı T!betçe'de ihtiyaç du~l:~g farazıyc gozonune alındıgında Sıva nın Belas ı manasına gelıyor gözükmel,.tedır-"• 11 Siva'nın ç'.~1~. tabiatlı karı sının adı olarak .Dene.' lerin .ve_onların Ona ı\,. yalı atalarının Buyuk Toprak Anası olaral,. teşhı s edılen Sıva 11111 !,. arı s ının sanların J,.oru) ucusu olduğu için anlaşıldığına göre Siva·ya zorluk çıl,.ardığı 1ııı. edilıyor Dene' ler Y akkray-nsieg.· e ema' i Beyazlık manasını \erınışlerd;na Siva. boğa vasıtası, \e bütün aksesuarl arı bey az.. parla!,. ve içten gelen bir bcv lıl,.ta ~.üşi.ini.ili.iyordu" Yal,.kray-nsieg, Yak-khri-tseg. Öküz Tanrısının Bcİ~· Misk 01,.üzünün K a rı s ı, Boğanın Karıs ı ...iva'nın karı s ı demektir. Denelerin nııs~ öl,.iizü ne karşı duydukları sayg ılı korku Olüm Tanrısı olan Yokedici Siva'ya ,.~ onun aynı olan Boğa'ya karşı duyulan. sayg ılı korkuydu. Diııdji c' nin zor bi r var lı k olan karıs ı Karan lı ğ ı n adı Rdha - ı ı~icg, yıin ı Rdha- tsL:g idi . Rdha, as ırlarl a ifade ed ilen bir süre içinde büy ük tanrı Siva ııa line gc len Yeda'dnki Rudra ' dır. Rdha şe kli Tarım telaffu zunun iki ö;:c lli ğ iıı i göstermektedir -ses lilerin , özelli kle de ilk ses li nin söy lenmemesi ve ı"ııin bu., tırılması. farım 'da konuşu l an dilde hem T oharca hem de Türkçe-Uygurcu'da ortalama olarak r her zaman olmasa bile çoğu kez telaffuz edilıııeıniştiı Rdha 'da u sesi atılmış ve medyal r İn gilizce'deki h gibi yumuşak bir şcl,,ilde telaffu/ cdil nıiştirJ 2 • Rdha, Siva'nın çok eski bir adı olan Rudra'dır. Rdha· ttsieg Rudra - ı scg. Rudra · nın Belas ı. Rudra ' nın Karı s ı. Si\ a· n ın J,.arısıdır G üçlii şc l,,liye kendi sine kanlı kurbanlar sunulan Durga. yanaşılanıa)aıı. ı-.ara 11 Korkunç'tur . Gros1;c Truic' nin Denc'lerin Kuı~aı Üçgenındel,,i Oğul'u anlatışı Bud11111 ile ilişl,.ilidir. Mcrhamer Duyan Adam Buda şeklinde tekrar yeryüzüne gdcn Yişnu ve onun beklenen halefi , Dene an· anesindeki BeyU'/ ÇiçeJ,, olun Maitreya ' dır. İlk bin yı lın sık ıntılarla dolu yü;yıllarında halkını cfcrtlcrıııdcn kurtaracak olan yeni bir Buda ümidi doğmuştu q. Dene Üçgenindeki Oğul'ıın gökteki yo l cu lukl arı adımlarını yere, havaya ve göğe atarak Kainati dola~aıı Yişnu ile ilişkilidirJ~. Tanrı ' nın bir benzeri olmayan oğlu. Manihe ı,ılcrııı. Nasturilerin ve Müs lümanların kullandıkları bir ifadedir 11'.

4

?'

Y u j!.c . ., il K

:?ıc Thoıııa,. F W. Naın.' 76: 't 77. -17. l'' Thoıııa,, FW. l\aııı.' 29-1. c . .n.' 412 11 7

~• Pcıııoı. E. Mıınoı.ırnph . BI') ınncr ıcn: .. , :ı 1 " D:ınıdııu. ı\. Le Polyıhcısıııe Hındu.' :l.59 I! 1) . . . . . ıl lhC ow.cm. J. Cfıt,'lcul l>ıcıınn:ıry ol Hındıı l\1yılıuloı;y., 257. Dnııırı:ycı. N K. On ıhe Suprn:'""11 1 C'nınnıun Tıııl.l'h r !Gcnı:I Tilrl-c;c'de r'nın Yutulması). Sapır. 13 .. Tılıcıan ınnuenı:c' un T11dw11°ın Cf cıh·• 1 '~ H llıcnndcl.ı Tıhı.:ı lı.:..ırlı.:n).' 2M: Tl1oıııu ... F.W .. e 17. ' · 257 Dnw"ırı. J • )' :ı g. dıpncıı 12.' 86. ll F.hcrh;ırd. W .. l lr..ıoıy of Chin:ı. ' · 1\4. ı :ıs. 147 " Dow,on. J • Cln"ı cal Dicııomırı ... '· JJ. . . l \ "Sııüi, 1' Y.. lhc Su ırn o l'Mysıcriou' Rc\I and foy ( l:srnn:llj!I/ llıı ıur ve Neşe 'iuıras ı ). '· 29 1. Wcıgc• · ı.ı Hı ~tnıy nl l{cligıo' lklıcfs . '· 70~: Pcıııoı. E.. Quırlll: An' Sou' Le' Ccrclc Pıılam: (1'uıup Daırcsı l\flll" Oııtıcş Yı l)., l 1Cı; J:ıck~on. Turl:ın

Pasifik Sahilindeki Dene'ler ve Na-Dene' lerin korku duyulan Gökgiirii ltii:-ü nenşei Orta Asya'dal,.i l l int Budizminde bulunmaktadır. • Kuşu nun ı . , . . l 950'1erin başlarında Peel nchrı Loucheux !arından Mrs. Sımon Mc Keım c uçak geldi ği s ırada . · e gelen ilk uçag11n görünüşü ve gürültüsünün vadısın . . Aklavik'teki akrabalarını .lİyarct etmekte olan Pecl nehrı kadınlarının kalpler~nd e arattığ ı düşüncesizces ine dehşetlen bah set mi ş ti . Küçük çocuklarla bebekl erı ıa ­ ~men unutup yok edici GökgüriillllsO Kuşu ' nun gelişi zannettikleri şeyden sa l,,lanınak için koşmuşlardı. Veda sonrası dönemde ve muhtemelen hristiyanl ıktan önce Budizm· in Mahayana Kolu. Mı sır, Babil , l-lin disıan'dan Çin'e ve Japon ya' ya kadar Doğu'nun bütün eski medeniyetlerinin ortak malı olan büyük ve çok eski Güneş Kuşu efsanesini Buda 'ya mal etmi şti. Güneşin, naga ların (yılan l ar) ve ejderhaların temsil ettiği karanlığ ın dü şma n ruhlarını yok ettiği için insanlı ğın kurtarıcı s ı olan bü)ük kanatlı bir l,.uş o ldu ğu na inanıyorlardı. Buda ' nın kendisi insa nları yılanlardan koruma!,. için dharani denen sihirler yapmıştı·n. Daha sonraları güneşin. güneşin yol,. ed ici güçlerini temsi l eden canavarca yınıcı bir kuş olan Garuda olduğuna inanmışlardı. Bu yen i temsilci Yıldırım Garuda Güneş Kuşu idi . Güneşin Garuda şeklindeki tahripkar vcchl!~i Mahayanicileri Garuda'yı l lint &ıdi1ıni 'nin Kutsal Üçgen i ' nin ikinci un~uru ve Y_ıl~ırıınlar Yağdıran olan büyük Tanrı Siva olan Rudra'nın tahripkar tarafı ile bırlıkte düşünmeye sevkctmişti 1 x. Siva'nın her şeyi kavrayan gücüne dahil edilen"' Buda Hindistan 'da yine yı­ lanlar~ }ok edici olarak düşünülen tavus tararından temsil ediliyordu. Fakat İrani Saka ~mclı ol~~ Orta Asya'da Güneş Kuşu olarak Buda Saka. Soğd. Yüe-çi, İran!' e Tiirk vı~lennın Zümrüd-i.i Anl,,a 'sı olarak tasvir ediliyordu. Filleri bile taşı) abileceğinc 1 y:':~!~ d~."~ Zümrüd-ii Anl,.a Güncş'in J,.uşu olan Güneş Kuşu olarak di.işünüli.i­ da"1ld · Bu)uk kanatlarını çırpmasının gök gi.iriiltiisünii yarattığına inanılıyordu. Bu J ırıından d · gagası ve y ıldırımd an pcnçes ·ı olan canavarcasına vahşı· Garuda Kuşu .. emır 01 arak Guneş Kuşu· nun özelliklerinden birisiydi~'. W;ıcıılctı. LA , .. .. W:ıuı1c11 . L \ .. Thc .. Dhar.uıı Culı., 167

~9' T~e Dh;ır;ını" Culı.' 167. 1K7 Wllddcıı·' -ı~61. Zıımnıt:r. '· 127. Mooı.' 220. Yıı.g:y. - V(

llowson ,

KM


ur,Ntı. " Lt.ı< I N

OINi Il ı\\'

Vtı

McKenzie nehri Dcne-Din-djie'lerine (Louchcux veya Kutchin) göre dırım kanat çırpması gök gürültüsüne sebep olan devasa bir kartalın bakışıYıl­ parlaklığından meydana gelir. Bu kuşa Çince baba. tanrı. ata demek olan dı v Oırı 42 ti diyorlardı . En Ulu Tanrı'nın adı olarak bu kelime Shang hanedanı döııcrrı?a den kalmaydı: As_ırlar boyunca Çin ~ıükümdarlarının adına bu ti ekleniyord~~ Kuzey Tarım dakı Kuça vaha krallıgının krallarının adlarına ekleniyordu · Kuzey Dene'leri onu liderlerinin, reislerinin adlarına ilave ediyorlardı4ı ,live neyse Orta Asya Budizminde Zümrüd-ü Anka, gücüne Brahma, Vişnu ve Ber da'nınkiler dahil olan insanlığın babası Siva'ya eş tutulduğundan dolayı deva~ kartala di veya ti, yani baba veya Tanrı diyorlardı . sa Gökgürültüsü Kuşu'nun ad takmaya meraklı Çinlilerle, Türklerin ve ad takmaya meraklı Dene'ler ile Na-Dene'lerin Orta Asyalı atalarının ~uda'nııı veya Siva ' nın Güneş Kuşu, Garuda olarak temsilcisi olan Zümrüd-ü An"-a'ya taktıkları ad olduğu aşikardır. Mahayanici inan çların Buda'yı şefkatli bir velini. metten Siva'ya, İn sanlığm Babası ' na, Yıldırım Yağdıran·a. Canavar Garuda'}a, Güneş Kuşu ' na, Zümrüd-ü Anka'ya döndürmesi tabii bir prosestir. Bu kesinlikle sanatkar ları Gökgürültüsü Kuşu'nu daima bir kartal olarak resmeden Dene'lerin ve Pasifik sahili Na-Dene' lerinin Gökgürültüsü Kuşu'nun menşeidir. Sivri Burunlu Dene Fare Tanrısı

Peder Emil Petitot Aşağı McKenzie nehri boyundaki Good Hope Kalesın· deki Katolik Misyonu'nda 1860-7S'de beş Dene kabilesinin Sivri Burunlu San Fare tanrısına su ndu kları seremonilere şahit olmuş ve toplu dualarını dinlemişti. Peder Petitot şöy le anlatıyor: " Ren Geyiği'nin Kı zışması denen Mart/Nisan ayının Yeni Ay ' ında gece bastırdığı zaman her çadırda yağsız etler parça halinde kesilir ve pişmesi için kızdırılmış toprağa gömülür. Sorıra av torbalarına konup her adamın s ırtına a ldığı çıkınlar yapılır. Bu hazırlıklar Lamamlandıktan sonra klanın yetişkin eri-eklen el lerinde asalar, bellerinde seyahate çıkacakmış gibi kemerler olduğu halde büyük bir çadırda toplan ırlar. Yürümekten yorulmuş adamların tavrıyla ateşin ~rr~­ fında yer alırlar. Sonra teker teker ayağa kalkıp sanki hazırlanmış yiycceklcrının ağırlığından dolayı iki büklüm va7iyette arka arkaya çadırdan çıkarlar, çadırların etrafındaki patikaları takip edip şarkı söylerler: 'Ouf sedha Kloda-tsole el'c kke t'e nondaı ate! Ttsu-chiu yien! ' . Bunun manası ' Eyvah! Ey sivri burunlu fare, iki kere dünyanın ü1.erinden hal; şeklinde ~tla! E~ orman lık ~ağ gel!' demekti.~. .. . ı-ıarı Boyle dıyerek nehır Tavşanları. çunku onlardan bahsedıyorum. vardı 0 ilk çadırın içine girerler. Orada hep birlikte ve acele ile av çanta·l·a~ı~i;Ş içindekilerinin bir kısmını yerler. Sonra hemen dışarı fırlayıp tekrar yurU) düzenini alırlar ve her çadırın içine koşturup yeniden yemek yerler. Dağlar Bu seremoniyi her ayın yenilenmesinde yapan Kayalık Kutchin'leri bir çıngırağın eşliğinde nakarat olarak şunu tekrarlıyorlar: Petitoı. Monograph .... Brymner tere .. s. 27 28. '" Eberhı:ırd. W .. ltısıory of Chinn. s. 2J. 24. 51. Lcvi. S. Le Tokhnnnn B • ' 111 -380. '

12

0. S'l'E"',4JlT

37

, "te ni-na din tla! Ku-si-ya' Bunun tercümesi şöyledir: 'Ey •J{lodatsole .~zerinden bir atlayıcı gibi sıçra. Fakat biraz daha uzağa!' • dünyanın u N 1 · d. k.. " k ·k ..-k.s ' .. b" başka manası daha vardır, o da . eşe en ş ı m 1 uçu geyı l'U'--. son so··zun ır .,.vrusu'dur. nları ise yürümektense sanki ağır bir yükten güçleri tükenmiş ıonnan"rünmektedirler. Tavşa · · ayın ·k· 1 ·1·1 d k ld • k Bu seremonıyı ı ı ıı a arasın a a ıgı aransib• yerde sud yapıp göğe bakıp haykırıyorlar: -•nlar .a, ı Klodatsole nika t,e, na-sı·k·' ·ın ttsu-c h'ıw yenge. 't ' tik -;ı.111•-·. 'Eneeh k~wd. ag·ırl Ey Soreks, beni sırtına yükledin. Orman lık Dağ, gel!' 'Ah ne · saklanı'-'ormuş gibi çadırlarını terkedıyor · l ar. G'ı z ı ·ı b'ır ..• 1a ar· e sanki o·ın dJıe er ıs J ibi adırdan çad ıra aceleyle saklana saklana şaşkınlık havası lf yapıy~r_n1uş g . çanda da kırmızı boyalı iki ilii dört ok atıyorlar. Bu onların nde gıdıp aynı 7Jlm . . .. ı·· 1 . ıçi . ttsitchclandja dediklerı bır şey. Şu şark ı yı soy uyar ar. RandJa kkeraw . . ı A t h ı• 'Klag-datha, nan kket~ ow nıkkıe an-ashaekray. ec ıu a. . ,, Bunun manası şöyledır: "Sarı Fare. dünyanın üzerinden çabuca~ ~~! şe~}ınde geç. Bu şenli ği sadece ilkbahar gün-gece eşıtlıgınde kutluyorlar. Nihayet bozkır Tavşanları, Ka-tchô-gottine'ler, yok ~l~uğ~ı. ıçın ayın .~cı çektiğine inanarak ve Sa-weta'nın koyduğu kaideye uymak ıçın şoyle ştırkı soyIOyorlar: · • d' , , • 'Klodatsole, ne kla E'e anasettinc! Ttsu chie yenge-onna tchıne ınzege . Bunun manası şöyledir: 'Ey sivri burunlu fare, beni sırtının üstünden attın. Ormanlık Dağ, gel, tut bızi ve buradan uzaklara çek!' Ziyaret ettiğim değişik kabilelerde bu şarkının sözlerini elde e~n~ek ve onları ezberleyecek hale gelene kadar Dene-Dindjie' lere tekrarlatmak ıçın çok mOşkülit çektim. Ritim yavaş ve kederlidir. Bu garip seremoni için ataları~dan kalmış olduğundan başka bir sepep bana gösteremediler veya göstermek ıste­ mediler; bu münasebetle dünya üstünde koruyucuları olan ve şimdi ayda yaşa­ yan güçlü, iyi adamın tavsiyelerine uyuyorlardı; aslında bu seremoninin gayesi onun kutsamas ını , büyük bir ren geyiği bo ll uğunu ve düşınanlarııun ölümünü 11ilamaktı. 'Bu şarkı hakir görülmemedir' diye ilave ettiler. 'Bu bir muamma ve kut~al bir şeyd ir' fakat biz ne olduğunu bilmiyoruz. Bunu baş~.alarından ~· Bıze gelince, biz daha fazla şey söylemeyeceğiz, çünkü bu Olüm Rundan bahsetmek olur.· Di~er hususların y~nı sıra bu şarkılard~ A~ ~·~~rısını ,E~sieg~ vey,a K ~ 1 ye, eş tutarken nıye Fare ve Soreks dedıklerını ogrenmek ıstedım. De· ·ı . eımedı·l er veya etmek ·ı stemcdlle·Dınd· le . ~ıe er benı. bu hususta hiçbir zaman tatmm ,:,,.,r kı bu çok gariptir, zira farenin ölümün ruhu olduğu söylenirken s ivri buhayıu sarı fare diye yakardıkları Etsiege veya Kotscdati onlar tarafından bir nevi rhah Yan tanrı olarak telakki edilmektedir44 .'.

~nıou,c) =Pareye benzeyen bır ıııı kcınırgeıı (Ç.N.) B., M

cşıtlığı ( · ıll,bahar cl..ınoksu) 21 Maıt' tadır (Ç N )

Clllogrııph .. Brynıner ıerc .• s. 53 vıl


38

D~NE'LimiN DINi 11 I \\

\,,

Bu seremoniler peder Petitot'u şaşırtanların yanı sıra daha bir çok sor ortaya atmaktadırlar. Evvela "Çad ırların Çevresindeki Delin Alayı" ölenin v·~)u - çad ırııı çevresınt · ı e a llarını koşturan ve ayn ı zamanda YilLJ ucu. dunun ya t ırı ld ı gı .. kesip gölyaşları ile h.mıın bir arada akmasına yol açan eski Türk adetine atıftac~ııı lunmaktadır~\. M.S. 840'dan sonra Uygur Türkleri bu adeti KuLey Tarım \ah 1 u ııa. KuLe) Kanadalı Loucheux (Liu-sha)'lann ata yurdu olan Kan-su vahalarıa arı. · ' ya Hsı·- 1 l sıa'ların · ced l erı· kervan yo1unun baş 1angıcındakı· Lıang-chou verdiğinadl\e Kha-ba' lı adamlar olan Good Hope Kalesinin Tavşan obalarının ara yurdu ~I- a arı ırmağın Ordos bölgesine getirmişlerdi. M.S. 1OOO'den sonra Karahanlı r·· ~n leri bu adeti Güne) 1 arım vahalarına. Kaşgar ve Kotan·a getimıişlerdi~r. ~rS. 1200'1erdc biitün Orta Asya'ya iyice yerleşmişti. 1826'da Sir .John Frank!· 1845'de William Lucas Hardisty, 1860-76 döneminde peder Petiıot, hep~ı de~: ne·ıerin bir akraba larının ölümünde kederlerini göstermek için yüzlerini h.estil..len. ni ve gözyaşları ile kanın bir arada aktığını yazınaktadırlar.ı 7 • Sadece peder Petitot Dene·ıerin (eski Türkler gibi) kış ı n ölen leri n vücutlarını gömmek için baham kadar bek lettiklerini yazmıştır. Bu seremoni lerdeki tek fark Asya'da binlerce at varken Kuzey Kanada'da Dene'li ına"teıncilerin çadırl<ı· rııı çevresinde koşturacağı hiç at bulunmayışıdır. Burada bahsolunınanıakla beraber eski Türklerle Dene' !er için nıatcnı sü re~ı oyunlar, gü reş, danslar ve sonunda donyağı yenilen bir şölenle son buluyordu ıx. Takriben M.S. 1233"de Arktik Amerika·ya kaçtıktan sonra Denc'ler Orta Asya kültürlerinden tamamen kopuk kalmışlardı. Sonuç olarak da h afıaı ve anla· y ıştaki gerileme yüzünden Sarı Fare tanrısı ayinlerinde aşikar olduğu üzere adet \C an'anelcrinde peder Petiıol'u ümitsizliğe düşüren bölük pörçi.iklük oluştu. Ataları anlaşıldığına göre İpek Yoıu·nun sonunda Çjnlilerin Liang-chou dedikleri Kha-ba şehrinden adamlar olan Tavşanlar bu seremonileri Çinlilerin A) festi\allerı ile bağdaştınnışlardı. Peder Petitofun Tavşanlar arasında peh. çok çağdaş ('in adını zikretmesi dikkat çekicidir~ 9 • Ataları Uygur şehri Kara-Koca·ıı adamlar olan Kutchin'lerin bu festivali sadece ilkbahar noktası olan 21 Mart'ta kutlamaları önemli bir husustur. Sarı f'are tanrısına yakarışlarından önceki hazırlıklar-sadece crkel-lerııı katılması, yolculuk kıyafetleri, et h.ızartmak, deri tulumlara h.oymak. dostlara veda çağrıları. başarı ve bütün dünyevi mükafatları vermek gücüne sahip oldu· ğuna inanılan bir tanrı ya yapılan niyazlar-sadece Dene'lerin bahar ekınok'u zamanında ipek Yolunda tekrar faaliyete geçilmesini ve ticaret kervanlarının )ola çıkışını kutladıkları manas ına ge lebilir. Defin merasiminde o lduğu gibi üç vc)a daha faz la yıl sürebilecek bir yolculuk için binek hayvanları-baş lı cn dn atlıır· kullanılıyordu .

~' P:ırl..t!r. !:... Thı: l:.:ırly Tuıb (J;;,~i Turklt!r). Pcı·shı'dcn. "'' Ahcl Rcıııu saı. J F. Hi:.ıoırc d.: la Ville Khotıın (K(\tan Şehrı Tıırıl ı ı ). s. :ı:ı. ıııc· JJ Fmnklin. Sir Johıı. N:ırr:ıııvc !'ular St::ı., 4:1. Hnı·di~ıy. W L. Thc Lochcux fııdı:.ıh l l.ochcu\ ı...ııı ltl~rı ril.' Jl7. Pcıııoı E. l\lonuı:ı.ıph . Brymncr ı.m: .. '· n. .,'f( '" l'cıııoı. E.. Monoı:r.ıph • Hryınııcr ecre. ' ı•J; Ebcrhard. W . Kulıur und Sicdhını; der R;ıml"ıl~cr f(< Ka' ımlcrın 1<.tılıtır 'c Ycılc~ımı) r P. c. JC>., 'i:l-53. •·• Bn:don. J. Moon Ycar (Av Yılı). 7 Petitot. E.. Quın.a: Ao~.. Pnl~ıre. ~ 19'.l

39

...... G. SfEWAlrl'

lardal-i önemli bir nokta da Haç'tan bahsedilmes idir. Onüçündi Yakarış oog~ - O rta A sya.' d.a ..N ast_u~ı k·ı· · n baŞlang ıcında .ı ı~eı.'. . Mahayana yaır.ılı d hemen sonra gelıyordu ve her ıkı dının lıkırlerı bırbırıne geçıııisud ıınin en . . . . ' B,., 1 g6()-?S gibi geç bı~ ta~ı~te p~der. P~~ılot ne. old~ık.lar.ı_nı anlaın~k~,ızın Deli ~n Nasrori 1-ilisesi~ın sıh.ır ~yı_nlerı~ıı ıc~a ett_ıkl~rıı~ı g?z~~mlemı_ştr 1 . Avrune le b··vük arkcolojık gezılerını tertıp ett ıklerı yırmıncı yuzyılın ılk yıllarına palılar~~ b~İgiler Batılı ilim adamlarının eline geçmediler. · kadJır Öldükleri zaman yaşamak üzere Ay'a gideceklerine dair olan Dene inancı da önemlidir. Daha 1950'1i yılların başlangıcında bile Dene ' ler hfüa bu ~ dder sonla ilgıli an·aneleri anlatıyorlardı. Yi.ic-çi"ler, Ch"iang'lar ve yarı ~~ a i Uygurlar erkek bir Ay tanrısının soyundan geldiklerin i iddia ediyorlar ve ölO~:e aydaki yurtlarına döneceklerine inanıyorlardı. Takriben M.S. 650'dc T'anglar·ın Tarım lı rehineleri Ordos'a naklcrmelerin~e n ve M.S. 840'dan .~onra Yüe-çi Uygurların Orta Asya 'ya göçünden dolayı bu ıııanç çok yaygındı. Oliim· den sonra Yüe-çi menşei i olmayan lar Ç'i ıı I ilerin Sa rı P ın arlarına veya Budist ölüm tanrıs ı Yaın a'nın ycra ltın daki şehrine g idiyorlardı. Dene Fare t anrısının özellikleri peder Petitot'a soreksinkileri hatırlatıyor­ du. Buna rağmen şaş ırmı ştı. Sorcksin McKenzie vadisinde bulunmayışının yanı sıra Deneler fareyi ölüm ruhu ol<rrak kabu l ediyor ve ellerine geçen her ti.iri.iııü öldürüyorl ardı. Cevaplar için Orta Asya'ya bakmamız gerekir. Bir çok dilde fare. sıçan ve bütün benzer hayvanlar için aynı kelime 2 kullanılırs . Mısır ınonguzuııa verilen adlar - Firavun faresi, Firavun sıçanı. Fıravun kedis i - basit bir örnekıir. Monguz da Öli.im ruhu olarak kabul edilı­ yordu . M ı s ırlıl arın bilgilerine aşina olan Orta Asyalılar Moğolistan düzlüklc1 rının gerboa·sına° Firavun sıçanı diyorlardı s . Büyüklük ve şekil bakımından 5 monguz susamuruna çok bcnzer ~. Dene göç an'anec;inde susamuru ölüm ruhu o~arak fare) le benzeştirilıniştir. Amerika.da monguz olmadığından anl~şıl~ı~ına göre Siva'ııın boğası yerine misk öküzünün ve domuzun yerine kırpının old ugu - gı·b·ı oene ·ler •nıongulun yerine susamurunu koymuşlardır . Susamuru için kullanılan Loucheux kelime'i ttsiw'dir. Toharca'da v voktur. sad:ce w vardırs\. Ttsıw bır çok Toharca kelimede olduuu gibi tıs il; başla­ ~a tas.ve ,w ile son bulmaktadır ve tahripkar yönü ile eBudist ölüm tanrısı an • ıva ya olaii· .. t··u ço"' bcnzemcktcclır. . Anlaş ıldıuına ıröre Dene'lerin b,anus göçmen atala :::. o ve he . . rı nıonguzu susanıuru. fare , s ıçan ve diğer benzer hayvanlarla psını de Budist · ·· · öt··uın t unrısı s·ıva ·ı ı c benzeştırıııışlerdır. A

---

Wııırugı:ı &-::Fe:-.- - - - - -- -

Wtıddc:tı. LA ~· Mı~ıııry ol Clııııc.'c Socıcty Lı:ıo (("ın L lmı Cım ıı"cıi ııııı T:ııilıi). s. ;lOR·.109 . J C.\lorı~ıı Chrı<fı:ın cı13rıll\ li19 .,,_ .....:rlı;ırıJ. \\ I< j

.• Ası:ıııc

l(c\ . c 1:ı:

-

Pcıııot.

iL

"CU••ı 111 th ( · u tur und Sıcdlung der R:ınılvtıll..cı . TP. c. 16., 52-51 k0t11n1.._ e >rıı:nı:ıl Roo 111 N 'ı ·

~"'111!'1).

1958

bir lııı l!t!rbıl:::: Garbıllına. 1

\'ıııe. J~ıuı IÇ.N

ıw...:.._· ··•

'c amı 1 11ıc Booı.. nı S • ~

·

cw

Monogr:ıph

nrı.. l'uhlıc l.ıhrnry (Şark Sa l nnundul..ı

• Brymner ı.:rc . ,

· Lengl"''· Ncw

1

Yurı.. Huıı..

yasınııı J..cnıırıc ılcr taJ..ıınımlnn arku bac;ıl..lnrı ut.un olnn ili) 10 J..u) nıl..hı ıııaı..

• ii::'......., F. lbc A ·er 1:ırco Polo (Sc:r Marco l'ıılcı nun Kııabı). ~ ı.' :!.'i::!. dıpncıt 1 1' TCJktı:ırı"" 11al ı..ın!!doın (ll.ıyv,111 Kr.ıllıl!ı). ı: ı an Elcıııc:nıs .. Kh:ırmıhı Dc>cuı~ıcnı-. JRAS. 19;17. '· <ı70.


DENE ' LERİ ' Dİ Nİ llA \

40

Peder Petitot'u n düzenlediği iiç Dene lehçesinin sözlüğünde fare içi b' çok ad vardır. Dağ Kutchin (Han)Jerinde glune; Tavşanlarda glune ve ~l 1~ Louchcux ' !arda klo. Bunlar fare için al ışılmış Orta Asya sözcükleri olrn d ~· gibi fare manasına da gelmezler. Bunun sebeb i M.S. l 200 'den önce Orta ıgı ya'daki lisan meselesinde yatmaktadır. 20. Yüzyılın başlarında Kara-Ko~ As. Kuça'da çalışan Alman arkeologları 17 değişik dil ve 24 değişik alfabe ilea Ve zılmış belgeler getirmişlerdir56 . Bu belgeleri inceleyen dilciler Toharca' da a _Yaku llanılan boğuk u veya o sesinden ve g yerine k kullanılmasından bahsedın yazı lar ~azm ı~l~rdır. M.~. 650'den sonra Tibetliler ve.M.S .. 840'. dan sonra Uy:~ Tür~lerı g sesı~ı Tarım lıs~nı~a s?kmuşlar~ı~. Sond~kı s_~s~ızlerı düşünnek ve~ki ses l_ı arasındakı ve_ sond~kı n· terı yutmak ıçın de bı r egılım vardı-bu alışkan lık eskı T~rkçe'de çogul ekı olarak n kullanı lmasıy l a tamamen ortadan kaldırılanı·. mıştı. iyelik eki olan e Dene lisanında varlığını sürdürmüştür. Orta Asya ve Deı~ lehçe lerinin bir çok dilden yapılan alıntılardan meydana geldikleri söy lenmekte~ 57 dir . Kuzeydoğu Tibetçe ve Çince'nin çok etk is inde kalmışlardı. Edward Sııpir Dene lehçelerinin Çince-Tibetçe-Siyamca ile akraba olduk l ann ı yazmıştır58 . Fare için kullanılan Dene sözcükleri Tibetçe glan 'dan, öküzden türetilmişl erdir. Tibetçe'de fil yük hayvanı, binek h ayvanı olarak işlev bakımından öküze eşdeğer olarak düşünülmüştür. Glan fil manasına gelebilir59 . Glune'de glan ' ın a'sının boğuk bir u sesi ve üyelik eki e vardır. Glune filin demektir. Klu ve klo'da Toharca k, boğuk u veya o sesi vardır ve sonda n yoktur. Doğu Orta Asya'nın özellikle de Kuça krallığının, hakim dini o lan Hint Budizmindı: Loucheux'lar ın klo'su sondaki n'yi düşürdükleri Hintçe klon, fil, olabilir. Her neyse klu ve klo fi l demektir. Sarı Fare Tan rı sına yakarırken Tavşa nl ar ve Han ' lar tasvir edici Klo-dn· tsole terimini kullanırken Loucheux' lar bileşik özel isim olan Klag-da-tha'yı kullanmaktadırlar.

Klo-da-tsole' nin klo 'sunun men şe i yukarıda gösterildiği üzere T ibetçı: glaı'ı veya Hintçe klon olabilir; ta veya da bir hareket kelimesine işaret eden Ti· betçe bir ektir60. Klo-da yük hayvanı , binek hayvanı, fil demektir ve böylece "sırtının üstünden beni attın" kelimeleri bir mana ifade etmektedirler. Tsole. Tibetçe sol, gsol'dur ve iyelik eki e iJe talebin, dolayısıyla duanın demektır Klo-da-lsole' nin manası dualara cevap veren fil'dir61• Klag-da-tha'da ise klag glang' ın, glan'ın Tibetçe telaffuzunun bir varyasyonu olarak gözükmekte \t! böylece binek hayvanı, fil manasına gelmektedir. Toharca A'da glang kl.ank. B'de klenke idi. Dene lehçeleri ve adları sadece sesli olarak bilinmektedırler. . elıı· L847-48'de l-ludson 's Bay ş irketinden AJexander Hunter Murray Dene ke1ını S•

von Le Coq. Snnd

Bııried Treasure.~ of Clıinese Turke.ston (Çin TOrkıstanı'nın Kuma Gömülü Haıinı:lcrı).'

27. "Tam . W.W.. Thc Grccks in Hactria and lndia (Baktri ya ve 1lindistan' dnki Yunanlılar). s. 289; He.:ııey. Lcndcl's of ıhe Cnnadiıın Chuı"ch (Kıınada Kil ise.~i ' nin Önderleri). s. 116 vd. '" Jcnness. D., lndiııns of Canııda (Kanada Kızı l derilileri).~. 377. ~·ı Sapir. B., Tibcııın ı nnuerıces on Tochıırian. s. 265. 611 Thoınns. F W . Nnm. s ı 82. •• ThomQ• f'.W .. Tiheııın Oocunıcnts .... c. 40. s. 187-sol. gsol.

41

Alı

""il.

kr.1 siyonunun zor o lduğunu yazmıştı; bir yüzyıl sonra yazarınız aynı

riRİP trans ~ karşıyadır. M.S. 1200'de Toharca klank Tibetçe ve Türkçe'nin ı.o~l~kla k~!r Petitot' un klag olarak iş.itıni~ olduğu kl~ng şeklini a lm.ış olabi lir.

cesınyle p d eki klag' ın bir hareket kelımesı olduğuna ışaret etınekted ır. Klag-da fferneyse a fil demektir; Hsi-Hsia' ların Tibetçesinde tha Buda, tanrı demekb. ek hayvanı, .'~2 J(Jag-da-thanın manası Fil tann'd ır. . ur · Klag-da-tha ataları Turtan Uygur krallığında Kara-Koca Lu ı -sha alayının . olan McKenzie nehri Loucheux'ları tara~uı~an kullanılıyordu. To_ru nl arı­ erlen rktik Amerika'da niyazda bulundukları Sıvrı Burunlu Sarı Fare Fıl Tanrı nın A e Kara-Koca ' nın kuzeyi ndeki Bezeklik Budist mabedinde freskleri göGanesa v . , b S an benzerinden başka bır şey o lamaz. Ganesa ve Sıçanı nın aşarıya ve 1 rfl en dıç rahata mani olan şeyleri ortadan kaldırdıklarına inanılıyordu ki bunlar · tanrılarına auettı ..r 'ki erı· güç 1erd'ır. B 'ı ld ·-· · A ınerı· dünya' !erin a Sarı Fare ıgıınız s ı çan De ne b' 'k d'I ka'da yaşamıyordu; pek çok olan fareler uygun ır ı amey ı er. Orta Asya krallıklarında Buda altın bir tanrı o larak resmediliyordu. Altın rengi için olan beğeni o kadar .b~iyüktü ki O~t~ Asya'~a ~ç. kat surla ç~vr~li_ ~ir şehrin sakinleri altın tanrılar g ı bı görünmek ıçın kendılerını zerdeça l bıtkısı ıle boyuyorlardı 63 . Çinliler için altın rengi sarı renk ile eşan lamlıydı 64 • Konvansiyonel Hint sanatında Ganesa ve Sıçanı'nın rengi kırmızıdır. Bezeklik'te Ganesa ve S ıçanı sarıdırlar, ve filin ylizü Hintlilerin resmettiğine benzememektir, zira hortum burnun kısa bir uzantısı şekl indedir ve bir yaban domuzunun sivri burnuna benzemektedi r65 . Bezeklik'teki Fil tanrı ve S ı çanı'nın sarı renkte ve sivri burunlu olarak resmedilmeleri Tarıın 'ın yine sarı renkte ve sivri burunlu o larak resmedi len çok daha eski bir tanrısı ile ilgili olabilir. Bu daha eski tanrıya da Ganesa ve Sıçanı ile Dene' lerin Fare tanrısına atfedilen güçlerin aynısı atfediliyordu. M.Ö. ikinci yüzyılda sıçanların düşmanın yay kirişlerini çiğney ip Kotan'ı ~~ung.-nu'lardan kurtardıklarına inanılıyordu. Şükran duyan Kotan kralı s ıçanlar ıçın .bır mabed inşa etti. S ıçan· tanrı başında taç bulunan ya rım boyda bir insan şek~ınde resmedilmişti . Saçı altın ve gümüş rengindeydi; yüzü ve boynu bariz bir şekilde sarı renkte idi. En ulusundan en basitine kadar Tarım halkı bu tanrıya :~.~li. olaı:ak s~ygı_ göst~riyo~, mabedine bir çok kıymetli l~ediyeler s~n_uyorlar~ ~ınl~n kesın bır şekılde ıcra etmek bütün arzuların yerıne gel mesını garantı esk· ;n ıhma! fel~ket ~etiriyordu. Tarım krallıklarında yaşayanlar Kotan ' ın bu 1 ıça~tanrısı ı le Fıl tanrı Ganesa'nın Sıçan eşi arasında bir ilişki kurmamış ol amazıar

.

'8ın Den~'ler ondokuzuncu yüzyılda atalarının yurdunda Arktik Kanada 'da yaayan, bır Gane .. çok b"uyu"k ı1ayvan bulunduğunu hala hatırlamakla beraber F·ıı tanrı 1 ~ ozeı olarak hatırlamıyorlardı 67 . Hatıralar silinince insanları sııtında taşı12'11ıonıııı ~-------

u lfirt1ı R~. Fk.w .. Naıu. s. 237 6:1 .. oc hill . • .. l.evi s · Chau JU·kua. s. 97 il le TokJıru; B 11 :--:r. Alice Gan nn ... J.A.. ı 9 ı :ı. s. 3~9. -~ M A • e.~n. s. 37. '-'a.'MOld Khoıan (E..~ki Kutıın). s. 264. Oliognıph ... Brymncr ıerc., s. 21-22.

n...: ··


l>ILNE'LE l{İ • DiNi il\

42

yabilen ve fil manasına gelen Tibelçe-Tarımca kelimelerle anılan bir Sivri B r. . . . 1 . . urunıu Sarı ı ·are ıçın ayın er tertıp edıp duruyorlardı. Bu Dene seremonilerine bir Ormanlık Dağ'a yakarış da dahildi D tapınmanın Doğu Orta Asya'da yaygın olduğu bilinmektedir. Bu ayinle.rdea;ıa~a mevzu olan Ormanlık Dağı·ın Tarım ' ın Kutsal Dağı olan kutsal Bogdo-uı ahıs duğu hususunda hiçbir şüplıe olamaz. Bu T'ien shan'ın doğuya doğru bir l a 01.. · d t k başına yu··kse 1en b.ır zırve · d.ır. H.ılal ~ şeklındekı · · Cennet Gölü ızanıısı uzerın . e e ı 00 kadem yüksekliktek~ A~açhk yamaçl~r.ı etrafında kıvrılmaktadır, Urunıçi, T~r~ fan. Kara Koca ve şıındı Kara Koca gıbı harabe halinde olan Bezeklik'tek· . . . d ı ına. nastır yer 1eşım ye rı çevresın e yer a 1maktadırlar. Her yönde 200 kiloınetr zaklan görülebilmektedir ve Çi n Türkistan'ındaki en güzel. en hayranlık tıy edu(>ll an ırıcı manzaradır . Niha~et peder Petitofun cevaplanmamış soruları vardır. Dene'ler Fare tanrı.larını nıye Altay ~aymanlarının son. ha.nı olan çoklan ölmüş göç liderlerine verdıklerı ad olan Etsıege ve Kotseclatı dıye çağırmaktadırlar? Menşe olarak Naymanlar Uygur, yarı Türk yarı Yiie-çi Ay Kavmi idiler. Bu yüzden Dene inanışına göre Nayman reisleri öldüğü zaman Ay Kavmi ' nin Ay'claki yurduna dönınü~tii. Cengiz Han'ııı zamanında Naynıa nl arı n krall klanı Kucugur'lar, Sıçan lar 0 idi '. O zaman larda bütün Asyal ı hükümdarlar tanrı olarak görüldüğünden dolayı Nayman hanı Sıçan tanrıydı. Nayman hanının kumandasında Hsi-Hsia ordusunda geçirdikleri dokuz yıl esnasında Dene'lerin ataları Ganesa ' nın Sıçan eşini her halde kesinlikle aynı zamanda bir Sıçan tanrı olan liderle ilişkili görmüşlerdi. Bu sebepten dolayı Nayman liderlerinin adını Sarı Fare tanrıları için kullanıyorlardı. Son Tavşan yakarışında Etsiege'ye Sa-weta denmektedir. Sa Kucchin lehçelerinde kameri ay veya ay deınekıir70 . Anlaşıldığına göre Sanskritçe Mah-sa, kameri ayla ilişkilidir. We'de Tibetçe hui'ııı-Rui-wa , sıçan- sesi vardır. Bileşik kelimelerde wa hecesi düşürülmektediı·7 1 • Ta, sıfat veya fiil manas ı olan kelimelerden sonra kul l a nılan Tibetçe bir ektir72 . Fakat Tarım lehçelerinin karmaşık yapısı gözönüne a lındı ğında buradaki ta. büyük manasına gelen Ç ince s ıfatın kelimeden sonra yer alan Tibetçe konumunda gözükmektedir. Sa-wc-ta, Sa-hui-ta, -Aysıçan-büyük, Tibetçe'de mana ifade etmek için gereken şeklinde Aydaki Büyük Sıça n 'dır, ve bu da tabiatıyla Dene' lerin Altay Naynıanlarının krali Sıçan klanı­ na mensup göç liderlerinin bir diğer adıdır. Nayeweri-Hsi-Hsia Kralı Li-hsien'in M.S. 1227'de Ö lümü

Dene an ' anesinde Hsi- Hsia kralı Akil Kun-yan 'cl ır 7 ~. Kun, Kün, Kiun Çince ehi.i n, lorcl, hükümdarın uyarlanmasıclır 74 . Yan ise Tibetçe hyan, Üstüıı,

75

d ce duyularak transkripsiyonudur . Kun-yan Ulu Lord, Ulu Kral uıu•nu~ saH:i-Hsia kralları M.S. 386-SSO'de Çin'_d~ hi.iki.im sürmüş olan cıernektır. d na mensuptular. ve o hükümdarlar gıbı başka bedende tekrar anı ·· d B d · dl d hane fo ba... e dönmüş Budalar olarak kabul edı~ıyorl~r '.: ...u ..a '~.'n.. a ..arın an yeryoıun s·ı(Ti Ağacı'dır. Bu ad Buda'yı Hındu Uçlusu · nun uçuncu tanrı sı 1 bıri de Ulu e-k·,rnasyonu olarak crören Budizmin Mahayanist inancından • 'nun reen .. o . . Vışnu tedir. Bu yüzden Bu~a. b~ti.iı~ .re~n~ar~asy~rı -la ı:_ındakı V ışm~ o l~ra.k gelnıe~ b·ı· ·r Buda'nın ak ıllık ı l e ılı şkı sı Vışııu nun Evren sel Zeka. Bılgı onule 1 ını . • • ~ .. d~ş • k·ır -in Kaynağı , Naraya-na olarak vucut bulmas ından kayrıaklan nın ve A ı ıg 76 nıaktadır · · · · - N · d Peder Petitot'un duyduğu şekılde transkrıps ı yon~ı ııu yap_~ıgı aye':"erı a ı . eden mürekkeptir-Sanskritçe Narayfı-na ve Tıbetçe fııl hwer-hı , yarat. ık• ke 1ım · ı · ·r ı ı b el ·· mak. Aşağıda bahsolunacağı ~iz~re .~c~~nz~e n.e.ırı avşan arı ~.tı o a a.n n~~tc~ kkil bir kabileydiler-üçü Çınlı, bırı Yue-ç~, ?'rı Tu-ku-hun (Kol:) ve bır dı~erı ~ Uygurlar. Yakın koı~şu ~arı ol~n ~utchın l~r (Latı~he~x), ~ogunluk~·". Tu.rkUygur ve Yüe-çi menşclıydıl~ı-. Çınce de r sesı yoktur, Y~c-çı ce ve Tu.ı kç~ de r özellikle kelime ortasınd akı r her zaman olmasa da çogu kez yutulur. Tı bet­ ç~'de r sesi vardır77 • Bu sebep lerden dolayı Naraya-na Naya-na olarak söy l~ni~> Yeni bir mana vermek iç in başka bir sonek kul l anıld ı ğında adın son lıecesı duşer78. Bu durumda Naya-na Naya olur. Wer~ Kuzeydoğu Tibetçesinde bwer-h.i, 7 ~we-~i fiilidir ve yapmak, yaratmak manasına gclir ". f:Iwer-4i r'si yutulabilir, fakat Tavşan versiyonunda muhafaza edilmiştir. I:Ii ç ile eLJi arasındaki varyasyonlarıyla burada olduğu gibi sessiz harfleri müteakip ci.imleyi bitiren parça olabilir veya ekstra vezinli olabi lir80. Günlük Tibetçe' de bilinmemektedir. fakat M.S. 550'den sonra bazı Toba kabilelerinin Ordos'a göçmeden önce 500 yıl süreyle Tang-hı.iang'lar (Ch ' iang) arasında yaşadığı Ç in-Tibet hududundaki Kuzeydoğu Tibet l eh çe l~rinde yaygındı. Naraya-na-l)wer-Qi Naya-wer-i, peder Petitot'un Tavşanlardan duyduğu şekl iyl e Nayeweri olarak söylenmekteydi. Nayaweri'nin manası Naraya-na-yarat demektir ki Vişnu ' nun Naraya-na, Yaratı ­ cı olarak enkernasyonunda gerçek işlevini ifade etmektedir81 . . An'ane eski Çin ve Nasturl inanışlarının Hsi-Hsia Budizmi üzerindeki ı csırlerini gözler önüne sermektedir. Hsi-Hsia'nın son kralı Li-hsien ' in ölümü şöyle anlatılınaktadır: "Evvelce Nayeweri, Düşünce İle Yaratan adında bakışı ölüm getirmek giic Üne ı · · . ~ y d sa l~p bır sılıirbaz vardı. Çok güçlüydü ve tek si l ah ı olarak sapan kullanıor u. Bır giin bu aletle a lnına bir taş atıp bir devi ö ldürıniiştii . l4

Oıavannc, E Le lhoın:ı.,,

1 kadem- 30 sanı ı rıı olduğundan 10.000 kadcııı: JOOO metredir (Ç.N.) · 1er. E.. 1\·ıe ' d'ıcval Rcscarch<:'···· 1:. 1. s. 67. dipnot 161: Shor. J.13 .. ''" Brcı'c1ıneıt Soııru M:ırco Polo).'· :n.

Afıcr Yoıı.

Man:o Pil ı o (S"·nclcn

~'. Pcl~ioı. P.. Un .Tribu Meconnuc dcs N:ıirıı:m .... ' · 40.

71

11 7:1

Pcıııoı . E.. Quıııze Ans Sous Le Cerde Pol:ıin:. ' Thoına,. F.W .. Nam. ~. ı R1-18'.!. 441

Thoın:ı-.

F W ..

Nanı. "

156. 414.

· '.!'.!'.'.

l'ctiıoı, E.. Tmclitions lndıcnııc (Kı:ıı l dcrılı Adcılcri)-B~z. Çadı rların Çcvrcs111dc Dcliıı /\ 111) ı.

43

G.STEWART

' "·'1'1

F'w..

•s P:ı.y~ d 'Occ'.dcıı ı (U~\n Bausı Ülkeleri).'· '.!44 ·245. .. Naııı.s J l 1-31::>.442. K ı sı m il Hcnnın~. \\.ı.e l'olythcisınc Hindu-Hl..z. Nilr:iya-na Olaral.. Vişmı . Pnınunci;ı ·8 · Argı :ıııd ıhc "Tol..h:ıri:ın·· (Argi ve 'Toharca"). ' 570. Dnııırcycv. N.K .. On ıhc ~. F.~" 0 l~e Coıııınon Tuıi-i'h (Genel Türkçe' de r'nin Tcl:ifluıu Hakkında). s. 5'.! ı-527 '."hoına., N;ı ·· Tıbet:ın Docuınenı. c 37. s. 19& vd. Y g.e: ~ ~ · ' · 440. 442. 196. dipnoı 2. 337. ~· • 177.190 A. .• Lc Polyıh cısnıc · Hindu. Bkz. Naray:ı-na.

D:ınıclo\

!

1 6


44

OENE'LERIN DINi ll A''

Bu a~an~ ha~at~.ayk~n.. Man~~' lerin ülkesine gird i, ve bu şöyle oldu: So ba ha rda bı r ~.un büyuk surule.r halı.nde güneybatıya ?o~nı sıcak ülkelere döı n. su kuşla~·ıııı .go~~rek onları t~kıp ~llı ve bu k~şlarla bırlıkte Cennet' in etekfcr;erı u l aştı. Şımdı, guneybatıda dunya ıle aynı sevıyede muazzam bir mag-ara ne - dan b'ır ne h.ır çı k ıyordu. Mağaranın ağzından içeride di sevi vardı ve bu magara 7 kadar olanlar görülebiliyordu. Dünya üstünde dolaşan ölülerin ruhları ~esıne kuşlar ve Gökgürültüsü Kuşu kış yaklaşırken işte bu mağara}a dönUygoiınerı Fakat il~ba~~a~d~. s.~ kuşları tekrar ülkemize dönünce Manes'ler, ruhlar (~~s~~~ı ve de Gökgurulıusu Kuşu onların yanı sıra tekrar ülkemize dönüyorlar. ) Nayeweri mağaranın içine baktı. Balık ağlarını nehre geren ruhları g .. d" Tuttukları küçük şeylerdi. Manes'ler ağaç kütüğünden oyulmuş kayıkla~r .u ~ğ~arına bak~~ya, gi?i~orl~rdı.; .di~erleri ise sahilde dans ediyorlardı. Sihirb~~ L ettcha tseı ıne - Bız bırbırımızden ayrı uyuyoruz' diyerek dans edeni sadece bacak.tarını fark edebiliyordu. Sihirbaz sonraya kadar mağaranın dış e~n nehrin kıyılarında yanmış ölüler denen az.ap içindeki ruhların ortasında k~~d a ~.n lar orad.:?ı~ do~m.~ş ceninleri, far~leri, kurbağaları ve bizim Nmsa'ole, yüz~~ cu ler, dedıgıın ız kuçuk hayvan lan yıyerek sefalet iç inde yaş ıyorlardı. Bun lar ruhl arın av l a dığ ı av l ard ı .

Nayeweri iki gün boyunca ölü olarak kaldı. İki gece vücudu toprağın içinde yattı ve bu zaman zarfı nda bir hayvan ı n yavrusunu öldürdü. Sadece bir tane öldürdü ve bu ona üçüncü gün tekrar hayata dönmek gücünü verdi. Manes'lerin ruhlarının yaşadığı mağaraya işte böyle girebildi. Mağaranın önünde ulu bir ağaç y~kseli~ordu; sihirbaz ona tutundu ve bu şekilde göğe sıçradı. Çok uzak bir geçmışte bır adamın ~~nu yaptığını söylüyorlar. Şimdi Cennetin yamacındaki bu dünyaya L 'e-nene. Obür Dünya, diyorlar. İşte bu kadar." 82 "Düşünce ile yaratan sihirbaz'', Naraya-na, Evrensel Zeka, enkernasyonundaki Y işnu'yu tasvir etmektedir. Vişnu bu eokernasyonda olayların arzusuna göre meydana gelmesini, olayları kontrol etmesini. yapmasını, yaratmasını sağlayan güce sahip olduğuna inanılan rüya halindedir83. Mahayana Budizminde üç. t~nrı tek olarak düşünülürlel'. Dene'lerin Kutsal Üçlüsü Yişnu'yu Hsı­ Hsıa nın Buda Kralı enkernasyonunda Ulu canrı olarak ve Büyül.. Toprak Ana ile Maitreya'yı diğer iki unsur olarak gördüğü halde onlar birdir. hedeOeri aynıdır Grosse Truie'nin peder Petitot'a anlattığı gibi "Yatağa yatarlar, uyurlar, rüya görürler ve her şey istedikleri gibi olur."85 Dene' lerin uyuyup rüya görerek güç elde etmek düşü ncesi W.L. Hardisty gibi ondokuzuncu yüzyı l tacirleri tarafından kaydedil m iştir. Naycweri'n i ıı bakışının ölüme sebep olabi ldiği düşüncesinin kaynağı Loucheux'ların Kara-Koca'l ı atalarının Gorgon, Medusa'ya dair Yunan efsanesinden haberdar olmuş olabilmelerinde yatar86, ve Yokedici olarak Siva iltı ilişk i lendiri l miştir.

x• p .

R~ eu~oı. E.. ~onogrııph Danıelou. s. _32

Bryrnncr ıerc . s . 29-30.

: Dıınielou, "· 230-212: Uowson. s. 296. "" Peıiıoı. E .. Quırıı.c Arıs .... s. 136-137. Sıein. M.A., lnncrıno'ı A1,ıa (iç Asya). c. 2. s 557

45

G.STEWı\RT

•A1ı

C lut' u öldürüp İsra illil eri düşman l arı Fi listinli lerden kurtaran Ahd-i oev a 1 Davut bu hikayede Hsi-Hsia 'nın Buda Kralın ı n reenkarnasyonu ,\tı"k kaftrarnannda hem yokedici hem de koruyucu olduğu için görünür. Harikugı1>i a~.nı ~aliçesinin 87 kabul etmesi sayesinde Dev'i, Cengiz Han'ı. öldürmüş, ıJde guzel rada da muhasara altındaki Chung-hsing şehrinden kaçmalarını sağyn ı zaman ve a Dene·ıerin atalarını korumu~tur.. .. . . . ıayarak . d.. üncelerinin Orta Asya dakı uzun surelı tesırlerınden ve Tavşanlar açın.. uş d. · d d 1 b ' d ··ı··ı d 1.. bir Çin unsurunun mevcu ıyet ın en o ayı a an ane e o u er yur u rasında guk?Çuin ve Budist inanışlarının birleşmesi şaşırtıcı değildir. zira gerçekten L-""ında ı benzerlikler vardır. Esk'ı ç·ın ınanışına . .. sonhahard a M anes'Ier, ._.. gore çok ~~~ dolanan ölülerin ruhları, Çin ve Kuzey Amerika Kı.zıld~rili inancının ~.. ltüsü Kuşu'nun da dahil olduğu göçmen kuşlar ve nehırlerın suları kışın :gunıası tizerine Sarı Pınarlar denen bir yer altı mağarasına dönerler ve ilkbahann sıaşcaklm ıgı- tek.tar kendi yurtlarına dönmelerine izin verene kadar orada kapalı

kalırlarss. Anlaş ıldı ğın a

Hsı· H sıa . Kra 1ı d uş.. göre Tavşanların ataları bu benzer ı·-· ıgı mana teslim olmak üzere yok o l mağa mahkum başşehri n den ç ı kt ı ğı zaman M.S. 1227'de sonbaharın başlarında M oğo ll ar tarafı ndan ö ld ü rül d üğü için seçm i ş­ lerdi89. Böylece o, sonbaharda Bud ist ölüm tan rı sın ın yurdu olan Yama şeh r ini n girişine varmışt ı . O reenkarnasyona uğramış Buda ve bir tanrı o l duğu için onu buraya getiren ölüm değildi, sonbahardı. Nayeweri bir müddet mağaranın dışında kalarak çevreyi ve faaliyeti - Yama şehrinin içinde bul u nduğu mağarayı, nehirlerini, müzisyenlerini, dans edenleri, yakılmı ş ölülerin hariç tutulmasını- gözled i. Mağaradaki müZisyenler ile dans edenler Budistler, Mani hcistler ve Nasturl hristiyanlarda müşterek olan cennette evlilik ve evlend irme olmad ı ğı fikrini zikrediyorlardı. Cesetleri yakılmış olan ölülerin hariç tutu lması, kurtuluşun sadece Budist rahipler ve üst sınıflar için olduğuna dair Budıımin Minayana inancının inanışıdır: harp esirleri, köleler ve üst sınıftan olmayan insanların ölüleri yakı lır ve onlar Yama şehrinin dışında 90 kalırlard1 • Mahayana Budizmi ile Maitre)'a kültü Dene' lerin erkek atalarının llstün konumunda kökleşmiş olabilecek olan Hinayana görüşünü tamamen ortadan kaldıramam ıştı. bel' An-Nayeweri, Beklenen şeklindeki Dene ifadesi Buda'nın kendisi tarafından •~lenmiş olan ve gelişi insanlığı insan olmanın ezalarından kurtaracak beklenen yena"' B~~a'nın, Maitreya' nın ad ıdı r. Yişnu ' nun enkarnasyonu olarak o da Narayao abılır.

1

Yanı An 'a~eye göre Nayeweri (Vişnu, Buda, Maitreya, Hsi-1 lsia K ralı) ruhı a ş~~rıne girince hemen Manes' lerin yurduna gitti. Çinlilerin atalarının arı ıçın ku llandık ları Manes kelimesi bu an'anede dört defa geçmektedir. • Shııra TuguJı ıerco Clrııııcı. M C "le"'· ShMlına. Mo.~kova. Lenıngrııd • (Çin il.fit~ hıne-.e Cıvılı.t.aııon (Çin Medenıyctı). ' · ~- H.Hvc ~lsıınclcri), bkz. Sarı Pınarlar

~

'

W ~ · ıaoıT:ınguı.JRAS.1883.s ·• ı\tory of Chınn, s 135

171 .

Wcıııcr.

E.T.C ..

Mylh~ aııd

480,D'Ohs,oıı,M .. TheMongols.... c.

Lcgcnd• of China

l.s. 378.381


ın..'\ ı, · ı.ım t 'I DİNİ

.,.0

11 ,,

\ tı

Sadece layık olanların yükseldiği Manes'lerin yurdu olarak Mahayani,t nışında da bahis mevzudur. Fakat Nayeweri Yama· nın Ruhların Muhak '. 0 ~· Evinden geçmedi. O bir tan rıyd ı ve hemen Yarat ıcı konumunu al cıııe 1 Malıayana inanışına göre Kurtarıcı tanrı vasfını takındı. An'anenin so~ 1 'ı: ragrafında M.S. sekizinci veya dokuzuncu yüzyıllara kadar dayanan L;ı Gesar Ona Asya efsanesi ile ili~kilendirilmişe benzeyen bir Budı .~g lı Nasturi inanışlarının karışımı ile karşı karşıyayız. isa ve Gesar s \t Nayewcri de yeraltında iki gün ve iki gece kaldı ve üçüncü gün tekrar ha gı bı 91 döndü . Bu dönüşü sağlayan giiç Budist değil de Nasturl Taırn'nın K~ata 11 su'nun, Nasturl İ sa'nın Gücü idi. Liao Cemiycti'nin tarihinde Wittfogeı ~': Feng Budist ve Nasturl inanışlarının terkibinden bahsetmektedirler'n. Bu it c terkipler Dene·ıcrin inanışları için beklenmelidir. Tanrılar ölmezler. İııs,:~ noğlu tarafından yok edilemezler. Naraya-na cnkernasyonunda Nayewcr ı. Vişnu Buda, ulu Bilgi Ağacı idi, ve Brahma ve Siva ile yer değiştirebilir. lsa ve Gesar gibi üçüncü gün mezarından kalkmıştı. Onlar gibi olmamakla hcr,1• ber Vişnu gibi ayağını toprağa, havaya ve göğe basmış ve Maha:raııa Budizm inin merhametli tanrısı olarak Evren"i dolaşınıştı" 3 _ 1860'1ardaki salgın hastalıklardan sonra ekseriyeti Yukon Kalc~ı Ku tc lı in' l erin in soyundan gelen Pecl neh ri Louchcux' l arı 1950'1erdc ölümden sonra Ölü'nün güneye nihai yurduna doğru yolculuk ettiğine fakat iki tane aıgın canavarın yanından hızla geçmeleri gerektiğine inandıklarını SÖ) lüyorlardı 'ı~. Bu inanış Rig Veda.dan kaynaklanmaktadır ve Mahabarata ile Punına'larda yokıur Hsi-Hsia'lar Vişnu·yu En Büyük Tanrı olarak görürken anlaşıldığına göre Turfon Uygur krall ığındaki Kara-Koca'dan gelen eski Kuça Vahası halkı Siva'yı 1n Büyük tanrı olarak görüyorlardı. Koutcha Kutchin sa\aşçıları savaşa tuıuşurl.cn düşmanlarına '"Güneye Git! Güneye Git!,. diye haykırıyorlardı. Aslında düşman· !arına haykırdıkları "Güneye Yama Şehrine Giı! Güneye Ölüler Yurduna (ııı" 9 id i ~ idi. Dene kabilelerin in ataların ı n Rig Veda öğreti leri ile Mahaban.ııı.ı ve Purana · larınkine aşina o ldukları aşikardır.

;.a. r.

c

Gens de Fou veya Gens de Fo W.L. HardiSl) ·c göre komşuları Han 'lardan "Nehir Halkı .. di)e bahsc<lı· yorlardı. Tak riben 139. ile 144. Balı boyl am l arı nda Yukon nehri boyunca ya~a· dıklarından dolayı bu tanımlamanın sebebinin bu olduğu varsayılmıştı. Fakat büt ün Dene kabilelerinin Kuıcybatı Amerika.da nehirler boyunca yaşadıl.ları gerçeği kar;;ıs ında da şaşırmamak mümkün değildir. Peki ni}C sadece Han ı.ır Nehir Halkı diye tefrik edilmişlerdi? Bunun sebebi asıl yurtlarının Asya·da ı .ı· tung-ho Vadis inde Hon Neh ri boyunca olmasayd ıtJlı •ıı D:t\lıl ·NL-cl. A ·nıt: Supcrhuın;ın Lıfc of Cıes:ır ul 1.ıng <Lıng'li Ucsıır·ın lnsaııu~ıu 11.ı}ııtı l. '· X.t-ım

.,_ \\'iıtfogd F.:ııg. l li'IOI)

vı Danıdtıu.

Lı;ıo ' '.!02-:!06

t\. t..c Polyıhcısıııc l lındıı. , 202 206. Noı Maııcs kclııııc'ı ıhc Ch ı ııcsc. ' 167 ve Pıırkcr. G.1 1 . Thc Eıırly l"urk ' höliiııı il.'· 1O

•UY

:i

!!·C

lınJ..kında b;ıJ..11111 Wcıııcr.

ChıP•

"' o,good C Coııınhuııoıı' ıo ıh.: Fıhnogr.ıphy of ılı.- Kuıchın cKuıchııı lcrcn 1 ınograh ,._ıııa "aıt..ılarl.' ·~· H:ııtll\I)'. W I The Lochcu\ lııılı:ın,. ' J 11

Sfl

...

.

! l

..İ :ı:

.;>

t:.

a

•~


48

DENE'LElllN DİNi 11 '\V ' ı\'tı

ilk bin yılın ikinci yarısındaki bir tarihte asil dinleri Bon-po Şamani . olan H an kabileleri Budizme geçirilmişlerd i. Tibet hakimiyeti altında Han ' la~ı diğer Tibet-Ch 'iang kavimleri Sa-cu Budist merkezine girebilmişlerdi, ve M ~e 700'den sonra Han orada Tibet belgelerinde bir kabile ve klan adı olarak gö :. · · mektedir97 . Sacu C h •·ıen- f o-tung'da k.ı 8 ud"ıst M anast ırı yer 1eşınıinden sadruı. sekiz mil ve Hsi-Chien-fo-tung ile güneybatıdaki Bin Budaların Batı Mağar:ı~e rından yirmiiki mil mesafedeydi98 . Ta-tung-ho Vadisi ve Hon Nehri Han'ların aBudizme geçişleri sadece Tibet kralı Sron-btsan-sgam-po'nun fermanının de~~ eski yurtlarına hemhudut olan Sa-cu Budist cemaatinin yakınlıktan kaynaklan!~ tesirinin de tabii bir sonucuydu. Han ' larının ataların ın Budist dinlerine bağlılıkları erken kaşifler i n ve tacirlerin duyup transkrips iyonun u yapt ıkları kabile ad larınd an da be llidir. Ataları hiçbir zaman Han akınlarından zarar görme miş olan Loucheux'lar Han ' ları Gens de Fou , Fou 'nun Kavmi gibi anlamlı· bir adla çağırıyorlardı. Bu adın transkripsiyonu ve yorumu Hudson's Bay Company'nin Fransız Kanadalı hizmetkarları muhtemelen de W. L. Hardisty'nin çağdaşı olan 99 Good Hope Post Kalesi'nin meneceri tarafından yapılmıştı . Fou ve Fo Orta Asya'da Budizm ve Buda için yaygı n bir şeki ld e kullan ılm aktad ırl arın°. James R. Ware' in yazd ı ğına göre Fou-t'u'nun ad ının doğru şek li Fot'o'dur101. Fo-t'o söy leniş o larak Fou-t'u'ya yakındır. Gens de Fou ve Gen~ de Fo'nun her ikisinin de manası Buda'nın Ha lkı 'dır. Loucheux'ların ondokuzuncu yüzyıl Avrupalılarına söyledikleri H an'ların Buda ' nın halkı oldukları, erkek atalarının Budist rahipler olduğudur. Diğer adları da bunu göstermektedir. Alexande r Hunter Murray'in l 847-48'de Yukon Kalesi'n in Koutcha Kutchin'lerinden duyup transkripsiyonunu yaptığı Tathzy anlaşıldığına göre Tathagata-si'nin kalıntısıdır. Bu uzun adın hoş bir melodisi olmadığı için Orta Asya'daki kısaltma alışkanlığı devreye girmiş ve Tathagata Tatlı olmuştur. Budizm ' de Tathagata'lar Buda ' nın kendisinin gelişinden önce ölmüş olan Buda'lardır. Orta Asya'nın kendine has Budizminde bir rol oynama~t~­ dırl ar. Orta Asyalı dindar Budistler kutsanmak umudu ile Tathagata' lar ıçııı seremoniler yapıyorlardı 1 02 . Zy veya s i Tarıın 'a has o lan bir soy ekidir ve manası halk 'dır'°3 . Görüldüğü üzere Tathzy Tathagata Halkı'nın. Tathagaıa­ si'nin kısaltılmış bir şeklidir, yani Buda' nın selefleri olan Tathagata'fann gücüne yakarışta bulunan insanlar demektir.

Thomas. F.W .. Tibctarı Docurııents. c. 37, s. 114. Heclin, S., Tlıe Wandcring Lake (Yürüyen Göl), s. 175. A tl . ,,, Richardson. Sir John. Artic Searching Expedıtıon ( Kutup Keşif SclCrı). c. 2. s . 377 vd.; Murr:ıy. Joumals (Dergi ler). Y:ılc Üniversitesi Küıüphancı.i, ı.. 52. . S . ,:ırt J • ım Brcıschnl!ider. E .. Mcd . Res .. c. 1. s. 137. dipnoı 365: Hiııh Rockhıll. Chau-Ju-kua. s 52: · ıcı Ncsıorian Mission:ıry Enıcrprisc (Na.~ıun Misyonerlik F:ıaliyeıi). s. 252. 1111 W:ırc. J:ıs. R .. The Wci-shu on Buddhısm (Budıznı Hakkında Wei-shu). T.P.. c. 29-30. s. 11 2. ll. !!~· ım Waddell. L., The Dhıınıni Cu lı.. .. s. J 6b. 180: Thoımı.,, F.W .. Ti belan l)()cunıcnıs .... c. 32. s 15. 17 • · 11 1. 230. 312; Geııy. A., Gocls of N()rthcrn BucJcllıisnı. '

17

OK

ıcn Thorıı:ıs. c. '.l7. ı.. 295.

49 }l. Murray' ın ~u_kon _Kalesinde __ duydu~u . bir diğer Han adı o_la~

Ti-Atha-ka ıkı kelımeden muteşekkıldır, Tee ve Atha-ka. I lkı dahil olmak üzere bütün Ch'iang kabi le lerine verilen soy ad ıdır. 111111. lar , a Tek, Tik veya Ti ' le rin ana kollarından biriydiler. Asıl şekil Tek 104 Ch'ıan~k1;en çok sonralan Ti olmuştur • Atha-ka Buda için Hsi-Hs ia' ların 1 1 '1/eya ~ ğ Kuzey Tibetçe tha kelimesinin Kuzeydoğu ve Tarım Ti betçesinde 1 kıllan ~ ıimelerin önüne gelen a eki olan haliyle 105 sonraları kha olan, genel ~ece .;e ender olmak beraber Kuzeydoğu Tibetçesinde yaygın oları Ka er.ı~tçe üteşekki ldir 106 . Teeathaka veya Ti-Athaka, T i Budistleri veya Ti Bukınl end:mektir. Bu ad Han ' ların atalarının Budalığa ulaşmak isteyen rahipler da arıkutsal adamlar oldukı arı manasına · " ge lmek ted .ır . veya Sir John Franklin başka bir Han grubunun adının Zeek-outhakka olarak i'tmiştir. şayet W. L. Hardisty'nin l 840'lardaki ve diğerlerinin ondokuzuncu ~ıldaki, ve Loucheux liderlerin in 1950'1erdeki tek heceli stili ile yazılırsa bu Zee-kou-tha-ka olarak görülür. Zee-kou ses olarak bir şehrin bölgenin ve bir umanlar çok daha kuzeyde bugün ise Güney Tibet'te Hbri-chu ve Yukarı Mekong nehirle ri arasında bir kavmin lehçesinjn ad ı olan Tse-kou'ya çok yakın­ dır108. Amerika'da Tse-kou'lar ataları Tarım ' da surlarla çevrili şehirlerde yaşa­ mış olan Kutchin kabi lelerine nazaran daha yakın akraba o ldukları Han grubunun bir parçasıydılar. Adın ikinci kısmında Buda için kullanılan Hsi-Hsia kelimesi ve müteakiben Kuzeyd oğu Tibetçe kha eki yer almaktadır. Kelimenin ön eki olan a ses uyumu için ihtiyaç duyulmadığından dolayı kullanılmamıştır. Tibet'in hudut kabilelerinin Budizmi kabulleri ilk binyılın sonlarında olmuştur ve Dene göçünün tahmin olunandan daha geç bir tarihte o lduğu nun bir işaretidir. }..

~thak;·

Kainatın Yapısı Hakkında Dene'lerin İnanışları

. .

Budizm ile ilgili bir fik ir de Kainatın yapısı hakkındaki Dene'lerin tasvi-

~dır. Peder Petitot'a eski yurtlarının dünyanın öbür tarafında, deniz lerin ötesınd~, fakat Batı 'da çok uzakta olduğunu anlatmışlardı. Fakat bu Kainatı küre

teklınde düşündükleri manasına gelmez. Kainatı suyla çevril i olan ve suyun OstUnde duran bir disk olarak tasvir ed iyorlardı. Göğün bir yarıküre olduğunu : dUn~a diskinin kenarlarına istinat ettiğini düşünüyorlardı. Ya-ottcha ni-ay nen bır destek onu yerinde tutuyordu 1°9 . ri Bu. C~omaraswamy'n in kainatın yapısı hakkındaki Budist inanışını tasvi1 J.1~ Paralellık arz etmektedir. Kainat üst üste konmuş dairele r şeklinde tasawur rı~ ~or~~-~ onların üzerinde onlara istinat ederek suların dairesi duruyordu; sulaediyor~ugu katılaşarak dağları ve nehirleri ile birlikte dünyanın temelini teşkil lfaiıy ~ :a-kash denen eksen kainatın merkezinde duran Buda' nın tahtından ~ogru uzanıyordu. Bu eksen olmasa dünya ters ine dönerdi 110. Ilı&

111 ~\,

N:ım. s. 52.58

-~\,Nanı, s. 237. 41811.

-~· N:ım. s 60, 182 -~ Nanı...• s. 78-79.

rtW.

~~~onogrııph...• Bryrnner tere., s. 2 1-22.

nıy, A.K., Eleıncnl.~ of Buddhisl lconogrophy, s. 49, 52, 55.


50

O ENE' LERİ ' DİNİ Il ı\ . \ ı\11

Dene ' lerin bir yüzyıldan daha uzun bir süre önce peder Petitot'a 1 1arının ka ın atın yapısı ha kkındak ı. Budist inanışları oldug-una dair h 'ı çb·anlattı. "" . .. ır Şii h olamaz. Maalesef o tarıhlerde Batı lı ılım adamları peder Petitot' un 0 k d . ~ e ·ı ı e kay dett ·ı g- ·ı an ' ane ı erın · man as ını an l amas ını sağlayacak derecede Ortaa Aar ıtın a Uzak Doğu ' nun kültürünü yeterince araştırınaınışlardı. sya Ve A·

A

A

Dene An'anelerindc Nasturi Sihir Uygu l ama l arı M.S. 1200'de Doğu Tarım ' da Hsi-Hsia Krallığ ındaki başlıca d' ı . ın er Bu d.ı zm ·ıı e Nasturı Hırı.st .ı yan 1ıg- ı ı.d.ı. Gobı., nın kuzeyinde eski Şaman· . • AIA • ızmın ve . . Bud •.zmın 1la a ıı~.an~nl~.rı vard ı, a~a Na_sturi .öğreti leri Kerayit ve Nayman kabil elerı arasında guçluydu. Dene akıde l erınde l slıimiyet' le temasın izler·ı . . ne rastlamayı be ki ememıze ve yukarıda gerılemekte olan Maniheist inancına ait h . ususıa. . . . .. rın mevcu d ıyet ın ı gormemıze rağmen Budizm Hsi-Hsia ve Kara-Kitan j . ' 1 . d mpara- ·ı D tor1u.g~ .1 ~ .ene an ane erın c en yaygın olandı. Dene akidesinde Asya 'da olduğu gı bı ıkınc ı s ırada Nasturl Kilisesi ' nin gücünün izle rini görüyoruz. Peder Petitot'u n şahit olup Şamanist veya Animistik olarak kabul enikl · aslınd_a ond~ku~u~c~ yüzy~lın ikinci yarısı gibi geç bir tarihte bile Good Hoerı Kalesı Dene lerının ıcra euıkleri Nasturl si hir ayinleri idi. pe .. "':'a~del~ ~ize N~st~ri ~ılsımlarının dört kategoride olduğunu söylüyor ki gorece.ğı m ız g ıbı Dene lerınkıler de öyleydiler' 11 • 1. Tedavi edici, veya cinleri def edici. 2. H astalıktan koruyucu, veya himaye edici. 3. Şans getirici. .4. Karşı büyü -hasım sih irbazların büyülerine karşı koymak için saldırgan kaA

rakterlı.

Efsunların bazı kullanış yerleri bilinmektedir ve birkaç örnek işlevlerini

gösterebilir.

'

Kalbi S ı kıştıran Şeytan ı Bağlamak Di ş Çat ı rdamasını Bağlamak Baş Ağrıs ı nı Bağlamak

Kuduz Köpek veya Kurdun Ağzını Bağlamak Gece Yolcu l uğundan Duyulan Korkuyu Bağlamak Koyunlar ve Sığırlar Arasında Veba Çıkmasın ı Bağlamak Okları ve Savaş Silahlarını Bağlamak Kem Gözü ve Karşı Büyüleri Bağlamak Nastuıiler gibi Dene' ler de çeşitli türlerde sihiri ayırdediyorlard ı 11 2. . .ı.Tedavi Edici - Hastalık halinde uygulanıyordu. Adı Elkkizin, veya bir şey ı dığer şeyin üzerine Terennüm Eden idi. Bu Nasturi Tedavisi idi. 111 112

Wnddell, LA.. Ne.~ıori:ın ~hıisıinn Chonns :ınd ıhcir Archııic Elemcnıs ond Affiniııcs Tıl~ımlan ve Onların Arkaık Unsurları ve Temayülleri). Asioıic Review. c. 12, 298 vd. Pcıııoı. E.• Monogrııph ...• Brymner ıcrc .. s. 12.

(N:ıMuri ıınsııynn

G.sTEWART

.. u

ı - Büyücüler sahibine karşı kötü niyetle kullan ıl abileceğinden "' Araştıracları bulmak için kullan ı lırdı ; kay ıp b ·ı r k'ışının · · başına ne ge ld.ıctolaY1 kayıp e~~a · kullanılırdı; kayıkların geri dönüşünü çabuklaştırmak için .. . . . . ö"renmek ıçı n IU'1 e. Adı ink-kranze veya Golge ıdı. . kullanılırdı . i Koruması idi. Gölge ruh için kullanılan genel bır Orta Asya Bu Nastur k' b. - d b akt ıgı - soy ·· 1en ·ır 111 . Go·· ıgesin i Nagarahara'da ı ır magara a ır ' . .d. Budanın . • cenmı ır. n Adam Büyüsü -Eketayitle veya Tayetlın- Genç Adamı Baglamak 3· Ge dç i !erinden birini sıkıca bağlayıp, el ve ayaklarından çadıra asarlar veya Bağla~i;·ta~aftan diğer tarafa sallarlar. Bu seremoninin hedefi avd~ı ÇQ~ ~ayı ve yava~çnaele geçirmek ve düşmanlarının ölümüne sebep olmaktır. da hayva .. · ı·-· 'd. Bu Nasturi Şans Getıracı ıgı ı ı . • . . . ., . . .. .. d··-··müz üzere bağlamak Nascurı S ı h ı r Ayını nın bır parça~• ıdı. fal-at . 11.ı Gor ugu ilim adamları detayları vermıyor~a~ · . . . . .. .. 4. Habis -Denc' lerin bu sı hıre verd ıklerı ad Şey~n, Yedarı~y Slıne, Guçl.11 Kötülük: Yat'enontay, Cennetten Gelen, Cennet'i b ır b~şt~n bır başa gezmış Olan. Gözden Düşmüş. Red Edilmiş; Omnetts~n, Red.. ~~ı lmış, Atılmış; Nalyeh. ttsıew, Kotu Ruh , Susamuru; Edze. . i Fırlatan Şey, Düşen Şey: ettsone, . .. Kend ın Yürek; inkkranze - Dene Kke-otte. insan Oldüren Gölge; Thi. Kfwi, Kafa. Bu Nasturilerin Karşı Büyüsü idi. Dene' lerin Şeytan'a verdikleri adlar sadece Nasturiler ve Maniheistler ile olan değil Asya ve Moğollar ile olan irtibatı da teyit etmektedirler. Hem Nac;turiler hem de Maniheistler Şeytan'ı bir grup Düşmüş Melek' le birlikte Cennet'ten atılan Lucifer olarak tarif etmektedirler. Onlar bu seremonideki Gözden ·c b'ır zaman 1ar Düşmüş'le r, Red Ed ilmi ş' l er, Cennet'ten Gelen' ler ·ı d ·ı ı er ııs . L ucııer Kel Kafalar diye bilinen bir kavmin soyundan gelen Cengiz Han gibi Güçlü Kö116 tülük idi. ve bu yüzden de Şeytan·ın bir diğer ad ı da Kafa idi . Maniheizm'de yüreğin iyi ve kötü Ruhlar'a veri l miş oldu ğu düşünülür. Maddi ve şehevi zevklere dalmaya Karanlık ve Kötülük' ün güçleri sebep olurlar. O. burada kullanılan Şeytan'ın. Kötülük Ruhu'nun malı olmuştur. Yürek, Toharca'da çok kullanılan bir kelimedir117 • Kutchin ' ler genellikle usamurunu kötülük ve ölüm'ün ruhu olarak görüyorlardı . Cesamet ve şekil bakımından monguza benzemesinden dolayı Tarım'da da bu üne sahip olmuş olabilir. Mısır'da olduğu gibi Doğu Asya'da da Firavun s ıçanı. Firavun kedisi, Firavun faresi diye adlandırı lır ve kötü kehanet ve ölüm hayvanı olarak telakki edilirdi 118 • Fakat nasıl misk öküzünü ~

ı

C!ııı

.

\anne.'. E. Mıs\lon Arch:ı.:ologıquc .... s. 340-34 1. 391-392; (};;good. C. Conınbuııon' ıo ıhc •ı• ıı!,ll<•gr.ıphy of ıhc Kuıchın. ' · ı 56. • Lu mn, Konov, Two Saka Docuıncnıs froın Tun-hou:ıng (Tun-1 louang'da lkı Sat..a Bclgcsı). s. 131·160 ııı cıfcr- Şeytan. lhlıs (ÇN) ~=n•n!,!. WB. Thc Booı.. of Gıanıs (Devler Kıtabı). BSOS c 2.' 52-74: Juck,on. A.V.W .. MonıhcıQtlcr

~ındat..ı sentcrıne bakını7

JR er, EH . A Thou,and Years ...• s 99. Howonh. H H . Ongın of ıhc Moııgol ç (Moğolların Menşcı). ıı•'Sa AS, c 7 .. ' .,., -- 1 \ d Ilı O::~ııE.' Tıbctan lnOuencc' on Tocharıaıı, bakını7 Yu rck b01Uml'. . . . _ . _ Slllon ıer. F · Thc Anıınııl Kinı;doın. c. I . '· 546-547. Web~ıcr s Dıcııonary (Wcbster SO;dUğU). Okum.ı u. N Y Hnlk Kütüphaıw,i: Funk W:ıgncll 's Dicııonnry of Tradiıion. Myıhology. Leı;cııd (Funk


uı-,r;t.· ı.ım t N

OINi Il ı\ '

ı\l'ı

Siva'nın vas ıtası o lan boğanın ro lüne soktularsa Kutchin'lerin ataların . d ın Ye . ııı çevre1crın e monguz bulunmadığı için susamurunu onun yerine koymuş 1nıaı · . . . . o mu h temc l dıı. Ayrıyctcn susamuru ıçın kullanılan Kutchın'cc ttsiw ker arı Siv~ adına çarpıcı bir benzerl iği .vardır, zira batırlanırsa Kuça Toharc~:~sınııı scsı yoktur, sadece w vardır, ve Sıva korkunç görünümünde yok edicidir"'> da \ laşıldığına göre göçmenler ve onların soyundan gelenler eski ) urtlarıııd Arı. . an a1ışk oldu kları ve yenı yurtlarında bulunmayan hayvanların yerine ikameler b ın 11 lardır-mcsela, boğa yerine misk öküzü. domuz yerine ki°rpi. mon~uz u ,nuş. 0 · Ycrıne susamuru, susamuru veya monguz ·ı ç ·ın s·ıva (ttsıw). Good Hope Kalesi Koutchin ' lerinin Nasturi değil de Maya Budist laması kaynaklı!. bir beşinci cins s ihirleri daha vardı. U)gu. 5. E tkili - Yegane hedefi hayal, hi.i lya yaratmaktı. Onlar bunun sade , • .. ı uyor ·· 1ard ı . Fa k~at buna rağmen G üçlü S ihir diyorlardı. Acc <>?"un o ld ugunu soy .. G"uçı u·· G··o ı ge d e d.ıyorlardı. )rıca 1n kk ran7e-ıta-natsıı, Bu Dene seremonisi Maya 1Jayal Gücü ayininden kaynaklanmaktad Alain Danielou "Polythcisme Hindu" adlı eserinde bir çok Hindu ilim adam ır ı n ın sa 1ıtec ı· ı ı·k veya yanı 1ma olarak görü lmemesi gereken Hayal Gücü hakkındak düşünce lerini zikretmektedir. M.S. 840' dan sonra Gobi ' nin kuzeyinde kalıııı~ olan Bud ist Uygur kabi lelerinin soyundan gelen Nayman ların Kudretli ve Zorluş yani şiddetl i ve korkunç kastolunan ve G üçlü Sihir manasına gelen Kadir dıy~ 120 bir ünvanları vardı • Kutchin göç an'anesinde geriye dönen liman komutanı kı lavuzun adı Zorlu. yani Güçlü Sihir'dirı 2 ı. Bu deyim Peel Nehri Loucheux' ları tarafınd~n 1950'1erde hala kullanılıyordu. Kırk yıl önce eski Turfan Uygur krallığı ndakı Kara-Koca yak ınlarında hala revaçtaydı 122 • • Kutchin'lcr için haya ller gördürmek ayini görüldüğüne göre Budısı Ma~a H~yal Gücünden artakalmış bir hatıradır. Anlaş ıld ığına göre onların bu ışleının gücü hal.kında kes in fikirleri vardı. ister şamanist. llindu. /er düşt veya Budist olsun Orta Asya'daki dini ayinler halusinasyon yaratan soma usaresinin eşliğinde, şayet o bulunamazsa her yerde her ıaınan en kolay bulunan amanita muscaria ·yı ikame edere!. icra edilirdi. Halusinasyon yaratan maddelerin Kotan bölges indel.i Budist manastırla· rında yapılan ayinlerde l.ullanıld ığını biliyoruz. Kutchin şa ma nlarının ıabı­ atüst~ güçlerden talimat aldıklarını iddia ettikleri rüya halini yaratan halusınasyon özellik leri olan bazı bitkileri kullanıp kullanmadıkları. bu tiir maddelerin yeni yurtlarında bulunup bulunmadığına bağlıdır. llc rneyse Denc' lerin Orta Asyalı göçmen ataları bu tür maddelerin kullanımının pc· Wngncll'in /\nane, Mıto lo.ıı. El'saııe Sözllığlı), bak ın ız Firavun Parcsı ; Yulc. H 11., 1 lıc Book of Ser Mııı ccı Polo, c. 1. ~ 252: BuıTow. T. Tokhııri:ın Elcrııcnıs in lhe Kharosıhi Documcnl\ lrcıın Chıne'c Turl.1!'1" 0 (Çın Turl..ıManı.ndakı Klıaro-ıhi B~lgclcrinde Toharca Un$urlar. JRAS. 1935. , 670 119 • Peıııoı. E.• Dıcııonaırc de Dene Dınd.ıic L..ınguc (Denc· Dıııdjie Dillııin Söz.logo). baf..11111. Louırc. Polyıhcısıııc l lındu• Ç'of.. Tanrılı l lindu dıni (Ç N) 1211 Pellıoı, P.• Une Tnhu Meconnue de.' Nnımao (N:ıymanların Değen Bilincmcıııış Bır "-nbılcsı). TP· ı: ' 1" J!!. ' · 42

::~ Pcıııoı. E.• Trııdiııon~ lndicnnc. U: Navıgaıcur (K1711dcnlı Adetlen. Kılovu~). ~

~- Shor. Jc.ın Rowıc, Afıer You M:ın:o Polo., 34

Aın:ınııa mu~c:ırıa- Ycndıgı ,;ıınıın h:ıJu,ın:ısyonl;ırJ yol :ıç:ın bir nı:ını:ır {ÇN )

G. S1'E\VART

d 1tar ve bu maddeler ~ayel Kuzeybatı Arktik Amer ika'da • yaptıgı - gı·b·ı k u il a nı r 1a rd ı 12 ' . Ljla "•3 rtonda) ' nuhakkak ki /\paçı•• lcrın "' tar o n1arı ı .,..ıuosa . ••u~ teferrik inanışlar JTI ••• ·· eşiti iği Lamanında Dene· ıer siyah bir kari bu yavrusunu ilkbahar gun.. .. . d. şarkı so) luyorlardı. 24 kurba~.e ~pül. siyah yavru. işte kemiklerin! Aillaha!"~ Aillaha, ~a~~-Koca'n 111 ki.iKç · · Allah ·ı olabilır. Oeııc l!öçmenlerı arasında ınuslumanların mev..nk lslant cemaatı~ın ~ .,.. ı ihtimalı de vardır. ııs . . . . .... cut otntas . be az elbiseleri tercih edi)orlardı . Budıst geçmışlerının butun [)ene 1er ) ·· ·· ı. . .... ·· e alınd ı g·ında atalarının e\ vclce atın 1 tanrı ı ar gı·b·ı gorunme ar7Lısu ·ı b b .. ··k ·t·b · de lillen gozonun elerinin verini beyaz renk için gösterı en u uyu ' ı ı ar nıye · ıle sarı rengı sevın •

almıştı?

S. 840'da Uygurlar Mani dinlerini Kitan'a ve O~tcı Asy~ kral l ıklarına 1 iM . 8 aı renoin Maniheistlcr arasında ö7el bir önemı vardı -". Beyaz renk taşıdı ar. e)d M Se 1200'de dinleri Kara-Kiıay ve Hsi-Hsia' da sadece Buayn ı zaman a · · b. k· B . 'd·n sonra ikinci gelen Nasturiler tarafından da tercih edilen ır ren tı. edızm c d ·1 · 1 d .. 1 yaz renge bu yö n e l iş Siva ile Buda ' nın beyaz renkte resme ı mesıy e e guç enmiş olabilir.

" . . . . M.S. 960'dan itibaren Kuzey ( ııı dckı U)gurlaşmı ş Kıtan hanedanının ra~ım ve Kan-su'daki Uygur kra llı k l arındaki nüfuzu güçlüydü. M.S. 1 l24'de ~ara-Kıran imparatorluğunun tesisi ile bu nüfut.: Tarıın'da artmıştı. Ki~~uı.ların neı.dınde bcya~ rengin şerefli bir yeri vardı 1' 7• Oene·ıer ve ataları için önemlı bır husus olarak ınevkı göstennek bak ım ından sembolik yeri vardı. . . . Orta Asya'da beyaz renk için du) ulan büyük ha}ranlık değı~ımı M.S. 9~0.~ 1200 döneminden önce olmuş olamaz. Sadece bu temel alınsa bıle Dene goçu Hsi-Hsia krallığının CengiL Han tara fından l.orkunç bir şek.ilde yok edildi ği zamandan önce ol muş olaın a1.. Peder Petitoı·un Dene akidelerinde Yahudilerinki ile benzerlikler olduğu­ nu not ettiği doğnıdur. fakat ya1.:ılarını11 hiç bir yerinde Dene· ıcrin İsrairin ~a) ~~ kabilelerinden oldul.larını ileri sürmemektedi r. Dene an'anelerindc Yahudı duşlincelerini n olduğunu fark etmesini Scmerkant'ta Yüeçi'lerle münasebet halinde olan büyük bir Yahudi cemaatinin varlığı. Yahudi tacirlerin İpek Yolunda bu lunması ve Kotan ile Sa-cu·da İbrani belgelerinin bulunması haklı çıkarmaktadır Her neyse Kayı p Kabilelerle bir münasebet bulunması ihtimalini meslektaşla­ ~Yla görüşmüş olabilir. fal.at Dene' lerin atalarının Turani ve Ay lrkıııdan olukları sonucuna varmıştır. ~uılcy. \la~:ıı>!ı Johıı. ı\ Dicııonıııy of llınduıstıl. 1~00 B (' - 1500 /\ D (Hıııduızm Sıvlll~U. l\I () ı:ım 5 ~ 282 2ıtı, l)owsıııı. Jııhıı, A C'l ıı"ical Dicıioıı;ıry of lliııdu M yı lııılogy. ' 1· 01 -.,fl\. D:ıMn 1 1500), Al· ı .. Kar 1hıcuu : .ıın . ....: Pulyılıeı ... nw llınclu., '>'1·61 n..... uz

Kuıc\ Amcrıl.a\:ı ııınlhlı' hırl.ae en" ren "~" ~'((, N l

" """"' E M ıınogr:ıph Orııtııı'

10-'.l?

53

• · Hrvıııcı ıcrc .. s Tn W-ıuı m. A • Thc Golden Cırı~d... ırnıc (/\llııı Bılc~ı ıu~ı). , 201 · :!03; l'ı.:cl :\chrı H.ıhcrcilcıi. 11151

y .a.g.C>gc~Fen!!. Hıçıory uı Lı;ıo , JOQ )' akınu Danıclou. ~ J'\IJ lıe\aı reni. hal.l.uıtl<t


54

DE E'LERI

Oi •j llAy

Al'J

Sonuç Bir evvelki bölümdeki ipuçlarından Dene'lerin atalarının İpek Yolu' na.kliye işlerine .v~ kervanlarla se~a~al ~d~n~er'.n m.aruz "-?ldıldarı tehlik:~:~i aşına oldukları, fkı Erkek Kardeş hıkayesını bıldıklerı, Asya nın kıyı licaref e lak ip edi len rotaya aşina oldukları ve demirin kullanılmasını bildi!..leri aşikar~nde Bu bölüm Dene'lerin dini inanışlarının menşeinin bu 1-.ıtada bulunınadı~ 1 na dair deliller getirmiştir. Orta Asyalı ataları gibi Dcne'ler de saadetlerinin ~ 1 • çok tanrı.nın kayırmasın~ bağ~~ ~lc!uğuı~a in~ı~ıyorlardı. Dene'lerin Kutsal Üçlüsı~ Orta Asya 'n ın Kutsa 1 Uçlüsu ıd ı. Hs ı - 1 l s ıa ı~.ın reenkarnasyona uğraınış Bud kralını tanrıları birbiri ile yer değiştirebilen Uçlü'nün Ulu tanrısı olarak kab ~ etmeleri öneml idir. Sazan yolcu denen göç liderleri yolcuların Orta Asyalı tanr~. sı olan Kshitigarbha'dır. Olüler için üç tane gidilecek yer vardır Ay lrkından olanlar için Ay Dünyası: diğerleri için ise Çinlilerin Sarı Pınarları veya Budistlerin Yama şehri. Reenkarnasyon imkanı vardı. Siva ile ilişkili Buda Güneş Kuşu. acımasız Garuda, Zümrüd-ü Anka Kuşu. Gökgürültüsü Kuşu idi. Fare tanrıları G:ınesa'nın s ıçan vasıtası idi; fareye verdikleri adlar Tibetlilerin file verdikleri adlardı. Ruhlar Çinli Manes'lerdi. Çinli ler gibi onlar da söğüt ağacının sihir gücüne inanıyorlardı. Peder Petitot'un şah it olup Dene'lerin şama ni st ayinleri olduğunu düşündüğü şeyler aslında Nasturilerin dört sihir ayini ile bir de Budıst lanrı Vişnu için yap ılan ayindi. Maniheist ve İ slami inanışın izlerinin yanı sıra Dene dini inanışları M.S. 1200'dc Doğu Kara-Kitay ve Hsi-Hsia'da en güçlü dinler olan Budist ve Nasturilerinki idi.

BÖLÜM DÖRT

DOKUZUNCU İLA ONÜÇÜNCÜ YÜZY ILLARDA DENE'LERİN UYGUR ATALARI

Muhteva: M.S. 837'de Halley Kuyruklu Yıldızı

59-61

M.S. 840"da Uygurların Orta Asya'ya Göçü ve Kabilelerinin Bölünmesı

61-62

62-65

(a) Kutchin' ler veya Loucheux'lar

65-73

(b) Chipewyan' lar Uygur

İmparatorluğunun Yıkılışı

Tarım Vahalarını

ve

.

73-79

Ele Geçirme Mücadelesı

(a) Köleler

79-81

Uygurlaşmış Kuıchin · lerın Ki tan· ıarla Münasebell

81-89

Sonuç

89-91


i2

~

~

7<'.;.

c:

7'-

"(

c

oc:

70

'<'..,

~

"f',.

~ > t""

~

GOBİÇÖLÜ

oo ;:ı;:

c: N c: 2 n

c: < ~

TUKUHUN

o

U YGURl..A l~I

~:

<i

C:::

ÖLÇEK IS4

ŞA·TO

:z n c::

?;; ~

1'0

:ı<>O

t""

> :ı:ı


Bölüm Dört

Dokuzuncu İla Ooüçüncü Yüzyıllarda Dene'lerin Uygur Atalan Bu bölümde Dene'lerin Uygur atalarının tarihinin M.S. 840'da Gobi'nın kuzeyindeki bü)ü"- imparatorluklarının yıkılışı ve Orta Asya vahalarına göçlerinden muazzam Kara-Kitan İm paratorluğu içinde özümsenmelerinc kadar olan dönemini göı.den geçireceğiz. Bu dört yüzyıl süresince imparatorluklarının y ıkılı şını n ve Orta Asya'ya göçlerinin bizim Kutchin veya Loucheux ve C lıipcwya n diye tan ıdı ğı m ız Dene kabilelerinin terkibine ne derecede tesir ettiğini göreceğ iz. Bu olaylar esmı ­ sında Köleler denen Dene kabilelerinin menşeini de incelcyeceği.l.

M.S. 837'de Halley Kuyruklu

Yıldızı

Kuyruk gibi yükselen büyüı..., alevler içindeki yıldız an·anelerinde 1 Dene' ler Halley kuyruklu y ıldızının M.S. 837'de Gobi Çölü' nün kuzeyindeki büyük Uygur İmparatorluğu ' nun dağılması esnasındaki karışık lı k ve ı zd ıraplarla aynı zamana tesadüf eden periyodik görii nlişü tasvir etmektedirler. O yılların travması kuyruklu y ıld11ııı alışılmamış derecede hatırlarda kalıcı ve dehşet verici görünüşü vasıtasıyla Uygurlann soyundan gelenlerin hafızalarına bin yıldan u/un bir süre nakşolmuştu . En hayret verici halinde di.inya)a çoı... ya'-.ındı. ufukta çoı... a~a­ ğıdaydı ve batı ve güneybatıda gö1lemlenmişti. Katettiği yol 22 derece ı...uzey­ den 22 derece güneye kadar uzanıyordu. En azami halinde 80 kadem uzunluğun­ da ve dokuz .veya daha çok kadem eninde görünü~ordu ve ufku çok yoğun göz kamaştıran bır alev hal inde parlayarat.. katediyordu-. Hiçbir zaman Arktik yörelerde görülmemişti ·' . Dene an·anesi kuyruklu yıldın ve görünmesinden sonra meydana gelen

olayları şöyle anlatıyor~:

Pcıııoı. E Ou1111c• An' Sous Le Cerde Pol:ıın: . ı Uu P . , 117-1 JI!: Monograph .. Hryıııncr 1ı.:rc.. ' 22. (Çını:_ Yoı..c !Ho Pırıl' Yu) Ancienı and Mcılıııc•al ObM!rv:ııion.' of Coıncıs :uııl Novae in Chınc'c Sııurı:cs Kı 111 K:t)nat..lnrınd,ı hkı Çağ ve Orta (,'nğ d.ı Ku~ruklıı Yıldız ~c Hırdcn Parlayan Yıldı/ G<Vlcıulerı} Ro'":ı~· T · Thc Pa'ı Orbııs of H:ıllcy's Coıncı (l lallc:r Kuyruklu Yıldın nııı (ıcı,;ını~tcl.ı Yorungclcrı} Mcnı N :r A'troııonııcııl Socıcıy. 1972. , 27-66. 76. Smiıhsooi:ın Contrıbıııınn' ıo Asırophysıcs. Ancıenı nı:~:ıc and Meıcıır Showcrs CSmiıhsoıııan · ın /\~ırolizıj).c. Eskı Bırdcn Parlayan Yıldızlara ve {jl\l..t~ı Yal).· Yıld ~ına lo..ntkılnrı. ı:ılt 2. No 6: Hsi Tsc Tsıng. A Ncw Ca.ıaloguc ol Anı:ıcnı Nov:ıc (Eski Birden l':ıılnyan y ~ '. arın Ycııı Bır ı...aıalogu): Schnfcr. E.11 • Pnciııı.t ıhe Void (Oo~lıığu /\dıııılarkcn). '· 119. 4 -.g.c. 1

Peıııot. E. • Quın1.c Ans Sous Le Cerclc Polnin:. ' I.'7. 138.


ou

O f;~E'T,EIU N l ' YGl/R ASll.1.1ATALAR!- 1:\.-Xlll. ASIRL \I{

··o zaman tek bir millet teşJ..il ediyorduk, ,.e hepsi bir arada )aş 1 , . d .. ı ·s ,orue ço k uza'kb ır geçmışteyc ı. oııra birden bire güneybatı istikametinde · lı ld k fi d'J · .. . par 1ayan b ır yı ız eş c . ı dı. ünce korkmuştuk; sonra Yaşlıların tü k..yanan ... .. ,.c • . . 1 1d . r usunu v arı anesını ıatır a ık . Genç bır adam y ıldıza doonı gitmek i stem i ş ti 1· · . c 0 . . . Çıınızde 11 · . b~r ç~gu onu takıp ettıler. Onları.bır dah~ görmedik.. Sonra bütün Dcne·ıer bi bırlerınden ayrıld ıl ar, ve her kabıle J..cndı yoluna gıtti. çünJ..ü onlar kötü d" r. Fakat iyi bir kavim olan bi/ler dağlarda kaldık.'' } uler Ve '"Esk i zamanlarda gökte ateş gibi yanan ale\'lcr içinde bir yıld .... .. s· k · k ·b· .. · · ı z goruı. d u'. ır u7 1u gı ı yu.kselıy~.rdu .. : i şte ..o ~aınandan beri Louchcux'lıır ve Chıpewyan lar a) rı obal.ır teşkıl ettıler. çunku vıldl/ görünmeden .. b" .. · · d·ı· · · · • ~ once utun ka b ·ıı e 1erımıL ı ı aynı olan tek bır kavım ıeşkıl ediyorlardı:· Ve "Bawn Dcne'lerin parlak yıldızın gökte göründüg-ü nokta olarak d .. ki · · · · , oguyu gosterece erını ı.annederız... Aksınc Dene lcr yanan yı ldı7ııı boşlukta göründ··-.. . ' (b · · ugu nokta o1arak Ta-1ıan ı atı ıçın kullanılan Dene kelimelerinden biri) göste · ı ı · · ı rıyor ' An ane erının an attığı olayların çok uzaJ.. bir geçmişte yurtlarının bulundug·u d.. ar... .. b.. fı d d ·-· . unyanın o ur tara ın a mey ana geldıgı hususunu s ı ı.e söylemeyi hiç unutmuyorlar." 40-~~. dcre~e kuzc.> en lemindeki batıl inançlı gözlemci ler için ku.>ruklu yıldızın gorunnıesı yaklaşan kıyamet gününün ug·ursuL. bir işaretiydi u"ç 1 u · · y ı sonra ygur ımparatorlugu son bu lm uş, ve kabileleri dört bir yana daaıJnııştı Bazı d k . . "" . ı arı ~~~.>:~ ·a?ıp Kılan lara katılmıştı; diğerleri ise güneye doğru yürüyüp Gobı çolu.nu g~?ıp Tarı"'. ve Kan-su vahalarına. sonra da T'ang'lar'ın onların yerleş­ nıesın e musaade eıtıklerı Ordos ve Kuzey Şansi'ye gelınişlerdi 5 . ~ö.lü ge?cr~k kaçnıal~rı ~~gur kaçakları vahaların nebatatın az olduğu kuzey şerıdındekı bolgeye gclınnıştı. O sırada vahalar Tibetliler' in işgali altındaydı ve Uygurlar ~n ları .sürüp çıkarmak için hemen harekele geçemediler. Bir müddei ~e.fil .ve ..aç bır vazıyette çöll~n kıyısı boyunca dolaşıp durdular. Dene an'anesı, ıkıncı goçte atalarının manna ile beslendiğini anlatırken bu göçü sonraki Aıneri­ ~a '~a _olan ~ö?le ka rıştırmaklad ır6 . An'ane şüphesiz kaçak Uygurların l sraı l?g~ llar~ ~ı~ı Kuzey Tarım ve Kan-su bölgesinde sonbaharda çiçek açan ı~ranJabı~ ~ııkısı veya alhagi ınanna ile beslendikleri ilk göçü anlatmal-.ıadır. Bu b~r :c7a ıkı kadem yüksek liğinde olup sertleşen bir tür usare akıtan küçük bir bıtk·ı·dır. Meyv~sı veya maıına bir gece aniden ortaya çıkar ve saba hleyin hava h~mız daha scrınken toplanır. Hoşa giden tatlı bir lezzeti ve sinaınekiye benzeyen b~r. kokusu olan küçük, yuvarlak, sert, kuru kürecikler şeklinde olur. Tabii 7 halınde ~en~bılir . An'ancnin belirttiği gibi "yiyeceJ.. dolu küçük bir şey"dir. Vatanı Turkısıan'dır. Amerika'da hiçbir yerde bulunrnaz.s ll:ı;ilıon._ J.R.. Le' Ouıgoun:, en L' Ep<>guc dcs Cınq Dı-nastıes ( Beş llancd:ın Oonemmdc llygurlurl. ' 6

• P:ırker. E H A Thou,and . .. , 190-191. 208 ~d ,, M.a~na= Yahııdı-1 lırısııyan ınancın:ı gorc gökten men ruhani gıda 1-udreı hdvası <( N.). Pcıııoı. E · Mono~r;ıph .... Brymner ıen:. s 22 .. Yı}ecesın aşırı derecede 111 ıopraı>ın !-ısır \C ':ı} ılarının ı;ı>I. olmasından dola) ı buyol- lıır acı doncmı olarak ıas\ ır cıııklcrı hu dön.:mdc her ; ,hah ~ol-ıcn tıır şc\ dıışü· ~o~du Bı~ çok l..ınıse bu .ınaddc~ ı ıoplıınıak ıçın koşuyordu. ve Qnun saycsıııdc lıa~ııtıa k~ldıl- Hı7. o~ıı yı}.:7 ek dol~ kllçO!- h ı r şey dıyonJL. ı,:ııııko herkes ıçin bcllı hır ınilanr düşüyordu·· , Breı<chncıder. E. Mcdi:ıe\al Rc...:arrhc' . cilı il., 192 193. dıpnoı '>71 "anada HOl.:unıcıı Arazılcr \c Par!. far ldarcsı \

G.STEWART

· ı rin alevler içindeki y ıldızı ve gökten manna yağmasını tasvirleri

~n~ t'~an olduğu kadar Budist izlerini de taşır.

Budistler Moğol

istilasına

yahudı-hns ~sya'da hakimiyetlerini sürdürmüşlerdir. llsi-Hsia ve Kara-Kitay kadar Qrtal kendilerinden önceki Tibetli hükümdarlar gibi Budist idi ler, ve bu ,..,umdar arı sadece Budist değildiler. tanrılar, reenkarnasyona ugraınış Buda ' ı ar h.... 1 hOkil~~:~:ı ediliyorlardı, daha azı değil. T ibetlilerin Tarım ve Kan-su'yu işgal­ ol~e eşlik eden mihnetler esnasında or~daki ,Budistler ar~~ın~a._halkı. acıl~rından ten k 0 lan yeni bi r Buda'nın, Maıtrcya nın, geleccgı duşuncesı dogmuştu. · e ·ı sl dın · ı e rını kurtaraca · · gct ·ırmı·ş 1erd ·ı , ~a ka ı M.S. . Orta Asya'ya kendi Manıh Uygu'rllard bu din gerilemiş ve yerini Budistlerle Altaylarda. Tarıın'da. Hsi1200 er e · · · ı N k·ı· · sia'da ve Sung başkenti Ch'ang-an'd~ ıyıce. yerleşn~ış o an .. asturı ·~ ~.sesı.ne Hrak t İslamiyet Batı Tarım'da hakım vazıyetteydı. Dene goçmenlerı uzerın­ mış ı. in ı esiri an' anedc Hını . 1·ı Bud'ı st pan d'ıt ' lere O rta Asya'd a y aşı 11ar9 dbı Budizm' d~ye verilen 10 adın geçmesinden de bellidir. A

M.S. 840'da Orta Asya'ya Uygur Göçü Dene an'anesi bize Uygur kabilelerinin Gobi'nin güneyi ndeki yörelere kaçışının sonunda ne olduğunu anlatıyor. Onlar ku~ruklu y.ıldızı~- .g?rüı:ü~ünden önce bütün kabilelerin aynı dili konuşan bir kavım teşkıl ettıgını, yan ı M.S. 837'den önce bütün Uygurların çölün kuzeyindeki muazzam imparatorlukları dahilinde bulunduklarını söylüyorlar. Karş ılıklı olarak anlaşılabilen değişik lehçelere sahip bir Türk dilini konuşan bir kavimdiler. Fakat büyük kuyruklu yıld~­ zın alevler içinde ufuklarından geçiş ind en üç yıl sonra Uygur kabileleri dört bır yana dağılmış lardı. Bu tarihten sonra bizim Loucheux ve Chipewyan diye tan ıdı­ ğımız kabileler ayrı obalar teşki l etmişler, ve birinciler iyice batıda Tarım·a yerleşirken ikinciler Ordos ve Kuzey Şansi'de atalarının T'ang hakimiyeti altında oturdukları bölgenin oldukça doğus unda yerleşmişlerdir. Uygurların çölün Güney· indeki topraklardaki çokuluslu menşe i ve çok dilli tesirleri olan kavimlerin arasına bu göçünün etkisi J..açak grupların bu bölgelerden bir çok yüzyı l sonra Avrupalıların Amerika adını verdikleri kıtaya kaçışlarından önceki dört yüL.yıl boyunca sadece fiziki görün ü ş değil lisan ve kültür bakımından da olmuştu r. Uygur göçmenler M.S. 840- 1218'dc Kuzey Tarım ' cla sadece Tarıııı'ın Budist kültürlü ve İtalo-Keltik-Tohar dilli çok yüksek bir medeniyete sahip halkı arasında değil Çi nli, Hsien-pi, Soğd, Hint ve Tibet soyundan gelenlerin arasında b~lunmuşlardır. Bu grupların lisan larının yanı sıra dinlerin lisanlarının. Budız!"''in Sanskrıtçe ve Prakıtçesi' nin, Maniheistler'in ve Nasturiler' ın Süryanice ~ lr~ncası'nın .'~e İs l~miyct' in Arap-çasının tesirleri v.a~·cl ı. Hatta M.S ...80~_' 1erde, kı daha da once ipek Yolu'nun genci anlaşma dıl ı Arapçaydı, çunku Arap

1

• \'aş1ıı. 162

.

.

r, Çın koylerındc de ya}gın bır unvandı Bakınıı Werncr. Chın:ı of ıhe Chınese (Çınlılcnrı Çını ). '

~ınıı.,, F. W. Tibeı:ın Docuınenıs concerııing Chinc~c Turkı.:.~ıan (Çın l'llrkısınnı ılc ılgıtı Tibeı Belıı,derı). 1

cı ~ 2 · s. 261 Yaşlı l ar ıcrinıı Tibtıt kralı Khri-.,ron· ldclıcr-btsan'ııı 743-797 dl\ııenıiııdc l lıııılı Budist ::ıılcre vcyıı Yaşlılar :ı davetınde de görunmel-tedır Noı Ycnı bır Buda. M:ııırcy:ı fil-ri daha c'kiydi-

kuıt "Onrad:ın Tibcı döneımndckı k:ıd:ır güçlu dc~ıldı


ur.ı<ır.· ı .1!. K I N \'\ t,(ı t< A:SILl, I

A·rALARI- IX.-Xlll.

ı\S IR Lı\R

tacirler her yerdeydiler. Kan-su bölgesinde Tarım göçmenlerinin veya rehinele . nin b~ılundukları.yerl~ri.n h~ricin?e. asli tesir icra ed~n Çince, Hsien-pi 'ce, Tü:~: çe, Tıbetçe ve yıne dının lısanı ıdı. Ordos ve Şansı laraflarında Çinliler bu . bancı unsurlara kendi kültürlerinin ya_rarlarını sunmak için hiçbir teşcbbü~:~ b_ulunmadılar, sadece hududu. ,kor~m~~ ıçin. onları askeri birlikler şeklinde teşki­ latl'!ndırdılar. ?r~os v~~~ansı dekı ~urk.lerın arasında T'ang'ların takriben M.S. 650 de orayb~ ı s ka.n ettıgı vde ycrleşıl. bır haya~ tarzını benimsedikleri söylenen Tarım 1ı re ıne erın soyun an gelenler vardı 1 . Bu yüzden Chipewyan 'ları Ordosı:ı. a~alarını~ k~ltür ~üze~i. Loucheux~ların Tarımlı atalarınınki kadar yü~~ sek degıldı. Dene lerın Hsı-Hsıa dan Amerıka'ya gelene kadar edindikleri Lecrüb~ler .ve göç son~·~sı münasebetleri ne olursa olsun bu farkı ıl ıklar Dene lehçelerinın bır grubun dıger grubu anlamasını zorlaştıracak kadar önemli farklılıklar ar z etmesinin temel sebebidir 12• Peder Petitot_'un mü~ahede ettiği gibi Dene'ler an'anelerinin anlattığı olayların çok uzak bır geçmışte dünyanın öbür tarafında eski yurtlarının bulunduğu yerde vuku bulduklarını ona hatırlatmayı hiçbir zaman unutmamışlardı. Bu Dene'lerin veya atalarının dünyanın küre şeklinde olduğu ve ekseni etrafında döndüğüne dair her hangi bir fikirleri o lduğu manasına gelmez. Onların düşünce­ si dünyanm tekerlek gibi yuvarlak olduğu, suyla çevrili olduğu ve dönüşünün i nsanları dünyanın bir tarafıadan diğer tarafına naklettiğine dair olan Budist di.işüncesiydi11. Çok uzak geçmiş de an·anelerini misyoner rahibe anlattıkları 1860' 1ardan hemen hemen yedi yüzyıl öncesiydi.

1

Loucheux'lar (Kutchin' ler) Loucheux adı kürk şirketlerinin Fran sız asıllı Kanadalı elemanlarının yorumuyla şaşı gözlli manasına geldiği gib i yanlış bir düşünceye yol açmıştır. Sir John Franklin 1825'de Loucheux·ıarın adlarından dolayı ima olunan bu Hir bir anormallik için en ufak bir belirtileri olmad ığını, ve aslında Loucheux adının bu halkın diğer bir adı olan Deguıhee-Dene'nin manasını vermek için kullanıldığını yazmış ve bu ikinci adın Her İki Tarafta Gözcü Bulundurarak Düşmanlarının Oklarından Sakınan insanlar manas ına geldiğini söylemişti 14. Peel nehri Loucheux'ları adlarını Avrupa lıl ar gibi akıcı ve vurgusuz bir şekilde telaffuz etmemekte, ani ve kesik bir şekilde Loo-sha' diye telaffuz ederek son heceyi vu rgulamaktadırlar 1 ~. Bunun Çinlilerin bir konuşma özelliği olduğu söylenmektedir. Kürk şirketlerinin Fransız asıllı Kanadalı hizmetkarları bunu

J11l'L Gs .. ft~H 16

Pullcyblank. E.G . A Sogdıan Colony in lnncr Mongolıa (iç Moğolıstan 'dıı Uır Sııgd Koloııısı). Tunı:: P~o.

12

Bıı olaylar.Ç ince lehçelere de tesi r etmiştir 20cı ynzyılııı ılk yıll arında Dr Marslı adlı bir kışı Şaııg-hny'd:t

1952·53. cilı 4 ı. s. :ı4 ı -:ı~5.

gorevlı)dı Kızının ol..umnmı sııJlladığı bır mektubunda 50~0 de~ışık Çince lehçe bulundugundan ve tıunla· rın gruptan gruba ncredc)>e anl~ılamayacak kııd.ır farklılıklar arzeııı!lındcn hah~eımcktedır Buuın <. mlılcr

11

Mandarınce·yı kııllanııı:ımakıadırlar

Cooııı:ır:ı~wamy. A K.. Element' of Buddh"ı lconograph) (Budıst lkonogr:ıfl\ının Unsurları). ' 52. PcıılPI· E.. Monogr:ıph . Bryıııncr ıeıı: .• ·'· 11. ı.ı Frankl ı n. Si r John. N:ıınıı lvc or u Sccond Journcy w the Shores of ıhc Polnr Sen CKuıup Dcnı1-i S:ılııllerınc lkın~ı Bır Yolculuğun l lıJ..ıl:ı-esı ). l 828, ~ 40. , 1 NWT ele. McPhcrsoıı 1-.:ılc~ındc 1949-53 'de hemen h~r gUn ışıtiliyordıı

.

şekilde louche-yeux diye yorumlam ışlardır . lskoçlar da sonra bu 1 1 duyduk ar ekli n Loucheux diye transkripsiyonunu yapmışlardır. Bu bir lakaptır, Fransızca · · .·· k şirketlerinin adamları tara f ın dan veril memıştır. aına k~ şcheux veya Loo-sha' Tarım.da Turfan, L.op-Nor ve Sa-cu (Tun)ourasında bulunan korkunç bir çölün adı olarak göri.ilmekledir. Liu-sha houan~ a-sha'dır ve manası yürüyen kum demektir 17. Çinli larihçi Ma Twan-lin v~ya U : r ülkesi Turfan'a giden iki yol bulunduğu hakkında bilgi vermektedir. bıze ~:ıcaı daha kolay olan yol Kamul üstünden geçmekteydi; çok daha 1-ısa uzundi-eri ise yüz lig'den· daha uzun bir şekilde bu kum düzlüğünd~n geçiyorolan ·· dego··k ve.k·um.dan başka b ır şe~ go.rc·· du. En gufak bir yol izı· o ı mak' Sızı~ ı ıer yon. . ·z Seyyahlar deve gübresınden ve ınsan kemıklerınden başka kendılerıne ınezsını . . .. 1 ··sterecek bir şey bulamazlar. Bu vahşı bolgeden geçerken sesler duyarsınız, ~~::şarkı söyleyen bazen da ağlayan, ve bu seslerin ne old.u~unu a!~laı~~ak için llarını değiştiren yolcular yoldan çıkıp lamamen kaybolabılırler; çunku bunlar :hların ve cin lerin ses leridirler. İşte bu sebeplerden dolayı seyy~~lar ve tacirler çoğu kez Kamul üstünden geçen çok daha uzun olan yolu seçerler . Alternatif ad olan Deguthee-Dene daha yaygın bir şekilde tamnan Loucheux adı­ nın Liu-sha diye bilinen çölden kaynaklanan Orta Asya menşeini desteklemektedir. Deguthee-Dcne, Degu-the-Dene veya okuma yazma bilen Loucheux'ların kı rk yı l önce 11 tercih enikleri gibi De-gu-the-Dene şeklinde yazılabilinir ,. Benzer şekildeki adlar Çinli görevliler için olan Tarım dökümanları Ka-lhe-si ve Ser-ıhe-si'de görülmektedirler". Tek heceli De-gu-the-Dene'deki De-gu veya Degu Orta Asya adı Dru-gu veya Drugu'ya benzemektedir. W.B. Henning, Dru-gu·mın aslında T'u-kueTürk'ü kastetmi ş o labi leceğini öne sürmüştür. Dru-gu, Beşbalık, Turfan (her ikisi de Turfan vahalarındaydılar) ve Karaşar (Turfan vahalarının batısında ve pek uzak olmayan bir yerde bulunan ve yerli halk tarafından Tuyr diye bilinen küçük bir vaha) yöresinin adıydı 21 . F.W. Thomas Sanskritçe yabancı, barbar, aldatıcı, nefret edilen manalarına gelen Druh-yu'dan türetilmiş olabileceğini düşünmektedir22 • R se~nin yutulması ve sesli harfin sebatsızlığı yüzünden Druh, Dru. De veya Du şek linde işitilir, mesela Orta Asya şeki ll eri Karpisaya-Kapisa ve Korttana-Kotan'da olduğu gibi2 '. Henning'e göre orta r'yi izah etmek için iki yol vardır.. Ya sonradan ilave edi lmi ştir, yahut da sonradan yutulmuş olan orijinal bir şekle aittir. Her iki izah da güney İngilizcesinde olduğu gibi sesliden sonra gelen r' nin tamamen yutulmasına kadar varan belirsiz bir şekilde seslendirilI•

il

W

Rır Kızılderılı adının bu Fransızca şekline iıınılızcc bır şckil verılınemcsı Kuzey Albertn'dıı bir KuncJu7 (Ts:ıcuı

··

"'

y I · rcısının Poosapcc olan adının Poucc Coupc şehrının adı olmımyla 'uku bulmuştur • 1.ıu_c. H.H • Thc Book of Ser Marco Polo (Ser Murca Poıo·nun Kiıahı}, cılı l. ~. 198-20 1. dıpnoı 2. ~ Çcşıtlı nıeınlckctlerc gore değişen yak l oşık olıırak 5 kilonıelrclik bır uı.ııklık ölçOsU: hır smıtlık yol, I• •Cr.ah CÇ N ) •~ Y oıge l951'd p. l Hu<ts e. cc nchrı Loucheux ·ıarı ıuccarlar tarafından Reci Lcggıngs (1-.ımıw Tozlul..lıır) dı)c lıılıncıı hır Jı llıo on 5 Ra~ n:ısının adını Vıt-sn-nı-ısuı-tıc dıye ırıvıyortardı 21 Hen;a' FW · Tibcınn Documcnıs ..• cilı 37. s 264. 295. cilt 32. s. 126· l 27. 22 llıoO:g. WB., Argı ıınd thc "Tokharıan" (Argi ve "Toharca"), ~. 551 n Heııni~~. FW · Tibcıan DocuıııenL~.... cilt 37.' 286 vd g, W H.• Argı :ınd ıhc "Tokhamın ... s. 55 1. 570.

11


ıır.rır.· ı...ı:;K t N

lJYGUK ASILLr ATALARl- IX.-x ııı . ı\S ı n ı ı\ '

I{

mesini gerekli kılmaktadır; yetersiz ortografık alışkanlığın o lduğu hallerde, özet. tikle de şifa hi na killerde, kaçın ı lmaz bir şek i lde hatal ı şekil l er ortaya çıkınakta­ dır24. F.W. Th?ına.s'a gör~ _ne r ne de Çin Türkistan ' ında bulunan Tibetçe dökümanlardakı " h ' seslerının varyasyonu canımızı sıkmamalıdır25 . Fakat M.s 840 'dan sonra Uygur Türkleri Tarım ve Kan-su'ya gelince T~rklerin konu şm alışkanlıklarıyla karşı karşıya bulunuyoruz. Onlar değişik lehçelerde farklılık a~ eden genel Türkçe r' yi_~enell ikle basık söylüyorlar, ve bu telaffuzun en belirgin varyasyonlarında r sesı nın tamamen yutulmas ına yol açıyor. mesela dirler-diler berizer-ur-beize-u; dilemi-di leni; uylemi-uyleni 26• Biz bir çok yüzyıl önce, M.ö'. birinci binyılda bazı Kelt kabilelerini bünyesi~e dahil etmiş ve soy larından gelen asimilc olmuşlar Kuzey Tarım Vahalarında ltalo-Keltik unsurları bulunan bır Toharca lehçe konu şan bir kavmi, Yüe-çi'leri göz önünde tutuyoruz. Kuça'dan Turfan 'a kadar olan Kuzey Vahal arının Uygurlarca işgalini müteakip 400 yıl içinde asimilasyon o kadar süratli olmuştur ki Çinliler eski halkla Uygurlar arasında ayırım yapmaktan vazgeçmiş ve hepsine Uygur demi ş lerdir. Böylece Kutchin veya Loucheux diye bilinen Dene kabilelerinde herkes ke ndilerinin a· ra larında çok yakın akrabalık bağları bulunan tek bir kavim olduğunu düşün­ müşlerdir. Türkçe'de r' nin alışkanlıkla ve Toharca'da s ık s ı k yutulması ile Deguthe-Dene ad ı ndaki Degu veya Dugu Uygurl arı n eski bir adı olan Drugu'dur. T he Tarım ' da kullanılan ve iyelik zamiri ile hemen hemen aynı işleve sahip olan Tibetçe bir kelimedir. Ait ola n manasınadır27 . Dene Kelrçe kavim, halk, insanlar manasına gelen Den veya Din kelimesinden türeti l mi ştir. Toharca'nın iyelik gösterene sesi Den'e eklenince (bu rahatlıkla Keltçe iyelik zamiri de olmuş olabi lir) manası kavme ait, Den 'e ait olan Dene kelimesi ortaya çıkar211 • Den kavim için alışılmış bir Türkçe kelime olmamakla beraber eski Turfan Uygur Krallı ğ ının neredeyse tam tamına kuzeyinde bulunan bir bölge olan Yukarı Yenise) "deki Türl..ler arasında bugüne kadar kullanılmaya devam edilmiştir:zcı De-gu-the-Dene, Dru-gu-the-Dene'dir ve Dru-gu'lara ait kavme, yan i Uygurlara ait kavme me nsup demektir. Ortada hala De-gu-ıhe-Dene'nin niye Her iki Tarafta Gözcü Bulundurarak Düşmanlarının Oklarından Sakınan İ n sanlar manasına geldiği sorusu duruyor. Her İki Taraf biri Kamul üzerinden diğeri Liu-sha Çölü içinden geçerek Turfan 'a doğudan gelen iki yol demektir. T'ang' ların Tarıın'ı fethi iki yolun da Turfan vaha krallığının müdafaası için önemini gözler önüne sermektedir. M.S. 643'de Liu-sha'dan geçen yol o kadar isteni lmez olarak düşünülüyordu ki Turfan kra l ı T'ang hücumunun Kamul yönünden gelmesini bekliyor ve Liu-sha'ııı.n kumlarının onu çöl tarafında koruyacağı nı zannediyordu. Kamul yönünde sık ı bır gözetleme yaptırırken Liu-sha tarafı ndaki gözetleme gevşek tutu ldu. İmparatorı• Y.n.g.c .. s. 570. ?~ Thorıı:ı,, F.W. Tibeı:ın Oocıııncııı,.. cilı 37.' 257 ?h Dmııreyc'. N K . On ıhe Pronuncı:ıııon of ıhc Comınon Tu rkish r (Genel Türkçe'de r' nın Teldffuııı l lııkl.ın· da). ' 521-527 17 Thoııı:ıs. F. W • Nam. , 418; N:ııncs of Persons and Pl:ıces .... ~ 46-7. :!.K Sapır. c.. Tibcı:ın lnOucn.:c' on Toch:ın:ın (Tob:ırc:ı Üttrindc Tibeıçe'nın Tesırfcri). JLAS. < 264 101 Lc.<<ncr. E.. Sıben:ı. Cmdlc of ıhc Conqucrors (Fatıhlcrin Beşiği Sibirya), s. 12

B'fllEL G. Sl'EWART

65

erali Hou-chun-chi çölü geçti ve hiçbir uyarı o lm aksızın Turfan önünde luk .ge;ü Çinlilerin savaş makinelerinin attığı taşlar ve düşmanlarının okları görün Turfanlılar teslim oldular 10• Her ıki tarafta gözcü bulundurup dü~­ fcal'Ş~sın nın oklarından sak ınmaya muvaffak olamamış lardı. anan ar~oucheux'ların atalarının Turfan'ın Uygurlar tarafından asimile edılmiş \C S. g40'dan sonra görevleri Turfan'a gelen Lıu-~ha ~olunu muhafaza et.~e~ olan M. haline sokulmuş halkının soyundan gcldıklerı sonucuna "arılabılınır. Bu 1 alay rıa Liu-sha laluıbını taşımaları 1ürklerin lakap vermek şeklındekı ya) gın alay.~· ıun··e uyoun düşer. Kuzey Tarım vahalarının .Yüc-çi' lerı İtalo-Keltik unsurla-· temayu e . . lan Toharca B lehçesini konuşuyor ve kendilerınc DenJer, insanlar. dı}orlardı ~:Uy Amcrika'daki Dene kabileleri ve bu yüzyı lın ~lk yıllarında_Yuk~rı Yenisey Türkleri tarafından kullanılışına bakılırsa M:S. 1200. l~rde bu kelı~enı~ Orta As·n ın tamamında kullanıldığı görülür. Den ın sa nlar ıçın alışılmış bır Turkçc kelı­ ;;e değildir. Den Keltçe'dir. Bugün Loucheux'lar kendilerine Dene diyorlar; peder Petitot"un zamanında ise kendilerine Dın-djie diyorlardı ki bu Keltçe Den ve>a Din'in ve genel bir Tarını ad sonu eki olan t11e'nin sonraki hali djie'den meydana gelmiş bir addı. Din-djie. Den veya Din, İnsanlar. demektir''.

da

Chipcwyan ' lar

An'ane bize Loucheux' lar ile Chipewyan'ların atalarının büyük ku yruklu y ıld ı z göründükten sonra ayrılıp kendi yo llarına gi ttiklerini anlatmaktadı r. Loucheux'ların Uygur ataları en nıhayet T'ien Shan·ıarın dağlık bölgesinde Turfan ve Kan-chou vahalarına ulaşan onbeş kabileye mensuptular. Ch i pcwyan·ıar ise anlaşıldığına göre U)'gur l..ağanının Çin ,hududuna kaçan \e oradan püsl..ürtülüp dağıtılan onüç kabilcsıne mensuptular'-. Sonunda kaderlerin in ne olduğunu tespit etmek zordur. \e M.S. 840-906'da T'ang hanedanının yıkılmasına sebep olan sa\'aşların yol açtığı kargaşa ) üzünden 'e M.S. 906960'da kısa vadeli beş hanedanın aynı derecede hareketli döneminde gö1lerdcn si l i n miştir • Ordos ve Shensi"del..i kavimlerin hareketlerinin bir kısmının özeti fay dalı olacal..tır. M.S 648'de Orta As:>a'nın feth inden sonra T'ang'lar önemlı say ıda Soğd \C Orta l\sya menşeli rehıne) i Sarı Irmağın kıvrımındal..i Ordos·a nakledip altı llu vilayeti şcl.. linde teşl..ilatlandırdılar". Bu insanlaı M.S. 721 'de a)aklandılar. M.S. 738'de ayaklanma sona erdiği zama n bır kısmı Lan-chou'da iskan edildiler. Diğerleri ise daha doğuya gölürüldülcı, fakat gayrimeşru oiarak geri döndüler. M.S. 786 dolaylarında Tibetliler Ordos'a kadar Shcnsi'yi istila ed ince Orta Asyalı Hu ' lar Kuzey Shansi'ye ~akledildi ler 14 • Ordos'taki yerlerini Sha-t 'o Türkleri aldılar. M.S. 809'da ha-t'olar Ordos'ıan Ku ıey Shansı'yc nakledildiler, ve bu iki kavım Sh.ı'lo

Grou~'<CI R C Buddha:. .. ı~ılız:ıııon' of ıhı: Fa,ı (Şarl, Medcnı}cllı:rı) 1:ılı 3. s 244, a) nca onun in ıhe 1'-011"1<.:p' ol ı"' (Buda nın Ayllk izlen) adlı cscrı , 24~ l ~JIC khc) ı,c, 1 I • ı.ı._ · · sc nın Ona Asya veya Louchcux ıcl :iflu7u {llnhıl ı r. • Mllllılıon J R Le ~~k ' Ouırhourc, c:n L' Eptl<Jııı: cJı:, Cıııq D)n.ı,ııı:,. ' (> vd ,. y .a.g • E G • A Sogclı;ın Cıılony ın lnner Mon••uh:ı. ~. '~C1-1.ıJ c • s. 316-142


66

OENE'LERiN llYGUR ASi LLi ATA LA R!- I X.-x ııı Ası

67

· · RLAq

t'o'ların liderli ğinde Sha-t'o'ların üç kabilesi denen bir kabile birı·-· _ ., ıgıne s 0 k u ld u 1ar35 . B u Sh a-t , o Sogdları Kuzey Shans ı de Shansi'nin kuzey s yaş.ayan Hs~en-pi Toba kabiles.i ile temasa geldiler"6 . Bu olaylar ~~ır~nda ge lırken Sogdlar Uygu r başkentı Orhon'da o kadar çok sayıda topla y ana 1 .. nın ı ş l ard 1 k .ı se k'ı z ·ın c ·ı ve cokuzuncu y u zy ıll arda Uyo·u rların aras ınd a at"ı ç lL··1 b' :\7 . . e . o . ı r So -d un suru vardı . Kırgızlar Uygur başkentın ı zapted ın ce kairanın onliç k· b' g. . ,. k e a ıles Ç ın ın uzey sınırına kaçtılar, fakat orada kabul görınediler3s H .ı · d e ç·ın 1ıu d ud unda Uygurlar veya Tölös'ler vardı ve· b' erneyse K .ıtan d..onernın U · · Çin hakimiyeti alt ın da ıridilerı·ı Ygur k a b ·ıı esı. o 1~n CIı ,.ı-pı··ı er Kuzey Shansı'de Onların Sogdlar ve Sha-t'o'larla karışt ı kları tahmin edi lmektedir o · ·· il ·ı ·ı· · ı · · · nuncu yuzyı a ı gı ı m et ın erde zıkredılen Uyg urların nered eyse yan s ı ç· , .yaşaya - 1 ·ı l · h ı ın de. n S ogc a ı e erme ma s us adlar taşımaktadırl a r4 1• Sun<) ba k ' 'd u ı o Ş entı e lı ang-an a yaşayan ~gur ar ve Sogdlar vardı; Ho-chou ve Lan-chou'da Uygurlar vardı. Lan-chou ·da yaşayanlara M.S. 988'de Mara adlı bir p · . d k. b' k . . .ıı rcnsın emrı n e · ı ır 'aç Uygur aılesı katıldı . Kuzey Shansi bölgesinde, Ordos'd·ı ve o,rdos'un _batısındaki belli bazı yerlerde -Ch'ang-an. Ho-chou ve Lan'ch~L~ da - Sogdları n, Or~a Asyal ıları.n, Sha- t'o'ların ve Uygu rl arın bulunduğu aş ıkardır. Kuzey Sha . n s ı s ınırınd akı Toba kabilelerinin ya nı sıra hükünıd ar. ki anı n a meı:sup bır Toba grubu hanedanın yıkı l masından sonra Çin-Tibet hududundakı Tang-hsiang kabil eleri arası na yerl eşti ve M.S. 1204 'de oıı l · · b ar O r d os ' a gırıp ağıııısız Hsi-Hsia krallığını kurana kadar orada hüküm sürdü Bir yüzyıl sonra Ordos'un bir kısmını Ci.ircen'lcre kaptırmalarına rağıne~ Kan-su'daki Uygur şehirlerini ellerinde tutuyorlardı ve Tun-houan o'ı ilhak etmi.ş l erdi. Siyasetleri komşu devletl erin hudutl arı dahilinde karı:ıklıkları teşv ı k etmek ve hemhudut oldukları bu ülke lerden gelen ayrılıkçı gruplara ve kaçaklara hüsnükabul göstermekti. Cürcen'ler zamanında ve Cenoiz Haıı'ııı fet'.h~eri esnasınd~ kaçak Türkler, Kuzey Çinli gruplar ve Orta As;alılar Hsi1l sıa da. pek çogu da başkent Chung-hsing'de bir iltica yeri buldular ki bunların arasında Dış Moğolistan'dan gelen Türkler de vardı~ 2 . . Yukarıda bahsolunan Ch'i-pi'lerin (Uygurl arın Çince adı) yanı s ı ra Hsi1Is ıa krallığında Wei-yan Tang-hsiang veya Wei-yen Tangut diye bilinen bir grup daha .v.ardı. Bunların Wei-yen Türk leri diye tanınıp tanınmadıkları bilinmemektedır43. Çince Ch'i-pi adı Wci-yen ile birleştirilirse ortaya bir bileşik ad o!an ~l~'i-pi-Wei-yen veya Ch'i-pe-wy-an veya erken dönem kaşifleri ve tacırlerın ın duyup transkripsiyonunu yaptığı şekliyle Chipewyan çıkar. Alternatif

otan Chippewa .ise. ~ı'i -~i-wa, yani kuzeydoğ~nuı~ nadir T!betçe ~oneki wa ~ b'rJilcte Ch'i-pı'dır . Tıbetçe konuşulan Hsı-Hsıa krallıgının bır parçası ı)e akı Ch ' i-pi'lerin Çince adlarına Tilıetçeleştirilmiş bir şekil olan Ch'i-piotar, vermiş olm a1arı ta b ·Ad. ıı ır. 1 wa y Köleler gibi Chipewyan' lar da k.ö'pekten türediklerini iddia ed iyor45 dı ki bu düşünce hemen hemen bütün Dene kabi le leri için geçerliydi . lar düşünce tarzı ÇinlileritJ Gobi'nin kuzeyindeki göçebelere ve medeni 8 ~ayan kuzeyli barbarlara karşı Çinli lerin kü~ük ~örmelerine katılınaları ­ o raemen daha az ölçüde olmakla beraber Tıbetlılere ve Orta Asyalılara ~:rşı ~olan tavırlarından ~aynaklanı.yor~u'. U~gur~.a~. ve Sha-t'o .. T~~rkleri ölün kuzey inden gele n goçmenl e rdı. Çınh l erın gozu nde onlar kultur açı ­ ;ından med eni Ç inlil e rden aşağı sev iyede olan barbar köpekler, kara bar46 barlar, He i-ta' tar. idiler Mc*enzie Köleleri Chipewyan'lara Doğan G üneş in Kavmi diyorlardı ki" 7 bu atalarının kölelerin atalarının doğusunda yaşadıkları demekti. Yedinci yüzyı lın sonlarında kölelerin ataları Shan-Shan'dan sürülüp çıkarılmış ve T'ang' lar tarafından Kan-su şehirlerine, öze lli kle de Liang-chou'ya, iskan edi lm iş l erdi48. Yuka rıd a sunulan delillere göre Ch'i-pi'ler daha doğuda, Ordos ve Kuzey Shansi ' de, yaş ı yo rl ardı. Chipewyan oba l arı Kuzey Aınerika'da Yukarı McKenzie vadisi ve Kuzey Alberta'dan Hudson körfezi ne kadar dağınık vaziyetteydi ler, fakat kabilenin ekseriyeti Chipewyan gölünden Büyük Köle gölünün doğu ucuna kadar olan sahada Kölelerin güneyinde ve güneydoğusun­ da yaşıyordu. Orta Asya'da olduğu gibi Dene kabilelerinin doğu s unda yaşamıyorlardı. Çin düşünce tarzına göre Doğu' ya Doğan Giineş denirdi. İlk­ bahara, başlan gıç lara , yaratıkl arın doğd u ğu veya şey l er in başladığı istikamete eş olarak telakki edil irdi 49 . Doğan G üneşin Kavmi, Chipewyan kabi le leri nin Kuzey Amerika'daki çevresi ile hiçbir ilgisi' olmayan tasvir edici bir Çince add ır. Chipewyan ' ların Uygur ataları olan Ch'i-pi'lerin M.S. 840'da nihayet Uygur göç hattının en• doğusuna ve takriben M.S. 660'da Tarım'dan hakim sınıfl arının atıl ı ş ınd an sonra kölel erin atalarının yaşad ı ğı bölgenin doğusuna ye rleştikleri m an as ın a gel ir. Chipewyan obalarının ad ları Doğan Güneşin Kavmi adında olduğu gibi Çince adlarda çok bariz olduğu gibi tasvir ed ici tarzdadır. Chipewyan' ların ataları ~sya'da kaldıkları son iki yüzyılı Tibetçe lehçelerin güçlü bir nüfuzu altında bu.~nd~kları Hsi-Hsia krallığında geçirmişlerdi. Bu adları bölgenin etnik ve lisan ozell ıkJerıy · ı e ·ı· · ı ış k'ıl end ınnek denemesi aşağıda yer almaktadır.

1

1l

3 ~ Pullcyblank. E.G .• A Sogcli:ın Colony... , s. 34:1.

. Pcn~:ıla. M., A Corı'Cluıcd Hisıory or ıhe F:ır &ısı Maps (Uzak Şark 1l ııritalarmııı B irbirlerı yl c l lışkili Bır T:ırıhçcsı}. 34 - 36.

: H:ıınilton. J.R.. Les Ouighoun:s.... s. 6 vd. ·''' Y.a .g.e.

'"' Pulleyblank. E.G .. A Sogdı:ın Colony.,.. " 34.'i. L..cs Ouıghoııre.~. s. 6 vd. .ıı Pıılkybl:ınk. s. 342; Parkcr. E.H.. One Thous:ınd Ye:ır~ of ıhe Tarıars (Taıarlarırı Bin Y ı l ı ). s . 212. ~ı M/ırıın. H.D.. The Risc of Ching:is Kh:ın .... s. 149-.'iO: llnınbis. Lemis, Gcrıgi s Khan. s. r:!4. ~ ırtfoge l , K.A. & Fcng Clıia-~lıcng. HL~ıory of Ch inc~ı.: Society. Liııo (Çi ıı Liuo Cemi yeıinin Tarihi). s. 4H. •ı H:ınıilton. J.R..

90, 98. 5.'i2.

"'11ı ·~

\~:~ıa~. F.W.. Nam • s. 182. 336-37; Kuzeydoğu Tibctçcsinde daha yaygın olan pa. ba yeıinc wa kullanıl ı kuıı u. ,o hudut lısaııı olan Nam' da w b'dcıı ıorcmişlir: w Tibetçe'de her .ıaman mevcut olmuş. fükat pek sık anı manıışıı

Peıııoı E M ""M . · ·• onogr.ıph .... Brynıner tere .. s. 24 •1 anın. H.D.. Thc Riı.e fCh' . . .. " Mono H . · O ıngıs .... s . .50. L..cland. C.G .. Fusan .... s. 6 .

.. liu,tıc~· S .D.,

0

Hl\tOı)' of Wesıem Canada (Batı Kanada Tarihi).'· .'i . ., Gnuıeı 'M.W.• '.he E:ırly lfütory o fTibcı (Tibı.:t'in Erken Tarihi}.'· 447-48 .

hıışla~<>ı ·• Ch ıncsc Civi liı.:ııion {Çin Mcdcnıyeıi), s. 62. Pcel nehrı Louchcux ' lan menşeden bahsederken "ç deyıınıııı ku l lan ı yorlard ı


"" ... """'"" llt\.11 1< \MLLI

A l \1 \IU-iA.-Xl(t

\Slr{l\1t

Bu tas' ir edici adların ilkı peder Pctitot"un duyduğuna göre tr ·k nunu yaptığı şekliyle Edjierc-trou-kke-nade't.fir~. Başta bulunan yaabns rıpsı)o. Ephthal ite'de oldıığ11 gibi çoğu kez Çince yuch hecesi yerine kullanıl ancı ~1 sesi . y· "d" . 1 • • nıı~tıı l"ch ı uc-çı ır: yer ıse uyanı!\, akıl. uzman. tetikte. dirayetli demektir ı T_. cçe'dc olduğu gıbi )Cr sıfatı l,.elimenin peşinden gelmel,.tedır. Edjiere E •.•bet. Akit .Yüe-çi, Dirayetli Yüe-çi.. .. çlemektir. Trou Tibetçe hdro dro '..-~el hı-yer . . , , scy.ı l<ıt d • emekl ır veya 4dro-no. gezgın tacirin kısaltılmışı olabi lir. l lccclcrin )' 1 • • k" u u1nıasına_ mananın ter ·ıpten \C kullanıma alışkanlıl,.la metinden çıl,.arılmas . • ına. alışını ı~sanlar tarafından .tnı l,.olayca bö) le anla"ılabilırdi~ 1 • Kke Tibetçe ~kc ve)a ~h ş kar vcyıı kazanmaJ.. lır; ke, kl)e her Orta Asya şehrinde pazarycriyd is4 N· d .e, · ·• c veya N ad-c Orta Asya ,ya mahsus olan .ıyel .ık gösteren c sesinin ilave edilıni old ' d .. ss E hi ugu T ı.be tçc• na d, 'l\Ol\U, parf.. Yu··e-ç·ı-dşıra)clli~ . um _ ur• · . . .-c -ver-dro-ke-nadc · seyahat-kar-kol,.u dcmeı...tır. Manası ı se parfüm (ve) a Hu ko1metikleri) 1 . ı . . ıcareıı 1arın d'ırnyet 1.ı y··ue-çı'sıdır. yapan l\Crvan Pcdcı~ Petitol'un transkripsiyonunu yaptığı ikinci ad Des-Nedhc-kk 6 'd' ed ~a . e ır ~ llk·b· ı ~ı ı b'ır k·a b'I ı e adıyla De (-ga) ~1 ile başlamıştır muhtemelen. Belırlı Lenaaatlar. ııcaret metaları hana ıni.izik Orta As)a'da değişik klanların tekelindeydı Nedl)e anlaşıldığına göre bir sessiz harften sonra ge len ekstra vczınli hi veya IJc'nin ilave edilmiş olduğu lliied, tabal,.laınaktır5 ıı. Dcs-nedhe-kJ..c ııad~ De(~ga)- t~ba~la!1mış- ticar~~- koku olabilir. rabaklanınış deri ticare~i yupan De~ ga tacırlcrı manasına gelcbılır ki bu kesinlikle Orta Asya ve I lsi-Hsia'nııı ıicari ~inlerınden biri) dı. mesela tubaklaına işinde ı...ayınak l,.ullanan Koko-Nor }öresı ınsanları usta debbağlar olaraı... ı...abul ediliyorlardı, "e bu işleme tarzı farklı olmalda beraber Orta Asya'daki Kuça vahasının da bir ürünüydü~''. lnccleneceı... olan müteaJ..ip dört ad Dene'nin varyasyonu olan Otıırn: J-elı­ ıuesi ıle bitiyorlar. Onikinci ve onüçünci.i yüzyıllarda Orta Asya ile Çın anlaşıl­ dığına_g.?re t sesin_i d sesine tercih edi)orlardı. mesela Tatar l,.clımesinın Çıncesı T~-t~ ıdı. fakat ('ınce şekli kopya eden Moğollar Da-da diyorlardı 60 • O wrıhte Çın~ıler Sa-cu'ya Tıın-houang diyorlardı; fakat gariptir ki hugtin yüzyı llar süren Mo?ol laştırmadan sonra Tun-houang Dun-houang 'dır. Mc Kenzie vadısındcl-i k~bılelcı arasında Kclııı... Denc'nin tınc. ttinc, ottine diye bir çok şeklı \ardır. Tıne Çıncc bir şel,.il olabilir; başında U olan uıne Toharca olabilir; fakaı ouıne :: Peıııot. E , Dıcııon:ım: do: langue Dt:ne·Dınojıc (0.:nc-Drndııe Dılı Soıluğu) ,, P:ırk.:r, E ,\ Thou.-.and Yo:.ır. ol ıhe T:ın:ır,., 125 ,; Thoma,, F \\ N:ım., :!.7!f. J12. 442. '·I Y.:ı.g.c . , ,\ 120. 421. , Y.u.g.ı!., s 24 1-42. 400 5 "'Y.:ı.gc,' '94 • Pcııtoı , L •. \uıour Le Granıl l..aL de' E'd'ı'ı:' fBu•ul. Ktılc Gölu '•nun Çcwesind.: ). , 163) , 7 Bu)ul.: \C l\uçul. l\ole Gölkrı hantalard:ı }•lnlı)lıl..la BU)ul. \e Kuçuı.. Esır (llllu dl\~ gcçıııcl..tl.'Clirler (Ç N •• Thonı:1', F \\ • Tibet:ın Docu111cnıs . cılı 41, s. 56 ;., Thorno,, I· W. Nam ... s 251. 4 14. 176 Y.a.g.c.,, '~I "'r.ı1oh:ınıın~'tl lfohib. Thı: Scm:ı l lisıory ot ılıc ~1ungols (Mu~ollarrıı G11Jı Tanhı) s 8 ~cengız ı ıaıı ' ın ıııcrısup oldııgu ı.:ıbıleler ı..cnoılctıne Da-da dı)orlardı "

69

G. S'fE\\\RT

önüne önck koyan Tibet adetinin Lesirindc

kalmış

olan Orta A!lyal ıların

~n ış oldukları bir şekildir. En çok kullanılan örnek a idi, fakat o ve e de ~:önce kullanılı):o~du 61 • Oıtınc .. I?ene'ı~in adın ömindc. Tibetçe o önel,.i ...-- Orta As)·a

bldunan

şeklıdır.

ve Dene

gıbı

Den kre veya

Tıınc

lere

menı.,up

ma-

geli r. . , . .. ., . . Yeta-Ottine'ye ge lınt:e Yeta, Yetta ve Ye-ı a Eftalıl veya Yue-çı nın Çınkilleridirler61 Ycla-Oııine Yüc-çi ka\ mine mensup demeklır Yetacıe i:'ye alternatif olan ad Kkray-trele-Ottinc ic;e Khrı 1re-Li-Ottınc olmuş ~bilir ki Khri hanedan~ mensup o.lan v~ya ~[ı~~ek rüt_belı. görevli_ oh~n. bütün Tibetlilerin adlarının önüne konan bır kelımedır: · Tre bır Tıhel kabıl es ıııın adı­ dar.64 Li ise Tun-houang'da bulunan bir klan veya aile adıdır. ama_ anlaşıldı~ıoa göte Hsi - H sia"nın bütün topraklarında oldukça ya)gındır. Yeıa-Ottıne Yi.ıc-çı'ler olabildiği halde Ch'iang veya Tang-h iang'larla yuni Wcı-ycn Tang-hsıang'larla da ilişkili olabi lir. Ottine Orta Asyalı bir menşeye işaret etmektedir. Ethen-elteli ve The-Ye-Ottine bizi Yüe-çi' lere ve SoğcJ" lara geri götürür. E-then'in E'si Epthalite'dc olduğu gibi Yüe yerine kullanılan )abancı 1,.aynaklı 6ıt E olabilir: Thc n, Sa-cu(Tun-houang) listelerinde bulunan bir klan adıdır65 • 'Peder Pctitofun duyduğuna göre transkripsiyonunu yaptığı Ll-teli anla~ıldığına gOre Eski Ti.irkçc'dir ve el '"kavim" ile Çinlilerin Uygurlar için kullandığı eski adlar olan T'ieh-li, (Ch'i-li, Ch'i-pi)'nin birleşmesinden meydana gelmiştir. Elteli, El-T'ieh-li , Uygur kavmi demektir(>('. Bu grubun alternatif adı olan Thi-YeOttine anlaşıldı ğına göre asıl adı tekrarlayıp bir Hsien-pi unsuru ilave eımekıe­ dir. Kfwi diye de yazılan ve Kafa manasına gelen Dene adlarından The veya Thi ile başlamaktadır ve Kel Kafalar olan adlarının kısaltılmışıdır ki bu l liung-nu istilalarından sonra yaşadıkları yerler Lop-Nor'dan Kuzey Çin'deki Koko-Nor'a kadar uzanan Hsie n-pi.lere takılmı ş eski bir laı...aptır. Ye'ıa ve Ottinc )tıKarıda ele alınmışlardı. Bu adın yaptığı tel-. şey ilk birleşik ad olan E-Then El-Teli'de belirgin olan Soğd-Yüe-çC ve Ti.irk-Uygur köklerine bir 1bıen-pi unsuru ilave etmektir. Bu da Chipewyan (Ch' i-pi Wei-ycn) kabilelerinin atalarının guldikleri yörenin etnik terkibini ıaını tamına yansıtmaktadır. Bu adların sonuncusu olan Thi-lan-Ottine'nin manası da hemen hemen aynıdır-Thi (Kel Kafalar), Lan, Sa-cu (Tunho-uang) listelerın<le bulunan bır klan ~r 0-t.~inc, Dene 'nin Ti bclçeleşti ri l111 iş Tarını şek 1i67 . Erken dönemlerden beri a-cu bölgesinde yaşayan Hsien-pi kabileleri vardı. _ ... •8 a-10

'1

~'E F W · Tıh..:ınn l>ocunıımı,, .., cılt 4 ı . s

·

114. ve

Nunı .., ~. 97.

llıo;~ 1~ · One Thuusııncl Yenrs of ıhc 'raı tıır~. s. 124- 126. "'y 11 '· W · Tıbcınn lffi<:uıııcnıs .... cilt 41., 14. ı.:ılı 37. s 1 'il Al

f/JPrn.gc. ı:ılı 41., 5:\

y .ıı ::; e: H • One llıou,.ınd Yeaı"' of ıhc T :ın.ır. , 124- 126 eı de.,'~ 195 · Pcllıoı P .. :-Jmc' \Ur l'hı~ıoırc ık l.ı Honle d"Or Sıfl\e\ de' quı!lquc' noın- Tur" ıl"lıumrnc\ Bn.ın,.~upıc., fın rısnııt cıı ar (Alım. Ordu lanhı Jlnl..kındrı Nııılnr). 1949. s 1K2; l'cıiıoı. E .. Mcınugınplı .. •J .... r ıerı; . , T lrııııxkrıp · s. 1~. hı. Thı:. Klwı, Pulh.ıyhl:ınk E.G .. A Sugılrnn Colony 111 lrıncr t-lmıgcılıu ışıtılerck ~ıcıc. E ~ı~ınu yapılan adlarda do~ru y:ı11111 ıorduı PW uıour le Gr.ınd Loıc de' E,cla\C-,. , 363. :ı)TıCJ \1ııııoı.'T:ıph .• Br) ıııııcrc ıcn:. ' ı:?. Thonıa., • .... M ilin Doı:umenı, cılı '17 s l lb. !..lan adl.ın 11ıen \C L.;111 Pulle\hlauı... I' G ,\ Sugdwn Ccılnn\ ın orıgolıa. TP . cılı 41., '112-'156 • •

lihc

--------


DE E'LERİ

70

ll\'Gl' ll ASi LL i AT \l.A RI- ı x.-x ır ı \S i

Chipewyan kabilelerinin alaları Türk-Uygur ve Türk-Sha'to kökl · . 'da ed'ınme d'Iı er, ve T' ang fet1hlen · · Kaşgar'dan öteye gitmedi. Ordos'erını · . Ta·ı b S -d'I T ' S · ı d ı en u og ar arım a uı ıanedanı döneminde gclmis ler ve tak ·b,a nakle- 1erı· ·ıı e b'ır ı ı·k te Tarım'dan Doğu Kan-su ve Ordos'a ' 650 , c1e d'ıger rehirı ,en M·S· götürülmüşlerdi. Müteakip allı yüzyıl içinde orada diğer kaçak Uygur ne ° 1 ar~k ve M.S. 1024'den sonra da Hsi-Hsia'lı Wcı-yen Tana-hsiang'larla ka grup ,arı ılc • • • • • • • • ı::> rışınış ardı Bır de Ycll owknıves dıye bılınen bır Chıpewyan grubu vardır p d. p . · . . ' . . . . e er etııoı adl arının transkrıpsıyonunu Tra ltsan Ottıne dıye yapm ı ştı fal..at Trı'l-t ., . . . . • , san-0 uın d ıye yazmak daha dogru olur. Bunlar bı r ın sa n orubu veya kabile oldııg· e 1 .. ·-· o . n.ıııcantsun b.ır şa 11ıs ad ı veya unvana eklend ıgı .aıman olduğu rribi önemli veya kalı • • . o raınan nıa nasına gelmez. sadece grup, topluluk deınektir611 • Tra'l-lsan-Oıtine Tra'I r b · Hem Ch..ı-pı· · ter hem de \>Veı-yen . · g u -una mensup ·ın san 1ar d emek tır. 'lcr Hsi-Hsia ı • .. "ra11 ıgına , 1 T ıııensk~ptu ark. raf aflnlaşılddıgına gore Sa-~u veya Tun-houang' ın doğusunda Sarı rma ın yu arı tara arın a Dra denen bır böfaede bulunan Dra-tshal ' d ı • • •w . , . . 7' ııı a ınııı "ısa1tı lmış . halıdır . Weı-yen ler gıbı Dra-tshal lılar da Tann--hsı·ang'd I· c: ı. o ı .ır, ıa.;at Koko-_Nor ıle Lan-chou arasında yer aldığından dolayı Tarım'dakilerle aynı kökten gelen ınsanların varlığı yok sa) ılamaz. .sarı, Bıçba.k1 ar atal_arınııı ilk insanla bu insan uyurken kadına dönüşen bir ptarmıgan ın .. ır eşm.esıııden doğduğuna inanmaktadırlar 70 . Bu yarısı mil yarısı gerçek ölan şıfah'i tarıh şeklinin bir örneğidir. M.Ö. l 75'den önce Kan-su ve ta doğuda A-la-shan·a kadar Nan-shan'da yaşayan Yüe-çi kabileleri M.Ö. 125'de Ch'~ng-Kie'.1 l?rafı~dan açık renk tenli diye tasvir edilınişlerdi 71 • Bu küçük ananenın temelı bır tarıhte Sarı Bıçaklar·ın atalarının koyu renk tenli daha eri.en bir ırk ile bi rleşmiş olan açık renk tenli bir ırk olduğu gerçeğinde yatmaktadır ki ~~'ian~_'lar.;ib~lli B.od ' larla birleştiği ve aynı şekilde M.Ö. ikinci yüzyılda Küçu~. Yue-çı lerın bır kısmı Hiung-nu'ların önünden Koko-Nor bölgesine Ch ıang'ların ve Bod·ıarın içine kaçtıkları zaman aynı şey meydana gclmiştir~1 . . . Sarı Bıçaklar kendilerinden Crow Kavmi diye de bahsediyorlardı 1• İl.ı ıl~tımal vardır. Birincisi Çince Wu-sun adının Karga Kavmi manasına geldiğidir kı bu adın Wu-sun'ların efsanevi bir kralının kuzCTunlar tarafından tehlikeden ku~arıldığı için al ındığı söylenmektedir. Hiung-ı~u istilalarından önce Wu~un !arın ~ur~u Sa-cu (Tun-houang) -Koko-Nor bölgesındeydi 74 • Diğer taraftan ı se sonrakı bır dönemde Sarı Bıçaklar·ın atalarından birine Ç inliler tarafından rım

1

1

1

t.ı<Y~l lowkıııvcs l ııgı lizcc Sarı üıçak l ar demektir. (<; N ) " lhoma.,.FW .lıbcınnDocumcnı' .t:ilı40.~.167 Thoma~. F.W. Tıbcınn Oocumcnı- ... cılı H. s. -18. A}nca hal..mu Nam , 110 & 135-Jt> .,,;ınr'.'1ıg:ın= Orm:ın ıavuj!.ugillerdcn ı..u,-c~ yarıkürcyc özgo lıır kuş. lOOIOJıdcl..ı adı L.:ıgopu' cÇ N > P~ıııoı. E.. Auıour le Gr:ıııd L,c De:' E~cf;l\c~. '· 154. 1 72 Kını,.n;mıll. T W.• ı\ııcıenı Tıbcı ııııd lts Fmnıagers (Eskr l r lı~ı \<! Srııırlarr)., ~ıı-.ı ı Koko-Nor billgc~im: knçnn kil~llk Yfle-çı 'lcr Ku1cy T:ırrııı . Kuça-Turfan vul ıolnrrrın vcrlcşcııl crlc .ıınr grup landılar T"aııı; fi:thınrıı arifesınılc mmı gözlü. l..ınl ~açlı ve pcnıbc yanııl..Jı ıılnrııı.: ıasvır cdılıııckıcıdr lcr Bal..11111' Grou"cı. R .• in thc F0<1Mcp' ol Ruddha. ' · 57 .'i9. Cro1r- lııgılm:e kıırım demektir (Ç N ) ,; P~_ıiıoı. E.. Auıour Le Gr:ınd L:ıc f)c, E.-.cl.t\<!.~. ' · 15.ı _ Kingsınıll. T W. lnıercourse ol Chin:ı \\llh E:ısıcm Turke,ıan ın thc Sccond <.cııtırl) B ( (f\1 O f~ın•' Yüzyılda Çm ' ın Doğu Tcırkısııırı ile MUnasebcıi). JRAS. cilı 14. ,.. 852 diprıoı ı . Tııl..rlben M s. tıOO"ılc \\ 11 sun'lar Tarını YUc-çi" lcrıne ı..aııldılar

71

G. STEWART

· ' ' Rı \R

nişanı

olarak Mavi Tüy veya Karga Tüyü şerefi tevdi edilmiş olabı­ 71 dilde bö)lc ki.şilere Karga den!?ordu ' _Çi~ üı~'~anları Do~u AsJır. ·aki bütün kavimler.nez~ı~de o derece?e yuksc.k telakkı edılı.yorlardı kı on ları yad a}·et kabile reıslerı ıseler genellıkle kabıle adlarını bır kenara bırakıp ş '77 8 ıanlar k Çn unvanlarıyla tanınıyorlardı . artı ~arı Bıçakların şaşırtıcı bir şeki lde Orta Asya Budist inanışında karşılığı 1 nan bir an·aneleri vardı: bil u "Başlangıçta öyle büyük bir dev vardı ki başı göğün kubbesine değiyordu . üzdcn ona Yaski-elL-ini deniyordu. Fakat o avlanıldı. öldürüldü ve devrildi, Bu i~i dünya üzerine düşen vücudu laşlaş1 ı ve ren geyik lerinin periyodik göçleriv~ yapıldığı köprü oldu. Başı bizim adamızda, ayakları ise batı adasındadır78 ." nın Bu Dene an·anes ·ını·orta Asya k arşıtı ·ıı e mu kaycse ed'ın : "Tihet'ten Gandhara·ya giden yol üstündel..i bir gölün kıyısında )aşayan bir Naga kral ı vücudunu büyük bir yılan şekline dönüştürdü. baş ı nı Tibet tarafın ­ daki bi r tepenin etrafına kuyruğunu da Gandbara tarafındaki bir tepenin etrafına dolay ı p vücudunun eni ile beş araba genişliğinde bir köprü oluşturdıı ki Tibetlilerin takibatından kaçan dindar Budistler Gandhara tarafında güvenliğe l..avuşabil ­ sinler. Naga kralının başı Tibet tarafında (bizim taraf) ve kuyruğu da Gandhara tarafında (balı tarafı) idin ... Orta Asya masalı takriben M.S. 750'de Tibetlilerin Tarım ve Kan-su 'yu işga l ettikleri acılı dönemden kalmadır. Metnin M.S. 800'den daha erken olmad ığı ve kaydının yapılmasının dokuzuncu veya onuncu yüzyıldan sonraya kalmadığı düşünülmektedirH11 • Tunhouang'da yaygın bir şekilde biliniyordu. ve krallar reenkarnasyona uğramış Budalar olduğundan dola) ı Dra-tshal da dahil olmal. üzere Hsi-1lsia k rallığının tamamında bi l inmiş olmas ı gerekir. Dene ' ler taş l aşmış · vücudun güçlü bir adama -bir deve. bir krala- ait o lduğunu . başının kendi topraklarında, yani Orta Asya veya Doğu tarafında ve kuyruğunun veya ayaklarının Batı tarafında- vücudunun oluşturduğu köprünün Gandhara tarafında- }attığın ı 111

~ı;halli

hatı rlıyorl ardı 81 .

l ler iki seferinde de Güney Tarını halkı emin bir yere kaçlığı için Dene ~asalı yedinci yüzyıldaki Tibe[li düşmanı onüçiincü yüzyıldaki Cengiz Han ile ozdeşleştinııekte)di. Cengiz Han. Dene an'anesinin kötü, fakat güçlü devidir. o.uyulduğu şekliyle transkripsiyonu yapılan adı Ya-.1'.i-elt-ini anlaşıldığına göre Tı~tçe, Toharca, Türkçe ve Kelıçe keliınelerı birleştirmektedir. Adın doğru şeklı . Y~-ska (veya skha)-el-tine o labilir. Ya, Kuzey T ibetçesinde düşman demektır. ikinci hece Tibetçe skha ise adın manası düşman tanrıdır; şayet ska ise Toharca yaygın bır ek olan ska'dır. ve adın manası düşman olur. El-tine, Türkçe M:ıYl!I"\ Wr· C. Frıu · • :· hrııe'c Go,crıııtı<!nl (Çin Hül..ırıııeıiı., 67. böhirıı 46.t.

n Hu,~~. ~; 1 ~ · 1oıcn1' :ııııl r!xoı:ıı rııy (Totemler ve Eg1:ogııını). cil ı ~'1, s. J4 vcl. cılı 11 '•' ıl. Tr:ıvı:J, 111 T:ırıary :ınd China !Taıamı:ın"da ve Çııı" d.: Scy:ıhaıler). I' Pcllioı ıcrc.• cr lı 1. ' :? l 'i. ' ' l f(,

Pı:tııııı !! M

1'lıoı

· '

urıogr.ıph

.

Bı) ııırıcr ıcrı:

., llıoıııa ııa,. F \\ Ti"'F W · ıucı:ın l>ocuıııcnı'··· ı:ılı •ı Pı:tnııı

'r ·

' · lll '.!., h l.{>-l &K.'i.

Tibcıarı lxıcuıııcrıı~.... cılı J~ , ~u • ··· Monogr:ıılh ... Hrynıncr ıerc .. ~ 11 ~ 1 l>cnc'lcr her

.111111

pıırçMrııa ada dcrncklcdırlcr


72

Dl:'\E'l ERi'\ l \ Gl R \SI L LI \T,\I \ R I- ıx.-xııı. ASIRL,\~

kavim manasına gelen eki Keltçe Den veya Din.in bir varyasyonu ile b" I . mcktcdir. Adın manası Din Kavminin Diişmanı olabilir. ır eştır. Chipewyan·ıarın (Ch'i-pi Wei-yen) etnik terkibi başlıca Uyg T·· ur urku Orta Asya1ı veya Soğd ve Tang-hs iang'dır. Atalarının M.S. l 227'd .• · · nın as ı·ı ordusunun bak.ıye ı erı· olduğu ve hem insan hem de at ta e lisı· Hsıa . . şıyan neh· donanması ıle Sarı Irmak tan aşağ ıya doğru H~i-Hs ia ' dan kaçanlara d ır lundukları kesindir rasın a bu-

,:X~ıklığa kav_t~~tur.~l~~1ası ~e~ekcn bir nokta Chipewyan adının Sivri Deriler nıanasınn geldıgı duşunce s ının so rgulanmaksızın kabul edilmiş ı - · ·k b"ır yorumu destekleyecek bir delili farkomasıdır . k· ıınsc d egışı' A n1aşı 1an 1ııç et .· veya en alından düşünmemiştir. Sivri deriler, Chipewyan birleşik kabile ı;;mış )Ukarıda ele alınan menşe \e manası ile hiç bir ilgisi olmayan bir laka 1 Kının . k · · C . . P ır. uZe} batı Kü rk Ş ır 'etının ree kabılesıne mensup hizmetkarları için deri lU ·k ı . ·· d k d b. · · ı ·kı b" erı on e ve ar a _a_ ır sı.~rı .ı c ~le~ ve bu bakımdan kendilerininkinden çoknıfarklı olan ınsaıılar ıçın tabıı bır tasvırdı. Aşağı McKenzie vadisinde Kutup Dair ·· · ·· ·· de yaşayan Kutc h'ın kabılelerı . . ustun tamamen bu stilde hazırlanmış olan 1··esı· ı nın ·· ı unı" 1 er gı) ıyor ardı. Kuze) batı ve Hudson KörfeJ'i Şirketi görevlilerinin Cree ka ık ı _ ·ı · ı . . . } çı a rının K uıc hi n erı onse"ızıncı yüZ}ılın sonu ve ondokuzuneu yüzyılın başlar d· ·· ·· ı ı ın a gornıuş oma arına rağ.ınen Kutchin'lcr hiçbir zaman Ch ipewyan'lar vey·ı s · D ·ı · • ıvrı erı er d~y~ ıa_n ı nnınıııışlardır. Cengiz Haıı'ın fetihlerinden önce Chipewyan'lar ve ~u!cl1111 lerın <_.)rın ~syalı ataları ipekli, deve tüyi.i ve vatkalı elbiseler ve şüp­ hesız ipek Yolu lıcareıı vasıtasıyla keten ve yünlü giyiyorlardı. D' Ohsson, Moğoll~r~n deri tüniklerini s ivri diye tarif etmektedir. Bu stil Moğollardan alınmış olabılı.r, '.akat_ Dene erkeklerinin aşağı Amur boyunda ele geç irip birlikte bu kııa­ ya getırdıklerı Tunguz kadınlarıyla gelmiş olması daha ihtimal dahilindedıı. Chipewyan'larla Kuzeybatı ve Hudson Körfezi tacirleri arasındaki münasebetler hakkındaki yeni kitaplar Chipewyan kabilesine mensup kocaların ve babaların kadınlarını Avrupalı tacirlere vermek adetini an latrnaktad ırlar. Bu bir prestij ve kazanç meselesiydi. Bıı birliktelikler bit1iği zanıan ve şayet biterse. kadınlar kendi Chipewyan ailelerine geri dönüyorlardı. Bu bakımdan Chıpcwy~~ ~ülıür~ o~üçüncü )'ÜZ) ıla kadarki Merkezi Doğu Asya kiıltiiründen farklı degıldı . Cskı Çın'de kocalar ba.ıen misafirlerini haremlerine sokarlardı. Onların anlayışına göre misafirler bö) lece kocaların tabii olurlardı. Marco Polo, ortadan kalkınış Hsi-Hsia krallığında erkeklerin bazen haremlerini ziyaretleri müddetince misafirlerine devredebildiklerini yazmıştır. M.S. l 227'de halkı neredeyse tamamen yok edildikten sonra Hsi-1 lsia·nın }eni sakinleri hakkında kayıt yoı.. gözükmektedir. Anlaşıldığına göre onlar Çinli. Tibetli ve Moğol olabilirler. İpek Yolu günlerinde kervanlardaki erkeklere\ !erinden üç veya daha faıla } ı I uıak kalıyorlardı. Bu şartlar altında genellikle ticaret depolarındaki kadınlar!~ anlaşmalı olarak geçici evlilik münasebetlerine giriyorlardı. Turfan'daki cskı Uygur krallığında bulunan Kara-Koca 'da bu adet yirminci yüzyılıı~ başlangıcına kadar sürmüştür. 1904-0Tde Kara-Koca'lı babalar kızlarını Alman arkeologa ,e onun asıstanlarına geçıci bir birleşme için sunmuşlardı, ve onlar da teklifi geri

G. S'fEWART

k i in kabul edilebilir mazeretler bulmak zorunda kalmışlardı. 82 e s~leler genellikle gizli kapaklıdır. 1,ut0r me Uygur imparatorlu~unun Yıkılış ı ve Tarım Vahal a rını Ele Geçirme Mücadel esı •

Batıda

ise

At şten Yoksun Adam Krwan-atan an'anesi Uygur imparatorluğunun çölün

. ~\i son y ıllanoa ve Uygurların hala Tibetlilerin idaresi altında bulunan çö-

kUZX'Y'" ~·ndeki vahaları ele geçirmek için müteakip mücadele dönemlerine aittir. ıongüne) ı ·· ı Uygur tarı·h·ının · meseö nce ananey i okuyal ı m ve sonra dokuzuncu yuzyı leleri ile nas ıl ilgil i ol d uğun a bakalım: Ateşten

Yoksun Adam Krwan-atan

Ateşten

Yoksun Adam Krwan-alan ile Nakkon-tscl veya pıgıneler ı..ar.asandia adındak i harika bir k~~ın için birbirleriyle harp_ ediyorlardı:. Kad.ın , yaşlı ve kocası tek oğlu nu öld ürd üğü ıçın çocuksuz olmasına ragmen, çok guzeldı. Çadırlarından çok uaık olmayan bir ye.rde sivri ~ir. kaya yükseliyordu: Krwan-atan · ın oğlu orada saklanmıştı. Yanan bır meşaleyı e l ınde taşıyan ~rwan­ atan dağa tırmand ı , oğl un u n yanı na geldi ve onu tuttu. ''Oğlum'' dedi "Uşüyo­ rum. Bir ateş yak." Çocuk odun kesip yığdı ve babasının tuttu ğu ateşle yaktı. Ateşten Yoksun Adam bıçağını çekti ve öz oğlunun kamına sapladı ve onu öldOrdü. "Başlangıçta. Sen in tepende Ulu Dağ, Sana çok semiz bir hayvan kurban ettim. Ona bakar mıs ın ?" Sonra aşağıya çadırına indi. Ateşte n Yoksun Adam ' ı n İn san- Köpekler' in arası nda yabancı gibi olan bir erkek kardeşi vard ı. Onun öl ümünden sonra Krwan-atan onun karısıyla evlendi. Fakat kadının bacağın ın siniri kurumuş olduğu için huysuz ve aksi tabiatlıydı. insan-Köpekler ırkından o l duğu için bir Küçük Köpeğin annesiydi. Bir gün Krwan-atan ona kızdı ve dedi ki ·'Pekala, köpek oğlunu al ve defol; ve köpeğin ağl asa bile bir daha buraya hiç geri gelme:· Kadın inleyerek ayala kalktı, Küçük K öpeğl'ni göğsüne bastırdı ve kendisini öldürmeyecek bir kavme doğru yola ç ı ktı. Yol iz olmayan bir çöle girdi. Bütün k ış ge l işigüzel dolaştı. Sonra suyu ve yiyeceği kalmayınca kadın ve Köpeği ölmek için yere yattı. Aniden bir sansar ·· koşup kad ına geld i ve onu sarstı. Terk.edilmiş kadın ayağa kalkb, hayvanı takip etti ve bir suyun kıyısına geldi. Artık kurtulmuştu . Krwan-atan'ın hepsi kendisi gibi küçük bir çok savaşçıya sahip olan Nakkon-tsel adında bir düşmanı vardı. Onlar çok güzel olduğu için sürekli olarak karısını kaçırıyorlard ı. Bu yüzden Ateşten Yoksun Adam hep savaş halindeydi. . ~ir gün Krwan-atan çölde seyahat ederken kendisi ve yaşlı karısı gece için terkedıtmış bir kampta mola verdi ler. Karısı onun için bir ateş yaktı, çünkü her ı.aman Yanında yanan bir ateş vardı. Kıv:an-atan uyudu, 'e o uyurken karısı kaçırıldı. 111

D~~n. M.• Hı..ıoırc dcs Moııgols (Moj!.ollarııı Tarıhi). cilt 1. ilk bôhlnıler. Brcıwıı. kıııııfcr, Sır:ırıgcr-. ın

VOn. ood (Yabancı K;ından). Vnn Kırk. Slyvm. Many Tc:nder Tı~"i (Bırçoı.. ince Baıtl s. 9-25 L..: \oq. \ ~ Runed Tre.ısure' ofChinc.<.e Turk.e.sı:ın (Çin TUrkıstanı'nın Kumn GöınUIO l lazı ııı:l crı), s. 71-79 lıletincıe Cuccıer. cucc ırka nıensup olanlar (Ç N ). ..

a....._. · Wolverlnt dıyc geçen hayvan sansargıllcrdcn Kotey Amerıl.a'ya OzlıU bır hayvandır zooloJıdı; Gulu -.<Ç.N.)


74

t> E-.;E'LEll ii'o l lYC l lR ASILl, I \ 1A LA Rl - IX.-X lll. ASIR! \

.., R

Acele) le yoldan geçen baLı kişiler yanmaksızın iki ateşin arasında U) ·· d u ·· ı er. O uyan d ı. Ço·· ı ·ınsan 1arı ona .. K ·ımsın · 'e nereden aeruyan K rwan-a t an • ı gor . ?'. d d.I H . ·11 ,. "" l)Orsun.. c ı er. ·· angı mı ete ı-~~nsupsun ··Dostla~ım'" di)e cevap verdi. -·"t\e ateşıın ne yurdum olınakSl/lll bulun kış yolcu luk ettıın. Bu yii/den bana Ate . 1e k·a I" ded·ıı er ad amlar. Ve o onlarla kaldı. Şten Yo k·sun Ad aın d .ıyor1ar.., "B"ıLım Tekrar ele geçirilen Latas_an_dia in leyerek çadı rın zem ininde oturuyordu. çünk·· ayak ları yorulmuş ve berelenın ıştı ve aıtık küçük bir ateşten başka bir şeyi yok u "/\ğlamay~. kes" _d ~di ko~ası o'.~a "ç~ink~i gelecekte bir oğul sahibi olacaksın. Her ~~i tarafı da goren kışı bana oylc soy lcdı. Dınle, onu görüp konuşmaya gidiyorum". Onun yokluğunda düşmanları karısın ı yine kaçırdılar. Dönüşünde onu bulamayan Krwan-atan onu aramaya çıktı. Düşmanları sayısı.l ve güçlü olduğu için vanı­ na ço~. a?.am _ald_ı_. .:'-teşten Yoksun Adar~ v~ hizmetkarları kı) ıları çorak ve ağ~çsız olan buyuk bır golun kıyıs ına vardılar. Yırmı gece boyunca gölün kı) ıs ını dolandılar \e nihayet tepesindeki büyük bir dumanın göğü kapladığı bir dağ gördüler. Dağ çok uz.aktaydı, fakat Krwan-atan sihirli gücü ile onu yakına getirdi. Dağa tınııand ı lar. Düşman la rı kaçı rd ı kları Latasandia 'yı burada tutuyorlardı. Krwan-a ı an kadın hırs ızl a­ rını yendi. k afa larınd an ayak l arın a kadar keserek vücutları n ı ikiye böldü. Sonra refakatç ilerinin yanında kendisine bir kek sunan karı s ını geri a l d ı. Anın da görü ş ün ü kapatan büyük bir duman o l uştu. Bu uzaktan dağın tepesinde gördüğü ayn ı dumandı. Zaman geçtikçe Krwan-atan' ın soyundan gelenlerle dü şmanları olan Nakkon-tsel'ler sürekli olarak savaştı l ar, fakat hiç biri diğerini yok edemedi. Ateşten Yoksun Adam·a gelince uzun bir ömür sürdü ve yaşlılıktan öldüs~. An'ane başından itibaren Birinci Bölüm'de Dene·ıerin atalarının tarihi ile ilgili hafıza kaybı hakkında söylenenleri gözler önüne sermektedir. Bu. bu kıtada altı yüzyıldan uzun bir süre tekrarlandıktan sonra peder Pctitot tarafından kaydedilen bu an'anede çok barizdir. Evvela Dene' leri n takriben M.S. 840'de Maniheisl Uygurl ar ve Budist Uygurlar ile Kırg ızl a r a ras ınd ak i iç harbi kaçak Manihc ist Uyg url a rın T ibetlileri Ta rını va h a l arı ndan ç ı ka rı mı mücadelesi il e karı ştırdık l arı aşikfü·dır. Tibet ordu ları nda Mt:Kenzie nehri Köleler· inin ataları ve ananenin Nakkon-tsel' leri olan Tuku-hun alayları vardı. An'ane Hz. İ brahim \C Sara'nın hikavesi ile de,am edivor. M.S. ı2oo·cıe Na.'ituri kili esi Kara-Koca ve Hsı-1 lsia krallığında giiçlü)dti. Na~turilerin Monofiz.ıt bölümünde Sara. Uygur imparatorluğunun son kağruıı ile evlenen Çinlı prenses gibi. muhtelif rakip gruplar tarafından bir çok kez kaçırılm ış ve kurtarı lınıştır. Dünyanın bütün büyük dinlerinin bir yere sahip olduğu Orta Asya'da insanlar Sara'nın hikayesi ile T'ang prensesininkinin arasındak i paralellikleri çabucak for" etmişler ve her ikisini Tarını ' ın Tibetliler taral'ındaıı işga li döneminden kalına Gcsar hikayesi ile i l işk il endi rebilmiş lerdi. O destanda Ling kraliçesi incil 'deki Sara ve Çin li prenses gibi, bir komşu hükümdar tarafından kaçırılmıştı. Hz. İbrah i m'in cariyesi Sara'nın ve oğlu Hz. i s ınail'in hika}esi Gesar ve an·anesıninkine paralellik. arz eder. Dene an·anesinde görlinen Ge.>ar'ın hikaye-

~

75

G. S'fEWART

G

.

yinlerinde yer a lı yord u . ·

1

\

lıınogr:ıplı ...

Bf') 11111,·1

ıu,

, lX· ~O

d

.

,

. .

.

0 •

An'aııedeki üııvan olan Krwan-atan peder ~etıLol un kendısın~. bıleı' vc-

·ndJ. ·c ve Pecl nehirliler hakkındakı nıonografını tercume eden ren Dene D ı 1 . . . b Douglas Brymner·in 1950'1erin başlarında vc~diğı şe~ıldır. Krwan-atan, . ı.r unvan olan Krwa n ılc bir lakap olan atan'ın bırleşmesınden meydana gelmış­ tir. M.S. 824'de Gobi.nin kuzeyindeki büyük Uygur imparatorlu~u~un hanına T'ang'lar tord. hükümdar manasına gelen Çince chün'ün rranskrıpsıyonu olan Kün veya Kiun üıı vanı n ı vcrın iş lerd i 88 . Fakat Krwan, Kun~veya Ki.~n_'_daıı. liin.!.. s~ n> t ·ı ı meınış· t"ır. "'ıvl . S. l l24- 1l 28'de Kara-Kitan imparatorlugunun huku .mdcırın 11 taşıdığı iki Unvanın bir bileş iğidir. Bu Unvanl ar G ur-H~n. ve _~ang-_t_ı ıd_ .•c,r .: Her iki ün van da Kara-K i tay' ları n Nayman ve Uygur Labılerı ıle Hs ı-~_ı-;ı~ı l ,ıı tarafından Cengiz ı tan·ın Moaol istilalarının öncesindeki yüzyılda bılınıyoro . d lardı. Kr-wan, iki ünvanın ilk heceleri olan Gur ve Wang·ın birleşmes ın en meydana gelmiştir. Kr. tarihi kayıttaki Gur·un ycrıni alan Kur.dur. Orta Asya usulünce sesli harf bastırılmış \C g'nin yerini k almıştır. Wan veya Won ı-.c güç manasına gelen Ku/eydoğu Tibetçe LJwan·dır ki Kara-Kitan hükümdarl aı ı 1

~ David-N.:el. A.. Thc Stıııcı h11ı11ıı11 1 i re of Gc~ar of Ling <Lin{lı Cıcsar"ın ln~uıınsıo Hayaıı).'

11.

9

~

"' Bn:tschneidcr. E.• Mcdinuvcl Rescıırchc.,. ci ll I. s. 247. ~; Dııwson. C.• Thc M11ııgol M ıss ıoııs (M o!!,ol Misyonları ). ci lı I. ~ 4 1 , . , < .. Parker. E.H . Tlıc Eıırly 1 1i~ıory ol Turks from Pch-~hi (PclHhi' yc Güre TUrl.lcrın Erken Tanh• l;' 1 '" • ıl..·ı M:ıtthews. R H.. Chinc'e Eııı!lı'h Oıcııoııary (Çince-lng.ilııcc Slllltıl.J <Cııııucıı gcçırılın ış 1 >SCı ı\ım:r • hasl.;ısı\_ Sır Thoıım' \\uuc ıarnlıııdnn düzenlenen \ C soıını (iılö ı:ırnlıııtlnıı gozckn geçırıkn 1)1. l!ııllııu Ch:ıv:ınne-.. E \C l'cllını p . Liııc Tr:ıııc M:ıniı:hcen Rcırou\c en Chıııo.: ı<:ın"dc Uulunmu~ Bır Manılıc111ıı

ıtı Kıtabıl ,. 244-15. . ., . il Hmı.ontı_ H H . The N\lnhcm Fn>nt:ıl!cr; orCbına ((,.ın 111 ı...uıo.:~ 'iınırlarıl. 1>4ltıım HL<. _1 4 -7 5. Yuk. il . 1lıc Book of Ser Man:o Polo cılt 1·, '.!88. dipnot. B:ınhol<l. V V h>ur Stuuıe-- or Centr:ıl A.•ıa 11)011 tl>nll.ı .._ · · · ı u •· · h c 1il 1 , ~16 & .,.,<; cı ı . '~Ya lncctem~ıı. cılı ı , , 211. <lıpnot ı : Brı:L~chncıdcr. E .. Medı:ı.:va "c....:an: .:.,.

I',

.

.. fakat topal bir fakir hizmetkar kadın olan esar ın annesı sonra. an ak olan Ling kralının dikkatini çekmişti. Sonra kıskanç Lıng sidir. Guze l. ·ın babas ı 0 1ac · · ço··ı e gon ·· d erel ı. Gesar . . üzerine Lino kralı Gesar ile anncsını . s ının arzu.,u . o . • • . . k d k kratıçe . da Peel nehri LouchetL"X ları hala başka bır a ının ocasının 1 · kadının hıkayesını · • · · an 1atıyor1ard ı. t95O ' lerın . . .baş · karıbn ı ctmeın is olan topal bır ılgısını a u ' • yakın .k ' d geçen 700 yı l da n sonra hikaye Gcsar nıenk ıbes ·ı ·ı ı e baş k·a 1ııç fakat Amerı a a . 114 . zerlik arz etmemekted ı r . .. , . . . .. bır ben . k Ort Asya adeti inanışı ve batıl ılıkatları an anenın ıçınde yeı <11Bır ço . a 've Orta' Asya inançlarında kutsa l dağlar sayısızd ır. ra · kat K"ta 1 11 111 Ç • • • ·· d 1 · ·ı ına ktadırlar . · - U• l ar ııı Orta Asya vahalarını ele geçırmek ıçın muca c esı ı e edekı dag ygur ' . ı anan _ e'lcrin asli kıtalarından son gördliklerı şey olan Kamçat11.a . q de aoçınen 0 en . . . . 0 deE-ı d ı · 18 000 kadem )'Üksekliğindcki dıkkatı çekıcı ve hatıra­ adasının ucun a11.ı . ~ . . . yarım d - olabilir Krwan-atan·ın karısının dağın tepesındeı...ı ~erı kalıc ı yanar ag · . . _ · d ,· 1arda ld .. re Uygur kraliçesinin Ho-lin yakınındakı bır dagın tepesın e11.ı anlaşı ıuın a g0 . . .k. . .• o . d . b" lıatı radır85 Kötül ükten korunmak ıçın 1 ' I ateşın ara s ın d·el alıkanes ıne a ır ır · . .. · . 1 rn umak As a'ya has bir batı l itikattır86 • Olen babanın veya kar~eşı~ karılarıy a uy k b~ T .. k Uycrur adeti icli87 • Asya'daki 13on-po şamanızmınde hayvan evlenme ır ur - o . . .~ :(bazen da insan) kurban etmek yaygındı. Kek sun mak Manıheıst ve Nastuı 1 .ı-

~ 2..~. dıpnoı 1059.

• • -

- -·


76

OE:'l.E'Lf.R ll\ l'\ GllR AS ll.1.1A 1 AL.\Rl- ı x xıı ı ' .-, · \S fRI. \Jt

aın ikinci ünvanı olan Çince Wang'a (kral) eşdeğer olduğu düşi.in ü lınekted 'lO Modern Moğolcada Gur-1lan ' ın m anas ı damattır. Fa kat Kitan dön · ır . lı.k yo 1uy 1a ç ·ın ·ımparato nınun müttefik i olan bağ ıms ı z prens le emın de cvr1.. ~ ~ rce taş ı ndı zaman d a un vanın mana s ı buydu. Dene' lerin ataları bu U n vanı u .r gı k · · k }gur ımpa ra tor1ugunun son aganı ı çın u ll anıyor l ardı , ç ünkü hem bi ldik bir·· k b' . . un va nd ı hern de b u son kagan gerçe' ır T ang k ı z ı ıle evl enmişti. O, as lında hem Çin i 111 Paratorunun dam adı hem de Ulu Han ' d ı. Türkler arası nda şah ıs adın ın ku llanılması bir kulluk işaretiydi 9 ' . B --. .. k-Uygur 1ıu·· k··um dar1arı ··unvan 1arını k ullanıyor ve ilaveten de genellikle u yuzden T ur h• . ·· ırıgı-· veya d urumu gosteren ·· b.ır ı aka' p1a tanınıyorlardı.,,-. Dene' lerde old şa s ı bır oze .. 1 Türk lakapları da şahsi bir farklılığa veya garip dikkati çekici bir dtı ug~ gıbı ed ' 1 • . ~ ' ruına ı stınaı ıyor ardı. Her ıkı halde de uygun olması en önemli husustu 91 T ' k , onbirinci yüzyılda varlığı teyid ed ilmiş olan ataa diye bir kelime vard.ır k~r ~c ~~ ·-d · d "I . d 'd. •.ı.ı G . ı manası ıg ış e ı m ış eve ır . erçck bır T 'ang prensesinin şah s ında çok deö ı· .. .. d . oer ı slatu bolü sem nu ~~ so~r~ ~ _ım~aratorluğunu ve bayatın ı kaybetmi ş olan Uygur kağanı ve aslında guçlerını yıtı rmış olan halefleri için bu lakap uygundu . Uygur iı _ t 1k - 1 . d' . . npara or ugunun agan an ı g ı ş edıJmı ş deve gibi güçlerini kaybetmiş lerd i. Atan dev •I _ rin bulunmadığı Amerika'dan kaynaklanmış olabilecek bir lakap değildir. ce . . ~teşten ~oksun Adam, Krwan-atan' ırı tercümesi değildi r, sadece tas\ir edıc~ ?ır alternat~f a~dır. _Uygurların imparatorluklarını kaybına atıfta bulunuyor olabı l_ır.; fa~at HıntJı rahip Narota ' nın onuncu yüzyı lda Tibet'e getird iği tuıno be:crısı ~~ ımad_a bulun~ası daha muhtemeldir95. Turno ustaları Asya" nın }üksck dagl ık bolgelenndc çogu kez tamamen çıplak vaziyette bu sanatın uyo ulanmasıyl~ _beyinleri üzerinde icra ettikleri kontrol vasıtasıyla donup ö lmeks~in yaşa­ y~b~.lı~o~~ar. 1 u_mo, düşünceyi Budizm.in Semavi Güneş" i gibi ısıtıcı unsurların guc~ ustune yog~n laş tırarak baş lıyor. Beyn i kontrolün yanı s ıra ya pılan s ıkı cg~ersız _program ı ıle Orta Asyal ıların dikkati çekici dayanıklılıkları da şüphesiz onemlı unsurlardı. Hikayeye Asya'da hükümdarların sihir gücüne sahip tanrılar ~ larak telakki edildiklerini ilave etmek mümkündür. Ateşten Yoksun Adam fumo sanatının ustasını belirtiyor olabilir. 1860' larda kaydcdjlcn an 'anede Krwan-atan ' ın kansının adı L'at'a-nutsand-ia idi. 195 1'de Peel nehri boyundaki Loucheux' Jar ona Latasandia diyorlardı. ~ucheux' ların kendilerinin çoğu kez kullandığı ıek heceli şeki lde \ C na hecesi ıstısn~ olmak üzere iki ad özdeştirler. Oıta Asya'nın Tibetçeleşmiş lisanında adın lesadufi olamayacak uygun bir manası vardır. Tibetçe'de öncesindeki hecelerden ayrıldığında na ekstra vezin değeri olan bir dahili vurgulamadır96 . Geriye La-ta ve

. Tiı?m.1.~.

FW. Nam · s 341. kısım 10. "hwan V cJe tekrar ele alınacaklardır " P:ırkcr. E. H • Thc E;JrJy Turh. böhım il., 9 . ,,; Y a.ge. ~•

Tibeıçe dbaıı

gUç

ıkııdardır (\C)<ı Çıncc "ang'?)" Hu adl;ır b(llOnı

Parl.er. E il · The C:ırly Turh bölUm 11.' 7. Gr.ılıaın. A Thc Golckn Grındst<>m: ( '\lıın Bile) ı Ta~ıl ' 11 1: McPhllr<on kale" LoucheuJ1 ları Pccl nehri boyundn ya~a)an hcrJ..ese bır ad ınJ.. nıı~lnrd ı. C lauson. G.M · Eıymoloric.:ıl Dicıionary. s 60 Develer Orta \\ya'da Ç(lJ.. Sa}ıda )CllŞtırılıyorlıırdı H! 11çıırcl ,,~ )Ol!nrı nd:ı J..u llan ıhnalarının )anı sıra taylcrınden !P}CccJ.. ıçın laydnlanıh)ordu , D:ıvıd-Necl , A •. Wiıh Mugic und Ma~ıcian' ın Tibı.ı ITıhcı'h! S ihir \'C Sihı rb:ularln 13ırlıkıc)., 216 26. Thorna.,, F W. Nanı .... ' 179 11

a şeklinde iki ifade kal maktad ır. İ lkindeki la, lah, l)la Tibetçe' de ay dcTibetçe bir ek olabilir, fakat sadece nadiren l,.ullanılmaktadır, ve k.ulla17 --Wır. aman da amca-insanlar, çocuk- ·ın san ı ar gı·b·ı ·r: ......-· ı ade 1erd e yer a 1mak·tad ır' . oatdı~ı~ın manasına gelen bir ekse La-ta '_nın_ ay-kadın ınanas'.na g~~ı~~si ~cre~ir: şaye , Çince Tarım 'da statü gösteren bır lısandı, ve Kansu da buyuk bır Çınlı *;::~~~dı. Ta burada Tibetçe ve T~l~arca'daki şekliyle isimden sonra yer alan ~·e nil • asına gelen Çince sıfat olabılır. La-ta ya ulu-ay ya da ay-kadın demektı r. uluman ·· 1ara ı· ı avc ~ 'kinci ı..ısrn ında tsand-ya' dakı· tsan dcıs O ıta Asya 'da a dl ara ve unvan 1 • • Adın b d "k k b' ..,, ·· kt d. <1-ı Y .. k .1 bir şeref payesıydı . ve ura a yu se ır staLU gostcrmc c ır . a yu sck . ech en ve geni ş anlamda yüce de~ıer..tı~ , . ıoo. T ~a~ d -ya, ç·ıncc 'der..ı ı · yucc ·· " OSt(ln ı azı· ı et -

~yt

si kelimesine üstün statü- ıfad esıne eşı ttır. l a-ta-na-tsand-ya veya La-la-

kel' ;

a. Ay-büyük-fazilet-yüce dem~~tir. Ti~ctç~'d: ~.aima ima olt~nan, hiçhır ifade edıl meye n manayla ad Yuce Fazı l etlı Buyuk Ay demekt ı r. U)gurlar ı.ama;arıya Yüe-çi idiler ve dolayısı} la Ay lrkı 'na mensup oldu~ları~ıı _ da iddia :'bilirk rdi. Bugün bi le Kara-Koca' nun Uygurlaşmış halkı Ay kclımesını kadın la1111 niçin kullanmaktad ı rlar . . . . _ . . . An· ancde Latasandia "ya harıka bır kadın den m ektcdır. 19=' l de b ıl g ı veren Peel nehirliler onun sıradan bir kadın olmadı ğında diğer a lı ş ı lnıı~ k ad ınlara nazaran ne bakı mdan üstün o lduğunu hatırlayamam a kla birlikte üstün özell ikleri olan bir kadın o ld uğun da ı s rar ediyo rl ard ı . Onlar sadece k ad ı nın bir şekild e üstü n olduğunu h atı rl ı yorlardı. A s lında Latasandia dağılı ş ını n ari fes inde Uygur imparatorluğunun hanı ile evlendirilen Çinli prensesti. T'ang imparatorunun ö1 k ı zı y ­ 1112 dı! Bütün Asya' nın nazarında Uygur Han ı ' na en büyük şeref bahşedilm işti . Hücumlarda ve karşı hücumlarda çeş itli rakip gruplar tara fında n prensesin defalarca ele geçirilip tekrar geri a lınmas ını kaydetmenin haricinde T' ang prensesinin ve Uygur imparatorluğunun y ıkılı ş ının hikayesin i tekrar etmeye gerek yokturıu'. Bu duru mlar, anlaşılmamakla beraber, bir yüzy ıl önce Good Hope Kalesinde o lduğu gibi 1951 ' de de Loucheux an'anesinin bir pa rças ı yd ı. (ok da Ustü kapalı olmayan· bir istihza ile Peel nehri Loucheux' ları 1951 'de Latasandia'ya uygun bir lakap olari Geldi-Gitti ad ını takmışlardı. An 'anedeki dördü ncü ad olan Nakkon-tsel veya Nak-kon-tsel. Tibetlı ler döneminde adı Nob-ched-po (Büyük Nob) olan Tu-ku-hun ' larırı başkenti ve modern Çarklık'dır' o.ı. M.Ö. 77'de ilk Han' lar döneminde adı İ-hsun veya İ-hsui idi; "1

" Y.ııg.c,27 3 & 3:\7 38 w Thonıa, , F.W .. Tibcıan Docuıııenh • cilı 40., 170. cilt 17. ' 191 19J 209. 21 0. 338 .,.,~hell, S W . Thc Eaıly Hısı(lry ol T ibet {Tiheı' ın Erken T:ıı ihi),' 440. ı Le illa'. F W . ~arn \ 226-27 l.ısım 8 \C' 4-t:l ıcı:ı T" Coq, Alben von. Saııd Burıed Trca.s uı'Cs .... s. 74. . . , ang hanedanının eınık mcnşeı lıclırsı.rdır. U)gur rııparaıorluğuııun son hanının k:ımı olan T aıı g pı cıı,c· 11

nınkı ısc lı ılı nıneınckıcdı r l'nkat Ona /\sya ' n ı ıı omııııı goı<ınüne alındığında bır Yuı.:-çı lıağlan11'1 nıuın­

kllndur

~er, ıuı .. Onı.: Thousand Yc:ırı; of ıhe Tıırınrı;. s. 206 vd.. Mnmılıon. J.R. Lcı. Ouıgourc' en l.'Er<><ıuc IO&

S

Cınq D)'ıu.qı~. ç 6 vd

d:cın, M .A · Scnndııı .. s '\22 & 46!1·69. Tibcılılcr Na-fo-po'yn Tıbcıçeleşıı nlmış ~cklı)lc ~oh ch~ıl po ~orlardı l· W Tiıoma,, Tıhcuın L>ocurnent\ • cilı 4 1. s. 59 ve cı lı 40. ' · 13 1'egon: Nob nag dır ve Chctl·

cheıı~k. ulu dcmekıır Sondakı \CSSU harOerı yuımal. ıar.111ıdakı Tarım alışbııh~I\ la Noh-chccl po, Ydnı Nn- fo-po, BOyUk Nn. BOyilk Nııva d ır.

po.

N.ıg-


- · · -· -~ ··· ·. " . UV" no lLl, I /\ 1 /\l..A l<I • ıx.-xııı. ASll~LA~

Sui'ler döneminde Shan-Shan-Chen deniyordu; Çinli hacı Hsüan-tsang oraJa d ·- · k' N f r an gcçtıg ı va ıt a- u-po o larak biliniyordu ve kısa bir süre için T'ang'lar ona T· h 1 ~ .h ho veya Sh ı -c eng-c ıen dedıler, fakal Tibetlilerin Shan-Shan·ı işoalleri b ı en. • ı .. . . , o unun peşım1en o "adar sura ti ı o ldu k ı T ang adlarının Na-fo-po' nun yerini al ·ıın kA ı·ı · · maya ·an1arı o 1ına d ı. T'b ı et ı erın, Ç ınlilerin ve Orta Asyalıların adlardan bazı ı , leri düşürüp ba~en da onları~.~e~~ne daha uygun o lduğunu düşündüklerini i~~~~~ etmek alışkanlıkları vardı. Gunluk kullanımda Na-fo-po Na idi Tarıın' · . . , ' . ı ı şgal eden T!betlıler Na-fo-p~ y~ı Na olarak duyunca ona Gnag, Nag dediler ıos. Tu. rıın ' ın ~oh~r~a .~eh~elerı bır ~o.k yabancı tesire rağmen onbirinc i yüzyıla kadar me~cudıyetını surdurcn halkı ıçın Gnag, Nag, Knak, Nak"dı, çünkü Toharca 'da., ~esı yoktur. Fakat Toharlar en sondaki sessiz harfi yutuyorlardı ve Nak Na d' b .. 1enıyo . rd u 106. Faka l men şc ı. T'b · tarılıl · o laylardan ve Soii.d"I ıye soy ı etçe d eğı·ı dı, · ·) ·ı ku ilanma 1arından kaynaklanmaktadır. ~ a rın S ans k-ruçe 627-649 yıllarınd. a Semerkanl'lı Kan°-Ye n-tien adında bir Sog·d 'ışad aıııı . . o S~_ı han.eda~ıııın dav.~tı üzerıne M.S. 220'de ikinci l lan hanedanının) ıkıl ışını muteakıp yuzyıllar suren karış ıklıkların bozduğu ticare ıi yeniden canlandırma~ .ı ç"ın G"uney T aı·ım ' a ge ld 'ı 1117 . Sh an-Shan · ların Tu-ku-hun krallığının başkenti olan Shan-shan-chen'i yeniden inşa etti ve ona Nava-po-Büyük Şehir dedi. Tolıarca'da v ses i olmadığı iç in Nava Na-fo, Na-Fu, Na-fo-po diye söy leniyordu. Günlük konuşmada heceleri düşürmek alışkanlığı yüzünden Na-l'o-po, Dene adı Na-kon-tsel ' de olduğu gibi Na idi. İkinci hece olan kon, koyak, dar ve derin dere yalağı için k.ullanılan Tibcı. 1 ı· d' 108 1 . . 100 b çc ır "e ıme ır ; tsc. nsel, sel ı e Tıbeıçe su'dur . Na-kon-tsel'in manas ı Na-der e yatağ ı su-nehir kıyıs ındaki Na'dır. Lop Nehri boyundaki Na-fo-po, Ç inlilerle Orta Asyalıların müptela oldukları tasvir edici adlardan biridir. Şehir bugün Çarklık diye tanınmaktadır. Lop Nor'a akan nehirlerden biri o lan ve yirminci yüzyıl arkeologlarınca Lop nehri veya Çarklık nehri diye bilinen bir nehrin kıyısında yer al maktadır 110 • Nakkon-tsel adının Dene an'anesinde geçmesi bir tesadüf olamaz. Nakkon-tsel' lerin pigıneler o larak tasvirinde gerçekliğinın teyidi vard ır. Kendı­ sine bilgi veren kişilerin anlattıkları çok küçük insanların pignıeler olarak tanımlanma s ı peder Pelitot'a uygun görünmüştü. . Ladakh'daki bir Tibet kroniğinde Shan-shan'lılar Sc-Ha-za adını raşı)an bir " iç Cüceler" kabilesi olarak tasvir edilmektedirler. Bu ad Padma Sambhavıı A

::~~ Thonıt"· P.W.. Tibcıan Docuıncnıs. cilı :ı7. s :ıo 'Burrıl\\ , r · lranıtın Worcls ın Kh:ır:ı,ıhi Docuıncnıs ( Khıımsthi Bclgclerındc lrani Kclıınclcr).

BSOS. 19 J'· :16. cıh 7.' 782. I07 s ('1 ~ · tıı l laııcda ııı , M S. :>80-6 J R T'aııg 1lnııcdan ı . M.S 6 1R-906 T'ang ordu l ıırı Tarım vıılıalm ıııı M.S ,. · •

648'dc e le gcçırdilcr ve larım'lı rclı ıncl erı Oıdt1' ve Şcnsi'yc yollayaraı.. lm\kcc holgc\e Yüc-çi unsuru•'." wı..uılor 1 akaı M s 220-600 doncmındı: h:ıyatl\Clını l..a}bedeıı ııc:ırcıi }Cllıdcıı canlandımıııl.. ıçın s~J ı.ı· cırlenn g:ıyrcılerıııi sürdurıııccliklerınc dair bır delil yııkıur G:ıyıcıleıi T'nııg ' larııı ve unlardan soııra Tılıd lılcrın ıııcnfa:ıurıcydi

, Tiıonıa'. F W .• Thc L:ıngue of Ancıcnı l\hoı:ın (E.,ı.ı l\ouın ın Lıs:ını). ' 60 Ne\\ Yorl. llall.. "-uıuphancsı ' nın Şart.. Snlonundul..ı Tıbcıçc-fngılı'cc sMluı.. 1111 Svcn l lcdın·ın çeşıllı escrlcrındekı ve Marl. Aul\:I Sıein'ın l~crınoı.ı A"u ve tıaı.ın.,

gTBEL G. STEWART

.... d ve Bon-po ya1.ılarında bir tür perilere ail olarak görülmektedir' . · raturun · · ııte r te bu "İç Cüceler,. o lan l la-za· ıarı Tu-ku-hun · ı ar o 1ara k· teş 1ııs• etnııştır. paul Pel ıo ·uçlar l 860"larda henüz Avrupalıların tesiri muhtevasını daha da suvardığı ~; önce bu Dene an 'anesinde verilen bilgilerle aynı doğrultudadırlar. tandıı:ma. Krwan ananesindeki pigmeler Orta Asya dokümanlarından 1la-za oene ~e:ın "İç Cüceler''dir. Onlar, Dene'lerin Köleler diye bilinen kabilelerın in diye bılınen . . . 'd K 8 talarıydılar. 19 51 ·de bu eserin yazarı Peel nehırlı bayan Sarah Sımon an r~an-<~ıan · · başka bir versiyonunu işitti . Peder Petilot' un yukarı da zıkrcdıl en an'ancsının . . . b . kaydının üstünden neredeyse 90 yıll ık bır süre geçmıştı. ve u zaman versıyonu · · muhteva da degışı - · ·kı - yo 1 aç· ·ı ge • d açıkça olmasa bile Avrupalıların tesırı a ı "ersivonu iki grup arasında. yanı· Uygur- K ulc h.ın 'I er ve K o" Ie 1e r, ..,urup .. ·· zar f ın l 95 mıştı • · · · · · k G d H K 1 · " iden bir harp esnasında bır Peel nehrı reıs ının arısının oo ope . a es ı K o11

0

reıeri"nin reisi tarafından kaçırılışını anlau~ıa~t~ydı. ~ood ~ope Kalcsı o.ba ların­ dan sadece birisi Köle asıllıdır. Bu sonrakı hıka)e Ka leler ın Tu-ku-hun lar olarak teşhis edilmelerini desteklemektedir. Köleler Peel nehri Loucheux' ları Kö l eleı" in kendi kaviın l erinden olmadık l arını söylcnıektedirler 11 1 Shan-shan ile Kuzey Tarı~11_' ın y:rli halkı da '.u-ku-h.~ ıı · ıa~~n

kendi kavimlerinden olmadıklarını söylcyebılırlcrdı. Peder Pecıtoı , Kaleler 111 . 1 ı . . ın ad larım · A-Lchcn. l laı chen. Elcha-Ottıne o ara" vermışlır . Bunlar. Tu-ku-hun · ıarın adlarıdırlar. McKenzie nehri Loucheux' ları Köleler· i eski dönem lerde düşmanları o lan Hatchen'ler olarak tasvir etmekte ve onlardan Güne) ' in Haıchen ' lerı diye hahsetmektedirler. Halbuki Amerika'da Pcel nehrı Loucheux·ıarı ile Good l lope Kalesi Köle leri arasında her hangi bir tür sürllişıne veya savaş olduğu na dair hiçbir kayıt yoktur. t\n'anedeki o değişiklik düşünceleri üzerindeki Avrupalıların tesiri nden dolayıdır. Gbod l lope Kalesi Köleleri'nin a ltı Tavşa n obas ından sadece birisi old ukl arını hatırlamak gerekir. Krwan-alan efsanesi temelde Loucheux'ların Uygur atalarının M.S. 840'dan sonra Tibetlileri Tarını'dan atmakta karşılaştıkları zorluğun anlaulmas ıdır. Tibet ordusunda Tu-ku-hun (Hatchen' ler) ve 1lor (Türkler) ala) tarı ' a rdı. Evvelkiler kraliyet ailesi takriben M.S. 660'da Tibetli istilacıların önünden Koko-nor·a kaçtıktan sonra Güne) Tarım 'da kalan. müteakiben T'ang'ların yardımıyla Tibetli Tang-hsiang' ların Kha-ba dedikleri Liang-chou yak ınlurına yerl~~en Tu-ku-hun'ların soyundan geliyorlardı. Sonrakiler ise M.Ö. 175' de 13aıı ·ya yo~elen ana gnıptan kopup Bu lungir nehrinden Yarkcnt 'c kadar Güney Tarını·a dagılmış vaziyette o lan Hiung-nu kabileleriydilcr. .. Orta Asya menkıbesi Ling' li Gesar'da ülkeye gelmekte olan Uygurların duşmanları Tibet o rdusunun Hatchen-Hor alay larıydılar. Dene an·anesinin bize 1

Scrnıdm"sındal.ı ııarııaı.ır·

1

79

ı12~onı:ı,,F.\\

. cih J7,, 2

ı ~rı Sımon. McPlıc"oıı Kale.". NWT llot. E..

Quın1c ·\n, Suu' Le Ccn:le Polaıre. ' 1ın ll4


80

Dt::NE'Lff{lN UYGUR AS iLLi ATA LARl- IX.-Xll l \' . ' ."> lltt, \ J{

tam tamına doğru olarak anlattı ğı üzere Köleler' in ataları Güney'in Hatcl , idi ler 114 • ıen lerı Tu-ku-hun'lar veya. H~-za·~ar veya Hatchen'ler Tibetli değillerdi. M 250 yıllarında Leao nehrı bolgesınden Kuzey Kan-su'ya gelen, ve sonr .S. · K o k·o-nor b"I · gıren. · ne h rını· geçıp o gesıne ve sonra Shan-shan krallığını tcs a Tao .. Güney Tarım'a yayılan Hsien-pi ırkının göçmenleriydiler. Tu-ku-hun'l~rıs ıçı.n betçe adı Ha-z~ id.i . _('ınliler onlara A-tch'ai b~rbarları diyorlardı. Bunlar;:}~: hun-ların kendılerınııı kullandıkları adlar değıl de Shan-shan'ın karma kab'I • 1 rinin onları tanımladığı adlardı. A-Tsch'ai, Tibetçe'ye Ha-za veya 'A-za 1ele. · llS 0 arak, geçmı ştı ·. Wolfra~ Eberhard'ın Çin Tarihi adlı eserinin 130. Sayfasında Tu-k _ 0 hun'ların az bıru Türklük karışmış Moğol ve Tibet asıllı melezler olduğu .. lenmektedir. Tibet kanı M.S. 250'den sonra Koko-nor bölgesine gcldiklcrıns~:~ sonra karışın ıştı. Asılları Tunguz ve Hiung-nu 'dur. Batı ülkeleri hakkındaki Wei-lo'ya göre Hiung-nu'ların eski I..ölelcri M.S 200-250'dc Kuzey Kan-su'ya yerleştirilmişlerdi ve Tseu-lu veya Tseu barbarlar diye biliniyorlardı. Wei-lo'ya göre Tseu köle demek olan bir Hiung-nu kelime~ siydi. Çince transkripsiyonlarda çoğu kez baştaki a düşer. O baştaki a olmayınca da Tch'a i ile Tseu arasında bariz bi r benzerlik vard ı r. Sekizinci yüzyılın sonunda T' a n g-licıı 'de Tu-ku-lıuıı ' ların ad ı için A-tsch-ai barbarları yerine A-tseu-lu Atseu barbarları yazılıdır 1 "'. Tarım'da Çince ai A-tscha, E-tscha, A-za'da olduğu gibi a',>a dönüşmüş olurdu. A-Lsch'ai, A-tseu, Ha-za, 'A-za, Hatchen, bun ların hepsi köle demekıi McKenzie nehri Köleleri'nin adının menşei budur. Onlar, Hiung-nu ' ların eskı köle lerı olan Tu-ku-hun · ıarın soyundan gelmedirler. McKenzie nehri Köleleri menşelerini bir Dene kadınının bir Kara Köpek ile birleşmesine atfediyorlar. Neredeyse bin yıl boyunca Tu-ku-hun'lar Tarım'ın yerlı halkı ile kız alıp vermişlerdi. O dönemde Kelt kanı Orta Asya \ahalarının her tarafına yayılmıştı. Çinlilerin tesiri altında bulunan Tarım'ııı di.işi.ince tarzına göre Gobi'nin t..uzeyinden gelmiş olan Tu-ku-hun'lar Kara Köpekler'di. Kara medeni olmayan demekti. Köpek ele Çinli lerin barbarlara verdikleri genel addı. Gelenek ve göreneklere uygun olarak gerçekleştiklerinden dolayı Tu-ku-hun' larla Ylıc-çi'lcrin yukarıda bahsolunan birleşmelerinin alçaltıcı bir tarafı yoktu. Aile yapısı anaerki idi ve çocuklar annenin klanına aittiler. Bu sebepten dolayı Shan-shan'lı Orta A'>yalı . tabileri tarafından kullan ı lmış olan Tseu, Köleler şekl indeki eski Hiung-nu adlarını muhafaza etmekle beraber Köleler kendilerini Den'lere mensup, Denı..: o l ıınık telakki ediyorl ardı. . Dene an'anesi Krwan-atan ve Köleler'in menşei aşikar gözüki.l)OI'. İlki M.S . 840'da Uygur imparatorluğunun çöküşünün ve Uygur kabilelerinden Neci, A. The Supcrhuııııın Life of Ge.,:ır of Ling. s. 83. Hatchen anlaşıldığına gorc 1ln-ıa" nın · ı urı.çc n ıl:1vc cdıhnı~ olaıı l Jygurca şeklıdır 115 Pcllıoı. P . Ncııes sur le~ Tou yu houen eı Lc.s Sou-pi (T'ou-yu-houen'ler ve Sou-pı'ıcr llnkl..ımlu NoıJnrl. TP. cı lı 20.' 323 324 ııb Pc il ıoı 1' Noıcs ~ur h:' T'ııu · yu-houcn .• T.P. ( 324-325: Eberfı:ırd. , 1JO. M:ının. 111> . Th c "u 1 ,~ vl Chını;" • ' :'iO. l..cl:ınJ. C G. Fu-,:ıng . ' 6 . 114

D:ıvıd

çoi,).ııl ckı

81

c;.STEWART

ıtarının

T ibetlileri kovmak için bir müddet Tibet ordusundaki T u-ku-hun

b8Z farıyla savaştık ları Tarım vahalarına göçlerin in oldukça kısaltı l mış bir

alaY .. · hçesıdı r. . . .. .. . . . l8f1 Anlaşı ldığına göre McKenzıe ııehrı Kolelerı nın eksensı Shan-shan Tu-ku· ıarından olup da M.S. 1225 'de Hsi-Hsia ordusuna alınan Sa-cu hUO houang)' luların soyundan gelmektedirler. Görünen o J...i Tavşanlar arasında­ ~~öle obası T'ang'ların M.S. 660'dan sonra Liang-chou (Kha-ba) yakınına ~:kAn ettikleri Tu-ku-hun hanedanı m~nsuplar.ıııı~ soyu~ıda~dırlar. Bin yıl bo~~nOrta Asya'da Ch'iang' lar, Yüe-çı'ler, Çınlıler, Tıbetlıler ve benzerlerı ıle :rıştıktan başka Amerika'ya göçlerinden önceki dört yüzyıl boyunca da Uygurlar ve Den'lerin sair ilgili kabileleri ile karışmışlardı. Tu-ku-hun'lar (Köleler) Lop-nor'un batı ucundan Sa-cu (Tun-houang)'ya kadar Liu-sha çölünün güney k ı yıs ı nda yaşam ı şlardı. Norman Kalesinde yaşayan soyları nd an gelen lerin kendilerinden McKenzie ve Franklin'e karş ı "Loucheux", yani Liu-sha diye bahsetmelerinin sebebi budur 117 . Onlar da ~ara-Koca'daki Kuçin atal arı gibi korkunç Liu-sha çölünden geçerken ve güney tıcaret yolu üzerindeyken d üşmanlarının ani hücumlarına karş ı tedbirli olmak iç.in ·'her iki tarafı da gözlemek'. zo run dayd ıl ar. Uygurlaşmış

Kuçin'lcrin Kitan'la rla Münasebeti

Ş imdi ye

kadar takriben M.S. 840'da Orhon boyundaki büyük Uygur impave kaçan Uygurların Tarım ve Kan-su vahaları ile Ordos ve Kuzey Şan si'ye göçleri ile ilgili Dene ananelerini inceledik. Bu bölümün geri kalan kı smı onlar ın yakı n akraba oldukları Kitan'larla münasebetlerine hasredilecektir. O tarihte başlayan bu münasebet Cengiz Han zaman ındaki Moğol istilalarına kadar üçyi.iz yıl boyunca sürmüştü. Dene· ı erin atalarının Kiıan'larla olan münasebeti ile ilgili an'aneye bakalım: ratorlu ğunu n çöküşü

Dindjie'lerin Dü nya

Merışei

k u rulduğu

zaman söylediklerine göre yeryüzünde iki erkek

kardeş yal nız yaşıyorlardı. Küçük kardeş çıp lak gezmekten hoşlanıyordu.

içeriye d ışarıya tamamen elbisesiz olarak gidip geliyordu. En büyük meş­ galesi ok yapmaktı. Küçük kardeşini çok seven büyük kardeş bir gece yatağa girdikten sonra ..Küçük kardeşim okunu koltuk altı ma sapla" dedi. Gece olduğu için büyük kardeş de çıplaktı. Uyumak için elbise lerini çı karmıştı. Küçük kardeş "Bunu yaplllak iste miyorum büyük kardeşi m" diye cevap verdi. "Ah, benim küçük kardeşi m " dedi büyük kardeş "senin oklarının gücü Yğok. Onları bana saplamak istememenin sebebi bu. Onların bana saplanmayacaını gayet iyi bi liyorsun." k Bu alaydan rencide olan küçük kardeş okunu aldı, büyük kardeşine dayadı. 0 1tuk altına saplad ı ve onu öldürdi.i. ~~~~~~~~~~~

Frıınkıın. Sır John. N:ırr:ımc' ofa Sccond Expcdıııon ıo the Shores of ıhe Pol:ır Sea. 1828. '

40


UJ.',['il!, ' l.f:IU N UYGTJR/\S I LLI ATAL/\Rl- IX.-Xııı. ASIR

L,\lt

Sonra ebeveynleri ağladılar, ve küçük kardeş de ağladı. Çadırdan d Ortadan kayboldu. Bir daha hiç geri dönmemek üzere uzaklara ı~a~ı Ebeveyni onu boşu boşuna aradılar. Bir daha hiç geri gelmedi. gıttı.

çıktı.

.... Küçük .~ar~eşin ayrılı~a~~ııd~ı sonra annesi yeniden hamile kaldı \'e bü. yuyup çok guçlu ve çok buyuk hır avcı olan üçüncü bi r oğul doğurdl B onun hikayesidir:

ı. u

Adı Dindjie olan üçüncü kardeş büyüdükten sonra iş olarak hayvanlar • 1 kip edip öldürmeye başladı. Fakat avdayken daima aklını şu düşünce nıe . d u. "Kard eş 1erım . d en b'ırı. o"ld"u, d·~ · şgul ed ıyor ıgerı· kayboldu. Başına ne geldi? 0 bulıııaın lazım." · nu

!a-

Bir gün büyük bir suyun kıyısına avlanmak için gitmişken büyük kutup dalgıç kuşlarının yıkanırken bağrıştıklarını duydu. Sonra bir ren geyiği sürü ..

görüp, peşlerine düştü ve onu takip ederek dalgıç kuşların yüzdüğü büyük :il; gölün kıyısına vardı. Kuşları gözetlemek için sakland ı. l lemen suyun üstünde yüzen s iyah ve büyük bir şey gördü. Bu bir adamın başına benziyordu. Tekrar saklandı ve gözetledi. . ~l~ cisim hareket edene kadar uzun biT süre bekledikten sonra Dindjie kendısını suyun üstünde tutan çok iri bir adamın baş ını çok kesin bir şeki lde fark etti. Adamın başı bir tutanı sazın içinde saklıydı, ve böylece kendini gizlemiş olarak su kuşlarına yaklaşıyor, ayaklarından yaka lıyo r ve onları suyun altına çekip boyunlarını buruyordu. Diııdjie, avcının elbiselerini aramaya başladı: onları kıyıda buldu, çünkü adam suyun içinde çı plaktı. Avcıyı gözetlemek için elbiselerin yakınında gizlendi. Bütün su kuşlarını yakaladıktaı. sonra adanı koşarak sudan çıkıp elbiselerini bıraktığı yere geldi ve giyindi. Sonra yakında bir yerde g izlenmiş olan Diııdjie yabancıya doğru koştu. Onu kucakladı, bir kere daha kollarını sardıktan sonra ona "Uzun bir süre önce genç bir adanı büyi.ik kardeşini öldürmüş ve kaçıp kendisini kurtarmıştı. O sen miydin?" dedi. "Eyvah! Evet, o bendim" dedi kaçak kardeş. "A lı. neyse" dedi yeni gelen "bi l ki ben uzun" zamandan beri seni arayan küçük kardeşinim." (Bu noktadan itibaren bir süre Peel nehri efsanesi nin kronolojik olarak bu· raya ait olan kısmı ile devam edeceğiz.) «şimdi sen i bulduktan sonra benimle birlikte eski yurduna dönmelisin. Ebeveynimiz yaş lı ve ölmeye hazırdırlar. Ebeveynimizin evine dönmen gerekir.'' Fakat kaçak kardeş "Ben şimdi o kadar değişik bir hayat tarzına alıştım ki benim için geri dönmek çok zor olur. Bil ki ben benim haricimde hiçbir erke· ğin varlığına tahammül etmeyecek o lan görünmeyen kadrn ile evlendim'' diyere~ reddetti. Herneyse üçüncü kardeş o gece için kaçak kardeşle birlikte onun yurdun~ gitti. Çad ırın dışında hareket eden bir moose'' postu gördii ve bir kadının ~en kazımasının ses ini duydu, fakat kimseyi görmedi. Bütün bunlar yeni gelen ıçııı Moose· Çok ıri ve yassı boynu.ı.lıık bır çeşit geyik. Zool Alccs Aıııeric:ına (Ç N.}

83

~

G.s'fEWART

·

'd

d'- r

kadını '

başkadın

Kapının Yanında

birinci veya olan d ve parlak bir ışık gibi göz kamaştırıcıy ı. . ... 1 . 1 d ooıuran ı::ıd akaladığı kuşları yere attı. Zıyaretçı tuy enn yo un uounu l{açak kar eşk_Y . örmedi Yemek yerlerken görünmeyen kad111 "Bana C kat yolan ımseyı g . . d duydu a ,, dedi fakat üçüncü kardeş konuşanı göremıyor u. .. .. bakıp durma ' .. .. .. kardeş ebeveyninin eski yurduna yalnız olarak dondu. uç.uncu . s·ımon Ertes'ı sabah . d 1 · ı 860'larda Good Hope Kalesmden bız kar eş erın .. .. ) ( Simdi \. tt 'i şekilde ikinci defa buluşmasına donuyoruz. · dh ı n an 1a ıgı ld .. .. .. k dese ·'Ey Vıtoe k ybolmuş olan adamın canı sıkı ı ve uçuncu ar ' .Sonra kaçdıp. a ben artık sıradan bir adam değilim. Ben, benden başka bır ı Küçük kar eşım, h "I t ve vah · d' örünmesine ne de mevcudiyetine ta ammu e meyen erkeğin ne kenkınkel ~ zaktan fark edip onlardan kaçmasını sağlayacak kadar . · böyle er ..e .. erı u · pehıs1en e çok gürlü olan bir kadınla evlen d'ım . Benıın k vvetli olan, gorunmeyen v .." . .. ,, d' ~ 1elmen mümkün değil. Geldığın yere gen don de ı. . .. .. şımdenUçüncu ..g .. d . verdi ''Seni terketroeyeceğim kardeşım. Gorunkar eş cevcıp · • kadını görmek istiyorum." .. .. -.. ld k" "k mez S 'k' kardeş büyüğünün kaldığı yere giderken buyugu yo a uçu . onr\ı ı t di ''Küçük kardeşim şimdi anla ki yengen çok güçlü ve çok kardeşıne ta ~~na ver "Küçük kardeşimi yeniden buldum. Onun benimle korkunçtur. ünce ona sorup b .. d yaşamasını kabul ediyor musun? Diyeceğim. Ve sen de onun ceva ıııa gore av-

. t' Jçerı e ıge ,. k gar ı P ı. .. d"ı beyaz ,.0 Kadın'ı aor t.

o

ranı rsın."

b. . . b k d Kaçak kardeş iki harika kadınla evlenmişti. Bunlardan ırını~,. aş . _a ~n~n, kapının yanında otoran kadınm adı Rdha-ttsegae veya Gece kadını ıdı. Dıgerının, ikinci kadının, Yeri Çadırın Arka Tarafında Olan Kadının adı. da Yakkray-ttsegae veva Sabah Kadını idi. . . . Eve varmış olan iki kardeş sanki bir kadın ~eı~i ~azıy~rmuş ~ıb~. bır seis duydu lar. Genç o lan kazıyanı sezmekle beraber hıçbır ınsanı varlık goreıııed · içeri girdiler. Orada bir çok geyik budu gördüler. . .. .. Biiyük kardeş "Ş imdi bakın kadınlarım, bize yemek için et verın, çunku bu adam benim daha yeni bulduğum küçük kardeşimdir" dedi. . . _ Giizel ve okkalı bir parça etin sığ bir kaptan alınıp yenı gelenııı tabagına konulduğu görüldü. Fakat onu oraya koyan el görünmüyordu. . .. .. İki erkek yedikten sonra Gece kadını ayrıldı ve Gündüz Kadını gerı dondu. G.üni.i yarattı. Fakat gece olunca Gece Kadını bir çok etle a~d~n geri döndü. Yen~den yediler ve yattılar, fakat küçük kardeş bi.iyiik kardeşının yanında uyuyan bır kadın göremiyordu. . Sabahleyin küçük kardeş üçüncü kardeşe dedi ki "Küçük kardeşım, yengelerini göremediğini tahmin ediyorum. Ebeveynimiz daha ölmediler. Onların Yanına gidip yard ım etmen gerekir."

"Bayar, bayar, kardeşim oolan henüz görememiş olmama rağmen aynlnıaYacağanı. Seninle birlikte yaşamak istiyorum." . . . . . Ardından küçük kardeş Gece Kadını'nı bir nebze görebıld.ı. Elbıses~~ın ş~~e olduğunu gördü. Kısa bir süre sonra Sabah Kadını'ııı da bır par?,a gore-

baldı. "Karılarını

görebilmeye başladım" dedi "fakat sadece arkalarından.


84

DENE'l.ERIN UYGUR ASiLLi ATALAR!- I X.-X tıl. ASIRLAR

Büyük kardeş cevap verdi, "Ben sana daha her şeyi anlatmadım. So yaklaşmış olan ben bu kadınları almış olduğum Ay'a gitmek üzereyim. Onlar ;u I rkındandırlar. Bu yüzden onları göremiyorsun, çünkü sen aynı tabiata sahiy değilsin." P Çok kısa bir süre sonra üçüncü kardeş büyük kardeşinin karılarını tarn ol·. rak görebildi. Kar gibi beyazdılar. a Büyük kardeş ona dedi ki, "Küçük kardeşim, yengelerin senden hoşlandı­ lar. Bu yüzden senin kendilerini görmene müsaade ediyorlar." Küçük kardeş büyük kardeşini bulduğu zaman sonbahard ı , ve şi mdi sanki göz açıp kapa yıncaya kadaı- kış gelmiş gibiydi. Büyük kardeş " Küçük kardeşim, bana iki güçlü kızını evlenmek için vermiş olan kayınbabam yaşlı Ay bana onun Ay Yurdu'na dönmemi emretmek için geldi ve sana benim iki kanın ı veriyor. Yalnız şuna dikkat et, yurduna dönerken buz üstünden geçme, seni ikaz ediyorum. İşte kayınbabam beni almaya geliyor. Artık ayrı lalını l,.üçül,. kardeş" dedi. Bunları söyledikten sonra büyük kardeş Ay'a doğru yola çıktı , küçük kardeş de büyük kardeşin kanlarıyla birlikte yoluna devam elli. Böylece üçO birden dar bir boğazda o lu şmuş olan ve suyun yüksekten baş­ ka bir suyun içine düştüğü bir çağlayanın önüne geldiler -öyle ki sağda büyük bir su vardı. bir diğeri de solda. ve çağlayanla birlikte boğaz ikisinin arasındaydı. Burada yolcuların büyük göllerin buzu üstünden geçmesini sağlayan küçük bir kayık vardı. İki karılı adam yaşlı Ay'a itaat ederek ilkini kayıkla geçti. Gece oldu ve peşinden gelmekte olan iki karısı görünmediler. Dindjie yol ayrımına geri döndü ve iki karısını buzun üstünden tam geçmeye çalışırken görecek anda oraya vardı. Kadınlar buzun içinden aşağı düştüler ve boğuldular. Aıtık tamamen yalnız kalmış olan adam kayınbabası Ay'a başvurdu. Yaşlı adam memnun olmadı. Yine de "Aşağıya dünyaya yine geri dön, senden rica ediyorum" diyerek birincilere benzeyen iki kızını ona vermeye razı oldu. Şimdi, Dindjie'nin iki yeni karısından biri, kapıda oturan kadın, kocasını reddetti, çünkü ondan nefret ediyordu. Kadın tembel ve daima hoşnutsuzdu. Adam, kadının kara ve pis kokulu bir bataklığa girdiğini gördü. Kadın orada kara bir yılan kendisine yapışm ış vaziyette durdu. Bu sapıklıktan dolayı şok olan Dindjie kaçtı ve Gece kadınını o yerde bıraktı. Ertesi gün, iki kadın da adet olan yerlerindeydiler, ve kocasını seven kadın akşama doğru ayrıldı. Dindjie onu takip etti ve gözetlemek için saklandı. ~d~m kadının beyaz kuşlardan oluşan bir yatakta oturduğunu gördü. Eve dönen DındJıe keşfettiği şey hakkında sessiz kaldı, fakat onun üzerinde düşündü. ·ı-· Bir müddet sonra adam çadırında oturmuş ok yapmakla nıeşgulke~ 1• ~ karısı çocuklarını taşıyarak içeri girdi ler. Çocukları yere koydular. fakat ıkısı de bir örtüyle gizliydi ler. Birinin örtüsünü açan Dindjie kendisini se~.en k~~ dın ı r. çocukların ı n beyaz ve güzel olduklarını gördü. Onları tekrar örttu. So ara kötü kalpli kadının çocuklarına baktı. Ah! Onlar ağızları ard ı na kadar ç ılmı ş, kara, i ğrenç yılanlardı. Dehşete düşen adam onlara oklarını sap ladı ve öldürdü.

S'J'llELG.STEW/\IU

o:>

leri bu sı rada geri döndü ve müthiş bir öfkeye kapıldı. Adam bir şey ~~~'efakat çıkıp ava gitti. Bir miktar adata~şanı ile geri dön.?i'.: fakat k~:~ söyle_ d onları yeniden canlandırıp salıverdı. Avının nıahsulunu kaybettıgı kalplı ka ın . . kocası kızgındı. . . . . .~ ıçın dam hastaymış gibi yaptı. Kötü kalplı kadın ona zeh ır olan bır ılaç Sonra a · D' d.. · ·· . abu adama tesir etmedi. Durum bu vazıyette olunca ın Jıe ertesı gun verch. am d. k ld .k.1 Ay'lı karı s ını terke ıp amptan ayrı ı. heri kötü kalpli kadın rakibesine dedi ki. "Sadece senin çocukların oldu5 onra k d. " B .. 1 lhıpa göre kocanla kal. Bana gelince ben bur~da ka~ı~aya ardar _ver ımk: oby. e diyerek bataklığa kaçtı ve gözden kayboldu. Akıbetının ne o 1 ugunu ımse ı 1· den gıttı. · · Maa 1ese f ona ye t.·ışenııyo~ · ve erlerine 0 ayrıldıktan sonra ulaşabiliyordu. Nihayet bir gölün kıyısına geldı ve kamp y ın öbür tarafta ı..amp kurduğunu görebildi. Gölü geçip ona ulaşmaya çalıştı. kocasın ama adam iki sefer ona yakalanmama} ı başardı. Kad ın onun go··ı··un k~ı dtarafın d. a kamp yaptığını yine gördü, ve bu sefer bir hileye başvurdu. Orman 1arın ıçın en geçıp gölün çevresini dolandı ve~ adam ayrılına:a hazırlanırken kampına vardı. Adamın bacaklarına sa rıldı ve taşıdıgı çocukları kucagına attı. . . Sonra Dindjic ona acıd ı. Karıs ını geri aldı ve onu bı r daha terk etm ed ı. Bu 18 sabah kadını Dindjie'lerin gerçek anası oldu. Onlar bizim atalarımızdılar' Dene' lerin ataları daha yüksek statülü liderlere Büyük Kardeş daha düşük statülerdekilerc de Küçük Kardeş diye atıfta bulunmak alışkanlığını Kitan metbulanndan, M.S. 960-1124, ve Kara-Kitan hükümdarlarınd an, M.S. 11241218, edinmişlerdi. Bu terimleri Uygur imparatorluğunun yıkıl ışı an' anelerine uygulamak bazı müşküllere yol açmıştı. O iç harbin başlangıcında Manih~ist Uygurlar Büyük Kardeş idiler. On lar yeni lip yurtlarından atılınca durum ters ı ne döndü ve Budist Uygurlar Büyük Kardeş oldular. Fakat zaman geçtikçe Dene'ler nereye ait oldul,.larını bilemez oldular. Değişik dönemlere ait olaylar bir an'anede toplandılar. •Bu husustaki münakaşalar Peel nehri boyunda daha 19SO'lerde bile devam ediyordu. Anlayış zorluğu yabancı lisanlara ait alışkan­ lıkların , sembolizmlerin, mecazl arın ve allegorilerin kullanılmasıyla artmıştı. Her ne hat ise. Peel nehri versiyonu Orta Asya Uygurlarına Kitan Apaochi'nin takriben M.S. 960 'da gönderdiği mesajdan bahsederken McKcnzie nehri versiyonu Yelu Tashih'in Kara-Kitan imparatorluğunu kurmak gayesiyle M.S. 1124'de Orta Asya' ya geldiğini anlatmaktadır. . Hikaye Uygur imparatorluğunun y ıkılıp Uygurların Orta Asya'ya kaçması ıle başlamaktadır. İki kardeş acımasızcasına mücadeleleri imparatorluğu yıkmış olan iki zümreyi temsil etmektedirler. Hakim grup olan Büyük Kardeş Çinli prenseslerle evlenmişti, ipekli elbiselerden zevk alır o lmu ştu, T'ang· ıarın saraY•,nda misyonerleriyle temasa geldi"ıen sonra Maniheist dinini kabul etmişti. T..ang·ların gücü için ciddi bir tehdit haline gelmişlerdi. Dolayısıyla Uygur hükumdarları kendi kavimlerinin hürriyetini garanti edebi lir ve onlara bol miktarda

miyor. Sabah

Kadını

veya

Iş ık kocasının pcşın

••• ~toı, E., Tnıdiıluns inılicnnc.... s. 16·'.'6. 19.'.1 l'dc E. Sıcwart t;ırat'ıııdmı Mcl'hcrsoıı k.alcsıııdclo.ı nnlaucı­ ıın ıcrcu ınc.


• sTEWART

~-<···

maddi refah sağlayabilir olmuşlardı. An·anenin söy lediğine göre Büyük Kard Küçük Kardeşini çok seviyordu. Hakim grubun getirdiği yenilikler daha muhaf;eş zakar olan unsurları hoşnutsuz etmişti. Ç in adetinin aks ine çıplak dolaşın atercih ediyorlardı: eski Şamanist Budist dine katı bir şekilde bağlıydılar \C ke a~~ geri kalmış adetleri ile alay eden hükümdarlarının daha incelmiş o lan davranış~a~ rına şiddetle muhalefet ediyorlardı. İki zümre arasındaki kavga Uygurların gücünü yok etti. Kırgızların katıl­ dığı Şaman i st Uygurlar Uygur kağanını öldürüp ordasını yaktılar-Küçük Karde Bü)ük Kardeşı öldürmüştü. Çok sayıda Uygur Mançurya'daki Kitan·ıarın •\anı naş kaçıp orada o kavmin içinde çok güçlü bir unsur o ldular. Diğerleri ise çölü geçi artık korkacak bir şeyleri kalmamış olan T'anglar'ın orada yerleşmelerine ınlis: 11 9 adc ellikleri Orta Asya'ya kaçtılar • Küçük Kardeş'in Büyük Kardcş' i öldürüp sonra da yurt dışına kaçtığı tarz anlaşıldığına göre zaman geçtikçe Dene·ıer tarafından Orhon Uygurları ile değil de Hsi-Hsia Uygurları ile irtibatl andı rılmı ştır. Onlar, M.S. 1223 'de Moğol generali Mukha li 'ye Kuzey Çin'deki F8ng-hsiang ' ın kuşatılmasında yardımcı o lan kuvvetlerin bir parçasıydı lar. Çok kendini beğenmiş bir adanı olan Hsi-Hsia generali şehre karşı bir çok dehşetli hücumda bulunmuş, fakat Cürcen· ıer bunların hepsini püskürtmü ş lerdi. Bir gün durumu tesbit ederken koltuk altından bir okla yaralandı ve öldü. Kendisini şahsen tehlikeye maruz bırakırken, hücumları şah­ sen yönetirken ve durumu tehlikeye açık bir yerde bu kadar alenen incelerken gösterdiği kendini beğenmişlik Küçük Kardeş ' i tahkir edip onu Büyük Kardeşini koltuk altından vurup öldürmeye tahrik eden alaya eşdeğerdeydi 120. Diğer Hsi-Hsia generallerinin uğradığı kargaşa ve gösterd ikleri teessür kağanları katledildikten sonra bir daha geri dönmemek üzere Orta Asya'ya kaçan Uygurlarınkine benziyordu. Hsi-1 lsia generalleri ordu larını geri çekip yurtlarına dönerek Moğolları şaşkın lığa uğrattılar ve Mukhali'yi kuşatmayı kaldırmaya mecbur ettiler. Moğo lların gönülsüz Hsi-Hsia'lı tabileri onlara Kuze} Çin.de yardımcı olmak için bir daha hiç geri dönmediler 121 . Ananedeki ifade ile ebeveynleri ağladılar, küçük ka rd eş ağlad ı , çad ırdan ç ı kt ı , bir daha geri dönmemek üzere ortadan kayboldu. İçlerine aldıkları kuvvetli Uygur unsurları ile yavaş yavaş çok güçlü bir bale gelen Kitan'lar M.S. 960'da Kuzey Çin'de bir Kitan hanedanı tesis ettiler. Dene' ler bu olayları Orta Asya ' nın ailevi tarzında ve Ki tan' ların hükümdarlar aras ındaki kardeşçe münasebetleri kronoloji ve staıi.iye uygun bir şek ild e vurgulamalarına göre tasvir ediyorlar 122 . Onlar, Küçük Kardeş· in - Orta Asya Uygurları'nın- kaçışından sonra annelerinin yeniden hamile kaldığını ve büyüyüp çok güçlü ve kuvvetli bir avcı olan - Kitan ' lar imparatorlarının nezaret ettiği bii) ük mevsimi ik avlar tertip ediyorlardı- üçüncü bir kardeş doğurduğunu söylüyorlar. 119

Hıırııılıon.

J R.. Les Ouighoure< en L'Epoguc des Cinq .. ' 190. 207-209 ı:-ıı Mnnın, il D, The Rİ\C of Chıngı' Kh:ın•..• ' 270· 71.

Oynıı,ııe,.

,

ı

vd.

P~rker.

Yc:ır.

121

Y .:ı.g.ı.:.

122

Wiııfogcl. K.A. & Fcng Ch iıı-shcng. l li story of Chınese Socicıy - Liııo• .<. 60. dipnoı l I

E il.. One Thnu-..'llld

. .

87 ..

. ı . içinde çok bi.iyük bir Uygur unsuru olduğu ıçın Uygurlara bu. sk ı yurt aıt . , k 121 anı c. . . Y · ,,.r ı.av 1111 leı·den daha çok degrcr veren güç lü Kıtan 1arı ortaya çı · ,armıştı · · b.

t0n d ıgt:akrabaları hatırında olan Kitan Apaochi onları ara) ıp bulma"' ıçın

uvgur

ır

.

\ .... ·i gönderdı. . . · cı· , · b ··ı . hall'>rc.. .. .. K rcles Turfan Uyourları'na bır mesaj get ır ı "' u ve veıı en ccU•~uncu a ' o d ·ı T •• A ·r·ıka'da olmak ütere dokuzyüz yıl sonra nere eyse tarı ıte d1) uz } ı 1ı mc . 1 vap ye. kelimelerle tekrarlanmaktadır. 1951 'deki Peel nehrı an atışına dcdılen avnı · d.. ·k ' · kay .. .. .: K d . kaçak kardeşi eski yurtlarına gerı onmeye ı na e t mc)e ··re l çuncu ar eş . . . d •.. , b. 1 go k k deg-işmiş olduounu. şınıdı çok egışı"' ır ıa)al tarwıa lıştı fakat o artı ço e • .. 1 • k el ça ' ld • illi ve geri dönmenin onun için çok zor olacngını soy cyeı e re · · evıne · tonı ·· a lı şmı . '.s o ugu . .. u·· ·• ıcü Kardeş habercinin şahsında e beveyn ı erının dettı. Ertesı gun çuı Peel nehirli ter kaçak kardeşin nasıl değiştiği_ ha~ı~da bir izahat veremi' b. vı s 840"da Orhon boyunda Sogd tesırı altında bulunan hoyız ·. . . .. . , . ., .· yorlardı. Fa.,.aı . ı alnrın kültür sev ıyes ı çok yuksck ola n halkı ıle t.enıas ettı"' 1eıırat Uygur 1aıın va 1 c • . • . • ı... · ı· · ·· yıl sonı..ı on ların asimilasyonunda epcyı bır yol kutettıklerını ııı ı yo. nı ve 0 ı r ) lll < v ı ı .. · kuze\ ·ındeki oöçebe \e )·arı göçebe ha\ atlarından farım ala aruz Go b ı nın • e • . d · ·· e gı·n ve deg•işiklik arz eden hayatına değişınişlerdı. Gerçd,ten e gerı rı nın t. n . d ·· ıı d. dönmek on lar için çok zor olacaktı. Onlar artık ayn ı ıns~nlar egı er ı. .. Kitan hanedanının istikbaldeki imparatoru Taı-tsu olaca.k o.lan. Kıran Apaochi'den gelen haberci Uygurların yeni yurduı~a vardı ve nıe;a.11111 ılettı_: .. ..Hala asıl yurdunuzun hatırasına değer vcrıyor musunuz. Şayet geı ı donmek isterseniz onu sılin için işgal edeceğim:· Fakat Uygu rlar şöy le cevap verdiler: , . "Eski yurdumuzu terk edeli on nesilden fazla oldu. Tckrnr Orhon dakı yarı göçene hayata başlamak bizim için çok zor olur. Şimdiki yt~rduınuzda oldukça me~uduz ve eski yurdumuza geri dönmek için arzumuz yok."'-' Haberci. onların cernbıy la Apaochi·ye geri döndü. .. .. Kaçak Küçük Kardeş ile onun kaçışından s·onra doğan Uçüncü Kardeş ın buluşmasının perde arkasını teşkil eden olaylar Orta Asya· da ki çevreye uygundur. fakat Kutup ,.e Kutupaltı Aınerikasındal...i yeni ) urtlarına kesini il... le }abancı­ dırlar. 1asvir olunan şekilde su l...uşları avı göllerin sıcak \C sığ olduğu (ın 'e Orta Asya'da çok eski zamanlardan beri yapılıyordu. Suların derin ve ısılarının )'azın bile donma noktasının bir dereceden bile fazla üstünde olmadığı Kuzey Amcrika'da bu hiç ıııilınküıı değildir 1 ~'. Uygurlarla Kit:ırı · ıar arasındal...i ikinci buluşma peder Petitot' un tal...riben l86S"dc dinlediği Good Hope Kalesınden Simon Yicoedh'ın hikayesinde tJs\ ir

dü .

ed ılnıcktcdır.

Uygurlarla-kaçak Küçük Kardeş -Kara Kitan'lar- sonradan doğan Üçün-

Kardc~-arasındaki o buluşma Apaochi'nin döneminden ikiyi.iz ) ıl sonra 2:

2'Yııı:c.s:!'

Bn:ı-.: hrıc 11le r. E• .. Medıııcval Re,caıches .... ı: ılı 1. s. 214 Oıı11e . . Aıııuııdows~ ı . Men und My~ıel'y in Asııı (/\syn·da insnnl:ır ve Muaınıııa). s 2'J; Gludwın. H .S .• M,•ıı uuı 111 IAs\ıı dan Çıkan lı1'nnlnrl , 79


- - - - ··. •v•~ v •

,.

• ,._.,,...," . •A.·A lll

.

ı\S I"

''LA!l

Ku zey Çin'deki Kitan imparatorluğunun sonu yaklaş ırken ıneyda . ı·s t·ı· · ı ac ı C"urcen ' 1er k arşısı nda mağlubiyet l e kıvran ırk na ge fdı · Kitan ' lardan Yelu Tashih Batı'ya Turfan Uygurlarına gid ip hanları e;l KKara ~?~~ ' nın kuzeyindeki Beş~.al~k yakınlarında b~luştu. Yelu Tashih orc~: U arahukumdarına atası Apaoch ı nın Uygurlara Gobı'nin kuzeyindeki eski Ygu r · k kl'fı · h yurt 1arını temın etme te ı ın ı atırlatt ı ve sonra Tarım kavmi ve Batı 'daki ira • k . . . . . b' . nı avım arasın da ken d ısı ıçın ır ımparatorluk kurmak kararını bildirdi 126 u . . . d d k . . . ygur k..ard eşının yenı yur un a alıp onunla bırlıkte yaşamak niyetini a ıkl 1ıanı .. .. K d ' K k K d " D ç ayan Uç uncu ar ~ş e ..aç~. ar. e~ ın .en~ an' ~esindeki protestolarında bulundu-ebeveynlerı lıenuz olmemıştı, yanı Kıtan ımparatorluğu Cürcen'lere he .. teslim olmam ıştı-o dönüp onlara yardım etmeliydi. Ve o kalmadan 0.. n.uk~ • · B ud'ı st ve müslüman tebalarının -rızasını almalıydı A nce ı 1 karısın ın-yanı _ . . . . n •ane de oldugu gı? ı buluşma bır şö lenle ve Uygur hanının Yelu Tashih ' i metbu olarak tanıması ıle son buldu. Böylece Turfan Uygur krallığının bag7ımsızı 1 - 1 g sona erd .ı ve yenı· K ara- K 'ıtay ı·mparato rluğuna dahil edilmesi başladı. . Bu?istlerle mü sli.iman lar Orta Asya'daki yeni Kara-Kitay idaresin i ve ken~ ı bagııns ızlıkl~rının son bulmasını önce kabullendiler. Tıpkı Kaçak Kardeş ' ın karılarının Uçüncü Kardeş' in mevcudiyetini ve i ikinin ölümünden sonra onun karısı olmayı kabul etme leri gibi Uygur hanının Batılı müslüman ve Budist tebaları Uygur hanı iktidarı ona teslim ettiği zaman Yelu Tashih ' in idaresi ne devredilmeyi kabul etti ler. Müslümanlar ve Budistler, Türk hanlarının idaresi ~ltında nisbeten barış içinde yaşamışlardı, ve bir süre Orta Asya' da Kara-Kitan ıı_np~ratorluğun~n .tesi~ iylc husu le gelen değişikliğe uymalarına rağmen bu deği­ şıklık .ç~k gel~ ıştı. Nısbeten barışçı müsliiman ve Budist cem iyet tahrip olmuş ve yerını özellıkl e müslüman Batı 'da giderek şiddete dönüşen bir cemiyet almış­ tı. Müslüman Türkler Kara-Kitan boyunduruğunu attılar, ve unutulmanın kara bataklığı tarafından yutuldular. Budist Uygurlar Kara-Koca'da Kara-Kitan yöneticilerini katlettiler. Cengiz Han'ın tabii olmak için çölü aşıp Moğol Orda'sına kadar uzun bir yolculuk yapan Uygur hanı Budist tebasını geri aldı ve bir daha da onları idare etmek hakkından vazgeçmedi. Cengiz Han'ın ölümüne kadar Moğollar Turfan Uygur krallığına girmek için hiçbir teşebbüste bulunmadılar. Oene' lerin atalarının onun ölümünü müteakip olaylar hakkında bir bilgileri yoktu. Onlar için Kara-Kitan imparatorluğunun düşüşü Orta Asya'daki derdin sonuydu. An 'ane bize "Üçüncü Kardeş Küçük Kardeş' in yurduna vardığı zaman sonbahardı, ve şimdi sanki göz aç ıp kapayıncaya kadar kış geldi" diye an laı­ maktadır. Yelu-Tashih T urfan krallığına geldiği zaman Kuzey Çin'deki Kiuın hanedanının sonu yaklaşıyordu. Kitan iktidarının sonbaharıydı. Kara-Kitan ' ların Orta Asya 'cla geçirdikleri zaman kısaydı, M.S. ı ı 24-1 209 ve ş imdi iktidarlarının sonunu temsil eden kış göz açıp kapay ıncaya kadar gel misti . Peder Petitot deıt için biri Tavşanlar'dan biri de Lo~ucheux ' lardan olmak üzere iki kelime kullanmıştı. Monografında ttsieg fil Bölüm 'de ele alınan Kuzeydo· . ' 1ar K ıtan

ıuı Brc:Lschncider.

E..

Medi:ıcv:ıl Rescarchcs. cilı 1. S. 208-235; Witıfogcl, K.A. &

ıhe Clı ı nc., e Socicıy. U:ıo. ' · 635 6:ı6.

F.::ng

Chı:ı-shcng. ı 1ı,111ry 111

~y

g'J'llEL G. sTEWAl< 1

.

esindeki

şekildir;

bu Loucheux an'anesinde ise ttsegae

Tibetçe-Tarımca

ğU Tıbeaktç 'e y ın dır. Her ikisi de dert, bela demek olduğundan ve Oene'ler bu- tanımla.. ıseg

· dıiie' nin karılarının adlarında kullandıklarından dolayı anlaşıldıgına gore ataları Kara-Kitay'ların Gurhan ' ını Bud'ıst tanrı s·ıva ' n_ın 1 oene e yonu olarak görüyorlardı. Bütün hükümdarlar tanrı olarak kabul edılreenkamas . o ldukların dan bu ta b'"d' s· , . . d ve Kara-Kitan Gurhan ' lar Budıst ıı ır. ıva 11111 dıklennb.etnlı karısı Kali, Kar<ı..., korkunç çifte ta ıa , . . , güçlü tanrı Siva'nın başına bile dert açabi-

rnayı ,Dın rincı

len Orta Asya inanışının Durg~ sı ıdı. u gurların yarı Yüe-ç ı ve yarı Oguz Turku oldukları .s~Y_lenıyor, ~ara~ . ' l:.n da yarı Uygur yarı Kitan olduğu düşünülüyor. Her ıkısınde de Yue-çı Kıtanvardı . Her ikisi de Dindjie idiler. An 'anenin son kısmında Dene'ler tekrar kan• . · cı·· ad ını kullanırken Kara-Koca'daki Uygur hanından bahsetmektedırler. Dın ~ ıe · de K .ıtan 'I ara nıçın . . b Dene'lerin Kutchin kabilelerinin menşe ananelerın u kadar önemli bir yer verdikleri sorusuna Uygu rla.rın Kitan'~arl~ olan müna~eb~t­ lerinin ışığı altında cevap verebi linir. M.S. 84?. da ~ne~lı m~k~arda ~an!heıst Uygur Kitan 'ların him ay~s i altına ka~mış ~e ~ıut~~kıp _y.uzyıl ıçı~de .K.ıta.n ların arasında sayıca ve siyası bakımdan onem lı bır guç halıne gelmışleıdı. i şte bu sebepten dolayı onuncu yüzyılda Kitan Apaochi şayet isterlerse Orta Asya Uygurlarının eski yurtlarına dönebilmeleri için Gobi'nin kuzeyindeki eski Uygur topraklarını işgal etmeyi teklif etmişti. İ şte bu sebepten dolayı M.S. 960-l 124'de Kuzey Çin'deki Kitan hanedanı döneminde Uygurl~r Kitan ' lar tarafından böylesine imtiyazlı bir muameleye tabi tutulmuşlardı. işte bu sebepten dolayı Orta Asya Uygurları Orta Asya'da Kara-Kitan imparatorluğunun tesisini desteklemişlerdi . işte bu sebepten dolayı M. S. l 227 'de Hsi-Hsia ordusunun hı rp~lanmı ş bakiyesinin Uygur liderleri yard ı m için asi Kitan ' lara başvurmu ş lard ı. i şte bu sebepten dolayı Kutchin menşe an'anesinde Kitan ' lar yer almaktadırlar. Okuması yazması olmayan bir kavim tarafı ndan sayısız nesiller boyunca şi­ fahen nakledilmesinde mecazların , allegorilerin ve sembolizmlerin kullanılm ası an'anenin ortaya çıkmaı;ına yol açan olay ların anlaşılmasını garanti etmez. Bu, Ch'ang Kien'in taş ının eski hikayesidir. Orta Asyalılar, Ch'ang Kien taşını biliyorlardı. Onun kim olduğunu, ne yaptığını veya yaptıklarını hatırlatmak için bir abideyi necjen hak ettiğini bilmiyorlardı. 1865'de Good Hope Kaleli Simon Vitoedh bu an'anedeki kavmin Dene'lerin ataları olduklarını beyan etmişti . Görüldüğüne göre onların ekserisi Kara-Koca'lı Uygurlar, Kara-Kitay imparatorluğu mensupları ve daha spesifik olar~k .da Kuzey Tarım ' ın M .S. 840- l 218 'de Uygurlar tarafından asiınile edilen eski sakınleri idiler. v

..

••

••

Sonuç 1

~· Bölüm' de Dene· ı erin Orta Asya menşelerine işaret eden başlıca nokta-

d%tskı yu~ların_da~i nakl !ye. işini ve kervan larla se~al~at edenler~n maruz kalt

~rı tehlıkelerı bılmelerıydı. Bu on ların bu kıtada ıhtıyaçlarını tıcaret yoluyla

ernı~ etmek alışkanlıklarını sürdürmeleri ile ilişkilidir. Ejderha dedikleri timsah

ve alıgatorları Toharca ve

Kuzeydoğu Tibetçe kelimelerle biliyorlardı. Orta Asya


7 V

efsanesi olan İki Kardeş'i bi l iyo rlardı, ama muhtevasını unutmuşlardı. Bir de ._ 1 1 yolculuğu hakkında olduğunu bi ldiklerinden Kuzeydoğu Asya'dan Basra Kö ~ L zine olan Asya k ıyı ticareti hakkındaki bilgilerini ikame etm iş lerdi. Denı'.-~ı. · ı · 1 d d . J • • b· ı · ı ı ın ku ll an ı m ı n ı o ı ıyor ar ı ve em ı r cev ıerı n ı ta nı ya ı ı yorlard ı . Asya·da para v boncukların olduğu gibi dizi olarak kullanılan bir para birimleri vardı. e ITL Bölüm'de Dene'Jerin dini inan ı şların ı n Bud izm, Nasıurl lıristiyaıı l ık v Asya batı l inan ı şla rı ile özdeş l iği incelenmişti . Orta Asya lıları n saadetlerini~ tanrı ların iyi niyetini sağlamakla mümkün olduğu na dair olan inanışları De~ ne'lerin içinde derinlemesine yer etmiştir. Orta Asyalılarıı'ı Kutsal Üçlüsü D•.. c ne' lerin Ku ~~al Uçlüsüdür. H si-1 lsia'n ııı reenkarnasyona uğramış olan Buda kralını kend i Uç lülerinin en büyük tanrı s ı ile özd eş l eş tirmi ş l erdir. Dene'lcr göç liderlerin i Orta Asya'n ın ki.içlik tan rı larından bir inin adıyla Kshitigarba. Scvvah olarak çağırmaktadırlar. Dene·ıerin ölümden sonraki hayat ile ilgili inan~Şıarı Orta Asya lıl arııı ki n i n tamamen ayn ı sıdı r . /\y l rkı'na mensup olan lar Ay'a gidiyorlardı ; d i ğe rl e ri ise Çin li lerin in anı ş ın dak i Sarı P ın a rlar 'a veya Budist ölüm tanrı sı Yama' n ın şehrine gidiyorlardı. Siva ile ilişkilendirilen Buda. Güneş Kuşu. vahşi Garuda, Zümrüd-ü Anka, Gökgüri.ilti.isi.i Kuşu idi. Orta Asya inanışında o l d u ğu gibi Dene inanc ında da Brahma Muazzam, Saf ve Siva Beyaz idiler. Dene' lerin Fare tanrı s ı Gan es a ' nın fare vasıtas ı idi. Fare için kull andıkla rı ke limeler T ibetçe'de fil için kullanılan kelimelerdi. An·aneler i Turfaıı Uygur krallığında T'ien Shan·daki kutsal dağ Bogdo-Ula'yı da tasvir etmektedir. Dene'lerin ölülerin ruhl a rı için kulland ı k l a rı kelime Çi nce Manes kelimesidir. Çin liler gibi Dene' ler de söğüdün kend iler ini tehlikeden koruma giicüne içten i na nı yorlardı. Dene'lerin 1860'1arda hala uyguladıl.ları ve peder Pecitot'un şanıanistik dediği ayinler Nasturllerin sihir ayinleri idi. Bunlarn ilaveten bir de Budistlerin Haya l güc U yaratmakla ilgili o l anı vardı. Bu böl iiınde M.S. 840'da Gobi'ni n kuzey indeki biiyük Uygur imparatorl uğunun yıkılışının Dene' l eriıı menşeleri üzerindeki tesirleri. iııcclenmiştir. Dene'ler in ısrarlı bir şekilde batıda ve güneybatıda göründüğünü beyan ettikleri büyük y ıl d ı z Uygur imparato rlu ğunun dağ ılm as ın ı n ari fes inde M .S. 8JTde l lalley kuyruklu y ıld ı zı n ı n dikkatleri üstüne çok çeken görün üşüdür. Çö lü geç ip Orta Asya· ya giderken yedikleri alhagi kudret helvas ı Türkistan çölünde ) cıiş­ mektedir, Anıe r ika'nııı hiçbir yerinde yoktur. Maniheist Uygurların bir ~ısnıı Kitan ' l arııı yanına, d i ğer leri de Turfa n ve Kan-chou va ha ları na, Ordos ve Şeıı­ si'ye kaçm ı şlardı. İkisi müstesna olmak üzere Kutchin kabileleri Turfaıı vahalarının Uygurlar tarafından asimilc edi l miş olan halk ı ııııı soyu ndan gelmektedirler. Louchcu>-, T urfan · ın giiııeycloğusundak i korkunç çölün adı olan L iu-sha (Lew-sha)' ıı ııı bozul muş şeklidi r. Diğer lakap l arı olan Degu-the-Dene, Dnı-gu'lara. yani Uy~ur­ lar· a, ait kavme mensup demektir. Bu. Turfan Uygur Kral! ığı na gelen Hanıı 'e Liu-sha yollarında gözcü bu lundurarak düşmanların ın sal dı rılarından korunan kav inıdendirl er demektir. Ordos· a yerleşen Uygurlar. T' ang' larııı Tarım' ı fethettikten sonra oradan .eh ine olarak getirilen Tarıınlılarla karıştılar. Çinliler onlara Ch'i-pi diyorlardı.

sTJIEL G. stEWAIU'

91

. ·· ıerin yak ın ında Wei-yen adındaki bir Tang-hsiang kabilesi yaşıyordu. Bu Ch ' •-P1 .. kavim C hipewya n ' l arın ata l arı ydılar. . ık• Orta Asya 'ya göç etmeden önce Turfan Uygurları ı le Ordos Uygurları ,._ i ' ler) aynı T ürkçe dili konuşuyo r lard ı. Orta Asya'ya göç ettikten sonra ~~~kı :ynı dili konu~m~~ılar. Fakat Or~~.~s~a'nın d.il ~akımından her ik.i ~fUj') . .. ıd eki tesirleri bırbırın e çok be nzed ı g ı ı çı n A ııı erı ka da konu ştu k l a rı d ıl oy le ü~tuı vazi yetteyd i ki W .E. H ardisty 1840' 1arda Loucheux' ları n dil ini bır ewyan ' l arı n di l i nı· n b.ır 1ehçesı· o 1arak tanım 1aya b·ıı mıştı. · · Chi p Krwan-atan an 'anesi Uygur imparatorluğunun yıkılmasını ve Uygurların Tarıın vah a ların a göç~ er ini a nlatrn ay~~ matuftur. ~ rw~n Unva nı U~gL'.r. i ın pararluğu hanl a rının sahıp o l dukl arı degıl de Kara-K ı tay l a rııı Gurhan ı ı ç ın ku llat~lan bir ünvand ı . Turfan Uygurları için çok tanıdıktı, çünkü Kara-Kitay ~urhan ' larınııı haiz oldukları iki Unvanı -Gur-han ile Wang-ti-bi rleştiriyordu. l3ir Tarım Uyguru için Gur, K ur ve il k ses linin y u tu l mas ı il'e Kr idi ; Wang (ti) Tibetçe'de IJwon' du. d o l ay ı s ı y l a unvan ela Krwan veya K rwon id i. Atan 11. yüzy ıl a uı.:ınan Tü rkçe bir kel ime idi ve iğd i ş edilmiş deve demekti, Uygur hanının kraliyetini ve ikti da rı n ı kaybettiğini temsil ediyordu. La-ta-tsand-ya. Yiice Faziletli Ay Kadın. Uygur impara tor l u ğunun son h a nı ile ev lenen T'ang prensesi ni n Unvanlarında n biridir. N akkontsel, Neh ir Boyundaki Na demektir ve Uy!:,'1Jrların Tarım ' ı i şga li ne karşı koyan Tibet ordusundaki Tu-ku-hun alaylarına mahsus bir addır. T'ang prensesin in baş ından geçenlerle, Nastun ki lisesinin Monofizit kolunda Hz. İbra him ' in ka rı s ı Sara ile L ing' li Gesa r ın e nkı bes ind eki Liıı g kral içcsininkiler birb irine o kadar çok be n zed i ği nden dolay ı Dene an'anesi Tevrat'taki Hz. İbrahi m' in, Orta Asya menkıbesi Ling' li Gesar' ın ve Uygur imparatorluğu ­ nun son h anının hikayelerinin bir b i leşiğid i r. Amerika'da geçen 650 yıldan sonra Dene' ler artık üç efsanenin d etay l a rını birbirinden ay ırcl ede nı iyorlard ı. Tibet ordusunda ist il ac ı Uygurlara karş ı çarp ı şm ış olan Tu-ku-hun' lar kendilerine Etcha, Hatchen diyen, fakat genel olarak Köleler diye Lanınan Dene kabilelerinin atala rıdırl a r. Kutchin denen Dene kabilelerin in m e n şe a n·aıı es i Uygurl arın Orta Asya'ya göçünün hikayesini değ işi k bir şekilde tekrarlayarak Ki tan' larla olan münasebetlerin i anlatmaktadır. An'anedeki Üçüncü Kardeş Apaochi ' nin Orta Asya Uy~urlarına Gobi 'n in kuzeyindeki eski yurtl arına dönüşte Kitan 'ların ya rdım ı n ı tek l ıf etmek için gönderdiği habercidir. Başka bir versiyonda ise Üçüncü Kardeş ~~n~isi .için . bir imparatorluk kurmak için Orta Asya'ya gelen Yelu Tashih'dir. d ara-Kıtan ımparatorluğunun yükselişinin ve çöki.işi.ini.in hikayesi sembolik tarz~ ~nlatılınıştır. Burada Gu rhan Bud ist tanrıs ı S i va ·nııı rcenkarnasyonu olarak f~z~ıkmektedir, ve Batı 'daki Müslümanlar ile Doğu 'dak i Budistleri temsil eden tcı ~rısı Orta Asya B udizmi'n in Durga'larıdırlar. Her iki kadın da dert ve belayı ıu;sıl etmektedirler. Müslümanlar ile Budistlerin isyanı Kara-Kitan imparatorUyunu y ıkmıştı. l 860' 1arda Good l-J ope K alesi Dene' lerine göre bu an·anedeki gurlar Kutc1H.n · ıerı.n ata l a rıyd ıl ar.


BÖLÜM BEŞ

KUTCHİN'LERİN ARASINDAKİ NAYMAN KABİLELERİ

Muhteva: Giriş

97-98

Dene' lerin Atalarının Amansız Dü şmanl arı

98-104

Altay Naymanlarının Moğollar Tarafından Fethi

104-114

M.S. 12J l-1223 ' de Kuzey Çin'de M oğol Harekatı

114-119

Kutchin ' lerin İki Nayman Kabilesi

119- 12 1

Kutchin'lerin .Nayman Göç Liderlerine Verdikleri Adlar

121 - 128

Sonuç

128-130

.


...<o:: "'m_, <

\

\

·,---------

\

. 1

i

,/

/

r'

_,,,._,,,~.,,,.,,.....

,. -, \

I

/!

i/

I

.-


Bölüm

B eş

Giriş

Dene·ıerin Asya'daki atalarının tarihi şimdi Moğol gücünün yükselmesi ve Dış Moğolistan 'daki Türk kabilelerinin imhası dönemine ulaşmıştLr. Bu yüzden bu bölüm esir liderleri M oğo ll ardan Hsi-Hsia'ya kaçan ve orada o ranın krallarının yardımıy l a Dene göçünün lideri olan Nayman Türklerine hasredi lm işti r. Önce Dene' lerin ata l a rının korkunç di.işınan larını M oğo llar ve liderlerini Cengiz Han olarak teşh i s eden an 'aneleri in ce l eyeceği z. Sonra Allay Naymanlarınİ n i m hasını ve M oğo l Ordasın da ki esaretlerini anlatan Etsiege an'anesi ne bakacağız. Bu an'anenin sadece Kutchin ' lerde b ulunmas ı çok önemlidir. Buradan da Peel nehri Lo u cheu x' ların ı n menşe an'anelerine yaptıkları, Nayman liderin Kuzey Çin 'de Cengiz Han' la başından geçenleri ve Hsi - H sia' n ın başkentine kaÇışını anlatan. ilavelere döneceğiz. Müteakiben ataları Nayman olan iki Kutchin kabilesini teşh is edip, mi nnettar adamların ın liderleri o lan Nayman hanına verdikleri bir çok adın asl ın da ne manaya geldiği ne bakacağız. Bölüm Dene' lerin Nayman hanın ı sarı "fare" tanrısıyla il işki lend irmeleriyle son

bulacaktı r .

Bu an'aneleri anlamak için gerekli olan perde arkas ı Nayman Türklerinin tarihi içinde bulunmaktachr. On lar M.S. 840' dan önceki dönemdeki eski ~~g~r topraklarını ve onunla birlikte Soğd tesirindeki Uygur kültürünün ekserısın ı tevarüs etmiş l erd i . Bundan sonra da Al tayların ötesindeki Turfan vahalarında merkezleşmiş olan Tarım 'ın Kuça-Uygur kü ltürünün çok tesiri altında ka!mış~ardı. M.S. l 124-1206'da hem Naymanlar hem de Uygurlar Orta Asba dakı Kara-Kitan imparatorluğunu n tabi leri idi ler. Onikinci yüzyılı n sonunda Nış Moğolistan'ın _ en medeni kabileleri sayılıyorlardı. Fakat M.S. l l 98'de .a~manların hanı in anç Bil ge çok ileri bir yaşta öld ü. İki oğlu hareminin tak:~ı'e;e özelli kle de babalarının gözde karı s ı na sahip olmak yüzünden kavga Ke . · Kardeş ler Nayman topraklarını a ra larında pay laştı lar, Bay-Buka ol rau 1ere ve onların ileride Cengiz Han olacak olan tabileri Temuçin 'e komşu an Yerleri B k Bu ü • uyuru da Batı ' d a Turfan'a daha yak ı n olan Altay bölgesin i a l dı. kuv~ ~~n hayatta kalmak için bi rleşik bir cephenin en elzem olduğu anda lınu ~ten~. bu ~ölünmesi yüzünden Nayman ların gücü ciddi bir şekilde zayı f­ Orduş ı. Mu.teakip sekiz yıl içinde Naymanlar imha edildi, ve Bay-Buka'nın sundakı birkaç bin kişinin d ışında hayatta kalanlar yakın zamana kadar


h'.llTClll"\'1, EIU N .-\1{,\S l"\IU"I i\ \ \ "-1.\ 'I,

98

r,

A".HI

zayıf

ve hor görülen kabileler olup kısa bir zaman içinde Cengi/. Han'ın M ğolları diye tanınacak ol anl~rııı Ordasına esarete gölürii ldi.ilcr. Fakat da~~ Buyuruk'un Nayınanları vardı . Dene' lerin

Atalarının A mans ız Düşma nları

Dene an ·anelerinin atalarının ) urdunu yok eden 1'orkunç düşmanları \c eski) urt l arı hakkında ne anlattıklarına bakalım: "Denc-Dindjie'lcrin batıdaki bir kıtada mevcudiyeti ve Aıııcri1'a'ya göçler' hakkı ndaki hatıralar Tavşan l ar ile Loucheux'lar arasında eıı ınlll enınıel şekilci~ muhafaza ed ilmi ştir... Onlar evvelce çok uzakta Batı'da denizin ötesinde sihirbazl arın geceleyin kendilerini köpek ve kurt şekline sokına1' gücüne sahip oldukları ve gündüzleri yeniden insan şeklini aldıkları ço1' güçlü bir milletin ortasında yaşıyorlardı. Bu düşmanlar Dcnc'lerden kadın almışlardı. ama bu kadınlar kocalarının ayin uygulamalarına katılmıyorlardı. Sadece kocaları a) nı zamanda insan \C köpek olabiliyorlardı. Yurtları Dcne·ıerinkinin doğusuna doğru uz.anan bunlar Dene'lcrc saldı rıp duruyorlardı ve iki millet arasında si.ire1' 1i harp yapılı­ yordu. Tavşanlar bu düşmanlara Kfwı-detele - Kel Kafalar diyorlardı, çünkü onlar kafalarını lraş edip peruk takıyorlardı. Dene milletinin erkc1' 1 e rindeıı daha uzun boylu dcği llerdi , fakal korkunç derecede y ırtı c ı ve yamyam idiler. Loucheux' lar onları bize çok cesur. fakat ahlaksız ve ncn.~dcyse çıplak olarak tasvir ediyorlar. Savaşta tahra m i ğferler. omuzlarından sark.an çok. sert deri kalkanlar \ e pullarla kaplı elbiseler (Pullu ıırh) taşıyorlardı. Sö) ledi1'1erine göre silahları değneklerin ucuna takılmış ço1' 1'eskin bıçaklardı (mıaaklar). Louch eux·ıar ile Tavşanlar e\\dce bu kan dökücü insanlarla birlikte ~a· şadıkları ülkede devasa vaşakların (non-tacho, na'ay). geviş getiren büyük hayvanların (ete rakotcho). azman boylarda ve yaralanmas ı ıniiınküıı olmayan kalın deri 1i hayvan l arııı '', dev gibi ve yunıurı la yan kertenkele veya ı imsah cinsi nden h ayvan l arın (cre-kotsi). kend ilerine bakan l arı büyü leyen boy ve gü/.c llikte yılan ların (nate-wi, gu-uıwe-tcho). ayrıca ağaç l ara tüneyen ve insan gibi dik yürüyen sı rıtan hayvanların (1'un, e) bulunduğunda hemfikirdirler. Liar<l Kalesi Dağ Kutchın' leri büyük meyvalarııı bol olduğu. benzeri olma) an ağaçlar ve içlerinden insana beıveyen bir türün sırıttığı ve ağaçlarda tür~­ diği pek çok hayvanın bulunduğu Baı ı'daki yeşil bir ülkeden su)U aşarak ~el­ diklerini söylemişlerdi. Tra~lı Kafalar'a kendilerini köpeğe döntişti.irmek güc.unu atfeden Tavşaıılar'ın an'anesinc geri dönüyorum. Bu, Dcnc·ıerin Asya Kıtası 11•111 Kuzeybatısında yaşayan insan-Köpekler milleti an'anesi ile; uyunı içindedır Loucheux' lar, Köpek Kaburgaları ve Köleler bu inanışı eşit bir şeki lde paylaş~ maktadırlar. Bu insanlara Köpek Ayakları ve Köpek Oğulları adını vermekte' insan gövdesine yapışmış vaziyetle bir köpeğin arka kısmına sahip old~ld~rı~ı~ fakat çok güzel olan kadınlarının normal insanlar şeklinde oldu1'1arını ıddı.a ~~­ ıııek.tedirler. Onlar köpek ırkının kaba özelliklerine ve davranış tarzına sahıpr . . . r-ı:ıruıı '~ 1 Nayınanlıırın Mo~ollar tarafından rcıhı h:ıt..t..ınd:ı 1>'011',0n. M., Howoııh. Vlmlıınııı-o\. (,rou,sel dığcr ıarıhçılcr

J111f.L G. ST1'~WA ltT

KA13iv· ı

fıl ve su aygırı \Cya gergedan gıbı kalın dcnlı lınrvnnlnr bu ıruııınlamaya gımıckıcdırlcı (Ç N l

99

eceleri vahşi köpekler gibi etrafta do l an ırl ar ve üstünde derin bir karanlığın

I~~· ~ sürdtiğli sessi7 bir ülkede yaşarlar. Karan lı kta yaşayanlar arasında yol-

huku;,apan adamın hik.ayesi bütün aşağı McKenzie bo}unda olduğu gibi Büyük culu G~lündc de i) i bilinmektedir. Hatt.a Dene'ler arasında kendilerine Tavşanlar 1 M Bıçaklar tarartııdan atfedilen insan Köpe1'1erle menşe müştere1'1iği )ii5 1 v~nd:~ damgalanmış olan bir Köpe~ ~aburga.~arı ~abilesi \ardır. An!aıtıkları.na z.. bu kabile bir Dene kad ınının bır insan-Kopek le olan anormal bırleşmcsıngore d türemi ş olan melez b'ır ki an d ır. ,,ı en Dene' lerin an 'ancleri atalarının amansız düşmanlarını Dhoen-on vı:: bu 1 d" manların 1iderini Ta-tsan-eko veya Kaçan Karga olarak teşhis ediyo.rlar • B~şnun yanı sıra o barbar kavime bir çok tasvir edici adlar takm ışlardı - insan Köpekler. Köpek Ayakları. Köpek Oğulları, Traşlı Kafalar. Kel Kafalar, Umuma Mahsus Kadınl ar - bunların hepsi konuşma diline mahsustu ve yazı lı ka~ ıtlarda 4 görünmeleri muhtemel değildi . Kay ıtlı tarihteki delillere göre Dhoen-on'lar bizim Moğollar diye bahsettiğimiz ka\ im ve Ta-tsan-eko veya Kaçan Karga da dünyanın Cengiz l lan di)C tanıd ı ğı adam ve liderleri idi. Bu ad lar bu şekilleriyle tarihi kayıt l arda bilinmezler. Hepsi konuşma diline mahsustur. Dhocn-on ve Kaçan Karga tarihi gerçeklere dayanmakla birlikte Naymanların komşuları Temuçin ve onun M.S. 1200'deki zayı f. hor görülen kabileleri için kullandıkları adlardır. Cengi7 ve Moğol M.S. 1206'daki Büyük. Kunıltay ' da a lı nan adlardı ve daha bir çok yıl Asya milletleri arasında genel kull anımda değillerdi. Ta-tsan-eko, Cengiz ünvanının bir Orta Asya -muhtemelen Hsi-Hsia- yorumudur ve hemen hemen aynı mana)a gelmektedir. Ad takma tut1'ularıyla Türk.terle Uygu rların Dene an·anesi ile bize ulaşını~ olan uygun düşen, alaycı lakapları 1'ullanınış olıııaları kesindir. Atalarını Asya 'da n kovan amans ı z düşmanlardan bahsederken Dene' lcr 1860'larda ş uıııı söy lüyor l a rdı : "Biz anlam Dlıoen-on, Umuma Ma hsus Kadın l ar. bizim terkettiğiıniz Öbür Dünya'nın Sakinleri diyoruz...s Dhoen-on adı Doğu Asya·daki o layların hiçbir onüçüncü )i.izyıl ka}dında bulunmama1'tadır. Onbeşinci yüzyıla kadar Çin kayıtlarında Mcrğolların adı olarak. görülıneme1'tedir \C o zamanda an'anedek.i on olmaksızın Dhocn, Do'cn, To'en şeklindedir''. Hcnry Serru}s·a göre onların da l

~11 1101• E • Monoııraph on thc l).)ne-Dindjic. Dougııı, Bryıııncr ıcrcuıııc,ı. '· 21-25

re ııoı. E·• T ra·d ıııorıı- lndıcnne du Canada Nord·nucı.ı. '· 7 1 vd ~ Petiı ' y :ı.. oı. E.. Monograph . Hrynıııcr ıerc .. s. 21 vd

g.y

~~· H · Sıno-Jıırclııd Rclaııons during ıhe Yuııg lo Pcıiod. Ha::n Müıın'<Cbcılcrı l

140J 24 ( 140J-2'1 ) ung-lo

Dôııcnıın<ll! Çııı

Göııiııgcr A'ınlhdıc For.chuııgcn ( Göıııngcn As)ıı Araşıınnaları). Oııo Eke: ~~~ııı. \\ ıc,hadcn. ' 142. "Bıı l,n}anl..a Onmın K:l\ ını. CıngıL Kapan ın gunlerıııden bcrı duıınn MOğolla::n undtır-cl;'cı-tol)·l'cn·\~en-ıu-erh ~akınında )aşadıt.. •· Ve "l\lcn-1.u-)u-ınu chi°)c gön: K:ııacııı Ad '"<ışad nın ıırcıı\lcrı l rı)anl..a soyundandır. bO}lo.:cc Oo'en lcr modem 1'.arncın pr.:n~lcrının aıalandırl,ır

Eke.ne;'• ıkları )crdcl..ı bır dağın adından ıureıılınışıır CY ;ı ~~Undur-Dağ ı\nıH.)o'cn Do'cn başka bır }Crdı: r~ılanmayan \C mıindca bılııımc,en bır kclımcdır

c0 ınmı:rcı:ı1 Pres~ of 1938. bölııııı 2.' 29-JOl Ve "Uç . . llrıyanl..ıı 1'.nmuıanlı~ı olan Do en u YU bcll..ı nıuhıeınelen kısmen Moğol 'c t..ı~ıncn Cücen nlaıı f'ıı-yıı'lnı 1\lıı.na olınal. uı.cn: 1 Urıyank~ ~:, 'ıadccc Do cn'lcrın gerçek Urıy~nka olmalarına ra~ıncn Çm ıarıhındc bu oç t..mnutanlıt.. daınıa muıanlıl..hırı ol arat.. geçınekıcdırler · (' n.g e.. ' 5 & 6 & dıpnoı ııı

ı>·"~ 18'i9 Taı-rnı· ng ve ı-

Me>ğold


.l.VV

Moğol o lduğu söylenen Uriyanka'lara mensup olan Do'en ad ındaki bir Moğ 1 kabilesi Cengiz Han'm zamanmda yurtları olmayan bir bölgede, Altaylar':a yaşıyordu.

Onikinci yüzyı lın sonları ve onüçüncü yüzyılın başlarında Cengiz Han 'ı döneminde Uriyanka'ların y~adığı yer Baykal Gölü'nün güney ve güneybatısındn Türk Nayman, Kerait, Merkiı ve Oyrat'ların bölgesi ile Moğol otlaklarının doğu~ sunda Tatarların, Cürcen'lerin ve Kitan'ların bölgesi arasında, kalan Dış Moğo lis­ tan ' daki kabilelerin yurtlarına komşuydu. M.S. 1200'de Uriyanka'lar, kaderlerin· kısa bir süre sonra Cengiz Han ünvanını alacak olan Moğol hanının yükselen gu~ cüne bağlayan Temuçin' in kabilelerine komşuydular7. Fakat M.S. 1400'de hem Uriyankalar hem de Moğol Do' enler Nayman ·hanı Buyuruk' un eski mülkü olan ve o sırada Cengiz Han ' ın en büyük oğlu olup babasından önce ölen Cuci'ye ait olan ve soyundan gelenlere intikal eden Altın Orda Ulusu'nu teşkil eden bölge olan Altaylar' da yaş ıyorlardı. M.S. 1200'de Temuçin'in kabilelerinin yurdu olan Dı ş Moğolistan M.S. 800'den önce bazı Uygur kabilelerinin yurduydu. Yöre, Orhon, Selenga, Onon ve Kerulen ı rmak l arının kaynakları ve küçük kolları olan on nehir tarafından s ulanıyordu . Bu bölgede yaşayan Uygurlar buradan atılıp Tarım vahaları ve Kansu'ya göçmeden önce On-Uygurlar olarak tanınıyorlardı 8 . On Türkçe bir say ı s ıfatıdır, ve Türklerin adlarla birlikte sayı sıfatların ı kullanmaktan hoşlan­ dıklarını kaydetmek gerekir. Türkçe'de s ı fat kelimen in önünde yer alırken Tibeı­ çe'de ve Tarım lisanında kelimeden sonra gelir. Orta Asyalı i nsan ların On nehir bölgesinde kendi atalarının yerini alan Moğollardan Dhoen-on -On Dhoen- diye bahsedip say ı sıfatını Hsi-Hsia ve Tarım ' da adet olduğu üzere kelimenin arkası­ na koymaları tabiidir. Dene' leri n an'anesindeki Dhoen-on' lar Cengiz Han'ın Moğollarıyd ı lar9 . Batılı kaynaklarda mevcut delilleri tamamen tükettikten sonra şimd i genç bir Türk ilim adamıyla yapılan sohbete göre peder Petitot'un i şittiği şek il de transkripsiyonunu yaptığı Dhoen'in Türkçe doğan kelimesi olduğu ortaya çıkmaktadır. 1lal böyle olunca Dhoen-on deyimi On Doğanlar demektir. Bu mana bizi büyük Uygur imparatorluğun un gün lerine geri götürüyor. O zamanlar Çinliler Uygurlara Hui-ho diyorlardı. M.S. 788'de Uygur hanı savaşçı karakterlerine daha uygun olduğu için T'ang imparatorunun Hui-ho'yu Hui-hu olarak değiştirmesini istedi. Çince'de hu0 doğan demektir, veya E.H. Parker'e göre Kapmak İçin Çullanan Çaylaklar' · M.S. 840'da Maniheist olan On Uygurlar, Hui-Hu'lar, On-Do'en'ler, Dhoenon' lar, On Doğanlar Budist Uygurlar ve Kırgızlar tarafından Gobi'nin ötesine Turfan , Kan-chou, Ordos ve Kuzey Şensi'ye sürüldü ler. Moğol kabilesinin M.S. Mıının. H. D.. The Ri.<;e of Chingis Khnn . s. 44: Wiııfogel. K. A & FCng Chın·Sheng. Hı ~ıory of Chınc.<iA: Socicıy. Llno. s 98, kısım 33 M Brcıschneider. E.. Mccli:teval Researches .... cilt J. s. 238-39. Doku1 nehır bölgcsınc ycrlcşmış olnn Uygurlara Toluı Uygur deniyordu; Bcşbalık Beş Şchır dcmeltı ~ Sııpır, E.. Tibel:ın lnfluence.<: on Tochan~n. Zl.SA. cilt 12. s. 259-7 ı; Pellıoı. P . Un ınbu Mecoonue de.'N:ıım:ın. s 36. sayı sıfatlannın kullanımı hnkkındn ıu Bn:ıschncidcı. E.. Medi:ıcval Re.çc:ırchc.~. cilı 1. s. 2~9; P:ırker, E. H.. A Thousand Ycıırs of ılıc T:ırtnrs. '

101

~G.S'fEWART ,

t

ıdığı Do'en ad ı H.D. Martin ile Rene Grousseı'in M.S. 1200'deki Mo-

1400 de aŞ . l"st ·nde yer almamaktadır. Türk-Nayman komşularının ad takma ı esı . 1 &ol kab"lelerı . ..zünden On-Dö'en veya Dhoen-on'un On Nehir bölgesınde savaşçı

azetıitJerı yu . · 1 n zayıf ve hor görülen Moğol kabilelerine verilmiş olan erken tarın yerını a a . . , · b Uygur d 1 ası mümkündür ve belki de Denc'lenn Etsıege an anesı unu bir alayca a oHm e halse Cengiz Han'ın bir yüzyılın bir çeyreğinden daha kısa unaJctadır. er n K ç· ,. an18 d k.1 fıetihlerinin ani ve baş döndürücü tarzı Orta A.sya ve uzey ın ın • · ·ıçın · gerçek bır · şo k o ı muşt u. Dh oen-on, O n b.ır sure. e klarını n kavımlerı ... ıı Ok ımparator1u . . 1H . L{ •• uuY , T"b t -Tarımca şekl idir. Kara-Kıtan ımparator ugunun ve s ı -r s ıa 1 e çe ~anlar ın · • il k " ü ·· [)ob"" ı ş halk ı tarafından Cengı z Han ın Moğo arının as erı g cuktallığının Uygur aşını . . . .. il etmek için verılmış bır ad olabılır. . nü te~hoen-on' ların reisinin iki adı vardı, Ta-tsan-eko ve Kaçan Karga. Her ık"151· de ünvand ırlar. . . .. K Tcmuçin'e Gobi ' nin kuzeyındekı Turk komşularının takKaçan arga . . · k. . dd ç·ıka nehri boyundaki serkeş Tatar kabılelerını bastırmakla ı tıklan b ır a ı. ı . d·-· layı Kuzey Çin'deki Cürcen imparatorunun 1198 de ona ver ıgı yard ımın dan do , · · d. d B küçük bir unvan olan Jukhuri-Hudut Askeri Komut~nı .~a ıstınat e ıyor .. u:., ~~ ç· unvanı Temuçin' c görevinin nişanı olarak Mavı T~ıy veya Karga !uyu ~~ ~ak hakkını veriyordu. Konuşma dilinde bu görevlılere Karga. de~ıy~rdu . Bu şerefe nail olanlar sayılamayacak kadar ç~k~ular. Her neyse bu bır.~ı.~ un~anı idi ve genellikle ünvanlar kabi le adının yerını alıyorlardı. Karga Tuyu verılen 12 reislerin soyundan gelenler Karga soyundan ge_ldi l.Jeriyle ~vünebiliyorlardı Kaçan tanımlamasının menşei Türklerın .korkaklıg_a bakış açıl_ar~nda ve Temuçin ' in erken tarihinde yatmaktadır. Türklerın zayıflıga ve korkak~ıga.karş'. tavırları Nayman lideri İnanç Bilge Han 'a duydukları hay.r~ lık ve oglu ürkek Bay-Buka"ya karş ı hissettikleri hor görmeyle açıkça bellıdır. Uy~urla~la ayn ı kavim oldukları söylenen Kırgızların arasında korkaklık b~şın kesılınesıyl~ ~~­ zalandırılıyordu. Babasının ölümünden sonra her aman tetı~te olan Tcmuçın _ın pozisyonunun zayıflığı Türk komşularının onu hor görmelerıne yol açmıştı. Bır­ kaç yıl o ve ailesi ölümden kurtulmak için Burkan Kaldun dağında saklanmak zorunda kalmışlardı. Türk kabilelerine boyun eğdirdiği y ıllarda ?uru~. ne zaman muhataralı olursa derhal kendi mıntıkasına ve aynı sığınağa gerı çekılıyordu. Bu dönemde sahte kaçış ve pusu stratejisini mükemmelleştirmişti. Bu sebeplerden dolayı Türk komşuları ona Kaçan Karga diyorlardı". . Ta-tsan-eko Unvanı üç kelimeden müteşekkildir. ilki olan ta Ta-Yuehehe-Büyük Yüe-çi'de o lduğu gibi kelimenin önünde bulunmaktadır. Tsan, tsan (d) Tarım krallıklarında üstün rütbe veya statü göstermek için şah ıs adlarına . 14 yapılan bir taltif ekiydi. Fakat Tibetçe'de kahraman, lider, kral demek ıır ·

1

204

11

12

M:ıyerı.. F W., Chinesc Governmcnı (Çin Hiikünıeıi). s. 67. ı..ısım 464 , Fr:ılCr. Z. O.. Toıcım. ;ıncl Exognıny IToıemler \e Eksogami); cılı 11. ~. "142 vcl: Bali. Z n.. Thing' Chıııese ((ıncc Şeyler).:' 173 • . ,

H_,uc & Gaubil. Tr:ı~cı, ın T~n:ırv :ınd Chin:ı (T:ı.ı:ın\l:ın ve Çın"dc Scy:ıh:ııler) P. Pellıoı ıı.:rcumc.'1. ~ıh 1. ıı .ıs.- cılı il., 116. • ~:ın. H D.. The Rı\1! of Chinı;ı' Kh:ın .... s. 89-91. l'arkcr. EH . One Tho11,:ınd Ycar- of ıhe 1 :ırtar-. '· 14

'1lıonıa.~. F W . Tıbetan Documenı~

cılt 40. ~

137. cılt

:n.' IQ ı.

195. 202. :! 11. 311


JOj

102

Daima Tibet l,.rallarının adlarına ilave cdilirdi 15. Eko, Kara-Kitanca işaret sıfa 1 ı· - gı"b"ı "e . Ta-l<ıan-cko, Bulı o1an bu 'd ~ı r J(,. l'°b ı etçe 'd e o ld ugu ıme den sonra gel ır. Büyük Lıclcr - Bu Ulu Kral demektir. Ad, onüçüncü yüzyıla kadar Çi Türkistan ıncla hüküm süren karmaşık lisani. edebi münasebetlerin bir örneğidir'"n Dene'lcrin dilinde Ta-tsan atalarının karga kuşu için kullandıl-.ları ad h · . . a 1mıştır 19. B u, Dene ·ı erın . ata1arının kavimlerini \'e medeer• ne .ıse onun )Crını 11 hayat tarzlarını ) ok eden cahil ve yontu lmamış türedi Cengiz Han 'a karşı du ~ dukları şiddetli öfke, hor görme ve ümitsizliği ifade etmektedir. } Münferit ad lar takmak hususunda alışkanlık saikiyle şah si özelliklerden ve alışıl mamı ş durumlardan faydalaııan Dene' !erin alaları düşmanları Moöollar Dhoen-on·ıar için o pis kokan barbar yaratık lara karşı nefretlerini 'e hor g~mıe~ lerini ifade eden bir çok tasvir edici adlar l-.ullanmışlardı 20 . Loucheu:\.'lar. Köleler ve Köpek Kaburgaları atalarını "denizin ötesinde. dünyanın öbür tarafında , batıda çok unktaki"' ülkeden kovan bu amansı;r insanlardan İnsan Köpekler. Köpek Ayakları. Köpek Oğulları diye bahsetmekteydiler. Bu düşmanların s ihirbazl a rının gücü sayesinde geceleri köpek ve !..urda dönüştü­ rüldüklerin i, gündüzleri ise insan şeklini ald ı klarını ima etmektedirler. Onları köpeğ in arka kı smının bir insan gövdesine kay namı ş olarak tasvir cdiyorlardı 21 . An 'ane daha zayıf ve aşağı sev iyedeki kabilelere karşı Çinli lerin bakışını ve Türklerin tavrını gözler önüne sermektedir. Çok eski zamanlardan beri Çinliler Kuzey'in göçebelerini küçümsemiş. on lara en genel olarak kullanılan ı köpeı.. olan her nevi hakaretamiz adlar takmışlardı 21 . Onlar, Çin tarihinin Hei-taları. Kara Tatarları, Kara Barbarları, Kara Köpekleri idiler''. Çin liler gibi Moğol Dhoen-on·ıarı hakir görmelerine rağmen Türkler, Çinlilerin fikri ne olursa olsun kendilerini insanlar olarak kabul ediyorlardı. Onlar bin yı l dan fazla bir süreden beri Ho'nun kuzeyinde Çin'iıı gi.ici.i ne meydan okumamı ş mıydılar? Moğolların a ta l arı Kuzey Ç in'deki Hsicn-pi hanedanlarının yıkılmasından sonra tekrar Türklere tabi olmamış ınıydılarN? M.S. 1200'de bu Moğol kabileleri artık safkaıı Moğol değildiler. Türl-. -Moğo l karı­ ş ımı yarı insan yarı köpektiler. İnsan Köpekler'diler15 . Moğolların insan gövdesine kaynamı ş vaziyette bir köpeğin arka kısmına sah ip oldukları tarzındal-i fantezi bir şeki ide tasv irleri işte bu düşünceden kaynaklanmaktadır. Bu yüzden 1

~ RushelL S. W. Thc ~ırly Hi~ıory of Tibet from Chını.:'c ~uıırcı:s (Çin Kaynaldarınd:ın l ıbı.:t

111

1 rl.ı:n Tarıhı).

JRAS. cilt 1:?. ' 4-10 11 ' New York H:ılk KOl!ıpb:ıncs ındckı Mançu SözJOOü '"T ı• hom:ı.~. F W. Tıbcı:ın Docuını.:nı~ .. cilt 32. s. 50 Pcıııot. E .. Dıcııonaııo.: de l;:ı langue D..:ne-DındJıe cDene DındJıe Dılı SoıJuııuı - Bal..ınıı Cort-.:.1u - P:ırl:er. E.H. A Tiıou\llnd Ye:ı" ofıbt: T:ııars.' nı. Thc &rl} Turl...- (111. Turl.kr). \fıın:ı Rc:\İe\\. llölİİJll 11• kısım 105 ' 7 'I :, PcıııoL E.. Moııoı;r:ıph • Bryıııncr ıerc .. s. ı 1 vd. - Lclnnd. C.G., Fııs:ıng .... s. 6. 1 ~ Mıırıin. ı-ı .n.. Tl ıo Risc of Chı ı ıgi s K lıan .... ~- 50. :: Parkcr, E.1-1., A Thousand Ycars of ılıc Tarını-:;. s. 106. - Ball. J.D.. Thıngs Ch ıııcsc (~"ince Şcylt:r). ~·ın Jiııııc11sıııdcl..1 Karga Adamlar Kuplmı Adnınlar ve.<;:1.i reyı anlaımaktadır Bu tur lıl..ırlcrc snhıp olanlar sadece l 1111..lcr ve Orta Aı.yalılar dc~ıllerdı

köpek ayakları üstünde yürüyorlardı. Onlar Köpek Ayakları veya Köpek idiler.. Bu kon_uşma ?ili~d-~k.'. ıaı..ma adlar Türk kayıtlarına olmadığı ~ğ . Çinlilerinkııı c de gırmemış gorunuyorlar. gıbı Moğol Dhocn-on' lar Dene' !erden, yani çölün kuzeyindeki Türk' lar·dan ı..11 almışlardı ve bu husus tarihi ka} ıtlara geçmiştir. Dene U).gurs.ıne flöre bu 1,.adınlar çok güzeldiler ve şekilleri insanlarınl-.i gibiydi. ~ . .. 80 ane Kocalarının sıhir tı)gulamalar.ı na katılmı)_~rlar~ı. Ço~~ı..ıarı ın san i,.opek. ba76 benzi yorlardı ve yarı ın san yarı kopcktıler-. Turk komşularını fctıhleba ları na . . . snas ında M oğo lların bır çok Türk kadın ını a ıle efrad l a rı aras ın a katt ıkl arı rı ~hte belgelenmiştir- 12 12'de Tatar kad ınların ı , I203'de Kerait kadın l arın ı , ttio4·de Na)ınan 1,.adınlarını (güzel Gurbesu da dahil olmak üzere). 1204'de Merkit kadınlarını \e 1206"da Altaylı Na)ınan hanı Bıı.yuru.k·un kadınlarını. Özellikle Nayman !,.adın l arı güzel vücutları ve yüz güzel lıklerıyle meşhurdu lar. 124ffdeki Çal-.ırnıaur zaferi nden sonra Cengiz Han sav~şçı ların ı onlara Na,manların ı..11larını karı olarak ,·erercı.. mi.ikafatlandırmış·'. ve· aynı şey De~e'leri n an'ancsıne göre- 1206'da Na}man kadınlarının başına ge lmi şti . Gerçekten Dhoen-on'lar Dene·ıerden kadın almışlardı, ve bu kadınların çok güzel o ldukları söy le niyordu . Kel Kafalar, Dhoen-on' lara takılan dördüncü ad (Dene' !erde Kfwidetele), Moğolların soylarından geldi!,.lcri l lsien-pi kabilelerine, çeşitl i adlarını saymak ge rekırse -Tung-hu'lara. Wu-hwan·ıara. Shi-fk" i·lere-. verilmiş eski bir

ool:~ıarı

addı. Traşlı

Kafalar, Hsien-pilerin ve onların soyundan ge len Moğolların saç kaynaklanan bir lakaptı. Esl-.i çağlarda Hsien-pi erkek leri tam evlenmeden önce ve genellikle de Mayıs'taki biiyük bahar şenliğ i zamanında kafalarını traş ediyorlardı 2''. M.S. 1200'de Moğolların uygulaması detayl ı bir şekilde tarif edilmişti. Kafalarının tepesini al nalı şek linde traş ediyorlardı, kafaların ın arka kısmındaki saç l a rı tamamen tıraş ediyo rl a rdı. fakat ya ıı taranarda kalan l arı 0 uzatıp örüyorlar ve yüzlerinin iki yanından aşağıya sallandırıyor lardı~ . Peder Petitot"un insan Köpekler' in kafalarını ı..anyıp. sonra da pcrül,. taktıklarına inanmas ının sebebi Dene '!erin ) üzün il,.ı tarafındaki saç örgüleri tari f etmeleri olmuş olabilir. . Umuma Mahsus Kadınlar, Moğolla rın kötü şöhretli. unıumhaııelerine ver~ış oldukları add ır. Moğol istilaları esnasında bunlar fethedilen milletlerin Mogol üst tabakasının haremleri için seçi lmemiş olan kadınları ile dolduruluyordu. Bu kaba saba müesseselerde kadınlar sıradan askerlerin 1-.ullanımına sunuluyKorlardı.. ~arbar düşmanlarını bu acımasız umunıhanclcrin adıyla anmak lerın N·.ıyman ata 1arının d uy d u ki ·~ · ve guçsuz ·· .. ı··k · b'Utchın .. · arı ıgrenmenın u · 1ıı·ssı·nın ır olçüsüdür 11 ~ şekillerinden

--------- --

Y:ıı;c. No 21 Pcllıoı p u y :ı., ~ · ne Tııhıı Mcconnuc Dcs Nnınıon Le' Unıul..ııı ·ı P. cilı 37. kıı,ıp il. 1941.' 42··1:1 1 "<-·~ .• '· li')

il

ll'Oh~son M . il NC\\-

Yok K •

ıı.ıcıln.: dcs Moııgol s (Mıı~o llurın Taı i l ı ı ). cıl ı ı . s. 11.

1ıancy 1 1rr.~·• lllllphııncsındcl..ı lng,ılııcc-Mogoıca Söılul..ıı.: Uınunıa Malı'ıı' Kadıtılaı ·,., Mıı~ıılca ' da uıııuııı· ....c eıtı~ı }•Wlıdır


~u ı 1..n ll'l ' LIOKI N i\KA~ I NUAKI

JU't

NAYMAN KABI L •·· ı

~ - E l~I

Orm~n Sa~inle~i, ba~ı ~oğol kabileJ~rinin -Baykal Gölü - Altaylar _

Yukarı Yenısey bolgesındekı Turk akrabaları 1le paylaştıkları - di ğer bir ad d 1

Bu or~~nlık bölge bo~kırlarla, Gobi'nin kuzey kenarı boyundaki büyük ot ı ~ larla. ıç ıçe geçmektedır. Göçebeler çoğu kez yörelerindeki ormanlar ve daği ~ · korunak ve sığı nak buluyorlardı. Reşideddin, Orman Uriyankaları · ndan Orar a Sakin leri diye bahsetmektedir ki daha bir çok başka grup da Orman Kavmi ;an biliniyorlardı.

ıye

Nihayet Dene'll!r, Dhoen-on'lara veya Umuma Mahsus Kadınlar'a ''bi ·

terkettiğimiz Öbür Dünya'nın Sakin leri" demektedirler. Bu kesinlikle kork zıın düşmanlarının Amerika kıtasının insanları olmadıkları, fakat Dene'lerin atatnç nın

' gc ld ı'klerı· k· ıtan ın , yanı ~ · Asya A merı'kaya

kıtasının in san l arı o ldukl arı

arımana.

sınadır .

. ?zeı lersek Dene_an'aı:ıe~indeki Dhoen-on'lar, bir zamanlar On Uygur olarak bılınen Uygur kabı lel erın ın yurdu olan On Nehir bölgesinde yaşamış olan Moğol Do'en'lerdir. Şayet Naymanlar Tibetçe konuşan Hsi-Hsia sarayına Türkçe On-Do'en şek lini kullanarak varmışlarsa kısa bir zaman zarfında, Dene'lerin an'anesiııde görülen ve sıfatların kelimenin arkasında yer aldığı bir çok Tibetçe adlarda yapt ı k l arı gibi, Hsi - H s i a'n ın Tibetçe şekli olan Dhoen-on' u benim se miş olma l ıdırlar. Kaçan Karga ünvanı Moğol lideri Temuçin'in M.S. l 198'de yaptığı gibi Mavi Tüy veya Karga Tüyü şerefi ne nail ol muş bir adamın kon uşma di lindeki Unvanının alaylı bir şekilde değiş ikliğe uğramış halidir. Ta-rsan-eko ünvanı ise Temuçin ' in M.S. 1206'da aldığı Cengiz Han ünvanının bir Orta Asya yorumudur. Ko nuşma dilinde kullanılan İn san Köpekler, Köpek Ayak ları. Köpek Oğulları, Kel Kafalar. Traşlı Kafalar, Umuma Mahsus Kadınlar, Orman Sakinleri Türk komşularının Moğollara taktıkları ve Amerika'da şifahi an'ane ile tekrarlanan bazıları çok eski olan lakaplardır. Altay Naymanl arının Moğoll ar Tarafından Fethi Şi mdi sadece Kutchin an 'aneleri a ras ında görülen Eısieae .. o an'anesini ince leyeceğiz. Unvan ilk defa M.S. l 227'de ortaya çıkan yeni Moğol yazısındakı

ecige kelimesinin bir Hsi-Hsia yorumudur. Cengiz Han döneminde Moğollar okuma yazma bilmeyen göçebelerdi ve dilleri henüz yazılan bir di l olmamıştı. Peder Petitot, Dene' lerin telaffuzunu Etsiege ve Etstchiege diye yorumlamıştı. Kelimenin manası Moğolca ecige gi bi Baba'dır. Kelimey i sonra daha detaylı bir şekilde i n ce l eyeceğiz.

"Etsieg~ daha çok küçükken kendisine sihirli bir ruh vermek içi n misk ö· küzünlin glibresi ile oğulduğundan dolayı bu şekilde adlandırılmıştır. Suyun ke· narınd a tahta bir yalak içinde ihtiyar bir kadın tarafından bulunmuş ve onun tarafından büyütillmüşlii. Büyüdüğü zaman çok güçlü bir sihirbaz ve buna rağmen insanların en yu muşak başlısı olmuştu. Sadece insanlara kardeşlerim diyordu. ~t: çok kızgın olduğu zaman bile öfkesinin kötü sonuçları olmuyordu. Eısiege'nın giici.i bizim h okkabaz larınkinin türünden değildi. Ne cins o ldu ğunu şimdi bilrne· diğimiz bir güçtü o. Bir asa veya değneğ in yard ımıyla mucizeler yaratıyordu. Bazıları ren gey iğ i boyn u zları ile o lduğ unu söylüyorlar.

105

S'fllELG.STEWART

Şimdi ,

biz o zamanlar bizi köle l iğe düşürmüş o~an ve sisteml i bir şeki ld e eden yabancı bir milletin _o~asıııda y~:.ıy~rd uk. Bız. ~-nl.~ra ~muma ~a~sus yok 1 diyoruz. Bu kavim bızım terkettıgımız kıtadakı obur dunyanın sakınle­ ~ad~n ar Bu millet zengindi ; madenleri. kumaşları, sığırları vardı, fakat bizim ~ydıler. 1 planlıyorlardı . Çıplak oldukları ve köpek yiyerek kendilerine ziyafet ırnh~klız_ ·çin biz onlara gülüyorduk. Bizi yemeğe mecbur ettikleri yiyecek ler bu çektı erı 1 . . . .. d' fakat Etsiege on l arı hıç yem ed ı. Onlar kafalarını traş edıp takma saç tüfden trdı. Biz onların arasında o kadar acıklı bir vaziyetteydik ki bize zulmetakıyor a . .. k .. · duymas ından korkarak ancak b'ır ren gey ·-· ı gının yure zarının ıç ı ne veya 1 den erın · · d · b· · 1 1 1 ·- · sidik torbasın ı n içine güleb ilı yorduk, zıra on lar aıma ızım on ara a ay ettıgırnizi düşünüyorlardı. . . . Etsiege. in sanları, kardeşlerinı bır araya ~oplad_ı._ ?nları bır ordu halıne kt ve düşmanları yl a döğüşmeye ve sonra denız sahılının bozkırlarına kaçma50 ~ar verdi. Kar ayakkabılarına boynuzlar taktı ve hem çadırını hem de kendiy~ i büyütmüş olan ihtiyar kadını terketti; sahip olduğu her şeyi geride bıraktı ve ;~ce olunca kendilerini kurtaracak olan sihiri_ya~mak için kar~eşlerinin evlerine girdi. Köylerinin oıtasında ruhun hükmüne gırm ı~ ~l an genç b ı r adaı~ ~-a~_ırları_n arasında geriye ve ileriye doğru s ı çrıyordu. Bu bı zım Genç Adam Btlyusu dedı­ ğimiz sihirdir. Onu gören Etsiege boynuz takılı kar ayakkabılarını ayaklarına taktı ve kendisini düşman larının çad ırl a rı arasından taşıyan genç adamın üstüne sıçradı. Sihirli genç adam yol boyunca koşuyor, atlıyor. dönüyor ve boynuzları ile bütün Dhoen-on' l arı öldürüp onları tamamen katleden Etsi6ge'yi taş ıyordu . O zaman Dhoen-on' lar say ıca Dene' lerden azdılar. Aynı gece dü şman larımı zın ülkesinde büyük bir gürültü koptuğunu duyduk. İhtiyar kadınlar yo l kenarında 'Ah. eğer oğlum yaşasayd ı ! Eğer oğlum hala yaşasaydı! İşte bu gece sihi rli genç adam onların hepsini öldürdü.· diye bağırarak döği.inüyorlardı. Etsiege yenilmemişti. Küçük bir hayvan kurban etm i şti . Kanı y l a çadırını oğm uştu ve gece boyunca bütün evlerin içine kan akmıştı. Her tarafta sadece ' Eyvah! Oğl u m kanları içinde yatıyor. ' çığlıkları duyuluyordu. Dhoen-on 'ların reisi olan Ta-tsan-cko. Koşan Karga. yorgundu ve düşünü­ yordu. Sadece şu sözleri SÖ) ledi, 'O, bizim hayvan tanrımızı yedi.' Sonra Eıı.iege Ta-ısan-eko ' nun bütün güzel tahta kaplarını devirdi ve on lan ateşe verdi. Kaçarken bir tahta çergide beş keçi derisi gördü ve on lara el koydu. Bütün kardeşleri onunla birlikte evvelce yaşadıkları yere gittiler. Fakat onlar Yola çıkmakta biraz yavaş davrandıklarından dolayı Kaçan karga onları takip etti. Onlar: dağlar gibi dalgaların yükseldiği bir denizin sahiline vardılar. Etsiegc ~ 1 ıle suya vurdu ve onlar için bir yol açtı. 'Bu taraftan, bu taraftan, kardeşle­ rım~ d~ye bağırdı. Hepsi onu takip ettiler ve o onları denizden kolaylıkl a kupkuru geç~rdı. Hepsi öbü r sahile ulaştı lar. Sonra o denizin kenarında tek başına asasını ~~;~en -~ald ırdı :c. o.nunla yere vurdu. Geçitte yol :ermiş olan _su duvarı derhal • dunya tepsısını su kapladı ve bütün Dhoen-011 ları yok ettı. y Gece gelince Etsicge {Tavşanlar ona Kotsidate. Asa İle Çalışan Kişi di~1ar) kardeşine dedi ki ··ü lkemiz hala çok uzakta, fakat sakin olunuz. Ben onu ayakına getireceğim şimdi". Böyle diyerel-. bir ren geyiği yavrusu aldı ve onu A


106

h.1 1TCnTl\'LERIN ARAS ll'il),\h:i

A) i\1.\'- ı.;,\lllı 11 ı· · · , •.l~I

öldiirüp bacağının sin irini çekip çıkardı. 'Bunu yemeyeceksiniz' dedi. nu sil. 1 kabiliyeti sayesinde toprak biraz daha yakına geldi. Gece olunca çok t1.1al..ta d ~r ğildi. Sonra Etsicgc kendisine ·çocukların hiç) iyeLeği yok \e adamlaı da a1t~~ sız' diyen kardeşinin yanına döndü. Şimdi ornda çok büyük hir kalabalık vardı. Güıılerd ı r oltalarını atınışlar ama hiçbir ŞC) ıutamamışlarc.lı. Oüyük bir yılan bütün balıkları kayalara. bii\:ük çöle ve donmuş toprağa dönüştürmüştü. Etsicge suyun ı..enarına geldı , c sad.ece 'll sö7leri sö\ lcdi ... ı:ı ... ina! YaU~! Tehi ne. ı..ı..~ıla se't bennt!nettsenna,, 1.. 1 )'. v ~· çn beron du t'a nıt-ta) int an? Ne! Kardeşlerimi cennetin eteklerine. aıalarınıl/ın ülkesine götürecektim. Dcnız ş i mdi bize karşı niye kapandı?" Sadece hu sö/lcri söyledi ve hemen balık bollaştı. Susuz çö lde güçlü insanlardan oluşan başka bir millete rastladıl<ır Onlar tahta başlıklar ve pullarla kaplı elbiseler gi) mişlerdi. Bu yü1:den onları ~ cnmek kola) deği idi. l3una rağmen Dindj ie · ıer onlarla savaşmaya hazırlandılar: fokaı on l arın büyük ka l abalığını gören Ets i ege' niıı kardeşl er i ona dediler ki ·Yal ıw sen konuş Etsicgc, ve sonra bi7 aşağıda ne o l acağını görelim, çünkü o yüksek bir dağın tepesinde duruyordu. ı~tsiegc onlara ·Beni kızağıma yerleştirin ve dağın tepesinden düşımınlarımın ortasına fırlatın.· dedi. İtaat ettiler. Şimdi, kıt:ağ.ı dağın yamaçlarında kaymaya başlayınca bir çok gök gürlemesi tarraka s ı gibi korklınç bir gürültü ç ık a rdı. Tahta baş lıklı düşman l ar öyle bir d eh şe te dOşltilcr ki kaçmaya başladılar ve Dindjic'ler onl arı kılıçtan geçirdiler. Elsiegc'nin Ncdhocveig t"i - Sihirli Beyaz Elbise) i Giyen Kişi - adında bir küçük kardeşi \ardı. Kardeşiyle birlikıe düşmanları tamamen katletti, ama bunu onlarla sa\ m;araı.. yapmadı. Uzun beyaz bir kakım kürküne bürünmüş olarak bir ipin ucund:ın sarkan bir aleti sürck.li olarak sallıyordu. Konuşurken sallıyordu. ama bii' ııc sö) lcdiğini \eya ne yaptığını artık bilmiyoruz. Seni buhurdanlıklarını sallar \C) unıu­ şaı.. bir sesle dua cderl,,cn il"- gördübriimüzde benzer bir şe) ) aptığıııı düşünınuş· tüı... Neyse bö~ le konuşup bö) le sal la) arak Ned-hoe\'I!' ıg ı · i düşman farı ııı ııı toptan katletti. Günlerden bir gün öyle büyük bir kalabalı"- bır araya LOplaııınıştı ki on lar dehşete kapıldılar. l lcr neyse. onlar müdafaa vaziyeti aldılar. ;una lw yeni ldik ve kaçtık. Ctsicgc savaşın aldığı durumu görünce alışılmış ı;ihırli 1,,dı­ ıneleri söyleyerek dağın üstiinde dikildi. Be)a? elbiseye bürünmüş f.;ardcşı alç:~k bir sesle konuşarak aletini salladı. Estiege aniden çaprazlama şeı..ilde kardcşinııı omuz l arına atlamaya hazırlandı, her sefer tek bir kelime söylüyordu "lsclı", 'c her söylediği sefer bir düşman yere yuvarlanıyordu . Sonuna kadar bu şcki ld_c davrandılar, çünkil bütün gün iki kardeş biri aleti sallamaktan ve öbürü çapr:ll bır şekilde s ıçram aı..tan başka bir şey yapmadılar. Dcne'ler bana isch' in manasını söyleyemediler. Beyaz elbiseli ııclaını.n durmadan tekrarladı ğı nonııa ıumene deyimi gibi o da dillerinde kaybolmuş hır kelimedir. Aynı Eı ... icgc veya Kotsidaıc·ye Tavşanlar ve Loucheux'lar her nırı..lı Jurıımdn yakarmaı..ıad ırl ar. çünl,,ü o daima onların koruyucusu olduğunu göstt:r· Nonıın ı11ınc11c·11111 ımiıııı'ı a~aıııdıı

sa)lu IO:'i'dc açıklanaca~ıır (Ç.N)

107 . . Ona Sa-kke-Dcne-Ay' daki Adam-, Sa kkc weıa, Sa-weta ve Si-zje dhidic -

ırıı~~· Oturan Adam- da demektedirler. Ad. bu dünyanın üstiinden aniden yoı.. AY a a bir imadır. Ona Otsint"esh diyen Sarı Bıçaklar. onun bir dağa tırmanıp, 0.10~~~ bir çadıra kapandığını. ve bir daha da dışarı çıktığının görü lmediğini söysıhır ~tedirler. Loucheux' larla Tavşanlar'ın başka bir versiyonu vardır: Onun çok ıern~\. bir çocukken su kenarında bir grup genç kız tarafından bulunduğunu. kOÇUI dan birinin onu bü) üttüği.inii. \C düşmanlarının reisi olan Kaçan Karga 'nın

bun ar lat edindiğini hatırlattıktan sonra bu e' ı·at ed'ın ·ıı en çocugun - k·end.ısınc · onu e'i) i niyet beslcmemelerıne. · ı ıatla kend ·ısın< · 1en netiret etme 1erıne · ragıııen. karş 1 b k 1 · b' k. ld b 1 kendisini evlat edinenlere çok .. ıy ı _a tıgını ve on arı esr~re~gız ır.şe ı ·-~ ~.s.~diğini anlatıyorlar. Bir gün o. bu ınsanların onun .k~ı~d.ılerıne teının e~ıgı ~utun hayvanların kolu ile ı ç organlarının yağlarını kcndısı ıçın a) ı_rn~ala~ını ı~te~ı. T~­

tsan-eko. bunu kabul etmedi ... Bu çocuk aşırı derecede kendını begenmış, dcdı. Bunun üzerine çocuk öfkeyle ayrıldı. 'Ben buradan g ideceğim' dedi annesine 'çünkü bu insanlar kölil ve nankör. Ben gittikten sonra hepsi ölecek; sana gelince. eğer hayatını kurtarmak istiyorsan dediklerimi yap. Bu akşam gece indiği ı.aman. çadırı nı kapat. ö ldüreceğ im bir hayvanın kanını bir sid ik torbasın ı n içinde çadır direğinin tepesinden sallandır, ve köpeği de evin dı şına bağla. Buradaki ren geyiğinin kolunu kemiklerini kırmadan parçalara kes ve çadırın dışına koy. Bana gelince, ben benden nefret eden lerin beni orada görecekleri olan ayn gideceğim.· Annesi ağlayınca ekledi "Sus. daha fa7la ağlama. Ben üzülmeye lay ık değilim . Yarın uyu ve ertesi gün peşimden ger·. Oaşın ı eğdi ve ayrılmadan önce ilave etti. ·Ay öldüğü aıman y ı ld11 solacak." Sonra kaçtı. Gece olduğu zaman ona uydular. Ebeveyni çadırlarını dikkatli bir şekilde kapattı, ö ldürdüğü h ayvanı kapının üstüne koydu ve köpeği dışarıya bağladı. Ren gey i ğinin kolunu pişirdiler ve kemikleri kırmamaya diU.at ederek parçalara ı..estiler. Bunu ) aptıktan sonra ge)ik yavrusunu yediler ve uyuma"- için yattılar. Güçlü çocul,, hala onlarla birlikteydi. Sonra çadırın tepesinden büyük bir duman yükseldi \C çocuk gö/deıı kaybol~u. Ay·a doğru yola ç ıkmı ştı. . Aniden yıldız so ldu ve kasırga gibi düşmanların çadırları arasından esen şıddetli bir rüzgar çıktı. Bu fırtına çadırları \C insanları sürükledi. Onları bu güçlü ruhun hepsini öldürdüğü ağaçlara ve ka~ alara çarptı. Bunu görünce Ta~n-eko bağırdı. ·Ah, bunun sebebi bağlanmış olan çocuktur. Kan dolu kazanını goğe astı ve ruh, Rüzgar, geldi.' .. Aynı gece bütün düşmanlar öldüler. Sihirli çocuğa gelince kan dolu kabı­ ~· ,0 1dürülmüş hayvanın derisi ni ve kapıya bırakılmış olan küçük köpeği alıp Ya kaçtı. Onu hal5 orada görebi liyoruz."n du . An'ane, Nasturilcrin Hz. Mıısa ve l iz. İsa hikayeleri. Yüe-çi'lerin Ay yur1 Fak' c karışmış olan eski şamanist ve Bud ist batı l inanışlarının bir karışımıdır. 81 Yes. . her şeye rağmen Altay Nayıııanlarınııı M oğollarla olan savaşlarının lıika­ nehıin;.tıuhafaza etmiştir ve en iyisi bu an'aneye dahil edilmesi gereken Pccl 1 r crın menşe <ın'anelerindc Buyuruk'un halefi Çula"--san-kun'un M.S. • Hrynıncr ıcrc .. ' ~O ~ 1


~u 1 l.HIN'Lt;KIN

J.UO

1207-1218'de

Moğolların

esiri olarak

AMASINDAKI NAYMAN KADILELErtı

başından

geçenlerin hikayesi muhafaza

edilmiştir.

.

An 'ane ~·~men Moğolların Naymanl~ra boyun eğdirmesini , ve Moğo llarla

Etsıege, Kavmının Babası, olarak kabul ed ıl en Buyuruk Han'ın emrindeki Altay Naymanlarının ile olan, savaşlannı anlatmaktadır. Bu savaşlarda M.S. l 199'd

Moğolların sürpriz saldırısında Buyuruk' un yenilmesi ve kaçışı, kuvvetlerini a büyük bir kıs"_lının başkomutanının emrinde muhtemelen aynı yılın sonlarında~:

karşı saldırısı ıl e Moğo l Camuka ' nın rakibi Temuçin'i yok etmek için kend i kabileleri ile Türk kabi leleri arasında bir koalisyon yaptığı M.S. 1201 'deki kar 1

saldırı

mevzubahistirler. Karşı saldırı ile koalisyonun kaderinin enteresan deta~­ an 'anede dikkati çekecek derecede iyi muhafaza edilmişlerdir. M.S. l 207'de Buyuruk Han ' ın Altaylarda av l anırken Moğolların ani bir sürpriz saldırıs ında öldürülmesi an 'aneye dahil değildir - sadece bunun sonuçları , Naymanl a rın esir edilmesi ve çektikleri eziyetler tasvir edilmiştir. Anlaşıldığına göre akılda tutulan hususlar bu savaşlara katı lan ve sonunda esaretten kaçıp Dene' lerin göçünün liderleri olan Buyuruk ' un halefinin ve adamlarmın gerçekten başından geçenlerdir. Fakat Buyuruk ' un halefi ve maiyeti Moğollardan en azından bir on yıl boyunca kaçamad ıl ar ve Kutchin (Dene) an'anesinde muhafaza edilen bir çok olay onların Moğollar aras ındaki zoraki kalışlarından dolay ı oradadırl a r. M oğol Ordasında M.S. 1204'deki Çakırmaut'dan beri esir olan Bay-Buka ' nın grubuna mensup Naymanlara rastladılar. O savaşın ikinci elden edindikleri detay l a rı kendi şahsi tecrübeleri derecesinde unutulmaz tesirler yapmaktan uzaktırl a r. Onlar oraya Moğol aristokrasisi içinde meşhur Moğol şaman Kökçü veya Teb Tengri ' nin ölümü ile sonuçlanan iktidar mücadelesi hakkında ilk elden bilgi edinmek için tam zamanında vardı l ar. An 'ane şamanın hikayesinin ve ölümünün anlatılması ile son bulmaktadır. Naymanlar, M.S . 1205'de Hsi-Hsia'ya yapılan Moğol akını esnasında Kan-chou yakınlarında esir düşen ve Cengiz Han tarafın ­ dan evlat edinilen Çagan ' a Cengiz Harı' ın gösterdiği sevgiyi mü şahede etmek fırsatını buldular. M.S. 1209-1 2 10'da Hsi-Hsia ' nın tamamen istila edildi ği s ırada esir alınanlara - İ mparatorluk Eğitmeni Hsi Psi-shih U-ta, general Wci-ming Ling-kung ve Cengiz Han 'a karşı duyduğu nefret ve sonraki hiçe sayma kay ıtlar­ da iyice belgelenmiş olan kendini beğenmiş Asha Ganbo - muhtemelen tesadüf ettiler. 1209 yılının Cengiz Hanı ' na gönüllü tabiyetini şahsen sunmak için gelen Kara-Koca ' nın Uygur Hanı ' na M.S. 1211 'de gösterilen coşkulu karş ılamaya seyirci oldular. O olaydan hemen sonra Cengiz Han Kuzey Çin 'deki Cürcen imparatorluğunu Nayman lideri Çulak-san-kun ve adamlarının katılmak zorurı~ıı bırakıldıkları istilasını baş lattı. Altı veya yed i yıl sonra Nayman hanı Hsi-H~ın kralının himayesine kaçabildi. Nayman esirlerin Moğol Ordasına yolculukları ılc ilgili olaylar Etsiege' nin hikayesine deği l de Etsiege' de tasvir olunan savaşların detaylarından sonra inceleyeceğimiz Peel nehri Loucheux ' larının ınenşc an·anesine dahil edilmi ş lerdir. Aıı ' anenin baş langıç paragrafında tasvir olunan savaş larda kesinlikle Nayman hanı Altaylı Buyuruk olan Etsiege tanıtılmaktadır. Buyuruk bir şııları

g11IEL G. STEWAKT

109

ki bu pozisyonu Batıl ı kaynaklarda açıklığı kavuşturulmamıştır. bir Na~tu_rl .~ııris~~~anı olmas.ı Dene an'a~elerinde y~r ~la.n dini ~ üncelerin önemlı bır ozellıgı olan Bud ı st ve Nasturı sembolJerın , ayınlerin duşinanışların yayg ın k·om b'ınasyon 1arın ı 11U"k"umsuz .. k ı 1maz33 . Buyuru k' un şastatüsü bütün onikinci ve. o.nü~üncü yüz~ıl hükümdar~arı gibi sihirli ğ"üçleveya daha doğrusu tanrı g ıbı guçlere sahıp o l duğuna ınanılıyor olması de:Cktir. M;esela Hsi-Hsia kralı.arı . rcenkarnasyona uğramış Buda'lar. Turfan kralları Kutsal Majesteleri, Ç ın ımparato rları Göğün Oğulları olarak kabul ediliyorlardı. Çağında geçerli olan dini inanış kombina syonlarına göre Etsiege'nin veya Buyuruk' un tabiatüstü güçle ri çocukken misk öküzünün (misk öküzü Arktik Amerika 'daki yegane gevi ş getiren hayvandı) gübresi ile oğulmasına atfediliyorlardı. Hint Budist inanışına göre bu ona boğa vas ıtas ı sayesinde Siva ' nın güçlerini bahşediyordu . Nasturi inanışına ~öre Etsiege veya Buyuruk kavimlerinin yararı için mucizeler yaratmış olan lncil'deki kahramanlardan da güç alıyordu . Özellikle Hz. Musa, Naymanların içine düştükl e ri zor dur.um ve çözümü için bir paralellik sunuyordu . Hz. Musa ' nın asa s ı, Aaron'un değneği Buda'nın asas ının ve Siva'nın üç çata llı mızrağının paralelleriydiler. Etsiege çok güçlti bir sihirbaz olarak tasvir o l unmaktadır. Paul Pelliot'un az tanınmış bir Nayman kabilesi hakkındaki makalesinde Buyuruk Han'ın Türkçe kadir ünvanı vardı ki bu güçlü s ihir manasına gelip güçlü ve korkunç demekti 34 . Kutchin'ler peder Petitot'a Etsiege ' nin gücünün sıradan sihirbaz ve bokkabazlarınkinden olmadığını temin etmişler, fakat kaynağını ve tabiatın ı artık an lamadı klarını da itiraf etmiş l erdi. Nayman topraklarının bölünmesinden sonra Buyuruk kendi bölgesinin kuvvetlerini teşkilatlandıramadan önce Temuçin Kerait metbu ve andası Camuka-Temuçin'in düşmanı , fakat Keraitlerin tabisi- ile birlikte Kızıl Baş' a kaçıp orada ciddi bir şekilde yenilen Buyuruk'a saldırmıştı. Buyuruk muhtemelen emrindekilerin -erkekler, kadınlar, çocuklar - ekserisi ile Yukarı Yenisey tara~arına kaçmış ve Kemçik nehri boyundaki Kem-Kemjuit' lere sığınmıştı . Galıpler tekrar Altayları aşmış ve Kangay dağlarının güneyinde Baydarık nehri ya~ınla.rın~a kamp kurmuşlardı. Bu olaylar Nasturl sihir ayinlerinin ve Mı­ ~r dakı , lsrail~ğull~rının hikayesindeki terimlerle tasvir edilmişlerdir. ?uruk un gen çekılınesi, mağlubiyeti ve kaçışı hakkında emrindekilere yiyece bulmanın zorluğu haricinde detaylar yoktur. p B Anlaşıldığına göre bir sonraki savaş müttefiklerle şiddetli bir çarpışma yarallnl kubyuruk'un başkomutan ının karşı saldırısıd ır. Fakat netice alınamadan kan 1 asmıştı.

::~ruk'un

:n

rılmı t~adınların dövünmelerine ve öldürülenlerin kanayan yaralarına çok yer ay-

catınş ~ ~uhun . kanda bulunduğu ve kanın akarak ölünmesiyle ebediyen yok olaSCdilma· ~·~5belkı Naymanların da sahip oldukları bir inanış ylizünden bundan bahıştır

.

;---...

14 \Viaf~t.-:-K-.A.-------

• Peııiot, p U :/· Feng ChııHheng. HiMory or Chınesc Socieıy. Lıno. s. 104. 307-309. fııllırtın,

ti:o n.....~bu .Meconnuc des Naım:ın., 42

·• 'ne Rıc;e of Chıngis Kh:ıo .. ~ 105.


110

JI J

Caın u ka neticesiz kalan savaşı rakibi Teınuçin · i yok ctmel- için fırsat ota. rak görm ü ştü. Kararsız Kerait' leri esk: andasının onlara ilıanel edeceğine inandı. ran Camuka ile Kerait hanı kamp ateş l erin i yanar vaziyette b ı rakarak geri çekildiler. Gün doğunca durumu çabucal- kavrayan Tenıuçin süratle kendi hududuna gcrı çekildi. İ ktidar mücadelesinde en düşük noktaya ulaşmıştı. An'ancnın tam tamına doğru bildirdiği gibi Teınuçin. Kaçan Karga, )Orgun ve cesareti 1-ırıl-tı \e aşırı derecede batıl inançlara sahip olduğu için talihsizliğini hayvan atasının yenmiş olmasına \C)'a gücünün devralınmış olmasına haınlediyordu . Bu sırada Naymanlar geri çekilen Kerait' leri tal-ip etıniş. yakala}ıp i}icc )Cnmiş. ve diğer eşyaların yanı sıra Moğolların kendi kullanımları için yaptıkları tahta kapların da içinde bulunduğu bütün ağırlıklarını ele geçirmişlerdi'". An·anc bundan sonra ne olduğunu yine tam doğru olarak anlatıyor. Ganimetlerini toplayan Naymanlar ana üslerine doğru yola çıkmakta yavaş davranmışlardı. Sadakatsiz Kerait"erin çağrısına cevaben Temuçin ga liplere karşı kuvvetli bir birlik göndermiş. on l arı beklemedikleri bir aHda yaka l ayıp yenmiş ve Kcrait'lerin ağır­ lıklarını geri alınıştı. Ganimetlerinden mahrum kalan Naymanlar takip eden Moğolların önünden elleri boş geri çel-.ildiler. Bu noktada an'ane geri çel-itişi üç onyıl sonra Kuzeydoğu Asya ve Amerika·ya kaçışlarıyla ilişkilendirerek Exodüs'ü n analogisi ile devam etmektedir. An'anedc tasvir ed ilen Buyuruk' la Teınu çi n arasındaki ikinci çatı şma M.S. 120 1'de Buyuruk. Caınuka'nın rakibini yok etmek gayesiyle toplad ı ğı güçlü koalisyona 1-at ı ldığı zaman oldu. Fakat her zaman tetikte olan Tenıuçın. Camuka hazır olmadan önce sald ı rdı. Bu zor durumda Camuka, Buyurul- ıle Oyrad'ların reisinin düşmanın yüzüne karş ı bir fırtına çıkarmaları içın sihirlı güçlerini kullanmalarını istedi. Gerçekten de bir fırtına çıktı, fal-at riizgar koalis· yona karşı esti ve Teınuçin'in tam bir zafer kazanmasını sağladıH. Koalisyon dağıldı, ve savaşçıları 1-açtılar. Şamanların dağlıl-. sa' aş alanında gökgürültüsü tarrakaları çı~armak teşebbüslerinden Moğollar göl- gürü ltüsünden o 1-adar yersiz 'e batıl ıı1ançla korktuklarından bahisle Cengiz Han·ın Yasa' s ına gök gürültüleri esnasında nas ıl davranacal-larını tayin eden kaideler koyduğu söylenmiş olduğundan dolayı bahsedilmiştir'x. ~ An ·anedel-..i il-i şamanın Nayman Buyuruk ve Oyrad Kutul-a Beki olara teşhisleri yeterince açıktırw. Hanedana mensubiyet statüsünün ~eınt>oli.i 01 ~~ uzun beyaz kakım kürkün içindeki kişi Buyuruk'du. Ki.içi.il- Kardeş. ~ Oyrad' ların rei si Kutuka Beki. Kak ı m kürkü ve Kitanca Küçül- Kardeş de)ılrn nıi llcl i daha iki yıl önces ine kadar çö lün kuzeyindeki taıtışınası:t. en güçlü 0 an u ıdıl..1311 "' fo>.. R • Genghi' Khıuı. , 11 Bakını7 Vcnmd,l..i, G . Moğollar ~c Rusya hozkır goçcbclcrın.ın h~~aııı.ırı O}nW

ha}van vc}a

lrn~ liııurlu ıılsıııılar \C)'<ı orıgurılar -Kuıchın

lcr

gıbı onların

da

koru}uı.:u

f)'Oh~'ıın. M.. llı,ıom: ılc., Mongok cilı ı . s. 111

ıx Vcrıı:ıılskı. G.. Tin: Mıınımls nnd Russıa· bnl.11111 Yasa hakkındakı bölıinı ,., y u.ı,: 1.:.. No. J:'\.

çapra.1. şckı ide yul-segc sıçramak tarzıııdakı yoga uygu l aınası ikinci ve onüçi.inci.i yüzyıl Doğu Asyasındaki dini kombinasyonlar için tipikti. ~anihcısı ve ~a.'iturl dini tesirleri ve Ki tan 'tarın tercihi yüzünden Merke7İ Doğu As)a'da be)aZ Budizm.in tercih edilen sarısın ın )Crini alınıştı. Anlaşıldığına öre çölün kuze}inde de durum a}ıtı)dı. rakat bu bi.itiin Budist inanı şla rımlaıı gv azgeç .ı lınış . demek' degı - · ı cı ·ıı·40.. . Eısiege·ııin kullandığı lsch kelımcsi Lanet Olsun Sana! Demektir. ı lıris­ tivanlı k döneminin ili- )Ü/}ıllarında Hsıcn-pi'lerin büti.in Merkezi Orta A-.~a·cJa oİdukça yayılmaları sonucunda bu de) im bütiin Merkezi Orta AS) a ·da , c Gobi.nin kuze}inde geniş bir yayılım bulmuş olabilir·11 • Nonna tumene bu an·anede kullanılan bir başka deyimdir. Fakat l 865'de Dene'ler ma n as ını art ı k bi l miyorlardı. Bu anlaşı l dığ ı na göre bu savaşın olduğu zamanda Buyuruk'un varisi olan ve yeğeni Küçlük gibi tabiatıyla bir tümene komuta eden Dene'lerin göçünün Nayman lideri için saygı gösteren bir ünvandır. Peder Petitot'un du}duğu gibi Nonna olaral-. transkripsiyonunu yaptığı kelime anlaş ıldı ğ ına göre genç veyu küçük ınônasına gelen Tibetçe Nono'clur ki bu Buyuru k' un varisinin pozisyonunu çok uygun bir şeki l de larir eder. Bu, gcııç bir kardeşe veya tabi bir prense verilen bir U n va n d ı r. Tibetliler aras ında Nono yüksek rütbeli genç bir adama hitap edilirken kullanılan alışılmış bir saygı ifack,ı ­ dir.ı2. Yine duyuşa göre transkripsiyonu yapılan Tumene genel Moğolca. Türl-çe. Orta Asyaca ve TibeLçc'deki onbin savaşçılık bir birlik için kullanılan tümen kelimesıdir. Tarı m 'ın iyclil- eki e'nin ilavesiyle bir tümenin manasına gt:lır. Nono lumane. Bir Tümene Komuta Eden Tabi Prens - Onbin Savaşçının Komutanı demekti r. Buyuruk·un ölümünden önce tabi bir Nayman prensi olarak vfü·isi Çulak ve yine Hsi -Hsia sara} ında mülteci olarak krala hürmelen 'ono Tunıanc olan _çutak -san-kun için 1-ullanılmış olabılir. Kitanlara göre bu Büyül- Karde~ Kral a karşı Küçük Kardeş olanın pozisyonunu göstemıektedir.ı'. Yukarıda an latılan olaylardan allı }ıl sonra M.S. 1207'de Bu) uruk Han Altay dağlarında avlanırl-en Cengiz l lan tarafından aniden bastırılıp öldliri.ildi.i. 8 .u ~taydan an·anede bahsedilmemektedir. Good Hope Kalesinde peder Pcıitot'a ~lgı verenler .ha~at. sahaları Richardson dağları olan Kuıchin · ıer arasındal-.i iki ka~ıle.~~ .. ı le teı~a~tan mesafenin büyüklüğii yüzünden unıl-ıılar. 8~Y::n,, ~ . k un oldugu av partısıne katılanlar sayıca az olmuş ve Ordasının ekseriYetının şahsi .tec · · hayatta kalan varısı ~ · · de orada ol . ru"bes ·ı o ı nıaınış o ı a b'Iı mesı· gıbı ka~fmış olabılır. Her ne ise bütün ülkesi Moğolların eline geçm işti . Ev halk ı dü ı arı, çocu kları . klanı mensupları- M.S . 1204'deki Çakırınaut·dan soıırn esir ~Bay-Buka'nın Nayınanlarına kaıılmaı... üzere esir olarak Moğol Ordası'na 0

~oııc d.ıır

"loı l\rıla~ı ldığına J!ilrc Mııııııııar da c>l.ı Çınlılcr gıbı ) ıldınmın dcğıl Jc g.ol..giırullusumııı ,ıııJurdll., olan :ı\nt ınanışa s.ıhıptılcr

muz l arı i.i7erınden

• Wıtıfogcl 41

~ardı

11

auyuruk' un daha .~ikse~. olan .stat.üsünü .ıcyid etmekc~d.irler. Sürekli olarak <;alladığı ipin u cun~akı alet şuphes ı~ b ır ~udı~t dua çark ı ıdı. C3u ve. Küçük Kardcş ' iıı

KA &

1 ,;sır 'Rng Chıa·,hcnı,:. lhsıor} .. Lıno., :?84 107-309. 331 . ona"~ , de Nı.m York Hall.. Kl\lllphanesı'nııı ~rırl.. <;aluııııııda dılcılcrle )apılnn bır !!örüşme ~oııuı.:ııııda

'-t.5115

çı .. ıııış \C .Mo~ ' 1l/Ce SÖL1o..' · ten ı.. oııırn1cuılmışlı. Bu ıJadc . lıolgcdcn olan 42 gore' ı\llD'nı. . go1ca-ıııgı Yuıe. H H n Pası tık sahıhndcl..ı dııg l..11ıldcrilılcrı ;ırıı,ıııdtı çok yaygındı 43 Wııırogel, l~c B~k of Ser Maıco Polo. dlı ı., 171. 1H. 174. dıpnoı &. Feng Chıa 'lıcnı: 111\ıory ol Chını.:'c Su.:ıct). Lı::ıo. ~ 60. dıpnoı 11 .

K

bır krııldcrılı)C


IJ3

G.STEWART

götürülmüşlerdi.

Nayman

kadınları

(adet

olduğu

üzere)

Moğol savaşçıları

a

sında taksim edilmiş, bazıları da kötü şöhretli umumhanelere kapatılmışlardı. ~a­

yüzden dolayı iki Kutchin kabilesinin Nayman ataları Moğol Dhoen-on'laru küçültücü Umuma Mahsus Kadınlar lakabını takmışlardı. Nayman erkekleri M a ğol tümenlerine alınmış, hanedan klanı Cengiz Han ' ın maiyetine ilave edi1m·Oti44. Dış Moğolistan'.ın en gururlu ve en güçlü milletinin başına sekiz yıl gibi kı':­ bir süre içinde gelen şok edici ve korkunç bir akıbetti bu. Buyuruk' un kürk~ varisi Çulak' a kaldı. Buyuruk ' la olan akrabalığının oğul veya kardeş seviyesindu olup olmad ığı başvuru lan Batılı kaynaklarda yer a l ınaınaktad ı r: Artık Çulake Etsiege, kavminin babası ol muştu4$. ' Peel ne hri Loucheux ' ları Kutchin ' lerin arasındaki iki Nayman kabilesinin hemen doğusunda Yukon Kalesi Kutchin ' leri de batı s ında yaşıyorlardı . Şüphesiz yüzyıllar boyunca onlarla muhtemelen asimile olmuşlardı Naymanların atalarını kendi menşe an 'anelerine dahil etmişlerdi ve 1206'dan sonra olan l arı genellik le karı sını kapıp götüren ve oğ l unun babasına her yere refakat ettiği vahşi hayvanlar ( Kuzeybatı Bölgelerindeki hiçbir hayvana benzemeyen) arasındaki Ata-choh-Kai-yo dedikleri Etsiege'nin yolculuğu diye tasv ir ed i yo r la rd ı. Müteakiben baba oğ ul Büyük Sivris inek denen kötü bir devin yaşadığı garip bir kavme gelmiş l erdi. O vahşi hayvanlar, Nayman esirlerin bölgelerinden geçirilip Cengiz Han'ın ana kampına getirildikleri M oğollardı. Kötü Dev kendi lerini esir alanın büyük güci.ini.i ve za limliğini sembolize ediyordu ; Büyük Sivrisinek ise bütün Asya ülkelerindeki harekatı ile atbaşı giden kötülük ve ölümün sembolüdür46• Naymanlar, Moğol komşu larının al ışkanl ıklarını açıkça hor görüyorlardı~7 • Kötü kokulu pisliklerini küçüm sem işler ve çıplak dolaşmak ve köpek yeme!.. al ışkan l ıklarıyla alay etmiş lerdi. Her iki adet de Çinl iler ile Çin tesiri altındaki Tarı m Vaha l arı ve Hsi-Hsia halkları tarafın dan eş i t derecede tiksintiyle karşıla­ n ıyorl ard ı . Fakat Moğo lların esiri olarak isti hzaları nı açıkça göstermeye cesaret edem iyorlardı. An 'anenin bize an lattığına göre Cengiz Han ' ın M oğo lları olan kaba Dhoen-on ' ların arasında esir olarak olağan üstü kötü bir vaziyetteydiler. K ısa bir süre önce veya Buyuruk grubuna mensup Naymanların Moğol Ordası'na varmasından kısa bir süre sonra esirler, M.S. J208'de meşhur Moğol şaman Teb Tengri' nin ölümüne yol açan Moğol aristokrasisi içindeki iktidar mlicadelesine ya şahit olmuş ya da duymuşlardı. Hikaye, Nasturilerin Hz. isa 'sının hayatı ve ölümüne, Hz. Musa'nın hikayesine ve Ay'ın ölümden sonra yurtları ol44

Prawdln, M.. The Mongol Enıpıre (Moğol lnıparaıorluğu}. s. 80. Cengiz H:ın esir edilen Nııyın:ın reislenııı kendisııu: bağlamak ıçın elıııdcn gelenı yııpmışıı. Sonrakı uygulamalarının aksım: hıç hırı oldOrOlmenıışıı

·~ Wiııfogcl, K.A. & FCng Chi:ı·sheng. Hisıory of Chinese Socieıy, Un.o. s. 430-reıslcrdcn kavımlerının babası ol:ırnk bnhsedi lıncsi. 1 ""Sowcrby. A. De Cıırle. Some Chi ne.~e Aniınnl Myıh.~ ıınd Legends (81121 Çin l lnyvon Masall:ırı ve Efsane ı:· ri). RAS. cilı 62·69. s. 16. Çınlılcr ıçın Sıvrısınck haklı olarak kOıoluL. ve otom ruhu idı 1 ' Grous.~ı. R.. L'Empırc Mongol 1re Ph:ıı:e (Bırinci Dönem Mogol lmparatorluğu). ' · 154 N:ıyrnan kr:ılıçı:"~ 0 Gerhesu. kötO kokan insanlardan ve pıs clbıselerınden ığrenme ıle bahscınıışıı . Manın. H D.. Thc: Rı..C: Chingis Khan ...• s 445-456. dıpnoı 64 lrnnlı şair Amır Khuzru (Moğolların) kokularının ıcnlcrınm renı.ıııı­ den dahıı korkunç olduğunu ve bıılerle L.ııplı gogoslerının kıraç topnıkta yeıışcn susam tohumları gibı ıw· rOnduguno yazmışıı

1 kı'na dair orta Asya inanışına paralel unsurlarla doludur. Bu, l 840"1arda ilk elemanlarını çok şaşırtan Mucizevi Çocuk peelk~besinin menşei gibi g~z.üküy~r: .. .. .. . pıeıt T b Tengri hikayesı ıle bırlıkte kayalardan duşup olen ınsanların ola) ı r ~ Bay-Buka 'nın Nayınanlarından bir çoğu Çak ırmaut savaşında Naku vardı t pelerinden düşüp ölmüşlerd i. Buyuruk'un Naymanları o savaşa kalılctağının e . . ama detayların bır kısmını o zaman es ır alınmış olanlardan duymu ş dl 1 mamı ş ar ' erekir. Fakat bir olayı duymak şahsen yaşamak kadar hatırda kalmaz. . . 48 olma1arı g B olay hakkındaki tek bah scd ışt ı r . . . u. Teb Tengri veya Kökçü, Temuçin 'in babası Ycsugay· ın eskı ada~larından MOnlik"in oğullarından birisiyd_i. Moğol aristokr~si~iııc mensuptu ve bır ş~m.~n k be)'az kakım kürkünü gıymek hakkını haızdı . Kaçan Karga Temuçın ın o1ara iz Han Unvanı) la ··Keçe Çad ır1arda yaşa) an 9··ulun ·· Ka\ .ıın 1erın . Ul u Hanı ., Cen ok!k makamına getirilmesinde üstüne düşen rolü oynamıştı. Sadece Moğol y istokrasisine mensup olmakla kalmamış. Tcmuçin dul annesini Kökçü'niin ::bası ile evlendirince şaman Cengiz Han 'ın ailesiyle yakın akraba olmuştu. Onlar onun sonradan edinilmiş akrabalarıydılar. Kökçü, Cengiz Han'ın kendisi de dahil olmak üzere Moğollara kendi büyük tabiatüstü güçleriyle korku aşı_la~ıştı. _Ruhlarla konuştuğun~ ve cin ler arasında güçlü koruyucuları olduğunu ıddıa edıyo rdu. Şaman olarak ışaretlcr ve kısa zaman içinde olacak olaylar ve günlük faaliyetini yönlendirebilmesi için Tengri'nin açıklamaları hakkında ta\siyelerde bulunmak için her gün Moğol hanın ın yanına gidiyordu. An'anenin tam doğru bir şekil de belirttiği gibi Dene'lerin ne tarzda olduğunu artık anlamadıkları bir şekilde "O, sonradan edinilm iş akrabalarını esrarengiz bir şekilde besliyordu.'' Maalesef Kökçü kendi gücünü arttırmak için haris planlar besliyordu. Cengiz H an'ı n üzerindeki nüfuzunu devlet i ş lerine müdahale etmek için kullanı­ yordu. Prestiji ve onunla birlikte Moğo l aristokrasisi iç.indeki taraftarları artmıştı. Sıradan insanlar tabiliklerini ona sunmaya başlamışlardı. Nihayet hanın korkularından yararlanıp ulu kaderleri ve hanın pozisyonunun azalması ile ilgili üstü kapalı imalarda bulunup hanın kardeşlerine karşı duyduğu gizli kıskançlığı körükleyerek Moğol hanının kendi ailesi içindeki birliği y ıkmaya çalıştı. Gücü amıkça Kökçü giderek daha küstahlaşıyor ve işi efendisinin kardeşlerini alenen tahkire kadar vardırı)ordu . Kökçü aşırı derecede muhteris olmuştu. Cengiz Han, Kökçü işini halletmekte garip bir isteksizlik gösteriyordu Fakat, annesi ve ı-.arısı Burte tarafından harekete geçmeye kışkırtılıııca küçük kard~şi Oçigin'e şamana bildiği gibi hareket etmesi hususunda nihayet müsaade verdı. Şamanın sonradan edinilmiş ailesi ona karşı iyi niyetler beslemiyordu. Hatta ondan nefret ediyorlardı. O, çok mağrur o lmuştu. Oçigin zaman geçirmedi. Şamanın kardeşini bir dahaki ziyareti esnas ın da Çadırın dışına üç adam yerleştirdi. Sonra şamanı dışarı çıkmaya kandırıp adamlan onu Yakaladılar ve belini kırdılar.

duğU AJır~ndeki Hudson'ı-. Bay'ın

;----..~~~~~~~~~ ltanıi\ıy. W ı_, Thc 1 <lUthcu~ lnılı~n' (Loucheu\

l<.ızılderılılcrıJ. Sııı11h,onı:ın Repon. 1866


.... .

~ .....

' """ "

7U\/\~l l" "'"'-' NI\ YMı\N KAOlı

,,.,"

• '"<.ili

Cengiz Han Teb Tengri'nin öldüğüne emin olunca kendi yununun ces d. önccek şekilde yerinin değiştirilmesini eıııreni ve Dcnc'lerin an'anesindc an~~ tıldığı şekjldc çadırın kapısını kapadL O gece ve gizlice adam larının i ~ Tcngri'nin (Kökçü) cesedin i yurdun duman deliğinden çıkarmalarını eınrctıi. e Şamanın kayboluşunun yarattığ ı korkuları gidermek için Cengiz ! lan i _ sanların içeride ceset olmadığını görmeleri için yurdunun kapısını açtı. Son~ "Teb Tengri kardeşlerimi dövüyor ve on lara karşı komplolar düzenliyordu . Ba yüzden Gökyü1ü onun canını ve\ ücudunu aldı:· dedi . u Şamanın ölümü batıl inançlı Moğollar için çok tedirgin edici idi. \C ölümünün üçüncü günü vücudunun duman deliğinden kaçıp gittiğ in e dair bir rivayet yayı ldı. Bu eli.işi.ince bir miktar o esnada Moğol Ordasında Nasturl Ti.irk esirlerin mevcudiyeLinden kaynaklanmış olabi lir. Çadırın kapısı üstüne .kan dolu bir kazanın yerleştirilmesi mutlaka biraz Nasturllerin H1.. Musası ve Israiloğullarının Mısır'cla kapılarının üzerine kanla koruyucu bir işaret koymaları ile ilgilidir. Fakat Moğo llar da kanın koru) ucu güçleri hakkında bir batıl inan ışa sahiptiler. Geceleri kötü ruhların yanlarından ~eç ip gitmeleri için atların ın başlarını kanla oğuyorl ard ı. Dene' lerin ataları için lbranilerin ve Nasturllerin Hz. Musası bu çok eski batıl inanışla bir paralellik sağlı yordu.

Ataları Budist olan Dene hikayecileri şayet küçük köpeğini yanı n a alamazsa fndra' ya göğe yolcu luğunda refakat etmeyi reddeden Yudishira'ya dair olan Hint Budist efsanesini kendi versiyonlarına ilave etmekten geri kalamı)or­ lardı. Yudishira, müsaade verildikten sonra semavi ülkeye girmeyi kabul etmi şti.

M.S. 121 l-1223' cl e Kuzey Çin ' de

Moğol Harekatı

Şayet M.S. 1206'da esir alınan Naymanlar Cengiz Han'a Hsi-llsia'yı 1209-IO'daki ılk büyük çaplı istilasında refakat ettilerse kaLılmalarını akla getirmek için Moğol kampını su ların basması ve Hsien-pi U-ta ' nın müzakereleri hikayesinden başka hiçbir şey yoktur. Fakat Moğol tümenlerine dahil edildil-.leri \C l 21 l- l 218'de Kuzey Çin'dekj Cürcen imparatorluğunu tarümar eden kuvvetlcrın bir parçasını teşkil ettiklerine dair hiç şü phe olamaz. Peel ne hri Louc lı eux' larının kendi menşe an'anclerine Good Hope Kalesindeki anlatışta bulunmayan ve Kuzey Çin· deki bu ilk seferler esnasında Naymanları n başından geçenlerden bahseden bir ilaveleri vardır. Nayman 1-.abilelerinin mıntıkası Yukon Kalesi ıle Pt:el nehri arasında bulunduğundan dolayı Peel nehri Loucheux'ları bu ilaveye sahiptirlar. . "Şimdi içinde yolculuk ettikleri bölgede Kuzeybatı Yörelerindeki l~ıçbır hayvana benzemeyen vahş i hayvanlar vardı. Kadınlar erkek lerin peş isıra gclırı..cıı çoğu kez vahşi hayvanlar on lardan birini kapıyorlardı. Bir gün Ata-choh Kıu­ ) o 'nun karısı kapıp götürülmüştü. Bunun üzerine oğlu Ptarmigan Bebek anne,ıı kalmıştı, ama babasının gittiği her yere gidiyordu. Kısa bir süre sonra o ) erden ayrıldılar ve Büyük Sivrisinek denen kötü bir devin yaşadığı garip bir ka' 111111 kampına gelinceye kadar yolculuk etliler. Bir gün Büyüt.. Sivrisinek Ptarınıgıın Bebeği kampın dışında yakaladı, öldürdü ve yedi. Kafasını bir söğüt ağacının

l'('llEI· G .

115

s'fEWı\UT

. du , e babası onu orada buldu. Ata-choh Kai-yo kötü devden intikam osıOn~ k~Yrnin etti. Şimdi Büyük Si\ risinek yiyeceğini daima gece hazırlıyo~ ve aıırıa)a·~~ahleyin yiyordu. Ata-choh Kai-yo gizl.ice büli.in ha~vanlara onun yıyeyal~1': s ece iken aldırdı. Sonunda Kötü Dev ölesıye açlık ~ekıyo~du. _ ce~ıııı g sırada pek çol-. çocuğu olan gök kadar yüksek. bır devın yaşadıgı başka . ·ıık~u e giriyorlardı. Büyük Sivrisinek Ala-choh Kaı-yo'ya "Bana bu çocu~­ bır l by !arını öldiir" dedi. Sonra 13üyük Dev onlarla savaşmaya başladı. Su·ı ·· ı ·· ,. lardan. azı · · ı ··Koş Bihük De\· in sırtına çık \'e enscs ını .... es. 0 zaman o o ur. Ok sıuısıne"' · • . Y . Bunun üzerine Ata-choh Kai-) o koşup Büyük Dev'ın sırtına çıktı ve ensed~~1; ~ ·t· Büyü k Dev öld ü. Büyük •Sivrisinek çok mesuttu. SIOI .,,c.;S 1. · · . d . ·ı · Kısa bir süre sonra Büyük S ı vrısınek ~e Ata-choh Kaı-y~ o yer ..e~ gıttı ;r. . ··ddet sonra nehirdeki bir adaya geldıler. Ata-choh Kaı-yo Kotu Dev ın Bır mu ·· ·· s·ıvrı·s ·ın e k onu yaka 1amaya dan kaçtı ve n ehird ck .ı adada sak l andı. Buyuk yanın a Büvük Oev'in elbisesini tuzağın içi_ne koydu ve kaçıp kurtuldu. çalıştı. anı 0 • .-N Aniden Kötü Oe\ ölüp )ere düştü. Bir daha da a)aga kalk~ııa~ı. .. .. .. An ·anedekı vahşi hayvanlar yukarıda, daha kı sa bır sure once guçlu olan kültürel bak ım­ Nayın an Türklerinin kendi lerin i. bütün Asya ·aristokrasisinin · ı 1 ·· d u·· k· 1.~~~· dan aşağı seviyedeki insanlara karşı yaptığı gıbı. hayv~n ar ~ a~a k g~~ı kabasaba, hor görülen komşuları Moğollar olarak teşhıs edılmı şlerdı . Kotu Dev ile Büyük Sivrisinek' in. Cengi.l Han için uygun adlar o lduklarından yukarıda bahsolunmu ştu.

Ptarmiaan Bebek, Türk-Uygur-Nayman araları kadar ad takmaya meraklı olan Dene·ıeri~ kulland ıkları bir başka lakaptır51 . Ad, esmer tenli Moğollar, T ibetliler ve Kuzeybatı 1lududu kızıld erilil cri ile mukayese edildiğ inde Orta Asya lı ve Türk atalarının daha açık renkte olan tenlerine bir al ıftır. Anlaşı ldığı n a göre Ptannigan Bebek, Kuzey Çin'e )apılan seferin ilk yıllarında Moğol ordusunda görev yapan Nayman Türklerin in oğu llarını temsi 1 etmektedir. 121 1-12 ·de Kuzey Çin'dcki kıtlık o kadar ciddiydi ki Moğollar açlıktan ölmek raddesine gelmiş lerdi. Geriye kalanl arı beslemek için kendi ku\ 'etlerinden her on kişiden birini feda ettikleri söylenmektedir52• Kurbanların seçiminin Gobi ' nin kuzeyinde ele geç ırilen kuvvetlerin gençlerinin olduğunu var saymak akla yakın ge lınekled ir. Ptarrnigan Bchck'in öldürülüp yeni lmesi bu yüzdendir. Hem Merke,d Uzak Doğu'da hem de Kuzeybatı Amerıka'da söğüt ağacının ölü vücutlardan )ayılan her tür kötülüğü def etmek gücüne sahıp olduğu zannedilmektedir~'. Moğollar yiyeceklerini geceden hazırlar ve o günkü harcl-.ata geçmeden önce sadece sabahları yerlerdi. Katledilen oğullarının intikamını almak için Naymanlar besi sürülerini dağıtmış ve bunlar da sonra Kuzey Çin 'in açlık çeken in sanlarının eline geçmiş olabilir.

..

~-----------

::;~ Ahr-.ıhaın frıın~" & bayan S:ır:ıh Sımon l <ı'i t ) Ilı F)lllhlııde McPhcr.oıı K:ıle;sı.nclc

p ~ıl C G_ Fu -,:ın)! .. , 6. Thoma., . F \\ 1 ıhcı:ın Docuııl<!nt'···· ı:ılt 1:!. ' :?OJ: cıh 40. ' 77 ilrl;cr. EH.. Thc E.ırly Turl..,. bölüm il , 7 Pcc:I ııehrıııdckı herl.l!'.c ' ' ıııp:ılılar da dahıl olınaı.. ıııcrc hır lld lal..ılınışıı

Hlc~~nnh. H H . H"ıory of ıhc Moııgol'. cılt Eı

an.

Mnnın. H 1)

1he Rı~c of Clıint:is

Kh:ııı

· ' 1'.! 5. . . Julıcı . Moon Year CA' YılıJ. , :?'.?<) :!10; (hgoocl. C. Eıhııoj!ıııph) of ıhe Kuıchın ( Kııtdıın lcrın

81\:tl 't ııtc. H H . l he 13ooı.. nl Ser

hoğraı\a~ı ). '

11 'i

iV ' 'i1·55.

M:ırco l'ıılo. ~ılı

1

~ J 11. J 1il


IWTClll N' LERİ N ı\ l{ASJNOı\K İ NA \'l\l ı\

] 16

l{,\BI L ı::·

· L~Rt

~Bize, bu.~laylar meydana gelirk~n Ce~giz Jlan' la Nayman hanının pek ço.

çocugu olan gok kadar uzun boylu bır devın yaşadığı bir memlekete gird'k ~ 1 anlatılmaktadır .-bu. elli milyon tebası ile bütün Asya'nın en güçl ü hül..ü lcrı o la n, K uzey Ç ın 'd e k'ı C"urcen ·ıınparatorun un çok uygun bir sekilde t mdarı ·fi . ·· ' art ıdır 1215 'de Ch . ung- tu' nun d"uşmesı··ıı e mucadele doruğuna ulaştı. Suların üst" d : müdafıl:rın kafalarını kesmek için Moğolların öldürülmüş Cürccn'leri l~:me~ olarak kullanıp sırtlarına basarak sald ırdıkları tüyler ürperten vahşiliktek·1 ~ genci hücumla barbarlar şehre girdiler ve otuz gü n sonra dumanları t"t b~r . u en bır hara be h aAı·ın d eter kettıl. er ~.ı . Cengız Han gerçekten çok mesuttu. Loucheux ' !arın menşe an 'anesine yaptıkları ilavenin Moüolların ın ı stratejisine tam örnek bir şekilde uyduğuna dikkat etmek gereki;. u lasara A~~a·n ın su rlar.la çevril_i şehirlerini zaptederken bir kere Kuzey Çin'dekı harp ma"ına arı e 11erınc geçtıkten sonra Mooolların strateiisi bellı' b'ır d·· · • • •• "' ;ı uzenı takıp edı~or~u: ünce kuş~tı.lan şehr!n çevresindeki köylerde yaşıyan halkı toplayıp kendtlerını korumak ı çın ön len sı ra sürüyorlardı. Mancını klarıyla surlarda gedikler açınca ölenlerin cesetlerinden rampalar yap ı yorlardı. Şehre gi rerı..e d ı... . . 1 n e k orunma . ıçın l~yatta f...alanları önleri s ıra rampa yukarı sü rüyorl ardı. Şehir bir k~'.·e e~!crıne geçınce Moğollar şehrin sakin lerini surların d ışına çıkartıyor. tarifi nıumkun olmayan acımasız vahşet sahneleri içinde bütün kadınların ırzına geçiyor~ar ve sonra da erkek, kadın ve çocuı.. bütün esirleri öldürüy orlardı. Sonra ~e.h ır yağmalan ı p temellerine kadar yakı lıyor ve bin yıll ık yazılı tarih alevler ıçınde yok olup gidi)ordu. Chung-tu düştüğü zaman dehşet o derecede\-di l..i altm ışbin kız Moğolların eline düşmektense kendilerini surlardan aşağıya ~tmış­ lard ı. Bir Arap elçil ik heyeti Chung-tu'nun etrafının kemiklerle kaplı ve insan yağı} la v ı cık vıc ıf... kaygan \'e havanın heyetten bazılarının hastal anmasına sebep olacak kadar kirl en miş o lduğunu anlatm ı şt ı . Cengiz Haı_ı' ın askeri başarı sı nı an latan tarihçilerden pek azı bu sahnelerden bahsederler. insanlar, Kuze} Çin, Harcım ve Hsi-Hsia'yı fetihlerinin gerçcl.. korkunçlukları-dehşet çeki len eziyet, tahrip, korkunç katliam- hakkında doğru bir değerlendirmeden mahrum bırakılmışlardır. Yarım yüzyıl sonra Polo'lar Batı Asya'nın Çin"in ipeklileri yerine artık hayvan derilerine bürünmüş olan se)rek nüfusu hakkında bilgi ve rmi ş lerdi. 1845' de Peel nehrindeyken W.L. Hardisty, Kutchin an'anelerinin raporlarında bahsedemeyeceği kadar iğrenç bir f.. arakterde olduk larını yazmıştı. Hemen her "Tavşan'" an'anesi Cengiz Han 'ı ve Moğolların istilalarını an latmaı..ıadır. Tarlet Kutchiıı'leri Moğol ordusunun akıllara durgunlu!.. veren hayvancasına davranışını anlatıyor olabilirler. 1951 'de reis Abraham Francis Kutchin'lerin ~enşe ve g~ç an 'anesini anlatırken menşelerinin herkes tarafından öğreni lec~­ gındeıı endışe ediyordu. O da benim gibi bunların basıldığından habersizdı Hardisty'nin zamanında Dcne' lerin aıı'anelerinin oldukları gibi kayıt cdilenıcrniş olmaları yazıJ..tır. Dene· ıer hiç de ağzı bozuk bir kavim değillerdir.

1

srst:L G. STftWART

Chung-cu" nun düşüşü son deıncl.. değildi. Savaşlar Kuze) Çin'de fasılasız arak devanı ettiler. M.S. 12 1S'i ~ı Ocak ~eya Şuba~ ay ında Hs i -.Hs ia ' l. ı tabisi Şcn0.1. e saldırısı için asl..er verıneyı red cd ınce Cengız Han nehrı geçtı ve Chungsı ~ ,:j yeniden kuşattı. Müdafaayı oğluna bıral..an kral A-la-shan·daf...i yazlıf... ıka­ h5111;Ahı olan Hsi-ling'c (Halahar) kaçlı . Oradan ittifaka geri dönüş müzakereleri n;ee~;lunarak \e asker laleplerini kabul ederek Moğol ordusunun geri çekilmesini

sağladı.Kutch ın

· de k'ı d aıma · "Kotu .. ·· D ev " ·ı ı e b.ır l"kt 1 Nayman 1rnnı ı c o an . e tam bu sırada kendisini esir tutan l a rın elinden kaçtı ve "nehirdeki bir adada ıştklandı"'. Clıung-hsi ng Çin seddinin bir kıvrımında Sarı lrınak"ın kıyısında yer ~mıştı ve ı. .endisi ni gerçekten " nehirdeki ada"ya dönüştüren bir sulama kanalları aistemi ile çcvrilmişti 56 . Batıda yirmi mil veya daha az bir mesafede en genişi :akriben 80 kadem olan kırk dar boğuı ile A-la-shan · ın yarım dairesi bulunuyordu ~7. Nayman ' ın kaçı ş ı ve Hsi-Hsia kralı tarafından kabulü ile ilgili Kutchin an'aneleri arazi ve olayların teşki l ettiği fonun ışığı altında yorumlanabilirler. ·'Dünya üstünde tek bir adam vardı ve o da Büyük Kirpi'nin alev a lınış olan ve söndüremediği in ine düşmek bahtsızlığına uğramıştı. O sıradan Göğün En Yüksek Noktasında Oturan Kişi balta vazifesini gören yıldırımıyla toprağa vurdu. Kapı açıldı ve onun koruyucusu ve muhafızı olduğunu söylediği Adam görüldü. Adamı kollarına aldı... Onu en yakın dostu yaptı."~~ ve ..Kirpinin mağarasında yaşayan bir adanı vardı. Karanlıktı. Onu yakacaklardı. Önünü ve Arkasını Gören Kişi aniden yere y ıldırımı ile vurdu. Seyyah da dedi ğimiz Ateşten Yoksun Adam korktu. 'Ah, Oüyükbabam' dedi 'ben senden korkuyorum: Fakat Adam cevap verdi. 'Tanımım, ben iyi bir adamım. Ben insanları yok etmiyorum. Boninıle birlikte yaşa.' O, Adaın'a iyi baktı."·~9 M.S. 1206'dan sonra Altay Nayınan larının sadece bir lideri hayatta kalmıştı. Orhon Naymanlarından Bay-Buka·nın oğlu Küçlük hayattaydı, ama KaraKitay' !arın gu rhanı o l duğundan aıi ı k bir Nayman 1idcri değ ildi . Geriye sadece Buyuruk'un varisi olan Çulak-san-kun kalmıştı. Fakat esir alınıp Cengiz 1lan ' ın Ordasına. Büyük Kirpi"nin daha doğrusu Büyük Domuz·un inınc götürülmek şanssızlığına uğramıştı. Moğo llar kısmen Tung-ho. Domuz lrklarındandılar60 . Kuzeybatı Amerika 'da domuı famil)asına mensup yegane hayvan kirpiydi. Şa­ şı~ıcı başarı larından do layı f...endinden geçmi ş olan Moğol Ordası şayet ıapteı­ mış olduğu 1..abilelcri ordusun un bir parçası haline getirmek ist iyorsa Moğol hanının sağlamak zorunda o lduğu daha başf...a fetihler \C yağma arzusu ile yanıp tutuşuyordu . Bu, Naymanların M.S. 1198'dc İnanç Bilge Han·ın ölümünden ~~ra kuvvetlerinin bölünmesi yüzünden zayıf düşmeselerdi kontrol cdebilccekerı, fakat şimd i kontrol etmef... güçlerinin olmadığı bir durumdu . lü or Bütün _Hsi-Hsia kralları reenkarnasyona uğramış Bu~a' l~r o~arak ~lişiiı~ü~ Y lardı. 1lındu Panteonu 'nun en güçlü tanrısı olarak telakkı edılen Sıva gıbı ,,, y , a & c. '· il ıı Yulc: H H n

ı..c,~ncr. E.. Sibcria. Crııcllc ofConqucrors (Fuıihlcrin Bcşığı Sibıryn). ' ·

J 15.

c

Bakınu Fransıl ıarıhçılcnn cserlcrıne ve a)rıcıı W:ı.J.kc:r C C .. Jengh 11. Khan., 66-67. ve: Glubb. J B · P~·1 ' ın ıhe Holy 1 mıd (Kutsal Topnıl..larda Barış) • :?2.."i-26

a n 'anesın

· il! Book ııl Ser M:ırco Polo.... c ılı 1. ' 282-lt'. Frycr. J V llıc Greaı \Vali of Chına !Çin 1• ' 11 s 141. ı 58 .-.:ınuı. E Q "'~11101 E · uınıc An~ Som. Le Ccrclc l'olairc. ~. 2 1. .., Pıırkr" E.• Monogr:ıph • ~ 81-82. ' H · A 1lıou."10J Ycar: of ıhc T:ın:ır<:.' ı<.ı

Sedd1

"' ....

1 •

l .l /


lJX Buda'nın

S'flIEL G. STEWART

yeri de Göğün En Yüksek Noktasıydı, silahı yıldırımdı ve önünü \.

arkasını görmek gücüne sahipti 61 . Dene' lerin an·anesinde Önünü ve Arkas 1111c

.. K .. . 11 sıa . k ra 1ı d ır. ışı, H~ıG oren Nayman hanı ile maiyetindeki pek az kişinin M.S. 121 de Vfoüollard kaçıp Hsi-Hs ia kralı tarafından kurtarılmaları için yegane muhtemel şaı~ Ccn·~~ Han'ın kralla anlaşmasını yapıp Şensi yo luna düştüğü zamandı. A-la-shan'dai-.~ 0 boğaz l ar Naymanların kral tarafından kurtarıldıkları bir saklanma yeri sağlam 1 olabilirler. ~ Nayman hanının CengiL Han'dan. Dene an'anesindcki Büyü'-. Kirpi'dc 11 nasıl kaçtığına dair tarihi kayıtlarda hiçbir şey yoktur. Şa)ct Moğollar sanarınd onun ve maiyetindekileri~ı. yokluğunu hissetmişlerse on ların sa\ aşta ölmüş ol~ duklarını varsaymış olabılırler. M. S. 12 l 8'de Na) mantar M oğollar için arama yapıp planlarını ertelenıe)C yetecek kadar önemi haiz değildiler. ŞayeL H~ı1lsia" lıların ellerine düşmü ş lerse Cengiz Han yeniden tabisi o lmu ş olandan onları öldürtmesini beklerdi . Fakat metbuu için nefret ve boyun eğd irildiği için utançla kıvranan kral kaçak Nay m a nl a rı h oş karş ıl ad ı . Ay nı y ıl içinde sonradan Nayma n h a n ına Hsi1ls ia kra !ı tarafınd a n gösterilen şcre ni hüsnükabulün haberi Moğo l h an ını çok kızd ırd ı 6 -. Hsi-llsia kral ının CengiL Haıı'a bağ l ı lı ğını yenilediğini bilen kaça'-. Naymanlar tereddüt ve korku içindeydiler. Kral ile Nayman hanı arasında geçen kısa ikili konuşma Tarım 'da kullanılan nazik ve samimi hitap ~cldindedir61 . "Btı­ yükbaba" Hsi-1lsia krallarının hala çok yüksek olan itibarlarını temsil ederk~n "Torun" da artık "'Vatans ız Adam" olan Nayman hanı için uygundur. Fakat kral kendisinin i)i bir adam olduğunu ve barbar Moğolların Kuze) Çin'de yaptığı gibi insanları yok etmediğini ona temin etmişti. Kral kaçağa şercncr yağdırmış ve onu yakın bir arkadaşı ve dostu yapmıştı. Moğol ve Hsi-Hsia ordu ları arasındaki son savaşla ilgili an 'aneye göre anlaşılan Nayman hanı Hsi-Hsia komuta kademe~indc krala yakın bir mevkideydi. Cengiz Han ı ayman hanının 1bi-Hsia sarayında kabulünün haberlerini işit­ tiği zaman Alta) Naymanlarının eski ordasındaydı ve Türk-Moğol ordusunu Harezm 'c karşı harekele geçmek için hazırlıyordu . Kuze) Çin seferi, Dene an'anesindcki Kötü De' olan general Mukhali'nin idaresine bırakılmıştı. Vl.S 1223'dc Nayman liderinin dahil olmuş veya olmamış olduğu llsi-Ilsia tümeıılerı Moğollara Fcng-hsiang'ın kuşatılmas ında yardım ediyorlardı. Fakat kayıpları )li· zü ncleıı cesaretleri kırılıp aniden geri çekildiler ve yurtları na döndülerM. Moğol generali a rk a l arın dan onl a rı ceza l andı rm ak için kuvvet gönderel i (Kölll Dev onları yakalamaya ça lı şlı), fakat bir COrcen bi rl iğ inin gerilerini tehdit ell iğini öğre n ince

. Qev"in elbisesi) on lar takipten vazgeçti ler. Kısa bir ~üre sonra Mukhali aniden <_IY•.. fakat rahat yatağında ölmedi. O ve arkadaşları nehır kıyısında atlarının sırtın­ öldu. rup) ığınlarla ölmüş ve boğulmuş Çinli cc~eclinin suyun üstünde geçip giı­ da ~ttıi sevredivor. cüsselerine uygun miktarda kım ız kupasını ardı ardına devinıneskınn Mukh;li aniden çektikleri eziyetleri \e ölümlerini kutladığı talihsi/ kuryor e kadar ölü bir halde eyerın . den aşağı~a ..:ay ı . d M Aı. b. . A .d Kotu .... ı . 1 ane ıze · nı en 1 ~env ~lmüş olarak yere düştii. O, bir daha ayağa kalkmadı"' diye anlatıyor. Kutchin ' lerin İki Nayma n Ka bilesi Dokuzbuçuk yıl boyunca Na)man hanı ve yanındakiler Hsi-llsia·nın baş­ kentinde nisbi bir güvenlik içinde yaşadılar. M .S. 1225.de Hs.i -'.l si~ krall.ığını k edecek olan seferin başlangıcında kral Na) man hanının ıkı ogluna ılııca ~~kkı tanı) arak Ccngiı Han· ı daha da çileden çıkardı 66 • Şayet yapı lan katliamdan kurtu l nıu ş l arsa babaları ile birlikte Amcrika'ya ulaşmışlardır. M.S. 122Tdc H'ıi ­ H sia· nın teslim olmasından ve başkentlerinin Moğollar tarafından i şgiil indcn önce Kutchin ' lerin göc; an'anesine göre (buna McKenzie nehri Kutchin ' lcri Le Navigateur', Peel nehri Ku tchin ' leri Ata-choh Kai-yo demektedirler) kra l, Nayman dostl a rının ve d i ğer kaçakl ar ile o rd ıı s und ak i Hsi-Hsia kab ile lerin in bakiyelerinin kaçm as ı n ı sağl ad ı. Onlar nehir kay ı k l arı ve kara yoluyla asi Kiran akrabal arının yan ı na, Liao-tung·dan do biiyiik bir nehrin ağzı n a ve bir dizi ada boyunca "dü nyanın öbür lnrafında" yeni bir) urda gittiler. Ata ları Nayman olun iki kabilenin h5rıcinde bütün Kutchin kabilelerinin menşei Kuze) Tarım'da Turfan Uygur krallığındaydı. Naymanlar. M.S. 840"dan sonra güneye g.öç etme) ip çölün kuıe) inde ) ıkılmı ş imparatorluğun asli toprakların da kalmış olan Uygurların SO) undan gelmişlerdi. Turfan U) gurları gibi Naymanlar da M.S . 840'da Kitan·a kaçmı ş olan Uygurların soyundan geldiklerine inanı lan Kara-Kita) 'ın tabisi idiler. Naymanlar Kutchin ' lere diğer Dene kabileleri ne olduklarından daha fazla akrabaydılar. Kutchin 'lerin arasındaki mevcudiyetleri bir etnik. ki.iltlircl ve si) asi akrabalığın tabii sonucu idi. Kutchin' krin içindeki iki Na)nıan kabile,; Tukkudh" lar \'C Vanta'lar idiler. Tukkudh, Arklık Amerika.da Richard soıı dağlarındaki L.a Pierre Hou~c 'da Yaşayanların Kutchin'ce adıdır. Adın Türk kelimesinin eski çoğulunun bir \'a l)asyonu olduğuna inanmak için sebep. \'ardır. Tukkudh'un d h ' sı eski Çince (Chou)'dckı l sesi olabilir. Bu böyle bır konuşma alışkan! ığının ne kadar uzun bir süre yaşayacağına bağlıdır. Orta As)a Budiznıinde Sanskriıçe'nin nüfuzu ile bu al ışkanlık hiç oıtad:ın ~lknıamış olabili r, çünkü hatırlanamayacak kadar unın wmandan beri Sanskri tı,:c ve C.: ınce küçük Tarını krallıklarında geçcrliyd ilcr67• Snnskri tçe'de d, dh, th \i ı ıcc'<leki M

Ch ıngı' Khmı • ' ~Ol: Dow~on. J.. DıcLionaıy ol Hıntlıı \llyılıoloıp (Hınllıı Mıııılıııısı ')ö1lıı~ll).' 296; Zunıncı. H My1Jı, :ınd Symbol~ in lndian Aıı .. , L?7. Moor. E. Thc ıtın<lu

"' Mamn. 11 I> , Thc Ri'c of

Pnnıhcon. ' 220. Coonıar:ı~":ıtn)" AK. F.lcıncnı' of Buddhisı Icono~rnph\ (13ııdı'ı 11..ıınogrnli'ı · nın l ıı· surları).

' 'l~·60; D~nıdou. A.. Le !'oh ıhcısnıc l lıııdu (Hındu Çoktannlığıl ' ''O ··~ W:ıll..cr. C ( Jcııııhu Khan. s 161. IYOlı-,oıı. M . Hısıoıre des Mongok cılı 1., '70 ''' Tiıoın.ı,. P W. Tıhcı:ın Oocumcnıs ı:ılı '7 ' 2118

.... Martın. 11 I>.. Tlıc Rısc of Chın!!ı' Khan . ' 270 21 & 285.

119

Le"

.

: "c.1· E., Sıbcrm. Cr:ıdlc of Cunquı:ı or..,, 11 ~ 11ıİı;nbıı.. L.. Gcn!!I\ Klııın , , 124. Gıııgncs. J de llı ,uıırc \,~ncrnk ılc' Hun,. O'-'' Tur<"' ılo.-, t-hıngol' L: Nunların. Torı..lcıın Mo~ollorın Genel 1arıhıl. ı:ılı J ' Cıl< l:ı a' ıgaıeur. Kılavuı dcmcı..ıır (~ N ) 1 ~errc Hou.o;e. L:ı Pıcrrc·ın en nıahkiinc'ı deıııcl..ıır ır !\ 1 Ch '"'"· F W, Tıhcıan l>ocıırııcnı' • c 41. , :!il W. \\ ııılııı:ı.:I ı.. \ "-. Fcııı;. Clııa-,Jı,ııı:. llı-1111' ••I H.ıı~csc Socıct). l.ıao., 6711 Grou"cı. JL L0 c111pııc .ıc, 'ııcpp~' ııwı..ıı. ımıı:ırnı"ı ıı:.:ıı: ' ;ı'\ \1.11 1111 · The Rı\c of C'hıng 1 , Klmn .. , 54: Ehcıhanl. \\ . l lı,ııın nl < lıına ı< ın T.ınhı ı ' f _ I


120

0

Kl i l lll l'l Ll::IU

/\J<ı\S l "IUAK I Nı\Yl\fA

KAlll U :t

~:l{j

t. eh, sh ·ye cşdcğe rdilcr \'e bu sesler bütünü) le birbirlerinin .) erini alabilı) arlardı Tukkudh. Tukkut olar.ık görünebilirdı'"'. Eski Türkçe'de sondu yer alan t çoğul hat: gösterir69. Wictfogcl ve Fcng'e göre "Turk-ut, kabile adı Türk'ün arkaik bir çoğulu~ dur."70 Türkçe'de r'nin yutulması alışkanlığından ve Çince.de de bulunmayışından dolayı Turk-ut, Tu(r)k-ut. Tuk-ut, Tukkudh idi ve Türkler demekti. Görüleceği iiLere hu Türkler Dene' ferin göçünü yöneten o 1-.üçük Nayman grubuna mensuptular. 1950'1erin başlarında Peel nehri Kutchin'lcri Tukkudh 'daki dh sesini söylemiyor ve La Pierre House Tul-.1-.udh'larına bir çok tekrardan sonra İngiliz­ ce'deki en )akın söyle)'işle Tu-ko di}orlardı . Bugün ekseriyeti Yukon Kalesi Kutchin'lerinın soyundan gelen Peel nehri Loucheu x·ıarı anlaşıldığına göre Türkler için Çince'deki T'u-kue şeklini ku llanıyor l ardı. Halbuki ondokuzuncu yliı!.yılda yaşayanlar Türkçe çoğu lun Sanskritçe'leştirilmiş şekli olan Tu(r}k-ut'u kullanmışlardı. Anlaşıldığına göre ikinci kabilenin Vantaların adı Budist rahibi VC)a baba manasına gelen Sanskritçe Vandya, Vanda, Vanta'nııı Tarımca'da kullanılışın­ dan kaynaklanıyordu. Btsan-po şeklinde yedinci ilci dokuzuncu yüzyıllarda Tarını vaha larını istilii. eden Tibet krallarının iinvanlarından biriydi. Çin imparatorları. Tarım'daki Kiu-che (Kuça) krall ı ğının kralları ve Kutchin ' lcrin reisleri. hepsi baba, tanrı ve ata manalarına gelen ad ekleri ti, tıe ve tye'yi kullanmışlardı 71 • Vanta veya Yandya, bu kabilenin kavminin babası olarak görülen bir liderin SO) undan geldiğine işaret etmektedir. Kutchin kavim manasına geldiğinden Vanta Kutchin Yama Kavmi. Baba Km mi demektir7 ~. Ad. Tiber veya Çın terimleri olan Baba Kavmi. Amca Ka\ mi, Çocul-. Kavmi. Yolculuk- Salın Alma Kavmi , Hi.iki.imet Kavmi ' ni hatırlatmaktadır. Bu sonuncusu Peel nehri Lo u cheux'larının McKcnzie nehri vadisindeki bütün hüküıncı persone lim: vcrdil-.leri addır7 ~. Ondokuzuncu yü7.) ılda diğer Kutchin kabileleri AHupalı tacir \C nııs)o­ nerlere Vanta-Kutchin'lerden bahsetmişlerdir, bu yüzden hepsi adın ıraıısl-.rip­ siyonunu bu şekilde yapmış lardı . Bugün kabile kendisi için Vantat-Kutchin '"' Kıng~mill. T W. Tlıc E.ırly Hl'Hlry ofWhitc lluıı' (Al.hunların l rkcn l'nrılıı).' 2117. JO'.t '•'' Gııhaın. A Von. Ahıüıii,che Grnıııın:ııik (Esl..ı Tüıl..çe Grameri). panıgraf 171·I72 •ıı Wııtfogcl. K A & Fı:ng. Clııa-slı~ng. Hisıory uf Clıım:se Society. Liau. s. 107. l..1\1111 3-1 71 Ehcrhard. W Hı ~ıııry of Chınıı. s 23-25 Tal..rıbcn M O 1600.de Çınlılcrın bıll..ı ıaıırısı Shang-ıı ıdı Snnra· ılan onun hu tun ın>an ırı..ıarıııııı atası olduğu ıl~unıılmıış. hô) lece ıaıırı ve haha l..aHamları hırh:~tırılıııı~ıı Shang de' lctındc kr:ıl hır Ti olarak hilını} ordu \.1 O -150 cıvarında C..utıc) ')an\ı nın mahalli 11r:ı.ıt tanrı'' Hmıng-ti Chou ınıparatorıuı.. hanedanının atiı\I po11,)0nuna gcıırılılı . hO)lccc l ı ı..avr:ımına aı.ılar ıl.l\C c· dılnıış oldu M O bcşıncı yllıyı ldaıı sonra hın yıldım fözla bır stırc c,;ııı ıınpnrıııorları adlanna Tı cl.lcıııı~lcr· tlı .

Lcvi. S.. Le Toklıııriıın B. L:ıııguc eh: Kourclın (Kuçıı Dili Toharca 13). J.i\. c ilı 20. hölli ı ıı 2. s. :ı 19. 12 1. ı:ı 7 . 141. :ı10. Kuçıı"d:ı krallarııı adlar)' Çin 'ııliııJ~yılı Sou-fa-ıu:. YcıHıcıı·ıu:. Thnınas. F W. cilt '2.' 1117 Turı..ı,ıan belcelcnnıh: !ir.ıhm:ı. Sa-h;ı·h:ı ıı ıılı . ~ . 1 1...c"ner. E.• Sıbcna. Cr.ıdlc ol Conqueror,. ) .ıı...ııuı l\orkıindel..ı Ilı-hal.. Tıcglıın c Huyul.. T)et:t:-Bıı~ ul. ı-r:ı 1 tlcnıyordu. T.ııgon. Uygur Ull\aııı Tcgın 111 ı~ııılılığı şekılde yapılmış tran,krıp\l\lınudur Pccl ndııı "'.'' l\ımıı.ı:ı Tozlul..lıır Viı-~rı-ııı-ı,uı-ıı. Kouıchn Kıııchııı lcrın )aşlı Yulmn ıci" Sah ııcıHı ıdiler M.S 1100 ılc: Mcrke.1.i Doğu Asya'dal..ı buton hükümdarlar tanrı. n:cnkamasyona uğramış 13udn. Kutsal Ma.ıcsıc. ııcıgJcı olaraı.. görillll)orlarıl ı 7

Jcnness. D .. lndı;ın' of Canaıla (Kanada Kızıldcrılıh:rı) S 399. dıpncıt 3 ' nıuınas. F W.. Nııın . '· 1S7. Wııllogı:l & Fcııg. Hı,tory .... Llao.' 194. 197. l 1.1 ,

12·1

·ktedi r. Esl-.i Türkçe

çoğul

eki t') i Vanta·ya ila\e

etmiş

ve böylece ada Ba-

deınl c;; 11 Kavmi manasını vermişlerdir. Kendilerinin de bu değişikliğin ne ınana)a ba arı .

JdPini artık anlamadıkları muhlenıeldır. g W.L. Hardisty'ye göre Tul-.1-.udh' ların (Tul-.-ut) ikinci adı Sı ça nlar idi ; der Petitot da Vanta·ıarın alternatif adının S ıçanlar olduğunu yazmıştı. ~ed 1 11 sebeb in i bulmaya çalışan ilk Avrupalılar onu mütereddit bir şel-.ildc b.. ,cıcrinde bulunan misk sıçan larına atfetınişlcrdi. Fakat misi-. s ıçanları :kudh'ların ve Vanla'ların bölgelerinde Kutchin 1-.oııışularının hölgelerind:kilerden daha çol-. olmadıl-..ları gibi McKenzie deltasında kayna)an binleresi kadar da çol-. değildiler. Bu ) üzden bu iki kabile) i Sıçanlar olarak tefrik ~tmek içi n geçerli bir sebep yoktur. Ad için daha kabu l edilebilir sebep M.S. 1200'e doğru Nayınan l a rın hanedan klanının adın ın Küçügür'lcr, S ı ça nlar 16 olduğudur . Niye iki 1-.abılenin Naynıanların hanedan klanı olan Sıçanlar·a mensup olanların soyundan geldiklerini anlamal-. için geri dönüp M.S. 1225 yıllarına bakmak ve kesin cevabı olmayan daha fazla soru sormak gerekir. Tarih bize Çulnk_,an-kun 'un Moğollardan M.S. 1218"de. iki oğlunun da M.S. 1225"de kaçtı klarını anlatmaktadır. Bu oğullardan sadece birisi H si-Hsia'nııı yol-. edilmesinden sonra hayatta kalmış olabilir. Bu iki Nayman grubu nun soyundan gelenler Naymanların hanedan klanına mensup crl-.eklerdi. Her ikisi de Sıçanlar idi. ge

r° 1

Kutchin' lerin Nayman Göç Liderlerine Verdikleri Adlar Dene'lerın

goç liderinin Çuluk-san-1-.un olan Asyalı adı. yok olınal-.tan insanlar tarafınd an çoktan unutulmuştur. Adı, eski bir Türk ad ı olan Tuçulak ile Türkçe kan veya han'a eşdeğer olan Oıta Asya Unvanlarını birleşt i r­ mektedir. Tuçulak Çin kayıtlarında Chula veya Ch'u-luo olarak tran<;kripsiyonu yapıla n adın Türkçe şekl idir. Manası bugün belli dcğildir77 • Türl-. hiil-.i.iındarları kendi şahıs adlarını kullanmadıklarından dolayı Tuçulal-. bir lakapdır. Anl-.ara"daki bir Türl-. ilim adamı mütereddit bir şekilde bir bacak yarasına işaret elliğini belki de topal demek olduğunu ileri sürmüştür. 1 arım kullanımında ve Tibetçc'de san (tsan, tsand) üstün demekti ve yüksek mevkili kişilerin adları ile birlikte kullanılırdı 7 x. Daima Tibet krallarının adlarına ilave edili rdi. Kun i!-ıc Çince chü n, lord, hükiiındarııı Uygurca transkripsiyonu olan kiun veya l-.iin 'tltır~0 . Çulak-san-kun, Ulu Lord Çulal-. demektir. Şayet Anl-.aralı ilim adamının öne sürdüğü doğruysa ad Topal Ulu Lord manasına gelebilir. kurtardı ğı

~rd~' 1 Y· W L.• Thc Louclıcux lndian~. ~. ı 11: Pctiıoı. E.. Auıour Le Gnınd L:ıı: <.les Esclııvc,. ' :ı6 ı. Pı:llıııı.

' n trıbu Mcccınııuo: dı.:s ı,htnkı'n , 4() Parkcr · ' ····' · .,0 • lcE. H.. A 1 lııNınd Yem'< of ıhe Tıırııır:. , 140. 170. 196 Bay· llııkıı ııın o!Hıınuıı ııdı olıın Klh;IUI.:. " ~ 111 < 'mel..ıır llıoın;ı, F \\ T • Mııutıc · · • ıhcı:ın l>oı:unıenı' "'lı :ı1. ' 191. l 9!'i. :!O:!.. 21 1. \11 cılı 40. s. 1711 bibi.; :\>.'. R H · Chıııc,c-English Dıcııonııl) (<, ıncc·lngılızce Sö/IUld 1!(1/ılen gı:çırılını~ l 95Cı Anıcrıl.:.ııı · · 1.11. •• 1'c11 ıot. 1• ve '' c·ıı 1ı:, · ııı !!özden gcçırdığı Sor ThoımL' W:ıdı: · ııı ır;ın,knp<ıyoıı Ch·vısıı. bolum I" .. anne, E U • •1• -. . Naım ·• ·: ne ı:ııtc Manıch;ıen l<cııouvc en Chıne. s. '.!44-::!45. P.:llıuı. P.. Un Trıhu Mcc;;ınnc tlc' )Onu~~·~ :>2 ılc ı.. )crıııc g hakkında Q;uı Tliıkçc Kan/Han olurken. Çıncc Clıung·un Uygur ıran,l.ııp'ı llndıaı ~ Kun. Lou" llıııııbıs·ın ıııc.,cltı Çul:ıl.. yı:rinc Çul:ıq. kun ycrıııc llUll'da olduğu g.ıhı ı.. )'Crıne q ı..uı ngı. Kh:uı,' 124'de bcliııtıı)ı ı.:ıhı gUıı olahılır ,.,


IH l

I ......... , Lr.KJ~ ,\l(,\ !'llNIJAKI

:"IAY\l,\ N

Kı\llİLELEl{j

1860' larda McKenıie nehri Loucheux' ları Çulak-san-kun ' dan "dünya üs. tünde koruyucumuz olan, ama şimdi Ay'da oturan güçlü iyi adanı" diye bahsediyorlardı81 . Nayman liderinin Ay lrkı ' na mensup bir adam olarak c!Uşlini.ilmesi Naymanların M.S. 840'dan sonra çölün kuzeyinde kalan Uygurların soyundan ge ldi ğini o ldu ğu gibi Uygurların yarı Yüe-çi olan atalarını da teyid etmektedir. t952'de Peel nehri Loucheux·ıarı liderleri için şöyle di)orlardı. "O. kavmi için her şeyi doğru yapan çok harika bir adamdı"82 . Ş iınd i /\nıeri ka denen kı laya göç lerinden 600 kadar y ıl sonra Kut ehin' ler liderlerinin gcrçeı.. adı ve menşei hakkınd a hiçbir şey hatırlamıyorlardı. Onun }Crine onu ne olduğuna ve onlar iç in ne ifade ettiğıııe dair tasv ir edici bir çok adla hatırlıyorlardı. Bir çok yüzyıl boyunca Asyalı hükümdarlar halkları tarafından tanrı. baba aıa olarak görülmüşlerdi. Kutchin ' lcrin Çulak-san-kun·a verdikleri ilk üç adır~ manası Baba ' dır; müteakip bir çoğunun başka manaları olmakla beraber Orta Asya ile ilgilidir: son üçü ise Ay Irkı ile olan akrabalığına teyid etmektedir. Kutchin'lerin liderleri için kullandıkları en eski ad Etsiege ve)a peder Pcıitot·un duyduğu şekilde yaptığı bir ba şka transkrips iyona göre Etstchiege'di/'. Çifte ts, tch (eh, eh) sesi olan ikincisi Alexunder Hunter Murray' in 1847-48'de Kutch in'lerin k o nuş masında bulunan ve anlamayı zorlaş­ tıran gırtlağın derinliğinden gelen sesler ve dilin damağa dokunmas ında üfleme şekl inde çıkan sesler dediği özellik yüLünden olabil irs'. · Ecsiege-Baba. Hsi-1lsia ve Tarım varyasyonundaki Moğolca bir kelimedir. H sı-Jls ia Tibctçesi Kuzeydoğu lehçesi olup F.W. Thoma s' ın hakkında yazdığı Nanı lehçesine benzerdir. Dene kelimesi bela-ttsieg'dc o lduğu gibi Etsiege Eski Tibetçe'deki bir damak sessiz harfinden sonra ve müteakip sesli harften önce i olarak seslendirilen bir y'yi araya sokmak alışkanlığını gözler önüne sermektedir'~~. Bu lisan alışkanlığı Güney Tarıııı·daki Kotan dilinde mevcuttu . Çulak-san-kun ile maiyeti M.S. 1206-1218'de oııiki yıl kadar Moğolların esiri oldular. Anla ş ıldığına göre Naymanlar Moğol Orclasında baba için M oğo lca kelimeyi kullanmaya alıştılar. M.S. 1218.de Cengiz l l aıı 'dan kaçanlar liderlerine hitap ederken aynı kelimeyi kullanmaya devam elliler. Fakat Hsi-1 ls ia ve Tarını Kutchin' leri bir damak sessiz harfinde n sonra ve müteakip sesli harften önce i olarak <;eslendiri le n bir y'ni ıı araya sokulduğu Kuzeydoğu Tibetçcsinin teliiffuıuna sahiptiler. Peder Pcıito t'un duyup kaydettiği Elsiege sesi bundan d o layıdır. Cengi1 ilan· ıa \foğo lları oı..umas ı yazması olmayan göçebelcrdi. M.S. 1218'de henüz bir Moğol yazı s ı yoklu. Fakat 1204 'e 1206.de Nayman esirlerle birlikte Moğol Ordasına evvelce Nayman hanının hizmetinde bulunmuş olan bir çok Uygur a li m get ir ilmişti. Cengi1 1lan onlara M oğo l dili için bir yazı icat etmek görevini verdi. Bu ya7ı ilk defa Cengiz Han · ın ö ldüğü M.S. l 22Tde ortaya l'cı1101. E. Monngr.1ph .. 131) ıııncr ıcn: .. '· 52.c;& . Hayan Sar.ıh Sıınt1n. Mcl'hcr,nn K;ık!>ı. Ku?.A!\ h:11ı Btll!!c\I "' l'cı ı mı. E.• M onognıplı . Hryıııncr ı cı\: .. ' · 50..Trmlıı11ıı;, lndienııc ... l.,ı;, l .ııı crnıurcs Populrııı ı.:>. ' · 7 l · M.ı Murray. A. 1-1 .• Journcy ı o Yııl.011111 ıhc ycars 11!47-'IS ı l X47/4 g yı ll;ırıııdn Yul.oıı·a Yolculul. ).' c;o. x~ Thnııı;ı,. F.W.. Nuııı , 71 -7 h 7Tdc dipnot il ··1111 şekilde dunıaı.. 1111,ıırıınu bir ı..cııur;ı hırııJ..mı harı çoğu l.cı gırılaJ..1.111 "''·' .tı~lcnkn !!ı:lır

>''' 11

E'fllEI. G. STEWART

123

. x<• Bu tarihle Çulak-san-kun ile Denc · ıerin ataları 11<.i-Hsia·yı terk etmiş ve

çı~tı.. k Ülke'ye ulaşmak için uzun ve tehlikeli teşebbüslerine girişmiş buluııu­

~~·:ı~rdı. Baba için mo_dern Mo.ğ~!ca ş~kil ("modern'~ her. ~e. manaya .geliyo:s~) ) •. 'dir ve burada c . eh sesını verır. Şayet Dene ler c yı seslendırmck ıçın ec ıge ' · · kullanmak ·ıster1erse ıs. Le 1ı, d'J gı·b·ı b'ıru f:arı-.1 1ı . in kendilerine has özdeşlerını eh n --· ki. 1 k ·ı ntar kullanmak zorundadırlar·s1 . Ecıgc şe ı ses o ara' verı eme7. varyas Yo . . , . Etc;icgc an'anesi ve Etı:;ıege adı ~adcc~ Ku~l~m lere hastır. Bu bır ~aym~m • s·ıdir ve iki Nayman kabilesi Kutchın kabılelerının taın orta larına yerleşınışlen.lı. an ane.Kutchin' ' . ' yu d a verı. ler liderlerine Kuça-Uygur adı olan Ata-cho 1ı Kaı-yo lar Osmanlı Türklerinin lideri olduğu 7.aman Mustafa Kemal" in aklığı ad 'c ii~:riı~ ka' mınin babası olduğu fikrinin ~e~amlılığını gözler.. önüne seren .ıerci!ı otan Ata-Türk veya A'La-Tlirk'~e olduğu gıbı Ata ve~a A:-ta furkçe baba kelımesı­ dir~ı-. Choh ise Tarım' ııı 11 int-lranl kli ltlirllnli ıı . Bt~dı~mındeıı k~yna~ la.nıııaktadır. M.S. 1200' 1erde Kara-Koca' lı Uygurların Manıheıst ınanışı .gerıle_m~şlı .~; bu tarihte orada bir Maniheist piskopos bulunmasına rağmen Budı7m hakımdı . Choh. Budist inanışın tam ruhunu irade eder. ve Batılı düşünce tar11na tamamen ) abancı bir şeki lde başlı başına bir varlık olarak tapınılır. A) nı zamanda ulu. iri , harika manasına da gelir'X>. Choh, Pecl nehri Loucheux·ıarı tarafından 1ludson· s Bay Şirke­ ti'nin Fra n sız as ıllı Kanadalı hizmetkarlarının ge li ş inden önce Hui-choh olan Mersi 11 Choh deyiminde duydukları minnetin büyüklüğünü ifade etme"- için kullanılır' • Ata-choh. belki de Buda·ııın rccnkamasyonu mahiyetinde Ulu Baba demektir Kaiyo. Kuzey Tarım'daki Kuça "ralhğı için Çince'deki Kıeou se. ini vernıe"tedir'>-. Çince şekl e ku?eyli Kuça krallı ğı yerlileri adların sonuna ek lemeyi çok sevdikleri popüler ad soneki tse veya tche' yi ilave etınişlerdi'B. Kai-yo, Kai-yo-ıse. Kieou-tı.e, K'iu-tche, hepsi Kuça demektir. Kutchin · ıerin ataları için Ata-choh Kai-yo, Kuça·nın Ulu Babası demekti . ., Hrcıschncıılcr. E .. Mcdi:ıeval l<c~cıırchcs. cilı ı. s 250 Hanıbi.~- L.. Gcnıı" Klıaıı. ' 93 "l'H~tll ynıı>ını resmi )an olaraı.. kabul eııı (;unumuıc ulaşan en csı..ı anıı 122Tlcrdcn kalan Yısungı..a la~ ~;111tıılır l ' 'eke 'ayman ı..ralllarnıın hwııcıındc olan Uv2url;ır \Cl11cli:ndılerıne h11mcılcn111 sundular •~=eh= c; -.c,11111 (Ç.N.J. -"7 M V Mıııor~ı..y Moğolca j ve c (c h )'n ın ıs ve c scsını vcrdığı t;öruşu11ded 11 Pcllıuı, I'.. Uıı 1 rihu Mccunııııı.: dcs Nmnwıı • T I'. s. 43 , 44 , dtpnol l 'de hepsı Taıını lchçclcrim: ıes1r cımı ~ d ıll cr ulun Tnha"a. Tihcıçc w Sıın,J..rııı,:ı:·ık ıs yaygınd ır dcnıııcJ..tcdır Tarını hııkknıdrıkı nlııncı y!lıvıl hclgclcrınde Kıcou-ı~c Kıu ıı:hc o larul.. da ~nnıluyoıılu \C her iJ..i,ı de Kouıcha (Kuçol ulnrnl.. okunuyordu. bunııl:ın ıl:ı ,,·nın ıch iç) )C l~dc l!ı:rdc cılıhıtıu ona~ a çıl..maı..ıadır Lc\I. s .. Le ToJ..h:>n:ın B: Languc de Kı>uıch:ı... ' 171. lium>" T · Tokhanan E:lcıncnı' ın Lhc Kh:ım,ıhi Documenı' JRAS ı•ns.' 671: Den.: lch<jclcrindc pı:dcr Pcıımı dı.)•' eh (çı «e'ını \crmekıııdır· Dıctıon:ıın: de la Langue Dcnc· Dınılju:: Koıcho ıçın Oar.ı-KJ1odJa şcJ..lındı: eh 1~'1 .. ı.c." ı, ın ılı. leh nnı )Crını almakıaılır o,gooı.I. C • Ccınınbuıions ıo ıhc IWınogrııphy of ıhc Kııtdıin. s. 164; Pccl nchırlı 1ouchcux bilgı nkı:ıncıları hu ııdı k1 ıll ıınıyorl ard ı : Haıııilioıı. J iL Lcs Ouıghnuıcs en L'Epoquc llc~ Cinq Dyıın,ııc,, ' 147; Oıtımıı ılilkı l'lırı.. konsolosu bu TUrl.çc J..climc 1çı11 · Mıllctının Babası .. ındnıhın1 da' crnı ıştı ~' 1110l!CI K \ it.. Feng. Cbı:ı-,henı,t. lh~ıory ... Lıao.' 11).t 107. 309. H~•ok 1' 1 ;ımast:I) L1fe Cl ama Manasıınnda Ha) al) \(,US. cılı .t7. '· ıııc; '·'" Sarah Sıınon. P.:el nchnndcJ..ı McPhe1'0n K:ılc\ln<h:n hır Louchcu\ lıtkn 1951 ha~an 'iını-nn Huı ~hoh ~cl..lındcıı 1971 .de tcl.rar hillı,cımışıi. Nı.:" Ynrı.. llalk Küluplhmc'ı 11111 ~ark SaloııundaJ..ı (, 111çcngıl11cc Stıılıık huı 'a chuh ile lwıııcn hemen :ıın ı ım1ııı1yı vcrmeh.1cdıı 11111 • hı •h ı.umhıım,ynıııı i :ırınılılıı ''2 trlll lckr;1>iııı111111 scvdiklcrıııı lıaıırlmımıktııdır ıı'aı. 1111 1 'l l ;ıımm., r.w . ·ı ıl wı :ııı ı ı, ı,· uıııcn ı ... s 7 1 ı. \ · 1" l ol..hi!ri:ın B.J.A 191 i., 17 1 111 1'1.'. I· \\ ·y ıhcıan Docuıncnı' • cılı 37.' 1 i

"' TI.:


ız~

t\.lTl L ll lTY'Ll:.l<I N M<A:SI

IJA:K I NAYIVIA:"I

Kı\811.li:Ll!;~j

Dene' lerin göç liderine veri l ıniş olan üçüncü ad Kotsi-date veya Kho-tse Tati 'dir. İkisi de Tarım menşeli olan, biri Tibetçe diğeri Çince, iki addan müteşekkil­ dir"". Çin-Tibet hududu lehçelerinde ko. k.Qo. l)ko re is demektir95 , Da-ti veya Ta-ti Çince ulu sıfatından meydana gelmiştir ve Büyük Yüe-çi'lerin, Ulu Ay Kavmi' ni~ Çince adı olan Ta-Yueh-che'de olduğu gibi adın önünde yer almaktadır. Da, Ta ' nın Moğolca şeklidir. M.S. 1200'de çöliin kuzeyindekiler Çince Ta-ta yerine Da-da diyorlardı%. Te veya Ti, tanrı, baba, ata manasına gelen Çince kelinıedir~7 . Ti ve tie Tarıın'ın Kuça krallarının adlarının Çince transkripsiyonlarında adın sonunda görül~ mektedirler98. Ti-ı ie, tyee, Kutchin reislerinin adlarının sonunda kullanılmaktadır _ Yukon Kalesinden Sah-neu-ti, Peel nehri Loucheux'larından Vit-sri-ni-tsui-tie'"', ve Alaska'daki Yakatut Köıfezinde Taigon ntshak'a Ulu tyee, Ta-tyee, Ulu Kıal deniyordu. 100 Taigon, Turfan Uye,rur kra llarının sahip o ldu ğu Uygurca Tegin Unvanının 1 01 işitildiğine göre transkripsiyonundan başka bir şey cleğild ir . Da-ti Ulu Kral, Kotsidate veya Kho-tse Da-ti Reis, Ulu Kral (Baba. Ata. Tan rı ) demektir. Kutchin nakilcileri Köpek Ayakları ' nın an'anelerinde yüzyıllar boyunca Türklerin hükümdar hanedanından adları Atsina veya Assena - Kurt - olabilecek olan beş Türk liderini tesbil etm işlerdirıo2 • Bu liderlerden biri efsanevidir, diğer dördü ise Cengiz 1lan' ııı fetihlerinde ıneydanagelen bazı olayları yaşam ı ş olan ki ş ilerdi . J\tsina an laşıldı­ ğına göre ts ile başlayan Tarım kelimelerinin listesinde bulunan Tsina ' nın bir şeklidir. Yukarıda kaydedildiği üzere ts Tibetçe'de de yaygındır 1 m. Tibetçe'nin Toharca'ya tesirinden ve Tibetçe ile Tarımca' nın ad ların öneki olarak a'yı kullanmalarından dolayı T$ena veya Tsina A-tsina - Kurt şeklini almış olabilir. Yukon' lu reis Sah-neu-ti'nin soyundan gelen Pecl nehrinin Loucheux reisinin kurdu koruyucu ruhu - hayvan atası olarak gönııesinin sebebi. sebep anlaşıldığına göre uzun yüzy ıllar sonrasında bütünlü&;,rü içinde aktarılmamış olduğu halde, budur. Dene' lerin göçüni.in Nayman liderinin A-csina olan adı Türklerin dişi kurdun soyundan geldikleri idd i a l a rını ve Dene' lerin göçi.inün 1iderinin hanedana mensubiyet statüsünü hatırlatmaktad ırm1 • '"' Pcriıoı.. E., Monognıph .... Brymncr tere .. ~ :i:?. "~ Thomııs. F.W.. Nnnı . . ' · -l04 (söLlük): s. :?63 (mü7.iikere) "Bi11m 1-ho-mıı')u 'kiihilı)~l° olanı!. nnlamantl7. gerclm fakat hulı hıll lerde 'lıder' , ·cfondı · nuinıis ı ııı iercı h edehı l ırız - hk lıo-hıııo-n: ·efoııdı 1..ayholdıı~u 1,nman· ve hko-1110-klu-rc ·ı ı der kör oldug.11 nımn n · (kabi l i yetl ı buradtı ı.ıııak tız yaraıır) vı.: n.:-lı mun-lııon·rC­ hldag-gıı ng·h kcıhoho 'Mon Şatosunun taını111ııııda Kara S ı rı relsıır' de ol duğu iç ııı. (Kam Sırı Yak dcıııd;Ur) ve bu ke l i ı nenin htor· hhron -hkohoho ... h ı t>r·hkho-ge·lı klıcıki . ' RilyUk Y:ık reisıir... BUyllk l'ci,ııı··dcki ıek· r:ırlama tanıfındıııı ıcyicl cdilınekıedir.

"'· Weı Kwei Sun. The Sccrcı H i,.ıory of the Mongol~. ~ 8. .. ~' Ebcrhard. W .. A llısıory of Chin:ı. ~. '.!3. 24. 52... "Shang doncmınııı en bııyul- ı.nnrısı Sh:ıng·Iİ ıdı ~~·~ 1600 cıvanııda Shang dcvlcıınin baş111a l ı denıyordu. Sonraları ıann ve baba kavrıunlurını bırlc~tırere bütün insan ırklarının hnhnsı olarak dOşOnOldu M.O. 450 cıvarında OOncy Şıınsi'nııı mahalll 7ırmıt ıanrısı olan H uang·tı Chou ıınpnrııtorluk hanedanı da dah ı l olmak Ozere ııercdı:ys..: hüllın aı;i l ai l clcrııı nın~ı <1 ld ıı ·ıx Lcvi. s.. Le Toklıtı riun iL s. :ı 19. 324. 326. :ı:n-1.H!. '.145 v~. 'N B:ıyan Sa ra lı Si111<111, McPhcrson Kalesi. 19;'i l, Sıcw:ırd. E.. forı McPhcrnon ancl l he Peı.:I Rivcr Counıry "" (McPhcrson Kulesi ve Ped Nehri Bölgcsı). (yavı ıı l annıamış 1T1a.sıcr ıczi) Lc.ssncr. E .. Sıhcn:ı. Crndlc ofConqucroı-ı..' 468 1111 l':ırker. E.H .. A Thoıı.-.<ınd Ye:ırs of ıhc T:ırı:ırı>. ' · 131. 152. 199. 1 11 '2 Peıiıoı. E.. Trndıtıon., lndienne ... Thc Fccı of ıhc Dııg. «. 57-6'.I. Howorıh. H.H.. Thc On_ı;ın of ıhc Mongo' (Moğolların Mcnşcı), Acılonı L JRAS. cılı 7. , 211. P:ırker. E.H., A Thous:ınd Yearı. oL ,.,.. 1:?\l llO 11" Bumıw. T . Tokhurftııı Elcnıcnıs in .... JRAS 1915. s 67 1 -mesclıi Tsınıgnmn. Tsııın. ısugıl:ı. Tr:ıısol-a ' ' H ıu.ı Thoına.~. F W. Tibcı ;ın Docııınems .... c. 4 1, ~. 4 1, s. 84: Nam .. . s Q7'cJe önt:k lıakkıııdu. 1loworı lı. H. ·· Tht: Origi n of ı.tıc Mongol,, JRAS. ci lt 7. ~. 2:ı 1.

E'fllEL G. STEWART

125

Budist taraftarlarının nazarında Çu lak-san-kun ' un Buda ' nın nkarnasyonu olarak telakki edil miş o lmas ı gerekir. Mahayani ekolünün Rig ~=da öğretilerinde Bu~a 'nın güçleri Siva' n.ıı~kilerle birleşmişti. ?~ç liderler!ni uz bucaksız denizın üstünden uçmak ıçın beyaz kartal d erı s ıııden elbıse u?smis olarak gösteren Dene· ıerin ataları onu her zaman beyaz olarak resıne­ ~:ren S iva ve Orta Asya' da te rcihan devasa Zi.i mrüd-ü arıka olarak temsil ed ilen Buda olarak lanımlıyorlnrdı 10~. Böylece "d ünyanın öbür tarafında" bulunan b·linen bir limana karadan ve denizden yap ıl an uzun yolc ul uğu yapmak gücüne s~hip olm uştu. Yolculuk J~p.on denizini aşıp bir . s ıra .ad~la~ boyunca ?~Yü.k ölçüde denizden yapıld ığ ı ıçın Good Hope Kalesı nakılcıl erı. ona .Gemıcı dı­ yorlardı. Fakat Peel ~ehri .L~ucheux' l~rı ona hep Seyyah ~~mı ş l erd ı. .~u atala,~ rı n ın onu Tarını budıstlerının en populer tan rıl arında n bın olan ve Seyyah diye bi linen, seyyahların koruyucu tanrı sı Kshitigarbha olarak leşhis ettikleri manasına gelir. Tun - houang' daki tapınak bayraklarında K s hi ti garbha 'n ın kafası "Seyyah 'ı n şalı" denen ve uçları omuzlardan aşağıya doğru sarkan tür106 ban şeklindeki bir baş lık içinded ir . Kutchin ' lerin ataları göç liderlerinden dokuzuncu yüzyılda Gobi'ni n kuzeyindeki büyük imparato rluğunu kaybeden Uygur hanı ve takriben M.S. 840'da kaçak Uygur kabilelerini çölün güneyindeki Tarını Havzası ' nııı vaha la rın a götüren Uygur reisi için de kullandıkl a rı ad olan Krwan-atan olarak da bahsecmektedirler107. Krwan-atan adı her ikisi de Kutchin ' lerin atalarınca iyi bilinen iki ünvan ve bir lakapdan meydana gelmiştir. Krwan, M.S. l 124-1218'de Kara-Kitay imparatorlarının kullandığı iki ünvandan türetilmiştir. Bunlar Türkçe Gur-Han (Go-rhhan) ile Çince Wang-ti (T' ien yu Huang-ti) idiler. Krwan' da Kr, Gur veya KurBüyük'ti.ir. Eski Türk di li, Soğdça ' nın ve onun vasıtas ıy la k 'nın g için ku ll anıldığ ı ve bu alışkanlığın 660' dan ve M.S. 840'daıı sonra Tibetliler ile Uygurların k için g sesini vaha krallıklarına getirme lerinden sonra alışkan l ığın ş üphes i z muhafaza edildiği Toharca ' nın büyük tesiri altındaydı. Onlar da ilk sesli harfi yutuyorlardı. Bu Gur' un yerine Kur'u ikame edip Kur' u da K ' r, Kr'a dönü ştü rmekted ir. Dene' lerin Tarımlı atalarının şi mdiki yurtlarına sı ğ ınm adan önce on veya daha çok y ıl geçirdikleri Hsi-Hsia Tibetçesinde hwon, wan, won -güç-' un Çince Wang-kral-'a eşdeğer olduğu düşünülüyordu . Kurhwon, K'r-wan, Kr-won, Büyük Kral demektir108. Sir Gerald Clauson, Etimolojik Sözl üğü 'nün 60. Sayfasında onbirinci yüzyılda belgelenmiş olan Türkçe atan kelimesinin manasını iğdiş ed ilmiş deve olarak vermektedir109• Dördüncü Bölüm'de görüldüğü üzere Dene' le rin Kutchin 111!1

~owson, J .. Cla~sicnl Dicıionnry of. ... s. 296: Moor. E.• The Hindu Panıhcon. s. 220: Dnniclou. A.. Lı:

ıııı. ~lytheıs.ıııe Hindu, s. 3:11: Wnddcll, L.A.. ıtıc "Dlıaran i" Cult...• s. 167.

ıın P Uy, Alıce. Oods of Northern Buddhisın (Kuzey Budizmi'ıı ı n Tanrı ları). s. 103. ;uıoı. E.• M onogr..ıphie.... s. 79-85: Hnınilıon. J.R .. Le.~ Ouıghourc.~ .... s. 1 vd.: Pnrker. E.11.. A Thousnııd ıı.. c;ırs .• '<. ı 90, 207 -9. ~oworıh. H il . The Q:ıra-Khit:ıy, Nnrıhem Frontager;. s. 274-275: Yule. H.H.. Morcu Polo. cılı 1. s. 288. ~Pnoı. Barthold. Four Sıudies of Ccnırnl Asia (Orta Asya U:.:crıne Dört Araşıırmu). cilı 1. '" 216. 225: ıı,. c::ıschnt:ıdcr. Mcdicval Rese:ırches. cilı 1. s. 2. 6. 225. ci lt 2. s. 256. dipnoı 1059 of~~~n, G.M .• Eıynıological Oicıiomıry. s 60: Orta Asya'da deve hakkında bakını.l Mnrıın. H.D.• The Risc ve ~ıngu Khnn .... ~. 119; Yulc. H.H.. The Suok of Ser Murco Polo, cilı 1. s, 283· deve baş l ıca bozkırlardn ya ticıırcı yolunda kull anılıyordu .


126

KlJTCHİ 'LERİN ARAS I NDAl< İ NA VMAN KABİLELERi

kabilesi Krwan-atan adını M.S. 840'da imparatorluğunu bir iç harpte kaybeden Gobi'nin kuzeyindeki Uygur imparatorluğunun son hanı için kullanıyorlardı. 0 iğdiş edilmiş deve gibi gücünü kaybetmişti. Dene'lerin göçünün lideri olan Alta; Naymanlarının son hanı için aynı adı kullanmakla Kutchin'ler her iki hükümdar için kullandıkları diğer bir lakabın -'·Vatansız Adam·'- manalılığını ifade ediyorl ard ı .

Dene' !erin göç lideri Çu lak -san-:;,un'uıı M.S. 12 l 8'de adamlarıyla birlikte kaçak olarak Chung-hsing'e vard ı ktan sonra Hsi-Hsia kral ının damadı olduğuna da ir tarihi bir belge yoktur. Buna ra ğmen Hsi-hsia kralının ona kraliyet a ilesine mensup prensesler arasından bir eş veya eşler temin etmemiş o l ması da pek az muhtemeldir. Sadece müteakip on yıl içinde hanedan ev lilikleriyle sağlanan ittifaklar çok revaçta olmakla kalmıyordu, böyle bir bekarlık hali Doğu Asya'da kral statüsündeki bir kişi için düşünülemezdi de. Kutchin ' lerin atalarının Nayman hanını K(ur)-hwon, Krwan, Büyük Kral, Damat diye tanımlamalarının ası l sebebi budur. Barıhold, Grigoryev ve bazı Avrupa lı ilim adam l arına göre Gwha n 'ın manas ı nın damat olduğunu bi ldirmektedir. Diğer ilim adamlarının bu yornmu mesnetsiz bu l ma l arın a rağm en Uygur l arın ve Kitan ' l a rın tarihinde bunun iç in bazı dayanaklar va rdır. Uygur im patorluğunun son hanı Ç in 'dek i T' ang imparatorunun damadıydı. Kutchin ' ler ad l arın ikamesine alışıktılar, bu yüzden hanın ünvanı ile damat olarak pozisyonu birbirinin yerini alabilirdi. Liao imparatorluğunda imparatorluk ailesi sadece birbirleriyle evlenen iki klandan, Yeh-lu ve Hsiao' dan, ibaretti . Yeh-lu'lar Kitan'dılar, fakat Hsiao'lar kesinlikle Uygurdu. Kitan imparatoriçesi daima (tek bir istisna ile) Hsiao klanındandı. Hsiao klanının erkekleri daima imparatorluk klanı olan Yeh-Ju'lardan birinin damadıydılar. Kutchin' leri n Uygurlaşmış ata l arı için hükümdarın Gurhan veya K(u)r-hwon ünvanının ikinci manası damat o lmu ş olabilir. Bu , Kitan imparatorluk ailesinin danıalları olarak Uygu r Hs ia o k l an ının önem ine i şa ret ediyordu. M.S. 12 181277'dc 1-lsi-Hsia'daki Nayman hanının durumuna gelince o neredeyse kesinlikle Hsi-Hsia kralının bir danıadıydı 11 0 • O. ayn ı zamanda Atan, iğdiş ed ilmiş deve Vatansız Adam- idi. Yeni iilkede ölümünden sonra Dene akrabaları Nayman liderlerinin Ay' da yaşamaya gittiğini söylemiş ve ona üç yeni ad daha vermişler· di. Sa-weta, Sakke-Dene ve Sakke-weta111 • Kutchin lehçelerinde Sa hem uydu olarak ay hem de Ay takvimine göre Ay demektir 112 Tibetçe'de Sa dünya vey~ yer demektir; Orta Asya' da Tibetçe'deki mana ikametgah manasına da şa 1111! edilmişti, ve bileşik kelimelerde bir çok değişik mana daha alabiliyordu, nıeseı: sa-bdag - Ölüler Diyarının Ta nrıs ım . Yabaııc ı kel ime ve kavramları ma!ıallı şartlara uyarlamak al ı şkan lığıy l a Kutchin'ce Sa ve Tibetçe-Tarımca Sa ve Tıbet­ çe-Tarımca Sa haklı olarak Sanskritçe'de ay takvimine göre ay demek olan

ETHEL G. STEWAtt'l'

Mab-sa'daıı türetilmiş olabilirler. Evvela, Kutchin'ler, Tibet'in Ch'iang kabileleri, Tarımlılar ve Soğdlar, hepsi de bir Ay tanrısının soyundan geldiklerini iddia ediyorlar ve ölümü atalarının Ay yurduna dönüş olarak düşünüyorlardı. Uygurlar bile yarı yarıya Yüe-çi idiler ve onlar da Ay tanrısının soyundan geldiklerini 114

iddia edebiliyorlardı • Saniyen adlardan heceleri bütünüyle çıkarmak veya arzu edilen bir manayı elde etmek için yerlerine başkalarını koymak şeklindeki Orta Asya alışkanlığı Dene adlarında görül ür, mese la Sin - san (Tarı nıca) , Sin - kyme (Dene'ce). Sali sen Dene'ler adlara başka mana vermek alı şka nlı ğın a da sahipti ler, mesela Orta Asya i.invanı Ta-tsan (Bi.iyük Kra l) onlarda karga için kullanıl an kelime olmuştu ve dışkı için de kullanılıyordu. 115 Konuşma dilinde Sa ay, di.iııya, yer, ikametgah manasına gelebiliyordu. Her neyse göç liderlerine veri len ve Sa, ile başlayan bu üç adda hecenin manası Ay'dır ve Kutchin'ler için büti.in Ay Kavmi ' nin ölümden sonraki yerini, ikametgahını ifade etmektedir. Sa-we-ta'daki ikinci hece olan we kulağa Kuzeydoğu Tibetçesinde sıçan demek olan hwi/wa'daki hwi hecesi gibi gelmektedir 116. Birleşik kelimelerde wa eki o"'enel117 likle di.işer . Ta şeklinde bir Tibetçe ek vardır, fakat sadece fii l ve sı fat manalı 11 8 kelimelerden sonra kullanılır . An l aşıld ığına göre ta burada Tibetçe'dcki pol..İs­ yonla kelimeden sonra kullanılan Çince büyük s ı fatı dır 1 ı 9 . Sa-we-ta, Sa-l)wi-ıa, Ay-sıçan-büyük , yan i Ay'daki Büyük Sıça n demekti r. Nayman lideri Naymanların hanedan klanı olan Sıçanlar'a mensuptu; ö ldüğü zaman Ay l rkı'nııı ölümden sonraki yurdu olan Ay'da yaşamaya g itmi şti. Aıtık Ay"da yaşayan Büyük Sıçan idi. Ay demek olan Sa hecesiyle başlayan diğer iki adda ikinci hece olarak kke vardır. Kke, Tibetçe ke veya Qke, kar veya ticarettir120 ki bu kelime ler Kuzey ve Güney İpek Yolları da dahil olmak üzere Asya'nın belli başlı ticaret güzergahı üzerinde bulunan Dene'lerin atalarının zih inlerinde çok yer alan kelimelerdi. Burada olduğu gibi yer isim leriyle birlikte ku llanı ldığında, mesela Renke, S~d-ke, Mer-ke'de o lduğu gibi, anlaş ıldığına göre Pazar yeri veya ticaret alanı ıle eşanlamlıydı. Sa-kke, Yueh-che kanından gelen Oıia Asyalıların ölümden sonra Ay yurtlarında toplanmaları beklenen Ay Pazar Yeri veya Ay Ticaret A~~n.~ demektir. Sa-kke-Dene, Den'lerin Ay Pazar yeri demektir. Sa-kke-We-ta, Buyuk Sıçan'm Ay Pazar Yeri demektir. ._::7ad.ırların .Çevresindeki Cenaze Alayı" veya "İlkbahar Gün-Gece Eşitliği ~enlıgı an anelerınde Dene' ler Sivri Burunlu Sarı "Fare'· tanrılarına göç liderlcrı olan Nayman hanına verdikleri iki adla seslenmektedirler. Bu adlar Etsiege ve ıı.

Peıitot E Legeııd , T d ' . Le . '. ·• set ra ll ı ons... s Lıııer:ıture~ .... s 15; ayrıca menşe an'anes ine bakınız.~. 16-10: ıngsnıııı TW Anc'c G AS d' C ı · 4 1, ı 952·5:l. s. :ııo. 1 11 1 T'b 1 · cı. Dipnot 1 · · " ·· og ıan o ony ·ın lrıncr Mongol ·ıa. T.P .. cılt . K'

il ~

1

Petiıoı E

1~ Tho

111

dır.

o· ·

.

· ·• ıcııonarıc de Langue Dene-dind jie, Ta-tsan kelimcsıııc bak ı nız. ma.~. F.W., Naın ..., s 441. 11. hwi-wa (h~a. hwehi) Tibcıçc'dekı niuııııi byi-ba -fare s ıçıını-'ya

y a.g.e .• s. 181-18? •• 1111

ll:ııthnkl. V V. Four Srudic~ of Ccnırnl A'l:ı. cılı

1. ;,, 102: Wiııfogcl. K.A & Fcng.

Chıncsc Scıcıcıy. Lıao. ;,, 2J . .ı7. 87. 185. 197 \'CI. P.:ııtoı. E:.•• 1'lonograph.... Brynıncı ıcrc .. ' 52 58 111 Pcııtot. E.. Quinre Ans Sou' Le Cerde Pol:ım:. s. 223 11 1 · Thnına,, F W. Tibetan Documcnıı. ... cilı 40, ' · 186 11

Chi:ı ,1ıcng. Hi>IOl'Y "

1

127

11

"'

-

..

..

.

.

:-· (ek ıçın) yegane mumkun :ıday gsom-wa. rgon-wa. hwı -w:ı dakı wa'dır

kulla ld

"

·

cşdcgcr-

o~nc olarak

lhoı:~s ığında ek c gerek yoJ..ıur. bıleşik kelimelerde ısc ek genellikle söylenmez." Bakın • F4.w.. Nanı .... s. 156. gnebe-hıa. hazırlamak (fiıl nıanıisıııa). hlab-ta konuşmak (fiıl ın:in:isına) 17.

14

ıııı~~aıEs,.•FTibeıan lnOuenccs on Tocharian. s. 265. glan-po·ce, glan·c·en. biıyük glan. büyüJ.. lil. .W.• N::ıın ... s. 242


128

KtrrClll"'LF.RI ' ARASINOAKI NA \'MA~ I< \BILELtRI

Ko-tse-Da-ti'dır. Peder Petıtot "Fare'' tanrıları için bu adları niye kullandıklarına

dair Loucheux'ları sorgulamıştı. "Kızılderililer bana bu garip adet için atalarından kaldığından, bu şekilde dünya üzerinde koruyucuları o~an ve şi.m.di ayda yaşa.y~n. güçlü iyi a~amın talimatlarına uyduklarından. törenın gayesının onun takdısını, çok bol mıktarda ren geyiğini ve düşmanlarının ölümünü elde etmek olduğu~~an başka sebep ~öste·yorlar veya göstem1ek istemiyorlar. Başka detaylar ıçın onları sıkıştırdıgında remı ·ı 1 d'I ı·d· onları sadece üzdüm. Ciddi hir tavır takınıp 'Bu şar~ı ı .e a ay e ı meme ı ır. Bu bir sır ve kutsal bir şeydir, fakat biz ne olduğunu bılmıyoruz. Bunu başkalarına sor. Bize gelince, biz daha fazla şey söylemeyeceğiz. çünkü bu ölüm, ruhundan bahsetmek olur. Ettsonne' c.l'''Dd'I etı. e ı er. ,,1 2 1 . Turfan Uygur krallığındaki köklerinden 650 yıllık bır ayrılıktan sonra McKenzie nehri Loucheux' tarı "F'are" tanrılarını göç 1idcrleriyle niçin özdeşleştir­ d 'klerin i aıtık hatırlamıyorlardı. Bir çok yüzyıl boyunca ne fil ne de sıradan sıçan ~- dı'kler·ı için aslında Gancsa'nın sıçan .vasıtası olan sarı "Fare'· tanrıları için fil gorme . .. l'd · · • asına gelen Orta Asya kelimelcrını kullanıyorlardı. Goç ı er1erının man d "F ~ Naymanların Sıçan hanedan klanından olduğ~nu_ da hatırlaı~ıy~~lar ı. are, tan~ısı için yaptıkları ayinler olduğunu da artık bılmıyorlardı, çunku M;S. 1200 de ~u­ tün hükümdarlar tanrı olarak. şayet Budistlerse reenkarnasyona ugramış B_uda lar olarak görülüyorlardı. Altı yüzyıllı~ ~ecritten_ sonra izi.. kal~-~ey_ Ganesa nın ve sıçanının fonksiyonu ile göç liderlerının fonksıyonun.un ozdeşlıgıydı: .. Mahayana Budizınindc bütün tanrıların fonksıyonu tanrınınkıyle ozd~ş olan bir vasıtası veya aynısı tanrı vardı. Fil tanrı Ganesa'nın vasıtası sıçandı. Fo~ksıyonl.~rı aynıydı. Her ikisi de başarı yolundaki engelleri ortadan ka!dırı~o~l~dı. Fıl yolu u~~ tündeki bütün engelleri ortadan kaldırarak çangaldan v~ ş.ehırlerı~ ıçınden ezer geçer. sıçan ise yiyecek elde etmek hedefinin bütün engellennı aşıp dışleyerek ambarların içine yolunu bulur. Dene'lcrin gÖÇünün lideri olan Nayman hanı Çulak-san-kun ~~ ğolların gücllııüıı ulaşamayacağı bir yerde g~v~nli. bir melce bulmak p~obleının~~ karşısındaki bütün engellerin üstesinden gelmıştı. Fıl tanrı Sıçan vasıt~~ı ..ıle yer dan ğiştirebildiğinden ve Nayman hanı da bir Sıçan olduğundan dolayı uçu de Sıç. tanrılardılar- üçü de Engelleri Yok Edenler'di. Sonuç ·· k ·s Dördüncü Bölüm Kutchin kabilelerinden Loucheux olarak bılınme ı . ıeyenlerin menşelcriııııı :ırnştırılınası ile başlamıştı. Adın Avrupalılar tarafın~an işitildig-i şekliyle transkrip ... ivonu yapılmış ve onlar tarafından Loucheux şeklıne rasın· .... t··uru"lmilştu.. . Ad aslında• rurfan vahaları .ıle Tun-houang va ha ı aı.111111 a-Dene. donuş . . . 1 1 Degu-t e . d '·ı bul tınan Liu-sha (Lew-suh) Çöli.1 'nün adıdır. Ikıncı ad olan · · ~ .. ·· dıke· "Uygurlara Ait olan Kavime Mensup" demektir. Adın " Her ıkı tar~~ gozcu U • rek düşmanlarının ok larından sakınan kavim·· manası da vardı.' yanı. Turfan·oll~· gurlarının Liu-sha alayları Turfan Uygur krallığına gelen Hamı ve Lıu-sha > rında nöbet tutuyorlardı. 12

Peıiıoı. E. Monogr:ıph ... Brymncr ıcn: .• s. 5'.\ vd

ETJlf-1, G. STg\\ART

U9

Temelde şaşırtıcı ben1crlikler ar7ec.len üç menkıbe) ı birleştirmesine rağ­ men Krwan-atan an ·anesi M.S. 840' da U) gur ımparatorluğunun ) ıkılınasını ve yenilen Manih~is_t Uygurların Tarım Ha' ıasındaki l'urfrın vahalarını ele geçirlCk mücadelesını anlatmaktadır. " Kutchin 'lerin menşe an·anesi U)gurların Kitaıı ve Kara-Kitan ile akrabalığını anlatmaktadır. Tarım'ın

Uygurlar tarafından işgalinin sonucu. kültür seviyesi yüksek olan kültür seviyesi daha düşük olan Uygurlar tarafından asimilasyonu ~lınuştu. 400 yıl süren Uygur hakimiyetiııdcıı sonra ve Uygurların kendileri de aslen yarı yarıya Yüe-çi olduklarından dolayı Turfaıı Uygur 1-.rallığının eski yerli Yüc-çi soyundan gelen halkı bile kendilerini Uygur olarak düşüniiyorlardı. Bu bölUm M.S . 840'dan sonra Gobi'nin kuzeyinde kalan ve dörtyüz yıl sonra Dene' lcrin Kuzeybatı Amerika 'ya göçünün 1idcrlcri olan Uygurların soyundan gelen iki Kutchin kabilesini anlatmaktadır. U}gur Naymanlar ile KaraKoca Uygu rları 400 yıl boyunca birbirlerinden ayrı olmalarına rağmen iki Nayman grubunun Uygur Kutchin ' lere katılmış olmaları tabii idi. l ler iki taraf da Ay Irkından olan Yüe-çi'lerin soyundan geldiğini iddia ediyordu. Atalarını Asya'daıı sürüp çıkaran amansız düşmanlar Moğollar ve liderleri de Cengiz Han olarak teşhis edilmişlerdir. An'ane. Moğolların Altay Naymanlarını fethini \'e onların Moğollar tarafından esir cdılişini. Moğol Ordasında esarette geçen} ıllarını. Moğolların Cürccn Kuzey Çini·ni fetihlerine /Oraki olarak katılmala­ rın ı . M.S. 1218.de Hsi-Hsia kralının himayesi altına kaçmalarını anlatmaktadır. Tukkudh ve Yama Kutchin kabileleri aslen Nayman olarak teşhis edilmişlerdir. Hanları Denelerin göç lideri olarak teşhis edilıni~tir. Denc·krin lıder­ lerine verdikleri bir çok lakap imparatorlarını kavminin babası olaral-. gören Çin adeti ve meseli:l Atsina ve Kshitigarbha. Sc))'ah, gibi ·ı ürkçc 'e Orta ı\s) alı adlarla il işki l idir. Ay frkı ile olan karabeti. ölümden sonra Ay yurduna döndiiğünt: dair Dene·ıcrin inanışı ve nihayet göç liderlerini ril tanrı Ganesa ve onuıı Sıçan Vasıtası ile ilişkilendim1eleri sebebi ile aşikardır. Altıncı Bölüm Kutchin kabilelerinin U}gurlar ve l urfan Uygur krallı ğı ile olan i l işkilerinin delillerini tamamlayacaktır. ·erl i

halkın


130

Kl fClll :\' I l.lff\ \it \Sl'\ll.\h.I ' \ " \1\'\h.-\llİI111. 1{1

BÖL~I ALTI

OİG ER KUTCHİN KABİLELERi VE KARA-KOCA İLE MÜNASEBETLERİ

Muhtc.!va: M .S. 1209'dcı Cengiz l lan ' ın Tabii Olan Kara-Koccı ·nın Uygur

135- 141

H anı

M .S. l 218"de Kara-Koca Alaylarından Onbin Kiş inin

-

ı ..ı ı ı -1:\

A~ aklanmas ı

Kuıchin·ı erin Kabile Adları

ı 43- ı

Yukon Kalesi. McKenzie ve Peel Nehri Kıııch in 'lcrıııiıı Aile Adları

Kııtchin·ıcrin Orta Asya Y ulu ile Bölünmelerı Pcc l Nehri

İle İlgili Olarak Dışarıdan

Mcdusa·sı Shiltce

ı

Evlenme

so

so- ı 59

159- 166

166- 167

Sonuç 168- 169

l\frs. Sarah Simon-Fort l\'kPher'ion -1989


DİGER KUTCHJN KABILELERJ

VE KARA-KOCA JLE MUNASEBETLERJ

\

(

•::> ,...:ı

o o

·~ ...:ı

u«!

{i •

:ı:ı

~

...:ı

/

~\ /


Bölüm

Cengiz

Ha nın

A l tı

Tabii Ola n Kara-Koca'n ın Uygur Ha nı

Bu bölü mde biz takriben M.S. 1209· da Turfan Uygar kra llı ğında vuku bulan ve dokuz yı l sonra Uygur han ı nın kuvvetlerinden 1O.OOO ' in in ayaklanmasına \ Ol açan tarihi olayı anlatan Dene an·anelerini ele alacağız. Ondan sonra Kutc İı in kabile adlarını. eski aile adları \eya şahıs adlarından bazılarını ve dışa­ rıdan C\ lenmek sistemlerini inceleyeceği ı. Bölüm. Kuzey Tarım Vahaları üzerindeki iyi bilinen Yunan tesirini gösteren Peel Nehri Medusası'nın hikayesi ile son bul ac a ktır. Köpek Adamların Aras ın da Yaşamaya Git mi ş Ada nı ad lı Kutch in an'a nesi ı ürklerin hükümdar klanı Assena, Atsiııa. Kurfun adını taşım ı ş olabi lecek beş adamın hikayesidir. Uygurların çok eski atası Oğuz'un isti s nası ile diğer dördü on üçüncü ) ÜZ) ılın başlarında yaşa) ıp CcngiL Han· ın fetih !erine karışmış olan Türldl!rdi. Bunlar Turfan Uygur Krallı ğ ının hanı. l lsi-1 lsicı'nın İmparatorluk Lala s ı , Altay Nayman hanı Çulak-saıı-kun ve Orhon Naynıanları hanının KaraKita) ' ların son Gurlıan'ı o lan oğlu KUçllik'dü ler. Beş adamı n tarihçes inin bu şekilde bir araya gel ı rilınesi bu kıtada geçen 600 yı l dan daha uzun bir süreden sonra Dcn e'ler iıı Alsina adının manasını anık anlamad ı klarını. ve onun hükümran o l aıı Assena klanına mensup Türk liderlerin bir üııvanı olarak kullanıldığını göstermektedir. Köpek Adamların Arasında Yaşamaya Gitmiş Adam. Turfan Yalıa ları ndaki Kara-Koca'nın Uygurlarının İdik.ut Barçuk ArteL Tegini idi. l\ıı 'ane efsanevi Oğuz'un hikfıyes i ile başlar. çünkü Oğuz gibi İdiku t Uarçıık dn Orta Asyal ı l ar için Karanl ı klar Diya rı o lan Gob i 'niıı kuzeyindeki toprak( ara g ·d· · ve Uygur hanını bu yolculuğu ı ıyordu. llikaye. ana mev/lıdaıı ayrı o lan rpnıak zorunda bırakan ola) lan anlatan bir vaka ile devam etmeliydi. Bu olayar Dc'.ıc'lerin an·ancsındc olduğu gibi tarıhtc de kaydedilmişlerdir. A , 1 urfan C)gurları takriben M.S. 1124.de Kara Kitan akrabalarının Orta 5 d ~.a )a. yerleşmelerine yardım etmişlerdi. Uygurların ('inlilerin Kao-tch·ang ıklcrı Kara-Koca ' cla görevli Kara-K i ta ıı memurların ın anga ryal arın da n ol~cu\hıın a ld ~ kla:ı takriben M.S ...1209'a kadar aralarında herhangi bir husumet 'Slıagıl~ıa daır bır ka) ıt )Oktur. Oz~ll.ikk dayanılmaz olan Küçük Müfett i ş'in, aşırıı\.enı adında. ~u~tahlıkla kendısınl! olağan üstü güçler ed inen ve her türlü dı ~~.ı dalan kendını beğenmiş La\ ırlı genç bir Budist rahibin" davranışlarıy­ kov ·S. 1209'da L1)gurlar ayaklandılar. genç adam ı yüksek bir binaya kadar 1 a adılar. arkasından merdivenleri ç ı ktılar. kafasın ı kestiler ve aşağıya fı r-

i;.


-4.,...,. !attılar. Ayaldanırnıda Kara-Koc:ı'da

görevli olan bütün Kara-Kitan

llH!ınurla­

1

rın hayatlarını ka) beli iklcı i zan nedi lınektedir . İdamları emrederken U) gur

daha ciddi olan adola) ı içinde bulundukları müşkül durumu gÖLöniinc aldığı ve muhtemel misillemelere karşı bağlılığını Cengiz Han·ın )liksclmcktc olan gücüne sunup tedbir aldığı aşikardır. Kutchin an·anesi Kara-Koca'dakı duıu. mu ~öyle anlatıyor: .. Dindjic'lcr ıçlcrındc yaşadıkları garıp bir ka' mi öldürdüler. Onlaı Unıu­ ma Mahsus Kadınlar·ııı ülkesi tarafında yaşı)Oriardı. Dindjie'ler z:ırif bır Zho·en-011 delikanlısını öldürdüler. Belini kırdılar. kafasını kırdılar Genç Lho ·en-on öldü. '~enin ne ) aptığını düşünürsek şüphesiz bütün Zho · en-011 · ı:ıı ı öldüreceği/ dediler" Bu katil ola) ından 'e sonrasından bahsederken: .. Avcı'nın oğu ll arı bir gün cesur bir adamı öldürdüler. ·LJizinı ölüınümii/ü istiyordu diye düşündüler ve atik davranıp onu öldürdüler. Fakat o güçlü ve cesur bir adamdı. Aniden bir daha geri dönmedi. Geride kalanlar kendilerını kurtardılar. O zanıa ndan sonra diğer insanlardan ayrı yaşad ılar. 13ir güıı içlerinden biri diğer ınsan !arın arasına karışmak için s ı ğınağından çıkı ı. Birden on !arın kendisine 'Ö ldiirdii ğüniiı 13üyük Kardeşim bana sana şunu söylememi emrelli Beni bi.ilünüylc öldürdiiniiz. 13eni öldürmekle güçlü ve cesur bir adamı öldi.irclOni.iz' dediklerini işiııi:· 111-.ındc Dindjic'lc.:r M.S. l 124'deıı beri yaba ncı bir Juwm in, ataları kısnıeıı Uygur kısmen !\.itan olan Kara Ki tan 'ların arasında ) aşayan Kara-Koca halkıdır Kara Kitan·ıarın asıl yu rdu Umuma Mahsus Kadmlar ·ın. Cengiz l lan·ın l\loğollan'nm. ıncmleketinın istikamctındc \e Liao nehri boyundaydı. Kara l\.ıtan·ııır M.S 840'da Kitan'lara katılmak için doğuya kaçan U)gur kabilelerinin SO)Undan geliyorlardı. Bu yüzden M.S. 960.da Kitan·ıarın imparatorluk halıne) üksclınelcrı ıe kaıılmışlardı L) gur imparatorluğunun bir parçası olmuş olan On Nchır bölgc-.ı o tarihte Ki tan ımparalorluğunun bir parçası olmuştu. Bu yüzden 'e askeri u11mın lıklarından dola) ı onlar da On Doğan. Türkçe Dhoen-on·un bir varyasyonu \e)<I transkripsıyonu olan Zho' en-on· du lar. Bel ini ve kafas1111 kırarak Zho-cn-on delı­ kan lısı n ı üldürdiiklcıı tarz Uygurların el inde Shadkem ·in başına gelen in ayn ısı) clı Küçük t-.1 ü feııış' in işin ı hfü lelliktcn sonra U) gurlar içlerindeki Kara-Kitan nıc murların bakiyesine ne yapmak gerektiğini düşündüler. Kayıtlara göre Karıı­ Koca 'da göre\ 1i Kara-Ki tan memurların hepsini öldünneye giriştılcr. Avcınııı oğull a rı , Kara-Kitan gurhanının tabile ri demektir. Oğul. ali pozısyonda veya küçük yaştaki bir kişi - bir tabı - için kibar bir Orta Asya ıc rimidir. Kitan' lar imparatorun veya gurhanın Bi.iyük Avcı avın lideri o l dıı ğu mevsimlik büyük ;:ıvJ;:ırı ile mcşhurdular. Avcı , Kara-Kitay'ların gıırhanın:ı atıfta bulunmaktadır. G üçlü 'e cesur adam gurhanın temsilcisi olarak Kar:ı Kitan müfettişinin üstün statüsüne atıfta bulunuyor o labilir. Türklerin yuıı ınsan olarak ıelakkı ettikleri Mogollara bağlılıklarını sunmakla U)gıırlar t.;crı hanının Kara-Kitan'ların Baıı·daki nıüslüman rebalarının

yaklanmalarından

1

\\ınlugd & h:ng. 111,1<ıryul Chııı..·.,.· Soı:ıt•ıy Lıoııı, '· (ı(ı7·Mıll: Hıcbchncıtler. E.. Mcdıc;ıv;ıl l(c.,.:aıt:h..:,. .: 1. ' -·~

ırrıu.ı

.... .. ... ,.•....

d"lcrini

ins;:ınlardan.

I J/

ya ni

diğer

Orln

Asya lıl arda n

ve

Uygur ların

insn n o larak

~rdül\lerinden ayırmı !;i olu.>orlardı Kara-Kitan memurlarını kaıletmi!;i o lanlar

g. klaıırnış ve sonra durumun ne vaıi)ette o lduğunu anlamak için ortaya çıkmış s~abilirler. Yaptıklarının ~ahsı sonuçlarına dair 13atılı kaynaklarda bir bilgi ~,1 ı..wr. Tarihe bakılınca kati ilerin c:;hadh.em ·in ll) gurların tahammii lünün sı­ ~ırlarını aşan bir hareketine karşılık olarak evvelden planlamaksızın hareket eıtil-.leri görülmektedir. Kara-kııan mclhularının öfkesini yatıştırmak için onlar idam edilecekler miydi? Bi.iyiik Kardeş ll)gur tabilere kıyasla Kara-Kitan memurların olduğu gibı daha )iiksek statiilli bır adanı ıçiıı kullanılan kibar bir Kitan terimiydi. Kitan'lar kanı dökiilerek ölmenin ölümden sonra hayat ~ansı ,ermeyecek şekilde\ ücudun \C ruhun .>ok edıldiğine dair olan Moğol inan1~1111 pa) laşnıış olabilirler. Fakat Kutchın.lerin Kuça-l )fWr ataları ölüm tar/I ne olursa olsun reenkarnasyona inanıyorlardı. Burada öllilerin sonraki ha)aıına dair il.ı inanı ş ın çat ı şması ile karşı karşıya) 1.1. 1209'da Kara-Koca'da Kara-Kilan memurların katlinin sonucu olarak Uygur hanı Cengiz 1lan·a bağlılığını sundu \e M.S. 1211 ·de bunu şahsen ifade etmek için T'ien Shan' l arı ve çölü aşıp Moğol Ordas111a gitti. Şimdi yolculuğunu ve Moğo l Ordasında gördüğü knbulii aıılntıııı Moğollar aras ın da yaşamaya g itmi ş olan adam an· ancsine bakalım. ·'Krwan-aton küçük kardeş i ile birl ikte s ııyu ıı k ıyıs ı nda yaş ıyordu. İ k i kardeş birbirlerine kızgın olduğu için Bii) i.ik Kardc~. Ki.içi.il.. Kardeş uyurken tahta bir yalak yaptı. küçüğünü onun için soktu. onu oraya bağladı. yalağı kapattı ve denize anı. Sandık denizin büyük dalgaları üstünde) iizü) ordu. Bir martı onu gördii 'e son sürat ona doğru uçtu. Yalağın içinde yatan adanı ona ·Gelinim. benim için tahutumun önünde )ÜZ · dedi. Martı yüzdü ve onu teskin etti. Sonra tabut rahatça .>üzdü \e karşı kı) ıya ula~ıp orada kara) a vurdu. 1 akaı çok sıkı bir şekilde bağlı bulunduğu için iç111<.le yatan adamın tabutundan çıkması miinıkün değildi. ":ionra bc)az bir kun adama doğru koştu. ·Ka) ınbiraderinı, beni bağlı tutan bu ıpleri kes: dedi adanı. Kurt çok uğraştı ama işin sonunu getireım:di. \nidcn çıkaırelen bir samur ipleri Ö) le ~üzcl çiğnedı ki adanı lıağlarındaıı kurtuldu ve tabutıa~ı ç ıktı. Bir tal-ını köpeh.lerı_~ 5oı... geçip )Ol halıne geıirdıklerı bır patikada ylirüdu. Sadece 1-öpek 11Jcrı goruyordu. Buraclo yüksekçe bir yer vardı. ve yabancı tahta yalağını bunun üstüne ."?>d.u. Bu platformun üstünde bira1. ge) ik eli. avda öldürülmüş hay\ anlardan ~dınılınış bol ganimet buldu. Budun yağını aldı. fokal öylesine köpek pisliği 0 ~.uyordu ki) iyenıedi , eti kaldırıp altı. Köpeklerin çiğnediği patikada yü rüyen ya ancı etrafının içinde yaYaş yavaş ilerlediği lıüyi.ik bir boşluk taraf111clan sıırıl­ ;ış olduğunu gördü. Sonra bu dar yerde büyük bir beyaz kartalı n havada asılı ri~~a~ dökülnıiiş lÜ) lerıni farkelli. Yolculuğuna yardımcı olmas ı için kartal tiiyle1 ve_havada) ken •vüksektcıı ~c.ördüiiü bir kö)e doi:!.ru uctu. kendi!uşandı · ~ ~ · Yabancının Yünd erıne_ dogru yere alçaldığını gören çocuklar ·nur! Benim beyaz kartal ıü11 "-gerçekten burada · di'· e baiiırdılar. Onun üstüne atıldılar, be\· az -nael d elbıscm · ~ cnsınden clbıse-.ınin bir çok ycrını deldiler. 1


OIGF.R l..'.llT('l il~ ,,,\ nı l .hl .ERi

138

n: K,\l{,\. 1, 0('ı\ 11 .1' MÜNA1'.Eln, 1 U.ıtj

Yiııe

de yabancı kendisine ·Bii' kimseyi öldürmeyi/. Bizimle birlikte \aşa.' diyen bu milletin )etişkinlerinc doğru gitti. ısrarlarına karşı uzun süre dir~ıı­ di. fakm sonunda onların içinde yaşama) ı kabul etti. Bu insanlar yarı köpek yarı insandılar. Onu koydukları çadırda evlcıın)c çağ ınd a genç bir kız vardı. Yabanc ı ona yak l aşıp ince led i. K ı zın belden aşaQıs ı bir dişi köpeğin vücudu idi. On lar ' içeri g ir yaban cı' dediler. I3üyük bir kal ab;lıl-, onu misafi r etmek için aralarınd;ı çekişiyorlardı. Bu ınisalirperver insanlar her taraftan 'O. benimle birlikte yaşamalı.' diye bağırıp duruyorlardı. Yabancı genç kızın bulunduğu evde yaşadı. Kı/ ona fare butları sundu. o onları yedi ve uykuya )attı. Köpek /\damlara gelince onlar uyku ne bilıni~orl ar~ dı. Yabanc ı sanki komadaymış gibi iki gün uyuyunca Köpek Adamlar yakııınıava ve ölüm şarkıs ını söy lemeye baş l adı Itır,' /\tsina! 1ley! Hey! /\tsiııa!'. çünkü tm~ı n ö l di.iğDıüi zaııııetnıiş l erd i. fakat o anidcıı uyandı. Onlara. 'Rüyalarımda Si/ill içiıı uyku getirecek bir ilaç keşfettim.' dedi. Onları mahmurlaştırıp uykularını getirmek için ateşe bazı ha) \'anların gözlerini ve ayaklarını attı. Şimdi, büyük beyaz baykuş Köpek Adamların yiyeceği idi. Onlar bu kuş­ l arı tuza klarla yaka lı yo rl ardı. O s ı rada bu kuşların ikisi gelip biraz uzakta l liııe­ d iler. Bi r Köpeh Adam onlara doğru gitti ve onları ağ l ara doğru kovaladıklırn sonra geri döndü. 'Başka kuşları da yakalamak için daha foz la ağ gereccğıın· dedi. Fakat iki beyaz baykuşu gördüğü )Cre döndüğünde bu huşlar k.açmakta}<lı­ lar. Buna rağmen bu besili ve leucıli kuşları yakalamak için ağaçlara ağlarını gerdi. Sonra yabancının yanına döndü ,.e kuşları gözlemesini söyledi. Yabancı olduğu için Ats ina ona itaat etti. Kuşları gö,dedi. ama onlar uçup gitmişle rdi. ·Bu iki beyaz k u ş u yakaladın mı? Diye sordular ona. · H ayır' di)e cevap verd i o. Karısı olmuş olan genç k ı L bağırdı. ·onlar uçup gitt iler. Onları yaka lamak nılinıklin değil.' Sonra Atsina bir ağaca kon mu~ olan iki beyaz ba} kuşu farketti. onlara doğru gitti ve onları okları~ la vurdu. Biri düştü, başı dallarn takıldı kaldı. Dığt:r yara lanmıştı, aıııa ö lmemişti . Atsina koşmaya başl adı. h:ıkat baykuş çadıra girdı. yabanc ıııın kar ı sı nı o kada r kötü yara l ad ı ki kadın ö ldü. Her şeye rağmen Atsina kıtlığın ülkede hüküm sürdüğü bütün kış boyunca, Köpek Adamlarla yaşadı. ·Ba) kuşlar bize kötü şans getirdi.· dediler Köpek Adamlar .. I3u an·anenin giriş kısniı. şayet )aşlılığın tecrübeli ımsi)elerine ihti)Hlr o· !ursa diye ihtiyar babasını bir kulunun içinde Karan lıkl ar Diyarı· na ra:;;ıı 111 " o lan Türklerin atası efsanevi' 02.uz\ın h ikavesinden i iham almış olabil ıı · Kıı· ranlıl<lar Diyarı, Gobi'nin çok ~kuzeyinde !;ulunan ve 0skilerc göre ~un:k li bıı knra nlığın hüküm sü rdüğü topraklardı. 13u deyim Büyük İskcncler'in zcıımınıııda'.ı 1 daha öncelerine da)ıa nınaktadır. Oiiuz· un menkıbesi Kuzcv• Türklerinin ve on laıC e takiben Uygurların iınparatorluğuııun yükselişi ile çölün kuzeyine taşınnıı';>. \ M.~. 8.+0-dan sonra lJ)!!.urlarla birlikte tekrar Tarım·a t?.cri dönmüştü. Paraleilı . • . -: . ~ 1 o· , sc' aııaı ldıkut Barçuk ıle Oğu/ un kuzeye. o csrarengız Karanlık ar ıyarı na · · ' l'cıiını . E .. Tradi ıi oıı ' l ııd ı cııııc ...c.. 23. s 51ı-61. ı : S ıcwarı ıcreüıııcM

ırrHEL

139

G. STEWı\lff 1

etmiş olnıalarında)dı . Şayet atalarını ilgilendiren bir husus olmamış olsayd ı

l(utchin ' ler Karanlıklar Diyarı ve İdikut Barçuk'ıın \iloğ.ol Ordasına yolculuğu hakkında nasıl bilgi sahibi olabilirlerdi? Dokuzuncu yüzyı ldan onüçüııci.i yüzy ıla kadar Kara-Koca Uygurl arı, Kuzey Tarını·ın bir çoğu l''ang' ları n Dört Garnizon dön~ınindeıı_ be'.·i Çi nl i·l·criıı Kaoıch·ang dedikleri Knra-Koca'cla knlnıı ş olan ınedenıycl scv ıyes ı ço~ yuksek o.lan halkının arasında yaşamı~ ve on ları asiınile etmişlerdi. Sanat eserlerınden - rcsıın­ ler. heykeller Yunan alfabesi ile yuılınış dokuzuncu ) ii~) ıl yazmalarından Ku3 Tarıın halkının Yun an --efsanelerini·· iyi bi tel ikleri aşı kard ıı . Kara-Koca 'n ın ~~ça-Uygur halkı Oğuz. un hikayesi ile annesi ile birlikte bir fıçıya kapatılarak denize atılan ve bu an'anedeki Oğul gi bi salimen k ıyıya. sü rüklenen Yunan knlıra­ ııanı Perseus ' uıı hikayesi aras ında bir para lell ik görmcıııış o lamazlar. 1 Onüçi.incü yüzyılın Oıta Asyalı insanları kendi lerine bin yıldan uzun bir sürede nöçler. ticaret. fetihler ve yabancılar tarafından işgal yolu) la - Yunanlı­ 0 lardan. Hintlilerden. İranllerden. Tibetlilerden. Hsien-pi'lerden. Türklerden, Yahudilerden ve Araplardan - ge lmi ş olan bir düşünce hazinesine sahiptiler. Bu fikirler ve kombinasyonları hayat larınııı gündelik olaylar1111 o terim lerle ifade etmek için vas ı ta o larak kullanı l ıyorl a rdı. Ru an 'anedc Uygur OğuL ile Yunanlı Pcrseus' un hikayeleri Kara-Koca Uygurlarına M.S. 1100'1erde çok s ı kıcı hale gelmiş olan Kara-Kitaıı'lara tabilik bağını ifade etmek için kullanılmışlardı. _ Girişin terminoloji ve sembolizmi Turfan (Kara-Koca) Uygurlarının tarı­ hine uygundur. Bu durumda Krwan-atan. M.S. 8-to· da U) gurların başına geldiğ i gibi Kuzey Çin'deki Kitan imparatorluğunu kaybed ip kendilerine Orta Asya'da yeni bir yurt edi nen Kara Kitan·ıarı kastetmektedir. Bu tür paralcllere tutkun olan Kutch in nakilcileri y üzy ıll ar geçtikçe bu adı iç harp ve fotihlcr y üzünden ülkelerinden kovulmuş o lan bütün llderler için kullanınışlarclı. Baskı yapan için Büyük Kardeş, baskıya maruz kalan için Küçük Kanleş terimi mcıbı'.i il~ tabi - bu durumda Kara-Kitan gurhanı ve Kara-Koca lJygur hanı arasındakı münasebeti kardeşlik terimleri ile ifade eden Kitan adetine uygundur~. Ki.içük Kardeşi kutuya bağlayan ve kendi baş ına kurtu l amadığı bağlar Uygur h<lnının yardım olmaksız ı n kendisi ni Kara Kilan ınis i llenıel eri tehlikesinden kurtarmaya muktedir olmadı ğ ını anlatmaktad ı r. Ak Kurt Uygurl arın ülkeleri Kara-Koca'nın kuzeyinde çö li.i n ötesinde olan l'i.irk komşularını seınbolii'C etmektedir. Moğollar tarafından boyun eğdirilmeleri M.S. 1~OT de tanıanılanınıştı. 1209'dn Turfan Uygurların ı /Or dunıınlarından kurtarmak gücüne sah ip değildiler. Fakat tam tarihin bize öğrettiği gibi beklenmedik bir zamanda ve an iden Ccngiı 1lan· ın Krall Samur ile se ın bo l ize edi len elçi lik heyeti Kara-Koca'ya vardı ve lıiınaye tektir edip İdikut Barçuk·u şahse n bağlılığını sunmak üzere Moğol O rdas ın a davet etti. Böylece Turfan Uygurları Kara-Kitan misillemeleri tehdidinden kurtarılmış oldular. l'c~ıoı. E. Moııognıph . Bryııınc.r tere., 2 ı.) ulc. H H. Thc BooJ.. 111 Scı 'vıarco Polo. c il. ' ·H!~. dıpnoı 2: 0 ı <ı • V. V , Fmır Sıudic' of Cı.!ımnl f\, ı rı . <= I . ,_ 91. dipnot 2 • Sı <>aııh . 'W~ın. M.A.. lnn.:ı ııım.ı A>ıa. s. 557; Le Cnq. A.vnıı. San<I Buriccl Trca'l ıı'Cs ol Ch inest: Turkcsıaıı. '· 100· ı O1 ıttftıgcl & Fcııg, C'h i ıı Shcng. Hiqury ul Clıiııc'c Sodcl y. Li ~,..' (10 dipııoı 11.


140

IJl t a .H 1, 11re 'lllN KAB l l.EUm ı VE K A lv\-1.:0(' \ 11.E MÜN. \ SEll F'l'l .RHi

Bat ı lılnrın anlayışına

göre

As~a tar7ı

ifade.

mesajın deşifre etınel-. içiıı İn­

sanın elinde kültürel \C tarihi bilgi anahtarıııın bulunması gereken gizli bır şifre

ile sunulması dcnıcl-.ıir. Yeni ınctbüunun arzularına uyaraı.. Uygur hanı şahsen bağlılığını sunınaı.. lizcre Moğol Ordasına doğru ) olculuğuna başladı. Takip cttil-.leri ) ol 1uıfaıı zenaatkarlarının lül-.s ürünleri) le takas için bozkır ürünlerini getiren 1-.crvanl arın kullandığı ) oldu. Köpel-. a)aklarının. ) ani Oış \1oğolistan · 111 barbar 1-.öpcl-.lcrıııin İ) ice çiğnedil-.lcri bir yoldu. ~1cnLİI noktasında 1-.endisini hapseden sa ndığı aıaraı.. Uygur hanı kendisini meşgul eden problemden kurtulmuş oluyordu. fakaı bunu sadece ima edildiği üzere Ku/C) Türl-.lerinin de dahil olduğu büliin Ona Asyalılara ortal-. olarak pı-. 1-.okan Moğollara karşı hisseıtıği iğrenme) i baslıraraı.. yapmıştı Uygur hanı \e ınai)Ct i M.S. 121 O) ılı so nbaharında muhtemelen, bugün de Asya dağlarında kullanılan . da) anıklı 'c ayağını sağlam basaıı küçül-. boylu at !arın sırt ı nda Kara-Koca'daıı yola çıkmıştı. (.;ski ticaret yolu ulu T'icıı s lıaıı ' larııı kendilerini "derin bir boşlu ğ un" sardığı. yol almanın kaya l ıh. arazi yüzünden /Or olduğu karnnlıl-. boğaLlarındaıı geçiyordu. Dağlardan çölün 1-.enarında lJyg.ıır hanının meşhur Orta Asya atlarının otlamaya yay ıldığı dar diizlüğe çıl-.ınca dağ atlarını bu atlarla değiştirdiler ve bu tarz seyahat için söylendiği üzere u ça ıı ku~­ lar gibi i lerledi ler. Bu, Buda ' ııın Orta Asya'da Zi.inırül-ü Ankn olarak temsiline göre Uygur ha nı n ı n Buda slati.isi.inü be lirten kartal tüyleri tnkınas ıyla scmbolit.c edilmiştir. çiinkii M.S. l 200'de Merkc/I Doğu Asya·daki bütiln hiil-.üındarlar tanrı olaral-. göri.i 1Ü) orlard ı. iha) et ordanın merkezi kampının etrafındaki muhafızlar çenberinı gcçcrel-. ıç 1-.ısıııa vardılar. U)gur hanı Moğol 1-.abilelcrinc mensup olmadığı için "Yabanc ı .. olaraı.. sc lamlanınaktadır 1-.i bu adet hem Kulchin'lerde hem de 13ritish Columbia'daki Tlingiflerde vardır. 11.D.Martin'c göre ldil-.ut Barçul-. vt.~. 1211 ) ılının Ocaı.. VC)a Şubat O) ın­ da Moğolların kampına 'ardı. l IO\\ Orth ·un anlattığına göre Cengı L l lan 1bı­ Hsia ·ya yaptığı 1209-1 O ) ılı seferi nden dönüşte onu orada buldu. Kış başlangı­ cında Moğolların kampına doğru yola çıl-.ınak gecelerin uzun olduğu Karanlıl-.lar Diyarına doğru yolculul-. elmel-. demekti. Fal-.aı aylar geçtikçe orası aııan ı~ıl-. ülkesi oldu. Aydınlık süre u.1.:adıkça insanlar daha geç vakitte. Orta Asya'da alı­ şılmış olandan çok geç bir 'al-. itte ) atıyorlardı. Bu değişime maruz ka lmı ş olan herkes gibi Atsına (Uygur hanı) da bunu yorucu ve rahatsı7 edici bulmuştıı Cengiı l lan ldikut Barçul-. 'u tam Laıııımı bu an·anedc anlatılan şel-.ildc 1-.aı­ şıladı-müınl-.ün olan en sıcak ve sanıiıııi şekilde- ve oğul olduğu için kıı.ı Yc-li· an-dun ile evlendirdi. Uygur ha n ı Atsina h.arı s ı nı büliin Türk lerin ve Orta /\syll· lıların Moğollara karşı a l ış ılmış taw ile yarı köpek. yani Moğolların okluğu gibi yarı Moğol ya rı l'lirk olaral-. görü) ordu. Batılı 1-.aynaklar Ye-li-an-clun·un·akıbcıinin ne olduğunu anlatnıı)orlar. Baykuş olayı sadece ;lkıbeti bakımından sembolik olmasına ra•:rınen an'nııcdc anlatıldığı gibi bir av kazasında ölmüş olması mümkündür. Mo~o l lar ve diğer Doğu Asya 1-.aviınleri arasında olduğu gibi Dene·ıer ve bütün Kuze) Anıcrıl-alı kızı lderil i kabileleri arasında ba) kuş kötü 1-.adcrin ve ölümün habercis ı ol;ır~l­ ıelal-.ki edilmcl-.tedir Yc-li-an-dun. Cengiz: Han·ın M.S. 12'.!S'de İdikut Ban;ul\ a

E'fllEL Ç. ST EWAKI'

14J

erdi ği diğer bir ktLt ile karıştırılmı ş olabilir. Fakat bu evlilik gerçekleşmeden

~nce Uygur hanı ölmüştü ve bir başkasına. Alttım Bcki 'ne. verilmeden önce kız ~a ölmüştü. Bu bilgi f3rctschneider tararından Çin kaynaklarından edinilmiştir, ve M oğol kaynak l arında aksi beli ıtilıncdiği sürece Dene'lerin an'anesine itimat etmek daha emin görünmektedir. An'ane Köpel-. Adamların sanarıııdal,.i bir kıtlıktan bahisle son bulmaktadır. Tarih. M.S. 121Crdan sonra bir seri 1-.ıtlığın Ku/.C) Çin .deki seferlerinin ilk yılla r ında M_oğo ll arın orduları~11 bes lemc~ini zorlaştırdıklarını_ l~)id et~ektedir

Yine tarih b ı ze bu esnada Mogolların gcrı kalanları beslemek ıçın kendı kuvvet6 lerinden her on kişiden birini kestil-.lerini anlatmaktadır . Menşe an'anesinin Pecl nehri versiyonu bu 1-.urbanların fethedilmi ş kabilelerin genç erkekleri o lduğunu ileri sürmektedir. M .S. 12 l 8'in başlarında İdil-. ut 13arçuk. Kotan 'dan Güney Tarım 'daki Nafo-po 'ya kadar Kara-Kitay'lara Moğolların baş eğdirmesini tamamlayan Moğol general i Cebe' nin ordusunda birkaç yilz kişi ile birlikte bulunuyordu. M .S. 121 8'in sonlarına doğru Uygur hanı Harezm macerasında Moğollara yardım etmek üzere 10.000 savaşçılıl-. bir birliğe kumanda ediyordu. Adcı olduğu üzere Uygur h a nı krallığ ı nın idaresini güvenilir bir adamının ellerine tevdi eımiş o l malıdır. Bütün Asya'ya yaygın olan çal ı ş m a gözönüne a lın d ı ğında bu kişi şüp­ hesiz askeri bir şahı s, ülkeyi ölüm cezas ı na uğramak istemiyorsa kontrol a ltında tutmas ı talep ed i l miş olan bir askeri valiydi.

Kara-Koca

Alaylarınd an

10.000

Kişinin Aya kl a nmas ı

İ d iku t Barçuk'un alaylarının hepsi Cengiz Han'a olan dokuz y ıllık bağlılık­ larından memnun değillerdi. H anları l lareznı 'de bulunduğu sırada geride bırakılan askerlerden 10.0oo· i isyan ettiler. Uygur hanı ayaklanmayı bastırmak için KaraKoca·ya dönmek zonında kaldı 7 • Ka\ ıtlarda asilerin al-.ıbetinden bahis vol-.. Yakalanıp idam edilme) i kabullenmiş olı;1aları düşünülemez. Komşu Hsi-ll~ia ·da hü\nükabul görcceklcrinı bilıyorlardı. Şliphcsit. kaçabilenler doğuya doğru kaçtılar. 'e a~laşıld ığına göre askeri vali de içlerıııdcydi. 1988 yılı yazının son larında Maine ' li bır Amerikal ı Turfan Uygurları ile bu olaylar hal-.kında 1-.onuşmuştu. Onlar bu olayların en eski an· aııeleri arasında olduklarını söy lem işlerdi . .. ..Turfan·a ve Kara-Koca yakınlarındaki Uruıııçi'ye yaptığı seyahatten yeni donmuş olan Amerikalı bir be} iıı kısa bir süre önce \azmış olduğu mektubun ~~htevasına bakal ım. O. benim Deııe'lcriıı menşei ve K.uzcybatı Aınerika·ya göç1erı hakkı'.1da yazm ış olduğum yayınlanm ış maka lelerimi okumuş. Bölgedeki di l~d.en bırçoğunu konuşan Kat.al-. rehberi vasıtas ıyla Tuıtan Uygurlarıııa rn vın_ıdaş~arının bazılarının Moğollara ıfıbi olmaktan kaçışları ile ilgili sorular sor•ınkan1~11 .bulmu~. Ounlar şi.iphe-.i/ Çin kaynal-.larında bahsedilen, Moğollara L• tıl' ) ıl tabı olduk tun sonra 1:! ıs· de hanlarının Moiiol kuvvet lcriyle biri iktc n arcz111' d b o bast c..ulun duğu esnada durumlarına karşı isy:ın eden. böylece nyaklanmayı ~k ıçı n Uygur hanını geri dönme) ı: mecbur eden 1-.işilerdi. Çin kaydında

d::

'Yı.ıc

Bıtt . ~arco Polo. ı.:. ı . ' \ 1:? 'C

' 1'

llcıılcr. E · Mctlı.ıc,.ıl Rc,c;ın:hc,, <' 1.,

;?'\il


oiGl!:H ı<ııTcııı'I K\1111,ı-:ı.ımi \'E ı..:Aıt\ - ı..:oc' ıı.ı.: l\ ı ONASEBETL ı·:ıu

142

sonuçtan balı is yoktur. Fakat Turfan Uygurl arı bu olayların en eski an· ancleri aras ınd a yer aldıkların ı . kaçanların ulaşmaya niyetlendikleri yerin Mançurya ve Kore olduğu. fakat kaçtıktan sonra kendilerinden hiçbir haber alınamadığı cevabını vermişlerdi. Kaçak soydaşlarının SO) undan gelenlerin Ku7e) bau Ameri'-.a·da Yaşa­ dıklarını öğrenmek onlar için memnuniyet verici bir sürpriz olmuştu. Kara-Koca kaçaklarının ak lın da niye Mançurya ve Kore vardı? Mançurva K itan · ıarın ve Uygurları da iımı el iğer bütün kavimlere karşı terc ih etııı iş olaı~ Orta /\sya'daki Kara-Kitan nı etb ul a rııı y urduydu. Haıılarıııın Cengi'l H a ıı·a boyun eğmes in e karş ı ayaklanmı ş o l duklarından do l ay ı Man<,: uryn l(ila n 'ları tarufından s ı cak bir şek ilde karşı l anacak l arına emin o labilirlerdi. Kore ise Bölü m iki 'de gördüğü m[i z üzere M.S. 1OOO'dcn itibaren Orta Asyalı tacirler Kore' de ticaret yerlerine sahip olduklarından 'c oradan Aınur ka' imleri ile kuLe) in zengin kürl-.leri için ticaret yaptıklarından dola) ı bir ihtimaldi. Bu sebeplerden dola) 1 Kara-Koca ·ıı kaçakların sığınacak yer olarak Kitan · ıarın ) urdu olan Mançurya·yı ve Kore.deki Orta Asya ıi ca reıhanelerini diişi'ıııınclcri tabii idi. M.S. 1218-de Moğo ll arın kontrolü a ltınd a olmayan yegane yol gönlilsü/ ve ;isi tabi Hsi-Hsia'daıı geçen yoldu. h:ıkat kaçak lar 1lsi-1 ls ia 'da Moğolları n 12 16 · clıı Mançu rya 'y ı tethetın İ ş ve ga rıı i zo nları ile elde tutmakla o l dukların ı öğreıııniş l e rdi . Bu Kiıan' l ara katı l maya imkans ı z ha le ge tirdi ğ i g ibi Kore.ye ulaşmayı da enge li iyordu. Hs i-Hsia ord usu nda görev yapmaktan başka tercihleri kalmamıştı. Kitan ·ıara ulaşmaları 122Tye kadar mümkün olmadı. Bölüm Dokuz'da bunun nasıl olduğunu göreceği/. Kuzeybatı J\rktik /\ınerikal ı Kutchiıı' ler. an -ane ) ukarıda gördüğümüz iiLcre biıiın terimlerinıizle ifade edilmem i ş olmasına rağmen. M.S. 1~09.da Kara-Koca'da Kara-Kitan ıııeımırlarıııı katledenlerin so:;..u ııdan geldiklerini iddia ediyorlar. A nl aş ılan aynı adamlar M.S. 1218.dcki ayaklanımıya da katıl ­ mışl ard ı , ve kendi lerin e dahil olan askeri va li isyana önde rlik elmiş olabili r. 19. yüzyılda Ç in'cleki Mançu hüküınetinin Tuchün-/\skcri V:ıli denen liderleri vardı9. Maıı<,:u lisa nı Kitanca ve K:ını-Kiıanca·ya akrabad ır. M.S. 1124-12 18'de Kara-Kilan gurlıanların imparatorlukların ın değişik vilayetlerinde askeri valileri o lnıL'.Ş olabilir. Kısa bir süre önce bir scmrcv~ uıııda ·ı ürk lehçeleri ii7crindc beynelmilel b_ır otorite olan bir ilim adamıvla bu :'\lançu kelimesi hakkında "onuşınuş ve Türklerın eşdeğer bir limanları olup ~lmaclığıııı sormuşruın. Bilmediğini SÖ) lcıııiş. fokat i\laııçu ke 1inıe~i ruchün 'ün Türkçe· de T uchoııe olarak SÖ) leneceğin i bl!I irtınişLi. ı ası 1 oluyor da bir Yukon kabilesinin adı l w.:hnııc, a~keri vali oluyor? I'ııclıone adı ondokuzuncu yiiıy ı 1 liİ<.:İ rleri 11 in Ve 111 iS) onerlcri ili ll raporlcı­ rında görülmez. Diaıııoncl knne'>s de hu kabileden ··t ııdinn:-.. or Canada'·cla b:ılı~ sctınc;,. Adın ilk ortay<ı çı kış ı 191 O civarında B.8./\.E. yayınının 3:?.. Ci lclindcJ, ı 1 1 ·ıcd"ıı Yukon .. o.. ıı cc l}LI "a anoıı ·ım l1ı· r yazarın ıııa ka 1ı..:s ·ı n detı·ır . I' "ıs:ı b'ır s ııre 1ı ~ kızı l dcr ili lcri hakkındaki bir ga/eLC' makalesinde bahsedilmi ş ti . Anlaşıldığına göre Tu~lıonc Kutchin ·ıeri U)gur hanının hi/lııeLinde K_araKoca·cıa a..,kcri \'ali olan , .c krallığın idaresi kendisine teHli cdilnıi.., olan bır a'P:ırl-.cı. lndıaıı'

r [ .. \1oııograph_ nl

lanad;ı

. Brynıncı len:.' .p

K;ınad<1 Kmldcnlılcn ı<,' :-..ı

ETJJEL G. STEWAlff

143

damın soyundan gelmiş l erd ir. Kara-Koca'da Kara-Kitan Türkçe telaffuzu · ı uchone o lmu ş olmalıdır.

ünvanı

Tuchlin'ün

Kutchin 'lcrin Kabile Adlan

Biz burada Kııtchin'lerin adları olan Louchcux ve Deguthee-Dene' nin Kara-Koca ile ilişkileri hakkında Bölüm Dört'lc SÖ) leııenleri tekrarlayacağv.. Koutclıin'l erin kendileri için kull and ıkl arı en yaygın ad olan ve Alexander McKenzic ' ııin hi zm etkarla rının 1789-91 'de kendi ad ını taşıyan nehir aşağ ı seyahatlerinde ilk defa duyulan Loucheux şaş ı manasına ge l diğine dair ya nlı ş bir fıkire yol açmıştı. l 826'da hem McKenzie hem ele Peel nehri Kutchiıı-ıerini /ivaret etmiş olan Sir J olın Franklin' in bu fikri düLcllınesine aldırış edilıııenıiştir. Loucheux'larda adlarından kaynaklanabilecek olan bu li.ir bir anormallik için hiçbir temayül olmadığını aslında Loucheu:\.-nun kendileri için kullandı"ları bir diğer ad o lan \ e .. H er iki Tarafta Gözcü Tutarak Düşmanlarının Oklarından Sakman Kavim" manasına gelen Dcgutlıcc-Dene. n in manasını iletmek niyetiyle "u I lanı ld ığı n ı yazmıştı 10. Loucheux · ıar aras ınd a geçi rdi ğim yıl l a r esnasında Avrupalılar ad lan olan Looslıa'nın son hecesi ni iini bir şek ild e vurgulama l arından dolayı gü lmek teına­ yülündeydilcr. Avrupa 1ı ların lransliterasyonu Fran s ı z as ı il ı Kanada! ı h i 7ınctkfır­ ların kendi dillerine göre Louche-yeux o larak yorumlamalarından kaynakl anmış­ tı. İ skoç tacirler de Louche-yeux' nün transkripsiyonunu Loucheux olarak yapmışlardı. Bu in san l arın şaşı oldukları düşüncesi Sir Jolıiı Franklin haricinde herkes tarafından kabul edilmişti. Yerlilerin telaffu/lı doğrudur. Kara-Koca. Lop- or ve Sa-cu (Tun-houang) arasında bulunan l-.oı-1-.unç bi r çöl olan Liu-sha'nın telaffuz edilişidir. Adın manası akan kum 'dur 11 • Çinli tarihçi Mn Twan- liıı bize Turfan Uygur krallığına giden iki yol o lduğuııu anlatıııakıacl ı r. Uzun o l a nı Hami veya Kaınu l ii:terinclendi: çok daha kı sa olan ikincisi) üz lig'clcn uıun bir süre bu ku m dü/lüğünden geçmekteydi. Bazan oluşan korkunç çöl l"ırtıııalarınclan do layı tüccarlar Kamu! üstiincleıı geçen dalın uzun yolu tercih ediyorlardı. İşitildiği şekiİdc transkripsiyonu Dcguthee-Dcne olarak yapılan ikinci adın daha doğru bir şekilde Degu-the-Dene olarak yaıılnıa:.ı gerekir. Lui-sha olara" l ~ ~nınan çölden kaynaklanan daha iyi tanınan 1 oııclıeux veya Loo-:.ha adının Kara-Koca mcnşcini desteklemektedir. Uygurlardan önceki dönemde Tarını adlarının ortasında yer alnn r seslcndirilebilinir veya sesleııdiri lenıud i lcr 1 '. Uygurların işgal i) le Tarını va halarına Türk alıskaıı lık brı ı:ı.i riııc.:e Türkçe r'ııin /anıan 7..anıaıı yııtulnı<ıs ı 1arınıca'cla ı"niıı vuı'u ı ıııasıııı ı.ı,Liçlcııdirdi 11 . Dı.::!!u vçy;ı Dug:u. U_ygurların esk i bir atlı \C ımıhtenıeİeıı on lardan Önce Tu-"u-huıı i;Lilficıla­ rının olan Drugu"dıır. r.W. l'lıonıas. Sanskritçc'dcki Drulı-yı.ı·ctan - nefret edi len.

o.

':e

Fr:ınllın s J . . ~ ul ·' ır nhn. l\arıall\c ol ;ı Scı:oııd Joumcy ıo ılıc 'ihurc' nl ılll• Poıar Sea ın ıhe \Ca1' 182Cı·2l;,' 40 ' c il H llı ' · M:ırco Pnlo. <' I, ' J<)X. 201. dipnuı- 2

1> oına, . • F \\ · r·''"'lan

ııııırc)c\

N K . ( ln

l>o.:uıncnh. c J7 '· 257 l'ro111111L 1;1111)11 of ıhc Coımıııın

ıhc

ı uı k"h ı ,' ~:! 1 27


144

oiCı ıt Kl"l< ııh "\Bit.El l· Ri

n : f,.\RA- KO<A

r

\I('\ \SLtH. ı ı.tl{I

yabancı, barbar türetildiği görüşündl!dir ~. W.B. l lcnning ise yerli halk tarafın. dan Tu) r olarak bi linen Beşbalık. Kara-Koca. Karaşar mıntıkasının kastedildı•; 1 ni ve manasının T'u-kue, Ti'ırk olduğunu düşüııınektedir ~. Haklı o larak M~~121 S'de Dugu veya Dnı gu'nun Kara-Koca'ııın l )gu rl aşınış halkı olduğu sonucuna varılabilinir: the, mensup veya ait m anasına gelen bir r ibetçe-rarınıca kelimedir 16; aşağ ıda da ele alınacağı üzere Dene Den'e. Kavinı·e ıııensup dt!mektir. Degu-the-Dene "Uygurlara Ait Kavme Mensu p" demektir. McKenzie nehri Lui-sha'ları Sir J ohıı Fran l..l in'e Loo-sha·nın ve Degu-the. Dene·nin " Her iki Tarafta GöLCÜ Bulundurup Düşmanlarının Oklarından Sakı­ nan Kavim'· manasına geldi ğini anlatmışlardı. Bu. doğudan ve güneydoğudan gelcceı... sürpriz saldırı l ardan sakınmak için Uygurların Turfan kraliyetine biri Kamul ' dcıı diğer i Lu i-sha çölünden gelen her iki yolda da gözcü bulundurmak mccbu:-iyetinde 1-.almış oldul-. l arı demektir. Kutchin kabilelerinin Turfan 1-.rallığı ­ na g irişl eri muhafaza eden ve M.S. 1218'de Uygur hanının Cengiz l lan'a ve kendilerinin de kültürel gelişme açı s ından aralarında uçurumlar bulunan düşük seviyedeki bir kavme boyun eğmelerine karş ı ayaklanmaya kaulmış o lan Lui-sha al ay larına mensup kişilerin SO)Lınd an geldil-.lerine dair hiçbir şüphe yoktur Bugün antropologların A thapaskaıı dedikleri bütiin kabileler kendilerınc Dene diyorlar. Bir y ü/yıldan daha u/un bir süre önce peder Petitot Ku lchin ka bilelerinden bahı s le Dindj ie ve Oene-Dindjie diye yazmıştı. 1. Dlin)a ll arbınden sonraki dönemde Yu karı Yen isey boyu Türkleri kend il erine Den veya Din diyorlardı 1-.i bu kelimeler Dene ve Dindjıc gibi kavim manasına geliyorlar ' Hcrneysc Den kavim için alışılmış o lan bir Türkçe ke lime d eğ ildir . Bu kelimelerin hepsi Kelt menşelidir. Bu kelimeler Yenıse) liirl-.lerinin diline ve Dcne·ıcrin atalarının lehçelerine n as ıl gi rdiler'? Şayet peder Pctitoı haklı ise bu Kutchın adl arı Kel tçe Dcn'e ni)e benıiyorlar? Şayet peder Moricc ve Barry focll'iıı 'ıöy­ ledikleri d oğru ı se Dene· ıerin Carrierc kabilesi ni)e bir Keli lehçesi) le ı...onuşu­ yor? Gallcr'dc eğitim gö rınll ş olan Anglikan ki lisesi nin esk i bir piskoposu Kutchin lehçelerindekı Kelt unsurlarına ni>e şaşırdı? Bu soru lara ce\ ap \ermek için Orta J\sya, özelli kle de Kuzey Tarım Vahaları tarihine bakmamız gcreh ir. Çin kaynaklarına göre l.Ö. il-.ınci bin) ılda bir tarihlerde İ si-it Yi.ie-çi'lcr Orta Asya'ya geldiler ve OjO\\ · ıarı (Chou) doğu)a çok uzaklara sürerel-. b_ugün Ç in eya leti Kan-su olarak bildiğimi/ yere yerleşıiler 111 • Bir müddet sonra ltaloKcllik benzerlikleri olan bir lehçe) le konu;;an bır l-.a\ im As)a·)ı Çin hududun.ı kadar topluca aşıp Yüc-çi'lerc katıldılar. 'I ' i cn -slrnn 'ı n kuzeyi nden geçeıı gii~~r­ gah tarı mezar höyül-.leri ile işaretlıdir. Bunlar \iao-Yüe-çi · ıcr. Küçül- \ ucçi ' lcrdir. Yüe-çi ' leri n ana kUtlesi lranl Sa'ka· ıardı 1 ' 1 • Yüzyıllar boyunca ) üc. d"I çi'lerin kuLey komşuları çol-. daha /ayır olan Hiung-ıııı kabilelcrıy ı er. Yüc1

" Tlıoma-'. ı: 17. s 211<> 1

~ 1h:ıınıng. \\. B.• Aıgı and ıhc Tol-banan··.' '>f>l :'70

.

. ' .1

'1lıonıas. I' W. Naııı s. 4 1ıı Naıııes ol l 'ersoıı' und !'ince' ın Aııcıcııı Khuınıı (l sl..ı Kol•lll dıı Ş;ıhı' '~ Adları).' 46-73 l'cıııoı. E l\lonogr.ıplı .. Hn ınner ıcıı; '· 2. l.c"enı:r 1.; Sihcıı.ı. ( 'r.ıdll- cıt ( ·nmıuercıı-...' 1~ 1 • K ı ııgçııııl l. T W .. ı\ııı;ıenı Tıhcı ıınd ıı' honı::ıı,:c..,,,' .?I '>·1 1 ~ Tanı. W \V • The C.ıcl'h ın Bacıri:ı uıııl ln<lı:ı.' :!XR :!X'I lh

145 • ter tıinicilıl- san:ıtı ile at sırtından oı.. atmak sanat ını öğrcnmışlerdi . l liung"1 o·· · il-inci\· UZ\- ıfa !-.adar on farın llZmanlıl-.larına ufasaınadılaı ar •~ · pU M.Ö. 175 .cle l l iung-nu·ıar Yi.ie-çı·ıcrc saldırdıla r_ onları Kan-su'dan \.•rdıl;ır , c batıda çok uzal-. tara Yunan Bal-.trı)ası ·n.ı sürdü lcr. Yunan :kıriyası·na saldıranlar Soğd'ların ': "~şan 'ların ataları oldulaı. Fakat biitiin btn unca hem 11 ıung-nu hem de Y tie-çı ob.ıları ana ordud:ın a) rı ldılar Bun 1 r;dan .lliung-nu· ıaı \ahaların ku~cyi~Hlı: \e Bulungiı ııchrim.lcıı Yarkcnt'e kad.11 Güne) farıın'da kal~ıl~r . l ~alo-Kclcık ıınsurl.arı oh~ıı , lehçe) le koııuş~n l\.üçük: Yüe-çi'kr bır 1-..ısıın C lı ıaıı g fara katıldılar. Dıgcrlerı Kuça \C Karaşar- rurra 11 • 111 KuZC) rarıııı \ahalarına gıderkcn 1a- Yuch-~he·ıerin lrani ~aka·ıarının bır kısmı Güne) Tarıın 'da kaldıl ar. 1lan Ç ınlil erı M.O. hirincı ) ü~ ıkla Tarını \ahalarını fethedıp sonradan Kara-Koca olacak olan Kao-ıchang ve Na-lo-po'da a-.kerl koloniler ıes i'> ettılcr \e bınlerce C. ınli zırai kolon isti Batı l\.an-su·) a göndcrd ileı. Han'ların M .~. iiçiincü) Ü/yılda çökiişiinden sonra 1ıı-ku-hun (J\-tchai. A-tscu, Köleler) denen l--bıen-pi kabileleri Güne) Tarım· a geldiler 'e 300 ) ıldan fazla bir siirc Chcrclıen·den Koko-nor'a kadar ha.kını oldular. M.<., 600 c ıvarında Suı hanedanı Giım!) 1arım·:ı ~oğd kolonistler uönderdi Bunu ·ı arım \ahalarını T'ang·ıarııı fethi takıp ettı. \e 30 000 Çinli askerden miiteşekl-.il ala) lar l\.uça"tla konuçlaııdırıldılar \e sonra K ao-ıchang.'a (Kara-Koca) sevl-.cdi ldiler. YUrvı lı n sonunda 1 ibeıliler ı ·ang hırı Tarıın·d:ın olduğu gibi Kaıı- ... ıı·dan da çıl-.ardılaı M.S. 8-t!rda Ciobi'nin kui'cyindeki büyiik Uygur imparatorluğu p:ırçalaııclı , ve Manihcist l )~urlar Kitan ·ıa rın )anına \C çöllı aşıp l urfaıı \l. Kaıı-chou \ahal.ı­ rına kaçtılar. Wu-s un 'l arııı bu s ı rada l·ergana·dan K11.1,c) 1arını·a geldik len \C orada Yiie-çi ' lcr tarafından özüınscndil-.lcri SÖ) lenım:l-.tcdir M.S. 1OOO'dcn önce Turfan U)gurları güçlerıni batıda l\.ııça·)a ve (ıi111c~ farıın·da Sa-l.u'dan Cherchcn'e kadar yayın ışlnrdı. M.S. 1OOO'dcn kısn bir süre sonra Karaha nlı Türkler ~otan · ı fethettiler \C Tibeılilerı o bölgeden allılar. \l.S. 112-t°d(; 1arım ~avzası'nın tamam ı M.S . l 218'dc Moğol ların eline geçen muazzam Karn-Kitan ımparatorlu ğun un b11 parç.ı ... ı oldu Orta As) a· d:ı nnclört ) ÜZ} ıldan daha f:vla süren bu nıifus hareketlerinin Kuzc) 1arım 'daki Kara-K(1ca nı<:rkezıniıı dili ve Iknc lehcelerindeki l\.cll uns~rları il~ a lıil-.ası nedir') 1 d\\ard Sapır·ın Dene lehçcleı ının (, ıncc- 1 ıbctyc­ ~ıy~ınca ılc akraba o ldukları na dair \:ırd ığı sonuç larla alakası ıwdir? Cdward apır l ıbetçe'ııin l oharca tbtümlcki ıc ... ırlerıııı ni~c ıncelcdı'' Bir çok \\ nıpalı •.ım. adaını Küç··k · ı ·ı sa nıntı a.-..1 ı• Kc • u y··u c-ç ··ı ı e rın l ı unsu ru ve Ku/cv 1arım lclıçclcrının centuın c1·ııld .. -· - 'n Kuc;a \ 'O: 1 K . \.:rJ o UJ.!ll g.cr\.egı h.ı l-.k.ıııda yaıı yazını-;;lard11 k 7"şar-Turta11 'da konuşulmuş olan iki lehçe dığer dıllcrdcn ödünç alınnıı~ olan ~ ınıclcrle doludurlar''. Yukarıda \erikn tarihi bilni l lan hanedan ı döııcnıindeıı ~ı . l .ırım de\ letlcı ınin (, ınce. 1ibeıç1.. Hsıcıı-piZc \ e l Lırkçc ııın nüçlü hır ırı alıı d· 1 . e başk . 11 •1 )Ulunduklarıııı \e bunlara dınkr ve ipek Yolıı miinasehctı) le d1.: hare~ dıllerııı ıl;he 1.dilcbılcceğıııı gösıcıınektı:dır. i\1 c.;. IOOO'deıı önce biiıün hu ~olayıs ı) l;ı Ku/C) Tıırıııı lclıt;eleriııdcki o llalo-1\.cltik unsuı Kuz1.) ÇI ' (

t

tes

Tıırıı

- ı~ umnırıg. Baılcı . 1-:onıı\

Tı1rrı LA:\ w 1•. Pl"llı . "ı W.

lfıc Ciııxt.., •' 2X9


146

Di l: ım h'.llTClllN K\IJİl ru.ni VF l\. ı\ I{ \ . l(Q(' \ İLE Mfıl'\ ı\ SEBETı 1 t~j

Tarım lehçelerinde olduğu kadar bari7 olmasa da Tarıın ve Kan-su şehirlerinde çok yaygın o l muş olmalıdır. Dene lehçelerinde Kcll unsurunun bulunmasın

1

sebebi budur. Ondokuzuncu ) ÜZ) ı l111 sonlarında Pccl nehrinde Anglikan mis :~ nerliği )apm ış olan Roberl McDonaıd·a göre Kutchin'lerin kendilerine.: has )b dilleri yoktur, dilleri bir çok dilden ödünç almalardan oluşturulmuştur. ır Keltçe Den veya Din"den -Ka' im- türetilmiş olan adları inceleyelim . l>c. ne, Kellçe"dc de iyelik göstermiş olabilccd, olan Toharca iyelik sesi c'nin 115,. edi lmiş old~ğu Oen~dir'. J?ene, ~avme mc~sup den.1ektir''. Dindjie, Din-dji: (Kara-Koca da oldugu gıbı Kutchın lehçelcrınde de dJ. eh (ç) sesini verir) Tanın a~ ckl.e~!nde.n e.~ popiil~rlcri olan tse. ehe. dji~"nin ıla\e edi~miş olduğu Kcltçc Oın'dır ·. Dınd.ııc, Kavım demcktır. Peder Pcııtoı. Loucheux lanı Dene-Dindj ic diyordu. Bu Kara-Koca Kutchin' !erinin oniiçüncü yüzyılda kendilerini ger~c.:k Den olarak görüp diğer Tarım kabilelerinı Dcn·ıt: ilişkili olarak telakki cl1ikbı mana s ına gelebi 1ir. 1847-48'de Hudı;on Bay Company 'dcn Alcx:ınder ll unıcr Murray gün lü ğüne McKenzie nehrinde Kutchin"in sonunda yer alıın n'nin )a seslendirilip \C)a belli belirsi.l telaffuz edilirken Yukon Kalesinde tamamen yutulduğunu \C Kutchin'in Kutchi' olarak işitildiğini yazmıştı . Bu sonuncu, Kuça krallığının cskı adı o lan K"iu-tse. Kieou-lse \e sonraki l urfan krallığının adı olan K·ıu-che ile . -~~ aynı sese s al11ptı · . Anlaşıldığına göre farkın sebebi Yukoıı Kalesi sakinlerinin atalarının 1-..uzey Tarını vahalarından K"iu-t.c"deki eski Kuça krallığından olup )edinci )Üt yılın son yıllarında T"ang idaresi ile birlikte Turfan \ahalarındaki Çinlilerin 1-..ao leh· ang dedikleri, sonradan Kara-Koca olacak olan Koço' ya göçmelerıdir. ~ lo· ğollarııı gücünün yükselişine lekaddiiıı;ı eden -100 yılda Uygurlar Kuze> rarım'ııı kendilerine öğretmenlik yapmış olan kiillürli.i yerli halkını asimile ctmışlerdı Şayet lJygurlar Yiie-çi ataları dolayısıyla hep öyle hisseııni:;. olmasalar bile artık kendilerini hep öyle hi ssetmi ş Dcn'c, Kaviın'e mensup olarak. Dene olarak cJii· şüıııııeye alışmışlardı. Klan adının önüm: belirleyici olarak ait oldukları şehrı ıı ad ını koymak tarzındaki Tarım usııliinc dl! alışmışlardı. Koutcha-Kutchi \.C)ll Koutcha-K 'iu-che Yukoıı Kalesi sclk inlcrinin M.S. 700'de T'ang'lorın Si· tcht.!ou'su veya 1-fan 'ların Kao-Tch·ang·ı olan Koço·ya (Kara-Koc:a) göç etını~ ol<ın eski Kuça vaha krallığının Kuça ka\miııin so:undan geldikleri maııiisına~~r Eski Toharca li san larında kelime son uııda ıı lıarfi bulunmadığı için 1' ıu· chl!. )ani Kutchi şeklindeki telaffut:u kullanına'a deYam etmişlcrdır Aşaı!ı McKeıı?ie nehri Na-Kotcho'larının kanında U)g~ır pa) ı daha çoktu Cç atlet dışarıdan evlenen grup sayan Pecl ııclıri 'c Yukon ı.-.alesi Kutchin" lerinin aksını.: McKcnt:ıe nehri Kutclıin"lerinin Kara. \k \'e Karışık denilen bu grupların yanısıra peder Petitofun du)duğu şekılde transkripsiyonunu Tchill-he olara~ yaplığı dördüncü bir grupları daha vardı. ı ehil 1-hc, transkripsiyonu değ.ışık -:-v '· Sapır. F .. Tıbcı:ın ınnuencc' on roctıarian.' 165 '' Tiıonııı,. F.W., Tibcınn Docuıııcrıı"'. 1:•• 71 'I · Murnıy. A il . Jmııııcy ıo ı hc Yukoıı. 1847 4K (Yu~nıı'ıı Yolı:u l ıık :'71 l'cllı.' 1' Kao-ıch"ang Qoco .... ' 'i77-7X. dıpııtıı 1

n.,

1Xıl7-4KJ;

Lc\I. S. Le

Tol..lııırınn

H

<

J111EL ı.;. STEWART

147

killerde Ch'ih-l_i. Ti~li. T~eh.-li \C hatta ( ı~·i:pi. Tölös olarak da )apılan Çinlilcrın Uy!-!urlara verdıklerı cskı bır ad olan Chı-lı'dir-~. Eski Türkçe konuşma alışl-.aıı­ lıklarını muhar~ eden b~ grup K'iu-chc. Kuıchi adına çok eski Jürkçe çoğul ekı 11 ·yi ilave edıp kcmfılcnndcn Kutchın olarak bahsermekıedirler21 • Tavşanlar·ın VlcKenzıc nehri\<.! 'ı ukon Krılesi Kurchin"leri için tasviı edici adlarında kullandıkları Na-Kotcho adı Tibetçe Nag ile dönemımi.lın ilk bın \tlıııdaki bütün haritalarda görülen l lan Çinlılerınin Kao-tchanı(ı olan ı.-. ıu­ ~hc'nin doğu başkentinin eski adı olan 1-..oço·nun bileşiğidir. Tibe~çc na!],'ııı nıii­ 27 nalarından biri de kara'dır • İlk bakışta 1arım 1 oharcasında g' nin )Cr;;,i k 'nın aldıf!ı \e nag·ın nak olarak işiııldiğ.i dii~liniilebilinır. O takdirde k'ların birbırıııııı içine geçmesi} le Nak-Kotcho d<ıha ) umw;mk bir ses 'eren Na-Koıcho ·, 3 dönuşebilirdi. Fakat Na, g veya k sesinin o lmad ığı kara dışarıdan evlilik ğrubunuıı 111 adları olan Na-tsui. Na-tsingh'dc görüldiiğündcn Na-Kotcho'daki 1\-a·nın ı arım ve Kan-su vahaları boyunca Çin hududunun bliWıı Tibetçe ve Tibetçc-Burınaca lehçl!leri için karakteristik olan sonda yer alan sess iz harfııı yutulnıasından k:ıy­ naklandığı sonucwrn varılabilinir·"'. M.S . 840'da Maniheisl Uygurlar Gobi"nın kuzeyindeki imp<ıratorlukları nın imhasın?an Tarım ve Kan-su valıalarına kaçtıkları .aıman Koço yeni ll!sıs olunan Turtan Uygur krallığının başkenti o lmu ştu. Çinlilere ve kültürlü ı ohar halkına göre yeni gelen Uygurlar kara b:ırbarlarclı. Bu manada kara ga\ rimedcnı 1 demd:tir:lf • 1 ıbetlileşıniş Tohar halkının eski başkenti olan Koço ka'"n; barbarla1 rın. l )gtırların başkenti olarak a-Kotı.:ho. Kara-Koça olmuştu. 1'.a-Kotclıo. Kara Koço \e Türk-U)gur şekli) le Kara-Koca'dır. a-Kotcho. Kara-Koca ola rak h:s?1il~ş.ınc.deıı önce uzun siirc konu!?ına dilinde me\ cut olmuş olabilir. ~ckızıncı bölümde göreceğiıniı iiıcrc Good l lope Kalesi Tavşanları'nııı ikı tane Cın menşeli obaları \e bir çok (ince şahıs adları \ardı. Yuknn K.alcsı Kl~u~cha-Kurchi ve t\lcKcıııic nehri Na-1\otcho"larına \erdikleri Çin tam tas\ ir ~dıı.:ı ;:cııarı vardı. Bunlar Na-Kotcho-tshig-Kutclıin ve Na-Korcho-on-djig- Kutdıin ıdık·r B · ·ı erın · Kara-Koca , mcnşekrini teyid etmektedirler. · · u a'11ar Kutc11111 .. . Bu tas,ir edici adlardaki lshig \l! djig (chig) Gobi'nin kuzeyinde vaşa)aıı goçcbclcrc veri · .ı, dl ar.el ı . Oıı ı ar şıır ·· ı er kıtabıııcJn · · ku ll ıı n ı l· .. . lm_ış kuzeyli barbarlar için 1.a'.ı Ç.ı.nce dık djuk, (chıg) kl!liıııclcriııdcıı li.iretilınişlcrdir, ad Hundik. l luııdjıık 0 ar.ık ozclleşıiril · ı , · ı r · ı ı · ~· · · ClŞağıla ıcı , mı-:; ır 'e ..~ı-~n~ı ?.r~ ." ın. ı crın Çınlı ol~~~-an herkese ~erdı~k_rı ge ·I _> ?e.nel ad olan kopck lıı. \uı)ıllar sonra burun Kuze\ Jli rklcrınııı .::~d adı Jıkıl l lor 1ürkkrinin de ehin Ta-J"ik Ta-/·ı••tli ı··ın'" a b dl \'e Tarını·daki . e· . e. < _ u a arın hepsı sa\'asçıl.ırJ. ~ ığıtkrc. kaplanlara. lanın 'lla) larıııın s.ı';r\:cr, EH • t\ "! ııı •ol • T,.

S

pır f

Thnusanıl 'ı c·aı ' . .

.r,c .. ı., ~'\''\O

ta,

Titıcı.uı lnllu •

'

\I ti 1 • l '

.

.ıııa". '

l

"•ı

·' •

1> il

ıı t:\

11

. > .ıııl.. E.G. A Sogdıan Culon\

111 lnnı•r

. ı· ·h ., • • C nlı~r ı ı CIK~ on oc arı~n ' _(ı-.. (ı:ıh.ıın. \ \on \ıııur\:"chı: Gr.uıımaııl.., par 171 17'!.. nı.. J\dılcmla ~ '\'\ nı.ı, ı \\ ~ · ·· · linr ı 1 · "•1111 5 425. Kısırıı il ' " .>-. W L Ti Dır Yokuluk ··l Sfw Louı.:hc\ hıdıan,, ' '1 S. "7: Kııl..Jı\. \\ \\ . ·\ Jnuıııc)' ıo ıhı: Yukoıı . 1Xtı4 ı Yu~.oıı'.ı llıoın:ı~ F \\ • . \.l ). '· ~ 16-4.!0. l'ı:ııını. ı: . (Juınıc \ıı, Sı•u' u <. ı:ıdı: Pol:ıırc. , ı ı t.fıının İ 1 . \;ıın. s. 16 Pttnoı · I! 1~ 1 he H"e o l Chıııg" Klıcuı .. , '\() • ·• uıııu ı le Grancl L:ıı.: de~ E'dtl\·c,. ,, ~lı ı

··


ım;ıo,ı<

148

l\. ll l l'lll "i

KAlllLEU.:ıu

n; KARA-KOCA lf. E i\lf1N ı\Sf1 1lrı·ı ' .

'

l.l{ I

vaşçıla~ına.. \e

Scmcrkant ile. Buhara'nın müslüman ~u ltanlarının hi/ınetindeki Ku7e) I.' 1 urk paralı askerlerıne _atıfta bulunuyordu kı bu para( ı askerler M .S 1000 cıvarıııda Kotan ve Kaşgar ı fetheden Karahanlı kuvvetlerıııin çckird ; . · 1erd'ı. ç·ın ı·ıı er ·ıçın · b u adl ar "Köpek" imasını haizdiler. Çinli obegını teş k ·ı ı etmış 1 olan ·ı avşanlar Kuzey Tarıın ' ın eski halkının taşıdığı Türk-Uygur kanının af;arı kında~d ılar. Y ukon K_a lcsi K~utcha' tarından Na-Kotcho-Kutchin. Kara-Ko~; Kavnıı. Na-Kmcho-t shıg-Kutchı~. Kara-Ko~a Köpek K_avmi dıyc bahscdıyorlar­ dı. Daha fa/la Uıgur kanına sahıp olan McKenLıe nehrı Kutchin ' lerı de ı 3 , ıar·a göre Kopek Ka,mı ıdılcr. ama bir farkla. Onlar on-djig. On Kopck'd~~~­ Gobi"nin kuze) indeki bü)iiı.. iı~paratorluklarının döneminde Kara-Koca l )g~~­ ları Onon. Sclenga. Orhon \e Kerulen ırmaklarının on kolunun suladı ğ ı bır bölgede yaşamışlardı ve onlara On Uygur deniyordu. Çinliler için onlar barbar köpeklerdi. Fakat bu kıtaya göç etmeden önce neredeyse 400 yı 1 Ku/C) ·ı arım \abalarında yaşadıklarından dola) ı Kara-Koca 'nın On Köpek Kavmi. l\a-1\otchoon-djig-Kutchin idiler. Ta\ şan l ar da Çin usulüne göre sa) ı sıfatını kelıınenin önüne koyuyorlardın. Diğer taraftan göçmen ataları nın arkasında ondört yüzyıl Çin tesiri bu lunan Kutclıin ' l ere ge lince onlar da Eskimo komşularını in san olarak değil de köpek o larak görüyor ve Anderson nehri Esk inı o l arı na Tchigelit di yo rlardı . J\d 11 tclıig, köpek ile Türkçe ek e lit, kavmin bileşiğidir • Tchigelit, Köpek Kavmi demektir. Dcne'lerin an'aııes inde bu Eskimolar hep Dene kadınlarını kaçıran­ lar olarak görülmekte ve Dene kadınlarının kendilerini kaçıran l skımo lardan kaçışları an·anenin tamamını teşkil etmektedir. An"anenin Beya/ Ç ı çek olan adı bir Laına nlar muhteva s ının farklı o lduğunu akla getirmcktcdır. \C 1860' lardaki mevLu bir Laman lar MaJrnyana Budiznıi'niıı Kurtarı c ı 1anrısı Mailre)a 'yı Beyaz Çiçek. Canıpa olarak görmüş olan bir kavını için daha U)'gundur1~.

Bugün Pcel nehri Kutchin · ıerinin Eskimolara \erdikleri ad Lskimolarııı ad olJn Hus key'dir. Loucheu,·ıar bu adın scbehının Cskı molarııı ı..onu şmas ının köpek ha\ lamasına ben/emesi olduğunu sö) lcıncktcdırlcr Bu. Çin ) ıllıı..larında bulunan \e Kuze)doğu Asya·nın uza!. bır l.ö:;>csindc konuşmaları köpcı..lerin havlamasına benzeyen köpek kafalı barbarlardan b:ıhsedcn bir hikayeyi hatırlatmaktadır 1 ~. 1lem "Tavşanlar'' hem de \tlcKenzie nehri Na-Kotcho-Kutchin · ıeri Pecl nehri Kuıchın' lerine Taıt!liı diyorlar. Tat-elıt. Türkçe bir kelime ı k rurı...çc bir ekin bırlc~mesinden meydana gelmiş bir addır. Eski Türkçe Tat 1iirk asıllı olköpeı..lcrc verdılderi

J~ Kıng,rıııll I' \\' , 1he Mıgraııon uııd hıtl> 1tı 'ıory of the Whıtc l lun' (Al.. Hunhınıı Oııc;u 'c 1 ıi-ı:ıı 1.ıııhıl~' 2R9

llarıl111IJ, Y V . Turkcshııı

cl ı pnoı Cl, (/\ilin

u

Pellıut

1}<1\\ n ıo

ıhc Mongol lııvasıoııs (f\·IO(\(ll lstılfılarımı ı-.Jdtıı 1Oı l-1\lıllll

2

'

P,

1'oıcs sur 1 Hısıorıc de J;ı l lnrdc ıı·or (ı\luıı Orda ı arı hı H.ıl-1-ında Notları

,

ı ıı 1-l :!2 l'cıııı•I

1

1 he 1dııgcl ıı l"sl..11110' (Tchıgclıı 1 sl..ııııularıl 115 Gem \111:c rhc (ıod\ tıl Northcm lluddhısm (KUA:) Budırmınııı l:ınrıları), s 21-2::? l'clıllll f. lr:ııJıll•' lnclıennc

~ :?.ıtı-251 .

"ı:.ı :ııı Sarah Sıııınn, Pccl nelıırlı hılı:ı \cıı:ıı. Cordıer. H.. Ser M:ırco l'olo, Addcnda., 111'1· 1 IO

:ktir.

1

yan ve elit de kavim deıneı...tır t'. Tatclit, Türk Asıllı OlmaJan Kavim DePeel nelıirlil7rin alaları Kara-Koca·~rn~ üçüncü etnik grubunun. Kaofch'ang (Kara-Koca) da tesıı. olunan Han Çınlılerının aı;kerl kolonbinin ki bu yedi) u~yı! sonra 30.000 Çinli askerden müteşekkil bir T'an_g ~arnizomı ile desteklennıı ştı. soyundan gelenlerden ba şka s ı o lanıa/lar. Bu Çınlı grupla Uygurlar arasında fazla bire\ lenmc o lmamı ş olabilirse de Ç in kültürünün güçlü bir şeı..iı­ de tesiri altında kalıp böylece (inlilerin görüşüne göre İnsan olabiJmeı.. şarrlarını haiz olmuş olan eski Yüe-çi Kuça halkı arasında daha fazla bir e\ lenmc o lmuş olabilir. Yukon Kalesi Kutchın lc:rı. Pcel nehrı Tatelıt'leri ve McKenLı e nehri Na-Kotcho'ları Kara-Koca·nın üç etnik grubu olan Kuça·ıarı. Çinlileri ve Uygurları temsil ediyorlar. Bugün Çin'in Sin-Kiang eyaletindeki Kara-Koca'da üç etnik grup Çınlilcr, Uygurlar ve Tungan·ıar olarak bilinmektedirler. M.S. t218"de Uygur hanının Cengiı llan·a boyun eğmesine ası l muhalefetin eski Kuça ve Çin halkından ka}naklandı ğı ,.e muhalif Uygurların sayısının aL olduğu sonucuna \arılabilinir. Fakat Pecl nehrinin bugiinkii sakinlerinin rate lit Kutchin olduklarını düşünmek hatalı olur. 1860 ' 1 arın korkunç çiçek, kıLaınık, kızıl hastalıkları sa l gı nl a­ rında Peel nehrinin bütün Tatelit halkı Viltrekya ai lesi istisna olmak üzere öldiiler ve Yukon Kalesi ile Mc Ken:tic nehri Kulchi ıı" lcri boş av saha l arını i şga l et. ge ld'ı Ier·17 . me k .ıçın Yuı...on'un üçü ilk kaşifler \ C tacirler tarafından bahsolunan dört küçük kabilesi Artez Kutchin 'C}a Kalı Ka\ im. lntse Kuıchin veya Demır Adamlar ve Teytse Kulchin 'lerd ilcr. Arle/ onüçüncü ) ÜZ) ılın başlarında 1 urfan Uygurlarının Artez Tegini o lan ldikut Barçuı... ' un Unvanlarından biri\di. Kaynak larını Aıtez'in manas ını vermiyorlar. lntsc. Tibet döneminde .Sacu'da (Tun-houan g) kaydı bulunan bir ı...ıan adıdır'H. Hem Katı Kavim he m Demir Adamlar, Kuze) 1 arım ın demir sana) ii ile ilg ili kişilere atı fta bulu1 nuyor o labilır ' • Fakat L')gurların demır işçisi oldukları \e Kitan·ıarın Demir A_~~mlar olarak tanındıkları kayda değerdir'". Bu küçük gruplar anlaşıldığına gore Chung-ll sing kaçaklarının bir süre birlikte kaldıı..ları Pu-Hs 'ien \\..annu'nun asi grubuna mensup k.ilan'lar olabilirler. İ şiti ldi ği gibi transkrips i) O~u yapılan teytse anlaşıldığına göre Çin ünvaııı T'ai-tsi. Prens'dir 4 1• Takri:n M.S. l 200'de Kuça vahasının reis inin iinvanı buydu 42. Geleneğe göre ~ anılarının da bu ünvanla tanınmaları gerekirdi. Muhtemelen Lui-sha alayarına asker 'ermekle ) ükiiın lüydii. 1 uclıone · ıerdeıı yukarıda muhteme len . . olan adamın soyun.dan gelenler olara-Koc k a 'd a k.1 1218. ayaklanma s ın ı n lıderı ara balı sed i im işti. 1

K

.~

dıpnoı 2: Baılcv, l l W • Sı i Visa Sum ant! Vtıng. ' · 20, Pcllıcıt. P.. Noı~s sıı ı in 1l uııl~ ti r

Ordıı 1loi-1..ıııda Notlar) s 11!2. dıpn\ll 1. l1rc11>chncıı.kı I· Mcdıncval Rescardll'\. c 1 ' 2·HI dıp

11111 (ı4(ı

n

117,

149

g111ELG.STEWART

l'ıırl..çc Söıl ıı.. ı

·

McPh · l tııf.. D ı l ı-.urunıu Y:ı\ııılrnı ~aıı •llll ı,ı ı (~ıf..;ııi-l IOı\ olııınvan. s 768 llıorn'.:rsı~n ı-.,ılcs ı ndcl-ı Anglıl..an Mıswnu l..m nl.ıı ı W')Jıc '· \\ • 1ıh.:ıan Docuıııt!nt,. l" 17., 11 ~ llıou.~ :oıcs on ıhc \\ csıcm Rı:gıııns (11.ııı \ 11rckrı Hai-i;ıııJ.ı ~oılar). s 94-9';. Parı.cr ı., J ı . \Valker (' c.ır, Of lhc T:ırt:ıl'..' 110, \\ ııılngcl ,\,,; l..:ng. A H"IOI) nl C'hıııc.'c Socıeıy. Lıao., ı.ı ı 1-1'.! \\'Lıcı· · C:., Jrnl!ht1 Khan. , -ll\ ırnı11~n B y 11 Li Gnıııs.<eı , R • • • ıc le ol Chıngı~ Khaıı , , l • L Eııırın: Mongol. in: l'h.ı...:., ı ~o. l'l·llıcıı. r., ,\ . ı<ı:W 21., 180-181

,\


nl(;LJt h. ll r< ıı h ,..,,ui ı cu m i \'E h.,\ JU-KOC:,\ ILF \ l flN \1'1.111 11 t ıtı

150

Daha büyüc1.:k bıı Kutchin kabılesi olan Tran-jik'ler ve)a Kara Nch Kutchin'leri Kara-Koca'daıı değ.il de Kara-Koca·nın doğusunda l lsi-ı ı._ 1 •1 ır 111 dudu yakınıııdah.i h.üçüh. Draıı \e)a Tran \ahasından gelmişlerdi'. U)ı!l;r ; • neminde bu 'ahaya 1 ürl..çc çiftçi manasına gelen Taraııçı deni\ ordu'~~ D { ~ı1 • • ·ı· 1 k rag-bette) d.J.\ · nı..:u T a~ım ·d. a a dl ara ts~. c 1lC c"ını ı a\e etme~ ço, ı . Tohaıc<ı ~e Sogdça da olduğu gıbı .ş~)l.!I fr~ıı \eya Dran 111 başınd_a_)~urulınu:;; bır a scslisı vardıysa ve h.onuşma dılındc ragbette olan ad soneklerı ıla,·e edilip Dran 'c'a Tran Taran-tse \ cya Daraıı-ı sc olaral.. SÖ) lenmişse o takdirde Tiirh.çc raraı; ·ı tabii bir c;onuç ollıı . .)ik, ls:,ıh.-Kul gölü Cİ\'annda konuçlandırılını:;; olan "~ ze) li Türk paralı asl..erlcrın adı olan .likil'in l..öküdür. ve il de !..avını c.knıc" olan Türkçe el.. ilet'iıı 1-ı sa llılmış halidir. Kutchin de kavim demek olduğundan bu durumda fuzuli olurdu. Çin liler için ve (,' in tesiri alt ı ndal-i 1 arım·ın esl-i 11 halk ı için Jik il, Köpel- Kavmi dcınel-ti '. Böylece anlaşıldığına göre ad Kutchi n' lerin 1-cndileri l::ıraf'ından bu kabile için kullanılıyordu. Görünen 0 ı,. 1 Tran-j ik · ıer Uygur hanı tara l'ı ııdan 1lsi-Hsia hududunu bek leınek iç iıı h 11ınetc alınıp Tran vahasında 1-oııuçlaııdırı l mış olan lssık - Kul gölünden bir .likıl ala)ı· na mensuptu lar. 1218 ayaklanmasının Kara-Koca·ıı asileri Tran·dan gcçıp l lsi1-lsia'ya g ittikleri için rraıı-jik'lcr onlara katılmak bakımından çol.. ıniıs:ııt hiı pozisyondaydılar. Tnuı-jik , Tnrn ' lı .likil' ler demektir. Tran-jil- Kutchin·ıcriıı öbiir adı olan K ara Nehir K utchin'lcri Han döne mine \'C l lan"'" ıılarıııda Balı Bölgeleri olan Pei-Cing mınlı"asında Tun-lwu.ınl! (Sa-cu) ~al-ınla;ında bir Kara l\chir ile irtibata kadar-uzanıyor göziil-ü~or 7• Bu· ti.in bildiğiıniı: ııehrın l un-houang )al-ınlarında olması \C peri)odil- Laşl-ınlarıııııı insanları bir mil..ıar u7al..la:;;nıal- mecburiyetinde bırakmış olduğudur Tran·:iil.. olan adlarına \C Kutchiıı 1-cıbilclcrı ile olan mi.inasebeılerine bah.ıldığında ataları· nın dosdoğru Lu ı -sha ç(llumı geçip 1-.üçül.. ı:iraat vahası Oran 'C) a l'ran · a gııtık· ferine inanmal- için her şart mevcuttur Kutchiıı kabile adlarının ıncclcıımcs i bö) lece tamamlanmış olu~or. w hiı şimdi Peel ııehriııın üç grubun ıanıaınını, Yu"oıı Kalesi. Peel nehri ,.e Mcı-.c111ıc nehri Kutchin'leriııi ihtıva eden bugüııhi sakinlerinin bazılarının şahıs adhırına bakacağız.

Y ukon Kalesi ve Pccl Neh r i Kutchin ' lerinin A ile

Ad l arı

Kuıchin·ıcri çol.. c:;; li evlilik 'iisıcnılerinden vazgeçirmek için Anglık:ııı misyonerlerin ikna çalışması J 92Crtle Dene'lcrin kayıtların ın Federal 1llikOınd tarafından soyad larına göre Lulul ı na<;ı) la tak\ iye edildi. Pccl ııdıri Kutchin'lcrinin bir 1-ısıııı Avrupaı soyad ları aldılar: diğerleri ise eski şahıs adla rını ailelerin belirlenmesi içın nıulıafaza ettiler. Bu sonuncuların cı..serı'' 1860'1arın feh'ikclli sa lgınları biri hariç bütün orijinal aileleri yok ellikten soıır.ı

p el nehri bölgesine gelen Batı Kutclıiıı'lcrinc mensuptular. Bu yerli adları Karak ırklı menşe ilk Han·ıar dönemine 1-.adar da~anmal-la beraber daha ziyade

rara-Koca'nın raııg'ların

idaresine Kuça hanedanından. Kotan. Kaşgar ve bahsolunan l ssıl--Kul bölgesindeki Jiki l ülkesinde Tokak) ki şilerin dahil olduğu Dört Cıarni10n \ın ıncrl-cı:i olduğu dönemdendir. ~nuncu y üZ) ılda Karaşar Turfan Uygurları na tabi idit~: , .e sonraları M.S. 112412 ı s ·de Kara-Kitan gi.ici.ini.in merke1indc)di. Koutcha-Kuıchi·ıerin meşhur ihtiyar rei si Sah-neu -ti'n~~ adı) 1~ başlayacağı~. .. . ., Reis Sah-neu-tı ye dogumunda vcrılcıı ad Sa-\ ecah, Guneş I şınları ıdı'0 . Savecah, Sa-Veeah · ın Kotan krallarının ad !arından veya ünvan larından il-.isin in birleşmesinden meydana geldiği görülmektedir. İ lki olan S a Sakya-muni (Buda)'nin veya Hindu üç lüsünde Siva, Vi~nu ve Buda ile i l işkili olan Sa-ha-ba-ti (Brahma)'nin k ısaltı lm ı ş ı olabil ir veya Sa Kulchiııce'de Ay veya Orta Asyalılar (Ylie-çi' ler, Ch ' i ang· ı ar, Uygurlar) ve Kutchin ' lcrin soyundan geld iklerini iddia ettikleri Ay tanrı s ı olabi lir. l "ang' l arın ge l işinden önce Kotan kralları Fu-lu (bogdo. sihirbaz) veya ··Gökte ku tsanmış imparator" idiler ki muhtemelen Buda olarak telakki edildikleri ma n asına gcl ir~0 • Alternati f olarak Gü neş Iş ınl arı da Buda manasına geliyor gözükmektedi r. Budi1111in Kotan·a iyice yerleşmiş olan Mahayanist eko lünde Buda M ı s ı r, Babil, 1lindistan ve Çin'de ortak olan Giineş Kuşu efsanesine dahil edilmişti. 13 uda'yı. Güneş Kuşu'nu l lintlilerin tavus kuşu gibi düş i.innıel.. yerine Orta Asyalılar Buda'} ı, Güneş K uşu· nu Orta Asya ·nın Zümrüd-i.i An "a·sı olarak düşünüyorlardı. yani 7ümrüd-i.i Anka, Buda 'e büti.in ışık huzmelerinin menşei Güneş Kuşu olarak tanrılaştırılın ıştı 51 . Taıhagata·ıara (Buda' lara) Işı k Huzmelerinin Kra l ı deniyor \'e "çok ulu Ay sancakları" ile birlikte 5 rcsmcdiliyorlardı ~. Bütün bu münasebetler (özell il..le Budizmin Bonpo Şamanizmi ile içiçe olduğu Orta Asya·da) Batılı bir oktı}llCll için çoh. zordurlar. fakat Kotanlı Mahayanistler tarafından mükemmel bir şcl-ilde aıılaşılıyorlardı. Anlaşıldığına göre Işık Huzmelerinin Kralı Güneş Işınları Kralı'na eşdeğerdi ve her ikisinin de Işık yaydıkları kabulüyle menşei Buda·nın Güneş Kuşu olarak tahayyül edilmesiydi. Buda·~arın ay sancakları ile ilişkilendirilıııelcri Ay tanrısı ataya dair Orta Asya (ve Kutchın) dl.işi.incesinin Buda ile irtibatlaııd ı rı ldığııı ı ve Kuzeybatı Amerika'da geçen 600 yıldan sonra atalarının mua7ınııı 1-ü ltilri.inden pek azını hatı rlamalarına rağ~~~ !<utchin ' lerce Ay demek olan Sa h<.:c<.:sinin aynı zamanda Buda manasına :cld~gı~ı akla getirmektedir. A. I 1. Mumı) 'iıı l 847-48'de Yukon Kalesinde ve pet er r et!to~·un l 860-15"de Yukon Ka lesinde işittiği Vceah veya Vee-ah Vijaya·nın kra~lskrıpsıyon~ na benzemektedir. Vijaya Kolan 1-rallarının uzun bir silsilesinin u andıkları bır i.invand151. l{araşar ·dan (yu karıda

;-----:--~~~~~~~~~~ Bantıoııı l'ctııoı r'

\' \'

_Foıır Studıc~ ol Ccnıral ,\,ıa. c 1, , •> 1 Quııızc An' Soııs Le lı:rclc Polaırc.' .'.!RC, ,\nıı:.ı ,\ il Mıırr.ıı ·ın IR-17~8'dc Yut..oıı·a Yolcu-

,.,_ _rı a )apıı~ı '>a\eeah 'ın ıı.eııç hır nı.l;ınıl.cııt..ı C\l.ıııııc l>at..11111 • no ~' F \\ Waddcıl Tiheı:ııı Dueıırı~ııı, . e 11. , 171\

Hır IT.ıt..ııı:ırıl

11

-;(1S

151

K~a hal kın ın 'e Kutchin'lcrin atalarının 1-arma tabiatını tcyid etmektedirler. Bu

luğund

~· Sıcın \I ·\ lııııcnnı,,ı '"'' fr,111 h,ırıı;"' 11-XN 112-10 L

H Thoma.\. t' \\ • c ~7.' :!S'i •\ Thom:ı,, ~ 1'7. , 71. .:!S:'i ~ B:ınholıl. \ \ , Turı..c,ı.ın l>ım ıı ııı ılıc :\ ıonı,:ol hl\ ·''"'ıı'. ' ı .ıo ~ Gile,. L. ,\ Tnll\'ı,:ı;ıphıc:ıl 1 ı.ıı,:ııı..·ııı lruııı l 1111 hoıı:ını.: (1 un-lıou:ıng"dan Tıııxıgr:ıfit.. c 7.' 'i'i.t 'i'i'i, Brı.·ı,.lı11<'1<il·ı. I·. :\lcdı3c1.ıl Hc,.::ırdıc,. c• .:!, ' .:!li. dıpııuı ımo.

sTflEL G. S'fE\'i'ART

Thonı.ı

· ; .\., Thc ..Dhar:ıni" Cult • , 167 • l <>X

~'·

\\., Tıbeıan Docun~ıı" • • .1.'.!,, ICJI\ ı•ı<) '· F \\ • Tibeı:ın Documcn" • .-. 41. s 17-'11


15:l

UH. ı·. H IH! 1 ClllN K ,\UI L ELl':IU vı.:: h'...\llA-KOC'A i Li'; J\I ÜNASE n ı::ı·

Ltt{j

Akla gelen sual Kotan h.rallarının bu adlarının menşeleri Kuze T· Kara-Koca civarında olan Kutchin·ıer arasında nasıl orta)a çıktı~ d ~01 11 (_J~1em 1.ı.k.ış ·ı ı erı,. K aşg~r. K olan. T.ok'ı~a k· ~e K u~a.•dan ·ıda reye yardımcı olma lar') .ı ç ın rehınc olarak getı ren so nrakı T ang ıdares ının , Dört Garnizon' un ıne k ~ . _ . ' r ezı o lan Ka~a-K~ca da ~alın ı~.l ard ı ~, fakat s?nra ele _alacagımız d ı ğerleri anlaşılan daha d.og~}~ ılk Han lar ?o~emın?en berı yakın b~r münasebet içinde bulunduı..,. ları Çınlılerın arasına gıtmışlerdı. Sa-vee-ah'ın ılk çocuğu dog-duuunda d e a t nı Sah-neu koymuşla rdı. Hemen Sa-vee-ah adı un u tu l ııı uş ve o bundan böyle S _ 11 neu-t i, Sah-netı ' un babas ı ve ad ı Taotli olan anne de Sah-neu-behan, Sah-neu~ · 1erd'ı. 8 aşk' a çocukların ı n da olmuş olabilmesine rağmen un annesı· o lam k b·ı· ı ııımış

~~m·daki

hayat bı:_>yu bu adlarla anılmışlardı . Bu günümüze kadar gelmiş olan bir Ara adetidir)". Yüzlerce yıl boyunca Arap tacirler ipek Yolu'nun hem ~güne', hep m kuzey kolun u, ve kuzey ve güney ara yol l a rı ta Ç in ' in, Kore· nin, Amur·un içleri57 ne kadar gezip durmuşlardı . Kuça'cla Kırgızlarla ticaret yapan Arap müslürnanlar olduğu gibi Turfan'da da Araplar vardı 5 s. Fakat bu adelın Araplardan mı alındığını yoksa yakalanan hırsızların el ve ayağının kesilmesi gibi çok eski zamanlardan beri Tarıın"da mevcut olup o lmadığını kim söyleyebilir?5'J Sah-ncu adı Kotan'da M.Ö. üçüncü yüzyılda Asoka'nın sa l tanat ı zamanın­ da ortaya çıkm ı şa benziyor. Babas ı yaşa rken kral o l acağı kehanetinde bulunulduğu için Asoka yeni doğmuş oğ l unu ıssız bir yere bıraktı. Sonunda çocuğu besleyip ölmemesi için topraktan bir meme yükseldi. Çocuğun adı olan Sa-ııu Toprak Meme demekti. Masalı n ve adın takriben M.Ö. 224"de Kotaıı·ın adını veren kurucusu Kusta n a' nını popü ler bir etimo lojisi o ldu ğ u söyl enm i ştir60 . Fakac müteakip bin yı l dan sonra Ta rı m' ın ateş li Budizıni n den do l ayı Sa lı -neu ad ı nda mana deği şikliği meydana gelmişti. Salı-neu Kara-Koca'da olduğu gibi Kotan ve Alaska'da da kullanılan bır addı. Sekizinci yüzy ıl da Ordos' lu bir Soğd Kara l loca yakınlarındaki Hsichou'dan (Turfan) bir kad ı n l a ev l enmi şti. Ka dının babas ının ad ı San-mı id i ki bu ses olarak Strachan Jones' in l 860'1arda duyduğu şeki l de trankipsi)onunu yaptığı Kutchin rcisininkinden ve birçok Louchcux ailesinin Sah-neu-ti'rıin -;oyundan geldiğini iddia ettiği Peel nehrinde otuz sene önce kullanılan şekilden farklı de· ğildi. Hsi-chou'da adın manası Üç Tanrının Kölesi id i.6 1 O tarihte Kuzey Tarım 'da Budizm in IJiınayana şekli hala geçerliydi, ve üç tan rı Buda, Dlı arına (Ka~ nun) ve Sangha (Cemiyet) idiler. Kanun ve Cemiyet 'c mücerret olarak kendı başlarına tapınılıyordu, tıpkı Budizmin ruhu manasına gelen sonraki dönem kt:· 55

~~ Jones. Strnclınn, Thc Kuıchin Tribc' (Kutchin Kabılclcıi ), Smi ıh. lıı~t l 86(ı, '· 346. ''' üabbagh, Nmıcy. 1Manieri ;ı Mos lcm (Bir Müs l li ı ııaııla Evlendim). GoocJ l l ou~ekeeping. 195X 11 n l.aufer. Berthold. Arabıc and Chıııcsc Trade in Walrus aııd Narwh;ıl lvory (Arapl;ırııı ı c <;ııılıkrın Dcnıı 1 1 Dışı ve Denıı Gcreedanı Bornuıu Tıc;ıretı). Paul Pcllıot'un İlavesı Lcl(Jcn 1911 ' ' Banhold. V \ .• f;ur Sıudıe~ of Cenır:ıl Açia. c. 1. , 1) 1. BreNch~eıd~ı. E.• M~diacval Rescarı:hc,. c 1• ' 2M-65. ''' L.evi. S . Le "ToJ..harian" B. Language de Kouıcha. ' 146 . lk .,1 0 " Tlıunıas. F. W .. Tibcı:ın docuıııents ... sccıion ol thc Aıınııls of ılıc Li Cuuıııry (Tibeı Lı~l gch!ri ..• Lı ü ~ Yı llıkları K ı sıııı). s. 99- 104. s 99cx dipnot 7, s. 104 oc clıpnoı. 1. c. 32. Th<' <• I PullcyblıınJ... C G. A Sogdian Colony in lnner Mongolııı T.P .. c. 41., :ı:ı9-:140, rlipnoı 2: l3u,hdl. S.W Early Hısıory ur f'ıtıeı (Tibet'ın Erken Tarihi)., 529

153

• G. ST EW A RT

· Choh·a kendi başına tapınıldığı gihi

62

M.S. 1200'dcn çok önce Kuzey

hl11esı _da H inıavana'nııı yerini Budizmiıı Mahayana şekli almıştı. Şayet San-

1arını ına· ııa·s ı ~vnı kaldt)'Sa üç tanrının ad ı Mahayana ekolunünki lerle değiş11 ~ ' nun • M

· · ... 800- 1227 döneını ıçın başvuru lan Batı kay ıtlarında Sah-ncu adı n ın ınış~~ bi; b.ahsi görülmenıd.tedir. fakat bi/ adın kaybolmadığından emin olabilib_&Ş Asoka adı Kanada·daki Hintli göçmenler arasında hala )aygındır. rıı. hin·ıcr Salı-neu·nun (Sa-nu. San-mı) eski manasını unutmuş görünmekle f{utcber reisleri ni n ad l arının sonun da k'ı tının ·· · manas • ~ ı nı 1ıatır1ıyor 1ar . 11. em Asbera · , .. k.. d l'd · 'da hem Amerı ka da baba, hu um ar, ı er. tanrı. ala d eme kctı.· ·ı··ı (tee). tıe r~ee) sonekleri Kutchin r~i.;;lerinin adlarında gör~lmekl~dirlcr-:uk~n _Kal~si_n­ den Sah-neu-ti. Pe~l ı~chrınden Kızı.I Dolakl~r dı.~e bılınen Vıt-srı-nı~t~~ıı-t~e. Kutchin' lein göç l ıderı Kho-tse-da-tı. Alaska da unvanları Uy~urca 1egııı ıle Çince Tie'yi bi rleştiren Yakutut Körfczi ' nin Ulu Tyee'si Taigon ı_ıt~hak. <ı~ Çinliler ti '>Onekini tanrı l arın ı n ve hükümdarlarının ad l arı ıçın kullanıyor­ lardı . Takriben M.Ö. 1600'de Çin nebatat lanrısınm adı Shang-ti idi. Sonraları tanrı ve baba kavramlarını birleştirip insan ırklarıııın atası olarak düşünülmüştü. M.Ü. 450 c i varı nda Güney Şans i 'nin mahalli ziraat tanrısı Huang-ti, ti ' nin manasına atayı ilave ederek Chou imparatorlu k hanedan ının atas ı pozisyonu !~da d üşü­ 6 nülınüştü. Sarı Tanrı Huang-ti Sarı Hükümdar Huang-li ol ımıştu. .ı M.O. beşinci asırdan sonra bin )ıldan uzun bir süre Çin İmparatorlarının adlarında bu ti soneki vardı . Tarı m , aha l arında Tarım krallarının Çince adlarında hem ti hem lie soneki görülür, mesela erken rang döneminde Kuça kralları Sou-fa-tie ve Ycn-tientic 'de olduğu gibi . Kutchi n reislerin in ad l a rın dak i li. tie. tyee sonekleri Gobi vaha l arında M.Ö. ikinci yüzyı l dan takriben M.S. IOOO'e \e sonrasına kadar uzun süre devam eden Çin mevcudiyetinden dolayıdır. Peel nehrindekj üç aile adıııdan Oı1a Asya.da Tibet dönemi esnasında bir Tun-houang ad l a rı listesi nde bahsedi l miştir. Koo-ee diye te laffuz olunan Koe ses olarak Khu kabilesinin iyeli şek l i o lan ve Khu Kavm inden manasına gelen Klrne'dcn farklı değild i r. 65 Kunnizzi ailesi Hatclıen veya Köle menşelidir ve Peel nehrine 1860" lardaki salgın hastalıkl31"dan sonra Good Hope Kalesinden gelmiş­ lerdi . Sesde değişiklik olmaksı7ın bu ad Khu-ne-si şeklinde de görülebilir. Killine, Tu-ku-hun ' l a rın Shan-shan krall ı ğının bir parçası o lan Sa-cu veya Tunhouang bölges inde bir yer veya m ıntı ka idi. Si veya ci Orta Asya'da yaygın olan eski bir kavmiyet ekiydi. kavim manasına geliyordu.r''' Khu-ne-sı (ci) Khu-ne kavmi demeı...tır. İtse. İ-se. hem lda'lı adı hem ele şahıs adı olarak görülıııd.tedir. Sa-cu bölgesinde ad soneki olarak çok revaçta olan Lse·nin eklenmiş olduğu İ klanının adıdı r. 1' 7 Bu adlar, Koe' lerin. Ku nnizzi'.lerin ve İtsc ' lerin atalarının Orta Asyalı menşe lcri ııi teyid etmektedirler.

s

Wat1dcl1 L ı\ 1 he ' Dharanr· Cult . ., 175. "lıchols. r. c 47. 199S., IO'i Lcs.,ncr E S b Ebe · ·· ı cna Crad lcof Coııqm:ror,, s. 468 Tlıorhard, W Hı,ıory of Chiııa. ·'· '.!1 2'i & 52-53 y illa\. r.w ., 1ihc ı :ı n l)ocuıneııı' .. (; 17. '· 3 &350 11 · '( ı;.c • ' 7 11 · .,,• 16 7 IC cı(.,İ) İÇlll' 195. 11 tıe., 1nı1(1

1.;ımascr~ Lıli: (lama Manastırında l kı)atl.

\GSB.


154

111 \ .ı.. ı< K l ı l 11n K \1J 1Lı·.Lt. K n t:.1';A K \-MıcA ı ı,ı:.

"'

N \sımrn ı

ERi

Keneli nilesinin Türkçe bir adı o l d u ğu görülnıckLcdir. TibçL dliki.iınan l arı bir l lor Türkünden, onbaşı Khen-tin-tse'den bahsetnıcktcdir l er. Tarını'ııı büLün halJ...ı. mesela Uygurlar. tse ekini ila\e etmezlerdi. O olamayınca da ad "-hen-tin diye J...ısalır. faJ...at ortadaki bir n harfi sonda yer alınca seslendirilmc1. \c ad Khen-ti ve) a ı-..hen-di 'ye kı salı r. 1-aJ...at Kara-Koca 'nın Kara-Kiıan bağlantıları gözönüne alındığında bu ad muhtemelen Uygurcadır. M.S. 968'da Kitan'larııı 1lsia ı...ıanının ı...oıııutanı bir Uygur'du, adı Kan-tc'nin işitildiğ i şeJ...ılde Kendi 68 olaraı... kaydedilmiş olan Ken-di'ye grafik benzerliği vardır. Peel nehrinden başka bir ailenin adı olan Ncrsu Ssu-chuan hududunda daha ziyade Çinlılerin kendilerine 'erdikleri hakaretamiz Lolo adıyla tanınan Sı­ fan ı...a,ıninin çoı... esı...i kabile adıdır6'>. Evvelce Ku/eydoğu Tihet'tc olınal..la beraber bugün daha güneyde yaşamaktadırlar. M.S. 1227" de atalarının l lsi-1 lsıa ordusunda bulunmu~ olmaları gerekir. Kansu'daki Liang-chou Si-fon tacirlerin antrcposuydu. Liang-chou' nuıı ko/ınopolit halkının içinde çok bulunan bir Uygur veya Soğd veya Orta Asyalı halla Kara-Koca' lı bir adam bir Ncrsu !...adını ile evlenmiş ve oğulları J\merika'ya kaçak olarak gelen Kutchiıı erkeklerinin arasın­ da bu l unmu ş olabilirler. Şayet öyleyse kendilerini Kutclıin olarak görmekle bt:raber kabi le adları olan Nersu 'yu muhafaza etmişlerdir. Av ru pa lıl ar ı n iş it t i k l eri gib i çok heceli sti llerinde transkripsiyonu nu yapt ık l arı Sittichinli Kutchin lerin çok değer verd i ği bir Peel nehri ailesidir. Aslıııda onlar McKenw.: nehri Kutchin'lcrine. Na-Kotcho-ondjig Kutchin 'lcre. Karu Koca 'nın On Köpcl-. Kavmine mensuptular. 1860' lardaki salgın hastalıklar ·ı atelit Kutchin'lcrin neredeyse tamamını yok edince Peel nehrine gclını:;>lercli. Hardist) ' nin ve peder Petitot"un ve Peel nehri Loucheux'larının kullandığı teı... heceli şekilde Sittichinli Sit- İ -ch i n -Li 'dir. Ad insanlar doğdukları ~elıırdcn u/.aklaştıkları ve kendilerini tanıtmak istedikleri zamanki alışılmış Orta J\S)<l m* gulaınasını takip cdi,:ordu - önce doğumyeri olan şehirle başlıyor. rubu örnel-.ıe J bir ümanla de\am edi)Or ve bir J...lan \eya şahıs adı) la son buluyordu . r ano · ıarın J arım krallıklarını fethettikleri ıaman Ts. ao l.ing-tchıng T'ang'lara ~le büyük bir hizmette bulundu ki imparawr TaH'iung onu ıınp~· ratorluk soyadı Li ile onurlandırdı ki bu aslında soyadını alan için bir ün\andı Bu yüzden Ts'ao ailesinin T'ang'lara Dört Garnizon'un idaresinde lıi11neL ct~ıl-­ leri görülüvor. önce Kuça'da ve sonra yedinci yüryılın sonundan önce l ıbetlık­ rin baskısı. doğu} a doğru çekilme) i mecbur ettiği zaman Kao-tch · ang 'da 'c)a Siı-cheou vilayetinde bulunan sonraki Kara-Koca olan Siı-cheou'da olma!-. (ızere Uygurlar Tibetlileri Ku;;ey Tarını.dan atıp hakim güç olunca va~1a ~ra~lı~­ l arın ın kra lları onlnra tabi oldular. fakat her ikisi de T'ang' Jarın tiibılcrıydılcr Bütün bu ça l ka ııtılı yüzyıl l ar boyunca Ts'ao ai les i T 'ang' larla olaıı noı:~ı/ILI ,~l:~ ı.isyonunu n1lıhal'anı elli. M.S. 910'da Ts'ao Ling-tching'in bir halctı U)t:"l ' ' a ı; c .. ' 2'H Wııılıı)!d &. Shcnj!. l-11'1or) ol C:hınc-c Socıcty. Lıaıı ' :?3&. ~x:ı ' Yıılc. 11 il . Thc Boul. ol Ser l\larco l'ıılo. l fi.' 63 . I • "' , "Vlaclımınsov. B Y ·ı lıı: Lıh: of Chıng" 1-\h;ın. '· :ı. Winfogcl &. Fcııı;. H1'tory of Chıııc'c Stı'1CI\·. ·1,·.,,ıcrl . ,. · le Se)-1 • 2.'i.'i. dipnot 4 1. l lııc &. Ciahcı. Travı.:ls ın Tnnnry Tibet ancl Chııı:ı (T:ıııu ı"lan. Tıhcı ve , ııı ı · Pnul Pcllioı tere .. ~ 1.' 2 1'i. c. il.~ 116 72 Stcın nı A Olıl Klıoı:ın Appcndı~ A (f.,l.ı Koıan. El.. Al.'· 52..J

grıtt:J . G. STEWAK.T

155

.. vanı i-chin ile Tun-houang (Sa-cu) val il iği ne tayin ed ildi. i -clı i ıı . in Türkçe/\-

~~1 il.inciden türetildiği. l"'ang imparatorluğunda Kara-Koca Uygur kral ından

kın. 3 iktidarda ikinci olan ınfınasına geldiği ileri siirülıniişıiir 71 • sonr M .~. 960-l 124'de 1'.ılan · ·1 arın ı 1a"ımt)Ct1 ·• · · · atın ı da T s · ao · ı ara T un-1ouang 1 ·1ni T' ai-t<-ı (1 e)-tse"?) denı) ordu. 980-1002· de aileden biri. Tunpren" 1. ) ' 1~ houang. prensi Ts'ao Yen-lu Kotan ~ral.ıııııı d~nıadı~dı . . . r· ang' ların. Sung' ların ve Kıtan lamı ıdaresı altında l un-lıouang prenslcrı lduk ları ve Lui-sha çöli.ini.iıı öle )aı...asındaki Kara-Koca-Tun-houango üstahkcm nıe,kilerinde Çin'in birıncı gelen tabileri Lrnurlarla işbirliği yapmkları iki )üzyıl içinde ·1s·ao·ıar 1-.cndilerinin U)gur olduklarını düşünmc)e ~lamtŞ ola bilirJer . 0. la~ihtc ~}gurların 1arım'ın ~ski. )Cr.l_i h~.(kını ac;imi)a.,yonu 0 raddeye gelı~ıi~lı kı ~!nlıler artık aralarında bır fark gormuyorlar Ye hepsine birden Uygur dıyorlardı . 1075-85 gibi geç bir tarihte bile Tun-houang va.hası hfila Ts'ao ailesi tarafından idare ediliyordu. 1-al-.at birkaç) ıl sonra 1094-97'de Chou. Kan. Su ve <;:ı (Tun-houang) Hsi-Hsia krallığı tararından ilhak edildi \e ı s·ao· ıardan 1ıın­ houang prensleri olarak arı ık bir şey duyulına.l oldu7". Şüphesiz Hsi-Hsia geleneğe uy muş ve Ts'ao ai lesini rehine olarak başken t le ri Chung-hsing'e nak l etmişti. Bir yüı.y ıl sonra onlar ve aileni n d i ğer fort lcri Moğo ll a rın M.S. 1227'de 1lsiHsia ·y ı tüyler ürperten imhasından kaçışta Naymanlar. Kuça' lar, Uygurlar ve diğer grup ların bakiyelerinden oluşan !-.arma topluluğa katılmak için mi.imki.in olan en İ) i pozisyondaydılar Ts'ao·lar 400) ıl Uygurlarla birlil-.te olduktan sonra Uygurların ve şa hısa­ dının kullanılmasının tfıbilik işareti olduğuna dair Türk-U}gtır görüşi.inün tesiri altında !... almamış olamaılardı. Aynı /amanda 1000 yıldan fazla bir süre içinde iyice kökleşmiş olan klan ve şahıs adlarının önüne aslen mensup oldukları şehrin ad ın ı ı...o)mak adetinden \azgeçeıniyorlardı. 1s'ao'lar her iJ...i adete de uydular. Ad larıııın ili-. hecesi olan .,jı, sonradan ll) g.urların Kara-K ocası olaca!-. yerin T ang adı olan Sit-cheou·ııun (Sit-chou. <;ı-ıcheou) kısaltılmışıdır. Sit-cheou Sit şehr i demektir. Şahsi adları olan 1 s·ao unutulmaya bırakılmış \e Sit- İ-chiıı-Li adını leşl-. il etmek üzere Sit' i. ünvanları olan İ-chin ve T'ang soyadları olan Li takip etmişt ir. Avrupalılar i~ittikleri şı.:1in transkripsiyonunu kendi çoı... hece li şekillerinde Sinichinli olarak yapını~lardır. fa,şanlar'ın \1cKeıvie nehri Kutchin.leri. Na-Kotcho-on-djig Kutchiıı 'ler. Kara-Koca·ııın On Köpcı... Kavmi için Sit-İ-chin-Li'lcrın. Ts·ao' ların. Sit-clıeou nıcıışciııe itimat Lelkin ettirecek bir alternatif adları vardı. Bu alternatif' Sio-tclıro-on-djig idi77 • Sio'nun Yiie-çi ad ı ile ku llan ılan (ince rıw

• K ııtfogcl &. Fcng. l-lisıory ol C'hıııcse Socıcı). Lian.' 1'18·29, -171 ~:O' S & ~hom:b. f W l\\U f\.1cılmcıal Docunıcıı1' from Tun-hounng Clun·houang·dan 11.ı Ortaça~ K g~""•) ' l '6. Kotan kralları Sı-ıclıc"ı ılnl.ı l aıw ııl.ırc,ınık ıwre\ ıra cılıwrlardı TıbctJılerın clımkl.ı k "lan ';ı gcrı dııncmcnıı~krdı 1-\ıa-~tı·l..uaıı a )<1l..11tlı~111a \C /\la.~ka'ılal.ı ı...ıı;ııanu & Ko-~ıı·l.oıı tarın \il · ~nlı~ınoı bakııral. ınnntıl.cn doguy;ı Su·chnu \il dngııı ı•ıtıııdcn gcrckırclı

Gıl ' ~ • LA: 1 okhurıan :ı .... , n~ Pt:Ic,'· ~. /\ Topogr:ıphical Fraı;ıncnı lroın Tıın hounnr ' 1 01 1

•E

• C)uınzc An' '"ll' Le (\·rdc Pul:ıırc.' :?"il

'i(l<J 72.


156

OIC: r R h.l 1< il li\ h. \ Hll ELERI \ E M it.\ KOC \ il L \il "' \ Si Br.·ı 1 ı · ' • '. Hl

sırat Siao old.uğu görülüyor O italo-Keltik ichçeyi konuşan Küçük Yüe-çi'lcr ~uıcy Tarım ın "-.uça, Kara-şar ': l urfan 'abalarında yaşıyorlardı fsao lar oncc Kuça ':ahasıııd'.'· sonra. 1urfan ~la ~Kara-Koca veya Sit-cheou), daha sonra Tun-houaııg da ve nıhaycl Chung-hsıng de )aşamışlardı. R'nın alışılmış şekıldc yutulması ılc cchro Budist dini manasına gelen tchoh. cholı kelımesıdır S1 choh. Budısı ~üçtik Yiic-çı'lcr demektir M.S. 840'dan çok öncelcrı zfü~~ ~~: le)dıler. O tarıhtcn ... oııra ll)gurla~. on-d)ig:'ler. On Köpekler tarafından asımilc edıldıler. Bu sebepten dola) ı Çınlılerın barbar köpekler olarak gördük! · Gobi"nin l,.uıcyinden gelııııı;. bu km imle yakinen al,.rabaydılar. Turfan l crı krallığının Küçül,. Yüc-çi"lerı llygur kanı taşıyorlardı -On L)gtırlarla <; 111 :o~~:r şünc göre On Köpeklerle akrabaydılar. Siao-C'ho-on-dJıg. Siao-Yueh-che-Chohon-djig. On Köpek Budist Küçük Yiie-çi"ler demektir ki Turlan Uygur krallığı­ nırı Ts·ao'ların da dahil olduğu eski hall,.ı M.S. 1200'de böyle olmuşlardı. Sadece bu hu-.uslar lııle Dene !erin göçünü Kara-Koca'nın Sit-dıeou olarak bi 1indiği ı..anıa n ı n yüzyı il arca sonrasına yerleştirmektedir. Atalarının neredeyse bin ) ı ldan uzun bir süre O ıta Asya· da biri il,.te vasadıkları Yul,.on Kalesi Koutcha'larına katılmak yerine Ts'ao'lıır, Sit-İ-chin-Li 'ler T'ang' f arın h ılk inı iye t i dö ııcnıinde l'tır fan Uyg url a rı ile i şb i rliği hal inde Tu ıı­ houang vahalarını birlil,.tc idare ellikleri McKeııLİe neh ri Na-Kotcho'larına 1,.aııl d ı lar. McKe111ie nehrı Kutchın'leri M.S. 12 f8'dc Kara-Koca'da!,.i ayaklanm:ıyıı katı lnı ı ş olan Uygurların soyundan gel iyorlardı. Ts 'ao' far muhtcnıclen f lsil lsia 'nın rchıııelcri)dılcr \e ( hung-hsing'e )erleştirilnıişlerdi. Peef nehrinden Roben ailesi kendilerinden hala adın işitilişe göre J\' rupalılaı­ ca transkripsıyonu olan Sindenilian diye bahsederler. 1 ek heceli şekilde ~indcııi-l İ· An dır. Ataları aslen mensup oldul,.fan yörenın adını tanımlama ıçin kull.ınaıı Orta Asya \C Soğd adetine ll}tnuşlardı. Anlaşılan Sinde-ni-Li-An 'larııı ataları hır ı.aımııı­ lar KuLeyhatı Hiııdıslan'da!,.i. halkı Tarım Yiie-çi'lerine akraba olan 'e \ı1 cJ il,.ind ) Ü/) ılda il ıuııg-nu · ıar ıaraf'ıııdan Kan:-u 'dalJ ) urtlarmdan batı) a sürülımış olan Kıı­ şan (Yiie-çi) krallığının bır parçası olduğu zaman. Sind'de yaşamışlardı . Çok erken bir tarihte hiitün bölge budist olmuştu. Fal,.at takrıbcn 1\1 \ 712'de Sınd \e Gandhara. la\.ifa '~ Kaşgar"ın dahil olduğu l,.uıe)dcki butuıı topraklar Araplar tarnfındaıı fethedilmiş ve lslami)etc sokulıııuştu'0 • Bu P-.:el nehrı ailesinin ataları aıılaı;.ılan o tarihte neredeyse sekızyüz) ıl )aşadıl,.ları )örı:­ nın adını bırlikte götürüp Sind' den Kota n'a kaçmışlardı. Bu tarıhtc !\.ot ııı Budi7me yeni gcçnıış olan fibetlilerin güçlü bir şekilde hal,.iıııiyeti altıııı.la)dı Kotaıı'ın 1 ibetçe adı Li idi 81 • ve onbirinci yü:tyılda Karahanlı ıııi.islüımııılar lıöl ge) i isti la edene kadar Tibet' in hiil,.iıniyeti altında 1,.aldı 8". Bır yiiz:ıldan dnha

ki

lfllEL G. STEWAR1'

bir süre sonra Karahı.ınlı l arııı Kotaıı'daki yerlerini budist Kara-Kita) 'far kısa · dc lnr · a ı tcrmıtt'fıe ·ışaret e der Bu. Sınde-nı-L · tdılar8 ' . Ni. Kotan ·ı"b ı ctçcsın ı-an ailesinin en eski, önemli yurdunun Sind 'dc bulunduğu. sonrakı \C uzun si.ire :aldıkları ) urdun Li ülkesinde \cya Kotaıı'da olduğu demektirs.ı. An bir Yue-çi klan adıdır. Soğd (Yüe-çı) Bu lıara'nın adıdır \'C Tibet döneminde klan adı olarak sa-cu'da (Tun-houang) listelerde yer alnıı~tır. Bu aıle 1860'fardaki salgın lrnstatıklar yörenin asıl halkını bir kaçı haricinde yok ettikten sonra Yukoıı'daıı Peel nehrine göç etmıştirs~. Sanki Yukoıı·un Khoıana (Kotaıf ın Kharosthi adı) kabı­ lesine mensup gibi gözüküyorla rdı Onların Kotanlılara M.S. 1200'den önce ~u­ chou'da k atıldıkl arı. Hsi- H sia'nın asıl ordusuna \ıt <; 122S'de be!,.feııen loğol hücumuna karş ı yap ıl an hazırlıklar esnasında alındıkları ancak tahmın olunahılir. şayet öyleyse 1227 yazında Chung-hsing·deydiler. Bu yiizden anlaşı l d ığına göre Sindc-ııi-Li-an ailesi Hiung-nu'lar tarafından batıya sürülen ve S i ııd'e ulaşan ve 700-800 yıl sonra Arapların önünden Kotaıı·a. Tibetlilerin Li ülkesine kaçan Yüe-çı'lerin (Kuşanlar, Soğd l ar) An k l anına mensuptular. Bütün Yüe-çi' ler, Soğdlar ve 1 arım sakinleri gibi klan ad l arı olan An'ın önüne M oğol i sti l as ı onları dönüşli olmayan bir göçe zorlamadan önce 1200-1 300 yıllık bir siircclcki baş lı ca iki yurtla rı n ın ad l a rı nı koyuyorlardı. Pullcyblank. İ ç M oğo l istan'da Bir 5oğd Kolonisi başfı l,.Jı ma!,.alesindı.: bu Orta A syalı in sa nl a rın menşe l eriııın hatırasını muhafaza etmek için gösterdikleri itina üzerinde yorumda b ulunmu ştu . Orta Asya adetlerin in ış ı ğı altında Kutchin adları özet halindeki aile tarihçeleri gibidirler. McPherson Kalesindeki Vitrckwa aıleleri asıl Peel nclıirlilerinden yegane hayatta kalanlardır86 . Ad l arının ~anskritçc Vritra ve Kuzeydoğu Tibetçe k wakwa'n ın birleşmesi o lduğu görülmektedir~, Vritra kötü ruh demektir \e Tarım'da yaygın ol d uğu üzere ortadal,.i ilk r yutulmuı;.turss. Kwa-kwa, yaşlı manasına gelen bir KtıLeydoğu Tibetçe sıfattır, ve Tuıı-houang'daki tekrar adetine rağmen o ) Örede adlardan heceler )Utmak adetı \ardısıı_ Tarım \el ıbec'ın \erli dilinde olduğu gibi sıfat öıııeden sonra gelmel,.tedır~ 1 • Vıtrek\\.a, Vıtrkwa. Vrııra­ kwa, Yaşlı Kötü Ruh demektir Bu ailcnııı ikinci \cya tru,\ir edıci adı olan Acı­ 91 ~ası ?imaya~ ~i~i uygun gozul,.ınel,.tcdır. \C )tne hura<la acımak kelııne:-i arım ın yerlı d ı lıııde \C Dcııı.:'fer tarafından o kadar çok l,.ullanılnıı~tır. 114

•ı 1

~ Thnın.ı'. F \\ • 1ıl>ı!t;ııı flocuım:nı s . ' 17.' 2~7. Hennıng. W B .. Aq:ı aııd ılıc "" l nklıarı;ııı'". ' ~70 Taın W . \V. lho: (ircd:s ııı li.ıı:ırı;ı anıl lndı;ı., .)7(). '11 \l! <20-I:?I "'' Brc"dnıcıdcı . 1 Meclı:ın.ıl Rcsc.ııdıc' c 1 Knpııkıakı harıta !..otan ııı (i.ı) nıı1'1ııınaıı \ı.ııılıırııı ıınıııııl•''. '>ııııl den k;ıç.ın Htııl1't Yıtl'•Çı'lcr ıçııı tahıi hıı \l!!ıııak ıılclu~uııtı 2cısıcrıııcl..tcdıı (ıluhh I il l'cacc 111 ılı< 11<1' l.and 11'ııts,ıl lnrıı.ıl.l.ırıla 11,ırı'I s 182 lınrııa.2.2 llıuınas 1 \\ Tıheı:m l>ı><:ıını~nı s s '2 l ı ull.eı;ı hal.kında \) ııca bnl..ınu ı: 37 s 11 3 ık 1 ıııı· hnuaıın l..laıı .ıılları h,ıl.1..ınct.ı

·~ Baıılııılıl. \ V . hıuı Sıuılı"' cıl Ccnıı.ıl J\,ıa. ı: 1 • ' .21 -.26 \C 9~-IOO

157

lllı

Y a g.dı pnoı fhomas b · !· \\ N anıes ııl Pln1:ı:s .ıııd l'crsnıı' ı ı ı ı\ııcıcnı Khotaıı ' lh-73 l alııtnıı da ııı pnrçası cuııılcdcl.ı ır un suru özcllıh.I.: de örneğı veya ııcsııeı ı vurgulaınul.. vc~a ayırd ctıııch. ıçııı kullanılır l\ırh.ı,:l' de ( 1\1 S M1llO<l-1 21R de Kot:ın ela bir ıcsır) nı alıernnıılı ı:u,u:rır D;Phcrs.oıı 1-.alesındd..ı ,\ııglıl.,ın M"~onıı l.il\lllnrı 1952 K~lan Saralı Sııııoıı McPlıcrsoıı Ku l esı N W r 19~ 1· 53 ı\ııel ıl..aıı K ı lı~ı.:s ı Kayıı Dcllcrı. Mcl'hcr~11n a csı Kını:snıill ı Om

\.\

· Aııcicnı Tihcı :ıncl ıh huııı.ı~cı, . , -1~ Hı. ·ı hnnı:ı' f \\ '\anı ... -. Jol 1 luıl.ıshr S 'i'.!1-'>'.!i.Hcnnın!!.\\ B A~ı:ındıhc ö ;ın:ın' s 570 • l>ocr nekkı S u-choıı tıı Su chnıı. Sıı TLlıııııg dıcuu l.ı,ıııµ ıclıı nc. ·ıc1ıu11g-lısinc · 'föoııı;ıs. I· W l ıhcıan u ıııcnı. ~ . S:ıpi 1.:. s >7 ' 71 dı: l 1111-houaııg d,ıkı ıcl.raı haU..ında Ba)~ S • l ıheı.m lnnu. nLn on 1ochanaıı. , 2t'4 -'.!Cı ~ lııflııcn ~ı.ah Sınıoıı l'ccl nı:hrı .ıılclcrının h,1111.ııınııı ıl.ıııcı adlarının hır lıstl"ıııı hazırladı. Sapır 1 l ıhcı.ın c;c, on foclı.ıı ıarı. Piıy., '.!lı 1-6-l 1 1'nınuııcı.11ıonnlılıcCom111oıı .,-0ıtn:ıcı ı.h •'N () ., O nııc


""'r.ı'

'" '' rım ~ıu.111 . ı;ı .r; ıu v ı:. Kt\ I< \ -K.Ul

\ iLi \ll lN \Sl':UETI

f'IH

Vitrekwa'ların atasının l lindu ve Budist Ölüm Tanrısı Yama'nın yurdunun girı­ şini bekleyen il-.i köpeklen birinden türetilmiş bir l akabı hal-. etmek için ne yapmış olabileceği insanı düşündürmektedir.

Vit-sri-ni-Tsui-lic, Avrupalı tacirlerin Kızıl Dolal-.lar dedil-.lcri Pcel nehirli reisin Çinliler ve akraba kavimler arasında o kadar yaygın olan lasvir edici adlardan birisidir. Tarım "'e Kan-su ile olan bin) ıllık münasebet g.Öl'öniine alın­ dığında Denc·ıerin arasında Çince adların görülmesi şaşırtıcı değildır '. Vit-sri-ni-·ı sui-lic. Budist adı olan Vit-sri ile Çince ad ve unvan olan Tsuitie'nin birleşmesinden ıne)dana gelmiş bır bileşik addır. Ni altemaııfc işaret etmektedir'n. Viı 'eya Vid. Vid-a1a·nın köküdür, Sanskritçe·del-.i d Çınce'del-.i t ılc 11 yer değiştirilebilir; Vid Sansl-.ritçe bir 1-.ök iken Çince şcl-.li Vifd11' • Orıa /\sya 'daki t lint budi.ll11inde Vid-aya bilgi, ne kadar farklı ve a) rı olsa da biitiin Şe) lerı bilmcı.. demekti. Vid-a)a guruları kutsal bilgi ve sihir becerisi öğrcticilerı\di Halüsi nasyonlar yapan ilaçlar hakkında bilgi gibi sihir becerisine de Vid-aya de nirdi . Bu tür ilaçlar hem şaman l ar hem de Budist keşişler tarafından kullanılır \c onlara göklere çıkıp hayaller görmek gücünü verdiklerine inanılırdı. Vid-a~a \e)a bilgi duaları ve sihirli forınülleri hazırlayan Durga ile de ilişkiliydi . Durga, tanrı S i va'nın karıs ının korkunç şcklindcykcnki ad larından birisiydi. Bu bakımdan o dağlar, nebatat ve tarlalarla ilişkili dişi şeytanları vücudunda barındıran birleşik hır tanrıça idi95 . Hu hatiyle /\sya'nın Ulu Ana Tanrıçası olarak da tanımlanıyordu lhı düşünce l er hcın Orta Asyalı şamani stl ere lıcm de Mahayaııa budisllerinc uygun geliyordular. Kutehin şaınan izmi denen şe) bütün yönleriyle Orta As) a bud ı -.tlcri ve şamanist lerinin düşiinee ve uygulamalarının paralelindedir. Vit-sri, Vid-a)a di~ı şeytanı demektir. Ad, birleşik dişi şeytan Durga ve onu n s ihirli formülleri ile ilişkili bir Vidaya'nın bilgi \'C sihir becerisini içinde barındırm~tadır. /\ltematir olan Çince ad Tsui. Sui. Ts·ui'dir. ilk olan 1sui Kutchın reisinııı ,ı dınııı işitilişe göre transkripsiyonudur. Sui, Tang·ıardan. M.S. 618-906. öncekı <; ın hanedanının. M.S. 580-618. adıdır. Bu ad Çin tarihinde bir daha görülmeınışıir. <-ia\ct hayatta 1-.alan olmuş a anlaşılan müteakip ahı) üz yıl içinde biitün Sİ) asi önenıı ı...ı) · betmiştır. Fakat, \11.S. 220.dc ikinci l lan hanedanının düşnıesıne \'e doğuda bıi)iık Loyang ovası ve batıda ~ensi dahil olmak üzere Çiıı"in en /engin yöıdcrini ihti,;~ eden Kuzey \\ ci de' lcıının. ~1.S. 220-26.5. )ükselişıne \asıta nlan güçlü asil <:iıılı aile için durum böyle değildi;. Ts 'ıı i ailesi gücünü onuncu )İİ/} ıla 1-.adar ınuhat.ıı;ı etmiş, T'ang ailesini l"ang imparatoriçelerinin ai lelerinin muhtemel taht gasplııııııa karşı desteklemişlerdir%. Tang'ların düşmesinden sonra Ts'ui adı Kıtan saro)ıııda 111 has mabeyinci olarak gbı'liltir97 • Bir başka Ts·ui Sung ordularında generali il-. )ar 1 ~ 11 " 8 ki bu Ts\ıi ai lesi içind<: bir böllinmeye işaret ed iyor gibid ircı . Amur bülgc.:siııc gıınıL' 0

.., Thmııa.,, F \\ Nanıc' ol l'c ı''"ı' :ıııd Plan:' ın Ancıcnı 1-..hoıan.' ~-• ~-1 Thuııın,, r W . Nn ı ıı .,, 1,57 '" Kiıır,ınill. T W E:ıılv flı,1111 >nl ıhı: \\'hıtc Hıın,.' \()1 •K Sıııılc). \farı:aıcı ,. ., Johıı \ l>ıtııonan ol llınduı,nı. l.'iOO B C: Tu 1500 t\ () 1500 ~ Ilır 1lmdıı11111 '°)wlıı•'nl ' 80·82 & 3 l:? ""Elıcrh.ıı d. W.. A 1lı-sur> ol Chın;ı.' 11J"' 1X 1 ''7 Wiııloııı:I. K /\ & h?n!! C'hıa 'hcrııı Hl\1111) eli Chım:'ı: So.:ıı:I). l ı.ıo. '· .56.'i '" Y " I.' ı: , -;ın

159

-.n.' L l '•..s rı~\VART

t: ı•...

bir çok yıl akrabaları asi Kitaıı ' lar arasında kalan Chung-hsing kaçal-.larına den onc~ir Kitan-Çin li grubun 1iderinin Kitan' larııı hiz.ınetindeki ·ıy ui olması çok katılan ldir Ki tan· ıarın Ts 'ui'si hemen hemen kesinlikle bir budistti. Bir grubun ınuhteme · r·ın ı·ı 1"ra ı -yapıcı aı· ı eııın· soyundan ge 1erek. . rak ·ve çoı.. esı..i ve saygıd eğer ı1ır" tiden o1a ' . • • .d r'ı olarak )·eni pozıs'ıomına u\gun olaraı.. baba, tanrı. ata manasına gelen alıklan lı e • : . . •N ince ekler olan ti. tie·) i ı..endı Ç ıncc klan adına tabıatıyla eklemış olmalıdır . Ç şılmış h ı b.. .. d 1 ·· 1 ·ı b b p~I nehirli reisin bu mu leme atası utun oguşıan gc eıı ony~gı ~rı ı e ar ar. ahil Moğol Köpeğine bo) un eğme~ i aşa~ıla) ıcı bulmuş ve. Hsı-1 lsı_a _hanedanıı~a c u baı:ı kişiler gibi ölümü tercıh ctmış olmalıdır. Bu hıslerle bırlıkte ( cngı/ mens p '. . . . b"I . k ı· Han·ın esir liderleri öldünnek hususunda sonra"ı sı)asetını ı m~sı onun ·açış ırsasevinçle karşılamas ına 'icbcp olmuş o lmalı dır. Chung-hsıng kaçakları M.S. 11 ~~Tde Kitan topral-.larına vardıkları zaman bir (inli-Kitan Tsui'nin asi Kitan P'u11 ~İsicn \Van-ııu ile birlikte olması ihtimalleri çoı..) ül-.sektir xı Peel nehrindeki di ğer bir yerli adı Vaneltse'dir. 1847-48'de A.H. Murray Yukon Kalec;inde göl' ün manasının h an o ldu ğunu, fakat van 'ın bir göl demek olduöunu belirtmişti. Anlaşıldığına göre \an adını art ık hatırlamadıkları. fakat atala~ınca gayet iyi bi linen belli bir göl için o lan Koutcha-Kutchin adıdır. El, kavim manasına gclcıı Tiirl-.çe elit ekinin kı sa ltılmı ş ıdır. tse ise Doğu Tarını'ın bir m an ası olmayan gözde ad ekidir. Van-el-tse. Vanclıse Bir Gölün Kavmi demektir. Şayet bu spekü lüsyon tar geçeri i ise Vanellsc' lerin atalarının Turfan Uygur han ı nın ordularında hizmet gören l ss ık -Ku l yöresi nin Kuzeyli Türk paralı askerleri olduğu ileri sürülebilinir. Teya, Peel nehri Louchcu:-.. ·ıarı ve aynı zamanda 1.i-pan Apaçi'leri arası n ­ da görülen bir yerli adıdır. Bu ad başvurulan hiç bir kaynak1:a göri.ilmeınekledir. Fakat ataları Kuça ,.e Kotan Hlhalarından gelmiş insanlar arasında görüldüğün­ den dola) ı) ine de o ldukça) H) gın bir l arım adı olması gerck..ir. Nihayet Pcel nehrinden Tctlichc ailesinin adı ya Ç inlilerle ya da Turfan'daki Yiie-çi topluluğu ıle ilişl-.ili gö/ül-.mektedir. Teı 'e~a Tat. Türk asıllı değ.il demektir: Li Tarım.da \a\gın .... olan bir klan adıdır. \e ehe ise ad ekı tsc·nııı bir başka l?el-.lidir. Tctliche, fet-Li-chc. Türk Asıllı O lmayan Li KJan ın daıı demektir. Yine de bütün Peel nehrı aikh!rı ıçinde sadece Viırekwa·ıar eski orıJİnal sakinlerdendirler. Diğer biitiin adlar Peel nehrinin orijinal yerli halkını neredeyse taınaınen yok eden 1860'1ardaki korkunç sa l gın hastalıkları müteakip Yukoıı \e McKenzie nehirlerındcn "elen aılelere aıttirler. ::..

1

Ku tclıin ' ler in D ı şarıda n Evlenme

Biiliimleri

1849 yaz ınd a Peel nehrinde görevli olan Wi ll iaıns Lucas 1lardiscy Kutchin'lcrin dışarıdan evleıııncsi hal-.kında U/llll bir yıvı kaleme almıştır. 1ekrarlar ve deri rengi nin sebebi ni yenip içilenlere atfeden kısımlar bir kenara bıra­ t~I

il 1~ııo·,ıcıı \I ..,

kılırsa yazdıl-.ları ~öyledir·

..

, ~berhard. W . 11ı,ıoı)' ul Chırm. , Z-1 .. 'i2 fll~dın . M . llıt! :\lı•ııı:ol Empırı:.' ım


161

ıma:R"KlffC'lll ~ KXBTTfü.flHYt K.\ll \-1\.0C' \ iLE Mf"I \SEBF.11 ı.ıu

160

··ı-..asL hikii)esıne atıfla

meselenin doğru bır çözünıiinü vermek rnüşkiildu lannediyorurn ı..ı aslında ı..endıleri de bilmi)orlar. çünkü ınsanlığ.ın iıç bih -~· 1 J il" . . d . ·ı 1 t)Ö 1üınü ıçın eğışı ... şey er anlatıyorlar... Dlişünüyonını ki ... renge atıfta buluııt. ~·or. çünkli kelimeler U)gulanabilır. Chiı-sah uçuı.. renl-.li hcı şeye atıt'la bulunur bt!yaz tenli ınsanlar. An-nngh ı..ara'dan '\ah-Tsıngh t!'mcr tenli in,anlar: Lıın gees, orta· dan ve ha güneş. parlak. ışılda) aıı 's: den olma Ah-tsah parlaı.. 1 _ ''d l . 1 1 t ı· .... gı b ı en aın-ge~s-a ı-tsa ı ne :>eya1 ten ı ne esmer. ıkısıııın arası ... Kurala boı;ııı ll) ulmasa da bır C hıt-sangh <lığ.er bir Chıt-sangh · ıa C\ lcııcmez: 'a) et bö) h.. hır şe) yaparlarsa ala) ıne\l.u oll~rlar. ) üzlcrıne gülünür. "-.adın başl-.a bir kabileden olsa ve aralarında en ufaJ... bır kan bağı bulunmasa bile adamın 1-.ızkardcsi ıl · söylenir. iki bölüm için de geçerlidir. ile a)nı renktendı~lcr Kası. mcnsubi)etı ana)a göredir: bir Uıit-sangh erı..esı hır Nah-Tsıng ı..adını ıle evlenırse çocuı..lar "Jah-Tsing olurlar, tersi durumda da tersi olur. böylece bölümler daima değişirler ... Renı... veya kast bağları veya ınecburı­ \Ctleri ı...m bağınduıı veya nıillıyetten daha güçlüdürler. <)a,aşta ı..abile kabılc\c ı..arşı dcğıldir. fakat bölüm boluıne kar~ıclır. \C çocuklar hiçbir zaman babaları llc a)nı kast'ıan olnıa)acakları için çoculdaı babalarına J...arşı olacaı..ıır. ve babalar çocuklara karşı. kabilenin bir parçası başJ...a bır kabilenin bir parçasına karşı \C)n kendisine ı..arşı. 6: h! ki tahmin edilebileceği gibi çok bü\iik bir !.!Cllel karga"a meydana gelebilir 1 aı..at bunun pek sıı.. olması beı..lcncmc~ çünı..ü~cbe\e}nın ~ıı 1111 kötüsü bile tabiatı) la barışı \..endi çocukları ile savaşmaya tercih cdeccktir " Bir başka kültürün uygulamalarını gözönüne alırke n insanların kcndı ı..uı­ türlerinın değerlcrını bir ı..cmıra bırakmaları ne kadar zor! Hem Hirı..lcr hem 1l sien-pı' lcr soylarını ana tarafından sa) ıyorlartlı. Babalarını öldürebilirkı di, aslında babalarını öldlirm~k hıç de önemli bir mesele değildi. ıaı..aı hıçbir zaman 10 annelerını ıncitmeılcrdı -. llardisty'den zıyade 1860-63'dc 'ı ukon Kutchın'lerıne giden ilk Anglikan mısyoncı olan ralııp W.W.l\.iılb) Kutchin'lerin dışarıdan c\ liliği lıakkıııda )<11Jıklarımlan anla~ılacağ.ı gibı ları..lı bır \..ültiirün tı..;riınlcri) le düşünmekte bu zor-

evlendiği

Diğer

a)nı şey

Ço~uklar anı~cler~

luğa ınanııdu:

·'Kabileye baı..nıaı..sıt.ın onlar medeni millctlcriıı aristoı..rasisiııi. oıta sınıfları 'c ayaı.. takımını biraz andıran Chll-'ia. l\atc-o;a ,.e 1 aııu.es-at-sa adlarınd ı üç sınıfa taksim edilmi~lerdir kı ılkı en zengin olanlar' c som;ncuları en fakir lllanlardır. 13ir erkeğin ı..cııdi sınılıııdaıı evlı.:nnıenıc!:ıi, cliı,!,er iki sınıftan hırindcıı k.ı­ dın alması kaide olduğundan hır baı..ıma çok bü\iiı.. l;rı..lılık arzcdcrlcr Bir Clıiı­ sa be)dendisi se\ l)Csınin ·ıltma düştüµ.iine d~ir hiçbir :;;c) hıs,et111cbı1111 lıır fangc~-at-sa kö) lü ı..;ıdını ile C\ lenebilır. (,.ocuı..lar herhaJik:ırda annı.:.nın sınıllfl•I mensuptıırlar. Bu uyarlaımıııın evve lce aralarında çok sık görülen öluııı~ul 11 kanda\ alarını yatışı ırmakta nerede) !:ıC ha' ırhah bır tı:sirı olmu::.tur ıııı Hardısly W l . Tlıc l .1111dıcux lııdıntı' Smıılıscıııııuı lü:poı I 1~(ı(ı s 1 l S 1 J 7 ı • P·arı..er 1 11 1lısto \ ı• I (.hına. . ' ' ' -n ı \llıncı ııt\ ıJ.l:ın ,ıınr.ı llsıcıı pı krııı gunc\ ela t ko lu

kuıu

\ 'illi.ıra l..anşııkcn loba·ı:ırın hııkumJar

lısıang !arın ar.ısına çd;ıltlı

11 '

ı..1111.'\

ko lu

ı-.. uıı:) ı ıır ı,.krıııı: 1

<., nı-1 ıhı:t ,ınırıııJa Tıt><:tlı ın

Kırby \ Kııt-h) ı. \\' W ı\ Jııumc) ıo ıh•· 'I' oucıın. S J( • l 864.' .ı ı b~l20

-

({irı.. b).

beyaz bölümü karadan daha üstün görüyordu Klan bölüınleriniı veni tesis edildiklerine dair 11a:;.ka hiçim bııhsetnıez . !950'1erdc Peel neh irli bilgi verenler kenclıli.!rınden evvı.! lkilerin l849'cla Hard i..,ty'e be lirtti kleri gibi bu adetin çoı.. ı:'ki zamanlardan bcrı ıııevcuı oldıı~undan bahsederler 1880.dc rahip Robert ~lcDonald Kutchin'leri Hıristı ­ )an aile mol!e!ine gör~ tcşk.ilatlanma~ ı ı..abul~ iı..na elmiştı. l ler şe~c rağmen ı CJSO' lerde imin herkcs ın ı.;sk ı sosyal s ı stemclckı yeri ni bi 1iyorlarcl ı ve en ıwn daıı 1111 baııları eş seçerken esı..i klan bölümlerini gözönüne alıyordu • ":ir~b) ·nın h~ricinde hiçbir gözlemci \..lan hölümlerindeıı kabile saHışları11111.ycnı bır \azgeçırıcısı olara.ı... bahseııneıl:r. Kutchin"ler arasında belırgin bır kabılc savaşı kayıtları e ııcl crd ırl er. 1ludson s l3ay Cnnıpnny tacirleri Kutclıiıı wpr.ıı..larında hır kere ) erlcşıiı..ten sonra \..abi le düşınanl ıı..larından , azgeçirnıck içın her yola ba ş' urdular. a) nı şe) ı sonunda başararaı.. Kutch in' ler , e ı sı..imo · laı arasında da sağlad ıl ar. ~avaş kürk ticareti için köti.iyd[i. YaJc üniversitesinden antropolog Dr. Cornelius Osgood Kuıchın·ıerin kiiltiirü lıaı..ı..ında çok şe) ) azmıştır O. üç ı..ıan bölümünden. dışarıdan e\ lennıe özelliğinden 'c ana tarafından SO) un sürdiiri.ildiiğünden bahseder. ı ciı-ıci · ıerin (veya Chit-sa) " hizıncı\..ar.. düşüncesi ile ilişı..ili olduğunu ve "Kurt" dcııdit!iııi sö) ler. Nats-sai'larda (\ C)a Na-tsui) "zengin adanı·· düşüncesi vardır \e ··Kaı~a" dcnilirler. T)C·ll}i-ya-tsia'nın (\eya fangcs-ah-tsa) manası .. her iki tarana ehir d<~sı"ıur. Cro" nehrinde Karga ve Kuıt terimleri bilgi verenler tarafından bilin mı)~>rdu: ama re~ s leri!ı d.ainı~ Chıl-sa ve N~ı-lsui ı..ıaıılarındaıı seçildiğini, hiçbiı 10 z.am,1~1 b~raz aşagı telal\kı edılen Orta l\landan seçilmediğini "öyleınişlerdi '. Bu 1950 l~rın başlarında Peel nehırlilcrin \erdikleri bilgidir asl ında. Onlnr 1'.ara klanı bmız. daha üstün görüyorlardı. Kurt \C Karga birliklerini duymuş olmakla beraber meıışeı \cya maııa-;ı hakl-.ında bir fiı..irteri "oı..tu. .. ı 8~? ' larııı başlarında Dcne'Jcriıı dili ve ad~tleriııe büyü\.. bir ilgi duyan \'C çok _ust duzeyd~ tahsi l görmüş olan peder Emi l Petiıoı kuıc) kabilelerinin arasıı~d,ı ) aşaın;ık ıçııı Fransa· dan gelmı~ti. Peri) odiı.. bir şcki ide Ciood ı l oı1c "-.alcsı mıwonunda\.. ,.. · rag.nıcıı - ıl boyunca Kuıchın·ıerle uzun yol· ı ıı· ssu·· ııe conınesıne 1)) · ~u l.u~lara ?ı~ınaya ve onların 1-.anıp l arımla yaşamaya al ı şm ı ştı. Deııc'lcrin lehçcermı çok ıyı ı.. onuşur lı<ilc gelmiş \C kiihürlcri ile an·ancleri lıaı..kında otuz küsur ıtap . yvmı T-acır ı erın. · protcstan mis)Oncrlit!inın \t! bu , iiz"ılın . ~ tı K ııtchın leriııiıı ·· ı .. ı·· . da" ~. haU ın da hıssettikleı·i • • J • uç 10 ıını arasın 1 · staıu.. ıncselelcrı muglak b ı · . r ~ · < . • :' e ırsız ı gı açığa ı..avuşturacak şel-.i ld c \..laıı bölümlerinin izahını )Upaıı Yeganc yazardır ü . . . Faı..aı ~ )ındjie milletinin asıllcrdeıı \C)a Tchill-hc·ıerden bağıms11 olaraı.. 1 ç "•1111pa ı lgııır·v bo·T· · dıstan·ı · ters uın ..tıııu·· ve şaye t gaye 1e rı· l lııı ıı kasllar ııı n ınınanıcıı · nlıırnsa oııh ·a ı..· t d b'l ~ · · b ı ka ı < ' 1 clS ene 1 ecc!!ını a 1sct111cdc11 !!CÇmeı.. istemi\Ortılll. Bu " 1P ar Etclın · \ı.;y,ı , , sag- ( ena ı ı Ka\ını · • ı ı - Kret \c\a 8c,aılar. '\mscin-1'.reı ,e,.ı

iması doğru değildir.

gözlcım:ı bundaı:

k

--

.

-

· · l\ııplıl...ııı l...ılı~csı ı-.1111 dcltcn . IM\all 'lnıah S ı mıın ~M.:l'h~rson l..ı nıı-\u ı... .. 11 ı csındct-ı

(

ıı

....... ~S l 7 1

. \C

clıi!cı l.11ııdıcu\ l.;ıdınhırı

ile kmı 1..ı:ııJılerı ı.,:ı.ı ıcrcılıtc hulıınJut-larınd;nı h.ıh,ı:ımı krJı

l nnırıhuııon' tı ı ıhc 1 ıhııner;ıph\ n l ıh..: f...mchııı (Kuıchııı krın ı ınocr.ıl\ .ısın.ı ı...~ıl;ıl:ırı ,


t:Ttll"''"' ' .. -

Sol Cenah Kavmi veya Karalar: Triııjidheytt!'lt:l-Kret veya Merkez Kavmi vcva Kahvercngi.dirler. Bütün Dindjie·ıeriıı annesi vasıtası) la mensup olduğu kan;plan evlenmesi kesinlikle yasaktır. Kaide karı veya kocayı diğer kamplardan birind en seçmektir. yan i Sağ l ar Sollar' ın kampından ve tersi ve Mcrı..ezdek i lcr diğerlerinden birinden. Çocukların hepsi hukuken annenin kampına aittirler. Bu Anaerki ilik' tir." ın<• Peder Petitot, şüphesiz kara ve beyaz dışarıdan ev lenme bölümleri o lan Kutchin asillerinin veya Tchi ll-he'lerin klan bölümlerinden bağım s ız olduı..ıa­ rım kesinlikle be lirtmektedir. Şayet TcJıill-he ' ler Kutchin'lerin söylediğine göre Beyaz Adanıtıı Hudson Bay Reisinden önceki ·'I idcrler,. iseler pozisyun ırsl değil seçimleydi. Tclıil l -he'nin gene llikle doğuştan Dst pozisyonda o lan Türk Uygur kumandanlarının ad la rın a ekl enen ve çelik manasına gelen Türkçe Tcherik veya Tche-lik'in Çince şekli veya sesi olduğundan şüph e etmek için 107 bir sebep yoktur . Bunun Uygurlara veril en bir grup ad ın pek çok varyasyo· CI ı "11I I'e gı' b'ı ın.~ . B u .ıns:ın nunda yeri vardır- T .ın g- ı ·ın g. T'ı- ,.ı. ·r·ıı <- l'k ı ' , ·r·ıc 1ı- ı e. lar Kara ve Beyaz·a bölünmüş lerdi ve bu gelenek bakımından Taııg­ 109 hsiang'lara benziyorlardı . Ataları 400 yıl boyunca Uygurlar tararından idare edilmiş olan Tarıın'daki Kuça'lara dayanan Kutchin·ıer g ibi kav imler için liderlerine veri len Tchill-he adı uzun süreden beri yerleşmiş olan bir alış kanlı­ ğın devamı görünümündedir. TcJıill-htf nin Ü) gur menşeiııin desteği bu eserde yukarıda incelenen ad ve Unvanlarda mevcuttur- Artez, M.S. l 209'cla gönül lü o larak Cengiz H an'a boyun eğe n Uygur hanının iinvanlarından biriydi. ve lııtsl! Kutchin'lere verilen ve demir işleyen Uygurlarla ili şkili o larak Demir Adanı manası. Belki de M.S. 840.da himayelerini isteyen ve Kitan·ıarın Kara Kitaıı bölümünü teşkil ett ikleri düşünülen ve K:ıra-Koca Uygur l armın t~bi olduı..ın rı Orta Asya Kara-Kitan imparatorluğunun kurucuları o lan epeyi miktarda Uygur kabilesinden dolayı Kitan·ıar da kendilerine Demir Adam diyo rlardı. Kutchııı kabilel erinin Uygur bağ la ntı s ı l 785'de Yakatut körfezinin yeril reisinin Unvanında barizdir - Taigon, ki bu ses ve transkripsiyon olarak Uygur Dm anı 11 0 olan tegin'e yakındır . Tch ill-hc. Arlez, Demir Adam. Taigon. hunların hepsi Kutclıiıı · ıerin atııhı­ rının M .S. 840'da kaçak o larak çöli.i aşıp Tarım vahalarını işgal eden ve baş­ kentleri Kara- Koca. (Na (g}-Kotclıo) o lan Uygur kabilelerı yle uzun süreli birlikte! iği teyid etmektedirler. Türkler ataerkil olarak tasvir edi lmişlerd ir, ve hiikiinıcl işleri ile savaş ve siyasi meseleler bahismevzu olduğunda yani genel olarak öyled irlcr ele. l'aknl ıc~.

Peıı ı oı.

Oue< ı

1117

. E.• (.luınzc

en Lcs

Aııs

Sous Le Cerde

Lillemıun.:~ Popııl:ııre-s

an kadın liderleri de olmuştur. Siyasi lcş kilatların111 aile )apı s ı üzerinde rcsiri

bnli · k'I "d 1 .. b'ır k cıı~ra almamı ş 1ard 11; O.nı'k· 'ınc i ve olınanıışur. Eskı ~~ıacr .ı a ~l. e.~ıııı A

nüçiinci.i yüzy ıl Turklcrı bu ış ı ııs tleuecck bır anıca yoksa hala öz anneleri 0 •. ., olmak üzere ölmüş babala rının karı ları ıle evlenme"- fıdetindeydilcr. ve IS 1IS 11<' 1 11 küçük kardeşler. ö~müş ağabeylerinin karıları~·(~ e\'feniyor.l.ard.ı. . KüçL.ik. erkek kardeş in ağabeyının klanına mensup olmas ı gıbı amca da ?lıııu ş karcleş ı nın klanına mensuptu. Oğul. ö lmü ş babaıını kadınlarıyla, cvlc ndı ği zama n mevcut o lnın' an bir amcanın yerine keneli klaomm kadmlarırıın so rnmluluğurıu üstleni'\~ordu. Bu. KULchin'leriıı veya Dene kabilelerinin de uyguladıkları bir cknno111 m;ı.. ve hinıayc edi ci tedbircli . 13ıı adeti n Naynıaıı l arda uygulanış ını gönrıüştük. Hanları inanç Bilge M.S. l l 99'da il erlemi ş bir yaşta ö l müş. anlaşılan bu durum geride karıları) la ilgilenecek bir amca bırakmadığından hareminin taksimi ıne­ ;clcsi oğulları Bay lluka ile Bu) uruk.un üstüne düş mü ş. onlar da babalıırıııın göı.dc karı s ın a sahip o lmak için kavga edi nce bunun so nuçları Naymaııların glicü için rclakeı getirici olmuştu . I3iLi M.S . 55 1"e göliiren Pelı-shih·e göre erken rurkl er anaerkil idiler ve hepsi annelerinin klanının adını alı)orlardı . Altıncı yüıyı lın orta larında Balı Türklerinin bir i lh anı ölünce yerine kendi klanına mensur bır adam o lan küçük kardeş i geçmişti. o ela ö lürk en keneli o ğ lunu bir kenarda bırakmış. küçük kardeş ini tahta geçirerek liderliği keneli klanı içinde tucınu ş­ Lur 11 M.S. 981 'de Turfan Uygurlarının tcgini Beşbalık'taki (Unımçi) yazlık ımılikaııesin c g itmek için başkeııı Kara-Koca·elan ay rılırken ülkenin idaresini dayı s ına. yfı 11i kendi klanından bir adama tevdi etmi ş ti. karşı klana mensup olması g.ereken bir amcaya değil. ki bu durum o ııun babas ının değil de annesinin kla14 nına mensur (ılduğunuıı açık bir işaretidir' . Erken Türkl erin idari si!'>leıninde Beyaz bölüme mensup hiikünıclardan soma gelen görev liler ve on ların e ıııri11d e ­ kilcr Doğu ve Batı.ya bö lünmii ş lcrcli ki hu Ç inlilere göre So l ve Sağ·a eşdeğer­ Jı11\. Türklerin Sol ve Sağ böliiıııleıinin üzerinde peder Petitot'un McKenzie nehrınin Doğu Kutchin ' lerindeıı duyup transkripsiyonunu yaptığı ve Kutch iıı lcşkiliitlanma s ııı da bel iriliği Tclıi il-he· lerc benzer bir hükümdar kastı VC) a ailesinııı olduğu aşikardır. l liiküıııdar ailesinin ve Kanı ve Beyaz bö lümlerin yanı :.ıra Türklerde b ir grup daha vardı. M.S. 738.de Batı l'i.irkleriııdcıı Türgeş kabilesinin Sarı ve Kara bö l iiııılcri bi rbirl erivle ınücadelcvc <>irişmislercli 11 t'. Bıı Sarı lı - "' ' liliiın Kulchin' lerin Oıla 'eya Kahvereng i bölümüne cşdeğere benzi~ or. 111 1

. 18' 8" 1 T 1 1 d. lıı ( 'ııwıd:ı l\ ııul ~. > . 11 ve r:ıc ı ı ı nn., n ıcnne ı ' 14- 15. E. G Sıt.:wıırı ıcrcııııı~-..ı ·~ , Rc~ıdcdd111 · ııı ll"ıoırc de \ lııntlı: undan (Duma Tıırı hıl •

Polaıre. l 'rırıs

de Touıe,

Bloıchcı F . llistoıre dcs l\longols. Fıızlullah

ı.u., N:ııion,. '

35

1111' Parker. r::. H .. Orıc Thnu,ıınd Ye:ın. ol ıhe T:ırı:ır,. '· 195. tdıı ı ı,ı· "" Tlıcının,. F' W.. Nanı.• s. 31 : Tııııg-lısmııg' lar. o bıılgeye ;ılı ıı ıoı yuzyılda gdcıı ve nı ıhııııı c ı voı) 1 H~ıa hııııcdnn ını ı..uııın Tnha' lann ı ılarc ctti ı..ı..:rı hır Ch'iang 1'ııbılcsı~dıleı ·ı:. ııe .ı~111 Lessm:r. F.rwin. Sıhcııa. Cmdlc ol C~mquerol'o. , 1-17. ll aınıltoıı J. R.. Le' Oıııghuuıc' cn l pO<I Cimı Dvn:t,ııes. ~.

J :!7 \ti

CTcgiıı m:ulıle<i ).

P;ııkcı . F. il Onc Tlı111 1\,11 1d Yı:ar' ol ıhc Tııı ıar,. ' .ı. l l ııı ılmld. V V .. l u ıı..c~uıı ı Down ıo ılıc M ungtı l lııv:ı-ıuns. , ~90 ~kPhcrsoıı l\uıc,ı '\; \\ 1 H:l\;11 Sın;ılı Sııııon. l'.ırı..cı E 11 Tlw Earl\ 1 urb lıoın l'ch ,fııh up ıc 'i'\ 1 \ 1) ı l'dı ,hıh ıcıı j\I S 'iS 1·c 1-..:ıd:ıı t:rı..ı:ıı IUıl.lcr). l Jıınıı R C\IC\\ l X</</-1901.' i {ıl-16'1 ( hmmı l ı l"url.knııclt: M.lı ııı hah<ı'1 1lll1 haklı cılııı.ı'ı / 11~llnlu l uğu vukııı ivl <; l 78<J da 1 AlıdOlh amıd · ııı il. ı <'~ l ıı 111 Sdiııı olııcaı:cııan \ c:.1: 111 ıçı n bir l\ c mıı ıı h ı r:ııln115 l ardı \ııacıl.ıl orııckh.:rııı s urııp uııkıı ıcsırı sult:ııılarııı kenılılcrııı ı ·ı. ulnrtl u · ı.Jı\•c ı:ıs,·ır cı ıııclcrııı dc ~ıırıtlcbılır 7ıra lıar.:mı.Jd.ı cı..,cn\ell .:~ır .ılının" olan ı...ıdınlar:ı lıı•\k tlcnı\ı'rtlıı ( ısnıanlı sulı;ml.ııı ,cıcr­ ıcııııın han:ıııını dcHalm;ıl. lı.ıl.kma sahıpı ılcr \hdullldnııd ın harcnııııııckı l·rnıı, 1/ 'ıılı ;ın hanımın 111 <;.:ıın ııı muhıcnıcl "nıcıres ı · olthı!!.unu du~11 1 111ı ck Raııı ı J, ııla\ lıı dıı şıııırııcl. \ o: U$nınnlı l :ıı ııı bu C$kı l ıırl.. 11) -

1ı1 !!lll;:ııııtısıııııı ıııc~ı 11lu!!uı1t1 gt\1.ıırJ ı cınıd, nl uı ı

ı ~l.ııtıılıon_ J. I~ . ı .c, Cluıglıııııı,;' en LTpuqm: tles Cıııq l>yıı:ı,ııe,., ıo. s 117-ICı..ı 1

\ gc · P:ırkcı E. il Th~ l;:ııi\ Tıırı.,., ltd-f~

'.ıı~cı. E H.. ,\ 1hııu,ancl

' '°""'ot ı hc T;ıı ı;ıı,

' 1XO


...-

---~----------··· .." ............ . l ... ı·

Rr

Erken dönemlerden itibaren Tibet kültürü anaerkildi. Ana Hukukları eski indus ınedeni)etinın ka) nağına \e takriben ~l.Ö. 1800.dc Pamirleri aşıp lanın ve Kansu·nun doğu ucuna göçen ve bir arada Ay Irkı di)e bilinen Yüc-çi"lcr ve 117 Ch · iang' lardan mürekkep Ay A ·ıı csı., ne k adar u/anır . H.ıun~-nu .ıstı·ı·alan esnasında Yüe-çi'ler Kan-su'daki yurtlarından çok uzaklara Bali ya süriilnıüş, ama bazıları Kuzey ·ı ar ın1 da bırakılmış ve yine bazı l a rı Koko-Nor bölgesinde ileride Tibetliler arasında hakim unsur olacak olan akrabaları Ch · iang kabilclc rine sığınmışlardı. Çin-Tibet hududu bO)UnCa 150 kabili! Cl~·iang olarak tasnii edilmişti ve A-la-shaıı"larda da çok sayıda mevcutt~ıl~r. Bıı ınsanların arasında babanın sadece şahsi adı vardı. ve çocuklar annelerının "!anının adını alırlardı 11 Bir erkek kendi klanından bir kadınla cvleneınezdi ıı. llcm Yüe-çi'lcr hem Ch"iang."lar Ay Ailcsi"ııe mensuptular ve bir Ay tanrısının soyundan gcldiklc rini iddia ediyorlardı. Onlar Ay lrkı idiler. Hatta lJ)gur ların ataları olan Oğtı/ . dl.!llCı·ıı er 11 " . K utchın'lcı Türh.leri bile varı Turani. yani yarı yarıya Ay Aı·ı esın (Dindjıe·ıer. Öene·ıcr) de/\) lrkı"na mensup olduklarını ıddia ~di~~rlard~. \c menşe an·anelcri buna şehadet eder. Menı;;c kahramanları olan DıııdJıe. Ay dan "kayınbabası'· olarak bahseder, bö)lece çocuklarını~ ana tara~ıııdan A~,.~O)un­ dan olduklarını ve aynı zamanda Ay lrkı 'nın anaerkıl yapısını ıma eder Miladi dönemin ilk yedi veya sekiz yüzy ılınd a Hint topluluğu büyük ölçüde anacrkjldi, ve bugün bile güne) batıda blok hat inde ve başka yerlerde öıcllih.lc kuzeyde dağınıı... gruplar halinde kültürün hala a) nı k.arakte~i h_ai/ ~ldu~u ~e _so· yun ana tarafından türetildiği yerler vardır. Kuzeybatı 1lınd~stan dakı lal _ı~r arasında bir adamııı \ nrisleri kızkardcşinin çocuklarıdır. kcndı çocukl arı dcgıl. l l eın Cat'lar henı Racput'lar aras ında çok kocal ılı k halı'.\ uygulanmakta<lır, ve Tibeı'<lc de oörülmckıc<lir 121 . l 950' 1crde Pccl nehri Kutchin"leri hala bir kadıı_ıııı 111 iki kocasını~ olabildiği an'aneleri anlaııyorlardı . Moğol istilaları döncınınc ı...adar süren Hindistaıı'ın Kuzeybatı hududundan olan Hint göçleri bu tür fıd':tk­ ri. Yüe-çi geçmişleri \e Tibet" in Ch · iang ı...abileleri ile aı...rab~lık } ü~ü~dcn .1.aten mevcut olabilecekleri, Güne) Tarını ve kll/.cyde Turfan yörcsıne gerırdılcr. Bütün Doğu Asyalı kavimlerin renl.!.i temel almışa benzeyen üç dışarı 1 1 ... bır dan evlenme bölünılcrı· \ardı - Be)aZ. Kara ve Karışı k ~ · nt..1 · S· 620"<.lc . . 121 Tü rk kaganı küçümseyerek Hindistan'ııı kara iıısanlnrındaıı bahsetınışı ı_ · · o ı an l o ı o ·ı ar' ·eva kcndık13una ımıkabil Burma hududundan hı/eye ge 1mış J • • rinin demesi\ le Nersu·ıar Kara bölümü aristokratik ve Beyaz·ı düşi.ih. tdakkı ediyorlardı. l lcr iki bölüme ait olan kölelerden müreı...ı...cp bir Orta bölüınlcrı de varJı 1 ~ 5 . Kın1•,nıılf. T W . Ancıcnt f ıhcı aııd il' Fronıa~·cı-. ' · l I ~.ı

11 11

~ Y. :ı,g c .. -..45. Hlı,lıı:lf. S \V. Thc E:ırly lll'IUIV ol Tıhcı.' 530-5.W.

Kıng,ınill.) a g 'a)ltıl.11 ılipnı.ıı lfı2.' \fı ıı. Pcııııuı. E. Traılıııon' lııJıcnnc l.c' l.ııtcraıuı • l'opulaırc' - ' 1"i 'fi 1- 1 Erhı:nlı:1' O. iL Moıhcı ltıfhl ın lndı;ı(Hindı,ıan <la .\na liukul..u l ' I~' "' h:ınıa. "i\ 1 111 Pccl nchn (Mc:Phcr,on Kak,ıl bılgı verenim Hıl\hcll. F W. Th.: E:ırly Hı-.ını) ofTıhcı ' · · ııı Çinlılcr h:iıicin<k 1 • P:ırl..cı !::.. H.. Chıııa anıl l~clıı;ııın IÇin \C Dını.' 111 ı •< Yull!. 11 H.. llıc Bnok ul Ser M:lrcıı l'oln. c 11,' (ı3

1 "'

165

ETfft:L c;. STEWAlff

fakat açık renkli Ku7e) "in esmer Güne) ·ıe buluştuğu l arını"daıı Kan. . ı..adar kara ve beyaz klan bölümlerinin Kutchin kabilelerinde olduğu gibi :ua~~) ukarı a) nı statüye sahip o.ldu_kları bir denge kurulmuştu. Tarım "da. Kanş 'd0 , ve Tibc1 hududu boyunca hıçbı r zaman laınaıncn yok ol mamış olan 13011-po Sll el . 1ere1·ı P<•- . . · de Bon-po seremonileri Kara. Beyaz ve Karışı"'ı o 1ara"'ı tasn .ı t• ed ·ı ı nıış dKının Tarım devletlerinin teşkilatı l "sien 1lan Chou'da tas\ ir edilmiştir. uze) ..... Ordunun sayısı 21 .076 ·ıdı.· a·ır UI u K onıyucu C'ıenera.1 b.ır M"ll ı eta 1lı Yardımcı Markı. bir Krali)et Teslinıalan Marki._ bi~ 1loo·ıarı Te~ip ed_eıı \larh.i, bir ııoo ·tarın Ortasındaki K~ruyucu General. bır Sol Ge~ıeral, b~~- Sag <· ~ııeral: bir Sol Koruyucu General, bır Sağ. Koruyucu General. bır Sol_ Şovalyc. bır Sag Sövalvc. bir Sol Güç!O Yardımcı, 13ir Sağ Güçlü Yardımcı, ikı Batı"ııın Albayı. iki Gilııey'in Albayı, i~i Kuzey"in Albayı. üç Hoo·ıarın Ortasındaki Prens ve dört ··I' Baştercüman 'ard ı. . . _. . _ . . . \foteakıp bin yıl içinde herhangı bır degışıklık olduguna ıııanmamı/ ıçın bir sebep yoktur Türklerin (ve Uygurların) düzenleri hemen hemen aynıydı. \'e Tibet bir Sağ 1: 1 Tugay ı . bir Sol El l uga) ı. bir Orta Tuga) \'e bir Gtsan T ugayı ' na taksim edi lmi şt i . Bu nlar eski kabi le bölümlerini teme l olarak al ı yorlardı. Sol ve Sağ terimlerinin Kara ve Beyaz klan bölümleri ile aynı manaya geldiğini bize M.S~ 73·cıe Kuça"da Beyatlar \'Cya eski kral Kicn"in oğlunun\ in"de rehine ih.enki adı olan Po hanedanının başa geçtiğini anlatan Kuça 'ahası hakkındal.. i Çin ka} atları akla getirmckredir. Takriben M .. 648.de Tang·ıar Kuça nın eski kralı Pou-chi-pi'yi Sol Menzillerin Kumandanı olarak tekrar tahta ç ı kardıl a r. M.S. 658'de oğ l u Su-ki Sağın Kahraman Mcntillerinin Büyük Generali olarak onu takiben yerine geçti 1111 • Kuça'nııı erken ı...rallarıııdaıı biri Budizm'in kutsal yerlerini ziyaret etmek istediği zaman kendi klanına mensur bir adam o lduğu için kraliyetin başında h.üçük kardeşini bırah.ırdı. 1\1.S. 381.dl.! bir asi kralın küçük kardeşinden Beya1lar·a mensup \C)a Po dıye bahsedilmcı...tedir. Beyaz /\ile veya Po Ailesinden başı...a hiçbirinden Kuça hanedanına mensup diye bahis yoktur. l ürklerde olduğu gibi Kuça·nın hükümdar ailesinin daima Bey~z hülümdcn o ldu ğu sonucuna varmak cıizip gözükmektedir. Arada bir Orta VC)a iç daire bulunnıa"la beraber devlet daireleri de eşit bir şekilde o l ile Sağ arasında taksim ed i1ııı ışlenJ i. Dört baştereiinıana d U) ulan ihl ıyaç Kuze) Tarım s<ik ı n lerı­ ~in karışık yapısına işaret etmektedir Kara. Beyaz ve Karışıı... · ın Sol. Sağ' c Orta ıle olan münasebeti hiç bir uahata p.crek bırakmayacak ı...adar ıy i anla<:>ılıııı~tı Batılı ka) nah.lar ('in raporlarında ima olunan fakat hıç bir nnıan peder Pctitor uıı Kutehin' !erin dışarıdan evlenme bölümleri hakh.ıııdaki yıvısınd:ı olduğu kadar kesin bir şeki lde belinilnıeycn miinasebetin tam olarak ne olduğu hususunda belirleyici değildirler. ka Kara. F3c) aL Sol. Sağ , c karışı" grupların ıncnşclerinin çok eski olmasına k tşılıl,. Bc)a,r "lana eklenen Kutclıiıı düşünceleri ·'Kurı·· 'e ··tıizmcıkar"· ık !\.ara lana eklenen "'Karga" ve "'7cng.in adanı·· diişünccleriııiıı ne ınanıiya gdclikleri 1

-----~~~~--~--~ ~111 M.ıncn. Jnhuıı. t unccrnıng a Bnıı lınııgc (1111 ı ı.111 l ıt"

111

ile

l lgıl ı ()lıııul.J Rı\Sl3. c

leYlıc. A Nuı c, 011 ılıc Wı:,tcrn Rc~ ınıı' (llatı Yorclcrı 1ltıl..kıııda Nulluı l ' ll 1-'l'i

- --'"'-· s_·

-Le Tııl..harı;ın B l;ın~ued.: l\nuıc:ha. ~

11,•ı.70 • 1"'i.

1X.

~

11)'·2 l I


l>İ(; E n h:ll"IT ll İ'\ 1-. . \lllı Etımi \ 'F h.,\I~ \ - IW ( \İL E \lf'\ \M,111 ı ıı ıu

166 "ara-Koca·ıııarın

onikinci 'e oııüçiiııcü )Ü~ıllardakı çcHeleri ile ilışkilcndiri­ Cygur Ttirklcri ıçin Be) az klan arısrokmtikıı \C onlar huıün Turklcr "İhi bir dişi kurttan ıurcdi"leriııi iddıa cdıyorlardı. Kuıchin·ıcrın Beyaz klanına e"le~cn "hizmetkar'· diişiinccsi daha doğrıı bir şd-.ilde .. liibi"' olarnl- yorunılaııahıl ır Bu husus bilgi veren Kutchin' lerce iletilmeye çalışıl nıı ~ o labilir. fokaı onların ondokuzuncu ve ) irmınci yüzyı llardaki durumların ı incele) en A' nıpalılar bunun farkına vannaınışkırdır Başlangıçtan b1.:rı Tanm l ygur "rallığ.ı ı.iibi bır <le\ lcıti. yıinı bu deme"ıi "ı Çinli 'e Kara-"itan ınctbulanna \crgı ödemenin harıcındc kcndı aristokrasileri hal"ııı gerçek )Öneııcilcriydiler. Fakaı \t.S. 1209"dan sonra \1o. ğo llara tabi olım1" daha az serbest ıdilcr. vergiye ilih t.:li.!n askeri ) ardımda bulunma!- mecburiyetindeydiler. Bu sebep lerden dolayı ··Kur!'' ve ··ıabi" (lıizmetkô r) düşünceleri Kutchin' lerin Beyaz büliinıiiııe el- lenmiş olabilir. Kara 1-.laıı ile ilişkilendirilen "'"arga" \e ··zengin adam"' likirlerinin çok karmaşık mensclcrı olabilir. Kuzey 1arıın·ın yerli halkı Yüc-çi 'e \\ u-sun so)uııdandılar \e \\ u-~un·ıar "'Karga.. ka' mi olanı!-. bilinİ)Orlardı. 1 a"at ..Karga.. ık ili~kiııin atalarının \1 \ l 209- l 2 l 8'dc tabi oldukları Cengiz l lan· 111 esl-.i iin' anlarından biri olmasından dolayı olması daha akla yak ı n görünmekted ir. Ce ıı gı:t l lan Beyaz Kemiğe veya !-lana mensup o l duğu için Kutclıiıı·ıerin ataları veya n nl a rın .soyundan gelenler meselenin as lı unutuldukça ··Karga" diişünccsiııi l lygur hanınııı l'vlS 1209.da Moğollara bo) un eğmesinden önce neredeyse bir) iizy ıl mctbüları olınu~ lll:ın "·ı­ ra-Kitan · ıara el-.lemı:;;lerdi. Kara-h.uan efendileri çağlarının en güçlü adamı l lan 'ı.: 1-.onuşrna dilinde .. "arga·· denen ( cngız l lan·a olan kı....a süreli tabiliklerı) il: "arısıı­ rılmış o labilirler, \C /engin adam fikri ünğ.u Asyal ı hiil-.iimdarlarm istisnası/ llinrah. ı;ıı hip oldukları servetten ka ynaklanmıştı. Bn terimlerin Kutclıin' lcrin :ırns ıııda ne: redeyse 700 y. ı I ınc\ cucl iyetleri ıı i siirdii rmelcri ne rağmen gerçek ınfüıilları rı ı arl ı!-. hatırlaııı ıyorlard ı Bu ~aşırtıcı değıld iı. Okul") anır olsunlar 'cya olımısınl,ır lıc.:r 1 ka\ 1111 manaları çoktan unutulmu' olan fikir \ e ifadelerı muhafaza cdcbılırkr. • 1 akaı bu. bu ) Ü/) ı la kadar aslında ) oğun bir külıiircl ıstı ladan masun kalırn-:- olan Kutchin·ıer gibi hır 1-.mınin arasıııda dalın da)anıklı olur kbılınir.

Peel Nehri J\ J cd u sa '"s ı Shil h'c

Peel

nı.:hrı 1-...utclıin"lcriniıı ~lıiltcc An·anesı ıııcnı;,trual pcriyodları csıw­

~ında kadınlara \C

ilzcllikle de genç k11lara mensıruııs)onıınun ilk başl;ın!!ıl.ııı­ da herhangi bır tünk cinsel bakımdan ~aklaşan erl-.cklerin başına µclc:lıikcc1' fcl5ketlcrlc ilg.ıli olaıı çok ~a)gın bır h)a batıl inaııı~ı hakkındadır. 13u )uzdcıı dola) ı bu 1-riıil- dönem esnas ı nda kadıııl:ır Ku?e) l liııdistnn ,.e l lindui-lı~ )Crk-

ETHEL c;. STE\V \ iri'

' İOl birinılcriııın kıyılarındaki kulubelcr<le ve bozkırlarla Sibirya ormanlarında :öç hal indek ı obaların_ o ld~l-.ça g~ris.inde ç~d ırlarda gizlen irlerll0 . Dene· ıeri n Orta As)alı ataları bu adcıı /\merıka ya gerırınışlcr \e anlaşıld ı ğına göre Kuıcv Tiirl-leri ile Uygurların uygulanıasıııı Kara-Koca yerlilerinin M ed u sa' nııı bed bakışının tes irleri hakkınd a bildikleriyle birl eşt irmi ş l erdir. Nasturlle rin Kara-Koca'ya ge li ş i ile ha lk hristiyan h açının gücü nü de ek l em i ş tir. Nasturl haçı As)a'da sihirli bir sembol olarak telakki ediliyordu. Kötülükleri def etmek için )a başın üslündc taşınıyor \'C)a göğüse asılı) ordu. Kutchııı an·anesi ilk ınenstruasyon peri}odunda olan. asıl kamptan belli bir mesafede gi1li tutulan, faka t 1-.ampı gi.indü7.leri annesiyle birlikle epe}i geriden takip eden genç bir kız l a ilgilidir. Omuzl arına dü şe ıı tcpcı; i sivri bir başörtü ­ sü herkesi bal-.ı ş larınııı kötü tesirlerinden koruyor göğsü nd e haç şeklind e iki tahta 11 parçası taşıyordu' • Bir öğleden sonra anne iki oğlunu büyü!-. kO) un pöstekisi ) ığınlarıy la a' dan dönerh.en gördü. Bu dağ koy unları öldürdüler demekti ki bu. bu insanlar için nadir bir şölendi. l lc)ecan içindeki anne erkek kardeşlerinın başarısını gcircbilsın diye düşiinmc.1-.sizin k ızının kukuletesini kaldırdı. Kız onlara doğru bal-.tı ve d e likanlılar o ldul-.l arı yerde donup 1-. :ıldılar. Sonra bazı ada mlar o yere g ittiler ve delikan lıl arın taşa dönmü ş o ldukl arını gördüler. Peel nehri kı y ı ­ s ında McPlıerso n Kales indeki l ludson's Bay binalarının üst tarafında iki7 1-.avuların bulunduğu yerin adı Shillee \C)a Korku İçinde Oturan.dır. • Yüe-çi·ıeriıı M.Ö. il-. inci y iİL) ılda Btltrİ)a·y ı fethinden \e müteakiben ipek Yoıu·ııun açılmasından sonr:ı Yunan efsaneleri ile Yunan sanatının bütün Orta /\s)a·cıa güçlü bir tesi r icra ctliğinde şüphe o lamaz11 '. Tarım va h a larının kültürü iizl!rindcki Yunan tesiri yirm inci yüzyılın ba şlarında Gob i vaha l arına giden arkeolojik heyetlerce gö7 leml cnnıişli. Kara-Koca'da Yunı.ın alfabesi ile yaz~lnı~:;; do"uzuncu yüzyıla ait yazmalar bulunmuştu. Akantos yaprağı şekli n­ dckı cl rızlcrl! ılıh eten Pegasus sıilinde kanatlı atlar. üstünde Gorgon başı olan bir "azo, \ unan yüz hatlarını \e elbiselerini sergileyen resimler 'e heykeller bulmuşlardı. Bunlar " ara-Koca halkının Yunan efsaneleri \C stilini bil111 ~ikl~rinc i~aret cder . Gorgon efsanesinin, Medusa·n ın çok yaygın bir /\sya adetın~ . adaptasyonunun izleri Kara-Koca kaçak ları nın soyundan gelen Kutc_hın lerde gliniimüLe kadar ulaşmış 'e yeni çe\ rede mahalli hale gelmiştir ki b~ı ~ır Yunan efsanesinın yabancı bir ortamda me)dana gelen deği~iıninın ilginç

b

ır omcğidır.

'"

"'

.

~:ıoh

L < ttravııııs,

1 1

Sı:crı.:ı uf(n:ıc: {(ıırıı ın Sırrı ). ' :?2~ \\rup.ılıl,11111 .:.:nazı.: ı.ın:nlcrınJc !!Uk , ... !!ul hah,.:krın.: ıuıJ.;ıı ~· \C Rımı.ılıl.ır ıçın ulumun \IÇC~I ; ... ;,!UI ha-h\ı.:'ın111 f\lıllı:I< hlf(~ .~ ıhtıc:nlenı:ıı hır \er ulılll''nnıı bılırler'' l\kwl.ı "ıııc' \nıcrıkalılar d.ı ha\,1tl.ır111111 hı.:r ırumıııd.: ıı"ıı~.: ,n

\ .ırtlır lçkrıntlı.:ıı k.ı,ı u(>hın Yunanlılar

hıtkl. ıoda hıçh ı r lıt..ıc sal t ı n olrıınl.s 1 1.111 hırçnk ollı,!O dcı 1111 l.tıllanırl m J,.nı,: kı~ı

lı~ crook". -soıı !lfıı ıw ı ı" ··cccıl l llllcl' çoguıııııı mcnşcı nı hılıı" lkııc·ıcı

f\.tcJıı';ı-

Yunan 11111tıln11'1nık

tlıı.: lım:

i l 1 h1"'"l

lloh, ı ·oııı unclc" ve ıcmcllc ı ı lııı,:ı l ıı ıarıhınrh: ~:11:111 ıl:ıhıı ' 1) ı l':tıııcııcd ırlcı can l ılnıı ı.ı~.ı t;nırcn nlnn saçlı ılı~ı ıhıl ((, ~ >

hu

hnkıs ı

foc

hul-.ııııdan dııl ı ıı

.•r

11

nfthc

Mıı.kll.: 1 ast (Kcı vanlnı Orıadn~ıı'nurı Tarıhı)

'

(ı<) vıl

1 f\

. ,\ luulc A l llıc ıı,c u ı ılıc Cıoss .1111ıın!! l\csııııı;ıns ın l'lıın:ı (lla~111 (, ı ıı'Jc Na.~tuıikr ra\lnd;ı Kııllmıılı)ıl 1 f' l 2X , 78·Xlı r..,. C\1

ınrıhı hal.t..ında hıçhır ŞC\ hılııı.:tlıkkn halık l h .ın~ Kı._.n ·ııı ıa" .ı.:ıııd..ı.:dırlcr \\ und.:rlıdı. 11 l'

ı lıc S1or)

~llll<>L. ~~ .. rmdı l llım. lndıl!nllc ... l.cs J ı hcr:ı ı ı ı rcs. ' 25 1 2511, ·HH-406: Hayan Sı;nıh Sınııın. McPhcrsoıı

l

ı :!'> 1anı \\ \\' . 1h.: Cırcd.., ın 13J.:trıa anJ lnJıa , 10' l"ıı.. h:ııl e"•>hı \.:ı lılcrı hıı!!un hılc he Ilı hıı •11'"kr~ 'l" -

167

ı~

\\

Tarn \\ \\ 11 . · • ıc Cın:ck' ın l:facırı;ın aııcl lnılıa.' 270-.l l I 11 iÇanı°' :-..; ) \apraı:: ı fi uıanı ı.. ıc ....• ı:ıını ı ııı' 1..cngcr otu. .ı\I \oıı~a'ı

ı\k

Err., 1' hına d · . Gnr rı ",,ıç ıl..lıl-.larda ba~ıah;ınl;ı l..ıırnı~ ara,ıııd~l.. ı tel\ ııı;ıı. gun

,, ıç 'N

)

Yun·ın

• llllln ı oııs ı ııdc

Le t'nq. t\11 •.

.

mımariJc ~utun ba~lıl..larımla 1-.ullanılır

lıuıı.ı lıcıver duvar sıısu ı<. ı--. ı

·

1-.endısıııc hcı tıal..;ınırı ıaş 1-.csıld ı jlı l ;ırı nl uıımı \ıhın S(11;lı tıç ı..auıııd;ın b ırı

.

, .

'

c ~., , ~,57 l < ı ı Vıın S:ıııd Bııı 1<•ıl l ı\'ıt\lllô ııt ( hım:''' Tııı ı.. ı:,ı:ııı, s 1J:?- 1Jı): S ı~in. M. ı\ . l ıııwı·ı ıın'I /\~ i a.


l>İ (;ım l\llTCll l N ı, \ BİLELlml \'E KA l~ı\-KO( ,\ i u . l\ l l'ıNASC IH. il 1 iti

168

ETiiEl. .r .. .sTEWART

Sonuç

, kon Kale-;i

KuLch ı n'lcrin üç ana kahi lcsi tercih ettikleri ad olan Louchcux'yu Ttırfan \ahaı, • 1 ile ~a-cu (Tıın-houang) urasıııda bulunan Liu-sha çölünden almışlardır. ıı..ıncı dcıccl'­ dcl,.i adları olan. Dnı-gu ·) a nıt ı..a, ınc mensup demek olan Dcgu-thc-Denc. Ll) gurlaı tarafından 400) ıl asiınilc cdildiı..Len sonra Turfan·ın yerli halkının ı..cııdilcrini l \guı olarul,. gördüklerini g.östcnncı..tedir. 1ler iı..i tarafla gözcü bulıınduraraı.. düşmaıılarınııı oı..larından saı..ınan km im adının sebebı Doğu.dan geleceı.. bd.lenmL'<.liı.. sa ldırılard;ırı saı..ınmak ıçin furfon kralı)ctıne gelen her iki yolda da -Kaınul { anıı)'daıı gelen \ol \l' Lui-sha çölünden geçen yol- gözcü bıılııııdunnalarındandır. Menşelcrı Turfan ll) gur ı..rallığındat..i Kara-Koca olnıı üç Kıııdıın (Loucheu:-..) grubu Ku7C) Tarım 'abalarının Lygurlar öncesi saı..ınlcrinin l \ crurlar tarafından asinıile cdilişleriııiıı derecesini gösteren adlarla tan ı nnıaktadııo lar f ·anı.r' l ar tnral'ından tal,.rlben M.S. 700'de Kara-Koca·ya (Koço) naldcdılcn Ku.çn uı~alarıııın f\.uça !,.;"minin so) tından gelen Koutcha Kuıchi'lcr 'uı..oıı Kalesiııdeydi ler. Dalın çok llygur kanı taşıyan Kutclı iıı' lcr McKcıv.ie nclırı ho y und aycl ı l ~ı r. Eski Türkçe çoğul eki n'yi Kiu-che (Kutc lı i)'yc e k lemişlerdi w kendilerine Kuıchin cliyor l nrdı. Çinlilerin Kao-tcha n g·ı olan Kara - Koca·nın eski Han (,inli halkının SO)tından ge len Tat'lit Kutchin'ler. !'ürk Asıllı Olma) an Kavim. Pcel nehri k ıy ıl <.ırındııyd ıl ar. İ kisi ('iıı as ıll ı olan al tı obadan müteşekkil karına bir grup olan \tlcKcıuıe nchrı •· ı avşanlar''ı Yukon Kalesi 'e McKen7ic nehri l\.utchın · ıcri arasında bir yer alırlar Onlara göre Yuı.-on Kalesi Kutchin · ıcrı J\ıa-1\.ntdw­ tsh ig-Kutch iıı. Kara-Koca ' 11111 Köpc!,. Kavıııi'dir. McKcn/ie nehri bo) uııdak~ komşularına a-"oıchn-on-djig-Kutchin. Kara-Koca·11ın On Köpel,. ""\illi demd:ıcdirler. \anı onlarda \,ık.ti) le Gobi'nin kuze) ımk On \Jelıır bölgt.',ındt! ) aşa\ an l ygurlarln gelen t ) gur kanı çoktur. Bu ..Ta\ şan .. adlarında ik ı lıt~~u~ dikı..atı çekicidir. birincisi büHin ('inli olnıayaıı km imlere kar:;.ı alınan <. ııılı ta\ ırı. i!..ıncisı de Gobı' nın kuze\ indcı..i bütün kavimlere ) apılan l,:öpd: ıanıııı­ laına~ı 'c il,.ı adın tas\ ıı edıci (-ınlı stili. Çince Köpek "a' mi taıııınlaın;ı-.ıııı Tat'lıı·ıcn.: uy~ulamadıı..ları hususu d~ı d ikkati çekicidir. Yukon Kalesi Kutchııı·ıerinin bölgesinde bir çol,: küçüı.. Kulchın c~b:ıla~ı vardı adları .ı\sı..cri Vali manasına gelen Tuchone·ter: adları Ç'111ce T aı-ı..ı. Pren~·in işitilişe göre 1rnnsl,.ripsiyonu olan Teytse·ıer: bir Sa-cu ı..ıanının adı o la n İntsc· ıer; bir lJygur iinvanı olan Artez' ler. . 1ran-j ik · ıer 'C) a Kar~ı Nehir Kutch in' leri T urfan Uygur kr:ı 11 ığın<.la l Is~. Hsia l ıııdudundan pek u1nl,.ta olmayan Oran veya T ran va ı ıasın dan gc l1,nish.:rdı .~ •: /\.ta l arı Uygur lıan ııı ı n lı İ/ıneıindeki J ik il al ayl arın ı n askerleriydi ler. Kuzey l urk leı ı o l malarına. ıııu lı tcnıcleıı M.S 840.da Gobi'nin kuzeyinde kalan Uygurların -.;O\>llll darı gclnıcterinc H! 1raıı·a esas verli halkı gibi Kara Nelıiı.. dcıı gclıııcnıi~ olmaları: ~ • ~ na rağmen altcma1ıf adlarını kabullcıınıişlerdir. Anlaşıldığııın göre Yukon Kak"' Kutchiıı' lcriniıı yak. ııı l arıııda kalmış lardır. Çünkü her iki grup da Uygur lıaııııı 111 . nehrı. Kutc1. ala) Jarıııııı askcrlerıııdcndı lcr f\ lcKcn/le 1111 ·ı erı. L ygur ) ... on clıcı ·sını ırı

1

nın SO)tıııdan gelını~ Aibidırler

J69 \C

Pecl

nchrı

Kutchin'lcri

arasıııdn

Kutchin'lerin

ıkı

) u 'I 1 1 d D 'I . .. .. N 'nıı;ıı ı"aoı. ·ı ıes·ı o l '·ııı I ukkudlı' l ar ve Vanta ar •\'er a ıııı ş ar ı. ene crııı ~!.!.Oçu11

a. lı·cı er ı c•rıvdilcr on .

, c Na'. nıanlarııı krnl ı Sıçan klanına mensup olan /\ita\ ı rının son lıaıııııın 'e o~lunuıı so\ undan g.clı) orlardı. a,· nıan!860'1ardaı..ı a 1 s~ · d·t salg.ın lıasıalıı..tardan sonra Tat ·ı·ıı Kutc-ı· ıın ".'·ı e ı crım.Ln

h.ı\<l11:ı kalmıştı. Uo~ a\ laklar ) uı..oıı Kalc-.;ı ' l tane:- 1 Peel nehrinde . . . . . . ehri f\.utch ııı lcrı ıı ııı 1azla ları tarat ıııd,m deHal ı nnıışlar<l ı "-.anad.ı M .: Kenzıc ıı . ··- . " ._ , 1111- kümeli L.ouclıeu\ ·ıarı \Hupa aılc )ııpısıııa gorc ııuffüa ka)detııgı /~illan Pçd l ·ı..ıııin 'alıkl))dul,.ları aıle adla1111111 hepsı Ona As)ıı ınl!nşclıdrı . 1 kscrı ııe 1 ırı• a ı ı et . · k 1 ı anın adl,ırıdırlaı Ba/lları t:ııııııılaınak ıçın )Cr a<.llarını l,.ullanıııa)a esı ı · · c:-."ı ki an a dl .ı 1 • T ·\c.:tı l ""rım ii<.lct iııdcn l,.a\. n,ıl,.lanmıslardı: dı!.!.Lr arım d:ı ·ı roaıı " ~. l'rı ıse . ._ .. mdıl ar: ba~kaları ısc alıı..onrııu~ olan iill\ a.nlardı: ~ ınc bır dıgcrlcrı ıse Ona \s~a · ·n şe iıı i giiçlü bir ~ekıldc dcs ı eklcıııcktcdırlcr. nıc.: Ku;chin'lerııı "ara. l1e\:\/ \e k.ırıııa di)C dı-:;arıdan l'\ lıliı.. böhiıııleri l'.ı­ rıın Ha\ zası rnlıal:ırındaki gıbı<lır "-.anı \l' ak böliinılcr aşaf!ı. )tık~ırı c~iı. ı..arımı ise biraz dü ş ük t clı'ik h.i cd i l i)cmlıı. M.~. 8ı.JO'daıı sonra Karn- l~o~ı:ı da lJ)gıırlarııı statü bak ı m ından bu büliinıkrin Ostilııdc olmaları gereh. ı rdı. Pedeı Peıııoı Me "eıui e nehri Kutchin'leri :ırasıııdal,.ı bu lchill-hc (C'h'i-li) grubunu ka)dcdcn )cgane kiş ıd i r. Tclıill-hc Ll) g.urlar içııı h.ıı.llaıııt.aıı Çince bir h.cliıııetlır:. ~eder Pctitot Tchill-he·lcrin Kutclıi ı ı· ı cr ıırasıncl:ıl,.ı pozıs)oııuııuıı Kara ,.e /\." holunık· rin üzerinde olduğuıııı )aznıı~lı Bu Kutclıın·teriıı l ygur bağlantısının ınünaka~a kabu l etml.!7 delilidir Son olmakla bcrabcr önl.!nı:-.ız olmayan bir lıll!'<us da Kutclıin'lcrin klilttiriı ii slüıı deki Yunan tcsırinin delilidir. "ara-Koca·da Yunan alfabesi)le )azılmış dokuzuncu \ U/\ ıla ait \ azıııal,ır \ c C1orgnn kafası ligiirleri bu luııınuşıur \ıılasıl­ dığıııa gör; \ ı·edusa ,;,ıı bcd bakışı ı İ" ınenstruas~ nn peri) odları esnasındaki kızların baı..ışından geldiğine ıııanılaıı kü1ii düşiinc:c ile iı1ibatlandırılıııı~ıır. Bu inan ış SlıilLec. Korı..u lçındce Oturan dcııc11 Pcel nclın masalına~ ol açnıı~ur

cc

.

bır


BÖLÜM YEDİ

GÜNEY TARIM KAÇAKLARI

Muhteva: Giinc) Tarım ile İl gili DeneAn·ancsi

173-178

Kotan·ıı

178- 186

Dl!nc Kabileleri

Navadjo'lar

186- 189

Na-fo-po' nuıı Doğusundaki Küçük Kabileler

189- 193

Sonuç

193- 194


Bölüm Yedi

Güney Tarım ile İlgili Dene An'anesi

Bu bölümde kaçakların M.S. 1218' de Güne) l arım· dan Hsi-Hsia krallığına gitmelerine sebep olan olayları inceleyeceğiz. Anlaşıldığına göre M .!::ı. l 2 l 81224'de bu kaçaklar alışkın olduk.lan eski Sa-cu(Tun-houang) vahasında kalnıt!;i tardı . M.S. 1224 ·de Sıı-cu · nun Moğollar tarafından muhasaras ından sonra Kanchou·ya geçmişlerdi . Bir y ıl sonra M.S. 122S"deki ask.ere alına emri onları bekll'nen Moğol sa ldırı s ın a h az ırlı k olmak üzere Chu n g-lısi n g' in usll ordusuna sokmu:;;tu. Hs i-Hs ia'n ın tahribinden sonra hayatla kalanlar bu kıtaya yapılan Dene göçünliıı bir parças ını teşkil et mişlerdi. Güne) Tanın kaçakları ekseriyetle Oudisı manastır ları ve türbeleri ile şehirleri ve köyleri. Güney İpek Yolu'nun ticaret nıe rkezlerinı ve kervanları koruyan alaylara mensuptular. J\laylardaki askerlere ilaveten ticaretle uğraşan birkaç işadaını ile Karahanlı ve Kara-Kitan görevliler. )Üni varlık 'e önem sahibi kişiler de vard ı . Bir haydut çetesi isıısna olmak üzere bunlar yer yer Güm!) British Columbia'dan Kuzey Kalilbrniyıı'ya kadar yaşayan küçük Dene kabilelerı ­ nin atalarıydılar. Orta Briıish Columbia'daki daha bii)ükçe ikı kabile anla~ıltlığ.ına göre Güney J"arım·dan gelmiş olmakla bırlikte KuLC} Tarım halk1yla daha )akın bir kan bağı içindeydılcr. Yedinci) ÜZ) ılın sonralarında Tibetliler Çinlileri Güne) Tarıın\lan ç ıkar mışlar ve Na-fo-po'}u (Çark.lık) idarelcrıııin merkezi yapmışlardı. Buradan da yavaş yavaş Kuze) ·ı arım \'abalarını 'c Kan-su·) u ele geçirmişlerdi. ~1 ~. 840 dan sonra Uygurlar Kuzey Tarım·a yerleşmişler ve adım adım Tibetlileri Güne} Tarım 'dan çıkarmışlardı. Sadece Kotan bölgesi Karahanlı f"ürlderin ~aşgar \e Kotan·ı fethettikleri M.S. IOOO"den hinl/ sonra)a kadar J ibetlilerın konırolu altında kalmıştı. M.S. 1097" ek ycııi ı..unılan Hsi -1lsia Krallığı Sa-cu'yu (Tunhouang) ilhak etmişti. M.S. 11'.!ı.rde rarını Hav/Cısı'nın geri 1-.alaıı kısmı M.l.:ı 12 18' de l\loğolların eline geçen ıııuauaın Karn-K.iıan imparatorluğunun hır Parçası olmu~tu. Bu İ slamiycl'in do<ıuvıı dog-nı ilerlemesinin )·avaslnnıa!>ı ve ud·ıstlerin korunmuş olması demekti.... • ' Ch··. G~ne} farım sakinlerinin cınik ıneıışcleri çok çeşillı)dı - İranı Saka'lar. ç· •~ng lar. Yüe-çı ~oğJ · ıar. l lor Türklcrı. Hsıcn-pı Tu-ku-huıı · ıar ( llmcheıı J. ı~lıler, Tibetliler, Uy•Turlar. Kiıan' l nr ve bin \ ılclaıı uzun bir siire\ le l lindi -. n K .... ler ~ u.zeybatı hududundan gelip Kotan ü/crındcn farını·a giren sürekli gö(, · u Hıntlı göçmcnll!rın M .\ . ık inci} İİ/) ılda krallıklarının) ıkılnıasından "on-

8

ta


ra 1arım'daı..i S())da:;; l arıımı ~anına döııeıı Yüe-çı Ku:o;.:ııılar olup olmadıkları sorusu aı..ı a gclcb ıl ıı. Kotan ve Kuça'da Hint Budıınıi·nııı te~ııi güçlli)dü. l l a l k ını n bu derecede karış ı ı.. o l mas ı Gün::!) 1arını'daki lenguistik durumu çok ka rm aş ı k bir ha le ge t i rmi şti. Ko n uşulan lehçeler )Hıılaıı l ara nazaran bii) lik bir fa rl-. l ı l ık a rıc~!i yo r l a rd ı ve birçok d ilden-Ç ince. Toharca, Soğdça. Tibetçe. Tiirkçe, Kitanca. lpck Yo lu Ara pças ı \ 'C B ııcli zın ile N;ı-. ı uri h rı sıiyan l ığııı d illeria lının ış kelime lerle doluydular.1 Dene · ıcrın Moğolların Güne~ 1ıırını'd:ı estırdiklcri f'ırtıııa hakkında hild il.leri Köpeı.. t\)al.lılar an·anesinde nıe\cuuur Bu mcnl.ıbeden. dördü <. cn~ıı t l an· ı n fetıhlcri esnasında yaşamış \C ·ı ürl.lcrin hır dışı 1-urttan türediı..ıt.:ri iıe ı lgili olaraı.. Aısına-Kurı limanına sahip olabilnıi~ olan 1 ürk asıllı beş kısıniıı birbirine ı..a rı :;;m ı ~ tarihçeleri o larak yul...arıda bin,:oı.. ken.: bahsedi l miştır. ık­ nc' lcrin bu kıt aya göçmeleri ile ıııcnkıhcyi peder Petı tot'a aıılatnıaları arasında geçen 650 y ıl za rfın da manasını unuttuklarını ve bı.:ş · ı iirl-. liderin hiivi)etlerıni birbiri nden a rt ı !.. ay ı rdedeııı ediklerini açıl-.ça göLlcr önüne sermektedir. ı rı..eı.. atal arı nın Moğo llnr öncesi Orta Asya'dal-.i zengin 1-.iillliriinden ayırılnıı'i \e onüçii ncii yiiıy ıl baş l a rı ndak i Asya·ıı ı n çok çeş i t l i hnyv:ııı ve bitki hayatından. cnlc llcktüel. a rı i s ı i k . ticari ve d ini gc l işmc l cri n de ıı 111:ılı r11 111 bir çevreye k rıpa ı ıl 1111:;; o ldukl a rınd a ı ı ge len Av rupa lıl ara yaba n c ı din lerin ve kü lt ürlerin allcg.011. mecaz ve batı l inanç 1-.ıweler i ne büriiııınii":- an·anclerin ınan<ilarını izah edcnll: m i ı;; l crdi

l zaı.. Doğu tarihi hal-kın­ da yazı yaznıa);ı )Cilt başlı~orlardı. AHupalıların Orta \-.)a·)a bü) ük arı..t:oloiil\ gezilen Jaha h ııkaç on) ıl sonra ~apılacaı..11 . Bütün bunlara r.ığmen peder Pcııınt De nc·ıerin ·ı u ran ı \C A) lrk ı mensubu oldul-.ları soııııcıı ıı <ı \<trını:;.tı. Dene'lenıı d iiş ün ce l c rin del-.i l brnııi u n s u rları nı nol cdcrı..cn asl ı nda bugünkü bilgiınıze gpn.: Semcrı..an ı 'tal-.i huylll-. Yahudi ccmaaıındcn ~oğd Ylıc-ı;ı·lerL' geçen \C Kotan ık Sa-cu'da İ branice dökiinıanlar bırakan İpcı.. Yoıu·nuıı 'r alıudi tftcirlerinın llll'\c u d ı yc ı inclcİı ka) nal-. la nan tesirleri ka) dcdiyordıı. Pı.:dcr Pcı ıtcıı ·un Dene· ıer hal\1-.ıncla l-. i k itapla rı nda birçoı.. As)a külıüriimin ıesiri i) i bır ~eki ide belgelennıı~ıi A n 'anc n iıı son k ı -.ıııında M.S. 121 !Cclc ( ı iinc\ 1n ı ı ııı ' da meydana µı:kn o l ayhırı okıı)onı ı. l hınlar son Kara-Ki ı an gu rhan ı .Chi l ikıı'n u ıı lıakl'ı olan tah tı gasbctnıı-. Na)m.ın prensi Kliç l ıik'ün filtinıtı ık ıl!!ilıuirlcr. Dt·nL kıııı atal;ırı bu olct\ lar lıal-1-ında ı..utaı...ıaıı i-.iınh! hilı.ı.i ~ahibiHliler. Bu whL·pıcn dola) ı mulm.:,·a ı,!ı.:rç1..l.lcre da)aıınıal-.t<lll zı)ade :11a larınıı; ~ah-.i tecrübclcıını anlatan c\\dl-ı bı1ltıınc 1.ı)asla daha J't)ade dıııı \l.' kulıurcl batıl inançlarl.ı i l gılı<lır. ı\n'ancnııı -.on 1-.ısıııı: ··Oradan ı..eııdiı. ı ni ı..ovınu ş olan çoı.. barbar IHı\i·ıı.. 1-..ardc~ ·e doğru uı;uı ''C 0 1111 öldürmeye çalı~L ı . Onu ı..anusunda :ığ.ları ııa b;ıl,.ark.ı.:n buldu. '-;oııra ı..artal t~i' k'· riyle taşıııır vaıi)cllı: onun eırafında uçıu \C onu -.açl:mnd:ııı yal-.aladı. '·'\Jc. ı...uı;lık

Peder

Peıiıoı'ıın zamanında Baıılı iliııı adarıılaı ı

v;

·ı.1111

\\ \\ Hıc (iıw~' 111 ll;ırıııa :ınd lndia. , .?l\ll !•ıo. \\ ıllh•!!d ,\ h·rı!! l lı,101\' ol Chuıc"' s.ı.ıd) l .ıacı., h5'1 vd . ı ,. ( 'ı~ı \ "'il. SanJ Burıl!d l ı ca,ııtt•, <11 l'hınc'c l 111 ~c,ı.ııı' 20. _ • , , ., ., ıl• 111 llcıwoıılı, t i i l . lh r!'lll ol ı lıc l\lcıııJ!llk, 231. l'cı ı ıııı. L;., lnıd11tılll' Jmlı.·ııııc ı ...., 1 ıııcı.ııuı~'1 •'1 11 1 1 uıı ıc' le' 1'.ı ıı nn .,,' (ı' I>'

Kardeşi m . gen,:el.ıen sen .misi ı~'! ()am~. k~rı l arı mdan bir.ini \ ~rmeni n a l-. ıl l ı ca oldu-

iiunu düş ü ndüm . "O nları ısı e nıı) orunı d ıye cevap' erd ı J\tı. ı na. Sonra Hii) i.il-. Kar-

Jcşinin üstüne atlad ı. Onu SU) lln a ltı ndaki bir kanala siirül.led i ve ö lünceye !..adar un altıı~da tuttu . A ııc~ı.. .~nd a n sonı:a .cc~e~ i yüzüp gitmeye b~raı..ıı. . . . Ats ı na oradan Buyuk Ka rd cş ını n ı kı karı s ın ı n yaşaclı g ı yere g ılt ı . Bu ıki kadın ka rdeştiler ve d ağ ın tepes indeki küç ük bir çadırd a ya ş ı yo rl a rdı . Ya ba n c ı dalla t ı rm andı , çadıra g ird i \C o nl a rı n yan ın a oturd u. ~ ··Kadınlar" ded i k ıLl- ardeş lere" hal-.ın kartal deriı,inden elbisem 'asıtam ta diinya~ ı nası l örttüm. Bütün insanlar öldü!.. · • Sanki ı..o cal arı) nı tş gibi il-.ısıni n ortasına oturdu. Ona) i)ccel. birşe) ler vı:rdile r: Birının ustü ndeki gelincil.ler d iğeri n i nin üstü nde ise orada parazit gibi yaşayan farel e r vard ı. Atsi na b unl a rı si lkip a ttı. Gece o lunca Atsina onlarla yattı. Atsina bu ı..adınl a rdan birisinin göğs ün ü beyaz bir k uş tüyünün sapı ile deldi . K adın hamile ka l d ı ve bir oğ l an doğurd u . Öbür !. adı n da a) nı 1 şekilde o ldu". Hi kayedel-.i Büyiil-. Ka rd eş henı K a ra-Koca'n ı n Uygur ha n ıdır (o, Cengiz llan·a bağ ı nılılı ğını s undukıan sonra Küç lük' ü ülkes inden kovm u ştu) lı enı de Küç lük 'e sa ray ı nd a s ı ğ ınma imka nı sa ğl ıya n Kara-Kitay gurlı a ıııd ı r. Louch eux ' l arın a t a l a rı il!.. o laya şahit o l mu ş l ardı , a ın a il-.inc i s iıı c o l m a mı ş l ardı. Bu yüzden Küç lül-. onu tahtın dan dev ird ikten iı..i ) ıl sonra Chi liku ölünce Küçlük'ün onu Çinlilerin ö lüleri n )erattı yurduna. Sarı P ına r lar·a gönderdiğini s tt)

d üşünmüşlerdi .

Kara- Kita n ' ların i l.ti darın ı

ga-.peden

Küçlü ı.. .

A lta) Na) ınanların ı n son

ha nı olan Çulal-.-sa n -ı..u n. cs ı.. i bir lJ)gtır h anı ile 1-arışıı rılan K ara-Koca·n ı n Uygur h an ı , bu n l arın hepsi blilüıı Asya lı hükümdarlar gibi ta nrı olarnk görülüyor-

lard ı. Yukarıdaki il-.ine i paragra f'ta bu hükümdarlar birl eşıiril mişkrd ir. çünı..ü hepsi Atsi na-Kurt lim anın a sahip olab ilirlerdi. O dönemde bir hükümdarın :.elefiniıı !-arılarını devra lmas ı adcuendı. Kitan·ıarı n arn!ıında iı..i 1-.ılkardcşlc e\ lenınek tercih ediliyordu . Dağın tepesinde yaşayan 1.:evceler eşi o lan Çinli rrcnscsin yaşad ıŞı yere "Zevcenin Ya şad ı ğı J'epe''denen eski bir Uygur ha nı nı n hat ırasıyd ı. Uçüncü paragruft u Altay Nay ma nlarının M oğol l a rın öniinden kaçı p M.S. 1 1'>- 18' ·ue H s .ı - Hs ·ıa •ya s ı ğ ın a n son lı a nııı a at ıfta b ulıınu lnıaktadır. O. l! ıı da·n ııı Orta Asya'dal-.ı ııımalı olan /ünınicl-ü Anka olaraı.. ıeın'>il cdılnıi~ıi "Bütün in~anlar öldü" cümle<..ı H -.ı-Hsia lwll-.ının \1ofrollar taralındnn \Ol- ed,ilım:sine atıfta bulunınal.-uıdır. ·

. Gelinci kler burada Amerıka'da bulunına\ttn f'ıra\lın lo.ırc-.ını ıcm-.il edl\or

~ 1" hıl irler. \ e fa reler ıse Asya· n ın batıl inanış;nda ı..otü ıalihın \c ühııniın s~m­ uo

1 üdürler.

v .. Bir kuşlü) ii ile gebe kalına!- -a nnesi koynuna hir ı..11-;;ıüyii sokup gche 1-.ıılan dc _dunyaya bi r cl ı nde m ızrak diğer elinde 1-.alkan ile !.!elen ı..orı..unç Slıakia·, ı oguran- Shal-. ia' nın mucize, i dol•uınunu hatırlatmal-ıad ı r. Bu. l\l o•iolların 13;tı K·ıra K' · e~ ' - ı tay l a rı fc t heııncs in i senıbo li ıc ed iyor görünüyor

--f'cıııoı

E:-r-- - - - - - - -

. ., rndıı ı cııı ,, , rı:ı <ıJ


ı7

- - ····· · · ······ · ""'" "l.AIU

\J

Aıı ' mı_c ııiıı

son pa ragrafı Kiiç lük ' üıı ölümünü ~ıılatımıkla~lı~·· O, Knra- Kitan s aray ın da -; ı g ın nk bulunca gurh anın k ı 1.. ı y l a cv l e n ın ış ve k end ı-; ı ııc 1) i davran ·ı nsanı 1rn ·ı ııcc t 1C\ ·ırıp · tallı 1 gas ı..ııctıııı!lt • • S 1218 •de Küç lül-. Moğol gcncralı an ı . M.. Cebe'nııı h.u\ \Cllerı tarafından Kotan·ııı güneybatısındah.i bır gol olan ~arıo. 1-.ora !-.adar ıah.ıp cdılmı} , .e orada oldiirülmüştü. Denc·ıerın Ku~·liıl(iin ölüınu ": anlaıı~ları ~l.ılıa) an.ı Budızminin dili \'e 1 ürk'~ Kiran 'enıbolıımı iledir. nu 5ö) le 1-.ı ..f ah.at hır !!-Ün \ısina orda ıh.en su) a bir Büyük Balı!-. düşlü . O. onu bir kus pençesinin -;inıri ile ıuııu . Onu kuş pençesinden yakalayan Bii) üh. Halı!.. Aısına\·; su) un içine çel-.ti 'e onu boğdu . Bli}iih. f3alıl-.. onun ev, eke bogılltt'.';i oldu ğu Blı­ ) ük Karde!?ı ıdi ·· Bii) ük Halık mcdi71, hem Kııan hem Budisr olan Kara- Kıta) gurhanı Chiliku içın U) g.un bır ranıınlanıa)dı. Onüçüncü yüz) ılın ha!?larında J\s\a"da bü tün hükiimdarlar tanrı \eya reenk~ırnas)ona uğramış Buda·ıar olarak ~<.\riilu­ yorlardı. Mahayana Budirnıindc Bu<.l,ı. ITindu Üçlüsü.nün üçüncii tanrı~.,, olan V işnu ·nun reenı..arrıasyonu idi .' Vişıuı·nun enkaıııas) onlarından birısi de l3ü ylik B a lı!.. ' d ı." Ku lc h in"leri ıı a t a l arı ıçiıı KiLan Chiliku ' nun Biiyül-. Ba lı!.. c nkarn asyonundaki V i ş ııu olarak recn karnasyonu, Kiı a ıı a l a l ar ı iınpanıto nııı daima h nt. ır lıulııııup yönctl i ğ i cşs i ı bul ı k av lama şenlikl e ri ile t;ı nınııı ış olan Kitan imparatorluk kl an ı na mensup bir gurhan iç in uygundu . Kiıan tc.,. i rı Çin .de \C Oıta Asya·da M.S. %0'a 1-.aclar uza nm aktadır. Aısına Küçlül-.. Bü)Ük Balık·ı tutma!-. ı ç in bir ku ş pençesinin. yani hem Türklerin hem l raııilcriıı totemi olan kanalın pcnçesinın . sinirini 1-.ullanı : or olarak tas\ ır cdılmel..ıedır Sonra bır Kııan terımı olan Büy ük Kardeş ile karşılaş ıyonıı . Bu o la~da Bu) iik Kardeş Chiliku \e ima olunan Küçük Kardeş de Kli ç lüı.. ·dur Bu mi.ına'l' bet kan baf!,ı ılı! değ.ı I statü ı le ilgıl idir Bü) ük. üstün VC) a ) ül..seı.. statü. kiiçiiJ.. ası VC)a diiştık statiidiir. Ru tcrim lcr (.' in liler. Hsi -H sia'lılar \e Orta As)a"da ı..ı Kanı- K ı lan ııibilerı ıçiıı alı ş ılını :,; şeylerdi. Zaman nmaıı Dc ne ·kriıı an·anelerınde g.iiriilnıekte dirler \'e <:iıı · cıe bugün bile kullanılın:ıkwdırlar lk ne·ıer csk ı \urtlarını diin)anın öbür ıaralında. deniLin ötes inde. fokaı B.ııı\la çoı.. uzah.t.t di)e taril' etmi ş lerdi . Bu tam t amına Tarım \ahalarınııı mc' kııdır. Fakat bu nnlaı dün)H) ı bilim gibi küre ;-eklinde düşünü) orlardı demı:k tkğil­ dir. Onlar düıı):t) ı daıre şeklinde. 'ili) la çevrilmiş ve su) un ii sıünde duru~or di_ye tas\ ir edı)orlardı. Göğü yarııııl-.iirc şeklinde ve dü nya dish.inin üstüne istina t cıın i'.';i ıl l ar:ı ı.. düşü ıüi)Orlard ı. Çapraz konmuş olan Ya-ottclıa ni-ıı) dt:nc ıı bir dcsıck gögli yer in de luıuyordıı. Coonıaraswamy ekse ne Ya-kaslı dL·nıt.:kıı.:­ di r. Dc nc· ı e ı i ıı 1-.aı ıı a ı l"ikri t a nı tınıc n Budistle rin ki g i b ı dir ve Cooınara"­ waın) ·n ı n Budist öğret il eri hakkında ctnl attıkları) la uyum içi nded ir '' • Pct ııoı . I·. l ı.ıclıııon' lnılıcnn.: • ' h:'.-fı:ı ' '.l nor. F. Ilı< llııulıı 1'.ıııth«on.' ~10 Hl '' Danıdoıı, \ . Le l'nl\ ıhı.:ı,ıııc ll ıııdu. '1'i.'i '" 7 Wıııl oı:d & h:ng. l lı~h •I\ ol Chınc'l° Sn.: ıcl\. l ıaıı,, (ıO. dıpncıı 11: Kl'cllll>I. 1•• \l nno<!ı ııplı • lil\ 111ncr ıcı~ ' 21-21 ., \ooıııar;""·"ll\ · ı\ K . l : lcııı~nh ol Hııılclh"ı kcmogı .ıph).' 55

l'eı ııoı. E.. \l onı ı~·ı .ıphıı.:

. ' 7'J "

1

E'fHEL G. STEWAUT

l77

Dene· lcr korkunç d ü ş m a nl a rını n kcııd ilerini nas ı 1 doğuya doğru siircbi!diklerini_peder Petitora Budist terimleri) le an l atmış l ardı: '"Aniden dünyada bir hareket old u. 1 ır dönüp. tarafları deği ştirdı Sonra düşmanları m ı L kendi lerini a} nı kıtanın bat ı sında bulurken biz de kcndimm doğuya doğru )Crleştiri lmiş olarak bulduk r raşlı Kafalar bizi takip ederken daima doğu istikametınde olmak üzere hemen kaçnıa}a başlad ı k... 0 M.S. l 200'de Moğo l kabi leleri Baykal Gölü'nün doğusunda Kerulen ır­ mağı boyunda yaşar l arken Apaçi'lcrin ata ları n ın :urdu olan Kotan güııeybatı)a doğru uzaklard ayd ı. Fakat M.S. 120Tde Ccııgiı Han Gobi'njn kuzeyindeki bütün Türk kabil e ler in ı fethetm işti: 121 0\la lb i - ll sia 'yı gönülsüz bir tfıbiliğe indirgemişti : 12 15.de Ku/cy Çin.deki Cürccn ı m paratorluğunu paramparça etmi ş­ ıi: 1218.de Kuzey Kara-Kita} ·ıar ın a bO)Un eğdirmişti \'e Harezm·c d oğru harekete geçmeye haıı rl anıyord u. Cebe.nin ordu-;u Kaşga r·ı işgal etmiş ve Sarıg­ kol'da Küçlük'ü öldünnüştü. Bu noktada Ccngiı Han generali Cebe' )e Kar; Kitay'ların fethini tamamlama!.. için Güne) Tarım·a akın yapmas ı nı emretti Cebe Moğol ordusuyla birlikte K ota ıı ' ın batı s ı nda Sarı g-ko l ' d a bu lunuyordu ve Güney Tanın halkı ş imdi Moğo l kuvvetlerinin doğu s unclaydılar. M oğo ll a r bat ı ­ dan doğuya doğru harekete geç ince Günuy Tarım atlıları , M oğo l dii şma ııl arın ın . Traşlı Kafalar ' ın önünden doğu ya doğru k aç tıl a r. Tarihi ve coğrafi bakımdan an· ane tamamen doğrudu r. Tarım ha l k ı doğu)a doğru çö lden geçen yolları ve Sa-cu'da Hsı - H "i ıa hududundaki dağl arı ve ticaretin ve lhi-1lsia gücünün bin vıl dan fazla bir süredir ticaret yaptıl-.ları Kha-ba ve Chung-h,ıng·dck ı büyük me; kezlenne giden Kokonor·un kestirme yollarını düşmandan çok daha iyi bi l iyorlardı. . ~oğol akını Güne) rarı m şeh irl eri ıı ı a pa nsız }akalam ı ş olamaL. Her yirmi mılde bı r gözetleme ku leleri. duman iş a ret l eri . 1-. u ş l ar l a h aberleşme \e atlı savaş­ çılar sistemi ile) aklaşan teh likenin haberleri sürat le doauya doğru vavı ldı. Yirmi Y~!dan_ beri süre n Moğol fetih leri Asya l ı larda korkun; düşma-na i.a~şı direnme guçl~rı hakkında lıa)a l bırakmamıştı. Pıuar şeh irlerin i \'e ken·anları ha)dllt çetelerıne karşı korumak ıçin düşünülmi.ış olan ala} lar ist ilacı l\l oğollara kar~ ı ı..o­ yamayacaklarını bi l iyorla rdı. Doğ.uya H sı - H -;ıa ' ya kaçanlar atı olan erkel-.lcrdisavaşçılar. reisler. Lengin tacirler. lıüklinıct göre\ tileri. . Halkın büyük kitles i sonuçta tecriibcli bir Mo•"Tol ordusu tarafından pazar şeh~rlerinin 'c manastırla rın yağma lanması olan ş;ye tahammü l etmek üzere gerıde bırakılmı ştı.

Ku , Atal~rı <?üney 'Jarım 'elan gelmiş olan Dene kabileleri Apaçi' lcr, Navaho' lar, C ~y l_<~hfomıya, Orcgon ve Washington cyillctiııdeki onaltı küçük kabi le ile Brili..,h bi~~mb~a. da üç kabiledirlcr. Zengin idareci kac;t'ların ı..ullandıkları dilleri tııııı olarak den :ızın ve co~fi adları o dillerde tanı olamı.. teşhis etmeksizin bu küçük kabilelcrHsia·v ıl~nı teşhıs etmek zordur_. H.~~ıcysc adla~ının eı..scrisi bize M.S. 12 18.dc Hsı­ ları - a sıgına n \ e ı.;oııunda kc ndılerını Chung-INng' ı.lcl..i büyük orduda bulan Güne) nı gruplarının terı..ibi hal-.1-.ında çok ~C} aıılaınıaı..ıadırlar. Amerika Birlcşih. De\ Ule-


ri'nin güneyinde Apaçi kabileleri bulunmaktadırlar-Li-pan·ıar veya Kan tsc'ler Mescalero'lar veya Se-y..:m.:'ler. Jil\aıillo'lar. Tagui.ler. Navaho"lar. Hu-pa'lur. Ka: to'lar. Tolowa'lar, Sinkyın\!'ler, Chilula'lar. Martoıe·ıer, Mongatl'lar. Lassik'ler Wailaski'ler. Whilkut'lar Kuzey Kalifomiya'dadırlar. Chastacosta'Jar. Tututnc'lcr. CheLko·ıar. Coquillo'lar. Umpkwa'lar Orcgon'dadırlar. Washington eyaletinde bir ka: bile, Kwaliok\\a·ıar vardır Tı.il-KOLen' ler (Chilcotin). Tak.k.uli'ler (Camerc) ve Nicola' lar Briıısh Columbia ·dadırlar. Oene·ıerin adları çok heceli kelime şekillerine alışkın olan J\Hupalılar tarafından kaydedilmişlerdir. Güne) Tarım'ın normal konuşma tarzı tek heceli idi ve mahalli dillerin birçoğunun hiçbir zaman kaydedilmediği zannedilmektedir• Güney Tarım sak.inlerinin ekserisi birbirleri) le yazılı olarak anlaşabili)ordu-çok kibarca ve medenice mesajlarla! Lengilısrik durum olağanüstü karmaşıkıı. ı Sanskritçe, Prakiıçe, Saka-Kotanca, Toharca, Yunanca. Çince, Tibetçe ve Türkçe belgeler bulunmuştur. Doğup büyüdükleri şehi rlerd en ve yörelerden ayrılınca Orta Asyalıların klan ve şa hı s adlarının önüne şehirlerinin ve yörelcriııinkini koymak alışkanlıkları vardı. Hecelerin düşürülmesiyle adlar değişikliğe uğralılabi l inir ve değişen durum ve mahallere daha uygun oldukları düşiiniileıı diğerleri tarafından yerleri alınabilirdi. Arapların fethi Ka:;.gaı .. dan daha doğuya gitmemiş ve Kolan bölgesi hiçbir zaman Uygur lıakinıiyet i altında girme mişti. Böylece adlar üstlindeki Tibet tesiri M.S. IOOO'den çok ı.onraya kadar devam etmişti. Güney Tarım adlarının anlaşılanabilinmeleri için tek heceli şekilde incelenmeleri gerekir. Güney

Tarım Menşeli

Dene Kabileleri

Ataları Kotan bölgesinden gelmiş olan Dene kabilerinin adları ala) lara mensup askerlerden ve \arlıklı ve yüksek görev sahibi kişilerden Tibet- hırını hududundal,.i bir haydut çetesine kadar uzanmaktadır. Alaylara mensup a'>kcrlcr, askerler ve şa\'aşçı kişiler için genci ~ ınce. Soğdça, Tibetçe ve KuZC) J\merik.a kızılderilileri terimleri) le savaşçı. yiğit mana· s ına gelen adlarla biliniyorlardı. Çince kelime Che-chjeh idi, fakat Tibet ıdan.:sının neredeyse dört yi.i.zyıl sürdüğü Kotan ·da tipik bir Tibetçe- rarınıca kelimenin kulla· nıldığı ve bunun Kotan ala) tarın soyundan gelen Arizonalılarca hala taşındığı görülüyor. Bu ad Apachc. Adpahche, Ahpachche şeklinde ya.ı:ıldığı görülen fakat ses olarak bir değişiklik arzcımcyen Apaçi'dir. 11 Ad, Tarım 'da da kullanılan r ibct çc genci özne üncki a ile başlaınaktadır.n Sadece pa ' nın seslendirildiği pa. dpah. hpah savaşç ılar. yiğitler dcmcklir. 14 Tarını· ın genel ad soneki olan tM!, tsi. ehe. c:hı adların nihai unsuru olarak çok tercih ed.iliyordu. 1' Hem önckın hem -;oncl..in kula· ğa hoş gelmekten başka bir değeri ve manası yoktu. Apaçi. A-pa-çi. sa' a~c,:ılar. yiğitler man as ına gelen bir rl ibctçe-Tarıınc:a kelimedir.

Thonm'. F W. l'ihı.:ı;ın Do..:uıııcrıı' • ,. 1J. ' · -;o.sı Thc L:ıngu:ıgı.: of t\ncıcnı Khut:ın . c 2 fhoma.,. F W • '\anı ' B9. -127 "Thoma.'. F\\ lıll<:lan l.>ocuıncn1' .c .ıı.' 8-t: ~anı . ' 117. 11 Thonı;L•.. F \\ \;,1111 ' :!.W. 25.J 1 ' fhoma~. F \\, l'ıhcı.ııı t>ncu ıııcn" 'c n .' 7 l. ~il:'\ 11

12

179

f.THEL G. STEWAHT

178

Cebe'nin slratejısinin önce l\. otan·ı işgal etmek ve sonra yörenin di ğer rkezlerine doğru ılerlemck olınuş olacağın ı varsaymak akla yakındır. Bu sc~e ten dolayı atalarının l 2 l 8'de Cebe'nin hücumu ile veya M.S. 1227'de 1lsi He:a·ııın nihai imhası esnasında mcveutl~rı. b~.Y~~k ölç~de .ı~.lef o.lınuş olan _i.ki Kotan alayına mensup oldukları .a.nlaşılan ıkı l,.uçu~ kabıl_~yı on~e ın~eleyecegl/ Bunlar Kara-Kitan ala) lan olabılırlerse de Kara-Kıtan yonetımıne hızmet veren Karahanlılar olmaları daha muhtemel gözükmektedir. Bunlar Kuze) Kalifornı ya·daki Hupa'lar ve Kato·.ıardır . .. Kaliforniya'lı llupa lar, llu-pa, Hu-then ın, yam Kotan ııı bır Karahanlı ala\ 111111 soyundan gelmiş olabilirler. çünkü 1lu-then beş şehirden oluşan Kolan 1 şehrinin Tibetçe adıdır. ~ Belkı thcn kontrol demek olduğundan ve artık önemi kalmadığından 1lu -ıhcn-pa Hu-pa :;;cl,.line kısaltılmıştır. Şayet bu alayın askerleri M.S. JOOO'den kısa bir süre sonra Kotan·ı fethetmiş olan Karahanlı Türklerse şü phesiz ki kendilerini rejimlerine hi1:ınet etmeye mecbur edilmiş olan yerli alayların askerlerinden i.isti.in görmiişlerdir. Bu sebepten ve say ılarının da az olmusından dolayı Kuze) Kaliforniya ve Oregon'daki küçük kabilelerce temsil edilen yüksek statülü kişilere katılarak eski pozisyonlarının hatırasını muhafaza etmeyi terc ih etmişlerdi. Kuzey Kaliforııiya 'dak i l<ato' lnr, Ka-lo, anlaşıldığına göre Kotan 'dtıki Ka-to-zi-iia köyüne mensup erkeklerin soyundan gelm işlerd ir. 17 Ci veya si, Güney Tannı· da kavim manasına gelen genel bir sonekti; iia bir yer veya yörc1 ) C i~aret eden. adı sona erdiren bir sonekti. Bu ad-sonlandırmalarının )Cni ülkede bir önemi yoktu 'vC kaldırıldılar. Tibet belgelerinde bir alayın Ka-to-11iia'da konuçlandırıldı ğ ının ya?ılı olmasına rağmen Ka-to'ların erkek atalarının bu alaya mensup olduklarına dair gerçek bir işaret yoktur. Onların daha zi)ade belki de Karahan! ı Tiirklcrindcn olan \ e ilerleyen Moğolların önünden 1lu-pa ala) ı ile birlikte kaçmalarını sağla) an atlara !>ah ip varlık ve önem sahibi kişi krin SO) undan geldikleri anlaşılmaktadır. Şa) et Ö) le) se bu sa) ılarının azlığı. Apaçi'lerdcn ayrı oluşları ve l lu-pa·ıara komşu bulunmaları için yeterli bir sebepti. Doğuya dognı hareı-aıa devam etmeden önce Moğollar" ın Mazar-tagh kalesine giden yi.iL. millik şerit de dahil olmak üzere bi.iti.in Kotan bölgesini ele geçinniş olacakları düşünülebilinir. Bu hat üzerinde iki şehir vardır, Kotan yakınla­ rında Pan-ro-iia ve 50 mil kac.lnr kuz.eyde Can-laıi-tse, Pan-ro-fia'daki ro-na heceleri Pan şehri ' n in askeri önem ine işaret elnıckıedirler. 1 ' 1 Tibet döneminde Kotan bölgesi Li Ülkesi olarak biliniyordu. Bu sebeplerden dolayı Apaçi kabı­ lelerindcn biri olan Lı-pan, Li Ülkesindeki Pan Şehri demektir. Diğer adları olan Can-rse veya Kan-tse anlaşıldığına göre Cnıi-laô-tse şehri ile ilgil idir. ürta A sya isiınleriııde çoğu kez. vaki olduğu gibi laıı hecesi düşmüş. fakat Tarını' ın A

-

6 Tlıo_ıı_·- ; .-- - -- -- --

:

Tlı ı.-ı,, r \\ · Tihcıan l>ocunıı.:nı- •.• c -11., 7 ~ . c '2., %, Th..: Langu:ıge of Ancıı:nı Khoıan.' 256 •nı:ntı.~.f'\\'.. Tıbct.ınlx><.:unıcnt' .• c 17. , l i0. 180.c JJ ,, .ııı ~"·"· f W. Tihct;ın ı >ocııı;ıcnı' • c J:!., ltKI, ıhpmıt 7. c "7. ' 2qs. c. 40. '· 6:'\ (ıı \c:y:ı 'il. ı.-..,. f'W.• Tibetaıı t>ocuıncnt, .,. c . J7., 172. 181


~usu

GUNEY TAR IM KAÇAl\,l,ı\IO

ad-sonland ırı cı tsc soneki muhafaza edilnıişlir. Anlaşılan o ki Li-Pan vey·ı C· < tllllse Apaçileri Mazar-tagh yolunu koruyan alayların askerlerinin soyundan gelmişlerdir.

Kuzey Kaliforniya'daki Sinkymc'lerin, Sin-kyme, Apaçi olmamakla beraber Pan-ro-na ve Caiı-l<u1-tsc şehirleri ile bir münasebetleri vardı, çünkü onlar Kotan'ın 100 mil kadar l,.uzeyindeki bir boğazda. vadiden yükselen bir tepen • 111 üsründe bulunan önemli bır kale olan Siıi-san"dandılar. Kalenin ve ÇC\fesindckı binaların harabelerinde bulunan otuzdan fazla belge vasıtasıyla Kotan nehri ı,. \ _ 1 1 sındaki Mazar-tagh olaral,. teşhis edilmiştir. Siri-san · ın mahalli bir ad olan S~n 7a ·nın bozulmuş şel,.li olduğu SÖ) lenmektedir. Tibetçe Sin-san, Ormanlıl,. Dağ manasına gelen Sen-(7a)-(san)'ın ı..endi dillerine uyarlamış şeklini temsil etrncı.. redir. Za hecesinin atılıp yerini bir tepenin üstünde bulunmasından dolayı daha uygun telfıl.ki edilen san' ın almasına dikkat etmek gerekir. Sin-San veya Maz.ır­ tagh kalesi yeraltı dünyasından yükseldiğine inanılan Sen-ia mıntıkasında idi.~o Za'nın Tibetli ler için uygun o lmadığı gibi sondaki san Yeni Dünya'da uygun değildi. Yerini yeni bir Tibetçe-Tarımca kelime almıştı. Yeni son olan kyme, ev veya yurt manasına gelen Tibetçe khyim veya kyim'in Orta Asya versiyonudur.' 1 Kyme, seslileri, özellikle de ilk sesliyi gözardı eden Orta Asya ve Soğd alışkan­ lığı ile o nl a rın iyelik sesi c'yi kullanmalarını göstermektedir. Kyme, Kyiııı-c veya Khyıme-ev veya yurt-dur. Sin-san-khyime veya Siri-kyme, Sıı'ı(san) yurdundan veya Sın yurdundan demektir. Bu insanlar bir Siô-San alayının askerlerının soyundan gelmemektedirler. Ataları Siri-san'ın Kara-Kitan görevlileri olabilırlcr İstilacı Moğollara yaranmak isteyenler onlara mutlaka Kolan ile Tshal-byı arasında bir dağ vadisinde \eya düzlüğünde bulunan zengin Budist yerleşıın merkezi Me~~k.~r hal.kındaki bil~t vermişlerdir.~ Orada dört b~yük ve yüzden fazla daha kuçuk manastır vardı. Manastırlar duvarlarla çevrilı olsunlar olırnı· sınlar etraflarında Allın-tagh'ın 16.000 kademe yükselen dağları bulunuyordu Sadece geçitlerde güçlü bir savunma gerekliydi. Ama haydutlarla dolu bır yörede askeri koruma mecburiydi. Mescalero Apaçilerinin Lcngin Me-skar Budist toplumunu korumakla görevli alayların askerlerinin soyundan geldikleri anlaşılmakladır. Mcskar'da Tibet dönemi farım adlarında yaygın olan lasvir edici ekler )-Okıur. fakat belgelerdeki bu görünüşLckı yokluk konuşma dilinde kullanılmadıldnrı manasına gelıne1-. l lenı Çin lil erin hem de Tibetlilerin tasvir edici adlara tut ku ları onların Ç in tusirini ve T ibet işgalinin hüküm sürdüğü yüzyı ll arda GLlney Tarım'da, özellikle de Kolan'da kullanılmalarını sağlamıştı. Apaçi adı Mescalero iki diğer 1ibetçe kelimenin, ri. dağ ve kapalı alana işaret eden yer ad l arı nda ku ll anılan ro'nun takip ettiği Tibetçe Me-skar ' ın birleşiminden

JTlll':L G. STEWA RT

dana gelıııi ştir. 24 Tibetçe'de nıhai r. 1, olarak duyulduğundan Me-skar. ıne~..kaJ (Mesl,.al) olarak işitiliyordu:~ ri·de baştaki r Me-skar nihai r ' sini M:i ermektedir ve ikısı 1 sesi olarak birleşınışlerdir. Me-skal'i-ro kulağa ~ . ~elme kaidesine uymaktadır. Avrupalıların duydukları şek ilde transkrip~~nunu )aptıkları Mescalcro, Me-'.'-.1.al-'i-ro'dur. Me-skar (Me-sJ..al) Dağ ~~dbi denıel,.ıir Bu kahileye mensup Apaçı'lcr M.S. 1218'de çok uzaklard:ki Kotan ' da Mc-sı..ar ı~anas.tır yerleşim merkezini koruyan ala) farın as. . . kerlerinin soyundan gelıııışlerdır Pevoıe l,.al.tüsünün ) umrularındal.ı uyuşturucu madde ı çm mescal adının kullanıl~asının sebebi \ardır. Durga'nın Orta As)a·nın Bü) iik Toprak Anası ile ili şki lendirildiği Mahayana ekolü 1lınt BudiLıninde sihir ayinlerinde halüsinasyon yaratan uyuşturucu nrnddelerin kullanılmas ı önemliydi. Bu özellikle eski şaınanizmin Budist a)inleriııc girdiği Kotan bölgesi için geçerliydi. Sonra uyuşturucu maddcnın Buda'larııı yaşadığı Tushita cennetine çıkmal,. için güç verdiği düşünülüyordu. Kendi kültürleri ve dillerine s ıkı sıkıya bağlı bir kavmin peyote kaktiisiinilıı y umrul arında bu lunan bi r uyuşturucu maddeye verilmi ş olan mahalli denen bir ad için keneli aşıl adlarını bir kenara bırakmış olmaları dü ş ünülem ez. Aksine Me-skal' i-ro Apaçi'lcri bu bitkiye benzer bir bitkiden elde edilen bir uyuşturucunun Mahayaııa Budiznıi'nin sihir seremonilerde kullanıldı ğ ı büyük Budist man ast ır yerl eşim merkezinin bu lunduğu Me-skar vadisinin Tibetçe şekli olan meseni adını vernıişlerdir. 26 Se-jeı'ıc, Me-skal-'ı-ro Apaçi"lerıniıı etnil,. \e l,.lan adıdır. Se, Türkisıan·ııı eski sakinleri olan Saka'nın bir şeJ..lidir. Onlar Persler ve Yüe-çi'lerin büyük bölümü gibi aynı İrani asıldandılar. 17 Toharca'daki iyelik sesi e ile ile jcnc'nin manas ı Jeti"den (klan) demektir. Sal.a'ların da yaşadığı Sa-cu'da Jen l,.lan adı olarak listelere girrnişti. 2x Mc-'>l.al- ı-ro ala) ının ataları Budist manaslırlarının korunınası için Me-sl.ar viklısindc görev yapan Jcı'ı klanına mensup Saka"lardı. Kuzey Kalifomiya'dal.i Tolowa'lar. Tola-wa. da Mc-skar·dandılar. Mcskal-' i-ro· ıarın aksine mahalli adları olan Tola'\ı kullanı\orlardı._"l Kotan reliiffuzunda a·nın boğuk bir o \t.!}a u..sesı \ardı. 10 Bu mahalİi ada, pa ve)a ba şeklı ~~tün Tibetçe soneklerin en genci ve yaygın kullanılan şekli olan, wa sonekinı ıl~ve etmişlerdi. 11 Tola' larııı alaları yüksek bir stalüye sahip k.işilerdi, aksi tal. dırde Me-skal- 'ı-ro sü\ari alayı ile birlil,.te kaçmak için atlara sahip olamazlardı. Yenı ülkede Kuzey Kalifomıya'dakı küçük Dene ohalarına )akınlaşmışlardı. JikariUo Apaçi'leri Kuzey (Doğu) Türkleri idiler. M.S. 1OOO'den kısa bir sün.: sonra Karahanl ı Türkler Kotan ' ı istila ellikleri Laman ordularının çekirdeği Jikil'lerdi. 1'

~0111•1 '· F\\ .. Tılıctan Docuıııcnı' • ı:

21. llıoıııa,, F.W. N:ını. ' · .~54 21

Y.ag.e. c 17, ' 199.

Thoına<. F \\' Nanı .. ' 246·247. 399. zı Thoına~. r W c. 37. < 205, 2W. 240

21

~' Thonıa,. F W • c 12. s 135

H. ' ·

2<ı5. •

40.' 181 ·

ı·

41 ' 76.

liutrııılıını'· F.W · c 12.' ~l-323: Sıutlcy. M:ırg:ııcı & Juluı Dıctiuııury o l Hin<lui,m. ~. 80-82. mıJ Vy

21l 2 "

181

·

1 • Fcıuı ",ıuue' ol',..rnııal A'l:ı. c 1 ' 1. 27. H:uıcıln. Toru. A l'ru111" la T:ı- Yudı -dıı:.' Ilı

ıt~ln:l'. F W. c 1 """ ll:I.\

l1ıoına

11ıo

•F·W·· c

'1., 115. ]1, '· 100, dıpııoı (ı, '11 117 ı \7 . s. 205: ç 41, ' 25

'· F.W, Tiıı: L..ıngııagı: of ı\ncıcııı Khoı.ııı.' 2.~7

nıa,,FW .. Naııı · ' 18'.!


182

GÜNEY Tı\RJM KAÇAKLARI

lJunlar hizmetlerini talep eden Türk hanlarına para karşılığında hizmete hazır vaziyette alayları lss ık-ku l gölünde konuçlannıış alan Kuzeyli Türk paralı askerlcrdi.32 Jikil adı köpek manas ına gelen eski Çince djuk, dik,jik ile çoğu kel il olarak kısaltı­ lan kavim demek olan Türkçe ilet son ekinden müteşekkildi. 33 Jikil, Köpek Kavnıj demektir. Ad, Çinlilerle Çin tesiri altındaki Orta Asyalıların ,Gobi'nin kuzeyindeki göçebe kabileler için hissettileri aşağılamayı ifade etmektedir.·4 Çinliler ve Oıta Asyalılar için Jikil'ler Kuz.ey Türkleri olarak Köpek Kavmi idiler. Amerika Birl eşik Devletleri'nin güneyindeki Jikarillo Apaçi'leri takriben M.S. 1000' de Kotan ' ı fetheden Karahanlı kuvvetlerinin çekirdeğini teşkil eden o Kuzeyli Türk para lı askerlerin soyundan ge lmi şle rdir. Ad üç ke limeden müteşekki ldir ve transkripsiyonunun tek heceli şekilde Jik-ari-llo olarak yapılması gerekir. Jik, Jikil'in köküdür, ve burada il soneki gereksiz olacaktı. Yukarıda işaret edildiği gibi Jik köpek demektir. Ri, Tibetçe dağ demek olan bir kelimedir fakat burada kulağa hoş ge lmesi için Tarım 'da da kullanLlan T ibetçe özne öneki a'yı alıp ari şekline dönüşmüşti.ir. 35 Llo, Tibetçe'de alay demektir.~ 6 Jik-ari-llo. Jik Dağ Alayı veya Köpek Dağ Alayı demektir. Anlaşıldığına göre Karahanlıların Jikil alaylarının görevi Kotan bölgesinde stratejik bir dağlıl-, mın­ tıkayı korumaktı , ve Kara-Kitan idaresi a ltın da da bunu sürdürmüş l erdi r . "lndians of High Plains"de' George Hyde diğer Apaçi kabilelerinin Jikarillo'lardan ·'Kara Apaçi'' diye bahsettiklerini yazınıştı. 37 Bu durumda kara renge değil de Çin lilerle Orta Asyal ıların Kuzey Türklerinin kültüre l seviyesini a l g ılam a l arına atıfta bulunmaktadır. Onüçüııci.i yüzy ılın başlarında Çinli ler Kuzey Türklerine Hci-ta, Kara Tatar, medeniyetsiz barbarlar diyorlardı. 38 George Hyde, diğer Apaçi kabilelerinin Jikarillo'lar için "Kara Apaçı .. manasına ge ldi ğini söyledikleri Apatsiltlizhihi terimini de kullandık l arını kaydetmişti. Apatsi l'in Apaçi, tlizhihi ' nin de kara demek o lduğu söy l enmişti. Fal-,at bu kelimelerde iş sadece bununla kalmamaktadır. Deyimin ilk kısmı olan Apatsil birincisi savaşçılar deme!-. olan Tibetçe Apa kelimesi ikincisi de Kotanca su demek olan tsil kelimesi olmak üzere iki kelimeden müteşekkildir. 39 F.W. Thomas, Kuzeydoğu ve Tarını Vahaları Tibetçesi hakkındaki eserinde Tibetçe'da manalara bir tür tahminle ulaşıldığını yazmıştı. 40 Bu yüzden anlaşıldığına göre Apaçi'ler lssık-kul adını unutmuşlardı. fakat sadece Jikil alaylarının bir göl civarından gelmiş o ldukların ı hatırlıyorlardı. Şayet böy leyse Apa-ısil. Savaşçı lar-su, lssık-kul Gölü Savaşçıları demektir. Barthold. V. V., Turke.~t:ın Dmvn co ehe Mongol lnv:ısiom•. s. 254, dipnoı 6. 317. dipnot 2: Four Sıudtc' of Centrnl A.~i:ı, c. ı . s. 88, 97. ı-o ~~ Kingsmill. T .W.. Early HiMory of ıhc Wlıiıe Huns. s. 289; Pelliot. P.. Noıes wr l'Hisıoire de lu Honlc c r s. 182-83 :w Ldand, C G . Fu-sang. • ., 6 .ıs Thom:ıs. F. W.• N:ırn .... s. 97: Tibet:ın Oocuıııents .... c. 40. s. 181. c.4 1. s. 84. '" Thoıııus, F.W.. Nam .... s. '.l32. 447. · lndians of 1li gh Plains Yu~sck Dlizliiklcrin Kızılderı lı lcrı (Ç'N.) ~7 Hyde. G .• l ndi:ıns of ıhe Hıgh Plains. s. 46 'd '" Manin, H O, The Rise of Chingi~ Kh:ın . ' 50. w Thomns, F W.. N:ımes of Pcrsons :ınd Placcs in Ancicnı Khotan. s 73 40 Thomas, F.W .. Nanı.~ 370 '

2

ETffEL G. STEWART

183

Dey ımın son kısmı olan tlizhilıi biraz daha çapraşıktır. Tlizhihi'yi cck heceli şekle sokunca ilki (' ince, ikinc isi Toharca ve üçüncüsü T ibetçe olan tlizhi-hi şeklinde üç kelime ortaya çıkar. Bu F. W. Th omas' ııı Kotan'daki lenguistik durumun karmaşık yapısı dediği şeyi gözler önüne serer. 41 Tli, Uy42 gurların Çince adı olan Tili'dir. Soğdça ve Toharca'da adet olduğu üzere ilk sesli harf yutulmuştur. Bu noktada M.S . 840'da Gobi'nin kuzeyindeki Uycrur imparatorluğu y ıkılınca Manilıeist Uygurların güneye Orta Asya 'ya ve doğ~ya Kitan ' ların yanına kaçtıklarını. Budist Uygurların da Kırgızlara katıldığını ve çölün kuzeyinde kaldıklarım hatırlamak gerekir. Böylece Çinliler ve Orta Asyalılar açısından bu Uygurlar Kuzeyli Türk barbarlar, Kara Tatarlar idiler. Onbirinci yüzyılın başlarında Kotan ' ı fetheden Karahanlı ord ularının belkenıi ­ ğini teşkil eden Jikil paralı askerleri çölün kuzeyinde kalmış olan Uygurların soyundan geliyorlardı. Tlizhih.i'nin ikinci hecesi olan zhi , ci veya si olarak seslendirilmekte olup Tibet döo eınınde de kullanılmaya devam eden ve manas ı kavim olan eski bir 4 Tarımca sonekdir. ~· Son hece olan hi İngilizce'de period=nokta, bitti deyimine eşdeğer olan Tibetçe bir cümle sonunu işaret eden parçacıktır..ı.ı Apatsiltlizhihi , Apa-tsil-Tili-si-hi beş kelimeden müteşekkil bir cümledi rSavaşçılar-su-Uygur- Kavim-nokta. Tibetçe'de manaları tesbit etmeye yarayan varsayımlarl a cümle şöyle okunmalıdır: ·'!ssık-kul Gölli Savaşçıları Kara Tatar Kavmidirler" . Amerikalı antropolog Georgc 1-lyde' in kaydettiği Apatsiltlizhihi aslında Kotan ' ın takriben M.S. 1000-1200'deki tarihinin bir özetidir. Dene an'anesinin korkunç düşmanlarının Cengiz Han 'ın Moğolları oldukları demektir. Dene' lerin göçünün Hsi-Hsia krallığının imhasının ve M.S. 1227 yazında büyük ordunun kalıntı~arı~ın ~h~ng-hsing' den kaçmalarının sonucu olduğu demektir. M .S. 12 18 'de M~gol lıderı Cebe tarafından doğuya Hsi-Hsia 'ya sürülen Apaçi kabilelerinin HsiHsıa o~dusunuun bakiyeleri ve Dene göçmenlerin arasında bulunmuş oldukları demcktır A ,, ·. p~çı., ı_er, K otana ı aylarınd an hayatta kalanlardı. Bunların aras ınd a diğer ~r~çı lerın Jıkanllo, Jik dağ birlikleri ve Apatsiltlizhihi. Kara Apaçi ded ikleıi bir 1 ıl alaymın mensupları da vardı. Onlar Kuzey Türkleriydiler. · d e b'ır dığer · Kota n b··ı öneml i merkez Sta-cru da denen Ta-cru pazao gesın 0 rıy d ı. Kotan ' la L · arı~ sın ırın yak ınınd b MS op-nor aras ın d a k.- ı ıd a old uğu zanned iliyor. · de Hs ·ı en-p ı· ·d · · d ., · 220-600 döne mın ı aresmın ve Orta-Asya'da Juan-Juan iktiarının çalkant 1ı 1 ·· il · . dol 1 . yuzyı arında ipek Yo lunda tıcaret gerilemişti. Bu sebepten a} Suı haned · · · ada 1 aaı tıcaretı yenıden canlandırmak için Semerkant'tan So&d iş 0 · ı·ştı.· uı lerın çökmesine T'a n g' ların yükselmesinemarıvekolon·tı . ı s er getırtm ve onu tak ı d T.b · · . . Güne T , P. e e~1 1 et ışgalıne ragmen tıcaret yen ıd en canlanmıştı ve geçir y. arı~ da_~ı şehırler Moğol gücünün yüksel işine kadar parlak bir dönem mış erdı Urr De ne gru b u. A rızana . 'd al\.ı ı . . · Taguı Apaçi'leri, British

s ., ·

1

41

•ı llıQıııa.~ F W r ·

Pıırkcr. ~ llıo0, ...

4

-llı

EH A ıbcıruı Docuıncnı,. c. 32. s. 50. •

..

Thousand Ye:ıı~ of ılıc Tart:ırs,, 195 '95 .

--. c .•3 7. s

onıa.~.

F W N- •

· "

:ım.

s. 176-177, 442.


184

GÜNl~Y TAlUM KAÇAKLAR!

Columbia'daki Takkuli Carri.ere'ler ve Oregon'daki Chastacosta'lar anlaşıldı­ ğına göre zengin Pazar şehrı Ta-gu veya Sta-gu'lu adamların soyundan ge lmişlerdir.

Apache T~gu i (Ta-~uc), Ta-g~ .savaşçıları, Pazar şehri Ta-gu' yu koruyan veya e Toharca'da iyelik gösterir. 4:1 Tagui veya Ta-gue, Ta-gu'ııun demektir. Bu askerler g sesinde zorlanınadıkların göre alayları }erli halktan, yani Saka'lardan değil de Hor Türklerinden ve)a Tu~ ku-hun Hsien-pi'lerden müteşekkildi. Bu gruplar birçok yüzyıldan beri Güney İpek Yolu'nun şehirlerini \ 'C kervanlarını Tibet-Tarım hududunun Ni-C'h'ıano haydut çetelerinden korumak için askeri birlikler halinde teşkilatlandırılmışlardı"' Merkezi B.ritish Columbia'daki Car rier· ıerin atalarının bü) ük Ta-gu veya Ta-ku pazarının ipek Yolunda nakliye işi ile iştigal eden Li klanının erkek lcrıniıı soyundan geldiklerine ınanınak için her sebep mevcuttur. Şayet peder Morıcc ve profesör Fell hak lı ysalar CaıTier lehçes inde güçlü bir Keltik unsur vardır. Bu lehçelerinin Ku.tey Tarım vahalarının Toharca B'si ile ilişkili olması demektir Ta-gu'nun kuzeyindeki eski Kuça kra llığı Gobi'nin ortasındaki unululımış bir 46 İtalo-Keltik vaha olarak lasvir edilmişti. Avrupalı ilim adamları Kuç<ı ve Turfan' ın Kuzey Tarıın vahalarının lehçesi11deki İtalo-K.eltik unsurların Uzak Doğu 'ya Avrupa'dan Çin hududuna kadar uzun bir yürüyüş yapıp Yüc-c;i'lerc kat ı ­ lan ve T'ien-shan'ın kuzeyinden geçen güzergahları mezar kurganları ile i~arct lenmiş olan Keltlcr Larafınclan getirildiğini ileri sürınüşlerclir. 17 Anıerika'ya Atlantik i.izerınden gelen Kell' lerin Keltik lehçelerinin katkısı meselesi Aım:rikaıı '·Kızılderili" topluluklarının yer değiştirmelerini izleyen ilim adamlarına bıra­ kılmalıdır. Carriere·ıer kendilerine işitildiği şekilde transk.ripsi)Onu yapılmış hfiliyle Takkuli denıektedirler. 18 Tarıın·ııı Toharca lehçelerinde g k olarak \'e Tagu Ta-ku olarak işitilmektedir:''' Carriere"ler kendilerini Tarım , .e Soğd usulünce klan adları olan Li.ııin önüne menşe şehirlerini adı olan Ta-ku'yu koyarak ıa­ nımlamaktadırlar. Li. Tibet dönemi belgelerinde görülen bir Tarım klan adı<lır.~ Peder Morice, Carriere' !erin Navaho ve Apaçi'lerle yakın akraba olduklarını 51 düşüni.iyordu. Fakat şayet bir Keltik lehçesiyle konuşuyorlarsa kültürel bakım dan olmasa da etnik bakımdan Kuzey Tarını sakinleriyle daha yakın akrabaydı­ lar. Yeni ülkede geçen 700'den fazla yıl dan sonra Carrier"ler bir Tarını tıcarct pazarının teşkilatını hatırlamadıkları gibi Carriere* lakaplarının sebebini de hiç bilıni yorlard ı. Oregon'daki Chastacosta'lar, Cha-sta-co-sta Kotan'daki Pazar şehri Stıı gu'nun Soğd işaclam ların ı temsi 1 etmektedirler. Ad' anlaşıldığı na göre Ch' ı-licıı Dağları'nın kuzeyindeki Soğd şehri Chao-wu'nun adııı ın (işiti l diği gibi traıısalayların ası...crlerı dcmeklır. Sondakı ı

0

.a S:ıpir. b .. Tibctnrı lııOucncc on Toldııırinn. s. 264. ·"• Grousscı, R .. in t l ıc Fooısıcps of Buddha. .s. 55.

Tam. W.W., Tlıc Grccks ırı l3ncırııı ıınd lndia. s. 288-290 ~· 1lodgı.:, F. A Honclhook of Cıın:ıclıan lıtd inııs, (Takkuli), ~- 49 4 " Sapir. 1:.. Tıbcı:ın lnllul"nc:cs on Toch:ıriıın. s. 264 -2(>5 50 Thoınıı.,. F W . ı.: .17 s 1 15 1 ~ Murıc<'. ı\ G.. Thc C;ırrıı.:r Langıı:ıgc, V 1 lrıımductıon (C:ınicr'lenn Dili. c 1 Gırı~) Camen: Tıışı}ıcı haının:ıl (Ç.N .) 17

E'fllEl· G. STEWART

185

kripsiyonu yapılmış) kısaltılmışı ile başlamaktadır. Soğdlar Batı Türkleri lararın­ d 0 !Wneye Ts'ung-ling kıyılarına sü rülmü ş ve orada yerleşmişlerdi. Kraliyet :ıesfnin kolları ayrı krallar olmuşlar ve dokuz soyadı olarak bilinen soyadlarının :ııııışlardı . Fakat Yüe-çi menşeleri.n~, un~tmadı.klarını göste~mek i?in l~epsi de Chao-wu adını muhafaza elmışlerdı. · Ts ung-lıng boyundakı kendı şehırlerınin adları olan dokuz soyadınclan biri yerine daha eski genel adın muhafazası bu sovadlarının yerini Giiney 1arım"dat-i yeni }Urtlarının adı olan Sla-gu veya g ve~ine k kullandıklarından Sta-k.u'nun alını~ olduğunu ve orada kalışlarının u.1un ~üreli. belki de yedinci ) ii.1) ıldan oni.içiincii yü7) ıla kadar olduğunu akla getirmektedir. G yerine k kullanan bır k:n imle Sta-co. Sta-ko, Sta-t-u, ve a, o \ c u' nun seslendirmesinın hemen hemen aynı olduğu bir yörede Ta-gu veya SLa-gu şehrinin adı Ta-ku veya Sta-ku idi. Tibetçe sta soneki burada belki şahıslara işa­ ret eden ta'nın bir şeklidir.~' Şayet böyleyse Cha-sta-ku-sta Sta-gu'lu Soğcl'lar deıneklir. Sayıları a7 olan ataları Sta-gu'da ticaret yapan iş adamlarıydılar. Peder Morice bu kabile hakl-ındaki eserinde belki kabiliyetlerinin bir nişanesi olarak lehçelerinin yapısının analitik o lduğunu yazmıştı.'' Tabiatıyla alayları ve Stagu'nun diğer önemli ki~i lcr i ile birlikte doğuya doğru kaçmak imkanını bulnıu;; olacaklardı.

Oregon'da Chasıacosta'ların yanısıra Tututne'ler, Tu-tu-tne, yaşa­ Tne, tine veya Dcne·nin kısaltılmışıdır ve Toharca ile Soğdça'da sesleri, ö7c lli kle ele ilk sesliyi. söylememek alışkanlığını gözler önüne sermektedir. Tu-tu, Çinliler için genel vali manasına gelen Türkçe ünvan To-dog veya Tu-tuk'un Çince versiyonudur. 55 Kara-Kila} · ı arın gurhanının Çince Unvanlara büyük bir düşkünlüğü vardı. Bunları hem kendi si alıyor hem de sara) mensupları ile askeri görevlilere de tevdi edi)ordu. 56 Güne) Tarım imparatorluğunun bir parçasıydı. Bu sebepten dola) ı bu Türk çe-Çince ünvanı. menşei Kara-Kitan imparatorluğunun Güney Tarını bölgesinde bulunan bır Dene 1-abilesinin adı olarak görmek şaşırtıcı değildir. 1\1.S. 1218 yılındaki Kara-Kitan tayınlerinın listeleri Moğolların imhasından kurtulmamışlardır. Oregon'daki diğer Dene kabileleri ile münasebetlerinden dolayı ataları belki Sta-gu'nun Tu-Lu'su idi. Oregon 'daki bir başka Dene kabilesinin adı olan Chet-ko özel bir stalll)C sahip bir lidere verilmiş olan bir ada benziyor. Tarım adlarında l ile d'nin ben~rliği bakunından Chet-po veya Ched-po Ulu veya Ulu Adam manasına gelen Tıbe~çe~~Tarımca bir tcrimdir.~ 7 Ko veya kl10. Kuzeydoğu Tiberçesinde reıs demekıır. Burada po yerine ko olmak üzere yine daha uygun görülmüş bir hece ile maktaydılar.

12~----------~uhlleybl:ınk.. E.G .. A Sogdi:ın Coluny 111 lnrıcı ~ tvı oınn~ FW .• N·.1111 ••.• '· I"'> o.- ıtn "

Mongolı:ı.

s. 320. dıpnoı 1

A G.. Chasıa-cosı:ı :ınd ıhc Olım: l.<ıngu:ıgc ({'h:ısıa-ı:osıa'J:ır ve Dene' lenn Di li ). SogdJ:ırııı 1..tıltcırcl 05°~ıc~. 1111 ügu h:ıU.ındn E.G Pulleylılnnk ve 1 R l l;ımılıon a b;ıkınız

'W

S!ı

~~ogd &

Fcng,

Hısıory ol Clııncsc Socıcıy. L.ıno. '

w;11 r,· A Sogdian Colon} ın lıım:r Moııgolı:ı '

l'lıo ogeld &Fcng. l lısıory. L.ı:ıo s 670

472 475. Thoın:ıs, F. \\ . c. 40. s. 2. 13(>; 324 -J '.!5

llıo:::aç· F W . iibcıan Oocuıncnıs. ı.;. 40. , ı .' 1 :ıs F W., Nam ... s. '.!63. 40 ı

Pullcyblnııl..,


GÜNEY TArUM KAÇAKl,i\JU

186

yer değişti rmeyle karşı karşıya) ız. Clıet-ko veya Ched-ko Büyük Reis demektır Bu kabilenin atalarının Koıan'ın Karahanlı hükümdarı ve bir Kara-Kılan valı.si olan Tu-tu(-tne) oldukları düşünülebi 1ini r. Güney British Columbia'da yerlemiş bir Dene kabilesi olan tccrıt edilnıi~ vaziyenckı Nicola'lar tamamen Thompson nehri Salish'leri içinde erımişlerdir. '' Bu kabilenin Çiıı-Tıbeı hududunda .soygunculuk yapan haydut çetelerini tem-, 11 ettiğine inanmak için sebep vardır. Onlar ta batıda Kotan boylamına h.adar anshan. Altın-tag \e Kuen-lun'un güne) eteklerinde yaşayan r i -Ch' ıang. l\ı Jang·ıara mensuptular. Dağların ı..uze) tarafında Na-fo-po'dan Kotan'a gıden yol boyunca da bulunuyorlardı. Koko-nor'dan Sa-cu'ya giden yol da Ni-Ch'iang topraklarından geçiyordu. Bu insanlar kervanlara saldırıyorlardı. Bu sebepten dolayı Go-lok diye tanınıyorlardı, fakat Ta rım.da "'nin )erini g aldığından \e nihai sessizler yutulduğundan dolayı Go-lok Ko-la olarak söyleniyord11111', kı bu ad onları güney ticaret yolundaki seyyahların ve Budist türbeleri ile manastırları nın korkulu rüyası haline getiren baskın ve hırsızlık alışkanlıklarına işaret cı­ meı..-teydi.61 Nicola adı, Ni-Ch'iang'in ilk hecesi ile Go-lok ' un Kotanca versıycı nu olan Ko- la 'y ı bir l eştir mektedir. Nicoıa·ıarın atalarının Kotan bölgesi ile bağlantısını gösteren çok ö nemli bir ad Kuzey Vancouvcr'de aşağı Fraser nehri boyundaki bir kanyonun adı olan Ca pilana Kanyonu 'dur. Kotan vahalarında Go-lok' lar veya Kola' lar, ~ık s ık Kotan' daki zengin Budist türbelerini, bu meyanda Ka-pi-la-na stupa· sını da yağnıa l a)an kor!...unç Sum-pa'lar. Ni-Ch ' ıang Sou-p'i'lerdır. ram tamına olnıanıakla beraber yeri Lum-pa ormanında kabartmaları olmı büyük bir stupa'nın bulunduğu Ka-pi-la şehri olarak tarif edi lmiştir.''' Ka-pı-la­ na'nın son hecesi olan na bu pozisyon ve münasebette onnan demdıır." Aşaı!,ı Fraser nehri bo)undaki harikulade güzel ormanlık kan)Onun öbür dün)a)a aıı gibi semavi atmosferinde Ni-cola'ların atalarına çok u~a"lardakı Kotan'da bulunan Ka-pi-la orman1111, Ka-pi-la-na 'yı halırlatan bir benzeri ik mi \ardı acaba? 1

Navadjo'lar Şayet herhangi bir tarıhçi Cebe'nin Güney Tarım'da"i lemi.dik lıare"füını detaylı bir şekilde anlattıysa bu bilgi bu "itabın yazarının başvurmuş olduğu çok sayıda"i tarih kitabında bulunmamaktadır. H.D. Martin'in olaylar haritası Na-ro po 'ya kadardır. 6 ~ Bu şeh ir M.S. 1209'da Cengi7 1lan'a şahsen bağlılığını sunup böylece bütün krallığını Moğol hakinıi)eti altına sokan Kara-Koca Ll}gur h?n~ nın toprakları içindeydi. Moğollar·ın Na-fo-po'dan daha doğuya gitmc)e ıhtı· D . lndıan' nl Cıınadn. ' :ı:ı; 1 1 E. lılıcıan lntlucnccs on Toch:ırıan, s. 26'.'i Bıtn'O\\. T. lr:ını:ın WonJ, • ' 782. 1 honı.I'. f' \\' • hl' M Languagc uf Ancicnı Khowıı. '· :?'il Thoınus, F.W .. N:ıııı .... , 20 Sıupa: Hutlı'ı mahcdlcrınc vcnkn :ıcl <Ç ~ ). "~Thoma.' F\\ ~ n., 1117.dıpnoı 1, '13,dıpnoı.:'\., :?-H-242 Thom:ı., , f· W c J:?. ' 112, dıpnoı 'i ~ :Vl:ırtın , 11 t>. Thc Rısc ol C'lııngi' Kh;111 , ' · 23:? 11 ' Jcnness,

"''

S:ıpir,

187

ırrHEL G. STEWART

yo"tu. Ayrıyctcn Uygur hanı İdi(..uı Barçuk'un 500 kişilik bir ku\\etle bu Cebe'ye eşli" ettiği söylcrımeı..tedir. 65 Doğuya Hsi-1 lsia'ya kaçan ka~:~~arın ekserisi Karahanlı Türklerinin Kotan yöre.sinin_ alayları ve önemli kişile­ ~i dıler. Herşeye rağmen Moğol ordu~u'.ıun .Na-t~~~o y~ yaklaşı~1ası \e Kotan klarının Güne) lpeı.. Yolundan gcç.ışlerı panıgı doguya dogru yaymış 'e kaça , r idaresi alt ındaki bölgenin ·ınsanlarının 1097 'elen berı· ş ·un cı·ıye '11.ad ar CcnU}gu ı LJ · H · · b.ır parçası o 1an ıiL Han· 111 gücüne başarı} la ı..arşı ko) muş o an ı sı- sıa nın g dıb. Sa-cu'ya giden kaçaklara katılmalarına sebep olmuş olmalıdır. tanı Kotan kaçaklarının doğuya doğru "açışına kat~lan ilk grup • avaho'lardı. Nava-ho'ların menşelerini incelerken hepsi Güne) ipek Yolu'nun doğu bölüünde bulunan Lop-Nor şehirleri Nob-sod·un (Çerçen). Nob-ched-po'nun ~arklLI-..) ve Nob-chu-nu'nun (Miran) erken tarihlerini gözden geçimıek faydalı 1

y~ç ~~tta

'!

o lacaktır.

M.Ö. 77'de o zamanlar Yu-ni diye bilinen Miran Lop-nor krallığı Loui!...en Çin'de rehine olaraı.. bulunmuş olan o ülkenin kralı kraliyetine oeri dönüyordu. Yokluğundn yerini almış olan hükümdarın kendisini öldürtcce~ nden korktuğu için l lan' lardan eski başkentin 35 mil kadar batıs ında bir askeri koloni kurma" için i"i lider göndermelerini rica etmişıi. Buna uyarak llan'lar yeni başkent 1-hsiu'nun veya İ -hsun' un (Çarklık) etrafındaki mıntıkada koloni tesisi için kırk subay ve bin askerle beraber bir komutan göndermişlerdi, 66 ve onlar kraliyetin adını Shan-shan olarak değiştirmişlcrdi. M.S. 220'de Han hanedanı sona e rdi ği zaman Güney Tarım ' da en kalabalık kolu Saka'ların teşkil ettiği Yüe-çi kabileleri yaşıyorlardı. Tibet-Tarım hududundaki mevcudiyetlerine bakıldığmda ilk sakin ler muhtemelen Ch'iang'lardı. fakat M.S. 400'de esb.iden yerleşmiş olan Ch'ıang'lara. Yüe-çı Saka'lara ve Çinlilere Hiungnu'lar batıya doğru geçtikleri Laman geride bıraktı"lan Hor Türl-.leri ile Hiungnu 'lann T'ıen-shan'dan güneye Koko-nor'a gelip oradan da Shan-shan krallığını işgal etmiş olan eski köleleri 1-lsıen-pi Tu -ku-hun·ıar ilave olmuşlardı. Buna ilawten Kuzevbatı hududundan Güne) Tarım·a bırçoğu Lıang-chou·da (Kha-ba) ticaret 67 depolan ~esis etmek için yola de\ anı eden sürekli bir l lintli göçü vardı. Yedinci yüzyılın başlarmda Sui hanedanının son yıllarında Scmerkantlı K'ang Yen-Ticn yanında Soğd kolonistler olduğu halde Çin ile Batı )Öreleri arasındaki ticareti yeniden açmak gayesi) le Sui'lerin acentası olarak Shan-shan şehri olarak da bi 1inen i-hsun 'a yeri eşi i. 13unun sonucu olarak artık Tien-ho <K'ang Yen-Tien Tararından 13iraraya Getiri lmi ş) olarak tanınan İ-hsun kalabalık nüfuslu bir merkez haline gcldi. 1'~ Yerleşmeden ve İ-hsun'un veya Ticn-ho'nun lan ·ın başkenti

::~ Brcıschncidcr, E.. Mediacv:ıl Rcse;ın;lıcs, c.

1. s. 26 1

., Gılcs. L. A Gcognıpluc:ıl l'cxı . ' 827 829. Ehcriıard. \.\ W A H"ıory nf Chına. , 118 151 Pdlıoı. P. l\uıe sur Les Tou -yu-Houı:n. ' 123. 330. Hcnnıng. W 8. Argı aml ıhe '1oldıaıı;ın , 261 2Cı5, T:ım. W \\ . Tlıc Greck' ın B:ıcın:ı :ınd lndıa. ' ,,. 283-293, Hattlıold. V.V .. Fouı Studic' ııl Ccnır:ıl Asıa.' 1 7. Gıb. L .. A Chinese Ucngnıph ıcal Tcxı . ~ !!46. Thomas. F W , Tibctan Ooc umenls ... c 40. '· 90: Kıngsmill r W • Ancıcnı Tıhcı ;ınd 11' Frtınıagcr;. ' l 'l Not Anl~ıldıgına gorc l ;ırıın \C ı..aıı·su dal..ı b~l..cııtlerın bırçol.. .ıdlan 'ardı fal.at gendlıl..le adları kralhgınkl\lc J}m~dı mesela Kuç.ı Kuç.ı K:ıu-ıdı".ıng-K.ıo ıch '.ıng. S:ı-<:u-SJ-ı:u. Kan-chnu ·K.ın-chnu , Sh:ın...,hnn-Sh;ın·shan ~dırı N;ı -fo·po 1'.ı lo·po.


GUNEY T A RI M KAÇA l\.1.ı\ Jt(

188 biı)iınıesındcn soııra

Shan shan krallığına Na-fo-po dendi. başkentin adı da <t}ııı Na-fo· po ıdi ki bu bu sırada Batı'yı ve Hindisıan'ı ziyaretinden Çin'e geri dönmekle olan Çinlı hacı Hsuan tsang·ın bahsettiği Na-fu-po\.lur K'ang \"en-lien \t! kolonistlcri i-hsun veya Shan-shan şehrin e )erlcşınc1.: )ÜZ mıl kadar batıda Jlsin-ching:'i }tmiden inşa ederek batı)a doğru ya)ılma\a başladılar. Bu şehir Lıoncl Giles tarafından modern Vash-!-ıharı ve T Kingsınill tarafından ise ~·crçen olarak teşhis edilmiştir Bu şehre Nava-po-Yenı Şeiıır dediler ı.rı \nla:;;ıldııiına göre 1-hsun Na-fo-po. Bü)uı.. Ka-fo adını aldı. ı,.(ın kü o da )eni şchırdı \C bii}ük ve daha kalabalık nüfuslu a)nı zamanda da başl..cnı olduğu için Bü)iik Yeni Şehir'di. Nava Sanskritçe'den alıntı bir kelimedir. po ısc 10 Toharca 'dır' 1.. bti) iik. ulu dcmektır Na-po ve Na-fo. Na-fu konusma dillerındc ' sesı olmayan "'" mın Na va-) ı mahalli telaffuzudur. Toharca'da v sesı yoktur. o dıldc v sadeı.;c Sansl..rılı,.c'den alıntı kelimelerde göri.iliir. 71 İ lim adamları Asi. Se Sa-1..a. Arsi vesaire olaraı.. bilınen Tanm·ıı kavmin menşeleri tıaı..ı..ında farl-.lı görii';'lerc sahiptirler. l arn onları Yüe-çi"lerin hakim ı..abı lesi olarak teşlııs et mekıcdır. 72 Dıllcrınde v scsı olmayan Asi"Jer veya Sa-cu'lar onun yerine p'yı kullanıyorlard ı Onlar içiıı Na-va-po Na-po-po idi. 73 Başkentin Çin li unsurlnrı ve Çinli hacı IJsuan-tsang. v'nin yerini fnin a,lmasıyla Na-fo-po veya Na-flı po 71 şeklinı kullan ırlardı Tibetliler Na-lu-po'ya Nob-ched-po diyorlardı. \e Na fu po bırkaç onyıl önce olduğu i<rin Nob-ched-po Na-fu-po'nun Tibetçe trnnskripsı 75 yomıdur. 1lccelerin yutul ması ile tek heceli adların kısaltıldığı biı yörede Nnfu-po genellıkle Na idı l'ibet belgelerinde na. nag veya Gnag olarak göri.ılmel­ teclır 7 t. Anla:;;ıldığına göre daha M.S 700 gibi erken bir tarihte Tibctlıler Na nııı Nag olduğunu farkctmi:;iler, fakat yaı;ı larında g'yi muhafa/.a etmişlerdir. Uygurlar Tibctlilerı M S 1035 c kadar Na-fu-po"dan çıkarmadıkları için !'ibetlilcrııı Budi/m'e olan bağlılıkları po bü)ük"ün yerine Budist inanışlarındaki bü)üklüğ.Li ifade eden choh veya djo-büyüJ...'ün alması)la sonuçlanana kadar Na-fu-po'nun yürürlükte kaldıgı varsayılabilinir. 77 Birl..aç on) ıl önce \ıncrika Birleşik Oe\letleri"nin güne) indeki N:naho'lara NmaJjo deniyordu Na'-.ıho. Na,adjo"nun İspanyolca transJ...ripsi)Onudur lsparı yolca'da J h olarak söyknır. Dene lehçelerinde dj'nin deh veya j'yc yaı..ın bıı Ll1 sesi \ardır kı İspanyollar (Meksikalılar) bunu j olarak seslendirmişlerdir Bu \İİ/ den ad NavadJl'. ycrınc !'la,aho'dur. Na\adjo. iki kelimeden. yukarıda incelenen şekilde

w

~" Gılcs. 1•., A Gı.:oı;ruphırnl Tcxı., 820-846, Thoııııı~. c 40. , 90: Kıngsnu l l. T W .• Ancıcrıı l'ilıcı • '· J.1 7 " Sapıı. E.. Tihcıan lııllu.:ncc, .. s 2Cı5, tıakını.ı glnn-po-c'e 11 Burrım , I'. Tokhaııaıı WorJ, ın "haro,ıhı Docuıncnts. ~. 679. I n Taırı. \\ W. Thc Circcb ın Batıııa and imim. ' 270-331 (2117) Banhoh.I. V.Y, Four Stıııhc' ol Cı:oır:ı •\Ma.' 1 '

17

King~1111ll, T W Ancıcnl T1lıcl '· .lJ 74 Grnııs>cl R.. in ılıc hıuls1cf1' ul Budılluı.' 6:1-lı·l 0 ' Thoııı.ı,, 1- \\ • Tıhcı.ııı l>v~uııı,·ııı• ' l7 ' 1l'i, Gılcs. L. A Clıınese Geograph1cııl Tcxı ' 84'i. 7 ~ Tlııııııa,. F \\ , c '7, s ~O; IS .ırıı. ~ 16 n Hun o\\, f, lıanı.ın Wıııd' ın "lı:ııo,ıhi Docuım:nh., 782. nıom.ı.;. F W. Nam., 16, c -10.' (ı'i Noı. foharcu 1111·ıııııld.1 l ıhc1,·t 11111 ıc'ın saclı·cc Tibellılcnıı fıırım·ı ışgalıııdcıı ka)ııaklaııı~nrdıı Ba~ııııı Kıııg,nııll. An~ıcııı 1ıhcı • , 16 Bu kahılelcıııı <Ch'ıang) 1..esinlıklc goçchc ıılıııalaıınıı rıııtnıcıı Slı;~ı1 ,ıı.111 \C \shmruıfoıı J~J..ı Hrl~-şık kumşularııı.ı nıcnsupıular \C anlaş1ld1gııı.1 eorc a)nı dıh konu~uwıl·•' gcrçd.:ıcn de) ü çı'cc \"C Kı:ıııı; c:ı nc:redc)'C farkedıleınc}CCck dcrecel.:ıdc hırhırınııı 1çınc gcçl\orlardı

7 ·'

grJJEf, G. STEWA RT

189

Sanskritçe Nava ile po gibi büyük manasına gelen ribetçe Budist choh veya djo kelimesinden müteşekkildir. Tibetliler bukclimcyi din olarak terci.ime etmışlcrdi, na bundan çok daha fazladır. Lama 'nııı biiliin öğrendiklerL felsefesi. imanı bır ~e tecrübesi choh·a dahıldırler. Choh \'eya djo')a sanki başlı başına a)rı bir biilün, bir manada din hakkında Batılı düşi.inccden tamamen farklı birşe} gibi saygı ı..töste­ ril ip. tapınılır. 7ıı Nava-po gibi Nava djo da Biiyük Nava. Büyük Yeni Şehir denıck­ ıir. Po' nun yerini choh veya djo'nuıı alması hece \'e)a kelimeleri Tıbetlilcı ııı Budizm ·e girişi ve bağlılıkları gibi }Cnı bir duruma daha U)gun gördüklcrı diğerleri ile değiştirmeye alışkın bir kavim için tabiidir. Na-fo-po'da yaşayan ların hepsi Sa-cu değildiler. Bö}lece hemen hemen aynı erken tarihte Yarkent'ten Bulangir nehrıne l..adar dağınık yaziyette bulunan ,e M.Ö. ikinci yüzyı lda asıl orda'dan geride kalmış bir Hıung-nu ı..a,mi olan Hor Türkleri gelmi ş lerdi. M.Ô. birinci ) üzyılda l lan· lar Na-fo-po' da bır Çin askeri kolonisi tesis etmişlerdi. M.S. üçüncü yüt)ılda krallıkları Na-fo-po'dan Ko konor'a kadar utanan Tu-ku-hun·ıar gelmişlerdi. Yedincı yül)ılın başlarında Suı ler Senıerkant'tan Soğd kolonistler getirmişlerdi. Sonra ribct işgali vuku bulımı~ ve M..S. 1035'de Uygurlar Turfan kra llı k l arını Güney Tarını'ı da aşıp Çerçen yöresine kadar genişletmişlerdi. (li.iney İpek Yolu'nun misyoner ve tacirleri bunlara ılfıve ol muşlardı. Şüphesiz bu kadar unın bir süre içinde bu gruplar arasında karımı c\ lı­ likler olmuştu . Kara-Koca. da olduğu gibi Na-l'o-po ·nun eski sak.iıı leriııden oluşmuş alayların görevi İpek Yolu 'n un bu bölümünün surlarla çevrili şehirlerini ve kervan larını korumak olmu ş olabilir Anlaşıldığına göre Nmaho'lar bu ala) ların askerlerinin soyundan gelmişlerdir Saka'lar gıbı 'iavaho'lar da v sesmde zorlanı­ yorlardı. fakat görülen o ki bu ses farı..cdilcbiniyordu. Navaho'lar da Apaçi. yani sa\aşçıydılar. Çocuklarına ' ·erdikleri gözde adlar Savaşçı Oğl an \e Savaşçı Kı/dı. Sa-cu'da (Tun-houang) bulunmuş olan bir belgede ad ı Çirkin Kız olan b ı r çocuktan bahsedilmektedir ki bu aynı örncıi,e 79 ait bir addır. Anlaşılan o ki Na-fo-po"nun alaylarının askerleri doğu)a \1 S 109Tden beri Hsi-Hsia krallığının bır parçası olan surlarla çeHili tanıdık Sacu'ya doğnı olan kaçışa ı..atılmışlardı 700 yı ldan daha U/un süren biı a)rılıktan sonra 1984"de Peel nclırimlcn bir Loucheux kadını Navaho Rezervasyonunu ıiyaret ctınış ve hala Navalıo · ıaıJa karşı lıklı olarak birbirlcrınin lehçelerini anladıklarını görüp şaşırmıştı.

Menşeleri N~-fo-po ile Sa-cu Arasında Bulunan Küçük Dene Kabileleri Kuzey Kaliforniya'daki Chilula kabilesi anlaşıldığına göre bir gölün kcn~rınd~i Lop-nor şehri Lou-lan' ın Soğd tacirlerinin so) undan gelmişti. Adın soylenışinin Chi-Lou-la(n) şekl inde olması gerekir Chi. Kiş ve Taşkenı in

·.ı.aınN a Budısı rııhıplcrınc vcrılcn uJdır (Ç N ı bıı:hol ~. Fr.ınc1'. Laına<;el) l ılc. AGBS. .aş 1ıl.;Jı knah1nclnJ..1 bölüm)

l

147 ' 100·114 {"'Through llıcldcn Shenq .. (Gizlı '>cn,1 Jı:ııı

~~~~ . ~·: Daıed Chıncsc J\.fonıısı:ripıs ııı ıhc Sı~ın Collcı:ııon. 1111 rıın-houang 1111' Ccmuıy <S1<'111 Reze..., k~~l)IOnunJal..ı Tun-houmıg l lakkındal..1 1:ır1lıı fkllı (, 111 \ :vmaları 1 1 c1 'ün.ıll , 172 kal~ on BC)i17Jar LaratınJ.m "111ldc11lı l...ıhılclo:rının ınrı.ıklannın c:lleııııJl!fl almm..sından !><>nra ıç1ndı: a l"onınlu ımulduklar1 mmııl..:ıl:ır ı<,: N l


190

c;ONEY TARIM KAÇAKLAR!

olan Shi.nin bir şeklidir. Orıa Asyalı ve Ordos'lu Soğdlar arasında görülmektedir. Chı-l ou-la(n). Soğd racirler için Lou-la<nr ın sonraki Lopııor yurtları için yaptığı gibi Ki ş veya Taşkeııt ' deki menşelcrinin hatıras ını muhafaza etmek için olmuş olabilir sadecc.so rarım lehçelerinde nihai n )Oktu ve Loulan Lou-la olarak söyleni yordu.~' Buna göre bu küçük kabilenin ataları anlaşılan birçok yüzyıl boyunca yurtları Lop-nor şehri Lou-lan olan Soğd tiicirlerdi. NongatL Kuzey Kalifomiya'daki küçük Dene kabilelcrınden bir diğerinin adı­ d ır. Sa-cu ' nun otuz mi l bat ı s ı ndaki küçük bir vahanın Çince adının ınahalll versiyonu o l muş olabi lir, ilk Han ' lar döneminde ipek Yolu açı ldı ğı uıınan Nan-hu. kervan l arın durup Yol'un nihayetindeki Çin başkenti Ch'ang-an·a gitnıcdcn önce müsaade için beklenilen Yang Barikatı'nın bulunduğu yerdi.~~ Kısacası önemli bir yerdi. fakat kapı Sa-cu'nun doğusuna aJındıktan sonra artık Çin belgelerinde ondan bahsed ilmem iştir. Han'lar hem Nan-hu'yu hem de Sa-cu'yu kolonize etmiş. Kao-tch'ang'da (KaraKoca). İ -hsun' <la (Na-fo-po) askeri koloniler tesis etmiş ve Koıan ' la olan uzun süreli 81 Çin ilişkisini başlatmışlardı. Noııgatl. A' rupalıların işittil-leri gibi transkripsiyonunun yapt ıkları şcl-ildir. Tarıın 'da a·ııın boğuk bir o veya u sesi olduğundan Nan Non olarak söyleniyordu.s.ı G veya l- sesi Çince· de h olarak göründüğünden do layı mesela Uygurca Qoeo veya Kotcho Houo-tcheou idi; Uygurca Ka111ul Çince Tlanıi idi; Nayman Ti.irk lerinin qan ünvanı han'dı.K 5 Non-ga, Non-ka, Non-ku Nan-lıu'ya eşdc­ ğcrd il er. Tibetçe'de hem g hem de k vardı. ve anlaşıldığına göre bir tarihte Toharca'du her ikisi de mevcuttu. Bu ga'dal-i g sesinin izahı olabilir. Ti. Toharca ve Soğdça · dakı sesli harfleri ) uınıal- alışl-aıı lığını gösterınel-ıcdir 11 'cya tal' da Çince toprak kelıınesi ile karşı karşıya) ız.st> Non-ga-tl, Nan-ku-tal. Nan-hu-tal, Nan-hu Toprağı veya bi/.iın ifademi?le Nan-hu Vahası dcnıel-1.ir. Washington eyaleti, Oregon ve Kuzey Kaliforniya'daki yedi ki.içiif.. Dene kabilesinin -Kwaliokwa'lar. Unıpkwa·ıar. Mattole' ler, Lassik'ler. Coquillo'lar. Wailaski'lcr, Whilkuflar- bilti.in Tarım şe hirlerinin yanıs ıra Kotan bölgesi sakin lerinin herhangi bir sebepten dolayı göç etmiş olabilecekleri 1ls ı-Hsia krallığının şch irleriı~in de ad larını ve yerlerini daha şunıu llü olarak bilmel-sizin teşhis etmesi zor olan adları vardır. Bu türden belgelerde Toharca. Hsicn-pi'ce, Tibetçe, Türkçe ve Kitanca eşdeğer şekillerin yanısıra 13udisı terimlerinin de yer alınası gerekir. Bu f..abilclcrin kullaııdıl-ları alternatif adlar da fa) dalı ola-

E'flfEL G. STEWA lff

Kocan için pı:k a/ı Kotan·a barız bir benzerlıl- gösteren birçol- alLernaııl a-

Soğdça adı

sıkça

bilırler "'' Pullcyhlnnk . E.G A Sogd i:uı Culoııy ııı lnııcr Moııgol ı:ı.' 344-354 Kı Rurrow. T .. lruııı:ın Words in thc Kh:tı (l\lhı Docı1111cnı,.' 781: Sapir E.. Tıhcı;ııı lntlucncö on Tm.:h:ırınn. '·

265

.,,

553

s,~

K? Gilc<. L. A TupogrJphical Fr.ıı;nıcnı ırnın Tun-houanı.: (Tun-houang'd:ın Bıı Topof!ı~ılil. Fıal.ıırnnl.' ,_ -

"Gilı:,. L.. A J opogr:ıphic:ıl Fıaf!ıııcnı . , 55.l. A Chıııc'c Geogr.ıphıc:ıl lc>.ı nl tlıc 'IJ1111h Ccrıllll). ~ .;~· Rn:ıschncıdcı. E. Mediaı::val Rc,c:ırdıc,, ..:. 2., :!O. l'dlıoı. P.. K:ıo- tdı ang ()nı:o. ll nıııı-tdıcnıı el • • Khodıa. • 5X l ~ Thoııı:ı' I· \\ , Thc l..an!!U:ll!C ul ,\n•ıl'nl Khnıaıı.' 257 T '" Hn:ı-ch111:11kı. . . \kdıaı:,aJ .- · •• , .•11111.111 · ~ " ,•• , ,O _ Pc il ıoı. 1'. Un 1 n.bu"'I econnııc· ı I"' • ' +4 • liurlll" · 1: Tol.lıaıı.uı Elcıııcnı' ın ıhı: ı...haııhlhı J>ucuıncııı' lıom ('hını:....: Turl.e-.ı.ırı.' hf.ı'J • Tnhan:.ı'ıl.ı h .;c,ı >" ıur .. Sapır E Tıbcıan lnllu.:nn·, • ' 2b5 hıl , Kıng,111111. T \\ Thc Migr.ıııon .ınıl l'.;ırl) l lı-ıol) ut thc Whıtc Hun' tt\\..hurı l,ırın Cıüçıı -.c 1 rl.cn J ,ırı · 191. dıpnnı 1

0

19 1

dın bulundu ğu bilindiği takdirde bu tür bilgilere du)ulan ihtiyaç aşikar olur. Bu

adlar. Hotan. Hatana. Korr-tana. Kia-lo-so-nıa, Kia-sa-tan-na. K'u-ıan, Hu-thı:n. Wu-lun, Hu~n-na. Yu-tien. O-duan, Ou-thcn. l luo-then. Vo-ıhouen, Khouotouan 'dırlar.8 Ve }öreyle ilgili ka)ıtlar okunduğunda bazan Kotan adının daha da değişik şekilleri) le karşı karşı)a l-alınır. Bu. l·. W.Thomas·ın M.S. 800'den önce ve sonra Çın 1iirkistanındaki lenguistik-cdcbi durumun olağanüstü karırnı­ ş ık o lduğuna dair beyanını teyid eım~ktedir. Bunun sebeb i M.Ö. ikinci yüzy ıl dan M oğo l istilasına kadar birçok dinin. ipek Yolu ' nun l isanlarınııı , !Ctilı l erin. niil'us yer değiştirmelerinin Tarıın·ın İtal o-Keltik ve lrani-Saka Yüe-çi'ccsine Sanskrıı­ çe'nın. S~ryanice'nın. Prakiıçe'nin, _Haroşt ice'nin. Çince'nin. IIsien-pi'ccnın. Ti betçe'nın. Türl-çc'nın. Arapça'nın. lbrani cc·nın. Yunanca'nın \e daha birçokların ın resirlerini geıirıni ş olmalarıdır. Bu karmaşık lı klar konuşma dilinde ba'/I alışkanlıklara yo l açmıştı, örnel-leri -Soğdların ve Tarım Yüe-çi'lerinin klan ve şahıs adlarının önüne dondukları şehrinl-in i koyarak menşelerinin hatırasını muhanua etmeye büyiik bir itina ile çalışmaları; tan rı larının ve hayvan benzerlerinin birbirinin yeri ni aldırrı Budist dinlerinin dualizınidir. Orta Asya·nııı ad vermek a lışka nlıkları çokuluslL~du. Güney British Co luınbia'daki Chileotiıı' l er Güney İpek Yolunda Sa-cu (T~~~-houan~) yakınlarındaki bir pazar şehri olan Si l-gu-cin 'den gelmiş olabi lirler. Frcderıcl- llodgc, Handbook of Canadian lndians·da· bu adı Tı-il -ko-ıe n olarak )azmıştı. Cin hecesi pazar şehri manasına gelen Çince bir kelimedir. raı..aı bu yeni yurtlarında ll)gun olmadığı için yerine Dene, Kavim'in bir şekli olan ıen ika'.11e ed il'.11işti. Ten veya Den, kavim demektir. G yerine k ve o'nun boğul- bir u sesıne sah ıp ol masıyla ko gu'dur; Chil ve Tsi l, Si l sesine vakındırlar. Yine bu adın da transkripsiyonu İngilizce konuşan kişilerin işittiğt şekilde yapılmıştır. ~nlaşıldığına göre T'>il-ko-ten Sil-gu KaYmi dcıncl-.tir. Şayet öyle)se bu kabilenın alaları pazar şehri Si l-gu·yu yakındaki Tibet hududunun haydut çetelerinden koruyan a layın askerleri ol muş olabi lirler. . Peder Peıiıoı Dcne-Dindjic monografisinde Dcne'lerin eski yurdunda "dcnızııı ölesinde. fakat Uatı ·da çok uzal-Jarda .. bulunan 'e Dene· ıerın orada l-entlı­ l~rini _an!dcn _çoı.. ~c~ıılı diller konuşan b~ l-alabalığın içinde buldul-ları bir şe­ hırle ılgılı bır an anc)ı naklermekıedir." Bu l-arışıl- Güne) Tarını l-açal-ları gruplarının ~~ın al-ııı şchire geldil-leri M.S. l '.218'dc Sa-cu'dali (Tun-houang) . durum ~labılır. Sa-c u'daki Babil Kulesi'ne atıl' onüçünci.i yüzyılın başlarında Doğu 1 arım ve Hsi-llsia'da Budizmin hemen arkasında ikinci sırada bulunan Nasturi Kiliscsi' ııiıı öğretilerinden gelmektedir. Tevrat'taki hususlar Yahudi \C ~rap _ticaret depoları ve f..ervan tacirleri vasıtası) la tal-viye edilmişlerdi. Sa-cu'da _ raıııce belgeler bulunmuştu ve Arapça İpcl- Yoıu·nuıı ıııilletlerarası dillerinden

b

ırı ydi.

• l:lrcı-dıl'i • ""Th ılcr. E • .\h:dı.ıc\.ıl Rc...:archc,. c 11.' .17-411. Hennını;. \\ H . Ar~i and thc "Tokharı:ın''., <;711 011 H •~ı- 1 \\ . Tibcı.1111.l<ı.:uıııcı, . ~ J7., ıs. ı~ ıs. Jlı. ııı7 ~•llıuoı. nt Canadı;ın lııılı.ılh Kanada kuılderılılcrının [·l Kıt.ıhı(~' N ı uııı;ı, F.\\ . Mııncıl!r.ıplıı.: dc•, l>cnl!·Dıntlıı c ' 7'1·S~

1

s.


192

Cil ıNI. \ f .\RThl KA(,',\KI. \RI

lkne an'anesi bır neftyağı patlamasının çok çeşitli dillere sahip bu insanları dii/lükte çok t11aklara si.irüklcclıginı de anlatmaktadır. Anlaşıldığına göre bu kaçaklaı M.S. 1224·de Sa-cu ' nun Moğollar tarafından kuşatılması esnasında şchır surlarındakı bir patlama Vloğol ordusunun geri çekilmcsınc sebep olana kadar Sacu ·da kalmışlardı.'ıo Şayl!l kaçaklar ya M.S. 1224-dc önce ):1 da Moğollar geri çekildikten hemen sonra daha doğuya gıtnıenıışlerse M.~ 1225-deki askere alma crnrınl' göre Chung-hsın!!'deki Hsi-Hsia ordusuna alınmış olmalıdırlar Bu an'ane dcta) lı bir şekilde Bölüm ~ekiz'de ele alınacakcır. Mc\ cul olan sa) ıs11 >irminci ) ıi.r) ıl ka) nağında Apaçi' ler ile Na\ ah o' ların takriben ~ 1.S. 1200' de ~\laska ve Y ukon 'dan güneye doğru uzun ) ürü) iişll-rıne başladıkları \'e M.S 1500 civannda New \ıkxico \'e Ari7ona'ya ulaştıkları okunabilir. )aycı böyleyse bu husus. bu GiitH!) 1arımlıların yakın akraba oldul-..lnrı Kuzey Dene kabileleri ile işbirliği için hiçbir teşebbüste bulıııınıadıkları ve o yörede kalmak ıstcmemiş oldukları demektir. Kotan ve Na-fo-po takriben 35 derece ku/C) enleminde Tarım ha\7ası nın \abalarında bulunuyorlardı \C etrafları çöl ılc Çc\rİl­ mi:;. idi. Birçok bakımdan New Mexico \'t' Arızona eski yurtlarına benzemektedir 1akat Pasifik sahılındeki 17 kuvuk Dene kabilcsı ıçın ne demek gerekmektedir? Nasıl olup da Güney Briıı~h Columbia ve Kuzı.>y Kaliforniyn .,,ıhıli boyunca sıralanmışlardır? Belki de bir hata yap ı p on l arın Apaçı'lcr ve Navaho'lar ıle birlıkıc günc)e doğru harekete geçtiklcrinı ve yol boyunca ana gruptan ayrıldıklarını 'ar-mydım. Fakat oraya deniz yoluyla geldiklerine inanmak için seher vardır. Dene <m·anelcrine gore Tlingit'lcı ılc l laida·ıar bu kııaya onlarla lıirlikte Karga denen bir adam ı n öııderl i ğind<.: ge l mişlerdi . H aida ' ların an·ancsi oıılaı ı n altı "kaııu"·, yani altı Çin gemisi ile gelip Kodiak adasında ve Cook's lnlt..•ı ko yunda kara) a çıktıklarını öne sünnektedirlcr. Yolda kıla\ tı/luk etmiş olan deniı Lılcı dt• dahil olma!- uzere bücün bu kaç,ıi-lar gemilerını derhal cerkedıp mtil~tl\ıp on) ıllar boyunca sahıldcn gemilerin çürünıesıni mi ~C) rcımışlerdi? Dcne' lerin an'ancsı bıze Karga'nın yanındakilerin f3o/ /\) ılar denen daha eski bir k<n imle dostluklarını pekişlircııe kadar iki grubun birbirinden ayrılmadıklarını aıılat­ boş biı

nıaktadır.

Burada bi.iUiıı insanların belli şanlar altında a) nı şekilde da\fanıııay:ı meyyal olduklarına dair olan kabul edılmiş teori\i dcstekkH!n bir durum \ardır. Kaçakları getirı.:n ~emilerın tay faları °'C) ris~fer sanatı -için eğitilınişlcn.li . Kararlı. harekete geçcbılen. cesur ad<tınlardı. Ne yapıııış olmaları ımıhtcıııcl­ dir? Gemilerini lcrketıııek mi yoksa /\sya'daki olayların onları attığı bu yeni ülkcııin sahillerini kcşfoıınek için onları kullanmak mı? O olaylar onların /\o.; ya'ya herhangi bir şekıldc geri dönmelcrıni imkansı7 kılmışlardı. Anthropological Journal of Cıııada dergisinin 1980 ) ılı cilı 8 ıw. 3'iindcl ı · <;ıone Anchoro.; \o.;ıatıc Shtp\\ıed.... off ehe Calıfornia Coa.,ı·· ba':'lıklı •., Mnııiıı , 11 I> fhc Risc ol Chırıı•ıo; Khan ... s. 26~. 2lHı 87 Kaııu

1\ ıııldcrılı k:ı) ığı ı<; N ı Sıunc ı\11d1urs ; A'iaıic Shıp\\l\'.L k' nıT tlıt! Calılllıni.ı ('u,ısı l"aş Çıpal;ıı Knlıllırııı}a Sahılı Aı;ı!..laı ıııılıı \".ılı tıcını Enkazları ı<. N )

E"flll'.I

<:. ~ 1E\\',\R I'

193

makalede Kalıfornıya ~.ın-Dieg:o L'niw rsıte ... ı'nin !'arılı Höli.inıündcıı Lırrı J. pjerson ılc Jaıncs R i\.loriarl) Kalıfoııııya ...ahili açıklarında çok eskı As).ılı gemi en kaıları ık ycnı kaııhrcla C'ook ·, Inlct'<lc ve Washıııgton cyi.ileıımkkı Ozetre 111 ahallın<le gı71i yerlerde yüksek karbonlu çelikcen maınul 1-.c~ici silah nanılulurı111 11 bulunduğunu )a/lnışlardı. Bıı namlular ora)a nasıl g.ekliler? 1311 liirtlcn namlu la rı n \ I ', 800 ci\ arında Japonya\J,ı ıınaı edildikleri SÖ) knnıekıcdır . (, ıııliler ilan dönemınck karbonlu çelik ürctıııeklc beraber bu dıkkale alınııuı)acak kadar az ınikıaıfordaydı. \~ :;.iiphesiı kı bu üretim nıi.iteakıp bin) ıl içinde artmıştır Bu ı a-;. çıpaların \C gemi enka71arınııı bır kı-;1111 neredeyse 800 ~ ıl önce Dcnc'lcrı \C Na-Dene· ıen hu kıta) a !!Clırnıiş olan !!enıik:rin ba11larıııd:ııı mı geride k.ılıııışlar­ d ı? Oenc'lerııı beraberlerinde bu kıta)a dcınır bıçaklar gdınniş olduklarına dair bı r an·a ııclcri \ardır Bugi.iıı Denc'lcıin K'n,ıi';.ı Klıoıaıı.ı kabilesi hiilii Couk·, ln lı.:t cİ'vaıında ya-;;aıııaktadır. l~ir lkne l..abilcsi olaıı Kwaliokwa'lar dn O/t:lte mahallinde olmamakla lıcrabcr hala \.\ ashing.toıı e) alcııııdc yaşaıııaktaclırlaı ı 7 kiiçiik Ocne kabilcsıııin Pasifik \alıilı bu~ unca nasıl dağıldıkları 'L'\ a O.retle nıahallımll!n )!t!Çıp gcçım:dil-.kri bılıı1111L•mektediı Lıısoıı \'C \lorı .ııl} 'nın bulgul arı gı.:rçeklerc da)anmak.ıadır. Dene an'aııelcrı şif':ıhı tarihdirleı ikisini i rtiba tl o ıı dırnıak Lı;:şt!bblisii ıırnhteıncl bıı ıniinascbcıle ilg ı li -;pcküla'>yo ıı duı

Sonuç 11illıim

Dort. Re':'' c Alıı'da DcnL·'lenn Kuh.:hin kabilelerinin ataları olarak ! l•rfon l ~;ur krallığındakı Kara-Ko.:a'd,ın gden ka.,. :ıl\ grupları­ nı n lı!;:.hisi tanıa111lan1111~11 Bu böhıınd l..' ısc ..\paçı'lcı \C , ,1\'aho 'laı ılı..· Pısıfık sah i lın dekı 17 kadar kıiçuk Den<.: kahılc si . ı::kseriyl'li l\.nı.ın bölgcsindeıı olmak üzere. Gti n<.:y Tarını'da ıı gı..lcıı kaçakl'1rııı sovu ıı daıı u.ı.: l m i ~ o larak l c:s lı is 1.:d il 111 işlerclir. '\edinci )Ü/) ıldaıı onuncu ~ uı' ıla· l..adaı ibet İdarcsi.niıı' ıııı.:rkczi olan Na lo-po'dan gelen ~~naho'lar i... ıı ... ııadırlar. \l.\ 1218'in sonunda hı.:osi H si- 1 bia1-.rallığıııd.ı µcçici bir cnıııi~ ı..·ıe k<l\ uşmu:;;l.mlı J\lıa)

larJan

H:

l

Lı-pan'lar \e\.ı Caıı-hc.ler Knıaıı hiilgcsındcn ktı/C\C dofrnı \IM,ıı t.ıgh

) oluııdtıki P:ın-rn ı;;ı

\L'

Can-lan be ?Chırl;rınd1.:n. \in-~) nıe' fer ıM: 1\ laı,ır­

taglı ' ı n kc ıı dis i ııdcıı !.!,c l m i ~lcrd i . \dlaıı l\.lc-o.;kar Daü \adisi ınaııasııı:ı gt!lt:n 1\ k'ı::ılcnı · ıar Kouııı · ııı u.ııııe­ ) indd,ı lııı dağ \ .idi:-.ındc bulunan hiı~ ük 13u<lı"ı ) erlcşim 111crkc1inı l..ı'l ll) ı~ıı bir alayııı askı..·rkriydıler 1 ıl,n,·ı·ıaı :\k ... ı...ıı·ın mahalli adıııı kullaıll\orlanlı . Tu -tu tnL'lcr-ClcnLI \',ılı K 1\1111 \1.. Chctko'laı Hu\lık Reı...--\il 1'.tllan'l ı \<ı u.ı 1 <1-g.u'lu yıiksek ... t:ıliilii adaınlaıııı Sll)Uııc.landılaı. 1ıu:pa' lar \'C- Kc1 lo hu K·otaıı ',ichri ıı iıı içiııdekı \l:)a ı.:ıvarınd:ıl..ı a la) l arııı askcrleı ı \dİIL'r. Jikaıillo'lar-Jik Dai!. Bııliklcrı -Kara hanlılarııı \e 1'.ara-Kitan'larııı h11111cıiı.~de nlııp <la K<,lan ın d;ğlık hır \tircsınc.le l.."lnuçl ıııdııılını ... r lan hır 1'.uıc~ lı 1urk paralı a.,kcr kahilc ... ı~d lcr Diğeı \paı.:ı k,ıhıl kı ı onl.ıra .\pa t'ıl 1'..ıra Apaı;ı. y:ını mcdeııİ)ı'hİ .\pa1.,ıll'ı \ı..'),ı buan da Apatsilılı/hihi di)nılardı kı bu

s.oııııııt.:usunun ıransl,ııpsı)OIHI i~itildiğı ~l'kt lde yapılıııı-:;ı ı \C bsık-kul (ı(ilunıin ~maşç ı ları L')f!.Ur 1'.:I\ ınıdirlcr. ):İııı 1\1.1.\. 8-ICl'dn çiiliııı ktı7C) inde ka l ıııı~ l11an .Yg u rl arın soyuııdaııd ııl.ır dcmekt ı


~. uı'll l~ \' 'l'Al(IM KA ÇA Kl.A ıo

195

Tagııi Apaçi' lcri Kolan bö lgesindek i büyük pazar şehri Ta-gu'yu konıytııı bir ala~ ııı askerleriydiler; MerkcLi British Columbia'Jakı Carrıcr'lcr, Ta-ku-lı'lcı de Ta-gu'dandılar ama Apaçi deği ll erdi. Onlar kervanlarla nakliye işinde olan adamlardı. Cha!->tacosta •lar. Chao-Sta-ku-sta' lar anlaşılan Sıa-gıı \'C Ta gu P<ılar şehrindeki Soğd iş adamlarıydılar.

Navaho'lar M.S. 1200' de Güney Tarım'da neredeyse Kotan bölgcsıııc gcniş lcmış olan Turfan Uygur krallığındal-i 'a-fo-po·)a aıt hır Cıuııev Tarım a layının askerleriydiler. Chihula'lar Lu-la(n)'dan ve Nangaıl'lar 'aıı-h~ı vahasından gelm ı şc benziyorlar. Güne) British C'olumbia'da tecrit edilmiş vaziyettel-i Nı-Ch'i•ıng Golol\'larNi-Ko-la' lar-Kotan y ai-ın larındaki Kapi la o mı anında bulunan Ka-pı-la - ııa Stupa ·sına sıl- sıl- saldırmış olan Tibet-Tarım hudut boyundan gel mc ha~ dutlardı . Mcrl-c1.i British Col umbia' daki Clıilcotin' lcr-Tsi 1-k o-Leıı ' l cr-anlasılan Tun-houang ya l-ınl arında. fakat Hsi-Hsia hududunun batısında bıılunrın Sıl-gu Pazar şch rindendil er. M.S. 1225'de bütün bu kaçaklar Hsi - Hs ia·nın büyiil- ordusu içindcydilcı ve Cengiz 1lan ' ın yönetim inde beklenen Moğol hücumuna karş ı hazırlık olmak üz.e re Ch ung-hsing'de konuçland ırılını ş l ard ı. kadar

ihti~ar Carolinc Bu yaşlı k:tdııı res mi çe kildi ğ i .tmnaıı 95 yaşındaydı. Eski bir çadırda ı c k baş ına yaş ıyordu.

Rahip .Jamcs Simon ' un ağabeyi Alfred Simon


196

(,f" \ 1 \IUl\1 h.\~ \L"I T\

197

\l(f

Kobcrt ve Lazarus Sittidıiııli Kaııada h.nıliyeı Allı Poliı; dl' ' l'İ)l''İnt· nıcıı,ııpııı.

"'aralı Simon q· füı)an llind ... (ii!!,ı-ctıııcıı ). 19..tll'ların '>onl:ırınd:ı.

ı\nnıc :-,ıııdcrılıan

Sindc-ni-Li-Aıı Sinde-ııi - 1 ı-

Harrict Stc\\art H'

'l'

kırıı-ı

( \ılhcrinr Scnıpk cocııf!u)

la

hidil-ıe

\n t•>:i.~

lfr):ın

Frnnt'ic; (arka

plfüıdaki

Frcd Firtb'dirl - 19.32


198

E'flIEL (;. STEWA RT

ve dostları

199

Ena Frnncis, kocas ı ve çocu ğ u

Anglikan rahipler Aklavik'tc bir toplantı d a - 1950

Mary Firth, Charlic Wilson ve Elll'n Vittrekwa'nın babası Andrcw Wilson (Andre'' Choo)

Edward Snowshoe t utmaya h azırl a nıyor.

Ya1:ın ba lı k


BÖLÜ\l SEKİ Z

DENE AN'ANELERİl\E GÖRE MO(;OLLARIN HS İ - 11 İ ;\ 'Y I YIKi\IASI

Muhteva:

M .S. 1205.dc M oğo ll ar

Moğolların

l lsi-1 lsia') a Al·.ı ııı

Kan-chou Va l isinin Küçük

Esir Ediyorlar.

205-207

Ak ı nı

207-207

\ıt.S. 1209'da Moğolların ll si-Hsia")ı Kamılen İstilası

207-21:!

H si -H sia·ıarın

212-213

M.S. 1207' de

Moğo lların

Oğlunu

205

Mcrkcli ll si-1 lsia·ya

Ci.irccn Şehıı Chia-chou·~a \kını

M.S.12 l 0- 1225 ·de Cengiz 1lan·111 l <'lbisi Olarak l lsi-Hsia

213-217

Ataları

217-235

Hsi-1 lsia Krallığından (,elen Dene ~abilclcrı

\1 .S. l 22Tde 1bi-H..,ıa Krallığının

ıhai Olarak Yıkılnım;ı

235-2-W

Buda Kralı Li-Hsieıı"in Yama Şehrine Yolculuğu

244-248

Hsi-1 l o;ia· nın Buda Kralı 1 araf"ındnıı Koruıınn Atharaskan·ıar

248-249

Sonuç

249-251


I

......... ı

~------

/ ,

1 .....j : !

"""'"'!) f\

' $

/

)~

ı YENisEYNEl!Rİ

• .~ __• , KTRGIZLAR !:--- -·- -- .... --cı::-.._

-·-

!

j

t

1 NAYMANLAR -

• ........ -

...........

............. ~.....................

'·.....................

..............

-.......

1 \_J. "'\

I

KAR.A

\

t..-_-:-..

......____ .........._ ISSIK -KUL:

-J~ŞGAR''

;• \

;

\

:...

·--v,.,....,, __,.,,...!.

\

'

J_·

.c....

HAREZIVJ""····-.i •

!

"'.,. •.••,..... v " •

SARIK GÖL, [

n

' ö: lf

.................

..........

•...... ~.·

_.. .· ! i

; .....

GLARI

!

;1

r---

'

/ ÖLÇEK i

MiL

I

'-·

/

'

- /.

.

, · _j

;1 ••, !

'"-..._ ··..

..

.-1.

.,

...

' • ..... ""

": ...........:;J

•·••••

,;

\

i

~

__J_ - - -

\

f

\'

_:

\/

l

.

/

CÜRCENIMPARATORLUGU

../

. ı

......·· ·" ,•

............

...··"

'•,, .. " .. "''"u(.

•••.•

t<

lf.AN~.Afl

_ _'.::::':"::-·-"'·":'..'.. -

\ •

'

'

'

,-r---

...,,_} !

....

·· t<ORE

.

1 OROOS ,...••.-·· ( \. • <' -......_, L ·~-.'"""'' .../ il KUZEY ÇİN 0\.~ .. : ...........

" •.....

\

/\

_ -. ,,,........ - , --\ ·

j CÜRCEN IMPARATORLUClU

\ \

J

..........

>

_{:~ ....~

'\

'' ..\.

1

...

. . .. . . . . . .. . . . . . . _,~

\ ......../_ .......d'"·f""•"'......

l. .- l._;-

\

\

f

' /

ı

....

..

-- :::. - ··

!

'•·' '\ "

, .. 1,., ... •

"" " '~"'r ".J "·..... - ............. \ ı t ...... n.~{~·.... ı '"'·'·--4ı ·:-....:.(,,.............. ı· .. ~,. , \

°\,

;

.,_:,. ,... - -; -r

,.,

'f" · - -· -

MQGQLUAR ,-. / l - ,,...-:~-- '"

HSl-HSİA

'9,

\

-ıl

-,

. .. •. GOBI ÇOLU

TİBET

'

I

\

.} . •.,

. ' ',,,,,. Ku'EN-LUN DA ~

'

v- i .. .,,

1

v

f'...........................,..:. ·-

/ '(.,

NAYMANLAR

......._],. l.... .... ._!_<:•.-..._,..,._. ,•"' •••• - ' · ·./ - :.::•.!.""

.,,, ·~-.

1 KOTAN

.._

lı ORHUNN · EuRİ

\

' - •

~---A

....... •.., ,, ...............V""""t'"""·... LIU -SH ,.,,. "-... ••., ' A ÇÖLU r /,-''

KUÇA

-~

--::. .

1

KİTAN İMPARATORp:J.?U , "\. KARA-KO CA ... BEZE~'Y~.

.~- ,: i ·-·-•'!.;t~---

""'·•~v·.-o

1 ' \,._ 1\

,· -

--~

' '\,

ı

\

,-, - \ _ _ ' \/ \,

BAYKALGOl.0 _.; /

,.t.

---~_.'-:':!'

1

1 1

SUNG ÇiNi

/la

~'

.A


205

ETHEL G. STEWART

Bölüm Sekiz

M .S. 120S'dc Mo~o ll a rın Hsi-Hsia'ya

Akım

Moğolların Hsi-Hsia'yı

tahripleri M.S. 1205 ve 1207'deki hudut akınları ve bu n ları M.S.1209-1210'da lanı bir isti la takip etti. Bu olaylara ve bunl a rı n Dene'lerin göçü ile nıünascbcl l criy l e ilgili olarak Dene' lerin birçok an' aneleri vardı r. D ı ş Moğo l istan 'daki Türk kabi lelerine boyun eğdi rilmesi sonucunda Moğol ordusuna M oğo l tümen leri içinde eritilıncsi gereken binlerce harekete geçmeye hazır savaşçı dahil olmuştu. En aşikür yol güneydeki daha medeni devletlerinKuze) Çin. Hsi-Hsia, Kara-Kitay- surlarla çevrili zengin şehirlerini basmak tarzın­ daki an·anevi yoldu ki böylece boyun eğdirilmiş askerlere heyecan ve ganimet sağlanmış olacaktı. Atılacal.. ili-. adım 1lsi-1l sia'nın savunmasının gücünü sınamakile

baş l ad ı ,

tı .

M.S.1205'de komşularınca hala Cürcen ünvanının konuşma dilindeki şekliyle Kaçan Karga diye tanınan Moğol hanı çölü geçli ve Etsin-gol tarikiyle Batı Hsillsia 'ya girdi. Güçlü bir şekilde tahl..im edilmiş olan Kara-Khoto"ya uğramaksızın Kan-chou ve Su-chou yörelerinin surlarla çevrili şehirlerinin etrafındaki yerleri talan etti, sonra da develer ve esirlerden oluşan büyük bir ganimetle kuzeye çekildi. Bu akın, M.S. 840'dan soma Kuzey İmparatorluklarının yıkı lmasını müteakiben kaçak Uygurların yerleştikleri topra~larda yapılmıştı. Onlar M.S 1204 'den sonra yeni tesis olunan Hsi-1lsia krallığının bünyesine dahil edilen birçok bağımsız devletler kurmuşlardı. Bu Kan-su devletleri bir z,,aınanlar Yi.ie-çi'lerin yurdu idi ki onlardan Küçük Xi.ie-çi"ler diye tanınan ba/lları M.Ö. 17S-de Hunların önünden kaçıp yakındaki Tibet hududunda Ch'iang'lara sığınmışlardı. Bu sebepten dolayı onlar Turfan Uygur krallığının halkıyla yal..ın al..rabaydılar. Moğolla r

Kan-chou Va lisinin Küçük Oğ lunu Esir Ediyorlar.

M.S. 1205'deki akında Moğollar Kan-chou valisinin küçük oğlunu esiredip hanlarına sundular. Temuçiıı çocuğu evlat edindi ve karısı Burte'ye bakması. için verdi. Adı Cha-gan olarak değiştirilen Cha-han fatihin baş gözdesiydi. Birkaç yı l içinde hassa muhafızları olan Keshik'in komutanlığına getirildi. Chagan' ı n Dene·ıerin an'anesinde anlatılan yükselişinin Hsi-Hsia-chi ve Yuanshih'den elde edi lmiş olan gerçeklere daya lı Batı l ı hikayesi ile mukayesesi uyum göstermektedir. An' anc şöylcd ir:


206

207

E'fllEI. (;. ST FWART

.. İhtiyar bir kadın çoı.. ki.içlik.bir çocuğu yetiştirdi. Bu. i ıısaııları yokeden 0 kötü 'e iğrenç milletin ıçincJe ~aşa) an çocuı..tu. 13u ı..üçüı... ı..ötü , arl ıı.. ihıiy· kadın tarafından evlat edin ilmiş oğul 111uaınc l 1.:sr gördii. .ır ihaye~ Küçük Sevgili Kaçan Karga')a kalılmaı.. nıyelinde olduğunu be. lirtti. Kadın, "O güçlü ve zalim bir adamdır. ve senin onun hu/uruııa çıkmaıı 1.:ord . ·· · Ut ,, d" o~1~ı~ ıyerek ıtıraz ~tlı. "Her ne halse ben gid iyorum" diye cevap verdi çocuı.. Sılıırlı çocuk çoı.. t:cngın olan 'c güt:el bir enle \a"a)·aıı f\.:ıçan Karl!a ·nııı C\ • . . . - "' ~ ıne gııtı. Evdekı çoı.. gü/el ı..aplardaıı ba/ılanııı ı..ırdı. "Bunu ı..im ):ıptıT di)c sordu Kaçan Karga. ··o. Küçük Sevgili. o kötii küçük sihirbazdır" diye cc,ap vereli k.arısı Çocuğun vücu.du ona sihir giicii vermek ıçin ınek gübresi ile oğuldıığundaıı dola)ı kadın on.a bö)le.diyordu. Kaçan Karga kı.t:gııı olmasıııa \C Küçük Sc,gili·, 1 ce.t:alandırmak ıstemesıne rağmen çocuk uyuyormuş gibi yaptı. Fakat Kaçan Karı~a savaş için hazırlanıyordu ve sih irli çocuğu çadırda bırak.ıp yola çıktı. "" Savaşç ılar giıtii-."1cn soııra sihirli çocuk anneliğine "\arn~çıların peşinden gitmek istı yorunı" dedi . "Niye böyle diyorsun '? Sen çok kü<,:liksün ve elbıselerin yetersi/. Soğuktan ölürsün·· di)c ce\ap \erdi kadın Çocuk karşılık. \Crnıcdi. ama geceleyin )Ola çıktı ve Kaçan Karga·nın sa\aşçılarına k.atıldı. "Oğlum. niye buraya geldin?" diye sordu Kaçan Karga . ..Senin vanında döği.işınek ıçin geldim .. diyece\ ap verdi çocuk.. Saçını özenle kesti. çünkıi Kaçan Karga'nın savaşçıları kafalarını ıraş ediyo rlardı.

Düşmanlar ile çarpışmaya gi riştil er. Ki.içlik Sevgili sihir gücü ile bütün düş­

manları öldürdü. 1ler eve kan aktı. Sürck.li olarak şu acıklı sözler du) uluyordtı. ··[,de

kan var! Bakın kan nasıl akıyor! Ey vahlar olsun! Oğlum bütün l-.anını kavbetti:· J lcr tarafta duyulan buydu. Gerçekten dehşet verici ve anlaşılır gibi değildi. ~açan Karga sessi.t:ce düşündü. Küçük. Si lıirba7ın kalbini k.ırını ştı. Fakat gecele) ın on u yeniden canlandırmak için teşebbüste bulundu. Kaçan Karga ıara­ ~ından yeniden canlandı rılıp kutsand ı ktan sonra Küçük Sevgili birli klerin baş ı na ılk geçenlerden biri oldu." 1 An·ane Küçük. Scvgili'niıı Kaçan Karga·nın karısının çaclırıııcJa oluşuyla başlıyor, yani tarihin bi/C Clıa-gıı n hakk ı nda öğrettikleri gibi o Tem u çiıı'in ilk k~rısı Burtc'nin bakımı alıında)dı An·ancnin başlığı bize onun Cha-gan·ın (eng ı z 1l a n · ı a o l duğu gibi Kaçan Karga'ııın büyük bir nö;;desi olduüu ıı u anlatıyor. Hikayesi Hsi-Hsia k.rallığındaki Kan-chou'da doğunu7 ile başlıyor~ Kan-chou \alisinin karısından çocuğu olmamıştı \C resmi metresinden çocuğu olması için de çok beklemişti. Resmi mcırcsirı çocuğunun doğ.unrnnurı hemen arifesinde pO/tsyonunu kaybcrınekten korkan \'alinin karısı rak.ibesinı gizlı­ ce uzaklaştırdı ve çoban l arın başı ile evlendirdi.~ Kısa bir süre sonra resmi metr~si ileride gelişi~ büyük güce sahip sağlıklı ve yakışıklı bir çocuı.. haline gelen bır oğu l doğurdu.

Moğo ll ar tarafından es ir a lıııdı ğ ı zaman Cha-gan muhtemelen sekiz veya

, aşında) cJı. ı 205· de [3urte kırk) aşlarında olmalıdır. Bozkırın çetin hayatıngözlerinde ihtiyar bir k.ad ındı . " lhtı·yar ka d ının .. K açan Karga . n111 çad ı1 dadıa vaşamadıoı ima edilmeı..tedir. M.S. 1205'dc Temuçin.in birçok başka karısı rın a , o . . K . . .,.. B daha vardı-harikulad1.: gü/cl l atar kızk.ard:şler..~ır ~ra) ıt pr~nsesı. 'layman a)Buka ·11111 gö1de karısı Gerbesu ve harıkulade ~t~zel b ır Mer~ıt. ol~n Kul.an. B.u'.1~ 11 1oı hanıııın \eni \'e güçlü devletının meselelerını yonetebılınesı ıçın yanısı ra c Mog • : _ .. el bır ikametgaha ıhtıyacı vardı. Alınan onca yagına mal111dan dola}ı Mogol ~:ııının t205'den sonra alışılmadık bir lüks içinde ~~şad ığı şüph.~s'.~dir: Ta.ı~ihin ~~ Dene·lı.!rin an·anesinın anlattığı Ü/ere Küçük Sc,gılı Cha-gan buyuk bır gozdc ıdı \'C babalığının) urfunu /iyarct etmesine müsaade ediliyordu. Ocne'lcr ve muhLemelen Moğollar da Cha-gan'ın güçlerini oni.içünci.i yi.i0•ıl başlarında Orta Asya'dakı Budi st uygulamaya göre Budizm'ın sıhirli maddesı olan inci.. gübresinin sihirli öLelliğine atfediyorlardı. /\sya ·da erkek çocukl arı n askeri ik hayatına on dört yaş ın da başlamaları adctı ı.ı /\n'aııeden anlaşıldığına göre Cha-gan Moğol savaşçı l arına o yaştan önce. belki de oniı..i )aşında katılmı ştı.~ Belki de Cengiz llan'a. takip edilen yolun daha doğuda ve hedefin başkent Chung-hsing o ldu ğu , M.S. 1209.daki Hsill sia' )ı ilk defa kamilen istilasında katılmıştı. Çok k.ısa bir süre içinde babalığını koruyan ınuhaf11 l..ıtası Keshik'in başında parlak ve güvenilir bir komutan oldoktıZ •

!kının

w

mu ştu .

Küçül.. Sevgılı Cha-gan · 111 Moğol ordusundaki askeri il.. hayatının başlaına­ an'anede tasvir olunan müthiş katliam arasmda oııbeş y ıld a n faz la bi r boş­ lu-k ,·ardır. C'ha-gaıı'ın hikayesinin geri kalan k.ısmını ait olduğu döneme, M.S. 1225-122Tdcki Hsi-Hsia 'ya son Moğol seferine bırakacağız.

sıvla

M.S. 1207'dc

Moğo lların

Hsi-Hsia'ya

Akını

Denc·ıeriıı an'ane~inde M.S. 120Tde Moğolların llsi-1lsia'ya akını hakkın­ da özel bir bahis yoktur. Akının başlıca gayesi Chung-hsing'c sonra yap ılacak topyel..Cın bır sald ırı ya ha11rlık. olarak araziyi keşfetmekti. Ve) ine her zaman olduğu gibi :vtoğo l tümenlerine şimdi dahil edilmiş \ e harek.ete geçmeye hazır yığınla savaşçıyı tatmin etmek için heyecana ve yağma malına ihtiyaç vardı. Moğollar A-la-shan yöresine Sarı Irmak ' ın batısından girip Wu-la-hai şeh ­ rini zaptettiler ve müteak.ip altı a) ı çcHe_>i yağ.mala) ıp tahrip ederek. geçirdiler 1208 y ılı Ma rtında l lsi-1 lsia kral rnın büyük bir ordu toplamakta o lduğu haberleri kendilerine ulaşınca ç·ölün k.uze) ıne çek.ıldi ler

M.S. 1209-JO' da MoğoBarın Hsi-Hsia'yı Kamilen İstilası

\ı1oğolların 1209-1 O'da Hsi-Hsia ·yı istilaları. Dene an ·anelcri Akil Kuıı yan ve insan ·Köpekler Aras ında Yaşa maya G itmi ş Adam'da pasajlar halinde

'.

Pcıııoı. 1 . Monogrnphıc

l'arıs h:ı-kısı, 1lı76, s 7<J 'd h.uçul. '>cvg.ılı ,.~ h.açaıı h.arga

Bu ola) fürl.lcrdc. Çinhll·ııle. 1ı,ıcn·pi' lenle ve h.ııtchın'lcrdc ılk cş ııı rıuıısynnıı ve h:ııcnı usıııııdch.ı l..ıınt·

rolu hal.1..mda cp.:yı bıtııı \Crmd.ıcdır Bu durumda l gel/de olup a."I cşın }Crınc gcçchıl ır 'Murtııı. il O. 1 he Rı,c ofChıngı' Khan .. , '92-.:?9'

\l!Ur

oıı..c,md~ l url.lcrd.: o!Juı!u eıbı rc,mi ı•h»a,;ııı - · .

C'

~Yun <inçehclcrın keçe c;:ıdın (~ N l

, Martın M D. The Rı-..: ol Chin!!İ' Khan. . ' 1:!. dıpnnı '· s l '1 21 Y ~ g c s. 116 &:. dıpnrıı R Not ı urı..lcrdc (l.ı bu htMıs Ona \~ya da da !!Cçerlı tll:ıbıhr) htanbul daı..ı 'ulıan suıavtarmıhı ı:oro lchıh:cc~ı gı lıı htıı...umdmın, lıdc:nn honın mllsla~ı l dııırcsı vnrdı


208

ll ENI•; "Vı\ NELlml ı'll E GÖ IU. l\ l {)(; QLLA l~IN llS İ - 11.S İ ,\'\' 1 \ lh:\ ıAs ı

rasvir edilmektedir. Bunlar flvloğolların Chung-hsing'i almak teşcbhiisiinün mu dafıleri nasıl zor hir duıuma soktuğunu ve onların da meseleyi ne şekilde halkı tiklerini doğru bir şeki lde tasvir etmektedi rler. Dcne'lcrin an'ancsi Chung-hsing"in sular altında kalı~ından Moğol ordu sunun ge rı çekil işınc kadar geçen ola) ları tasvir etmektedir. .. Akil Kuıı-)atl frırkınıı vardığı ve hemşehrilerini ikaı etmeye çıılıştığı sel den dola) ı güçlükle ınuavaın bir sal inşa etti. l lcnışehrilı.:ri ağaçlara tırman, 1 cakları cevabını verdiler. - cı mc)dana geldi. Sular dağlar kadar \iikscldı \I? 111 • sanlık tamamen yok oldu. 1 al-aı Akil ı\dam·ın salı suların üstiindc )iizdü \c hem onun hayat111ı hem de onun oraya yerle~tirdiği hayvan çiftlerinin hayatlarını 1-urtardı. Kutchin"lı.:r bu bü)ük seli Karga'n111 intil-amına mletınel-tedirlcr. .ı\ı..ıı Adam onu cctalandırınak için ateşe atmıştı.·· Ve "Suyun üsıünde bir tcıkını forclerin yü7düğünü görmüşlerdi ... O·ıl ar Kii pek Ayak l arı'nııı. Gecenin Sakinleri'nin gıdas ıdırl ar. Ağaç l-iitiiğüııdcn O) ulnıuş bir kayıkla onları ko,aladılar ve oklarla 'urdular. Sonra farelerin cirit aıui!ı , iiksektek"i yerlere geri döndüler... On ların çoğunu öldürdüler. Büyük sarı farcı~· ~nlıı rın ren geyikleriyd iler. Onla rın çoğu nu avlad ıl ar. kadın l ar on l ar ı parçalarn bi)Jtlp kurumak üLere ateşin üzerine astılar. Aniden İnsan-Köpel-lerin 1-anıpında kunıtımı sergilerindel-i etler ateşin içine düştüler. Etler, çadırlar, kap kacak, hepsı yok oldu lar. Karga, Kun-yıın · ı açl ıl-taıı ölmeye mahkum etmek için bütün geviş g.cıin.:11 hayvanları bir yere kapattı ğı dlinya üstünde selden sonra sal ın üstünde havatını 1-.urtaran 1-.işilerden ill-.i)di. İnsan-Köpekler talihsizliklerinin suçunu Atsina·); buldular. "'Bu topraklarda barınama7sın. çünl-ü bize talihsizlik getirdin'· dediler ona, Ats ina üzüntüyle nereye gittiğini bilınckcsizin hepsinden ayrılıp gitti. Alc;ina sonra 1-.cndisini bir ren ge) iği sürüsünün bulunduğu yere götüren öni.iııiı \C arkasını gören 1-.ışı')e İki Yütlü Bü)ül-. A\·cı'ya rastladı. Çifte ınasl-.:esi olduğu ıçm 1-.ar ayakkabılarının önü ve arkası) ukarı doğru kıvrıl-.:tı. ve kara) akl-abılarının arkasıııdn !-eskin bir kılıçın yül-.:scldiği görülü) ordu. Atsina"yı göıiince İl-i Yüzlü Adam durdu. Kar a)akkabılarıııı önüne her iki tarafa sapladı \C aralarıııda yere oturdu. AL'>ina )<ıbancı)il kendisine çol- sayıda renge) iği \ enneyi \aad ettirdi, fakat onda sadece birl-.aç ı~ınesiniıı derisi ve kemikleri olduğu için Aısina gü lmeye başladı. ''Niye benimle alay ediyorsuıı'? Niye bana glilüyor-.. un?" diye sordu Çift Yiiılü Adanı. "Biliyonmısun 1-i 111!11 \.ıroldu ~ruından berı hiçbir ı.aınan boş yere bir şey vaad etmedim?"' İ ki Çifte YiLdll Adanı Atsina·ya muazzam miktarda ren geyi ği ve onu ileride Köpel- Ayak l arı'nı dert edi nmekten kurtaracak bazı talimatlar verc.Ji"'1' Tarihi 1-ayıılara göre M.S. l 209'da isan ayında Moğollar Wu-la-hai üzerinden H s i - H sia·y ı ı o pyekün isti laya giriş tiler. Bir ay sonra şehri hücumla aldı­ lı:ır, koınulı:ınla imparatorluk eğitmeni Hs ien-pi U-ta'yı esir elliler. Orada n Chung-hsing'e giden yol ll o-lan-shan üıerinden geçiyordu. fukat yolu 1-.apat.ın 1lsi-Hsia ordusunu ) cnıneleri Ağustos· u buldu. E) lül a) ı başlarında bıışkcntc ula şt ıl ar ve muhasarayı başlattılar. Bu andan itibaren muhasara nın gidişat ı Dcne'lerin an'anesindc ımıhafaıa edilmiştir. Tarihi kayıt devam ediyor. " Pcıııoı. E Tı.ulıııon~ lndıcnnc • , <ıO 65. Monogr:ıphu.: , Pan,. 1876. '· 79-80, Moııogr:ıphıc • Hl) ııııı.ı tere ~ 41 '"I

f;Tll EL G. STEWAR'I'

209

Sonbahar yağmurlarının Sarı lrmak'ın su l arının miktarım arttırdığını eden Cengi7 1lan nehrin akışını şehrin içine çevi rm eı.. için büyük bir ~eddin inşa edi lmesin i emretti. Sed tamamlanınca Sarı Lrmak'ın suları Chunghsing·e girip korkunç bir can ve mal ka) bına )Ol açtılar. Muhasara 1210 )ılının Ocaı..: a)ına !-adar sürüp gitti. Şehrin surları yıkıl­ mak üzereydi ki aniden önü kesilmiş olan su kitlesi seddi yıktı. çevredeki alçalarazi) e yayı l dı, düşman kampını su lar altında bıraktı ve Moğolları yüksek yerlere çel-.ilmeye mecbur etti. Fakat l lsı-1 lsia 'nın anlaşma) a varacağını hisseden Cengiz ı lan esiri bulunan l l si- Hsia"nın imparatorluk eğitmeni Hsien-pi U-ta') ı görü şme yapmak üzere yolladı. Hsi-Hsia kralı heyetin sel suları üzerinde) a!-laştığını görünce surlara geldi \C L-ta·ya şehre girmelerine müsaade edilmeyeceğini bildirdi. Başkentin içinde bulunduğu ciddi durumun Moğollara aşikar ed ilmesinden çekini ldi ğinden görüşmeler sudan ve Chung-hsing surlarından sürdürüldü ler. 1lsi-Hsia kralının CcngiL Han"ın gönülsüz (ve güvenilmez) tabisi olduğu bir anlaşma yapıldı. Haraç olarak kral o kadar çok deve loplcıdı ki bun lar gi.içllikle teslim cdilebildiler.7 Bu an 'aneler, ondokuzuncu yüzy ılın ikinci ya rı s ında onlar aras ın da geçirdiği onbcş y ıl zarfında peder Pcıitot tarafından işitilip kaydedilmeden önce Kuzey Dene'leri tarafından altıyüz yıldan daha uzun bir süre şifahen nakledilip durdular. Chun g-hsing'deki Nasturl kiliseleri ve İpek Yolundaki Araplar ve Yahudiler d o layısıyla Tevrat'tal-i Tufan bahsi şüphesiz Denc ' lerin an'aneleri arasıııdaydı. Zaman geçtikçe M.S. l 209'da Chung-hsing'in sular altında kalma s ı y la karı ştırıldı. İlk an'ancnin birinci kısmı kesi nlikle İ pek Yolu'nun Nasturileri. Yahudileri ve Mü s l üman l arının Tevrat'taki Tufan bahsi ile ilgili olmasına rağmen son satırlar onu n llsi-1lsia başl-.entinin ve Moğol kampının bulunduğu çe\ resindeki ovan ın sular altında kalması ile iJişkili o lduğunu bize anlatmaktadır . An'aneyc göre bir süre önce, muhtemelen Moğollar başl-.cnte doğru }aklaşırken l Isi- Hsia kralı CcngiL 1l an'ın bir mankenini yaptırmış ve düşmanını }Ok etmek ümidi) le ateşe attırmıştı. Bu sebepten dola) ı Dene'ler Chung-hsing'in su lar altında !-almasını Kuzey Çin"cleki Ci.ircen imparatorunun Moğo l hanına verdikleri bir unvan o ldu ğunu bildikleri Karga'nın intikamına nlişahade

atfctmişlerdi.

An·anc Hsi-Hsia kralının dün)e'i ünvanını bi7c Kun-yan olarak ~erıyor Bu. Sung'ların verdiği bir Çin Unvanı ile bir Kuzeydoğu Tibetçe s ıfatı birlcşıir­ nıektedir. Kun veya Kiun. lord \Cya hükümdar manasına gelen Çince Clıiiıı'i.in bır transliteras)Ol1Udur.s Yarı ist.: i) i, üstün manasına gelen Ku7cydoğu 1ibetçe hyan ' ın işitildiği şeki lde transkrips i) oııud ur ve burada 1-.ullanıldığı şek ildı.: <. iııce ulu terimine özdeştir.'ı Tibelçe·cıc o lduğu gibi s ıfat isimden sonra yer almaktad ır. Kun-yan . Üstün Hükümdar. Ulu Lord demc~ıır. H

~1tUın.

H D .. Thc Ri'c ofClıing" Klı:ın "' 116· I :ıo ' li.ı.ıvanncs. E 1 es l'avs d"Occıdcııt CBatt l'U..clcrı) s 2·14-245- ~:'i.ı S 824 "de. 4 cıı ııvda U}gur t.;nganına h~~ın (Kunı un\anı \Cntdı:· Maııhc''' R 11 , C.:hıncsc·I nghsh Dıcıu:ınan ı<;ıııcc-lngıl11cc Sözlul.>. ,\ıncrıl.a

1lıo l.ı~ı 1956-W,ıdc ıranskrıp'ı)ı'llu

•n:\\.FW.. "lnın · ' 442 il "\ll(b)., .'I~


UEl\F: .\:\ ANELERİ'\ E CÖRt: IOGOLLARI:\ ll Sİ -ll~ İ \ ' \'l Ylh:'1.'V!ıı 0

210

Kun-yan ' ın alternatif adı olan Akil anlaşıldığına göre Manihcist inanışında Akiliyetin Mührü diye tasvir olunan Üstlin Varlık' ın dördlincü vechesi olan ManiJıeist Burkhaıı ' larla ilişkilidir.Hı Fakat, M.S. 1200'den önce M.S. 840'daki Manilıei st Uygurların soyundan gelenler büyü!-. ölçüde Mah aya ıı a Budizmi ' ne geçmiş lerdi. Hsi-1 ls ia kra ll a rı reenkamasyona uğramı ş Buda' lar olarak telakki ediliyorlardı. Diğer taraftan Buda' nın da Hindu Üçlüsü'aün üçüncü tan rıs ı, Evrensel Zeka ve Bilgi ve /\ki ll ik Hazinesi, V işnu' nun reenkarnasyonu olduğu düşünü­ lüyordu. Bu araştırmada evvelce i şaret edildi ği ü7ere Rig Veda'da Siva. Brahma. Vi şnu ve Buda·nııı bütün güçlerini kendinde toplayan en üstün Ta nrı idi: Mahabharata ve Purana· ı ard a Vi ş nu , Siva, Brahma ve Buda'nm güçlerini kendinde toplayan En Üstün Tanrı ' clır. Gerçekten de Siva ile Vi ş nu birbirinin yerine geç~bi l ir­ lcr, ve Kutchin·ıerin an 'anesinin bazen Siva'ya bazan da Viş mı· ya atıfta bulunuyor görünmesinin sebebi budur. Kutchin şam a n ' la rının (kelime Budist rah ibi d eınek­ ıir)11 d erin uykuda S i va · n ın , rüyada V işn u·mın ve yaş lılıkta Brah ma'nın giiçlerinden yararlanmak istemelerinin sebebi budu r. Orta Asya' da parlak, mahalli kültürlerinin yokedilmekte o ldu ğu. vaJıaları Tibetl ilerin fethinin ve Uygurla rın i şgali n in deıt l i döneminde, Kita n · ı a r ile Cürcen ' lerin barbarlar tarafından rcth edilnıes i ve l lsi-1 lsia 'daki gerilla sa vaş l arı esnas ında insanlı ğı acı çekmekten ve kötülükten kurtarmak için çeş itli şeki l l erde dünyaya ge l eceğ i doktrini ve Buda ve Maitreya ile ili şkil endirilmes i Orta Asya Budizmi nde Vi şnu·nun öğretilerinin popül erliğini sağ lamıştı. Anl aş ıl dığına göre bu sebepten do l ayı Hsi-Hsia kra l ları nın Akil diye adlandırılmaları o reenkarnasyona uğram ış 13uda · 1 arı Hindu· ı arı n Zeka ve Akillik ta nrıs ı V iş nu olarak tasvir etmektedir. Dene· ıer bu gerçeği an ·anelerinde muhafaza etmi ş bulunmakla beraber l 860-75 ' lerde m a n as ının derinliğ i h a kkında hiçbir bilgileri kalmam ıştı. 1 2 Önünü ve Arkasın ı Gören Kişi, H s i- Hs ia ' ııın reenkamasyoııa uğramı ş Buda krallarının popüler bir ad ıdır. Hint Budi ı minde Siva, Brahııı a, Vi:;;nu ve Buda bazan iki veya daha fazla yüze bazan da birden fazla başa sa hip olarak resmedilmiş l erdir. Hepsinin de önü ve arkayı görmek güçleri vardı. 11 Bu yiizden reenkarnasyona uğramış bir Buda olarak l lsi-1lsia kra lı Önünü ve Arkasını Gören Ki ş i 'd ir.

İki Yüzlü Adam , l lsi-Hsia krall arının di ğer bir popüler ad ıdır. Kom şula­ ülkelerinde böliinmeyi ve ayaklanm ay ı teşv i k eden ve güç lü, dayan ı kl ı ordu l arını büyüten kaçaklara iltica h a kkı ta nı ya n Hs i-Hs ia krall a rının bu ünü ile ilgili görünmektedir. 1lemen bir avantaj sağ l a ın ak iç in vaadlcrde bulunur ve a ndl aş malar yapar, gayelerine ul aş ınca da on l ar ı bozarl a rdı. Tabi olarak güvenilmez idiler. Hsi-1l s i a·n ın haki m kavm i Ch' i a ng·ı ard ı. iki yüzlü Ch·ıa n g· tar olarak ta nını yorl ardı . 14 Hsi-H sia kra lı İ k i Yüzlü Adam ' dı. rın ı n

'" Jııc kson. A.V. W.• T ht: Fourfo ltl Aspı::cı of ıhe S upı\!ıııc Hcing in Mani chaeaııısın ( M un ı hcınn ' dc Ul ıı Varlı k ·ı ıı Dllrı 11

Vechesi) s. 290

Mi mnov ShirokogorolT. Srnııuııı:ı-shaman , s. 105 1:ıo 12 Danıcloıı . A., Le Pol ylheisnıc Hı ndu, s.232 vd; Stuılcy. M n ıgnrcı & John . A Dicıonury of H ınduısııı. 1500 B C.-1500 AD .. s. 336. '' C:ııonııınıswam). Ak lconograph)"l lındu tannlarını resmeden bırÇok le\'haya bal..11111 "Bushcll. SW.. Thc ['~rly H"ıory ofTıbet (Tiheı"in Erl..cn Tanhı), JRAS. 1880. S 5'.\2. thpnoı 42.

E'fBEL G. STl!:WART

211

M.S. 1209 'da Chung-hsing' in sular altında kalmas ına sebep olan adam için Karga unvanının kullanılma s ı Hsi-Hsia ' lann Cürcen imparatorunun Moğo l hanına tevdi etti ğ i bu alt kademeden şeref payesini n fark ı nda oldukl arı demektir. Kaçan tanımlamas ının o l mam as ı H s i-H s ia ' ların bu tarihte Dı ş Moğoli stan ' d a ki Türk komşularının ona taktıkl arı bu adı bilmediklerini göstermektedir. M.S. J206' da Kuruhay'da kendi kendine a lınan Cengiz Han Unva nını i şitmiş olsalar bile bunu a şağıl ar bir şekilde göza rdı etmekteydiler. fkin ci an'aneden alın an pasajda hikaye Clmng-hsing' i çevreleyen a lçak düzlükteki M oğo l kampının sular a ltında kalmas ıy la baş l amaktadır. Köpek Ayakları Dene' lerin Moğo ll ara verdikleri bir addır. Gece Sakinleri de Moğol l ara veriJmiş bir addır ve yurtlarının H s i- Hs ia ' aın kuzeyinde gecelerin Orta A~­ ya'dakiııdcn çok daha uzun o ldu ğu o esrarengiz Karanlıkla r Ülkesi' nin tarafında olduğuna i şa ret etmektedir. Bazı tarihçiler Sarı lrınak. ' ın önü kesilmi ş olan sul arının Moğo ll a rın Chung-hs ing' i sular a ltında bı rak mak için in şa ellikleri seddi yı ktığını söylemektedirler. Fakat hem Moğo l kay ıtları hem de Dene' lcrin an·anes i 1ls iH s ia 'ların kendilerinin seddi yık ı p, böylece başkentin içinde bu l unduğu durumu rahatlatt ıkl arında, aynı zamanda da Moğo l kampını sular a l tında bırakı p clüş ımrnı yüksek yerlere çekilmeye mecbur b ı ra ktıklarında mutabıktırlar. Tabiatıy l a Dene' lerin atal arı M oğo lların o y ılın so nl arın d a Hsi-Hs ia·dan geri çekilmeden önce ve sonra serbest bıraktıkları esirlerden Sarı Trınak' ııı önü kesilmi ş s ul a rının aniden serbest bırakılmasını müteakip Moğo l kampında yaşanmı ş olan büyük kargaşay ı öğrenmi ş lerdi . Erzakl a rı yüksek yerlere taş ım a k için acele edilirken kurutma sergilerindeki etler ateş in iç ine düşmü ş ve tesadüfi yangın l a r etleri, kap kacağı ve çadırları yok etm i şti. Kurutmak etin saklanabilmesi için tek yoldu. D'Ohsson bize M oğo ll arın etleri çapra7 şe ritl er hali nde kesip kurutma sergilerine asarak kuruttukl arını anlatmaktadır. Dene' fer de eti aynen bu şekilde kunılın aktadırl ar. Moğo ll a r ve Hs i-Hs ia ' lı esirleri bir süre iç in h aya tla rını suların yuva l arı n­ dan dı şarı uğra ttığı ve yüksek yerlerde kaynaşan büyük sa rı gerboa ' farla idame ettimıi ş l erdi . Firavun Faresi olarak bilinen bu hayvanlar Kuzey Çin ' in iç Moğo­ 1 listan ' ının bir kısmı olduğu Moğo l istan Düzlüğünde bol miktarda nıevcuttular. ~ Kamp yüksek yerlere taş ını nca M oğo l h an ı adamlar gönderip kıtalarınııı erF.ak ihtiyacını yenilemek iç in H s i-Hsi a' l a rın ge vi ş getiren hayvan sürülerini toplattır­ dı. Surlarla çevrili başkentl erinin iç indeki Hsi-Hsia ' lar aynı şekilde davranacak durumda değillerd i : Altı aydan faz la süren bir kuşatmadan sonra an·anenin de ima ettiği gibi açlıktan ölmek üzereyd iler. Chung-hsing· in içinde bulundu ğu şartların çok kötü o lduğunu mü şahede eden Cengiz Han kralın anlaşmaya varmaya hazır olduğu ka rarına vardı. Bu ) i.izden geçen y ıl Wu·- fa-lıai'da ele geçirilmiş olan esiri Hsi-llsia' nın imparatorluk eğitmeni l l s ie ıı - p i U-ta'ya "sen" se l felaket ini Moğol l arın baş ına getirdin diye Gerboa, gcrb ı l Ucrbılm famı lyası n ın kcmtrıcilcr tak ımından arka bacal.Jarı 111.un olan Ulylü ku}ruklu uıaı.. bır s hayvan (\ .) YuJc. H 11.. llı~ Rook of Ser Mnrco Polo .. cılı 1. \ 252. di pnoı 3.


l>E:\ E.\ ;\" \ ; 11 ERİ F: GÖRE :\IOGOI 1 \RI:\ ll Sl -11 !-ıl \ ' YI ' 'l h.\ I \Si

212 s u çlayıc ı şeki l deki

l lsi-1l sia' l ar ı n seddi yıkl ı ğına dair Hyacinlh'in naklettiği kaydı tc) id etmektedir. İ mparatorluk eğitmenine an'anede Atsina da denınektedır. Bıı onun Türk , cya lJygur hükümdar ailesine ınen<;up tahsilli bir adam olduğu manasına gelmekted ir. Su lar geri çekilmemiş olduğu için U-ta bir lcmas nokta!'.ına giden yolu tam olarak bilmeksizin suların üc;tiinde yola çıktı. Heın 120Tdcki akından heın de 1209 ) ı l ı Mayısında Wu-la-hai'ın zaptından Moğolların vahşetinin bütün boyu ll a rını öğren mi şti. 1lsi-Hsia h llk ünı dar l a rınııı sinsi usu llerini de biliyordu. Kendisini esir et mi ş o l an l arın şart l a rını n boyu n eğm eyi şa rt koştuğunu bi liyordu. An·ancnin de akJa getirdiği gibi başarısıL olmanın ölüm demek olacağından korkması için sebep vardı. An· ancde tasvir edildiği gibi yalnl/lık \e üzüntü hi"setmesi için sebepleri vardı. U-ta (Atsina) Chung-hsing surlarına yaklaştığı .laman kral Li An-chuan surların üstündeki geniş yerde göründü ve şehre girmesine müsaade cdilmiyeccğini ona bildirdi. U-ta \e yanındakiler salın üstünde oturur ve kral da hir tür merasim iskemlesine yerleşmiş vaziyette müzakere ler si.irdü rüldü. Dene' ler a ltı yü7 y ıl dan uzun bir süre içinde iskem le görmemişlerdi. Kra l ın oturduğu yeri tasvir etmek için yapabildikleri en iyi şey iki tarafında kar ayakkabıları bulunduğunun söylemekti, ve muhafız da arkasında yükselen keskin kılıçtı. Sadece az say ı da a7 beslenm iş hayvanın kald ı ğ ını zan n etti ği için U-ta (Atsina) kralın t~lep olunan çok sayıda hayvan teslim edebileceğinden şüpheye düşmüştü. Kral ıstcnen Sa) 1) ı teslim edeceğini 'aad edince Atsina gülme) e başladı. Kral şüphe­ lerinden dola} ı onu a7arladı. Görüleceği üzere Moğollar toplanan muazzam say ı yı ancak 1.orlukla teslim alabildiler. Altıyüz yıldan daha uzun bir süre sonra Dene' lcr eski ) urtlarındaki de\ eleri hatırlamıyorlardı. Ola} ın kendileri için inanabilinir olması için karibu ve)a ren geyiği yeni yurtlarında yeterli sa) ıda bu lunan yegane hayva n d ı. i\ n d l aşmaya Moğo ll ar ın elindek i 1ls i-1l s i :ı' l ı es irlerin serbest b ı rak ıl mas ı şa rt l a rı dahildir. Bun lar. Önünü ve Arkas ı n ı Gören Kişi"nin Atsina'ya Moğollardan (Köpek Ayaklarından) ve kendisine yapahilcccklerinden artık korkmaktan kurtulması için \erdiği ··1aliınatlar··dı."' hitap Yuan-shih ·deki

tarzı

Hsi-llsia'lann C ürcen Şehri Chia-cbow'a

Akını

İkincı an· ane Hsi-Hsia · nın eski metbu su Kuzey Çin· deki Ciircen imparatoruna \ 1.S. 1209.da Moğol düşmana karşı yardım çağrılarına ce\ ap vermediği iç in yap ıl an misillemelerin anlatılması ile son buluyor. "On larn gel ince İ nsan Köpekler eski minva l üzerine yaşamaya devanı ettiler. Bu sebepten dolayı Önünü \C Arkasını Gören Kişi onları ziyıırcte gitti . . İnsan Köpekler Kanrn Meydanında top oynuyorlnrclı. İ çlerinden biri ''insa n kokusu alıyorum•· dedi. Sonra küçi.ik bir çocuk köpek gihi etrafta sıçradı \C "Ben de insan kokusu alıvorum'" dedi. "'O benim kılıcını diye bağırdı Önünü 'e Arkasını Gören Ki~i. ··Boşuna ava çıkmadım. Sonra hepsine sapla) ıp tamamını öldürdü.

f.nn:ı, G. STEW \ Jff

onlarla birlikte deği l d i . İn san -Köpekl ere doğru döndüğü 7..anıan sadet.:e .. I . . k ... ı , · 0 •• d'i Ki.hele kimse yaşamıyordu. Bu sebepten dola) ı ulke erını ter ettı ·csctlerı oor l ·ı . d 1 \; · Mo!lollar C.hung-hsing"den ayrılır a)rılmu C.ürccn .crın. yar ıma ge ınl!mı~ ~ öf\..clcnmiş olan Hsi-Hsia Cürcen hududunu geçıp bırakın )aptı \C Sarı olma larına . 1 şe1mnı . . yagnıa - 1ad ı. ıs ,_. Ordos'unun sag• kolunun kı) ısındakı. C·ı w1-c1ow lrnıa~ Bu ın sefer kastolunanlar Moğol l· nsan-Köpc~1 1er d cgı -·ı cır ı· 1_~r. s·ır ) UZ) .. ı_ld.~n . ·· c önce Çinliler \'e Hsi-Hsia"lar tarafından M.S. 11 IYde KuLey Çın 111 kı sa bır sur . .. . ·ı ı.. ·ı·k . · 1 · 0 larak geldik leri D ı ş Moğol ı stan'ın barbar kopcklerı ı e o ıı ı le 3)n ı fatıh· crı k ı nll S olan Cürcen ln .. pek l e rı·· dıı · ·Ier. o n ı a ı · ç ın · 1,-"u lt··uı···unun .. 11c-• · sa n - Ko sınıfa so u ı ' . . .. . .. • . 'd'I . · ı reli , e asimi lasyon yolu)'la artık Çınlı-Curcen insan-Kopekler ı ı cı . nımsemış e .. . . ·-· ki . An·ancnin bir şehre yapılan surprıl. bır baskını tasvı~ ettıgı çocu aıııı . M dan ı nda tasası/ bir şekilde oyun O) naınalarından. Onünii ve Arkasını Kamu ey . ı ·· d ı. ıı·d· l) Gören K işi"nin aniden ortaya çıkışından ve nıüteak~p kal ıaın ~·~doc ı ;r. enc"lcrin an·anesinin Atsina-Kurt umanına sahıp olabılecek beş kış'. en .baısed~n l'ıu bölümü H s ı - llsia kral ı nın 1\ 1.S.121 O yılı E) lüliinde Cürccn şehrı C hıa-cho" a )aptı ğı sürpriz bask ı nda n başka bir şeyi tasvır cım_emck~edır: . , , . An 'ane. doğru bir şek il de imparatorl uk cğ ıt nıeıı ı 1ls~cı~-~ ı . U-ıa nın Chın­ chow'a bas kı n yapan l lsi-1lsia birlikleri ile bu l unmadığı bılgısı ı l e son bulmaktadır. o. hala ge l d i ği yo l üzeri nden-ş i mdi kimsenin yaşaın~dığ_ı, .cesetlerl_e dol.u, uğradı ğ ı tahribatl a sessiz l eşmi ş Wu-la-ha i Ü/erinden 1l ~ ı ~ l l s ı a da ı ~ ge rı çckıl ­ mekte olan Moğo l ordusu ile birlikteydi. Kendi mcınlekclını terketmış olmasınııı sebebi bu)du. llala bir es ı rdi. Anlaşıldığına gôrc U-ra M .<;. 121 ı ·de serbest bıra­ kılmış ve birkaça} içinde öldüğü l lsi-1lsia "ya geri dönmüştü. ·

Ats ıııa

M."S.12J0-1225' dc Cengiz Ha n'm Tabisi Ola rak Hsi-Hsia

M.S. 121 o· dan sonra Hsi-Hsia gönülsü.t olmakla beraber 1\ 1oğollara tfibı idi . Cenoiz 1J a n 'ın Ch ung-hsing·i tekrar ku şatmasına kadM sekiz yıl geçti. a_ldı­ rıııın sebebi kra lın Şensi'ye akın yapmak için asker vermey i reddetmes i idi. itt ifakını yenileyip asker vermeyi kabu l ederek kral Moğol ordusunun geri çekilmesini sağladı. İ şte bu sırada 'vf.S. 121 g· de 'Nayman hanı Çulak-san-kuıı \l oğollar­ dan kaçt ı ve l lsi-1lsia kralı tarafından büyük itibar gösterilerek kabul edildi. Olaylar öyle gelişmişti ki Harezın şahı ile mesele çıkmış ve Cengi/ 1lan Şcns i "ye yapmaya niyetlendiği akından vazgeçmek 7orunda kalmı şcı Buy uruk llan ·ın Aha) !ardaki cskı orda·sına çekilmişti \C 1larezm·e karşı harekete g.ec.mck için hazırlanıyordu. l lsi-Hsia kralından tel\rar asker istedi ve hakaretam11 bir şekilde reddedildi. Çok öfkelenmesine rağ.ıneıı Moğol hanı Batı"ya sefer için planlarını sürdürmeyi tercih etti. Bu s ı ralarda Nayman hanının l lı;i-1 lsia kralı tara fından kabul edildiği haberleri öfl..esini artıırdı. Harezın·c k arş ı harekele geçmeden önce Kliçlük ile Kara- K i tay'ları n i şini bitirmesi gerekiyordu. Bu. Ki.içilik "ün ölümü ve Cebe' n iıı Güney ·ı arım· a akın Yapması ve müteakiben Kotan \e a-fo-po"dan belli ba/I grupların doğuya 1biHsia krallığındaki Sa-cu·ya kaçmaları ile sonuçlandı. 1

- --

- - - - - - - --

• Y •1 1?c .• No6 Y :ıl!e. No'i

16

l\larıın . 11 r> . 1he Rı-c oı Chıngı' Kh:ın , ' 11 <l, clıpnot 1:!

2 1.3


214

nr~r \N.ANEL l!:Rİ 'l'E Göıu: \I OGOl.L\IU ~ HSİ -llSİA'YI 'I K." \l.t

Bu ola) lar sona ercrl-..en Cengiz Han yanında 1 urfan Uygur hanı oldtınu halde Harezm·e doğru hareketi başlatmıştı. l leınen Kı:ıra-Koca'da 10.000 Uyo:ır hanlarının Moğo llara boyun eğmesinden dolayı ayak l and ılar. İdikut Barçuk g~ri dönüp isyanı bastı rın ca Kutchin' lerin aıı'ancsinde n ve günümüzde Orta Asva Uyg11rlarının an· nnesinden M.S. 12 18'de Kara-Koc::ı' l ı kaçak asi lerin yakı ııd ;k. Hsi-f-lsia hududunu geçip kaçtıkları an l aşılmaktad ı r. M.S. 1218 y ılını n sonu ııd~ Dene'leriıı atal arın ı n hemen hemen tamamı Hs i-Hsia krallı ğ ındaydılar. Aşikardır ki Hsi-Hsia krall a rı bir kere daha eski sinsi siyasetlerini takip ediyo rlardı. J222'de Cengiz 1l an· ın Batı·daki başarılarını öğrenince Hsi-Tlsia kralı Mukhali.nin Kutey Çin"del-,i seferi için birlilder verdi ve 1223'de Moğollara Feng-hsiang· ın kuşatmasında yardımcı olmak için 100.000 süvari ve piyade volJadı. Bir ay sonra Hsi-Hsia kumandanı koltukalıına isabet eden bir okla öldü." Bu ta lih siz li ğe üzülen ve cesaretleri kırılan diğer kumandanlar birdenbire kuvvetlerini geri çektiler ve memld.etlerine döndüler. Sonra Moğollar arkalarından ceza l and ırmak iç in bir kuvvet yol l ad ı , ama bir Cürcen ordusunun ard l arını tchd i ı etli ğini öğren in ce geri çeki idi ler. 1'J Anlaşılan o ki Dcne' ler menşe aıı 'anelerinde "FHiyiik Ka rdcş" in ölüm şekl in i M.S. 1223 ' de 1lsi-Hsia kumand anın ın koltukaltına isabet eden bir okla ölüıııüvle birbirine karıştırmışlardır. Peel nehri Loucheux·ıarı 1951 'de Hsi-1 lsia kuvvetleri~iıı geri çekilmesinden sonra ceza land ırmak için bir kuvvetin gönderilmesi ile bu ku\'velin geri çel--ilişi ve Muklıali.nin ö liinıü hikayesini M.S. 1218'in başlarında ayman lıanı Ata-choh Kai-yo · nuıı Cengiz Han· dan kaçışına ilave etmişlerdi. Hsi-1 lsia·nın )Cni kralı selefinin Cengi.l Han 'la ters düşmesine üzülmüş gibi davrandı. M.S. 1224.i.in Ocak ayında Cürcen·ıere Laıı-chou·da saldırma" için bir ordu yo lladı , ama mağlup old u. İki ay sonra yeni kral Batı Hsi-Hsia·daki tab i kabileleri kuzeydeki Moğol l ara sald ırm aya k ı şk ırtarak 1--eııdisiııi deşifre elt i. Haziran ayında sa l dırgan lar geri pü skürtülınü ş l er. ve Sa-cu'yu (T un -houaııg) almak için bir Moğol kuvveti ge lmişti. Kutchin ' lcrin an·a nes ine göre muhtemelen Güney Tarım'dan yeni gelen kaçaklardan dolay ı Sa-cu bu sırada aşırı derecede kalaba! ı ktı. Sa-cu·ya Moğol sa ldırı s ı ile ilgili Dene an·anesi krrıliyetin bağımsızlı&rınııı muhafazasını ikiyUz yıl boyunca sağlamış olan l lsi-Hsia·nııı eski siyasetlerinin bahisınevzu olan Cengiz Han olunca niye başarısız olduklarını anlatmaktadır. O siyasetin M.S.l210-122S'de Hsi -H sia'nın tahribine ve halkının yokedilmesiııe niye yol açtığını Dene' ler bize harfıyyen doğru ol ara" anlatmışlardı. '"Beyaz saç lı ihtiyar bir adam Kun-yan·a sihirli batı oklar ,·erdi ve a) nı zamanda saadet ve hayat ın bedeli olarak uyulmas ı gereken şa ıtlar koydu . Sonra mutsuzluğun takip ettiği meydan okuma ve yal an ortaya çıkt ı . İki Küçiik Kardeş em iri ere uyınacl ıl ar. Kiiçiik Kardeş attığı ok u kavra el ı. Fakat fırl alı lan ok · o nl arı bir dağın göğe ula şa n tepesine götürd ü. Oraya daha yeni varmış l ardı ki kendi lerine "17akat dostlarını, dilleriniz artık aynı değil' ' diyen derin ve küçümseyen bir ses duydular. Oklarını bıraka ca l<.

~ le deiJillerdi. Zira okları hep yukarı doğru uçtuğu için bu ıniişkii ldi.i. Aniden hat!< tep:sine yen i varanlar olarak orada büyük bir kalabalık o lduğunu gördi.iler. dag.ın · "G. erçı· dag- sert _ve sag~ı aın, ama ··Burada ne yapacağ ı/?" de~ ı·ıı er b"ır b"ır1erıne. , imiz için çok kiiçUk,.. Hır ateş yaktı l ar ve b ır asfalt ınndeııı bulduk l arından Kayalar korku nç bi r gürültü ile parça la nd ıla r. Ekseriyet kaçlı. "den yüksek dağ yoko lclu. ve onlar kend ilerin i büyük bir dlizlü kte buldular. nlıışele düşmüş olun adnmlar her tarafa dağıldılar. Sonra m illetler meydana e . d·ı· k .,ıo ııeldi. İ şte o zamandan berı artık aynı ı ı ' Onuşmuyoru:t. c M.S.l225 'de Ccııgi7 ilan altm ı şıncı yaşındaydı. Asyalıların gözünde artık ihıivar bir adamdı. muhtemelen saçları beyazlaşmıştı. ' M.S.1210.dan sonra llsi-llsia kralları Cengiz llan·ın tabisi olaral-.. Moğol­ lara Kuzey Çin'del-..i başarılı sercrlcrinde yardım etmişlerdi. l oğol kuvvetleriyle isbirliklerinden dolayı onlar da başarı n ın "sihirli oı-·· una sahiptiler. Oııüçüncü yüzyılın baş larındaki Doğu Asyalıların düşüncesine göre daha ' düne kadar hakir görU lcn zay ı r Moğol köpek lerinin birkaç y ıl içindeki şaş ııtıcı fotihleri ancak sihir gücü ne atfod ilebilinirlerdi. Cengi'.l l l ~ııfa, sihi rli ok l a rı ele geçirmekle Asya ' nın en güçlU mi lletlerini fethetmeye muktedir o l muş bir Bogdo. sihirbaz gözüyle bakılıyordu. ı ı Saadet ve hayatı garanti etmek için Hsi-Hsia'ların uymak zorunda oldukları ··şartlar' · Moğol metbu l arının talep ve emirlerine uyınal-.. olan bir tabinin göre\ !eriydi. fakat Hsi-1lsia'lar bu emirlere karşı çıkmışlar. görevlerini yerine getirmek ni)etindc olmamışlar ve Cengiz Han·ın taleplerine geriye dönen elçileriyle hakaretamiz cevaplar yo llamışlardı. Burada kullanılan .. KUçük Kardeş., ve ima olunan "Büyük Kardeş· · teriml eri kan bağına deği l de statüye işaret etmektedirler. Bu kamışına ta rzı Kitan·ıar ve Kara-K itan· ı arl a olan iiçyüz yı llı k i şbirli ğ inden kayııakla nnı akta­ dır ki bu böy le hir a lı şkan l ı ğın iy ice yerleşmesi için yeterli uzunluktadır. 22 Tabi o ldukl arı için l lsi-Hsia kra l ı ile önde ge len asi lzade leri Büyük Kardeş Cengiz llan ' ın Küçük Kardeş leriydi l er. Emirlere uymayan, yani M oğo l taleplerini yerine getirmeyen İki Küçük Kardeş l lsi-Hsia 1-..ra lı i le küstah generali Asha Cianbo. Wei-ıning Ling-1--ung'dular. General kral ı n ı n KUçük Kardeşi. ve her il..isi de Cengiz l lan·ııı İ"i Küçük Kardeşi idiler. M.S.1218.de Asha Ganbo. CcngiL l lan·ın Hsi-1 lsia tabisinin Harezın harbi için asker vermek talebine hakaretamiz bir red cevabı vermeye taraftar olmuştu. Bu meydan okuyan cevap ve müteakip benzerleri Moğol savaş ok larının l lsi- 1lsia'ya atı lmasına sebep

:1 ~:ınıeıı ateş a ld ı.

A

D

olmuşlard ı.

1218.de olduğu gibi 1225'de de insiyatifi ele alan /\sha Ganbo olmuştu.

Moğol elçisinin ilettiği taleplere kral cevap verene kadar o küstahça ve hakaretamiz bir meydan ok uma i le müdahale etmişti. "Efcnd ine, A- l a-shaıı ·da keçe çad ırlarımız ve develerimiz olduğunu ve bizi orndn savaştı hazır olarak bu-

lacağını .

'''Martın H.D.• Thc Ri'c nl Chingı~ Khıın. '· 270· 7 ı. 285.

215

t:'rflf.J, G. STEW \ RT

söyle.

Şayet a lt ı n, gü müş

ve

i~ekli

r;~ıııoı. E.. Mnnographıc de' D..:ııı.:-Dindiie s 79-85. ıoın:ı,. F \\ .. Tıbcıan Oncuıııcnı' .. c: ~7 s 291 \'- ıtıfonel & F' . ..

cnıı. Hl\llll')

nl

Chınc'ı.: '\ocıeı). Li:ıo. ~-

arzu ediyorsn

60. tlipnoı

ı

1.

onları

Hsi-ling (L iang-


- - - M,&V

••• , ••••

~""

, ,.,,"' " " ' "- \,VKl!:,

lUl...VL L. \IU '\"

llSl-llSI,\''

1'11, i\ l ,\:-, ı

chou) \'C Chuııg-hsing'dc aramal ı dır.. demişti habercİ)c. $;1\aş okunu kavrtı)nıı ve kraliyelin üstüne Moğo l gücüniin bütün şiddetini celbeden gcrçel-.len de İki Küçük Kardeşin genç olanı)dı. Bütün Tarım.da ve Kan-su'da tesirleri çok güçlü olan Türı..ler ve f ibctlilcr için ok savaşa işaret ediyordu. Türı..ler bir tahta parçası ÜLerine ihti)aç duydul-.ları savaşçıların sa) ısını ka/ıyorlar ,.e bal mumu ile mühürlenmiş altın bir ol-. ılave edıp bu mesajları kendilerine tabi olan reislere yolluyorlardı. fibctlilerc gelıncc 1--abilc reislerine gönderilen altın okların sa) ısı istenen birliklerin sa) ısını gösteri) ordu·~ Hsi-Hsia kralı halkının üstüne bir kere Cengiz l lan'ın intikamcı öfl...csinı celbettil-.ten sonra ~ l oğol ınis ı llemeler inin artan şiddetini dtırdurınak linıidi kalmam ı ştı artık. Fakat Cengiz l lan' ın Balı 'dan geri dönmeden ve asıl harekat baş lamadan önce Moğollar 1. ';.1224 'de müstahkem Sa-cu şehrine başar.ı.sıı olan bir hazırl ı k saldırısı yapmışlardı. Bu) ukarıda da belirtildiği ü7ere kuıcydcki '\1oğ.ol mevkilerine yapılan Batı Hsi-1lsia saldırıla rı na bi r cevaplı. Sa-cu (Tun-houang) Moğol saldırılarına karşı neredeyse sonuna 1-.adar da yanmı ş olan iyi ta hkim edilm i ş bi r ka leydi . Otuz kadem yüksek l iği n dek i çirtc surlar 1000 yardaya 800 yardalık bir alanı çevreliyorlardı. Her 50 yarJada bir gözetleme kule leri vard ı . Ç irtc ka pıl ar demirle takviye edilmi ş masif' tahta kanatlarla kapatı l mışlardı. Sa-cu ile Kan-chou arasındaki topraklar yabani kırdı. \C heps in iıı gerisinde güneye doğru Nan-shan 14.000 kadem yül-.scl iyor. kuzeye doğru da çö l uıarı ıyordu.'~ An'ane, Derıc' l eriıı atalarının TeHac"taki Sabit Kulesi et"sanesine aşina oldukla rı nı gösterıncl-.tcclir. Bu şaşırtıcı değildir. Yüzyı l lar boyunca Yahuc.lih.:r ve Araplar İ pek Yolunda sc~aha1 etmiş \'Ç bütün önemli merkezlerde dcpol.ıra s;ıhip o l muşlardı. M.S. l 200'dc Nasturilerin Tarım ve Kan-su'nun her yerinde kilisclcrı vardı \e önem bakımından Budizın'den sonra ikinci geliyorlardı. Tabiatı) la D~­ ııe' l erin ataları Babil Kulcsi'ni yaratan durum ile yabancı lehçeler konuşan hu kadar çol-. kaçağın doluşlllğu <;a-cu şehrinde edindikleri kendi tccrübelcrı arasın­ da bır paralellil-. görmüşlerdi. Fakat Sa-cu. surları dahil indi! korunma peşindeki pckçok etnik ınenş~ 'e di le sahip bütün kaçakları barındırmak için çok küçüktü. L'zun bir ku~aımada yiyecc!-- meselesi M.S. l 227'dc olduğu gibi had saf1ıaya gelecekti. Bir tı) sonra sur l arı aşmay ı başaramayan Moğol kumandanı surların altında bir lağım ,aç ılıııa­ sın ı em reıti. Fakat müdafiler bir karş ı lağı m açı p sald ıranları yakular." Tarih bize olayııı detaylarını ve ne kullanıldığını anlatmı)'or. Faka1 o tarihte hcnı ı..ı)­ mür hem de yağ k ull a nım dayd ı l a r. Dene' lerin aıı 'a n es i biraz daha fozla ına lu ııı a ı veriyor. Peder Pct itot"uıı tuttuğu kayıda göre müdafiler kolayl ı kla ateş alan 'c dehlizdeki kaya ları korkunç bir gürü ltü ile parçalayan pa tlayıcı bir madde kul21

lanmışlardı.

ıı Martin. H D .. Tht: Rı'l: ol' Ch ı ng" Klıaıı . '·· 2•ıu ~· Parkt:r. E.1-1 \ Thıııı,:ıntl Yc..11' nl ıh.: T;ınnl'., ı:ı.t Bushcll $.\\ The C;ırly lll\tı>t) ul l ıtı.:ı.' ı .t~ll ,p ır yarda 91 cm ol du~unn gıırc ı..:ılcn ı n ııluıı ı 91 O ınx 728111 olmnlLC('N ) Watı..cr. C C Jcngh11 Kh;ırı ' !6.t-165 \<l:ınııı H D Thc Rl'ı.! ol f'hın!!" Khnn .• ' 286-X7& 26:\

2 17

E'fllEI. c;. STEWAn T

kl arın ı ıı c..;a-cu·dan ovadan, muh renıc len Na ıı-shan ile çöl \n · anc, b ·ızc b ir•'.o y . ı · abani kırlardan lıall--111111 1arını \alıalarından gclen kaçaklarla )al-.ın ara ::.ı n dcl t1. I )< • 1 ı d uöu K'lll-ChtHı va 1-.açtıklarını an ntına .... ta ır. 0 ld b aı..ra a\l.S. ::1224, ' • - 11 ~r c.1~guı - 1·~ ılının F) lülündc <:;a-cu ı~ıuhasarası csna:ın d a \I _ogo ı1aı...l arclaki Yin-chou ~ehrinc Hsi-1 lsıa ordusuna felal-.cı gctıren bır dıkkatı ço~ t ldırısı ., aptılar. Talihin hu ter~ .dönüşünden endişelenen .kral barış iste d au ıtın a sa . .. C . di ~, e oğlunu rehini! olarnk Cengız 1lan a gomk_~nıe) ı kabu!. e~ı. engız Han .. ·ı •ez ıabisıııc karşı harekele gcçnıc\C hcnuz ha11r degılclı. Barış şartlaı ı !!.il' enı il• · • . . .. .. tcsbil edildi \lo~nllar kuşatnl.I) ı k?ldırdılar \e 1'.tu_e) e g:rı dondu ter_ .. \rt oğol kll\ vetkrınin Sa-c...u dan çckılnıclcrını saglamadan b ı r a) oncc k ı Ctırc;ıı <.ini ile nıüşten. k dii~nıamı kaı~ı bır ittifak için giLlı görüşmclerclc b~~umı) ordu Ertesi) ıl . M S. 122'i'dc 1lsi-1 ı_sia kralı_ Nayın~n lideri Çulak-saıı­ kun ·u n iki oğlunu ımilıeci olarak kabul cdıp (cngı.1 1l~n ı daha da kı7dırdı Moü.o llarda n na51 I kaçtıklarına dair bilgi yok görünüyor. x 1126 yılı Mart a) ın da Chu ng-h s ı ng·.: ııiyc relıiııc gündcrılıncdiğ.inı sorıı~~k için gelen bir ~loğ.ol el ·isi rehi ne gönclcri l ıncycccği cevabı ile ueri dündü .-' Bu esnada Ccııgıı Haıı at~nn düşnıektt:n nıiitevc ll i1 ) araları n ın ıednvisi ı çi ıı yukarı Oıı giıı-gol'da har1,;kl'l~iz vaziye ıt e}dİ Yl'rine ı;ctirilmcycn vaad lcr için tatmin La lcbiyle Chung· hsing'c yine bir e lç i yo ll ad ı , ve yinc k iistalı ve haka rc1anı i z bir cevap geldi. ()ene· lcri ıı an· an esi bize ··sonra nıutsıızluğıııı ıakip ettiği me) dan okuma ve yalıml a r geldi" dı ye an l at ı yor. l«ı kat da lı a liı ı.la cı l dıı, ö l ii nı ve tahrip takir etli1

lcı

Ce n giı 1lan Bat ı " d an döner döıııncı Moğolların krallığını tekrar istilü ctkcekl e ri nı bilen l-l sı-Hsıa \C 1-.ralı sa\lınına hatırlıklarına başladı. Kasaba \C :;.e hirlcri n ist i hkamları güçlendirildi. \C dağınık vaıiyeıteki nizami birlikler tckrar h i ra ra\<ı getırıldilcr. 1~24 \Ilı Aralık m ından itibaren ıorunlu askeri il-. yünırliiğc

girdi . -Du~krallığın bütün ş~hır \C ) örcİerinJc U) gulanan bir askere almaydı Bunun sonucunda l-lsi-1l sıa · ııın Chuııg-hsing· de kon uç lanmış olan asli ordusuna Turtan L)gur krallığı \C Gunc) l:ırım·ııı ala)larının askerleri 'e grupları c.lalııl olmak üzere birçok esl-.ı etııık grııpların katılmasına yol açtı Şüphesiı bu kaçak ları n pel-. çoğu \1.S. t ::!26-~T deki ımıharebclcrde ) okoldıılar. fakat grupların ekserisi nin teınsikılerı hayatta kalıp Dcne'lerin göçünün bir parçası oldular. \l oğolların Hsı-llsia')ı talıribinın ~on saflıası ile dc,aın etmeden öncc Hsi-1lsia'daki biitlin kabilelerden toplannıı~ olan bu insan ların Dene kabileleri n i ıı terl-.ihine nasıl tesir ettil-.lerıııı gdrıncl-. için burada bir ara \ercceğiı. Ataları

H s i- Hs ia

Krallı ~ ından

Bi r dü7inedcn fazla Dene

Gele n De ne Ka bileleri

1-.abilcsiniıı ıııcıı~ci

Ordos. Ku?C)

Şensi

'c

Kaıı­

s_u · ıııın da da hil olduğu l lsi-1bia k ral l ığı ndaydı. Evve lki bölüm lerde Ordoı; yc Şcıısi ·den ge len Ch ipe\\) an· ıar ile Sa-cıı 1 iang-dıou gibi uı.ak ) örelcrdeıı

gclın iş ola n Kölelcr'i e le a l mı~lık. ııı Y.ı ın

~ııııbı,. ı ...ıuı<

'c

ficng1, Kh.ııı., 1:!4. ,ıı: Gıııı;nc,. J • l lı,hıırc G.:ncr.ılt: • c ~ııın il[). lhı: R1'c ııl Chıııgı' t>.h.111 ... ' ~K7 lN

~.' <ıX


218

OFi\F AN' ,\NELEHİNE GÜIU: l\ I Q(;O LLı\RIN llSİ- llS İA' YI 'lh'.i\L\8 1

Moğolların ı-tsi-Hsia·ya

1205. 1207'deki akınları \e l'.W9-IO'daki istilalarından kraliyetin nihai olaral- yok edilmesine kadar onyedi ila yirmiiki yıllık bir zaman dilimi vardı. Bu süre Dene kabilelerinin terkibine tesir etmişti. M.S.1205-1209'daki ilk Moğol harekatları esnasında Balı llsi-Hsia'da ve Wu-la-hai ile Chung-hsing arasındaki bölgede Moğol askerleri tarafından birçok kadına ıccaviit. edilmiş ve istenmeyen çocuklar doğurmalarına <;ebep o lunm uştu. Gobi'nin güneyindek i daha medeni insanlar çö lün kuzeyindel-i hü ı ün göçebeleri barba r köpek ler olarak görcliik lcri içi n bu çocuklar ya rı iı ıscın yarı köpekrilcr. insan -Köpekleı .. cl iler. Bu korkunç bir l eşme lerden rıı eydn na gelen erkek çocuk lar Köpek Kaburgaları diye bilinen Dene kabilesinin a t a ları ydı lar . istilacı bir ordunun askerlerinin 1-urbanı olan talihsiz kadınlara karşı tipik Orta As'a ta\l'ı Köpek Kaburgaları·nın menşei ile ilgili Dene an'anesinde görülebilinir: · .. Bir Dene kadını iki erkek kardeşi ile birlikte yalnı/ yaşıyordu. Airgün 1-amplnrına bir yabancı geldi. Bu yakışıklı ,.e güçlü adamı nıisafirpcr\'erlikle kabul etti ler. Ona kızkardeş l eriyle evlenmesini teklif ettiler. Zifaf gecesinde genç kadın uyandı, nma kocasını yanı nda göremedi. Bu esnada çadırın girişinde sanki bir köpe:, kenı ik k ırı yormuş gibi bir gürü ltü duydu. Bu iiçiincü kez tekrar l anınca erkek karcl e~ lerdcıı biri gürültünün ge l diği köşeye bi r ba lta fı r l attı. Korkunç bir çığlık geceyi parça l adı. Hemen kalktı l ar ve çadı rı ayd ı n l atmak için ateşi canlandırdılar. Girişte kendi kan ın a bulanmı ş vaziyette güzel kara bir köpeğin yııtt ı ğını hayretle gördiiler. Yabancıya gelince o bir daha göriinmedi. Erkel.. kardeşler garip olayları diişündiiler. Birbirlerine şöyle dediler, ·'Alı o köpekti. gündüzleri erkekti \e kızkardeşinıizle edendi. geceleri 1..öpeğe dönüştü. O. bir diişınan, kötii bir ruh:· Köpekle. düşman sih irba/la. insan- Köpek· ıe yattığı ıçın hemen kızkardcşlerini kovdular. Onunla daha fazla bir arada bulunmanın keııdilcrinc ö l iiın get ireceğ ind e n korktuklar ı için ona acımadı l ar. Karn ı nda hem kendi SO) !arının hem de düş man Köpeğ in mcyvasın ı taşıyan k ı zka rde~ üzünlii içinde a taları ­ nın yurdundan gitti. Yapaya l nı L çölde yaşa dı ve av lanarak hayatla ka ldı . r'ocukları doırduou zaman onlar bir vıil "r o o _o ı n Küçii k Köpeklcr·di. Onları bir. deri torbada tutuyordu. Küçük Köpekler etrafla dolaşacak kadar büyüdiiklerı zaınaıı Dene kadını bir giin patil..acla çocuk ayak izleri göriince şaşırdı. Ertesi giin torbanın ağt.ına uzun bir ip bağladı. Gö.1.eılenıek için saklandı. Annelerinin ayak seslerini du) maz olunca Kiiçiil.. Köpekler dışarı fırladılar ' 'e çok güzel kiiçii~ erkek \'e kız çocuklarına döııüşliilcr. Anneleri çol.. du)gulandı. Çabucak ipi çektı ve torbayı kapattı. Fakat maalesef çocuklarından üçünün torba kapanmadan önce içine atlamaları na mani o l amadı. l3u üçü tekrar köpek o lclular. fakat iki erkek çocukla iki kı z çocuk ayd ınl ıkrn kaldı l a r. Dene kad ını köpek o lııınyı tercih edenleri li.!rk elti, fakat insa n şek l inde kalan l arı biiyüllü. İki erkek kardeş usta avcılar oldular. Anneleri onlara ok ve yay kullanıı 1 '.ı­ sını. kargı atmasını ve avlannrny ı öğrctı i . Onlar babaları olan İnsan-Köpek'ın ..,ihirli gücünü tedirii!-. ettiler ve ıecriihcli ve giiçli.i !-.İhirb<l/lar oldular. Bu güçle }aptıkları her işte başarılı oldular. Onlar için hiçbir şc~ imktlıı!-.1/ değ.ildi. Sonrn. artık sa, aşçı \e iyi bir avcı olduklnrı için Dene dayıları onları daha fa7la rcdd,~'.­ mcdikr. Onlar kızkardcşleri) le evlend iler, \C birçok çocukları oldu ... 13iz Ko-

ı-;Tllfü,

(}. STl~WA lff

2 19

pel..'in oğullarının soyundan geliyoruz. Bu )'Ü/den bize istihza ile Köpek l<.ıbur­ !.!aları diyorlar. Diğer Dene· ıer bizi küçiik göriiyorlar. Fakat biz onlardan daha -İ\ i' iz ve on 1ard an 1ııç . 1"or"ımı~ 1 oruz. ••-1(1 · - Denc"lerin ataları Alaska'nın giiney sahiliııc. Karııçardal"ların Ru:-.lara bahsettikleri Biiyiik Cılke'ye. ulaştıkları ;:aman bu an·anede peder Petitnt"iin eline bu şekliyle geçmeden önce altıyiiz yı l boyunca anlatıla anlatıla edini l c ıı rantazi unsurların çoğu mevcut o l mam ı ş olımıl ı clır. l lerne lı alse nakilci. Tlirklcrin o nüçiiıı cü yüzyı l ın başl;ırıncln Moğo l lara verd ik leri lakap o lan İn saıı-Kö p c kl cr'i ı..ullanıyordu ki bu lakap o n l arı n T ü rk-Moğol nıcnşci ni lcy id etmektedir. An·anedcki birçok husus Orta Asya \ 'C Moğol l arın giidiniin yiiksi.! li ~i ile ilgilidir. İıısan-Kiipck değil ama Oıia Asyalı olan erkek kardeşler İnsan-Kiipci!i düşman. diişınan sihirbaz. ~iiııi M.S.1200'ün Doğu Asyasının bfüıl inançlı dii~U­ nüşi.iııe göre 1lsi-1 lsia·ıı insanlara öliim getirebilecek bir loğol olaral.. !.!.Öl'ii\nrlarclı. Tarihi kayıtlara göre Cengiz 1lan"ııı bir 11oı?do. bir sihirba/ oldu~u i~ldia ediliyordu. ve şaşırtıcı fetihleri sihir gücüne atlcdiliyordu.~ 1 ~ A ıı ·a ııe bi/e Moğol savaşç ılarından çocuk sahibi olan Hsi-Hsia'lı kadınl ;ı­ rııı İnsan -K öpek balxı hırına benzeyen çocukları yok ettikleri ni. fakat kendi insa nl arına benzeyenlerin hayatta ka l ma l arınn müsaade edip onl a r ı iıı sa ıı ­ Köpekler-Moğol l a r- iç in nefretle do lu olarak biiyiittiiklcrini anlatmaktadır. Yine an 'aneye göre kendi insan lan rara f'ındaıı ko\'lılan Dene kadınları doğudaki çölde. yani Kan-su vaha larının doğusunda Gobi çö lünde yaşamışlardı. Biitiin Asyalı anneler gibi iiç yaşıııdan itib:lren çocuklarına ata binme) i, kiiçük ok \'e ya) lar kullanma) ı. l..i.içiik hay.., anları m lamayı öğrctınişlerdi. 1 ~ 1.S. 1225 ·de l lsi-1 lsia kralı /Onınlu askere alımı) ı başlatınca 16-20 yaşları ara..;ında olan bu çocuklar Ö/e llikle Moğol babalarının tabiatındaki askerlik kahili,eıini tevarüs cıt iklerindcıı do la) ı l lsi-Hsia orclus ıı için ıneınnunivet veric i bir· il:i\ c te:;.k il etmişlerdi. Artık a rıııeleri nin luılk ı ıarafındaıı reci edi l miyorlard ı . Fak;ıl anneleri Moğol askerleri tarafından tecavüze uğra mış olan grup hfı ric i ndcn de ki/ alamıyorlardı. Knrılarını keneli grupları içinden seçmek zoru ndaydı l ar. Orta A~­ ya~ı lar ve Denc'lcr için '"kı/kardeş.. aynı klana mensup bir kadın deıııckıir. knıı bagı olması şart değildir. Asya' da, i<;t iliic ı bir ordunun askerleri tara f'ı ndan tcca\lize u<i ra' an kad 111lara karşı olan bu im ır 750 yıl içinde değişmeıııi:;.tir. Paki::.ıan ile Hin~lisıaıı arasıı~daki savaşla birçok l liııtli kadına Paki:-.t::ınlı askerler tarafından tcc:hii/ cdilnıış, \'e nefret edilen diişıııandan çocuk doğurıııu~lardı. 13u aıı ııclcr keneli iıı..,;ıııla · ı ercı·ı, \e anneler de ·ıstcnmcyen çocu kları n.:d crı tarafınd . . an, l"•• mamcıı reu11 ccı ·ıı nıış ~ı~ıışler~ı.' Çocuk l a rııı bir kısm ı cv liit ediııi lı ııek üi'ere l<.anada'ya getiri lnıi~ krdi . d·ızı lcl:rı~ı as ıll ı Kanada l ılar tarafından cvlııt ed inilmedi kl eri nı ulıtemeldir. nııra,\ nııl~clı clöneıııde biıı yı lda n faz la siirnıiiş o lan Orta As,a·ya o ı linıli !.!.Öçiiııiiıı l csırlerı ·· . · d llLerın c1c ü ~ iinmek gerekir. w

l'etııoı E \ f I · lnııol!r;ıph .. lln ınıı.:r tere.. " 24: Auıour Le Cır:ıııcl l.;ı<' . ı enen 1--a<Jın • 1Iınıııa, F \\ . 'I· . · rıhı•ı:ın llo.:ıııııı:ıll' "·lftııı il .. " 17, . ?<)l - .•.."J'· D_, Tlı.: Rı"' ol Chııı~" l' lı:ııı . " i li. dıpmıı '.!1.

"'"

C'd'""'· ,


l> ENE ı\N'ı\Nlı:LE Rl NE GÖ!l l~ MQ(;OLLA IU N llSİ -llS i ı\ 'Y I \ 11,\lı\ı;ı

220

Köpek Kaburga ları adı Dene kabilelerini M.S. 1200.dcki Uygurlar tara rııı dan asimile edini l mi ş Orta Asyal ıl arla iıtibatlandırmaktad ı r. Nasturl h.ilisesi Ku7e\ Tarım ve Hsi-1lsia·da giiçlüydü-sadece Budizm ondan daha güçlü) dii. furfan l )·our h.rall ığındal-.i Kara-Koca· da hir Nasturl piskoposluğu vardı. Ş üphesi/ Üçe ne'lerin ataları lncil'del-.i l la\ va'nın Adem.in 1-.aburgasından )aratıldıgı cf<;anesinc vabancı değildiler. Batılı hrıstiyan kültürlerde. özellikle de 1 evrat" ı 'urgulayanlarda bir adam !-.arısından şal-.a yollu 1-.aburgası diye bahsedebilir. Dene·ıer hu fil-.irdc1-.i espri}i anlamış olmalıdırlar. Köpel-. Kaburgası. Köpeğin Kaburgası. Köpeğın Kadını, Moğol'un kaburgası demektir ve kesinlikle ana soyundan gelmeyi inıa etmektedir. Bu. Batılılar tarafından peJ... iyi anlaşılmamış olan ince manalı bir addır Köpek Kaburgalarının Dene annelerle Moğol babaların soyundan gcldil-.leri demektir. Şimdi incelcycceğimiı. birçol-. kabilenin hepsi Sa-cu ( l un-houang) \C ci,·ar bölgelerdendi ve yeni yurt l arında da bu coğrafi yakın lı ğı sürdürmi.işlcrdir. Bu kabılelerin ilkı gcnellil-.le Kunduzlar olarak bilinendi. Peder ı>cıitoı 11 yerli adlarını Tsa-tcu veya Tsa-Uine olarak bildirmişti. Tsa-eu, Tun-houaııg' ın eski adı olup Moğol isti laları esnasında hala kullanılan Sa-cu ·dur. A lternaı ı r ad olan Tsa-tlinc, Sa-cu ' nun ilk lı ccosi ile Dene' nin bir varyasyonunu birleşıirıııcJ...­ tedir. Orta Asya adlarında adet olduğu üzere Sa-cu çoğu kC/ Sa olarak 1-.ısalııl m ı ştı: çifte l'li ttinc ise anlaşılan Dene'ııin eski bir Toharca şel-.lidir \C ka\'iın demektir. Tsa-ttinc. Sa(-cu) Kavıni'ne mensup demektir. Sarcix'lerle yal-.ııı ııkra­ ba oldukları söy lenınekcedır . Sarcix, Sa-Arcıx, T.so-Ttim: bir ı.a nı~mlar Kuzey Albeı1a'dal-.ı T.sa-<.:u'lara 1 (Kundu.dar) çok yal-.ın bir va/iyelte yaşamış olan bir Dene kabilesinin adlarıdırlar. \ Karaayakların şimdi Ku7e) Alberta olan )ere gelişlerinde onlar tarafından esır edilmişler ve güneye götürü imi.işlerdi. Bugün Calgary şehrinin güney eteklerinde bulunan bir rezervas)onda }aşamaktadırlar. Tanmca·da a. o. u. sesinin benzerliğınden dola)ı Tso-ottine Tsa-ottinc ile özdeştir ve onun manası da Sa-cu (Sha-chou) Ka\ ıni"nc mensup demcl-.tir. Sa-Arcix. 5a-cu \eya Sha-cou·nun kısalcılmı şı olan Sa hecesi ile '-:abile adı olan Arcıx 'den mi.iteşel-.kıldir. Arcix Yeya Arsi. bugün Yüe-çı"lerin ha1'im kabilesi lrani Saka'lar oldul-.ları düş ünülen Asii (Asiani) olaral-. teşhis edilmi:;; olan çok esı..i bir addır. ıı. Asıi" ler 'eya Asiani. ler bazı ilim adamları tarafından Wu-sun · ıar olarak teşhis edilmişlerdi. ' 7 M.Ö. ikinci yüzyıld aki Hsiung-nu istilalarından önce hem Wu-sun'lar hem de Yüc-çi"ler Nan-shan , .c a-cu bölgesinde yaşıyorlardı Yiieçi'lerin bi.iyi.ik kitlesi Scmirechcyc'ye ve oradan da daha batıya Baktria 'ya s i.irlilnıiiş­ ler. fakat bazıları daha evvel göç elmiş olan Wu-sun'larla birlil-.tc Seınireclıcyc'dt.: kalmışlardı. Birl-.aç ) Ü/yıl sonra Wu-sun 'lar Tarım 'a geri si.iri.ilmi.işler ve oranııı Yi.ieçi halkı içinde özi.imscnınişlcrdi. Fakat Arcix' lcr ister Wu-suıı ister Ytic-çi olsun lar onların soyundan gelenler 1unlıomıng vahasındaki Sa-cu·nuıı esl-.i yerli lıall-.ındaııdı0

A

... Pcıııııı f. Autuıır 1.: Ciıııııcl ~iL ılc' ı:,c.:lavc,,, ~6J En Roııt.: Pour Lı Mcr Glauch: <Hı11 l>-:0111) nlııml:ıl. ' 292 Jcnnc" 1) . lndı.ııı' uf Cııı.ıd.ı. ' 1ı; t dırmlt .2 "Peıı ıoı E.. Autıııır ı..: Gı.ı nıl L.:ıL ılc' hd:ıvc,.' 362 "' T:1111 \V W. H.ıııcd:ı Tmıı. A Pmpn' de' 1ıı Yuctdıc et de., Koaci --dıııang <Bıl)'ıı l. ) lıc çı ' lcr ve Knııc·ı chuaııı: l,ır l lal.l.ınJa> , l<ı-20 ,J . 1kıının" \\ 13 \rgı and ıh..: Tol.harıan··_' '\(ı2 -5o-I ll:ırıhnld . \ \ . 1 nıır Sıuılıc' uf Ccııtı.ıl A,ı.ı <" 1. s 7-1 81

22 1

E1'llEL G. STF.WAR'I'

Sarcix olaral-. 1-.ısaltılmış olan Sa-Arcix, Sa(-eu) Arcix demektir. Anlaşıldığına l~-, ataları bi.ivi.il-. ölçüde Yi.ie-çi ve hakim Saka kabilesindendiler. gorc \11.S. ı 22T n in Temnıu7 a) ında ıne\'cudu azalın ış Hsi-Hsia ordus~ndak i Sa-cu·ıular arasında llaıı'lar ve yörenin diğer kabilele~i de bulunu~ordu. il~ ta. !erin. 1-.aş inerin ve Yale.den antropolog Cornelıus Osgood un Han ları 18 cı r · · v~ . baı.ı yaJcnness'ın Nahnnni'lerıdırler. 1lard.ısty 'd ak.· ı N~ 11~unıe Diamond zarların 1\lahawny şekilleri Na-hane ,·cya Na-hene.den türetılmış o l abılırler. Bütün bunların söylenişi tam olarak aynı olmalıdır v~ tabii ki bütün Dene adlar_ın!n transkripsiyonu işitildiği gibi yapılmıştır. Na. Tıbetçe nag' ın Tarım şeklıdır . Dene'lerin 1'ara dışarıdan e\ lenme bölümü Na-ısui"in adında görülmektedir. 39 E . T arım 'da ıye . l"k .. . .ıo Tarım'da nihai sessiz harner yutuluyordu.<.. sesı ı ' gosterır. '.'Ja-Hone. Na-Hane. Nahawn). hepsi de Kara llan'lara .Mensup demekıır Sa-cu bölgesinin l lan·ıarının Ta-tung-ho vadisinin asil sakinleri oldukları zannedilmel-.tedir. ve başlangıçta adları nehirinki gib 1lon'du ..ıı Hon ve Han Çinlilere farklı tarihlerde ve far!..lı zamanlarda gelm işıir..ı2 Avrupalıların işittikleri gibi bizim alfabemize göre transkripsiyonunu yaptıkları Nahawny ve Nahanni şeklin de iki değişik telaffuz du) muş olmaların ın sebebi budur. Yedinci ve sekizinc i yüzy ıll arda as li uns url arı Ch-iang' lar o l aıı Tibetliler pek uzakta olmayan 11 üsleri Hon-Can-do"dan (Hon-Şehir-Ülke) hareketle Sa-cu'yu zaptetmişlerdi. Sa-cu onuncu yüzy ıl da Uygur hakimiyetine geçmiş, ve M.S. 1097'de hükiimdarları Toba. fakat halkının çoğun luğu Ch-iang olan Hsi-Hsia tarafı ndan ilhak edilmi şti.~.ı Han. Hon. Naha\\ 11), Nahanni şekillerinin Amerika 'da geçerl i o lmaları bu adları taşıyan Dcne·ıerin geç bir tarihteki göçünü akla getirmektedir. William Lucas Hardist) ·nin Dene dilleri halJunda yazdıklarından Amerika'daki Han ve Na-1lane'lcri Doğu Asya'cla Ta-tung-ho vııdisindeki Hon veya ı ıan·ıar ola111!-. teşhis etme!-. için sebep vardır. l lardist) 'nin l 840'1arda yazdıklarına bakalım: --Loucheux. dili Chıpc\\yan'ın bır lehçes idir ve ona aradaki Tavşan Kızıl ­ derilileri ve Köleler' in lehçelerinden daha )akınen benzemektedir. Gerçi çok u bir konuşma sonuncuların onları gündelik gayeler ıçin yeterince anlamalarını sağlar. Gerçek Loucheu>.. dili Peel nehri !..ızılderilileri tarafından konuşulmakta ve oradan dağları aşıp Raı nehrinden aşağı)a doğru Tukl-.uth'lara (S ıçan Kızıl ­ derilıleri) ve Van-ıah-koo-chın ' l ere ulaşmakta ve Yukon'un Tran-jıl-.-koo­ chin 'leri. Na-tsik-koo-clıin'leri ve Koo-cha-koo-chin"lerine uzanmaktadır . YuJ...on·un bütün 1-.abilelcri bırbirlerinı anlamaktadırlar. Lehçelerinde sadece telaffuzlarında ha lif bir farklılık hissed ilmektedir. İlk önem li değişiklik "Gens de Pou"lar veya Hun-1-.oo-chin'ler (nehir kavmi) arasında görülmektedir. Bunlar.

••~ Jennc''· D

lndıan~ ot C anada. , 19(ı Burro\\, r lrnıırnıı Wıırds ın l\harosı hı Do~ıııncnts ( l\hııroslhı .... ' 782. , Sapır· C . Tıbcıan lnflucnce' on 1 ochanan. ' 26~ 4

Thoma,, F.W, :'\aın,, .ı:ı

44

Thoııı:ı,, F \\'. Nam. , ..ı ı

,, Y.a g ~

Gılc.~ L AT

'R a1

s' ·

opographıı::ıl fraı;ıncnı ınıın luıı-hou.ırıı;., ıçan (\ N)

57'

Dokurnanlarında lr;ıni Kdııııcler}. B"iOS. c 7 •


l>I '\I \'\' \'\11 rtU'\I <.Oııı \IOCOI 1 \IU'\ l l S İ-ll Sİ \ ' \ ı

222 H;ıll-.ell

\ '" \1

\\I

l\londl ·kriııin. Thıl-.unı·krin . .\-baı-to-din-ne"lcıın \e 1 iard \c ~ıınıNın 1-.aldcri '\ahauni"lerinin nıiişh:ref..; dili olan Francis göliinüıı \lali\ ais \ londe dil ııı ı ,ınla) an ··c ıens de Bois.. larla mtişll.' rcl-. olaral-. birçol-. 1-.cliınc) ı l-.ullnıınıal-.ıadırlar."· 1 ~ Bundan da l lan ' lnrın \'C al-.raha 1-.abi lelerin C lııpc" yan· ıarın. 1 nııclıc­ ll\. · ıarın (Kutclıııı'lcr) \e Ytıl-.oıı 1-.abılclcrinin dilinden bari/ şekilde 1:111-.lı hır ldıçc) le 1,.onuştul-.ları aşıl-.ardır. Bıı da bıı C..h"ıang 1-.ahik-.ı ile Ch"iang."ların tt:-..iri alıındal-.i yabancılaı olan \c-Caııc·ıcr \e \ -B haıo·ıardan ataları Tarını \,ıhal.ırı \e Kan-su·dal-.i surlarla çcHili şehirlerin Tibet ıc~iri alıınclal-.i U)gurlaşnıı':' 'ı iıe­ çi·ıer o lan kabilelere 1-.ıyas l a hcl-.lt.:ııdigi gibid ir. İl!,. bin) ılın son larınd a Orta :\-, va'dak i çok karırnı ş ı k l cn g ı ı i sıik dıınıııı hakkı ı ı da J\vrupalı ilim adaııılnrınııı \ :l'ı;ııış oldukla rını lıatırl aınnkıa yara r v:ıı•dır " Hard İSi) 'c gön.: Dene " omşııları l lan ' lara "'nch ir kavmi" deıne"IC) d ılcr . Aıncrika"da Han·ıarın bölgesi f\lcl\.enıic nehrinin batısında. Yukon Kalc-.ıııin 41 doğ.usunda \e Klondi"c.in bira; µUnc)ındedir. ' İlk bal-.ışta takriben 119 cu 1~ l.cü batı bo) lanı l arında Y ııkon n eh ıı bo) unda ) a~amalarının "'nch ir km ını .. diye adland ırılm alarının sebebi o ldıı ğıı o;;oııucu ııa 'nrılabilinir. Fakat dikk:ı ı i çcl-.en husus Ktl/cybalı Amcrikn'claki hlillin Dene kabi lelerin in nehirler bo) ıınca )aşadıklarıdır. İ)t.! sadece Han'lar nehir krl\ mi olarak adlandırılıııışlardır' 1 Bıı acaba As) a. da) unlarının çok cskı /amanlardan beri Ta-ıung-ho vadisindel-.i l laıı ndırı boyunda o lu ~undan dola) ı de!!ıl mıdir'! (,ol-. esl-.ı nıınanlardan beri hiiliııı 1kne 1-.abilelerinin aıaları arasıııd.ı ... adece ~lan· ıar bir nehir 'adi-..ımk· )a~anıısla rdı. \adel:e l l an·ıara ··nehir l-.a\ ıni .. denebilirdi. Hardıst). 1-.ııııı -;.ıı lklll' knbilclcrıııcc '"l\'lauvais Monde.. _··Kötü Ka\ 1111.. dı­ )C bilinen üç kahikniıı nd ı ııı \l·rıııckıcdir. Bunlnr 5e-Canais"lcr \C)a Thıkanic"ler. A-balı-ıo' l ar \e Nalırn111ı·krdır. Se-Canais· kr 'C) a 1lardisl) · nııı de) i-;;i) le Thikanic" lcr ses yapı!>ınd.ı h11 bir değişi ki il-. olnıaksı/ln ~c-Canc 'C) a 1lı i-C ane di) c ) a/ı labilirler."17 AJ. S.ı-uı bölgesindeki Se-w-ııa ~clıri \e l l s icıı - pi 1u-ku-lıuıı·larla ilişkili gözii"ıncktcdır. Sc-to-nrı, M.S . 650"dcn öm:c Sa-cu bö l g.csi ııiıı ele dahi l olduğu S hrııı-slı rı ıı · ııı l ıı ­ ku - lıun l,.ra l larının kı ş l ık ik fı ııı cl yeriydi. O larilıteıı so nrıı Sa-c u ve çevrcsi ııdcl, i yöreye zaten mevcut oltın çok çcş i1li ıııısur l ara ilaveten Soğd.l a r. raııg (,"i nlileri . Tibetliler 'e Ll)gur l tirklcri ge lmi şlerdi. Soğd .lar \e 1arıın·ın )Crli \ iic-çi· lcri ticaret kenanları) la birlıl-.ıe )tırtla­ rından <l) rıldıkl arı /aıırnn \<.:)<I )abaııcı iill-.clerdeki ticaret depolarında ya':oarken kimliklerini klan adlarının öııiiııt.: gt.:ldil-.lcri ~chrin adı ııı ı.. o) arak ımıhafrv:ı ediyorlardı. l ler durumda tas\ ir cdicı lıı.:ct:lcri bir kenara bırakıp aslında ;;clı rin :ıdt olan ilk hecc)i ku ll anı)orlnrdı. ıne-..cla ~a·Lll "ia. Suchoıı ~u. Y u-nıen-1-.uaıı) ll Kan-chou Kaıı idı. \1.:-10-na· lıların .ıdl.ııının öııiinc \ı.: hccc~ini 1-.o) ınaları !!er~· Kalöi'nin

\lamaı-..

ılhğ 1'.ızıldcrililerı)

1-

~· HJıılı'" · \\' L. Tiıı: ı~ıııdı~ux lnılı.ııı- ' 111 ..,, ( >-guı•J C 1he11.ııı lı.ıl.1111/ ~ 11 J.:l..ı h.ırıı.ı,.ı 11.ın l.ırııı ::?U ...ı \11/llld:ı [ti ı.:ıı \U/11hl.1 \;ı-.ıdıld.ırı 1\ 111 holgcJc lıulunup lııılıııını.ıtlıl.l.ııı l.c"ıı ıkgılılu ':ı•ı\cl ı• \1101IJ;ı hır ,;cııır l>ıı,uııJa \~:ını:ııııı;l:ı"·' ııdııı 1.:1\ ıııı adı d3hn da ı•ııcııı ı...11.ııını:ıı..1.ıJır l'cıiıoı. E. t\11111111 ı~ Ciı.ınıl l .ıc ıfc, [~'"·"'"'·, 111! l lıc-1.1...ı-nc: J~nııc". il. lmJı.ın, nı C.ın.ııl.ı ' ıs' ,ı..:uıı H;ııılht y.

\\

I ~. 1 lw111ııd11·1" lncl ı .ııı'., .

111 l tııı...1111,·,

223

F.THf.I, G. STFW \lff

kirdi.: Can da <;a-cu yöres.ının 1-.lan adları listelerinde )er almakıadır. C sesi 1arınıca ·da i) l:lık gösterir.·' Can-c. C an 1-.lanına mensup demektir. l:)e-Caııe (Secanaı~) Se-to-na:nı~ ~~n Kl:ınımı _'.\! c nsup ın<inıi ... ına gc~ınc~ıcdir Bıı Dene kabılesı ıçın Harclı sı: nın kullandığı ad Thıl-.anıc-Thi-Canc·dir. Thi 1,.afa demek olan Dcne 'ce bır "cl ınıcdir. \C Thı-cktclc Kı.:I Karalar demekti. Bıı rıı-ku-hun ·ıarın mensup o ldukları l lsien-pi"lcrin çok esk i bir adı idi. ~ 1 Kı ­ saltma olaral-. Thi Kel Kafalar manüsıııa da gt:lcbilı)onlu lhi-Cane. Can Klanı­ nı n Kel Kafaları demektir. Bu 1-.abıle 1'.ölclcr ile) akın al-.raba) clı. Fakat Sc-tona. Ch-ıanı{ların ülkesinde ~a-cu·nun güııc)batısıııdaydı. Bu kabilenin ('h.iang'larla )Ül)'lllar bO)UnCa IŞbir l iği \ardı Vt.! 111Ü11HScbeti /\ınerika"da da slirdiirdiilcr. Tu - kıı -hun atalHrı Sa-c u bölgesine l:ıkrihc ıı M.S. JOO'de fatihler nlaral-. gelmişlerdi. Tabiatıyla bıı :ahaııc ı fatihler Yul,.;ırı McKenzie vadisi Denc·ıcrinin ataları o lan Tarım \ ' C Kaıı -s ıı·ııun s ıırl ar l a çevrili şe hirl eri nin yerli hall-.ı ıarafındaıı .. Yabancılar.. ' c "'K ötii Ka\ iın" o larak görü lüyorlardı. • 1lard ist) ·nin ··Mall\ais \1oııde"yc mensup olnrak listesine aldığı ikinci "abile de) ul-.arı \kKeıvic \'adisi kabilclcriııiıı 1a rım ve Krııı-su'ııun surlarla çeHili şehirle­ rinde yaşamı~ olan ataları için '"Yabancılar.. ve "Kölü Kavim .. idiler. H ardisıy, AJ1lmh -lo-din-nc·ı crden bahseden tcı.. ya ı.ardır. Ad lnrı olan Ah-bah-to veya A-Bha-ta. Hha-ta·dır. ~ 1 Bu ada Kuzeydoğu l ibct"ıc ya)gııı olan vt: ·ı arıın'a M.S.662.dcn sonra 1ilx:t ışgali ile gclmış olana öncl-.ı ılmc edilnıişur: to \c\·a ıa. fiil \e\'a en azından Mfal manası olan kelimelerle 1-.ullanılaıı bır Ku/C) doğu .Tibetçe son~kidir. Bha-ıa H.') .ı ,\-Bh.ı-ıa · dal-.ı Bha -nın be) a/ deınel-. olduğu sö) lcnmışlir. Bu da ada sonekt ıı)gun 1-.ılan bir sıfat manası \emıcl-.ıcdir ' Bu insanlar Bha-ta l lor"ları. Bha-rn fiirl\lcri) diler. 'c ataları 1-.a~.ilenin arisıo"r:ıı 'cya hül-.ümran bölümüne mensuptu. Atalan göç eden ana orcla 1\1.0. il-.inci )İİ/)ılda Baıı·ya doğru ilerler"en. Tarını'da kalmış t)lan hir H iııng-mı grubuydu !ar. Yarl-.cnı' ıen ıa doğ.uda Bıı lungir \.e) a l lor nehrine kadar dağılını~ \'aLiyetteydiler. Tıbeı döııcmiııdt.: l lor"lardan surlarla çeHili şehirleri. hu dunımda Sa-cu bölgesinde l lan · ıarın 'al-.ınındcl-.ilcri. koru\'an ala\ larııı efradı 0 .lara!,. bahscdilıne"tedir. Şiiphe:-M 1\.1.S••l 225-l 22Tdc l lsi-H~ia ord~ısuna alınıp ( .h~ıng-hsiııg \k 1-.oııuçland ırı lan a-;kcrlcri n arası ııdaydılar. l lan· ıar ve Sc-Cane · ıcr g~hı nıılar da mcnşci lcri Yukarı Mc Kt.:n1.:it.: vadisi 1,.ab ilclcrininkiııden fark lı bir kavını~!i~c~. l liung-nu istilacılar o larnı.. ·'Mnuvai.:: Mondc.., "Yabancılar" ve ·'Kötü Ka\ ını . ıcl~ler. \1.\. 120(rckn ço" i1ncc dindar 1'3udi-..tlcr nlınuşlardı \C kendilerinden

Buclı~ı lııcralliründc sıkça bah-.cdılınc"ıcvdı.' 1 y:- .. ı bi-1 bia·ıı Dı.;ne l-.abilelcri11111 l;ıı biiliiıniini'ın ba';>ında Yukarı l\k keıuic •ldı ... ıl.;abıl<.:lc1ı1\ll\""Val t · · · ı-...;ı, · ım •• (1ı.:< ı·ıı. ı ıaııcı 1nr•• \c ··r..utu ı" crı l lınııı;ı, ı

üçiiııcii

grup ulan

\\ -.;

c hıııc...: 1111 1.. • •1111..:' 01 l'~r'""' .ıncl l'l.ı,c' ııı \ı ucııı Klıcıı.ııı . -;o lıl'<'l.ın ıı ..:ıııııcııh < ıoıı•··nıııı!! , 1 ıl c,ı.ııı c ~7 ' _(ıl. Pullc~hl.ıııl. . 1 Ci \ Sı ılı:ın Colnıı\ 111 hıncı \lı>ııgıılı.ı. J I' ., .!i., Ilı ıı ' l· \\ 1 ıhc-ı • . . l 'l:ııı 1 E. \f .ın IJo..:umcnı, • c 17 ' 114. Sapır. E lıl....,ı.ın lııflııcnl•' ''" Todımı.ın , ::?t.J ::?ı.i • • nııo•r.ıph Bl\m ., LI ., .,, 1 ı 1 1 Ilı ıııı:.1, 1 \\ "'• • • na .:re ' -· --· •.ır ..ı:r. ı!. r \ lhoth.111<1) car' . ' ~'1-'N

l.>ocıııııcn" • ... 11 ~ ı•7 ' 12. ' 2')<) a g e c .. 1 1 \lı,ıhı.ıoıııııl··;:_ " ::?'JR.1110 \!nı \ııl.ı,ılılı~ıırn gor.: ,\.tı.ılHıı ıkııc lı:r Jcnıı~" ın ~il ı:ı \ll/11ld:ı B.ı·ln ıııı ıııc dcılı!!ı ı..:ıhıkılır

'

ı

1

'

'C

~

41

r ılıcı;ııı

• ~ ;o; l '


01'1' ''\' \ 'ELCnh ı (;()ıu : \IOC"".OLL \R" 11'-1 lls l \'YI \ I K\1 \~I

224

Han· ıarı ve '\ahanni' lı.:ri

incelemişti!,..

Onlar

Tı 1-.alıilelerinin

bir bölümü olan ve Kan-sıı'nun c;urlarla çevrili şeh irl erine bask ı n l ar yapan göçebeler olarak onlar da "Kötü Kavi m·· idiler. Bıı ünleri M.S. yedinci } U/yılın sonlarından sonra Budizm'e geçip dindar alduh.tan sonra da sil ınnıemişti. Birinci bin} ılın herhangi bir /amanında. Ktı/C'. (in.in Budist Taba lııil-.ünıdarları tal-.rlben M.S.580'de Çin-Tibet hududuna ç~1-.i 1ince, fokat daha da muhtemelen Tibet 1-.rnlı ')ron-btsan-sgaın-rn · nun zamanın­ da Han 1-.abilelerı Budil'lne sol-.ulmuşlardı \nlaşıldığına göre Budist ınerkczı Sacu·) a gitmişlerdir 1-.ı orada f\1.S.700'dcn sonra ! lan lıir klan adı olanı!,. görülıniiştü. Sa-cu, Budist manastır yerleşim yeri Ch'icıı-fo-uıng·da n sadece sek il' nıil, 1ls i-Ch' ien-fo-tung'dan ve gü neybat ıdah.i 11in Buda l arın batı mağara l arından yirıniil-.i mil mc<;akc.kycli. Ta-tung-lıo nıclı-.i 'e Hon nehri 1lan 1-.abiklerının Budıznıc sadece Tılıct 1-.ralıııın emri) le dcğ.ıl. a)nı zamanda csl-.i bölgelerine 1-.omşıı olan Sa-cu Budist cemaatinin yal-.ınlığının tesiri) le de gırmiş oldul-.larını 'arsa} mak al-.la yakındır. 1lan· ıarın ataların m Budist dinleri ne bağ! ı 1ı"ları i lh. keşşa tıarın \'e tacirlerin du)tıp transl-.rıpsı)Onunu )apt ıkları oba adlarından bellidir /\taları hiçbir ıaman l lan akın l arından zarar görmemiş olan Loucheux' lar vuya Kutchiıı' l cr. 1lan'lara anlaml ı bir şekilde "Gcns de Fou"cliyorlarclı. Ad. Hudsoıı's 13a) ~irke­ ti'nin 1 ransız Kanad alı hiLmetkarları tarafından bu şcl-.ilde )Orumlanıp ıransl-.rip­ 4 sı)orıu )apılmışll.~ i·ou \e Fo, Buda \e Budi/111 için kullanılan y<l)gın Orta \s)a 55 acllarıdırlar. James R. Ware. ··Fou-l 'tı 'nun doğru adı Fo-t 'tı ·dur. Fo-t'o ses olaral-. Fou-t'u'ya )al-.ındır. l lcr ikisi de bura)a \'arışlarında iki ıclaffuz cdinmıs olan bir Batı üll-.csı h.elinıesini temsil cunel-.ıedirler" diye )aımıştı.~ 1 • Gcns de Fou, Gens de Fo' <lıır. ller il-.isı de Bucla'rıın Kavmi demcl-.tir. Loucheu:-:ların nndok u;;uncu yüzyı l da ilk Avrupa lıl ara ıınlattıkları l l a n ' l arın 13udn'ııın Kavmi Ch-iang'dılar, değişil-. menşeli lıir kaviındilı.:r. !'arım

olduklarıydı.

l lcpsinin de işitildiğine göre transl-.rıpsi) onu ) apılmış olan 1lan lal-.apları 1aılız), 1 eeathaka. /ccl-.ouıhal-.a Han· !arın ~a-cu ( r un-lıouang) l3udizmi ilc olan inıbatlarının göstcrmc"ledirler. .ı\lexander Huntcr Murra) tararından l 8..J.7-t8'de Yul-.on "-alcsi "-outı.:lıa­ Kutehi'lcrinin şifahen bildırmelerine görc trans"ripsi)onu )apılan Tathz) .ınla­ şıldığına göre Tatlıagaıa-si'nin kısaltılmı~ıdır. Bu u/un ad ın kulağa hoş gelen bir ahengi yoklu. Adlarınııı b irçoğunda o l duğu gibi görli len o ki bu da ratlı-zy veya Talh-si olarak kısaltılmıştı. Taıhagata·ıar l3uda'nın gelişinden öııcc göçmüş olan Buda'lardı. Orta As)a'nın 1-.cndinc has 13udl/nıinde )Cr alınal-.tadırlar. Kutsanma!,. ümidiyle Orta J\s}alı dindar Budıstler 1 athagata·ıara scremonılcr \~ dlıarani'lcr sunu)orlarclı . 57 Z}. Tarım·ın h.a\ im manasına gelen l-.ıl\nıİ)Ct sonel-.ı \.1

·' llrcıschıll'ıdcr. E.. Mcdıııc\ al Rc,c~ır. ııc,

1. '· 171. ılıpııcıı 'i. S ıcwoı ı d. J • "Jc,ıonan Mı...\H111111'} Eııı.·rpn'~ CNu~t u ı i lt:rin Misyoncl'lık Fıı n lı ycıi ) ..~ 2.~2. Hinh. F. & ı-ı ıw k wd l , W W. Chau Ju-kıı:ı. s 1J7 1.

~,, W:ır.: ı R lhc Wcı·shnıı ıın Budı.Jlmın (Bud ıznı lluk~ ı ıı.ııı WcHhıııı) a<lııı ın <lııfmısu Fo-ı

u <lıır

\\.ı.lıldl, 1 \. Thc Oh;ır.ını C ulı • ' ııı~

.

...

3

ci'diı ~s

r P. c

2ıı. ıo

'

112 l ııu·ı·u nun

ı6ıl 1 ı;O. Thoııı.ı-. I" \\' , l ıb.:ıan Oocumcnh • c 12,' l 'i. 17. ıtJO.

TathZ)

anlaşılan

1atlı (agata)-si. yani

T 1 K .. ı · i·sı \ı.:: hagaw·ıarın güci.ine yakaran al ıagata avın ı ( ır.

Buda'nın

selefleri olan

~Ku 1 cvdoğu Tibetçe'nin tek hece li şek linde Tee-/\lhaka, Tee-a-lha-ka olan

at

ıccathal-.a ı'8H-48'de J\.11. Murra) ·ın günlüklerinde kaydedilmiş olan Han 'larııı tıir diğer adıdır. Ad .il-.i kelimeden. Tc.~'..ve At~aka'dan. m~y~an~ gel.mel-.tedır.

ilki ilan· ıar <.la da hı 1 olmak üzere bu tun Ch-ıang kabı lcrının JCnerıl-. adıdır Ch'iang'lar r il-. ·ıerin \'eya ~fflerin aktir bir alt bölümi.iydülcr. -Tik esl-.i şekil. 1i ·ıst.:, daha -\t:nı hır şcl-.ildi.~q 11-.inci ad olan Athal-.a, A-tha-1-.a, rarım·da da kullaııılan özne oncl-.ı a 611 ile normal Tibetçe'de a7 görülen, fol-.at 1-.uzcydoğu ribe1çe'dc oldukça yayg ın olan ka,<ıı so nra l a rı kh a, soneki ilave edi l mi ş olan 1l si-H s ia 'cıı Buda 1,.climcsi olan tlıa'dır. 62 A-tha-1-.a, Buda demektir. Tccathaka, Tec-A-tha-1-.a. Ti-A-tha-1-.a. Ti Budistler, Ch · iang Budı'>tl er, I lan Budic;tlcr <.lemektir. Sir Jolın rranklin bir diğer l lan grubunun adını /ccl-.outhaka olarak duyımıştu.<'' Yinc Kuzeydoğu Tibetçcsinden bir adla, Zee-kou-tha-ka ile karşı karşıya) 11.. /ce-kou. bir şehrin. yörenin ve bugün Güne) Tibet'te ll bri-chu \e Yukarı Mel-.ong nehirleri arasında )aşa)an bir h.avmiıı lehçesinin adı olan Tsckou sesine ya l-.ın dır. 64 Ameril-.a'da Tse-kou'lar (Zec-1-.ou'lar), ataları Tarını ve Kan-su ' nu ıı surlarla çev ri l mi ş şdı ir l er i nd en ge len Dene kabilelerinden ziyadı.: daha yah.ııı al-.raba oldukları Han ' larla aynı tasnife sol-.u lınuşlardır. Adlarının ikinci kısını olan Tha-h.ha'da yine Kuzeydoğu Tibetçe 1-.ha sonekinin takip cttığ.i Hsi-Hsia'ca Buda "elimesi \ardır. Bu sefer a öneki kullanılmamıştır. Tibet döneminin çal-. 1-.arına kel ime lıa7incsinin de gösterdiği gibi Tarım· da a öneki hcı zaman Ö/nclerden önce 1-.ullanılnıamıştı. 65 Zee-kou Tha-kha veya Tse-ko Takha. Tse-kou Budistler demektir. Ataları Sa-cu'dan gelmiş de gelmemiş de olabilir. Şayet Sıı-cu'dansalar oran ın büyük Budist merkezlerinde hizmet etıniş olabi lirler; şayet Sa-cu'dan değ i l l e rse bi rçok Si-fan tfıciriıı bulunduğu Liangchou'da hi/lncl etm i ş olan Si-fan fibetlileri olabilirler. Fakat takriben Vl.S. l 22Tde ) urtları neresi olmuş olursa olsun llsi-Hsia 'nın bü) Uk ordusunda bulunmuş \'e 1lsı-l lsia · nın korkunç tahrıbinden sonra ha yalla 1-.alm ış oldul-.ları an !aşılıyor.

Bu ~mall/ın en önemli nol-.tası Asya·da Han ' ların . Nalıanııi'lcrin. ~c­ n! /\-Bha-ta' ların Batı l lsi-1 lsia 'daki Sa-cu I Kaıı-chou yöresinde neredeyse kucak kucağa yaşam ış o ldukları ve Amcrika'da bu yaşam saİıası yakınlığı n ı sürdürmüş olduklarıdır. Asya·da 1lan' lar Oıia Asya şehirlerinin korkulan baskın­ c ı larıydılar. Se-Caııe · ıerin ve A-Bha-ta' ların ataları da Orta As-.a "•a fatihler olarnl-. gelmişlerdi Ataları Orta Asya·nın esl-.i hall-.ına elem \C ölii;,, getirmişlerdi. Bu kıtaya h.açışlarından önce yüzyıllar boyunca soylarından gelenleri o eski hall-.ın Cane·ıerin

••

~m:t,, F" • l ılıcı.1n Documcnı" . c. 32. , l 'i, 17. 100. 182 oma_,, F W

Rıch.ııd,on Sır John, Al(tıC Sc;ın:hıııg f:\t>c!diııon, c 2.' '77 '"

225

ETflEL G. S 1 F\\ \ RT

'ilanı . '

52 58

oı .v1.11'1 g e. ' 97 · Tıhcı:ın Docuıııenı, ... , c. 41. s 811 0

N '' y a nuıs · FW . ·· uııı ... s. 670. 182 ve ıJipnoı 2 "R .g c ·' 2'7 ·il l.!11 H<,i - llsın'c:ı Lh:ı. Buda ıch:ınhon s11 J h ,,. iho · · n n. Arcııt Scarchıng Eıı.pcdııııın , c. :!. , 377 vd

1lıoın:ı.~. F W • :".ıııı ' 78 79 ITlil~. F \\ • 1 ıhcıan Documcnı' . c. 41,' ı s.1


226

t>I '\ I·. \'\'\'\E l E R İ.,, I· GÜIU~ \I O(;o ı ı \IU '\

11"1-11"1\' \1 \ l h. \1.\\ t

ataları Yabancılar H!

Kötü Ka' im olarak görıniişlcrdi. Bu ünleri yenı yurılarıııun ondokuzuncu ) üzyı lcln /\' rupal ı lar gelene kadar da devam etmişti. Yukarı McKe ıvie vıklisinin orla bölli miindeıı Yukon \'c Alaskn'ııın aın l arı Bat ı l lsi-1lsia'daki Kan-chou Uygur kra l lığ ı ndan gelmiş o lan Dene kabi lelerine dönliyonll'.. Bunlar K'na i'a Klıolana · lar ve Co-:y u-kon ·!ardılar. Lehçd.:ri Kuze, Tarım \ahalarındakı l urfan l ygur krallığıııdan gelmiş olan "-.uıchin'lcrınkin~ (Louchetı:\) çok )akındı. l lardı"l) sadece aksanda hafif bir farklılık ~ôriildiiğ.iinü

t:TIU:I. G. STI•\\

"" l'c111ıı1 . C: . \uınu ı le Coı.ııııl 1 .ıc ılc, f "·l;11c,. '· 1C.I 1 '' (iılc' 1 . Ilı.: lıın lıcııı;ııı1' l ıı , l'\. \ Topogr:ıphıcal. haJ!ııı.:nı fomı Tun hıııı.ını:. ' 'i'i ı '>'il. l·ı ~.:ı . • 1lı,• (iı c;ıı \\';ıll ol Clııııa ı ( 111 Scılılı ı ' 1~' 1<I '>11 .:1lx:ıı.: R . 1her (in:;ıl W:ıll ol C'lıııı.ı ' 'iO Kı .ı ) 11 l..uıııı 'ıcııı;11 i lınp;ır;ılorlııµ.ı a~ıl ;ııı ıll.. 1..ııpı ıılıııadığı !!lhı ıll.. ılclıı ) c~ıııı Kapı d.:ııcıı de ık~ ılılı \1 1 ı ı ~ııı.:: ~l1/11 l ı.l.ı llıııı l!ıılgdcıı ılc tı c:ııc·ı lı;ı~ltıdıgıntla l..apı N~ın-lııı \:tha,ıııdnkı Yaıı!! J · ıı•!.: lı ıdı llmng 1111 l.ııı. pıııhlcııılcı ııı ııııca (, ıı ılılcı cıı!!c l ı doguıJ Sa-cıı \akııııııda~ı Yu-ıııcıı-~u:ııı · a ı;·c~ıılcı Yıı -ıııcıı ) c ~ ıııı f-;ıpı

tkıı ı d.ıır \l:ılı:ı ~rnllıklaıı ık \apılaıı ıc~ını ııc:ırcıı bıı l..rnıırnl ııol..ııısıııdan gc~l ı ;!ı ıt;ııı lı11 :ııl w~ ılım~ıı ıı.ııı 1!ııl !•clcıı ~.11 t>cdıhııcc (,uılıh:ı ' "'"' ılı•!!ıı~ .ı Kıa-ı ıı-1..u:uı ·.ı ~ckııkr 11u ad Yc~ıııı "'"" d.-111.:I.. lk~ıldır ;ıııı.ı Yc~ ıın "''P' dıH: 1.111111111"111 ll.ıl..1111/ Cıık,. \ l tıpn!!ınplııc.ıl 1 r.ı!!ın..:ııl . ' 'f>i llrucc llıııha'ı C [) 111

ılı.: 1 nı•hlq'- ol \laı~n l'. •lıı ( \l.ırl..n l'ııl ı• ııun \ı.ıl.. l/lcrınJc ı , 211) , \\all..cr . L ( iM

''" Hı cı-dım:ukr. E . \l •,lı.ıcı .ıl l<c,cardıc' • c :!. ' 171. dıpıuıı •)17

lcıınlıu "lı.ın ' IC• I·

227

1875 ) ılındnki Rus gcıi hc)Cliııin yanlış olduğunu bildirmesine rağnıeıı !!cnellikle Kıa-) u-kuan'ııı dar bir boğaLda olduğuna inanılıyordu. 11cı Bu, Tibetçe kon·u- dnr ge.;iı- Çince kuan-şc lı i r- yerine da lı a İ) i bi r son yapacağ ı gibi Hal ı Kan-'u <>iik ı n lcri iç in clalıa ha/ı l ar ı bu k ı tnya gelmeden çok önce dizilı kılacakl ır. . \dın Alaska'da kullanılan ınukayc'>eli şekilleri şöyledir: \nı c rika

Ç ince

Tibe tçe

Kıa-)

u-kuan Kıa-) u

KO-) u-kon

Yıı-koıı

Yıı

Khıa-) 11

Kı.ı )tı

Yu-kon Kho-yu

KuLC)

)azmıştı.

\\. .11. DaW111 naklellığinc göre pedt:r Peıitot Kholana'ları 'e Co-) ukon · ıarı Ko) uku (k}-Kouııanae' ler Youkoni-Kouıtanac · ıcr. 1-.lı iayc)u-Koutıa­ nac' ler ve Ounhann-Kmılanac'ler diye tek bir grup halinde ele alıııı~tı.''" Dr c. Osgood. Dall'in Kouttanac'lerine Klıotana'lar demektedir 'e külliiı lcri hakkında tı/tın bir nıonog.raf )Umıştır. Bu değişik ad şekillerinin diğer kahılesı lngiliı ka~if 'e tacirlerinin Co-) u-kon · ıarıdırlar. Bugün antropologlar bunların H) rı ka bileler olduklarını dii~iinnıektedirler. Alaska'cla )akın olıml) ı tercih cdışlcrı geçmişte erken bir işlıiı liğiııin giiçlii bir işaretidir. 13u erken işbirliQ.ınin meydann ge l diği sa ha anlaş ı lun clcıku/u ııcu ve onüçüncii yii7)1 ı llar arasınc.Jn K<ın-dıou·daki Su c: h mı ve Kia-y u-kuan ıııc rkcz. l cri d ir . Gfüi.i len o ki Ko-yu kon, Ko-yu (k), Yu-kon. Khia-yu ve hat la Oun-hann, Çin Scc.Jd i'nin niha)clind1.: Yeşim Kapı diye bi linen kalenin Çince ad ı nlaıı Kia-)ukunn için Batı Kan-... ıı halkının kullanmış olduğu şekillerdir. l larahclcri <. iıı inıra­ raıorluğuna girmek ısll.!) cıı ken anlarla Baıı ·) a gitmek iste;.. en kerHııı ların 1-onırol cdildiılı bır nokta olarak kullunıldı!lını !!Österıııel-tedirler. ~IS l()l) 1-tr«Jc IJ...i1lsia ~rallığının bir parça'iı olduktan ~onr; artı!- bu ga)eyc hi7ıneı cııncıııı~ıi ' Kia-;..u-kuan. l:tsina nehrinin bir kolıı Uc;tiinde yer alı)ordıı. 1--alenin Cll'ğinde bulunduğu) iibd dağ '>ilsilesi nerede) sc aşılması nıiimkiin olnıa) an bir nıa ıı ia ıc~k i 1 etınektcd ı r. k uıe) e doğru unnan topraklar da U) n ı şek iide d:n cı­ kıir dcğildirler-sudnıı )Ok-,un bir kum çölli-. oniki mil güne) ınde Cin ~cddı '\nn-... han·ıarda ...on bulmaı..ıadır. Çin'dcıı Doğu Türkistan·a giden) eµanc praıık ) ol u"tiindel-ı konumu onemini izah eımekıedir. Bö) le hiı ıarıh "'~ Orıa A'>)alıların ad ko)mak alışkanlıkları \C l-.u7e)dOğu Tibetçc"i) lc )akınen al-;raba o laıı 1bi-1 lsia'ııın 1 ibcıçe lehçesi gö1.önüne alıııdığında 1-..ia-) u-kuan·ıı kaçakların kcn cl i lcrıni Kn-) u-kon Kavmi oları.ık tanımlamaların ı aııl:ıınak nıli mk ii nd Lir .''~

\1{1

Co-) u knn Ko-) u-kon Kll·)ll <k>

kuan

Göriildiiğ.ü gıbi

C o \e)a Ko. Çıncc Kia ·ııııı l lsı-1 lsıa Tibetçcsi ile ıelaf'f"u ­ Hem Çınce'nın hem l ıhctçl"nııı Toharca iizeriııdc tesiri olan Koıan'da 1 K ia-lo-so-ına Kotan·ın eski bir şekli) di. ° Kon . Kuan ·ın Tibetçe şekli olsa bile

ıud u r

Tibetçc'dc da r geçit cle ııı ekıi ve giirdii!!O ın üz gibi Kia-yu-kua n · ın dar bir boğ<vda bulunduğuırn iııa~~ılıyordu. 1lcr iki lııi ldc de T ibetçe kon kuaıı · ı n yerini ta l;ii bir şekilde alı yo rdu .

_Kan-su 1-. or i donındaki Kin-) ıı-kııaıı gibi şehirlerin adla rı çoğ u kez bir \t.:\ll daha faz la hece) ı cli'ışiirerek kısnlıılınışlardı. 13retschm:ider. Dall'in Ala~ka\l:;ki Ko-) u-kon iç in ) apt ığııı ı n lam laın ı na 3) n ı şek 1i) le K İ<ı-) u-kuan verine K h ta-\ 11 ).azmakıadır: Y uıncn-kuan haritalarda Y u-ınen olnrak g.öriilmekredir: Su-chou-İlı. ~u-chou nlarak lıaııa çoğu kıu ç;ıı nlarak )ll/ılıdır. "-uh.:hin'lcrin 600 'ıl ...onra 1\.0 - ) u-kl~.n ac~ıııııı nıenşcini ııııutımı~ olınalnrına rnğnıcıı aıılaşıldığ;ııa !!lire Y:ıkon ~o~gcsı ~ıdını _?'Ü7) ı llar boyunca "e))ahlarııı. ıicarcı kervanlarıııııı. elçilik :ıc)etlcrı nııı_'c <~sk_erı k.u'~c~lcrın 13mı·ya gittikleri 'eya Doğu-ya doğru \c111tl\ i ınparntorlııga g.ırdıklcrı Çın ın nıe-:;hur \eşim 1-.apı-.ı·na. Kia-\ u-kııaıı·a borçlııur. -

d

Khotan<1. "-.oıan·ın "-.haro... ıhicı.: adıdır. '\asıl olııp da Koıanlıhr ~in-in Ye · L • • , ' ._ şıııı "-•ıpı...ı ııın )a"ınında ).ışamışlardır'.l \ıH:hou \e Kia-\11-l-uaıı'da tıcarctha · · · f·l)Clı · · ıc . ·d o ı uııamnsa bılc · ~adccc 1-..otanlı hanedan · . . neleri 11 mc\cuc 111c11s upl n rı ı lt: l3udisl . 111 . 1 . ' ı ·ı . . . ,. . b' · ı a P err ıı "cııt ı crı ıı ı llucl ı Lın ı ıı Kharosthi d ilinde uınımlııı nı~ 0 11 ' ' ıl t:c.:ck lcrı görülmektedir. Sck ı/ıııcı \ iil\ ıldll T'ıl1"tl'ıl••ı,.111 b· ' ·ı · T' ·ı· · 1 k il ki . . K . - - • ... ... .ıs" ısı ı c aııg. .ır 'a ıa ra ı · anııııı ıdare'>ıııı' uça dan Kao-ıch'aııo· (K· . K .. ı d orc1da o·· . . . ? a aıcı- OC.1) l\ıl) 1 ırclıklan /;ıınan l\.otanlı haııeclan nıeıNtplan , ~~ G.ıını/011 da bulunu) orlardı rilıcıliler böb.•\ i ı'tifa edince bu invınl ır 11c re\ ı.: "tllılcr" 1-. t h' ·· . ~ · ·' ' 0 lcrlc- i ~ . . . an ı r) ll/) ıldaıı daha ll/Ull bır siirc f'ibcı idaresi altında\clı. <. iıı l ı ş ırlıgıııc uıun ...:aınaııdan beri alışnıı~ lıiiküıııdarltır ıç iıı ıck tercih cl;ğll) a hal<i meşhu r

Y;ıg,

f lınıııa,. F \\ l . 1lııın 1 • ıhı:ı:ııı 1lonııncııı' . ,. 11 , ı ı ·" 1 \\ 1h • 1 1 • Ya .. c 1 1 ~ · 11!!tıagc· t•l \111:1<111 Klı111.111 (1 '~' "ıııan ·ııı ı lılı ı , ''" n..•ı • t ıpııııı (ıl\ ılı:) c 1. lıanı.ı

' "' 1..c,11 ~ 1'"

ıL

'>

•il llıonı.ı, ı

\\

ı 11

•1

11.lo.:Jı,ıcı~I 1>ı..:umcııh lrom 1ıın ·lııııı.ııı!! c l ıııı-hou:ııı;!·J,111 U, 1 1 lrl J\.ı~


228

OF. NE AN'ANELl-:ılİNE GÖ IU; l\IO(;()LLı\RIN llS İ -llSi. \ '\ 1\11.'.\ I \),f

idaresi altındaki topraklara gitmek olarak gözükmektedir. Dokuzuııcıı Yiiı­ Kan-su da Tibellilerin istilas111a ve M.S. 840'dan sonra da Uygurların istilasına uğranı ıştı. Tarım menşeli o lduklarından Khotana · ıar kendilerini Deııı:­ Den ·ıcrc mensup -olaral-. tanımlayabiliyorlardı. Bu, Kotanlıların Kia-yu-l-.uan ilı: ilişl-.ilendirilcbilecel-.leri yegane yoldur. Ancal-. bu şel-.ilde lehçelerini Kutchiı,-lerın'-.ını: beıııcr l-.ılınış plan Uygur kanına sahip olmuş olabilirler. Khotana ·!ar ile Ko-y u-kon · ıarın A lasl-.a · daki işbirliği en elce Su-chou , ı: Kia-yu-l-.uan·da birbirlerine komşu olduklarını alda getiriyorsa da anlaşıldıfrına göre Khotana·ıarın baLıları Kan-chou'da yaşamışlardır. Aurel Krause Atnalara K'nai'a- Khotana demektedir. O. K"nai·a·nın Kenai demek olduğunu yaLınıştı ı Kenai. Kanai Kan(-chou) demek olabilir. Alaskalı Khotana'lar M.S. 1218'dı: Cebe'nin ordusunun önünden l-.açmış olan Kotanlı kaçakların soyundan gl!lmı~ olamular. Ko-y u-l-.on' lar ile Khotana' lar arasında mevcut olmuş olan ycıl-.ınl ığııı tesisi için on yıldan fazla süreye ihtiyaç vardır. Ondokuzuncu yüzyıl kaşiAeri ve tacirleri tarafı ndan Alaska'da Neyetsc adında bir küçiik kabi le daha bi ldiri lmişti. 7 ~ Göründüğüne göre onlar ataları Kolan yak ınl arındaki l-.i.içi.ik Niya vahasından gelmiş kişilerdi. Ad. Tarım'ın gfö:de ad soneki tse' ile bitliğindcn ses olarak Neyetse ile Niyatsc aras ın da fark yoktur. Atal arı T'ang'ların Dört Garnizon idaresine mensup olmuş ve Tibetliler gelince Klı oıana'lar ile birlikte Su-chou/ Kan-chou yöresine çekilmiş olabilir. Alasl-.a'dal-.i yal-.ın işbirlikleri Kotan' la Niya arasındaki çok daha esl-.i bir münasebete işaret

• STEWAHT t..'THEl, ( •·.

T'ang' ların

yıl ııı başlarında

eımel-.ıed ır.

Alaska'dan doğuya aşağı McKenzie nehrinde Avrupalı tacirlerin \crdıği haricinde bütün l-.abileyi tanımla)an bir adları olmayan bir Dene kabılesınc gidiyoru/. Beya1 ta vşan derisi e lbiseleri tercih edişlerine hayret eden tacırlcr bunlara "Tavşanlar" demişlerdi. Niye sadece bu grup l-.endilerini bir eıııil-. adla tanımlıyaınıyorlar? Niye diğer kabilelerin olduğu gibi onların da ellerinin altında lüks 1-.ürl-.lcr varl-.cn beyaz tavşan derisinden yapılmış olan elbiseleri tercih cdı adın

yorlardı?

Oba adlarından anlaşıldığına göre ·'Tavşanlar" Hsi-1 lsia"nın ikinci cıı nneml i şehri olan kervan yolunun başındaki Liang-chou büyük ticaret deposundan gelmiş olanların soyundanclılar. Şayet Ö) leyse M.S. 1224-25 'ele zorunlu asi-eri il-. mucibince Clıııng-hsing·de bi.iyül-. orduya alınmışlardı. l lsi-Hsia Tibetçcsiııdc Liang-chou Kha-bu idi. 76 1 ibetlilcrin Kan-su·yu T'ang' lardan koparıp almak teşebbiiskrınc. ikiyi.iz) ıllık 1lsi-Hsia idaresine \'C aşırı derecede karına ticari nüfusuna rağıncn Kha-ba bir Çin şehriydi. Bu yüzden peder Pctitol'un Good Hope Kalesiııdcl-ı birçok "Tavşan" ın Çince adları olduğunu farl-.etmcsi şaşırtıc ı değildir. O. Kantoıı\ın snbıl-. bir valisinin adı olan Ki-yin'i. imparatorluk kuvvetlerinin hır 1A

1

'

7 ''

ı-..raıı\c ı\ . 1he l lıııı;ıı lndı;ın~ (Tlıııgıı Kuıldcrılılcrı) ~ '20 Yulc. 1111 . 1he Bool of Ser Marw l'ıılı• c 1· ' 2:?0. uıpnnı 1 Rıchıırd,on. Sıı John. Aıl·ııc Sc:ırı:hıng cxpcdılıon. c 2.' 2J4. Mııır:ı)·. A H. A Joumcy ıo ıhc Yııkon ııı ıhl' 11!·17 ııı (18°17 48'ılc Yukon :ı Bir Yolculuk).' 82 vcl llınııı:ı,, I' \V , Naın . , 58 ·160

eraliniıı adı

229

olan Sid a-jen'i, ve Vnn-lin . Sch i-tey, Vi - toed lı . Vae- lin'i srıy­

gcn 11 ın ı 'stı. Peder Petitot da '·favşan . 1ıır..a etııı" ., b'ıra el vermeme ki- e bera ber on lıırııı altı

ölündüklerini ya1ııııştı. Bu obalar için b3\<a b ma ;icari nüfusuna U)gun düşıncl-.tedırler:

l)

).

Nni-go-tine

2. 3. 4. 5. 6.

Tchin-ıro-go-ıınc

\erdiği ~

adlar

Kha-ba'nın

çol-. l-.ar

'c) a Kha-tro-go-lıne Kfwc-tro-go-ı ine Nne-lla-go-ıinc wya Tra-pa-g.o--ııne Eıa-choh-go-t ine Kha-tcho-go-tınc vcy.ı Natlc-lro-go-tine ·

~s

Bu adlar ş ifah en naklcclilıni ş l erd ir: hepsi Çinlilerin tasvir edici şek lind e­ dirler: hepsi go-tine terimi ile son bulmaktadırlar. Go. yer m anas ı na gelen ·ı ibcı­ çc bir kelimedir: tine ise dine veya Dcne'n iıı Tarım varyasyonudur: go-tinc Kavmin Yeri demcl-.ıir. 7 '> 13u adların beş inde tro veya tra kelimesi vardır. Bunıın Kuzeyd oğu Tibetçe l}dro-no, l)tro-no- gc.Lgin tacir-in kısa ltılmı şı o ldu ğu anlaşıl ­ maktadır.80 Altı obanın beşi tacirdiler: biri de an laşı lan Kha-ba'da önemli esk i bır ailenin soyundan gelnıedır İlk '"Tavşan .. obası Nııi-go-tinc"nin adı olan Nni veya Ni"den Granet tarafından Han imparatoru \\'u-tı tarafından ) i.ikscl-. bir makama getirilmiş olan 'e eski asilzadeler Ch'ang-an'da sarayda tutulurken kendi cinsinden olan di••crlerı • l:' gibi imparatora hizmet etmek Uıerc başkent dışında göre\ lendirilen alçal- staliilii bir Çinli'nin adı olaral-. bahsedilmişti ~ 1 ni"ler taci r değillerdi. Bell-.i l lsiHsia 'nııı büyük ordusunda hi11nct gören Kha-ba alaylarının konıutanlarıydılar 'c kesinlikle Chung-hsing'de l-.onuc,:landırılınışlardı. Nni-go-tine. Nni Ka' ınının Yurdu demektir. İ l-.inci Tavşan obasının adları olan T chin-tro-go-tine vı;:ya Kha-tro-go. tıne. Tchin-Cürcen-Çinli ve Kha-ba'ııın (Liang-chou) kısaltılmışı olan Kha ile ba~lıyorlar. Tro. gezgin tacir demektir. Bu adların manası Cürcen-Çin li Kervan T~ . acı rl~_rinin Yurdu ve Kervan l arın Yurdu Kha-ba"dır. . . Uçüncü Ta\şan obasının adı olan Kfoe-tro-go-tine"deki Kfwe. Kafa, Kel ~tlalarııı kısaltılmışıdır. Kha-ba, M.S. yedinci yüzyılda Tibetliler tarafından l~n-shan·dan kovuldul-.tan sonra 1 'ang" ların Tu-ku-hun kraliyet hanedanı ile lllaıvetlerinı iska" n e tt''I · b"I · )akıııındaydı. T . ang'lar onları yal-.ındal-.ı· A -. ı" crı o gcnın , nl~-c~ou·ya vali olaral-. ta) in etmişlcrdi. 111 Anlaşılan bu "Tavşan'' 1-.öle obası · cdıncı )üzyılın sonlarında Kha-ba civarında iskan edilen Tu-ku-hun 'ların so} undan gelmedirler. Beş yi.iıyıl sonra Kha-ba Köleleri. muhtemelen eski ShanE Quın • • r•l'cııını, .. zc An' \OU\ Le Ccrı.;lc l'nl·ııı·· ' Clıtnı E A ' ..

l'P · · utour le Graııd l..ııc de' Fv·l·ı\'C' , v,ı V · ' Th ıııııııFW . ·•• · ı " ·'

•ı

yn , . ' ı; y.'

Gıancı,

- N:ıııı.' 260 (c). 40 1 111. ·Hl(ı 1

4 16 4'> 1

·

M CI . - . l>ı:ıııoı E ·\ ıınc,c Cı\'ılı1;ıııoıı (Çin Mcdcnıycıi)., 406 1 • · onogl"Jflh . Bryrnncr ıcu: . ' I' l';ıı kcr. E 11 , A Thous3nd Ycaf'i of ıhe T~rı:ır-.' tJ•J \ıl


230

l)f.;'l.E Al\' \i'iELlmlN ı·: cü ın: \ l ()(;()l,L\RIN 11.S İ-llS İ ,., 1 \ "' 'I ' ·" I

!> lıan kra l lıklarındaki Sa-cu·clan gelen daha ka l aba l ık kö le nbalar ı na kaıı l nıakttııı­ sa o biiylik pazar şehrinin uzun 7,aınaııda ıı beri tanış o ldukl a rı diğer grupları il, birli!..tc kalmayı tercih etmişi.erdi. c Nnc- lla-go-tin ~ ve T ra-pa-go-tinc. dürdüncii "Ta\ şan .. obasının adlcırı­ dırlar. Nne veya ne Kuzeydoğu Tibctçcsinde iyi sıfatıdır. Çincede olduğu !!ibı özneden önce gelmektedir \e pozisyonu bi/inı Jilleri üstünde nıe\cut olduğ~ıııu bildiğimi? Çince ve Türkçe'nin tesirinin işaretidir. Lla. l}lı.ı. la Kuzeydoğu Tibeıçcsinde ay demeh. olan kelinıcc.lir.s~ Yukarıda g.örclüğümüz üzere go-ıinc kavmin yeri, kavmin yurdu denıckıir. Nnc-lla-go-tinc. iyi-Ay-yer-kavim.dır Tibetçe'dc manaya ul aşmak için gercl-.cn VHrSH) ıml a bu ad t~· i A~· Kavmin in Yeri demektir. Alternatif ad Tra-pa ile başl:ıııı ak ıadı r . Tra veya ıro g.e1.gin t6cir demektir: arkasında bütün Tibetçe sonck lerin en genel i ve yaygı nı o l aıı pa \'C\n ba bu l u n maktad ı r.~:; Tra-pn, tr<.ı veya tro g ibi gez~in tac ir de mektir. Tra-pa-o~ı­ tinc. Kervan Kavmin in Yeri demektir. 13urası "cıa l<.esiııl i kle K lıa-ba'< l ır tLia~g­ clıou). Bu insanlar kendi lerini Ay Kavmi tc l ı\ Ui c llik l cri ıı cleıı d o l ayı ya Soğcl ya ela Tar ı nı ko luna mensup Yiie-ç i'krdir. Fakat bize kerva n tacirleri o l clu kl arı ııı aıılatt ı h.ları için muhtemelen kervan )Olunun başlnngıcıııclaki Kha-ba·cıa (Lian~, chou) konuçlannıış o lan Soğ.d Yüe-çi'lerin soyuııdnn ge lnıektedirl cr. sr, Beşinci ··Tavşan .. obası olan Eta-cholı -go-tin e · ı e riıı alternatif bir adları ) o!..ııır ve a nl aşıldığına göre ataları 1-.ervancı değillerdi. Eta. Yüc-çi'lere verilmiş eski biı Ç'incc mi olan Yeta ve)a ~pt'<ı'nın bir \'ar)aS)Onu gibi göziikiiyor;s- choh. din manüsına gelen Tibetçe bir kelimedir. Tibetliler choh·n Batı düşünce tarzından tmııamcıı farklı bir şekilde başlı başına bir hiitüıı olaral-. sn) gı gösteriyorlardı."" Tibetliler ve Dcnc'lerin ataları için din büyü!... harikulade bir şcydi. Kırk yıl önce Pecl nelıri Lcıuclıcux·ıarının gi.inlü!.. konuşmalarında kullanılıyonJu. Eta-choh-go-tine. Ulu-Yiicçi Kavminin Yeri demektir. Ru ..l'avşa ıı " grubunun ntaları Kha-ba"daki bir Budist manastırının keşişlerinden olup M.S. l'.!'.!Tdcki nskcrc alma em riyle l l si-Hsia'ıı ı n hiiylil-. ordusuna soku l m u ş adam im· a ras ınd a bu lunmu ş o labilirler. Altıncı "Tavşan .. obası Klu1-tchoh-go-tinc' lcl'di. Kha, Liang-chou'nun l ls i-1 lsi<ı Tibetçes indeki ad ı o lan Kha-ba'dır. Kha-b:ı·ya Büyük Kha-ba ınfüı as ı ııı vermek içi n ha hecesinin yerini clrnlı (lcholı) ıılm ı ş l ı r. Eta-c lı o lı -go-tiıı e ·ı e r inki l e ı gibi bu grubun ata l a rı da Bud ist diııiııdcndilcr. Kha-tcho-go-tiııe. Kavmin Yeri Büyük Kha-ha demektir. Khı.ı-te h o-go-tine · teriıı a l terırnt ir· adı o lan Natle-tro-go- tiııe. bize bu gnı­ hun ataların ın gezgin tacirler. Budist dinine mensup ol makla birli!..te h.cşh olnıa)nıı. kervan ticareti )apaıı h.işilcr o lduklarını anlatmaktadır. i'vlöt'k J\.nıtc·nin manasını tesbit etmektir '\la-Kotclıo adında olduğu gibi a Tle"dcıı •• Thoın:" 1· \\' .. l'.:ıııı . ' -125 ınnd. 271. l:!7 '2X. 1-17 ıh l:ı. 11.ı ı ' '1 :ı~c '·ile! l':ı ,,.~;ı ho lıhdçı:dır H' 1-.ıııc~ıltıl}ıı l ılı, ı\·c"th: gıııtılıııd.ıı:dıı Fakat hı:r ıJ..ı , ı ık ıııı.ı A')':I d:ı ını.:H·ıınıı '" l 'ııtlc\lılank ı : (,. /\ <;112dıan Colom 111 lııııı:ı \lıuı21ılııı l~t•!ldlarrn lıc:ıri lrınll\ı:llcrı h:ıkkıııtl:ı). l 'cl ıtPl 1 lı:ıdıı ımı- el Lı:g.ı:ııtlı:~ ılı:, Dind.ııc ,;u l nuchcıı\ (l>;ııdı ıı: kr~ıı \C\11 l oud1c11\·lıırıı1 1\ ı1·:ındı:ıı \c Usaııck tı) c :n s 75. K iı ı!!snıı l l 1 W . /\ııcıcnı l'ılıcl :ınd ıts 1 ronltıl!ı.:ıs \lrnııı aılı.:'ı hakkında nıal'lcıııc· 1 ' l':ııh·ı <. l::..ll. f\ Thı~u~and Ycarsııl'ıhcl:ırı:ıı'"' 12.j '" Nıı:lıııl ~ I· l'l ımuı:lı l l iıldcn Shcll<İ (Sak l ı ':>cıt'1 ııııı lt; ı ııdcııı. \(ı l l.'ı . .: ·17 , 105

., (' sn~WART f.THl'· · •·•

23 t

Na-Tle şeh.li verilmelidir. Peder l'etitot' un işittiği gibi Lraıı s krip sİ}ü l111 a) rı~ı~ tığı Tle. alışh.an l ılda ilh. s~sl i _!1~rrı. ).utan Yüe-çi.leriıı S~ğdç~ ve ııu · ~ sında Tili sesini verıncktedır. 1 ılı Çınlı lerın Uygurlara verdıl-.lerı adi arıınca. 9 11 'b' i T' 1 k. N d k d · tan.lan bıridir.ı.ı Na-Kotcho'da ~) (Fu~u gçı .ı ı·ıa-. ı ı cec··ı a. ~ d·a~·~ Temeh.ıır. ·ı· Kara L;qrurlar deıııeh.tır ·a .... at ın ı erın ,.e . 111 resırın c"ı •· a\ şan" 1'.i a- T ı ı. •~ _. , tarının hakimiyeti dola) ı sı) la kara renge degıl de atalarının. hayat tarzının ~l!rup .. ·ebeli!.. olduğu ve ,r·ın ·ı c O rta A S)a · 11111 yer 1eşı·k· 1la)atııH1a k.· ı gı'b'ı 0 ~ ~clle!..tüel uğraş ıları tah.ip etmC)C müsait olmayan Gobi'ni ku/C) inden Orta ~·,a·va aelıniş olan insan ların aşağı SC\ iyedeh.i kültürleri lıah.kında!..i telii!..t..ilc;iııc ·atıfta bu lu11maktad ır. Yeni. gelişmem iş yurtlarında all ıyü/ ) ıldaıı sonra ··Tavşanlar"dan herhangi birinin bu oban ın ad ının neden Na-Tili old u ğuna dair hir ti!..ri olması hiç muhteme l değ i l dir. Tibetçe'de manaya ula ş ımık için gcrckc.!n va rsayımla NaUe-lro-go-t i ıı c. Na-Tili-go-tine anlaşı l an Gezgin Tacir Kavminin Yerind e Yaşaya n Kn r a Uygu r la r veya Ka r a Uygur J<avnı iııi n Yurdu denı8kt i r. M.S. 840.dan sonra Uygurlar biiyiik sayı l arda çölün kuzeyinden Orta As)a·ya gelmişler. sonradan Kara-Kila) imparatorluğu o lacak olan Turlaıı Uygur krallığını ve Ordos ile Şcıısi'dc. yaıı i l ls i-1 lsia'da. sonradan 1-lsi- Hsia h.rallığ:ıııı olac~h. olan Kan-chou Uygur J..rallığı Les is etmişlerdi. M.S. 1200.de l lsi-1lsia krallığı olan yerde İpch. Yolu'nuıı kcr\'an güzergahının başlangıç ııoh.tasındaki hü)ii!.. pazar şehri Kha-ba'da şüphesiz sürekli olarak ikamet eden Uygur tacirler \ardı. \l.S. 1225'deki ash.ere alına emrinden önce ve sonra Kha-ba U)gtırlarının 1lsHbia ordusu için üstlerine düşen mih.tarda sa\'aşçı temin etmek 70nında olduklarına dair de hiç şüphe yo!..tur. "l avşanlar.. ın arasında bir Uygur grubu bu luıınıasaydı bu şaşırtıcı o lurdıı . Yeni ) urtlarıncla "Tavşanlar .. bütün Kutdıiıı h.abilcleri içinde en çok Uygur Llll'unı :-.a lıip o lan Nn-Kotcho-djig Kutclıin'lcrk neredeyse kucaı... kucağa yaş ıyo rlardı . Ondokuzuncu y ü zy ılın ikinci ) arıs ı nda 1ludsnn Körfez i Şirketi Good l lnpc Kalesini McKenzie nehri boyunca dalın g.ii ııc.:yc nakled ince bu işb i rliği soıı bıılımışt u r. . il. ci bölümde incelenen "Tav~a n " an·anes i Na-Duwi. Büy ük So lucan. Klıa-ba şehri n in hal kını teşkil eden çok uluslu grupların-Ç in l iler, Tu-ku-huıı· lal' <Kiilclcr). Soğd Yüe-çi · ıt:r. farım Yiic-çi · ıcri ve neredeyse dörl \'Ü/.)' ı 11ı f.. bi r a~iiltlirasyon ile ll)gurlar-talıiatıııı w asli meşgalelerini gözler önii;1c sernıch.tc­ ~lır Bu gruplar Hsi-l-l sia tebası olduh.ları için onun Kuzeydoğu Tibetçt: kht.:csiııc .ılışh.ın olan ··ı a\ şan lar"ın aıalarıııı temsi l etmektedirler. Geri~e ··Tavşanlar.. ın bc)aı l<nşan derisi elbise leri tercih eıım:lcri ıncsclesi h.almaktadır. Diğer Dene h.abilcleriniıı kullandıfü liih.s kürh.lcr onların da il .. . 1 • .ı.. . e erının a tındayh.en nı)e daha az dayanıklı olan bt.:)aı ı:1' ş<ın 0 1·\ ·ıı u1.:rısı ıle "" Kun-van an · ancsı· 1ıır · ıpucu - ııne) ·ı tercı·ı ı c d'ıyor 1ar<1ı.') A• k.I ·ı \c.!rmcktedir: · .. 11aşlangıçra Akil Ktııı-y•an ile O\ n ı 7nınanda karısı olan kızkarclcsi \ası' nrhr j s ' · ' ' l t. onbahardı. Adanı yola ç ıkm adan öıı ee karı s ı ona kar ayakkabılal'ı yap-

·

1'.ıı~cı . E 11

· A rhııus:uıd Ycaı'' ıı l ı lıo T:ırlııt'\,' l :!.I. 11Vi


l)L'\E \"l ',\'\l ,l.H~İ'\E GÜRI:. ~•OGOI LAHI'\ ıı s ı-ıı~ı n.,

232

'"'' , ... ,

:'>J • •

tı. Kadın on~ı beyaz tavşan derisinden elbise yaptı. VakiL geceydi ve kocasının 111 haberi olnıaksl/ ın kadın on l arı tek bir tavşaııııı derisinden yaptı .. .' \11.S. 122S'dc Ccngız Han 1bi- 1-l sia'nın fethini tamamlamak ıc,:ın günc)ı.; 111 _ eliğinde kış o kadar şıddetli oldu ki birkaç a) boyunca ;\loğ.ol ordusu kampta kaldı ve 1lsi-1 l sia'lı öncülerin bir hallı tarafından gözetlendi. O çok soğuk dönemde Moğollar ko) un postundan özel elbiseler giyiyorlardı. ve atları da keçe) c 'iarılını ~ tı • l lsi-Hsia'lı sa\aşçılar )Ola çıkmadan önce karılan onlar için sıcak ıutan Ö/d elbiseler )aptılar An'ancnin bildirdiğine göre ihtiyaç o derecede acildi ki kocaları uyurken kadınlar gece yarılarına kadar çalıştılar. Hsi-1 lsia ordusunun sıradan askerleri de şüphesi/ ko) un postundan elbise gi) iyorlardı. fakat üsı rütbeliler ıı,.ııı durum bö) le değildi. ~ha-ba 'e Hsi-1lsia'nın başkenti bii)ük de\e sürülerinin dahil olduğu binlerce ge\ iş getiren hayvanın otlatıldığı hayvan )Ctiştirılcıı bir yörede bulunuyorlardı. Bu develerin tüyünden özel bir kumaş dokunuyor \'c buııdan da sıcak tuıa11 elbiseler yapılı)Ordu. Cn kalitelisi albino olmayan beyaz dc,clcrin tüyünden huırlanıyorctu '" Tabiatıyla beycv dc,·e tüyünden dokunan kuıııaşl.ır liderler ile ordu ve ckvletin üst kı:ıdeınelerindekilerin kı ş lık elbiseleri için ayrıl ı yorlard ı. Hem Nasturller lı cm ele K itan' lar beyaz e lbise leri tercih ediyorlardı. ve iirünün kalitesiyle birleştiğinde bu husus beya'l elbise,Yi bir sıaLü sembn lü yapını~tı Dene'lerin güçüııdcki ki şi lerin yüksek statüye sahip kişiler. en yak ın ınaiyctlı.:ıi) le birl iktc bu 1uııaıı 1iderlcr o l dukları ıı ı unutmamak gerekir. Beyaz e lbiseler o s t ntiiııü ıı hat ı rasıydılar. Fakat sığındıkları iilkede beyar veya değil lıiç deve )Oktu. Smlccc bol miktarda olan tavşanlar kışlık be) az elbise sağlayabilirle rdi. Orijinal ka)nakı.111 sadece büyük beya7 bir ha) \anın tüyünün bir adamı giydirmeye yetecek kadaı o ldu ğun un hatırası kalmı şt ı. 1860'dan önce l Isi-Hs ia 'nııı beyaz devesi dcva-;a bir tm şana döni.işıni.işlli Şa) eı bu gezegen bir nükleer sa\'aşa maru/ kalırsa in-;anlık kültiirel \e ekonomik bakımdan gerilemenin ne demek olduğunu öğrenecektir' 'Ta,şanlar.. ın irfanı hemen hcınen bütünü) le l\loğolların l lsı-1 lsia·) ı ~ok etmesi esnasında 'uku bu lan olaylnrdan mi.iıcşckkild ir. Sadece pek a/I kralı~ etııı ekonomik 'e kü !türel ha) atından bahsetmektedir. ..Ta\'şan" aıı · anclcri ken ,ın· larla yaşanan hayatı. ~an-chou \'al isinin küçük oğlu Cha-gan · 111 esır edıl ı-;ini. Köpek Kaburgalarının meıışeiııi. 1209- 1O istilası esnasında Moğol kampının sular a l tında bırakılmasını. l lsi-1 l s ia'ların Cürcen şehri Chia-choıı')a akınlarını. Batı l lsi-Hsia halkının maruz kaldığı korkunç katliamı. 1lalachar'daki son sa' ,ı ... ı. l lsi-Hsia kralının kendi nihai kaderini algılamasını anlatnıaktadırl:ıı. \n'anekı bi/.e l lsi-1isin kralları için ekserisi reenkarııasyona uğram ı ş Bııdıı ' l ar için n l :ın 13udist mcıışcli birçok ud da veriyorlar. Büllin bu husus l arın " I avşnn" l arııı an·anelerindc bulunması l lsi-1l s irı'nın bü) i.ik ordusunda genci askere alınıdaıı önce de Moğollarııı 1lsi-1lsia'da yapukları hakkında ilk elden bilgi leri o lan C,:(lk say ıd a Kh a-ba' l ı savaşç ı n ı n b uluıı duğıı ın a ıı üsı ıı a gelmektedi r.

Albıııo Mcltııı ı ıı pıgıncııııııııı ck"l..lıg.ıııdcıı k;ı}ııal..lamın dııg.u~ıaıı bc;:11 sa1ı= ha~\an. aJ..~ııı ahrn~<C 1'

l

'" Yulc. H il . Th.: IJooJ.. of Scı \1,ın.:o Polo.~· 1. ' .:!81-.:!SJ

\I!

kırpıJ..lcrc ,,ıhıp l..ı~ı '~'; 1

'

boyunda Ciood Hope Kalesi ile Norman Kalesinin batı ı<t:nllc Mc · k b' b 1 . k· Kha-ska \e)a Kha-~hka denen küçük bır ·a ılc u unmaktadır. a Kas a. .. K 1 b · ı l 1 S k · · k Y ue-c,:ı .. d sın hır da "Ta' -;.anlar g.ıbı ıa- a ıtır .1r. ayet s a ıse sone la"'lan on' f 1 S ~ 1 'd k Y" d'I An " b" ı lıntı sı olabi 1ir. mesela o ıarca 'C) a og.{ ça a s ·a 11e-çı ı ınc ı r "a 1•ısan ının . . . bitırişidir.' 11 rakaı \l <-i 1200'dc kralların rccnkarnasyona uğnınıı<;> 1 as bır ke ınıe · 1 1 ·ı· '·ı · 1 h "nrılar olarak uorüldüiii.i l lsı-1 lsıa nın ısanı) a ı ışr..ı ı o nıası da· ıar 'e) a t ~ Bu ~ ·I nörünnıektcdır. <)ka ekı tanrı manasına ~elen bır 1lsı-Hsıa kdı daha mu 1ıtcım:: .,. . . ,14 • , • , . kha da olmuş olabılır O ıakdırdc Kha-skha. Kha-ba ıanrı. Kha1 0 mesı an ::. · · · ·aıasının H s ı·- H sıa · •nın · ı ·o ba 1ıanc emek olacaktir"'Bıı· kabılenın ba'nın T anr isi . .d . . . . . ., 1 muhtemel olmamakla beraber 1 an!! lar tarafından Kha-ba el\ alnl:ı danın dan o • . . .. .. • · ı . • etlilıniş olan l.'skı Tu-kıı-hun hancd<ınıııcJan olın11ş olabılır. Daha oncnı­ rına ı s11.an . l aı·la ası· 111 ilas\ o nıı kabu I et ıncvcrek Shan-shan kra il arının soyundan gel sız grup '· ·. · .. . hatıra sını ar/lı et1111ş oldukları sonucuna \arılabılınır. d'klcrinin 1 Hernekadar şimdi \kurların \ıncrik;ı'dan Aleııt takımadalarına göç ettikleri diişüııiiliiyorsa \C btı eserin >uarıırn As)a'd~n.".-n~erika·ya Al~t~l t~kını<~­ dalnrına göç o lmamı ş o ldu ğu söylenmişse de bu bı l gı ı ç ın destekleyıc ı b ı r dc l ı l vcrilnıcmişti. Müteakip bülllnıde /\ınerika\:ı (,'in'dcıı yapılmış yolculukların ihtimali hakkında bu araşlırnıaeının ulaşabildiği ipuçlarını ınceleyeceğiz. Şiınclı­ lik /\leut'larııı /\sya'dan l'ox adcı l :ırına göç ettik lerine dair Çin raporlarınılcıkı delilin bu ihti male karş ı üne si.iriil cnden da lı a giiçlii olduğu söylenebilir! Hsi-Hsia ordusund.ıkı diğer kabileler arasında Kha-ba ile Chung-hsing aras111daki dai!lık bir \Ön: olan A-la-shan'dan L lcur'lar da \ardı. Bunlar. Mıııg döneminin l\İoğol El~uth"lnrı değillerdi. Bunlaı. /\-la-::ıhan·nı Man kabilelerinın Ch"ianl! Eleut'ları idiler ''' 1\ - la-slıan. 1::. l eutlı, Ol lol. Eleut(Aleul) şekilleri olan Alade-;han·ın kısalmış ':>Cklıdir.'><• l\l:-; adalarının Çin ka~ nlarındaki )erit halkı t\la-shan"lı Ch'ianl! [leuı · ı.ırın \C\,\ \lcut'ların adını nasıl aldılar acaba? Çin ka)ııl;rına göre l a-h:ın. 1 o\. adalarının \C Bo)alı Kannı·nin 5.000 lı 17 doğusundadır ' Beşinci ) iiı) ılda (,'inlı tarihçiler Ta-han· ı ziyaret etmek iste) en sen ahların sonradan 1lsı-11-.ia · nın ba':>kcnlı ol,ıcak olan 1chung (-cheou-kiang)tching' den (Chuııg.-hsing.) )Ola çıktıklarını \a/l\Orlardı. O~adan Liao-tung'da bir lımana ulaşı) or \e sonra 1a-han ic,:ın yelken açı~orlardı. 's f-ox adalarının ilkııı den Alaska ~arıınadasıııa kadar olan mesafe gö/önüne alındığında tı/aklık )aJ..b şık olarak doı!nıdur Bu ..\olculuklaıııı sebebı. Ku7e,dot.u '\sya·nın kürk ıicııtl'• ...... ... t:" .; lı)dı. !\1.S. hcşınei yü/~ ıldan itibaren As)a \C Avrupa'da kaliteli kürkler ıçin olağaniislü bir talep vardı. M.S. J ~OO'den sonra bu takp kısrneıı J\ıncrika'd;ın karşıl~ndı: 1\1.S. l 700'clcn sonra Kll/cycloğu /\'\)a'nın kürk avı bö l gekrı Rus l ıı rın clıne geçti. f akat bin )ıldan u/un bır siire /\s}a 'e J\Htıpa'ya kiirk sağ.la)an· lar Aınur· da ki üslerinden hareket eden Doiiu /\s\ a 1ı kürk a\ cı lam el ılar. Su s,10

-

'

_

""

Lııutcr Ti

n L;ıııu.,ı ı a••c uı· l 1ıı: "ı ııch·dıc -ıırlııd.,çc\thı.ııı' {Ym:-~ı

ıoma.,, I" \\

,., Pcıııot. E.. 1r;ıılıı111n' lndıcnnc ' 111 ·ıı l\lıırtın. H.D l lıc f~ı'c ol C'lı ıııft' Kh:ııı . ' :!'10

233

trrffBL c.. ....-..·W\R'I , ·, nehri

:\.ıııı • '

., 17 lcl.ın<.1 C G 1 Thu · · u.,,ını; •- ' 12'1 112, 'ııll'. 11 11 y l ına.~. F\\: • N~ııı .. , l 'il U C, c I , 'X ı 1 lcl:ıJl(J

'

~. ı ıpnuı

Leı:uııı' C G hı ':ın~.'

2.

l':ııJ..~·ı "

1:!6. 1 il

CG hı ~an'·' 111

Yı:aı·,

1'

krııı 'l!\.ı l lını- '~ıııcrın

.

.'

.Yı

.

.

flıı: llı •l•I. ol Sl!r \ lnrco Pıılo. ı:

EJI . ,\ 1lıou,:ınd

il ı1) ı 1. '

.!s.:!. dıpıuıı -1


l>E'\ I \N' \ ' t: LF.RT:'\E GÖREı\IQ(;()Lf , \IU

234

11~ 1 -tıı-.i \'\ 1\11, \1 \\I

ınunı için giderek artan talep) üzüııden faaliyetin (,,'in raporlarındaki Fox adalarından daha uaığa uzandığına şüphe olamaz. Avcılar avın onları "Ötiirclt··1u...

\ere • Ta-han'ın ıııevl..ii hakkında görüş ayrılığı doğmuştur Ya!..ınlarcla )a • • • • • < ( ' ) 111laıınıış olan ~ır maka_le destck~eyıcı delıl olnıaksızııı, Ta-lıan·ııı Kamçatka \arı . madası oldugunu belır1mektedır. Şayet ilk Çin raporları Çinliler tarafınd·ı ·, ı .d b . . . ı. 'j' . . < il ÇO" es k ı en erı ıyı oı ınen Kamçatka ya .o adı verıvorlarsa o rınıan bu ıaııı m ı ama _ :. . ' sorgulanamu. Fal..at hu olmadıgı takdırde me\ l..1111111 Fo>. adaları zincirinin doi • . bu gun"ıı .. ' .. A 1as"a ' gıı ucun d a. ) aııı ilu nu diişünıııe\ e d . •varımadasında bulundıı :::• e\ arıı etı~eı.. a~~a ya_l..ındı~. raı..aı 1a-ha'.ı ner~d~ .olmuş olur. a olsun Kuze)doğu \,_ )anı~ kurk tıcaretı ipe~ Yolu tıcaretı ıçın öneınli)di. \C Çinli deııi 7cilcrın Aınu r la Kuze) batı Anıcrıl..a arasındaki sulara erişme!.. !..ab ilİ\eti inl..ar edil, · · · cnıcı Ç .ııı ı·ı ı erın se) rıseterdcl..i gelişmeleri müteakip böllimde ele alınacal..tır.'~' Aleut'larııı için il-.ı i'll t'-1 . . bugün . . . Alcutians denen takımadalarda bulunusları . 1 d B n:~ var ı r. ı rı ncıs ı Lıan~-ch?u 'dan (Kha-ba) Kuıeydoğu Asya ·ya giderken l..urk avcılarının daynn ı klı b leut lan Kuzeydoğu Asya'nııı s ııl arında ve iklinıiııcle kürk avlamaya uygun insa nlar ol:'ı rak gö rmü ş olma l arıdır. ıoo Veya faaliyetin .. rütü imes in i gayet iyi bilen !\ lcul'larııı kendileri kabi leleri ıııensupl:.ırıııı takır~::. da larda su sam uru rıvlanıal.. için kullanıp müteşebbis o lmuşlardır. ı 035'den soıırn ~it.an'l~ırın ve Ciirccn ' leriıı Kuıcy Çin'i fetihleri \e Kuzeydoğu Asya·ya giden ~acırlerın hareke.t nol-.l<~sı olan Chung-hsing·in bulunduğu yeni l lsi-Hsia 1-.rallığı .

e

~~rlcr.

e-ll

ılc sav~şları faalı)ele bır ınıktar sel-.ıe \'Urmuştur.

. ikinci ihtimal ise MS 1227 yazında Chung-hsing'dcn ı a-han'a giımel.. ıçın a_yrılmı~ olan 1lsi-1 Isia ordusunun kaçak bakiyeleri ara:;ında ha)atta !..alını~ olan Aleuı ların bu lunıııu~ olduğudur. Dene· ıerin an· ancsi bil'c 1ider atalarının bu kıtaya yolculul..ları esnasında bir sira kayalık ve kuınlul.. adayı takip ctıi•iiııi n:

7aman zaman clinlcnmeı.. için karaya çıktığını anlatmaktadır. Yanındaki Al~ut"laı kalına?'a karar vermiş olabi 1irlcr. Şayet olan buysa A leut' larııı sayısı 130) alı ~~~1 111111 k~ltüriindc önemli bir değişiklik yapamayacaı.. kadar azdı. ,e çabucaı.. ozumsendı ler. Tel.. değişil..lil-. adaların ve sakinlerinin adında oldu. Onlar anal..ara Amerika'da Denc'lere dahil cdilınemişlerdir. 10 ' Bu daha al..la val...ın bir iıaha benzemektedir. . Aleut'lar anlaşıldığına göre l lsi-Hsia'nın A-la-shan yöresinden geldil-.k· rınden. \e Denc·ıcrin göçüne !..atılan herkes en az on) ıl bölgede J..alnıış olduJ..larından, ve onun 1lsi-1 lsia'nııı Buda kralları ile olan irıihatını peJ..ala bildil..lerindcn dol ayı görülen odur l..i bugün Çince Ta-han için h.ullanılaıı ad A-la-shan 'c Hsi-Hsia kralları ile i lişkilidir. Alaska, A-la-sklıa olabilir. A-la. l lsi- l ls ia' ııııı başkentinin yak ınındaki dağl a rın adıdır; skha ise l ls i-Hs ia'ca tanrı kelimesidi r. ., ı 111

U\\

r

er. B Arahı1. mıd C:h ıııc'c 1ıadc

/tııııJa J\ rar \C

\m Tıl;ıı,·ııı. 1'.ıul

111

W;ı l ru, aııd Nar.ıa l r lom (Mıır~ llı~ı 1 c Dcnı/ (ıcrt!cdmıı Bcıı ııır

d;ı~anıklı oldukları

''"leni\ ordu

A lasım,

Anfa.Şılan .

,,

ka dag 1arıı1"

A-la-shan ' ın Tanrısı denıcl...tir. Şayet Ö) leyse göçmenler

btı adı ı..cndilerini Moğolların dinde ölmekten kurtarmış olan

• Buda kralının hatırasına binaen \ermişlerdi. Hsi-Hsı~ ~~mdi 1lsi-1lsia"nııı tahribi ile ilgili olaraı.. Dcnc· ıerin anlattıklarına \e Bız ~ .. ' . . k b ' ·ı · ka'-ltlarla ılış"ı s ıne ·ısaca a"acagız. bunun tarı ıı J Jisi-Hsia Kra llı ğırıııı Nihai Olarnk Yıkılması

Alas

. .

11

Hsi-Hsia ·11111 işine bitirmeye hazırlanan Cengiz 1laıı · ın stratej isi Merl..cı Böl •e ·, i istila dmeden önce Batı Kan-su deste!.. bölgesine bo) un eğdirme!..ıi. fak;t ~abiat be!..lennıcdil.. bır şekilde işe karışır 'e \tloğol ordusu .havanın alışılıs sertl iğinden dola) ı 1225-26 !..ışıııın çoğunu l...ampta geçınneı.. zorunda rnaldrn l..o\- un postundan özel paltolar 'eri imiş. hatta atları bile kc, ka ı . io; ·Sa' ;sçılarn çe)e sarılmışlardı . 'ı ul..arıda gördüğiimü7 ~ibi . Dene· ıerin an· anesi bize Doğu Asya"daki bu çol.. esl..idc !..alan !-.ışı ve 1l s ı-1 l s ıa ordusunun bununla başeınıel.. için ne yaptığını a ııl <~tıyor: . . "Başlangıçta Akil Kuıı-yan ıl e aynı zaımıncln karısı olan kızkar~eşı yaşı yorlardı. Sonbahardı. /\dam yo la ç ıkmad a n önce karı s ı ona kar ayakkabı l arı yaptı . Kadın ona beyaz la vşan derisinden elbise yapt ı. Vakit geceydi ve kocas ının .. den yapt ı. ,, 101· haberi olmaksızın kadın on 1arı lek, b.ır tavşan derısın Evvelce bahso l unduğu gibi Kun-yaıı l lsi-1 lsia krallarının ünvanıdır ve Ulu Lord demel..tir; "Akil" bu l..ralların Hindu Üçlüsü'nün üçüncü tanrısı olan \e E\ rensel Zeka olaral... görülen Yişnu 'nun cnkarnasyonu olan Buda 'nın n.-enkarnasyonları oldul..ları inanışına atıfta bulunmaktadır. ··zevce·· olarnl.. "kızkardeş·· Hsi-1 lsia 1..rallarının soyundan geldi!..lcri Hsien-pi.lerin evlilik sisteını ile ilişkilidir. 1\.1.S. 500 cıvarında Toba hanedanı Çin'in etkisi ile aynı h.lana mensup kişilerin evlenmesini yasal..Jamı ştı. Fakat dcğişi!..lil-. tam olarak yerleşmeden hanedan devrilmişti. Anlaşılan l l si-H sia'lı Toba'lar eski adetten vazgeçmemişlerdi. Diğer bütün Orta Asyalı gruplar dışarıdan evlenme sisteınleri11e uyuyorlardı. De ne'lere göre aralarında l..aıı bağı ol masa bile kendi klanından bir kadınla evlenmiş olan bir adam 1..ızkardcşiylc edenmiş say ılıyordu.' 0"An'ane bize doğru bir şekilde Hsi-Hsia kralı istilacılara karşı çıktığı ı.aman sonbahar olduğunu anlatıyor. Moğol­ ların ilerle) işi 1225) ılı 11-.iminde başlamış , .e l l:;i-1 lsia ordusu onlara karşı çıkına­ d.an önce kış bastırmıştı An'aneııiıı tas\ ir ettiği ordunun liderlerine ve üst rütbelilerıne Hsi-Hsia'nın beyat develerinin tüyünden yapılmış elbiselerin teminiydi . . M.S.1226) ılı Martında aşırı soğuklar aıalnıış ve Moğollar Etsin-gol üzcr~n~en !Jsi-llsia' ruıı içlerine doğru ilcrleyiş leri ne yen iden başlayabi 1m iş lcrd i. E.t~ına nehri boyunda yören in küçük şehirlerin i yerle bir edip biraz vakit geçirrn~şl~rdi. Etzina şehri olan Kara-khota tahrip edi lmiş ve bütün bölge harap ecli l~ış~~ Şüphesiz Yeşim Kapı Kia-yu-kuan da bu s ı rada yok edi lmişti. Bölgedeki ati ıam neredeyse lopyc!..O ııdu .

l'cllını ıııı ılfı\c,i. 191J.

t\lcCrackcn. il . 1he ıa,ı ol ıhc 'ica 011\~r' ('itı\anıurlannın Sonunn"u) , 11 llJ cu \ll/\ll ,\Htıpalıl.ırı cıı so~u". hm ~~ard;ı hıl~ aı.ıl..1.ırını ı ı: h.ıc;ıl.larını ıınınc)cn Alcuı·ıarın daı nn;ıl.lılıl'.!ıııılaıı· ~a~l.ına ıJnnnıu~lcrıfı 1hoıııa' ~anı ' .•') ı\-1,ı·,h.ın ,\lcuı l;ırının nıcn~up oltlul.lan Ch ıang ' l~rııı w~tı~J J.ar~ı Jıa 11 anl.ır ı;ıh•

ıuı lcnııc" · D • lnılı ın' cıl C.ın.ıcl.ı, ,

235

gTllEL G.•sTFWAR'I' .

,! ı l

- Martin h D Th p . • • <! Rı,c uf Chını;ı' Khan , 290 . , ı ı'ı rarkcr E H ,\ 1lı 117 ' • ou,nıııl Yc.ır' ol ıh.: l .ınar..,

" ..cıııoı, H D · Tradıuon• lndıcnnc

8<i. IC}.I, llarJı,l}. \\ L. Thc Lcıuchcu'\ lndıao,.' ll"i


UM'll'. ı\i'l'ANELEIU NI~ COl"H: l\JOGOLl.ı\ IUN HSİ-llSi.\'Y I Yl h'.1\1 \Si 3) sonra. 1226) ılı Haziranında Moğollar Su-chou önlerine gelmişler­ i) i müdafaa edili)ordu ve direnmeye kararlıydı. 1esadül o ki Su-chou kumandanının kardeşi Moğo l ordusunda subayd ı . Clrn-gan gibi o da M. s. 1205'deki akında esir edilmiş olabilir. Cengiz ilan ona teslim için görüşmede bulunmasını emretti. ama teşebbüs başarısız oldu. Moğollar o kadar öfkelcnmi~­ lcrdi ki 1226 yılı Temmuıunda şehir düştüğü ıaman neredeyse bütün sakinlerini boğazladılar, Kumandanın kardeşinin ) al varmaları sonucunda 106 aile kurtul105 dll.

Üç

di.

Şehir

Dene'lerin Küçük Sc' gili ve Kaçan Karga an·aııcsinin son iki paragralı bize Su-chou'da ve sonra Kan-chou'da o lanları anlatmaktadırlar. Bu paragraflardan ilki Su-chou 'daki korkunç katliamı tas' ir etmektedir: "Düşmanları ile Sa\a~mak için )Ola çıktılar. Sihir gücü ile Kiiçük se,gıli bütün diişınanları öldürdü. l ler eve kan aktı. Sürekli olarak şu acıklı sözler duyuluyordu. 'Evde kan var! 13akın kan nasıl akıyor! Eyvahlar olsun! Oğlum bütün kanını kaybeui.' l ler raralla duyulan buydu. Gerçekten dehşet verici ve anlaşılır gibi değildi.''ıc 16 Moğollar 1226 yılı Temmuzunda Sıı-chou'daki kanlı dehşetten Cha-gan' ın akrabalar ının şehri olan Kan-chou·ya sa ldırmak için harekete geçtiler, Chngan' ın babası hata şehrin l,.umandanıydı. Cengiz Han. Dene' lerin an 'anesindc KüçüJ.. Sevgili olan evlatlığı Cha-gan·dan babasını teslim olmaya il,.na etmesini istedi. Bunun üzerine Cha-gan surun üıerinden babasını teslim olnıa)a çağıran bir mesaj taşıyan bir ok atlı. Kumandan görüşme yapmak arzusunu giılice bildirdi. ve şartları görüşmek üzere bir Moğol elçisi gönderildi. Fakat ne olup bittiğini öğrenen kumandan yardımcısı ya nına otuz subay aldı ve Cha-gan'ın bı:ıbası o lcın l,.umandanı. küçük 1,.ardeşini 'e Moğol elçisini öldürdü ve teslim olmayı reddettı Planının su)a düşmesinden ötl..eye kapılan Cengiz l lan kuşatma) ı şiddetlendirdı. ve 1226) ılı Ağustosunda Kan-chou Moğolların elindeydi. Kan-chou'ııuıı akıbeti merhametine ka l mış olan fatih bütün ha l kı kı lı çtan geçirmek istedi . Fakat Chagan halkı için merhamet dilendi. Sonunda Cengi7 Han isteıniye isteıııi}e Chagan · ın ricalarını )erine getirnıe)i kabul etti ve !,.umandan )ardımcısı ile ona }ar107 dım edenlerin haricindeki herı-.esi bağışladı. An'anenin ikinci (ve son) paragrafı Küçük Sevgili Cha-gan'ın Kaçan Karga Cengiz 1lan ' ın Kan-cho 'nun bütün halkını yok etme!,. arzusuna nıuhalefo­ tinin sonucunun ne olduğunu tasvir edi)Or. Emir her ii,.i adamı da çol,. zor bir c.Juruma sokmuştu: "'Kaçan Karga sessizce düşündü. Küçül,. Sihirbaz"ın 1,.albini 1,.ırmı~tı. raı-.at geceleyin onu yeniden canlandırmak için teşebbüste bulundu. Kaçan Karga tarafından yen iden can l andırılıp kutsandıktan sonra Küçük Sevgili birliklt.:rin başııın ilk geçen oldu." ıııs 1 "' 11 ••

\lartin. il I>. Chınl!" Kh:ın ... s 29" Pcııtoı, E. Tradıı ıon~ lııdıcnne .. , 79 vd Kanı d(li..lllcrck ıllnıcnın hcıknııı vu nılıun )'Ol.olınıısıııa sdıcıı olduğu in:ıı11ş1111ıı yaygm ol duğu bııı ııdıı görOlmckıcdır Bakmı:r Munııı. ~ 1~() ı ırı Martın. 11 () 1 he Rı~c of Chıngı' ~ 293. Mc,ıııın ~aLı~ı Knn-chuu ı..uınmıdanı ıııralımlmı oı..unalıılır olmuş olmalıdır

1 '

Yclu-<.. huı'saı bu wn ,cfennde lcn~11 l lan·ıa bırlıl..ıc~ılı

Ual.ını/ ~ ul.arııJJı..ı ılıpnt•ı ı o;;

237 in \e Hare7m'deki Moğol seferlerine ve Su-chou halkının . KU~\ Ç . . ·":!,.atılan Cha-gaıı·ııı ıısül olaral,. soykırımına karşı o lmadığ ı aşıkardır. 1 ışıı.... d' k d · 1 " ld" " 1 · ı· Y okedı kat kendi !,.lanı mensuplarının , ken ı .:a ı.~ ıı~ an ~'.ıc;an -~rııı o_ uru ıncs ıne ge ınce ~~ ,1 dct>işmişti . Doğu Orta Asya l,.ullunıne gore bo)le bır olay normal olaral,. ışın dren~ı- ıac-sebep olurdu. Köl,.leri çok derinlere giden l,.ültürel bir mecburiyet ile kan a'asıı· . . ' .. derin sc' gı arasında parçalanıyordu. Cengız Han ın nıyetıne duyduou baba 1ıgına o . . . muhalefeti hem hissi hem de kararlıydı. Dene ler hunırsuz reaksıyonunu 1 karşlh 1· k ıldı şcl,.linde tarif etmişlerdi. Cengi/ Haıı·ın içınde bulunduğu müşkül duka ır · · ı erd.ı. Sessı.l · l'k · d e gece y::ı rı 1arına ı ' ·ıçın rumu ve Problemi anlayışını da tasv ır etınış . . .. kadar düşünmüştü. Planından vazgeçmış ve yçılların a)rılması tehlıkesını ort~dan kaldınnıştı Kha-ba'ya doğru harekete geçme!,. lıaz.ırlıl,.larını tamamlamal,.ıakı çabukluğu ile duyduğu büyük iç rahatlığı~ı. göstere~ Cha-gan ·ı~ tamamen barışmıştı._ Kan-chou'daki meseleler halledılır ha lled ılnıcz Ccngız Han ordusundan bır ıu~ni Ta-lllng-ho'nun bir kolu olan Shu-lo nehri \adisini basmak ve Sa-cu'yu kuşatmak için a) ırmıştı. Hsi-Hsia kralı~ın ~sl,.er: ~ima} ı Y_ü~ürl~ğ~ koy~uğu 1224 yılı Aralı k ayından beri Sa-cu'lular şehı~l~rınc vaki.olaca!,. ıkıncı bır M~~ol sa!dms ına karşı h;wrlanmak için neredeyse ıkı y ıla sahıp o lmuş lardı. Altı ıla sekız ay süren di renişe bakılırsa Sa-cu'lular bu hatırlık döneminden iyi yararlaımıı şlardı. Batı Kan-su'daki bütün direniş ve desteği yok etmek planını tamamlamış olan Cengiz Han ~imdi Hsi-1 lsia'nın ii,.inci en önemli şehri olan KJıa-ba'ya doğru ilerliyordu. Kha-ba ·ya doğru ilerle) işi esnasında Cengiz Han dinlenmek için dağlarla Kha-ba arasında Sarı lrmal,. · ın büyük dirseğinin 1,.uzeybatısında çok giizel bir vadide mola verd i. Burası yiyecek stoklarını yeni lemek için sürülere el konabilecek bir ot la!,. bölgesiydi . Süriilerin düşman tarafından götürülmesinden Denc·ıerin an·anesinde sıkça bahsedilmektedir. çünkü bul l si-Hsia'nın büyü!,. ordusunun başlıca besin ka) nağını ortadan kaldırıp onları açlıktan ölmeye ramaJ.. bı rakmıştı.

Asyalılar gibi Dene'ler de baykuşu kötü talih ve ölümün habercisi olarak telakki etmcl,.te ve Kha-ba yolundaki dinlenme molası esnasında vuku bulan bir hadiseye Cengiz Han·ın yaptığı gibi bal,.mal,.taydılar: ·'Karga (Cengiz Han) Kun-yan' ı açlıl,.tan ölmeye mahkum etmek için bütün geviş getiren ha) \·anları bir yere kapattı. Fakat bcyv bayki.ış onun kötü hilelerini bozdu ve hayvanları salıverip dün) ayı yeniden insanlarla iskan eden Akil"i l,.urtardı.""" O vc.idide dinlenirkel) yaş lı Moğol biiyük bir dalın üstünde öten bir baykuşu farkctti ve kardeşi Kasar'a onu öldümıesini emretti. Kasar baykuşu ısl-;aladı ve tesadüfen okun gidiş istikametinde uçan bir saksağanı vurdu. Doğu As)a·nın ha:,.atın her alanında hakim hatıl inanışlarına göre kötü haber kuşu kuıtulurken mutluluk kuşu öldürül":'U.ştü.110 Bu kötülük işareti Cengiz l lan 'ı o kadar rahatsız elli ki kardeşinin hapscdilmesını emretti_ ı ıı

s~~1 ~1• E. lı:ı,lıııon.... ı..c:, l ıııcr:ııurcs . , ı ı 1-112 1950'de \1cl'lıcf";on K:ılc~ındekı Loucht:ux mahalle· 1111 S ır ha}ku~ uçup bır ağacın oswnc ıoncııı ı şıi Bu, korku ve kaygıy:ı \ol uçıııışıı MO\~erh} · A de C:ırlc, Anınını M) ths :uıd t .egends 111 Chınese Art (Çın Sanatında Hayvan Fl",;nnı::lerı ve il Hen •bclcrıı. RAS "ICB.' 17 68 69 (M::;:~h, il il • lli,ıol) ol ıhc Mongoh. c ı. , IOC>. li;ı\l.den. C. lhe Mongol Chronıck. Ahan Totx:ı farın 1arılı ı Ahan Tobc ı ı. , 13 8-1 JC)


l>F'\ L \N',\NEUmi

238

'E GÖRE ı' IO GO l .l..\IH N

ıı s i-ıı s l

,., l

VIKl\1 \Sı

Denc·lcrin an·anesindc Yahudi-1lrısıi~aıı-lslami temalar 'ardır. HsiHsia"da hem Budist mabcdlcri hem Na-.ıuri kilısclcri hem de Ar.ıp 'c Yahudı tacirler vardı. 13ütün Orta /\S)alıların İncil'de"i ruran hakkında bilgileri vardı. Asya·yı ter"etmeden önce Dene'lcrin ataları Cengiz 1lan·ın ölüıniinli duynıuş­ lardı. Bu onların baykuşdan batıl inançlardan dolayı korkmalarını pe"iştirınişti . Fakat bu durumda anlaşılan Dene· ıer l lsi-1 lsia "ral ın ı 1iz. , uh ve 1lsi-Hsia ordusunun kaçak bakiyelerini cinslerini idame ettirme" için gemisine aldığı hay\'anlar olarak belirlemişlerdi. Dcne'lerin ataları Su-chou'daki "orkunç katliamı nereden biliyorlardı? Cengiz H an·ıa Cha-gan arasındaki fı"ir a)rılığının deta)larını 'c bunun Kancho~·) u nasıl kurtardığını nereden biliyorlardı? Mola 'erildiği /amanki ba) "u~ olayını nereden bil i yorlardı? Chung-hsing'deki ordu bu bilgiyi haberciler vası­ talarıyla ını a l mıştı? Haberleri Ch ung- h si ıı g'c u l aşabilen kaçaklardan mı a l mış­ lardı? Jlsi-1lsia gözcüleri bu bilgiyi toplamaya mu,affak olabilıııi ~;ılcr miydi? Daha faıla dcta) ı 1227 ) ılı Temmuzunda Cha-gan teslimi görüşmek üzere Chung-hsinıf e geldiği aıman mı du) muşlardı ? Bunl:ır birçok ka) naklardan mı gelmişti?

Eylülünde Moğol l ar Kha-ba·ya ula ş mı ş lardı. Kral şe hrin sıkı bi ı be"l iyordu. Neredeyse hemen teslim o l ması endişe verici)di. Kral Li rc-wang o kadar İ.İ/i.ildü ki öldü. \ 'C ) erine küçi.i" "ardeşi Li-hsien geçti 112 Tarih, Kha-ba kumandanının , .e nıaiyeliııin şehrin hiç direnmeden teslim olması kararı hakkıııda kesin bir izah getirmiyor. sadece birkaç ipucu \'eriyor. 1-I si-Hsi~t·nın i"inci en önemli şehriydi ve başkent "adar dayanabilirdi. Şehrin karakteri kararın sebepleri hakkında bazı spekiilasyonlara neden olmaktadır Dene·ıeriıı an·anesinde ül"cnin savunmasının yapıl ı ş şekli hakkında şehir halkı­ nın lakındığı tavra dair izahat vard ır. Bu an·aneler, yukarıda gördliğiinıüz gibi l lsi-1 lsia 'n ın büyük ordusunda görev yapan Kha-ba · ı ı askerlerin soy undan gelen ..Tavşanlar"da mevcutturlar. Kha-ba. İpek Yolu kenan gü7crgahının başlangıcında bulunuy ordu. Ko.' mopolit bir halkı olmakla beraber bir Çin şehriydi. ve hı:ila eski Çinli :ıileler orada yaş ı yorlardı. Bin yılda n da lı a uzun bir süredir şeh i r ecnebi tican.ıl depoları ve kervansaray larla doluydu. Batı 1lsi-1lsia'n ın tahribi, bölgede devam eden Moğol faaJiyeti ve Kan-chou'dan Kha-ba'ya ."adar yol boyunca lo..atliiiml.ır ticaretı inkitaya uğratmıştı ve Kha-ba şehri ile iş adamlarının karlarını çok leci şekilde 1226

yıl ı

şek ild e dircııcccği ni

azaltacalo..tı.

Bu bölümün başında gördüğümü;, gibi Deııe'lcrin an'anesi bi;.re 1lsi-Hsia

Moğol tabiliğinin yükümliiliiklerini yerine gclirdiği sürece ülkenin ve halkının

"'sihirli ok", yani Moğol ordusunun "sihirli" gücü tarafından korunduğunu anlatmaktadır. Bu korunmayı sürdürme"· için uyulması gereken şartlar 'ardı. Faı..aı an·anenin çolo.. doğrl! bir şc"ılde belirttiği gibi iki 1'..iiçük Karde~. l lsı-1 lsia ı..ralı ile önde gelen asilzadesi kiistah /\slıa Ganbo, hakaretamiz bir meydan okuyuş ,e

g11IEL G•..sTt:WAlfl°

, dlerle bu emirlere itaatsizli" etmişlerdi. Böylece halkııı başına 33 . 1ı:rı·n·ın •,etmcdıgii \'ahşi bir imha sa, aşı sarmışlardı. 1 . 'd 60 f'ı durdur111, •1\•,•·ı ••UÇ ,... . H · krall·ırıııın yazlılo.. ikamdgahlarıııın Chung-1sıng. en ı ts ı- sıa < • • _ • 1 '\ u e .. fı' ı A-la-shaıı · 1arın eteklerındc oldugunu anlatmaktadıı. Bu he-

ıutul111a 111 ış ' 0

· (20 ını'I) ınesa .c< •e b. ·kaınctnahclı. ve orada zevku·· safa ·ıçındc tem lıc•I tJ ·ır 1layat 1 ı1cıı daıını ır ı ı:. . • • ı , ı· .. 111en ıeı ı ı ı l)ene· ıeriıı an· anesı bu tarı hı kaydı destekleme11..lec ıı. 11 · · orl·m g.eçı rı~ .• . · · etcgiinde Adam ovunlar ovnuyor ve karısı d aııse d.ıyord u. ··Bır guıı ıepenııı ı" ı· fı . .. ı . na t 11uldular. "l·"vah! E\ vah!Çocuklarım11:. c ıye er. ıdcn c.oz)aş aı ı. ' t10"' J • 1·· Fakat an k arak o /amandan beri dünya üstünde ııısanlar kal ıaın ya1~ı 1ııçnlar 'tl'vorlarc ır . -· . . . 1 d 1 ~at c • O\ nadıi!ı içindir. Çocuklarının ölccegını bılıyor ar ı ve . •• ıı~ P"orlarsa o O)U .:., .. ındeıinııı sebebı bu)dll . .. dogun elki ı•ibi /\kil Kun-yan an'ancsınden alınmadır, ve boylece Bu pasa.ı <1a evv "' , •. . •.. . , . ı . <la nsederkcıı oyunlar oynayan /\dam do1n, H s ı - 1 l ş ıd ı..ıalından [)•ne kı " a ıı sı · ı· el - 1 e d ı · lı Moöolların tabileri olara" durumlarının gerçekçı m c~er enbahsc J\Or aıc . o . . 1 1 A .d : ·• · . a' verine , •akıılerini ze' k1i cUlencelerle geç ırıyor art ı . · nı dırmesını \,tpnı.11.. ~ b-1en . ·• d'' · ı . sa avda Batı l lsi-Hsia \C Kan-chou ile Kha-ba arasındakı o ge sadece ort "ı .. . . d d - b.. ··ı ·· ·ıt rıp edilip halkı yok edılınce 1l sı-Hsıa kralının uy ugu uyu11.. utamanıeıı t • 1 . . . .. · .- M s 1"'26 ·d ·· t .. k·ı~teclılnıcktedir Klın-bıı'nın kendısını ıııudafaa etmey ı ş ı ... a zun u ' " · . . . • · · ı llsi-llsia kralının ölümüne sebep olan bır scrı l e lakctııı so ııun~ust~~c u: .. ı arilıtcıı ,e Dene'lcriıı :ııı'anesinden bin yı ldan uzun bır surcdır reJıın d~­ 'İ ikliklcriııc alışkın olan çı"arını bilen Kha-ba · ıı tacirlerin sadece oturmuş bır fıi~küınct altınd:ı ticaretlcrıııın ve şehirlerinin gelişeceğinin fark111da oldu~l~rı aşikard ır. ı bi-1 lsia idarco;iııc olan inançlarını kaybetmişlerdi ve ~Ü) ~~k Sılıır­ baz· ın cınrinde"i yeni düıeni erken bir şe"ilde kabul ederek ne ınu~n~unse onu kurtarmava ıc~ebbi.is etmişlerdi. Akil Kun-yan bir ··Tavşan., an· anesıd ır. Yukarı­ da ele ;ıınaıı hususlar bu an'aneden alınmadır. ··Tavşanlar"ın ataları Khaba' lı)dılar \C soylarından gelenlere J lsi-1lsia krallığının yıkılmasının temel se. . bebini nasıl algıladık l arını alo..t:ırınışlardı. 1226) ılının geri "alaıı kısmındaki ola) lar Dene"lerin an·aneler~nde 1117 )a da çok a/ muhafaza edilmışlır. Fakat o seferlerin sonuçları göç an anelcrınde görülmektcdır Ola) farın akışıııı kısaca bir göz.den geçiriş bunların iv~.~· 1~1T?~ lls i- H sia'nın büyük ordusundan arta kalanlarııı "açışına nasıl tesır cttıklerın ı anlamaya yard ım c ı o l acaktır. Cengi/ 1lan'la orduo;u Kha-ba"dan Ordos'un gi.ineybatı köşesindeki Ying.li"yc gitti 1a"ar şehir o "adar inatçı bir direnişte bulundu ki 1oğollar /\ralık'tan önce ku/e)dc Sarı lmı ak ·ın kıyısındaki Ling-chou·)a gidemcdilcı Yolları ü-.tundeki etrafı sulama kanalları ile çcuili olan 'e bu ) üzden nehır donmadan . rahatça saldırılrımayacak olan C lıi-shi-chou 'ya uğramadılar. l .ing-chou'n un kuşatı l ması başlayalı daha ço" o lınadaıı Cengiz. l lan şehrı kurtarmak için bir Hsi-1 lsia ordusunun yolda olduğunu öğrendi. Vluharebe Sarı lrınaı.:·~n la<>kın sularının donmuş olduğu mada oldu. l lsi-1lsia si.i\arilcrinin atları dcnur nallıydı ve ka)maıııakta müş"i.ilat çe~iyorlarclı; Moğol alları ısc nallan1\

, 1 2

:O.fanın. 11

f) ,

l lıc Rı'c of Chını;" • ' :!93-'.!9·1

~ulc

il H . l lıc Unol.. of Scı

f\1.ıı~u Pulo. .;

ctııoı, 1 • !\lonngraplııe.... , 79 \el

1.' '.:82

dıpnoı:?


~------ .. . ...... . ,

"" ·~ n?11- 111"11 ,\ " \

1\

lf~'L\'il ı;rBEL

mamışlardı 'c ayal-.ları ih.llinde daha gii\ enli duru) orlardı 11 ' lhı lhia c:.rici bır mağluhiyclc uğradı. Rcşıdeddin öliilcrın 'ia) ısını 100.000 olaraı.. \'Crnıektcc.lir i\loğollarııı 1-.a) ıpl arı ılc i>ldiırülcn atlar da bunlara ılfiv1.:yd1. 1arılı hl/e havatı· kalan Hsi-Hsia'lıların de,am etınel-.ıe olan folal-.ctlcri nasıl gördlikkrini a·nlaı.ı mak.tad ır· .. İnsanlar i\loğol 1-.ılıcından l..urtulmak. için bo;. )ere dağlarda \c mağara­ larda sak.lanıyorlar. Yü/ 1-.i!:iidc bir \C)a ıl-.i !-.işi canını /Or 1-.urtarı)oı ı-..ırlar insan kcınil-.lerı ile örtü ldü. /.armının başlaııgıcınclan beri hiçbir insan bugün Moğolla. rın olduğ u 1-.ndar güçlü olmadı. Ot )O lar gib ı knıllıl-.larr yol-. ediyorlar. Göl-.lcr huna nı)e mm.aade cdıyorr"' Ying-li"den Ling-chotı")a !\.adar nehir bo)undal-.ı daha 1-.üçiıl-. ;.dıirlcr ne redeyse top) cklın 1-.at 1i5m yapı laraı.. al ınd ıl.ır. Sarı 1rmaı.. · ın Chung-hsı ng · 111 üsı tarnfındal-.i kısmı binlerce cesetle doltı)dtı. Birkaça) sonra bahar scllcri)le bun lar kuzeye doğru giııiler M."' 1227 yılının Ocaı.. ayının ortasında Cengi/ l lan Wu-la-hai'dal-.i ordu:.una Chung-hsing"i 1-.uşatnıcı) ı emretti. Bu emrin habcrı !-.rafa ulaşınca düşmanı kar;.ılanıaı.. içın ordusunu \-la-shan·ıarın ii7crinden SC\ !-.etti. Denc'lerin an'ancsinc göre H:.i-l lsia"nı.~ Buda krnlına bir zamanlar giiçlli olan Na~ manların bo}un cğmesindcn berı U l ke.o;i:ı Adam olmuş olan kaçak Na) nıan lideri dostu Çulak-san-kun refak.at cdi)ordu. '-lornıal şartlar altında 1-.ralın yanında bulunacak kişıler olan /\sha Ganbo ile kralın amcası bırk.aç hafta önce K ·e-ı-Mcn"de esir cliişınii:;ilerdi. Mn!!,OI kuvvetleri l lsi-1-lsia'nıııl-.ilerdcn çok çok fa1.la}dılar. 1lenı kral hem Nnynrnn dostu sonun _ynk ın olduğunu bıliyorlardı '\n"ane ŞÖ)fe di)or: ··öniinii \e Arl-.asını Gören Ki;.i Cıı..csiL Adaın·a --<iöğii Ba~ının Üstiinde 1aşıyan Kışi. Ya-na-kfo ı-0-Dın-La. bcnıın düşmanımdır. (Jenç adamlarının sn) ı­ sı çoktur. Birgün beni öld ürecek. ve o zaman sen !-.anımın Göl-. ı-..ublıcsini kızıla boy~dığını görcceks iıı."dcdi Ülkesiz /\dam çok üzüldll. fal-..al Öıüinil ve Arkasını Ciörcn -~işr" Cıcl! Onun ılcrlcdiğini görü)onım. Gidip kar~ısına çıkalım·· dedi. L 11-.esl/ Adam·a muanam bir 1-.uııdtı/ dişi \crdi .. Al. bunu ... aı._ıa·· dcdı. ··Ben De\ ·ıc sa, aşacağını. Bu bir silahtır Onu) iihel-.tc \c yak.ın tuı.·· Yola çık.il ve çok !-.ısa bir süre sonra. (ana\ar·ın Önlinii \e /\rl-.asını Gön:n Kişi'ııiıı kollarında çırpındığı i ş itiliyordu Fakat Kölii Dc\ 1-.antnı\ordu - Sonra Önünü ve /\rl-.asını Gören Kişi Cııı..esiL Adam'a sesİcndi "'l le\. Tnnınum. bacağının sinırinı 1-.cs "Üll-.esı/ Adanı itaat etti ı-..öıü De' sıılüstü düşıu. \C öldürülmli:;.lii. Bu }tizden bı/ baca!.. sinırinı ycn1cyi/:· Altı) Ü/) ıldan uzun bır :;ıire Denc'lcrcc nesilden nesi le aktarılan l lalach;ır ı!.ıuharebe:;iniıı bu anlatılışında Önünü \e Ark.asın ı Ciörcn Kişi J lsi-1 lsia krulıdır: l 1lkesiz Adnnı Na)man hanıdır: Göğii 13aşının Üstlindc ·ı aşıyan ı-..ışi artı!-. En \ üce Gücc sahıp bir lidcr olan Cengi/ H,ın'dır. 13unlaı ı 1.ılachar muharebcsinin başta gelen ıiç ı.. işısiyd ıler "' Oupuy T N. Ilı.: \lıhtııf} Life ol (il'nglw. Kh:ın . , IJ.!. 111 ' Martın , H D. rht• R"" of Chin1;ı' , s ıın l'c1110L 1· /\ lonnJ!raplııı.:. , l'ar" has~ını 1878 s 7'l \il

......

( .•. .sn:wA ırr

, 1. 1·-o-Din-?a bir ad değildir. Hsi-H sia Tibetçesinin mensup oldu•• • • • • Ya-na-" - "11"b •tçe lehçesinde bır cLimledır. Ya. hasım. duşman. rak.ıp deenlo!!U c . 119 • ğU Ku~ıı~ ;_ burada bir altcrnati f geçış parçasıdır. K~wı. kafa demek olan 11 nıcktır. . 1 ı · edir ve Krwi-delele Kel Kafa demcktır . Fakat kı sa ltm a ve ··ce bır "e ım . . •• ()ene . . 1 kanlıklarından dolayı tek. başına Kfwı de Kel Kafa manasına , utnıa eı ış . . d .d. ı~o O I) K I hece.::·len .. · n '\l 1 ;,olların ı lsien-pi atalarının çok. eskı bır a ı ı ı. - ın. e tçc lcbılır. pli · ( eo • S d k ı· 1 .. ·· de gC )• · Kavmın Tibctçc bır vaf)asyonudur. a ece ·e ıme erın onun Dın \l")'a 1 t:n ın. . ııı . . . ,. ·r 1"b•t ·e önel-. o \'cya ayı almıştı. Za-lp.ah.bı.ah, kadın, /C\cc dekullanılan e ç, · · ·· K 1 Ka ı·a - Kavım· 11' B ı 1'betçe cümle Ya-na-Kfwı -0- Dın-za Duşınan - e mcktır. . u· I . ·ııdcn mütcşel-.ki Jdir. Tibetçe. 'de manaya ulaşmak için gereken ze,cc ke 1ıım: cı 1 . .. . la ıldıi>ına göre bu cümle Cengız Han ın gu/el kadınlara karşı olan '' . 1 varsa\ ım 1.ı an ş e • ı·t· l•ullınmaktadır. - Manası ··Düşman Kel Kafa Kavm111 l\..arı arının arltıSUna atı el e • • • • ' · lr·· c)lal•ilır Ccnoıı 1lan 111 sa\aşçıların ın H sı- 1 lsrn kadınlarına k.orlrzına Gı CÇl)'l ' ·' • e '. . . . hir scl-.ilde tecavüz etmclcrıne daır bır yorumdur. k unç ' · · 11 sı-· H sıa· •nın k'I ' An"ancnin ilk. paragrafı Moğol ku,vel ı erınııı ' ı erden ço" kalabalık oldul-.larına dair olan tarihi bilgi) i te} id etmektedir. Aynı zaı~anda bize · • kral Li-1 lsicn'in !-.endi nihai kaderi hakk.ında hayale 1-.apılmadıgını da anr~::~aktadır. Bu, Cengiz 1l a n ' ın ölüm döşeği ndeyken Li-1lsicıı ' in ölcliirülrncsin_e dair \'erdiği enıirlc ilgili raporu ve l loworth'un O'Ohsson·a istinaden Lı­ llsicn'in \foğollara teslim olmak için başl-.cntinden çıktı ğı zaman öldürüldüğüne dair olan be\ anını destek.leıncktedir. 124 Buda· nın yeri göğün en üst noktasında okluğundan ~1oğollar tarafından öldürüldüğü /aman l lsi-l l sia'nın Buda 1-.ralanın kanı gök kubbeyi kızıla boyayacaktı . Hsi-1 lsia ordusu ımıharcbcve tutu ş mak için ilerlediği zaman kra l Nayman dostuna an·anenin muazzam bir kunduz dişı diye tasvir ettiği bir nesne 'ermişti. Yeni ülkelcrındc Orta Asya·daki gelişmeden hiçbirşe} bulunmayan Dene'ler için kunduz dişi ı..csici aletlerin en değerlilerindendi: muanaın diye vasıflandırılması nesnenin bü)ük. bir gücü o lduğu ~nanasınadır. Fakat Denc'lcrin atalarının tasvir ettiği birl-.aç yiiıvıl önce Orta Asva·nın en değer verilen dini eşyası olan ve mu1 au.am bır koru) ;ıcu güce sahip oİduğuna inanılan Kutsal Buda· n ın bir dişiydi . ~' An ·ancnın bıze anlattığı üzere Hsi-1lsia kralı ordusunda a) man hanının kumanda etııği rtirl-.-Uygur tümeninin Cengi/'. Han'ın 1-.umandasındal..i Moğol tllıncninc saldırmasını emrettiği s ırada Moğollar savaşı kazanıyorlardı. ·'1 orun". Nayman hanının Hsi-1 lsia kralına kıyasla olduğu gibi daha düşü!-. statüdeki bir adanı için kullanılan bir Orta ı\sya terimidir. Anlaşıldığına göre Na) nıan hanının I

',. ı 1huıııa,. I· \\

l\,ını

Thnııı;L\. l· W . Naııı l' l: T~r ~r [· il T1ıonı:ı.\, 1 \\ Thonı.h. I· \\ M onu,, F \\

'· '.!".!?. 221!. 44'.!.

'4?5 -·

\ Thoıı\,ınd ) car- of ıh.: T;ırı~r.;. s 90 • Nanı '9-ı Tıl1'\:ıan Docunıenı-. ı; .ı 1, ~ 84 • Nanı , 240 28'i 4 ı l

• :-<.un • '

:no

M anın. 11 D • s :ıoı. l hı"orıh. ıı fi • Hı:ı or T:ıngııı (l lıa v.:va Tnngııı). ' .ıım. D'Olıwın . ~ı lll'loirc d.:' onı;ul\. c I,' 17X-'.\8 t •

;:vı. S · ı.., lnl,.haıı~ B . Lan!!ııc J.: Kou((h:ı_ '· 341

Yule. il H.. Th.:

Uouı... ol Ser Marcn Pnln,.:

.!. ' 3'.!9-


., . .. ... " ' 1'1• r. ı . r. ı<J N I'.

vUl<I'. MlJl • OL Lı\ ll l N rı s ı -ııs ı . \ ' YI Ylh'. \I \l\ ı

kumanda e tti ğ i bu tümenden Cengiz l lan bacağın dan bir yııra a l nı ı şt ır . Tarih bi/. Cengi? 1lan' ın bu muharebede dizinden an· anede olduğu gibi ölümüne sebc~ 111 o l duğu düşünü l en bir ok yarası aldığı n ı anlatmaktadır. ' Bildiğinıiı gibi bu •vü I den ölmcın i şt ir. fakat ) ara onu L<l) ı f düşürmüş olabilir. Halachar' dan 3) rı lmadarı önce Fılıih Chung-hsing· i kuşatmak için A-la-shan' lar iiıerinden bir muhasara gücü yollamıştı. Ku!?atma Şubat sonundan M.S. 1227 ) ılının Ağustos ·unun son. larında öliimünden sonrasına f...adar devam edecekti. Ordusu) la birlikte Ci.irccn Şcnsi·ye gitmesine rağmen Cengiı 1lan görül düğü üzere bundan sonra hiçbir askeri harekata katılınamı ş ıır. Şensi'ye gıderf...cıı Moğollar yolda Chıa-shi-chou'yu hücumla aldılar, fakat Cengi1.: l lan sa ldırı) 1 yönetmedi. Bu husus Halachar'da f...endisini safdışı bırakan bir yara aldığına daır olan rapora inanırltf... ka1andırmaktaclır. Chung-hsing f...uşatnıası lıirçof... yorucu a) bo) unca sürdü giuı. Şehrın çe, res i harap edi l miş, ha l kı yok edilmişti. Halachar'da l lsi-1 lsia ordusunun me\cu du daha da aıalınışıı. Bir daha hiçbir zaman düşmanın karşısına ıneıdan nıuh.ı­ rebes indc ç ı kam ayaca k tı. Moğo l muhasara ordusu kana ll arın ve sur l arın dışıııda mcv1.:ilenmiş va1iyelleyken ordunun kalıntıları ile sivil halk f.-apana f.-ı s ılnı ı ~lardı ve yiyecek sto k l a rıııın aza l d ı ğın ı görerek. kaçmak. misi lle mede bulunırnık ihı ı maileri ile büliin bunların ne :taınan ve nasıl biteceği hat-kında spef.-iilasyoıılarda bu lunarak ülkeni n ve h a l f... ı nın inanı l maz tahribini u?un aylar boyunca konuşma ya mahkum edilmişlerdi. 1227 y ıl ının Mayısında <;a-cu·nun düştüğü ve Shu-lo vadisinin tamamı ik büti.in Batı Hsi-Hsia'nın Moğolların elinde olduğu haberleri Chung-hsiııg·e u !aşmıştı. Sadece Chung-hsing kalmıştı geriye. Yiyecekler azalma)a başlamıştı Toprakların 'e nehirlerin feci şet-ilde kirlenmesinden dolayı sadece Chuııg­ hsing'de değil t-.loğol ordusunda da sa lgın hastalıklar başgöstermişti 11.D. Martin'in haritasına göre Cengiz 1lan·ııı karargahı Şensi.dc Chung hsing·in üç)ill mil kadar güne)indeki Chen -jung·da)dı. Dikkaııni oradan Cürcen·ıcr le devam eıınef.-ıe olan harbin istikametine çe' irnıişti . Fakat Li-Hsien'in anlaşına)a hazır olduğuna f.-arar \erdiği Laman C. cngiı 1 lan evlatlığı Clıa-gan'ı teslimi görüşmek üzere yolladı. Varılan aıılaşın;ı L.i· Hsien · e teslime ha;ıırlanınak için bir a) veriyordu. 'e o güzel f...raliçcsin i C.\:ngıı 1lan 'ın yatağına göndermeyi kabul ediyordu. Başvurulaı; f.-aynaf.-lardan hiçbirin de Clıa-gan·ın yolculuğunun tarihleri vertlmeıniştir, faf...aı Cengiz 1Jaı1ııı ölü ııı zaımınına ve lıcınen ıni.iteakibeııf.-i teslime bakarak Chung-hsing·.c Tcnıınt11 orta sında varmış ve yanında l lsi-H sia f.-raliçe si bulunmak üzere Ağustos ortasında tekrar Chcn-jung·a ulaşmı ş olabilir. Rus raporlarına göre Gu rbe lj in Goa i.istiinde kerpeten snk ! ad ı ve Ccng1.' Han ' ın yatağına gönderi lince onun cinsel uzuvlarında bir hafla sonra öldiigli bıı 17 yara :ıçtı .' ve Gurbeljin Cioa sonra yakındaki bir neh in.: u la~nıay ı başardı ,~· kendisini sulara bırakıp boğuldu.

..

,•

Ser !\lamı Polıı. I.' 1.' 1. s. 24.ı-2.ı5 , 1 7 ~ Shar.ı Tuguıı <:;h;ı-ııno ıcı. uıııc" \ ıo,ı.m .ı. Lcıungr.ııl

ı lsi-Hsia kraliçesi tarafında n öldürülmesi ' e Li-1 lsien'in

için bir ay ıa lep etmesi gözönüne alındığında - a·sı nedir? Li-1lsien Moğol taleplerine daha yatkın mı olmuşnıan. . b0tiın ur k ·vi vard ı ? l layatta kalsaydı hayattan ne bekleyecektı? De? Ka,bedecc ne, . d·-· . 1 B tu · . · . , · b'ze onun ölümden başka bırşe) bekleme ıgını an atıyor. un1 • • · ı ın an ancsı 1 1 b' b·ı ne er 1 l a rı vdılar. n u koıı udn f.-eııdısıne danışı an /\vrupa t ır ı ·ım ·111ıikam top um • · · lar beraber şayet dogruysa cınayct ın 1 rını şüphe\· le ı...arşılaıııalda damı Rus rapora . 11s a . . .· · lendilri hususunda mutabık kalmıştır. intıkam ıç~n Lı~ 11 ·~:::-n teslııne ha?ırlıf... için nİYe bira\ süre istemişti? Hsi-Hsia·nın p ·f...ı ı- sır..: • • c .k· · ·· \l l ın sinsi si\asetindcn vazını geçmişti? Bunun böyle olmadığı 1 son • · · kralları ~ k 1 I· . .kralı · ı ~ u.1 • ilerinden kaçıp l lsı-Hsıa tarafından orunmuş o an .ırı aşıkardır. 0 a) · e · • · ı k · · b' b k • oc ireref.. Moğolların zafer elde etmelerınc manı o ma , ıçın ır aş a tckrarc 1e -- ç . ba f.-ımı ndan çok önemlıydı. . . CIıung-ısıng 1 . 'dk ,.. 11 e · ... ı o ume ınaı"uın lanın başarı s ı • • . . P .ı · · M s p17 vılı Ag•ustosunun başlarında l lsı - Hsıa ordusunun arhüklimuar ı ç ın · · -- . · · . n ı...açması ne fret ed ilen cllişnıan la alay ctmeı... denıekrı. nl ki tı arı Dcne' lerin d ağarc ı ğında Cengi7 1l an'ın Gurbe ı.ıın ·· Goa tara f.ın dan k-au·ıne dair bir hikaye yoktur. Ö li.iın liylc ilgil i hususlar gizli t~ıtu~muş ~e g~rç.~~. ö~~iı~~ sebebi Moğolların Gi71i Tarihinde sa~ lanm ıştı . ~ene lerın ?n ~nesı ,olum.um~ llalachar'da a ld ığı yaraya at fctmckted ır. Buna ragınen Dene lerın an anes ı ııcle ölümü , c göm ü l üşün ün hikayesi ınahfunlur. Dene'ler olayları söyle anlatmaf.-tad ı rlar:

" Kötü De' ö l düğü zaıııaıı ı...arısı ve çocukları aynı akıbete uğradılar. Sonunda bir daha ayağa t- a lkm adı. 1!iç kimseye a rtı k kumanda etmed i. Bir adada, bir tepenin )amacını ıne1ar içın oydu. "Kcnıif...leriıni buraya koymanız g.eref.-ir" dcdi.' 21) 1 arih hize ölüm ala) ı Şeıısı'den Kerulcn·e doğru yol alırken M oğo lların rastladıf...ları herkesi Öbür Dünya·ya gidip orada efendilerine hizmet etmeleri için öldürdüklerinı , e f...ırk güzel ı.ı~ın ihti) açlarını karşılamak için onunla birlif...t~ gömüldüklerin i a nl a ı maf.-tadır. 110 Bu münakaşa edilebilir bir husustur. faf...at eskı bir Kitan adet i idi \e Ffıtıh.in halcncri tarafından riavet edilen bir adetti. Enelce olan lar düşünü ldüğünde Ccngiı l laıı'ın cesedine re-fakat eden savaşçıların kcndılcrinc hakim olmalarını beklemek mantıf...i olmaz. Tarih birçok ) ıl önce Kerulen nehri ) akınında Burkan Kaid un dağlarında avlanırken Cengiz Han' ın dınlenmck için tef.- başına duran bir ağacın altında durduğu nu da kaydetmektedir. Dr Robcrt

McCluıe 1-.anada Bırlcşı~ Kılı~csınııı tıhbi ıııısyoneıı (ın M ısyoııuııda elde crıi~ı hır t.:'ı Ohc

h:cruhcıerın 1 .uı ı atan bır pı~cstc hulunın;ıkıaılıı Ellı ve

\il dan daha uıun

hır sure

. ı ordl·.ırının oncc Çuı m sa\ .ı~

dı ha)duılarm kontmltıııılckı hı ı bölg.csmdc hııl mı :n; ııı ı syoııunda l .ovıııg Lotus ndlı h ır henışın: ~aaıı ııı ve L l @der kı)ıneılı cşyıılarıııı ı..a,bctnıışıı Ciorcvlı nııswııcrnı şaşkınlı!.. ,c nıcıııııunıyctmı nıucıp oliıı.:ak hır 'c· 1 •· Hrı e ck\crı\· e ı ' cr~ek

"'

· olan hasıalar,ı hmtı) illl ahl:ıkı hal.k111da hır konuşma ):Upınak ıçın

11111

ı .. ıcıııı~ıı

ı~ ~ı\,ırı ahl;U.. ılkelcrıııı ıı v~ şayet c~\;ılaı 1 tekrar cıı ıuya çıkıııa7.sn eri.ek ııu.. ıalarııı tıMcl orgaıı lnrııı ııı hc~ı· ~cc.,ırıc daır

t ·hıJ 1

.

c

ıt crın hır ı...ırı~ımı ol.ın ı..unuşnıa mı~) nncrı

1

ha) ret 'c ddı~eıc duşumıu~tu l O' mg nıu' düşüne ~r~crınc l..avuşmuşıu Bu ne\ ı hır hnrckcl Bıııılı an la) ışın dı~ındu hıılıımnalda bcrnbcr Uıığululiu ııı

RlllCC\ h

c tarzı na vabaııcı ıJcoıh.lır f lr ıd 11101 ::

Mıının H

Bmık oı

• n 11 1

Chung-hsıng . b ı l arın

n:ııtoı

lhc

~

Ce~g 1 \11 ~esliıninc haw·tık

tıı....

Yulc, H il

243

• srı:WA RT

8TflEL<···

'

"

lıııJıcıını:

1 c ~.ı\lgaıcur ( 1-.ıla\UJ'.)

Uııo. 28 ~c' ll~c Rı,c ııf Chııı!!ı' K lı;ııı • , %. dıpnoı 4~. Wiıılııgcl & Fcııg. Hı,ıory ot Chınc'c Sııcıl·ıy. · - IO, - 15. 21'1 2R' Yulc il H . Tlı.: Bool. ut Ser \l:ırco Pnlo. c: 1. > 250-251 ılıpnnt 1


244

IH: NE ı\N'ANJ•:LERİ E GÖIU~ MO(;OLLı\lUN llS İ-ll Slı\' \ 1 \' lfl'.1\1 \ S i

l loşça bir vnkil geçirdikten sonra yanındakilere "Bu yer benim son istirahatıı için uygun. Bunu aklını.r.da tulun'' demişti. 1 31 Ölüm fetihlerine son \Crdi Artı~ binlerce insana kumanda clmiyordu. Chung-hsing'iıı Moğol liderlerine atfedilen alışılmış ölüm döşeği talıınaı ­ larını vermiş olan Cengiz 1l an'ın ölümünden kısa bir süre sonra teslim olduğ söylenmektedir. rakat \1oğol kahramanlarma atfedilen ölüm döşeği sahnele:: gerçekçi olmaktan 11yadc romantik olarak görünmektedirler. Howorth D'Ohsson 'u /ikcderek l i-llsicn ·in 1227 ) ılı E) lülünün başlarında düşmana tes~ lim olmak üLere başkentinden ç ıktı ğı sırada öldürüldüğünü ya7mıştı. 11 ' Bu llsi Hsia krallığının nihai olarak sonunu getirdi. Bugün pek az kişi 'ardır ki lamanı­ mızın ikinci binyılının ilk iki yüqılındaki mevcudiyetini ve nerede olduğunu işitmiş olsun. Huda Kral Li-Hsien'in Yama

Şe hrine Yolculuğu

Nayewcri an'ancsindc Dene ' ler Budist atalarının 1l si- H sia'rıın son rcenkarnasyona uğramış Buda kralı Li-Hsien'in M.S.1227 yılının sonbaharındaki ölümü hakkındaki düşüncelerini muhafaza etm i şlerdir. J\n'anc aynı zaınancfa Nasturl ve esl-.i Çin inanışlarının l lsi-Hsia krallığının Budizmi üstiindeki tesi rlerini de gözler önü ne sermektedir: "Evvelce Nayewcri , Düşünce İle Yaratan adında bakışı ölüm getirmek gücüne sahip bir sihirbaz vardı. Çok güçlüydü ve tek si lahı olarak sapan kullanı­ yordu. Bir gün bu aletle alnına bir taş atıp bir devi öldürmüştü. Bu adam ha\ attayken Manes'lerin ülkesine girdi, ve bu şöyle oldu: Sonbaharda bir giin btiy ü!. sürüler halinde güneybat ıya doğru sıcak ülkelere dönen su ku ş larını görerek onları takip et1i ve bu kuşlarla birlikte Cennet'in eteklerine ulaştı. Şimdi, güneybatıda dün) a ile a) nı Se\ iyede muau..am bir mağara vardı ve bu mağaradan bir nehir çıkıyordu. Mağaranın ağıındaıı içeride dizse' iyesine kadar olanlar görülcbili)ordu Dünya üstünde dolaşan ölülerin ruhları, göçmen kuşlar ve Gökgürültiisii Ku şu kış yaklaşırken işte bu mağaraya dönüyorlardı. Fakat ilkbaharda su J..u şları tekrar ülkemi.Le dönünce Mancs'ler, ruhlar (ettsine) ve de Gökgüriiltüsü Ku ş u on ların )an ı sıra tekrar ülkemize dönü) orlar Nayewcri mağaranın içine baktı. Balık ağlarını nehre geren ruhları gördii. Tuttukları küçük şeylerdi. Manes' ler ağaç kütüğünden oyu lmuş kayıkları ile ağlarına bakmaya gidiyorlardı ; diğerleri ise sahilde dans ediyorlardı. Sihirba7 ·ı;cııdıa tset'ine' -' Bi/ birbirimizden ayrı uyuyoruz' diyerek dans edenlerin sadece bacakları· nı fark edebi liyordıı. Sihirbaz sonraya kadar mağaranın dışında nehrin kıyılarında yanmış ölüler denen a7.ap içindeki ruhların ortasında kaldı. Onlar orada ölO dogınuŞ ceninleri, fareleri, kurbağa ları ve bizim Nalsa'olc, ylizücüler, dediğimiz küçük lıny· vanları yiycrel-. sefalet içinde yaşıyorlardı. Bunlar ruhların avladığı avlardı. Nayeweri iki gün boyunca ölü olarak kaldı. İki gece vücudu toprağın için· de yattı 'e bu /aman zarfında bir hayvanın yavrusunu öldürdü. <;adecc bir tane 111

1

·-

Valdıınırt\o\ tt Y Jcnl_!hız f\han ' 1 ı ~ . Fo\. R .Gcnglııs Khan. s 240-:!4 I ııııwonh. ı-ı H llıa or l .ınguı JRAS. ııun., 4RO; ffOh,,on \1 . Hı-ıoıredı:, ~ıonJ.!oh. ı; ı., l7S. ısı

245

........ G. ,STEWı\RT

.. • h ona i.icünci.i gün tekrar hnyata dönmek giicünü verdi. Mane~'lenn öldürdu vt: uadığı n;ağaraya işte böyle girebildi. Mağaranın önünde ulu bir ağaç ruhları~ın ~~ ·ihi rba:t ona tutundu ve bu şekilde göğe sıçradı. Çok uzak bir geçyükselı~~or du.ms ııl bunu "aptı«ını söylüyorlar. Şimdi Cennetin yamacındaki bu 0 · · bır a a • p1 ~~ş1ea\a L ·e-nene. Öbür Dünya, diyor~ar. _ış.te bu kadar." . . . . .. .... duny · . ,weri düşünce ile) aratan bır sıhırbazdı. Bu. H ınt 13udızmının L çlusu· 11.. e k"a v·ışnu ·) u tarı·r· etmek·te d.ır. R.ıg. .. Na\t: .. · .. tanrısı olan Koruyucu, 1-:.vrcnsc nün uçuncu 1 b .. 'da Si'a en üstün ıanrıdır. fakat l\1a la arata \C p urana ·ı ard a v·ışnu en ustün

Yaratacı'dır. Vişmı, insanlığı acılardan ve kötülükten korumak için dünıanrı ;uda da dahil olma!.. üzere çeşitli enkarnas>onlarda indiği doktrini 'asıta­ ya~a 0.. neınli bir tan rı olmuştu. Vişnu, i) iliğin ve merhametin vücut bulduğu Veda

sıy a in kendisinden h

·- · neşet ettı gı

En L··. stun ·· V ar 1ı k · tır. ı ı.ı Y ara t ıcı o 1ara k V ·ışnu

e~~manda Brahma.dır. Siva ve Vişnu bir olarak veya birbirine bağlı olarak ~aratıcı ,e Yo!..cdici olarak düşünülürler. çiinl-.ü ölümsü/ hayat ve hayatsız115ölüm

oktur. Bu yüzden Siva gibi Vişnu da ölü m ge1irnıek gücüne sahiptir. De'c Vişnu herşeyi uyuyup rüya görürken yaratınışlardı-"Onlar yatağa yatarlar, uyurlar, rüya görürler, ve hcrşey ıstedikleri gibi olur".' ~" Peter Petitot' un duyduğu şeki ld e transkripsiyonunu yaptığı "'favşan " ad ı Nayeweri. Sanskritçe bir ad olan Naraya-na ile Kuzeydoğu Tibetçe bir fiil olan hwer-hi'den müteşekki ldir. Çince.der sesi yoktur; ·ı a rım vahalarında r. özellikle de kelime ortas ındaki r her zaman olmamakla beraber çoğu kez bastırılmıştı; Türkçe-Uygurca 'da r sesi al ışkan lıkla bastırılnııştı. rn Dene'lcrin atalarının lehçeleri diğerlerinin yanısıra bu dillerin de tesiri altında kalmışlardı . Naraya-na Naya-na şeklinde söyleniyordu. Fakat başka bir mana vermek için yeni bir son kullanıldığında adın son hecesi düşürülüyordu. 1 's O zaman Na) a-na. peder Petitofun lranskripsiyonundaki Na)e ile aynı sese sahip olan Naya olarak kısal ­ tılıyordu. Kuze)doğu fibetçe bir kelime olduğu için bwer-hi'deki r muhafaza edilmiştir. ayrıca IJwc-hi ~ekli de olduğu için r muhafiua edilebilir veya bastırı~abilinirdi Manası yapmak. yaratmaktı 1'' E ile ehi arasında \aryasyonları olan. h.ı burada olduğu gibi scssi7 harfleri müteakiben cümleyi sona erdiren parça olabılır ve)a fazladan \ezın sağla) ıcı olabilir.ı.ııı Normal Tibetçe'de bilınme­ ~ektcdir.. fakat M.S. SOO'dcn sonra sonradan Hs i-1 Iisa krallığını kuracak olan oba kabılc lerinin müteakip 500 ) ıl boyunca Tang-hsiang·ıarın arasında yaşa-

~e'ferin an ·anesinde Kutsal Üçlü. Brahma, Siva

Pcıııoı. E M

"'Sıu 1

..

onogmph ...• Rrymncr te re • ' 2'1 :ıo.

r

(llındıı Mt1ıılo1ıs111111 Kliısıl. S(VltlP,11). ~

Da~~· Margnrcı &. John, A Diclıonnı yor 1lıııduism.

1 '

1500 H.C. 1~00 A.n .. '· 33t':ı. J\ Cla.,-.cnl Dicıınn:ıry ol llınılıı

M)11ıolc~u. A · le Pol}tlıel\ıııc llindu. , 2'0·2'.P. 296. l>owson. John.

~tııuı.

1

297.

J<ıO, 36 1

Hc:ıının · Quın 7.e ı\ıı, sous 1.c Cı:rclc Polııİı'c. ' 1i(l 137

Turi(ı.tı ~.W ~~· ArJ!ı ::ınd thc · lol..hıııı:ın ... , ~70. l>ııııtn:)<!\. "IK. On ıhc Pronuunci;ııion ıır ıhc Coın1111ın 11ıo • ' '-1 ·5:?7 ına.,.

dtpııo1

1

FW T 1t · ıcınn Documcnh

• c 17. , ı t)<J Yulc. il il . Thc Bouı.. of Scı \farco l'olo.

llıonıas. 1-l \\ N.

c

1 ' '.!'.!O,

IOnunda )c · anı '440, ayma hal..11111, 1% dıpnoı 2 \\e / ll\\ d ln,chı/ \\C-lıı belkı hep bırlı:~ıl..lcrııı ,..,___ r a1tn:ıkıadırlar ·--.FW N •

aııı · ' 17<ı 177. llJO


V I'.. 'I'. ' '

'", Ll!.l<l~I; liOIU 'ıuc.;oı 1 \IUN il 1- llS I \ ' \ 1 \ l h:\l,\~1-. . . . . . .llll!"T""____~ l'fllEI· (;. STE\\',\ R 1

dıkları

Çin-Tibet hududu boyundaki Kuzeydoğu Tibetçe lehçe lerinde yaygındı Narfıya-na-l:ıwer-hi Naya-wcri olarak sö) leniyordu. Manası. Yaratıcı. Narhan · enkarnaS)Onunda Vişmı·nun gerçek işle' ini ima eden an\)a-na-)araı idi. - a .. Vişnu U) uduğu zaman 1 'ren başlangıçta var olan o"yanusun temsi l ettiüi duruma dönüşür. Geri . kalan ki\ rılmış vaziyette dipsiı derinliklerde )ÜLeıı •vııa"'n Belli lkl~~·si z olur. işte bu y ıl ~ nın üstünde Vişnu uyur. Ona o 7.a nıan Naraya-naS uların Ustünde Dinlenen, insa nın Yaşad ı ğı Yer. 13ilgi Pınarı- denir. Bu en "arııasyon Vişnu Dene·terin an·ancsinin teyid ettiği g ıbi isteğine tabii olarak oln) !arın o luş ma s ını -olay l arı kontrol etmek, yapmak-yaratmak - sağ l amak gücü ne sahip o lduğunu inanılan rüya halindedir.ı ıı Peder Pctitot'un günlimüze ulaş­ mas ını sağl adığı Dene an'anclerindeki uyku ve rüya vas ıtası) la güç elde ctmeı.. hususundaki birçok atıfın tarihi Oudi7m öncesi zamanlara dayanabilir. fal..at şa­ ) el bö) le)SC bu Budist dininin ıçine dahil edilmiş \e Dene şama nları tarafından bu "ıtada sürd ürülm üş olan bı r ınanıştır. aye\\eri. Düşünce İl e Yaratan Kişi, Vişnu'yu her yerde ha/.ır ve nazır Evrensel Zeka olarak tasvir etmektedir. Beklenen Ki şi ıminasına gelen Dene adı An-Nayeweri, ata larının Vişnu·nun Buda ' nın kendisi tarafından atanmış ~eni Buda Maitreya olarak yeni enkarnasyonununa inanma l a rını ifade etmc"ledir. 4 Maitreya kültü muhtemel en, M.S. sekinzinci y üzyıl a kadar 13udi znıin Kuze) Tıı rını 'da tercih olunmuş şekli l lim aya ıı a Eko lü kadar eskiydi. M.S. 469'da Kara-Koca"da bir tapına!.. Maitrcya'ya hasredi lmi şti . fakat Çinliler. Tibetliler Ye Türkler arasındaki Orta..Asya·da üstünlük mücadelesi esnasında bu mücadelenin ya nı s ı ra gelen bütün eziyetlere maruL kalan yerli halk için bir ümit olmuştu. l ştt: o nman kült düşünceleri üzerinde tesirinin zirvesine ulaş mı ştı. Hsi-Hsia kralı Li-hsien Moğollar tarafınd an M.S. 1227 y ılı so nbaharının başlarında katl ed ilmi şti: an'ane bi1:e onun cennetin eteğinde içinde öliim tanrısı Yaına·nın şehri olan mağaranın önüne vard ığ ını anlatıııal..tadır. a)C\\Cri·) i ölüıniin yer altındaki yurduna getiren sadece öliim değildi. so n ba hardı. Orta Asya üzerindeki Çin külrürü nün uzun sü reli t ı;-; iri ile Bııdıst halı.. Çin lilerin ölüler yurd u düşü n ces i ile Mahayana Budiznıi'nin düşüncesi arasında­ ki bcnı:erlil..leri farketmemiş olamazdı. Es"i Çin inanışına göre sonbaharda Manc~ · ıer veya ölülerin dün) a üstünde başıboş dolaşan ruhları. göçmen "u~lar (Çin. Orta Asya Budist \C Ameri"alı K1711derili inanışının GökgürültiisU ı-.u~_u da dahil olma" üzere) \'e nehirlerin suları kış yaklaştığında ilkbaharın sıca"lıgı onların tekrar kendi ülkelerine geri dönmelerine müsaade edene kadar 1'apalı "aldıkları Sarı Pınarlar denen ycraltındaki bir mahale yön.c lirlerdi. 1 .ıı Dene·ıerın atalarının bu analoj i) i seçmelerinin sebebi neredeyse on) ıl siirey le kaça"lar111..'~ ikiyiL~ ) ı l Hsi-1ls ia halkının k onıy ucuus u olmuş olan, Budist inanışına gorı.: Vişnu·nuıı enkarnasyon l arındtııı biri olan l ls i-Hsia·n ı n reenkarnasyona uğ.ranııŞ - 11·cıı. tarafın· Buda olan kralının M.S.12'2.7 ) ılının sonbaharının başlarında Mogo c Pcıııoı, E ..\lonoı•r.ıplı Hl) mncr ıcrc ., 10 11: D:ınıdoıı. \. Le l'ohthı.:ı,rnı.: l lınılu. '. :!1:! c .. • ı•cıııuı. E. Monoı;r.ıplı Bl)ınncr ıct( ' '<1 . ı ·n ,..: u• (iı:ıııcı M . Clıım:sc Cl\ılıı~ıtıon.' 171. \Vcırıcı. E.TC.. t.. l}lh' and Lcgcıul' ııl Chın:ı (Çııı 1'1s;ııw~ 11 ....

Mcnl.: ı hdcrı). Sarı Pınarlar Mlunıuııc haı.11111

247

.. .. ve bö\. lece vılın o zamanında Yama'nın yurdunun girişine varJ • dan o·· ıdüru 1muş ınış oı~ası)dı !unun tas\ iri deta\da Budistlerin Yama şehri ile paralcllıklcr Olüler 'url • _ . . .. . . . ·. ·hrin ıçinde , er a ldıt!ı magara. nchırlerı. nrn Lısyenlerı 'c dansçıd •tmcktc _ır-~1.: • ~ · · d ·b· ı.ı.ı Ata 1arın rıı 1ı 1arı arıc .. lült.:rin hariç tutulmas ı , Manes lcrın yur n g ı ı. • ·ı an · ancuc · 1 torl ıarı • yanmış 0 rince Manes kclımes ı ·· de ı·a geçme kt ed'ır. 11 ~ )J~ura d a 1 ·ıç in kullanı · ··Tavşan ·· an ' an es ·d· . 1 0an "'"ir "i Nave,,eri bır ı ır ve b u gru bun ata 1arı 1atırlanl<ll\ _ere • . .. d ç r il 1 y ~ha-ha· da; (Liang-chou) ge lnıiş olup ob a_la~·ınddıın ıd"ısık e ~n dı ~s_ı_ 1( ır: a n1 · t hrının ilelebed Yama şeırınııı 1 ı ş ın a n 1acagı u şu n ces ı anamış ölii Ierın ru 1 ' . . . - ·· e sadece Hudist rahipler ve üst s ınıflar ı ç ın l lııı ayana nıa gJırct doktşıld ı ğ.ına gor c • · • . • • .. d, 1 "a ııa"lanını ş tır. Daha az ımlı yu lı olanlar Orta Asya şaman 1/1111ne rllllll l:I ) . · ) · · ·· ·· ı k · n bağlı kalmışlardı Kö l elerın . harp esır ~rı nın ve goımı me masra arını ·an sıradan insanların cesetlerı \a"ıll\ordu. Anlaşılan !\laha\ana karşı 1a)allll)• . . . ·- . : · .. ·in Hina\aııa ·nın yerını almasıyla bır degışı"lı" o lm amıştır. 1 eko um • · . . 1 çevrı· ı ·ı ve onun Yaıııa'nın yurdunun cennetin eteğindekı yerı dünyayı suya •. I · ILıran bir~ ll!JlSi nibi \C nfü1ü de onun kenarları üstüne istinat elmiş tersine Üstum 1.: l · c ı::- •• • • • ı-lfı .. dönmüş bir kase gıbi gören Budist düşünccsı ıl c uyum ıçınded ır. Guneyde en uçra gök kasesi dünya tepsisinin kenarına değiyo rdu. (Bun_lar Dene" leı:in _de d~şüncclcri idiler.) Yama·nın yıırdıı işte orada cennetin eteğindeydı. Cennet terımı Bud1L111 kadar eskidir. Buda'nın , beklenen Kurtarıcı, Maitrcya' nın ge li ş snalini bekledi ğ i cennet 17 diima<>ı olan Tushiıa cennetinde Saka-muni olara" doğduğu sö) lenmektedir.' · De' Goliath ·, öldüren TeHat' daki kahraman Hı. Da' ut· un da an· .ınede bir \eri vardır. · ı a"riben M.S. l::?.OO"de , asturl kilisesi Orta Asya.da giiçlü)tHi. ve Yahudi ve /\nıp tacirler İpek Yolunda gidip geliyorlardı. Hz. Davud.un İsrailoğullarını "urtarışının Budi/ln koruyucu tanrı s ı Vişnu 'c kaçaklara sığ ınm a sağlayıp Dene'lerin atalarının C lıung-h sing'den kaçmalarına yardım eden 1lsiU sirı kralı ile beıvcrli ği vardı. ··Bit: birbirinıiıden ayrı U) u yonı z.'' İ f'adcsi öbür dünyada evlilik ve ev len1 me olmadığına dair Nasturi ve Maniheist inanışı ile eşcleğcrdcd ir. ~ı;

... l>anıc:loıı

,\. l c: l'ohtlıı,nıc l lındıı,, 202-206 (1;1,,aJtıhnı~ ııl.ır.ıl.I Y;ıma aı.ıdır. olumun ~e .nlalcıın l.rnh· dır <ıuııc\dc dun}anı11 u.umla }erın altında gızlılil. ıçımlı: ,,,,amal.tadır (,"ı.,.cl.lcr nchrı ık l':.1111111 ndırı $Chrın ı~ındı.:n gcçnıcl.ıcdırkr Muhal.:cnıc '>:ıloııu "-adcr '>.ıhınudıır Yanı.ı or;11hı \luhal.cıııc tahıırıın ll'lıın­ dc oıurıııal.ıadır Ymııa 11111 uşal.lan k;mılar gl\mı~lerdır. il}•ll..l;ırı gı11lcrı \c hıır~ııları kargal:ıııııl..ı t?1h11hr 'I 11111" 11 111 \atajlı ha,ı alıl.ııı . cırnfıııda çc~ ıılı hastalıkların cııılcrı tııı l unıııal.ı;ıdıı Al..ıllcr \ "c l.rallaı "ır;f\ ında lllpfaııırlar '>ema\I d.m~~ıl.ır ~c ıııun,\cnlcr ını'>alirlcrı nıc,ı cılcrl.:r ~hıhnl..cmc Salonunda 11\ "1111 olan lar M mcs lcrııı} ıırduıı.ı \lll.,clırlc. r u\ !!un cılnıa\iınlar '.! ı cdıcnncnıdcn tıırınc gıdcrlcr 'c~a ~el) uıumlc clc~ı~ıl. hil ş k 1ld . - alınmı~ıır) . J t Dım,1111 J U:ıssıc:ıl Dıcııomır\ of Hındu \hthulıı!!\ ' "tel..rar do~arlar (1 haneden / 3 3 7.ı Rıg Vcd,ı 'ııın hıçhır )erındc Yama l.öl<1lcrın ccınlandırılııı:ısı ılc ılg:ılı olaral.. g<l>lcııl111c1111~1ır am,ı ~ıırdurıa gıtlcıı \c (llıi fcıııı hlllllıı l ııılarrvla acele cıı 11clc11 ı~ ı ıı ıorlnnd ı k l urı \cı l u beklc)Cll dılı l ı.ttlıltı gcnı'' hlır11 11 dc1•~ ' I ı ıl.ı ııınc doynıuı. hı l ıııcycıı- köpeğe sıılııp ıılıır:ık g:Ostcrı lnıck ıcd ır • \c\\o. M crncı 1 1 C C hıırn ııl ıhc Chıııc'c ((, ınlıkrın (, 1111) , 167 ··cııııı'ııı ölnıu~ 1ıuı.11111d:ırl arı11111 ~nc,, lcrırıe du;ıl.ır sunıı\nıl;ır ··J>arı.cr E H. Thc E;.ırl\ T111ı.., <Erken Turl.lcn holunı :!. ' 10. ctııoı F. ' • k · \lıınugr.ıplı • An ıııncr ı.:r• • , :! ı . >ı. Cooııı:ıra'" :um. ,.\ "- . Eleıncnı' ol Bııılılhı'ı Otıoı;rJrıh}.' :!05 C.ıctt\ \ ( ıı A , •od, 111 ~•lllhcrıı lludılhı"n <"-uıc~ Budw11111111 ıanrılarıı ., Ilı 21. :?:!. I::!:!. 121, t hıı,ınıa,. 1 Ooliıııh ciııl,ır IJl(t1<>n.11\ nl Buddhısnı (Uııd11nı111 Populcr \ıııhı~ııJ. ' 205

l

..__

n::ılıoı

11 l)at.Cılııı

(Ç:'1)

E M · · onnı;ı.ıph fin nırıcı

ıcrc

. ' \O


OE'\E \ '\' \ '\ELCRhl Göıu: \IOC.Ol 1 \IU'\ ""' ıısi\·n •

248

\ iL\ " 1 ,..,,

1lay' an )avrusuııuıı ölümü vasıtası) la mağfiı el. matı fircıın munı 1 . · , .. . . ::ın er~ Tanı ının Kuzusu 11/. l sa nın kurban edılışı ıle !-.ıtğ l nııdığına dnir olan N·ı · .• öğretisi ile ilişkili görülmektedir.

• sıu ı ı

~ekizi~ıci v.c .dokuzunc~ı yü~~'.l.lar~_ıı ?rta Asya destanı Liııg'li Gcsar 'e 1iz. Isa gıbı Nayewcrı de uçuncu gun tekrar hayata dönmeden o" 1 . . .. 'k' · at 1 14'1 ıJ..1 gun ve ı ı gc~c ycrın ınd a yatm ı ştı. Buda eııkıırııasyoııunda Vişnu av1 Cc . 11 '.~,~~d~. U.~u Akilli"· /\ğa~ı idi . Hsi-Hsia'n ııı Buda "rnlı a)C\\·eri me 7;r ~;::~ 1 uçuncu kal"mış \e mağını \ere. hma)n \e rröue b . .. . . . - ~ • :::- : : - a!:i.ıraJ.. . gun astıııı usulunde Budıst tarzında cennete) ukselmıştı. O. bır tanrı) dı ,.e ınsanlar için olan · rı . -·ıd·ı. s·ır "ere 1 da 1ıa ş el"atlı l . • • • ~· rt 1ara bag-ı ı d egı Kışı. Maha)aırn 13udizmiııin Koruyuc - u 1anrısı olara" Evrcn'i bir baştan bir başa geçmişti. Nasturı

11

Hsi-Hsia'nın Buda Kralı Tarafından Korunan \lhapaskan'lar

Yu"arı McKeııLie vadisindeki Deııc ' l eriıı atalarının Hsi-1!siu kral!ıciı ·" . ...ı • • "" ıçıııd e k· ı uunıınuııu tasvır eden bır adları vardır. Bu isim /\thabas"a'dır. Diıier b"t"

·ı ı · . . "" u uıı D.ene~ dl.a rı ,g'·o· . ı .. ı~ıtı (ığı şe.k lı) le. t~anskr~psiyonu yapılm ı ştır. Kuzeybatı Kürk Şırketı nın Clı ıpcwyaıı Kalesıııdekı tacırlerı tıu adı Clıipcwyan·lardnn duynıu · \ı,: ticaret ii~süniiıı sahi linde bulunduğu göle vermişlerd i. Oıısckizci yüzyılın so~ıla rıı~da Ch ı pe" yan· ıa.r hala ınfüıasın ı bi im iş olabi 1irlcr. l~ı"at şa) et Ö) leyse ııc hi ı­ ınış oldul..larına daır bır ka) ıt ınevcm değildir. Ad. a~afrı vkKen7ie nehri ,ı.: kollarında"i kabilelerin ka) ıtlarında geçmemektedir. ~;dece ataları "ralların reen"arııas~·ona uğramış Buda'lar olarak göriildiiğii Budist l lsi-l lsia'da ~aşaınış olara~ t~svır olunmuş olan "abileler arasında du) ulnıuştur. Bugün. Athapa ... "aıı "endılerınden Dene olara" bahseden bütün kabilelerin adı olara" "abul edilıni~tir. Bu olağanüstü tı) gun bir seçimdir. ' .. Kı~ı~hiıı' l crin ve 1lsi-1 lsin'ııın Sa-cu yöresinden ge lmiş olan diğer Lkıw "abı!elerının atalarının nihai sessiz harfleri telaffu/ etmemek alı~"anlığı \ardı. 1 • 11 Tarım/ Kaıı-su hududu Ch' iang"ları Tarım dilinin tesiri altında kaldı"ları 1!İbİ onun üstlinck: tesir de it:ra etmiş lerdi. T'ang'larııı 1arını rehinelerini nak letıııı.:~lı:ri bu· tesirleri Ordos bölges ine taş ımıştı. Yediııci yii:ryıld<ın oııuııcu )üzyıla kadar Tarım \e Kan-su'nun ·r ibetlilcr tarafından işgalinin gcııd f'ibctçc ii7erinde ıı.:-;ırı olmuştu. Moğol istilıiları Dene·ıcrin atalarının fethcdılen l lsi-1 bia krallıi!.ından Amerika) a·ya göç etmelerine sebep olmadan önce Orclos·ıa rang' lann bu J ,ı­ rınılı rehineleri sonradan gelen Ti.ir" kaça"larla nerede\ sc dört\ ii;, ıl 'e 1 olıa­ Tibetli Hsi-Hsia' lılarla i"i> iiz) ıl birbirleri) le karışnw~ı:ırdı. Bu ·eserin Dörduııc11 Bölümünde görmü\i olduğumu/ gibi Chıpe'' }an· ıar bu 1 arımlı-1 ürk-Tibı:tli -.o1 yundan gelınişlerdir. 1 ~ Bunu aklımızda bulundurarak ~imdi Clıipe\\ynn adı Athabaska'yı inceliycbiliriz. tl'I

-

1 ~11 Davıd-Nccl

~ 1he Sııpcrhııııı;ııı 1 ılc lll(ıc~ar o fLıııg {l ıııg'l ı Cıcsaı 111 l ı l\;ııııı,ıı ı 11.ı \illıl. , ~·1-N<• Sapır, E.. l ı hl,lıtn lnllucııcc' on Tııchaı ı :ın. s. '.!<ı'i 266. lluınıw, ı · . 1t;ıııı:ı11 Wıınl• iıı ıhc f...haııı,ıhı Documcnıs. il SOS. ı.; 7 1<)I1-15 s 7R2. l'hoınas. F W Nanı , 1Cı N ıh:ıı scssı/ h:ırfı ıı dıışurıılııwsı (, 111 hududumlakı huıuıı Tıhcıçc \c l ıheıçc-Burnıaca lehçckrın ı..ır:ıkıcrı'ıı"ıdıı l Jııııı tıır , 11 rc ıçımk l'Clı'~ 11 bu dunını 1arını da da ille\ 1:111 ı>l,ın hır ıcııı;h uldü Parl..cr. E il .,\ lhuıı,,ıııcl h:al' ol ıhc l:ın:ır.., '.!I'.!. l'ullc)hl.ııık. I· (j . \ ~<il! lıaıı Culnn) ııı lıııı•·r \loııgulıa 11' c ..ıı , , l17.;.;11 Aıı Lı"h;ııı .. Reb.:llıouf ,\ııl ııshan ııı \),ıl..l.ırım•"ll <l\hmL f'>'<•

249

lfllEL G. sTt:WART

·f..a , eva /\tlıapas"an i"i Kuzeydoğu Tibetçe kelimeden. ö7ne · .. kk"ld' 1 veya /\ - ti ıa 'd asa dece oz.. Atha ba!:i ·ıe ' fiil bskynıı'dan muıeşe · ' t ır. /\ tıa 1 1 2 Atha.. A_~ı ~~ ~c yer alan T ibetçe özne ö ıı cki a vard ı r: ~ tha i:;c Buda için ku lnelcrın on~ınl l ·a kelimesidir. Ku1.eydoğu Tibet'in bütüni'ıııde lha kelimesi 1 ve sı · ·-· ı· ·ı· ı 't · ı ·rr d·ı· 1 ~' 1a n ılan,.H sı- ·ıc 11 1 değil de h'nın ta"ıp cttıgı ııgı ızce L 1 gı )J tc a ıll/ e ı ır. · ınüteakıpk orunıak -ıniida foa etmek manasına gelen bir Ku1.cydoğu 1ibetçc fi i1< • • • • • • Bs kvaıı. r~~ cıı· e\\\an·ıar için Kuzeydoğu rıbetçe bskyaıı veya baskan nılıaı sessız dır. ıpl na· m la bsha veva baş"a telaffuzuna sahiptir. Bu ) üzdcn dola) ı harfin \ utu ı . . . . . . . . -k , Atha-bas"an adı Athabaska olara" telaffu/ cdılmış ,.c ıl" A' nıAtha- bs )an. • . . .. k"rk tacirleri tarafından trans"rıpsıyon bo) le )apılnıışlır. Atha-bskya(n). ~~a-~ask(n) Buda tarafından. yani· Hsi-Hsia·nın Buda "ralları tarafından. Korunan demektir. . Anlaşıldığına göre /\thapas"an varya_syonu _ant~u~olo~lar ~a~al ııı~an ~eı~e kabilelerinin hepsini ihtiva cd~ıı ad ~!arak. ıc~t .edı lnıı ştı. l l s ı -1.l sıa lı rıbetlıle~ııl sup oldug>u Kuzeydoğu Tıbctçcsındekı gıbı Dcııe lelıçclcrıııcic de b ve p ıs mcı 1 · p tikrarlı değildirler ve mesela Tibetc,:e ba, pa ekinde ve Toba. ı opa. 13aııag, anag 1 gibi adlarda olduğu gibi te_laffi.ızd.a _birbirinin _yerini .aı.a~ilirlcı." ~~ Şayet Athabaska yerine /\tlıapaskaıı ıcat cdılmış de Dene !erden ışıtı lm cınışse yazıda nihai bir sessiz harf ile görülen şe"il bir tesadüftür ve gerçcf.. adın telaffuzu deği ld ir. Chipe,,yan"l(!rııı "endileri hala bilmeseler de Ku/e) batı Kür" ş irketinin adamlarına anlattıkları husus atalarının Hsi-1 l sia·nın rccn"arnasyona uğramış Buda kralları tarafından korıınıııuş olduklarıdır. Tacirlere anlatıı"ları Athabsk}a(n) oldu"larıdır Mütea"ip bölümde MS 1227 yılı Ağustosunun başlarına. Dcne·ıerin atalarının H si-Hsia'nın Buda kralı Li-hsien'in )ardımı) la Sarı lrnıa" yoluyla Chung-hsing'den kaçmaya ıııuvaffa" olduk l arı zamana geri döneceğiz . j3u o l ay ın tarihi bir kaydı yoktur. Olayın herhangi bir ı.a nıanda "aydedilıniş olmasını da beklememe" gerekir. Amans ız bir düşmandan kaçan insanlar bulunabilecekleri bir adres bıra"mazlar. Sadece McKeıı1.:ie LGuclıeux'larının Dene an'aııesi Kıla­ vuz'da ve Peel nehri Louchcux· ı arıııın Ata-choh Kai-yo nıı'nncsiııdc kaçış l arının ve Çin "ayıtları ile Çin Yıllı"larındaki Ta-han·a kara ve deni/ )Olculuklarının hikayesi vardır. Ta-han· ın ) eri ha"J..ında"i görüş a) rıl ığı na rağmen Alaska yarı­ madası olduğuna dair olan ıpucu güçlü görünmektedir. Sonuç

."-endilcrinı alternaıi ı ad olan C)ha-clıou °) a ses olara" daha ya"ın olan Tsa· 1eruı. .ı · S . . t)e tanımlayan Kundu/lar Sa-cu'dan ( l un-lıouang) g.clıııış arc ıx ler VC)a Sa-Arcix'lcr kendilerini oeldikleri şehir olan Sa-cu'nun kısaltıl­ ;nışının esJ..ı bir Yiie-çi adı olan Arcix· in°önüne konmasıyla Orta Asya usulü) le anıın 1ıyorlard ı.

tcu dı)·e d ·

--

Tho:::ııı-as-F:-W-N_ _ _ __ __

:

1

"llınına.,'

· uın . '97. Tıhcıan 1)uı:uın~ıı1'. t: 4 ı. s. 84

,. llkmıa:. F.W. N;ıııı

':!l7 -111( Jll l ·'·:!l, 111:!. Etı.:rtıard.

l'lıoıııa,'· F W • :-lanı .• '22 ı •.Fw

.N.ıııı

w lll'toryorChın.ııÇınTarihıl,,

117..l'\7


250

OENf. AN 'ANELERİ NE GÖRE MOGOLLAIUN llSİ-llSİA'Y I y 1..,

"MAsı

Han kabi le leri, Kan-su vahalarının güneyinde Ta-tung-ho vadisind k. nehrinden gelen Ch' iang' lard ı. Bunlar bölgen in surlarla çevri 1i şehirlerine\ ı ~aıı lar düzenliyorlardı. Bu sebepten dolayı ataları o surlarla çevrili şehirlerd askııı­ yukarı McKenzie vadisi kabileleri onlara "Kötü Kavim'' diyorlardı. Faka;n ~eleıı obalarının hepsinin adları Budist adlarıydı. Bu, yedinci yüzyılda Tibet kral~~ arııı btson-sgam-po tebasınııı eski. Bon-po dininden Budizme dönmesini eın ret tı.kron. ' ten sonra OJ1ların Budızme geçmış oldukları demektir. Ondokuzuncu yüzyılda H , ı . d A 1 1 an lar kend ·ıderıFn end. vrupa ı t acdırkere, ı~uhtemelen de Good Hope Kalesinde olanlara Gens e ou ıyc yorum a ı ları bır adla Buda ·nın Kavmi olarak bahsetmiş( d' · . Th' S er ı . Se-canaıs, ı-cane, e-Cane Tu-ku-hun'ların adlarıdırlar. Onlar, Sa- · .. . d k. S "d C cu nuıı guneyın e · ı e-lo-na an an klanından, Tu-ku-hun ların mensup olduk la T ·- ı erın · es k'ı b'ıradı o ı an Kel Kafaların Can klanıııdandılar Onlar Gl·· rı oba T H s ı·en-pı , . . . · ıney arım a faııh olarak geld ıklerınden dolayı eski Tarıınlıların soyundan gelen k · Ad· ı ·ı . . yu arı Mc Kenzıe va ı ı er ıçın on 1ar da "Yabancılar" ve "Kötü Kavim" idiler. W.L.Hardisly'nin i ş ittiği şeki lde adlarının transkripsiyonunu yapl - A • , • • • < ıgı bah-to-dın-e ler Hıung-nu kabılesı Bha-ta'n ın soyundan gelmişlerdi. Güney Tarı.m bo~unca Y~rkent'teıı Sa-cu ' nun güneyindeki Bulungir nehrine kadar dağınık bır vazıyetteydı l e r. Bun lar atala rı Hiung-nu ' l arın Tarı m Yüe-çi ' lerinin a lalarını Kaıı-su '_nun d ı ş ına Batı' da çok uzaklara, Yun an Baktriyası ' na kadar sü rmüş oldukları ınsa nlardı. Ataları Yi.ie-çi menşeli olan yukarı McKenzie vadisi kabi leleri için onlar da "Yaba ncıl ar" ve "Kötü Kavim" idiler. Asya'da bu üç kabilenin ataları Batı Kan-su'da yaşam ı şlardı. Amerika.da yaşadıkları yerler de birbirinden pek uzakta değildi. Alaska"da ataları Kan-chou Uygur kralİığında yaşamış olan iki büyük Dene kabilesi, K 'nai'a Khotana ' lar ile Co-yu-kon'lar vardır. K 'nai-a Khoıana·ıara Kenai, Kanai da denmektedir; Khotan Kotan'ın Karosthi şeklidir. Bu kabile anlaşıldığına göre Kara-Koca'daki T'ang·ıarın Dört Garnizonundaki Kotan'lıların soyundan gelmedir. Tibetliler Tarını·ı istila edince Kotan 'a geri dönememişler. d?ğu.ya doğru Kaıı-chou 'ya veya belki Kan-chou Uygur krallığındaki Su-chou·ya gıtmışlerdi. Yakınlarındaki Neyetse'ler muhtemelen Kotan'ın yakınındaki Niya vahasındandılar. Co-yu-kon, Ko-yu-kon, Çin'in Yeşim Kapısı Kia-yu-kuan ·111 Tibetçe şeklidir. Anıcrika"da birbirlerine yakın yaşamayı tercih etmeleri Kansu'daki en azından 500 yı llık bir işbirliğine atfedilebilir. Dördüncü böllimde büyük Dene kabilelerinden ikisi, Chipcwyan' lar ile Köleler ele al ı nmıştı. Büyük ve Küçük Kö le göllerindeki bu daha büyük Köle ob~sı Sa-Cl'. bölgcsi~ıdeki büyük Tu-ku-huıı gruplarından gelmiş olabi lecckkcll C hıpewyan l anı ve ravşa ı ıl a ra bağlı küçük obalar Chipcwyan ' ların ve Tavşa n· l aı" ın ge l miş o l dukları Liaııg-chou bölgesinden gelmiş olabi lirler. Kö le ad.ı. Hs ien-pi Tu-ku-h un ' ların l liuııg-ııu·ıarın köleleri oldukları Hiung-ııu döııeııılcrı· ne dayanıyordu. Adlarının hepsi. Atchai, A-tseu, Ha-za, Hatcheıı Kö le ıııaııasıııa gelnıekted iri er. Chipcwyaıı · ıar ekseriyatle Uvgur ve Tano-hsianu .J e o menşeli ol-, nıa ki a beraber oba ad ları karışık menşeli olduklarını göstermektedirler. Ordos v~ Kuzey Şcnsi"ııin halkının karışık yapısı gözöniine alındığında bu bcklcnıııcsı gereken bir husustur.

1

A

G.STEWART

251

il inçtir ki, "Tavşanlar"ın l~cpsine şami l o~.an bir kabil~ adları Y?~tL~r. A l rı g adları karışık ınenşelı olduklarını gosterınektedır, fakat ıkısı Çinli . ' un T avşan 1ar arasındakı. mevcudiyetini bilobalarının d far Bu husus peder petıtot asılları ır · · k ·-· ç· nı ·1 adlarını ızah etme te d'ır. Bun 1arın b.ır çogunda oba adlarının önünde d"rdıgı 1 1• _ hou'nun Tibetçe adı olan Kha-ba'nın kısaltılmışı olan Kha bulunınakıa~::.":uc adların biri hariç hepsi aı~ları~ı .ıacir olduk l~rını ?östermektedi~-. .Çinli~er arasında çok yaygın olan ~u tasvır edıcı adlara s~~ııp Chıpe~yan'.lar gıbı her ıki Hsi-Hsia krallığ ı ndakı Ordos ve Kuzey Şensı den gelmışlerdı. grup Kaska'lar da Kha-ba'dan gelmiş ve eski Tu-ku-hun hanedanına mensup olmuş olabilirler. Şayet adları aynı telaffuza sahip olan Kha-skha idiyse Khaba"n ın tıınrıları demektir. Hükümdarlar, krallar, hanlar, imparatorlar tanrı olarak görüliiyorlardı. . . , . . .. Aleut"lar Hsı-Hsıa nın başkentı Clıung-hsıng ın yakınlarındaki A-lashan'lardaki Man kabilelerinden Ch-iang E lcut'ler veya Aleut'lar idi ler. Antropologların Dene' ler için ku l landığı Athapaskan adı iki Kuzeydoğu Tibetçe kelimeden meydana ge l mişlir.-1 fsi-Hsia'ca A-tha-Buda kelimesi ve bskyan-korunıak: Tarım adetince kelime sonunda ıı telaffuz edilmediğinde n dolayı Kuzeybat ı Kürk Şirketinin adamlar ı adı Athabaska olarak duymu ş l ard ı. Dene'lerin ata l arının hepsi Atha-bskya (n) idiler, H s i-Hsia ' nın reenkarnasyona uğ­ ram ış Buda kralları tarafından korunanlar. On lar Buda tarafından korunuyorlardı.


252

DEN i~ AN'ANELERİ N E GÖRE MOGOLLARI

HSİ-ll SİA'YI Yll<M

J Temmuz Bay ramında hizmet eden erkekler , 1952

253

AS ı

Sarah Simon, Chii Tsal Van'da Effie (Blake) De Bastian' a misk fareleri için tuzak kurmayı öğretirken

Sarab Vittrekwa, Richard Martin, James Martin, Bertha Drymeat ve Bella (Drymeat) Ross Noel konserini dinlerken Laura Thompson

Günd·· uz okulu

" Hudson Körfezi sahilinde" oynayan çocuklar

··~ ve ogretmenlerin evleri, takriben 1949-52


-----------------~------

·

...... ·u ~""'" ...11 - 1-ı .:> 1 1\ ' v1 Yll(l\'I

Reis Johnny Charlie 1968'de

Ası

255


BÖ L(:\ l DOKL'Z

TAKRİBF~ :\1.S. 1233° DE CJl l"'JG-HSİNG' OEN

BÜYLK ÜLKEYE GÖÇ

McPlı e rson Kalesi, Kuzeybatı Bölgesi (Teetl'it Zheh).

Muhteva: Çin

Kayıtl arına

M S. 122Tde

Göre

K uzeyd oğu

ŞubaCtan

/\syn

1-)lül"c Kadar

Giln:rgfüıı

261-265

l\l oğolları n C' lıung-hsiııg · i

265-2fü~

Muhasarası

Chung-hsing'den Lıao-tung'a Yolculuk

268-279

Çınlılcrin Denizcilil,.11: Gcli~nıcsi 'ı: Pasifi!,. Otcsi I cınasların

279-28-1.

Lıao-ıung'dan Aşağı l\ınur Bm uııdnl,.i Bir Cürccıı Üssüne

28-1.-287

AmurTıcarct ü,sündcn Bi.iyiik Ulkl•")c

287-292

Karga·nın Yanındaldlcr- lchin · ıcr \C a-Ocııclcı

292-~99

Dclıllen

Tiagga-Silla' lar

Sonuç 7c 2

>c-_ -':--=.--~---

McPlı e rs on Kalesi, Kuzeybatı Bölgesi, takriben 1952

299-JO 1

301-302


MERKll}ER

~!~LAmv OEHiltT

_.

TAf

1

1

Mil


Bölüm Dokuz

Çin Kayıtl arma Göre Kuzeydoğu Asya G iizerga h ı Bu bölüm, Dene'lerin göç an'anesi ile onun Kuzeydoğu Asya'da kürk avı ziyaret etmek isteyen Orta Asyalı ve Çinli tacirlerin kullandığı üzergah ile münasebetini ve M.S. 1227 yıl ı Ocak ayının orta larından aynı senc~in yazında kaçtıkları zamana kadar muhasara altındaki Chung-hsing şehrinde kapana kı sıl m ı ş olan Hsi-Hsia ordusu kalıntısının karşı karşıya olduğu durum ile bağlantıs ını inceleyecektir. On l arın nası l kaçabilip Avrupalıların Amerika adını verdikleri "Büyük Ülke" ye ulaştıkları anlatılacaktır. 1 Dene'lerin göç an'anesi okunduğu zaman Chung-hsing'den ayrılmadan önce Dene'lerin atalarının aklında belli bir sığın ma yerinin mevcut o lduğu açıklık kazanır. Alaska yarımadasında karaya çıkışları ve soylarından gelenlerin Kuzeybatı Amerika'da bulunmaları M.S. 1227 yılı yazının muayyen bir zamanında Chunghsing'den kaçtıkl arı zaman bunun gerçekten hedefleri olduğunu teyid etmektedir. M.S. 1227'de Alaska ve Amerika adları henüz yoktular ve sonraki Asyalıların "Büyük Ülke''si daha ewelki Çince adıyla kesin bir şekilde teşhis edilememektedir. Çinli tarihçiler Ven-hien-tum-kao ile Tam-chu takriben M.S. 500' de seyyahların Tahan denen bir ülkeye gittiklerini ve takriben M.S. 600'da da diğer bir Çinli tarihçi Liyen !a-han'ın /\leut takımadalarının doğusunda bulunduğunu yazmışlardı.2 Fakat Liyen'ın özellikle de Japonya ile ilgili olarak verdiği uzaklıkların kabul edilemez olmaları yüzU~den Ta-han'ın Alaska yarımadası olduğu düşüncesi bir uyuşmazlık konusu haline gelmış ve Li-yen'in bildirdiği mesafelere istinaden Attu ile Kaınçatka'mn her ikisi de Ta-han_' ın gerçek mevkisi olarak öne sürülmüşlerdir. h • ilginçtir ki McKenzie nehri Dene'lerinin Batı için kullandıkları kelime taan dır. ve bu tabiatıyla Kamçatka, Attu veya Alaska demek olabilir.3 Bu durumda hala A ı as ka ·ıçın · ı nce bır addan yoksun vaziyette kalmaktay ı z. Peki öy1 o~~se Dene'lerin ataları Alaska'nın düşman l arı Moğol lardan sığınacak bir yer da ~ğ~nu nereden biliyorlardı? Li-yen bu bilgiyi nereden ed i nmişti? Nasıl olup u adar hatalı mesafeleri kaydetmişti ? yapılan alanları

ç·

·

·

-------~~~~~~~~ Bancrnrı H H

.

·

l.cbnd. (: G • The Hi~ıory of Alaska 1730-1865 (Ala~ka T:ınhi 1730- J 865). ,,27 Bclles Leıır .. F~-sang ..., s 126- 132 (Memoires de l,i11raıures er de L'Acnde mic Royale des Peıııoı. E.• e~. ~·~ı 28, 1761'dcclcGuignes'dcn). Ouınze An~ Sous Le Ccrcle Polairc, .~ . 1 38.

Jnscnpıi on~ cı


263 G.s-rt:WART

1\1.S. 1233'DE Cilt' G-HSİNG' l>E~ BÜYÜK (LKF.' •: G~

262

-Çinli denizcilerin bu kıtaya yapt ı kları yolcululuklarda şaş ı rtıcı derece doğru mesafeler bildirdikleri söylenmektedir. Şayet böyleyse Li-yen bilgiler·de Çinli denizci lerden almamıştır. 1lernekadar Çin kayıtlarına göre Çinlilerin ~ 1 kıtaya seyahatleri sıradan olaylardansa da Li-yen ne Japonya'ya ne de Ta-ha .u gitmemiştir. Yine Li-ycn·in mesafeler hakkındaki bilgileri nereden elde etfığ~ınıa sormak gerekir. Her üç tarihçi ~e Han hanedanının yıkılmasının takip eden aşırı dereced rahatsız yüzyıllarda. ipek Yolu ticaretinin inkitaya uğradığı ve Juan-Juan il: Ephtalite çatışmasının sancılarıyla dolu olduğu gibi aynı zamanda ateşli bir Budist misyonerlik faaliyeti olan bir dönemde yaşamışlardı. M.S. 300-600' de deniz yolculuğunun ve keşiflerin şumulü hakkmda çeşitli Çin başkentlerine ulaşan haberler bin yıldan fazla bir süre sonra M.S. 1492' de Columbus'un Ame rika\ı "keşfini" müteakip Avrupa'da ol uşan heyecan ve faaliyetin aynısını yaratm~ş olmalıdır. Çin üstünlüğünün bu çok ihtiyaç. duyulan teyidi yüzünden Li-ycn bu keşif seyahatlerinde katedi len bi.lyi.ik mesafeler ve potansiyel do l ayısıyla ipin ucunu mu kaçırmıştı ? O, mübalağaya yatkın bir " Han adamı" mıydı ? Mesafeler hakkındaki bu bilgiyi Ta-han 'a ve Japonya'ya gitmiş olan Çinli denizcilerden a l mamış o ldu ğu aşikardır. Ta-han'ın

mevkisi hakkındaki bu mün akaşalarda ad ın manasını ve bunun gözönüne almaya değer. Büyük Han demek olan Ta-han, adını M.Ö. 206-M.S. 220'deki büyük Han hanedanından alm ı şt ı r. Büyük toprak kazançlarına, İ pek Yolu'nun açılmasına ve Çin ' in gücü ile prestijinin büyük bir şekilde artı şına şahit olan bu hanedana Çinlilerin verdiği değer o kadar büyüktü ki yıkılışından yüzyıllar sonra bile Çinliler kendilerinden " Han adamları" diye bahsediyorlardı. Çi nliler statü ve protokola her zaman büyük önem vermişlerdir Tarihçi Li-yen'in mesafelerde yaptığı hatalara bakarak Çinlilerin nisbeten önemsiz Attu adasına veya çoktan beri bilinen Kamçatka yarımadasına prestij ad olan Ta-han-Büyük Han' ı venniş oldukları sonucuna varmak mantıklı mıdır? Ço~ sonraları Çukçi ' ler kendileri oraya hiç. gitmemiş olmakla beraber Ruslara A.laska'dan Büyük Ülke diye bahsetmişlerdi. Alan olarak büyüklüğünü ve potansıye· lini ticaret vasıtasıyla mı duymuşlardı? Bu adlan daha faz la incelemeye ge_ı:e~ vardır. İhtimalleri tasrif etmeye yardım edebilecek ilgili kayıtların gUnümuıc ulaşmış o lmalarını ümit edel im. 'b 0 Li-yen' in raporunun otantikliğini sorgulayabilmemize rağmeı~ ~akrı e M.S. 500'deki Ven-hien-tum-Kao ve Tam-chu'nunkileri reddetmemiz ıçın se~~ yoktur. Chung-hsing'i Kuzeydoğu Asya'ya giden tacir ve seyyahların hare ~ noktası ve Liao-tung limanlarını yelken açtıkları yerler o larak tanımlan~aıarıen kabul etmek için her tllrli.i neden vardır. On lar, Ta-han' ı ziyaret etmek ıst~Yde seyyahların Ordos büklümünün sol kolunda Ordos Tatarlarının istikametı~aı­ bulunan ve Tchung-cheou-kiang-hsing denen bir şehirden yola çıktı.kl~rın; )dı J mışlardı. Oradan Liao-tung'da denize açıldıkları bir limana gıdıyor ar altında yatanları

1

Lel:ınd. Belle\

CG.

Fu-~:ıng

Lenn:,.cıh

211.

. ' 126- 132

(Memoıne" de Liur.ııun:' eı

1761'dedcGuıgne\'den)

de L' Ac:ıdcınıc

ııcıO' "

Roy:ıle de' ın..cnJI

h ·ng müstakbel 1lsi-Hsia ,

krallığının başkenti o lacak o lan

'fcbuDg · 'dir.

O ' O G0 b'1 çölü ile Koko-nor yay lasın ın arasında rta Asya ya, ı ş Liang-ch~u, , Hindistan'a giden kervan yolunun nihayetinde yer alıyordu. · 'a. Tıbet eve · · · · 11 d MojOhstall · · ı Soğdlar Ch'iang'lar, Tıbetlıler, Hıntlıler ve Avnıpa ı ar an "rkler ıranı er, , . . . , Kh T Çinliler• . u · l't bir halkı barındırıyordu. Herşeye rağmen Hsı-Hsıa nın a1 anoıeşekkıl ~ozmohpo H ·ıar dönemine kadar dayanan bir Çin şehri idi. Oradan bir 1 Lıang-c ou an bl'~ı ~an Chung-hsing'e sadece kısa bir mesafe vardı. . . nef1ır ıırnanı olan A a ·ya veya ilgilendikleri daha uzak yerlere gıtmek ısteyen ~uzeyd~ğu . syonerlerin ve seyyahların Chung-hsing"de sadece hem insan . n Budıst mısy d tacır1erı ' k güverteli nehir gemi lerine binip, takrıben 11 O derece ogu . . . d A hem at ıaşıyan ço d k'1 limanda gem ıden ınıp kara yoluyla Kuzey oğu sya ve • lamı vakının a ' lk ki boy · ·rık·· ginJiöinde yeri her nerede ı se Ta-han a ye en açtı ' arı L'ıaoKuzey Pası ı ın en . o . un limanına gitmelerı gerekıyordu. . . .. .. .. _.. t g 'I · kaçak atalarının nıye denıze dokuldugu yere kadar Sarı lr. . .. . . . Dene erın • k' d' oradan gemiye binmedıklerı soı ulabılır. Bunun bırçok sebeb ı mak ı ta ı p e ıp . k · 'f: "klünıü batı ve kuzey kısımlarında her mı ide altı parma ırtı a . vard ı r. Ord os b u k betmekte ve her türden seyrisefain için uygun bulun~a~tadır. Ordos un da~ tarafında ise nehir alçak tepelerle çevrili bir bölge ıçınde akmakta ve o~a~ama olarak her mi lde dört kadem irtifa kaybe.tı:ıektedir. Nel~i.r ~unıda ~ok çalkantıl ıdır ve ancak kömür taşıyan bi.iyü~ sallar ıçın kullanıla~ılı~. Ordos ~n doğu kolunda akıntının sürati büy ük ~ ıkta~la~~~ toprak. g~tırmış ve Dogu Çin ' in bereketli kara topraklı düzlüklerıne gırdıgı zaman ıstıkrarsı~ olmuştu: 1048'den önce nehir Sarı Deniz'e akıyordu ; 1048- 1194 arasında ıse Po-haı (Chili) körfezine dökülüyordu ; 1194'de yatağını tekrar değiştirmiş ve yine doğuya Sarı Deni7 'e akmıştı. Dönemin haritaları ne 1194'den önce Chili körfezinde ne de bu tarihten sonra Sarı Oeniz' de liman olduğun u göstermemektedir. Marco Polo' nun zamanında deniz gemileri nehire Sarı Deniz'den giriyor ve Hwai-ngan-fu 'da karşıya taşıma yapan sala ulaşmak için irtifa kazanıyorlar­ dı . Nehri kontrol altına almak için Ordos'un doğu kolu ile Kai-fong-fu arasın­ da muazz.am paralel ve çapraz seciler inşa edilmişti. Bunlar 70 kadem yüksekliğinde ve tepede yaklaş ık 35-40 kadem enindeydiler. Ged ikler su basmasına sebep olabiliyordu, ve bu yüzden Çinli ler nehre "Ç in ' in Başbelası" diyorlardı. B~ sebeplerden dolayı birçok yüzyıl boyunca Kuzey Çin'in başlıca limanl arı Lıao-tung yarımadasındaydılar. Oraya giden yol herkesce iyi bilin iyordu. Kuzey Çin'deki Cürcen' lerin Liao-tung limanlarını kullanmaktan başka yapabilecekleri birşey yoktu.(\ Aşikardır ki bu hususlar Kuzeydoğu Asya'ya gidecek tacirlerin hareket noktası olan Chung-hsing'de gayet iyi biliniyorlardı. M.S. 1227 yılının Ağusto-

Chung-hsıng

A

' V;:::· ~_.H .. The Book of Ser Mnrco Polu. cilı il. ~.2J. dipnoı 1: Wiufogcl & Fcng. Hisıory... Liao. s. I61 · 165. •y

1

.

-cheou-kıang- sı

·

ıpnoı ı.

~~........ ~~,3.· Thc Book of

Polo.

cılı ıı. ,.2J. dipnoı.

143.

dipnoı: M:ınin.

H.D.. The Ri<e of Chingi'

·


\l.S. l 2JJ"OC ( ırt""·· ll Sİ'>(,"D I '

264

nh f

h'.

r 1 1\ I· \ 1. C,(l(

sunda 1lsi-1 l ~ia başkentindeki kaçaklar Ordos"uıı doğu J...olunun \c 1• ·d ·ı · l ı 1 • •~ • cc nva ~ıtı gı ~ıı gcıııı crın ııı unnıasının l\.Csınlıgı olmayan Sa rı Deııi:r"iıı aşağı kı ıchlıkelcrini göze alamıulardı. sıııuıı 0 \evrenin teşkil ettiği engeller bir yana bırakılsa hile kaçak f lsi-11 · sunun Cürcen Kuze~ ~·in· iniı~ g~in~) yörelerinden geçip kaçmak ıeşebb~::tllu har dernek olurdu. Kaı-fong-tu ısrısna olmak üLere Sarı Jrınak·ııı kt , 111 1ı ıı ~. ec • l/C\JJlU~k .... c·· but un urccn topra" arı ıvl '>. 1211 den sonra ) ağına 'c tahrip edılmı · ı · M - 11 ı 1 d şt dc"ı ogo ıarc"alı ııç urınaınıştı. Durumlarını i.iııııtsiz gören hırçokı CBolu .. ,..c kuıııanclanı düşmanı tarafına geçrnişlerdı. Ciircen 'c Hsi-Hsıa ku\\ etle . url~ l . . .r k rı .ır,ısıııdJ • b. 1ııç ır zaman 1ır ıltııa · olmamıştı 1227 Ağustosunda Cengiı Hanı · ın ı. .. O d . ( 1• . .l d . ... "'ırargahı gune) r os ta ıen-.ıung cay ı. Gencralı Subuta) ·ııı cmrindekı Mo ·· 1 ; . w . . .. b . • . gcı l\ll\. :cı 1e:ı ~ı ır ın.ıg.ı O) unda bır har~kat yapıyorlardı. Ceııgıı ! lan harekatı Chcıı.ıung dan ıdare cdı) ordu. Sa) ıları ııısbeten az olan lı içbir kaçak ıuuhu 0 b 11.,. . 1 giivenlif... içinde gcı;meyi ümit edemezdi . ... t ~el ~rı 11-;i-l' lsia • ordusunun bu . artıkları doğrudan douruya 1 iao-Lung lirıı·ıııl· b ~ ' clrlll;ı veya Kore dckı Orta Asya lı ııcarct merkezlerine de gidcmcılcrdi . l ler ikisı de M.S. 1_216' da ~~ğollarııı eline geçmişli . Fakat M.S. 1223. de giiçlli bır K ı tnıı g rubu ı syan ctın~ ştı ve Kuzey Mançurya·yı hala elinde tutuyordu. Chung-hsinıı'li adam l arın tek bır şans ı vardı-yukarı Sungari nehri boyundaki as i Kitaıılar ı n ~. 1 • rargahına ulaşmaya çalışmak.

Ccngiı 1laıı"ın

fotihleri esnas ınd a Baykal gölü yöresinden knçaf... ı ür~lcr Sibir)a nehirlerinin aşağı kısımlarına kaçmışlardı. \e bazılarının \munc Ussuri bölgesinde sığınma buldukları söyleniyordu. Si-fan'lar ve Çin-Tıbct hu dudunun karma kabileleri Su-chuan · a , e güneye kaçmışlardı. r akaı Dcııı; ka~ı leleri Kara Kitan imparatorluğunun ve Hsi-1 lsia kralfıuınııı Uyourlaşmış Orı.ı o Asyalılarının so:undan gelmektedirler. Liderleri Alta)lı a)man l )gurlardı Bin) ıldan daha u.1un bir süredir Orta Asyalı tacirler Kuzeydoğu \s)a·ııııı kürk ııcarcıi ile iştıgal edi, orlardı. \ 'e eoercktioinde gcmı \C l!cnııc:ı .:::> kiralı)abilecckleri Kuzc) Çin.in Liao-tung limanlarına ulaşmaf... için Chung· hsıng ) olunu kullanıyorlardı. <)u samuru kürf...ü ticaretine kalı lımlarını l\ola~ l.ı? tırınak için Arap \C Orta Asyalı (Soğd) tacirler Kore.de ticaret mcrf...eılcri tc,is etmişlerdi. l lsi-1 lsıa ordusunun f...açak kalıntılarının asi Kitan'lara )önc:lnıc,ıııe bu bilgi ve Kitan'larla olan münasebetleri yol açmıştı. U) gurların Ki tarı· !arla işbirliğin in uzun bir tarihi , ardı. M. . ıno· da . k uıcyın . de k"· ı .ımparatorlukları }ıkıldığı ıaman Uygur f...abı·1e 1en. . çühl G o b .•ı nııı ,ı: aş ı p güm:ye 1urfan vahalarına, Kan-su vaha l a rın a, KuL.cy Çi n' e ve On.los 11 1 Mançurya'daf...i Kitaıı·ıarın ) anına kaçmışlardı. Ki tan'lara gidenler Kitaıı irııP· · raıorluf... ailesinin iki klanından biri olmuşlardı. T'ang lrnıı cdanı ile /:ı)ırtıalcflcrl Ki lan' lara ) en il ince Ki lan· ıar l.Jygurlara tekrar çölün ku/eyindcki csk i ) ıırtlaı~ıı~ 14 temin etmeyi teklif etmişlerdi. l lancdanlarının devam ı siiresincc M.S. 960· 1 :. de Kitan'lar l 1ygurlara diğer bi.iti.in kavimlerden daha zi)ade hoş ınuamclc ~l l' · 1 · · K·ıaıı .ırr termış ve on ara Kılan başkentinde öze l bir yer ve statii verınişlcrdı. 1 .. ·ı C urcen ere yenılınce Orta As)a'daki Uygurlar Kara Kııaıı'lara (l°'''ll · ::. 1 · · ı ar) · Orta Asya ·da muanam . Kara-Kıtan · ·ıınparatorlug.unu K nan ıcsıs ~·ı 1ııdı;r f...uıcyc

~

~

~

~

1

G.S'fEWART

265

· l"rdi Arktif... Aınerika'da 600 yıldan daha fazla geçirdikten c . . . .. D'ııe · ı crin çok s ı cak bır şck ılde k;ırşılandıkları s ı gınma yerının 'T ı...ötgcnın. c d . d. . d .. IOflr& 0 1' ~ ·ıın ı\ orlardı. Buna rağmen f...ullan ıkları tasvır e ıcı a onem1 k hatır a"' actını a rtl · ı;dır. sonlarında bu \il/arın Oenc·lcr hakkındaki ya}ııılanmış maJQ88 'ı 1ının • Orono·dan bır . Aıncrı.ka 1ı O rta A sya 'd a"ı ı . . . ~ olan l\tlainc'def...i kaleterını 0 uınuşıi,arct etınışıi . "-.aıak rehberinin \asılası) la Urumqi (Lrumçi) d e ası • · L"ıu-s1ıa Tur fan ,aha arını . r ·sormak iınkanını bulmuştu. O na. M. S. )')18. rlarına -;oru 1a • . . Uygu • . ·n eskı an· anelcrı arasında olduğunu. asılerın :\ılançur) a 'e) a ının kaçışının ı:: • . . a1ay . ı 1· ,etinde oldul-. larıııı. fal-.at avrılıp gıttıkten sonra onlardan hıçK0 re·ve gıtrnc"' n _ • • adıkları 111 anlatmı~lardı. Hem Mançur'a hem de Kore M.<-,. b1r haber a 1a ı11 . . . -. . .d :">.l ·otlar tarafından fcthcdılmı~lcrdı ve Mogol garnı.wnlarının elıııdc 1216 a ()g_ ' cı 1 . 'd .. . . "ra-Koca·ı ı f...açaklar 1218 de 1ung-1sıng en oteye gıtmış bulunuyor1ardl . K " • olamazlardı. . . Liao-tuııg limanları için hareket noktası olan Cht~n~-~1sıng de Kara-~o~a b. kaç ay önce t lsi-Hsia kralı tarafından bi.iyUk bır ıtıbarla kabul edı lmış a1ayı ır . . . . < 1 . k b· ı 1 . . olan Altay Naymaıılarının s0n han ı nın cnırın e g ı rnııştı. 1 utc 1111 ·a. ı. e erının, yani Loucheux·tarın baba tarafından asi Kara-Koca alayının ask~r l erının soyundan geldiklerini ve say ıları çok az olan Nayımın ların onlara y~n ı yur~larında knhldıklarını görmi.işHik. Na) manların M.S. 940'dan sonra yenı gelmış olan Uygurlar tarafından ö1ü ımcnmi ş o lan Ta rıın ' ın eski Yüe-çi saki nleri ile birl ikte tanımlanmaları tabii idi. çünkü U)gurlar 'e dolayıc;ıyla 'Jaymanlar menşe bakı­ mından yarı yarı ya Yi.ie-çi idiler. M.S. 12'.:!Tde Clnıng-hc;ing·dekı 1-.açak ordu şayet asi Kitan·ıara ulaşabılırse onlar tarafından s ıcak bir şekilde 1-.arşılanacağına emindi. İhtiyaç olduğu lakdırdc Ning-1'.ıang'dan f...uıeye Amur'u geçıp Sıbirya·)a gidebilırlerdi. \e)a şansları yaver giderse bir Liao-tung limanına ulaşabilir ve Fox taf...ımadalarının nihayetindeki Bii)ük l lke.)c se)ahat için kıla,uzların temin edilebileceği aşağı Amur boyundaf...i Ci.irccn ticaret dcpoc;una gitmek için adet olduğu üzere gemi kiralı)abilirlerdi . l lem l laida hem Dene an'anelerine göre bu nıyetlcn ­ dikleri hedeflerine ulaşmak için taf...ip ettikleri yoldu. Olayların gelişmesine göre Cengiz ll an·ın ölümü duyulunca aralarında Liao-tung limanındakı garnı­ zonun da bulunduğu Moğol garniLonlarınııı defin töreni ve diğer hususların )'anısıra yeni bir han seçilmesi i ç ın Kenılen·c dönmelerine izin verilmişti. Bu. ~ene an·anesinin tarihi gerçeklerin ışığında yapılmış bir yorumudur. peJ...iiasyon değildir . nı etınış

~tn yard 1

.

1

M.S. 1227' de Şu bat' tan Eylül'e Kadar Moğollano C huog-hsing' i Muhas arası

Fela.kcıle sonuçlanan Jl alachar muharebesinden heme n sonra M .S. 1'227 ta~1ının Ocağında bir Moğol ordusu Chung-hsing önüne geldi \e başkentin f...uşa-

)'

kuvvct 1erıııııı · · konmasını ba-ı .ş ~ttı. Her ne kadar başvurulan kaynaklarda Mogol lres an;;.u belırtılmenıişse de sulama kanallarının haricinde ıııe,Lilenmiş olduf...ları

ın ır. Ürdos bölgesinin haritalarında bir güney/kuzey kolunun şehrin batısın-


~ı .s. 1233'DE C llll~G- llSING'OE'.'J Bf'Yf'K ÜLKtv...

"'on

''- Ci()ç

dan iki tanesinin de doğusundan akıp ileride nehre kavuştukları görülmekte . 1 Ordos'~n Batı ve Kuze~ k?lla:ı boyu~~a m.~vcu~ çağlayan lar, boğazlar, şelal dır. dar geçıtler hakkında bılgı edınmek ıçın gosterılen bütün gayretler başar eler, muşlardı. Fakat Chung-hsing'i çevreleyen ırmak ve kanallar kuşatma ~ı...oı. M.S. 1227 yılının Ocağının ortasından Eylülünün ortasına kadar neredey cunil kuz ay boyunca oyalamaya yeterli olmuşlardı. 8 se do. Moğollar M.S. 1209-1210'da olamadık l arı gibi M.S. 1227'de Ch hsing'i almakta başarılı olamamışlardı. Şimdi büyük fark Ordos'un batı ~ng. boyundaki yörede yaşayan on mi lyon insanın büyük ölçüde imha edilmi olu malarıydı. Şayet raporlar güvenilir iseler sadece yarım milyon boğazlam!doı. arta kalmışlardı. Dene'lerin an·anesi bize "Bütün insanlar öldü" diye anlan maktadır.

9

~

Muhasaranın ilk ayları esnasında Moğolla r Chung-hsing'in yukarısında Ordos'un batı kolu boyundaki bütün şehir l er i ele geçirmişlerdi. Öldürülenlerin sayısı mübalağa edilmiş olsun veya olmasın yarım mi lyonu hariç on ınilvon insanın kat l edilmiş olduğu iddiası Ling-chou'da ve nehir boyundaki diğer. şe. hirlerde katliamın neredeyse topyekun old uğunu ve nehirdeki ölülerin sa}ısı­ nın çok yüksek olduğunu akla getirmektedir. Bunun sonucunda suların k i rliliği ve yaz ilerled ikçe havanın kirlenmesi korkunç derecedeydi. Sonuç olarak Moğo l kuvvetleri aras ı nda ve ku şatm a a l t ın daki şeh irde salgın hasta l ıklar başgösterd i. Salgın hastalıkların çıktığına dair raporlardan başka muhasaranın başlan­ gıçtaki pekçok ayı hakkında tarihi kaynaklarda pek az bi lgi vardır. Uzun sürmesine bak ı lırsa anlaşılan 1209-IO'daki ilk kuşatmada karş ı lanan zorlukları hatırla­ yan Hsi-Hsia' lı lar şehr i n içinde büyük miktarda yiyecek vesair ihtiyaç duyulan şeyleri depolayarak risklerini asgariye indirmeye çalışmışlardı. 1lalachar'dan geriye kaçan ordusunun atlarını şüphesiz ahı r ların ve gereken yemin bulunduğu başkente getirdikleri varsayılabilinir. Şayet olaylar daha fazla direnmek için ümiı yaratacaklarsa veya bu olmadığı takdirde kaçış fırsatı doğacaksa atlara kesinlikle ihtiyaç vardı. Bu varsayımlar M.S. 1225'de Hs i-llsia kralının beklenen M~ğ?I sal dırısına hazırl ı k olarak surları ve sa ir müdafaa tes islerini güçlendirmek ı çın verdiği emirlere istinat ettirilebilinirler. Moğollar Chung-hsing'i almaya mu'~~­ fak olamad ıklarına göre anlaşı lan bu emirler özellikle başkentte çok iyi bir şekı de ifa edilmişlerdi. Yapılabilecek başka bir varsayım da Hsi-Hsia"nın nehir filosunun başkent mevki inde bir yerdeki doklarında hala sağlam bir .vazi~ett~ ~e;ı~ cut olduğudur, çünkü Chung-hsing hala Liao-tung li manları na gıden ipek 'ı 0 . _ tacirlerinin hareket noktasıydı. Moğolların bu ticarete sekte vurmadıkları ve ~e man zaman tacirlerden bi lgi aldıkları anlaşı lmaktadır. Herhalikarda korsanlara nehirden gelecek muhtemel bir saldırıya karşı filoya hala ihtiyaç vardı.

1

Murtın, 11 O.. bakınıı orkadakı harıtalara . . ·ıc s.;,~ Wıılker. C.C.. Jcngh11 Khnn. s.42-Huc ve Gobcı "Trııvels in Tıırtury nnd Tibet" (Tnııırisııın ve l ı~~eıı 5 :ıııııt

haller). höl Om 12'dcn naklen - ''Nıııg-h~ın'nııı (Chung-hsıng) isııhkfinılnrının gücü' ~urları çcvrelcy ve su zambakları ılc dolu bllyük hır baıal.lık alanla takviye cdilmı~lcrdı " •ı Pcıiını. E.. Trndıııon~ lndicnne... Fcet of ıhc Doı:. ı..c_, Uııirıııure' l'opulııın:.' ..

267

-wART G. :t•"

. sehirde hafta lar ve ay lar geçmek bi lmiyordu. Bu zaman rna altın d ak1 ~ olan halk vaktin çoğunu başlarına ge ı ecekierı· muna .. kak ısı 1m ış b . b 1 ana _.sında kap . k eçiriyordu. Naymanlarla orada on yıldan erı u unan p ecfip değerlen;~~;r~esıfm olduğu takdirde anıada öldürülmekten başka birş;y ~=~ kaçaklar ~ . k nak Haziran sonu veya Temmuz başında Chagan la u-e-· lerdı B ı r ay ' 'd' ·ı C · H ' IJekleyerne~ · d kra lı n kendi hayatı n ı kurtarmak üını ı ı e eng ı z. ~n a .n1ntıi• görUşmelekr ~ e bir aylık bir süre istediğini ileri sürüyor. Bu ıddıaya ~-r 1 toplama uzcr . . 1 1 b' hediye er . . · Şehi r ellerinde olunca Moğo ll ar her ne ıstıyor arsa a a ı1 · · bekleyen kad er 11akk ın d a şnphe ·ı ı e bakı labı. ın ır., esi bize Li-hsien'in kend ·ı sını ret' Oene' lerın an an .. 1 lirle • d·-· · n l atı yor "Genç adamları sayılamayacak k·ad ar ço k. B'ır gun 0 hayal besleme ıg!~dı a . t'1 N~yman dostuna.' Hsi-Hsia ordusunun kalıntılarının • • ·öldürecek, emı ş k o benı bb" tmcsi kararına varı l dıktan sonra gıdış zamanı sorusu çı · mıştı rnaya teşe us e . T b kaç ı· "zaAkerelerini baş latmak için Hazı ran sonu veya emmuz aşın. b' k .. 1 . b' ortaya · Tes ımldmu 'ği zaman şeh irde bu l unmadık l arı nı hıç ır ay ı t soy em ıyor ıze. 1 da Chagan ~: fakat yerini alan Tolun Cherbi gelmeden önce ayrıldıkları Cbaganlgbi~ 1• teBo so~~a M S !227 yı lının Temmuzunun sonu veya Ağustosunun akla ge e ı ır. u · · başı demektir. · ·ı · · · .. Peki. kaçış pla n ı neydi? Ordos'un doğu kolu nehı r gemı erının s~y~ın~ .musait değildi. 15 yıl süren Moğo l seferler~ ile t~hrip ol~uş olan ~e'. v~d '. ~111d.e Cengiz Han ' ın Merkezi Ordos'un güneyındekı kar~r~ahından yonettığı b~yu~ b~r Moğol ordusu harekat yaparken Cürcen Kuzey Çın. ı aşırı derece?e tehl,•.k~lı ~ır yoldu. Bu şartlara meydan okumayı dü~ünd~le~se bıle Sarı l~ak ın C!1. ı-.lı korfezindeki eski ağzından Sarı Deniz'dekı yenı agzına kadar Curcen sahilının herhangi bir noktasında gemilerin bulu~~acağı nın bir gar~n.ti si yo.ktu. B~ı y~l~ın düşü­ nüldüğüne dair, Amur'a ve Büyük Ulke'ye ulaşmak ıçın nehır gemı lerını kullandıklarına dair hiçbir ipucu yoktur. . . Alternatif olarak Liao-tung yarımadasında evvelce Kitan'ların ve Çınlıle­ rin şimdi de Cürcen'lerin açık ve faal vaziyetteki büyük limanına ulaşmak teşeb­ büsünün de tehlikeleri vardı. 1216'daki M oğol fethini müteakiben Kitan hüki.imdarı Liu-ke Mançurya'yı her merkezde bir Moğol temsi lcisi bulunarak elinde tutuyordu. Liao-tung'daki limanlar Moğol garnizon ları nın elindeydiler. Fakat, 1218'~~ K~-Koca'da olduğu ve Ordos'un kuzeyindeki Ongut'larda olduğu gıb'. Kıtan' ların hepsi yeni düzenden memnun değildiler. 1223 'de Moğol generalı M~khali 'nin Kuzey Çin'de öldüğünü duyunca bir Cürcen Kitanı olan ~' u­ ~sıen Wan-nu karargah ındaki Moğol temsilcisini katletmiş ve bağımsızlıgını ıl~n ederek yukarı Sungari nehri boyundaki N ing-ch iang' ı ele geçir.mişti. ~~n­ gız Han, 1218-1224'de Harezm harbi ile ve 1225- 1227'de Hsi-Hsıa harbı ıle rrıeşguldü. Bu dönem esnasında Kuzeydoğu Mançurya asi Kitan'ın kontrolu altındaydı. Chung-hsing'den ayrıldıkları sırada kaçakların olaydan haberdar ~~arrıalarına rağmen Cengiz Han 19 Ağustos 1227'de ölmüştü. Bu, asi ıtan'a dört yıl daha kontrol imkanı sağlad ı. Cürcen Kuzey Çin inden geçen ({uşat

1

.:e

Peciıoc. E. • Tr:ı<t·ıtıon~ lndıcnnc .

sc

• ,_·ı ı l - 112; Mnn~r.ıphıc .. ' 79• ·'


268

\l ."ı. l 23J'OF Clll '(; .ıısiNG 'OE' ııfly(• ı.. f I "' · 'I C,f~

kaçı ş yolunun tehlikeleriyle muJ..ayese edildiğinde asi Kitan 'a gide

sunduğu iml..anlar vardı-en azından asi Kilan'ııı yer ' c şayeı olaylar öyle ge lişirse Ussuri nehri Türk obalarına katılmak şansını bulmak. Şayet y ü Z} ıl boyunca Liao-rung 1imanı için hareket

nezdinde geçiçi bir sıı~ )Olurı boyunca s ığınmıs ola gı~acak 11 şansları .>aver oi;ti\s baça~ noktası olan Chun·,_~ . ır~"k . l"kl . 1 r d . . g ısıng .dc geç ırc ı er ı on y ı zar ııı a Lıao-tung lımanı ve onun Ku zeydo ğ u A bağlantısı ve Fox lakımadalarınııı nihayetinde bulunan Bli\ük Ülke' . sya ıle ) ol hakkında birçok bilgi edinmişlerdi. Bütün bu husus ları~ Clıunıı-ı): gıdcıı . ı:- ısıng ku şatma s ının uzun yorucu ayları esnasında enırıe boyuna görüşülmü" cıl " · . ıı v ması ı•c re k ır. "' Chung-hsing'den Liao-tung'a Yolculuk 1i.irkle.ri ı~ .hükümdar klanından Atsina-K url adını taşımış olabilecek

beş adam la ıl g ılı hususları to pla mı ş o ldukları Dene n ak ilc il eriniıı 'i lle

.. ' rnaııt adı Ko~ek A)al..l~rı ~lan lnsan-Kö pel..ler Arasında Yaşanıa.>a Gitınış \daın an'ancsınde Dene l e rın göçü nün göç an'anelerinde o lması gereken deta\ları bu imal.. mümkünJür. Bunlar, göçün lideri olan Altay a) manlarının son ·hanı Çulak-san-kun bu beş ki ş iden biri o ldu ğ u içiıı oradad ırl ar. Şöy l e cle nnıcktc· eli r: .. Birdenbire Önünü 'e Arkasını Gören Kişi yere ) ıldırım fırlaııı. Adanı·ı kurtardı ve yabanc ı Oi.inya 'ya doğru bir yo l açtı". " Önünü ve Arkasını Gören Kişi, l lsi-Hsia kralıııın Buda statUsünü ifade eden oir addır. Burada o Vişn u·nun y ıldırımlar savuran Siva ile özdeşleşıiril· mesinin enkarııasyonu olarak düşi.inülmcktedir-"0 Brahma·dır. O ~l\a ·dır. O İndra .d ır. O Vişnu'dur.. \ e Buda·ııııı V işııu·nun cnkarnaS)Onu olduğuna ııı.ı· 11 nıldığından o Buda'd ır. Nayman hanı Çulak-sa ıı-kun o lan Adam Dcne'lcrin l..açaJ.. aralarını temsil etmektedir. Hsi-1l s i a·nın Buda kralı J..açaJ..ların çcıf.. uzaklarda kuze) doğuda \ e daha da ötedeki yabancı i.i Jkeye yolculuJ..larımı ba}· lamala rına yard ım etm i şti. U.wıı ) üzyıllar boyunca orasının mevkii ora)a giı­ 1 nıek isıcyenlcrin hareket n oktası olan Chung-hsing'de biliniyordu. ~ Kılavu1 (Oenc' lerin Çu lak-san-kun'a verdikleri bir ad) an'anesınde IJı.'­ ne'ler yolculuğun ilk merhalesi için atalarının na-;ıl gemi edindiklerıni ... üsllı bır tarzda anlatmak tad ırl ar: "Gemic i Ata-cho Kai-yo kano inşa eden ili.. kişiydi. İlkbalıardıı cıı uygıııı 1 ·· ~ agaç "a b ugunu seçtı· ve b ır el eneme )aptı. ünce çam ağacının ka bugııntı :.0'· Ju.a suya attı. üzerinden alladı \C onu nehir aşağı takip etti. Kabuk dibe çöf..lii Son~~ huş ağacının kabuğunu soydu. Onu suya aıtı. üzerinden atladı ve akıntı tıo~ uıı~ lakip etti. O, çok güzel bir şekilde su üsllinde kaldı. Onu J..anusunu yapınah ıı,:ııı cçti Bu kanu onun sihirinin gücü sayesinde yapı l mıştı. /'l.lartın 11 D.. Thc Rısc of Chıngıs ı..tıan .. bakını7 boltım Vll M ııııçur.a nın l·cıhı ~ • Pcıııoı. F. Monogı.ıphıc . P:ıns. l 111i6, <.79·R'i :; Dow~on. John. Clo"ıc:ıl Dıcııonary cıl Hindu t-1\ıhology., 296. ı\loor. E.. Thc Hındu 1 clnııd (. G . Fıı·s,ıg Dcgıııgncs ııı \ 1cmoır l.ırı. s 126 IJ 1 den ·Kıla\ U/ 1 c Na,·ıırnıcur (Ç N }

269 , ıak için büyük bir çam ağacının tepesine tırmandı. kendisini o1 sunu sag an du A'-nı zamanda ağacın dibine müstakbel kanunun kabuQu. 1ıadı ve uyu . J ~ ,.ya be altı tıırakılmı~tı. aaaut885' ~~ . tıir gece daha uyudu, ve birdenbire rüyasında kanunun değişik · o ld u. onra o 1... anu) u suya ın cı·ırd.ı. O• ıkıncı· ·aldı lar \e kanu ·ınşa C(ı ·ıı mış lan yer1erını ' petÇll h ·r ı·ırnfıııdarı su alıyordu. fakat kanu t:tır;nandı \c orada üçüncii bir gece geçi rdi. A?c:1 ün kanuyu J..alafatlanmış \e üstü örtülmüş va?iyctle bu ldu . Bir küErtesı g . . . . b" d" · - · · .. ı~ .. k de hazırlanmı şlardı. Gemıc ı ıçınc ın ı ve ne1ıır aşagı gıttı. k _.. ıle ure gemileri ne ş.e~ ·ılde el de ettı"ki erının · · b u t~svırı · · b.ı ze 600 ıı-rAtalarının , ) ı 1sonra , ·n Chung-hsing şc hrının konumunu ne kadar az hatırladıklarını an lat1 ~~~: fakat J...ullandtkları ıeri~ler ön~ınlidir. Anlaşıld~~ına göre on la_rın ıa.s\:İr · ola çıkmak için Hsi-1l s ıa nehır fil osunun ta mırı ve hazı r edılıııesıdır. etli kieny .. ···· · · ı · ı Bu ış Moğol J...uşatma kuvvetl erıı~ın ogn~n~.emes ı _ı ç ın gı z ı c~ _ve gece_~a~ ı ı~ıştı . Kanu., kanu değildir. Ko mple kupeştes ı , kureklcrı \ c sonra ogre n eceg ım11 uzere yelkenleri olan bi r nehir ~cm'.sidir. . _ Kaçakların asi Kıtan l arın yanına nehırden 'c karadan nasıl gıdebıl­ dıklerıni an lamak için Kilan'ların ve l ls i-l l s i a· ııl arın evvel J..i y ıllarda Sarı ırmak üzerindeki muharebelerde kullanmı ş o ldukları gem il ere bir bakalım . l)enızcillk }apan ve gemi inşa eden bir ka\im olmayan Kitan·ıarın 1048.de muhtemelen Çinli tebalarının inşa etm i ş oldukları 130 adet çok güverteli gem ıleri vardı Sarı Irmak.ta üst güvertelerde askerler. alt g üverredc de atlar bulunuyordu. (~ rtesi yıl, 1049' da Kitan'lar Hsi- lls ia ii7erinc Sa rı l rnıak 'ta yüzlerce li'lik mesafe) i J...apla}an sa\ aş gemileri ve ııakli.>e gemileri ile giı­ ıılcr Hsi-Hsia"lıların bu hususlarda Kitan·ıara çok iistiin olduk l a rı \ıC nehir gemılerinin Kilan 'lannkinclen daha büyük ve ınlikcmme l o ldu ğu söy lc ıınıek ­ tedır Kaçakların nehir \e l..ara yolculukları için hem in'ian hem at taşıyan aemılere ihtiyaçları vardı. lls i-Hsia ' nın Buda 1..ralınııı techi1at 'c hediye şeklınde kendilerine verdiği güce ve an'aneye göre Buda kralın bir daha hiç ıhtiyacının olmayacağı l.3uda' nın asas ıy la semboli1.c edilen bıçaklara, kılıçla­ ra, oklara ihtiyaçları vardı. h Göç .~·anc'i atlardan bahsetmemekteclır. Denc'lerin lehçelerinde at kel=~•.1 ~Oyuk köpek demektir ki bu beyaz adamlar McKeıızie vadisine atları 1 Pet ~ :t.aı~an yaratılmış olabilir. Fakat başka bir an 'aııccle Dene· lcr peder 8 Vtf ~~. den.~z .~•esinde. fakat çok çoJ.. uzal..ta Batı 'daki ı.:sJ.. i :> tırllarınclaki geedılrni •r:n bu~·~ık ha.>•anlar ve muazzam sürüngenleri anlatmışlardı. ama iğdiş bş ~ve ıçın bir kelimeleri ve fıl için Tibetçe bir kelimeleri olmasına rağ­ oldukı~ ~yvan lıı r için adları yoktu. Hsi-1l s ia' lıların Churıg-hsing'dc sahip anın~ turden gemilerle kaçakların kara volculuğu için atları nakletmek ihti arşılamada bir problemleri yoktu. (ı.

11

p

•'0

P;ınıheorı.' --

E. °Tr.ıdııı\ln, lrıd it

ıı

~

s -1 clıpn •

ıcnnc

, Le N,ı, ıı:aıcur

w " • llllnı:cl &. l'Cng. , 161 . 166. 1

dıpnoı. Pcıı1111. E . \lunogıaph

. Bl)ıııııcr tere .


270

M.S. 1233'0E CHUNG-HSING 'Df.N BÜYÜK ÜLKEYE Göç

o.sTf:WART

• "Kanu''nun inşasının tasviri Dene' lerin atalarının Buda ' nın Vişnu. uı Akillik Ağacı ve Narayana enkarnasyonunda rüyadayken yapmak, yaratrn ~ gücüne sahip olan Evrensel Zeka olduğu inanışından izler göstermekted~ Ondokuzuncu yüzyıl Avrupalıları Dene' lerin şamanlarının uyuyup rüya gö/r~ rck problemlerine cevap almak gücüne inandıklarına bildirmişlerdi. Bugüe Budizm'den İslamiyet'e geçişlerinden yüzyıllar sonra bazı Osmanlı Türkle; hata rüyanın gücüne dair olan Budist inanışını muhafaza etıncktedirler. 17 ·Yen~ 1 dinler kendilerinden önceki dinlerin inanışlarını tamamen si leıneınektedirler. "Kamı ", uyuyup rüya görmek gücü ile, Vişnu ' nun rüya halindeki gücii ile inşa edilmişti. An ' anen in bu bölümünün bize anlattı ğı Hsi-1 ls ia ordusunun kalıntı­ larının Chung-hsing'den ~.açmaları için gereken gemilerin Orta Asya geç dönem Budizminde Hindu Uçlüsü'nün üçüncü tanrı s ı Yi ş nu ' nun enkarnasyonu olduğuna inanılan Hsi-Hsia' nun Buda kralı Li-hsien ' in gücü ile temin edilrniş olduklarıd ır.' 8 Hsi-Hsia'ya artık bir yararı olmayan bu gemilerin verilmesinden sonra Dene ' lerin kaçak ataları akıntıyla Sarı Lrmak ' ın aşağı s ına doğru gitmiş­ lerdi. "Sihirin Gücü" Uygur as lından olan Nayman Türklerinin kullanmış oldukları bir ifadeydi, fakat menşei çok daha eski olabilir. Eski Turfan Uygur krallığı topraklarındaki Urumçi 'de bugün bi le Uygurlar tarafından kullanılmaktadır.''> Nehir gemi leri mümkün o ldu ğunca gizli bir şekilde ve anlaşılan gece esnasında bir araya toplandığı zaman Hsi-Hsia kralı Li-hsien Nayman dostuna veda etti: " İyi Artık, Torunum, git şimdi ' dedi Önünü ve Arkas ını Gören Kiş i. Şayet göğün kızıllaştığını görürsen bu benim kanım dökülmüş demektir. Al işte asam. Uyumadan önce onu yatağının başucuna dik, ve zorluklarla karşılaştığın zaman bana seslen ." Çift Yüzlü Adam ona dedi ki ' Şayet Beyaz Kartal seni çok uzaklara taşırsa bana, Ağaç Güdüğüne Ayağa Kalk! diye seslen! ' Adam ona söz verdi. Yurtsuz Adam yola çıktı. Fakat çok üzgündü. Birşeyler ters gittiği zam~~· kötü hayvanlar ona eziyet ettiği zaman bir ağaca çıkıyor ve Büyi.ikbabasına. nünü ve Arkasını Gören Kişiye, Sesini Duyan Kişi 'yc sesleniyordu. Uyudu~~ zaman Dev'in asasını başucuna dikiyordu. Sonra rüyalarında sanki o ölmüş gıbı kendisi için ağlayan Annesinin yurdunu gördü . Kadın onun oralara bir daha dönmeyeceğini biliyordu. 1 Birdenbire gök kızıllaştı. Yurtsuz Adam Büyükbabasının sözlerini hatıra; dı. Hıçkırmaya başladı ve ' Ah, Bi.iyükbabam! Eyvah! Eyvah!' diye bağırara orman ların içinde koştu."20

?-

• 0111

hıllıi

l>U

1986 'da Ankara' da Türk medyasıyla bır mülakat esnasında muhabirler baıı Osmanlı Htrklcrı rüyanın gocu nc ınanışa sahip oldul.l nrını söylcm iş lcrdı Burada kasıolunan herhalde bır mc~clenın çoznmono bulmak için ··isııbnrc)c }atmak''dır (Ç N) \IO<'r ,.: '" Vışn u'nun Maha)ana Budizmındel.ı po11syonu ıçın bakınız Danıclou . Sıutlı:) ' ler. D<>'"on. · C:ımpbell I' ılı> , 1J 1" Pellıoı . P.. Un Tnbu Meconnue de~ Naıııı:ın . T.P . cılı 3713!!. s.42. Shor Z 13 . Afıcr You \l:ırco ' · 20 Pcıiıoı. E.. Tr:ıclııı on' lndienne .... s.80 vtl . 17

271

. da ederken Li-hsien kendisine "Ağaç Güdüğü " diye atıfta bu-

[)0Stu~8. ~.. ük Akillik Ağacı·nın gücü çok büyük ölçüde azalmıştı. Kral

.......~. y~nı ka~~ı koymak gücünü kaybettiği~i~ a~~ bir şekild~ ~ar~~nd~ydı . cengız Hana nunda kendisini öldüreceklerını bılıyordu. Onuçuncu yuzyıl l)OŞl11anlarının ~~ 3 ruhun kanda olduğuna inanılıyordu. Kanı dökülerek ölmel. RıeŞlarında Asy: ,okedi lmesi, dolayısıyla ölümden sonrası için, reenkarnasyon y0c:ud.un ve. ru u:~ası dcmekti.2 1 · Gücünü kaybının pek yakında topyekun ola1 ıçın bar om~~.0 .~ Buda kralı dostuna Buda'nın ihtiyaçları karşılamak gücünü "''"' bildıgı ıçın . . C8e ize eden asasını vermıştı. .. .. .. seanbol y rtsuz Adam, Torun Nayman hanının adlarıdır; Onunu ve ArkaAdamKi ~ Sesini Duyan Kişi , Büyükbaba, bunların hepsi Hsi-Hsia' nın sanı ~~nın !ciıarıdırlar. Torun ve Büyü.~~.ab? s~t·ü · g~steren ?rta Asya adları­ Buda ·-H · kralı Büyükbaba, yüksek statulu bır kışı ıdı ; artık bır yurdu olmayan dır-Hsı hsıa Torun , henliz Mog-ollara teslim olmamış olan Kral'dan daha aşağı Nayman anı, . ,, statüde olan bir kişi id ı.-- . . _ . . Kaçakları niyet ettıklerı yerden daha u~ga t~şı~~bılecek olan Bey~ Ka~­ tal zomrüd-ü Anka, Buda'nın Orta Asya'dakı temsı l cıs ı ve dolayısıy la .H s ı-Hsıa kralıdır.

2

'

Bir daha Chung-hsing'e hiç dönmeyeceğini, fakat şayet kendisi ve adam lan teşebbüs ettikleri kaçı şta muvaffak olurlarsa hayatının geri kalan kısmını çok m.ak. yabancı bir diyarda geçireceğini bildiği için Nayman hanı çok üzgündü . Bize "Annesinin" onun bir daha hiçbir zaman ovalara, yani Chung-hsing civarın ­ daki alüvyonlu ovaya dönmeyeceğini bildiği için sanki o ölmüş gibi ağladı ğı anlatılıyor. · Yetişkin oğu ll arının M.S. 1225'de Chung-hsing' de kendisine katılma y ı başardıkları Nayman hanı bu tarihte orta yaş lı bir adamdı. Doğu Orta Asya'nan adetlerine göre Hsi-Hs ia kralı dostuna şüphes i z bir ev dolusu kadın temin etmişti. H s i-H s ia 'lıların Toba atalarının kendilerine uyarladık l arı Çin a!I~ sistemine göre baş kadın, yani birinci eŞ ev halkının Annes i idi ve ke nd~s.an.e böyle hitap edilirdi. 24 "Annesi" sadece o bir daha hiç geri dönmcyece1~ ıçın değil anlaşılan aynı zamanda kendisi de ya öldürüleceği veya kendisinı sonunda bir Moğol ev halkının veya umumhanes inin içinde bulacağı için de •Alıyordu. çakl Bu an'ane~in son bö lümü buraya ait değildir, zorluklardan bahseder. Katt.A·arı Chung-hsıng'den daha yeni ayrılıyorlardı ve heni.iz ormanlık topraklarda -ısı de neh 'ır us .. r··un de k'ı gemilerdeydiler. Daha yolculuğun başından itibaren kaçaklar nehrin ölüm ve yok etme ruhi•tının hak'ımıyetınde · · olduğunu farketmişlerdi : • M.nın, H D 11ıe .

~ bu Rıse of Chıngl\ Khan .... s. I 05. . ~. sadcu sebepten dolıı)ı Tun. topluluklannda asiller ya) l..ırışı) lc vcy;ı ıpek ıbrışı mlc bo~ul:ırnk ıdaın ~ F W Ti ıidı suçlularla halktan 1.ışıh:rın boynu vurulmuştur ((,' N) L Tiıeı~ı:ın lnflucnce' . cılı 37. s.223. Sıcin, M.A. ln ncrmo'ı A'ıa, ~. 1 088 M 'cıı Dhoır:ıni" Culı ın Buddhısm. s. 155-195. ' ·~ Civılııaııon, ,.:ı50-373: Parkcr, E.H.. Onc Thou~nnd Ycars of ıhc T:ıtnr.. , s 1()..1.


272

1\1.S. 12JJ'l)F CHt lNG·llSING·o ı ·"I

BfıYf'K f'ı.hcl\

r· (,()( .

·'Söylcdi"lerinc göre başlangıçta su samuru ile fare birlikte vaşıv · · on 1ar111 yanına vard ı, ve ·ınsan ı arı ) ·ıyeıı su samuru ona yediğinden · · or\1ardı · Gemıcı Su samuru ona kırmı/ı toza hcnzeyen döği.ilmüş et verdi. Bu kunıtulınu · .erdı . ·ı mış . ınsan . . d' ş \e fı re 1er taraf ın dan toz 1ıa·ı·ıne getırı etıy ı. Şe) tan olan susaınuru '· . .. b' . d b 1 d . orada yaşıyord u ve Ad am a guya ır tavsıye c u un u. 'Neh ır aşağı giderken .· 1 d dk' ncııııı . · sku) tdınu 1ıkıç .ıç~c, dsa eKcc ora a ' 1b7ağlayanı.n .suyunu iç! 'Fa"at susamuru adaını ~an ırma ' ıstıyor u. anusuna ınen gcmıcı susaımıru sahilde koşun., dtınırkcıı _ . , çaglnyanı arıyordu. O, şeytan su saınu runa ses lenclı. Akıntı burada mı?' ' l I 1 daha ileride.· "'Buradaı..i bu küçüı.. ırmak mı?' "l la) ır, nehrin çok daha aşa· a) r· ·~ gısınc1·ı olduğunu söylüyorum sana."· ' Deııe'lcr .'.a~e~.i .kö~~i .~alilıin ve ölümün sembolü o_lanı" görlip fırsaı bulduklarında ~ıer .t~ ru!ıu öl_d~ruyorlardı. Fakat s usaımıruııu nıyc şeytanla. ölümle ve yoı.. etmek ıle ılışkılendırıyorlardı? Yukarıda batı için. Çin ı..a) ıtlarında buluna ''.e bu?ün mevkini kimsenin "esinlik!~ belirleyemediği yer ıçin kullanclı"ları ı..:'. lııncnın_ ta-han o lduğunu görmüştük. lnkf\vi n. giiııeybatı içiıı kullandıkları kelı­ meydi. ln-hia. yani Ordos Arı..tik ) urtlarının güne) batısındaydı. Küfiir içın şahıs adlarını kullanıyorlardı. Bu alışkanlıı.. Kuıey Budiıminin tanrılarının dualizminden kaynaklanmış olabilir. Aşağılayıcı adların birçoğu Cengi/ Han demektir. Biiyük Sivrisinek ve Büyük Kirpi Cengiz Han ' ın adlarıdırlcır.~ <;iHi-,ı­ neı.. hastalık vasıtasıyla ölüm getiriyordu. Cengiz Han sıtmanın sebep olduğu ölü mleri forsa h fersah geçmişti. O, Büyüh. Sivrisinek idi. M oğo llar çok mikıardıı Tunguz kanı taşıyorlardı. Çinliler onlara Domu/. Kavmi diyordu. Yeni çe' rck· rinde domuz familyasından olan yegane hayvan kirpi)di. l 'engiz l lan Bii)ük Domuz-Büylik Kirpi idi. Ta-tsan iinvanından başka Cengiz l lan 'ın Karga diye eski bir ünvanı da ha vardı: ta-tsan Dene dilinde karga demd.lir: ayrıca dışı..ı da deınch.tir ı..i bıı atalarının onun barbarlığı için duydukları nefreti ifade eder. Sarı hıre tanrıları (as lın da Ganesa'nın fare vas ı tası) için Tibetçe fil kelimesini kul l a nı yorla rdı Anlaşıldığına göre Dene'ler firavun faresini susamuru ile \e her iı..isini de tanrı Siva ile ili şkilend iriyorlardı. Mareo Polo'nun çağında Moğolistan Düzlüğünün gerbilleri Firavun faresi olarak biliniyorlardı: bu büyüklük ve şeı..i l açısından Dene' lerin ölüm ve yoı.. etmenin ruhu olarak telakki cttiklerı susanı uruna şa~ı­ lacah. derecede benze)en monguı·un adıdır. Susamuru için Dene h.climc..,ı ttsiw 'di r ki bu korkunç göri~nümünde Budistlerin ölüm , c yol-. etme ııınrı~ı obn Siva 'ya şaşı laca!-. bir benzerlik arzctmektcdir. Toharca 'da v -.;c1..i yok tuı · sadece w sesi vardır, ve ttsi\\ ·de Toharea'nın ç ifte t sesi me,·cuııur ölLinı '_~· yok etme ruhları olarak firav un faresi il e susam urunuıı tanrı Siva ile ycık ııılıg~ vardır. An'anenin belirttiğine göre fare ile susamuru birlikte yaşı)orlardı. yanı ikisi de ölüm 'e yok etme ruhuna sahiptiler ve 1-.açah.ları yoı.. etmek isııyorlar dı.

Ölümü ve yoketmeyi temsi l eden su saınunı insa n eti yiyordu. Sarı lı· mak · ın kirlenmiş sularını içmenin telılih.esi. bir çağlayanın su) unu içıııcııin dalı·• :ı.<- Pcııını. E.. Tr:ıtlıııon' lndicnno.:

Le N;ı' İj?aı.:uı. ,30 ,ıl

• d bilen Dene' leriıı ataları tarafından biliniyordu. Su<>arnuruııun oldugunu a . ınava gönderip kandırmak arı.usu ileride daha kölil şartların . · tayan ar.ı . < ~>ı.-ı•ıyı çag ' ,. · ı b' .. d .... oldUğu dc111cktır. ._ ... luna de' am etti. fakat "ısa ır sure sonra su a çuruyen ceseı0 ..r..emı ı.;ı ' b ki .. ·· ı.. .. ti B un 1ar ·u ·c~ ler de bu l du-kafatasları, az ı art ı · ar. yuzen o u 'ucu ar. JardeP t>aşka ş ·, · ehrin içinde adalara benziyorlardı. Ve ~eytaıı-susaımını ıı-.ler ç