Page 1


TURNUVASI

UÇAK İLE ULAŞIM, HAVAALANI TRANSFERİ, 5 GÜN 4 GECE KIBRIS GİRNE’DE VUNI PALACE HOTEL’DE KONAKLAMA, BAYANLARA ÖZEL YÜZ BAKIMI HEDİYE!

TOPLAM

RULET

T A S R I F U B ÇMAZ KA

YERİNİZİ GEÇ KALMADAN AYIRTMAK İÇİN BİZİ ARAYIN


Tayfun Ateşoğlu


HALKEN CONSTRUCTION & ESTATE CO. LTD. Halken 8 Apartmanı no.9 Salamis Yolu, Gazimağusa Tel: 444 48 48 Fax: 365 58 92 www.halkencoltd.com


İÇİNDEKİLER / CONTENTS

YÖNETİM / MANAGEMENT: CYXP Aviation Ltd. Genel Müdürü v e Pegasus Havayolları Kıbrıs Temsilcisi CYXP Aviation Ltd. General Manager and Pegasus Airlines Cyprus Representative M. Zeki Ziya z.ziya@cyprusxp.com Pegasus Havayolları Kıbrıs Merkez Ofisi Pegasus Airlines Cyprus Main Office Memduh Asaf Sokak Doktor Kaya Bekiroğlu Apt. Köşklüçiftlik / Lefkoşa Tel.: (90) 392 228 73 11 Fax: (90) 392 227 22 90 YAYIN YÖNETİM / PUBLICATION MANAGEMENT Genel Yayın Yönetmeni / Publishing Director Can Sarvan can.sarvan@isviciletisim.com

21.

24. 32.

Passatempo’dan / From Passatempo

Portre / Portrait Gezi / Travel

İsviç İletişim Hizmetleri Mehmet Akif Caddesi, Plümer Apt., No:62/8, Lefkoşa Tel: (90) 392 228 60 41 Fax: (90) 392 228 28 50 www.isviciletisim.com info@isviciletisim.com YAPIM / PRODUCTION Yazı İşleri Müdürü / Managing Editor Gürkan Uluçhan gurkan.uluchan@isviciletisim.com Röportaj / Interview Stella Aciman stella.aciman@isviciletisim.com

42. 46.

Kıbrıs Efsaneleri / Cyprus Myths Spor / Sport

Art Direktör / Art Director Kürşat Sekmen Fotoğraf / Photography Kerim Belet www.kerimbelet.com kerim.belet@isviciletisim.com Olkan Ergüler www.olkanerguler.com olkan.erguler@isviciletisim.com Çeviri / Translation VIRTUOSO Çeviri virtuosoceviri@hotmail.com Kapak / Cover Olkan Ergüler Dağıtım / Distribution Gökmen Kılıçoğlu gokmen.kilicoglu@isviciletisim.com

52. 58. 62. 78.

Hayvanlar Alemi / Animal Life Doğa / Nature Yol Notları / Road Notes Kıbrıs Mutfağı / Cyprus Cuisine

Muhasebe / Accounting Erman Şenbayrak erman.senbayrak@isviciletisim.com Webmaster Ansoft-IT www.ansoft.com.tr REKLAM PAZARLAMA / ADVERTISING & MARKETING

80.

Sanat / Art

Reklam Satış Yöneticisi / Advertising Sales Executive Eda Şen eda.sen@isviciletisim.com reklam@isviciletisim.com BASKI-CİLT / PRINTING-BINDING Dünya Matbaacılık ve Kutu Ambalaj Sanayi Organize Sanayi Bölgesi 7. Sokak No:4, Lefkoşa / KKTC Tel.: 0392 225 83 27 Fax: 0392 225 83 29 info@dunyamatbaacilik.com

Tüm hakları saklıdır. Yazılı izin olmadan içeriğin bir bölümünün ya da tümünün yeniden yayınlanması kesinlikle yasaktır. All right reserved. Reproduction in part or in whole without written permission is strictly prohibited.

20

86. Yaşam / Life 100. Gündüz & Gece / Day & Night 110. Bulmaca / Puzzle


PASSATEMPO’DAN/ FROM PASSATEMPO

Ve bahar kapıda… And the spring is around the corner…

Can Sarvan

“M

“C

art kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır” derler ama Kıbrıs’ta mart ayı genellikle erken baharı müjdeler. Baharsa gönüllerin şenlendiği, çok daha mutlu günleri…

ast ne’er a clout till May is out” they say but in Cyprus, generally the month of March is the forerunner of early spring. And spring is the time hearts are filled with joy, days are filled with happiness...

Passatempo ekibi olarak bahar aylarını heyecanla karşılamaya hazırlanıyoruz. Daha hareketli ve yeniliklerle dolu sayfalarımızda bahardan itibaren dur durak demeden adeta uçacaksınız.

As the Passatempo team, we are preparing to welcome spring. As of spring, you will find yourself blown away by the liveliness and the novelties of our pages.

Sonbahara veda ederken, mart sayımızda ülkemizin kültür elçilerinden biri olan Anber Onar’la sizi tanıştırıyor ve Soli Antik Kenti’ne tarihi bir ziyaret yapıyoruz. Kıbrıs Türk kültürünün tanıtıldığı sayfalarımızı ise Kıbrıs’ta meyhane kültürüe, ayın Kıbrıs efsanesine ve Kıbrıs ağzından bir kelimeye, “gamini”ye ayırdık. Bahar ve yaz aylarında evlenmeyi planlayan çiftler için düğün hazırlıklarına dair ipuçlarını da verdik bu sayımızda. Passatempo ekibinden birkaç arkadaşla beraber oynadığımız paintball’un heyecanlı dakikalarını sizlerle paylaştık sayfalarımızda. Kıbrıs’ın flamingolarına, Kıbrıs ovalarında sıkça karşılaşılan “lapsana” bitkisi ve Kıbrıs mutfağından mücendra pilavı eşlik etti bu sayımızda. “Yol Notları” bölümümüzü ise Cem Sarvan’ın fotoğrafları ve yazısı ile Roma’ya ayırdık. Sanatta ise Kıbrıs’ın önemli sanatçılarından birini, Rüya Reşat’ı yad ettik.

Bidding goodbye to winter, in our march issue, we are introducing you with Anber Onar, one of the culture delegates of our country and we are making a historical visit to Ancient City of Soli. In the sections about Turkish Cypriot culture, we introduce the taphouse culture in Cyprus, tell the myth of the month and introduce the word “gamini” of the Turkish Cypriot dialect. For those couples planning to get married in spring or in summer, we presented some useful tips on wedding preparations. We shared the exciting moments we experienced during the paintball game we played with some team members of our magazine. Cyprus’ flamingos, the wild “lapsana” plant of open fields of Cyprus and mücendra pilaff of the Cypriot cuisine is gingering the issue. This month’s guest of “Road Notes” is Cem Sarvan with his pictures and article about Rome. In the arts section, we memorialized Ruya Resat, one of the most important artists of Cyprus.

Pegasus Kıbrıs Temsilcisi CyprusXp Group’un yeni binasının açılış onurunu yaşamıştık geçen ay; açılışın önemli anlarını da sayfalarımıza taşıdık.

Last month, CyprusXp Group, the Cyprus representative of Pegasus Airlines moved to a new building and in this issue we shared with you some memorable and honouring moments of the opening ceremony.

Bahar kapımızdayken hepinize mutluluk dolu günler diliyoruz…

We wish you days filled with happiness, when spring is just at our door step...

21


22


23


PORTRE / PORTRAIT

24


ANBER ONAR: Göçmen çocuklarla el ele Hand in hand with migrant children

“Kurtuluşun kültürde olacağını düşünen biriyim.” “I think that salvation lies in culture”

Stella Aciman

2

007 Yılında Sarayönü’nde, bir sanat ve kültür evi olarak açıldı Sidestreet. O yıldan itibaren de yaptıkları her etkinlikle KKTC’ye yeni bir soluk getirdiler. Çeşitli sergilerin dışında film gösterimleri, seminerler ile isimlerinden çok söz ettirdiler. Tüm bu etkinliklerin yanı sıra, Lefkoşa Surlariçi’nde yaşayan göçmen çocukların KKTC kültürüne adapte olmaları, dünya görüşlerini geliştirmeleri için gösterdikleri çaba ise görülmeye değerdi. Bu projeleri gerçeğe dönüştüren kişi ise Anber Onar.

S

idestreets was founded as an art and culture house in the year 2007, in Sarayonu. Since then, with every activity they were engaged in, they brought a breath of fresh air to the TRNC. Besides various exhibitions, they had their names rather frequently mentioned among people with film presentations, seminars and various similar activities. Apart from all these activities and organisations, the effort they put to help the migrant children who live in the inner city of walled Nicosia adapt to the TRNC culture and change their world view, was worth seeing. The name behind the realization of all these projects is Anber Onar.

25


26

Uzun süredir Surlariçi çocuklarına yaptığınız sinema etkinliklerine neden ara verdiniz?

Why did you cease the cinema activities you have been organising for the children of Walled City?

Biraz finans sorun oldu ama çocuklar bu cumartesi sinemalarını çok seviyorlar ve bize tekrar başlatmamız için çok baskı yapıyorlar. Bu baskılara dayanamadığımız için önümüzdeki ay tekrar sinema gösterimine başlayacağız.

We had some financial difficulties but children are very fond of these Saturday sessions and they are really putting pressure on us to restart them. We couldn’t put up with the pressure, so we will start the cinema sessions again next month.

Yaklaşık on kişiyle başlamıştınız gösterimlere, sonraları kaç çocuğa ulaştınız?

You started these sessions with about ten children, what was the number you’ve reached later on?

50 çocuk olmuşlardı.

We’ve reached fifty children.

Finans sorununu hallettiniz mi?

Could you come over the financial problem?

Henüz halledemedik. Aslında çok büyük meblağlar değil istediğimiz. Çocuklara ikram ettiğimiz içecekler, çerezler falan var. Meblağ sürekli olduğu için yükseliyor. Biz bu konuyu TC. Elçiliği ile konuştuk ama bir sonuç alamadık. İnsanlar sadece ‘ne güzel işler yapıyorsunuz çocuklar için’ diyor ama hiç kimse biz de yardımcı olalım demiyor.

Well, no not yet. In fact, the amount we are talking about is not very high. It is for the drinks and the treats we serve to the children. The amount gets higher because it is continuous; it is not just for one time. We brought the issue to the Turkish Republic Embassy but it was fruitless. People keep saying “oh, you are doing a really good job, this is really good for the children” but no one is urged to help.


Surlariçi çocukları için yeni projeleriniz var mı?

Do you have new projects for the children of the Walled City?

Evet, var. Çocuklara etüt programı yapacağız. Surlariçi’ndeki okuldan seçtiğimiz 20 çocuğun derslerine kendimiz ve gönüllü hocalarımızla yardımcı olacağız. Çünkü bu çocukların anne ve babaları maalesef eğitimsiz, yardım alacakları kimseleri yok. Haftanın 3-4 günü belli saatlerde açık olacağız.

Yes, we do. We are going to organize a study programme for the children.We will choose twenty children from the school in the walled city and a number of volunteer teachers and we, ourselves, will help them with their lessons. Because unfortunately, their parents are not educated, there is no one they can seek help from. We are going to be open for this between specific hours three or four days a week.

Bu program için yardım aldınız mı?

Did you get any support for this programme?

Evet, alacağız. Bu yardımı yapacak olan kişi de yılın yarısını KKTC’de geçiren bir İngiliz. Bizim Sidestreet olarak yaptığımız etkinlikleri takip eden yabancılar var. Bu İngiliz de bu kişilerden biri. Bir gün ziyaretimize geldi ve ‘yardım olarak ne yapmak isterdiniz?’ diye sordu. Ben de ona bu projeden söz ettim. Bir bütçe çıkarmamızı istedi. Çok cüzi bir bütçe çıkardım, kabul etti. Bu projeden çok heyecanlandığını ve böyle bir eksikliğin olduğuna inandığını ve bu yardımı yapacağını söyledi. Sonuçta istediğimiz rakamlar çok büyük değil, aksine çok cüzi miktarlar ama biz bir kültür ve sanat gurubuyuz, çok paralar kazanmıyoruz. O yüzden masrafları tek başımıza karşılayabilmemiz mümkün değil.

Yes, we will. The person who is going to support this project is an English citizen, who spends half of the year in TRNC. There are foreigners who follow our activities as Sidestreets. And this person is one of those foreigners who follow our doings. One day he came to visit us and asked “what kind of support programme would you like to implement?” I told him about this project and he wanted us to draw up a budget. I put down really low cost estimates and he accepted it. He said that he was very excited about this project and that he believed that there is a shortcoming in this area and that he would support us bring this project into action. All in all, the figures are not high at all, on the contrary they are quite low but it is a fact that we are an art group, we don’t make much money. So it is not possible for us to cover all the costs by ourselves.

27


Amacınızın ne olduğunu nasıl açıklarsınız?

What would you say your aim is?

Amacımız; çocukları meraklandıracak, zihinlerini açacak ortamlar yaratıp, dünyaya farklı bir pencereden bakmalarını sağlamak. Gündelik kullandıkları malzemeler de dâhil olmak üzere tüm araç gereçleri bir şekilde onlara sorgulatmak istiyoruz. Yedikleri bir dilim çikolatanın içindeki kakaonun saatlerce çalıştırılarak emeği sömürülen küçük çocukların ellerinden çıktığını, bir paket çikolata almazlarsa o çocuğa aslında iyilik yaptıklarını öğrenecekler.

Our aim is to create intriguing mediums for children that will nourish and stimulate their intellect and to open a new window for them, through which they can see the world differently. We want to make them question everything, every tool they use, including those they use during their daily routines. They will find out that the cocoa in the chocolate bar they eat come from the hands of young children, whose hours worth labour is exploited and that if they do not buy that chocolate bar, they will in fact do those children a good turn.

Bu seminerler kaç yaş gurubuna veriliyor?

What age group are these seminars offered to?

Bugüne kadar 12-17 yaş gurubuna verdik. Fakat inanın, bu seminerler çok daha küçük yaşlardaki çocuklara verilebileceği gibi büyüklere de uygulanabilir.

Up until today, they were offered to children of ages between 12 and 17. But, believe me, these seminars could be given to not only much younger kids, but to older ones as well.

Çocukların bu seminerlere tepkileri ne oluyor?

How do the children react to these seminars?

Seminerler çok interaktifdir, bol görsellidir. Bu yüzden çocuklar hiç sıkılmıyor. Ve ilk kez birçok şeyi sorgulamaya başlıyorlar, önyargıların ne anlama geldiğini görebiliyorlar.

The seminars are very interactive and there are plenty of visual items. So the children do not get bored.And for the first time, they start questioning many things, they understand what prejudice actually means.

Ne yapmak istiyorsunuz?

What is it that you want to do?

Düşünen, sorgulayan bir gençliğin yetişmesini istiyoruz çünkü hiçbir şeyi sorgulamayan, tepkisiz, pasif bir şekilde yaşıyoruz.

We want a youth that think, reflect and question because we life without questioning, without reacting, just as passive creatures.

Bu proje de Surlariçi çocuklarına mı yönelik yapılıyor?

Is this project meant for the children of the Walled City as well?

Tabii ki hayır… Her kesime yönelik. Konumlarından dolayı onlar daha avantajlı durumdalar çünkü biz buradayız. Biz onların geleceklerine bir yön vermelerine yardımcı olmaya çalışıyoruz, çünkü bu çocuklar doğru düzgün okula bile gitmiyorlar. Çok büyük guruplardan söz edemiyoruz tabii. Bugüne kadar çocuklar için yaptığımız projelere toplam katılım 300 kişi kadar oldu. Nüfusumuzu düşünürsek kötü sayılmaz ama gönül daha çok katılım olmasını arzu ediyor.

28

Of course not... It is for everyone. They are a bit more advantaged due to their location because we are here. We are trying to help them shape their future, because these children don’t even go to school properly. We cannot talk about much older groups though. Until today, the total number of people who joined our projects is about 300. Compared to the total population, it’s not bad but we’d wish the number was higher.


29


Sanat galerisi olarak yeni projeleriniz neler?

What are your new projects as an art gallery?

Önümüzde iki sergimiz var. Şubat ayında IF İstanbul sinema gösterimizin üçüncüsü başladı.

There are two exhibitions ahead of us. In February, the third IF Istanbul Cinema fest is on.

Sidestreet’te sergilediğiniz Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun Kayıp Mozaikleri çok ses getirmişti. Hatta bununla ilgili çok da güzel bir kitap hazırlamıştınız. Bu konuyla ilgili çalışmalarınız hala devam ediyor mu?

Bedri Rahmi Eyüboğlu’s “The Lost Mosaic Wall” exhibition created a tremendous impression. And you even made a very nice book about it. Is your work on this still ongoing?

Bedri Rahmi projesi şu anda Expo 58 olarak devam ediyor. Bu konuyla ilgili Mimar Sinan Üniversitesi’nde iki defa konferans verdik. Kitaplarımız var. Bu kadar yıkıma uğrayan Bedri Rahmi’nin Kayıp Mozaikleri’nin Türkiye’de bir sergisi bile olmadı. Bu çalışma sadece tarihsel bir belge olarak kalacak. Türkiye kendi kültürünü nasıl var edecek, dünyaya tanıtacak, kültürüyle nasıl gurur duyacak? Bu açıdan Expo 58, aslında Türk kültürünün dünyaya tanıtılması açısından çok önemliydi. Bu gün Türkiye ne yapıyor bu konularda? Bedri Rahmi bir semboldür sadece, Türkiye’nin kendi sanatçısına gösterdiği bir davranış biçimidir. Kültür Bakanı Ertuğrul Güney KKTC’ye geldiğinde bir konuşmasında ‘darbeler şunu yıktı, bunu yıktı’ diye söylemişti. Peki,’ siz ne yapıyorsunuz?’ diye sormak gerekiyor. Aynı harabeyi siz de koruyorsunuz. KKTC’de kültür üzerine olan statüko aynı şekilde Türkiye’de de devam ediyor. Biz kurum olarak bu kadar çaba harcıyoruz. İyi iş yapanı ödüllendirmek lazım değil mi? Beklentimiz maddi değil ama manevi bir karşılığını görelim bari. Bu durumlar beni çok üzüyor çünkü ben her zaman kurtuluşun kültürde olacağını düşünen biriyim.

30

The Bedri Rahmi project is still on as Expo 58. We made two presentations at Mimar Sinan University regarding this subject. We have books. Bedri Rahmi’s Lost Mosaics, that have been destructed heavily, have not even been exhibited in Turkey. This study will only remain a historical document. How is Turkey going to preserve and promote its own culture? How is Turkey going to be proud of its culture? Expo 58, was in fact quite significant from the promotion aspect. What is Turkey doing about all these today? Bedri Rahmi is only an example, of how Turkey treats its own artists. When the Ministry of Culture Ertuğrul Güney visited TRNC, in one speech he made, he mentioned that coups had torn down this and that; one should ask: “So what are you doing?” You are preserving the same ruins. The status quo regarding culture in TRNC is the same in Turkey. We, as an institution are trying very hard, putting effort into this. Isn’t it material to reward those who do a good job? We do not have any financial expectations but I wish we were appreciated somehow. These really upset me deeply because I am a person who think that salvation shall come within culture.


31


GEZİ / TRAVEL

32


Kıbrıs’ın belki de en değerli yeri Perhaps the most treasured place in Cyprus

S. Mehmet

;

G

Y

Şu andaki Yedidalga Köyü sınırlarındaki Soli Antik Kenti Kıbrıs’ta kurulan dokuz şehir krallığından biriydi. Kıbrıs tarihinde büyük öneme sahip şehir krallıkları arasında Salamis, Baf, Kurium, Kitrea, Lambusa ve Soli antik kentleri sayılabilir…

Ancient City of Soli, which is on the border of Yedidalga village of the day, was one of the nine city-kingdoms founded in Cyprus. Among the most significant city kingdoms in the history of Cyprus are Ancient Cities of Salamis, Paphos, Kurium, Kitrea, Lambousa and Soli…

üzelyurt’tan Lefke’ye doğru yola koyuldunuz… Anayol, deniz kenarından devam etmeye başladığı noktada Cengizköy’desiniz… Az sonra Gemikonağı’na varacaksınız… Lefke, solunuzda, ya da güneyde kalacak. Dönmeyeceksiniz… Devam edin; yine denizin masmavi görüntüsü, eski maden şirketinin metal – dev iskelesi karşınıza çıkacak… İşte oraları, antik Soli kentidir ve kalıntıları da hemen oralardadır…

Soli, bunların en zenginiydi… Milattan önce 700’lere kadar uzanan bir tarihi vardır. Kıbrıs’ın tarihine ışık tutan Soli Antik Kenti’nin inşa edilmesinde Atinalı Yunan düşünür ve devlet adamı Solon’un payının çok büyük olduğu düşünülür ve isimin de oradan geldiği inancı aslında çok yüksektir…

ou are on the way from Morphou to Lefke… At the point where the main road meets the sea, and continues along the shore, you are at Cengizkoy… In a little while, you will arrive at Gemikonagi… Lefke will be on your left, or to your South. You shall not turn… Go straight; the azure sight of the sea, the giant metal embarcadero of the old mine company will appear before you… That area, right there, is the Ancient City of Soli and its ruins are somewhere around there…

Soli was the wealthiest of all these… Its history goes until 700 BC. It is believed that Greek philosopher and statesman Solon, played a significant role during the construction of Ancient City of Soli, which holds light to the history of Cyprus and thus the name of the City takes its name after Solon.

33


34

Soli’yi ziyaret eden Solon’un, dönemin kralı Philokypros’tan kenti stratejik konumu nedeniyle şimdiki yerine kurmasını önerdiği söylenir…

It is claimed that Solon, who visited Soli, advised Philokypros, king of the date, to build this city at its present location due to its strategic characteristics…

Soli’nin limanı, verimli toprakları, sulak arazileri ve bakır madenleri de bulunuyordu… Şehrin şimdiki yerine kurulmasının en önemli sebepleri de bunlardı.

Soli had a port, fertile soils, well-watered fields and copper mines… These were the main reasons why the city was founded at that particular location…

Bir ayrıntı verecek olursak; Soli Antik Kenti en zengin dönemini Roma sürecinde yaşadı.

Some may want to know that the Ancient City of Soli had its days of glory during the Roman reign.

Soli Antik Şehri’nin kazıları 1929 İsveç Kazı Heyeti, 1965– 74 yılları arasında da Kanada Kazı Heyeti tarafından başlatıldı. 2005 yılında Eski Eserler ve Müzeler Dairesi 7 mezarın kazısını gerçekleştirip, mezarlarda çok zengin kalıntılara ulaştı.

The excavation work of Ancient City of Soli was commenced by Sweden Excavation Team in 1929 and continued by Canadian Excavation Team between the years 1965 and 1974. In 2005, the Department of Antiquities and Museums excavated seven tombs and discovered valuable ruins in the tombs.

Saf altından yapılan küpeler, kolyeler ve iki taç şu an Güzelyurt Arkeoloji ve Doğa Müzesi’nde sergileniyor.

Virgin gold earrings, necklaces and two tiaras are currently exhibited in Morphou Museum of Archeology and Nature.

Ve en ilginci nedir biliyor musunuz? Çok az kazının gerçekleştiği Soli şehrinin yüzde 80’ine yakının halen toprak altında gün ışığına çıkartılmayı beklemesi!

And you know what’s most interesting? It is a minor part of the City of Soli that has been excavated; almost 80 percent of the city is still under the earth waiting to be discovered and brought to daylight!

Soli kentinin bir önemli sanat merkezi olduğunun en belirgin işareti, tiyatrosudur ve halen ayaktadır…

The most significant sign towards the fact that the City of Soli was an important center for art is its theatre and it is still standing…

KKTC’de şu anda belki bir iki üniversitede tiyatro yapılan salonlar vardır ancak ülkede tiyatro salonu ne yazık ki tam anlamıyla yoktur…

In the TRNC, maybe there are some theatre halls on university campuses; however, unfortunately a proper and fully equipped theatre hall does not exist in the country…


Düşünün; 2 bin 700 yıl önce Soli’de amfitiyatro vardır… 1929 yılında kazısı yapılan tiyatro, orkestra ve sahne binası bölümlerinden oluşuyor. Tiyatroya giriş iki yönden yapılıyordu. Yaklaşık 4 bin kişilik kapasitesi olan Soli Antik Kenti’ndeki tiyatrodan yola çıkan bazı araştırmacılar, şehrin nüfusu hakkında bilgi verir. Bu yaklaşıma göre 4 bin kişinin sığdığı tiyatro Soli kentinin 12-15 bin nüfusu olduğunu düşündürüyor. Kazıların yapıldığı 1929 yılında İngiliz idaresi döneminde orijinal tiyatro taşları, Port Said adlı limanın yapımı için Mısır’a götürüldü. Bu da tarihi hırsızlıklardan biri olarak kabul edilmeli… Alt ve üst olmak üzere iki bölümden oluşan tiyatro 1960’lı yıllarda Kıbrıs Cumhuriyeti yönetimi tarafından restore edildi.

Think about it; two thousand seven hundred years ago, there was an amphitheatre in Soli… The theatre, which was excavated in 1929, is composed of theatre, orchestra and stage sections. There are two separate entrances to the theatre building. Some researchers, having studied the theatre claim its capacity to be four thousand and based on this figure they estimate the population of the Ancient City of Soli. This approach entails that the theatre that could take four thousand people shows that the City of Soli had a population of 12-15 thousand. In the year 1929, when the excavation was ongoing, it was the British era on the island and the original stones of the theatre were taken to Egypt for the construction of Port Said. This must be accepted as one of the major historical thefts. The theatre building is composed of an upper and a lower floor and it was renovated by the government of Cyprus Republic in the 1960s.

Soli Bazilikası, Kıbrıs’taki ikinci büyük bazilikadır. Bazilikada her biri 12 sıra halindeki 24 sütün bulunuyor…

The Soli Basilica is the second largest basilica in Cyprus. The basilica has twenty four columns in total, twelve on each side…

Üzeri yağmur ve güneşten korumak için çatı ile örtülü olan bazilikanın alt zeminde ise süsleme sanatının en ince işçiliğini yansıtan mozaik süslemeleri bulabilirsiniz…

The basilica is covered with roofing, to protect it from damages and wearing from the rain and the sun. The floor of the basilica reflects the most elaborate examples of embellishment with mosaics…

Soli Bazilikası’nın inanç turizmi açısından programlara dahil olması gereken tarihi bir eser olduğunu söyleyenler de var. Çünkü, Bazilika’nın ilk rahibi olan St. Auxibus, Soli’de Hristiyanlık dininin yayılmasında önemli rol oynayan bir azizdi.

Some believe that the Soli Basilica is a venue that should be included in religious tourism programs, because St. Auxibus, who was the first monk of the Basilica, was a saint who played an important role in the spreading of Christianity in Soli.

35


Soli kentinde yaşayan insanlar daha önce putperestti. Hristiyanlık dininin yayılmasında önemli bir kişi olan St. Barnabas’ın yeğeni St. Mark, Soli şehrini ziyaret ederek Hristiyanlık dininin bu şehirde yayılmasına büyük katkı koydu. Şehir insanları böylece din değiştirmeye yöneldi. Soli Antik Kenti’nden çıkan en büyük eser Kıbrıs’ta doğan aşk ve güzellik tanrıçası Afrodit heykelidir. Yaklaşık 82 santimetre boyundaki çıplak Afrodit heykeli parlak mermerden yapılmıştır. Heykel, şu anda Güney Kıbrıs’taki müzede sergilenmektedir. Soli Antik Kenti’nin en önemli mozaiği ise Soli ile özdeşleşen eşsiz güzellikteki kaz görünümlü kuğu mozaiğidir. Ve Agora bölümü… Bu bölüm, Romalıların alışveriş ihtiyaçlarını karşıladıkları yerdi. Döneme özgü ürünlerin satıldığı ve ticaretin yoğun olduğu bu alan, halkın bir araya geldiği yerdi. Agorada Nymanium, mermer bir çeşme ve sütunlu galeri bölümleri bulunmaktaydı… Mutlaka görülmesi tavsiye olunur… Gitmişken, Lefke ve Yeşilırmak’ı gezmeyi de unutmayın…

Before that, people of the City of Soli were pagans. St. Mark, who was the cousin of St. Barnabas, a significant figure in the spreading of Christianity, visited the City of Soli and contributed to a great extend, to the spreading of Christianity in this city. It was then that the habitants of the city tended to switch to Christianity. The largest piece discovered in the Ancient City of Soli to date, is the Aphrodite statue; Aphrodite was the goddess of love and beauty and she was born in Cyprus. The nude Aphrodite statue, which is 82 centimeters in length, is made of glossy marble. This Aphrodite statue is currently exhibited in the museum in Southern Cyprus. The most important mosaic of the Ancient City is the swan figure that looks like a goose; this mosaic figure, which is of unique beauty, has been identified with Soli. And the Agora section… This section was where the Romans met their shopping needs. This area was where products of the era were sold and trade was rich; it was where the people of the City came together. In Agora, there were the Nymanium, a marble fountain and a columnar gallery. It is highly recommended that you visit this site… And once you are there, don’t forget to see Lefke and Yesilirmak…

36


37


KÜLTÜR / CULTURE

38


TA P H O U S E CU LT U R E K U Z E Y IN NORTHERN KIBRIS’TA C Y P R U S MEYHANE KÜ LT ÜRÜ Gürkan Uluçhan

K

uzey Kıbrıs’ta meyhane kültürü kendine özgü bir karakter taşır. Adadaki içki içme alışkanlığı, zaman içerisinde kendine özgü bir beslenme biçimi yaratmıştır. Zengin meze ve yemek kültürünün önemli bir bölümü de işte bu içme alışkanlığından kaynaklanmıştır. Meyhane kelimesi Farsçadan gelir ve ‘şarap içilen yer’ anlamını taşır. 1850’li yıllara kadar, Kıbrıs meyhanelerinde şarap içilmekteydi. 1850’lerden sonra ise şarap yerini rakıya bırakmıştır.

I

n North Cyprus, taphouse culture possesses a unique characteristic of its own. Drinking habits of the islanders have in time created a distinctive food habits. A significant part of the rich delicatessen and main dishes, has originated from this distinctive drinking habit. The word ‘meyhane’, which is the Cypriot word for the local taphouses, is of Farsi origin and lexically it means ‘the house for wine drinking’. Until the 1850s, the drink served at the taphouses in Cyprus was wine. After the 1850s, wine was replaced by raki, which is a Turkish spirit flavoured with anise.

39


Meyhane kültüründen bahsedip de mezelerden söz etmemek olmaz. Meyhanelerde içkiyle birlikte getirilen iştah açıcı lezzetleri, küçük porsiyonlar halinde sunulmaları ve süslemeleri ile dikkat çeken mezeler Kıbrıs Türk mutfağında zengin bir çeşitlilik gösterir. Meyhanelerde ana yemekten çok daha fazla rağbet gören mezelerin ortak özelliği hemen hemen tamamında zeytinyağı, tuz ve limonun yer almasıdır. Şüphesiz, bir deniz ülkesi olan Kıbrıs’ın meyhane kültüründe deniz ürünleri de çok önemli bir yere sahiptir. Kıbrıs’ta bir meyhaneye gidildiği zaman size getirilen mezeler; kuru bakla, börülce, pancar, humus, tahin- limon karışımı, ahtapot turşusu, bazı küçük av kuşları, gabbar turşusu (kapari), kereviz turşusu, bıldırcın yumurtası turşusu, samarella (kurutulmuş et), renga, patlıcan salatası, enginar ve kısırdır.

Some of the delicatessen served at a taphouse in Cyprus would be; broad beans, black eyed beans, red beet, humus, mixture of tahini (sesame seed oil) and lemon, pickled octopus, some small fowls, pickled cappers (kapari), pickled celery, pickled quail eggs, samarella, which is a type of dried meat, herring, eggplant salad, artichokes and burghul salad.

Ana yemekten önce sunulan ara sıcaklar arasında; pide arasında sunulan ızgara hellim ve sucuk, ciğer, kalamar, yengeç bacağı, karides, bumbar ve bazen de kıbrısa özgü bir mantı çeşidi olarak niteleyebileceğimiz pirohu sayılabilir. Ana yemek olarak genellikle adada kebap ve balık tüketilir.

Among the hors d’oeuvres, served before the main dish, are grilled hallumi and fermented sausage in pita, fried lamb liver, calamari, crab leg, shrimps, chitterlings and sometimes pirohu, which is the Cypriot version of ravioli. As the main dish, islanders generally have kebab or fish.

Meyhanelerin en kalabalık olduğu günlerse çarşamba, cuma ve cumartesi günleridir. Günümüzde şehir merkezine yakın bölgelere konuşlanmış olan meyhanelerin hemen hepsinde canlı müzik mevcuttur. Bu surette bazı meyhaneler günümüzde taverna niteliği kazanmıştır. Uzun yaz gecelerinde ada halkı açık hava meyhanelerini tercih ederler. Kış mevsiminde ise açık mekanlar yerini kapalı mekanlara bırakır.

Wednesdays, Fridays and Saturdays are when taphouses are busiest. Nowadays, there is live music in most of the taphouses located close to the city centres. This attributes these taphouses tavern characteristics. On long summer nights, islanders prefer open air taphouses; in winter, naturally closed venues replace open ones.

Ada halkı meyhane tercihlerini lüks mekanlardan çok, kendilerini daha rahat hissedebileceği salaş mekanlardan yana kullanmaktadırlar. Meyhanelerde en fazla tüketilen alkollü içkiler de konyak, rakı ve viskidir. Meyhanede esas amaç içkiden çok muhabbet olduğu için içki küçük yudumlar halinde ve meze eşliğinde tüketilir ki gece olabildiğince uzun sürsün. Hatta içkilerin adada ‘bodiri’ denilen küçük bardaklarda sunulması gelenektir. Gecenin sonunda masalara yanmakta olan zeytin yaprakları gezdirilir ve bu şekilde nazardan korunulacağına inanılır.

40

One cannot speak of taphouses and not mention the delicatessens. In Cypriot taphouses, appetizers, served with drinks in small, garnished portions, exhibit a rich variety in the Turkish Cypriot cuisine. Olive oil, salt and lemon are the common seasoning of most of these delicatessen dishes, which get in favour much more than the main dishes. Needless to say, seafood appetizers form a significant part of the taphouse culture of Cyprus, as an island.

Instead of luxurious, posh places, islanders prefer hovel spaces, where they feel much more comfortable. Most frequently consumed drinks in these taphouses are cognac, raki and whiskey. The main purpose of gathering at a taphouse is not to eat, but to enjoy conversing, therefore, drinks are indulged in small sips and together with the delicatessen, so that the night may last as long as possible. In fact, it is an island tradition to serve the drinks in small glasses, that look like shot glasses, called ‘bodiri’ by locals. At the end of the night, kindled olive tree leaves are brought to the table, as it is believed that this will keep the evil eye away.


41


İllüstrasyon / Illustration: Sevcan Çerkez

KIBRIS EFSANELERİ:

YILAN ADASI EFSANESİ

G

irne’nin batısında minnacık bir ada vardır. Bu adayla ilgili onlarca hikaye anlatılmaktadır. Kimilerine göre bu ada aşk adasıymış ve yasak aşklarından dolayı sürgün edilen sevgililer ölümlerini beklerlermiş bu adada. Denizkızları sevgililerin bu haline dayanamaz ve her seferinde onları kurtarırmış. Başka bir hikayeye göre, Yılan Adası, orada bulunan zehirli yılanların saldırılarından korunmak için Kıbrıs Adası’ndan koparılmış bir kara parçasıymış. Başka bir efsaneye göreyse Kıbrıs’ta çok eskiden kötü kalpli bir kral yaşarmış. Bu kral, bir balıkçının güzel karısına gönlünü kaptırmış. Balıkçının karısı, kralın haremine girmeyi reddedince kral, balıkçı, karısı ve küçük kızları için ölüm emri çıkartmış. Balıkçı, karısını ve küçük kızını sandala alarak kraldan ve adadan kaçmaya çalışmış. Kral, gemisiyle ve en güçlü adamlarıyla zavallı balıkçı ve ailesinin peşine düşmüş. Kral, tam balıkçının sandalını batıracakken denizde bir fırtınadır kopmuş. Kralın gemisi batmış. Kral, canını zor kurtarmış. Balıkçıyla ailesini ise denizkızları kurtarmışlar.

42

Aradan yıllar geçmesine rağmen kral, balıkçının karısını aklından çıkartamamış. Bir gün kralın adamları, Yılan Adası’nda bir ışık görmüşler. Durumu krala bildirdiklerinde kral, balıkçı ve ailesinin Yılan Adası’nda saklandığını tahmin etmiş ve bu tehlikeli adaya askerleri ile beraber bir sefer düzenlemiş. Kralla askerleri adaya çıktıklarında ışığın adadan değil adanın etrafındaki denizden geldiğini fark etmişler. Derken, ortalık karışmış. Denizden fışkıran, bedenlerinden ışık saçan yılan balıkları adayı kaplamış. Ada yılan balıklarının yaydığı ışığın etkisiyle ay parçası gibi olmuş. Sabah olduğunda minik ada binlerce insan cesediyle kaplanmış. Kral ise tüm aramalara rağmen bulunamamış. Kimilerine göre denizkızları, kötü kalpli krala bir ders vermek için deniz dibinde yaşayan elektrik yüklü yılan balıklarını bu adaya göndermiş; kimilerine göre ise denizdeki fırtınadan sağ kurtulamayan balıkçı ve ailesinin hayaleti kraldan bu yolla intikam almış.


CYPRUS MYTHS:

THE MYTH OF SNAKE ISLAND

T

here lies a very small island to the west of Kyrenia, also known as Glykyotissa Island. Various stories have been told about this island through generations. According to some, this island used to be the island of love; lovers exiled for their forbidden affairs awaited for death to find them on this island. Mermaids, who could not stand seeing lovers suffer, are said to have saved them each and every time. Some others say that Snake Island is a piece of land broken off the Island of Cyprus, to protect its habitants from the venomous snakes that live there. According to another myth, once upon a time, there was a malevolent king in Cyprus. This king lost his heart to the beautiful wife of a fisherman. When the fisherman’s wife refused to become an odalisque in the king’s harem, the king ordered that the fisherman, his wife and their little girl are executed. The fisherman took his wife and daughter on his boat and tried to flee the island and the king. The king, however, chased him up with his ship and most powerful men, and just as the fisherman’s boat was about to be sunk, a great thunderstorm broke at the

sea. The king’s ship sank and the king hardly saved himself. The fisherman and his family was saved by the mermaids. Even though many years passed by, the king couldn’t forget the fisherman’s wife. One day, king’s men saw a light on the Snake Island. When they told the king about this light they saw, the king thought that the fisherman and his family were hiding on the Snake Island and decided to attack the island with his troops. When the king and his army arrived at the Island, they discovered that the light did not come from the Island but from within the sea around it. Suddenly there was chaos; eels, whose bodies spread light, came out from the sea and surrounded the Island. The island looked like the moon from all the light they spread. When the day broke, that small island was covered with thousands dead bodies. And they searched in vain for the King. Some say that mermaids sent electric eels, that live at the bottom of the sea, to teach the evil king a lesson; some others say that the fisherman and his family couldn’t survive the storm and this was their spirits’ revenge from the king.

43


Sigara içmek öldürür Smoking kills İllüstrasyon / Illustration: Sevcan Çerkez

KIBRIS AĞZI: CYPRIOT DIALECT:

“G

GAMİNİ

amini”, Kıbrıs Türk ağzına Yunanca “kaminos” sözcüğünden geçmiş bir kelimedir. Gamini kelimesinin esas anlamı kireç ocağı, baca, kömür yapılan yer olmasına karşın günümüzde anlam genişlemesine uğramıştır. Gamini, günümüzde özellikle sigara içilen kapalı mekanların durumunu ifade etmek için kullanılmakta ve ‘duman altı’ anlamına gelmektedir.

44

T

he word “Gamini” in Cypriot Turkish, is a loanword from Greek “kaminos”. Although the lexical meaning of the word gamini is limekiln, chimney or a place where coal is produced, it has gone under semantic expansion in time and nowadays it is also used to refer to places, especially closed areas, thick with smoke from cigarettes.

Gamini kelimesini açıklarken Kuzey Kıbrıs’ta kapalı mekanlarda sigara içme yasağından da bahsetmek gerekir. KKTC’de 2008 yılında yürürlüğe giren 44/2008 Sayılı ‘’Tütün Ürünlerinin Zararlarından Korunma ve Denetim Yasası’’ ile bazı istisnalar hariç birçok kapalı alanda sigara içilmesi yasaklanmıştır. Yasaya göre, tütün ürünü içilmesinden rahatsız olan kişiler, içen kişiyi uyarma hakkına sahip oldukları gibi, işletmenin yetkilisinden de uyarı yapmasını isteme hakkına sahiptirler. Uyarıya rağmen tütün ürünü içmeye devam eden kişiyi ilgili yerin yetkilisi ilgili bakanlığa veya denetçilere şikayet edilebilecektir.

When speaking of the word gamini as a lexical item, we must mention the law in North Cyprus that prohibits smoking in closed areas. Under Cap 44/2008 “Prevention and Control of the Harmful Effects of Tobacco Products Act”, that came into effect in 2008, it is prohibited to smoke in most closed areas, although some exceptions exists. According to the law, those who are disturbed by the smoke of a tobacco product, have the right to warn the person who is smoking or request from the management to warn the same. Those who continue smoking in spite of the warning may be referred to the relevant ministry or inspectors by the management of the place.

Passatempo ekibi olarak hepinize gaminisiz günler diliyoruz.

As the Passatempo team, we wish you smoke-free days.


45


SPOR / SPORT

Joy of

Paintball Keyfi 46


Can Sarvan

P

assatempo ekibi olarak bu sayımız için “paintball” oynamaya karar verdik. Lefkoşa’daki Paintball Zone’nun Direktörü Tacım Aksu’nun hakemliğinde geçen oyun ekibimize oldukça heyecanlı anlar yaşattı.

A

s the Passatempo team, we decided to get out in the field and enjoy “paintball”, and share the joy with you in this issue.Tacım Aksu, the Director of Paintball Zone in Nicosia, refereed our game, which was an exciting and dynamic experience for our team.


Paintball oyunu özel kıyafetlerimizi ve kasklarımızı taktıktan sonra, içi boya ile doldurulmuş küçük kapsüllerin silahlara doldurulması ile başlıyor. Miskete bezeyen kapsüllerin içindekinin doğal boya olduğunu ve kolaylıkla ıslak bir bezle çıkarılabildiğini öğreniyoruz. Maskelerimiz ise kırılmaz, özel bir camdan yapılmış. Paintball’u çıplak vücutla ya da korumasız kıyafetlerle oynamak tehlikeli. Zira mermiler plastik bir alaşımla kaplı ve çıplak vücutta hafif de olsa acı verici yaralanmalara neden olabiliyor.

The game kicks off after we pull on our special garments and helmets, and load our guns with small capsules filled with paint. We find out there and then that the paint in the capsules, which look like marbles, is natural and that it can easily be removed with a damp cloth. The protective glass on the helmets is specially manufactured and shatter-proof. It is quite dangerous to play Paintball without clothes or with soft garments, as the ‘bullets’ are covered with a plastic alloy and they may cause slight injuries on naked skin, which may be a little painful.

Paintball oyunu oynarken değişik stratejiler kurmak mümkün. Amaç belli bir süre içinde karşı takımın kalesindeki bayrağı ele geçirmek, bir rehineyi kurtarmak, ekip başkanlarını güvenli bir şekilde hedefe ulaştırmak, karşı takımın tamamını elemek, tek başına vurulmadan kalan son kişi olmaya çalışmak, bir tepeyi savunmak, bir köprüyü uçurmak veya ikili timlere ayrılıp diğer timleri elemek gibi pek çok seçenekten oluşabilir. Ve oyuncu grupları bu seçeneklerden birinde mutabık kalarak oyuna başlarlar.

It is possible to pursue various strategies during a game of Paintball. The aim may vary between many different choices such as taking the flag in the opponent team’s stronghold within a specific time, saving a hostage, getting the team leader to the target safely, eliminating all the members of the opponent team, trying to be the last person in the game who has not been shot, defending a hill or blowing off a bridge. The teams agree upon one of these choices and start the game.

Oyunda hangi strateji seçilmişse seçilsin, mermi ile boyanan oyuncu hakem tarafından oyundan çıkartılır. Mermisi biten oyuncu hakemin oyunu durdurması ile yeni boya mermisi almaya gidebilir ve bu sırada oyuncunun vurulması yasaktır. Hakemin düdük sesinden önce oyuna başlamak, oyun sırasında 5 metreden daha yakın mesafeden ateş etmek de yasaktır. Yasaklara uymayan oyuncular ceza alır ve oyun dışına çıkarılır.

48

Whichever strategy it is that has been set as the goal of the game, when a player is painted by a bullet, he or she is taken out of the field by the referee. If one runs out of bullets, he or she may reload his or her gun upon the referees freezing the game; it is forbidden to shoot the player while the game is on cease. It is also forbidden to start the game before the referee blows his whistle and to shoot at another player from a distance closer than five meters. Those that don’t obey the rules are eliminated and taken out of the field.


Passatempo ekibinin bir kısmının ikişerlik küçük gruplarla oynadığı oyun, fotoğraflarda göreceğiniz üzere büyük bir keyifle ve müthiş bir heyecanla oynandı.

As you can see from the photos, the game between the small groups of the Passatempo team was quite delightful and exciting.

Oyun sırasında, yanında kural dışı olarak ekstra mermi bulundurduğu sonradan anlaşılan bir oyuncu tespit edilince ve aynı ekipten olan oyunculardan birinin diğerini vurması gibi olaylar yaşanınca insan ihtirasının eğlenceli sonuçlarına bir kez daha tanık olduk.

When we found out that one of the players had extra balls unruly, and when one of the players shot another player of his own team, we, once again witnessed the amusing outcomes of human ambition.

Paintball için adrenalin yükselten, çok zevkli bir takım oyunu diyebiliriz. Kıbrıs’ta değişik bölgelerdeki geniş paintball alanlarında boş vakitlerinizde eğlenmeniz dileğiyle...

50

Paintball can be defined as a team game that rushes your adrenalin, excites you and amuses you. We wish you joyful times in the wide Paintball fields in Cyprus in your spare time.


51


HAYVANLAR ALEMİ / ANIMAL LIFE

flamingo THE NOBLE

ASALETİ


Gürkan Uluçhan

D

ünyada sayılı sulak alanlarda konaklayan göçmen Flamingo kuşlarının bu seneki konaklama alanı Mağusa’daki Gülseren Göleti oldu. Biz de fırsattan istifade ederek, Passatempo ekibi olarak bu enteresan kuşları sizin için yakından gözlemledik.

T

he migratory Flamingo birds that roost at numbered watery areas on the globe, stopped over at Gulseren Lagoon in Famagusta this year. We took this opportunity, as the Passatempo team to observe these interesting bird species up close for you.


54

Flamingo (Phoenicopterus), flamingolar (Phoenicopteriformes) takımının flamingogiller (Phoenicopteridae) familyasından Phoenicopterus cinsini oluşturan ve eti yenilebilen 6 kuş türünün ortak adıdır. Flaman kuşu olarak da bilinmekedir. Flamingolar, uzun, eğri bir boyna, uzun ince bacaklara ve açık pembe rengi tüylere sahiptir. En belirgin özelliklerinden biri de filtre vazifesi gören kıvrık biçimde gagalarının olmasıdır. Flamingolar su kuşları olup, koloni halinde beslenir, kuluçkaya yatar ve göç ederler. Uçarken boyunlarını ve bacaklarını dümdüz gererler ve adeta bir ok halini alırlar. Bu şekilde uzunlukları 2 metreyi bulur.

Flamingo (Phoenicopterus), is the common name for the six different clean bird species that form the Phoenicopterus genus of the Phoenicopteridae family of Phoenicopteriformes. Flamingos have long curved necks, long thin legs and light pink feathers. One of the most significant physical characteristic of Flamingos is their curved beak that functions as a filter. Flamingos are waders and they live and feed in colonies, incubate and migrate. While flying they straighten their necks and legs completely and take the shape of an arrow, so to say. When they do this, they reach up to two meters in length.

Genelde karides, yengeç gibi eklembacaklı hayvanlarla beslenirler. Eğik gagaları sayesinde yiyeceklerini çok zor ortamlardan rahatlıkla çıkartabilirler. Geniş, perdeli ayakları dengelerini bozmadan saatlerce tek ayak üstünde dikilerek dinlenmelerini sağlar. Dünyada 5 milyon civarında Flamingo kuşu vardır ve bu sayının yarısından fazlası Afrika’da yaşar.

Generally they feed on arthropod animals such as prawns and crabs. Their curved beak is specially adapted to easily pick up their food in places challenging to reach. Their wide webbed feet allow them to stand and rest on one leg for hours without losing balance. There are about five million flamingo birds in the world and more than half of these live in Africa.

Flamingolar, yırtıcı kuşlardan korunmak amacıyla geceleri uçarlar. Mahremiyetlerine düşkün olan bu kuşlar, genellikle ıssız bölgelerde ürerler. Kuluçka süreleri 30- 32 gün arasında değişmektedir. Ördek iriliğinde ve gri renginde olan yavrular pek de sevimli görünmezler. 2 aylık olana kadar anne ve babaları tarafından beslenen yavrular 100 günlük olunca ailelerinin yanından ayrılarak farklı topluluklar kurarlar.

To protect themselves from raptorial birds, flamingos fly at night time. As they are keen on their privacy, they reproduce at desolate places. They incubate for thirty to thirty two days. Nestlings, which are of the size of a duck and gray in colour, may not look very cute. They are fed by their mothers and fathers until they are two months old and when they are a hundred days old, they separate from their families and form separate flocks.


55


56

Flamingolar Hakkında İlginç Bilgiler

Interesting facts about Flamingos

Eski Romalı zenginler, flamingoları deniz kıyısındaki villalarında beslerlerdi. Amerikalı aykırı yönetmen John Waters ‘Pembe Flamingolar’ isimli tepki uyandıran filmi bu bilgiden yola çıkarak çekmiştir.

Wealthy Ancient Romans would keep flamingos in their villas on the shore. John Waters, diverse American film director, based his transgressive film called the Pink Flamingos on this fact.

Günümüzde maalesef flamingo sürüleri avcılar tarafından rastgele avlanmaktadır.

Unfortunately, nowadays, flocks of flamingos are hunted randomly by hunters.

Flamingo Anadolu’da ‘Allı Turna’ olarak bilinir.

Flamingos are also known as Reddish Cranes in Anatolia.

Flamingolar pembe rengini yedikleri karidesten almaktadır.

Flamingos get their pinkish colour from the prawns they feed on.


57


DOĞA / NATURE

Lapsana Lapsana Gürkan Uluçhan

K

ıbırıs’ta özellikle şubat-mart aylarında bir günde dört mevsimi yaşamak mümkündür. Sabah uyandığınızda don olayı ile karşılaşabilirsiniz. Sonrasında güneş tüm sıcaklığını hissettirir ancak güneşin ardından sağanak gelebilir. Havanın bu kararsız durumu kuşkusuz adada “lapsana” diye adlandırılan kış bitkilerinin işine yaramaktadır.

I

n the island of Cyprus, especially during February and March, it is possible to live all four seasons in one day. When you wake up in the morning, you can see the glazed frost, followed by the warm sun, however, a shower may pour down right after that. This indecisiveness of the whether, needless to say, nourishes winter plants called “lapsana” by locals of the island. 58


Aracınızla seyahat ederken yol kenarındaki ovalarda sarı çiçekli bitkiler gözünüze çarpacaktır. Ada halkı bu bitkilere lapsana demektedir . Bir kış bitkisi olan lapsana, yabani hardal otu veya meme otu olarak da bilinmektedir. Papatyagiller familyasından yaygın görülen hatta istilacı olarak adlandırılan bu bitkinin çiçekleri açık sarı renkte olup, dağınık, tüylü, yaprakları derin parçalı, tohum taşıyan podları yassı ve uçları burunludur. Şubat- haziran ayları arasında çiçeklenmekle beraber bu tarihlerin dışında da belli aralıklarla çiçek açabilirler. Avrupa ve Batı Asya’da yaygın olarak bulunurlar. Tohumları hardal yapımında kullanılan lapsana, özellikle orta yaş ve üstündeki ada halkı tarafından çokça tüketilmektedir.

While travelling with your vehicle, plants with yellow flowers by the road will most definitely catch your eye. Islanders call this plant “lapsana”. ‘Lapsana’, which is a winter plant, is also known as the wild mustard plant (Sinapis Hirta). This plant, which is of the daisy family, is quite common, actually so common that it is classified as being invasive. Its flowers are light yellow in colour, its leaves are amorphous and pubescent and its pods that carry the seeds are flat and pointed. Although their blossom season is the period between February and June, some may blossom at times other than that. This plant is commonly found in Europe and Western Asia, its seeds are used for the production of mustard and it is frequently consumed by middle aged and older islanders.

59


60

Bu enteresan bitki, çiğ olarak salatada kullanıldığı gibi, bakla ve börülceyle beraber haşlanarak zeytinyağı, limon ve sarımsakla da tüketilir. Ender olmakla beraber yahnisi de yapılmaktadır. Ninelerimiz ve dedelerimiz özellikle savaş yıllarında lapsanayı zeytin ekmekle yediklerini anlatırlar. Lapsananın antioksidan özelliği olduğu da pek çok bilim insanı tarafından savunulmaktadır.

This interesting plant can be eaten uncooked in salads or steamed with broad beans or black eyed peas, with olive oil, lemon and garlic seasoning. Uncommonly, it is stewed too. The elderly tell stories that they used to eat it with olives and bread, especially during the war. It is claimed by many scientists that ‘lapsana’ is an antioxidant nutrient.

Günümüzde köyde yaşayanlar ya da köye gidenler şehirde yaşayan tanıdıklarını ziyarete geldikleri zaman yanlarında mutlaka lapsana getirirler.

Today, those who live in villages or those who visit villages always bring back ‘lapsana’ for their friends and family in the city.

Psikologlar bu tür yabani bitkileri toplamanın insanın ruh sağlığına iyi geleceğini savunmaktadırlar. Biz de Passatempo ekibi olarak güneşli bir pazar sabahında adanın yeşilliklerinin tadını çıkarmanızı tavsiye ederiz.

Psychologists claim that exploring and picking such wild plants in nature are good for the soul. We, as the Passatempo team, strongly suggest that you make time to enjoy the greens of the island on a sunny Sunday morning.


61


YOL NOTLARI / ROAD NOTES

ROMA

’nın

Büyüsünde Bir Yolcu

A JOUNEY UNDER ROME’S MAGIC

Cem Sarvan cem.sarvan@gmail.com

B

u kez yılbaşı sonrasında Roma’dayım. Şehir, yoğun aralık ayını geride bırakmanın mahmurluğunda. Yollar boş, köşelerde kalmış tek tük sohbet geliyor kulağa. Gün boyunca mekanlardaki az sayıdaki kişi Roma halkının da ne derece yorgun olduğunun en iyi göstergesi. Geceleri ise şehir halen yeni yılın coşkusu içinde, her yer ışıl ışıl, sokaklar pırıltılar içinde ama çoğunlukla bomboş. Tarihin bir hayli iltimaslı davrandığı bu şehirde, davete gitmek üzere hazırlanmış da kavalyesini beklercesine bir hal var. Via Corso kilometrelerce göz alıcı ışıklarla İtalya bayrağını simgeliyor. Ara sokaklarda yılbaşı ağacı süsleri, geyikler, yıldızlar, noel babalar…

62

T

his time, following New Years, I’m in Rome. The town hums with the drowsiness of the past chaotic month of December. The roads are empty, voices drift through from the odd conversation here and there. The sporadic scattering of the Roman folk is the biggest sign of the town’s exhaustion. In the evenings however the town still resembles the jubilation of the nights before, the roads glittering and alive but mostly empty. It seems this town, highly favored by history, is dressed up to the nines awaiting its beau. Via Corso, shining its magnificent lights for miles and miles symbolizes the Italian flag. The side streets are decorated with Christmas tree lights, reindeers, stars and Santa Clauses...


63


64

Pantheon yine tüm görkemiyle gecenin içinde daha da büyüleyici duruyor. Tarihin donduğu, içinde eski Roma’nın seslerinin halen saklandığı bu muazzam yapıyla gecenin ortasında baş başa kalmanın tadına varıyorum. “Tanrıların Tapınağı” Roma’yı anlatıyor, meydanlardaki heyecanı, binlerce yıldır süregelen coşkuyu tarihin en etkileyici yapılarından birinin anılarından dinler gibiyim.

The Pantheon, once again in all its resplendence, is even more mesmerizing in the night sky. In the middle of the night, I enjoy the opportunity of being alone with this monumental structure for which time has stood still. It is as if one of history’s most impressive structures; “The Temple of all Gods” talks to me about Rome, describing the excitement in the squares, and the exuberance of thousands of years.

“Roma İmparatorluğu’nun en büyük amfitiyatrosunun kurulduğu yıllarda halkta büyük bir coşku vardı. Colosseum’un kuruluş amacı halkı gösterilerle eğlendirmekti. İlk zamanlarda neşe içinde gelen Colossuem gürültüsü bulunduğum meydandakileri bile coşturur, insanlar o yöne doğru koşarak giderlerdi. Yıllar geçtikçe Colosseum; köleler, mahkumlar, savaşçılar, bunların arasında seçilen güçlü gladyatörler ve vahşi hayvanların kıyasıya savaştığı ama aslında kazananın olmadığı kan akıtılan bir yer haline geldi. Alanın tabanındaki mazgalların altında tutulan kölelerin iniltileri gecenin sessizliğini yırtarak ulaşırdı bana.”

“There was great excitement among the people when Rome’s biggest amphitheater was constructed during the Roman Empire’s reign. The purpose of the Colosseum was to entertain the public with shows. At first, the jubilant noise of the Colosseum excited even the people standing in the square in which I am standing now, sending crowds rushing its way. As the years passed the Colosseum became an arena for slaves, prisoners and warriors to fight against wild animals and the strongest gladiators, where in reality neither side would win and the public would view a blood bath. Breaking the silence of the night, I could hear the moans of the slaves imprisoned in the portholes beneath the arena’s grounds.”

Pantheon sustu, ben soluklandım. Gecenin sessizliğinde biraz dolaştıktan sonra yine kulak verdim Roma tarihinin vakanüvisine.

Pantheon became quiet, I caught my breath. After wondering a while in the silence of the night I once again began to listen to Rome’s historiographer.

“Forum’un merkez olduğu zamanlardı. İmparatorluk Forum’dan yönetilirdi. Yüzlerce yıl şehrin merkezi olan senatodan tapınaklara kadar birçok yürütme organının yer aldığı ve bugün halen korunmaya çalışılan ünlü Forum. Günün yorgunluğunu bulunduğum Piazza della Rotonda’ya gelerek çıkaran birçok kişi vardı. Forum’da konuşulanları, çıkan söylentileri meydandaki kuytu köşelerde fısıltı halinde konuşanlardan duyardım. Kimi zaman sabırsızca beklediğim olaylar, kimi zaman da “umarım olmaz” dediğim planlar anlatılırdı yanı başımda.”

“During the times that Forum was the center of the city, the Empire was run from the Forum. The infamous Forum where for hundreds of years the senate operated from, sanctuaries stood tall and many more governing bodies took their place and until this day is still under protection. After a long day, many people came to rest, here, at the Piazza della Rotonda. I would hear about the rumours circulating and what was discussed at the Forum from the whispers coming that reached me from secluded corners. People spoke about events that I excitedly awaited and some that I couldn’t help but think, “I hope it doesn’t happen”.


Böylesine eski olmanın bilge Pantheon’a kestiği bir faturaydı bu. Çok yaşayan çok da acıya tanık olur.

Being so old, this was the price that the sage Pantheon had to pay. One who lives this long also witnesses much pain.

Tarihin içinde dolaşmaktan yorgun bir şekilde kendimi tipik bir Roma lokantasına atıyorum. Fettucine Alfredo’dayım. Hayli enteresan bir öyküye sahip bu mekanda akşam yemeği yemenin tadı da keyfi de bir başka. İster doğru ister güzel bir uyarlama olsun, 1914 yılında geçen bir olay bizlere bu farklı tadı getirmiş. Alfredo’nun karısının hamile olduğu dönemde tamamıyla yemeden kesilmesi ve bunun sonucunda da çok özel ve yumuşak bir tat arama çabası sonucu ünlü Alfredo’nun Fettucine’si ortaya çıkmış. Son derece basit bir tarifle, fettucine makarna ile tereyağı ve peynirin yoğun karışımıyla hazırlanır. Aradan geçen neredeyse yüz sene sonunda Alfredo dünya çapında bir üne kavuşmuş. Ancak bütün bunlar yaşanırken dünyanın birçok yerinde olduğu gibi bu ünlü Fettucine’nin gerçek mucidi olan Alfredo ile ilham kaynağı oğlu Armando, Piazza Augusto’da “Il Verro Alfredo – Gerçek Alfredo” adında bir mekanda Fettucine yapmaya devam etmişler.

Spent from wondering among history, I rest at a typical Roman restaurant. I’m at Fettuccine Alfredo. Dinner at this café that has an interesting tale behind it is a different kind of pleasure. Let it be true or just an entertaining adaptation, an incident from 1914 brings us this different taste. Alfredo’s Fettuccine was born from the efforts of trying to find a special taste that was easy on the palate, for his wife who pregnant at the time with their first child found herself put off from all foods. This meal is prepared by simply mixing together fettuccine pasta, butter and cheese. Nearly a hundred years later Alfredo rose to worldwide fame. However, even as these events unfolded, Fettuccine’s real inventor Alfredo and his muse; his son Armando, continued to make Fettuccine at a restaurant in Piazza Augusto named “Il Vero Alfredo – The Real Alfredo”.

65


Roma’da hayatın önemli bir parçası yürümek. Sokakların birer müze gibi tarihi eserlerle bezendiği bu şehrin gizemli yollarında dolaşırken sürekli olarak bir heykelle karşı karşıya veya yalnız kalmak mümkün. Ve bu heykellerin çoğunda da sanatçı Bernini’nin imzası vardır. Bernini adeta tüm hayatını, esinlendiklerini, aşklarını, umutlarını, hüzünlerini Roma sokaklarına çekiç darbeleriyle aksettirmiştir. Dünyada pek az sanatçıya verilecek bir ödüle sahiptir. Roma gibi müthiş bir şehir onun eserleriyle anılmaktadır. Pantheon söze başlıyor yine… “17. yüzyılın parlak döneminde Bernini Roma sokaklarını hareketlendirirken, bir sabah her zamanki çekiç seslerinin dışında bir gürültü başlamıştı. Sesler Piazza Navona’dan geliyordu. Barok mimari stildeki “Fontana del Moro - Dört Nehir Çeşmesi” Bernini ile başlayıp, 200 yıl boyunca yapılan eklemelerle bugünkü haline geldi. Duyguları hareketlerine yansımış bu çeşme Piazza Navona’yı her kesimin buluştuğu, aşıkların zamanı unuttukları, keman viyolensel akordion seslerinin kesilmediği bir yer olarak ünlendirdi. Gündüz ressamların, sanatçıların eserlerini sergilediği bu meydan, geceyle beraber turistlerin buluşma merkezi haline dönüşür, tarih boyunca bu alışkanlık hiç değişmedi.”

66

In Rome an important part of life is walking. Among these mysterious streets that resemble museums filled with historical artifacts you are more than likely to come across or be alone with various statues. And most of these statues carry the signature of the artist Bernini. It seems that Bernini has literally reverberated his life, inspiration, loves, hopes and disappointments into these streets of Rome with his chisel. He owns one of the most prestigious awards, presented to very few artists. His work is commemorated in the wonderful city of Rome. Pantheon begins with these words... “In the brilliant era of the 17th Century when Bernini stirred the streets of Rome, other than the usual sounds of his chisel another sound was heard. The noise came from Piazza Navona. The baroque architecture of the “Fontana del Moro – Four Rivers Fountain” began with Bernini and with the additional work put in over 200 years came to be what it is today.This fountain whose actions reflect its feelings became famous as a meeting point for people from all walks of life, where lovers forgot time and where the sounds of violins, cellos and accordions would meet your ears. During the day this square acts as a home for artists and musicians to display their talents and at night a place for tourists to meet, throughout history this tradition has never changed.”


Akşam Roma’ya çok nazlı gelir. Güneş istemeden batıyor gibidir. Güneşin batmasıyla hareketlenen insanlar ise İtalya’nın modasını, giyim ve ayakkabı çılgınlığını yansıtırcasına günbatımıyla akşam yemeği arasını doldururlar. Vitrinlerdeki rengarenk ayakkabılar podyuma çıkmışcasına izlenir, bazı mağazaların önünde içeri girmek için uzun kuyruklar vardır. Pantheon’un bu görüntüye bakan imalı gülümsemesini hisseder gibi olurum her defasında. Aslında Pantheon’un bu gülümsemesi o saate kadar diğer eserlerin yanında çok da fazla mimari özelliği olmayan İspanyol Merdivenleri’ni böylesine popüler haline getiren insanlaradır. Bir tarafta Forum, Colleseum, öte yandan tıklım tıklım bir merdiven. Ama Roma’da farklı insanları, modanın mıknatıs etkisini, alışverişin insanlar üzerinde yarattığı tılsımı görmenin merkezi de burasıdır. Belki de bu nedenle merdivenlerden inip, vitrinlerin önündeki kalabalığın gerisinden yürüyerek uzaklaşıyoruz.

Night descends shyly on Rome. It is as if the sun sets reluctantly. The people who come alive with the sunset show off Italy’s love for fashion, clothes and shoes, filling up the time from sunset to dinner. Shoes adorning the display windows are watched as if they’re on the catwalk, some stores even have long queues of people waiting to get in. I can imagine Pantheons insinuating smile as he watches this display. In actual fact Pantheon’s smile comes from the fact that next to all the other works, the people have made the less architecturally grand Spanish Steps so popular. On one side the Forum and Colleseum, while on the other side there is a staircase full of people. This is the center in which you can see the different people of Rome, fashions magnetic pull and the magical effect that shopping has on people. Maybe that’s why we descend these stairs and walk away from the crowd converged in front of the store’s windows.

Roma’yı, dünyadaki sayılı tat merkezlerinden biri olarak nitelemek yanlış olmaz herhalde. Her ne kadar İtalya denince akla makarna, pizza gelse de; Roma’nın simgesi haline gelmiş başka bir şey daha vardır. Enginar. Her çeşit enginarın türlü şekillerde yapıldığı Roma’dan enginar yemeden dönmek büyük bir kayıptır. Hatta her gidişinizde ayrı bir enginar yemeği yemek bile mümkündür. Şüphesiz sebze dünyasının bu eşsiz kraliçesinin en değişik pişirilme yöntemlerinden biri de yine Roma’dadır. Tamamıyla bütün halde, kesilmeden kızartılmış bir enginarı yedikten sonra o tadı diğer coğrafyalara taşımamak elde değil. Birçok yer var enginarın hakkını vererek pişiren, en azından bunlardan birine, Piazza Navona yakınlarındaki Cantina Cucina’ya gitmenizi öneririm.

It would be more than fair to say that Rome is one of the world’s most important centers for taste. However much pasta and pizza come to mind when we think of Italy, there is another thing that has become the symbol of Rome. Artichoke. To leave Rome without trying one of their numerous artichoke dishes would most definitely be a loss. In fact it is possible to try a different artichoke dish every time you visit. No doubt that the most different way of cooking the queen of vegetables is found in Rome. It is near impossible to not take the taste of the fried whole artichoke to different lands. There are many places in which you can try the exquisite artichokes, however my recommendation would be Cantina Cucina near Piazza Navona.

67


“Ve sonra 18. yüzyılın parlak dönemlerinde heykeltıraş Salvi tarafından yapılan Trevi Çeşmesi’nin ünü ortalığı kasıp kavurmaya başladı. Barok tarzın en görkemli eserlerinden biri. Her gün binlerce insanın Roma’ya bir daha gelmek için bozuk para attığı, ünlü “La Dolce Vita” filmiyle daha da bilinen Trevi Çeşmesi. Bu çeşmenin yanında insanları seyretmek, onların çeşmenin ritüelini yerine getirme çabaları, çeşmenin suyunun içinde parıldayan bozuk paralar, gece bile ışıl ışıl bir buluşma noktası. Çeşmenin durmayan sularının sesi iki yüz yılı aşkın süredir en büyük terapimdir benim. Benden ayrılmakta olan insanların, Trevi Çeşmesi’ne gidiş planlarını duyarım. Haber yollarım onlarla bu genç arkadaşıma, Trevi Çeşmesi’ne…” Pantheon’un hüznünü gidermek adına konuyu değiştirdim birden; Buralarda gece de açık ünlü bir dondurmacı varmış. Hangisi? “O halde San Crispino’ya git. Via della Panetteria 42…” “Benim için de ye” gibi bir deyişti bu. Kısa bir süre sonra dondurmacıdaydım. Ya da gelatocudaydım diyelim. Ne de olsa dondurma ve gelato sütüyle, yağıyla, tüketim kısalığıyla farklı. Zencefilli, yeşil elmalı, naneli, limonlu… Çeşit çeşit tadına doyum olmayan bir büyü bu. Elimde gelato yürüyerek dönüyorum Pantheon’a. Yüzümdeki keyiften anlıyor nasıl mutlu olduğumu.

68

“And then the fame of the Trevi Fountain, constructed during the magnificent reign of the18th century by the sculptor Salvi started to build momentum. It is one of the most splendid structures of the Baroque style. The Trevi Fountain; made famous by the film Dolce Vita and where thousands of people throw Money into its waters so that they may visit Rome again one day. Even in the nighttime this fountain is a great meeting place, to watch people, their efforts to fulfill the fountains rituals and to see the glittering coins in the water. The everlasting sound of the running fountain has been my biggest therapy for over two hundred years. The people who are getting ready to leave me make their plans by the Trevi Fountain. I send news to my young friend, the Trevi Fountain, with these people...” Pantheon’s sadness makes me change the subject; There’s a famous ice cream place open in the evenings. Which one is it? “In that case go to San Crispino. Via della Panetteria 42...” Its as if he is telling me to “have one” for him too. In a short while I am at the ice cream parlor. Or we could call it the gelato parlor. After all the milk, fat and consummation of ice cream and gelato differ. Ginger, green apple, mint, lemon... Assorted flavors which one can’t get enough of. Galeton in hand, I return to Pantheon. He can tell how happy I am from the look on my face.


69


Bu mutlulukla bana Sant’ Angelo Şatosu’nu, kaleye giden köprü üstlerindeki heykelleri durdurulamaz bir iştahla anlatmaya devam ediyor. Tiber Nehri’ne gidince zaten şatoyu görmemek mümkün değil. Şato tarih içinde kaleye, hatta zaman zaman hapishane, zindan ve savaşın içinde bir sığınma yeri haline dönüşmüş. Şimdilerde Tiber Nehri üstündeki vakur duruşunun altında imparatorluk zamanının unutulamayacak anıları gezinmektedir. Kaleye gidiş aynı zamanda Vatikan’a geçişin yoludur. San Pietro Meydanı’nın yukarıdan meydanı izleyen heykellerle olan görkemli görüntüsünün altında da Bernini imzası yer almaktadır. Tıklım tıklım heykellerle değil meydana neredeyse tüm Roma’ya hükmeden görüntü, geceleri yerini çevresindeki kuytu köşelerde uyumaya çalışan evsizlerle bir tür çaresizliğe bırakır. Roma bir tarih. Tarih sanki Roma’da yazılmış. Yaşayan tarihin içine günümüzün insanlarını yerleştirmişçesine doğal, tarihi dokusuna ve mimarisine sahip çıkmış bir şehir. Roma sokakları gününüzü keyiflendiren tatlarla unutulmaz hale gelir. Pantheon size böyle tarihi anlatacaklardan sadece biridir. Bu büyülü şehirde daha birçok vakanüvis sizi yoldan çıkartacak, şehrin bilinmeyen bir köşesinin tarihinin içinde yolculuk yapmanızı sağlayacaktır. Bırakın kendinizi Roma’nın rüzgarına, bu büyünün içinden geçen şanslı bir yolcu olun…

70

Adding to my happiness with great vigor he proceeds to tell me about the Sant’ Angelo Castle and the statues along the road to the castle. It is impossible to miss the castle if you visit the Tiber River. Throughout history the castle has played host as a prison, dungeon and a shelter during times of war. Nowadays its dignified stance upon the Tiber River holds never to be forgotten memories of the imperial times. The way to the castle is also the path that leads to the Vatican. The statues that overlook the magnificent scene of San Petro Square carry the signature of the artist Bernini. The domineering scenes of Rome are not the statues that fill every space but rather the homeless in their corners trying to sleep, and their despair. Rome is history. It is as if history was written in Rome. It is a city that has embedded today’s people into its living history and has protected its historical fabric and architecture. The streets of Rome bring pleasure to your day with their unforgettable tastes. Pantheon is just one of the structures that will tell you about its history like this. In this city there are many more historiographers that will deviate you from your path and take you along a journey to the unknown corners of the town. Surrender yourself to the winds of Rome and be one of the lucky passengers to pass through this magical spell...


SAĞLIK / HEALTH

Soğuk Algınlığı Ve Nezleye Karşı Alınması Gereken Tedbirler

Precautions To Be Taken Against Flu and Cold Prof. Dr. Mustafa Asım Şafak

Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Kulak Burun Boğaz Anabilim Dalı Başkanı

Y

P

Prof. Dr. Mustafa Asım Şafak, kış aylarında havanın soğuk ve yağışlı olması, ve şu an içinde bulunduğumuz kış ve bahar geçişi dönemi ani ısı değişimiyle karşılaştığımız ve kendimizi korumakta zorlandığımız havalar olduğunu ifade etti.

Prof. Şafak expressed that the weather is cold and rainy in winter times and we are now in a transitional period between Winter and Spring and as a result of this, sudden temperature changes are encountered and people have difficulties in protecting themselves from harms of such changes.

akın Doğu Üniversitesi Hastanesi Kulak Burun Boğaz Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Asım Şafak, kışı yatakta geçirmemek için çeşitli uyarılarda bulunarak havaların soğumasıyla birlikte kış hastalıklarının da ortaya çıktığını belirtti.

Burnumuzdaki özel yapılar ve genizdeki özel organlar sayesinde havadan nefes yoluyla vücudumuza girmeye çalışan bakterilerin, mikroorganizmaların ve hatta virüslerin tutulması, elenmesi vücudumuzu hasta etmesini engelleyici bir yapısı olduğunu belirten Şafak, yapışkan bir madde olduğu için havadan gelen mikropları üzerine yapıştırıp tutan tek tipli hücreler sayesinde salgıyı genzimize atıp yutarak mide asitinde yok edildiğini kaydetti.

72

rof. Dr. Mustafa Asım Şafak, Head of Department of Otolaryngology of Hospital of NEU, warned the public to take some precautions to prevent Winter origined diseases as such diseases start to appear as soon as the weather gets colder in Winter time.

Prof. Şafak, pointing out that bacteria, microorganisms and even viruses are detected and prevented to enter our body by special formations of our nose and by special organs taking place in nasal cavity, and because that the secretory produced through the nasal cavity is a lentous matter formed by single type cells, the bacteria are caught by it and transferred to our stomach where they are destroyed by stomach acid.


Prof. Dr. Mustafa Asım Şafak, ani ısı değişiminde burun iltihaplarının getirmiş olacağı sinüs iltihaplarının yutulurken nefes borusuna kaçarak akciğerimize kadar gittiğini halk arasında zatürre diye bildiğimiz rahatsızlıkların meydana gelebileceğini belirtirken, ani ısı değişimlerinden korunmamızın gerektiğinin önemini yineledi. Saçın bir yalıtım malzemesi oluşturduğunu söyleyen Şafak, saçlarımız bizi dışarıdaki havanın soğuğundan korumak için içerde gizlediği hava sayesinde ani ısı değişimlerinin korunma faktörlerinden en önemlisi olduğunu ifade ederken, sözlerini bir örnekle pekiştirerek, kuşların soğuk kış günlerinde kanatlarını çırparak kanatlarının arasına hava ile dolduklarını ve bu havanın dışarıdaki soğuğa karşı bir yalıtım malzemesi görevi gördüğünü kaydetti.

Prof. Dr. Mustafa Asım Şafak, emphasized the importance of protecting ourselves from sudden temperature changes and draw attention that illnesses such as pneumonitis, as commonly known by public, may occur because of rhinitis caused by sudden temperature changes and defluxion caused by rhinitis may infiltrate to our lungs at the time of swallowing it. Prof. Dr. Şafak, stating that hair is a very effective insulating material that protects us against the cold outside by reserving the warm air within itself, gave an example supporting this fact; birds flutter in cold days of winters and keep air between their feathers and air caught within the feathers works as an insulating material against cold.

73


74

Prof. Dr. Mustafa Asım Şafak soğuk algınlığı hastalığının belirtilerini ateş, kırgınlık, öksürük, ses kısıklığı şeklinde olduğunu belirtirken, hastaların böyle bir durumla karşılaştığında hemen antibiyotik alınmaması gerektiğini KBB hekimine başvurulmasını gerektiğini kaydetti.

Prof. Dr. Mustafa Asım Şafak, also expressing that the symptoms of cold and flu are fever, ailment, coughing and hoarseness, recommended patients not to immediately attempt to take antibiotics when they encounter such a health problem but ask for consultation of an otorhinolaryngologist.

Hastaların çeşitli vitamin ve minarelleri alarak savunma sistemlerini güçlendirmelerini ve ıhlamur çayı, ada çayı, nane limon gibi sıcak sıvı tüketmelerini öneren Şafak, alınan bu sıvılarla vücüttaki sıvı artışının sağlandığını vurguladı.

Şafak also recommended to take various vitamins and minerals to strengthen their immune system and consume linden tea, wild clary tea, mint and lemon as such sources provide liquid, vitamins and minerals for a well-balanced healthy body.


KALP RİTİM BOZUKLUKLARINA KESİN ÇÖZÜM; YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ HASTANESİ

EXACT SOLUTION FOR ARRHYTHMIA: NEAR EAST UNIVERSITY

K

reatments of patients suffering from arrhythmia and not responding to drugs are carried out at the Hospital of NEU in North Cyprus with a method called “freezing” that is used only by a few health centres in the world.

Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Yönetim Kurulu Üyesi ve Hasta Hizmetleri Başkanı Ahmet Savaşan Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nin açılmasıyla birlikte Kuzey Kıbrıs’ın Avrupa standartlarının üzerinde sunduğu sağlık hizmetleri, düşük fiyat avantajı ve bekletmeden tedavi verebilme kabiliyetiyle sağlık alanında önemli bir alternatif ülke haline geldiğini anlattı. Savaşan, “Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi olarak, hastanemizin bütün bölümlerinde konusunda uzman hocalarımız, en son teknolojiye sahip tıbbi cihazları ve tıp alanındaki en güncel bilgileri kullanarak çok sayıda insanın hayatını kurtarıyor” diye konuştu.

Mr. Ahmet Savaşan, a member of Governing Board of Hospital of NEU and Chairman of Patient Services delivered a speech on that the North Cyprus has been an important alternative destination for health services as a result of establishment of the Hospital of Near East University where health services, integrated with a pricing policy lower than usual and with a fast and accurate servicing principle, are provided beyond the quality of European standards. Mr. Savaşan stated that the specialist doctors serving at every branch of medicine incorporated by the Hospital of Near East University are saving lives of many people by using the latest medical equipment and most up-to-date medical methods and knowledge.

alplerinde ritm bozukluğu bulunan ve ilaç tedavisine cevap vermeyen hastaların tedavileri dünyada çok az merkezde uygulanabilen “dondurma” yöntemi kullanılarak Kuzey Kıbrıs’ta Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nde yapılıyor.

T

75


76

Savaşan Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji bölümünün dünyanın en güçlü Kardiyoloji bölümleri arasında olduğunu vurgulayarak, Prof. Dr. Ali Oto’nun başkanlığındaki Prof. Dr. Barış Ökçün ve Prof. Dr. Kudret Aytemir’in de içinde bulunduğu doktorlar heyetinin tıpta ‘atriyal fibrilasyon’ olarak adlandırılan, kalbin hızlı ve düzensiz çalışması hastalığının tedavisinde, yepyeni bir uygulama olan, dünyada da geliştirilme aşamasında bulunan “dondurma metodu”nu hastalara başarıyla uyguladıklarını anlattı. Savaşan, Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nde yapılan bu uygulamayla sağlık alanında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde bir ilke daha imza atıldığını belirtti.

Mr. Savaşan, pointing out that the Cardiology Department of the Hospital of NEU is one of the most advanced units of cardiology in the world, said that with a team of specialists including Prof. Dr. Ali Oto, the Head of the team, Prof. Dr. Barış Ökçün and Prof. Dr. Kudret Aytemir, they are successfully using a new method called “freezing method” which is currently under a progressive development for treatment of arrhythmia. Savaşan stated that with this method used at the Hospital of NEU, another “first” was brought in to the Turkish Republic of Northern Cyprus.

“DÜNYADA, SINIRLI SAYIDA MERKEZ UYGULAYABİLİYOR...”

“THIS CAN BE PUT INTO PRACTICE ONLY IN A FEW CENTRES IN THE WORLD…”

Türkiye’de çok kısıtlı, dünyada da sınırlı sayıda merkezin “dondurma” yöntemi uygulayabildiğini vurgulayan Prof. Dr. Ali Oto, Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Anabilim Dalı’nın; Gerek personel açısından, gerekse teknik altyapı açısından kardiyoloji alanında, günümüzde uygulanabilen tüm girişim ve tedavi yöntemlerini aynı şekilde uygulayabilecek güçte ve donanımda olduğunu belirterek, “ Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’ndeenyeniyöntemlerikullanıyoruz. Ritm bozuklukları tedavisinde kullanılan dondurma yöntemiyle, kalbin kulakçıklarına gelen damarların açıldıkları bölgelerde, ritm bozukluğuna sebebiyet veren odakların dondurulmasından ibaret. Hastalarımıza kasık bölgesinden lokal anestezi uygulayarak gerçekleştirdiğimiz girişimimiz bir buçuk saat sürüyor ve yaptığımız girişimden sonra hastalarımız kalplerindeki ritim bozukluklarına bağlı olarak kullandıkları ilaçlardan kurtuluyorlar” şeklinde konuştu.

Prof. Dr. Ali Oto stated that there are only a few centres where “freezing” method is in practice in the world, and the Cardiology Department of the Hospital of Near East University has all the potentials in terms of technical infrastructure, equipment and staff to carry out all sort of advanced medical applications and operations in cardiologic treatment. Prof. Oto said that “We are using the latest methods at the Hospital of Near East University. “Freezing method” is principally based on freezing the structures that cause arrhythmia at the areas where the veins reaching to atriums open up. The operation carried out by giving local anesthesia at the inguinal region lasts one and half hours and after the operation our patients get rid of the drugs they use for arrhythmia.


77


KIBRIS MUTFAĞI / CYPRUS CUISINE

MÜCENDRA PİLAVI MUCENDRA PILAFF Türkiye’de olduğu gibi Kıbrıs’ta da pirinç ve mercimek kış aylarının vazgeçilmezleridir.

78

Like in Turkey, rice and lentils are essential items of winter dishes in Cyprus.


Gürkan Uluçhan

P

irinç ve mercimekle yapılan Mücendra Pilavı, Kuzey Kıbrıs’ta oldukça sevilen, özellikle kış aylarında hemen her evde sıkça pişirilen bir pilavdır. İçinde yeşil mercimek ve pirinç olması nedeniyle protein ve karbonhidrat bakımından oldukça zengin olan bu pilav, vejeteryanların da olmazsa olmazı arasında bulunmaktadır. Anadolu’da ve Türkiye’nin pek çok bölgesinde de bilinen, ancak Kıbrıs’tan farklı olarak pirinç yerine bulgurla yapılan bu pilavı Kıbrıs’ta yapıldığı şekliyle denemenizi tavsiye ederiz.

The mucendra pilaff, which is made with rice and lentils is very common in North Cyprus and is frequently cooked in almost every household, especially in winter. As it includes green lentils and rice, it is quite rich on protein and carbohydrates, thus it is among the indispensable dishes for vegetarians as well. Although it is known and cooked in Anatolia and many parts of Turkey as well, there it is made with bulgur, which is cracked wheat, instead of rice. We recommend that you taste the Cypriot style.

Malzemeler

Ingredients

250 gr yeşil mercimek 200 gr pirinç 1 adet büyük boy soğan 60 gr ayçiçek yağı 800 gr (dört bardak) su 1 tatlı kaşığı tuz

250 grams green lentils 200 grams rice 1 large onion 60 grams sunflower oil 800 grams (four glasses) water 1 dessertspoon salt

Hazırlanışı

Preparation

Soğanı iri parçalar halinde doğrayın. Yeşil mercimeği yıkayıp temizledikten sonra yarım saat haşlayın. Bu arada bir tavada ayçiçek yağıyla soğanı kızartın. Kızarmış soğanı mercimeğe ilave edin ve pirinci de ekleyerek 40 dakika kadar kısık ateşte pişirin. Kıbrıs usulü mücendrada önemli olan, mercimeği haşladığınız suyu atmamanız ve pirinci bu suya eklemenizdir. Bu şekilde pirinçler kahverengimsi bir renk alır ve mercimeğin proteinini de atmamış olursucnuz. Mücendra pilavını süzme yoğurtla yemenizi tavsiye ederiz. Afiyet olsun.

Chop the onion. After washing the lentils, boil them for half and hour. Meanwhile, brown the onion with the sunflower oil in a frying pan. Add the browned onion and the rice into the lentils and cook for forty minutes with low heat. What is important in Cypriot style mucendra is that you do not pour away the water that you boil the lentil in, and you add the rice into that same water. This way, the rice becomes brownish in colour, and the protein of the lentils is preserved. We suggest that you enjoy your mucendra pilaff with some strained yoghurt. Bon appetite!

79


SANAT / ART

Güllerin Ressamı... The Painter of Roses...

RÜYA REŞAT Stella Aciman

L

efkoşa’nın göbeğinde; Hasane Ilgaz sokakta sarı taştan yapılmış eski bir Kıbrıs Evi. Daha dış kapıdan içeri girmeden sizi karşılayan bir sıcaklık içinizi ısıtıyor. İçeri adımınızı attığınız anda duvarları resimlerle donatılmış bir evle karşılaşıyorsunuz. Bu ev; KKTC’nin vaktinden önce kaybettiği, değerli ressam-grafik sanatçısı Rüya Reşat’ın çalışmalarını yaptığı, öğrencilerini yetiştirdiği atölyesi… Rüya Reşat aile yadigârı olan bu evi 2005 yılında, 25 yılını geçirdiği Paris dönüşünde kendi sanat anlayışına ve zevkine göre dekore etmişti. Şimdilerde bu evde gözle görülür bir hareketlilik yaşanıyor. Kız kardeşi Hülya başta olmak üzere; Rüya Reşat’ın tüm öğrencilerinin katılımıyla bu ev Rüya Reşat Sanat Evi haline dönüştürülüyor. Yetiştirdiği öğrenciler 6 Nisan’da Atatürk Kültür Merkezi’nde, O’nun anısına açacakları sergiye hazırlanıyorlar.

80

R

ight in the middle of Nicosia; on Hasane Ilgaz Street, stands an old Cypriot house made of yellow stones. Even before you get into the house, a welcoming warmth embraces you. The moment you step inside the house, you are surrounded by walls covered with paintings. This house is the workshop where Rüya Reşat, TRNC’s untimely loss, valuable painter- graphic designer created her work and raised her students. Rüya Reşat decorated this family heirloom in 2005, upon her return from Paris, where she spent twenty five years of her life, to satisfy her own art view and taste. Nowadays, there is an obvious activity, some kind of liveliness in this house. With the efforts of her sister Hulya in the first place, and the contributions of all her students, this house is being turned into Rüya Reşat Art House. Her students are now preparing for the exhibition they are organising in her memory, which will be opened on 6th of April in Ataturk Culture Centre.


Hülya Reşat

Rüya Reşat


Hülya Reşat

82

1986 yılında KKTC güzeli de seçilen Rüya Reşat, 1982 yılında Fransa’ya gider. Bir yıllık dil eğitiminden sonra girdiği Dekoratif Sanatlar Okulu’nu birincilikle bitirerek “plastik sanatlar temel eğitim” sertifikasını alır. Grafik tasarım dalında uzmanlaşmak isteyen Rüya, Mimar Sinan Üniversitesi’nin üçüncü sınıfına yatay geçiş yapar. Mezuniyet sonrası yine Paris’ e döner ve ‘Ecole Nationale Superieure Des Arts Decoratifs’ e kabul edilir. Her yıl 2000 başvurudan sadece 78 yeteneği kabul eden bu okuldan, görsel iletişim ve reklamcılık dalında uzmanlaşmış bir Rüya çıkar. Ve ardından Sorbonne Üniversitesi… Seminerler, araştırmalar, sergiler; yoğun çalışmalarla geçen kısa bir yaşam.

Rüya Reşat, who moved to France in 1982, was also elected Miss TRNC in 1986. After she completed her one year language course, she attended the Decorative Arts School and graduated first of her class, being granted the “plastic arts basic training” certificate. Rüya who wanted to specialize on graphic design, laterally transfers to third grade of Mimar Sinan University. After she graduates, she returns to Paris and gets into ‘Ecole Nationale Superieure Des Arts Decoratifs’. This is a school that only enrols seventy eight of the 2000 appricants each year. When Rüya finishes her degree, she is a specialist in the field of visual communication and advertising. Follows this Sorbonne University ... Seminars, researches, exhibitions; a short lifetime dedicated to intense work.

Gazeteci-yazar Ahmet Tolgay ile yaptığı bir söyleşi de sanatçı kimliğini şu cümlelerle anlatmış Rüya Reşat… ”Ben çok özgür ve özgünüm. Stilim bana benzeyendir, özümden kaynaklanır. Yeniyi bulmaya çalışmak benim biçimim. Zaten sanatta bitmez tükenmez bir gözlem, keşfetme, anlama ve aktarmaya çalışma söz konusudur. Düşünce ve duygulanışlarla sürekli gelişim ve oluşum içinde yeni görme biçimlerini gün ışığına çıkarmak vardır. Buluşlar, aslında yeni teorilerdir.”

In an interview she gave to journalist-writer Ahmet Tolgay, Rüya described her own artistic identity with this sentence “I am very independent and authentic. My style is what is like me, it sources from my self. It is my style to try and find the novel. Essentially, in art, there is an endless observation, discovery, perception and efforts to convey. It is about bringing into daylight new ways of seeing within continuous improvement and development with thoughts and feelings. Discoveries are in fact new theories.”

Rüya Reşat doğaya âşık bir sanatçıydı ve bu aşkını resimlerine aktarmayı çok iyi bilmişti. Güllere olan tutkusunu tuvallere o kadar güzel yansıtırdı ki, ‘Güllerin Ressamı’ olarak anılmaya başlanmıştı Rüya Reşat.

Rüya Reşat was an artist in love with nature and she was really good at reflecting her love in her paintings. She was very passionate about roses and she conveyed her passion on the toile so beautifully that she started to be called the ‘Painter of Roses”.


83


84

Doğaya olan sevgisini ve saygısını, Ahmet Tolgay bir yazısında ‘Doğallık onun için her şeydi. Doğadan ve doğallıktan çıkıldığında gerçekten uzaklaştığına inanırdı. Bu bağlamda derdi ki; “Gizem de doğadadır zaten. Doğayı dinlemeyi ve seyretmeyi bilirsek o bize her şeyi anlatır. Bizler de doğanın parçalarıyız. Doğayı ne kadar mahvedersek biz de o kadar yok oluruz” diye yazar.

In one of his articles, AhmetTolgay talked of her affection and respect towards nature with these words: ‘Being natural was everything to her. She believed that when she was away from nature and the natural, he was drifting apart from reality, She would say: “Mystery is in nature too. If we know how to listen to and observe nature, it will tell us everything. We, ourselves are pieces of nature as well. The more we destroy nature, the more we are destructed”’.

Rüya Reşat Atölyesi Yansımalar Grubu’nun öğrencilerinden biri olan Nermin Anıl’ın dizeleriyle Rüya Reşat: ‘Yüreğinin götürdüğü yere git demiştin bana ama eminim senin yüreğin görünmezler diyarına gitmeyi hiç istemedi. Rüya gibiydin, ışıktın… Hep parıltılıydın. Alımlı, edalı, cıvıl cıvıl… Gözün, bedenin ve yüreğinle konuşandın. Güzelliktin ve iyiliktin. Sevgili Rüya bu nasıl gidiş; sessiz sedasız, veda etmeden. Ne var bırakıp gidecek, erken değil miydi? Yakıştı mı bir sanatçıya yarım bırakıp gitmek? Ama bil ki bazı gidişler, sadece iyiye, daha güzele göçtür. Sen de iz bırakıp gidenlerdensin. Dillerimizde bir masal, yüreklerimizde sıcacık bir sevgi, gözlerimizde silinmeyen bir hayalsin sen… Rüya.’

Nermin Anıl was one of the students of Rüya Reşat Workshop, Reflections Group. She speaks of Rüya Reşat in her verse: “You told me once, to follow my heart, but I am sure your heart never wanted to fly into the land of the invisible. You were like a dream, you were luminous...You were always glittery. Elegant, charming, sparkly... you spoke with your eyes, your body and your heart.You were beauty and kindness. Dearest Rüya, oh, you flew away so suddenly; so quietly, with no goodbyes. Why would you leave, so soon? How could you leave us so incomplete, being the artist you are? But always remember that some people only leave to the better to the more beautiful. You left with imprints behind you. You are a story we’ll always tell, a warming feeling in our hearts and a dream that will never fade ... Rüya’


YAŞAM / LIFE

Bir Düğünün Olmazsa Olmazları

Absolute Musts of a Wedding Düğün organizasyonlarının aranılan ismi Baştacı Organizasyon’un Direktörü Kadriye Erdem, Passatempo Dergisi için evlenecek çiftlere önemli ipuçları sunan bir düğün rehberi hazırladı. 86

Kadriye Erdem, Director of Bastaci Organisation, which is a popular wedding organisation company, prepared a wedding guide, including important tips for couples, for Passatempo Magazine.


87


Kadriye Erdem

88

Hayallerinizdeki düğünü gerçekleştirmek için nereden başlamalısınız? Güzel ve stressiz bir düğün planlamanız için işte ihtiyacınız olan unsurlar:

Where should you start to realize the wedding of your dreams? Here are what you need to plan a beautiful and stress free wedding ceremony:

MEKAN

VENUE

Mekan seçiminiz hayatınızın bu özel gününün tarzını belirlemede en önemli faktörlerdendir. Tebrikli, kokteyl, yoksa yemekli bir düğün mü düşünüyoruz? Önce buna karar verip, mekanı seçmek gerekir. Hemen mekanı ayırtın… Çünkü popüler mekanlar yoğundur ve istediğiniz tarihte müsait olmayabilir. Bu nedenle gecikmeden mekanı 1 yıl ya da 10 ay önceden ayırtın. Mekanın ‘kişiliği’ bir başka önemli ayrıntıdır. Mekan eğer kapalı salonsa, salonun renkleri sarılı, yeşilli ise kalkıp pembe ve beyaz tonlarda bir dekor hiç hoş olmaz. Mekan bir kır alanıysa çok ağır ve klasik çalışılmaz. Bu yüzden temanıza göre mekan seçmeye özen gösterin.

Your choice of venue is one of the most important factors determining the style of this most special day of your life. Are you thinking about a traditional ceremony, a cocktail party or a dinner party? This is what you should decide before you choose a venue. Reserve a place as soon as possible... Because popular venues are busy and it may not be available on the date you want. For that reason, you should reserve the venue one year or ten months prior to the wedding, without delay. The ‘character’ of the venue is another important issue. If the venue is a closed hall, and it is yellow or green in colour, and if you decorate it with pink or white, it would not look pleasant. If the venue is an open air countryside garden, you cannot decorate it in a classic style. So try to choose a venue that would suit your theme.


DAVETİYE

INVITATION

Davetiyeniz konuklarınızla temasının ilk göstergesidir. Davetiyeniz düğün temanızla uyumlu olmalı. Davetiyelerinizi 4-5 ay önceden sipariş verebilirsiniz. Düğün tarihine bir ay kala dağıtabilirsiniz. Eğer düğününüz kokteyl veya yemekli ise mutlaka LCV ile telefon numarası veriniz ve son cevap verme tarihini düğünden 10 gün önceki tarih olarak belirlemeniz yerinde olur. Davetiyelerinizi mutlaka yedekli yaptırınız. Son anda davetiye vermeniz gereken birileri çıkabilir ve onları tekrar bastırmak sizin için daha pahalıya mal olabilir.

Your invitation is the first contact with your guests.Your invitation should be consonant with the theme of your wedding ceremony. Your can order your invitations four or five months prior to the wedding. You can send them out one month before the wedding. If the wedding will be a cocktail or a dinner party, you must request RSVP and write a phone number. It would be timely to set the last responding day as ten days prior to the wedding. Order some spare invitations just in case you need to give an invitation to someone you haven’t thought of before; reprinting invitations would cost much more than printing some extras in the first place.

89


90

GELİNLİK

THE WEDDING GOWN

Gelinliğiniz şüphesiz bugüne kadar aldığınız en önemli elbisedir. Bu nedenle ister şık ve resmi, ister fırfırlı olsun, sizin için en uygun olduğuna inandığınız ve içinde kendinizi rahat hissedeceğiniz bir gelinlik olmalıdır. Genelde 8 ay ile 6 ay öncesinden sipariş verilmeli, hazır alacağınız gelinliğin ise 4 ay önceden seçimini yapınız. Güzel görünmenin sırrı vücut yapınıza göre seçtiğiniz bir modelledir. Sabit fikirli olmayın, farklı modelleri deneyerek size yakışan ve üzerinide güzel duracak bir modele karar verebilirsiniz.

Your wedding gown is, needless to say, the most important dress you’ve bought until today. For that very reason, be it smart and forma, be it frilled, it must be a dress you think suits you and one you feel comfortable in. Generally wedding dresses should be ordered eight to six months before the wedding; if you are going to buy a ready made dress, you should choose your dress four months before. The secret to looking good, lies with a style that suits your body features. Don’t be a hardliner, you can choose a dress upon trying different styles and deciding what looks best on you.


YEMEK

FOOD

İster oturmalı, ister ayakta olsun, misafirlerinize sunacağınız yemek, organizasyonunuz için ayırdığınız bütçenin büyük bir kısmını kapsar. En çok özen göstermeniz gereken konulardan biridir. Düğün yapacağınız mekanın tavsiyelerine de gözardı etmeyiniz. Seçtiğiniz menüyü mutlaka tadınız.

Whether it is a cocktail party or a dinner party, the food you will offer your guests makes up the large part of the budget of your organisation. This issue is one of those you should be very careful about. Also take into consideration the suggestions of the venue. Definitely, taste the menu you choose beforehand.

ÇİÇEK

FLOWERS

Güzel çiçekler düğününüzün vazgeçilmezleridir. Ortam süslemeleri ve çiçekler gelinin kendisini anlatmaktadır. Düğününüzde çiçek konusunda dikkat edeceğiniz unsurlar şöyle sıralanabilir: Masa ortasına yapılacak çiçekler konukların birbirini görmesini engellememeli. Çiçekçinizin tavsiyelerine kulak verin , daha önce yapılan çalışmalara göz atın ve sizin hayalinizde olan bir şeyler varsa çiçekçinizle paylaşın. Bu süslemelerin konuklarınıza dört beş saat eşlik edeceğini unutmamak gerekir. Yemekli düğünde en göz alıcı nokta masa süslemeleri olmalıdır. Tabii ki buketinizin dışında. Buketiniz o günün tüm fotoğraflarında yer alacağından harika olmalıdır. El buketi seçiminizde gelinliğiniz, ortam ve renkler önemlidir. Bu nedenle el buketi seçimine özel zaman ayırmalısınız.

Beautiful flowers are indispensable items of your wedding. The decoration and the flowers reflect the bride herself. There are issues you should be careful about, regarding flowers in your wedding. Firstly, the arrangements on the table should not block anybody’s scene; everyone should be able to see one another. Listen to the advice your florist will offer you, look through previous organisations and share it with your florist if there is something you thought of earlier. You should keep in mind that these arrangements will accompany your guests for four, five hours. At a dinner party, the most glamorous item should be table ornaments. After your bouquet of course. Your bouquet will appear in all of the photos that will be taken on that day, so it must be fabulous. The bouquet you will hold will be arranged to suit your wedding gown, the atmosphere and the colours. So you should make special time to choose your bouquet.

91


92

MÜZİK

MUSIC

Nasıl bir müzik istiyorsunuz? Canlı müzik mi? DJ mi? Eğer tercihiniz orkestra ise, erken zamanda karar vermelisiniz. Çünkü popüler bir orkestra istediğiniz tarihte müsait olmayabilir. Müzik, gecenizin bel kemiğidir. Bununla birlikte gelin ve damadın tavrı düğünün akışında önemli yer alır. Gelin ve damadın düğünlerinde çevresine ne kadar pozitif enerji verirlerse düğünün coşkusun da o oranda arttığını unutmayınız.

What kind of music would you like? Live music? DJ? If you want an orchestra, you should make up your mind ahead of time. Because a popular orchestra may not be available on the day you want. Music is the heart of your night. In addition, the attitude of the bride and the groom are of crucial importance throughout the ceremony. Do not forget that the more positive the bride and groom are, during the ceremony, the higher the spirits will be.

FOTOĞRAF-VİDEO

PHOTOGRAPHS AND VIDEO

Bu özel gününüzden geriye kalacak olan fotoğraf ve görüntülerin kalitesi mutlaka sizin için önemlidir. Bu nedenle erken rezervasyonunuzu yaptırmayı ihmal etmeyelim.

The quality of the pictures and the recordings of your most special day, is for sure important. So you shouldn’t delay the reservations.


93


CYPRUSXp GRUP’TAN / FROM CYPRUSXp GROUP

Pegasus Kıbrıs Temsilcisi CyprusXp Group’un yeni binası

The new building of

CyprusXp Group, the

Cyprus Representative of

açıldı

P

94

Pegasus, is opened

T

egasus Havayolları’nın Kıbrıs Temsilcisi CyprusXp Group’un Lefkoşa’daki yeni binası, 30 Ocak’ta KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu tarafından resmen hizmete açıldı.

he new building of CyprusXp Group, the Cyprus Representative of Pegasus Airways has officially been opened with a ceremony on 30th of January in Nicosia by Dervis Eroglu, the President of TRNC.

CyprusXp Group Direktörü Zeki Ziya, Pegasus ve CyprusXp

Group’a yatırım yapan ortakların güvenleri ile başarılı bir noktaya gelindiğini vurgularken, Türkiye’den açılış için Ada’ya gelen Pegasus Havayolları Genel Müdürü Sertaç Haybat, “Şu anda Kıbrıs pazar payının yaklaşık yarısı bizimle uçuyor” dedi.

Zeki Ziya, the Director of CyprusXp Group, emphasized in his opening speech that they reached a prospering point with the trust and support of partners who invested in Pegasus and CyprusXp Group. Pegasus Airlines General Director Sertaç Haybat, who came to the island for the opening ceremony said “half of the market share in Cyprus is currently flying with us”.

Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, açılışta, “Hayırlı olsun” diyerek, kurdeleyi Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Halil İbrahim Akça ve bazı bakanlarla birlikte kesti. Eroğlu daha sonra Pegasus Havayolları’nın Kıbrıs Temsilciliği binasını gezerek yetkililerden bilgi aldı.

President Derviş Eroğlu, congratulated CyprusXp Group on this new upgrowth and cut the ribbon together with Turkish Ambassador Halil İbrahim Akça and some other ministers. Later, president Eroğlu took a walk in the new building of Pegasus Airways Cyprus Representative and got some information from the authorities.

Açılış kokteyli öncesi, 1000 metrekarelik üç katlı binanın konferans salonunda bir basın toplantısı düzenlendi. Pegasus Havayolları Genel Müdürü Sertaç Haybat ve Pegasus Kıbrıs Temsilcisi ve CyprusXp Group Direktörü Zeki Ziya konuşma yaptı.

Before the cocktail party, a press conference was held at the conference hall of the three storey, 1000 meter square new building. PegasusAirlines General Director Sertaç Haybat and the Director of CyprusXp Group and Pegasus Airlines Cyprus Representative Zeki Ziya made speeces.


Haybat, 2005 yılında 6 + 6 denilen bir sistem ve 12 toplam uçakla “misafir” taşımaya başladıklarını belirtti ve bu yıl 45 uçağa ulaşacaklarını aktardı.

Haybat stated that in 2005 they started flying their “guests” with a system called 6 + 6 and 12 planes in total and that this year they will reach a total of 45 planes.

Türkiye’den 23 ülkede 50 ayrı şehre uçuş gerçekleştirdiklerini anlatan Haybat, Türkiye içerisinde de 19 şehire uçuş gerçekleştirdiklerini ifade etti.

Haybat also mentioned that they fly to 50 cities in 23 countries and 19 cities in Turkey.

Haybat, “Türkiye’de özel sermaye ile kurulmuş, bu kadar geniş ağı olan başka havacılık şirketi yok” dedi.

Haybat, said “We are the only airline company in Turkey that has been founded with private capital and has a network this wide”.

2006 – 2011 döneminde iç hat misafir sayısında yüzde 41 artışa ulaştıklarını ve bu pazarın yüzde 23’üne sahip olduklarını kaydeden Haybat, dış hatlardaki pazar paylarının yüzde 12 büyümeyle, yüzde 26’ya ulaştığını ekledi.

Haybat, who stated that within the period between 2006 and 2011, they reached a 41% increase in domestic flights, holding 23% of the market, also said that in international flights their share has reached 26% with a 12% growth rate.

2005 yılında 1,2 milyon, geçtiğimiz yıl ise 11,3 milyon yolcu taşıdıklarını da kaydeden Haybat, ucuz havayolu şirketleri arasında Avrupa’nın en büyük beş şirketinden biri olduklarını söyledi.

In 2005, they flew 1.2 million passengers and 11.3 million passengers last year, Haybat said and added that they are one of the five biggest companies among cheap airline companies in Europe.

95


96

Kuzey Kıbrıs’a en çok uçuş gerçekleştiren şirketin de Pegasus olduğunu hatırlatan Haybat, özetle şunları dile getirdi:

Haybat, who also mentioned that Pegasus is the company that makes the highest number of flights to North Cyprus, said in short:

“2006’da Kıbrıs’a uçmaya başladığımızda bilet fiyatları ortalama 320 TL’ydi. 2005’te Kıbrıs’a 1,2 milyon yolcu gelmişti. Şimdi 2,4 milyon misafir taşınıyor. Türkiye’deki 5 noktaya uçuş vardı; şimdi 7 noktaya uçuş var. Ve Pegasus, çok yüksek olan Kıbrıs vergilerine rağmen, bu vergi dahil ortalama 113 TL’den bilet satıyor. Yılda 34 milyon TL havaalanı vergisi ödedik. Kasım 2010’dan Kasım 2011’e kadarki dönemde koltuk sayısı yüzde 81 arttı. Pegasus Kıbrıs’a 1,1 milyon misafirini 50 TL’nin altında taşıdı, 2, 5 milyon yolcuyu ise 100 TL’ye taşıdı. Kıbrıs pazar payımız Nisan 2010’da yüzde 33’tü şimdi yüzde 47’dir. Haftada 34 bin 776 koltuk ve 184 uçuş gerçekleştiriyoruz. İki uçak sürekli burada üstlenmiştir. Geceliyor ve personeli de buralıdır. CyprusXp Group ile birlikte 110 kişi istihdam edilmektedir. Londra’ya önümüzedeki nisan ayından sonra günde iki sefer gerçekleştireceğiz. Havacılığı biz başlatmadık ama biz değiştirdik.”

“When we started flights to Cyprus in 2006, the ticket prices were approximately 320TL. In 2005, 1.2 million passengers flew to Cyprus. Today, 2.4 million passengers are carried annually. There were flights to five different ports in Turkey, now there are seven. And in spite of the taxes, which are very high in Cyprus, Pegasus sells tickets for approximately 113TL including taxes. We paid 34 million TL airport tax annually. In the period between November 2010 and November 2011, our seat capacity increased 81%. Pegasus flew 1.1 million guests for under 50 TL and 2.5 million guests for 100 TL to Cyprus. Our Cyprus market share was 33% in 2010, now it is 47%. Weekly, we fly with a seat capacity of 34 thousand, 776 and we make 184 flights. Two planes are permanently based here. They stay here over the night and its personnel are also from here. Including the staff of CyprusXp Group, it employs 110 persons. As of next April, we will have two flights to London daily. We were not the ones who started the airline industry, but we are the ones who developed it”.


CyprusXp Group Genel Müdürü Zeki Ziya teşekkür etti CyprusXp Group Genel Müdürü Zeki Ziya da konuşmasında, kendilerine güvenen Pegasus yanında, CyprusXp Group’a yatırım yapan kendisi dışındaki dört ortağı Ali Kamacı, Mehmet Salih Karalım, Oscar Grup ve Denizkızı Grup’a teşekkür etti. “Karşılıklı güvenin doğruluğunu burada ispatladık” diyen Zeki Ziya, “Pegasus, CyprusXp Group’un amiral gemisi olmaya devam edecek ama Turistica projemizle ülkeye daha çok turist taşımayı, Balnak şirketi ile işbirliğimizle de kargo devrimi yaratmayı yaşama geçirdik” dedi.

Zeki Ziya, the General Director of CyprusXp Group expressed their appreciation The General Director of CyprusXp Group, Zeki Ziya, expressed their appreciations towards Pegasus, who believed in them, and his four other partners Ali Kamacı, Mehmet Salih Karalım, Oscar Grup and Denizkızı Grup, who invested in CyprusXp Group. “We have proved here, the power of mutual trust” said Zeki Ziya and added “Pegasus will continue to be the admiral ship of CyprusXp Group but with our Turistica Project, we will fly more tourists to our country and with the cooperation we have entered with Balnak company, we started a revolution in cargo”.

97


Cyprus Xp Travel Ltd, Akdeniz Spor Birliği’nin ana sponsoru oldu

Cyprus Xp Travel Ltd, has become the main sponsor of Mediterranean Sports Association

C

yprusXp Travel Ltd, Türkiye Kadınlar 2.Ligi’nde mücadelesini sürdüren Akdeniz Spor Birliği’nin ana sponsoru oldu.

Milli Eğitim, Gençlik ve Spor Bakanı Kemal Dürüst’ün de hazır bulunduğu törende, CyprusXp Travel Ltd Genel Müdürü ve Pegasus Havayolları Kıbrıs Temsilcisi Zeki Ziya ve Akdeniz Spor Birliği Başkanı Serhat Deniz de birer konuşma yaptı.

98

C

yprusXp Travel Ltd, has taken the main sponsorship of Mediterranean Sports Association, who plays in Turkey’s Women’s 2nd League.

During the ceremony, where the Minister of National Education, Youth and Sports Kemal Durust was also present, General Director of CyprusXp Travel Ltd and the Cyprus Representative of Pegasus Airways Zeki Ziya, and the President of Mediterranean Sports Association Serhat Deniz made speeches.

Ziya: Her türlü desteği vereceğiz

Ziya: We will provide all kinds of support

CyprusXp Travel Ltd Genel Müdürü ve Pegasus Havayolları Kıbrıs Temsilcisi Zeki Ziya törende yaptığı konuşmada, Girne bölgesinde 300’e yakın sporcuya hizmet eden Akdeniz Spor Birliği’nin bu hizmetlerinden etkilendiğini, özellikle ülkemizi yurt dışında başarıyla temsil eden Akdeniz Spor Birliği Kadın Futbol Takımı’na da ulaşımdan konaklamaya kadar her türlü desteği vereceklerini belirtti.

In his speech, General Director of CyprusXp Travel Ltd and the Cyprus Representative of Pegasus Airways Zeki Ziya, stated that he is impressed by the services of Mediterranean Sports Association, which serves almost three hundred athletes in Kyrenia district and that they will support the Mediterranean Women’s Football Team, which successfully represents our country abroad, both by means of transport, accommodation and in any other area necessary.


Deniz: Çok mutluyuz

Deniz: We are very glad

Akdeniz Spor Birliği Başkanı Serhat Deniz de yaptığı konuşmada, kendilerine ana sponsor olarak büyük destek veren, Türkiye Kadınlar 2.Ligi’nde başarıyla mücadele eden Kadın Futbol Takımı’na ulaşımdan, konaklamaya kadar her türlü imkanı sağlayan CyprusXp Travel Ltd Genel Müdürü Zeki Ziya’ya çok teşekkür ettiklerini, kendilerine sağlanan bu imkanlarla daha da başarılı sonuçlar alacaklarına inandığını dile getirdi.

In his speech, the President of Mediterranean Sports Association Serhat Deniz, expressed their appreciation towards General Director of CyprusXp Travel Zeki Ziya, who as the main sponsor has been supporting them to a great extend, and providing their Women’s Football Team, which competes in Turkey’s Women’s 2nd League, all kinds of facilities varying from transport to accommodation and expressed his belief that with all this support, they will achieve major successes.

Dürüst: Çok önemli ve örnek bir girişim

Dürüst: A very important undertaking that can serve as an example

Törende söz alan Bakan Kemal Dürüst de yaptığı konuşmada, böylesi önemli ve güzel bir olayı gerçekleştiren CyprusXp Travel Ltd’in çok önemli ve örnek alınacak bir girişimde bulunduğunu, bu bakımdan CyprusXp Travel Ltd’e Bakanlığı adına teşekkür ettiğini ifade etti. Ülkemizi yurt dışında başarıyla temsil eden Akdeniz Spor Birliği’nin başkanı ve sporcularını da kutlayan Bakan Kemal Dürüst, Bakanlık olarak kendilerinin de bu başarılı sporculara desteklerinin devam edeceğini ifade etti. Bakan Dürüst’e törende Özel Kalem Müdürü Şifa Soğukpınar ve Spor Dairesi Müdürü Hüseyin Cahitoğlu da eşlik etti.

Minister Kemal Dürüst, who also took the floor in the ceremony, stated that CyprusXp Travel Ltd had undertaken a very important role, which can serve as an example and he also expressed his appreciation towards CyprusXp Travel Ltd on behalf of his Ministry. Minister Kemal Durust congratulated the president and the team members of Mediterranean Sports Association, who successfully represent our country abroad, and stated that they, as the Ministry, will continue to support such prospering athletes. Minister Mr. Durust was accompanied by his Executive Assistant Sifa Sogukpinar and the Manager of the Department of Sports, Huseyin Cahitoglu.

99


GECE & GÜNDÜZ / DAY & NIGHT

Girne Rocks Hotel & Casino’da Ediz Onay, Selçuk Ural ve Nil Burak’la 14 Şubat 14th of February at Kyrenia Rocks Hotel & Casino with Ediz Onay, Selçuk Ural and Nil Burak

100


G

irne Rocks Hotel & Casino’da Sevgililer Günü gecesi şovmen Mehmet Ali Erbil’in esprileri ile başladı ve Ediz Onay ve Grubu ile devam etti. 14 Şubat gecesine özel olarak Ediz Onay’ın ardından sahneye çıkan Selçuk Ural ve Nil Burak yaptıkları düetlerle izleyenleri kendilerine hayran bıraktı.

V

alentine’s Day celebrations at Kyrenia Rocks Hotel & Casino started off with the jokes of showman Mehmet Ali Erbil and proceeded with Ediz Onay and his group. Selcuk Ural and Nil Burak took stage after Ediz Onay and fascinated the guests with their duets.

Selçuk Ural, uzun yıllardır gelmediği Kıbrıs’a Sevgililer Günü’nü kutlamak için gelmekten keyif aldığını ifade ederken sanatçı Nil Burak Girne Rocks Hotel & Casino’nun kendisinin evi gibi, ailesi gibi olduğunu ifade etti ve “Sevgilim yok ama burada dostlarım var” dedi.

Selçuk Ural expressed his gladness to have come to Cyprus for Valentine’s Day celebrations after long years. Nil Burak on the other hand, said that Kyrenia Rocks Hotel & Casino is like a second home to her and added “I don’t have a boyfriend but I have friends here”.

2 sanatçı “Yalan dünya”, “Agora Meyhanesi”, “Böyle ayrılık olmaz”, “Arkası gelmez dertlerimin” adlı parçaları beraber söylerken, Selçuk Ural’ın Louis Armstrong’un “Hello my darling” isimli meşhur bestesini seslendirirken gösterdiği performans beğeni kazandı.

The two musicians sand together songs such as “Yalan dünya”, “Agora Meyhanesi”, “Böyle ayrılık olmaz”, “Arkası gelmez dertlerimin” and Selçuk Ural’s performance when he sang Louis Armstrong’s “Hello my darling” gained appreciation of the crowd.

Nil Burak ise büyüleyici sesi ve sahnedeki kıvrak dansları ile izleyenleri mestetti. “Dilek taşı”, “Boş vere boş vere”, “Hoşgör sen”, “Kaç yıl geçti”, “Ver Allahım ver” gibi ünlü parçaların yanı sıra, Shirley Bassey ve Liza Minnelli’nin seslendirdiği şarkıları İngilizce eşsiz bir yorumla söyleyen sanatçı, parlament mavisi kıyafeti ile de göz kamaştırdı.

Nil Burak, with her fascinating voice and lively dance figures, mesmerised the audience. Besides popular songs such as “Dilek taşı”, “Boş vere boş vere”, “Hoşgör sen”, “Kaç yıl geçti”, “Ver Allahım ver” she sand Shirley Bassey and Liza Minnelli’s songs in English with an astonishing performance. She looked glamorous in her parliament blue outfit.

101


Selami Şahin Salamis Casino’yu tıklım tıklım doldurdu

Selami Şahin brought together a large crowd at Salamis Casino

Ü

F

KKTC Turizm, Çevre ve Kültür Bakanı Ünal Üstel ve bazı üst düzey devlet görevlilerinin de izlediği konsere katılım çok yoğundu. Davetlilerin konserin sonuna kadar sanatçıyı izlemekten büyük bir keyif aldıkları görüldü.

Minister of TRNC Tourism, Environment and Culture Ünal Üstel and some other high rank government officials were among the large crowd that came to listen to the concert. It was apparent that they enjoyed the concert until the very end of the concert.

Türkiye’de “beste fabrikatörü” olarak tanınan Selami Şahin; Zeki Müren, Bülent Ersoy, İbrahim Tatlıses, Müslüm Gürses gibi sanatçılara verdiği meşhur bestelerini de seslendirdi. Salamis Casino’nun organize ettiği konserde, “Gözler kalbin aynasıdır”, “Alışmak sevmekten daha zor geliyor”, “Tanrım”, “Senin olmaya geldim”, “Gitme sana muhtacım”, “Boş vere boş vere”, “Seni sevmediğim yalan”, “Sensiz olmuyor”, “Ne duamsım ne bedduam”, “Seninle başım dertte”, “Sen beni unutmuş gibisin”, “Teninin kokusunu özledim”, “Ben bir tek kadın sevdim”, “Ya seninle ya sensiz” gibi parçalarını söyleyen Selami Şahin Arapça bir şarkı da seslendirdi.

Selami Şahin, who is known as the “tune fabricator” of Turkey sang some of his songs he gave to other famous singers such as Zeki Müren, Bülent Ersoy, İbrahim Tatlıses and Müslüm Gürses. In the concert organised by Salamis Casino, Selami Şahin sang “Gözler kalbin aynasıdır”, “Alışmak sevmekten daha zor geliyor”, “Tanrım”, “Senin olmaya geldim”, “Gitme sana muhtacım”, “Boş vere boş vere”, “Seni sevmediğim yalan”, “Sensiz olmuyor”, “Ne duamsım ne bedduam”, “Seninle başım dertte”, “Sen beni unutmuş gibisin”, “Teninin kokusunu özledim”, “Ben bir tek kadın sevdim”, “Ya seninle ya sensiz” and also a song in Arabic language.

nlü besteci Selami Şahin Mağusa’daki Salamis Casino’da oldukça seçkin davetlilere unutamayacakları bir konser verdi. Uzun süre sahnede kalan sanatçı, 11 Şubat’ta Salamis Bay Conti Resort Hotel & Casino’da verdiği konserde, yıllardır dillerden düşmeyen popüler parçalarını seslendirdi.

102

amous composer Selami Şahin gave an unforgettable concert to a distinguished audience at Salamis Casino in Famagusta. In his concert on 11th of February at Salamis Bay Conti Resort Hotel & Casino the musician stayed on stage for a long time and sang many of his popular timeless songs.


Gecede Bülent Ersoy, İbrahim Tatlıses ve Müslüm Gürses’in Selami Şahin bestlerini söyleme tarzlarını ti’ye alan sanatçı, yaptığı oldukça başarılı taklitlerle izleyenleri dakikalarca güldürdü. Konser sırasında çok sevdiği bir dostunun, Şener Şen’in de taklidini yapan sanatçı, Şener Şen ve Metin Akpınar’la aralarında geçen davetlileri kahkahalara boğan bazı anılarını da anlattı. Selami Şahin sahnedeyken “Kıbrıs’a hayran kaldığı”nı, “İstanbul kar altındayken Kıbrıs’ın sıcak olduğu”nu sözlerine ekledi ve Salamis Hotel’in “denize sıfır manzarısı”ndan ve “otelin hizmetlerinden çok memnun kaldığı”nı ifade etti. Türkiye’de ilk yaptığı beste ile, adı “Yalancısın sevgilim” olarak yerleşen, “Sen mevsimler gibisin” isimli parçasıyla “Altın Kelebek Yılıın Şarkısı” ödülünü almış olan sanatçının anadilinin Arapça olduğu ve uzun yıllardır Türk müzik piyasası dışında Arap müzik piyasasına da besteler yaptığı ve Arap sanatçılara ders verdiği de öğrenildi. Gece boyunca Sevgililer Günü dolayısıyla sık sık dans eden konuklar, Selami Şahin’le birçok fotoğraf çektirdi. Konserin bir diğer yıldızı ise Salamis Bay Conti Resort Hotel & Casino’nun yeni ve meşhur ahçısı Sedat Tekdaş idi. Sedat Tekdaş’ın özenle hazırladığı menü davetlilerden tam puan aldı. Başlangıçlardan, ana yemek ve pastaya kadar enfes bir tat ve sunumla masaya gelen menü basından da büyük övgü aldı.

He did a spoof of the way Bülent Ersoy, İbrahim Tatlıses and Müslüm Gürses sing his songs and made the audience laugh for minutes with the successful takeoffs he made. During his performance, he also personated a very close friend of his, Şener Şen and told the guests some very amusing memories of him, Şener Şen and Metin Akpınar. Selami Şahin said, when he was on stage that he is “very fond of Cyprus”, that “Cyprus is warm when Istanbul is under snow” and that he was very pleased with the “beachfront view” of Salamis Hotel and the “flawless service” of the hotel staff. With the first song he made, he was nicked as “Yalancısın Sevgilim” and he won the “Golden Butterfly, Song of the Year” award. We found out during the concert that Selami Şahin’s mother language is Arabic, and that for years, besides his contributions to the music industry in Turkey, he has been composing for the Arabic music industry as well and that he gives lessons to Arabic musicians. Guests who danced all throughout the night, probably due to Valentine’s day, had many pictures taken with Selami Şahin. The other star of the concert was the new and famous cook of Salamis Bay Conti Resort Hotel & Casinoi Sedat Tekdaş. The menu, diligently prepared by Sedat Tekdaş, received the thumbs up from the guests. The appetizers, main dish and the desserts, which were delicious and beautifully presented, were also praised in press.

103


GURME / GOURMET

YİYECEK VE İÇECEKLERİN AHENGİ Ahmet Esenyel

U

zunca bir süredir hizmet sektörünün içerisindeyim, yemek pişirmenin ve hem yemek hem de şarap tatmanın zevkini çıkarıyor, yeni kavramları araştırmayı, okumayı ve yazmayı seviyorum. Birleşik Krallıkta aşçılık eğitimi (temel eğitim) aldım ve 90’lı yılların ortalarında Turizm ve Konaklama Yönetimi’nden mezun oldum. Yaklaşık beş yıl boyunca Lapta – Başpınar’daki dağlık bölgede kendi restoranımı işlettim. Bu restoranda geleneksel yemekler, yahniler ve kuzu şiş yapıyorduk. Askerlik görevimi yaptığım esnada, yaklaşık bir yıl boyunca Alsancak bölgesindeki bir sahilde, hem restoran hem de kulüp olarak hizmet veren bir mekânı işlettim. Daha sonra havayolları sektörüne geçtim ve iki yıl boyunca burada yiyecek-içecek bölümünde çalıştım. Hem yerel hem de uluslararası uçuşlardaki menüleri ve masrafları planlıyor, uçuş esnasında ikram edilecek yiyecek ve içeceklerle ilgili çizelgeleri organize ediyordum. Kişi olarak ben, yaptığım her şeyde kendimi geliştirmek isterim. Türk Hava Yolları’nın yaptığı yazılı sınavdan sonra, Kalite Kontrolörlüğü’ne atandım. Bu kez de, hem yerel hem de uluslararası yiyecek içecek ikramlarıyla ilgili bölüm de dahil olmak üzere tüm yer hizmetlerini denetlemeye başladım. Bu görevde doğrudan Genel Müdür’e bağlıydım. 2009 yılında, çocukluk arkadaşımla ben, Kuzey Kıbrıs’ta daha önce var olmayan ve hem restoran hem de bar ve kulüpten oluşacak yeni bir konsept yaratmaya karar verdik. Alanlarında çok başarılı ve deneyimli olan kişilerle çalıştık ve 2009 yılının sonunda Tango

104

to Buddha’yı yarattık. Tango to Buddha dünya mutfaklarının yemeklerinin sunulduğu ve şarap, kokteyl ve alkollü içeceklerde çok geniş bir seçenek yelpazesine sahip olan bir restorandır. Yemek esnasında gösteriler ve dünyaca ünlü sanatçıların performanslarını izleyecek, muhteşem atmosferi, ışık ve ses düzeni içerisinde eşsiz konseptlerin tadına varacaksınız. Zaman içerisinde, konsepti geliştirdik ve asma katta bir Very VIP Bar açtık. Burada, müşterilerimize şampanya, lezzetli atıştırmalıklar ve yüksek kalite malt ve içecekler sunmaktayız. Tango to Buddha’nın başarı oranı çok yüksekti ve bu enfes, eşsiz mekan Kuzey Kıbrıs’a bir armağandır. Tango to Buddha’nın Genel Müdürü idim ve bunun gibi bir işletmenin yöneticiliğini yapmak çok zor, stresli fakat çok güzel bir deneyimdi. Tango to Buddha’dan ayrıldıktan sonra, Lefkoşa’da bir pub konseptinin yaratılmasına yardımcı olmam yönünde teklif aldım ve bu projede üç ay çalıştım. Menüler, çalışanlar, etkinlikler, satış ve pazarlama konuları üzerinde çalıştık. Bu küçük, tatlı, sıcak pub’ın, tasarımı, planlanması ve inşası için çalışmak ve gün be gün oluşumunu görmek, benim için çok güzel bir tecrübe oldu. Bugün, Paddy’s Irish Pub çok başarılı bir şekilde işletilmektedir. Şu anda Ticaret Bölümü altında CyprusXp için çalışmaktayım ve Pegasus Havayolları’nın Türkiye ve İngiltere seferlerindeki uçuş dergisi Passatempo için Yiyecek Eleştirmenliği yapıyorum. Önümüzdeki sayıdan itibaren CyprusXp Group Genel Müdürü Zeki Ziya ile birlikte Kuzey Kıbrıs restoranlarını size tanıtmaya başlayacağız. Gelecek sayıda buluşmak üzere…


Zeki Ziya

THE HARMONY OF FOOD & DRINK

I

have been involved in the service industry for quite a while now, enjoying cooking and tasting food & wine, love to investigate new concepts, read and write.

I was trained as a Chef in the UK (basic training) and graduated from Tourism and Hospitality Management in mid 90s. I did run my own restaurant for about five years up in the mountains of Lapta – Başpınar area specializing in traditional food, stews and whole lamb on the spit. During my army service, I was also managing beach restaurant and club for almost one and a half years at Alsancak region. I then moved on to Airline industry and worked two years in the Catering Department. I was planning the menus, costing and organizing the inflight catering schedule locally and internationally. As a person, I am always willing to improve myself in anything I do and I became a Quality Auditor after the written exams by Turkish Airlines. This time, I started auditing all the ground operations including catering department domestically and internationally, reporting directly to the General Manager. In 2009, my childhood friend and I decided to create a new concept in North Cyprus which will be formed of a Restaurant – Bar and Club. We worked with very intelligent and experienced experts in their fields and created Tango to Buddha at the end of 2009. Tango to Buddha is a world

cuisine Restaurant serving with a huge variety of world wine, cocktails and spirits. During the dining experience, you would be watching the worldwide artists, shows and enjoy unique concepts within the most beautiful decoration, sound and lighting. In time, we improved the concept and opened a Very VIP Bar on the mezzanine floor with the idea of offering customers Champagne & finger food, high quality malts and spirits. The success rate of Tango to Buddha was very high and this fabulous unique venue is a gift for North Cyprus. I was the General Manager of Tango to Buddha and it has been a very hard, stressful but beautiful experience to manage such an operation. I enjoyed every moment of it until the day I left. After I left Tango to Buddha, I have been offered to help create a Pub Concept in Nicosia and worked on this project for three months. We worked on menus, personnel, events, sales and marketing. It has been a great experience for me to work on day to day basis seeing this small, sweet and warm Pub being planned, designed and constructed. Today, Paddy`s Irish Pub is very successfully being managed. I now work for CyprusXp under the Trading Branch and became a Food Critic for Passatempo Inflight Magazine flying with Pegasus Airlines to Turkey and United Kingdom. As from next month’s issue, we are starting to introduce you the restaurants in North Cyprus, together with Zeki Ziya, the General Director of CyprusXp Group. So long until the next issue...

105


Gürkan Uluçhan

Schindler’in Listesi

106

Schindler’s List

Yönetmen: Steven Spielberg

Director: Steven Spielberg

Oyuncular: Liam Neeson, Ben Kingsley, Ralph Fiennes, Caroline Goodall.

Stars: Liam Neeson, Ben Kingsley, Ralph Fiennes, Caroline Goodall.

Yapım Yılı: 1993

Year of Production: 1993

Türü: Tarihi Drama

Genre: Tarihi Drama

Konu: Film, soykırım zamanında 1.000’den fazla Yahudinin hayatını kurtaran Nazi partisine üye, çapkın ve savaş yanlısı bir adam olan esrarengiz Oscar Schindler’in tarihten hiçbir zaman silinmeyecek olan gerçek hikayesini anlatıyor.

Storyline: Film, soykırım zamanında 1.000’den fazla Yahudinin hayatını kurtaran Nazi partisine üye, çapkın ve savaş yanlısı bir adam olan esrarengiz Oscar Schindler’in tarihten hiçbir zaman silinmeyecek olan gerçek hikayesini anlatıyor.

Bu filmi izlemeniz için 5 neden:

5 Reasons why you should watch this movie:

Başta 7 dalda Oscar ödülü olmak üzere toplamda 68 tane ödül alan bir başyapıt izlemek için.

To see a masterpiece that won 68 prizes in total, 7 of which are Oscars.

Pek çok eleştirmene göre tüm zamanların en saygı duyulan filmi olduğu için.

Because, according to many film critics, it is the most respected movie of all times.

Sinema tarihine adını altın harflerle yönetmen Steven Spielberg için.

kazıyan

Fir the director Steven Spielberg, who has his name written in gold letters in the history of cinema.

John Williams’ın müziği eşliğindeki kırmızı pardesülü kız çocuğu sekansı için (Bu sahne sinema tarihindeki en etkileyici sahne olarak kabul edilmektedir).

For the girl with the red coat sequence with John Williams’ music (This scene is considered to be the most impressive scene ever in the history of cinema).

Filmdeki abartısız oyunculuk için.

For the unexaggerated acting in the movie.


Hayalet Sürücü 2: İntikam Ateşi

Ghost Rider 2: Spirit of Vengeance

Yönetmen: Brian Taylor, Mark Leveldine

Director: Brian Taylor, Mark Leveldine

Oyuncular: Nicolas Cage, Idris Elba, Christopher Lambert,Violante Placido

Stars: Nicolas Cage, Idris Elba, Christopher Lambert,Violante Placido

Yapım Yılı: 2012

Year of Production: 2012

Türü: Fantastik

Genre: Fantastik

Konu: Johnny Blaze, tehlikeli motorsiklet sahnelerinde oynayan bir dublördür. Beklenmedik olaylar sonucu babası ve kız arkadaşının hayatı karşılığında ruhunu şeytana satar ancak bu değiş tokuş onu geceleri ortaya çıkıp intikam alan şeytani ve lanetli bir ruha dönüştürür. Gündüz, gözünü budaktan sakınmayan bir gösteri motorsikletçisi olan Johhny, gece vakti kötülüğün gölgesinde kaçak iblisleri avlayan Hayalet Sürücü olur. Şeytanın isteklerini yerine getirmek zorunda olan Johnny, kaderiyle yüzleşmeye, üzerindeki laneti ve güçlerini masumları korumak için kullanmaya hazırdır.

Storyline: Johnny Blaze is a stuntman that plays in dangerous motorcycle scenes. As a result of unexpected incidents he sells his soul to the devil in return of the lives of his father and girlfriend, however, this exchange turns him into an evil and cursed spirit that appears at night in search of revenge. Johnny, who is a completely fearless performance rider during the day, becomes the Ghost Rider that hunts demons on the run in the shadow of evil when the night falls. Johnny who must obey the devil’s requests is ready to face his faith and use his curse and powers to protect the innocent.

Bu filmi izlemeniz için 5 neden:

5 reasons why you should watch this movie:

Çizgi roman soslu fantastik bir film izlemek için.

To see a fantastic movie that tastes like a comic strip.

Nicolas Cage’in aksiyon filmlerine yakışan performansı için.

For Nicolas Cage’s performance that suits well in action movies.

Filmin aksiyon sahneleri için.

For the action scenes of the movie.

Filmdeki yanan zincir sahneleri için.

For the burning chains scene in the movie.

Süper kahraman filmlerine farklı bir bakış açısı getirdiği için.

Because it is a different perspective to superhero movies.

107


AKIL SORULARI / MENTAL PUZZLES

Gürkan Uluçhan

MEGAMIND MANTIK SORULARI 1. Kral, idama mahkum bir adama bir tavuk vermiş ve ‘Sen bu tavuğu nasıl öldürürsen, biz de seni öyle öldüreceğiz’ demiş. Adam kurtulmak için tavuğu nasıl öldürebilir? 2. Kral, idama mahkum bir adama iki tane kağıt tutmuş ve bu kağıtlardan birinde HAYAT, diğerinde ÖLÜM yazdığını söylemiş. “HAYAT yazılı kağıdı çekersen kurtulursun, ÖLÜM yazılı kağıdı çekersen asılırsın” demiş. Fakat kral, kağıtların ikisine de ÖLÜM yazdırmış. Mahkum da bunu öğrenmiş. Acaba mahkum nasıl kurtulmuş olabilir? 3. Gece saat 8’de yatıyorum ve yatarken guguklu saatimi sabah 9’a kuruyorum. Bu durumda kaç saat uyurum? 4. Avrupa ülkelerinden birinde krallık döneminde adamın biri bir zindana atılmış. Muhafızlar adama son isteğini sorduklarında adam sigara demiş. Adamın atıldığı zindanda ise duvardan duvara yatay biçimde uzanan madeni bir boru bulunmaktaymış. Zeka bulmacalarını çok seven kral, zindandaki adama içinden su akan bu boruyu delmeden ve açmadan suyun hangi yönde aktığını tespit ederse hayatını bağışlayacağını söylemiş. Adam birkaç dakika içinde suyun ne yöne aktığını doğru bilerek, serbest bırakılmış. Sizce mahkum bunu nasıl yaptı?

4.Mahkum, istediği sigarayı yakarak dumanını bu madeni borunun üstüne tutmuş. Duman, suyun aktığı yöne doğru gittiğinden mahkum doğru cevabı bularak kurtulmuş. 3.Guguklu saat gece-gündüz ayrımı yapmadığı için 1 saat uyurum. 2.Mahkum, kağıdın birini alır almaz yutar. Mantıken geride kalan kağıtta yazılı olanın zıddını çektiği farz edilir. Geride kalan kağıtta ÖLÜM yazdığı için HAYAT yazılı olanı çektiği kabul edilir. 1.Adam, tavuğun kafasını ağzına sokarak ısırır ve tavuğu öldürür. Bir insanı bu şekilde öldürmek mümkün olmadığı için de mahkum serbest kalır. Cevaplar 108


MEGAMIND LOGIC PUZZLES 1. The king gave a chicken to a man and said ‘We will kill you exactly the way you kill this chicken’. How can the man kill the chicken so that he is saved? 2. The king gave a man on death row, two pieces of paper and said that one said LIFE and the other, DEATH; and he told the man that if he chose the one that said LIFE he would be saved, but if he picked the one that said DEATH, he would be hung. However, the king had actually written DEATH on both pieces of paper and the man knew about this. How could the man possibly be saved? 3. I go to sleep at eight o’clock at night and set my cuckoo clock’s alarm for nine o’clock. How many hours will I sleep? 4. During the monarchic era, in one of the European countries, a man was put in a dungeon. When the wardens asked the man what his last wish was, he wanted a cigarette. In the dungeon he was put, there was a horizontally laid metal pipe from wall to wall. The king, who was very fond of logic puzzles, told the prisoner that if he could find the direction the water in the pipe flowed, without holing or opening the pipe, he would be forgiven. The man found the direction of the water in a couple of minutes and was set free. How do you think he did it?

4.The prisoner lights the cigarette and holds its smoke above the pipe. The smoke moves in the direction the water flows, so the prisoner, having found the right answer, is saved. 3.Cuckoo clocks cannot distinguish between day and night, so I’ll only sleep for one hour. 1.The man puts the chicken’s head in his mouth and bites it off. As it is not possible to kill a man this way, he is set free. 2.The prisoner swallows one of the pieces of paper as soon as he takes it. In all reason, it is presumed that he had picked the opposite of what is written on the other paper. As the remaining piece of paper sad DEATH, it is assumed that he had picked LIFE. Answers 109


1

9 3 4 7 8 6 1 2 5

1 6 7 4 2 5 3 9 8

8 2 5 3 9 1 7 4 6

4 7 2 1 5 3 6 8 9

6 8 1 9 7 4 5 3 2

5 9 3 2 6 8 4 7 1

7 5 6 8 3 2 9 1 4

3 4 8 6 1 9 2 5 7

2 1 9 5 4 7 8 6 3

2

5 7 3 2 4 8 1 6 9

8 4 1 3 9 6 5 2 7

6 9 2 5 7 1 3 4 8

3 2 7 1 8 4 9 5 6

4 5 6 9 2 3 8 7 1

9 1 8 7 6 5 4 9 2

1 3 9 6 5 2 7 8 4

2 8 5 4 1 7 6 9 3

7 6 4 8 3 9 2 1 5

3

1 7 2 8 6 4 9 5 3

6 5 9 3 2 1 4 8 7

3 8 4 7 5 9 1 2 6

8 9 5 6 1 3 2 7 4

2 4 1 9 7 5 3 6 8

7 3 6 4 8 2 5 1 9

9 2 7 5 4 8 6 3 1

4 1 8 2 3 6 7 9 5

110 5 6 3 1 9 7 8 4 2

6 3 7 9 4 5 5 7 4 9 3 5 8 6 2 8 5 6 1 3 4 9 1 7 2

3 8 8 9 4

3 4 3 2 6 1 7 6 4 8 9 2

6 8 1 6 9

5 4 7 3

6 5 9 5 3 6 8 5 1 2 2 9

1 9 1 8 6

3 8 9 3 5 1 9 6 2 9 7 5 3 5 2 6 1 3 9 4 7 7 5

2

2 7 6 4 4 8 1 7

SUDOKU BULMACA / PUZZLE


ACİL NUMARALAR / EMERGENCY NUMBERS

KKTC’yi ziyaret edenler için önemli numaralar :

Important telephone numbers for visitors to the TRNC:

KKTC Ekonomi Bakanlığı:

0392-22-86838

TRNC Ministry of Economy:

0392-22-83594

KKTC Tarım ve Orman Bakanlığı:

0392-22-83594

TRNC Ministry of Agriculture and Forestry:

0392-22-83594

KKTC Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı:

0392-61-12000

TRNC Ministry of the Environment and Natural Resources: 0392-61-12000

Lefkoşa- Turizm Bakanlığı Danışma Bürosu:

0392-22-89629

Nicosia – Ministry of Tourism Information Office:

0392-22-89629

Lefkoşa Belediyesi:

0392-22-85221

Nicosia Municipality:

0392-22-85221

Lefkoşa Derviş Paşa Müzesi:

0392-22-73569

Nicosia Dervish Pasha Museum:

0392-22-73569

Lefkoşa Kütüphane ve Taş Eserleri Müzesi:

0392-22-84349

Nicosia Library and Lapidary Museum:

0392-22-84349

Lefkoşa Lüzinyan Evi:

0392-22-71285

Nicosia Lusignan House:

0392-22-71285

Lefkoşa Mevlevi Tekke Müzesi:

0392-22-71283

Nicosia Mevlevi Dervish Lodge:

0392-22-71283

Lefkoşa Polis:

0392-22-83311

Nicosia Police Station:

0392-22-83311

Lefkoşa Devlet Hastanesi:

0392-22-85441

Nicosia State Hospital:

0392-22-85441

Lefkoşa Elektrik Arıza:

0392-22-75557

Nicosia Electricity Repairs:

0392-22-75557

Lefkoşa Galeria Cinema:

0392-22-77030

Galleria Cinema:

0392-22-77030

Lefkoşa Mısırlızade Sineması:

0392-22-89698

Nicosia Mısırlızade Cinema:

0392-22-89698

Lefkoşa Lemar Cineplex:

0392-22-35395

Nicosia Lemar Cineplex:

0392-22-35395

Gazimağusa Turizm Danışma Bürosu:

0392-36-62864

Famagusta Tourism Information Office:

0392-36-62864

Gazimağusa Belediyesi:

0392-36-64556

Famagusta Municipality:

0392-36-64556

Gazimağusa Canbulat Müzesi:

0392-36-65498

Famagusta Canbulat Museum:

0392-36-65498

Gazimağusa St.Barnabas Müzesi:

0392-36-48331

Famagusta St. Barnabas Museum:

0392-36-48331

Gazimağusa Yeni İskele İkon Müzesi:

0392-37-12933

Famagusta-İskele Icon Museum:

0392-37-12933

Gazimağusa Devlet Hastanesi:

0392-36-48986

Famagusta State Hospital:

0392-36-48986

Gazimağusa Elektrik Arıza:

0392-36-65514

Famagusta Electricity Repairs:

0392-36-65514

Gazimağusa Galeria Sinema:

0392-36-51270

Famagusta Galleria Cinema:

0392-36-51270

Girne Belediyesi:

0392-81-51884

Kyrenia Municipality:

0392-81-51884

Girne Barış ve Özgürlük Müzesi:

0392-82-18616

Kyrenia Peace and Freedom Museum:

0392-82-18616

Girne Bellapais Manastırı:

0392-81-57540

Kyrenia Bellapais Abbey:

0392-81-57540

Girne Güzel Sanatlar Müzesi:

0392-81-52287

Kyrenia Fine Arts Museum:

0392-81-52287

Girne Kalesi ve Müzeleri:

0392-81-52142

Kyrenia Castle and Museum:

0392-81-52142

Girne Halk Sanatları Müzesi:

0392-81-57688

Kyrenia Folk Art Museum:

0392-81-57688

Girne Galleria Sinema:

0392-81-59433

Kyrenia Galleria Cinema:

0392-81-59433

Girne Lemar Cineplex:

0392-82-23399

Kyrenia Lemar Cineplex:

0392-82-23399

Güzelyurt Belediyesi:

0392-71-42018

Omorphou Municipality:

0392-71-42018

Güzelyurt Müzesi:

0392-71-42202

Omorphou Museum:

0392-71-42202

Girne Akçiçek Hastanesi:

0392-81-52266

Kyrenia Akçiçek State Hospital:

0392-81-52266

Sağlık Sorunları:

0392- 112

Health Problems:

0392-112

Yangın:

0392- 199

Fire:

0392-199

Orman Yangını:

0392- 177

Forest Fires:

0392-177

111


11  

TOPLAM BU FIRSAT KAÇMAZ BU FIRSAT KAÇMAZ BU FIRSAT KAÇMAZ BU FIRSAT KAÇMAZ UÇAK İLE ULAŞIM, HAVAALANI TRANSFERİ, 5 GÜN 4 GECE KIBRIS GİRNE’D...