Page 1

. NICE YILL A

. EKIM, 2016

R

AP . TIYE

NO.23

sayfa 17 LEZZET KÖŞESI

Krem Karamel

sayfa 10 .

TECH&TECH Apple Gökhan Ayalp Bağımlılığı

sayfa 12 . . GEZI REHBERI Münih, Oktoberfest

RA

1

yil

F N ERB LEEO KULA.H. C. E UBU. .


Fenerbahçe Leo Kulübü

Ekim - 2016

.. . IÇINDEKILER .

ATATÜRK KÖSESI . . 29 EKIM . CUMHURIYET BAYRAMI

RÖPORTAJ

TECH & TECH APPLE BAĞIMLILIĞI

KÜLTÜR, SANAT, SPOR

. LEZZET KÖŞESI KREM KARAMEL

NELER YAPACAĞIZ? MUTLU GÜNLER

2

A

YF

SA

4 8 10 14 17 19

3 8 13 17

3 5 9 12 16 18

MESAJ VAR

SERBEST BÖLGE

MODA CHANEL NO. 5

.

.

GEZI REHBERI OKTOBERFEST

.

ASTROLOJI

NELER YAPTIK?


Ekim - 2016

Fenerbahçe Leo Kulübü NO: 23

MESAJ VAR!

KÜNYE Editör

Özlem Özkan Merhaba Sevgili Raptiye Okurları, Takvimimizin epey yoğunlaştığı bir Ekim ayına hepiniz hoşgeldiniz. Ekim ayının gelmesiyle birlikte marka hizmet aktivitemiz olan H.I.S projemiz kapsamında barınak ziyaretlerimize başlıyoruz. 4 Ekim’in Hayvan Haklarını Koruma Günü olması nedeniyle ay sonunda küçük dostlarımızı ziyaret edeceğimiz bu ayda hepinizin mama ve gazete yardımlarını bekliyoruz. Ayrıca ziyaretimizde yanımızda olup küçük dostlarımızla keyiflice vakit geçirebilirsiniz. Dergimiz her gün gelişiyor ve çeşitliği artıyor; bu ay gezi yazılarına başlıyoruz. Köşemizin Münih ve Oktoberfest temalı ilk yazısını ilerleyen sayfalarda bulabilirsiniz. Cumhuriyetimizin 93. yıl dönümünü kutlayacağımız bu ayda hepimizin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramını kutluyorum. Sözlerimi; tek önderimiz olan Mustafa Kemal Atatürk’ün mirasını koruyacak olan biz gençlere adadığı sözlerle noktalamak isterim. “Ey yükselen yeni nesil, gelecek sizindir. Cumhuriyeti biz kurduk; onu yükseltecek ve sürdürecek sizsiniz.” En Derin Leo Sevgi ve Saygılarımla

Grafik Tasarım Adnan Ayvaz

YAZARLARIMIZ Röportaj

Cansu Gümüşçü, Emir Gözüm

Lezzet Köşesi

Çağla Pekçeçınar

Gezi Rehberi

Aysu Bulak, Ceren Gülcek

Teknoloji

Durukan Cedim

Moda

Şevval Yürüten

Astroloji

Ece Pirpir

Kültür - Sanat - Spor

Erce Kunter, Özlem Özkan, Meriç Tansi, Zeynep Demirkılıç KONUK YAZARLARIMIZ Batuhan Arslan, Ceren Gülcek raptiyedergi@gmail.com Desteğinden dolayı Sn. Ln. Murat Şenel’e teşekkür ederiz.

DORUK SAY Fenerbahçe Leo Kulübü 2016-17 Çalışma Dönemi Başkanı

3


Fenerbahçe Leo Kulübü

Ekim - 2016

Atatürk Köşesi 8

1881-

29 Ekim Nedir?

29 Ekim karga kovalayan bir çocuğun, Türk milletinin gücünü tüm dünyaya gösterdiği gündür. 24 Mart 1923‘te yayımlanan TIME dergisinin 4. sayısında kapak fotoğrafı olmuş bu adamı Arnold J. Toynbee makalesinde: “Hiç şüphesiz çağdaş tarihin büyük şahsiyetlerinden biridir.” sözleriyle anlatmıştır. Peki, kimdir bu güzel adam? O adam Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’tür. Gazi Mustafa Kemal veya Atatürk ya da sadece köyde doğmuş, sıradan bir ailenin çocuğu Ali Rıza oğlu Mustafa... Lakin bu, sıradan bir aileden gelen Mustafa; 1923 yılının öncesinde ümmet olarak var olan toplumdan; sesini duyurabilen, kendi yöneticisini kendisi seçebilen bir millet yaratmıştır. Kadınlara özgürlük, eşitlik getirmiş; o zamanlar daha birçok ülkede olmadığı halde halkına seçme ve seçilme hakkı sunmuştur. Din ile devletin bir olduğu ülkeye laikliği

armağan etmiştir. Daha saymakla bitmeyecek miraslar bırakmış, bunları hiçbir kâr amacı gütmeden bizler ve bizlerin çocukları için büyük fedakârlıklarda bulunarak yapmıştır. Ne acıdır ki bizlere bırakılan bu mirasın temsili olan 29 Ekimler yavaş yavaş unutuluyor, unutturuluyor... Hâlbuki Atatürk mecliste yaptığı konuşmasında şöyle söylüyor: “Milletimiz hiç kimsenin oluruna gerek duymadan milli hâkimiyetini almıştır. İsyan ederek almıştır. Alınmış olan hâkimiyet hiçbir sebep ve suretle terk ve iade edilemez. Başkasına verilemez. Bu hâkimiyeti geri alabilmek için, alınırken kullanılmış olan araçları kullanmak lazımdır.” Yani isyanla alınan egemenliğimizi almak için yine bir isyan gerektiğini belirtiyor.

1918 sonrası günlerdeki çektiğim azabı bilirsin. Yanımdaydın. Mondros 30 Ekim’dir. Cumhuriyet 29 Ekim. İşte bu da bir milletin, mazlum bir milletin ahıdır. Sanırım ki o zamanki devletler bunu anlamışlardır.” Ardından Atatürk bir an duruyor, Fahrettin Paşa’ya bakıyor ve elini masaya vurarak; “Deyiniz ki, bu tarihten silinmek istenilen bir milletin öcüdür…” 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımızı kutluyor ve nice gelecek nesillerimizin 29 Ekim bilincinde büyümesini diliyorum. En derin Leo sevgi ve saygılarımla,

Atamız 29 Ekim’i Fahrettin Altay Paşa ile yaptığı bir sohbetinde ise şu şekilde anlatıyor: “Sen benim 30 Ekim

Batuhan Arslan Hazırlayan: Kerem Sağlam

4


Ekim - 2016

Fenerbahçe Leo Kulübü

Serbest BölgeHazırlayan: Ceren Gülcek Merhabalar, bu ay Raptiye dergimizin Serbest Bölgesinde ben varım. Bu yaz en çok yaptığım aktiviteler denize girmek ve kitap okumak olduğundan size yazımda okuduğum kitaplardan bahsedeceğim.

Üzülerek Son hatırlatmak ki gerçek sanatçılar bugün hak ettikleri koşullarda 2 senediristerim kitap okuma alışkanlığımı kaybetmiştim ancak buyerleri yaz kitaplarıma yaşamıyorlar ve çalışma birer geri birer kapatılıyor. Atatürk Kültür döndüm. Genelde edebi yönü ağır basan Merkezi'nde, Süreyya Operası'nda, Fulya Sanat'ta Harbiye Muhsin Ertuğrul'da, kitapları tercih ederim ancak yoğun olduğu Kadıköy Haldun veiçin. birçok kadar akıcıTaner olması sahnesinde da önemli benim Bu yazfarklı sanat merkezinde dolu dolu etkinliklerin günlereçok hasretiz. ise gerçekleştirildiği kendi seçtiğim kitaplardan tavsiye Ben, aktif olarak AKM'nin yıkımı, üzerine kitaplara öncelik verdim. Hatta Devlet Opera vealdığım Balesi'nin kapatılmasına karşı yapılan çalışmalara katılıyorum. Twitter üzerinden bile birçok tavsiye aldım Geçmişte on dört sene baleye emek vermiş vevedevlet sanatçısı olmaya hak kazanokuduklarımın çoğunu çok beğendim. mış olan ben, biraz kırgın, biraz da pişmanım. İyi yaşam koşullarına sahip olmak pahasına profesyonel balerin olma yolumu terk ettim ve akademik hayata döndüm. Bale tutkum, en ufak hatırlatıcı uyaranla karşılaştığımda içimde sızlayan bir yaraya dönüştü. Ve biliyorum ki ülkemizde sanata, spora ve bilime verilen değerin asgari olması sebebiyle onlarca hatta sanatından Önce yüzlerce “Oğullar vekişi Rencide Ruhlar” ile başlayalım. vazgeçmeye mecbur kalıyor. Arkadaş tavsiyesi üzerine aldığım bu kitapla günümüz yazarlarından Alper Canıgüz ile tanıştım ve kendisinin tarzına bayıldım. Eserde 5 yaşındaki Ülkemizin gelişmişlik endeksinin son sıralarda yer alması yalnızca ekonomik bir karakter üzerinden anlatılan polisiye bir hikaye değişkenlerden değil; Atatürk'ün arzuladığı tüm bu dallardaki elim eksikliklerile karşı karşıyayız. Dünyaya bakış açısı yetişkinlerden ve diğer çocuklardan çok farklı olan Alper Kamu, amakioldukça mantıklı açıklamalarıyla bizi millet ki fennin gerektirdiği şeyleri yapmaz; itiraf garip etmeli o milletin ilerleme şaşırtıyor eser boyunca. Absürt komediyle güldüren ancak bazen de içimizi burkan olaylara rastladığımız bu kitabı elinizden düşürmek istemeyeceksiniz. yazık ki, medeniyet alanında yüksek insanlık sıfatıyla yer almaktan ilelebet Yazarın zekâsına ve yaratıcılığına hayran olmamak elde değil. Daha sonra ise yine Alper mahrum kalacaklardır". Eşsiz bir lider olan Atamızı saygıyla anarken; onun Canıgüz’den devam ederekkonuşmamızı “Cehennem Çiçeği”ni okudum. Oğullar bizden neler yapmamızı istediğini, bizimle olsaydı neler arzu ve Rencide Ruhlar’ın devamı niteliğinde sayabileceğimiz edeceğini tahmin edebiliyorum ve bunları az çok demeden çocuk ve bir tat veren ancak ayrıçevremizdeki ayrı okunduğunda da farklı gençlerle paylaşmamız gerektiğini belirtmek istiyorum. Bir Yine çocuğu tiyatro, Alper Kamu bir eser bu kitap. ana karakterinde var. Daha da derine ve özele indiğinden, sinema, opera, müzik ile buluşturmak çok büyük bir değişime yol açabilir. Tüm karakterimizi daha iyi anlayabildiğimiz bir kitap olmuş - bu. Cinayet, aşk, aile ve hayat hakkında sorgulamalarıyla na dönüştürmeyen insanlar yapacaktır. Her mesleği icra edebiliriz. karşımızda olan Kamu Hepimiz hâlâ 5 yaşında ama işimizde çok başarılı olabiliriz; dahası, Cumhurbaşkanı bile Ama hepimizden dahaçıkabiliriz. olgun.

sanatçı olmak bambaşka bir yetenek ve çalışmadır. En derin Leo sevgi ve saygılarımla.

5


Fenerbahçe Leo Kulübü

Ekim - 2016 Çantamdan çıkarmadığım diğer bir kitap ise Hakan Günday’dan “Az”. Yaşadıkları hayatı tahmin bile edemeyeceğimiz, aynı ismi paylaşan iki insanın farklı hayatlarının kesişmesini anlatan bu eser birey üzerinden yola çıkılmış toplumsal eleştiride çığır açan bir kitap bence. Gerçekleri tüm çıplaklığıyla ortaya koyan Günday, bölüm bölüm oluşturmuş kitabını. Kitabın ilk yarısında erkek olan Derda’yı, kalanında ise kız olan Derdâ’yı anlatıp son bölümde hiç beklemediğimiz bir sonla bitiriyor hikayeleri. Yazarın Oğuz Atay tutkusunu da açıkça görebiliyoruz bu kitapta. Ayrıca Can Bonomo’nun Derda adlı şarkısını da bu karakterlerden etkilenerek yazdığı notunu da düşeyim :).

Bir eleştirmen olan Semih Gümüş’ün ilk romanı “Belki Sonra Başka Şeyler de Konuşuruz” ise diğerlerinin aksine çok yavaş ilerleyen bir kitaptı. Ağır betimlemeleriyle insanı yorsa da hikayesiyle saran bir öyküsü var. Yaşadıklarından dolayı küçük bir köye yerleşen Sinan’ın hikayesini anlatıyor. Yazar da bir röportajında şu şekilde bahsetmiş eserinden: “İnsanı bir yerlerinden yakalayan, etkileyen, tedirgin eden, buruk ve hüzünlü, acı ve karamsar bir roman yazmak istedim.”

Oyunculuğuna ve sesine bayıldığım Nejat İşler kitap yazınca koşup aldığım da doğrudur tabii. İşler’in, “Gerçek Hesap Bu” kitabında kendi hikayelerini samimi bir yaklaşımla anlattığını görüyoruz. Sosyal medyada dolaşan hikayelerin, sözlerin altına Nejat İşler yazılmasından sıkılmış olacak ki çocukluğundan başlayarak gerek komik gerekse hüzünlü anılarını bir kitapta toplamış. Sahilde, otobüste, parkta falan rahatça okuyabileceğiniz bir kitap. Hatta benim gibi “Merak ediyorum ne yazmış?” diyen varsa birkaç saatte biten bir kitap olduğunu belirtmek isterim. :)

6


Fenerbahçe Leo Kulübü

Ekim - 2016

Tura çıktığımda tur rehberimizin fırsat buldukça eline aldığını gördüğüm ve adı dikkatimi çeken kitap olan “Korkma Ben Varım” ise okuduğum en güzel kitaplar arasına girer bence. Adını çok duyduğum ancak okuma fırsatı bulamadığım Murat Menteş’le tanıştım bu kitap sayesinde. Cinayet ve aşkın birbirine harmanlandığı olaylar okuyucuyu gerçekten kitaba o kadar bağlıyor ki bir sonraki sayfada ne olacağını tahmin etmeye çalışsanız da olanlar sizi oldukça şaşırtıyor.

Benim gibi şiir meraklıları için de “Mırıldandıklarım”dan bahsedebilirim. Murathan Mungan’ı seven biri olarak ben çok beğendim. Mungan’ın 1981-1990 yılları arasındaki şiirlerinden oluşan bu eser 1990’da basılmış. Bir içe dönüş, içsel eleştiri havası var şiirlerde. Yer yer duygulandıran, derin düşüncelere daldıran dizeler arasında kayboluyorsunuz.. Benim için başucu kitabı oldu, ara ara açıp bakıyorum. “Uçan kuşlar konsun senin göğüne!” gibi samimi bir dizeyle beni kendine bağladı.

Okuduğum ve en çok beğendiğim kitaplar bu şekilde. Umarım siz de etkilenir ve denemek istersiniz. Eminim çok beğeneceksiniz. Yorumlarınıza göre belki Raptiye’de bana bir edebiyat köşesi verirler :). Başka zaman başka bir Serbest Bölge’de görüşmek üzere!

7


Ekim - 2016

Fenerbahçe Leo Kulübü

Hazırlayanlar : Cansu Gümüşçü, Emir Gözüm

Bu ay, Sayın Dr. Fatih Güven’in hipnoz yöntemiyle mücadelesini başarıyla kazanmasına yardım ettiği bir danışanı ile iletişime geçtik ve sizler için madde bağımlılığını yaşayan birinin ağzından birebir dinledik.

Merhaba, öncelikle bize bağımlı olmanın nasıl bir duygu olduğundan ve içinde bulunduğunuz durumdan bahseder misiniz? Benim için bu satırları yazmak çok zor ama Konfüçyüs’ün de dediği gibi “Cesur olun, ya lider ya da rehber olursunuz.” Ben rehber olmayı seçtim. Çalışılan ortam ve sosyal çevrede fark edilmemek için bir bağımlı daima rol yapar. Ama göz altı morlukları, yorgun bakışları engellemek imkansızdır ve bağımlılar birbirini daima tanır. En büyük zorluk da buradan çıkar. Bu zorlukta yalan söylemeniz işe yaramaz çünkü karşı taraf kan kokusunu almış bir aslan gücüyle soru bombardımanına tutar sizi. En sonunda kabul etmek zorunda kaldığınız gibi o kişiyle de kanka olursunuz. Gözler hiç yalan söylemez ve bu kişi artık sizin sırrınızı biliyordur. Bakışlarındaki tehditkâr hal size onun buyruklarına uymayı gerektirir. En zoru budur; köle olmak. Uymasan ne olur, adınızın bir “bağımlı” olarak iş ve sosyal alanda duyulması korkunçtur. Ortamlar böylece artar; sanki sizi çeker. Önce sarma, sonra hap ve alkol sonra burundan en son da damardan yaparsınız. Bu seviye en son aşamadır. Fakat son zamanlarda görülen bonzai ve sentetik uçucular son derece ucuz olmalarından ötürü bu sırayı değiştirdi. Peki ya sizin bağımlı olduğunuz bu saydığınız maddelerden hangisiydi? Ben önce sarmayla başladım, alkol ve hapta kaldım. Burada istek denen şeytan tüm cazibesini kullanan karşı bir cins gibi size yaklaşır. “Hadi bir kez daha sonra bırakırız” mottosu hep dilinizdedir. Taa derinlerinizde ses bulur. Uyuşturucu ile tam olarak nasıl tanıştınız? 17 yaşında bir arkadaş ortamında ortamdan kopmamak adına; insanların beni kabul etmesi için, benim daha önce ailemden alamadığım sevgiyi bana vermeleri için uyuşturucuya başladım.

8

Bu ortamlarda ısrara “hayır” diyememek çok etkin bir faktördür. Alkolün de etkisiyle yarı bilinçli halde buna karar veriyor insan. En önemli hamlenin kaynağı “ Ya bir seferden ne olur ki? Hadi yaparsın” sözlerini sarf eden insanlar oluyor. Bunun bir daha olmayacağını düşünseniz bile bu bir başlangıç; hem de Dante Cehennemi’nin kapısını açan bir başlangıç. Ne zaman tam olarak “madde olduğunuz kararına vardınız?

bağımlısı”

Biraz önce bahsetmiş olduğum ses, kesilmeden her gün beni ziyaret ettiğinde artık bağımlı olduğuma kesin inanmıştım. Bu ses bazen en sevdiğiniz kişi gibi, bazen de en nefret ettiğiniz kişi gibi gelir. Bir yerden sonra duygularınız paçavra olur, nerede neyi hissedeceğinizi bilemezsiniz. Benim geçişlerim yavaş oldu. Belki de bu yüzden temizlenebildim. Neyin ne olduğunu anlamam zaman aldı. Ne zaman yardım isterseniz vücudunuzun size işaretleri olur. Bunlar imdat çığlıklarıdır. Vücudunuz size bunu bir yerde anlatıyor demektir, siz anlamak istemeseniz de. Peki ya kurtulmaya nasıl karar verdiniz? Biri mi yardımcı oldu yoksa kendi iradenizle mi fark edip tedavi olmak istediniz? Beni kurtulmaya doğru iten şey çektiğim yoğun, dayanılmaz baş ağrıları idi. Bununla baş etmek imkansızdı ve ağrı kesici alınca daha da artıyordu. Bu his gerçekten korkunç bir histi. Sanki birisi balyozla kafanıza vuruyor ve sizi karşıdan izliyor. Yardım almanız gerektiğini tam olarak burada anlıyorsunuz işte. Ben de bu hissettiklerim yüzünden yardım aldım ve sonunda temizlendim. Tedavi sürecinde zorluklar yaşıyor musunuz ya da yaşadınız mı? Yaşadığım tedavi sürecinden pek bahsetmek istemiyorum ama ben başardım. Bunu yaptım; zor oldu ama yendim. Artık temizim, ruhum yıkandı...


Ekim - 2016

Fenerbahçe Leo Kulübü

Moda

. YENILENEN o CHANEL N5 . ILE TANISIN! .

SEVVAL YÜRÜTEN .

Var oluşundan beri birçok yüze bürünen Chanel No. 5’in yenilenen ikonik kokusuyla tanışın. Koku dünyasına öncülük eden kristal şişenin içindeki giz 1921 senesinden beri sürüyor. İkonikleşen esans bir parfümden her zaman daha fazlası olmayı başarıyor. Kokusu kadar şanıyla topluma mal olan No.5, bir dönem Andy Warhol’un sanatına bile ilham vermeyi başardı. Rus parfümör Ernest Beaux tarafından yaratılan, Mademoiselle Chanel’in şanslı sayısı beşin ardından verilen ismiyle Chanel No. 5 ağır ve feminen kokusuyla esans dünyasında devrim etkisi yarattı. No.5'in kronolojisine bakacak olursak yaratılışından 3 yıl sonra 1924'te yenilenen parfüm, Ernest Beaux tarafından Eau de Toilette olarak yorumlandı. Beaux’nun ardından gelen Jacques Polge ise defalarca No.5’e yeni titreşimler ekleyerek Chanel’in burnu olma ünvanını kazandı. Chanel’in 30 yıllık parfümörü Jacques Polge’un mirasını ise oğlu Olivier Polge devralıyor ve yeni No. 5’in izini sürüyor. Orijinal formüle sadık kalırken, daha genç ve taze motifler ekleyen Polge, No.5’i hiç olmadığı kadar sadeleştiriyor. Minimalizme övgü niteliği taşıyan No. 5’in sadeliğinin altında stilini karakterize eden zarafeti yatıyor. Peki akıllara gelen ilk soru; parfümler neden yenilenir, özellikle de ikonik kokularıyla ün salmış olanlar? Dünyanın değişiminden tek bir şeyin bile kaçamadığı bu sistemde çağa hitap eden parfümler de geri kalan her şey gibi sistemden payını alıyor. Chanel yenilenen esansı No.5 ile kokular dünyasının tanımlanamaz ve esrarengiz olma özelliğini koruyup feminen bir şahesere dönüşüyor. Polge, Chanel’in ikonik koduna ihanet etmeden kaotik kokusunu sadeleştiriyor ve yeni jenerasyonun kültür motiflerine uyarlıyor. Yeni nesile hitap eden bu parfüm için Y Jenerasyonunun en göz alıcı it-girl’ü olan Lily-Rose Depp’i başrol yapma fikri de işte bu yüzden dahiyane. Chanel No.5 yenilikleriyle kelimenin tam anlamıyla çağın ruhuna bürünmeye hazırlanıyor!

9


Fenerbahçe Leo Kulübü

Ekim - 2016

TECH &TECH Durukan Cedim

-

-

APPLE BAGIMLILIGI Merhaba Değerli Raptiye Okurları, Bu ay sizlerle akıllı telefonlardan iPhone ve türevlerinin insanlarda nasıl bir bağımlılık yaptığını anlatacağım.

.

Öncelikle, o kadar marka varken neden Apple? Toplumumuzda maalesef “ithal mal hele ki en pahalı ithal mal en iyisidir” görüşü bulunmakta ve bir şey alınacak ise en iyisini almak istiyoruz. Apple şirketinin dünyada yarattığı “Apple ve ürünleri en iyisidir” algısı ve bunun sonucunda tüketicilerde oluşan stress, baskı bizleri adı geçen firmanın ürünlerini satın almaya yönlendiriyor. Öte yandan ikinci el alım-satım pazarından konuşursak Apple ürünlerinin bu pazarda her daim piyasa değerlerini koruduğunu veya en az değer kaybı yaşayan ürün olduğunu söyleyebiliriz. Yenisini almak için satmamız gereken ya da gözden düşen eski modeli bile en kıymetli olan tek marka Apple. Bugüne kadar üzerinde birçok akıllı telefon işletim sistemleri değerlendirmeleri ya da incelemelerini sizler de yapmış ya da izlemişsinizdir. Bu incelemeler sonucunda,

10

iOS'un yani Apple'ın işletim sisteminin her zaman kolay kullanıma sahip oluşunu, şık tasarımı ve uzun süre istikrarlı duruşunu göz önüne alırsak diğer firmaların telefonlarına göre tüketicide sahip olma isteği uyandırdığını sizler de anlamışsınızdır. Apple’ın; telefonu ya da tableti eline alan herkesin (evet yaş ve cinsiyet farkı gözetmeksizin) hızlıca alışıp, teknolojiyle arası iyi olmayanların bile anında öğrenerek kullanabileceği bir işletim sistemi var. Bu sebeple bir kez kullananlar, gerçekten çok zor vazgeçiyor. İçerik olarak ise Apple Store üzerinden erişebildiğimiz uygulamaların çokluğu bize kimi zaman neyi aradığımızı unutturmuştur… Ayrıca bu uygulamalara genellikle ücretsiz ya da çok cüzi ücretle sahip olabilmeniz de büyük bir artı. Tabii, önemli firmaların uygulamalarını ilk olarak iOS platformunda çıkartmaları da Apple fanatiklerinin iPhone'dan ve türevlerinden vazgeçemeyişine bir sebep daha ekliyor.


Fenerbahçe Leo Kulübü

Ekim - 2016

Acaba Steve Jobs Apple'ın bizlerde yarattığı bu bağımlılığı görse üzülür mü yoksa kendisinin ve şirketinin başarısıyla övünür mü bilemiyorum. Normal telefonların yaygınlaşması dünyada 75 yıl sürmüştü, uçakların 68, radyo 38 yıl, evlerin vazgeçilmezi TVler 13 yıl, internet 4 yıl, Facebook 3 yıl… Apple iPhone'nu 2007'de piyasaya çıkardı, Türkiye'de yaygınlaşması 2009'a kadar sürdü yani sadece 2 yıl. İlk iPad yanlış hatırlamıyorsam 2010 yılının Nisan ayında piyasaya girdi ve bir sene içinde satış rekorları kırdı. Tabletlerin laptopumuzun yerini asla alamayacağını düşünmüştük ama şu anda maddi gücü yeten herkesin evinde bir iPad var. Angry Birds oyunu ise sadece 35 günde milyonlarca kullanıcıya ulaştı. Telefon ve tabletlerle birlikte tüm uygulamalara ve uygulama satın almaya da alıştık. Elimizdekileri telefon, bilgisayar, harita, saat, fotoğraf makinesi, oyuncak ya da arama motoru olarak kullanmaya da alıştık. Hatta e-kitap olarak bile kullanıyoruz. Öğrenciler ödevlerini, çalışanlar çoğu işini artık tabletler üzeriden yapıyor.

Örneğin kolunda saat olan birine saati sorduğumda istemsiz olarak telefonuna baktığını gördüm. Başka bir örnek daha vereyim; gecenin bir yarısı telefonuma atılmış konuma bakarak bir yere gidiyorum. Navigasyonu takip ederken telefonun düşük pil uyarıları yüzünden gerilmeye başladım. Çok kısa bir zaman sonra telefonumun şarjı bittiği için artık telefonum ve dolayasıyla haritam kullanılmaz hale geldi. Hareket edemiyordum. Hiç bilmediğim bir yerde, arabanın içinde oturuyorum. “Ne yapacağım şimdi?” demeye, dertlenmeye başladım. Taa ki “Yoldan geçen birine neden sormuyorum?” diyene kadar... Evet, yoldan geçen birine adres sormayalı o kadar uzun zaman olmuş ki fikrin aklıma gelmesi bile uzun sürdü. Teknoloji, sağ olsun, içimize işte bu kadar işlemiş durumda. Değerli Raptiye Dergisi okurları, bu ay sizlere Apple'ın biz masum kullanıcılar üzerindeki bağımlılığını anlattım umarım faydalı olmuştur. Hepinize teknolojik günler dilerim.

İnsanlara henüz istemedikleri, hatta isteyeceklerini bilmedikleri şeyleri vermek inovasyondur. Steve Jobs

11


Fenerbahçe Leo Kulübü

Ekim - 2016

Oktoberfest

Merhaba sevgili Raptiye okurları, Bu aydan itibaren her ay sizlere Ceren ile birlikte minik bir gezi köşesi hazırlayacağız, umarım beğenirsiniz. Eylül’ü geride bırakıp Ekim ayına geçerken bira dendi mi aklımıza gelen ilk ülkeye bir yolculuk yapalım. Sonbahar ayları Almanya'nın Münih şehri için ayrı bir öneme sahip. Her yıl Eylül sonlarında 16 gün süren 6 milyona yakın ziyaretçinin yaklaşık 7 milyon litre bira tükettiği Oktoberfest'in ev sahibi olan Münih aynı zamanda ileri teknoloji şehridir. Oktoberfest, 1810 yılında dönemin prensi Ludwig ve prensesi Therese’in evlilik yıldönümlerini kutlamak için başlattıkları festivaldi ancak yıllar geçtikçe artan katılımcılarla Almanya açısından çok önemli turistik bir festivale dönüştü. Eğer seneye

12

2017

OKTOBER FEST MÜNİH

ALMANYA 1810

bu festivale katılmak isterseniz rezervasyonlarınızı çok geçe kalmadan yapmanızı öneririm. 3 ay öncesinden bile otel fiyatları çok yükselmiş oluyor ve kalacak yer bulmakta sıkıntılar yaşanıyor. Biranın yanı sıra kültürel de bir festival olan Oktoberfest’te, festival alanını bulmak için yerel Bavyera kıyafetli insanları takip etmeniz yeterli oluyor. Festival alanında Münih’in altı büyük bira firmasının kurduğu çadırlarda yapılan bira ve yemek servisinin yanı sıra bir de lunapark bulunuyor. Bu kadar kalabalık bir festivalde çadırlarda oturacak yer bulmak istiyorsanız sabah erken saatlerde yerinizi almanız şart.


Ekim - 2016

Ama eğer “Biz festival zamanı değil, gezip görmek için Münih’e gitmek istiyoruz” derseniz görebileceğiniz yerler şehrin kalbinin attığı Marienplatz, araba meraklısı iseniz BMW müzesi, parkta piknik yapmayı seviyorsanız İngiliz Bahçesi, mimari ile ilgileniyorsanız yeni ve eski belediye binaları, teknoloji ile ilgileniyorsanız eğer dünyanın en büyük bilim ve teknoloji müzesi olan Deutsches Museum gezmekten keyif alacağınız yerler arasında. Eğer Olympic Tower’a çıkarsanız Münih’i 360 derece görme imkanı da bulabilirsiniz.

Fenerbahçe Leo Kulübü

Gelelim yeme içmeye. Kahvaltı için kendi hazırladıkları ekmekler ile çok güzel bir kahvaltı mekanı olan Cotidiano’yu öneririm. Daha sonra gezmekten yorulup bir kahve molası vermek istediğinizde Maelu’ya uğrayıp kahvenizi içerken minik tatlıları deneyebilirsiniz. Akşam yemeği için Broeding gerçekten mükemmel bir yer. Çalışanlar gerçekten çok ilgili, yemekleri çok güzel ama günlük menü çıkardıkları için gitmeden menüyü öğrenmenizi tavsiye ederim. Eğer yerel şarapları denemek isterseniz Wein Cantina mutlaka uğramak isteyeceğiniz bir yer. Bavyera kültürünü hâlâ yaşayan bu şehirde Bavyera yemekleri yemek isterseniz de Augustiner-Keller’a gitmekte fayda var. Burada ayrıca kendi yaptıkları biraları da denemelisiniz. Yemekten sonra bir şeyler içmek isterseniz 2.Dünya Savaşı’nı hasarsız bir şekilde atlatmış eski bir binada bulunan Falk’s Bar’a gidebilirsiniz.

Umarım bir gün Münih’e giderseniz yazdıklarımız işinize yarar. Gelecek ay Ceren, Ege Kıyıları ile sizinle olacak. Görüşmek üzere!

. Hazırlayan: Aysu Bulak

13


Fenerbahçe Leo Kulübü

Ekim - 2016

.. .. KULTUR & SANAT & SPOR Hazırlayanlar: Erce Kunter, Meriç Tansi, Özlem Özkan, Zeynep Demirkılıç

PİŞMAN OLMAZSIN

AKBANK CAZ FESTİVALİ: IMANY

Sonbaharın gelmesiyle tatil planları sona ererken İstanbul'da hafta sonları ne yapacağız diye düşünüyorsanız bu muhteşem tek perdelik komedi tam size göre. Özdemir Çiftçioğlu'nun yönettiği "Pişman Olmazsın” oyunu, iki kişilik dev kadrosuyla sizleri Bo Sahne'ye çağırıyor. Keyifli seyirler!

Imany deyince kimin aklına “You Will Never Know” şarkısı gelmez ki? Seneler önce bu müthiş şarkısıyla zihinlerimize kazınan güzel şarkıcı bu ay bizlerle buluşmak için İstanbul’a geliyor. Imany'nin canlı performansını izlemeye, onun muhteşem sesiyle duygudan duyguya geçmeye hazır mısınız?

Yer Tarih

14

: Bo Sahne : 19 Ekim 2016

Yer Tarih

: Volkswagen Arena : 21 Ekim 2016, 21.00

GELİŞİ GÜZEL

DOĞANIN RENKLERİ KARMA RESİM SERGİSİ

Analog çekimin anlık ve tesadüfi özelliğinden etkilenen Kıvılcım Güngören’in fotoğraf arşivinden seçtiği parçaları toprak, tuval, tente gibi yapay ve doğal malzemeler aracılığıyla yeniden yorumladığı eserlerden oluşan bu sergi; içinde üç farklı konuyu barındırıyor. Şehrin yapay, sıkışık, geometrik formlarıyla doğanın dağınık, asimetrik ve öngörülemez halinin ikilemi üzerine kurulan bu dopdolu sergiyi kaçırmamalısınz!

Doğal ile kimyasal arasındaki farkı gözlemleyebileceğiniz sergide sanatçıların, Armaggan Art & Design Gallery için DATU-Kültürel Miras ve Doğal Boya Laboratuvarları tarafından özel olarak (böceklerden, deniz kabuklularından, bitkilerden) üretilen kimyasal içermeyen boyalarla yaptıkları eserlerin yanı sıra daha önce yaptıkları akrilik ve yağlı boya tablolar da yer alıyor. Bu ilginç sergiyi ziyaret etmenizi öneririm.

Yer Tarih

Yer Tarih

: Galeri 5 : 24 Ağustos – 16 Kasım 2016

: Armaggan Nişantaşı : 8 Eylül – 19 Kasım 2016


Fenerbahçe Leo Kulübü

Ekim - 2016

İKİMİZİN YERİNE

HESAPLAŞMA

Küçük bir kasabada yaşayan ve sürekli kendini tekrarlayan hayatının sırrını çözmeye çalışan Çiçek ailesinin kendisine dayattığı hayatın içinde sıkışıp kalmış genç bir kadındır. Hayata dair çözülmeyen soruları olan genç kadın kasabaya yeni gelen edebiyat öğretmeni Doğan ile karşılaşınca her şey değişir. Doğan ve Çiçek, farklı hayatlarına rağmen birbirlerinin yaralarını sarmaya çalışırken bir ailenin de kaderini kökünden değiştireceklerdir… Son dönemin en popüler isimlerinden ve sinema perdesinde ilk kez boy gösterecek olan Serenay Sarıkaya ve sinemaya uzun bir ara vermiş olan Nejat İşler'i başrollerinde izleyeceğimiz romantik yapımın yönetmenliğini Umur Turagay üstleniyor. Filmin vizyon tarihi ise 21 Ekim.

Christian Wolff dahi denebilecek bir matematik uzmanıdır. İnsanlardan çok rakamlarla içli dışlı olan karakter, normal bir muhasebe uzmanı gibi görünse de aslında dünyanın en tehlikeli suç örgütleri için freelance olarak çalışmaktadır. Hazine Bakanlığı'nın Suç Yürütme Birimi kendisini araştırmaya başladığında dikkat çekmemek için sıradan gördüğü tehlikesiz bir müşteriyle anlaşan Wolff, kısa bir süre içinde müşterisinin o kadar da sıradan bir problemi olmadığını fark eder. Christian hesaplarda keşfettiği milyonlarca dolar tutan tutarsızlık üzerine çalıştıkça başına açılan tehlike de büyümeye başlar... Gavin O’Connor’ın yönetmenliğini üstlendiği gerilim-aksiyon türündeki filmin başrollerini, en son Batman olarak karşımıza çıkan Ben Affleck ile Anna Kendrick paylaşıyor. Film, 28 Ekim’de sinemaseverlerle buluşacak.

38. VODAFONE İSTANBUL MARATONU

FENERBAHÇE - GALATASARAY FUTBOL MÜSABAKASI

İstanbul Maratonu için heyecanlı bir geri sayım başladı. Bu dev organizasyonun doğuşu, gelişimi ve bugüne ulaşması zorlu bir süreci gerektirdi. Yüz bini aşkın sporseverin iki kıtayı dostluk ve centilmenlik duygusuyla birleştirmesi İstanbul Maratonu’nu zamanla dünyanın en ilgi çekici maratonu haline getirdi. Yıllar ile birlikte Türk sporu ve İstanbullular için vazgeçilmez bir şölen olma özelliği taşıyan maratonun 38’incisi bu yıl da herkes için renkli anlara sahne olacak.

Türkiye Spor Toto Süper Lig'in 11. haftasında ezeli rakipler Fenerbahçe ve Galatasaray karşılaşıyor. Bugüne kadar oynanan 384 müsabakanın 145’ini Fenerbahçe kazanırken Galatasaray’ın galibiyet sayısı 122 olarak kaydedildi. İki takım arasındaki 117 maç ise beraberlikle sonuçlandı. Her lig döneminin merakla beklenen derbisi bakalım bu sefer nasıl sonuçlanacak?

Yer Tarih

Tarih

: 15 Temmuz Şehitler Köprüsü : 13 Kasım 2016

Yer

: Şükrü Saraçoğlu Spor Kompleksi Ülker Stadyumu : 20 Kasım 2016

15


.

.

ECE PIRPIR

. ASTROLOJI

NASA ACIKladI, .

burClar .. . -

dEGISti! . Merhaba Sevgili Raptiye Okurları,

Bu ay her zamankinden farklı olarak sizlerle astroloji gündemini son haftalarda meşgul eden bir konuyu paylaşacağım. Bildiğiniz üzere NASA geçtiğimiz haftalarda bir açıklama yaparak burçların değiştiğini duyurdu. Biz astrologları derinden sarsan bu açıklama, bugüne kadar yaptığımız tüm yorumları ve çalışmaları da alt üst edecek nitelikteydi. Bu nedenle ben de bu ay köşemde sizleri bu konuda aydınlatmak istedim. Peki astroloji dünyasını yerinden oynatan bu değişim nedir? NASA, Dünya’nın yörüngesel salınımı değiştiği için burçların tarihlerinin de değiştiğini açıkladı. Örnek vermek gerekirse; 23 Temmuz-22 Ağustos arası doğanlar artık Aslan değil Yengeç Burcu! Bu haber başlığını son bir aydır tüm gazetelerde ve internet sitelerinde sıkça görüyoruz. Peki işin aslı gerçekten de böyle mi ? ABD Uzay ve Havacılık Dairesi (NASA) 12 burcun tarihlerini güncelleyerek gökbilimciler yani astronomlar ve astrologlar arasında yeni bir tartışmaya neden oldu. NASA tarafından Dünya'nın yörüngesel salınımı nedeniyle yıldızların Dünya'ya göre olan pozisyonunun değiştiği belirtildi. Bu nedenle, şimdiki gökyüzünün antik zamanlardakinden çok farklı olduğu; Güneş'in 12 burcu oluşturan takım yıldızlarının üzerinde bulunduğu zamanının da bu yüzden değiştiği ifade edildi. NASA'nın web sitesinde, ilk kez Babiller tarafından kullanılan burçlar sisteminde 23 Temmuz-22 Ağustos arasında doğanların Aslan Burcu olduğu ancak bu tarih aralığının artık Yengeç Burcu'na ait olduğu öne sürüldü. Bunun nedeni ise Dünya'nın yer ekseninin geçtiği Kuzey Kutbu'nun aynı doğrultuda olmaması ve sonuç olarak 3 bin yıl sonra gökyüzünün değişmiş olması olarak açıklanıyor.

16

Öte yandan NASA’nın yaptığı açıklamadan sonra astrolojide 12 değil 13 burcun var olduğu kanısı da giderek güçlendi. NASA da web sitesinde Babillerin eski anlatılarında 13. burç olan Ophiuchus’a yani Yılan Burcu'na yer verdiğine değindi. Ancak Babillerin bilinmeyen bir nedenle Güneş'in 30 Kasım- 17 Aralık tarihinde üzerinde olduğu Yılan Burcu'nu bir kenara koyduğu biliniyor. Peki bu değişiklik gerçekse benim yeni burcum ne olacak diye soran okuyucularımız için işte yeni burç haritası: Oğlak Kova Balık Koç Boğa İkizler Yengeç Aslan Başak Terazi Akrep Yılan Yay

: 20 Ocak - 16 Şubat : 16 Şubat - 11 Mart : 11 Mart - 18 Nisan : 18 Nisan - 13 Mayıs : 13 Mayıs - 21 Haziran : 21 Haziran - 20 Temmuz : 20 Temmuz - 10 Ağustos : 10 Ağustos - 16 Eylül : 16 Eylül - 30 Ekim : 30 Ekim - 23 Kasım : 23 Kasım - 29 Kasım : 29 Kasım - 17 Aralık : 17 Aralık - 20 Ocak

Her ne kadar bu açıklama gündeme bomba gibi düşse de NASA geçen hafta yaptığı açıklamayla hem biz astrologların hem de astroloji severlerin yüreklerine su serpti. NASA, resmi bloğundan yaptığı açıklamada, "Astronomi uzaydaki her şeyi kapsayan bir bilimsel çalışmadır" ifadesini kullandı. Astronomi ve astrolojinin birbirine karıştırılmaması gerektiğinin uyarısını yapan NASA, "Astroloji bilim değildir" dedi. Söz konusu tartışmanın bilim ile uzaktan yakından alakası bulunmadığının altını çizen NASA, bu iddiayı da bilimsel bulmayarak dolaylı yoldan yalanladı.


Fenerbahçe Leo Kulübü

Ekim - 2016

Krem Karamel

LEZZET DURAĞI ÇAĞLA

PEKÇEÇINAR

İlk önce fırını

yeme Bu ay; hazır foruma az kalmışken, “Diyetleri yaptık artık zamanı” derken herkesin küçüklüğüne yer etmiş m :)

anneanne - babaanne tatlısı olan krem karamel yapalı

alım! Hem hafif, hem tatlı, hem de yapımı kolay... Haydi başlay

Malzemelerimiz

. . . . .

1 Litre süt 6 yumurta 250 gr pudra şekeri 1 vanilya çubuğu 200 gr şeker

1 litre süt 6 yumurta

180 derecede ısıtıyoruz. Sü tencereye boşa tümüzü geniş ltıyoruz. Vani bir lya çubuğunu bıçak yardımı boydan ikiye ile ayırıyoruz ve bıçağın sırtı ile iç kısmını sıyı va ni lya çubuğumuz rıp vanilya ta un nelerini süte ekliyoruz. Sıyırdığımız va nilya çubuğunu da sütümüze kaynatıyoruz atıp kısık ateş . te

Başka bir tenc ereye şekeri bo şaltıyoruz ve şekerin hizası gelecek kadar na su ekliyoruz; kısık ateşte aç ık karamel re alana kadar ka ngini ynatıyoruz. Daha sonra kr em karameli ko yacağımız kapl arı yayvan ge bir fırın kabına niş yerleştiriyoru z. Karamelimiz hazır olduğund a akışkanlığın kaplarımıza da ı kaybetmeden ğıtıyoruz ve se rtleşmesini be kliyoruz. Temiz bir kap içerisine yum ur ta la rı kırıp, pudra şe ilave ediyoruz kerimizi ve çırparak yo ğunlaşmasını Sütümüzün iç sağlıyoruz. inden vanilya çubuğunu çıka ederken kayn rtıp çırpmaya ayan sütümüz devam ü karışımımız a ilave ediyor uz.

ÖNEMLİ!

Tüm karışım hazır olduğund a varsa üstünd alıyoruz. e oluş

an köpüğü

ŞEKER

200 gr. .seker

Karışımımızı kaselerimize eşit şekilde bo kaselerin 3’te şaltıyoruz. K 2’sine denk ge aselere, lecek kadar sı Fırın kabını ıs cak su ilave ed ınan fırınımız iyoruz. a koyup yaklaş salladığımızda ık 25-30 daki ka, ortası hala ak ışkan olacak kıvamda pişi Sonrasında pi riyoruz. şirdiğimiz kr em karamelle soğuması için ri fırın kabınd buzdolabına an alıp ko yu yo ru z. Krem karamel kaplarını yanl arından bıçakl servis tabağı a açıyoruz ve nı yerleştirip üzerine ters çeviriyoru z. Ve nihayet kr em karamel ka bını dikkatlic e ayırıp servis ediyoruz. Afiyet olsun! :)

17


Fenerbahçe Leo Kulübü

Ekim - 2016

.. EYLUL '16 3 Eylül

4 Eylül

Salacak Leo Kulübü Hizmet Aktivitesi: Mobil Down Kafe açılışı

Atalar Leo Kulübü Toplantısı

18 Eylül

19 Eylül

Fenerbahçe Leo Kulübü Eylül Ayı Toplantısı

118Y LYÇ Eylül Ayı Konseyi

NELER YAPTIK 8 Eylül Yönetim Kurulu Toplantısı

20 Eylül Fenerbahçe Lions Kulübü Eylül Ayı Toplantısı

28 Eylül

22 Eylül Yönetim Kurulu Toplantısı

24-25 Eylül Motivasyon Kampı

14. Bölge 1. Danışma Toplantısı

30 Eylül H.İ.S. & Organizasyon Komiteleri toplantısı

18


Fenerbahçe Leo Kulübü

Ekim - 2016 EKiM

AYIN DA

Neler Yapacağız?

1. MD Konseyi, İstanbul

2 Ekim

118Y LYÇ Ekim Ayı Konseyi

Preforum Play, Afyon

10 Ekim

4 Ekim Adaylarla Buluşma

14-15-16 Ekim

12 Ekim Yönetim Kurulu Toplantısı

Beykoz Leo Kulübü Gelir Getirici Aktivitesi: Games of Beykoz II

22 Ekim

18 Ekim

İstanbul Güneş Leo Kulübü Gelir Getirici Aktivitesi: Halloween Party

28 Ekim

23 Ekim

Fenerbahçe Lions Kulübü Ekim Ayı Toplantısı

Fenerbahçe Leo Kulübü Ekim Ayı Toplantısı

Beykoz Hayvan Barınağı Ziyareti

30 Ekim

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Yürüyüşü, Bağdat Caddesi

MUTLU GÜNLER .

.

EKIM

EKIM

14

14

Ebru Karaca Ağrıboz

Emre Balcı .

EKIM

16

Aysu Bulak

19


#ekimdefenerbahce

BAGIMLI OLMA .. ..

OZGUR OL

RAPTİYE No: 23  

Fenerbahçe Leo Kulübü Aylık Bülteni Raptiye'nin Ekim 2016 sayısıdır.

Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you