Issuu on Google+

EKSPRES MÜJDE!

elleştirilen ekspres GEÇTİĞİMİZ aylarda öz akbillerin kaldırılması otobüslerinde indirimli ı.Bu ay, önceki aileleri çileden çıkarmışt di. E-58 Mecidiyeköyuygulamaya tekrar geçil y-Esenkent güzergahında Esenkent ve E-57 Bakırkö büslerinde indirimli akbil yolcu taşıyan ekspres oto tarifesi yeniden başladı.

Pazarola EKİM 2011

www.pazarola.com.tr

BAHÇEŞEHİR’DE ÇİFTE CİNAYET

Hiç uğruna ölüm BAHÇEŞEHİR KC G Çarşı’da işlenen cinayet şok etti. 18 yaşındaki Emre, fındık kabuğunu doldurmayacak sebep yüzünden tartıştığı F.B.’nin bıçak darbeleriyle hayatını kaybetti. Biri mezara gitti diğeri de hapse... SAYFA 13’TE

YOGA ne bir din ne de bir spor. Bedeninize enerji depolayan bir felsefe... Yoga eğitmeni Hikmet Gürbüz Sezgin, kendi dünyanıza nasıl yolculuk yapabileceğinizi Pazarola’ya anlattı. SAYFA 14’TE

1

AKILLI TAHTALAR GELİYOR ÇINAR Koleji’nin Büyükçekmece’de yaptığı kampüs açılışına katılan Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, devlet okullarının tamamının akıllı tahtalarla donatılacağının müjdesini verdi. SAYFA 5’TE

2

Ceset kokusu tüm apartmanı kapladı

BOĞAZKÖY 6. Cadde’de bir travesti evinde ölü bulundu. Olay, apartman sakinlerinin kötü koku nedeniyle emniyete başvurmasıyla ortaya çıktı. Katil ya da katiller aranıyor. SAYFA 12’DE

YOGAYI KEŞFEDİN

BAZ İSTASYONUNA TEPKİLER SAYFA 11’DE

Emre Ünlü

AKILALMA Z ! K I L I C I R I D N DOLA nra otomobil servislerine so n ta uk ud ok ri be ha ARAÇ sahipleri, bu k yakında Pazarola’da... ço er ab H ba om B .. k. ce bakışınız değişe


2

YAŞAM

Hobi insanı

HANI insan bazen kendi yapamadığı şeyi yapana sinir olur ya. Ve bencilce “ben yapamıyorum madem o da yapmasın” diye düşünür… Bu hafta sonu krizimin sebebi buydu. Evet, her hafta sonu başka bir kriz yaşıyorum ve neden böyle bilmiyorum. Ancak her hafta sonu takacak bir şey buluyorum ve bu sefer kalede kocam vardı… Uzun zamandır işten güçten kendime zaman ayıramıyorum. Önceleri farkında değildim, yani koşturma arasında durup “kendim için ne yapıyorum?” diye sormuyor insan, ya da ben onlardan değilim… Ancak uzun ve yorucu bir temponun içindeyken, bazen ufacık bir şey sizi tetikliyor ve duruyorsunuz. İşte o an bir fıttırma oluyor ki çok fena… wHafta içi hayat işten eve-evden işe. Hafta sonu ise önce oğlumun hobileri için servis çekiyorum resmen (basketiydi bilmemnesiydi) sonra eve dönüyoruz, oğlum ödevini yaparken kocamın hobi saati geliyor (bir süredir benim zamansızlıktan devam edemediğim Enshin karate dersleri). O dışarıdayken ben ya çalışıyorum ya makineye çamaşır atıyorum ve bulaşık makinesini boşaltıyorum falan… Sonra kocam hobisinden dönüyor ve birlikte bütün hafta doğru düzgün vakit geçiremediğimiz için oğlumuz her ne istiyorsa onu yapıyoruz. Ve ben tekrar çalışıyorum. Bunu fark ettiğimde Sarhan Enshin Karate dersindeydi ve ben ojesiz tırnaklarıma bakıyordum. “Oje sürmem lazım” dedim. Sonra fıttırdım… Ben: Biliyo musun, sen dersteyken ben düşündüm de, ne MBA’in bitiyor, ne karaten, ne yüzmen! Bu sıpa da öyle, ne yüzmesi bitiyor ne basketi. Ben zaman bulamıyorum hiçbir şeye ama ben hariç herkes “çağdaş uğraşı insanı”. O zaman düşünüyorum. Sen beni evde bırakıp karate yapacak zaman yaratabiliyorsun madem, ben de yapabilirim bunu. Yani, kim tutar beni. Sarhan: … Ben: Sen eve geldikten sonra ben seni Atahan’la bırakıp çıkıcam ve bilmiyorum artık, en üçgen vücutlu ve yakışıklı hocayı bulup pilates yapıcam! Yoga ya da… ne haltsa artık… Sarhan: Birincisi, YOK YA! İkincisi pilates yapan erkek hoca bulursan ben rahat olurum. Üster üçgen, ister eşkenar dörtgen olsun, kesin “gay”dir. Ben: Allah Allah, niyeymiş? Üçgen vücutlu yakışıklı adamlar pilates yapamazlar mı? Sarhan: Yaparlar, topla yapılmıyor muydu zaten pilates, ehehehi, hatta cuk oturur, o adamlar pilates yapsın zaten. Ben: O halde ben kendime yakışıklı ve üçgen vücutlu bir yüzme hocası bulurum yüzerim ulan. Yüzerim ben. Sarhan: 40 yaşında bir kadının yüzebilmek için hocaya ihtiyaç duymasından daha seksi bir şey olamaz zaten dimi Mehtap? “Bunca zamandır simitle yüzüyodum, parayı ancak bulduk, yüzme öğreneyim dedim” mi diyeceksin adama? Ben: Belki normal yüzmiycem, monopalet şeyedicem, Allah Allah! Yok mu gözlükle yüzme, şnorkelle dalma falan? Bulurum bişi. Sarhan: Aşağıdaki klüpte terlikle havuz kenarında yürüme kursu var, ona katıl, eheheh, hocaların hepsi prizmaymış ehehe. Ben: Sadece senin anladığın, matematiksel, piksel bir dünyada geometrik bir espri komik olmalı Sarhan. Ben buradan bakıyorum ne komik ne de ironik. Bir mizah yazarının kocası bu kadar “silindirik” espriler yapmamalı sanki. Ama asıl mesele şu! Ben kendime zaman ayıracam, beni kimse tutamaz. Gidecem, Kıvanç Tatlıtuğ nerde çalışıyorsa bulucam, orda yürüyüş bandında yürüycem. Yapacam bunu sana inat. Sarhan: Sen bu ara fazla Kıvanç Tatlıtuğ esprisi yapmaya başladın, kalbini kırıcam en sonunda. Ben: Ne o kıskandın mı? Kıvanç oyunculuk dersi veriyomuş, ona katılırım belki. Sarhan: Ha bak ona katıl. Çünkü bir kadın oyunculuk konusunda bu kadar yeteneksiz olsun ve habire web TV’de bişiler yapsın, olacak şey değil. Ben: Ben oyunculuk mu yapıyorum orda Sarhan? Ben Cemre miyim Hürrem miyim? Haber sunuyoruz orda dimi? Sarhan: Haklısın. Ha bu arada hafta içi vücut çalışmaya gidicem ben de. Madem sen öyle hoşlanıyosun ben senin için ekstra çalışma yapayım diyorum. Yalnız Bade İşçil de orda çalışıyo ama napıcaksın… Ben: Ahahaha Bade İşçil napıyo orda? Kıllı terli adamlar kas yapıcaz diye halter kaldırıyo tosura tosura Bade İşçil de haltere spot mu yapıyo? Napıyo kız orda? Protein içeceği mi

hazırlıyo? Adamlar  “abi, yaz sonuna kadar şişiririm dimi abi? Ben zaten çok balki olmak istemiyorum. Süt iç, soğan ye santim al diyolar abi doğru mu?” geyiği yapıyo ve o esnada Bade İşçil napıyo orda? Sarhan: ��������������������������������� Sen ne biliyosun body’de ne konuşuluyo? “Süt iç soğan ye santim al” mı? Nasıl ya? Ben: Aslında “züt iç, zoğan ye, zantim al” ehehe, ya işte oğlum, zamanında gözlem yapmak için gidip 1 saat durmuşluğum var. Yazı yazabilmek için hayatın içinde olmak lazım. Böyle bir cümleyi kafadan atamazsın, gidip beslenmen lazım. Ama ben tırnağıma oje süremiyorum bu ara! Sarhan: “Züt”? Nereye gittin sen ya? Evli miydik biz o zaman? Sen nasıl hasta bir insansın ya? Ha? Zorla beni sinirlendirene kadar uğraşıyosun! Hasta mısın sen kızım! Ben: Ehehe kıskandın mı? Ehehi. Sarhan: Ya Mehtap! Yürü git içeri televizyon falan seyret, aç Comedy Max falan aç ordan beslen. Bir müddet görünme bana! Ben: Oyş, kıskandın mı erkeem, yiğidim ehehehi… Sarhan şaka yapıyorum ya, yapma böyle aşkım yaa. Sarhan: Yok yok! Baban demişti! Biz nişanlıydık, baban beni çekti kenara dedi ki; “Oğlum biz buna küçükken laf geçiremedik. Et yediremedik, süt içiremedik, o yüzden tam gelişemedi. Bu böyle ara ara saçma sapan konuşup gülebilir. Sen de ağzının üstüne bir tane vurmak isteyebilirsin. Ben peşin peşin uyarayım, sakın öyle bir şey yapıp beni kendine bulaştırma, eşyalarını koy bir torbaya, getir bizim kapının önüne bırak” dedi. Dedi adam bunu. Ben: Yok yanlış anlamışsın sen! O demiştir ki, “Götür uzak bir yere bırak. Bunlar evin yolunu bulamaz o zaman. Başka bir yere bırak dön” demiştir bence. Sarhan: Cins ya… Ben: Ayrıca da ben Bade İşçil’den daha güzel olduğumu düşünüyorum. Sarhan: O nasıl bir düşünce sistemi? Etraftan başka ses geliyor mu? İyi dinle biri “Koş Forıst koş!” diye bağırıyor olabilir mi? Ben: ….. Sonuç olarak sevgili okur, Sarhan hobisine devam ediyor. Oğlum da devam ediyor. 14 sene sonra öğrendim ki babam bana ev hayvanı muamelesi yapmış. Kendime zaman ayırmak tek derdimdi ama şu ara değil pilates konuşmam yasak. Ama kocamın değil Bade İşçil, Tom Hanks kadar iyi bir oyuncu olduğumu düşünmesi mutluluk verici… Ortaya Not: Benim mizah dediğime bazısı “distörbing bihevyır” diyor, olabilir. Eminim Larry David de benzer eleştiriler almıştır. Ama ben Curb Your Enthusiasm’i, Everbody Loves Raymond’a tercih ederim. Yine de; geçen haftaki yazımı yayından kaldırmamın sebebi, birden fazla insanın incindiğini öğrenmem oldu. Ancak bilinsin isterim ki hiç kimse (patronlarım) bana “yazını kaldır” demedi. Üzerimde baskı kurmadı, tehdit (atarız, kovarız vb.) etmedi. Her iki patronum da böyle baskıcı, sansürcü, teknokrat insanlar değiller. Ayrıca benim yazılarımı çok ciddiye aldıklarını da sanmıyorum ama bu iyi bir şey mi üzerinde düşünmem lazım. Öte yandan bu hafta “Velev ki sarkmıyorlar” başlıklı yazımdan dolayı kınama aldım. Yazımın içinde geçen “yaşlı ve bezli Almanlar” tabiri “incitici ve rencide edici” bulunduğundan birkaç kişi ve kurum beni kınadı. Oysa “çok titizim herhalde yaşlılığımda b*kumla oynıycam” da yazmıştım ama ya kendimle (ve sadece kendimle) dalga geçtiğim müddetçe komik bulunuyorum ya da bu ara kendimi doğru ifade edemiyorum. Çünkü bir yerlerde birileri yaşlılık yüzünden idrarını tutamayan ve bez kullanan insanları parmağımla gösterip “sidikli sidikli” diye tempo tutarak gülen bir psikopat olduğumu düşünüyor. Bir de saçlarımı döküp zayıfladım mı Türk mizahının “Bald Asshole”u benim gibi…  Ancak şu aşamada bir endişem var, bu yazımdan dolayı Body yapan abiler “yenge sen kimle kafa yapıyon” diye bizim iş yerine dayanıp “al sana tosuruk” eylemi yaparlarsa… Bununla yaşayabilir miyim emin değilim… 

EKİM 2011

TAKSİCİLERİN ÇİLESİ BİTMİYOR BAHÇEŞEHIR’DE taksici esnafının çalışıyor. Bu arada taksicilerle pazarlık sorunları bitmiyor. Bilfen Koleji’nin yapmaya çalışan müşteriler de cabası. yan tarafında karda kışta, yıkık dökük Taksici Mesut Yılmaz, Bahçeşehirli taksibarakalarında hizmet veren taksiciler, cilerin sıkıntılarını şu sözleriyle anlattı: Mesut Yılmaz “Bekleme yaptığımız yer tam bir baraka. Bahçeşehir’in merkezi bölgelerinde konumlanabilecek cep duraklar istiyor. Rüzgârdan uçuyor. Bizi hep geçiştiriyorlar. Caddelerde bekleme yapınca müşterileriyle İzin verseler kendi bütçemizle modern bir kavga eden polislerden ceza yiyen 55 taksici durak binası yapacağız ama ona da sıcak bakbir yandan da korsan taksicilerle baş etmeye mıyorlar. Bizi kaderimize terk ettiler.’’

Boğazköy’e Merkez Camii

ÇOCUKLARIN PARKINI YIKTILAR

BÜYÜKÇEKMECE parkı bu hale getirKamiloba Küme Evler diklerinin söyleyen mevkiinde ki çocuk Akgün, “Parkta, oyun parkında oyun üniteleünitelerini kırdıkları ri kimliği belirsiz kişiyetmezmiş gibi, kırlerce kırılarak yakıldı. dıklarını da yakmışlar. Vatandaşıda çileden Parkı bu hale getirenHasan çıkaran park için Büler öyle ya da böyle Akgün yükçekmece Belediye bulunacak ve gereken Başkanı Dr. Hasan Akgün cezaları neyse verilecek bu açıklamada bulundu.Şiddet yaptıkları yanlarına kar kalarzularını tatmin etmek için mayacaktır” diye konuştu.

BOĞAZKÖY parkının hemen yanıbaşında bulunan Maliye Bakanlığı’na ait 7596 m2 alana cami yapılacak. Harfiyat çalışmalarına başlanan Boğazköy Merkez Camii, 16002000 kişilik kapasiteye sahip olacak. İnşaatının 3 yıl sürmesi beklenen camide, gasilhane, morg ve lojman gibi birimlerde yer alacak. Merkez Camii’nin kurucu dernek başkanı Volkan Kahraman, camiinin yapımı için çeşitli sponsorların maddi destek verdiğini belirtti. Caminin yapımına destek olmak isteyenler için hesap numaraları ise, Albaraka Türk İkitelli Şubesi: TL Hesap 128 55 30-1, Dolar Hesap: 128 55 30-2, Euro Hesap: 128 55 30-3


4

EKONOMİ

Dumankaya’dan akıllı evler

BALIĞIN YENİ ADRESİ

PAPALİNA

Lezzeti ve kalitesiyle İstanbul’un en iyi balık restaurantları arasında ilk 10’daki yerini kaybetmeyen Papalina Balık, konuklarıyla Bahçeşehir’deki yeni mekanında buluştu. Aynı zamanda Bahçeşehir Gölet Sayfiye Restoran ve Marakesh cafeninde sahibi olan Mehmet Ali Ece, Papalina Restoran’ın ikicisini Bahçeşehirlilerin hizmetine görkemli bir açılışla sundu.

EKİM 2011

Açılışa, Başakşehir Kaymakamı Cevdet Can, Başakşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal, başkan yardımcısı Nurettin Ertemel ile çok sayıda davetli katıldı. Bahçeşehir Papalina Balık Restaurant, “Herkes balık yiyecek!’’ sloganıyla sizleri 4 denizin eşsiz deniz ürünlerini, Ege ve Cunda’nın enfes mezelerini ve tadına doyamayacağınız rafine lezzetlerini tatmaya davet ediyor.

İNŞAAT sektörünün en önemli firmalarından biri olan Dumankaya, Modern Vadi projesiyle konut alacaklara farklı bir bakış açısı getiriyor. Dumankaya, Bahçeşehir’de toplam bin 494 daireden oluşacak akıllıı evleri ile iddialı. Daire büyüklüklerine göre paketler halinde sunulan Dumankaya IQ sistemi aydınlatma ve iklimlendirme denetimine imkân tanıyor. Bunun yanında internet, IPTV, iPhone kullanma ve sosyal aktiviteleri çevrimiçi izlemeyi mümkün kılıyor. Tek bir butonla ışık, klima ve TV kapatılabiliyor, alarm devreye sokulabiliyor.

Proje, stüdyo, 1+1, 2+1 3+1 ve 4+1 dubleks daire seçenekleriyle her kesime hitap edecek özellikte. Dumankaya Modern Vadi, TEM Ispartakule gişelerine 6 kilometre, bölgede yapımı süren 3. TEM gişelerine 2 kilometre mesafede.

Bahçeşehir’in kalbinde yarı fiyatına daire

İSTANBUL Bahçeşehir’in yeni cazibe merkezi Akbatı AVM’nin yanı başında inşasına başlanan Crown Deluxe, görücüye çıktı. Babacan Yapı Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Babacan, «Şu an uyguladığımız fiyatlar bölgedeki fiyat ortalamasının çok altında. Metrekaresini 1.750 TL ile 2.500 TL aralığında tutuyoruz” dedi.


EĞİTİM

EKİM 2011

EĞİTİMİN ÇINARINA BAKANLI AÇILIŞ

KİMLER KATILDI

Özel Çınar eğitim Kurumlarının Büyük� çekmece Kampüsü açılış törenine Milli Eği� tim Bakanı Ömer Dinçer, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Muammer Yıldız, İstanbul Milletvekilleri Şirin Ünal, Tülay Kaynarca, Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün, Beylikdüzü Belediye Başkanı Yusuf Uzun, Büyükçekmece Milli Eğitim Müdürü Hüseyin Avni ve Özel Çınar Eğitim Kurum� ları Kurucu Müdürü Veysel Kafalı, çok sayı� da öğretmen, veli ile vatandaşlar katıldı.

1995 yılında faaliyete başlayan eğitimde adı gibi köklü bir çınar olan Çınar Koleji 32bin m2 kapalı alana sahip yeni şubesini Büyükçekmecede açtı. Açılışta konuşan Milli Eğitim Bakanı Prof.Dr. Ömer Dinçer önemli açık� lamalarda bulundu, eğitim için hükümetin yaptığı yatı� rımları anlattı.

‘İYİ EĞİTİM YOKSULLUĞU AZALTIR’’ Eğitimin sadece bina ile sağlayamacağının söyleyen Milli Eğitim Bakanı Dinçer, özellikle öğretmenlerin donanımlı olması gerektiğini��������������������������� belirterek ,”Çocuklara ve� rilecek iyi eğitim yoksulluğu azaltır, suç oranını düşürür. Özellikle velilere sesleniyorum: Hayat sadece sınavlardan ibaret değildir. Çocuklarınıza sınav endeksli bakmayın onların sosyal hayatlarına da yön verecek seçeneklere

5

Türkiyenin en teknolojik okulları arasında yer alan Çınar Koleji, Büyükçekmece’de Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Ömer Dinçer’in de katıldığı törenle açıldı

yoğunlaşın.” dedi. Öte yandan Bakan Dinçer, eğitim düzeyini yükseltmek için Devlet okullarına yapılacak olan dünya standartlarının üstünde����������������������������������� akıllı tahtalarla okullar��������� ı�������� donatı� lacağını söyledi. 4 yıllık bir süreçte tamamlanacak olan akıllı tahta projesi 6-6.5 milyar TL’ye mal olacak. Yoğun ilgi gören açılış töreninde  konuşan Çınar Koleji Kurucu Müdürü Veysel Kafalı ise, “. Çınar Koleji eğitimlerinde en son teknolojiyi kullanıyoruz. Sınıflarda akıllı tahta ile eğitim yapılırken öğrencilere de IPAD ile derslerini takip ediyor.” diye konuştu. Konuşmaların ardından Anadolu ve Fen liselerinin aynı anda açılışını gerçekleştiren Bakan Dinçer, öğrenci� lerin folklor gösterisini ilgiyle izledi ve Müdür Kafalı ile birlikte sınıfları gezerek bilgi aldı.


6

EĞİTİM

EKİM 2011

UNICEF’İN EĞİTİM YILDIZLARI BAHÇEŞEHİR’DEN 1 EYLÜL-30 Kasım tarihleri arasında birçok önemli markanın “Stars of İstanbul’’ projesi kapsamında ünlü sanatçılara tasarlattığı dev yıldızlar, caddelerde, meydanlarda, AVM’lerde ve daha birçok alanda sergilenmeye başlandı. Eğitim yıldızları ise Bahçeşehir’den çıktı. Eğitim yıldızlarının biri “Göz Göre Göre” temasıyla Okyanus Koleji’ne bir diğeri de “Geleceğin Yıldızı” temasıyla Bahçeşehir Koleji’ne ait.

ÇOCUKLARA PARLAK GELECEK İÇİN Açılışı İstanbul Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen Stars of İstanbul, çocuklara parlak bir gelecek sağlamanın yanı sıra, eğitim adına birçok farklı amaca da hizmet edecek. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin destekleri ile düzenlenen Stars of İstanbul projesinin amacı, sanat aracılığıyla, ülkemizde 9–14 yaş arası okul dışı kalmış tüm çocukların hızlandırılmış

eğitimle yaşıtlarının seviyesine getirilmesi için gerekli fonların yaratılmasına katkıda bulunmak. Bu sayede, İstanbul yüzlerce yıldız ile donanacak, yıldızlar parlayacak ve her parlayan yıldız 100 çocuğu okutacak. Unicef’in Türkiye adına gerçekleştirdiği bu sosyal sorumluluk projesine siyaset ve sanat dünyasından birçok ünlü simada destek veriyor.

“Geleceğin Yıldızı”

EĞİTİM HAKKINDA Türkiye’nin en seçkin eğitim kurumlarından Akademi life “ Bahçeşehir’de 25 Şanslı Öğrenci’’ sloganıyla eğitim hayatına başladı.

Pazarola: Eğitim Sisteminiz Nasıl Olacak? Gökay CAN:

Sadece 25 öğrenci. Sosyal aktiviteler Psikolojik destek. Ödev kontrolleri. 6,7 ve 8. sınıflara özel. Her öğrenciye özel program. 4 ve 5. sınıflara 5 kişilik kontenjan. Yazılı ve Sınav takipleri. Veli aramaları ve ziyaretleri. Haftada en az 3 saat özel ders. Yılda 3 kez yükselme programı. 30 denemelik sınav programı. Her öğrenciye 5 farklı yayın ve test takibi.

Pazarola: Yükselme kamplarından bahsettiniz buralarda neler yapacaksınız? Gökay CAN: Yükselme kampları Eylül, Şubat ve Mayıs olmak üzere yılda 3 defa yapılacak ve bu kamplarda toplam 120 saat özel ders imkanı sağlanacak. Burada amacımız dershanelerde olduğu gibi tüm dönemin derslerini değil, eğitim koçlarımız tarafından tespit edilen eksiklikleri Pazarola: Öğrenci seçiminizde diğer özel ders birebir derslerle telafi etmektir. Tespit edilen eksiklikler hocaları veya eğitim koçları gibi 450 puan sınır- 500 soru çözümü ve ardından değerlendirme sınavı ile gilaması arıyor musunuz. derilecektir.

Gökay CAN: Bizler öğrencimizin puanları için bir şart aramıyoruz. Bizim için geçmişi değil bizden ders almaya ve onu takip etmeye başladığımız zaman ilgilendirir. Bu tür reklamlar öğretmenin iyi takip ettiğini göstermez o tür öğrenciler zaten başarır. Önemli olan daha alt kademelerPazarola: Bahçeşehir’de eğitim kurumlarında de ki öğrencilere bir yerleri kazandırmaktır. gördüğünüz eksik yönler nelerdir ve sizler bu konuda neler yapacaksınız Gökay CAN:

Ciddiyet

Disiplin

Takip

Bir mum diğer bir mumu tutuşturmakla ışığından bir şey kaybetmez.

www.akademilife.com

İnternet Nesline Tablet Bilgisayar

Eğitimde yeniliklerin öncüsü Akademi life, Milli Eğitim Bakanlığından önce öğrencilerine tablet bilgisayar hediye ediyor.

Pazarola: Son olarak Akademi life ekibi olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı? Gökay CAN: Bahçeşehir halkının gösterdiği yoğun ilgiden dolayı teşekkür ederiz .


EKİM 2011

Pamuk’un meslek sırları

ROMAN okurken zihnimizin onlarca farklı işlem yaptığını, bir yandan romanın dünyasındaki harikalara kendini kaptırırken diğer yandan anlatılanların arkasındaki anlamı, yani romanın gizli merkezini araştırdığını; yazarken romancının da bu merkezin peşinden gittiğini, roman sanatını çekici kılanın bu yaşamda bulamadığımız anlamı edebiyatın içinde bulma ümidi olduğunu söylüyor Pamuk. “Roman öldü mü?” tartışmalarının tamamen geçersiz olduğunu, her geçen yıl daha fazla roman basıldığını ve okunduğunu

Abdülhamid Son Hükümdar

TARIHI romanlarıyla bestseller listelerine taht kuran ödüllü yazar Okay Tiryakioğlu’dan çok konuşulacak, sürükleyici bir roman daha! “Abdülhamid” ile Osmanlı tarihinin en çok merak edilen yıllarına kapı aralamaya hazır olun! Sultan II. Abdülhamid’in sırlarla dolu dünyasına açılan bu kapıdan girdiğinizde kendinizi Ulu Sultan’ın tartışmalar yaratan politikaları arasında koştururken bulacaksınız.

ÇOK SATANLAR...

Aşk bazen sandığınızdan daha yakındadır…

“Her okuyucu bu kitaba âşık olacak. .”

Tony Parsons

YILLARDAN 1988, günlerden 15 Temmuz’dur ve DEXTER ile EMMA henüz tanışmıştır. Ama birlikte geçirdikleri tek bir gün, sürekli birbirlerini düşünmelerine yetmiştir.

söyleyen Pamuk, bunu son derece olumlu bir gelişme olarak değerlendiriyor ve ekliyor: “Hayatının tamamını yazmaya vermiş yazarın, roman yazmasının en büyük nedeni insanlığa duyduğu inançtır.” Romanları 60 dilde yayımlanan, Nobel dâhil pek çok önemli edebiyat ödülü kazanmış Orhan Pamuk, Harvard Üniversitesi’nde 2009 yılında vermiş olduğu bir dizi konferansın kitaplaşmış hâli olan ve “Burada pek çok meslek sırrı veriyorum, belki beni loncadan atarlar!” diye bahsettiği Saf ve Düşünceli Romancı’yı sizler de merakla okuyacaksınız.

DARBELER TARİHİNİN

KARA KUTUSU AÇILDI 27 MAYIS’A nasıl gelindi? Darbenin işaret fişeği sayılan Kayseri Yeşilhisar olaylarının iç yüzü neydi? Gazeteci Orhan Birgit’in kan donduran itirafları; Öğrencileri ben organize ettim. Kıyma makinası haberleri tam bir dezenformasyondu. 28 Şubat’ta neler yaşandı? Necmettin Erbakan, MGK ünlü bildirinin çıktığı MGK toplantısında askerlere ne diyemedi? 27 Nisan e muhtırasının perde arkasında ne var? Muhtıraya kim kaleme aldı? 2002’den sonra hayata geçirilmek istenen darbeler nasıl önlendi? 1993’te şüpheli bir şekilde hayatını kaybeden cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın en yakınındaki bakan Vehbi Dinçerler; Kavgayı silah alımlarına müdahale başlattı...

ÜZERİNE DÜŞENİ YAPMALISIN! SİSTEM kontrolden çıktı. Yeryüzünün insan ve doğal kaynaklarını milletlerin seçtiği hükümetler yönetmiyor. CEO’lar yönetiyor. O hükümetleri, medyayı, akademileri, sivil toplum örgütlerini yönettikleri gibi. Açlığın, cehaletin, savaşların, adaletsizliğin tam ortasında hepimiz düzenin birer parçasıyız. Kabul etmediğimiz gerçek ise şu: Sürekli eleştirdiğimiz sistemin ‘tüketici’ olarak vazgeçilmeziyiz. Büyük komplo teorilerini bir kenara bırakıp sisteme ağırlığımızı koymamızın zamanı geldi. Forbes 500 listesini insana, doğaya, hayata karşı adil şirketlerle, organizasyonlarla, örgütlerle dolduralım. Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları ile tüm dünyayı büyük uykudan uyandıran John Perkins, önceki kitaplarında ve Zeitgeist’te anlattıklarını son yılların gerçekleriyle birleştiriyor. Büyük Resim’i önümüze koyuyor. Gerçekçi, hayata geçirilmiş ve geçirilebilir çözümler öneriyor.

ÇOK SATANLAR...

Kalbinizi meleklerin mucizelerine açın

* Meleklerinizi duymak… * Meleklerinizden yardım istemek… * Meleklerinizin irili ufaklı mucizelerini hayatınıza çekmek… İşte bu kitap size bunların anahtarını sunuyor!


cinebonus_akbati_ilan_25.5x35.pdf

C

M

Y

CM

MY

CY

CMY

K

1

10/7/11

10:25 AM


KÜLTÜR-SANAT

EKİM 2011

9

11 YENİ OYUN İLK KEZ SAHNELERDE!...

DEVLET TİYATROLARI PERDELERİNİ AÇTI 19 ildeki 54 yerleşik sahnesi ile Devlet tiyatroları 2011-2012 sezonunun ilk perdelerini açtı. Devlet Tiyatroları, yeni mevsimde 11 yeni yerli oyunuda ilk kez sahne ışıklarına çıkaracak DEVLET Tiyatroları bu yıl ki ilk turunda da dünyanın ve ülkemizin seçkin tiyatro eserlerini sanatseverlerle buluşturmaya devam edecek.11 yeni yerli oyunuyla ulusal üslup oluşturacak ve oyun yazarlarını destekleyecek. Yerli, yabancı pek çok önemli oyu� nu 62 yıldır sahnelerine taşıyan Devlet Tiyatroları, bu yıl da repertuarını ya� parken klasik, çağdaş ve seçkin oyun� larına yer verdi. 5 yeni oyun Türkiye’de ilk kez sahne ışıklarına çıkarken, 3 yeni oyun ilk kez Devlet Tiyatroları’nda

sahnelenecek. Yabancı oyunlarda; Aristophanes, Sophokles, Shakespeare, Molier gibi dünya tiyatrosunun en önde gelen kla� sik yazarlarının hem eğlendirici özelliği olan hem de bugüne söyleyecek sözü olan, evrensel değerleri içeren, dramatik yapısı sağlam eserleri seçilmiş. Tennessee Williams, Arthur Miller, Brecht gibi çağdaş – klasik yazarların her dönemde sanatsal, düşünsel etki� si güçlü oyunlarının ramp ışıklarına çıkartılmasına özen gösterilmesi yanı

sıra John Logan, Wajdi Mouawad, Janusz Glowacki, Nagle Jackson gibi dünyada parlak kariyerleri olan yazarları da seyirci bu yılda seyirci kar� şısında… ilk kez sahne ışıklarına çıkacak yapıtlara yer verilen programda; Yaşar Kemal, Nazım Hikmet, Haldun Ta�

ner, Recep Bilginer, Turgut Özakman ve Orhan Asena’nın yanı sıra İnanç Yılan, Yunus Emre Gümüş, Sema Göktaş, Hüse� yin Alp Tahmaz gibi yeni yazarlarla geniş bir yerli oyun yelpa� zesi sunuyor. Geçen sezon kapalı gişe oynayan ve ödüller alan, seyirci talebi devam eden oyunla� rın temsillerini devam ettirecek...

OSCAR’A 7 TÜRK FİLMİ 84’ÜNCÜSÜ düzenlenecek Oscar ödül töreninde Türkiye’yi temsil etmek üzere yedi uzun metrajlı yerli film, sinema meslek örgütleri ve derneklerinden oluşan kurula başvurdu. 26 Şubat’ta gerçekleştirilecek ödül törenine katılacak film ekim ayında belirlenecek ve Ameri� kan Film Akademisi´ne bildirilecek. Türk filmi meslek örgütleri ve derneklerin atadığı temsilcilerden biri ise Türkiye adına En İyi Yabancı Film Oscarına aday adayını seçecek. İşte o filmler;

HOLLYWOOD YILDIZI’NA ‘SUÇ VE CEZA’ FESTİVALİNDEN ONUR ÖDÜLÜ

BAŞAKŞEHIR Belediyesi ve ������������������������������� İstanbul Üniversitesi Hukuk ��� Fa� kültesi tarafından düzenlenen ana teması darbeler olan Ulusla� rarası Suç ve Ceza Film Festivali kapsamında, onur ödülü Yo� goslavya asıllı Hollywoodlu ünlü film yıldızı Rade Serbedzij’e verildi. Ödülünü tiyatro sanatçısı Ayda Aksel’den alan  Serbed� zij, “Bu festivalin anlamı benim için çok önemli. Burada aldı� ğım bu ödülü evimin en güzel yerinde saklayacağım. Savaşa, darbelere, insan����������������������������������������������� ı ve özgürlükleri yok sayan tüm���������������� insanlık suçla� rına yaşamım boyunca sessiz kalmayacağım, kalmamalıyız. Ve bundan hiç vazgeçmeyeceğim. Suç ve cezanın toplumlar için önemi büyük. Aynı zamanda sanatçıların ve sinema yapanların da hukukçular gibi kitlelere katkısı çok büyük” diye konuştu.

n GÖLGELER VE SURETLER n BİR ZAMANLAR ANADOLU’DA n BİZİM BÜYÜK ÇARESİZLİĞİMİZ  n ÇOĞUNLUK n KAVŞAK n HAYDE BRE n ÇINAR AĞACI

KISA FİLM YARIŞMASININ BİRİNCİSİ: DİCLE

FESTIVAL kapsamında, düzenlenen ve Türkiye’deki üniversite öğrencilerinin katıldığı Ulusal Kısa Film Yarışmasının birincisi Seren Gel’in namus cinayetlerini konu aldığı ‘Dicle’ adlı filme verildi. Film 6 Ekim 2009’da “çok acı var, dayanamıyorum” yazılı bir not bırakarak intihar eden sosyolog Dicle Koğacığlu anısına çekilmiş. Mansiyon ödülü ise Fırat Yavuz›un ‘Toros Canavarı’ adli filmine verildi. 


EKİM 2011

Otomobilin en önemli parçası lastiklerdir. Hiç düşündünüz mü? Dünyada satılan onlarca araç model ve tipleri, farklı teknik özelliklere sahip bir sürü otomobil var ama ortak noktaları hepsinin yere lastikleri ile basması kiminin dar kiminin kalın, tabanları var ama sonuçta yere basan sadece lastikler

LASTİKLER HAKKINDA BİLMEMİZ GEREKENLER Lastik Seçimi

OTOMOBİLİNİZE yeni lastik satın alırken, dikkat etmeniz gereken en önemli kıstas, otomobil üreticisinin önerdiği lastik ebadını seçmek olmalıdır. Lastik seçerken hız sembollerine dikkat etmemiz gerekir, aracımıza uygun olmayan hız limitlerindeki bir lastik, yüksek süratlerde tehlike yaratabilmektedir. Veya aracımızın yük endeksine uygun olmalıdır, lastiğin taşıma kapasitesi aracımızın azami yüklü ağırlığı ile orantılı olmalıdır. Aksi halde lastiğin direnci zayıf olacağından en küçük bir çukurda lastiğin yarılma riski vardır. Lastiklerimizin jant ve ölçülerini değiştirirken dikkatli olmalıyız fabrika verilerinin dışına çıkılmaması gereklidir. Aksi halde km saatimiz yanlış gösterebilir, ıslak zeminde kayma Konvansiyonel riski artar, hızlanma ve yakıt tüketimleri Lastikler: olumsuz değişmeler gösterebilir. Konvansiyonel lastiklerdeki Lastik Ömürleri: Hava basınçlarına, balansına aracın kord bezleri 30-40 derecelik acılarda mekanik düzenine, kullanım üst üste çapraz yerleştirilir. Bu nedenle şartları, yol şartlarına iklim bu tür lastiklerin diğer bir adlandırılması şartları etki eder. Lastik çapraz katlı ve diyagonal lastikler olarak üreticilerinin tavsiyelerine adlandırılır. göre kullanmak en uyRadyal Lastikler: gun olanıdır. Lastiklere Otomobil teknolojisindeki gelişmeler ile birlikkesinlikle tavsiye edilen te Konvansiyonel lastikler yerini Radyal lastiklere hava basmalıyız az hava, bırakmıştır. Radyal lastiklerde kordlar 90 derecelik lastik omuzlarının yere bir acı ile yerleştirilmektedir. basmasına ve ısınmaya Radyal lastiklerin avantajları nelerdir? neden olur ve neticede patEn önemli özellikleri konvasiyonel lastiklere göre lamaya kadar giden tehdaha esnek olmaları daha az ısınmaları ve çabuk likeli sonuçlar doğurabilir. soğumalarıdır. Taban yer tutuşları daha iyi olmakFazla hava basılması ta dolayısıyla daha iyi bir yol tutuş sağlamaktadurumunda da lastiğin yere dırlar. Yanakları yumuşak tabanı serttir yapısı tam basmaması nedeni ile nedeni ile sürekli lastiğin yer ile teması aynı aracın yol tutuşunda olumkalmaktadır. Ayrıca radyal lastiklerde çelik suz etki eder, ayrıca aracın yol kuşaklar kullanılmaktadır, Çelik kuşaklaşartlarından daha fazla etkilenrın faydası lastiğin daha dayanıklı olmamesine sebebiyet verir. Aracımızın sını yüksek hızlarda daha iyi wuyum rot ve balans ayarlarının bozuk sağlamasına sebep vermektedir. olması, sert kullanımlar, lastiklerimiSırt Desenleri: zin ömrünü kısaltacaktır. Ayrıca zemin Lastiklerin kullanım şartları, lastik limitlerinin üzerinde sürat yapmak gibi etmenlerde lastiğin ömrüne olumamaçlarına göre suz etki yapan faktörlerdir. farklı Lütfen lastiklerimize gereken özeni gösterelim.

TÜM bu araç özelliklerini yer ile birleştiren gene lastikler olmaktadır. Bu özelliklerin aktarılmasında görev alan lastiklerin yeterince performanslı olmaması, bakımsız olması gibi sebeplerin de işe kar��şması durumunda işimizin ne kadar zor olduğunu ortadadır. Sürüş güvenliği için en önemli unsurun lastikler olduğunu unutmamalıyız. Yanlış hava basınçları lastiğin ısınmasına ve patlamasına yol açacaktır. Mikro dalga fırınların çalışma prensipleri molekülleri titreştirerek fırının içersine koyduğumuz yiyeceğin ısınmasını sağlamaktır. Lastik havaları düşük olan bir lastiğinde süratle dönmesi sırasında yanakları sürekli dalgalanma hareketi yaparak moleküllerin ısınmasına ve bir müddet sonrada lastiğin patlamasına yol açacaktır. Lastiklerden ne görevler beklenir? n Lastikler yumuşak yapıları ile yoldan gelen darbeleri emerek araç içinde konfor yaratırlar. n Aracın tüm yükünü lastikler taşır yumuşak ve esnek yapısı ile belirli toleranslara karşı koyarlar. n Motorun döndürme kuvvetini yere aktararak çekiş sağlar. n Frenlemede etki yapar n Viraj dönüşlerinde güvenli ve etkili. n Tüm yol şartlarında yağmur, kar, buz yolun durumu ne olursa olsun performans. sırt desenleri vardır. Evet, bunlar beklenmekte, başka neler Standart lastikler, hız lastikbeklenmekte? Gürültüsüz olması, Az direnç leri, dört mevsim lastikler ve kar göstererek yakıt ekonomisi sağlaması. lastikleri gibi çeşitleri bulunmaktaDayanıklı olması. dır. Genelde araçlarımızda tüm şartlara Evet, bunların hepsi ve daha fazbelirli oranlarda uyum sağlayabilen aynı lası lastiklerden beklenmekte, ama zamanda konfor sağlayan dört mevsim laslastiklerimizden bu kadar bektikleri kullanılmaktadır. lentimiz varken onları kontrol Kış Lastikleri: ediyor muyuz? Araca binerken Kış lastikleri desenleri ve soğuk havaya dayaen azından belirli zamanlarda nıklı kauçuk yapısı ile öne çıkmaktadırlar. Kar, lastiklerimizi kontrol ediyor buz gibi kaygan yüzeylerde başarılı performansmuyuz? En son stepnenizin ları vardır. En önemli özellikleri soğuk havalarda havalarını ne zaman kontrol lastiğin yapısının değişmemesidir. Kar lastiklerinde ettiniz? Cam silecek suyumudikkat edilmesi gereken en önemli özellik hızdır. zu değiştirirken lastik havaYapısı itibariyle performans lastiklerinin başarısılarına bakmak kaçımızın akna ulaşamadığı için tavsiye edilen hız limitlerini lına gelmekte?Kullandığımız kullanırken aşmamamız gerekecektir. aracın lastiklerinin üzerinde Yüksek Performans Lastikleri: bir takım harfler ve numaraAracımız da istenilen performans ise; O lar vardır, bunların ne anlama zaman bu talebimize uygun olan, performans geldiğini biliyor muyuz? Daha da lastikleri kullanmalıyız. En önemli özelönemlisi lastik ebatlarının kullanlikleri kauçuk yapıları nedeni ile yola dığımız araçta ne olduğunu hiç merak daha iyi tutunma sağlarlar ve yüksek ettik mi? süratlerde daha dayanıklıdır. Evet, her şeyi lastikten beklememek gerekir, çünkü lastikler kullanım özellikleAncak diğer lastiklere göre de rine göre farklıdırlar ve biz öncelikle lastikten ömürleri yaklaşık %20 ne bekliyor isek ona uygun lastik kullanmalıyız. Bir daha kısadır. özelliği ön plana çıkarıyor isek diğerlerinden taviz verilmesi gerekebilir. Cezmi BİLSEL

LASTİĞİN YAPISI


GÜNCEL

EKİM 2011

Sevgili Okurlarım

YENI dönemde, yeni yayım tarzıyla yine karşınızdayım.... Pazarola dergi formatındayken bir kaç kez sizlerle beraber olmuştuk, bu dönemde bu birlikteliği pekiştirmeye çalışacağım. Bu dönemde sizlerle birlikte ürolojik problemlerinizi; politikalar, örf ve adetlerimiz, geleneklerimiz, modern tıp, ameliyatlar, günlük ürolojik yaşam, evlilik ve cinsellik, çocukluk çağına ait ürolojik problemler, kadınların cinsel ve ürolojik sağlıkları, sağlık politikaları, hurafeler, espriler ve fıkralar vs... gibi konuları birlikte irdeleyeceğiz. Sizlerden gelen sorulara cevaplar vereceğim. Konuları köşe sayfamdan tüm okurlarla isim vermeden paylaşacağım. Özellikle ürolojik ve cinsel problemlerde insanlar en son olarak işin uzmanına gitme eğilimi gösterirler. Öncelikle sorunlar arkadaşlara, aileye, eşe dosta aktarılır. Önce onların tavsiyesi alınır, uygulanması kolaysa uygulanır, eğer soruna çözüm bulunamamışsa veya sorun ilerlemişse bir uzmana başvurulur. Dileğimiz insanların tüm problemleri ile ilgili, sadece sağlık değil, konunun uzmanlarıyla rahatlıkla buluşup tartşabilimesidir. Bu köşemde hastalıklardan kısaca, sizin anlayacağınız dilden bahsedeceğim. Yöresel, coğrafi ve geleneklere uygun tanımlamalar yapmaya çalışacağım. Aşağıda vereceğim e-mail adresime özellikle üroloji veya bevliye, cinsel sağlık, kısırlık, prostat hastalıkları, ürolojik tümörler veya kanserler, sertleşme problemleri, idrar kesesi rahatsızlıkları, idrar yolları taş hastalıkları, iltihabi durumlar, idrar kaçırmalar, gece işemeleri, kronik hastalıklar, böbrek rahatsızlıkları gibi konularda sorular ve yorumlar yollayabilirsiniz. Tüm bu konular çocuk, yetişkin erkek veya kadında olabilir. Onlara elimden geldiğince cevap vereceğim. Bu köşe sizlere danışmanlık hizmeti vermek için yazılmayacaktır, ancak ciddi konular olduğunda sizlere e-mail üzerinden mutlaka cevap verecek ve gerekirse de yönlendirmeler de yapabileceğim. Ancak bana yazacağınız sorular benim bir sonraki dönemde yazılarım için de bir kaynak oluşturabilecektir. Sizlere zaman zaman anketler aracılığıyla da ulaşacağım. Farkındalıklar, yenilikler, hastalıklar, tedavi duyumları vs. gibi konularla ilgili anketler de olacak. Umarım sizde bu ve benzeri konularla bana yardımcı olursunuz. Amacım sadece tek taraflı yani yazar veya uzman görüşünün okunması veya yorumlanması şeklinde olmayacak, karşılıklı bir birimizi yakinen tanımasak bile köşe yazısı, gazete veya internet, e-mail ile birazcık da olsa interaktif iletişim kuracağız. Amacım sizlere, kesin ve doğru, gerçek bilgiler vermektir. Dedikodu, gerçeğe aykırı, hurafeleri de burada tartışacağız. Onların üzerine basa basa duracağız. Zaman zaman geleneksel tedavi yöntemlerini, fitoterapileri, alternatif tıbbı da burada yazacağım. Onların günümüzle temasını sağlayacak veya günümüzde yadsınacak hallerini birlikte tartışacağız, fotograflarını çekeceğiz. Zaman zaman tarihsel yolculuklar da yapacağız. Bir konunun veya yöntemin vs zaman içinde değişimlerinden, yolculuğundan, gerçekliğinden, bırakılmasından vs. detaylarıyla bahis edeceğiz. Bu yolculuk esnasında oluşmuş iyi ve kötü anılardan, politikalardan, sonuçlarından, tarihsel ve günümüz yorumlarından bahsedeceğiz. Başlangıç için fazla uzattık galiba.... Hepinize sağlıklı ve mutlu günler dilerim...

11

BAZ İSYASYONU ÇİLEDEN ÇIKARDI Uyanık GSM’cilerin karakolun tam karşısına diktikleri MOBESE görünümlü baz istasyonuna çevre sakinlerinden büyük tepki var BAHÇEŞEHIR geçtiğimiz günlerde trajikomik bir hakiyeye daha sahne oldu. GSM firmalarının binbir şekle soktuğu baz istasyonuna Bahçeşehir’de MOBESE (Güvenlik) kamerası görünümü verildi. Yetmedi Bahçeşehir Karakol Şubesi’nin tam karşısına dikildi Gazetemizin 3. sayısında manşete taşıdığı MOBESE görünümlü baz istasyonu haberi Kirazlıbahçe ve Zambaklıbahçe sakinlerinden büyük ses getirdi. Mesa-Nurol tarafından Başakşehir Belediyesi’ne yeşil alan olarak bırakılan ve karakolun tam karşısında bulunan baz istasyonuna kimler tarafından izin verildiği ve yapıldığı hala sır.

KABUS DOLU GÜNLER Kirazlıbahçe ve Zambaklıbahçe sitelerinde oturan birçok aile korku dolu günler yaşıyor. Hergün kullandıkları yol güzergahında hem de yaşam alanlarına bu kadar yakın elektromanyetik dalga yayan bir cihazın bulunması özel-

likle çocuklu ailelerin tepkisini çekti. Birçok doktorunda yaşadığı sitelerde oturan vatandaşlar konuyla ilgili olarak şikayetlerini dile getirdi.

‘’TEDİRGİNİM” Minik Patiler Petshop’un sahibi Özge Sarı, Kirazlıbahçe Sitesi sakinlerinden. Bahçeşehir Karakolu’nun tam karşısına dikilen baz istasyonunun kaldırılması gerektiğini söyledi. Sarı, yüksek lisansını baz istasyonlarını konu aldığı tez ile tamamladığını belirterek; “benim 10 aylık bir kızım var. Bu baz istasyonu oturduğum bloğun tam karşısında. Anne olarak çok tedirginim yetkililerin bu soruna çözüm getirmesini ve derhal bu alandan kaldırmasını istiyorum’’ dedi.

“FİKRİMİZ SORULMADI“ Kirazlıbahçe’de yaşayan bir anne... Yaşadıkları stresi şu sözlerle anlatıyor: “Daha önce yaşa-

dığım yerde de bunun savaşını verdim. Umarım burada sonuç alabiliriz. Baz istasyonu için, “telefon kadar zararlı’’ diyorlar. Ama telefonu bilerek kullanıyorum ve kendimce önlemler alıyorum. Üstelik çocuklarım bu olaya maruz kalıyor. Ben onlara telefon dahi kullandırmazken.Çocuklarımın biri 8 diğeriyse 18 yaşında... Baz istasyonu yapılırken bizim fikrimiz bile sorulmadı.

BİLGİLENDİRME YOK Birçok doktorun oturduğu Zambaklıbahçe sitesi sakinleri ise baz istasyonunun zararlarının ne olduğu konusunda herhangi bir bilgilendirme yapılmadığını belirterek, “Eğer gerçekten insan sağlığına bu kadar zararlıysa elbetteki kaldırılmasını istiyoruz’’ dediler. Site yönetimi de konuyu yönetim kurulu toplantısında gündeme alacaklarını ve alınan karar doğrultusunda nasıl bir tavır alacaklarını belirleyeceklerini söyledi.

CHP’YE ÖNEMLİ KATILIM !

CHP Başakşehir İlçe örgütü ekim ayında düzenlediği törenle gücüne güç kattı. Bahçeşehir Muhsin Ertuğrul Tiyatro Salonunda yapılan törenle DSP Başakşehir İlçe Başkanı Hayrettin Özbakır ve yönetim kurulu üyeleri ile DSP Merkez Disiplin Kurulu Üyeleri ve MHP Mahalle birimlerinin yanı sıra yaklaşık 100 kişilik yurttaş CHP ‘ye katıldı. İstanbul İl Başkanı Oğuz Kaan SALICI’nında katıldığı törende açılış konuşmasını yapan CHP Başakşehir İlçe Başkanı Özgür KARABAT ; ”Bizler milli kurtuluş hareketiyiz,bir direniş hareketinin temsilcile riyiz,karşımızdakilerse uluslararası pazarla-

ma kültürünü temsil edenler.Türkiye’de hem sınıfsal eşitsizlik ,hem kadın- erkek eşitsizliği hem etnik ve kültürel eşitsizlik ve gelir dağılımında adaletsizlik artarak devam ediyor.Üstünlerin hukukundan hukukun üstünlüğüne geçmemiz gerekmektedir’’ diye konuştu.


GÜNDEM

EKİM 2011

13

HİÇ UĞRUNA CANINDAN OLDU KC G Çarşı’da işlenen cinayet duyanları şok etti. Fındık kabuğunu doldurmayacak bir sebep yüzünden yaşanan husumet, gencecik iki fidanın hayatını söndürdü.

18 YAŞINDA hayatının baharını yaşayan Emre Ünlü çalıştığı işyerinin arka bahçesinde bıçaklanarak öldürüldü. Üstelik olayın faili 19’unda ailesinden ayrılıp gurbete çalışmaya gelen F.B. idi. Emre gibi KC G Çarşı’da diğer bir dükkanda çalışıyordu. 2 aydır kavgalı oldukları iddia edilen Emre Ünlü ve F.B. ‘nin bu küçük sürtüşmeleri cinayetle noktalandı. Kavga nedeni ise halen sır.

OLAY GÜNÜ YAŞANANLAR

?

Güvenlik kameralarına göre savcılıktan aileye verilen bilgide olay günü şöyle anlatı� lıyor: Emre mahalleden iki arkadaşıyla KC G Çarşı’nın arka kısmında F.B. ile buluştu. Önce yumruklaşan genç� lerden F.B. bir anda bıçağını çıkardı ve

BU GENÇLER

NEDEN

KAVGALI

önce Emre’yi karnından bir kez bıçakladı. Aldığı darbeyle öne doğru eğilen Emre’ye bir bıçak darbeside sırtından geldi. Doğrulduğu zamanda ödürücü son 2 bıçak darbesini kalbine aldı. Genç bedeni yere serilirken arkadaşları olayın şokundan müdehalede bile bulunamadı. Ailesinin Emre’nin arkadaşlarına “neden kavgaya mü� dehale etmediniz?’’ sorusuna verilen cevap ise “korktuk’’ oldu.

POLİSE MÜDÜRÜ TESLİM ETTİ İddialara göre, Emre’yi bıçakladıktan

OLAYIN arkasındaki sır perdesi bir türlü aydınlatılamıyor. 2 gencin hayatına mal olan bu husumetin ne olduğuyla ilgili 2 iddia ortaya atıldı. Biri basit bir “omuz atma” diğeriyle “kız meselesi’’... Ancak Emre’nin ailesi bu iddialara şiddetle karşı çıkıyor.����������������������������������������������� .. Emre’nin asla bir kız için böyle bir husume�

sonra F.B. kolu kanlar içinde iş yerine döndü. Müdürü yarasını fark edince olaydan habersiz hastaneye götürdü.Ola� yın en yakın tanıklarından olan F.B. ‘nin müdürü yaşadıklarını şöyle anlatıyor: “ F.B. kolu kanlar içinde geldiğinde ne olduğunu sordum.Bana ‘sadece kolumu kestim’ dedi. Bende hemen en yakın has� taneye götürdüm. Yolda emniyetten bir polis memuru arayarak geri dönmemi istedi. Bende Bahçeşehir bankalar cad� desi üzerinde polis memurunu arabama aldım ve karakola F.B.’yi teslim ettim.’’

te girmeyeceğini söyleyen aile diğer söylentiyi de çok basit buluyor. Olayla ilgili geniş çaplı araştırma başlatan polis ve savcılıktan ise açıklama yapılmadı. Olayın faili 5 ay sonra mahkemeye çıkacak. Emre’nin ailesi ise mahkemede oğulla� rının neden öldüğünü öğrenmeyi umut ediyor.

Ayın Başkanı Mevlüt Uysal

BAŞAKŞEHİR Belediye Başkanı Mevlüt Uysal pek çok başarılı çalışmaları ve diğer Belediyelere örnek teşkil eden  “Destek Kart” projesi nden dolayı “Mar� mara Belediyeler Birliği” tarafından ayın başkanı seçildi.  Başakşehir Belediyesi “sosyal bel� ediyecilik” alanında örnek olan “Destek

Kart” projesini 10 Ağustos 2010’da hayata geçirdi. Projede öncelikle “ihtiyaç sahipleri, muhtaçlık derecesi ve yardım periyotlar”ı belirleniyor ve kartlara nakit para yükleniyor. İhtiyaç sahibi kendi� sine verilen “Destek Kart” ile anlaşmalı alışveriş merkezlerinden giyim, gıda alışverişini yapabiliyor. Başakşehir

Belediyesi, projeyi bir adım ileriye taşıyarak “Destek Kart”ı “Akıllı Kart” haline dönüştürdü. Böylelikle kart sahibi anlaşmalı marketlerdeki sisteme kartı okuttuğunda, yardım alabileceği zamanı, bakiyelerini, ne kadar giyim, ne kadar gıda alışverişi yapabileceklerini görme imkanı buluyor.


14

SAĞLIK

EKİM 2011

DUYGUSAL AÇLIĞA YENİK DÜŞMEYİN Bugünden itibaren siz� lere 5 tip yeme bozukluğu ile ilgili bilgiler aktarmaya çalışacağım. Hepimiz za� man zaman “DUYGUSAL AÇLIĞA” yenik düşebiliriz. Ama duygusal açlık sık sık kapınızı çalmaya başladıysa bunun altında kesinlikle psişik bir takım olumsuzluklar vardır.

AŞIRIYA KAÇARAK YEMEK YİYENLERİ 2 GRUBA AYIRABİLİRİZ 1- Damak zevki iyi olanlar. 2- Damak zevki iyi olmayanlar. DAMAK ZEVKİ İYİ OLANLAR Bunlarda yemek yemede zevk ve haz doruk noktadadır. Hiç üşenmeden sevdikleri yiye� cekler için kilometrelerce yol kat edebilirler. Sevdikleri restoranların telefon� ları, kendi ev telefonları gibi hafı� zalarına kayıtlıdır. Arkadaşlarına orada sunulan ye� meklerin kalitesinden bahseder� ler ve onları oraya yönlendirmek için baskı kurarlar. Gidip gitmediklerini de kontrol ederler. Sevdikleri bir yiyeceğin tarifini almadan o mekanı terk etmezler. Akılları güçleri hep yemek yeme� dedir. Sabah kahvaltıda iken öğle yeme� ğini düşünürler. Öğlen olur, akşam kendim için ne pişirmeliyim düşüncesi içinde hep yaşantıları geçer.

DAMAK ZEVKİ İYİ OLMAYANLAR

Yemek yemede, hissedilen zevk ve hazdan çok uzaktırlar. Bunlara o nedenle “pisboğazlar” adını verirsek inşallah alınmazlar. Burada yemek yemek bir el ve ağız alışkanlığından ibarettir. Tatlı tüketir, gidip üzerine turşu yer. Tencereden eliyle yemek atıştırır. Hatta sizin tabağınızdan bile ye� mek almaktan hiç sakınmazlar. Çorbayı, kaşık yerine kaseyi ağızlarına dikerek içerler. Yemekler leziz ve kaliteli olmuş onlar için hiç önemli değildir. Ne bulurlarsa anında midelerine indirirler.

NEDENLERİ

Bu tip yemek yemenin altında büyük bir “ÖZVERİ” duygusu yatar. Bu tip kişiler hayatta kendileri için yaşamayı pek beceremezler. Hep başkalarını mutlu etmek için didinip dururlar. Mutluluğu, aşırıya kaçarak ye� mek yiyerek yakalamak isterler. Ne yazık ki yemek yiyerek de mutluluğu da yakalayamazlar.

“ANNELİK İÇGÜDÜSÜ” : Kendi annesinden gördüğü her şeyi, yarın anne olduğunda o da evlat� larına yansıtır. Anne doğurur, besler, büyütür. Bu sorumlulukların yükü karşı� sında yeme bozukluğu içerisine girebilir. “BASKI ALTINDA BÜYÜYEN ÇOCUK”; Ergenlik çağına gel� diğinde aşırı yemek yiyerek bu baskıdan kendini uzak tutmaya çalışır. Ne zaman yemek yeme ile öz� gürlük arasında bir bağlantının olmadığının farkına vardığı anda iş işten geçmiş olur. “ANNEANNE ve BABAANNE” yanında büyüyen çocuklar. Bir yandan torun sevgisi, di� ğer taraftan akşam torunları� nın anne ve babaları geldiği zaman, “anneannem beni aç bıraktı” cümlesini duymak istemezler. O nedenle tabak ve kaşık ellerinde, sabahtan ak� şama kadar torununun peşinde dolaşırlar. “ÖDÜLLER” : Tabağın� daki yemekleri sıyır sana çikolata vereceğim, son lokmanı ağzına at yok� sa arkandan ağlar, sana beddua eder. Tabağında pirinç tanesi kalırsa o ka� dar çocuğun olur gibi yak� laşımlar çok yanlıştır. Bu tip yaklaşımlar çocuğu� nuza ergenlik çağında aşırı yeme çemberine sokabilir. “BESLENME ALIŞKANLIĞINDAKİ YANLIŞLIKLAR” sizleri zamanla yeme bozukluğuna itebilir. KURTULMA ÇARELERİ Aşırı yiyecek türünü beyni� nizde bulun. Şöyle sakince düşünürseniz bunları çok kolay bulabilirsiniz. Kimi kebapçı, kimi tatlıcı, kimi ise börekçidir. Şayet aşırı yiyecek türlerini bul� madığınız sürece onlarla müca� dele etmenizde güç olur. “Özveriyi” azaltın, kendiniz için yaşamayı da öğrenin. Önce “Ben” diyebilin. Kendiniz için azda olsa bencil olun. Bu bencillik herkesin olduğu gibi sizin� de hakkınız oldu� ğunu asla unutma� yın.

YAŞLANMA SAATİNİZİ YOGAYLA GERİ ÇEVİRİN O öğretmen olmayı kafasına koyduğunda, böyle bir maceranın içinde yer alacağını bile düşünmemişti... Taki babasını felçli olmaktan kurtaran o sihirli felsefeyi keşfedene kadar... ASTRONOMI ve uzay bilimleri okuyan ve matema� tik öğretmeni olmak isteyen Hikmet Gürbüz Sezgin, anne babası gibi yoga eğitmeni oldu. Babası Kazım Gürbüz, 60’lı yıllarda Türkiye’ye bu felsefeyi ilk getirenlerden. Hikâyesi ise çok ilginç. Ka� zım Bey, geçirdiği bir trafik kazasından sonra felç kalı� yor. Doktorların “yürümesi imkânsız’’ dediği bu insan yoga ve direnci sayesinde yü� rümeye başlıyor. Dünya ça� pında önemli isimlere bu ko� nuda destek olan Gürbüz, Türkiye’de de okullarda yogayı yaymaya başlıyor. Almanya’da tanıştığı eşi Ülkü Gürbüz’de yoga eğitmeni… Hikmet Gür� büz Sezgin, kızı Maya’nın adını verdiği yoga stüdyosunda öğrencilerine yoga felsefesini öğretiyor.������� 25 öğ� renci kapasiteli Maya yoga’nın diğer şubesi ise Bakır-köy’de. Stüdyosun� da yoga duruşları, adale germe, gevşetme gibi vücut egzersizleri de yapılıyor. “Birlik’’ anlamına gelen ve zihin- beden birlikteliği sağlayan eski bir bilim dalı olan yogayı Sezgin şöyle

anlatıyor: ‘’Zihin ve beden birbirlerine bağlı unsurlardır ve sağlıklı bir zihin için sağ� lıklı bir beden gereklidir. Bu egzersizlerin amacı kuvvetli ve sağlıklı bir beden sağlamak değil, aynı zamanda zihinsel egzersizlerin uygulanması için gereken ortamı sağla� maktır.’’ Günümüzde özellikle batıda pek çok tıbbi merkez� de yogadan istifade edildiği görülüyor. Bu felsefenin en önemli özelliklerinden biri ise olaylara odaklanmamızı sağlaması… Aslında buna en güzel örneği de Ülkü Gürbüz verdi: “Örneğin bir kafe de

oturmuş muazzam bir man� zaraya karşı kahve içiyorsu� nuz. Ancak kafanız işinizde olduğu için ne kahvenin lezzetinin ne de manzaranın güzelliğinin farkında değilsi� niz. İşte yogaya başladığınız zaman neredeyseniz orada olursunuz. Hem kahvenin lezzetinin hem de manza� ranın güzelliğinin farkında olursunuz.’’ Bedene enerji veren yoga vücut direncimizde artıyor. Fiziki olarak yoga hareketleri iskelet yapısından başlayıp, zihne kadar uzanan son de� rece karmaşık bir o kadar da faydalı çalışmalardan oluşur.


LEZZET DURAĞI

EKİM 2011

15

MiDEYE KIS BAKIMI İÇİMİZİ ısıtacak lezzet hikâyeleriyle bu sonbahara sağlam ve sıcak bir merhaba diyerek, sofralarımızı zenginleştiren hepimizin az çok bildiği ve uyguladığı kışlık hazırlıklarından biraz bahsedelim diyorum. Geçmiş dönemde derin dondurucu gibi mutfak ekipmanları olmadığından dolayı, Anadolu insanı zorlu kış şartlarında beslenme gereksinimini sağlamak, ev ekonomisine katkıda bulunmak gibi bir çok nedenden ötürü yiyeceklerin saklanmasına ve korunmasına yönelik pek çok çözüm üretmiş. Marketlerde hazır halde satılmasına rağmen yoğurt, un, yarma, çeşitli sebze ve tat vericilerle hazırlanan tarhana; malzeme ve hazırlama tekniği olarak yöresel farklılıklar göstermekle beraber, bu gün dahi şehirlerde bile yaygın olarak yapılıyor. Biber, patlıcan,bamya, fasulye, domates, elma, erik, dut vb. gibi sebze ve meyveler hepimizin bildiği ve halen uygulanan güneşte kurutma yöntemi ile uzun süre muhafaza edilip, kışın yemek ve hoşafların yapımında kullanılıyor Kaynatma veya güneşte koyulaştırma yoluyla kırmızıbiber ve domates ile yapılan salçalar, patlıcan, fasulye, yeşil domates, salatalık gibi çeşitli sebzelerin, su, sirke, tuz, limon vb ile birleştirilmesi ile yemeklerimizin tamamlayıcıları olan iştah açıcı turşular yapılıyor. Kahvaltılarıda sofralarımı zenginleştiren Reçelden hepimiz muhakkak en az bir kere yapmışızdır mesela. Ellerimiz ile yaptığımız emek verdiğimiz lezzeti sofralarda paylaşmışızdır. Vişne, çilek, kayısı, elma, ayva, armut, üzüm gibi bildiğimiz reçellerin yanı sıra Konya Ereğli’nin Beyaz Kiraz reçelinden ve Hatay’ın Ceviz reçeli gibi farklı yörelerin reçel çeşitlerinden bahsetmeden geçemeyeceğim. Türk insanının misafirperver özelliğinden dolayı akşamları eğlencelik olarak ikram edilen ceviz, fıstık, nişasta vb. malzemelerle işlenerek hazırlanan pestil, sucuk, muskalar halen Anadolu’da eski usuller ile yapılmakta. Tüm bu hazırlıklarda önemli

Uzun yaz gecelerindeki sıcak muhabbetleri, memleket ziyaretlerini, piknikleri geride bıraktığımız şu günlerde, havaların soğuması, yaprakların dökülmesiyle geride bırakıyoruz. Aslında geride bırakılan her güzel şey yeni kavuşmaların da habercisidir. Okulların açılması ile çocuklarımızın okul sıralarına, arkadaşlarına sıcak kavuşmaları, uzun tatiller sonrasında komşuların yeniden kahve bahane edilerek yapılan sohbetlere kavuşulması…

yer tutan özellikle İç Anadolu ve Doğu Anadolu mutfağının vazgeçilmezlerinden ekmeklik yufka hazırlığının insanları birleştirici yönü ile bahsetmek istiyorum. Annemin eski mahallesinde eş dost konu komşu bir araya gelip de gülüşüp eğlenerek zevkle yaptığı böreklik yufkalar. Tek başına yapılmaz mesela. En az üç hanenin 50-70 günlük ihtiyacı kadar hazırlanacağından bu iş için 4-5 kişi bir araya gelir. Genelde akraba veya konu komşu olan bu yetenekli ve yaratıcı Anadolu kadınları tandırın başına geçer, bir kişi akşamdan mayalanmış büyükçe hamuru küçük parçalara böler, bir kişi açıp diğer pişiriciye verir, pişirme işlemini yapan kişi pişirdikten sonra düzenli istif yapan kişiye teslim eder ve bu iş teknedeki hamur bitene kadar devam eder. Van iline bağlı Ahlat ilçesinde ise ekmek yapımından sonra Ailenin büyükleri dahil tüm bireyleri ve yakınları tandırın başına toplanırlar, tandırın başına toplanan çocuklar da ayaklarını tandıra sallar, üstlerine kalın bir kilim örter, bunun da üzerine bir tepsi veya sini koyarlar. Sininin üstünü de kuruyemiş ve meyvelerle doldurur, masalcı teyzenin masallarını dinleyerek gecenin ilerleyen saatlerine kadar güzel anlar yaşarlar. Zahmetli ve yorucu olan bu üretim daha başka nasıl yapılabilir ki. Türk insanının birlik ve beraberliğini en iyi betimleyen yardımlaşma, emeği paylaşma adına belirgin eylemdir ekmek yapımı. Kış hazırlıklarından bahsederken hepimizin bildiği turşulukların dışında bir tarif verelim istedik, hem turşu hem de meze gibi olan Hatay yöresine has olan Cevizli Patlıcan Turşusu evimizde de yapabiliriz.

Cevizli Patlıcan Turşusu Malzemeler 2 kg. 8-12 cm. boyunda patlıcan 100 gr. dövülmüş kırmızı biber 100 gr. sarımsak 250 gr. ceviz içi 200 gr. Küzübra (Bildiğimiz Kişniş J baharatçılarda bulabilirsiniz.) 1 çorba kaşığı kaya tuzu 1,5 litre zeytinyağı

YAPILIŞI

SOYULAN sarımsak, küzbara(kişniş), ve kırmızı biber macun oluncaya kadar havanda (blendir) dövülür ve kaya tuzu ilave edilir. Diğer taraftan sapları kesilen patlıcanlar hafifçe haşlanır, süzülür. içleri yarılarak hazırlanan iç malzemeye irice doğranmış cevizler eklenerek patlıcanlar doldurulur. Kavanoza dizilerek üzerini örtecek kadar zeytinyağı ile kaplayıp üstü sıkıca kapatılır.

Ama en lezzetlisi çalışırken maniler, türküler, fıkralar söyleyerek çalışmayı eğlenceli hale getiriyor olmaları.


16

EVCİL HAYVANLAR

EKİM 2011

Yavru köpeği eve getirme Yavru köpeğinizi sütten kesilir kesilmez, yaşadığı ortama çok fazla alışmadan almanız en doğrusudur. Yavru köpek 7 haftalıkken onu “evinize” getirmeniz en ideal çözümdür. 7 haftalık bir köpek hem kuru mama yiyebilecek kadar büyük hemde sizinle dostluk bağı kurabilecek kadar küçüktür HAFTA sonu eve getirmek en ideal çözümdür. Bu sayede 2 tam gün boyunca onu yeni evi ve ailesiyle tanıştırmak ve veteriner hekim kontrolünden geçirmek için yeterli vaktiniz olur.

Hoş geldin yavru köpek Artık yeni bir yavru köpeğiniz var hayatınızı bu yeni arkadaşınızla paylaşmayı seçerek oldukça önemli bir karar vermiş bulunuyorsunuz. Minik yavrunuzun sağlıklı neşeli ve vefalı bir dost olmasını istiyorsanız, ona sadece sevgi ve ilginizi göstermeniz, eğitim vermeniz, doğru bir şekilde beslenmesini sağlamanız ve gerekli veteriner hekimi bakımı yaptırmanız yeterli. Yavru köpeğiniz eve gelmeden önce ve geldikten sonra, aşılarının ve ilk kontrollerinin yapılması için mümkün olan

en kısa sürede bir veteriner hekimi seçmeniz büyük önem taşımaktadır.

Nelere ihtiyacınız olacak

onun güvenliği için çok önemlidir. Tasma seçerken özellikle hafif ve alerjen olmayan malzemeden imal edilmiş olmasına dikkat edin. MAMA VE SU KABI: Temizlemesi kolay ve devrilemeyecek nitelikte olan mama ve su kaplarını tercih edin. TARAK VE OYUNCAKLAR: Köpeğinizin kısa veya uzun tüylü oluşlarına göre yapmalısınız tarak seçimini-

KULÜBE: Yavru köpeğiniz için almanız gereken en önemli şeylerden biri , kendi evi olarak benimseyeceği bir kulübedir. Onu kulübede uyumaya ve kalmaya alıştırarak kendini rahat ve güvende hissetmesini sağlayabilirsiniz. Kulübe eğitim içinde önemli bir araçtır ve köpeğinizin kendine ait hissedeceği küçük bir sığınak sağlar TASMA VE KAYIŞ: Köpeğinize vakit kaybettirmeden tasma takma fikrine alıştırmalısınız. Yavru köpekler Ayrıca kayış ile dolaşması

Meraklı gözler evinizi keşfediyor çok meraklıdırlar. Üstelik diş de çıkarırlar. Bu nedenle onlar için hazırlık yaparken bir bebeğe hazırlık yapar gibi hazırlanmanız gerekir. Köpeğinizi güvenli bir alana koyun, Etrafı gezip yaramazlık yapmak isteyecektir. Mümkün olduğunca yalnız bırakmamaya çalışın, Balkondan, kapı sundurmalarında ve yüksek tezgahlardan uzak tutun, Deterjan, çamaşır suyu, böcek ilacı vs. zehirli maddeleri onun ulaşamayacağı yerlerde tutun, Zehirli ev bitkilerini (Açelya, Şebboy, Melek kanadı, Orman asması, Nergis, Defne, Yüksük otu vs.) onun ulaşamayacağı yerlerde tutun, elektrikli battaniye kullanmayın. BESLENME: İlk bir yıl çok önemlidir. Bu süre boyunca yavru köpeğinizin, dişlerinin ve kemiklerinizin gelişmesi, vücut işlevlerinin düzgün gelişmesi ve parlak gözleri ile sağlıklı ve ışıltılı tüylere sahip olması için üstün bir beslenmeye gerek vardır. Bu konuda yine en büyük yardımcınız veteriner olacaktır. Yavrunuzun ırk karakterine uygun olarak en ideal beslenme planını ve besinleri size tavsiye edecektir.

zi, oyuncak seçerken ise güvenli ( Parçalandığında yenilebilir yada içilebilir türden bir muhteviyatı olmayan )malzemelerden yapılmış olmasına dikkat edin ve veteriner hekiminize başvurun.

Köpeğinizi tanıştırmak YENI EVINE: Onu eve getirir getirmez yeni yerini, oyuncaklarını, mama ve su kabını gösterin. Bu şekilde köpeğiniz evin hangi köşesinin kendine ait olacağını öğrenecektir. Yavru köpeğiniz bir iki gece eski yerini özleyebilir. O yüzden uyku ya da yemek vakitlerinde ağlayıp sızlarsa şaşırmayın ve üzülmeyin. Unutmayın ki annesinden ve kardeşlerinden yeni ayrıldı. YENI AILESIYLE: Tüm aile fertlerine yavru köpeği nasıl kavramaları ve tutmaları gerektiğini gösteriniz. Her zaman bir eliniz poposundan diğer eliniz göğsünden tutmalıdır. Hiçbir zaman ön patilerinden yada ense kökünden kaldırmayın.


EVCİL HAYVANLAR

EKİM 2011

NE BİR KAP SU NE DE BİR TAS MAMA, TEK EKSİKLERİ SEVGİ BELKİ DE YAŞAMLARINA SAYGI

17

BU NE SEVGİSİZLİK AHH...

SOKAĞIN MAHKUMLARI SEVGİ BEKLİYOR 4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü öncesi Başakşehir sokak hayvanları rehabilitasyon (iyileştirme) merkezini gezdik. Oradaki hayvanları sahiplenmedik belki ama onlara sevgimizi bıraktık…

REHABİLİTASYON merkezinde 150 sokak hayvanı var. Bunların çoğu köpek. Sokaklardan vatandaşların şikayetleri üzerine toplanan bu sokak hayvanları Başakşehir Belediyesi’ne ait rehabilitasyon merkezinde tedavi ediliyor. Kısırlaştırma, tedavi ve işaretlenme işleminden geçen köpekler bulundukları yerlere görevliler tarafından geri bırakılıyor.

SAHİPLENMEK ÇOK KOLAY Burada sadece sokağa terk edilmiş köpekler var. Tabi birde sahipleri tarafından bakılamayanlar. Belediyenin, 1 veteriner hekim ve dört personel ile hizmet verdiği bu merkezde enfeksiyon ve sistem hastalıkları tedavi ediliyor, ameliyatları yapılıyor. Rehabilitasyon merkezinde erkek köpeklerin tedavisi 5, dişilerinki ise 10 gün sürüyor. Personelin titiz çalışmalarıyla bakımı yapılan bu hayvanları sahiplenmek ise çok kolay. Petshoplarda yüksek değerlerde satılan köpeklere burada herhangi bir bedel ödemeden sahip olabiliyorsunuz. Sadece prosedür gereği birkaç evrak getiriyorsunuz. Tabi birde sahibi olacağınız hayvana yetecek kadar kocaman bir kalbiniz olmalı.

İYİLEŞTİRME merkezinin tel örgülü kapısını araladım. İçeride her kafesten ayrı hikâyeler çıkardım. Mesela yurt dışından sadece etkileyici mavi gözleri için getirilen 3 sibirya kurdu. Fiziksel koşullarına tamamen zıt bir ortamda yani sıcağın alnında, onları hevesleri uğruna perişan eden sahipleri tarafından kaderlerine terk edilmiş. Ya da benim ‘çılgın kardeşler’ adını verdiğim 5 köpek yavrusu. Daha kafese yaklaşmadan kendilerini fark ettiriyorlar. Nasıl mı? Alana girdiğiniz anda koro halinde çıkardıkları ağlama seslerinden. Onlara yaklaşan her adımınızda yüreğinize işleyecek bakışlarıyla oyun oynamak isteyen patileriyle üzerinize atlıyorlar. Birbirileriyle yarışıyorlar adeta… Kafesten burunlarını uzatıyorlar. Seviyorsunuz, sanki sonsuza dek öyle kalabilecekmiş gibi... Birde bu rehabilitasyon merkezinin dışına çıkıp düşünürsek yaşadığımız dünyayı tabiatımızın yetersizliği yüzünden duru ve yalın bırakmayan biz insanlar kozmik deneyleri ilk hayvanların üstünde yapıyoruz. Sonrada diyoruz ki ‘’onlar bize çok benziyor.’’ İş hayvanın de-

risini yüzmeye gelincede de farklarımızı savunuyoruz. Kafam bu çelişkiyle uğraşırken içimden bu nasıl insanlık diyorum.Mesela bir düşünür şöyle yapmış insanın tanımını ‘’insan dediğiniz şey ağaçları kesip ondan çıkardıkları kâğıtlara ağaçları kesmeyiniz diyendir’’ Ne de doğru söylemiş. Tabi kendini insandan sayanlar lütfen siz üzerinize alınmayınız. Aslında bu çelişkinin sonucu: kendi yaptıklarının bedelini başkasına ödetmek gibi bir şey. İnsan ya da hayvan ne fark ediyor ki. Tek fark düşünme yeteneği ama bu hayvanların daha üstün bir özellikleri var oda, düşündürme yeteneği… Not: Bunları görebilmek garantili değildir. Ya da şöyle diyeyim gözle değil de yürekle alakalı bir durum.. Ve son söz Yürekleri katılaşmış olsa da insanların diyor ki bu hayvanlar: belki bir gün severler. sevmeselerde belki bir gün sevgiyle bakarlar...


20

SPOR

EKİM 2011

Bilge adam diyor ki Neticeye değil Hatice’ye bak BEDRI Baykam Fenerbahçe kongresinde 20 ekimi Fenerbahçeli kadınlar günü olarak kutlamayı önermiş. Destekliyorum. 42 bin civarında kadın ve çocuk tüm dünyaya unutulmaz bir görüntü sundu. Tüm spor âlemi mutluydu bir tek Sadri Şener hariç! Kadınlar neden sadece Trabzonspor’a kötü tezahüratta bulundu acaba? Bu arada stadı doldurtan kadınların ofsayt kuralını en azından o maçın hakeminden daha iyi bildiği ortaya çıktı. Rumuzumuz bilge adam ya gereğini yapalım Duyumlarıma göre, Galatasaray ve Beşiktaşlı kadınlarda kendilerini göstermek adına hazırlık içerisindelermiş. Böyle bir günü yazmanın yolu, saha kapattırmaktan geçtiğine göre, maça giden kocalarını, sevgililerini değişik metotlarla, saha kapatmaya yönelik hakaretlere motive ettikleri söyleniyor. Bu arada o gün Fenerbahçeli kadınlarında çok hoşuna gitmiş, ‘’bir daha’’ diyorlarmış. Benden söylemesi… Kadınlardan devam edelim . Bu satırları yazdığımda kadın voleybolcularımız, Avrupa Şampiyonası’nda, Dünya Şampiyonu Rusları 3-0 yenerek yine finale çıkmışlardı. Kızlarımız Avrupa 3’cüsü oldular. Tebrikler ve teşekkürler… Rusya galibiyetinden sonraki görüntüleri harika idi.Bir de Hidayet’leri, olsaydı da hoplaya zıplaya maddi destek isteselerdi, erkek basketçilerden bir farkları kalmayacaktı. Gerçi yakın zamanda referandum filan olmadığından, böyle bir talep cevapsız kalırdı ya neyse. Ben kızlarımıza sonsuz sevgilerimi sunuyorum, her şeyin en güzeline layıklar. Son sözüm NTV Spor kanalına, malum maçlar 18:30’da oynandı biz o saatlerde iş güç derken, seyredemiyoruz. Gece tekrarları var. İspanya maçını kızlarımız 3-0 kazanmış NTV Spor programında 01:30’da tekrarı var. Tv başında bekliyoruz. Saat 01:30 Futbol yorumları yapılıyor. Gerçi çok bilimsel konuşuyorlar (bir futbolcunun yaptığı pittbul taktiğini bile enine boyuna tartıştılar) saat 02:20’ye kadar devam ediyor. Şükranlarımızı ve saygılarımızı ifade ederek bekliyoruz. 02:30 civarı maç başlıyor ve 04:00 sularında bitiyor.Biz kızlarımızın emeğine saygımızdan o saate kadar maçı seyrediyoruz., Bu sefer Rusya maçı tekrarı tv programı 01:45 diyor. Şans eseri 01:15’de kanala bakıyoruz maç başlamış. Birinci set yarılanmış. NTV Spor kanalının voleybolcu kızlarımıza ve biz seyircilere karşı bu saygı yüklü bakışlarından dolayı kendilerine nacizane saygılarımı sunuyor ve kabul etmelerini rica ediyorum.

Dereceye giren sporcular ödüllerini aldıktan sonra canlı müzik eşliğinde keyifli dakikalar geçirdi.

Bahçeşehir Tenis Spor Kulübü kortlarında 23 Eylül – 2 Ekim tarihleri arasında Özyurtlar Gayrimenkul A.Ş. ana sponsorluğunda 10. Bahçeşehir Seniors Open Tenis Turnuvası yapıldı MARMARA Bölgesi’nden 270 tenisçinin 12 kategoride kıran kırana yarıştılar. Baştan sona çekişmeli geçen turnuvanın nefesleri kesen maçları ise, yarı final ve final maçları idi. Turnuvanın sonunda ödül töreni ve kapanış kokteyline 400’e yakın tenissever katıldı. Kapanış kokteylinde konuşma yapan Bahçeşehir Tenis Kulübü Başkanı Dr. Mehmet Gümüş, turnuvanın bir festival havasında geçtiğini ve kulüpte yapılacak iyileştirmelerle ilgili tüm

BAHÇEŞEHİR TENİSE DOYDU

hazırlıkların tamamlandığını çok yakın zamanda Uluslararası tenis turnuvası organizasyonlarına ev sahipliği yapabileceklerinin söyledi. Ayrıca kulüpleşme sürecini tamamladıklarını teniste altyapı çalışmalarına büyük önem verdiklerini de söyleyen Gümüş şu anda altyapıda bulunan 60’a yakın küçük tenisçiyi geleceğin tenisçilerini yetiştirmek üzere ciddi atılımlar yapmaya devam edeceklerini sözlerine ekledi.

KÜREK ÇEKEREK STRES ATTILAR

Günün sonunda üç takım öne çıktı. “Karel”, “Güneş Sigorta” ve “Abbott” takımları üç kategoride de dereceye girmeyi başardı. Erkekler, bayanlar ve karma kategorilerinde “Karel” takımı Türkiye Şampiyonu ünvanını alırken, “Güneş Sigorta” takımı ikinciliği, “Abbott” takımı üçüncülüğü elde etti.

8 6 8 5 $ 5 3 (

$ 1 7 + ( ø 1 6 6 3 ø ' ( $ ( . $ . 8 7

d , 3 $ ø 7 7 ø ø . / $ 6 ø

Sayı: 108

Ekim 2011

Mimoza Yapım Prod. Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti. Adına İmtiyaz Sahibi ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Mir Bakur Doğan Genel Yayın Yönetmeni Semra Alpay Genel Koordinatör Nahide Akdağ Genel Yayın Koordinatörü Sunay Korkmaz Haber Koordinatörü Funda Şeker Fotoğraf Editörü

TÜRKIYE Kano Federasyonu ve Triton Organizasyon işbirliğiyle Küçükçekmece Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen Türkiye’nin ilk kurumlar arası ‘Dragon Boat Türkiye Şampiyonası,’ Küçükçekmece göl kenarı Amfi ÇENGEL BULMACANIN CEVABI Tiyatro’da gerçekleştirildi. 24 takımın mücadele ettiği turnuvada yarışmacı= $ $ 9 ( 8 6 * lar gündelik streslerini kürek çekerek < , / ' , = . ( 1 7 ( 5 ø 3 ( attı. Turnuvaya Küçükçekmece Bele5 $ 6 $ $ % . 5 2 1 $ 0 diye Başkanı Aziz Yeniay da başkan ø + 0 $ / 7 $ 5 ø . $ 7 5 ø yardımcılarıyla birlikte katıldı. $ & , 0 $ $ 1 ( 5 2 ø 7 Müsabakalar bayanlar, erkekler ve ( . ( 1 ( . . $ 3 5 ø 6 5 3 karma olmak üzere 3 farklı kategoride $ < 1 1 $ / , 1 / $ / $ gerçekleşti. Her yaştan sporseveri bir 5 $ / / $ 3 $ 7 ø 7 araya getiren turnuva da 12 kişiden $ / ( 1 ( 1 $ . 1 ( oluşan ekipler, takım çalışması içinde ( = $ $ ù $ ' 2 % rakiplerini geride bırakmaya çalıştı. 0 $ 7 ( 0 . / $ 3 $

ŞAMPİYON ‘KAREL’ OLDU

Pazarola

' $ 5

( $ 6 7 h ' 5 2 ø 7 ( 5 h 6 0 8 0 6 ( . g . / * ( d

2 $ 6 < < 2 ( 1 7 ø 0 $ , 6

$ 6 2 5 7 < 2 $ 1 ( = ù , . $ 5 5 % ( 3 $ 1

Yayın Kurulu Ali Ayyıldız Bedri Bükülmez Murat Apaydın Nazan Pamir Hakan Zat Semra Sarpkaya Tahir Yavrucuk Arzu Şamiloğlu Mustafa Pekgöz Reklam ve Halkla ilişkiler Zerrin Eroğlu

3 . $ $ 1 $ , / * ù , ø $ < 5 $ . 0 $ ø / ( ø 6 6 1 ( 2 0 ' ( $ .

Hukuk Danışmanı Av. Salih Karataş Mali Müşavir Doğan Müşavirlik Hasan Doğan

Adres Akbatı Koza Evleri Defne Sitesi C Blok D: 3 Esenyurt Telefon 0 212 397 70 05 - 397 70 06 397 70 07 info@pazarola.com.tr Genel Merkez Nish İstanbul Residence Blokları D blok no :22 Yenibosna / İstanbul Baskı İhlas Gazetecilik AŞ. 29 Ekim Cad. No: 23 Yenibosna – İstanbul Bu gazete basın meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir. Gazete yaygın süreli yerel yayındır.


.RUX\XFX OHYKD

รธVLP

5HVLPGHNL GXD\HQ R\XQFXPX]

$PHULNDQ GHYHVL

h\H

7ยP|U \XPUX

7DXQ

'XGDNOD oDOร•QDQ PHORGL

)DDODNWLI

%LUFLQVLUL DW

'HQL] WDรบร•Wร•

0H]DU

<HWLรบNLQ DGDPED\

(GLOGH D\DN

6L\DVDO WRSOXOXN

.DQDDW

$OWร•QN|Nย 7Dรบร•WSDUN \HUL 5DG\XP VLPJHVL *HUHNHQLOJL\L J|VWHUPHPH

รธVYHoRWRPR ELOYHXoDN \DSร•PรบLUNHWL

.ULSWRQ XQ VLPJHVL

.ยoยN NXUXOXรบ

%LULoNL

7DVYLS รธGUDN

$V\D GD ELUJ|O

7DVDYYXI HNROย

7ร•USDQD %LUDGD ยONHVL

5H]H %LULQHNDUรบร•

รธVUDLO LQ XOXVODUDUDVร• SODNDNRGX

%LUEDURPHWUH oHรบLGL

ย]ยQWย )LOLSLQOHULQ GX\PD SODND LรบDUHWL +Uร•VWL\DQGLQ

<DEDQFร•

DGDPร•

รธONHOVXWDรบร•Wร•

0H]UDD

*HoLFL GยรบยQFHVL]FH GHรทLรบHQ LVWHN

'LรบOHUL Dรบร•QPร•รบ YLGD (VNLGLOGHJ|]

7DNXQ\D

'RรทDO NDOVL\XP IRVIDW

'LUHQJHQ D\DN GLUH\LFL

(VNLGLOGH EHOJL 6H\UHOWLOPLรบ PLNURS

'LOVL]

.HGLJLOOHUGHQ ELUWยUYDKรบL KD\YDQ

*L\VLOHULQ ER\QD JHOHQ E|OยPย

2WRPRELO \DUร•รบร•

(VNLGLOGH ยQOย

6LYLOFH

+HUNHVLQ J|]ย|QยQGH

'ยQ\D Qร•Q X\GXVX

h]PHVร•Nร•QWร• YHUPH

$VD <DNDQร•Q %XOJDUFDL\L Jย]HO J|รทยVH GRรทUXLQHQ 9ยFXWWD GHYULN NXOODQร•ODQ NRNXOXVร•Yร• E|OยPย

(VNLGLOGH DNรบDP \HPHรทL %L\RORMLGH GX\DUJD <DV

%ร•NNร•QOร•N

%D]ร• ยONHOHUGH \DUGร•PFร• JยYHQOLN JยFย

*HFH\DSร•ODQ VLQHPD WL\DWUR J|VWHULVL %LUELULQH X\JXQ ELUELULQLWXWDU UHQNYH \DSร•GDRODQ

%HEHN D\DNNDEร•Vร•

h]ยP DรทDFFร•รทร• 5H\

7ร•NDo WDSD

(OD\DVร•

8\NXOX GXUXPGDDรท]ร• JHQLรบoH DoPDN

3D\ +LFDS

(VNLELU PHGHQL\HW

<ยNVHOPH \ยFHOPH

.ร•Uร•รบร•NOร•NODUร• JLGHULFLDUDo

6XDO

<HQLOJL\L NDEXOHWPH

%ย\ยNYH EHVLOLGHYH %Dรบ|UWยVย

70ELUXVXO (GLUQH QLQELU LOoHVL

.DONDQ EH]L

6HQHJDO LQ LรบDUHWL

6RV\DO 6LJRUWDODU .XUXPX

$QWODรบPD

9LQo

$OWNDUรบร•Wร•

79GHKDEHU VXQXFXVX

*ย]HOKRรบ JL\LQPLรบ

0DNLQH .LP\D (QGยVWULVL

'HรทLQ

$\Gร•QODW PDJHUHFL

&DPoLQL WRSUDNYE GHQ\DSร•OPร•รบ GHULQFH oDQDN

6HUWELU LoNL

รธQWLNDP

%DU\XP XQ VLPJHVL

%LWNLOHULQ WRSUDNDOWร•QGD NDODQ E|OยPOHUL

(GDW

(YLQELU E|OยPย

(PHUHNLoLQH oHNPH

<ย]oHKUH

%LUQRWD

$FLOKDG

gรทยWยFย GLรบOHU

0HOHNH

6DQDWoDOร•รบ PDODUร•LoLQ Gย]HQOHQPLรบ RGD

%XUXQLOWLKDEร•

hONย

รธVSDQ\RO QLGDVร•

.ร•VDFD \ย]\ร•O

รธVLP

*ยUยOWยOย NDYJDSDWร•UWร• %LUELWNL

<DSUDNODUร• VHE]H RODUDN NXOODQร•ODQ ELUELWNL


22 ADVERTORIAL

EKİM 2011

İyi bir yatırım yapmak isteyenlere Bahçeşehir’in en güzel yerinde doyumsuz gölet manzarasıyla A plus bir yaşama davet... İşte size Bahçeşehir

Park Evleri

ZİRVEDE YAŞAMAK İSTEYENLERE BAHÇEŞEHIR Park Evleri satış ve pazarlama müdürü Yavuz Altaş, 18 yıldır Bahçeşehirli ve Bahçeşehir’i en iyi bilenlerden... 3 kişilik mütevazi ama bir o kadar da deneyimli ekibiyle Bahçeşehir’in merkezinde kendine ait açık çarşısı olan üst düzey konutları pazarlıyor. Altaş, yeni adıyla Bahçeşehir Park’ın, aile saadetine önem verenler ve huzurlu bir yaşam düşünenler için kaçırılmayacak bir fırsat olduğunu söylüyor.

3 CEPHEDEN IŞIK ALIYOR 2006 yılı sonunda inşaatına ve satışına başlanan projede 2009 Nisan ayından itibaren de oturum başladı. 2 Etaptan oluşan Bahçeşehir Park Evleri’nin 1. etabında 298 konut 6 tane mağaza bulunuyor. 2. Etapta da 156 konut 59 tanede mağaza var. Konutların en önemli özelliklerinden biri de 3 cepheden ışık alabilmesi. Üstelik 4 bloktan oluşmasına rağmen site özelliğine sahip.

Evleri, manzara odaklı bir projedir. Bahçeşehir Gölet’i eşsiz manzarasını önünüzde perde niteliğini taşıyan hiç bir engel olmadan görebiliyorsunuz” diye konuştu.

A PLUS YAŞAM Yaklaşık bir yıldır yaşam olan 1. etaptan sonra Bahçeşehir Park Evleri’nin 2. etap teslimatları ekim ayı içerisinde başlıyor. 1.Etapta boş daire sayısı az kaldığı için %25 peşinatla 36 aya 0 faizle kampanya başlatıldı. Ancak 2. Etapta daha konforlu ve kaliteli olduğu için kampanya yapılmıyor.

ALTERNATİFLİ DÜKKANLAR

KESİNTİSİZ GÖLET MANZARASI İyi bir yatırım, lüks bir yaşam için 2+1 3+1 ve 4+1 seçenekleriyle bu projenin aile saadetine katkıda bulunacağını söyleyen pazarlama müdürü Altaş ‘’Bahçeşehir Park

HEMEN SATIN AL, TAPUSUNU AL, YARIN DA TAŞIN Projenin satışı maket üzerinden yapılmıyor. Konutların anahtarları üzerinde. Dairelerde fiyatlar 320-600 bin lira arasında değişiyor.

BAHÇEŞEHİR PARK ÇARŞI

‘BAHÇEŞEHİR Park Evleri’nde yer alan dükkanlar yaklaşık 2 yıldır faaliyette . Çarşı kapalı bir Alışveriş Merkezi’nin tam aksine. Dışarı açık dükkânlar olarak herkesin kolayca gelip aracını park etmesi ve otopark sorunu olmadan Bahçeşehirlilerin alışverişlerini kolayca yapabilmesi için projelendirilmiş. Çarşıya katma değer katacak farklı markalar bulunurken, dükkanlarda hem satılık hem de kiralık alternatifler mevcut. Şu an %30’unun dolu olduğu çarşıda sadece belirli yerlerde bulabileceğiniz üst düzey dükkanlar 130-135 m2 aralıklarında. Ayrıca küçük esnaflar için 20 m2 kadar dükkanlarda var.



Pazarola Ekim