Page 1

Yıl: 6

Sayı: 136 15 EKİM 2013

Kaykaycılar Pendik’te platforma kavuştu Pendik, sporcu gençlerin mekânı haline geliyor. Sporcu gençlerin gerekli olanaklara sahip olması konusunda Pendik Belediyesinin yanı sıra İstanbul Büyükşehir Belediyesi de çalışmalarını sürdürüyor. Sahildeki alan düzenlemesi kapsamında kaykaycılar ve patenciler için platform inşa eden İBB, gençlerden tam not alıyor. En son tekniklerle inşa edilen ahşap platformlar sayesinde sporcu gençler hünerlerini rahat bir şekilde gösterip kendilerini geliştirebiliyorlar. Görüşlerini aldığımız gençler kendilerine soğuk havanın bile engel olmadığını ifade ederek “Pendik’te ilk defa böyle bir platform görüyoruz. Vakit buldukça buraya gelip çalıyoruz.” diyor.

Farklı olmak isteyenler için yeni tasarımlar Kreatif Dizayn Köşemiz bu sayımızda da dopdolu. İlk tasarımımız Cush Design Studios’a ait. Kitap okumayı sevenler için tasarlanan bu kitaplık, terazi sistemiyle çalışıyor. Terazi kitaplıkta, okunan ve yeni alınan kitapların konulduğu tepsiler bulunuyor. Eğer okuduğunuz kitap sayısı yeni alınan kitaplardan az olursa terazinin dengesi yerçekiminin etkisiyle bozuluyor. Böylece sistem sizi, daha fazla kitap okumaya teşvik ediyor. İkincisi tasarım mutfak ve banyonuzu farklı kılacak cinsten. Alt ve üst olmak üzere çift ağızlı olan bu batarya, görünümü kadar fonksiyonlarıyla da dikkat çekiyor. Elleri yıkamak için aşağıdaki ağızdan akan suyu içmek isterseniz yukarıdaki ağız devreye giriyor. Basınçla yukarı çıkan suyu böylece bardak kullanmadan içebiliyorsunuz. Son tasarım ise açıldığında şaşırtan bir mutfak çekmecesi. Dışarıdan bakıldığında normal gözüken bu çekmece, açıldığında köşeli bir bütün çekmece gibi hareket ederek görenlere alışık olmadıkları bir deneyim yaşatıyor.


10

15 EKİM 2013

icatlar/mucitler

Yerçekimine Karşı Koyan Mekanik Dev;

Uçak

Büyük gövdeleri ve ağır yapılarına rağmen uçabilen uçakların mekanizmalarını gerçekten merak ediyorum. Görünüşü ve yapısı itibariyle gökyüzünde kalmaları imkansız görünen uçakların, mühendislik harikası sistemleri onları havada tutuyor. Peki, ama nasıl oluyor? Bilindiği üzere yer çekimi yaşam için en geçerli ve en etkili kanunlardan biridir. Adı üzerinde yer çekimi yerin maddeyi çekmesini temel alan bir kanundur. Herhangi bir madde havada uzun süre kalamaz ve bırakıldığı anda yere düşer. Bunu eşyalarımız üzerindeki deneylerle rahat bir şekilde gözlemleyebiliriz. Bıraktığımız her cisim yere düşer!

Peki, ama uçaklar nasıl havada kalır? 1. Kaldırma Kuvveti - Lift Uçakların uçabilmesini, havada tutunmasını sağlayan unsurlar vardır.

2. İleri itici Kuvvet - Thrust 3. Geri Sürükleyici Kuvvet - Drag 4. Yerçekimi kuvveti - Gravity

Kaldırma Kuvveti - Lift Bir uçakta kanat yapısını incelersek, su damlasını andıran bir yapısı olduğunu görürüz. Fakat kanat üst yapısı daha kavisli, alt yapısı ise üste nazaran daha düzdür. Kanat yüzeyinin önüne çarpan hava akımı, kanadın üst yüzeyi daha kavisli olduğu için, hızlı bir şekilde, Alt yüzey ise daha düz olduğu için, üste göre yavaş hareket eder. Bu da yüksek bir basınç oluşumuna neden olur ve bir kaldırma kuvveti meydana gelir. Fakat bir uçağın kanadında oluşan bu kaldırma kuvvetinde uçağı havada tutabilmesi için de, uçak havalanma esnasında iken kaldırma kuvvetinin uçağın ağırlığından fazla olması, düz uçuşta ise eşit olması gerekir. Kanat yapıları uçakların hızına göre değişir. Mesela; Düşük süratli uçaklarda kanat kısmı daha kavisli ve büyüktür. Çünkü kavis arttıkça drag (geri sürükleme) artar. Onun içindir ki yüksek süratli uçaklarda drag’ı önlemek ve hızı azaltmamak için, kanat üst yapısının kavisi daha azdır. Bu yüzden özellikle savaş uçaklarında kanattaki kavisler daha az ve kalınlıkları daha düşüktür… Bu Sebep ile sürate ve amaca uygun olarak her uçak için ayrı özellikte kanat yapıları geliştirilmektedir.

Bu kuvvetler birbirini tamamlayarak yerçekimini yener ve uçak havalanır. Uçakların uçması Bernoulli prensibine dayanır. Bir akışkanın, (bu gaz veya sıvı olabilir) hızı arttıkça basıncı düşer. Bu ilkeden yola çıkarak, uygun kanat yapısını da buna ilave edildiğinde, hava akımını kaldırma kuvvetine çevirmiş oluruz. Fakat bu kaldırmanın olabilmesi için de hava akımını ve itmeyi sağlayacak motora ihtiyaç vardır. Bunların yanı sıra aerodynamic bir yapıya, kumanda yüzeylerine ve iniş takımlarına da ihtiyaç vardır.

Geri Sürükleyici Kuvvet - Drag Uçak havalandığında, iki ayrı geri sürükleyici kuvvetin birleşmesinden oluşmuş, toplam geri sürükleyici kuvvetin etkisi altına girer. Birinci geri sürükleyici kuvvet: Kanat üst ve alt kısmından geçen hava, kanadın sonunda geri sürükleyici bir kuvvet meydana getirir. İkinci geri sürükleyici kuvvet: Gövdenin dışında bulunan iniş takımı/tekerlekler, radyo anteni ve benzeri parçaların hava içinde meydana getirdiği direnç nedeni ile oluşur. Uçağın bu tür parçalarına aerodinamik şekil verilerek, geri sürükleyici kuvvetin mümkün olan en alt düzeyde oluşması sağlanır.

İleri itici Kuvvet - Thrust İleri itici kuvvet, düzenli ve verimli çalışan motorla sağlanır... İleri itici kuvvet, geri sürükleyici kuvveti yenebilmelidir. Düz uçuşta ve sabit hızda ileri itici kuvvet, geri sürükleyici kuvvetin toplamına eşittir. Eğer ileri itici kuvvet, geri sürükleyici kuvvetten fazla olursa, uçağın hızı, ileri itici ve geri sürükleyici kuvvet eşit olana kadar artmaya devam eder. Motorun gücü ile ileri itici kuvvet birbirine eşit değildir. Geri sürükleyici kuvveti yenen veya dengeleyen ileri itici kuvvet, motordan aldığı güç ile dönen pervane tarafından meydana getirilir.

Yerçekimi kuvveti - Gravity Yerçekimi kuvveti veya ağırlık, uçağı etkileyen dört kuvvetten -herkes tarafından- en fazla bilinenidir. Yerçekiminden kaynaklanan uçağın ağırlığı (1 G) olarak tanımlanır. Normal şartlarda “1 G” olan bu oluşum, uçağın yukarı doğru yaptığı hareketlerde hücum açısıyla orantılı olarak artar. Bu nedenle, uçak üretilirken, yük ve kullanma limitleri göz önünde tutularak gerekli hesaplamalar yapılır ve kanat ile gövdenin uçuştaki dayanıklılığı sağlanmış olur. Başka bir ifadeyle yukarıda sayılan bu kuvvetler bir biri ile dengeli olduğu noktada uçak havada tutunmaya başlar. Bütün uçakların temel uçuş prensipleri hep aynıdır... Yatay eksen, dikey eksen ve yanal eksen, bu eksenler uçağın ağırlık merkezinden geçer. Bir uçağın tam olarak denetlenebildiğini söylemek için bir pilotun bu üç eksende uçağın hareketine hakim olması gerekmektedir.


11

15 EKİM 2013

Keçeden kutu yapımı Suni keçeler hem kumaş, hem kağıt gibi kullanılabiliyor… Birlikte adım adım bir kutu yapalım… Kutunuzun boyutunu hediyenize göre belirleyebilirsiniz.

Dört yapraklı yonca şansı simgeler. İsterseniz kutunuzun dışına dört yapraklı bir yonca yapabilirsiniz.

Keçenize, kutunuzun tabanı için bir kare çiziniz. Bu karenin köşelerini uzatarak + işaretinin oluşmasını sağlayınız. Daha sonrasında da fotoğrafta görüldüğü gibi kesiniz.

Bil, bakalım…

1 Kestikten sonra köşeleri bir araya getiriniz. İsterseniz dikerek, isterseniz yapıştırarak kullanabilirsiniz.

Ya da keçeden bir fiyonkla kutunuzun doğal görünümünü bozmadan süsleyebilirsiniz.

Bir ayrıtının uzunluğu 1 olan küplerden üst üste konularak tüm alanı A olan bir kare dik prizma yapılırsa, A sayısı aşağıdakilerden hangisi olabilir? A) 12 B)16 C)26 D)36 E)44

2 A ve B köylerinden birer traktör aynı anda sabit hızlarla birbirlerine doğru hareket ediyor. traktörlerin karşılaştıkları andan 4 saat sonra A’dan hareket eden B’ye, yine karşılaşma anından 9 saat sonra B’den hareket eden A’ya varıyor. Traktörler hareket ettikten kaç saat sonra karşılaşmıştır?

3 2 ve 9 ile bölünebilen bir sayının tam olarak 15 pozitif böleni varsa, bu sayı 5’e bölündüğünde kalan ne olur? Ufak bir kuş, düğmelerle oluşturduğunuz balon görünümü kutunuza sevimli bir görünüm kazandıracaktır.

4 İlk terimi 1 olan 20 terimli bir aritmetik dizinin toplamı, ilk terimi 20 olan 10 terimli bir aritmetik dizinin toplamına eşittir. Bu dizilerin ortak farkları sırasıyla x ve y pozitif tam sayıları ise, x+y toplamının alabileceği en küçük değer nedir?

2. 6

3. 4

4. 43

Cevaplar

1.C

İsteğinize göre kapak ve süsleme yapabilirsiniz.


12

15 EKİM 2013

Esnek Ekrandan Sonra Esnek Pil Kitap: Yazar: Yayınevi:

Lanetli Göl George Sand Şule Yayınları

Merhaba dünya klasikleri dizisi… Genellikle klasik kitapları anlatmak taraftarı değilim. Ama mevzu George Sand olunca kendimi kaptırıyorum sanırım. Yazarın en beğendiğim eserleri arasında Lanetli Göl yer alıyor. Kısa, öz ve atıştırmalık bir eser. George Sand kitabına başlarken bir önsöz yazmıştı. Aslında önsözleri okumayı pek sevmesem de buna göz atmak istedim. Yazar kendi ruh halini ve edebiyata bakış açısını gerçekten derin ve etkili bir şekilde ele almıştı. Yazarın gözünden eser ve eserin gözünden yazar iki ayrı kavramdır. Bu ayrılığı doğru ifadelerle ele alan George Sand, hem klasik olmuş bu eserini takdim ediyor hem de edebiyatın önemini bir kez daha vurguluyor…

“Kenevircilerin Gece Sohbetleri” (Veillees du Chanvreur) başlığı altında toplanmaya niyetlendiğim bir kır romanları dizisini Lanetli Göl ile başlattığım dönemlerde, kafamda herhangi bir yöntem ve edebiyatta devrim yapma iddiam yoktu. Zaten bir devrimi gerçekleştirmek tek başına hiç kimsenin harcı değildir ve hele sanat alanında devrimler, bilinçli ya da bilinçsiz, bütün bir insanlığın katılımıyla meydana gelir. Ne var ki bu tespit, kır yaşantısını anlatan romanlar için geçerli değildir. Kır romanı, kah yapmacık kah samimi olarak her şekilde zaten vardı. Sözünü ettiğim ve burada tekrarlamam gereken şey; kırsal yaşam düşünün bütün zamanlar boyunca şehirlerin ideali olduğu ve varlığını sürdürdüğüdür. Medenileşmiş insanı ilkel yaşamın güzelliklerine geri götürürken yeni bir şey yapmış değilim. İstediğim; ne yeni bir dil oluşturmak, ne de kendime yeni bir tarz aramaktı. Buna rağmen pek çok gazete yazısında bana bu tür iddialar yakıştırıldı. Ama iyi biliyorum ki; benim asıl niyetimin ne olduğuyla çok az kimse ilgilendi. Sanat eserinin doğuşunda biricik ilham kaynağı en basit bir fikir veya en basit bir durum olduğu halde, onun hakkında

uzun uzadıya eleştirilerin yapılması beni her zaman şaşırtmıştır. … Bana neyi amaçladığım sorularsa; gayet dokunaklı ve sade bir eser ortaya koymak istediğimi. Yine de bunu keyfimce yapmayı başaramadığımı söyleyeceğim. Sadelikte güzeli fazlasıyla gördüm ve hissettim. Fakat görmek ve resmetmek iki ayrı iş! Sanatçının bütün beklentisi; gözleri olanları görmeye sevk edebilmektir. Öylece görün sadeliği, siz diğerleri, gökyüzünü ve tarlaları görün, ağaçları ve köyleri. Özellikle onların doğruluğunu ve saf kalpliliğini… Benim kitabımda bunların birazını bulacaksınız. ‘’Doğada ise çok daha fazlasını…’’ Doğa her zaman genç, güzel ve cömert olmayı sürdürmektedir. Oraya dilediğince serpilen bütün bitkilere ve canlılara şiirseli ve güzeli sunmaktadır. Mutluluğun sırrı ondadır ve hiçbir güç onu doğanın elinden kapıp götüremez. Sanatçı da doğanın güzelliklerine öykünürken ve onları seyre dalarken bu türden bir mutluluğun tadını alır. Köy insanı için huzurlu, rahat, şiirsel, emek dolu ve sade bir yaşam düşü öyle sıradan bir ham hayal ve de kavranması pek zor bir şey değildir. Çiftçinin sanatçı olabileceği bir gün gelecektir; öyle olmasa bile güzelliği dile getirebileceği (o zaman buda pek fazla önem taşımayacak) en azından onun neliğini bilebileceği bir gün. Fakat yazık ki; bu adam o güzelliğin gizemini hiçbir zaman anlamadı, bu çocuk da hiçbir zaman anlayamayacak! İnsanların en mesudu emeğinin bilincinde olan, alnının teriyle geçinen, huzuru ve özgürlüğü aklının gücünü kullanarak elde eden, yüreği ve beyniyle yaşayacağı bir ömre sahip olan, kendi eserini tanıyan ve Tanrı’nınkine de hayranlık duyandır. Kitap kurgusuyla etkileyici ve hikayesiyle sürükleyici bir anlatıma sahip. Keyifli okumalar…

LG uzun süredir üzerinde çalıştığı ve bir devrim yaratacağına inandığı esnek ekranlardan sonra esnek piller üzerine çalıştıklarını belirtti. Esnek pil aslında ilk olarak zihinlerde canlanan alışılagelmiş pil görünümünden oldukça uzak olacağa benziyor. Bir kablo parçasını andırması beklenen bu yeni teknoloji piller esnek ekranlarla birlikte tam uyum içerisinde çalışacak ve böylece esnek ekran teknolojisinde tam verim alınacak. Şimdilik kesin bir görünüm ve çıkış tarihine sahip olmayan bu teknoloji görünen o ki mobil ve giyilebilir teknolojiyi bir adım öteye taşımakta oldukça etkili bir role sahip olacak.

Geleceğin Teknolojisi “Blok Telefon”

Özellikle cep telefonu pazarında teknoloji geliştikçe eski teknolojiler de yavaş yavaş terk ediliyor ve kullanıcılar da ya eski telefonlarından kurtulmak için ya da yeni telefonlarının bozulan parçaları yüzünden telefonlarını komple çöpe atıyor. ABD merkezli Phonebloks girişimi cep telefonlarının ve elektronik cihazların neden olduğu teknoloji

çöplüğünün önüne geçebilmek için parçaları kolay bir şekilde temin edilebilir ve değiştirilebilir blok telefon geliştirmeye hazırlanıyor. Hem telefonunuzun fiziksel olarak yerlerini, hem de bozulan parçalarını çok rahat bir şekilde değiştirmeye olanak sağlayacak olan bu teknoloji sayesinde teknolojik atıklar eskiye göre bir hayli azalacak gibi görünüyor.

2014 Sonunda 4G Geliyor Teknoloji gün geçtikçe sınırları zorlayan uygulamalarla hayatımıza girmeye devam ediyor. Bunun en son örneği 4G teknolojisi. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım 4G teknolojisinin Türkiye’ye geleceği tarihi açıkladı. Ankara’da Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun yeni binasının temel atma töreninde konuşan Binali Yıldırım, 4G’yle ilgili yeni müjdeler verdi. Altyapı çalışmaları süren 4G’nin 2014 yılı sonunda Türkiye’de de kullanıma sunulacağını açıklayan Bakan Yıldırım, konu hakkında açıklamalarda bulundu. Mobil internetin son yılların en önemli gelişmelerinden biri olarak gösterilen 4G teknolojisi önümüzdeki yılsonunda Türkiye’de olacak. Çalışma şeklini değiştiren bu teknolo-

jiyle beraber mobil cihazlarda yüksek hızlara da ulaşmaya başlanacak. 3G teknolojisiyle başlayan hız artışı şimdi de 4G teknolojisiyle devam edecek.

Pendik Gündemi Gazetesi - Gençlik Eki - Sayı:18  

Pendik Gündemi Gazetesi Gençlik Eki Sayı:18 15 Ekim 2013

Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you