Issuu on Google+

5 8

Son 60 yıldır dünyada et üretimi 5 katına çıkmıştır. Bu çok fazla et tükettiğimizi gösterir. Ancak aşırı et yemek ne sağlığımız ne de gezegenimiz için iyi bir şeydir. 1 kilogram et için 20 kilogram tahıl gereklidir. Bu miktarda tahıl ekebilmek için ağaçları kesip tarla yapıyoruz. Böylece dünyanın iklimini de bozmuş oluyoruz. Bu paragrafın ana düşüncesi aşağıdaki resimlerden hangisidir? A)

6 8

B)

İnsanlar başarılı olmayı hep önemsediler. Nasıl başarılı olduklarını, nasıl bir yol izlediklerini de başkalarına sözle ya da yazıyla anlattılar. Bunun sonucunda insanlığın bir başarı bilgi bankası oluştu

A) Herkes başarılı olacak diye bir şey yoktur. B) Hepimiz başarı bilgi bankasından yararlanmayı bilmeliyiz. C) Herkes başarılı olmayın ister ama çok az insan bunu gerçekleştirir. Büyüklerimize saygılı olmalıyız. Onların sözünü kesmemeli, düzgün ve görgülü kurallarına uygun konuşmalıyız. Bu söylediklerimin hepsi yaşıtlarımız bizden küçükler için de geçerli değil mi? Bu paragrafın ana düşüncesi aşağıdakilerden hangisidir? A) Herkes herkese saygılı olmalı. B) Büyüklere saygı toplumumuzun bir özelliğidir. C) Başkalarına nasıl davranacağımızı bize büyüklerimiz söyler.

56

Cümle Ana Düşünce

Kahramanını ve de zamanını bir de olayı tahmin et bakalım.

Tamam, anladım. Anlatacağın hikâye bir kutunun içinde geçiyor.

C)

Bu paragraf, ana düşünce cümlesi ile sürdürüleceğine göre noktalı yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?

7 8

Alıştırma

Aşağıdaki metnin hikâye unsurlarını yazınız. Karın lapa lapa yağdığı bir gün annemle dışarı çıktık. Kafamı kaldırıp ağzımı açtım, gözlerimi kapadım. Kar tanelerinin ağzıma düşmesini bekledim. Sonra gözlerimi açtım. Gökyüzü çok büyük bir pamuk denizi gibiydi. Yandaki yokuşta vızır vızır kızakla kayıyorlardı. Bizimkiler kızakla kaymama henüz izin vermiyorlardı. Biraz ileride sokağın kenarında büyücek bir kutu ilişti gözüme. Kutunun arkasında genç bir adam duruyordu. Kutunun üzerindekinin ne olduğunu biraz daha yaklaşınca anladım. Bu onca beyazlığın içinde kar beyazı küçücük bir tavşandı. Soğuktan dertop olmuş minik tavşan bir kartopu gibiydi. “Niyet tavşanı“ diye açıkladı annem. Kutunun önündeki tahtanın üzerinde duran kâğıt parçalarını fark ettim. Meğer her birinde uyaklı sözler yazarmış. Tavşan para veren kişi için o kâğıtlardan birini seçip ağzına alırmış. Bunun ne işe yaradığını pek anlamadım. Zaten niyet kâğıtları da umurumda değildi. Beni ilgilendiren tavşandı. Annemin yüzüne baktım. Ben bu yüz ifadesini çok iyi tanırdım. Ya çok sinirlenince ya da çok üzülünce dudaklarını ısırırdı. Şimdiyse durum felaketti. Çünkü tavşana üzülmüş, niyetçi genç adama da çok sinirlenmişti. Biraz daha yaklaştım. Eldivenimi çıkarıp işaret parmağımla tavşanın başını okşadım. “Niyet çekin!“ dedi genç adam. Beklediğim oldu. Annem açtı ağzını, yumdu gözünü. Hikâye Unsurları

57


Turkce 3 ec part11