Page 1

PL A S T İ K S A N AYİ C İ LERİ F ED ERASYONU DER G İSİ

TEMMUZ - EYLÜL 2015 / 11. SAYI

English version included

En rekabetçi sektör, adaletsiz rekabetin baskısı altında


BAŞKANIN MESAJI

Selçuk Aksoy

Başkan PLASFED Plastik Sanayicileri Federasyonu

PLASFEDDERGİ

Türkiye Plastik Sektörü Nereye Gidiyor Türkiye özel sektörü son iki yıldır yatırımlar konusunda tereddütlü. Yatırımlarımız artmıyor. Bu durgunluk plastik sektöründe de kendini gösteriyor. Elbette çok güzel ve başarılı yeni yatırımlar var ancak bir taraftan da rekabet gücünü kaybederek küçülen veya kapanan işletmelerimiz var. 15 yıldır, 2008 hariç, hiç tek basamağa düşmeyen plastik hammadde tüketim hacmindeki artış 2013 yılından beri aynı seviyede çakılmış görünüyor. Ülkemizin mevcut makro ekonomik verilerini düşük tasarruf oranımızla birlikte değerlendirdiğimizde, yeni bir adımın atılması gerektiği ortaya çıkıyor. Yapısal reformlar bunun bir parçası. Yatırım ortamının iyileştirilmesine yönelik girişimler, sanayimizin dönüşümüne yönelik yeni bir öykü ortaya çıkmalı. Bu öykünün ana hatları aslında belli. Onuncu kalkınma planı ile strateji yanında eylem planı niteliğindeki Yapısal Dönüşüm Programındaki unsurları hepimiz benimsiyoruz. Türk firmalarının yatırımlar konusunda çekingenliğine birkaç yıldır yabancılar da katılmış durumda. Yabancı yatırım miktarı her geçen yıl bir öncekinden daha az oluyor. İşin ilginç yanı, Türkiye’deki firmaların yurt dışı doğrudan yatırımları artıyor. İçinde bulunduğumuz coğrafyada plastik sektör yatırımları da hız kesmeden devam ediyor. Müşterimiz olan ülkeler hızla rakibimiz olma yolunda ilerliyor. Ülkemizde plastik hammadde üretimini teşvik etmek için ithalatı pahalandırarak ve zorlaştırarak koruma yöntemi uygulanıyor. Bu durum mamul üreticilerine ve ihracatçılarına kan kaybettiriyor. Oysa küresel rekabette başarının ve sürdürülebilir büyümenin yolu işletmelerin girdi maliyetlerini iyileştirmekten geçiyor. Mevcut yatırımların korunması ve yenilerin çekilebilmesi için lojistik, işgücü, alt yapı ve enerji maliyetleri ile vergilerin ve bürokrasinin azaltılması şart.

Sizlere bol kazançlı, güzel günler dilerim.

3


PLASFEDDERGİ

YAYIN KURULU BAŞKANI’NDAN

PLASFEDDERGİ’den merhaba

Selçuk Gülsün

PLASFEDDERGİ Yayın Kurulu Başkanı PAGDER Plastik Sanayicileri Derneği Başkan V.

Sektörümüzün genç yayın organı olan PLASFEDDERGİ nin 11.sayısını da sizlerin takdirlerine sunmaktan kıvanç duyuyoruz. Bizim hikayemiz sektörün ihtiyaç duyduğu haber dergisi hayaliyle filizlenmiş olup geçen on sayıda beklentilerimizden de hızlı sektör haberciliği dalında referans olma yolunda emin adımlarla ilerlemekte. Bu arada referans habercilik iddiamızı pekiştirecek ulusal ve uluslararası bir çok gelişmeleri de beraberinde yaşamaktayız. Dergimize uluslararası kurumlardan gelen ilgi ve birlikte çalışma teklifleri açıkçası bizleri mutlu etmenin yanında daha da fazla sorumluluk yüklemekte. Bu bağlamda erişebilirliğin önemli olduğunun farkındayız. İOS ve ANDROİD uygulamalarımızla her geçen gün daha fazla kişiye ulaşan dergimiz sosyal ağlarda da takipçilerini hızlı bir şekilde arttırmaktadır. Eylül ayı ile birlikte fuar sezonuna da girmiş bulunuyoruz. Yıl sonuna kadar bir çok önemli fuarı karşılıyor olacağız. Bunların bazıları bölgesel bazıları ise uluslararası fuar takviminde olan sektörel fuarlar. 09-12 Eylül’de Gaziantep’te GAPLASDER in desteğiyle GAPLAST 2015 ilk defa kapılarını sektör temsilcilerine açacak. Ayrıca Ekim ayı içerisinde Avrasya Ambalaj Fuarı ve de Aralık ayında Plasteurasia fuarını gerçekleştireceğiz. Fuarlar sektörün bir araya geldiği ve ticaret imkanlarını geliştirdiği önemli etkinlikler. Sektörümüz için hayırlı olmasını şimdiden diliyoruz. Ülkemiz ve de tabiki sektörümüz için belirsizliğin arttığı zor günlerden geçiyoruz. Her ne kadar dinamikleri güçlü ve de sürekli kendini yenileyen ve büyüyen bir sektör olsa da plastik sektörü global ve dahili piyasalardaki ekonomik gerçeklerin dışında kalması tabiki mümkün olmamakta. Sektör olarak direkt veya dolaylı olarak 40’a yakın sektöre hizmet etmekteyiz. Buralardaki gelişmeler de bizleri etkilemekte. İstikrar ve de sürdürülebilir büyüme hepimiz için önemli. Sanayiciler için istikrarın önemi yatırımların devamı için temel teşkil etmektedir. Hammaddede dışa bağımlı üretimin gücüyle mamul üretiminde ticaret fazlası veren sektör için girdi maliyetlerindeki değişimin çok iyi yönetilmesi ve risklerin iyi değerlendirilmesi şart. Kurdaki istikrar ve de büyümedeki süreklilik biz sektör temsilcileri için temel beklentiler. Bu sektör bugüne gelirken cesaret ve girişimciliği en üst noktada inşa etmiş olup korkularını girişimcilik aşkıyla bastırmıştır. Sektör olarak temel beklentimizdir ‘istikrar’. Yeni sayımızda sizlere kapak konusu olarak Haksız Rekabeti işliyor olacağız. Ekonomik rekabetin olduğu bir ortamda haksız rekabet halleri de var olacaktır. Bunu düzenleyecek ve rekabeti sağlayacak, böylece kaliteli ve cazibesi yüksek ürünler elde edilmesini teşvik edecek temel unsur kamu otoritesidir. Bunu da kanun düzenleyici yasalar ile yapmaktadır. Haksız rekabet sadece buna maruz kalan üreticiyi değil aynı zamanda bu mal veya hizmeti alan tüketiciyi de mağdur etmektedir. Bu konuyu sayfalarımız içinde farklı açılardan değerlendiriyor olacağız. Umuyorum ki ilginç bulacaksınız. Yine bu sayımızda üye derneklerimizin ve sektörümüzün bu dönemde yapmış olduğu faaliyetlere de yer veriyor olacağız. PLASFEDDERGİ 11.sayısını da keyifle okuyacağınızı umuyorum. Ülkemiz için güzel haberlerin eksik olmadığı, başarılı ve bol kazançlı yarınlar diliyorum. Saygılarımla, 4


PLASFEDDERGİ

İÇİNDEKİLER

60

PLASFEDDERGİ

Plastik sektörü haksız rekabetle karşı karşıya

Plastik sektörü adil rekabet arıyor

12

Plastik Sanayicileri Federasyonu Dergisi e-dergi; www.plasfed.org.tr • PLASFED Adına İmtiyaz Sahibi Selçuk Aksoy

16

• Yayın Kurulu Başkanı Selçuk Gülsün - Tisan Mühendislik Plastikleri

• Yayın Kurulu Burç Angan - Hür-mak Plastik Makina Ünal Aykun - Semi Elektronik Selahattin Yılmaz - Erka Ambalaj Hüseyin Semerci - Şenmak Makina Reha Gür - Eurotec Ahmet Yalçınkaya – Yalçınkaya Plastik Yakup Ülçer - Ravago Group Murat Cansever - Eurotec Mehmet Emin Yurci – Yıldız Teknik Üniversitesi Mehmet Sankır – TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Nevzat Artık – Ankara Üniversitesi Nurseli Uyanık – İstanbul Teknik Üniversitesi Yusuf Menceloğlu – Sabancı Üniversitesi Ali İbrahim Aydın - Proses Denetim Güralp Özkoç - Kocaeli Üniversitesi Tuncer Yalçınyuva - İstanbul Üniversitesi

Pano : BURPAS ve ÇUKUROVAPLASDER haber bülteni yayında

30

• Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Selçuk Mutlu

Pano:

BURPAS eğitime ve sanayiye katkı vermeye devam ediyor

31

• Editör Mehmet Pala • Yayın Sorumlusu Erol Türker • Editoryal Hazırlık Mediaetik İletişim Ajansı

Pano: ÇUKUROVAPLASDER sanayicileri işbirliğine çağırdı

• Grafik Tasarım Burak Çetiner – Pusula Basım Tel: 90 212 671 8303 • Reklam Koordinatörü Selin Portakal • İletişim İstanbul Ticaret Sarayı, No:333 Giyimkent – İSTANBUL Tel: 90 212 438 2619 Faks: 90 212 438 1593 www.plasfed.org.tr plasfed@plasfed.org.tr

72

• Baskı Fabrika Basım ve Tic. Ltd. Şti www.fabrikabasim.com Tel: 0212 294 38 00

Pano: Kauçuk Derneği Başkanı Kaya: Üniversitelerdeki projeleri ve tezleri destekliyoruz

80

Dergi T.C. yasalarına uygun yayınlanmaktadır. Dergide yayınlanan yazı, fotoğraf ve tüm grafiklerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.

Atlas: Mısır: Yakın coğrafyanın göz ardı edilemeyecek ülkesi

6

Söyleşi:

Ömer Kaya Yelten:

Plastik mamul üreticileri hammadde verimliliğine odaklanmalı


PLASFEDDERGİ

38-54

PlaSTK: Derneklerden Mesajlar

20 Pano: PAGDER’den plastik ürünlerin serbest dolaşımı için dev adım

34 Pano : PAGDER İSO İkinci 500 listesini değerlendirdi: Sanayiye öncelik verilmeli

84 Görüş: YMM Ali İbrahim Aydın Teknik iflas durumunda zarar telafi fonu ve vergisel durumu

8

11

Pano :

Pano :

PAGDER eğitim programlarının ilk bölümünü açıkladı PAGDER, eğitimlere uygulama boyutunu ekledi

GAPLASDER, ilk kez kapılarını açtı GAPLASDER Sektöre merhaba dedi

22

28 Pano : PAGDER EUROMAP üyelerini Türkiye’ye yatırıma davet etti

Pano: Trento üniversitesi tek kullanımlık plastiklerin sağlığa uygun olduğunu açıkladı

70

46 Pano: PLASFED stratejik plan hazırlıklarına başladı

Söyleşi:

Hayalgücü 360 Ajans Başkanı Atasagun:

Önemli olan hedefe ulaşmak

96

88

From the Industry (Eng):

Productivity and quality competition come to the fore for plastics sector

104

Endüstriden: Selçuk Mutlu Plastik sektörü için verimlilik venitelik rekabeti ön plana çıkıyor

Breaking News: News In English

7


PLASFEDDERGİ

PANO

PAGDER eğitim programı açıklandı, uluslararası nitelikli, üniversite destekli uygulamalı eğitimler başlıyor

PAGDER, eğitimlere uygulama boyutunu ekledi PAGDER Eğitim Komitesi Başkanı Selçuk Gülsün: Teorik yanında uygulama ve farklı disiplinlerde yoğunlaşacağız PAGDER Eğitim Komitesi Başkanı Selçuk Gülsün, eğitim programlarında bir dizi yenilik yaptıklarını vurguladı. Gülsün, uluslararası saygın kişilerin konferansları yanında, sağlanan işbirliğiyle teknik eğitimlerde uygulama fırsatı bulunacağını, pazarlama, muhasebe vb. farklı disiplinlerde de eğitim verilmeye başlandığını kaydetti. Selçuk Gülsün, PLASFEDDERGİ’nin sorularını yanıtladı.

-Yeni eğitim programının temel farklılıkları nelerdir?

Sektörüm somut ihtiyaçları göz önünde bulundurularak fayda sağlamayı hedefleyen PAGDER eğitim programı devam ediyor. PAGDER, 2015 güz eğitim programı açıklandı. Güz programına ilişkin yapılan sektör duyurusunda, “PAGDER, plastik sektörünün ihtiyaç duyduğu mesleki, teknik ve kişisel yeterliliğin arttırılmasına yönelik eğitim faaliyetlerinin 2015 Güz Dönemine ilişkin olan kısmı belli oldu. PAGDER, yeni dönemde sektörün önde gelen akademisyenleri ve ülkemizde markalaşmış kurumlar ile işbirliği yaparak prensipten pratiğe eğitimler düzenleyecektir. “Uygulamalı Eğitim” konsepti ile sektör sorunlarına somut çözüm önerileri üreten PAGDER, yüksek kalite standartlarında yenilikçi ve tamamlayıcı eğitim modelinin mimarı olma görevini üstlenmiştir” denildi. Eğitim programına yönelik bir değerlendirme yapan PAGDER Başkanı Reha Gür, “2015-2016 dönemi için, PAGDER fark yaratan eğitim programlarında kaliteyi artırarak sektöre hizmete devam edecek. Bu konuda Eğitim Komitesi’ndeki arkadaşlarımız ve profesyonel kadromuz özverili bir çalışma dönemi geçirdiler” dedi. PAGDER, alanında uzman kişilerin sunum yaptığı, pazarlama, üretim, iş yönetimi, kişisel gelişime yönelik çok sayıda eğitim programı uyguluyor. 8

Biz, plastik sektörünün üye olduğu bir sivil toplum örgütüyüz. Genelde bizim gibi örgütlerin eğitim faaliyetleri teknik konulara odaklanır. Yoğun bir çalışma gerçekleştirdik ve hazırlıklarımızı büyük ölçüde tamamladık. Eğitim Komitesi çalışma arkadaşlarımız, Kenan Benliler, Ünal Aykun, Tarık Özdemir, Burak Erenoğlu, Yakup Ülçer, Murat Cansever, profesyonel çalışma arkadaşlarımız Genel Sekreterimiz Selçuk Mutlu, Uzman Yardımcımız Selin Portakal ile verimli ve güzel bir hazırlık yaptık. Her birine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Bu dönem ilk farklılıklardan biri, teknik eğitimlerin yanı sıra, kişisel gelişim, ihracatta işlem akışı, dış pazarda müşteri bulma, İK departmanları için personel değerlendirme, vergi ve ticaret hukukun da özellikli durumlar, kur riskinden korunma, etkin tahsilat vb. farklı disiplinlerde, işletmenin farklı bölümlerinin görev alanlarındaki konulara da eğilmemiz olacak. İhracat prosedürleri, pazar araştırma yöntemleri gibi doğrudan firmalara pozitif katkı verecek, ürün satmalarına, maliyetlerini düşürmelerine, riskten korunmalarına imkan sağlayacak eğitimler söz konusu. İş insanları gerçekten çok çalışan insanlardır. Kişisel gelişim konularında da eğitimlerimiz olacak. Mesela etkin zaman yönetiminin


PANO iş insanlarımıza, profesyonellerimize yararlı olacağını düşündük, ilgi göreceğini tahmin ediyorum.

“Uygulamalı eğitim” -İşbirliği ağları genişledi mi? Evet, eğitim programımızı oluştururken 10’dan fazla kurumla ve çok daha fazla kişiyle görüş alış-verişinde bulunduk. Ciddi bir çalışmayla programımızı oluşturduk.. Başka yapan kuruluşlar varsa haksızlık etmek istemem ama bizim bildiğimiz kadarıyla bir ilki de hayata geçiriyoruz, eğitimlerimize uygulama boyutunu da ekliyoruz. Sektörümüzde teknik eğitimler plastiklerin kullanım yerleri, üretim, enjeksiyon-ekstrüzyon vb. konularda teorik eğitimlere yoğunlaşmış olmakla beraber pratikte imkanların yetersizliğinden eğitim vermek mümkün olamıyor. Yeni dönemde biz bu eksikliği gidermeye çalıştık ve işbirliğimizi yaygınlaştırdık. Böylece geniş laboratuvar imkanlarıyla teorik eğitimin ardından pratik-uygulama gösterimini de içeren programlar oluşturdu. Dostumuz Ünal Aykun, Semi Elektrik Elektronik Plastik’te bize imkan sağlayan kişilerden biri oldu. Bunun yanında, işbirliklerimizi geliştirdik. Dünya plastik sektöründe test ekipmanlarında etkin kuruluşu Zwick/Roell distrübütörü ile de altyapımızı güçlendirdik. Bu işbirlikleri ve katkılar bize uygulama fırsatı sağlayacak. Bir başka genişlettiğimiz ağımız ise eğitim kuruluşları ile üniversite işbirlikleri oldu. İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ve İstanbul Üniversitesi (İÜ) ile işbirliğimizi yoğunlaştırdık Bu üniversitelerimizden destek alıyoruz. Kendi alanında saygın hocalarımızın bilgilerinden

daha fazla ve etkin yararlanacağız. Doç. Dr. Tuncer Yalçınyuva ve Prof. Dr. Nurseli Uyanık Hocalarımızla işbirliği içindeyiz. Sarpaş Danışmanlık, Polater Eğitim ve Danışmalık, BrightWorks Engineering görüşmeler yaptığımız şirketlerden sadece bir kaçı.

-Altyapı demişken, ücretler ve eğitim salonu konusunda PAGDER’in yaptıkları nelerdir? Bu konuda, görsel ve işitsel donanımı tamamlanmış, 40 kişinin rahatça eğitim alabileceği bir salonu hazırladık. Bulunduğumuz binada ders aralarında her türlü servis imkanına sahibiz. Aynı binada yemek imkanı da var. Yetkin kurumlardan, yetkin insanlardan eğitim imkanı sunuyoruz. Elbette biz bir sektör sivil toplum örgütüyüz, bu nedenle üyelerimize ve sektör mensuplarımıza uygun maliyetlerle eğitim vermemiz gerekir. Bunu da gerçekleştiriyoruz. Şemsiye örgütümüz PLASFED yanında, derneğimizin üye olduğu MAKFED ve EVFED üyelerine de indirim imkanları sağlıyoruz. Eğitimlerimiz, özellikle uluslararası saygın kişilerin verdiği eğitimlerimizin çok uygun fiyatlarla sunulduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.

-Uluslararası nitelikli kişilerin verdiği konferans-seminerler devam edecek sanırım? Kesinlikle devam edecek. Bu konuda hazırlıklarımıza da başladık. 2015 güz dönemi programımızı ilan ettik. 2016 için hazırlıklarımız da son aşamada. Dr. Chris Rauwendaal bu yıl bahar aylarında çok başarılı bir seminer vermişti. Dünyanın en saygın uzmanlarından biri olan Dr. Rauwendaal ile farklı bir alanda çalışmamız olacak.

9

PLASFEDDERGİ

Diğer bir uzman da Robin Kent.. Enerji yönetimi alanında dünya ölçeğinde başarılı bir isim. Her iki uzmanın da eğitimi, doğrudan firma maliyetlerine, karlılığına etki eden konularda çalışmalar yapıyorlar. Her iki isim de daha önce seminerler vermişti. Tekrara düşmeden farklı alanlarda çalışma yapacağız. Bunlara ek olarak plastiklerde kullanılan alev geciktiricilere yönelik olarak PINFA Derneği (Phosphorus, Inorganic & Nitrogen Flame Retardants Association) ile bir çalışmamız olacak. Bu çok önemli, çünkü alev geciktirici özellikleri taşıyan plastik ürünler katma değeri yüksek, karlı bir alan olarak görülüyor. Bunun firmalarımızın ürün çeşitliliğine rekabet gücüne katkı vereceğini düşünüyoruz.

-Eğitim programını hazırlarken temel vizyonunuz neydi? Evet, eğitim faaliyetlerimiz için de bir vizyon hazırlıyoruz, henüz tam yazıya dökmüş değiliz ama temel çerçevesini açıklayabilirim. Sektörümüz ağırlıklı KOBİ’lerden oluşuyor. Hem sahipleri, hem profesyonelleri Türkiye ve yurt dışında rekabet içindeler. Rekabet güçlerini artırmak, ürün geliştirme imkanlarını etkin kılmayı vizyonumuzun önceliği olarak görüyoruz. Elbette bu bakış açısını PAGDER’in misyonundan alıyoruz. Sektörün en etkin kuruluşlarından olan PAGDER, üyelerinin ve sektör mensuplarının gelişimine katkı sağlamak, farkındalık oluşturmak ve Türkiye’nin 2023 hedeflerine paralel, plastik camiasının dış pazarlarda rekabetçiliğini artırmak.. Bu misyon çerçevesinde de eğitim faaliyetleri icra etmek.


PANO

PLASFEDDERGİ

PAGDER 2015 Güz Dönemi Eğitim Takvimi EYLÜL

2 Kasım Pazartesi 3 Kasım Salı

45.HAFTA

36.HAFTA

1 Eylül Salı 2 Eylül Çarşamba 3 Eylül Perşembe 4 Eylül Cuma

10 Kasım Salı 10.00 - 16.00

Dış Pazarda Müşteri Bulma Teknikleri

10.00 - 16.00

Etkin Tahsilat ve Kur Yönetimi Eğitimi

10 Eylül Perşembe

12 Eylül Cumartesi

46.HAFTA

37.HAFTA

8 Eylül Salı

Etkili Zaman Yönetimi

10.00 - 16.00

İhracatta İşlem Akışı ve Süreç Yönetimi

18 Eylül Cuma 19 Eylül Cumartesi 20 Eylül Pazar

KURBAN BAYRAMI 1. GÜN

25 Eylül Cuma

KURBAN BAYRAMI 2. GÜN

26 Eylül Cumartesi

KURBAN BAYRAMI 3. GÜN

27 Eylül Pazar

KURBAN BAYRAMI 4. GÜN

40.HAFTA

29 Eylül Salı

10.00 - 16.00

Plastik Enjeksiyon Eğitimi 1. Gün

30 Eylül Çarşamba

10.00 - 16.00

Plastik Enjeksiyon Eğitimi 2. Gün / Uygulama

48.HAFTA

24 Eylül Perşembe

28 Eylül Pazartesi

19 Kasım Perşembe

10.00 - 16.00

Ekstrüzyonda Vida Tasarımı ( Tek ve Çift Vidalı Ekstrüderler) ve Masterbatch ve Compounding Prosesleri Temel Polimer Kimyası ve Polimerlerde Kullanılan Katkı Maddeleri

20 Kasım Cuma

14.00 - 17.00

24 Kasım Salı

10.00 - 16.00

Prensipten Pratiğe Polimer Testleri ve Polimerlerde Yapı - Özellik İlişkileri

25 Kasım Çarşamba

10.00 - 13.00

Prensipten Pratiğe Polimer Testleri ve Polimerlerde Yapı - Özellik İlişkileri - (Uygulama)

10.00 - 16.00

Dış Ticarette Kullanılan Belgeler

26 Kasım Perşembe 27 Kasım Cuma 29 Kasım Pazar

EKİM

ARALIK

Eximbank Destekleri Kredi ve Sigortalar Seminerleri

4 Ekim Pazar

1 Aralık Salı

10.00 - 16.00

Gümrüklemede İşlem Akışı ve Süreç Yönetimi

10.00 - 17.00

Döviz Risklerinin Önlenmesi Amacıyla Türev Ürünlerinin Kullanımı ve Vergilendirilmesi

09.00 - 17.00

Ekstrüzyonda Karşılaşılan Problemler ve Çözüm Önerileri

10.00 - 16.00

Dış Pazarda Müşteri Bulma Teknikleri

10.00 - 17.00

Gelir ve Kurumlar Vergisi Yönünden Dönem Sonu İşlemleri

10.00 - 17.00

Etkili Zaman Yönetimi

10.00 - 16.00

Temel Polimer Kimyası ve Polimerlerde Kullanılan Katkı Maddeleri

2 Aralık Çarşamba 3 Aralık Perşembe 4 Aralık Cuma 5 Aralık Cumartesi

6 Ekim Salı 10.00 - 16.00

6 Aralık Pazar

Şirketlerde Tasfiye, Birleşme, Devir, Tür Değişikliği, Bölünme, Kısmi Bölünme ve Hisse Değişimi Eğitimi

7 Aralık Pazartesi

10.00 - 16.00

Mavi Yaka Personel Değerlendirme ve Yönetimi

10 Ekim Cumartesi 11 Ekim Pazar 12 Ekim Pazartesi 10.00 - 16.00

50.HAFTA

8 Ekim Perşembe

İthalatta İşlem Akışı ve Süreç Yönetimi

8 Aralık Salı 9 Aralık Çarşamba 10 Aralık Perşembe 11 Aralık Cuma 12 Aralık Cumartesi 13 Aralık Pazar

15 Ekim Perşembe

14 Aralık Pazartesi

16 Ekim Cuma

15 Aralık Salı

17 Ekim Cumartesi 18 Ekim Pazar 19 Ekim Pazartesi 20 Ekim Salı

10.00 - 17.00

Problem Çözme Teknikleri 1. Gün

21 Ekim Çarşamba

10.00 - 17.00

Problem Çözme Teknikleri 2. Gün

51.HAFTA

14 Ekim Çarşamba

16 Aralık Çarşamba 17 Aralık Perşembe 18 Aralık Cuma 19 Aralık Cumartesi 20 Aralık Pazar

22 Ekim Perşembe

21 Aralık Pazartesi

23 Ekim Cuma 24 Ekim Cumartesi 25 Ekim Pazar 26 Ekim Pazartesi

10.00 - 16.00

27 Ekim Salı

10.00 - 13.00

Prensipten Pratiğe Polimer Testleri ve Polimerlerde Yapı - Özellik İlişkileri Prensipten Pratiğe Polimer Testleri ve Polimerlerde Yapı - Özellik İlişkileri - (Uygulama)

52.HAFTA

41.HAFTA

10.00 - 16.00

30 Kasım Pazartesi

5 Ekim Pazartesi

42.HAFTA

18 Kasım Çarşamba

28 Kasım Cumartesi

1 Ekim Perşembe

3 Ekim Cumartesi

43.HAFTA

13 Kasım Cuma

23 Kasım Pazartesi

49.HAFTA

39.HAFTA

KURBAN BAYRAMI AREFESİ

1.HAFTA

31 Ekim Cumartesi

KASIM

23 Aralık Çarşamba 24 Aralık Perşembe 25 Aralık Cuma 27 Aralık Pazar

CUMHURİYET BAYRAMI

30 Ekim Cuma

22 Aralık Salı

26 Aralık Cumartesi

28 Ekim Çarşamba 29 Ekim Perşembe

Şirket Türleri İtibariyle Şirket Ortaklarının Yasal Sorumlulukları, Temel Hatları ile Bilanço Okunması ve Analizi

22 Kasım Pazar

22 Eylül Salı

44.HAFTA

12 Kasım Perşembe

21 Kasım Cumartesi

23 Eylül Çarşamba

13 Ekim Salı

10.00 - 17.00

11 Kasım Çarşamba

17 Kasım Salı

21 Eylül Pazartesi

9 Ekim Cuma

Plastik Enjeksiyon Eğitimi 2. Gün / Uygulama

16 Kasım Pazartesi

47.HAFTA

38.HAFTA

10.00 - 17.00

16 Eylül Çarşamba

7 Ekim Çarşamba

Plastik Enjeksiyon Eğitimi 1. Gün

10.00 - 16.00

15 Kasım Pazar

14 Eylül Pazartesi

2 Ekim Cuma

10.00 - 16.00

14 Kasım Cumartesi

13 Eylül Pazar

17 Eylül Perşembe

Ekstrüzyon Prosesi Eğitimi

6 Kasım Cuma

9 Kasım Pazartesi

7 Eylül Pazartesi

15 Eylül Salı

Ekstrüzyon Prosesi Eğitimi

10.00 - 16.00

8 Kasım Pazar

6 Eylül Pazar

11 Eylül Cuma

10.00 - 16.00

5 Kasım Perşembe 7 Kasım Cumartesi

5 Eylül Cumartesi

9 Eylül Çarşamba

4 Kasım Çarşamba

28 Aralık Pazartesi

10.00 - 16.00

Plastik Enjeksiyon Eğitimi 1. Gün

29 Aralık Salı

10.00 - 16.00

Plastik Enjeksiyon Eğitimi 2. Gün / Uygulama

30 Aralık Çarşamba 31 Aralık Perşembe

2016

1 Kasım Pazar

10


PANO

PLASFEDDERGİ

GAPLASDER Sektöre merhaba dedi Güneydoğu Plastik ve Kimya Sanayicileri Derneği, Gaziantep Sanayi Odası ve Akort Fuarcılık işbirliğiyle düzenlenen GAPLAST Plastik, Ambalaj, Kimya Teknolojileri ve Hammadde Ürünleri Fuarı kapılarını ilk kez açtı. Sektör mensupları 9-12 Eylül günleri arasında Gaziantep’te buluştu.

Plastik sektörü, yeni bir fuarla işbirliği imkanlarını artırdı. Güneydoğu Anadolu bölgesindeki plastik ve kimya sektörü mensuplarının buluşma noktası olan GAPLASDER (Güneydoğu Plastik ve Kimya Sanayicileri Derneği) girişimleriyle başlayan süreç başarıyla tamamlandı ve ilk GAPLAST Plastik, Ambalaj, Kimya Teknolojileri ve Hammadde Ürünleri Fuarı kapılarını açtı. Sektör mensuplarının yoğun ilgi gösterdiği Fuar, 9-12 Eylül günleri arasında Gaziantep’te gerçekleştirildi. GAPLASDER, Gaziantep Sanayi Odası ve Akort Fuarcılığın işbirliğiyle organize edilen fuar, bölgenin ilk plastik-kimya fuarı olma niteliği taşıyor. GAPLASDER, plastik sektörünün şemsiye örgütü olan PLASFED’e de üye. İlk kez düzenlenen GAPLAST 2015’te 100 ayrı firma 150’den fazla markasıyla katılımcılara ürünlerini tanıttı. GAPLASDER Başkanı Murat Kökoğlu, fuarın açılışında yaptığı konuşmada, fuarın bölge ve Gaziantep için ilk olduğunu hatırlatarak, endüstri ve ekonomi için son derece önemli olan

plastik ve kimya ürünlerinin gelişimine katkı

dolarlık üretim değeri ile ekonomiye 14 milyar

vermeyi amaçladıklarını vurguladı. Kökoğlu,

dolarlık katma değer sağlamaktadır. Çok ciddi

“Plastik ve kimya sektöründe faaliyet gös-

bir sanayi alanını oluşturan plastik ve kimya

teren sanayicilerimizle birlikte kurduğumuz

sektörü direkt ve indirekt olarak gerek istih-

GAPLASDER kurulduğumuz günden bu yana

dam gerekse ihracattaki payla önemli bir yere

sektörümüze hizmet etmeye gayret göster-

sahiptir” dedi.

mekteyiz. Bir yandan yaşanan ekonomik sorunlar, bir yandan kurlardaki ve paritelerdeki

Plastik sektörünün petrol ve rafineri

dalgalanmalar, hammadde fiyatlarındaki aşırı

sektöründen başlayarak, otomotiv, elektrik-

dalgalanmalar, hammadde tedarik sorunları,

elektronik, tekstil, tarım gibi hemen hemen

nitelikli iş gücü tedariği sorunları, enerji fi-

bütün sanayi sektörlerine ürün verdiğini ve

yatındaki yükseklik hem üretim, hem global

çok geniş bir alanda kullanıldığını hatırlatan

rekabet gücünü olumsuz yönde etkilemekte-

Kökoğlu, Gaziantep’te köklü bir plastik sana-

dir. Tüm bunlara rağmen Türk plastik sektörü

yiinin varlığına işaret etti. Gaziantep’in toplam

AB ülkeleri içerisinde Almanya’dan sonra 2.

kimya sektörü ihracatından yüzde 4,9, plastik

sırada, Dünyada ise yüzde 2,6 pay ile 7. sıra-

ihracatından ise yüzde 6,5 oranında pay aldı-

dadır. Diğer taraftan

ğını hatırlatan Kökoğlu, “Gaziantep plastik ve

Türkiye plastik sek-

kimya sanayinin geliştiğini ve günden güne

törünün 20,3 milyar

ihracatını artırdığını görmekteyiz. 2015 yılın-

dolarlık dış ticaret

da ilk 8 ayda kimyasal madde ve ürünlerde

hacmi

ile

dünya

Gaziantep 186 milyar dolar ihracatı ile Türkiye

plastik

dış

ticaret

ihracatında yüzde 4,27’lik bir orana ulaşmıştır.

hacmi

içinde

payı

Plastik ve kauçuk ürünlerinde Gaziantep ilk

yüzde 1,7’dir. 2014

8 ayda yüzde Türkiye ihracatında 6,9 bir pay

yılı içinde Türkiye’de

elde etmiştir” dedi.

8 milyon ton üzerinde plastik mamul

Kökoğlu, “Gaziantep’te faaliyet gösteren

üretiminde 35 milyar

plastik ve kimya sektöründeki üreticiler dün-

11


PLASFEDDERGİ

PANO meslek liselerine plastik ve kimya bölümlerinin açılması gerektiğini anlattı.

Nejat Koçer: Gaziantep gelişiyor Ak Parti Gaziantep Milletvekili ve Gaziantep Sanayi Odası Eski Başkanı Nejat Koçer de açılışta yaptığı konuşmada, GAPLAST’ın ilk kez kapılarını açtığını ancak metrekare ve fuar iştirakçisi açısından büyük bir başarı gösterdiğini belirterek, gelecekte de başarılı organizasyonlar yapılacağının işaretinin verildiğini kaydetti. Gaziantep’in aylık bazda Ankara’yı geçerek en fazla ihracat yapan beşinci şehir olduğunu kaydeden Koçer, ihracatın hem Gaziantep’te, yadaki üretim ciddi bir miktarını yapmaktadır. Hedefimiz dünya üretim ve ihracatında daha fazla pay almak, katma değeri yüksek ürünler üretmektir. Bir kg plastik ürünün dünyada

Gaziantep Sanayi Odası Başkanı Konukoğlu: Plastik ve kimya stratejik sektörleri

ortalama ihracat değeri 4,4 dolarken bu rakam Türkiye’de 3 dolardır. Bu durumda biz de Ar&Ge, inovasyon ve daha teknolojik adımlar ile uluslararası marka değerine ulaşıp ürünlerimizi daha yüksek fiyata satmalıyız. Bunun gerçekleşmesi için de fuar ve pazarlama teknikleri ön plana çıkmaktadır” diye konuştu.

Gaziantep Sanayi Odası Başkanı Adil Konukoğlu da konuşmasında, plastik ve kimya sektörünün bütün dünyada stratejik konumda olduğunu belirterek, sektöre yeterli desteğin verilmesiyle 2023 ihracat hedeflerine ulaşmada büyük bir avantaj sağlanacağını kaydetti. Konukoğlu, sektörün öncelikli ihtiyaçlarından biri olan nitelikli eleman sorunun çözümü için

hem de Türkiye genelinde artması için istikrarın sürmesinin önemine işaret etti. Nejat Koçer, küresel ekonomideki büyüme hızı düşüşünün bütün sektörleri zorladığını belirtti. Konuşmacıların ardından protokol üyeleri açılış kurdelesini kestiler. GAPLAST 2015, plastik, kimya ve ilgili sektörlerde 100 firma ile kapısını açtı. Fuarda, PLASFED ve PLASFED’e üye dernekler de standlar açtılar ve kurumsal temsilci gönderdiler. Fuarda tanıtımı yapılan marka sayısının 150’den fazla olduğu belirtildi.

BURPAS ve ÇUKUROVA PLASDER haber bülteni yayınına başladı Bursa Plastik ve Ambalaj Sanayicileri

Onatça, bültende yayınlanan sunuş yazısında,

daha fazla görüş alış verişinde bulunmasının

Derneği (BURPAS) ve Çukurova Plastik Sana-

derneğin kuruluşundan itibaren faaliyetlerini

önceliklerinden biri olduğunu kaydetti. Onat-

yicileri Derneği haber bülteni yayınına başladı.

güçlendirdiklerini ve başta üst örgüt PLASFED

ça, Dernek olarak sanayicilerin dışa açılması,

Bültenlerin ilk sayısında, yayınların amacına

olmak üzere kardeş dernek ve diğer paydaşlar-

ihracat yapmasına katkı vermenin de öncelik-

yönelik bilgi verildi ve sektörel-bölgesel ha-

la birlikte çalışmaktan memnuniyet duyduk-

leri arasında bulunduğunu belirterek bu yönde

berler yayınlandı.

larını kaydetti. Ticari olarak sosyalleşmenin

de başlayan girişimlerin artarak devam edece-

önemine işaret eden Onatça, iş insanlarının

ğini kaydetti.

Çukurova Plasder Başkanı Selahattin

BURPAS Başkanı İlker Biliktü de sunuş yazısında, bültende; BURPAS faaliyetleri, üye firmaların haberleri, sektör yenilikleri, PLASFED ve PİLKA kooperatif haberlerinin yer alacağını kaydetti. Biliktü, plastik malzemelerin bütün dünyada hızla geliştiğini ve plastik sektörünün en hızlı büyüyen sektörlerden biri olduğunu belirttiği sunuş yazısında, buna karşılık haksız saldırılara maruz kalındığını, bültenin plastik malzemelere karşı bu olumsuz yargılarla mücadele de edeceğini kaydetti. 12


PANO

13

PLASFEDDERGİ


PANO

PLASFEDDERGİ

Türk Kompozit 2015 “Fuar” kimliğiyle merhaba dedi Öteyandan, Jec Asia 2015 kompozit fuarı ve konferanslarının 20-22 Ekim 2015 tarihlerinde Singapur’da yapılacağı açıklandı. Dünya toplam kompozit üretiminin yüzde 44’ünü üreten ve kompozit sektöründe yıllık yaklaşık yüzde 8’lik bir büyüme gösteren Asya-Pasifik bölgesine yönelik düzenlenen fuarın, Avrupa ve Asya Pasifik ülkeleri ağırlıklı olan katılımcılarla gerçekleşeceği bildirildi.

Kompozit Sanayicileri Derneği’ne yeni katılım Kompozit Sanayicileri Derneği, Erginer Seramik ve Kompozit’in, derneğe katıldığını açıkladı. Dernekten yapılan açıklamada, “Er-

Sektörün önemli etkinlikleri arasında bulunan, Türk Kompozit, genişleyerek fuar kimliğini de bünyesine aldı. Etkinlik 8-10 Ekim günleri arasında başarıyla tamamlandı.

giner Seramik ve Kompozit Yönetim Kurulu Başkanı Adil Nalbant Yönetim Kurulumuzun 15 Haziran 2015 tarihinde yapılan 110. Olağan Toplantısında oy birliği ile Kompozit Sanayicileri Derneği üyeliğine kabul edilmiştir. Erginer Seramik ve Kompozit’in, Kompozit Sanayicileri

Türk Kompozit 2015 etkinlikleri ve “Türk

tarihlerinde 1. Türk ve Bölgesel Kompozit Sa-

ve Bölgesel Kompozit Saniyi Teknoloji ve Uy-

nayi, Teknoloji ve Uygulamaları Fuarı adı altın-

gulamaları Fuarı” 5-8 Ekim günleri arasında

da, İstanbul Gorrion Hotel’de gerçekleştirdik. 3

İstanbul’da başarıyla tamamlandı. Kompozit

gün boyunca, sektörün en önemli firmaları ile

Zirvesi’nin açılış törenine İstanbul Kimyevi

buluşma imkanı, en yenilikçi ve yaratıcı ürün-

Maddeler ve Mamülleri

İhracatçıları Birliği

leri inceleyebilme şansı, birbirinden faydalı

Başkanı Murat Akyüz, PLASFED Başkan Ve-

teknik ve ticari sunumları izleme ve yine 3 gün

kili Hüseyin Semerci, PAGDER Başkanı Reha

sürecek demo uygulamalarına katılma fırsatı

Gür ve PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu ile sektör

sunuldu” dedi. Fuar bünyesinde katılımcılar

temsilcisi ve konuklar katıldı.

için teknik ve pazarlama sunumlarına imkan sağlandı.

Derneği’nin gücünü ve etkinliğini daha da arttıracağına olan inancımızla kendilerine aramıza hoş geldiniz diyoruz”denildi.

İSO 500 listesindeki kompozit sanayicileri Bu arada, Kompozit Sanayicileri Derneği, İstanbul Sanayi Odası Birinci ve İkinci büyük 500 büyük sanayi kuruluşu listesine Derneğe üye 7 firmanın girdiğini açıkladı.İsminin açık-

Etkinlikler kapsamında, Türkiye dahil 9 Etkinlik

ülkeden 60 firma ve kuruluş, 64 ürün sergi

kapsamında,

alanında son teknoloji ürünlerini ve hizmetle-

sergi alanında katılımcılara

rini tanıttılar. Yapılan belirlemelerde etkinliği 3

sunulan ürünler, sektörel

gün içerisinde 92’si yabancı ülkelerden olmak

bazda

üzere toplam 1393 kişi takip etti. Etkinliğin

tabi tutularak Türkiye için

seminer bölümünde, 3 gün boyunca 25 ayrı

önemi, projenin, tasarımın,

oturumda sektör ve ekonomiye ilişkin sunum

üretim prosesinin özgünlü-

ve görüş alış-verişi yapıldı.

ğü gibi kriterler dikkate alı-

değerlendirmeye

Etkinliğe ilişkin bir değerlendirme yapan

narak ödüllendirildi. Katılım-

Kampozit Sanayicileri Derneği Başkanı Şekip

cılara ödülleri düzenlenen

Avdagiç, etkinliğe ilişkin, “Derneğimizin orga-

bir törenle verildi. Etkinlikte ilk kez “Etkinlik

nizasyonu olan ve ilkini 2013 yılında gerçek-

Özel Ödülü” kategorisi de açıldı ve ürün ve hiz-

leştirdiğimiz TÜRK KOMPOZİT 2013 Kompozit

metleriyle sektöre katkılarından dolayı bu ödül

Zirvesi, bu yıl bir fuara dönüşerek 8 Ekim 2015

AVITAS Motorsport’a verildi 14

lanmasını istemeyen bir firma dışında, TUSAŞ, KORDSA, Vatan Plastik, Boytek Reçine, Cam Elyaf ve Subor Boru listede yer aldı.


PLASFEDDERGİ

PANO

BURPAS 10 derslikli okul ve sanayi sitesi için çalışıyor

BURPAS’tan eğitime ve sanayiye katkı BURPAS Başkanı İlker Biliktü, Bursa’ya yeni bir eğitim kurumu kazandırmak için çalışmaların son aşamaya geldiğini açıkladı. Biliktü, plastik imalatçılarının bir araya geleceği bir sanayi site için de yer arayışını sürdürdüklerini kaydetti. Bursa Plastik ve Ambalaj Sanayicileri Derneği (BURPAS) Başkanı İlker Biliktü, Bursa’ya plastik sektörüne ara eleman yetiştirecek bir eğitim tesisi kazandırmaya çok yakın olduklarını açıkladı. İlker Biliktü yaptığı açıklamada, sektörün öncelikli sorunları arasında bulunan kalifiye personel yetiştirilmesine ilişkin çaba harcadıklarını ve bunun için 10 derslikli bir okul kurma projesini başlattıklarını açıkladı. Biliktü, yer bulunması halinde hızla sonuçlandıracaklarını belirterek, “Tophane Endüstri Meslek Lisesi ile bir çalışmamız var. İl Milli Eğitim Müdürü ile görüşmemizde bir plastik okulu açılması talebinde bulunduk. Bununla ilgili 10 derslikli bir yer istiyoruz. Önümüzdeki günlerde bir yer tahsisi yapacaklar. Yerini yaptıktan sonra okul olarak hizmete açılacak. Yerimiz belli olsa, hedef ve bütçe koymak kolay. Hazine bize yer göstersin yapalım diyoruz”

“Eğitime, Bursa plastik sektörü katkı verir”

İlker Biliktü, Bursa’da faaliyet gösteren plastik sanayicilerinin bu konuda elini taşın altına koymaya hazır olduğunu vurgulayarak, okulun ekipman bakımından da destekleneceğinin altını çizdi. Biliktü, “Bununla ilgili tesisat ve ekipmanları da veririz. O okulu hocalarıyla Tophane Endüstri Meslek Lisesi’ne devredebiliriz. Türkiye’de benzer okullar var. Yalova’da Polimer Mühendisliği var. Sorun, yeterli eğitim göremedikleri için istenen kalifiye eleman yetişmemesi. Bizim tophane Endüstri Meslek Lisesi’nde plastik bölümümüz var. Biz orada 100 bin Euro’luk hibe kredisi kullandık. Uludağ Sanayicileri Derneği olarak orada hibe makine alındı ama sonuç yok. Orada diploma verdiğimiz biri dahi çalışan olarak gelmedi. Sektörü

iyi anlatamamızdan kaynaklanıyor sanırım. Tophane’de 30 civarında öğrenci var. 30 öğrencinin işe dönüş oranı sıfır. Liseden mezun olacak öğrencilere 2 yıllık üniversite istiyoruz. Biz ilkokul ve ortaokul mezunlarını çalıştırıyoruz. O nedenle sirkülasyon çok oluyor. Artık bizim ilkokuldan başlayarak bu tür eğitimleri vermemiz lazım. Bu okulu Bursa’ya kazandırdığınızda mezun olan 200 kişiden 20’si sektöre girse kazanım olur” değerlendirmesinde bulundu.

hir Belediye Başkanı’na göstereceğiz. 1000 dönüm üzerine çıkamıyoruz. Ucuz arsa üretip sektöre yer kazandırmak amacımız. Bununla ilgili 1 milyon liranın üzerinde para topladık” dedi.

Bursa otomotiv ve yedek parçalarda Türkiye’nin 1 numarası

İlker Biliktü, Bursa’nın plastik sektöründe ağırlıklı yerlerden biri tutan ambalaj sek-

Sanayi sitesi kurulmasıyla ilgili adımlar sıkılaştı

S.S. Plastik Kauçuk Sanayi Toplu İşyeri Yapı Kooperatifi’nin (PİLKA) Yönetim kurulu Başkanlığını da yürüten İlker Biliktü bu kooperatifte üye sayısının 200 dolayında olduğunu belirterek, yer bulunması halinde bir sanayi sitesi kurmaya hazır olduklarını anlattı. Biliktü, “Önümüzdeki günlerde İzmir Yolu tarafında küçük sanayi bölgesi kuracağız. 5 tane yer var. 5 yerin kamulaştırılması ile ilgili görüşmelerimiz var. Bizim istediğimiz yer OSB değil. Bizim alacağımız yer 1000 dönümlük yer. Bu yerleri ise Büyükşehir Belediyesi kamulaştırma yetkisine sahip. 5 tane yer var. 5 yerden birini Büyükşe-

16

töründe gerilerde olmasın rağmen, otomotiv ve yedek parçaya dayalı ve enjeksiyon gibi ürünlerde Türkiye’nin 1 numarası olduğunu vurguladı. Diğer alanlarda da gelişme potansiyelinin görüldüğünü belirten Biliktü, ambalaj sanayiinin gelişmesi için teknolojik yatırımların önemli unsur olduğunun altını çizdi.


PANO BURPAS’ın üye sayısı 100’e çıkacak

Plastik sektörünün ülke çapında örgütlenmesinin güçlü bir seviyeye geldiğini ve gelişmeye de devam edeceğini belirten İlker Biliktü, BURPAS’ın amacının Bursa’daki mevcut plastik üreticilerini aynı çatı altında toplayarak, ortak sorunları üst yapılanma olan PLASFED ile birlikte, kamu ile işbirliğiyle çözmek olduğunu kaydetti. Daha önce yapılan bir çalıştaya ilave olarak, Mart 2015’te Gaziantep’te bir çalıştay yapıldığını kaydeden Biliktü, “Türkiye plastik sektörünün sorunları bunlarla ilgili çözüm yollarının ortaya konulduğu çalıştay raporu yayınlandı. Tespit edilen sorunların çözümüne ilişkin çalışmalarımız sürüyor” dedi. Biliktü, BURPAS’ın üye sayısının genişleyerek 2015 sonunda 100 dolayına ulaşmasını beklediklerini vurgulayarak, çalışmaların koordinasyonunun genişletilmesi için BURPAS’ın genel sekreterlik oluşturacağını da kaydetti. Bursa’da plastik sektöründe faaliyet gösteren 400 firma olduğunu bildiren Biliktü, BURPAS’ın kurulduktan sonra yoğun bir çalışma dönemi geçirdiğini kaydetti. Biliktü, şunları kaydetti:

PLASFEDDERGİ

İlker Biliktü: Kur artışı risk yarattı BURPAS Başkanı ve PLASFED Yönetim Kurulu Üyesi İlker Biliktü, kur artışının plastik ve ambalaj sektörü için ek risk ürettiğini söyledi. Son ekonomik gelişmelere yönelik bir değerlendirme yapan Biliktü, “BURPAS olarak her hafta üyelerimizle yaptığımız görüşmelerle sektörümüzün nabzını tutuyoruz. En önemli şikâyet kur artışından olumsuz etkileniyor olmamız. 2015’in ilk 6 aylık döneminde yaşanan olumsuzluklar maalesef artarak devam ediyor” dedi. Ambalaj sektörünün piyasanın barometresi durumunda olduğunu ifade eden Biliktü, “İşçilik ve enerji gibi girdi maliyetlerini etkileyen konularda iyileştirmeler yapılabilseydi yılın ikinci yarısında toparlanma olabilirdi. Fakat belirsizliklerin devam ediyor olması o ihtimali de ortadan kaldırdı” görüşünü vurguladı. BM Güvenlik Konseyi’nin kararından sonra İran ile yeni işbirliklerinin araştırıldığına dikkat çeken Biliktü “Birkaç sene önce İran’da fuara katıldık. Önemli gözlemlerimiz ve temaslarımız oldu. Petrol zenginliği nedeniyle petrokimya ürünü olan plastik hammaddesini ucuza mal ediyor olması İran için önemli bir avantaj. İran’ın uluslararası ticaret kurallarına göre ekonomisinin işlemeye başlamasıyla birlikte bilhassa plastik alanında orada ortak yatırımlar söz konusu olabilir. Bunun karşılığı olarak İranlı firmalar da ülkemizde bu sektörde yatırım yapabilirler. Hammadde gelip ülkemizde işlenebilir ve pazara yakınlık nedeniyle İran için de avantaj olabilir” diye konuştu. “PAGDER işbirliğiyle seminerler düzenledik. Seminerlerde üreticilere yönelik çalışmalar yapıldı. Ortak alımlar gerçekleştirdik. Ortak Pazar alanı olarak. Bütün üyelerimiz toplu alım gücünden faydalandırıldı. Bu da önemli ölçüde mali-

yetleri azalttı. Artı fuarlarla ilgili ortak çalışmalarımız oldu. Bununla ilgili KOSGEB destekli fuar organizasyonlarımızı yaptık. Sektördeki kaliteyi artırmak amacıyla elemanların bilgilerini tazeleme eğitimini ücretsiz olarak İstanbul’da verdik.”

Stoktan Teslim Yeni SRC ServoTech Enjeksiyon Makineleri

YENİ JENERASYON ENERJİ TASARRUFLU ENJEKSİYON MAKİNELERİ 60 - 2100 Ton ServoTech Serisi Saraç Plastik Teknolojileri San. ve Tic. A.Ş. Mecidiye Mah. Ağrı Cad. Selçuk Sk. No.1 34920 Sultanbeyli - Istanbul / Turkey T:+90 216 419 47 32 (pbx) F:+90 216 419 06 60 src@sarac.com www.sarac.com

17


PLASFEDDERGİ

PANO

GAPLASDER Başkanı Kökoğlu: Polimer ve plastik mühendisleri yetiştirilmeli

GAPLASDER Başkanı Murat Kökoğlu, üniversitelerde plastik ve polimer mühendisliği bölümleri açılması gerektiğini söyledi. Hasan Kalyoncu Üniversitesi Rektörü Tamer Yılmaz’ı ziyaret eden Kökoğlu, sektörün eğitimli personel açığı sorununu gündeme getirdi.

lemeyi planlıyoruz. Kentimizin, bölgemizin ve

ve kimya sektöründe önemli bir merkez olduğunun altını çizdi. Kökoğlu, “Üyelerimiz arasında sektöründe en büyük kapasiteye sahip firmaların temsilcileri mevcut. Sektörel kümelenmenin güzel bir örneği olan şehrimizde plastik sektörü dünyadaki üretimin ciddi bir bölümünü yapıyor” diye konuştu.

Tamer Yılmaz da, kuruluşundan bu yana ba-

Güneydoğu Plastik ve Kimya Sanayicileri Derneği (GAPLASDER) Başkanı Murat Kökoğlu, üniversitelerin endüstrinin ihtiyaçlarına yönelik eğitim faaliyetlerini yoğunlaştırması gerektiğini söyledi. Murat Kökoğlu, yönetim kurulu üyeleriyle birlikte Hasan Kalyoncu Üniversitesi (HKÜ) Rektörü Tamer Yılmaz’ı ziyaret etti. Ziyarette, Gaziantep’te 4 üniversite bulunduğunu hatırlatan Kökoğlu, bu üniversitelerde polimer ve plastik mühendisliği bölümlerinin açılması talebinde bulundu. Ziyarette, GAPLASDER ve sektör hakkında bilgi veren Kökoğlu, “Plastik ve kimya çok ciddi bir sanayi alanını oluşturuyor ve gerek istihdam gerekse ihracatta önemli bir yerde bulunuyor. Kentte böyle bir derneğin eksikliğini hissettik ve bu derneği kurarak yola çıktık. Derneğimiz sadece Gaziantep’e değil Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne hizmet edecek” dedi. Derneğin 17 kurucu üyeyle yola çıktığını ve ilgi sahasındaki bütün sanayicileri kazanmak için yoğun çaba içinde olduğunu belirten Murat Kökoğlu, Gaziantep ve bölgenin plastik

-Üniversite-sanayi işbirliği Sanayicilerin, üniversite-sanayi işbirliğine büyük önem verdiğini hatırlatan Murat Kökoğlu, “Gaziantep üniversite şehri oldu. Kentimizde şu anda 4 üniversitemiz var. Üniversitelerimizin mühendislik fakültelerinde, polimer ve plastik mühendisliği bölümlerinin açılmasını istiyoruz. Üniversite ile sanayi bir elmanın iki yarısı gibidir. Yapılan çalışmalarla birbirlerini tamamlıyorlar. Sanayicilerimiz son 10 yılda AR-GE, inovasyon ve teknolojiye daha fazla önem vermeye başladı. Bizler de dernek olarak bu alanda üzerimize ne görev düşüyorsa yapmaya hazırız. Önümüzdeki günlerde plastik alanında çalıştay ve kongreler düzen18

ülkemizin kalkınması, hizmet çıtasının daha yukarılara çıkması için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz” bilgisini verdi. Hasan Kalyoncu Üniversitesi Rektörü şarılı bir süreç izleyen üniversite hakkında bilgi verdi. Öğrenci sayısının 4 bin 500’ ulaştığını anlatan Yılmaz, “Plastik sektörü Gaziantep’te önemli bir sektör. Bu anlamda bu derneğin kurulmuş olması mutluluk verici. Hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Akademisyenler olarak üniversite sanayi işbirliğini çok önemsiyoruz. Bu anlamda AR-GE ve inovsayon alanında çalışmalar yapıyoruz ve bu çalışmaları daha ileri noktaya taşımak için çalışıyoruz. Üniversitelere çok önemli görevler düşüyor. Sanayicilere daha fazla yaklaşmamız lazım. Bunun farkındayız ve bunun için gayret gösteriyoruz. Gaziantep sanayi Odası ile çalışıyoruz, Organize Sanayi Bölgesi ile yakın temastayız. İnşallah çok yakın zamanda çalışmalarımızın meyvelerini alacağız” dedi. Ziyarete, GAPLASDER Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Selçuk Yıldırım ve Serkan Ünverdi’nin yanı sıra, Yönetim Kurulu üyeleri, Emre Nakıboğlu ve Salih Bilecen de katıldı.


PLASFEDDERGİ

PANO

PAGDER’den plastik ürünlerin serbest ticareti için dev adım

PAGDER, Avrupa Birliği ve Dünya Ticaret Örgütü’ne (DTÖ) üye 16 ülkeyle birlikte Türkiye’nin de dahil olduğu serbest ticaret müzakerelerine plastik mamul ve hammaddelerin de dahil olması için yürüttüğü girişimler sonuç verdi. “DTÖ Çevresel Ürünler Anlaşması” müzakerelerinde, plastik mamul ve hammaddeleri, çevresel ürün kapsamına alınmasına yönelik öneri masada. Eğer plastik mamul ve hammaddeler çevresel ürün sınıfına alınırsa, DTÖ kapsamında serbest ticareti sözkonusu olabilecek. Çalışmalara yönelik bir değerlendirme yapan PAGDER Başkanı Reha Gür, “Öncelikle belirtmeliyim ki, PAGDER’in çabalarıyla müzakere masasında, hem ülkemizin hem de sektörümüzün çıkarlarını korumak için bir zemin oluşturulmasından memnuniyet duyuyorum. Bu aşamaya gelinmesi için emeği geçen bütün PAGDER camiası ve sektör mensuplarına teşekkür ederim. Plastik mamul ve hammaddelerin serbest ticaretinde dev bir adım atıldı. Sonuca da ulaşacağına inanıyorum” dedi.

PAGDER, plastik mamul ve hammaddele-

lımcı olduğu “Dünya Ticaret Örgütü Çevresel

rin çevreye olan katkısını belgelemek ve küresel

Ürünler Anlaşması Müzakereleri”nin hızla iler-

ölçekte serbest ticarete konu olmasına yönelik

lediği kaydedildi. Bu çalışmalara katkı veren

girişimlere öncülük ediyor. PAGDER’den yapılan

Türkiye’nin, kamu otoriteleriyle ortak çalış-

açıklamada, PAGDER ve sektör mensuplarının

malar yürütüldüğü vurgulanarak, PAGDER’in

girişimleriyle; plastik sektörüne yönelik Dünya

girişimleriyle Ekonomi Bakanlığı, Türkiye’nin

Ticaret Örgütüne üye Türkiye dahil 17 ülke,

hangi ürünlerin müzakere kapsamında olaca-

çevreye duyarlı ürünlerin serbest ticaretine

ğına yönelik ürün belirleme çalışmalarına plas-

yönelik müzakerelerde plastik mamul ve ham-

tik hammadde ve plastik mamullerin de dahil

maddelerin de serbest ticarete konu olması için

edilmesi için harekete geçti.

önemli bir adım atıldığı duyuruldu. Plastik mamul ve hammaddeler listeye Açıklamada, Türkiye’nin doğrudan katı-

alınır ve müzakereler başarıyla sonuçlanırsa

20


PANO

PLASFEDDERGİ

anlaşmaya katılan 16 ülke ve Türkiye, plastik

Plastik mamullerin çevreci ürünler oldu-

DTV Çevresel Ürünler Anlaşması (EGA)

mamul ve hammaddeyi gümrük kısıtlamaları

ğu, muadillerine göre çok daha az enerji ve

Müzakerelerine katılım gösteren ve olası an-

olmaksızın dış ticarete konu edebileceği kay-

karbon salınımı ile üretilebildiğini, geri dönü-

laşmaya taraf ülkeler şöyle:

dedildi.

şümünün defalarca yapılabilmesi nedeniyle

Müzakereleri başlatan 14 DTÖ üyesi ülke:

çok çevreci ürünler olduğu ortada. DTÖ Çevre-

Avustralya, Kanada, Çin, Tayvan, Kosta Rika,

sel Ürünler Anlaşması (EGA) müzakerelerinin

AB, Hong Kong, Japonya, Güney Kore, Yeni Ze-

isteğimiz doğrultusunda başarıyla tamamla-

landa, Norveç, İsviçre, Singapur ve ABD

PAGDER Başkanı Reha Gür: PAGDER olarak katkı vermekten mutluyuz

nacağına inanıyoruz. Bu rekabetten korkmayan çalışkan Türk plastik sektörü için bir fırsat

Sürece ilişkin bir değerlendirme yapan

penceresi olabilir” dedi.

Katılma kararı alan ülkeler: Türkiye İsrail, İzlanda

PAGDER Başkanı Reha Gür, yakın zamanda yürütülen çabalarla Türkiye’nin pozisyonunu belirlediğini ve 27-31 Temmuz günleri arasında taraf ülkelerin masaya oturacağını belirtti. GÜR, yaptığı değerlendirmede, “Öncelikle belirtmeliyim ki, PAGDER’in çabalarıyla Müzakere masasında, hem ülkemizin hem de sektörümüzün çıkarlarını korumak için bir zemin oluşturulmasından memnuniyet duyuyorum. Bu aşamaya gelinmesi için emeği geçen bütün PAGDER camiası ve sektör mensuplarına teşekkür ederim. Plastik mamul ve hammaddelerin serbest ticaretinde dev bir adım atıldı. Sonuca da ulaşacağına inanıyorum. PAGDER olarak bu sürece katkı vermekten mutluyuz.

21


PLASFEDDERGİ

PANO

Trento Üniversitesi: Tek kullanımlık polipropilen ve polisitren sofra gereçleri çevreye uygun

Bilimsel çalışmalar plastikleri aklamaya devam ediyor İtalya’nın en büyük plastik sofra gereçleri üreticilerini bir araya getiren, “Union Plast” üye grubu Pro.Mo öncülüğünde yapılan araştırma ile farklı türlerdeki tek kullanımlık sofra gereçlerinin yaşam döngüsüne dair bilimsel bir çalışma sonuçlandı. Trento Üniversitesi Mühendislik Bölümü’nün, alanının ünlü danışmanlık firması “QuotaSette”nin teknik desteğiyle yürüttüğü çalışma sonucunda, alanında lider “SGS” test merkezi de görev aldı. Yapılan analizlerle, farklı türlerdeki sofra gereçlerinin çevresel uygunluk standardı olan “ISO 14044”e uygunluğu onaylandı. PAGDER (Plastik Sanayicileri Derneği) Yönetim Kurulu Başkanı Reha Gür, “İtalya’da yürütülen bu önemli bilimsel araştırma sonucunda tek kullanımlık sofra gereçlerinin ISO 14044’e uygunluğu ve plastiğin güvenirliği bir kez daha ispatlandı. Çalışmadan çıkarılabilecek temel sonuç, değerlendirilen hiçbir ürün türünün çevresel etkiler açısından yasaklanma ihtiyacının geçerli kılınabileceği hiçbir sonuç sağlamadığı” dedi.

Plastik ürünlerin, gerek üretimi, gerekse

pılan ön incelemeden elde edilen sonuçlarla,

geri dönüşüm süreçlerine sokulmasıyla oluşan

konunun detay analizinin yapılması için süreç

çevresel döngü içinde, çevreye en az zarar

başlatıldı. Danışmanlık şirketi QuotaSette’nin

veren ürünler olduğuna dair bilimsel çalışma-

teknik desteği ile farklı türdeki sofra gereç-

lar yayınlanmaya devam ediyor. İtalya’da tek

lerinin yaşam döngüsüne dair karşılaştırmalı

kullanımlık sofra ürünlerine yönelik yapılan

kapsamlı bir analiz gerçekleştirildi.

bir çalışma, karşılaştırmalı analizlerde dahi polipropilen ve polistren tek kullanımlık sofra

Çok sayıda veri üretilmesi gereken ve aynı

ürünlerinin ISO 14044’e uygun olduğunu or-

zamanda belirsizlikler içeren bir senaryo için-

taya koydu.

de, analizin doğru yapılabilmesi için, orijinal sonuçlar ve bilimsel bütünlüğüyle ilgili test-

İtalya’nın plastik sofra gereçleri üretici-

lerin ve incelenmesi gereken konuların çok ol-

lerinin büyük çoğunluğunu bir araya getiren;

ması nedeniyle, test ve doğrulama hizmetleri

Unuion Plast’a üye Pro.Mo grubu bilimsel bir

için konusunda küresel bir lider konumunda

çalışma yaptırdı. Sektöre yönelik nesnel bilgi

olan SGS ile testler yapıldı. Test ve onay süreci

oluşturmayı amaçlayan Pro.Mo grubu, Trento

sonunda, tek kullanımlık sofra gereçlerinin ISO

Üniversitesi Mühendislik Fakültesi kanalıyla,

14044’e uygun olduğu kararı verildi.

alanındaki lider test merkezlerinin kullanıldığı bir bilimsel çalışmayı tamamladı.

Tek kullanımlık sofra gereçleri ISO 14044’e uygun!

Plastik dahil tüm farklı sofra gereçleri ve plastik ambalaj sektörü açısından yenilikçi nitelikte önemli bir araştırma!

2012 yılında Pro.Mo grubu Trento Üniver-

Bilimsel verilerin detaylı olarak kamuo-

sitesi Mühendislik Fakültesi’nin yaşam döngü-

yuyla paylaşıldığını hatırlatan PAGDER Baş-

sü analizi çerçevesindeki çalışmalarına katkı

kanı Reha Gür, yapılan çalışmanın kapsamının;

vermeye başladı. Bu işbirliği kapsamında ya-

mevcut ve olası kullanım ile yaşam döngüsü-

22


PANO

PLASFEDDERGİ

nün sona ermesi senaryolarını içermesi ne-

sofra gereçlerinin kullanımını azaltma amaçlı

mek için Yaşam Döngü Analizi’nin çok etkili bir

deniyle teknik açıdan çok büyük öneme sahip

CONAI katkılarına bir vergi getirmek veya farklı

yöntem olduğunu vurgulayan Reha Gür, ob-

olduğuna dikkat çekti. Gür, bu ürünlerin “çev-

yaptırımlarda bulunmak uygunsuz görünüyor.

jektif ve anlamlı bilgilere ulaşılmasını sağlayan

resel nedenlerle” dışlanamayacağının ortaya

Ayrıca, bu çalışmanın çevresel konularla ilgile-

bu araştırmanın sonucu elde edilen analizle-

çıktığını vurguladı.

nen karar mercileri ve kamu çalışanlarına yar-

rin, ürünlerin yalnızca çevresel performansını

dımcı olabileceğine; Yaşam Döngü Analizi’nin

geliştirme açısından değil; aynı zamanda hali-

en etkin araç olmaya devam ederek daha ileri

hazırda daha ileri çalışmalar, yeni geliştirme-

çalışmalar ve değerlendirmeler için önemli bir

ler konusunda öngörülen önceki varsayım ile

başlangıç noktası olacağına inanıyoruz” dedi.

önyargıları da ortadan kaldırabilmek açısından

PAGDER Başkanı Gür şunları kaydetti: “Bu araştırma, görünüşten ötesine dikkat etmek gerektiğini hatırlatıyor ve plastik dahil

çok büyük önem taşıdığını kaydetti. Bir ürünün çevresel etkisini değerlendir-

tüm tek kullanımlık farklı sofra gereçleri için ve plastik ambalaj sektörü açısından yenilikçi bir nitelik taşıyor. Çalışmadan çıkarılabilecek temel sonuç, değerlendirilen hiçbir ürün türünün çevresel etkiler açısından yasaklanma ihtiyacının geçerli kılınabileceği hiçbir sonuç sağlamadığı… Bu durum özellikle, genellikle çevresel etkiler açısından olumsuz bir şekilde lanse edilen plastik sofra gereçleri ve bu çalışmanın bulgularına göre adını tamamen temize çıkaran polipropilen (PP) ve polistiren (PS) için de geçerlidir. Daha da önemlisi: eğer bir ürünün çevresel etkisi, çevre politikası kararlarında belirleyici bir role sahipse, diğer tek kullanımlık ürünlerin lehine olacak şekilde PP ve PS

ÇOK TABAKALI EKSTRÜZYON HATLARI

RUSYA MALI ALEKO ABA

PLASTEURASIA Türkiye kabin 1426А

KAPASİTESİ 90 KG/SAAT VE DAHA BÜYÜK FİLİM GENİŞLİĞİ: HDPE 800 4200 MM LDPE 1100 6000 ММ TABAKA SAYISI 3 TABAKALARIN ORANI 1/8/1’YE KADAR СаСО3 KATKISI 70%’YE KADAR*

*orta tabakaya

ALEKO MULTİLAYER KAPASİTESİ 240 KG/SAAT VE DAHA BÜYÜK TABAKA SAYISI 3-5 KALINLIK FARKLILIĞI 5% FİLİM GENIŞLİĞİ 1300 6000 ММ

EKİPMANA VERİLEN GARANTİ 3 YILA KADAR Azov, Rostov Bölgesi, Rusya Güney Tel: 8 863 261 88 88 E-mail: info@polimerexpert.ru

23

Ayrıntılı bilgiler ... sayfasında


PLASFEDDERGİ

PANO

2015 ikinci çeyrekte büyüme yüzde 3.8 ile “sürpriz” yaptı Dış ticaret hacminin küçüldüğü, sanayi üretiminin ise çok parlak olmadığı ikinci çeyrekte Türkiye, tüketim harcamalarının etkisiyle beklentilerin üzerinde yüzde 3.8 büyüdü. Daha önce yüzde 2.3 olarak açıklanan ilk çeyrek büyümesi yüzde 2.5 olarak revize edildi. 6 aylık büyüme oranı ise yüzde 3.1 olarak hesaplanırken, 2014 yılı kişi başına düşen milli geliri de 10 bin 390 olarak açıklandı. Bu dönemde sabit fiyatlarla yatırımlar yüzde 9,7, devletin nihai tüketim harcamaları ise yüzde 7.2 artış gösterdi.

Dış ticaret hacminin küçüldüğü, sanayi üretiminin ise çok parlak olmadığı ikinci çeyrekte Türkiye beklentilerin üzerinde yüzde 3.8 büyüdü. Daha önce yüzde 2.3 olarak açıklanan ilk çeyrek büyümesi yüzde 2.5 olarak revize edildi. 6 aylık büyüme oranı ise yüzde 3.1 olarak hesaplanırken, 2014 yılı kişi başına düşen milli geliri de 10 bin 390 olarak açıklandı. Bu

ise piyasaların beklentilerinin üzerinde yüzde

tarım sektöründe yüzde 6.7 oranında büyüme

3.8’lik büyüme oluştu. Bu rakamlarla birlikte

gözlenirken, sanayi ve hizmetler sektöründeki

2015 yılı ilk yarısındaki büyüme oranı yüzde

büyüme yüzde 4.1 olarak gerçekleşti.

3.1 olarak hesaplandı. Yılın ikinci çeyreğinde üretim yöntemiyle gayrisafi yurtiçi hasıla ön-

GSYH içindeki payı yüzde 5.9 olan inşaat

ceki yılın aynı dönemine göre yüzde 12.6 arta-

sektörü yılın ilk çeyreğinde yüzde 2.8 küçül-

rak 481 milyar 735 milyon lira oldu.

menin ardından ikinci çeyrekte yüzde 2 bü-

İnşaat yara sarmaya çalışıyor Sektörel bazda yapılan değerlendirmede,

devletin nihai tüketim harcamaları ise yüzde 7.2 artış gösterdi.

-Kişi başına gelir 417 dolar azaldı

Politika metinlerinde yüzde 4’lük hedefin korunduğu, ekonomi yönetiminin yüzde 3’ün altında kalmasını beklediği 2015’in ikinci çeyreğinde büyüme yüzde 3.8 olurken, ilk yarı büyüme oranı yüzde 3.1 seviyesinde gerçekleşti. Türkiye İstatistik Kurumu(TÜİK) 2015 yılı Nisan-Haziran aylarını kapsayan ikinci çeyreğe ilişkin büyüme verilerini açıkladı. Yılın ilk çeyreğinde yüzde 2.3 olarak açıklanan büyüme oranı, dün yayınlanan bültende yüzde 2.5 olarak revize edildi. İkinci çeyrekte

küçüldü. Bu dönemde imalat sanayi yüzde 5 büyürken, madencilik ve taşocakçılığı yüzde

dönemde sabit fiyatlarla yatırımlar yüzde 9,7,

3’ün üzerinde beklediği, piyasaların ise yüzde

yüdü ve yılın ilk yarısında sektörde yüzde 0.3

TÜİK 2014 yılına ilişkin kişi başına düşen milli geliri de açıkladı. Buna göre 2014 yılında GSYH cari fiyatlarla yüzde 11.5 artarak 1 trilyon 747 milyar lira, sabit fiyatlarla ise yüzde 2.9’luk artışla 126 milyar 128 milyon lira oldu. Kişi başına düşen milli gelir ise 2013 yılına göre 417 dolar azalarak 10 bin 390 dolara geriledi. Kişi başına milli gelir, 2011’de 10 bin 469 dolar, 2012’de 10 bin 409 dolar, 2013’te ise 10 bin 807 dolar seviyesindeydi.

5.1 küçüldü. Hizmetler sektöründe toptan ve perakende ticarette yüzde 2.6, finans ve sigorta faaliyetlerinde ise yüzde 9.1’lik büyüme dikkat çekti. Mesleki ve bilimsel teknik faaliyetler yüzde 10.2 artarken, bilgi ve iletişim faaliyetleri yüzde 0.6 geriledi. Yılık ilk yarısında ise tarım sektörü yüzde 4.2, sanayi yüzde 2.3, hizmetler sektörü yüzde 4.1 büyüdü. Sanayinin alt dallarından imalat sanayinde büyüm yüzde 3.1 olurken, madencilik ve taşocakçılığı yüzde 6.4 küçüldü. Aynı dönemde hizmetler sektörünün alt kollarından, hanehalklarının işveren olarak faaliyetlerinde de yüzde 1.5 oranında küçülme yaşandı.

24


DOLUNAY


PLASFEDDERGİ

PANO

Büyümenin itici gücü tüketim oldu

halklarının tüketiminde top-

Harcamalar yöntemiyle sabit fiyatlarla

harcamaları yüzde 5.1 artar-

yapılan hesaplamalara göre, 2015 yılı ikinci çeyreğinde yaşanan yüzde 3.8’lik büyümeye en önemli katkı tüketim harcamalarından geldi. 3.8’lik büyümeye yerleşik hane halklarının tüketimi 3.61 puanlık katkı yaparken, devletin nihai tüketim harcamalarının katkısı 0.71 puan oldu. Toplam yatırımlar büyümeye 2.27 puanlık katkı yaparken, burada kamunun payı yüzde 0.04, özel sektörün payı ise 2.31 puan oldu. Kamuda ise doğrudan yatırım yerine makine teçhizat yatırımlarının öne çıktığı gözlendi. Özel sektörde de makine teçhizat yatırımı

lamda yüzde 16.8’lik artış dikkat çekti. Genel tüketim ken, devletin nihai tüketim harcaması yüzde 4.9, toplam yatırımlar yüzde 5.2 artış gösterdi. Devletin harcamaları içinde maaş ve ücretler yüzde 2, mal ve hizmet alımı

İkinci çeyrekte büyümenin artış hızını

Çeyrek dönemler itibarıyla büyüme hızları incelendiğinde Türkiye’nin 2009 yılı 3’üncü çeyrekteki yüzde 2.8’lik küçülmenin ardından 22 çeyrektir aralıksız büyüme gösterdiği gözlendi. O dönemden bu yana en yüksek büyüme oranı yüzde 12.4 ile 2011 yılı ilk çeyreğinde gözlenmiş, en düşük büyüme ise yüzde 1.4 ile 2012 yılı son çeyreğinde yaşanmıştı.

ise yüzde 7.4 büyüdü. İlk yarıda kamunun yatırımı yüzde 3.8 küçülürken, özel sektör yatırımları yüzde 6.9 büyüdü.

Başbakan Yardımcısı Cevdet Yılmaz: Büyüme olumlu

2.09 puan, inşaat yatırımı 0.23 puanlık katkı sağladı.

Aralıksız büyüme 22 çeyreğe ulaştı

Başbakan Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2015 ikinci çeyrek büyüme verilerini yazılı bir açıkla-

yüzde 2,2 oranında büyümüştür. Diğer yandan, tarım sektörü katma değerinde; baz etkisi ve olumlu hava koşulları sebebiyle 2015 yılı ikinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 6,7 artış gerçekleşmiştir. Yılın ilk çeyreğinde olduğu gibi yurtiçi talep kaynaklı büyüme söz konusudur. Otomotiv, beyaz eşya üretim satışları ile konut satışları yurt içi üretim ve talebi destekleyen göstergeler olmuştur. 2015 yılı ikinci çeyreğinde toplam yurtiçi talep büyümeye 4,8 yüzde puan katkı yaparken; net dış talepteki daralma büyümeyi sınırlandırmıştır. Bu dönemde çevre ülkelerimizde yaşanan jeopolitik gelişmeler ve olumsuz ekonomik koşullar sonucunda, net dış talep büyümeye negatif 1,1 yüzde puan katkı yapmıştır. Finansal piyasalarda yaşanan dalgalanmalara rağmen, yılın ikinci çeyreğinde de büyüme özel sektör talebinin öncülüğünde gerçekleşmiştir. 2015 yılı ikinci çeyreğinde toplam kamu talebinin büyümeye katkısı 0,8 puan olurken, özel tüketim ve özel yatırım harcamalarının büyümeye katkısı ise 5,9 puan olmuştur. Özel sektör makine ve teçhizat yatırımları; 2014 yılı genelinde sergilediği negatif seyrin ardından, 2015 yılı ikinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 15,5 seviyesinde güçlü bir artış göstererek büyümeye pozitif katkı sağlamıştır. Yatırımlarda gözlemlenen bu

azaltan en önemli unsur ise -1.9 puanla stoktaki değişim oldu. 2015 yılı ikinci çeyreğinde stoklar, 2014 yılı aynı dönemine göre tüketime bağlı olarak azaldı. Bu dönemde dış ticaret hacmindeki gerileme de büyüme hızının azalmasına yol açtı. Büyümeyi ihracattaki azalma 0.58 puan, ithalattaki azalma ise 0.47 puan aşağı çekti.

mayla değerlendirdi. Artış oranının beklentileri aştığına işaret eden Yılmaz, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış büyüme hızının ise bir önceki çeyreğe göre yüzde 1,3 oranında gerçekleştiğini belirtti. Türkiye ekonomisinin 2009 yıllı son çeyreğinden itibaren sürdürdüğü kesintisiz büyüme sürecinin devam ettiğini hatırlatan Yılmaz, şu değerlendirmeyi yaptı:

İlk yarıyı özel sektör yatırımları kurtardı

ğeri 2015 yılı ikinci çeyreğinde olumsuz dış

2015 yılı Ocak-Haziran döneminde GSMH

yesinde artış göstermiştir. Hizmetler sektörü

içindeki payı düşük olsa da yerleşik hane-

“Sanayi sektörü (inşaat dâhil) katma deekonomik koşullara rağmen yüzde 4,1 sevikatma değeri ise 2015 yılı ikinci çeyreğinde

26

olumlu gelişme gelecekte oluşacak üretim ve ihracat kapasitesi bakımından da önem taşımakta, büyümenin kalitesini artırmaktadır. 2009 yılı sonundan itibaren Türkiye ekonomisinin gösterdiği büyüme performansı işgücü göstergelerine de olumlu yansımıştır. Küresel konjonktürün dalgalı seyrine rağmen, kamu borç yükünde ve yapısında sağlanmış olan iyileşme ile finansal kesimin ve özel sektörün risklerinin iyi yönetimi; makroekonomik istikrarı desteklemeye devam etmiş ve Türkiye ekonomisi büyüme eğilimini sürdürmüştür”


PLASFEDDERGİ

PANO

PAGDER EUROMAP üyelerini Türkiye’de yatırıma ve daha fazla ürün almaya çağırdı

Avrupa, plastik ve kauçuk makineleri üretici örgütlerinin üye olduğu EUROMAP (European Plastics and Rubber Machinery-Avrupa Plas-

EUROMAP önemli bir organ, ilişkilerimiz daha da güçlenecek!

tik ve Kauçuk Makineleri Üreticileri Birliği) Genel Kurulu tamamlandı.

EUROMAP’e PAGDER’in katılımını değer-

Genel Kurul öncesi yapılan İcra Kurulu toplantısında, PAGDER, Avrupalı

lendiren PAGDER Yönetim Kurulu Başkanı Reha

üreticilere Türkiye’deki ekonomik durum ve plastik-kauçuk makine

Gür ise, “PAGDER, Avrupa’nın en önemli maki-

üretimine yönelik bilgi verdi.

ne üreticileri üst yönetimi olan EUROMAP’da güçlü ve etkin bir temsil sergiliyor.

PAGDER Başkanı Reha Gür, EUROMAP Genel Kurulunun ardından yaptığı değerlendirmede, Türk plastik ve kauçuk işleme makineleri sektörünün hakettiği başarı seviyesine ulaşması için küresel işbirliklerine açık olduğunu, PAGDER’in de buna destek verdiğini belirtti.

PAGDER’in yıllardır başarıyla sürdürdüğü temsili

altında,

Avrupalı lerle

sektör üretici-

ilişkilerimiz

daha da güçlenecek” dedi. Plastik Sanayicileri Derneği PAGDER, Avrupa plastik ve kauçuk makine üreticilerini

İcra Kurulu toplantısına sektörü temsilen PAGDER Genel Sekreteri Selçuk Mutlu katıldı.

Türk firmaları ile daha fazla işbirliği yapmaya çağırdı. Avrupa Plastik ve Kauçuk Makineleri

EUROMAP Genel Kurulunda yapılan se-

Birliği EUROMAP Genel Kurulu tamamlandı.

çimlerde, Luciano Anceschi (TRIA SpA) Baş-

EUROMAP üyesi PAGDER’in Türk plastik işle-

kanlık, Thorsten Kühmann (VDMA) ise genel

me makineleri sektörünü temsil ettiği genel

sekreterlik görevine tekrar seçildi. Karlheinz

kurul öncesi, İcra Kurulu toplantısında, sektö-

Bourbon (KraussMaffei) başkan yardımcılı-

re yönelik küresel gelişmeler tartışıldı ve icra

ğına, Lilli Rudnick ise muhasip üyeliğe ilk kez

kuruluna katılan ülke temsilcileri bilgi verdi.

seçildiler.

28

Plastik ve kauçuk makine ile bunların aksam ve parçaları alanında Türkiye’nin potansiyelinin aslında çok yüksek olduğunu belirten Reha Gür, “Sektörümüzün bu potansiyeli kullanarak hak ettiği başarı seviyesine gelmesi için girişimlerimiz daha fazla artacak. Sektörel tüm diğer önemli kongre ve toplantılar gibi, üyesi bulunduğumuz EUROMAP’a de katılarak ülkemiz plastik sektörünün büyüklüğünü,


PANO

PLASFEDDERGİ

sahip olduğu potansiyel ile daha da gelişece-

Avrupalı üreticileri Türkiye’de yatırıma davet

İcra Kurulu toplantısında, Brezilya ve

ğini anlatıyoruz. Bunların meyvelerini almaya

etti. Plast Eurasia Fuarı vesilesiyle iş insanla-

Hindistan fuarlarına yönelik değerlendirmeler

başlayacağız. Katıldığımız bu toplantıda da

rını Türkiye’ye davet eden Selçuk Mutlu, Tür-

yapıldı ve İran fuarları konusunda gelişmeler

aynı yöndeki mesajlarımızı Avrupalı üreticilere

kiye içindeki politik gerginliklerin de ülkenin

ele alındı. PAGDER, Brezilya’nın gümrük tari-

aktardık. Başta aksam ve parçalar olmak üzere

genel durumunu yansıtmaktan çok uzak oldu-

felerinin yüksekliği nedeniyle bu ülkeye olan

Türkiye’den alımların artması, Avrupalı üreti-

ğunu, lokal ve geçici bir gerginliğin sözkonusu

ilgisinin negatif yönlü olarak geliştiğini üyele-

cilerin Türkiye’ye daha fazla makine yatırımı

olduğunu belirtti.

re bildirdi.

yapması gerekliliğini vurguladık, ülkemizi anlattık. EUROMAP, plastik ve kauçuk makineleri sektöründe AB ile birlikte standartların geliştirilmesi için çalışan bir kurum. Son toplantılarda da bu standartlara yönelik teknik değerlendirmeler de yapıldı. Üyelerimizle, sektör mensuplarımızla bu konuda bilgi alışverişini de ayrıca sürdürüyoruz” dedi.

Plastik makine sektörünün uluslararası piyasadaki konumu güçlendirilmeli ve makinede de dışa bağımlılık azaltılmalı! Türkiye plastik makine sektörünün uluslararası piyasalardaki konumunu güçlendirmek için de PAGDER olarak gereken her türlü işbirliğini yapacaklarını aktaran Reha Gür, “Plastik sektörünün en önemli alt sektörle-

İşbirliklerinin geliştirilmesi için temaslar

rinden birinin makine sektörümüz olduğunun

EUROMAP icra kurulu ve genel kurul

bilincini taşıyoruz. Hammaddede dışa bağımlı

toplantılarında yapılan sunumlarda, 2014 yılı

durumda olan plastik işleyicilerimizin makine-

sonu itibariyle plastik ve kauçuk işleme maki-

EUROMAP Genel Kurulu nedeniyle ger-

de de dışa bağımlılığının azalmasını sağlamak

neleri sektöründe ihracatın yüzde 1,6 oranın-

çekleşen sosyal etkinliklerde de çalışmalar

temel hedeflerimizdendir. Bunun yolu, sektö-

da arttığı bilgisi paylaşıldı. Küresel ihracatta

sürdürüldü. PAGDER Temsilcisi Selçuk Mutlu,

rün tasarım teknoloji ve rekabetçi fiyatlamada

Çin’in payının arttığı, İran’ın da sektöre yeni-

sektör açısından önemli olan K2016 fuarıyla

her ülkeyle rekabet edebilir hale gelmesini

den girmeye çalıştığı, EUROMAP üyelerinin

ilgili Messe Dusseldorf temsilcileriyle görüştü

sağlamaktan geçmektedir. Bu amaçla yerli

Brezilya, Çin, Meksika ve Rusya’ya ihracatla-

ve tahsislerin bir önceki fuar ile benzer şekilde

üreticilerimizin sorunlarına çözüm yolları bul-

rında kısmi düşüşler görüldüğü bilgisi verildi.

gerçekleşeceği bilgisini aldığını aktardı.

mak önceliklerimizdendir” dedi.

Avrupa iç satışlarının ise yüzde 4 arttığı, 2015 yılı sonu itibariyle EUROMAP üyesi üreticilerin

PAGDER, Avrupalı üreticileri Türkiye’yi daha fazla tanımaya çağırdı

EUROMAP’den önemli içerikler!

ihracatının yüzde 2 oranında artacağının tah•EUROMAP Genel Kurulu’nda yapılan

min edildiği vurgulandı.

seçimlerde, Luciano Anceschi (TRIA SpA) Başİcra Kurulunda, Industry 4.0 gündemi çer-

kanlık, Thorsten Kühmann (VDMA) ise genel

çevesinde Euromap 63’ün yerine geçmesi plan-

sekreterlik görevine devam etmesi kararı alın-

EUROMAP Genel Kurulu öncesi yapılan

lanan Euromap 77 (Enjeksiyon makinası ile Ana

dı. Karlheinz Bourbon (KraussMaffei) başkan

İcra Kurulu toplantısında bir konuşma yapan

Bilgisayar arasındaki arayüz) standardı ile Euro-

yardımcılığına, Lilli Rudnick ise muhasip üyeli-

PAGDER Genel Sekreteri Selçuk Mutlu, Tür-

map 67 yerine

kiye’deki ekonomik ve politik duruma ilişkin

geçmesi plan-

bilgi verdi ve seçimlerin ardından oluşan po-

lanan Euromap

•EUROMAP İcra Kurulu ve Genel Kurul

litik ortama rağmen ekonominin büyümesini

78 ve 81 (Enjek-

toplantılarında yapılan sunumlarda, 2014 yılı

sürdürdüğünü, temel göstergelerin de olumlu

siyon makinası

sonu itibariyle plastik ve kauçuk işleme maki-

seyrettiğini vurguladı.

ile Ambalajlama

neleri sektöründe ihracatın yüzde 1,6 oranın-

robotu arasın-

da arttığı bilgisi paylaşıldı. Küresel ihracatta

daki

Selçuk Mutlu, özellikle makine parça ve

ğe ilk kez seçildiler.

arayüz)

Çin’in payının arttığı, İran’ın da sektöre yeni-

teçhizat üretiminin Avrupalı üreticiler için

standartları

den girmeye çalıştığı, EUROMAP üyelerinin

yeni bir fırsat kapısı olacağını vurgulayarak,

hakkında

bilgi

Brezilya, Çin, Meksika ve Rusya’ya ihracatla-

Türkiye’nin bu konuda potansiyelinin daha

paylaşımı

da

fazla değerlendirilmesi çağrısını yaptı. Ayrıca,

yapıldı. 29

rında kısmi düşüşler görüldüğü bilgisi verildi.


PLASFEDDERGİ

PANO

ÇukurovaPLASDER: sanayiciler daha fazla işbirliği yapmalı Çukurova Plastik Sanayicileri Derneği (ÇukurovaPLASDER) örgütlenme ve sanayicilerin işbirliği ağını geliştirme yönündeki faaliyetlerini sürdürdü. Ağustos ayı buluşması yanında, çok sayıda firma ziyareti gerçekleştirildi.

Çukurova Plastik Sanayicileri Derneği, üyelerinin ve bölgede faaliyet gösteren plastik sanayicilerinin işbirliği ağı kurması ve birlikte iş yapma kapasitelerinin artırılması için başlattığı çalışmaları sürdürdü. Bu kapsamda “Sektörel Buluşma Kahvaltıları” düzenleyen ÇukurovaPLASDER, Ağustos ayı buluşmasını İbrahim Kamışçı ve TSP Makinenin desteğiyle gerçekleştirdi. Buluşmada, plastik sektörü mensuplarının yoğun ilgi gösterdiği buluşmada, bölgede-

ki plastik sanayisinin durumu ve geliştirilmesi

lendirme hedefi taşıyan ÇukurovaPLASDER

için atılabilecek adımlar değerlendirdi, üyeler

firma ziyaretleri devam etti. Bu kapsamda,

sohbet etti. Kahvaltıya ÇukurovaPLASDER

Ulucan Plastik, EPAŞ Döküm, Aldanmaz Plas-

Başkanı Selahattin Onatça ve yönetim kurulu

tik, ISIPEN, DAĞLIKAN İnşaat, Çavuşoğulları

üyeleri katıldı.

Geri Dönüşüm, FEYDAŞ Makine, Kavsan Ka-

ÇukurovaPLASDER firma ziyaretlerini sürdürdü Öteyandan, bölge sanayicilerinin moti-

uçuk, ERSO Plastik, Resul Rezistans, Acar Kardeşler, Türkmenler Makine, Sistem Kalıp, Cankay Kalıp, Mufmatik, İlhan Plastik’e ziyaretlerde bulunuldu.

vasyonunu artıran ve sektörü bağlarını güç-

Akıllı etiketler 31 Aralık 2015’te başlıyor Gıda güvenliğine yönelik olarak tasarlanan akıllı etiket uygulaması ertelemelerin ardından 31 Aralık 2015’te yürürlüğe girecek. Plastik sektörü açısından en önemli alanlardan biri olan ambalaj sanayi yeni bir döneme giriyor. Ambalaj Sanayicileri Derneği (ASD) tarafından yapılan açıklamada, gıda güvenliğinin önemli bir parçası olan, ürünlerin doğruluğu ve üretim süreçlerine ilişkin oluşturulan bilgi sistemi uygulamasının başlayacağı kaydedildi. “Ürün Doğrulama ve Takip Sistemi” adı verilen ve amacı sahteciliğin, taklit üretimin önüne geçmek, tüketicilerin güvenli gıdaya erişimini sağlamak olan proje, bilgi sistemleri kullanılarak ürünlere yönelik tüketiciye bilgi sunmayı kapsıyor. Gıda ürünleri gruplarında kademeli olarak devreye girecek uygulama ilk aşamada, takviye gıdalar, bal, enerji içecekleri, siyah çay, bit-

kisel sıvı yağlar ve bebek mamaları için geçerli olacak. ASD, 31 Aralık tarihinden itibaren 6 gruptaki ürünlerin ambalajlarında biri açık, diğeri kapalı olarak yer alacak iki kod ile çalışacağını duyurdu. Bu kodlardan kapalı olan ürünün güvenilirliği için kullanılacak. Tüketici, kapalı ve turuncu renkteki alanda bulunan kodu, internet sitesi, akıllı telefonlar üzerindeki uygulamalar, SMS veya telefonlarla erişilen sesli yanıt sistemi ile sorgulayacak. Bu sistemler, verilen koda karşılık gelen ürün hakkında bilgi verecek. Tüketici elindeki ürünün detaylarını öğrenecek, verilen bilgi ile elindeki ürünü karşılaştırabilecek. Tüketiciye verilecek bilgiler, ürünün tüketiciye ulaşıncaya kadar hangi süreçlerden geçtiğini kapsayacak. Etiketteki kod numarasını sisteme girerek, ürünün kim tarafından üretildiğini, (ithalse) nereden ithal edildiğini, son kullanma tarihini, içeriğini, (varsa) aler-

30

jen bileşenlerini öğrenmek mümkün olacak. Ürün üzerindeki yazılı etiket değiştirilmiş, son kullanma tarihi oynanmış, alerjenlere yer verilmemiş bile olsa, tüketici sistemden doğru bilgiye ulaşabilecek. Ürünlerle ilgili sağlık uyarıları da verilebilecek. Örneğin, enerji içeceklerinin alkolle birlikte tüketilmemesi, bebek mamaları için alerjen uyarıları, gıda takviyeleri hakkında “Bu ürün ilaç değildir” veya “Hastalıkların tedavisinde kullanılmaz” gibi ifadeler de bulunacak.


PANO

PLASFEDDERGİ

Kauçuk Derneği Başkanı Nurhan Kaya:

Üniversitelerde projeleri ve tezleri destekliyoruz Nurhan Kaya, sektörün uluslararası etkinliğini artıracak bir dizi etkinliği, fuar ile birlikte düzenleyeceklerini ve bunun önemli bir adım olduğunu da belirterek, 2018 RubberCon ve 2024 IRC Uluslararası Kauçuk Konferansının da gelecek planları arasında bulunduğunu anlattı.

Türk kauçuk sektörü diğer ülkelere göre farklı Türkiye kauçuk sanayi yapısının diğer ülkelere göre farklı olduğunu ve bunun da bir güçlü yön olarak ortaya çıktığını belirten Nurhan Kaya, bu yapının sağlıklı olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Kaya, “Kauçuk ürünleri imalatı sanayi sektöründe dünya geKauçuk Derneği Başkanı Nurhan Kaya,

ile birlikte çalışmalar yaptıklarını, bu kurum ile

Dernek olarak İstanbul Sanayi Odası ile üniver-

birlikte Türkiye’de ilk kez Kauçuk Çalıştayının

siteler arasında kauçuk alanındaki girişimlerin

yapıldığını belirtti. Kaya, “İhracatın artırılması-

desteklenmesi için çalıştıklarını söyledi. Kaya,

na yönelik projelerde birlikte yer alınmaktadır.

yaptığı açıklamada, “Sektörümüzü temsilen

Derneğimiz dış ticaret konularında da sektö-

Kauçuk Derneği Yönetim Kurulu Üyelerinin

rümüzü temsilen, fikri alınan bir kurumdur,

müdahil olduğu İstanbul Sanayi Odası ile üni-

bu sayede üyelerimizin sesini bu alanda da

versitelerde yeni projelerin geliştirilmesi, bi-

duyurmuş olmaktayız” dedi. Kauçuk Derneği-

tirme tezlerinin desteklenmesi için olanaklar

nin 2009 yılında üye olduğu KSP Kimya Sanayi

sağladık, bunların aktarılması için çalışmaları-

Sektör Platformunun da en önemli paydaş fa-

mız devam ediyor. İSO Meclisi ve Kauçuk Mes-

aliyetlerinden biri olduğunun altını çizdi.

da yer almaktayken, ülkemizde diğer kauçuk ürünleri imalatı tüm sanayicilere hizmet (Konveyör bant, hortum, otomotiv, süspansiyon körükleri, inşaat mesnet grupları) iç dış lastik üretimi ile eşdeğer durumdadır. Ancak lastik üretimindeki dünya markaları dışındaki diğer alanlarda markalaşma konusunda yeterli adım atılamamıştır. Kauçuk ürünleri imalatı sanayinin, imalat sanayi katma değeri içindeki payı üretimindeki

lek Komitesi’nde temsil edilen sektörümüzün, İSO’nun sanayicilerimiz için sağladığı olanak-

Her yıl, Kauçuk Derneğinin desteğiyle

lardan maksimum oranda faydalanmalarını

yapılan Kauçuk Fuarının sektör açısından en

sağlamaktayız” dedi. Kaya, üniversite-sanayi

önemli sürekli faaliyetlerden biri olduğunun

işibrilği için örnek olabilecek projelerin bu gi-

altını çizen Kaya, “Sanayide ve ticarette çok

rişimle ortaya çıkmasını arzu ettiklerinin altını

önemli yeri olan fuarlar sektörlerin nabzını tu-

çizdi.

tan ve gelişmelerini sağlayan faaliyetler ola-

Kauçuk fuarı Kasım ayında, ilk kez düzenlenecek etkinliklerle gerçekleştirilecek

nelinde iç ve dış lastik imalatı açık ara ilk sıra-

rak görülmektedirler. Bu sebepten dolayı Kauçuk Derneği, kauçuk sektöründe üstlendiği sorumluluğu yerine getirerek her sene katılımı artan Kauçuk Fuarı’nı Tüyap ile birlikte düzenlemektedir. Kauçuk 2016, İstanbul 9.Kauçuk

Dernek olarak sektörel etkinlikler ile

Endüstrisi Fuarı bu yıl 24-27 Kasım tarihleri

paydaşlarla birlikte yapılan çalışmalara önem

arasında İstanbul-Beylikdüzü’nde düzenle-

verdiklerinin altını çizen Kaya, bu kapsamda,

necektir. Üye firmalarımız indirimli fiyat üze-

kauçuk sanayiinin dış ticaret platformunda da

rinden bu fuara katılabileceklerdir. Fuarımızla

temsilini sağlamak için İKMİB (İstanbul Kimye-

eşzamanlı olarak 3.Ulusal Kauçuk Kongresi de

vi Maddeler ve Mamulleri İhracatçılar Birliği)

düzenlenecektir” dedi. 31

payından çok daha yüksektir” dedi. Hammaddede yüzde 98 oranında dışa bağımlı olan sektörün bu dezavantaja rağmen ihracatın ithalatı karşılama oranının 20102014 5 yıllık ortalamasının yüzde 82 olduğunu hatırlattı. Kaya sektörün güçlendirilmesi yönünde adımlara ihtiyaç bulunduğunun altını çizerek, “Ekonomik rekabet tüm dünyada giderek artıyor. Ekonomik pastadan daha fazla pay almak her geçen gün zorlaşmaktadır. Eğitim kalitesi düşük, bilgi birikimi ve arge kapasitesi zayıf, inovasyon ve tasarım gücü yetersiz ülkeleri çok daha zor günler bekliyor” dedi.


PLASFEDDERGİ

PANO

Dünya Bankası:

Suriyeli mülteciler Türkiye iş piyasasını etkiliyor, çok sayıda şirket kuruyor maları olasıdır. Bu nedenle, kayıt dışı çalışanlara etkilerinin daha fazla dışlama (kayıt dışı çalışan Türk işçinin yerine Suriyeli’nin alınması) olması şaşırtıcı değildir. Bu alanda (kayıt dışı çalışanlar içinde) orta noktası yüzde 5 olan yüksek bir etkiden söz edilebilir. İşgücünün yüzde 40’ının kayıt dışı çalıştığı bir ortamda bu normaldir” denildi. Kayıt dışı çalışanlardan sonra en fazla etkinin tarım işçilerinde görüldüğü belirtilen raporda, bunda, Türklerin yerine Suriyeli kişilerin alınmasının toplam bu alandaki çalışanların yüzde 4.4’e kadar ulaşabildiği belirtildi. Detay incelemede, sadece kayıt dışı ve niteliksiz işlerin değil, bazı nitelikli işlerin de uygun Suriyeli kişiler olması halinde Türklerin yerine geçebildiği belirtilen raporda, bunun etkisinin ise sınırlı olduğu kaydedildi.

Ekonomiye de etkiliyor Türkiye’nin tarihindeki en büyük göç dalgalarından biri ve son yıllarda Dünya ölçeğindeki en önemli yer değiştirme olan Suriye iç savaşından kaçanların çeşitli ülkelere etkisi devam ediyor. Türkiye, resmi sayılara göre 1.8 milyon kişiyle en fazla Suriyeli göçmen kabul eden ülke durumunda. Bu kişilerin önemli bir kısmı iç savaşın başladığı 2011 yılından bu yana Türkiye’de bulunuyor. Göçmenlerin yaklaşık 1.3 milyonu da kamp dışında bulunuyor. Dünya Bankası, Suriyeli Mültecilerin Türkiye iş piyasasına ve ekonomiye olan etkilerine yönelik bir çalışma yayınladı. Çalışmada, Suriyeli mültecilerin büyük kısmı iş piyasası dışında kalırken, hem kayıt içi hem de kayıt dışı istihdama girenler ciddi miktarlara ulaştı. Dünya Bankası bu kişilerin; yüzde 1.2-1.4 oranında mevcut işçilerin yerine geçtiğini belirledi. Raporda, Dünya Bankası’nın yayınlanan verilerden topladığı bilgilere göre 2014 yılında yabancılar tarafından kurulan şirketlerin yüzde 26’sının sahibinin ya da büyük hissedarının Suriyeli olduğu bilgisini de verdi. Dünya Bankası’nın yayınladığı Suriyeli Göçmenlerin Türk İş Piyasasına Etkisi” başlıklı “çalışma tebliği”nde (policy research working paper) Suriyeli göçmenlerden çalışmaya

hayatına katılanların (işgücüne katılanların) oranlarındaki her bir puanlık artışın, Türkiye genelindeki istihdamda 1.1 ile 1.4 puanlık azalış yaratabildiği tahmin edildi. Kayıt dışı çalışma ve ücret ödenmeme gibi etkiler dikkate alınırsa, bu etkinin mültecilerin yoğun olduğu yerlerde 2.4’e kadar yükselebileceği de ölçüldü. Raporda, bulguya delil olarak, “Şaşırtıcı biçimde, incelenen dönemde (2011 ve 2014) mülteci gelişlerindeki orta noktası 1.1 puan olan azalış, aynı dönemde Türkiye’deki işsizliğin de 1.1 düşmesine neden olduğu görüldü” bilgisi verildi. Raporda, Suriyeli göçmenlerin (iş piyasasına katılmalarıyla) çalışma koşullarındaki kötüleşmenin onların iş bulma cesaretlerini kırdığı, (gençlerde) okula dönme eğilimi yarattığı ve şartları tutanların da emekliliğe kaymış olabilecekleri ihtimalleri de dikkate değer olarak sunuldu.

Kayıt dışı çalışmada etki daha fazla Raporda, Suriyeli mültecilerin, kayıt dışı çalışma, tarım ve yarı zamanlı çalışmada yoğun etki gösterdiği bulgusuna da yer verildi. Raporda bu konuda “Suriyeli mültecilerin çalışma izinleri olmadığı için kayıt dışı çalışmada yoğunlaş32

Raporda, çeşitli kaynaklardan Suriyeli mültecilere ilişkin derlenen bilgilere de yer verildi. Bu kapsamda, Türkiye’nin Suriye’den gelen 1.8 milyon kişiyle en fazla mülteci kabul eden ülke durumunda olduğu, gelenlerin de yüzde 30’unun kamplarda görüldüğü kaydedildi. Türkiye’de geçici kimlik uygulamasıyla kişilerin hareket imkanı kazandığı ve çeşitli işlerde çalışmak için iş piyasasına girdiği vurgulandı. Türkiye’nin çeşitli raporlarda mülteciler için 6 milyar Dolar harcadığı, bunun dışında sadece 300 milyonunun yurt dışı yardım alındığı bilgisi bulunduğu belirtilen Dünya Bankası çalışmasında, Suriyeli mültecilerin bir kısmının mali kaynak da getirdiği, 2014 yılında Türkiye’de kurulan yabancı sermayeli şirketlerin yüzde 26’sının sahibi ya da büyük hissedarının Suriyelilerden oluştuğunun bilindiği kaydedildi.


PANO

PLASFEDDERGİ

Makine Mühendisleri Odası:

Sanayinin borç kamburu büyüyor

Makina Mühendisleri Odası, sanayi kuruluşlarına yönelik bir değerlendirme yayınladı. Sanayinin borç yükünün 375 milyar TL’yi geçtiği belirtilen çalışmada, bu borçların yüzde 30’unun döviz cinsinden olduğuna işaret edildi.

TMMOB Makina Mühendisleri Odası, iktisatçı-yazar Mustafa Sönmez’in katkılarıyla hazırladığı ve sanayinin borç yüküne odaklanan bir değerlendirme yayınladı. Çalışmada, Merkez Bankası, BDDK, Hazine ve İSO verileri kullanılarak yapılan ekonomik değerlendirmede, sanayi firmalarının özkaynaklarına göre aşırı ölçüde kredi-borç kullandığı ve artan faiz ile döviz kuru nedeniyle kırılganlıklarının hızla arttığı belirtildi.

Araştırmanın bulguları şu başlıklarla ifade edildi; Türkiye ekonomisi 2013 yılının ikinci yarısından itibaren ciddi finansal dalgalanmalar yaşıyor. Sanayi firmaları brüt satış kârlılığını düşürmemek için çabalasalar da, üretilen de-

ğerin önemli bir kısmını “faiz” olarak banka-fi-

firmasının 2014 itibariyle 306 milyar TL’yi bu-

nans sektörüyle paylaşmak zorunda kaldılar.

lan borçlarının, bu firmaların özkaynaklarının yüzde 135 üstünde olduğu ve normali yüzde

Türkiye’nin en büyük ilk 500 şirketinin

70 kabul edilen oranı katladığı görülmektedir.

2014’te öz kaynakları 193 milyar TL iken borç-

Bu da sanayi firmaları için önemli bir kur ve faiz

ları 256 milyar TL olarak saptanmıştır.

baskısı anlamına gelmektedir” denildi.

Çoğu KOBİ olan ikinci 500 büyük sanayi

İlk 1000 firma dışında kalan diğer firma-

şirketinin ise özkaynağı 33 milyar TL’ye yakın

ların borç yükünün de sanayinin borç stokunu

iken bu firmaların borç stokları 50 milyar TL’ye

dörtte bir artırmış olması varsayımında, imalat

yakındır.

sanayiinin toplam borç yükünün 375 milyar TL olarak tahmin edilebileceği kaydedildi.

Dolayısıyla ilk 1.000 sanayi şirketinin özkaynakları 226 milyar TL’yi, borçları 306 milyar TL’yi buluyor. Bu da 1.000 sanayi şirketinin

Çalışmada şu değerlendirme yapıldı:

borç/özkaynak oranının yüzde 135 olması de“Bu borç stokunun ise yüzde 30’unun

mek ve yüzde 70’lik normların çok üstünde.

döviz kredisi olduğu saptanmıştır ve sanayi

Firmalar borçlanıyor

firmalarının 112,5 milyar dolarlık dövizle borç yükü olduğu tahmin edilmektedir.

Çalışmada, özellikle büyük firmaların borçlanma eğiliminde olduğu belirtilerek, “Bir-

Bu yük, dolar kurundaki her 1 kuruşluk

çok büyük firmanın borç/özkaynak oranının

artışın, sanayi için 1 milyar TL’lik kur zararı ol-

yüzde 1000’leri bile bulması, sanayinin önemli

duğu anlamına da gelmektedir.

bir borç yükü altında olduğunu göstermektedir. Sanayi bu borçlanmayı iki kaynaktan

Firmaların bu kur ve borç baskısının önü-

yapmaktadır. İçeride banka kaynakları, TL ve

müzdeki aylarda hızlı bir daralmaya neden ol-

dövize endeksli krediler olarak kullanılırken

ması ve beraberinde sanayi içinde önemli bir

ikinci kaynak, dışarıdan sağlanan döviz kredi-

iflas, el değiştirme, kapanma gibi yaprak dökü-

lerinden oluşmaktadır. En büyük 1000 sanayi

mü yaşatması muhtemeldir.”

33


PLASFEDDERGİ

PANO

PAGDER Başkanı Reha Gür İSO İkinci 500 listesini değerlendirdi:

“Üretim ve sanayiye öncelik verilmesi gerektiğini gördük”

PAGDER (Plastik Sanayicileri Derneği), İSO İkinci 500 listesine plastik sektöründen 20 firma girdiğini açıkladı. İsminin açıklanmasını istemeyen

Plastik sanayisi ve genel olarak imalat sanayisi zorlanıyor!

bir firma nedeniyle 19 firma üzerinden yapılan değerlendirmede, 2014

PAGDER Başkanı Reha Gür, verilere yö-

yılında ikinci 500 listesine giren plastik firmalarının satış hasılatlarını

nelik yaptığı açıklamada, imalat sanayisindeki

yüzde 28, brüt katma değerleri ise yüzde 13 artırdığı belirtildi.

güçlüklerin İSO İkinci 500 listesine giren plastik imalatçılarında da gözlendiğini belirterek, “Hızla üretime, sanayiye yönelik önlemler alınması

PAGDER Yönetim Kurulu Başkanı Reha Gür, verilere yönelik yaptığı açıklamada, imalat sanayisindeki güçlüklerin İSO İkinci 500 listesine giren plastik imalatçılarında da gözlendiğini belirterek, “Hızla üretime, sanayiye yönelik önlemler alınması gerekliliğini taşıyan verilerle karşı karşıyayız” dedi.

gerekliliğini taşıyan verilerle karşı karşıyayız” dedi. Reha Gür yaptığı değerlendirmede; “Firmalarımızın karlılığında ve çalışan sayısındaki düşüşler ikinci 500 listesinde iyice görünür oldu. Oranlar sektörün geneline bakıldığında bu denli yüksek olmasa da, sektörümüzün karlılık sorunu yaşadığını biliyoruz. İhracat pazarlarımızda bir daralma var ama firmalarımız çok

PAGDER Başkanı Reha Gür, İSO İkinci 500 listesine yönelik analizlerde, üretime ve sanayiye öncelik verilmesi gerektiğinin gözlendiğini kaydetti. İstanbul Sanayi Odası tarafından her yıl yayınlanan ve Türkiye’nin üretimden satışlara göre en büyük sanayi kuruluşlarının sıralandığı ilk 500 listesinin ikinci basamağı olan “İSO İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2014” listesine, 20 plastik sektörü firmasının girdiğini açıklandı. Bir firmanın verilerinin açıklanmasını istememesi nedeniyle 19 firma verisi

üzerinden yapılan değerlendirmede, listedeki plastik firmalarının 2014 yılında bir önceki yıla göre üretimden satışları 28, satış hasılatları yüzde 31 brüt katma değerleri yüzde 13 ve öz kaynakları yüzde 8 arttı. Türkiye’nin Ortadoğu ve Kuzey Afrika ile Ukrayna’da yaşanan siyasi sorunlar, Avrupa’da ise ekonomik sorunlar nedeniyle yaşanan dış ticaretteki zorlanmanın işaretleri de verilerde görüldü. Listedeki plastik firmalarının ihracatları yüzde 15 oranında geriledi. Çalışan sayısı da yüzde 40 oranında azaldı.

34

yoğun çabalarla bu pazarlardaki varlığını sürdürüyor. Genel olarak baktığımızda, plastik sektörünün sert rekabete alışkın durumu nedeniyle ayakta kaldığımızı söylemeliyim. Sürdürülebilir rekabet en önemli konularımızdan biri… Rakiplerimizin ülkeleri, rekabet avantajlarını kaybetmemeleri için kendi firmalarına yoğun destek, teşvik sunuyorlar. Biz de makro ekonomik olarak imalat sanayisine olan yaklaşımın derinleşmesi ve daha fazla destekler nitelikte bir ekonomik uygulamaya geçilmesini talep ediyoruz.


PANO İkinci 500 listesine giren firmalarımızı ayrıca tebrik ediyorum” dedi.

İSO Sıralamasında İkinci 500 Firma İçine Giren Plastik Firmalarının Firma Başına Ortalama Performans Değişimleri

Temel Göstergeler!

Plastik Sektöründe İkinci 500’e Giren Firmalar

İSO İkinci 500 listesindeki plastik sektörü firmalarının toplam üretimi 1,2 milyar dolar olurken, bunun yüzde 28’inin ihraç edildiği kaydedildi. Tutar bazında 34,9 milyar dolar olan 2014 yılı toplam plastik sektörü mamul üretiminin yüzde 17,4’ü ikinci 500 listesindeki firmalar tarafından gerçekleştirildi. Sektörün kıyaslamaları ise -listeye giren firma sayısının her yıl değişmesi nedeniyle- firma başına ortalamalar üzerinden yapıldı. Buna göre, üretimden satışlar dışındaki performans göstergelerinde gerileme görüldü. Net satış hasılatı yüzde 11,4, brüt katma değer yüzde 4,4 düştü. İkinci 500 içindeki firmaların dönem zararları da 2013’e göre arttı.

PLASFEDDERGİ

İmalat Sanayi İkinci 500

2013

2014

2014 / 2013

2013

2014

2014 / 2013

Üretimden Satışlar (Milyon TL)

121,4

131,7

8,5

127,3

143,6

12,8

Satış Hasılartı (Milyon TL)

139,8

155,7

11,4

147,2

163,8

11,3

Brüt Katma Değer (Milyon TL)

10,8

10,4

-4,4

29,7

34,6

16,2

Öz kaynak (Milyon TL)

38,4

35,2

-8,5

55,8

65,5

17,4

Aktifler (Milyon TL)

92,1

71,0

-22,9

143,9

164,8

14,5

Dönem Karı (Milyon TL)

-0,3

3,5

-

4,4

9,1

106,1

İhracat (Milyon $)

24,2

17,5

-27,8

20,0

18,9

-5,4

Çalışan ( Kişi )

362,9

183,9

-49,3

445,2

448,9

0,8

2014 YILINDA İSO SIRALAMASINDA İKİNCİ 500 FİRMA İÇİNE GİREN PLASTİK FİRMALARI (ISIC NO : 356) (TL) İSO 2. 500 sırası

Firmalar

Üretimden Satışlar

Net Satışlar

İhracat (1000 $)

Çalışan

9

Abdioğulları Plastik ve Ambalaj Sanayi A.Ş.

207.932.745

335.745.051

47.547

1.207

24

Roma Plastik San. ve Tic. A.Ş.

203.649.961

214.329.421

58.083

-

35

Eskapet Pet Ürünleri Kimya Gıda Nakliye San. ve Tic. Ltd. Şti.

196.927.853

204.670.393

-

-

88

Ünsa Ambalaj San. ve Tic. A.Ş.

180.825.958

181.572.875

67.602

565

143

Sepaş Plastik Kimya İnşaat Otomotiv San. ve Tic. A.Ş.

164.372.297

215.135.463

-

-

211

SAFAŞ Saf Plastik San. ve Tic. A.Ş.

150.017.203

169.790.811

-

110

221

Novaplast Plastik San. ve Tic. A.Ş.

147.988.013

176.778.389

-

-

268

Farmamak Ambalaj Maddeleri ve Ambalaj Mak.San Tic. A.Ş.

137.757.608

139.907.353

23.629

190

292

Sanica Isı Sanayi A.Ş.

130.540.349

131.350.184

30.133

403

309

Berke Plastik San. ve Tic. A.Ş.

127.330.939

200.253.992

-

-

334

Kompen PVC Yapı ve İnşaat Malzemeleri San. ve Tic. A.Ş.

123.600.216

150.056.783

-

-

360

Ziylan Taban San. ve Tic. A.Ş

117.783.470

123.981.400

-

-

384

Subor Boru San. Ve Tic. A.Ş.

112.598.172

148.944.305

23.296

-

391

Sümer Plastik ve Kağıt San. Tic. A.Ş.

110.229.732

112.273.604

13.786

144

406

Sunjüt Suni Jüt San. ve Tic. A.Ş.

107.724.420

124.001.422

43.796

512

412

Işık Plastik Sanayi ve Dış Ticaret Pazarlama A.Ş.

106.214.131

110.903.244

24.736

-

422

Serra Sünger ve Petrol Ürünleri San. ve Tic. A.Ş.

104.628.610

149.815.035

2.191

245

428

Egeplast Ege Plastik Tic. ve San. A.Ş.

103.978.493

117.930.564

15.292

302

461

Sem Plastik San. ve Tic. A.Ş.

99.081.563

105.799.259

-

-

35


PLASFEDDERGİ

PlaSTK

PANO

Erol Paksu

Ege Plastik Sanayicileri Dayanışma Derneği Başkanı

Kompozit Sanayicileri Derneği meslek standardı çalışmalarına devam etti Kompozit Sanayicileri Derneği, 4. seviye meslek standartlarının belirlenmesine yönelik ilk çalıştayı gerçekleştirdi. Seviye 4 için yeni

Gün Birlikte Sağlam Durma Zamanı

çalıştaylar da yapılacak. Dernekten yapılan açıklamada, daha önce usta ve operatör seviyesi için (Seviye 3) 5 adet Kompozit Ürün Üre-

Ülke olarak yine zor ve ıstıraplı bir dönemden geçiyoruz. Uzun süren seçim ortamı, istikrarsızlık, hepimizin yüreğini yakan terör olayları ve bu belirsiz ortamda artan kurlar, bozulan dengeler.. Hal böyleyken sağduyu ile davranmaya, ülkemize, işimize, ailelerimize ve işletmelerimize olan sorumluluğumuz ile işlerimize dört elle sarılarak üretime devam etmeliyiz.

tim Elmanı Meslek Standardı hazırlandığı ve bunların Resmi Gazete’de yayınlanarak Ulusal Meslek Standardı haline geldiği hatırlatıldı. Ağustos ayında yapılan çalıştayla, ustabaşı ve postabaşı seviyesi için (Seviye 4) Kom-

Plastik sektörü son yıllarda üretim kapasitesi olarak Avrupa’da Almanya’dan sonra ikinci sıraya yükselmişken şuan ‘bulunduğunuz yerde tutunma, ayakta kalma mücadelesi’ içindeyiz. Sanayici için istikrar şarttır, önünü görebilmesi gerekir. Toplumda söz sahibi herkesin ve özellikle yöneticilerin bu bilinçle ve sorumlukla hareket etmesini bekliyoruz. Sektörümüz için hammadde ve enerji girdileri çok yüksek olduğundan global piyasalarda rekabet şansımız kalmıyor. Özellikle hammaddede %85 oranında dışarıya bağımlıyız. Yerli üretim ihtiyacı karşılamaktan çok uzak, hammadde ithalatına getirilen ek vergiler, vergilerdeki artışlar ve ithalattaki uygulama hataları sanayiciyi zora sokuyor. Ülkemizin tek plastik hammadde üreticisi olan Petkim böyle bir süreçte önemli mesuliyetler taşımaktadır. Uygulayacağı satış politikalarını belirlerken sektöründeki derneklerle bir araya gelerek fikir almalı ve kendi karlılığını korurken sektörün de zarar görmeyeceği politikaları üret-

pozit Ürün Üretim Elemanı (El Yatırması, Püskürtme, RTM, İnfüzyon) Meslek Standardının hazır hale getirildiği kaydedildi. Açıklamada, “Çalıştay Polin firmasının ev sahipliğinde gerçekleştirilmiştir. Çalıştay Türkiye Kimya, Petrol, Lastik ve Plastik Sanayi İsverenleri Sendikası (KİPLAS) Uzmanı Sayın Erdem Abaka ve Mesleki Yeterlilik Kurumu (MYK) tarafından görevlendirelen Moderatör Sayın Hayrunisa Saldıroğlu’nun önderliğinde Polin firmasının operatör ve uzmanlarının katılımı ile başarıyla tamamlanmıştır.

melidir. Bu şekilde sektörün bir bütün olduğunu gören politikalar oluşturmakla herkesin

Seviye 4 için düzenlenecek olan çalış-

kazanacağı unutulmamalıdır. Sektör olarak uzun vadede bu bağımlılığı azaltacak devlet

taylarımız sektörümüze ait tüm meslek grup-

politikası olarak projelere daha çok teşvik sağlanmasını bekliyoruz.

ları tamamlanıncaya kadar devam edecektir.

Ülkemizdeki bu olumsuz gelişmeler yanında dünyada da 2015 yılında küresel ölçekte dış ticaret hacminde görülen daralma var, bu tabloyu değiştirmek için yeni hükümetimizin sanayici ve ihracatçıyı destekleyecek önlemler alması gerekiyor. Özellikle sanayici için önemli maliyet unsuru olan enerji fiyatlarında yeni düzenlemelere gidilmeli. Düşük ihracat demek, düşük sanayi üretimi, yüksek işsizlik demektir. Plastik sektörünün ulaşmayı hedeflediği ihracatı gerçekleştirebilmesinde elbette bölgemizin de büyük katkısı olacaktır. Bu çerçevede hedeflerimize ulaşmada önemli ticari buluşma noktalarından biri olacak 3. PLASTECH Fuarı için derneğimiz PLASFED ve İZFAŞ ile birlikte heyecanla çalışmalarına başlamıştır. Yaşanılanlardan tüm toplum kesimleri ve tüm sektörler etkilenmektedir. Hatalardan yapılan yanlışlardan ders alarak yolumuza devam etmeliyiz. Geçmişte olduğu gibi büyük bir ulus olduğumuzu unutmadan birlik ve beraberlikle, akılcı, hakkaniyetli ve çözüm odaklı yaklaşımlarla bu girdaptan çıkabileceğimiz inancını taşıyoruz. Bu vesile ile ülkemize ve sizlere huzurlu, başarılı ve bereketli günler dilerim.

36

Hazırlanan standartlar, üyelerimizin ve tüm sektörün görüşleri alınıp son şekli verildikten sonra MYK’nın onayına sunulacaktır” denildi.


PANO

PLASFEDDERGİ

Malezya ile serbest ticaret yürürlüğe girdi bazılarında ise aşamalı olarak uygulaTürkiye ile Malezya arasında imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması yürürlüğe giriyor. Plastik sektörünü de yakından ilgilendiren gümrük vergisiz ticaret aşamalı olarak uygulanmaya başlandı. PAGDER’den konuya ilişkin yapılan açıklamada, “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Malezya Hükümeti arasında imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması’nın Bakanlar Kurulu tarafından onaylanması ile iki ülke arasındaki gümrük vergisi düzenlemeleri yapılması, dış ticaretteki tarife ve tarife dışı engellerin kaldırılması, ekonomik ve ticari işbirliklerinin geliştirilmesi hedeflenmektedir.

1-3901.10.10.00

Lineer Polietilen

2-3901.10.90.00

Diğerleri LDPE ve türevleri

3-3901.90.90.00

Diğerleri

4-3902.10.00.00

Polipropilen

5-3902.20.00.00

Polizobütilen

lezya ile dış ticarette sıfır gümrük uy-

6-3902.90.90.00

Diğerleri

gulanacağını, 1 Ağustos 2015 itibariyle

7-3904.21.00.00

Plastfiye edilmemiş PVC

yurdu. İstisna durumdaki 14 üründe ise

8-3904.22.00.00

Plastfiye edilmiş PVC

indirimlerin başladığı ve 4 aşamada sı-

9-3904.30.00.00

Vinil klorür vinil asetat kopolimerleri

arasındaki bütün sanayi ürünlerinin en

10-3904.40.00.00

Diğer vinil klorür kopolimerleri

geç 8 yıl sonunda karşılıklı olarak sıfırla-

11-3904.50.90.00

Diğerleri

12-3904.61.00.00

PTFE

maya girecek” denildi.

Sıfır gümrükle ticarete konu plastik ürünler PAGDER, 14 ürün dışında kalan plastik mamul ve hammaddelerin Ma-

bu uygulamanın yürürlüğe girdiğini du-

fırlanacağı duyuruldu. PAGDER, iki ülke

nacağını açıkladı.

Söz konusu anlaşma ile sektörümüzü ilgi-

Sıfır gümrük uygulamasından is-

lendiren plastik ve polimer ürünlerinin ithala-

tisna durumdaki 14 ürün ve GTİP nu-

13-3904.69.90.00

Diğerleri

tında bazı ürünlerde gümrük vergisi sıfırlandı,

maraları şöyle:

14-3904.90.00.00

Diğerleri

37


PLASFEDDERGİ

PlaSTK

PANO

Tereftalik Asit İthalatı için tarife kontenjanı açıldı Nurhan Kaya

Kauçuk Derneği Başkanı

Türkiye’nin, plastik sektörü hammaddeleri arasında bulunan “Tereftalik Asit İthalatında Korunma Önlemi Uygulamasına İlişkin Karar”ı yürürlüğe koymasının ardından, sektöre olan etkiyi hafifletmek amacıyla sıfır gümrüklü 320

Sektördeki herkese kuçak açıyoruz

bin tonluk tarife kontenjanı açıldığı duyuruldu. PAGDER tarafından yapılan açıklamada, yayınla-

1988 yılında kurulan Kauçuk Derneği sanayiciden öğrenciye, akademisyenden teknisyene ve kauçukla ilgilenen herkese kucak açmış, teknik ve bilimsel anlamda destek vermiştir. Çıkarttığı yayınları ve verdiği seminerleriyle bir bilgi merkezi olmuştur. Düzenlediği fuarlarla ve sektör toplantılarıyla ticari hayatın gelişimine katkıda bulunmuştur. Sektörün her kesiminin buluşup birbirini tanıdığı, iş birliği ve güç birliği yaptığı bir merkez haline gelmiştir. Bu yönüyle yarattığı sinerjiyle de sektörün gelişimine büyük katkılarda bulunmuştur.

nacak yönetmelik kapsamında tarifenin dağıtıla-

Kauçuk Derneği’nin, Türkiye’nin her köşesinden (çok büyük işletmelerden çok küçük işletmelere, geniş bir yelpazede) üyeleri bulunmaktadır.

4’ü, ikinci yıl ise gümrük kıymetinin yüzde 3.75’i

Kapsamı itibariyle konusunda tek dernek olan Kauçuk Derneği, Dünya’nın pek çok ülkesinden kauçuk dernekleriyle iletişim ve işbirliği içerisindedir. 1991 yılının Kasım ayında yayın hayatına başlayan Kauçuk Dergisi 23 yıldan beri yayınlarını aralıksız sürdürmektedir. Kauçuk Dergisi Türkiye’deki sektörel yayıncılığın en eski ve başarılı örneklerinden birini oluşturmaktadır. Dergimiz, makine, mamul ve kimyasal üreticisi firmaların kauçuk sektörüne katkıları ve fuarlarda sergilenen son teknolojik gelişmeleri sektöre duyurmaktadır. Ayrıca dergimiz sektörümüzde yer alan firmaların geliştirdikleri yenilikleri ve kendileriyle ilgili haberleri ücretsiz olarak sektöre duyurabildikleri bir platform oluşturmaktadır. Dergimizde, İstatistikler, Kauçukla ilgili pratik ve teorik bilgiler, Sektörle ilgili dünyadan ve yurttan haberler, Güncel gelişmeler,

cağı kaydedildi. Haziran ayında getirilen bir koruma kararıyla, tereftalik asit ithalatında iki yıl süre ile korunma önlemi olarak ek mali yükümlülükler uygulanacak; 1 yıl süresince gümrük kıymetinin yüzde olarak sanayiciler ek mali yükümlülüklerden etkilenecek.

Kauçuk Derneği yeni adresinde Kauçuk Derneği, içerisinde kauçuk ve elostemer teknolojileri test merkezi de bulunan yeni adresine taşındı. Çalışma alanı genişleyen Kauçuk Derneği, Giyimkent, İstanbul Ticaret Sarayı içerisinde yeni ofisinde faaliyetine başladı. Kauçuk Derneği Başkanı Nurhan Kaya yeni merkezin, üyelerine yönelik hizmetlerini genişletme imkanı sağlayacağını vurgulayarak, Dernek olarak sektörün ihtiyaçlarını karşılama ve temsiline

yer almaktadır.

yönelik güçlü çabalarını sürdüreceklerini kay-

Derneğimiz üniversiteler ile yürüttüğü yakın ilişkiler neticesinde dergimizin hakemli bir dergi olması sağlanmıştır. Bu bağlamda değerli öğretim üyelerimizden “yayın danışma kurulu” oluşturulmuştur. Kauçuk Dergisi 40. sayısı itibariyle hakemli dergi olarak yayınlanmaktadır. Yaklaşık 3000 adet basılan ve Türkiye’de irili ufaklı yüzlerce sanayi kuruluşuna, sivil toplum kuruluşuna, üniversitelere ve kütüphanelere gönderilen dergimizin – birinci sayısından itibaren - her sayısı ayrıca web sitemizden de okuyucuya ulaşmaktadır. Kauçuk Derneği olarak 2015 yılının önemli gelişmelerinden biri de başarılı çalışmalarını yakından takip ettiğimiz, kardeş plastik sektörünün çatı örgütü PLASFED’e üye olmamız oldu. Birlikten kuvvet doğacağına, ulusal ve uluslararası platformlarda hep beraber, sesimizin daha güçlü duyurulacağına inanıyoruz. Hep beraber sektörel sorunların çözümünde dayanışma içinde olmanın olumlu sonuçlar vereceğine inancımız tam. Sektörümüzün bilgi ve iletişim ihtiyacına, hakemli bir dergi yayınlayarak katkı vermekten mutluluk duyuyoruz.

detti.

EGEPLASDER GAPLAST’a katıldı EGEPLASDER, ilk kez düzenlenen ve sektöre merhaba diyen GAPLAST Gaziantep Plastik, Ambalaj, Kimya Teknolojileri, Hammadde ve Ürünleri Fuarına katıldı.

Ortadoğu Fuar

Merkezi`nde gerçekleştirilen fuarda, EGEPLASDER standı açıldı ve dernek üyeleriyle birlikte Ege bölgesinde faaliyet gösteren plastik sektörü mensuplarıyla fuara katılan sanayiciler

Sizlere bol kazançlı, mutlu günler dilerim.

arasında işbirliği imkanları arandı. Fuarda EGEPLASDER Tanıtım Rehberi de dağıtıldı. 38


POM PBT PPE


PLASFEDDERGİ

PlaSTK

PANO

Süper Film Genel Müdürü Gültekin’den gençlere tavsiye: Unvan değil, yetkinliğinizi planlayın Şekip Avdagiç

Kompozit Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı

Sanko Holding bünyesinde faaliyet gösteren Süper Film’in Genel Müdürü Gültekin Savaşkan, genç mühendis adaylarına uzmanlaşmaya ağırlık vermeleri tavsiyesinde bulundu. Savaşkan, Gaziantep Üniversitesi’nde düzenlenen bir etkinlikte gıda, tekstil, fizik, endüstri, makina,

Türk Kompozit 2015’i başarıyla gerçekleştirdik. Kompozit Sanayicileri Derneği olarak; ilkini 2013 yılında gerçekleştirdiğimiz Türkiye’nin Kompozit Etkinliği’nin ikincisini 8-10 Ekim 2015 günleri arasında İstanbul’da tamamladık. Katılan, katkı veren herkese bir kez daha teşekkür ederim. “2. Türk ve Bölge-

elektrik ve inşaat mühendisliği son sınıf öğrencilerine bir seminer verdi. Gültekin Savaşkan, “Üniversite diplomasını alındıktan sonra unvan planlaması değil, yetkinlik planlaması yapılmalı” dedi. Seminere, Gaziantep Üniversitesi Rektörü Yavuz Coşkun ve Mühendislik Fakültesi Dekanı Mustafa Bayram da katıldı. Savaşkan seminerinde, uzmanlaşmanın iş dünyası içindeki önemine

sel Kompozit Sanayi, Teknoloji ve Uygulamaları Zirvesi ve Forumu”,“1. Türk ve Bölgesel Kompozit Sanayi, Teknoloji ve Uygulamaları Fuarı” katılımcılarımızın sergilediği ürünlerle, çeşitli kategoriler altında verdiğimiz ödüllerle ve bilimsel-sektörel bilgilerin sunulduğu 25 ayrı oturumla kelimenin tam anlamıyla dopdolu bir etkinlik oldu.

Dostlarımızla birlikte Türkiye’nin ve dünyanın yükselen bir sektöründe yer almanın ve güçlerimizi birleştirerek sektörün en güçlü tanıtımını yapmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Ödül alan firma ve kuruluşlarımızı bir kez daha tebrik ediyorum. vurgu yaparak, “Önemli olan yetkinlik planı yaKatılımcılar, yerel ve bölgesel kullanıcılarla bir araya gelmişler, ürünlerini, hizmetlerini sunma, sağlıklı iş ilişkileri geliştirme şansına sahip olmuşlardır. Etkinliğimiz, yerel ve bölgesel kullanıcılara, kompozit üreticilerine, ham madde tedarikçilerine, hizmet servislerine

pabilmek. İş başvurusu yapan mühendislere ‘ne olmak istiyorsun’ diye sorduğumda, CEO olmak istediklerini söylüyorlar. Bu yanıta çok şaşırıyorum.” dedi. Savaşkan, üniversite eğitimi daha

ulaşabilme, en son teknolojik uygulamalar hakkında bilgi alma fırsatı sunmuştur. Sektörün

düşük seviyede olan ülkeler tarafından üretilmiş

profesyonellerine ise iş ve kariyer fırsatları yaratmış, öğrencilere kompozit sektörünün

makinelerin Türk firmaları tarafından alınmakta

sunduğu ürün ve hizmetleri tanıma fırsatı vermiştir.

olduğunu belirtti. Gençlerin eğitim ve uzmanlaşmaya önem

Etkinlik boyunca konuşma fırsatı bulduğum dostlarımız, kompozit sektöründe ikin-

vermek yanında, sosyalleşmeyi de ihmal etme-

ci kez gerçekleştirilen buluşmayı beğendiklerini vurguladılar. Bu da bizi ayrıca sevindirdi.

mesi, mümkün olduğunca iletişime açık olması

Kompozit Sanayicileri Derneği olarak hiçbir özveriden kaçınmadan sektörü bir marka ha-

gerektiğini vurgulayarak,

line getirme doğrultusunda bu güne kadar sürdürdüğümüz çalışmaların bundan böyle de giderek yoğunlaşacağını belirtmek isterim. Etkinliğimizi her 2 yılda bir giderek artan bir ivme ile sektörümüzle paylaşacağımızı şimdiden müjdelerim.

“Üniversiteniz öğ-

rencisiyim. Doktora yapıyorum, öğretim üyesi mi olacağım? Hayır ama olay öğrenmek ve paylaşmaktır. Hayat hem çok kolay hem de çok zor. Metalurji mühendisiyim, Süper Film’in genel müdürüyüm. Başarılı olmak için çaba gösterin.

Bu etkinlik dizimiz, gelecekte benzerlerini yapacağımız toplantılar ve etkinlikler için bize güç verdi. Bir kez daha katkı ve katılımlarıyla bizimle birlikte olan dostlarımıza teşekkür eder, gelecek etkinliklerimize sizleri beklediğimizi şimdiden ifade etmek isterim.

Sanayiden en az bir kişi ile arkadaşlık, dostluk kurun. Bu komşunuz veya akrabanız olabilir. Hiç olmazsa ayda bir gün görüşün” diye konuştu. Savaşkan, sosyalleşmeye ilişkin olarak ise çalışma hayatına atıldıktan sonra işyeri arkadaşları dışında da iletişim kurmaları çağrısında bulundu.

40


PLASFEDDERGİ

PlaSTK

PANO

Koçtaş-ÇEVKO işbirliğiyle 66 bin ağaç kurtardı Reha Gür

Plastik Sanayicileri Derneği Başkanı

Plastikle rekabet edemeyenler haksız yollara başvuruyor Değerli Meslektaşlarım , Sevgili Dostlar, PLASFEDDERGİ’nin kapak konusu Haksız Rekabet. Herhalde Dünya üzerinde bu konudan en fazla muzdarip durumda olan sektörün mensupları biz plastikçilerdir. Bu, işin sektörel boyutu. Ötesinde, ulus olarak da herhalde bizim kadar hayatının her aşamasında haksız rekabete muhatap olan başka ulus da yoktur. Maalesef bizde haksız rekabete maruz kalma durumu çocuklukta başladığımız eğitim dönemlerimizden başlar ahirete göçtüğümüzde defnedileceğimiz kabir yerlerimizin organize edilmesine kadar, sporda, siyasette, birey olarak devlete karşı olan sorumluluklarımızı yerine getirme işlevinde de devam ederek, sağlık hizmetinden yararlanmadan kültürel aktiviteye ulaşıma kadar her aktivitede karşımıza çıkar. Bunlara dair birey olarak kendi payımıza düşenleri yapmanın dışında pek fazla elimizden gelen yok maalesef. Bu nedenle daha çok sektörel anlamda sorun niteliği taşıyan “Plastik” için “haksız rekabet” konusunu irdelemek bizim için görev anlamı taşıyabilir, sizler için de yaptıklarımızdan haberdar olmanız anlamında faydalı olabilir. Plastik, ticarileşmeye başladığı 1950 lerden itibaren heryıl ortalama yüzde 6 büyüyen bir pazara sahip olunca, geleneksel malzemeler tarafından pazarlarının elinden kaybolması riski doğup, hakkında hep olumsuz algı oluşturulmak istenen malzeme durumuna gelmiş, aslında Dünya’nın en çevreci ve sağlıklı malzemesi durumundadır. Olumsuz algı yaratma faaliyetinin temelinde pazar kaybetme korkusu yatmaktadır. Özellikleri ve avantajları nedeniyle yüzyılın malzemesi olarak adlandırılabilen plastik ile dürüstçe rekabet edemeyeceklerinden algı yönetimiyle “haksızca rekabet” eksenine kaydırmışlar işi. PAGDER olarak GFK’ya Türkiye genelinde yaptırmış olduğumuz “Algı Araştırması”nın sonuçları, maalesef bu olumsuz algıya yönelik çalışmaların kamuoyunda ne denli etkin olduğunu ortaya çıkarmıştır. Çok basit bir örnek olarak araştırma sonucuna göre tüketiciler, “sağlık ve çevre” gerekçesiyle gerekli olduğu durumlarda kağıt bardakları tercih ettiğini açıklarken, bu bardakların iç yüzeyinin plastikle kaplı olduğunu ve geri dönüştürülemediğini bilmiyor. Üstelik çay severler, eksik bilgi dahilinde gerçek çay keyfini yaşatamayan, şeffaf olarak üretilmesi mümkün olmayan kağıt bardağı, çayın rengini gösterebilen plastik şeffaf bardağa tercih ediyor. Plastik malzemenin otomotivde, havacılıkta, elektronikte yarattığı faydaları burada örneklemiyorum zira araştırma gösteriyor ki plastikle ilgili doğru algıyı oluşturacak yeterli düzeyde bilgiye sahip olunmaması nedeniyle ön yargılar hala devam ediyor. Biz de PAGDER olarak, araştırma sonuçları ortadayken, sektörün geleceği adına yapılması gerekenlere dair yaptığımız çalışmaların sonucunda, sorumlu endüstri yaklaşımımızdan hareketle, bilinçlendirme kampanyalarımızın ürünleri olan “Yuvaya Dönüşen Plastikler” projemize ve bu projenin bir alt adımı olan, 6-11 yaş aralığındaki çocuklarımıza plastik malzemesinin değerini ve geri dönüşüm bilincini aşımalayı hedefleyen “Çöps Çetesi Tiyatro Oyunumuza” bu dönemde de ağırlık veriyoruz. Unutmayınız ki ; Ülkenin geleceği için sorumluluk sahibi sanayiciler, Dünyanın geleceği ve sorunsuz bir çevre için plastik ne denli gerekliyse, siz değerli sektör mensuplarımızın, hertürlü sorununuzda yanınızda olan plastik sanayicisinin derneği PAGDER’in bu önemli projelerine desteği de o denli değerli ve önemlidir. Bu nedenle tekrar hepinizi birlikte çalışmaya ve üretmeye davet ederken, Kurban Bayramınızı en içten duygularımla kutluyorum. Saygı ve Sevgilerimle,

42

Çevrenin korunmasına yönelik işbirliği programları yapan ev geliştirme ve yapı market zinciri Koçtaş, ÇEVKO ile birlikte 2011’den bu yana yürüttüğü “Atık Ambalaj Geri Dönüşüm Projesi” kapsamında 66 bin 572 ağaca karşılık gelen atık toplandığını duyurdu. Çevre işbirlikleri hakkında bir açıklama yapan Koçtaş, “Daha Güzel Evler, Daha Güzel Hayatlar” sloganıyla çevreye duyarlı projeler yürüttüklerini duyurdu. Yürüttükleri projelerle sektöre yön vermeyi hedeflediğini vurgulayan Koçtaş, çevre bilincinin şirket politikasının merkezine yerleştirdiklerini kaydetti. Yapılan açıklamada, Koçtaş’ın ÇEVKO Vakfı ile birlikte yürüttüğü ‘Atık Ambalaj Geri

Dönüşüm Projesi’ kapsamında mağazalarına atık kutuları yerleştirildiği, ayrıca projenin başarısı ve etki alanını artırmak için tüm Koçtaş çalışanlarına eğitimler verildiği belirtildi. Proje kapsamında toplanan atık ambalajların geri kazanılmasıyla oluşan faydanın çeşitli karşılıkları duyuruldu. Buna göre, 66 bin 572 ağacın kesilmesi önlendi. Ayrıca 6 binin üzerinde ailenin yıllık elektrik tüketimine denk gelen bir tasarruf sağlandı. ÇEVKO Vakfı ile yapılan işbirliğiyle 4 futbol sahası büyüklüğünde depolama alanı kullanımı kazanılırken, 581 ailenin yıllık su tüketimine denk gelen su tasarrufu gerçekleşti. Bu arada, Koçtaş’ın Anel Doğa işbirliği ile Koçtaş mağazalarında oluşturduğu elektronik atık toplama noktalarında kullanım süreleri dolmuş tüm elektronik ürünler herhangi bir ücret talep edilmeden tüketiciden alınarak geri dönüştürülmeye başlandı. Proje kapsamında, ilk altı ayda, 17,10 ton elektronik atığın geri dönüşümü sağlanırken; 39,57 ton tehlikeli atık da imha edildi. Koçtaş’ın, çevreye duyarlı yatırımları ve işbirlikleriyle; doğanın korunmasına ve çalışmalarına devam ettiği sürdürülebilir üretim ile ülke ekonomisine katkı sağlamaya devam edeceği vurgulandı.


PANO

PLASFEDDERGİ

Dünya Bankası, 2016 ve 2017’de Türkiye’nin büyümesinin yavaşlayabileceğini öngördü Dünya Bankası, Türkiye’nin 2015 büyümesini yüzde 3 olarak tahminini değiştirmezken, 2016 ve 2017’ye ilişkin tahminlerini düşürerek yüzde 3,5’a çekti. Dünya Bankası Türkiye ofisi düzenli olarak yayınladığı ülke Ekonomi Notu Temmuz sayısında, 2016 için yüzde 3,9 ve 2017 için yüzde 3,7 olan büyüme tahminlerini yüzde 3,5’a indirdi. Bunun nedeni olarak ise küresel finansal ortamın sıkılaşması ve siyasi belirsizlik unsurları sayıldı. Dünya Bankası 2015 yılı büyüme tahmininin yüzde 3’te tutulduğu ve cari açığın GSYH’nın yüzde 4,6’sına gerileyeceği tahmin edilirken, kısa vadede döviz kuru üzerindeki ilave baskıların kontrol altına alınabileceği varsayımıyla, 12-aylık enflasyonun Aralık 2015’e kadar yüzde 7’ye düşmesinin beklendiği kaydedildi.

-Türkiye’ye yönelik notlar

Dünya Bankası, Türkiye ekonomisine iliş-

kin temel bazı uyarılarda da bulundu. TL’nin değer kaybının, petrol fiyatlarındaki artışın etkisini daha da artırdığı, gıda fiyatlarındaki gerilemenin etkisini de sınırladığı kaydedildi. Ancak gelecek dönemde gıda fiyatlarındaki düşüşün enflasyon düşüşüne etkisinin gözleneceğini, yıllık enflasyonda “zirvenin dönüldüğü” öngörüldü.

-Merkez Bankası’nın elindeki araçlar azalıyor

Dünya Bankası notunda, Merkez Bankası’nın ortalama fonlama maliyetinin artarken, bankalar arası borç verme oranının, faiz koridorunun üst sınırında olduğu hatırlatıldı. Buna bağlı yapılan yorumda ise ABD Merkez Bankası’nın (FED) faiz artışının ardından yükselen piyasaların para birimleri üzerindeki baskının artabileceği vurgulanarak, “Bu nedenle, TCMB’nin finansal istikrarı sağlarken destekleyici politikalar için hareket alanı sınırlanacaktır” denildi.

Dünya Bankası, yeni hükümet girişimlerinin başarısızlıkla sonuçlanmasının yatırımcı hassasiyetini artıracağı ve tüketici güvenini olumsuz etkileyebileceği, buna karşılık bir hükümet kurulması halinde de özel talepteki artışın büyümeyi destekleyeceği kaydedildi. Dünya Bankası notunda, “2015 yılı ekonomik görünümü 7 Haziran genel seçimleri sonrasındaki siyasi belirsizliklerin giderilmesine bağlı. Yatırımcı güvenini tazelemek, kısa ile orta vadede büyüme için kilit faktördür. Yatırımcı güvenini tazelemek için istikrarlı, kapsayıcı bir hükümetin bir an önce kurulması ve yapısal reformların uygulanmasına bir an önce başlanması gerekmektedir.” denildi. Dünya Bankası notunda, kısa vadeli sermaye girişlerinin yavaşladığı ancak uzun vadeli sermaye girişlerinin durumunu koruduğu, kısa vadeli sermaye hareketlerinin 5,7 milyar dolarlık kısmının döviz rezervlerinden ve 7,8 milyar dolarının da net hata noksandaki girişten karşılandığı belirtildi.

TP Electric faz dönüştürücü Ser Rezistans logosunu fişleri tanıttı değiştirdi ve yurt dışında elektrik sektöründeki değişimleri

TP Electric, üretim portföyüne eklediği faz dönüştürücü (enversör) fişleri tanıttı. Şirketten yeni ürün hakkında yapılan açıklamada, “ Faz dönüştürücü (enversör) fişlerimiz; elektrik motorlarındaki faz yönlerinin pratik bir şekilde değiştirilmesini sağlamak amacıyla tasarlanmıştır. Fişler özellikle perakende sektöründe ürünlerin sağlıklı bir şekilde bir noktadan diğerine sevk edilmesi için kullanılan soğuk hava makinelerinde (mobil soğutucular) ve faz yönünde

takip ettiği ve buna uygun yeni ürünleri piyasaya sunduğu vurgulandı. Şirket açıklamasında, yeni ürünle, elektrikli motorların dönüş yönünü kabloları sökmeden değiştirmek için pratik bir çözüm sunulduğu, tüm mobil makinelerde karşılaşılan elektrik bağlantısı sorunlarının çözüldüğü, faz güvenliği sağlandığı ve tornavida ile iki fazın 180 derece çevrilmesini sağlayarak, motorların dönüş yönünün değiştirilmesini sağlandığı kaydedildi.

Plastik sektöründe faaliyette bulunan Ser Rezistans şirket logosunu yeniledi. Güncel görsel eğilimler çerçevesinde yenilenen şirket

değişikliklerin sık yaşandığı motor uy-

logosuyla marka ve şirket bilinirliğine katkı ve-

gulamalarında kullanılmaktadır. IP 44

rilmesinin hedeflendiği kaydedildi. Şirket, yeni

ve IP 67 koruma seviyesinde 5x16A,

logosunu kullanmaya başladı. Ser Rezistans

5x32A faz dönüştürücü fiş, duvar fişi

Genel Müdürü Erkan Evrenkaya, yeni logoda

ve makine fişi olarak dizayn edilmiştir”

şirketin geçmişine yönelik izlerin korunduğunu

denildi.

ve yeni bir görsel yaklaşımla iletişim süreçlerine katkı verecek bir tasarımın benimsendiğini anlattı. Şirket, yakın zamanda internet sitesini de

Şirketin, kuruluşundan bu yana

yenileyecek.

pazar ihtiyaçlarını gözeterek, yurtiçi

43


PLASFEDDERGİ

PANO

Etka-d Otomotiv Dünyanın en hafif otobüs koltuğunu duyurdu

Dünyanın en önemli otobüs markalarına hizmet veren “Bursa merkezli Etka-d Otomotiv, çoğunluğu plastik malzemelerden oluşan dünyanın en hafif otobüs koltuğunu ürettiğini duyurdu. Yeni koltuklar, muadillerinin yüzde 40’ı kadar daha hafif olarak imal edildi. Etka-d, AR-GE süreçleriyle hafif otobük koltuklarını geliştirdiğini belirtti. 1990 yılından bu yana ticari araç oturma grubu, iç trim ve şase plastik parçalarının tasarımını, kalıp imalatını ve ürün imalatını yapan Etka-d, proje çözümleri ve bitmiş ürünleri sunuyor.

Başka alanlarda da AR-GE çalışmalarının sürdüğünü belirten Özgat, tampon kalıbı ürettiklerini ve 2 metre 20 santimlik ürünün seri üretimine başladıklarını anlattı.

mek istediğini kaydeden Özgat, üç yıl önce ilgi duydukları bu sektörde uçak koltuğu projesinde ana plastik tedarikçi olarak çalıştıklarını kaydetti.

Mercedes ile de bir koltuk projesini yürüttüklerini açıklayan Özgat, tasarımdan kalıba her detayın tamamen Etka-d’ye ait olduğu ArGe çalışmasıyla yerli üretime destek vermeyi hedeflediklerine işaret etti. Özgat, “Normal şartlar altında koltuklar Almanya’dan geliyordu. Projemiz ile bundan böyle Mercedes otobüslerinde yerli malı koltuklar kullanılacak. Bu aynı zamanda Mercedes için de karlı oldu” dedi.

Özgat, “Sivil havacılık sektörüne koltuk parçalarından başladık. Yine uçak koltuklarında kullanılması için yanmaz file ürettik. Bir sonraki hedefimiz iç trim parçaları imal edebilmek. Şu an havacılık sektörü toplam şirket ciromuzun yüzde 6’sını oluşturuyor. Yaklaşık bir yıl önce traktör sektörüne de girdik. İç kabın parçası üretmeye başladık.” dedi.

Sivil havacılık

Firmadan yapılan açıklamada, 10 uzman ile AR-GE ve inovasyon çalışmaları yürütüldüğü belirtildi. Firma, 250’den fazla ürün satışı gerçekleştirdiğini ve patent ve faydalı model toplamının 400’e yakın olduğunu kaydetti.

Şirketin, sivil havacılık alanında da büyü-

Etka-d Proje Sorumlusu Nurullah Özgat, basına yaptığı açıklamada, Bursa Eskişehir Bilecik Kalkınma Ajansı (BEBKA) desteği ile 2014 yılında hayata geçirdikleri AR-GE çalışmasında sonuca ulaştıklarını belirterek, “Dünyanın en hafif otobüs koltuğunu ürettik. Projemiz ile otobüs koltuklarında yüzde 40 hafiflik sağladık. Bu aynı zamanda yakıt tasarrufu anlamına da geliyor. Anne-çocuk koltuğuna kadar geniş bir yelpazeye sahip olan bu koltukları seri olarak imal ediyoruz. Ürünümüzün patentini aldık. Şu an yerli ve yabancı marka birçok otobüste bu koltuklar kullanılıyor” dedi. 44

Özgat, ayrıca yalnızca son bir yılda 4 milyon Avroluk makine yatırımı yaptıklarını, 50 ülkeye ihracat gerçekleştirdiklerini ve üretimlerinin yüzde 35’ini ihracatın oluşturduğunu açıkladı.


www.GPPs.ae/PaGder

WHERE THE PACKAGING & POLYMERS INDUSTRY GETS DOWN TO BUSINESS

Gulf PackaGinG & Polymers show

1 – 3 february 2016 Abu Dhabi National Exhibition Centre, United Arab Emirates don’t miss the region’s most anticipated event. call +971 4 609 1563 or email sales@gpps.ae Quote GPPsPaGder with any enquires. official host

silVer sPonsor

suPPortinG associations

bronZe sPonsor

associate sPonsor

knowledGe Partner

orGanised by

official media Partner

mep www.mideastplast.com

media Partners


PLASFEDDERGİ

PANO

PLASFED, sektöre yön verecek stratejiyi hayata geçiriyor PLASFED, sektör çalışmalarına yön verecek bir stratejik plan hazırlıklarını sürdürüyor. Yönetim Kurulu, stratejik planın sektör ve bütün karar alıcılar tarafından benimsenmesi için çalışacak.

PLASFED Yönetim Kurulu, yaptığı toplantıda sektöre ilişkin gelişmeleri ve çalışmaları değerlendirdi. Stratejik plan hazırlıklarının değerlendirildiği toplantıda, oluşturulacak stratejilerin sadece sektörün değil, karar alıcıların tamamı tarafından vizyon niteliği taşıması için girişim yapılması kararlaştırıldı. Stratejik planın, sektörün başta vergi uygulamaları ol-

mak üzere hammadde sorunları da odak noktalarından biri olarak seçildi. Plan ayrıca, ileri polimerler konusunu da temalardan biri olarak belirledi. Toplantıda örgütlenme faaliyetlerine ilişkin değerlendirmeler de yapıldı ve yeni katılım talepleri gözden geçirilerek yetkilendirmeler yapıldı.

İşbirliği ağı genişliyor

Türk plastik sektörünün şemsiye örgütü Plastik Sanayicileri Federasyonu PLASFED, sektör ve plastik sektörüyle ilgili karar alıcıların benimseyeceği, sektöre yön verecek bir stratejik plan hazırlıklarını sürdürüyor. Sektörün görüşlerini almak amacıyla bir dizi platform oluşturulacak. Bu çalışmaların 2015 Ekim ayı içinde somutlaşması hedeflendi.

PLASFED Yönetim Kurulu Toplantısında, sektörün fuar ve benzeri faaliyetleri konusunda işbirliklerinin somutlaştırılması, eğitim kurumlarının işbirliği taleplerinin de olumlu karşılanması yönünde karar alındı.

SEM Plastik’e McDonald’s ödülü Projesi”nin bir uzantısı olduğu, bu uygulama ile hammadde kaynaklarının verimli kullanılması ve sürdürülebilirlik temelli bir üretim benimsendiği kaydedildi. SEM Plastik duyurusunda, yeni yaklaşımla üretilen milkshake bardaklarının üretiminde inline sisteme geçirilerek enerji kullanımının azaltıldığı, kayıp, atık ve firelerin en aza indirildiği vurgulandı. Yeni yaklaşımla yüzde 48 enerji tasarrufu, yüzde 20 hammade tasarrufu sağladığı ve karbondioksit miktarının da yüzde 20 düşürüldüğü belirtildi. SEM Plastik, ünlü fast food markası McDonald’s tarafından, kendi tedarikçilerinin çevreci uygulamalarını özendirmek için oluşturduğu “Global Best of Green 2014” projesi kapsamında ödül alan tek Türk tedarikçi oldu. SEM Plastik’e ödülü, milkshake bardağı kazandırdı. SEM Plastik’ten yapılan açıklamada, “Tek kullanımlık plastikler ve plastik gıda ambalajı üreten SEM Plastik, dünyanın en büyük havayolları da dahil birçok ülkedeki müşterilerine inovatif ürünleri ile hizmet sunuyor. Son olarak Mc Donald’s “Global Best of Green 2014” projesinde milkshake bardaklarına getirdiği

çevreci yaklaşımla ödül aldı. Türkiye’den sadece SEM Plastik’in ödül aldığı Global Best of Green 2014’de başarılı görülen projelerde kriterler; çevreye sağlanan katkı ve ekonomik fayda olarak belirlendi. Tüm iş ve üretim süreçlerinde çevreci bir yaklaşım benimseyen SEM Plastik, benzer bir proje ile İstanbul Sanayi Odası tarafından 2013 yılında düzenlenen “Çevre Ödülleri”ne de başvurmuş ve ödül almıştı. Burada oluşturdukları ana verimlilik konseptini, karbon ayak izi daha düşük hammadde tercihi ile bir adım daha geliştirmiş oldu” denildi. Açıklamada, ödül getiren yaklaşımın, SEM Plastik’in sosyal sorumluluk bilinciyle oluşturduğu “Termoform Üretimine Enerji Verimliliği

46

SEM Plastik Genel Müdürü Yavuz Eroğlu, konuya ilişkin yaptığı açıklamada “Öncelikle partnerimiz Mc Donald’s’a global anlamda çevreye gösterdikleri duyarlılık ve uzun yıllardır devam eden gerçek anlamda ‘kazan-kazan’ prensibine dayanan tedarikçi ilişkileri için teşekkür ediyoruz. Böyle bir sistemin parçası olmaktan dolayı son derece mutluyuz. SEM Plastik olarak ürünlerimizde; insan sağlığı, hijyen ve çevresel etki değerlendirilmesi yani “sürdürülebilirlik” öncelik kazanıyor. Milkshake bardağında yaptığımız bu yeşil iyileştirmenin global anlamda aldığı takdir de çalışmalarımızın ivmesini arttıracak güzel bir motivasyon aracı oldu” dedi.


PLASFEDDERGİ

PANO

TİSK Raporu: Türkiye’nin bilim-teknolojide gideceği yol uzun Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK), OECD tarafından yapılan ve 46 ülkenin Ar- Ge yatırımları, teknolojik durum ve bunlara dayalı yeni sanayileşme çabalarına yönelik karşılaştırmalı analizini değerlendiren bir rapor yayınladı. Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK), OECD tarafından yapılan ve 46 ülkenin AR-GE yatırımları, teknolojik durum ve bunlara dayalı yeni sanayileşme çabalarına yönelik karşılaştırmalı analizini değerlendiren bir rapor yayınladı. OECD çalışmasında, kamuda AR-GE harcaması, en nitelikli 500 dünya üniversitesindeki payı, bilimsel makale, özel sektörün AR-GE yatırımları, AR-GE yatırımı yanan 500 büyük şirketin içindeki Türk şirket sayısı, üçlü patent başvurusu, ticari markalar,

maya ihtiyaç duyduğu” kaydedildi. Araştırma-

sından pasif kaldığı tespitlerine yer verildi.

da, ülkelerin AR-GE ve yeni sanayi ortamına

Araştırmada, “Bilim, teknoloji ve AR-GE’de

yönelik bazı uygulamaları da örnek olarak sı-

ulusal hedeflerle mevcut durum arasında, di-

ralandı.

ğer ülkelerin aksine büyük mesafe bulunduğu, Türkiye’nin sıçrama yapmaya ihtiyaç duydu-

uluslararası ortak buluşlar karşılaştırmalarında Türkiye ya OECD ortalamasının altında ya da en alttaki 5 ülkeden biri olarak ortaya çıktı. Üstelik, yeni sanayileşme çabaları içinde, Türkiye’nin bilim, teknoloji, sanayi ve beceriler alanlarındaki küresel pozisyonunun oldukça zayıf kaldığı, rakip ülkelerin aksine Türkiye’de devletin, oyun kurucu ve finansör olarak pasif bir durumda bulunduğu belirtilerek “bilim, tek-

TİSK, OECD Bilim, Teknoloji ve Sanayinin Teknoloji ve Sanayide Türkiye’nin durumu”

Rapora yönelik yapılan TİSK değerlendir-

başlığını taşıyan bir rapor yayınladı. TİSK çalış-

mesinde, bilim, teknoloji ve AR-GE’de mevcut

masında, OECD’nin 46 ülke üzerinden yaptığı

zayıf konumun yanı sıra, diğer ülkelerle farkın

değerlendirmede, Türkiye’nin teknoloji ve AR-

da büyük olduğuna işaret edildi. Ülke uygula-

GE açısından son 5 ülke içinde olduğu vurgu-

malarının örnek olarak sıralandığı çalışmada,

landı.

Türkiye’nin yapması gerekenlerin başlıkları; sanayiye daha fazla önem ve somut destekler

noloji ve AR-GE’de ulusal hedeflerle mevcut durum arasında, diğer ülkelerin aksine büyük mesafe bulunduğu, Türkiye’nin sıçrama yap-

ğu” vurgulandı.

Görünümü 2014 raporuna dayalı olarak “Bilim,

Türkiye’nin bilim, teknoloji, sanayi ve

vermesi, AR-GE ve inovasyonda sanayi-üni-

beceriler alanında zayıf kaldığı ve devletin

versite-kamu işbirliğini devletin oyun kurucu

de hem finansman hem de yönlendirme açı-

rolüyle geliştirmesi, bilimsel fikirleri ticarileştirme sistemini kurması, eğitim sistemini reforme etmesi, kadınların eğitim ve çalışma hayatına katılımını sağlaması olarak sıralandı.

Yapılan çalışmalar OECD raporunda 46 ülkeye yönelik karşılaştırmayı içeren ülke görünümleri yer aldı. Buna göre, Bilim, teknoloji, yenilik (inovasyon) ve AR-GE için yapılan gayrisafi yurtiçi harcama

48


PANO

Araştırma kapsamında üretilen verilerde, teknolojiye dayalı bazı ülke performanslarına yönelik sonuçlar elde edildi. Bunlardan dikkat çeken bazıları şöyle: -Türkiye’nin yaptığı ihracattan elde edilen katma değerin yurtiçinde kalmayan kısmı 1995’te yüzde 11 iken, 2009’da yüzde 22’ye çıktı. Türkiye, toplam 56 ülke arasında 2009’da 39’uncu sırada yer alıyor ve yurtiçinde kalmayan katma değer oranı 2009 itibariyle ticari rakiplerinin çoğuna göre daha düşük. -İşgücü verimliliği kriz sonrası bütün ülkelerde düştü. Türkiye hızlı toparlanan ülkeler arasında yer aldı. Ancak yine de 2007-2013 döneminde işgücü verimliliği artışı Türkiye’de

PLASFEDDERGİ

şirketteki Türk şirket oranı bakımından OECD ortalamasının altında, üçlü patent başvurusunda en alttaki 5 ülke içinde, ülke merkezli ticari marka sayısında en alttaki 5 ülke içinde olduğu kaydedildi. Yenilikçiliğe dayalı girişimcilik (inovatif girişimcilik) alanını ölçmek için oluşturulan endeksin, GSYH’ye oranı şeklinde yapılan karşılaştırmada ise Türkiye’nin risk sermaye-

de yüzde 0,95’ten 0,27’ye düşerek önemli ölçüde geriledi. Türkiye verimlilik artış hızı OECD

si, genç patent firmaları (yeni buluşa dayalı

ortalamasının altında.

oluşmuş şirket) alanlarında veri bulunmadığı

-Türkiye, GSYH’deki AR-GE harcama payını 2023’te yüzde 3’e (AB ortalaması) yükselt-

belirtilirken, girişim yapma kolaylığı açısından

me hedefini yürütüyor ancak mevcut durum ile hedef arasında en fazla fark bulunan ülke

da en alttaki 5 ülkeden biri olduğu vurgulandı.

durumunda. Buna karşılık, Kore ve İsrail daha 2013’te sırasıyla yüzde 4,36 ve yüzde 4,20 ile Altyapı, sahip olunan işbirliği ağları (iliş-

AB ortalamasının üstüne geçti. -Türkiye araştırma kapsamındaki ülkeler içinde özel sektörün AR-GE harcamalarının

kiler) ve beceriler sınıflamasında ise sabit

en düşük olduğu ülkelerden biri, ayrıca özel sektör AR-GE’sine en az kamu desteği veren 11

genişbant kullanımında, kablosuz genişbant

ülkeden biri.

kullanımında ve e devlet uygulamalarında en

-Türkiye’de AR-GE ve inovasyon kapasitesi oluşturacak mühendislik, bilim ve sağlık alanlarındaki yükseköğretim öğrencisinin toplam yükseköğretime kayıt yaptıran öğrencilere oranı açısından Türkiye 37 ülke arasında 36. sırada. TİSK, gayrisafi yurtiçi AR-GE harcaması-

8,2 oranında arttı. Çalışmalarda ve yayınlanan

nın 2013’te GSYH’nin 0.95’ine; bunun içinde

strateji belgesinde otomotiv, makine ve ima-

de özel sektörün payının yüzde 48.9’a yüksel-

lat teknolojileri, enerji, bilgi ve iletişim tekno-

diği notunu düştü.

belirlendi ve bu alanlara yönelik teşvik politi-

OECD içinde Türkiye’nin durumu

kaları tasarlandı. Türkiye’deki özel sektör AR-

Çalışmada, Türkiye’nin OECD araştırması-

GE harcamaları (BERD) 2012 yılında GSYH’nin

na konu 46 ülke ile karşılaştırıldığında; inovas-

yüzde 0.42’si oranı ile OECD ortalamasının

yon yeterliliği ve kapasitesinde kamu AR-GE

oldukça altında gerçekleşti. Özel sektör yatı-

harcamasında OECD ortalamasının altında,

rımları teknoloji imalatı yerine bilgi hizmetleri-

en nitelikli 500 üniversite sıralamasındaki

ne yoğunlaştı. Aynı dönemde, üniversitelerin

payı bakımından en alttaki 5 ülke içinde bilim-

ve AR-GE, yenilik kültürüne sahip personelin

sel makale yayınında en alttaki 5 içinde, özel

geliştirilmesi için destek programları da uygu-

sektörün AR-GE harcamasında OECD ortala-

landı.

masının altında, AR-GE yatırımcısı 500 büyük

sağlık olmak üzere dokuz ulusal öncelik alanı

Özel sektörü destekleme yaklaşımı çerçevesinde, kümelenme, teknoloji transferi ve ticarileşmeye yönelik girişimler desteklendi. OECD çalışmasında, gayrisafi yurtiçi ARGE harcaması (GERD), 2007-2012 yılları arasında OECD ortalamasının da üzerinde olmak üzere önemli ölçüde arttığı, özel sektörün kriz sonrası düşen harcamalarını hızla artırdığı ve GERD 2012 yılında GSYH’nin yüzde 0.92 düzeyine ulaştığı kaydedildi. Bu harcama içinde özel sektörün payının ise 2009’daki yüzde 0.41’den (GSYH’nin yüzde 0.35’i), 2012 yılında yüzde 46.8 (GSYH’nin yüzde 0.43’ü) düzeyine çıktığı kaydedildi.

sektör tarafından finanse edilen kamu ARGE yatırımlarında ortalamanın üstünde olan Türkiye, üniversite ve kamu araştırma birim-

(GERD) oranı 2007-12 döneminde yıllık yüzde

lojileri, su, gıda, savunma, havacılık ve uzay ve

alttaki 5 ülkeden biri olduğu vurgulandı. Özel

leri tarafından yapılan patent başvurularında, uluslararası eser yazma ortaklığında ve uluslararası ortak buluşlarda son 5 ülkeden biri olarak sınıflandı.

Katkı verecek eleman yetiştiremiyoruz OECD araştırmasında inovasyona hizmet edecek becerilerin geliştirilmesi-eğitim alanında yapılan karşılaştırmada ise Türkiye; yükseköğretim harcamalarında OECD ortalamasının altında kalınırken, yükseköğretim görmüş yetişkinlerin oranı, 15 yaşındaki çocukların bilim performansı, bilim ve mühendislikteki doktora mezuniyeti açısından en alt 5 ülke arasında yer aldı.

Araştırmada, yeni sanayiye yönelik olarak tavsiye niteliği taşıyan, bazı uygulamalar da sıralandı. Bunlardan bazı başlıklar şöyle: -Uygun iklimin sağlanması: İşletmelerin inovasyon yapması için, rekabet kuralları uygulanması, açık ticaret, becerilerin geliştirilmesinden oluşan çevre koşulları uygun hale getirilmeli. -Bağlantıların güçlendirilmesi: İnovasyon faaliyeti içinde bulunan işletmeler, üniversiteler, bireyler, aracılar vb. yapılar arasında ağlar ve bağlantılar güçlendirilmeli. -Devlet destekleri kaynağı ve genel teknolojilere yönelmeli. İleri aşamadaki rekabetin önüne geçilmemeli. -Kamu ihaleleri kaldıraç olarak kullanılabilir. Yeni araçlar da geliştirilmeli. -Teknoloji alanındaki yeni girişimler desteklenmeli. -Çokuluslu şirketler çekilmeli. -Sürekli ve etkili değerlendirme mekanizması oluşturulmalı

49


PANO

PLASFEDDERGİ

Gayri Safi Yurtiçi AR-GE harcaması (GSYH’nin Yüzdesi olarak) 2007

2008

2009

2010

2011

2012

2013 veya mevcut son veri

G Kore

3,21

3,36

3,56

3,74

4,04

4,36

4,36

İsrail

4,52

4,4

4,17

3,97

3,97

3,93

3,93

Finlandiya

3,47

3,7

3,94

3,9

3,8

3,55

3,55

İsveç

3,43

3,7

3,62

3,39

3,39

3,41

3,41

Japonya

3,46

3,47

3,36

3,25

3,38

3,35

3,35

Tayvan

2,57

2,78

2,94

2,91

3,01

3,06

3,06

Danimarka

2,58

2,85

3,16

3

2,98

2,98

2,98

Almanya

2,53

2,69

2,82

2,8

2,89

2,98

2,98

İsviçre

2,87

2,87

-

-

-

-

2,87

Avusturya

2,51

2,67

2,71

2,8

2,77

2,84

2,86

ABD

2,63

2,77

2,82

2,74

2,76

2,79

2,79

Slovenya

1,45

1,66

1,85

2,1

2,47

2,63

2,63

İzlanda

2,68

2,65

2,82

-

2,61

-

2,61

OECD

2,25

2,33

2,37

2,34

2,37

2,4

2,4

Fransa

2,08

2,12

2,27

2,24

2,25

2,29

2,29

Belçika

1,89

1,97

2,03

2,1

2,21

2,24

2,24

Avustralya

2,25

2,25

-

2,19

-

-

2,19

Estonya

1,08

1,28

1,41

1,62

2,37

2,19

2,19

Hollanda

1,81

1,77

1,82

1,86

2,03

2,16

2,16

Singapur

2,36

2,65

2,18

2,04

2,17

2,04

2,04

Çin

1,4

1,47

1,7

1,76

1,84

1,98

1,98

AB28

1,76

1,91

2,01

2

2,04

2,07

1,98

Çek Cumhuriyeti

1,37

1,3

1,35

1,4

1,64

1,88

1,88

İngiltere

1,75

1,75

1,82

1,77

1,78

1,73

1,73

Kanada

1,92

1,87

1,92

1,82

1,74

1,69

1,69

İrlanda

1,28

1,45

1,69

1,69

1,61

1,66

1,66

Norveç

1,59

1,58

1,76

1,68

1,65

1,65

1,65

Portekiz

1,17

1,5

1,64

1,59

1,52

1,5

1,5

Lüksemburg

1,58

1,66

1,74

1,51

1,43

1,46

1,46

İspanya

1,27

1,35

1,39

1,4

1,36

1,3

1,3

Macaristan

0,98

1

1,17

1,17

1,22

1,3

1,3

İtalya

1,17

1,21

1,26

1,26

1,25

1,27

1,27

Yeni Zelanda

1,17

-

1,28

-

1,26

-

1,26

Brezilya

1,1

1,11

1,17

1,16

-

-

1,16 1,12

Rusya Federasyonu

1,12

1,04

1,25

1,13

1,09

1,12

Malezya

0,79

0,79

1,01

1,07

1,07

-

1,07

Türkiye

0,72

0,73

0,85

0,84

0,86

0,92

0,95 (TÜİK)

Litvanya

0,81

0,8

0,84

0,79

0,91

0,9

0,9

Polonya

0,57

0,6

0,67

0,74

0,76

0,9

0,9

Slovakya

0,46

0,47

0,48

0,63

0,68

0,82

0,82

Hindistan

0,76

-

-

-

-

-

0,76

Güney Afrika

0,92

0,93

0,87

0,76

0,76

-

0,76

Arjantin

0,51

0,52

0,6

0,62

0,65

0,74

0,74

Yunanistan

0,6

-

-

-

0,67

0,69

0,69

Letonya

0,6

0,62

0,46

0,6

0,7

0,66

0,66

Romanya

0,52

0,58

0,47

0,46

0,5

0,49

0,49

Kosta Rika

0,36

0,4

0,54

0,48

0,48

-

0,48

Mısır

0,26

0,27

0,24

0,4

0,43

-

0,43

Gayri Safi Yurtiçi AR-GE harcaması (GSYH’nin Yüzdesi olarak) 2007

2008

2009

2010

2011

2012

2013 veya mevcut son veri

Meksika

0,37

0,4

0,43

0,45

0,43

-

0,43

Şili

0,31

0,37

0,35

0,33

0,34

0,35

0,35

Kolombiya

0,17

0,18

0,19

0,19

0,18

-

0,18

Endonezya

-

-

0,08

-

-

-

0,08

50


PANO Seçilen teknoloji alanlarında görülen teknolojik avantaj, (2009-2011 (Patent İşbirliği Anlaşması (PCT) çerçevesinde yapılan patent başvurularına dayalı endeks)

PLASFEDDERGİ

Seçilen teknoloji alanlarında görülen teknolojik avantaj, (2009-2011 (Patent İşbirliği Anlaşması (PCT) çerçevesinde yapılan patent başvurularına dayalı endeks)

Biyo ve nano teknolojiler

Bilgi ve İletişim Teknolojileri

Çevre ile ilgili teknolojiler

Danimarka

1,97

1,83

0,59

İsviçre

1,02

0,68

0,65

İspanya

1,69

1,19

0,66

Hindistan

1,02

0,65

0,84

Belçika

1,66

0,75

0,69

AB28

0,93

1,11

0,73

ABD

1,52

0,71

1,05

Kore

0,89

1,06

1,26

Yeni Zelanda

1,47

0,64

0,54

Macaristan

0,88

1,02

0,68

Avustralya

1,43

0,96

0,78

Avusturya

0,86

1,3

0,58

Kanada

1,39

0,98

1,11

Norveç

0,78

1,26

0,63

Biyo ve nano teknolojiler

Bilgi ve İletişim Teknolojileri

Çevre ile ilgili teknolojiler

İsrail

1,38

0,67

1,15

Güney Afrika

0,77

0,86

0,55

Hollanda

1,33

0,89

0,84

İtalya

0,75

0,89

0,48

Brezilya

1,23

0,84

0,37

Çek Cumhuriyeti

0,71

0,98

0,41

İsveç

0,7

0,87

1,02

İrlanda

1,2

0,68

1,1

Meksika

1,19

0,85

0,38

Finlandiya

0,66

0,91

1,26

Polonya

1,16

0,82

0,62

Japonya

0,66

1,46

1,11

Fransa

1,14

1,02

0,8

Almanya

0,62

1,32

0,64

OECD Ortalaması

1,12

0,89

0,71

BRIICS

0,6

0,58

1,14

İngiltere

1,11

0,84

0,83

Çin

0,48

0,53

1,26

Rusya Federasyonu

1,1

0,83

0,73

Türkiye

0,14

0,48

0,35

Firmalar için tasarım teşviki 1.4 milyon Dolara kadar çıkabilecek Firmaların, tasarım ve yenilik-inovasyon çalışmalarına katkı yapmak amacıyla tasarlanan teşvikler güncellendi. Firma başına 1.4 milyon Dolara kadar çıkabilen teşvikler, uygun firmaların Uluslararası rekabetine güç katacak. Ekonomi

Bakanlığı

tarafından

uzun

süredir uygulanan tasarım, markalaşma, inovasyon ve AR-GE’ye yönelik teşviklerde güncellemeye gidildi. Bir süredir yürürlükte bulunan yeni teşvik paketiyle, firmaların markalaşma ve verimli ürünlerle rekabet gücüne katkı yapılması amaçlanıyor. Firmaların kendi tasarım ve ürünlerini geliştirmesi, inovasyon, yenilik, yenileştirme ve AR-GE süreçlerine katkı vermeyi amaçlayan teşvik uygulamasında destek miktarları geçmişe göre oldukça artmış durumda.

Ekonomi Bakanlığı tarafından uygula-

150 bin dolara kadar teşvik verilebilecek. Bir

nan Tasarım ve Ürün Geliştirme Projesi’nde,

firmanın kullanabileceği toplam teşvik tutarı-

teşvikler 3 ana başlık altında veriliyor. Bu

nın üst limiti 1,4 milyon Dolar olarak belirlen-

kapsamda, mühendis, tasarımcı ve modelist

di. Firmalar teşviklerden bir defaya mahsus

istihdamı için firmalara 1 milyon Dolara kadar,

olmak üzere, en fazla 5 yıl süre ile faydalana-

yazılım ve tasarımda gerekli olan teçhizat için

bilecekler.

250 bine kadar, seyahat masrafları için de 51


PLASFEDDERGİ

PANO

G20 Türkiye dönem başkanlığında büyüme ve istihdam bağlantısını dünya gündemine aldı

G20’nin Kasım ayında Antalya’da yapılacak zirve öncesi yeni yaklaşımı belli oldu. Daha önce küresel finans sisteminde istikrar ve ekonomik büyümeye odaklanan G20, Türkiye dönem başkanlığında geliştirdiği “kapsayıcı büyüme” kavramı içinde bu kez istihdam sağlayan büyümeye odaklandı. Bunun içinde de odak noktalardan biri, yeteneklerin geliştirilmesi, gençlerin ve kadınların eğitimi, istihdam yaratan sektörlere daha fazla yatırım yapılması olarak belirlendi. G20 bakanlar toplantıları ve buna paralel yüksek düzeyli katılıma sahne olan TOBB ev sahipliğindeki B20 toplantısında, istihdam ve büyüme bağlantısının kurulmasına yönelik kararlar dikkat çekti. Özellikle G20 Çalışma Bakanları ile Finans Bakanlarının ortak toplantı yapması, B20 ile L20’nin ortak bildiri yayınlaması ve Finans Bakanlarının sonuç bildirisinde istihdama atıfta bulunması, Kasım ayında yapılacak G20 Liderler Zirvesinin ana senaryosunun belirlendiği anlamına geliyor. Sonuçları en fazla merak edilen G20 Finans Bakanları ve Merkez Bankası Başkanları toplantısında ise gelişmiş ekonomilerin korumacılık konusunda diğer ülkelere yönelik baskısı gözlendi. ABD’nin “korumacı kararları”nın geri çekilmesi yönünde bir çağrı yer alsa da, gelişmiş ülkelerin kur ve korumacı önlemlere ilişkin uyarısı sonuç bildirgesine yansıdı. Finans Bakanları, büyümenin “kapsayıcı” olması ve istihdam yaratması konusundaki görüşü benimsediği, sadece para politikası önlemlerinin büyüme sağlamadığına dair genel çerçeveyi kabul ettiği gözlendi. 52


PLASFEDDERGİ

53


PANO

PLASFEDDERGİ

Türkiye’nin dönem başkanlığında G20’nin küresel ekonomi için yeni yaklaşımında değişiklik oldu. Daha önce finansal istikrar ve küre-

Başbakan Yardımcısı Cevdet Yılmaz: Herkesin pay aldığı büyüme yaklaşımı kabul gördü

sel ekonomik büyümeye odaklanan G20, yeni

Türkiye G20 Bakanlar toplantılarının ev sahibi durumunda bu-

bir yaklaşımla “kapsayıcılık” ilkesi içinde büyü-

lunan Başbakan Yardımcısı Cevdet Yılmaz “kapsayıcılık” yaklaşımı-

menin istihdam yaratması ve özellikle genç

nın benimsendiğini vurgulayarak, dünyadaki gelişmeden herkesin

istihdamı konusunu gündemine aldı. Temel

pay alması gerektiğini, bazı kesimlerin dışında kaldığı bir kalkınma

unsurları belli olan yeni yaklaşımın, gelecek

sürecini hiç kimsenin arzu etmediğini söyledi. Bu çerçevede KO-

dönemde G20’nin istihdam yaratan sektörlere daha fazla yatırım yapmasıyla sonuçlanabilir.

Bİ’lerin sorunlarına özel olarak eğildiklerini belirten yılmaz, G20’nin

Türkiye’nin göç sorununu gündeme getirme çabalarına kısmi destek

üyeleri içerisinde geniş bir kabul gördüğünü dile getirdi. Yılmaz, “Bu

G20

Ankara

toplantılarında

gerek

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın B20 zirvesinde, gerekse Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun Finans Bakanları toplantısında Türkiye’nin üstlendiği Suriyeli göçmen yükünü gündeme taşıma gayretleri sınırlı karşılık gör-

her gündem maddesinde bu konuya eğildiklerini, bu konunun G20 denli yoğun KOBİ ilgisi G20 gündeminde ilk kez yer almaktadır. Uluslararası platformlarda KOBİ’lerin beklentilerini, şikâyetlerini temsil etmek üzere Uluslararası Ticaret Odası ile beraber Dünya KOBİ Forumu’nu kurduk. Bu da bizim G20 dönem başkanlığımızda en önemli yaptığımız çalışmalardan biri oldu. Bu yapı dönem başkanlığımızda dünyaya kazandırdığımız önemli bir yapıdır” dedi. Yılmaz, bu dönemde ayrıca, KOBİ’lerin finansmana erişimini iyileştirmeye yönelik temel ilkeler seti ve KOBİ Finansmanı Ortak Eylem Planı’nı da hazırladıklarını söyledi.

“W20’yi oluşturduk”

dü. Çalışma ve İstihdam Bakanları toplantısında, göçmenlerin iş piyasasına entegrasyonu konusunda tek bir madde sonuç bildirgesine yansıdı. Küresel örgütlerin temsilcileri ise de-

G20 tarihinde ilk olarak W20 (Kadın20) denilen bir yapıyı başlattıklarını dile getiren Yılmaz, bu oluşumun kadınların iş dünyasındaki rolünü ve etkinliğini arttırmayı , kadın girişimcilere desteği arttırmayı amaçladığını ve G20 ülkelerinin desteğini aldığını söyledi.

meçlerle konuyu geçiştirdi. Ankara’da Eylül ayı içinde yapılan G20

Yeni bir hedef

bakanlar toplantıları ile paralel olarak gerçekleşen B20 toplantısında alınan kararlar, Kasım ayında Antalya’da yapılacak G20 Liderler Zirvesinin temel senaryosunu belli etti. Kararlarda büyüme yolunda istihdam sağlayan sektörlerin uyarılması, istihdam konusunda da gençler, yeteneklerin geliştirilmesi ön plana çıktı.

cü etki ediyor. Ücret belirleme mekanizmaları adil ve iyi hale getirilmeli.

Sonuç bildirisinde, 4 başlık altında öneri ve tespitlere yer verildi. Ankara toplantısının belirlediği yeni bir hedef de ilk kez açıklandı. Uluslararası NEET olarak adlandırılan (neither in employment, education nor training-Youth not in education or employment) sınıflamaya yönelik olarak, 2025 yılına kadar “en kırılgan

Uluslararası işgücü hareketleri, herkesin yararına olacak şekilde düzenlenmeli. İyi uygulamalar paylaşılmalı.

İnsan kaynakları yatırımlarını artırma

grup” olarak tanımlanan eğitim ve istihdam G20 Çalışma ve İstihdam Bakanları top-

lantısı: “Kaliteli iş, becerilere yatırım ve eşitsiz-

dışında kalan gençlerin oranının yüzde 15 oranında azaltılması hedefi benimsendi.

liğin giderilmesi ana öncelik” G20 Çalışma ve İstihdam Bakanları toplantısında, G20 liderlerine sunulmak üzere hazırlanan politikaları içeren sonuç bildirgesi

Sonuç bildirgesinde öne çıkan temel baş-

şük hızda seyrettiği tespitine yer verildi. İşsizlik ve çalışma hayatı sorunlarının çözümünde, dengeli, sürdürülebilir, kapsayıcı ve iyileştirilmiş yaşam standardına odaklanan bir büyüme önerildi.

edildiği kaydedilen bildiride, “G20 İstihdam Çalışma Grubu” (EWG) kurulmuş olmasının ve bu grubun çalışmalarının önemsendiği kaydedildi.

time sınırlı erişimle mücadele edilmeli. Beceri uyumsuzluğu (iş piyasasındaki ihtiyaca uygun

Daha kapsayıcı işgücü pazarı

İş piyasasına giriş için temel becerileri kazan-

Birçok G20 ülkesi 2008 krizinde düşen işsizliği telafi edemedi. Üretilecek politikalar, istihdamı artırırken iş kalitesini çalışma hak ve

olmayan eğitim) birçok G20 ülkesinin sorunu. dıracak eğitim verilmeli. G20 Beceri Stratejisi yol gösterici olabilir. Gençlerin istihdamına yönelik daha önce belirlenen somut önerilere bağlılık taahhüt edildi.

hürriyetlerini artırmalı, kayıtdışılıkla mücedele etmeli. Toplumsal adalet ve sosyal uyumu güçlendiren dezavantajlı gruplara odaklı politikalar geliştirilmeli.

Bütünleşik bir büyümenin teşvikinin Çalışma ve İstihdam Bakanları tarafından kabul

ye yönelik çabalar devam edecek. Kaliteli eği-

lık ve öneriler şöyle:

yayınlandı. Bildiride, küresel işsizliğin devam ettiği, işgücüne katılım ve verimliliğin de dü-

Çalışma becerilerinin geliştirilmesi, eğitim ve istihdam arasındaki bağı güçlendirme-

Birçok G20 (Ücret ve cinsiyet) eşitsizliğinin uzun dönemde devam etme eğilimi, büyüme hedeflerine zarar veriyor, verimlilik artışını engelliyor, işgücünün gelirdeki payını düşürü-

54

Gençler için, okuldan işe geçişi kolaylaştırıcı, kaliteli istihdam ve çıraklık hizmetleri yoğunlaştırılmalı. Eğitim ve istihdam dışında kalan gençlerin oranı, 2025 yılına kadar yüzde 15 azaltılmalı.


PANO Kaliteli işler, gelir kalitesinin yüksel-

TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu: “KOBİ’ler sahipsiz kalmasın istiyoruz”

tilmesi, işgücü piyasasındaki güvensizliğin azaltılması, iyi çalışma koşulları ve sağlığın korunması olmak üzere üç boyuta bağlı olarak

B20 Türkiye ve TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, 61 ülkeden

geliştirilecek.

bin 100’ü aşkın kayıtlı misafirin etkinliği takip ettiğini belirterek “Dünyanın en büyük iş örgütlerini ve en büyük CEO’larını da bu sa-

İşe girişlere yardım eden kuruluş ve

londa ağırlamanın haklı gururunu yaşıyoruz” dedi.

ajansların etkinliği artırılacak. Dünya Kamu İstihdam Kurumları Birliği (WAPES) gibi kurumlarla daha etkin çalışılacak. Yaşlanan nüfusların etkisi göz önünde bulundurularak, yaşlanan nüfusun ihtiyaçları ile gençlerin istihdamı arasında bir bağ kurula-

PLASFEDDERGİ

Hisarcıklıoğlu, ”Hem G20’de, hem de B20’de, “KOBİ’ler nasıl büyür”, “büyük şirketlerle nasıl ortaklılar kurar” meselesini, gündemin ana maddesi haline getirdik. Bununla da kalmadık. World SME Forum, yani Dünya KOBİ Forumu adında, KOBİ’lerin sorunlarını sahiplenecek, KOBİ’lerin hamisi olacak uluslararası bir kurum kurduk. B20’nin öncülüğünde, dünyanın en büyük iş örgütü ICC ile TOBB’un kurucu olduğu İstanbul merkezli bu

cak, demografik sorunlar araştırılacak.

yeni kuruluşa, tüm G20 hükümetlerinden, Dünya Bankası’ndan ve OECD’den destek bulduk”

Etkin izleme ve uygulama

yük toplantı organize ettiklerini söyledi.

Yeni rapor şablonu ile izleme başlayacak ve gerekliyse politika taahhütleri güncellenecek. İş sağlığı ve güvenliğini geliştirmek üzere konulan taahhütlere bağlılık vurgulandı. Kadın istihdamının güçlendirilmesi bağlamında, kadınların işgücüne katılımının, 2025 yılına kadar yüzde 25 daha artırılması hedefi korunuyor.

Yol haritası B20 ve L20’nin ortak bildiri yayınlanmasının memnuniyet yarattığı kaydedilen sonuç bildirisinde, diğer oluşumlarla birlikte bu grubun yapıcı rolü teyid edildi ve Kadın 20 - W20 kuruluşunun taahhütlerin izlenmesine ve yerine getirilmesine katkı vereceği kabul edildi. ILO, OECD, Dünya Bankası, IMF’nin ürettiği raporların çalışmalara yön verdiği vurgulandı.

B20 ve L20 ortak bildirisi G20 Ankara bakanlar toplantısında yeniliklerden biri de özel sektör iş dünyasını kapsayan B20 (Business 20) ve işçi kanadını oluşturan sendikaların örgütlendiği L20 (Labor 20) oluşumlarının istihdam için ortak bildiri yayınlaması oldu. Ortak bildiride, G20 Çalışma ve İstihdam Bakanları ile G20 Finans Bakanları toplantılarına kaynaklık eden ana konulara yönelik talepler yer aldı. G20 ülkelerinin mevcut potansiyellerini değişim ve küresel politika koordinasyonu için harekete geçirmeye çağrıldı. Bu çağrının, istihdam, iyi işlerin artırılması ve büyümenin uyarılması başlıkları altında olduğu kaydedildi. G20 Çalışma ve Maliye Bakanları ortaklığının, istihdam ve büyümeye yönelik mütevazi

diyerek, çalışmaları kapsamında hem Türkiye’yi, hem de B20’yi anlatmak için 5 kıtada 12 bü-

önerilerinin yerine gelmediği hatırlatılan ortak

na uygun ulusal planlar yapılmalıdır.

bildiride, ivedilikle çözülmesi gereken konular Altyapı yatırımlarına yönelik makro eko-

sıralandı.

nomik politikalar (geliştirilmeli) ki bu makro 1-Genç işsizliğiyle kararlılıkla mücadele

ekonomik politikalar aynı zamanda düşük karbon ekonomisine geçişi de destekleyecek şe-

edilmeli

kilde kurgulanabilir. Özel yatırımları artırmak Gençlerin eğitimden çalışmaya geçişini kolaylaştırmak için; iş yaratma, iş kurmalarının

ve insan kaynaklarına yatırım, özel sektörün iş yaratmasına cesaret verecektir. İklim değişikliğiyle mücadele aracı olarak

teşviki hedeflenmeli

da kullanılabilecek şekilde, aktif iş piyasası uyEğitim sistemi; teknolojik gelişmeleri

gulamaları kurgulanabilir, istihdam dostu aktif

kapsayacak şekilde gençlerin yeteneklerini

politikalar ve yeteneklerin geliştirilmesine yö-

geliştirmek için tasarlanmalı ve (aynı zaman-

nelik planlar yapılabilir.

da) dijital çağı kavramalı, dijital çağın yeni piyasa koşulları yaratan-değiştiren unsurlarına

Ücretlerin iyileştirilmesi ve adil asgari

uygun yetenekler kazandırması için yeni eği-

ücretin yasal olarak uygulanması için sosyal

tim sistemi oluşturulmalı.

diyalog ve toplu pazarlık düzeni özendirilmesi sağlanmalı.

Çıraklık ve stajyerlik eğitim sistemi iş piyasasının gereklerine uygun biçimde B20-

KOBİ’lerin, yeni girişimler ve iyi-sürdürü-

L20’nin daha önceki raporları doğrultusunda

lebilir işlere giriş için teşviki ve büyümesinin

yeniden tasarlanmalı, hükümetler bu raporla-

özendirilmesi sağlanmalı. Çok taraflı ticaret

ra uymalı.

desteklenmeli.

Genç istihdamı için iddialı bölgesel ve ulusal hedefler, gerçekçi ve karşılaştırılabilir

3-2014 Bribsane hedefi olan, (iş piyasa-

anahtar performans göstergeleriyle oluştu-

sında) cinsiyet eşitsizliğinin yüzde 25’e ka-

rulmalı.

dar indirilmesi hedefini gerçekçi kılmak

2-İstihdamı teşvik edecek makro ekono-

Cinsiyet eşitliği için yeni bir yaklaşıma ihtiyaç var. Bu kapsamda hükümetler;

mik politikalar sürdürülmeli B20 ve L20 iş sağlayan büyümenin

Eğitim ve mesleki eğitimin erken safha-

desteklenmesine yönelik 2014 hedeflerinin

larında cinsiyet eşitliğini gözeten, kilit ekono-

uygulanması konusunda G20 hükümetlerini

mik sektörler olan pozitif bilimler, teknoloji,

cesaretlendirmektedir. Burada kritik olan, iş

mühendislik ve matematik sektörlerini içeren

sağlayan reel ekonominin desteklenmesidir.

ancak bununla sınırlı olmayan konulara odak-

Kamu ve özel sektör yatırımlarının artırılması-

lanılmalı.

55


PLASFEDDERGİ

PANO

Kampanya ve farkındalık çalışmalarıyla

Ayrıca, genç işsizliğiyle ilgili olarak, G20

lışmaların bugünkü toplantı vasıtasıyla ele

istihdamda cinsiyet eşitliği tanıtılmalı, ulusal

genelinde eğitimde ve istihdamda yer alma-

alınmasının ve müşterek değerlendirmelerin

ve küresel çapta tanıtım yapılmalı.

yan gençlerin oranını 2025 yılına kadar yüzde

yapılmasının, gelecekteki çalışmaların etkinli-

15 azaltmayı taahhüt ettiklerini anımsatan

ği açısından önemli bir zemin sağladığını dile

Kadınlar için, yaşam boyu eğitim ve iş fır-

Erdem, “Bunu başarabildiğimiz takdirde, G20

getirdi.

satlarını da gözeten kaliteli işler oluşturulmalı.

genelinde milyonlarca gence eğitim ve istih-

Kadınların hayat-iş dengesini koruyacak, çocuk ve yaşlı bakımı hizmetlerinin görülebildiği işler oluşturulması ve bu konudaki yatırımların desteklenmesi.

dam imkanı sağlamak suretiyle onların iş gücü

Mevcut ekonomik ve istihdam piyasası

piyasasından kalıcı olarak dışlanmasını önle-

görünümünü irdelemek suretiyle istihdam ve

miş olacağız” dedi.

büyüme bağlantısı ile karşılıklı etkileşimleri-

”Göç konusunu ele aldık”

ni derinlemesine ele aldıklarına işaret eden Erdem, “Daha fazla ve kaliteli istihdam oluşturan, insana rağmen değil, insanla büyüyen

4-Uluslararası Çalışma Konferansının,

Bunun yanı sıra yıllardır dile getirdikleri

kayıt dışı ekonominin önlenmesine yönelik

ve son günlerde çarpıcı görüntülerle uluslara-

önerileri uygulamaya getirilmeli.

rası toplumun dikkatini çeken göç konusunu

ekonomilerin

güçlendirilmesi

noktasındaki

gerekliliği bir kez daha ortaya koyduk” dedi.

da iş gücü göçü bağlamında ilk defa ele aldık-

-G20 Finans Bakanları ve Merkez Bankası

5-İş ve işçi (örgütleri) yeni ekonomik ve

larını belirten Erdem, “Dünya nüfusunun hızla

Başkanları toplantısı: Korumacılık büyük ülke-

sosyal politikaların şekillendirilmesinde kilit

yaşlanıyor olduğu ve gelecekteki muhtemel

leri tedirgin etti

rol olmalı

iş gücü açıkları dikkate alındığında iş gücü gö-

İş şartlarının iyileştirilmesinde ve uygulamaların etkinleştirilmesinde sosyal diyalog

çünün önümüzdeki yıllarda G20’de daha fazla

G20 Türkiye Bakanlar toplantıları kapsa-

tartışılacağını düşünüyorum” ifadesine yer

mında sonuçları en fazla merak edilen Finans

verdi.

Bakanları ve Merkez Bankası Başkanları top-

önemli. Adil asgari ücret ve ücretlerin iyileş-

Başarılı uygulamanın ancak etkin izleme

lantısında, gelişmiş ekonomilerin dediği oldu

tirilmesi için L20 ve B20 ülkeleri sosyal diya-

yoluyla sağlanabileceğine inandıklarını vurgu-

ve gelişmekte olan ülkelere yönelik koruma-

logu destekleme, yasal düzenleme yapmaya

layan Erdem, şöyle devam etti:

cılık uygulanmaması baskısı kabul ettirildi. Kur

çağırır.

“Buradan yola çıkarak G20’de bugüne kadar istihdam alanında alınan kararların ve

Karşılıklı anlayışın geliştirilmesi için yapılacak ulusal seminer ve toplantılar, uygulamaların kalitesinde kilit rol oynar, İş güvenliği ve sağlığı uygulamalarının

savaşları konusunda yapılan uyarının da Çin’e gönderme olduğu genel kabul gördü.

verilen taahhütlerin takibini yapmak üzere bir izleme çerçevesi oluşturduk” dedi.

“Ekonomik büyüme istenilen düzeyde değil”

Yayınlanan sonuç bildirgesinde, “Rekabetçi devalüasyonlardan uzak durulacak, para politikaları, merkez bankalarının görev tanımları içinde ekonomik aktiviteyi desteklemeye devam edecek mesajı verildi.

güçlendirilmesi, yeni standartların oluşturulmasının desteklenmesi, sosyal tarafların ka-

Gidişat ve rakamların ekonomik büyü-

Önceki dönemlerdeki kararlardan farklı

pasitelerinin artırılması için en iyi uygulamalar

menin halen istenilen düzeyde olmadığını ve

olarak bu kez, para politikalarına ilave olarak

anlatılmalı.

ihtiyaç duyulan istihdamı oluşturamadığını

büyümeyi destekleyici politikaların uygulana-

gösterdiğini ifade eden Erdem, tüm dünya-

bilmesine yeşil ışık yakıldı. Bu karar, istihdam

da ekonomilerin potansiyelinin düştüğünü,

yaratan büyüme yönünde Kasım ayında ya-

iş gücü gelirlerinin milli gelir içindeki payının

pılacak Liderler Zirvesinde olumlu bir sonuç

azalmaya devam ettiğini, eşitsizliklerin ise pek

çıkabileceği şeklinde yorumlandı.

G20 Finans Bakanları ve Çalışma Bakanları ortak kararları Ortak bakanlar toplantısının ardından

çok ülkede artmaya devam ettiğini belirtti.

alınan kararlara ilişkin bilgi veren Çalışma ve

Erdem, bu noktada, G20’nin iki farklı

G20 Finans Bakanları ve Merkez Bankası

Sosyal Güvenlik Bakanı Ahmet Erdem, kapsa-

kanalı olan finans ve istihdam alanındaki ça-

Başkanları toplantısından çıkan kararlar şöyle:

yıcı bir büyüme için daha fazla ve daha iyi işler oluşturulması gerektiğinden hareketle, “G20 Nitelikli İşler Çerçevesi”ni hazırladıklarını ve eşitsizliklerle mücadele için bazı ilkeler ortaya koyduklarını kaydetti. “İstihdam oluşturarak büyümek için ülkelerin yapacağı en önemli yatırımın insan kaynaklarına olacağını inanıyoruz” diyen Erdem, bu nedenle, gençlerin niteliklerinin artması ve daha iyi işlerde istihdam edilebilmeleri için G20 Beceriler Stratejisi’ni hazırladıklarını bildirdi.

56


PLASFEDDERGİ

57


PANO

PLASFEDDERGİ

B20 oturumunda konuşan işadamı Ali Koç: Çözüm için çok çalışılmalı İstihdam Eğilimleri ve Ekonomik Büyüme başlıklı oturumda konuşan B20 İstihdam Görev Gücü Başkanı ve Koç Holding Yönetim Kurulu Üyesi Ali Koç, mevcut sorunlara karşı çok karamsar olmadığını, ancak çözüm için çok çalışılması gerektiğini söyledi. Ali Koç, dünya ekonomisindeki söz konusu problemleri çözmek üzere G20 ülkelerinin milli gelirini 2018’e kadar yüzde 2 daha artırmayı taahhüt ettiğini belirtti ve “B20 ve L20 temsilcileri olarak ortak deklarasyonda G20 hükümetlerini istihdamın güçlendirilmesi, büyümenin canlandırılması ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi için G20’nin değişimi tetikleme ve küresel politika koordinatörü olma yolunda sahip olduğu tüm potansiyelini ortaya koymaya davet ettik. Bu yönde 5 konu üzerine vurgu yaptık. Bu konuların 4 tanesi hükümetlere sunduğumuz uygulanabilir öneriler oldu. Bu öneri başlıklarımız ise genç işsizliğinin kararlılıkla ele alınması, istihdamı teşvik eden makro-ekonomik politikaların izlenmesi, 2014 Brisbane Zirvesinde alınan, istihdamda cinsiyet farkını yüzde 25 azaltma hedefinin gerçekleştirilmesi, kayıtlı ekonominin özendirilmesi ve ILO 2015 Uluslararası Çalışma Konferansında kayıt dışı ekonomiyle mücadelede benimsenen yeni önerinin benimsenmesi” dedi.

yatırımın vergilendirilmesine ilişkin daha fazla şeffaflık ve uyumun gözetilmesi 6- G20 büyüme hedefleriyle bağlantılı olarak ülkelere özel altyapı yatırımı stratejilerinin geliştirilmesi 7- Altyapının menkul değer olarak geliştirilebilmesini kolaylaştırmak amacıyla altyapı yatırım ekosisteminin iyileştirilmesi 8- Özellikle teknik, yönetsel ve girişimcilik becerilerini dikkate alacak biçimde, beceri açıklarını gidermeye yönelik programların geliştirilmesi ve finanse edilmesi 9- İstihdam olanaklarını arttırmak için işgücü piyasalarını daha dinamik ve kapsayıcı yapacak kapsamlı yapısal reformların uygulanması 10- Genç istihdamının ve kadınların istihdama katılım oranlarının arttırılması 11- KOBİ kredi güvenilirliği ile ilgili verilerin daha şeffaf ve kolay erişilebilir yapılarak KOBİlere kredi sağlama konusundaki riskleri

-Rekabetçi devalüasyonlardan uzak du-

sahipliğinde yapılan B20 toplantısı oluşturdu.

racağız. Korumacılığın her türlüsüne karşı

Aslında G20 resmi gündeminde bulunmayan

mücadele edeceğiz. Borçların milli hasılaya

ve paralel bir oturum olması gerekirken, gay-

oranını sürdürülebilir bir seviyede tutarken

ri resmi olarak kapsamı genişletilip büyük bir

yakın dönem ekonomik şartları dikkate alarak

zirveye dönüştürülen B20 toplantılarından,

büyüme ve istihdam yaratmak için esnek mali

büyümenin uyarılmasına yönelik talepler ön

politikalar kullanacağız. Bu amaçla verimliliği

plana çıktı. IMF, Dünya Bankası, OECD vb. kü-

ve kapsayıcılığı desteklemek için bütçe har-

resel örgütlerin destek vermesi ve toplantılar-

camalarının ve gelirlerin kompozisyonunu da

da konuşmasıyla B20, hem büyümeye yönelik

gözden geçireceğiz.

kararlar konusunda bakanlar toplantılarına baskı oluşturması, L20 ile ortak bildirisi yoluy-

-Başka ülkeleri ya da coğrafyaları da etkileyebilecek büyüklükte para ve diğer politika

la, büyümenin uyarılması konusunda bir zemin oluşturdu.

değişiklikleri negatif bulaşıcılık etkisi, belirÖte yandan, B20, rutin dışına çıkarak, 19

sizliği azaltmak ve saydamlığı artırmak adına daha önceden ayarlanıp açıkça paylaşılacak.

maddelik bir talepler listesini de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, “Liderler Zirve-

-ABD’yi, mümkün olan en kısa zamanda

sine sunmak üzere” iletti.

2010 Kota ve Yönetim Reformları’nı onaylaB20 zirvesinde alınan ve G20 oluşumuna

kota bazlı bir IMF’yi sürdürmeye olan kararlılı-

sunulan 19 maddelik talepler listesi şöyle: 1-DTÖ Ticareti Kolaylaştırma Anlaşması-

-Sınır ötesi mal varlığı dondurma talepleri konusunda olmak üzere terörizmle bağlantılı

nın onaylanması ve yürürlüğe koyulması 2-Küresel finansal reform gündeminin

mal varlıklarının dondurulması ve bilgi paylaşımı gibi konularda işbirliği daha da geliştiri-

nihai hale getirilmesi ve onaylanması 3- Kanunlar arasındaki bütünlüğün sağ-

lecek, para akışlarının şeffaflığını artırmak için yeni usuller üzerinde çalışılacak.

TOBB’un ev sahipliğinde B20 gündem oluşturmaya çalıştı

kin kullanılabilmesinin sağlanması 12- Politika, düzenleme ve standartların desteklenerek ve uyumlaştırılarak KOBİlerin alternatif finansmana erişiminin genişletilmesi ve derinleştirilmesi 13- KOBİlerin uluslar arası standartlara uyum sağlaması için destek verilmesi ve KOBİlerin uluslar arası pazarlara erişimlerinin kapasite geliştirme ve teknik yardım programlarıyla iyileştirilmesi 14- 5 yıllık küresel geniş bant bağlantısı hedefinin G20 üyesi ülkelerin büyüme stratejilerine entegre edilmesi ve KOBİlerin dijital ekonomiye ve inovasyon ekosistemlerine erişiminin paydaş işbirliği aracılığıyla iyileştirilmesi 15- Gelişen dijital ekonomi için küresel ticaret sisteminin iyileştirilmesi 16- G20 ülkeleri için bir girişimcilik vizesi

maya çağırıyoruz. Güçlü, sağlam kaynaklı ve ğımızı tekrar ediyoruz

azaltacak bir takım finansal araçların daha et-

lanmasının vurgulanması ve finansal reform gündemindeki danışma sürecinin iyileştirilmesi 4-G20’nin Şirketlerde Hak Sahipliği Şeffaflığı Prensipleri’nin uygulanması

Türkiye’de yapılan G20 bakanlar top-

5- Ortak bir uluslar arası yatırım prensip-

lantılarının en renkli bölümünü ise TOBB ev

leri setinin oluşturulması ve yabancı doğrudan

58

programı başlatılması 17- Korumacılığın askıya konusundaki taahhütlerin yeniden vurgulanması, özellikle yerelleştirme önlemlerini de içeren ticarete tarife dışı engelleri barındıran mevcut korumacı önlemlerin geriye çekilmesi 18- Beş yıl içerisinde kamu-özel işbirliği aracılığıyla tüm G20 ülkelerinde gümrük prosedürleri ve sınırlar arası geçiş sistemleri için kapsamlı bir dijital ortamın geliştirilmesi ve adapte edilmesi 19- Kamu alımları dijitalleştirilmesi, High Level Reporting Mechanisms (iş omdusmanlarının) geliştirilmesi ve kamu alımları prosedürleri için iş uyumluluk programlarının teşvik edilmesi


PLASFEDDERGİ

59


PLASFEDDERGİ

PANO

Kimya sektöründe yenilikçi fikirlere yönelik ödüllü yarışma başladı mulleri İhracatçıları Birliği (AKMİB) işbirliğinde yürütülüyor. Projeyle kimya ihracatında katma değerin artırılması, inovasyon kültürünün yaygınlaştırılması ve üniversite-sanayi işbirliğinin gelişmesine katkı sağlamak hedefler arasında bulunuyor.

İKMİB ev ve mutfak eşya sektörünü Güney Amerika pazarı ile tanıştırdı Öte yandan, pazarlamaya dönük faaliyetlerini sürdüren İKMİB, ev ve mutfak eşyaları sektörü mensuplarıyla Panama ve Kolombiya pazarına yönelik bir faaliyet gerçekleştirdi. Sektörel ticaret heyetleri faaliyeti kapsamında 26 sektör yetkilisi, İKMİB organizasyonuyla Ev ve Mutfak Eşyaları Sanayicileri ve İhracatçıları Derneği (EVSİD) işbirliğiyle 6 – 12 Temmuz

Plastiğin de içinde bulunduğu kimya sek-

cüye 5 bin TL olmak üzere toplamda 150 bin

tarihlerinde Panama ve Kolombiya’da temas-

TL ödül verilecek.

larda bulundu.

törüne yönelik olarak, yenilikçi fikirleri teşvik etme amacını taşıyan “5. Kimya Ar-Ge Proje Pazarı” ödüllü proje yarışmasında başvurular başladı. Türkiye İhracatçılar Meclisi koordinasyonunda İKMİB ve AKMİB tarafından açılan yarışmaya 16 Ekim gününe kadar başvuru yapılabilecek. Plastik, kozmetik, boya, ilaç ve eczacılık

Kimya sektörüne değer katacak yeni bir

çekleştiren kimya sektörünün, Ar-Ge ve inovasyon kapasitesini yükseltmek, yeni fikirler ile gücünü artırmak amacını taşıyan yarışma

Kimyevi

Maddeler

ve

Ma-

mulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Yönetim

bekleyen tüm girişimcilere açık olan 5. Kim-

Kurulu Başkanı Murat Akyüz, Panama ve

ya Ar-Ge Proje Pazarı’na başvurular, 16 Ekim

Kolombiya’ya düzenledikleri ticaret heyetinin

2015 tarihine kadar devam edecek. Etkinlik ile

oldukça verimli geçtiğini belirterek, “Güney

ilgili bilgi almak ve başvuru detaylarını öğren-

Amerika kimya sektörü olarak öncelik verdiği-

mek isteyenler www.kimyaargeprojepazari.

miz pazarlar arasında yer alıyor. Ev ve Mutfak

com sitesini ziyaret edebilir” denildi.

Eşyaları sektöründen firmalarımız Panama ve Kolombiya’da gerçekleştirilen ikili görüşmeler-

ürünleri, medikal gibi katma değeri yüksek ürün grupları ile 18 milyar dolarlık ihracatı ger-

İstanbul

projesi olan ve hayata geçirmek için destek

Proje, Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin

de her iki ülkenin önemli firma temsilcileriyle

(TİM) koordinasyonunda, İstanbul Kimye-

bir araya geldiler. Bu görüşmelerin sektörü-

vi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği

müze olan katkısını önümüzdeki dönemde

(İKMİB) ve Akdeniz Kimyevi Maddeler ve Ma-

göreceğiz.” dedi.

beşinci kez düzenleniyor. Yarışma kapsamında toplam ödülün 150 bin TL olduğu ve 15 projenin ödüllendirileceği duyuruldu. Yayınlanan yarışma çağrısında, “5. Kimya Ar-Ge Proje Pazarı’na İlaç ve Eczacılık Ürünleri, Boyalar ve Yapıştırıcılar, Plastik ve Kauçuk, Kozmetik, Sabun ve Temizlik Ürünleri ve Temel Kimyasallar olmak üzere 5 farklı kategoride başvurular alınacak. Her bir kategoride; birinciye 15 bin TL, ikinciye 10 bin TL ve üçün60


PLASFEDDERGİ

PANO

Yerli oyuncak sektörü tasarımla canlanacak benzer uygulamayı Türkiye’de hayata geçirebiliriz” dedi. Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık ise PAGEV ile yapılan oyuncak sektörü çalıştayında uygun bir zemin oluştuğunu belirterek, “Bu doğrultuda oyuncak sektöründe tasarım konusunu Tasarım Konseyi bünyesinde ele almaya karar verdik. Toplantımızda, oyuncak sektörünün bu konudaki sorun ve ihtiyaçlarını dinledik. Bakanlık olarak tasarıma yönelik yeni destek mekanizmalarını kısa zamanda hayata geçireceğiz” dedi.

Made in Türkiye etiketli oyuncaklar Öte yandan, Türkiye’nin son 5 yılda 1,9

Plastik sektörünün en önemli mamulleri arasında bulunan oyuncaklara ilişkin, yerli üretimi geliştirme çabaları sürüyor. Bu alanda tasarımın ön plana çıktığı bir yaklaşım belirlendi. Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının da katkı verdiği 12. Türk Tasarım Danışma Konseyinin önemli gündem maddelerinden biri de oyuncak tasarımı, bunların tercihinin artırılması için çizgi filmlerle desteklenmesi yönündeki girişimler oldu. PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu, bütün bakanlık temsilcilerinin katıldığı toplantıda atılmasını bekledikleri adımların altını çizdi.

PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu, 12. Türk

milyar dolarlık oyuncak üretimine karşılık, 3,1

Tasarım Danışma Konseyi toplantısında yap-

milyar dolarlık ithalat yaptığı, anılan dönem-

tığı sunumda, “Yeni oyuncaklarımızın üretim,

de yapılan oyuncak ithalatının yüzde 58’inin

tasarım, reklam ve pazarlama konusunda

plastik oyuncaklardan oluştuğu kaydedildi. Bu

birçok desteğe ihtiyacı var. Ancak bu şekil-

kapsamda, oyuncak sektöründe yerli üretimin

de planladığımız üretimi gerçekleştirebiliriz.

artırılması için girişimler yoğunlaştı. PAGEV’in

Oyuncak sektörü dünyada ve Türkiye’de gide-

düzenlediği Oyuncak Çalıştayı ile yerli üreti-

rek büyüyor. Bildiğiniz gibi karakterli ürünler,

min artırılmasına yönelik görüşler değerlendi-

geleneksel oyuncaklar ve dijital oyuncaklar ar-

rildi. Çalıştaya katılan Bilim Sanayi ve Teknoloji

tık bir bütün olmaya doğru gidiyor. Dünyanın

Bakanı Fikri Işık, sektör temsilcileriyle biraraya

birçok ülkesinde oyuncaklar ve bu oyuncakları

geldi.

oluşturan karakterler özellikle çizgi film desteği ve çılgın tanıtımlarla çok geniş kitlelere

Çalıştayda konuşan PAGEV Başkanı Ya-

ulaşıyor ve satış rakamları patlıyor. Bizler de

vuz Eroğlu, yerli oyuncak üretiminin geliştirilmesinin Türkiye Sanayi Stratejisi Eylem Planına girmesinden memnuniyet duyduklarını

Toplantıda, çocukların eğitiminde büyük

belirterek, oyuncak OSB kurulması yanında,

önem taşıyan oyuncakların kültürel değerlerin

yerli oyuncakların KDV’sinin yüzde 8’e indi-

bir yansıması olduğu hatırlatıldı. Tasarımdan

rilmesini, ithal oyuncakların sağlığa uygun-

başlayarak üretim süreçlerinin ele alınması

luğunun daha sıkı denetlenmesini, ayrıca bir

gerektiği belirtilen toplantıda, uygun üniversi-

milli oyuncak günü tespit edilmesini önerdi.

telerde oyuncak ve oyuncak tasarımının ek ya

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık ise,

da seçmeli dersler altına alınabileceği, oyun-

“Oyuncak İhtisas OSB kurmayı planlıyoruz.

cakların tasarımı için yazılım-donanım, kalıp,

Ayrıca sektörde önemli bir yer tutan tasarım

numune oyuncak temini, gümrük işlemleri gibi

içinde teşvik planlarımız var. Tasarım ofislerini

alanlarda teşvik mekanizmaları geliştirilmesi

Ar-Ge merkezleri gibi desteklemeyi hedefliyo-

önerildi. PAGEV, üniversitelerin endüstriyel

ruz. Bünyesinde tasarım merkezi bulunmayan

tasarım bölümü öğrencilerinin bitirme tezle-

firmalarda profesyonel tasarım ofislerinden

rinin oyuncak tasarımına yönlendirilmesini de

aldıkları yardımı da vergiden düşerek destek

önerdi.

olcağız” dedi.

62


200 ülkenin fabrikalarında “Türk Makinesi” çalısıyor. Ya sizin fabrikanızda? Bugün tüm dünyada 200 ülkenin sanayicilerinin makine tercihi Türkiye iken, ülkemiz sanayicilerinin tercihi ithal makine. Kusursuz işçilik ve ileri teknolojiyle üretilen yüksek kaliteli Türk Makineleri ile siz de tanışın.

Hem siz kazanın, hem Türkiye kazansın!

makinebirlik.com

makinetanitimgrubu.com.tr


PLASFEDDERGİ

GÜNDEM

En rekabetçi sektör, adaletsiz rekabetin

baskısı altında

Hukuki olarak, Türk Ticaret Kanununda tanımlanan haksız rekabet, daha çok teknik yönüyle öne çıksa da, genel ekonomik faaliyetler içinde, üretimdeki standart ve kayıt dışılıkla birlikte, adil üretim koşullarını ihlal eden her türlü eylem ve davranış olarak niteleniyor. Plastik sektörü hem hukuki tanımıyla, hem kayıt dışılıkla mücadele kanalıyla hem de sektörün muadil ürünlerini üretenlerin haksız ve çoğu zaman dayanaksız adil olmayan saldırgan rekabetine uğruyor. Oysa, plastik bütün 64

dünyada “stratejik olarak önemli” sayılıyor ve en fazla AR-GE yatırımı yapılan alanların başında geliyor.

Türkiye ekonomik faaliyetlerinde yoğunlaşma riski var TÜİK, yıllık olarak yaptığı Sanayi ve Hizmet istatistikleri çerçevesinde, sektörlerdeki “yoğunlaşmayı” (tekelleşme) da hesaplıyor. Her yılın Temmuz ya da Ağustos ayında, cari


GÜNDEM

PLASFEDDERGİ

Plastik sektörü, Türkiye’deki en yoğun rekabetin olduğu sektörlerin başında geliyor. Dünya ölçeğinde de ağır bir rekabet söz konusu. Buna karşılık, son dönemde ağırlaşan biçimde, adaletsiz ve haksız rekabet ile karşı karşıya.

yılda iki önceki yıl verilerinden yoğunlaşma oranı kapsamlı olarak belirleniyor. NACE sınıflamasının kapsamının iyice yerleşmesinin ardından verilerin sektörel detaylandırılması arttı. Temmuz 2015’te açıklanan 2013 yılı Sanayi ve Hizmet Sektörlerinde Yoğunlaşma verilerinde, imalat sanayinin yüzde 25’inde yüksek yoğunlaşma ölçüldü. Sanayi ve hizmetlerin tamamında incelenen 525 sınıfın 108’inde çok yüksek yoğunlaşma

(tekelleşme, düşük rekabet ortamı) gözlendi. 75 sınıfta yüksek, 107 sınıfta ise orta düzeyde yoğunlaşma belirlendi. 235 sınıfta ise düşük yoğunlaşma hesaplandı. Genel olarak bakıldığında, 525 sınıfın yüzde 34,8’inde rekabetin düşük düzeyde olduğu belirlendi.

Plastik sektörü ekonomik rekabete açık Buna karşılık, plastik sektörünün bütün 65

sınıflarında rekabetin yoğun olması dikkat çekti. İmalat sanayinin bir kolu olan plastik hammadde, plastik mamul ve plastik makineler sektöründe yoğunlaşma ölçüldü. Türkiye’ye özgü bir durum olan ve tek petrokimya rafinerisinin varlığından kaynaklanan, plastik hammaddedeki yüksek yoğunlaşma TÜİK verisine de yansıdı. PETKİM’in ağırlıklı olduğu sektör ve kısmi olarak başta pet hammaddesi olmak üzere imalat görülen Türkiye’de plastik hammadde üretiminde yoğunlaşma gözlense de


PLASFEDDERGİ

GÜNDEM

(Plastik sınıfları) Ekomik Faaliyet Sınıflarındaki Yoğunlaşma Düzeyleri 2013 TÜİK CR4

CR8

H- indeksi

Yoğunlaşma derecesi

Birincil formda plastik hammaddelerin imalatı

61,19

69,00

0,2922

Yüksek

2896

Plastik ve kauçuk makinelerinin imalatı

36,06

48,88

0,0443

Orta

2222

Plastik torba, çanta, poşet, çuval, kutu, damacana, şişe, makara vb. paketleme malzemelerinin imalatı

22,80

29,59

0,0184

Düşük

2221

Plastik tabaka, levha, tüp ve profil imalatı

20,21

30,12

0,0217

Düşük

2223

Plastik inşaat malzemesi imalatı

14,05

19,15

0,0082

Düşük

2229

Diğer plastik ürünlerin imalatı

10,70

16,78

0,0075

Düşük

Sınıf 2016

Sınıf açıklama

CR4: Sektördeki en büyük 4 firmanın cirosunun, sektör cirosuna oranı CR8: Sektördeki en büyük 8 firmanın cirosunun, sektör cirosuna oranı H- indeksi (Herfindahl İndeksi) Sektördeki bütün firmaların toplam ciroya paylarının ağırlıklandırılarak birikimli cirolarının gruplar halinde toplam ciroya oranlanmasıyla hesaplanan 0 ile 1 arasında sıralanması. 1 değeri, sektörde tek bir firmanın olduğu ve tam tekeli ifade eder.

bütün bu tesislerin toplam üretimi hiç ihracat yapmasalar dahi toplam plastik hammadde ihtiyacının yüzde 10-15’ini oluşturuyor. Yani plastik hammaddede, yoğunlaşma gözlense de başta Petkim olmak üzere yerli hammadde üreticilerinin üretim kapasitesinin, Türkiye’nin tüketiminin çok altında kalması nedeniyle, bu yoğunlaşmanın rekabeti bozucu etkisi bulunmuyor. Plastiğin diğer sınıflarına bakıldığında ise hepsinde çok düşük yoğunlaşma görülüyor. Sektörde makine üretiminde, sektörün en büyük ilk 4 firmasının cirosunun, toplam sektör cirosuna oranı (CR4) yüzde 36 seviyesinde oluştu. Torba, çanta, poşet, damacana gibi yoğun üretim olan sınıfta aynı oran yüzde 22,8 olarak gerçekleşti. Levha, tüp ve profilde ise yüzde 20’ler seviyesinde bir oran ölçüldü. İnşaat ve diğer plastik ürünlerde ise oran daha

da düşük olarak gerçekleşti. TÜİK imalat sanayii yoğunlaşma hesaplamasına dahil ettiği firmaların cirosu, toplam imalat sanayiinin yüzde 28’ini oluşturuyor.

Sektör tam rekabet içinde ama kayıt dışılık önemli risk TÜİK verilerine göre plastik mamul imalatı sektörü tam rekabet içinde çalışıyor. Buna karşılık, kendine özgü nedenlerle, adil olmayan bir rekabet içinde faaliyetlerini yürütmek zorunda kalıyor. PLASFED’in yaptığı çalıştaylarda, sektör sorunları arasında özellikle kayıt dışı ya da standart dışı üretimin ağır baskısı gözleniyor. Sektörde, ilk yatırım maliyetinin düşük olması. Göreli olarak diğer imalat sanayii kollarına göre

daha az metrekareli imalathanelerde üretime başlama imkanı nedeniyle çok yoğun girişler yaşanıyor. Üstelik bu yatırımlar, çok düşük katma değerli ürünlere yoğunlaştığı için aynı sınıfta çok sayıda işletme faaliyetini sürdürüyor. Bu nedenle, ağır rekabet koşulları altında firmaların kayıt dışılığa yönelmesi, standart dışı ürünlerle maliyet avantajı sağlamaya çalışması sıkça gözlenen durumlar olarak ortaya çıkıyor. Türkiye ekonomosindeki kayıt dışılığa ilişkin en güncel veri, Avusturya Viyana Üniversitesinde yapılan 2013 çalışmasında yer aldı. Bu çalışmanın tamamı kamuoyuna açıklanmadı ve bu çalışmaya göre Türkiye’de kayıt dışı ekonomi yüzde 27 seviyesinde. İmalat sanayiinde ise bu oranın biraz daha düşük olduğu ve yüzde 24’e gerilediği belirtiliyor.

Adil olmayan rekabet, Türkiye’nin rekabet gücünde kayba yol açıyor Başta plastik olmak üzere, Türk imalat sanayinde yaşanan rekabet sorunları, sektörlerin yapısal sorunları olan, finansmana erişim zorlukları, uygun olmayan iş ortamı, nitelikli personel sorunu, ku-

birden yükselmişti.

Alt endeksler sıkıntıyı gösteriyor.

rumsallaşma eksikliği ve ölçek ekonomisine ulaşamama ile birleşince Türkiye rekabet gücünde aşınmalar gözlendi.

144 ülkenin sıralandığı endekste alt endekslerdeki sıralamalarda ise Türkiye ekonomisinin işletmeler açısından yaşadığı rekabet

Türkiye, Dünya Ekonomik Forumu tarafından yayınlanan Kü-

sıkıntısına benzer bir sorun alanı karşımıza çıkıyor. Türkiye, alt en-

resel Rekabet Endeksi’nde 2015 itibariyle 45. sırada bulunuyor. Bu

dekslerden kurumsal yapıda 144 ülke arasında 56. sırada bulunuyor.

endeks, inovasyonu da kavrayacak şekilde, iş ortamı ve iş yapma ko-

Makroekonomik istikrarda, küresel kriz döneminde finans ve kamu

laylığı yanında, ülkelerin ekonomik performanslarıyla yatırım yapıla-

maliyesinde başarılı yönetimine rağmen 76. sıraya geriliyor. Yüksek

bilirliğini, şirketlerine sunduğu iş ortamını sıralıyor. Endekste Türkiye

öğrenim ve iş sırasında eğitim alanında 65, ürün piyasalarının etkin-

2014’te 44. sırada bulunuyordu. Son bir yılda gerileme görülmüş olsa

liğinde 43. sırada yer bulabiliyor.

da aslında, iş ortamının iyileştirilmesine yönelik girişimlerin ülkelerin rekabet gücüne katkı verdiğinin de bir ispatı durumunda. Çünkü

Emek piyasalarının etkinliğinde ise Türkiye 144 ülke arasında

Türkiye, bu endekste 2013’te 60. sırada bulunurken, göreli olarak iş

130. sırada yer alarak en zorluk çeken ülkeler arasında görülüyor.

ortamını kolaylaştırıcı önlemleri ve istikrarlı ortamıyla 16 basamak

Buna karşılık, finansal piyasaların etkinliğinde 51, teknolojik altyapı-

66


GÜNDEM

PLASFEDDERGİ

olmaması nedeniyle, AB ile kuralların ağırlaştığı bir dönemde iyi imalat koşullarını sağlayan şirketlerin rekabet gücünü aşındırıyor. Sektör, denetim zorlukları nedeniyle, iyi imalat yapan firmalarla standart dışına çıkmaya eğilimli firmalar arasındaki maliyet avantajı, fiyatın çok önemli olduğu plastik sektöründe rekabeti bozucu etki yapıyor. Sektör çalıştaylarında, standartlara yönelik denetimlerin artırılması sürekli talepler arasında yer aldı.

Ancak, vergi miktarı, toplam girdilerdeki farklılıklar gibi çeşitli metodolojilerle yapılan çalışmalarda, kayıt dışılık hem genel ekonomi, hem de imalat sanayii için yüzde 30 ile yüzde 50 arasında değişen oranlarda hesaplanıyor. Buna karşılık, vergi denetim imkanlarının bilişim araçlarının katkısıyla artması, ithalattan ya da hammadde imalatından başlayarak bütün süreçlerde risk analizlerinin yapılabilmesi ve teşvik politikaları nedeniyle son 5 yıl içinde kayıt dışılıkta hızlı bir daralmanın gözlendiği belirtiliyor. Ancak bu veriler, tamamıyla kayıt dışı imalatları hiçbir zaman kavrayamadığı için de belirli bir oranda sapma taşıyor. Sosyal Güvenlik Kurumu’nun 2011 sonrası yasal altyapıyı tamamlamasının ardından, diğer kuruluşlardan da veri toplamaya başlamasıyla SGK’ya bildirge vermemiş, diğer kurumlara da faaliyet alanı-ürünleri konusunda yanlış bilgi

vermiş 100 binin üzerinde kayıt dışı “şirket” bulması bu alandaki baskıyı artırıyor. Türkiye’de, kayıt dışı üretim yanında, ciddi bir kayıt dışı işçi çalıştırma oranı da yıllardır sürüyor. Son yıllarda özellikle imalat sanayiinde, işçi çalıştırmaya yönelik teşvikler ve SGK primlerinden indirim teşviklerinden yararlanmak için işçi sayısı koşulları nedeniyle imalat sanayiinde daralmakla birlikte, genel olarak yüzde 34,6 oranında kayıt dışı çalışma TÜİK tarafından ölçüldü. Tarım dışı sektörlerde kayıt dışılık TÜİK verilerine göre yüzde 21,4 seviyesinde bulunuyor. Detayına bakıldığında ise tarım dışı sektörlerde işçilerin kayıt dışılığı yüzde 16 seviyesindeyken, aile fertlerinin yüzde 71’i kayıt dışı olarak görünüyor. Plastik sektöründe mamullerin standart dışı üretimi ve ithal ürünlerde yeterli denetim

İthalatta standart denetimi de sektörün öncelikli talepleri arasında gösterildi. Sektör araştırmalarında, standartlara uygun olmayan plastik mamullerden imal edilmiş ürünlerin, yerli üreticilerin rekabet gücünü azaltması yanında, sağlık tehdidi oluşturduğu vurgulandı. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın çocukların kullandığı okul malzemelerinde yaptığı denetimlerde ithal ürünlerde standartlara uymayan ciddi sağlık riski taşıyan ürünler tespit edildi.

Türk plastik sektörü hammadde riski altında Türk plastik sektörünün en önemli rekabet gücü kayıpları arasında hammadde ithalat bağımlılığı bulunuyor. Sektörde, son dönemde yoğunlaşan yatırımlara karşılık, rafineriden başlayarak bir zincirin bulunmaması plastik mamul üreticilerini zorluyor. PLASFED hesaplamalarına göre, sektörün hammadde ithalatı, toplam tüketimin yüzde 90’ları seviyesinde seyrediyor. Az sayıdaki büyük şirketler, doğrudan ithalat yapma imkanı bulurken, hemen he-

da 58. sırada yer alıyor. Türkiye’nin en üstlerde yer aldığı tek alt gös-

ürünlerde en dezavantajlı ülkelerden biri olduğu belirlendi. Endeks

terge ise pazarının büyüklüğü. Bu alanda Türkiye 16. sırada bulunu-

değeri en düşük ülkeler sırasıyla, 0,05 ile Şili olurken, Türkiye, 0,27

yor. İş dünyasının gelişmişliğinde ise yine genel sıralaması ile uyumlu

ile en düşük üçüncü ülke oldu. Türkiye’nin endeks değerinin son on

bir sırada 43. sırada bulunuyor.

yılda artmış olmasına rağmen, diğer ülkelerin de endeks değerinin

İmalat sanayiinin gücü

artması nedeniyle sıralamada yükselemedi. Çalışmada, orta teknolojili ürünlerdeki karşılaştırmalı üstünlük

Türkiye imalat sanayiinin gelişmiş ülkeler ve kendisine benze-

de incelendi. Türkiye, bu grupta da sıralamanın altında kaldı. En dü-

yen ekonomik koşullardaki ülkelerle birlikte üye olduğu OECD için

şük (dezavantajlı) endeks değeri bu kategoride de 0,08 ile İzlanda,

yapılan bir çalışmada da ürünlerin teknolojik seviyesine göre bir re-

Şili, Yeni Zelanda ve İsrail oldu. Türkiye de 0,87 ile endeks değeri

kabet analizi yapıldı. İnönü Üniversitesi Öğretim Üyesi Ozan Saray

düşük ülkeler arasında yer aldı ve 1’in altında olması nedeniyle deza-

tarafından yayınlanan “OECD ülkelerinin ileri teknoloji ürünlerindeki

vantajlı olarak ölçüldü.

rekabet güçlerinin değerlendirilmesi” başlıklı çalışmada, Açıklanmış Karşılıklı Üstünlükler endeksi modeli kullanılarak, Türkiye’nin ileri,

Düşük teknolojili ürünlerde ise orta ve yüksek teknolojili ürün-

orta ve düşük teknolojili ürünlerde OECD içindeki karşılaştırmalı üs-

lerde “en altta” yer alan ülkelerin, endeksin en üstünde bulunması

tünlüğü incelendi. Bu hesaplama içinde endeks değerinin 1 olması o

dikkat çekti. Şili, İzlanda, Yeni Zelanda, Avustralya ve Türkiye, düşük

alanda ülkelerin avantaj taşıdığı anlamına geliyor.

teknolojili ürünlerde “karşılaştırmalı üstünlüğü” olan ülkeler olarak sıralandı. Türkiye’nin endeks değeri, 1,76 olarak belirlendi.

Ozan Saray yaptığı çalışmada, OECD içinde, yüksek teknolojili

67


PLASFEDDERGİ

GÜNDEM

men tamamı KOBİ’lerden oluşan sektörün büyük kısmı ithalat şirketleriyle hammadde elde ediyor. Plastik mamul üreticileri bu nedenle, tedarik zorlukları, stok yönetimini kur riski ile birlikte üstlenmiş oluyor. Üstelik uluslararası alanda rekabet ediyorlarsa, petrol fiyatlarındaki gerilemenin gecikmeli yansımasına karşılık, yükselmenin hızla hammadde fiyatlarına yansıtılmasından kaynaklı finansman-vade uyumsuzluğunu ek yük olarak taşıyor.

Kayıt dışı Ekonomiyle Mücadele Stratejisi : Rekabet eksikliği verimsizliğe yol açar Türkiye’nin yapısal sorunlarından biri olan kayıt dışı ekonomiyle mücadele için oluşturulan strateji ve eylem planı, bu alanda yapılacakları belirliyor. Maliye Bakanlığı tarafından yayınlanan stratejide, kayıt dışılık “haksız rekabet unsuru” olarak tanımlanarak şu yorum yapıldı. “Rekabetçi bir düzenleyici çerçeve, verimlilik artışını da beraberinde getirecektir. Rekabetin piyasalardaki bu olumlu etkisini sınırlayan her türlü engel, ekonominin potansiyel

Gümrük uygulamaları ek zorluk yarattı

verimliliğine ulaşmasını ve dolayısıyla potansiyel büyümesini olumsuz etkileyecektir. Kayıt

Türkiye’de hammadde üzerinde güncel sorunlardan biri de gümrük uygulamaları olarak ortaya çıktı. Cari açığa yönelik olarak alınan makro ihtiyati tedbirler arasında yer alan gümrük vergilerine yönelik plan, plastik ve kimya sektöründe çok yüksek miktarda ithal edilen hammadde nitelikli ürünlerin ithalatına ek vergiler konulması şeklinde uygulandı. PLASFED’in ve sektör mensuplarının girişimleriyle bir kısmı geri alınsa da hammadde üzerindeki ek maliyetler varlığını sürdürüyor. Yakın dönemde, Ürün Güvenliğine yönelik ikincil mevzuatta yapılan değişiklikler, kısa süre de olsa sektörün hammadde ithalatında olağanüstü ek yük getirmişti. Sektörün, özünde çok da karmaşık olmayan bir düzenlemenin, doğru yönde yapılması için oldukça önemli bir enerji harcaması gerekti. Sorunun tam olarak çözüldüğü söylenemese de karar alıcıların bu konuda pozitif katkı verme yönünde hareket etmesi dikkat çekici oldu.

ğu bir ortamda yeterli verimlilikte çalışmayan firmalara piyasa dışına çıkarak faaliyetlerine

Plastiğe yönelik olumsuz söylemler Plastik sektörüne yönelik olarak haksız rekabet ve rekabet gücünü törpüleyen en önemli davranış ise çoğu zaman ticari kaygılarla yapılan plastik mamullere yönelik çevre, sağlık vb. olumsuz mesajlar olarak ortaya çıktı. Plastiklerin muadillerine göre çevreye en az zararla üretilen, üretiminde ağaç ve diğer doğal kaynakların tüketilmesini önleyen, üretimi sırasında daha az su kullanılan ve karbon salınan, hafifliği nedeniyle taşıma, stoklama gibi aşamalarda en az karbon miktarını ortaya çıkaran ürün olmasına karşılık çevre konusunda en fazla haksız saldırıya uğrayan ürün olarak dikkati çekti. Plastikler, üretim ve kullanım alanındaki çevre etkin özellikleri dışında, defalarca geri dönüştürülmesi ve geri dönüşümü en kolay ürünlerden biri olmasına karşılık, insanların atıkları doğaya terketmesinden kaynaklı soru-

dışı olgusu tam bu nitelikte bir engeldir. Kayıt dışı ekonominin varlığı rekabetçi düzenden beklenen olumlu sonuçların elde edilmesini önlemektedir. Şöyle ki, kayıt dışının var olduson vermelerinin yanı sıra, kayıt dışına çıkarak faaliyetlerine devam etmeleri şansı tanınmaktadır. Bu suretle söz konusu firmalar, kayıt dışına çıkarak elde ettikleri maliyet avantajları ile daha verimli ve daha rekabetçi olan ancak kayıt içinde kalmış firmalarla rekabete devam edebilmektedirler. Bunun sonucunda ekonomi zaman içinde ikili bir yapıya bürünmektedir. Bir tarafta kayıt içinde çalışan ve daha verimli firmalar, diğer tarafta kayıt dışında çalışan daha verimsiz firmalar. Bu kalıcı bölünme, ekonominin daha verimli ve daha fazla zenginlik üreten bir yapıya kavuşmasını önlemektedir. Böylece kayıt dışılık bir ekonominin potansiyel verimliliğine ulaşmasını önleyerek o ülkenin büyüme performansını olumsuz anlamda etkilemektedir”

nun nedeniymiş gibi sunulmaya çalışıldı. Çevre dışında ana olumsuz mesajlar ise sağlık konusunda yüklendi. Başta AB olmak üzere gelişmiş ülkelerin tamamında plastik mamullerin gıda ve diğer sağlık alanlarında kullanımının yaygınlaştırılmasına yönelik resmi programlar yürütülürken, su ve diğer gıda malzemelerinde plastiklere yönelik Türkiye’de yoğun bir negatif söylem geliştirildi. Özellikle çok tartışılan BPA ve polisitren ürünlere yönelik olarak yoğun tartışmalara karşılık, Avrupa’da yapılan iki bilimsel çalışma bu konuda somut veri sundu. 21 Ocak 2015’de Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi (EFSA) BPA’ya ilişkin bilimsel görüşünü resmi olarak açıkladı ve BPA’nın bebekler dahil günlük kullanım sınırlarının üstünde dahi hiçbir risk grubunda sağlık tehdidi oluşturmadığı görüşünü verdi. Son olarak Trento Üniversitesi Mühendislik Bölümü, alanının ünlü danışmanlık firması “QuotaSette”nin teknik desteğiyle yürüttüğü çalışmanın sonuçlarını Ağustos 2015’te yayınladı ve polipropilen ve polistren malzemelerin yiyeceklerde kullanımının uygun şartlar altında risk oluşturmadığı ve bu ürünlerin kalite standartlarına uygun olduğu duyurdu.

Plastikler yeterince tanınmıyor Son tüketiciye ulaşan ürünler yanında, Dünyada üretilen sanayi ürünlerinin hemen

68

hemen hepsine girdi niteliği taşıyan plastik ve kimya sanayi, bütün ülkeler tarafından stratejik olarak destekleniyor. Türk plastik sektörü ise gelişmiş ülkelere kıyasla hala düşük olan iç tüketimini artırma yönünde herhangi bir stratejiyle desteklenmiş değil. Plastik ürünlerin yanında, genelde kimya sanayiinin yalnız bırakılması sonucu, bu ürünler kamuoyunda ve diğer sektörlerde yeterince tanınmıyor ve olası ek avantajlarından yararlanılmıyor. Bu da sektörde ölçek ekonomisini oluşturmayı zorlaştırıyor.


PLASFEDDERGİ

SÖYLEŞİ

Hayalgücü 360 İletişim Ajansı Başkanı Tansel Atasagun:

Önemli olan hizmet verdiğiniz kurumun hedefine ulaşmasını sağlamak iletişim vb. hedeflerle örtüştüğü taktirde başarıyı elde ediyorsunuz. Biz en baştan bugüne gururla gösterebileceğimiz işlere imza atmak istedik, müşterilerimizle uzun soluklu ilişkiler kurduk ve bugün bunu başardığımızı memnuniyetle söyleyebilirim. -Son dönem sıkça söz edilen “360 derece iletişim” kavramını benimsediğiniz, hatta şirket ismine aldığınız gözleniyor. Genelde imalat sanayii, özelde plastik sektörü için bu iletişim modeli ne gibi faydalar sağlar, nasıl riskleri vardır?

İletişim kanallarının ve mecraların çeşitlenmesinin ardından, şirketlerin ve kurumların iletişim ihtiyaçları da geçmişe kıyasla farklılaştı. Şirket ve diğer kurumlara hatta kişilere yönelik hizmet veren ajanslar da bu yeni yapıya uyum için farklılaşma sürecine girdi. PAGDER’in ba-

Artık günceli takip etmek yetmiyor, ona uyum sağlamanız, hatta o olmanız gerekiyor. Bunun için biz de gençleştik. Tecrübeyi “cin fikirli” taze beyinlerle birleştirdik.

Hayalgücü 360 bu düşünceden hareketle dört ajanslık bir yapı kurdu: Kreatif, dijital, etkinlik ve yayın ajansı. Her ajans kendi içinde sadece kendi konusunda daha “dar” işler yaparken, önüne daha kapsamlı bir iş geldiğinde de diğer ajansın know how’ıyla iş üretebiliyor. Projelere hem dijitalci, hem etkinlikçi, hem de yayıncı kafasıyla bakabiliyor örneğin. Kreatif ajans zaten işin hep başında. Bir dijital ajansı karşısına alıp, ona brief verip, ne yapabilirsiniz, diye sormuyor hal böyle olunca. Böylece hızlı ve bütünlük içinde işler üretilebiliyor.

Terzi işi üretim yapmak bizim için önemli. Müşterimizi iyi dinlemek, anlamak, istek ve hedeflerini doğru tespit etmek gerekiyor. Bunu yaptığınızda işin büyük bir bölümünü aşmış oluyorsunuz zaten. Fikir ile strateji farklı ve doğru olduğu ve pazarlama/kurumsal/iç

Müşteriler açısından dağılmamak, sonsuz toplantılara girmemek, tekrar tekrar kendini anlatmaya çalışmamak ve daha uygun bütçelerle çalışmak gibi olumlu sonuçları var 360 derece hizmetin. Kritik olan yönetim. Bir orkestra şefi gibi olmanız gerekiyor. Zorluğu

şarılı Yuvaya Dönüşen Plastikler kampanyasına kurumsal destek veren Hayalgücü 360 İletişim Ajansı Başkanı Tansel Atasagun ile şirketi, yeni iletişim süreçlerini ve yeni medyanın önemli mecralarından sosyal medya ile ilgili görüşlerini konuştuk -Sayın Atasagun, Hayalgücü 360’tan biraz bahseder misiniz? Hangi anlayış, amaç ve hedeflerle kuruldu? Hayalgücü bu sene yirminci yılını kutluyor. Tasarım atölyesi olarak kurulan ve zaman içinde iletişim ajansına doğru evrilen şirketimiz, bir sene önce 360 derece hizmet veren bir ajans olma yönünde bir karar aldı; adını ve ajans yapısını değiştirdi. Bu adım daha dinamik ve daha kreatif olma yönünde verilmiş bir karardı.

Her alanda olduğu gibi kavramlar hızla değişiyor. Bunun nedeni ihtiyaçların, verilerin ve iletişim kanallarının değişmesi ve sürekli hareket halinde olması. Artık çizgi üstü-çizgi altı gibi kavramlar da geçerliliğini yitirdi. Önemli olan hizmet verdiğiniz kurumun hedefine ulaşmasını sağlamak. Bunun için kullanacağınız mecralar ve materyaller sınırsız. Durum böyleyken duruma her yönden bakabilen, kafasını her yönde çalıştırabilen ve çözüm üretenler başarılı oluyorlar.

70


SÖYLEŞİ diye yapılan tanıtım eğer dağınıksa, doğru enstrümanları kullanmıyorsa, aynı hedef kitleye aynı ve doğru mesajı iletmiyorsa hiç bir işe yaramaz. -Genel olarak, ülkemiz tanıtım sektörünü değerlendirebilir misiniz? Öncelikle sorunlar nelerdir?

besteyi de sizin yapıyor olmanız. -İşe göre değişmekle beraber- uzun soluklu ve karmaşık strateji çalışmalarında iletişim faaliyetleri grift bir yapı arz edebiliyor. Hepsini birbirleriyle ilişki içinde tutmak, birlikte güçlü kılmak ve aynı mesajı aynı hedefler için söylettirmek gerekiyor. Bunu yaparken de briefin içinde kalmak. -Şirketler kaçınılmaz olarak son dönemde özellikle sosyal medyanın da etkisiyle iletişim faaliyetlerine yoğunlaştı. Genel olarak başlarken hangi alanlara odaklanmaları gerekir? Globalleşme bir yandan iş ve pazar olanaklarını genişletti. Ama diğer taraftan rekabet koşulları zorlaştı. Kurumsallaşamayan firmalar ayakta durmakta zorlanmakta. İletişimin daha ciddi yapılması gerekliliğini fark edenler tanıtım faaliyetlerine önemli yatırımlar yapmaktalar. Bunu fark edenlerin sayısında elbette bir artış var. Bu hem pazardaki aktörlerin hem de gelecek öngörüsü yapabilenlerin sayısının artmasından kaynaklanıyor. Ama herkesin “reklam” peşinde koştuğuna bakıp iletişim faaliyetleri yoğunlaştı demek yanlış olur. Zira bir o kadar da hedefsiz harcanan para ve zaman var. Nihai amacı para kazanmak ve büyümek olan şirketlerle, söylemlerinin yayılmasını ve sosyal amaçlarının gerçekleşmesini isteyen kuruluşlar öncelikle kurumsallaşmalılar. Kendi pazarlama stratejilerini geliştirmeliler. İletişim faaliyetlerinin pazarlama stratejileriyle örtüşmesine dikkat etmeliler. İkinci adımda kendilerini çok iyi anlatmaları ve iletişim profesyonellerinin bilgisini birlikte kullanmayı ve onları yönetebilmeyi öğrenmeliler. Sonrasında tutarlı ve dağınık olmayan bir iletişim stratejisi izlemeliler. Boş geçen derste her kafadan ayrı bir ses çıkması müdürü “bu ne gürültü” diye sınıfa getirir ama bayrak töreninde aynı kalabalık ortalığı inletir. İletişimde de sırf markam/ürünüm bilinsin

Kendi içinde de, pazar tarafında da üstüne makaleler yazılmış, yazılan, çok tartışılan, hep tartışılan bir konu. Çok çok özetle şunu söyleyebilirim: Hala gelişmekte olan, doğru yere oturması için karşı tarafın da gelişmesi gereken bir sektör. Detayları diğer cevaplarımda var zaten. Kendi içindeki problemler Türkiye’nin genel problemlerine paralel. Büyük sermayeli (global) ajansların tekeli, orta ve ufak ölçekli ajansların ajansla çalışma kültürünü bilmeyen orta ve küçük ölçekli firmalarla çalışmaları, emek-ücret adaletsizliği, çalışma etiğindeki sorunlar. Özellikle bir problemin altını çizmek gerekirse, iletişim sektöründe zaman yönetimi çok kötü. Bunun bir nedeni iş istemeyi son ana bırakan ya da gecenin yarısı arayıp sabaha iş isteyen firmalar var. Diğer tarafında gündüz kahvaltı-sosyal medya-oyun-kahve ile oyalanıp, akşamüstü çalışmaya başlayan yarasa modunda yaşayan çalışanlar. Elbette bir de patronların “çalışma koşullarımız esnektir” cümlesinin arkasına saklanmış “bu pazar izinlisin” lütufları. -Firmaların pazarlama zorluklarını aşmakta iletişim nasıl bir çözüm sunar, sizin yaklaşımınız nedir? İletişimi pazarlamadan ayrı düşünmemek gerekir. Burada klasik anlamda ilan verelim, fuara katılalım gibi bir iletişimden bahsetmiyorum sadece. Patrondan müşteri temsilcisine, pazarlama faaliyeti yapan bir kişinin kıyafeti, konuşma tarz ve içeriği, kullanacağı araçlar, memnuniyet ve aidiyet seviyesi (ki bir iç iletişim meselesidir) vb hepsi iletişimin konusudur. Hepsini ince ince düşünmek gerekir. Bir başka konu, markanızın vaatlerinizi içerip içermediğidir. İletişimci imaj yaratmaz, müşterinin algısını yönetir. İçi boş, vaatlerini yerine getiremeyen bir markanın tüketici üzerindeki etkisini ne kadar etkileyebilirsiniz. Üçüncü konu iletişime yatırım yapılıp yapılmaması. Bunu logo üzerinden anlatayım. Yeni bir logo yaptıracak bir şirket –çoğunca ve diğer tüm iletişim kalemlerinde olduğu gibi- az bir bütçeyle hareket etmek ister. Şöyle bakar;

71

PLASFEDDERGİ

logo alt tarafı minik bir tasarım, ne bir kampanya kadar farklı işler içeriyor, ne de bir reklam filmi kadar çetrefilli. Oysa logo yaptığınız ve yapacağınız tüm kampanyaları, tüm filmleri… içinde taşıdığı gibi, çok uzun yıllar boyunca insanların sizinle ilgili düşünce, beğeni ve taleplerini belirliyor. İsminizi okumadan sizi bilmelerini sağlıyor. Logonuz markanızla müşteriniz arasında duygusal bir bağ oluşturuyor, markanızın itibarını, büyüklüğünü ve anlatmak istediği değerler konusunda ipuçları veriyor. Yani sadece bir grafik unsur değildir. Yatırımı hak etmiyor mu? İletişim giderleri, bir kriz anında ilk kesilen kalemlerdendir, oysa örneğin bu tip durumlarda tek çıkış noktanızdır. Pazarlama zorluklarını aşmak için söyleyeceklerim özetle: Yapabileceklerinizi yapacağınızı söyleyin; iletişimi bir bütün olarak ele alın; iletişime yatırım yapın. -Yuvaya Dönüşen Plastikler kampanyasının destekçileri arasında bulunuyorsunuz. Bu kampanyayı desteklemeye yönelik kararınızın öyküsünü anlatır mısınız? Kampanya sizin için ne ifade ediyor? Kampanyayı, Eurotec’in de müşterimiz olması dolayısıyla medya dışında ayrıca takip ediyordum. Heyecan verici ve doğru hedefleri olan bir proje olarak gördüm ve kreatif ajans olarak desteklemeyi ben teklif ettim. Yuvaya Dönüşen Plastikler başarılı, rüştünü ispat etmiş bir proje. Kendi açımızdan, geldiği noktadan daha yukarıya taşımak, kurumsallaşmasını ve bütünlüklü iletişim yapmasını sağlamak gerek. Desteklerin artması, yaygınlaşması ve böylece kalıcı olmasının yolu iletişim açısından buradan geçiyor.


PLASFEDDERGİ

ATLAS

Mısır: Yakın coğrafyanın göz ardı edilemeyecek ülkesi Dünya tarihi açısından en önemli coğrafyalardan biri olan Kuzeydoğu Afrika ve Ortadoğu’nun arasında, Nil nehrinin Akdeniz’e döküldüğü noktada bulunan Mısır, yine tarihi dönemlerinden birini yaşıyor. Yirminci yüzyılın başından itibaren siyasi çalkantılarla şekillenen ülke, yakın coğrafyamızı yeniden şekillendirme sürecinde bulunan Arap Baharının da en fazla etkilenenlerinin başında geliyor. Türkiye ile Mısır arasında siyasi ilişkiler durgun bir dönemini yaşarken, Mısır siyasetin ötesinde, yine bölgenin dengelerini değiştirebilecek bir haberle dikkat çekti. İtalyan ENI firması, Mısır ekonomik bölgesinde kalan Akdeniz kıyılarında dünyanın en büyük doğalgaz yatağını keşfettiğini açıkladı. Bu keşifle birlikte Mısır, zaten önemli olan konumunun ötesine geçti. Mısır, Süveyş Kanalı, coğrafi konumu, İsrail-Filistin sorunundaki kilit rolü ve Arap ülkeleri arasındaki etkinliği nedeniyle önem taşıyor. Sadece siyasi değil, Arap ülkeleri tara-

İnsanlık tarihinin en eski kültürlerinden birine ev sahipliği yapan Mısır, dünya tarihinin daima odak noktalarından biri olan coğrafyada kurulu. Bugünkü çağdaş Mısır’ın bünyesinde taşıdığı miras ile, çağdaş Türkiye’nin bünyesinde taşıdığı miras çok uzun bir süre aynı idare oldu. Mısır, 1517 yılında Osmanlı İmparatorluğu içine girdi ve isyanlar, özerk yönetimler, Fransız ve İngiliz işgali dönemlerinde verilen aralarla da olsa 1914 yılına kadar bu birliktelik devam etti. 1517 yılından önceki tarihi dönemlerde, bugünkü Mısır’a ev sahipliği yapan coğrafyada Türk varlığı hep oldu. Hatta Kölemen Devletinin Türk kökenleri bugünkü tarihin de bir konusu. Bugünlerde Türkiye ile Mısır arasındaki ilişkiler durağan bir dönemden geçse de ekonomik ilişkiler geçmişe kıyasla olağanüstü boyutta gerilese de devam ediyor. Mısır, Afrika ve Ortadoğu arasındaki konumu, Süveyş Kanalı gibi jeo stratejik ve ekonomik olarak çok önemli konumda. 80 milyonu aşan nüfusu, Arap ülkeleri ile işbirliği ve öncü konumu nedeniyle de önemli. Üstelik buna, son dönemde her ne kadar işlenebilirliği konusunda net açıklamalar yapılmasa da Dünyanın en büyük doğalgaz rezervinin keşfi haberleri eklendiğinde, hiçbir şekilde göz ardı edilemeyecek bir ülke ortaya çıktı. 72

fından oluşturulan bütün ekonomik yapılar ve ABD-İsrail-Mısır arasındaki “Nitelikli Serbest Bölge” anlaşması, AB ile imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması ile de ekonomik rolü güçlü konumda. Ülkenin 85.3 milyon kişilik nüfusuyla Afrika ve Ortadoğu’nun en büyüklerinden biri olması ekonomik açıdan önemini “kaçınılamaz” konuma getiriyor.

-Türkiye ile Mısır arasında serbest ticaret anlaşması var Türkiye ile Mısır arasında siyasi sorunlar devam etse de iki ülkenin yürürlüğe giren serbest ticaret anlaşmasının da katkısıyla ekonomik ilişkileri devam ediyor. Türkiye lehine gelişen iki ülkenin dış ticaretinde, Mısır’ın başta taşımacılık olmak üzere yetkisi dahilinde ve tarife dışı engelleri sıklıkla şikayete konu oluyor. Son olarak Mısır hükümeti deniz taşımcılığı konusunda süresi biten bir anlaşmayı yenilememe kararı alması kamuoyu gündemine yansıdı.


PAKPEN


PLASFEDDERGİ

ATLAS

İki ülke arasındaki serbest ticaret anlaşması mevcut ortamdan ticarete olumsuz etkiyi sınırladı. Mısır-Türkiye STA görüşmeleri 1998 yılında başladı ve 2005 yılında tamamlandı. 27 Aralık 2005 tarihinde de imzalandı ve

de bulunduğu bir dizi ürüne yönelik istisnalar

Türklere kadar çok sayıda kültürün çeşitli dö-

da yer aldı.

nemlerde yaşadığı bir coğrafyanın mirasçısı

-Plastik sektörü avantaj listesinde

potansiyel

2007 yılında yürürlüğe girdi. İki ülke arasında,

durumunda. Üstelik, bugünkü çağdaş Türkiye ile yaklaşık 400 yıl aynı devleti paylaştı. Mısır, 1517’de Osmanlı İmparatorluğunun

Çifte Vergilendirmenin Önlenmesi, Yatırımla-

Ekonomi Bakanlığı verilerine göre, Mısır

bir parçası haline geldi. Sürekli olarak idari

rın Karşılıklı Teşviki ve Korunması, Ekonomik

ile Türkiye arasında göreli olarak ihmal edile-

yapılanmasında hep ayrıcalıklı, zaman zaman

ve Teknik İşbirliği Anlaşmaları ile diğer birçok

bilir bir düzeyde dış ticaret söz konusu olsa da

tamamen özerk idareye

alanı kapsayan işbirliği anlaşmaları yürürlükte

Türkiye’nin bu ülkeye ihracat potansiyeli yük-

Avrupa’nın endüstri devrimini başlatıp sö-

bulunuyor.

sek. Ekonomi Bakanlığının yaptığı analizlerde,

mürge çağına girmesinin ardından da sürekli

plastik mamuller en fazla ihracat potansiyeli

emperyalizmin ilgisi içinde kaldı. Osmanlı’nın

Türkiye Mısır STA, Mısır ile GATT, DTÖ ve

görünen ürünler sıralamasında üst sıralarda

gücünü sürekli kaybettiği yıllar içinde, 1798-

AB anlaşmalarına paralel olarak tasarlandı. İki

bulunuyor. GTİP 3921 (Plastikten diğer lev-

1801 Fransız işgalini yaşadı ve sonrasında da

ülke arasında, sanayi ürünlerindeki gümrük

ha, yaprak, pelikül, varak ve lamlar) en fazla

özerk bir yapıda Osmanlı içinde kaldı. 1883’te

vergileri, miktar kısıtlamaları ile eş etkili vergi

ihracat potansiyeli bulunan ikinci durumda.

İngiltere’nin işgali altında, özerk ama Osman-

ve önlemlerin kaldırılması; tarım ürünlerinde

Ambalaj GTİP 3923 (Ambalaj için plastik ma-

lı İmparatorluğu’nun parçası olarak varlığını

taviz değişimi ile hayvan ve bitki sağlığı ön-

mulleri, tıpa, kapak, kapsül) üçüncü, GTİP 3926

sürdürdü. 1914 yılında Birinci Dünya Savaşı ile

lemleri; hizmetler, yatırımlar ve genel hüküm-

(plastikten diğer eşya) ise dördüncü sırada

Osmanlı’dan koptu. 1922 yılında Kral Fuad ile

ler (iç vergilendirme, yapısal uyum, damping,

bulunuyor. Plastik sektörünün ürün verdiği,

bağımsızlığını ilan etti Ancak Süveyş Kanalı’nın

korunma önlemleri, devlet tekelleri, ödemeler,

otomotiv, tekstil ürünleri vb. sektörlerde de

stratejik özelliği nedeniyle İngiliz işgali sürdü.

menşe kuralları, devlet yardımları fikri, sınai

yüksek ihracat potansiyeli görülüyor.

İkinci Dünya savaşı sonrası dünya yeniden ya-

ve ticari mülkiyet hakları, kamu ihaleleri, vs.) alanlarında düzenlemeler kapsanıyor.

Serbest Ticaret Anlaşması plastik sektörünü ilgilendiriyor

-Antik çağlardan bu yana gündemde bir coğrafya

sahip oldu. Ülke

pılanırken, 1946 yılında Süveyş Kanalı dışındaki yerlerdeki İngiliz ordusu çekildi. 1952 yılında ise General Necip ve Albay Nasır’ın liderliğindeki genç subaylar tarafından gerçekleştirilen

Mısır, antik çağlardan bu yana Nil nehrinin en bereketli bölümlerinin yer aldığı coğrafya-

darbe sonucunda kraliyet son buldu ve 1953 yılında cumhuriyet kuruldu.

Plastik sektörüne yönelik olarak ürünle-

da yer aldı. Antik Mısır, o döneme kadar arke-

Ülke, 1956 yılında Cemal AbdülNasır’ın

rin büyük çoğunluğu, STA’nın 2. ve 3. listele-

ologlar tarafından bilinen ve Dünyanın başka

kazandığı seçimle, serbest seçimle yönetim

rinde yer aldı. Türkiye’de üretimi yoğun olan

yerlerinde (henüz) rastlanmayan bir kültür

belirleyen ülkeler arasına katıldı. Nasır, soğuk

ürünler de 3 numaralı listede gözlendi. İkinci

ve devlet yapısının yaşandığı coğrafya oldu.

savaş döneminde Sovyet yanlısı bir tutum

listedeki ürünler, 1 Ocak 2014 itibariyle vergi

Bu kültürün kaynaklarına ilişkin en son bulgu

izledi ve kendine özgü bir sosyalist ekonomi

ve harçları sıfırlandı. Üçüncü listede ise 1 Ocak

Şanlıurfa’da Göbeklitepe’de ortaya çıksa da,

düzeni kurdu. Bağlantısızlar hareketinin ku-

2015 itibariyle, protokolün yapıldığı tarihte-

hala Dünya tarihinin ilk üst düzey devlet ve

ruluşuna öncülük etti. Bu dönemin en tarihi

ki oranın yüzde 30’u seviyesinde bulunuyor.

toplum yapısının görüldüğü yer olarak kabul

olayları ise İsrail’in kurulmasıyla Arap devlet-

Bu listedeki ürünlerin vergi ve harçları 1 Ocak

ediliyor.

lerinin İsrail’e karşı başlattığı savaşa Mısır’ın öncülük etmesi oldu. Ancak Mısır, 1948’de ve

2016’da yüzde 15 oranına çekilecek ve 1 Ocak 2017 itibariyle sıfırlanacak. Mısır ile yapılan

Çağdaş Mısır, Arap-İslam kültürünün ha-

STA çerçevesinde, aralarında plastik ürünlerin

kim olduğu bir yapı olsa da Yunan, Roma ve

74

1967’de diğer bazı Arap müttefikleriyle birlikte İsrail’e karşı sıcak savaşta başarısız oldu.


ATLAS

1970 yılında Nasır’ın ölümü ile Enver Se-

PLASFEDDERGİ

Mısır Dış Ticareti Dış Ticaret Göstergeleri (Milyon Dolar)

dat Devlet Başkanı olmuş ve 1981 yılında bir suikast sonucu öldürülünceye kadar, sosyalist sayılabilecek ekonomik yapıyı serbestleşme

2009

2010

2011

2012

2013

2014

yönünde reforma tabi tuttu. Sedat’ın esas re-

İhracat

24.182

26.332

31.582

29.417

28.779

26.812

formu ise 1973 yılında İsrail’e karşı askeri ba-

İthalat

44.912

53.003

62.282

69.866

66.666

71.338

şarı elde etmesinin ardından 1978’de ABD’nin arabuluculuğunda İsrail ile anlaşması ve bu ülkeyi tanıması oldu. Bu anlaşmayla 1980’de iki ülke diplomatik ilişki kurdu ve İsrail Sina yarımadasından tamamen çekildi. Mısır, bu anlaşmayla Arap ülkelerinin oluşturduğu bütün birliklerden dışlandı ve Enver Sedat 1981 yılında bir suikastle öldürüldü. Ülke bu tarihten sonra Hüsnü Mübarek yönetimine girdi ve Mübarek de batı yanlısı tutumunu korudu. Arap

Baharı

olarak

adlandırılan

ve

2009’dan sonra bölgenin tamamen yeniden şekillenmesiyle sonuçlanan süreç 2011 Ocak ayında Hüsnü Mübarek’in gösterilere karşı daha fazla direnemeyerek istifa etmesiyle sonuçlandı. Yapılan ilk başkanlık seçimlerinde İslami kimliği ön planda olan Müslüman Kardeşlerin adayı Muhammed Mursi başkanlığa seçildi. Ne var ki ülkedeki siyasi çalkantılar durmadı ve Mursi, 30 Haziran 2013 tarihinde karşıtlarının başlattığı protesto gösterileri sonucunda Genelkurmay Başkanı Abdülfettah el-Sisi’nin liderliğindeki Mısır Ordusunun darbesiyle yönetimden uzaklaştırıldı. Bu dönemden sonra darbeyi protesto eden Türkiye ile Mısır arasındaki ilişkilerde durağan bir döneme girildi. Bu durağanlık ekonomik ilişkilere de yansıdı.

-Mısır: Geleceği olan ekonomi Mısır, Trade Map istatistiklerine göre 2014 yılında 71 milyar dolarlık ithalatla dünyanın en büyük 35. ithalatçısı, 27 milyar dolarlık ihracatla da dünyanın en büyük 48. ihracatçısı

Ticaret Hacmi

69.094

79.335

93.864

99.283

95.445

98.150

Ticaret Dengesi

-20.730

-26.671

-30.700

-40.449

-37.887

-44.526

Kaynak: ITC Trademap

konumunda. Ülke, zayıf endüstrisine rağmen

ABD’den bu türden bir anlaşma talep etmiş

petrol ihracıyla dikkati çekiyor. Mısır, dış tica-

ancak reddedilmişti.

ret açığını ise turizm, Süveyş Kanalı geliri ve hizmet ihracıyla finanse ediyor.

Mısır’ın bu yapı dışında çeşitli avantaj sağlayan anlaşmaları da bulunuyor. Bunlar içinde,

Mısır’ın genel ekonomik yapılanması için-

Ortadoğu ve Afrika’dan 7 ülke ile (Irak, Libya,

de, ülkede üretim yapmanın bazı avantajlarını

Suriye, Lübnan, Ürdün, Fas ve Tunus ile Ser-

barındırıyor. Pek dile getirilmese de genelde

best Ticaret Anlaşması dikkat çekiyor. 2010

Mısır Devleti, daha özelde ise Mısır Ordusu,

yılında MERCOSUR (Güney Amerika Ülkeleri)

hemen hemen bütün temel üretim ve hizmet

ile serbest ticaret anlaşması bulunuyor.

sektöründeki şirketlerle doğrudan organik bağ kurmuş durumda.

Mısır ayrıca COMESA (Doğu ve Güney Afrika Ortak Pazarı - The Common Market for

Mısır’ı ekonomik açıdan değerli kılan bir

Eastern and Southern Africa), GAFTA (Geniş

diğer unsur ise çevre ülkeler, ABD ve AB ile

Arap Serbest Ticaret Bölgesi-Greater Arab

özel anlaşmaları. Bunlar içinde ABD ve İsrail ile

Free Trade Area), PAFTA (Birleşik Arap Ser-

olan QIZ modeli özel önem taşıyor. ABD orta-

best Ticaret Bölgesi-Pan Arab Free Trade

doğu barışını destekemek üzere “Nitelikli Sa-

Area ) üyesi durumunda.

nayi Bölgesi-Qualified Industrial Zones – QIZ)

Mısır, bu yapısı ile üretim ve ticaret sap-

modelini geliştirdi. Bu modele göre anlaşma-

tırmaları açısından önemli bir konuma gelmiş

ya dahil edilen ülkede belirli bölgeler, ABD ve

durumda.

İsrail’e gümrüksüz sanayi ürünü satma hakkı kazanacak. Bu modele Mısır yanında Ürdün da-

Türkiye’yi ilgilendiren Mısır’ın anlaşma-

hil edildi. 1999 yılından sonra Ürdün’de bölge-

larının en önemlilerinden biri de Mısır-AB

ler faaliyete başladı. 15 bölge kapsama alındı.

Serbest Ticaret Anlaşması oldu. Bu anlaşma 25 Haziran 2001 tarihinde imzalandı ve

Mısır’da da içinde yüzde 11,5 oranında İsrail

Türkiye’nin 1964 Anlaşması ile sonrasında

girdisi bulunması şartıyla bölgeler kuruldu. Bu

yapılan katma protokole benzer biçinde 12

bölgeler, Nil Merkez Deltası, Süveyş Kanal bölge-

yıl içinde AB ile Mısır arasında serbest ticaret

si, İskenderiye ve Kahire bölgesinde bulunuyor.

alanı oluşturulmasını düzenledi. Bu anlaşma

Mısır QIZ anlaşması 2004’te yürürlüğe girdi.

kapsamında her iki ülke 3, 13 ve 15 yıl içinde

Türkiye

de

2000’li

yılların

başında

kademeli indirimlarla ticaretini tamamen ser-

Türkiye-Mısır Dış Ticaret Değerleri (1.000 Dolar) Yıl

İhracat $ / Bin

İthalat $ / Bin

Hacim $ / Bin

Denge $ / Bin

2009

2.618.193

641.552

3.259.745

1.976.641

2010

2.250.577

926.476

3.177.053

1.324.100

2011

2.759.311

1.486.725

4.246.036

1.272.586

2012

3.679.195

1.342.051

5.021.246

2.337.144

2013

3.200.921

1.628.868

4.829.789

1.572.053

2014

3.300.940

1.437.260

4.738.201

1.863.680

2014*

1.717.389

876.318

2.593.7072

841.071

2015*

1.756.825

785.674

2.542.499

971.151

Kaynak: TÜİK *Ocak- Temmuz ayı verileri

75


ATLAS

PLASFEDDERGİ

best bırakacağı ürünlerin listesini oluşturdu.

ğiştirebilecek unsur ise ülkenin siysi istikrarını

dolayı ulaştırma ve gümrük sorunları yaşanı-

İlk yansıma, tarım ürünlerinin (işlenmiş ya da

tam anlamıyla sağlaması ve yeni keşfedilen

yor. Bunun dışında ise genel olarak Mısır’da

işlenmemiş) AB’ye serbest satışıyla başladı.

doğalgaz sahalarının faaliyete alınması olacak.

kişisel doğrudan iletişimin önemli olduğu Mısır içinde güvenilir ortaklarla çalışma, garantili

-Dış ticaret partnerleri

Mısır halen ciddi sayılabilecek bir petrol

ödeme araçları, deneyimli yöneticilerle çalış-

ve gaz üreticisi-ihracatçısı durumunda. Mısır

mak ve Mısır içinde iyi ilişkiler kurup, kuralları

Potansiyelinden çok uzak olsa da Türkiye

4,4 milyar varillik kanıtlanmış petrol rezervle-

özümseyinceye kadar sabırlı olmak ana tavsi-

hala Mısır’ın en önemli dış ticaret partnerleri

ri ile dünyada 27. sırada bulunuyor. Mısır için

yeler olarak göze çarpıyor.

arasında bulunuyor. 2014 yılı sonu itibariyle

gelecekte petrol yerine doğal gazın önem ta-

Mısır’ın en fazla ihracat yaptığı pazarlar İtalya,

şıyacağı tahmin ediliyor. LNG ihraç eden ülke,

Suudi Arabistan,Hindistan, Türkiye ve ABD

yeni keşfedilenler dışında önceden 2,2 trilyon

oldu. Mısır’ın en önemli ihraç maddeleri; ham

metreküplük kanıtlanmış doğalgaz rezervine

petrol ve petrol ürünleri, kablo ve teller, altın

sahipti.

ve gübre olarak sıralandı.

-Demografik dağılım avantajı

Mısır’ın en fazla ithalat yaptığı ülkeler ise

-Türkiye-Mısır dış ticareti Türkiye’nin Mısır’a ihracatı 2014 yılı sonunda 3,3 milyar Dolar oldu. Mısır’dan ithalat ise 1,4 milyar Dolara çıktı. Mısır’a ihraca önemli sanayi ürünleri; benzin, demir/ çelik yarı mamuller, inşaat demiri, çimento, pamuklu men-

Çin, ABD, Almanya, Kuveyt, İtalya, Rusya, Uk-

Mısır’ın geniş yüzölçümüne rağmen, nü-

rayna ve Türkiye olarak dikkat çekti. En fazla

fusun Kahire ve Nil etrafında kümelenmesi,

ithalat yaptığı ürünler ise petrol yağları ve

özellikle varlıklı ve tüketim yapabilen kesim-

gazları, buğday, mısır, binek otomobilier ve

lerin Kahire ve Akdeniz kıyısında yaşaması bu

2014 yılı toplam ithalatı dikkate alındığında;

demir-çelik ürünleri oldu. Mısır dünyanın en

ülkede dağıtım kanallarında göreli olarak ko-

Türkiye’nin demir çelik, kauçuktan yeni dış

büyük buğday ithalatçılarından biri durumun-

laylık sağlaması nedeniyle avantaj yaratıyor.

lastik, pamuklu mensucat-dokuma, sentetik

da. 2014 yılında Türkiye yüzde 5 payla Mısır’ın

Ülkenin yüzde 95’inin bu metropollerde ya-

lif demetleri (yüzde 77) alaşımsız çelikten pro-

8. en büyük tedarikçisi oldu.

şıyor olması önemli unsur olarak gösteriliyor.

filleri, yer kaplama, halıda pazarda çok güçlü

Ülkede, yaklaşık 3 milyon kişinin ciddi bir alım

olduğu belirlendi.

Mısır, dış ticaret rejiminde her ne kadar serbest rejimi benimsemiş olsa da mevzuat

perfor-

Map

verilerine

göre,

Mısır’ın

Plastik ürünler, Türkiye’nin genel dış ti-

rife dışı engel sistemi uyguluyor.

büyüme

Trade

gücüne sahip olduğu varsayılıyor.

dışı başta standartlar olmak üzere katı bir ta-

-Ekonomide mansı

sucat, araba lastiği olarak sıralandı.

Mısır’da demografiye ilişkin veriler, Nüfu-

caret verileri içinde oldukça alt sıralarda kaldı

sun yüzde 95’inin yüzölçümünün yüzde 5’inde

ve ilk 25 ürün içinde yer almadı. Mısır’ın sente-

yaşaması, Kahire idari biriminde toplam nü-

tik ip ve liflerde yüksek ithalatçı olması dikkat

fusun yüzde 25’inin bulunması olarak dikkat

çekti.

çekiyor. 2011 yılında yaşanan iç karışıklıkların etkisiyle reel büyüme yüzde 1,8 olarak gerçek-

-Pazar ile ilgili notlar

leşti. 2013 yılında ise ekonomi bir miktar to-

Mısır’da sanayi madencilik ile birlikte milli gelirin yüzde 38’ini oluturuyor. Tekstil, kimya, gıda işleme, ilaç, çimento ve demir-çelik

parlanarak yüzde 2,1 oranında büyüdü. 2014

Mısır, Türkiye ile olan siyasi atmosfer ne-

önemli sanayi alt sektörleri olarak dikkat çe-

yılında ise büyüme yüzde 2,2 oldu. 2013-2018

deniyle ticaret devam etse de Türk iş insanla-

kiyor. Ülkenin diğer önemli gelir kaynakları ise

yıllarında ekonomik büyümenin ortalama yüz-

rının bugünlerde sıkıntı yaşadığı bir pazar ola-

Turizm ve Süveyş Kanalı gelirlerinden elde

de 5,1 olacğı tahmin ediliyor. Bu durumu de-

rak dikkat çekiyor. Ayrıca çeşitli nedenlerden

ediliyor.

76


ATLAS

PLASFEDDERGİ

MISIR’A SANAYİ ÜRÜNLERİ/HİZMETLER İHRAÇ POTANSİYELİ (Ekonomi Bakanlığı)

Sektör

Çimento

GTİP

Potansiyel Ürün

Mısır'ın Toplam İthalatı 2014 (milyon $)

641

Dünya İthalatında Mısır’ın Payı 2014 (%)

0,9

Türkiye'nin Mısır’a İhracatındaki Değişim 2013-2014 (%)

414

Mısır’ın Toplam İthalatındaki Değişim 20132014(%)

173

Türkiye'nin Mısır’a İhracatı 2014 Yılı 6 Aylık Veriler (milyon $)

24

Türkiye'nin Mısır’a İhracatı 2015 Yılı 6 Aylık Veriler (milyon $)

Mısır'ın 2014 Yılı İthalatında İlk 5 Ülke ve Pazar Payları (%)

Mısır’ın Türkiye'ye ve Rakip Ülkelere Uyguladığı Gümrük Oranları

4,4

BAE (18) Yunanistan (17) Hindistan (15) Türkiye (13) Güney Kıbrıs (9)

%0

Çin (24) BE (17) Suudi Arabistan (14) Almanya (9) Türkiye (5)

T ü r k i ye:%0, %6 , %18

Çimento

3921

Plastikten diğer levha, yaprak, pelikül, varak ve lamlar

146

2,6

420

0,9

-5

-

1

1,2

69.094

79.335

93.864

99.283

95.445

98.150

93.864

99.283

95.445

98.150

-20.730

-26.671

-30.700

-40.449

-37.887

-44.526

-30.700

-40.449

-37.887

-44.526

Ambalaj ürünleri

3923

Ambalaj için plastik mamulleri, tıpa, kapak, kapsül

93

12,5

816

0,2

9

-10

6,3

7,6

Plastik & Plastikten Eşya

3926

Plastikten diğer eşya

145

7,2

402

0,3

8

-11

3,7

4

4011

Otobüskamyon dış lastiği; yeni

5209

Pamuk men (denim, renkli ipliklerden, m2>200gr, pa=>%85)

6204

Kadın/kız çocuk için takım, takım elbise, ceket

AB:%0 , %13,5 Arap Ligi: %0 Diğer:%10, %30

36

Türkiye'nin Toplam İhracatı 2014 (milyon $)

2523

Plastik & Plastikten Eşya

333

Türkiye'nin Mısır’a İhracatı 2014 (milyon $)

Suudi Arabistan (15) (13) Çin Türkiye (11) Almanya (8) İtalya (7) Çin (29) Almanya (13) İtalya (12) Macaristan (6) ABD (5)

Türkiye %3 Arap ligi %0 AB %2,6 Diğer %4,6 T ü r k i ye: %0, %0,75, %3, %0,3, %6

AB: %0, %0,9, %4,5 Diğer: %0, %2, %5, %10, %20

Otomotiv Sanayi

578

28

515

1,3

4

5

36,5

29,3

Çin (18) Japonya (18) Tayland (15) Türkiye (13) Endonezya (7)

T ü r k i ye:%1,5

14,8

Çin (39) Türkiye (30) Pakistan (15) Hindistan (7) İsrail (3)

T ü r k i ye:%6

16,4

İspanya (38) Çin (31) Almanya (8) Türkiye (8) BAE (7)

AB %22.5

%0

AB:%0 Diğer:%10

Kumaş

221

37

560

3,6

9

-9

18,9

AB:%4,5 Diğer:%10

Hazır giyim

142

26

2.419

0,2

4

37

15,4

Arap Ligi %0 Türkiye %27 Diğer %30

Demir-Çelik inşaat aksamı

Demir- Çelik inşaat aksamı

7214

Demir/çelik çubuklar

556

234

4.352

0,7

96

399

95,6

118,4

Türkiye (42) Ukrayna (39) Çin (17) Rusya Federasyonu (1,2) Beyaz Rusya (0,5)

7306

Demir/çelikten diğer tüpler, borular, içi boş profiller

382

31

1.359

14,7

-54

-34

14

18,5

Çin (29) İtalya (14) Fransa (9) Türkiye (8) ABD (7)

T ü r k i ye:%6

7323

Demir/ çelikten ev işlerinde kullanılan eşya ve aksamı

19,7

Çin (38) Türkiye (27) İtalya (15) Hindistan (5) Güney Kore (5)

A r a p ligi%0 AB % 2 1 , 5 Türkiye %25,8 Diğer %28,7

AB:%4,5 Diğer:%10

Çelik mutfak eşyası

42

47,6

296

78

0,3

14

43

24,9


PLASFEDDERGİ

SÖYLEŞİ

Ömer Kaya Yelten:

Plastik mamul üreticileri verimlilik, özellikle hammadde verimliliğine odaklanmalı

PLM Makine Genel Müdürü Ömer Kaya Yelten, plastik işleme makineleri sektöründe son dönemde yeni trendlerin oluştuğunu, ucuzluketkinlik alanında yeni yaklaşımların doğduğunu vurguladı. Türkiye’deki üreticilerin verimlilik ve özellikle hammadde verimliliği konusunda yeterince dikkatli davranmadığını belirten Yelten, birçok firmanın bu unsurları gözden kaçırması nedeniyle karlılık ve rekabet sorunlarıyla karşı karşıya kaldığını vurguladı. Ömer Kaya Yelten, makine sektöründeki eğilimler, Çin ve Avrupa üreticilerinin rekabeti ve verimlilik ile ilgili görüşlerini PLASFEDDERGİ’ye anlattı. -Plastik işleme makineleri sektöründe son eğilimler nelerdir, özellikle verimlilik, otomasyon ya da fiyat konusundaki avantajlar mı ön plana çıkıyor? Bence kesinlikle verimlilik ön planda. Enerji verimliliği + makine (üretim miktar) verimliliği. Gelecekte bu iki faktörün daha da önemli ola-

cağını düşünüyorum. Çünkü plastik sektöründe giderek kar marjları düşüyor. Türk üreticisinin düşük karla çalışmayı öğrenmesi gerekiyor. Pazarda bugün az sayıda firmanın sıyrılıp rakiplerine kıyasla ciddi fark yaratabildiğini görüyoruz. Bu firmalara baktığımızda; verimlilik konusunun önemini doğru zamanda anlamış, 80

algılamış, yatırım yapmış ve şirket organizasyonunu da yenilemiş firmalar olduğunu görüyoruz. Rakiplerine kıyasla bu firmalar çok daha ileri noktadalar. Verimlilik konusunu tartışırsak, birkaç önemli kriter var: Makine, hammadde ve personel. İyi bir üretim için, iyi bir verimlilik için bu üç faktörün bir arada olması lazım. Firmalar, Çin başta olmak üzere ucuz makine ile yatırıma yönelebiliyor. Mevcut üretim-kapasite sorununa ucuz makine ile getirilen çözümlerin, aslında hiç rekabetçi olmadığını insanlar zaman içinde anlayacaklar ve neden pazar kaybettiklerini, neden kar edemediklerini görecekler diye tahmin ediyorum. Enerji maliyeti çok önemli. Elektrik pahalı desek de, Avrupa-Almanya kadar pahalı değil. Enerji maliyeti oralarda çok iyi realize edildi ve ucuz makineler Avrupa’da bu nedenle yok. Evet


SÖYLEŞİ

PLASFEDDERGİ

yerli makine üreticilerini koruyorlar ama sadece bu nedenle değil, verimlilik nedeniyle de ucuz makineler giremiyorlar. -Çin’de üretim yapan Avrupa firmaları var ama? Evet, bazı Avrupalı firmaların Çin’de fabrikaları var. Bu fabrikalarda bazı makineleri uyarlamaya çalıştılar ve hiç de daha ucuza mal olmadı. Belirli bir kalitede makine yapmaya çalıştığınızda, küçük bir miktar daha ucuza Çin’de üretiyorsunuz ama hatırı sayılır bir fark oluşmuyor. O bağlamda, Çin’e gitmenin bir mantığı yok diye düşünmeye başladılar. Ayrıca, tersine bir eğilim var. Çin’deki fabrikalar Çin pazarına yöneliyor ya da Çin’den çıkıp kendi ülkelerinde üretim yapmaya başlıyorlar. Burada bir nokta daha var, Çin’de üretime başlayınca know-how’ı da kaybettiklerini farkettiler. Bir İngiliz firması biliyorum. İngiltere’de tamamen kapattığı fabrikasını, montaj hattı olarak tekrar açıyor. Çin’den parçaları getirip, İngiltere’de üretip test edecek ve geliştirme yapacak. -Bu know how kaybı büyük bir sorun mu? Evet, yoğun bir sorun. Bazı konularda Çin’de üretim yapan firmaların, aynı şehirde 10-15 kopyası çıkıyor. İki yıl firmada çalışan kişi kendi firmasını kuruyor hemen. -Verimlilik konusuna dönersek, hammadde ithal olduğu için plastik sektörü açısından çok önemli? Türkiye’deki plastik üreticilerinin yapması gereken en önemli şeylerden biri maliyet optimizasyonu. Küresel ölçekte rekabet için bu

gerekli. Bunu ucuz ve verimli olmayan makine

şında da bir işçi var, 6 metre yapanın da başında

ile yapmaları çok zor. Optimizasyon için, elektrik tasarrufu tamam ama daha önemli konu hammadde tasarrufu.

bir işçi var. Verimlilik farkını siz düşünün..

Siz bir boru hattında eksi tolarensla çalışabildiğiniz anda tonaj olarak para kazanabiliyorsunuz. Kompaund makinesinde, başka makinede yapamadığınız ürünleri; iki kez geçirerek yaptığınız ürünleri bir kez geçirerek yaptığınızda para kazanıyorsunuz. Üreticimiz bu konuda ne yazık ki yeterince iyi analiz yapmıyor. Makineler kağıt üzerinde yazan değerlere bakılarak alınıyor. Gerçekte, ne kadar verimli, kaç kez arıza çıkarıyor, devreye girerken ve çıkarken ne kadar fire veriyor ölçmeden çalışıyor. Üretici, “Bütün gamı yapıyorum, dakikada 1 metre yapıyorum ve bu makine yarı fiyatına” diye düşünebilir. Ancak, diğer üretici dakikada 6 metre yapıyor.. Bir metre yapan makinenin ba-

Diğer konu enerji verimliliği.. Genelde çok daha düşük enerji kaybıyla çalışan makineler gelişiyor. Bazı özel alanlarda, daha önce 180 mm’lik ekstrüder ile yapılan üretim miktarı şimdi 75’lik ekstrüder ile sağlanabiliyor. Diğer parçalar, diğer avantajlar hariç, sadece enerji tasarrufu açısından bakıldığında 5 yılda makine maliyetine yakın bir tasarruf anlamına geliyor. Genel olarak bakarsak, bitmiş ürün maliyet hesabında o iş için kullanılan makinenin maliyeti yüzde 2-3 seviyesindedir. Ucuz diye verimsiz makine almaya çalışmak yapabileceğiniz en yanlış şeylerden biri. Çünkü yüzde 2-3’te tasarruf yapmaya çalışıyorsunuz. Hammaddede daha verimli çalışma sayesinde yüzde 2-3 tasarruf ederseniz, daha az fireyle, daha düşük toleransla çalışırsanız sağladığınız fayda çok daha büyük olur. -Şirket kökenleri olarak makine sektörünün müşteri, yabancı imalatçı ve yerli imalatçı yönünü biliyorsunuz. Türkiye’de plastik işleme makineleri sektörünün gelişmesi için önerilerden biri, büyük güçlü firmaları Türkiye’de yatırıma ikna etmek, bu görüşü nasıl değerlendiriyorsunuz? Bazı makine firmaları Türkiye’de üretim yapıyor-yaptırıyor. Ancak bu türden yatırımlar için kritik unsur yıllık satılan makine miktarı. Mesela ekstrüder üretimi çok spesifik bir alan. Diğer makinelere kıyasla çok az üretilir. Yatırımcı açısından bir makine ile çok büyük kapasitelere çıkılabilir. Enjeksiyon (makineleri) gibi değil yani. Ekstrüder üretiminde Türkiye’ye kayışı sağlamak.. Başarılır mı, başarılamaz mı, bunun

81


PLASFEDDERGİ

SÖYLEŞİ aksam ve parçalar ürettirmesi önerisi ne kadar gerçekçi? Elbette bu noktada bir açılım var. Hali hazırda, kısmen de yapıldığını biliyorum. Makineciler bu yolu kullanıyorlar. Döküm parçalarında mesela.. Yapan çok sayıda firma var. Almanya kısmen dökümden çıktığı için, Türkiye’de döküm yaptıran firmalar olduğunu biliyorum. Ara sanayiinde hizmet eden firmalar var ve gelişmeye devam edecektir, gelişmeye açıktır. Tabii bu üretimden bahsediyorsak, daha küçük firma ölçeğine geçiyoruz. Hatta, bu alanda Çin’e göre daha avantajlıyız da diyebiliriz. Çünkü Çin hacim arıyor ayrıca Türkiye Avrupa’ya yakın olduğu için hızlı tedarik sağlayabiliyoruz. -PLM makineden söz edebilir misiniz?

için çalışmak gerekli mi değil mi? Tartışılabilir bir konu olarak bakıyorum. Dünyanın en büyük ekstrüder üreticisi firma yılda 600-700 ekstrüder üretiyor ve bütün dünyaya satıyor. Enjeksiyon ile karşılaştırmak mümkün değil. Sanırım enjeksiyonda 10 bin taneye kadar çıkıyordur.. Adet olarak satış fazla değil. Bu gibi ekonomik nedenlerle her ürün için farklı unsurlar değerlendirilmelidir. Çünkü yaptığınız şeyi dünya çapında yapmak önemli. Türk firmaları bu konuda yoğunlaşarak çalışma yapılmalı. Bazı işlerde, hacim olabilecek ürünlerde Türkiye’de üretime ikna etmek belki mümkün olur. Rekabet edilecek, emek harcanacak konuyu iyi seçmek gerekli. Bu tür alanlara yoğunlaşmak doğru ama her alanda mümkün değil. -Makine imalatı açısından Türkiye’nin kendini konumlaması mümkün mü?

Bu noktada bir parantez açıp şunu vurgulamakta fayda var: Çin, şu anda küresel anlamda rekabete yeni yeni giriyor. Çünkü, Çin’de fiyatlar (maliyetler) yükseliyor. Gerçek bir rekabeti bugüne kadar yaşamamışlardı. Avrupa ile Çin yavaş yavaş rekabete başladı. Ayrıca üreticiler, CE belgesi talep etmeye, sadece kağıt üzerindeki belge ve standardı değil, gerçek manada sorumlulukları ve verimi talep ettiği anda Çin’deki makine fiyatları Avrupa fiyatlarını aşacaktır. Hiçbir makine Avrupa ölçeğinde CE belgesini sağlama şansına sahip değil, sağlamıyor. Yapılması gereken testler yapılmıyor, alınması gereken sorumluluklar alınmıyor. Avrupalı makine üreticisi CE belgesinin arkasını doldurmak zorunda. Aksi takdirde genel müdürüyle, patronuyla kesintisiz sorumlu. -Peki başta OEM olmak üzere makine aksam ve parçalarının Türkiye’de yoğunlaştırılması, makine imalatçılarının burada

Geçmiş yıllarda ekonomik ve sektörel stratejik-politik olarak iyi yönetilseydi İtalya ile rekabet edebilir, Almanya’nın arkasına çıkabilirdi ancak şu anda mesela İtalya’ya baktığımızda oradaki makine üreticileri ciddi sorun içinde.

Biz PLM olarak 1994 yılında kurulmuş bir şirketiz. Ekstrüzyon alanında faaliyet gösteriyoruz, buna yoğunlaştık. İlk başta elektrostatik toz boya makineleriyle başladık. Plastik sektörü içinde uzun süredir varız. Babam, Türkiye’de ilk plastik ekstrüzyon yapan firmalardan birinin kurucusu ve sahiplerinden di. Üç ekstrüder markasını temsil ediyoruz. Bu makinelerin beraberinde fabrikaların ihtiyacı olabilecek çeşitli ilave makine ekipman ve parçaları da temsil ediyoruz. Genel bir profil sağlamaya çalışıyoruz müşterilerimiz için. Almanya, Avusturya ve İsviçre markaları bizde. Ben Alman Lisesi’nden geliyorum. Bir sebebi bu. Diğeri ise plastik makinelerinin kaynağı bu ülkeler. Geçmişten bu yana, Bayer, BASF oralarda oldu ve plastiklerin ilk Avrupa’da keşfedilmesinden dolayı, bu ülkeler hammadde ve makineciliğin gelişmesi, orada çözümlerin aranması ve firmaların doğmasını sağladı. Bu çizgimizi Çin ayağına rağmen değiştirmemeye karar verdik. İki farklı organizasyon yapmanın doğru olmadığını, sadece kopya yapan bir makine sektörünün esasında sorun olacağını düşünerek böyle bir karar verdik.

Çünkü değişen durumlar var ve makine imalatı sektörü (Dünyada) iki farklı unsur etrafında dönüyor: 1-Almanya ve Almanya gibi teknolojiyi üreten ülkeler ile 2-Çin ve Hindistan.. Türkiye olsun, İtalya olsun, ne Çin ne Hindistan gibi maliyetler açısından rekabet edemez. Türkiye’deki işçi maliyetleri, neredeyse Almanya işçi maliyetlerine yaklaştı.. Eşdeğer seviyede bir işçi aldığınızda Almanya’dan çok da ucuz değil. Ücret ve ücret üzerindeki yükler toplamda ödeneni yükseltiyor.

Ben Avrupa makinesi alamayan müşterilerime, “Sakın uzak doğu menşeli ucuz makineleri alma, yerli makine al, muhatabınız belli, aynı dili konuşuyorsunuz.” diyorum. Çünkü, Çin başta olmak üzere o ülkelerin firmalarıyla ciddi sıkıntılar çıkıyor. Firmaların personel sirkülasyonları çok fazla. Makine alırken konuştuğunuz kişiyi daha sonra bulamıyorsunuz.

82


PLASFEDDERGİ

GÖRÜŞ

Teknik iflas durumundaki şirketlerde zarar telafi fonu ve vergisel durumu Ali İbrahim Aydın Yeminli Mali Müşavir aaydin@prosesdenetim.com.tr

1.GİRİŞ

Sayın okurlar, bu yazımızı, teknik iflas halindeki şirketlerin farkında olmaksızın karşılaşabilecekleri vergi tuzağına ayırdık. Özellikle birden fazla şirketi olan gruplarda faaliyetlerin yoğun olmadığı şirketlerde zararlar oluşabilmekte ve bu zararlar gerçek veya tüzel kişi hissedarlar tarafından aktarılan fonlarla finanse edilebilmektedir. Tamamen iyi niyetle yapılan bu fonlama, ilerleyen dönemlerde önemli vergisel sorunlar oluşturabilmektedir. Bu sebeple, bu yazımızda bu konuya dikkat çekmek istedik. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 376. maddesi uyarınca, son yıllık bilançoya göre sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının üçte ikisinin zarar sebebiyle karşılıksız kaldığı anlaşıldığında, genel kurulun derhal toplanması ve konuyla ilgili bir karar alması gerekmektedir. Genel kurulun bu konu ile ilgili olarak alabileceği iki tür karar olabilir. Bunlar, sermayenin üçte biri ile yetinilmesi veya sermayenin tamamlanmasıdır. Genel kurulun toplanmaması veya bu yönde bir karar alınmaması hallerinde şirket kendiliğinden sona erer. Türk Ticaret Kanunu’nda yer alan ifadeler sermayelerinin tamamını kaybetmiş olan şirketlerin sermaye artırımına gitmelerine olanak vermemektedir. Sermayenin tamamen kaybedilmiş olması, borca batıklık veya teknik iflas olarak adlandırılmaktadır. Sermayelerini tamamen kaybetmiş olan şirketlerin, diğer bir ifadeyle, teknik iflas halindeki şirketlerin ne sermaye artırımına gitmeleri ne de sermaye azaltımı yapmaları mümkün olamamaktadır. Zira borca batık olunması sebebiyle sermaye artırımı mümkün olamadığı gibi, sermaye azaltımına gidilerek kaybolan sermayenin bilançodan çıkarılması mümkün

değildir. Bu duruma bir çözüm olarak teknik iflas durumunda olan şirketlerin aynı genel kurulda hem sermayelerini azaltmaları hem de yeteri düzeyde artırmalarının mümkün olduğu yönünde bir görüş olsa da bu görüşün hukuki dayanakları tartışmalıdır. Teknik iflas halindeki şirketler, bu sorunu bertaraf edebilmek bakımından, zarar telafi fonu olarak adlandırılan (sermaye tamamlama fonu) bir fon hesabını kullanmaktadırlar. Borca batıklığın ortadan kaldırılması amacıyla şirket ortaklarınca şirkete aktarılan fon tutarı, bilançonun özkaynaklar kalemi içerisinde özel bir fon hesabında takip edilmektedir. Bu şekilde, teknik iflas durumundan çıkıp sermaye artırımını gerçekleştiren şirketler, genel olarak bu tutarı da sermayeye ilave etmektedirler. Ancak, bu fonun sermayeye ilavesinin zorunlu olmadığı ve şirketin mali durumundaki düzelmenin ardından ilgili ortaklara iade edilebileceği tartışılan bir başka husustur. Türk Ticaret Kanununun, sermayesini kaybeden şirketlerde zararın telafisi için ortakların şirkete fon aktarmasına olanak verdiği inancındayız. Her ne kadar bu husus Kanunda sarih bir şekilde ifade edilmemişse de zımnen de olsa bu durum tanımlanmıştır. Örneğin, Kanunun 421. maddesinin (2) numaralı fıkrasında, Bilanço zararlarının kapatılması için yükümlülük ve ikincil yükümlülük koyan kararların, sermayenin tümünü oluşturan payların sahiplerinin veya temsilcilerinin oybirliğiyle alınacağı hususu düzenlenmiştir. Bu durum, ortaklara böyle bir yükümlülük getirilebileceği anlamına gelmektedir. Ancak, Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından

84

verilen bazı muktezalarda ifade edilen görüşler, bu fonların vergilemeye sebep olacağı yönündedir. Yine son dönemlerde yapılan vergi incelemelerinde de zararlar sebebiyle aşınan sermayenin tamamlanması için şirket ortakları tarafından konulan zarar telafi fonunun şirket için gelir niteliğinde olduğu iddiasıyla kurumlar vergisi tarhiyatları yapılması istenmektedir. Bunun yanısıra, zarar telafisi için fon aktarılmasının bir hizmet olduğu iddia edilmekte ve fon aktaran ortağın katma değer vergisi mükellefi olması durumuna bağlı olarak katma değer vergisi tarhiyatları da istenmektedir. Öte yandan, bu konu ile ilgili olarak yargıya intikal eden bazı tarhiyatlar bakımından mükellefler aleyhine kararlar verildiği de bilinmektedir. Son dönemlerde verilen muktezalarda, sermaye tamamlama fonunun, alan şirket açısından kurum kazancına dahil edilerek vergilendirilmesi gerektiği ifade edildiği gibi, aynı zamanda, sermaye tamamlama fonunun, bu fonu koyan şirketler bakımından da iştirak maliyeti olarak gösterilemeyeceği, gider kaydedilemeyeceği ve zarar olarak dikkate alınamayacağı görüşleri de ortaya konulmuştur.

2. İDARENİN GÖRÜŞÜNÜN TEMEL DAYANAKLARI

İdarenin bu konu ile alakalı yaklaşımı üç başlık altında özetlenebilir. i.Sermaye tamamlama fonunu alan şirketin fonu sermayeye ilave etmemesi halinde, bu fon tutarı, alan kurum bünyesinde vergiye tabi gelir olarak değerlendirilmelidir. Zira bu fon bir gelir niteliğindedir ve ilgili mevzuatta bunların vergiden istisna olduğuna dair bir hüküm bulunmamaktadır. Şirkete aktarılan fonun sermayeye ilave edilmesindeki süre genel olarak


GÖRÜŞ

PLASFEDDERGİ

1 yıl olarak kabul edilmektedir. ii.Sermaye tamamlama fonu adı altında ödenen tutarlar, iştirak tarafından sermayeye ilave edilmediğinde, bu ödemeyi yapan kurumlar tarafından iştirakin maliyetine eklenemez. Bu yaklaşımın temel gerekçesi, sermaye tamamlama fonu adı altında yapılan ödemenin Gelir Vergisi Kanunu’nun 40. ve Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 8. maddesinde sayılan giderler arasında yer almamasıdır. iii.Fon aktarılması bir hizmet olarak değerlendirilmeli ve üzerinden katma değer vergisi hesaplanmalıdır.

3.DEĞERLENDİRME VE SONUÇ

Teknik iflas halindeki şirketlere kaybolan sermayenin tamamlaması amacıyla ortaklarca fon aktarılması, Türk Ticaret Kanunu açısından mümkündür. Kanunun ortaya koyduğu yaklaşım bir bütün olarak değerlendirildiğinde, şirketlerin içinde bulundukları olumsuzlukları bertaraf ederek mümkünse varlıklarını devam ettirmeleri, mümkün değilse de temerrüde ve iflasa düşmeden ekonomik varlıklarının sonlandırılmasının amaçlandığı gözlenmektedir. Bu amaca matuf olmak üzere, ortakların şirket lehine tasarrufta bulunmaları Kanunun cevaz verdiği bir yaklaşımdır. Nitekim yukarıdaki bölümde belirtilen düzenlemeler, şirketlerin bu yönde kararlar alabileceğini de göstermektedir. Türk Ticaret Kanunu uyarınca, son yıllık bilançoya göre sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının üçte ikisinin karşılıksız kaldığının anlaşılması halinde, genel kurulun derhal toplanması ve sermaye azaltımı veya artırımı yönünde bir karar alması Kanuni bir gerekliliktir. Teknik iflas halindeki bir şirketin, bu hükmü uygulayabilmek bakımından zarar telafi fonu oluşturması da kamu düzeni açısından olumlu bir yaklaşımdır ve desteklenmelidir. Zira aksi halde sermaye artırımı yapılamamaktadır. Dolayısıyla, şirket ortaklarının şirkete fon aktarması şirketin üçüncü kişilere karşı yasal yükümlülüklerini yerine getirmesini sağlayacak bir araçtır. Ekonomik hayat içinde yer alan şirketlerin temerrüde düşmeden borçlarını ödeyebilmelerine imkân sağlayan bu tür bir ekonomik araca vergisel bir takım yükümlülükler iliştirmek, ekonomik hayata yalnızca olumsuz yönde tesir eder. Kaldı ki, aktarılan bu fonun gelir niteliğinde olduğuna işaret eden hiç bir hukuki düzenleme de bulunmamaktadır. Gelir Vergisi Kanunu’nun 38. maddesine göre, bilanço esasına göre ticari kazanç, hesap döneminin sonundaki ve başındaki öz sermayeler arasındaki fark üzerinden hesaplanır.

Hesap dönemi içinde ortaklar tarafından işletmeye ilave edilen değerler bu farktan indirilir, çekilen değerler ise bu farka ilave edilir. Kurum kazancının hesaplanmasında da aynı hükümler geçerlidir. Konu bu yönüyle değerlendirildiğinde, zararlar sebebiyle sermayede oluşan kaybın ortaklar tarafından telafi edilmesi amacıyla oluşturulan bu fonun, öz sermayeye ortaklar tarafından ilave edilmiş bir değer niteliğinde olduğu da kuşkusuzdur. Gelir Vergisi Kanununda yer alan bu açık hükme rağmen, vergi mevzuatında bir istisna hükmü bulunmadığı gerekçesiyle sermayeye ilave edilmeyen zarar telafi fonunun gelir unsuru olarak değerlendirilmesi ve kurum kazancına dâhil edilmesi hukuki gerekçelerden yoksundur. Zarar telafi fonunun incelemeye konu edilmesi ilk olarak yabancı sermayeli şirketler nezdinde yapılan incelemelerde gündeme gelmiştir. Bu incelemeler sonucunda zarar telafi fonunun gelir addedilmek suretiyle tarhiyata konu edilmesinin temel gerekçeleri şu şekilde özetlenebilir. i.Yabancı ortaklı şirketlerin yıl içinde yurt dışındaki hissedar şirkete muhtelif adlar altında fazladan ödemeler yapılmıştır. ii.Fazladan yapılan bu ödemeler gider kaydedilmesi sebebiyle yurt içindeki firmada zararlar oluşmuştur. iii.Bu şekilde oluşan zararlar sebebiyle de daha sonra yurt dışındaki hissedar tarafından fonlama yapılmaktadır. Yurt dışından yapılan fonlamanın gerekçesi yukarıdaki sebeplere dayandırıldığında, zarar telafi fonunun gelir olarak telakki edilmesi anlamlı görünebilir. Nitekim yapılan tarhiyatların yargı aşamasında mükellefler aleyhine neticelenmesinin de bu gerekçeye dayandığı düşünülmektedir.

85

Esasında, yukarıdaki yaklaşım ışığında yapılan tarhiyatların dayanağı transfer fiyatlandırılması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı gibi gözükmektedir. Kanaatimize göre, incelemelerde tarhiyata konu edilen husus, zarar telafi fonunun oluşturulmasından değil, önceki dönemlerde hissedarlara fazladan yapılan ve zararın doğmasına sebep olan ödemelerden kaynaklanmaktadır. Bu haliyle yapılan tarhiyatın konusu da tamamen transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımıdır. Ancak, incelemenin yapıldığı tarihte yurt dışındaki hissedar şirkete yapılan ödemeler üzerinden tarhiyat imkânını ortadan kaldıran bir süre geçmiş ise, incelemenin geriye götürülerek transfer fiyatlandırmasına dayandırılması mümkün olamamaktadır. Maalesef, böyle bir durumda çözüm, hukuki olmasa da, zarar telafi fonunun vergilendirilmesi olarak ortaya çıkmaktadır. Yukarıda açıklanan hususlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, zarar telafi fonunun başkaca bir gerekçe olmaksızın vergiye tabi bir gelir olarak telakki edilmesini doğru bulmuyoruz. Kanaatimize göre, bu fon sermayeye ilave edilsin veya edilmesin, ilgili ortağa iade edilsin veya edilmesin bir gelir unsuru olarak vergiye tabi tutulmamalıdır. Diğer taraftan, zararın oluşmasına sebep olan unsurlar, transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı çerçevesinde tenkidi gerektiriyorsa zaten bu çerçevede tenkit edilebilir. Bu yönde bir tespit ve inceleme yapılmadan, varsayım ve önyargılara bağlı olarak zarar telafi fonunun vergiye tabi tutulmasının hukuki temelden yoksun olduğu inancındayız. Böyle bir durumla karşılaşıldığında, sorunun inceleme veya yargı aşamasında çözümüne katkıda bulunmak bakımından sermayenin kaybına sebep olan zararların hukuka uygun olduğunu ortaya koymak önem arz edebilir.


BU BİR İLANDIR

PLASFEDDERGİ

“Küresel talebe uygun ekstrüderler üretiyoruz” Ekstrüderlerde

uzmanlaş-

mış “Aleko Extrusion Technology” küresel pazara açıldı. Rus makine imalat şirketi sahibi Aleksei Dokukin, Rusya pazarında edindikleri deneyimle, dünyaya açılmalarının öyküsünü PLASFEDDERGİ’ye anlattı. Dünya pazarında rekabet edebilecek bir ürünü nasıl ortaya çıkardınız?

Herkes bilir, imalat sanayiinde, kalite ve fiyat doğru orantılıdır. Kalite arttıkça fiyat da yükselir. Rusya geçmişten bu yana mükemmel mühendisler yetiştiren bir ülke. Uzay ve savunma sanayiinde üretim kapasitesi ortada. Polimer malzemeleri işleyen makineler için de mühendislik kapasitesi bunun dışında değil. Rublenin değer kaybıyla işgücü maliyetleri üst düzey mühendislerde 400 dolara kadar düştü. Çin’de ücretlerin 800 dolar olduğunu düşünürseniz bu anlamlı. Böylece iyi mühendislerle çalıştık ve genel olarak uygun maliyetli makineleri üretebilir hale geldik.

Polimer - plastik işleme makinelerinde Rusya merkezli firmalar pek bilinmiyor, bu alanda görünüm nedir?

SSCB döneminde, her türlü makine talebini Rusya’daki üreticiler karşılıyordu. Yani Rusya’da yerleşik bir makine üretim deneyimi var. Aleko, çok tabakalı polietilen film üretimini gerçekleştiren ekstrüzyon hatlarında Rusya’nın en büyük tasarımcısı ve üreticisi durumunda. Son dönemde yaptığımız yatırımlarla da üretim kapasitemizi bir hayli artırdık. Şimdi kalite ve fiyat olarak da eski SSCB dönemini içeren pazarın dışına açılma zamanı geldi. Küresel pazarda kendimizi göstermeye hazırız.

Rusya yerel pazarında rekabet nasıl, makine sektörü korunuyor mu?

Rusya’da polimer işleme makine ve teçhizatı ithalatında gümrük vergisi sıfır-

dır! Almanya, Kanada, Tayvan ya da Çin’de üretilen plastik işleme makinelerinin hepsi Rusya pazarında var. Bu nedenle, Rusya’da iç pazarda ancak rekabetçi ürün sunarak ayakta kalabilirsiniz.

Aleko, çok tabakalı film ekstrüderleri nasıl bir farklılık sağladı? Aleko’nun A/B/A ve A/B/C tipli üç tabakalı filmler üretim hatlarına odaklandığını söylemekle başlayayım. A/B/A makinaları üretiminde rakiplerimizde olmayan özellikleri taşıdığımızı da gözlüyoruz.

Birkaç özelliği vurgulamak isterim: İlk olarak; Aleko ekstrüzyon hatlarında yüksek oranlı dolgu ve (orta tabakaya kalsit içeren katkı maddesinin yüzde 70’ine kadar eklendiğinde) ikincil hammadde (Yüzde 100’e kadar) eklenerek film üretilmesi mümkün. İkinci unsur, profesyoneller A/B/A tipli pilenlerde, yalnız dolgu maddesinin ya da ikinci hammadde oranının değil, tabaka kalınlığının da önemli olduğunu bilir. Ekstrüzyon hatlarımızda alıcılar tabaka oranı 1/8/1’ye kadar olan ürünleri üretebilirler. Saf birincil polimerden ibaret olan dış ince tabakalar, filme hoş bir görüntü verirler ve buna ek olarak birincil hammaddenin toplam hacmi rakip makinelere göre daha azdır. Üçüncü olarak Aleko olarak biz mükemmel karıştırma sağlayan vidalar tasarladık. Vidalarımız, hem eriyik akış endeksli bileşen hammaddeleri, hem de ikincil madde içeren karışımları rahatlıkla işleyebilir. Rusya’da üretilen polimerlerde sıklıkla eriyik akış endeksi seviyesi aynı olmayabiliyor, granül büyüklüğü farklı olabiliyor. Hatlarımızı bu duruma uyumlu hale getirdik ve her kalitedeki hammadde ile düzenli çalışmasını sağlamaya çalıştık. Bir örnek vereyim, müşterilerimizden gelen geri bildirimlerde, rakip makinelerde ikincil polimerlerle çalışırken birincil hammaddenin yüzde 30 - 40 oranına kadar eklenmesi gerekirken, Aleko hatlarda tamamı ikincil hammaddelerle üretim yapılabildi. Hem eriyiğin homojen dağılma oranının yüksek olduğu polietilen, doğrusal alçak yoğunluklu polietilen, polipropilen ko-

86

polimerlerinde, hem de diğer işlenmesi zor yüksek teknoloji maddeler ile karıştırıldığı formüllerde çalışmada mükemmel sonuçlar verdi. Dördüncü olarak, ‘Aleko’ ekstrüzyon hatları, düşük enerji tüketimiyle çalışır. Örneğin, Ø 35/45 burgulu A/B/A tipli hatlarda kapasitesi - kalsit olmadan – yüksek yoğunluklu polietilen için 100 kg/saat’tir. Ø 45/55 burgulu A/B/A tipli hatlarda kapasitesi alçak yoğunluklu polietilen için 180 kg/saat’e kadardır. Ø 45/65/45 ve Ø 55/65/55 burgulu A/B/C tipli ekstrüzyon hatlarında ise 320 ve 400 kg/saat’e kadar alçak yoğunluklu polietilen filmi üretilir. Böylece, burgularımızın kapasitesi ve karıştırma özellikleri bazı Avrupa mühendislik göstergelerini bile aşıyor. Beşinci olarak ‘Aleko’ hatlarında ürün kalınlık farklılığı oranı az (yüzde 4’e kadar) olarak gerçekleşir ‘Polimer Group’ müşteri için ‘Aleko 1700-3RTi-55/65/55’ hattının testlerinde kalınlığı 50mkm alçak yoğunluklu polietilen filmi için ürün kalınlığı farklılığı oranı yüzde 2 olarak gerçekleşti. Bununla birlikte müşterilerimiz isterse bu hatlara ürün kalınlığı kontrol cihazı takılabilir ki testler cihaz takılmadan yapıldı. Yani hattın kalitesiyle bu farklılık oranına eriştik. Altıncı ve son olarak biz PID -kontrolü– öğrenen sistemler temelinde- kontrol yazılımını kendimiz ürettik. Bu çözüm sayesinde sıcaklık farklılıklarını azaltmak ve elektrik tasarrufu sağlamayı başardık. Bu saydığımız avantajların tamamını, makul bir ürün bedeliyle sunuyoruz ve ra-


PLASFEDDERGİ

kiplere karşı üreticiye avantaj kazandırdığımıza inanıyoruz.

Bu performanstaki hatların üretimine nasıl eriştiniz?

Plastik işleme makineleriyle ilgili 20 yıldır süren çalışmalarımız var. Polimer işleme makineleri alanında çok sayıda üreticiyi ziyaret ettim. Çoğunlukla gördüm ki çeşitli makinelerin montaj işleri yapılıyor. Aleko olarak biz mühendislik ve tasarıma odaklandık. Böylece, müşterimizin ihtiyaçlarına uygun özel hatları geliştirmeye başladık. Bir müşteri bize gelir, ürününün numunesini bize gösterir ve biz makineyi onun ihtiyaçlarına ve isteklerine göre tasarlarız. Ekipman kalitesini temin etmek için birçok alt sistem ve parçayı kendi bünyemizde üretiyoruz. Bu üretimleri de yüksek kaliteli Almanya, Japonya, Rusya makine tezgahlarında yapıyoruz. Geçmiş deneyimlerimizden yararlanıyoruz ve bugünkü teknolojiyi kullanarak geleceği de tasarlamaya çalışıyoruz. ‘Aleko’ olarak sektörümüzdeki bütün gelişmeleri izliyoruz ve mevcut duruma uyum sağlamak yanında eğilimleri de takip ederek onlara uygun tasarımlarla yenilikleri hayata geçiriyoruz. Bu saydığım bütün çabalar, kaliteli bir kaliteli polietilen film üretmek isteyen müşterilerimiz için gerekli unsurlar.

‘Aleko” makinelerini nasıl görebiliriz, fabrikanız nerede ve fuarlara katılacak mısınız? Rostov bölgesindeki, Azov şehrindeki üretim tesislerimize ilgilenen herkesi bekliyoruz, potansiyel müşterilerimizi fabrikamızı görmeye çağırıyoruz. Ayrıca, 3-6 Aralık günlerinde İstanbul’da (Türkiye) düzenlenecek Plast Eurasia 2015 Fuarı’na katılacağız. Düsseldorf’ta (Almanya) düzenlenecek K 2016 Fuarı’nda da ürünlerimizi inceleyebilirsiniz.

87


PLASFEDDERGİ

Selçuk Mutlu

ENDÜSTRİDEN

Plastik sektörü için verimlilik ve nitelik rekabeti ön plana çıkıyor

PLASFED Genel Sekreter V. PAGDER Genel Sekreteri

PLASFED Genel Sekreter Vekili Selçuk Mutlu hazırladığı raporda, sektörün TÜİK takvim ve mevsim etkilerinden arındırılmış sanayi üretim endeksine göre 2015 ilk 7 ayı sonunda, bir önceki aynı döneme göre üretim artışının yüzde 0,6 oranında gerçekleştiğini belirtti. Yıl sonu üretim artışının aynı veri kapsamında yüzde 0,5 olacağı tahmin edildi. İhracatta ise kur değişim etkisi hissedildi. Raporda, dünya ve Türkiye ekonomisine yönelik değerlendirmelere de yer verildi. Türkiye için iç ve dış siyasi-ekonomik risklerin yoğunluğundan dolayı büyümenin baskı altında kaldığı belirtilen raporda, mevcut görünümün firmalar açısından temkinli olunması gerekliliğini ortaya koyduğu kaydedildi. Raporda, plastik sektöründe 2016’dan başlayarak, verimlilik ve nitelik rekabetinin ön plana çıkacağı kaydedildi. Plastik sektöründe, Çin dahil bütün üreticilerin fiyat rekabeti şansını yitirmeye başladığına işaret edilerek, ürün çeşitlendirmesinden verimlilğe kadar süreçlerde iyileştirmelere ihtiyaç duyulacağının altı çizildi.

KÜRESEL EKONOMİK GELİŞMELER Enflasyon beklentisinin düşük kalması FED’in faiz artışını erteledi 17 Eylül’de gerçekleştirilen FED toplantısında düşük seyreden petrol fiyatları ile doların değerlenmesine bağlı olarak gerileyen ithalat fiyatları gibi sebeplerden dolayı FED’in enflasyon beklentilerinin düşük kaldığını gördük. Bu nedenle de FED faiz arttırımını erteledi. Ancak, açıklamada dikkat çeken hususlardan biri gelecek yıla ilişkin enflasyon beklentisinin %1,7’ye çekilmesi ve enflasyon hedefine orta vadede ulaşılmasının vurgulanması oldu. Bu durum, Ekim ayındaki toplantı da dahil bu yıl içinde bir faiz arttırımı söz konusu olur ise bunun önünde mevcut enflasyonun bir engel olarak kabul edilmeyeceğini işaret ediyor. Çin ekonomisinde yavaşlama ve gelişen ülke finans piyasalarında dalgalanma Çin’deki mevcut tablo kısaca zayıflama gösteren ihracat, üretici fiyatlarında aşağı yönlü dalgalanma ve imalat sanayinde yavaşlama şeklinde özetlenebilir. Özellikle gelişmekte olan piyasalara yönelik risk algısı bozulmuştur. 2016 beklentileri itibarıyla gelişen piyasaların büyüme oranları aşağı yönlü revize edilmektedir.

TÜRKİYE EKONOMİK GÖRÜNÜM Özel tüketim ve yatırım harcamalarında beklentilerin üzerindeki artışın etkisiyle ilk yarı büyümesi %3,1 2015 yılının ikinci çeyreğinde büyüme hızı %3,8 olarak açıklandı. Ayrıca birinci çeyrek büyümesi de %2,3’ten %2,5’e yükseltildi. İktisadi faaliyet kollarındaki büyüme oranlarına bakıldığında ise dikkat çekici olarak Tarım’ın %6,7 ve Sanayinin %4,1 büyüdüğü görülüyor. Son beş çeyrek oranlarını belirgin bir şekilde aşan ikinci çeyrekteki %3,8’lik büyümenin arkasında iç talebin olduğu söylenebilir. Harcamalar yöntemiyle bakıldığında ise, özel tüketim ve yatırım harcamalarının belirgin bir etkisi var. GSYİH büyümesine katkı oranı itibarıyla, özel tüketim harcamaları ilk altı ayda %3,4 puan katkı sağladı. Özel yatırım harcamaları ise ilk altı ayda %1,4 puan katkı sağlamış oldu. Bu durum; 2012’de eksi, 2013 ve 2014’te yalnızca %0,1 puan katkı sağlayan özel yatırım harcamalarının ikinci çeyrekteki %11,4 olarak açıklanan büyüme oranından kaynaklanıyor. Buna mukabil, net ihracat tarafında %1,2 puan büyümeyi daraltıcı etki söz konusudur. Bunda ithalattaki belirgin azalışa rağmen ihracattaki gerileme, TL’deki erozyon ve turizm gelirlerindeki %9 kayıp da etkili olmuştur.

88

Yılsonu büyümesi için soru işaretleri fazla: Ayağını yorganına göre uzatma dönemi Birinci yarıyıl GSYİH verileri, terör faaliyetlerinin yoğunlaştığı ve siyasi belirsizliğin baş gösterdiği dönemden önceki bir zamanı kapsamaktadır. Dolayısıyla; tekrar seçime gidilen, küresel piyasalarda dalgalanmaların yoğunlaştığı ve gelişmekte olan piyasaların sarsılmaya başladığı yılın ikinci yarısı için meydana çıkacak veriler bağlamında çok fazla soru işareti bulunmaktadır. Öte yandan kamu yatırımlarının GSYİH katkısı neredeyse 2014 başından bu yana negatif olurken, kamu harcamalarının 2014’te olduğu gibi 2015 ilk yarısında da 0,5 puan ortalama ile pozitif katkı sağlaması kamu maliyesi açısından sıhhatli bir tablo çizmemektedir. Sanayi üretiminde Temmuz verileri de bir yavaşlamanın olduğunu işaret etmektedir. Öte yandan ihracat verilerinin Ağustos ayında da gerilemeye devam etmesi ve tüketici güveninde Nisan ayından bu yana hızla devam eden sert aşağı iniş iç talebin büyüme desteğini zayıflatabilir. Bu bağlamda, yıl sonu büyüme oranın %3’lü seviyelerin altına çekileceğini tahmin etmekteyiz. Kişi başına milli gelir 10 bin doların altına doğru yöneliyor Bununla birlikte, büyümenin nispeten yavaş seyretmesi ve TL’nin değerindeki hızlı


ENDÜSTRİDEN düşüş nedeniyle, bu açıklanan GSYİH verileri itibarıyla kişi başına düşen milli gelirde 10 bin doların altına doğru bir yönelimin başladığı gözlemlenmektedir.

PLASTİK SEKTÖRÜ GÖRÜNÜM arttı

Plastik ve kauçuk ürün imalatı %1,6

TÜİK’in mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış sanayi üretim endeksi verilerine göre, plastik ve kauçuk ürün imalatı Temmuz ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %1,6 arttı. İlk yedi ayın endeks ortalamaları itibarıyla ise geçen yıl aynı dönemine göre %0,6 artış söz konusu. Geriye dönük on iki aylık endeks ortalamaları dikkate alındığında yılsonunda endekste %0,5 artış beklemekteyiz. Sektörde ciro %3,7 arttı TÜİK’in mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış sanayi ciro endeksi verilerine göre, plastik ve kauçuk ürün imalatı cirosu Temmuz ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %3,7 arttı. İlk yedi ayın endeks ortalamaları itibarıyla ise geçen yıl aynı dönemine göre %2,2 artış söz konusu. Geriye dönük on iki aylık endeks ortalamaları dikkate alındığında yılsonunda endekste %1,3 artış beklemekteyiz. İhraç edilen plastik ve kauçuk ürünlerin üretici fiyatları %15,87 arttı Ülke sınırları içinde üretimi yapılarak yurt dışına ihraç edilen malların üretici fiyatlarındaki değişimi ölçen yurtdışı üretici fiyat endeksi verileri kapsamında, plastik ve kauçuk ürünlerin üretici fiyat endeksi 2015 yılı Ağustos ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %15,87 artış gösterdi. Bununla birlikte 12 aylık ortalamalara bakıldığında ise ihraç edilen plastik ve kauçuk

ürünlerin üretici fiyatları endeksinin %6 civarında arttığı görülmektedir. Plastik Sektöründe Rekabet Yüksek TÜİK’in Temmuz 2015’te yayınladığı verilere göre plastik sektörüne ilişkin 2013 yılı itibarıyla yoğunlaşma düzeyleri açıklandı. Bilindiği üzere, endüstriyel yoğunlaşma kavramı, ilgili ürün piyasasındaki alıcı ve satıcıların sayı ve büyüklük bakımından dağılımına işaret etmektedir. Yoğunlaşma oranı arttıkça pazardaki rekabet şansı azalmaktadır. Diğer bir deyişle, yoğunluk ile rekabet düzeyi arasındaki ilişki ters yönlüdür. Düşük yoğunlaşma oranı rekabetin derecesinin yüksek olduğunu, yüksek ya da çok yüksek yoğunlaşma oranı ise rekabetin düşük olduğunu veya hiç olmadığını göstermektedir. TÜİK’in hesaplamasında sektörünün en büyük 4 girişimcisinin ciroları toplamı (CR4), yine sektörün toplam ciro değerine bölünmüştür. Bu minvalde, birincil formda plastik hammaddelerin imalatında CR4 oranı %61,2 çıkmıştır. 487 girişimci bazında ise yoğunlaşma oranı “yüksek” olup, rekabetin sınırlı olduğu anlaşılmaktadır. Plastik ve kauçuk makine imalatında ise yoğunlaşma düzeyi “orta”dır ve nispeten rekabete açık bir pazarın söz konusu olduğu görülmektedir. Plastik ambalaj sektöründe ise %22,8 CR4 oranı “düşük” bir yoğunlaşmayı işaret etmektedir. Bu durum, plastik ambalajda rekabetin yüksek olduğunu ifade etmektedir. Plastik tabaka, levha, tüp ve profil imalatı, plastik inşaat malzemesi imalatı ve diğer plastik ürün imalatlarında da düşük yoğunlaşma ile yine rekabetin yüksek olduğu görülmektedir. Sektörde yabancı kontrolü %17,9 TÜİK’in Haziran 2015’te yayınladığı verilere göre plastik ve kauçuk imalatına ilişkin 2013 yılı itibarıyla yabancı kontrol oranları açıklandı.

PLASFEDDERGİ

Bilindiği üzere, yabancı kontrollü girişim, yurt içinde faaliyet gösteren ancak doğrudan veya dolaylı olarak yurt dışında yerleşik bir birim tarafından kontrol edilen girişim olarak tanımlanıyor. Bu bağlamda, plastik ve kauçuk ürünlerin imalatında yabancı kontrol oranı %17,9 olarak tespit edildi. Bu haliyle, plastik ve kauçuk imalatı, toplam imalat sektörü içinde 24 alt sektör arasında yabancı kontrolünün en yüksek olduğu 8. sektör oldu. 2016 için sektörde verimliğe ve nitelik rekabetine yönelmek şart Büyümede ivme kaybı, enflasyon, cari açık, ihracat pazarlarındaki daralma, kur erozyonu, dış finansmana erişim güçlüğü, borçlanma maliyetlerindeki yükseliş derken plastik sanayinin yeni oluşmaya çalışan şartlara adapte olması noktasında, verimlilik ve nitelikli rekabete yönelimin daha fazla önem kazanmaya başladığı görülüyor. Her firmanın bu şartlara adaptasyonu açısından bir oyun planına ihtiyacı var. Bu kırılganlıkları aşabilmek için üretim deseni ve pazar açılımları dahil yapısal düzenlemelere gitmekte fayda görülüyor. Uzmanlar, fiyat rekabetinin yakın gelecekte Çin için dahi sürdürülebilir olmaktan çıkacağını belirtiyorlar. Hatta ABD’nin krizden çıkış senaryosu içinde eğitim, Ar-Ge ve yenilikçilik yatırımlarını daha da arttırdığını görüyoruz. Verimlilikteki bu artış Çin’in ucuz emeğe dayalı rekabet avantajını dahi ortadan kaldırmaya başladı. Bu nedenle, sektör şirketlerimizin de verimlilik artışına odaklanması, Ar-Ge faaliyetlerini geliştirerek katma değeri yüksek inovatif ürünleri hedeflemeleri ve bu şekilde yeni değerler üreterek yollarına devam etmesi yakın geleceğin nitelik rekabetine yönelik dünyasında kaçınılmaz görünüyor.

Sektör ihracatı paritenin de etkisiyle düşüşte İHRACAT 2014 (İlk 6 Ay)

2015 (İlk 6 Ay)

2014

2015 (Geriye dönük 12 aylık)

Miktar

Değer

Miktar

% Değ.

Değer

% Değ.

Miktar

Değer

Miktar

% Değ.

Değer

% Değ.

Plastik Hammadde

344,1

0,59

341,0

-0,9

0,47

-20,2

670,1

1,12

667,0

-0,5

1,00

-10,6

Plastik Mamul

797,2

2,48

778,9

-2,3

2,16

-12,9

1.601,4

4,98

1.583,0

-1,1

4,66

-6,4

-

0,07

-

-

0,06

-8,6

-

0,14

-

-

0,14

-4,2

Plastik ve Kauçuk İşleme Makinaları

İTHALAT 2014 (İlk 6 Ay) Plastik Hammadde Plastik Mamul Plastik ve Kauçuk İşleme Makinaları

2015 (İlk 6 Ay)

2014

2015 (Geriye dönük 12 aylık)

Miktar

Değer

Miktar

% Değ.

Değer

% Değ.

Miktar

Değer

Miktar

% Değ.

Değer

% Değ.

3.093,1

5,71

3.143,4

1,6

4,79

-16,1

6.043,4

11,06

6.093,8

0,8

10,14

-8,3

278,6

1,54

296,7

6,5

1,44

-6,5

575,3

3,09

593,4

3,1

2,99

-3,2

-

0,29

-

-

0,29

1,4

-

0,64

-

-

0,64

0,6

Miktar: Bin Ton

Değer: Milyar Dolar

1. Yılın ilk yarısında plastik mamul ihracatı Türkiye genel ihracat performansından (%8) daha fazla gerilemiştir (%12,9). 2. Miktardaki gerilemenin nispeten az olması (%2,3); birim fiyatlarda bir gerileme olduğunu diğer taraftan ise değersel düşüşte pariteden kaynaklı bir kaybın da söz konusu olduğunu gösteriyor. 3. Geriye dönük 12 aylık rakamlar üzerinden hareket edildiğinde plastik mamul ihracatının bu yılsonunda yaklaşık 1,5-1,6 milyon ton aralığında görece aynı miktarlarda ihracat gerçekleştirebileceğini, buna mukabil birim fiyatların gerilemesi ve parite etkisine bağlı olarak değer bazında ihracatın 4,5-4,7 milyar dolar bandına çekileceğini söyleyebiliriz. 89


ENDÜSTRİDEN

PLASFEDDERGİ

DÜNYA TİCARETİ 2013 İHRACAT

2014

DEĞİŞİM (%)

Miktar (Milyon Ton)

Değer (Milyar $)

Miktar (Milyon Ton)

Değer (Milyar $)

Miktar

Değer

163,8

302,4

165,1

307,0

0,8

1,5

Plastik Mamul

N/A

284,7

N/A

294,8

N/A

3,5

Plastik ve Kauçuk İşleme Makinaları

N/A

25,7

N/A

26,6

N/A

3,6

İTHALAT

Miktar (Milyon Ton)

Değer (Milyar $)

Miktar (Milyon Ton)

Değer (Milyar $)

Miktar

Değer

Plastik Hammadde

165,2

313,2

168,2

323,7

1,8

3,4

Plastik Mamul

88,4

277,6

63,7

289,1

-27,9

4,1

Plastik ve Kauçuk İşleme Makinaları

N/A

24,8

N/A

26,0

N/A

5,0

Plastik Hammadde

2013

2014

DEĞİŞİM (%)

Kaynak: ITC

Dünya ihracat ve ithalat rakamları arasındaki fark şu sebeplerden kaynaklanmaktadır: • Bir ülkenin gümrüklerinden çıkışı yapılan malın değerinin karşı ülkedeki gümrüklerden girişi yapılan mal değeriyle aynı olmaması, • Bazı ülkelerde uygulanan veri toplama ve değerlendirme yöntemlerindeki farklılıklar, • Bazı küçük kayıp ve hatalar.

İHRACAT

İhracat verilerinin analizi hammadde, mamul ile plastik ve kauçuk işleme makinaları olmak üzere üç alt bölümde incelenmektedir. Her bir alt sektör; GTİP ve ülke bazında ayrıca analiz edilmiştir.

PLASTİK HAMMADDE- GTİP bazında ihracat MİKTAR: Bin Ton / DEĞER: Milyon $ GTİP

İTHALAT

2014 (İlk 6 Ay)

2015 (İlk 6 Ay)

2014

2015 (Geriye dönük 12 aylık)

Miktar

Değer

Miktar

% Değ.

Değer

% Değ.

Miktar

Değer

Miktar % Değ.

Değer

% Değ.

3901

Etilen polimerleri

49,4

78,8

16,3

-67,0

24,3

-69,2

72,0

110,5

38,9

-46,0

56,0

-49,3

3902

Propilen ve diğer olefinlerin polimerleri

11,3

17,9

13,6

20,4

18,6

3,9

21,0

34,0

23,4

11,2

34,6

1,9

Stiren polimerleri

12,7

21,4

18,4

44,9

24,8

15,9

24,3

41,6

30,1

23,7

45,1

8,3

9,9

12,7

7,8

-21,2

9,1

-28,3

21,5

27,8

19,5

-9,5

24,2

-12,9

19,1

21,1

24,0

25,7

22,2

5,2

36,1

41,1

41,0

13,6

42,1

2,5

3903 3904 3905

Vinil klorür/halojenli diğer olefin polimerleri Vinil asetat/diğer vinil esterlerinin polimerleri

3906

Akrilik polimerleri

77,3

120,0

82,3

6,5

100,1

-16,6

151,5

229,4

156,4

3,3

209,4

-8,7

3907

Poliasetaller, diğer polieterler, epoksit-alkid reçineler

94,4

203,3

98,8

4,7

164,8

-18,9

194,9

410,0

199,3

2,2

371,5

-9,4

3908

Poliamidler

6,3

16,4

7,3

15,9

14,9

-9,1

13,0

33,2

14,0

7,4

31,7

-4,5

3909

Amino reçineler, fenolik reçineler, poliüretanlar

29,9

51,1

37,9

26,8

46,3

-9,4

66,2

100,2

74,2

12,1

95,4

-4,8

3010

Silikonlar

2,9

10,0

3,0

3,4

9,8

-2,0

5,4

19,4

5,6

3,2

19,1

-1,5

0,2

1,0

0,2

0,0

0,9

-10,0

0,4

1,8

0,4

5,1

1,8

-1,5

20,3

27,1

22,1

8,9

26,8

-1,1

43,2

55,8

45,0

4,2

55,5

-0,5

0,1

0,6

0,1

0,0

0,6

0,0

0,2

1,3

0,2

-5,5

1,3

2,4

0,0

0,1

0,1

N/A

0,4

300,0

0,1

0,2

0,2

60,7

0,5

171,9

10,4

9,5

9,0

-13,5

8,0

-15,8

20,2

17,8

18,8

-6,9

16,3

-8,2

344,1

591,0

341,0

-0,9

471,4

-20,2

670,1

1.124,1

667,0

-0,5

1.004,7

-10,6

3911 3912 3913 3914 3915

Petrol reçineleri, politerpenler, polisülfitler vb. Selüloz ve kimyasal türevleri Tabii polimerler, değiştirilmiş tabii polimerler, türevleri Polimer esası iyon değiştiriciler Plastikten döküntü, kalıntı ve hurdalar TOPLAM

Kaynak: TÜİK

90


ENDÜSTRİDEN

• • • •

PLASFEDDERGİ

Plastik hammadde ihracatının yarısından fazlası 10 ülkeye yapılıyor 2015 yılının ilk altı ay plastik hammadde ihracatında ilk 10 ülke arasında en büyük sıçrama İran’da: %46,3 yükseliş 2015 yılının ilk altı ay plastik hammadde ihracatında ilk 10 ülke arasında en büyük kayıp İtalya’da: %54,6 düşüş 2015 yılının ilk altı ay plastik hammadde ihracatında birim fiyatlar bazında ilk 10 ülke arasında en ucuz Bulgaristan’a, en pahalı İran’a plastik hammadde ihraç ettik

PLASTİK HAMMADDE- GTİP bazında ihracat MİKTAR: Bin Ton / DEĞER: Milyon $ Sıra

2014 (İlk 6 Ay)

Ülke

Miktar

2015 (İlk 6 Ay)

Değer

Miktar

% Değ.

Değer

% Değ. % Pay-Değer

Birim Fiyat ($)

1

Almanya

31,7

61,8

31,6

-0,2

44,9

-27,2

9,5

1,4

2

Mısır

26,3

36,5

30,9

17,9

34,3

-6,0

7,3

1,1

3

Rusya

15,0

37,4

16,3

8,7

32,6

-12,9

6,9

2,0

4

İran

6,5

17,7

11,0

68,7

26,0

46,3

5,5

2,4

5

İtalya

35,1

55,9

20,2

-42,4

25,4

-54,6

5,4

1,3

6

Bulgaristan

21,4

23,7

24,3

13,6

17,1

-27,9

3,6

0,7

7

İsrail

10,4

15,6

13,4

28,5

15,8

1,4

3,4

1,2

8

Özbekistan

5,1

12,7

7,6

47,4

15,3

20,7

3,3

2,0

9

Irak

10,2

20,0

8,8

-13,6

15,0

-25,2

3,2

1,7

10

7,2

14,0

8,4

16,6

14,1

0,4

3,0

1,7

İlk 10 Ülke Toplam

Azerbaycan

169,0

295,4

172,6

2,1

240,5

-18,6

51,0

1,3

Genel Toplam

344,1

591,0

341,0

-0,9

471,4

-20,2

100,0

1,4

Kaynak: TÜİK

PLASTİK MAMUL- GTİP bazında ihracat MİKTAR: Bin Ton / DEĞER: Milyon $ GTİP 3916 3917 3918 3919 3920 3921 3922 3923 3924 3025 3926

GTİP Açıklama Plastikten monofil, çubuk, profiller-Enine kesiti 1 mm.’yi Plastikten tüpler, borular, hortumlar; conta, dirsek, rakor Plastikten yer kaplamaları-duvar ve tavan kaplamaları Plastikten yapışkan levha, yaprak, şerit, lam vb. düz şek. Plastikten diğer levha, yaprak, pelikül ve lamlar Plastikten diğer levhalar, yaprak, pelikül, varak ve lamlar Plastikten küvet, duş, lavabo, bide, hela küveti ve donanım. Eşya taşıma ambalajı için plastik mamulleri, tıpa, kapak, kapsül Plastikten sofra, mutfak ve diğer ev eşyası, tuvalet eşyası Plastikten inşaat malzemesi Plastikten diğer eşya

Kaynak: TÜİK

Toplam

2014 (İlk 6 Ay)

2015 (İlk 6 Ay)

2014

2015 (Geriye dönük 12 aylık)

Miktar

Değer

Miktar

% Değ.

Değer

% Değ.

Miktar

Değer

Miktar

% Değ.

Değer

% Değ.

96,7

198,6

75,9

-21,5

149,2

-24,9

194,8

407,5

174,0

-10,7

358,1

-12,1

180,4

474,9

156,2

-13,4

381,7

-19,6

351,2

925,1

327,1

-6,9

831,9

-10,1

8,2

19,2

7,6

-7,1

15,0

-21,8

16,6

38,5

16,1

-3,5

34,3

-10,9

10,1

70,9

9,2

-8,8

57,6

-18,8

20,9

148,4

20,0

-4,3

135,1

-9,0

148,2

480,6

159,4

7,6

435,4

-9,4

302,1

967,7

313,4

3,7

922,5

-4,7

57,3

202,5

59,3

3,7

179,4

-11,4

120,8

420,2

122,8

1,7

397,0

-5,5

13,0

64,6

12,4

-4,8

56,5

-12,5

25,7

128,1

25,1

-2,5

120,0

-6,3

134,9

404,5

158,3

17,3

396,5

-2,0

278,4

816,4

301,8

8,4

808,3

-1,0

52,9

199,7

54,6

3,3

176,8

-11,5

106,7

395,9

108,5

1,7

373,0

-5,8

60,6

167,6

51,5

-15,1

134,1

-20,0

115,7

326,1

106,6

-7,9

292,6

-10,3

35,0

201,7

34,4

-1,7

182,7

-9,5

68,4

401,8

67,8

-0,9

382,7

-4,8

797,2

2.484,9

778,9

-2,3

2.164,8

-12,9

1.601,4

4.975,7

1.583,0

-1,1

4.655,5

-6,4

• 2015 yılının ilk altı ay plastik mamul ihracatında en az kayıp plastik ambalajda: %-2,0 • 2015 yılının ilk altı ay plastik mamul ihracatında en fazla kayıp plastik profillerde: %-24,9 91


ENDÜSTRİDEN

PLASFEDDERGİ

PLASTİK HAMMADDE- GTİP bazında ihracat MİKTAR: Bin Ton / DEĞER: Milyon $ Sıra

Ülke

2014 (İlk 6 Ay)

2015 (İlk 6 Ay)

Miktar

Değer

Miktar

% Değ.

Değer

% Değ. % Pay-Değer

Birim Fiyat ($)

1

Irak

132,5

297,3

116,3

-12,3

240,3

-19,2

11,1

2,1

2

Almanya

33,8

134,5

36,6

8,4

119,8

-10,9

5,5

3,3

3

İngiltere

32,3

111,0

34,7

7,4

104,1

-6,2

4,8

3,0

4

Fransa

24,7

99,4

26,7

8,2

88,9

-10,6

4,1

3,3

5

Azerbaycan

35,0

103,3

29,5

-15,7

84,0

-18,7

3,9

2,8

6

İran

22,0

92,6

21,4

-2,7

76,8

-17,1

3,5

3,6

7

İsrail

21,4

61,8

28,6

33,5

74,6

20,6

3,4

2,6

8

Rusya

33,9

119,9

19,5

-42,5

65,3

-45,5

3,0

3,4

9

Libya

36,2

94,1

26,8

-26,0

63,9

-32,1

3,0

2,4

10

İtalya

21,4

70,6

22,5

5,0

63,7

-9,8

2,9

2,8

İlk 10 Ülke Toplam

393,2

1.184,5

362,5

-7,8

981,3

-17,2

45,3

2,7

Genel Toplam

797,2

2.484,9

778,9

-2,3

2.164,8

-12,9

100,0

2,8

Kaynak: TÜİK

• 2015 yılının ilk altı ay plastik mamul ihracatında ilk 10 ülke arasında tek artış İsrail pazarında oldu: %20,6 • 2015 yılının ilk altı ay plastik mamul ihracatında ilk 10 ülke arasında en büyük kayıp Rusya’da: %45,5 düşüş • 2015 yılının ilk altı ay plastik mamul ihracatında birim fiyatlar bazında ilk 10 ülke arasında en ucuz Irak’a, en pahalı İran’a plastik mamul ihraç ettik

PLASTİK VE KAUÇUK İŞLEME MAKİNALARI- GTİP bazında İhracat Milyon $ GTİP

GTİP Açıklama

2014 (İlk 6 Ay)

2015 (İlk 6 Ay)

Değişim (%)

2014

2015 (Geriye dönük 12 aylık)

Değişim (%)

847710

Enjeksiyon makinaları

4,6

3,7

-20,0

13,7

12,8

-6,7

847720

Ekstrüzyon makinaları

16,9

14,3

-15,2

29,6

27,0

-8,6

847730

Şişirme makinaları

0,1

0,1

3,4

0,3

0,3

1,4

847740

Termoforming makinaları

5,5

5,6

2,0

11,7

11,8

0,9

847751-59-80 Presler ve diğer makinalar

31,1

30,5

-1,7

63,5

63,0

-0,8

847790

11,4

9,3

-18,3

23,0

20,9

-9,1

69,6

63,6

-8,6

141,8

135,9

-4,2

TOPLAM

Aksam ve parçalar

Kaynak: ITC

• 2015 yılının ilk altı ay plastik ve kauçuk işleme makinaları ihracatında fazla kayıp enjeksiyon makinalarında: %-20,0 azalış • 2015 yılının ilk altı ay plastik ve kauçuk işleme makinaları ihracatında en fazla artış şişirme makinalarında: %3,4 artış

92


ENDÜSTRİDEN

PLASFEDDERGİ

PLASTİK VE KAUÇUK İŞLEME MAKİNALARI- Ülke bazında ihracat Milyon $ Sıra

Ülke

2014 (İlk 6 Ay)

2015 (İlk 6 Ay)

% Değ.

% Pay-Değer

1

Rusya

11,3

5,5

-50,7

8,7

2

İran

5,2

5,2

-0,4

8,2

3

Belarus

0,2

4,5

1.742,6

7,1

4

Almanya

4,6

3,3

-29,9

5,1

5

Özbekistan

2,3

3,1

37,0

4,9

6

S. Arabistan

2,6

2,7

5,9

4,3

7

Romanya

2,3

2,5

8,6

4,0

8

BAE

2,0

2,2

10,3

3,4

9

Cezayir

1,0

1,8

89,3

2,9

10

Bulgaristan

3,0

1,7

-42,1

2,7

İlk 10 Ülke Toplam

34,5

32,6

-5,3

51,3

Genel Toplam

69,6

63,6

-8,6

100,0

Kaynak: TÜİK

• 2015 yılının ilk altı ay plastik ve kauçuk işleme makinaları ihracatının yarısından fazlası ilk 10 ülkeye yapıldı • 2015 yılının ilk altı ay plastik ve kauçuk işleme makinaları ihracatında Belarus ve Cezayir’e ihracat artışları göze çarparken; Rusya ve Bulgaristan pazarlarında yarıya yakın kayıp söz konusu

İTHALAT

İthalat verilerinin analizi hammadde, mamul ile plastik ve kauçuk işleme makinaları olmak üzere üç alt bölümde incelenmektedir. Her bir alt sektör; GTİP ve ülke bazında ayrıca analiz edilmiştir.

PLASTİK HAMMADDE- GTİP bazında ithalat MİKTAR: Bin Ton / DEĞER: Milyon $ GTİP

GTİP Açıklama

2014 (İlk 6 Ay)

2015 (İlk 6 Ay)

2014

2015 (Geriye dönük 12 aylık)

Miktar

Değer

Miktar

% Değ.

Değer

% Değ.

Miktar

Değer

Miktar

% Değ.

Değer

% Değ.

3901

Etilen polimerleri

747,8

1.310,9

812,1

8,6

1.214,8

-7,3

1.498,5

2.617,9

1.562,8

4,3

2.521,9

-3,7

3902

Propilen ve diğer olefinlerin polimerleri

954,6

1.675,6

955,1

0,1

1.339,2

-20,1

1.898,9

3.314,2

1.899,4

0,0

2.977,8

-10,1

3903

Stiren polimerleri

263,0

547,8

264,6

0,6

413,3

-24,6

476,5

973,7

478,0

0,3

839,2

-13,8

3904

Vinil klorür/halojenli 464,3 diğer olefin polimerleri

535,9

418,2

-9,9

411,0

-23,3

892,1

1.021,6

846,0

-5,2

896,7

-12,2

3905

Vinil asetat/diğer vinil esterlerinin polimerleri

18,8

56,3

21,6

15,2

52,7

-6,5

35,2

103,1

38,0

8,1

99,5

-3,5

3906

Akrilik polimerleri

97,9

232,2

101,8

4,0

198,5

-14,5

193,5

451,5

197,5

2,0

417,9

-7,4

3907

Poliasetaller, diğer polieterler, epoksit-alkid 283,6 reçineler

665,3

307,6

8,5

598,9

-10,0

545,3

1.280,2

569,3

4,4

1.213,9

-5,2

3908

Poliamidler

48,9

157,1

45,6

-6,8

113,7

-27,6

90,8

288,2

87,5

-3,6

244,8

-15,1

3909

Amino reçineler, fenolik reçineler, poliüretanlar

103,8

277,3

106,4

2,5

230,6

-16,8

205,5

534,3

208,0

1,3

487,7

-8,7

3010

Silikonlar

14,5

66,8

14,8

1,7

55,8

-16,4

28,6

127,2

28,8

0,9

116,2

-8,6

3911

Petrol reçineleri, politerpenler, polisülfitler vb.

14,4

52,5

14,8

2,9

46,5

-11,5

27,6

98,8

28,0

1,5

92,8

-6,1

3912

Selüloz ve kimyasal türevleri

18,0

84,9

19,8

9,8

78,4

-7,6

36,4

165,6

38,2

4,9

159,1

-3,9

3913

Tabii polimerler, değiştirilmiş tabii polimerler, türevleri

2,1

16,0

1,7

-15,9

13,5

-15,9

3,6

28,2

3,3

-9,2

25,7

-9,0

3914

Polimer esası iyon değiştiriciler

2,7

7,2

3,2

18,1

7,9

10,7

5,5

14,3

6,0

8,8

15,1

5,3

3915

Plastikten döküntü, kalıntı ve hurdalar

58,5

27,3

56,0

-4,3

18,6

-32,0

105,3

45,4

102,8

-2,4

36,6

-19,2

3.143,4

1,6

4.793,5

-16,1

6.043,4

11.064,3

6.093,8

0,8

10.144,8

-8,3

TOPLAM

3.093,0 5.712,9

Kaynak: TÜİK

93


ENDÜSTRİDEN

PLASFEDDERGİ

• • • •

Plastik hammadde ithalatının %66,4’ünü ilk 10 ülkeden yapıyoruz 2015 yılının ilk altı ay plastik hammadde ithalatında en büyük pay %14,3 ile Suudi Arabistan’ın 2015 yılının ilk altı ay plastik hammadde ihracatında ilk 10 ülke arasında geçen yılın aynı dönemine göre en yüksek düşüş Fransa’da: %28 düşüş 2015 yılının ilk altı ay plastik hammadde ithalatında birim fiyatlar bazında ilk 10 ülke arasında en ucuz İran’dan, en pahalı Almanya’dan plastik hammadde ithal ettik

PLASTİK HAMMADDE- Ülke bazında ithalat MİKTAR: Bin Ton / DEĞER: Milyon $ Sıra

2014 (İlk 6 Ay)

Ülke

2015 (İlk 6 Ay)

Miktar

Değer

Miktar

% Değ.

Değer

% Değ.

% Pay-Değer

Birim Fiyat ($)

1

S. Arabistan

510,8

848,2

494,6

-3,2

683,9

-19,4

14,3

1,4

2

Almanya

219,0

556,3

216,8

-1,0

462,1

-16,9

9,6

2,1

3

G. Kore

303,0

580,2

266,9

-11,9

446,6

-23,0

9,3

1,7

4

Belçika

186,4

375,2

201,4

8,0

315,5

-15,9

6,6

1,6

5

İran

181,5

298,4

190,5

4,9

253,8

-15,0

5,3

1,3

6

İtalya

116,4

272,9

128,7

10,6

236,1

-13,5

4,9

1,8

7

Fransa

176,7

299,3

157,3

-11,0

215,4

-28,0

4,5

1,4

8

Hollanda

111,8

255,4

115,3

3,1

209,0

-18,2

4,4

1,8

9

İspanya

129,9

234,0

131,7

1,4

203,6

-13,0

4,2

1,5

10

142,4

218,3

111,0

-22,0

158,1

-27,6

3,3

1,4

İlk 10 Ülke Toplam

ABD

2.077,9

3.938,1

2.014,1

-3,1

3.184,2

-19,1

66,4

1,6

Genel Toplam

3.093,1

5.713,0

3.143,4

1,6

4.793,5

-16,1

100,0

1,5

Kaynak: TÜİK

PLASTİK MAMUL- GTİP bazında ithalat MİKTAR: Bin Ton / DEĞER: Milyon $ GTİP

GTİP Açıklama

2014 (İlk 6 Ay)

2015 (İlk 6 Ay)

2014

2015 (Geriye dönük 12 aylık)

Miktar

Değer

Miktar

% Değ.

Değer

% Değ.

Miktar

Değer

Miktar

% Değ.

Değer

% Değ.

3916

Plastikten monofil, çubuk, profiller-Enine kesiti 1 mm.’yi

4,6

26,1

5,9

30,0

25,3

-3,3

9,9

51,7

11,3

13,8

50,9

-1,7

3917

Plastikten tüpler, borular, hortumlar; conta, dirsek, rakor

11,2

109,0

12,4

11,1

101,4

-6,9

22,7

208,7

24,0

5,5

201,2

-3,6

3918

Plastikten yer kaplamaları-duvar ve tavan kaplamaları

13,6

36,2

13,5

-0,7

32,0

-11,8

30,7

76,3

30,6

-0,3

72,0

-5,6

3919

Plastikten yapışkan levha, yaprak, şerit, lam vb. düz şek.

27,8

173,1

29,1

4,8

159,7

-7,8

55,5

338,8

56,8

2,4

325,4

-4,0

3920

Plastikten diğer levha, yaprak, pelikül ve lamlar

122,9

508,5

130,7

6,3

459,8

-9,6

252,0

1.004,0

259,8

3,1

955,4

-4,8

3921

Plastikten diğer levhalar, yaprak, pelikül, varak ve lamlar

31,7

134,8

34,2

7,9

131,3

-2,5

65,7

276,9

68,2

3,8

273,4

-1,2

3922

Plastikten küvet, duş, lavabo, bide, hela küveti ve donanım.

2,2

24,3

2,6

15,8

26,0

7,0

4,5

49,1

4,8

7,8

50,8

3,5

3923

Eşya taşıma ambalajı için plastik mamulleri, tıpa, kapak, kapsül

22,2

123,6

22,3

0,8

107,0

-13,4

45,6

245,9

45,8

0,4

229,4

-6,7

3924

Plastikten sofra, mutfak ve diğer ev eşyası, tuvalet eşyası

6,6

49,4

6,2

-6,1

42,0

-15,0

12,7

93,3

12,3

-3,2

85,9

-7,9

3025

Plastikten inşaat malzemesi

3,3

19,7

4,7

41,5

26,0

31,7

6,5

38,9

7,9

21,3

45,1

16,1

3926

Plastikten diğer eşya

TOPLAM

32,6 278,6

336,2

35,0

7,5

330,4

-1,7

69,5

702,6

71,9

3,5

696,8

-0,8

1.540,9

296,7

6,5

1.440,9

-6,5

575,3

3.086,4

593,4

3,1

2.986,4

-3,2

Kaynak: TÜİK

• 2015 yılının ilk altı ay plastik mamul ithalatında bir önceki yılın aynı dönemine göre en fazla artış plastik inşaat malzemesinde: %31,7 • 2015 yılının ilk altı ay plastik mamul ithalatında bir önceki yılın aynı dönemine göre en fazla düşüş plastik sofra, mutfak ve diğer ev eşyalarında: %-15

94


ENDÜSTRİDEN

PLASFEDDERGİ

PLASTİK MAMUL- Ülke bazında ithalat MİKTAR: Bin Ton / DEĞER: Milyon $ Sıra

2014 (İlk 6 Ay)

Ülke

2015 (İlk 6 Ay)

Miktar

Değer

Miktar

% Değ.

Değer

% Değ.

% Pay-Değer

Birim Fiyat ($)

1

Çin

75,3

310,2

80,9

7,5

323,0

4,1

22,4

4,0

2

Almanya

43,3

303,9

45,4

5,0

262,1

-13,8

18,2

5,8

3

İtalya

21,8

129,3

24,3

11,3

120,1

-7,1

8,3

4,9

4

G. Kore

18,9

114,0

15,5

-17,9

88,5

-22,4

6,1

5,7

5

Fransa

11,5

90,1

12,9

12,0

82,0

-9,0

5,7

6,4

6

ABD

6,2

59,6

5,9

-4,1

62,3

4,5

4,3

10,5

7

İngiltere

6,8

61,3

6,6

-3,8

53,9

-12,1

3,7

8,2

8

Belçika

8,0

43,1

8,9

11,6

40,9

-5,1

2,8

4,6

9

İspanya

4,5

30,9

6,1

36,2

30,0

-2,7

2,1

4,9

10

Yunanistan

5,4

21,6

6,9

29,0

23,7

9,6

1,6

3,4

İlk 10 Ülke Toplam

201,7

1.164,0

213,5

5,9

1.086,4

-6,7

75,4

5,1

Genel Toplam

278,6

1.540,9

296,7

6,5

1.440,9

-6,5

100,0

4,9

Kaynak: TÜİK

• 2015 yılının ilk altı ay plastik mamul ithalatında ilk 10 ülke arasında en büyük düşüş G. Kore’de oldu: %-22,4 • 2015 yılının ilk altı ay plastik mamul ithalatında birim fiyatlar bazında ilk 10 ülke arasında en ucuz Yunanistan’dan, en pahalı ABD’den plastik mamul ithal ettik

• 2015 yılının ilk altı ay plastik mamul ithalatının dörtte üçünden fazlası ilk 10 ülkeden yapıldı • 2015 yılının ilk altı ay plastik mamul ithalatının yarısına yakını ise üç ülkeden yapıldı: Çin, Almanya, İtalya • 2015 yılının ilk altı ay plastik mamul ithalatında ilk 10 ülke arasında en büyük artış ABD’de oldu: %4,5

PLASTİK VE KAUÇUK İŞLEME MAKİNALARI- GTİP bazında İthalat Milyon $ GTİP

GTİP Açıklama

2014 (İlk 6 Ay)

2015 (İlk 6 Ay)

Değişim %

2014

2015 (Geriye dönük 12 aylık)

Değişim %

847710

Enjeksiyon makinaları

98,7

99,2

0,5

187,3

187,8

0,3

847720

Ekstrüzyon makinaları

64,2

63,5

-1,1

173,7

173,0

-0,4

847730

Şişirme makinaları

6,9

7,0

1,9

14,3

14,4

0,9

847740

Termoforming makinaları

7,1

5,0

-30,2

11,9

9,8

-18,0

88,9

95,4

7,2

199,9

206,3

3,2

847751- Presler ve diğer 59-80 makinalar 847790

Aksam ve parçalar

23,6

TOPLAM

289,4

23,6

0,1

53,9

53,9

0,0

293,6

1,4

641,0

645,2

0,6

Kaynak: TÜİK

• 2015 yılının ilk altı ay plastik ve kauçuk işleme makinaları ithalatında en fazla artış presler ve diğer makinalar kaleminde: %7,2 • 2015 yılının ilk altı ay plastik ve kauçuk işleme makinaları ithalatında en fazla düşüş termoforming makinalarında: %-30,2 artış

PLASTİK VE KAUÇUK İŞLEME MAKİNALARI- Ülke bazında ithalat Milyon $ 2014 (İlk 6 Ay)

2015 (İlk 6 Ay)

% Değ.

% Pay-Değer

1

Sıra Çin

Ülke

77,2

78,3

1,4

26,7

2

Almanya

59,5

73,8

24,1

25,2

3

İtalya

39,0

35,8

-8,4

12,2

4

Avusturya

21,8

19,9

-8,7

6,8

5

Tayvan

15,4

18,1

17,5

6,2

6

Japonya

14,0

12,3

-12,0

4,2

7

Tayland

0,2

7,7

4.026,4

2,6

8

İsviçre

9,3

6,6

-29,7

2,2

9

Fransa

3,3

6,4

94,4

2,2

10

ABD

6,5

6,0

-7,1

2,1

İlk 10 Ülke Toplam

246,2

264,8

7,6

90,2

Genel Toplam

289,4

293,6

1,4

100,0

• 2015 yılının ilk altı ay plastik ve kauçuk işleme makinaları ithalatının %90’ından fazlası ilk 10 ülkeden yapıldı • 2015 yılının ilk altı ay plastik ve kauçuk işleme makinaları ithalatının yarısından fazlası yalnızca Çin ve Almanya’dan yapıldı • 2015 yılının ilk altı ay plastik ve kauçuk işleme makinaları ithalatında Tayland ve Fransa’dan yapılan ithalattaki artış dikkat çekerken; İsviçre ve Japonya’dan yapılan ithalatta azalışlar söz konusu 95


PLASFEDDERGİ

FROM THE INDUSTRY

Selçuk Mutlu

Productivity and quality competition come to the fore for plastics sector

PLASFED Acting Secretary General PAGDER Secretary General

In the report prepared by Selcuk Mutlu, PLASFED Acting Secretary General stated that production increase in the sector has realized 0,6 percent in the first 7 months of 2015 compared to the same period of former month according to industry production index. Within the scope of the same data, it is predicted that year end production increase would be 0,5 percent. Effects of changes in foreign exchange rates are felt for export as well. In the report, the evaluations aimed at the economy of the world and Turkey is given place. It is noted in the report stating that growth is under pressure due to risks of internal and foreign economic – political risks for Turkey and current Outlook necessitates to be careful in terms of firms. It is indicated in the report that productivity and quality competition will stand out from 2016. It is pointed out that all producers including China has started to loss their chance of price competition in plastics sector, underlined that improvements are needed in processes from product diversification to productivity. GLOBAL ECONOMIC DEVELOPMENTS Low inflation expectation delayed interest increase of FED In the FED meeting held in 17 September, we have seen inflation expectations of FED has remained low because of the reasons such as the import prices going down depending on valuation of Dollar and the oil prices displaying low course. Therefore, FED has postponed interest increase. However, one of the matters grabbing attention in statement has become drawing inflation expectation of the future year to 1,7% and reaching to inflation target at medium term. This case emphasizes that if interest increase is become possible in this year including the meeting in October, current inflation will not be accepted as an obstacle in front of that. Slowing down in Chinese economy and fluctuation in finance markets of developing countries Present picture in China may be summarized as the export showing weakness, fluctuation towards down in producer prices and slowing down in manufacturing industry. Risk awareness towards markets have damaged especially in developing markets. Growth rates of developing markets as of 2016 are revised downward.

ECONOMIC OUTLOOK IN TURKEY First half growth is 3,1 with the effects of expectations in private consump-

tion and investment expenditures Growth rate for second quarter of 2015 was explained as 3,8%. Furthermore, first quarter’s growth was raised from 2,3% to 2,5%. When growth rates in economic activity branches are looked at, it is seen remarkably that agriculture has grown 6,7% and industry 4,1%. It can be said that behind the growth of 3.8 % in the second quarter exceeding the last five quarter rates, there is internal demand. Having looked at via expenditures method, private consumption and investment expenditures have an apparent effect. From the point of contribution rate to GDP growth, private consumption expenditures brought a contribution of 3,4% in the first six months. Private investment expenditures provided 1,4% contribution in the first six months. This situation is developed out of the growth rate explained as 11,4% in second half of the private investment expenditures that provided 0,1% contribution in 2014 and minus in 2012. On the other hand, effect narrowing growth of 1,2 point is in question at the side of net export. Decline in export in spite of apparent decrease in import, erosion in TL and 9% loss in tourism incomes have become efficient for that. Question Marks are ample for yearend growth: period of cut cloth according to means First half year- GDP data covers a time before the period that terror activities have intensified and political uncertainty has emerged. Thus, there exists many question marks

96

within the scope of the data to emerge in the second half of the year that election is renewed, fluctuations in global markets has concentrated and developing markets has begun to be shaken. On the other hand, while contribution of public investments to GDP has realized negative since early 2014, positive contribution with average 0.5 point in the first half of 2015 as with that of 2014 of public expenditures does not paint a healthy picture. Data July also shows existence of slowing down in industry production. Conversely, continuance of going down in August as well of export data and severe downward trend in consumer confidence keeping on from April may weaken growth support of domestic demand. In this regard, we estimate that year end growth rate will be lowered below levels of 3%. Per capita income goes toward below 10 thousand Dollars However, it is observed that a tendency has started towards below 10 thousand Dollars in per capita income based on GDP data explained on the occasion of the fast decrease in value of TL and relatively slow discourse of growth.

OUTLOOK OF PLASTICS SECTOR Plastic and rubber product manufacturing increases 1,6%. According to industry production index cleared of the effects of season and calendar of TUIK, plastic and rubber product manufacturing has increased 1,6% in July by compa-


FROM THE INDUSTRY rison with former month. By index averages of first seven months, an increase of 0.6% is seen as per the last period of the same year. Considering twelve month- index averages backwards, we wait an increase of 0,5% at year end index. Turnover in sector rise 3.7% According to industry production index cleared of the effects of season and calendar of TUIK, plastic and rubber manufacturing turnover has increased 3,7% in July by comparison with former month. By index averages of first seven months, an increase of 2.2 % is seen as per the last period of the same year. Considering twelve month- index averages backwards, we wait an increase of 1,3% at year end index. Producer prices of exported plastic and rubber products soar 15,87% As part of foreign producer price index data that measures the change in producer prices of the goods exported abroad following production in country borders, producer price index of the plastic and rubber products has shown an increase of 15,87% in August 2015 when compared to the same months of the former year. However, when examining 12 month averages, it is seen that producer price index of exported plastic and rubber products have increased around 6%. The competition in Plastics Sector is high According to the data published in July 2015 by TUIK, concentration levels in plastics sector by 2013 have been revealed. As is known, concept industrial concentration re-

fers distribution from the aspect of number and size of purchaser and sellers in related product market. As concentration rate increases, competition chance in market goes down. In other words, the concentration and competition level is reversely related. Low concentration rate shows that competition degree is high and high or very high concentration rate also indicates that competition is low or never exists. In calculation of TUIK, sum of turnovers of the largest entrepreneurs of the sector (CR4) is divided into total turnover value of the same sector. In this manner, CR4 rate has become 61,2 in manufacturing of plastic raw materials in primary form. Concentration rate on the basis of 487 entrepreneurs is high, it is understood that competition is limited. Concentration level in plastic and rubber machine manufacturing is medium and existence of a market relatively open to competition is seen. 22,8 % CR4 in plastic packaging sector points out a low concentration. This case means high competition in plastic packaging. Again, low concentration and high competition are observed in plastic plate, plate, tube and profile manufacturing , plastic construction material manufacturing and manufacturing of other plastic products. Foreigner control in the sector is 17,9% As per the data published in June 2015 by TUIK, foreigner control rates pertaining to plastic and rubber manufacturing has been explained for 2013. As it is known, foreigner controlled initiative is described as the initiative operating at home but controlled by a unit resided abroad directly or indirectly. In this

PLASFEDDERGÄ°

context, foreigner control rate in manufacturing of plastic and rubber products is detected in 17,9%. Under current conditions, plastic and rubber manufacturing is 8th sector that foreigner control is the highest among total 24 sub-sectors in manufacturing sector Tending towards productivity and quality competition is essential for the sector in 2016 While saying momentum loss in growth, inflation, current deficit, narrowing in export markets, currency erosion, difficulty in reaching to foreign finance, raising in debiting costs, at the point where plastics industry is adapted to new forming working conditions, it is seen tending towards productivity and quality competition starts to gain more importance. Every firm needs a game place in terms of adaptation to these conditions. In order to overcome these vulnerabilities, referring to structural arrangements including production pattern and getting into market are seen beneficial. Experts state that prices competition will go out of sustainable situation even for China in the near future. Even in the scenario of resolving crisis of USA, we see training, R&D and innovative investments are increased more. This increase in productivity has even initiated to remove competition advantage based on cheap labour. Hence, focusing on productivity increase by our sector companies as well by developing R-D activities and targeting high value added innovative products and in this fashion, continuing their ways through producing new values is seen essential in the world aimed at quality competition of the near future.

Sector’s export is on the decline with also effect of parity EXPORT 2014 (first 6 months)

2015 (first 6 months)

2015 (12 months backward)

Amount

Value

Plastic raw material

344,1

0,59

341,0

-0,9

0,47

-20,2

670,1

1,12

667,0

-0,5

1,00

-10,6

Plastic product

797,2

2,48

778,9

-2,3

2,16

-12,9

1.601,4

4,98

1.583,0

-1,1

4,66

-6,4

-

0,07

-

-

0,06

-8,6

-

0,14

-

-

0,14

-4,2

Plastic and Rubber processing machines

Amount Change %. value

2014

Change % Amount Value

Amount Change %. value

Change %

IMPORT 2014 (first 6 months)

Plastic raw material Plastic product Plastic and Rubber processing machines

2015 (first 6 months) Amount Change %. value

2014

2015 (12 months backward)

Amount

Value

3.093,1

5,71

3.143,4

1,6

4,79

Change % Amount Value

-16,1

6.043,4

11,06

Amount Change %. value

6.093,8

0,8

10,14

-8,3

278,6

1,54

296,7

6,5

1,44

-6,5

575,3

3,09

593,4

3,1

2,99

-3,2

-

0,29

-

-

0,29

1,4

-

0,64

-

-

0,64

0,6

Amount : thousand ton

Change %

Value: Billion Dollar

1. In the first half of the year, plastic product export has decreased (8%) more than general export performance of Turkey (12,9%) 2. Relatively low value of the decrease for amount (2,3%) shows that a decrease exists for unit prices, on the other hand, parity based loss is available at value related decrease. 3. Considering 12 month- values backward, plastic product manufacturing could realize the export at the same amount as of year- end at the interval of around 1,5-1,6 million tons, on contrary, value based export will be drawn on the band of 4,5-4,7 billion Dollars depending on decrease of prices and parity effect. 97


PLASFEDDERGİ

FROM THE INDUSTRY

World Plastic Trade 2013 EXPORT

2014

Increase (%)

Amount (Million Tons)

Value (Billion USD)

Amount (Million Tones)

Value (Billion USD)

Amount

Value

163,8

302,4

165,1

307,0

0,8

1,5

Plastic Products

N/A

284,7

N/A

294,8

N/A

3,5

Plastic and Rubber Machines

N/A

25,7

N/A

26,6

N/A

3,6

Amount (Million Tons)

Value (Billion USD)

Amount (Million Tones)

Value (Billion USD)

Amount

Value

Plastic Raw Materials

165,2

313,2

168,2

323,7

1,8

3,4

Plastic Products

88,4

277,6

63,7

289,1

-27,9

4,1

Plastic and Rubber Machines

N/A

24,8

N/A

26,0

N/A

5,0

Plastic Raw Materials

2013 IMPORT

2014

Increase (%)

Source: ITC

The difference between World export and import figures is arisen from the following reasons: • The value of a good entering in customs of a country is not the same with the value of a good cleared from customs of other country, • The differences in tax collection and evaluation methods applied in some countries, • Some little losses and errors

EXPORT

Analysis of export data is made under tree sub-sections in raw material, product and plastic and rubber processing machines. Each sub-sector is analyzed on the basis of CTSP and country.

PLASTIC RAW MATERIAL- export as per CTSP AMOUNT: thousand ton / VALUE: Million $ CTSP

CTSP Description

2015 (first 6 months)

2014 (first 6 months)

2014

2015 (retrospective 12 months)

Amount

Value

Amount

Change%

Value

Change%

Amount

Value

Amount

Change%

Value

Change%

3901

Ethylene polymers

49,4

78,8

16,3

-67,0

24,3

-69,2

72,0

110,5

38,9

-46,0

56,0

-49,3

3902

Propylene and polymers of other olefins

11,3

17,9

13,6

20,4

18,6

3,9

21,0

34,0

23,4

11,2

34,6

1,9

3903

Styrene polymers

12,7

21,4

18,4

44,9

24,8

15,9

24,3

41,6

30,1

23,7

45,1

8,3

9,9

12,7

7,8

-21,2

9,1

-28,3

21,5

27,8

19,5

-9,5

24,2

-12,9

19,1

21,1

24,0

25,7

22,2

5,2

36,1

41,1

41,0

13,6

42,1

2,5

3904 3905

Vinyl chloride/other halogenated olefin polymers Vinyl acetate/polymers of other vinyl esthers

3906

Acrylic polymers

77,3

120,0

82,3

6,5

100,1

-16,6

151,5

229,4

156,4

3,3

209,4

-8,7

3907

Polyacetats, other polyethers, epoxyalkyd resins

94,4

203,3

98,8

4,7

164,8

-18,9

194,9

410,0

199,3

2,2

371,5

-9,4

3908

Polyamides

6,3

16,4

7,3

15,9

14,9

-9,1

13,0

33,2

14,0

7,4

31,7

-4,5

3909

Amino resins, phenolic resins, polyurethanes

29,9

51,1

37,9

26,8

46,3

-9,4

66,2

100,2

74,2

12,1

95,4

-4,8

3010

Silicones

2,9

10,0

3,0

3,4

9,8

-2,0

5,4

19,4

5,6

3,2

19,1

-1,5

0,2

1,0

0,2

0,0

0,9

-10,0

0,4

1,8

0,4

5,1

1,8

-1,5

20,3

27,1

22,1

8,9

26,8

-1,1

43,2

55,8

45,0

4,2

55,5

-0,5

0,1

0,6

0,1

0,0

0,6

0,0

0,2

1,3

0,2

-5,5

1,3

2,4

0,0

0,1

0,1

N/A

0,4

300,0

0,1

0,2

0,2

60,7

0,5

171,9

10,4

9,5

9,0

-13,5

8,0

-15,8

20,2

17,8

18,8

-6,9

16,3

-8,2

344,1

591,0

341,0

-0,9

471,4

-20,2

670,1

1.124,1

667,0

-0,5

1.004,7

-10,6

3911 3912 3913 3914 3915

Oil resins, polyterpenes, polysulphates vb. Cellulose and chemical derivatives Natural polymers, modified natural polymers, derivatives Polymer based ion exchangers Plastic waste, residue and scraps TOPLAM

Source: TURKSTAT

98


FROM THE INDUSTRY

• • • •

PLASFEDDERGİ

More than half of plastic raw material import is made to 10 countries The highest jump among top 10 countries for plastic raw material export in first six months of 2015 is made by Iran: 46,3% rising The highest loss among top 10 countries for plastic raw material export in first six months of 2015 is made by Italy: 46,3% fall We have made the cheapest plastic raw material export based on unit prices in the first six months of 2015 to Bulgaria, the most expensive one to Iran.

PLASTIC RAW MATERIAL- export as per country AMOUNT: thousand ton / VALUE: Million $ Rank

2014 (first 6 months)

Country

2015 (first 6 months)

Value

Amount

change%

Value

change%

Share- value %

Unit price

($)

61,8

31,6

-0,2

44,9

-27,2

9,5

1,4

1

Germany

2

Egypt

26,3

36,5

30,9

17,9

34,3

-6,0

7,3

1,1

3

Russia

15,0

37,4

16,3

8,7

32,6

-12,9

6,9

2,0

4

Iran

6,5

17,7

11,0

68,7

26,0

46,3

5,5

2,4

5

Italy

35,1

55,9

20,2

-42,4

25,4

-54,6

5,4

1,3

6

Bulgaria

21,4

23,7

24,3

13,6

17,1

-27,9

3,6

0,7

7

Israel

10,4

15,6

13,4

28,5

15,8

1,4

3,4

1,2

8

Uzbekistan

5,1

12,7

7,6

47,4

15,3

20,7

3,3

2,0

9

Iraq

10,2

20,0

8,8

-13,6

15,0

-25,2

3,2

1,7

10

7,2

14,0

8,4

16,6

14,1

0,4

3,0

1,7

Sum of top 10 country

Azerbaijan

169,0

295,4

172,6

2,1

240,5

-18,6

51,0

1,3

Grand Total

344,1

591,0

341,0

-0,9

471,4

-20,2

100,0

1,4

Source : TURKSTAT

PLASTIC PRODUCT- export as per CTSP AMOUNT: Thousand Ton / VALUE: Million $ CTSP

CTSP Description

2014(First 6 months)

2015 (first 6 months)

2014

2015 (retrospective 12 months)

Amount

Value

Amount

Change%

Value

Change%

Amount

Value

Amount

Chg.%

Value

Change%

96,7

198,6

75,9

-21,5

149,2

-24,9

194,8

407,5

174,0

-10,7

358,1

-12,1

180,4

474,9

156,2

-13,4

381,7

-19,6

351,2

925,1

327,1

-6,9

831,9

-10,1

3916

Monofilament, rod profiles from plastics -cross section: 1 mm.

3917

Plastic tubes, pipes, hoses, gasket, elbow, sleeves

3918

Floor coverings from plastics-wall and ceiling coverings

8,2

19,2

7,6

-7,1

15,0

-21,8

16,6

38,5

16,1

-3,5

34,3

-10,9

3919

Adhesive plate, sheet, line, lame, etc. From plastics

10,1

70,9

9,2

-8,8

57,6

-18,8

20,9

148,4

20,0

-4,3

135,1

-9,0

3920

Other plates, sheets, pellicles and lames from plastics

148,2

480,6

159,4

7,6

435,4

-9,4

302,1

967,7

313,4

3,7

922,5

-4,7

3921

Other plates, sheets, pellicles and lames from plastics

57,3

202,5

59,3

3,7

179,4

-11,4

120,8

420,2

122,8

1,7

397,0

-5,5

3922

Bathtub, shower, washbasin, bidets, water closet pan and equipment from plastics

13,0

64,6

12,4

-4,8

56,5

-12,5

25,7

128,1

25,1

-2,5

120,0

-6,3

3923

Plastic products, tap, lid, capsule for goods carrying package

134,9

404,5

158,3

17,3

396,5

-2,0

278,4

816,4

301,8

8,4

808,3

-1,0

3924

Table, kitchen and other household goods, toilet goods from plastics

52,9

199,7

54,6

3,3

176,8

-11,5

106,7

395,9

108,5

1,7

373,0

-5,8

3025

Construction material from plastics

60,6

167,6

51,5

-15,1

134,1

-20,0

115,7

326,1

106,6

-7,9

292,6

-10,3

3926

Other goods from plastics

35,0

201,7

34,4

-1,7

182,7

-9,5

68,4

401,8

67,8

-0,9

382,7

-4,8

797,2

2.484,9

778,9

-2,3

2.164,8

-12,9

1.601,4

4.975,7

1.583,0

-1,1

4.655,5

-6,4

TOTAL Source : TURKSTAT

• The least loss for plastic goods export in first months of 2015 is for plastic package: 2-0% • The biggest loss for plastic goods export in first months of 2015 is for plastic profiles: 24-9% 99


FROM THE INDUSTRY

PLASFEDDERGİ

PLASTIC PRODUCT- export as per country AMOUNT: Thousand Ton / VALUE: Million $ Rank

Country

2014 (first 6 months)

2015 (first 6 months)

Amount

Value

Amount

change%

Value

change%

Share- value %

Unit price

1

Iraq

132,5

297,3

116,3

-12,3

240,3

-19,2

11,1

2,1

2

Germany

33,8

134,5

36,6

8,4

119,8

-10,9

5,5

3,3

3

England

32,3

111,0

34,7

7,4

104,1

-6,2

4,8

3,0

4

France

24,7

99,4

26,7

8,2

88,9

-10,6

4,1

3,3

5

Azerbaijan

35,0

103,3

29,5

-15,7

84,0

-18,7

3,9

2,8

6

Iran

22,0

92,6

21,4

-2,7

76,8

-17,1

3,5

3,6

7

Israel

21,4

61,8

28,6

33,5

74,6

20,6

3,4

2,6

8

Russia

33,9

119,9

19,5

-42,5

65,3

-45,5

3,0

3,4

9

Libya

36,2

94,1

26,8

-26,0

63,9

-32,1

3,0

2,4

10

Italy

21,4

70,6

22,5

5,0

63,7

-9,8

2,9

2,8

Sum of top 10 country

393,2

1.184,5

362,5

-7,8

981,3

-17,2

45,3

2,7

Grand Total

797,2

2.484,9

778,9

-2,3

2.164,8

-12,9

100,0

2,8

Source: TURKSTAT

• Only increase in top 10 countries for plastic product export in first six months of 2015 has been in Israel market:20,6% • The biggest loss in top 10 countries for plastic product export in first six months of 2014 is for Russia: 45,5% fall • We have made the cheapest plastic product export based on unit prices in the first six months of 2015 to Iraq, the most expensive one to Iran.

PLASTIC AND RUBBER PROCESSING MACHINES- export as per CTSB Million $ CTSB

CTSB Description

2014 (First 6 months)

2015 (First 6 months)

Change (%)

2014

2015 (Retrospective 12 months)

Change (%)

847710

Injection machines

4,6

3,7

-20,0

13,7

12,8

-6,7

847720

Extrusion machines

16,9

14,3

-15,2

29,6

27,0

-8,6

847730

Inflating machines

0,1

0,1

3,4

0,3

0,3

1,4

847740

Thermoforming machineries

5,5

5,6

2,0

11,7

11,8

0,9

847751-59-80

Presses and other machineries

31,1

30,5

-1,7

63,5

63,0

-0,8

847790

Components and parts

11,4

9,3

-18,3

23,0

20,9

-9,1

69,6

63,6

-8,6

141,8

135,9

-4,2

TOTAL Source :TURKSTAT

• The biggest loss in export of plastic and rubber processing machines in the first six months of 2015 is for injection machines: -20,0% decrease • The biggest increase in export of plastic and rubber processing machines in the first six months of 2015 is 3,4% increase

100


FROM THE INDUSTRY

PLASFEDDERGİ

PLASTIC AND RUBBER PROCESSING MACHINES- export as per country Million $ Sıra

Ülke

Change%

Share –Value %

1

Russia

2014 (First 6 months) 2015 (First 6 months) 11,3

5,5

-50,7

8,7

2

Iran

5,2

5,2

-0,4

8,2

3

Belarus

0,2

4,5

1.742,6

7,1

4

Germany

4,6

3,3

-29,9

5,1

5

Uzbekistan

2,3

3,1

37,0

4,9

6

S. Arabia

2,6

2,7

5,9

4,3

7

Romania

2,3

2,5

8,6

4,0

8

UAE

2,0

2,2

10,3

3,4

9

Algeria

1,0

1,8

89,3

2,9

10

3,0

1,7

-42,1

2,7

Sum of Top 10 Country

Bulgaria

34,5

32,6

-5,3

51,3

Grand Total

69,6

63,6

-8,6

100,0

• More than half of plastic and rubber processing machines export in the first six months of 2015 was made to top 10 countries. • While export increases are observed for Belarus and Algeria for plastic and rubber processing machines in the first six months of 2015, loss close to nearly half exists in Russian and Bulgaria markets

IMPORT

Analysis of import data is made under tree sub-sections in raw material, product and plastic and rubber processing machines. Each sub-sector is analysed on the basis of CTSP and country.

PLASTIC RAW MATERIAL- import as per CTSP AMOUNT: Thousand Ton / VALUE: Million $ CTSP

CTSP Description

2014(First 6 months)

2015 (first 6 months)

2014

2015 (retrospective 12 months)

Amount

Value

Amount

Change%

Value

Change%

Amount

Value

Amount

Chg.%

Value

Change%

3901

Ethylene polymers

747,8

1.310,9

812,1

8,6

1.214,8

-7,3

1.498,5

2.617,9

1.562,8

4,3

2.521,9

-3,7

3902

Propylene and polymers of other olefins

954,6

1.675,6

955,1

0,1

1.339,2

-20,1

1.898,9

3.314,2

1.899,4

0,0

2.977,8

-10,1

3903

Styrene polymers

263,0

547,8

264,6

0,6

413,3

-24,6

476,5

973,7

478,0

0,3

839,2

-13,8

3904

Vinyl chloride/other halogenated olefin polymers

464,3

535,9

418,2

-9,9

411,0

-23,3

892,1

1.021,6

846,0

-5,2

896,7

-12,2

3905

Vinyl acetate/polymers of other vinyl esthers

18,8

56,3

21,6

15,2

52,7

-6,5

35,2

103,1

38,0

8,1

99,5

-3,5

3906

Acrylic polymers

97,9

232,2

101,8

4,0

198,5

-14,5

193,5

451,5

197,5

2,0

417,9

-7,4

3907

Polyacetats, other polyethers, epoxyalkyd resins

283,6

665,3

307,6

8,5

598,9

-10,0

545,3

1.280,2

569,3

4,4

1.213,9

-5,2

3908

Polyamides

48,9

157,1

45,6

-6,8

113,7

-27,6

90,8

288,2

87,5

-3,6

244,8

-15,1

3909

Amino resins, phenolic resins, polyurethanes

103,8

277,3

106,4

2,5

230,6

-16,8

205,5

534,3

208,0

1,3

487,7

-8,7

3010

Silicones

14,5

66,8

14,8

1,7

55,8

-16,4

28,6

127,2

28,8

0,9

116,2

-8,6

3911

Oil resins, polyterpenes, polysulphates vb.

14,4

52,5

14,8

2,9

46,5

-11,5

27,6

98,8

28,0

1,5

92,8

-6,1

3912

Cellulose and chemical derivatives

18,0

84,9

19,8

9,8

78,4

-7,6

36,4

165,6

38,2

4,9

159,1

-3,9

3913

Natural polymers, modified natural polymers, derivatives

2,1

16,0

1,7

-15,9

13,5

-15,9

3,6

28,2

3,3

-9,2

25,7

-9,0

3914

Polymer based ion exchangers

2,7

7,2

3,2

18,1

7,9

10,7

5,5

14,3

6,0

8,8

15,1

5,3

3915

Plastic waste, residue and scraps

58,5

27,3

56,0

-4,3

18,6

-32,0

105,3

45,4

102,8

-2,4

36,6

-19,2

3.143,4

1,6

4.793,5

-16,1

6.043,4

11.064,3

6.093,8

0,8

10.144,8

-8,3

TOTAL

3.093,0 5.712,9

Source: TURKSTAT

101


FROM THE INDUSTRY

PLASFEDDERGİ

• We make 64,4% of plastic raw material import to top 10 countries. • The biggest share in plastic raw material import in the first six months of 2015 belongs to Saudi Arabia with 14,3% • The highest fall in plastic raw material import in the first six months of 2015compared to the same period of the last year belongs to France: 28% fall • With regard to plastic raw material import in the first six months of 2015 on the basis of unit prices, we have imported the most expensive plastic raw material from Germany and the cheapest from Iran.

PLASTIC RAW MATERIAL-import as per country AMOUNT: Thousand Ton / VALUE: Million $ Rank 1

2015 (first 6 months)

2014 (first 6 months)

Country S. Arabia

Amount

Value

Amount

change%

Value

change%

Share- value %

Unit price

510,8

848,2

494,6

-3,2

683,9

-19,4

14,3

1,4 2,1

2

Germany

219,0

556,3

216,8

-1,0

462,1

-16,9

9,6

3

S. Korea

303,0

580,2

266,9

-11,9

446,6

-23,0

9,3

1,7

4

Belgium

186,4

375,2

201,4

8,0

315,5

-15,9

6,6

1,6

5

Iran

181,5

298,4

190,5

4,9

253,8

-15,0

5,3

1,3

6

Italy

116,4

272,9

128,7

10,6

236,1

-13,5

4,9

1,8

7

France

176,7

299,3

157,3

-11,0

215,4

-28,0

4,5

1,4

8

Netherlands

111,8

255,4

115,3

3,1

209,0

-18,2

4,4

1,8

9

Spain

129,9

234,0

131,7

1,4

203,6

-13,0

4,2

1,5

10

USA

142,4

218,3

111,0

-22,0

158,1

-27,6

3,3

1,4

Sum of Top 10 Country

2.077,9

3.938,1

2.014,1

-3,1

3.184,2

-19,1

66,4

1,6

Grand Total

3.093,1

5.713,0

3.143,4

1,6

4.793,5

-16,1

100,0

1,5

Source: TURKSTAT

PLASTIC PRODUCT- import as per CTSPAMOUNT: Thousand Ton / VALUE: Million $ CTSP

CTSP Description

2015 (first 6 months)

2014(First 6 months)

2014

2015 (retrospective 12 months)

Amount

Value

Amount

Change%

Value

Change%

Amount

Value

Amount

Chg.%

Value

Change%

3916

Monofilament, rod profiles from plastics -cross section: 1 mm.

4,6

26,1

5,9

30,0

25,3

-3,3

9,9

51,7

11,3

13,8

50,9

-1,7

3917

Plastic tubes, pipes, hoses, gasket, elbow, sleeves

11,2

109,0

12,4

11,1

101,4

-6,9

22,7

208,7

24,0

5,5

201,2

-3,6

3918

Floor coverings from plastics-wall and ceiling coverings

13,6

36,2

13,5

-0,7

32,0

-11,8

30,7

76,3

30,6

-0,3

72,0

-5,6

3919

Adhesive plate, sheet, line, lame, etc. From plastics

27,8

173,1

29,1

4,8

159,7

-7,8

55,5

338,8

56,8

2,4

325,4

-4,0

3920

Other plates, sheets, pellicles and lames from plastics

122,9

508,5

130,7

6,3

459,8

-9,6

252,0

1.004,0

259,8

3,1

955,4

-4,8

3921

Other plates, sheets, pellicles and lames from plastics

31,7

134,8

34,2

7,9

131,3

-2,5

65,7

276,9

68,2

3,8

273,4

-1,2

3922

Bathtub, shower, washbasin, bidets, water closet pan and equipment from plastics

2,2

24,3

2,6

15,8

26,0

7,0

4,5

49,1

4,8

7,8

50,8

3,5

3923

Plastic products, tap, lid, capsule for goods carrying package

22,2

123,6

22,3

0,8

107,0

-13,4

45,6

245,9

45,8

0,4

229,4

-6,7

3924

Table, kitchen and other household goods, toilet goods from plastics

6,6

49,4

6,2

-6,1

42,0

-15,0

12,7

93,3

12,3

-3,2

85,9

-7,9

3025

Construction material from plastics

3,3

19,7

4,7

41,5

26,0

31,7

6,5

38,9

7,9

21,3

45,1

16,1

3926

Other goods from plastics

32,6

336,2

35,0

7,5

330,4

-1,7

69,5

702,6

71,9

3,5

696,8

-0,8

1.540,9

296,7

6,5

1.440,9

-6,5

575,3

3.086,4

593,4

3,1

2.986,4

-3,2

TOTAL

278,6

Source: TURKSTAT

• The biggest increase in plastic product export for first six months of 2015 compared to the same period of former year belongs to plastic construction material: 3 • The biggest decrease in plastic product export for first six months of 2015 compared to the same period of former year belongs to plastics table, kitchen and other household goods: -15% fall 102


FROM THE INDUSTRY

PLASFEDDERGİ

PLASTIC PRODUCT- import as per country AMOUNT: thousand Ton / VALUE: Million $ Rank

2015 (first 6 months)

2014 (first 6 months)

Country

Amount

Value

Amount

change%

Value

change%

Share- value %

Unit price

1

China

75,3

310,2

80,9

7,5

323,0

4,1

22,4

4,0

2

Germany

43,3

303,9

45,4

5,0

262,1

-13,8

18,2

5,8

3

Italy

21,8

129,3

24,3

11,3

120,1

-7,1

8,3

4,9

4

S. Korea

18,9

114,0

15,5

-17,9

88,5

-22,4

6,1

5,7

5

France

11,5

90,1

12,9

12,0

82,0

-9,0

5,7

6,4

6

USA

6,2

59,6

5,9

-4,1

62,3

4,5

4,3

10,5

7

England

6,8

61,3

6,6

-3,8

53,9

-12,1

3,7

8,2

8

Belgium

8,0

43,1

8,9

11,6

40,9

-5,1

2,8

4,6

9

Spain

4,5

30,9

6,1

36,2

30,0

-2,7

2,1

4,9

10

Greece

5,4

21,6

6,9

29,0

23,7

9,6

1,6

3,4

Sum of Top 10 Country

201,7

1.164,0

213,5

5,9

1.086,4

-6,7

75,4

5,1

Grand Total

278,6

1.540,9

296,7

6,5

1.440,9

-6,5

100,0

4,9

Source: TURKSTAT

• More than three quarters of plastic product import in the first six months of 2015 is made to top 10 countries • Nearly half of plastic product import in the first six months of 2015 is made from three countries: China, Germany, Italy • The biggest increase among top 10 countries for plastic product import in the first six months of 2015 become for USA: 4,5%

• The biggest decrease among top 10 countries for plastic product import in the first six months of 2015 become for S. Korea: -22,4% • We have made the cheapest plastic product import on the basis of unit prices in the first six months of 2015 from Greece and the most expensive one from USA.

PLASTİK VE KAUÇUK İŞLEME MAKİNALARI- GTİP bazında İthalat Milyon $ CTSP

CTSP Description

2015 2014 (First 6 months) (First 6 months)

Change (%)

2014

2015 (Retrospective 12 months)

Change (%)

847710

Injection machines

98,7

99,2

0,5

187,3

187,8

0,3

847720

Extrusion machines

64,2

63,5

-1,1

173,7

173,0

-0,4

847730

Inflating machines

6,9

7,0

1,9

14,3

14,4

0,9

847740

Thermoforming machineries

7,1

5,0

-30,2

11,9

9,8

-18,0

847751- Presses and other 59-80 machineries

88,9

95,4

7,2

199,9

206,3

3,2

847790

23,6

23,6

0,1

53,9

53,9

0,0

293,6

1,4

641,0

645,2

0,6

Components and parts TOTAL

289,4

Source: TURKSTAT

• The biggest increase in plastic and rubber processing machines import in the first six months of 2015 belongs to item presses and other machines :7,2% increase • The biggest decrease in plastic and rubber processing machines import in the first six months of 2015 belongs to thermoforming machines: -30,2 decrease

PLASTIC AND RUBBER PROCESSING MACHINES- import as per country Million $ Rank

Country

2014 (First 6 months)

2015 (First 6 months)

Value%

Share-value %

1

China

77,2

78,3

1,4

26,7

2

Germany

59,5

73,8

24,1

25,2

3

Italy

39,0

35,8

-8,4

12,2

4

Austria

21,8

19,9

-8,7

6,8

5

Taiwan

15,4

18,1

17,5

6,2

6

Japan

14,0

12,3

-12,0

4,2

7

Thailand

0,2

7,7

4.026,4

2,6

8

Swiss

9,3

6,6

-29,7

2,2

9

France

3,3

6,4

94,4

2,2

10

USA

6,5

6,0

-7,1

2,1

Sum of Top 10 Country

246,2

264,8

7,6

90,2

Grand Total

289,4

293,6

1,4

100,0

• More than 90% of plastic and rubber processing machines import in the first six month of 2015 is made from top 10 countries. • More than half of plastic and rubber processing machines import in the first six month of 2015 is made from China and Germany. • While the increase in import made from Thailand and France for plastic and rubber processing machines in the first six months of 2015 attracts attention, the import made from Swiss and Japan has decreased. 103


PLASFEDDERGİ

BREAKING NEWS

AGENDA (COVER)

The most competitive sector is under the pressure of unfair competition Plastics sector is among the leading sector where the toughest competition is experienced in Turkey. A grave competition exists across the world. Conversely, it faces with injustice and unfair competition in a getting harder manner recently. Although the unfair competition described in Turkish Trade Act legally comes to the fore with technical meaning mostly, it is specified as all kinds of acts and behaviours that violate fair production conditions along with black economy and standard in production under general economic activities. In terms of both its legal description and the channel of combating against black economy, plastics sector exposes to unjust and mostly baseless unfair aggressive competition of the manufactures that produce equal products of the sector. However, plastics is considered “important strategically” all over the world and among the areas most R&D investment is made.

Concentration risk is available in economic activities of Turkey TUIK (Turkish Statistical Institute) also calculates “concentration” (monopolization) in sector within the framework of Industry and Service statistics made annually. Concentration rate is determined in detail from the former two year data in current year either in July or August each year. Sectoral detailing of data has increased following better recognition of NCE classification scope. In Concentration data on Industry and Service Sectors 2013 revealed in July 2015, high concentration is measured in 25 percent of manufacturing industry. Out of 525 classes examined for whole of industry and services, very high concentration (monopolization and low competition environment) is observed for 108 ones. High concentration is determined for 75 classes and medium concentration for 107 classes. Low concentration is calculated for 235 classes as well. All in all, it is determined competition is at low level in 34,8 percent of 525 classes.

-Plastics sector is open to economic competition On the other hand, extensive competition in all classes of plastics sector attracts attention. Concentration is measured in the sector of plastic raw material, plastic product and plastic machine, one of a manufacturing industry branch. High concentration in plastic raw material arisen from existence of single Petro-chemistry refinery and a situation peculiar to Turkey has also reflected on TUIK data. Even though concentration is observed in plastic raw material production in Turkey that manufacturing is seen especially in pet raw material partially and the sector PETKIM displays dominant picture, total production of all plants accounts for 10-15 percent need

of total plastic raw material need if they do not make any export. In other words, even though concentration is observed, this concentration has no effect to damage competition as production capacities of domestic raw material manufacturers especially PETKIM remains quite under consumption of Turkey. Considering all other classes of plastics, very low concentration is seen for all of them. With regard to machine production in the sector, the ratio of turnover of the biggest first 4 firms of the sector to total sector turnover (CR4) has formed at 36 percent level. The same ratio in the class where extensive production exists such as bag, pocket, nylon bag, demijohn is measured around 20 percent. This ratio has realized lower for construction and other plastic products.

The interest coming from international institutions and the offer to work together makes us happy clearly and brings more responsibility to us. In this regard, we are aware of that accessibility is important. Our magazine reaching more persons every passing day with our applications IOS and ANDROID increases its followers in social networks as well. In our new issue, we will deal with Unfair Competition, subject of the cover. In the environment where economic competition is present, unfair competition cases will also be available. The main factor that will arrange that matter and ensure competition, so urge obtaining quality and attractive products is public authority. It is also realized by law through regulatory legislation. Unfair competition does not only behave unjustly towards producer but also victimize the consumer who purchases these goods and services.

Where the Turkish Plastics Industry is Headed The private sector in Turkey has been reluctant concerning investments for the last two years. Our investments have not been on the increase. This recession also presents itself within the plastics industry. There are, of course, admirable and enviable new investments, however there are, on the other hand, downsizing Selçuk Aksoy Chairman / Turkish Plastics businesses, which are losing their competitive Industrialists’ Federation capacity. The increase in Greetings from PLASFED plastic raw material consumption volume, which has never regressed to a single digit figure for the past 15 years, has cruised over the same level as of the year of 2013. Plastics industry investments, as well, are continuing without any pause on the geographical segment, which we are a part of. The countries, which have been our customers, are swiftly continuing their path to become our competitors. Protectionism is being implemented throughout our country by increasing the price of and aggravating import, in order to promote the production of plastic raw material. As a consequence of this circumstance, the goods manufacturers and importers are suffering great losses. However, the path to success and sustainable growth within global competition can be ensured by means of improving the input costs of businesses. Minimalization of logistics, workforce, infrastructure and energy costs and taxes and bureaucracy is a must for the preservation of current and attracting of new investments.

Hi from PLASFED JOURNAL We feel proud to offer 11th issue of PLASFED JOURNAL, the youngest media organ of our sector to your appreciation. Our history is burgeoned with the dream of being news magazine Selçuk Gülsün sector needs, continue Head of Editorial Board of with sure steps for being PLASFEDMAGAZINE reference for fast sector Vice President of Turkish journalism. Plastics Industrialists’ Association - PAGDER

Meanwhile, we experience many national and international developments that will strengthen our claim to be reference journalism.

104

Those who cannot compete with plastic resort to unjust ways Our valuable colleagues, Dear friends, Cover subject of PLASFED Journal is UnReha Gür fair Competition. Possibly Chairman PAGDER – Plastic Industri- members of the sector that are the most suffealists’ Association rer from this matter in the world is we, those engaged in plastics. This is sectoral dimension of job. Beyond that, no other nation who address to unfair competition in all stages of life is present as much as that. Unfortunately, exposing to unfair competition starts from our education periods at childhood, continues till organization of our grave places we will be buried when we pass away, the function of executing our liabilities against state in sport, policy as an individual, confronts us at each activity from benefiting from health service to cultural activity, transport. Unluckily, we are not able to do anything except for doing things falling on our share as an individual. Therefore, scrutinizing subject “unfair justice” may bear the meaning of duty for us with respect to “plastic” carrying problem quantity for many sectors and being informed on things we have done would be beneficial for you.

Day is the time of standing stable together As country, we pass from hard and painful period again. Long lasting election environment, instability, terrorist acts tearing hearts of all us out and increasing currencies at this Erol PAKSU Chairman/EGEPLASDER uncertain environment, Aegean Plastic Industrial- damaging balances… ists Solidarity Association

That being the case, we have to act with common sense, sustain product by jumping in with both feet our work with our responsibility to our country, business, families and enterprises. While plastics sector has raised second place following Germany in Europe from the point of production capacity in recent years, now we are in struggle to “keep our position, stay standing”. Stability is essential for industrialist, it should see the future. We expect everyone expert on its field and especially managers act with this awareness and responsibility.


BREAKING NEWS

As raw material and energy inputs are very high for our sector, our competition chance in global markets is lost. We are foreign dependent 85% for raw material particularly. Additional taxes imposed on raw material import, very far from meeting needs of domestic production; increases in taxes and application errors in import puts industrialists in trouble. PETKIM, only plastic raw material producers of our country carries significant responsibilities in such process.

logies, machines and equipment, consumption materials and services will be presented as part of technical and commercial seminars, product exhibitions, live demos, product promotions and rewards aimed at visitors.

My valuable friends and colleagues

Rubber Association founded in 1988 has embraced everyone from industrialist to student, academician, technician and all other ones interested in rubber, given technical and sciNurhan Kaya entific support. With the Chairman publication it has issued Rubber Association and the seminar given, it has become information centre. It has made contribution to development of commercial life throughout the exhibitions and sector meetings it has organized. It has become centre where all sections from the sector meets and knows each other, make cooperation and union of forces. The synergy it has created from this aspect has also contributed to development of sector very much.

While starting to my words, firstly I condemn the deplorable terrorism events we have experienced in last days, I wish mercy from God to our martyrs, their relatives and our nation. I believe that every section will lay emphasis on Yusuf Özkan this matter sensitively Chairman/Association of and produce a permaKayseri Plastics Business nent solution. Owners (KAYPİDER)

A new period has been entered as a result of negative conclusion of coalition studies, decision will be given by nation again. I wish the result would be favourable for our nation and country. In the environment that world markets pass complicate days and uncertainties are experienced, managing our economy in balanced way gives us consolation. Of course, currency increases affects especially our sector negatively as well as our raw material purchases. However these days have also tomorrows. We trust that Turkish economy overcomes this examination with success. We all see the events experienced in Middle East and at our neighbours. In spite of these negativities occurred at home and abroad we must look at macro balances in economy not at micro balances. Because, in spite of such negative events; lack of any crisis in the economy is an indicator of that. We think Turkish economy will move our country to the future by protecting its macro- economic stability.

COMPOSITES ACTIVITY OF TURKEY IS IN ISTANBUL GORRION HOTEL BETWEEN 8- 9 -10 OCTOBER 2015 Composites Manufacturers Association will realize second Composites Activity of Turkey of the first one held in 2013 in İstanbul between 5-9-10 October 2015. “2nd Turkish and Regional Composites Industry, Technology and Application Summit Şekip AVDAGİÇ and Forum”, “1st Turkish Composites Industrial- and Regional Composites ists Association Chair- Industry, Technology and man, Board of Directors Application Exhibit” or in short, “TURKISH COMPOSITES 2015, COMPOSITES SUMMIT will contain the activities containing all composites sector, notably production, processing and application methods special to composites industry. In particular, raw materials (resins, fibre and reinforced materials, technical textiles, thermosets, thermoplastics, additives), semi and intermediate products, processing techno-

We embrace everyone in the sector

Rubber Association has members from all corners of Turkey (in a wide spectrum from very large enterprises to very small ones) Rubber Association, only association from the point of its scope is in contact and cooperation with rubber associations from many countries of the World.

PLASFEDDERGİ

Reha Gur, president of PAGDER who makes an evaluation for the training program said that “PAGDER will sustain to serve the sector by increasing quality in difference creating training programs for the period 2015-2016. On this matter, our friends and Professional staff within Training Committee have passed a devoted working period.” PAGDER applies many training program for marketing, production, business management , personal development that the persons expert in their fields make presentation. Selcuk Gulsun, President of PAGDER Training Committee: We will concentrate on practice and different disciplines as well theory. President of PAGDER Training Committee has emphasized they have made a series of innovation in trainings programs. Gulsun indicated that with cooperation provided, application opportunity will be present in technical trainings as well as conferences of international esteemed persons, it is started to give trainings in different disciplines such as accounting, marketing, etc. Selcuk Gulsun answered the questions of PLASFED HOURNAL.

GAPLASDER said hi to the sector GAPLAST Plastics, Packaging, Chemistry Technologies and Raw Material Products Exhibition organized in cooperation with Akort Fair Organization Company and Southern east Plastics

PAGDER has disclosed its training program; applied training supported by university with international quantity is getting started

PAGDER added application dimension to trainings. PAGDER that targets providing beneficial by considering concrete needs of the sector continues its training program. Fall training schedule 2015 has been revealed by PAGDER. In sector announcement made related to fall program, the section pertaining to 2015 Fall Semester become definite for the training activities towards increasing vocational, technical and personal qualification needed by plastics sector.

PAGDER will organize trainings from principle to practice, making cooperation with the branded institutions in our country and the leading academicians of the sector in new period. It is said “PAGDER bringing concrete solutions to sector problems with concept “Applied Training” has undertaken the duty of being architect of innovative and complementary training at high quality standards.”

105

and Chemistry Industrialists Association, Gaziantep Chamber of Industry has opened its doors first time. Sector members have met in Gaziantep between 9-12 September. Plastics sector has increased its possibilities with a new exhibition. The process started with the initiatives of GAPLASDER (Southern East Plastics and Chemistry Industrialists Association), meeting point of plastics and chemistry sector members in Southern East Anatolia region has been completed with success and first GAPLAST Plastics, Packaging, Chemistry Technologies and Raw Material Products Exhibition has opened its doors. The exhibition that sector members has showed extensive interest was held in Gaziantep between 9-12 September. The exhibition organized in cooperation with GAPLASDER, Gaziantep Chamber of Industry and Akort Fair Organization Company has the characteristics of being first plastics- chemistry of the region. GAPLASDER is also member to PLASFED, umbrella organization of plastics sector. 100 separate firms and the brands more than 150 have promoted their products to participants in firstly organized GAPLAST 2015.


PLASFEDDERGİ

BREAKING NEWS

Giant step for free trade of plastics products from PADGER The attempts conducted by PADGER for including of plastics product and raw materials as well in free trade negotiations that Turkey has also joined along with 16 member countries member to World Trade Organization (WTO) has given result. The offer related to taking plastics products and raw materials under the scope of environmental product is on the table in “WTO Environmental Products Convention” negotiations. If plastics products and raw materials are taken within the environmental product class, free trade within WTO will be possible. Reha Gur, president of PAGDER who make an assessment for the studies said” firstly, I have to state that with the efforts of PAGDER, plastics is on negotiation table, I am pleased from for-

Packaging Industrialists Association (BURPAS) has disclosed they are very close for providing an education institution to Bursa that will train intermediate staff. In its statement, Ilker Biliktu has made public that they have made effort for training qualified personnel , among the most prioritized problems of the sector and they have started Project to establish a school with 10 classrooms. Biliktu stating that they will conclude the Project if they find place, added: “We have a study with Tophane Industrial Vocational High School. In our discussion with Director of Provincial National Education, we have made a request for opening of a plastics school. We want a site for 10 classrooms. In coming days, they will make a place allocation. School will be opened to service after making its place. If our place is determined, putting target and budget is easy. We say that treasure show place us and we construct. “

for the sector and the country representatives participating in executive board have given information. To executive board meeting, Selcuk Mutlu, Secretary General of PAGDER has attended for representing the sector.

Cukurova PLASDER called industrialists to more cooperation Cukurova Plastics Industrialists’ Association (Cukurova PLASDER) has continued its activities for developing cooperation network of organization and industrialists. As well as August meeting, visit is realized to many firms. Cukurova Plastics Industrialists’ Association has sustained the studies started to increase work making capacities together and to establish cooperation network of the plastics industrialists

PAGDER EUROMAP made call to its members for investment in Turkey and to purchase more products General Assembly of EUROMAP (European Plastics and Rubbery Machinery Producers Association) that European plastics and rubbery mac-

who show operation in the region and the members. In this context, Cukurova PLASDER organizing “Sectoral Meeting Breakfasts” has realized August meeting with the support of Ibrahim Kamisci and TSP Machinery.

ming a ground to protect interests of both our country and our sector. I thank you all PAGDER community and sector members who has contributed efforts for reaching this point. A giant step is taken for free trade of plastics products and raw materials. I believe we have also reached conclusion. “

BURPAS is working for the school with 10 classrooms and the industry site

Contribution to training and industry from BURPAS Ilker Biliktu, President of BURPAS explained that the studies for providing a new education institution to Bursa have come to last stage. Biliktu noted that venue search for an industry site to band plastic manufacturers together continues. Ilker Biliktu, president of Bursa Plastics and

Trento University: single use only polypropylene and polystyrene table tools are compliant with environment hines producer organizations are member to it is completed. In the executive board meeting held before the general assembly, PAGDER has informed European manufacturers about the latest economic situation and plastic-rubbery machine production in Turkey.

Scientific studies continue to acquit plastics. With the research made under the leadership of Pro.Mo, member group “Union Plast”,

Reha Gur, President of PAGDER stated in the evaluation he has made following the general assembly that Turkish plastics and rubbery processing machines sector is open to global cooperation in order for sector reaches the success level it has deserved, PAGDER supports that.

-PAGDER, Plastics Industrialists’ Association has made a call to European plastics and rubbery machinery producers to make more cooperation with Turkish firms. General Assembly of European Plastics and Rubbery Association, EUROMAP is completed. In the executive board meeting made before the general assembly meeting that PAGDER, member of EUROMAP has represented Turkish plastics processing machinery sector, global developments are discussed

106

coming the largest producers of plastics table tools of Italy together, a scientific study related to life cycle of only single use table tools in different types is concluded. As a result of the study conducted with the technical support of “Quota-


BREAKING NEWS

Sette”, famous consultancy firm of its field, Engineering Department of Trento University, “SGS” test centre leader in its field has also taken duty. In the analyses made, conformance of different type table tools to “ISO 14044”, environmental compatibility standard is confirmed. “Conformance of only single use table tools to ISO 14044 and the safety of plastics is proved once more in the consequence of this important scientific research conducted in Italy. The basic conclusion to be emerged from the study is that any result to validate prohibition need environmentally of any product evaluated could not be provided”,

Reha GUR, chairman of the board of PAGDER (Plastics Industrialists’ Association) said.

Turkish Composites will say hi with “Exhibition” identity Turkish Composites among the most significant activities of the sector has extended and taken fair identity within its body. The activity will open its doors between days 8-10 October. Turkish Composites 2015 activities and 1st Turkish and Regional Composites Industry Technology and Application Exhibition open its doors in Istanbul between days 5-8 October. Sekip Avdagic, president of Composites Manufacturers Association talked about the activity: “TURKISH COMPOSITES 2013 we have realized its first one in 2013 and the organization of our association will turn into a an exhibition this year and open its doors on 8 October 2015 under the title of 1st Turkish and Regional Composites Industry, Technology and Application Exhibition in Istanbul Gorrion Hotel. In the activity to last 3 days, you can have opportunity to meet with the most important firms of the sector, chance of reviewing the most innovative and creative products, watching technical and commercial presentation beneficial from each other and participation in demo applications that will continue 3 days again. I recommend you note our activity you can attend freely on your agenda, allocate these days to our activity from now on”

Nurhan Kaya, president of Rubber Association: we support projects and theses in universities Nurhan Kaya, president of Rubber Association said as association, they work for supporting the initiatives on supporting the initiatives on rubber between İstanbul chamber of Industry and universities. In his statement, Kaya said: we have provided opportunities for supporting dissertations, developing new projects in universities with Istanbul Chamber of Industry that members of the board of Rubber Association have also involved to represent our sector, studies are continued for transfer of these. We ensure that our sector represented in ISO Assembly and Rubber Voca-

PLASFEDDERGİ

INTERVIEW

Temel Atasagun, president of Hayalgucu 360 Communication Agency:

The important thing is that he institution you offer service reaches success tional Committee benefit at maximum ratio from the possibilities ISO provides for our industrialists.” Kaya underlined that they desire emergence of the projects to be model for university- industry cooperation with this initiative.

Following diversification of communication channels and mediums, the communication needs of companies and institutions have differentiated in comparison with the past. Agencies that render services for companies and other institutions and even persons have entered in dif-

Reha GUR, president of PAGDER evaluates ISO top 500 list:

“We have seen the necessity of giving priority to industry and production” PAGDER (Plastics Industrialists’ Association) has revealed that 20 firms from plastics sector enters in ISO second 500 list. In the evaluation made over 19 firms due to a firms that wants its name is not disclosed, it is stated that sale revenues of the plastics firms entering in second 500 list in 2014 has increased 28 percent, the gross value added has soared 13 percent. Reha Gur, chairman of the board of PAGDER, in his explanation made with regard to data, stated that the difficulties in manufacturing industry is also observed in the plastics manufacturers entering in ISO second 500 list as well, and said “ we are faced with the data bearing the necessity of taking measures for production, industry quickly” Reha Gur, PAGDER president noted that in the analyses aimed at ISO second 500 list, necessity of giving priority to industry and production is observed. It is made public that 20 plastics sector firms have entered in “ISO second 500 Big Industry Establishments“, second step of first 500 list that the largest industry establishments are sorted as per from production to sale of Turkey and published every year by Istanbul Chamber of Industry. In the evaluation made over 19 firms due to a firm that wants its name is not disclosed, sales from production of the plastics firm in the list has increased 28 percent in 2014 compared to former year, sale revenues 31 percent, gross added value 13% and equity 8 percent. Hard sledding signs in foreign trade experienced of Turkey due to economic problems in Europe, the political problems existed in Middle East and Northern Africa are also seen at the data.

107

ferentiation process for adaptation to this new structure. We have talked with Temel Atasagun, president of Hayalgucu 360 Communication Agency giving institutional support to the campaign entitled Plastics transforming to successful Home about his opinions on its company, new communication processes and the social media, the most important mediums of new media.

INTERVIEW Ömer Kaya Yelten: Plastic product manufacturers should concentrate on productivity, especially raw material productivity. Ömer Kaya Yelten, General Director of PLM Makine emphasized that new trends has formed in plastic processing sector recently, new approaches have emerged in dumping- efficiency area.

Yelten stating that the manufacturers in Turkey do not act carefully on productivity and especially raw material productivity, pointed out that many firms, therefore, come up against profitability and competition problems due to missing out these factors. Ömer Kaya Yelten mentioned his opinions about the trends in machinery sector, competition of Chinese and European manufacturers and the productivity to PLASFED JOURNAL.


PLASFEDDERGİ Sayı 11  

PLASFED Plastik Sanayicileri Federasyonu Dergisi Sayı 11 (Temmuz - Eylül 2015)

Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you