Issuu on Google+

YIL:2 / SAYI:3 / ARALIK 20111

C:65 M:0 Y:15 K:0 www.samsunkasiad.org.tr

KARADENİZ SANAYİCİ VE İŞ ADAMLARI DERNEĞİ TURİZM ÖZEL SAYISIDIR

Samsun’un

C:95 M:65 Y:35 K:15

TURİZM DEĞERLERİ

yolun bittiği yerde

keşif başlıyor

ilçeler

HER ZEVKE AYRI BİR

SAMSUN

editörden

Merhaba dostlar; er yönden gelişen ve büyüyen bir kent görünümü kazanan güzide şehrimiz Samsun’un son dönemlerde yatırımların merkezi haline gelmesi, başta biz işadamları olmak üzere bu kente gönül vermiş tüm hemşehrilerimizi gururlandırıyor. KASİAD olarak şehrimizin olumlu anlamda seyreden güzelliklerini yansıttığımız dergimizin bu sayısında Samsun’un turizm potansiyelini masaya yatırdık. Çok yönlü bir araştırma ve analiz gerektiren bu çalışma neticesinde gördük ki, Samsun şehri turizm alanında kabuğunu kırmak üzere. Şehirde varolan turizm olanaklarının yanı sıra bu alanda icra edilen yatırımları bir bütün olarak değerlendirip genel hatlarıyla baktığımızda gerçekten, Samsunluyum diyen herkesi gururlandıran bir tabloyla karşılaşmaktayız. Öyleki çoğunuzun tahmin dahi edemeyeceği geniş bir yelpazede bu tablo ortaya çıkmış durumda. Ülke genelinde halen devam eden istikrar ve güven ortamının ekonomik ve sosyal yansımalarını bu çerçevede, yaşadığımız şehirde görüyor olmanın sevinci bir yana bu sevince dergimiz sayesinde sizleri de ortak ediyor olmak bizler için ayrı bir mutluluk kaynağı oldu. Daha düne kadar yatırım yüzü görmeyen kentimizin bu gün bu seviyeye ulaşması elbette bu şehir için mücadele eden herkesin ortak çabasıyla mümkün oldu. KASİAD olarak, bu güzelliklerin ortaya konmasında emeği geçen, siyesetçisinden bürokratına; işadamından sivil toplum örgütüne şehrin tüm dinamiklerine ayrı ayrı şükranlarımızı sunuyoruz. Eşsiz doğal güzellikleriyle büyüleyen bir coğrafyaya sahip Karadeniz Bölgesinin her alanda ön plana çıkan ili konumundaki Samsun, turizm alanında da bu farkını ortaya koyuyor. Dergimizin elinize ulaşan bu sayısında varolan güzellikleri fazlasıyla görüyor olacaksınız. Amacımız hem bu güzelliklerin farkındalığını ortaya koymak hem de mevcut potansiyelin kamuoyu tarafından değerlendirilmesine olanak sağlamaktır. Türkiye genelindeki mevcut turizm olanaklarının nasıl ve ne şekilde değerlendirildiğine baktığımızda ve bu örnekleri dünya standartlarına uyarladığımızda ortaya çıkan sonucun belirgin özelliklerini Samsun için söylemek pekala mümkün olacaktır. Daha açıklayıcı bir dille ifade etmek gerekirse, bizim için önemli olan sunumu iyi yapabilmek ve bu değerleri ekonomiye kazandırabilmek. Bu noktada yapılabilecek çok şeyin olduğunu düşünüyoruz. Bunun yanı sıra yapılan işlerin de hakkıyla desteklenmesi gerektiği inancındayız. Betonlaşan ve maddeler üzerine inşaa edilen bir dünyada ilerleyen yıllarda ihtiyaç duyulacak en önemli turizm argümanının doğal paylaşımlar olacağını

İSMAİL HAKKI KÖKSAL / EDİTÖR

H

unutmamak gerekir. Bu anlamda Türkiyedeki örnekleri ile kıyaslandığında artı değerlere sahip doğal güzelliklerimizin, biran önce turizme kazandırılması ve akabinde ekonomiye dönüştürülmesi gerekmektedir. Özellikle dış turizmde gelen turist potansiyeli değerlendirildiğinde açıkça görülmektedir ki, doğa harikalarına duyulan ilgi her geçen yıl artmaktadır. Tüm bu unsurların devamında düşünülmesi gereken en önemli gerçek, ekonomik anlamda kalkınma ve refah seviyesindeki yükseliştir. Ulusal ve uluslararası yatırım merkezlerinin Samsun da hayata geçirdiği ve geçireceği tüm yatırımlar, bu çerçevede değerlendirmeye tabi tutulmalıdır. Nitekim başta alışveriş merkezleri ve oteller olmak üzere yatırım zincirlerinin halkalarını oluşturan tüm icraatlar bu gelişmenin bir neticesidir. Kısa vadede Samsun olarak bu gelişimin ve değişimin meyvelerini alıyor olacağız. Sadece yatırım bölgeleri değil şehrin tüm dinamikleri bu pastadan hak ettiği payı alacaktır. Öncelikle Samsun kentine aşık bir birey, sonrasında temsil ettiğim camianın bir ferdi olarak; samimi duygularla ifade etmeye çalıştığım bu düşüncelerin en kısa zamanda hayat bulup, yaşam kalitemizi artırması temennileriyle başta bu çalışmanın ortaya konmasında emek sarfeden arkadaşlarımıza teşekkürlerimi sunmak istiyorum. Geleceğe umutla bakan bir kent ve bu kentin bir parçası olarak tüm Samsun halkına şükranlarımı sunuyorum. Bir daha ki sayımızda buluşma dileğiyle hoşça kalın…

KASİAD Karadeniz Sanayici ve İş Adamları Derneği

3 

Basım Tarihi Aralık 2011

ÖN S Ö Z

İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü

tarih

Samsun Büyükşehir Belediyesi

Sayfa 19

Köklü Bir Tarihin,Büyük Başlangıçların ve Büyük Sonuçların Kenti Samsun Gezginlerin Gözünden Samsun

Samsun’un Turizm Değerleri İlçeler Samsun’a Aşık Olan Bir Şehir Plancısı Turizm Master Planı / Röportaj / Dr.Ümit Özcan

SPOR TURİ Z M İ

Her Zevke Ayrı Bir Samsun Samsun’un Turizm Alternatifleri

EĞİTİ M TURİ Z M İ

Yazışma Adresi KASİAD Kızılırmak Mah.Atatürk Blv.No:69/3 Tekkeköy-Samsun Tel: 0 362 266 47 46 Faks:0 362 266 47 47 email: kasiad@samsunkasiad.org.tr web: www.samsunkasiad.org.tr

Sayfa 16

Samsun’un Eğitim Lokomotifi Röportaj / Ondokuz Mayıs Üniversitesi

70 72 74 77 80 82

Sağlık Kenti Samsun Sağlık Kenti Samsun Derneği

Y A TIRI M L A RI

Baskı Erol Ofset Ltd.Şti Pazar Mah.Necati Efendi Sk.No:43 Samsun Tel: 0 362 431 98 96

T.C Samsun Valiliği

62 67

TURİ Z M

Redakte Çağatay GÖK

Sayfa 12

52 54 59

kültür TURİ Z M İ

Haber İçeriği & Röportaj Umut İNCİ Serkan KOÇ Erhan KOÇAK Grafik Tasarım Recai GÜLTEKİN

Kültür ve Turizm Bakanlığı

TURİ Z M

içindekiler Yayın Kurulu Aykut KARABACAK Taner ÇORUH Adnan SAROĞLU Abdurrahman Hacıkerimoğlu

Sayfa 10

29 36 43 46

KASİAD Yıl: 2 Sayı: 3 C:95 M:65 Y:35 K:15 Yerel Süreli Yayın

Editör İsmail Hakkı KÖKSAL

Gençlik ve Spor Bakanlığı

20 26

C:65 M:0 Y:15 K:0

İmtiyaz Sahibi Karadeniz Sanayici ve İş Adamları Derneği adına Abdurrahman Hacıkerimoğlu

Sayfa 08

84 86

Samsun’da Doğa Sporları Yolun Bittiği Yerde Keşif Başlıyor Offroad Kaç Şehirde Hem Kayak Yapıp Hem de Kürek Çekebilirsiniz? Röportaj/Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü

Başarı’yla Herkes Gurur Duyacak Röportaj / Canik Başarı Üniversitesi

Samsun Artık Yatırımcılar İçin Bir Cazibe Merkezi Amisos Otel Röportaj Lovelet Avm Röportaj Güral Samsun Röportaj My House Otel Röportaj Karadenizin Kültür Başkenti Samsun Samsun’da Kent & Yaşam Fotoğraf Köşesi

20

52

59

80 46 36

84

29

başkan’dan

Abdurrahman HACIKERİMOĞLU KASİAD Yönetim Kurulu Başkanı

Değerli üyelerimiz ve sevgili okurlarımız;

G

eçmişten günümüze tarihi ve doğal güzellikleriyle göz önünde olan; tüm dünya milletlerinin sahip olmak için uğruna savaşlar verdiği Anadolu coğrafyası, bugün bünyesinde barındırdığı bu zenginlikleri ekonomiye kazandırma amlamında, büyük atılımlar ve takibinde önemli yatırımlar yapıyor. Türkiye genelinde yaşanan bu gelişmelere Samsun penceresinden baktığımızda, konuşulması ve tartışılması gereken önemli konular olduğunun gözardı edilmemesi gerektiği düşüncesindeyim. Nitekim bu göstergeler, ekonomik dengeler gözetilerek ele alındığın da görülecektir ki, Samsun şehri, son yıllarda yakaladığı gelişmeye yönelik başarı ivmesini turizm alanında yakalayacağı artı yatırımlarla daha da üst seviyelere çekecektir. Bu anlamda öncelikli olarak bulunduğu ülkede adından söz ettiren sonrasında uluslar arası arenada boy gösterme başarısını gerçekleştiren birçok dünya şehri olduğunu hepimiz bilmekteyiz. Bakış açımızı sığlıktan kurtarıp genişlettiğimizde, bugün hayal olarak görebileceğimiz düşüncelerin gelecekte çok farklı imkanlarla değerlendirilebileceğini unutmamamız gerekir. Tüm bu bilgiler ve değerlendirmeler ışığında, yaşadığımız şehrin özellikleri ve öncelikleri göz önünde bu-

lundurularak, şehrimizin turizmin tüm alanlarında varolması gerçeği azımsanmamalıdır. Türkiye’nin kuzeye bakan penceresi konumundaki Karadeniz Bölgesi ve bu bölgenin kalbi Samsun, son dönemlerde yakaladığı ekonomik ve sosyal artırımları turizme yönelik yatırımlarla süslemelidir. KASİAD olarak bizler, şehrimizin tüm dinamiklerine bu noktada elimizden gelen her türlü desteği verme taahhütünde bulunuyoruz. Kuruluşumuzun felsefesi gereği söyleme ihtiyacı hissettiğim bu taahhüdün de ötesinde acizane öncü görevi üstlenerek, dergimizin bu dönem ki sayısında bu değerlerimizi kamuoyunun dikkatine sunmak istedik. Ortaya çıkan tablo bizleri ziyadesiyle ümitlendirdi diyebilirim. Yılın dört mevsimine hitap eden bir bölgede yaşıyoruz. Sadece elimizdeki mevcut imkanları hakkıyla değerlendirdiğimizde kısa, orta ve uzun vadede şehir olarak çok şeyler kazanacığımızı şimdiden görmekteyim. Bu inancı azme dönüştürdüğümüzde kapılar kendiliğinden açılacaktır. Dilek ve temennilerden öte gerçekleri görerek hareket ediyoruz. İstiyoruz ki, bugün Samsun adına dile getirdiğimiz turizm konusu akademisyeninden bürokratına, yerel yöneticilerinden işadamlarına kadar geniş bir yelpazede gündemde tutulsun. Başarmak için hazır olmak gerekir…

KASİAD Karadeniz Sanayici ve İş Adamları Derneği

7 

önsöz

ye n i

gençlik ve spor bakanlığı

d ö n em

ç ağda

Değerli işadamları;

T

ürkiye, 2010 yılında turizm açısından çok olumlu gelişmeler yaşadı. İstatistikler Türkiye’yi geçen yıl 28 milyon 600 binden fazla insanın ziyaret ettiğini gösteriyor. Dünya turizminde genel bir durgunluk, ülke ekonomilerinde kriz rüzgârları eserken Türkiye’nin elde ettiği başarılar içerde ve dışarda herkesin takdirine şayandır. 2011’in ilk 7 aylık verilerine göre ülkemize gelen turist sayısı bir önceki yılın aynı dönemine oranla yüzde 10,64 artmış ve yaklaşık 18 milyon rakamına ulaşmıştır. Turizmimizdeki bu artış, istikrarlı büyümenin faydasını göstermektedir. Turizmde yaşanan bu gelişmelere paralellikte ekonomimiz de 2011 yılının ilk çeyreğinde yüzde 11, ikinci çeyreğinde ise yüzde 8.8 büyüdü. Türkiye bu büyüme oranıyla Çin’den sonra dünyanın en hızlı büyüyen ikinci ekonomisi oldu. Küresel mali kriz sebebiyle bir çok ülke iflasın eşiğine gelirken, AK Parti iktidarı olarak 2010 yılında da 8.9 büyümeyi gerçekleştirdik. İhracatımız son 5 yılda 4 kat artarak 127 milyar dolarak yükseldi. 27 AB üyesi ülkenin borç stoku ortalaması 80.0 iken, Türkiye’nin borç stoku 42.2 düzeyinde. Yani borç stokunda AB ülkeleri içinde en iyi durumdayız. Bu yüzden İspanya’nın ve Yunanistan’ın yapamadığı Akdeniz Oyunlarına da 2020 Olimpiyatlarına da talip olduk.

Türkiye, 2002 yılından bu yana 25 farklı ilde 672 spor organizasyonu düzenledi.Bunlardan 214’ü büyük organizasyonlardı. Formula 1, Dünya Ralli Şampiyonası, Dünya Üniversitelerarası Kış ve Yaz Oyunları (UNIVERSIADE), UEFA Kupası Finali, FIBA Dünya Basketbol Şampiyonası, Avrupa Gençlik Oyunları (EYOF), Dünya Plaj Voleybolu Şampiyonası ve Dünya Güreş Şampiyonası. Bütün bu organizasyonlarından da yüzümüzün akıyla çıktık. Ve teniste dünyanın en kaliteli turnuvalarından WTA Championships de ülkemizde yapıldı. 2012 yılında Türkiye, 12 büyük spor organizasyonunu daha yapacak. Dünya Yüzme Şampiyonası, Dünya Golf Şampiyonası ve Salon Atletizm Şampiyonalarına da Anadolu toprakları ev sahipliği yapacak. 2013 yılında da Mersin’de Akdeniz Oyunlarına bir kez daha ev sahipliği yapacağız. 2012 - 2013 yıllarında WTA Championships Türkiye’de yapılmaya devam edecek. Spor organizasyonlarındaki başarılarımızla uluslararası federasyonların en fazla takdir ettiği ülke olduk. Türkiye olarak, İstanbul olarak bu özgüvenle 2020 Olimpiyat ve Paralimpik Oyunları’na aday olduk.

8 

KASİAD Karadeniz Sanayici ve İş Adamları Derneği

Üç kıtanın kesişim noktasındaki coğrafi konumuyla medeniyetlerarası köprü niteliğindeki İstanbul, 2020 Olimpiyatlarından da yüzünün akıyla çıkabilecek güçtedir. 2020 Olimpiyatlarının Türkiye’de yapılması halinde medeniyetler arası çatışma, kültürler arası ayrışma tezlerine, barış ve kardeşliğin diliyle anlamlı bir yanıt verileceğine inanıyorum. Olimpiyatların hangi şehirde yapılması gerektiğine karar verecek olan IOC üyelerini 2020 olimpiyatları ile ilgili kararlarını verirken, objektif ve önyargılardan uzak olmaya davet ediyor ve bekliyoruz. Çünkü alınacak bu karar sadece sportif bir organizasyonun hangi ülkede yapılacağına dair bir karar olmayacaktır. 2020 Olimpiyatlarının Türkiye’de yapılması halinde, 1894 yılından beri gerçekleştirilen olimpiyatlar ilk kez halkının çoğunluğu Müslüman olan ve yüzyıllarca farklı inanç kimliklerini hoşgörü ile bir arada yaşatan bir ülkede yapılmış olacaktır. Avrupa Spor Başkenti olmaya hak eden İstanbul, son 10 yılda dünya standartlarının da üzerinde spor tesislerine kavuştu. Bunlara her yıl yenileri ekleniyor ve eklenecek. 106 ülkeden toplam 858 sporcu katıldığı tarihin en geniş katılımlı güreş organizasyonu olan 2011 Dünya Büyükler Güreş Şampiyonası’na ev sahipliği yapan Sinan Erdem Spor Kompleksi, aynı zamanda WTA Championships’e de ev sahipliği yaptı. Bu kompleks gibi, Türk Telekom Arena gibi uluslararası standartlarda tesislerimize her geçen gün yenisi ekleyeceğiz. Erzurum’da, Trabzon’da, Mersin’de de uluslararası standartlarda tesisler yapıldı. Erzurum kış sporları merkezine dönüşmüş durumda. Türkiye, artık Kış Olimpiyatları’nı yapacak kapasitede bir alt yapıya sahip. Bunun turizme de büyük katkısı olacağına inanıyoruz. Buralara kolay gelmedik. Bütün bu başarılar ekonomisi sağlam, diplomasisi dirayetli, küresel krizde sarsılmayan yeni dönem Türkiye’sinin eserleri. Sağlam ekonomimize ilaveten yurtdışı müteahhitlik hizmetlerimizin toplam maliyeti 14 milyar dolara çıktı. Bu alanda da Çin’den sonra en iyi durumdayız. Ekonomide ve müteahhitlik hizmetlerindeki başarımızla olimpiyatların çok rahatlıkla üstesinden gelebiliriz.

önsöz

ağda ş

gençlik ve spor bakanlığı

t ü rkiye ’ si

KASİAD Karadeniz Sanayici ve İş Adamları Derneği

9 

önsöz

Kültür ve Turizm Bakanlığı kongre, kültür, yat, golf, gençlik ve şehir turizmi gibi turizm çeşitliliği unsurları bu sürece ciddi anlamda katkı sağladı.

DÜNYANIN EN HIZLI GELİŞEN SEKTÖRÜ TURİZM

Gerçekleştirdiğimiz tanıtım ve pazarlama faaliyetlerinin yanı sıra, İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti, 2010 Dünya Basketbol Turnuvası, 2010 ASTA Genel Kurulu ve 2011 Erzurum Üniversitelerarası Kış Olimpiyatı gibi önemli organizasyonlara ev sahipliği yapmış olmamızın da ülkemiz turizmine olumlu getirileri oldu. Türkiye başarılı geçen bir sezonun ardından 2011 turizm yılına da oldukça iyi bir giriş yaptı. 2011 yılı Temmuz ayı rakamlarına göre Türkiye’nin ziyaretçi sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 10,64 artarak yaklaşık 18 milyona ulaştı. Bu veriler, 2011 yılı hedeflerinin rahatlıkla yakalanacağını teyit etmektedir. Turizmdeki bu iyi gidiş, ülkemizin istikrarlı büyümesinin devam ettiğinin ve önümüzdeki yıllarda da edeceğinin göstergesidir. Türkiye’nin köklü bir gelenekten gelen ama aynı zamanda çağdaş yönelişleri olan bir ülke olduğunu anlatmamız gerektiğini göreve geldiğimde işaret etmiştim. Tarihi çok köklü bir ülke olmakla birlikte, aynı zamanda dünyadaki gelişmelerin de farkında olan çağdaş bir ülkeyiz. Efes, Ani, Sümela, Sultanahmet, Mevlana, Harran, Kapadokya, Likya, Frigya, Karya, Divriği gibi kültür ve turizm merkezlerine sahibiz. Ülkemiz tüm bu tarihinin üzerinde yepyeni bir devlet olarak durmaktadır. Bütün bu tarihin farkına varıp, bunu dünyaya tanıtmamız gerekir. Bakanlık olarak, bu bilinçle, katıldığımız tüm fuar ve reklamlar ile halkla ilişkiler faaliyetlerinde bu unsurları daha fazla ön plana çıkarmaya başladık. Öte yandan, tanıtım çalışmalarımızda, dünya genelinde önemli pazarlarımızda profesyonel araştırma şirketlerine yaptırdığımız pazar araştırmalarının sonuçlarını değerlendirerek; hedef pazarlarımızın beklenti ve ihtiyaçlarını göz ardı etmeden global bir yaklaşımla hareket ediyoruz. Türkiye’nin rakip ülkelerden farklılığını ve ürün üstünlüğünü vurgulayan, kültür-şehir, tarih, deniz, kum, güneş dışında; termal, kongre, inanç, gençlik, yatçılık, golf, kış sporları, mutfak, sanat aktiviteleri gibi alanlarda da marka oluşturacak bir çekim noktası olduğunun altını çizen ve Türk insanının konukseverliğini vurgulayan bir strateji ile hareket ediyoruz.

ERTUĞRUL GÜNAY / KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI

D

ünyanın en hızlı gelişen sektörlerinden biri olan turizm, ülke ekonomisine yaptığı katkının yanı sıra kültürlerin birbirini tanımasında, kaynaşmasında ve evrensel anlamda barışın sağlanmasında önemli bir araçtır. Bakanlığımız da Türkiye’yi dünya çapında bir turizm markası yapmak amacıyla doğaya, tarihe ve bütünüyle çevreye duyarlı bir anlayışla sürdürülebilir ve rekabetçi bir turizm politikası uygulamaktadır. Yürütülen turizm politikalarının ve isabetli kararların olumlu sonuçlarını aldık ve almaya da devam ediyoruz. 2010 yılı Türk turizmi açısından olumlu gelişmelerin yaşandığı bir yıl oldu. Dünyada genel bir durgunluk ve düşüş eğilimi varken, ülkemize olan talepte artış görüldü ve Türkiye’yi geçen yıl 28 milyon 600 bin rakamının üzerinde kişi ziyaret etti. Türkiye’nin markalaşması, turizm sektörümüzdeki fiyat-kalite dengesi, döviz paritesi, Türkiye’nin genişleyen pazar yelpazesi, her kesimden gelir grubuna yönelik ürün potansiyeli, kış, sağlık, termal,

10 

KASİAD Karadeniz Sanayici ve İş Adamları Derneği

Tanıtım kampanyamızdaki görsellerde Türkiye’nin farklılığını vurgulayan öğelere yer vererek özgün değerlerimizi ön plana çıkartarak, insan unsurunun etkin kullanımını sağladık. Hepimizin bildiği gibi ülke tanıtımında yalnızca reklam kampanyaları yeterli olmamaktadır. Reklam kampanyalarımızı halkla ilişkiler faaliyetleri, özel organizasyonlar, sektörle işbirliği halinde yürüttüğümüz pazarlama faaliyetleri ile desteklemekteyiz. Türkiye’nin deniz kıyıları ve kumsalları ötesinde başka güzellikleri de vardır. Bakanlık olarak bunları mümkün olduğu kadar dünyaya sunmaya çalışıyoruz. Tanıtım çalışmalarımızda destinasyon ve ürün odaklı stratejiler izliyoruz. Genel olarak Türkiye’nin tanıtımı ile birlikte Antalya, İzmir, İstanbul ve Kapadokya ve Karadeniz gibi destinasyonlarımızın tanıtımına yönelik çalışmalar yürütüyoruz. Bununla birlikte sağlık, termal, kış, gastronomi, alışveriş gibi turizmi çeşitlerinin geliştirilmesi için özel projeler ve tanıtım çalışmaları yapıyoruz. Bu kapsamda, dünyanın farklı bölgelerinden gelen misafirleri ağırlayabilecek bir potansiyele sahip Doğu Karadeniz’de, yayla güzergahlarını doğasını, tahrip etmeden, rahat konaklanabilir biçimde ıslah ederek yeni bir destinasyon olarak oluşturmaya çalışıyoruz. Yürütülen projeler ve tanıtım kampanyalarıyla birlikte, önümüzdeki yıllarda Karadeniz’in kültür ve turizm alanındaki cazibesinin daha

önsöz

da arttığına şahit olacağız. Örneğin, Ege ve Akdeniz’deki gibi Mavi Tur gibi Karadeniz’de Yeşil Turların başlayabileceğini düşünüyorum. Türkiye’ye gelenlerin çoğu, sıcak iklime, Akdeniz’e geliyor ancak son dönemde yeşil turizm de önem kazandı. Dünya turizminde, sadece kuzey ülkeleri değil, Ortadoğu ülkelerinden gelenler de sıcak deniz kenarı değil, yeşil doğa, yayla aramaya başladılar.

Kültür ve Turizm Bakanlığı

Bakanlık olarak bu gelişmelere paralel olarak, Karadeniz Bölgesi’nde turizmle ilgili bir mastır planı yapmaktayız. Yaylalarımızı, sahile inmek zorunda kalmadan nasıl birbirine bağlarız, tabiatı bozmadan, doğayı bozmadan yeşili tahrip etmeden nasıl bir yayla güzergahı oluştururuz diye düşünüyoruz. Bu konuda çeşitli ön çalışmalar yaptık. Sadece Antalya’ya, Mısır’a gelen turist kadar, 9 milyon turist geliyor. Antalya’ya 15 sene önce 1 milyon kişi geliyordu. Şimdi inşallah Karadeniz’i de bu seviyeye getirmeye çalışacağız.

mekteyiz. 2023 yılı stratejik planımızda da tüm bu çalışmalar için yol haritasını belirlemiş durumdayız. Türkiye coğrafi konumu ve tarihi geçmişi nedeniyle hem batı hem de doğu kültürüyle harmanlanmış, her iki kültürün unsurlarını içinde barındıran bir ülkedir. Ülkemizin diğer ülkelerle kıyaslanmayacak düzeyde kültür zenginlikleri vardır. Bakanlık olarak biz de, tarih öncesi çağdan bugüne kadar hangi dinin, hangi inancın, hangi kültürün ayak izleri olduğuna bakmaksızın Anadolu topraklarında ne varsa, hepsini insanlığın ortak ayak izleri ve zenginlikleri sayarak sahiplenmeye ve dünyaya tanıtmaya çalışıyoruz. 2023 yılı hedefimiz ülkemizin dünya turizminde ilk 5 ülke arasında yer almasıdır.

Bakanlık olarak ülkemizin sahip olduğu zenginliklere olan ilginin daha da artırılması ve ülkemizde turizmin 12 aya ve ülke geneline yayılması için altyapı ve tanıtım çalışmalarını kararlılıkla sürdür-

Bu düşüncelerle, derginizin değerli okuyucularına en içten sevgi ve saygılarımı sunuyorum. KASİAD Karadeniz Sanayici ve İş Adamları Derneği

11 

önsöz

t.c.samsun valiliği

‘‘Samsun, Türk Milleti’nin tarih sahnesinde sonsuza kadar var olacak, yeniden dirilişin adı ve simgesidir’’ Karadeniz’de İstanbul Artvin arasındaki tek Büyükşehir olan Samsun, sadece kendi büyüklüğüyle değil, bölgesini ve çevresini etkileyen, yönlendiren ve belirleyen bir kent konumuyla da bugün açık ara karşımızdadır. Öte yandan Samsun gerçekten çok güzel bir şehirdir. Mavi ve yeşilin kucaklaştığı, kentin sahil ve denizle yaklaşık kırk kilometre boyunca uzandığı ve her yerinden denize girilebildiği, sosyal altyapısı, üniversitesi, düzenleme alanları ve tarihe tanıklık etmiş Bandırma Vapuru ve Gazi Müzesi gibi kültür varlıkları, Karadeniz’in tek kayak ve kış turizmi merkezi iddiasını taşıyan Ladik Akdağ tesisleri, Havza Termal Turizm Merkezi, Bafra Kuş Cenneti gibi turizm altyapısı ile görülesi ve gelinesi bir kenttir Samsun. Karadeniz Bölgesinin konumu itibariyle en önemli illerinden biri olan Samsun’un kültürel ve turizm yönünden de çok önemli bir yere sahiptir. Samsun; Sağlık, Kültür, Kış / Kayak, Delta, Tarih ve Doğal Turizm zenginlikleriyle hızla gelişen Turizm Merkezi olma yolundadır. Samsun Valiliği, bir bütün olarak kentin markalaştırma sürecini yönetmek, sosyal ekonomik ve kültürel gelişmeyi rekabet edilebilirlik ve sürdürülebilirlik boyutlarında sağlamak üzere; Kamu, Sivil, Özel ve Sosyal tüm kesimlerle birlikte; “Samsun Marka Yolculuğu” Projesi’ni başlatmıştır. Proje yalın ve sığ bir süreçten bağımsız olarak kentin eş zamanlı gelişme ve kalkınmasını amaçlayan tüm kesimlerle birlikte; “Samsun Marka Yolculuğu” Projesi’ni başlatmıştır. Proje yalın ve sığ bir süreçten bağımsız olarak kentin eş zamanlı gelişme ve kalkınmasını amaçlayan tüm bileşenleri bir bütün olarak içermekte ve yönlendirmektedir.

HÜSEYİN AKSOY / SAMSUN VALİSİ

S

amsun Türkiye Cumhuriyeti’nin kurtuluş tarihinde bir ilk adım kentidir. Kurtuluş savaşımızın simge kentidir. Atatürk’ün doğum günüm dediği 19 Mayıs tarihiyle her Türk’ün zihninde simgeleşmiş bir kenttir. Samsun, Cumhuriyet ile birlikte hızlı ve sürekli bir büyüme ivmesine kavuşmuştur. Çok açık bir şekilde bölgesinin her açıdan belirleyici, yönlendirici merkez kenti olmuştur.

12 

KASİAD Karadeniz Sanayici ve İş Adamları Derneği

Kentimizi bölgesel ve uluslar arası alanda sosyal ve ekonomik açıdan yıldızlaştırmayı hedefleyen Samsun Şehrinin Marka Yolculuğu Projesi’ne destek veren katkı sağlayan sivil toplum kuruluşlarının ve kamu kurumlarının yöneticileri Samsun’u, doğal, kültürel ve tarihi zenginlikleriyle markalaştırarak, Karadeniz Bölgesi’nin ve ülkemizin önemli bir turizm merkezi haline getirilmesine önemli katkıları olmuştur. Bu bağlamda Dünya barışına, kültürler arası iletişime ve ülke ekonomisine katkıda bulunan turizmin ilimizdeki rekabet gücünün artırılması ve ilimizin öncü sektörlerinden biri haline getirilmesi amacıyla Turizm Master Planı hazırlık sürecini başlatılmıştır olup çalışmalar devam etmektedir.

önsöz

t.c.samsun valiliği

Bir kentin sivil ve sosyal kesimin bir arada olduğu ilk defa böylesi bir işbirliğinin geliştirildiği çalışma ile Samsun’da yıllardır gündemde olan Fuar ve Kongre Merkezi yapımı için Valilik, Büyükşehir Belediyesi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ), Ticaret ve Sanayi Odası, Ticaret Borsası ortak protokol imzalamıştır. Bu kapsamda inşaat süreci başlamış, olup finansman desteği için Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı Güdümlü Proje başlığında olumlu bulunmuştur. Çalışmalar devam etmektedir. Lâdik Akdağ Kayak Merkezi, Orta Karadeniz Bölgesinin tek kayak merkezi olup Turizm Merkezi ilan edilmiştir. Yol projesi, elektrik ve diğer altyapı hizmetleri tamamlanmış, Türkiye Kayak Federasyonu ile protokol yapılarak İl Özel İdaresi bütçesiyle telesiyej yapımına başlanmış ve Kasım 2009 itibari ile bitirilerek Kayak yapılmaya uygun hale getirilmiştir. Pist uzunluğu 1400 m, Telesiyej uzunluğu 1.360 m’dir. 1500-1770 rakım aralığında kayak yapılmaktadır. Kar verimliliği; Kasım-Mart ayları arasında ortalama 1 metre yüksekliğe ulaşmaktadır. Samsun turizminde sağlık kaynağı kaplıcaların ayrı bir önemi vardır. 25 Mayıs-13 Haziran 1919 tarihleri arasında Atatürk’ün milli mücadele çalışmalarını yürüttüğü Havza kaplıcalarıyla ünlüdür. Atatürk’ün o dönem kaldığı odası, eşyalarıyla muhafaza edilerek sergilenen Havza Atatürk Evi restorasyonu yapılarak ziyaretçilere açıktır. Atatürk’ün havza ziyaretinde bu kaplıcalardan faydalandığı ve havza kaplıcalarında “şifayab oldum” dediği ilçede şifalı sularda dinlenebilir, buradaki otel ve pansiyonlarda konaklama imkânı bulabilirsiniz. Havza İlçesinde, Turizm Bakanlığı tarafından 19.04.1989 tarihinde Kaplıcalar Bölgesi İmaret Mahallesi, 19.01.1998 tarihinde de Kılavuz Ormanı Bölgesi “25 Mayıs Termal Turizm Merkezi” olarak ilan edilmiştir. Termal Turizm Merkezinin tamamı, 67 nolu ve 554040 m² yüzölçümlü hazine (orman vasfında) parselinin içinde kalmaktadır, alanın ihalesi yapılmış olup yatırımcılara tahsisi yapılacaktır. Lâdik ilçesine 10 km. uzaklıkta bulunan Hamamayağı kaplıcasıysa radyoaktif özellikleri nedeniyle gençlik suyu adıyla anılmakta olup suyu 37-38 derece civarındadır. Banyo ve içme kürleri için elverişlidir. İlçenin en önemli turizm alanı olan Hamamayağı kaplıcası suyu, piknik alanları ve dinlenme tesisleriyle güzide bir mekândır. Kaplıcanın suyu içerdiği mineraller bakımından dünyanın ünlü kaplıcaları arasında yer almaktadır. 26 Temmuz 2010 tarih ve 27653 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Bakanlar Kurulu kararı ile Ayvacık Kültür ve Turizm Koruma ve Geliştirme Bölgesi ilan edilmiş olup, Baraj gölü kıyısında bulunan koylar ve baraj gölü içindeki adanın konumu ve biçimi değerlendirilmeye değer birer turizm alanıdır. Vezirköprü Kunduz Ormanları 26.04.2011 tarihli ve 2011/1796 sayılı bakanlar kurulu kararı ile 05.06.2011 tarih ve 27955 sayılı resmi gazetede yürürlüğe girerek Turizm Alanı ilan edilmiştir. Kültürel zenginliği, Kunduz Ormanları, Altınkaya Barajı ve Şahinkaya Kanyonu ve Osmanlı’dan kalan tarihi mekânlarıyla dikkatleri üzerine çeken Vezirköprü önemli turizm merkezimizdir. Ayrıca dağcılık sporu, doğa yürüyüşü ve bisiklet turları ile alternatif turizm imkânı sağlıyor. Bafra-Kolay Turizm Alanı Turizm alanı ilan edilmesi için 09.02.2010 tarih 375 sayılı yazıyla Kültür ve Turizm Bakanlığına talepte bulunulmuş olup 26.04.2011 tarihli ve 2011/1796 sayılı bakanlar kurulu kararı ile 05.06.2011 tarih ve 27955 sayılı resmi gazetede yürürlüğe girerek Turizm Alanı ilan edilmiştir. KASİAD Karadeniz Sanayici ve İş Adamları Derneği

13 

önsöz

Kızılırmak Deltası Kuş Cenneti Projesi Türkiye’de bulunan 420 kuş türünden, Deltada bu güne kadar 341 kuş türü saptanmıştır. Tüm dünyada nesli tehlike altında olan 24 kuş türünden, 15 adedi deltada tespit edilmiştir. Delta hakkında bilgi edinmeye yönelik yapılan Ziyaretçi Merkezi binasında Görüntü İzleme Merkezi, Sergi Salonu, bölgeye has ürünlerin tanıtıldığı satış reyonu gibi alanlar yapılmıştır. Görüntü izleme merkezinde deltanın farklı yerlerine yerleştirilen dört adet kamera ile alınan görüntüler ziyaretçiler tarafından izlenebilmektedir Uluslararası RAMSAR Sözleşmesi’ne göre korunan, Ekolojik denge ve kuş cenneti varlığı olarak ülkemizin ve dünyamızın sayılı zengin ve değerli yerlerinden biri olan Kızılırmak Deltasının UNESCO Dünya Mirası listesine alınması için Kızılırmak Deltası Kuş Cenneti Projesi Valiliğimizin öncülük ve katkılarıyla hayata geçirilmiştir. Bu kapsamda Samsun İl Özel İdaresi olarak hazırlamış olduğumuz UNESCO dosyası Kültür ve Turizm Bakanlığa gönderilmiş olup değerlendirilme aşamasındadır. Alaçam’da Türkiye’nin ilk mübadele müzesi olacak olan Alaçam “Mübadele Müzesi” İl Özel İdaresi tarafından restore edildi. Mübadele kültürünün yoğun olarak yaşandığı Alaçam’da İl Özel İdaresi tarafından restore edilen ve mülkiyeti İl Özel İdare’ye ait olan tarihi yapı Mübadele Müzesi olarak tamamlanmış ve ziyarete açılmıştır. Bafra Arkeoloji ve Etnografya Müzesi İl Özel İdaresi tarafından ödeneği çıkartılan ve Kültür ve Turizm Bakanlığına tahsisli Arkeoloji ve Etnografya Müzesinin teşhir ve tanzim çalışmaları tamamlanarak açılışa hazır hale getirilmiştir.Müzede; Bafra ve yakın çevresinden çıkan arkeolojik eserler, İkiztepe kazı malzemeleri ve Samsun merkezden çıkarılan arkeolojik eserler sergilenmektedir. Ayrıca Müzede sergilenmek üzere hibe edilen çok sayıda etnografik eser, 7303 gümüş sikkeden oluşan define ve bir adet koleksiyon sergilenmektedir. Samsun’un amblemi haline gelen Atatürk Anıtı, adeta 19 Mayıs 1919’un o efsanevi gücünü yansıtmaktadır. Şaha kalkmış atının üzerinde Mustafa Kemal, bizlere adeta Milli Mücadele’nin gururunu anlatmaktadır. Büyük Önder’in 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıktığı Kurtuluş İskelesi tarihi geçmişine uygun bir şekilde temalı olarak Büyükşehir Belediyesi’nce düzenlenmiştir. Milli Mücadele’nin temelinin atıldığı günlerin sessiz şahidi Bandırma vapuru, Doğu Park’a demirlenmiş bir müze olarak Cumhuriyet’in ziyaretçilerine anlatmaktadır. 1981 yılında açılan ve Samsun’un köklü tarihine ışık tutan Samsun Arkeoloji ve Etnografya Müzesinde Samsun bölgesinde bulunan ve arkeolojik kazılar neticesinde elde edilen tarihi eserler sergilenmektedir. Ayrıca sivil mimari örneklerden taşhan bedestan eski belediye binası da görülmeye değer tarihi ve kültürel değerlerdendir. Tüm bunların yanısıra Çarşamba ilçesi çay mahallesi Göğceli Mezarlığı içinde yer alan Göğceli Camii Anadolu ahşap mimarisinin en güzel örneklerinden birisidir. Tek katlı yapının duvarları üst üste yı��ma tekniği ile birleştirilmiş tek parça kalaslardan oluşmaktadır. 800 yıllık ahşap Göğceli Camii bugünde ibadete açıktır. Bu kapsamda Samsun İlinin marka çalışmaları kapsamında kültü-

14 

KASİAD Karadeniz Sanayici ve İş Adamları Derneği

t.c.samsun valiliği rel ve sanatsal yapıları tanıtmak amacıyla; Samsun Ahşap camileri belgeseli ihale edilmiş tamamlanma aşamasındadır. M.Ö. 5000 yıllarından beri kullanılagelmiş Bafra İkiztepe ve bugün bile surlarını, galerilerini, merdivenlerini görebileceğimiz 3000 yıl öncesinden gelen Kızılırmak vadisindeki Asarkale; Paflagonlara ait kaya mezarları, Amazonların yaptığı ileri sürülen Salıpazarı ilçemizdeki Garpu kalesi görülmeye değer tarihsel zenginliklerdir. Antik Amisos kenti bu günkü Cedit mahallesinin bulunduğu bölgededir. Burada yapılan kazılarda Antik, Klasik, Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerine ait eserler gün ışığına çıkarıldı. Amisos mezarlarından çıkartılan ve insanı hayrete düşüren bir incelikle yapılmış, başta altın taç olmak üzere pek çok takıya değer biçilememektedir. İpek Yolunda Bir Durak Çakallı Han Projesi: TR–83 Bölgesinde ekonomik ve kültürel kalkınma potansiyellerini harekete geçirerek turizme yönelik kentsel altyapının ve yaşam koşullarının iyileştirilmesine katkı sağlamak amacıyla hazırlanan bir proje Orta Karedeniz Kalkınma Ajansının Küçük Ölçekli Altyapı Mali Destek Programı kapsamında hibe almaya hak kazanmıştır. Bu projeyle Samsun’un Kavak ilçesinde bulunan Çakallı Han aslına uygun olarak restore edilecektir. Böylece bu bölgenin turistlerin uğrak yeri halinde getirilmesi hedeflenmektedir. Projemizin ihalesi yapılmış olup çalışmalar devam etmektedir. Turist Bilgi Sistemi Projesi: Karadeniz’de TR83 bölgesinde; turizm çeşitliliğini, ulaşım olanaklarını, doğası, havası ve denizi ile her türlü turizm potansiyelini teknolojiyi kullanarak en modern, en kolay şekilde geniş kitlelere sunulması imkânının yaratılması ve Coğrafi Bilgi Sistemlerine (CBS) dayanan teknoloji ile turizm tanıtım ile ilgili turizm altyapısının geliştirilmesine esas bilgi altyapısının oluşturulması amacıyla Orta Karadeniz Kalkınma Ajansına sunulan projemiz hibe almaya hak kazanmış olup çalışmalar devam etmektedir. Doğa Evleri Projesi: Doğa turizmi bakımından Trabzon uzun gölün yaklaşık 10 katı büyüklüğünde olan Saklı Cennet Ayvacık İlçemiz her yönü ile turist çekebilecek özelliğe sahiptir. Bu Kapsamda Ayvacık ilçemizde tesisleşmeye yönelik alt yapı oluşturarak turizmin geliştirilmesi amacıyla Orta Karadeniz Kalkınma Ajansına projemiz sunularak hibe almaya hak kazanmıştır. Projenin uygulanacağı alanının imar planının Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan onayı gelmiş olup imar çalışmaları devam etmektedir. İlimizin 17 ilçesinde Turizm Çalıştayları düzenlenerek ilçelerimizin turizm potansiyelinin tespiti, mevcut sorunlar ve çözüm stratejilerinin geliştirilmesi bu stratejiler için hangi yol haritalarının izlenmesi gerektiği karara bağlanmaktadır. Samsundaki yamaç paraşütünü geliştirmek amacıyla ilimizdeki hakim tepelerde atlayış noktaları tespit edilmektedir bu kapsamda tüm ilçelerimizde yamaç paraşütü eğitimleri düzenlenecek olup yamaç paraşütçülerinin sayısını arttırarak ilimizi yamaç paraşütü merkezi haline getireceğiz. İl Özel İdaresi Kültür ve Sanat Galerisi 1950 yıllarında hapishane olarak kullanılan eski Vilayet Konağı’nın (Şimdi Bölge İdare Mahkemesi) zemin katı Samsun’da kültürel ve sanatsal etkinliklerde kullanılmak amacıyla Sanat Galerisi olarak düzenlendi. Samsun İl Özel İdaresi İmar İnşaat Daire Başkanlığınca, ulusal Kurtuluş Mücadelemizin 90. yılı anısına Samsun’un kültür turizmini ve tarihi dokusunu ön plana çıkararak, gelecek nesillere aktarmak amacıyla“ Samsun Taşınma Kültür Varlıkları Envanteri” çıkarıldı.

önsöz 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri çerçevesinde “90. Yıla Armağan 55 Nokta Kuzey/Samsun Sanat Atlası” isimli belgesel kitabı hazırlatılmıştır. İl Özel İdaresi’nin, Bafra’nın Akalan Köyü mevkiinde bulunan Akalan Şelaleleri‘ni turizme kazandırmak amacıyla başlattığı proje çalışmaları devam etmektedir.

t.c.samsun valiliği Bu doğrultuda Samsun, geçmişten aldığı enerji ve birikimleriyle bu günü en doğru ve reel değerlerle anlayıp kavramakta ve sahip olduklarına yeni imkânlar da ekleyerek yakın ve uzun geleceği bu birikimlere göre kurgulamaktadır. Ulu önderin milli mücadeleyi başlattığı ve kurtuluşun ilk adımlarını attığı şehir olma gurur ve sorumluluğuyla ülkemizin kalkınma hamlelerinde öncü bir kent olma görev ve heyecanını yaşamakta ve bu yolda yoğun bir gayretle çalışmaktayız.

İl özel İdaresince doğa turizmine kazandırılması planlanan Kabaceviz Şelaleleri proje çalışmaları başlatılmıştır. Samsun’a 32 km uzaklıkta bulunan Çarşamba ilçesi Kabaceviz Şelaleleri bölgenin görülmeye değer turizm alanlarından biri olarak gösteriliyor. Kabaceviz Şelalaleri gerekli altyapı çalışmaları yapıldıktan sonra dağcılık ve doğa sporları ile uğraşan çok sayıda yerli ve yabancı turistin uğrak yerlerinden biri olacaktır. Salıpazarı ilçesindeki şelalelerin de turizm açısından değerlendirmek için çalışmalarımız devam etmektedir.Vezirköprü ilçesine de 51 kilometrelik mesafede bulunan Kunduz Ormanlarının gezi alanının asfalt yol çalışmaları tamamlanmıştır ve bu bölgenin turizm bölgesi ilan edilmesi noktasında çalışmalar devam etmektedir. Yaklaşık 200 km lik bir sahil bandına sahip olan ilimiz iç turizme yönelik olarak Deniz Turizminde de iddialıdır. Karadenizde ilk kez düzenlenen Dünya Offshore 225 Şampiyonası’nın 3. ve 4. ayağı Samsun Valiliği Grand Prix’i 1-2 ile Samsun Limanında yapıldı. Doğal Plajlar yanında, Büyükşehir sınırları içerisinde belediyeler tarafından yapılan plajlar, Aqua Parklar tamamlanmış olup iç turizm açısından önemli bir kazanım olmuştur. Ayrıca, Büyükşehir Belediye sahil bandında yaptığı düzenlemelerle Samsun kıyı ve denizle buluşmuş, sahil tüm boyutlarıylagerçek bir zenginlik, dinlenme ve eğlence alanı olmuştur. Samsun Engelliler Eğitim-Dinlenme ve Plajı Projesi Orta Karedeniz Kalkınma Ajansının Küçük Ölçekli Altyapı Mali Destek Programı kapsamında hibe almaya hak kazanmıştır. Projenin amacı ise; Samsun sahil kesiminde engellilerin denizden yararlanacağı plaj ile eğitim kampı oluşturularak engellerin yaşam kalitesinin iyileştirilmesine katkı sağlamaktır. Yakakent, Alaçam, Bafra, 19 Mayıs, Samsun Merkez, Çarşamba ve Terme Sahilleri deniz turizmi, su sporları ve trekking açısından önemli potansiyel arz etmektedir. Ayrıca baraj göllerimizde su sporları da yapılmaktadır. Diğer Yandan idaremiz yerel, ulusal ve uluslararası bir çok fuar vb. etkinliklere katılarak Samsun kimliğinin algılanmasına büyük katkılar sağlamıştır. Bu kapsamda; EMİTT 2008-2009-2010 Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarlarına, Berlin Turizm Fuarına, FITUR Turizm Fuarına, Biofach Organik Endüstri Fuarına, İzmir 9. Organik Ürünleri ve Çevre Fuarına ve her yıl düzenlenen Samsun Tanıtım Günleri Fuarlarına katılım sağlanarak Samsun standı, yerli ve yabancı ziyaretçileri ağırlamaktadır.

KASİAD Karadeniz Sanayici ve İş Adamları Derneği

15 

önsöz

samsun büyükşehir belediyesi

Samsun

DÜNYA KENTİ OLMA YOLUNDA larıyla Samsun ülkemizin stratejik önemini arttıran illerin başında gelmektedir. Hava kargo üniteli, yılda 2 milyon yolcu kapasiteli ve 24 saat hizmet veren uluslararası havaalanına sahiptir. Ulaşım altyapısında 16 kilometrelik Hafif raylı sistem, 6 ay önce EIB ve OPEC kredileri kullanılarak 2 yıl içerisinde tamamlanmış ve hizmete alınmıştır. Ulaşım imkânlarının sağladığı bu avantajın da etkisiyle İlimizin ihracat artış hızı Türkiye ortalamasının üzerinde gerçekleşmekte olup, 2008 yılında bir önceki yıla göre ihracat % 104 artmıştır. Aynı dönemde Türkiye ortalama artışı ise % 23 tür. Samsun ihracat sıralamasında 2008 sonu itibariyle 445.825 bin dolarlık ihracatla 21. Sıraya yükselmiştir. 2015 yılı ihracat hedefimiz 1 milyar $ dır. Samsun, illerin nüfus büyüklüklerine göre sıralamasında 1.233.677 nüfusuyla Ülkemizin 15. büyük ilidir. Şehir merkezi nüfusu 565 bindir. Şehrimizde, KWF kredisi kullanılarak yapılan Modern Çöp Deponiyeri ve Katı Atık Yönetim sistemi devreye alınmıştır. EIB ve KWF kredilerinin kullanıldığı Atık Su Arıtma tesislerinin yapımı da başlamak üzeredir. Şehrimizin içme suyu problemi bulunmamaktadır. Modern içme suyu arıtma tesislerimizde günde 200 bin metre küp su arıtılabilmektedir. YUSUF ZİYA YILMAZ SAMSUN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI

S

amsun, Karadeniz’in en büyük şehri, Karadeniz çanağındaki ülkeler için bir çekim merkezi ve bölgesel kalkınma ve gelişmenin merkez kentidir. Büyükşehir Belediyesi sınırları, kendisine bağlı 4 ilçe merkezi ile birlikte toplam 80 bin hektar alanı kapsamaktadır. Kişi başına düşen yeşil alan miktarı şehir merkezinde 9 metre karedir. Coğrafi ve stratejik konumu, kamu ve özel sektöre ait limanları, uluslararası havalimanı, Karadeniz Bölgesini Anadolu’ya bağlayan demir ve karayolu, Üniversitesi ve kültürel alt yapısı ile bölgenin merkezi konumundaki ilimiz gelişim sürecini hızlı bir şekilde devam ettirmektedir. GEÇMİŞTEN GELECEĞE ANADOLU’NUN KUZEYE AÇILAN KAPISI Samsun, alternatifli ve gelişmiş ulaşım altyapısı, 10 milyon ton yükleme boşaltma kapasiteli 3 limanı, serbest bölgesi, lojistik köyü, 5 adet organize sanayi bölgesi ve geçmişten bugüne gelen ticaret geleneği ile bölgenin dünyaya açılan kapısıdır. Bu önemli avantaj-

16 

KASİAD Karadeniz Sanayici ve İş Adamları Derneği

Kültür ve Sanat aityapısında da şehrimiz önemli mesafeler kat etmiştir. Şehrimizde 600 ve 200 kişilik olmak üzere iki salona sahip Opera ve Bale Müdürlüğümüz, 6 özel tiyatromuz, Belediyemize ait ve 1200 öğrencinin eğitim aldığı konservatuarımız, Arkeoloji, Etnografya, Gazi ve Bandırma Müzelerimiz bulunmaktadır. Kent Müzesinin yapımına da başlanmıştır. Bunun yanı sıra içerisinde 525 kişilik ve 200 kişilik olmak üzere 2 tiyatro salonu bulunan, bünyesinde sanat atölyeleri ve sergi salonları barındıran 6 bin metre kare alan üzerinde yeni bir Kültür Merkezi inşaatı da başlamış bulunmaktadır. Uluslararası spor karşılaşmalarının yapılabileceği 7500 kişilik spor salonunun yanı sıra, toplam 16 bin metre karelik alana sahip fuar ve sergi salonları ile birlikte 4 bin metre karelik kongre merkezinin inşaatı da başlamış bulunmaktadır. Samsun, 1.098 okul, 13.609 öğretmen, 300.000 öğrenci sayısıyla Bölgemizin önemli bir eğitim merkezidir. Okullaşma oranları bakımında okul öncesinde (6 yaş) % 87 ilköğretimde % 100 orta-öğretimde % 82 oranı yakalanmıştır. Mesleki eğitimin genel eğitime oranı ilimizde % 45 (Türkiye ortalaması % 38) ve derslik başına öğrenci sayısı ise ilk-orta öğretimde ilimiz ortalaması 25’dir (Türkiye ortalaması 32)

önsöz KARADENİZ’İN SANAYİ MERKEZİ Yakın gelecekte Karadeniz kıyısı ve çanağındaki Ülkelerin buluşma merkezi olacak Samsun’da yatırım planlayan her girişimci her tür bürokratik işlemleri Samsun Valiliği Yatırım Koordinasyon Merkezi aracılığıyla tek merkezden tamamlama imkânına sahiptir. İmalat sanayisinde, Gıda Ürünleri İmalatı, Ağaç Ürünleri ve Mobilya İmalatı ve Tıbbi Aletler İmalatı alt sektörlerinde kümelenme ve uzmanlaşma oluşmuştur. Gemi İnşa Sanayi Bölgesi Samsun Merkez ve Terme’de hayata geçmiş ve diğer yatırımcılara sunulmuştur. Karadeniz ve kıyı çanağındaki ülkeler için gemi inşa sektöründe lider üretim merkezi olmak hedeflenmektedir. 170.000-180.000 DWT Süveyş tipi gemiler ve petrol platformları üretmek hedeflenmektedir. İlimizde halen 10 büyük tersane alanından 6’sının yer tahsisi yapılmıştır. 4’ünün ise tahsis işlemleri devam etmektedir. SAMSUN 2023 VİZYONU Samsun, Devlet Planlama Teşkilatı ile işbirliği yaparak “İl Gelişim Strateji Planını” kamu, yerel, sivil ve özel kesimlerin katkıları ile Cumhuriyetin kuruluşunun 100. yılını esas alarak yapan ve 27 Ocak 2007 tarihinde uygulamaya başlayarak kalkınma sürecini yerel dinamikleri ile planlayan bir kenttir. Vizyonumuz; ‘Türkiye’nin Karadeniz kıyısındaki ülkeler, Avrupa Birliği ve Türk Cumhuriyetleri ile olan ilişkilerinde önemli bir rol oynayan üretim, ticaret ve hizmet merkezi’ şeklindedir. İl gelişme planı doğrultusunda temel gelişme ve kalkınma alanlarımız; ‘Tarım ve Tarıma Dayalı Sanayi’, ‘Uzman İşgücü İstihdam

samsun büyükşehir belediyesi Eden Sanayi’ ve ‘Uluslararası Ticaret ve İhtisaslaşmış Hizmetler’ olarak belirlenmiştir. SAMSUN DÜNYA LİGİNDE Avrupa Konseyi Kıyı Bölgeler Konferansı-(CPMR) ve Balkan ve Karadeniz Komisyonu (BBSRC) üyeliğine Valiliğimizin başvurusu doğrultusunda 27 Haziran 2008 tarihinde kabul edilmiştir. Bu yolla Karadeniz çanağındaki Ülkeler ve Balkan Ülkeleri içerisinde aktif rol oynayan bir il konumu için çalışmalar sürdürülmektedir. BEREKETLİ TOPRAKLARIN YURDU Devam etmekte olan Bafra ve Çarşamba Ovalarının sulama projelerinin hayata geçirilmesi ile topraklarının % 50 si sulanmış olacak ve İlimizde Endüstriyel Tarım Ürünleri imalatı ve Tarıma Dayalı Sanayinin kurulması istenilen düzeye gelecektir. Samsun’da hemen temeli atılıp üretime geçilebilecek onlarca tarıma dayalı sanayi altyapısı vardır. Sonuç olarak; Samsun, geçmişten aldığı enerji ve birikimleriyle bu günü en doğru ve reel değerlerle anlayıp kavramakta ve sahip olduklarına yeni imkânlar da ekleyerek yakın ve uzun geleceği bu birikimlere göre kurgulamaktadır. Ulu önderin milli mücadeleyi başlattığı ve kurtuluşun ilk adımlarını attığı şehir olma gurur ve sorumluluğuyla ülkemizin kalkınma hamlelerinde öncü bir kent olma görev ve heyecanını yaşamakta ve bu yolda yoğun bir gayretle çalışmaktadır.

KASİAD Karadeniz Sanayici ve İş Adamları Derneği

17 

önsöz

samsun il kültür ve turizm müdürlüğü

Geleceğin Kültür ve Turizm Kenti SAMSUN

YÜKSEL ÜNAL / SAMSUN İL KÜLTÜR VE TURİZM MÜDÜRÜ

S

amsun uzun süre Karadeniz’i Anadolu’ya bağlayan bir kavşak noktası olarak düşünüldüğü için bugüne kadar içinde barındırdığı kültürel, tarihi ve turistik değerler ikinci planda kaldı. Kimileri için Samsun Anadolu’dan Batı Karadeniz’e ya da Doğu Karadeniz’e geçerken kimileri için de geçim sıkıntısıyla daha büyük kentlere, gurbete giderken üzerinden geçilmesi gereken ara istasyonlardan biriydi. Belki biraz da bu özelliği dolayısıyla bugüne kadar büyük bir birikimin sahibi oldu Samsun. Belki de kavşak noktası olma özelliği doygunluğa ulaşınca farkına vardık el değmemiş güzelliklerinin. İşte şimdi biriktirdiği bu güzellikleri, değerleri de meraklılarıyla paylaşmaya başladı. Bundan binlerce yıl öncesine dayanan tarihi, Kurupelit mevkiinde son yapılan kazılardan elde edilen kalıntılar ve verilerle birlikte daha da gerilere ötelendi. Pek çok kişinin aklının ucuna bile gelmeyecek bir tarih ortaya çıktı Samsun’da. Vezirköprü Oymaağaç’ta daha da ilerledikçe kazılar öğrendik ki Hititler, kutsal kentleri Nerik’i burada inşa etmişler... Şimdiye kadar pek çok kültürün tarihi mirasını tanımış, onlar hakkında bilgi edinmiştik ama Hititlerin bu kutsal kentinin izleri arasında dolaşmak çok daha farklı bir coşku oluşturuyor insanda. Bafra İkiztepe’de binlerce yıl öncesinde beyin ameliyatlarının yapıldığını bilmek nasıl heyecanlandırmaz insanı? Tekkeköy mağaralarının ta Paleolitik döneme uzanan geçmişi, o günden bugüne neredeyse 7.000 yıllık bir yerleşim yeri oluşu; Bafra İkiztepe ve Asarkale’deki kalıntılar, kaya mezarları, Salıpazarı’ndaki –neredeyse erişilmez bir yükseklikte oluşturulmuş- Garpu Kalesi’nin Amazon kadınlarına kadar ulaşan tarihi farklı bir merak ve öğrenme arzusu uyandırıyor insanda. Aslında yapılması gereken, gerek kent merkezinde, gerekse ilçelerde yapılan kazılar sonucunda ortaya çıkan bu binlerce yıllık kent

kalıntılarını yeniden aslına uygun olarak düzenlemek ve görücüye çıkarmak olacaktır. Şimdi yavaş yavaş başladık geçmişimizden gelen değerlerimizi gün yüzüne çıkarıp onarmaya. Bir zamanlar “Altın Yol” da denilen “İpek Yolu’nda” büyük hizmetler vermiş Kurt Köprü ve Taş Han’ı ve daha nicelerini o günkü özelliklerini koruyarak günümüze kazandırmaya çalışıyoruz. Bütün bunların yanında benzersiz, el değmemiş doğal güzelliklerimizi de yeniden yapılandırıp ziyaretçilerinin hizmetine sunmayı amaçlıyoruz. Her gidişimizde yeniden keşfetmiş gibi oluyorsak, içimize farklı bir huzur veriyorsa kim bilir ilk kez ziyaret edecek konuklarımız ne büyük keyif alacaklardır şelalelerimizden, yemyeşil ormanlarımızdan, yaylalarımızdan, dağlarımızdan. Günümüzde deniz turizminin artık yavaş yavaş doyuma ulaştığını, insanların artık tarih, kültür ve doğa turizmine yöneldiğini görüyoruz. Bu bakımdan daha bir önem taşıyor Samsun. Şimdilik Havza 25 Mayıs (Yenimahalle Kılavuz Ormanı Bölgesi), Havza Kaplıcalar Bölgesi, Ladik Akdağ, Ayvacık, Vezirköprü ve Bafra Kolay turizm bölgesi olarak ilan edildi. Çok kısa zamanda bunlara yenilerinin de ekleneceğini biliyoruz. Kentimize gelen turist sayısı günden güne hızla arttıkça hizmet veren işletmelerimizin sayısı ve hizmet nitelikleri de hızla yükselmeye başladı. Daha düne kadar gelen turisti nerede nasıl ağırlayacağımızı düşünürken şimdi baktığımızda Turizm Belgeli otellerimizin sayısını ve sahip oldukları yıldızlara baktığımızda göğsümüz kabarmaktadır. Yine düne kadar “Samsun’da gezilip görülecek neresi var ki?” diye düşünürken şimdi gelen konuklarımızın en az bir hafta kalması gerektiğini, buna rağmen yine de yeterince gezdirmiş olup olamayacağımızı hesaplıyoruz. Turizm çeşitlemesi açısından baktığımızda da göğsümüzü kabartıyor Samsun. Yamaç paraşütçüleri için onlarca yerin olması, doğa yürüyüşleri için sayılamayacak kadar alan olması, yazın çim kayağı, kışın kar kayağının yapılabileceği bir dağımızın, yine pek çok yaylamızın, eşsiz güzellikteki bir kanyonumuzun varlığı, yüzlerce kuşun barındığı kuş cennetlerimiz, su basar ormanlarımız, yılda yaklaşık 500 bin kişinin ziyaret ettiği kaplıcalarımız, baraj göllerimiz, son derece geniş ve kilometrelerce uzanan eşsiz kumsallarımız, denizimiz ve su sporları alanlarımız her geçen gün yerli halkımızın yanında uzaktaki meraklıların da ilgisini çekiyor. Gittikçe artan bu ilgi, turizmcilikle ilgilenen yatırımcılarımızı da bu alana daha çok yatırım yapma açısından yüreklendiriyor. Biz de elimizden geldiğince bu alandaki çalışmaları desteklemeye, yeni seçenekler üretip sunmaya çalışıyoruz. Umuyoruz ki Samsun çok yakın bir gelecekte parmakla gösterilen bir kültür ve turizm merkezi olacaktır.

KASİAD Karadeniz Sanayici ve İş Adamları Derneği

19 

tarih

Köklü bir tarihin, büyük başlangıçların ve büyük sonuçların kenti…

SAMSUN

T

arih boyunca birçok kez el değiştiren ve savaşlara sahne olan Samsun, birbirinden zengin uygarlıklar ev sahipliği yaptıktan sonra Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlık ateşinin yakıldığı şehir olarak da tarih sahnesindeki yerini aldı. Mustafa Kemal Atatürk’ün söylediği “Geçmişini bilmeyenler geleceklerine yön veremezler” sözünü hatırlayarak Samsun’u daha iyi tanıyabilmek için önce tarihini anlatmanın iyi bir başlangıç olacağını düşündük… Amisos’tan Samsun’a Samsun Adının Kaynağı Samsun adının Yunanca “Amisos” kelimesinden gelme olduğu ileri sürülmüşse de bu kelimenin kökeninin eski Yunan öncesi döneme dayandığı daha kuvvetli bir ihtimaldir. Söz konusu kelimenin Yunanca olmayıp Palaskça olduğu bugün Yunan tarihçileri tarafından da kabul edilmektedir. Amisos adının bölgeye deniz yoluyla gelen Yunanlılar tarafından verilmeyip, Amasia gibi Anadolu menşe’li bir kelime olduğu ihtimali daha ağır basmaktadır. Roma imparatoru Pompeius M.Ö. 64 yılında Amisos’a geldiği zaman şehrin ismini Pompeiopolis’e çevirmişse de bu isim kalıcı olmamış ve Amisos adı bundan sonraki dönemlerde de geçerliliğini korumuştur. Bugün kullandığımız “SAMSUN” adının ortaya çıkışı, Türkler’in buraya hakim olmasından sonradır. XII. ve XIII. Asırlardaki Türk kaynaklarında “Samsun” ismi kullanılırken aynı yıllardaki batı kaynaklarında ise “Sampson” adı kaydedilmektedir. Gerek “Samsun” gerekse “Sampson” kelimelerinin Amisos’tan türetildiği şüphesizdir. Osmanlı dönemi kaynaklarında ise yazılış farkları olsa bile “Samsun” kelimesinin kullanıldığı görülmektedir. Ancak bu dönemde şehrin adı “Samsun olarak anılmakla birlikte, sancak adı olarak “Canik” kullanılmıştır. Cumhuriyet döneminde idari düzenleme ile vilayet haline getirilen şehir günümüzde de “Samsun” adı ile anılmaktadır. Türkler’den Önce Samsun Samsun’un ilk insanlarının Gaskalar olduğu mahalli kazılarda bulunan eşyalardan anlaşılmaktadır. Buraya daha önce gelenlerle birleşerek Mert ırmağı ağzında küçük bir kent kurmuşlardır. Gaskalar daha sonra Hitit egemenliğine girerek yok oldular. Böylece Samsun bir Hitit şehri oldu. Hititler de M.Ö. 1200 yıllarında Frig’ler tarafından yıkılmıştır.

20 

KASİAD Karadeniz Sanayici ve İş Adamları Derneği

Bazı eski Yunan kaynaklarında Samsun ve civarında Amazon adı verilen savaşcı kadınların yaşadığı ve kendi topraklarına asla yabancı erkek sokmadıkları yazılıdır. Amazonlar’ın bugünkü Çarşamba ve Terme ovalarında yaşadıkları iddia edilmektedir. Friglerden sonra Doğu karadeniz kıyı şeridinde Kimmerlerin tarih sahnesine çıktığı görülmektedir. Bu bölgeyi ele geçiren Kimmerler Trabzon ve Sinop’u yağmalamışlardır. Lidya kralı “Giges” Kimmerleri yendikten sonra Ege’nin denizci kavimlerinden olan Miletliler Amisos’a gelip yerleşmişlerdir. Anadolu hâkimiyeti yüzünden Lidya kralı “Krezüs” ile Pers imparatoru “Kurus” M.Ö. 546 yılında Amisos şehrinin güneyinde savaştılar. Bu savaşta Krezüs’ün yenilerek esir düşmesi üzerine hem Anadolu hem de Amisos şehri Pers hâkimiyetine girmiştir. Büyük bir sefer hazırlığı için Amisos’a gelen Pers imparatoru “Darius” şehrin yerini beğenmeyerek, 3 km. batısındaki Toramantepe’de yeniden kurmuştur ki burası daha sonra “KARA SAMSUN” adıyla anılacaktır. Bir ara Yunan kralı “Perikles” tarafından ele geçirilen Amisos, tekrar Persler tarafından alınmış ve bu hâkimiyeti M.Ö. 331 yılına kadar sürmüştür. Büyük İskender’in Persleri yenmesi üzerine Amisos şehri Makedonyalılar’ın hâkimiyetine girmiştir. İskender’in ölümünden sonra Pers Kralı “Mitridat” M.Ö. 255 yıllarında Amasya, Sinop ve Amisos’u ele geçirerek bu bölgede “PONT KRALLIĞI” adıyla bir devlet kurmuştur. Nitekim Amasya’daki Kral Mezarları da bu devletin krallarına aittir. M.Ö. 64 yılında Amisos şehri Roma hâkimiyetine girmiştir. Roma hâkimiyetindeyken Amisos şehrinin ticari önemi giderek artmaya başlamıştır. Bu ticari gelişme şehrin zenginleşmesini sağlamış ve bir süre sonra’da Amisos’da Hıristiyanlık yayılmıştır.

samsun tarihi Roma imparatorluğu ikiye bölündükten sonra Amisos, Doğu Roma (Bizans) imparatorluğunun idaresine geçmiştir. Bu dönemde Amisos, psikoposluk merkezi haline getirilmiştir. Bizanslılarla Müslüman araplar arasında başlayan savaşlar Amisos’u da etkilemiştir. Nitekim Malatya Emiri Ömer B. Abdullah’ı yenen Bizans ordusu burayı geri almış ve şehir Türkler tarafından fethedilinceye kadar Bizans hâkimiyetinde kalmıştır.

tarafından alınması üzerine Samsun’un hristiyanları elinde kalan bu kısmı İznik Rum İmparatorluğu’na bağlı kaldı. Bir ara Trabzon Rum İmparatoru “Alexios Kommenos” tarafından kuşatıldıysa da alınamadı. Kuşatmanın başarısız kalmasında hristiyan kesime Selçuklular’ın yardım etmesinin de payı büyük oldu. Anadolu Selçuklu Devleti’nin dağılmasından sonra müslüman Samsun, İlhanlılar’ın eline geçti. Amisos ise burada eskiden beri burada kuvvetli bir tüccar zümresi bulunduran Cenovalılar’ın eline geçti. Cenevizliler Samsun’u bir asırdan fazla ellerinde tuttular. Müslüman samsun ve çevresinde ise birtakım küçük beylikler doğdu. Bu beylikler bazen Canaroğulları’na, bazen bazen Eretna Beyliği’ne (Kayseri), bazen de Osmanlılar’a dayanarak varlıklarını sürdürdüler. “Canik Beyleri” Adıyla bilinenler şunlardı; Canik, Ladik ve çevresinde “Kubadoğulları”, Ordu ve Giresun tarafında “Emiro-

Samsun’un Türklerin Eline Geçmesi Selçuklular’ın Anadolu’ya girmesinden sonra Danişmentoğulları Amisos’a akınlar yaptılarsa da burayı alamadılar. Amisos şehri Anadolu Selçuklu Sultanı II.Kılıçarslan tarafından Selçuklu hakimiyetine alındı. Türkler burada “Müslüman Samsun” u kurdular. Bundan sonra arap kaynaklarında “Samsun”, Batı kaynaklarında ise “Sampson” adına rastlanmaktadır. Sultan II.Kılıçarslan ülkesini onbir oğlu arasında paylaştırdığı zaman (1185) Samsun, Rükneddin Süleyman Şah’ın payına düştü. Samsun Selçuklular’ın hâkimiyetinde olmasına rağmen şehrin eski yerleşim yeri olan ve bugün bile “Kara Samsun” veya “Gavur Samsun” diye bilinen kısmı daha uzun süre Bizans ve Cenevizliler’in elinde kaldı. Müslüman Samsun’un yanında hristiyanların oturduğu “Kara Samsun” un yaklaşıl 230 yıl gibi uzun bir süre bağımsız yaşayabilmesi, ortak çıkarlar temeline dayanan bir ilişki ile mümkün olmuştur. Nitekim denizcilik alanında henüz gelişmemiş olan Selçuklular bu konuda hristiyanlardan faydalanırken, onlar da güvenli bir şekilde Selçuklular’dan aldıkları ticaret eşyalarını deniz yoluyla Karadeniz’in diğer limanlarına ve Avrupa’ya naklediyorlardı. İstanbul’un 1204 Tarihinde Latinler

ğulları”, Niksar, Terme ve Çarşamba civarında “Taşanoğulları”, Bafra ovasında “Bafra Beyliği”. Bu beylikler daha sonra Osmanlı hâkimiyetine girmişlerdir. Osmanlılar Devrinde Samsun Samsun ve çevresinde Osmanlı hâkimiyeti Yıldırım Bayezıd devrinde başlamıştır. Kubadoğulları’nın elinde bulunan Müslüman Samsun, Yıldırım Bayezıd tarafından ele geçirildi (1398). Buranın idaresi, Bulgar Kralı “Şiman” ın Müslümanlığı kabul eden oğlu Aleksandr’a (İskender Paşa) verildi. Ankara Savaşı’nda (1402) Yıldırım Bayezıd’ın yenilmesi üzerine Timur’un ordusu bu bölgeyi de yağma ve tahrip etti. Bu tarihten sonra Samsun, bir süre Yıldırım’ın oğlu Emir Süleyman’ın, 1439’da da İsfandiyaroğulları’nın eline geçti. Kara Samsun olarak bilinen ve Hıristiyanların bulunduğu batı kısmı, Sultan Çelebi Mehmed tarafından alındı (1419). Osmanlılar’ın şehri almasından birkaç yıl sonra buradaki Hıristiyanlar, Kara Samsun’u yakarak gemilerle buradan ayrıldılar (1425). Müslüman Samsun’da yine Çelebi Mehmed tarafından İsfendiyaroğulları’ndan savaşsız olarak Osmanlı hâkimiyetine geçirildi. Böylece Samsun, “Canik Sancağı” adıyla KASİAD Karadeniz Sanayici ve İş Adamları Derneği

21 

tarih

samsun tarihi

tarih Rum (Sivas) Eyaleti’ne bağlı bir sancak olarak Osmanlı idari teşkilatına dahil edildi. Samsun çevresindeki beylikler ise daha sonraki padişahlar tarafından birer birer Osmanlı idaresine alındı. Osmanlı hâkimiyetine geçtikten sonra Samsun eski ticari önemini kaybederek küçük bir iskele olarak XIX. yüzyıla kadar kaldı. Bu dönemde Samsun iskelesi, Sinop Limanı’nın gölgesinde kalarak gelişme imkânı bulamadı. XVII. yüzyılın başIarından itibaren deniz yoluyla

gelen Kazaklar’ın saldırısına maruz kalan Samsun, bakımsız haldeki kalenin tamiri ve içine muhafız tayin edilmesi suretiyle emniyet altına alındı. 1774 Küçük Kaynarca Antlaşması ile Kırım’ın elden çıkması sonucu Samsun’un ticari önemi de iyice gerilemiştir. Ancak XIX. yüzyıl ortalarından itibaren Samsun ve Canik Sancağı yeniden gelişmeye başlamıştır. Tütün ekiminin yaygınlaşması ve buharlı gemi işletiminin Karadeniz’de de yaygınlaşmaya başlaması bu gelişmede önemli etkenler olmuşlardır. Şehrin ve sancağın ticari ekonomik potansiyeli geliştiği gibi nüfusu da o oranda artmıştır. 1869 Yangını şehrin hemen hemen tamamını kül haline getirdiyse de zengin bir ticaret şehri olan Samsun kısa zamanda kalkındı. Belediye tarafında Fransa’dan getirilen bir mimarın planına göre şehirde birbirini dik olarak kesen fakat genellikle zamanımızın ihtiyaçlarına göre dar sokak ve caddeler boyunda bir kısmı kargir olmak üzere evler ve umumi binalar yapıldı. Birinci dünya savaşı yıllarında ticareti felce uğrayan Samsun çok sıkıntı çekti. 1915 Yılında Rus savaş gemileri şehri topa tuttu. Savaş yıllarında Samsun yakınlarında Pontus çetelerinin faaliyetleri dikkat çekmektedir. Mondros Mütarekesi’nden sonra 4000 kişilik bir İngiliz Hintli kuvveti Samsun’u işgal etti ki bu kuvvetler Milli Mücadele sırasında memleketi terk etmişlerdir. 19 Mayıs 1919... Mustafa Kemal Samsun’da Büyük Nutuk’ta, “1919 yılı Mayıs’ın 19’uncu günü Samsun’a çıktım” diyen Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, Kurtuluş Mücadelesi’ni başlatmak üzere Samsun’a çıkışıyla ilgili çeşitli kaynaklarda yer alan bilgiler bu tarihi olayın tüm detaylarını açıkça ortaya koyarken, bazı notlar ise ilginç anekdotlar olarak tarihe mal oldu. Araştırmacı yazar Baki Sarısakal’ın anlatımlarından derlenen bilgilere göre, bölgede asayişi sağlaması için 9. Ordu Komutanı olarak görevlendirilen Mustafa Kemal, kurtuluş mücadelesi planlarıyla ve beraberindeki 55 maiyetiyle bir cuma günü öğleden sonra “Pandarme” adlı gemiyle Samsun’a doğru yola çıkar. Fırtınalı bir pazartesi günü Samsun sahiline demir atan ve bilinen adıyla Bandırma Gemisi’ndeki Mustafa Kemal ve arkadaşlarını ilk olarak Havuzlu İsmail’in kullandığı sandalla Kurmay Binbaşı Mahmut Ekrem Bey karşılar.

samsun tarihi Güvertede bulunan Mustafa Kemal’in yanına giden Mahmut Ekrem Bey selam verir ve “Hoş geldiniz Paşam” diyerek Mustafa Kemal’i Samsun’da ilk karşılayan kişi olur. AYAKTA KALAN TEK İSKELE Mustafa Kemal ve arkadaşları Samsun’a ilk adımlarını Reji İskelesi’nden atarlar. Birinci Dünya Savaşı’nda Ruslar tarafından kentin bütün iskeleleri bombalanmış ancak bir tek Fransızlara ait Reji İskelesi sağlam kalmıştır. Fransızlar o dönemde Samsun’da kurulu bir fabrikada (Reji) sigara üretmektedirler. İskele’nin adı bu nedenle Tütün İskelesi olarak da geçmektedir. Mustafa Kemal ve arkadaşlarını Samsun’da küçük bir grup karşılar. Karşılamada Samsun Mutasarrıfı İbrahim Ethem Bey bulunmamaktadır. Mutasarrıf rahatsız olduğunu belirterek yerine Muhasebe Müdürü Osman Bey’den heyeti karşılamasını ve ağırlama işleriyle ilgilenmesini istemiştir. Mustafa Kemal ve arkadaşları kalabalık oldukları için tek otele yerleştirilemezler. Atatürk ve bir grup maiyetiyle birlikte Jean İonnis Mantika’ya ait olan “Mantika Palas”a yerleştirilirler. Diğerleri ise bugünkü Samsun Ticaret ve Sanayi Odası’nın yerinde bulunan o zamanki Karadeniz Oteli’nde kalırlar. Mantika Palas, uzun yıllar “Mıntıka Palas” olarak adlandırılmış ve günümüzde Gazi Müzesi olarak kullanılıyor. Atatürk’ün Samsun’a gelişi İngilizler tarafından tedirginlik yaratırken, halk tarafından henüz önemi anlaşılamamıştır. Beş yıl sonra (20 Eylül 1924) büyük coşkuyla karşılanacak olan Mustafa Kemal’in Samsun’a ilk gelişi ise o günkü gazetelerde yeterince yer bulmaz. 25 Mayıs’ta Havza’ya giden Mustafa Kemal, bazı kaynaklara göre Mantika Palas’ta kısa süre konaklamış, Samsun’dan ayrıldıktan sonra ‘eski Ankara yolu’ olarak bilinen güzergâh üzerindeki Avdan Köyü’nde karargâh kurup bir süre de burada kaldıktan sonra Havza’ya geçtiği belirtiliyor. 19 MAYIS KUTLANIYOR Mustafa Kemal’in Samsun’a çıkışı ve Kurtuluş Mücadelesi’ni başlatışı Cumhuriyetin ilanından sonra 1938 tarihine kadar “Gazi Günü” adıyla Samsun’da yerel olarak kutlanır. Daha sonra ise Atatürk’ün Milli Mücadeleyi başlatmak üzere 19 Mayıs 1919’da Samsun’a ayak basması 20 Haziran 1938’de çıkarılan bir kanunla milli bayram olarak kabul edilir. Bugünkü kutlamaların temelini oluşturan beden eğitimi ve spor gösterilerini ise Türkiye’de ilk kez 12 Mayıs 1916’da erkek öğretmen okulu öğrencileri yapmışlar, daha sonra bu gösteriler bir gelenek haline getirilmiş. 1938’de 19 Mayıs’ın “Gençlik ve Spor Bayramı” olarak kanunlaşmasından sonra ise bu gösteriler de resmi bayram gününe alınmış, daha sonra kutlamalar 19 Mayıs Atatürk’ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı adı altında gerçekleştirilmeye başlanmıştır. DOĞUM GÜNÜ VE SAMSUN Samsun için ayrı bir önemi olan “19 Mayıs” her yıl kentte çeşitli etkinliklere sahne oluyor. Özel bir kutlama programı gerçekleştirilen Samsun’da 25 Mayıs tarihine kadar devam eden festival niteliğindeki kutlamalarda açık hava konserleri, ışık gösteriler, yarışma, panel, konferans, sergi, tiyatro, şiir dinletisi, defile ve çeşitli sportif faaliyetler yer alıyor. 19 Mayıs akşamı ise Cumhuriyet Meydanı’nda Atatürk için doğum günü pastası kesiliyor. Bir kaç yıldır sürdürülen bu gelenek, 1936 yılında İngiltere Büyükelçiliği’nin, Kral 8. Edward’ın tebrik amacıyla bilgi edinme isteğiyle Dışişleri Bakanlığı’na yaptığı başvuru üzerine verilen resmi yanıtta Atatürk’ün doğum tarihi “19 Mayıs 1881” olarak gösterilmesi dolayısıyla gerçekleştiriliyor. KASİAD Karadeniz Sanayici ve İş Adamları Derneği

25 

tarih

gezginlerin gözünden samsun

gezginlerin gözünden

SAMSUN EVLİYA ÇELEBİ

1645 Yılında Samsunu ziyaret eden Evliya çelebi Samsun hakkında şunları yazmıştır. “Canik toprağında voyvodalıktır. Emanettir 150 Akçalı kazandır. Yeniçeri serdarı, kethüdası, kale dizdarı ve neferleri vardır. Halkı tümüyle gemici ve kendirci olup, avam takımı yoktur. Fakat pakça temiz giyer. Şehir, Sinop tarafına düşer. Kalesi deniz kıyısında sağlam bir taş yapıdır. III. Mehmet (eğri fatihi) döneminde Ruslar bu kaleyi istila edip bazı yerlerini yıkmış iseler de sonra yine onarılarak müstevhi edilmiş ve neferler konmuştur. Yetmiş kulesi iki bin bedeni vardır. Samsun şehrinin suyuna (kanavkariz) derler, lezzetli bir sudur. Evleri kiremitli, bağlı, bahçelidir. Medrese, imaret darülhadis gibi şeyleri yoktur. 7 tane sübyan mektebi vardır. Açık yerdir ama yine demir atılabilir. Dağlarında yaban üzümü, nar rengi armut turşusu meşhurdur. Nice bir fıçılarla İstanbul’a getirilir. Gemi palavaraları için kendir ipleri ise dünyaya yetecek kadar çoktur.” KÂTİP ÇELEBİ “Samsun Karadeniz kıyısında Kefe’nin tam karşısında ünlü ve görkemli bir kasabadır. Amasya suyu kasabanın doğusundan geçerek denize dökülür. Samsun’un güneyindeki dağ bir yay çizerek batıdan ve doğudan denizle birleşir. Samsun bu silsilelerin oluşturduğu yarım çember ile Karadeniz arasında alçak bir düzlüktür. Kayada eski yapı olarak bir kale ve kalenin içinde camiler, hamamlar ve çarşı vardır. Yörenin bir özelliği bir kaç ev bir araya getirilerek küçük bir yerleşim oluşturulmasıdır. Böylece 3-4 evi içeren, birbirinden uzağa serpilmiş öbeklere mahalleler adı verilir.” J. MACDONALD KINNEIR 1813- 1814 yıllarında Anadolu’yu gezen İngiliz seyyah J. Macdonald Kinneir ise; “koy kenarında ağaçlıklar arasında kurulmuş güzel bir samsun manzarasından bahisle; şehrin etrafını Türkler tarafından inşa edilmiş olması lazım gelen bir sur ile çevrili olduğunu, beş hamamı ve büyük bir hanı bulunduğunu, nüfusunun 2000 olduğunu” anlatmaktadır. HELMUTH VON MOLTKE “Samsun pek hoş, eski bir Ceneviz kalesi, birçok güzel yapılı Türk konağı, birkaç taş cami ve han uzaktan göze çarpıyor. Bütün kasaba bir zeytin ormanıyla çevrili bu zeytinlikler dağı kaplıyor ve köşkler ve bahçeler, evler görülüyor. Tepenin doruğunda bir köy var. Onun arkasında da 3000 ayak kadar yüksek ormanlık dağlar diziliyor.

26 

KASİAD Karadeniz Sanayici ve İş Adamları Derneği

Öğleden sonra limanın ve çevrenin planını almak için faydalandım. şehrin çeyrek mil kuzeyinde eski bir mendirek harabesiyle kazanılan temeller buldum; bunlar dev gibi iri yontma taşlardan yapılmıştı. Bunların arkasındaki tepe eski sur kalıntılarıyla çevrilmişti. Daha ilk çağlardan beri adı fenaya çıkan Karadeniz ne çok fırtınalıdır, ne de bizim Baltık denizi gibi çoğu zaman sisle örtülür. Onun gibi sığlık ve çatak yerleri de yoktur. Büyük tehlike en başta muhafazalı iskeleler ve emniyet altına alınmış limanların olmayışıdır.” diye kenti tanıtmaktadır. İSMAİL HABİB SEVÜK İsmail Habib Sevük, 1936’da Samsun’un panoramasını şöyle çizer: “Renkli iki ırmak, biri kızıl, biri yeşil; Karadeniz’in Mezopotamya’sı kıyının sıradağları arasında bu iki ırmak, güneyden kuzeye uzanarak, iki koldan denizi fethede ede büyük bir yarım daire çizerler. Dairenin dibi Anadolu’nundur. Kabarık yanları, ırmaklarındır. Düzlük, çalışkan iki ırmağın oluşturduğu o iki kara düzlüğü, vapurdan uzanmış görünürler. Samsun bu iki ırmak ağzının tam ortasındadır. Samsun denize bakarken sağdan sola doğru gittikçe satıhları daralıp istifaları azalan dört müsellesten (üçgenden) ibaret. Müselleslerin deniz kıyısındaki kaideleri birbirine bitişik ve tepeden doğru uzanan zirveleri birbirinden ayrı: En sağdaki müselles şehrin en dolgu ve büyük kısmı; Orta yerde sarı boyalı bir kilise, belli eskiden orası Hıristiyan mahallesi olacak. İkinci müselles; ötekilerinkinden daha basık, büyük gövdeli yapılar ve tütün depoları; anlaşılıyor şehrin ticaret merkezi orası. En solda sonuncu kısım, bu müsellesin sivriliği daha belirsiz. Sahilde kocaman duruşlu hükümet konağı, ortada mektepler, en kıyıda lise; belli resmi Samsun ortada. Bu son iki kısımda hiç minare yok. Demek ki Samsun’un iki sağı daha eski ve iki solu daha yeni.”

MİD İL L İ RESTAURANT & CAFE

erel lezzetleri en iyi şekilde Y sunabilmek amacıyla yörenin usta aşçılarıyla çalışan Midilli,

am

27

di

mi

62

85

4

Ça

ms

un

O

rd

Ayrıntılı bilgi

Sa

özel kamelyalar, organik sebzelerin toplamanın keyfini çıkarabileceğiniz hobi bahçeleri, besleyebileceğiniz evcil hayvanlardan oluşan mini hayvanat bahçesi ve çocuklarınızın hoşça vakit geçirebileceği Midilli atlarıyla restaurantımız sizlere stresten uzak, sakin ve huzurlu bir ortam sunmaktadır.

Pazar günleri yöreye özel keşkek ve brunch keyfi….

03

ileniz ve dostlarınızla unutulA maz vakit geçirebilmeniz için çocuk oyun alanları, sizler için

u K ba ara yo lli / @ 12 l - 0 Sam u 30 sa ms 54 .K su un n m mi 3 3 44 di lli .co 55 m 55

geniş ve profesyonel bir kadroyla siz konuklarımıza servis vermektedir.

turizm

samsun’un turizm değerleri

Samsun’un Turizm Değerleri

Karadeniz’in tek büyük şehri Samsun,geçmişten günümüze uzanan simgeleri ve mutlaka görülmesi gereken noktalarıyla misafirlerine oldukça şaşırtıcı bir tarih,kültür ve eğlence vaat ediyor... Kurtuluş Yolu ve Tütün İskelesi Ulu Önder Atatürk’ün 19 Mayıs 1919’da Milli Mücadele’nin meşalesini yakmak üzere Samsun’a ayak bastığı Tütün İskelesi’nden, Mıntıka Palas oteline kadar uzanan yol, Kurtuluş Yolu haline getirilerek 19 Mayıs 2009 tarihinde hizmete açıldı. Atatürk’ün karaya çıktığı Tütün İskelesi yeniden yapılarak, önüne temsili Bandırma Vapuru da inşa edilen Kurtuluş Yolu 45 metre genişliğinde ve 400 metre uzunluğunda. Yol üzerinde Atatürk ve 18 arkadaşını temsilen süs havuzları, sol kenarda da seramik rölyefler ve Atatürk ve silah arkadaşlarını Samsun’da karşılayan Samsun’un ileri gelen idarecilerinin heykelleri fanus içerisine yerleştirildi. Tütün İskelesi üzerine ise Atatürk ve 18 arkadaşının karaya çıkış halini gösteren heykeller konuşlandırılarak bir açık hava müzesi oluşturuldu. Atatürk Anıtı 1925 – 1938 yılları arasında Türk Hükümeti’nin davetlisi olarak Türkiye’ye gelen Avustralyalı heykeltıraş Heinrich Krippel tarafından 1931 yılında yapıldı. Bronzdan yapılmış olan heykelde şaha kalkmış at üzerinde askeri giysileriyle Atatürk canlandırılıyor. Anıt Park’ta yer alan anıtın kaidesinde ise Atatürk’ün Samsun’a çıkışı ve Milli Mücadele’yi vurgulayan kabartma figürler yer alıyor.Heykel

kaideye atın arka ayakları ve kuyruğu ile oturmakta. Kaide üzerinde “Vatanda milli mücadeleye başlamak ini Gazi, 19 Mayıs 1919 tarihinde Samsun’a çıktı” ve “Bu heykel Samsun vilayeti halkı tarafından 19 birinci teşrin 1931 tarihinde dikildi” yazıları dikkat çekiyor. İlkadım Anıtı Atatürk ve silah arkadaşlarının Samsun’a ilk ayak bastığı anı temsilen tasarlanmış olan İlkadım Anıtı 1969 yılında yapılmıştı. Daha sonra bulunduğu yerden kaldırıldı ve 1981-1982 yılları arasında Atatürk’ün doğumunun 100. yılında Heykeltıraş Hakkı Atamalı tarafından daha görkemli olan bu heykel yapıldı. Samsun halkı tarafından yaptırılan bu anıtın öndeki üçlü figürü Atatürk ve beraberindekilerin Samsun’a ayak basışlarını simgelerken Kurtuluş mücadelesinin buradan başlatıldığını ifade ediyor. KASİAD Karadeniz Sanayici ve İş Adamları Derneği

29 

turizm

Amazon Heykeli Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından Batıpark alanında bulunan ve adına Amazon Adası denilen bölüme 12,5 metre yüksekliğinde, 4 metre genişliğinde, 6 ton ağırlığında devasa bir Amazon savaşçı kraliçesi heykeli bütün haşmetiyle Samsun’u selamlıyor. Amazon adası ismi verilen bölüme savaşçı kraliçe heykelinin yanı sıra Amazonların günlük yaşamından da kesitlerin resmedildiği Amazon rölyefleri de eklenerek Amazonların tarihi ve mitolojik yaşamlarını anlatıyor.

samsun’un turizm değerleri rak değiştirilerek posta vapuru haline getirilmiştir. 19 Mayıs 1919 tarihinde Atatürk ve Silah Arkadaşlarını Samsun’a getirdikten sonra yine posta hizmetlerine devam etmiştir. 1924 yılında “Türkiye Seyrüsefain İdaresi” tarafından hizmet dışı bırakılmıştır. Samsun il genel meclisinin, dönemin valisi Metin İlyas Aksoy önderliğinde 13 Kasım 1999 tarihli kararlarıyla ve il özel idaresi bütçesiyle 2000 yılında Doğupark sahasında geminin tekrar aslına uygun olarak yapımına başlanmıştır. Geminin yapımında 1960 yılında ele geçen geminin orijinal projesi ışık tutmuştur. Geminin orijinal projesi Türkiye Gemicilik Müzesi Tarafından Muhafaza edilmektedir. Vali Muammer GÜLER dönemi, 15 Nisan 2001 tarihinde, Şu an bulunduğu yerde aslına uygun olarak, 300 gün gibi kısa bir süre zarfında bitirilerek vapur içi düzenlemeleri Mimar Apdi Güzel’e yaptırılmıştır. Tüm fonksiyonları itibarı ile 18 Mayıs 2003 tarihin’ de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından hizmete açılmıştır. Alan ve çevre düzenlemesi İl Özel İdaresi ve Samsun Büyük Şehir Belediyesi Başkanı Sayın Yusuf Ziya YILMAZ tarafından 20002001 yıllarında müştereken ikmal edilmiştir. Gemi müze kompozisyonu halen Doğupark dolgu sahasındaki koyda bulunmaktadır ve 3500 kişilik merasim alanı olarak projelendirilmiş, alan içinde 7 figürlü Atatürk heykeli, Milli Kurtuluş Mücadelesi Panaroması, Samsun İli Özel İdaresince 2002 yılında yaptırılmıştır. Amisos Tepesi

Bandırma Vapuru Büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ü 9.Ordu Müfettişi (Mirliva) olarak kurmayları ile birlikte İstanbul’dan Samsun’a getiren Bandırma Vapuru Bağımsız Türkiye Cumhuriyetine giden Yolda çok önemli bir görev yaparak tarihteki yerini aldı. Gemi 1878 yılında İskoçya’nın Glasgow kentinde Mac. Intyre Paisley - Huston and Cardett gemi tezgahlarında inşa edildi. Geminin ilk sahibi Dussey and Robinson şirketi gemiyi “Torocaderto” adı altında 5 yıl çalıştırdıktan sonra 1883 yılında Yunanistan’da H. Psicha Preus Firmasına sattı. “Kymi” adını alan geminin Londra’da olan kaydı Pire Limanı’na alındı. 12 Aralık 1891 tarihinde kaza

sonucu batan gemi aynı yıl içerisinde yüzdürülerek Kıymı adı ile “İstanbul Rama Derasimo” firmasına satılarak İstanbul limanına kayıt edildi. 1894 yılında Pire Limanındaki kayıt o zamanki Deniz Yolları İşletmesi anlamına gelen “İdare-i Mahsusa”ya nakledilmiş ve Türk bayrağı çekilerek, adı “Panderma” olarak değiştirilmiştir. Marmara Denizi kıyılarında, Tekirdağ, Mürefte, Sarköy, Karabigah, Erdek arasında yük ve yolcu seferleri yaptı. İdare-i Mahsusa statü değiştirerek 28 Ekim 1910 yılında “Osmanlı Seyrüsefain İdaresi” (Osmanlı Denizcilik İşletmesi) olunca geminin adı “Bandırma” ola-

30 

KASİAD Karadeniz Sanayici ve İş Adamları Derneği

Amisos Tepesi; Samsun’a batı yönünden girişinizde şehir merkezine girmeden, tam olarak Batıpark’ın karşısında bulunan tarihi özellikleri ve günümüzün modern görüntüsünü ortak noktada yansıtabilen bir tepedir. Amisos Tepesi’nde Cafe Restaurant mevcuttur. Burada dinlenebilir, yemek veya bir çay keyfi yaparak Samsun’u Amisos Tepesinden izleyebilirsiniz. Amisos Tepesine Batıpark’tan Teleferik ile şehri tepeden kuşbakışı izleyerek kısa ve zevkli bir yolculuk ile ulaşabilirsiniz. Karadan ulaşım ise, şehrin hertarafından sorarak dahi ulaşabileceğiniz kadar bilinmektedir. Atakum, Baruthane ve Batıpark kılavuz noktalardır. Amisos Tepesi bir define av-

cısı tarafından bulunmuş ve daha sonra devlet buraya el koymuş. Bu tepe Amisos aile mezarı ve hazinesinin bulunduğu Samsun manzaralı bir tepedir. Burada bulunan mezarlardan birinin erkek mezarı Pontus krallığının en üst düzeyindeki yöneticisine (kral, komutan, prens gibi) diğerinin bayan mezarı olup bu ünlü kişinin eşine ait olabileceği ve sonuncusunun da kızlarına ait olabileceği düşünülüyor. Buradan çıkartılan buluntular ise Samsun Arkeoloji Müzesi’nin en değerli kolleksiyonunu oluşturmakta... Saat Kulesi II. Abdülhamid tarafından Belçika asıllı bir Fransız Mühendise yaptırılan Saat Kulesi, bulunduğu meydana da adını vermiştir. Öncele-

turizm ri bu meydanın adı İskele Caddesi ya da Meyve Pazarı olarak geçmekteyse de Saat Kulesinin yapımından sonra Saathane Meydanı olarak anılmaya başlamıştır. 1943 yılındaki Samsun Depremi’nde büyük hasar gören Saat Kulesi 1948 yılına kadar korunmuş ve

samsun’un turizm değerleri varlar bitkisel ve geometrik kalem işleriyle bezenmiştir. Caminin giriş cephesinin her iki tarafında son cemaat yeri ile caminin ana duvarlarının birleştiği duvarların üzerine iki minare yerleştirilmiştir. Minareler yuvarlak gövdeli ve birer şerefelidir. Gazi Müzesi (Mıntıka Palas) Gazi Müzesi, “Mantika Palas” olarak adlandırılan ve 1902 yılında Jean Ionnis Mantika tarafından kurulan bir oteldi. Atatürk’ün, 19 Mayıs 1919’da Samsun’a geleceği haberi alınınca kapalı olan otel açıldı ve içerisi eşyalarla donatıldı. Atatürk Samsun’u bu ilk ziyaretinde bir hafta boyunca Mantika Palas’ta kaldı.

1948 yılında Ladik Belediyesi’ne satılmıştır. 1977’ye kadar Saathane Meydanı’ndaki Saat Kulesi’nin yeri boş kalır. Bu yılda Samsunlu Mimar Kemal Taner tarafından planı çizilen yeni Saat Kulesi Samsun Belediyesi tarafından yaptırılır ve saatleri İsviçre’den getirilmek suretiyle yerine monte edilir. 2001 yılında ise Samsun Belediyesi tarafından yeniden düzenlenen Saathane Meydanı’ndaki Saat Kulesi de yenilenir ve ilk saat kulesinin bir benzeri yaptırılır.

Cumhuriyetin ilanından sonra 20 Eylül 1924’te eşi Latife Hanım’la Samsun’a ikinci kez gelen Atatürk, bu kez Samsunlu Şahinzade Remzi Bey’in evine konuk oldu. Otel, 1926’da Samsun halkı tarafından Atatürk’e hediye edildi. 16 Eylül 1928’de üçüncü kez Samsun’a gelen Atatürk kendi evinde iki gece üç gündüz, dördüncü gelişi olan 28 Kasım 1930’da da dört gece beş gündüz kaldı. 1938’de Atatürk’ün vefat etmesi üzerine bina, kız kardeşlerine devredildi. 1940’ta Samsun Belediyesi tarafından müze yapılmak için istimlâk edildi. Müze 1997’de, Belediye tarafından Kültür Bakanlığı’na devredildi, restorasyonun ardından 8 Kasım 1998’de ziyarete açıldı. Arkeoloji ve Etnografya Müzesi

Büyük Cami Samsun il merkezinde Fuar alanının karşısında bulunan cami, ilin en büyük camisidir. Batumlu Hacı Ali Efendi tarafından 1884’de yaptırılmıştır. Sultan Abdülaziz’in annesi Pertevniyal Valde Sultan tarafından onarılmış, bu yüzden de halk arasında Valde Camisi olarak tanınmıştır.

Cami sarıya yakın renkte kesme taştan yapılmıştır. Kare planlı caminin üzeri tromplu merkezi bir kubbe ile örtülmüştür. Kubbe sekizgen bir kasnak üzerine oturmuş ve dıştan basık görünümdedir. Merkezi kubbe dört köşedeki kulelerle desteklenmiştir. Dikdörtgen çerçeve içerisinde yuvarlak kemerli giriş kapısının önünde altı sütunun taşıdığı beş bölümlü beşik tonozlu bir son cemaat yeri bulunmaktadır. Son cemaat yerinin sütun araları yakın tarihlerde camekânla kapatılmıştır. Son cemaat yeri ile ibadet mekânı arasında kalan dikdörtgen bölümün üzeri üç kubbe ile örtülmüştür. Böylece caminin girişi daha da görkemli bir görünüm kazanmıştır. Yuvarlak bir niş şeklindeki mihrabı mermerdendir. Ağaç işçiliğinin güzel örneklerinde birisini yansıtan minber üzerinde madalyonlar, yıldız ve madalyon motifleri bulunmaktadır. Kubbe içerisi ve du-

Samsun’da Fuar alanı içinde bulunan Arkeoloji-Etnografya Müzesi’nin inşaatına 1976 yılında başlanmış ve 19 Mayıs 1981 günü ziyarete açılmıştır. Müze orta salon ve simetrik olarak yapılmış iki yan salondan ibarettir. Orta salonda antik Amisos kentinde ortaya çıkarılan Roma İmparatoru Alexander Severus (M.S. 222-235) zamanında yaptırılan ve M.S. 5. yüzyıl sonlarında Bizans Döneminde tamir edilen mozaik teşhir edilmektedir. Mozaik taban üzerinde çeşitli mitolojik sahneler simetrik olarak işlenmiştir. Merkezde Akhilleus ve Thetis’in yer aldığı Troia savaşı ile ilgili sahne, bu sahnenin dört köşesine yerleştirilmiş panellerde mevsimleri simgeleyen portreler ve mevsimlerin arasındaki dikdörtgen panellerde Nereidler ve deniz yaratıkları tasvir edilmiştir. Bu figürlü sahnelerden ayrı olarak dikdörtgen bir panelde de kurban kesme sahnesi işlenmiştir. Söz konusu mozaiğin kalan kısımları çeşitli geometrik ve bitkisel motiflerle süslenmiştir. Gene orta salonda antik Amisos kentinde ortaya çıkarılan mezar odasında Müze Müdürlüğü’nce yapılan kurtarma kazısı sonucunda ele geçirilen Amisos hazinesi sergilenmektedir. Bir erkek, bir kadın ve bir kız çocuğuna ait olan altın takılar (taç, bilezikler, kolyeler, gerdanlıklar, küpeler, düğmeler, elbise süsleri, yüzük vs.) müzenin en göz alıcı eserleridir. Hellenistik Döneme ait bu eserler zamanın

KASİAD Karadeniz Sanayici ve İş Adamları Derneği

31 

turizm sanat ve işçiliğini tüm ihtişamı ile göz önüne sermektedir. Yine bu bölümde Klasik, Hellenistik, Roma, Bizans, Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerine ait sikkeler teşhir edilmektedir. Orta salonun sağ tarafında yer alan salonda Samsun ve çevresinde ele geçen Kalkolitik, İlk Tunç, Hitit, Hellenistik, ve Roma Dönemlerine ait eserler kronolojik olarak sergilenmektedir. Bunlardan Bafra İlçesi, İkiztepe Köyü’ndeki İkiztepe Höyüğü’nde İstanbul Üniversitesi’nce yapılan sistemli arkeolojik kazılarda ele geçirilen Kalkolitik, İlk Tunç ve Hitit çağlarına ait bronz, kemik, taş ve pişmiş toprak eserler ayrı bir önem taşımaktadır. Bronzdan her iki yüzü kabartmalı mızrak ucu, İkiztepe halkının maden sanatında ne kadar ileri bir seviyede olduğunu gösteren örneklerden biridir. Ayrıca İkiztepe’de bulunan; İlk Tunç Çağına ait ameliyatlı kafatasları da müzenin dikkat çeken bir bölümünü oluşturmaktadır. Bu salonda sergilenen bronzdan çıplak atlet heykeli (M.Ö. 5.yüzyıla özgü orijinalinin M.S. I.yüzyıla özgü kopyası) müzenin en gözde eserlerinden biridir. Diğer yan salonda ise Samsun yöresinden müzeye intikal etmiş olan etnografik nitelikte eserler; bindallılar, peşkirler, cepkenler, para ve saat keseleri, el yazması Kuran’lar, süs eşyaları, silahlar, mutfak eşyaları, halı ve kilim vb. eşyalar teşhir edilmektedir. Müze bahçesinde Klasik, Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerine ait eserler sergilenmektedir. Bunlardan pithoslar, lahitler, steller, miltaşları, çeşitli mimarî parçalar ve kabartmalar müze ziyaretçilerinin ilgisini çeken eserler arasındadır. Tarihi Belediye Binası

samsun’un turizm değerleri nalizasyon akışı durduruldu. Böylece sahil yolu 8 km uzunluğunda 22 metre genişliğinde bit yürüyüş parkuru, bisiklet yolu, gezinti ve

araç parkuru olan bir yol haline geldi. Aynı bölgede, denizden hiç kopmadan 92 dönümlük bir alanda paten pisti, konser alanı, hayvanat bahçesi ve sevgi gölü oluşturuldu. Artık her gün binlerce kişi bu kıyıda balık tutuyor, geziyor ve eğleniyor. Taşhan Pazar Mahallesinde Buğday Pazarı İskele Caddesi üzerindeki Taşhan Samsun’da bulunan çok az tarihi eserlerin en önemlilerinden birisidir. Sivil Osmanlı Mimarisinin ise tek örneğidir. Taşhan’ın dış duvarları tuğla hatıllı moloz taştır. Caddeye bakan yüzde kemerli girişli bir sıra hücre (dükkân) bulunmaktadır. Orta avlunun dört tarafı tonozlu hücrelerle çevrilidir. İkinci katta revaklar ve revak içle-

Samsun Belediye Başkanı Mustafa Necip Efendi, 1911 Mart ayı başlarında Samsun’a yeni bir belediye binası yaptırmak için Salih Beyzadelerin sahip oldukları 828 arşın üzerinde bulunan NALBANT HAN’ı 1700 lira ödeyerek istimlak etmiştir. 539,300 kuruşa mal olacağı anlaşılan binanın yapımı için ihale açılmış ve İtalyan Mühendis Ancelini 200 lira noksanına, Reji Mühendisi Mösyö Wilson 5.176 kuruş noksanına, binanın planını ve keşfini yapan İtalyan Mimar Mösyö Rici (Samsun’a ilk defa sinematografı da getiren kişi) 250 lira noksanına inşa etmek üzere tekliflerini belediye’ye sunmuşlardır. Belediye binasının yapım işi Mösyö Rici’ye verilmiş ve bina 26 Aralık 1913 Perşembe günü bitirilerek saat 10 sıralarında resmî açılışı gerçekleşmiştir. rinde hücreler vardır. Revak sütunları dört köşe olup kemerlidir. Bu günkü belediye sarayının bulunduğu yerde Sulu Han’ın, Demirciler yokuşunda da hanların bulunduğu yaşlı kişilerce söylenmektedir. Günümüzde hiçbiri mevcut değildir. Taşhan; zamanında, binek hayvanlarının barındığı ve sahiplerinin gecelediği bir tarzda inşa edilmiştir. Çevresinde de, kervanları ağırlayacak tarzda, ibadethane ve ticarethaneler yapılmıştır. Süleyman Paşa Arastası (Samsun Bedesteni)

Sahil Yolu Samsun, 1950’li yıllarda şehrin önüne liman yapılması ile sırtını denize dönmüş, deniz kenarında olmasına rağmen sahili olmayan tek şehirdi. 2001 yılında sahildeki çirkin binalar yıkılarak işe başlandı. Liman içi temizlendi. 1200 gemi yükü çamur ve pislik çıkarıldı. Ka-

32 

KASİAD Karadeniz Sanayici ve İş Adamları Derneği

Yapı, Kale Mahallesi’nde, halen şehrin ticari merkezi konumundaki kuyumcular mevkiinde Ziya Gökalp Caddesi üzerindedir. Halk dilinde ve çeşitli yayınlarda bedesten olarak adlandırılan yapı, klasik bedesten yapılarına uymaz. Uzunca bir sokağın sağ ve soluna karşılıklı dizilmiş dükkânlar ve aralardaki kapılardan oluşan yapı, mimari tarzıyla “Arasta” tanımına uymaktadır. Yapının inşa kitabesi yoktur. Günümüze sağlam olarak ulaşan iki kapısı üzerinde bulunan kitabeliklerin içleri boştur. Başbakanlık Osmanlı Arşivi’nde bulunan h.1280 m.1863 tarihli üç ayrı belgede yapı, Hazinedârzâde Süley-

turizm man Paşa’nın vakfı olarak geçmektedir. Arastanın Hazinedârzâde Süleyman Paşa tarafından, Canik Muhassallığına getirildiği 1807 ile vefat ettiği 1818 yılları arasında yaptırılmış olabileği düşünülmektedir. Ancak, 1785 tarihli bir belgede yapının adının geçtiğine göre, buranın 1785 yılından evvel inşa edildiği ve Süleyman Paşa tarafından satın alınarak vakfedilmiş olabileceği akla gelmektedir.

samsun’un turizm değerleri gelerek izleme platformalrında oturan aileleriyle eğlenceli olan bu sporun keyfini paylaşmış oluyorlar,plaja gitmek isteyen kayaktan sonra veya önce gidebiliyor,karavanı ile gelenler için ise kamp alanı(karavan parkı) mevcut,voleybolseverler için plaj voleybolu alanı mevcut... Herkesin yapabilceği su sporu... Kolay öğrenilebi-

Tarihi Askeri Hastane (Kültür Merkezi) 1890 yılında yapılan bina hakkında tapu kayıtlarında şu bilgiler verilmektedir: Evvelce arsa, fevkani kargir otel (Polihron Oteli), tahtani 7 tane mağaza olan Askeri Hastahane’nin sağında Kürkçüoğlu Nikolaki hane ve mağazaları, solunda Tokatlı kızı Rıfael tarafından gelen yol, arkası Çinekoğlu Dimitraki bahçesi duvarı, önü reji ambarından gelen tarık. Bina “Rum Dar’ül Eytamı”, “Rum Çocuklarının Amerikalı Dostları” adıyla Amerikalılar tarafından idare ediliyordu. Mübadele sonucunda Rumların Samsun’u terketmesiyle Polihron zevcesi Ortaksiyaoğulları Kozmo ve Yorgo’dan metruk bina Maliye hazinesine geçmiştir. 1930-1940 yılları Samsun Adliye Binası olarak hizmet veren bina, daha sonra Asker Hastanesi olarak kullanılmaya başlanılmıştır. Asker Hastanesinin yeni binasına taşınmasıyla restore edilen bina, bir süre İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü olarak kullanılmıştır. Günümüzde, Samsun Büyükşehir Belediyesi Kültür Müdürlüğü olarak varlığını sürdürmektedir.

S Ü LEYMAN P AŞA ARA S TA S I

Mert Plajı İçinde aquapark, vitamin bar, çocuk havuzu, oturma ve güneşlenme grupları, soyunma odaları, kafeterya, duş ve WC olan, cankurtaran ve güvenlik elemanları ile güvenliği sağlanan 5.000 kapasiteli Mert Plajı 23 Haziran 2007 tarihinde halkımızın hizmetine açılmıştı. Yapılan yosun temizleme çalışmalarına ilaveten Plaj içerisinde bulunan ve yaklaşık 1 yıldır yapımı devam eden kafenin çalışmaları da bitti. Düzenlemeleri henüz bitmeyen bölümlerinin yanında bu yıl plajda şezlong sayısını 350’e çıkarılmış durumda. Plajda su yüzeyinde ve kenarda 4 tane cankurtaran ve 8 kişilik güvenlik elemanı mevcut bulunmaktadır. 5 bin kişi kapasiteli plajda duş, wc, vitamin bar, çocuk havuzu, oturma ve güneşlenme grupları var. Plaj, hava koşulları uygun oldukça her gün 09.00-21.00 saatleri arasında açık...

TARİHİ A S K ERİ HA S TANE

Fener Plajı Cenevizliler zamanında da liman olarak kullanılan ve DLH Makine İkmal Başmühendisliğince kamp yeri olarak kullanılmakta iken hazine adına tescillenen ve Büyükşehir Belediyesi’ne tahsisi yapılan plaj, hazırlanan proje kapsamında aslına uygun olarak yeniden düzenlenerek Samsun halkının hizmetine sunulması amaçlanmıştır. Fener Plajı’nda; Deniz feneri, Vitamin bar, Restaurant, Oturma ve dinlenme grupları, Spor alanları, Duş, wc gibi birçok tesis bulunmakta ve 1100 kişi kapasiteli Fener Plajı Samsun halkı tarafından büyük bir memnuniyetle kullanılmakta yani artık Samsunlular şehir merkezinde de denize girebiliyorlar.

MERT P LA J I

SUKAY Su Kayağı Tesisleri Tam donanımlı bir sukayağı parkı olan tesis kablolu sukayağı olarak Türkiyenin deniz üzerine kurulan ilk kayak merkezi olma özelliğini taşımakta. 2 saat gibi kısa bir sürede kayak öğrenmek mümkün... Eğitim alanında kısa süren bir eğitim ile sukayağı yapmaya başlayabilirsiniz... Tecrübeli eğitmen ve teknik ekip ile kaliteli hizmet veren tesis çok yeni olmasına rağmen bir çok özelliği birarada bulundurmakta, kayak yapanlar aynı zamanda aileleri ile birlikte F ENER P LA J I

KASİAD Karadeniz Sanayici ve İş Adamları Derneği

33 

turizm

len sukayağı azimli ve hırslı olan herkesin profesyonel olarak dahi yapabileceği bir spor,ayrıca yaş sınırlaması yok. Her yaş grubu bu sporu yapabilir,tüm vücut kaslarını çalıştıran sukayağı sporu zinde kalmanızı sağlar. Go-Kart Pisti Türkiye’nin sayılı uzunluktaki pistlerinden birisi olan Batı Park GoKart pisti 720 metre uzunluğunda ve 6 metre genişliğinde. 15 bin metrekare alan üzerine kurulan pistte 7 araç kullanıma sunulurken, 200 kişilik seyir tribünü de bulunuyor. Büyükşehir Belediyesi İmar İnşaat Limited Şirketi tarafından işletilen tesis de vatandaşlarımız sabah 9 ile gece 11 arasında tesisi kullanma olanağına sahipler. Go-kart ya da kart adı verilen çok küçük, benzin ve hava soğutmalı, arkadan motorlu, dört tekerlekli minyatür araçlarla yapılan pist yarışıdır. Karting, motor sporlarının temelidir ve pist yarışlarının küçük kardeşi olarak kabul edilir. 7’den 70’e her insanın yapabileceği bu spor dalı hem kolay olması hem de maliyetinin düşük olması nedeniyle hızla popülerleşmektedir. Amazon Köyü 825 bin metrekarelik Batı Park konsept projesi içerisinde yer alan tesisler, Amazon kanalı, Amazon adası, Seyir terası, Balık restoranları, Piknik alanları gibi rekreasyon alanları tanzim edilerek insanlarımızın kullanımına arz edilmektedir. Dolgu alanında 730 metre uzunluğunda, 10 metre genişliğinde ve 1,75 metre derinliğindeki su kanalı projesiyle, Kürtün Irmağı ağzı koyu ile Eski Yalova Gemisi koyu arası birleştirilmiş, deniz tahkimatı ile kanal arasında suni bir ada ve tepecikler oluşturulmuştur. Bu ada üzerinde Amazon efsanesini betimleyen bir de Amazon Köyü bulunmakta olup Köyde, kadın savaşçıların kullandıkları

34 

KASİAD Karadeniz Sanayici ve İş Adamları Derneği

Kültür ve Turizm Bakanlığı

başkan’dan

samsun’un turizm değerleri değerlendirilmeye başlar ve çürümeye terk edilmez. Genellikle zemin üzeri iki katlı olan binaların dış cephesi yığma tuğladan (bazı büyük yapılar taştan) iç bölmeleri bağdadi olarak yapılmıştır. İkinci katta bir çıkma mevcuttur. Çıkma, bazı yapılarda iki adet (bazen dört) ahşap veya taş direkle taşınmakta, bazı yapılarda demir çubuklarla desteklenmektedir. Kırma çatısı alaturka kiremitle örtülü, saçak altları ahşaptır. İç mekânda ortada bir sofa yer almakta, diğer odalar bu sofaya açılmaktadır. Taban ve tavan ahşap malzemelidir. Samsun il ve ilçe merkezlerinde bunlardan farklı bir sivil mimari ile karşılaşılmaktadır. Bu evler düzgün kesme taştan özenli bir işçilikle yapılmışlardır. Ayrıca il merkezinde Rum ve Ermeni evleri de yoğun olup mimari yapıları ile diğerlerinden kolaylıkla ayrılmaktadırlar. Samsun 1869 yılında tümüyle yanmış ve bu tarihten sonra yeni bir yapılanmaya gidilmiştir. Şehir bir Fransız mimarının planına göre yeni baştan kurulmuştur. Deniz kıyısından güneydeki hafif eğimli yamaçlara göre evler kademe kademe yükselmektedir. Denize paralel caddeler ile onları dikey olarak kesen sokaklarla adeta antik çağın Hippodamos plan düzenine göre yapılanma bunların çevresinde yer almıştır.

ok, yay, giysi ve diğer aletlerin örnekleriyle bütün dünyada ilgi çeken Amazonların yaşayışları gün yüzüne çıkarılıyor. Canik Meşe Tesisleri Karadeniz’in en büyük tesisi olma özelliğini elinde bulunduran meşe kültür tesisleri; yemyeşil ağaçların arasında, deniz manzarasıyla, aynı zamanda yenilenen dekorasyonu, genişletilmiş menüsüyle ve nezih ortamıyla kendini ayrıcalıklı hissetmek isteyen konuklarını dört mevsim ağırlamaya devam ediyor. Meşe Kültür Tesisleri; 2385 m2 restoran binası, 1000 m2 açık düğün salonu, 600 m2 süs havuzu ve oturma alanı, 530 m2 restoran ve oturma alanı, 470 m2 çocuk oyun alanı, 40m2 kapalı çocuk oyun alanı, 400 m2 kafe, 2500 m2 yürüyüş ve trafik yolları, 354 m2 iki katlı 10 kişilik Konuk evi, 50, 100 ve 300 kişilik toplantı salonları, sosyal tesisler içerisinde 500 m2 kapalı düğün salonu ve 34.000 m2 ormanlık alanı ile birlikte Samsun halkına hizmet etmeye devam ediyor.

Şehrin en eski evleri Kale Mahallesi, Pazar Mahallesi, Hançerli Mahalle, Selâhiye Mahallesi ve Saitbey Mahallesi’nde görülmektedir. Buradaki evler çoğunlukla iki veya üç katlıdır. Sivil mimari ahşap veya ahşap karkaslı ve bağdadi sıvalıdır. Temel üstü dolgularda taş veya Kızılırmak ile Yeşilırmak yöresindeki taş ocaklardan elde edilen tuğlalar kullanılmıştır. Evlerin alt ve üst katları çoğunlukla aynı plan düzenindedir. Üst katlardaki salon evin eksenini oluşturmakta, odalar buraya açılmaktadır. Ayrıca bu salan çıkmalarla bir veya iki yönlü olarak dışa açılmaktadır. Çoğunlukla evlerin girişleri bu çıkmaların altında ve ortasında bulunmaktadır. Böylece girişler yağışlardan korunmuştur. Evlerin yer katı tuğla, üst katları ahşaptır. Girişte taşlık, üst katlara çıkan merdiven ve iki yanında mutfak ve depo gibi bölümlere yer verilmiştir. Merdiven altları ise kömürlük olarak düzenlenmiştir. Girişler çoğunlukla kare planlı salonlara açılmaktadır. İkinci ve üçüncü katlar dışa çıkıntılıdır. Evlerin dışa açılan pencereleri dikdörtgen şekildedir. XX. yüzyıl başında yapılmış olan taş devlet yapıları daha çok Rum ve Rus mimarisinin etkisi altında kalmıştır. Bunların başında Hükümet Konağı (1875), Memleket Hastanesi (1900) ve Belediye (1908) gibi yapılar gelmektedir. Osmanlılar devrinde bilhassa İstanbul mimarisi için şu söylenir: Hiç kimse komşusunun ışığını, güneşini, manzarasını kesen bir ev inşa edemez. Eski İstanbul’u gezenler bunu özellikle söylerler. İstanbul’da bütün sokaklar nihayette denizi görürler, güneşi ve ışığı görürler. Bu asırlarca böyle olmuştur. Peki bugünkü İstanbul’a bakanlar bunu söyleyebilirler mi? İstanbul’a ne hâcet, eski Samsun evlerini konumları itibariyle görenler de bunun hakkını teslim ederler. Eski Samsun evleri veya sokakları da İstanbul evleri ve sokakları gibidir. Denizi görür, ışığı ve güneşi görür.

Tarih kokan Samsun evleri Samsun evleri deyince akla hemen Yıldıray Çınar’ın meşhur türküsü gelir. Şu Samsun’un evleri / Kız kaldır peçeleri / Senin o bakışların / Öldürür niceleri… Samsun’daki bu enfes sivil mimari örnekleri yıllar sonra bile birer anıt olarak Samsun’un derin tarihini bizlere anlatırlar. Umarız bu tarihi yapılar şehrin turizm potansiyeli olarak KASİAD Karadeniz Sanayici ve İş Adamları Derneği

35 

turizm

Alaçam

A

laçam’ın 2 km kuzeyinde deniz kıyısında temiz kumsalı, çınar, kavak ve taflan ağaçlarından oluşan güzel koruluğu ile Geyikkoşan mesire yeri yer almaktadır. Alaçam Koyu, Alaçam’a yaya olarak bir saat kadar ileride sahilde deniz ve Alaçam koyu ve koy boyunca da tabiatın nadir yarattığı güzel bir kumsal mevcuttur. Buraya yazın halk gerek yaya gerek otobüs veya arabalarla giderek denize girmekte, gezmekte ve civardaki ormanlarda avlanmaktadırlar. Daha sahilden suya bir kaç adım atınca insanın boğazına

kadar gelen ve akşamları dağların ardından güneş batarken karşısında Sinop burnunun göründüğü, aynı zamanda tabiatın hırçınlıklarına karşı da mahfuz bulunan bu koya bir iskele inşa edilerek İstanbul’dan Trabzon’a kadar gelip giden vapurların uğraması sağlansa ve sahille kasaba arasına muntazam bir şosa yapılsa bunun ilçenin iktisadi ve içtimai hayatında ne kadar önemli bir rol oynayacağına şüphe yoktur. Alaçam’daki tarihi eserler arasında yer alan Şadibey Camii, 1515 Yılında Anadolu Beylerbeyi Şadi Bey tarafından yaptırılmıştır. Tamamı ile yenilenmiştir. Geyik Koşan Mesire Alanı ve Türbesi ise efsaneye göre Arap Ordusu Komutanı Ebu Eyüb el-Ensari hazretleri ordusunun Alaçam’dan geçerken Geyik Koşan mevkiinde ölen Geyik Baba ismindeki komutan adına halkın inşa ettirdiği bir türbedir. Etrafı mesire yeri olarak düzenlenmiştir. İlçe merkezinin güney batısında yer alan Sivri Tepe (Kalkolitik, İlk ve Orta Tunç Çağı ile Demir ve Orta Çağ) Yenice köyündeki Dede Tepe (İlk ve Orta Tunç Çağı) Gökçe boğaz köyündeki Gökçe boğaz tepe veya Ali Osman Tepe (Kalkolitik, İlk ve Orta Tunç Çağı) tarihi eser bulgularına rastlanan noktalardır. Alaçam İlçesindeki düz yerleşme ise ilçenin güney doğusunda yer alan Soğukcam veya Bedeş diye anılan köyün içinde saptanmıştır. Asarcık Asarcık, tarihi eserler bakımından zengin kaynaklara sahip olmamakla birlikte doğal güzellikleri ile gezip görmeye değer bir ilçemizdir. İlçedeki orman alanları ilimizdeki doğal değerleri yüksek alanlar içinde sayılır. Tarihi değerler açısından çevre ilçelere nazaran pek zengin sayılmamakla birlikte ilçede günümüze kadar gelip, önemini yitirmemiş eserler vardır. Bunlar Kılavuzlu ve Gökgöl köyündeki camiler ve Ayaklıalan Köyü’ndeki tarihi kilise kalıntısıdır. Gökgöl Camii, 1180 yılında ahşap olarak yapılmıştır. M. 1870 H. 1291 yılında ilk kez, 1970 yılında ise son kez tamir görmüştür.

36 

KASİAD Karadeniz Sanayici ve İş Adamları Derneği

ilçeler

ilçeler Ayvacık Ayvacık Orta Karadeniz’in en güzel doğal yapısına sahip ilçelerinden bir tanesidir. Özellikle orman alanları Samsun ilindeki doğal değerleri yüksek alanlar içinde sayılmaktadır. Hasan Uğurlu ve Suat Uğurlu Baraj Gölleri ilçeye ayrı bir güzellik katmaktadır. Özellikle Hasan Uğurlu baraj gölü çevresindeki çam ormanlarıyla kaplı alan piknik ve mesire yeri olarak ideal bir mekândır. Osmanlılar zamanında Rum ve Ermenilerin yaşadığı bir köy olan Ayvacık’a

Türkler Cumhuriyetten sonra yerleşmişlerdir. Bu nedenle ilçe köklü bir kültür yapısına sahip değildir. Var olan tarihi eserler ise Rum ve Ermeni istilasının yaşandığı dönemde yağmalanıp yok edilmiştir. Bafra İkiztepe uygarlığına ışık tutan Bafra’da Kızılırmak Deltası, Bafra’nın doğusundan batısına 60 km’ lik bir kıyı şeridine sahiptir. Bu deltada balık gölleri, kıyı kumulları, çorak adalar, kuru ve su basar çayırlar, sazlıklar, çamur düzlükleri ve tarım alanları yer alır. Kızılırmak Deltası uzun yıllardan beri kuş varlığı açısından son derece önemli bir yer olarak bilinmektedir. Deltanın sahilleri denize girmek ve güneşten yararlanmak isteyeler için idealdir. Balık Gölleri, ilçenin 20 km kuzey batısında Kızılırmak’ın iki yakasında yer alırlar. Bu göller irili ufaklı 33 parçadan oluşur. Göllerden bazıları; Karaboğaz Gölü, Ba-

turizm

ilçeler

lık Gölü, Liman Gölü, Dut dibi Gölü, Uzungöl, Hayırlı Göl, İnce Göl, Çernek Gölü, Tombul Göl’dür. Çevresi sazlık ve bataklık olan bu bölge, kuş gözlemciliği açısından dört mevsim çok önemli bir potansiyele sahiptir. Bu bölgemiz ülkemizin en önemli sulak alan ekosistemlerinden birini oluşturur. Altınkaya ve Derbent Barajları’nın gölleri ve çevresindeki ağaçlık alanlar Bafra’nın görülmeye değer köşelerindendir. Piknik yapmak ve dinlenmek amacıyla gidilecek yerler olması yanında; oltayla veya ağlı balık avlamak içinde uygun mekânlardır.

Bilinen geçmişi MÖ.5000-4000 yıllarına dayanan ve günümüze kadar sürekli yerleşim yapıldığı anlaşılan Kızılırmak ağzı ve çevresi tarihi ve kültürel eserler bakımından yüklüce bir mirasa sahiptir. 1971 yılından itibaren İkiztepe köyü sınırlarında bulunan İkiz Tepe ören yeri ve çevrede yapılan yüzey araştırmalarında 57 höyük tip, düz yerleşim yeri, 25 antik çağ ile hemen sonrasına ait kalıntı, 48 tümülüs, 5 kaya mezarı, 3 mezarlık, 1 kale, 1 hamam, 1 köprü bulunmuştur. İkiztepe’de, elde edilen bulgular, burada Erken Hitit dönemine ait önemli bir kentin olduğunu belgelemektedir. İkiztepe ören yerindeki en yüksek tepe ilk Tunç Çağı III. Zamanında (MÖ 2300-2100) mezarlık olarak kullanılmış, Eski Anadolu’da bulunan mezarlıklardan en büyüğü olan bu mezarlıkta 623 adet mezar tespit edilmiştir. İkiztepe ören yerindeki bu en yüksek tepe daha sonra Helenistik çağda (MÖ. 330-30) bir Tümülüs (Yığma Mezar) olarak da kullanılmıştır. İkiztepe’de ortaya çıkartılan 6000 civarındaki, pişmiş toprak, kemik, boynuz, taş ve maden eserler Samsun Arkeoloji Müzesinde sergilenmektedir. İkiztepe ören yeri, Kültür Bakanlığı’nca arkeolojik alan olarak tescil edilmiş ve kamulaştırılmıştır. Bafra’da Martı Kalesi ve Asar Kale olmak üzere iki kale kalıntısı vardır. Bunlardan Martı Kalesi harabe halindedir. Helenistik döneme aittir. Asar Kale de harabe halindedir. Kızılırmak vadisinde Ağsar köyünde bulunan kale MÖ. 1000 yıllarına tarihlenmiştir. Paflagonya Kaya Mezarları da (MÖ. 700), Asar Kalesinin olduğu bölgede Kızılırmak vadisinde dikkat çeken tarihi yapılardır. Bafra’da öne çıkan Osmanlı dönemine ait tarihi yapılar ise şunlardır: Büyük Cami (1670), Tayyar Paşa Cami (1869), Çarşı Cami (1865), Nuri İbrahim Cami (1887), Şeyhören Türbesi, Yeni Şifa Hamamı (17. yy); Uzun hamam, Bedesten, Alibey Çeşmesi (1751), Hüseyin Bey Çeşmesi, Kadı Çeşmesi (1778), Mescit Çeşmesi (1840). Çarşamba Çarşamba ilçesi geniş ovalık alanları, Yeşilırmak ve çevresindeki doğal güzellikleriyle gezip görmeye değer yörelerimizdendir. İlçe, Terme ilçesi sınırlarından başlayıp, Tekkeköy ilçesi sınırlarına kadar uzanan sahilinde; Civa burnu istikametinde ilçe merkezine 10-12 km uzaklıktaki, ince kumlu plajları ve doğal gölleriyle dikkat çeker. Çevresi sazlık olan Çarşamba gölleri su ürünleri açısından zenginlikleri ile meşhurdur. İlçede ilk Tunç Çağı yerleşmeleri olan; Tepecik, Kilise Tepe, Tünbütepe Höyükleri vardır. Çarşamba ilçe merkezi doğuyaka mezar-

lığı içinde yer alan Göğceli Cami Anadolu ahşap mimarisinin en güzel örneklerinden birini oluşturmaktadır. 1206 yıllarında yapıldığı tahmin edilen camiye 1335 yılında revak kısmı ilave edilmiştir. Cami tamamen ahşap olup, tek katlıdır. Dış kısmı çok kalın ve yaklaşık 25 m. uzunluğundaki kalasların birbirine geçirilmesi ile yapılmıştır. Caminin en önemli özelliğinden biri yapımında hiç metal çivi kullanılmamış olmasıdır. Caminin etrafındaki mezarlık garipler mezarlığı olarak bilinmektedir. Cami tescil edilmiş tarih eserler kapsamındadır. Çarşamba’da Osmanlılar döneminden kalma camiler de vardır. Bunlar; Rıdvan Bey Camii (1781), Abdullah Paşa Camii (1847), Değirmenbaşı Camii (1916), Yeni Keten Camii (19. yy sonları), Kanarya Camii’dir. Ayrıca Yaycılar Köyünde de 1619 tarihlerinde yapıldığı tahmin edilen yine ahşaptan Şeyh Habil Camii yer alır. 1931 yılında yapılmış, Çarşamba Köprüsü de, Cumhuriyet döneminin ilçeye en önemli armağanı olarak hala hizmet vermektedir.

Havza Havza İlçesi, çevresinde ve ülke çapında oldukça meşhur kaplıcalara sahiptir. Havza’nın etrafı ormanlarla kaplanmış dağlarla çevrilidir. Bu nedenle yakın çevresinde piknik ve mesire alanı oldukça fazladır. Yazılı belgelere göre tarihi 2500 yıl öncesine uzanan Karadeniz Bölgesi’nin şifa yurdu; Havza Kaplıcaları’nın suyunun kimyasal özellikleri ve şifalı olduğu hastalıkların çokluğu bakımından bölgemizin en önemli Sağlık Turizmi merkezlerinden biridir. Havza, her yıl on binlerce kişi tarafından günübirlik ya da bir günle bir ay arasında değişen sürelerle konaklamak suretiyle ziyaret edilmektedir. Havza Kaplıcaları’nın yanı sıra ilçenin birçok farklı tarihi ve kültürel değeri de öne çıkmaktadır. Havza’nın 21 km doğusunda Lerdüge köyünde beş tümülüs saptanmıştır. 1946 yılında başlatılan çalışmalarda çıkan buluntular Ankara Arkeoloji Müzesine gönderilmiştir. Ortaya çıkartılan yapının, mimari tekniği ve diğer buluntulardan MÖ. 100- MS. 200 yılları arasında kullanıldığı anlaşılmıştır. M. Kemal Atatürk’ün Milli Mücadele yıllarında Havza’da ikamet ettiği, Gazi Konağı ya da o günkü adıyla Mesudiye Oteli ise Atatürk’ü 25 Mayıs’tan 12 Haziran’a kadar misafir etKASİAD Karadeniz Sanayici ve İş Adamları Derneği

37 

turizm menin gururunu müze ziyaretçileriyle günümüzde paylaşmaktadır. Hamamlar kenti Havza’da öne çıkan üç tarihi hamam vardır. İmaret mahallesi Hamam sokağında bulunan Büyük Hamam, (Vakıf Hamamı) Bizans döneminde yapılmış olan eski yapı yıkılarak yerine yeniden inşa edilmiştir. Adeta Havza’nın sembolü haline gelen bu tarihi hamam vakıf kayıtlarına göre 1256 yılında Selçuklu sultanı II. Mesud tarafından yaptırılmıştır. Küçük Hamam (Şifa Kaplıcası), 1429 yılında Amasya Emiri Mustafa bey tarafından büyük hamama ilave olarak yaptırılmıştır. Bir havuzu olan bu hamam 50 kişi kapasiteli olup devamlı erkeklere açıktır. Maarif Hamamı ise İmaret Mahallesi Hamam sokağında Büyük hamamın 50 m. batısında yer almaktadır. II. Abdülhamit’in son dâhiliye nazırı Maznun Paşazade Mehmet Memduh Paşa tarafından Sivas Valisi iken 1890-1894 tarihleri arasında yaptırılmıştır. Kavak Tarihi oldukça eskilere dayanan ilçede öne çıkan birçok tarihi ve kültürel değer yer almaktadır. Kale Doruğu Höyüğü, Samsun il merkezinin yaklaşık 40 km güneyinde, Kavak İlçesi, Yeni Cami Mahallesi içinde yer alan Kaledoruğu adındaki höyüktür. Bazı yayınlarda yanlış bir şekilde Kaledoruğu yerine Kavak ismi ile tanıtılmaktadır. Höyüğe Samsun-Kavak kara yoluyla ulaşılmaktadır.

Yedi köyün Cuma Camisi olarak kullanılan Dere Camii ise bugün Değirmencili ve Kazanç Köylerinin ortak Cuma camisi olarak kullanılmaya devam etmektedir. Tamamen ahşap malzemeden yontma tahtadan, çatma başı geçme olarak yapılan camide yer yer çivi kullanılmıştır. Camiyi dört yanda revak çevreler. Orta direğin başlık kısımları mukarnas taklidi üçgenler ve ortada rozetle süslenmiştir. Dikdörtgen bir form gösteren dış kapı kemerli olup, iki yana kanadı baklava dilimi, ortada ise boğum ve aralarında rozet şeklinde yıldızların oluşturduğu kabartmalar mevcuttur. Her ne kadar bir kitabeye rastlanmamakta ise de kapının sol tarafında Hicri 1221 (1805), sağ tarafında ise Hicri 1258 (1842), Hicri 1297 (1881), Hicri 1345 (1929) tarihleri mevcuttur. Bekdemir Köyü Ahşap Camii, Yörgüç Paşa (Çarşı) Camii ile birlikte ilçenin en çok dikkat çeken tarihi yapısı ise Samsun’a 35 km uzaklıkta Eski Samsun-Amasya kervanyolu üzerindeki Çakallı Han’dır. Selçuklu Dönemi yapısıdır ve 13.yy. sonlarına doğru tarihlendirilmektedir. Avlulu bir handır. Yapı harap durumdad��r. Ancak avlunun boyutları saptanmıştır. Bugün hiç bir iz yoktur. Ahır kısmı birbirine paralel üç sahından oluşuyor. Üst örtüsü tonozdur. Ahır taç kapısı traverten adı verilen gözenekli taşla inşa edilmiştir. Kapı sövelerle desteklenmiştir. Ladik İlçenin tarihi M.Ö. 3000’lere uzansa da yöredeki arkeolojik alanlar da yeteri kadar araştırma yapılmamıştır. Bu arkeolojik alanlar;

38 

KASİAD Karadeniz Sanayici ve İş Adamları Derneği

ilçeler

Çakılarası, İnkaya Mezar ve Ören Yeri, Kale Tepe, Dökme Tepe, Dedealtı, Köy İçi, Devşel Kaya, Tombul Tepe, Kilise Tepe, Kümbet höyükleridir. Ladik merkezinin güneyindeki tepede Ladik gölünün güney doğusunda bir kale kalıntısı da bulunmaktadır. Ormanlık alanları, yaylaları ve şifalı sularıyla, Osmanlılar döneminde, Amasya’da yaşayan şehzadelerin ve ileri gelenlerin yazın safiye yeri olarak kullandıkları ilçede; yazlık saraylar, camiler, çarşılar, hamamlar vb. gibi birçok eser yaptırılmıştır. Fakat bu eserlerin çoğu 1943 depremiyle yıkıntı haline gelmiştir. Bu gün ayakta kalan eserlerden bazıları şunlardır: Saat Kulesi; 1889 yılında inşa ettirilmiştir. 1943 depreminde büyük hasar görmesine karşın aslına uygun olarak tekrar yaptırılmıştır. Bülbül Hatun Camii, II. Beyazıt’ın karısı Bülbül Hatun tarafından yaptırılmıştır. Depremde yıkılan cami aslına uygun olarak onarılmıştır. IV. Avcı Sultan Mehmet tarafından yaptırılmış olan Avcı Sultan Mehmet Camii, depremde tamamen yıkıldıktan sonra aynı yerine tekrar inşa edilmiştir. Bir adı da Sadullah Sunullah Paşa Türbesi olan Kümbet de bir Osmanlı eseridir. Seyit Ahmet Kebir Türbesi ise Selçuklu döneminin kumandanlarından Seyit Ahmet Kebir Ladik’te yapmış olduğu savaşta ölünce isteği üzerine bu türbeye gömüldüğü önemli bir tarihi yapıdır. İlçenin en önemli mesire yeri Hamamayağı (Hallaz, Hırlaz, Hilyas) kaplıcasının bulunduğu bölgedir. Ladik ilçesine 10 km uzaklıktaki bu yerde, kenarından küçük bir akarsuyun geçtiği piknik alanı ve kaplıca binası vardır. Lâdik ve Havza ilçelerindeki kaplıcalar tarih boyunca bilinmektedir. Romalılar ve daha önceki devirlerde de buralar insanları çeken sağlık merkezleri olmuştur. Bugün ise suların içerdikleri maddeler tek tek tespit edilmiştir. Lâdik Hamamayağı kaplıca suyunun, Almanya’daki Bedeviciler, Liebenzell, Schlangedbad, Warnbrunn, Wilbad, Wilstein gibi kaplıcaların suyuna eşdeğer olduğu kanıtlanmıştır. Hamamayağı kaplıca suyu Türkiye’deki birinci dereceden önemli ve öncelikli kaplıca suyu olarak belirlenmiştir. Romatizma, Sinir ve Kas yoğunluğu, eklem kireçlenme, sinirsel hastalıklar, ameliyat sonrası yorgunluklar gibi hastalıklarda olumlu etki yapar. Ladik gölü ve çevresi, Akdağ yaylaları mesire yeri olarak idealdir. Ondokuzmayıs İlçenin güneyinde yer alan en yüksek tepesindeki Nebiyan Ormanları ve çevresi gezi ve mesire yeri olarak ideal olması yanında, ilçede yapılan yayla şenliklerine de mekân oluşturmaktadır. İlçenin kuzeyindeki Yörükler mevkii’nde ise bölgenin en temiz denizi ve kumu yer almaktadır. Ondokuzmayıs ilçesinin Kuzeyde Karadeniz kıyısında kalan toprakları Kızılırmak Deltası’nın doğu ucudur. Bu bölgede balık göllerinin bir bölümü yer alır. Bu göller ve çevresindeki sazlık ve bataklık arazi deltanın Sulak alanlarının bir kısmını oluşturur. Kızılırmak Deltası barındırdığı kuş varlığı ile ülkemize uluslararası platformda itibar sağlayacağı gibi, doğa turizmi, çevre

turizm

ilçeler tekkeköy

eğitimi, bilimsel araştırma vb. gibi konularda çok büyük bir potansiyel oluşturmaktadır.

Tekkeköy’deki Gelemen mevkiinde yeralan Costal ormanları, Karadeniz de ender kalmış kıyı ormanına güzel bir örnektir. Burası Samsun ilindeki doğal değeri yüksek alanlardan biri olarak belirlenmiştir. Costal mevkii doğal plaj özelliği taşımaktadır. Kıyıdaki Hacı Osman Korusu ve içeriye girildikçe yüksekliği 700 - 800 m. civarında olan Kapaklı Pınar Tepesi, Kırantepe, Azman tepesi, sahile yakın Asarağaç tepesi piknik ve mesire yeri olarak uygun mekânlardır. Tekkeköy Ören Yerleri’nde Hitit ve tunç çağı dönemlerine ait buluntular ele geçmiştir. Bu buluntulardan; çarkta çekilmiş devetüyü, al renkli seramikler çoğunluktadır. Burada bulunan mezarların ilk Tunç çağına ait olduğu saptanmıştır. Bu mezarlardan çıkan eşyaların Anadolu da bir benzerine daha rastlanmadığı belirtilmektedir.

Yörükler Beldesi’nin yakınında bulunan Yörükler Tümülüsü Roma döneminin kültürünü yansıtmaktadır. Yörükler Beldesi’nin ve Balık gölünün yakınında yer alan Yörükler Hamamı ise 19 yy. Osmanlı eseridir. Şeyh Bek Türbesi de Orta Asya’dan ilçeye Türkmenlerin göç ettiği dönemde yapılmış bir türbedir ve ilçenin tarihi değerlerinden biridir. Salıpazarı Alan, Karacaören ve Kestanepınar köyleri çatağında Alabalık üretme tesisleri çevresi, Hasan Tekkesi civarı, Yeşilköyü yolundaki Adacık, Terme yolundaki Çobandüzü mevkileri piknik ve mesire alanı olarak ideal yerlerdir. İlçede yemyeşil bir bitki örtüsü hâkimdir. Salıpazarı ilçe merkezindeki 200 yıllık çınarlar gölgesinde dinlenmek için ideal bir mekân oluşturmaktadır. Salıpazarı’nda mutlaka görülmesi gereken tarihi yapılar ise şunlardır: Garpu Kalesi: Cevizli - Konakören köyleri arasında yer almaktadır. M. Ö. 7. yy’a ait olduğu ileri sürülmektedir. Bir rivayete göre Amazonlara aittir. Klasik anlamda bir kaleye benzememektedir. Giriş kapısı kayadan oyularak, yukarı çıkma merdivenler ise kayaları yontmak suretiyle yapılmıştır. Kalede üzeri taşla kapatılmış iki kuyu bulunur. Değirmen: Gökçeli mahallesinde 500 yıllık bir değirmen vardır. Kesme taştan yapılmış olan kemeri hala yıkılmamıştır. Bugün yine un değirmeni olarak faaliyet göstermektedir. Cami: Çatak Ahmet Ağa köyündeki (Gökçeli Mh.) 105 senelik bir camidir. Ayrıca Yeşilköyü, Kayadibi,

Kızılot köylerinde de 300 - 400 senelik ahşap camiler vardır. Türbeler: Samzama kadem ve Topal Hacı türbeleri vardır. Halk tarafından çok saygı gösterilip, evliya kabul edilen kişilere aittir.

Tekkeköy Mağaraları ise Kalkolitik dönemi sergileyen yerleşim yerleridir. Bu mağaralar doğal oluşmuş ufak mağaraların genişletilerek ve oyularak iskân edilmesi sonucu meydana gelmiştir. Ayrıca ilçede Şeyh Yusuf Zeynüddin Camii ve Türbesi yer almaktadır. Şeyh Yusuf Zeynüddin, Anadolu Selçuklu Devleti zamanında yaşamış büyük İslam velisidir. Gavs-ı Azan Şeyh Abdülkadir-i Ceylani Hazretlerinin torunudur. Camii kendisi tarafından 1285 yılında yapılmıştır. Türbesi ise bu caminin bahçesinde bulunmaktadır. Terme Tarihi M.Ö. 1000 yıllarına kadar uzanan ilçede efsanevi kadın savaşçılar Amazonların yaşadığı birçok tarihçi ve coğrafyacı tarafından ileri sürülmektedir. Amozanların; yerleşmiş olduğu alanlar kaynaklarda Karadeniz kıyıları olarak tanımlanmaktadır. Özellikle Thermodon (Terme Çayı) kıyısında Themiskyra kentini kurmuş oldukları bilinmektedir. Themiskyra kentinin Terme ile Ordu arasında olduğu sanılmaktadır. Terme Amazon mirasının ötesinde ise sınırları içerisinde birçok Osmanlı yapısını da barındırır. Örneğin Pazar Camii; 1840’lı yıllarda yapıldığı tahmin edilen cami Osmanlı mimarisinin özelliklerini taşımaktadır. Terme ilçe merkezinin 10 km. güneyindeki Dibekli köyündeki Cüneyd-i Bağdadi Türbesi, halk arasında, Bağdat’ta yaşamış olan Cüneyd-i Bağdadi’ye ait olduğu kanısı yaygındır fakat başka bir görüşe göre de; türbede Kubatoğullarından Cüneyt Bey adlı bir komutan yatmaktadır. Bu komutan Moğol istilaları sırasında Canik (Samsun) Beyliğini Timur ordularına karşı savunmuş bir kahraman ve şehittir. Yukarı Söğütlü köyünde, büyük bir mezarlığın içinde yer alan Yukarı Söğütlü (Karacalı) Camii ise ahşap bir camidir. Caminin duvarına kazınmış bir yazıdan 1716 yıllarında yapıldığı tahmin edilmektedir. Avcı Sultan Mehmet Camii, Sultan IV. Mehmet tarafından yaptırılmıştır. 1943 depreminde yıkılan camiye 1956 yılında aynı temeller üzerine yeniden inşa edilmiştir. Cuma

KASİAD Karadeniz Sanayici ve İş Adamları Derneği

39 

turizm

ilçeler

Şahinkaya Kanyonu-Vezirköprü

(Davut paşa) Camii’nin Melihşah Gazinin kumandanları tarafından kiliseden çevrilerek yapıldığı, bugünkü şekline ise cumhuriyet döneminde aldığı bilinmektedir. Terme’nin doğal güzellikleri ise saymakla bitmez. Terme tarafından denize akan bir çayın, arazinin çok düz olmasından dolayı denize dökülmeden önce geniş bir alana yayıldığı, iç içe göller oluşturduğu görülmektedir. Bir tarafından da denize bitişik olan Simenit Gölleri’nin büyük bir kısmı sazlıktır. Milli Parklar Genel Müdürlüğünce “Yaban Hayatı Koruma Sahası” olarak belirlenen göller derin değildir, dibi çamurludur, bazı bölümlerinde sandalla gezilmektedir. Terme Çayı ise Karaorman’dan doğar, Terme’deki çeltik

tarlalarını sular, Terme ilçesini ikiye böldükten sonra Karadeniz’e dökülür. Terme’nin Yalı Mahallesi’nden Akçay’a kadar uzanan Miliç Çamlığı hem mesire yeri; hem de temiz denizi ve kumsalıyla doğal bir plajdır. Burada mavi deniz, çamların yeşiliyle adeta kucaklaşır. Akçay ve Miliç gibi Çoban yatağı ve Kumcağaz sahilleri de Terme’nin doğal plajlarını oluşturmaktadır. Karadeniz ile Terme arasındaki bölgede yer alan, doğal kanallarla birbirine bağlı Akgöl, Simenit, ve Silindir gölleri ile civarı yüzlerce türde kuşu bünyesinde barındıran sulak alanlarımızdan bir tanesidir. Milli parklar genel müdürlüğünce Yaban Hayatı Koruma Sahası olarak belirlenen göller derin değildir.

ile mimari özelliklerini hala korumaktadır. Bedesten ve Arasta; İlçe merkezindedir. Köprülü Mehmet Paşanın eşi Ayşe Hatun’un babası Yusuf Ağa tarafından 1660 yılında yaptırılmıştır. Çifte Hamam; 1660 yılında Köprülü Mehmet Paşanın eşi Ayşe Hatun tarafından yaptırılmıştır. Bedestene bitişiktir. Kale Hamamı; Yine Ayşe Hatun tarafından 1659 yılında kale camisine bitişik olarak yaptırılmıştır. Mehmet Paşa mahallesindedir. Hala kullanılmaktadır. Kale Camii (Taşkale Camii); Bu camide kale hamamıyla birlikte yaptırılmıştır. Şifa Hamamı; Köprülü Mehmet Paşa’nın ailesi için özel olarak yaptırıldığı söylenmektedir. Soyunmalık, soğukluk ve sıcaklık olmak üzere klasik tarzda üç bölümlüdür. Halen çalışmaktadır. Fazlı Ahmet Paşa Medresesi (Taş Medrese); İlçe merkezindedir. 1661 yılında Fazıl Ahmet Paşa tarafından yaptırılmıştır. Çatısı kurşunla kaplı iken Rus seferi sırasında kurşunları alınıp, kiremit kaplanmıştır. 1943 depreminde etkilendiyse de restore edilmiştir. 1964 yılına kadar çeşitli amaçlarla kullanılan medrese bu tarihten sonra halk kütüphanesi olarak kullanılmaya başlanmıştır. Yörenin basılı materyal bakımından en zengin kütüphanesidir. Kütüphanede 378 Arapça, Farsça el yazması, 509 eski harfli Arapça, Farsça, Türkçe karışımı basma kitap, 13649 yeni harfli Türkçe kitap bulunmaktadır. Tacettin Paşa (Kurşunlu) Camii; 1494’te yapılmış olan cami, 1943 depreminde tamamen yıkılmış olup, beş kubbeli son cemaat yeri ile iki kubbeli ana mekândan oluşan özgün yapı sonradan düz çatı ile örtülmüştür. Saat Kulesi; 1906 yılında Sivas valisi Reşat Akif Paşa tarafından yaptırılmıştır. 1943 depreminde büyük hasar görmüştür, fakat aslına uygun olarak tekrar restore edilmiştir. Dört taraflı saatleri çalışır durumdadır. Ganioğlu Çeşmesi; Geç Osmanlı döneminde yapıldığı bilinmektedir. Kurşunlu Cami Çeşmesi; Kurşunlu Camisi avlusundadır. Bu çeşmede geç Osmanlı döneminde yaptırılmıştır. Namâzgah Çeşmesi; Köprülü Mehmet Paşa tarafından yaptırılmıştır. 1906 depreminde sadece mimber ve mihrap kısmı ayakta kalan caminin yerine 1915 yılında yeni bir cami yaptırılmıştır. Taş Han; Geç Osmanlı döneminde iki katlı olarak, dolgu taştan yapılmıştır. Yukarı Nalbant Camii; 1162’de yapılmıştır. Minaresi alüminyum kaplıdır. Şehit Müftü Türbesi; Üzerindeki kitabede 1214 yılında yapıldığı yazılmaktadır. Kibar Ali Evi de sivil mimari örneği olarak belirlenmiştir. Bu ev bağdadi tarzda iki katlıdır.

Vezirköprü

Yakakent

İlçedeki zengin orman örtüsü, çeşitli orman içi dinlenme yerlerinin düzenlenmesine olanak sağlamıştır. İlçe merkezindeki Osmanlı İşletmesine ait çamlık, halkın rağbet ettiği alanlardandır. Vezirköprü’ye 52 km. mesafedeki Kunduz Ormanları; ilçenin güneydoğu ve kuzey batı yönlerinde bulunan Bağ aralığı; Kaylar bağları ve Altınkaya Baraj gölü ile göletleri çevresi mesire yerleri olarak ideal alanlardır. İlçe 1906, 1939 ve 1943 yıllarında önemli depremler geçirmiş olmasına rağmen Selçuklulardan ve Osmanlılardan kalan tarihi eserler

İlçeye 7 km uzaklıkta Samsun - Sinop karayolu üzerinde bulunan Çamgölü mevkii denizin, ormanla iç içe olduğu bir doğa harikasıdır. Çam ağaçlarının denizle kucaklaştığı bu eşsiz sahil maviyle yeşilin en güzel uyumunu yaratmıştır. Bu yöre Orman İşletme Müdürlüğü tarafından piknik yeri olarak düzenlenmiştir. Kazköy mahallesi mevkiinde sahil şeridi ise kumsal ve doğal plajı ile ilçeye ayrı bir güzellik katmaktadır. İlçedeki eski yerleşme izine Pilavtepe Tümülüsü’nde rastlanmıştır.

40 

KASİAD Karadeniz Sanayici ve İş Adamları Derneği

turizm

- Nasıl başladınız bu sürece?...

D

apa Danışmanlık olarak ihale sürecine katıldık. İhaleyi kazandık. Ankara merkezli bir firmayız. Ben şehir plancısıyım. Firma olarak Samsun’da turizmdi konumuz. Bir firma olarak ben bu işi üstlenmiş olduğumda 28 Aralık tarihinde bu işi aldık. Hava koşulları iyi değildi. Araziye çıkamadık. Araziye ancak Nisan sonunda çıkabildik. Ama Nisan sonuna kadar Samsun’la ilgili analiz çalışmaları yürüttük. Her türlü bilgiyi topladık. Çok da bir şey olmadığını gördük. Yaptığımız işin bir parçası da daha önce bu konuyla ilgili yapılmış tüm çalışmaları derlemekti. - Ne gördünüz önceki çalışmalarda? Önceki çalışmalarda şunu gördük. Samsun’da aslında turizm-murizm yok. Böyle bir şey olamaz. Tüm çalışmaları okuduk ve olumsuz bir tabloyla kaşılaştık. Ekip olarak o noktada şunu düşündük. Biz ne yapacağız? Çünkü kimsenin Samsun’la ilgili bu şehirde turizm olabileceğine dair bir düşüncesi yok. Örneğin bölgesel kalkınma planı diyor ki; ticaret merkezidir burası. Dolayısıyla bir fuar yapın yeter diyor. Ama Amasya ve Çorum için farklı şeyler söylüyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı

SAMSUN’A ASIK OLAN BIR SEHIR PLANCISI

DR.ÜMİT ÖZCAN Samsun Turizm Master Planı’nı hazırlayan ekibin başkanı Dr. Ümit Özcan ile Atakum’daki İl Özel İdare Binası’nda gerçekleştirdiği ve Samsun’daki tüm yerel yönetici ve idarecilerinin katıldığı sunum öncesinde Samsun hakkında çok samimi bir sohbet gerçekleştirdik.

KİM “SAMSUN’DA TURİZM OLMAZ” DEDİYSE SAMSUN’A EN BÜYÜK KÖTÜLÜĞÜ ETMİŞ Hava koşulları düzelince biz Nisan’da araziye çıktık. Araziye çıktıktan sonra benim dünyam değişti. Burada kim kalkıp Samsun’da turizm olmaz diyorsa Samsun’a en büyük haksızlığı ve kötülüğü yapmış diye düşündüm. Ben 14 ülke gezdim. Hiç biri gezi amaçlı değildi. Hepsinde şehir plancısı kimliğimle görevli olarak bulundum. Karadeniz’de ayak basmadığım yer yok. Samsun’u çok iyi bilmiyordum. Trabzon’u çok iyi biliyorum. Uzungöl’ü, Çamlıhemşin’i, Ayder’i çok iyi biliyorum. Keza Akdeniz’de neredeyse her şehirde bulundum. İç Anadolu’yu çok iyi bilirim. Türkiye’yi karış karış gezmiş biri olarak konuşuyorum. Ve burada turizm olmaz zihniyetiyle bakan insanlar Samsun’a yapılabilecek en büyük kötülüğü yapmışlar. Çünkü turizm olmaz kararı beraberinde sahillerin sanayiye açılmasını getiriyor. Tekkeköy bitmiş. Batı sahilinde ise her yer ikinci konuta açılmış. Neden? Çünkü turizm olmaz. Bari kendimiz oynayalım, kendimiz gülelim. Ama bakıyorum ben Samsun’da Subasar ormanları diye üç ayrı orman var. Bir tane değil. Üç ayrı subasar ormanı var ki bunlar Dünya’da tek. Burada hiç bir şey yok diyorlar. Doğu Karadeniz Turizm Master Planı yapılmış durumda biliyorsunuz. Doğu Karadeniz’de her şey yaylalar üzerine kurulmuş durumda. Çünkü sahil diye bir şey yok. Ordu’da çok kısa bir sahil, Giresun’da toplamda 3,5 km. Buradan gidiyorsunuz Sinop’a. Sinop’ta bir Akkum var. O’nun dışında denize girilebilen bir yer yok. Ondan sonra gidiyorsunuz Bartın. Bartın’da 3 km.’lik İnkum sahili. Zonguldak’a gidiyorsunuz. Onlar da çok iyi sahilimiz var diyorlar ama toplamda 1,5 km. Biz burada toplam 217 km.’lik sahili son derece anlamsız bir şekilde kullanamaz haldeyiz. Bu tamamıyla yanlış zihniyetin bir eseri. - Samsun’un değerlerinin bilinirliği noktasında çok ciddi sorunlar olsa gerek... Ben bir anket uyguladım. Fotoğraflar gösteriyorum ve ne kadarını biliyorsunuz diye soruyorum. Ne kadarını biliyorsunuz? Ne kadarını gördünüz? Bilmek başka şey, görmek başka şey. Ve yolunu biliyor musunuz? Yüzde 10 biliyorum diyor. Gittiniz mi bu yerlere? sorusuna evet yanıtı ise sadece yüzde 5. Bunu anketle de çok iyi gördük ki Samsun’un turistik değerlerinin bilinirlik oranı inanılmaz KASİAD Karadeniz Sanayici ve İş Adamları Derneği

43 

turizm

düşük. Çünkü hiç kimse Samsun’a bir turizm merkezi olarak bakmamış. - Nedir peki Turizm master planındaki temel bakış açınız? Ne diyor bu plan?

turizm master planı

Ama Samsun’un farkına varmamış olduğu turizm konusunda olağanüstü ayrıcalıkları ve nitelikleri var. Bütün sorun şu ki; kimse bunun farkında değil. - Bu planının önceki planlardan farkı ne?

Bizim master planımızda temel bakış açımız şu. Herkes şunu kabul ediyor. Diyor ki; Buraya turist gelir ama -turist dedikleri represantlar bir de passaparanlar- pasaparan demek aslında Doğu Karadeniz’deki bir tura giderken burada bir gece konaklayan turist. Gündüz Samsun’u ya geziyor ya gezmiyor ve aynen gidiyor. Ve burası başka türlü düşünülmüyor. Hâlbuki ilk defa Samsun turizm master planı ile çok şöven bir görüş getiriyoruz. Bir kere şu soruyu soruyoruz: “Benim turistim neden Doğu Karadeniz’e gitsin? Benim turistim neden burada daha fazla kalmasın? Buraya gelmiş bir insan neden biraz daha fazla zamanını bu şehirde harcamasın? Ya da neden direkt olarak Samsun’a gelmesin? Destinasyon neden Samsun değil?” Soru aslında özetle bu.

Turizm master planını hazırlayan ekip olarak bizim görüşümüz turizmin sektörel olarak Samsun için çok önemli bir çıkış noktası olduğu gerçeğidir. Turizm eğer bu kadar öncül ve önemli ise bu planın alışılmış turizm master planları gibi olması da beklenmemeli. Bu bir kalkınma planı gibidir. Şunu da gördük ki, yol güzergâhının lineer bir şekilde deniz kenarından geçiyor olması arkadaki bütün ilçeleri çok kötü bir duruma düşürmüş. İlçeler müthiş göç veriyor.

- Samsun’da kafalar karışık. Aslında biz belki de henüz ne şehri olacağımıza karar veremedik. Turizm şehri mi? Ticaret şehri mi? yoksa Tarım şehri mi?

Samsun’da öne çıkan en büyük marka 19 Mayıs biliyorsunuz ama 19 Mayıs 365 gün içinde bir gün. Oysa “Samsun’da Kurtuluş Savaşı’nın izlerini sürmek” diye bir gezi düzenlense... Anıtkabir’in yıllık ziyaretçi sayısının kaç olduğunu biliyor musunuz? 19 milyon. Ben buraya yılda 500 bin öğrenci getiremez miyim? Getiririm. Bu öğrencileri alacaksınız Bandırma Vapuru’ndan gemiyle Kurtuluş Yolu’na götüreceksiniz. Atatürk ve silah arkadaşlarının arasından karaya ayak bastıracaksınız. Atatürk şuraları gezmişti diye şehrin içini gezdireceksiniz. Burada kalmıştı deyip Gazi Müzesi’ni göstereceksiniz. Oradan Badırlı Köyü’ne götüreceksiniz. Ondan sonra Ankara Yolu’nda Kavak’ta bir yemek yedirip Kalegeçiti’ne geldiğiniz zaman “Arkadaşlar Atatürk’ün arabası burada bozulmuştu.” deyip ‘Dağ başını duman almış’ diye diye Havza’ya götürüp Atatürk’ün Havza’da kaldığı evi ve yaptıklarını göstereceksiniz. Atatürk 18 gün Havza’da kalmış. Hiç bir ilçede bu kadar zaman geçirmemiş. Tek tek çocuklara anlatacaksınız Atatürk burada ne yapmış, hangi kararlar alınmış? Kreasyon dediğimiz işte böyle bir şey.

Samsun’da olağanüstü değerler var. Ama insanlar ya çok sevdiklerinden ya da umursamadıklarından aslında görmüyorlar. Görmek istemiyorlar. Biz bu master planında son derece iddialı bir şekilde şunu söylüyoruz. Bırakın “Samsun’da turizm olmaz”ı, Samsun’da turizmden başka iş olmaz. Tarım master planı yapıyoruz aynı zamanda. Bu planda görüyoruz ki aslında sanayi payı alırken tarım daima malum gerekçelerle bu işte kaybeden olacaktır. Dolayısıyla tarım kırsal nüfusu tutabilseydi bugüne kadar tutardı. Çünkü en verimli ovaların üzerindeyiz ama en verimli ovaların üstünde olmak tarımın karlı bir yatırım olmasını getirmiyor. Ticaret deniliyor. Ticarette eskiden üstündü Samsun. Çünkü limanı vardı, demiryolu bağlantısı vardı ve karayolu bağlantısı vardı. Şimdi gidiyorsunuz Trabzon’a bakıyorsunuz. Limanı var, karayolu var, havayolu zaten herkeste var. Sinop’un bile havaalanı açıldı. Yolsa eğer herkesin artık duble yolu var. Ticaret açısından Samsun’u üstün kılan ulaşım akslarındaki tekillik niteliği doğal bir sürecin sonunda kayboldu. Yani Samsun’u bir zamanlar üstün kılan niteliklere şimdi neredeyse bütün şehirler sahip.

44 

KASİAD Karadeniz Sanayici ve İş Adamları Derneği

Biz bu planda dört bölgeye ayırdık. Her alt bölgede en az bir gece diye yola çıktık. Burada bir takım turizm kreasyonları olacak. - Kreasyonlara örnek verebiliriz galiba...

“EMİN OLUN BÖYLE BİR GÜZELLİK BAŞKA HİÇ BİR YERDE YOK” Aynı şey Amazonlar için geçerli. Amazonlar var mıdır yok mudur? Herkes bunu tartışıyor. Londra’da iki katlı otobüslerle şehir turu yapılır ve mutlaka ve mutlaka Sherlock Holmes’un oturduğu eve

turizm gidilir. Sherlock Holmes sadece roman kahramanıdır. Biz burada Amazonların varlığını yokluğunu tartışıyoruz. Biz burada “Amazonların izinde Samsun” diye dolaşmaya başlasak. Buradan alsak insanları Tekkeköy’e götürsek. Oradan alsan Salıpazarı’na götürsek. Orada bir Garpu Kalesi var ki, tırmansak oraya. Garpu Kalesi’nden iniyorsunuz orada şelaleler var. Türkiye’nin en yüksek şelalesi 110 metre ile Tortum Şelalesi. Büyük bir ihtimalle eğer tespitlerimiz doğruysa Salıpazarı’ndaki şelale Tortum’dan da yüksek. Ama hiç kimse ölçmemiş çünkü hiç kimse böyle bir gözle bakmamış. Samsun’daki insanlar ise gezmek için Sinop’ta Erfelek Şelalelerine gidiyor. Erfeleği biliyoruz ama Salıpazarı’nı bilmiyoruz. Burada her yer şelale. Her yer doğal bir cennet. Emin olun böyle bir güzellik hiç bir yerde yok. Trabzon’da mı var? Rize’de mi var? Emin olun hiç bir yerde yok. - Kongre turizmi de şehirde öne çıkan beklentilerden biri... Şu aralar Alaçatı aldı başını gidiyor. Safranbolu, Beypazarı... Alın size Alaçam. Alaçam bir Alaçatı olmaya kesinlikle aday. Mimarisiyle, insanıyla aday. Alaçam ve Salıpazarı... Birisi batıda birisi doğuda. Mutlaka ve mutlaka çok ciddi bir çıkış yapmak zorunda olan ilçelerimiz. Herkes diyor ki; Buraya bir kongre oteli lazım. Kongre oteli... Nereye? Samsun Merkez’e... Kongre oteli merkezde olmaz ki. Yani biliyorsunuz, haberlerden takip ediyorsunuz. AK Parti mesela, kamplarını, toplantılarını nerede yapıyor? Abant’ta, Kızılcahamam’da... Neden? Çünkü insanlar kaçamasın diye... Bu işin doğası budur.. Sen istediğinde insanları gezdirirsin... Kampa ya da kongreye gelen insanları doğal bir güzellik içinde huzur dolu bir ortamda paylaşımlarını sergileme şansı verirsin. Samsun’da bu işin için en uygun yer Ayvacık. Ayvacık kadar bu işin yapılabileceği uygunlukta başka bir yer yok. İsterseniz bu insanları otobüslerle Salıpazarı’na götürürsünüz. Denize sokarsınız. - İç bölgede kalan ilçeler hakkında da mutlaka tespitleriniz vardır... Vezirköprü... Olağanüstü bir takım üstünlükleri var ama Vezirköprü denilen Osmanlı’nın en önemli izlerinin bulunduğu yer, bir bakıyorsunuz kuytu, kaybedilmiş, kimsenin uğramadığı bir yer haline gelmiş. Yanıbaşında Altınkaya Barajı. O baraj değil aslında... Deniz... Barajın fotoğraflarını sosyal paylaşım sitelerinde yayımladığımda herkes Antalya olduğunu zannetti. Bu cennet neresi diye sordum. Meksika diyen bile oldu ki ben kötü bir fotoğrafçıyım bir de iyi bir fotoğrafçı olsaydım siz düşünün. SAHİL-YAYLA-KENT İLİŞKİSİ

turizm master planı mi yapmak istiyorsunuz? Nereye yapmak istiyorsunuz? Terme’ye... Tamam olsun... Size her türlü kolaylığı gösteriyoruz. Ama bir şartımız var. Terme’de yapacağınız otel için size sahilde bir yer göstereceğiz. Bir tane de yaylada bir tahsis yapacağız. Tahsisi isterseniz bir başka işletmeciyle ortaklaşa yapabilirsiniz. Ama sonuçta biz sizi biliriz. Böylelikle yaylamıza da bakmak zorundasınız. Denizimize de bakmak zorundasınız. Girişimciler böyle bir teklifi büyük bir istekle karşılar. Düşünebiliyor musunuz sadece bir otel değil. Bir sahil ve aynı zamanda bir yaylanın kullanım haklarını alıyor. Böylelikle turizm yatırımlarını en iyi şekilde teşvik edebiliriz. Ya hiç kullanılmayan ya da çok hor kullanılan sahillerimiz ve yaylalarımız da bu yolla bir düzene girerek güzelleştirilmiş, iyileştirilmiş, artık bakımı düzenli olarak yapılan yerler haline geliyor. Vezirköprü’nün bir sahili var. Neden onu kullanmıyoruz? Güneydoğu Anadolu’da barajın içinde plaj yapılırken biz neden yapmayalım? Aynı şey Ladik için de geçerli. Yani burada sahil-yayla-kent ilişkisini kuramayacağımız hiç bir yer yok. Çok enteresan. Başka hiçbir şehirde demiyorum ülkede var mı böyle bir şey? Her kentinde hem sahile gidebileceğiniz hem de yaylaya çıkabileceğiniz başka neresi var? “HEYECANIM UMARIM SİZE DE BULAŞIR” Benim bu heyecanım umuyorum size de bulaşır. Marka değerlerimizi seçtik. Kreasyonlarımıza hala devam ediyoruz. Kurtuluş Savaşı’nın izinde Samsun, Amazonların izinde Samsun, Doğa Cenneti Samsun ve Sivil mimari örnekleriyle Samsun bizim marka değerlerimiz olmalı. Burada ahşap camiler var. Bu ahşap camiler o kadar sevimli ve sürprizlerle dolu ki... Dışarıdan görüyorsunuz çatma çatı. İçine bir giriyorsunuz kubbe... O kadar sevimli ki insanın alıp yanında götüresi geliyor. Buradaki 70 tane ve belki de daha keşfedilmemiş daha bir çok cami... Ben hayatımda hiç bu kadar samimi ve içten bir ibadethane görmemiştim buradakileri görünceye kadar. Neden bunları yeniden canlandırmıyoruz? Bütün dünyayı gezip, onca ülke görüp sonra Samsun’daki bu sevimli ahşap camilere aşık olmak çok etkileyici... - Plan şu an ne aşamada?... Plan henüz bitmiş değil. Çalışmalar devam ediyor. Şu an yapılan toplantılarda kendi beklentilerimizi ve düşüncelerimizi anlatıyoruz. Bu kararın oluşması sadece bize bağlı değil. Planı biz hazırladık. Biz yaptık oldu diye bir şey yok. Sonuçta bunu uygulamaktan sorumlu olan kurumlar var. Onların taleplerini alacağız. Eğer bizim eksik olduğumuz yerler varsa onları tamamlayacağız. Ekim sonuna kadar vaktimiz var. Ama şunu özellikle belirtmek istiyorum. Geçmişte söylenenlere bakmayın. Samsun kesinlikle turizm yapılabilecek bir yerdir.

Şimdi bir de enteresan olan şu. Nereye giderseniz gidin. Vezirköprü’ye gidiyorsunuz. Vezirköprü... demin bahsettiğim gibi... İşte deniz... Ladik... işte göl... Tüm ilçelerimizde su, yayla ve kent ilişkisini kurmak mümkün. Bu muhteşem bir şey. Zaten burada geleneksel ilişki buymuş. Samsun’da geleneksel kentleşme, şehir kurma mantığı bu ilişki üzerine bina edilmiş. Bütün ilçelerin bir deniz yani sahil bir de yayla ilişkisi var. Biz bu ilişkiyi Samsun’da yeniden oluşturmayı hedefliyoruz. Eğer bu ilişkiyi oluşturabilirsek kırsal kalkınmaya da katkıda bulunabiliriz. - Peki bu nasıl yapılabilir?... Pratik bir çözüm olarak şunu öneriyoruz. Birisine bir otel için izin vereceksek burada bir turizm otoritesinin oluşması gerekiyor. Bundan sonra gelişigüzel yatırım yapmamak yaptırmamak gerekir. Planlı programlı bir şekilde herkes ne yapacağını bilmeli. Siz otel KASİAD Karadeniz Sanayici ve İş Adamları Derneği

45 

HER ZEVKE AYRI BİR SAMSUN Birbirinden farklı birçok turizm çeşidinin uygulanabildiği Samsun, ziyaretçilerinin her türlü gereksinimini karşılama lüksünü vaat ederken; isteyeni uçsuz bucaksız sahillerinde Karadeniz’in sularını, isteyene yaylalarında bol bol oksijen ve adrenalin, isteyene tarihin ilk dönemlerinden itibaren adeta coğrafyaya kaydedilmiş insanlık izlerini sunarken, modern tesislerinde kayak yapıp yüzlerce çeşit kuşu gözlemleyebileceğiniz cennet köşeleriyle sizleri bekliyor…

46 

KASİAD Karadeniz Sanayici ve İş Adamları Derneği

KASİAD Karadeniz Sanayici ve İş Adamları Derneği

47 

turizm

turizm alternatifleri

Sahil Turizmi: Su Sporları ve Sualtı Dalışı Çok uzun bir sahil şeridine sahip olan Samsun’da Samsun-19 Mayıs İlçesi arasında bulunan yaklaşık 35 km’lik sahil şeridinin %90 lık bölümü denize girmeye elverişlidir. Bu alanların Atakum, Kurupelit, Atakent, Çatalçam, İncesu, Dereköy, Taflan, Erenköy, Engiz, ve Muşta yerleşim merkezlerinin tamamında özel plajlar, kamp alanları ve çeşitli büyüklüklerde konaklama alanları bulunmaktadır. Bu sahil şeridinde Yelken, sörf, jet sky vb. alternatif su sporları yapma imkânı bulunmaktadır. Sahil şeridinde bir çok eğlence merkezi de ziyaretçilere gece geç saatlere kadar eğlence hizmeti sağlamaktadır. Değişik dönemlerde yerel yönetim ve STK’ların düzenlediği festival, konser ve eğlenceler bu sahil şeridinde yapılmaktadır. 4.8 km’lik sahil şeridine sahip olan Atakum Beldesi sahilinde ise dinlenme ve gezi yolları, bisiklet yolu, özel plajlar, barlar, kafeler, restoranlar, plaj voleybolu alanları, anfi tiyatro, özel spor alanları, aquaparklar, oteller, pansiyonlar, kamp alanları bulunmaktadır. Samsun’u ziyaret edenlerin mutlaka ziyaret etmesi gereken alanlardır. Su altı dalışları ve avlanmak için oldukça elverişli olan Bafra’daki Derbent ve Altınkaya Baraj gölleri ve çevresindeki ağaçlık alanlar Bafra’nın görülmeye değer köşelerindendir. Piknik yapmak ve dinlenmek amacıyla gidilecek yerler olması yanında; olta veya ağ ile balık avlamak için de uygun mekânlardır. Göllere bağlı olarak düşünülen ve düzenlenen turizm faaliyetleridir. Bu çerçevede, Altınkaya ve Derbent Baraj gölleri ile Balık göllerini değerlendirmek mümkündür. Adı geçen yerler ülkemizin tabii güzellik kaynaklarındandır. Altınkaya ve Derbent Baraj gölleri 75’ er km2 su toplama yüzeyleri, Bafra Balık gölleri de toplam 4.390 hektarlık alanları ile güzide bir turizm potansiyelidir. Alabalık tesisleri, otel, motel işletmecilikleri, ev pansiyonculuğu, göl safarileri, olta balıkçılığı ve diğer hizmetler göl turizmi için başlıca özelliklerdir. Yayla Turizmi Ladik İlçesi’ne 7 km. mesafede bulunan Akdağ’ın zirvesinde 1788 rakımlı “Uzunyazı Tepe” ile 1404 rakımlı “Yemişen Tepe” arasında kurulacak olan “Akdağ Kış Sporları ve Kayak Merkezi” arazi yapısı itibariyle çok uzun kayak pist alanlarına sahip olup, olimpik kayak alanlarına ve yayla turizmine elverişli bir konuma sahiptir. Yayla turizmi Kocadağ’da da yapılabilmekte olup Vezirköprü’de de 1998 yılından beri yapıla gelen şenlikler, doğa harikası Kunduz Yaylası’nda düzenlenmektedir. Her yıl Ağustos ayının ilk haftasında yapılan şenliklere yurt içi ve yurtdışından çok sayıda insanın katılımıyla hareketli günler yaşanır. 2005 yılında yedincisi yapılan şenliklere elli bin kişi katılmıştır. Üç gün süre ile ilçeye 50 km uzaklıktaki Kunduz Yaylasında çadırların kurulduğu şenlik alanında geceli gündüzlü eğlenceler düzenlenmektedir. Kış Turizmi Akdağ Kış Sporları ve Kayak Merkezi arazi yapısı itibariyle çok uzun kayak pist alanlarına sahip olup, olimpik kayak alanlarına kıyasla daha elverişli bir konuma sahiptir. Ayrıca bu alanın doğal çimle kaplı oluşu, burada yaz aylarında çim kayağının yapılmasına imkan sağlamakta ve 5 yıldan bu yana her yıl yapılagelen Yayla Şenliklerinde de çim kayağı yarışmaları düzenlenmektedir. Kayak alanının İlçe merkezine yakın oluşu ve yolunun şimdilik stablize olup, her türlü araçla ulaşım imkanının bulunması, barınma, konaklama ve diğer ihtiyaçların karşılanmasına imkan vermektedir. İl Özel İdare Bütçesi yatırım programına alınarak kayak merke-

48 

KASİAD Karadeniz Sanayici ve İş Adamları Derneği

zinin hizmet binalarının yollarının ve Telesiyej gibi alt yapıların tamamlanması ise faaliyete geçen “Akdağ Kış Sporları ve Kayak Merkezi”nin İlçemize ve Ülkemiz ekonomisine büyük katkı sağlamasına neden olmaktadır. Sağlık Turizmi Samsun sadece çevre illerden değil Türkiye’nin hemen bütün illerinden ve aynı zamanda bölge ülkeleri ile birlikte Avrupa ülkelerinden de tedavi olmak amacıyla insanların tercih ettiği cazibe merkezlerinden birisi olma yolunda her geçen gün mesafe kat ediyor. Samsun jeotermal, fiyat avantajı, yetişmiş sağlık personeli, özel sektörün gelişmişliği, sağlık hizmetlerinin kalitesi gibi tüm avantajları ile sağlık alanında Türkiye’de liderliğe oynamaktadır. Samsun, termal turizm açısından da önemli merkezlere sahiptir. Havza ve Lâdik Kaplıcaları 2000 yıldır bilinen sağlık merkezleridir. Havza 25 Mayıs Termal tesisleri Turizm Bakanlığınca termal Turizm Merkezi olarak ilan edilmiştir. Lâdik’teki Hamamayağı kaplıcası ise ülkemizdeki birinci derecede önemli ve öncelikli kaplıca merkezlerinden. Radyoaktif özellik gösteren Lâdik kaplıca suları organizma üzerinde uyarıcı etki yapıyor. Bu nedenle bu suya “gençliksuyu” adı veriliyor. Havza ve Lâdik’teki kaplıca sularının başta romatizmal hastalıklar olmak üzere, kadın hastalıkları, sinirsel hastalıklar, eklem ve kireçlenme gibi hastalıkların tedavisinde olumlu etki yaptıkları tıbbi olarak kanıtlanmıştır.

turizm

Dağcılık ve Trekking Samsun’da yaygınlaşmaya başlayan dağcılık, deniz turizmini tercih etmeyenlere iyi bir alternatif teşkil etmekte ve doğaya karşı mücadele ederken aynı zamanda doğayı keşfetme şansı vermektedir. Günlük kent yaşamıyla karşılaştırıldığında, zor koşullarda gerçekleştirilen,sabır ve dayanıklılık gerektiren dağcılık, aynı zamanda son derece eğlendirici olabilen bir spor dalı olarak biliniyor. Samsun’da dağcılık sporu Ladik-Akdağ’da, Bafra-Nebiyan Dağı’nda ve Kocadağ’da yapılır. Asarkale, Kapı Kaya Kalıntısı, Kaya Mezarları, Paflagonya Kaya Mezarları, Akdağ Yaylası ve Kayak Merkezi de bu sporlar için uygun noktalar olarak önerilmektedir. Yamaç Paraşütü Bu spor dalı birkaç yenilikçi tarafından 1980’li yılların başında serbest paraşütlerle yamaçlardan koşarak kalkmalarıyla başlamış oldu. Zamanla paraşütlerin aerodinamik yapılarının gelişmesiyle birlikte performansları da arttı ve serbest paraşütlerden ayrılarak planör, delta kanat gibi amacı uçuş olan bir alet haline geldi. Samsun’da yamaç paraşütünün yapıldığı alanlar; Kocadağ, LadikAkdağ ve Bafra-Kolay’dır. Kocadağ da yer çalışması için kullanılan ve rüzgâr güçlü olduğunda soaring de yapılabilen eğimi 3040 metre olan bir alana sahiptir. Doğa ile iç içe olan alan yamaç paraşütü için çok uygun ve eğlenceli bir alandır. Bölgede ayrıca özel yürüyüşler, oto tırmanma aktiviteleri ve yayla şenlikleri de düzenlenmektedir. Oto Tırmanma (Off-Road) Samsun ilimizde oto tırmanmanın yapıldığı alanlar; Bafra-Nebiyan Dağı, Ladik-Akdağ, Asarcık yolu, Kocadağ ve Vezirköprü sınırları içindeki Kunduz Ormanları ile Şahinkaya Kanyonu’dur.

turizm alternatifleri

Mağara Turizmi Tekkeköy Mağaraları, Tekkeköy İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Samsun’a 14 km, Tekkeköy merkeze 1 km. uzaklıkta olup Paleolitik ve Kalkolitik dönem yerleşim yeridir. Bölgede ilk yaşam izlerinin görüldüğü bu mağaralar doğal olarak oluşmuş küçük mağaraların genişletilerek oyulması ile ortaya çıkmıştır. 1941 yılında Prof. Dr. Kılıç Kökten başkanlığında Tahsin Özgüç ve Nimet Özgüç’ten oluşan bir heyet tarafından yapılan kazılar bir ay sürmüş, sonuçta Paleolitik Çağ, Mezolitik Çağ, Tunç Çağı’na ait buluntular ortaya çıkarılmıştır. Çınarcık ve Fındıcak vadilerinin kesiştiği yerde bulunan ve her iki vadiye de hâkim olan Delikli Kaya’nın geç dönem bir Frig Kalesi olduğu bilim adamlarınca incelenmesi neticesinde tespit edilmiştir. Bu mağaralarda yaşayan Paleolitik Çağ insanı madeni tanımamış, bütün aletlerini taş, ağaç ve kemikten yapmıştır. Geçimlerini avcılık ve toplayıcılıkla sağlamışlar, taştan yontmak sureti ile yaptıkları el baltaları, mızrak uçları, kesiciler, kazıyıcılar gibi çeşitli aletleri kullanmışlardır. Kuş Gözlemciliği Kızılırmak Deltası, Kızılırmak nehrinin taşıdığı alüvyonların oluşturduğu ülkemizdeki en büyük deltalardan birisidir. İdari olarak Samsun ilinin Ondokuzmayıs, Bafra ve Alaçam ilçeleri sınırları içerisinde yer almaktadır. Delta ovası, denizden güneye doğru basamaklar halinde yükselmektedir. Deltanın gerisinde, Kızılırmak nehrinin her iki kenarında yay şeklinde uzanan ve yükseklikleri 600800 metreye varan Kuzey Anadolu Dağlarının ilk sırasını oluşturan platolar, daha geride ise 1000-1500 metre yüksekliğindeki dağlar yer almaktadır. Kızılırmak deltası, doğal özellikleri büyük ölçüde korunabilmiş, ülkemizin Karadeniz kıyısındaki tek sulak alanıdır. Deniz, ırmak, göl, sazlık, bataklık, çayır, mera, orman, kumul ve tarım alanları gibi farklı ekolojik karakterlerdeki habitatların bir

KASİAD Karadeniz Sanayici ve İş Adamları Derneği

49 

turizm

turizm alternatifleri andırmaktadır. Bu dönemde, Balık gölü ile deniz arasında bulunan Galeriç ormanının da büyük bir kısmı su altında kalmakta ve eşsiz bir görünüm oluşturmaktadır. Deltadaki karakteristik oluşumlardan biride göllerle deniz arasındaki kumullardır. 200-300 metrelik şeritler halinde kıyı boyunca uzanan kumulların yükseklikleri 7-8 metredir. Bazı yerlere 12 metre yüksekliğe ulaştıkları da görülmektedir.

arada bulunması, besin maddelerince zenginlik ve uygun iklim koşulları Delta’nın eşine az rastlanır öçlüde biyolojik çeşitliliğe sahip olmasını sağlamıştır. Delta’da, altısı doğu, birisi ise batı yakasında olmak üzere yedi adet göl bulunmaktadır. Deltanın batısında yer alan Karaboğaz gölünün çevresindeki sazlık ve bataklık alanlarla birlikte toplam alanı 1.400 hektardır. Deltanın doğusunda yer alan göller ise Balık gölü, Uzun göl, Çernek gölü, Liman gölü, Gıcı gölü ve Tatlı göldür. Bunlardan Balık gölünün denizle bağlantısı vardır. Göllerin suları tatlı denebilecek kadar az tuzludur. Sadece, denizle bağlantısı olan Balık Gölü’nde denizden su girişinin olduğu dönemlerde tuzluluk artmaktadır. Tamamı sığ olan göllerin en derin yeri su seviyesinin yüksek olduğu dönemlerde dahi 3 metreyi geçmez. Ortalama derinlik 1,5 metre civarındadır. İlkbaharda suların yükselmesiyle geniş alanlar su altında kalmakta, deltanın doğu ölümündeki göllerin tamamına yakını birleşmekte ve tek bir gölü

50 

KASİAD Karadeniz Sanayici ve İş Adamları Derneği

Deltada bu güne kadar 308 kuş türü saptanmıştır. Bu sayı, Türkiye kuşlarının % 74’ü olup, Türkiye’de Göksu deltasından (332 tür) sonra bir alanda tespit edilmiş en yüksek sayıdır. Bölgede görülen türlerden büyük deniz düdükçünü ve kuzey incir kuşu bu güne dek Türkiye’de sadece Kızılırmak deltasında saptanmıştır. Yine küçük kiraz kuşu ve ak kiraz kuşu son 25 yılda Türkiye’de sadece Kızılırmak deltasında görülmüştür. Deltadaki türlerden tepeli pelikan, cüce karabatak, al boyunlu kaz, dikkuyruk, şah kartal, küçük kerkenez ve toy dünya çapında nesilleri tehlikede olan türlerdir. Bu türlerden tepeli pelikan deltada kuluçkaya yatmaktadır. 1992 yılında yapılan bir araştırmada 140 kuş türünün deltada ürediği tespit edilmiştir. Bunlardan tepeli pelikan 6 çift, erguvan balıkçıl 500 çift, kara leylek 50 çift, kaşıkçı 75 çift, boz ördek 200 çift, turna 50 çift, macar ördeği 75 çift, pasbaş patka 150 çift, kocagöz 50 çift ve bataklık kırlangıcının 100 çift üreme popülasyonlarıyla delta uluslararası öneme sahip sulak alan özelliğini kazanmaktadır. Deltada üreyen başlıca diğer kuş türleri küçük batağan 350 çift, bahri 250 çift ve küçük sumru 45 çifttir. Deltada bulunan Galeriç ormanı, Ülkemizdeki nadir subasar ormanlardan birisidir. Biyolojik çeşitlilik bakımından oldukça zengin olan ormanda 35 ötücü kuş türü kuluçkaya yatmaktadır. Kızılırmak deltası, göç sırasında Karadeniz’i doğrudan aşan kuş türleri için hayati önem taşımaktadır. İlkbaharda Karadeniz’i geçmek üzere uzun bir yolculuğun hazırlığını yaptıkları sonbahar göçlerinde ise Karadeniz’i aşan kuş türlerinin Karadeniz kıyısında sığınabilecekleri en önemli sulak alandır. Bu nedenle, özellikle göç sırasında bazı kuş türleri deltada büyük sayılara ulaşmaktadır. Örneğin göç sırasında bir günde Çernek gölü üzerinde 42.000 kum kırlangıcı sayılmış olup, bölgeden geçit yapan kırlangıç sayısının bir milyonu aştığı tahmin edilmektedir. Ötücüler dâhil olmak üzere deltadan geçen su kuşlarının sayısı bir kaç milyonu bulmaktadır.

başkan’dan

Kültür ve Turizm Bakanlığı

SAMSUN’DA D O

Samsun Dağcılık Kulübü Başkanı İlhan Kan, Samsun’da doğa sporlarının çeşitliliğini ve bu çeşitliliğin şehrin turizm potansiyeline olumlu etkisini anlattı.

D

oğa sporları; dağcılık, yürüyüş, kaya tırmanışı, kayak, snowboard, paintball, rafting, kano, yelken, dalış, yamaç paraşütü, foto safari, kuş gözlemciliği, vs… gibi farklı branşlar altında, doğrudan doğada yürütülen sportif aktivitelerin genel adıdır. Samsun’da doğa sporları olarak bu farklı branşlarda faaliyet yürüten kulüp ve sporcu sayısı gün geçtikçe artmaktadır. En yüksek zirvesi 2062 metre (Akdağ Zirvesi) olan; genel olarak ise 1500-1800 metre yükseklikteki dağlık alanları ile doğa sporları için önemli bir alan sunmaktadır. Çevredeki dağ yükseklikleri ve zorluk dereceleri, zirve dağcılığı ve kaya tırmanışı için yeterli olmasa da, treking, hiking, kampçılık aktiviteleri, bisiklet sporlarının yapılmasına olanak sağlamaktadır. 2009 yılında açılan Akdağ Kayak Tesisleri ise, Samsun’da kayak sporunun gelişmesini ve yaygınlaşmasını sağlamıştır. Samsun ilini çevreleyen Kızılırmak ve Yeşilırmak gibi iki büyük ırmağın varlığına rağmen, ırmaklarda yürütülebilecek rafting gibi sporlar için yeterli koşullar mevcut değildir. Bununla birlikte Bafra’da bulunan Kızılırmak Deltası özel bitki florası ve kuş faunası ile Türkiye ve dünya coğrafyası için özel bir ekolojik bölge olma özelliğini taşımaktadır. Ayrıca bölgede bulunan parkurda, yürüyüş

52 

KASİAD Karadeniz Sanayici ve İş Adamları Derneği

başkan’dan

ĞA

Kültür ve Turizm Bakanlığı

SPORLARI

ya da bisiklet turu yapmak isteyenlere ya da foto safari gezileri için doğal bir ortam sunmaktadır. Deltanın ziyaretçileri düzenli olarak artmakta olduğu için, bölge parkurunu gösteren haritalar oluşturulmalıdır.

sahip dağ, taş ocaklarının her geçen gün artan orman kıyımına ne kadar dayanacağı doğaseverler tarafından kaygıyla izlenmektedir. Kocadağ’ın Atakum’a bakan dağın yüzeyinde gittikçe artan bir siyah leke dağın bozulmasının sürmekte olduğunu göstermektedir.

Ladik İlçesi ile Amasya sınırlarında yer alan 2062 metrelik zirvesi ile Akdağ, gerek ormanlık zorlu parkuru ile, gerek zirve manzarasıyla oldukça keyifli bir spor alanıdır. Dağcılar, kampçılar, yürüyüşçüler Haziran-Kasım arası aylarda günübirlik ya da çadırlı konaklamayla bu parkuru ziyaret etmektedirler. Kış aylarında bol kar aldığı için, daha çok profesyonel dağcılar ve onların rehberliğindeki amatör dağcılar için ideal bir kış kampçılığı ve dağcılığı eğitim alanıdır.

Kızılırmak üzerinde bulunan Altınkaya Barajı su havzası, doğa sporları için çok önemli bir bölge olma özelliğini taşımaktadır. Özellikle Şahinkaya Kanyonu bölgesinin kaya yapısı, dağcılık ya da sportif kaya tırmanışı için çok önemli parkurlara sahiptir. Samsun ili için çok önemli bir spor ve doğa turizmi alanının kullanıma açılabilmesi için özel ve kamu desteğine gereksinim vardır.

Akdağ’ın 1700-1800 metre yükseklikleri arasında bulunan Türk Fındığı (Corylus colurna) türü, bölgenin ekolojik renkliliğinin önemini dikkate değer kılmaktadır. Samsun’un Atakum İlçesi sınırları içerisinde kalan Kocadağ, merkeze yakın yürüyüş ve kamp alanları içermekle, dağcılık eğitimi için önemli alan sağladığı gibi, bisiklet turları için çok iyi parkurlar bulunmaktadır. 19 Mayıs İlçesi sınırları içerisinde kalan 1250-1300 metre yükseklikteki Nebiyan Dağları ise, dağ bisikleti sevenler kadar, doğa yürüyüşünü sevenler için eşsiz parkurlar sunmaktadır. Bisikletliler Derneği Samsun Şubesinin organizasyonları ile Kızılırmak Deltası, Samsun-Ordu, Samsun-Alaçam ve Samsun-Kolay ilçelerine bisiklet turları düzenlenmektedir. Doğa sporculuğunun temel kuralı, doğa sevgisidir. Ancak bu sevgi, basit bir duygu değil, doğayı korumayı amaçlamalıdır. Bir dağcı doğada sadece ayak izlerini bırakır. Ancak doğaseverlerin bu hassasiyeti ticari amaçlı faaliyetlerin önünde oldukça güçsüz kalmaktadır. Bu nedenle Samsun’un hava sirkülasyonu ve bölge bitki örtüsü için özel bir alan olan Kocadağ son iki yıldır taş ocaklarının istilasına uğramış durumdadır. Şehrin neredeyse tek yeşil alanına

Tekkeköy sınırları içerisinde yeralan Kabaceviz Şelaleleri, Üç Pınarlar, Garpu Kalesi, yürüyüş yapmak isteyen sporcular ve fotoğrafçılar için her mevsim farklı güzellikler sunmaktadır. Bütün bu bölgelerin en önemli sorunu, sportif faaliyetler için gerekli yatırımın ve tanıtımın yetersizliğidir. Samsun Dağcılık Kulübü gerek dağcılık sporunun gelişimi, gerek bölge sporcu sayısının artması, gerekse bölgenin tanıtılması için çok önemli bir çaba göstermektedir. Bütün iyi niyetli çabalar, sadece kendi üyelerinin sağladığı sınırlı olanaklarla yürütülmektedir. Kulübün, Samsun ili tanıtımı ve doğa sporuna olan ilginin artırılması için yürüttüğü projelere destek beklemektedir. Terme-Samsun arasında Amazon Yolu adı altında yürüyüş yolu veya bir bisiklet yolunun açılması için çaba göstermektedir. Yine bölgenin tanıtılması ve ��ehir insanına farklı spor aktiviteleri sunmak amacıyla KocadağNebiyan Dağı ve Kolay İlçesi Kral Mezarları bölgesine yürüyüş yolu ve bisiklet yolu açmayı planlamaktadır. Atakum Belediyesi’nin ve Gençlik Spor İl Müdürlüğünün kimi zaman destekleri olsa da, bu sporların yaygınlaşması için daha çok desteğe gereksinim vardır. Samsun Dağcılık Kulübü doğa sporculuğunu, sportif bir etkinliğin yanı sıra, bir kamu sorumluluğu bilinci ile yerine getirmektedir.

53 

başkan’dan

YOLU

Kültür ve Turizm Bakanlığı

N

KEŞİ

BİTT

F

İĞİ

B A Ş LY E R D E IYOR

Amaçl ar araçl ı eşleri arıyl a müc ve çocukl nı ul ar ad usal ve ul ele etmek ıyla birli Samsu uslar n’u k arası olan Samsu kte doğay en larım ı keş n Off düzey ızı c di alanla fetme road de ta rında evapl k ve Kulüb nıtır ıyor. görün ü üye doğan k en dü ür kı leri zenle lıyor artık ın çetin dikle . Sam şartl Sam ri ve sun O arına ffroa planl sun’un be ka n d Kul adıkl übü B arı o zersiz do rşı ğ aşkan rgani ı Oka zasyo asın Çak n Nasıl başladı bu tutku? Bize kulübünüzü anlatabiır is larla e sor lir misiniz biraz? uDoğayı çok seven birisiyim. 13 yıl önce Rize’ye gittim ve Rize’nin doğasına âşık oldum ve sırtıma çantamı alıp dağları gezmeye başladım. Rize’nin, Artvin’in, Erzurum’un gezmediğim rotası kalmadı. Her sene de gidiyorum hatta iki sefer bu gezilere eşimi de götürdüm. Bizim bu kulüp olayı zaten vardı. On yıl önce kulübün kökeni avcılıkla başladı. Daha sonra 2001 krizinde herkes arabalarını sattı. İki yıl önce yeniden araba almaya karar verdim. Çünkü tekrar doğaya çıkmak ve Samsun’u keşfetmek istiyordum. Samsun’da bildiğimiz güzergâhlar var ama 4 çeker bir araç gerekiyordu gerçek bir keşif için. Sonra biz arabalarımızı ve gittiğimiz yerleri fotoğraflamaya başladık. Bize gelen insanlar bunları görmeye başladı ve bizimle birlikte gezilere gelmek isteyenler oldu. Yeni katılanlara da uygun fiyatlarla araç bulmaya başladık derken kulüp bir anda büyümeye başladı. Araçlarımızı modifiye etmeye başladık. Kulüp bu anlamda doğa ve çevre dostu insanlarla büyüdü. Kulüp üyelerimiz doğayla mücadele etmeyi ve doğanın içinde bulunmayı sevenlerden oluştu. Daha sonra değişik özellikleri olan insanlar birbirlerine birikimlerini aktarmaya başladı.

54 

KASİAD Karadeniz Sanayici ve İş Adamları Derneği

SAMOFF olarak artık otomobil sporlarında offroad ağırlıklı bir kulübüz. Resmi olarak ikinci yılımız. Samsun İl Özel İdaresi’nin ve Valiliğin isteği ile resmi kulüp statüsüne geçtik. Daha sonra yaptığımız çalışmalar sonrasında da TOSFED üyesi olduk. SAMOFF aynı zamanda Karadeniz’in kulüpler birliği başkanlığını da yürütüyor. Offroad’un doğasındaki zorluklarla mücadele ve merak dürtüsü nasıl oldu da şehrin tanıtımına bir katkıya dönüştü? Amacımız eşlerimiz ve çocuklarımızla birlikte doğayı keşfetmekti. Doğanın çetin şartlarına karşı araçlarımızla mücadele etmekti. Özel idarenin, diğer il ve ilçelerin ve diğer kulüplerin şenlikleriyle tüm Karadeniz’e yayıldık. Bu anlamda farkında olmadan da olsa il ve ilçelerin turizmine katkıda bulunmaya başladık. Bu kapsamda yerel ve ulusal basının da ilgisini çektik. Offroad’un TOSFED ayağında resmi yarışları var. Organizasyon ve pilot olarak bu yarışlara katılmaya başladık. Baktık ki iş çok büyüyor. Geçen yıl bize Özel

spor turizmi

offroad

İdare Ata Yolu’nu siz yapın dediler. Atatürk’ün Samsun’a ayak bastıktan sonra Havza’ya kadar takip ettiği güzergâhı izleyerek gençlere tarih bilinci aşılarken aynı zamanda da Samsun’un muhteşem coğrafyasını gözler önüne sermeyi amaçladık ve geçen yıl ilkini yaptık. Mecidiye çarşısı çok uzun yıllar sonra ilk kez bu organizasyon için trafiğe açıldı. Bu arada gittiğimiz köylerdeki imkânsızlıkları gördük. Bu kulübün içinde doktoru var, eczacısı var ilaç mümessili var. Ustası var. Elektrikçisi var. Her kesimden insan var. Dedik ki “Tarama yapalım.” Bu şekilde de sosyal sorumluluk projeleri gerçekleştirdik. Son bir yıldır da Sivil Savunma devreye girdi. “Beraber bir şeyler yapalım” dediler. Kendi araçları var ama araçları bizimkiler kadar donanımlı değil. “Siz bize sürüş teknikleri öğretin biz size sivil savunma eğitimi verelim” dediler. Sivil Savunmadan gönüllü olarak eğitim aldık. Acil durumlarda kullanılmak üzere araçlarımızı sivil savunmaya gönüllü olarak verdik. Bu sırada Amatör telsizciler kulübüyle tanıştık. Onlarla da çok ciddi bir iletişim ağına girdik. Şu an araçlarımız ona göre donanımlı. Biliyorsunuz Simav’daki deprem sonrasında iletişim kopunca Cumhurbaşkanı bile sadece bu amatör telsizcilerle görüşebilmişti. Bildiğimiz kadarıyla ulusal ve uluslararası anlamda da Samsun’u ve bölgeyi bu sporun tutkunlarına tanıtıyorsunuz… Geçen yıl Yunanistan Offroad takımı bizi buldu. Türkiye’ye 20 günlük bir tur düzenliyorlarmış. Pamukkale’den girmişler ve Karadeniz’i gezeceklermiş. İnternetten bizi buldular. “Oraya geleceğiz neler yapabiliriz?” diye sordular bize. Bizim de hoşumuza gitti. Ayvacık ilçesine gittik. Bu durum Ayvacık Belediye Başkanı Mustafa Bey’in de çok hoşuna gitti. Bilindiği gibi Ayvacık’ın çok güzel bir doğası var. Belediye olarak, kaymakamlık olarak ve kamu kurumları olarak herkes geldi ilgilendi. Yunan dostlarımızı Ayvacık’ta ağırladık. Ayvacık’ı gezdirdik birçok etkinlik yaptık. Toprağın altındaki elektrik santrallerine girdik, futbol maçı yaptık. Çok güzel eğlendik ve çok güzel anılar yaşadık. Yani hem kendimiz hem de kurumların desteği ile bu işin içine girmiş olduk. Kısacası turizme katkıda bulunmaya başlamış olduk. Daha sonra Gürcistan’a geçiş yapılmaya başlandı. Nedeni ise geçen yıldan itibaren Gürcistan ülke turizminde motor sporlarına ağırlık vermeye başladı. Şu an oteller yapıldı. Doğa turizmi ve motor sporları Gürcistan’da oldukça yaygın bir hale geldi. Daha önce Yunanistan, Bulgaristan ve Romanya ayağı vardı. Gürcistan bu konuda bütün ülkelere, kurumlara, kulüplere şöyle sesleniyordu: “Yarışlarınızı Gürcistan’da yapmak koşulu ile kapıdan girdiğiniz andan itibaren konaklama, benzin ve tüm ihtiyaçlarınızı biz karşılayacağız.” Gürcüler, birçok imkânı kulüplere tanıyacağını duyurdu ve tüm dünya Gürcistan’a akmaya başladı. İtalya’dan, İrlanda’dan İsveç’ten... Çoğu bize ulaşmaya başladı yardımcı olmamızı istediler. Biz onlara yol güzergâhları düzenledik. Daha sonra Türkiye’deki offroad, fotoğrafçılık ve benzeri kulüpler Karadeniz turu yapmak için bize ulaşmaya başladı. Bizde de Karadeniz’in hem dağlık hem asfalt hem de yayla olmak üzere birçok kayıt noktası mevcut olduğu için yardımcı olmaya çalıştık. Ayrıca gezi yollarımız üzerinde nerede konaklanılır? Nerede yenilir, içilir? Bu konuda kendilerini bilgilendirdik. Ayrıca tüm bölge bizimle beraber. Ordu, Ünye, Fatsa, Giresun, Rize, Trabzon gibi offroad kulüpleriyle hep beraberiz ve her zaman iletişim içerindeyiz. Gelen insanları kendi bütçemizle ağırlamaya çalıştık ve nasıl bir yol güzergâhı istediklerini sorduk. Bu konuda kendilerini diğer offroad kulüplerine yönlendirdik. Gelen her insan Karadeniz insanın sıcaklığından etkilendi. Hepsi mutlu olup geri döndüler. Bu konuda turizme katkıda bulunmayı başardığımızı düşünüyoruz.

Peki Samsun’u turistik açıdan nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce şehrin potansiyeli nasıl? Ben Akdeniz Üniversitesi Turizm mezunuyum. 8 yıl boyunca Antalya’da ve Bodrum’da çalıştım. Her yıl da Ayder’e giderim. Orada yurtiçi ve yurt dışından gelen dağcılar ve rehberlerle de görüşüyorum. Turizm uzun vadeli bir iştir. Şu an biliyorsunuz Ayder’de kar kayağı yapılıyor. Dünyanın kayakçıları gelip helikopterle atlayıp gidiyorlar. Bu sporcuların her biri kalma süresiyle birlikte 10 bin avroya kadar çıkıyor. Ayder’de sadece bir otel vardı bu işler başladığında. Bir arkadaşındı o otel ve kışın turizm olmadığı için kayakçılar mahsur kalmasın diye açık tutuyordu oteli. Bir sonraki yıl yalvar yakar yanındaki marketi açık bıraktırdı. Kış mevsiminde şu an üç otel iş yapıyor. Bu bir süreçtir. Öyle pat diye olmuyor. Karadeniz geleceğin tatil cennetidir. Seyahat Acenteleri Birliği Başkanı Başaran Ulusoy da bunu “Turizm önümüzdeki 10 yıl içerisinde Karadeniz’e kayacak” sözleriyle ifade ediyor. Çünkü Karadeniz’in iklimi değişti. Eskiden 2, 2,5 ay yaz yaşarken şu an daha uzun süren bir sezon söz konusu. Sıcaklıklar arttı. Antalya ne kadar sıcaksa artık burası da o kadar sıcak. Güneşse mesele bizde de var. Türkiye’nin en uzun plajları Samsun’da. Şu an Karadeniz’in uygulamada en büyük turizm noktası Ayder.

KASİAD Karadeniz Sanayici ve İş Adamları Derneği

55 

spor turizmi

Çünkü özellikle Trans-Kaçkar geçişleriyle dağcılık ve yürüyüş sporları için uygun. Şu an Ayder’de dağa çıktığınız zaman Türkçe konuşmuyorsunuz çünkü adım başı turiste denk geliyorsunuz. Ama bu ilgi yavaş yavaş buraya doğru kayıyor. Kaymalı da. Biz bir geçiş noktasındayız. Bu bizi üzüyor. Biz sadece insanlar geçerken onlara güzergahlar çiziyoruz ve belki bir-iki gün ağırlıyoruz. Halbuki çok güzel bir doğamız var. Ben sizi Samsun-Ankara yolunun 20 km yukarısına götürsem diyeceksiniz ki “Samsun’da böyle bir orman mı varmış?” Kulüp olarak keşfettiğimiz şelaleler var. Vezirköprü Kunduz Ormanları var. Peşinden gölü geliyor. Su sporları için dehşet bir potansiyele sahip. Aynı şekilde Ayvacık da öyle. Ladik’te Akdağ var ve üç yıldır faaliyetine devam ediyor. Borabay var. Tekkeköy’de harika şelaleler ve yine offroad ve trekking için oldukça uygun noktalar var. Burnumuzun dibindeki güzellikleri görmüyoruz. Bizim bunları göz önüne çıkarmamız lazım. Biz kulüp olarak elimizden geldiği ölçüde bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. Biz SAMOFF olarak istiyoruz ki Samsun’u Ulusal basında Türkiye’ye ve Dünyaya tanıtalım. Kendi alanımızda değişik organizasyonlarla ilçelerimizi tanıtalım ama yerel yönetimlerin de desteğine ihtiyacımız var. Çünkü hiç bir organizasyonu kar amacı güderek yapmıyoruz ve bu organizasyonlardan kazanç sağlamıyoruz. Kulüp olarak yeni katılımlara ne kadar açıksınız? Her katılıma açık değiliz. Bir kere aramıza katılmak isteyenler önce doğayı sevecek. Mücadeleyi sevecek. Biz aramıza katılmak isteyen arkadaşlara şunu öneriyoruz. İlk önce bizimle birlikte birkaç tura misafir olarak gelin. Bize ve yaptıklarımıza bir bakın. Hayal ettiğiniz ya da umduğunuz gibi bir kulüp müyüz? Sonra biz size bir bakalım. Birlikte vakit geçireceksek siz bize uyuyor musunuz, biz size uyuyor muyuz? Onu bir görelim. Yeni katılımlara onayı yönetim kurulumuz veriyor. Yani işin özü karşılıklı memnuniyet. Kulüp olarak bir hiyerarşi sistemimiz var. Kişinin normal hayatındaki statüsü, kimliği, unvanı yani isminin sol tarafı bizde yok. Aramızda Doçentler, doktorlar, iş adamları, genel müdürler var ama kampta bunların yerine kulübün kendi hiyerarşi düzeni vardır. Kişiler yetkinliğine göre kulüpte görev alır. Bizde aslolan önce insan ve kişilik, sonra doğa sevgisi ve sonrasında da ekip halinde hareket edebilme yetisidir. Örneğin kış şartlarında bir nokta seçip bir hedef koyarız. On araç o noktaya çıkmalıdır. Eğer dokuz araç çıkarsa kimse memnun olmaz. Onuncu araç, ite kaka, çekilerek diğer araçlarca taşınır.

56 

KASİAD Karadeniz Sanayici ve İş Adamları Derneği

offroad

spor turizmi

gençlik ve spor il müdürlüğü

KAÇ ŞEHİRDE HEM KAYAK YAPIP HEM DE KÜREK ÇEKEBİLİRSİNİZ? Spor Turizmi tetikliyor... “Samsun, spor anlamında altyapı olarak çok geniş bir zenginliğe sahip. Turizm anlamında da Samsun’da büyük bir kıpırdanma var. Biz sadece spor değil, spor turizmi anlamında da görev sahibiyiz.” diyor Gençlik ve Spor İl Müdürü Ömer Altunsoy. Kendisiyle gerçekleştirdiğimiz söyleşide Samsun sporundaki yeni gelişmeleri, yapılan yeni yatırımları ve kentin spor turizmi bağlamında geleceğe tutulan projeksiyonun detaylarını öğreniyoruz... - Spor turizmi deyince akla hemen doğa ve sporu birleştiren kış sporları geliyor. Kayak ve tabi ki Ladik-Akdağ... Ladik’te bir kayak merkezimiz var. Özel bir işletme tarafından işletiliyor. Özel İdare’nin katkılarıyla yapıldı. Bu tesis Karadeniz Bölgesi’nde çok özel ve eşsiz bir yere sahip. Bu seneki doluluk oranlarını biliyorum. Kar kalma süresi de gayet iyi. Çok yoğun bir talep var. İleriye dönük olarak bizim orada spor turizmi anlamında ve kayak sporu üzerine bir tesis projemiz var. Şu an dört dönüm arazimiz var Ladik Akdağ’da. Zaten eski Bakanımızın da buradaki tesisleri geliştirme ve yeni tesisler kazandırma üzerine sözü vardı. Yeni Spor Bakanımızın da Samsunlu olması bu gelişmeleri hızlandıracak. - Tıpkı Samsun gibi çok yönlü bir söyleşi... Ladik Akdağ’dan deniz seviyesine inersek eğer... ÖMER ALTUNSOY / GENÇLİK VE SPOR İL MÜDÜRÜ

Sayın Valimizin koordinasyonunda gerçekleşen offshore yarışlarını Samsun’da düzenledik ilk defa. Samsun su sporlarıyla tanışmaya başladı. İlk olarak Dünya Offshore yarışlarının tanıtım ayağını gerçekleştirdik. Show TV ve SKY Türk’ten canlı yayınlanan bu yarışlar Samsun’un tanıtımına da katkıda bulunmuş oldu. İnşallah seneye de Sayın Valimizin talimatlarına paralel olarak bu yarışları tekrarlamayı düşünüyoruz. Yarışlar Samsunlu sporseverlerden de çok büyük ilgi gördü. Büyükşehir Belediye Başkanımız da ilgi alaka gösterdi. TSO ve Ticaret Borsası seneye bu yarışları yeniden birlikte düzenlemeyi teklif ettiler çünkü getirilerini ve insanların ilgisini gördüler. Bu yarışlar tüm Türkiye’de ve yurtdışında da izlendiği için spor turizmi açısından da çok önemli. Bunun yanında yine su sporlarıyla ilgili olarak kano yarışlarını başlattık. Daha önce Samsun’da yapılmayan bu yarışlar büyük ilgi gördü. Uluslararası yarışların düzenlenebileceği şekilde hem Merkez’de hem de Bafra ve Ayvacık’ta bu anlamda tesisleşmeye gitmeyi planlıyoruz. Ayvacık’taki Hasan Uğurlu ve Suat Uğurlu Barajları ile Bafra’daki barajlar bu iş için dört dörtlük yerler. Almanya’daki Köln Spor Akademisi’nden yetkililer ve Federasyon KASİAD Karadeniz Sanayici ve İş Adamları Derneği

59 

spor turizmi

yetkilileriyle yaptığımız incelemeler ışığında bunu gördük. Yetkililer hem kano hem de kürek sporları için bu alanların çok uygun olduğunu söylediler. Bunun dışında Bafra’da bir tesisimiz var. Bu tesis uluslararası kampların yapılması için uygun koşullara sahip. Şu an Badminton Federasyonu kullanıyor bu tesisi. İskandinav ülkelerinin kendi iklimleri uygun olmadığı için kürek ve kano milli takımlarının uluslararası turnuvalara hazırlık amacıyla bu tesisleri kullanmak istemeleri de şehrimizin spor turizminde daha göz önünde bir noktaya taşınmasını sağlayacak. Bunu en kısa zamanda gerçekleştirip Bafra’yı kano ve kürek milli takımlarının kamp merkezi haline getirmeyi planlıyoruz. - Samsun’daki yeni projeler… Atakum’da ana yola 1 km. uzaklıkta 125 dönümlük orman arazisinin tahsisini Orman Genel Müdürlüğü’nden yaptırdık. Burada bir olimpik trapstik atış poligonu yapmayı planlıyoruz. Karadeniz Bölgesi’nde böyle bir tesis yok. Bu poligon, hem avcılar hem de atıcılık sporuyla uğraşanlar için müthiş bir tesis olacak. Bu arazinin ön tahsisi 2 yıl geçerli. Bu 2 yıl içerisinde oraya yapacağımız poligonla ilili projeyi bitirmemiz lazım. Özel İdare’den bu konuyla ilgili bir ödenek talebimiz oldu. Spor Bakanlığı’ndan da benzer bir talebimiz olacak. Bu projeyi gerçekleştirdiğimiz takdirde hem spor turizmi açısından hem de atıcılık sporu açısından müthiş bir tesis olacak. Böyle bir tesis Karadeniz Bölgesi’nde bir ilk olacak. Karadeniz’in her yerinden günübirlik olarak ve hatta kalmak üzere bu tesise geliş-gidişler olacak. Bu girişimin Samsun’a turizm anlamında büyük katkısı olacağına inanıyorum. Çünkü yer çok güzel. Orman arazisi. Kurum olarak zaten orman arazilerini sadece biz alabiliyoruz. Ormanın içinde kafeteryası, poligon makinalarının kurulacağı açık ve kapalı alanlar olacak. Karadeniz’in tüm şehirlerinden bu tesise avcı ve atıcılık sporuyla uğraşan kişilerin geleceğini düşünüyorum. Atakum’da yeni yapılan oteller de bu tesisin yaratacağı konaklama ihtiyacını karşılayacak güçte olacak. - Spor şehrin doğal güzelliklerini de ön plana çıkarır değil mi?...

60 

KASİAD Karadeniz Sanayici ve İş Adamları Derneği

gençlik ve spor il müdürlüğü

Yine spor turizmi anlamında dağcılık etkinliklerimiz var. Yamaç paraşütü etkinliklerimiz var.Ladik Akdağ ve farklı bazı noktalarda bunları daha da zenginleştirmeyi hedefliyoruz. Ayvacık da bu sporlar için uygun bir yer. Ayvacık’ta Galip Öztürk’ün yaptırdığı bir otel var. Belediye’nin farklı projeleri var. Eğer Ayvacık’taki konaklama problemi çözülürse Ayvacık’ın adına yakışır şekilde bir turizm cenneti olmasının önü açılır. Ladik, Vezirköprü Kunduz gibi bölgeler özellikle turizm bölgeleri ilan edildiği için dağcılık, trekking ve offroad sporlarıyla bölgeyi tanıtmayı amaçlıyoruz. Offroad Kulübü’ne de bu anlamda verdiğimiz desteği daha da artıracağız. Spor Bakanlığımızın da konuya sıcak bakacağını düşünüyorum. Bu tür etkinlikler doğal olarak artacak. - Tesisleşme ne durumda?... Bunlar olurken bir taraftan da milletvekillerimizin ve yeni Spor Bakanımızın Samsun’a çok büyük katkıları olacak. Samsun’da müthiş bir spor tesisleşmesi var ve bu gelişme daha da hızlanacak. 30 bin kişilik bir stadyum ve 7500 kişilik spor salonunun yanı sıra Karadeniz’de ilk defa bir olimpik jimnastik spor salonu yapılacak. Projeleri hazır. Zemin etüdünü yapıyoruz. Böylelikle Karadeniz ve Türkiye’de ilk defa bir model uygulayacağız. Bu tip tesisler yapıldıkça uluslararası organizasyonlar almaya başlayacağız. Hem spor hem de turizm etkinlikleri şehri daha renkli, daha canlı bir şekle sokacak. Samsun bu anlamda bir kalkınma içinde... - Uluslararası organizasyonlar... Tabi bu organizasyonlar her istediğimizde alabileceğimiz organizasyonlar değil. Tabi Trabzon iki tane oyunu üst üste alınca biraz dikkat çekti. Aslında bir tanesi Samsun’da olsaydı güzel olurdu. Ama olmadı. Ama bundan sonra Samsun bu tür organizasyonların 1 numaralı adayıdır. Biz şimdiden altyapımızı ve tesisleşmemizi ona göre hazırlıyoruz. Tesisler olmadan, bitmeden bu tür organizasyonları alma şansımız yok. Biz daha herhangi bir oyuna aday olmadan tesisleşme adımını attık. Eminim ki Spor Bakanımız çok yakın bir zaman içerisinde konuyla

spor turizmi

gençlik ve spor il müdürlüğü

ilgili perspektifini açıklayacaktır ve inanıyorum ki yakın bir zaman içerisinde Samsun’da kapsamlı bir uluslararası organizasyona ev sahipliği yapacağız. - Suat Kılıç... Spor Bakanımızın Samsun Milletvekili olması çok önemli. Suat Bey’i çok iyi tanıyoruz. Genç, çalışkan ve disiplinli bir insan. Kendisini çok iyi tanıdığımız için Samsun’a ve Türkiye’ye sporda çok büyük kazanımlar getireceğini düşünüyorum. Sayın vekilimizin bakanlığının şöyle bir artısı daha var. Spor Bakanlığı yeni kuruldu. Tüm kurumlar yeniden yapılandırılıyor. Bunu bir fırsata çevirecektir diye düşünüyorum. Kuracağı iyi bir ekiple ve yapılanmayla birçok başarı kazanacaktır. - Takım sporları ve profesyonel liglerde Samsun’un temsili... Bir de amatör sporlar var tabi... Samsun’daki takım sporları ve Samsun’un üst liglerdeki temsiliyetini artırma noktasında da çalışmalarımız var. Bu konu biraz ekonomiye dayanıyor ama Sayın Valimizin talimatları ve destekleri ile biz elimizden geldiği kadar katkı veriyoruz. Samsun Basketbol Kulübü’nü Canik Belediyespor’a ve hentbol takımlarımızı destekliyoruz. Diğer branşlarda güreşte, judoda, atletizmde çok başarılı sporcularımız var ama bunların hepsi Ankara, İstanbul, Kocaeli gibi şehirlerdeki takımlardalar. Samsun maalesef bu branşlarda güçlü bir statüye sahip değil. Kulüp yok pek. Samsunspor bu sezon Süper Lig’e çıktı. Onlardan şöyle bir beklentimiz var. Yavaş yavaş Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş gibi amatör sporlara dönmeliler ve bu sporcuları görmeliler. Çünkü Samsun bunu hak ediyor. Atletizmde dünya şampiyonu bir sporcumuz var. Burada yapıyor antrenmanlarını ama Fenerbahçe Spor Kulübü’nün sporcusu. Çünkü sporcuya maaş ödüyorlar, sigortasını yapıyorlar. Bu sporcu başarı kazandığı zaman da başarı Fenerbahçe’nin oluyor. Bu konuda nacizhane Büyükşehir Belediyemizden de beklentilerimiz var. Belediyemizin artık futbol hariç olmak üzere bu tür branşlara eğilmesi gerekiyor. Mesela neden basketbolda Birinci Lig’de bir erkek takımımız olmasın? Bence biz bunu başarabiliriz. Amatör

branşlar keza öyle. Müdürlüğümüz de bu anlamda destek verebilir. Samsunlu işadamlarımız artık futbolun dışındaki branşları da görmeliler. Bu konuda altyapımız çok iyi Yetenekli sporcularımız var. Belki de sonunda görecekler ki bu branşlara destek verilir, sahip çıkılırsa Samsun Türkiye’de sözü edilen bir spor şehri olabilir. Yeter ki değerlerimize sahip çıkalım. KASİAD Karadeniz Sanayici ve İş Adamları Derneği

61 

eğitim turizmi

röportaj / ondokuz mayıs üniveristesi

Samsun’un Eğitim Lokomotifi ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ

Ondokuz Mayıs Üniversitesi 36 yıllık bir geçmişi olan köklü bir üniversite. Kurulduğu günden bugüne sürekli büyüyen, bir bölge üniversitesi olma yolunda hızlı adımlarla ilerleyen üniversitenin Samsun’a katkıları ve Samsun’un turizm potansiyeli hakkında Ondokuz Mayıs Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof.Dr. Ahmet Bulut’la konuştuk.

Samsun’da turizm master planı yapılıyor. Bu plan bizim çok önemsediğimiz bir plan. Eğer siz elinizdeki potansiyeli net olarak ortaya koyamazsanız o zaman yeni hedefler ortaya koyma şansınız olmaz. Bu anlamda en azından mevcut potansiyelin ortaya konması açısından son derece önemli. Valilik, Üniversite, sivil toplum kuruluşları önümüzdeki dönem içerisinde Samsun ve çevresini turizm adına çok daha belirgin bir şekilde ön plana çıkaracaktır. Ben bunu ümit ediyorum. Ümit etmiyorum aslında bekliyorum.

- Üniversitemizin kapsama alanı nedir?... Şehirdeki yaygınlığı ve öğrenci sayısı...

Ü

niversite şehirde iki ayrı kampüste eğitim-öğretimine devam ediyor. Kurupelit ve Atakum kampüsleri bunlar. Bunun yanında ilçelerde de meslek yüksek okulları var. Alaçam’dan Terme’ye kadar. İlçelerde de üniversitenin varlığı bir şekilde hissediliyor. Üniversitemiz tüm Samsun’u ve bölgeyi kapsıyor. Bu sene başlayacak öğrencilerle birlikte toplam 30 bin örgün eğitim öğrencisi olacak. Dolayısıyla önümüzdeki yıl itibarıyla OMÜ’nün 36 bin öğrencisi olacak. Üniversitemize örgün öğretim için gelen öğrencilerimizin yaklaşık yüzde 80’i dışarıdan geliyor. Dolayısıyla Türkiye’nin dört bir tarafından gelen insanların oluşturduğu bir yapı burası. Hem kültürel etkileşimde bulunuluyor hem de bölgenin ekonomik gücüne de katkıda bulunulmuş oluyor. Bu çok ciddi bir potansiyel. - OMÜ Eğitim ve öğretim açısından turizme ne katıyor?...

Samsun Meslek Yüksek Okulu’nda bir turizm programımız var. Bu turizm programıyla özellikle turizm işletmelerinin ihtiyaç duyduğu nitelikli elemanları yetiştirme gayreti içerisindeyiz. Tabi turizm anlamında çok değişik alanlarda insan yetiştiren programlarımızın olduğu şu aşamada söylenemez ama bu konuda ciddi girişimler var. Üniversitemize yeni bir fakülte daha oluşturuyoruz. Turizm Fakültesi, dört değişik bölümü bünyesinde bulunduracak ve gerçekten turizm adına turizm sektöründe ihtiyaç duyulan bütün nitelikli personelleri yetiştirme gayreti içerisine girecek. Şu anda fakülte dekanının atanma süreci var. Dekan atandıktan sonra her bölüm için gerekli olan öğretim üyelerini bir araya getirecek. Önümüzdeki seneye ümit ediyoruz ki öğrenci alımına başlayacağız. - Samsun’un turizm potansiyeli ve Turizm Master planı hakkında üniversite ne diyor?

62 

KASİAD Karadeniz Sanayici ve İş Adamları Derneği

Doğa turizmi Samsun için ön plana çıkarılabilecek hususlardan bir tanesi. Üniversite bu noktada rehberlik yapabilir. Biliyorsunuz bizim Kızılırmak Deltası’nda çalışan araştırma merkezlerimiz var. Ornitoloji merkezleri, kuş gözlem, çevre ve su kirliliği araştırma merkezleri gibi merkezimiz bu bölgeyi çok iyi araştırıyor. Ornitoloji aslında özellikle kuş bilimcilerin çok ilgisini çeken bir alan. Dünyanın göç yolları üzerindeki kuşların hem kimliklerinin hem de halkalama çalışmalarının yapıldığı bir merkez. O merkezde bizim hedefimiz Kızılırmak deltasında bulunan Çevre İl Müdürlüğü’ne bağlı bir binanın üniversiteye tahsisi. O merkez üniversiteye tahsis edildiği zaman yılın 12 ayı aktif bir şekilde kullanılacak ve deltanın potansiyeli maksimum şekilde değerlendirilebilecek. Samsun Kızılırmak Deltasıyla, doğa güzellikleriyle çok hoş bir şehir. Samsun ile Novorossisk kardeş şehir. Oradaki direkt seferlerin başlamasıyla Samsun çok farklı bir havaya girecek. Bir de olayın sağlık turizmi boyutu var. Sağlık turizmi açısından da üniversitemiz çok ciddi katkılarda bulunabilir. Şehirde birçok yeni özel hastane açıldı. Devlet Hastanesi Araştırma ve Uygulama merkezine dönüştü. Araştırma Hastanesi’nin bu yeni formatıyla beraber OMÜ Tıp Fakültesi ve yeni özel hastaneler Samsun hakikaten sağlık hizmeti verebilen bir merkez haline geldi. Bu hizmeti sadece Samsun ya da çevre iller için düşünmemek lazım. Karadeniz’e kıyısı bulunan tüm ülkeler de bu hizmetin hedef kitlesi konumunda çünkü Samsun sağlık alanında dünya ölçeğinde çok ciddi bir sağlık kenti haline geldi. Böyle bir hizmeti almak isteyen çok sayıda insan var. Sağlık turizmi açısından Samsun önemli bir potansiyele sahip. İnşallah önümüzdeki dönem içerisinde Samsun’da bu alanda çok ciddi bir ilerleme kaydedilecektir. - Kongre turizminde üniversite lokomotif oluyor diyebilir miyiz?... Kongre turizmi Antalya’nın kış dönemindeki en büyük gelirlerini oluşturuyor. Samsun bu noktada istenen düzeyde değil. Tabi üniversite, kongre turizminde ön ayak olması gereken kuruluşların

eğitim turizmi başında geliyor. Çünkü çok farklı alanlarda uzmanlaşan insanların bilgi paylaşımı yapmak istedikleri kişiler burada. Ve bu insanlar bu etkinlikleri düzenliyorlar. Hem ulusal hem uluslararası düzeyde çeşitli kongrelerin yapılabiliyor olması lazım. Yapılıyor ama çapı çok büyük değil. Maksimum bin kişilik organizasyonlar yapılıyor ve bunların sayısı da istenen düzeyde değil. Bunları çok daha yüksek rakamlara çıkarmak mümkün. Bizim şu anda 530 kişilik bir kongre salonumuz var. Ben kongre turizmini çok önemsiyorum. Çünkü

röportaj / ondokuz mayıs üniveristesi artırmak istiyoruz. Bu seneki kontenjanımız 750 öğrenci. Bunlar Samsun’a gelir, Samsun ve çevresini tanır, kültürümüzle etkileşerek bizi gerçek anlamda tanırlarsa yarın burada ayrıldıkları zaman hem burada edindikleri nitelikleri kendi ülkelerine taşıyarak uygulama fırsatı bulacaklar hem de orada bizim fahri birer elçimiz olacaklar. Yabancı uyruklu öğrenci kavramı da üniversiteye ve bölgeye çok ciddi anlamda değer katabilecek bir kavram. Bizim uzun vadedeki amacımız üniversitemizin toplam öğrenci sayısının en az yüzde 10’unun yabancı uyruklu öğrencilerden oluşması. Eğer yüzde 10’a ulaşabilirsek dünyanın yaşadığı bir şehir haline gelebiliriz. Öğrenci kulüpleri... Yaklaşık 45 öğrenci kulübümüz var. Bu kulüpler kuruluş mantığıyla ilgi alaka alanları bir olan öğrencilerin bir araya gelerek paylaşımlarda bulunmaları hem de o alanlarla ilgili etkinlikler düzenlemelerini sağlıyor. Bu kulüplerin çalışmaları aynı zamanda öğrencilerimizin şehri tanımalarını ve şehirde ilgi alanları örtüşen kişilerle ortak etkinlikler düzenleyip şehirle etkileşime geçmelerini de sağlıyor.

kongre turizminin katılımcıları genellikle yetişkin insanlar. Kendi alanlarıyla ilgili konuları güncelliyor ve yeni şeyler ekliyorlar. Aynı zamanda yapabilecekleri işbirliği fırsatlarını buralarda yakalıyorlar. Bu olayın bilimsel bir boyutu. Bir de başka bir boyutu var. Belki hiç gelmediği ve görmediği bir alana gelip görme fırsatına sahip oluyor. Bunlar aynı zamanda maddi durumu iyi olan insanlar. Dolayısıyla bu insanların sayısının bölgede artıyor olması bölgenin ekonomisine de ciddi katkılar sağlayacaktır. Kongre turizmine “insanlar uçakla gelip kongre salonunda birkaç görüş alışverişi yapıp dönüyorlar” şeklinde algılamamak lazım. Kongreye gelen insanların gelir düzeyleri oldukça yüksek olduğu için bu kişilerin bölgeye sağlayacakları katma değer oldukça yüksek. Üniversite bu anlamda çok önemli bir aktör. Öğrenci değişimi... Üniversitede yabancı uyruklu öğrencilerimiz var. Bu öğrenciler direkt lisans ve yüksek lisans programlarına katılıp eğitim-öğretim süreçlerinden geçen öğrenciler. Bir de erasmus öğrenci değişimi programı çerçevesinde üniversitemize gelen yabancı öğrencilerimiz var. Her sene düzenli olarak Erasmus programıyla yabancı ülkelerden 20 ile 30 arasında öğrenci geliyor ve burada ağırlanıyor. Bu öğrenciler hem burada eğitim ve öğretim faaliyetlerini yürütürken hem de bölgeyi tanıyorlar. Başlangıçta belki belli önyargılarla ve kafalarında değişik bir Türkiye imajıyla geliyorlar ama buraya gelip kampüsü gördükten ve yaklaşık bir veya iki dönem burada eğitim gördükten sonra burada inanın çok güzel dostluklar kuruyorlar ve buranın fahri hemşerisi oluyorlar. Burayı çok seviyorlar ve gidenler bir daha mutlaka geliyorlar. Samsun, Erasmus programıyla da kendini yurtdışına çok iyi bir şekilde tanıtma fırsatı yakalıyor. Şehrimizin Avrupa çapında tanıtımı açısından son derece önemli bir husus o yüzden bu sayıların çok daha yukarılara taşınması gerekiyor. Ulusal Ajans’ın ayırdığı bütçeler kapsamında bu sayılar belirleniyor. Biz çok gayret ettik bu sayılar daha da artsın 50’ye, 100’e taşıyalım diye ama o bütçelendirme maalesef bir önceki yılı sadece yüzde 10 aşarak planlanabildiği için sınırlı bir artış gösterebiliyoruz. Bir de yabancı uyruklu öğrenciler var... Şu anda 39 farklı ülkeden 530 yabancı uyruklu öğrenci üniversitemizde okuyor. Bunların sayısını biz her geçen sene biraz daha

Üniversitelerin öğrenci kazanmak için girdikleri yarış... Öğrencilerin Samsun’u ve OMÜ’yü tercih etmesi tamamen bir bütün. İki kısmı birbirinden ayıramazsınız. Türk veya yabancı uyruklu öğrenci, tercih yaparken şuna bakıyor. 1- Ben üniversiteyi bitirdikten sonra aldığım diplomayla kendime bir iş bulabilecek miyim? Üniversiteden mezun olduktan sonra istihdam alanlarınız ne kadar geniş? 2- Üniversitenin bulunduğu şehir öğrenciliği boyunca sürdüreceği yaşam için ne kadar elverişli? Yaşam için baktığınız zaman Samsun aslında Türkiye’de ender bulunabilecek bir şehir. Öğrenci için masraflı olmayan bir yer. Ulaşımı kolay. Yiyecek, giyecek uygun ve doğa güzelliğiyle hakikaten insanları büyüleyen bir özelliği var. Samsun yaşam itibariyle bir öğrenci için gerçekten bir cazibe merkezi. Diğer taraftan mezuniyet sonrası istihdam konusu geçmişte çok sorgulanan bir konu değildi. “Eğitim programlarımızın niteliklerini artıralım” gibi bir gayret çok yoktu. “Çünkü bir şekilde dışarıda bekleyen milyonlarca öğrenci var ve onlar zaten gelecekler. Bizim öğrenci bulmak gibi bir derdimiz yok” düşüncesi hakimdi. Ama böyle bakmamak lazım. Programlarımızı revize etmemiz lazım. Sadece OMÜ’nün değil tüm üniversitelerin problemi bu. Şu an Bologna süreci diye bir süreç yaşanıyor Türk üniversitelerinde. Yükseköğretimde yeniden yapılanma ve akreditasyona geçme sü-

reci. Yani ne demek bu? Her program, her bölüm kendisini sorgulayacak. Bakacak. “Ben, bu alanda öğrenciyi dört sene bir eğitime tabi tutuyorum. Falanca dersleri veriyorum. Bu derslerdeki başarı oranlarına göre de bir diplomayla öğrenciyi mezun ediyorum. Ama verdiğim dersler öğrencinin yapacağı işle ne kadar ilişkili? Bunu sorgulamam lazım. Yani öyle bir sorgulamaya kalkıyorsunuz ki siz, verdiğiniz dersler program sonucunda öğrenciye ne kadar KASİAD Karadeniz Sanayici ve İş Adamları Derneği

63 

eğitim turizmi

röportaj / ondokuz mayıs üniveristesi

edip yeni meslek kollarında nitelikli insanları ülkemize ve dünyaya kazandırmamız lazım. Üniversite bu anlamda kendini çok sorguluyor. Piyasa ve reel dünya ne istiyor ve ben hangi yeni programlarla bu ihtiyaçlara cevap verebilirim diyor. Sorgulama ve kendini yenileme süreci de heralde sonsuza dek devam etmeli...

sağlıklı bir istihdam alanı oluşturuyor? Bunu görmeye çalışıyorsunuz. Bütün üniversitelerde olduğu gibi biz de bu süreci iki senedir sürdürüyoruz. Böylelikle eğitim-öğretim programları piyasayla, reel hayatla daha örtüşen bir yapıya getiriliyor. Böylelikle yetiştirdiğimiz insanların niteliklerini ve iş bulma şanslarını da artırmış oluyoruz. Bir de yeni programlar açarken bu açtığımız programlar ülkedeki temel problemlere çözüm üretebiliyor mu? İhtiyaçlara cevap verebilecek mi? Yada açıkça söylemek gerekirse istihdam alanı var mı? Buna bakıyoruz. Bu konuda çok büyük bir titizlik gösteriyoruz. Örneğin Alaçam’da lojistik ve posta hizmetleriyle ilgili bir bölüm açıyoruz. Bu alanda Türkiye’de bir eksiklik var çünkü. Turizm Fakültesi açıyoruz çünkü istihdam hizmet sektörüne doğru kayıyor. Yaşlı bakım ve ağırlama diye bir programımız var mesela. Bunlar hep gerçekten eksikliği hissedilen alanlar. ABD’de bir üniversite ile ortak bir çalışma yürütüp artık tek başına yeterli olmayan Bilgisayar mühendisliği bölümünü geliştirmek istiyoruz. O kadar çok çeşitlendi ki alan. Mesela sizin medya yazılım mühendisliğine ihtiyacınız var ya da Iphone uygulamaları mesela. İçerisinde binlerce uygulama var. Problemi görüp probleme çözüm üretebilecek insanlar yetiştirme hedefindeyiz. Böyle yeni programlar açarken bir taraftan da toplumun ihtiyaçlarına da çözüm üretmiş oluyoruz. Türkiye’de tanımlanmış 4 bin tane meslek var. Dünyaya baktığınız zaman bu rakam 25 binleri buluyor. Dolayısıyla çok hızlı bir gelişim ve değişim trendindeki Türkiye gibi bir ülkede artık 4 bin tanımlanmış meslek kolundan 10 binlere 15binlere taşımak lazım. Eksiklikleri tespit

64 

KASİAD Karadeniz Sanayici ve İş Adamları Derneği

Bologna süreci de o zaten. Soruyorlar bazen. Bologna süreci ne zaman bitecek? Bitmez. Çünkü bu dinamik bir yapı. Yaşayan bir yapı. Sürekli yeni şeyler ekleniyor ve bazı şeyler çıkarılıyor. O değişen yapıya uyum sağlamanız gerekiyor. Sizin de bu yapıya uygun olarak bir armoni içerisinde sürekli değişiyor olmanız lazım. Bu süreç sizi sürekli zinde ve dinamik tutuyor. Çevrenizle sürekli bir iletişim halinde kendinizi sürekli güncellemenizi sağlıyor. - Son sözler?... Samsun iklimiyle de insanları cezp etme şansına sahip. Ulaşımı çok yönlü ve çok alternatifli. Karadeniz’e baktığınızda düzlüğün olduğu tek şehir Samsun. Çok nitelikleri olan bir yer. Biraz geç kaldık ama çok hızlı hareket ederek bunu toparlayıp Samsun ve çevresini önümüzdeki dönemlerde Türkiye’nin nadide köşelerinden biri haline getirmeyi istiyoruz.

eğitim turizmi

röportaj / canik başarı üniversitesi

BAŞARI’YLA HERKES GURUR DUYACAK “Üniversitemiz bir cazibe merkezi olarak Samsun’un marka değerine katkıda bulunacak. Samsunlu olmaktan herkes daha da fazla gurur duyacak.” sözleriyle Samsun’un yeni üniversitesinin getireceği dinamizmi ifade eden Canik Başarı Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. Yunus Bekdemir, Karadeniz Bölgesi’nin ilk vakıf üniversitesini, üniversitenin gelecekle ilgili planlarını ve şehrin turizm potansiyeline katkılarını anlattı. - Üniversite’nin şu andaki durumu nedir? Ne zaman başlıyoruz eğitime?

rahat bir şekilde ulaşabildiğiniz yaşaması kolay ve aynı zamanda güvenli bir şehir olan Samsun’u neden tercih etmeyesiniz ki?

C

anik Başarı Üniversitesi 2012-2013 eğitim ve öğretim yılında eğitim ve öğretime başlayacak. Dört fakülte ile açılıyoruz. Bu dört fakültenin içerisinde Eğitim Fakültesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Mimarlık-Mühendislik Fakültesi ve İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi var.

- Belli bir hedef öğrenci profiliniz var mı? Örneğin Samsunlu olup da farklı şehirlerdeki vakıf üniversitelerini seçen öğrenciler ya da çevre illerdeki öğrenciler gibi? Vakıf üniversitelerinin öğrencilerin tercihine mazhar olmak için giriştiği kıyasıya mücadeleye Başarı Üniversitesi nasıl bakıyor?

Başarı Üniversitesi neden Samsun’da?

Dört fakülteyle başlayınca tabi buraya dünyanın her köşesinden öğrenciler gelecek. Üniversiteler yerel kurumlar değillerdir. Üniversiteler evrensel kuruluşlardır. Bilginin olduğu yere herkes gider. Dili, dini, ırkı yoktur. Dolayısıyla burası da insanların kaynaştığı, eğitim aldıkları veya eğitim verdikleri bir yer olacak. Dünyanın birçok ülkesinden yabancı öğrencileri buraya çekmek istiyoruz. Bu öğrenciler burada kaldıkları süre içerisinde Ondokuz Mayıs Üniversitesi’ndeki tecrübelerimden hatırlıyorum. Hepsi birer Türkiye ve Samsun sevdalısı olarak ülkelerine dönüyorlar. Ben uzun yıllar boyunca Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nde Uluslararası İlişkiler Birimi Başkanlığını da yürüttüm. Erasmus’tan gelen öğrencilerimiz vardı. Onlara şehrimizi ve kültürümüzü tanıttık. Fidan gibi delikanlıların

Samsun gerçekten Karadeniz’in incisi. Karadeniz’de çok güzel şehirlerimiz var ama Samsun tüm yolların kesiştiği, imkanların birleştiği bir yerde. Karadeniz’deki ilk vakıf üniversitesiyiz. Dolayısıyla hinterlandı tabir ettiğimiz etrafındaki ard alanı da çok büyük. İçe doğru gittiğinizde Tokat’a hatta Sivas’a kadar uzanabilirsiniz. Diğer tarafta Sinop, Amasya, Ordu, Ünye, Giresun ile beraber bu alanda bir vakıf üniversitesi yok. Büyük bir ard alanı var. Samsun, ulaşımı kolay, yaşanması kolay bir şehir. Ucuz da bir şehir aynı zamanda. Ovalarımız sayesinde sebze ve meyveyi, denizimiz sayesinde balığı çok ucuza yiyebiliyoruz. Ucuz beslendiğiniz, istediğiniz yere

KASİAD Karadeniz Sanayici ve İş Adamları Derneği

67 

Kültür ve Turizm Bakanlığı

ülkelerine dönerken ağlayarak ayrıldıklarını bilirim. Bunun anlamı şu; güzel bağlar oluşturuyoruz. İnsanımızın sıcaklığı, misafirperverliği yansıyor bütün ilişkilerimize. Samsun olarak bu manada hiç bir dezavantajımız yok. Her türlü insanı misafir edebiliriz. Bir ayrımcılığımız yok. Hakikaten Türkiye’de, Samsun’un sokaklarında yürürken kimseden zarar görmezsiniz hatta bilakis yabancıysa eğer yardım etmeye çalışır herkes. Samsun bu açıdan insani yapısıyla da avantajları olan bir şehir. Üniversitemiz bu dört fakülteyle açıldığında özellikle Asya’dan ve Afrika’dan öğrencileri buraya çekeceğiz. Bunun anlamı da şu: Başarı Üniversitesi çok renkli bir üniversite olacak. Tahmin ediyorum 15-20 değişik ülkeden öğrenci kabul edeceğiz. Tabi yarış müspet manada olumlu bir yarış kaliteyi getiriyor kesinlikle. “Acaba biz daha iyi ne yapabiliriz?” “Öğrencilerimiz mezun olunca daha iyi nasıl istihdam edilebilir?” gibi konuları düşünmek güzel. İstihdam edilebilirlik çok daha önemli bize göre. Kaç puanla öğrenci aldığınız değil. Çok iyi bir öğrenciyi alabilirsiniz ama çok iyi bir öğretimden geçirmezseniz kötü sonuçlarla karşılaşabilirsiniz. Öğrencinin özellikleri kadar içeride yaşadığı süreç de önemli. Herhangi bir öğrenci ayrımımız tabi ki yok ama kendi şehrinde okumak isteyen öğrencilerimize kaliteli bir alternatif sunduğumuz aşikâr. Çevre illerimizi de çok önemsiyoruz ve bu şehirlerden de birçok öğrencimizin bizleri tercih edeceğini düşünüyoruz. Türkiye’nin diğer şehirlerinden de tercih edileceğimizi de rahatlıkla söyleyebilirim. Eğitim kalitemizin yanı sıra büyük ve kaotik şehirlerden uzak durmak isteyen ama aynı zamanda her türlü alternatife sahip olacakları, iklimi çok güzel olan bir şehirde insanlar okumak isteyecektir. Öğrenci profiline bir de mutlaka uluslararası öğrencileri katmak lazım. Çünkü üniversitelerin eğer uluslararası iddiaları yoksa yerel kalırlar. Biz eğitim anlayışımızda imzalayacağımız çift diploma anlaşmalarıyla bir de şunu yapmayı planlıyoruz. “Şu an buradasınız ama belki de aynı zamanda bir Amerikan üniversitesinde dil eğitimi alıyorsunuz.” Dolayısıyla işi uluslararası boyuta taşıyacağız. Umut ediyoruz ki, kendi şehrimizin, çevre illerin, tüm Türkiye’nin gençleri ve yabancı öğrencilerimizle çok renkli ve çok kaliteli bir üniversite oluşturacağız. Kurumlar kurulduktan sonra belli bir dönem görünürlük çabası içinde oluyorlar. Görünürlülüğünüzü yaptığınız işlerle ve performansınızla da artırıyorsunuz. Bunu biz her ortamda, bilimsel, sosyal ve akademik platformlarda başarmak zorundayız. Bunu sağlayacak şeyleri de yapacağız şüphesiz ki. Biz Samsun’a çok farklı ülkelerden yabancı öğrenciler çekeceğimizi tahmin ediyorum. Kimi getirir-

68 

KASİAD Karadeniz Sanayici ve İş Adamları Derneği

seniz bu ülkeye bizim farklı kültürümüzden etkileniyor ve gönüllü elçilerimiz oluyorlar. - Öğrenciler dışında öğretim üyeleri noktasında da sanırız vakıf üniversiteleri şu ana kadar verdiğimiz beyin göçünü tersine çevirebilecek ekonomik güçleriyle de katkıda bulunacaklar... Yurt dışındaki Türk öğretim üyelerini biz tekrar geri getirmek istiyoruz. Bunun da yolu şu. Dışarıda tabi daha büyük imkânlarla çalışan insanlara aynı imkânları burada sağlama gayreti içerisindeyiz. Akademisyen hocalarımız var. Prof. Dr. Murat Günaydın ve Prof. Dr. Levent Altıntop... Onlara buradan teşekkür ediyorum. Yurtdışından hocalar da getirmeye gayret sarf ediyoruz. Mesela şu an Malezyalı bir profesörümüz var. Gelip burada ders verecek. A.B.D.’den üç hocamız var ve görüşmelerimiz hala devam ediyor. Buraya yabancı hocaları da çekeceğiz. Bunun anlamı şu: Bizimle burada çalışacak, farklı kültür ve deneyimlerini bize katıp bizden aldıklarını ülkelerine götürecek insanlar olacak. Üniversite sadece doldur-boşalt yeri değil. Öğretim üyesiyle, öğrencisiyle şehrin sosyal, kültürel ve ekonomik katmanlarına da katkı veren bir yapıdır. Nihayetinde toplumla iç içe yaşayan insanlardan bahsediyoruz. Canik Başarı Üniversitesi’nin kesinlikle şehrin turistik potansiyeline, tanınırlığına, bilinirliğine, görünürlüğüne etki yapacağını düşünüyorum. - Zaten öyle bir noktadaki Üniversiteyi görmemek, gözden kaçırmak mümkün değil. İki üniversitemiz farklı iki tepeden şehre bakıyor ve şehre de bir projeksiyon yapıyor aslında... Evet aynen öyle... Üniversiteler aynı zamanda bir ışık kaynağı olarak şehri de aydınlatmalıdır. Biz de bunu mümkün kılmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Üniversitelerin görevi de budur. İçinde bulunduğu toplumun daha iyi, refah içerisinde, problemlerini çözmüş olarak yaşamasını sağlamak... Bunun için üniversite sosyolojik çalışmalarıyla toplumdaki problemlerin çözümüne, ekonomik çalışmaları ile ekonomi üzerine yönlendirmelere katkı sağlar. Üniversiteler medeniyetin kristalleşmiş unsurlarıdır. Bu unsurlar içerisinde bizler topluma hizmet için varız. Bu üniversitenin amacı; 1- üretmek. Biz yükseköğretimde devletle birlikte bu yükün altına girip kalifiye eğitim vermek, 2 Ar-Ge yapmak. Dışarıdan gelen bilim adamlarıyla da üniversiteyi bir mükemmeliyet ve bir sinerji merkezi haline getirip topluma yarar sağlamak. Hedefimiz bu. Samsun’daki genel yaklaşım da üniver-

sitemizi çok güzel bir şekilde destekliyorlar ve benimsiyorlar. Bunu yaygın bir şekilde gördük. Bizim için en sevindirici olan taraf bu. Eğer bir kurum benimsenmemişse doku olarak bulunduğu ortam uyumsuzluk içerisindeyse bu çok kötü bir şey. Dokudan kastım şu: Üniversite’den bir beklentisi var insanların. “Bu üniversite bizleri aydınlatacak, bu üniversite bizleri ileriye taşıyacak, bu üniversitedeki hocalar bizlere danışmanlık yapacak, bu üniversitedeki öğrenciler şehirde bilim üretirken ekonomimize katkı sağlayacak, buraya gelecek yabancı hocalar seminerler verecekler, konferanslar düzenleyecekler ve her türlü bilgi aktarımını şehrimizde yapacaklar.” - Bu bir vakıf üniversitesi ve belli bir güç birliğiyle ortaya çıkan bir eser. Yakın bir süre önce turizm master planıyla ilgili bir sunum yapıldı ve şehrin oldukça muazzam bir turizm potansiyelinin olduğunun altı kalın çizgilerle çizilirken yapılması gerekenler de anlatılıyor. Bu plandan hareketle şehrin daha ileriye taşınması için de belli bir güç birliği gerekiyor. Bir güç birliğinin meyvesi olan Başarı Üniversitesi, bu sefer Samsun için oluşturulması gereken güç birliğinin bir parçası olacak diyebilir miyiz? Bir eğitimci gözüyle Samsun’un turizm potansiyeli hakkında ne düşünüyorsunuz? Samsun’un tabi güzellikleri gerçekten ön plana çıkarılmayı hak ediyor. Şehir çok büyük, devasa bir şehir olmamakla birlikte kendine has bir şirinliği ve işlevselliği olan bir şehir. Gezilmeye, görülmeye değer yerlerimiz var. Gelen öğrencilerimizin de Samsun’u tercih etme sebeplerinden biri çok büyük kaotik şehirlerdeki eğitim kurumlarından farklı olarak burada daha rahat ve güvenli bir ortamla karşılaşacaklarını düşünüyorum. Samsun bu manada hoş bir yer. Deniziyle, sahilleriyle, dağlarıyla... Babadağ’a gidip yamaç paraşütü yapabilirsiniz mesela. Üniversitemizin biraz yukarısına çıktığınızda yayla havasını içinize çekebilirsiniz. Sahile indiğinizde yüzlerce kilometrelik kumsalımız var. Dolayısıyla bunların çok etkin bir şekilde değerlendirilmesi gerekir. Deniz sezonu az deniliyor Samsun için ama mesele illa denize girmek değil oradaki o güzelliği ve temaşa zevkini, deniz kokusunu almak... Bunların hepsi pozitif

şeyler. En önemlisi de ben toplumumuza güveniyorum. İnsanlarımız turisti misafir kabul eden bir yapıya sahip. Bunu kaybetmememiz lazım. Turistik öğelerimizi de yeterince iyi tanıtabilirsek birçok insan Samsun’u tercih eder. Biz de üniversite olarak bu anlamda oluşacak her türlü güç birliğinin içinde var olacağız. Samsunluluk bilincinin dev gün geçtikçe geliştiğini ve yerleştiğini görüyorum. Samsunspor Bank Asya Birinci Lig’de şampiyon olduğunda bunu gördük. Üniversitemiz yapılırken siyasetçisinden bürokratına çok önemli bir birliktelik gösterdi şehir. Samsunluluk kimliği ciddi bir şekilde gelişiyor. Çünkü iftihar ettiğimiz şeyler var. Ortak iftihar ettiğimiz şeyler aidiyetimizi artırıyor. Burada aidiyet duygusu en önemli nokta. Ben bir Samsunlu olarak bu şehirde doğmuş olmaktan ve bu şehirde yaşıyor olmaktan gurur duyuyorum. Eğer eğitimiyle, ar-gesiyle, sunduğu iş imkânlarıyla siz bir cazibe merkezi oluşturmuşsanız bu şehre müthiş bir değer katmış olursunuz. Çünkü insanlar buraya akın eder. “Ben de orada olmalıyım” derler. Biz kurumsal olarak bu cazibe merkezini oluşturmaya çalışıyoruz. Üniversitemiz bir cazibe merkezi olarak Samsun’un marka değerine katkıda bulunacak. Samsunlu olmaktan herkes daha da fazla gurur duyacak.

KASİAD Karadeniz Sanayici ve İş Adamları Derneği

69 

sağlık turizmi

sağlık kenti samsun derneği

Samsun’un Yeni Vizyonu:

Sa ğ lı k Kenti Sam s u n

S

amsun’un marka şehir olma vizyonuna en önemli katkıyı yapmaya aday sektörlerin başında Samsun Sağlık sektörü geliyor. Türkiye’de İstanbul ve Antalya’dan sonra nüfusa oranla en yoğun özel sağlık yatırımlarının yapıldığı şehir olarak Samsun büyük bir potansiyele sahip. Samsun’daki tüm özel sağlık kuruluşlarının bir araya gelerek kurduğu Sağlık Kenti Samsun Derneği, bu önemli vizyonu hayata geçirmek ve tüm şehre lokomotiflik yapmak için sağlık sektöründeki en önemli güç birliği olarak faaliyet gösteriyor. Sağlık Kenti Samsun Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Köksal Holoğlu’nun ifadesiyle; Samsun Türkiye ölçeğinde Kurtuluş mücadelesinin meşalesinin ilk yakıldığı şehir olma tarihi rolüyle ve “Ulu Önder Atatürk’ün şehri” olma özelliğiyle zaten bir marka şehir. Bu çok önemli manevi değeri; sağlık alanında da destekleyerek, uluslararası anlamı da olan bir “marka vizyonu” yaratmak mümkün olabilir. Holoğlu yaptığı açıklamada; Samsun’un, sağlık alanında var olan ve geliştirilecek potansiyeli ile Türkiye ölçeğinde bugün itibarıyla ilk beş şehir arasına girdiğini ve de yakın gelecekte belli alanlarda uluslar arası cazibesi ve anlamı olan bir şehir haline ulaşacağını söyledi. Sağlık Kenti Samsun Derneği Başkanı; öncelikle Ankara’nın doğusu ve özellikle de tüm Orta Anadolu ve Karadeniz Bölgeleri dahilinde, en büyük ve yoğun özel sağlık yatırımlarını barındıran şehir olarak Samsun ilk sırada olduğunu belirterek, “Bugün itibarıyla sadece ilk 5 büyük şehir merkezlerinde sağlanabilen Sağlık hizmetlerinin yüzde 100’ünün hizmet ve teknoloji olarak karşılanması Samsun’un en büyük avantajını oluşturuyor. Burada 19 Mayıs Üniversitesinin köklü Tıp Fakültesinin büyük avantajını da belirtmek lazım ancak asıl bu imkan son 5 yılda Samsun’da ger-

70 

KASİAD Karadeniz Sanayici ve İş Adamları Derneği

çekleşen özel sağlık ve kamu yatırımlarıyla sağlanmış durumda. Hizmet çeşitliliği ve teknolojik imkanlar, dediğim gibi bizim ilk ve en büyük avantajımız” şeklinde konuştu. Samsun’un sağlıkta marka şehir olmasını sağlayacak diğer önemli etken şüphesiz Samsun’un coğrafi konumu ve varolan ulaşım imkanları. Tüm orta Anadolu’ya, Rusya ve Türk Cumhuriyetlerine yakınlığı ve Karadeniz’deki merkezi konumu, karayolları güzergahında olmasının yanında, tren ve hava yolu ulaşımındaki avantajları bu misyonu destekleyen faktörler olarak öne çıkıyor. Dr.Köksal Holoğlu’na göre diğer bir önemli etken ise; sağlık alanında varolan uzman ve ihtisaslaşmış insan kaynakları potansiyeli. Samsun’daki geniş çeşitlilik ve önemli sayıdaki uzman doktor ve sağlık personelini, Türkiye’de ilk 5 büyük şehir dışında bulmanın kolay olmadığı söyleyen Dr.Köksal Holoğlu, bunun da sağlık alanında verilen hizmetlerin çeşitliliği ve kalitesi için en büyük avantajlardan biri olduğunu belirtti. Dünyada birçok alanda olduğu gibi, sağlık alanında da artık hizmetler farklı ülkelerde rahatlıkla alınabiliyor. Uçakla en fazla 3-4 saat mesafeye kadar inmiş olan uzaklıklar sayesinde, geriye alınan hizmetlerin kalitesi ve ücreti kalıyor. Genel olarak Türkiye’de ve Samsun’da tüm sağlık hizmetleri en son teknolojilerle, konusunda dünyaca bilinen uzmanlar tarafından ve de en önemlisi dünya standartlarının çok daha altında rakamlarla verilebiliyor. Dr.Köksal Holoğlu’nun verdiği bilgilere göre; dünyada 2012 yılında Sağlık Turizmi için tahmin edilen harcama 100 milyar dolar civa-

sağlık turizmi

rında. Hindistan ve Tayland’tan sonra Türkiye, bu önemli pazardan pay almaya aday en önemli ülke. Avrupa’dan, Uzakdoğu’dan, Ortadoğu, Rusya ve Avrasya ülkelerinden birçok kişi için, Türkiye birçok açıdan büyük avantajlara sahip. Samsun’un sağlık alanında da bir turizm ve cazibe merkezi olabilmesi için de tüm imkanlar mevcut; hizmetler, teknoloji ve uzmanlık. Bunlara ilaveten ulaşım imkanları ve doğal turizm cazibeleri de diğer avantajlarını teşkil ediyor.

sağlık kenti samsun derneği

Başkanı son dönemde yapılan çalışmaları şu şekilde anlattı: “Geçtiğimiz dönemde bu anlamda çok önemli çalışmalar yapıldı. Healthex Sağlık Turizmi fuarlarına ve Sağlık Turizmi Kongrelerine yoğun katılım sağlandı. En son olarak da; Antalya’da 3-5 Mart tarihlerinde düzenlenen HETEX 2011 Sağlık Turizmi Fuarına tüm şehir bileşenleri olarak Samsun Valiliği ve Sayın Valimiz Hüseyin Aksoy’un büyük destekleriyle katıldık. Şehir ölçeğinde Samsun’dan başka sadece Kırşehir’in yer aldığı fuarda; Sağlık Kenti Samsun standı hem tasarımı hem içeriği hem de yoğun ziyaretçileriyle büyük ilgi gördü. Fuarda bir şehrin markalaşması anlamında Samsun çok önemli ve başarılı bir örnek olarak gösterildi. Bu ve buna benzer yurtiçi ve yurtdışı fuarlara ve organizasyonlara bundan sonra da katılmayı sürdüreceğiz.”

Birçok farklı ülkeden sonra Nisan ayı ortalarında Rusya ile de vizelerin kaldırılması konusuna işaret eden Dr. Holoğlu; “Bunun Türkiye’de en çok Samsun için anlamlı olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü Azerbaycan’da Bakü, Gürcistan’da Batum ve Kuzey Irak’ta Erbil’le beraber “Samsun Sağlık Evleri” projemiz kapsamında Novoroski şehri de var. Rusya’yı ve diğer Türk Cumhuriyetlerini Samsun Sağlık Turizmi ve Samsun yatırımcılarının yeni Sağlık yatırımları açısından en büyük önceliğimiz olarak değerlendiriyoruz” şeklinde konuştu. “Sağlık Marka Şehri ” olma hedefine Samsun’u taşıyacak en büyük aracın; sektörü ve Samsun’daki potansiyeli yurtiçi ve yurtdışına doğru anlatmak ve tanıtmak olarak özetleyen Holoğlu, bunun ancak özel sektör- kamu ve ilgili sektörlerin işbirliği ile gerçekleşebilecek bir hedef olduğunu belirtti. Sağlık Kenti Samsun Derneği KASİAD Karadeniz Sanayici ve İş Adamları Derneği

71 

turizm yatırımları

cazibe merkezi samsun

Samsun Artık Yatırımcılar İçin

Bir Cazibe Merkezi S

amsun turizm yatırımları açısından oldukça hareketli günler yaşıyor. Mevcut potansiyeline rağmen uzun bir süredir bu konuda sessizliğin hüküm sürdüğü Karadeniz’in en büyük şehri Samsun nihayet hak ettiği değeri buluyor. Kütahya Porselen Grubu’nun şehre beş yıldızlı bir otel yapacağını açıklamasının ardından Samsun’a yatırım yapmaya hazırlanan Koç Grubu Divan Oteli’yle Samsun’daki yerini alacak. Bu arada dünyaca ünlü oteller zinciri Hilton Tekkeköy’deki yatırımı için kolları sıvadı bile. Sırada ise Akfen Holding’in otel yatırımı var. Akfen’in Samsun’a Ibis ya da Novotel zincirlerinden biriyle gelmesi bekleniyor. 5 yıldızlı otellerin yanı sıra alışveriş merkezlerinde de adeta atağa kalkan Samsun ulusal firmalar için bir cazibe merkezi konumuna gelmiş durumda. İzmir merkezli İdol İnşaat Canik bölgesinde Karadeniz’in en büyük Outlet’i Lovelet AVM’yi inşa ederken, eski Otogar arazisinde Rönesans Gayrimenkul’ün girişimi Samsun AVM yükseliyor. Şehrin tam merkezindeki eski Tekel binaları ise Torunlar GYO ve Turkmalls ortaklığıyla yepyeni bir alışveriş merkezi konseptiyle tarihi dokusu bozulmadan Bulvar AVM’ye dönüşüyor. Bulvar AVM 2012’de tamam Samsun’da Torunlar GYO ve Turkmalls ortaklığıyla inşaatına başlanan Bulvar AVM’nin 2012 yılında bitirilmesi hedefleniyor. 50 milyon euroluk yatırımın 800 kişiye de istihdam oluşturması bekleniyor. Samsun’da 122 yıllık endüstri mirası TEKEL binalarını 30

yıllığına kiralayan Torunlar ve Turkmall Grubu, 50 milyon avroluk yatırımlarına tüm hızıyla devam ediyor. Karadeniz’in en büyük yer altı otoparkının da bulunduğu yatırımın 2012’de bitirilmesi planlanıyor. Samsun’da eski TEKEL binalarını yap-işlet-devret modeliyle 30 yıllığına kiralayan Torunlar GYO ve Turkmall ortaklığının Bulvar AVM adını verdiği alanın inşaatı hızla ilerliyor. İlk olarak 3 katlı otopark ve peyzaj alanının bitirileceği belirtilen alanda 800 kişinin istihdam edilmesi bekleniyor. Torunlar GYO resmi web sitesinde de projenin bitiş tarihini 2012 olarak ifade ediliyor. Bu arada portföy büyüklüğü ve piyasa değeri ile İMKB’de işlem gören en değerli ikinci Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (GYO) unvanını taşıyan Torunlar GYO, 2011 yılının ilk yarısına ilişkin finansal sonuçlarını ve gelecek dönem beklentilerini açıkladı. Toplantıda bir

72 

KASİAD Karadeniz Sanayici ve İş Adamları Derneği

değerlendirme yapan Torunlar GYO Yönetim Kurulu Başkanı Aziz Torun, “2011 yılının ilk yarısında Torunlar GYO portföyünde yer alan Mall of İstanbul, Korupark Terrace 3. Faz ve Bulvar Samsun AVM gibi önemli projelerimizin inşasına başladık. Büyük bir hızla devam eden projelerimizin yanı sıra arazi geliştirme yatırımlarımızla da portföyümüzü genişletiyoruz. 2014 yılının sonuna kadar da bu projeler için 1 milyar TL’yi aşan yatırım öngörüyoruz” diyor. Otopark hariç toplam 16 bin 115 metrekare alan bulunan eski TEKEL binalarına Torunlar GYO ve Turkmall ortaklığıyla bin 950 metrekare restoran-kafe, 10 bin 840 metrekare çarşı-mağaza, bin 180 metrekare sinema, 400 metrekare kültür-sergi, 950 metrekare ofis ve 795 metrekare ortak alan yapılmasının planlanıyor. Eski Otogar’da Rönesans Rüzgârı Samsun’da eski otogar alanına 320 milyon liralık yatırımla yapılacak olan Karadeniz’in en büyük alışveriş merkezi ve 5 yıldızlı otel kompleksinin temeli törenle atıldı. Rönesans Holding tarafından inşa edilecek kompleksin 29 Ekim 2012’de hizmete girmesi hedefleniyor. Temel atma töreninin açılış konuşmasını yapan Rönesans Holding Yönetim Kurulu Başkanı Erman Ilıcak, Samsun’un Türkiye için büyük önem taşıyan bir kent olduğunu belirterek, “Samsunluların destekleri ile başladığımız projeye 320 milyon TL yatırım yapacağız. Alışveriş ve otel merkezi hayata geçirildiğinde 2 bin 500 gence iş imkânı sağlamış olmak bizler için büyük bir mutluluk olacak. Buradaki işlerin büyük bir kısmı Samsunlu firmalar tarafından yapılacak. Samsun’a büyük karlar elde etmeye değil, Samsunlu olmaya geliyoruz. Samsunlu olmak için var gücümüzle çalışacağız. Samsun halkının sosyal hayatını zenginleştirecek bir proje olacak” dedi. Divan Oteli Koç Grubu bünyesindeki Divan Otelleri, eski Tek-Gıda İş Sendikası’nın bulunduğu alanda yapılacak otel yatırımının işletmesini aldı. 4 yıldızlı olarak planlanan otel, yaklaşık 20 milyon dolara mal olacak. Divan Otelleri Genel Müdür Yardımcıları Faik Öztunç ve Murat Gün, otel inşaatını gerçekleştirecek firma yetkilileriyle birlikte, Tek Gıda İş Sendikası’nın bulunduğu binada ve çevresinde incelemelerde bulundu. Yaklaşık 2 bin 200 metrekarelik alanda yapılacak olan otel için, Tek-Gıda İş Sendikası’nın bir süre önce boşalttığı bina, tamamen yıkılacak. Binayı satın alan Samsun Beton Sanayi ortakları tarafından yaptırılacak otelin işletmesini ise, Divan Otelleri gerçekleştirecek. Divan Otelleri Genel Müdür Yardımcısı Faik Öztunç, Türkiye genelinde 8 otellerin bulunduğunu belirterek Bursa’da ve Kuzey Irak’ın Erbil kentinde mart ayında açılacak iki otelin ardından bünyelerindeki otel sayısının 10’a ulaşacağını söyledi. Samsun’un da içinde bulunduğu üç ilde daha otel yatırımları bulunduğunu ifade eden Öztunç, “Bu oteller de 2012 yılı sonuna kadar açılacaklar. Böylece 13 otele ulaşacağız. Samsun senelerdir gelmek istediğimiz illerden bir tanesiydi. Burası da Samsun’un en güzel ve en merkezi

turizm yatırımları

cazibe merkezi samsun

DİVAN OTEL

yerlerinden birisi. İnşaatı yapacak firmayla anlaşmamızı imzaladık. Projemize çok yakın bir zamanda başlıyoruz” diye konuştu. Divan Otelleri olarak önümüzdeki süreçte Bursa, Adana, Gaziantep, Eskişehir ve Samsun’da büyümek istediklerini söyleyen Faik Öztunç, “Çünkü illerimiz gelecek vaad eden yerler. Samsun’a baktığımızda çok lojistik bir yer. Ankara arabayla 4 saat, Trabzon 3.5 saat. Sinop 2-3 saatlik bir mesafede. Bunun yanında Samsun kuzey ülkelerine de çok yakın. Büyük bir limanı var. Bu nedenle Samsun’un gelecekte daha da büyüyeceğine inanıyoruz. Samsun özellikle lojistiği ve gelecek vadeden bir yer olması açısından bizim için çok önemli” dedi.

İlçesi’nde arazisiyle birlikte 17.5 milyon TL’ye mal olacak Hampton By Hilton Samsun’un yapımına başladı. ÜMSA Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Tunahan Sarıtaşlı, Hilton Oteller Zinciri ile yaptıkları anlaşmanın ardından otelin inşaat çalışmalarına başladıklarını belirterek, “3 bin 500 metre kare alan üzerine inşa edeceğimiz otel 17.5 milyon TL’lik bir yatırım. 144 odalı olarak inşa edilecek otelimiz 18 ay sonra hizmete girecek. 60 kişinin istihdam edileceği otelimiz sosyal imkânları ile Karadeniz’de bir ilk” diye konuştu. Tunahan Sarıtaşlı, Samsun’a bir otel kazandırmanın mutluluğu içinde olduklarını belirterek, resmi temel atma töreninin önümüzdeki günlerde gerçekleştirileceğini sözlerine ekledi.

AKFEN’e yatırım izni Türkiye’nin önde gelen firmalarından Akfen Holding de otel yapmak üzere Samsun´a geliyor. Akfen Holding´in istediği eski Devlet Malzeme Ofisi binasının, merkezi iş alanı kullanımına dönüştürülmesine ilişkin imar planı değişikliği Büyükşehir Belediye Meclisi´nde kabul edildi. Devlet Malzeme Ofisi (DMO) Bölge Müdürlüğü´nün Trabzon’a taşınması nedeniyle uzun zamandır boş durumda bulunan DMO arazisinin Akfen Holding´e devri konusunda anlaşma sağlanırken, bu alanın merkezi iş alanı kullanımına dönüştürülmesine ilişkin imar planı değişikliği de Büyükşehir Belediye Meclisi´nden geçti. samsun avm

Akfen Holding bünyesinde faaliyet gösteren Afken GYO (Gayrımenkul Yatırım Ortaklığı) dünyanın üçüncü en büyük otel zinciri olan Accor Hotels ile stratejik ortaklık yapıyor. Accor Hotels’in dünyada 500 bin oda kapasiteli 4 bin oteli bulunuyor. Türkiye ve Rusya´yı hedef seçen Akfen GYO’nın otelleri Accor Hotels zinciri içinde işletilecek. Accor Hotels zincitinin Ibis ve Novotel adında iki markası bulunuyor. Hilton inşaata başladı Dünyaca ünlü oteller zinciri Hilton’un, Karadeniz bölgesinde ilk olarak Samsun’a inşa edeceği 140 odalı otelin inşası, Tekkeköy İlçesi’nde başladı. Samsun’da inşaat, gayrimenkul, tütün satışı ve turizm alanlarında faaliyet gösteren ÜMSA A.Ş., Tekkeköy

bulvar avm

KASİAD Karadeniz Sanayici ve İş Adamları Derneği

73 

turizm yatırımları

hotel amisos

‘‘Samsun Hak Ettiği Yere El Birliği İle Gelecek...’’ Amisos Oteli Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Baran, Samsun’a yaptıkları otel yatırımı Amisos Otel’in ardından beş yıldızlı ikinci bir otelle bu kez Atakum’u taçlandırmaya hazırlanırken gelecek planlarını ve Samsun’un gelişimini KASİAD’a anlattı.

elbirliği ile ayağa kaldırmalıyız. Sayın Bakanımız Suat Kılıç’a, Sayın Valimize tüm gücümüz ile destek olmalıyız” diyen Baran özellikle Samsun’da gerçekleştirilecek olan spor organizasyonlarının önemine değindi. Baran, “Önümüzdeki günlerde Samsunumuzda Dünya Boks Şampiyonası ve Güreş Şampiyonası gerçekleştirilecek. Bu tip organizasyonlar artarak devam etmeli ve Samsun’u bu tip organizasyonları ve daha büyüklerini gerçekleştirecek kaliteli otel ve oda sayısına elbirliği ile ulaştırmalıyız. Yapılacak olan bu organizasyonların Samsun’da gerçekleşmesi için Sayın Kılıç’ın katkılarının yadsınamayacak seviyede olduğunu biliyoruz ve bunun için kendisine minnettarız” cümleleriyle ulusal ve uluslararası spor organizasyonlarının şehrin turistik anlamdaki gelişimine büyük katkı sağlayacağını söyledi.

“A

misos oteli kurarken amacımız oteller zinciri kurmaktı. Samsun’un da otel zincirleri olmalı diye düşündük hep ve bunun ilk adımını 2006 yılında Samsun Merkez’de Amisos Otel’i açarak attık. Şu an ikinci otelimizi bitirmek üzereyiz. Birkaç ay içerisinde Atakum’da hizmete girecek olan 5 yıldızlı otelimizi açarak ikinci adımı da tamamlamış olacağız ve bununla da yetinmeyip Ankara’da ve ardından da Trabzon’da olmak üzere iki otel daha açarak büyümeye devam edeceğiz” diyen genç işadamı Mahmut Baran Samsun’a duydukları güveni ise şu sözlerle ifade etti. “Bizler Samsunlu yatırımcılar olarak turizm sektörüne ve Samsun’a güveniyoruz. Bizler Samsun’a güveniyoruz. Samsun da bize güvenmeli. Siyasetçisiyle, yöneticisiyle, bürokratıyla bizlere destek olmalı. Arkamızda değil yanımızda olmalı. Önümüzdeki süreçte bugünkünden daha fazla yanımızda olmalı ki Samsun kazansın, Samsun büyüsün.” Samsun’un turizm sektöründe kalkınması için her kademesiyle tüm şehrin bir birlik ve beraberlik içinde olması gerektiğinin altını çizen Baran, Samsun’u ileriye taşıma uğraşı veren siyasetçilere ve yerel yöneticilere de destek olunması gerektiğini belirtti. “Samsunumuzu

74 

KASİAD Karadeniz Sanayici ve İş Adamları Derneği

“Samsunlular olarak daha büyük organizasyonların Samsun’a getirilebilmesi içinse Sayın Kılıç’a destek vermeli ve Samsun’u bir an önce bu tip büyük organizasyonları yapabilecek seviyeye getirmeliyiz” sözleriyle bu tip organizasyonların şehre kazandırılabilmesi için şehirdeki turistik altyapının da tamamlanması gerektiğini vurgularken, “Samsun buna hazır olduğunda Sayın Kılıç’ın bu organizasyonları Samsun’a getireceğine eminiz. Biz de bunun farkındayız ve şu an Atakum’da 5 yıldızlı otelimizi tamamlamak üzereyiz ve Samsun’a geldiği için memnun olduğumuz diğer otel yatırımlarını da canı gönülden destekliyoruz. Samsun’da kaliteyi artıracaklarından eminiz. Samsun’a kazandıracakları çok şey olduğunu düşünüyoruz. Bu sayede yakın zamanda büyük organizasyonlar alabilecek bir seviyeye gelmiş olacak Samsunumuz” dedi. Bunun yanı sıra turizm sektörünün Samsun ekonomisindeki payının her geçen gün artarak devam ettiğini ve daha da artıracağını söyleyen Baran, Şu an Amisos otelinde 55 kişinin istihdam edildiğini Atakum’da hizmete girecek beş yıldızlı Grand Deluxe Amisos’ta ise 60 kadar istihdam gerçekleştireceklerini söyledi. “Bizler bu sayıların azımsanacak sayılar olmadığını düşünüyoruz. Turizm sektörü Ege’de, Akdeniz’de olduğu gibi Samsunumuz’da da bacasız sanayi denebilecek seviyelere gelecek” diyen Baran, yakın zamanda Samsun’a büyük organizasyonların gelmesinin ise Samsun ekonomisi için yeni kollar, yeni kazançlar anlamına geldiğini ve ancak Samsunlu siyasetçilerin, yöneticilerin, bürokratların ve Samsunlu yatırımcıların üzerinde durması, birlikte hareket etmesi halinde gerçekleştirilebilecek hayaller olduğunu düşündüğünü ifade etti ve ekledi: “Bu sayede Samsunumuz’u hak ettiği yere el birliğiyle getireceğiz.”

KASİAD Karadeniz Sanayici ve İş Adamları Derneği

75 

turizm yatırımları

lovelet avm

L OV E L E T İlk müşterilerini yaz başında ağırlamaya başlayacak…

Samsun uzun bir sessizliğin ardından ciddi bir atılım mevsimini yaşıyor. Şehir dışından gelen ilk yatırımlardan biri ise Canik’e yapılmakta olan “Lovelet AVM.” İzmir merkezli bir firma olan İdol İnşaat’in ortaklarından Yalçın Sabırlı büyük bir heyecanla bitirmek için gün saydıkları Lovelet’i ve neden bu yatırım için Samsun’u seçtiklerini anlatıyor. Firmanızı tanıyalım biraz... ve tabi bu işe giriş hikayeniz... İdol İnşaat A.Ş. 2000 yılında kurulmuş bir inşaat taahhüt firması. Biz iki ortağız Hakan Acıtaş ve Yalçın Sabırlı. Ortağım inşaat mühendisi, ben ise mimarım. İnşaat taahüt işleriyle başladık. 20042005 senesinde Alışveriş merkezleriyle tanıştık. Bunların inşaatı, daha sonra bu inşaatları yaptıran yatırımcıların pazarlaması derken bu işe 6-7 senedir gönül verdik yapıyoruz. Taahhüt işlerinin yanında bu işin de iç yüzünü öğrenmiş olduk. Daha sonra taahhüt işlerimiz gelişti, büyüdü. Firmamız yaklaşık 20 teknik personelle birlikte firmamız bünyesinde yeri geldi 250’ye kadar personel çalıştı ve Ege Bölgesi’nde ve Türkiye’nin birçok bölgesinde hizmet vermeye başladık. Bir zaman geldi ve kendimize ait bir yatırım yapmayı istedik. Bu da şu an trend olan ve 6-7 senedir emek verdiğimiz için detaylı olarak bildiğimizi düşündüğümüz alışveriş merkezi olur diye düşündük. Hem birikimlerimizi değerlendirmek hem bu trende bir katkıda bulunmak ama piyasadaki örneklerinden farklı bir şey ortaya koyabilmek istedik. Bunun için de İstanbul, İzmir ve Ankara bu konuda doymuş daha doğrusu yapılan bir çok örneği sergilenmiş ve iyisiyle kötüsüyle bir çok alışveriş merkezinin bulunduğu iller olduğunu düşündük. Anadolu’nun bu konuda bir ihtiyaç hissettiği tespitine vardık. Samsun’u nasıl tercih ettiniz? Perakendecilerin ve şu anda kiralama danışmanı olarak bize hizmet veren Sitare Algan ve Muzaffer Gülöz’ün kurduğu Inside firması’nın bize çok faydası oldu. Biz perakendecilerin arasında yaptığımız görüşmelerle Samsun’un bu konuda çok büyük bir ihtiyacı olduğunu, buraya dışarıdan yeterli yatırımın gelmediğini ama

aslında büyük bir potansiyele sahip olduğunu gördük. Biz de 4-5 aylık bir araştırma ile Samsun’un gerçekten böyle bir lokasyona sahip olduğunu, Karadeniz Bölgesi’nin giriş kapısı olduğunu, Karşı taraftaki Rusya ile ticari ve sosyolojik bağlantıları olduğunu gördük. Demek ki lokasyonu çok iyi bir şehir. İnsanları harcamayı seviyor fakat yeterince yatırım gelmemiş. Biz bunu değerlendirmek istedik. Geldik buradaki görüşmelerimizi yaptık. Arazimizi bulduk. Bu arazimizi bazı perakendeci duayen abilerimizle de paylaştık. Yeri uygun buldular ve o şekilde yola çıktık. Yani bizim paramız var, bu konuda birikimimiz var. Biz yapalım nasıl olsa herkes buraya gelir mantığıyla değil de burayı kiracı olarak kullanacak olan firmaların isteği doğrultusunda çünkü onlar para kazanacak ki onlar bu avm’yi canlı tutacak. Biz de onlara en iyi altyapıyı hazırladığımızı düşünüyoruz. Lokasyon olarak, avm konsepti olarak.

KASİAD Karadeniz Sanayici ve İş Adamları Derneği

77 

turizm yatırımları Konseptiniz alıştığımız alışveriş merkezlerinden biraz farklı galiba... Karadeniz halkının fıtratına uygun olarak açık bir konseptimiz var. Çabuk sıkılan bir halk... o yüzden burayı bir alışveriş merkezinden daha çok bir yaşam merkezi olarak planladık. Bunu da başardığımızı düşünüyorum. Marketinden, sinemasına elektronik ürünlerden, tekstil ürünlerine, çocuk oyun merkezlerinden kafe ve restoranlarına kadar ulusal ve uluslararası tüm markaların burada bulunacağı bir açık konsept alışveriş merkezi oluşturduk. Aynı zamanda bir katkıda daha bulunduk onlara. Karadeniz Bölgesi’nin tek outlet’ini yaptık. Bu da Samsun halkı için çok önemli. Outlet olması istedikleri markayı daha ucuza bulacakları anlamına gelir. Ailecek güvenli bir ortamda burada gezebilecekleri anlamına gelir. Sıkılmada ve bir kapalı ortama girmeden zaman geçirebilecekleri anlamına gelir. Bütün bunları burada birleştirmeye çalıştık. Mimari anlamda da şu anda Türkiye’nin en lüks outlet’ini yaptığımızı iddia ediyoruz. Mimari özellikleriyle, dış cephesine harcanacak para ile, genel anlamda konsepte harcanacak para ile en lüks outlet olduğunu biz iddia ediyoruz. Daha fazla yatırım için yerel yönetimlerden beklentiler... Biz bu beklentilerimizi geldiğimizde burada bulduk. Büyük şehirlerde, özellikle İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük şehirleri düşünün. Önce yatırımcı bir yere gider. O yatırımlar yapılıyor diye yerel belediyeler oraya altyapı götürür. Yatırımcı önde gider, belediyeler arkadan gelir. Fakat Samsun’a biz geldiğimizde zaten altyapıyı hazır bulduk. Bu konuda son beş senede bu çalışmalar yapılmış. Yani kanalizasyonlar yapılmış, yollar yapılmış, Raylı sistem yapılmış. Yani belediyenin hizmet anlamında verebileceği her türlü altyapı desteği verilmiş. Canik Belediyesi özellikle yatırımları çekmiş, ticari olarak imar uygulamalarını zamanında belirlediği için oralara altyapılarını götürmüş. Hem Yusuf Ziya Bey hem Osman Bey gerekli altyapıları yatırımcılar için hazırlamış. Biz büyük şehirlerden farklı olarak ne gördük burada? Altyapıyı hazır bulduk. Bu bizim için büyük avantaj oldu. İmar uygulamaları yapılmış ve geçmiş yatırımcı bekleyen bir şehir bulduk. Bu yatırımcının arayıp da bulamadığı bir şey ama bundan sonrası için bugüne kadar verdikleri emeğin iki kat daha fazlasını vermek zorundalar çünkü yatırımcılar şimdi birden geliyor. Yani on senede ilerlenecek yolu Samsun üç senede ilerliyor. Bu demektir ki yerel yönetimlerin şimdi daha fazla mücadele vermesi gereken bir üç seneye girdiğimizi düşünüyorum. Bu arada yaptığımız reklam çalışmalarıyla Samsun’un da kalbini kazandık diye düşünüyorum. Samsun da büyük bir teveccüh gösteriyor. Bizimle ilgileniyor. Ne yaptığımıza yakından bakıyor. Bir an evvel açılmasını bekliyor. Çünkü biz Samsun’a ticari anlamda sadece almak için gelmedik. Vermeye de geldik aynı zamanda. Sosyal ve kültürel konularda yardımcı olmaya gayret ediyoruz. Samsunspor’a yardımcı olmaya gayret ediyoruz. Büyükşehir Belediye Başkanımızın bize gösterdiği noktalarda bazı sponsorluklar gerçekleştiriyoruz. Yani belediyelerimizle de el ele kol kola sağ olsunlar onların da büyük desteklerini gördük. Netice de bir yatırımcı gelmiş ve Samsun’a bir değer kazandırı-

78 

KASİAD Karadeniz Sanayici ve İş Adamları Derneği

lovelet avm yor. Tabi ki onlar da bunun farkında. Hepsi akıllı ve güçlü insanlar. Onlar da bize ellerinden geldiği kadar yardımcı olmaya gayret ediyor. Bizi her platformda anlatıyorlar. Zaten bizim onlardan tek beklentimiz de bu. Samsunlulara bizim burada var olduğumuzu ve bu girişimin Samsun’a katacağı artı değerleri anlatsınlar bu bizim için yeterli. Büyükşehir Belediye Başkanımız Yusuf Ziya Yılmaz ve Başkan Yardımcısı Kenan Şara’dan bu konuda büyük destek görüyoruz. Canik Belediye Başkanımız Osman Genç de özellikle yatırım kendi bölgesinde olduğu için aynı şekilde bizden desteklerini hiç esirgemiyor. O’na ayriyeten bir parantez açıp teşekkür etmek istiyorum. Valilik sağ olsun bize bu konuda çok yardımcı oldu. Ama özellikle vurgulamak istediğim en önemli isim Gençlik ve Spor Bakanımız Sayın Suat Kılıç’tır. O da Samsunlu ve Samsun Milletvekili olması nedeniyle doğal olarak bu şehrin gelişmesi yönünde elinden gelen çabayı gösteriyor. Bu konuda O’nun inanılmaz manevi desteğini arkamızda hissediyoruz. O da Samsun’a böyle bir yatırımın gelmesinden çok memnun ve süreci yakından takip ediyor. İnşaatın neredeyse tüm safhalarına en az bizim kadar hakim.Çünkü burada Bin 500 kişi istihdam edilecek ve bu genel anlamda bakıldığı zaman hükümetin bir başarısıdır. Hükümet başarılı ise istikrar varsa O’nun da bakanı teşvik ediyorsa elbette ben bu yatırımı getirip buraya yapacağım. Bunlar önemli şeyler. Bu işi hedeflediğimiz sürelerde bitirmeyi planlıyoruz. Ne kadarlık bir istihdam söz konusu yatırımınızda? Bin 500 kişiye istihdam sağlayacak burası. İstihdam artık hizmet sektöründe. Alışveriş merkezlerinde, otellerde. Fabrikalar elbette sanayi çok önemli bir istihdam sağlıyor ama otomosayona geçilmesi ve teknolojinin ilerlemesiyle makineleşme eskiden yüz kişinin yaptığı işi şimdi 40 kişinin yapabilmesini sağlıyor. Bu sebeple günümüzde hizmet sektörünün ürettiği istihdam olanakları daha da önem kazanıyor. Bu konuda Samsun için çorbada tuzumuz olursa ne mutlu bize. Samsun sizin için ne ifade ediyor?... Samsun’un büyük bir önemi var bizim için. Burası bizim çıkış noktamız. Lovelet markası artık Samsun’un bir markası. Netice itibariyle Lovelet AVM yarın başka bir şehirde iş yaptığında “Bu lovelet hangi şehrin markası?” diye sorulduğunda “İzmirli bir firma yapıyor” denmeyecek. “Samsun’daki alışveriş merkezinin ikincisini yapıyorlar” denecek. Yani bu şu demek. Samsun’un marka değerinin artması bizim alışveriş merkezimizin yarın iyi iş yapacağı anlamına gelir. O zaman bizim kendi reklamımızdan ziyade Samsun’u ön plana çıkarmamız gerekiyor. Samsun’un marka değerini artırmamız gerekiyor ki buranın işlem hacmi artsın. Bu sadece bizim alışveriş merkezimiz için değil. Çiftlik Caddesi’ndeki dükkanlar da çalışacak, Yeşilyurt da çalışacak. Yarın Rönesans da çalışacak. Yeni yatırımcılar gelecek. Sanayi için gelecek, otel için gelecek. Bir yerin marka değeri yükseliyorsa, orası gözdeyse, oraya yatırımcı gelir. Yatırımcı gelmesi istihdam demektir, ciro demektir. Bunlar reddedilemez gerçeklerdir. Onun için bizim sadece Lovelet için çalışmamız kadar basit ve gayr-ı ciddi bir yaklaşımda bulunmamız beklenemez. Nasıl herkes Türkiye için çalışıyor ve Türkiye’de istikrar ve istihdam arttığında insanların gelir düzeyi ve refahı artıyorsa bunu daha küçük

turizm yatırımları

ölçekte düşündüğümüzde Samsun için de aynı şey geçerli. Samsun’daki ilk büyük yatırımcılardan biri olarak bu yolu açmaya gayret ediyoruz. Bizimle beraber Samsun halkının tamamının çalışması lazım. Turizm master planı?... Bu tip çalışmalar artık Samsun’un elle tutulur, gözle görülür hale geldiğinin bir işareti. Çünkü bir yerde umut yoksa insanlar orayla ilgili bir emek vermez. Demek ki bir umut var burada. İhmal edildiği de anlaşıldı. Biz geldik. Bizimle birlikte Hilton, Divan oteli, Güral Otel, Rönesans ve Torunlar geliyor. Bunların hepsi bittiğinde beş sene içerisinde belki de yaklaşık 500 milyon euro’ya yakın yatırımdan bahsediyoruz. Hiç kimse ne kadar zengin olursa olsun para-

lovelet avm

sını boşa harcamaz. Muhakkak ve muhakkak bir getirisi olacağını düşünür. Demek ki bütün bu insanlar Samsun’da bir ışık görüyor ve geliyor. Bu tip makro planların yapılması da doğal. Hatta ben bir ara şüphelendim acaba Karadeniz’de petrol mü bulundu diye. Ama petrol bulmadıklarına göre demek ki esas hazine Samsun’un içinde. Samsun’un esas hazinesi; insanı, değerleri, doğası ve lokasyonu. Bu tip planlar eminim ki bu öğeler üzerinden hareket edeceklerdir. Ne zaman Lovelet’te alışveriş yapmaya başlayabileceğiz? Nisan 2012 gibi açılır diye tahmin ediyoruz. Bahar sonu yaz başı gibi insanlar burada alışveriş yapmaya ve buranın keyfini sürmeye başlayacak. KASİAD Karadeniz Sanayici ve İş Adamları Derneği

79 

S A M SU N ’ U N P O T A N S İ Y E L İ N E İ N A N I Y ORU Z Kütahya Seramik Porselen Turizm A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi Hediye Güral Gür Samsun’a yapacakları dev yatırım öncesinde KASİAD Dergisi’nin sorularını yanıtladı. Hediye Güral Gür, kongre turizmi odaklı hizmet vereceğini açıkladığı “Güral Samsun” projesinin detaylarını anlatırken özellikle Samsun’un uluslararası ticari gelişim potansiyelinin altını çizdi

80 

KASİAD Karadeniz Sanayici ve İş Adamları Derneği

turizm yatırımları

güral samsun

Şirketinizden kısaca bahseder misiniz?

K

ütahya Seramik Porselen Turizm AŞ olarak yatırımlarımızda turizm alanına ağırlık vermiş bulunmaktayız. Şu an için turizm yatırımlarımız dâhilinde plan ve yapım aşamasında bulunan 3 projemiz var. Bunlardan ilki Afyon’da bölgedeki yatırımların en büyüğü ve kapsamlısı olması planlanan termal Otelimiz. Yaklaşık 430 odalı olmasını planladığımız otelde, su terapisi ve fizyoterapi uygulamaları öncelikli olacak, Güral Afyon Wellness & Convention’ı 2011 sonbaharında açmak için son hazırlıklarımızı yapmaktayız. Afyon’un hemen ardından Samsun projemize başlayacağız ve bu projeyi İstanbul’da yapacağımız projemiz takip edecek. Samsun’da inşa etmeyi planladığınız otelin detayları ile ilgili bilgi verir misiniz? Güral Samsun; Güral Sapanca Wellness Park ve Güral Afyon Wellness & Convention’da oluşturmuş olduğumuz konseptin bir devamı niteliğinde olacak. Bu otelimiz ağırlıklı olarak iş dünyasına toplantı ve konaklama hizmeti verirken aynı zamanda deniz kenarında olma özelliği ile tatil ve thalasso spa imkânları sunacak misafirlerine. Henüz planlama aşamasında olduğumuz için çok net olmamak ile birlikte 350 oda civarında düşündüğümüzü ve 5 yıldız standardında bir otel olacağını belirtebilirim. Bu yatırımı Samsun’da yapmaya nasıl karar verdiniz? Samsun ilinin uzun vadede hem yurtiçi hem de uluslar arası ticari gelişim potansiyeline inanıyoruz. Bu durum kararımızda önemli rol oynadı, aynı zamanda Samsun ilinde turizm alanında yüksek kalite ve kapasitede yatırımların henüz bulunmamasını bir eksiklik olarak gördük. Yatırımınız tamamlandığında sağlanacak istihdam hakkında bilgi verir misiniz? İlk planda yaklaşık 250 kişilik bir istihdam yaratacak ve zaman içinde bu sayı artacaktır. Samsun’un turizm potansiyelini nasıl görüyorsunuz? Samsun ilinin tatil amaçlı turizmden çok iş turizminde ileri gideceğine inanmaktayız. İlde bulunan toplantı ve kongre potansiyeli, üniversite ve hastanesi, ayrıca Karadeniz’de ticaretin hız kazanması Samsun’un turizm potansiyelini arttıracak etmenlerdir.

Bu yatırımla birlikte kendi şirketiniz açısından beklentilerinizi ve bu yatırımın Samsun’a getirilerinden bahsedebilir misiniz? Bu yatırım hızla devam etmekte olduğumuz turizm yatırımlarımız için yeni ve önemli bir halka olacak. Samsun iline katkımız ise yapacağımız tanıtım çalışmaları, otele toplantı ya da tatil amaçlı gelecek olan misafirlerin il ekonomisine katkısı ve yaratacağımız istihdam ile olacaktır. Samsun’un daha fazla buna benzer yatırım alabilmesi için sizce neler yapılmalı? Yatırımcı penceresinden bakınca özellikle yerel yönetimlerden ne gibi beklentileriniz var? Yerel yönetimlerin desteği olmaksızın bir bölgenin turizm merkezi haline gelmesi kesinlikle mümkün değil. Bu sebeple yerel yönetimin turizm yatırımcılarına destek olması, bölgedeki yatırımları teşvik amaçlı uygulamalar yapması çok önemli. Buna ek olarak uluslararası platformlarda tanıtım için de bölge olarak hareket etmenin büyük katkılar sağlayacağına inanmaktayım. KASİAD Karadeniz Sanayici ve İş Adamları Derneği

81 

turizm yatırımları

A M A C I M I Z G E L İ Ş E N S A M SU N ’ A YAKIŞIR BİR HİZMET... Çetinkaya Grup Genel Müdürü Ömer Çetinkaya ile Samsun’un turizm potansiyelini, şehrin geleceğini ve tabi kırk yılın üzerine altı ay gibi kısa bir zaman zarfından hazır hale getirerek Samsun’un büyük bir açığını kapattıkları Myhouse Otel’i konuştuk…

82 

KASİAD Karadeniz Sanayici ve İş Adamları Derneği

my house otel

turizm yatırımları Samsun’un önemli açıklarından biri olan turistik konaklama noktasında şehre önemli bir katkı yaptınız… Bu yatırımı yapmaya nasıl karar verdiniz?

S

amsun turizm açısından eksiklik hissedilen bir noktaya sahipti. Tabi Samsun’un yaz turizmi açısından büyük bir potansiyeli yok. Genel anlamda şehir al-sat şehri olduğu için insanların günlük olarak şehrimize gelip ihtiyaçlarını görmelerini sağlayacak bir turizm ihtiyacı olduğunu gördük. Bunun üzerine mevcut konfeksiyon ve tekstil satışı yapılan binamızı yenileyerek 40 yıl üzerine 6 ay gibi kısa bir süre içerisinde turizme hizmet edecek şekilde 4 yıldızlı bir otel inşa ettik. Şu anda zaten Samsun’da tek 4 yıldızlı oteliz. Ama şehrimiz gelişmeye ve yeni yatırımlar çekmeye devam ediyor. Samsun’a 5 yıldızlı birkaç otel inşa edilecek. Bu yeni yatırımlar konusunda ne düşünüyorsunuz? Yeni yatırımlar Samsun’un potansiyeline fazla mı gelir yoksa yetmez mi? Samsun her gün gelişen bir şehir. Muhtemelen Samsun’un böyle 5 yıldızlı bir otele ihtiyacı var. Kongre açısından ihtiyacı var. Yoksa yatak sayısı açısından Samsun’da böyle bir eksiklik görünmüyor. Yatak sayısı olarak Samsun şu anda yeterli seviyede. Bunu yıldız otel yatak sayılarıyla emniyet bildirimlerinden rahatlıkla görebilirsiniz. Ama bu otellerin hepsi 50-70 yatak şeklinde parçalanmış vaziyette. Tabi kongre turizmi açısından parçalı vaziyette olduğu için yeterli cevabı bu ufak parçalı yapıya sahip oteller veremiyorlar. Şehrimiz her geçen gün yeni nüfus alıyor, sanayileşiyor ve gelişiyor. Turizm sektörü de bu gelişime ayak uydurmalı ve gelişmeli. Yeni yatırımlar geldikçe şehrin ekonomisi daha da güçlenecek. Samsun’un turizm potansiyelini nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu hep tartışılagelen bir konudur. Kimi Samsun’da turizm olmayacağına inanır kimi ise Samsun’un turizm açısından çok önemli değerlere sahip olduğunu savunur. Önce turizmde öncelikli stratejilerimizi belirlememiz gerektiğini düşünüyorum. Tabi yaz turizmi Samsun’da olur mu? Yaz turizmi Samsun’da olur ama süresi çok kısa olduğu için, Temmuz-Ağustos-Eylül gibi olduğu için, yaz turizmi yapacak şirketler bunu baz alırlar. Yaz turizmi Ege ve Akdeniz’de olduğu gibi en az 7- 9 ay arasında olmalı ki bizi kurtarsın. Fizibıl vaziyete gelsin. Onun için Samsun’da yaz turizmi uygulanabileceğine pek inanmıyorum. Fakat Doğu Karadeniz’deki yayla turizmi dikkate alındığında şöyle bir avantajı var Samsun’un. Diğer illerden gelen insanlar bir günlüğüne burada konaklayıp Doğu Karadeniz’deki yaylalara öyle geçiyorlar. Çünkü yol yorucu oluyor. Samsun’u turizm açısından daha canlandıracak, insanların gelip burada konaklamak isteyecekleri bir yer haline getirmek için eğlence merkezi haline dönüştürülmesi lazım. Gece eğlencesini kastetmiyorum illa ki. Gündüz lunaparklarla, büyük alışveriş merkezleriyle ve eğlence alanlarıyla bir takım turistik faaliyetler düşünülerek Samsun’da insanların konaklanmaları sağlanmalı. Bu kısa dönemde yaz aylarında denizimiz kullanılarak ve çeşitli spor aktiviteleri şeklinde de olabilir. Tabi turizm için en büyük katkı yeni Gençlik ve Spor Bakanımız. O’na da yeni görevi hayırlı olsun. Sayın Bakanımız Suat Kılıç’ın spor faaliyetlerini Samsun’a kaydırarak 5 yıldızlı otelleri ve bizleri desteklemesini umuyoruz ve bunu başaracağına da inanıyoruz. Bunun haricinde Samsun bence Türkiye’nin en güzel illerinden biri. İnsanların denizi, doğayı, yeşili bir arada görmesi için Samsun’u gezip görmesi gerekir. Samsun’un Doğu Karadeniz’e geçiş noktası olması… Samsun’daki konaklama süresi nasıl artırılabilir?

my house otel Doğu Park ve Batı Park ile birlikte Samsun’un denizine kavuşma projesini gerçekleştirdiği için Yusuf Ziya Yılmaz’a teşekkür ediyoruz. Samsun’a bir misafirimiz geldiği zaman daha önce düşünürdük nereye götürelim diye. Şimdiyse övünüyoruz. Ama bu alanlar daha da büyütülüp belki de bu alanlarda dünya çapında bir hayvanat bahçesi, çok büyük bir oyun merkezi, bir lunapark yapılabilir. Bunun yanında dünyanın dört bir yanındaki önemli simge eserlerin minyatürleri sergilenebilir. Bize otelinizden biraz bahseder misiniz? Bizim otelimiz şehrin tam merkez noktasında Myhouse Çetinkaya Grup’un kurduğu bir oteldir. Otelimizde 110 yataklı, 53 odalı, tamamen Mengenli ustaların marifetleriyle hazırlanmış mutfağı, devamlı hijyenik vaziyette olan odaları ile hattı zatında 5 yıldızlı bir hizmet veriyoruz. İmkanlarımızdan dolayı 4 yıldız alabildik yoksa müşterilerimizi 5 yıldızlı bir oda konforu ve damak tadıyla ağırlıyoruz. Ama binamızın mevcut imkanları 4 yıldıza izin veriyor. Şunu söylemem gerekiyor. Otelimizde içki sunumumuz yok ama buna binaen lezzetin doruk noktasında yiyecek ve içecek hizmeti veriyoruz. Kısacası her geçen gün gelişen Samsun’a yakışır bir hizmet vermeye çalışıyoruz. Spor Bakanımızdan bahsettiniz… Spor turizmi de günümüzde turizmin önemli kalemlerinden biri olarak öne çıkıyor. Samsun’u bu açıdan nasıl değerlendiriyorsunuz? Biz futbol takımlarını da ağırlıyoruz otelimizde. Samsun Bank Asya 1. Ligi’ndeyken de birçok takımımızı ağırladık. Futbol takımlarının gelen kafilelerinin ortalama 25-30 kişiden oluştuğunu düşündüğümüzde Samsun’daki otel altyapısının parça parça da olsa Samsun’da gerçekleştirilecek spor organizasyonları için gelen kafileleri rahatlıkla ağırlayacak yatak kapasitesine sahibiz. Bir problem yaşanacağı kanaatinde değilim. Ama spor tesisleşmesi açısından Samsun’da bir eksiklik olduğunu hepimiz biliyoruz. Trabzon’daki organizasyon daha önce yapılmıştı. Ama ben şuna inanıyorum ki Suat Bey, Sayın Bakanımız, dört yıl içinde muhakkak Samsun’a büyük bir organizasyon kazandıracaktır. 1-2 yıl içerisinde de altyapı ve tesisleşmedeki eksiklikler halledilecektir. Ben umutluyum. Samsun’un tanıtımı noktasında, lobicilik faaliyetlerinde bir eksiği olduğunu düşünüyor musunuz? Samsun’un Türkiye’ye iyi tanıtılmadığını düşünüyorum. Öbür şehirlerde neden Samsun? Neden Samsun’a gelinmeli? Samsun’un özellikleri nelerdir? Samsun ticari açıdan nasıl değerlendirilmeli? Gibi soruların cevaplarının verilebileceği girişimlerde bulunmamız gerekir. Çünkü Samsun geleceği olan bir şehir. Rusya ile feribot seferleri başlatıldığında – Trabzon biliyorsunuz Gürcistan’ın destekleriyle olmuştur. Batum ve Trabzon arasında sürekli bir sınır ticareti yapılıyor - Samsun – Novorossisk arasında bir gidiş-geliş sağlanabilirse Samsun ticari açıdan da gelişir. Şehrimiz o zaman bir o kadar daha hacim kazanır. Bu çok önemli. Son olarak eklemek istedikleriniz… Şehre katkılarınız ve kattığınız vizyondan dolayı sizlere teşekkür ediyorum. KASİAD, Samsun’da her zaman önderlik eden ve hizmet için var olan bir sivil toplum kuruluşu. KASİAD’ın kurucusu olmaktan ve kardeşimin altı yıla yakın bir süreyle orada yöneticilik yapmış olması açısından KASİAD’a çok büyük bir değer ve önem veriyorum. Hizmetlerinde de başarılar diliyorum. KASİAD Karadeniz Sanayici ve İş Adamları Derneği

83 

kültür turizmi

Karadenizin Kültür Başkenti S A M SU N Samsun kültürel altyapısı ve ziyaretçilerine vaat ettiği sanatsal aktivitelerle de öne çıkıyor. Karadeniz Bölgesi’nin kültür başkenti konumundaki Samsun Türkiye’de sadece altı şehirde bulunan Devlet Opera Balesi’nin seçkin yönetmen ve sanatçılarını düzenli olarak izleme şansı yakalarken aynı zamanda Devlet Tiyatroları’nın turne sahnesinin bulunduğu şehirde her hafta farklı şehirlerden gelen Tiyatro gruplarının oyunları sahneleniyor. Yerel tiyatroların da oldukça faal olduğu şehir artık gelenekselleşen Halk dansları festivali ve 19 Mayıs Festivali’ne de ev sahipliği yapıyor.

Samsun Devlet Opera ve Balesi

Ü

lkemizin altı vilayetinde Devlet Opera ve Balesi faaliyetini sürdürüyor. Opera ve Bale dünyadaki bütün sanat dallarını bünyesinde bulunduran yegâne bir sanat. Samsun şehri de opera ve bale ile 2010 yılında taçlandırıldı. Opera ve balenin olduğu şehirlerde hareketliliğin birçok anlamda arttığı gözlerden kaçmıyor. Gerek kültür açısından gerekse opera ve bale bünyesinde faaliyet gösteren yedi farklı atölyenin adeta birer fabrika gibi çalışmasıyla bu atölyelere birçok mal alınmak suretiyle büyük bir sirkülasyon başladığını belirten Devlet Opera ve Balesi Yetkilileri “Gerek ticari anlamda gerekse de sanatsal anlamda bir sirkülasyondur bu. Bu bakımdan şehrin ekonomisine de ciddi bir katkısı vardır çünkü bizim eserlerimizin maliyetleri bugün Samsun için hiç de azımsanmayacak rakamlardır. Ayda en az iki eser sahnelediğimiz göz önünde bulundurulursa, bu eserler için dikilen kostümler, dekorlar için kullanılan hammaddeler ve demir, kereste, deri, kumaş, boya ve bunun gibi birçok malzeme alışverişiyle şehirde önemli bir ekonomik döngü oluşturarak, şehir ekonomisine ciddi bir katkı sağlamaktadır” diyor. Samsun Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Erdoğan Şanal ise Samsun’da 1.5 yıldır sanatın merkezi haline gelen ve oyun ve müzikaller için perdelerini büyük bir heyecanla açan Samsun Devlet Opera ve Balesi’nin 2012 yılında tüm dünyanın merakla izleyeceği ve yıllar boyunca devam edecek çok önemli bir sanat festivaline de ev sahipliği yapacağını duyuruyor. Halk Dansları Festivali 1980 yılında düzenlenmeye başlayan Uluslararası Halk Dansları Festivali’nin organizasyonunu 1999 yılı itibariyle Büyükşehir Belediyesi üstlenmiş olup, Samsun’un dünyaya açılmasına ve tanıtımına destek vermektedir. Her yıl Temmuz aylarında düzenlenen Uluslararası Samsun Halk Dansları Festivali gerek süresi, gerek katılan ülke sayısı bakımından dünyanın en prestijli festivalleri arasında gösterilmektedir. Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığının

84 

KASİAD Karadeniz Sanayici ve İş Adamları Derneği

koordinasyonunda, açık havada gerçekleştirilen festivalde binlerce dansçı Samsun halkı ile buluşturularak unutulmaz anlara imza atılıyor. Her yıl açılış ve geleneksel kortej yürüyüşü ile başlayan festival, 13 gün boyunca sokaklarla yapılan çeşitli etkinliklerle Samsun halkının beğenisine sunuluyor. 19 Mayıs Festivali Büyükşehir Belediyesi tarafından 16-19 Mayıs tarihleri arası “19 Mayıs Gençlik Kültür ve Sanat Festivali” geleneksel olarak düzenleniyor. Festivalin Amacı: Samsun, 19 Mayıs 1919 da “Kurtuluşun Yolunu” arayan Mustafa Kemal Paşa’ya umut vermiştir. “Ben Samsun’u ve Samsun Halkını gördüğüm zaman, Memleket ve Millete ait bütün düşünce ve kararlarımın yerine getirilebileceğine bir defa daha kuvvetle inandım. Samsun’luları hal ve durumlarında gördüğüm, gözlerinde okuduğum vatanseverlik ve fedakarlık, ümit ve tasavvurlarımı olumlu bir inanca götürmeye yetmiştir” Bu güven

kültür başkenti samsun ve ifadenin Atatürk tarafından Samsun’da açıklanması Samsunlular için her zaman haklı bir gurur kaynağı olmuştur. Atatürk’ün bu söylemiyle Samsun’a verdiği önemi, o günlerin ruhuyla gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla “19 Mayıs Gençlik Kültür ve Sanat Festivali” olarak her yıl yapılmaktadır. Uluslararası Şiir Günleri Samsun Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı 2008’ yılında başlattığı ���Uluslararası Samsun Şiir Günleri” programları ile yurt içi ve yurt dışından katılan çok değerli şair ve edebiyatçıları Samsun halkı ile buluşturdu. İlk program 20-22 Haziran 2008 haziran tarihlerinde yapılırken ikinci program 22-24 Ekim 2010 tarihleri arasında gerçekleştirildi. İlk program ardından katılımcı tüm şairlerin şiirlerinden derlenen Büyükşehir Belediyesi 12. kültür yayını arşive eklenmiştir.

KASİAD Karadeniz Sanayici ve İş Adamları Derneği

85 

FOTOĞRAF KÖŞESİ

SAMSUN’DA KENT & YAŞAM

MECİDİYE ÇARŞISI

Fotoğraf / Recai Gültekin

SALMAN

86 

KASİAD Karadeniz Sanayici ve İş Adamları Derneği

S E V G İ KÖ P R Ü S Ü

başkan’dan

Kültür ve Turizm Bakanlığı

S A M SU N L İ M A N I

FENER

KASİAD Karadeniz Sanayici ve İş Adamları Derneği

TEKEL BİNASI

87 

SAATHANE

samsun turizm il haritas覺

Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür ve Turizm Bakanlığı

başkan’dan

Türkiye’nin Dünyaya Açılan Kapısı...

DÜZCE

ZONGULDAK

ADAPAZARI B E Y RU T LONDRA

İZMİT

RO M A PARİS

İ S T A N BU L

ZAGREP

PRAG

MADRİD STUTTGART TEKİRDAĞ

BRÜKSEL

BERLİN

EDİRNE

ATİNA

AYDIN MÜNİH

KASTAMONU

Ç A N A KK A L E BURS A BOR D E A U X

BALIKESİR

TAŞKENT

TRABZON

OS L O

SAMSUN

ANKARA

E SK İ Ş E H İ R

M İ N SK

M OSKOV A

F R A N K F UR T

D Ü SS E L D OR F

RİZE

IĞDIR

BAKÜ AŞKABAT

G İ R E SU N B A RC E L O N A

AYDIN

TAHRAN

S T OCK H O L M

S A R A Y BOS N A

AMASYA SANAA

İZMİR

SİVAS

BASEL

ODESA

TUNCELİ

SAN DİEGO

ELAZIĞ

MEKKE

L İ SBO N

C E N E VR E

ADIYAMAN

ASTANA

AMSTERDAM

AYDIN

VAN

NİĞDE ZARAGOZA

ISPARTA

A ĞR I KÖLN

MUŞ

SEVİLLA JAKARTA

A BU D A B İ

CİDDE

KAYSERİ

KO P E N H A G H A M BUR G

Ş A N L I UR F A

KO N Y A V A R Ş OV A

BATMAN D İ Y A RB A K I R MARDİN

ÜSKÜP

PRİŞTİNA

T R A B L US

M O N A CO

GAZİ ANTEP CEZAYİR

DENİZLİ

MANİLA

M UĞ L A KU A L A L U M P UR

SELANİK

KARAMAN

BİŞKEK

OS M A N İ Y E

RİYAD M E RS İ N

KAHİRE

C E N OV A

ADANA

NANCY ANTAKYA

ANTALYA CAPE TOWN

Tüm gelişmiş ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de Sivil Toplum Kuruluşları sosyal ve ekonomik kalkınmanın sağlanmasında önemli katkılarda bulunmaktadır.Karadeniz Sanayici ve İşadamları Derneği olarak, bir taraftan konferanslar, paneller ve seminerler düzenleyerek iş dünyasının bilgi dağarcığının gelişmesine katkı sağlamaya, diğer taraftan da yurt dışına geziler düzenleyerek girişimcilerimizin dış ticaret kapasitesinin yükseltilmesine çalışmaktayız.

www.samsunkasiad.org.tr 362 266 47 47


KASİAD BUSSİNES MAGAZİNE 3