Page 1


ETİK YÖNETİM KURULU

Mehmet İşler, Erdal Aktüre, Haluk M. Nişlioğlu, Sevda Zorlu, Faik Alsaç, Cazim Alaybaşı, Bülent Tercan

ETİK Ailesi / ETİK Family ( ( ( ( ( ( ( ( ( ( ( ( ( ( ( ( ( ( ( ( ( ( ( ( ( ( (

) AQUAFANTASY CLUB HOTE ) ANEMON MANİSA ) AQUAFANTASY CLUB OT. ) AQUAFANTASY WORLD ) CACTUS.HT.CLB.YAL.REST ) CROWNE PLAZA ) ÇEŞME ONTUR OTEL ) EPHESUS PRINCESS ) ILICA HOTEL SPA WELLN. ) İZMİR HİLTON HOTEL ) KAYA İZMİR THERMAL OTEL ) MÖVENPİCK HOTEL ) PALOMA CLUB SULTAN ) PALOMA PASHA RESORT ) RADISSON BLUE RESORT ) RICHMOND EPHESUS REST. ) SÜRMELİ EFES ) SWİSS OTEL ) AKSAN OTEL ) ANEMON ÇİĞLİ OTEL ) ANEMON FUAR ) ANEMON HOTEL ) ARMİS OTEL ) AYDIN ANEMON HOTEL ) BABAYLON OTEL ) BALÇOVA TERMAL TESİS. ) BEST WESTERN HOTEL

( ( ( ( ( ( ( ( ( ( ( ( ( ( ( ( ( ( ( ( ( ( ( ( ( ( (

) BLANCA OTEL ) CACTUS OTEL CLUB YALI ) CARPİDİEM OTEL ) CLUB OTEL MAKSİMA ) CLUB TEOS TATİL KÖYÜ ) CLUB YALI PARADİSE ) EGE PALAS HOTEL ) GÜMÜLDÜR RESORT ) HOTEL CLUB PHOKAIA ) İZMİR PALAS HOTEL ) KARACA HOTEL ) KAYA PRESTİGE ) KERASUS OTEL ) KEY OTEL ) KORDON OTEL ) MARLA OTEL ) MYSIA HOTEL ) PALM HOTEL ) PALM CITY HOTEL ) PHOKAİA HOTEL ) RICHMOND PAMUKKALE ) SUNSHINE ( ERYTHRAİ) ) YENİ HİTİT HOTEL ) ALBANO OTEL ) ANBA HOTEL ) ANEMON EGE ) ANTMARE OTEL

( ( ( ( ( ( ( ( ( ( ( ( ( ( ( ( ( ( (

) İSMİRA OTEL ) KALYON SUSUZLU OTEL ) KAYA HOTEL ) KİLİM HOTEL ) MEGAPOLE OTEL ) ORTY AIRPORT OTEL ) OTEL İNKİM ) SUSUZLU ATLANTİS OTEL ) YUMUKOĞLU HOTEL ) AK HOTEL ) BAYLAN OTEL ) BAYLAN OTEL 2 ) ÇETİNELLER OTEL ) DÖNMEZ HOTEL ) GÜZEL İZMİR ) KABAÇAM HOTEL ) KALEHAN HOTEL ) MİNİ FUAR OTEL ) ÜNATEN HOTEL

( ) IMPERIAL OTEL VİLTUR VİLLASARAY (APART) 7800 ÇEŞME OTEL (APART) CLUB RESORT ATLANTİS (TATİL KÖYÜ) ALTINYUNUS HOTEL (TATİL KÖYÜ)

PİNE BAY TATİL KÖYÜ (TATİL KÖYÜ) ALAÇATI BEACH RESORT (TATİL KÖYÜ) BEYOND OTEL (BUTİK OTEL) İZMİR ONTUR OTEL (BUTİK OTEL) MET OTEL (BUTİK OTEL) OĞLAKÇIOĞLU PARK OTEL (BUTİK OTEL) SCINN BOUTIQUE OTEL (BUTİK OTEL) BLUE BOUTIQUE HOTEL (ÖZEL BELGELİ) SİSUS HOTEL (ÖZEL BELGELİ) SARDUNYAS RESTURAN (ÖZEL BELGELİ) SAYANORA (EĞLENCE MERKEZİ) LOUJAIN (EĞLENCE MERKEZİ) BROADWAY GAZİNOSU (EĞL. MRK.) ATAKENT KEYİF RESTUR (RESTAURANT) CUMBA BAR (RESTAURANT) DENİZ RESTURANT LACIGALE (RESTAURANT) MERCAN (RESTAURANT). MİCO SİESTA (RESTAURANT) SPORT INTERNETIONAL TATMAHAL (RESTAURANT). TIMES ZOUNGE BAR TOPÇU RESTAURANT URLA

ETİK

1


CONTENTS

İÇİNDEKİLER 4

Egeli turizmci sezona “merhaba” dedi

Aegean tourism professionals welcomed the new season

İMTİYAZ SAHİBİ Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği (ETİK) adına ETİK Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet İŞLER

10

İzmir narin bir çiçek gibi

18

EXPO 2020 hazırlıkları

46

Berlin’de İzmir rüzgarı esti

94

Seferihisar:Huzura açılan kapı

İzmir is like a gentle flower

EXPO 2020 preparations

Izmir was the star of the Berlin tourism fair

The gateway to serenity

SORUMLU YAZI İŞLERI MÜDÜRÜ Sevda ZORLU ETİK Genel Sekreteri YAYIN KURULU Bülent TERCAN Erdal AKTÜRE Faik ALSAÇ Haluk NİŞLİOĞLU DANIŞMA KURULU Abdülaziz EDİZ İzmir İl Kültür ve Turizm Müdürü Yayın Türü: Yerel, Üç Aylık Baskı Yeri / Printing: Neşa Ofset Baskı Tarihi / Printing Date:

2

ETİK

RK Renkli Kalem Medya Yapım Turizm Reklam Paz. Ltd. Şti. www.renklikalem.com.tr bilgi@renklikalem.com.tr

Ajans Başkanı / Chairman Özer KESTANE Yayın Koordinatörü Editorial Coordinator Sibel HEKİMOĞLU Muhabir / Interviewer Derya ŞAHİN Süleyman DUMAN Serap GÜZELCAN

Grafik Tasarım / Graphic Design Yeşim AYAN Rahşan AKSOY Sibel KAŞIKÇI Neslihan EDİZ Çeviri / Translation Roxanne YURCHAK

Reklam Koordinatörü Advertising Coordinator İrfan IŞIK Müşteri Temsilcileri Customer Represantatives Hakan KÜL Dilem ŞANLI


ERTUĞRUL GÜNAY T.C Kültür ve Turizm Bakanı / Minister of Culture and Tourism

Ege’nin incisi yükselişini sürdürüyor

The pearl of the Aegean continues its uptrend

D

D

eğerli ETİK Üyeleri,

Ege Bölgesi’nin incisi İzmir, turizm alanında sahip olduğu potansiyel ile önlenemez yükselişini sürdürmektedir. Muhteşem iklim özellikleri ve doğasıyla, tarihi ve kültürel zenginlikleri ile özgün ve eşsiz bir turizm bölgesi olan İzmirimiz turizm alanında hak ettiği yeri alabilmesi ve farklı turizm türlerinin geliştirilebilmesi için Bakanlığımız tarafından yakından takip edilmekte ve her türlü destek verilmektedir. Geçtiğimiz yıl turist sayısı bakımından Türkiye ortalamasının üzerinde bir artış kaydeden İzmir’in sağlık turizmi, termal turizm, ekoturizm gibi alternatif alanlardaki dinamizmini ve gelişimini büyük bir hızla sürdüreceği kanaatindeyim. Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak İzmir’in Türkiye’de ve dünyada önemli bir turizm destinasyonu olarak öne çıkması ve tanınırlığının artması için ulusal ve uluslararası alanda başlatmış olduğumuz tanıtım atağının önümüzdeki süreçte verimli sonuçlar doğuracağına yürekten inanıyoruz. Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak elbette ki İzmir’in önemli bir turizm destinasyonu olarak öne çıkmasında ve potansiyelinin belirlenerek geliştirilmesinde, sektör temsilcilerinin görüş ve önerilerini son derece önemsi-

yoruz. Turizm sektörü temsilcileri ile yapılacak işbirliğinin bu alanda doğru adımların atılmasında, stratejik ve taktiksel planlamaların yapılmasında çok önemli olduğunu düşünüyor ve bunu sağlamak için ortaya çıkan tüm fırsatları en iyi şekilde değerlendirmeye çalışıyoruz. Turizm sektöründen elde edilebilecek en sağlıklı bilgi akışının sektör temsilcilerinin oluşturduğu sivil toplum kuruluşları aracılığıyla sağlanacağının bilinci ile Türkiye’nin ilk turizm derneği olan ve kurulduğu günden bu yana bölge turizminin gelişimi için var gücüyle çalışan Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği’nin çalışmalarını yakından ve ilgiyle izliyoruz. Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği tarafından yayınına başlanan ETİK Ege Turizm Dergisi’nin de sektörün sesini duyurması ve ciddi bir dinamizm yaratması anlamında önemli bir adım olduğu kanaatindeyim. Bu kanaatle yayın hayatına adım atan ETİK Dergisi’ne başarılar diler, derginin süreklilik arz etmesini temenni ederim. Yeni turizm sezonunun ülkemiz ve tüm sektör bileşenleri açısından hayırlı, başarılı ve bol kazançlı geçmesini umut ederim.

ear ETİK Members,

Izmir, the pearl of the Aegean Region, continues its unstoppable uptrend with the potential it possesses in the tourism sector. Our Ministry is following up on the developments and supporting the city, which is a unique tourism region with its great climate, nature and historical and cultural riches, so that it can receive its fair share from tourism and develop different tourism alternatives. I believe the city, which recorded a rise in tourist numbers above the average of the entire country last year, will continue its dynamism and improvement in alternative tourism areas such as health tourism, thermal tourism and ecotourism. As the Ministry of Culture and Tourism, we believe that the national and international advertising campaigns we have started to highlight Izmir as an important touristic destination, will yield positive results in upcoming days. As the Ministry of Culture and Tourism, we greatly care about the suggestions and opinions of sector representatives when it comes to highlighting Izmir as an important

touristic destination and its development in the sector. We believe that collaborating with tourism professionals will greatly contribute to strategic and tactical planning and we are trying to seize every opportunity to make that happen. We are fully aware that the soundest data in the tourism sector comes from NGOs established by sector representatives and therefore we are closely following up on the works of the Aegean Touristic Facilities and Accommodations Association, Turkey’s first tourism association that has been working relentlessly from day one for the development of tourism in the region I believe that the ETIK Aegean Tourism Magazine, published by the association, is a great step in creating a great dynamic and making the voice of the sector heard. Therefore, I would like to congratulate ETIK Magazine and wish for a successful and continuous publication. I hope that the new tourism season will be a fruitful and successful one for our country and all the members in the sector.

ETİK

3


MEHMET İŞLER Etik Yönetim Kurulu Başkanı / ETİK Chairman TÜROFED Vice President

D

eğerli meslektaşlarım,

özverili çalışmaları anlatmayı, tek yürek olarak çıktığımız bu yolda bir-

Ege Turistik İşletmeler

birimizden daha çok haberdar olma-

D

ear Colleagues, We are greeting you

of all, we wanted to talk about their self sacrificing efforts and wanted to know more about each other’s acti-

ve Konaklamalar Birliği’nde göreve

yı amaçladık. “Paylaşarak çoğalırız,

through the first issue of ETIK

vities on this journey we are taking

başladığımız ilk günden bu yana

birlik olursak daha hızlı yol alırız”

Magazine, a publication we have all

as a unit. By adopting the principle

yönetim kurulundaki arkadaşlarımız-

ilkesinden hareketle, dergimizde

been dreaming about ever since the

“We grow as we share and go

la birlikte gündemimizde olan “süreli

sektörün dinamikleri olan konaklama

establishment of the Aegean Touris-

faster if we are together”, we want

bir yayın” çıkarma hayalimizi yaşa-

tesislerine, işletmelerimize, seyahat

tic Facilities and Accommodations

to include accommodation facilities,

ma geçirmenin mutluluğuyla, ETİK

acentelerinin ve tur operatörlerinin

Association.

travel agencies and tour operators-

Dergi’nin ilk sayısından “merhaba”

sesine yer vermek istiyoruz.

the dynamics of our sector- in our As we took over the duty from Mr.

diyoruz sizlere.

publication.

Başarımızla övünmeyi dilerken,

Haluk Nişlioğlu, we had said that

Görevi, sektörümüzün duayen-

sorunlarımıza birlikte çözüm bulmayı

we wanted to create “experience,

We are hoping to be proud of our

lerinden birisi olan Sayın Haluk

umuyoruz.Ege turizminin Türkiye

innovation and dynamism”

success and find solutions to our

Nişlioğlu’ndan devralırken, “dene-

genelinde yakaladığı başarıyı dergi-

yim, değişim, dinamizm” yaratmak

mizle daha geniş kitlelere duyurmayı

As we are faithful that we will create

We are aiming to promulgate the

istiyoruz demiştik. Dinamizmi,

amaçlıyoruz.

and continue dynamism together

success of Aegean tourism to wider

with you, we are excited to have a

masses through our magazine.

sizlerle birlikte yarattığımıza ve

problems together.

sürdüreceğimize olan inancımızı ko-

İki ayda bir, Türkçe ve İngilizce

publication where we can share our

rurken, değişimi ve deneyimlerimizi

yayınlayacağımız ETİK Dergi’ye

innovations and expertise.

paylaşacağımız bir yayın organımız

vereceğiniz katkı için şimdiden

olduğu için heyecan duyuyoruz.

teşekkür ediyoruz.

contributions to ETIK Magazine, During a time when all of us are

which will be published in Turkish

busy preparing for the new season,

and English every two months.

Hepimizin büyük bir telaşla yeni bir

Tüm meslektaşlarımıza, bol kazanç-

we wanted everyone to hear the

sezonu karşıladığımız şu günlerde,

lı, sorunsuz, keyifli ve umduğu-

voice of our Aegean colleagues.

Egeli meslektaşlarımızın sesini daha

muzdan başarılı bir turizm sezonu

güçlü duyurmak istedik. Turizmcinin

diliyoruz.

4

ETİK

We wish a fruitful, enjoyable and problem free tourism season to all

Our aim was to tell the people the

our colleagues.

dynamism, activity and excitement

dinamizmini, hareketliliğini, heyecanını ama en çok sektörü için yaptığı

We would like to thank you for your

Kalın sağlıcakla...

of tourism professionals, but most

Warm regards...


ETİK

5


FUAR FUAR

FAIR FAIR

Egeli turizmci sezona “merhaba” dedi Egeli turizmciler, bu sene ETİK’in de desteğiyle Sürmeli Efes Resort Otel tarafından geleneksel olarak düzenlenen ‘’4. Yaza Merhaba ve Acenta Plaket Töreni’’ ile turizm sezonunu açtı.

Aegean tourism professionals welcomed the new season Aegean tourism professionals welcomed the new tourism season with the “4th Annual Hello to Summer and Agency Plaque Ceremony” sponsored by ETIK at the Sürmeli Efes Resort Hotel.

6

ETİK


E

geli turizmciler, Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği (ETİK) desteği ile “Yaza Merhaba ve Geleneksel 4. Acenta Plaket Töreni” ile sezonu açtı. Sürmeli Efes Resort Otel tarafından düzenlenen törene, İzmir Vali Yardımcısı Haluk Tunçsu, İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Sırrı Aydoğan, Selçuk Kaymakamı Ayhan Boyacı, Çeşme Kaymakamı İnci Sezer Becel, Kuşadası Belediye Başkanı Esat Altıngün, Bayındır Belediye Başkanı Mehmet Kertiş, Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer ile Foça Belediye Başkanı Gökhan Demirağ katıldı. Törende, İl Kültür ve Turizm Müdürü Abdülaziz Ediz, İZKA ve EXPO Genel Sekreteri Ergüder Can, ETİK Başkan Yardımcısı Bülent Tercan, ETİK Genel Sekreteri Sevda Zorlu, ETİK Yönetim Kurulu Üyeleri Haluk Nişlioğlu, Faik Alsaç ve Cazim Alaybaşı ile ETİK üyesi turizmciler ve acenta yetkilileri hazır bulundu.

olarak yerine ihracatı değil yerinde ihracat yaparak toplam ihracatta yüzde 25 paya sahibiz. Bugün turizm olmasaydı cari açık yüzde 25 fazla olurdu.”

Turizmciler TOBB’la birleşiyor ETİK Yönetim Kurulu Başkanı İşler, turizm sektörünün çok yakında Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ile bütünleşerek farklı bir ufka kavuşacağını belirterek, “Sektörümüz TOBB ile birleşerek büyük bir güç kazanacak. Kendine ufuk açacağı gibi, bu turizm sektörü için büyük bir devrim olacak. Sektörümüz bu gelişmeyle kendini daha farklı disipline edecek, kalitemiz, çıtamız yükselecek” dedi. Sektör için bakanlık belgesi gücünün artırılması gerektiğine de dikkat çeken İşler, Ege Bölgesi’nin tanıtımının devlet politikası haline getirilmesi gerektiğini söyledi. 45 bin yatağa sahip olan Ege Bölgesi’nin 10

A

egean tourism professionals welcomed the new tourism season with the “4th Annual Hello to Summer and Agency Plaque Ceremony” sponsored by ETIK at the Sürmeli Efes Resort Hotel. The ceremony was attended by Assistant Governor of Izmir Haluk Tunçsu, İzmir’s Commissary to the Chief Magistrate Sırrı Aydoğan, the kaimakam of Selçuk Ayhan Boyacı, the kaimakam of Çeşme İnci Sezer Becel, Kuşadası Chief Magistrate Esat Altıngün, Bayındır Chief Magistrate Mehmet Kertiş, Seferihisar Chief Magistrate Tunç Soyer and the Chief Magistrate of Foça Gökhan Demirağ. City Culture and Tourism Director Abdülaziz Ediz, İZKA and EXPO General Secretary Ergüder Can, ETİK Vice president Bülent Tercan, ETİK General Secretary Sevda Zorlu, ETİK board members Haluk Nişlioğlu, Faik Alsaç and Cazim Alaybaşı and ETİK

member tourism professionals and travel agencies were also present at the ceremony. The chairman of ETIK and the vice president of TÜROFED Mehmet İşler, who spoke at the ceremony, said that 2012 would be a year of crisis and that the increase expected in tourism would ve 4-5 for the entire country and 9-10% for the Aegean region. İşler, who pointed out to the importance of tourism for a country’s social life, said “Tourism is the best insurance for a secular and democratic country.” İşler, who stated that tourism was truly an employment depot with a 25 billion dollar resource and over 30 million tourists, added: “Today, in a country where we are facing a 14% unemployment rate, we will continue to be a major player in closing this deficit. As a sector that uses 98% local goods, we have a 25% share in total ex-

Törende konuşan ETİK Yönetim Kurulu Başkanı ve Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Başkan Yardımcısı Mehmet İşler, 2012 yılının “kriz yılı” olacağını ve turizmde artış beklentisinin ülke genelinde yüzde 4 - 5, Ege Bölgesi’nde ise yüzde 9 - 10 civarında bulunduğunu söyledi. Turizmin ülkenin sosyal yaşamında büyük etkisi olduğunu ifade eden İşler “Bu ülkenin laik ve demokratik olması yolunda turizm, en önemli sigorta görevi görmektedir” dedi. İşler, turizm sektörünün yarattığı 25 milyar dolarlık kaynak ve 30 milyonu aşkın turist kapasitesiyle gerçek bir istihdam deposu olduğuna dikkat çekerek, şöyle konuştu: “Bugün yüzde 14 işsizliğin olduğu bu ülkede sektör olarak bu açığın kapanmasında en önemli rolü üstlenmeye devam edeceğiz. Yüzde 98 yerli malı kullanan sektör

ETİK

7


ports. If it weren’t for tourism, the current account deficit would be 25% more.”

Tourism professionals are uniting with TOBB

ETİK Chairman İşler, who stated that the tourism sector would soar to new heights by uniting with the Turkish Union of Chambers and Commodity Exchanges, said “Our sector will be stronger after merging with TOBB. This will be a revolution in the tourism sector.

Haluk TUNÇSU

z EDİZ

Abdülazi

Mehmet İŞLER

milyon turist hedefi için tanıtıma, yatırıma ve acil tahsise ihtiyaç duyduğunu vurgulayan İşler, “Doğal ve arkeolojik sit ağırlıklı bölgemizin kitlesel turizm yanında butik tarzda gelişimi için konaklama tesislerini geliştirmek ve daha çok tanıtım yapılması gerekiyor” diye konuştu. İşler, turizmcilerin bakanlığın gayretleriyle bugün ihracatçı sayıldıklarını, KOBİ kapsamına alınarak avantajlardan yararlan-

8

ETİK

maya başladıklarını belirtti. EXPO çalışmalarının bölge turizmi için büyük bir gelişme olduğunu vurgulayan İşler, turizmcilerin bu sürece mutlaka destek olması gerektiğini dile getirdi. İzmir Vali Yardımcısı Haluk Tunçsu, turizmin evin içindeki bir kristal vazoya benzediğini belirterek “Evin en kıymetli unsurunu korursanız değer kazanır. Turizm şehrin

We will be more disciplined after this move and our quality will improve.” İşler, who stated that the power of the ministry certificate should be increased for the sake of the sector, said that the advertisement of the Aegean region should be a state policy. İşler, who said that the Aegean region, which has 45 thousand beds, rapidly needed advertising, investments and accommodation to reach its goal of hosting 10 million tourists and added, “in order for our region to develop into a boutique style vacation destination besides mass tourism, we need accommodations and more advertising” İşler pointed out that tourism professionals were regarded as exporters thanks to the efforts of the ministry and said that they were regarded as small companies and took advantages of incentives given to small to middle sized companies. İşler, who said that the works for EXPO were huge improvements for the tourism in the region, wanted all tourism professionals to support the process.

İzmir Assistant Governor Haluk Tunçsu, who likened tourism to a crystal vase inside house, said “If you protect the most valuable thing inside the house, the house becomes more valuable. Tourism is the art of presenting the most valuable assets in a city to foreign tourists.” Tunçsu said that Izmir was ready for a big restructuring with its touristic assets and the Ministry’s plans for 2023.

The region where tourism started

İzmir City Culture and Tourism Director Abdülaziz Ediz, who stated that the Ministry of Culture and Tourism was working hard for Izmir to receive its fair share from tourism, said “İzmir has all the necessary assets for tourism. We will develop the sector in the region with effective international advertising ’’ The kaimakam of Selçuk Ayhan Boyacı added that they were very happy to be hosting this event in their borough. İzmir’s Commissary to the Chief Magistrate Sırrı Aydoğan pointed out to the advantages of the Aegean and Izmir in tourism and said, “Tourism professionals need to act by keeping in mind the importance of the EXPO process for Izmir’s advertising.” Kuşadası Chief Magistrate Esat Altıngün, who pointed out that the region they were in was the center of Ionia, said, ‘’our region is the most assertive region of our country’s tourism” Sürmeli Efes Resort Hotel’s General Manager Sadun Alp


en kıymetli eserini yabancılara sunma sanatıdır” dedi. Tunçsu, İzmir’in bütün değerleriyle, Kültür ve Turizm Bakanlığının 2023 planlamasıyla deniz, güneş, kum ve termalle büyük bir yapılanmaya hazır olduğunu kaydetti.

Ten Tour, Tez Tour, Thistle Travel, TTA Travel, Vizyon Tur and ALBAŞ Transportation all received awards for their outstanding work.

Turizmin başladığı bölge

İzmir İl Kültür ve Turizm Müdürü Abdülaziz Ediz, Kültür ve Turizm Bakanlığının İzmir’in turizmde hak ettiği noktaya gelmesi için yoğun bir çalışma içinde olduğunu vurgulayarak, “İzmir, turizm için her türlü değere sahiptir. Yapılacak uluslararası tanıtımlarla bölgede turizmi daha iyi noktalara getireceğiz’’ dedi. Selçuk Kaymakamı Ayhan Boyacı da bu etkinliğin kendi ilçelerinde düzenlenmesinden büyük bir mutluluk duyduklarını belirtti.

İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Sırrı Aydoğan ise, Ege’nin ve İzmir’in turizmde büyük avantajlara sahip olduğuna dikkat çekerek, “Turizmcilerin EXPO 2020 sürecinin İzmir’in tanıtımındaki önemini dikkate alarak hareket etmeleri gerekir’’ diye konuştu. Kuşadası Belediye Başkanı Esat Altungün ise bulundukları bölgenin İyonya’nın merkezi olduğuna dikkat çekerek, ‘’Bölgemiz ülke turizminin en iddialı bölgesidir” dedi.

added that they were very happy to be hosting the 4th installment of the event. During the ceremony, Acun Travel, Anea Travel, Anı Tour, Diana Travel, Dorak Tours, ETS Tur, Hotels4u, HST Travel, ITM Travel, Logic Tours, Mastur Travel, Meeting Point Turkey , Mika Tur, Nilüfer Travel, On Holiday Group, Peninsula Tours, Sea Travel , Siba Tours, Tantur Turizm Seyahat A.Ş, Tatil.Com,

Plaques from ETIK were also given to those who contributed to tourism during the event. Izmir Assistant Governor Haluk Tunçsu and İzmir City Culture and Tourism Director Abdülaziz Ediz received plaques for their contributions to the sector and support for tourism professionals, Seferihisar Chief Magistrate Tunç Soyer was given a plaque for advertising the borough to the world through Cittaslow efforts, Chief Magistrate Gökhan Demirağ was awarded with a plaque for giving a unique vision to Foça in culture tourism, Bayındır Chief

ETİK

9


Sürmeli Efes Resort Hotel Genel Müdürü Sadun Alp ise bu yıl dördüncüsü gerçekleştirilen etkinliğe ev sahipliği yapmaktan mutluluk duyduklarını söyledi. Törende, yaptıkları çalışmalardan dolayı Acun Travel, Anea Travel, Anı Tour, Diana Travel, Dorak Tours, ETS Tur, Hotels4u, HST Travel, ITM Travel, Logic Tours, Mastur Travel, Meeting Point Turkey , Mika Tur, Nilüfer Travel, On Holiday Group, Peninsula Tours, Sea Travel , Siba Tours, Tantur Turizm Seyahat A.Ş, Tatil.Com, Ten Tour, Tez Tour, Thistle Travel, TTA Travel, Vizyon Tur ve ALBAŞ Taşımacılık yetkililerine plaket verildi. Tur operatörleri ve taşımacılık sektörünün ardından turizme katkı ve hizmet sunan kişilere ETİK’in plaketleri de törenle verildi. Etkinlikte sektöre yaptıkları katkıdan ve turizmcilere verdikleri desteklerden dolayı İzmir Vali Yardımcısı Haluk Tunçsu’ya ve İl Kültür ve Turizm Müdürü Abdüla-

10

ETİK

ziz Ediz’e, Cittaslow çalışmalarıyla beldenin adını dünyaya duyuran Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer’e, Foça’ya kültür turizmi alanında farklı bir vizyon katan Belediye Başkanı Gökhan Demirağ’a, termal tesisleri ve çiçek festivaliyle dikkatleri toplayan Bayındır Belediye Başkanı Mehmet Kertiş’e, İzmir turizmine ve turizmcisine özellikle su ve katı atık bedelleri konusunda verdikleri destek nedeniyle İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Sırrı Aydoğan’a, konukseverlikleri için Kuşadası Belediye Başkanı Esat Altungün’e ve Selçuk Kaymakamı Ayhan Boyacı’ya, turizm sektörüne verdiği emek nedeniyle sektörün duayenlerinden Soner Kromer’e plaket sunuldu.

Turizmcilerin havai fişek ve lazer gösterileriyle renklenen “Yaza merhaba” etkinliği, Pi Latin grubunun Kübalı sanatçıların seslendirdiği Latin ezgileri eşliğinde geç saatlere kadar sürdü.

Magistrate Mehmet Kertiş was given a plaque for his work on thermal facilities and the flower festival he organized, İzmir’s Commissary to the Chief Magistrate Sırrı Aydoğan was given a plaque for supporting tourism professionals on issues such as solid waste and solid waste disposal, Kuşadası Chief Magistrate Esat Altıngün and the kaimakam of Selçuk Ayhan Boyacı were given pla-

ques for hosting the event and sector veteran Soner Kromer was given a special plaque for his extensive services in the sector. The event, which took on a livelier note with fireworks and laser shows, continued into the wee hours of the morning, accompanied by Latin songs performed by Cuban singers from the Pi Latin Group.


Bülent TERCAN

“Çeşme’nin turizm anayasası hazırlanmalı”

“A tourism constitution for Çeşme must be prepared”

ETİK Başkan Vekili ve Destinasyon İzmir Başkanı Bülent Tercan, turizm sezonunun açılışı dolayısıyla, Çeşme turizmine dair görüş ve önerilerini açıkladı. Çeşme’nin turizmde hak ettiği konuma ulaşamadığını dile getiren Tercan, ilçenin Fransız Rivierası Cote d’Azur olma potansiyeli taşımasına rağmen sıradan bir tatil kasabası ötesine geçemediğini söyledi.

ETİK Vice Chairman and the president of Destination İzmir Bülent Tercan announced his opinions and suggestions regarding tourism in Çeşme at the start of the season.

Tercan, bölge için yeni bir turizm anayasası hazırlanması gerektiğine dikkat çekerek, şunları kaydetti: “Denizi, kumu, güneşi, tarihi ve kültürel zenginlikleriyle çok önemli bir turizm potansiyeline sahip olan Çeşme, maalesef bu değerleri yeterince kullanamıyor. Çünkü Çeşme kolaycılığa kaçtı

ve turizmin kanseri ‘her şey dahil hastalığı’na yakalandı. Çeşme turizmi için yeni bir turizm anayasası yazmak zorundayız. Bu anayasa kaymakamlık, belediye, ÇEŞTOB, Çeşme Esnaf ve Sanatkârlar Odası ile kaleme alınmalı. Eğer ilçede turizmi yönlendirecek konumlara gelirsek yıllardır ETİK ve Destinasyon İzmir adına yürüttüğümüz başarılı çalışmaları, Çeşme’ye de taşıyacağız. Ayrıca ilçede 45 güne sıkışmış turizmi önce 6 aya, daha sonra da termal turizmi canlandırarak 12 aya çıkaracağız. Keşfedilmemiş gizli hazine olan Çeşme’yi en doğru şekilde dünya turizm piyasasına açıp, Çeşme’de yaşayan herkesin mutlu olmasını sağlayacağız.”

Tercan, who said that Çeşme wasn’t receiving its fair share in tourism, added that the region was no more than a resort town although it had the same potential as the French Riviera. Tercan, who pointed out to the need for a new tourism constitution, said: “Çeşme, which has an important touristic potential with its sea, sand, sun and historical and cultural riches, is unfortunately not realizing its full potential because

Çeşme has chosen the easy road and opted for the all included system, which is the cancer of tourism. We need to write a new tourism constitution for Çeşme. This constitution must be penned by the office of the kaimakam, the municipality, and Çeşme Chamber of Traders and Artisans. If we are in a position to shape tourism in the borough, we will continue the works we are doing in Izmir as ETIK and Destination Izmir in Çeşme. In addition, we will first extend the season which is limited to 45 days to 6 months and then to 12 months by revitalizing thermal tourism. We will open the borough, an untapped paradise, to the world tourism sector with the right moves and make everyone living in the town happy.”

ETİK

11


RÖPORTAJ

INTERVIEW

İzmir narin bir çiçek gibi Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, geçen yıl turist sayısı bakımından ülke ortalamasının üzerinde artış yakalayan İzmir’i zirveye taşıyacak basamakları emin adımlarla tırmandıklarını belirtti.

12

ETİK


İ

zmir’i sahip olduğu çeşitlilik bakımından “eşsiz bir cevher” olarak nitelendiren ve kente ilişkin gelişmeleri yakından izleyen Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, turist sayısı bakımından geçen yıl ülke ortalamasının üzerinde bir artış yakalayan İzmir’in büyüleyici doğası ile ilgi ve koruma bekleyen narin bir çiçek gibi olduğunu söylüyor. İzmir’i zirveye taşıyacak basamakları emin adımlarla tırmandıklarını ifade eden Bakan Günay ile ETİK Ege Turizm Dergisi için enine boyuna kenti konuştuk.

Bir turizm destinasyonu olarak İzmir’in Türkiye için önemi nedir? Geçtiğimiz yıl turist sayısı bakımından Türkiye ortalamasını ikiye katlayan İzmir’in geldiği noktayı değerlendirebilir misiniz? BAKAN GÜNAY: İzmir doğal ve tarihi güzellikleri, turizme uygun iklim koşulları, ideal tesisleri ve çok alternatifli ulaşım altyapısı ile turizm potansiyeli en yüksek illerimizden biri. Özellikle tarih öncesinden günümüze ulaşan sayısız ören yerleri, eserleri, müzeleri, kutsal mekanları, o eşsiz Ege mutfağı, el sanatları, festivalleri, şenlikleri ve diğer yerel-kültürel özellikleriyle önemli bir merkez niteliğinde. Biz de sahip olduğu çeşitlilik ile eşsiz bir cevher olan İzmir’imizin önemli bir turizm destinasyonu olması yönünde gerek yurtiçinde, gerekse yurtdışında bir tanıtım atağı başlattık. Bunun neticelerini de almaya başladık. İzmir, geçtiğimiz yıl turist sayısı bakımından Türkiye ortalamasının üstünde bir artışı yakaladı. Bu yıl da çalışmalarımızı aynı hızla sürdürüyoruz ve İzmir’i en tepeye taşıyacak basamakları emin adımlarla tırmanıyoruz.

Kentin sahip olduğu turizm potansiyelini yeterince değerlendiremediği yönündeki eleştirilere katılıyor musunuz? BAKAN GÜNAY: İzmir’in elindeki potansiyel dünyada sayılı şehirde var. Ancak ülkemizde turizm hareketlerinin başladığı ilk yerlerden olmasına, sahip olduğu önemli değerlere, potansiyele ve çeşitliliğe rağmen turizmden yeterince pay aldığını düşünmüyorum. Bunda en önemli etkenlerden birisi yatırımların yetersizliği. İzmir’de Bakanlığımızca ilan edilmiş 19 adet Kültür Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi ve Turizm Merkezi bulunmasına rağmen buralardaki planlamalar, çeşitli itirazlar ve sit kararları nedeniyle tam olarak hayata geçirilemedi. Biz planlamaların önün-

İzmir is like a gentle flower Culture and Tourism Minister Ertugrul Gunay, Turkey’s average in terms of number of tourists last year, an increase over the same pace this year, capturing the of studies for Izmir said.

T

he Minister of Culture and Tourism Ertuğrul Günay, who watches Izmir closely and calls the city a unique jewel, said that Izmir had recorded an increase in tourist numbers that surpassed the country’s average and that they were continuing their efforts with the same determination. We

Butik otel tarzında tesisleşmenin hâkim olduğu, çevreye ve yeşile duyarlı, elit, sürdürülebilir turizm tarzının bizim topraklarımız için en uygunu olduğunu düşünüyorum. İzmir bu turizm tarzının geliştiği en önemli merkezimiz şuanda. I believe that a tourism style that includes boutique hotels and is environmentally friendly, elite and sustainable is best suited for our country. Izmir is a city where this type of tourism is has developed.

deki engelleri aşarak, bu alanların planlamasını bitirerek, bir an önce yatırımcıya tahsis edebilmek için yoğun çaba sarf ediyoruz. Bunların en yakın zamanda neticelenmesini hem İzmir hem de Türkiye adına çok arzuluyorum.

talked to Minister Günay, who said that they were climbing the stairs to carry Izmir to the top with surefire steps, about the city in detail. As a touristic destination, what

is the importance of Izmir for Turkey? Can you evaluate Izmir, the city that has doubled Turkey’s average in tourist numbers? MINISTER GÜNAY: İzmir, with its natural and historical assets, nice weather, ideal facilities and alternative transportation infrastructure, is one of the cities that have the highest potential in tourism. It is an important destination with its ruin sites, artifacts, museums, religious sites, amazing Aegean cuisine, handicrafts, festivals and other local-cultural characteristics. We have started advertising rallies in foreign countries to make Izmir an important touristic destination. We have started seeing the results. Izmir recorded an amazing increase in tourist numbers last year. We are still working hard on the subject and climbing the stairs to carry Izmir to the top with surefire steps. Do you agree with people that claim that the tourism potential of the city is insufficiently evaluated? MINISTER GÜNAY: Only a few cities in the world have the same potential that Izmir has but I don’t believe it receives sufficient share from the tourism sector despite all this potential and the fact that it is the place where tourism activity first started in the country. The main

ETİK

13


to fit Izmir like congress, golf, and boutique and cruise tourism. Which one do you think best suits Izmir? MINISTER GÜNAY: Izmir, with its tourism variety, is open to innovations and surprises. Its nature is so fascinating that it needs attention and protection like a gentle flower. Every piece of land in our country is surrounded with natural beauties and when we think about tourism, it needs special attention. When we consider this fact, I believe that a tourism style, called Soft tourism, that includes boutique hotels and is environmentally friendly, elite and sustainable is best suited for our country. Izmir is a city where this type of tourism is has developed.

İzmir için öngörülen pek çok alternatif turizm çeşidi var. (Kongre, golf, butik, kruvaziyer vb.) Sizin İzmir’e en çok yakıştırdığınız turizm çeşidi hangisidir? BAKAN GÜNAY: İzmir turizm çeşitliliği ile yeniliklere, sürprizlere ve farklılıklara çok açık bir şehrimiz. Doğası o kadar büyüleyici ki, narin bir çiçek gibi ilgi ve koruma istiyor. Ülkemizin her karışında doğanın etkileyiciliği bizi sarıyor ve bu sebeple de turizm dendiği zaman çok titiz bir çalışma gerekiyor. Bunlar göz önünde bulundurulduğunda “Soft Turizm” olarak nitelendirdiğimiz, geleneksel turizm anlayışının bölgeye verdiği zararı en aza indiren, butik otel tarzında tesisleşmenin hâkim olduğu, çevreye ve yeşile duyarlı, elit, sürdürülebilir turizm tarzının bizim topraklarımız için en uygunu olduğunu düşünüyorum. İzmir bu turizm tarzının geliştiği en önemli merkezimiz şuanda. İmar plan çalışmaları tamamlanan ve ihalesi yapılacak olan kruvaziyer limanı İzmir’in bu alandaki potansiyelini kaldırabilecek mi sizce? Planın mevcut şekliyle uygulanmasının ulaşımı ve bölge esnafını olumsuz etkileyeceği yönündeki eleştirilere katılıyor musunuz? Yeni bir limana ihtiyaç var mı? BAKAN GÜNAY: Kruvaziyer destinasyonlar içerisinde, son yıllara kadar Amerika ve tropik adalar ön planda iken, günümüzde özellikle Akdeniz Bölgesi yeni güzergâhlar yaratıyor. Bu gelişmeyle Akdeniz Çanağı, son 3 yılda kruvaziyer turizmin gözdesi haline geldi. İzmir de son zamanlarda bu gelişmelerden payını almaya başladı. Gelen kruvaziyer gemi ve yolcu sayısı her geçen yıl artıyor. Alsancak Limanı 5-6 yıldır sürekli

14

ETİK

olarak kruvaziyer yolcu trafiğinde kullanılıyor; ancak artan gemi ve yolcu sayısı karşısında başka limanlara ihtiyaç da arttı. Bu ihtiyaç dünyadaki kruvaziyer turizmindeki gelişmeleri göz önüne aldığımızda daha net bir şekilde görülebilir. Mevcut liman maalesef fiziki altyapı ve donanım yönüyle yeterli değil ve önerilen kurvaziyer limanının da yeni ticari alan oluşturması gerekiyor. Hem dünya standardına uygun hem de İzmir’in ismine yakışır yeni bir liman ile İzmir her yönden kalkınacaktır diye düşünüyorum.

reason for this is the lack of investments. Although there are 19 tourism centers and Cultural Preservation and Development Areas in Izmir, plans regarding these areas have not been realized because of various objections and regulations. We are working relentlessly to finish these projects and get them ready for investors. It is my biggest wish to finish these projects both for the sake of Izmir and Turkey. There are many alternative tourism styles that are thought

Do you believe that the new cruise port that will be publicly ne bid will be sufficient for Izmir’s potential in this regard? Do you agree with the criticism that the current plans will negatively affect the traffic and the shops in the area? Do we need a new port? MINISTER GÜNAY: In the past, while America and the tropical islands were hot destinations in cruise tourism, the Mediterranean today provides new routes. With this development the Mediterranean Hull has become the most popular place for cruise tourism. Lately, Izmir has taken its fair share from these developments. The number of ships and passengers increases each year. The Alsancak Port is being used for cruise traffic for the past 5-6 years but we need other ports for the number of increasing ships and passengers. Unfortunately


İzmir turizmini hareketlendirmeye yönelik Ege Uygarlıkları Müzesi, Efes Antik Limanı gibi projelerden bahsediliyor. Söz konusu projeler ne aşamada? BAKAN GÜNAY: Bu iki projenin hem ülke turizmine hem de İzmir’e getirisinin büyük olacağı kanaatindeyim. Efes Antik Liman ve Kanal Temizlik Projesi kapsamında çalışmalarımız Ege Üniversitesi ve Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının da katkılarıyla sürüyor. Şubat ayında yönetim planıyla ilgili değerlendirmeler Selçuk Belediyesince yapıldı ve mart ayında da kazıya başlandı.

BAKAN GÜNAY: Türkiye farklı toplumlara ev sahipliği yapmış olmanın avantajını yeni idrak etmiş durumda. Bugüne kadar ayakta kalmış olan yapılara baktığımda büyülenirken, aynı anda kimsesizlikleri ve bakımsızlıkları sebebiyle bir hüzün de kaplıyor içimi. İzmir de bu duygularla baktığım illerimizden birisi. Birçok kişinin de benimle aynı düşünceleri ve duyguları paylaştığından eminim. İzmir’de tarihi yapıları ayağa kaldırmak ve kamuya ait metruk binaları İzmir kültür ve turizmine kazandırmak için yürütülen çalışmaları yakından takip ediyorum.

Ege Medeniyetleri Müzesi Projesi ise bölge tarihini ve değerli arkeolojik eserleri layıkıyla sergileyebileceğimiz bir alana duyulan ihtiyaçla ortaya çıktı. Müzenin İzmir Büyükşehir Belediyesince planlanan Agora ve Kadifekale arasındaki alanda Büyükşehir Belediyesi ve yerel yönetimlerin işbirliği ile gerçekleştirilmesi düşünülüyor. Büyükşehir Belediyesinin yönlendirmesi ile müze alanının oluşturulması çalışmaları devam ediyor. Alanla ilgili Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulundan alınacak görüşten sonra bu bölge, Büyükşehir Belediyesine ait kültürel tesis alanı olacak. Eğer bu alanla ilgili gelişmelerde olumsuzluk yaşanırsa Eski Sümerbank Basma Fabrikası Alanını alternatif olarak düşünüyoruz.

İzmir’in tarihi dokusunu önemli ölçüde yansıtan, bakımsızlıktan atıl durumda kalmış veya verimsiz olarak kullanılan han, hamam, cami gibi yapıların nasıl ayağa kaldırılabileceği, gerekli ödeneğin temini ve işletilmesi konularında yapılmış olumlu örneklerden yola çıkarak proje ve çözüm önerileri üretmeye çalışıyoruz. Bu kapsamda sokak sağlıklaştırma projelerine de destek veriyoruz. Yaptığımız tüm işlerde gerek kamu kurumları ve belediyeler gerekse üniversiteler ile işbirliği içerisinde çalışmaya özen gösteriyoruz.

Kimsesizlikleri hüzün veriyor Kentte tarihi yapıları ayağa kaldırmak ve kamuya ait metruk binaları turizme kazandırma istediğinizi dile getirmişsiniz. Bu konuda nasıl bir formül uygulanacağı netleşti mi?

İzmir’in önünde çok önemli bir fırsat olarak görülen EXPO için yürütülen çalışmaları yeterli buluyor musunuz? BAKAN GÜNAY: EXPO 2020 sürecinde çalışmalar, Yönlendirme ve Yürütme Kurulu bünyesinde sürdürülüyor. Henüz başlangıç aşamasındayız ve İzmir’in en iyi şekilde temsil edilebilmesi yönünde yoğun çalışmaların başlayacağı kanaatindeyiz. Ben de tüm çalışmaları yakından takip ediyor ve arzu ettiğimiz şekilde neticelenmesini umuyorum.

the existing port is insufficient in terms of physical infrastructure and supplies and the new port must also be a new trade spot. I believe that a new, more modern port with world standards will help the economy of Izmir. There are talks of projects such as the Aegean Civilizations Museum and the Ephesus antique port to revitalize tourism in Izmir. What are the current developments concerning these projects? MINISTER GÜNAY: I believe both projects will contribute greatly to Izmir. The cleaning of the Ephesus antique port and canal continue with the support of the Aegean University and the Ministry of Transportation, Maritime and Communication. The evaluation works were concluded by the Selçuk Municipality in February and excavations started in March. The Aegean Civilizations Museum project came about when we realized that we needed a place where we could exhibit the history and the archeological artifacts of the region. We are thinking about building the museum on the area between Agora and Kadifekale through a joint effort by the Izmir Metropolitan Municipality and local authorities. The preparation of the construction site continues under the supervision of the Metropolitan Municipality. After consulting with the Cultural Assets Regional Preservation Board, the land will be a cultural facility owned by the Metropolitan Municipality. If we should encounter any problems with the land, our alternative is the old Sümerbank textile factory.

Their loneliness is saddening You once said that you wanted to resurrect the historical buildings and renovate the old official buildings for tourism. Do you have a clear formula on how that is going to be established? MINISTER GÜNAY: Turkey is just realizing its advantage of having hosted different civilizations. While I am in awe of these old buildings that have managed to survive, I am also saddened by their loneliness. İzmir is one of the cities where I feel like this. I believe that many people feel the same way. I am closely following the works regarding the restoration of old buildings. We are currently drawing up projects and trying to find solutions on how to resurrect old inns, baths and mosques in Izmir by looking at past examples regarding the funding and management of similar projects. We are also supporting street renovations. We put great importance on working with municipalities, local authorities and universities in all the projects we are undertaking. What do you think about the works concerning EXPO, a very important opportunity for Izmir? MINISTER GÜNAY: The works regarding the EXPO 2020 process are being carried out by the Orientation and Executive boards. We are just beginning and we believe that more important efforts are on the way to represent Izmir in the best way possible. I am closely monitoring the situation and hoping that we will get the desired result.

ETİK

15


FUAR

FAIR

İzmir’in fuar atağı İzmir, EXPO 2020 adaylığı sürecinde tanıtım faaliyetlerini yurtdışındaki turizm fuarları ile sürdürme kararı aldı. İzmir Valisi ve EXPO 2020 Yönlendirme Kurulu Başkanı Cahit Kıraç, kentin iki yıl boyunca dünyanın en önemli turizm fuarlarına katılması yönünde karar alındığını açıkladı.

İzmir’s fair activity İzmir has decided to continue its advertising activities for EXPO 2020 at international fairs. Governor of Izmir and EXPO 2020 Orientation Board President Cahit Kıraç announced that they had decided to participate in world famous international fair in the next two years.

16

ETİK


E

ge Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği (ETİK) Yönetim Kurulu Başkanı ve Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Başkan Yardımcısı Mehmet İşler, İzmir Valisi Cahit Kıraç’ı makamında ziyaret etti. İzmir Vali Yardımcısı Haluk Tunçsu ve İzmir İl Kültür ve Turizm Müdürü Abdülaziz Ediz’in de katıldığı görüşmeyle ilgili bilgi veren İşler “Toplantıda Sayın Valimiz 2012 ve 2013 yıllarında İzmir’in, uluslararası M. CAHİT KIRAÇ fuarlara katılma kararı aldığını açıkladı. Valilik İzmir’in geleceğine yatırım yaparak hedef kanı olarak, İzmir’in tanıtımı için büyütmüş, atağa kalkmaher türlü desteği vermeye hazır mız için destek vermiştir, müteolduklarını söylediğini belirteşekkiriz” dedi. rek “Sayın Valimiz, ITB Berlin’in ardından 21 - 24 Mart 2012’de Mehmet İşler, Vali Kıraç’ın düzenlenen olan Moskova MITT talimatı doğrultusunda, İzmir’in Fuarı için de Vali Yardımcımız Sabağımsız bir stantla 5 -11 Mart yın Haluk Tunçsu’ya talimat verdi. 2012 tarihleri arasında yapılan İzmir, Berlin’den sonra Türkiye ITB Berlin Fuarı’na 112 metreiçin çok önemli bir başka pazarkarelik bir alanla katıldığını ve da, Rusya’nın dünyaca ünlü fuarı EXPO 2020 ağırlıklı bir tanıtım Moskova’da şov yapıp EXPO yapıldığını söyledi. İzmir’in 2012 adaylığını dünyaya anlattı” dedi. yılında dünyanın en önemli altı İşler, sözlerini şöyle sürdürdü: turizm fuarına Türkiye standından bağımsız olarak katılacağını ifade eden İşler “Her ortamda söylediğimiz, İZKA’nın araştırmalarında da vurgulandığı gibi İzmir’in en önemli sorunu tanıtım. Valimiz, bu soruna el koydu, bizlere de el verdi. Turizmciler olarak bu kararından dolayı Valimize müteşekkiriz” dedi.

Berlin’in ardından Moskova

İşler, Vali Kıraç’ın, EXPO 2020 İzmir Yönlendirme Kurulu Baş-

“Valiliğin ETİK’le birlikte profesyonel bir mantıkla fuarlara katılma kararı, tüm turizmcileri mutlu edecek. EXPO Yönlendirme Kurulu üyeleri arasında yer alan ETİK de, sektörün çatı örgütü olarak deneyimlerini paylaşacak. Yurtdışı fuarlara katılım kararı, Kültür ve Turizm Bakanı’nın milletvekili olduğu, EXPO 2020 adayı kentimizi uçuracak bir karardır. Sektör olarak, şimdi EXPO 2020 için artık daha umutluyuz. Kentimiz İZKA,

with a separate stand, said, “As we have mentioned in every platform, Izmir’s most important problem is advertising. Our governor has intervened and has supported us. We thanked him for his support. “

Moscow after Berlin

MEHMET İŞLER

T

he Aegean Touristic Facilities and Accommodation Association (ETIK) Chairman and the Turkish Hotels Federation Vice President Mehmet İşler, visited the Governor of İzmir Cahit Kıraç in his office. İşler, who provided information about the meeting which also included assistant governor Haluk Tunçsu and İzmir City Culture and Tourism Director Abdülaziz Ediz, said “During the meeting, our governor has said that they had decided that Izmir would participate in international fairs in 2012 and 2013. The governorship has supported us on our cause and we thank them for it. “ Mehmet İşler said that Izmir had participated in the ITB Berlin Fair with an individual 112 square meter stand with the order of the governor and added that they had concentrated on advertising regarding EXPO 2020. İşler, who stated that Izmir would participate in 6 important international fairs in 2012

İşler, who said that the governor would continue his support for the advertising of Izmir as the President of the EXPO 2020 Orientation Board, said, “Our governor has instructed his assistant to make us part of the MITT fair in Moscow. After Berlin, Izmir will be advertised in Moscow, a very important market for us and tell the world about its EXPO 2020 candidacy “ İşler, added: “The decision of the governorship to attend the fair will make all tourism professionals happy. ETIK, which is a part of the EXPO 2020 Orientation Board, will share its expertise. The decision to attend international fairs will be a great thing for our city. As the tourism sector, we are now more hopeful for EXPO 2020. Our city has taken a great step in working jointly for the bigger picture.”

İşler: Just support us for two years

İşler said, “After support from the governorship, we will participate in those fairs with our individual stands. We promised our governor.” İşler, who stated that they asked for two years support from Governor Kıraç, said “With this decision, our governor has made a great investment in the future of Izmir and the tourism sector” ETİK

ETİK

17


EXPO yönetimi ve turizmciler olarak tek bir yürek olma yolunda önemli bir adım atmıştır.”

İşler: İki yıl bize destek verin, yeter

İşler, “Valiliğimizin verdiği bu destek sonrasında biz de sektör olarak kendi ayaklarımızın üzerinde durup, bu fuarlara bağımsız stantlarımızla katılabileceğiz. Bunun için Valimize de söz verdik” dedi. Vali Kıraç’tan kendilerine iki yıl destek vermelerini istediklerini ifade eden İşler “Sayın Valimiz, bu kararıyla İzmir’in geleceğine ve bu gelecekte önemli bir yeri olan turizm sektörüne önemli bir yatırım yapmıştır” diye konuştu. ETİK Başkan Yardımcısı ve Destination İzmir Sözcüsü Bülent Tercan ise fuarlara katılımın süreklilik arz etmesi gerektiğine dikkat çekti. Valiliğin aldığı kararın turizm sektörü açısından çok sevindirici olduğunu belirten Tercan, “Bu, bizler için çok önemli bir destek. Bu çalışmalar EXPO adaylık sürecinde daha anlamlı bir hal alıyor” dedi.

İzmir şemsiyesi altında buluşma

İzmir’in EXPO 2020 adayı olarak, 2012 yılında yurt dışı fuarlara katılma kararından memnuniyet duyduklarını belirten İzmir İl Kültür ve Turizm Müdürü Abdülaziz Ediz de, “İzmir şemsiyesi altında tüm turizm sektörünün ve kentin tanıtımını sağlayacağız. İlgili tarafların da fuarlara katılımını bekliyoruz” dedi. Turizmcilere, bu fuarlarda yer almak için çağrıda bulunan Abdülaziz Ediz, sektör temsilcilerinin de yurtdışı fuarlara katılarak, tesislerini ve sahip oldukları olanakları daha iyi pazarlamasını istediklerini söyledi.

18

ETİK

İzmir 6 uluslararası fuarda

İzmir Valiliği’nin, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve sektör adına ETİK işbirliğiyle, bağımsız stantla İzmir’in tanıtımını yapacağı 2012 ve 2013 fuarları ve tarihleri şöyle:

İzmir at 6 international fairs

Here are the fairs that will be attended by Izmir in 2012 and 2013, sponsored by the Governorship of Izmir, the Ministry of Culture and Tourism and ETIK:

ITB Berlin (Almanya/Germany ) 7 -11 Mart/

March

2012

MITT Moskova (Rusya/Russia) 21-24 Mart/March 2012 Dubai (B.A.E.) 30 Nisan - 3 Mayıs/May 2012 WTM Londra (İngiltere/England) 5 - 8 Kasım/ November 2012 UTRECHT Turizm Fuarı (Hollanda/Netherlands) 10-15 Ocak /

January

2013

EMITT - İstanbul (Türkiye/Turkey) 11 - 14 Nisan/April 2013

Vice President and the Spokesman of Destination Bülent Tercan stated the importance of continuing to attend international fairs. Tercan, who stated that the decision taken by the governorship was appreciated by the tourism sector, said, “This is an important support for us. These works are even more meaningful during the EXPO candidacy process.”

Uniting under the İzmir umbrella

İzmir City Culture and Tourism Director Abdülaziz Ediz, who said that they were very happy about the decision to participate in international fairs as a candidate for EXPO 2020, said, “We will advertise the entire city and tourism in Izmir under one roof. We are expecting related parties to attend the fair. “Abdülaziz Ediz, who invited tourism professionals to take their places at these fairs, said that they wanted facilities to better advertise and market themselves and their products.


ETİK

19


FUAR

FAIR

EXPO 2020 hazırlıkları

Yarışın iddialı adaylarından İzmir’de tanıtım çalışmalarına hız verildi. Adaylık sürecinde kullanılacak logo ile tanıtım ve iletişim faaliyetlerini sürdürecek firma belirlenirken, sıra oy kullanacak ülkelerde yürütülecek lobi faaliyetlerine geldi

EXPO 2020 preparations Advertising efforts have accelerated in Izmir, a major candidate to win the EXPO race. The company that will establish the logo and carry out advertising works has been selected and now is the time for lobbying activities in voting countries.

20

ETİK


“Daha İyi Bir Dünya İçin Yeni Yollar/Herkes İçin Sağlık” teması ile EXPO 2020 yarışını sürdüren İzmir, tanıtım faaliyetlerine hız verdi. Adaylık sürecinde kullanılacak olan logoya karar verilirken, tanıtım ve iletişim faaliyetlerini yürütecek firma da belirlendi. Sıra EXPO 2020’nin düzenleneceği kentin seçiminde oy kullanacak olan ülkelerde yürütülecek lobi faaliyetlerine geldi. EXPO’nun en önemli unsurlarından olan tanıtım ve iletişim faaliyetlerinin yürütülmesi için açılan İzmir Ulusal ve Uluslararası İletişim ve Tanıtım ihalesini, Öykü/Dialogue International’ın önderliğini yaptığı konsorsiyum kazandı. Swissotel Grand Efes’te düzenlenen ve 2 firmanın teklif verdiği ihalede, Öykü Dialogue International, Elite Reklam, Ark Reklam’dan oluşan konsorsiyum, CEO Turizm Organizasyon firması ile yarıştı. İzmir’den hiçbir ajansın katılmadığı ihalede her iki firma yarım saatlik sunumlarla EXPO kapsamında yapacakları çalışmalar hakkında bilgi verdi. Sunumun ardından EXPO Yürütme Komitesi üyelerinden oluşan ihale komisyonu, pazarlık aşamasına geçti ve ihale Öykü’nün önderliğindeki konsorsiyumda kaldı. İhaleyi kazanan Öykü /Dialogue International konsorsiyumu ile 2 milyon 350 bin TL üzerinden sözleşme imzalandı. Konsorsiyum; EXPO 2020 İzmir Görsel Kılavuzu’nun zenginleştirilmesi, reklam kampanyalarının tasarlanması ve hazırlanması, üç farklı uzunlukta EXPO 2020 İzmir tanıtım filminin hazırlanması, stratejik halkla ilişkiler planlarının oluşturulması, dijital iletişim araçları tasarım ve geliştirme hizmetleri, EXPO 2020 İzmir sunumlarının planlama ve uygulaması, adaylık dosyası tasarı-

mının yapılması, ulusal ve uluslararası medya satın alma hizmetlerinin sağlanması, izleme ve değerlendirme işlerini yürütecek. İşin teslim tarihi, EXPO 2020 İzmir adaylık sürecinin tamamlanma tarihi olan 31 Aralık 2013 olarak belirlendi.

7 dilde reklam hazırlanacak

İzmir’in ‘Daha İyi Bir Dünya İçin Yeni Yollar/Herkes İçin Sağlık’ temasıyla aday olduğu belirtilen ihale şartnamesinde, tanıtım ve iletişim çalışmalarının bu temanın diğer rakiplerden ve onların temalarından üstün yönlerinin öne çıkarılması, İzmir’in avantajlarının anlatılması, kentin marka değerine katkı sağlanması konuları dikkate alınarak yapılması istendi. Tanıtım sürecinde Türkçe’nin yanı sıra İngilizce, Fransızca, Rusça, Arapça, Çince, İspanyolca reklamlar hazırlanacak. Bu reklamlar gazete ve televizyon ilanının yanı sıra

ETİK

21


yurtdışında havaalanları ve metro durakları gibi kamusal alanlarda yer alacak. İhalenin lideri Öykü/Dialogue International’in Kristal Elma 2009, KA-DER Kampanyası, Golden Pin 2008, Golden Pin 2007, Ankara Ticaret Odası TL’ye İtibar Kampanyası, IPRA-Uluslararası Halkla İlişkiler Derneği Ödülleri, Gümüş Adrian Awards, 2009 Unlimited Turkey Kampanyası ve Aristotle Excellence 2009 gibi ödülleri bulunuyor.

Konukseverlik ve pozitif güç vurgusu

EXPO 2020 adaylığı süresince tüm yazışmalarda ve tanıtım materyallerinde kullanılacak olan logo da belirlendi. Renkli ışıkları olan güneşin içinde, kollarını açmış insan figürünün bulunduğu EXPO 2020 logosu, İzmir’in ve Türkiye’nin pozitif gücü ile konukseverliğini sembolize ediyor. Bir grup grafiker

22

ETİK

tarafından ücretsiz olarak tasarlanan logo, taşıdığı sıcak renkler ve figürlerle beğeni topladı.

Yürütme Komitesi üye sayısı 9’a çıktı

EXPO 2020 İzmir Yönlendirme Kurulu’nun ve Organlarının Teşkili ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar Resmi Gazete’de yayımlandı. 11 Ekim 2011 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Karar’ın “Yürütme Komitesi’nin Oluşumu ve Görevleri” ile ilgili 4’üncü maddesinde değişikliğe gidildi. Buna göre Yürütme Komitesi’ne “İzmir Büyükşehir Belediyesi temsilcisi” ibaresinden sonra gelmek üzere “Dışişleri Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı” ibaresi eklendi. Böylece daha önce 7 kişiden oluşan Yürütme Komitesi 9 üyeye çıkarıldı. Yürütme Komitesi; İzmir Valisi’nin teklifi ve Yönlendirme Kurulunun onayı ile görevlendirilecek bir baş-

I

zmir, which continues to compete for EXPO 2020 with the “New Roads for a Better World/ Health for Everyone” theme, has accelerated its advertising efforts. While the logo that will be used in the candidacy project was chosen, the company that will continue advertising works was selected. Now it is time for lobbying activities in voting countries.

A consortium led by Öykü/Dialogue International won the bid to become the advertising firm to carry out advertising and communication works for the EXPO bid. During the bid held at Swissotel Grand Efes and received proposals from 2 companies, the consortium that includes Dialogue International, Elite Reklam and Ark Reklam, competed with CEO Tourism Organization. Both companies gave information on their advertising campaign

during half hour presentations at the bidding where no companies from Izmir were present. After the presentations, the bidding committee began negotiations and the bid was won by the consortium led by Öykü. A deal for 2 million 350 thousand Turkish Liras was signed with the Öykü /Dialogue International consortium. The consortium will enrich the visual guide of EXPO 2020 Izmir, design and prepare ad campaigns, prepare 3 introductory films on Izmir, establish a strategic public relations plan, design and develop digital communication tools, plan and put into application the presentation for EXPO 2020 Izmir, design the candidacy dossier, provide national and international media marketing buys and follow and evaluate the process. The deadline for the work was decided as December 31, 2013,


the final day of Izmir’s candidacy process.

Ads will be prepared in 7 languages

During the bid specifications which stated Izmir’s theme as “New Roads for a Better World/ Health for Everyone”, it was clearly stated that the advertising works should concentrate on highlighting the advantages of Izmir and the better assets of the theme compared to other competitors. During the advertising campaign, ads will be prepared in Turkish, English, French, Russian, Chinese and Spanish. The ads will be featured on newspapers, televisions, international airports and subway stations. The winner of the Öykü/Dialogue International has received the Crystal Apple 2009, KA-DER Campaign, Golden Pin 2008, Golden Pin 2007, the value of the TL by the Ankara Chamber of Commerce, IPRA-, Gümüş Adrian Awards, 2009 Unlimited Turkey Campaign and Aristotle Excellence 2009 awards.

Accentuating hospitality and positive power

The logo that will be used in all communications and advertising materials during the EXPO 2020 candidacy process was also selected. The logo, which is a sun that has colorful rays and a person with open arms inside it, symbolizes the positive power and hospitality of Turkey. The logo, which was designed by a team of graphic designers for free, was well received with its warm colors and figures.

The members of the Executive Committee increased to 9

The regulation regarding the changes is the law concerning the works and applications of the EXPO 2020 İzmir Orientation Board and its affiliates was published in the national gazette. The 4th clause of the regulation concerning the body and duties of the Orientation Board was changed on October 11, 2011 with the decision of the Cabinet. According to this, the phrase the Ministry of Foreign Affairs and the Ministry of Health were added to the law, thus increasing the number of committee members from 7 to 9. The Executive Committee will include a president chosen by the approval of the Orientation Board suggested by the Governor of Izmir, a representative from the Izmir Metropolitan Municipality, representatives from the Ministry of Foreign Affairs, Ministry of Health, Ministry of Culture and Tourism, Ministry of Transportation, Maritime and Communication and three representatives chosen from NGO representatives from the Orientation Board.

Moratti: İzmir has important advantages

EXPO Executive Committee also accelerated its lobbying activities concerning the candidacy of Izmir. The EXPO Executive Committee met with Milan’s former chief magistrate Letizia Moratti, a major figure in securing the bid for EXPO 2015. Moratti, who shared her expertise with the committee,

ETİK

23


kanın başkanlığında, İzmir Büyükşehir temsilcisi, Dışişleri Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı temsilcileri ile yönlendirme kurulunda yer alan sivil toplum kuruluşları temsilcileri arasında Yönlendirme Kurulu Kararı ile belirlenecek üç temsilciden oluşacak.

Moratti: İzmir’in önemli avantajları var

EXPO Yürütme Kurulu, İzmir’in adaylığı ile ilgili lobi faaliyetlerine de hız verdi. EXPO Yürütme Kurulu, EXPO 2015 seçimlerinin kazanılmasında önemli bir rol oynayan Milano Belediyesi eski Başkanı Letizia Moratti’yi ziyaret ederek,

24

ETİK

görüş alışverişinde bulundu. EXPO 2020 Yürütme Komitesi Başkanı Mahmut Özgener’in öncülüğündeki heyete deneyimlerini aktaran Moratti, İzmir’in rakipleri karşısında EXPO 2015 adaylığı sırasında elde ettiği tecrübelerden kaynaklanan önemli bir avantajı bulunduğunu söyledi. EXPO Yürütme Kurulu, Milano Belediyesi eski Başkanı Letizia Moratti’yle 22 Şubat’ta Milano’da yaptığı görüşmeden memnun döndü. Milano’nun EXPO 2015 seçimlerini kazanmasında önemli rol oynayan Moratti, EXPO 2020 Yürütme Komitesi Başkanı Mahmut Özgener ve beraberindekilere deneyimlerini aktardı.

said that Izmir had an important advantage compared to its rivals because it had also entered the race to host EXPO 2015. The EXPO Executive Committee returned happy from the visit in Milan. Moratti, who was a key player in securing the win for EXPO 2015 Milan, shared her experiences with the president of the committee Mahmut Özgener and his entourage. Letizia Moratti said, “İzmir’s biggest advantage against is rivals will be the experiences gained during the EXPO 2015 candidacy process.” Moratti, who talked about their efforts during Milan’s candidacy, also answe-

red the technical questions from the committee members. Moratti, who said that they were ready to support Izmir in any way they could during the candidacy process, wished Izmir good luck. The commission that visited Moratti in Milan included the president of the Executive Committee Mahmut Özgener, the Ministry of Foreign Affairs Izmir Representative Ambassador Serpil Alpman, Ministry of Transportation Representative Undersecretary Suat Hayri Aka, the chairman of the Izmir Commodity Işınsu Kestelli, EXPO General Secretary Dr. Ergüder Can, EXPO 2020 İzmir General Secretary Assistant


Özgener’in verdiği bilgilerle İzmir’in EXPO 2020 adaylığı üzerine görüş alış verişinin yapıldığı toplantıda Letizia Moratti, “İzmir’in rakiplerine karşı en büyük avantajı, EXPO 2015 adaylığı sırasında kazandığı tecrübeler olacak” dedi. Milano’nun 2015 adaylığı sırasında yaptıkları çalışmaları anlatan Moratti, heyet üyelerinin uzmanlık alanlarıyla ilgili teknik soruları da cevapladı. Adaylık sürecinde her türlü yardım ve desteği vermekten mutluluk duyacaklarını söyleyen Moratti, İzmir’e bol şans diledi. Milano’da Moratti ile görüşen heyette, EXPO Yürütme Komitesi Başkanı Mahmut Özgener’le birlikte Dışişleri Bakanlığı İzmir Temsil-

cisi Büyükelçi Serpil Alpman, Ulaştırma Bakanlığı temsilcisi Müsteşar Yrd. Suat Hayri Aka,  İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli, EXPO Genel Sekreteri Dr. Ergüder Can, EXPO 2020 İzmir  Genel Sekreter Yardımcısı Zeynep Tansuğ, Yürütme Komitesi Başkan Danışmanı Dilara Ersözlü, Medya ve İletişim Direktörü Selim Türsen yer aldı. EXPO 2020 İzmir Yürütme Komitesi üyeleri, Türkiye’nin Paris Büyükelcisi Tahsin Burcuoğlu’nu da makamında ziyaret etti. Burcuoğlu, konuşmasında İzmir’in EXPO 2020 adaylığı ile ilgili olarak yoğun çalışmalara Mart başında başladıklarını, bu süreçte BIE Genel Sekreteri

Zeynep Tansuğ, consultant of the Executive Committee Dilara Ersözlü and Media and Communications Director Selim Türsen. The members of the EXPO 2020 İzmir Executive Committee also visited Turkey’s ambassador to France Tahsin Burcuoğlu in his office. Burcuoğlu said that they would start serious activities concerning Izmir’s EXPO 2020 candidacy in March and added they were in close contact with BIE General Secretary Vincente Gonzalez Loscartales. Burcuoğlu, who stated that Izmir was lucky to have Ambassador Serpil Alpman on the Executive Committee, pointed out to the importance of communication and dialogue

between the ambassadorship and the committee. Burcuoğlu said, “We will do everything in our power to secure the bid for Izmir.”After the meeting with Burcuoğlu, the Executive Committee met with BIE General Secretary V. Loscartales. The parties mainly discussed the area, theme and the preparations regarding the candidacy dossier. Loscartales, who pointed out to the importance of the attention of the locals for the project, said “As far as I can see, you have the full support of the government. We are expecting important activities in collaborations with NGOs.’ Loscartales also said that he was happy to hear that the Mi-

ETİK

25


EXPO’nun tanıtım ve iletişim faaliyetlerinin yürütülmesi için açılan İzmir Ulusal ve Uluslararası İletişim ve Tanıtım ihalesini, Öykü/Dialogue International’ın önderliğini yaptığı konsorsiyum kazandı. The Izmir National and International Communication and Advertising bid, which was opened to determine the firm that would carry out advertising efforts for Izmir’s EXPO campaign, was won by a consortium led by Öykü/Dialogue International.

Vincente Gonzalez Loscertales ile temas içinde olduklarını ve ilişkilerin samimi görüş alışverişine dayalı seyrettiğini belirtti. Burcuoğlu, Dışişleri Bakanlığının İzmir temsilciliğine atanan ve EXPO Yönlendirme Kurulu’nda yer alan Büyükelçi Serpil Alpman’ın İzmir için bir şans olduğunu belirterek, bundan sonraki süreçte büyükelçilik ve komite arasında iletişim ve diyalogun çok yoğun olacağını ifade etti. Burcuoğlu, “İzmir’in kazanması için elimizden geleni yapacağız dedi.” Yürütme Komitesi, Burcuoğlu’nu ziyaretinin ardından BIE Genel Sekreteri V. Loscertales ile bir araya geldi. Yapılan çalışmalarla ilgili olarak özellikle alan, tema, lobi ve adaylık dosyasının hazırlanmasıyla ilgili görüş alışverişinde bulunuldu. Loscertales, adaylık sürecinde İzmir ve Türkiye halkının projeyi sahiplenmesinin önemine değinerek “Gördüğüm kadarıyla Hükümet

26

ETİK

desteğiniz tam ve etkin. Sizden kamuoyu yaratılması ve STK’larla işbirliği konusunda önemli faaliyetler bekliyoruz’’ dedi. Loscertales, Yürütme Komitesi’nde Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Ulaştırma Bakanlığının yanı sıra Dışişleri Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığının da temsil edilecek olmasından duyduğu memnuniyeti kaydetti.

İnciraltı’nın planlanması için bakanlardan destek talebi

EXPO 2020’nin İzmir’de yapılması halinde yer olarak belirlenen İnciraltı’nın planlama çalışmaları da gündeme geldi. İzmir Valisi ve EXPO Yönlendirme Kurulu Başkanı Cahit Kıraç, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, EXPO Yürütme Komitesi Başkanı Mahmut Özgener ve EXPO Genel Sekreteri Ergüder Can’dan oluşan İzmir heyeti, Ankara’da Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay ile

nistry of Foreign Affairs and the Ministry of Health were going to be represented in the Executive Committee.

Looking for support from ministers for the planning of İnciraltı

The planning works at İnciraltı, the place where EXPO 2020 will be held if Izmir wins the bid, were also a part of the agenda. The Izmir committee that included Governor of Izmir and EXPO Orientation Board President Cahit Kıraç, İzmir Metropolitan Municipality Chief Magistrate Aziz Kocaoğlu, the president of the EXPO Executive Board Mahmut Özgener and EXPO General Secretary Ergüder Can visited the Minister of Culture and Tourism Ertuğrul Günay and the Minister of Transportation, Maritime and Communication Binali Yıldırım in Ankara. The

committee, who asked for support from both ministers for the planning of the area without a glitch, left the meeting hopeful. The committee first met with the Minister of Culture and Tourism Ertuğrul Günay. During the meeting which was also attended by the planning experts of the ministry and the authorities from the Ministry of Environment and Urban Planning, the topic was the organizations that were required for İnciraltı concerning EXPO. The committee then visited the Minister of Transportation, Maritime and Communication Binali Yıldırım. The members of the committee reported that both meetings were fruitful. The committee is scheduled to meet with President Abdullah Gül and Prime Minister Recep Tayyip Erdoğan in the upcoming weeks.


Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım’ı ziyaret etti. EXPO’nun gerçekleştirileceği İnciraltı’nın davalara konu olmadan ve bölgede yaşayan vatandaşları mağdur etmeyecek şekilde planlanması için iki bakandan destek isteyen heyet, görüşmeden umutlu ayrıldı.İzmir heyeti Ankara programında ilk olarak Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’la bir araya geldi. Bakanlığın planlama uzmanları ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yetkililerinin de hazır bulunduğu toplantıda, EXPO için İnciraltı’nda yapılması gereken düzenlemeler ele alındı. Heyet daha sonra Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım’ı ziyaret etti. Heyet üyeleri, her iki görüşmenin de son derece olumlu geçtiğini bildirdi. Bu arada heyetin gelecek günlerde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı da ziyaret etmeyi planladığı bildirildi.

Kocaoğlu 7 ülkeden destek istedi

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, İzmir’de ağırladığı 7 ülkenin Ankara büyükelçilerinden İzmir’in EXPO 2020 adaylığı konusunda destek istedi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden yapılan açıklamaya göre, Kocaoğlu, eşi Türkegül Kocaoğlu ile birlikte Venezuela, Küba, Peru, Şili, Kolombiya, Meksika ile İspanya’nın Ankara büyükelçileri ve eşlerini ağırladı. Ankara Üniversitesi Latin Amerika Çalışmaları Araştırma ve Uygulama Merkezi’nin faaliyetleri çerçevesinde Tarihi Havagazı Fabrikası’nda gerçekleşen buluşmaya, Venezuela Büyükelçisi Raul Batancourt Seeland, Küba Büyükelçisi Jorge Quesada Concepcion, Peru Büyükelçisi Jorge Abarca

Del Carpio, Şili Büyükelçisi Jorge Patricio Arancibia Reyes, Kolombiya Büyükelçisi Fernando Panesso Serna, Meksika Büyükelçisi Hector Manuel Rodriguez Arellano ve İspanya Büyükelçisi Cristobal Gonzalez Aller katıldı. Konuk büyükelçileri İzmir’de ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Kocaoğlu, kentin EXPO 2020’ye aday olduğunu belirterek, ‘’Bu çerçevede 2013 yılı Kasım ayında da Paris’te BIE delegeleri nezdinde oylama yapılacak. Sayın büyükelçilerden İzmir olarak EXPO’da desteklerini bekliyoruz’’’ ifadesini kullandı. Büyükelçiler adına konuşan Venezuela Büyükelçisi Raul Batancourt Seeland ise Türkiye’yi ve İzmir’i tanımaktan mutluluk duyduklarını kaydetti.

Kocaoğlu asked for the support of 7 countries

İzmir Metropolitan Municipality Chief Magistrate Aziz Kocaoğlu asked for the support of 7 ambassadors he hosted in Izmir for the city’s EXPO 2020 candidacy. According to information received by the Izmir Metropolitan Municipality, Kocaoğlu and his wife Türkegül Kocaoğlu hosted the ambassadors from Venezuela, Cuba, Peru, Chile, Colombia, Mexico and Spain. Venezuelan ambassador Raul Batancourt Seeland, Cuban ambassador Jorge Quesada Concepcion, Peruvian ambassador Jorge Abarca Del Carpio, Chilean ambassador Jorge

Patricio Arancibia Reyes, Colombian ambassador Fernando Panesso Serna, Mexican ambassador Hector Manuel Rodriguez Arellano and Spanish ambassador Cristobal Gonzalez Aller attended the meeting at the Historical Natural Gas Factory. Kocaoğlu, who stated that he was happy to have his guests in Izmir, pointed out to Izmir’s EXPO 2020 candidacy and said, ‘’In November 2012, BIE delegates will vote in Paris and announce the winner. We are expecting the support of the ambassadors’’ Venezuelan ambassador Raul Batancourt Seeland, who spoke on behalf of the ambassadors, said that they were happy to have known Turkey and Izmir.

ETİK

27


FUAR

FAIR

Dubai ATM 2012’de İzmir’e etkin tanıtım Arabian Travel Market’e katılan ETİK Genel Sekreteri Zorlu, tur operatörleri ve seyahat acentelerinin 2012’den çok umutlu olduğunu bildirdi.

Izmir advertised efficiently at Dubai ATM 2012 ETIK General Secretary Zorlu, who attended Arabian Travel Market’, said that tour operators and travel agencies were very hopeful for the 2012 tourism season.

O

rtadoğu’nun en önemli turizm fuarı olan Arabian Travel Market, 30 Nisan-3 Mayıs günlerinde Dubai’de gerçekleştirildi. 88 ülkeden 2 bin 386 firmanın katıldığı fuarı, 21 bin kişi ziyaret etti.

28

ETİK

Kültür ve Turizm Bakanlığının Dubai Kültür ve Tanıtma Ateşeliği aracılığıyla yer aldığı fuara, Türkiye’den Kültür ve Turizm Bakanlığı Müsteşarı Özgür Özaslan, Abu Dhabi Büyükelçisi Şefik Vural Altay ve T.C.Dubai Başkonsolosu

M

iddle East’s most important tourism fair Arabian Travel Market took place between April 30 and May 3. 2368 companies from 88 different countries attended the fair which was

visited by 21 thousand people. The fair, where the Ministry of Culture and Tourism was represented by the Dubai Culture and Advertising Attaché, was attended by Undersecretary Özgür Özaslan, Abu Dhabi Ambassador Şefik Vural Altay and The Chief Consulate of Turkey to Dubai Elif Çomoğlu Ülgen and many tourism professionals. The fair was also attended by Izmir’s Assistant Governor Haluk Tunçsu, İzmir City Culture and Tourism Director Abdülaziz Ediz, İzmir City Council members Cengiz Horasan and Refik Durbaş and the kaimakam of Çeşme İnci Sezer Becel. During the fair, ETIK General


Elif Çomoğlu Ülgen ile çok sayıda turizmci katıldı. İzmir’in İzmir Valiliğinden bir heyetle temsil edildiği fuarda, Vali Yardımcısı Haluk Tunçsu, İzmir İl Kültür ve Turizm Müdürü Abdülaziz Ediz, İzmir İl Genel Meclisi üyeleri Cengiz Horasan ve Refik Durbaş ile Çeşme Kaymakamı İnci Sezer Becel hazır bulundu.

olduğunu vurgulayarak, turizm istatistiklerinde geçmiş yıllara oranla önemli bir artış yaşandığını belirtti. Söz konusu istatistiklere göre, bu yılın ilk üç ayında 2011 yılının aynı dönemine kıyasla BAE’den gelen turist sayısı yüzde 86.81,

Bahreyn’den gelen turist sayısı yüzde 48.56, Kuveyt’ten gelen turist sayısı yüzde 54.38 ve Katar’dan gelen turist sayısı yüzde 102.3 arttı. 2011’de Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Kuveyt ve Bahreyn’den 124 bin 791 kişi ülkemizi ziyaret etti.

Fuara Ege Turistik İşletmeler Birliği adına katılan Genel Sekreter Sevda Zorlu, birlik adına önemli temaslarda bulundu. Türkiye, 612 metrekarelik alanıyla fuarda Abu Dhabi ve Dubai’den sonra en büyük üçüncü stantla temsil edildi. Her yıl belirli destinasyonların öne çıkarıldığı Türkiye standında bu yıl İzmir’e özel bir yer verildi. İzmir, İstanbul, Bursa ve Mersin ile birlikte standın en önünde tanıtıldı. Fuar alanında 4 gün boyunca yapılan 3 büyük reklamdan ikisi İstanbul görsellerine, biri ise İzmir görseline ayrıldı. Tur operatörleri ve seyahat acentelerinin 2012’den çok umutlu olduğunu belirten ETİK Genel Sekreteri Sevda Zorlu, bölgede bu yıl İzmir’in etkin bir şekilde tanıtıldığını ve bu çalışmaların meyvesinin turizm sezonu sonunda toplanacağını söyledi. Zorlu ayrıca, Mısır’da başlayıp son dönemde pek çok ülkeye sıçrayan halk hareketlerinin, bölge insanının Türkiye’ye yönelmesine yol açtığına dikkat çekerek, İzmir’in bu pastadan önemli bir pay alabileceğini ifade etti. Zorlu ayrıca fuarda turizm acentalarıyla yaptığı ikili görüşmelerde Suudi Arabistan ve Ürdün’ün İzmir’e turist gönderme konusunda son derece istekli olduklarını gözlemlediğini belirtti. Dubai Kültür ve Tanıtma Ateşesi Sedat Gönüllüoğlu da, bölgenin Türkiye için çok önemli bir pazar

Secretary Sevda Zorlu conducted important meetings on behalf of the association. Turkey was represented with a 612 square meter stand, the third biggest stand after Abu Dhabi and Dubai. On the Turkish stand where a destination is highlighted each year, Izmir had a special place in this year’s stand. İzmir was advertised extensively along with İstanbul, Bursa and Mersin. The 3 big commercials shown at the stand for four days were allocated to Istanbul and Izmir. ETIK General Secretary Zorlu, who stated that tour operators and travel agencies were very hopeful about the 2012 tourism season, said that Izmir was effectively advertised in the region this year and that the fruits of that labor would be harvested at the end of the season. Zorlu added that the incidents in the region, mainly in Egypt, would steer the crowds towards Turkey and that Izmir could receive a big share from this market. Dubai Culture and Advertising Attaché Sedat Gönüllüoğlu pointed out that the region was an important market for Turkey and that an important increase was being reported in tourism statistics.

Dubai Burcu (Burj Dubai)

According to these statistics, in the first three months on 2012, the tourists that came from UAE increased by 86.81%, tourists from Bahrain increased by 48.56% tourists arriving from Kuwait increased by 54.38% and tourists from Qatar increased by 102.3 %. In 2011, a total of 124 thousand 791 people from the UAE, Qatar, Kuwait and Bahrain visited our country.

ETİK

29


ANALİZ

ANALYSIS

Turizm pastası büyüyor Seyahatin artık daha geniş kitleler için mümkün hale geldiği günümüzde turizm alanında rekor sayılara ulaşılıyor. Dünya çapında 980 milyon kişinin seyahat ettiği 2011’de Türkiye’ye gelen turist sayısı 31 milyonu aştı.

The tourism market is growing Today, at a time when travel is possible for wider masses, records are being broken in the tourism sector. In 2011, where 980 million people in the world went on vacation, the people who visited Turkey passed 31 million.

30

ETİK


K

üreselleşen dünyada iletişim olanaklarının artması ve ulaşımın ucuzlaması ile dünyanın en uzak ve ücra köşelerine gitmek bile mümkün. Geçmişte birçokları için uzak bir hayal olan ve ancak belli bir gelir düzeyine sahip insanlar için söz konusu olan yurtdışı seyahatleri, hem ülkelerin turizm gelirlerini artırmak için uyguladığı kolaylıklar hem de ulaşım ve konaklama alternatiflerinin artması ile birlikte artık daha geniş kitleler için mümkün hale geldi. Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü’nün verilerine göre, 2011 yılında dünyada 980 milyon kişi seyahat etti. Dünya Turizm Örgütü, yaşanan tüm zorluklara rağmen 2011 yılında dünyada turizm alanında bir rekor kırıldığı ve bu durumun gelecek yıllarda da devam edeceği görüşünde. Turist sayısının 2012 yılında 1 milyara, 2030 yılında ise 1 milyar 800 milyona ulaşması bekleniyor. Dünya Turizm Örgütü’nün uzun vadeli öngörülerine göre ise 2012 ile 2030 yılları arasında her yıl yaklaşık 43 milyon yeni turist, başka ülkeleri görmek için seyahate çıkacak.

Yıllık turizm geliri 23 milyar dolara ulaştı

Dünyada turizm alanında yaşanan gelişmelere paralel olarak Türkiye’ye gelen turist sayısı ve turizmden elde edilen gelir de her geçen yıl artıyor. 2002 yılında Türkiye’ye gelen yabancı ziyaretçi sayısı 13.2 milyon iken, bu rakam 2011 yılında yüzde 137.3 gibi önemli bir oranda artarak 31.4 milyona yükseldi. Turizmden elde edilen gelir ise 2002 yılından 2011 yılına kadar geçen 9 yıllık süre içerisinde yüzde 93.27 oranında artarak 11.9 milyar

dolardan 23 milyar dolara ulaştı. Sahip olduğu doğal, kültürel, tarihi özelliklerin yanı sıra son yıllarda hız kazanan tanıtım faaliyetleri ve artan hizmet kalitesinin etkisi ile uluslararası alanda önemli bir aktör olarak yerini alan Türkiye, turizm alanındaki gelişimini sürdürüyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hazırlanan “Türkiye’de Kültür ve Turizm Verileri 2002-2011” başlıklı broşür, Türk turizminin bu gelişimini açıkça ortaya koyuyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Şubat 2012 tarihinde yayınlanan broşürde Türkiye’nin

I

t is now possible to visit even the most remote corners of the world, thanks to global communication and low travel costs. International travel, which was only possible for rich people back in the day, is now possible for wider masses with the facilities provided by countries that want to increase their tourism revenues and the increase in transportation and accommodation alternatives. According to data received from the UN World Tourism Organization, 980 million people travelled in 2011.

Turizm alanında dünyada yaşanan gelişmelere paralel olarak Türkiye’de basamaklar hızla tırmanılıyor. Son 9 yılda turizmden elde edilen gelir yüzde 94, turist sayısı ise 137.3 oranlarında arttı Parallel to the developments in the world in the tourism sector, Turkey is rapidly climbing the steps. Revenues from tourism increased by 94% in the last nine years, while tourist numbers increased by 137, 3%.

2002-2011 yıllarını kapsayan son 9 yıllık kültür ve turizm serüveni özetleniyor. Broşürde yer alan verilere göre; Türkiye, 2002 yılında gelen turist sayısı bakımından dünyada 17’inci sırada iken 2010 yılında 9’uncu sıraya yükseldi. Turizm gelirleri bakımından ise 2002 yılında dünyada 12’inci sırada yer alan Türkiye, 2010 yılında 9’uncu sıraya çıktı.

WTO, who stated that records were broken in the sector despite the global crisis in 2011, believes that the trend will continue in upcoming years. It is expected that tourist numbers will rise to 1 billion in 2012 and 1 billion 800 million in 2013. According to the long term expectations of WTO, 43 million tourists will travel internationally each year between 2012 and 2030.

Yearly tourism revenues reached 23 billion dollars

Parallel to the developments in the world in the tourism sector, tourism revenues and the number of tourists that come to Turkey increase each year. While 13, 2 million people came to Turkey in 2002, this number increased by 137, 3% in 2011 to reach 31, 4 million. Revenues from tourism increased by 93, 27% in the last 9 years to reach 23 billion dollars in 2011. Turkey, which has become a major global player in the sector with its latest advertising efforts and the natural, cultural and historical assets it harbors, continues its development in the sector. The brochure titled “Culture and Tourism Data in Turkey” published by the Ministry of Culture and Tourism, clearly shows the development of Turkish tourism. The brochure that was published in February 2012 summarizes Turkey’s 9 years tourism and culture adventure. According to the information in the brochure, while Turkey was 17th in the world in 2002 in terms of number of tourists received, it climbed to 9th position in 2010. Turkey, which was 12th in the world in terms of revenues in 2002, climbed to 9th position in 2010. With the development of tourism opportunities, increase in high quality facilities and acceleration in advertising, the number of tourists that came to Turkey increased by 137, 3% between 2002 and 2012 and reached 31, 4 million. While revenues were 11, 9 billion dollars in 2002, that number increased by 93.27% to reach 23 billion dollars.

ETİK

31


Turizm olanaklarının gelişmesi, işletmelerin kalitesinin artması ve tanıtım faaliyetlerinin hız kazanması ile birlikte Türkiye’ye gelen yabancı turist sayısı 2002-2011 yılları arasında yüzde 137.3 oranında artarak 13.2 milyondan 31.4 milyona yükseldi. Turizm geliri 2002 yılında 11.9 milyar dolar iken bu rakam 2011 yılında yüzde 93.27 oranında artarak 23 milyar dolara ulaştı.

Tanıtım bütçesi 3.5 kat arttı

Kültür ve Turizm Bakanlığının açıkladığı verilere göre, Türkiye’nin yurtdışı tanıtım bütçesi 2002 yılından 2011 yılına kadar geçen sürede 3.5 kat artarak 44 milyon

32

ETİK

TL’den 155 milyon TL’ye ulaştı. Yurtdışı tanıtım faaliyetleri içerisinde önemli bir etkinlik olarak dikkat çeken uluslararası tanıtım fuarlarına katılım oranında da aynı dönem içerisinde önemli bir artış yaşandı. Türkiye 2002 yılında 100 uluslararası tanıtım fuarına katılırken 2011 yılında 153 fuarında yer alarak, uluslararası arenada tercih edilebilirliğini ve tanınırlığını arttırmaya çalıştı.

Yatak kapasitesi 1 milyona yaklaştı

Turizmin gelişimi için çok önemli bir unsur olan işletme kapasitesi ve hizmet kalitesinin de 20022011 yılları arasında önemli bir

Advertising budget increased by 3, 5 fold

According to data announced by the Ministry of Culture and Tourism, Turkey’s international advertising budget increased to 155 million TL in the 9 years. A similar increase occurred in attending international tourism fairs during that period. While Turkey participated in 100 international fairs in 2002, it tried to increase its share in the market by attending 153 fairs in 2011.

Bed capacity is almost 1 million

We also see an important increase in service capacity and quality between 2022-2011. According

to data announced by the Ministry of Culture and Tourism, Turkey, which had 396 thousand 148 operation licensed beds in 2002, reached 680 thousand 323 beds in 2011. The total bed capacity reached 945 thousand 48 including accommodation facilities with investment licenses. 438 thousand 497 of these beds are located in 4 or 5 star facilities. In the meantime, licensed travel agencies increased from 4344 to 6366 in nine years and the number of tour guides increased to 13, 214. Turkey, which attracts attention with its blue flagged beaches, is fourth in the world with 324 blue flagged beaches.


En çok Almanya, İtalya, Fransa ve İngiltere’den konuk ağırlayan İzmir’e gelen turist sayısı, geçen yıla oranla yüzde 20 artış kaydetti.

itibariyle sahip olduğu 324 Mavi Bayraklı plajı ile dünya dördüncüsü oldu.

İzmir’e gelen turist sayısı yüzde 20 arttı

artış gösterdiği görülüyor. Kültür ve Turizm Bakanlığının verilerine göre; 2002’de 396 bin 148 işletme belgeli yatak kapasitesine sahip olan Türkiye, yüzde 71.7 oranında artış kaydederek, 2011 yılında 680 bin 323 yatak kapasitesine ulaştı. Yatırım belgeli konaklama tesisleri ile birlikte ise toplam yatak kapasitesi 945 bin 48’e yükseldi. Bunların 438 bin 497’sini ise dört ve beş yıldızlı işletmeler oluşturuyor. Öte yandan belgeli seyahat acentesi sayısı 9 yıllık sürede 4 bin 344’den 6 bin 366’ya, turist rehberi sayısı ise 7 bin 685’den 13 bin 214’e yükseldi. Mavi Bayraklı plajları ile dikkat çeken Türkiye, 2011 yılı

Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığı (TÜİK) verilerine göre, İzmir’e gelen turist sayısı, 2011 yılında bir önceki yıla göre yüzde 20.11 oranında arttı. İzmir’i 2011 yılında 1 milyon 388 bin yabancı, 481 bin ise yerli turist ziyaret etti. İzmir en çok Almanya, İtalya, Fransa ve İngiltere’den turist ağırladı. Bu arada Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği (ETİK) tarafından “Rakamlarla 2011 Yılı Değerlendirmesi ve 2012 Beklentileri” başlıklı bir toplantı düzenlendi. İzmir Vali Yardımcısı Haluk Tunçsu, İl Kültür ve Turizm Müdürü Abdülaziz Ediz, ETİK Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet İşler, İZKA Genel Sekreteri Ergüder Can ve Sun Express Kurumsal İlişkiler Müdürü Serdar Alyamaç’ın konuşmacı olarak katıldığı toplantıda, turizm sektörünün sorunları ve İzmir’in potansiyeli ele alındı.

The number of tourists that visited Izmir increased by 20%

According to information received from the Turkish Statistics Institution, the number of tourists that visited Izmir increased by 20% in 2011 compared to the previous year. Izmir was visited by 1 million 388 thousand foreign and 481 thousand local tourists in 2011. Izmir received the most tourists from Germany, Italy, France and England. In the meantime, a meeting titled “Evaluating 2011 with numbers and expectations for 2012” was organized by the Aegean Touristic Facilities and Accommodations Association (ETİK). The problems of the sector and Izmir’s potential was discussed during the meeting which was attended by Izmir assistant governor Haluk Tunçsu, City Culture and Tourism Director Abdülaziz Ediz, ETİK chairman Mehmet İşler, İZKA General Secretary Ergüder Can and Sun Express Corporate Relations Manager Serdar Alyamaç.

Most Popular in Germany, Italy, France and England, the number of tourists coming to Izmir guest hosts, grew by 20 percent compared to last year. Assistant Governor Tunçsu, who spoke at the meeting, said that money and effort should be spent together and that the efforts of NGOs created important tourism mobility in Izmir. City Culture and Tourism Director Abdülaziz Ediz pointed out to the latest activity in Izmir’s tourism. Ediz, who stated that there were 368 travel agencies in Izmir, said that agencies and tour operators had to be more involved in the advertising of Izmir. ETİK Chairman Mehmet İşler said that a 20, 11% increase in tourist numbers had been recorded in 2011 in Izmir but this wasn’t enough. İşler, who said that Izmir had to receive tourists at least the size of its population, asked for unity regarding the city’s EXPO bid. İşler, who said that tourism professionals were facing serious problems such as noise levels and VATs, added that works needed to be conducted to erase the image of Turkey as a cheap country.

ETİK

33


Dönemsel turizm geliri ve gideri 2010-2011 Yıl / Dönem Turizm geliri

Çıkış yapan ziyaretçi sayısı

Kişi başı Turizm gideri ortalama harcama

Yurtiçi ikametli vatandaş sayısı

Year/ Period Tourism revenue Outgoing visitors

Average expenditure Turizm costs per person

Number of people living in the country

($)

($)

Kişi başı ortalama harcama Average expenditure per person

($)

($)

2010 I. Dönem /Period

2 413 524 810

3 752 720

643

989 925 988

1 294 097

765

II. Dönem /Period III. Dönem /Period

4 558 849 846

8 373 407

544

1 169 245 581

1 712 072

683

8 574 889 686

13 861 776

619

1 305 900 206

1 837 126

711

IV. Dönem /Period

5 259 444 102

7 040 041

747

1 360 142 326

1 713 937

794

20 806 708 444

33 027 943

630

4 825 214 101

6 557 233

736

I. Dönem /Period

3 100 270 170

4 398 235

705

1 196 797 473

1 646 577

727

II. Dönem /Period

5 372 189 266

9 338 076

575

1 325 688 593

1 885 979

703

III. Dönem /Period

9 339 028 541

14 991 270

623

1 044 887 999

1 465 601

713

IV. Dönem /Period

5 208 904 274

7 423 747

702

1 408 802 538

1 283 815

1 097

Ekim /October

2 683 654 622

3 860 053

695

463 330 651

428 263

1 082

Kasım /November

1 505 237 033

2 151 034

700

495 649 524

443 020

1 119

Yıllık /Yearly 2011

Aralık /December Yıllık /Yearly

1 020 012 618

1 412 660

722

449 822 363

412 532

1 090

23 020 392 250

36 151 328

637

4 976 176 604

6 281 972

792

Toplantıda konuşan Vali Yardımcısı Tunçsu, sektör temsilcilerine emeğin ve para harcamanın birlikte olması gerektiğini belirterek, son dönemde STK’ların etkin bir biçimde çalışmasının İzmir’de önemli bir turizm hareketliliği yarattığını söyledi. İzmir Kültür ve Turizm Müdürü Abdülaziz Ediz ise İzmir turizminin son birkaç yıldır atılım içinde olduğuna dikkat çekti. İzmir’de 368 turizm acentesinin bulunduğunu kaydeden Ediz, acente ve tur operatörlerinin İzmir’in tanıtımında ve pazarlanmasında daha güçlü bir biçimde örgütlenmeleri gerektiğini vurguladı. ETİK Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet İşler, 2011 yılı itibariyle turist sayısında yüzde 20.11 oranında bir artış sağlandığını, ancak bunun yeterli olmadığını belirtti. İzmir’e en az nüfusu kadar turist gelmesi gerektiğini ifade eden İşler, EXPO adaylığı konusunda İzmir’in tek yürek olması gerektiğine dikkat çeki. Turizmcilerin ecrimisil, ses debi sınırı, ÖTV ve KDV gibi pek çok problemleri olduğunu dile getiren İşler, Türkiye’nin ucuz bir ülke gibi gösterilmemesi yönünde çalışma yapılması gerektiğini belirtti.

34

ETİK

Bazı ülkelerden Türkiye’ye gelişler, 2011 ALMANYA / GERMANY

Periodical tourism revenues and costs 2010-2011

2011 Değişim / Change

2011 Değişim / Change

4 826 315

10,06

BELÇİKA / BELGIUM

585 860

7,89

RUSYA FED. / RUSSIAN FED. 3 468 214

11,62

AZERBAYCAN / AZERBAIJAN

578 685

18,98

İNGİLTERE / BRITAIN

2 582 054

-3,42

İSVEÇ / SWEDEN

571 917

27,87

İRAN / İRAN

1 879 304

-0,31

AVUSTURYA / AUSTRIA

528 966

5,73

BULGARİSTAN / BULGARIA

1 491 561

4,02

POLONYA / POLAND

486 319

13,55

HOLLANDA / HOLLAND

1 222 823

13,96

ROMANYA / ROMANIA

390 248

9,88

GÜRCİSTAN / GEORGIA

1 152 661

3,64

NORVEÇ / NORWAY

375 502

25,42

FRANSA / FRANCE

1 140 459

22,84

DANİMARKA / DANMARK

369 867

17,62

974 054

8,29

İSVİÇRE / SWITZERLAND

328 825

21,28

A.B.D. / U.S.A 757 143

17,79

KAZAKİSTAN / KAZAKHSTAN

315 907

27,49

İTALYA / ITALY

752 238

12,10

ÇEK CUM. / CZECH REP.

223 369

28,06

YUNANİSTAN / GREECE

702 017

4,73

79 140

27,76

UKRAYNA / UKRAINE

602 404

6,01

SURİYE / SYRIA

İSRAİL / ISRAEL


ETİK

35


DOSYA

REPORT

2012 “turizmde çeşitliliğin” yılı olacak Son yıllarda ucuz tatil yapmak isteyenler için ev kiralama, ölü sezonda tatil yapma gibi pek çok olanak bulunurken, jet sosyete için uzay ya da denizaltı turları gibi farklı alternatifler dikkat çekiyor.

2012 will be the year of variety in tourism While there are choices such as renting houses or going on vacation during the slow season for those seeking a cheaper holiday, activities such as space travel, submarine and Titanic tours attract attention from jet society.

T

urizmde son yıllarda, “alternatif turizm” kavramı ön plana çıkmaya başladı. Tatillerinde farklı heyecan ve deneyimler yaşamak isteyenler tarafından tercih edilen alternatif turizm türlerine duyulan talep giderek artarken, her bütçeye uygun tatil seçenekleri de çoğalıyor. Ucuz tatil yapmak isteyenler için ev kiralama, ölü sezonda tatil yapma gibi pek çok olanak bulunurken, yüksek gelir grubuna mensup kişiler için uzay ya da denizaltı turları gibi farklı alternatifler dikkat çekiyor. Turizm Gazeteci ve Yazarları Derneği (TUYED) tarafından yapılan araştırmalara göre, 2012 yılında turizmde ciddi bir çeşitlilik yaşanacak. Bir yandan ucuz konaklama için ev kiralama uygulaması yaygınlaşırken, bir yandan da fiyatı 66 bin ile 200 bin dolar arasında

36

ETİK

değişen uzay ve Titanic turlarına talep artacak. TUYED Ar-Ge Birimi tarafından gezi ve tur bilgileri verilen dünyaca ünlü kuruluşların yayınlarının taranması ile yapılan araştırmalar, 2012 yılında ön plana çıkacak olan 12 turizm trendini ortaya koydu. Buna göre, 2012 yılında ‘’balkonya, kruvaziyerde son dakika satışları, soyağacı turları ve James Bond mekânları ve keşfedilmemiş resort” kavramları

I

n recent years, the concept of alternative tourism is very popular in the sector. Demand for alternative tourism activities increases along with choices fit for every budget. While there are choices such as renting houses or going on vacation during the slow season for those seeking a cheaper holiday, activities such as space travel, submarine and Titanic tours attract attention from jet society.

According to research completed by the Tourism Journalists and Writers Association, a serious variety will be observed in tourism in 2012. While renting a house for cheaper accommodation will become widespread, demand will increase for space and Titanic tours that will cost somewhere between 66 thousand and 200 thousand dollars. Researches that were concluded after combing through the publications of world famous institutions, 12 tourism trends that will be popular in 2012 were detected. According to this, in 2012, concepts such as last minute reservations in cruise tours, family tree tours, James Bond locations and unexplored resorts will be popular. The research also shows that authentic destinations such as Bhutan, Vietnam, Myanmar, Laos, Cambodia, London, Oman, Chile, Albania,


öne çıkacak. Öte yandan araştırmalar, Bhutan, Vietnam, Myanmar, Laos, Kamboçya, Londra, Umman, Şili, Arnavutluk, Sırbistan, Özbekistan, Kuveyt, Fakland Adaları, Papua Yeni Gine, Gana, Nepal, Romanya, Arjantin, Lima, Peru, Beyrut, Estonya, Mostar, Bosna, Filipinler, Uganda, Ürdün, Ukrayna, Küba, Kenya, Bali, Panama, İrlanda ve Türkiye gibi etnik özellikleri ile dikkat çeken bölgelerin 2012’de tercih edilen destinasyonlar olacağını gösteriyor. TUYED’İn araştırmalarına göre, 2012’ye damgasını vuracak turizm trendleri şunlar: 1- ‘Balkonya’ veya ölü sezon tercihi: Ekonomik krizin etkisiyle Avrupalı turistlerin bazıları tatili evlerinin balkonunda (staycation) geçirmeyi tercih ederken, bazıları da daha ucuz olduğu için ‘ölü sezon’da tatile çıkmak isteyecek. Seyahate kısıtlı bir bütçe ayıranlar, ‘ölü sezon’ olarak kabul edilen yılbaşında Moskova, mayıs ayında Hindistan ve Botsvana, ekimde Brezilya ve Türkiye, mart-nisan aylarında ise Çin’de tatile gidecek. 2-Kruvaziyerde son dakika satışları: Artan gemi sayısı rekabeti de beraberinde getiriyor. Bu yüzden önümüzdeki yıl gemi turistlerinin gözü, son dakika satışlarında olacak. Öte yandan hükümetin kruvaziyer ücretlerini yarıya indirmesi, Türk limanlarının kruvaziyerde altın yılını yaşamasına neden olacak. Ayrıca, nehirde gezilerle kişiye özel gemi turları gözde olacak. 3-Torun-torba soyağacı turları: Ataları Rusya, Japonya, Türkiye, Çin ve Baltık ülkelerinden göç eden, kendileri ABD’de doğanlar, merak ettikleri soyağaçlarının izini sürmek için keşif turlarına çıkacak. Ata topraklarına torun-torba gruplar halinde yapılacak gezilerde hem

soyağaçları hakkında bilgiler edinecekler hem de eğlenecekler. 4-Evden uzakta, evde konaklamalar artacak: Roma, Floransa, Venedik ve İstanbul’da da özellikle Galata bölgesindeki İtalyan tarzı evlerde konaklamalar, daha ucuz ve daha otantik olacağından rağbet görecek. Evde konaklamalar ayrıca yerel halkla kaynaşma konusunda da önemli bir fırsat sunuyor. İngilizler ise 2012 Londra Olimpiyatları ziyaretçilerine bahçelerini kiralayacak. 5-Sağlık gurularıyla tatiller öne çıkacak: Dünyanın çeşitli yerlerinde hizmet veren bazı oteller, sağlığına önem veren misafirlerine yoga ve beslenme uzmanı gibi sağlık gurularıyla tatil yapma imkânı sunacak. Tatilden evlerine sağlıklarını yeniden kazanmış olarak dönmek isteyen misafirler, sağlık gurusuyla çalışan kıyı otellerini tercih edecek. Ailecek tatile çıkanlar ise her yaşa uygun sağlık turizmi paket turlarını satın alacak.

Serbia, Uzbekistan, Kuwait, Falkland Islands, Papua New Guinea, Ghana, Nepal, Romania, Argentina, Lima, Peru, Beirut, Estonia, Mostar, Bosnia, the Philippines, Uganda, . Jordan, Ukraine, Cuba, Kenya, Bali, Panama, Ireland and Turkey will be popular destinations in 2012. Here are the 12 trends that will be popular in 2012 according to the research: 1- ‘Slow season preference: Some of the European tourists will prefer to spend their vacations at home or go on vacation during the slow season because of the economic crisis. Those who have a limited budget for their vacations will go to Moscow for the New Year, India and Botswana in May, Brazil and Turkey in October and to China in MarchApril.

2012’de jet sosyeteyi uzay ve denizaltıyla Titanic turları bekliyor. In 2012, space travel and Titanic tours await the jet-set.

ETİK

37


TİTANİK

6-Sosyal medya önerileri dikkate alınacak: Seyahat daha sosyal bir olgu haline geldi. İnsanlar artık doğru seyahat seçimini yapmak için arkadaşlarının tavsiyelerine güveniyorlar. Tatil planı yapanlar, sosyal medyada sürekli güncellenen milyonlarca sayfalık bilgilerden yararlanıyor. Öte yandan akıllı telefonlar kelime merceği (word lens) türü uygulamalarla, sık seyahat eden gezginlere, karşılarına çıkan bir yazı veya tabelayı cep telefonları aracılığıyla anında kendi dillerine çevirme imkânı sunuyor. 7-Kongreler; kısa, az katılımcılı ve çevreci olacak: Dünyadaki toplantı trendlerinde daha kısa, daha az katılımcılı ve kullanılan materyallerin daha çok çevreci olması damgasını vuracak. Ayrıca, toplantı mekânı seçilirken ‘eve’ daha yakın olanlar tercih edilecek. 8-Otellerde ‘yaratıcı sınıf’a göre tasarımlar: Amerikalı şehircilik

38

ETİK

SCHILTHORN / İSVİÇRE

uzmanı Profesör Richard Florida ‘Yaratıcı Sınıfın Yükselişi’ kitabında, dünyada bilimden, tasarıma yaratıcı işlerde çalışan 150 milyon kişi olduğunu söylüyor. Dünya kentlerindeki birçok otel, şimdi bu kesimi tesislerine çekmek için sanatçılarla çalışıp, yeni konseptler oluşturuyor. Böylece otellerini konaklama biriminin yanı sıra, her yönüyle birer sanat merkezi haline dönüştürüyorlar.

2-Last minute sales on cruise ships: The increasing number of cruise ships brings about competition. That is why in 2012, tourists will be looking out for last minute sales. In the meantime, the decision of the government to take off %50 from cruise ship fees will lead to Turkey living its golden age in cruise tourism. In addition, river cruises and customized cruise tours will be popular.

9-James Bond mekânları ve keşfedilmemiş resortlar: 2012’de tatilde kişi başı en az 3, en fazla 10 bin dolar harcama kapasitesine sahip olanlar, lüks turizm talebini yeniden canlandıracak. Bu kesim, 007 James Bond filmlerinin çekildiği mekânlar arasında bulunan Jamaika Ocho Rios, Bahamalar Nassau, Japonya’da Himeji Kalesi, Honshu, Yunanistan’da Aghia Triada, Meteora, Porto Riko’da Arecibo Gözlemevi, İsviçre’de

3-Family tree tours: People whose families emigrated from Russia, Japan, Turkey, China and the Baltic countries but where born in the US themselves will participate in tours to discover their family roots. They will discover their roots and also have fun during these vacations which will include the entire family.

Schilthorn, Çek Cumhuriyeti’nde

4-Vacationing in homes away from homes will increase: Staying in Italian style houses

in Rome, Florence, Venice and the Galata region of Istanbul will increase because they are more authentic and cheaper. Staying in houses also provides an important opportunity when it comes to interacting with the locals. During the 2012 London Olympics, the British will rent their gardens to visitors. 5-Vacations with health gurus will be popular: Some resorts around the world will provide their guests with the opportunity to vacation with health gurus, such as yoga teachers and nutrition experts. Those who are looking to get back to their homes refreshed and healthier will choose hotels on the shore that provide this kind of service. Those who are vacationing with their entire family will buy the health tourism package.


6-Social media comments will be taken into account: Travel has become a more social concept. People often rely on the suggestions of their friends when it comes to travel. Those who are planning their vacations take advantage of the millions of updated pages in the social media. In addition, applications such as word lens provide the opportunity to translate signs into people’s own languages through their mobile phones.

Prag ve Türkiye’de İstanbul’u görmek isteyecek. Heyecan verici ve başka filmlerin de çekildiği Güney Amerika, Batı Avrupa, Çin, Vietnam, Tayland, Endonezya, ve Malezya’daki otantik, keşfedilmemiş resortlar da talep görecek. 10-Uzay ve Titanic turları: 2012’de jet sosyeteyi uzay ve denizaltıyla Titanic turları bekliyor. Virgin Havayolları’nın ‘SpaceShipTwo’ mekiğiyle gerçekleştirilecek uzay turunun fiyatı 200 bin dolar olacak. Titanic’in sulara gömülüşünün 100’üncü yılında, The Ocean Deep Expeditions Firması, batığı görmek isteyenleri, özel bir denizaltıyla Atlantik Okyanusu’nun 4 bin metre derinine indirecek. 10 saatlik denizaltı yolculuğunu içeren macera paketinin bedeli ise 66 bin dolar olacak. 11-Turizmde Asya-Pasifik ve BRIC etkisi: Brezilya, Rusya, Hindistan ve Çin’den oluşan BRIC oluşumu turizme de damgasını vuracak. BRIC ülkelerinde yer alan

birçok şehir 2012’nin gözde tatil merkezleri haline gelecek. Hindistan’daki Hindu tapınakları talep görecek. Asya-Pasifik ülkeleri ise hem turist çekme hem de turist gönderme alanında lider olacak. Dünya ülkelerinin hepsi, özellikle Çinli turisti çekmek için birbiriyle yarışıyor. Türkiye, 2012’yi ‘Turizmde Çin Yıl’ ilan ederken, dünyanın önde gelen otelleri, BRIC’li yöneticilere yönelik ‘Red Carpet’ (Kırmızı Halı), Çinli turiste ise ‘ Huanying’ (Çince hoşgeldin) adıyla hazırladıkları özel programları uygulamaya koyuyor. 12-DMO modeli öne çıkacak: Turizmde, Dünya Turizm Örgütü tarafından geliştirilen ve ‘Yerel Turizm Örgütlenmesi’ diye kabul edilen DMO (Destinasyon Yönetim Örgütlenmesi) kavramı öne çıkacak. Bu kavram, özellikle Türkiye gibi, turizmi henüz bir takım oyunu şeklinde oynamayan ülkeler için bir yol haritası ve uygun bir model olarak benimsenecek.

7-The congresses will be short, with fewer attendees and environmentalist: The meetings around the world will be shorter, fewer people will attend and the materials used will be more environmentally friendly. In addition, the meeting places will be closer to home. 8-Desings for the creative class in hotels: American urban planner Professor Richard Florida, in his book ‘The Rise of the Creative Class” states that there are 150 million people in the world that work in creative fields. Today, many hotels in the world are establishing new concepts to attract this clientele, thus turning their hotels into an art center. 9-James Bond locations and unexplored resorts: In 2012, those who will spend between 3-10 thousand dollars per person during their vacations will revitalize luxury tourism. This group will want to visit James Bond locations such as Jamaica Ochoa Rios, the Bahamas, Nassau, Himeji Castle in Japan, Honshu, Aghia Triada in Greece, Meteora, Arecibo in Puerto Rico, Schilthorn in Switzerland, Prague and Istanbul. The unexplored resorts in Southern America,

Western Europe, China, Vietnam, Thailand, Indonesia and Malaysia will also become popular. 10-Space and Titanic tours: In 2012, space and Titanic tours await the jet set. Virgin Airway’s space tour with the ‘SpaceShipTwo’ shuttle will cost a whopping 200 thousand dollars. On the 100th anniversary of the sinking of the Titanic, Ocean Deep Expeditions will take interested passengers 4 thousand meters deep into the Atlantic Ocean to see the sunken ship. The 10 hour submarine dive will cost 66 thousand dollars. 11- The Asia Pacific and BRIC effect in tourism: BRIC, which includes Brazil, Russia, India and China, will be the most popular thing in 2012. Many cities within BRIC countries will be popular destinations. The Hindu temples in India will attract attention. Asian-Pacific countries will be on the top of the list when it comes to sending and receiving tourists. All the countries around the world are competing to attract Chinese tourists. Turkey has named 2012 the Chinese Year in Tourism. World’s foremost hotels are laying red carpets for Chinese businessmen and welcoming Chinese tourists in their native language. 12-The Destination Management Organization will be highlighted: DMO, which is developed by the World Tourism Organization, is also known as the Local Tourism Organization and that concept will be highlighted in 2012. This concept will be a road map and an ideal model for countries like Turkey which still doesn’t see tourism as a team game.

ETİK

39


HAVAYOLU

AIRLINES

TAV Havalimanları yeni yatırımlarla irtifa alıyor Yılda yaklaşık 451 bin uçak seferine ve 53 milyon yolcuya hizmet sunarak 2011 yılındaki faaliyetlerinden 52,8 milyon avro net kar açıklayan TAV Holding, toplamda yüzde 38 hissesini Aeroports de Paris’e 874 milyon dolara satarak Fransızlarla ortak oldu.

TAV Airports accelerates with new investments TAV Holding, which reported 52, 8 million Euros of net profits from its activities in 2001 after serving 451 thousand flights and 53 million passengers, became partners with the French firm Aeroports de Paris after selling a total of 38% of its shares.

40

ETİK


D

ünyanın önde gelen havalimanı işletmecilerinden olan TAV Holding, elde ettiği finansal başarılar ve yaşama geçirdiği yeni yatırımlarla yükselişini sürdürüyor. İzmir Adnan Menderes Havalimanı İç Hatlar Terminali’nin işletmesini 2032 yılına kadar alan TAV Havalimanları, Letonya’nın başkenti Riga’da bulunan havalimanının ticari alanlarının işletmesini ise 2020 yılına kadar alarak, Riga Havalimanı’nın en önemli iş ortağı haline geldi. Türkiye’de İstanbul Atatürk, Ankara Esenboğa, İzmir Adnan Menderes havalimanları ve Antalya Gazipaşa Havaalanı’nı, yurtdışında

ise Gürcistan’ın Tiflis ve Batum, Tunus’un Monastır ve EnfidhaHammamet ile Makedonya’nın Üsküp ile Ohrid havalimanlarını işleten TAV Holding, yılda yaklaşık 451 bin uçak seferine ve 53 milyon yolcuya hizmet sunuyor. Şirket hisseleri 23 Şubat 2007’den itibaren “TAVHL” işlem kodu ile İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’nda işlem gören TAV Holding’in, 2011 yılında konsolide cirosunu yüzde 12, operasyonel kârlılığını ise yüzde 21 oranında artırdığı ve Yönetim Kurulunun hisse başına 0,25 TL nakit temettü dağıtmayı Genel Kurul onayına sunacağı açıklandı.

T

AV Holding, one of the leading airport operators in the world, continues its uptrend with its financial successes and new investments. TAV Airports, which won the public bid to manage the domestic terminal at İzmir Adnan Menderes Airport until 2032, also became the most important business partner of Riga Airport after securing the bid for until 2020. TAV Holding, which operates the İstanbul Atatürk, Ankara Esenboğa, İzmir Adnan Menderes and the Antalya Gazipaşa airports in Turkey, the Tbilisi and Batumi in

Georgia, Monastir and EnfidhaHammamet in Tunisia and the airports of Skopje and Ohrid in Macedonia, services approximately 451 thousand flights and 53 million passengers every year. TAV Holding’s company stocks are being sold at the Istanbul Stock Exchange since February 23, 2007 and it was announced that the company increased its consolidated profits by 12% and operational profitability by 21% in 2011 and that the Executive Board was going to apply to the General Board to realize cash disbursements of 0, 25 TL for each share. TAV Airports, according to 2011 financial results, had a successful year in terms of profits and operational profitability. While the 2011 revenue of TAV Airports was 881 million Euros with 12% increase, profits before taxes reached 257 million Euros. The company announced 52, 8 million Euros net profits from 2011 activities. The TAV Executive Board decided to offer 0, 25 TL cash disbursements from profits to its shareholders after approval from the General Board.

Passenger numbers increased by 11%

TAV Airports Chief Executive Officer M. Sani Şener said that they had ended 2011 with successful operational and financial results thanks to the continuing strong trend in passenger growth. Şener, who said that airline passengers increased by 4, 9% in 2011 according to Airports Council International (ACI) numbers, said: “These results came about because of continuous demand and 3% actual economic growth in the world. While this was going on in global scale, although the

ETİK

41


“We want to improve Izmir in airport administration’’

TAV Airports, which ended 2011 with financial success, began 2012 with new investments. TAV Airports, which won the public bid to manage the domestic and international terminals at İzmir Adnan Menderes Airport with a 610 million Euro+ VAT offer, will realize 250 million Euros worth of investments in Izmir. TAV Airports, which will first build a new domestic terminal which it will operate until 2032, will later on connect the two terminals with a bridge similar to the one at İstanbul Atatürk Airport. It is expected that the domestic terminal will be finished in 20 months. M. SANİ ŞENER

TAV Havalimanları, 2011 yılı finansal sonuçlarına göre ciro ve operasyonel kârlılıkta başarılı bir dönemi geride bıraktı. TAV Havalimanları’nın 2011 cirosu yüzde 12 artışla 881 milyon Avro olurken, Faiz Amortisman ve Vergi Öncesi Kar (FAVÖK) oranı, yüzde 21’lik büyüme sergileyerek 257 milyon Avro olarak gerçekleşti. Şirket 2011 yılındaki faaliyetlerinden 52,8 milyon Avro net kar açıkladı. TAV Yönetim Kurulu, 2011 yılı karından ortaklara hisse başına 0,25 TL nakit temettü dağıtmayı Genel Kurul onayına sunma kararı aldı.

Yolcu sayısı yüzde 11 arttı

TAV Havalimanları İcra Kurulu Başkanı M. Sani Şener, yolcu büyümesindeki güçlü trendin devamı sonucunda 2011’i son derece başarılı operasyonel ve finansal sonuçlarla tamamladıklarını belirtti.

42

ETİK

Airports Council International (ACI) rakamlarına göre dünya havayolu yolcu trafiğinin 2011’de yüzde 4,9 büyüdüğünü kaydeden Şener, şöyle konuştu: “Bu sonuçlarda talebin hız kesmemesi ve dünyanın yüzde 3 reel ekonomik büyüme yaşaması etkili oldu. Küresel ölçekte bunlar yaşanırken, Tunus’ta hizmet verdiğimiz havalimanlarındaki yolcu sayısının yüzde 42 oranında daralmasına rağmen TAV Havalimanları olarak yolcu sayımızı yüzde 11 artırarak, 53 milyona çıkarmayı başardık. Böylece gelirlerimiz yüzde 12 artarak 881 milyon Avroya ve FAVÖK’ümüz yüzde 21 artışla 257 milyon Avroya çıktı. Faaliyet kaldıracı bu dönemde FAVÖK marjımızı 2010’a kıyasla 2,2 puan artırmamızı sağladı. Yüksek nakit yaratma kabiliyetimizi artırarak, seneyi 250 milyon Avro serbest nakit akışı ile tamamladık. Bu rekor seviyelerde finansal başarılara imza atarken,

passengers at the airports we are operating in Tunisia decreased by 42%, we managed to increase our total passenger number by 11% and reached 53 million. Thus, our profits increased by 12% to reach 881 million Euros. By increasing our high cash flow abilities, we ended the year with 250 million Euros free cash flow. While achieving this financial success, we continued our investments. We realized 106 million Euros worth of investments in 2011 and increased our usuance by 13%. And despite all these, we reduced our net indebtedness level to 792 million Euros.” Şener said that they were aiming to grow and realize cash disbursements while planning and that they were very happy to have kept their promises.

TAV Airports Chief Executive Officer M. Sani Şener said that they were very happy to have won the bid to operate the domestic and international terminals at Adnan Menderes Airport, one of most important infrastructure projects of Izmir, a city that has mobilized economically and socially. Şener, who pointed out that the infrastructure service, would contribute greatly to the region, said, “We will pass on the service quality TAV provided at the international level to the domestic terminal. We are aiming to great a synergy with our international terminal. We will do everything we can to strengthen the bridge that we have built between Izmir and many countries. From İstanbul Atatürk and Ankara Esenboğa, we can see the importance of operating domestic and international terminals together. This synergy in Istanbul in 2011 created a 27% increase in transfer passengers. We want to improve Izmir in airport administration.


yatırımlarımız da hız kesmedi. 2011 yılında 106 milyon Avro yatırım yaparken, aynı yıl istihdamımızı da yüzde 13 arttırdık. Ve bütün bunlara rağmen net borçluluk seviyemizi 792 milyon Avroya indirdik.” Şener, planlamalarını yaparken hem büyümeyi hem de yatırımcılarına temettü dağıtmayı hedeflediklerini ve sözlerini tutabildikleri için son derece mutlu olduklarını söyledi.

“Havalimanı işletmeciliğinde İzmir’i geliştirmek istiyoruz’’

2011 yılını finansal başarı ile tamamlayan TAV Havalimanları iştiraki, 2012 yılına yeni yatırımlarla başladı. Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) tarafından gerçekleştirilen İzmir Adnan Menderes Havalimanı İç ve Dış Hatlar terminallerinin işletmesine ilişkin ihaleyi 610 milyon Avro+ KDV’lik teklif ile kazanan TAV Havalimanları, İzmir’e 250 milyon Avroluk yatırım yapacak. 2032 yılına kadar işletmesini aldığı İzmir Adnan Menderes Havalimanı İç Hatlar Terminali’nin yerine yeni bir terminal yapacak olan TAV Havalimanları daha sonra İç ve Dış Hatlar Terminallerini İstanbul Atatürk Havalimanı’ndakine benzer bir köprü sistemi ile birbirine bağlayacak. İzmir İç Hatlar Terminali’nin 20 ayda tamamlanması bekleniyor. TAV Havalimanları İcra Kurulu Başkanı M. Sani Şener, son yıllarda ekonomik ve sosyolojik olarak atağa geçen İzmir’in en önemli altyapı projelerinden birisi olan Adnan Menderes Havalimanı ihalesini kazanmış olmaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi. Bu altyapı hizmetinin bölgeye çok ciddi bir katkısı olacağını ifade eden Şener “Ege çanağının yurtiçi ve yurtdışı ile bağlantı noktasında TAV’ın hizmet kalitesini iç hatlara

İzmir Adnan Menderes Havalimanı İç ve Dış Hatlar terminallerinin işletmesine ilişkin ihaleyi kazanan TAV Havalimanları, İzmir’e 250 milyon Avroluk yatırım yapacak. Izmir Adnan Menderes Airport International and Domestic Airports TAV won the tender for operation of the terminals, will invest 250 million euros in Izmir.

da taşıyacağız. Dış Hatlar işletmemiz ile birlikte büyük bir sinerji yaratmayı planlıyoruz. İzmir ile pek çok ülke arasında kurduğumuz köprünün güçlenmesi için elimizden geleni yapacağız. İstanbul Atatürk ve Ankara Esenboğa’da İç ve Dış Hatlar terminallerini birlikte işletmenin ne kadar önemli olduğunu görüyoruz. İstanbul’da 2011 yılında bu sinerji, transfer yolcuda yüzde 27 büyüme yarattı. Havalimanı işletmeciliğinde İzmir’i daha da geliştirmeyi istiyoruz” dedi.

Riga’da 2 milyon Avroluk yenileme çalışması

TAV Havalimanları’nın iştiraki olan ATÜ Duty-Free, Baltık bölgesinin en önemli giriş noktası olan Riga Havalimanı’nda yenileyerek işletmesini üstlendiği ticari alanların açılışını Şubat ayında düzenlenen bir törenle yaptı. TAV, Letonya’nın başkenti Riga’da bulunan havalimanında 2 milyon Avroluk bir yatırımla tamamen yenilediği ve dünya markalarını yolcularla buluşturacak olan mağazaların işletme hakkını 2020 sonuna kadar kazandı. Yenileme çalışmaları

2 million Euros worth of renovations at Riga

ATÜ Duty-Free, the business partner of TAV Airports, renovated the commercial areas it manages at Riga Airport, the most important entrance point in the Baltic region, and opened them with a ceremony in February. TAV secured the bid to operate the shops which it renovated for 2 million Euros until the end of 2020. During the context of the renovations, the placement and concepts of duty-free shops were renovated to suit modern airport management and commercial concepts. With this latest investment, TAV became the most important business partner of the Riga Airport. As of the end of 2011, there are a total of 15 shops at the airport. A shop that will provide discount shopping for airport employees and flight crews is planning to be built at the airport in 2012. In the first half of 2012, TAV Airports is expected to undertake operations at Saudi Arabia’s

first privatized airport, the Medina Airport.

A single number for the Call Center

While TAV Airports grow with new investments, it continues its efforts to increase service quality and customer satisfaction. In order to efficiently deal with customer complaints and demands, TAV Airports put out a joint number for the call centers of airports it operates in Turkey. The TAV Call Center, which can be reached at 444 9 TAV (828) answers calls from İstanbul Atatürk, Ankara Esenboğa, İzmir Adnan Menderes airports and BTA, Havaş and TAV Management Services. The Call Center, which provides services 7 days and 24 hours, realized the project within a short time of two months after test runs in January 2, 2012. Careful works were conducted for the technical infrastructure, software and hardware of the system along with coordination and education of customer representatives for the Call Center that will be managed by the TAV İstanbul Terminal Management.

ETİK

43


kapsamında duty-free mağazalarının yerleşimleri, konseptleri ve yolcu akışı gözden geçirilerek, günümüz terminal işletmeciliğine ve ticari anlayışına uygun bir hale getirildi. Bu yatırımla birlikte TAV, Riga Havalimanı’nın en önemli iş ortağı haline geldi. 2011 sonu itibariyle havalimanında 1307 metrekarelik alanda, sekiz mağazada ATÜ Duty-Free, yedi mağazada da alt işletmecileri olmak üzere toplam 15 mağaza hizmet veriyor. Öte yandan bu yıl içinde Riga’da havalimanı çalışanları ve uçuş ekiplerine yönelik daha uygun fiyatlarla alışveriş yapabilecekleri özel bir mağazanın açılması da planlanıyor. TAV Havalimanları’nın 2012’nin ilk yarısında ise Suudi Arabistan’ın ilk havalimanı özelleştirmesi olan Medine

44

ETİK

Havalimanı’nın işletmesini de üstlenmesi bekleniyor.

Çağrı merkezleri için ortak numara

TAV Havalimanları, yaptığı yeni yatırımlarla büyürken hizmet kalitesini artırmak ve müşteri memnuniyetini en üst düzeyde sağlamak için de çalışmalarını sürdürüyor. TAV Havalimanları, yolcuların şikâyet ve taleplerini etkin şekilde karşılayabilmek amacıyla Türkiye’de işlettiği havalimanlarının çağrı merkezleri için ortak bir telefon numarasını devreye soktu. 444 9 TAV (828) numaralı telefondan hizmet vermeye başlayan TAV Çağrı Merkezi; İstanbul Atatürk, Ankara Esenboğa, İzmir Adnan Menderes havalimanları ile BTA, Havaş ve TAV İşletme Hizmetleri’ne gelen çağrıları cevaplıyor. 7 gün 24 saat hizmet veren TAV

TAV Havalimanları, 2011 yılı finansal sonuçlarına göre ciro ve operasyonel kârlılıkta başarılı bir dönemi geride bıraktı. TAV Airports, according to 2011 financial results, had a successful year in terms of profits and operational profitability.

Customer representatives were educated at TAV Academy. TAV İstanbul General Manager Kemal Ünlü said, “By establishing the call center, we wanted to provide an easily accessible point for our customers and be able to answer their queries with efficiency. As TAV Airports, our

main goal since our establishment has been providing our customers with fast and high quality service. Our high technology infrastructure call center number which will be available 24/7 will serve this purpose.” Passengers at İstanbul Atatürk, Ankara Esenboğa and İzmir


Çağrı Merkezi, 2 Ocak 2012’de başlattığı pilot uygulamayı, TAV Bilişim Hizmetleri ve TAV İstanbul Terminal İşletmeciliği’nin ortak çalışmaları ile iki ay gibi kısa bir sürede hayata geçirdi. TAV İstanbul Terminal İşletmeciliği tarafından yönetilecek Çağrı Merkezi için teknik altyapı, yazılım, donanım çalışmalarının yanı sıra müşteri temsilcilerinin koordinasyon ve eğitimleri konusunda da titiz bir çalışma yürütüldü. Müşteri temsilcilerinin eğitimleri, TAV Akademi tarafından gerçekleştirildi. TAV İstanbul Genel Müdürü Kemal Ünlü “İşlettiğimiz farklı havalimanlarını tek bir çağrı merkezi numarası altında toplayarak hem misafirlerimizin kolay erişebileceği bir nokta yaratmayı, hem de gelen çağrıları en etkin şekilde yanıtlayabilecek sistemi oluşturmayı amaçladık. TAV Havalimanları olarak kuruluşumuzdan bu yana hizmeti sanata

TAV’a Fransız ortak

Hızlı yükselişini sürdüren TAV Havalimanları Holding’in toplamda yüzde 38 hissesi 12 Mart’ta Fransız havaalanı işletmecisi Aeroports de Paris’ye 874 milyon dolara satıldı. Akfen Holding TAV Havalimanları Holding’te bulunan hisselerinin yüzde 18’ini 414 milyon dolara Aeroports de Paris’ye sattığını açıkladı. Tepe İnşaat da TAV’daki yüzde 18 hissesini 414 milyon dolara ADP’ye sattığını KAP’a açıkladı. Sera Yapı Endüstri de TAV’daki yüzde 2 hissesini 46 milyon dolar bedelle sattı. TAV Havalimanları Holding yönetim kurulu

dönüştürmeyi, misafirlerimize en kaliteli, hızlı ve güvenli hizmeti güleryüzlü bir şekilde sunmayı amaçlıyoruz. En gelişkin teknolojik altyapıya sahip ve 7/24 hizmet veren yeni çağrı merkezi numaramız da bu amaca hizmet edecek” dedi. İstanbul Atatürk, Ankara Esenboğa ve İzmir Adnan Menderes havalimanlarında yolcular 444 9 TAV’ın yanı sıra resmi web sitelerinde yer alan iletişim bölümlerinden e-posta yoluyla da istek ve şikâyetlerini çağrı merkezine ulaştırabiliyorlar. TAV Çağrı Merkezi, TAV Havalimanları’nın işletmesinde bulunan terminallerde sorumluluk alanına giren konuları 24 saat içinde çözümleyerek, geri bildirimde bulunmayı hedefliyor.

Havaalanı-havalimanı ayrımı sona erdi Öte yandan Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel

11 kişiden oluşacak. Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Akın ve İcra Kurulu Başkanı Sani Şener görevlerine devam edecek.

Müdürlüğü, havaalanı/havalimanı karışıklığına son vermek amacıyla bünyesindeki 31 havalanının ismini “havalimanı” olarak değiştirme kararı aldı. DHMİ tarafından yapılan açıklamada, DHMİ işletiminde bulunan 43 havaalanının 12 tanesinin havalimanı, 31 tanesinin ise havaalanı olarak isimlendirildiği, bu durumun ise karışıklığa neden olduğu belirtildi. Bu karışıklığı ortadan kaldırmak için DHMİ Yönetim Kurulu’nun, 18 Şubat 2012 tarihli toplantısında aldığı bir kararla DHMİ Genel Müdürlüğü işletimindeki tüm havaalanlarının teşkilat yapılarında değişiklik yapılmaksızın, isimlerinin “Havalimanı (Airport)” olarak değiştirildiği ifade edildi. Alınan karar doğrultusunda terminal içi ve terminal dışı tüm kullanımlarda “Havaalanı” ibaresinin kaldırılıp yerine “Havalimanı” yazılması için gerekli çalışmaların başlatıldığı kaydedildi.

A french partner for TAV 38% of the shares of TAV Holding, which continues its

Adnan Menderes airports can communicate their complaints and suggestions through the call center number and through e-mails on TAV’s official web sites. The TAV Call Center aims to answers queries in 24 hours.

Airfield- Airport discrimination has ended

In the meantime, the State Airports Management (DHMİ) General Directorate decided to change the name of 31 air fields to airports to end the confusion concerning airfields/ airports. DHMİ announced that it was confusing to be using different descriptions for airports and that they had decided to call all DHMI operated airfields airports. Works have begun to change the signs to Airport in and outside of all terminals.

rising trend, were sold to French airport operators Aeroports de Paris for 874 million Euros on March 12. Akfen Holding announced that it had sold 18% of its shares in TAV Airpots Holding for 414 million Euros to Aeroports de Paris. Tepe Construction also annouced that it sold 18% of its shares in TAV to Aeroports de Paris for 414 million Euros. Sera Construction and Industry also sold its 2% share for 46 million dollars. the TAV Airports Holding executive board will be comprised of 11 members. Chairman Hamdi Akin and Chief Executive Officer Sani Sener will continue their duties.

ETİK

45


HABER

NEWS

TAV Havalimanları ile işbirliğine hazırız Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği (ETİK) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet İşler, İzmir’e havayoluyla gelen turist sayısının en az İzmir’in nüfusu kadar olması gerektiğini söyledi.

We are ready to cooperate with TAV Airports The Aegean Touristic Facilities and Accommodations Association (ETİK) Chairman Mehmet İşler said that the number of tourists that come to Izmir via air must be at least the same as Izmir’s population.

46

ETİK


E

TİK Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet İşler, Başkan Yardımcısı ve Destination İzmir grubunun sözcüsü Bülent Tercan, ETİK Genel Sekreteri Sevda Zorlu ile birlikte TAV İzmir Genel Müdürü Erkan Balcı’yı ziyaret ederek, İzmir Adnan Menderes Havalimanı İç ve Dış Hatlar Terminali ihalesini kazanan TAV Havalimanları adına Balcı’yı kutladı.

in international lines in 2011 according to data from the State Airports Directorate. İşler, who said that the number of tourists that come to Izmir via air must be at least the same as Izmir’s population, added that they were ready to cooperate with TAV Airports to increase these numbers.

İşler, Adnan Menderes Havalimanı İç ve Dış Hatlar Terminali işletmesini 2032 yılına kadar devralan TAV Havalimanları’nın İzmir’e yapacağı yatırımın önemine dikkat çekerek “Bu yeni yatırım, hem sektöre önemli bir katkı, hem yeni istihdam olanakları, hem de kamuya ciddi bir kaynak anlamına gelmektedir” dedi. İzmir Adnan Menderes Havalimanı’nın 2011’de 8,5 milyona ulaşan yolcu sayısıyla Türkiye’de İstanbul Atatürk, Sabiha Gökçen ve Antalya havalimanlarından sonra dördüncü sırada olduğunu anımsatan İşler, Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğünün verilerine göre, yolcu sayısında 2011 yılında iç hatlarda yüzde 13, dış hatlarda ise yüzde 16 artış yaşandığını kaydetti. İzmir’e havayoluyla gelecek turist sayısının en az İzmir’in nüfusu kadar olması gerektiğini her fırsatta söylediklerine dikkat çeken İşler, bu rakamların artması için TAV Havalimanları ile her türlü işbirliğine hazır olduklarını söyledi.

İşler pointed out that they were working relentlessly for the advertising of Izmir and said: “To overcome the problem of advertising, we are developing projects with the Izmir Development Agency and advice local authorities continuously. We are working to bring them to our activity level. If we can’t receive support from anyone, we participate in fairs with our own means and advertise Izmir. We know that you are also continuing marketing efforts for our city. You participate in fairs and try to increase the number of passengers for Izmir. This means we are on the same page with a serious company like TAV. Our works complement each other and we are ready to support you in any way we can.”

TAV’la aynı yöne bakıyoruz

İşler, TAV’ın İzmir’in tanıtımı için ciddi bir çaba içinde olduğunu belirterek, şöyle konuştu: “Tanıtım sorununu aşmak için ETİK olarak, İZKA yöneticileriyle projeler üretiyoruz, kent yöneticilerine sürekli olarak önerilerde bulunuyoruz.

We are on the same page with TAV

Mehmet İşler, Genel Müdür Erkan Balcı’ya Efemçukuru yöresinin Osmanlı dönemine ait tapusunun reprodüksiyonunu hediye etti. Mehmet Isler presented general manager Erkan Balcı with a reproduction of of the deed of Efemçukuru belonging to the Ottoman period Bizim dinamizmimizi yakalamaları için çalışıyoruz. Sektör olarak kimseden destek alamazsak kendi olanaklarımızla fuarlara katılıp İzmir’i anlatıyor, tanıtım yapıyoruz. Biliyoruz ki, siz de bizim gibi kentimiz için ciddi pazarlama faaliyetleri içindesiniz. Fuarlara katılıyorsunuz, İzmir’e gelen yolcu sayısının artması için çalışıyorsunuz. Demek ki TAV gibi değerli bir kuruluşla kentimiz için aynı yöne bakıyoruz. Yaptığımız çalışmalar birbirini tamamlayan çalışmalar. Biz de size her zaman destek olmaya hazırız.” TAV İzmir Genel Müdürü Erkan Balcı da, ETİK’in kent turizmine getirdiği hareketlilikten dolayı teşekkür ederek, “Bu kentte turizm adına yapılan her türlü olumlu çalışmada TAV, İzmir’in ve İzmirlinin yanındadır” dedi. TAV Havalimanları’nın İzmir’e büyük önem verdiğini kaydeden Balcı, yeni iç hatlar terminali için yapılacak 250 milyon Avro yatırımın İzmir’in geleceğine yapılan bir yatırım olduğunu söyledi.

E

TİK Chairman Mehmet İşler visited TAV Izmir Airport General Manager Erkan Balcı with vice president and the spokesman of Destination İzmir Bülent Tercan and ETİK General Secretary Sevda Zorlu and congratulated Balcı on TAV’s win regarding the Domestic and International terminals public bid. İşler, who pointed out to the importance of the investment of TAV, which will oversee the management of the terminals until 2032, said, “This new investment means an important contribution to the sector, new jobs and a serious source of income for the public” İşler, who pointed out that the İzmir Adnan Menderes Airport was 4th in Turkey in terms of passengers received, said that Izmir had recorded 13% increase in domestic lines and 16%

TAV Izmir Airport General Manager Erkan Balcı thanked ETIK for their efforts in revitalizing tourism in Izmir and said, “TAV is with Izmir and its people during all the efforts geared towards tourism in the city.” Balcı, who stated that Izmir was very important to TAV Airports, said that the 250 million Euro investments they were realizing for the new domestic terminal was an investment in Izmir’s future.

ETİK

47


FUAR

FAIR

Berlin’de İzmir rüzgarı esti Dünyanın en büyük turizm fuarı Uluslararası Turizm Borsası (ITB Berlin) bu yıl 46. kez 10 binin üzerinde firmanın katılımı ile gerçekleşti. EXPO adayı İzmir, fuarda bu yıl ana destinasyon olarak tanıtılırken, kent için 110 metrekarelik bağımsız bir bölüm ayrıldı.

Izmir was the star of the Berlin tourism fair The world’s biggest tourism fair ITB Berlin took place for the 46th time this year with participation from over 10 thousand companies. EXPO candidate Izmir was advertised as the main destination at a 100 square meter individual stand.

48

ETİK


D

ünyanın en büyük ve prestijli turizm fuarı olarak kabul edilen Uluslararası Turizm Borsası (ITB) Berlin, bu yıl 46’ıncı kez düzenlendi. 7 Mart 2012 günü kapılarını dünya turizmcilerine açan ve 11 Mart 2012 gününe kadar süren fuara 187 ülkeden 10 bin 644 firma katıldı. 160 bin metrekarelik alandaki 26 salondan oluşan fuarda, Türkiye bu yıl 3 bin 79 metrekarelik alanda, 127 katılımcı ile tanıtım yaptı.

kez 1968 yılında katıldığı fuarda, İzmir bu yıl ana destinasyon olarak tanıtıldı. İzmir’e 110 metrekarelik bağımsız bir bölüm ayrılırken, Dikili, Bergama, Manisa, Edremit, Kuşadası, Aydın, Didim, Karaburun, Ayvalık, Balıkesir, Edremit, Burhaniye, Denizli, Çanakkale, Datça, Bodrum, MuğlaMarmaris’in yanı sıra ÇEŞTOB, İzmir Ticaret Odası, PATUYAB, Manisa, EDEN, ETİK, Bergama Ticaret Odası, TÜROFED için de stantlar kuruldu.

ITB Berlin’de, Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği (ETİK), İzmir Kalkınma Ajansı, Konak Belediyesi, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Destination İzmir Grubu, TAV, SunExpress ve SKAL işbirliğiyle başarılı bir İzmir tanıtımı yapıldı.

ETİK standına ziyaretçi akını

Berlin’deki fuar alanında Türkiye standının yer aldığı 3.2 No’lu Hol, fuarın ilk saatlerinden itibaren ziyaretçi akınına uğradı. Türkiye’nin ilk

ITB Berlin’e İzmirli turizmciler, Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği (ETİK) ve Destination İzmir Grubu ile birlikte 40 metrekarelik bağımsız bir stantla katıldı. Fuar süresince binlerce kişi tarafından ziyaret edilen ETİK standında, yaklaşık 40 koli tanıtım dokümanı, 3 bini aşkın

Izmir was successfully advertised at ITB Berlin by the City Culture and Tourism Directorate, ETIK, IZKA, the Konak Municipality, Destination Izmir, TAV, Sun Express and SCAL.

I

TB Berlin was organized for the 46th time this year and during the fair which was attended by over 10 thousand firms from 187 different countries, Turkey advertised its touristic assets on a 3079 square meter area on March 7-11, 2012.

During the fair where hotels, travel agencies, airline companies and all sector related firms advertised their services and products, Izmir was a big hit. Stands that advertised the touristic characteristics of boroughs such as Dikili, Bergama, Manisa, Edremit, Kuşadası, Aydın, Didim, Karaburun, Ayvalık, Balıkesir, Edremit, Burhaniye, Denizli, Çanakkale, Datça, Bodrum and Muğla-Marmaris were set up along with stands for ÇEŞTOB, İzmir Chamber of Commerce, PATUYAB, Manisa, Eden, ETİK, Bergama Chamber of Commerce and TÜROFED.

The ETİK stand was swarmed with visitors

Tourism professionals attended ITB Berlin with a 40 square meter individual stand jointly set up with ETIK and Destination Izmir. 40 boxes of brochures and over 3000 bags and promotional materials were given away at the ETIK stand which was visited by thousands of people during the fair. The stand was visited by Minister of Tourism Ertuğrul Günay, undersecretary of the Ministry Özgür Özaslan, Advertising General Director Cumhur Güven Taşbaşı, Assistant Director İbrahim Yazar, Governor of İstanbul Hüseyin Avni Mutlu, Assistant Governor of İzmir Haluk Tunçsu, MPs, city and borough chief magistrates, TÜROFED President Osman Ayık, İZKA General Secretary Ergüder Can, IZKA board member

ETİK

49


HALUK TUNÇSU, MEHMET İŞLER, ÖZGÜR ÖZASLAN, VEYSİ ÖNCEL

çanta ve promosyon malzemesi dağıtılarak tanıtım faaliyetlerinde bulunuldu. ETİK standı; başta Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay olmak üzere Bakanlık Müsteşarı Özgür Özaslan, Tanıtma Genel Müdürü Cumhur Güven Taşbaşı, Tanıtma Genel Müdür Yardımcısı İbrahim Yazar, İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, İzmir Vali Yardımcısı Haluk Tunçsu, bazı milletvekilleri, il ve ilçe belediye başkanları ile TÜROFED Başkanı Osman Ayık, İZKA Genel Sekreteri Ergüder Can, İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı ve İZKA Yönetim Kurulu Üyesi Zekeriya Mutlu ve Berlin Kültür Ataşesi Gözde Şahin’in yanı sıra çok sayıda turizmci, acente ve otel yöneticisini ağırladı. ETİK standında birliğin dışında, Destination İzmir Grubu, İzmir Kalkınma Ajansı, Konak Belediyesi, TAV, SunExpress, PATUYAB,

50

ETİK

Babaylon Otel, Sürmeli Otel, Richmond Ephesus Otel, Ephesus Princess, Sisus Otel, Skal İzmir, Aqua Fantasy, Korumar Otel, İzmir CVB, Jestur, Karadeveci, Tusan Otel, PineBay, Ephesia Hotels, Alkoçlar Hotels de yer aldı.

İzmir’in geleceği sağlık ve termal turizminde ETİK standını ziyaret eden Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, İzmir’in bu fuarda yer almasından mutluluk duyduğunu belirterek, “İzmir’in geleceği sağlık ve termal turizmdedir. İyi bir fuar geçirmenizi dilerim” dedi.

İzmir adına çok umutluyuz

ETİK Yönetim Kurulu Başkanı, Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Başkan Yardımcısı Mehmet İşler ise 11 bin katılımcının yer aldığı ve dünyanın en önemli turizmcilerini buluşturan fuarda, EXPO 2020 adayı İzmir’in büyük bir çıkartma yaptığını belirt-

MEHMET İŞLER, OSMAN AYIK

Zekeriya Mutlu, Berlin Cultural Attaché Gözde Şahin, hundreds of tourism professionals and hotel managers. The ETIK stand also included Destination İzmir, İzmir Development Agency, Konak Municipality, TAV, SunExpress, PATUYAB, Babylon Hotel, Sürmeli Hotel, Richmond Ephesus Otel, Ephesus Princess, Sisus Otel, SKAL İzmir, Aqua Fantasy, Korumar Hotel, İzmir CVB, Jestur, Business Travel& Congress, Karadeveci Travel, Tusan Hotel, Pine Bay, Ephesia Hotels and Alkoçlar Hotels.

İzmir’s future depends on health and thermal tourism

Minister of Culture and Tourism Ertuğrul Günay who visited the stand of ETIK, stated that they were happy of Izmir’s participation in the fair and said, “İzmir’s future depends on health and thermal tourism. I wish you all a successful fair.”

We are very happy for Izmir

This is what ETİK Chairman of the Board and TÜROFED Vice President Mehmet İşler said about one of the most important fairs in the tourism industry that hosted over 11 thousand participants: “ITB Berlin has been a very important advertising platform for Izmir. We advertised the facilities in our region with the Destination Izmir group. İzmir had never attended the fair with such a big group. The attendances of the Minister of Culture and Tourism Ertuğrul Günay, the Minister of Transportation, Maritime and Communication Binali Yıldırım, ETIK, IZKA, the Konak Municipality and the other participants show us that everyone is excited about advertising Izmir. İzmir is being advertised at an individual stand for the first time. Each fair is a big step for the advertising of


Berlin Fuarı’nda İzmirli turizmciler ve yöneticiler, İzmir’in tanıtımı için tek yürek oldu.

ti. İşler, Kültür ve Turizm Bakanlığına desteği için teşekkür ederek, şunları kaydetti: “ITB Berlin, İzmir için çok önemli bir tanıtım atağı oldu. Standımızda Destination İzmir Grubu’yla birlikte bölgemizdeki tesisleri tanıttık. İzmir, fuara hiç bu kadar büyük bir grupla katılmamıştı. Kültür ve Turizm Bakanımız Sayın Ertuğrul Günay’ın ve Ulaştırma Bakanımız Sayın Binali Yıldırım’ın İzmir’e katkıları, ETİK, İZKA, Konak Belediyesi, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün işbirliği, katılımcıların İzmir’in tanıtımına ilgisini, heyecanını gösteriyor. İzmir ilk defa bu fuarda Türkiye standının içinde ve ondan bağımsız 130 metrekarelik bir stantla tanıtılıyor. Her fuar İzmir’in tanıtımı için atılmış önemli bir adım. Berlin Uluslararası Turizm Borsası’ndan İzmir adına çok umutluyuz. Aldığımız tepkiler çok olumlu ve sevindirici. İzmir’in bundan sonra da yurt dışı fuarlarda bağımsız olarak yer alması için çabamızı sürdüreceğiz.”

Ege turizminde yüzde 10 büyüme beklentisi İşler, ITB Berlin’deki gelişmelerin Türkiye için son derece olumlu olduğuna dikkat çekerek, Türk turizminde bu yıl yüzde 3 ile 5 arasında bir büyüme beklediklerini söyledi. Ege Bölgesi’nde yüzde 10 oranında bir büyüme yaşanacağını tahmin ettiklerini ifade eden İşler “Ağırlıkla seyahat acenteleriyle görüşmeler yaptık. Görüşmelerimiz son derece olumlu geçti. Fuara İzmir’den 100’e yakın turizmci katıldı. İzmir bu fuarda tek yürek olup, hedefe kilitlendi. Bu kadar yoğun ilginin olduğu bir sektörde, başarı biz istemesek de gelecek’’ dedi. İşler, Avrupa pazarında bu yıl da rekabetin Türkiye ve İspanya arasında geçeceğini belirterek, şöyle dedi: ‘’Fuarda sıklıkla Avrupa’da kriz nedeniyle düşen taleplerin beklentinin altında seyredeceği konuşuldu. Türkiye için bu açığı kapatacak pazar Rusya olacak

Tourism professionals and managers united at the Berlin Fair to advertise Izmir.

Izmir. We have received excellent feedback so far and we are very happy. We will continue to advertise Izmir individually in upcoming international fairs.”

Expecting a 10% growth in Aegean tourism in 2012

İşler, who pointed out to the positive feedback Turkey received during ITB Berlin, said that they were expecting a 3 to 5% growth in Turkish tourism this year. İşler, who said that they were expecting a 10% growth in the Aegean Region, said, “We mainly conducted meetings with travel agencies and they went quite well. Nearly 100 tourism professionals attended the fair from Izmir. İzmir united during this fair and became one. We will definitely succeed in a sector where we are attracting this much attention” İşler, who said that competition in the European market would

be between Turkey and Spain in 2012, added: ‘’It was said during the fair that demand would be less than expected because of the economic crisis in Europe. It looks like Russia will be the market that will fill that void for Turkey. Problems in the British sector continue. We are expecting a 20% increase in the German market. Turkish citizens who live in Germany and are as powerful as European tourists in terms of finance contribute greatly to the development of the market.’’

The support of İZKA and the Municipality of Konak mean a lot

İşler, who stated that better advertising was possible at the 40 square meter stand with the support of the Izmir Development Agency and the Municipality of Konak, thanked both institutions and their presidents for their support.

ETİK

51


once again that we did the right thing by choosing health as a main theme for EXPO.” İşler, who pointed out that the hot topics at ITB Berlin were e-tourism, mobile travel and online markets, said that online sales had stood out and catalogue sales had decreased. İşler said that tourism professionals needed to note this development when determining their marketing strategies.

gibi görünüyor. İngiltere pazarında ise sıkıntı sürüyor. Almanya pazarının ise Avrupa’da büyüyeceği bir numaralı pazar Türkiye olacak. Alman pazarında Ege Bölgesi olarak yüzde 20 oranında bir artış bekliyoruz. Burada bulunan ikinci, üçüncü kuşak Alman vatandaşlarımız da bu pazarın büyümesinde son derece etkili. Almanya’da yaşayan ve ekonomik açıdan Avrupalı turist kadar güçlü olan Türk vatandaşlarımızın pazarın gelişmesinde büyük katkıları var.’’

İZKA ve Konak Belediyesinin desteği çok anlamlı

İzmirli turizmcilerin bu yıl İzmir Kalkınma Ajansı ve Konak Belediyesinin desteğiyle 40 metrekarelik stantta daha iyi tanıtım yapabildiğini belirten İşler, her iki kuruma ve başkanlarına, İzmir’in dünyanın en büyük turizm fuarında böylesine güçlü bir çıkış yapabilmesindeki katkıları nedeniyle teşekkür etti.

52

ETİK

İzmir standını ziyaret eden Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ı İzmirli kadınlar karşıladı. The MInister of Culture and Tourism Ertuğrul Günay was greeted by women from Izmir at the stand.

SPA ve sağlık turizmi öne çıktı

İşler, bu yıl fuarda sağlık turizmine ilişkin duyarlılığın arttığını, SPA ve termal tesislerin yoğun tanıtım yaptığını gördüklerini ifade ederek, yaşlanan Avrupalı toplumların en çok ilgi gösterdiği turizm çeşidinin sağlık, SPA, termal ve alternatif tıp olduğunu kaydetti. İzmir olarak önümüzdeki fuarlarda sağlık turizmine daha çok yer verilmesi gerektiğini vurgulayan İşler, “Bu fuarda İzmir’in EXPO temasının sağlık olarak seçilmesinin doğrulu-

SPA and health tourism were highlighted İşler, who pointed out that there was more awareness for health tourism this year, said that SPAs and thermal centers had increased their advertising efforts and added that Europeans were mostly interested in health, SPA, thermal and alternative treatment tourism. İşler, who said that Izmir should highlight health tourism in upcoming international fairs, added “During this fair, we saw

İşler, who pointed out to the importance of participating in international fairs for the advertisement of the region and that they were closing in on their targets with each fair, said, ‘’Next, we have the Dubai, EMITT İstanbulTravel Turkey İzmir, London and Holland fairs. We need to continue with the same spirit. The Minister of Culture and Tourism Ertuğrul Günay and the National Advertising General Directorate care greatly about Izmir. We were very happy for their support during this fair.’’

Agencies are taking notice of Izmir

Undersecretary of the Ministry of Culture and Tourism Özgür Özaslan, who pointed out that they were attending ITB Berlin since 1982, said that agencies this year were working on increasing the capacity of Izmir and the Aegean region. Özaslan, who stated that they were raising awareness about the region with advertising efforts, said “This shows that we are on the right track when advertising the region. One of the topics we are discussing with foreign travel agencies is Izmir.” Özaslan also added that they continued their successful with ETIK on projects concerning Izmir.


ğunu bir kere daha gördük” dedi. ITB Berlin’de en çok gündeme gelen konuların e-turizm, mobil seyahat, online pazar olduğunu ifade eden İşler, online satışların öne çıktığına, katalog satışların ise azaldığına dikkat çekti. İşler, bu gelişme doğrultusunda turizmcilerin satış stratejilerini belirlerken, bu konuya daha çok önem vermeleri gerektiğini söyledi. Yurt dışı fuarlara katılımın bölge tanıtımı için çok önemli olduğunu anımsatan İşler, her fuarda İzmir’in ve Ege Bölgesi’nin daha çok tanındığını ve hedefe daha çok yaklaşıldığını belirtti. İşler, ‘’Önümüzde Moskova, Dubai, EMITT-Travel Turkey, Londra ve Hollanda Fuarları var. Bu fuarlarda da aynı ruhu sürdürmemiz gerekiyor. Kültür ve Turizm Bakanımız Sayın Ertuğrul Günay, Tanıtma Genel Müdürlüğü İzmir’e büyük önem veriyor. Bu fuarda yanımızda olduklarını görmek bize güç verdi’’ dedi.

Acentalarda İzmir farkındalığı başladı

Kültür ve Turizm Bakanlığı Müsteşarı Özgür Özaslan ise ITB Berlin’e 1982 yılından bu yana turizm sektörüyle işbirliği içerisinde katıldıklarını belirterek, bu yıl düzenlenen fuarda acentelerin Ege Bölgesi’nin ve İzmir’in kapasitesini artırmaya yönelik bir arayış içinde olduklarını ifade etti. Tanıtım çalışmalarıyla bölgeye yönelik bir farkındalık oluşmaya başladığını dile getiren Özaslan, “Bu durum İzmir’in ve Ege Bölgesi’nin tanıtımı konusunda yaptığımız çalışmaların doğru olduğunun bir göstergesidir. Yabancı acentelerle yaptığımız görüşmelerde konuşulan konulardan birisi de İzmir” diye konuştu. Özaslan, İzmir’de Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın projelerinde ETİK’le başarılı çalışmalar yaptıklarını kaydetti.

ITB Berlin Turizm Borsası’nda en büyük ilgiyi gören çalışmalardan bir tanesi Heykeltıraş Eray Okkan tarafından gerçekleştirilen 7.5 metreye, 6 metre boyutundaki Celsus kitaplığının replikası oldu. One of the most interesting pieces at the fair was the replica of the Celsus library fashioned by sculptor Eray Okkan.

ETİK

53


ITB Berlin’den notlar...

Notes from ITB Berlin olives, Turkish delight and evil

Türkiye standında ana destinasyonun İzmir olarak belirlendiği ITB Berlin Turizm Borsası’nda en büyük ilgiyi gören çalışmalardan bir tanesi Heykeltıraş Eray Okkan tarafından gerçekleştirilen 7.5 metreye, 6 metre boyutundaki Celsus kitaplığının replikası oldu. Sanatçı tarafından 20 günde hazırlanan kitaplığın replikası, önünde en çok fotoğraf çektirilen mekân olarak dikkat çekti.

eye beads. ETIK Chairman Mehmet İşler presented each female tourism professional with a tulip on March 8, World Women’s Day. During the celebrations, Richmond Hotel General Manager Cengiz Güner presented each woman with a scarf. Long queues formed in front of gala dinner hosted by the

Türkiye standında ebru sanatçısı Ahmet Çoktan, cam ustası Aydın Yıldız, İzmir’den ise kitre bebek ustası Emine Polat ile bakır ustası Hasan Var, Kültür ve Turizm Bakanlığının davetlisi olarak katıldıkları fuarda, geleneksel Türk el sanatlarından sundukları örneklerle ilgi odağı oldu.

Ministry of Culture and Tourism on the opening day of the fair. The dinner, prepared by Rixos Hotel attracted many international guests. ETİK Chairman Mehmet İşler said that they had decided to host an Izmir Night for tour

ETİK standını ziyaret eden konuklara TARİŞ zeytini, lokum ve nazar boncuğu dağıtıldı. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde ETİK Yönetim Kurulu Başkanı ve TÜROFED Başkan Yardımcısı Mehmet İşler’in turizmci kadınlara lale dağıtması büyük ilgi gördü. Kutlama sırasında stantta yer alan otellerden Richmond Otel Genel Müdürü Cengiz Güner de, kadınlara günün anısına kırmızı beyaz renklerden oluşan şal dağıttı.

operators during next year’s fair. The joint opinion of particiKatılımcıların ortak görüşü ITB Berlin’in Türkiye’nin tanınırlığını artırdığı yönünde.

Fuarın ilk günü Kültür ve Turizm Bakanlığınca verilen gala yemeğinin önünde uzun kuyruklar oluştu. Rixos Otel tarafından yapılan ağırlamaya yerli yabancı konuklar büyük ilgi gösterdi. ETİK Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet İşler, fuarda önümüzdeki yıl için tur operatörlerine yönelik bir İzmir gecesi yapma kararı aldıklarını belirtti.

ITB Berlin’de Türkiye’ye gösterilen ilgi karşısında tur operatörlerinin genel görüşü bu yıl pazarda Türkiye’nin yüzde 8 dolayında büyüyeceği yönünde.

ETİK

pants is that the fair increased the recognition of Turkey.

was the replica of the Celsus library fashioned by sculptor

Kullanılan görsellerde İzmir fotoğraflarının ve EXPO 2020 logosunun yer alması olumlu karşılandı. ITB Berlin’de Almanya’nın yurt dışı paket tur satışlarında Türkiye, Hırvatistan ve İspanya satışlarında Mart 2012 tarihi itibariyle artış olduğu, Mısır’ın satışlarında ise düşüş yaşandığı saptandı. Bu pazarda 2012 itibariyle son dakika satışlarda artış yaşanması bekleniyor.

54

One of the most interesting pieces at the Turkish stand

The usage of Izmir photog-

Eray Okkan. The replica, which

raphs and the EXPO 2020

was finished by the artist in 20

logo on visual materials were

days, was the most photograp-

received favorably.

hed piece at the fair. During ITB Berlin, it was deTraditional handicraft artists

termined that sales in the Ger-

Ahmet Çoktan, Aydın Yıldız,

man market to Turkey, Croatia

Emine Polat and Hasan Var,

and Spain had increased as

who were invited to the fair

of March 2012 and decreased

by the Ministry of Culture and

for the Egyptian market. Last

Tourism, attracted a lot of

minute sales are expected in

attention with the traditional

this market.

handcrafted items they produced at the stand.

Tour operators think that the Turkish market could grow

People who visited the stand of ETİK were given

almost 8% after the interest for the country after ITB Berlin.


Katılımcılar ne dedi? What did the participants say? larının da daha çok işin içinde olması, desteklerini sürdürmesi gerekiyor. Şimdi sırada Moskova, Dubai, İsveç, Norveç’teki fuarlar var. İzmir ne kadar çok tanınırsa, çarklar o kadar hızlı dönmeye başlayacak. ____________________________ Abdülaziz Ediz İzmir İl Kültür ve Turizm Müdürü İzmir City Culture and Tourism Director İzmir’in Bakanlık standında bağımsız olarak yer alması çok önemliydi. İzmir ilk defa varlığını ortaya koydu. Berlin’in birçok yerinde, fuar çevresinde ve fuar içinde İzmir’in de yer aldığı tanıtımlar yapıldı. Turizmin içinden olan, destekleyen tarafların temsilcilerinin, fuarda İzmir’i böyle güçlü bir ekiple temsil etmesi çok sevindirici. Fuarlara yoğun katılım isteği, ısrarımız burada yer almamızı etkiledi. Fuarda İzmir’in tanıtılmasının gerekliliğini ve devamlılığını konuştuk. Yeniden değerlendirileceği konusunda karar alındı. İzmir bilindiği ölçüde turist gelir, otelci de kazanır İzmir de kazanır. İzmir’de bu fuarda yaptığımız gibi bakanlık, valilik ve özel sektörle işbirliği yaparak bu güçlü katılımı sürdürmemiz gerekiyor. Bu işbirliği, EXPO için de çok önemli. Bakanlığımız tanıtım için kapıyı açtı. İzmir bu fuarla kabuğunu kırdı. ETİK’in de bir sivil toplum kuruluşu olarak bu fuara büyük katkısı oldu. Diğer sivil toplum kuruluş-

It was very important for Izmir to be featured at an individual stand. For the first time, Izmir made its presence known. Many advertisement efforts were carried out through Berlin and in and around the fair area that included Izmir. It was happy to see that Izmir was represented here with a strong team that included tourism professionals and institutions that supported the sector. We decided to participate in the fair because of demand from sector representatives. During the fair, we discussed the need to advertise Izmir and its continuity. More tourists will come to Izmir if people recognize and know about the city and this in return will be beneficial for hotels and the entire city. We need to continue attending fairs as a strong unit. This cooperation is also essential for EXPO. Our ministry has given the start for advertisements and Izmir has shown itself during this fair. ETIK, as an NGO, has contributed greatly to the fair. We need the support of other NGOs. Next stop is the fairs in Moscow, Dubai, Sweden and Norway. We will get quicker results if Izmir’s recognition increases.

çalışma yapmayı kararlaştırdık. Bu çalışma EXPO 2020’nin konseptiyle de uyumlu olacak. _____________________________

Bülent Tercan Destination İzmir Sözcüsü, ETİK Başkan Yardımcısı Destination İzmir Spokesman, ETİK Vice President ITB Berlin’e altı yıldır katılıyoruz. Bu yıl ETİK’le ve diğer kurum ve kuruluşlarla daha güçlü bir İzmir olarak fuardayız. Fuarlarda başarıyı getiren sürekliliktir. Bu yıl fuarda Mısır, Tunus gibi ülkelerin bile sorunlarına rağmen görkemli stantlarla katılmaktan vazgeçmediklerini görüyoruz. Bu da turizm konusunun ne kadar önemli olduğunun bir göstergesidir. Bu fuarda İzmir’in birlikte katılımı bizim altı yıl önce attığımız tohumların artık yeşermeye başladığını da gösteriyor. İzmir standımız 40 metrekarelik bir alandan oluştu. Seyahat acenteleri ve oteller hem bölgelerini hem tesisleri tanıttı. Gönlümüz kentimiz için büyük önem taşıyan dünyanın en büyük turizm fuarına, İzmir’deki büyük zincir otellerinin de katılmasını istiyor. Birlik olmak ve kentin tanıtımına elimizden geldiğince ve süreklilik arz edecek şekilde katkılı olmak zorundayız. Öte yandan bu fuarda dünyanın sağlık turizmi, termal turizm, SPA konusuna ne kadar önem verdiğini gördük. Önümüzdeki yıl bu konuya daha ağırlık veren bir

We have been coming to ITB Berlin for the past 6 years. This year we are here as a stronger Izmir with ETIK and other institutions. Continuity is what brings success in fairs. We have seen that even troubled countries like Egypt and Tunisia have attended the fair with attractive stands and this shows how important tourism is. We set up our Izmir stand on a 40 square meter area. Tour operators and hotels advertised the region and their services. We want big hotel chains in Izmir to also attend this important fair. We need to unite and contribute to the advertisement of the city in the best way we can. We saw during the fair the increasing attention to health tourism, thermal tourism and SPAs. We have decided to highlight these points next year at the fair. This campaign will also be in harmony with the EXPO 2020 concept.

Sevda Zorlu JESTUR Business Travel & Congress Fuarlar tam anlamıyla şov alanları. Türkiye ve İzmir de bu yıl ITB Berlin’de en iyi şov yapan bölgeler

ETİK

55


arasında yer aldı. İzmir’in ETİK ve Destination İzmir’in yanı sıra İZKA, İl Kültür Müdürlüğü ve Konak Belediyesiyle el ele verip güçlü bir katılım göstermesi ses getirdi. Fuarın gerçekleştiği 5 gün boyunca stant bir an bile boş kalmadı. Ülkemizi gelip görmüş olanların görmedikleri kentlerle ilgilendiklerini, doküman topladıklarını görmek sevindirici. Bu yıl Türkiye için de Ege bölgesi için de iyi bir sezon olacak gibi görünüyor. İzmir’in turizm çeşitliliğinin fazla olması büyük şans. Deniz, kum, güneş üçlüsünün yanında hepsi birbirinden önemli kültür, gurme, termal, SPA seçeneğimiz var. Yatak sayımızın artması durumunda sahip olduğumuz seçenekler, İzmir turizminin daha da hareketlenmesini sağlayacak. ______________________________ Fairs are places to put on a good show and Turkey and Izmir did just that at ITB Berlin this year. The joint attendance of ETİK, Destination İzmir, İZKA, the City Culture and Tourism Directorate and the Municipality of Konak attracted a lot of attention. The stand was full of people during the fair. It was happy for us to see people who had visited our country before to collect brochures on regions they hadn’t seen. It looks like it is going to be a good tourism season for Turkey and the Aegean Region. We are lucky that Izmir has a lot of tourism diversity. Besides sea, sand and sun, we have culture, a great cuisine, thermal facilities and SPAs. Tourism activities will increase in Izmir if we can increase the number of beds.

56

ETİK

ITB Berlin is where the tourism sector puts on a show. This year, there are participants from 187 different countries. This year, we presented Izmir as the main destination at ITB Berlin. We commissioned the replica of the Celsus Library in Ephesus.

Gözde Şahin Berlin Kültür Ataşesi Berlin Cultural Attaché ITB Berlin, turizmcilerin şov alanı. 187 ülkeden katılımcı yer alıyor fuarda. Bu sene ITB Berlin’de ana destinasyon olarak İzmir’i sunduk. Bakanımızın İzmirlilere verdiği sözü yerine getirdik. Efes’teki Celsus Kitaplığı’nın replikasını yaptırdık. Afiş ve görsellerimizde EXPO 2020 vurgusunu yaptık. İzmir, hem dingin hem canlı bir kent. Çağdaş bir kent, Avrupalı ama aynı zamanda Türk özelliklerini taşıyor. Bu yılki reklam planlamamızda İzmir’e de pay ayrıldı. Görsellerimizde Saat Kulesi, Şirince ve Efes’i kullandık. İzmir için sürekli halkla ilişkiler çalışması yapıyoruz. İzmir’in hangi yanlarını öne çıkarabileceğimizi saptamaya çalışıyoruz. Bunları yaparken bir strateji temelinde gitmemiz gerekiyor. İzmir’i burada İstanbul ve Antalya gibi başlı başına marka kent olarak tanıtıyoruz. Bu yıl medya tanıtımlarına daha çok ağırlık vereceğiz. İzmir çok iyi değerlere sahip, destinasyon olarak vaatleri yüksek bir kent. Sadece İzmirlilerin bir araya gelmesi ve bir strateji doğrultusunda çalışılması gerekiyor. Bunun için de düğmeye basılmış durumda. ______________________________

We highlighted EXPO 2020 in our banners and visual advertising tools. Izmir is both an active and a serene city. It is a modern city; it has both European and Turkish characteristics. We have allocated a share in our advertising budget for Izmir. We used the Clock Tower, Şirince and Ephesus in our visuals. We are continuing our public relations efforts for Izmir. We are trying to determine which assets we could highlight. We need to base our efforts on a solid strategy. We are advertising Izmir here as a brand city like Istanbul and Antalya. This year, we will concentrate on media advertisements. Izmir has great qualities and has immense potential to be a popular destination. The people of İzmir must unite and work out a strategy and this is about to happen very soon.

İlknur Bodur EXPO Genel Sekreterliği-Uzman EXPO General Secretariat-Expert İzmir’in Bakanlığın da desteğiyle bu fuarda bağımsız olarak yer alması çok önemliydi. EXPO adına önemli bir atılım oldu. Öte yandan İzmirli turizmcilerin İZKA, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü işbirliğiyle açtıkları 40 metrekarelik stantta tu-

rizmciler tek yürek oldu. Fuar genel anlamda Türkiye için de İzmir için de çok olumlu geri dönüşler getirecek gibi görünüyor. ______________________________ It was very important for Izmir to attend the fair individually with the support of the Ministry. This was a great activity in terms of Izmir’s EXPO candidacy. In the meantime, Izmir became one at the 40 square meter stand opened by tourism professionals in Izmir, İZKA and the City Culture and Tourism Directorate. The fair looks like it will bring positive feedback for Turkey and Izmir.

Adnan Çolak Pine Bay Destination İzmir Grubu’yla 6 yıldır bu fuarlara katılıyorduk. Bu sene ETİK’le ve diğer katılımcı arkadaşlarımızla daha güçlü bir şekilde yer almaktan mutluluk duyduk.  Burada acente ve tur operatörleriyle birebir görüşmeler yaparak önümüzdeki yılın verilerini alıyor ve ona göre stratejik planlamalarımızı yapıyoruz. Pazar paylarımızı bu fuarda daha net görüyor ve gereken önlemleri alıyoruz. 2012 için Almanya pazarında ciddi artış olacağını görüyoruz. Tur operatörlerinin yaklaşımlarından bunun böyle olacağı anlaşılıyor. İspanya, Türkiye için önemli bir rakip. Son dakika satışlar da sektörümüzü oldukça etkiliyor. Türkiye’nin pazar çeşitliliğinin çok olması bizi daha şanslı kılıyor. ITB Berlin’de online satışların daha bir


önem kazandığını gördük. Eskiden online isteyenlere fiyat vermek istemezdik. Şimdi çok daha rahatladık. Her tur operatörünün on-line kanalı var. Online satışlar yüzde 50’lere gelmiş durumda. ______________________________ We have been attending the fair for the past 6 years with the Destination İzmir Group. We were very happy to be here again with a stronger team with the addition of ETIK and other friends. We are conducting meetings here with travel agencies and tour operators and establishing our market strategies according to the statistics we receive. We see our market share more clearly during this fair and take the necessary precautions. We can see that there will be a serious increase in the German market in 2012. Spain is a serious adversary for Turkey and last minute sales are affecting our sector. We are luckier because Turkey has a lot of market diversity. We saw at ITB Berlin that online sales have become more important. In the past, we wouldn’t give prices to those who had asked for them online. Now we are more relaxed. Each tour operator has an inline channel and online sales have reached 50%.

Rıza Esen - Gönül Akın Ephesia Otel ITB Berlin’e yaklaşık 5 yıldır Destination İzmir Grubu’yla katılıyoruz. SunExpress ve TAV’ın da bizlere

destek vermesi çok önemli. Önemli olan bölgeyi iyi tanıtmak. Bölge iyi tanıtıldıktan sonra otelci de pay alabiliyor. Hepimiz aynı gemideyiz. Zenginliği paylaşmak kolay yeter ki, zenginlik olsun. ITB’de satın alma kanallarının internete kaydığını görüyoruz. Katalog satışlarının düştüğünü, tur operatörlerinden dinledik. Tüketicilerin internetteki müşteri memnuniyeti anketlerini takip ettiğini görüyoruz. Tüketicilerin internetteki müşteri memnuniyeti anketlerini takip ettiğini görüyoruz. Almanya’dan “holidaychek.de”, Hollanda’dan “Zoover.nl”, Türkiye’den “Otelpuan. com”, İngiltere’den “tripedviser. com” en çok takip edilenler. Örneğin bizim tesisimiz için “otelpuan. com” sitesinde 2011 yılında 250 bin yorum yazılmış. Geçen ay “Müşteri Memnuniyeti Ödülü” aldık otel olarak.Sektörümüz bu anketlerin sonuçlarına göre de stratejilerini planlıyor. ______________________________

Award. Our sector plans its strategies according to these poll results.

We have been attending ITB Berlin for the past five years with Destination Izmir. The support of SunExpress and TAV is very important to us. The most important thing is to advertise the region. When that happens, the hotels in the region take their share. We are all on the same ships. We can all take a slice of the cake if the cake is rich. We see that sales have shifted to the internet. We heard from tour operators that catalogue sales have dropped. We see that consumers follow the customer satisfaction polls on the internet. “holidaychek.de” from Germany, “Zoover.nl” from Holland, “Otelpuan. com” from Turkey and “tripedviser. com” England are the most popular. For example, 250 comments were posted about our hotel in 2011 on “otelpuan.com”. Last month, we received the Customer Satisfaction

Etkinlikleri olabildiğince çeşitlendirmek gerekiyor. Fuarda internet teknolojisinin öne çıktığını, online satışların arttığını görüyoruz. Bu katalogla satış yapan acenta ve tur operatörleri için sıkıntı yaratacak bir durum. Kongre turizmi açısından bakınca KOMER’in yakında açılacak olması, bölgeyi hareketlendirecek. Yalnız Kuşadası ve Pamucak’taki kimi otellerin de yenilenmesi ve kışın da açık olması gerekiyor. Ancak bu şekilde yaz ve kış sürdürülebilir turizm yapabiliriz. Bu fuara Destination İzmir ve ETİK’in güç vermesi çok önemli. Sivil toplum kuruluşları sektöre güç veriyor. Arkamızda bu gücü hissetmek çok önemli. ______________________________ I have been attending the fair since 2009 with İzmir. The fair was a success this year. There is a lot of

Sadun Alp Sürmeli Otel Fuara 2009 yılından bu yana Destination İzmir’le katılıyorum. Fuar bu sene oldukça iyi geçti. Almanya’dan Türkiye’ye büyük ilgi var. Özellikle Kuşadası, Pamucak, İzmir ve Çeşme’de yüzde 10 gibi bir artış olur tahminimce. Bazı tesislerde bu oran daha da fazla olacaktır. Bu nedenle biz de müşteri memnuniyeti konusuna büyük önem veriyoruz. Müşteri için “her şey dahil” sistemi sıkıcı olabiliyor.

interest for Turkey from Germany. I am expecting a 10% increase in Kuşadası, Pamucak, İzmir and Çeşme. This ratio could be more in some facilities. We are putting great importance on customer satisfaction. The all included system can be boring for some tourists so we need to diversify our activities. We see that online sales have soared. This could be a problem for travel agencies that depend on catalogue sales. As for congress tourism, the Ephesus Congress Center will bring activity to the region but some hotels might need renovation in Kuşadası and Pamucak and be open all year round. This is the only way we can extend tourism to 12 months. The support of Destination Izmir and ETIK for this fair is essential. NGOs empower the sector and it is important for us to feel their backing.

Tacettin Özden Korumar Otel ITB Berlin Fuarı’na 1991’den beri geliyoruz. Kültür ve Turizm Bakanlığı İzmir’i bu yıl öne çıkarmış. Bu bizi çok mutlu etti. Teşekkür ediyoruz. Türkiye’de turizm sadece Antalya ile olmaz. Ege’nin de öne çıkması lazımdı. Bu sene burada Alman tur operatörleriyle görüştük. Alman pazarında ciddi bir artış görülüyor. Almanya’dan Türkiye’ye çalışmayan operatör yok gibi. Türkiye’nin bu sene tatil tercihleri açısından daha iyi olacağı bekleniyor. Tatilcilerin

ETİK

57


öncelikle fiyatla ilgilendikleri bir gerçek. Ancak artık ucuz ülke imajımız giderek azalıyor. Belki tatil süresi azalıyor ama kaliteden taviz vermediğimiz sürece uzun vadede faydalı çıkan biz olacağız. İngiltere pazarında kriz yaşanıyor. Bu açık Rusya ile kapanır mı, Mart sonuna doğru belli olur. İzmir’den böyle kalabalık bir grubun katılımcı olarak gelmesi çok güzel. Pazarı koklayarak, durumu yerinde görerek, seyahat ederek, fuarları gezerek plan yapan yöneticilerin olması çok önemli. Fuarda SPA ve sağlık turizminin de öne çıktığını gördük. Bir de internet satışlarında hissedilir oranda bir artış söz konusu. ____________________________ We have been coming to ITB Berlin since 1991. The Ministry of Culture and Tourism has highlighted Izmir this year and that has made us very happy. Turkish tourism cannot only survive with Antalya. This year, we met with German tour operators. There is a serious increase in the German market. Almost all tour operators work with Turkey. It seems that Turkey will be a more popular destination this year. It is a fact that tourists first consider the financial side of the deal but fortunately our image as a cheap country is not as popular as it used to be. Maybe this leads to shorter vacations but as long as we keep providing quality services we will benefit from this in the long run. There is a crisis in the British market. We will see in March if this void can be filled with the Russian market. It is nice to see a big group from Izmir here. It is important to have managers that travel and participate in fairs. We saw that SPA and health

58

ETİK

tourism was popular during the fair and there is a serious increase in online sales.

Ebru Akyürekli Bartocini Sisus Otel ITB Berlin’e Destination İzmir Grubuyla 5 yıldır katılıyoruz. Her yıl destekleyen kuruluşlarımız artıyor. Bu yıl ETİK’in gücü de sektörümüze, İzmir’in tanıtımına güç kattı. Bu birlik havası fuarları daha keyifli hale getiriyor. ETİK’in yanında SKAL, CVB, TAV, SunExpress ve İZKA’nın işbirliği yapması da çok ses getirdi. Turizm Bakanı dâhil, tüm bürokratlar fuarın ilk gününden itibaren standımızı ziyaret etti. Bu birleşmede amaç, bölgeyi bir bütün olarak anlatmak, tanıtmak, zenginliklerimizi sunarak, misafirlerimize bölgede çok zengin seçenekler bulunduğunu göstermek. Bu fuarda üçüncü yaş turizmine ilişkin tatil seçeneklerinin arttığını gördük. Çocuk turizmi, doğa turizmi, sağlık turizmi yönünden öne çıkan ülkeler var. Brezilya ve Mısır son derece iddialı ülkeler olarak yer aldı fuarda. e-turizm de öne çıkmış durumda. Güvenilir kuruluşların online pazarda yaptığı ataklar gözden kaçmadı. Bizim de otel olarak turizm stratejimizde online pazarda yüzde 40 oranında bir artışımız var. Almanya pazarında da bölgemize yoğun ilgi olduğunu görüyoruz.

Bu yıl turizm sezonunun iyi geçeceğine inanıyoruz. ____________________________ This is our 5th time at ITB Berlin, which we have been attending with Destination Izmir. Support increases with each passing year. This year, the attendance of ETIK empowered us even more. This air of unity makes the fair more fun. The cooperation of ETİK, SKAL, CVB, TAV, SunExpress and IZKA attracted a lot of attention. All bureaucrats, including the Minister of Culture and Tourism visited our stand. The target of this unity is to advertise the region as a whole and show our guests that we have rich alternatives. During this fair, we saw the increase of holiday choices for senior citizens. There are countries that stand out with children’s tourism, nature tourism and health tourism. Brazil and Egypt looked like they attracted a lot of interest. E-tourism was also very popular. Our online marketing has increased by 40%. We see that there is a serious interest for our region in the German market. We believe that we will have a great tourism season.

nedenle kongre turizminde daha çok Kuşadası ve Çeşme’deki oteller ağırlık kazanıyor. Bu fuara kongre turizmi konusundaki gelişmeleri takip etmek için katıldım. Yakın zamanda Kuşadası’ndaki Efes Kongre Merkezi’nin açılacak olması bizim için önemli. Önümüzdeki yıl bu fuarda, bu merkezin de tanıtımının yapılmasını umuyorum. İzmir’in güçlü bir ekiple burada yer alması çok önemli. Bölgenin tanıtılması hem kongre turizmcileri için hem de işletmeler için kalkınma yaratacak bir çalışmaya yol açacak. ____________________________ We have a problem concerning the number of congress centers in Izmir. The ones who want to participate in congresses prefer the all included system. That is why the hotels in Kuşadası and Çeşme are chosen in congress tourism. I attended this fair to follow up on the developments in the congress tourism sector. The Ephesus Congress Center that will be opened shortly is very important for us. I am hoping that the center will be advertised in this fair next year. It is important for Izmir to be represented here with a strong team. Advertising the region will contribute greatly to the facilities and congress tourism professionals.

Berrin Uşkay Claros Tour Kongre Hizmetleri İzmir’de kongre merkezi anlamında sıkıntımız var. Kongre isteyenler de daha çok “her şey dâhil” sistemi tercih ediyor. Bu


Moskova MOSCOW

17-20 Mart tarihleri arasında Moskova’da gerçekleştirilen İntermarketing Fuarına Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Müsteşar Özgür Özaslan, Bakan Danışmanı ile Antalya ve İzmir İl Kültür ve Turizm Müdürleri katıldı. Daha sonra Türkiye ile Rusya Federasyonu arasında ‘’Ortak Eylem Planı’’ imzalandı. Törene katılan Bakan Günay, Türkiye’nin dünya turizminde hızla gelişen ülkelerden birisi olduğunu, turist sayısı ve turizm geliri itibariyle ilk 10 ülkesi arasında yer aldığını bildirdi. Ayrıca Rusya Başbakanı Vladimir Putin, Bakan Günay’ı telefonla arayıp, “Hoşgeldiniz” dedi. Putin, Başbakan Erdoğan’a da selam göndererek, Türkiye’ye verdiği önemi dile getirdi. Dünyanın 7. büyük turizm fuarı olan MITT 2012 Moskova Turizm Fuarı da 21-24 Mart günlerinde 19. kez kapılarını ziyaretçilere açtı. Türkiye’nin ikinci büyük pa-

zarı olan Rusya’da 189 ülkeden 3 bini aşkın firmanın katıldığı fuarda, Kültür ve Turizm Bakanlığı bin 254 metrekarelik alanla temsil edildi.

Moskova’nın EXPO Center Fuarcılık Merkezi’nde düzenlenen fuarda, Türkiye bu yıl Berlin’de olduğu gibi destinasyon odaklı çalıştı. Fuarda, İzmir ve Ege Bölgesi ön plana çıkarıldı. Antalya, İzmir, İstanbul ve Anadolu ayrı ayrı planlandı. Sadece deniz, kum, güneş değil, kültür ve termal turizmine dikkat çekmeye yönelik çalışmalarda bulunuldu. Fuarda kültürel içerikli görsellerle her destinasyonun yanında o destinasyonu tanımlayan bir obje kullanıldı. Fuarda İzmir’den Vali Yardımcısı Haluk Tunçsu ile İl Genel Meclisi üyeleri Ahmet Uğurlu ve Ahmet Kadıoğlu da bulundu.

The Intermarketing Fair that took place on March 17-20 in Moscow was attended by the Minister of Culture and Tourism Ertuğrul Günay, Undersecretary Özgür Özaslan, advisor to the minister and the city culture and tourism directors of Izmir and Antalya. Later on, a joint action plan was signed between Turkey and the Russian Federation. The minister of Culture and Tourism Günay, who attended the signing, said that Turkey was one of the fastest growing countries in the tourism sector and that it was one of the top ten countries in terms of tourist numbers and revenues. Russian Prime Minister Vladimir Putin called Minister Günay and welcomed him to his country in Turkish. He also sent his regards to the Turkish Prime Minister. The world’s 7th largest tourism fair MITT 2012 Moscow welcomed its guests for the 19th time

on March 21, 2012. During the fair in Russia, which is Turkey’s second biggest market in the tourism sector, the Ministry of Culture and Tourism was represented at a 1254 square meter stand. Over 3000 companies from 189 countries attended the fair. During the fair at Moscow’s EXPO Center, Turkey applied a destination based advertising, just like it did in Berlin. During the fair, Izmir and the Aegean Region were highlighted. Antalya, İzmir, İstanbul and Anatolia were advertised separately. Advertising efforts concentrated on highlighting culture and thermal tourism in addition to sea, sand and sun tourism. During the fair, cultural visuals and an object that symbolized each destination were used. Izmir Assistant Governor Haluk Tunçsu and City Council members Ahmet Uğurlu and Ahmet Kadıoğlu were also at the fair to represent Izmir.

ETİK

59


TOPLANTI

MEETING

Turizm sektörü acil çözüm bekliyor ’ETİK Aylık Sektör Buluşması’nda bir araya gelen beş yıldızlı otel yöneticileri sektörde yaşanan sorunları değerlendirdi.

The tourism sector awaits quick solutions ’Managers of five star hotels who got together during the ETİK Monthly Sector Meeting, discussed the problems of the tourism sector.

E

TİK Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet İşler, Nisan ayında başlayacak turizm sezonu öncesi sektörün katı atık bertaraf bedelleri, havuz ve SPA yönetmeliği gibi pek çok sorunla karşı karşıya olduğunu belirterek, turizmcilerin acil çözüm beklediğini söyledi. Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği (ETİK) üyesi beş yıldızlı otellerin genel müdürleri Kaya Thermal & Convention’da düzenlenen ‘ETİK Aylık Sektör Buluşması’nda bir araya geldi. Kaya Thermal Genel Müdürü Muzaffer Tağıl’ın ev sahipliğinde gerçekleşen toplantıya İzmir, Çeşme, Pamucak ve Seferihisar’dan beş yıldızlı otel yöneticilerinin yanı sıra İzmir Vali Yardımcısı Haluk Tunçsu, Konak Belediye Başkanı Hakan Tartan, İzmir İl Kültür ve

60

ETİK

Turizm Müdürü Abdülaziz Ediz, İzmir Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Ata Erpolat katıldı.

Mücadeleden yılmayacağız

Toplantıda konuşan ETİK Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet İşler, turizm sezonun açılmasına sayılı günler kala sektörün yeni sorunlarla karşı karşıya olduğunu söyledi. Geçen yıldan bu yana sürmekte olan Gürültü Yönetmeliği, Tütün ve Alkol Yönetmeliği, müzik eserleri telif hakları gibi sorunlara bu yıl da katı atık bertaraf bedelleri ve Havuz-SPA Yönetmeliğinden kaynaklanan sorunların eklendiğini ifade eden İşler, turizm sektöründe çözüm bekleyen 15’e yakın acil sorun bulunduğunu kaydetti. Turizmciler olarak her sezon, yeni sorunlarla uğraşmak zorunda kaldıklarını ifade eden İşler ‘’Ancak

E

TİK Chairman Mehmet İşler, who stated that the sector was facing serious problems such as solid waste disposal fees and the regulation of pools and SPAs, said that the sector was waiting for rapid solutions. The general managers of five star ETIK member hotels met at the ETIK Monthly Sector Meeting held at Ege Kaya Thermal & Convention. The meeting, which was hosted by Kaya Thermal General Manager Muzaffer Tağıl, was attended by the managers of five star hotels in İzmir, Çeşme, Pamucak and Seferihisar, assistant governor of Izmir Haluk Tunçsu, Konak Chief Magistrate Hakan Tartan, İzmir City Culture and Tourism Director Abdülaziz Ediz and the director of the İzmir

Environment and Urban Planning Director Ata Erpolat.

We will not give up the fight

ETİK Chairman Mehmet İşler, who spoke at the meeting, said that the sector was facing new problems only days before the start of the season. İşler, who stated that they were dealing with new problems concerning solid waste disposal fees and Pool-SPA regulations in addition to existing problems such as the Noise regulations, tobacco and alcohol regulations and copyright regulations, said that nearly 15 problems were awaiting solutions in the sector. İşler, who pointed out that they had to deal with new problems each year in the sector, said, ‘’we are breaking records despite these


ETİK Aylık Sektör Buluşması’nda bir araya gelen Egeli turizmciler ve yöneticiler sezon öncesi değerlendirmelerde bulundu.

yine de rekorlar kırmaya devam ediyoruz. Rekorlar kırdıkça bakanlıklar turizmcileri ciddi gelir kaynağı görmeye başladılar ve ellerini cebimizden çıkarmıyorlar. Bu sezon da gündeme katı atık, bertaraf ve havuz yönetmeliği konusu geldi. Çantada bekleyen pek çok sorunumuz var. Ama biz bu sorunlarla mücadele etmekten yılmayacak, güçlü bir sektörüz’’ dedi.

Başkan Kocaoğlu’ndan randevu alamadık

İşler, Çevre Temizlik Vergisi ile belediyelere katkı yapmakta olan turistik tesis sahiplerinin katı atık ve bertaraf yönetmeliği gereği ödemek zorunda bırakıldıkları bedellerin mükerrer ve haksız bir uygulama olduğunu söyledi. Katı atık bertaraf bedelleri ile ilgili olarak İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ile görüşmek istediklerini, ancak bir

türlü randevu alamadıklarını dile getiren İşler şöyle konuştu: ‘’Geçen ay, katı atık ve bertaraf bedelleri ile ilgili olarak İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Sayın Sırrı Aydoğan ile görüştük, mağduriyetimizi anlattık. Sayın Aydoğan bize hak verdi ve konuyu belediye meclisine götüreceğini iletti. Kendilerine konuyu anlatan bir dosya sunduk. Görüşmemizin ardından bu ay tesislerin faturalarına katı atık bedeli gelmedi. Ancak bu konu şu an uykudadır. Önümüzdeki ayın faturalarına yansımayacağını kimse garanti edemez. Yönetmelik konusunda inisiyatif sahibi olan Sayın Kocaoğlu’yla, bertaraf bedelleri hakkında mutlaka konuşmak zorundayız.”

Sektör zarar görüyor

Turizm sektörünün doğası gereği Çevre ve Şehircilik Bakanlığıyla yoğun bir ilişki içerisinde olduğu-

Aegean tourism professionals and managers who got together during ETIK’s Monthly Meeting discussed the upcoming season.

problems. Because of our success, the ministries are seeing us as serious sources of income and they can’t keep their hands out of our pockets. We are facing many problems but we are a strong sector and we will continue fighting.’’

No meeting with Chief Magistrate Kocaoğlu

İşler said that the solid waste disposal fees collected from touristic facilities was unfair. İşler, who said that they requested a meeting with Chief Magistrate Aziz Kocaoğlu concerning the subject, stated that they weren’t able to secure a meeting and added: ‘’Last month we met with Izmir Metropolitan Municipality commissioner Sırrı Aydoğan and told him about our concerns regar-

ding solid waste disposal fees. He agreed with us and said that he was going to take the issue to the city council. We gave him a dossier on the subject. After our meeting, we didn’t receive solid waste disposal fees but this subject still remains a problem. No one can guarantee that we won’t receive the fess in next month’s bill. We must talk to Chief Magistrate Kocaoğlu about these fees.”

Damages the sector

İşler, who pointed out that the sector was in close contact with the Ministry of Environment, said that they had also invited Izmir City Director Ata Erpolat to the meeting. İşler said that they had also given the dossier on solid waste disposal to Erpolat and added that they were also going to inform him about the problems concerning pool and SPA regulations. İşler, who stated

ETİK

61


nu ifade eden İşler, bu nedenle toplantıya İzmir Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Ata Erpolat’ı da davet ettiklerini belirtti. İşler, katı atık ve bertaraf bedelleri konusundaki dosyayı kendilerine de sunduklarını, bu sorunun ardından da Havuz ve SPA Yönetmeliği sorununu ileteceklerini vurguladı. İşler, Nisan 2012 tarihinde Sağlık Bakanlığı tarafından uygulamaya konulacak olan ‘Yüzme Havuzlarının Tabi Olacağı Sağlık Esasları Hakkında Yönetmeliğin’ de uygulamada sorunlar yaşanacak yönetmeliklerden olduğunu belirterek, ‘’Biz denetimlere karşı değiliz. Ama yapılan iş amacına uygun olmuyor. İzin verin, biz de size destek olalım. Havuzlardan aldığınız numunelerin değerlendirmesinin sağlıklı olmadığını düşünüyoruz. Su analizlerinin mobil araçlarla yerinde yapılması gerekiyor. Denetimlerde esas yerine şekille uğraşılıyor. Sonuçta sektör zarar görüyor’’ diye konuştu.

Konak Belediyesi olarak gerekeni yaparız

Toplantıya katılan Konak Belediye Başkanı Hakan Tartan ise, turizmcilerin katı atık ve bertaraf bedelleri konusunda yaşadıkları sıkıntıyı ETİK’in sunumuyla daha detaylı bir şekilde öğrenme olanağı bulduğunu belirterek “Biz Konak Belediyesi olarak bu konuda yapabileceğimiz ne varsa maksimum çabayı göstereceğiz. Belediye meclisimizde karar alıp uygularız. Bundan hiç şüpheniz olmasın” dedi. Katı atık ve katı atık bertaraf bedellerinin yönetmelikle düzenlenen bir konu olması nedeniyle bu ay faturalara yansımasa bile

62

ETİK

yeniden gündeme geleceğine dikkat çeken Tartan, yönetmeliğe eklenebilecek bir madde ile sorunun çözülebileceğini söyledi. Turizmcilere, Türk Belediyeler Birliği Başkanı ile görüşmelerini öneren Tartan, böylece bu uygulamanın tüm Türkiye’de düzenlenmesi için harekete geçilebileceğini ve tepkilerin yerine ulaşmasının mümkün olabileceğini söyledi.

that the regulation concerning pools and SPAs that will be put into application by the Ministry of Health in April 2012 was going to be a problem, said ‘’We are not against supervisions. Let us help you do your job. We believe that the evaluations of samples you take from pools are insufficient. Analysis should be done at the scene with mobile vehicles. This damages the sector’’

Konu Bakanlığa iletilecek

As the Municipality of Konak, we will do what’s necessary

Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Ata Erpolat, turizmcilerin çevre, gürültü yönetmeliği, kıyı kenarı, iskeleler, yapı denetimi gibi birçok alanda kendileriyle çalışmak zorunda olduğunu, kendilerinin de turizmcilerin işlerini kolaylaştırma çabasında bulunduklarını dile getirdi. Erpolat, ETİK’in katı atık ve bertaraf bedelleriyle ilgili sorunu kendilerine dosya olarak sunduğunu, konuyu bakanlığa ileteceklerini belirtti.

Konak Chief Magistrate Hakan Tartan who was also at the meeting said that he now fully understood the problems touristic facilities were facing regarding solid waste disposal fees and added, “As the Municipality of Konak, we will do everything in our power to help the sector. You can be sure of that “Tartan, who pointed out that solid waste disposal fees could pop up on future bills, said

that the issue could be solved by adding an article to the bylaw. Tartan, who suggested that tourism professionals should meet with the president of the Turkish Municipalities Institution, said that this was the only way a national action could be taken and the problems could be heard by the related authorities.

The issue will be delivered to the Ministry Environment and Urban Planning City Director Ata Erpolat said that the members of the sector had to work with his department on a number of issues such as the environment, noise pollution, shorelines and construction supervision and added that they were trying to make it easier for the members of the sector. Erpolat stated that he had received ETİK’s dossier on solid waste and disposal fees and that they would deliver the dossier to the Ministry.


ETİK

63


HABER

NEWS

“Katı atık bertaraf bedeli sorunu çözümlenmeli’’ İzmir’de yılbaşından itibaren su faturalarına eklenen katı atık ve katı atık bertaraf bedeli, turizmcilerin eleştirilerine neden oldu.

“The problem concerning solid waste disposal costs must be solved” The solid waste and disposal cost that was added to water bills in Izmir received criticism from tourism professionals.

64

ETİK


İ

zmirli turizmciler, İZSU tarafından 1 Aralık 2011 tarihinden itibaren su faturalarına eklenmeye başlanan ve faturaların yüzde 75 oranında artmasına neden olduğu öne sürülen katı atık bertaraf bedelleri konusuyla ilgili eleştirilerde bulunarak, sorunun çözümünü istedi. Turizmciler, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından hazırlanan ve Ocak 2012 tarihinde uygulamaya konulan “Atıksu Altyapı ve Evsel Katı Atık Bertaraf Tesisleri Tarifelerinin Belirlenmesinde Uyulacak Usul Ve Esaslara İlişkin Yönetmelik” doğrultusunda, işletmelerden talep edilen katı atık bertaraf bedellerinin, turistik işletmelerde ciddi mağduriyet yaratabileceği görüşünde. Turistik tesislerin su tüketim bedellerine eklenen yüzde 60 oranındaki katı atık bertaraf bedeli ve yüzde 15 oranındaki katı atık bedelinin turizme vurulmuş bir darbe olduğunu savunan İzmirli turizmciler, bu uygulamaya bir an önce son verilmesini istiyor. Turizmciler, konunun takipçisi olacaklarını ve gerekirse yargı yoluna başvuracaklarını belirtiyor.

Sorun turizm sezonu başlamadan çözülmeli

Büyükşehir belediyeleri ile il ve ilçe belediyeleri tarafından kurulacak olan katı atık bertaraf tesislerinden yararlanacak olanları, belediyeler tarafından yapılacak yatırıma katılmakla yükümlü kılan 2872 Sayılı Çevre Kanunu’nun 11. maddesinin 14. fıkrasına göre hazırlanan yönetmelik, çevresel altyapı hizmetlerinin sürdürülebilir olmasını amaçlıyor. Ancak katı atık bertaraf işleminin yapılabilmesi için belediyeler tarafından belirlenen oranların yüksek olması,

büyük işletmeler için astronomik rakamların doğmasına neden oluyor. Örneğin turizm sezonunda 50 bin TL su faturası ödeyen bir işletmenin bu bedel üzerinden ödemesi gereken katı atık bertaraf bedeli 30 bin TL’ye, katı atık bedeli ise 7 bin 500 TL’ye ulaşıyor. Sorunun çözümü için İzmir Büyükşehir Belediyesi, İZSU ve İzmir Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünü ziyaret eden Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği (ETİK) yöneticileri ve üyeleri, su faturalarını yüzde 75 oranında artıran bu uygulamanın turizm sezonu

T

ourism professionals in Izmir criticized the addition of solid waste disposal fees to water bills in December 1, 2011 and demanded solution for the problem that would increased the bills by 75%. Tourism professionals claimed that the additional cost required to be paid by the facilities could cripple the businesses. The owner of touristic facilities in Izmir, who claimed that the additional solid waste disposal cost of 60% was a blow for tourism, want the application

İzmirli turizmciler, turistik tesislere ek bir maliyet getirecek olan katı atık bertaraf bedeli ile ilgili sorunun çözülmesini istiyor. Izmir, tourism, tourist facilities, which will bring an additional cost of the amount of solid waste disposal problem will be solved.

öncesinde mutlaka çözülmesi gerektiğine, aksi takdirde ciddi sıkıntılar yaşanabileceğine dikkat çekiyor.

‘’Enerji ve verimliliğimizi tüketiyoruz’’

Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği (ETİK) Yönetim Kurulu Başkanı ve Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Başkan Yardımcısı Mehmet İşler, belediyelerin turistik tesislerden tahsil ettiği katı atık ve bertaraf bedellerinin turizmciyi çok zor durum-

to be discontinued immediately. The group state that they will follow the situation closely and if necessary, take the matter to the court.

The problem should be solved before the season starts The regulation which was based on Article 11 of the Environmental Law and urges the parties that will use the solid waste disposal sites established by municipalities

to contribute to the investment, aims for sustainable infrastructure services. But the ratios determined by the municipalities for disposal are very high and this results in big numbers for big establishments. For example, a facility that pays 50 thousand TL for water during the season should now pay 30 thousand TL for solid waste disposal and 7500 TL for solid waste. ETIK managers and members who visited the Izmir Metropolitan Municipality, IZSU and the Izmir Environment and Urban Planning City Directorate, pointed out that the situation needed to be dealt with before the tourism season to avoid serious problems.

‘’We are wasting our energy and efficiency”

The president of the Aegean Touristic Facilities and Accommodation Association (ETIK) Chairman and the vice president of the Turkish Hotels Federation Mehmet İşler said that the solid waste and solid waste disposal fees allocated to touristic facilities would be very hard on the concerned facilities. İşler, who pointed out that the addition of these costs would cripple the facilities, said, “It would be better if we closed up shop altogether.” İşler, who stated that this problem was a concern for all tourism professionals in Turkey, said that different ratios were applied by different municipalities. İşler, who said that they were looking into the issue with all its aspects and that they were going to prepare a report as the Turkish

ETİK

65


da bırakacağını belirtti. Turistik işletmelerin tükettiği su bedelinin üzerine yüzde 15 oranında katı atık, yüzde 60 oranında ise bertaraf bedeli eklenmesinin turizm sezonu dışında bile tesislerin belini bükecek düzeyde olduğuna dikkat çeken İşler “Kapımıza kilit vuralım daha iyi” dedi. İşler, katı atık ve bertaraf bedellerinin Türkiye’deki tüm turizmcileri ilgilendiren bir sorun olduğunu belirterek, farklı kentlerdeki belediyelerde, oranların da farklı olduğunu dile getirdi. Konuyu tüm yönleriyle araştırdıklarını, TÜROFED olarak da bir rapor hazırlayacaklarını ifade eden İşler, teması sağlık olan EXPO için vazgeçilmez unsurlar olan turistik tesislerin uğraştığı bu sorunlarla enerji kaybettiğine değindi. İşler, “Tesisler olarak bir yandan İzmir’in tanıtımı için fuarlara katılalım diye

66

ETİK

İZKA’yı zorlarken, bir yandan da yönetmeliklerle uğraşıp kurumların peşinde koşturuyoruz. Enerjimizi ve verimliliğimizi başka alanlarda kullanmamız gerekirken, yok yere tüketiyoruz. Belediyeler isterlerse meclislerinde alacakları kararlarla mağduriyetimizi giderebilir. İzmirli ve Egeli turizmciler olarak bu konuda bulunduğumuz girişimlerden sonuç alamazsak konuyu yargıya taşıyacağız” diye konuştu.

İşletmelere 35 ayrı tarife

Çevre ve Şehircilik Bakanlığının 27 Ekim 2010 tarihli yönetmeliği ile su faturaları aracılığıyla evsel katı atık toplama ve katı atık bertaraf tesisi giderlerinin vatandaşlardan alınması kararlaştırıldı. İzmir’de 14 ilçe belediyesi evsel katı atık toplama tarifelerini belirleyip, İZSU Genel Müdürlüğüne bildirdi. İZSU Genel Müdürlüğü de su fatura-

Hotels Federation, said that touristic facilities were wasting their energies on these issues instead of focusing in EXPO. İşler said, “While we are concentrating of participating in fairs to advertise Izmir, we are dealing with regulations. We are wasting our energy and efficiency when we should concentrate our power in other areas. Municipalities can solve our problem at city councils. If we cannot get the desired result, we will have our day in court.

35 different tariffs for facilities

With the October 27, 2010 regulation of the Ministry of Environment and Urban Planning, it was decided to take the fees for solid waste and solid waste disposal from

citizens. 14 borough municipalities determined their solid waste collection fees and sent them to IZSU General Directorate. The authorities at İZSU General Directorate announced that solid waste disposal costs would be billed to citizens living in Balçova, Çiğli, Karsiyaka, Konak, Narlıdere, Bornova, Buca, Bayındır, Kemalpaşa, Menemen, Seferihisar, Urla, Torbalı and Aliağa, starting December 1, 2011. The application began in December in 14 boroughs. Solid waste disposal fees will be collected from 1 million 200 subscribers in Izmir. According to the regulation, each municipality determined a different tariff for waste collection for households and businesses. The solid waste


larını yeniden düzenledi. İZSU Genel Müdürlüğü yetkilileri, 1 Aralık 2011’den itibaren Balçova, Çiğli, Karşıyaka, Konak, Narlıdere, Bornova Buca, Bayındır, Kemalpaşa, Menemen, Seferihisar, Urla, Torbalı, Aliağa ilçelerindeki abonelerden, belirlenen evsel katı atık gideri bedellerinin alınmaya başlanacağını duyurdu. 14 ilçede uygulama, Aralık’ta başladı. Evsel katık atık gideri, evsel atık üreten İzmir’deki 1 milyon 200 bin aboneden alınacak. Yönetmelik uyarınca her belediye çöp toplama giderini konutlara ve iş yerlerine göre farklı belirledi. İşyerlerinden alınacak katı atık bedeli ise işin niteliği, büyüklüğü ve üretilen çöp miktarına göre 35 ayrı tarifelendirme ile tahsil ediliyor. İlçe belediyeleri, su faturaları aracılığıyla tahsil edilen bu bedeli sadece çöp toplama hizmetlerinde kullanacak. Konuyla ilgili olarak İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin web sitesinde şu açıklama yer alıyor: 2872 Sayılı Çevre Kanununun 11. maddesinde “Büyükşehir belediyeleri ve belediyeler evsel katı atık bertaraf tesislerini kurmak, kurdurmak, işletmek veya işlettirmekle yükümlüdürler. Bu hizmetten yararlanan ve/veya yararlanacaklar, sorumlu yönetimlerin yapacağı yatırım, işletme, bakım, onarım ve ıslah harcamalarına katılmakla yükümlüdür. Bu hizmetten yararlananlardan, Belediye Meclisince belirlenecek tarifeye göre katı atık toplama, taşıma ve bertaraf ücreti alınır. Bu fıkra uyarınca tahsil edilen ücretler, katı atıkla ilgili hizmetler dışında kullanılamaz” denilmektedir. 5216 Sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu gereği İzmir Met-

fees that will be collected from businesses are arranged through 35 different tariffs. Municipalities will only use the collected fees in waste collection.

Etik Yönetim Kurulu Üyeleri katı atık bertaraf bedeli sorununun çözümü için İzmir Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Ata Erpolat ve İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Sırrı Aydoğan’ı ziyaret etti. The members of the ETIK Executive Board visited the Director of the Izmir Environment and Urban Planning Ata Erpolat to solve the problem of solid waste disposal fees.

ropol Alan sınırları içinde ortaya çıkan evsel katı atıkları transfer ve bertaraf etme yükümlülüğü İzmir Büyükşehir Belediyesine ait bulunuyor. “İzmir Metropol Alan sınırları içinde evsel katı atıkların transfer ve bertaraf edilmesi hizmetlerinden yararlanan konut (konut, şehit, gazi, özürlü, kuyu atıksu konut), konut dışı (konut dışı, kuyu atıksu konut

dışı), resmi daire (belediye, resmi daire, nato, elçilik, aile hekimliği), hastane-okul (resmi - özel), turistik tesisler, fırın-hamam (fırın, hamam, spor kulübü), sanayi tesisleri olarak yedi başlık altında toplanmış ve hesaplamalar bu kapsamda yapılmıştır. Mevcut durumda transfer ve/veya bertaraf hizmeti yapılmayan ilçe belediyelerinin sınırları içinde bulunan evsel katı atık üreticileri tarife dışı bırakılmıştır.”

Here is the announcement from the web site of the Izmir Metropolitan Municipality regarding the issue: According to Article 11 of the Environmental Law number 2872, metropolitan municipalities and municipalities are liable to construct, manage or have a third part manage solid waste disposal facilities. Those who will benefit from this service are liable to participate in the investment, management and fixing costs of such facilities. City councils have the right to collect the necessary fees determined by tariffs from those who will benefit from the process. The fees collected in accordance with this article can only be used in services concerning solid waste.” According to the Metropolitan Municipality Law number 5216, the Izmir Metropolitan Municipality is liable for transferring and disposing of solid waste within the Izmir Metropolitan Area. Parties that benefit from solid waste transfer and disposal were categorized in 7 (residences, non residences, government offices, hospital-schools, touristic facilities, bakeriesbaths) and calculations were done according to this categorization. Residential solid waste producers that don’t receive collection and disposal services in certain areas have been left out of the tariff.

ETİK

67


ARAŞTIRMA

RECEARCH

Kruvaziyer turizminde 2012 hedefi 350 gemi İzmir kruvaziyer turizmine 2003 yılında 5 sefer ve 3 bin 271 yolcu ile başladı. Geçen yıl limana 272 kruvaziyer geminin demir attığı İzmir, bu yıl için yüzde 50 artış hedefliyor.

The 2012 target in cruise tourism is 350 ships İzmir started cruise tourism in 2003 with 5 voyages and 3271 passengers. Izmir, which hosted 272 cruise ships last year, aims a 50% increase in 2012.

68

ETİK


İ

zmir, kruvaziyer turizmi alanında son 9 yılda ciddi bir gelişim gösterdi. Kruvaziyer turizmine 2003 yılında 5 sefer ve 3 bin 271 yolcu ile başlayan İzmir’e 2011 yılında 272 kruvaziyer gemisi demir attı. Gelen yolcu sayısı ise 500 bini geçti. Bu rakamın 2012 yılında yüzde 50 oranında artması bekleniyor. Dünyada hızla gelişen ve daha çok üst gelir grubuna hitap eden kruvaziyer turizmi, bulunduğu şehre önemli bir gelir sağlaması nedeniyle son yıllarda dikkat çekmeye başladı. Yakın zamana kadar kruvaziyer turizmi alanında Kuzey Amerika, Güney Amerika ve tropik adalar ön planda iken, son dönemde Uzak Doğu, Kutuplar, Baltık Denizi Bölgesi, Arap Yarımadası, Kızıldeniz, Karadeniz ve özellikle Akdeniz Bölgesi giderek önem kazanmaya başladı. Akdeniz Bölgesi, kruvaziyer destinasyonları içerisinde Güney Amerika’dan sonra ikinci sıraya yükselerek son 3 yılda kruvaziyer turizminin gözdesi haline geldi. Bu yükselişin gelecek 20 yıl içerisinde kesintisiz olarak devam edeceği ve İzmir’in de bu yükselişten önemli bir pay alacağı öngörülüyor. 2011 yılında Dünya Seyahat Ödülleri kapsamında ‘’Avrupa’nın Lider Kruvaziyer Destinasyonu’’ ödülünü

alan İzmir, son 8 yılda 2 milyonun üzerinde kruvaziyer yolcusunu ağırlayarak, yolcu sayısı ve aldığı pay bakımından Türkiye’nin Kuşadası’ndan sonra ikinci büyük kruvaziyer destinasyonu konumuna yükseldi. 2003 yılında kruvaziyer turizminden aldığı yüzde 0,5’lik payı 2011 yılında yüzde 26’ya çıkaran İzmir, 2012 yılına da umutlu başladı. İzmir Limanı’na 15 Ocak-16 Aralık 2012 tarihleri arasını kapsayan kruvaziyer sezonunda 6 yeni gemi firmasının ve 350 kruvaziyer gemisinin gelmesi bekleniyor.

Yıl

İzmir Alsancak Limanı’na Yapılan Toplam Kruvaziyer Sefer Sayısı

Kruvaziyer Seferleriyle İzmir’e Gelen Toplam Yolcu Sayısı

Year

Total of Voyages

Total Passengers

2003

5

3.271

2004

32

77.000

2005

26

58.042

2006

94

183.198

2007

122

288.017

2008

128

321.279

2009

127

309.603

2010

141

355.899

2011

272

503.898

TOPLAM / TOTAL

947

2.100.207

I

zmir has developed immensely in the last 9 years in cruise tourism. İzmir, which started cruise tourism in 2003 with 5 voyages and 3271 passengers, hosted 272 cruise ships in 2011. The number of arrivals surpassed 500 thousand and this number is expected to increase by 50% in 2012. Cruise tourism, which is a fast growing type of tourism mostly associated with the upper class, has attracted attention in recent years with its economic contribution to the cities that receive cruise ships. While North America, South America and tropical islands were favorites in cruise tourism, the Far East, the Poles, the Baltic Sea region, the Arabian Peninsula, the Red Sea, the Black Sea and the Mediterranean Region have become popular in recent years. The Mediterranean Region jumped to second place after South America in terms of cruise tourism in the last 3 years. It is expected that this trend will continue in the next 20 years and Izmir will take its share from this increase. Izmir, which was named Europe’s Leading Cruise Destination in 2011, became the second most popular cruise destination in Turkey after Kuşadası with over 8 million cruise passengers in the last 8 years. Izmir, which increased its share in cruise tourism to 26% in 2011 from 0, 5% in 2003, started 2012 with excellent numbers. 6 new shipping lines and 350 cruise ships are expected to dock at Izmir Port during the cruise season.

ETİK

69


DOSYA

REPORT

İzmir termal turizmin merkezi olmaya aday Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hazırlanan Termal Turizm Kentleri Projesi içerisinde yer alan İzmir, “Herkes için Sağlık” teması ile sürdürdüğü EXPO 2020 adaylığı sürecinde sağlık ve termal turizm alanlarında yapılacak yatırımların merkezi olmayı hedefliyor.

İzmir is a candidate to become the center of thermal tourism Izmir, which is included in the Thermal Tourism Cities Project prepared by the Ministry of Culture and Tourism, aims to be the center of investments in health and thermal tourism while its continues its candidacy process for EXPO 2020 with the theme “Health for Everyone”.

70

ETİK


Yazı / Article

SERAP GÜZELCAN ŞENOL

Fotoğraflar/Photos: ERDİNÇ ERES Balçova Termal Tesisleri

T

ürkiye’nin termal kaynak açısından en zengin bölgesi olan Ege’nin incisi İzmir, termal turizm alanında attığı adımlarla dikkat çekiyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hazırlanan Termal Turizm Kentleri Projesi içerisinde yer alan İzmir, “Herkes için Sağlık” teması ile sürdürdüğü EXPO 2020 adaylığı sürecinde sağlık ve termal turizm alanlarında yapılacak yatırımların merkezi olmayı hedefliyor. Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de kökleri ılıcalara dayanan termal suyun tedavi için kullanımı giderek artıyor. Yapılan arkeolojik çalışmalara göre, termal su, yani kaplıcalar 10 bin yıldan fazla bir süredir çeşitli topluluklar tarafından sağlık ve tedavi amacıyla kullanılıyor. Günümüzde de suyun getireceği sağlığa ve güzelliğe inanan yüz binlerce insan, termal turizm merkezlerine akın ediyor. Gelişmiş ülkelerde sağlığa ve yaşam kalitesine verilen önemin giderek artması ile birlikte doğal kaynakların kullanımı yönünde bir eğilim ortaya çıkarken, bu durum “modern tıp ile geleneksel kaplıca yöntemlerini birleştiren”

bir ekinlik olarak görülen termal turizme duyulan ilgiyi her geçen gün artırıyor. Zengin ve önemli bir jeotermal kuşak üzerinde bulunan Türkiye’de 1500 civarında termal ve şifalı içme suyu kaynağı bulunuyor. Bu kaynaklardan elde edilen termal sular, gerek debi sıcaklıkları gerekse de fiziksel ve kimyasal özellikleri ile Avrupa’daki termal sulardan daha üstün nitelikler taşıyor. Şifalı suların zenginliği bakımından dünyada ilk 7 ülke arasında, Avrupa’da ise birinci sırada yer alıyor. Aynı zamanda radyoaktivitesi en güçlü sulara sahip olması ile de Avrupa ülkelerinden ayrılarak, termal turizm alanında ön plana çıkıyor. Sahip olduğu iklimsel koşullar ve doğal güzellikler ile birlikte ele alındığında Türkiye’nin ciddi bir sağlık ve termal turizm potansiyeline sahip olduğu görülüyor.

I

zmir, the pearl of the Aegean region, the richest region in Turkey in terms of hot springs, attracts attention with its investments in thermal tourism. Izmir, which is included in the Thermal Tourism Cities Project prepared by the Ministry of Culture and Tourism, aims to be the center of investments in health and thermal tourism while its continues its candidacy process for EXPO 2020“Health for Everyone”. The use of thermal water for healing purposes is a rising trend in Turkey and the world. According to archeological researches, hot springs are being used by various civilizations for healing purposes for more than 10 thousand years. Thousands of people who believe in the healing properties of water are flocking to thermal tourism centers. Thermal tourism, which is seen as an activity that

combines modern medicine and traditional hot spring methods, is quickly becoming more popular with the increase of people in developed countries who put great importance on a healthy life style. In Turkey, which is located on a rich and important geothermal zone, there are over 1500 hot springs. Thermal waters which are derived from these springs have higher qualities than the ones in Europe. Turkey is 7th in the world and 1st in Europe in terms of rich thermal hot springs. It also distinguishes itself by harboring strong radioactive waters. Adding its climate and natural beauties, we can safely say that Turkey has an important health and thermal tourism potential.

Target: 500, 000 beds

Thermal waters are being used for health and treatment for thousands of years but handling

ETİK

71


Hedef 500 bin yatak kapasitesi

Türkiye’de termal suyun sağlık ve tedavi amaçlı kullanımı, binlerce yıl öncesine kadar dayanıyor. Ancak bu alanda genellikle geleneksel yöntemlerin kullanılması ve konunun “kaplıca turizmi” ölçeğinde ele alınması, termal turizmin yakın zamana kadar yerli turistlere hitap eden bir alan olması sonucunu doğurmuş, Türkiye termal turizm alanında yabancı turistlerin ilgisini gerektiği gibi çekememiş. Dünyada alternatif turizm arayışlarının bir sonucu olarak termal turizme olan ilginin artması ile birlikte son yıllarda Türkiye’de bu alanda yüksek kalite standartlarını yakalamak ve

72

ETİK

termal kaynakları turizm alanında modern yöntemlerle kullanmak için önemli girişimler başladı. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hazırlanan “Termal Turizm Master Planı 2023” hedefleri doğrultusunda jeotermal kaynakların daha etkin ve verimli kullanılmasına yönelik olarak geleneksel kaplıca

Yapılan arkeolojik çalışmalara göre, termal su, yani kaplıcalar 10 bin yıldan fazla bir süredir çeşitli topluluklar tarafından sağlık ve tedavi amacıyla kullanılıyor.

yönteminden farklı bir anlayış ve yaklaşım geliştirilmeye çalışılmaktadır. Bakanlık, termal turizmin geliştirilmesi için şu anda 30 bin civarında olan termal yatak kapasitesini, 2023 yılında 500 bin termal yatak kapasitesine çıkarmayı ve Türkiye’yi dünyadaki en önemli sağlık ve termal destinasyon haline getirmeyi hedefliyor.

According to the archeological studies, thermal water, the hot springs for more than 10 thousand years for the treatment of health and is used by various communities.


İzmir tam bir termal cennet

Termal turizm, genellikle güneşdeniz-kum üçlemesi üzerine kurulu olan ve kısa bir turizm sezonunu kapsayan kitlesel kıyı turizmi ile ön plana çıkan İzmir için 12 ay turizm yapma imkânı sağlaması nedeniyle önemli bir şans olarak görülüyor. Türkiye’nin termal kaynaklar bakımından en zengin bölgesi olan Ege’de yer alan İzmir, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından ilan edilen Termal Turizm Master Plan Bölgeleri içerisinde de yer alıyor. İzmir’de 2012 yılı itibariyle 10 adet ruhsatlı kaplıca tesisi, 2 adet ruhsatlı thalassoterapi (deniz suyunun ısıtılması ya da denizin

içinde bulunan termal kaynaklar ile yapılan terapi) tesisi, 11 adet de ruhsat işlemleri devam eden tesis bulunuyor. Bu rakamların yapılacak yeni yatırımlarla artması bekleniyor. İzmir’in termal merkezleri arasında öne çıkan bölgeler ise binlerce yıllık Agamemnon Kaplıcaları’nın bulunduğu alan olan Balçova ve hem doğal güzellikleri hem de iklimi ile dikkat çeken Çeşme Yarımadası’dır. İzmir’de ruhsatlı ve ruhsat aşamasındaki termal tesislerin 11 tanesi Çeşme’de bulunuyor. Denizin içinde de bulunan ve thalassoterapi olanağı sunan Çeşme termalinin, kas ağrılarından

the issue within the volume of hot spring tourism and using only traditional methods led to the practice to be adopted by only local tourists until recently. Turkey started important developments in the area to attract foreign tourists after thermal tourism became popular in the world. Within the context of the Thermal Tourism Master Plan 2023, developed by the Ministry of Culture and Tourism, a different understanding and approach is being developed to more efficiently use thermal resources. The Ministry aims to increase the number of beds in thermal

tourism to 500,000 by 2023 and make Turkey one of the most popular destinations in thermal and health tourism.

İzmir is a thermal paradise

Thermal tourism, which will enable Izmir to be active throughout the year, is seen as an important advantage for the city. Izmir, which is located within the Aegean region, a region that hosts the richest hot springs in Turkey, is included in the Thermal Tourism Master Plan announced by the Ministry of Culture and Tourism. As of 2012, there are 10 licensed hot spring facilities, 2 licensed

ETİK

73


Zengin ve önemli bir jeotermal kuşak üzerinde bulunan Türkiye’de 1500 civarında termal ve şifalı içme suyu kaynağı bulunuyor. Bu kaynaklardan elde edilen termal sular, birçok özelliği ile Avrupa’daki termal sulardan daha üstün nitelikler taşıyor. In Turkey, which is located on a rich and important geothermal zone, there are over 1500 hot springs. Thermal waters which are derived from these springs have higher qualities than the ones in Europe.

romatizmaya kadar pek çok hastalık üzerinde doğrudan ve dolaylı olarak olumlu etki yaptığı biliniyor. Sağlık Bakanlığının Çeşme termali ile ilgili olarak verdiği rapor da bu bilgiyi güçlendiriyor. Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından verilen raporda, Çeşme termalinin; hekim kontrolünde banyo uygulamaları şeklinde romatoid artrit, ankilozon, spondilit gibi inflamatuvar hastalıklar, kronik bel ağrıları, osteoartrit gibi noninflamatuvar eklem hastalıkları, miyozit, tendinit, travma, fibromiyalji sendromu gibi yumuşak doku hastalıkları, ortopedik operasyonlar ve beyin, sinir cerrahisi sonrası uzun süre hareketsiz kalma durumları, nörolojik rahatsızlıklar, cerebral palsy, stres bozukluğu, nörovejetatif distoniler, spor yaralanmaları ile ka-

74

ETİK

şıntılı ve döküntülü deri hastalıkları ile ilgili olarak doğrudan veya yardımcı tedavi olanağı sağladığı belirtiliyor. Çeşme termal suyu, tedavi edici özelliğinin yanı sıra wellness, yani tazeleşmek ve güzelleşmek için de sıkça tercih ediliyor. Çeşme’nin dışında İzmir’in en büyük ve kapsamlı üç termal tesisi ise Balçova’da yer alıyor. Bu tesislerden en önemlisi bünyesindeki kaplıca ve kür merkezi ile Türkiye’nin uluslararası standartlardaki en büyük termal oteli ve tedavi merkezi olan Balçova Termal Oteli’dir. Bulunduğu konum ve sağladığı olanaklarla önemli avantajlara sahip olan Balçova Termal Otel, ağırlıklı olarak İsveç, Norveç gibi Kuzey Avrupa ülkelerinden turistleri ağırlıyor. Öte yandan Bayındır, Dikili ve Foça da termal tesislere sahip ilçeler olarak dikkat çekiyor.

thalassotheraphy facilities and 11 facilities that are waiting for their licenses. These numbers are expected to increase with new investments. The most important thermal centers in Izmir are Balçova and the Çeşme Peninsula. 11 of the above mentioned facilities are located in Çeşme. The hot spring in Çeşme is known to help in the treatments of many muscle conditions and rheumatism. According to a report by the Ministry of Health, the hot spring in Çeşme, when used as bath water, is helpful in the treatment of inflammatory diseases, chronic back pains, joint pains, soft tissue diseases, orthopedic operations, neurological condi-

tions, cerebral palsy, stress disorders, sports injuries and skin conditions. The waters are also preferred for rejuvenation procedures. Besides Çeşme, Izmir’s 3 biggest and most comprehensive thermal facilities are located in Balçova. The biggest facility is the Balçova Thermal Hotel, which is Turkey’s most comprehensive thermal hotel with international standards. The hotel, which has important advantages thanks to its location and services it provides, mostly welcomes guests from Northern European countries such as Sweden and Norway. In addition to these two boroughs, Bayındır, Dikili and Foça also have thermal facilities.


HACI VAKKAS BENLİ

İzmir İl Sağlık Müdür Yardımcısı İzmir City Health Assistant Director

her ne kadar bu zenginlik nedeniyle adını uluslararası zeminde duyurmuş birkaç kaplıcası varsa da, günümüzde bu sayı gittikçe azalmıştır. Balçova kaplıcaları dışındaki tesislerde genellikle “geleneksel kaplıca” kullanımı söz konusudur ve sunulan hizmetlerin kapsamı oldukça dardır.

Organize bir tanıtıma ihtiyaç var

İzmir, termal turizmi destekleyen özellikleri ile diğer bölgelerden ayrılmaktadır. Izmir distinguishes itself from the other regions with its assets that support thermal tourism.

“Termal, 12 ay turizm yapmanın en iyi aracıdır”

Antik çağlardan bu yana kaplıcalarıyla şifa dağıtan İzmir’in, bugün uluslararası termal turizm alanında dünyada öne çıkan diğer turizm destinasyonlarıyla rekabet gücü ve pazar payı oldukça düşüktür. İzmir, Balçova Kaplıcası, Bergama Güzellik Ilıcası ve Allianoi Ilıcası gibi antik çağlara uzanan bir su ve kaplıca tedavi kültürüne sahip olmasına ve jeotermal kaynaklar yönünden zengin yörelerinden birisi olmasına rağmen ülkemizdeki genel termal turizm tablosunun bir yansıması olarak bugüne kadar ulusal ve uluslararası termal turizm potansiyelinden yeterince yararlanamamış bir bölgedir. Geçmişte

İzmir, termal turizm ile ilgili önemli avantajlara sahiptir. Bunlardan en önemlileri, sahip olduğu yüksek turizm potansiyeli, alternatif turizm türleri ve altyapısı güçlü sağlık kurumlarıdır. İzmir, termal turizmi destekleyen bu özellikleri ile diğer bölgelerden ayrılmaktadır. Deniz turizmi, ören yerleri-kültür turizmi gibi halen sahip olduğu değerlerle Çeşme, Seferihisar, Bayındır, Dikili, Bergama ve Balçova gibi ilçeler, uluslararası termal turizm yatırımları için uygun yerleşimlerdir. İzmir’in, Kültür ve Turizm Bakanlığının projesinde belirlenen öncelikli alanlar içerisinde yer alması sevindiricidir ve gelişim sürecini hızlandıracaktır. İzmir’de bulunan termal kaynakların verimli kullanılabilmesi ve gerek kamu gerekse özel sektör tarafından işletilen mevcut kaynak ve tesislerin sağlık turizmine kazandırılması için modernleştirme çalışmaları yapılmalı, hizmet kapsamı ve anlayışı geliştirilmeli, kalifiye eleman yetiştirilmeli ve istihdam edilmelidir. Yeterli çalışma imkânı olmayan işletmelerin amacına yönelik bir hizmet biçimi oluşturulabilmesi için kapatılması yararlı olacaktır. Termal turizm, turizmi 12 aya yayma hedefinin gerçekleştirilmesinin de en önemli aracı olarak karşımıza çıkmaktadır. Bunun en başarılı örneği olan Balçova Kaplıcaları, uzunca bir süredir Norveç vatandaşları ile 12 aylık periyotta düzenli bir şekilde çalışmaktadır. İnanç, doğa ve sağlık turizmi ile birlikte zengin Türk mutfağı da dikkate alınırsa birçok ilçede konaklamalı turizm sağlanması mümkündür. Ancak bunun için öncelikle termal turizmdeki hedefleri netleştirilerek, İzmir’in bu alanda taşıdığı potansiyele yönelik daha organize bir tanıtıma önem verilmelidir.

“Thermal is the best way to extend tourism to 12 months”

The competitive power and market share of Izmir, a city that has dispersed health since the antique age through its hot springs, in the international thermal tourism area, is quite small. Even though it has a very old thermal and thermal treatment culture and has rich resources, it is an area that hasn’t received its fair share from the national and international thermal tourism potential. Even though it has a couple of well known hot springs, the number has decreased dramatically today. In the facilities other than the ones in Balçova, traditional hot spring methods are popular and services are limited.

Organized advertising is needed

İzmir has important advantages regarding thermal tourism such as health facilities with strong infrastructure and alternative tourism types. İzmir distinguishes itself from other thermal tourism regions with these characteristics. The boroughs of Çeşme, Seferihisar, Bayındır, Dikili, Bergama and Balçova, with their existing touristic potential, are ideal places for new investments in thermal tourism. It makes us happy that Izmir is included in the project of the Ministry of Culture and Tourism regarding thermal centers and this will quicken the development process. Modernization works must be conducted to efficiently use the thermal resources in Izmir, service scope must be improved, and qualified personnel must be educated and employed. Thermal tourism is essential if we want to extend tourism to 12 months. The best example is the Balçova Hot Springs, which welcomes Norwegian citizens throughout the year. If we take into account religious, nature and health tourism and the rich Turkish cuisine, it is possible to provide overnight stays in many boroughs. But before we do that, we need to clarify our goals concerning thermal tourism and put importance on an organized advertising campaign best suited for Izmir’s vast potential.

ETİK

75


İzmir’de bulunan termal tesisler

İŞLETMENİN ADI

İLÇE

Ruhsatlı

BALÇOVA TERMAL TESİSİ

BALÇOVA

Ruhsatlı

KAYA TURİSTİK TESİSLERİ TİTREYENGÖL OTELCİLİK A.Ş.

BALÇOVA

Ruhsatlı

CROWNE PLAZA

BALÇOVA

Ruhsatlı

ÇEŞME ALTIN YUNUS OTEL

ÇEŞME

Ruhsatlı

SHERATON ÇEŞME OTEL

ÇEŞME

Ruhsatlı

ILICA HOTEL

ÇEŞME

Ruhsatlı

TAKSİM OTEL ÇEŞME RADİSSON BLU RESORT SPA

ÇEŞME

Ruhsat aşamasında

ŞİFNE TERMAL OTEL

ÇEŞME

Tesis izni verildi

AYASANDRA TERMAL VE KÜR MERKEZİ TURZ.A.Ş.

ÇEŞME

Tesis izni verildi

KURYAP İNŞ.TAAH.DEKAR.TURZ.SAN.VE TİC.LTD.ŞTİ

ÇEŞME

Tesis izni verildi

ONUR İNŞAAT TİC.SAN.A.Ş.

ÇEŞME

Ruhsat aşamasında

ONUR İNŞAAT TİC.SAN.A.Ş.

ÇEŞME

Ruhsatlı Thalassoterapi

ÇEŞME ALTIN YUNUS OTEL

ÇEŞME

Ruhsatlı Thalassoterapi

SHERATON ÇEŞME OTEL

ÇEŞME

Ruhsatlı

FATMA HANIM KAPLICALARI

BAYINDIR

Ruhsatlı

VARDAR TERMAL TESİSLERİ

BAYINDIR

Ruhsat aşamasında

DEREKÖY KÖY KAPLICASI

BAYINDIR

Ruhsat aşamasında

ERGENLİ KÖY KAPLICASI

BAYINDIR

Ruhsatlı

BERGAMA-DİKİLİ ZEYTİNDALI KAPLICASI

DİKİLİ

Ruhsat aşamasında

DİKİLİ NEBİLER KÖY KAPLICASI

DİKİLİ

Ruhsat aşamasında

DİKİLİ ÇAMUR ILCASI

DİKİLİ

Ruhsat aşamasında

ÖNDER UĞURLU İNŞ.SAN.TİC.LTD.ŞTİ.

DİKİLİ

Ruhsat aşamasında

YENİ FOÇA KOZBEYLİ

FOÇA

76

ETİK


ETİK

77


TURABİ ÇELEBİ

Balçova Termal Turizm ve Otelcilik Genel Müdürü

www.kentyasam.com

Turabi Çelebi / General Manager of Balçova Termal Turizm ve Otelcilik Tic. A.Ş.

Yatırımcıların önünü açacak dört dörtlük yasal düzenlenmelerin yapılması gerekiyor. Undisputed legal regulations must be established to pave the way for investors.

“Dünyada başka yer yok” İzmir ve çevresi; Seferihisar, Çeşme, Ilıca, Foça, Bergama hattına doğru, hatta Özdere’den Kuşadası’na baktığımızda, termal suları, iklim şartları açısından dünyanın en güzel yerlerinden ve en avantajlı noktalarından birisi

78

ETİK

olarak karşımıza çıkmaktadır. Termal suların mineral yapıları, ısıları, tarihi, turistik yerlere ve denize yakınlığı, hatta denizin kenarında ve içinde olması açısından bakınca dünyada bu olanaklara sahip başka yer yok. Ancak bu olanakların değerlendirilemediği başka yer de yok. O nedenle, her ne şekilde olursa olsun tabii ki bir planlama çerçevesinde kısa vadede, Kültür ve Turizm Bakanlığının belirlediği termal turizm alanlarının hayata geçmesi çok önemli. Balçova Termal Tesisleri, tam teşekküllü bir kaplıca merkezi olması anlamında İzmir’de önemli bir eksiği dolduruyor, ancak olayı sadece Balçova Termal’e indirgememek lazım. Bizim kapasitemiz sınırlı. 204 odamız, 408 yatağımız var. Bu kapasitenin zaten yüzde 60’ını Norveç Sağlık Bakanlığı bloke ediyor. Türkiye’nin termal turizm yatak kapasitesinin yakın vadede 50 bine, orta vadede ise 150 bine çıkarılması hedefleniyor. Ancak Türkiye’nin termal potansiyeli dikkate alındığında bu kapasitenin 500 bin civarında olması gerekiyor. Bu noktada yeni yabancı yatırımlar önem kazanıyor. Yabancı yatırımcılar yasal düzenlemelerin uygun olduğu ülkelere, yasaların yatırımları koruyacağı ülkelere yatırım yaparlar. Öncelikle yatırımcıların önünü açacak dört dörtlük yasal düzenlemelerin yapılması gerekiyor. EXPO alanının İnciraltı’na kurulması, buradaki termal turizm alanının çok önem kazanmasına yol açacak. Konuya, alanın büyüklüğünü ve kapasitesini bir yana bırakarak, Balçova ve Narlıdere’nin gelişimi ve sağlık teması açısından yaklaşacak olursak İnciraltı, EXPO için doğru bir noktadır.

“There is no other place on earth” Izmir and its vicinity; Seferihisar, Çeşme, Ilıca, Foça, Bergama and even from Özdere to Kuşadası, is one of the most beautiful and advantageous points in the world in terms of thermal hot springs and climate. If we consider the mineral structure of the hot springs, their temperature, their proximity to the sea and touristic spots and even their location inside the sea, we can see that there is no other place in the world that harbors these characteristics. But there is no place on earth that doesn’t take advantage of such assets. That is why thermal tourism regions determined by the Ministry of Culture and Tourism must be operational in the short term.

have 204 rooms and 408 beds. 60% of this capacity is already being reserved by the Norwegian Ministry of Health. It is aimed to raise the bed capacity of Turkey in thermal tourism to 50 thousand in the short term and to 150 thousand in the medium term but considering Turkey’s thermal potential, this number needs to be around 500 thousand. New foreign investments become important at this point. Foreign investors invest in countries where their investments are protected by laws and regulations. First of all, undisputed legal regulations must be established. Building the EXPO area in İnciraltı will increase the value of the thermal tourism in the region. If we approach the issue in terms

Balçova Thermal Facilities fills

of the development of Balçova

a void in Izmir in terms of a full

and Narlıdere and the health

scale SPA but it is not enough.

theme, İnciraltı is an ideal place

We have a limited capacity. We

to host EXPO.


MUZAFFER TAĞIL

İzmir Kaya Thermal Genel Müdürü İzmir Kaya Thermal& Convention Hotel General Manager

Termal tesislerin tanıtımı için Kültür ve Turizm Bakanlığının daha fazla destek sunmasını bekliyoruz. We are waiting for more support from the Ministry of Culture and Tourism for the advertisement of thermal facilities

“İzmir’in termal değerinin bilincindeyiz”

Binlerce yıllık Agamemnon Kaplıcaları’nın İzmir’de olması, kenti termal turizm alanında önemli bir destinasyon olarak ön plana çıkarmaktadır. Termal turizm ile birlikte doğa, deniz, inanç, tarih, şehir ve kentsel turizmin paralel gittiği bir satış ve pazarlama stratejisi ile bir markalaşma sağlanması halinde İzmir’de termal turizm alanında

tatmin edici sonuçlar elde edileceği kanaatindeyim. Yerli ve yabancı sermayenin kente kazandırılması amacıyla, yatırım için gereken prosedür kolaylıklarının sağlanması da özel bir önem taşımaktadır. Doğru zamanlarda, doğru adımların atılması ile yapılacak yatırımlarla İzmir’de turizmi yılın 365 gününe yaymanın olanakları vardır. Otelcilik anlamında oldukça tecrübeli bir kuruluş olan Kaya Holding, İzmir’in termal değerinin bilincine vararak Kaya İzmir Thermal&Convenion’ı hizmete açarak, bunun önemli bir örneğini sergilemiştir. İzmir’de bulunan termal tesisler oldukça donanımlı olmasına rağmen ne yazık ki, termal turizm olması gereken noktada değildir. Reklam, tanıtım, satış ve pazarlama faaliyetlerinin artırılması gerekiyor. Termal turizm açısından tüm yan unsurları barındıran kentimizi, biz tesis yöneticileri olarak elimizden geldiğince tanıtmaya çalışıyoruz. Ancak bu konuda Kültür ve Turizm Bakanlığının daha fazla destek sunmasını bekliyoruz.

“We are aware of Izmir’s thermal value”

The fact that ancient Agamemnon Hot Springs are located in Izmir highlights the city as an important destination for thermal tourism. I believe that we will see positive results in Izmir regarding thermal tourism if an advertising and marketing strategy parallel to nature, sea, religion, history and urban tourism efforts. It is also important to make official procedures easier to attract local and foreign investments. We can extend tourism in Izmir to 365 days with the right approach. Kaya Holding knows Izmir’s thermal value and that is why we have established Kaya İzmir Thermal & Convention. Even though the facilities in Izmir are well equipped, unfortunately thermal tourism is not at the desired point. Advertising and marketing activities must be increased. We, as managers, are trying to advertise our city in the best way we can. We are waiting for more support from the Ministry of Culture and Tourism about this issue.

ETİK

79


TAYFUN BAŞKURT

Çeşme Altın Yunus Resort&Thermal Hotel Genel Müdürü Çeşme Altın Yunus Resort & Thermal Hotel General Manager

“II. Balkan SPA Buluşması Ekim’de Altın Yunus’ta”

İzmir, termal turizmi destekleyen iklim, ulaşım, hizmet kalitesi, misafirperverlik, kültürel zenginlik gibi çok önemli avantajlara sahip bir kent olarak dikkat çekiyor. Öte yandan Çeşme gibi deniz kenarında ve diğer pek çok kaplıca ve termal bölgesinden daha zengin minerallere sahip bir termal bölgesinin varlığı da İzmir’i avantajlı ve ayrıcalıklı bir konuma yükseltiyor. Ancak bu konuda yeterli derecede ve bilinçli bir tanıtım yapılmadığı için uluslararası alanda hak ettiği yerin oldukça altında. İzmir’in jeotermal potansiyelinin tespiti için başlangıç aşamasında yapılan çalışmalarda II. Kordon’a kadar uzanan ve kenti ısıtabilecek kapasitede bir termal kaynağın varlığı tespit edildi. Ancak bu kaynakların envanteri ile birlikte içerik zenginliği de tespit edilmeli ve dünyada bu konuda uzun yıllardır süregelen çalışmalar yakından takip edilerek incelenmelidir. Ayrıca bölgemizde faaliyet gösteren

80

ETİK

birçok yabancı tur operatörünün aynı zamanda bu ülkeler ile olan çalışmaları bulunduğundan ortak Work Shop’lar yapılmalıdır. Bu tip çalışmalar kesinlikle çok etkili olacaktır. Ayrıca bölgemizin en önemli özelliği, termal ve sağlık turizmi için gelen misafirlerimizin, gerekli terapi ve tedavileri alırken bir yandan da rehabilitasyon, kültürel zenginliklerden faydalanma ve tatil imkanlarını da birlikte düşünecek bir kapasiteye sahip olmasıdır. Öncelikle gerekli olan altyapının oluşturulması, tüm sorulara verilecek çok renkli cevapların hazırlanması ve termal turizm alanlarının tespiti ile oluşturulacak Termal Kent Projesi’nin yaşama geçirilmesi gerekmektedir. Her şey tamamlandıktan sonra uluslararası ilişkiler ile Bakanlıklar düzeyinde yatırımcılara ulaşılabilir. Euroasia Sağlık Turizmi ve Spa Kongresi gibi kongrelerin bölgemizde yapılması, büyük rakamlar ödeyerek yapılamayacak ciddi tanıtım ve pazarlama imkanı yaratmaktadır. Potansiyel ve alternatif pazar olarak görülen Balkan bölgesi ile ilgili II. Balkan SPA Buluşması da 2012 Ekim ayında Çeşme’de tesisimiz Altın Yunus Resort & Thermal Hotel’de yapılacaktır. Biz Altın Yunus Resort&Thermal Hotel olarak uzun yıllardır Kür Merkezi olarak hizmet vermektedir. Kurumsal yapımız gereği elimizde ki suyun özelliği ile birçok terapi ve tedavi olanaklarını, doktor kontrolünde yapmaktayız. Bu amaçla özellikle yurtdışından gelen misafirlerimize sürekli kontrolleri yapılan termal ve thalasso merkezimiz ile hijyenik ortamda ve konusunda uzman personelimiz ile terapiler yapılmaktadır. Bu süreç içerisinde misafirlerimize hem bölgemiz tanıtılmakta hem de kendilerine özel oluşturulan aktiviteler ile hoş vakit geçirmeleri sağlanmaktadır.

“II. Balkan SPA Meeting will be held at Altın Yunus in October” İzmir attracts attention with advantages that support health tourism such as agreeable weather, transportation, service quality, hospitality and cultural richness. The existence of a thermal region with rich minerals makes Izmir even more special for thermal tourism. But because of the lack of an efficient advertising strategy, the region doesn’t receive its fair share from the international market. In the beginning of assessing the thermal potential of Izmir, a thermal resource that could heat the entire city was found but the content richness of these resources must be determined and similar studies that have been conducted on the subject must be analyzed. Joint workshops must be organized by foreign tour operators with countries that have the same thermal potential. These kinds of activities will be very useful. In addition, our region has the capacity to accommodate and entertain visitors who come to the region for health and thermal tourism. First of all, we must establish the necessary infrastructure, prepares

answers to all the questions we may face and realize the Thermal Urban Project, which will help determine thermal tourism areas. After everything is complete, we can reach investors through related ministries. Organizing important activities such as the Eurasia Health Tourism and Spa Congress in our region creates serious advertising and marketing opportunities that can’t even be done with a big budget. The II Balkan SPA Meeting, which concerns the Balkan region, a region that is seen as an alternative and potential market, will take place in October 2012 at our Çeşme facility, Altın Yunus Resort & Thermal Hotel. The Altın Yunus Resort & Thermal Hotel has been serving its guests as a cure center for many years. We are realizing many therapy and treatment activities in our facility under the supervision of doctors, using our thermal resources. Therapies are conducted in a hygienic environment and with the supervision of our expert staff at our thermal and thalassotheraphy center. During this process, we advertise our region and arrange special activities for them so that they can further enjoy their stay.


FAİK ALSAÇ

Crowne Plaza İzmir Genel Müdürü Crowne Plaza İzmir General Manager

turizm alanındaki potansiyelinin tanıtımında olumlu olmuştur. İzmir, bugün bulunduğu noktada uluslararası termal turizm pazarından hak ettiği payı alamamaktadır. Ancak ortada böylesine bir kaynak varken, doğru düzenleme ve planlamalarla termal turizm alanından nemalanacaktır. İzmir’in termal turizmden vazgeçmesi mümkün değildir.

Bölgesel pazarlamaya ağırlık verilmeli İzmir’de bölgesel pazarlamaya ağırlık verilmeli ve markalaşması sağlanmalıdır. Regional marketing must be emphasized for Izmir and branding should be established.

“Termal turizmden vazgeçilemez”

İzmir zengin jeotermal kaynaklara sahip bir kenttir. Hem şehir merkezinde hem de çevre ilçelerde farklı özelliklere sahip su kaynakları mevcuttur. Özellikle tesis ve misafire ulaşma konusunda Balçova, Çeşme ve Salihli bu konuda başı çekmektedir. Ayrıca sahip olduğu iklim özellikleri, kaliteli konaklama tesisleri ve profesyonel hizmet anlayışı, şehir içi ulaşım imkanları, çevrenin tarihi ve doğal güzellikleri de İzmir’in önemli avantajları arasında yer almaktadır. Ayrıca 2 dönemdir devam eden “EXPO Adaylık” çalışmaları sürecinde seçilen “sağlık” teması, İzmir’in termal

Tüm dünyada yaygın anlayış, termal turizm bölgelerinin birçok farklı tesis ve profesyonel sağlık hizmeti sunan kurumlarla bir arada bulunduğu bölgeler şeklinde planlanmasıdır. İzmir bu anlayışa göre değerlendirildiğinde bazı dezavantajları da bulunmaktadır. Bunların başında tesislerin ayrı bölgelerde olması, tedavi merkezlerinin otellerin bünyesinde bulunması, otellerin “sağlık ve termal otel” konseptini ana tema olarak kullanmaması sayılabilir. Öte yandan İzmir’e uluslararası uçuşların sınırlı ve aktarmalı olması ve İzmir’in uluslararası arenada “termal turizm bölgesi” olarak tanınmaması da dezavantaj olarak karşımıza çıkmaktadır. Ancak iklimi, halkın misafirperverliği, şehrin modern yüzü, tarihi ve turistik zenginlikler, üniversiteler ve üniversite hastanelerinin varlığı termal turizmi destekleyici unsurlardır.İzmir’in termal turizmden hak ettiği payı alabilmesi için bölgenin, içinde termal su ile tedavi yapılabilen bir merkez ve etrafında otellerin bulunduğu bir termal bölge olarak planlanması gereklidir. Bu planlama yapıldıktan sonra da bölgesel pazarlamaya ağırlık verilmelidir. Doğru pazarlama ve altyapı çalışmaları ile birlikte bölge gelişebilir ve İzmir’in bu konuda marka haline gelmesi sağlanabilir. Termal kaynaklar, 12 aya yayılmış turizm hedefinde çok olumlu katkılar sağlayacaktır.

“Thermal tourism is crucial”

İzmir is a city that has rich geothermal resources. There are water resources with different characteristics both at the city center and in surrounding boroughs. Balçova, Çeşme and Salihli are top boroughs in terms of facilities and attracting guests. Its climate, high quality accommodation facilities, professional service mentality, inner city transportation possibilities and the historical and scenic beauties are very important advantages for Izmir. The health theme, which is Izmir’s main theme in Izmir’s EXPO candidacy, has been helpful in the advertising of the city’s thermal tourism potential. Today, Izmir unfortunately doesn’t receive its fair share from the international thermal tourism market but with careful planning and with all the resources it harbors, I will surely take its share from thermal tourism. Thermal tourism is crucial for Izmir.

Regional marketing must be emphasized

The general understanding in the world is that thermal tourism regi-

ons must be planned as separate regions that include facilities that provide professional health services. When Izmir is concerned within the context of this understanding, it has a couple of disadvantages; for one, these facilities are located in different regions, health centers are located within hotels and hotels don’t use the ‘health and thermal hotel’ concept as their main concept. In addition, there are limited direct international flights to Izmir and the city isn’t known as a prime thermal tourism region.

But its climate, hospitable locals, the modern face of the city, historical and touristic riches, universities and university hospitals are elements that support thermal tourism. For Izmir to receive its fair share from thermal tourism, it needs to be planned as a thermal region that includes hotels and centers that use thermal water for various treatments. After this planning is done, regional marketing must be emphasized. Izmir could be branded as a thermal tourism city. Thermal resources would be great additions to extending tourism to 12 months.

ETİK

81


BAŞARI ÖYKÜSÜ

THE STORY OF SUCCESS

Turizm duayeni Melik Kızılcan 30 yıllık deneyimini İzmir’e aktarıyor Bellboy olarak adım attığı turizm sektöründe beş yıldızlı otelin genel müdürlüğüne kadar yükselen Kızılcan, başarısının sırrının ’tutkuyla çalışmak’ olduğunu söylüyor.

Tourism veteran Melik Kızılcan uses his 30 year experience for Izmir Kızılcan who has started his career as a bellboy and now continues as the general manager of a 5-star hotel, sums up his secret of success as “working with passion”

82

ETİK


Röportaj / Interview

SERAP GÜZELCAN ŞENOL

T

u rizm sektörüne bundan 30 yıl önce Etap Hotel İzmir’de bellboy olarak adım atan Melik Kızılcan, uzun yıllar yurtdışında çalıştıktan sonra 2009 yılında İzmir’e Mövenpick Hotel Genel Müdürü olarak döndü. Sheraton, Inter Continental gibi önde gelen otel zincirlerinin ABD ve Avrupa’da bulunan tesislerinde uzun yıllar boyunca yöneticilik yapan Kızılcan, turizm sektöründe elde ettiği birikim ve deneyimle iki yıldan bu yana görev yaptığı Mövenpick Hotel İzmir’de önemli başarılara imza atıyor.

2011 yılında World Travel Awards tarafından “Türkiye’nin Önde Gelen İş Oteli” olarak seçilen Mövenpick Hotel İzmir ayrıca dünyanın farklı kentlerinde bulunan 27 Mövenpick arasında düzenlenen müşteri memnuniyeti anketlerinde iki yıldır üst sıralara yerleşiyor. 30 yıllık meslek yaşamı boyunca önemli başarılara imza atan ve kariyer basamaklarını hızla tırmanan turizm duayeni Melik Kızılcan ile başarısının sırrını, Türkiye’deki otelcilik anlayışını ve İzmir’i konuştuk. Hangi pozisyonda olursa olsun her zaman elinden gelenin en iyisini yapmaya çalıştığını belirten Kızılcan, başarısının sırrının

ise “tutkuyla çalışmak” olduğunu söylüyor. Ekip çalışmasının önemine özellikle vurgu yapan Kızılcan benimsediği anti-hiyerarşik yönetim anlayışı ile uyumlu bir ekibin her işin üstesinden gelebileceğine inanıyor. Bellboy olarak adım attığınız turizm sektöründe genel müdürlüğe kadar yükseldiniz. Bu sektörde geçirdiğiniz aşamaları ve başarınızın sırrını bizimle paylaşabilir misiniz? KIZILCAN: 1979 yılında Türkiye’den ayrılıp, İsveç’e gittim. Orada teknik bir konu ile ilgili eğitim aldım. Ancak teknik bir insan

M

elik Kızılcan, who started his career in the tourism sector 30 years ago as a bellboy at the Etap Hotel Izmir, returned to Izmir in 2009 as the general manager of Mövenpick Hotel Izmir after working abroad for many years. Kızılcan, who was a manager at hotels in the US and Europe for famous companies such as Sheraton and Inter Continental, is a big success at his latest post with his vast experience. Mövenpick Hotel İzmir, which was named Turkey’s Leading

Business Hotel in 2011 at the World Travel Awards, is also the number one hotel in customer satisfaction according to the polls taken at 27 different Mövenpick hotels. We talked to Melik Kızılcan about the hotel sector in Izmir, the secret of his success and Izmir in general. Kızılcan, who says that he aims to do his best whatever his position is, sums up his secret of success as “working with passion” Kızılcan, who emphasizes the importance of team work, believes that a harmonious team can tackle every problem. You became a manager in the tourism sector which you started as a bellboy. Can you tell us the steps you took to reach the top and the secret of your success? KIZILCAN: In 1979 I left Turkey and went to Sweden. I got an education in the technical field but I never worked in that branch. After working as a translator and a kindergarten teacher, I decided to go into the restaurant business. After working at a restaurant, I opened my own establishment and worked in the sector for 14 years. In 1998, I decided to study tourism and went to Switzerland. After graduation, I went to the States and worked at Ritz Carlton, and then at the Four Seasons. I got transferred to Cairo while working at the Four Seasons and worked there for four years. Then I worked at Intercontinental and Sheraton hotels. While I was working as a general manager at a local hotel chain

ETİK

83


olmadığım için o alanda hiç çalışmadım. Tercümanlık, anaokulu öğretmenliği gibi birçok farklı işte çalıştıktan sonra restoran işine girmeye karar verdim. Bir süre restoranlarda çalıştıktan sonra kendi restoranımı açtım ve 14 senelik bir zaman zarfında farklı yerlerde ve farklı mekânlarda restoran işletmeciliği yaptım. 1998 yılında bu işin akademik yönünü de kavrayabilmek için turizm otelcilik okumaya karar verdim ve İsviçre’ye gittim. Okuldan mezun olduktan sonra Amerika’ya giderek önce Ritz Carlton, daha sonra da Four Seasons otellerinde görev yaptım. Four Seasons

84

ETİK

bünyesinde Kahire’ye transfer oldum ve orada dört yıl çalıştım. Daha sonra İntercontinental ve Sheraton otellerinde görev yaptım. Son olarak Mısır’da yerel bir otel zincirinde genel müdürlük görevime devam ederken Mövenpick Hotel Izmir’den teklif aldım ve şimdi buradayım. Sizin de söylediğiniz gibi 1979 yılında Türkiye’den ayrılmadan önce bu binanın yerinde Etap Otel’i vardı ve ben o otelde bellboy olarak çalışıyordum. Şimdi burada, bu güzel ekiple birlikte çalışmaktan son derece mutluyum. Ben her zaman büyük bir özveriyle ve işimi sahiplenerek çalıştım. Hangi

in Egypt, I got an offer from the Mövenpick Hotel İzmir and now I am here. As you have mentioned before, this place was the Etap Hotel and I used to work here as a bellboy. Now I am very happy to be working here with a great team. I have always worked hard at my job and I strive to do my best no matter which position I have taken. Taking initiative, having the curiosity to develop myself regarding my profession and working with passion helped me reach the position I am in today.

As a tourism professional who has worked for world famous hotel chains, what do you think about the hotel sector in Turkey? KIZILCAN:Because we put great importance on hospitality in Turkey, I believe that our service quality is better than most countries. Hospitality is in our nature; it seems as if we were born with it. But unfortunately, many hotels in our country are not institutionalized and we are encountering problems because of this. We have a great base; physically our products are great and personnel ca-


pozisyonda bulunursam bulunayım ya da ne işle uğraşırsam uğraşayım, her zaman en iyisini yapmak için çabaladım. İnisiyatif almak, işimle ilgili kendimi geliştirmek için bir merakımın olması ve tutkuyla çalışmak, zannediyorum benim içinde bulunduğum duruma ulaşmamda büyük katkısı olan unsurlar oldu. Dünyaca ünlü otel zincirlerinde çalışmış bir turizmci olarak Türkiye’deki otelcilik anlayışını nasıl buluyorsunuz? KIZILCAN: Türkiye’de kültürel anlamda misafirperverliğe büyük önem verdiğimiz için hizmet anlayışımızın diğer ülkelere göre daha gelişmiş olduğunu düşünüyorum. Misafirperverlik, adeta doğuştan içimizde bulundurduğumuz bir özellik. Ancak ülkemizdeki otellerin çoğu maalesef kurumsallaşmaktan uzak bir yapı gösteriyor. Bu yüzden de bazı sıkıntılar yaşanıyor. Temelde çok iyi bir baz var; yani fiziksel anlamda ürünlerimiz çok iyi, personel kapasitesi ve verimlilik de çok iyi. Ancak yetersiz kurumsallaşmadan dolayı turizmde hak ettiğimiz yeri alamıyoruz. Kurumsallığın en önemli getirisi standartlardır. Standartlara sahip çıkmak ve kalite kavramını iyi bir sistemle yönetmek, uzun vadede verilen hizmet kalitesini korumaya ve giderek de arttırmaya yardımcı olur. Bu da misafir memnuniyetini artıracağından önemli bir katkı sağlar. Sahip olduğu potansiyel dikkate alındığında, İzmir turizmden hak ettiği ölçüde pay alabiliyor mu? Sektörde elde ettiğiniz deneyimler ışığında sizce İzmir’in nasıl bir turizm anlayışı ile hareket etmesi gerekiyor? KIZILCAN: İzmir’de turizm yatırımları talebi, talep de yatırımcıyı

bekliyor. İzmir’deki kongrelerin ve fuarların sayısının artırılmasının turizmin gelişimi açısından çok önemli bir konu olduğunu düşünüyorum. Ancak bunun için yatak kapasitesinin de artması gerekiyor. Yatak kapasitesinin artması için harekete geçecek yatırımcılar ise talebin artmasını bekliyor. Bu paradoksal bir

pacity and efficiency is good but we don’t receive our fair share from tourism because of the lack of institutionalism. The best addition of being a corporate body is standards. Putting importance on standards and managing the concept of quality with a good system helps preserve and develop service

İzmir’de turizm yatırımları talebi, talep de yatırımcıyı bekliyor. Ancak son zamanlarda yatırımcıların güveni yavaş yavaş artmaya başladı. Küçük çapta da olsa, yatırımlar artıyor. Demand for tourism investments in Izmir, expect investors to demand. Recently, however, slowly began to increase investors’ confidence mall-scale, even if the investment is increasing. durum. Ancak son zamanlarda yatırımcıların güveni yavaş yavaş artmaya başladı. Küçük çapta da olsa, yatırımlar artıyor. İklimi ve konumu gibi sahip olduğu değerlerle parlak bir geleceğe sahip bu şehrin, kendini geliştirmesi gerekiyor. İzmir’in, her şey dâhil paketler gibi toplu turizme yönelik değil, butik ve daha özenli bir pazarlama anlayışıyla, pazar payını artırabileceğini düşünüyorum. Bu sadece şehir için değil, bu yarımadanın tamamı için de faydalı olabileceğine inandığım bir durum. İzmir Mövenpick Hotel, Avrupa’da 27 oteli bünyesinde barındıran bir zincirin en güçlü

quality in the long run and this contributes greatly because it increases customer satisfaction. Taking into consideration the potential Izmir has, do you think it receives its fair share from tourism? In your opinion, what should Izmir do in term of tourism? KIZILCAN: In Izmir, tourism investments are waiting for demand and the demand is waiting for investors. I believe that increasing the number of conferences and fairs in Izmir is very important for the development of tourism in the city. But in order to do that, we need to increase bed capacity.

Investors who will increase bed capacity are waiting for sufficient demand, so this is a paradox. But lately, the trusts of investors have been growing and albeit small, investments are increasing. This city, which has a bright future, needs to improve itself. I believe that Izmir should be marketed with a boutique advertising style and steer clear from package deals such as the all included system. I believe this will also be helpful for the entire peninsula. İzmir Mövenpick Hotel is regarded as one of the strongest links within the chain that has 27 hotels in Europe. What do you owe this to? KIZILCAN:We are a small hotel and we have a small, but harmonious team. We work with and anti- hierarchy policy at our hotel and we want our employees to have a close relationship. It is important for us that our team loves their job and we are always in communication with them to make this happen. For example, we all have lunch in the cafeteria together, not just me, but all of our managers and department heads. This way, we get to know each other. This strengthens the family ties that we are trying to establish at the hotel. We also care about each other outside of work and this motivates us greatly. Maybe we sound a bit radical to other companies with this management system but we believe that it is our team that leads us to success. We hold monthly meetings with our

ETİK

85


halkalarından birisi olarak değerlendiriliyor. Bunu nasıl bir yönetim anlayışına borçlusunuz? KIZILCAN: Biz küçük bir oteliz ve küçük bir ekibimiz var. Ancak ekibimiz çok uyumlu çalışan bir yapı sergiliyor. Otelimizde antihiyerarşik bir yönetim politikasıyla, çalışanlarımız arasındaki ilişkinin sıcak ve yakın olmasını arzu ediyor ve bu şekilde davranıyoruz. Ekibimizin işyerlerini sahiplenmesi ve benimsemesi bizim için çok önemli. Bunun için yönetim ekibi olarak onlarla her zaman diyalog içindeyiz. Çok basit bir örnekle sadece ben değil, tüm departman müdürleri ve yönetici arkadaşlarım kafeteryada hep beraber öğle yemeği yeriz. Bu sayede iş saatleri haricinde sohbet etme, birbirimizi yakından tanıma ve özel hayatlarımız konusunda da fikir sahibi olma

86

ETİK

imkânımız doğuyor. Bu bizim otelde kurmaya çalıştığımız “aile bağını” da güçlendiriyor. Birbirimizi iş dışında da önemsiyor, değer veriyoruz ve bu da, bize daha keyifli ve motive olarak çalışma fırsatı sunuyor. Çalışanlarımıza karşı sürdürdüğümüz yönetim anlayışıyla, belki diğer işyerlerine göre biraz daha radikal olabiliriz ancak başarıya ulaşmadaki en büyük avantajımızın yine çalışanlarımızdan kaynaklandığına inanıyoruz. Ayda bir kez yapılan ve tüm personelimizin katıldığı genel toplantılarda performans bilgilerini açıklayarak, onlarla paylaşıyoruz. Hedeflerimizi ve hareketlerimizi değerlendiriyor, aynı amaç uğrunda hareket edebilmemiz için aynı dili konuşuyoruz. İletişimde her zaman söylenen, ancak çoğun-

personnel where we share performance statistics with them. We evaluate our targets and activities and speak the same language so that we can reach our mutual targets. We meet with department heads every month and hear their opinions and comments. We have breakfast with our employees who work the night shift at our Margaux Restaurant. We have tea with our friends that have finished their trial periods and listen to their comments and share my opinions. This management style is one of the factors that determine customer satisfaction, right? KIZILCAN: Absolutely… Because I believe the essence of our job is service. Our job

is not just providing our customers with a bed and food. Our main goal is to provide a warm service that includes a smiling face. There are facilities that have higher physical qualities but the essence of our job is service and hospitality. This is why customers reward us by returning to the hotel. The returning customer rate of our hotel is %42. This shows that we are on the right track and we are proud. We can see this clearly during customer satisfaction ratings in Mövenpick Hotels. We were number one in January and February 2012 in our region and we are quite assertive when it comes to customer satisfaction.


duğuna inanıyorum. İşimiz, otelde kalan misafirlere sadece uyuyabilecekleri bir yatak ve karınlarını doyurmak için yiyecek sağlamak değildir. Asıl hedefimiz, misafirlerimize çok iyi bir hizmet, sıcak ve misafirperver bir yaklaşım, güler yüzlü bir ağırlama sunmaktır. Fiziksel olarak bizden çok daha üstün vasıflara sahip müesseseler de mevcut. Ancak bizce bu işin özü, hizmet ve misafirperverliktir. Ekip olarak bu özelliği gösterebildiğimiz için misafirlerimiz de bizi tekrar seçerek bir anlamda ödüllendiriyorlar.

lukla uygulamaya geçmeyen “açık kapı politikasını” hassasiyetle takip ediyoruz. Ayda bir kez departmanlardan seçilen temsilcilerle bizzat bir araya geliyor, onların fikirlerini dinliyor, yorumlarını alıyorum. Gece vardiyasında çalışıp, benimle çok fazla iletişim imkânı olmayan personelimizle ise Margaux Restaurant’ımızda mutlaka ayda bir kez kahvaltı ediyoruz. Deneme süresini tamamlayan arkadaşlarımızla Kordon’da çay sohbetleri yapıyor, otelimiz ve çalışacakları ortam hakkında o ana kadar edindikleri izlenimleri dinliyor, fikirlerimi paylaşıyorum. Sanıyoruz ki bu yönetim anlayışı, müşteri memnuniyetini belirleyen etkenlerin başında geliyor, öyle değil mi? KIZILCAN: Kesinlikle öyle… Çünkü işimizin özünün hizmet ol-

Otelimizin sürekli gelen misafir oranı % 42. Bu oranın bu kadar yüksek olması doğru yolda olduğumuzu gösteren ve bize son derece gurur veren bir durum. Mövenpick Otelleri içinde sürekli olarak yapılan misafir memnuniyeti ölçümlerinde de zaten bunu net bir şekilde gözlemliyoruz. Ocak ve Şubat 2012 aylarında bölge içinde elde ettiğimiz birincilik konumunu, Hamburg’taki otelimizle ara ara değişsek de, misafir memnuniyeti konusunda oldukça iddialı olduğumuzu söyleyebilirim. Geçtiğimiz yıl World Travel Awards tarafından “Türkiye’nin önde gelen iş oteli” seçildiniz. “En iyi iş oteli” tanımı hedeflerinizle örtüşüyor mu? KIZILCAN: Öncelikle bununla gurur duyduğumuzu söylemek istiyorum. Bu bizim için çok özel bir başarı. Çünkü Şubat 2008 yılında açılan Mövenpick Hotel Izmir, aslında genç bir otel ve açılalı henüz 3 yıl olmuşken böyle bir ödüle layık görülmek bizim için son derece önemli ve anlamlı. Ve tabii ki bu başarıda emek

vererek, profesyonel bir biçimde görev yapan tüm çalışanlarımızın çok önemli bir payı var. Biz bir ekip olarak hareket etmenin ve bu ekibin yarattığı dinamizm ile başarıya ulaşmanın ödülünü alıyoruz aslında. Kazandığımız bu ödülün aynı zamanda İzmir’e de bir hizmet olduğunu düşünüyoruz. Verilen servis ve otelimizin kalitesinin tescillenmesi, bir nevi İzmir’e yapılan bir yatırımdır. İzmir’in kent olarak pazarda bir adım öne çıkmasını sağlayabilecek bir etmen… Dolayısıyla kentimize daha çok misafir çekebilmek ve sektörümüzde ilerleme sağlanması adına çok güzel bir başlangıç. Geleceğe yönelik projeleriniz neler? KIZILCAN: Hedefimiz misafirlerimize daha iyi ve gün geçtikçe kendini yenileyen bir hizmet sunabilmek. Bunun için de zaten sürekli bir çalışma içindeyiz. Hem yönetim ekibimiz, hem de her departmanda farklı pozisyonlarda çalışan tüm arkadaşlarımız fikir üretiyor, çalışmalarda bulunuyorlar. “Bir Fikrim Var” projemiz kapsamında çalışanlarımızın servis kalitemizi artırma yönünde sunduğu önerileri değerlendiriyor, uygulamaya geçirebileceklerimizi saptıyoruz. Hayata geçirmeye değer bulduğumuz önerilerde bulunan çalışanlarımıza ödül vererek bu tarz girişimleri teşvik etmeye çalışıyoruz. Önümüzdeki zaman diliminde, hem İzmir’de, hem de bölgemizdeki Mövenpick otelleri kapsamında, serviste en iyi olan konumumuzu korumayı ve gittikçe yükselttiğimiz hizmet kalitemizle sektörümüzdeki tüm kuruluşlara ilham kaynağı olabilmeyi istiyoruz.

Last year, you were named Turkey’s Leading Business Hotel at the World Travel Awards. Does the best business hotel description mesh with your targets? KIZILCAN: First of all, I want to say that it was a great honor. This is a very special achievement for us because we are a new hotel. We owe this success to all our employees who work so professionally. In fact, we are receiving the award of sticking together as a team that has created this dynamism. We believe the award we have won was a service to Izmir because the recognition of our hotel and services is actually an indirect investment for Izmir. So, it is a great start in attracting more guests and improving our sector. What are your future projects? KIZILCAN: Our target is to provide better services for our guests and we are constantly working on that. All our employees are thinking about new ideas and projects. Within the context of our “I have an Idea” project, we are evaluating opinions regarding the improvement of our services suggested by our employees and pick the ones we can actually apply. We are rewarding our employees that have bright ideas worth putting into action and encouraging this type of entrepreneurship. In the next period, we are aiming to continue our service quality and inspire other facilities in the sector with our improving service quality.

ETİK

87


HABER

NEWS

Ege turizmi kongre merkezi ile canlanacak Kuşadası’nda 2006 yılında TÜRSAB öncülüğünde yapımına başlanan Efes Kongre Merkezi Temmuz ayında açılacak. 10 bin kişilik kapasitesi ve ileri teknolojik donanımı ile Türkiye’nin en büyük ve nitelikli kongre merkezi olacak.

Tourism in the Aegean will be revitalized with the congress center Kuşadası Efes Convention Center since its construction in 2006 under the leadership of TÜRSAB scheduled to open in July. Capacity of 10 thousand people and advanced technological equipment and the largest convention center and will be qualified.

88

ETİK


C

K

ongre turizmi, son yıllarda dünyanın en hızlı büyüyen pazarlarından birisi haline geldi. Hava ulaşımının yaygınlaşması ile giderek gelişen kongre turizmi, bölgelerin ekonomik, sosyal ve ticari hayatına yaptığı katkı nedeniyle başlı başına bir sektör olarak ele alınıyor. Araştırmalara göre, eğitimli ve yüksek gelir sahibi kişilerden oluşan kongre katılımcıları, tatil amacıyla gelen turistlere göre üç kat daha fazla harcama yapıyor. Öte yandan kongreler, düzenlendikleri bölgelerin adının duyurulmasında ve tanıtımında da çok önemli bir rol oynuyor. Dört mevsim turizm olanağı sağlayan ulusal ve uluslararası kongre turizmi, sunduğu avantajlar nedeniyle ülkeler arası rekabete de neden oluyor. Türkiye, konumu, doğal güzellikleri ve tarihi, kültürel özellikleri ile farklı turizm türlerini bünyesinde barındırırken, 1990’lı yılların ortalarına kadar kongre turizmi alanında yeterince etkin olamadı. 1996 yılında İstanbul’da düzenlenen HABİTAT II Kongresi ile kongre turizmi ile tanışan Türkiye’de, bu tarihten sonra yatırımlara hız verilerek başta İstanbul olmak üzere pek çok yerde kongre merkezleri inşasına başlandı. Yapılan yatırımların sonucunda Türkiye, uluslararası kongre turizmi paza-

rında yükselişe geçti. 2011 rakamlarına göre son on yılda Türkiye’de düzenlenen uluslararası kongre sayısı, 37’den 160’a yükseldi.

Ege cazibe noktası olacak

Türkiye’de özellikle İstanbul’da yoğunlaşan kongre faaliyetlerinin, Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB) öncülüğünde Kuşadası’nda yaptırılmakta olan Efes Kongre Merkezi ile birlikte Ege Bölgesi’ne kayması hedefleniyor. Kuşadası Efes Kongre Merkezi’nin, kıyı, sağlık ve termal turizm alanlarında önemli atılımlar içerisinde olan Ege Bölgesi’ni kongre turizmi açısından da Türkiye’nin en önemli merkezlerinden birisi haline getireceği belirtiliyor. Kuşadası ve Efes bölgesinin doğal, tarihi ve stratejik özellikleri dikkate alındığında kongre turizminin diğer turizm türleri ile iç içe geçmesine olanak sağlayan bir konumda olması, Efes Kongre Merkezi’ni ön plana çıkarıyor. Kongre Merkezi’nin sadece Kuşadası’nı değil, “Kongreler ve fuarlar kenti” olma arzusu bulunan, ancak büyük organizasyonlar için yeterli alana sahip olmamakla eleştirilen İzmir’i ve tüm Ege Bölgesi’ni ulusal ve uluslararası alanda cazibe noktası haline getirmesi bekleniyor.

ongress tourism has lately become one of the fastest growing markets in the world. Congress tourism, which has developed with the popularity of air travel, is approached as a separate sector because of its contribution to the economic, social and commercial life of regions. According to research, congress participants who are composed of educated and high income individuals, spend three times more that tourists that are on vacation. In the meantime, congresses contribute immensely to the advertisement of the region they are held in. National and international congress tourism, which provides tourism activity for all four seasons, causes competition between countries because of the advantages it brings. Turkey, while harboring various tourism styles with its location, natural, cultural and historical assets, wasn’t very active in the congress tourism sector until the middle of the 1990’s. Many congress centers started to be built in Turkey after the country hosted the Habitat II congress in 1996 in Istanbul. Turkey started becoming an important player in congress tourism after these investments. According to 2011 statistics, the number of congresses organized in Turkey increased from 37 to 160 in the last 10 years.

The Aegean will be an attraction point

With the Ephesus Congress Center still under construction in Kuşadası, it is targeted to move congress activities to the Aegean region. It is emphasized that the congress center will make the Aegean region an important congress center in Turkey. The fact that the Ephesus Congress Center is located at a place

where other tourism styles are available makes the center all the more important. It is expected that the congress center will make Izmir and the entire region a national and international attraction point.

Opens in July

The Ephesus Congress Center, which started to be constructed in 2006 with the leadership of TÜRSAB, is scheduled to open in July. The 43 thousand square meter center, which includes 2 auditoriums, 36 meeting halls, 7500 square meter outdoor and indoor fair area and a 10,000 capacity terrace, attracts attention with its high technology sound and visual systems, essential for important organizations. The 3000 people capacity large auditorium built with “Sofita” technology was designed by the best sound engineers in the world. The smaller auditorium on the ground floor also has the same specifications. Environmentally friendly technology is being used at the Ephesus Congress center to increase the damage to the environment to a minimum. A sustainable energy policy is being adopted with an energy system that provides about 40% energy disposal and water recycling system.

Easy access

The Ephesus Congress Center also attracts attention with its ability to provide easy access in transportation. The congress center, which can easily be accessed by road from all corners of Turkey, is 45 kilometers from İzmir Adnan Menderes Airport and 10 minutes from Kuşadası Port. The center, which can be reached after a 55 minute flight from Istanbul, also has a helicopter landing site and private planes can land at nearby airports.

ETİK

89


Temmuz’da açılıyor

2006 yılında yapımına başlanan Kuşadası Efes Kongre Merkezi’nin Temmuz ayında açılması öngörülüyor. 43 bin metrekarelik bir alan üzerine kurulan ve yapımı tamamlanan Efes Kongre Merkezi, sahip olduğu teknolojik donanım, barındırdığı hizmet yelpazesi ve profesyonel kadrosu ile ulusal ve uluslararası her çeşit organizasyona ev sahipliği yapabilecek şekilde inşa edildi. 2 oditoryum, 36 toplantı salonu, 7 bin 500 metrekare açık ve kapalı fuar alanı ve 10 bin kişilik terası barındıran merkez, kongre ve organizasyonlar için çok önemli olan ses ve görüntü sistemleri ile de fark yaratıyor. “Sofita” teknolojisi kullanılan Efes Kongre Merkezi’nin 3 bin kişilik Büyük Oditoryum’u, ses dağılımını en iyi şekilde gerçekleştirecek seviyede, dünyaca ünlü akustik mühendisleri tarafından sesin bir bütün olarak kalmasına önem verilerek tasarlandı. Alt katta bulunan 800 kişilik oditoryumda da aynı özellikler mevcut. Efes Kongre Merkezi’nde, doğa dostu teknoloji kullanılarak, çevreye verebilecek zarar en aza indirilmeye çalışılıyor. Yüzde 40 civarında enerji tasarrufu sağlayan bir enerji sistemi ve su geri dönüşüm sistemi ile sürdürülebilir enerji politikası benimseniyor.

Ulaşım kolaylığı

Efes Kongre Merkezi, sağladığı ulaşım kolaylığı ile de dikkat çekiyor. Türkiye’nin her noktasından kolaylıkla sağlanan kara ulaşımına sahip olan Kongre Merkezi, İzmir Adnan Menderes Havalimanı’na 45 dakika, Kuşadası Limanı’na ise 10 dakika mesafede yer alıyor. İstanbul Atatürk Havalimanı’ndan 55 dakikalık uçuş süresi ile ulaşılabilen Kongre Merkezi, sahip olduğu helikopter pisti ve sağladığı yakın havalimanlarındaki özel uçak iniş imkânı ile de fark yaratıyor.

90

ETİK

İzmir CVB Efes Kongre Merkezi’ne ortak oldu

İzmir became a partner of the CVB Ephesus Congress Center

İzmir CVB Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş, TÜRSAB Başkanı Başaran Ulusoy ve İzmir CVB Yönetim Kurulu üyeleri ile birlikte Temmuz sonunda açılması planlanan Efes Kuşadası Kongre Merkezi’ni gezdi. Kongre merkezine ortak olma kararı aldıklarını açıklayan Demirtaş, “50 bin lira gibi sembolik bir ortaklık olabilir. Rakamı TÜRSAB Başkanı saptayacak. Ama biz kendimizi buranın sahibi olarak görüyoruz” dedi. Efes Kongre Merkezi’nin ne kadar büyük ve etkili olacağının şimdiden hissedildiğini ifade eden Demirtaş, merkezin yavaş yavaş dolacağını belirtti. Demirtaş, “Selçuk ve Bergama hızlı treni ile bu kongre merkezi daha da yakınlaşacak. Efes Kongre Merkezi’ni şimdiden tanıtmaya başladık. Barcelona Fuarı’nda tanıtım yaptık. Mart ayında Londra’da Contex Fuarı’na gidiyoruz. Bu kongre merkezi bize güç veriyor, elimizi kuvvetlendiriyor. Hedefimiz 2014. O tarihte bu kongre merkezi dolup taşacak” diye konuştu.

The Izmir Congress Tourism Advertising SA (İzmir CVB), which was established to improve congress tourism in Izmir, became a partner of the Ephesus Congress Center. The partnership details and shares are not clear as of yet but the chairman of İzmir CVB Ekrem Demirtaş said that the partnership was symbolic and that the details would be worked out by TÜRSAB President Başaran Ulusoy. The chairman of İzmir CVB Ekrem Demirtaş visited the congress center with TÜRSAB president Başaran Ulusoy and the members of the İzmir CVB Executive Committee. Demirtaş, who said that they had decided to become a partner, added, “This could be a symbolic partnership with a small fee; the number will be determined by the president of TÜRSAB but we see ourselves as one of the owners of the center.” Demirtaş, who pointed out that they could already feel how important the center was going to be, said that the center would attract attention slowly but surely. Demirtaş said, “With the fast trains from Selçuk and Bergama, the congress center will be closer to the city. We have already started advertising the place. We advertised it during the fair in Barcelona. We are going to the Contex fair in London in March. This new center gives us more confidence. Our target is 2014. In 2014, this congress center will be full of people.”

TÜRSAB Başkanı Başaran Ulusoy ise, kongre merkezi için pek çok talip bulunduğunu, ancak ortaklıklara kapalı olduklarını belirtti. İhtiyaç duydukları asıl şeyin moral olduğunu ifade eden Ulusoy “Ekrem Bey haricinde kimseye kapımızı açmayız. Bizim morale ihtiyacımız var. Para sonra gelir. Bu ortaklık bize moral oldu” dedi. Türkiye’deki turizm yatırımlarının yüzde 28’inin Ege’de olmasına rağmen bölgenin turizmden yüzde 12 pay alabildiğini belirten Ulusoy, kongre turizminin Ege için çıkış noktası olabileceğini söyledi. TÜRSAB olarak uluslararası boyutta düşündüklerini ifade eden Ulusoy “Bu nedenle merkezin adını Efes koyduk. Kongre turizminde ülke olarak 30’uncu sıradan 7’inci sıraya yükseldik. 45 bin kişilik kongre kapasitemiz var” dedi.

TÜRSAB president Başaran Ulusoy added that there was a lot of demand for the congress center but they were opposed to partnerships. Ulusoy, who said that what they really needed was morale, said “We will not open our door to anyone but Mr. Ekrem. We need morale, not money. This partnership has given us a boost.” Ulusoy, who stated that the Aegean region only received 12% share from tourism despite having 28% of tourism investments realized in Turkey, said that congress tourism could be the way out for the Aegean. Ulusoy, who said that they were thinking on a global scale, added “That is why we named the center Ephesus. We are now number 7 in congress tourism in the world. We have a 45, 000 people congress capacity.”

İzmir’de kongre turizmini geliştirmek için kurulan İzmir Kongre ve Ziyaretçi Turizm Tanıtım A.Ş. (İzmir CVB), Efes Kuşadası Kongre Merkezi’ne ortak oldu. Ortaklık rakamları ve payları henüz netlik kazanmadı. Ancak İzmir CVB Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş, ortaklığın sembolik olduğunu ve kesin rakama TÜRSAB Başkanı Başaran Ulusoy’un karar vereceğini söyledi.


CEMİL BAYKAL

Efes Kongre Merkezi Genel Müdürü Efes Congress Center General Manager

şadası Efes Kongre Merkezi, güneş ve denizin yanı sıra antik bir bölgenin tam merkezinde olma özelliğini de taşımaktadır. Bu nedenle belli bir süre sonra uluslararası kongre pazarında çok önemli bir yere sahip olacağı kesindir” dedi. Baykal, Kongre Merkezi’nin açılmasını takip eden üç yıl içerisinde bölgede bulunan otellerin, restoranların hatta alışveriş mekânlarının bile kendilerini kongre katılımcılarının taleplerine yanıt verecek biçimde yenileyeceklerine dikkat çekerek, bu durumun, bölgeye ve Kuşadası’na ciddi bir kalite getireceğini söyledi.

Kuşadası’nın, Efes Kongre Merkezi ile uluslararası kongre pazarında önemli bir yere sahip olacağı kesindir. It is certain that Kuşadası will have an important place in international congress tourism with the establishment of the Ephesus Congress Center

Merkez, bölgeye kalite getirecek

Efes Kongre Merkezi Genel Müdürü Cemil Baykal, Temmuz ayında açılması planlanan Kongre Merkezi’nin bir zamanlar turizmin gözbebeği olan Kuşadası’nın vizyonunu geliştireceğini söyledi. Son yıllarda uluslararası kongre pazarında sahil bölgelerinde bulunan kongre merkezlerine duyulan ilginin artmaya başladığını ifade eden Baykal, “Ku-

Gecikmenin nedeni nakit akışı sıkıntısı

Baykal, temeli 2006 yılında atılan Efes Kongre Merkezi’nin açılışının birkaç kez ertelenmesini ise şu şekilde açıkladı: “Gecikmenin ana nedenlerinin başında KOMER AŞ’nin kuruluş aşamasındaki hisse dağılımlarının ‘emanet hisse’ şeklinde olması nedeniyle hisse sahiplerinin ellerindeki hisseleri devredememesi ve bunun sonucunda oluşan nakit akışı sıkışıklığıdır. Dünyanın hiçbir yerinde benzer yatırımlar özel sektör tarafından yapılmamaktadır. Devlet veya yerel yönetimler bu tür yatırımları yapar ve herhangi bir ticari kâr beklentisi olmadan, o bölge halkına dolaylı gelir sağlamasını bekler. Dolayısıyla bu projenin başlangıcında yaşanan gecikme, tamamen nakit akışı sıkıntısı ile ilgilidir. İlave etmem gerekir ki, son derece özel bir yatırım olan Efes Kongre Merkezi’nin inşaat bitiş maliyeti, finansman giderleri ve genel giderler hariç yaklaşık 85.000.000 TL olması beklenmekte ve bu tutarın da günümüz Bayındırlık Bakanlığı birim fiyatları ile sadece yüzde 15’lik bir artış gösterdiği görülmektedir. Maliyet artışı olarak speküle edilen bir durum söz konusu değildir.

The center will bring quality to the region

The general manager of the Ephesus Congress Center Cemil Baykal said that the congress center would improve the vision of Kuşadası. Baykal, who pointed out to the growing interest for shoreline regions in congress tourism in recent years, said, “The Kuşadası Ephesus Congress Center, besides having sea and sun, is right in the middle of an antique region. That is why it will become and important place for international congress tourism in no time.” Baykal, who added that the hotels, restaurants and malls were going to renovate their facilities in the next three years following the opening of the congress center, said that this would bring a serious quality to Kuşadası.

The reason for the delay: cash flow

Here is how Baykal explained the reasons for the delay of the congress center which began construction in 2006: “The main reason for the delay was the shareholders of KOMER SA couldn’t transfer their shares during the establishment of the company and that created a problem in cash flow. Governments or local authorities realize these kinds of investments and they provide people with income without expecting profits. I must add that the expected final construction cost of Ephesus Congress Center, a private investment, excluding financial and general costs, will be 85.000.000 TL and that this amount is only 15% more than the unit price designated by the Ministry of Public Works. So, this situation has nothing to do with increasing costs.

ETİK

91


FAHRETTİN ÇİÇEK

Peninsula Turizm Genel Müdürü Peninsula Tourism General Manager

Efes Kongre Merkezi bölgenin tanıtım ve pazarlama faaliyetlerini ciddi bir biçimde artıracaktır.

The Ephesus Congress Center will seriously increase the advertising and marketing activities for the region.

Nitelikli yatırımları teşvik edecek

Peninsula Turizm Genel Müdürü Fahrettin Çiçek, Efes Kongre Merkezi’nin bölge turizmi açısından katma değeri yüksek bir hareketlilik doğuracağını söyledi. Kuşadası turizminin yıllardır yeni bir arayış

92

ETİK

içerisinde olduğunu ve Kongre Merkezi’nin önemli bir beklentiyi doğurduğunu ifade eden Çiçek, şunları kaydetti: “Kuşadası gelecekte de bölge olarak kitle turizm hareketlerinin türevlerini oluşturan kıyı turizmi, kruvaziyer ve kültür turizmi hareketlerinin önemli destinasyonu olarak kalmaya devam edecektir. Ancak Efes Kongre Merkezi turizm hareketlerinin çeşitlendirilmesi açısından önemli bir işlevi üstlenecektir. Kongre turizmi de bölge turizminde yerini üst sıralarda alacaktır. Kongre Merkezi’nin sağlayacağı bu ekonomik pastadan yeterince pay alma isteği, sektördeki mevcut konaklama, ulaşım, yeme-içme tesislerinin kendilerini ve dolayısı ile ürettikleri hizmetin kalitesini yeniden tartarak gerekli yenileme yatırımlarını yapmalarını sağlayacaktır” dedi. Kongre Merkezi’nin nitelikli yeni yatırımlar için teşvik edici bir unsur olacağını ifade eden Çiçek, “Efes Kongre Merkezi’nin, iktisadi bir işletme olarak kendi verimini artırmak amacı ile şu ana kadar dokunulmamış pazar segmentlerine yönelik yapacağı tanıtım ve pazarlama faaliyetleri de bölgenin genel tanıtımına önemli katkılar sağlayacaktır” dedi. Çiçek, Kongre Merkezi’nin açılışının gecikmesi ile ilgili olarak ise “Kuşadası turizm camiası olarak Efes Kongre Merkezi yatırımının bu aşamadan sonra kamu kaynakları ile devlet tarafından destekleneceğine ve artık planlanan sürede açılacağına inanıyoruz. Kongre Merkezi’nin açılmasını takiben ise konaklama bölümü, tema parkı gibi unsurları kapsayan tüm kongre vadisi projesinin tamamlanacak olması hususundaki ümidimizi koruyoruz” diye konuştu.

Will encourage quality investments

Peninsula Tourism General Manager Fahrettin Çiçek said that the Ephesus Congress Center would increase high quality activities in the region. Çiçek, who said that tourism in Kuşadası was looking for diversity for many years and that the congress center created an important expectation, said: “Kuşadası will continue to be an important destination in mass tourism in the future but the congress center will help diversify tourism in the region. Congress tourism will also be an important tourism style. The wish to take a share for the congress tourism market will result in other facilities to make new investments and reevaluate their service qua-

lity.” Çiçek, who pointed out that the congress center would trigger new investments, added “Advertising efforts that will be carries out by the Ephesus Congress Center to improve on its commercial activities and tap into untouched markets will also contribute greatly to the advertisement of the entire region.” Çiçek, who also commented on the delay in the construction, said “As the tourism community in Kuşadası, we believe that the investment will be supported by the government from now on and opened at the scheduled date. We are hopeful that the congress valley project, which will start after the opening of the center and include an accommodation area and theme park, will be finished in the future.”


OSMAN AYIK

Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Başkanı Turkish Hotels Federation (TÜROFED) President

Kongre Merkezi Projesi bölgedeki otellere büyük katkı sağlayacak çok önemli bir yatırımdır. The congress center project is a very important investment that will greatly contribute to the hotels in the region.

Tüm Ege’ye prestij kazandıracak

Türkiye Otelciler Federasyonu Başkanı Osman Ayık, Kuşadası Efes Kongre Merkezi’nin, Türkiye’nin en büyük kongre mer-

kezi niteliğinin yanında bölgedeki otellere büyük katkı sağlayacak olması noktasında da çok önemli bir yatırım olduğunu söyledi. Bölgedeki otellerin kongre merkezinin açılışıyla beraber yatak kapasitelerini artırarak, daha fazla konaklama olanağı yaratacağına dikkat çeken Ayık, “Proje sadece Kuşadası’na değil, Ege Bölgesi’ne büyük prestij kazandırarak, turizm potansiyelini olumlu yönde etkileyecektir” dedi. Efes Kongre Merkezi’nin Avrupa’nın en büyük kongre merkezlerinden biri olacağını vurgulayan Ayık, kapasite ve içerik açısından dünyada bir benzeri olmayan Kongre Merkezi’nin, uluslararası alanda adını fazlasıyla duyuracağını ve kongre pazarında ön sıralarda yer alacağını söyledi.

It will be a prestigious addition to the entire Aegean

The President of the Turkish Hotels Federation Türkiye Osman Ayık said that the Kuşadası Ephesus Congress Center was a very important investment that would contribute immensely to the hotels in the region. Ayık, who pointed out that the hotels in the region were going to increase their bed capacity after the opening of the center, said “The project will be a prestigious addition to not only Kuşadası but the entire Aegean region and will positively affect tourism potential.” Ayık, who said that the Ephesus Congress Center was going to be the biggest congress center in Europe, added that the center was a one of a kind in the world in terms of capacity and context would quickly make a name for itself in the congress tourism market.

BÜLENT İLBAHAR

TÜRSAB Kuşadası Bölgesel Yürütme Kurulu Başkanı TÜRSAB Kuşadası Regional Executive Committee President

Sayın Kültür ve Turizm Bakanımızın büyük çaba ve gayretleri ile Efes Kongre Merkezi mevcut durumuna gelmiştir.

lira civarına yükseldi. Sayın Kültür ve Turizm Bakanımızın büyük çaba ve gayretleri ile Efes Kongre Merkezi mevcut durumuna gelmiştir. Merkezin tamamlanması için gerekli finans sağlanmıştır. Ümit ediyorum ki, artık fazla gecikme olmaz. Kongre Merkezi sadece Kuşadası’na değil, tüm bölgeye fayda sağlayacak ve Türkiye’nin uluslararası kongre pazarındaki yerini yükseltecek çok önemli bir yatırımdır. Türkiye’nin en büyük kongre merkezlerinden biri olan Lütfi Kırdar Kongre Merkezi gelen talepleri karşılayamamaktadır. Önümüzdeki 5 yıl tamamen doludur. Bu da Kuşadası Efes Kongre Merkezi’nin bu pazarda ne kadar önemli olacağını göstermektedir.”

Shares increased to 1 billion TL

TÜRSAB Kuşadası Regional Executive Committee President Bülent İlbahar said that the Ephesus congress center was going to positively affect The Ephesus Congress the future of Kuşadası. İlbahar, who Center has reached its stated that they had encountered several problems during the project current state with the and that was only normal, added: relentless efforts of our “The congress center project is a Minister of Culture and big and very costly project. There are very few private sector members Tourism in Kuşadası that can be partners. Shares increased to almost 1 billion TL. The Ephesus Congress Center is almost complete, thanks to the support of the Minister of Culture Türkiye Seyahat Acentaları Birliand Tourism. We know have the ği (TÜRSAB) Kuşadası Bölgesel financing to complete the center. I Yürütme Kurulu Başkanı Bülent hope that we won’t have any more İlbahar, Efes Kongre Merkezi’nin, delays. The congress center will be a Kuşadası’nın geleceğine olumlu bir great addition to the region and it is etki yapacağını ifade etti. Projenin a very important investment that will tamamlanması sırasında birtakım increase Turkey’s share in the congzorluklar yaşandığına, ancak buress tourism market. The Lütfi Kırdar nun normal olduğuna dikkat çeken Congress Center, one of Turkey’s İlbahar, şöyle konuştu: “Kongre biggest, cannot meet the demands Merkezi çok büyük ve maliyeti çok and is fully booked for the next 5 yüksek bir proje. Kuşadası’nda buna years. This shows how important our iştirak edecek çok az özel sektör new congress center will be for the temsilcisi bulunuyor. Hisseler 1 milyar market.”

Hisseler 1 milyar TL’ye yükseldi

ETİK

93


HAVAYOLU

AIRLINES

Havayolu ulaşımı rekora koşuyor Havacılık sektörüne yapılan yatırımlar, bu alandaki ulaşımın kitleselleşmesi sonucunu doğurdu.

Air travel is about to break a record Investments carried out in the aviation sector led to mass movement in the sector.

94

ETİK


S

on yıllarda havacılık sektörüne yapılan yatırımların artması, havayolu ulaşım rakamlarının rekor seviyelere çıkmasına neden oldu. Yeni havaalanlarının hizmete girmesi, mevcut havaalanlarında modernizasyon çalışmalarının gerçekleştirilmesi ve havayolu şirketlerinin bilet fiyatlarında indirim yapması gibi nedenler, geçmişte belli bir gelir grubunun tercih ettiği havayolu ulaşımının kitleselleşmesi sonucunu doğurdu. Devlet Hava Meydanları İşletmesinin (DHMİ) açıkladığı rakamlara göre, uçakla seyahat eden yolcu sayısı, 2011 yılında 118 milyon 425 bin rakamıyla rekor düzeye ulaştı. DHMİ’nin 2011 yılı sonu istatistiklerine göre; hava ulaşımından yararlanan yolcu sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 14,4 artarak 118 milyon 425 bin 633’e ulaştı. 2011 yılı sonu itibariyle iç hat yolcu trafiği yüzde 15,3 artışla 58 milyon 329 bin 262, dış hat yolcu trafiği ise yüzde 13 artışla 59 milyon 18 bin 318 olurken, transit yolcu sayısı yüzde 46,5 artışla 1 milyon 78 bin 53’ü buldu. 2011 yılında uçak trafiği alanında da önemli bir artış kaydedildi. Bir önceki yıla göre uçak trafiği; iç hatlarda yüzde 16,8 artışla 581 bin 271, dış hatlarda ise yüzde 9,2 artışla 460 bin 218 oldu. Hizmet verilen toplam uçak trafiği, 290 bin 346 üst geçiş trafiği (overflight) ile birlikte 1 milyon 331 bin 835 oldu.

2012 artışla başladı

2011 yılını rekor seviyelere ulaşan rakamlarla tamamlayan havayolu ulaşımı, 2012 yılına da hızlı başladı. Ocak ve Şubat ayı istatistikleri, Türkiye genelinde yaşanan tüm olumsuz hava koşullarına rağmen uçak ve yolcu trafiğinin artış eğiliminin sürdüğünü gösteriyor. 2012 yılı Ocak ayı itibariyle havali-

manı ve havaalanları toplam uçak trafiği; bir önceki yılın Ocak ayına göre, iç hatlarda yüzde 3,6 artışla 41 bin 526, dış hatlarda yüzde 6,9 artışla 24 bin 864 olmak üzere toplamda yüzde 4,8 artışla 66 bin 390 oldu. Üstgeçişler ile birlikte 2012 yılı Ocak ayında hizmet verilen uçak sayısı ise 87 bin 998 ‘e ulaştı. Öte yandan havalimanı ve havaalanlarında (direkt transit dâhil ) toplam 7 milyon 441 bin 906 yolcuya hizmet verilerek, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 17 artış kaydedildi. Şubat ayında Türkiye genelinde yaşanan olumsuz hava şartları, uçak

I

nvestments realized in the aviation sector in recent years led to record breaking numbers in air travel. Many more people are choosing air travel after the establishment of new airports, renovation of existing airports and the sales in ticket prices. According to numbers received from the State Airports Institution (DHMİ), people who traveled by air increased to 118 million 425 thousand in 2011. According to the 2011 year end statistics of DHMİ; the number of

DHMİ’nin açıkladığı rakamlara göre, uçakla seyahat eden yolcu sayısı, 2011 yılında 118 milyon 425 bin rakamıyla rekor düzeye ulaştı. According to numbers received from the State Airports Institution (DHMİ), people who traveled by air increased to 118 million 425 thousand in 2011. ve yolcu trafiğindeki artışı durduramadı. Karla mücadele çalışmalarının yoğun bir şekilde yapıldığı Şubat ayında, dış hat yolcu trafiği bir önceki yılın Şubat ayına göre % 14,8 artış gösterdi. 2012 yılı Şubat ayında Türkiye geneli havalimanlarına iniş kalkış yapan uçak trafiği, bir önceki yılın Şubat ayına göre, iç hatlarda yüzde 5,5 artışla 40 bin 441, dış hatlarda yüzde 9 artışla 24 bin 521 oldu. Türkiye hava sahasından üstgeçiş yapan 19 bin 780 adet uçakla birlikte, 2012 yılı Şubat ayında hizmet verilen uçak sayısı toplamda 84 bin 742’ye ulaştı.

passengers who traveled by air in 2011 increased by 14, 4% compared to 2010 and reached 118 million 425 thousand 633. Domestic lines traffic increased by 15, 3% to reach 58 million 392 thousand 262, international lines traffic increased by 13% to reach 59 million 18 thousand 318 and transit passenger number increased by 46, 5% and reached 1 million 78 thousand 53 2011 also recorded an important increase in airplane traffic. Compared to the previous year, airplane traffic in domestic lines increased by 16, 8% to reach 581 thousand 271 and in international

lines by 9, 2% to reach 460 thousand 218. The total airplane traffic that received services reached 1 million 331 thousand 835. Parallel to passenger and airplane traffic, 2 million 229 thousand 285 tons of cargo, mail, parcel and luggage was carried by the end of 2011.

2012 started with an increase

Air traffic, which broke a record in 2011, started 2012 also with an increase. January and February statistics show that the increasing trend in passenger and air traffic continues despite the bad weather conditions in Turkey. The total air traffic in January 2012 increased by 3, 6% in domestic lines and 6, 9% in international line compared to January 2011. The number of airplanes served, including over passes totaled 87 thousand 998 in January 2012. In the meantime, a total of 7 million 441 thousand 906 passengers were served at airports which means a 17% increase compared to January 2011. The unpleasant weather conditions in February couldn’t stop the increase in plane and passenger traffic. In February, when dealing with heavy snow was the main priority, international passenger traffic increased by 14, 8% compared to last February. The number of airplanes that departed and landed in Turkey in February 2012 increased by 5, 5% in domestic lines and 9% in international lines compared to last year. With 19 thousand 780 planes that flew over Turkey, the total of serviced planes in February 2012 reached 84 thousand 724.

ETİK

95


ROTA

ROUTE

Seferihisar

96

ETİK


Huzura açılan kapı The gateway to serenity Seferihisar looks like a scene from a well crafted movie or an edited picture. But everything you see is real and natural.

Her ayrıntısı özenle düşünülmüş bir film karesini ya da kurgu bir fotoğrafı andırıyor Seferihisar. Oysa her şey alabildiğine gerçek, alabildiğine doğal.

B

eyaz badanalı evlerin dantel perdelerle bezeli pencerelerinden, toprak kaplarda rengârenk sardunyaların sarktığı masalımsı bir Ege kasabasını andırıyor Seferihisar. İnsana, içinde debelenip durduğu kent yaşamının faniliğini anımsatırcasına sakin, kendinden emin ve vakur bir eda gizli sanki Arnavut kaldırımlı daracık sokaklarında. Her ayrıntısı özenle düşünülmüş bir film karesini ya da kurgu bir fotoğrafı andırıyor. Oysa her şey alabildiğine gerçek, alabildiğine doğal. Plajları, çam ormanları, tertemiz sokakları, antik limanı, termal kaynakları, sağlık vaat eden yiyecekleri, organik pazarı ve etrafa yayılan mandalina kokusu ile İzmir’e 40 kilometrelik bir mesafede içinde daha nice sürprizler barındıran bir vaha gibi duruyor Seferihisar. Adını Romalı bir generalden aldığı tahmin edilen Seferihisar, Çeşme

S

eferihisar resembles an Aegean town out of a storybook where geraniums dangle from the lace adorned windows of white painted houses. A self assured, calm and dignified expression seems to be hidden in its narrow streets that remind you of the mortality of daily life in the city. Seferihisar looks like a scene from a well crafted movie or an edited picture. But everything you see is real and natural. Seferihisar, just 40 kilometers from Izmir, harbors many more surprises besides it beaches, pine forests, clean streets, antique port, thermal resources, healthy dishes, organic market and the smell of tangerine that engulfs the town. Seferihisar, which is thought to have been given the name of a Roman general, is also home to a profound history besides its 27 kilometer shoreline and shining sun. Seferihisar, which harbors antique

cities such as Teos and Lebedos, important antique age settlements like the Island of Myonnesos and Karaköse Ruins and Sığacık Fortress and Cıvıt Fortress from the Ottoman period. Seferihisar, which avoided irregular urbanization because it is mainly surrounded by protected sites and military zones, attracts attention with its boutique hotels, pensions and resort villages that mostly consist of single storey structures. The town, which has become the preference of those who are looking for peaceful vacations, proves that it is the right destination for such holidays with the “Cittaslow” title it received in 2009.

Steps of a snail

Seferihisar, which is Turkey’s first ‘Cittaslow’ and has registered its calm and slow existence, does its

ETİK

97


Yarımadası’nın güneydoğusunda 27 kilometrelik sahil şeridi ve parlayan güneşi ile yüzlerce yıllık bir tarihe ev sahipliği yapmanın ayrıcalığını da yaşıyor. 12 İon kentinin en önemlilerinden olan Teos ve Lebedos’un yanı sıra Myonnesos Adası, Karaköse Harabeleri gibi antik çağa ait önemli yerleşim merkezlerini içinde barındıran Seferihisar, Osmanlı Dönemine ait Sığacık Kalesi ve Cıvıt Kalesi ile de tarihi bir atmosfer barındırıyor. Çevresinin çoğunlukla sit alanları ve askeri bölgelerle çevrili olmasından dolayı betonlaşmadan ve çarpık yapılaşmadan kurtulan Seferihisar, butik anlayışla hizmet veren küçük otelleri, ev pansiyonları ve çoğunlukla tek katlı konaklama alanlarından oluşan tatil köyleri ile dikkat çekiyor. Son yıllarda kitlesel turizm anlayışından farklı olarak doğal bir ortamda sessiz ve sakin bir tatil geçirmek

98

ETİK

isteyenlerin tercihi haline gelen Seferihisar, 2009 yılında aldığı Türkiye’nin ilk “cittaslow”u yani “sakin şehri” unvanı ile de bu durumunu pekiştiriyor.

Salyangoz adımları

Hızlı olanın makbul olduğu çağımızda ‘yavaşlığını’ ve ‘sakinliğini’ tescilleterek Türkiye’nin ilk ‘cittaslow’u olan Seferihisar, bu unvanın hakkını vermek için elinden geleni yapıyor. İtalyanca citta (şehir) ve İngilizce slow (yavaş) kelimelerinden oluşan ve yavaş, sakin şehir anlamında kullanılan cittaslow, 1986 yılında İtalya’da fastfood zincirlerine karşı bir tepki olarak ortaya çıkan Slow Food hareketinin zaman içerisinde bir kent hareketine dönüşmüş biçimi. Cittaslow Birliği çatısı altında farklı ülkelerden 120 kentin bir araya gelmesi ile oluşan organizasyon, kentlerin tek tipleşmesine, gürültü ve kirliliğin kaçınılmaz bir son ol-

best to own up to this title. Cittaslow, which is a combination of citta (city) in Italian and the word slow and means serene city, is the transformation of the slow food movement which originated in Italy in 1986. The Cittaslow Association, which was formed with the unity of 120 cities from different countries, aims to protect local and natural assets by putting a stop to pollution and the destruction of nature. Seferihisar, which is under protection because of its natural and historical assets and hasn’t developed as much as other touristic regions, has turned this into an advantage with the Cittaslow title.

Authentic traditions are preserved

The Cittaslow Association targets the preservation of the unique and authentic characteristics and traditional handicrafts of cities

and passing them on to future generations, keeping air, noise, light and electromagnetic pollution under control and the use of alternative and sustainable energy resources. The Municipality of Seferihisar, which has been trying to comply with these necessities for the past 3 years, has taken important steps towards this goal. The Municipality, which continues its efforts to improve the green areas and walking and bicycle tracks, protect the nature and the environment, support local production and preserve the town’s historical and natural assets, firstly aims to protect local producers by encouraging the establishment of the village market. Every room in the old municipality building is allocated to a village in Seferihisar so that villagers can sell their goods directly to consumers.


masına ve doğanın tahrip edilmesine karşı yerel ve doğal değerlerin korunması ilkesinden hareket ediyor. Doğal ve tarihi özellikleri nedeniyle koruma altında olan ve diğer turizm bölgeleri gibi bir gelişim gösteremeyen Seferihisar, logosu salyangoz olan cittaslow unvanı ile bu özelliğini avantaja dönüştürmüş durumda.

Otantik değerler korunuyor

Seferihisar Belediyesinin girişimiyle üye olunan Cittaslow Birliği, kentlerin özgün ve otantik yanlarının, yerel zanaatların, tatların ve sanatların korunmasını ve gelecek nesillere aktarılmasını, hava, gürültü, ışık ve elektro manyetik kirliliklerin sürekli kontrol altında tutulmasını, alternatif ve yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanılmasını öngörüyor. Üç yıldır “sakin şehir” olmanın gereklerini yerine getirmeye çalışan Seferi-

Sahip olduğu sit alanları ve askeri bölgeler dolayısıyla betonlaşmadan ve çarpık yapılaşmadan kurtulan Seferihisar, butik anlayışla hizmet veren küçük otelleri, ev pansiyonları ve tatil köyleri ile dikkat çekiyor. Seferihisar, which avoided irregular urbanization because it is mainly surrounded by protected sites and military zones, attracts attention with its boutique hotels, pensions and resort villages that mostly consist of single storey structures. hisar Belediyesi, bunun için çok önemli adımlar atmış durumda. Yeşil alanları, bisiklet ve yaya yollarını geliştirmek, doğayı ve çevreyi korumak, yerel üretimi desteklemek, tarihsel ve yerel gü-

Sığacık Producers Market

The Sığacık Producers Market, that is established every Sunday within the historical Sığacık Fortress with the support and encouragement

of the Municipality of Seferihisar, is now one of the most popular markets in Izmir. Products produced by farmers from the villages and various foods and handicrafts manufactured by women living in Kaleiçi are sold at the market. The local dishes of Seferihisar, fruits, vegetables and herbs are sold at the market where string bags and brown paper bags are used instead of plastic. The market, in addition to providing jobs for farmers and stay at home women, fulfills an important function in terms of complying with Cittaslow’s Local Products Support criteria. Over 100 farmers sell their organic products at the market, which the municipality advertises as the “colorful market of Seferihisar” and over 200 women sell the local dishes they prepare at their homes. Thanks to this market that is set up every Sunday, the people of Sığacık welcome hundreds of guests.

ETİK

99


Sığacık

Sığacık Üretici Pazarı

zellikleri korumak için çalışmalarını sürdüren Seferihisar Belediyesi, öncelikle temel kriterlerden birisini yerine getirmek için köy pazarının kurulmasını teşvik ederek, yerel üreticileri korumayı amaçlıyor. Halden mal girişinin yasaklandığı ilçede ayrıca eski belediye binasının her odası Seferihisar’a bağlı bir köye tahsis edilerek, köylülerin ürünlerini aracı olmaksızın satabilmelerine olanak sağlanıyor.

Sığacık Üretici Pazarı

Seferihisar Belediyesinin teşvik ve girişimleri ile Tarihi Sığacık Kalesi içerisinde Pazar günleri kurulan Sığacık Üretici Pazarı, İzmir’in en gözde pazarlarından biri haline gelmiş durumda. Pazarda Seferihisar’ın köylerinde çiftçiler tarafından üretilen ürünler ve Kaleiçi’ndeki evlerde yaşayan kadınların hazırladıkları yiyecek, içecek ve el ürünleri satılıyor. Naylon

100

ETİK

poşet yerine file ve kese kâğıdının kullanıldığı Sığacık pazarında Seferihisar’ın yöresel yiyecekleri, mevsime göre sebze ve meyveler ile çeşitli otlar bulunuyor. Pazar, bir yandan çiftçilere ve ev hanımlarına istihdam olanağı yaratırken bir yandan da Cittaslow’un Yerel Üretici ve Ürünleri Destekleme kriterinin yerine getirilmesi anlamında önemli bir işlevi yerine getiriyor. Seferihisar Belediyesi’nin “Seferihisar’ın Renkli Pazarı” sloganıyla başlattığı Sığacık Kale İçi Pazarı’nda, yüzün üzerinde çiftçi ürettiği organik ürünlerin satışını yaparken iki yüze yakın ev kadını ise evlerinde yaptıkları pasta, poğaça, kek, börek ve kabak çiçeği dolması, keşkek gibi yöresel yemekleri satışa sunuyor. Pazar günleri kurulan semt pazarı sayesinde Sığacıklılar, özellikle hafta sonları yüzlerce kişiyi ağırlıyor.

Teos: The city of artists

Teos is the oldest settlement in Seferihisar. The history of Teos, which is located a kilometer to the south of Sığacık village, dates back 3000 years before our time. The antique port city Teos, which is known as the city of artists, was established as an Ionian colony in 1000 B.C. The founder of the city is believed to be Athames, the son of Dionysus. There are Hellenistic and Roman period ruins in Teos, which was one of the most important of the 12 Ionian cities. The most important ancient ruin in the city, which is always open for visitation, is the Temple of Dionysus. Other important ruins are the agora, the theatre, the odeon, city walls and the port. The antique city, which provides enjoyable hours within a mystical atmosphere among cen-

tury old olive trees, also provides swimming and sunbathing.

The port fortress: Sığacık

Sığacık, which is 5 kilometers from the center of Seferihisar and is a natural port, reflects all the unique characteristics of the borough. Sığacık, which harbors Teos and was the capital city of the Ion civilization, is the symbol of serenity with its fortress built during the reign of Suleiman the Magnificent, 480 capacity marina, rows of fish restaurants and authentic cafes. Sığacık, which provides the opportunity for many water sports, including windsurfing, also has areas where you can dive to either catch fish or watch the beauties under water. Sığacık, besides harboring unique historical and cultural assets, is home to Ekmeksiz


Sanatçılar kenti Teos

Teos, Seferihisar’ın en eski yerleşim alanı olarak dikkat çekiyor. Sığacık köyünün bir kilometre güneyinde yer alan Teos’un tarihi, günümüzden 3 bin yıl öncesine kadar uzanıyor. “Sanatçılar kenti” olarak da bilinen antik liman kenti Teos, M.Ö. 1000 yıllarında bir İon kolonisi olarak kurulmuş. Kurucusu Dioysos’un oğlu Athames olarak bilinir. 12 İon kentinin en önemlilerinden olan Teos’ta önemli Helenistik ve Roma dönemi kalıntıları bulunuyor. Ziyarete sürekli açık olan Teos Antik Kenti’ndeki en önemli antik eser Dionysos Tapınağı. Diğer önemli kalıntılar ise Agora, tiyatro, odeon, surlar ve liman kalıntılarıdır. Mandalina ve asırlık zeytin ağaçları arasında ziyaretçilerine tarihin büyülü ve mistik atmosferi içerisinde keyifli saatler geçirme olanağı sunan Teos Antik Kenti, masmavi suları ile keyifle denize girme ve güneşlenme olanağı da sunuyor.

Liman kalesi: Sığacık

Seferihisar’ın merkezine 5 kilometre uzaklıkta bulunan ve doğal bir liman konumunda olan Sığacık, ilçenin karakteristik tüm özelliklerini yansıtan yapısı ile dikkat çekiyor. Teos’a ev sahipliğinin yanında antik çağda İon uygarlığına başkentlik yapan Sığacık, Kanuni Sultan Süleyman döneminde inşa edilen kalesi ve 480 kapasiteli yat limanı ile iç içe geçmiş balık lokantaları ve otantik kahvehaneleriyle ilçede huzurun simgesi. Rüzgârı ile pek çok deniz sporunun yanı sıra sörf için de uygun bir atmosfer sunan Sığacık, sualtı doğa güzelliğini seyretmek ve dalış yapıp zıpkınla balık avlamak isteyen meraklılar için uygun alanlar barındırıyor.

Sığacık sahip olduğu özgün tarihi ve kültürel özelliklerinin yanı sıra Türkiye’nin en temiz ve en soğuk koylarından olan mavi bayraklı, Ekmeksiz ve Akkum plajlarına da ev sahipliği yapıyor. Plajın yamaçlarında çam ormanlarıyla kaplı kamp ve piknik alanları bulunuyor. Yaz aylarında bir tatil yöresi olarak yerli ve yabancı çok sayıda ziyaretçiyi ağırlayan Sığacık, kış aylarında da özellikle hafta sonları günübirlik ziyaretçi akınına uğruyor.

Yerden fışkıran sağlık

Seferihisar, doğal, tarihi ve otantik özelliklerinin yanı sıra sahip olduğu jeotermal kaynakları ile de fark yaratıyor. İlçede bulunan Karakoç ve Cumalı Kaplıcaları, Uyuz ve Ahmetçi Hamamları, Gelinboğan ve Hamamönü Ilıcası ciddi bir sağlık turizmi potansiyeli oluşturuyor. Bu kaplıcaların çoğunun denize çok yakın mesafede bulunması, sodyum klorürlü, bikarbonatlı kalevi sular olması, debilerinin yüksekliği ve sıcaklıklarının ideal düzeyi, Seferihisar’ı termal turizm alanında da ayrıcalıklı kılıyor.

Mandalina diyarı

Seferihisar, dünyanın en kaliteli mandalina çeşidi olarak bilinen “Satsuma” cinsi mandalinaları ile ilçe ve bölge ekonomisine önemli bir katkı sağlıyor. İnce kabuklu ve çekirdeksiz bir tür olan Satsuma, Seferihisar’ın havası, suyu ve toprağı ile birleştiğinde farklı bir tada ve aromaya dönüşüyor. Hasadı Ekim başından Ocak sonuna kadar süren Satsuma cinsi mandalinanın en önemli özelliği dalında uzun süre kalabilmesi. Seferihisar Belediyesi tarafından her yıl hasat başında “Mandalina Şenliği” düzenleniyor ve Seferihisar mandalinasının tescillenerek markalaşması için çalışmalar yapılıyor.

and Akkum Beaches, the cleanest and coldest blue flagged beaches in Turkey. There are camping and picnicking areas surrounded by pine trees on the hillsides of the beaches. Sığacık, which welcomes many local and foreign tourists during the summer, is filled with people during weekends in the winter.

Health that spurts out from the ground

Seferihisar also distinguishes itself with its geothermal resources besides its natural, historical and authentic characteristics. The Karakoç and Cumalı Hot Springs, Uyuz and Ahmetçi Turkish baths, and the Gelinboğan and Hamamönü health resorts in the borough establish a serious potential for health tourism. The fact that many of these hot springs are

near the sea, have bicarbonate and sodium chloride waters, the height of the water flow and the ideal temperature of the water, make Seferihisar a special place for thermal tourism.

The land of tangerine

Seferihisar greatly contributes to the economy of the borough and the region with the production of Satsuma tangerines. Satsuma, which has a thin peel and no seeds, has a special taste and aroma, thanks to the air, water and soil of Seferihisar. This type of tangerine, which is harvested between the October and January, can stay a long time on a branch. The municipality of Seferihisar organizes a Tangerine Festival at the start of each harvest and continues its efforts to make the Seferihisar tangerine a worldwide brand.

ETİK

101


HABER

NEWS

SunExpress Yeşil Kuruluş Oldu Genel Müdür Yardımcısı Hacı Say, ‘’ Yeşil Kuruluş belgesinin en büyük gerekliliklerinden biri olan atıklarımızın doğaya zarar vermeyecek şekilde bertaraf edilmesindeki adımlarımızı sürdüreceğiz’’

SunExpress becomes Green Assistant General Manager Hacı Say: ‘’ We will continue our solid waste disposal without harming the environment, a necessity for receiving the Green Company certificate.”

102

ETİK


S

unExpress, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen “Yeşil Havaalanları Projesi” kapsamında “Yeşil Kuruluş” (Green Company) unvanı almaya hak kazandı. Havacılık sektöründe faaliyet gösteren firmaların, çevreye verdikleri veya verebilecekleri zararı en aza indirmeye amaçlayan proje kapsamında SunExpress’in atık yönetimi konusunda yaşama geçirdiği uygulamalar ve şirket genelinde oluşturmaya çalıştığı çevre bilinci ile “Yeşil Kuruluş” olmanın gerekliliklerini yerine getirdiği belgelendi. SunExpress’in Genel Müdür Yardımcısı Hacı Say, Yeşil Kuruluş unvanına sahip olmaktan dolayı büyük bir mutluluk duyduklarını söyledi. SunExpress olarak çevreye duydukları sorumluluk kapsamında daha önceden ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi belgesini aldıklarını ifade eden Say, şöyle konuştu: “Bunun yanı sıra geçtiğimiz yıl uygulamaya aldığımız bir çalışma kapsamında, 2011’in ilk 9 ayındaki operasyonumuzda, toplam 4 bin ton yakıt tasarrufu sağladık. Antalya ile Frankfurt arasında yaklaşık 500 sefer düzenlememize yetecek hacimdeki bu yakıtın kullanılmaması, finansal değerinin yanı sıra atmosfere bırakılacak 12 bin ton karbondioksit emisyonun-

dan da tasarruf etmemizi sağladı. Karbon ayak izimizi 2012’de sistematik bir şekilde azaltacağız ve Yeşil Kuruluş belgesinin en büyük gerekliliklerinden biri olan atıklarımızın doğaya zarar vermeyecek şekilde bertaraf edilmesindeki adımlarımızı sürdüreceğiz. Aldığımız bu belgenin Türkiye ve Avrupa’daki 1.600’dan fazla çalışanımızın da ortak çevre bilincini tescil ettiğini düşünüyoruz.” SunExpress, 2011 yılında tamamı Boeing 737-800’lerden oluşan 28 uçaklık bir filo ve 5.292 koltukluk kapasiteyle yolcularına hizmet verdi. Yüksek sezonda haftada 1.200’den fazla tarifeli ve charter sefer düzenleyen SunExpress; iç hatlarda Adana, Antalya, Diyarbakır, Erzincan, Erzurum, Gaziantep, Hatay, İstanbul Sabiha Gökçen, İzmir, Kars, Kayseri, Malatya, Samsun, Trabzon ve Van olmak üzere 15 noktaya uçuyor. SunExpress dış hatlarda ise ana merkezleri Antalya, İzmir ve İstanbul Sabiha Gökçen’in yanı sıra Adana, Ankara, Elazığ, Gaziantep, Kayseri, Samsun ve Trabzon’dan Avrupa’daki toplam 28 havalimanına tarifeli seferler düzenliyor. Şirket aynı zamanda iştiraki “SunExpress Almanya” ile Almanya ve Mısır’ın Kızıl Deniz bölgesi arasında da turistik seferler düzenliyor.

S

unExpress qualified to be a Green Company within the Green Airports Project organized by the Civilian Aviation General Directorate. Within the context of the project, which aims to minimize the damages that could be inflicted in nature by the companies operating the aviation sector, it was documented that SunExpress was fulfilling the necessary actions to becoming a Green Company with its latest applications and environmental consciousness it was trying to develop within the company. SunExpress Assistant General Manager Hacı Say said that they were very happy to receive the title. Say, who pointed out that they had previously received the ISO 14001 Environmental Management Systems Certificate, said: “Besides that, we managed 4000 tons of fuel disposals in the first 9 months of 2011 with a project we started applying last year. The disuse of such a high volume, which would enable us to realize 500 flights between Antalya and Frankfurt, made us save a lot of money and 12000 tons of carbon dioxide emission. We will systematically decrease our carbon footprints

HACI SAY

in 2012 and continue dispose of waste in accordance with Green Company necessities. We believe that this certificate also registers the joint environmental consciousness of our 1600 employees in Turkey and Europe.” SunExpress served it passengers in 2011 with a fleet of 28- all Boeing 737-800’s and 5292 seats. SunExpress, which organized more than 1200 flights a week during high season flies to 15 domestic points including Adana, Antalya, Diyarbakır, Erzincan, Erzurum, Gaziantep, Hatay, İstanbul Sabiha Gökçen, İzmir, Kars, Kayseri, Malatya, Samsun, Trabzon and Van. As for international lines, SunExpress flies to 28 destinations in Europe from Antalya, İzmir, İstanbul, Adana, Ankara, Elazığ, Gaziantep, Kayseri, Samsun and Trabzon. The company also realizes touristic vacations between Germany and the Red Sea area through its sister company “SunExpress Germany”.

ETİK

103


HABER

NEWS

Satılık otel sayısı yüzde 50 arttı Turist sayısı ve oda fiyatlarındaki istikrarlı artışa rağmen satılık turistik tesis sayısında yaşanan artış dikkat çekiyor.

The number of hotels for sale increased by 50% Despite the steady increase in tourist numbers and room rates, the boom in touristic facility for sale attracts attention.

104

ETİK


2011 yılında satılığa çıkarılan turistik tesis sayısının bir önceki yıla göre yüzde 50 oranında artış gösterdiği kaydedildi. Türkiye’ye gelen turist sayısının ve oda fiyatlarının istikrarlı bir biçimde artmasına rağmen satılık turistik tesis sayısında yaşanan artış dikkat çekiyor. Türkiye’nin en çok ziyaret edilen e-ticaret platformlarından olan sahibinden.com verilerine göre, satılığa çıkarılan otel sayısı, 2011 yılında bir önceki yıla göre yüzde 50 artış kaydederken, ortalama satış fiyatı 1 milyon TL’den 3 milyon TL’ye yükseldi. Türkiye’yi ziyaret eden yabancı turist sayısının 2006 yılından bu yana istikrarlı bir şekilde artışına karşın, internetteki ‘’satılık turistik tesis’’ ilanlarındaki artış dikkat çekiyor. Sahibinden.com sitesinin satılık turistik tesis ilanlarına ilişkin verileri, satılık ilanlarındaki artışın turist sayısındaki artışa kıyasla çok daha yüksek olduğunu ortaya koyuyor. Türkiye’ye gelen yabancı turist sayısı 2010 yılında 29 milyon kişiyi geçmişken, bu sayı 2011 yılında yaklaşık 3 milyon artarak, 32 milyona kişiye yaklaştı. Aynı dönemde, sahibinden.com’da yer alan satılık otel ilanı sayısında ise yüzde 50 oranında artış kaydedildi. Güncel verilere göre, sahibinden.com’da 1.416 turistik tesis, yeni sahiplerini bekliyor. Otel sayısının 803 adet ile ilk sırada yer aldığı satılık listesinde ayrıca, 185 apart otel, 245 butik otel, 32 motel, 92 pansiyon, 31 kamp yeri ve 28 tatil köyü bulunuyor.

İzmir’de 28 satılık otel Satılığa çıkarılan otellerin bulunduğu bölgelere bakıldığında ağırlığın Antalya’da olduğu görülüyor. 112’si beş yıldızlı olmak üzere 282 otelin satılığa çıkarıldığı Antalya’yı, 28’i beş yıldızlı toplam 185 otelle

Sahibinden.com sitesinin satılık turistik tesis ilanlarına ilişkin verileri, satılık ilanlarındaki artışın turist sayısındaki artışa kıyasla çok daha yüksek olduğunu ortaya koyuyor. The data on sahibinden.com regarding touristic facilities for sale shows that the increase in ads is higher than the increase in tourist numbers.

İstanbul izliyor. En çok satılık otelin bulunduğu illerden bir diğeri ise Muğla. Ege’nin gözde tatil yöresi Muğla’da 6’sı beş yıldızlı, 134 otel sahibinden.com’da satılığa çıkarılmış durumda. İzmir’deki satılık otel sayısı toplam 28 ve bu otellerden sadece biri beş yıldıza sahip. Türkiye genelinde satılığa çıkarılan otellerden 112’si ise özel belgeli kategorisinde yer alıyor. Satılık otel fiyatlarında da bir önceki yıla göre ciddi bir artış yaşanıyor. 2010 yılında 1 milyon TL olan ortalama satış fiyatı, yüzde 200 artarak 2011 yılında 3 milyon TL ortalama bedele ulaştı. sahibinden.com’da şu anda satılmakta olan oteller arasında fiyatı en yüksek olanı, 155 milyon Euro’luk fiyatıyla Antalya Kemer’de bulunuyor.

Konaklama fiyatları artışta

Öte yandan Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Şubat ayı enflasyon rakamlarına göre, konaklama fiyatları 2011 yılının aynı dönemine göre yüzde 8.20 oranında artış gösterdi. TÜİK’in verilerine göre geçtiğimiz yıl Şubat ayında 100 TL olan ortalama gecelik konaklama fiyatı, yüzde 8.20’lik artışla 108.20 TL’ye yükseldi.

It was reported that the number of hotels for sale increased by 50% in 2011. Despite the steady increase in tourist numbers and room rates, the boom in touristic facility for sale attracts attention According to popular e-trade platform sahibinden.com, the number of hotels for sale increased by 50% in 2011 compared to the previous year and the average sale price jumped from 1 million TL to 3 million. It is interesting to see the increase in “hotel for sale” ads on the internet despite the steady growth in tourist numbers since 2006. The data received from Sahibinden. com relating to the hotels for sale ads, shows that the increase in ads were far more than the increase in tourist numbers. While Turkey received 29 million tourists in 2010, that number increased 3 million to total 32 million in 2011. At the same time, the ads on sahibinden.com increased by 50%. According to current data, 1416 touristic facilities are waiting for their new owners on sahibinden.com. 803 hotels are for sale on the web

site, followed by 185 apartment style hotels, 245 boutique hotels, 92 motels and 28 resort villages.

28 hotels are for sale in Izmir

The majority of the hotels for sale are located in Antalya. 282 hotels are for sale in Antalya, followed by 185 hotels in Istanbul. Another city that has a lot of hotels for sale is Muğla. 134 hotels, 6 of them five star hotels, are for sale on the website. 28 hotels in Izmir are for sale and only one is a five-star hotel. The prices of hotels for sale have also soared. The average sale price jumped from 1 million TL to 3 million in just one year. The most expensive hotel for sale on sahibinden.com has an asking price of 155 million Euros and is located in Antalya, Kemer.

Room rates are increasing

In the meantime, according to February inflation numbers announced by the Turkish Statistics Institution, room rates increased by 8, 20% compared to February 2011. According to the information, a room that cost 100 TL last February is now 108, 20 TL.

ETİK

105


Sağlıklı mutfak Ege’de NEDİM ATİLLA

Gazeteci / Journalist

Gazeteciliğinin yanında İzmir mutfağı çalışmalarıyla da bilinen Nedim Atilla’ya göre, bu kent gibi yemekleri de çok dilli, çok kültürlü ve çok renkli. Daha az yağ, şeker ve tuz; daha çok tahıl sebze ve meyve nerede derseniz, Atilla’nın yanıtı ’Ege Mutfağı’nda olur.

Healthy cuisine can be found in the Aegean region According to Nedim Attila, who is known for his works regarding the cuisine of Izmir besides his efforts in journalism, the cuisine in the city is as colorful and multicultural like the city itself. If you are looking for less fat, sugar and salt and more vegetables and fruits, Nedim Atilla will guide you the Aegean cuisine.

S Mark Twain’in öğüdü uzun yıllar kabul görmüş gurme dünyasında: ‘Canınız ne istiyorsa yiyin. Bırakın yiyecekler içinizde hesaplaşsın’.. The advise of Mark Twain has been accepted in the gourmet world for a long time: Eat what you want and let the food settle score inside you. 106

ETİK

ağlıklı mutfak nerede sorusuna ‘’Tabii ki, burada Ege’de; İzmir’de’’ yanıtını verir Nedim Atilla. Gazeteci kimliğinin yanında İzmir ve çeşitli kültürlerin mutfaklarını da incelediğinden bu alanda da uzmandır. Ona göre, İzmir mutfağı çok dilli, çok kültürlü ve çok renklidir, yani İzmir kenti gibi bir mutfaktır ve bunların seviyeli bir karışımıdır. Bu mutfağın birinci maddesi de içinde margarinin bulunmaması, yüzde 80-90 zeytinyağına sahip olmasıdır. Unutulmaması gereken bir diğer koşul da baharatla yemeklerin tadının değiştirilmemesi, her şeyin kendi tadıyla sunulmasıdır. ETİK Turizm Dergisi’nin elinizdeki ilk sayısına bir yazıyla katılan Nedim Atilla’nın kalemine bırakıyoruz bundan sonrasını. Önce şu iki sözü anımsatalım, bin yıllar öncesinden günümüze

N

edim Atilla says that a healthy cuisine can be found right here in Izmir. Besides being a journalist, he is an expert in various cuisines, mainly Izmir. According to him, the cuisine in the city is as colorful and multicultural like the city itself. The most important characteristic of this cuisine that olive oil is used instead of margarine. Another important quality is that dishes are served without changing their tastes with spices. We leave the rest to Nedim Atilla who has contributed to the first issue of ETİK’s tourism magazine with a single article.

cals Galen of Bergama has said ‘First do no harm and eat healthy.” Many years after them Mark Twain’s advice was widely followed by the gourmet world: Eat whatever your heart desires; let the food settle the score inside your body...”

Let’s first remind ourselves of Hippocrates’ famous quote: “Let the food be your doctor and the doctor be your food” The father of pharmaceuti-

This style of nutrition, which is called the Willet Diet after Walter Willett, the president of the Nutrition branch at Harvard’s Health Faculty,

Today, the close relationship between nutrition and health is on everyone’s agenda; this is evident with all the latest nutrition advices we face every day. There is a new formula suggested by scientists at the Harvard University and has been implemented with great success since 2004.


sumption: ‘Because of these kinds of warnings, low fat products have increased their market share. But that in turn led to more carbohydrate consumption. If you take a large breed animal and feed him constantly with grains, it will get fatter rapidly. The same goes for humans...’

Vegetables and olive oil take center stage

ARAPSAÇI

gelen: Tıbbın babası Bodrumİstanköylü Hipokrat; ‘Yemeğinin doktorun olmasına, doktorunun yemek olmasına izin ver’ demiş. Eczacılığın babası Bergamalı Galen ise ‘Önce zarar verme, önce sağlıklı beslen’ ilkelerini ortaya koymuş. Onlardan çok sonraları Mark Twain’in öğüdü uzun yıllar kabul görmüş gurme dünyasında: ‘Canınız ne istiyorsa yiyin. Bırakın yiyecekler içinizde hesaplaşsın’... Günümüzde de beslenme ile sağlık arasındaki yakın ilişki hemen herkesin gündeminde; öyle ki, sürekli yeni bir beslenme önerisiyle karşılaşıyoruz. Harvard Üniversitesi’nden bilim adamlarının önerdiği yeni bir beslenme yöntemi var. 2004’ten beri başarı ile uygulanıyor. Harvard

Halk Sağlığı Fakültesi Beslenme Bölümü Başkanı Walter Willett, bu planın en büyük destekçilerinden olduğu için ‘Willett Diyeti’ olarak bilinen bu beslenme şekli, bol miktarda meyve, sebze, tam tahıl, bitkisel yağ, balık ve tavuk tüketimini öngörüyor. Willett, geliştirdikleri yöntemin Akdeniz diyetine benzetilmesine karşı: ‘Akdeniz diyeti kendine özgü bir iklim ve kültürün ürünü; oysa bizim geliştirdiğimiz rejim, spesifik yemeklerden çok, sağlıklı besin maddelerine dayalıdır. Dolayısıyla herkes bu rejimi kendi damak tadına uyarlayabilir. Bunun sonucunda daha sağlıklı bir yaşama kavuşma olasılığı artar. Beslenme önceden din gibiydi. Şimdi artık ne yememiz gerektiği konusunda sağlam bilimsel verilere sahibiz’’

suggests consuming lots of fruits, vegetables, whole grains, vegetable oil, fish and chicken. Willett, when his formula is likened to the Mediterranean diet, says ‘The Mediterranean diet is the fruition of a specific climate and culture while our diet is based on healthy foods rather than specific dishes. So everyone can adopt this diet to their own taste. Following this diet increases the possibility of a healthier life. Today, we have solid scientific facts about what we should consume. ‘’ Walter Willett also opposes nutrition experts regarding their warnings on fat con-

The main goal of the Willett plan is to abrogate the surging in glucose levels by concentration on foods that slowly turn into glucose. At the top of the list are whole grains, vegetable oils and vegetables. It was proved that these foods prevent the excess activity of the pancreas by steadily stabilizing blood pressure levels. A stable blood pressure also helps control the appetite. According to the Willett plan, we need to consume good carbohydrates and high quality oil instead of high volumes of carbohydrate and low quality fat. And good oil means only olive oil. The absolute blacklisted product is trans- fats, fats that have been combines with hydrogen. To put it in practical terms, this fat is found in margarine, fried foods and ready cooked boxed meals. This suggestion today is like the law of nutrition. Willett also is in favor of eggs, just like some doctors in Turkey. Even though the consumption of eggs has dramatically decreased in the US because of the fear of cholesterol, there is no scientific

ETİK

107


ŞEVKET-İ BOSTAN

diyor. Walter Willett, beslenme uzmanlarının insanları yalnızca yağ tüketimi konusunda dikkatli olmaları doğrultusunda uyarmalarına da karşı: ‘Bunun sonucunda yağ içeriği düşük gıda maddeleri piyasası gelişti. Ancak bu arada karbonhidrat tüketimi arttı. Büyükbaş bir hayvanı ahıra kapatıp sürekli tahılla beslerseniz kısa sürede şişmanlar. İnsanlar da daha farklı değildir...’

Sebze ve zeytinyağı başrolde Willett planının temel hedefi, glikoza yavaş yavaş dönüşen yiyecekler üzerine yoğunlaşarak glikoz düzeyindeki dalgalanmaları ortadan kaldırmak. Düşük şeker yüklü yiyeceklerin başında tam tahıllar, bitkisel yağlar ve sebzeler geliyor. Bu yiyeceklerin kan şekeri düzeyini göreceli olarak sabit tutarak pankreasın aşırı çalışmasını ön-

108

ETİK

lediği kanıtlanmış. Sabit bir kan şekeri, iştahı da kontrol altında tutuyormuş. Willett planına göre, yüksek oranda karbonhidrat ve düşük yağ yerine, iyi karbonhidrat, iyi yağ tüketilmeli. İyi yağ denilince de aklınıza zeytinyağından başka bir şey getirmeyin. Yenilmesi sakıncalı bulunan gıdaların başında trans yağlar denilen hidrojenle birleştirilmiş yağlar geliyor. Pratikte söylemek gerekirse bunlar margarinlerde, kızartılmış yiyecek ve paketlenmiş pişmiş yiyeceklerde bulunuyor. Bu öneri bugün neredeyse kesin kural haline gelmiş durumda. Willett, Türkiye’deki bazı hekimlerin yaptığı gibi yumurtayı da savunuyor. ABD’de kolesterol korkusu yüzünden yıllık kişi başına düşen yumurta miktarı 400’den 250’ye düşse de yumurtanın kalp krizi olasılığını artırdığını gösteren herhangi bir araştırma ‘henüz’ söz konusu değil. 

ENGİNAR

Sağlıklı beslenen, günlük protein, vitamin, mineral gibi maddeleri doğal ürünlerden alanların ilave olarak vitamin almalarına gerek yok. Those who eat healthy and get their daily protein, vitamins and minerals from natural products don’t need additional vitamins.

Bütün bu tartışmalardan sonra geldiğimiz nokta şöyle: ‘Daha az yağ, şeker ve tuz; daha çok tahıl, meyve ve sebze ye!’ Bu öğüdü tutarak hem kendinize daha az zarar verirsiniz hem de kendiniz için en iyisini yapmış olursunuz. Bir de şunu unutmayın: Sadece diyet kanser riskini azaltmıyor...  Daha az yağ, şeker ve tuz; daha çok tahıl, meyve ve sebze nerede var, Ege Mutfağı’nda…

evidence that the consumption of eggs increases heart attack. Here is what we know after all the debate: “Consume less fat, sugar and salt; eat more grains, fruits and vegetables!” If you follow this advice, you will do yourself a favor and live healthier. And don’t forget: only a right diet doesn’t single handedly reduce the risk of cancer… Less fat, sugar and salt; more grains, fruit and vegetables… And where can you find these? In the Aegean cuisine…


ege turizm dergisi  

ege turizm dergisi

Advertisement