__MAIN_TEXT__
feature-image

Page 4

Orhan TAŞOVA orhan@medikalplus.com

Merhaba İş hayatında ister hizmet ister üretim sektöründe olalım her durumda bir çarkın dişlilerini birlikte çevirdiğimiz birçok iş arkadaşıyla birlikte çalışırız. Bir işverenin gözünden bakıldığında 'çalışanlar', kimi uzak kimi yakın mesafelerde bulunan iş arkadaşlarıdır. Bu mesafelerin farklılığı işverenin kimi çalışanlarına uzak, kimi çalışanlarına yakın olmasıyla, kimisiyle daha çok görüşüp kimisiyle daha az görüşmesiyle, kimisiyle daha fazla ilgilenip kimisiyle daha az ilgilenmesiyle sonuçlanır. Bazen işin hacmine göre neredeyse hiç görüşmediği, hiç yanından geçmediği, göz göze gelmeyip birkaç kelam etmediği çalışanları olur işverenlerin. Oysa öyle zamanlar olur ki, o hiç konuşmadığı ya da arada bir konuştuğu o çalışan belki işverenin hayatında çok önemli bir parçayı onarıyor olabilir. İşimizde, bize psikolojik mesafe ya da organizasyonel mesafe bakımından en uzak olan çalışanımızın iş yaşamımız için çok önemli olabileceğini hiç düşündük mü acaba? Bir Amerikan hava pilotu olan ve Vietnam'da uçmuş olan Charles Plumb'ın yaşadıkları bize, bu soruyu tekrar düşünmemiz gerektiğini hatırlatıyor. Charles Plumb'ın uçağı Vietnam'da yaptığı 75. uçuşta, yerden havaya atılan güdümlü bir füze tarafından vurulur. Plumb derhal kendisini fırlatıp paraşütünü açarak bir ormanın içine iner. Kısa bir süre sonra da Vietkonglar tarafından yakalanır ve tam 6 yıl Kuzey Vietnam 'da esir olarak tutulur. Ülkesine döndükten sonra bir gün Charles ve eşi restoranda yemek yerlerken biri masalarına yaklaşır ve şaşkınlık içinde çığlık atarak şöyle der: -"Aman Allahım! Sen Plumb'sın. Vietnam'da jet pilotuydun, Kitty Hawk

havaalanından kalkıyordum. Uçağın düşmüştü!'' -''Evet ama sen nerden biliyorsun bunu?'' der eski pilot Plumb. -"Biliyorum, çünkü uçuş öncesi senin paraşütünü ben hazırlamıştım." Plumb hayretler içinde kalır. Adam elini Plumb'ın omuzuna atar ve şöyle der: -"Anladığım kadarıyla paraşüt işe yaramış." Plumb 'evet' anlamında kafasını sallar. -"Eğer işe yaramasaydı şu anda burada olamazdım." Plumb o gece, restoranda masaya gelen adamı düşünmekten uyuyamaz. Savaş sırasında çoğu kez gördüğü bu adamla bir kez olsun konuşmadığını düşünür. Çünkü o bir 'savaş pilotu ', ötekiyse paraşüt hazırlayan 'basit bir askerdir. Oysa o asker, uzun tahta bir masada saatlerini harcayarak, dikkatle katladığı paraşütlerle, her seferinde hiç tanımadığı bir insanın kaderini ellerinde tutmaktadır. Bu olaydan sonra verdiği derslerde Plumb dinleyicilere hep aynı soruyu sormaya başlar: -"Paraşütünüzü kim hazırlıyor?" Her işyerinde görünürde küçük ama gerçekte büyük işler yapan 'paraşüt katlayıcılar" mutlaka vardır. Bu, bazen randevularımızı hatırlatan bir asistan, bazen yaptığı nefis çayla yorgunluğumuzu alan bir mutfak hizmetlisi, bazen de işyerini kötü niyetli kişilerden koruyan bir güvenlik personeli de olabilir. 'Paraşüt katlayıcılar ' her ne kadar küçük ve mütevazı görevler yapıyor gibi görünseler de dikkatli bakıldığında "küçük şey yoktur" sözünün anlamı daha iyi anlaşılabilir. O yüzden tüm çalışanlarıyla konuşan, görüşen, ilgilenen , "herkese eşit derecede yakın" işverenlerin başarı katsayıları daima daha yük ektir. Sağlıcakla kalın . . .

Profile for plusmedyatr

MEDİKAL PLUS EYLÜL 2020  

MEDİKAL PLUS EYLÜL 2020  

Advertisement

Recommendations could not be loaded

Recommendations could not be loaded

Recommendations could not be loaded

Recommendations could not be loaded