Page 1

EÐÝTÝMÝN ACAYÝP YÜRÜYÜÞÜ

“BÝR ÝLERÝ ÝKÝ GERÝ” “Bir yýl sonrasýný düþünüyorsan buðday ek, On yýl sonrasýný düþünüyorsan aðaç dik, Yüz yýl sonrasýný düþünüyorsan insan yetiþtir.” Biz eðitimciler insaný bebeklikten çýktýðý çaðlardan alýp uzun ve meþakkatli bir eðitim öðretim faaliyetleri ile bireyin, ailenin ve biz eðitimcilerin belirlediði hedeflere ulaþmak için öðrencilerimizi yetiþtirmeyi amaçlayan eðitimin neferleriyiz. Bu süreçte hem aktif, hem de pasif olarak görev almaktayýz. Aktif diyorum çünkü almýþ olduðumuz eðitimle öðrencilerimize branþlarýmýz doðrultusunda eðitim vererek Milli Eðitim Bakanlýðýnýn sahada eðitim öðretim faaliyetlerini yürüten çalýþanlarýyýz. Pasif diyorum çünkü eðitim politikalarýnýn ne hazýrlanmasýnda, ne deðiþtirilmesinde, ne de geleceðe dair eðitim planlamalarý sürecinde etkin rol alamamaktayýz. Ýnternette MEB de görev yapan bakanlarýmýz hakkýnda kýsa bir araþtýrma yaptým. Eðitim kökenli olup olmadýklarýna, eðitimin sorun ve çözümlerinde yeterli bilgi ve donanýmlarýna bakýlmaksýzýn göreve gelen bakanlarýmýz 4 Mart 1920'de Sayýn Rýza Nur'dan baþlayarak þu an görevde olan bakanýmýz Sayýn Nabi Avcý'ya kadar 76 MEB bakaný görev yapmýþtýr. Aklýmýza doðal olarak þu düþünce gelir her iktidar olan parti kendi bakanýný ve kendi eðitim politikasýný belirler ve uygular. Geçmiþ hükümetlerin yaptýðý da son 11 yýllýk iktidarýn deðiþen 5 Milli Eðitim bakanýnýn da yaptýðý buydu. Hatta 11 Yýlda deðiþen bakanlarýn dahi eðitim politikalarý birbiriyle örtüþmemekteydi. Peki, doðru olan bu mu? Yüzyýllýk bir yatýrým gerektiren Eðitim konusu ister 1 yýl, isterse 10 yýllýk hükümetlere göre deðiþmeli miydi? Teknolojinin eðitimde etkin olarak kullanýlmasý Türk Milli Eðitimini her ne kadar Avrupa standartlarýna yaklaþtýrmaya çalýþtýysa da günü birlik ve plansýz yapýlan köklü deðiþiklikler eðitim ve öðretimi çýkmaza sokmuþtur. 4+4+4' ün de yürürlüðe sokulmasý bazý sorunlarýn çözümü ve eðitimde köklü deðiþiklikler olarak lanse edilmiþ ancak birçok sorunu beraberinde getirmiþtir. Bu sorunlarýn baþýnda 57000 sýnýf öðretmeni norm fazlasý kalmýþ alan deðiþikliðine gidilerek sorun giderilmeye çalýþýlýrken yeni çýkmazlara girilmiþtir.1.sýnýfa zorunlu kayýt yaþý geçen yýl 66 ay olarak uygulanmýþtýr. Bu sene tekrar geriye dönüþ yapýlmýþ, Türkiye genelinde bakanlýða gelen þikâyetler nedeniyle tekrar geriye dönüþ yapýlmýþtýr. Öðretmen kanaati olarak bilinen sözlü notu yerine öðrenci performans deðerlendirilmesi getirilmiþ bu günlerde bunda da geriye dönüþ konuþulmaktadýr. Orta öðretim kurumlarýna öðrenci seçiminde OKS – SBS arasýnda Git-Geller olmuþ bu sene ise ortak sýnavlara geçilmiþ, sistem tam anlamýyla oturmadýðý gibi biz öðretmenler de artýk takip edemez hale gelmiþ bulunmaktayýz. Peki, neden eðitim sistemini bir türlü saðlam bir zemine oturtamýyoruz, neden kendi ellerimizle evlatlarýmýza yazýk ediyoruz? Sorunlarý çözme noktasýnda hepimizin düþüncesi ve ideali ortak olmalý. Toplumsal uzlaþý saðlanarak iþin ehli olan uzman eðitimcilerin, sosyolog ve psikologlarýn olduðu bir komisyonla hükümetlere göre deðiþen deðil, devletin bir eðitim politikasý oluþturulmalý, milletimizin kültürüne, tarihine, inancýna, diline göre hazýrlanmýþ bir eðitim sistemi ile muasýr medeniyetler seviyesine ulaþmayý hedefleyen, ideoloji empoze etmeye çalýþan günü birlik politikalardan arýndýrýlmýþ bir eðitim sistemi oluþturulmalý ve uygulanmalýdýr. Unutulmamalýdýr ki eðitimde kaybedilecek bir fert dahi yoktur.

KOPYA ÇEKERKEN YAKALANAN ÖÐRENCÝNÝN SAVUNMASIDIR

EN BÜYÜK SÜNNET; “AHLAK”TIR Mevlit Kandili nedeni ile 8 Ocak 2014 Tarihinde Sendika ilçe temsilciliðimizde sohbet verildi. Sohbete ilçe vaizlerinden Yasin BAYKAL katýldý. Sohbete katýlan üyelerimiz sohbetten memnun ayrýldýlar. Vaiz efendi sohbetinde Peygamber Efendimizin (SAV) bizim için bir lütuf olduðunu belirtti. Cahiliye devri adetlerinin kötülüklerini, Peygamberimiz gelmeden önce yaþanan iðrenç hayata deðinerek insanoðlunun þereflendirildiðini ifade etti. Kabe'de 360 put olduðunu, Peygamberimizin doðduðu gece bu putlarýn yüz üstü devrildiðini ve doðumunda ki diðer Mucizelerden bahsetti. Peygamberimizin bütün insanlýða gönderildiðini ve Müslümanlar için en güzel örnek olduðunu belirtti. Akýllý, doðru, dürüst, mütevazi, güvenilir, hoþgörülü ve affedici özelliklere sahip olan Peygamberimize uymanýn gerekliliðinden bahsederek; en büyük sünnetinin AHLAK olduðunu söyledi.

· Kopya çektiðim doðru deðildir. Bu tamamen sýnýf içindeki beni çekemeyen arkadaþlarýn beni karalamak için attýðý iftiradýr. · Kopya manidardýr.

olayýnýn

zamanlamasý

· Fizik dersinde kopya çektiðim iddia edilmektedir. oysa karneme bakýldýðýnda, beden eðitimi ve müzik gibi derslerimin 5 olduðu görülecektir. Bu derslerden 5 alan birinin fizik dersinde kopyaya ihtiyaç duymasý mümkün deðildir. · Bu kopya olaylarý 1946 yýlýndan önce tek partili dönemde de yaþanýyordu. Þimdi beni karalamaya çalýþanlar o zaman neden sessiz kaldýlar. · Son yýllarda derslerimde ki baþarým ortada, bu olaylar baþarýmý çekemeyenlerin beni karalama çabalarýndan baþka bir þey deðildir. · Dershaneye giden arkadaþlarýmýn benim baþarým altýnda ezilmesinden dolayý dershaneciler tarafýndan þahsýma yönelik bir komplodur. · Disiplin yönetmeliði derhal deðiþtirilmeli, kopya çeken öðrencinin velisinin izni olmadan kopya cezasý verilmemelidir. · Sýramda yazýlý bulunan ve benim yazdýðým iddia edilen fizik formüllerinin, 1980 darbesinden kaldýðý ve bu formülleri o zihniyetin yazdýðý açýktýr. Zaten yazýlý formüller sýnavda da çýkmamýþtýr. Arkadaþlarýma baktýðým iddialarý tamamen asýlsýzdýr. Sýramýn altýnda açýk olarak bulunan defter bana ait deðildir. · Ayrýca beni kopya çekerken yakalayan öðretmenimden ve sýrama fizik formüllerini yazan kimliðini daha sonra açýklayacaðým arkadaþlarýmdan da þikayetçiyim. · Öðretmenimin görev yerinin deðiþtirilmesini ve bana kopya çekti iftirasýnda bulunan sýnýf arkadaþlarýmýn sýnýfta kalmasýný talep ediyorum. · Tüm bunlarýn yanýnda tarafýma atýlý iftiralar gerçek dýþý olup; alt ve üst sýnýflarýn sýnýfýmýz içine müdahalesidir. Bu müdahaleyi yapan komþu sýnýf baþkanlarý görevlerinden alýnmalýdýr. O sýnýflara gönderdiðim paketlerde sadece tost, ayran, kola gibi insani yardým maddeleri olup bunlar tamamen insani yardým içindir. Bu paketlerin açýlmak istenmesi yanlýþtýr. Nöbetçi öðrenmen bu tavrýndan dolayý en aðýr þekilde cezalandýrýlmalýdýr.

SORGUN TÜRK EÐÝTÝM SEN

AY: ÞUBAT

Hanbaþý M. Cumhuriyet C. No:98 Tel:5073640327

KÖR BÝR KUYU: UZMAN ÖÐRETMENLÝK      Kariyer basamaklarýnda yükselme ilk duyduðumuzda kulaða çok hoþ gelmiþti. Temelleri çürük bir zeminde hazýrlanan bu çalýþmayla ilk önce doktorluk mesleðinde olduðu gibi belli bir eðitimden ve sýnavlardan geçen öðret-menlerin yükseleceði sanýlmýþtý. Ancak saçma ve girenlerin bile ciddiye almadýðý sýnavda baraj 60 idi. Sýnavý geçmek tek baþýna bir ölçüt olmayan Kariyer Basamaklarýnda Yükselmek için aðzýnýzla kuþ tutmanýz gerekiyordu. Yani her branþ öðretmenliðine belli bir kontenjan verilmiþ katýldýðýnýz kurs ve seminerlerden aldýðýnýz belgeler ve sýnav puanýnýzýn belli bir bölümü hesaplanýp %20'lik kontenjana girebilirseniz yükselebiliyordunuz.                     Sürecin nasýl iþlediðini þöyle bir hatýrlayalým. Öðretmenlik kariyer basamaklarýnda yükselmeye iliþkin deðerlendirme süreci, 27 Kasým 2005 ve 30 Nisan 2006 tarihlerinde yapýlan sýnavlarla baþlamýþ, 24 Kasým'daki yayýmla da, 15 Aralýk 2006'dan geçerli olmak üzere, tamamlanmýþtýr.              Ýlk deðerlendirmelerle bazý öðretmenler Uzman Öðretmen olmuþ, sýnava baþvuramayan veya askerde olanlar ise nasýl olsa iki senede bir sýnav yapýlacaðý için pek önemsememiþlerdi. Fakat ne hikmetse bu sýnav bir daha yapýlamadý. Sekiz senedir bir türlü düzenlenemeyen Kariyer Basamaklarý sürüncemede býrakýlmýþ MEB'in iki ileri bir geri politikalarýndan nasibini almýþtýr.                             Peki, bu zaman zarfýnda bu hakký elde edenler ne kazandý sadece maaþlarýnda belli oranlarda bir artýþ. Bu hakký elde edemeyenler ise avuçlarýný yalayacakken Danýþtay'ýn aldýðý bir kararla 60 barajýný geçenlerin kontenjan engeli olamayacaðýna dair bir karar almýþ ve bu kez bireysel davalar açýlmaya baþlanmýþtýr. Dava açan herkes Uzman Öðretmen oluyor, geçmiþe dönük alacaklarýný alýyor, izlenen hukuki süreç neticesinde mahkeme ve avukatlýk giderleri ile MEB büyük zarara uðruyordu. En sonunda MEB den okullara þöyle bir yazý geldi; tüm sýnavý geçenlere ve sýnavsýz olarak Uzman Öðretmen olabilen Yüksek Lisans yapmýþ öðretmenlerin dava açmamalarý gerektiði tümüne Uzman Öðretmenlik verileceði belirtilmiþti. Öylede oldu. Mahkeme yoluyla hak kazananlarýn Danýþ-tay'dan onaylananlar kurtuldu ancak onay verilmeyenlerin belgeleri iptal edilerek daha önceki aldýðý ödenekler faizi ile istenmeye baþlanacaðý dedikodusu meslektaþlarýmýzý tedirgin etmeye baþladý. MEB öyle bir bataða battý ki kendisi bile bu iþin içinden bir türlü çýkamadý çýkamýyor da. Günü kurtaran politikalarla iþ yapmaya kalkarsanýz her iþi elinize yüzünüze bulaþtýrýrsýnýz. Öðretmenle ilgili kararlar alýrken ne olur birde öðretmene sorun. Emin olun Ankara'daki aðalar beylerden daha iyi sonuçlar ortaya koyacaklardýr. Biz yaptýk oldu felsefesi ile bu iþler ancak bu kadar yürür.

SAYI:2

“HAÞHAÞÝLER” HAÞHAÞÝLER ÝLE HÝZMETÝ AMAÇ BAKIMINDAN BENZETMEK HAKSIZLIKTIR 19/02/2014 tarihinde sendikamýz bi-nasýnda Doç.Dr. Hacý ÇOBAN tarafýndan Haþhaþiler hak-kýnda konferans verilmiþtir. ÇOBAN Hasan Sabbah'ýn hayatý, faaliyetleri, Selçuklular ve Moðollar ile olan mücadeleleri hakkýnda ayrýntýlý bilgi verdi. Doç.Dr. Hacý ÇOBAN konuþmasýnda Hasan Sabbah'ýn soyunun Himyerler e dayandýðýný, babasý hakkýnda ayrýntýlý bilgiler bulunmadýðýný, 1046-1047 yýllarýnda doðduðunun sanýldýðýný belirtti. Hasan Sabbah'ýn düþüncelerinden dolayý Nizam-ül Mülk tarafýndan takibe uðradýðýný ve sýrasýyla Fatýmilere, Rey'e, Diyarbakýr'a ve oradan da Alamut Kalesine gelerek yerleþtiðini, suikast faaliyetlerinin bu kaleden yönetildiðini belirtti. Haþhaþi faaliyetlerinin ilk misyonerlik örneklerinden biri olduðunu belirten Çoban; cemaatin amaç yönünden Haþhaþilere benzetilmesinin haksýzlýk olduðunu belirtti. Konferanstan sonra soru cevap faslýna geçildi. Konferansýmýza dinleyici olarak katýlanlara sendikamýz tarafýndan haþhaþlý pasta ve çörek ikram edildi.


Eðitim Hususu Siyasi Hýrslara Alet Edilemez

OKUMAK ÜZERÝNE Kemal Afþin EKÝNCÝ TES SORGUN TMS

Son zamanlarda gündem olarak ülkemizde birden çok hadise meydana gelmiþtir. Bu hadiseler içerisinde Türkiye genelinde siyasi arenada ortaya çýkan kasetler, ayakkabý kutularý, 'Alo Fatih'ler, komplo teorileri, milyon dolarlar ve üslup bakýmýndan ötekileþtirilen kitlelerin sayýsýnda artýþlar vardý. Bahsi geçen bu konular gündemde sürekli tartýþýldýðý için biz eðitim camiasýnda meydana gelen geliþmelerden bahsedelim. Ýlimizin atamasýndan sorumlu kiþilerin yaptýðý yanlýþlar, usulsüz atamalarý eðitim camiasýnda çalýþan arkadaþlarýmýzý sýkýntýlarýn ve olumsuz düþüncelerin içerisine gark etmiþtir.

K

KONCUK YOZGAT’TA Osman ERBEK EDEBÝYAT ÖÐRETMENÝ

itap okumak konusu herkesin hayýflandýðý bir sorun durumunda maalesef. Ülkemizde okuma oraný düþük bunu saðýr sultan bile biliyor. Peki bunda tüm sorun gençlerimizde mi yoksa ebeveynlerde ve- ya biz öðretmenlerde de sorun var mý? Bu sorun bir anda çözülecek bir sorun deðil biz öncelikle gençlerimize bu alýþkanlýðý kazandýrmalýyýz ki onlar büyüyüp bir anne bir baba olduklarýnda onlarda çocuklarýna kitap okuma alýþkanlýðý kazandýrabilsin. Ebeveynler önem vermiyor diye biz öðretmenler boþ veremeyiz elimizden bir nesil akýp geçiyor. Gençler bizim geleceðimizse biz üzerimize düþen görevi yapmalýyýz. Bunu yapmadýysak kendimizi sorgulamalýyýz. Biz eðitim neferleri de bunu yapmýyorsak kim yapacak?

D

eniz Yýldýz'ý hikayesini okumuþsunuzdur: Yazý yazmak için okyanus sahillere giden bir yazar sabaha karþý kumsalda dans eder gibi hareket yapan birini görür biraz yaklaþýnca, bu kiþinin sahile vuran deniz yýldýzlarýný okyanusa atan genç bir adam olduðunu fark eder. Genç adama yaklaþýr : __Neden deniz yýldýzlarýný okyanusa atýyorsun? Genç adam yanýtlar; __Birazdan güneþ yükselip, sular çekilecek. Onlarý suya atmazsam ölecekler. Yazar sorar; __Kilometrelerce sahil, binlerce deniz yýldýzý var. Ne fark eder ki? Genç adam eðilir yerden bir deniz yýldýzý daha alýr, okyanusa fýrlatýr. _Onun için fark etti ama...

Yönetmelik gereði öncelikle norm fazlasý idarecilerin atanmasý gerekirken, puana dayalý atamalar yapýlmýþ, eðitim çalýþaný arkadaþlarýmýz açýk gösterilen kurumlara müdür veya müdür yardýmcýsý olarak atanmýþtý. Öncelik Norm Fazlasý olan idarecilerimizde olmasý gerekirken bu tarz bir uygulama Ýl Milli Eðitimde bulunan atamadan sorumlu idareciler tarafýndan yapýldý. Bir eðitim çalýþanýnýn durumu yargýya taþýmasý sonucunda atamalarýn iptali kararýný Yozgat Ýdare Mahkemesi verdi. Þimdi Boðazlýyan'dan, Yerköy'den, Çekerek'ten ilçemize evlerini ailelerini getiren, burada ev tutan eðitimcileri geri dönme korkusu sardý. Ayný þekilde ilçemizden farklý iz öðretmenlerde milyonlarca deniz yýldýzýmýzdan ilçelere atanan arkadaþlarýmýzda ayný korkuyu kurtarabildiðimiz kadarýný kurtarmalýyýz yaþadýlar. Ýl Milli Eðitimdeki idareciler bu durumu geçici görevlendirme yaparak yýlsonuna kadar ertelediler. Puana dayalý atamadan sonra Norm Fazlasý olan idarecilerin atamalarý yapýldý. Ancak ayný mahkeme bu deðiþikliðinden atama yapýlarak sýnýf öðretmenleri atandý. konuda da hüküm verince onlarda atandýklarý kurumda Bu nedenle zaten istemeden norm fazlasý durumuna düþen geçici görevlendirme ile çalýþmaya devam ederken öðretmenlerin geçici görevi son buldu. Ve kendilerine “tercih sonlarýnýn ne olacaðýný merak ediyorlar. yapýn yoksa resen atarýz” dendi. Köyleri gösterdiler . Norm fazlasý kalan öðretmenlerin normda kalmasý için Bu arada Akþemsettin Okuluna atanan öðretmenlerimizin sýnýflarý böldüler ve bulunduklarý okullarda kalmalarýný bazýlarý ilçe dýþýndan geldiler. Yarýn haksýzlýða uðrayan diðer saðladýlar. Yeniden bu sýnýflarý birleþtirerek, arkadaþlarýmýz konuyu mahkemeye taþýyacaklar ve öðretmenleri norm fazlasý yaptýlar ve tercih yapmalarýný atananlarýn atamasý yüksek oranda iptal edilecek. Bu istediler. Açýk gösterdikleri okullara tercih yapmazlarsa usulsüz uygulama sonucu yine birileri maðdur olacaklar. resen atayacaklarýný sözlü olarak yine il milli eðitim müdürlüðünde ki atamadan sorumlu idareciler Evet, okurken ne kadar zorlandýðýnýzý biliyorum. Bizde öðretmen arkadaþlarýmýza ifade ettiler. Kimi arkadaþýmýz yazarken zorlandýk. Çünkü balýk baþtan kokar misali adam tercih yaptý. Kimileri tercih yaptý ancak puanlarý gibi atamalar baþtan itibaren kitabýna uygun yapýlsa, yetmediði için atanamadýlar. Sonuçta tercih yapan falancayý kayýrayým, filancayý buraya yerleþtireyim, bu öðretmenler yüksek puanlarla köylere yerleþirken tercih bizden, þu oradan denmeden atamalar yapýlsa bu kadar yapmamasý telkininde bulunanlar ise düþük puanlarla karmaþa ve kargaþa ortaya çýkmaz. Maðdur ortaya merkezde kaldýlar. çýkmayacaðý için de sorun ortaya çýkmaz. Gün geçmiyor ki Milli Eðitim de maðdur olanlarýn sayýsý artmasýn. Ýlçemizde yeni açýlan Akþemsettin Ýlkokuluna yönetmelik gereði atama takvimine bakýlmaksýzýn bu Gündemde MEB kanun tasarýsý var. Dört yýlýný tamamlamýþ okulun il genelinde duyuruya çýkýlarak puan idarecilerin görevine son veriliyor. Ve yeni atama tamamen üstünlüðüne göre atama yapýlmasý gerekiyordu. Okulun Valilere býrakýlýyor. Sözlü mülakat sonucu atamalar bir an önce açýlmasý için –ki hatýrlayýn TOKÝ'de yaþayan yapýlacak. Maksat; var olduðunu ýsrarla iddia edenlerin, vatandaþlar isyan etmiþ Kaymakamlýk önünde protesto sözde “Paralel Yapý”nýn elemanlarýný temizleme isteði… etmiþlerdi- geçici görevlendirme yaparak norm fazlasý Bu durumu tek cümle ile ifade edersek; Eðitim Hususu çýkardýklarý sýnýf öðretmenlerini buraya görevlendirdiler. Siyasi Hýrslara Alet Edilemez. Sendika olarak konuyu sorduðumuzda atamanýn kýsa zamanda yapýlacaðý tarafýmýza Ýl Milli Eðitim Müdürlüðünce bildirildi. Halen atama yapýlmadý. Geçici görevlendirme ile çalýþan arkadaþlarýmýz ise þubat tatili girmeden þoka uðradýlar. Bahsi geçen kuruma Alan

B

YARIN SÜLEYMAN’DAN HAKKIN ALIR KARINCA

Þaban YILDIRIM

TARÝH ÖÐRETMENÝ Günlerden bir gün azametli ve adaletli olarak nam salan cihan padiþahý Sultan Süleyman Han hazretleri sýradan bir insan edasýyla sabah erkenden kalkýp sarayýn bahçesinde dolaþmaya baþlar ,dolaþýrken saraydaki aðaçlarýn yapraklarýnda bir hastalýk olduðu gözüne celbeder. Hemen hastalýðýn sebebine doðru yönelmeye baþlayýnca kýsa süre içersinde nedeni bulur...Karýncalar!!!

22 Ocak 2014 Çarþamba günü Genel Baþkanýmýz Ýsmail KONCUK beyin katýlýmýyla Yozgat Yimpaþ Kültür Merkezinde üyeleriyle tanýma kaynaþma maksadý çerçevesinde þubemiz tarafýndan gece tertiplendi. Geceye ilçe temsilcilikleri ve yönetimleri, MHP Genel Baþkan Yardýmcýsý ve Yozgat Milletvekili Sadir DURMAZ, Konfederasyonumuzun diðer Genel Baþkanlarý, Yozgat MHP Belediye Baþkan Adayý Uður BEKTAÞ ve üyeler katýldý. Gece de konuþma yapan Genel Baþkanýmýz Ýsmail KONCUK eðitim çalýþanlarýnýn sorunlarýna deðinerek bakanlýðýn MEB kanun tasarýsý yaptýðýný, tasarýda eðitim çalýþanlarýnýn özlük haklarýnýn biçileceðini söyledi. Hali hazýrda bulunan tasarýnýn gerçekten de eðitim camiasýný olumsuz etkileyeceði gözlemlenmektedir. Gecenin sonunda eski yöneticilere plaket verildi.

Cihan sultaný Süleyman han kafasýnda çareyi bulur hemen aðaçlarý ilaçlatýp, kireçletmek ister. Tam iki adým atar ki birden duraklar ve düþünür. Acaba karýncalar öldürülürse buna sebep olduðu için kendisine de günah yazýlýr mý? Kafasýndaki bu düþünceyi netleþtirmek isteyen cihan padiþahý þeyhülislam efendinin yolunu tutar. Þeyhülislamý göremeyince masadaki diviti ve kaðýdý alýp þu sözleri yazar. Meyve aðaçlarýný sarýnca karýnca.. Günahý var mýdýr karýncalarý kýrýnca..? Þeyhülislam Ebu Suud efendi odasýna geldiðinde þiiri okuyup meseleyi anladý ve þu mýsrayý altýna yazdý.. Yarýn hakkýn divanýna varýnca.. Süleyman'dan hakkýn alýr karýnca… Bu örnekte de göründüðü üzere cihan devleti ve padiþahý olmanýn ve kanuni diye adlandýrýlmanýn tesadüf olmadýðýna inanmaktayýz. Eski Türk devletlerinde Asya hun devletinden beri kaðan dan öte bir þey vardýr o da eski dille ''TÖRE'' (yazýsýz hukuk kurallarý )… Töreler hakaný deðiþtirebilir. Ama kaðanlar töreyi deðiþteremezlerdi. Kaðanlar belli bir konuda töreyi deðiþtirmek isterlerse kurultayýn onayýndan geçmesi þarttý. Bu kurultayýn temsilcileri de halký temsil eden boy beyleriydi. Yani halk yönetimin bizzat içindeydi... Þimdi soracaksýnýz nasýl diye tabii ki töreyle yani kanunlarla bizzat yönetime yön vermekteydi. Eski Türk devletlerinde adalete çok önem verilmekteydi ve her þeyin üstünde bir güç olarak göze çarpmaktaydý.Türk hakanlarýnýn temel görevi Gök Tanrýnýn adaletini tüm dünyaya tesis edebilmekti.Bu kavram Ýslamiyet'i kabul ettikten sonrada Hz Ömer'in görüþüyle bütünleþerek mülkün (devletin) temeli haline geldi. Zaten bu adaleti tesis etmeyenlerde ya yýkýldýlar ya da tarihin tozlu raflarýna gömülmek zorunda kaldýlar. Biz de tarihe güçlü bir devlet olarak adýmýzý kazýmak istiyorsak. Baþta eðitimciler olmak üzere Adaleti ülkeye koþulsuz þartsýz yaymamýz gerekir. Çünkü koþul oldu mu adalet olmaz. Adalet olmayýnca insanlarýn huzuru kaçar, huzuru kaçan insanlarla da yol alýnmaz…

BAKANLIK MEMURUNU TRAMVAY EÐÝTÝMCÝYE TABANVAY Geçtiðimiz günlerde bakanlýk memurlarýna ulaþýmýn saðlanmasý için servis hakkýnýn verileceði gündeme geldi. Memurlar adýna böyle bir kazaným olmasýna çok sevindim. Gelin görün ki onlar hallerinden hiç memnun deðillermiþ… Bazý memurlar servis hizmetinden rahatsýzmýþ. Sebebi ise önceden ulaþým için verilen kartlarýn kaldýrýlmasýymýþ. Ne fark eder diye sorulduðunda ise ulaþým kartý ile iþe istediðimiz saatte gidip istediðimiz saatte çýkabiliyorduk. Þimdi servis olunca sabah saat 07.00 de yola çýkýp akþam saat 07.00 de evimizde olacaðýz diyorlar. Saatin dýþýnda gidersek yol parasý cebimizden çýkacak. Hem eski sistemde verilen ulaþým kartlarýnýn bir kýsmýný artýrabiliyorduk. Aslýnda haksýz da deðiller...

Ya köylerde bolluk ve bereket içinde yaþayan öðretmenler ne yapsýn(!) Türkiye'nin her yerinde okula ulaþýmýný yapabilmek için türlü cefalar çeken köy öðretmenlerinin suçu ne? Kendi imkânlarýyla okula ulaþmaya çalýþan, yol ücreti kendi cebinden çýkan, ulaþým yüzünden tartýþmalar yaþayan, kendi araçlarýyla kaza yapan, cezalar yiyen ama okula gitmek zorunda olan KÖY ÖÐRETMENÝ NE YAPSIN?

Bülten şubat  
Bülten şubat  

SORGUN TÜRKEĞİTİM-SEN ŞUBAT 2014 BÜLTENİ

Advertisement