Issuu on Google+

RocKoza Dergi RocKKoza.com Roc

sayı : 1

www.

müzik etkinliklerinin arkasındaki isimlerden biri konuğumuz.

RÖPORTAJLAR

Moral Göksu Çağlar

Teoman... Müziğe veda. veda. ALBÜMLER YOLDA ! Linkin Park - Evanescence

Rol

ŞARKILAR YAYINDA ! Green Day - Pentagram Aydilge - Pinhani


Şebokolik Dergi 11.sayısı yayında

dergi.sebokolik.com


sayı

RocKoza Dergi

1

+4 +14 +6 +18 +8 +22 +10

HABERLER

GÖKSU ÇAĞLAR RÖPORTAJI

YENİ ŞARKILAR

YENİ ALBÜMLER

KAPAK KONUSU

MORAL GRUBU RÖPORTAJI

ROL GRUBU RÖPORTAJI

GENEL YAYIN YÖNETMENİ: MERVE C. KARTAL - FATİH SERTAN KARTAL SANAT YÖNETMENİ: FATİH SERTAN KARTAL MUHABİRLER: MERVE C. KARTAL - FATİH SERTAN KARTAL SELNUR GÜNEŞ (KIZILGIN)

Öncelikle tüm takipçilerimize Merhabalar... İlk sayımızla karşınızdayız. 2 ay önce yayına başlayan Rockoza.com isimli sitemizin dergisi Rockoza Dergi sizlerle. Biz kim miyiz? 2007 yılından bu yana Şebokolik Dergi ismiyle çalışmalarını yayınlayan bir ekibiz. 4 senelik bir pişme süreci sonunda, Rock dergisi hazırlama konusunda hazır olduğumuzu düşündük ve çalışmamızı yayınlıyoruz. İlk sayımızda gündem konumuz Teoman ve müziği bırakması. Dergimizin özel konuklarında ise Rock’n Dark ve Foça Rock Tatili gibi organizasyonların perde arkasındaki ismi, sektörün içinden Göksu Çağlar, keşfedilmeye hazır bir grup Rol ve yeni albümleriyle Moral yer almakta. Dergi yolculuğuna başlayabilirsiniz. Son olarak. Öncelikle nefes almamı sağlayan’a, daha sonra aileme ve kuzenlerime , son olarak da hatunuma teşekkürler. 2.sayıda buluşmak üzere. Selametle...

Merve C.Kartal - Fatih Sertan Kartal Rockoza Dergi

BASIN İŞLERİ: FATİH SERTAN KARTAL- ERDEM ASLAN SERCAN KARTAL KATKIDA BULUNANLAR: ETHEM ONUR PARLAR +KAPAK FOTOĞRAFI) ROCKOZA TAKİPÇİLERİ İLETİŞİM : bilgi@rockoza.com http://www.rockoza.com


haberler

Teoman “olaylı” bir şekilde müziği bıraktı. Ünlü Rock müzisyeni Teoman, geçtiğimiz haftalarda resmi sitesi üzerinden müziği bıraktığını açıkladı. Sanatçı; bir veda mektubu ile müziğe en iyi ihtimalle ara verdiğini bildirdi. Daha sonra oldukça yoğun gelen tepkiler üzerine, bir mektup daha yazdı. Sanatçının web sitesi ve sosyal ağları ise geçici olarak yayınına ara verdi. Kapak konumuz olarak yer verdiğimiz bu habere dair ilerleyen sayfalarda ayrıntılar sizleri bekliyor.

Linkin Park, yeni albümüyle ilgili açıklama yaptı. Ünlü Amerikan Rock müzik grubu Linkin Park, yeni albümleri için stüdyoda. Grubun solisti Chester Bennington, geçtiğimiz günlerde Rolling Stone’a konuştu.Albümde kaliteli şarkıların yer aldığını belirten Chester, ayrıca Rick Rubin’ün yine prodüktör olarak albümde yer aldığını söyledi.


Foo Fighters’dan beklenen “Garaj” belgeseli yayında ! Foo fighters aylar önce hazırladığı ilginç çalışmayı internet üzerinden sevenleriyle buluşturdu. Grup hayranlarıyla buluşarak, hayranlarının garajlarında onlara konser vermişti. Bir çok kaydı içeren bu konserler sonunda bir belgesele dönüştü ve yayınlandı. İlgili belgesele video paylaşım sitesi Youtube’dan ulaşabilirsiniz.

Green Day’den Amy Winehouse için özel şarkı ! Green Day Amy Winehouse için yeni bir şarkı hazırladı. Şarkının ismi ise “Amy”. Şarkıyı ilk kez Kaliforniya’da verdikleri konserde seslendiren grup, şarkı üzerinde çalışmaya devam ettiklerini de belirtti. Şarkının konser kayıtlarına video paylaşım sitesi Youtube’dan ulaşabilirsiniz.


r a l ı k r a ş Yeni

“The Adventures of Rain Dance Maggie” yayında. Red Hot Chili Peppers 30 Ağustosta çıkaracakları ‘I’m With You’ albümünden “The Adventures of Rain Dance Maggie” adlı parçayı internette hayranlarıyla paylaştı. Parçayı dinlemek için; http://www.youtube.com/watch?v=H8QoB3sifzw&ob=av2e

Pentagram’dan yeni şarkı. Türk Rock müziğinin efsane gruplarından Pentagram, “Wasteland isimli” yeni parçalarını yayınladı. Şarkıya grubun resmi sitesi olan, www.thepentagram.net’den ulaşabilirsiniz.


Aydilge’nin yeni parçası “Deli İşi” yayında Besteci ve söz yazarlığı kimliği ile ön plana çıkan Aydilge, müzik dünyamıza ezber bozan şarkılar ve klipler hediye etmeyi sürdürüyor. Yönetmenliğini Gökçe Pehlivanoğlu’nun yaptığı yeni şarkısının klip hazırlıklarını da tamamlayan Aydilge, tek düze ve sıradan aşkların kısır döngüsüne kapılmayan, “diyet” aşklarla yetinmeyen akıllı delileri anlatıyor.

Pinhani “Eylül” isimli yeni şarkısını web üzerinden yayınladı. Eylül’ün sözleri Sinan Kaynakçı’ya, müzikleri ise Akın Eldes ve Sinan Kaynakçı’ya ait. Kontrbasta İlkin Deniz, davulda Turgut Alp Bekoğlu yine bize eşlik ettiler. Kayıtları Erim Arkman ve Barış Erduran gerçekleştirdi. Akın Eldes’in 2007’de yayınladığı Eylül isimli kaydından yola çıkan bu şarkıda, Akın Eldes 1980’in , Sinan Kaynakcı 2008’in Eylül ayında yaşadıklarını anlatıyor. şarkıya grubun resmi sitesi olan, www.pinhani.com’dan ulaşabilirsiniz.


r e l m ü b l a Yeni

Yeni Albüm Ekimde. Billboard.com sitesine konuşan Evanescence grubunun vokalisti Amy Lee 3.albümlerinin ekim ayında yayınlanacağını söyledi. Yeni albümleri için çok fazla çalıştıklarını ve heyecanlandıklarını dile getiren grubun albümünü merakla bekliyoruz.


“Nevermind” albümü tekrar bizlerle olacak. 24 Ekim,1991 yılında yayınlanan ve ‘’Smells Like Teen Spirit’’ gibi klasikleşmiş bir Nirvana parçasını da içinde bulunduran Nevermind albümü 20.yaşına bastı ve bu albümün 19-20 Eylül tarihlerinde CD ve DVD olarak yeniden yayınlanacağı açıklandı.

4 başarılı kadından kurulu Kanadalı metal grubu Kittie, yeni albüm haberini verdi. “I’ve Failed You” adlı albüm 30 Ağustos’ta satışa çıkacak. Şarkılar ise şöyle; I’ve Failed You, We Are The Lamb, Whisper of Death, What Have I DoneEmpires Come Undone, Already Dead, Never Come Home, Ugly


u s u n o K k a Kap

Geçtiğimiz günlerde Teoman resmi sitesinden bir mektup ya açıkladı. Üzerine fazla gelinmesinin ardından, bi

sevgili arkadaşlar; müziği bırakıyorum. ya çok çok uzun bir süre. ya da

anlatayım

önce küçük bir açıklama; sanatçı denilen yaratık, dünyayla çözemediği bir soru den kişidir. benim durumumda gitar çalmak, şarkı söylemek vs. oluyor bu saçma rimdeki kahramanlarımla yarıştım, bu dünyaya

hep olduğum kişi kalayım diye de çok uğraştım, çok çalıştım. bir kaç prensibim madım. am

küçücükken bu ülkede rock müziğe dair bir hayal kurdum, nerede ne varsa taki

neyse, işte bu hayal artık beni tatmin etmiyor. kendimi, arkadaşlarımı hayalkırıklığ yonum meğer onu temsil etmiyormuş. sadece sahnede yaşayabildiğim

bu hayal beni tatmin etmeyince, önemli olmadığını bildiğim diğer bazı hayaller bari dedim, daha da çok çalışmaya karar verdim. gizli tuttum kararım

ama bir süredir kendime bakıyorum ve çok yorgunum. o yüzden pes diyorum. b har saldırısına dönüştürmeyeceğim. gerçekte bir önemleri yoktu, hayatın gerçek yo

böylece, boşu boşuna kendimi de, çalışan dostlarımı da yormamaya karar verdi ne

sizlere

bu bir hüzün yazısı değil

-teom


ayınlayarak müziği bıraktığını, en iyi ihtimalle ara verdiğini r ikinci mektup yayınladı. İşte sırayla mektuplar.

a büyük ihtimalle, hiç dönmemek üzere. 3 eylül berlin son konserimdir. nedenini;

ununu başkalarına saçma gelecek bir işi çok önemseyerek halletme yoluna gia iş. ama ben şarkı yazma işini hep çok önemsedim, onu hep kolladım. hayalleinmedim bile. çok sevdiğim şarkılarımı yazdım.

oldu, onları da kollamaya çalıştım. her zaman istediğim kadar iyi bir insan olama çalıştım.

ip ettim, ardına düştüm, her şeyini gözledim, inandım. hayal olduğunu bile bile.

ğı içinde görüyorum. bir özgürlük ve gerçeklik duygusu peşine düşmüştüm, pozism bir hayal bu çünkü. bir çok arkadaşımdaki hayal kırıklığı bende de var.

rimi sembolik olarak şu önümüzdeki 1,5 senede gerçekleştirip müziği bırakayım mı, kimseye de söylemedim. hatta yalan bile söyledim çalışanlarıma.

böylece düzelmesi aslında çok uzun yıllar sürecek problemleri 1,5 senelik bir intikleriyle uğraşmamak için hayal edilmiş şeylerdi. inanması her zaman kolay olmuor.

im. kendimi yorarken, onları da çok yordum, üzdüm. çok teşekkür ederim hepsie.

e de.

l, bir rahatlama yazısıdır.

man


u s u n o K k a Kap Arkadaşlar bir mektup yazdım, hayatım değişti! Gazeteye, internete bakmıyorum ama herkes bana bunlardan bahsediyor. Tam da benim kaçtığım şey. Konuyu sizlere daha arkadaşça anlatmaya karar verdim. Mektupta, edebiyatın şehvetine kapılıp metaforlar kullanmışım, “son bir intihar saldırısı” dedim, kendimi öldürüyorum zannedilmiş. Hem de müzik için! O kadar da değil! Amcam arar, akrabalar- arkadaşlar arar, merak ederler. Hatta “Teoman müziğe geri dön” çağrıları yapılır, filan. Abartmayalım lütfen. Saldırı simgesel bir şeydi ve büyük ihtimalle beni sinirsel ve finansal açıdan mahvedecekti. Değmeyeceğine ve asıl sorunumun orada olmadığına karar verdim. Ortada sanki benim müzik dünyasına, sanat dünyasına bir kırgınlığım varmış gibi algılanmış sanırım. Hayır Ama Türk müzik sektörünün yanlış gidişatına hakikaten de çok kızgınım, öfkeliyim. Tamamen değiştirilmesi gerekiyor. Artık direkt olarak benim sorunum değil ama müzisyenler dikkatli olsunlar, hem müzik algısı, hem de müzik dünyası zor durumda. Konu şu; normal bir hayatı sürekli erteleyince, bir de ün gibi bir illet artık paçanızdan çekiyorsa, hayatınız tekrar ediyorsa, sıkılıyorsunuz. Yaşadığınız hayat patinaj yapıyor, önemli bir değişiklik olmuyor, siz de sadece alışık olduğunuz bir standard için çalışıp duruyorsunuz. Türkiye’nin şartları iyileşmiyor. Siz de artık deliriyor ve bu problemleri saplantı haline getiriyorsunuz. Benim, hatasını tamamen üzerime aldığım bir problemim var. Bunu kendimi bildim bileli yapıyormuşum, şu müzisyenlik-sanatçılık meselesine gereğinden fazla takıntılı olduğumu farkedemedim. Hayatımda bir sürü problemim, gerçekleştiremediğim isteklerim olduğunda bunlardan kaçmak için sanata fazla sığındım. Ayrıca da artık müzikte yeni ürünler verebileceğime inancım da olmadığından, bunca zaman sonra bu biraz ayıp kaçıyor. Daha yeni anlayabildim. Çok uzun zamandır, müzik harici yapmak istediklerimi söylüyorum, hem kendime, hem arkadaşlarıma; şunu yapacağım, bunu yapacağım diye. O kadar uzun zamandır ki, artık ciddiye bile alınmıyorum. Biraz karıştırdım galiba, madde madde yazıyorum. Benim gibi; 9 stüdyo albümü yapmış, çocukluğundan beri kendini hayali bir sanatçı olarak ciddiye almış, çok çalışmış, çilesini çekmiş şarkılarına -yine biraz edebiyat şehvetiyle- kan/ter/gözyaşı akıtmış, aslında, yapacağını yapmış, yeni müzik stilleri bu-


lacağına, yeni şarkılar yazacağına, yeni soluk getireceğine inancı ve isteği olmayan ünden sıkılmış, daha normal ve rahat bir hayatı yaşayan arkadaşlarına özenen müzik sektörünün gidişatına bakıp, mesela bir 10 sene sonra , sadece sponsorlar yardımıyla konserler veren, şarkılarının değerini düşüren “Teoman”ı itici ve açgözlü, kendi şarkılarının değerini düşüren biri olarak bulan…. ….. sadece şöhretli olduğundan, midesinin bulandığı insanlar tarafından adının zikredilmesinden artık çok sıkılan…. ….ve bunun gibi bir çok maddeyi yazabilecek ….. BEN müziği bırakıyorum. “Sadece ara verebilirdin vs.” diyen insanlara cevabım ise şu; bu iş benim hayatımın çok önemli bir bölümü. Para için filan değil, benim ona yüklediğim anlamlardan dolayı, biricik aşkım. Eğer kesin bir karar vermezsem, her an kendimi kandırabilecek kadar aşığım ona hala. Ve bu sevgi - alışkanlık - olası bir ün ihtiyacı, beni ileride çirkinleştirecekse kendi gözümde, ben bunu reddediyorum. Kendimden çok, şarkılarıma saygımdan dolayı. Onları seviyorum ve kolluyorum bu şekilde. Aynı zamanda kendimi de kolluyorum. Açık olacağım; çok kısa bir zaman içerisinde, çok sevdiğim iki insanı kaybettim. Ve bu acıları halledemeyince, her zamanki formülümle müziğe sığındım. Artık zor geliyor. İleride daha da zor gelecek. Onlarla geçiremediğim vakitlere üzülüyorum. Ve bundan sonra sevdiğim insanlarla daha fazla birlikte olmak istiyorum. Şarkılarımı yazdım, oradalar. Dinlenilirlerse, sevilirlerse, yaşarlarsa çok mutlu olacağım. Ama sadece alışkanlık nedeniyle, konserler verebilmek, oyunda kalabilmek adına savaşmayacağım, üstümü başımı kirletmeyeceğim. Ortalık çok çamurlu. Olay bu kadar aslında. Abartmaya gerek yok dememin nedeni bu. Önümde iki tane konserim var. 3 Eylül’de son konserimi veriyorum. Ondan sonra da, kendimi emekli ediyorum. Yapmadığım, içimde kalan şeyleri yapacağım. Gençlere ise müziği şiddetle tavsiye ediyorum yine de. Harika bir histir insanın şarkı yazması, söylemesi, çalması vs. Bir de isteğim olacak; son konserlerimle ilgili fazla drama yaratılmasın lütfen. Artık başka bir hayat peşindeyim. İçim rahat, şarkılarımı yazdım, onları kendi kendime çalacağım sadece. Belki de bir kaç dostuma. Not: Biraz rahat bırakılırsam, çok mutlu olacağım


göksu çağlar Muzik.ekolay , Foça Rock Tatili ve son olarak Rock’n Dark... Müzik portalları ve etkinliklerin perde arkasındaki isim Göksu Çağlar, konuğumuz oldu.

RÖPORTAJ: FATİH SERTAN KARTAL


Öncelikle Rockoza’nın ilk konuklarından biri olduğunuz için teşekkürler Göksu Hanım.Biraz kendinizden bahseder misiniz? Göksu Çağlar : Merhaba, size ‘tık’ getirecek bir popülaritem olmadığı halde beni ilk konuklardan biri seçtiğiniz için asıl ben teşekkür ederim =) İzmirli’yim, 7 yıldır İstanbul’da yaşıyorum. Dramaturji okumayı çok isteyip kazanamayınca grafik tasarım okudum :) (Çünkü Reklam Metin Yazarlığı ve Multimedya eğitimi alacaktım) İş hayatına ekonomi muhabirliği yaparak başladım. 7 yaşında klavye, 16 yaşında bas gitar çalmaya başladım. Okul gruplarında vokalistlik yaptım. Müzik hayattan keyif alma sebebimdi, hala da öyledir. Konser ve festivallere iştirak etmekten büyük keyif aldığım için de hobimi işe taşıyarak Kültür & Sanat servisinde editörlük yapmaya başladım. O gün bu gündür müzik sitelerinde hem muhabir hem de editör olarak çalışmaya devam ediyorum. Rockoza : Sizi en son Poem Organizasyon’da rock tatilinde görmüştük,şimdi neler yapıyorsunuz? Göksu Çağlar : Rock Tatili’nde Basınla İlişkiler Sorumlusu olarak görev almam aslında biraz tesadüftür. Tam olarak ne kadar randıman sağlayabildim çok emin değilim ama alnımın akıyla işin içinden çıkmaya çalıştığım bir süreçti :) Şu an Efes Dark’ın sponsorluğunda 5.’si yapılacak Rock’n Dark Müzik Yarışması’nın site editörlüğüne devam ediyorum. Sponsor olduğumuz konserlerde hem çalan gruplarla hem de katılımcılarla keyifli röportajlar yaparak yolumuza devam ediyoruz. Bir de yarışmayı bekliyoruz tabii... Rockoza : Rock’n Dark’tan biraz bahsedebilir misiniz? En son bildiğimiz kadarı ile Rock’n Dark yarışma düzenliyordu… Göksu Çağlar : Rock’n Dark bu yılı da dahil edersek 5 senedir yapılan bir müzik yarışması. Bazı sebeplerden ötürü ertelenmişti ama yolumuza kaldığımız yerden devam edeceğiz. Türkiye’de amatör müzik yapan arkadaşlara destek vermek, müzik sektörüne yeni isimler kazandırmak ve sektörü hareketli kılmayı sağlamak için yapılan bir yarışma diyebiliriz Rock’n Dark’a. Türkiye’nin dört bir yanına hem ünlü isimleri götürüp konser vermelerini sağlamak hem de oradaki amatör müzisyen arkadaşlara şehir değiştirmeden yarışmaya katılma imkanı sağlamak gerçekten çok hoş. Rockoza : Rock’n Dark sitesinde değerli müzisyenlerin köşe yazılarını da bulabiliyoruz.Oldukça etkileyici,bu fikir nasıl gelişti? Aldığınız tepkiler nasıl? Göksu Çağlar : Sitemizde müziği her anlamda vermeye çalıştık, içeriği köşe yazarlarıyla desteklememizin en büyük sebebi de budur. Sadece olağan müzik haberleri, etkinlikler ve diğer klasik durumları zaten olması gerektiği gibi veriyoruz ama bu sektörün içinde olup, amatör müzisyenlikten profesyonel hayata adım adım geçiş yapmış, o süreçleri iyi bilen isimlerin sitemizi takip eden arkadaşlara güzel bir yol gösterici olabileceğini düşündük. Cumhur’la (Avcil) zaten Ekolay’dan gelen bir iş ilişkimiz vardı ve yaptığımız şeyden çok keyif alıyorduk. Bunu devam ettirmek her iki tarafa da iyi geldi. Serter (Karadeniz), Övünç (Dan) ve Cenk (Turanlı) başarılı müzisyenler ve kalemlerinin de iyi olduğunu tahmin ederek teklifi sunduk. Onlar da hiç çekinmeden Rock’n Dark’a yazmaktan memnun olacaklarını ifade edince geriye pek bir şey kalmadı açıkçası. Geri dönüşler de gayet güzel. İnsanlar sevdikleri müzisyenlerin enstrüman çalması dışında başka bir ilgi alanını yakından takip etmekten çok memnunlar. Çocuklar da şahane yazıyor, ben bile her yeni yazıda heyecan yapıyorum :) Rockoza : Rock’n Dark haricinde neler yapıyorsunuz? Göksu Çağlar : Bu ara Rock’n Dark dışında daha çok kendime çalışıyorum diyebilirim :) Bir yandan elimdeki kitap stoğunu bitirmeye (ki yenilerine yer açılsın!) diğer yandan bir şeyler yazmaya çalışıyorum. Konser ve festivallere iş dışında katılıyor olmak hala ayrı bir keyif benim için. Gazoz adında bir kedim var ve evde kaldıkça kendisini bol bol yoğurup mıncıklıyorum, bütün negatif hissiyatı alıp götürüyor tavsiye ederim :) Bir de çok sevdiğim arkadaşlarıma yemekler yapmayı, onları evde ağırlamayı çok severim. Fırsat buldukça İzmir’e kaçıp deşarj oluyorum çünkü İstanbul bazen çok yoruyor.


Rockoza : Menajerliğini yönettiğiniz gruplarla iletişiminiz nasıl? Göksu Çağlar : Ben aslında hiçbir zaman menajerlik yapmadım :) Sadece çok sevdiğim arkadaşlarımın gruplarına PR desteği verdim. Zaten arkadaşlarım olduğu için, hayata nerden nasıl baktıklarını bildiğimden birlikte yaptığımız işler her zaman tıkır tıkır yürüdü. Onların ne istediğini bilmek beni her türlü çıkmazdan kurtaran en önemli nokta oldu. Böylece herkesin içine sinen şeyler yaptık. Onların da memnun olduğunu düşünüyorum, şimdiye kadar bir şikayet gelmedi :) Rockoza : Peki ileriye yönelik projeleriniz neler? Göksu Çağlar : Aslında bir sürü projem var ama bu aralar daha çok temenni ettiğim durumların gerçeğe dönüşmesini istiyorum. Kaygan bir zeminde iş yapmaya çalışıyoruz ve bu sektör bazen salt ego’dan geçilmiyor. Ne yalan söyleyeyim böyle zamanlarda yurtdışına kaçasım geliyor :)) Ama herşey bir yana müziğin içinde yer almak, röportajlar yapmaya devam etmek, yeni isimlerle ortak çalışmalar yapmak beni yeterince mutlu ediyor. İnternet ve televizyonla ilgili birkaç projem var, ilgili kişilerden geri dönüş bekliyorum. Rockoza : Müzik.ekolay olsun,Poem Organizasyon olsun,Rock’n Dark olsun müzik dünyasının şehir ve etkinlik ayağının birebir içinde olan bir insansınız.Sizce ülkemizde etkinlik ve müzik işleri nasıl gidiyor? Göksu Çağlar : Son birkaç yıldır daha önce aklımızdan bile geçirmeye cesaret edemeyeceğimiz isimleri izliyoruz. Bu gerçekten çok güzel. Ama son 2 yıldır bazı orgaznizasyon ve festivallerde yaşanan olumsuz durumlar var ki beni işin burası daha çok ilgilendiriyor. Tam olarak festival yapmayı öğrenebildiğimizi söyleyemiyorum. Güvenlik konusu da ciddi bir sorun hala. Sahne önü adı altında mekanın yarısına kadar uzanan alanların fahiş fiyatlara satılıyor olması da ayrı bir konu. Zamanla taşlar yerine oturacaktır diye düşünüyorum ama o zamana kadar biraz bedel ödeyeceğiz sanki. Son dönemde arkadaşlarımla hep şunu konuşuyoruz; bir festivale ya da konsere büyük isim getirmek önemli bir hadisedir ama daha önemli bir nokta var ki o da izleyiciler. İnsan odaklı yapılmayan her çalışma dönüp dolaşıp sizin para kazanmayı hedeflediğiniz o kitleye zarar veriyor. İnsanları küstürmemek, incitmemek ve ihtiyaçlarına tam olarak cevap vermek gerekir. Bu konulara biraz daha çalışmak, daha sağduyulu plan yapmak gerekiyor sanki. Rockoza : Müzik editörlüğü yapan biri olarak görüşünüzü bilmek isterim;müzik ve özellikle rock müzik nereye doğru gidiyor? İleriye yönelik öngörü ve beklentileriniz neler? Göksu Çağlar : Buna müzik editörlüğü yapan biri olarak değil de iyi bir müzik takipçisi olarak cevap verebilirim. Her dönemin popüler bir müzik tarzı var ve biz şu an rock müziğin popüler olduğu bir dönemdeyiz. Dünyada nevi şahsına münhasır çok fazla isim çıkarken aynı şeyi Türk müzik piyasası için söylemek zor. Bu biraz da şartlarla alakalı bir durum aslında. Ne devlet bu iş için destek veriyor (ücretsiz müzik okulları, stüdyolar, mekanlar vs) ne de biz elimizdeki imkanlarla yeni bir şey yapabiliyoruz. Şu an Türkiye çok garip ve korkutucu bir süreç yaşıyor, sonu ne olur bilemiyorum ama herşeye rağmen müziğin sesi yükselmeye devam etmeli. Bir de sevdiğimiz şeylerin peşinden ısrarla gitmemiz lazım çünkü bazıları sessizce bir köşeye çekilmemizi istiyor. Buna izin vermememiz lazım. Rockoza : Misafirimiz olduğunuz için teşekkürler. Göksu Çağlar : Güzel sorularınız ve nazik teklifiniz için ben teşekkür ederim. Siteniz gayet başarılı, sizden daha büyük bombalar bekliyorum ;))


Moral

“Kafadaki Her Şey”

RÖPORTAJ: SELNUR GÜNEŞ

(KIZILGIN)

Moral, “Kafadaki Her Şey” isimli albümleriyle son dönemin dikkat çeken gruplarından biri. Son olarak “An Gelir” isimli klipleriyle sevenleriyle buluştular. Moral grubu Rockoza Dergi’de. Rockoza: Öncelikle hoş geldiniz. :) İlk olarak öğrenmek istediğim konu, birbirinizi nasıl bulduğunuz. Görünenin ötesinde asıl merak konusu olan bu insanları bir araya getiren şeyin ne olduğudur elbet. Nasıl bir araya geldiniz ve “MORAL”nasıl kuruldu? Tolga : Grubu 2006 yılında ben kurdum. Tansel’le kardeşiz ve aktif olarak 2000 yılından beri farklı oluşumlarda birlikte müzik yapıyoruz. Cem’in aramıza katılması 2007 yılında eski basçımızın vesilesiyle oldu. Arda’yı ise bizle Cem tanıştırdı. Çabucak kaynaştık ve keyifli bir şekilde çalışmalara başladık. Hala da aynı keyifle devam ediyoruz. O gün bugündür grup bağlarının dışında arkadaşlık bağlarımız da kuvvetlendi. Güzel bir enerji yakaladığımızı düşünüyorum. Rockoza: Grup adının bir şifresi var mı? Bu isim kimin fikriydi ve nasıl karar verildi? Tolga : İsim de benim fikrimdi açıkçası. Moral’de Müzik’te elle tutulup gözle görülmeyen şeyler ama ikisine de ihtiyaç büyük. Bu ortak paydadan yola çıkarak bulduğum bir isimdi. Aramıza sonradan katılan herkes bu isme çok ısındı ve benimsedi.


Rockoza: Albümünüz şimdilerde çıkmış olsa da 2006’da aralamışsınız müzik dünyasının perdelerini. O zamanlar kendinize idol olarak belirlediğiniz isimler var mıydı? Tansel : Herkes gibi biz de hem Türkiye’de hem de dünyada müzikal anlamda olup bitenleri takip etmeye çalışıyoruz. Aslında grubun yolculuğu 90’lı yıllarda başladığından o zamanlardan bu zamana sayacağımız bir çok isim olabilir. O zamandan beri hiç sıkılmadan dinlediğimiz Bülent Ortaçgil, Yeni Türkü, Bulutsuzluk Özlemi, Pink Floyd, Deep Purple gibi isimler ve çok daha fazlası sayılabilir. Rockoza: İlk sahne performansınızdan (Barışarock 2007) sonra beklediğiniz ilgiye ulaşabildiniz mi? Cem: O festivalde çalacağımızı öğrendiğimizde göreceğimiz ilgiden çok festivaldeki atmosfer bizi daha çok ilgilendiriyordu. Sonuçta o zamanlar çok yeni bir gruptuk ve çok büyük bir ilgi görmeyi beklemiyorduk.Güzel bir deneyim oldu bizim için. Asıl ilgiyi daha sonraları her hafta çaldığımız Sakman Club’ta görmeye başladık. O dönem şu an yapmakta olduğumuz işler için bir temel oluşturdu diyebilirim. Rockoza: Şarkılarınızın belirli bir ilham kaynağı var mı? Bu sözleri yazdıran, besteleri yaptıran nedir size? Tolga : Gündelik hayatın içinde o kadar çok malzeme var ki o yüzden bana göre çok uzağa bakmaya gerek yok. Ne kadar hayatın içindeysem o kadar da yazıyorum. Rockoza: Sizi albüm fikrine ısındıran, Gökkuşağı şarkısına çektiğiniz klibin aldığı beğeniydi sanırım? Yanılıyor muyum? Tansel : Gökkuşağı için yaptıklarımızı hiç planlamadık. Arkadaşlarımız tarafından çok beğenildi ve herkes bu şarkı için bir şeyler yapmak istedi. Sonunda iş bu şarkıya klip çekilmesine kadar vardı. Biz, şarkının klibi müzik kanallarında yayınlandıktan sonra insanların bize göndermiş olduğu tebrik mesajlarını almaya başladıktan sonra ne yaptığımızın farkına varabildik. Bu ilgiden sonra albümü kaydetmeye verdik. Bu anlamda Gökkuşağı bizim için bir başlangıç oldu.


Rockoza: “An gelir”in klip hikayesi kimin başının altından çıktı? :) Arda : Hikayeyi yönetmenimiz Barış Berberoğlu ile ortaklaşa oluşturduk. Başarılı bir klip olduğunu düşünüyoruz umarız izleyenler de beğenmişlerdir. Fakat asıl klibe yansımayan kısımları bizim için unutulmaz birer anı oldu ve hala klibin çekildiği gün aklımıza geldikçe mutlu oluyoruz. :) Rockoza: Bir diğer klibinizi hangi şarkıya çekmeyi planlıyorsunuz? Ya da bir başka klip planı var mı? Arda : Bir başka klip planı tabiî ki var. Fakat “An gelir” in klibi daha çok yeni, üzerinden biraz zaman geçsin istiyoruz. İkinci klip şarkısını dinleyicilerimize de soracağız hangi şarkı olacağını biz de merak ediyoruz. Rockoza: Düet çalışması içinde bulunmak istediğiniz bir isim oldu mu hiç? Tolga : Düet fikri kendi aramızda, benim geçen sene yazdığım bir şarkıdan sonra gündeme geldi. O zamanlar bu şarkıda düet yapsak ne kadar güzel olur demiştik ama kendi aramızda bir isim konuşmadık. Rockoza: Albüm çıktıktan sonra olumsuz bir eleştri ile karşılaştınız mı? Karşılaştıysanız bu eleştiriler sizin enerjinizi etkiliyor mu? Cem : Şu ana kadar sadece bir kez karşılaştık ama bu çok doğal. Yaptığımız müziği herkesin sevmesi mümkün değil ki o beklentiyle de müzik yapmıyoruz. Bizce olumsuz eleştirilerin en olumlu tarafı, insanların olumsuz şeyler yazmak için bile olsa bizim için oturup zaman harcamaları. Bu durum enerjimizi daha da yükseltiyor. Rockoza: Bir sonraki albümde cover yapmayı düşünüyor musunuz? Tansel : Çok şarkımız var. Hatta bu aralar onların düzenlemesiyle ilgili çok çalışıyoruz. İkinci albümü kaydederken böyle bir şey gündeme gelir mi bilemiyorum ama şu an için böyle bir düşüncemiz yok. Cover yapmak, karşısında olduğumuz bir şey değil bunu rahatlıkla söyleyebilirim. Rockoza: Bu sıralar en çok dinlemekten kendinizi alamadıgınız isimler kimler? Arda : Bu sıralar en çok yeni şarkılarımızı düzenlerken yapmış olduğumuz kayıtları dinliyoruz sanırım :) Onun dışında Türkiye ve Dünya müziğini elimizden geldiğince takip etmeye çalışıyoruz. Rockoza: Yakınlarda başka projeler var mı? Cem : Bu aralar sık sık dergi ve gazete röportajlarımız oluyor, canlı yayınlara katılıyoruz ve İstanbul’da konserler veriyoruz. Elimize geçen ilk fırsatta İstanbul dışındaki dinleyicilerimize de ulaşmak istiyoruz. Şehir dışı konser takvimimiz Eylül ayı gibi belli olacak. Rockoza: Sizi dinleyen, takip eden, seven insanlara en içten cümlenizi alabilir miyim? :) Moral : İlk albümümüz “Kafadaki Her Şey” e gösterilen ilgi gün geçtikçe artıyor. Buradan sizin vesilenizle tüm sevenlerimize teşekkür etmek istiyoruz. Enerjimizi onlardan alıyoruz ve bu enerjiyle yola devam ediyoruz. Konserlerimizde görüşmek üzere :) Rockoza: Pekala. Bize vakit ayırdıgınız için çok teşekkürler. Yepyeni şarkılar, klipler, albümler, başka başka projeler dileğiyle. Mutlu kalın, müzikle kalın. Hoşça kalın. Moral : Biz teşekkür ederiz, sevgiler.


Keşfedİlm

R

2002 yılında kurulmuş bir grup Rol.Hakan Hepcan ve Sert tarafından kurulmuş olup hemen her grubun ‘’kaderi ‘’o değişikliklerini atlatıp; Deniz Kaymaraz’ın da aralarına olarak yola devam etme kararını alanlardan.Kendilerine dinleyicileri varken albüm ile birlikte sesini çok daha fa duyuran Rol ile müzik dolu bir röportaj bizlerle olacak.H aralarına!

Rockoza: Aslında çok eski bir grupsunuz fakat albümünüz kurulmanızdan biraz geç çıktığı için biz sizi ye ve özel dinleyici kitlesinden sonra herkese hitap etmek nasıl bir duygu? Biraz bocalama süreci oldu mu?

Rol : Aslında grubun kurulma amacı zaten müziğimizi herkese ulaştırmaktı.Fakat tabii o sürece ulaşmak için ç yormuş ve biz de bu süreçlerden geçtik ve sonunda albümümüzü yayınlama şansını yakaladık. Kemik kitleden geçişimizde aslında bir bocalama yaşamadık. Ama her zaman farklı dinleyici kitlelerinin yorumlarını görüşler 2. Albüm için de bizim gelişmemize yardımcı oluyor. Rockoza: “İnce Derin” adlı albümünüzden sonra neler değişti? Daha mı fazla yorulur oldunuz ? :)

Rol : Biz albüm öncesindede gerçekten çok fazla konser veriyorduk. Fakat tabii albüm sonrasında işin içine k ler de girmeye başladı. Röportajlar,çekimler,programlar.. ama bunlar kesinlikle bizim yorulacağımız şeyler de arttıran,güzel şeyler.

RÖPORTAJ: MERVE C. KARTAL


meye Hazırlar.

ROL !

tan Coşkun olan üye katılıp ‘3’ e has,özel azla kişiye Haydi satır

eni yeni tanımaya başladık.Ciddi

çeşitli aşamaları atlatmak gerekin birden herkese ulaşma aşamasına ini takip etmeye çalışıyoruz ve bu

konserler dışında başka aktiviteeğil aksine enerjimizi daha fazla


Rockoza: Rol yaptıkları müziği nasıl tanımlar? Rol : Aslında kimse kendi yaptığı müziği bir kalıba sokmak istemez. Bizimki genel anlamda gitar,davul ve bastan oluşan sek bir rock albümü. İçimizden geleni yapıyoruz ve ortaya çıkan ürün de bu oluyor... Rockoza: Her grubun gelişme evresinde cover şarkılar vardır.Siz albümünüzde de bir Sezen Aksu coverına yer vermiştiniz.Coverlar ile tanınmak daha mı kolay? Bu durum hakkında neler dersiniz? Rol : Biz sahnede çok fazla cover yapan bir grubuz...Şarkıları kendimizce yorumlamak ve formunu değiştirmek hoşumuza giden bir şey. Bunun bizim önemli bir özelliğimiz olduğunu düşündüğümüz için, bunu albüme de yansıtmak istedik... Onun dışında tabi ki cover ilk çıkış için önemli bir yol ama arkasını kendi müziğinizle besleyemezseniz de pek etkisi olabilecek bir şey değil... Rockoza: Ogün Sanlısoy ile “Büyüklük Bende Kalsın” adlı parçada düette yaptınız ve geçtiğimiz günlerde o şarkıya klip çekildi ve müzik kanallarından yayınlanmaya başladı.Ogün Sanlısoy ile çalışmış olmak nasıl?

Rol : Ogün Sanlısoy ile Foça’da çok uzun yıllar önce tanışma fırsatı bulmuştuk. Bu piyasanın çok eskilerinden olduğu için bu albüm aşamasının her evresinde bizde onun bütün tecrübelerinden faydalanmaya çalıştık... Çok şey öğrendik. Ve son olarak da bir şarkımızda bize eşlik etti... Bizim için şanslı bir durum bu kesinlikle.. Rockoza: İlerleyen zamanlarda sizi farklı isimlerler de düet yaparken görebilecek miyiz? Rol : Tabii ki, neden olmasın. Rockoza: Rol çok da üretken bir grup aslında. Albüme şarkı seçerken elinizde 40-50 adet parça varmış.O şarkılar nasıl yazılıyor :) Rol : Besteleri Hakan yapıyor. Sonra beraber oturuyoruz ve düzenlemelerini yaparak şarkının son formunu oluşturuyoruz... Rockoza: Türkiye’de rock müzik dinleyici kitlesinin değiştiğini düşünüyor musunuz? Rol : Nitelik olarak bir değişim söz konusu değil. ama nicelik olarak kesinlikle eskiye nazaran artarak ilerleyen bir rock dinleyici kitlesi var.


Rockoza: Çok hızlı yenilenen bir müzik endüstrüsi ile karşı karşıyayız bu zaman diliminde ve hergün yeni şarkılar karşılıyor bizi.Böyle hızla ilerleyen bir sektör içinde siz kendinize ne gibi önlemler alıyorsunuz? Rol : Bu özünde duygu işi aslında. Şarkı yaparken önlem alabileceğimiz bir şeylerin olması yaptığımız işi baltalar.O yüzden o aşamalar biz müziğimizi yaptıktan sonra ki aşamalarda başka insanlara kalmış olan durumlar... Herkes kendi işini yapmalı... Biz yine içimizden nasıl geliyorsa o şekilde şarkılar yapacağız.. Rockoza: İnternet ve sosyal medya ile aranız nasıl? Verimli olduğunu düşünüyor musunuz? Rol : Mümkün olduğu kadar etkin kullanmaya çalışıyoruz. Sosyal medya kesinlikle önemli bir reklam aracı haline gelmiş durumda. Bunu yadsımak yerine onu lehimize kullanmaya çalışıyoruz... Rockoza: Kimleri dinlersiniz,örnek aldığınız ya da feyz aldığınız isizmler kimler? Rol : Genel anlamda dinlediğimiz her gruptan alabileceğimiz şeyler olduğunu düşünüyoruz. Muse, Red Hot, Rammstein, Slipknot, Limpbizkit, Dredg, Foo fighters, Tool, İncubus v.s gibi şeyler dinliyoruz.

Rockoza: Grubun en çok yapmak istediği şey nedir? Bir de en çok hangi festivalde yer almak istersiniz? Rol : Tabii ki en çok istediğimiz şey duygularımızı içine kattığımız şarkıları olabildiğine çok insanla paylaşabilmek... Bütün festivallerde yer almak istiyoruz. Rockoza: Yakın gelecekte ne gibi projeler bizi bekliyor olacak? Rol : Öncelikle bu albümle ilgili çekmek istediğimiz klipler var. Onun dışında 2 albüm için şarkılar yapmaya başladık şimdilik görünenler bunlar... Rockoza: Sizi sevenlere,dinleyenlere ve yeni keşfedecek olanlara neler dersiniz? Rol : Hepsine öncelikle çok teşekkür ediyoruz. Çünkü bizi bu aşamaya gelene kadar yüreklendirenler hep onlar oldular. Ve şimdiden sonra da aralarına yeniler eklenerek bu görevi bizim için yapmaya devam edecekler. Rockoza: Son olarak artık yeni bir albüm zamanıdır diyoruz ve konuğumuz olduğunuz için teşekkür ediyoruz.Müzikle kalın :)



Rockoza Dergi Sayı 1