PAGEV DERGİ 151. SAYI

Page 1

Plastik Araştırma, Geliştirme ve İnceleme Dergisi

www.pagev.org

pagev

pagevtv

pagev1989

pagev1989

Sayı| 151 2019-3

ISSN: 1302-6925

YILLIK ZAM %100’Ü BULDU

PLASTİK ÜRETİMİ %18 DÜŞTÜ

G.KORE’DEN İTHALATTA CEZA KRİZİ AŞILACAK MI? 50

SEKTÖRÜN KALBİ K FUARINDA ATIYOR

PAGÇEV ÇALIŞIYOR GERİ DÖNÜŞÜM KAZANIYOR 22

206

156





PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

3


4

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151


PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

5


6

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151


PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

7


12

ELEKTIRIĞE %100 ZAM SANAYICININ BELINI BÜKTÜ

haber

14

ÜRETICININ REKABET GÜCÜ ZAYIFLIYOR

36

haber

haber

PAGEV STRATEJİK İHRACAT PLANINI AÇIKLADI 10 ÜRÜN İHRACATI 2 YE KTLAR

44

röportaj

ALTAN PLASTİK YÖNETİM KURULU BAŞKANI CELAL ALTAN: SEKTÖRÜMÜZ ENDÜSTRİ 4.0 ‘I YAKALAMAK ZORUNDA

8

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

PLASTIK SEKTÖRÜ ALARM VERIYOR: ÜRETIM %18 GERILEDI

röportaj

76

MARMARA PLASTİK YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA ASLANKAYA: PLASTIK SEKTÖRÜNÜN GELECEĞI AR-GE YATIRIMLARINDA

22


haber

50

GÜNEY KORE’DEN İTHALATA KESİLEN CEZALARA ÇÖZÜM ARANIYOR

66

röportaj haber

PLASET PLASTİK AMBALAJ YÖNETİM KURULU BAŞKANI VASIL LIAZE: ARGEYE VE MARKALAŞMAYA İHTİYACIMIZ VAR

206

64

TOBB MECLİSİNDE ATIK İTHALATI KONUSU MASAYA YATIRILDI

PAGÇEV

PAGÇEV ÇALIŞIYOR GERİ DÖNÜŞÜM KAZANIYOR

PLASTIĞIN NABZI ALMANYA K FUARINDA ATACAK

fuar

156

PAGEV PLASTİK DERGİSİ PAGEV Plastik Araştırma, Geliştirme ve İnceleme Dergisi Türk Plastik Sanayicileri Araştırma Geliştirme ve Eğitim Vakfı PAGEV’in Yayın organıdır. İmtiyaz Sahibi PAGYAY Yayıncılık Turizm ve Ticaret Ltd.Şti. adına,

Yavuz EROĞLU Genel Koordinatör

Aziz ÖZAY

Yayın Yönetmeni

Ertan GÜNEŞ Yazı İşleri

Yağmur CENGİZ Reklam ve Halkla İlişkiler

Uğur AKTEL Katkı Sunanlar

Cesur ÇAÇA Aykut DÖNMEZ Serap DEĞIRMENCI Yapım

Kadir ÇAÇA Film Medya Tasarım Karakter Color Matbaası A.Ş.

Matbaa Sertifika No: 12799

Yayın Danışma Kurulu

Prof. Dr. Atilla GÜNGÖR | Marmara Ü. Prof. Dr. Duygu KISAKÜREK | ODTÜ Prof. Dr. Erhan PİŞKİN | Hacettepe Ü. Prof. Dr. Güneri AKOVALI | ODTÜ Prof. Dr. Hüseyin YILDIRIM | YTÜ Prof. Dr. İskender YILGÖR | Koç Ü. Prof. Dr. Mehmet Ali GÜRKAYNAK | İstanbul Ü.

Prof. Dr. Mehmet E. YURCİ | YTÜ Prof. Dr. Nurseli UYANIK | İTÜ. Prof. Dr. Paşa YAYLA | Kocaeli Ü. Prof. Dr. Tekin ARDA | Newport Ü. Prof. Dr. Mustafa ÖKSÜZ | Marmara Ü. Doç. Dr. C. Gazi UÇKUN | Kocaeli Ü. Doç. Dr. Recep YENİTEPE | Marmara Ü. Doç. Dr. Sami SAYER | Ege Ü. Doç. Dr. Çetin KARATAŞ | Gazi Ü. Dr. Mevlüt ÇETİNKAYA | PETKİM Dr. Yakup ÜLÇER | RESİNEX Elçin OĞUZHAN | TEKNOPOLİMER Engin SOKULLU | TEKNOİNTEL Metin BİLGİLİ | ARÇELİK Murat CANSEVER | EUROTEC Erkan İNDİBAY | ZİRVE POLİMER

Yayın Türü

yerel süreli 2 ayda bir yayınlanır

ISSN: 1302-6925

PAGEV Plastik Dergisi hakkında görüşlerinizi pagyay@pagev.org.tr adresine gönderebilirsiniz.

Halkalı Cd. Tez-İş Merkezi No:132/1 Kat: 4 Sefaköy-İstanbul +90 212 425 13 13 +90 212 624 49 26

Sayı 151 | 2019-Ekim


10

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151


Zorlu yılın son çeyreği Saygıdeğer Meslektaşlarım, Dolu dolu bir içerikle hazırladığımız dergimizin yeni sayısından hepinize merhaba… Türkiye plastik sektörümüz açısından zorlu bir yılın son çeyreğine girdik. PAGEV Dergi’nin son sayısından bu yana sektörümüzde neler olduğuna, yaptığımız çalışmalara ve son çeyrekteki organizasyonlarına kısaca değinmek istiyorum. Yılbaşından bu yana olduğu gibi sektörümüz ile ilgili son veriler de ne yazık ki çok parlak değil. Plastik sanayimizin 2019 yılının ilk yarısındaki üretimi miktarda yüzde 11 azalışla 4,5 milyon tona, değerde ise yüzde 18 düşüş ile 15,9 milyar dolara geriledi. Geçen yıldan bu yana üretim ve iç pazarda yaşanan daralmayı ihracat ile dengelemeye çalışan plastik sektörümüz, kur avantajına rağmen ihracatta da beklentilerin gerisinde kalan bir performans gösterdi. Plastik mamul ihracatı 2019 yılı Ocak-Haziran döneminde geçen senenin aynı dönemine kıyasla yüzde 1 yükselişle 2,4 milyar dolar olarak gerçekleşti. Yılsonu tahminimiz ise maalesef daha kötümser, yılsonunda ihracatının yüzde 2 azalarak 4,7 milyar dolara düşeceğini öngörüyoruz. Ekonomik zorluklara rağmen ülkeye verdiği katkıyı sürdürmek için var gücü ile çalışan plastik sektörümüzün mücadele etmek zorunda olduğu sorunlardan biri de, bilimsellikten uzak yaklaşımlarla yapılan karalama kampanyaları oluşturuyor. Yanlış algı yönetimi ile plastik düşmanlığı yaratılırken asıl kaybeden ülkemiz ekonomisi oluyor. Örneğin Avrupa Birliği’nde plastiklerle ilgili kısıtlamalar tamamen ticari kaygılarla, AB’de üretilmeyen ürün gruplarını kapsıyor. Poşeti Türkiye ve Vietnam’dan alan AB ülkeleri için plastik poşetlere kısıtlama getirmek doğal bir sonuç. Türkiye’de de kısıtlamalara gidilirken neleri ürettiğimiz ve sanayimizin nasıl etkileneceği noktasında akılcı politikalar izlememiz önem taşıyor. Bilimsellikten uzak yaklaşımlar, Avrupa’nın en büyük ikinci, dünyanın en büyük altıncı üreticisi konumunda olan plastik sektörümüze büyük zarar veriyor. Bu doğrultuda PAGEV olarak en büyük sorumluluklarımızdan birini plastiklerle ilgili olumsuz algıyı yok etmek olarak belirledik. Bu doğrultuda elimizi taşın altına koymaktan hiçbir zaman çekinmedik. Tarihinde hiç olmadığı kadar plastik karşıtlığı ile karşı karşıya kalan sektörümüzün varlığını sürdürebilmesi ve potansiyeli oranında büyümesi için atılması gereken adımları ele aldığımız Danışma Kurulu Toplantımız bu çalışmalarımızdan sadece bir tanesiydi. Son derece verimli geçen toplantımız ile ilgili ayrıntıları dergimizin sayfalarına taşıdık. Türkiye plastik sanayimizin en önemli alt sektörlerinden oyuncak sektörü ile ilgili çalışmalarımızı da hız kesmeden sürdürüyoruz. Oyuncakta yerlileşmeyi çok önemsiyor ve bu doğrultuda attığımız adımları kararlılıkla sürdürüyoruz. PAGEV Yerli Oyuncak Komitemiz ile gerçekleştirdiğimiz son toplantının çıktıları da bu kararlılığımızı gözler önüne seriyor. Yerli oyuncak sektörümüzdeki son gelişmeleri de dergimizde bulabileceksiniz.

Bu dönemde yaptığımız en önemli çalışmalardan biri de compound ve masterbatch alt sektörlerini kapsayan ilk komite toplantımız oldu. Plastik üretiminde kullanılan hammadde, compound ve masterbatch sektörlerini mercek altına almak üzere düzenlediğimiz toplantıda bu sektörlerin başlıca sorunları dile getirilirken çözüm önerileri de sıralandı. Tüm yıl boyunca olduğu gibi yılın son çeyreğinde de sanayicilerimizin sorunlarının giderilmesi noktasında çalışmalarımıza hız kesmeden devam edeceğiz. Ayrıca düzenleyeceğimiz kongreler ile sektör firmalarımıza yol gösterici misyonumuzu sürdürürken sektörde artık bir dünya markası haline gelen PlastEurasia Fuarımızla da firmalarımızın tanıtımına katkı sağlayacağız. Plastik ambalaj sektörünün en önemli buluşması olan ve bu yıl altıncısını düzenleyeceğimiz PAGEV Uluslararası Plastik Ambalaj Kongresi’ni 22 Ekim 2019 tarihinde Swissotel The Bosphorus İstanbul’da “Plastik Ambalajda Güncel Tehditler ve Fırsatlar” ana teması ile düzenleyeceğiz. Her yıl çıtayı daha da yukarıya taşıyan ve ambalaj sektörünün en önemli organizasyonlarından biri haline dönüşen Kongremizde bu yıl da Türkiye ve yurt dışından sektörün nabzını en iyi tutan isimleri buluşturacağız. 2019 yılını yine gelenekselleşen çok önemli iki organizasyonla sonlandıracağız. 3 Aralık’ta 14. PAGEV Türk Plastik Endüstrisi Kongresi’ni “Döngüsel Ekonomide Plastik Teknolojileri” teması ile gerçekleştireceğiz. 4-7 Aralık 2019 tarihlerinde ise dünyanın ikinci, Avrasya’nın en büyük plastik fuarı olma özelliğini taşıyan PlastEurasia İstanbul 2019 Fuarı ile siz değerli sektör temsilcilerimizle bir araya geleceğiz. Bu yıl 29. kez kapılarını açacak olan PlastEurasia Fuarı’nda yurtiçi ve yurtdışından binlerce firma bir yandan ürünlerini sergilerken diğer yandan yeni işbirlikleri için fırsat bulacak. Sektörümüz ile ilgili daha pek çok dikkat çekici içeriğe ulaşabileceğiniz dergimizin son sayısını keyifle okumanızı temenni ediyorum. Yeni sayılarda görüşmek üzere… YAVUZ EROĞLU PAGEV BAŞKANI


M A Z 0 0 1 % E Ğ İ ELEKTR İ BÜKTÜ İN

L E B N İ N İ C İ SANAY

12

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151


Elektrik fiyatlarına 2 ay önceki yüzde 14’lük zammın ardından yeni gelen yüzde 15’e yakın artışla elektiriği sanayi tarifesinden kullanan bir tesiste son bir yıllık elektrik fiyat artışı %100 seviyelerini geçti

İ

ki ay önceki yüzde 14,98’lik elektrik zammının şokunu üzerinden atamayan sanayiciler, EPDK’dan gelen ikinci zam haberiyle sarsıldılar. Son zamla birlikte yıllık elektrik zammı %100’ü aştı. Yüzde 14,90 olarak açıklanan yeni elektrik zammının özelde plastik sektörü genelde tüm sanayi için olumsuz etki edeceğini söyleyen PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu; “Türkiye’de kaynak sıkıntısından çok öncelik sorunu olduğunu düşünüyoruz. Önceliğin mutlaka üretim yaparak ülke ekonomisine katkı sağlayan sanayicilere verilmesi gerekiyor. Söz konusu zamlarla sürdürülebilir üretimden söz etmek çok zor” dedi. Türkiye elektrik enerjisi tüketimi 2017 yılında bir önceki yıla

göre yüzde 5,6 artışla 294,9 milyar kWh, elektrik üretimi ise bir önceki yıla göre yüzde 7,7 oranındaki artışla 295,5 milyar kWh’e ulaştı. İmalat sanayi 91,8 milyar kWh elektrik tüketimiyle en çok elektrik tüketen sektör oldu. Plastik sanayinin elektrik tüketiminin 15 milyar kWh seviyelerinde olduğu tahmin ediliyor. Bu da Türkiye’deki imalat sanayinin toplam elektrik tüketiminin yüzde 16,7’sinin plastik sanayinin üretimi için kullanıldığını gösteriyor. Veriler Türkiye toplam elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 5’inin plastik üretimi için harcandığını gösterirken, ülke ekonomisine en çok katkı sağlayan sektörlerden plastik sanayi yüksek enerji maliyetleri karşısında zorlanıyor.

ELEKTRIK ZAMMI YILLIK BAZDA %100’Ü GEÇTI Dünyanın en büyük altıncı, Avrupa’nın ise en büyük ikinci plastik üreticisi konumunda olan Türkiye’nin yıllık plastik mamul üretimi 10 milyon tona ulaşmış durumda. Türkiye’nin dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olmayı hedeflediği göz önüne alındığında plastik

sanayi, şimdiden bu hedefin üzerine çıkmış durumda. Ülke ekonomisine 37 milyar dolarlık katkı yapan sektör, doğrudan ve dolaylı toplam 12 milyar dolarlık ihracata imza atıyor. Sektörde hizmet veren irili ufaklı 14 bin firma 250 bin kişiyi istihdam ediyor. Plastik

sanayi tüm zorluklara rağmen büyümesini sürdürürken artan enerji maliyetleri, sektörün en büyük sorunlarından biri olmaya devam ediyor. Örneğin; sanayi tarifesinden kullanan bir tesiste son bir yıllık elektrik fiyat artışı %100 seviyelerini geçmiş durumda.

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

13


ZAMLAR SANAYİCİNİN REKABET VE ÜRETİM GÜCÜNÜ ZAYIFLATIYOR

14

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

PAGEV Başkanı Eroğlu: “Birçok sektörde tüketiciye yönelik KDV indirimleri, ÖTV indirimleri özel kampanyalar yapılıyor. Bunlar kısa vadede piyasayı canlandırsa da esas kalıcı büyüme ve refah ancak üretim desteklenerek sağlanabilir.”


PAGEV Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Eroğlu kaynakların üretim maliyetlerinin düşürülmesine ayırılmasının ve en temel üretim maliyetlerinden olan enerji maliyetinin adeta zıplamasının önüne geçilmesi gerektiğinin sanayici için artık hayati önem taşıdığını belirtti. Eroğlu “Ocak ayında EPDK’nın açıklayacağı yeni fiyatların bu kadar zor şartlardaki sanayiye yeni bir yük daha getirilmemesi gerektiğinin de altını çizdi.

Ü

retim ve ürün tipine göre değişmekle birlikte plastik sektörünün toplam maliyetleri içerisinde yüzde 3 ila 25 (en yüksek izolasyon malzemesi üretiminde) arasında payı olan enerji maliyetlerindeki bu artış gittikçe zorlaşan piyasa ve rekabet koşullarında sektörün rekabet gücünü olumsuz etkiliyor. Hali hazırda iyice zorlaşan finansman koşullarında peşin ödenen elektrik faturaları sanayici için ağır bir yüke dönüşüyor. Bu şartlar altında ürün maliyetlerine yansıtılacak enerji artışlarının iç piyasada enflasyonu arttıracağı, uzun vadede ise talebi düşürme riski taşıdığı öngörülüyor. İhracat ayağında ise enerji bir avantaj olmaktan çıkıp rekabeti zorlaştırır bir konuma gelme riski taşıyor. Uzun vadede sanayi elektriğinin rekabetçi olması ise sanayinin büyümesine ve daha çok istihdama sebep olacağından refahı da arttıracaktır.

SANAYİ ÜRETİMİ OLUMSUZ ETKİLENİYOR Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (EPDK), elektriğe yüzde 14,9 zam yapılacağını açıklamasından sonra değerlendirmede bulunan Türk Plastik Sanayicileri Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı (PAGEV) Başkanı Yavuz Eroğlu şunları söyledi; “Enerji verimliliğine odaklanan Türk plastik sektörü, enerji verimliliği yüksek soğutucular, kompresörler, full elektrikli makinalara yönelmiş durumda. Bu tür yatırımların artması için ekonomi yönetiminin var olan destekleri arttırıp etkinleştirmesi büyük önem taşıyor. Ayrıca özellikle hane halkı için daha düşük uygulanan ancak sanayiye daha yüksek uygulanan artışlar ve sanayi elektriğinin avantajının ortadan kaldırılması sanayi yatırımlarına olumsuz yansıyor.” KAYNAKLAR TÜKETİME DEĞİL ÜRETİME YÖNLENDİRİLMELİ Uzun vadeli kalkınmaya ve üretime destek için istihdam ve büyümenin motoru olan sanayinin enerji ihtiyacının rekabetçi koşullarda

çözülmesi gerektiğini söyleyen Eroğlu, “Türkiye kaynak zengini bir ülke. Yeter ki stratejik önceliklerimizi doğru yapıp beşerî ve maddi kaynaklarımızı verimli kullanalım. Bu noktada sorunun bir öncelik sorunu olduğu açık. Biz kaynaklarımızı istihdam ve refahın ana kaynağı üretime yönlendirmede onun rekabetçiliğini arttırma yönünde kullanmakta öncelik vermeliyiz. Üretimin ve ihracatın önünü açmak ana öncelik olursa, üretim ve özellikle de üretici/ihracatçı firmaların rekabetçiliğini koruyacak formüller üretebiliriz” dedi. Türkiye’nin çalışan, üreten insanlarına refah sağlayan bir ülke olmasını istediklerini belirten Eroğlu sözlerini şöyle tamamladı, “Bu doğrultuda atılan tüm adımlarda önceliğin üreticinin işini kolaylaştıracak şekilde yapılmasını bekliyoruz. Birçok sektörde tüketiciye yönelik KDV indirimleri, ÖTV indirimleri özel kampanyalar yapılıyor. Bunlar kısa vadede piyasayı canlandırsa da esas kalıcı büyüme ve refah ancak üretimi artırarak sağlanabilir. Bunun yolu da öncelikli olarak tüketimi değil, üretimi desteklemekten geçiyor.” PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

15


YENİ ZAMLAR ÜRETİCİYİ FELÇ EDER

16

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

Yatırım, üretim ve istihdamla doğrudan bağlantılı olan elektrik fiyatları sanayiciyi de kara kara düşündürüyor. Verimli ve sürdürülebilir bir üretim için öngörülebilen ve rekabet edilebilir maliyet yapısına ihtiyaç duyan üreticiler artan elektrik fiyatlarından dertli.

U

luslararası Enerji Ajansının 2019 raporuna yer alan verilere göre ülkelerin enerji fiyatları kıyaslandığında yapılan yeni artışlarla Türkiye’nin elektrik fiyatlarının yüksek olan ülkeler arasında yer aldığı görülmektedir. Bu veriler ülkelerin zenginliği ile birlikte değerlendirildiğinde tablo daha net ortaya çıkmaktadır. Nitekim daha zengin bir ülkede cebinizdeki nakitle daha az elektrik faturası ödeyip daha çok elektrik kullanabilirsiniz. Yani kişi başı yıllık Gayri Safi Milli Hasıla o ülkedeki elektrik tüketim bedeline bölündüğünde maalesef ülkemiz bir kişinin yıllık geliriyle en az elektrik alabildiği ülke konumuna düşmektedir. Bu tablo sanayicinin elindeki kıt kaynakları, gelişmiş ülkelere göre az olan sermayesini elektriğe yatırması gerektiği gerçeği net olarak ortaya koymaktadır.


çıkardığı aşikardır. Yüksek elektrik fiyatları, üreticilerin sofistike ürünler yerine düşük katma değerli emek yoğun ürünlere yönelmesine ve bu durum da rekabette dezavantajlı konuma gelmesine neden olur.

HERKESTEN PAHALIYA KULLANIYORUZ Türkiye’deki sanayi kuruluşları elektriğin birim fiyatını Amerika, Norveç, Hollanda, Kanada, Kore, Danimarka, Yunanistan, Estonya, Kore, Çek Cumhuriyeti, Polonya, Macaristan, Slovenya, Meksika, Kanada, Lüksemburg, Finlandiya, İsveç, Litvanya’dan daha pahalıya alıyor. Elektriğin Türkiye’den daha pahalı olduğu ülkeler ise İtalya, Japonya, Almanya, İngiltere, İsviçre ve Fransa. Diğer yandan Türkiye’den yatırımcı çekmeye çalışan ve ülkemizdeki sanayi tesislerinin kayma riskinin bulunduğu doğu Avrupa ülkeleri gibi ülkeler elektrik fiyatlarındaki avantajla yatırımcıları cezbediyor. Elektrik ve insan zekasının Endüstri 4.0’ın ana hammaddesi olduğu göz önüne alındığında elektrik fiyatlarındaki artışların otomasyon yatırımlarını rantabl olmaktan

azalır, birçok sanayi tesisi kapanır, işsizlik rakamları artar ve bu da ekonomik olarak ciddi bir çıkmaza girmemize yol açar.

ELEKTRİK, İŞLETME SERMAYELERİNE BÜYÜK YÜK İçinden geçilen bu zor zamanlarda firmalar bir yandan yetersiz işletme sermayeleri ve bankalardan krediye ulaşma güçlüğü yaşarken diğer yandan da ödemek zorunda kaldıkları yüksek faiz oranlarının baskısını taşıyor. Ürettikleri malları ancak 6 aya varan uzun vadelerle satabiliyor; bununla beraber elektrik bedellerini aylık olarak ödüyor ve zaten sınırlı olan işletme sermayelerini daha da zora sokuyorlar.

YATIRIM TERCİHLERİNDE TÜRKİYE DEZAVANTAJLI Enerjinin yoğun kullanıldığı sektörlerde yatırım planları yapılırken sanayi enerji fiyatları göz önüne alınır. Türkiye ise enerji maliyetleri ile cazibesini giderek yitirmektedir. Verili durumda bir yandan istihdam yaratacak yabancı yatırımcılar için olumsuz bir tablo oluşmakta, diğer yandan yurtiçindeki üreticilerin bir kısmı da daha uygun üretim maliyeti olan ülkelere kaymaktadır. Milli sermaye ve beyin göçü yaşanmasına yol açan bu durum istihdamın da düşmesine yol açmaktadır.

SANAYİ ELEKTİRİĞİ KONUT ELEKTRİĞİNDEN DAHA PAHALI Türkiye’de elektrik tarifesinin belirlenmesinde konutlara verilen bedelin düşük tutulduğu, bununla beraber maliyet artışların belli bir ölçeğin üzerinde tüketim yapanlara yüklendiği bir politika mevcut. Oysa örneğin Amerika’da sanayi elektriği 69,3 Dolar/ MWsaat iken konut elektriği ise 128,9 Dolar/MWsaat. Türkiye’de kullanılan sanayi elektriği bedeli Amerika’daki bir sanayi tesisinden %51 daha pahalı. Amerika’da kişi başı gayrisafi milli hasıla 62.517 dolar iken Türkiye’de ise 8715 Dolar. Yani bu hesapla ortalama bir kişi ABD’de 901 MWsaat elektrik alabilirken, biz 83 MWsaat elektrik satın alabiliyoruz. Amerika’nın elektrik fiyatlarını belirleme stratejisinde sanayi elektriğinin ve istihdamın gözetildiğini görebiliyoruz. Sanayicinin elektriği daha uygun fiyatla ulaştığında bu durum üretim ve ihracata olumlu yansıyacak ve ithalatın da azalmasını sağlayacaktır. Daha fazla istihdam, daha çok kazanç, daha çok harcama ile birlikte ekonominin çarkları da hızlanacaktır. Aksi durumda ise ülkemiz enerji maliyetlerinin üretime pozitif yansıdığı ülkelerden ithalat yapmak durumunda kalır, ihracat

ELEKTRİKTEKİ HER %1 DÜŞÜŞ %0,3 EKSTRA İSTİHDAM DEMEK Belçika’da 2018 yılında Leuven Üniversitesinin yaptığı “Elektrik Fiyatlarının İmalat Sanayine Etkileri “ raporunda, elektrik fiyatları ile yatırımlar ve istihdam arasında bir ekonomik model oluşturulmuştur. Bu modele göre elektrik fiyatlarındaki %1’lik bir düşüş (diğer tüm koşullar aynı kalmak şartıyla) 0.30% ekstra istihdam yaratırken 0.55% ekstra imalat yatırımına sebep olmaktadır. Sanayide 5,4 milyon kişi istihdam edildiği düşünülürse döviz bazında %10’luk bir artış %3’luk bir istihdam kaybı ve %5,5’luk bir yatırım kaybı anlamına gelmektedir. Sanayi elektriği alınırken ülkeler arası enerji fiyatlarının takibi, kişi başı GSMH ile elektrik fiyatları korelasyonu hesaba katılmalıdır. Özellikle enerjiyi yoğun kullanan demir, çelik ve kimya gibi sanayilerle ilgili bu tür kararların etki ve rekabet analizleri yapılmadan dramatik artışlara gidilmemesi gerekmektedir. Çok düşük marjlarla çalışan sanayi kuruluşları enerji fiyatlarındaki bu tür büyük artışlardan olumsuz etkilenmekte ve özellikle yurtiçinde enerji yoğun kullanmayan sektörlerin alternatif ürünlerine göre pahalı duruma düşüp pazar kaybetmektedir. P PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

17


18

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151


2040 enerji rt endleri Küresel enerji kaynaklarında

petrolün tahtı sallanıyor Üretim teknikleri nedeniyle petrol üreticileri her gün milyonlarca varil petrolü farklı alanlara kaydırmak durumunda kalacak.

2

040 yılına doğru enerji trendlerinde ne gibi gelişmeler yaşanacak? Petrol, doğal gaz, LNG, kaya gazı, kömür, nükleer ve elektrik enerjisinde küresel arz ve talepler ne durumda olacak? Ulaşımda düşen petrol arzı hangi alanlara kayacak? Endüstriyel üretimde enerji kaynağı tercihleri değişecek mi? Uluslararası Enerji Ajansı’nın yayınladığı 2018 raporuna göre 2040 yılına doğru başta elektrikli ısınma, elektrikli araçlar ve üç boyutlu yazıcılar gibi daha verimli hale gelen üretim teknikleri nedeniyle petrol üreticileri her gün milyonlarca varil petrolü farklı alanlara kaydırmak durumunda kalacak. Yalnızca binek otomobillerinde yaşanacak köklü değişim ve 300 milyon elektrikli aracın yollara çıkması bile günde 3 milyon varil petrolün yan ürünlere kaydırılmasını gerektirecek. Ne var ki, petrol üreticileri bu noktada petrokimya ürünlerinde

yaşanan güçlü büyümenin kendilerine güvenli liman oluşturacağını düşünüyorlar ve ana kullanım alanlarında da sanıldığı gibi ciddi bir düşüş yaşanması beklenmiyor. Aksine yan ürünleri ile birlikte artış devam edecek ve özellikle ulaşımda 2020 yılının ortaları arzın en yüksek noktaya çıktığı dönem olacak. Rapor ayrıca evlerde ve işyerlerinde ısı pompası sistemleri veya güneş panelleri ile elektrikli ısınma alanında yüzde 90’lık bir artış yaşanacağını öngörüyor ancak güneş paneli hücrelerinde maliyetler düşmesine rağmen varil petrol fiyatları 2018’de 80 doları aşarak son dört yılın en yüksek seviyelerini gördü. Petrol ve doğal gazın enerji kaynağı olarak ekonomide sağladığı devamlılık ve güven de önemli bir faktör. Güneş ve rüzgar gibi yenilenebilir enerji çeşitlerinin henüz endüstriyel alanda bu güveni ve devamlılığı sağlayamadığı görülüyor.

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

19


NÜKLEER ENERJIYE VEDA MI?

GÜNEŞ ENERJISI KÖMÜRÜ GEÇECEK Doğal gaz ile birlikte likit doğal gaz (LNG) da enerji kaynağı olarak kullanımı artmaya devam edecek olan yakıtlardan biri. Kaya gazı rezervlerinin yaygın kullanılmaya başlanmasıyla da Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) 2025 itibarı ile küresel üretimde yüzde 50’den fazla paya sahip olacağı kaydediliyor. Petrol ve doğal gaz alanında da her beş petrol varilinden birinin ve her dört metreküp doğal gazın bir metreküpünün ABD’den sağlanacağı belirtiliyor.

ENERJI TALEBINDE BATI ILE DOĞU YER DEĞIŞTIRECEK

Bununla birlikte 2040’te dünya nüfusunun 1,7 milyar kişi daha artmış olması ve enerji talebinin de yüzde 25’den fazla artış göstereceği ileri sürülüyor. Enerji talebindeki bu artış Hindistan başta olmak üzere en fazla Asya ülkelerinden kaynaklanacak. Rapora göre bugün Kuzey Amerika ve Avrupa enerji talebinin yüzde 40’ını ve Asya yüzde 20’sini oluştururken 2040’da bu tablo tam tersine dönecek. Gelişmekte olan ülkelerin ihtiyaç duyduğu miktarın günlük 106 milyon varil petrole çıkacağını öngören rapora göre, doğal gaz kullanımı ancak 2030’da kömürü yakalayabilecek ve petrolden sonra ikinci büyük enerji kaynağı olacak. Dünyadaki doğal gaz tüketiminde endüstriyel kullanıcıların oranı yüzde 45’e yükselecek.

PETROKIMYANIN ÖNLENEMEZ YÜKSELIŞI

Petrokimya ürünleri olan plastikler ve farklı özellikle sahip ancak tümü 20

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

etilen ve propandan yapılan ürün paketleme materyalleri bu anlamda petrol kullanımının en çok büyüme gösterdiği alan olacak. Rapora göre küresel ölçekte plastik geri dönüşüm miktarı iki katına çıksa bile bu alana ayrılan petrol miktarı günlük sadece 1,5 milyon varil azalıyor. Petrokimyaya ayrılan miktar günlük 5 milyon varili bulacak. Avrupa Birliği’nin (AB) tek kullanımlık plastikler ve plastik torbalar ile olan mücadelesi hem Avrupa’da hem de Avrupa ile iş yapan dünyanın geri kalanında belli ölçüde etki yaratacak olsa da bu alandaki üretim artışı devam edecek. •Almanya yakında plastik poşetleri tamamen yasaklamayı hedefliyor

GÜNEŞ ENERJISI 2040’TAN ÖNCE KÖMÜRÜ GEÇECEK

Tüm bunların yanı sıra elektrik enerjisine olan yatırımlarda da büyük artış gözlenecek. Rapora göre küresel enerji yatırımlarına harcanacak her üç dolardan biri elektrik enerjisi üretimine gidecek. Reuters Ne var ki, bazı ülkelerde gelişen teknolojiler ile elektrik arzının talebin çok üzerine çıkacağı ve depolanamadığı için veya depolanması son derece maliyetli olduğu için alıcı bulanamadığı takdirde son tüketiciye yansıyan fiyatın önemli oranda artabileceği belirtiliyor. Güneşten elde edilen enerjinin 2025’te rüzgar tribünlerini, 2030’da hidroelektrik santrallerini ve 2040’tan önce de kömürü geçeceği hesaplanıyor.

Günümüzde hidroelektrik santrallerinin ardından karbon emisyonu en düşük olan ikinci enerji kaynağı nükleer santrallerin küresel enerji arzındaki oranı yüzde 14. Gelişmiş ülkelerdeki tesislerin üçte ikisi 30 yaşın üzerinde. Çevreye olası riskleri bir yana bu santrallerin bakımı, yenilenmesi, kontrolü ve atık yönetimi son derece maliyetli. Başta Avrupa olmak üzere artık batıda yenilerinin inşa edilmesi gündemde değil. Aksine 15 yıl içerisinde varolan birçok santralin kapatılması planlanıyor. Bunun da küresel petrol ve gaz talebi üzerinde önemli bir etkisi olacak. Örneğin Fransa enerji talebinin yüzde 75’ini nükleerden karşılıyor. ABD’de ise bu oran yüzde 20. Ne var ki, Asya’daki nükleer santraller konusunda benzer bir beklentiye girmek zor. Enerji talebi artacak olan Asya ülkelerinde yeni nükleer santral inşaatlarının devam edeceği düşünülüyor. • Avrupa Adalet Divanından iki nükleer santralin ömrünü yasa ile uzatan Belçika’ya ceza geldi

ASYA KÖMÜR TESISLERINE YATIRIMA DEVAM EDIYOR

Asya önümüzdeki en az 10 yıl daha kömüre bağımlılığını sürdürecek ve yeni tesisler inşa etmeye devam edecek. Ancak gelişmiş ülkelerde farklı standartlarda inşa edilen kömür santrallerinin ömrü 40 yılı bulurken Hindistan ve Çin’deki kömür santrallerinin ortalama ömrü 15 yıldan az. •Kömür tüketimi: Avrupa’da azalıyor, Türkiye’de artıyor

ASYA BELIRLEYICI OLACAK

Öngörüler bu şekilde olsa da neticede belirleyici olan unsur daima devlet politikaları olacak. İklim krizinin yaratacağı acil bir durum bugün öngörülemeyen dramatik değişimleri beraberinde getirebilir. Karbon vergisi gibi uygulamalar ve yenilenebilir enerjiye sağlanacak teşvikler veya kolaylıklar ile tablo ciddi şekilde değişebilir. Bu konuda en belirleyici değişkenin gelişmekte olan Asya ülkelerinin alacağı tutum olduğu görülüyor. P


ÇOK ŞEY YAPABİLİR İHTİYACI AZDIR

TASARRUF SAĞLAR VE İHTİYACINIZ OLANI VERİR

ELEKTRİKLE ÇALIŞIR PERFORMANSI YÜKSEKTİR HIZLIDIR

RUTİNİ VARDIR

Elektrikli enjeksiyon kalıplama dünyasına ilk adımınız: GOLDEN ELECTRIC, hidrolik GOLDEN EDITION’ın rakipsiz kalitesini elektrikli tahrikin verimiyle birleştirir. Müşterilerinizin ve kumanda ünitelerinizin mutluluğu için.

www.arburg.com.tr

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

21


22

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151


I M I T E R Ü PLASTIK

Ü T Ş Ü D 8 %1 SEKTÖRDE A İHRACAT D ALARM VERIYOR

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

23


24

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151


PAGEV, “Plastik Sektörü İzleme Raporu 2019” ilk yarı verilerini yayınladı. Rapora göre; sektörün 2019 yılının ilk yarısındaki üretimi miktarda yüzde 11 azalışla 4,5 milyon tona, değerde ise yüzde 18 düşüş ile 15,9 milyar dolara geriledi.

T

ürk Plastik Sanayicileri Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı (PAGEV) verilerine göre 2019 yılının ilk altı ayında plastik mamul üretimi bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla, miktarda yüzde 11 azalışla 4,5 milyon tona, değerde ise yüzde 18 düşüş ile 15,9 milyar dolara geriledi.

MAKINE TEÇHIZAT YATIRIMI DA YÜZDE 42 AZALDI

Sanayinin içinde bulunduğu duruma ilişkin en önemli göstergelerinden biri olan makine ve teçhizat yatırımlarından da kötü haberler gelmeye devam etti. Plastik sektöründe 2019’un ilk yarısındaki makine teçhizat yatırımları geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 42 azaldı ve altı ayda sadece 306 milyon dolarlık makine teçhizat yatırımı gerçekleşti. Yılın geri kalanında sürpriz bir gelişme olmaması halinde plastik makine ve teçhizat yatırımlarının yılsonunda 2018 yılının tamamına göre yüzde 35 gerileyeceği ve 611 milyon dolar seviyesinde kalacağı ön görülüyor. İç pazar daralmaya devam ediyor 2019’un ilk altı ayında plastik mamul iç pazar tüketimi geçtiğimiz yılın aynı dönemi ile karşılaştırıldığında miktarda yüzde 15 azalışla 3,8 milyon tona, değerde yüzde 20 azalışla 14,8 milyar dolara düştü. Yılın ilk yarısında gerçekleşen 3,8 milyon tonluk plastik mamul iç

tüketiminin yaklaşık 1,9 milyon tonu otomotiv, ambalaj, inşaat ve elektronik gibi ihracatçı sektörler kanalı ile yarı mamul ve mamul şeklinde dolaylı olarak ihraç edildi. Kalan 1 milyon 9 bin tonluk kısım ise doğrudan tüketici tarafından kullanıldı.

ÜRETIM VE IÇ PAZARDAKI DARALMANIN PANZEHRI OLAN IHRACATTA TEHLIKE ÇANLARI ÇALIYOR!

Geçen yıldan bu yana üretim ve iç pazarda yaşanan daralmayı ihracat ile dengelemeye çalışan plastik sektörü, kur avantajına rağmen ihracatta da beklentilerin gerisinde kalan bir performans gösterdi. Plastik mamul ihracatı 2019 yılı Ocak-Haziran döneminde geçen senenin aynı dönemine kıyasla yüzde 1 yükselişle 2,4 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bu dönemde sektörün en büyük ihracat pazarları Irak, Almanya, İngiltere, İsrail ve Fransa oldu. PAGEV sektör izleme raporunda; plastik sektörünün 2019 yılı ihracatının yüzde 2 azalarak 4,7 milyar dolara düşmesi bekleniyor.

İLK YARIDA PLASTIK MAMUL ITHALATI MIKTARDA YÜZDE 15, DEĞERDE YÜZDE 20 DÜŞTÜ

2019 yılı Ocak – Haziran döneminde plastik mamul ithalatı miktarda yüzde 15 düşüşle 270 bin ton; değerde yüzde 20 düşüşle 1,2 milyar dolara geriledi.

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

25


İlk yarıda plastik üretimi %18 düşüşle

15.9 milyar dolar oldu

C

M

Y

2019 yılının ilk yarısında 3,5 milyon ton ve 4,7 milyar dolarlık plastik hammadde ithalatı yapıldı. Aynı trendle sürmesi halinde plastik hammadde ithalatının 2019 sonunda 7 milyon tona ve 9,4 milyar dolara çıkması bekleniyor. Yılın altı ayındaki yerli hammadde üretimi 507 bin ton seviyesinde kaldı. Plastik mamul sektöründe 2019 yılının ilk yarısında miktarda yüzde 23 artışla 662 bin ton ve değerde yüzde 42 yükselişle 1,1 milyar dolar dış ticaret fazlası verildi. Türkiye plastik sektörünün ilk yarı verilerini değerlendiren PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu şunları söyledi; “Geçen yılın ikinci yarısından itibaren negatif sinyaller veren sektörümüzde sanayicilerimiz üretim gayretlerini korumaya çalışıyor. Sektörümüzün altı aylık görünümünü ortaya koyan son veriler iç pazardaki daralmanın panzehri olarak gördüğümüz ihracatın da artık güvenli liman olmadığını gösteriyor. Yılın ilk yarısında kur avantajına rağmen ihracatımızın değerde sadece

26

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

yüzde 1 arttığını görüyoruz. Ekonomik zorluklara rağmen ülkeye verdiği katkıyı sürdürmek için var gücü ile çalışan plastik sektörümüzün çıkış yolu ihracattadır. Ancak firmalarımızın masraflarını azaltacak ve ihracat yapmalarını sağlayacak çözümler geliştirmeleri gerekiyor. Örneğin; lojistik maliyetleri ve bunlarla bağlantılı limanlarda alınan birçok yan masraf ihracatı zorlaştırıyor. Yurtdışı fuarlara milli katılım bedelleri çok pahalı ve stantlar firmaların markalarını öne çıkarmaktan çok uzak. Bu konuda hızlı bir seferberliğe ihtiyaç var. PAGEV olarak her zaman sektörümüzü de kapsayan sorunların çözümünde ilgili kurumlarla birlikte hareket etmeye hazırız.”

KARALAMA KAMPANYASI SEKTÖRE ZARAR VERİYOR

Sektörün yurtiçinde karşılaştığı en önemli sorunlarının başında ise karalama kampanyalarının geldiğini belirten Yavuz Eroğlu; “Ekonomik zorluklara rağmen ülkeye verdiği katkıyı

sürdürmek için var gücü ile çalışan plastik sektörümüzün kanayan yaralarından birini de bilimsellikten uzak yaklaşımlarla yapılan karalama kampanyaları oluşturuyor. Yanlış algı yönetimi ile plastik düşmanlığı yaratılırken asıl kaybeden ülkemiz ekonomisi oluyor. Örneğin Avrupa Birliği’nde plastiklerle ilgili kısıtlamalar AB’de üretilmeyen ürün gruplarını kapsıyor. Poşeti Türkiye ve Vietnam’dan alan AB ülkeleri için plastik poşetlere kısıtlama getirmek doğal bir sonuç. Türkiye’de de kısıtlamalara gidilirken neleri ürettiğimiz ve sanayimizin nasıl etkileneceği noktasında akılcı politikalar izlememiz büyük önem taşıyor. Bilimsellikten uzak yaklaşımlar, Avrupa’nın en büyük ikinci, dünyanın en büyük altıncı üreticisi konumunda olan plastik sektörümüzü yıkıyor, binlerce kişiyi işsiz bırakıyor. Bu doğru bir yöntem değil. Plastik mamul satılmayınca, hammadde satılmıyor, geri dönüşüm için atık kalmıyor, makine satılmıyor, kalıp satılmıyor” dedi P

CM

MY

CY

CMY

K


Kuru Soğutucuları Sertifikalı Aksiyel Fanlı Dik Tip Kuru Soğutucular

V Tipi Kuru Soğutucu

Aksiyel Fanlı Yatık Tip Kuru Soğutucular

Güvenilir Çözüm Ortağınız

twitter.com/friterm

facebook.com/friterm

linkedin.com/company/friterm

Merkez/ Fabrika 1: İstanbul Deri Organize Sanayi Bölgesi Dilek Sokak No:10 X-12 Özel Parsel Tuzla 34957 İstanbul / TÜRKİYE Fabrika 2: Makine İhtisas Organize Sanayi Bölgesi 6.Cadde 17. Sokak No:1 Demirciler Köyü Dilovası 41455 Kocaeli / TÜRKİYE Tel: +90 216 394 12 82 (pbx) Faks: +90 216 394 12 87 info@friterm.com www.friterm.com

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

27


Plastik makine yatırımları ilk yarıda yüzde 42 azaldı PAGEV raporuna göre plastik sektörünün öncü göstergeleri arasında yer alan makine ve teçhizat yatırımları yılın ilk yarısında % 42 azaldı.

D

ünyada 6’ncı, Avrupa’da ikinci en büyük üretici olduğumuz plastik sanayi alarm vermeye devam ediyor. PAGEV, plastik mamul üretiminden sonra makine ve teçhizat yatırımlarında da gerilemenin sürdüğünü açıkladı. PAGEV raporuna göre plastik sektörünün öncü göstergeleri arasında yer alan makine ve teçhizat yatırımları yılın ilk yarısında yüzde 42 azaldı. Plastik işleme makineleri üretimi de geçen yılın ilk yarısına kıyasla yüzde 20 düştü. Üretim ve satışlardaki düşüşün yılın geri kalanında devam edeceği tahmin ediliyor. Türk Plastik Sanayicileri Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı (PAGEV), hazırladığı kapsamlı raporlarla sektörün nabzını tutuyor. PAGEV son olarak yayınladığı Türk plastik İşleme Makineleri Sektör İzleme Raporu’nda 2019 yılının tamamı ve 2020 yılına dair önemli veriler ortaya koydu. Rapora göre, plastik sektörünün 2019 yılının ilk yarısındaki makine

28

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

ve teçhizat yatırımları 2018 yılının ilk yarısına kıyasla yüzde 42 azalarak 306 milyon dolara geriledi. Sektör, geçen senenin ilk yarısında makine ve teçhizata 526 milyon dolarlık yatırım yapmıştı. 2019’un 6 aylık dönemindeki plastik makine yatırımlarının yüzde 43’ünü presler ve diğer makineler, yüzde 20’sini aksam ve parçalar, yüzde 17’sini enjeksiyon, yüzde 13’ünü ekstrüzyon, yüzde 4’ünü termoform makineleri ve yüzde 3’ünü ise şişirme makineleri oluşturdu. Makine ve teçhizat yatırımlarındaki gerilemenin yılın geri kalanında da devam edeceği tahmin ediliyor. 2018 yılının ilk yarısında 286 milyon dolar olan plastik işleme makineleri üretimi ise 2019 yılının ilk yarısında 229 milyon dolar olarak gerçekleşti ve geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 20 oranında geriledi. Bu dönemdeki plastik işleme makineleri üretiminden; presler ve diğer makineler yüzde 42, aksam ve parçalar yüzde 25, ekstrüzyon

makineleri yüzde 15, enjeksiyon makineleri yüzde 9, termoform makineleri yüzde 8, şişirme makineleri ise yüzde 1’lik pay aldı. Makine üretiminde yüzde 20 gerileme gerçekleşen 2019 OcakHaziran aylarında ithalatta da keskin bir düşüş yaşandı. Yılın ilk yarısında 174 milyon dolarlık plastik işleme makineleri ithalatı yapılırken 2018 yılının eş dönemine göre ithalat yüzde 48 azaldı. Bu dönemde en fazla ithalat yapılan ilk 10 ülke; Almanya, Çin, İtalya, Japonya, Avusturya, Tayvan, Fransa, ABD, Hindistan ve Güney Kore oldu. İthalattaki düşüşün etkisiyle dış ticaret açığı da yüzde 68 gerileyerek 77 milyon dolara indi. Yılın 6 aylık döneminde plastik işleme makineleri ihracatı ise 2018 yılının aynı dönemi ile karşılaştırıldığında yüzde 1 azalışla 97 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. Plastik işleme makineleri ile bunların aksam ve parçalarının ortalama birim ihraç fiyatı 2019 yılının ilk yarısında kilogram başına 9,7 dolar olurken 2018 yılına kıyasla yüzde 9 azaldı. İlk yarıda plastik işleme makinası ihraç ettiğimiz ilk 10 ülke; Hindistan, Rusya Federasyonu, Cezayir, Irak, Bulgaristan, Almanya, İran, İspanya, Özbekistan ve Romanya olarak sıralandı. PAGEV raporunda plastik işleme makineleri sektörünün başlıca sorunlarına da değinildi. Makine imalat sanayinde yaşanan sıkıntıların plastik işleme makineleri sektörü açısından da geçerli olduğunun altı çizilerek sektör özelindeki sorunlar şu şekilde belirtildi. P


Plastik işleme makineleri üretimi de geçen yılın ilk yarısına kıyasla yüzde 20 düştü. Üretim ve satışlardaki düşüşün yılın geri kalanında devam edeceği tahmin ediliyor.

PLASTIK İŞLEME MAKINELERI SEKTÖRÜNÜN TEMEL SORUNLARI • Plastik işleme makinelerine yönelik bir ulusal strateji ve sektörün belirli bir vizyonu yoktur. • Türkiye, plastik işleme makinelerine çok ciddi yatırım yapan bir plastik sektörüne sahiptir. Türkiye, bu alanda dünyanın en önemli pazarlarından biri olmasına rağmen pazarın yaklaşık yüzde 70’ine ithal makineler hakimdir. Yerli makine üreticileri yeterince korunmamaktadır. • Türkiye plastik işleme makineleri sektörü ucuz makine üretici ülkelerden yapılan ithalat karşısında gelişememektedir. • Plastik işleme makineleri sektörüne yönelik bir devlet stratejisinin bulunmaması ve plastik mamul üreticilerinin rekabet üstünlüğü sağlamak için ucuz ve ikinci el makine ithalatını tercih etmeleri, Türkiye’de plastik işleme makineleri sektöründe üretimin yeterince artmasını engellemektedir. • Sektörde ciddi bir yer sorunu bulunmaktadır. Makine ve aksam üreticileri genelde fiziksel olarak küçük ve yetersiz mekanlarda faaliyetlerini sürdürmektedir. Daha büyük yerlere geçmek istediklerinde zaten kısıtlı olan işletme sermayelerini yüksek rant içeren toprağa gömmeleri gerekmektedir. Sektör acil olarak organize ve ranttan uzak sanayi arsasına ihtiyaç duymaktadır. Bu konudaki ihtiyaç Ortaçağ’daki derebeylik sistemi gibi rant üzerine yürüyen yeni model

bazı organize sanayi bölgeleri oluşmasını sağlamıştır. • Türkiye plastik işleme makineleri dış ticaretinde net ithalatçıdır ve ihraç edilen makinaların birim fiyatları yüksek katma değer sağlamaktan uzaktır. • Sektörde AR-GE, ÜR-GE, endüstriyel tasarım ve ürün geliştirme konularında çalışmalar yetersizdir. • Sektörde patent, tescilli marka yatırımları yapılmamaktadır veya yeterli oranda değildir. • Sektörün uluslararası teknik mevzuata uyumu yetersizdir. • Sektördeki firmaların öz kaynakları ve işletme sermayeleri yetersizdir. • Enerji maliyetleri yüksektir. • Sektörün pazarlama ve müşteri ilişkileri yönetimi konularında gelişime ihtiyacı vardır. • Makine ihraç edilen ülkelerde Türk KOBİ’lerinin müşterilerine ortak teknik servis sağlayacağı işbirliklerine gidilmelidir. Bunun için gerekli finansman konusunda İhracatçı Birliği kaynakları seferber edilmelidir. PAGEV Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Eroğlu, ülke ekonomisine 35 milyar dolarlık katma değer ve 250 binden fazla kişiye istihdam yaratan plastik sanayinin geleceğini gösteren makina ve teçhizat yatırımlarındaki düşüşün devam ettiğini belirterek şunları söyledi: “Plastik makine sektörü yatırımları, sektörün geleceğini göstermesi açısından çok önemlidir. Plastik karşıtı kampanyaların maalesef kamu yönetimi tarafından da desteklenmesi içinde bulunduğumuz ekonomik krizde sektöre daha da büyük darbe vuruyor. Plastik sanayini

çevre düşmanı ilan etmek ülkemize yarardan çok zarar getirir. Çevreye rağmen sanayileşme dönemi bitmiştir ve plastik sektörü de bu anlamda önemli bir değişimden geçiyor. Plastik üretim teknolojileri yenileniyor ve değişen ihtiyaçlara uygun en çevreci çözümleri yine plastikler sunuyor. Bir malzemeyi değerlendirirken akıl ve bilim ışığında değerlendirme yapmak ve döngüsel ekonomideki yerine bakmak gerekir. Popülist söylemler ve kararlar sanayimize ve ülke ekonomisine çok büyük zarar veriyor” dedi. PAGEV Başkanı Eroğlu, plastik işleme makineleri sektörünün başlıca sorunlarına da değinerek şunları söyledi: “Makine yatırım malı olduğu için ülke imajı çok büyük önem taşıyor. Türkiye’nin imajını ne kadar yukarıya çıkarırsak makine satışlarımızı da o oranda artırabiliriz. Fakat ne yazık ki 15 Temmuz ve sonrasında yaşanan ekonomik türbülans bunu zorlaştırıyor. Güven kaybı satışları düşürürken yurtdışı bankalar da leasing sözleşmelerinde sorun çıkarıyor. Bazı makine üreticilerinin ülkemizin yurtdışında yaşadığı imaj sorunu nedeniyle montaj hatlarını Almanya’ya taşımaya başladıklarını görüyoruz ki bu Türkiye açısından istihdam kaybı anlamına geliyor. Sektörün en büyük sorunlarından biri de şehirlerin hızla büyümesi nedeniyle üreticinin şehirlere sıkışıp kalması. Makine sanayinin büyümesini desteklemek için makine üretimini büyükşehirler dışına taşıyacak ranttan uzak organize sanayi bölgelerinin oluşturulması konusunda adımlar atılması gerekiyor”. P

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

29


Yerli üretimde öncelikli ürün listesi yayımlandı

Plastik sektörüne ait enjeksiyon/ekstrüzyon vb. makineler listede yer aldı. Çalışma, Türkiye’de katma değerli üretimin arttırılmasını hedefliyordu.

S

anayi ve Teknoloji Bakanlığının “Öncelikli Ürün Listesi Tebliği”, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Tebliğle; Yatırımlara Proje Bazlı Devlet Yardımı Verilmesine İlişkin Karar hükümleri çerçevesinde “Öncelikli Ürün Listesi”nin tespit edilmesi amaçlanıyor. Buna göre, Türkiye’de katma değerli üretimin artırılması hedefine yönelik, 11’inci Kalkınma Planı’nda belirlenen orta-yüksek ve yüksek teknoloji seviyesindeki odak sektörlerde, yerli üretimin sağlanması veya üretim kapasitesinin artırılması için öncelik verilecek ürünler belirleniyor. Bu kapsamda, orta-yüksek ve yüksek teknoloji düzeyine sahip sektörler olan “Kimya”, “Eczacılık ile Tıbbi ve Dişçilikle İlgili Araç Gereçler İmalatı”, “Bilgisayar, Elektronik ve Optik”, “Elektrikli Teçhizat”, “Makine”, “Ulaşım Araçları” sektörlerinde yer alan veya bu 6 sektörün gelişimi için kritik önemi olan diğer sektörlerden seçilen ürünler, Resmi Gazete’den ilan edilecek. Bu listelerdeki ürünlerin yerli

30

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

üretimi desteklenecek. Listeler, dış ticaret verileri, küresel rekabet koşulları, yerel ve küresel talep trendi, yurt içi üretim yetkinliği ve kapasitesi, sektörel ve sektörler arası teknolojik gelişime katkı gibi kriterler dikkate alınarak Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca belirlenecek. Ürünler, sektör özelindeki dinamikler de dikkate alınarak, farklı seviyelerde ürün kodları, ürün nitelikleri veya kullanılan teknolojiler şeklinde tanımlanabilecek.

MAKINE SEKTÖRÜNE ILIŞKIN LISTE Tebliğ kapsamında ilk olarak “Makine” sektörüne ilişkin belirlenen “Öncelikli Ürün Listesi”, Resmi Gazete’de yayımlandı. Listede sektörümüzün kullandığı yatırım malları olan; kauçuk/plastik enjeksiyon makineleri, kauçuk/plastik ekstrüzyon makineleri, Kauçuk/ plastik Eşya İmal Makinelerinin aksam-parçaları, mikserler, vakum pompaları, soğutma cihazları parçaları vb. birçok makina

ve ekipman yer aldı. Listede yer almayan sektörümüze ait diğer makine/ekipmanlar için de Bakanlığımızla çalışmalarımız devam etmektedir. Detaylı listeyi ve uygulama ile ilgili ana tebliği aşağıdaki linkte dikkatlerinize sunuyoruz. Konu hakkında sorularınız halinde pagev@pagev.org.tr kanalı ile bizimle irtibata geçebilirsiniz. Bildiğiniz gibi üretimde Avrupa 2.si ve Dünya 6.’sı olan Türk plastik sektörü her sene ortalama 800 milyon Dolarlık makine ekipman yatırımı yapmaktadır. Bu makinelerin %75’lik kısmı ithal edilmekte, %25’lik kısmı ise yurtiçinde imal edilmektedir. Katma değerli ve ileri teknoloji kullanan yerli makine/teçhizat üretiminin arttırılması, sanayimizin sürdürülebilir büyümesi için kritik önem taşımaktadır. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığın bu tebliğinin sektöre olumlu ivme kazandıracağına inanıyor ve siz değerli sanayicilerimize bu süreçte de her türlü desteğe vermeye hazır olduğumuzu hatırlatmak istiyoruz. P


PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

31


Öncelikli Ürün Listesi

yatırım makinelerine nefes olacak “Öncelikli Ürün Listesi” durma noktasına gelen makine yatırımlarına can suyu olacak

S

anayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın Türkiye’de katma değerli yerli üretimin artırılması için belirlediği 6 odak sektördeki “Öncelikli Ürün Listesi Tebliği” Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Listede, geçen yıldan bu yana sıkıntıda olan plastik sektöründe sıklıkla kullanılan yatırım makinelerinin önemli bir bölümü de yer alıyor. Plastik sektöründe makine ve teçhizat yatırımlarının alarm verdiğini belirten PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu; “Sektörümüze ait makinelerin öncelikli listeye dâhil edilmesi çok olumlu ve stratejik bir yaklaşım” dedi. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın “Öncelikli Ürün Listesi Tebliği”, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. 11. Kalkınma Planı’nda belirlenen orta-yüksek ve yüksek teknoloji seviyesindeki odak sektörlerde yerli üretimin sağlanması veya üretim kapasitesinin artırılması için öncelik verilecek ürünler arasında plastik sektörünün

32

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

sıklıkla kullandığı ürünler de yer aldı. Listeye; kauçuk-plastik enjeksiyon makineleri, kauçuk-plastik ekstruzyon makineleri, kauçuk-plastik eşya imal makinelerinin aksam parçaları, mixerler, vakum pompaları, soğutma cihazları parçalarının yanı sıra birçok makine için de yedek parçaların aralarında bulunduğu çok sayıda ürün girdi. Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı kapsamında desteklenmesine karar verilen yatırımlar KOSGEB ve

TÜBİTAK tarafından doğrudan desteklenebilecek. Aynı zamanda söz konusu yatırımlara Yatırım Teşvik Belgesi de alınabilecek. Plastik mamul üretiminden sonra makine ve teçhizat yatırımlarında da gerilemenin artarak sürdüğünü belirten PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu şunları söyledi; “Dünyada 6’ncı, Avrupa’da ikinci en büyük üretici olduğumuz plastik sanayi alarm vermeye devam ediyor. Plastik sektörümüzün öncü göstergeleri arasında yer alan makine ve teçhizat yatırımları yılın ilk yarısında yüzde 42 azaldı. Plastik işleme makineleri üretimi de geçen yılın ilk yarısına kıyasla yüzde 20 düştü. Üretim ve satışlardaki düşüşün yılın geri kalanında devam edeceği tahmin ediliyor. İşte tam da böyle bir ortamda sektörümüze ait makinelerin öncelikli listeye dahil edilmesini çok olumlu ve stratejik bir yaklaşım olarak görüyoruz. Eksik kalan bazı makine/ ekipman tipleri ve özellikle kalıplarla ilgili de Bakanlığımızla görüşmelerimiz devam ediyor. Hep birlikte bu süreci aşacak yöntemleri bulacağımızı umuyoruz.”. P


PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

33


Gümrük vergileri yerine

petrokimya yatırımları arttırılmalı

Piyasalardaki üretimi ve rekabet şartlarını zora sokan gümrük vergilerini artırmak yerine, yerli petrokimya tesisleri teşvik edilmeli

A

vrupa’nın en büyük ikinci, dünyanın en büyük altıncı plastik ürün üreticisi konumunda bulunan sektörümüz, ihtiyaç duyduğu hammaddenin sadece yüzde 15’ini başta PETKİM olmak üzere yurt içi petrokimya üreticilerinden temin edebiliyor. Plastik sektörü olarak mamul üretiminde hızla dünyanın en büyükleri arasına girmeyi başardık ancak aynı büyüme ne yazık ki petrokimya alanında gerçekleşmedi. Bu yüzden hammaddemizin yüzde 85’lik kısmını ithal etmek zorunda kalıyoruz. İthal hammadde kullanımının nedeni bu kadar açıkken, bazı yurt içi petrokimya üreticilerinin talepleri sonucunda hammaddelere tarife dışı engeller ve ithalat vergileri konuluyor. Plastik Sanayicilerini çok

34

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

zor durumda bırakan bu uygulamalar sanayimizin rekabet gücünü düşürürken, alternatif ürünlere göre plastik ürünlerin fiyatlarının artmasıyla son tüketiciye de enflasyon olarak yansıyor. Şu an itibariyle ihtiyacın sadece yüzde 15’lik kısmını karşılayan, yerli petrokimya sanayisinin güçlenmesinin formülü, plastik sanayicilerine ekstra gümrük vergileri uygulamak değil, petrokimya yatırımcılarına teşvik verilmesi ve petrokimya tesislerinin hammaddelerinin üzerindeki vergi yüklerinin azaltılmasıdır. Ekstra gümrük vergileri ve tarife dışı engeller ile plastik mamul üreticisini adeta cezalandırmanın kimseye bir faydası olmayacaktır. Bu hafta söz konusu düşüncemizi destekleyen bir uygulama hayata geçirildi. 16 Eylül 2019 tarihinde Özel

Tüketim Kanunu I/A sayılı listede yer alan 2711.12 GTİP’li sıvılaştırılmış propanın, polipropilen üretim tesislerinde 2711.14.00.00.12 GTİP’li propilen üretiminde kullanılmak üzere tesliminde ÖTV tutarı sıfıra indirildi (Karar için tıklayınız). Bu şekliyle propilen üretmek üzere sıvılaştırılmış propan ithal eden petrokimya tesislerinin üzerindeki ÖTV maliyeti kaldırıldı. Sonucunda ise yerli petrokimya üreticisinin maliyetleri düşürüldü. Plastik sanayicileri olarak 16 Eylül 2019 tarihli kararı takdirle karşılıyor, bu kararda uygulandığı gibi bundan sonra da hammaddeye ekstra gümrük vergileri ve tarife dışı engeller koymak yerine, yerli petrokimya tesislerinin teşvik edilmesinin ülke menfaatlerimize daha uygun olduğunu düşünüyoruz. P


PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

35


PAGEV İHRACAT STRATEJİ RAPORUNDA YENİ HEDEF

Plastikte 10 stratejik ürün

ihracatı ikiye katlar

PAGEV’in plastik ihracatında potansiyeli en yüksek 10 ürün kalemi ve bu ürünlerde ihracatın artırılması için stratejik adımların belirlenmesine yönelik hazırladığı çalışma dikkat çekici sonuçlar ortaya koydu.

T

ürk Plastik Sanayicileri Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı (PAGEV), plastik ihracatında potansiyeli yüksek olan ürün gruplarını belirlemek amacıyla Türkiye’nin toplam ihracatında ilk 300’e giren 10 plastik ürün grubuna yönelik detaylı bir analiz gerçekleştirdi. TÜİK verileri baz alınarak hazırlanan raporda; inşaat malzemelerinden ambalaja, ev ve mutfak eşyalarından akrilik polimerlere kadar 10 farklı ürün kaleminde ihracatın artırılmasına yönelik stratejiler ortaya koyuldu. Seçilen 10 plastik ürünün 2014-2018 yılları arasındaki yıllık ortalama ihracatı toplam 3 milyar 348 milyon dolar olarak gerçekleşti. Aynı dönemde bu ürünlerin dünyadaki yıllık ortalama ihracatı ise 175,6 milyar dolar.

36

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

PAGEV İhracat Strateji Planı’nda detaylı olarak ele alınan 10 ürünün, plastik sektörünün geneline göre daha rekabetçi ürünler oldukları görüldü. Türkiye plastik sektör ihracatının dünya toplam plastik sektör ihracatı içindeki payı beş yıllık dönemde ortalama yüzde 0,9 olarak gerçekleşirken seçilen 10 üründe ise Türkiye’nin aldığı pay yüzde 1,9 oldu. Türk plastik sanayi kilogram başına 2,3 dolardan ihraç ederken dünya ortalaması 6 dolar… İhracat potansiyeli yüksek olan 10 ürün grubunun 2014-2018 yıllarını kapsayan beş yıllık dönemde dünyadaki ortalama ihracat fiyatı kilogram başına 6 dolarken Türkiye’nin ihracat fiyatı ise kilogramda 2,3 dolarda kaldı. Dünyada bu ürünler neredeyse Türkiye’nin üç katı fiyata ihraç

ediliyor. Türk plastik sanayinin, kısa ve orta vadede birim ihracat fiyatını 5 dolara yükseltmesi halinde sadece 10 ürün grubunda ihracat gelirini iki katından fazla artırarak 7 milyar doların üzerine çıkarması mümkün. Söz konusu 10 ürün dışındaki diğer ihracat kalemleri ile birlikte sektörün toplam ihracatı 10 milyar doların üzerine ulaşabilir. PAGEV raporunda, ihracatı artıracak doğru stratejilerin uygulamaya konulması ile uzun vadede dünya ortalaması olan kilogram başına 6 dolar rakamına ulaşmanın hayal olmadığı, böylece 10 plastik ürününün ihracatının yaklaşık 9 milyar dolara yükselebileceği vurgulandı. Diğer plastik ihracat kalemlerinin de eklenmesi ile sektörün direkt ihracatı 12 milyar dolara yükselebilir.


PAGEV raporunda, plastik mamul ihracatının bu seviyelere çıkarılması için uygulanabilecek stratejiler arasında ilk olarak 10 ürün grubunda Türkiye’nin mevcut üretim kapasitesinin belirlenmesi amacıyla bir envanter çalışması yapılmasının gerekliliğine işaret edildi. İkinci olarak; üretici firmaların mevcut teknoloji altyapısının ortaya konulması ve katma değeri yüksek ürün üretmek için gereken teknolojik yatırımları, AR-GE ve ÜRGE çalışmalarının desteklenmesi

amacıyla özel teşviklerin oluşturulmasına ihtiyaç olduğu dile getirildi. Ayrıca seçilen ürünlerde dış pazar araştırmaları, hedef odaklı B2B görüşmeleri ve fuar katılımlarının organize edilmesinin önem taşıdığı kaydedildi. PAGEV Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Eroğlu, yaptığı değerlendirmede “Ülkemizin ihraç ettiği ürünler arasında en fazla potansiyel taşıyan 10 ürün grubuna yönelik detaylı bir analiz gerçekleştirerek elde ettiğimiz sonuçlar ışığında bu ürünlerde ihracatımızı artırmak için neler yapılması gerektiğine dair önerilerimizi ortaya koyduk. Plastik sanayimizin ülke ekonomisi ve ihracatına yaptığı katkıyı daha üst seviyelere çıkarması için mutlaka ve mutlaka mevcut ihracat fiyatlarımızı yükseltmemiz gerekiyor. Plastik sektörümüzün geneline kıyasla daha rekabetçi olduğumuz 10 ürün

grubunda dahi kilogram başına ihracat gelirimiz 2,3 dolar. Biz kilogramını 2,3 dolara satarken en büyük rakibimiz Almanya aynı ürünü 6 dolara ihraç ediyor. Türk plastik sektörü Almanya’nın ardından Avrupa’nın en büyük ikinci üreticisi. Aradaki makası ancak katma değeri yüksek ürünleri ihraç ederek kapatabiliriz. Kısa ve orta vadede seçilen 10 üründe ihraç fiyatımızı kilogram başına 5 dolara çıkarmayı başarırsak bu ürünlerdeki ihracat 7 milyar doların üzerine çıkabilir” diye konuştu. Eroğlu, raporda incelenen 10 ürün grubu arasında özellikle plastik ambalaj ürünleri ile plastikten yapılan ev ve mutfak eşyalarındaki büyümeye dikkat çekerek bu ürünlerde ihracatı artırıcı önlemler hakkında şunları söyledi: “Plastik tek kullanımlık ve gıda kaplarıkapakları Türkiye’nin en büyük ihracat kalemleri arasında yer alıyor. Dünyada bu ürünlerin ihracatını yapan ülkelerin ortalama büyümesi yüzde 2 iken Türkiye’nin büyümesi yıllık yüzde 5,4 seviyesinde. Yani Türkiye bu ürünlerin ihracatında diğer ülkelerden yüzde 270 hızlı büyüyor. Bu ürünlerdeki ihracatımızı hızlı bir şekilde yukarı çekmemiz gerekiyor. Zaman kaybetmeden ihracat potansiyeli yüksek 10 plastik ürün grubu listesinde yer alan ürünlerin öncelikli olduğu hedef ihracat pazarlarımızla ilgili ikili anlaşmalar yapılması önem taşıyor. Diğer yandan uzun vadede AB’nin yaptığı ikili anlaşmalara bizim de dâhil olabilmemiz için adımlar atılmasına ihtiyaç var”.

İHRACAT ANA PLANI’NDAKI 5 HEDEF SEKTÖR ARASINDAKI KIMYANIN IHRACAT LIDERI PLASTIK… PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan’ın açıkladığı İhracat Ana Planı’nda 17 hedef ülke ve 5 hedef sektör belirlendiğini de hatırlatarak hedef sektörlerden kimya ihracatında plastikler ve mamullerinin ilk sırada olduğuna dikkat çekti. Eroğlu, “Geçtiğimiz yılki 17,4 milyar dolarlık kimya ihracatının 5,9 milyar dolarını gerçekleştiren plastik sektörü, kimya ihracatının lideri konumunda bulunuyor. Ülkemizin ihracat hedeflerine ulaşmasında

plastikler kilit öneme sahip. Sayın Bakanımız tarafından açıklanan 17 hedef ülke arasında ABD’nin ilk sırada olduğunu görüyoruz. İhracat Strateji Raporumuzda da ABD’nin plastik ihracatında en önemli hedef pazar olduğu ortaya çıktı. Tek kullanımlık ürünler ile plastik ev ve mutfak eşyasında dünyadaki büyük ithalatçı ABD’dir. Dünyadaki ithalatın yüzde 30’undan fazlasını tek başına ABD yapıyor. İhracatçılarımız açısından giderek artan ticaret koruma engellerini göz önüne aldığımızda bu ülkede üretim lokasyon çeşitlemesine gidilmesinin faydalı olacağını düşünüyoruz. Ayrıca altı çizilmesi gereken bir diğer önemli nokta kimya sektöründe ihracatın artışına duyulan ihtiyaçtır. Dünya ihracatında kimya sanayi ürünlerinin payı yüzde 11,2 iken Türkiye’nin ihracatında bu pay yüzde 6 seviyesinde”. PAGEV Başkanı, plastik ambalaj sektörü ihracat rakamlarının arttırılması için yapılabilecekleri ise şöyle sıraladı: Genel olarak gümrük işlemlerinin hızlandırılması ve masrafların düşürülmesi. Nakliye maliyeti yüksek sektörlerde nakliye maliyetinin düşürülmesi yönünde çalışmalar yapılması. Plastik ambalaj üreticisi firmaların hammadde kullanımındaki dışa bağımlılığın ve kur riskinin azaltılması. Personel- işçilik üzerinde vergi yüklerinin ve yan maliyetlerin düşürülmesi. Geri dönüşüm alanında verimli, kârlı bir sistem kurulması ve üretimde geri dönüşümlü hammadde kullanım oranının artırılarak (ürün kalitesini bozmayacak şekilde) maliyet düşüşü sağlanması. Kısa vadede potansiyel pazarlarda ikili anlaşmalar yapılması. Uzun vadede AB’nin yaptığı ikili ticaret anlaşmalarına Türkiye’nin de taraf olması için adımlar atılması. İhracat pazarlarında daha rekabetçi olabilmek için potansiyel ürünlerin zorunlu ithal girdileriyle ilgili maliyet avantajı sağlanması. Plastik karalama kampanyalarına yetkililerin alet olmaması ve ülkemizin en başarılı ihracatçı ve üretici sektörüne zarar verecek kararlar almaktan kaçınılması. P

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

37


PAGEV ihracat strateji planı

raporundan öne çıkanlar…

İHRACAT POTANSIYELI OLAN 10 PLASTIK ÜRÜN GTİP

ÜRÜN GRUBU

3905

VINIL ASETAT/DIĞER VINIL ESTERLERININ

3906

POLIMERLERI (ILK ŞEKILLERDE) AKRILIK POLIMERLERI (ILK ŞEKILDE)

3909

AMINO GRUP REÇINELER FENOLIK REÇI-

NELER POLIÜRETANLAR (ILK ŞEKILDE) 3916

PLASTIKTEN MONOFIL ÇUBUK PROFILLERENINE KESITI 1 MMYI GEÇEN

3917

PLASTIKTEN TÜPLER BORULAR HORTUMLAR; CONTA DIRSEK RAKOR VB.

3921

PLASTIKTEN DIĞER LEVHALAR YAPRAK PELIKÜL VARAK VE LAMLAR

3922

PLASTIKTEN KÜVET DUŞ LAVABO HELA

KÜVETI VE DONANIMLARI 3923

EŞYA TAŞIMA AMBALAJI IÇIN PLASTIK MAMULLERI TIPA KAPAK KAPSÜL

3924

PLASTIKTEN SOFRA MUTFAK VE DIĞER EV EŞYASI TUVALET EŞYASI

3925

38

PLASTIKTEN INŞAAT MALZEMESI

Türkiye’de seçilen 10 plastik ürünün 2014 – 2018 yılları arasındaki yıllık ortalama ihracatı toplam 3 milyar 348 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. Dünyada ise söz konusu 10 ürünün aynı dönemde yıllık

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

ortalama ihracatı toplam olarak 175,6 milyar dolardır. 10 ürün bu dönemde Türkiye toplam plastik sektör ihracatından % 61 pay almıştır. Söz konusu ürünlerin toplam ihracatının dünya toplam plastik sektör ihracatından aldıkları pay % 30 olarak gerçekleşmiştir. 3923, 3917, 3921, 3924 ve 3916 GTİP içindeki mamuller, hem Türkiye hem de Dünya plastik ihracatından en yüksek payı alan plastik ürünler olmuştur. 2014 – 2018 yılları arasındaki son 5 yıllık dönemde seçilen 10 ürünün ortalama ihracat fiyatı dünya’da 6 $/ Kg Türkiye’de ise 2,3 $/Kg olarak gerçekleşmiş olup bu ürünlerde dünya ortalama ihraç fiyatı Türkiye ortalamasının hemen hemen 3 katına yakındır. Türkiye’de 3909, 3905, 3923 ve 3924 GTİP nodaki plastik ürünlerin ihracatında yıllık ortalama artış hızı % 2,5 ile % 8,3 arasında değişmekte olup dünya ortalama ihracat artış hızının çok üzerindedir. Dünya’da da bu ürünlerin

ihracatı % 1,3 ile % 3,6 arasında değişmektedir. Secilen ürünlerin tümünde dünya ihracat artış hızı % 1 ile % 3,6 arasında iken 3922, 3925, 3916 ve 3917 GTİP’lerde Türkiye ihracatı azalış trendindedir. Türkiye plastik sektör ihracatının dünya toplam plastik sektör ihracatı içindeki payı son 5 yılda ortalama olarak % 0,9 olarak gerçekleşmiştir. Seçilen 10 üründe ise Türkiye toplam olarak % 1,9 pay almıştır. Türkiye’de 3909, 3905, 3923 ve 3924 GTİP nodaki plastik ürünlerin ihracatında yıllık ortalama artış hızı % 2,5 ile % 8,3 arasında değişmekte olup dünya ortalama ihracat artış hızının çok üzerindedir. Dünyada bu ürünlerin ihracatı % 1,3 ile % 3,6 arasında değişmektedir. Secilen ürünlerin tümünde dünya ihracat artış hızı % 1 ile % 3,6 arasında iken 3922, 3925, 3916, ve 3917 GTİP’lerde Türkiye ihracatı azalış trendindedir. P


10 Ürünün, Son 5 Yıllık Ortalama İhracatının, Plastik Sektörü Yıllık Ortalama İhracatı İçindeki Payı Türkiye ve Dünya Kıyaslaması

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

39


AB tek kullanımlık plastikleri yasaklıyor Avrupa Birliği’nin son dönemde tartışılan tek kullanımlık plastik kararı sektörü bekleyen tehlikeleri gün ışına çıkarması bakımından önem taşıyor.

2

0. yüzyılın en büyük buluşlarından plastikler, çok hızlı şekilde tüketilerek hemen hemen her yerde alternatif malzemelerin yerini aldı. Dünya tarihinin hiçbir döneminde bir malzeme bu kadar kısa sürede yaygınlık göstermemişti. Plastik sektörü şimdi bu hızlı büyümenin sancılarını yaşıyor. Bilinçli tüketim ve geri dönüşüm kavramlarının aynı hızla artmaması plastikleri çevre sorunlarının odağına taşıyor. Avrupa Birliği’nin son dönemde çok tartışılan tek kullanımlık plastik kararı, sektörü bekleyen tehlikeleri gün ışına çıkarması bakımından önem taşıyor. Avrupa Birliği’ndeki gelişmeleri yakından izleyen PAGEV,

40

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

tek kullanımlık plastiklerle ilgili güncel durumu, Türkiye etkisini ve bu alanda alınacak aksiyonlarla ilgili çalışmak üzere bir komite kurdu. Tek kullanımlık plastik komitesi, geniş katılımlı bir toplantıda bir araya geldi ve son durumu değerlendirdi. Toplantıda AB Tek Kullanımlık Plastik Kısıtlamalarındaki detaylar paylaşıldı. Buna göre; AB Konseyi ve Parlamentosunda ayrı ayrı oylanan 2019/904 sayılı AB Yönetmeliği, 2 Temmuz 2019 tarihinde AB Resmi Gazetesinde yayımlandı. 2021 yarıyılına (yönetmeliğin daha uzun sürelere izin verdikleri hariç) kadar üye ülkeler yönetmeliği uygulamaya geçirmek durumundalar.

Mevzuat; tek kullanımlık plastikler, oxobiyobozunur plastik ürünler ve balık ağlarını kapsıyor. Plastik tanımı, fosil veya biyobazlı tüm polimerleri kapsıyor. İçinde plastik olan tüm ürünler de buna dahil. Dolayısıyla plastik kaplı kağıt bardaklar da bu yönetmeliğin kapsamına giriyor. Tek kullanımlık tanımı ise; tek sefer veya çok kısa sürelik kullanım için tasarlanan ve kullanılan, daha sonra da atılan ürünleri kapsıyor. Burada ayrıca atık oluşturma hacimleri de göz önüne alınıyor. Bu çerçevede gıda kapları, tek porsiyonluk tasarımları da (Örneğin tek kişilik yoğurt kasesi, ayran bardağı tebliğ kapsamında olmasına rağmen multipacklar


(çoklu ambalajlar) dahil değildir) bunlara dahil. Avrupa Birliği, 2020 yılında daha detaylı bir ürün listesi de yayınlayacak. Ayrıca bazı özel şartlarda üye ülkelerin kendi ülkelerindeki plastik üreticileriyle, plastik kullanımını azaltmak üzere gönüllü anlaşmalar yapabileceği ve genişletilmiş üretici sorumluluğu maliyetleri ile ilgili düzenlemeler getirebileceği belirtildi.

AB’NIN TEK KULLANIMLIK KISITLAMALARI NELER GETIRIYOR?

a) Tüketimi azaltma AB, üye ülkelerden Plastik bardaklar (kapakları dahil) ve gıda kaplarında belirli bir sürede, belirli bir hedefe uygun azaltma beklemektedir. b) Yasaklar Kulak çubuğu, çatal, bıçak, kaşık, pipet, karıştırıcı, balon çubuğu, EPS köpükten gıda kapları, EPS içecek bardak ve kapları ve kapakları, tüm ürünlerin oxobozunur katkılı türleri. c) Ürün Gereklilikleri 2024 yılına kadar 3 litreye kadar içecek kaplarının kapakları, kaba/ şişeye bağlı olmalıdır. 2022 yılına

kadar en geç uygulanacak bu kuralla ilgili komisyon usul ve esasları yayınlayacaktır. 3 litreye kadar olan PET şişelere özel 2025 yılına kadar en az yüzde 25 geri dönüştürülmüş hammadde kullanım zorunluluğu ve 2030’a kadar bu oranın yüzde 30’a çıkarılma zorunluluğu. d) Ayrı toplama zorunluluğu 3 litreye kadar olan içecek şişelerinin 2025’e kadar yüzde 77’si, 2029’a kadar yüzde 90’ı (ağırlık olarak) kaynağında ayrı toplanmalıdır. e) Güçlendirilmiş genişletilmiş üretici sorumluluğu Flexible ambalajlar (ve sigara filtreleri) kamusal alanlarda yaratılan kirliliğin bedelini arttırılmış genişletilmiş üretici sorumluluğu çerçevesinde madden karşılayacaktır. f) İşaretlemeler ve farkındalık kampanyaları Tüketicileri bilinçlendirici/uyarıcı işaretler, hijyenik pedler, ıslak mendiller, sigara filtreleri, plastik bardaklar üzerinde net görünen “ürünün plastik içerdiğini, atmanın

zararlarını ve doğru çöpe atma yönteminin anlatıldığı” işaretlemeler olmalıdır. İşaret, ambalajında veya doğrudan ürünün üstünde olmalıdır. Yönetmelik ayrıca üye ülkelere, tüketicilere çok kullanımlık alternatifleri farkındalık kampanyalarıyla anlatma sorumluluğu yüklemektedir. PAGEV Başkanı: “AB rekabet edemediği ürünleri yasaklama yoluna gidiyor” PAGEV Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Eroğlu, Plastik Tek Kullanımlık Ambalaj Sektörü Komite Toplantısında yaptıkları görüşmelerde kamuoyunu doğru aydınlatmanın önemine değindiklerini belirterek şu değerlendirmelerde bulundu: “Geniş katılımlı komite toplantımızda şehirli ve hareket halinde yaşama imkan veren ve bu yaşam tarzının ihtiyaçları sonucunda ortaya çıkan Tek Kullanımlık Ambalajlar hakkında dünya ve Türkiye’deki mevzuat çalışmalarını değerlendirdik. Avrupa Birliği’nin tek kullanımlık plastik kısıtlamaları tamamen ekonomik bir karardır. Bu noktada sorulması gereken soru; ‘AB bu yasa ile pipet, kulak çubuğu, çatal, kaşık, bıçak gibi plastik sektörünün küçük bir yüzdesini kapsayan ürünleri yasaklarken neden hali hazırda rekabet edebildiği ürünleri kapsam dışı bırakmıştır’ olmalıdır.. Çevre açısından olası sonuçları gözetmeden kabul edilen bu yönetmelik, yayınlanmasının ardından 2 sene içerisinde üye ülkeler tarafından uygulamaya konulacak. Ancak yasaklanacak veya kısıtlanacak ürünlerin yerini almaya aday alternatiflerin maliyetfayda analizleri yapılmamıştır. Dolayısıyla önergenin tüm sağlık ve güvenlik boyutlarının gözetildiği söylenemez. P PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

41


Türkiye’de de “tek kullanımlık plastikler yasaklansın” sesleri Yaşam döngü analizi açısından bakıldığında alternatif ambalaj malzemelerinin çevre için daha olumsuz sonuçlar çıkaracağı ortadadır. Üstelik bu önergeyle çevresel olarak daha zararlı alternatiflerin yolu açılırken tüketici açısından maliyetin yükseleceği de çok açık. Örneğin; tek kullanımlık pipeti kaldırıp yerine kağıt pipet koyduğunuzda 8 kat pahalı ve kağıt ve mürekkep etkisi bakımından çevreye çok daha zararlı. Aynı şekilde plastik tek kullanımlık çatal bıçak yerine ne verileceğinin cevabı bile şu an yok. Burada gözden kaçmaması gereken en önemli nokta konunun çevre değil ekonomik bir savaş olduğudur”. AB’ye üye ülkelerin kendi ülkelerindeki sanayilerin durumuna bakarak bu tasarıya imza attığını kaydeden Eroğlu, “Avrupa Birliği Parlamentosu, başta Türkiye olmak üzere plastik üretiminde rekabet edemediği ülkelerden ithalatı önlemek için böyle bir karar aldı. Nitekim Türkiye son sekiz yılda plastik mamul üretiminde büyük atılım gerçekleştirerek Avrupa’da ikinci büyük üretici konumuna yükseldi. Dünyada ise en büyük altıncı plastik üreticisi konumundayız. AB ülkeleri rekabet edemedikleri için ithal etmek zorunda kaldıkları ürünleri çok kolay günah keçisi ilan ediyor. Türkiye Avrupa’daki en büyük tek kullanımlık üreticisi ve ihracatçısıdır.” diye konuştu.

MECLIS’E YASA TEKLIFI VERILDI

Yasaklar Türk Plastik Sektörü açısından potansiyel tehdit taşıyor! Bilginin hızla dolaşıma girdiği iletişim çağında plastikler aleyhine karar, yasa ve yönetmeliklerin aynı hızla ülkemiz gündemine girdiğini görüyoruz. Avrupa Birliği’nin tek kullanımlık plastikleri yasaklama kararı ile birlikte Türkiye’de de benzer bir yasaklama kararı alınması için sesler yükselmeye başladı. Çevre örgütlerinin plastikleri hedefe koyarak yaptıkları kampanyalara ek olarak denizlerdeki plastik kirliliği

42

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

öne sürülerek Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne tek kullanımlık plastiklerin yasaklanmasını öngören yasa teklifi verildi. Tek Kullanımlık Plastikler Ambalajların yasaklanmasını öngören yasa teklifini 18 Ağustos’ta TBMM’ye sunan CHP Antalya Milletvekili Çetin Osman Budak’ın yasa teklifine göre; Tek Kullanımlık Plastikler Ambalajların üretimi, dışalımı, piyasaya arzı ve kullanımının yasaklanması istenmektedir. Bu teklifin onaylanması halinde Tek Kullanımlık Plastik Ambalajı sadece kullanmak değil, üretmek de yasaklanacaktır. Kamu otoritesi ve yerel yönetimlerin atık yönetimi ve geri dönüşüm sorumluluklarından bahsedilmeksizin tüm sorumluluğu üreticiye yükleyen yasakçı yaklaşımlar çözüm yaratmanın uzağında kalıyor. Yasaklamak yerine bilinçli tüketim ve geri dönüşüme öncelik veren politikalara ihtiyaç olduğu açıktır. PAGEV Başkanı Eroğlu, plastik sektörüne yönelik tehditlerin arttığını ve yasaklama kararlarının aşama aşama uygulamaya koyulduğuna dikkat çekerek, “Plastik poşetten sonra tek kullanımlık plastikler gündeme getirildi. Dünya genelinde salgın hastalıkların azalmasında tek kullanımlık ürünlerin önemli yeri olduğunu bilimsel çalışmalar ortaya koyuyor. Fast Food Restoranında tanımadığı on binlerce kişinin yemek yediği,

nasıl yıkandığını bilmediği çatalı ağzına götürmek isteyen azdır. Her malzeme bir ihtiyaçtan ortaya çıkmıştır. Tek kullanımlık plastiklerin neden hayatımıza girdiği ve hangi faydaları sağladığına bir de bu gözle bakmak gerekiyor. Bilimsel değerlendirmelerden uzaklaşıp önyargılarla olaylara yaklaşıldığında çözümden de bir o kadar uzaklaşıyoruz. Yasaklamak çözüm getirmez aksine sağlık ve hijyen boyutunda istenmeyen kötü sonuçlarla karşılaşabiliriz”. Yavuz Eroğlu, dünyanın 6., Avrupa’nın ikinci büyük plastik üretimine ev sahipliği yapan ve bu alanda 35 milyar Liralık bir ekonomik büyüklüğe sahip olan Türkiye’nin, yasaklama kararlarını tartışırken dikkatli olması gerektiğini kaydetti. Eroğlu, “En başta da siyasilerin bu tip kararları tartışırken sanayiye ve ülke ekonomisine etkilerini çok dikkatle değerlendirmeleri önemli. Binlerce insanın ekmek kapısı olan bir sanayiye zarar verecek adımlar atılmaması ve sağduyulu çözümlerin yaratılması gerekir. Türkiye’nin büyük ihracatçı olduğu bu ürünlerde rekabetçiliğimizi düşürecek ve istihdamı baltalayacak, firmaların üretim ve yatırımını engelleyecek söylemler yapılmadan muhakkak sektörden doğru bilgilendirmeler alınmalıdır” diyerek sözlerine son verdi. P


ÇEVRE Mİ? ENDÜSTRİ Mİ? İKİSİ DE MÜMKÜN. Plastik Sektörünün Birleştirici Gücü PAGEV, "Sorumlu Endüstri Sorunsuz Çevre" ilkesiyle yola çıkan PAGÇEV ile beraber Türk Plastik Sektörü'nün en büyük hayalini gerçekleştirmek ve gelecek nesillere daha yeşil bir dünya bırakmak için çalışıyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Ambalaj Atıklarının Geri Dönüştürülmesi konusunda Yetkilendirilen PAGÇEV, piyasaya sürdükleri ambalajların atıklarını geri dönüştürmesi yasayla zorunlu olan firmaların için bu işlemleri kolay hale getiriyor. Bu kolaylıktan yararlanmak için PAGÇEV ile çalışın bu hayale siz de ortak olun.

www.pagev.org

www.pagcev.org

PAGÇEV bir PAGEV GERİ DÖNÜŞÜM İKTİSADİ İŞLETMESİDİR PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

43


ÖZEL RÖPORTAJ

DUAYEN SANAYİCİ ALTAN PLASTİK YÖNETİM KURULU BAŞKANI CELAL ALTAN:

PLASTIK SEKTÖRÜ ENDÜSTRI 4.0 ÇAĞINI YAKALAMAK ZORUNDA 44

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151


Dünyadaki hızlı teknolojik gelişime bağlı olarak plastik sektörünün de kendini hızla güncellemesi zorunludur. Klasik yöntemlerle üretim dönemi sona ermiştir. Artık Endüstri 4.0’la ilgili dönüşüme entegre olup, verimli büyüme modellerini hayata geçirmeliyiz. AR-GE, inovasyon, dijitalleşme ve akıllı robotların öne çıktığı günümüzde yetişmiş nitelikli insan gücünü de unutmamalıyız

T

ürkiye’nin sanayileşmesi ve dışa açılmasına tanıklık eden sektör duayenlerinden Altan Plastik Yönetim Kurulu Başkanı Celal Altan, İstanbul Sanayi odası Meclis Üyesi ve İSO 35. Grup Plastik Hammaddeleri ve Plastik Enjeksiyon Mamülleri Sanayi Meslek Komitesi Üyesi olarak sektörü başarıyla temsil ediyor. PAGEV’in kuruluşunda özellikle eğitim alanındaki hizmetleriyle hafızalarda yer tutan Altan, Gebze PAGEV Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin ders programı ve teknik kitabının oluşturulmasından, öğretmenlerinin

İtalya’da eğitim almasına kadar her alanda öncü roller üstlendi. Dünyadaki hızlı teknolojik gelişime bağlı olarak plastik sektörünün de kendini hızla güncellemesi gerektiğine vurgu yapan Altan, bu dönüşüme entegre olmanın önemine değinerek, “AR-GE, inovasyon, dijitalleşme ve akıllı robotların konuşulduğu günümüzde yetişmiş nitelikli insan gücü faktörü elbette önemini koruyacak. Endüstri 4.0 Çağı’nı yakalamak zorundayız. Artık dünya Endüstri 5’i konuşuyor. Plastik sektörü, bu değişime ve yeniliğe

hızla cevap vermek zorunda” diyor. PAGEV’in bu sayısında sayfalarımıza konuk ettiğimiz Altan Plastik Yönetim Kurulu Başkanı Celal Altan, teknolojik gelişimle ilgili çarpıcı başlıklar eşliğinde ‘farkındalık’ oluşturacak açıklamalar yapıyor: İş ve yaşam öykünüzü paylaşmaya sizi tanıyarak başlayabilir miyiz? 1945 yılında Adapazarı Akyazı’da doğdum. Sanat okulu kökenliyim. Akşam okulları ve diğer yüksekokullara devam etmek suretiyle Elektrik Mühendisi oldum.

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

45


ÖZEL RÖPORTAJ

İstanbul Üniversitesi Elektrik Mühendisliği Bölümü’nden mezun olduktan sonra iş yaşamına atıldım ve halen plastik sektöründe çalışmaya devam ediyorum. Biri kız, diğeri erkek iki çocuğum ve dört de torunum var. İş yaşamına atılmam, İstanbul’a okumak için geldiğim dönemde Mecidiyeköy’de buzdolabı üreten Profilo firmasında çalışmakla başladı. Gündüz çalışıp akşam okula giderek eğitimimi tamamladım. Gençliğin de etkisiyle dışarıda farklı şeyler yapmak istedim ve bu kez Özler Plastik’te İmalat Müdürlüğü yaptım. Daha sonra sanayiye farklı bir yerden bakmak amacıyla Karaköy’de Arap Cami Sarızeybek Sokak’ta Teknik Büro kurdum. Plastik sektörünü biliyordum, üretimin içindeydim ve makinelere aşinaydım. O zamanlar hem döviz, hem teknik eleman problemi vardı ama sanayileşmenin hızlı olduğu dönem olduğu için bize düşen birçok iş vardı. Artık otomotiv sanayi 46

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

de işin içine girmişti, buzdolabı sanayi ilave olmuştu, inşaat sektörü ve mutfak eşyaları buna bağlı olarak gelişiyordu. O günkü şartlara göre otomasyonlar, uzaktan kumanda sistemleri, bazı plastik fabrikalarının ihtiyacı olan makine ve teçhizatları firmanın yerinde yapmak suretiyle mühendislik projelerini sürdürdük. Otomotiv sektöründen iş yaptığımız başka bir şirket ortak iş yapmayı teklif edince otomotiv sektörüne girdim. 1977’den beri de otomotiv sektörünün içerisindeyim.

TÜRK PLASTIK SEKTÖRÜ AVRUPA IKINCISI Türk Plastik Sektörünün genel projeksiyonunu nasıl görüyorsunuz? Mensubu olduğumuz plastik enjeksiyon ile üretim yapan küçükbüyük KOBİ niteliğinde 10 binin üzerinde firma var. Türkiye, plastik sektöründe dünyada 6., Avrupa’da ise en büyük 2. üretici konumunda.

10 milyon tonluk üretim potansiyele sahip ülkemiz, 12 milyar dolarlık ihracat gerçekleştiriyor. (2017 verilerine göre) Üretim yapan firmalarımızın kullandığı plastik hammaddenin %80’i ithal ediliyor. Hammadde bizim için dövize dayalı kur riski olarak tedarik ediliyor. Dolayısıyla bizim için çok değerli. Bu durumda üretim aşamasında firmalarımızın Kalite Yönetim Standartlarına uygun alt yapılarına sahip olması şart. Kalite Üretim adına ISO, TSE, ISO 9001, ISO 14001 OHSAS ve 18001 gibi kalite sertifikalarına sahip olunmalı. Çünkü bu alt yapıya sahip olmayan işletmelerimizin bilhassa ihracat ayağında aksaklıklar olur. Malzeme Üretim, Müşteri istekleri lojistik ve teslimat gibi bu döngünün kopmadan izlenebilir olması çok önemli. Sektörün gelişimini etkileyen küresel parametreleri nasıl okuyorsunuz? Plastik üretimi yapan firmalarımızın akıllı makineler, izlenebilirlik dijitalleşme ve sistem çözümleri hakkındaki durumuyla ilgili Endüstri 4.0’ü dikkatlice takip etmek gerekiyor. Endüstri 4.0 kavramı, 2011 yılında konuşulmaya başlandı. Almanya’da içinde bilim insanları ve sanayicilerin olduğu 40-50 kişilik ekip kurulup, çalışmalar yapıldı. 2013 yılında ise Alman Hükümetine tavsiye raporu sunuldu. Hemen akabinde Alman Hükümeti, dünyaya duyuruda bulunup, “Endüstrimi 3.0 dan 4.0 a geçireceğim. Yol haritam budur. Bunun adı ise Endüstri 4.0’dır” dedi. Bu tarihten sonra Endüstri 4.0 resmen konuşulmaya başlandı. O gün bugündür endüstrinin gelişimi bu kavrama bağlı olarak değerlendirilmeye başlandı.


TEKNOLOJİK GELİŞİM ÜRETİM ARTIŞINI ZİRVEYE TAŞIYOR Elektroniğin devreye girmesiyle Sanayi devrimleri arasındaki geçişlerde üretim artışlarının hızlı olduğunu gözlemliyoruz. Teknolojik gelişim, aktörlerinden biri olduğunuz plastik sektörüne nasıl yansıyor? Plastik enjeksiyon makinalarında artan elektronik komponentler sayesinde üretim ciddi miktarlarda arttı. Aynı zamanda proseslerimizde karmaşıklıklar da meydana geldi. İşte bu noktada gelinen Endüstri 4.0 ile ilgili ciddi zorluk ve tehditlerle karşı karşıya kalınabilir. Bu tehdidin tam ortasında Türkiye var. Rakamlarla ifade edecek olursak; 2006 yılında 27 Avrupa Ülkesinin Sanayi Üretimi 550 milyarken 2011 yılına geldiğimizde rakam 620 milyar Euro ya çıkmış. Oysa Çin tek başına 170 milyar Euro’dan 580 milyar Euro’ya yükseldi. Amerika’da etkin artış yok! Rusya ise 10 milyar Euro’dan 15 milyar Euro’ya çıktı. 2019 yılında sadece Çin değil Tayvan, Kore, Malezya, Hindistan gibi ülkelerin de Batıyı rahatlıkla geçtiğini görüyoruz.

Teknolojik gelişimle birlikte birçok alandaki üretimde olduğu gibi plastik enjeksiyon makinalarında da artan elektronik komponentler sayesinde üretim ciddi miktarlarda arttı.

Peki Endüstri 4.0’a gelen kadarki süreç dünyada nasıl işledi? Buhar gücünün kullanılmasıyla Endüstri Çağı başladı. 1784 yılında İngiltere’de ilk kez kumaş tezgâhlarında buhar gücü kullanıldı. Bununla birlikte daha önce tarımda çalışanlar, iş gücünü şehirlere taşıyıp, endüstriyel işçi olmaya başladı. İnsanlık tarihinde geçmişte olmadığı kadar refah düzeyine ulaşıldı ve yaşam standartları arttı. Bu kez Amerika Cıncınatide da 1870’lerde elektriğin devreye girmesiyle seri üretim hatları devreye girdi. Ve ikinci Endüstriyel devrimi başladı. Hemen akabinde Ford, T model araçlarını seri üretim mantığı içinde üretmeye başladı. 1970’li yıllara geldiğimizde PLC dediğimiz programlanabilir, Logic devreler, elektronik hatlar endüstri hayatına girince 3. Sanayi devriminden bahsedilmeye başlandı. Dolayısıyla elektroniğin ve bilişim teknolojilerinin endüstriye katılmaya başlamasıyla artık otomasyon devri başladı. Sanayi devrimlerine bakacak olursak, İlk olarak Buhar Gücü, ardından Elektrik Enerjisi, ardından IT ve

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 150 151

47


ÖZEL RÖPORTAJ

ROBOTLARIN İŞ BAŞINDA OLDUĞU FABRİKALAR Batılı ülkelerdeki sanayi üretim hızının zayıf kalması Türkiye’yi nasıl etkiler? Elbette batının– Avrupa’nın mutlaka reaksiyon göstermesi gerekiyor. Bu tehdit hepimizin tehdidi, bizim sanayimiz içinde de tehdit. Çünkü Türkiye ekonomik olarak batıda yer alıyor. Batı işte bu noktada biz bu durumla nasıl savaşacağız, nasıl karşı çıkacağız? diye 3 madde üzerinde çalışıyor. Burada şu hususlar önce çıkıyor: Marketler Zinciri Müşterilerimiz, İnovasyon döngülerimizi nasıl hızlı yapabiliriz? Prototip, AR-GE ve İnovasyon döngülerimizi ne kadar hızlı yapabiliriz? Fırsatları nasıl değerlendirip müşteriye pazarı sunabiliriz? Dolayısıyla öyle üretim hatları yapılmalı ki; değişen müşteri ihtiyaçlarının izlenebilirlik, verimlilik ucuza üretebilme vs gibi konular ele alınarak üretim sağlanmalı. Size göre Türkiye’deki plastik firmaları, Endüstri 4.0’ın neresinde? Fabrikamda, işletmemde ne yapmalıyım ki Endüstri 3.0’dan, 4.0’a geçtiğimi ortaya koyabileyim? Diye kendimizi sorgulamamız gerekiyor. Mevcut işletmemizin altyapısını inceleyip ERP Sistemleri, MES Sistemleri Endüstriyel yazılımla Radyo Frekans yazılımlar bunların birbiriyle konuşmaları gibi %100 olmamakla beraber gerçek zamanlı anlık bilgi akışı, anlık ölçümlemeler içerisinde olursak Endüstri 4.0’ı yaşayabileceğiz. Bugün bir ağ içinde bağlı ürünlere sahip fabrikalarımızda gelecekte kendi kendine yeten sistemler bu ağlarla beraber entegre çalışacak. Örneğin işletmelerimizde robotlarla üretim yapılmaya başlandı. Bu Robotlar Co-Botlar birbirleriyle konuşuyorlar, birbirinden öğreniyorlar ve insanlarla konuşuyorlar. İnsandan öğreniyorlar bunlar bize uzak değil. Bazı firmalarımız kendi Co-Botlarını devreye aldılar bile. Öte yandan BİG – DATA ve Analitik olarak 2010 – 2020 yılları arasında üretilen verinin 50 misli artacağı görülüyor. Dolayısıyla 2020 yılına geldiğimizde 40 milyar nesnenin internete bağlı olduğunu düşünecek olursak bu hızın masaya gelene kadar mutlaka gelişmiş Algoritmalara ihtiyacımız olacak.

48

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

KLASİK ÜRETİM ANLAYIŞI BİTMİŞTİR

İşletmelerin, hızlı gelişimin dışında kalmaması için yol haritası ne olmalı? İşletmelerimizde üretim yapan makinalarımızın konfigürasyonlarını gözden geçirip izlenmesi, ölçülmesi ve takip edilmesi önemli. Üretimde gerçekleşen ürünlerin fiziksel durumları dijital ortamda doğru şekilde gerçekleştirilebilmesi de mühim. Ürünlerimizi sürekli olarak iyileştirmek ve geliştirmek gerekiyor. Ancak bunlar olursa Endüstri 4.0 konuşabiliriz. Bu Endüstri 4.0 içinde, akıllı sistemlerimiz ve çözümlerimizi daha hızlı verimli olacağını ve aynı zamanda sistem içinde kolaylıklar sağlamış olacağını vadediyor. Tabii olarak dijitalleşme ve Endüstri 4.0’dan bahsederken birçok insanımız bundan etkilenecek. Bunların olması doğal ancak çalışanlar kendini geliştirecek daha yetenekli hale getirecekler. Sanayimizin Endüstri 4.0 evresinde artık klasik / vasat / standart üretim metotlarıyla uzun ömürlü olamayacağının gerçeğini tekrar vurgulamak istiyorum. P

PAGEV FUARCILIKTA BÜYÜK MESAFE KAT ETTİ PAGEV’in kurucuları arasında yer alan Celal Altan, 1990’lı yıllarda PAGEV üyelerinin yurt dışındaki fuarlara katılması için yapılan çalışmalara öncüllük etti. Global piyasalara açılımda kritik öneme sahip olan yurt dışı fuarlarda PAGEV’in bugün geldiği nokta aslında 90’lı yıllarda başlayan o çalışmaların bir meyvesi… O yıllardan bugüne gelinen noktayla ilgili de görüşlerini paylaşan Celal Altan şu görüşlere yer verdi: “PAGEV, TÜYAP’ta gerçekleştirdiği Plast Eurasia İstanbul ile geçen yıl 30 ülkeden, 1000 kişilik alım heyetini ağırladı. 60 bine yakın ziyaretçi fuara katıldı. Gelinen noktayı görünce PAGEV adına nereden nereye gelindi diyerek gelişmelerden gurur duyuyorum.”


PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 150 151

49


Güney Kore’den İthalatlarda

ceza krizine çözüm toplantısı

STA kapsamında Güney Kore’den yapılan ithalatlarda bazı sorunlar yaşandığı firmalar tarafından PAGEV’e iletildi. Gelen bu şikayetler doğrultusunda Başkan Eroğlu, Ankara’da bir dizi temaslarda bulundu

G

üney Kore’den İthalatta yaşanılan ceza uygulamalarına ilişkin toplantı PAGEV organizatörlüğünde düzenlendi. Kamu ve özel sektör temsilcilerinin katılım gösterdiği toplantıda aynı zamanda Güney Koreli temsilciler de yer aldı. Swissotel’de düzenlenen toplantıda sektör temsilcileri Güney Kore ile ithalatta yaşadıkları cezayı uygulamaları hakkında firmalardan görüş

50

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

ve öneriler alındı. Çözümler konusunda fikirlerin öne sürüldüğü toplantıda önemli notlar alındı. Toplantıda açıklama yapan PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu, Güney Kore ile yapılan ithalatların önemli bir bölümünün plastik hammadde ürünler olduğunu dile getirdi. Eroğlu konuşmasında, “Güney Kore ile yapılan STA’nın amacı iki ülke arasında ticaretin kolaylaşması ve gelişmesi. Kore ile ticaretimizde ithalatımız

ihracatımızdan önde geliyor. STA kapsamında Güney Kore’den yapılan ithalatlarda bazı sorunlar yaşandığı firmalarımız tarafından bize iletildi. Gelen bu şikayetler doğrultusunda biz de İthalat Genel Müdürlüğü temsilcileri ile görüştük. Bu konuda da süreçleri takip ediyoruz. Bu konuda TOBB’la da çeşitli görüşmeler sağladık. Toplantının verileri de bu konuda kamu ile paylaşılmıştı.


Güney Koreli yetkililer de PAGEV’in düzenlediği toplantıda hazır bulundu. Sorunlara ilişkin görüşlerini açıklayan yetkililer, çözüme katkı sunmaya hazır olduklarını söylediler.

“FIRMALAR ZOR ŞARTLARDA ÜRETIM YAPIYOR” Bugün burada toplanma amacımız yaşanılan bu sorun ve konu hakkında çözüm olacak fikirler üretebilmek. Bizim bu konuda toplantılarımızın süreceğini de ifade etmek isterim. Toplantı talepleri sürekli olarak almaya da devam ediyoruz. Güney Kore’den ithalatta yaşanılan sorunların temelinde usul ve esas açısından inceleme yapmak gerekiyor. Burada 2-3 yıllık bir süreç söz konusu. Ülkemizin ekonomik durumu ortada. Firmaların zor şartlarda üretim yaptığını biliyoruz. Ceza durumları burada aslında ekonominin üzerine binebilecek bir yük olabilir. Bugün burada firmalardan konu hakkında çözümleri alacağız ve gerekli çalışmaları yapacağız.” ifadelerini kullandı. Toplantının devamında sektörden firma temsilcileri sorun ve ceza uygulamaları hakkında fikir ve görüşlerini ilettiler. P

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

51


Kore İthalat Cezalarında Çözüm için

Ankara ile mekik diplomasisi PAGEV heyeti, STA kapsamında Güney Kore’den yapılan ithalatlara kesilen cezaları konuşmak üzere Gümrükler Genel Müdürü Mustafa Gümüşle görüşüldü

M

ayıs ayı başından bu yana Güney Kore’den Serbest Ticaret Anlaşması kapsamında ithalat yapan çeşitli firmalara ek vergiler ve cezalar kesilmektedir. Bu uygulamaya gerekçe olarak; malın Güney Kore menşeli olduğu yönünde şüphe olmamakla birlikte STA’daki şekil şartına (STA’da belirtilen ibarenin evraklara yazılması) uygunsuzluk sebep gösterilmektedir. Pagev, firmalarımızın yaşadığı bu sorunu yakından takip ediyor. Gerek siyaset, gerek kamu, gerekse de basın yoluyla sorunun çözüme kavuşması yolunda yoğun çalışmalar yapıyor.

52

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

Bu çerçevede PAGEV, İstanbul’da 3/09/2019 Salı günü gerçekleştirdiği geniş katılımlı toplantıda, firmalarımız ve onların gümrük müşavirleri ve müşavirlerin sivil toplum kuruluşu olan İstanbul Gümrük Müşavirleri Derneği Başkan Yardımcısı Rıdvan Haliloğlu ile bir araya gelmişti.PAGEV Başkanı Eroğlu, toplantı çıktılarıyla birlikte bir gün sonra 4/09/2019, Çarşamba günü Gümrükler Genel Müdürü Sn. Mustafa Gümüş davetiyle Ankara’da “Güney Kore ithalatlarında STA Cezaları” konusunun çözümü için biraraya geldi. Toplantıya sanayicileri temsilen PAGEV olarak bizler

katılırken , Gümrük Müşavirlerini temsilen 5 ilin Gümrük Müşavirliği Dernekleri Başkanları katkı verdiler. Toplantıda Başkanımız Yavuz Eroğlu, çoğunlukla üretimleri için hammadde ithal eden sanayicilerin yaşadığı sorunu ifade ederek ”Bildiğiniz gibi, çoğunlukla firmalarımız gümrük beyannamelerini kendi doldurmamaktadır, bunları onlar adına gümrük müşavirleri doldurur. Son beş yıldır Güney Kore ile Türkiye arasında serbest ticaret anlaşması olması sebebi ile Güney Kore’den ithal edilen mallara indirimli vergi uygulanmaktadır.


Malların Güney Kore malı olduğunu belli edecek belge “menşe şahadetnamesi” olduğu halde, STA’da işlemleri basitleştirmek adına “menşe beyanı” denen basit bir yazının ihracatçı tarafından belgelere yazılması yeterli görülmüştür. Burada bazı farklılıklar oluşmuş ve Gümrük idareleri ise yıllarca bunu bir hata olarak kabul etmemiş ve firmalar mallarını sorunsuz şekilde ithal etmişlerdir. Yıllar geçtikten sonra, burada şekil hatası var deyip, geçmişe yönelik çok büyük cezalar kesilip, bu zor ekonomik koşullarda firmalara büyük yükler getirilmesi hakkaniyetli bir uygulama değildir“ dedi. Toplantı sırasında, sorunun çözümü noktasında son PAGEV toplantısında görüştüğümüz birçok alternatif masaya gelmekle birlikte; 1) Geçmişe yönelik evrak getirme süresinin bu konu için sınırlandırılmaması ve firmalara bu evrakı sonradan tamamlama imkanının verilmesi 2) İlk maddede belirttiğimiz şekilde tamamlayamayan firmalara ise Güney Kore Makamlarıyla (G. Kore’li makamlar PAGEV toplantısına katılıp, bu konuda destek sözü vermişlerdi) sonradan Kontrol sistemi ile yol alınması üzerinde görüşler paylaştık. Bunların dışında kolaylaştırıcı bir çok alternatifin üzerinde önerilerin görüşüldüğü toplantı sonucunda Gümrükler Genel Müdürlüğü, sorunu çözme kararlığında olduklarını görüşülen teklifleri detaylı çalışacaklarını ve bilgileri de kısa zamanda bizle paylaşacaklarını ilettiler.

SORUN KATEGORİ TESPİT İÇİN İVEDİLİKLE İLETİŞİME GEÇİN ! Burada önemli nokta, çözümünün tüm mağdur firmalarımızı kapsayacak biçimde, ivedilikle kaleme alınmasıdır. Konuyu idare ile yakından takip etmeye devam edeceğiz. Firmalarımızın maddi detay belirtmeden, firma isim ve yaşanılan sorunun tipini (3. Ülke beyan, menşe şahedetnamesi, menşe beyanı eksikliği vs) bizimle paylaşmaları (pagev@pagev.org.tr) menfaatlerinedir. Bu bilgilerle, idarenin çözüm sürecinde ihtiyaç duyduğu sorun kategorilerini oluşturup, hiçbir firmamızın çözümün dışında kalmamasına gayret edeceğiz. P

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

53


TOBB Plastik, Kauçuk, Kompozit Sanayi

Meclisi sorunları masaya yatırdı Türkiye Plastik, Kauçuk ve Kompozit Sanayi Meclisi, TOBB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ayhan Zeytinoğlu ve Meclis Başkanı Yavuz Eroğlu başkanlığında, TOBB Türkiye Ambalaj Sanayi Başkanı Mustafa Tacir’in katılımıyla sektörün güncel sorunlarını görüştü.

T

ürkiye Plastik, Kauçuk ve Kompozit Sanayi Meclisi Toplantısının gündeminde önemli sorunlar ve çözüm önerileri masaya yatırıldı. 1. Sektörler itibariyle güncel verilerin sunulması ve değerlendirilmesi 2018 yılının verileri ve güncel durum toplantıda detaylarıyla paylaşılmıştır. Plastik sektörünün 2018 yılında ekonomiye 34,3 milyar dolarlık üretim değeri, 250 bin kişi

istihdam, ekonomiye 13,7 milyar dolarlık katma değer ve 13 milyar

54

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

dolar dolaylı ihracat sağladığı açıklanmıştır. Sektör üretiminin gayrisafi milli hasılanın içindeki yüzde 4,4 pay ile 10’uncu büyük ihracatçı sektör konumunda olduğu ve kimya sektörü ihracatı içinde yüzde 34 payla birinci sırada yer aldığı bilgisi verilmiştir. Kapasite kullanım oranının 2019 yılında 2018 yılına kıyasla ilk üç ayda 5,6, üretimin eş dönem kıyaslamasına göre miktar bazında yüzde 36, değer bazında da yüzde 40 gerilediği anlatılmıştır. İthalatın eş dönemde miktar bazında yüzde

24 ve değer bazında yüzde 18 gerilediği, yılsonunda 2018’e göre miktar bazında yüzde 11, değer bazında yüzde 14 gerilemesinin beklendiği ifade edilmiştir. Eş dönem kıyaslamasına göre sadece ihracatta olumlu bir gelişme olduğu, miktar bazında yüzde 10 artış ve değer bazında da yüzde 2 artış sağlandığı söylenmiştir. Ancak döviz kuru hesaba katıldığında yüzde iki düzeyindeki artışın yeterli olmadığı yorumu yapılmıştır. Hammaddede dış ticaret açığının büyüdüğü eklenmiştir.


2018 yılında İSO ilk 500’e giren firmalarının borçlanma oranlarının yükseldiğinin göze çarptığı, borçların öz sermayeye oranlarında çok büyük bir artışın bulunduğu, kısa vadeli borç oranının imalat sanayi ortalamasının 7.5 puan üzerinde ve öz sermaye verimliliğinin genel imalat sektörü ortalamasının altında gerçekleştiği bildirilmiştir. Ezcümle 2018 yılında sektörün karlılığının gerilediği değerlendirmesi yapılmıştır. Burada sektörün en önemli problemlerinden bir tanesinin ihracatta yaratılan katma değerin yetersizliği olduğu dile getirilmiştir. 2018 yılı verilerine göre Türkiye’de bir kilogram plastik mamulde 1.4 dolar katma değer sağlandığı, bu tutarın Çin’de 2.1 ve Almanya’da 4.3 dolar seviyesinde olduğu betimlenmiştir. İhracatta yaratılan katma değerin ihracat fiyatından ortalama ithalat fiyatının çıkartılmasıyla elde edildiği, yani ham madde üzerine yaratılan katma değeri ifade ettiği açıklanmıştır. 2. Yeni Güney Kore’den STA çerçevesinde yapılan ithalatlara menşe uygulamaları sebebiyle gelen cezalar ve ek vergi tahakkuklarının kapsamı ve öneriler “Türkiye-Güney Kore STA Çerçevesindeki Ticarette Eşyanın Tercihli Menşeinin Tespiti Hakkında Yönetmelik” kapsamında ve Anlaşmanın uygulanmasına ilişkin usul ve esasları doğrultusunda firmalar tarafından Güney Kore menşeli ve Anlaşma kapsamında yer alan ürünlerin ithalinde indirimli veya sıfır vergi oranları uygulaması yürütüldüğü bilgisi verilmiştir. Plastik, kauçuk ve kompozit sektörlerinin hammadde alımlarının da bu kapsamda yer aldığı belirtilmiştir. Ancak son dönemde ithalatçı firmalar adına gümrük vergi farkı ve para cezası uygulaması yapılmaya başlandığı anlatılmıştır. Düzenlemeye göre Güney Koreli ihracatçının malın Güney Kore menşeli olduğunu belirtir beyanını belge üzerine yazması gerektiği, ancak belge üzerine yazılan beyanda alıcı olarak belirtilen

firmanın, Türkiye’ye malı ithal eden firma ile aynı olmaması durumunda geriye dönük ceza uygulamasına gidildiği söylenmiştir. Burada, eşyanın menşeini tevsik eden belgenin taraf ülke yerine ticaret yapılan farklı bir ülke tarafından düzenlenmesi sebebiyle usulden kaynaklı bir hata görülmüştür. Ancak bu durumda da eşyanın Güney Kore menşeili olarak değerlendirilmesi yorumu paylaşılmıştır. Aynı Yönetmeliğin “Üçüncü Ülkelerde Düzenlenmiş Faturalar” başlıklı 31’inci maddesinde de satış faturasının üçüncü ülkede yerleşik firma tarafından düzenlendiği durumlarda da, eşyanın bu Yönetmelik hükümlerini yerine getirmesi koşuluyla menşe beyanlarının kabul edileceğine dair hükmün yer aldığı bilgisi verilmiştir. İthalat Genel Müdürlüğü’ne iletilen işbu konunun Gümrükler Genel Müdürlüğü’ne de iletildiği ve konunun bakanlık uzmanları tarafından ele alındığı betimlenmiştir. Konu hakkında Gümrükler Genel Müdürlüğü’nden katılan uzman bilgilendirme yapmıştır. Serbest dolaşıma girişte mevcut olmayıp ilgili mevzuatında belirlenen süreler

içinde sonradan düzenlenmiş bir menşei beyanının ibrazı halinde söz konusu belgenin kabul edilmesine yönelik bir tasarı bulunduğundan ancak henüz imzalanmadığından bahsetmiştir. Geçmişe yönelik ithalatlarda ceza ödenmemişse ve uzlaşmaya gidilmişse de konunun Genel Müdürlüğe aksettirilebileceği ve sürecin konuşulabileceği ifade edilmiştir. Düzenlemenin nihai hale gelmesi ve makam tarafından imzalanması durumunda dağıtımlı yazı olarak iletileceği dile getirilmiştir. Meclis olarak Gümrükler Genel Müdürü’nün ziyaret edilmesi planlanmış ve konuya dair meclis görüşünün iletilmesinin faydalı olacağı değerlendirilmiştir. 3. İran’dan kaçak ve resmi yollarla iç piyasaya girdiği belirtilen poşetlerle ilgili firmalarımızın koruma taleplerinin değerlendirilmesi Konuyla ilgili ilk olarak resmi veriler aktarılmıştır. 2017 ve 2018 yılında Türkiye’nin poşet ithalatında İran’ın 20. Ülke olarak yer aldığı belirtilmiştir. İran’dan 2017’de 138 milyon dolar ve 2018’de 200 milyon dolarlık ithalat yapıldığı ve 2018 yılında yüzde 45 artış gösterdiği ilave edilmiştir.

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

55


Ton bazında ise İran’ın üçüncü ülke olduğu vurgulanmıştır. 2017 yılında 469 bin ton olduğu ve 2018’de yüzde 81 artışla 845 tona yükseldiği söylenmiştir. İthal fiyatlarına bakıldığında İran’ın fiyatı azalan ülkeler kategorisinde yer aldığı, 2017 yılında 0,3 dolar ve kilogramken, 2018 yılında 0,2 dolar ve kilograma düştüğü bilgisi verilmiştir. Poşet üreticilerinin son düzenleme çerçevesinde mali sıkıntılar yaşadığı ve bu durumun da sektörü iyice daralttığı iletilmiştir. En çok poşet ithal edilen 20. Ülke konumundaki İran’ın kilo bazında ithalatta 3. Sırada bulunmasıyla ilgili değerlendirmelerde bulunulmuştur. Beyan edilen fiyatın eksik olduğu yorumu paylaşılmıştır. Özellikle ambalaj sektöründe, fleksibl ürününde de benzer sorunun yaşandığına değinilmiştir. Hammadde fiyatına yakın fiyatlar verildiği, 1 doların 4,5 tümen olduğu ve konunun vergiyle çözülmesinin de pek mümkün olmadığı ifade edilmiştir. Tarife saptırması yapılmış olabileceği üzerinde durulmuştur. Özellikle Doğubayazıt Kapısı’nda konunun önemle takip edilmesinin faydalı olacağı değerlendirilmiştir. Üretilip Türkiye’ye giren poşetlerin %25 vergisinin ödenmesi gerektiği ancak gelen ürünün rulo halinde geldiği ve yarı mamul olduğu için de bahse konu vergisinin olmadığı bilgisi verilmiştir. Ayrıca rulo halinde gelen ürünün kesilip paketlenmesinin de kolay bir işlem olduğu belirtilmiştir. Gelen ürünün ithalat belgesinde oynandığı ve hurda imal eden geri dönüşüm firması ile lisanslı kişilerin hurda olarak ürünü ülkeye soktuğu anlatılmıştır. Liste olarak gümrüklerle şikâyetlerin paylaşılması kararlaştırılmıştır. Gümrükler Genel Müdürlüğü tarafından somut bilgilerin paylaşılmasının önemli olduğu belirtilmiştir. İran’dan gelen malların fiili ve transfer fiyatları arasında farklılık olabileceği, ABD yaptırımları nedeniyle uygulamanın kapsamlı değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Sayın Zeytinoğlu İran sınır kapısının önemli olduğunun altını çizmiştir. Bütün önerilerin bakanlıkla birlikte çalışarak çözüleceği ifade edilmiştir. Konuyla ilgili kaçakçılıkla mücadele edilmesi talebi iletilmiştir. Yerli üretimin desteklenmesi ve mevcut yerli

56

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

üreticilerin kredi borçlarının sanayi destek paketi kapsamında yapılandırılmasının önemli olduğu dile getirilmiştir. Konunun plastik sektörüyle kalmayacağı ve nihai ürünlerde de benzer sorunlara yola açabileceği fikri paylaşılmış ve köklü bir çözümün önemli olduğundan bahsedilmiştir. Gümrük tarifelerinin yazıyla bakanlığa iletilmesi planlanmıştır. Ayrıca İthalat Genel Müdürlüğü’ne poşet üreticileri sektörünün korunması talebinin iletildiği ve TOBB kanalıyla da konunun iletilmesinde fayda olacağı değerlendirilmiştir. Sanayi dönüşüm paketiyle ilgili Eximbank’ın yapılandırmayı kabul ettiği ancak sektörün genelde iç piyasaya üretim yapması sebebiyle yekünde sektörü çok fazla destekleyemediği ifade edilmiştir.

düzenlemenin ek maliyet ve sınır getirmesinin yanı sıra gelen numunelerin de gümrükten çekilmesi sırasında süre kaybının yaşanacağı dile getirilmiştir. İlgili düzenlemenin yeniden revize edilmesine yönelik görüşün TOBB aracılığıyla iletildiği, görüşün Bakanlık tarafından olumlu değerlendirildiği ve sürecin kısa bir zaman içerisinde sonlanacağı belirtilmiştir. Kısıtlamanın tüzel kişiler için kalkmasının, gümrük süreçlerinin kısalmasının, Ar&Ge Merkezleri için gelen numunelerinde tamamen bir muafiyet uygulanmasının ve sanayicilere ait numunelerin belirli risk analizleriyle gümrüklenmeden hızla tesliminin faydalı olacağı paylaşılmış ve bu doğrultuda bir görüşün yeniden TOBB aracılığıyla iletilmesine karar verilmiştir.

4. Kargoyla gelen numunelere aylık sınırlama ve bedelsiz muafiyetinin kaldırılması hakkındaki düzenlemeyle ilgili sektör talepleri 30 Mayıs 2019 tarihi itibariyle; posta veya hızlı kargo taşımacılığı yoluyla yurtdışından gelen ve bedeli gönderi başına toplam 22 Euro’yu geçmeyen eşyalardan da gümrük vergisi tahsil edileceği hususunun karara bağlandığı bilgisi verilmiştir. Akabinde 14 Temmuz tarihinde yürürlüğe giren uygulama ile bireylerin ve tüzel kişiliklerin bir ayda yurt dışından sipariş edebileceği ürün sayısı beş ile sınırlandırıldığı ifade edilmiştir. Dış ticaret yapan firmaların karşılıklı numuneler göndermesi hasebiyle ilgili kararın tüzel kişiler için ihracatı olumsuz etkileyebileceği değerlendirilmiştir. Özellikle ArGe çalışmaları yürüten firmaların numuneler ile teknik çalışmalarını ivmelendirdiği aksettirilmiştir. İlgili

5. Yurtdışından ithal edilen atıklarla ilgili yasal mevzuatta son durum Yurt dışından ithal edilen atıklarla ilgili konunun çöp ithalatı şeklinde bir algısının olduğu paylaşılarak arka planı hakkında detaylı açıklamalarda bulunulmuştur. Sektörün geri dönüşümün önemli bir kısmını kapsadığı belirtilmiştir. Yurtdışındaki düzenlemeler çerçevesinde üretimde daha fazla geri dönüştürülmüş ürün kullanımının teşvik edildiği ve döngüsel ekonomideki geri dönüşüm oranlarının artırılmasının hedeflendiği üzerinde durulmuştur. Avrupa’da özellikle geri döşümü içinde daha fazla içeren ürüne talebin hızla artması sonucu istenilen özellikteki geri dönüşüm malzemesine ihtiyaç doğduğu anlatılmıştır. Ancak Türkiye’de kaynağında ayrı toplanmış belli evsafta yeterli geri dönüşümlü malzeme bulunmadığı iletilmiştir.


BİRLİKTE DAHA DA İLERİYE ABS | ASA | EVA A | HDPE HDPE | LDPE | MB | PA6 | PA6.6 PA6 6 | PA6.10 PA6 10 | PBT | PC | PC/ABS | PC/PBT | PC/PET | PC SHEETS & FILMS | PEEK | PMMA | POM | PPA | PPCOM | PPCOPO | PPHOMO | PPO | PPRACO | PPS | SAN | SBC | SMMA

®

Tel. + 90 216 575 85 49 gght@guzmanglobal.com www.guzmanglobal.com

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

57


olumsuz algının sektörü derinden yaraladığı üzerinde durulmuştur.

Geri dönüşümün desteklenmesi ve bu kaynağın arttırılmasının önemli olduğu dile getirilmiştir. Büyük üretici firmaların geri dönüşümü yüksek malzemeden ürettikleri ürünlerini Türkiye’de üretemedikleri ve üretim hattını yurt dışına kaydırdıkları söyleminde bulunulmuştur. Bunun yanı sıra belirli bir para karşılığında çöpün ihracatının yapılabildiği ve bu durumun kabul edilebilir olmadığı belirtilmiştir. Sanayide kullanılmak üzere ihtiyaç duyulan yüksek kalitedeki atıkların ayırt edilmesi gerektiğinin altı çizilerek denetimsiz ve para karşılığı ülkeye giren atıkların önüne geçilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Ülke içerisinde de atık toplama tesislerinin bulunduğu ve yurt dışından atık ithalatı olduğu sürece toplama-ayırma tesislerinin yurt içindeki geri dönüşüm fiyatlarının düştüğü ve ekonomik olarak bu kapsamda ayrı ekonomik bir yönünün olduğu da betimlenmiştir. Mevzuat anlamında bir problem olmadığı, Çevre Kanunu kapsamında çıkartılan çevrenin korunması yönünden kontrol altında tutulan atıkların ithalat denetimi tebliği kapsamında belli atık türlerine sınır gümrüklerinde yapılan fiziki ve vergi kontrolleri anlamında denetimler yapılarak ithalatına izin verildiği anlatılmıştır. Sınır gümrüklerinde il müdürlükleri tarafından yapılan denetimlerin artırılarak ithalatına izin verilmesinin hedeflendiği ve bu doğrultuda Ticaret Bakanlığı’nın her yıl tebliğde güncelleme yaparak Ocak ayı itibariyle yürürlüğe soktuğu tekrarlanmıştır. Ticaret Bakanlığı ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na görüşlerin iletilebileceği söylenmiştir. 2018 yılı sonunda Çin’in de çöp veya geri dönüşüm malzeme ithalatını

58

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

kestiği ve kalitesiz, çöp niteliğindeki atıkların ihracıyla ilgili endişelerin arttığı bildirilmiştir. Geri dönüştürülmüş malzemelerin bölgesel ya da belirli merkezlerde kontrolünün arttırılmasının çok olumlu bir gelişme olduğu belirtilerek kontroller için kimyasal veya mikrobiyolojik kontrol laboratuvarlarının faaliyette olmasının önemli olduğu değerlendirilmiştir. Avrupa’daki ya da yurt dışındaki otomotiv lastiği üreticilerinin belli standartları tutturamadıkları, kauçuk hamurunun karışımının ve sektörün diğer hammaddelerinin Türkiye’ye ithalatındaki teknik özelliğiyle ilgili belli çalışmaların yapılabileceği ve sektör olarak bu çalışmaların içerisinde yer alınabileceği iletilmiştir. Her şeyden önce bir planlama yapılması gerektiği, Türkiye’de üretimi az olan veya ihtiyaç hâsıl olan ürünlerin geri dönüşümünün sağlanmasının daha doğru olacağı paylaşılmıştır. Teknik bir ekip kurularak ithal edilecek geri dönüşmüş malzemelerin yine burada tanımlanabileceği, gümrük tarife istatistik pozisyonlarını orijinlerine göre ayarlama yapılırsa faydalı olacağı ifade edilmiştir. Ayrıca bir kayıt sistemi getirilebileceği, Türkiye’ye ihraç edenlerin kayıt altına alınabileceği önerisi sunulmuştur. Bu kayıt sistemi üzerinden çöp gönderenlerin de belirlenerek devre dışı bırakılabileceği açıklanmıştır. Geri dönüştürülmüş malzeme dışarıdan ithal edildiği zaman gümrük kapısında gerekli tetkiki yapacak laboratuvarın rapor ve onay sürecini oldukça kısaltacağına da değinilmiştir. Dünya petrol üretiminin yalnızca yüzde 5’inin plastikten oluştuğu belirtilerek plastiğin üzerindeki

6. Lojistik sektöründe Ordino/”Yük Teslim Belgesi” ile ilgili güncel gelişmeler Firmaların ithalat süreçlerinde mallarını gümrükten çekebilmek için ordino bedeli ödemesi uygulamasıyla ilgili meclis bünyesinde çalışmalar yapıldığı ve 23.11.2017 tarihi itibariyle Gümrükler Genel Müdürlüğü’nün tüm gümrüklere konuyla ilgili bir yazı yazdığı, akabinde ordino bedelinin 150 TL olarak sınırlandırıldığı bildirilmiştir. Güncel gelişmelerle ilgili aktarımlarda bulunulmuş ve hukuki sürecin devam ettiği belirtilmiştir. Kesinleşmiş mahkeme kararının Bakanlığa tebliğ edilmesi durumunda gerekli duyuruların ve gereğinin yapılacağı bilgisi verilmiştir. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın 2018 tarihli düzenlemesi olan deniz limanlarındaki azami ücret tarifesinin yürütülmesinin durdurulduğu, buna ilişkin ilgili bakanlıklara, STK’lara yazı yazıldığı ve tavan ücreti düzenlemesinin 2019’da 180 TL olmasına yönelik düzenlemenin haberinin de kaldırıldığı söylenmiştir. Son olarak yılda Türkiye’de 7 milyon 200 bin konteynerin işlem gördüğü, limanda ortalama 500 dolarlık maliyetlerin yekünde 2-3 milyar dolara tekabül ettiği konuşulmuştur. Ayrıca 2017 yılında ordinonun 150 TL olarak belirlendiği dönemde tutarın 40 dolara tekabül ettiği ve değişen döviz kuru neticesinde dolar tutarının değişmediği ve 150 TL’nin üzerinde maliyetlere neden olduğu üzerinde durulmuştur. Gümrüklerde maliyet kadar işlem sürelerinin de önemli olduğu paylaşılmıştır. Transit ticaret için Türkiye’nin önemli bir lokasyon olduğu ve işlemlerin kolaylaşıp maliyetlerin düşmesiyle bu alanda potansiyel taşıdığı ifade edilmiştir. 7. Yurtiçinde yapılacak sektör kongre ve fuarlarının tanıtımı Sektörün önümüzdeki dönemde gerçekleştireceği fuar, kongre ve konferansların takvimi paylaşılarak sektör olarak etkinliklerde birlikte yer almanın önemli bir sinerji olduğu tekrar edilmiştir. P


PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

59


ALINTI RÖPORTAJ

Kompozit sektörünün ekonomiye katkısı büyüyor Türkiye kompozit sektörü; orta ve büyük ölçekli 150- 200 şirket, kısmen kompozit işi yapan 700-800 şirketten oluşan, yaklaşık 5 bin çalışan ve yıllık 270 bin ton toplam üretimi ile 1,6 milyar dolarlık değer üretiyor Dünya Gazetesi/Ömer Faruk Mavi

Türkiye kompozit sektörünün yılda ortalama 250 milyon dolarlık ithalat Türkiye kompozit sektörünün genel bir ve 200 milyon dolarlık ihracat yaptığı değerlendirmesini yaparak, sektörün tahmin ediliyor. İhtiyaç duyduğu kimyasal 2018 yılsonu itibarıyla toplam hammaddeleri ithal eden kompozit büyüklüğü, (yüzde ve değer olarak), sektörü, ülkemizde üretilen takviye üretimi ve satışı, kapasite kullanımı, malzemeleri ve reçineler ile teknik istihdamı ve faaliyet gösteren firma tekstillerin ve bitmiş ürünlerin ihracatı sayısı hakkında bilgi verir misiniz? Bu sayesinde dış ticarette dengeli bir konulara dair sektörün 2019 yılına görünüm sergiliyor. Günümüzde ilişkin hedef ve beklentilerini somut dünya çapında hizmet veren sektör verilerle paylaşır mısınız? firmalarımızın kompozit sektörümüzü TOBB Plastik, Kauçuk, Kompozit Sanayi Meclisimiz içerisinde en yüksek uluslararası alanda adından söz edilen bir konuma taşıdığını da katma değer grubunu temsil eden belirtmek isterim. kompozit sektörü , ülkemizin gözde Türkiye kompozit sektörü; orta ve sektörlerinden biridir. Meclis üyemiz büyük ölçekli 150- 200 şirket, kısmen kompozit sanayicileri derneğinin kompozit işi yapan 700-800 şirketten temsil ettiği sektör, dünya’da ve oluşan, yaklaşık 5 bin çalışan ve yıllık türkiye’de hızlı gelişen bir pazara 270 bin ton toplam üretimi ile 1,6 sahiptir. milyar dolarlık bir değer üreten sektör Kompozit son ürünler için belirli bir GTİP numarasının olmaması nedeni konumunda bulunuyor. ile dış ticaret istatistikleri ile ilgili sağlıklı 2018 yılında yaklaşık 1,6 milyar dolar veriler maalesef mevcut değil. Ancak ve 270 bin tonluk bir hacme ulaşan 60

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

Türkiye kompozit sektörünün hızlı ve uzun soluklu bir gelişme gösterdiğini söyleyebiliriz. Türkiye kompozit sektörün barındırdığı büyüme potansiyelini somut verilerle yorumlayarak, orta vadeye dair büyüme ve gelişime dair öngörülerinizi paylaşır mısınız? Bu kapsamda sektöre yön verecek projeler veya ürün çalışmalarıyla ilgili bilgi vererek, sektörde faaliyet gösterenlere yönelik tavsiyeleriniz nelerdir? Devlet politikasının havacılık ve savunma sanayi gibi stratejik alanlara kaymasının kompozit sektörüne yansımalarını değerlendirir misiniz? Kompozit Sanayicileri Derneği verilerine göre ülkemizde kompozit malzemeler, boru ve tank ile yapı ve inşaat sektörlerinde ağırlıklı olarak kullanılıyor.


İleri teknolojili ürünlerin ülkemizde üretilmesinin hızlanması ile birlikte özellikle rüzgar enerjisi, taşımacılık, otomotiv, uzay ve havacılık ile elektrik ve elektronik sektörlerinde daha fazla kompozit malzeme kullanımının gerçekleşmesi bekleniyor. Kompozit sektörünün büyümesi genellikle ekonomik büyümenin üzerinde seyrediyor. Önümüzdeki dönemde de bu durumun devam edeceğini tahmin ediyoruz. Devlet politikalarının; rüzgar santralleri, havacılık ve savunma sanayii gibi stratejik alanlara kayması, sektöre devlet destekli yeni pazarlar yaratacak ve sektörün büyüme ivmesini arttıracaktır. Bu gelişmeler sektör firmalarımıza önemli avantajlar sağlayacak. Kompozit sektörünün büyümesi ve ihracatının artması, hammaddelerinin önemli bir bölümünü üreten ülkemizin rekabette avantajlı konuma geçmesi anlamına da geliyor. Sektörün gelişim çizgisinin uygulama alanlarına göre farklılaşması bekleniyor. Örneğin; denizcilik, yapı ve inşaat ile tüketici ürünlerindeki büyümenin yıllık yüzde 0 ila 2 arasında olması beklenirken; elektrik ve elektronik, boru ve tank, taşımacılık ile uzay ve havacılık sektörlerinde büyümenin yıllık yüzde 3 ila 7 arasında gerçekleşeceği tahmin ediliyor. Rüzgar enerjisi uygulama alanındaki büyümenin ise iyimser bir tahminle yıllık yüzde 15-20’lik bir oranı yakalaması bekleniyor. Kompozit sektörünün önümüzdeki dönemlerde de büyümesini sürdüreceğini tahmin ediyoruz. Daha sonraki dönemler için bölgesel istikrarın sağlanması ve Avrupa ekonomisindeki toparlanmanın ivme kazanması durumunda kompozit üreticilerinin ihracat performansının artacağını söyleyebiliriz. Sektöre katkı sağlayacak bir diğer unsur ise sektör firmalarının ihracat pazarlarını çeşitlendirmeleri ve yeni projeleri hayata geçirmeleri olacaktır. Tüm sektörlerde olduğu gibi kompozit sektöründe de Ar-Ge çalışmaları büyük önem taşıyor. Sektörde faaliyet gösteren firmaların hepsinin Ar-Ge faaliyetlerini aynı yoğunlukta ve aynı ölçekte bütçe ile yaptığını söylemek zor… Bu noktada kompozit sektörünün öncü kuruluşları Ar-Ge’nin

olarak)? Bu kapsamda Türkiye’nin 2018 yıl sonu itibarıyla yaptığı toplam ithalat hakkında da bilgi vererek 2018 yılsonu itibarıyla Türkiye kaç misiniz (miktar ve değer olarak), ülkeye doğrudan kompozit malzeme bunun ne kadarı hammaddeden ihracatı yaptı ve ihracatında hangi oluştu? pazarlar öne çıktı? Varsa hedef Kompozit malzeme, takviye edilen pazarlar hakkında bilgi verir misiniz? matris malzeme ile (doymamış 2018 yılsonu itibarıyla sektörün polyester reçinesi, vinilester reçine, toplam ihracatını (miktar, değer ve epoksi reçine, poliüretan reçine, 2017’ya göre yaşanan yüzdelik artış) termoplastikler vb.) takviye eden paylaşarak bu yıla dair hedef ve (cam elyafı, karbon elyafı, aramid beklentiniz nedir? elyafı vb.) malzemelerin katkı Daha önce de belirttiğim gibi maddeleri ile bir araya gelmeleri maalesef kompozit son ürünler için sonucu elde ediliyor. Takviye malzemeler içinde tüm belirli bir GTİP numarası olmadığı dünyada olduğu gibi ülkemizde için sektörün dış ticaret verileri de en yaygın olarak Cam Elyafı ve ile ilgili net verilere sahip değiliz. Kompozit sektöründe direkt ve dolaylı Karbon Elyafı kullanılıyor ve bunlar ülkemizde üretiliyor. Dolayısıyla bu olarak ihracat yapılıyor. Ürettiği malzemelerde dışa bağımlılık söz hammaddeleri, sanayi ara mallarını konusu değil. ve son ürünleri aldıkları ihaleler ve projeler kapsamında doğrudan ihraç Reçinelerden ise doymamış polyester reçinesi ve vinil ester eden sektör ayrıca bu ürünleri ihraç reçine ülkemizde üretilirken, epoksi edilen her otomobil, otobüs, tekne, reçineler ile termoplastik reçineler küvet vb. ürünlerin içerisinde dolaylı ithal ediliyor. Doymamış polyester olarak da ihraç ediyor. reçine üretiminde kullanılan stiren, Türk kompozit sektörü ağırlıklı olarak fitalik, maleik ve glikoller ülkemizde Avrupa ülkelerine, Rusya’ya, Türki yeteri kadar üretilemediğinden Cumhuriyetlere, Ortadoğu ve Kuzey ihtiyaç tamamıyla ithalatla Afrika’ya ihracat yapıyor. Bazı sektör karşılanıyor. Kompozit malzemelerin firmalarımız ürünlerini Amerika Birleşik üretiminde kullanılan hammaddeler Devletleri başta olmak üzere Çin ve toplam ihtiyacın yüzde 10’unu bile Uzak Doğu gibi bölgelere de ihraç karşılamıyor. ediyor. İhracat yapılan ülke sayısını Kompozit üretiminde kullanılan arttırmak ve yeni pazarlar kazanmak teknik tekstillerin üretiminin ülkemizde amacıyla yapılan çalışmalar her yaygınlaşması ile birlikte bu alanda geçen gün hız kazanıyor. da sektör tüm ihtiyacını yurtiçinden karşılayabilir konuma gelecektir. Sektör, 2018 yılında kilogram başına Kompozit sektörü termoset ortalama ne kadarlık bir ihracat ürünlerinin ana hammaddesi yaptı, söz konusu rakamın orta olan polyester, vinilester, epoksi vadede ne kadara çıkarılması vb. reçineler nedeniyle kimya öngörülüyor? Kilogram başına sektörünün, termoplastik ürünlerinin ihracatı artırmak adına sektörde katma değer artışına yönelik yapılan ana hammaddesi olan poliamid (PA), polipropilen (PP), polifitalamid veya yapılması gereken çalışmaları (PPA), polibutilentrerefitalat (PBT) vb. maddeler halinde sıralayabilir termoplastikler ile plastik sektörünün misiniz? faaliyet alanına giriyor. Cam elyafı, Türkiye’nin kompozit ürünlerde yılda karbon elyafı ve aramid elyafının ortalama 250 milyon dolarlık ithalat dokunmaları ve örülmeleri ile elde ve 200 milyon dolarlık ihracat yaptığı edilen teknik tekstiller kapsamında tahmin ediliyor. ise tekstil sektörünün, cam elyafı üretimi açısından cam sektörünün ve Sektörü hammadde ayağını otomotiv, savunma, havacılık, inşaat, değerlendir misiniz? Üretim için spor, eğlence, tüketim malları vb. gerekli hammaddenin ne kadarı (miktar ve yüzde olarak) iç pazardan, sektörlere hitap eden nihai kompozit ürünleri açısından da pek çok ne kadarı ithalat yoluyla temin sektörün faaliyet alanına giriyor. ediliyor (miktar, değer ve yüzde önemini vurgulayan pekçok çalışmayı yürütüyor.

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

61


Sektörün şu anda en önemli gündem maddesi nedir? Önemli sıkıntı ve problemleriniz ile bunların çözümüne ilişkin öneri ve beklentilerinizi aktarır mısınız? Kompozit sektörümüzün önemli gündem maddeleri arasında geri dönüşüm, ürün standartlarının belirlenmesi, teknik eğitim, sektörün rekabet gücünü arttırma, sektörün NACE faaliyet kodları içerisinde yer almasını sağlama, sektördeki merdiven altı tabir edilen üreticilerin yarattığı haksız rekabet, kayıt dışılık ve kalitesizliğin önlenmesi gibi konularla ilgili çalışmalar yürütülmesi yer alıyor. Resmi Gazete’de yayınlanan Ulusal Meslek Standartları’nın genişletilmesini pozitif buluyoruz. Bu sürecin sonunda belgeli, nitelikli ve eğitimli işgücü hedefleniyor. Bu noktada eğitim çalışmaları, konferans ve seminer gibi faaliyetler artarak devam ediyor. Sektörümüzün tanıtım faaliyetleri kapsamında İstanbul Ticaret Odası önderliğinde dünyadaki en önemli sektör buluşması olan JEC Paris Fuarı’na Ulusal Katılım Organizasyonu gerçekleştiriliyor ki, çok önemsiyoruz. Ayrıca Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı önderliğinde hazırlanan Ulusal Geri Dönüşüm Strateji Belgesi ve Eylem Planları’nda sektörün uluslararası alandaki uygulamalarının incelenip ülkemizde uygulanabilir olanlarının belirlenmesi çalışmalarını da son derece anlamlı buluyoruz.

KOMPOZIT SEKTÖRÜNÜN VAR OLAN SORUNLARININ GIDERILMESI NOKTASINDA ÖNERILERIMIZI ŞU ŞEKILDE SIRALAYABILIRIZ. •

62

Eğitim: İşverenler, çalışanlar, kullanıcılar, bürokratlar, sivil toplum örgütlerinin bilinçlendirilmesi ve kompozit ile ilgili farkındalıklarının artırılması.

İç pazarın büyütülmesi: Kamu satın alımlarında, yerli üreticilerin tercih edilmesi, kamu ihalelerinde kompozit malzemeye şans verilmesi, kamu alımlarında yerli imalat teşvikleri ve oranlarının arttırılması.

Bölge farkı olmaksızın teknolojiye teşvik: Türkiye’de üretilmeyen ürünlerin teşvik edilmesi için yatırım alt limitlerinin yeniden belirlenmesi, orta ve ileri teknoloji

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

kullanımı ve verimliliğin artırılması için üretim mühendisliğinin özendirilmesi, yüksek lisans ve doktora projelerinin sanayiye ulaşması için Teknoloji Transfer Ofisleri’ni destekleyecek platformların oluşturulması nitelikli işgücü yaratılmasında atılabilecek adımlar arasında bulunuyor.

içeren ürün tanımının belirlenmesi ve ilgili ürünlerin 5. Bölge teşvik kapsamında yer alması. •

Ülke çapında kümelenmenin gerçekleştirilmesi. Ayrıca kümelenmenin sinerji yaratan nitelikte olması, yığılma ile kümelenmenin karıştırılmaması önem taşıyor.

Yerli hammadde ile yerli üretim teşvik edilmeli. Firma ekosistemi oluşturularak kendi ayakları üzerinde duran ve marka yaratan yapılara ihtiyaç duyuluyor.

Fikri ve sinai mülkiyet haklarının korunması için ileri düzeyde hukuk sistemi ve hukuk altyapısı da sektörün gelişmesini yönlendirecek temel etkenlerden bir diğeri.

Altyapı ihtiyaçları, kurumların kolektif bir anlayışla ele alınması gereken bir sorun olarak dikkat çekiyor. Palyatif çözümler kaynak israf ettiriyor.

Etkin bir networking ağının oluşturulması hayati önem taşıyor.

Devletin talep yaratıcı olması gerekiyor. Kompozit sektörünün ekosistemi besleyen yapılara ihtiyacı var. İhalelerde yerli malzeme ve yerli üretim şartı getirilmesi bu açıdan önemli bir gereklilik.

Kompozit malzemeler Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarına çok uygun bir alan sunuyor. Her malzeme ve ürün ise yeni bir ArGe çalışması ve yüksek katma değer demek. Teşviklerin bu bağlamı dikkate alınmalı diye düşünüyoruz.

Ar-Ge Yetkinliğini Geliştirerek Değer Yaratmak: Ar-Ge personeli sayısının en az 30’a indirilmesi yayılımı sağlayacaktır. Hükümetimize bu olumlu uygulama için şükranlarımızı sunuyoruz. Ar-Ge merkezlerinin yurt dışına hizmet ihracatının teşvik edilmesi ve Ar-Ge Merkezlerinde geliştirilen ileri teknoloji ürünlerin seri üretime geçebilmesi için alt limitlere bakılmaksızın, yatırım teşvikleri ile desteklenmesi büyük önem taşıyor. P

Devletin talep yaratıcı olması gerekiyor. Kompozit sektörünün ekosistemi besleyen yapılara ihtiyacı var. İhalelerde yerli malzeme ve yerli üretim şartı getirilmesi bu açıdan önemli bir gereklilik.

Eğitimde nicelik kadar nitelik geliştirmek, diğer üretim alanları gibi kompozit sektörünün de temel sorunları arasında yer alıyor. İstihdam edilecek yetkin insan kaynağına ulaşmakta ciddi güçlükler yaşanıyor. Nitelikli İnsan Kaynağı İçin Yatırım gerekiyor. Meslek Liselerinin cazibesinin artırılması ve sanayimizin gelişimine uygun sayı ve nitelikte insan kaynağı yetiştirmesinin sağlanması; üniversitelerimizin, küresel rekabete uygun eğitim programları uygulaması, kapasite


Herşey control altında UNILOG B8 Kontrol sistemi Pazarın en gelişmiş kontrol sistemi: • WITTMANN 4.0 ile çevresel ekipmanların ful entegrasyonu • Tüm WITTMANN Grup ürünlerinde, standart LED durum göstergesi • 21,5" ekran • Ful HD çözünürlük (1920 x 1080) • Çoklu dokunmatik • Mekanik olarak döndürülebilen ekran • Çoklu kopyalanabilir makine ayar noktaları • Renkli makine durum göstergesi • Ekran bölebilme özelliği • Manuel hareketler için membrane tuşlar • RFID kullanıcı erişimi (giriş / çıkış) -Anahtar kartı ve anahtar kolye vasıtasıyla • Hareket kontrol

yakınlaştır

kaydır

WITTMANN BATTENFELD Plastik Makineleri Ltd. Şti.

Küçükyali iş merkezi | Girne Mahallesi, Irmak Sokak | F Blok No: 20 | TK-34852 Maltepe Istanbul PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151 Tel.: +90 216 550 93 14 | Fax: +90 216 550 93 17 | info.tr@wittmann-group.com

63


TOBB Meclisi’nde atık ithalatı konusu

masaya yatırıldı

A

tık İthalatı konusunun ele alındığı toplantı TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Zeki Kıvanç’ın başkanlığında TOBB Merkezinde gerçekleşti. Toplantıya TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ile PAGEV ve TOBB Plastik, Kauçuk, Kompozit Sanayi Meclisi Başkanı Yavuz Eroğlu’da katıldılar. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı “Atık İthalatı” Toplantısı öncesinde sivil toplum örgütleri ve sektör temsilcilerinin katılımları ile yapılan toplantıda sürece ilişkin değerlendirmeler yapıldı. PAGEV ve TOBB Plastik, Kauçuk, Kompozit Sanayi Meclisi Başkanı Yavuz Eroğlu konuşmasında; “Çevreyle uyumlu Kalkınma ve Güçlü yerli bir Geri Dönüşüm Sanayi ana hedefimizdir” dedi. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, istişare toplantısı sektördeki firmaların kamuyla atık ithalatı düzenlemesi konusunda öneri sunarken tek ses olmanın öneminin altını çizdi. Devletten sadece rakipleri ile aynı şartların sağlanmasını istediklerini belirten Hisarcıklıoğlu, oyun alanı düzleşirse Türk girişimcisinin yapamayacağı bir iş olmadığını vurguladı. P

64

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

ATIK İTHALATI TOPLANTISI

Prof. Dr. Mehmet Emin Birpınar başkanlığında gerçekleşen olan söz konusu toplantıda Bakanlık ekteki sunumu yaparak planladığı önerileri gündeme Atık İthalatı Uygulamaları getirmiştir. Eroğlu toplantıda Toplantısı Çevre ve Şehircilik yaptığı konuşmada tüm tarafların Bakanlığı’nda yapıldı uzlaşması ile çıkabilecek bir Atık İthalatı Uygulamaları kararın daha etkili ve kalıcı Toplantısı 28 Ağustos tarihinde olacağını belirterek TOBB‘un Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nda bu konuda birleştirici bir rol gerçekleştirildi. Toplantıya katılan oynayabileceğini belirtti. Toplantı PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu, neticesinde Kasım ayında, son sektör görüşlerimizi paylaştı. Çevre detayların görüşüleceği bir çalıştay yapılması kararlaştırıldı. ve Şehircilik Bakan Yardımcısı


T

ürkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nde (TOBB) düzenlenen Atık Uygulamaları İstişare Toplantısında bir araya gelen plastik üreticileri, kâğıt üreticileri, geri dönüşüm tesisleri ve sokak atıkları toplayıcıları, atıkların toplanması, ayrıştırılması ve ithalatı konularında uzlaşmaya vardı. PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu’nun da katıldığı toplantıda, TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu ve Türk- İş Genel Başkanı Ergün Atalay’ın başkanlık ettiği toplantı sonrasında üzerinde uzlaşılan konuların, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın Atık Yönetimi konusundaki mevzuat çalışmalarına katkı sağlaması bekleniyor. Toplantıda mutabık kalınarak, alınan kararlar şöyle: 1. Sıfır Atık uygulamasının yaygınlaştırılmasını istiyoruz. 2. Sokak atık toplayıcılarının statüsünün belirlenmesini ve çalışma ortamları ile şartlarının iyileştirilmesini istiyoruz. 3. Tehlikeli ve zehirli atıkların ithalatına karşıyız. 4. Atık ithal eden firmalara, odalar

Atık yönetiminde

uzlaşma sağlandı tarafından verilen kapasite ve ekspertiz raporu kapsamında kapasitesini aşmayacak şekilde ithalat yetkisi verilmesini istiyoruz. 5. Çöp ithalatına karşıyız. Geri dönüşüm sanayicileri ve üreticileri olarak çöp ithal etmiyoruz, münferit yaşanan olayların bütün sektöre mal edilmesine karşıyız. İhbar hattı kurulmasını talep ediyoruz. 6. Geri dönüşüm firmalarına verilen lisansların kontrol edilmesini istiyoruz. 7. İthalatçı ve imalatçı firmaların, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından ithalat sırasında ve

yerinde denetlenmesini öneriyoruz. 8. Sürdürülebilir bir atık toplama ve ayrıştırma sistemi olması için GEKAP’ın (Geri Kazanım Katılım Payı) bütçesinin genel bütçe yerine Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın fonuna aktarılmasını öneriyoruz. Ambalajı piyasaya sürenlerin ödediği katkı paylarından toplama işlemini yapan insanlara ve toplama ve ayrıştırma işlemini yapan kurum ve kuruluşlara destek verilmesini istiyoruz. 9. Çevre fonu gibi ilave getirilecek vergilere karşıyız. Ton başına getirilecek her türlü vergi, fon ve kısıtlamaya karşıyız. P

TÜRK-IŞ’TEN ATIK YÖNETIMINE DESTEK PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu, Türk-İş Başkanı Ergün Atalay’ı ziyaret etti. Atık toplantısı ve geri dönüşümle ilgili konuların gündeme geldiği ziyaretle ilgili konuşan Türk-İş Başkanı Atalay şu açıklamayı yaptı: “İşçilerimiz de geri dönüşüm ve iklim değişikliği konusunda aktifler. Plastik ve diğer ürünlerin

doğaya atılmaması toplumun en büyük beklentisidir. Eğitim ve Geri Dönüşümle, zihniyeti dönüştürmemiz lazım. Başkan Eroğlu’na ve TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’na “Atık Toplantısı” ile ilgili sundukları uzlaştırıcı katkı için teşekkür ederiz. Bu konuda her kesimin desteği ile yol alacağız”.

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

65


ÖZEL RÖPORTAJ

PLASET PLASTİK AMBALAJ YÖNETİM KURULU BAŞKANI VASIL LIAZE:

AR-GE’YE VE MARKALAŞMAYA IHTIYACIMIZ VAR 66

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151


İhracat yapıyoruz herkes seviniyor ama rakamlar Çin’den daha ucuza satıldığını gösteriyor. Araştırma, geliştirme ve markalaşma ile bu sorunun çözümüne bir formül bulmamız gerekiyor. Marka olmadığımız müddetçe 1,5 dolarla hammaddecilere çalışmış oluruz

P

lastikle ilk kez 1964 yılında tanışan ve bir daha da kopamayan sektör duayenlerinden Vasil Liaze, PAGEV’in de ilk kurucularından biri… Plastik sektörüne çok değerli katkılar yapan Liaze, PAGEV’in eğitim misyonunun da öncüleri arasında yer alıyor. Gençlere her zaman işlerinin başında olmayı öğütleyen duayen sektör temsilcimiz ile yaptığımız keyifli söyleşiyi sayfalarımıza taşıdık. Vasil Bey öncelikle bize kendinizi anlatmanızı istiyoruz. Nerede doğdunuz, nasıl bir çocukluğunuz oldu? 1940 yılında İstanbul Balat’ta doğdum. Çocukluğum gayet iyi geçti çünkü okula gittiğim 1947 senesinde İstanbul 657 bin kişiydi. Fener Erkek Rum Lisesi’nde okudum ama 8’inci sınıfta okulu bıraktım. Ondan sonra sanat enstitüsü, teknik resim gibi kurslara devam ettim. Sonra 1954 yılında 14 yaşında iken Tophane’de Vasil Usta’nın yanında çırak olarak çalışmaya başladım. Vasil Usta çok iyi bir kalıpçıydı. Kalıpçılık, tornacılık vb. öğrendim. Fakat sonra oradan çıkıp Karaköy’de başka bir yere girdim ve yine çırak, tornacı ve makineci olarak çalıştım. Bu kez başka bir Rum usta olan Andon Usta’nın yanındaydım. Daha sonra hasbelkader bir arkadaşım aracılığıyla gaz ocak imal eden ve toptan satan bir firmada işe başladım.

“HER ZAMAN IŞINIZIN BAŞINDA OLUN”

Kendi işinizi kurmanız nasıl gerçekleşti? 1960’da Tahtakale’de kendi işyerimi açtım. Patronlarım Museviydi. 20 yaşında onlarla rekabet etmeye başladım. 1962 yılında ispirtoluklar yaptırırken plastiği tanıdım. 1964

yılında ise ispirtoluk yaptırdığım bu atölyeyi bir arkadaşımla beraber satın aldım. Plastik sektörüne girmem 1964 yılında oldu ve o gün bugündür de plastik sanayinde devam… Tabii kalıpçılık ve tornacılık geçmişim olduğu ve kesme kalıplarını da bildiğim için plastik kalıpçılığına döndük. Bu şekilde üretim de yapıyorduk. Daha çok ilaç fabrikaları ile çalışıyorduk. 1970 yılından sonra blow molding şişe işine girdim. Şeffaf PVC şişe o zamanlar sadece Türkiye’de değil dünyada da yeniydi. Birkaç ortakla birlikte Almanya’da bir makine satın aldık ve Türkiye’ye getirdik. Almanya’da 6 ay kadar kaldım ve birçok şey öğrendim. Türkiye’de plastik blow molding teknolojisine sahip özler gibi bir iki tane firma vardı. Ben de bu firmaların arasına girdim. Avrupa’da daha yeni yapılan streç blow molding kalıplarını Türkiye’de ilk kez yaptık. Sonra makine imalatına geçtik. İmal ettiğimiz blow molding otomatik şişe makinelerinin 25-30 tanesini de yurtdışına sattım. Bir ara melamin tabak işine de girdim ama kısa süre sonra tekrar plastiğe döndüm. Yaşım 80 ama halen işimin başındayım. Her gün geliyorum ve fabrikayı kontrol ediyorum. İlk yaptığınız plastik kalıbı neydi ve nasıl tasarladınız? İlk yaptığım kalıp ispirtoluktu. Lüks lambalarına ispirto dökülür ve yakılırdı. İspirto dökülen kısım tenekeden yapılırdı. Ben de plastiğe çevirdim. O zamanlar, tezgahın üzerinde çiziyor, tornada yahut kendimiz kalıbı oluşturuyorduk. Sonra ikinci işim ilaç kapakları üzerine kalıplar tasarladım. Eczacıbaşı Grubu’na senelerce imalatla beraber kalıp yaptık.

Hammaddeyi nereden alıyordunuz? Hammadde piyasası Tahtakale’deydi. Başka yerde yoktu ve miktarlar da azdı. Cedid Han’da, Bay Mordo ve Bay Pinhas vardı. Onlar da hammaddeyi ithal ediyordu. İlk başta gidip torba torba mal alıyorduk. İlaç kapaklarında işimiz epey iyiydi. Bakalit, plastik, melamin gibi birçok şey yaptık. Diğer plastikçiler de böyleydi. Sonraları firma büyüyünce kendimiz de hammadde ithal etmeye başladık. 1964 yılında Albak Plastik’i devraldığınızda ilk yıl kazandığınız parayı hatırlıyor musunuz? Onassis’in kitabını okumuştum. Şayet bir milyon doları yaparsan o zaman milyon dolarlar gelecek demişti. Fakat tam para kazanıyorken Türkiye’de maalesef devalüasyonlardan dolayı kazandığımız paralar geriye gitti. İlk ihracatınızı nasıl yaptınız? 1970’li yıllarda Türkiye’de ilk blow molding otomatik makineyi yapmaya başladım. Ürettiğim 50 makinenin yarısını 1980’den sonra Suriye, Irak gibi ülkelere ihraç ettim. İlk ihracatımızı bu şekilde yapmış olduk. O zamanlar fabrikam Sanayi Mahallesi’ndeydi. Makineleri 3-4 kişi ile yapıyorduk. Fakat ne zaman 1 dolar 40 Lira oldu, o işi bıraktım. 1980’den sonra Türkiye’de çok iyi bir plastik sanayi ortaya çıktı. Firmanız Plaset Ambalaj hakkında bilgi verir misiniz? Plaset daha çok ihracat ağırlıklı çalışıyor. Yaptığımız imalatın yüzde 40’ını ihraç ediyoruz. Topkapı ve Gebze Plastikçiler OSB’de iki üretim tesisimiz bulunuyor. Daha çok kozmetik sanayine ambalaj üretimi yapıyoruz.

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

67


Türkiye ürettiğini ucuza satıyor Plastik sektörünün bugünkü durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce en büyük sorun nedir? Türkiye plastik sektörü Avrupa’da ikinci, dünyada altıncı fakat biz ucuz satıyoruz. Hâlbuki bugüne kadar bir marka olmamız lazımdı. Hiç olmazsa kilogramını 3,54,5 dolar arasında satmamız lazım. İhracat yapıyoruz herkes seviniyor ama rakamlar Çin’den daha ucuza satıldığını gösteriyor. Araştırma, geliştirme ve markalaşma ile bu sorunun çözümüne bir formül bulmamız gerekiyor. Marka olmadığımız müddetçe 1,5 dolarla hammaddecilere çalışmış oluruz. Biz hammaddenin ancak yüzde 20’sini kendimiz üretiyor, yüzde 80’inini yurtdışından alıyoruz. Yeni jenerasyonda hakikaten çok iyi gençlerimiz var. Biz eskiden bir makineyi ancak cebimizdeki parayla alabiliyorduk ancak şimdi uzun vadeli leasinglerle çok iyi yatırımlar yapıldı. Türkiye’de şu an kapasite fazlalığı var. Bir de merdiven altı üretimi hesaba katarsanız çok fazla plastik üreticisi var. Bu yüzden de iç pazarda artık düşük kâr marjları ile çalışılıyor. 1960’lı ve 70’li yıllarda plastik hammadesiyle ürün arasındaki makasın çok açık olduğu söyleniyor, bu konuda neler söylersiniz? Bire dört satıyorduk. Yani hammaddenin kilogramı 1 Liraysa, ürünü 4 Liraya satıyorduk. Şimdi 1 kilogramı 0,80 ilave ederek satıyoruz. Yani 1 liraysa 0,80 üstüne koyuyoruz. O zamanlar 4 Lira koyuyorduk ki iyi paralar kazandık. Ama o zamanlarda kapasite, miktarlar ve cirolar azdı. Şimdiki plastikçilerin cirolarında çok büyük artışlar oldu. İstanbul’da 1960’larda ilk plastikçiler nerelerdeydi? İlk plastikçiler Tahtakale ve Nuruosmaniye’deydiler. Kalıpçılar da oradaydı. Fakat daha üst seviyede kalıpçılar daha hassas işleri yapan kalıpçılar; Şişli,

68

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

Tophane, Dolapdere ve Pangaltı semtlerindeydiler. O zamanlar sayılı ustalar vardı. Benim de ustalarım olan Vasil Usta, Andon Usta gibi… Bu ustalar daha çok dönemin standartlarının üzerinde kalıplar yapıyorlardı. Nuruosmaniye’dekiler ise leğen, çanak, çömlek gibi o işleri yapıyorlardı. Fakat sonra onlar da çok çok hızlı ilerlediler. Zamanla çok iyi kalıpçılar yetişti ve bugünlere geldi. Örneğin; otomotiv sanayi Türkiye’de hiçbir zorluk çekmiyor çünkü yetişmiş ustalarımız var. Bilgisayarla ne yaparsanız yapın sonunda mutlaka ustalık lazım. Plastik sektörü 1994 krizinden nasıl etkilendi? Plastikçiler krizden çok etkilenmedi çünkü birçok kişi hurdadan yani toplanan plastiklerden üretiyordu. Biz bile şişe işinde bu şekilde getirdikleri granüllerden kabul eden müşterilere çalışmak mecburiyetinde kaldık. Yani plastikçiler öyle büyük hammadde sorunu yaşamadılar. Herkes çalışıyordu. Korozo, Fırat Plastik gibi büyük fabrikalar günde tonlarca mal işliyorlardı ve hiçbir zaman hammaddesiz kalmadılar. Biz de çalıştık onlar da çalıştı. Peki 2000’lerden sonra plastik sektöründe işler değişti mi? Evet, 2000 yılından sonra bilhassa Recep Tayyip Erdoğan’ın, yani Ak Parti’nin işbaşına geçmesiyle para bolluğu oldu. Özal’ın zamanında açtığı kapılardan dolayı plastik sanayi Türkiye’de çok çok iyi duruma geldi. Bilhassa otomobil sanayinin de buraya gelip yerleşmesi sayesinde yan sanayi de epey ilerledi ve Türkiye’de iyi bir yere geldi. Yan sanayi dediğinizde yüzde 50-60’ı plastikten yapılıyor. Dolayısıyla teknoloji olarak sektör iyi bir noktaya geldi.

YERLI MAKINE SANAYININ GELIŞMESINE ÇIN DARBE VURDU…

Size göre Çin, Türkiye’deki plastik sektörünü nasıl etkiledi? Çin ilk başlarda teknolojide iyi

değildi. “Çin malı” diyorduk ama yavaş yavaş onlar da teknolojiyi yükselttiler. Gayet iyi makineler yapıyorlar. Bizim makine sanayi Çin yüzünden öldü, çünkü fiyatlar bizim makinelerin fiyatlarının altındaydı. Çin dediğiniz zaman makineci olarak öyle ufak bir firma kalmadı. Plastik sanayi tarafından bakarsak onlar artık robotlaştılar. Biz 15 sene evvelki Çin’e gidiyorduk. Elle çalışıyorlardı yani sayıları, plastikleri tek tek sayıyorlardı. Bugün öyle değil… Bundan üç sene önce aynı firmaya gittim ve her şeyin otomasyona döndüğünü gördüm. Artık üretime el değmiyor. Çin bize rakip değil bizden çok daha üstünler ve büyük sermayeleri var. Sadece bazı şeylerde fiyatlarımız Çin’den daha ucuz. Çin o kadar hızlı yürüyor ki Amerikalılar bile korkmaya başladı. Bizim için çok büyük korku kaynağı değil ama Çin bizim yerli makine sanayimizi elimizden aldı. İhracatın önemi hakkında neler söylersiniz? İhracat yapanların krizi daha kolay atlattıkları doğrudur. Biz de üretimin yüzde 40’ını ihraç etmesek devamlı o devalüasyonlardan vb. çok fena etkilenirdik. İhracat yapmadığınız zaman borcunuz da varsa işte o zaman krize yakalanıyorsunuz. Bizim bütün plastikçilerin iyi kötü bir borçları vardır. Borçsuz çalışan insan olmaz ki… Sanayicinin cebinde nakit para yoktur. Ya ev, araba almıştır ya da makine almıştır. PAGEV’in kuruluş sürecinden bahseder misiniz? Sayın Muammer Yüceler Başkanlığında PAGEV çatısı altında bir araya geldik. Plastik sanayinde hakikaten kıymetli sanayiciler vardı. Böylece onlarla dostluğumuz ilerledi. PAGEV’in de ilk kurucularındanım. Aynı zamanda yönetim kurulunda teknik konularda Koordinatör olarak yaklaşık 1,5 sene kadar çalıştım. Plastikçilerin teknik konulardaki sorularına dair fikir veriyor, gerekiyorsa yerine de gidiyordum.


YAVUZ EROĞLU, PAGEV’E ÇAĞ ATLATTI…

Yavuz Eroğlu’nun Başkan seçilmesi PAGEV’e çağ atlattı. Eroğlu, modernizasyona giderek bu başarıyı yakaladı. Tabii yanındaki yönetim kurulu üyeleri de ona yardım ediyor. Bizden farklı olarak Vakıf’ta yenilikler yaptı ve PAGEV’i bütün dünyaya tanıttı. Genç,dinamik ve özverili. Eroğlu, insanları birleştiriyor, ilişkileri çok iyi. Kendisini tebrik ediyorum.

“Gençlerin fikirleri ile bizimkiler başka ama 30-35 yaşına geldikleri zaman tecrübenin ne kadar kıymetli olduğunu anlamaya başlıyorlar” Sonra PAGEV’den PAKOP ve Gebze’de Plastikçiler Organize olmak üzere iki tane kooperatif çıktı. Gebze Plastikçiler OSB için bayrağı elime aldım. İlk başta kooperatifti. Arsa aldık, bürokrasi vs. çok zorluklarla karşılaştık ama aşmayı bildik. Bu işte çok başarılı olduk, Gebze Plastikçiler Organize Sanayi Bölgesi şu an çok iyi bir noktada. OSB’de Türkiye’nin ilk sanat enstitüsünün kurulmasına da ben ön ayak oldum. Açılışını da dönemin Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik Bey ile gerçekleştirdik. Organize Sanayi Bölgelerine mesleki eğitim veren okul yapılması bir ilktir ve buna ön ayak olmaktan dolayı mutluyuz. Sizce Türk plastik sektöründe PAGEV’in önemi nedir? PAGEV’in plastik sektöründe önemi çok büyüktür. Yayınladıkları mecmualar, yaptıkları konferanslar, okullar kadar plastikçilerin sesini duyurması çok önemli. Dünyada plastikçilere karşı çok büyük bir alerji var ve PAGEV buna karşı mücadele veriyor, sektörün sesini duyuruyor. Aynı zamanda üyeler arasında iletişimi sağlıyor ve güçlendiriyor. PAGEV gitgide daha da büyüyecek ve sesini daha fazla duyuracak. Sebebine gelince, Avrupa’da ikinci olmak öyle kolay bir iş değil… Hangi sanayide biz Avrupa’da ikinci,

dünyada altıncıyız? Yalnız plastik sanayinde… Plastik sanayi yapılan eleştirileri hak etmiyor çünkü plastikler doğadan toplanıp tekrar birçok yerde kullanılabiliyor. Biyo plastikler ya da kompozit plastikler gibi yeni plastikler de çıkıyor. PAGEV de buna öncü oluyor. PAGEV; bir okul, bir meclis gibi dayanacağımız ve sesimizi duyuran bir nokta. Çok güzel, çok modern işler yapıyor. Okullarımız vardı, şimdi başka projeler de yapıyorlar. Sizin kuşakla, sizin oğlunuzun olduğu kuşak arasında plastik sanayicisi olarak fark nedir sizce? Çok büyük farklar var. Evvela şimdiki kapasiteyle eski kapasiteler aynı değil. İkincisi; fikirler pek uymuyor. Gençler tecrübeye kıymet vermek istemiyorlar. Onun için anlaşamadığımız konular var. Genç sanayiciler bir müddet bizim gibi yaşlı sanayicileri kâle almak istemiyorlar fakat zaman geçince, onlar da biraz büyüyüp 30-35 yaşlarına gelince fikir almak istiyorlar. Tabii ki onlar da bugün daha güzel çalışıyorlar. Modern bilgilerle, kadrolarla çalışıyorlar. Bizim böyle imkanlarımız yoktu. Şimdiki jenerasyon paraya da kıyıyor ve işlerini ilerletmek isteyen de ilerletiyor. Bana göre önemli bir nokta da pazarlama meselesi. İmalat yapmak artık kolay, en büyük sorun pazarlama

ve insan ilişkileri. Ben bugün 79-80 yaşındayım ama hiçbir plastikçi arkadaşımla bugüne kadar problemim olmadı. Elbette buna da sebep Muammer Yüceler olmuştur. Örneğin benim Sanayi Odası’nda Meclis Üyesi olmamı sağlamıştır. Sanayi Odası’nda iki dönem meclis üyeliği, Kocaeli Sanayi Odası’nda da bir dönem plastikçilerin meslek komitesi başkanlığını yaptım. Organizede, Vakıfta Başkan Yardımcılığı yaptım. Muammer Yüceler bizi hamur gibi yoğurdu. Şimdiki gençlerde de böyle bir Muammer Yüceler yani Yavuz Eroğlu var.

HAYAT VAKTI GELDIĞINDE KAPANAN BIR PENCERE

İlk işe başladığınızda sizin babanızdan sermayeniz yok muydu? Yok, sıfır. Canı sağ olsun ne yapalım, muhallebiciydi babam… Biz Türkler kendimizden başka ailelerimizi, çocuklarımızı düşünüyoruz. Benim kendim için ne olacak; içkim, sigaram, kumarım yok. Sadece bir gezinti, o da olmayacak mı? Olacak! Niye çalıştım? Öbür arkadaşlarıma da bakıyorum hepsi çocukları düşünüyor. Hayat böyle geçiyor. Zaten hayat bir pencere, bakıyorsunuz açılıyor, ondan sonra da kapanıyor gidiyor işte… P PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

69


70

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151


PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

71


6. PAGEV Uluslararası Ambalaj Teknolojileri

Kongresi 22 ekim’de

PAGEV, “Plastik Ambalajda Güncel Tehditler ve Fırsatlar” ana teması ile düzenleyeceği 6. PAGEV Uluslararası Plastik Ambalaj Kongresi sektörün geleceğine ışık tutmaya hazırlanıyor

Y

arattığı katma değer ve sağladığı istihdam ile sanayinin en hızlı büyüyen sektörlerinden plastik, büyük bir tehdit altında. Tüm dünyada plastik karşıtlığı çığ gibi büyüyor. Bir yandan ekstra vergiler diğer yandan yasaklama kararları derken sektör çıkış yolunu arıyor. Türkiye plastik sektörünün birleştirici gücü PAGEV, 22 Ekim 2019 tarihinde İstanbul Swissotel The Bosphorus’da “Plastik Ambalajda Güncel Tehditler ve Fırsatlar” ana teması ile düzenleyeceği 6. PAGEV Uluslararası Plastik Ambalaj

72

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

Kongresisektörün geleceğine ışık tutmaya hazırlanıyor. Türk Plastik Sanayicileri Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı’nın (PAGEV), bu yıl altıncısını düzenleyeceği “Uluslararası Plastik Ambalaj Kongresi”ne sayılı günler kaldı. Ambalaj sektörünün en önemli organizasyonlarından biri haline dönüşen Kongre, 22 Ekim 2019 tarihinde İstanbul Swissotel TheBosphorus’da gerçekleştirilecek. Her yıl çıtayı daha da yukarıya taşıyan organizasyonda Türkiye ve yurtdışından uzmanlar, sektör

temsilcileri ve akademisyenler sektörün geleceğini mercek altına alacak. Ambalaj, Türkiye plastik sanayinin yüzde 40’ını, ihracatının ise yüzde 70’ini oluşturuyor… Ekstra vergiler ve yasaklamaların kıskacına takılan ambalaj sektöründeki gelişmeler; üreticiden hammaddeciye, makineciden distribütöre herkesi olumsuz etkiliyor.Plastik ambalajların sektördeki ağırlığı ve önemi bu alandaki gelişmelerin yakından izlenmesini gerekli hale getiriyor.


Geçen yıl oldukça ilgi gören organizasyonda olduğu gibi bu yıl düzenlenecek 6. PAGEV Uluslararası PlastikAmbalaj Kongresi’ne de sektörün dev firmalarının üst düzey yöneticileri, uluslararası STK’ların yöneticileri, akademisyenler ve uzman konuşmacılar damga vuracak.

ekonomi uygulamaları ile bu konuda sektörü bekleyen fırsatları ve tehditleri mercek altına alacak.

Sektörel bir dönüşümü ve kendini doğru anlatmayı gerekli kılan bu tehditler; geri dönüşüm, geri dönüştürülmüş hammaddelerin gıdaya teması, kimyasal geri dönüşüm ve daha birçok konuda yeni fırsatları da doğuruyor. Tehdit fırsata nasıl çevrilir? Sanayici için çıkış yolu ne? İşte bu soruların yanıtları, 22 Ekim’de“Plastik ambalajda güncel tehditler ve fırsatlar” ana teması ile düzenlenecek 6. PAGEV Uluslararası PlastikAmbalaj Kongresi’nde aranacak. PAGEV’in ev sahipliğinde düzenlenecek 6. PAGEVUluslararası PlastikAmbalaj Kongresi’ne sektörün dev firmalarının üst düzey yöneticileri, uluslararası STK’ların yöneticileri, akademisyenler ve uzman konuşmacılar damga vuracak. Kongre katılımcıları, Avrupa Birliği Komisyonu Politika Görevlisi WernerBosmans’dan Avrupa’da plastiğe nasıl yaklaşıldığı, hangi ürünlerde kısıtlamaya gidileceği ve bir sonraki adımın ne olacağı, plastik

ambalajların bu uygulamalardan nasıl etkileneceği gibi merak edilen soruların cevaplarını birinci ağızdan dinleyecek. İtalyan Sert Plastik Ambalaj Üreticileri Birliği ProFood Başkanı Marco Omboni ise AB’nin tek kullanımlık ambalaj kısıtlamasının plastik sektörlerimize olan etkisini değerlendirecek. Sektörde yeni fırsatlar denildiğinde öne çıkan “akıllı ambalaj pazarı” ise İngiltere merkezli Deloitte Direktörü Tim Paridaens tarafından ele alınacak. Kongrenin bir diğer flaş ismi dijital ambalaj trendinin dünyadaki en iyi uygulamalarından biri olan IoT Akıllı Ambalajın yaratıcısı Water.IO Başkan Yardımcısı YoavHoshen olacak. Sabah oturumunda PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu’nun moderatörlüğünde düzenlenecek “Döngüsel Ekonomi ve Sıfır Atık” panelinde EuPC Genel Müdürü Alexander Dangis, PlasticsEurope Bölgesel Direktörü Giuseppe Riva ve INEOS Styrolution Küresel Strateji Direktörü Johannes Musseleck plastik ambalajda döngüsel

Öğleden sonraki oturumda ise KlöcknerPentaplast Başkan Yardımcısı Kurt Kuruç moderatörlüğünde“PAGÇEV’le Büyük Markalar için Ambalajda Sürdürülebilirlik” paneli düzenlenecek. Panelde, Unilever Ar-Ge Ambalaj Müdürü Atahan Özgünay, Coca-Cola İçecek Halkla İlişkiler Direktörü Burcu Coşkun ve Danone Türkiye Regülasyon Müdürü Özlem Baykul ve Evyap Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Evyap dev markaların ambalajda sürdürülebilirlik çalışmalarını tartışacak. Son dönemde “Son Buzul Erimeden kitabıyla oldukça gündemde olan Boğaziçi Üniversitesi’nden Prof. Dr. Levent Kurnaz Küresel Isınma ve Plastikler ilişkisini irdeleyecek. Ambalaj Atıklarının Yetkilendirilmiş Kuruluşu PAGÇEV organizasyonunda, Akay Stand, Işık Plastik, Sem Plastik, Tesla Plastik, Üner Plastik, RecyclingIndustry Magazine ve TSP Makina sponsorluğunda düzenlenecek bu dev organizasyon ambalaj sektörünün bu yıl en çok konuşulacak etkinliği olacak. P PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

73


74

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151


PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

75


ÖZEL RÖPORTAJ

MARMARA PLASTİK YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA ASLANKAYA:

PLASTIK SEKTÖRÜNÜN GELECEĞI AR-GE YATIRIMLARINDA 76

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151


Dünya’da altıncı sırada olan Türk Plastik Endüstrisi’nin, Avrupa’daki plastik seviyesine ulaşması için Ar-Ge çalışmaları ile yeni buluşlar yaparak standart ürünlerin ötesine geçmesi gerekiyor.

P

lastik sektörünün ilk kurulduğu yıllarda Tahtakale’de hammadde ticareti yapan aile şirketi ile sektöre adım atan ve o günden bugüne sektörün içinde olan Sayın Mustafa Aslankaya, ip ve halat üretiminde Türkiye’nin bir numaralı şirketi haline gelen Marmara Plastik şirketinin sahibi. Marmara Plastik, yıllar içinde uluslararası alanda da tanınan ve birçok ülkeye ihracat yapan bir firma haline geldi. Sayın Mustafa Aslankaya ile hem şirketi hem de plastik sektörünün aynı yıllardaki gelişimine dair değerli bilgiler paylaştığı bir söyleşi gerçekleştirdik. Yerli sanayinin korunmasının önemine dikkat çeken Aslankaya, mesleki eğitim ile ilgili olarak da Türk eğitim sisteminin kökten bir değişime ihtiyaç duyduğunu vurguladı.

Öncelikle bize kendinizden bahseder misiniz?

1946 yılında Rize’de doğdum. Lise tahsilimi Rize’de Endüstri Meslek Lisesi’nde bitirdim. 1964’de Almanya’ya öğrenime gittim ve 1974 yılında Türkiye’ye döndüm. Ailem 1964’den itibaren Tahtakale’de plastik hammadde işiyle ilgileniyordu. Türkiye’de ilk plastik hammaddeleri getirenlerden bir tanesiyiz. Ben 1971’de İstanbul’a geldiğim zaman Güngören’de, Marmara Plastik’in ilk kuruluş aşamalarıydı. 1978’de firmayı kurduk ve o günden bugüne aynı sektörde devam ediyoruz. Hammaddecilikten sanayiye dönüşüm yapmış olduk. İlk olarak plastik ip ambalaj sanayi olarak kurulmuştuk. Kolektif şirket olarak kurulmuş ancak sonra anonim şirkete dönüşmüştük. Güngören’de üç sene kaldıktan sonra Topkapı’da daha büyük bir yere taşındık. 1990’da Halkalı Dereboyu Caddesi’ne fabrikamızı inşa ettik ve 1990-2005 yılları arasında da orada üretim

yaptık. 2005’de ise Kıraç’a taşındık. 2015 yılında aile şirketi fertlerinden ayrıldık. Marmara Plastik’i kendi üzerime aldım ve halen Esenyurt Kıraç’ta faaliyetlerimize devam ediyoruz.

Marmara Plastik’in ürün gamında neler bulunuyor?

Marmara Plastik olarak ambalaj sektöründe her türlü tarım ipleri, sanayi ipleri, bali ipleri, balıkçılık sektöründeki balık ağı ipleri ve 1 milimden 100 milime kadar kalın gemi halatları yapmaktayız. Tüm bu branşlarda Türkiye’nin en büyük firmasıyız. Ürettiğimiz ürünler son 10-12 yıldır yoğun miktarda yurtdışından geliyor. Bazı kalın halatlarda Çin, Hindistan ve G. Kore’yle rekabet ediyoruz çünkü Türkiye’de bu ürünleri entegre olarak yapan tek firmayız. Son yıllarda bazı yeni yatırımlar da yaptık. Balık ağı iplikleri ithal ediliyordu ama şimdi bunları kendi bünyemizde yapıyoruz.

Plastik sektörüne ilk girdiğinizde başka hangi firmalar vardı? Firmalar daha çok Tahtakale’de miydi?

Biz bu firmayı kurduğumuz zaman Türkiye’de bu branşta iki-üç firma vardı. Bizim rakip firmalarınız Polimer ve Eval yani Profilo Holding ve Ercan Holding şirketleriydi. Birkaç yıl rekabet ettik ancak sonra uzlaştık. Eval firması rekabete dayanamadı ve kapandı. Bir sene sonra Eval’ı biz satın aldık. Polimer devam etti. Jüt çuval, aynı zamanda urgan ve halat üretimleri vardı ama 16-18 milime kadar halat yapabiliyorlardı. Sonra sadece çuval yapmaya başladılar, nihayetinde de firmayı yabancılara sattılar. Bugüne kadar bizimle rekabet eden firmalardan şu anda kimse kalmadı. Bu anlamda tekiz. Elbette Türkiye’de ip, urgan üretimi yapan ufak çapta

firmalar var ama Türkiye balıkçılık sektörünün ürünlerinin yüzde 99’unu biz üretiyoruz. Bu alanda uluslararası piyasada da tanınan bir markayız. Türkiye’de fiyatları da biz belirleriz. Bizim rakiplerimiz; Çin, Hindistan ve G. Kore.

Hangi ülkelere ihracat yapıyorsunuz?

İsrail, Danimarka, Yunanistan, Bulgaristan, Moldavya, Slovenya, Ukrayna, Azerbaycan; Afrika’da ise Cezayir, Tunus, Kongo gibi ülkelere ihracat yapıyoruz.

“Türkiye’de ithalat daha kolay, ihracat zor”

Plastik makine sektöründen bahsetmek istiyoruz. Siz ilk makineleri Milano’dan mı getirdiniz? Almanya’dan, Milano’dan gelenler de vardı, Türkiye’de üretilmiş olanlar da… 1994’den sonra bizim branşta oldukça kaliteli makineler üreten Danimarka’dan çok makine aldık. Yalnız son iki-üç senedir kur yüksek ve çok pahalı olduğu için artık Avrupa’dan makine getiremiyoruz. Daha çok Tayvan, G. Kore ve Hindistan’dan makine getiriyoruz. Sanayici Avrupa’dan getirdiği makine ile yaptığı yatırımı yaptığı 10-15 senede çıkaramıyor. Eskiden iç piyasa rekabeti vardı, şimdi ise Türkiye uluslararası piyasa… İstediğiniz yerden istediğiniz ürünü gayet rahat alabiliyorsunuz. İtalyanlar Roma’da iki büro koymuşlar. İthalat çok zor, ihracat kolay… Türkiye’de ise ithalat daha kolay, ihracat zor… Çin’in yerli sanayiyi vurmasından dolayı Türkiye’de makine sektörü istenilen seviyeye gelemedi. Kalıp sektöründe de aynı gelişme yaşandı. Birçok firma plastik kalıplarını Çin’de, Hindistan’da yaptırıyor. Türkiye’de işçilik, enerji gibi maliyetler yüksek.

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

77


ÖZEL RÖPORTAJ

Öz sermayemiz yeterli olmasaydı ekonomik krizlerle baş edemezdik Polysteel Halat / Danline rope Siz 1978 yılında şirkete ortak Üretim maliyetlerinin yüksekliği rekabet gücünü olumsuz etkiliyor olduktan sonra 12 Eylül askeri Malzeme: PP+HDPE O dönemlerde ithalat bugünkü Material: darbesi, 24PP+HDPE Ocak Kararları gibi dönemler yaşanmış. Yeni kurulan konumda değildi ve zaten o dönem para kazanamayan 4 mm’den mm’ye kadar bir şirket için44zor zamanlar. hiçbir sanayici yoktu diyebilirim. 4 mm to 44 mm Polysteel Ekonomik krizlerle nasılrope başwith 3 - 4 strands Sektörde çok büyük imkanlar vardı. ettiniz? Elektrik maliyetleri, işçilik maliyetleri UYGULAMA ALANLARI

O dönemlerde Eval’ın veyahut • Balkçlk diğer firmaların başarısız olma • Balk Çiftlikleri nedenleri hep bankalarla çalışıyor • Gemi Bağlama olmalarıydı. O dönem banka • Yat ve Tekne Donanm faizleri çok yüksekti. Biz kendi öz sermayemizi kullandık. Öz VARIETY OF APPLICATIONS sermayemiz yeterli olmasaydı • Fishing aynı sıkıntıları biz de yaşayabilirdik. • Aquaculture Ayrıca işin başında direkt biz vardık. • Mooring Hep beraber firmamızı yönettik • Yacth and Ship Equipments ve daha başarılı olduk. Onlar ise profesyonel yöneticilerle firmalarını yönetiyorlardı. Büyümemizin bir sebebi de o dönem biz kaliteye çok önem verdik. Marka olabilmeniz için kalite şart. Biz Avrupa’ya da Amerika’ya da rahatlıkla ürün satabiliyoruz.

78

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

1980’li yıllarda enflasyondan dolayı fiyatlar sürekli arttığı için herkes toplu çalışırdı. Türkiye bugünkü gibi ithalat cenneti olmadığından 1994 Krizi bu denli etkilemedi. Üretimde bir aksaklık olmadı, arztalep dengesinde talep fazlaydı. İşten çıkarmalar olmadı. Yüksek her şey daha ucuzdu. Bugün o banka faizlerine zaten alışkındık. koşullar yok. Üretim maliyetleri 2001 Krizi’nde de 1-2 ay ufak bir yüksek olduğu için sanayicilik çok sendeleme oldu ama ondan sonra daha zor. O zaman da iş vardı, düzeldi. Bizim açımızdan 2008’deki çok yoğun çalışırdık. Örneğin; kriz de bu denli zor değildi. En biz 2002 yıllarındaki kapasitemizi azından üretimde bir sıkıntı yoktu bugün yakalayamıyoruz. 2002’de ve halkın alım gücü vardı. Şimdi bu çalıştırdığımız insan sayısı hemen yok. Artık bizim bayilerimiz de en son hemen yüzde 50 azaldı. Bunun da kilo ürünü bitirinceye kadar bekliyor, tek nedeni, uluslararası ticaretin bu ondan sonra sipariş veriyor. kadar serbest olmasından; Çin ve O günkü şartlarda biz hiç sıkıntı Hindistan ile rekabet etme şansımızın çekmedik diyebilirim ama en son olmayışından kaynaklanıyor. 2017-18-19 krizi bizi zora sokuyor Ürettiğimiz ürünler yurtdışından Türkiye’ye aynı koşullarda girdiğinde çünkü banka faizleri yüksek ve Hindistan, Çin ve G. Kore ile rekabet fiyatlar alabildiğine arttı. Rekabet şansımız çok az. etme şansımız yok denecek kadar azalıyor.


PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

79


ÖZEL RÖPORTAJ

Bu kriz daha önceki krizlere benzemiyor…

Bugünkü ekonomik koşulları nasıl değerlendiriyorsunuz? Türkiye’de bankalar 1994’de ya da 2001’de sanayicinin üzerine bu kadar gelmiyordu. Bizim öyle bir sıkıntımız olmadı ama şu anda bankalar da müşteri seçiyor. Ben aynı zamanda İkitelli Organize Sanayi Bölgesi’nde Plastikçiler İPKAS’ın Başkanıyım. Oradaki üyelerimizin sorunlarını biliyorum. Yüksek banka faizleri birçok firmayı kapattı. İPKAS’ta insanlar kendilerine yer bulmak için en az altı ay beklerdi ama şu anda boş dükkânlar var. Bundan evvelki krizlerde (1994, 2001 ve 2008) piyasayı bu denli etkileyecek bir sıkıntı olmadı.

İthalatın kolaylığı yerli sanayiyi vuruyor…

Yeni sanayi yatırımları yok ama eski sanayicilerimizin de artık sanayiyle pek ilgilenmediklerini ve bu alana yeni yatırımlar yapmadıklarını görüyoruz. Bunun nedeni yurtdışıyla rekabet etme şanslarının olmayışı. Eskiden korumacılık vardı. Türkiye’de üretilir ve yerli sanayi desteklenirdi. Örneğin; biz yatırım yapıyoruz ama benim maliyetlerim Hindistan’dan çok çok daha fazla. Sorduğum zaman Hindistan’da bir işçi 70-100 dolar para alıyor. Bana bayilik teklif ettiler ama kabul etmedim. “Biz üretiyoruz, neden kendi malımızı satmayalım” dedim. Tabii Türkiye’de şu anda belki 20-30 kişi Hindistan’dan, Çin’den, G. Kore’den aldıkları ürünleri Türkiye’de satıyorlar. Belki bizden çok daha fazla para kazanıyorlar çünkü Çin ya da Hindistan ile rekabet etme şansım yok! Antalya’ya nakliye gideri, Hindistan’dan ürün getirmekten daha pahalı…

Kuruluşunda yer aldığınız ve Başkanlığını yaptığınız İPKAS’ın plastik sektörüne katkısı nedir?

PAGEV’in kuruluşu ile aynı dönemde 1989 yılında İPKAS Plastik Kauçuk Kooperatif Başkanı

80

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

seçildim. O günden bu yana İkitelli Organize Sanayi Bölgesi’nde görev yapıyorum. Kurucuları arasında olduğum OSB’ye çok büyük katkılarımız oldu. İPKAS’ta 13 yaptık. Plastikçilere biz binaları ve ufak KOBİ’lere uygun fiyatta işyeri temin ettik. Uygun fiyatlarla aldıkları yerleri zamanla çok kıymetlendi. Hepsi orta ölçekli üretici haline geldiler. Organizede daha ucuz enerji kullanıyorlar ve teşviklerden yararlanıyorlar. Bu arada hatırlamakta fayda var. İkitelli Organize Sanayi Bölgesi’nin kurulmasına rahmetli Süleyman Demirel çok destek olmuş ve büyük katkı sağlamıştır. Bedrettin Dalan ve onun sayesinde İkitelli Organize kuruldu. Bugün 6 milyar dolardan fazla ihracatı var, 37 bin iş yerinde 300 bin insan çalışıyor. Biz İkitelli’yi kurduğumuz zaman, Ankara’ya gittiğimiz zaman bürokratlar bizleri gördükleri zaman ‘çiftetelliden geldi’ derlerdi. İkitelli’yi kimse önemsemezdi. İkitelli’de bundan 2025 sene önce çok cüzi fiyatlarla yer alabilirdiniz ama bugün İstanbul’un en pahalı yeri, Arsaların metrekaresi 2 bin dolar. Farklı iş kollarında 38 kooperatif var ve gayet. Ayrıca 2 bin 800 öğrencimizin olduğu okulumuz da çok başarılı.

“Her zaman bir ürünü ilk bulan parayı kazanır” Plastik sektörü dünyaya ilk nasıl açıldı? Kendi iş kolunuz açısından değerlendirir misiniz? Türkiye’de plastik sektörü Avrupa’ya kıyasla çok gerideydi. Enjeksiyon makinesi yoktu el presiyle

basıyorlardı. Türk plastik sektörü şu an daha çok Rusya, Ukrayna, Bulgaristan, Romanya, İran, Suriye gibi ülkelere Afrika’ya daha fazla iş yapabiliyor. Örneğin; Ukrayna’da, Mısır’da plastik fabrikası kuranlar vardı. Devletin teşvikiyle çok kişi gitti ama birçoğu da batıp geldi. Plastik sektörünün Avrupa’daki plastik seviyesine ulaşması için Ar-Ge çalışmaları ile yeni buluşlar yaparak standart ürünlerin ötesine geçmesi gerekiyor. Biz Avrupa’dan kalıbı alıp Türkiye’de üretim yapıyoruz. Kendi Ar-Ge çalışmamızla bir şey bulduğumuz yok. Mesela ben Polysteel halat yapıyorum ama bunu bulan İtalyanlar ve şimdi dünyaya satıyorlar. Çin, Hindistan, Tayvan vb. birçok ülke de bu halatı yapıyor ama her zaman bir ürünü ilk bulan parayı kazanır.

Hammadde yetersizliği ve PETKİM hakkında düşünceleriniz nelerdir?

PETKİM’in kapasitesi yetmiyor. Tesisi aldıklarında kapasiteyi artırmayı taahhüt etmişlerdi ama maalesef büyük yatırımlar yapılmadı ve kapasitesi artmadı. Türkiye, plastik hammaddesinde çok büyük rakamlarda yurtdışına bağımlı bir sektör ve PETKİM’in bazı noktalarda bize zararı da oluyor. Devlet PETKİM’i baz alarak yurtdışından ithal ettiğimiz hammaddeden gümrüğünü alıyor. Siz yurtdışından ne kadar ucuz alırsanız alın gümrüğü PETKİM’deki fiyat üzerinden belirliyor. Hâlbuki PETKİM’in liste fiyatı, diyelim ki bin 500 dolar ama tüccara ve toptancıya bin 300, bin 200 dolara kadar iniyor. PETKİM özelleştirilmeden önce böyle bir durum yoktu.


Gençler işsiz, sanayici ise eleman bulamıyor PETKİM yatırım yapacak diye basından izliyoruz ama henüz herhangi bir şey yok yani hammaddenin geneli yurtdışından tedarik ediliyor. Türkiye’deki mesleki eğitim ile ilgili düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz? Türkiye’de eğitim sistemi yanlış. Örneğin ben Sanat Enstitüsü mezunuyum. İlkokulu bitirdikten sonra imtihanla meslek lisesine girdim. Meslek lisesini bitirdiğimde birinci sınıf ustaydım. Elektrik, demirci, tornacı, marangoz gibi her branşı olan İnşaat Yapı Enstitüleri vardı. O günün Yapı Enstitüsü mezunu bugün mühendislerden yüz kat daha iyi ve pratiktir. Ben Almanya’da mühendis okuluna başladığım zaman bizim Sanat Enstitüsünün son sınıflarında gördüğümüz dersleri üçüncü sınıfta gördük. Yanlış olan ortaokuldan sonra meslek öğrenmektir. Ağaç yaşken eğilir. İlkokul çağından sonra branş seçilerek eğitim başlamalı. Avrupa’da da bu şekildedir. Türkiye’nin gençlerinin yüzde 25’i işsiz… Ülkemizde işsizlik var ama biz eleman bulamıyoruz. Türkiye’nin kalkınmadaki en büyük sorunu yeterli ara eleman yetişmemesidir. Çıraklık da kalmadı artık…

PAGEV’in kuruluş döneminden bahseder misiniz?

PAGEV’in kuruluşu Muammer Yüceler’in önderliğinde başladı. Amcamın oğlu, şimdi rahmetli olan Ahmet Aslankaya’nın isteği ile şirket olarak PAGEV’in kurucuları arasına girdik. Rahmetli, PAGEV ile çok ilgilendi ve önemli katkılar yaptı. Hammaddeci olduğumuz için sektörde hemen herkes bizi tanır. Üye kayıtları sırasında da yardımcı oldu. Ben aynı dönemde İPKAS’a Başkan seçilmiştim. PAGEV, sektör açısından bir ihtiyaçtı, çünkü uluslararası arenada, fuarlarda sanayicinin tek başına hareket etmesi zordu. Avrupa uyum yasaları çerçevesinde plastik sektörüne birçok yaptırımlar da geldi. Bir tanesi çevreyle ilgiliydi ancak maliyeti yüksek bir düzenlemeydi.

O dönemde PAGEV epey yoğun uğraş verdi. Hiç unutmam, ben Avrupa’dan o zaman makine getirdim. Leasing ile getirmek istedim ama plastik sektöründe leasing yoktu. İnşaat firmaları ise getirdikleri asansör için bile leasingden faydalanabiliyor, yüzde 1 vergi veriyordu. Ben bütün makinelerimizi yüzde 18 gümrükle ödedim. PAGEV’in uğraşı ile sonradan bu yasa kaldırıldı ve leasing imkânları sağlandı.

Siz ip ve urgan üretimi yapıyorsunuz ama genel olarak plastik sektörünün ülkemizdeki geleceğini nasıl görüyorsunuz?

Plastik geleceği olan ve büyüyen bir sektördür. Tabii bir zamanlar Türkiye’de herkes enjeksiyon alıp Türkiye’yi enjeksiyon mezarlığına çevirdi. En ufak köyde bir tane enjeksiyon makinesi vardı. Sonradan hurda fiyatına sattılar. Son olarak plastik poşetlerin marketlerde ücretli satılması sektörü olumsuz etkiledi. Tanıdığım pek çok poşet üreticisi tesisini kapattı. Makinelerin hepsi atıl oldu. Daha önce enjeksiyonlar da aynı şekilde atıl kalmıştı. Sektörümüzde maalesef Ar-Ge yeterli değil. Yıldız Teknik Üniversitesi’nin bir paneline davet edilmiştim. Bir hocamız, “ Balkanlar’ın en büyük laboratuvarını yaptık ama bir tane plastikçi gelip bir çalışma yapmıyor” dedi. Kendisine, “Ben hem plastikçiyim hem de Plastik Kooperatifi Başkanıyım. Sektörü de takip ederim ama bizim bu laboratuvardan haberimiz yok. Plastikçileri şikayet ediyorsunuz ama sizler bu konuda hiç özeleştiri yaptınız mı” şeklinde cevap verdim. Örneğin; polysteel halatı teknik özelliklerinin incelenmesi için laboratuvara gönderdim ama hiçbir netice alamadık. İngiltere’ye incelemeye gönderdik, 15 gün içinde rapor geldi. Plastik sektörü hızla gelişen bir sektör ve bu gelişmeleri yakalamak için Ar-Ge çalışmalarının daha yoğun şekilde yapılması ve teknolojiye ehemmiyet

verilmesi gerekiyor. PAGEV’in de bu konuda öncülük etmesi şart. Bu açıdan kurulacak PAGEV Plastik Mükemmeliyet Merkezi önemli.

“PAGEV sektör için güzel çalışmalar yapıyor”

PAGEV’in bugünkü çalışmalarını nasıl değerlendiriyorsunuz? PAGEV’in çalışmalarını takip ediyorum ve gördüğüm kadarıyla güzel şeyler yapıyorlar. Yavuz Bey de gayet başarılı, uluslararası arenada bizi iyi temsil ediyor. PAGEV’in Araştırma ve geliştirmeye ehemmiyet vermesi, öncü olması lazım. Bilhassa orta ölçekli plastik sektörü için bu çok önemli. Bir de meslek okullarındaki öğrencilerini plastik sektörüne katkı sağlayacak şekilde yetiştirmeleri çok önemli. Avrupa’da, Almanya’da bir meslek okulu yani bugün meslek liseleri dediğimiz okul, haftada üç gün ders, iki gün fabrika yahut da üç gün fabrika, iki gün ders şeklinde eğitim verir. Fabrikada çırak olarak çalışırlar ve çekirdekten yetişirler. Okulu bitirdiği zaman da bir numaralı usta ve firmanın yetiştirdiği eleman olur. İşte bizim de bu tür elemanlara ihtiyacımız var. 1964 yılında sanat enstitüleri kapatıldı ve bu okullar meslek lisesi yapıldı. Bunun çok büyük hata olduğunu düşünüyorum. Aynı hatalar bugün de devam ediyor. Türkiye’de düz lise hiçbir anlam ifade etmiyor. Bugün Avrupa’da boş eleman yok, bizde ise hepsi boş. Türkiye önce eğitim sistemini kökten değiştirmeli. P

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

81


82

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151


PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

83


Compound ve Masterbatch

sorunları mercek altına alındı Plastik üretiminde kullanılan hammadde, compound ve masterbatch sektörlerinin sorunlarına çözüm aranan toplantıya PAGEV Başkanı Eroğlu’nun yanı sıra sektörün önemli isimleri katıldı.

D

ünyanın 6’ncı, Avrupa’nın ise ikinci büyük plastik üreticisi olan Türkiye, ne yazık ki hammaddede yüksek oranda ithalata bağımlı olmaktan kurtulamıyor. Stratejik yatırımlar kapsamında değerlendirilen yeni petrokimya yatırımlarının gündeme gelmesi sektör açısından olumlu değerlendirilse de kısa vadede mevcut yapıda herhangi bir değişiklik olması beklenmiyor. Plastik sektörü hammadde ihtiyacının yüzde 85’ini ithal ediyor. Suudi Arabistan, Güney Kore, Almanya, Belçika ve İran

84

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

hammadde ithalatında başı çeken ülkeler arasında. Türkiye’nin plastik hammadde ithal fiyatları, ihraç fiyatlarının yaklaşık yüzde 10 üzerinde. Bunun anlamı; Türkiye katma değeri daha yüksek plastik hammaddeleri ithal ederken daha düşük katma değerli hammaddeleri ihraç ediyor. Yüksek teknolojili, katma değeri yüksek, stratejik sektörlerde kullanıma uygun ve dünya genelinde değişen tüketici taleplerini karşılayacak yeni ürünlerin hayata geçmesinde hammadde, compound ve

masterbatch tedariki önemli bir role sahip. PAGEV, bu önemden hareketle hammaddenin önemli bileşenleri olan compound ve masterbatch konusunda yaşanan gelişmeleri, sektörün sorunlarını ve çözüm önerilerini değerlendirmek üzere bir toplantı düzenledi.

BAKANLIKTAN KATILIM Ticaret Bakanlığı İthalat Genel Müdürlüğü Dış Ticaret Uzmanı Fundagül Bacı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Sanayi ve Verimlilik Genel Müdürlüğü Kimya Daire


Başkanı Alpaslan Murat Yıldız, Yalova Üniversitesi Polimer Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mustafa Öksüz ve PAGEV Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Muhammed Erbaş gibi kamu, üniversite ve eğitim kurumlarından katılımla gerçekleşti. PAGEV verilerine göre; Türkiye’de yabancı temsilcilikler hariç yaklaşık 30 civarında compound üreticisi firma bulunuyor. Yurtiçinde tüketilen toplam compound miktarının yaklaşık yüzde 90’ı yerli üretiliyor. Compound tüketimi plastik sektöründeki büyümeyle doğru orantılı olarak artış gösteriyor. Masterbatch tarafına bakıldığında ise yine PAGEV verilerine göre Türkiye’de yaklaşık 50 civarında masterbatch üreticisi firma olduğu görülüyor. Bunun dışında 25 yabancı firma da temsilcilik yapıyor. Sadece sentetik tekstil için masterbatch üreten yaklaşık 10 firma, sadece plastik için üreten yaklaşık 37 firma, her iki sektöre de hizmet veren sadece 3 firma bulunuyor. Üretici 50 firmadan 5’i Suudi Arabistan, İsrail, Yunan, ABD ve İsviçre’den gelen yabancı yatırımla kurulan şirketler.

PAGEV Başkanı Eroğlu’nun ev sahipliğinde gerçekleştirilen Compound ve Masterbatch toplantısına Ticaret Bakanlığı İthalat Genel Müdürlüğü Dış Ticaret Uzmanı Fundagül Bacı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Sanayi ve Verimlilik Genel Müdürlüğü Kimya Daire Başkanı Alpaslan Murat Yıldız da katıldı.

Compound ile benzer şekilde masterbatch yurtiçi tüketimi plastik sektör büyümesine paralel olarak artış gösteriyor. 2017 yılında 70 bin ton olarak tahmin edilen tüketimin yaklaşık değeri ise 255 milyon Euro. Plastik sektörünün gelecek projeksiyonunda çok önemli bir hedef belirlenmiş durumda: Havacılık, telekomünikasyon, medikal, savunma sanayi gibi ileri teknoloji ve yüksek katma değerli sektörlerde öne çıkmak. Böylece plastik, kimya sektörü içindeki yerini daha da sağlamlaştırarak ülke ekonomisine yarattığı değeri üst noktalara taşıyabilecek. PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu, hammadde, compound ve masterbatch teknolojilerinin sektörün teknoloji altyapısı ve gelecek hedeflerini desteklemesi bakımından önem taşıdığını belirterek düzenledikleri toplantının bu açıdan çok verimli ve faydalı olduğunu söyledi. Eroğlu ayrıca sektörün sorunlarının çözümü ve ilgili mercilere taşınması noktasında Vakıf olarak üzerlerine düşen görevi yapmaya hazır olduklarını vurguladı. P

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

85


EĞİTİLMİŞ İNSAN GÜCÜNE İHTİYAÇ VAR

PAGEV Başkanı, compound ve masterbatch alt sektörlerini kapsayan ilk komite toplantısında bu sektörlere yönelik bir aksiyon planı ortaya koyduklarını belirterek söz konusu toplantıda alınan kararları şu şekilde hatırlattı: “İlk komite toplantımızda hem ara eleman hem de uzman seviyesinde eğitilmiş personellerin yeterli sayıda bulunamaması sorununun çözümü için PAGEV Meslek Lisesi mezunlarının istihdamı konusunda PAGEV ile iş birliği yapılmasına karar verdik. Ayrıca Yalova Üniversitesi Polimer Mühendisliği Bölümü ile yakın temasta olunmasının faydalı olacağına kanaat getirerek bir sonraki komite toplantısına Yalova Üniversitesi Polimer Mühendisliği Bölümü Dekanının da katılımını planladık. Aldığımız bir diğer önemli karar ise sorunların Bakanlıklara birinci elden ulaştırılmasında PAGEV’in kamu kurumlarındaki itibarı ve ilişkilerinden faydalanılmasıydı. Nitekim toplantı sonrası Sanayi ve Teknoloji Bakanı Sayın Mustafa Varank’ı ziyaretimde

bu toplantıların çıktılarını paylaşmıştık. Katma değeri yüksek bu alt sektörün bundan sonraki toplantısının Ankara’da Sanayi ve Ticaret Bakanlıklarının üst düzey yetkilileri ile yapılması kararına da varılmıştı”. İlk komite toplantısının ardından alınan kararların hızla uygulamaya geçirildiğini kaydeden Eroğlu, “Nitekim son toplantımıza gerek Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız gerekse Ticaret Bakanlığımız üst düzey katılım gösterdi. Yine yetişmiş eleman talebiyle ilgili hem Yalova Üniversitesi Polimer Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mustafa Öksüz hem de PAGEV Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Muhammed Erbaş bizimleydi. Bakanlıkların PAGEV’in küçük gruplar halinde yaptığı komite toplantılarına bile bu kadar yakın ilgi göstermesi, sorunların çözümü noktasında birlikte çalışmaya hazır olduklarına işaret etmesi açısından çok değerli” dedi.

EN ÖNEMLİ 7 SORUN Katılımcıların değerli görüşlerini paylaştığı komite toplantısında, compund ve masterbatch

sektörlerinin sorunları aşağıdaki 7 başlıkta sıralandı: • • • • • • •

Hammadde Teknoloji Kanunlar ve regülasyonlar Gümrük mevzuatı İthalat ve ihracatta GTİP belirsizliği Haksız rekabet Diğerleri

PAGEV Yönetim Kurulu Üyesi ve Siba Yapı Kimyasalları COO’su (Operasyondan Sorumlu Başkan) Hamdi Yazır, sektörün sorunlarına geniş şekilde değindi. Yazır, başta hammadde olarak belirttiği sorunlarla ilgili şunları söyledi: “En başta hammadde sorunu geliyor. Yerli üretimin eksikliği, yerli üretimin arttırılmasında bazı firmaların göstermiş olduğu faaliyetlerin devlet tarafından yeteri kadar desteklenmemiş olması ve bazı ülkelerden yapılan girdi ithalatlarında yüksek miktarda verginin olması (% 6.5) gibi sorunlar maalesef bizim zaten çok yüksek olan sanayi maliyetlerimizi olumsuz etkiliyor. İkinci bir konu ise teknoloji ve İngilizce bilen teknik eleman yetersizliği.

P

86

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151


Compound, masterbatch, renkli masterbatch özellikle siyah ve beyaz masterbatch ve teknik compound’lar konusunda kullanmış olduğumuz metotların, formül tiplerinin ve hammadde dizaynlarının tamamı yabancı dolayısıyla biz bu sektörde yüzde 100 dışa bağımlı şeklinde işlerimizi sürdürmeye çalışıyoruz. Ancak bununla ilgili yurt dışında sürekli yeni hammaddeler, üretim teknikleri, formül tipleri, polimer kimyaları oluşturuluyor. Maalesef Türkiye’de bunu firmalarımızda takip edebilecek teknik eleman sayısı iki elin parmağını geçemez. Bu çok ciddi bir eksikliğimiz”. PAGEV Yönetim Kurulu Üyesi Hamdi Yazır, GTİP belirsizliğinin getirdiği sorunlara da dikkat çekerek bu konuda PAGEV olarak bir çalışmanın yapılmasını ve ilgili Bakanlık yetkililerine sunulmasını önerdi. Ayrıca sektöre yatırım yapmayı düşünen yabancı yatırımcıların önlerini görebilmeleri için sektör mensuplarıyla ortaklaşa bir komisyon kurularak faturalama esnasında veya üretime bağlı olarak kodlar geliştirilmesi, böylece yurt içinde yapılan üretim ve ithalatın gerçek rakamlarla ortaya konulması gerektiğini dile getirdi. GTİP belirsizliği toplantının genelinde en çok konuşulan gündem başlıklarından biri oldu. PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu, GTİP’lerde en büyük sıkıntı olarak pozisyonlar ayrılmadığı için veri üretmenin mümkün olamadığını dile getirdi ve Avrupa Birliği’nde on senede bir GTİP kod yenileme sürecinin olduğundan bahsetti. Eroğlu, AB Plastik Üreticileri Derneği (EuPC) yönetim kurulunda olması sebebi ile bu değişim sürecinde katkı verebileceklerini paylaştı ve değişebilecek kod önerilerinin komite üyelerince belirtilmesini istedi. Toplantıya katılan Ticaret Bakanlığı İthalat Genel Müdürlüğü Dış Ticaret Uzmanı Fundagül Bacı, Bakanlık olarak yılsonuna kadar Türk Gümrük tarifesini

güncellediklerini belirterek bu konudaki taleplerin PAGEV aracılığıyla yazılı olarak Bakanlığa iletilebileceğini söyledi. Tosaf Türkiye Genel Müdürü Özgür Bilgiç ve Albis Plastik Genel Müdürü İsmail Bektaş da GTİP belirsizliği ile sektördeki denetim eksikliği sorunlarına vurgu yaptılar. Özgür Bilgiç, “Denetim eksikliğinden dolayı merdiven altı masterbatch üretimi ticarette büyük sıkıntılar çıkarıyor. Her gümrük kimyahanesi aynı ürüne farklı GTİP veriyor. Aynı kimyahanenin aynı ürüne farklı GTİP verdiği de oluyor. Teknik olarak bu mümkün değildir. PAGEV’in bu konularda danışılması gereken bir kurum olması gerektiğini düşünüyorum” derken, İsmail Bektaş, “GTİP konusunda bizim yaşadığımız sorun şu; dünyada aynı GTİP numarası olmasına rağmen bizim kimyahaneler farklı bir GTİP numarası veriyor. Sorunun üzerine gittiğimiz zaman farklı GTİP ile sokuluyormuşuz gibi algılanıp kara listeye girme tehlikemiz oluyor” diye konuştu. Toplantının katılımcıları compound ve masterbatch sektörlerinin sorunları arasında yer alan test laboratuvarı ve akreditasyon eksikliği konusunda görüşlerini de dile getirdiler. Yalova Üniversitesi Polimer Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mustafa Öksüz: “Kamu kuruluşunda test yapan kişiler teknik anlamda yeterli olmalarına rağmen çevre koşullarına

dikkat edilmemesi nedeniyle testlerin doğruluğu hakkında değerlendirme yapılamamaktadır. TÜBİTAK tarafından akreditasyon veya onay verilirse üniversite olarak testlerde yardıma hazırız” dedi. PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu da akreditasyon konusunda süreci hızlandırmak adına katkı sağlayabileceklerini ifade etti. Mustafa Balkan’ın özellikle ihracatta rekabet gücünü azaltan enerji maliyetlerinin yüksekliğine değinmesi üzerine ise Eroğlu, sanayici üzerindeki ağırlığını giderek artıran bu sıkıntıyı TOBB ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nda dile getirdiklerini söyledi. Compound ve masterbatch sektör toplantısında son olarak piyasada haksız rekabet yaratan bilgi eksikliğini gidermek amacıyla PAGEV tarafından masterbatch konusunda alıcılara yönelik bir eğitim düzenlenmesi kararı da alındı. P PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

87


HAKSIZ SALDIRILARA KARŞI sektörün güç birliği yapması şart Plastik sektörünün sorunlarını ve çözüm önerilerini görüşmek üzere toplanan PAGEV Danışma Kurulu, bilimsellikten uzak karalama kampanyalarına karşı kamuoyunu aydınlatma kararı aldı

P

AGEV Danışma Kurulu Toplantısı, 31 Temmuz 2019 tarihinde Swissotel The Bosphorus’da gerçekleştirildi. PAGEV Danışma Kurulu Başkanı Prof. Dr. Nurseli Uyanık’ın moderatörlüğünde toplanan Danışma Kurulu’na, PAGEV Yönetim Kurulunun yanı sıra sektöre önemli katkılar sağlamış isimler ve akademisyenler katıldı. PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu’nu ve T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kimya Daire Başkanı Alpaslan Murat Yıldız’ın açılış konuşması ile başlayan toplantıda sektörün güncel sorunları ve

88

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

gelecek projeksiyonu ile ilgili görüş alışverişinde bulunuldu. Toplantıda, tarihinde hiç olmadığı kadar plastik karşıtlığı ile karşı karşıya kalan sektörün varlığını sürdürebilmesi ve potansiyeli oranında büyümesi için atılması gereken adımlar da ele alındı.

KARALAMA KAMPANYASI Gündemi uzun zamandır meşgul eden plastik karşıtı söylemlere karşı birlikte hareket etmenin ve kamuoyunda konu ile ilgili bilinç düzeyini artıracak çalışmalara imza atmanın gerekliliği vurgulandı.

Dünyanın en büyük 6’ncı, Avrupa’nın en büyük ikinci üreticisi konumunda bulunan Türkiye plastik sektöründe; mamül üreticisinden ekipman sağlayıcısına, hammadde üreticisinden katkı üreticisine, makineciden kalıpçıya sektör zincirini oluşturan tüm halkalar içinden geçilen “karalama döneminin” olumsuz etkileri ile karşı karşıya bulunuyor. PAGEV, kurulduğu günden bu yana olduğu gibi sektörü ileriye taşımak adına ve ülkenin geleceğine katkı sağlamak için gerçekçi yaklaşımına ve cesur adımlar atmaya devam ediyor.


Mamül üreticisinden ekipman sağlayıcısına, hammadde üreticisinden katkı üreticisine, makineciden kalıpçıya sektör zincirini oluşturan tüm halkalar içinden geçilen “karalama döneminin” olumsuz etkileri ile karşı karşıya

Toplantının açılış konuşmasını yapan PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu şunları söyledi; “Sektörü ileri taşıyacak katma değerli üretim formüllerinin aranması gereken bir dönemde plastiklerle ilgili “çevreyi kirletir” algısı yaratılması hem Türkiye plastik sanayiine hem de ülke ekonomisine önemli kayıplar yaşatıyor. 01 Ocak 2019 itibari ile geçerli olan ücretli plastik poşet uygulamasından yara alan sektörümüz yeni tehditlerle karşı karşıya bırakılıyor. Örneğin; MHP, TBMM Başkanlığına önerge vererek çocuk parklarındaki plastik zemin kaplama ve oyuncakların çocuk sağlığına zararlarının araştırılmasını istedi. CHP tarafından tek kullanımlık plastik ürünlerin yasaklanması için meclise yeni kanun teklifi verildi. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca, “Geri Kazanım Katılım Payları”na ilişkin hazırlanan yönetmelik taslağı ile plastik ambalajlara ekstra çevre vergisi gündeme geldi. Plastiklerle ilgili hemen her gün bilimsellikten uzak yeni bir haber yapılıyor. Sanayicilerimiz rahat bir nefes alıp sektörü ileriye taşıyacak projelere odaklanmakta zorlanıyor”. Eroğlu, haksız saldırılar karşısında sektörün birlikte hareket etmesi ve güç birliği yapmasının gerektiğini vurgulayarak, “Koşullar böyleyken sektör olarak hep birlikte hareket etmemiz ve hızlıca etkin bir mücadele planını hayata geçirmemiz gerekiyor. Bugün sesimizi yeterince çıkarmazsak yakın bir gelecekte plastiğin kullanıldığı tüm alanlarda “zararlı” etiketi kullanılıp yasaklama yöntemine geçilmesi şaşırtıcı olmayacaktır. Öncelikli gündemimiz plastiğin ne olduğunu, insanın plastiğe neden ihtiyaç duyduğunu ve plastiğin yaşamın sürdürülebilirliğindeki rolünü insanlara doğru anlatmak olmalıdır. İlk olarak tüketiciler nezdinde plastiğin ne kadar önemli olduğunun anlaşılması noktasında Ekim ayında yoğun bir kampanya dönemine start vermiş olacağız. Bu kampanyamızın kelebek etkisi yaratarak büyük ve olumlu sonuçlar doğuracağına inanıyoruz. Danışma kurulu üyelerimize değerli katkıları için teşekkür ediyoruz.” Plastik sektörünün en önemli gündem maddelerinden birinin katma değerli üretim olması gerektiğini belirten PAGEV Danışma Kurulu Başkanı Prof. Dr. Nurseli Uyanık, katma değerli ürün üretmenin artık bir tercih değil zorunluluk olduğunu ve sanayicilerin söz değil icraat üretmeleri gerektiğini söyledi.

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

89


PAGEV’in toplantılarına katılarak sektör sorunlarına birinci ağızdan yanıt veren Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kimya Sanayi Daire Başkanı Alpaslan Murat Yıldız’a plaketini Yavuz Eroğlu takdim etti.

Plastik sektörünün birincil gündeminin plastik imajının düzeltilmesi olduğunu belirten PAGEV Danışma Kurulu Üyesi Aydın Ağaoğlu ise, toplum genelinde plastiğe karşı yürütülen karalama kampanyasına karşı sahada aktif bir şekilde mücadele edilmesine ihtiyaç olduğunu dile getirdi. PAGEV Başkanı Yavuz EROĞLU’nun bu konudaki mücadelesini takdir ettiklerini ancak sektörün birçok paydaşının hala durumun ciddiyetinin farkında olmadığını ve geç kalınırsa üzerinde konuşacak bir sektör kalmayacağını belirtti. PAGEV Danışma Kurulu Üyesi Yavuz Biçer, tasarım ve üretimin birlikte ele alınmasının öneminin altını çizdi ve “Ucuz diye tanınan Çin, tasarım ve kalıpta geldiği nokta sayesinde bizden çok daha fazla kazanıyor. Plastik firmalarında tasarım için 30 tane mühendis çalışıyor. Bu noktada çok geride kalıyoruz. Kalıpçılık üzerine eğitim verilen bir okula ihtiyacımız var. Bugün kurulacak böyle bir okulla 10-15 yıl içerisinde çok önemli bir noktaya

90

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

gelebiliriz. Tek başına pahalı bir tasarım ya da pahalı bir üretimin anlamı yok. Üretimde yaratıcı olacaksınız, pazarlamada yaratıcı olacaksınız, tasarımda yaratıcı olacaksınız. Tek bir tanesiyle bu iş olmuyor” dedi. Plastiğin günah keçisi ilan edildiğini belirten PAGEV Danışma Kurulu Üyesi Filiz Karaosmanoğlu da, şunları söyledi; “Hepimize düşen görev; plastiğin bir kömür olduğu, petrol olduğu, orman olduğu, tarla olduğu, geri dönüştürülebilir bir madde olduğunun altını çizmektir. Atık plastik ulusal bir hammaddedir, servettir. Hammadde plastik tedarikini düşünüyorsak atık plastiğin geri dönüşümünü de aynı şekilde düşünmemiz gerek. Atık endüstrisi en büyük hammadde

kaynağımız. Geri dönüşüm sektörümüzün geleceğinde önemli yer tutuyor.Plastik sektörünün geleceği geri dönüşümdedir.” PAGEV Danışma Kurulu Üyesi Haluk Erceber, sektörün uzun soluklu bir strateji planına ihtiyacı olduğunu ifade ederken bir diğer Danışma Kurulu Üyesi Ahmet Koyun ise sektörün alanında uzman yöneticilere, iyi eğitimli mühendislere ihtiyaç duyduğunu belirterek polimerin mutlaka Türkiye’de üretilmesi gerektiği ve bir tasarım merkezine ihtiyaç bulunduğunu vurguladı. Toplantı boyunca notlar alan PAGEV Yönetimi, Danışma Kurulunda oluşan çerçeve kararlar etrafında faaliyetlerini aynı tempoda devam ettirme kararı aldı. P

C

M

Y

CM

MY

CY

CMY

K


PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

91


PAGEV poşet üreticileri komitesi istedi

Devlet kayıtsız kalmadı

Bundan sonra, dünyanın herhangi bir ülkesinden yapılan Plastik Poşet ithalatlarında, öncelikle Ticaret Bakanlığı’ndan Gözetim Belgesi alınması gerekecek.

P

AGEV’in yaptığı çalışmalar neticesinde, 1 Ocak 2019 tarihinde yürürlüğe giren “Ücretli Poşet Uygulaması” ile ciddi bir yara alan Plastik Poşet Üreticilerini rahatlatacak bir karar daha alındı. Özellikle bu süreçte geri dönüşüm ve farkındalık eğitimlerini ön plana almak yerine tüketiciye ek maliyet çıkararak (25 kuruş) ücretli poşet uygulamasına gidilmesi ve sanayinin nasıl bir geçiş yapacağının düşünülmemesi ile ilgili haklı itirazlarımız olmuştu.

92

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

Büyük marketlerde alışveriş poşetlerinde yaşanan %70’lik düşüşün yanında özellikle aynı dönemde başta İran olmak üzere dünyanın bir çok ülkesinden ithal edilen dampingli poşetler, 20.000 kişinin çalıştığı ve 300.000 ton poşet üreten yerli poşet üretimini daha da güç bir duruma sokmuş, birçok firma kapanmış, diğer bir kısmı ise işçi çıkararak hayatta kalmaya çalışmıştı. Başta İran menşeli olmak üzere ithal plastik alışveriş poşetleri, ülkemizde birçok noktada satılmaktadır. Bu poşetler, hammadde maliyetinin de altında fiyatlarla yurt içinde piyasaya sürülmekte ve yerli üreticilerin üretimlerini olumsuz etkilemektedir. Bu durumun yurt içi üretim ve istihdama zarar vermesinin engellenmesi maksadıyla plastik poşetlerle ilgili koruma tedbirleri alınmasının faydalı olacağını Şubat ayında Ticaret Bakanlığı İthalat Genel Müdürlüğü ile paylaşmıştık. Ardından konuyu başkanlığını yaptığımız TOBB Plastik, Kauçuk ve

Kompozit Sanayi Meclisine taşıdık ve oradan da koruma tedbirleri alınması yönünde bir karar çıkarttık. Yine 31 Ağustos 2019 tarihinde İstanbul’da geniş katılımla gerçekleştirdiğimiz “Poşet Üreticileri Komitesi” toplantımıza davet ettiğimiz, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığı İthalat Genel Müdürlüğü bürokratlarına konunun detaylarını anlatıp, piyasaya giriş yapan ürünler ve giriş yöntemlerine ait tüm detayları paylaştık.


Yaptığımız bu ısrarlı çalışmalar sonucunda 3 Eylül 2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanan 2019/5 sayılı tebliğle istediğimiz koruma sağlanmış ve haksız rekabetin önüne geçilmiş oldu. Bundan sonra, dünyanın herhangi bir ülkesinden yapılan Plastik Poşet ithalatlarında, öncelikle Ticaret Bakanlığı’ndan Gözetim Belgesi alınması gerekecek. Gözetim Belgesi; ithalatçının ve malın fiyatının da bir tür ön kontrolden geçip onaylanmasını gerektirdiğinden ithalatları çok güçleştirmekte, bu aşamaları geçen ithalatçılar için ise tüm vergileri belirlenen 3200 ABD Doları/ton fiyatı üzerinden ödeme zorunluluğu getirilmekte. Dolayısıyla ithalatçı yerli üreticiyle rekabet edememektedir. Gözetim Belgesi, adından da anlaşılacağı gibi ticaretin bir kontrol süzgecinden geçmesidir. Bu nedenle hem düşük fiyatlı poşetler hem de çeşitli yollarla haksız rekabete yol açan ülkelerden gelen poşetlerin ülkemize girişini kısıtlamaktadır. Tebliğin uygulaması Ekim ayında başlayacaktır.

Bu karar, yerli plastik poşet üreticilerimizin ve onlarla bağlantılı makine, kalıp üreticilerimizin ve hammadde tedarikçilerimizin işlerine de olumlu yansıyacaktır. Şubat ayından beri sizlerle üzerinde çok emek verdiğimiz 2019/5 numaralı tebliğin bu şekliyle ülkemize ve üreticilerimize hayırlı olmasını diliyor,

bu konudaki yakın çalışmaları için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı ve TOBB’a ayrıca teşekkür ediyoruz.

PAGEV olarak sanayimizin önündeki engelleri kaldırmak noktasında, cesaretli, kararlı ve sonuç alan çalışmalar yapmaya devam edeceğiz. P

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

93


Yerli oyuncak sektörü PAGEV ile güçleniyor

PAGEV Yerli Oyuncak Komitesi, ürettiği projelerle sektöre denge gelmesini hedefliyor. Yerli oyuncakta özgün tasarımlar hedefleniyor.

T

ürkiye nüfusunun önemli bir bölümünü çocuklar oluşturuyor. Sırf bu yönüyle bile çocukların vazgeçilmezlerinin başında gelen oyuncaklar, güçlü bir sektörel büyüme potansiyeli taşıyor. Ancak yerli üreticiler özellikle Çin’den ithal edilen kalitesiz oyuncaklar ve merdiven altı üretim yüzünden istenilen büyüklüğe ulaşamıyor. 2018 yılı verilerine göre Türkiye oyuncak sektörü, 125 milyar dolarlık dünya toplam oyuncak ithalatından sadece yüzde 0,04; 120 milyar dolarlık dünya toplam oyuncak ihracatından ise yüzde 0,01 pay alıyor. Çocukların zihinsel gelişiminde ve eğitiminde kilit rol oynayan oyuncakların yerlileşmesi hem ekonomik hem de kültürel açıdan kilit rol oynuyor. İşte PAGEV bu

94

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

gerçekten hareketle, yerli oyuncak sektörünü ayağı kaldırıp ileri taşıyacak çalışmalara imza atmak ve sektörün yurtiçi ve yurtdışındaki etkinliğini artırmak üzere PAGEV Yerli Oyuncak Komitesi’ni kurdu. Son olarak 31 Temmuz 2019 tarihinde Swissotel The Bosphorus Hotel’de bir araya gelen Komite üyeleri sektörün mevcut sorunları, güncel görünümü ve gelecek projeksiyonu ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Toplantıya; PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kimya Sanayi Daire Başkanı Alpaslan Murat Yıldız’ın yanı sıra PAGEV Yerli Oyuncak Komitesi Başkanı ve Pilsan Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Oğuzhan Çetinalp, Universal İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. Yönetim Kurulu Başkanı Ender Mıcık, Uçar Oyuncak Sahibi Necati

Uçar, Uçar Oyuncak San. Tic. Ltd. Şti. Genel Müdürü Mine Uçar, Dolu Oyuncak San. ve Tic. A.Ş. Başkan Yardımcısı Göksel Dolu, Zuzu Toys Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Yılmaz, Selay Toys Genel Müdürü Özdemir Aydın, Onur Oyuncak Sahibi Onur Yıldırım ve Güçlü Plastik Genel Müdürü Doğan Uğurluay gibi sektörün önde gelen isimleri katıldı. PAGEV Yerli Oyuncak Komitesi’nin Ar-Ge, tasarım ve üretim, yerli karakterlerin yaratılması ile sektör sorunlarının çözümü için çalışmalarını hız kesmeden sürdürdüğünü belirten PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu şunları söyledi; “Komitemiz aracılığıyla bugüne kadar oyuncak sektörümüzü ileriye taşıyacak pek çok çalışmaya imza attık.


PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

95


Üretici

pozitif ayrımcılığa devam diyor Ancak almamız gereken çok yol olduğu ortada ve bu da daha çok çalışmamız gerektiğini gösteriyor. Yerli oyuncak üreticilerimizi kalkındırma hamlesi olarak tanımlayabileceğimiz Komite çalışmalarımıza Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızın vermiş olduğu destek de bizler açısından çok kıymetli, kendilerine müteşekkiriz. Bakanlığın komitemizin iç toplantılarına bile Daire Başkanlığı seviyesinde katılımı ve desteğinden dolayı çok teşekkür ediyoruz.” Türkiye’de sanayicilerin en büyük sorununun yer sorunu olduğunu söyleyen Yavuz Eroğlu, “Sanayicilerimiz ciddi anlamda finansman sıkıntısı çekiyor. Bugünkü şartlarda toprağa yatırım yapmaya kimse pek sıcak bakmıyor çünkü toprağa yatıracağı parayı yeni işlere ve üretime ayırmak istiyor. Bu noktada “Oyuncak İhtisas OSB” sanayicilerimiz açısından kritik bir önem taşıyor. OSB ile ilgili belli bir aşama kaydettik ancak son anda bürokratik bir engel çıkarıldı önümüze. Bu konu üzerinde hassasiyetle durmalıyız” dedi. İthalat ile ilgili yerli üretimi kesintiye uğratmayacak çalışmaların önemine değinilen toplantıda oyuncak sektörünün ithal ettiği aksam parçalarının gümrüğe takılmasının sıkıntı yarattığı ve bu sıkıntının giderilmesi noktasında kanunda özel bir maddenin yapılması talebi dile getirildi. Konu ile ilgili söz alan Universal İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. Yönetim Kurulu Başkanı Ender Mıcık şunları söyledi: “İthalatta gelen ürün tonaj ile çarpılıyor ve bunun üzerinden vergi alınıyor. Aynı

96

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

uygulama aksam parçalarında da geçerli. Dolayısıyla nihai ürün gibi vergilendiriliyor. Aksam parçalarındaki vergi uygulaması bizi zorluyor. Bu konu ile ilgili yetkililerle bir yazı paylaştık ancak Gümrük Birliği’nden dolayı ayrı bir GTİP açılmadığı yanıtını aldık. Tonaja göre vergilendirme AB ülkelerinde geçerli değil, bizim de tonajdan muaf tutulmamız için çalışmalar yürütülebilir. Örneğin; İhtisas gümrüğü oluşturulup sadece aksamlı parçalar oraya çekilip incelenebilir.” Selay Toys Genel Müdürü Özdemir Aydın da İhtisas Gümrüğü önerisini dile getirerek “Oyuncak sektörü Çin üzerine kurgulandı. Bu noktada Çin’deki oyuncak sektörünü çok iyi bilmemiz gerekiyor. Oradaki büyümenin etkenlerini iyi anlayıp ülkemizde uygulamalıyız. Üreticiler olarak yeni alanlara girmekten korkmamalıyız. Bu noktada da ihtisas gümrüğünün mutlaka olması gerektiğini düşünüyorum” dedi. Aksam parçalarına yapılacak ayrıcalığın spesifik ürünler bazında değerlendirilmesi gerektiğini belirten Uçar Oyuncak San. Tic. Ltd. Şti. Genel Müdürü Mine Uçar ise “Aksam parçalarla alakalı olarak

her gümrükten farklı farklı parçaları bölerek burada montaj yapma imkânları vardı. Şimdi aksamı bölerek bunu nasıl engelleyeceksiniz. Elektrik aksamlı parçaları Türkiye’de bulmak veya almak zor. Ama diğer parçaları burada üretebilirsiniz. Çin’deki kümeleşme yapısı üretimin Türkiye’ye göre ucuz olmasına neden oluyor. Türkiye’de ciddi bir üretim yok, olanların fiyatı Çin’e göre çok pahalı. Neden diğer aksamları burada üretemiyoruz” diye konuştu.


PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

97


Türkiye’de katma değerli üretim sorununa değinen Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kimya Sanayi Daire Başkanı Alpaslan Murat Yıldız; “Türkiye’de motor, akü ve elektronik parçalar üretilmiyor. Yurt dışından yüksek fiyatlı ürünler geliyor ama bizim yurt dışı ürünlerimizde katma değer düşük. Tasarımda eksikliğimiz var. Devletin vermiş olduğu birçok destek var. 5146 desteği, AR-GE ve tasarım merkezleri için gelir vergisi muafiyeti, SGK damga vergisi desteği bunlardan bazıları. Sektörün aksamların yurt dışından gelmesi yerine ‘biz bunları nasıl üretebiliriz’, ‘nasıl bir marka oluşturabiliriz’ sorularını sorması gerekiyor. Asıl konuşmamız gerekenler bunlar. Yerli sanayinin gelişmesi için kamu spotu oluşturulması lazım” dedi. Toplantıya katılan üyeler, daha önce Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile kaçak oyuncaklara karşı yapılan kamu spotu gibi yerli oyuncak sektörünü anlatacak bir kamu spotu hazırlanmasının faydalı olacağı görüşünde birleşti. Bakanlıktan, PAGEV ile oluşturulan yerli üretimi koruyan oyuncak politikasının devamı noktasında destek isteyen Dolu Oyuncak San. ve Tic. A.Ş. Başkan Yardımcısı Göksel Dolu, oyuncak sektörü için koruma politikasının desteklenmesi durumunda 10 yıl içinde yatırımlarda ciddi bir artış olacağı ve buna 98

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

bağlı olarak hızlı bir ilerleme yakalanacağını belirtti. Geçmiş ile kıyaslandığında oyuncak sektörünün çok iyi bir noktaya geldiğini söyleyen PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu; “Bugün yerli üretimi ithalattan daha fazla konuşuyoruz. PAGEV bu sürece başladığı 2014 yılı sonunda tamamen ithalatın hakimiyeti söz konusuydu. Tabii ki firmalarımız ihtiyaçlarına göre ithalat da yapacak ama yerli üretim olmazsa olmaz. Üretimi destekleyici adımların devamını bekliyoruz. Sektör olarak bizim de üzerimize düşen sorumluluklar olduğunu düşünüyoruz. PAGEV Plastik Mükemmeliyet Merkezi’nde Ar-Ge, tasarım, yerlileşme noktasında oyuncak sektörüne yönelik özel planlarımız bulunuyor” dedi. Devletin yerli oyuncak sektörünü koruyucu politikalarına mutlaka devam etmesi gerektiğini belirten

PAGEV Yerli Oyuncak Komitesi Başkanı ve Pilsan Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Oğuzhan Çetinalp, toplantının kapanışında sektörü daha yakından tanıması için Sanayi ve Teknoloji Bakanlığını fabrika gezisine davet etti. Oyuncak sektörü PAGEV Yerli Oyuncak Komitesi ile “yerlileşiyor” Plastik sektörünün birleştirici gücü PAGEV, ekonomiye ve istihdama katkısı kadar kültürel değerlerimizin gelecek kuşaklara aktarılması ve ülkemizin dünya çapında tanıtılmasında da kilit rol oynayacak yerli oyuncak sanayimizin geliştirilmesinde öncü bir rol üstlenen


Yerli Oyuncak Sektörü tasarımla büyüyecek...

PAGEV’in Yerli Oyuncak Komitesi’nin icraatları üreticiye alan açtı. PAGEV ve PAGEV Yerli Oyuncak Komitesinin sektörde fark yaratan çalışmalarından bazıları şöyle; •Sektörümüzün potansiyelini paylaşmak ve gelişimine destek istemek üzere Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızla 2014 yılının Aralık ayında yaptığımız Plastik, Kauçuk ve Kompozit Sektör Çalıştayımız son derece verimli geçti. •Çalıştay’ın hemen ardından Türkiye oyuncak sektöründeki mevcut durumu, fırsatları ve tehditleri detaylı bir şekilde ortaya koyan “Türkiye Oyuncak Sektörü İzleme Raporu”nu hazırladık. Raporun çıktıları sonucunda sektörün potansiyelini gören ve geleceğine inanan Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, oyuncak sektörünü ‘2015-2018 Türkiye Sanayi Stratejisi Eylem Planı’na aldı. •Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ile Çin – Endonezya – Malezya’yı kapsayan heyete katıldık. Pazarın büyük bir bölümünü elinde tutan Çin’i sahada inceleme fırsatı yakaladık. Çalışmalarımızda kullanmak üzere Çin oyuncak sektörünün üretim yapısı, bölgesel dağılımı ve iş modelini kapsayan detaylı bir rapor hazırladık. •Yerli oyuncak sektörünün hak

ettiği yere gelmesinin önündeki en büyük engellerden birinin haksız rekabet yaratan ithalat olduğunu tüm platformlarda dile getirdik. Bu konuda çalışmalara başlayan Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, 2015 yılında Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile birlikte yerli oyuncağın önünü tıkayan ithal oyuncaklardaki denetimleri sıkılaştırdı. Böylece miktar ve nitelik testlerindeki denetimi artırılan ithal oyuncakların, hem çocuklarımızın sağlığı hem de yerli oyuncak sektörü için tehdit olmaktan çıkarılması sağlandı. •Oyuncakta yerlileşmenin takipçisi olarak 2015 yılının Ağustos ayında bu kez geniş katılımlı “Oyuncak Çalıştayı”nı düzenledik. T.C. Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanımızın katılımıyla gerçekleştirdiğimiz çalıştay, sektör temsilcilerimizden yoğun ilgi gördü. Çalıştay çıktıları doğrultusunda daha önce Erzurum olarak düşünülen “Oyuncak İhtisas OSB”nin yeri sektörün talepleri dikkate alınarak daha avantajlı bir konumda olan Düzce olarak belirlendi. •Global pazarda var olmanın yolunun tasarımdan geçtiğini biliyoruz. Bünyesinde tasarımcı bulunmayan firmalarımız için Türkiye’nin en önemli tasarımcı ve çizgi film üreticileri ile bir araya

gelerek “oyuncakta inovasyon” konusunu enine boyuna masaya yatırdık. Son derece ufuk açıcı toplantıların çıktılarını bir rapor ve sunum eşliğinde 26 Ağustos 2015 tarihinde Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Başkanlığı’nda düzenlenen “Türk Tasarım Danışma Konseyi”nde tüm Bakanlıklarımızla paylaştık. •Yerli oyuncak konusunda aldığımız yol ve elde ettiğimiz başarılar bu alanda attığımız adımları hızlandırdı. Sektör ile ilgili tüm çalışmalara rehberlik etmek, sektörün yurtiçi ve yurtdışındaki etkinliğini artıracak çalışmaları hayata geçirmek üzere PAGEV Yerli Oyuncak Komitesi’ni kurduk. Plastik, kumaş, ahşap oyuncaklar, kart oyunları ve tasarımcıların içinde olduğu Komite, yerli oyuncak üreticisinin yüzde 90’ını temsil ediyor. •PAGEV Yerli Oyuncak Komitesi, sektörün en önemli buluşmalarından Kids Turkey/Toyzeria Fuarı’na da katıldı. T.C. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın Oyuncak Sektöründen Sorumlu Daire Başkanı ile fuara katılan firmaları tek tek gezerek fikir alışverişinde bulunduk. •Ar-Ge, tasarım ve üretim, yerli karakterlerin yaratılması ile sektör sorunlarının çözümü için çalışmalar yürüten PAGEV Yerli Oyuncak Komitemiz, TÜBİTAK işbirliğinde “Yerli Oyuncak Yarışması” organize etmek için kolları sıvadı. Zengin kültürümüzü yansıtacak bizden karakterler yaratacak genç tasarımcılarımıza inancımız tam…

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

99


Kalitesiz oyuncakların ithalatına denetim arttı

•Dünyanın tek çocuk bayramı olan 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinlikleri kapsamında çocuklarımızı yerli oyuncaklılarımızla kucaklaştırmayı da ihmal etmedik. •Stratejik önemdeki oyuncak sektörünü dağınık yapısından kurtaracak Oyuncak OSB’nin Düzce’de kurulması için T.C. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, PAGEV, Düzce Üniversitesi ve Düzce Sanayi ve Ticaret Odası arasında bir işbirliği protokolü imzalandı. Sektör olarak bu konuda Bakanlığımızın daha hızlı ve etkin desteğini talep ve takip etmekteyiz. •Düzce Üniversitesi’nin ev sahipliğinde düzenlediğimiz “Değerlerimiz Kültürümüz ve Çocuklarımız: Milli Oyuncak” konulu çalıştayımız milli oyuncağın sahip olması gereken niteliklerin ortaya çıkarılması noktasında belirleyici rol oynadı. •22 Mart 2018 tarihinde 15. Gümrük ve Ticaret Bakanımız Bülent Tüfenkçi ile geçtiğimiz yıl birincisi düzenlenen “İstanbul Oyuncak Fuarı”nın açılışını gerçekleştirdik. Ve yerli oyuncak sektörümüze olan kamudaki vurgumuzu perçinledik. •Ekonomi Bakanlığı Ürün Güvenliği

100

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

ve Denetimi Genel Müdürü Zafer Soylu ve yerli Oyuncak sanayinin geliştirilmesi konusunda öncü rol üstlenen PAGEV Plastik Sanayicileri Vakfı Başkanı Yavuz Eroğlu’nun Dolu Oyuncak fabrikasında oyuncak sektörünün son durumunu masaya yatırdığı basın toplantısı büyük ses getirdi. Toplantının çıktısı; “Denetimlerin artması standart dışı ve kalitesiz oyuncakların Türkiye pazarına girişinin önüne geçerken yerli oyuncak üretimini de arttırdı.” oldu. •PAGEV’in yoğun çalışmaları sonucunda ithal oyuncaklar “Tareks” kapsamına alındı. Böylece üreticiler rahat bir nefes alırken haksız rekabeti önlemede önemli bir eşik atlanmış oldu. •Çoğunlukla İthalatçı ve perakendeci firmaların üye olduğu Oyuncakçılar Derneği ile ilişkileri güçlendirdik. Dernek içinde yerli oyuncak üreticilerinin etkinliğinin ve yönetimdeki paylarının arttırılması noktasında önemli mesafeler kat ettik. •Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayınlanan karar ile oyuncak bebeklere yüzde 25, oyuncak müzik aleti ve cihazları

ve oyuncak silahlara yüzde 30, diğer oyuncaklara da yüzde 25 ek gümrük vergisi getirilerek yerli üretimin daha da desteklenmesi sağlandı. • Yerli oyuncak sanayinin desteklenmesi ve Türkiye’de yerli oyuncak pazarını büyütecek projelerin hayata geçirilmesini istişare etmek üzere 23 Şubat 2019 tarihinde Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Mustafa Varank’ı ziyaret ettik. Sayın Bakanımızdan bu konuda yapılan çalışmalara artan bir ivme ile destek verecekleri sözünü aldık. • PAGEV olarak en değer verdiğimiz konu olan sağlıklı ve güvenilir veri üretmek noktasında çalışmalarımıza hız kesmeden devam ediyoruz. Bu doğrultuda hazırladığımız raporları kamu, sektör ve basınla paylaşmaya devam ediyoruz. • Yerli oyuncak fikrinin tüm toplum tarafından kabul görmesi noktasında yürütülen iletişim faaliyetleri kapsamında yerli oyuncak konusundaki mesajlarımızı geleneksel medya kanalları ve sosyal medya üzerinden duyuruyoruz. Sonuç olarak; Ekonomik sıkıntıların yoğun olduğu bir dönemde dahi yerli oyuncak tutkumuzdan vazgeçmeyerek çalışmalarımızı hayata geçiriyoruz. Kültürümüz için çok önemli bir değer olan Türk oyuncak sektörümüzü pozitif ayrımcılıkla daha ileriye taşıyarak büyüme ivmesini artıracak çalışmalara önümüzdeki dönemlerde de devam edeceğiz. P


Tepro Makine’nin Tesclli Markasıdır

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

101


Çocuk parklarındaki güvenli

plastiklere yasak talebine tepki Hem güvenli hem de ekonomik olduğu için çocuk parklarında tercih edilen plastiklere yasak gelmesi için TBMM’ye önerge sunuldu

Çocukların fiziksel ve psikolojik gelişiminde önemli yer tutan oyuncakların eğitici olduğu kadar güvenli olması da önem taşıyor. Özellikle çocuk parklarındaki salıncak, kaydırak, tahterevalli gibi oyuncaklar doğru malzeme kullanılmadığı takdirde çocuklar açısından ciddi tehlikeler yaratabiliyor. Kullanıldığı her alanda hayata değer katan plastik malzemeler güvenlik söz konusu olduğunda çocuk parkları için de vazgeçilmez malzeme olarak ilk sırada yer alıyor. Durum 102

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

bu kadar açıkken, MHP Genel Başkan Yardımcısı Bursa Milletvekili M. Hidayet Vahaboğlu ile MHP Konya Milletvekili Esin Kara’nın ortaklaşa TBMM Başkanlığına verdikleri önergede, çocuk parklarındaki plastik zemin kaplama ve oyuncakların çocuk sağlığına zararlarının araştırılmasını istedi. Oysa eskiden gazetelerde çocuk oyun parkları ile ilgili sık sık yaralanma haberleri okurduk. Metalden üretilmiş salıncaklar, kaydıraklar, tahterevalliler zamanla paslanıp tetanos riski taşıdığından oyun

oynarken çocuğu yaralanan ebeveynler panikle soluğu hastanelerde alırdı. Günümüzde böyle haberler okumuyoruz çünkü oyun parklarındaki bu oyuncaklar çoğunlukla çocuklarımızın güvenliğini sağlayan plastiklerden yapılıyor. Üstelik güvenli olduğu kadar ekonomik bir malzeme olan plastikler sayesinde bugün çok sayıda oyun parkı mevcut. Çocukların eğlenip sosyalleştiği, anne babaların da gönül rahatlığıyla çocukları ile zaman geçirdikleri oyun parklarını


MHP’li Milletvekilleri M. Hidayet Vahaboğlu ve Esin Kara’nın ortaklaşa TBMM Başkanlığına verdikleri önergede, çocuk parklarındaki plastik zemin kaplama ve oyuncakların çocuk sağlığına zararlarının araştırılmasını istedi. güvenli bir alana çeviren plastik malzemeleri karalamak yerine daha çok desteklemek gerekiyor.

BİLİMSELLİKTEN UZAK YAKLAŞIM Türkiye’de plastik endüstrisinin birleştirici gücü olarak öne çıkan PAGEV, özellikle şehirlerde çocukların enerjilerini atmaları ve sosyalleşmeleri için en iyi seçenek olan çocuk parkları ile ilgili bilimsellikten uzak gerekçelerle kafa karışıklığı yaratacak adımlar atılmasını doğru bulmuyor. PAGEV, oyuncağa sadece ekonomik bir

değer olarak bakmıyor, kültürel değerleri geleceğe taşıyacak en önemli araçlardan biri olabilecek “yerli oyuncak” çalışmalarını da hızla yürütürken “plastik oyuncak tehlikeli mi?” gibi sektörü hedef alan yaklaşımlardan büyük üzüntü duyduğunun altını çiziyor. PAGEV öncülüğünde bugüne kadar yürütülen çalışmalar Türkiye plastik oyuncak sektörünün büyümesine önemli ivme kazandırdı. Türkiye genelinde plastik oyuncak imal eden 67 firma, Türkiye ekonomisine

yaklaşık 600 milyon TL’lik katkıda bulunuyor. Bundan sonraki süreçte de plastik malzemelerin insan hayatına katkılarını tüm platformlarda dile getirmeyi sürdüreceklerinin altını çizen PAGEV Yönetimi, hem kültürel hem de ekonomik açıdan önemli değer yaratan Türk oyuncak sektörünü daha ileriye taşıyarak büyümesini artıracak çalışmalara devam edeceğinin altını çizdi ve oyun parklarındaki plastiklerle alakalı yanlış yaklaşımların sona erdirilmesi talep etti. P

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

103


PİMTAŞ 12 bin çeşit ürün yelpazesiyle teknoloji destekli büyüyor Plastik inşaat malzemelerinin yanı sıra tarım, endüstri, otomotiv sanayine yönelik üretimleri sürdürmeye devam ediyor

4

0 yılı aşkın sanayi tecrübesiyle 30 bin metrekare kapalı alanda günde 100 ton üretim kapasitesi bulunan Pimtaş Plastik, plastik inşaat malzemelerinin yanı sıra tarım, endüstri, turizm ve diğer sektörler için 12 bin çeşit ürün üretiyor. Yaklaşık 150 ülkeye ihracat yapan firma; yenilikçi, akılcı, ilkeli ve sorumlu yaklaşımıyla yüksek standartlı kaliteyi benimsiyor. Sınai’ye bilgi veren Pimtaş Plastik İnşaat Malzemeleri San. ve Tic. A. Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Şamil Tahmaz, “Ekonomik fiyat ve doğru nitelikteki ürünleri pazarlamayı, pazar payımızı ve rekabet gücümüzü artırmayı, gelişen teknoloji ile sektörümüzde ulaştığımız kalite standartlarımızı, ürün ve hizmetlerimizde geliştirerek müşteri memnuniyetini en üst seviyeye çıkarmayı hedefliyoruz” dedi. Plastik sektörü hakkında değerlendirmelerde bulunan Tahmaz, sektör çeşitlendirme, maliyet kontrol, ihraç pazarlarındaki yaklaşımı ve risk-maliyet yönetimine ilişkin konulara değindi.

ULUSLARARASI ÖNCÜ KURULUŞ Firmanızı tanıtır mısınız? Daha çok hangi ürünler üzerine odaklandınız? Firmamız 1977 yılında iki ortaklı olarak kuruldu. Üretime başladığımız andan itibaren boru, ek parça, küresel vana, kelebek vana, çekvalf, rakor, havuz ve tesisat teknik ekipmanları gibi plastik inşaat malzemelerinin kendine özgü tasarımını ve imalatını yapan, plastik sektöründeki uluslararası öncü kuruluşlardan biriyiz. Halen firma yönetimimiz ikinci kuşak temsilcileri tarafından yönetiliyor. Ana üretim konumuz plastik inşaat malzemeleri imalatı olmakla birlikte; tarım, 104

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

endüstri, turizm ve diğer sektörlere de hizmet veren yaklaşık 12 bin çeşit ürün yelpazesine sahibiz. Firmamız, birisi Gebze Plastikçiler OSB’de bulunan fabrika ve diğeri Gebze E5 Eskihisar sapağında bulunan iki ayrı üretim tesisinde yıllık toplam 60 bin ton üretim kapasitesi ve 500’ü aşkın tecrübeli çalışanıyla hizmet veriyor.

havuz ekipmanları, artırma tesisleri, su parkları, akvaryumlar, 2016 başı itibariyle üretimine başladığımız içme suyu ve doğalgaz hatlarındaki boru ve ekipmanlar yer alıyor. Pimtaş Plastik olarak 41 yıldır müşterilerimize daha kaliteli ürünler ve hizmetler sunabilmek için üretiyor ve her geçen yıl kendimizi yeniliyoruz.

OTOMOTİV SANAYİNE ÜRÜN VERİYOR

150 ÜLKEYE İHRACAT

Ürünleriniz hangi sektör tarafından tercih ediliyor? Uzmanlaştığınız bir alan var mı?

Rekabetin yoğun olduğu plastik sektöründe, sektördeki yerinizi güçlendirmek için nasıl bir yol izliyorsunuz?

Üretimimizin yüzde 35’ne denk gelen ve şirketimizin son 5 yıldır otomotiv sanayisine yönelik çalışmaları hız kazandı. Yan sanayi olarak Ford ve Toyota gibi ana üretici firmaların yaklaşık 35 parçasını, Ford kamyonlarının da filtrelerini imal ediyoruz. Ayrıca skalamızda

Bugün Pimtaş Plastik, ISO 9001 kalite yönetim sistemine ve TSE Belgesine sahip olarak en yeni teknolojik altyapı, makine ve kalıp sistemleri ile başta Avrupa ülkeleri olmak üzere birçok ülkeye ürün ihraç ediyor. Firmamız farklı sektörlere hizmet sunmasıyla, sektörel krizlerden mümkün olduğu


kadar az etkileniyor. Uluslararası yapıya sahip olmamız, yaklaşık 105 ülkeye ihracat yapmamız üzerimizdeki rekabet baskısını azaltıyor. Ayrıca yurt dışı pazarına açılmak bizi mevsimsel üretimden uzaklaştırarak elimizi güçlendiriyor. Pimtaşın gücü buradan geliyor.

İŞ BİRLİĞİNDEN SİNERJİ DOĞUYOR İhracat pazarlarınız hayli geniş. Pazarın çeşitliliği sağlamak noktasında herhangi bir destek alıyor musunuz? Sektördeki kamuya ve sivil toplum kuruluşları ile iş birliği içerisindeyiz. Bu iş birliği, destekleri ve kendi münferit çabalarımızın birleşmesiyle sinerji oluşturup, ihracat pazarlarını son noktaya kadar taşıma gayretindeyiz. Yıl içerisindeki yaklaşık 12 uluslararası fuara da katılım sağlıyoruz.

İNSAN SAĞLIĞINA DUYARLI Temiz su borularında plastik malzemeye yönelik sağlık endişeleri sıklıkla gündeme getirilmeye başlandı. Bu konuda görüşleriniz nelerdir? Elbette bu algıların hepsinin sebepleri var. Fakat; TSE belgesinin sağlık standartları vardır. Bu nedenle insan sağlığına yönelik yapılan testlerden geçmek zorundadır. Tüm testlerimiz onaylı kuruluşlarda yapılıyor. Sadece Türkiye için geçerli değil, mevcut ürünlerimizin uluslararası sertifikalarını da alıyoruz. Şirketimiz bu konuda son derece duyarlıdır.

HEDEF MÜKEMMELİYET MERKEZİ Kurmuş olduğunuz Ar-Ge Merkezi hakkında bilgi verir misiniz? Bakanlık onaylı bir Ar-Ge merkezimiz var. Yaklaşık 3 bin 500 metrekarelik bir alanı sadece bu iş için tahsis ettik. Şuan Ar-Ge merkezimizde 30 personel çalışıyor. Fiili olarak yıl içerisinde 10-25 arası Ar-Ge projesi gerçekleştiriyoruz. Asıl hedefimiz bir Ar-Ge merkezi oluşturmaktan ziyade bir mükemmeliyet merkezi kurmak. Bunun için adımları atmaya devam ediyoruz. Ar-Ge konusunda bütün çevre fabrikalarına destek ve hizmet

vermeyi hedefliyoruz. Pimtaşı Ar-Ge Üssü olarak kabul edebiliriz.

ÇALIŞANLARA MASTER İMKÂNI İki üniversite ile anlaşmanız olduğunuzu biliyoruz. Eğitime yönelik destekleriniz nelerdir? Firmamız eğitime çok önem veriyor. Okan Üniversitesi ile yaptığımız anlaşmaya göre, rektörlüğe bağlı bir master programımız var. Farklı firmalarda çalışan arkadaşlarımız haftanın 3 günü gelip burada iş çıkışı işletme master derslerini alıyorlar. Bunu yapmamızdaki amaç, piyasadaki çalışan arkadaşlarımızın zaman problemleri aşarak eğitimlerinin devam etmelerini, akademik bilgisi olan ve teorik olarak da hareket eden arkadaşlarımızı bir araya getirilerek beyin fırtınası oluşturmayı sağlamaktır. Şu anda bu organizasyon çok başarılı bir şekilde devam ediyor. Yapmış olduğumuz bu çalışma üniversite-sanayi iş birliğinin en güzel örneğidir. Ayrıca; Gebze Sanayi Üniversitesi adında sektörün ihtiyacı olan bölümleri bünyesinde barındıran bir üniversite kurma hedefimiz var, isim haklarını almış bulunmaktayız. Bu üniversite ile öğrencilerin iş kaygısı olmadan sektörün içerisinde yer almasını hedefliyoruz. Pimtaş Plastik olarak sosyal sorumluluk politikanız nedir? Firmamız, tüm faaliyetlerinde sosyal sorumluluk bilinciyle hareket ediyor ve insan haklarına saygı göstererek sürekli olarak çalışma şartlarını iyileştirme çalışmaları yürütüyor. Bu amaçla ulusal ve uluslararası yasal mevzuatın gerekliliklerini çalışanları, yöneticileri, müşterileri, tedarikçileri ve diğer paydaşları için takip ediyor. Sosyal sorumluluk prensiplerini yerine getirmek için çocuk işçi çalıştırmanın önlenmesi, zorla ve zorunlu çalışmanın önlenmesi, iş sağlığı ve güvenliği, ücretler ve ödemeler, ayrımcılığın önlenmesi, disiplin uygulamaları, örgütlenme ve toplu sözleşme özgürlüğü, çalışma saatleri gibi ilkeleri doğruluk, dürüstlük ve etik değerleri bağlı kalarak oluşturuyoruz.

İŞ GÜVENLİĞİNE ÖZEL ÖNEM Tesislerinizde iş güvenliğine verdiğiniz önem kapsamında aldığınız önlemler nelerdir? Pimtaş Plastik olarak tüm faaliyetlerimizde, güvenli ve sağlıklı bir iş ortamı oluşturarak, olası her tür kazayı en aza indirmeyi hedef olarak kabul ederiz. Bu politikanın gereği olarak; iş güvenliği ve sağlığıyla ilgili kanun ve yönetmeliklere uyarak, uluslararası standartlar ışığında hareket ediyoruz. Ayrıca yeni tesis, ürün ve proseslerin iş güvenliği açısından değerlendirilmesini, çalışanların katılımını sağlayarak tehlikeleri kaynağında kontrol altına almayı, kaza, acil durumda kayıpları en aza indirecek yöntemler geliştirmeyi, sürekli gelişim ile başarıya ulaşmak için çalışanlarımızı iş güvenliği konusunda eğitmeyi hedefliyoruz.

GELİŞEN TEKNOLOJİYE UYUM

Kalite politikanız hakkında da bilgi verir misiniz? Müşteri memnuniyetini dikkate alarak, ürünlerinizin ne gibi niteliklere sahip olmasını amaçlıyorsunuz? Firmamız; yenilikçi, akılcı, ilkeli ve sorumlu yaklaşımıyla yüksek standartlı kaliteyi benimsemiş bir kuruluştur. Hedefimiz, müşteri memnuniyeti için müşterilerin istek ve beklentilerini önceden tespit ederek karşılamaktır. Bu doğrultuda; ekonomik fiyat ve doğru nitelikteki ürünleri planlamayı, pazar payını ve rekabet gücünü artıracak önlemler almayı kendimize öncelikli hedef olarak belirledik. Ayrıca, gelişen teknolojiyle sektörümüzde ulaştığımız kalite standartlarını, ürün ve hizmetlerimizde geliştirerek müşteri memnuniyetini en üst düzeye çıkarmayı da amaçlıyoruz. Bunun yarı sıra takım ruhu anlayışını, çalışanlarımızın katıldığı eğitimlerle pekiştirerek yetkinliklerin artırılmasını; tedarikçilerimizle karşılıklı güven ve dayanışma içinde kalite seviyesini yükseltmeye gayret ediyoruz. Toplam kalite anlayışımızın bir parçası olan kalite politikasını başta üst yönetim olmak üzere tüm çalışanlarımız uygulamaktan ve kalite sisteminin etkinliğini geliştirmekten sorumludur. P

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

105


106

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151


BİLİM İNSANLARI, “PLASTİK POŞET İDDİASINA” SON NOKTAYI KOYDU

PLASTIK POŞETLERIN 11 BIN METRE DERINLIĞE INMESI MÜMKÜN MÜ? PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 150

107


Dünyadaki deniz kirliliği giderek büyürken plastik poşetler bu kirliliğin başlıca sebebi olarak gösteriliyor. Son olarak dünyanın en derin noktası olarak bilinen Büyük Okyanus’taki Mariana Çukuru’nun 11 bin metre derininde plastik poşete rastlandığı haberleri yayınlandı.

G

eçtiğimiz ayların en önemli çevre gündemi Mariana Çukuru’nda plastik atık bulunması haberiydi. İddiaya göre Büyük Okyanus’ta 11 bin metre derinliğe ulaşan Mariana Çukuru’nda plastik poşet görülmüştü. Haliyle hem uluslararası hem de ulusal medyada en çok yer alan haberlerden biri olmuştu. Peki, gerçekten hafifliği ile bilinen özgül ağırlığı çok düşük olan plastiğin okyanusun hem de 11 bin metre derinliğine inmesi mümkün mü? Bu sorunun yanıtını Yalova Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Polimer Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof. Dr. Mustafa Öksüz ve Prof. Dr.

108

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

Hüseyin Yıldırım’ın hazırladığı rapor veriyor: Yoğunluğu 1 den düşük olan plastik malzemelerin tek başına denizin bu derece altına inmesi bilimsel olarak mümkün değil! Rapora göre; okyanusları en çok kirleten beş ülke Çin, Endonezya, Filipinler, Tayland ve Vietnam’ın olduğu bu bölgede bu tip plastik atıklara rastlamak olası. Bu ülkeler atık yönetim sistemlerine yeterli yatırım yapmadıklarından, çöpe giden atıklar çeşitli yollardan denizlere karışıyor. Plastiklerin yoğunluğu her ne kadar deniz suyunun yoğunluğundan düşük olsa da katkı maddesi içeren ve sıkıştırılarak blok halinde preslenen

veya daha yoğun maddelerin karıştırılmasıyla (metal, toprak, taş vb.,) yoğunluğu arttırılan plastik malzemeler büyük ve kontrolsüz şekilde denizlere atılarak batırılmakta ve büyük denizlerin tabanına kadar ilerleyebilmekte. Bunun yanında deniz ekosisteminde plastiklerin yüzeyinde oluşan çeşitli deniz bitkileri ve canlıları da malzemenin zamanla batmasını sağlayabiliyor. Yani bir plastik poşet su yüzeyinden kendi kendine Mariana Çukuru’na kadar inemez… Ancak kasıtlı veya kasıtsız bir dış etmen bunu sağlayabilir.


Özgül ağırlığı sudan hafif olan plastik poşetlerin okyanusun 11 bin metre derininde bulunması bilimsel olarak mümkün müdür? Yalova Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Polimer Mühendisliği Bölümü öğretim üyelerince hazırlanan rapora göre dış etkenler olmadan plastik poşetlerin böyle bir derinliğe inmesi mümkün değil.

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

109


En çok rastlanan plastik türü olan PET’in yoğunluğu 1’den büyük olmasına rağmen film halinde olduğu için deniz yüzeyinde yüzebilir. Ancak bunlar preslenip blok haline getirildiklerinde batmaları mümkün olabilir. Ekonomik değeri de düşünülünce insanın aklına “biri bunu niye yapsın?” sorusu geliyor. Bunun yanında okyanuslarda oluşan dev dalgalar, şiddetli rüzgârlar ve denizaltı akıntıları da plastiklerin okyanus tabanına taşınmasına sebep olabiliyor. Rapor tüm bu çıkarımlarıyla plastiğin Mariana Çukuru’na taşınmasında en önemli etkenin insan olduğunu gözler önüne seriyor. Raporun sonuç bölümünde geri dönüşümün dünya çapında desteklenmesi ve eğitim çalışmaları ile plastik

110

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

ve diğer dönüştürülebilecek malzemelerin tekrar endüstriye kazandırılmasının çevre kirliliğinin önlenmesinde önemli rol oynayacağı belirtiliyor. HEDEF ATIKSIZ DENİZLER Dünya kıyılarını atıklardan temizlemek amacıyla kurulan Avrupa Merkezli sivil toplum kuruluşu Waste Free Oceans (Atıksız Denizler) Vakfı’nın Başkanı Bernard Merkx konu ile ilgili yaptığı değerlendirmede şunları söylüyor; “Denizlerimizdeki atıklar büyük bir problem. Bu atıkların en büyük kaynağı yeteri kadar geri dönüşüm ve atık yönetimine yatırım yapmayan devletlerdir. Ancak burada önemli olan suçlu aramak veya sansasyonel haberler yaparak, bilimsel olmayan sahneler oluşturarak halkı korkutmak

değildir. Bu tarz gerçeklikten uzak haberler toplum nezdinde inandırıcılığı kaybettirerek çevreyi ve denizlerimizi koruma çabamıza zarar verir. Amacımız daha bilinçli tüketim, iyi atık yönetimi için çalışmaktır. Waste Free Oceans tüm kıtalardaki organizasyonuyla atıksız denizler için çalışmaya devam edecek.” ÇÖZÜM BİLİNÇLİ KULLANIMDIR Mariana Çukuru’nda plastik poşete rastlanması ve deniz kirliliği noktasında okların bir kez daha plastik sektörüne çevrilmesi bir algı faaliyetidir diyen Tüketici Başvuru Merkezi Başkanı Aydın Ağaoğlu; “Türkiye’nin de taraf olduğu Birleşmiş Milletler Tüketici Hakları Evrensel Bildirgesi’nde yer alan sekiz temel unsurdan birisi de sağlıklı çevre ve yaşama


Plastik yerine ahşap ya da kağıt kullanılacak olsaydı ortaya çıkacak ağaç kesme sayısı tahayyül bile edilemezdi

hakkıdır. 20. yüzyılın ikinci yarısında hayatımıza giren ve sağladığı avantajlarla alternatif malzemelerin yerini alan plastik günümüzde çevre düşmanı ilan edilmektedir. Ancak bilinçli tüketiciler kağıt, metal ve ahşabın yerini alan plastikler sayesinde ağaç tüketiminin azaldığını bilmektedir. Plastik çevreyi kirletiyor demek çok yanlıştır. İnsan tarafından çevreye atılan plastiklerden sorumlu olan yine insandır. Plastiğin yerine alternatif malzemeler kullanılması çözüm değildir, çözüm bilinçli tüketim ve geri dönüşümdür. Plastik atıklar çöp değildir, ekonomik bir değerdir. Geri dönüşüm endüstrisi geliştikçe hem çevre kirliliği önlenecek hem de iş alanı yaratılarak ekonomik bir fayda sağlanacak. Üstelik plastik

plastik yerine sunulan ürünlerin çoğu salgın hastalık riskini ve can güvenliği tehlikesini de beraberinde getiriyor. Binlerce kişinin aynı gün içinde yiyip içtiği bir fastfood restoranındaki cam bardak ne kadar temizdir? Ne kadar hastalık riski taşır? Bizden önce o bardakta içenlerin hepsi sağlıklı, temizliğe dikkat eden insanlar mıydı? Kırıldığında cam ithalatının azalması ile ülkenin bardak, battığında metal pipetler cari açığına da önemli oranda çocuklar, yaşlılar, engelliler katkı yapılabilecek. Bugün hatta yetişkinler için yaralanma plastik yerine ahşap ya da kağıt riski taşımıyor mu? Artık bilimsel kullanılacak olsaydı ortaya çıkacak gerçekleri konuşmanın, çevrecilik ağaç kesme sayısı tahayyül bile oynamak yerine, bilimsel edilemezdi. Ambalajlarda metal gerçeklerle çevreyi korumanın ya da cam üretiminde kullanılan zamanı geldi hatta geçiyor bile. enerji miktarı hesaba kattığımızda Dünya çapında bazı ülkeler karbon ayak izinin oldukça koyu çevreyi korumak için olmazsa ve iri olduğunu söyleyebiliriz. olan atık yönetimi yatırımlarını Buradan da anlaşılacağı üzere yapmayıp, diğer taraftan çevreci sorun malzemeden çok kullanım görünmek için pipet, poşet gibi şeklinden kaynaklanıyor” diyor. ürünleri yasaklıyorlar. Çevre, popüler görünmek isteyenlerin, BİLİMSEL GERÇEKLERLE sloganlarla kendilerini parlattıkları KONUŞMALIYIZ bir alana dönüştü maalesef. Raporun sonuçları ile ilgili Hâlbuki çevre bilimsel bir değerlendirmede bulunan yaklaşımla korunabilir. Karbon PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu ise ayak izi, küresel ısınma, döngüsel “Bilimsellikten uzak, sansasyon ekonomi bunlar hep bilimin amaçlı haberler maalesef konusudur” diye görüşlerini dile günümüzün gerçeği haline geldi. getiriyor. P Son yıllarda çevre dostu diye PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

111


ÖZEL RÖPORTAJ

AYHAN ERDAL:

“İÇIMDEKI UKDE PAGEV ÇATISI ALTINDA

ÜNIVERSITE KURULDUĞUNU GÖRMEKTIR…”

P

AGEV Sözlü Tarih Projesi kapsamında, Vakfın ilk yıllarına tanıklık etmiş ve uzun yıllar yönetimde aktif olarak görev almış Duayen isimlerden Ayhan Erdal ile dünden bugüne plastik sektörünü ve PAGEV’i konuşuyoruz. Erdal, kurulması hedeflenen üniversiteden bahsederek, “İçimdeki ukde PAGEV çatısı altında üniversite kurulduğunu görmektir” diyor. Sizi tanıyarak başlamak istiyoruz, kendinizi biraz anlatır mısınız? 1949 yılında Tekirdağ’da doğdum, çocukluğum Saray’da geçti. 1961 yılında İstanbul’a taşındık ve 2003 yılına kadar, “42 yıl” İstanbul’dan yaşadıktan sonra tekrar doğduğum topraklara dönerek işimi de Tekirdağ’a taşıdım. Ben esasen maliyemuhasebe yüksekokulundan mezunum. Bir dönem muhasebe müdürlüğü yaptım, serbest defter tuttum. Ortağım ise kimya mühendisiydi. Plastikle tanıştıktan sonra kendi işimizi kuralım diye düşündük, uzun değerlendirmeler sonucu 1979 senesinde ortağımla birlikte PVC marley yer döşemesi imalatına başladık. İlk üretim

112

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

fabrikamız Gaziosmanpaşa Küçükköy’deydi. İlk üretim tarihimizi çok net hatırlıyorum 30 Mart 1980, çok güzel bir duyguydu. Ancak 1980 yılındaki ekonomik kriz ve 24 Ocak kararları bizi zora soksa da atlatmayı başardık. 1986 yılına gelince PVC boru fabrikası kurduk ve 1994 yılına kadar üretimimizi devam ettirdik. Türkiye ekonomik krizinin sonucu olarak alınan meşhur 5 Nisan kararları ile birlikte bu işin yürümeyeceğini düşündüm ve bıraktım. Daha sonra kendi şirketimi kurdum ve geçen yıl emekli olmaya karar verinceye kadar çalışmaya devam ettim. Plastikle nasıl tanıştınız? Yaklaşık 100 yıllık geçmişi olan plastik, hayatımızda kısa zamanda çok fazla yer etti. 1961-1962 yıllarında naylon gömleklerle tanıştım plastiklerle, sonra leğenler, PVC pencereler, poşetler derken şimdi plastiğin olmadığı yer yok. Plastik bugün kötüleniyor ama plastik olmasaydı sanayideki ilerleme bu kadar hızlı olmazdı diye düşünüyorum. Tüm malzemelerin olduğu gibi

plastiklerinde sakıncaları olabilir orada çözüm geri dönüşümdür. Yeniden dönüşüm yaptığımız zaman ortaya güzel şeyler çıkabiliyor. Küçükköy’de fabrikanızı açarken ne kadarlık bir sermaye ile başladınız, makineleri nereden aldınız? Tam olarak ne kadarlık bir yatırım yaptığımızı hatırlamıyorum. Hamur makinelerimizi ve preslerimizi Bayrampaşa piyasasından aldık. 1986’da PVC boru işine başladığımız zaman Hayrullah Yelkenci’nin “Yelkenciler” firmasından gerekli makineleri aldık. Makineler o gün bugündür hala sorunsuz çalışır. Yelkenciler firması yurt dışı ve yurt içi çalışmaları hâlâ devam eden kıymetli bir firma. Firmanızı 1979 yılında kurduğunuzdan bahsettiniz. Hammaddeyi nereden alıyordunuz? Hammaddeyi Petkim’den tedarik ediyorduk. Tabii Petkim’in yeterli olmadığı noktalarda PVC’leri dışarıdan ithal ediyorduk.


Daha sonra İzmir’de Aliağa da üretime başlayınca biraz daha rahatladık. Bazı hammaddelerimizi karaborsadan aldığımızı hatırlıyorum. Örneğin; piyasada Çin’in hâkim olduğu Dop Yağı dediğimiz bir hammadde vardı. Dop Yağı’na ulaşmak zor ve pahalıydı. Diğer yardımcı hammaddeler ise ülkemizde olduğu için onlarda bir sıkıntı yoktu.

Karaborsanın kendince kuralları ya da ilişki ağları var mıydı? Karaborsadaki asıl belirleyici aktörler kimlerdi? Karaborsadan yüksek fiyata aldığınız için maliyeti ve doğal olarak fiyatları etkiliyordu. Bir dönem Türkiye’de karaborsa piyasaya çok hâkim olmuştu. Para kimdeyse karaborsada onun yönetimindeydi. Yahudiler bu

piyasaya daha çok hâkimdi. Sonra yavaş yavaş bu durum azaldı. Bugün neredeyse yok diyebilirim ki bu güzel bir şey. Ürettiğiniz marleyleri nereye satıyordunuz? Ürettiğimiz marleyleri Türkiye içinde satıyorduk. Marleyin Türkiye’de imalatı 1964 yılından itibaren başladı diyebilirim.

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

113


Önce lüks konutlarda kullanılmaya başlanan marley zamanla yaygınlaştı ve hatta son noktada gecekondularda bile kullanıldı. Her ürünün bir piyasa ömrü var. Her ürün değişime uğramazsa yok olmaya mahkûmdur. Marley piyasası da öyle oldu. 27’ye yakın firma var iken bu yıl sadece bir firma vardı imalat yapan ne yazık ki yakın zamanda o da iflas etti. Marley işine girdiğimizde 1990’lı yıllara kadar devam edeceğini düşünmüştük. Ama marley üretimi azalarak da olsa 2015 yılına kadar devam etti. Her işte yenilik önemli değişiklik yapmak gerekiyor. Özellik plastik yeniliğe açık, her şekle girer, her şekli kolayca alan, üretimi kolay çok özel bir üründür. Zaten değişim olmadan olmaz. Marley üretirken değişime en çok uyum sağlayan firmalardan biri bizdik. Marleyin yanında PVC boru üretmemiz bizi avantajlı konuma taşıdı. Marley ödemelerini üç ayda alıyorsak PVC boru ödemelerini nakit ya da 15 gün sonra alabiliyorduk. Bunu başaramayanlarsa maalesef kapanmak zorunda kaldı.

“PAGEV PLASTIK SEKTÖRÜNDEKI EĞITIM EKSIKLIĞINI GIDERMEK IÇIN KURULDU” 1979-80’li yıllarda plastik üreticilerinin bir meslek örgütü, bir dayanışma ağı var mıydı? Biz plastik işine başladığımız yıllarda mesleki örgütlenme pek yoktu. PAGDER Derneğimiz vardı ve plastikçi arkadaşlarımız bu Dernek altında yavaş yavaş örgütlenmeye başladılar. Zamanla bu işi bir adım öteye taşımak gerektiği ve eğitimi odağına alan bir çatı örgütüne ihtiyaç duyulduğu ortaya çıktı. Çünkü sektörde eğitim eksikliğinden kaynaklanan nitelikli eleman açığı vardı. İşte 1989 yılında PAGEV’in (Türk Plastik Sanayicileri Araştırma

114

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

Geliştirme ve Eğitim Vakfı) temelleri bu eksikleri gidermek için çok değerli sektör büyüklerimiz tarafından zorluklarla atıldı. Vakfımız kurucularından kaybettiklerimize Allah’tan rahmet diliyorum, çok sıkıntılar yaşadılar. 1993-94 yıllarında PAGEV’e katıldığımda Ataköy’de iki odalı küçük bir dairede varlığımızı sürdürmeye çalışıyorduk. Hiç geliri olmadığı için ofis kirası çalışanların maaşı hep yönetici arkadaşlar tarafından karşılanırdı. Tabii bu çok sürdürülebilir bir şey değildi PAGEV’e bir gelir elde edilmesi gerekiyordu. Hayrullah Yelkenci öncülüğünde sektöre yönelik bir fuar yapılması gündeme geldi. İstanbul’da Tepebaşı’nda Tüyap Fuarcılık’ta ilk plastik ve makine fuarı tertiplemeye başladık. Vakfımızın gelirlerinin yüzde 80’ini eğitime harcayarak bugünlere kadar geldik. Önce bir lisemiz vardı. O liseye hammadde, makine ve kitap yardımları ile başladık sonra üniversite bazında bu yardımları yaptık. Benim de yönetimde olduğum dönemde önce Gebze’de (PAGEV MTAL) kendi okulumuzu açtık. Sonra da Halkalı’da ikinci okulumuzu açtık. PAGEV öncülüğünde bir üniversite kurulması içimde bir uhdedir. Onu görmeyi de çok istiyorum. Bizden sonra yönetime gelen arkadaşlar da çok çabaladılar

Gebze’de ilk Pagev Meslek Lisemizi açan arkadaşlarımıza çok teşekkür ederim, ben de o yönetimin içindeydim. Sonra Halkalı’da ikinciyi açtık. Şu anda, benim içimde senelerden beri olan uhde vardır, inşallah onu da görürüm: Üniversite açılması! İnşallah o da olur yani bekliyorum, çünkü bizden sonra gelen yönetici arkadaşlarımız hakikaten çok çabaladılar, bizlerin bir yere kadar getirdiği çıtayı yükselttiler. Şu anda dünyada tanınırlığı olan bir Vakıf, 25-30 yılda sıfırdan buralara gelmek çok güzel bir şey. PAGEV’in yönetiminde nasıl yer aldınız? Sizin PAGEV yönetimindeki göreviniz neydi? Ben yönetim kurulunda mali işlerden sorumluydum. Biz Hayrullah Yelkenci ile 1978’den beri tanışırız. İlk daveti kendisinden aldım. Ağabey olarak gördüğüm saygı duyduğum bir isim olduğu için daveti geri çevirmedim. Vakfı duymuştum tabii ama çalışmalarını çok bilmiyor ve açıkçası önemsemiyorduk. Sonra işin içine girince baktık ki çok değerli arkadaşlarımız gecelerini gündüzlerine katarak çalışıyorlar. Örneğin toplantılarımız saat altıda başlayıp gece on birlere on ikilere kadar devam ediyordu.


Her arkadaşımız Vakfa yorgun geliyordu ama dinlenmiş çıkıyordu. Çok mücadele ettik ama değerdi. İlk zamanlar sanayicilerimiz bize pek destek olmadılar. Sadece aidat toplanacak bir oluşum olarak görüp soğuk baktılar. Ama biz bugüne kadar hiç aidat almadık. Gelirimizi fuarlardan elde ettik. Sonradan çalışmalarımızın önemini anlayıp Vakfımıza üye oldular. Şu anda Türkiye çapında çok değerli firmalarımız var vakfımızda ve bu firmalarla çok daha ileriye gideceğimize inanıyorum. Vakıf çalışmaya başladıktan sonra sanayicilerin faydalı dediği ve Vakfa ilgi göstermeye başladığı nokta neresi oldu? Hammadde, üretim ve sektörle ilgili bilinmeyenler noktasında ilk danışılan yer olduk. Binlerce önemli kaynak kitaplar kazandırdık sektörümüze ve bu kitaplarımızı hiçbir ücret almadan firmalarımızla paylaştık. Giderek daha önemli hizmetler vermeye başladık. Örneğin birkaç ay önce temelini attığımız Mükemmeliyet Merkezi Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarında

firmalarımızın çok işine yarayacak. Vakfın kaç çalışanı vardı? Vakfımız ilk kurulduğunda Ataköy’deki ofisimizde sadece üç personelimiz vardı. O iki odalı küçük ofiste aynı zamanda kooperatif bile kurduk. Bugün çok konuşulan sanayinin şehir dışına taşınması gerekliliğini 1994-1995 yıllarında biz dile getirdik. Plastik sanayimizi İstanbul dışına taşımak için Trakya’da yer arıyorduk. Çorlu’da 3 bin dönüme yakın bir yer bulduk ve burayı satın aldık. Öyle değerli bir yer ki, yanımızda şu anda Avrupa Serbest Bölgesi var. Arsayı satın almadan önce yetkililerden izin aldık ama sonra bize çok zorluk çıkardılar. Hala o arsayı sanayi için kullanamıyoruz ben harcadığımız emeğe çok yanıyorum. Düşünün 300’e yakın fabrika İstanbul’dan çıkıp oraya gidecek ve burayı rahatlatacaktı. Peki bu Çorlu’daki araziyi Pagev adına mı aldınız? Söz konusu arazi şimdi hangi amaçla kullanılıyor? Araziyi PAGEV adına almadık kurduğumuz kooperatif (PAKOP)

adına aldık. Valla bomboş tarla, 25 yıldan beri ne bir şey ekiliyor ne bir şey biçilir. Ekonomiye de yazık olduğunu düşünüyorum. PAGEV varken neden PAKOP kuruldu? PAGEV Vakıf olduğu için bir yer alıp üyelerine kullandırma imkânı yoktu. Kooperatif olarak bu tarz yerler alıp zaman içinde üyelerimize fabrikalar yaptırmayı sağlamaktı. PAGEVin mali politikası nasıldır, gelirleri nasıl nasıl elde eder? Vakfın bütün gelirleri fuarlardan geliyor. Bir de örneğin üyelerimiz bir okul yaptırdığımızda makine bağışlıyor, PVC yapan okulun pencerelerini yapıyor, biri hammadde veriyor vb. Zorunlu bağış yok ama çok fazla bağış yapan arkadaşlarımız var. Zaten çalışmalarımızı da bu sayede yapabiliyoruz. Vakıfta çalışırken her tür masraftan kaçındık, yönetim olarak hiçbir talepte bulunmadık. Bize nerede ne görev verildiyse canla başla yaptık. Vakfımızın kazandığı paraların çok büyük bölümünü eğitim için harcadık.

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

115


böyle bir şey yok.

Gebze’de bulunan PAGEV MTAL’den ilk mezunlarımızı verdiğimizde büyük gurur ve mutluluk duyduk. Okulun temellerinin atılmasından açılışına kadar tüm süreçleri yakından takip ettik ve bunu çok büyük mutlulukla yaptık. PAGEV okulları mezunlarına ne gibi avantajlar sağlıyor? PAGEV okullarından mezun olan gençlerimiz çok daha kolay iş buluyor. Zaten öğrencilerimiz daha öğrenciyken sanayicilerimizle tanışıyor ve onların fabrikasında çalışma fırsatı buluyor. Türkiye’de maalesef bazen üniversite mezunlarında bile yaptığı iş ile ilgili pratiği olmadığı için acemilik çeken çok insan var. Türkiye’de plastik alanında maalesef mühendislik bölümü yok. Marmara Üniversitesi’nde plastik mühendisliği olsun diye çok çabaladık ama ne yazık ki olmadı. Yani bir plastik firmasına giren kişinin ben plastik mühendisiyim demesi lazım, ülkemiz için ilerlemek için bu şart. 30 yıldır bu konuda çok çalıştık ama hem tüm sanayicilerimizin hem de devletin bizleri desteklemesi gerekiyor. Kaldı ki vergi muafiyetini bile çok seneler uğraştıktan sonra alabildik. Eğitime katkısı olan vakıfların bu muafiyeti alması lazım. Biz burada Atatürkçü, ilersini gören, çok parlak fikirli kişiler yetiştirmeye çalışıyoruz. Milli Eğitim Bakanlığı’nın çatısı altında kurulan bu okullara PAGEV üyelerinin katkıları neler oldu? Hepsi vakıf bünyesinde karşılanıyor yani ya vakıf direkt kendisi yahut da üyelerinden yani rica, hatırla. Benim bildiğim mesela Hayrullah Yelkenci çoğu okullarda onun makineleri var, aynı şekilde diğer arkadaşlarımızın var. allah rahmet eylesin bir ağabeyimiz vardı öldü, o da çok makineler vermiştir yani hep yardımla, buranın yardımlarını bizler, arkadaşlarımız sağlamıştır ve imece usulü bu yapılıyor. Yani ne bileyim bir yani bu her ay şuraya şu verilecek, bu parayı bunu şöyle harcadık; bizde öyle bir şey yok!

116

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

Peki PAGEV’in ilk fuarlarından bahseder misiniz? Esas burada fuarları ortaya çıkartan, ilk fuarları düzenleyen Hayrullah Yelkenci’nin çok büyük emeği var. Bizler onun kurmuş olduğu bir düzene destek olduk. Sizce plastik sektörünün en parlak, en kazanç getiren yılları hangi yılları? 1982-1987 yılları arasında en parlak devrini yaşadığına inanıyorum. Bir fabrikamız varken başka bir fabrika yatırımı yapabildiğimize göre iyi kazanıyormuşuz. Hatta ikinci fabrika için çektiğimiz krediyi bir yıl gibi bir zamanda ödeyebilecek duruma geldik. 1990 yılından sonra ise sektör çok büyük sıkıntılar yaşadı. Zaten 1994 yılında da kriz patlak verdi. Sonrasında 2001 krizi tekrar toparlanma derken 2008’de tekrar kriz ki etkilerini hala görüyoruz. Sektörün geçmişteki problemleriyle bugünkü problemlerini kıyasladığınızda neler söylemek istersiniz? Şimdi bugünkü problemler çok büyük, her geçen gün de büyüyor. Belki şu anda benim 3 milyona yakın alacağım var, elimde çekim senedim var hiçbir şey alamıyorum. Siz severek bir iş yapıyorsunuz bir şeyler üretiyorsunuz, karşılığında bir çek alıyorsunuz, bir kâğıt parçası alıyorsunuz, karşılığında bir şey yok! Devlet de bir şey yapamıyor, bunların önüne geçilmesi lazım. İhracatta işler nasıl yürüyor? İhracatın daha rahat olduğunu söyleyebilirim. İhracatta paranız geliyor hesaba geçiyor, akreditif açılıyor, ondan sonra da mal teslim ediliyor, ama iç piyasada maalesef

PAGEV’in bugünkü çalışmalarını nasıl değerlendiriyorsunuz? PAGEV bugün ilk kurulduğu zamanlardan daha güzel işler yapıyor. Birçok firma birçok talepte bulunuyor ve hepsi ile güler yüzle ilgileniyorlar. Sanayiciler bugün PAGEV’e çok daha fazla güven duyuyor. İlgi çok olsa da üye sayımızı daha da çok artırmak istiyoruz. Sadece İstanbul’da değil Türkiye genelinde çalışmalarımızı yürütmek eğitimler vermek istiyoruz. Daha da güzel şeyler ortaya ama biraz sabır gerekiyor. Bizi Türkiye çapında artık duymayan yok, yurtdışında da duymayan yok diyebilirim. Yani biz Tüyap’la yurtiçinde de yurtdışında da fuarlar tertipliyoruz. Kabuğumuz değişiyor ama biraz daha hızlı değişirse daha iyi olacağına inanıyorum. Bizler yönetimdeyiz ama başkan çok önemli. Siz istediğiniz kadar savaşın eğer başkan sizinle bir değilse yahut da sizden üstün değilse hiçbir şey olmuyor. Yani o yüzden şu anda yeni gelen başkanlar hep ileriye taşımalarının sebebi o, hep ileriye taşıdılar, bu çok güzel bir şey. Şu andaki arkadaşlarımızdan memnunuz yani inşallah daha iyi olacaklar. Bizim dergilerimiz var, yayın organlarımız var. İki ayda bir 10 bin adet dergimiz sanayicilerimize dağıtılıyor. Yine kitaplarımız ve fuar zamanlarında gazetelerimiz dağıtılıyor. Zamanında biz de yapıyorduk ama şimdi sayılar ve reklam/ilan gelirleri çok arttı. Küçük bir ekip canla başla çalışarak bu çalışmaları yürütüyor. Eminim daha da güzel olacak. Eklemek istedikleriniz var mı? 30 sene önce Vakfımızı kuran hayatta olan arkadaşlarımızdan Allah razı olsun, vefat eden büyüklerimize de Allah rahmet etsin. Hepsini saygıyla anıyorum iyi ki Vakfımızı kurmuşlar ve biz de burada çalışma imkânını yakalamışız. İnşallah bizden sonrakiler daha da ileriye götürür. P


PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

117


BASF’den plastik atıklarda kimyasal geri dönüşüm

BASF, kimyasal olarak geri dönüştürülmüş malzemelerden üretilmiş ilk piyasa ürünü prototiplerini geliştirmek için paydaşlarıyla iş birliği yapıyor.

P

lastiğin kullanım aşamasında gıdaların bozulmasını engellemek, araçların ağırlığını azaltmak ve binalarda yalıtım sağlamak gibi kanıtlı yararları olduğu biliniyor. Ancak plastik atık, özellikle denizlere karıştığında önemli bir global sorun olarak algılanıyor. Bir yandan geri dönüşüm kotası ve geri dönüştürülebilirlik konularında resmi kurumların baskıları artarken, diğer yandan piyasaya arz edilen ürünlerde geri dönüştürülmüş madde kullanımı arttırmaya yönelik kararlı adımlar atılıyor. Bu sorunları çözmek için yenilikçilik ve tüm değer zinciri boyunca, global ölçekte ortak çaba gerekiyor. BASF bu alanda oldukça önemli bir projeyi hayata geçirerek kreatif bir çalışma yürütüyor. BASF ekipleri, mekanik geri dönüşüm her tekrarlandığında

118

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

malzemede kalıntı miktarının artması nedeniyle geri dönüşüm sayısının sınırlı olmasından yola çıkarak Kimyasal Geri Dönüşüm (ChemCycling) Projesi’ni başlattı. Bu yöntem ile kimyasal üretiminde kullanılan fosil kaynaklar, plastik atıktan geri dönüştürülmüş malzemelerle değiştirilebiliyor. Peki proje nasıl işliyor? Plastik atık, termokimyasal süreçler kullanılarak yeni bir hammaddeye dönüştürülüyor. Hammadde Verbund beslemesinde kullanıldığında, geri dönüştürülmüş plastik atığın niteliğine bağlı olarak farklı üstün özellikleri olan yeni kimyasal ürünler ortaya çıkıyor. BASF, bugüne kadar geri dönüştürülmesi mümkün olmayan katmanlı veya kalıntı içeren plastik gibi malzemelerin geri dönüştürülmesine katkıda bulunuyor. Bu da geri dönüşüm

hedeflerine ulaşılmasında kolaylık demek. Kimyasal geri dönüşüm, katı atık sahasına ya da yakma tesislerine gönderilen plastik atık miktarını azaltabilir. Ancak termokimyasal geri dönüşümün gerek piyasa gerek düzenleyici kurumlar tarafından bir geri dönüşüm yöntemi olarak kabul edilmesi gerekiyor. Teknoloji, ekonomi ve düzenlemeler konusunda cevap bekleyen pek çok soru var. BASF, bunları çözmek için paydaşlarla yakın iş birliği yapıyor. Eko-verimlilik analiziyle, yenilikçi yaklaşımların çevre için değer ürettiğini doğrulayan BASF, ayrıca kimyasal geri dönüşüm sonucunda elde edilen ürünler, fosil hammaddelerden elde edilmiş ürünlerle aynı kalitede olduğundan gerek kendi markası için gerek müşterileri için önemli iş fırsatlarının oluşumuna katkı sağlıyor. P


一攀眀 最攀渀攀爀愀琀椀漀渀 漀昀 䘀漀漀搀 䄀渀琀椀昀漀最 ⠀䔀唀 愀渀搀 䘀䐀䄀⤀ 圀椀搀攀 爀愀渀最攀 漀昀 一漀渀 䴀椀最爀愀琀椀渀最 匀氀椀瀀 愀渀搀 䄀渀琀椀猀琀愀琀椀挀 昀漀爀  愀氀氀 欀椀渀搀 漀昀 愀瀀瀀氀椀挀愀琀椀漀渀 愀渀搀 瀀漀氀礀洀攀爀猀 䘀爀攀猀栀ⴀ䬀攀攀瀀椀渀最 琀漀 瀀爀漀氀漀渀最 猀栀攀氀昀ⴀ氀椀昀攀 昀爀漀洀  嘀攀最攀琀愀氀Ⰰ 一漀渀ⴀ嘀攀最攀琀愀氀 愀渀搀 䐀爀礀ⴀ䘀漀漀搀

䬀䔀䴀倀刀伀 ☀ 䘀刀䤀䰀嘀䄀䴀 夀攀渀椀 椀弁 戀椀爀氀椀ἁ椀洀椀稀 椀氀攀  瀀氀愀猀琀椀欀 瘀攀 愀洀戀愀氀愀樀 甀礀最甀氀愀洀愀氀愀爀㄁渀㄁稀愀 礀攀渀椀 瘀攀 椀渀漀瘀愀琀椀昀 欀愀琀欀㄁ 渀攀爀椀氀攀爀椀 猀甀渀甀礀漀爀甀稀⸀

圀栀椀琀攀Ⰰ 戀氀愀挀欀Ⰰ 挀漀氀漀爀攀搀Ⰰ 猀瀀攀挀椀愀氀 攀昀昀攀挀琀猀Ⰰ  戀椀漀搀攀最爀愀搀愀戀氀攀 愀渀搀 䈀伀倀倀 洀愀猀琀攀爀戀愀琀挀栀攀猀 唀嘀 匀琀愀戀椀氀椀稀攀爀猀  䤀渀樀攀挀琀椀漀渀 䴀漀甀氀搀椀渀最 吀攀挀栀渀漀瀀漀氀礀洀攀爀猀 䔀砀琀爀甀猀椀漀渀 䄀渀琀椀昀漀最 䄀渀琀椀洀椀猀琀 刀攀昀爀攀猀栀椀渀最 䄀渀琀椀瘀椀爀甀猀 吀栀攀爀洀愀氀 䄀搀搀椀琀椀瘀攀猀  䰀椀最栀琀 䐀椀昀昀甀猀攀爀猀 圀攀氀搀椀渀最 䄀椀搀 䐀爀礀椀渀最 嘀愀瀀漀甀爀 䌀漀爀爀漀猀椀漀渀 䤀渀栀椀戀椀琀漀爀 䠀礀搀爀漀瀀栀椀氀椀挀 䠀礀搀爀漀瀀栀漀戀椀挀 伀搀漀甀爀 䐀攀愀挀琀椀瘀愀琀漀爀 刀椀瀀攀渀椀渀最 䤀渀栀椀戀椀琀漀爀 一漀渀ⴀ瘀攀最攀琀愀戀氀攀 䄀搀搀椀琀椀瘀攀猀 伀砀漀ⴀ搀攀最爀愀搀愀戀氀攀 䄀搀搀椀琀椀瘀攀猀 䈀伀倀倀 䴀愀猀琀攀爀戀愀琀挀栀攀猀

刀攀氀攀愀猀攀 愀搀搀椀琀椀瘀攀猀 䄀渀琀椀猀氀椀瀀 愀渀搀 䌀氀椀渀最 䄀渀琀椀ⴀ猀挀爀愀琀挀栀 唀嘀 䘀椀氀琀攀爀猀 昀漀爀 倀愀挀欀愀最椀渀最 伀砀礀最攀渀 䄀戀猀漀爀戀攀爀猀 䘀漀漀搀 䄀渀琀椀昀漀最 匀氀椀瀀 一漀渀ⴀ洀椀最爀愀渀琀 䄀渀琀椀ⴀ戀氀漀挀欀椀渀最 䄀渀琀椀ⴀ戀氀漀挀欀椀渀最 匀氀椀瀀 䄀渀琀椀ⴀ猀琀愀琀椀挀 倀攀爀洀愀渀攀渀琀 䄀渀琀椀ⴀ匀琀愀琀椀挀 䰀愀猀攀爀 䴀愀爀欀椀渀最 䈀愀挀琀攀爀椀漀猀琀愀琀椀挀猀 愀渀搀 䈀愀挀琀攀爀椀漀猀琀愀琀椀挀猀 愀渀搀 䄀渀琀椀 䐀甀猀琀ⴀ洀椀琀攀 䄀渀琀椀挀漀氀氀愀瀀猀攀 愀渀搀 倀爀漀挀攀猀猀 䄀椀搀 䌀氀攀愀渀椀渀最 䘀漀愀洀椀渀最  䠀愀氀漀最攀渀愀琀攀搀 䘀氀愀洀攀 刀攀琀愀爀搀攀渀琀 䠀愀氀漀最攀渀愀琀攀搀ⴀ䘀爀攀攀 䘀氀愀洀攀 刀攀琀愀爀搀攀渀琀

䬀攀洀瀀爀漀 䬀椀洀礀愀猀愀氀 䴀愀搀搀攀氀攀爀 瘀攀 䐀㄁弁 吀椀挀⸀ 䄀⸀币⸀ 吀攀氀㨀 ⬀㤀  ㈀㄀㘀 㐀㄀㘀 ㌀㐀 㐀㤀    欀攀洀瀀爀漀䀀欀攀洀瀀爀漀⸀挀漀洀⸀琀爀 PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151 119 眀眀眀⸀欀攀洀瀀爀漀⸀挀漀洀⸀琀爀


ÖZEL RÖPORTAJ

MEHMET TEZYAPAR:

PETROKIMYA SANAYI TÜRKIYE’DE

BILINÇLI OLARAK GELIŞTIRILMEDI

P

AGEV Sözlü Tarih Projesi kapsamında değerli görüşlerini aldığımız ve hikayesini dinlediğimiz önemli bir isim de Mehmet Tezyapar oldu. Türkiye’de petrokimya sanayi tesislerinin kasıtlı olarak yabancı firmalar tarafından engellendiğini savunan Tezyapar, “Sizin doğalgazınız, petrolünüz yok neden yatırım yapasınız ki biz size göndeririz” diyerek bizleri durdurdular. Oysaki Japonya’da da Kore’de de petrol yok. Ama onlar Türkiye’ye hammadde satıyorlar. Bizim kafa yapımızı değiştirmemiz lazım” diyerek önemli bir konunun altını çiziyor ve Türkiye’nin mutlak suretle petrokimya sanayisini güçlendirmesi gerektiğinin altını çiziyor.

zor olduğu dönemlerdi ben de zamanı değerlendirmek için Almanya’ya Goethe Enstitüsü’ne giderek Almancayı teknik bazda öğrenmeye çalıştım. Yurt dışı bana pek uygun gelmeyince döndüm. 1973’de Yarımca’da süperfosfat fabrikasında bir sene çalıştıktan sonra askerlik görevimi yapmak üzere ayrıldım. Askerlikten sonra 1975’de Petkim Petrokimya Yarımca Tesisleri’nde işletme mühendisi olarak görev aldım. Japonların kurduğu Kaprolaktam Fabrikası’nda iki sene çalıştıktan sonra da polistiren fabrikasına işletme mühendisi olarak tayinim çıktı. Orada 6-7 sene kadar polistiren üretiminin sorumlusu olarak çalıştım. En sonunda başmühendis olarak görevimi tamamlayarak 1983’de Raks firmasına transfer oldum. Sizi biraz yakından tanıyabilir Raks’da beş sene plastik miyiz? hammaddelerden sorumlu 1949 Silivri doğumluyum. İlk olarak görev aldım. Teknik ve ortaokulu Silivri’de liseyi araştırmalar, yabancı firmalarla İstanbul’da Kabataş Lisesi’nde temaslar, ürün karşılaştırma vb. okudum. Daha sonra Ortadoğu alanlarda yoğun çalışmalar Teknik Üniversitesi Kimya Mühendisliği bölümünü kazandım yürüttüm ve firmanın yurt dışına açılmasını sağladım. ve 1972 yılında kimya mühendisi olarak mezun oldum. İş bulmanın

120

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151


Aşağı yukarı dünyanın her yerinden numune alıp, kurduğumuz plastik atölyesinde, plastik laboratuarında hem onların analizlerini hem testlerini yaparak firmaya alternatif hammadde araştırarak çok büyük hizmetler yaptığımı düşünüyorum. Bu bizim için ilklerden biridir, İzmir bölgesinde ilk biz yaptık sayılır. Dolayısıyla firmamızın kendine göre bir, iki en fazla üretici firmayla ilişkisi vardı, benden sonra on firmaya kadar, belki de daha fazlasına çıktı ve dünyanın her yerinden numune alıp hammadde ithalatı yapan bir firma olduk. Bunun semeresinden bayağı istifade ettik, çünkü firmamızın kullandığı hammadde başlarda

günde 10 tondu sonra Manisa’da kurulan büyük fabrikamızda günde 50 tona kadar çıktı. Ben Raks’tan 1987’de ayrıldım. Raks’a girdiğim zaman firmanın en 300 çalışanı vardı, ayrıldığımda bu sayı 3000 kişiye çıkmıştı. Raks o bölgede robot kullanan ilk firmalardan biridir. Aşağı yukarı işletmenin içinde 36 tane montaj robotu olarak kullanılıyordu. Önce kendimiz ithal etmiştik Raks olarak, sonra aynı robotları firmadaki arkadaşlar geliştirdiler. Raks iyi bir okuldu, hep yeniliklerle uğraşılıyordu. Japonya’dan her hafta uzman ve mühendisler gelir ve eğitimler verirlerdi. Raks plastik sektörüne çok eleman yetiştirmiştir. Bugün bile İzmir Bölgesi’nde

çalışan en iyi plastik firmalarında Raks’tan yetişmiş elemanlar vardır. Biraz da Petkim’deki çalışmalarınızdan bahsedebilir misiniz? Askerden yeni dönmüş ve yeni evlenmiştim. Kendimi geliştirebileceğim bir işte çalışmak istiyordum. O sırada Petkim’de iş alımları olduğunu öğrendim ve müracaat ettim. Yabancı dil bildiğim için ilk birkaç ay katalog çevirisi yaptırdılar. Sonra Japonya’dan gelen arkadaşlarla birlikte işletmeyi devreye almaya başladık. Mühendisliğimin ilk ve güzel örneklerini orada yaşadım. Gerçekten petrokimya sanayi bir mühendis için ideal bir yer.

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

121


ÖZEL RÖPORTAJ

Yabancılar Türkiye’yi yanlış yönlendirdi Petkim sektöre uzman yetiştirmek konusunda önemli katkılar sundu. Kalkınma planlarımızda İskenderun, Mersin, Aliağa, İzmit bölgelerinde 5 tane kompleks kurulması planlanmıştı ama her zaman bir sebep yaratıldı ve tesisler yapılmadı. Aliağa Kompleksi yapıldı bir tek ama o da çok geç yapıldı. Petrokimya tesisi kurulumu ilk konuşulduğu yıllarda yerli üretim kapasitesi yüzde 60-70’di. Şimdi ise yerli üretimin payı yüzde 10’lara kadar geriledi. Açıkçası ben bilinçli bir şekilde petrokimya sanayinin geliştirilmediğini düşünüyorum. Yabancı firmalar, “Sizin doğalgazınız, petrolünüz yok neden yatırım yapasınız ki biz size göndeririz” diyerek bizleri durdurdular. Oysaki Japonya’da da Kore’de de petrol yok. Ama onlar Türkiye’ye hammadde satıyorlar, burası çok önemli, bu yanlışı yapan ve ileriyi göremeyen insanlara çok canım yanıyor. Söylemek istediğim şu; bizim kafa yapımızı değiştirmemiz lazım. Etrafımızdan petrol fışkırıyor, doğalgaz her tarafımızdan geçiyor ama ne yapıyoruz, “bizde yok” diyoruz. Bu memlekette düşünen, aklı başında bir sürü insan var. Hem de çok iyi yetişmiş kaliteli insanlar var ama bunlar yok sayıldı. Bu biraz aralı olduğum bir konu çünkü ben yatırım yapmayı isteyen bir insandım. Petkim’de yetişen arkadaşlarımız söz konusu tesisler açılmayınca Bursa ve özellikle İstanbul’da çeşitli firmalarda önemli pozisyonlarda çalıştılar ve çalıştıkları firmalara 122

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

büyük hizmetlerde bulundular. İstanbul’da plastik sektörünün gelişmesini araştırdığınız zaman mutlaka bir Petkimli bulursunuz. Ben ve benim gibi diğer arkadaşlar petrokimya uzmanı olmalarına rağmen mecburen yan sanayiye geçtiler değişik işler yapmaya çalıştılar ama esas tecrübelerini kullanamadılar. Sonradan Aliağa açıldı ve Aliağa büyük bir boşluğu doldurmaya çalışıyor. Aliağa’ya Socar’ın yaptığı yatırımlar büyük yatırımlardır, şu anda Türkiye’de en büyük yatırımlardan biridir. Ama biz bu konuda çok ara verdik, bunun da araştırılması lazım, niye insanlar yapmadılar? Plastik sektöründe belli kalitede üretim yapmak gerekiyor. Siz Petkim’de çalışırken bu denetleme mekanizmasını Petkim mi yapıyordu, nasıl oluyordu? Petkim’de 1980’li yıllarda kapasite raporları vardı. Ben de, 1976-1977 yıllarında olması

lazım, Gaziantep’teki firmaları ziyaret edip kapasite raporu hazırlamak üzere o bölgeye gittim. Firmalara hammadde yetişmiyordu, yoksulluk vardı. Bir firmaya girdim bir sürü kullanılmış eski lastik ayakkabı gördüm, bu ayakkabıları tarımda kullanılmak üzere dönüştürüp kullanıyorlardı. Çok gurur duydum, mutlu oldum. Geri dönüşüm demişken illa yoksulluğun bir şey öğretmesi gerekmiyor. Kızım İngiltere’de yaşıyordu. Torun ziyaretine gitmiştik. Bir gün baktım çöp arabası geliyor, kızım bugün plastik günü deyip plastik ambalajları dışarı koydu. Her ambalajın ayrı günü olduğunu eğer ambalajlar düzenli çıkarılmazsa çöplerin alınmadığını ve para cezası kesildiğini öğrendim. Demek ki işin başında dönüşüm evde başlamalı… Sokakta ambalaj toplayan vatandaşlarımız var ama bu çok doğru yapılmıyor. Geridönüşümün daha çocukken öğretilmesi, bu konuda büyük kampanyalar yapılması lazım.


PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

123


ÖZEL RÖPORTAJ

“Kafa yapımızı değiştirmeliyiz etrafımızdan petrol fışkırıyor”

124

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

Sektörde hammadde hep bir sorun olarak dikkat çekiyor. Türkiye’de özel sektörün plastik hammadde temini konusunda yaşadığı sıkıntıları anlatabilir misiniz? Sanayicilerimiz petrokimya ile 1970’de tanıştı. Küçük kapasiteli tesisler kuruldu. Plastik sektörü asıl büyümesini 1990’lı yıllardan sonra yaptı. Büyüyen sektöre küçük kapasiteli tesislerle hammadde sağlamak zordu. Birinci, ikinci, üçüncü Kalkınma Planları’nda petrokimya tesisleri vardı, bunları yapmadık! Sonra ne yapıldı? İthalat açıldı. İthalatla biz kendimizi avuttuk. İthalatın kime faydası oldu ki? Avrupa’ya faydası oldu, Japonya’ya oldu, Kore’ye oldu, Arabistan’a oldu, bize olmadı. Şimdilerde petrokimya konusunda çalışmalar var. Geçen sene Cumhurbaşkanının onayıyla polipropilen tesisi için onay verildi. Marmara bölgesinde böyle bir planlama var.

Petrokimya tesisi kurulumu ilk konuşulduğu yıllarda yerli üretim kapasitesi yüzde 60-70’di. Şimdi ise yerli üretimin payı yüzde 10’lara kadar geriledi.

Kendi şirketinizi ne zaman nasıl kurdunuz? 1987 yılında İstanbul’a gelip kendi firmamı kurdum. İstanbul’a geldiğimde çeşitli iş teklifleri aldım ama kendi işimi yapmak istediğimi söyledim ve firmam ile ilgili bilgileri onlarla paylaştım. Hammadde üretiyordum ve o noktada bazı arkadaşlarım bana çok yardımcı oldu. Bilhassa ENPAŞ firmasından Sinan Berkman’ı saygıyla anıyorum, kendisinin bana yardımları çok olmuştur. Altan Plastik’ten, Aydoğan Saral Bey, bir de rahmetli Altan Bey bana çok destek çıkmışlardır. Bir de Sem Plastik’in Başkanı Yavuz Bey’in babası çok değerli insan onunla tanıştım, onlara gittim geldim, hammadde konusunda yardımcı oldum. Özler Plastik’ten Cevat Bey ile tanıştım, onlara hammadde danışmanlığı yaptım. Böyle böyle sektörün içine girmiş oldum. Petkim’deyken üreticiydim, Raks’a geldim, satın almacı oldum. Ondan sonra da ithalatçı oldum.


METİN BİLGİLİ PLASTIC TRAINING&CONSULTANCY

METİN BİLGİLİ PLASTİK EĞİTİM DANIŞMANLIK

PLASTİK SEKTÖRÜNDE 39 YILLIK TECRÜBE EĞİTİMLERİMİZ 1-Temel Plastik Enjeksiyon Prosesi ve Problem Çözüm Yolları 2-İleri Plastik Enjeksiyon Teknolojileri 3-Hammadde Seçimi,Tasarım ve Prosesler Üzerindeki Etkileri. 4-Plastik Enjeksiyon Parça Tasarımı. 5-Plastik Enjeksiyon Kalıp Tasarımı ve Teknolojileri 6-Algılanan Kalite ve Kalite Kontrolü. 7-Verimli Bir Plastik Fabrikası Yönetimi.Endüstri 4.0 8-Ekstrüzyon Prosesleri. 9-Ambalaj Sanayisinde Kullanlan Pastikler ve Üretim Teknolojileri 10-Plastik Parça Dekorasyon Yöntemleri All trainings and consultancy services are available in English.

www.metinbilgili.com | metin@metinbilgili.com | 0532 4381877 PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 150 151

125


ÖZEL RÖPORTAJ

Devlet hammaddeyi garanti ederse özel sektör yatırım yapar Plastik hammaddenin ithalatında devletin yaklaşımı nasıldı, ithalatı kolaylaştırıcı uygulamalar var mıydı? Devletin gelir elde etmesi için vergi alması normal. Devlet şunu yapabilirdi; küçük tesisler açması yerine birkaç firmanın birleşip büyük tesis açması için teşvik verebilirdi. Devlet hammaddeyi garanti ederse özel sektör yatırım yapar. Her tarafımızda petrol var, doğalgaz var, biz sadece konuşuyoruz, yani bu çok önemli, çocuklarımınız geleceği buradan çıkıyor. Döviz kurlarındaki dalgalanmanın ithalata etkilerini değerlendirir misiniz? 1994 yılı 2001 yılındaki döviz krizlerini hatırlıyorum. Ben yüzde 5 bin faiz ödediğimi biliyorum bu tarz krizler yüzünden. Döviz olayındaki dalgalanmanın istikrarsızlıktan kaynaklandığını düşünüyorum. Türkiye ithalat yapan bir ülke yüzde 90’a yakın ithalat yapıyoruz. Bunun hesabı belli dövizi yok etme ama ucuz da yapma dövizin ucuz olması iyi bir olay değil. Döviz ucuz olduğu zaman herkes ithalatçı oluyor. Üretim yapan da ithalatçı oluyor, yüzde 90’ını dışarıdan getiriyor. Montajını yapıyor, etiketini koyuyor yerli oluyor, öyle bir şey yok! Döviz değeri altıysa altı, onsa on, o zaman herkes hesabını bilecek. Ekonomistlerin bu konuya el atması döviz kurunda istikrarı getirecek uygulamaları dile getirmesi gerekiyor. 1970 -1990 arasında sektörde yaşanan aşırı büyümeyi siz hangi faktörlere bağlıyorsunuz? Öncellikle nüfusumuz arttı. Sonrasında ambalaj sektörü

126

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

çok fazla büyüdü. Ambalaj ile birlikte kullan at başladı diyebiliriz. Sonunda çevreyi kirleten bir topluluğa dönüştük. Bu da yanlış kullanmanın bir eseridir ve bu israf olayının iyi araştırılması gerekiyor. Kullan at alışkanlığının değişmesi gerekiyor. Bu da çok küçük yaşta eğitimle mümkündür.

İstanbul’un her tarafına dağılmış plastik sektör temsilcilerimiz toplu yerler alıyorlar, arazileri, paraları ceplerine koyup araziye bağlıyorlar, sonunda engelle karşılaşıyorlar. Ve bu, Bu konuya çok üzülüyorum. O zamanlar 40 yaşındaydım şimdi 70 yaşındayım hiçbir şey değişmedi.

1970-1990 yılları arasında plastik sanayinde firmalar açısından büyümeyi nasıl değerlendiriyorsunuz? Gebze’de ve Çorlu’da bulunan Plastikçiler Kooperatifimizin (PAKOP) yönetiminde de bulundum. Büyük firmalar elbette hızla büyüdü ama küçük firmalarımız aynı büyümeyi yakalayamadı. Üstelik sanayinin gelişimine açık arazimiz olmasına karşımıza çıkan bürokratik engeller sebebiyle maalesef işyerlerini yapamadık. Devletin organize edeceği işlerde tek başınıza bir şey yapamazsınız. Devlet yolunuzu açacak.

Biraz da meslek örgütlerinden bahsetmenizi rica edeceğiz. 1989’da PAGEV’in kuruluşunda ve iki yönetiminde bulundum. Vakfımız ilk kurulduğunda en büyük sıkıntımızın teknik eleman sıkıntısı olduğunu belirledik. Yapılan yoğun araştırmalar sonucunda atölyeler kuralım ve öğrencilerimizi kendimiz yetiştirelim kararına varıldı. Bu bağlamda makine bağışı, teşvik ve destekler verilmesine karar verildi. Marmara Üniversitesi ve meslek liselerinde bu atölyeler açıldı. Son olarak PAGEV’in Halkalı’da açtığı okul bayağı güzel sonuçlar verdi. Marmara Üniversitesi’ndeki


düzenlenen atölyeler nasıldı? Üniversite sektör işbirliği açısından değerlendirebilir misiniz? Başlangıçta Marmara Üniversitesi’nin içinde bir yer ayırdılar. O bölüme makineler yerleştirdik. İlk yıllarda zorluydu, ilk birkaç yıl ben ve sektörden bazı arkadaşlarımız yardımcı öğretim görevlisi olarak dersler verdik. Teknik kitap ve dergilerden tercümeler yaptık. 1990’lı yıllarda Hacettepe Üniversitesi ile de işbirliği yapıldı. Bu kapsamda önemli hizmetler verdik ve karşılığını da yetişmiş eleman olarak aldık. PAGEV’in tarihinde fuarlar da önemli yer tutuyor. Fuarlar ile ilgili siz neler söylemek istersiniz. Hammadde firmaları ürünlerini fuarlarda çok fazla sergilemiyorlar. Örneğin BASF gibi büyük firmalar teknik malzemede sattıkları için fuarlarda büyük stantlarla yer alırlardı. Hayrullah Bey ile birlikte PAGEV’in fuar gezilerine katılmışlığımız oldu. Özellikle Milano ve Düsseldorf fuarları yoğun ilgi gören fuarlar olarak dikkat çekiyordu. PAGEV’in düzenlediği PlastEurasia Fuarı en önemli fuarlar arasına girdi, bir numaraya yaklaşıyor. TÜYAP’ı fuar yeri olarak seçen Yönetim Kurulu’nda ben de vardım. PlastEurasia Fuarı ile birlikte biz de dünyaya açıldık diyebilirim. PAGEV’in yönetiminde şu anda bulunan arkadaşlar da çok başarılı, PAGEV’i dünyaya açtılar.

sektörümüzü dışarıda başarıyla temsil ediyor. PAGEV’de bir eksik görüyorum 15-20 büyük üyemiz bir araya gelseydi yapılmayan petrokimya tesislerini yapabilirlerdi. Bunu yabancı firmalar yapabildi. Ne yaparsanız yapın Türkiye büyüyen bir ülke yetmiyor çünkü. E tabi eskiden ekonomik sıkıntı çoktu, yetmeyen malzemeler kuyruklar vardı. E yatırım yapalım diyorsunuz, paramız yok! Bugün ithalat kolaylaştı diyoruz ama limanlar soygun yatağı… Liman konusu çok önemli

eskiden Haydarpaşa Limanı’nı kullandırdık, sonra Ambarlı dendi, Ambarlı’ya gittik. Avrupa’daki rakip işletme sahipleri telefonu açtı mı bir konteynır, kırk, elli ton alan uzun tankerler var, adam gidiyor sabahleyin Almanya’dan alıyor malı Hollanda’ya götürüyor, yarım saatte boşaltıyor dönüyor. Bizde öyle bir şey yok. Bizde malı alacaksın, parasını yatıracaksın, malın çıkmasını bekleyeceksin, fabrikaya gelecek, torbaları açacaksın, torbaları yükleme yapacaksın! Bir zaman kaybı, bir ekonomi kaybı var. P

Türkiye plastik sektörünün gelişiminde PAGEV’in önemi nedir sizce? PAGEV’in önemi işletmelere ve onların sorunlarına sahip çıkmasından geliyor. Ayrıca

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

127


Prof. Dr. Mahmut ÖZER / Milli Eğitim Bakan Yardımcısı:

Nitelikli Usta ihtiyacını karşılayarak

istihdamda rekora koşuyorlar Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Özer, 2017-2018 eğitimöğretim yılında mesleki eğitim merkezlerinden mezun olarak ustalık belgesi alanların sayısı 7 bin 323 iken bu sayının yaklaşık üç kat artışla 19 bin 237’ye yükseldiğini ifade etti.

M

illi Eğitim Bakan Yardımcısı Mahmut Özer, usta ve kalfa yetiştiren mesleki eğitim merkezlerinden 2018-2019 eğitimöğretim yılında mezun olanların istihdamları üzerine yaptıkları araştırma sonuçlarının oldukça sevindirici olduğunu belirterek, “Mezun sayısında yaklaşık üç katlık artışa rağmen alanda istihdam oranının yüzde 87’ler seviyesinde gerçekleşmesi, mesleki eğitim merkezlerinin piyasanın nitelikli usta ihtiyacını karşılamada ne kadar başarılı bir model olduğunu gösteriyor.” dedi. Özer, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 2017-2018 eğitim-

128

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

öğretim yılında mesleki eğitim merkezlerinden mezun olarak ustalık belgesi alanların sayısı 7 bin 323 iken 2018-2019 yılında bu sayının yaklaşık üç kat artışla 19 bin 237’ye yükseldiğini ifade etti. Türkiye’de halen 323 mesleki eğitim merkezinde yaklaşık 100 bin öğrencinin eğitim aldığını bildiren Özer, bu merkezlerde öğrencilerin haftada bir gün okulda eğitim alırken diğer günler işletmelerde beceri eğitimlerine devam ettiğini anlattı. Zorunlu eğitim kapsamında olan bu eğitim sürecinde öğrencilerden 11’inci sınıf sonunda beceri sınavlarında başarılı olanlara

kalfalık, 12’nci sınıf sonunda yapılan beceri sınavlarında başarılı olanlara da ustalık belgesi verildiğini aktaran Özer, mesleki ve teknik eğitimde önemsedikleri konulardan birisinin eğitim alınan alanlarda istihdamı artırmak olduğunu belirtti. TÜİK verilerine göre, 2018’de mesleki ve teknik Anadolu liselerinden mezunların iş gücüne katılım oranının yüzde 66,1; istihdam oranının ise yüzde 57,4 olarak gerçekleştiğini hatırlatan Özer, mezunların donanım kazandıkları alanda istihdam oranlarının ise oldukça düşük ve çoğu alan için yüzde 10’un altında olduğunu dile getirdi.


“Nitelikli usta ihtiyacını karşılamada başarılı bir model” Mesleki eğitim merkezlerinden mezun olanların alanlarındaki istihdam oranlarının ise kendilerine başka bir resim çizdiğini aktaran Özer, şu değerlendirmelerde bulundu: “Bakanlık olarak mesleki eğitim merkezlerinden 2018-2019 eğitimöğretim yılında mezun olanların istihdamları üzerine bir araştırma yaptık. Sonuçlar oldukça sevindirici. Mesleki eğitim merkezlerinden 20182019 eğitim-öğretim yılında mezun olanların alanlarındaki istihdam oranı oldukça yüksek, yüzde 87’ler seviyesinde gerçekleşti. Mezun sayısındaki 2017-2018 eğitim-öğretim yılına göre yaklaşık üç katlık artışa rağmen alanda istihdam oranının yüzde 87 gibi oldukça yüksek olması mesleki eğitim merkezlerinin piyasanın nitelikli usta ihtiyacını karşılamada ne kadar başarılı bir model olduğunu gösteriyor. Burada sektörlerin mesleki eğitim merkezlerindeki mesleki ve teknik eğitime katılımlarının da oldukça yüksek olmasının önemli bir katkısını görmekteyiz. Sonuçlara göre ayrıca, öğrencilerin mezun olduktan sonra yüzde 77 oranında 4 yıl beceri eğitimi aldıkları işletmelerde çalışmayı tercih ettiklerini gösterdi. Geçen yılın verileri ile karşılaştırıldığında alanında çalışanların 4 yıl beceri eğitimi aldıkları işletmelerde çalışmaya devam etme oranı yüzde 2 arttı. Dolayısıyla mesleki eğitim merkezleri

kurulma amaçlarına uygun bir şekilde işlevlerini başarılı bir şekilde yerine getiriyor.” Mesleki eğitim merkezi öğrencilerine lise diploması imkanı Mahmut Özer, mesleki eğitim merkezlerinin kapasitelerini artırmak ve bu kurumları daha fazla güçlendirmek için adımlar atmaya devam ettiklerinin altını çizdi. Mesleki eğitim merkezlerine devam eden öğrencilerin ortaokul sonrası 4 yıllık zorunlu eğitimi tamamlamalarına rağmen sadece ustalık belgesi alıp lise diploması alamadıklarına dikkati çeken Özer, “Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği’nde yaptığımız değişiklikle öğrencilerin fark derslerini okula geldikleri günlerde alabilmelerine imkan tanıyarak lise diploması alabilmelerinde esnek bir yapı kurduk. Böylece mesleki eğitim merkezlerindeki öğrencilerimiz artık istemeleri durumunda mesleki eğitim merkezlerine geldikleri günlerde

fark derslerini alabilecekler. Fark derslerini başarı ile tamamlamaları durumunda da lise diploması alabilecekler.” bilgisini verdi. Fark dersleri yüz yüze de alınabilecek 6764 sayılı Kanun ile mesleki eğitim merkezlerinden mezun olanların diploma alabilmeleri için MEB tarafından belirlenen fark derslerini tamamlama zorunluluğunun getirildiğine işaret eden Özer, şunları kaydetti: “Bu kapsamda MEB Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği’nde yapılan düzenleme ile mesleki eğitim merkezlerinden ustalık belgesini almaya hak kazanmış mezunların diploma alabilmeleri için Bakanlıkça belirlenen fark derslerini sadece açık ortaöğretim kurumları yoluyla başarmaları zorunluluğu getirilmiş olup diplomaların Mesleki Açık Öğretim Lisesi tarafından ilgili mevzuatına göre düzenlenmesi öngörülmüştü. Mesleki eğitim merkezlerindeki öğrenciler sadece bu yolla diploma alabilmekteydiler. Yeni düzenlemeyle öğrenciler okulda fark derslerini yüz yüze eğitim yolu ile de tamamlayabilme hakkına sahip oldular. Böylece mesleki eğitim merkezlerindeki öğrenciler diploma alabilmek için fark derslerini ya açık öğretim kurumları yoluyla ya da yeni uygulama olarak mesleki eğitim merkezlerinde yüz yüze eğitim yoluyla tamamlayabilecekler.” P

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

129


Palandöken: Geri dönüşüm artarsa ithalatımız azalır

TESK Başkanı Palandöken Türkiye’nin plastik sektöründe dünyanın altıncı büyük ülkesi ve 10 milyon ton plastik ürettiğini hatırlattı. atık ithalatının 670 bin tona çıkacağı tahmin ediliyor. Oysa ürettiğimiz plastikleri büyük oranda geri dönüşüme kazandırsak ham madde için yaptığımız plastik atık ithalatı bu boyutlara ulaşmaz” diye konuştu.

T

ürkiye’nin plastik sektöründe dünyanın altıncı büyük ülkesi olduğunu ve 10 milyon ton plastik üretildiğini hatırlatan TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, “Ülkemizde üretilen 10 milyon ton plastiğin 4 milyon tonu ambalaj olarak üretiliyor. Ancak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı verilerine göre bunların yüzde 50’si geri dönüşüme kazandırılabiliyor. Geri dönüşüm yetersiz kaldığı için Avrupa ülkelerinden plastik atık ithal ediyoruz. Sadece 2017 yılında bu ithalattan kaynaklı cari açık 52 milyon avroyu geçti. Başta İngiltere olmak üzere birçok Avrupa ülkesinden ithal ettiğimiz plastik atıklar üretim ve geri dönüşümde sağlıklı ham madde elde etmemizi engelliyor” dedi.

“İTHAL PLASTİK ATIK İTHALATIMIZ 2 YILDA YÜZDE 68 ARTTI” Plastik atık ithalatının ülkemizde her yıl arttığına dikkati çeken

130

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, “Plastikler, kuşkusuz ulaşımdan, tekstile, gıda ve içecek ambalajından, araçlara hatta evlerimizin inşaatından tesisatına kadar bir çok alanda kullanılıyor. Bu kadar çok kullanım alanı bulunan, taşımada, saklamada uzun ömürlü olması nedeniyle kolaylık sağlayan plastikler, kullanımı sonrası kontrollü bir şekilde geri dönüştürülemediğinde tehlike saçabiliyor. Geri dönüştürmediğimiz her bir plastik atık, hem çevremizi kirleterek sağlığımızı tehdit ediyor hem de ekonomiye büyük bir zarar veriyor. Çünkü plastik atıklarımızın geri dönüşümünü tam olarak yapamadığımız için birçok Avrupa ülkesinden Türkiye’ye plastik menşeili atıklar ithal ediyoruz. Öyle ki, 2016’da 159.569 ton olan ithal plastik atık miktarı 2018’de yüzde 68 artarak 439.909 tona ulaştı. Bu yıl ise plastik

“GERİ DÖNÜŞEBİLİR ATIKLAR ÇÖPE GİTMEMELİ” Plastik sektöründe öncü konumunda olan ülkemizin geri dönüşümde de aynı başarıyı yakalaması için depozito uygulamasının önemine değinen Palandöken, “Doğada en çok bulunan plastiklerin başında pet şişeler ve şişelerin kapakları geliyor. Atık hale gelen şişelerin alüminyum, cam ve pet olması fark etmeksizin depozito uygulaması ile tüketicilerin bu ambalajları getirmesinin sağlanması gerekir. Geri dönüşebilir atıkların diğer atıklarla birlikte çöpe gitmemesi için en uygun sistem depozito sistemidir. Türk plastik sektörü olarak bugün Avrupa’nın ikinci, dünyanın ise altıncı büyük üreticisiyiz. Sektördeki bu öncülüğümüzü geri dönüşüm bilinciyle tamamlamalıyız. Böylece dışarıdan plastik atık ithal etmek zorunda kalmayız” şeklinde konuştu. P


PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

131


Plast Eurasia Fuarı

kapılarını açmaya hazırlanıyor Avrasya’nın lider plastik endüstrisi fuarı Plast Eurasıa İstanbul 29. Buluşmasına hazırlanıyor

A

vrupa’da her yıl düzenlenen en büyük plastik endüstrisi fuarı olan Plast Eurasia İstanbul, 45 ülkeden 1.100 nitelikli katılımcı firmayı ve 105 ülkeden yaklaşık 60.000 profesyonel ziyaretçiyi TÜYAP ve PAGEV (Türk Plastik Sanayicileri Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı) iş birliğiyle bir araya getirmeye hazırlanıyor. 29. kez kapılarını açacak olan fuar 4 - 7 Aralık 2019 tarihinde Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi, Büyükçekmece, İstanbul’da düzenlenecek. Sektördeki tüm yenilikleri aynı platformda tanıma fırsatı sunan fuar, T.C. Ticaret Bakanlığı, TÜYAP yurt dışı ofisleri ve PAGEV aracılığı ile 1.000’den fazla alım heyetine ev sahipliği yapmayı hedefliyor. 120.000 metrekarelik fuar alanında plastik makineleri, kimyasallar, ham maddeler, makine yan ve ara sanayi, ısı ve kontrol cihazları, kalıp, hidrolik ve pnömatik, geri dönüşüm ile ilgili son teknolojiler sergilenecek.

132

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

SAYILARLA PLAST EURASIA İSTANBUL 2018

TARIHI AJANDANIZA KAYDEDIN: 4 - 7 ARALIK 2019

Plast Eurasia İstanbul 2018 Fuarı, 44 ülkeden 1.094 firma ve firma temsilcisi ile 103 ülkeden 51.684 profesyonel ziyaretçiyi bir araya getirdi. Çin, Hindistan, İran ve Tayvan’dan milli katılım sağlandı. T.C. Ticaret Bakanlığı ve TÜYAP yurt dışı ofisleri aracılığıyla, fuarda 34 ülkeden 800 alım heyeti ağırlandı. Yurt dışında gerçekleştirilen yoğun pazarlama çalışmaları sayesinde, geçen yıla göre % 17 artışla 7.974 uluslararası ziyaretçi fuarı ziyaret etti.

Sektörün amaçlarına büyük katkılar sağlaması hedeflenen Plast Eurasia İstanbul 2019, 4 - 6 Aralık tarihleri arasında 10:00-19:00 ve 7 Aralık’ta ise 10:00-18:00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek. 4 - 7 Aralık 2019 tarihleri arasında düzenlenecek olan Plast Eurasia İstanbul 2019, 29. Uluslararası İstanbul Plastik Endüstrisi Fuarı’nı ziyaret etmek için online bilet, fuar web sitesinden alınabilir: www. plasteurasia.com P


PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

133


Zuchex Fuarı katılımcılardan

tam puan aldı

30. yılını kutlayan Zuchex 2019, toplam ziyaretçi sayısını %10 artırırken, ziyaretçilerin %20’sini ise yurt dışı satın almacılar oluşturdu

3

0. yılını kutlayan Zuchex 2019, toplam ziyaretçi sayısını %10 artırırken, ziyaretçilerin %20’sini ise yurtdışı satın almacılar oluşturdu Türkiye’nin sektör lideri ev ve mutfak eşyaları fuarı Zuchex İstanbul, dört gün boyunca sektör için eşsiz ticaret fırsatları sundu. Hem yerel hem de yurtdışı satın almacı sayısında önemli bir artış elde eden Zuchex 30. Yılını sektörden tam not alarak kutladı. 108 ülkeden 32.734 ticari satın almacı, pazar lideri marka ve üreticilerden en son ürünleri sipariş etmek, sektörle bağlantı kurmak ve trendleri takip ederek ilham almak için Zuchex 2019’u ziyaret etti. 100.000 metrekarelik fuar alanında, Türkiye’den 425, yurtdışından 149 katılımcı ile önceki yıla göre katılımcı sayısında %28’lik artış gösteren Zuchex; sektörün inovatif ürünlerini ve 2020 yılı trendlerini bir arada sundu. 108 ülkeden 32.734 profesyonel satın almacı tarafından ziyaret edilen Zuchex, %20 yurtdışı satın almacı oranı ile 2019’un uluslararası fuarı oldu. Pek çok katılımcı, fuar

134

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

hedeflerine fuarın üçüncü günü itibariyle ulaştığını ve önceki senelere kıyasla daha fazla yeni temas kurduklarını bildirdi. Bu durum aynı zamanda fuarın yeni ziyaretçi sayısına da %9’dan fazla artış olarak yansıdı. Zuchex 2019’daki her salona ayrı ayrı yeni ziyaretçi grupları getiren yapısal yenilikler, katılımcılar ve satın almacılar tarafından olumlu karşılandı. “Bu yıl uygulamaya alınan kapsamlı yeniden düzenlemeler ile tazelenen Zuchex’in, satın almacıların yeni ürünler tedarik etmesini kolaylaştırarak hem ziyaretçiler hem de katılımcılar için gerçek fayda sağladığının altını çizen Tarsus Turkey Genel Müdürü Zekeriya Aytemur, 5. ve 6. Salonlara kıyasla daha fazla büyüme olanağı sağlayan 12. ve 14. salonlara taşınan plastik sektörünün ise etkileyici satış rakamlarına ulaştığını bildirdi. Bu yıl fuarı ziyaret eden ve beklentilerin üzerine çıkan yurtdışı satın almacı sayısını 2020 yılında daha da fazla artırmayı

amaçladıklarının altını çizen Aytemur, tüm ekibin, devamlı gelişen ev ve mutfak eşyaları sektörüne olan katkısı ve başarısıyla gurur duyduğunu belirtti. Benzer şekilde olumlu yorumlarda bulunan Türkiye Züccaciyeciler Derneği Başkanı Mesut Öksüz, “Türkiye ve çevre coğrafyalardaki perakendeciler için Zuchex, her zaman olduğu gibi yenilikler ile dolu ve uluslararası bir platform olduğunu bir kez daha kanıtladı.” dedi. Goldmaster Yönetim Kurulu Başkanı Sinan Bora ise, Zuchex’in Orta Doğu, Balkanlar ve Asya’da katıldığı diğer fuarlardan daha fazla satın almacı çektiğini belirterek bunun çok büyük bir başarı olduğunu ekledi. Keramika Genel Müdürü Emin Yüce, fuarın dünyadaki en önemli ikinci ev ve mutfak eşyaları fuarı olma yolunda olduğunu belirtti. Bu kadar profesyonel ve başarılı bir fuar için ekibe teşekkür eden Yüce, özellikle satın almacıların kalitesi ve fuarın uluslararası niteliği hakkında yorumlarda bulundu.


Bu yıl Zuchex’te dünyanın farklı yerlerinden bu kadar çok satın almacı ile bir araya geldiğimiz için çok mutluyuz. 2007 yılından itibaren Zuchex’te katılımcı olarak yer alıyoruz ve bu yılki fuar en başarılı Zuchex’ti. Frankfurt’lu rakibinden (Ambiente) sonra, dünyanın en önemli ikinci ev ve mutfak eşyaları fuarı olmaya çok yakın.

Türkiye’den sonra en çok ziyaret eden ilk on ülke İran, Mısır, Irak, Suudi Arabistan, Lübnan, Filistin, Libya, Rusya, Ürdün ve Yunanistan olurken ziyaretçi memnuniyet oranı %96 ile yüksek seviyelere çıktı. Bu yıl tüm dünyadan satın almacılarda olağanüstü artışlar kaydedilirken toplamda %24’lük bir artış ile fuarı toplam 5.119 yurtdışı satın almacı ziyaret etti. Zuchex salon 14’te, “Çay mı, Kahve mi?” ve “Cooking Theatre” diye adlandırılan iki yeni etkinlik ile satın almacılar ilk elden ürün kullanımını deneyimlemey şansı elde etti. Ünlü Şef Rüzgar Sünbül’ün şefi olduğu, sponsorluğunu Öztiryakilerin üstlendiği Cooking Theatre alanında tadım seansları, atölye çalışmaları ve Neva, Bambum, Berghoff, Keramika, Korkmaz and Ar Yildiz gibi lider markaların sponsorluğunda gerçekleşen Chef’s Table etkinlikleri yapıldı. Kütahya Porselen sponsorluğunda gerçekleşen, satın almacıların dinlenerek lezzetli içecekler tattığı ve en son ürünleri deneyimlediği Çay mı Kahve mi? alanı ise yoğun ilgi gördü. Ev ve mutfak eşyaları sektöründe 1,5 milyar dolarlık bir iş hacmi elde etmesi beklenen Zuchex katılımcıları, fuarın ziyaretçi kalitesinin ve rakamlarının eşsiz olduğunu belirterek, fuarı ticari bir başarı olarak değerlendirdiler.

GOLDMASTER – Sinan BORA – Yönetim Kurulu Başkanı Zuchex fuarı bizim için son derece başarılı geçti ve beklentilerimizin ötesine ulaştı. Satın almacılar ve siparişler açısından bu yıl yurtdışında katıldığımız fuarlara kıyasla çok daha fazla verim aldık. Bu kadar çok satın almacının Türkiye’deki bir fuara gelmesi bizleri çok mutlu etti. Özellikle yerel piyasanın ve satın almacıların gelecekten umutlu olduğunu gördük. Uluslararası satın almacılar nezdinde ise yakın zamanda yurtdışında katıldığımız fuarın (IFA) neredeyse 3 katı sipariş aldık. Orta doğu, Balkanlar ve Asya’dan Türkiye’ye, Zuchex’i ziyaret etmek için gelen bu kadar çok satın almacı görmek aslında komşu coğrafyanın bizleri bir üretim merkezi olarak kabul ettiğini kanıtlar nitelikte. Zuchex gerçekten sektörün bir numaralı buluşma noktası olabilecek potansiyele sahip. Hem kendi firmamız adına, hem de sektördeki meslektaşlarımız adına söyleyebilirim ki Zuchex gerçekten çok başarılıydı. Umarım siparişleri zamanında yetiştiririz! Keramika – Emin YÜCE Genel Müdür Zuchex bu yıl gerçekten çok hareketliydi. Son üç gündür yoğun bir şekilde müşterilerle ilgileniyoruz ve Tarsus Turkey ekibine çalışmaları için çok teşekkür ediyoruz. Üreticiler olarak bizler ihracat fırsatlarına ve satın almacılara ihtiyaç duyuyoruz.

Güral Porselen – Serap GEDİKAĞAOĞLU Yurtiçi Satış Alan Lideri Zuchex, katılımcı olan pek çok üretici firma ve fuara getirdiği satın almacılar ile heyecanlı bir atmosfer yarattı. Üretici firmalar en son inovatif ürünlerini tanıtma fırsatı elde ettiler. Bizler de yeni koleksiyonlarımızı iş ortaklarımıza tanıtma fırsatı bulduk ve mükemmel geri dönüşler aldık. Zuchex 2019 satış anlamında bizler için tatmin edici, güzel ve karlı bir fuar. Yeni tasarladığımız her koleksiyon satın almacılar tarafından inanılmaz bir ilgi gördü. Kütahya Porselen – Celal Kaya KINALI – Genel Müdür Yardımcısı Zuchex’e her yıl katılım gösteriyoruz. Türkiye’deki tüm ev ve mutfak eşyaları üreticileri sektörün en önemli fuarı olan Zuchex’e katılım sağlıyor. Fuarda çok sayıda uluslararası satın almacı var ve standımız ilk üç gün özellikle Avrupa, Ortadoğu ve Orta Ameirka bölgelerinden çok yoğun ilgi gördü. Uluslararası satın almacılara ek olarak hem halihazırdaki müşterilerimizle buluştuk hem de yeni müşteriler kazanmış olduk. Bambum – Selman YAR Genel Müdür Zuchex bizim için her yıl Ortadoğu ve Avrupa’dan çok sayıda satın almacıya ulaşmamızı sağlayan en önemli fuar. Bu sene katılımcı firma sayısında artış yaşanan Zuchex’te aynı zamanda bir çok satın almacı yeni ürünler keşfetmek, yeni koleksiyonları görmek ve yeni anlaşmalar yapmak için fuarda bulunuyor. Özellikle bu yıl uluslararası satın almacı sayısı çok yüksek ve fuar gerçekten beklentilerimizi karşıladı. P PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

135


ÖZEL RÖPORTAJ

GÜÇSAN PLASTIK YÖNETİM KURULU BAŞKANI ZIHNI ÖZCAN

MERCAN YOKUŞUNDAN DÜNYAYA AÇILAN MACERA 136

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151


Bugün ağırlıklı Toyota’ya çalışıyoruz. Ford ile çalışmalarımız var ve yavaş yavaş volümünü artırıyoruz. Ford, Volkswagen ile minibüsleri ve hafif ticari arabaları ortak yapacaklar, onun çalışmaları var.

P

AGEV Sözlü Tarih Projesi kapsamında görüştüğümüz Güçsan’ın Kurucusu Sayın Zihni Özcan, daha küçük bir çocukken çırak olarak geldiği Mercan’da kalıpçılık öğrendi. Rengarenk plastiklere daha o günlerde gönül veren Özcan, PAGEV’in de ilk kurucuları arasında yer aldı. İşte duayen bir sanayicinin gözünden plastik sektörünün Mercan’daki doğuşundan bugünlere uzanan hikayesinden satır başları… Bize öncelikle kendinizi tanıtmanızı istiyoruz... 1944 senesinde Şile İmrenli Köyü’nde doğdum. İlkokulu doğduğum köyde bitirdim. Babam İstanbul Kasımpaşa’da taksi şoförlüğü yaparken beni Mercan’da tornacılığa çırak olarak verdi. Mesleğe başladığım Mercan’da o tarihlerde plastikçiler vardı. 12-13 yaşlarında plastik kalıpları yapmaya başladım. Çok sevgili ağabeyim Muammer Yüceler de plastik işine yeni başlamıştı. Ona kalıplar yaptık. Rahmetli Güngör Özadam vardı, aynı şekilde onlara kalıplar yaptık. Zamanla kendimi geliştirdim. 1964 senesinde askere gittim. Askerden döndükten sonra 1966 senesinde kısa bir süre daha çalıştım. Daha sonra mesai arkadaşımla birlikte 1967 senesinde Mercan’da dükkân açtık. Beraber 3-4 yıl çalıştıktan sonra ortaklıktan ayrılmak durumunda kaldık. Ben daha sonra Özcan Kalıp’ı kurdum. Bu arada kardeşim de askerden gelmişti. Bu kez kardeşimle birlikte yine aynı semtte kalıpçılığa devam ettik. Ümraniye’de 1975 senesinde kalıpçılığı daha geliştirmek için bir arsa almıştım, bu arsada binamızı inşa ettik. Kalıpçılık Ümraniye’de devam ederken 1976

senesinde de plastikçiliğe başladım. Ayrı bir şirket olarak Güçsan Plastik’i kurdum. Rengarenk plastikleri şekillendirmek hoşuma gitti. Zamanla işlerimiz büyüdü, 50-60 kişi olduk. 1967 senesinden beri otomotiv sektörü ile çalışıyorduk. Ford, Otosan, BMC, Mobilet vb. firmalara kalıplar yapıyorduk. 1980’li yıllara gelince artık doğrudan Ford ile çalışmaya başladık ve 1983 yılında da tamamen Mercan’dan Ümraniye’ye taşındık. Otomotiv sektörüne çalıştık ve plastik işine devam ettik. 1997 senesinde Gebze Plastikçiler Organize Sanayi Bölgesi’ndeki tesisimizin arsasını aldık ve 2003’te inşaatı tamamlayarak 12 bin metrekare kapalı alan üzerine kurulu şu anki üretim tesisimizi faaliyete geçirdik. Kardeşiniz sizin yanınızda mı yetişti? Kardeşim benden beş yaş küçük olduğu için mesleğe beş sene geç başlamış oldu. Onu Mercan’da bir kalıpçı ustasının yanına çırak olarak vermiştim. Bize o dönemki Mercan Yokuşu’nu anlatır mısınız? Atölyeler nasıldı? Mezbelelik bir yer, taş yığınları, eski harabe kalıntılar, Osmanlı’dan kalma bina kalıntıları… Bizim çalıştığımız Suhulet Han’ın olduğu yere ‘yanık saraylar’ derlerdi. Karşımızda Kilit Han vardı. Eski dükkânlar, bakırcılar, alüminyumcular vardı. Beyazıt Kulesinin caddesinde, Bakırcılar Caddesi, bütün firmalar alüminyum tencereciler oralardaydı. Hepsi büyüdüler. Tiryakiler, Atalaylar hepsi buralardan geldiler. Mercan’da plastik işi evvela Yahudilerdeydi, sonradan Kayserililere geçti. Kayserililerden sonra Karadenizli arkadaşlarımız, örneğin Muammer Bey’ler işin içine girdiler. Tabii onlar

plastiği daha da geliştirdiler ve Mercan’ı genişlettiler. Böylece bütün Türkiye’ye yayıldı. Mercan o dönem plastikçilerin merkezi oldu.

“MERCAN BIZIM OKULUMUZ”

Mercan Yokuşu’nda başlayan hikâye dünyaya yayılmış diyebilir miyiz? Mercan bizim okulumuz. Her şey orada başladı ve dünyaya yayıldı. Mercan Yokuşu’ndan Ümraniye’ye taşınmanız nasıl oldu? Baktık ki Mercan’da artık yavaş yavaş işler değişmeye başladı ve biz kabuğumuza sığmamaya başladık. O meyanda otomotiv ağır basmaya başladı. Biz de otomotive ağırlık verdiğimiz için Ümraniye’ye geldik. Bütün fabrikalar da Anadolu yakasında olduğundan iletişim rahat olsun diye bu tarafa geçtim. 1976’da Ümraniye’deyken radyo kalıpları, radyo düğmeleri, telefon parçaları yaptım, örneğin Netaş’a çalıştım. Ümraniye’deki yer halen duruyor. Bizde yetişen çocuklara kiraya verdik, yine kalıp işleri yapıyorlar. Otomotiv sanayiyle tanışmanız ne zaman oldu? Otomotivle tanışmamız 1967-68’lerde oldu. O zamanın ileri gelen, gelişmiş plastikçilerinden sipariş alıyorduk. Siparişleri onlar getiriyor, biz yapıyorduk. 1968-69’larda Tofaş Türkiye’de kurulduğu zaman Tofaş’a, Fiat’a, Murat 124’lere kapı kolları, direksiyon muhafazası, torpido kapakları, vites kutusu gibi çok kalıplar yaptım. Hatta enteresan bir şey olmuştu. İtalyan mühendisler geldi, atölyeye şöyle bir baktılar ve ‘bu kalıplar burada nasıl olur’ diye güldüler. İşleri keskiyle, çekiçle bitirdik.

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

137


ÖZEL RÖPORTAJ

Biz özel OSB’yiz, devletten hiç kredi almadık

138

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

olarak başladık ama sonra devlet imkanlarından yararlanmak için OSB’ye müracaat ettik ve OSB olduk. İhtisas OSB olsun düşüncesi ile başladı ama sonra baktık ki biraz gecikmeler oldu, karmaya çevirdik. Böylece hızlıca doldu. Biz özel OSB’yiz, devletten hiç kredi almadık. Siz 1967’den beri plastik sektörünün içindesiniz. Kalıpçısınız ama aynı zamanda otomotiv sektörüne plastik parça da üretiyorsunuz. Bu sektörün sizce en parlak yılları hangi yıllardı? Valla efendim en parlak yılları tahmin ediyorum 1968’lerden sonra 1970’ler, 75 yılları. Mercan’da bütün plastikçi arkadaşlarım gece gündüz hiç durmadan çalışıyorlardı. 2000’li yıllara gelirsek, örneğin 2001 ve 2003 krizi, ekonomik krizlerden nasıl etkilendiniz? Ben 2001 krizinde fazla etkilenmedim. Zaten elimizde projeler vardı. Krizden sonra otomotiv biraz hızlandı. Hızlanınca da mal sevkiyatımızı yapabildik. Krizlerden genel olarak çok etkilenmedim çünkü müşteri potansiyelimiz vardı. Biri olmazsa diğeri oldu, birbirini tamamladı.

En parlak yıllarımız olan 1970’li yıllarda Mercan’da bütün plastikçi arkadaşlarım gece gündüz hiç durmadan çalışıyorlardı.

Siz kalıp yaparken bir yanda da enjeksiyonda plastik ürün üretmeye başlıyorsunuz. Bize biraz bu süreçten ve Güçsan’ın büyümesinden bahseder misiniz? 1976 senesinde Mercan’da bir tane ufak enjeksiyon makinesi aldım ve onunla beraber başladım. Mercan’dan sonra Ümraniye’deki yerimize taşındık. 80’li yıllarda Ford, Otosan, Otokar vs. ile güçlü şekilde çalışmaya başladık. İşler yoğunlaşınca baktık ki Ümraniye’deki yerimiz de dar gelmeye başladı. 1995’lerde de Toyota ile başladık çalışmaya hızlı olarak. 1997 senesinde Gebze Plastikçiler Organize Sanayi Bölgesi’ndeki arsayı almıştık. 2003 yılında inşaatını bitirip buradaki fabrikamıza taşındık. Ağırlıklı olarak otomotiv sektörüne çalışıyor, plastik enjeksiyon ve kalıp imalatı yapıyoruz. Gebze Plastikçiler OSB’nin hikayesi de şöyledir… O zamanlar Anadolu Yakası’ndaki plastikçi arkadaşlar ile bir araya gelip kooperatif olarak bir toplu yerimiz olsun diye konuşuyorduk. Kooperatif kurduk, paramız da oldu. Ondan sonra yer aramaya başladık ve Gebze’deki yeri bulduk. Kooperatif


Güçsan, Türkiye ve dünya otomotiv devlerine üretim yapıyor… En çok hangi firmalar ile çalışıyorsunuz? Evet, çoğunlukla otomotiv sektörüne hizmet veriyoruz. Şu an ağırlıklı Toyota’ya çalışıyoruz. Ford ile çalışmalarımız var ve yavaş yavaş volümünü artırıyoruz. Ford, Volkswagen ile minibüsleri ve hafif ticari arabaları ortak yapacaklar, onun çalışmaları var. Hangi ülkelere ihracat yapıyorsunuz? Birçok firma var ama Toyota, Ford, yurtdışında Yazaki, Talha Otomotiv ilk aklıma gelenler arasında. Toyota Rusya’ya, Amerika’ya, İngiltere, Fransa, Güney Afrika, gerekirse Japonya’ya bile ürün veriyoruz. Makinelerini yurtdışından mı alıyorsunuz? Yurtdışından alıyoruz ama daha önce Türkiye’den de makine alıyorduk. Bu değişim nasıl oldu? Değişim birazcık da bizim makineci arkadaşlardan kaynaklandı çünkü işin üzerine fazla gitmediler. O tarihlerde Avrupalılar bizim makine imalatçılarına beraber ortak çalışalım, işbirliği yapalım diye teklifte bulundular. Bazı arkadaşlarımız buna aldırış etmedi, teknolojiyi geliştirmediler. Tabii Avrupalının elinde güç ve sermaye var. Ama burada yok ki! Keşke yurtdışında ortak olsaydılar. Hem rahat ederlerdi hem de Türkiye’de makine işi genişlerdi ve yurtdışına muazzam makineler satarlardı. İşin içine Uzakdoğu da girince her şey çok değişti. Ben şimdi Uzakdoğu’da kalıp da yaptırıyorum çünkü kendim yetiştiremiyorum. Hemen hemen yüzde 40-50 ucuz fiyat veriyorlar. Kalıplarda hatalar oluyor ama mesleğimiz bu olduğu için ben burada o sorunu çözüyorum. Büyük fabrikalar da artık bunu biliyorlar. Örneğin; bize Portekiz’de büyük kalıplar yapılıyor. Toyota gitti pazarlığını yaptı, parasını o ödüyor

ama kalıpların teknik takibini bize yaptırıyor. Plastik sektörünün geleceğini nasıl görüyorsunuz? Plastik sektörünün geleceği parlak çünkü her şey artık plastik… Yer altında kaynak olduktan sonra plastikten vazgeçilmez. Şimdi biliyorsunuz hibrit arabalar çıkıyor. Teknoloji her gün değişiyor. Plastik sektörüne atılan yeni kuşak gençlere tavsiyeleriniz nelerdir? Çalışmalarına çok dikkat etmeleri lazım… Zamanında işe gelecek, kaliteli ürün çıkaracak. ‘Aman bu mal idare eder’ demeyecek. Her şeyi zamanında ve tam yapmaları gerekiyor. Kalıpların soğutmaları iyi olacak. İyi, randımanlı ve kaliteli ürün için kalıplarınız mutlaka çok iyi ve sağlam olmalı. Kalıbın su kanalları, su vericisi ve ısıları hep aynı kalmalı. Yani kalıp bir sıcak, bir soğuk olursa olmaz çünkü soğuk kalıba ürün geç ve zor yürür. Yoksa plastik çabuk donar ve katılaşır. Kalıp sıcak olursa katılaşmaz, kalıp hızlı gider, deformasyon olur ve çöküntüler başlar. Genç kuşağa bunlara çok dikkat etmelerini tavsiye ediyorum. Artık çok güzel programlar çıktı, kalıpçılık da bizim zamanımızdaki gibi değil. Bu programları çok iyi kullanmaları gerekiyor. Siz PAGEV’in ilk kurucularındansınız. Bize o günler hakkında neler söylersiniz? Tabii ilk Muammer Bey’in aklına gelmişti. Önce dernek olarak kuruldu sonra vakfa çevrildi. Ben de onların içlerindeydim, PAGEV’in ilk kurucularındanım. Yanlış hatırlamıyorsam 1995- 96 senelerinde Güngör Bey’in devresinde Yönetim Kurulu’nda da görev yaptım. Teknik Koordinatör olarak görev aldım. Marmara Üniversitesi’ne bir sene nazari ders verdim. PAGEV’in şimdiki faaliyetleri nasıl görüyorsunuz? Gayet güzel, yeni başkanımız Yavuz Eroğlu da çok faal çalışıyor.

Kendisinin yaptığı çalışmaları beğeniyor ve takdir ediyorum. Üyelerle, etrafındaki insanlarla iletişim kurması çok önemli. Güler yüzlülük ve tatlı dillilik çok güzel, o yüzden hoşuma gidiyor. Yönetim Kurulu ve Yardımcıları da çok iyi çalışıyorlar. “PAGEV olmasaydı biz plastikçiler bu kadar yol alamazdık” Size göre PAGEV’in Türk plastik sektörü için önemi nedir? Bir cümleyle söyleseniz ne dersiniz? PAGEV olmasaydı biz plastikçiler bu kadar yol alamazdık. PAGEV, Türk plastik sektörünü yurtdışında tanıttı. PAGEV’i şu an yurtdışında çok iyi tanıyan büyük firmalar var. Örneğin; geçen sene ortaklık yapmak için bir Fransız otomotiv firması geldi. PAGEV’i biliyorlar, Türk plastik sektörünü tanıyorlar. Biz plastikte dünyada söz sahibiyiz. Otomotivde niçin buraya geliyorlar? Çünkü Avrupa çalışmıyor. Avrupa’da gidin öğleden sonra fabrikada mühendis bulamazsınız. Para var adamda, çalışmasa da olur. İşsizlik parası ile de aynı parayı alıyor. Avrupa zengin, çalışmak bize düşüyor. Eklemek istediğiniz başka bir şey var mıdır? Çok teşekkür ederim, bana bütün geçmişimi hatırlattınız. Her şey gözümün önünden geldi geçti! Kasımpaşa’dan Mercan’a yürüyerek gidip gelirdik. Öyle dalardık ki işe bu sırada Galata Köprüsü, Unkapanı Köprüsü açılırdı. Köprüler iki saat, üç saat açık kalır, karşıya geçemezdik. Biz de çalıştığımız hana dönerdik. Çorapçı arkadaşların iplik balyalarını sererdik yere, onların üzerinde uyurduk. P PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 150 151

139


‘Kimyasal Geri Dönüşüm Projesi’yle

Birincilik ODTÜ’nün

Katılımcılardan, tasarımdan kullanıma sürdürülebilir yaşam döngüsü için cam, metal ve diğer malzemeleri termoplastik çözümlere dönüştürmesinin istendiği yarışmada birbirinden çarpıcı projeler vardı.

P

etrokimya sektörünün öncü firmalarından SABİC’in düzenlediği, PAGEV’in desteklediği “Fikirden Yeniliğe” yarışması sona erdi. Bu yılki teması “Daha hafif ürünler ve sürdürülebilirlik” olan yarışma yoğun ilgi gördü. Yarışmada jüri üyesi olan PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu, SABIC Türkiye Genel Müdürü Fahad Al-Harthi, Mustafa Demirci, Oğuz Özgen, Hülya Kiraz, Dr Fatih Ergüney ve Dr. Betül Türel Erbay gibi her biri alanında uzman olan isimler için yeni ve

140

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

çarpıcı fikirleri barındıran projeler arasından kazananları belirlemek kolay olmadı. “Creation of a New Green Technology in Polymer Era”, isimli kimyasal geri dönüşüm konusunda projeleri ile yarışmada birinci olarak 4.500 dolar değerinde MediaMarkt hediye çeki ve SABIC yenilikçilik merkezlerinden birinde 1 haftalık eğitim kazanan yarışmacılar Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nden (ODTÜ) İsmail Baha Martı, Haşim Kuran, Adem Can Uşak oldu. Projeyle başka

şekilde geri kazanımı mümkün olmayacak PET plastik atıklardan, katma değeri yüksek yeni kimyasallar ve PET hammaddesi elde edilmesi amaçlanıyor. 3.000 dolar değerinde MediaMarkt hediye çeki ve SABIC Türkiye ofisinde staj olan ikincilik ödülünü Kocaeli Üniversitesi’nden Abdulmounem Alchekh Wis “Biopolymers for packaging applications” isimli sürdürülebilir ve ekonomik biyoplastik projesi ile kazandı.


“ABS and Its’ Biocomposites in Soft Tissue Engineering” isimli yumuşak doku üretiminde kullanılan ABS matrisi projesiyle yarışmanın üçüncüsü olan ODTÜ Üniversitesi’nden Burcu Sarı ise 1.500 dolar değerinde MediaMarkt hediye çekine sahip oldu.

FİKİRDEN YENİLİĞE YARIŞMASI

“SABIC-FİKİRDEN YENİLİĞE” YARIŞMASI’NDA ÖDÜLLER SAHİPLERİNİ BULDU

SABIC Türkiye Genel Müdürü Fahad Al-Harthi, ödül töreninde yaptığı konuşmada SABIC olarak sürdürülebilirlik hedeflerine çok önem verdiklerini ve bu çerçeve de inovasyon ve çevreye duyarlı projesi olan gençleri desteklemekten memnuniyet duyduklarını dile getirdi. İyi bir fikrin her zaman gerçeğe dönüştürülebilir ve üretilebilir olduğunu belirten PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu yarışma ile ilgili şunları söyledi: “Türkiye ekonomisinin lokomotif sektörlerinden olan plastik sektörümüzün daha iyi bir noktaya gelmesi için yenilikçi fikirlere ihtiyacı var. Bugün dünyanın en büyük altıncı, Avrupa’nın en büyük ikinci plastik üreticisi konumunda olan sektörümüz asıl büyümesini yeni teknolojilerle uyumlu, değişen tüketici beklentilerini karşılayabilecek katma değeri yüksek ürünlerle gerçekleştirecek. PAGEV olarak kurulduğumuz günden bu yana sektörün sürdürülebilir büyümesini sağlamak ve yüksek katma değerli ürünlerin üretilmesi ile ihraç fiyatlarını artırmak için bilim, teknoloji, inovasyon ve Ar-Ge faaliyetlerini destekliyoruz. Bu doğrultuda üyelerimiz arasında bulunan Sabic’in öncülüğünde hayata geçen “Fikirden Yeniliğe” yarışmasının çok anlamlı olduğunu düşünüyoruz. Jüri üyesi olarak da görev yaptığım yarışmaya katılan gençlerimiz sektörümüzün geleceğinde önemli rol oynayacak. Sadece yarışmayı kazanan değil yarışmaya katılarak fikir üretme noktasında çaba gösteren tüm arkadaşlarımızı yürekten kutluyorum. Sabic’e de gençlerimize böyle bir fırsat tanıdığı için teşekkür ediyorum.” P

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

141


e ’ 0 0 0 1 O İS

n e d n ü r ö t k e S j a l

Amba

A M R İ F 1 6 Geçtiğimiz yıl 23 milyar dolar pazar büyüklüğüne ulaşan ambalaj sektörü, İSO 1000 içerisindeki payını da arttırıyor. Önceki yıl İSO 1000 listesinde 53 ambalaj firması yer alırken, geçtiğimiz yıl bu rakam yüzde 15’lik artışla 61 firmaya yükseldi.

P

İstanbul Sanayi Odası tarafından açıklanan İSO Birinci 500 ve İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluş listelerinin toplamında 35’i Ambalaj Sanayicileri Derneği (ASD) üyesi olmak üzere 61 ambalaj sektörü firması yer aldı. Bir önceki yıl ise İSO 1000’de 30’u ASD üyesi 53 ambalaj firması yer almıştı. İSO 1000’de yer alan ambalaj firmalarının gerçekleştirdiği üretimden satışlar bir önceki seneye göre yüzde 56,30 artışla 37,46 milyar TL’ye yükseldi. Söz konusu firmaların ihracatları yüzde 30,32 artışla 1,31 milyar dolar olurken, çalışan sayıları da yüzde 20,04 artış göstererek

142

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

ihracatın yer aldığını ifade etti. Türkiye’nin ambalaj sektöründeki gücünü tüm dünyaya göstermek için sektör olarak çok çalıştıklarını ifade eden Zeki Sarıbekir, “2023 için 10 milyar dolar ihracat hedefi koyduk. Bu hedefe ulaşmak için geleneksel pazarlarımızda güçlenmenin yanı sıra yeni pazar ÜRETİMİN EN AZ YARISI İHRACAT arayışlarına devam etmemiz OLMALI ve katma değerli üretimi öne Geçtiğimiz yıl 23 milyar dolar çıkarmamız gerekiyor. Türkiye’de pazar büyüklüğüne ve 4,6 milyar ürettiğimiz ambalajların en dolarlık ihracat gelirine ulaşan az yarısını ihraç edebilmemiz ambalaj sektöründe yaşanan gerekiyor.” dedi. Zeki Sarıbekir, büyümenin devam ettiğini İSO 1000 listesine giren tüm söyleyen Ambalaj Sanayicileri ambalaj üreticilerini tebrik etti ve Derneği (ASD) Başkanı Zeki başarılı çalışmalarının devamını Sarıbekir, büyümenin odağında diledi. P 20 bin 147 kişiye çıktı. Ambalaj sektöründeki firmaların üretimden satışları İSO 1000 listesindeki firmaların üretimden satışlarının yüzde 3,7’si olurken, ihracatlarının yüzde 1,6’sını, çalışan sayılarının da yüzde 2,2’sini oluşturdu.


Ambalajın devi Sarten’e Uluslararası ödül Metal ve plastik ambalaj üretimi gerçekleştiren Sarten, WPO tarafından düzenlenen ve ambalaj sektörünün en prestijli yarışmalarından biri olan WorldStar 2019’da ödüle layık görüldü. olduklarını vurgulayan Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Zeren Sarıbekir Güzelbahar, “Burada ödül aldığımız için son derece gururluyuz. Türk ambalajını daha da iyi noktalara taşımak için çalışıyoruz. Bugün burada verilen ödül bunun karşılığını aldığımızın en önemli göstergesi. Ar-Ge’ye ve inovasyona verdiğimiz önemle kendimizi sürekli geliştirip bulunduğumuz konumu her sene bir üst seviyeye çıkarmayı hedefliyoruz. Uluslararası ambalaj yarışmalarına katılarak Türkiye ambalaj sanayimizi küresel rekabette bir adım öne çıkarıyoruz. İleriki dönemlerde de bu yarışmalara katılmaya devam edeceğiz.” dedi.

ÇEVRECİ ÜRÜNE ÖDÜL

D

ünya Ambalaj Örgütü’nün (WPT) 1970 yılından beri düzenlemekte olduğu WorldStar 2019 Yarışması’nın ödülleri sahiplerini buldu. Sarten, Çekya’nın başkenti Prag’da düzenlenen yarışmada ödüle

layık görüldü. Sarten, Ambalaj Malzemeleri ve Bileşenleri kategorisinde “5 ve 10 Lt.’lik Opet Adblue Madeni Yağ Bidonu” ürünüyle ödülün sahibi oldu. WorldStar 2019’da kazandıkları ödül için son derece mutlu

Ödül kazandıkları ürünlerle ilgili bilgi veren Zeren Sarıbekir Güzelbahar, “Sarten olarak her zaman çevreci bir anlayışla çalışma hedefindeyiz. Ambalaj Malzemeleri ve Bileşenleri kategorisinde “5 ve 10 Lt’lik Opet Adblue Madeni Yağ Bidonu” ürünüyle ödül aldık. Ürünümüz 5 L ve 10 L OPET Ad-Blue ambalajı, katalizör sıvısının araç için özel olarak üretilmiş olan depoya, ergonomik ve sorunsuz bir şekilde boşaltılabilmesi için tasarlanmıştır. Ad-Blue için tasarlanmış olan bu ambalajda, mevcut madeni yağ ambalajı ile aynı mukavemet değeri sağlanarak bidon ağırlığı yüzde 10 azaltılmıştır. Böylelikle, Ad-Blue gibi çevreci bir ürüne çevreci bir ambalaj seti tasarlanmıştır” dedi P

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

143


ÖZEL RÖPORTAJ

KONTEK ELEKTRONIK A.Ş YÖNETİM KURULU BAŞKANI RAMIS USLU:

KÜRESEL ÖLÇEKTE REKABET IÇIN YÜRÜMEK YETMEZ KOŞACAKSINIZ 144

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151


Plastiğin alt kırılımında en çok enjeksiyon, extruder, ambalaj, otomotiv ve beyaz eşya firmalarına satış yapıyoruz. 35 sene sonra yeni bir alana daha girdik. Statik elektrik yükleyicileri ve statik elektrik alıcıları… Sanayinin sonu yok, hiçbir zaman ‘hedefimize ulaştık, bitti’ diyemezsiniz.

P

AGEV Sözlü Tarih Projesi kapsamında görüştüğümüz ve değerli görüşlerini dinleme şansı yakaladığımız Kontel Elektronik’in Kurucusu Ramis Uslu, 1975’li yıllardan bugüne uzanan iş öyküsünü ve tecrübelerini bizlerle paylaştı. Sanayideki sürekli gelişime dikkat çeken Uslu, teknolojik olarak kendini dünyaya entegre etmeyen ve yenilenmeyen firmaların sürdürülebilir büyümeyi yakalayamayacağının altını çiziyor.

Sayın Uslu öncelikle kendinizden bahseder misiniz?

1951 yılında Çorum’un bir nahiyesinde dünyaya geldim. Babam öğretmen olduğu için beş yıl içerisinde üç ayrı köyde ilkokulu bitirdim. İlk öğretmenimin de babam olduğunu söylemek isterim. Daha sonra devletin parasız yatılı sınavlarına girdim ve Yozgat Lisesi’ni kazandım. 1968 yılında Yozgat Lisesi’nden mezun oldum. Yozgat Lisesi’nden mezun olduktan sonra bir yıl Ankara Üniversitesi’nde arkeoloji okudum. Ama ben mühendislik istiyordum, ikinci yıl İstanbul Teknik Üniversitesi Elektrik Mühendisliği Elektronik ve Haberleşme bölümünü kazandım ve 1975 yılında mezun oldum. Kendimi başka bir alanda daha geliştirmek istediğim için yeniden sınava girdim ve İstanbul Üniversitesi’nin İşletme İktisadi Enstitüsü’nü kazandım ve bir yıl da orada okudum. Bu bölümün benim hayatıma özellikle de iş hayatıma önemli katkıları oldu. Bu tepe yöneticiler yetiştirmek üzere hazırlanmış bir master programıydı. Vaka yönetimi diyorlardı adına, hocalar klasik manada ders anlatmazlardı. İşlenecek konu belirlenirdi, öğrenciler bu konunun üzerinde çalışırdı sonra derste o konu tüm sınıf tarafından tartışmaya açılırdı. Özetle işletmeciyim diyemem

belki ama işimize yarayacak çok şeyler öğrendim. Sektöre girişinizi ve şirketinizin kuruluş hikâyesini dinleyebilir miyiz? Biliyorsunuz Türkiye’nin ekonomik çalkantıları bitmiyor. Gene böyle bir kriz döneminde kurumsal bir şirkette iş arıyordum. Özel sektörde böyle bir iş bulamayınca İstanbul Telefon Başmüdürlüğü’ne müracaat ettim, sınavı kazandım ve İstanbul Telefon Başmüdürlüğü’nde mühendis olarak işe başladım. 1,5-2 yıla yakın çalıştım sonra askere gittim. Askerden geldikten sonra tekrar kuruma girdim ama dediğim gibi gözüm kurumsal bir şirkette. Bu arada askerden bir iki arkadaşla birlikte bir şeyler yapalım fikri ortaya çıktı. Sahada çalışan, imalat yapan ağabeylerimizin önderliğinde 5 kişi bir araya gelip bir anonim şirket olarak Kontel’i kurduk. Isı kontrolü işi ile başladık. O zamanlar Türkiye’deki kaloriferlerde fuel oil kullanılıyordu. Biz de fuel oili kontrol edelim ve ısı tasarrufu sağlayacak bir çözüm bulalım diye düşündük. Dış ortam sıcaklığına bağlı olarak tüketimi artıran ya da azaltan bir cihaz ürettik. Tam seri şekilde üretime geçeceğiz derken dünya genelinde petrol krizi çıktı. Türkiye çok etkilendi, bizim fuel oille çalışan kalorifer sistemlerinin hepsi kömürlüye dönüştü. Böylece bizim pazar daha başlamadan bitti. İşte bu krizin sonrasında plastik sektörüne yöneldik. Bu sektörde neler yapabiliriz diye düşünürken ilk ısı kontrol cihazımızı buna dönüştürdük. Avrupa normlarında muhtelif ölçüleri olan pano tipi cihazlar vardır. Mesela 96-96, 48’e 48, 36-72, gibi ebatlar, bunlar standart ebatlardır, her kim yaparsa yapsın bu ebatlara uymak zorundadır. Çünkü benim cihazımda herhangi bir problem olduğu zaman ihtiyaç sahibi gidip bir başka cihaz aldığında oraya takabilmeli yani aynı

yere, ölçüler aynı olup öyle uyabilir. Şimdi tabii bu sıcaklık kontrolü sadece cihazda olmuyor, cihaza bilginin gelmesi lazım, bunu da sıcaklık sensörleri iletiyor. O zamanlar sıcaklık sensörleri de daha çok ithal ediliyor. Bunu da yapmak lazım çünkü şimdi endüstride bir ürünü, ben bunu yaptım şu kadar, sadece bunu yaparım bundan başka bir şey yapmam diyemiyorsunuz. Sektöre adım attığınızda kullanım çok çeşitli. Özellikle bir ana ürün yapsanız bile o ürünü kullanabileceğiniz her sektör farklı aksesuar kullanıyor çünkü ihtiyaçları değişik. Hepsine hitap etmek zorundasınız. Dolayısıyla yola yürümek için çıkıyorsunuz ama siz farkında olmadan hızınızı artırmak ve koşmak durumunda kalıyorsunuz. O nedenle ürününüzü, aksesuarlarınızı çeşitlendirmeniz lazım. Böylece biz de bu ürünümüzün yanına sıcaklık sensörü katalım dedik ve plastik sektörünün çok kullandığı, bizim J tipi “Termokupl” dediğimiz ürünü üretmeye başladık. Türkiye’nin hâlâ devam eden problemlerden bir tanesi biliyorsunuz ortaklık yapıları çok uzun sürmüyor. Bizimki de sürmedi ve kısa sürede iki kişi kaldık. Bu ortaklığımız da 1997 yılına kadar devam etti. Sonrasında da 40. yıldır Kontel’i devam ettiriyoruz. Çoğunluk büyümeyi çok para kazanmak gibi algılıyor. Bense yaptığım işi dünyadaki rakiplerimle aynı düzeyde yapabilmeyi başarı olarak görüyorum. Bunu da okullu olmama bağlıyorum, belki alaylı yetişseydim böyle düşünmezdim. Biz devletin imkânlarıyla okuduk. Sonra da git yine devletin bir kurumuna gir oradan bir de maaş al ömür boyu yaşa. Şimdi bu çok kolay bir şey fakat bizim devletimize karşı bir sorumluluğumuz var. Ben de bu noktada mesleğimde iyi işler başararak sorumluluğumu yerine getirmeye çalışıyorum.

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

145


“Sanayide şartlar hızla değişiyor” Sanayide sistem değişiyor, teknoloji değişiyor tüm bu değişime ayak uydurmak gerekiyor. Biz bu işe başladığımızda plastik sektöründe büyük firmalar yoktu sadece küçük firmalar vardı. 1980’den sonra İstanbul genişlemeye başladı, yeni üretim alanları açılmaya başlandı, böylece şirketler büyüdü. Türkiye plastik sektörünün büyümesinde otomotiv ve beyaz eşya sektörünün rolü çok büyük. olmuyordu. Allah’tan benim büyük Şimdi işin ilginç yanı bizim şu anda oğlum 2000 yılında İTÜ Kontrol ve gördüğümüz makineler sanki hep Bilgisayar Mühendisliği’nden mezun böyle kullanılıyormuş geliyor ama öyle oldu. Şu anda yaptığımız yazılımların değil. Eskiden biz plastik bir parça tamamı onun ürünüdür. Burada basacağız, ısı kontrolü falan yok, özellikle şunu belirtmek isterim, plastik el presleri vardı, onunla yapardık. sektöründe kalıp teknolojilerinde de Zamanla el preslerinin yerini gazlı çok büyük değişiklikler, yenilikler var. termostatlar aldı. Gazlı Tabii biz onların gerektirdiği kontrol Termostatların yerini analog cihazlarını üretmek durumundayız. termostatlar aldı. Biz de 1979 yılında analog termostatlarla devreye girdik. Son zamanlarda kalıplar sıcak yolluklu kalıp dediğimiz bir teknolojiyle Teknolojiye ayak uydurabildiğiniz çalışıyorlar ve bütün kalıplar artık bir ölçüde ayakta kalıyorsunuz. Mesela şekilde buna dönüşüyor. Yani sektör bugün artık dijital cihazlar söz sürekli bir dönüşüm istiyor. Küresel konusu… rekabet insanları hiç yürütmüyor, hep 40 sene önce 12-13 kişiyle çalışıyorduk, şimdi 16 kişiyle çalışıyoruz. koşacaksınız. Bugün sektörde teknoloji bambaşka Ben iyi iş yapmayı hedefledim hep, bir noktaya geldi. Biz de kendi büyüme noktasında daha temkinli imkânlarımızla, kendi Ar-Ge oldum. Benim görebildiğim kadarıyla çalışmalarımızla cihazlarımızı sektörün büyük şirketler daha kolay batıyor. hizmetine sunduk. Örneğin; yirmi katlı bir gökdelen düşünün yanında da bir katlı ahşap İlk yıllara geri dönecek olursak plastik bir tane ev düşünün. Şimdi bakarsınız sektörünün o günkü görünümünü o gökdelen yapılırken, bu ahşap anlatabilir misiniz? ev dayanmaz herhalde üç beş Bizim başladığımız tarihlerde seneye kadar bu yerle yeksan olur sektörde çok büyük firmalar yoktu. dersiniz! Aradan otuz sene, kırk sene Daha çok küçük firmalar vardı. geçer herhangi bir şeyde o koskoca Örneğin enjeksiyon işi yapılıyorsa bir gökdelen yıkılır, ahşap bina hâlâ iki makinesi olan küçük firmalar… yaşar. Yani bu doğrudur değildir O dönemde sektör ağırlıklı olarak tartışılır ama şimdi benim için önemli Karaköy civarında yoğunlaşmıştı. Yerli olan yaptığım işi kontrol edebileyim üretici ağırlıktaydı. ve denetleyebileyim isterim. Bu arada yaptığımız cihazların Peki, bu know-how’ı satıyor musunuz, tamamı kendimize ait, dışarıdan ihraç ettiğiniz oluyor mu? hiç bir şeyimiz yok, bilgi, patent, Sadece cihazlarımızı satıyoruz, teknik destek vesaire yok. 2000 dışarıya program satışımız yok. yılından sonra da dijital teknoloji hayatımıza girmeye başladı. Müşteri portföyünüzde kimler var? Orası bir dönüm noktasıydı çünkü Müşterilerimizin büyük çoğunluğunu ben analog teknolojiyi biliyorum. plastik sektöründen firmalar Burada desteğe ihtiyacımız oldu. oluşturuyor. Plastiğin alt kırılımında da Üniversitelerin, özellikle İstanbul en çok enjeksiyon, extruder, ambalaj, Teknik Üniversitesi’nin yüksek lisansına otomotiv ve beyaz eşya firmalarına devam eden öğrencilerle ufak ufak proje değişiklikleri yaparak bir iki sene satış yapıyoruz. 35 sene sonra yeni bir alana daha girdik. Statik elektrik çalıştık. Ama geçici elemanla bu iş 146

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

yükleyicileri ve statik elektrik alıcıları… Sanayinin sonu yok, hiçbir zaman işte bir hedef koyduk ve işte oraya ulaştık bitti durumu olmuyor. PAGEV’ ne zaman ve nasıl üye oldunuz? 1987-1988 yıllarında PAGEV’den davet aldık ve katıldık. PAGEV’in sektördeki etkisini ve yaptıklarını değerlendirebilir misiniz? PAGEV’in yaptığı en önemli şeylerin başında fuar organizasyonları geliyor. PAGEV’den önce de TÜYAP’ın düzenlediği fuara katılıyorduk ama PAGEV ortaklığı ile birlikte TÜYAP bir başarı hikâyesine dönüştü. PlastEurasia Fuarı bugün artık ulusal sınırları aşmış bir dünya fuarıdır. Hem sektör firmalarına hem de ziyaretçilere oldukça fayda sağlıyor. “Eğitim çıtasını yükselterek Yüksek Okullar, Üniversiteler kurmak lazım” PAGEV’in sektöre en büyük katkılarından biri de eğitim alanında yaptığı faaliyetler. Gebze ve Halkalı’da yer alan Meslek Yüksek Okullarımız alanında birer örnektir. Bunu bir üst kademeye taşımak, üniversite seviyesine çıkarmak lazım. Bunu üniversite seviyesine çıkarabilirsek o zaman PAGEV çok daha büyük bir iş yapmış olacak. Okullar yapılıp Milli Eğitim’e devredildi ama PAGEV bu okullardan desteğini hiç çekmedi. Malzeme desteği vermekle kalmadı. Üyelerimizin bazıları öğrencilere eğitim desteği de verdi. Örneğin ben, üç yıl kadar meslek okullarında elektronik dersi verdim. Şirket olarak PAGEV’in laboratuvarlarında araç gereç, sensör gibi gerekli malzemeler noktasında destek olduk. PAGEV’in mesleki yayınlarından da bahsetmeden olmaz. Sektör ile ilgili gündemi takip etmeye yarayan çok ciddi yayınları var. Türkiye plastik sektörünü dünya ölçeğinde tanıtacak faaliyetlere imza atması övülmesi gereken bir başka özelliği… Bugüne kadar PAGEV’in başkanları işini severek ve hakkıyla yapan isimler oldu. Başkanların içerisinde şimdiki Başkan Yavuz Bey’i biraz ayırabilirim. Yavuz Bey’in gençliği ve enerjisi PAGEV’e epeyce şey kattı. P


Duman sızdırmaz, alev geciktirici

fitil uygulaması hayat kurtarıyor Yangınlarda duman büyük tehlikedir. Yangınlarda ölenlerin çogu alevlerden degil, yangın dumanından bogularak yasamını yitiriyor. Yangın dumanı, insanı uyutur ve boğar.

2

0 yıldır sızdırmazlık ürünleri tasarlayan ve üretimini Contacall markasıyla gerçeklestiren Çermikler Ltd. sti. 2013 yılında yangın grubu ürünleri arasına Intümesan (Yangın Duman Sızdırmaz) Fitili ekledi. Hatırlanacagı üzere; Avrupa Birligi uyum süreci mevzuatında toplu yasam kullanım alanlarında yangın mevzuatı, yanmaz özellikleri tespit edilmis ve yangın dumanı sızdırmaz tillerini de bu kapsama dahil etmisti. Contacall markasıyla ürettikleri Intümesan Fitilin; yangın kapılarında, asansörlerde, yangın bariyerlerinde, acil çıkıs kapılarında hatta son yıllarda, çelik kapı ve iç oda kapılarında kullanılmaya baslandıgını ifade eden Çermikler Ltd.Yönetim Kurulu Baskanı Memet Çermik, “bu ürün yangın esnasında üretildigi hacimden 20 kat daha hacim degistirerek, siserek boslukları doldurup duman geçisine engel oluyor” demistir. Contacall’ın, 2014 yılında bir ilki basardıgını ve Çermikler Ltd. olarak, Contacall markasıyla bu faydalı üründe Türkiye’de tek üretici olma ünvanını kazandıklarının altını

çizen Memet Çermik söyle konustu: “1 yıl kadar süren Ar-Ge ve üretim planlama sürecini tamamen kendi imkanlarıyla yürüten rmamız, ürünün hammaddesinide üretti ve piyasaya sürdü. Türkiye’de bu sektöre tedarik saglayan ithalatçı rmalar, bu ürünün m.tül yatını 2 Euro’ya satıyorlarken biz Contacall olarak, yerli piyasaya ve yurt dısına m.tül yatını 0,50 Euro’dan verdik, abartılı yata sahip olan yurt dısı menseli ürünlerin önünü kestik ve sadece 2014 yılında ithalatı yapılan 6.000.000 m.tül Intümesan til satısından kaynaklanan 9 milyon

Euro’nun farkını Türkiye ekonomisine kazandırdık. Dolayısıyla yurt dısı ürünler, yatlarını Contacall’ın yatlarına göre uydurup asagıya çekmek zorunda kaldı.” 2017 yılında ise EFECTIS ERA (Uluslararası Akreditasyon kurumu) Intümesan ürününün; 120 dakika ve 1100 derece sıcaklıkta dayanma süresini EEA-1700-0012 nolu sertikasıyla belgelendirdi. Çermikler ayrıca bu yıl Gamatest rmasında gerçeklesen Alev geciktirici sızdırmazlık tili testinden de geçerek basarı gragini daha da yükseltti. P

Apartmanlarda, okullarda, hastanelerde AVM’lerde otel vs. yerlerde önceden alınması gereken önlemlerden birisi de duman sızdırmaz ve alev geciktirici til uygulamasıdır. Dumanın ve alevin önlendigi, geçisine izin verilmedigi ortam ‘’ GÜVENLI ORTAMDIR. ’’

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

147


HONG KONGLU FUAR DEVI TÜRK FIRMALAR IÇIN GELDI Uzakdoğu’nun en büyük fuar sergilerini gerçekleştiren Mega Show’un yöneticileri, Türk ev ve mutfak sanayicileri ile İstanbul’da buluştu

C

omasia’nın düzenlediği Mega Show fuar serisi Hong Kong’da her yıl Ekim ayında düzenleniyor. Hediyelik Eşya ve Promosyon, Ev ve Mutfak Eşyaları, Oyuncaklar ve Bebek Ürünleri, Noel ve Bayram Ürünleri, Spor Ürünleri, Kırtasiye, Giyim ve Moda Aksesuarları ile Sağlık ve Banyo Ürünleri olmak üzere başlıca 8 fuar 20-23 Ekim ve 27-29 Ekim olmak üzere iki ayrı tarihte düzenlenirken, bu fuarlara 130’dan fazla ülkeden 4 bin firma ve 50 bini aşkın uluslararası alıcı katılıyor. Mega Show fuar serilerinin Çin’de yapılan Canton Fuarı’ndan sonra bölgenin en kapsamlı fuar hareketliliği olduğunu ve sadece uluslararası alıcılarla buluşmak değil aynı zamanda Asya pazarına girmek için büyük fırsat yarattığını belirten Comasia Limited’in Kurucu Direktörleri’nden Peter Cheung, geçen sene 51 bin 500 alıcıyı ağırladıklarını belirtti. Bu fuarların

148

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

1992 yılından bu yana yapıldığını belirten Cheung, Türk firmaları için de yeni pazarlara açılmak ve mevcut pazarlarını kuvvetlendirmek için çok önemli bir şans olduğunu kaydetti. TÜM DÜNYADAN ALICILAR GELECEK 20-23 Ekim tarihlerinde düzenlenecek olan Ev ve Mutfak Eşyaları Fuarı için Türkiye’de sektörün önde gelen isimleri ile buluştuklarını anlatan Cheung, Türkiye’den her geçen sene daha yoğun bir katılım olduğuna işaret etti. Yaptıkları temaslarda ilginin devam ettiğini gördüklerini kaydeden Cheung, “Mega Show fuar serisinin sadece Ev ve Mutfak Eşyaları Fuarı tarafına baktığımızda bu sene yaklaşık 1.250 firmanın katılması bekleniyor. Ziyaretçi sayısının da 26 bini geçeceğini düşünüyoruz. Bu fuar dünyada kalite ve fiyat olarak kendini kanıtlamış Türk ev ve mutfak

sektörü için önemli bir fırsat sunuyor. Fuara katılan firmalar Avrupa ve ABD’den alım yapmaya hazır çok sayıda global alıcının yanı sıra Çin ve gelişmekte olan Asya ülkelerinden alıcılarla temasa geçebiliyor. Belli bir ürün temasına yönelik uzmanlık fuarı olarak, Türk mutfak, yemek odası, züccaciye ve yemek takımı imalatçı ve ihracatçılarının pazar erişimlerini genişletmeleri ve işlerini hızlı büyütmeleri için ideal bir platform sunuyor.” dedi. Mega Show fuar serilerinin her yıl 130’dan fazla ülke ve bölgeden 50 binden fazla uluslararası alıcıyı çektiğini vurgulayan Cheung, Hong Kong ve Güney Asya tedarik turuna çıkan tüm global alıcılar için buluşma noktası haline geldiklerini ifade etti. Cheung, fuara en fazla ziyaretçinin Hong Kong, Çin, ABD, Japonya ve Tayvan’dan geldiğini de sözlerine ekledi.


Çeşitli ülkelerdeki birçok önemli sektörel kuruluş ile yakın ilişki kurduklarını ve işbirlikleri gerçekleştirdiklerini anlatan Cheung, ayrıca düzenledikleri fuarlarda Çin, Tayvan, Hindistan, Tayland, Filipinler, Güney Kore, Vietnam, Türkiye ve Bangladeş gibi ülkeler tarafından ulusal ve bölgesel pavyonların kurulduğunu ifade etti. Cheung, ziyaretçi tarafında da dünya genelinde etkili sektör kuruluşları ve devletlerin ilgili ticaret kurumlarıyla yakın işbirliği yaparak, fuarları tanıtmaya ve satın alma gruplarını organize ederek fuarlarına katılmalarını sağlamaya çalıştıklarını belirtti. E-TİCARET FUARI GELİYOR Comasia olarak Mega Show serileri dışında ikisi Tayland ve biri Almanya’da olmak üzere 3 ayrı fuar organizasyonu daha yaptıklarını anlatan Cheung, bu fuarlara toplamda 4 bin 700 firmanın ve 60 bin ziyaretçinin katılmasını beklediklerini aktardı. Cheung, Comasia’nın Çin’in hızla büyüyen online alışveriş tüketici pazarına ve sınır ötesi e-ticaret işine dokunmak için Çin’de bir veya iki yıl sonra yeni bir sınır ötesi e-ticaret fuarı düzenlemeyi düşündüklerini de sözlerine ekledi. ÖNDER: BEŞİNCİ KEZ KATILIYORUZ Toplantıda söz alan Ev ve Mutfak Eşyaları Sanayicileri ve İhracatçıları Derneği (EVSİD) Başkanı Burak Önder de, EVSİD olarak Mega Show Fuarı’na bu yıl beşinci kez katılacaklarını ve her geçen gün katılımcı sayılarının arttığını söyledi. Önder, “Hong Kong’daki fuar, Çin Guanzou da düzenlenen Canton fuarının hemen öncesine denk gelmesi nedeniyle dünyanın dört bir yanından alıcılar tarafından ziyaret ediliyor. Canton fuarının en önemli olan 2. fazı sadece Çinli üreticilere açık ve Türk firmaları veya diğer Asya ülkelerinden üreticiler bu fuarda yer alamıyor. Bu nedenle biz Mega Show fuarına katılarak Canton fuarına gelen ziyaretçilere de ulaşmayı

hedefliyoruz.” dedi. Önder, şöyle devam etti: “Çin’in zorlu vize süreçlerine karşın Hong Kong’a Türkiye dahil birçok ülke ziyaretçisi vizesiz girebiliyor. Oteller ve restoranlar batı standartlarında ve Mega Show fuarını ziyaret edip üreticilerle iş görüşmesi yapmak çok daha konforlu. Fuar idaresi her yıl olduğu gibi ithalatçı firmalara konaklama ve diğer harcamaları için destek veriyor ki bunlar da çok önemli. Fuarı ziyaret eden alıcılar ilk etapta kayıt olduklarında VIP statüsü alıyorlar ve fuarı ilk ziyaret ettikleri gün 100, ikinci ve üçüncü günlerde 125’er olmak üzere toplamda 350$ nakit iade alabiliyorlar. Ayrıca fuar idaresi alıcılar ile katılımcı firmaları bir araya getiren iş görüşmeleri hizmetini de ücretsiz sunuyor. Bu nedenle Mega Show un ziyaretçisi her geçen yıl artıyor.” Mega Show’un bir satış fuarı olduğuna dikkat çeken Önder, fuara gelen ziyaretçilerin büyük bir çoğunluğunun satınalma kararını fuarda verdiğini ve katılımcıların siparişle döndüğünü kaydetti. Önder, “Biz katılımcılarımız ile görüştüğümüzde Amerika, Meksika, Arjantin, Portekiz Avustralya gibi çok farklı pazarlardan alıcılardan sipariş aldıklarını belirtiyorlar. Her geçen yıl da fuar bizim için daha verimli hale geliyor. Bu nedenle bizim sektörümüz için Mega Show vazgeçilmez bir konumda.” dedi. P

Peter Cheung: Hong Kong’da yaklaşık 1.250 firmanın katılacağı ve 26 bin uluslararası ziyaretçinin beklendiği Ev ve Mutfak Eşyaları Fuarı’nın Türk firmalarına Asya’ya açılmak için büyük bir fırsat sunuyor.

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

149


ÖZEL RÖPORTAJ

MIKROSAN KURUCU BAŞKANI NACI SÖNMEZ:

KALITEDEN ÖDÜN VERMEYIZ 150

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151


P

AGEV Sözlü Tarih Projemiz kapsamında değerli görüşlerini dinlediğimiz bir diğer isim ise Mikrosan firmasının kurucusu Naci Sönmez oldu. Sizi tanıtarak başlayabilir miyiz? 1944’de Tatvan’da doğdum. Ailemiz Karadeniz’den Tatvan’a İlkokulu ve ortaokulu Tatvan’da okudum. Endüstri Meslek Lisesi’ni ise Muş’ta bitirdim. 1961 yılında üniversite okumak için İstanbul’a geldim. Mali durumum olmadığından üniversiteye kayıt yaptıramadım. Elektrik armatürü üreten bir atölyede iş başı yaptım ve askerliğe kadar orada çalıştım. Askerde Alman Stuttgart Üniversitesi’nden mezun olan bir teğmenim vardı. Özdemir teğmen askerden sonra Pimaş’ta çalışmaya başladı ben de mezun olunca onun yanında çalışmaya başladım. Çok değerli bir insandı, tam 7 sene birlikte çalıştık. Sonrasında firmada verilen sözler tutulmayınca Özdemir ağabeyimden müsaade alarak ayrıldım ve üç arkadaşımla birlikte 1978’de Mikrosan’ı kurduk. Alet yok, malzeme yok, para yok yokluğun içinde bir şeyleri yaptık. Elle kesip biçiyorsunuz, elleriniz avuçlarınızın hep yara oluyor. Sonra makine aldık, o makine iki üç tane oldu. Tezsan diye bir firmadan torna almaya çalışıyorduk, biz senetle almak istiyorduk onlar illa para istiyordu. Vecdet Çorapçı diye Doğu Galvaniz’in müdürlüğünü yapan çok saygıdeğer bir arkadaşımız vardı, Allah rahmet etsin, ben size kefil olurum dedi. Böylece torna makinemizi almayı başardık. Benim çizim konusunda Allah vergisi bir yeteneğim var. Müşterinin isteklerine göre

üretim yapıyorum, Avrupa’ya giden müşteri bana gelmeye başladı, bu şekilde büyümeye başladım. Büyümemizi kalıp ağırlıklı gerçekleştirdik. Bir arkadaşım beni kalıp işinden daha görünür bir iş yap diyerek vazgeçirdi. Ondan sonra makine işine başladık. Vecdet Bey’i tekrar anacağım, sağ olsun bize Pilsa’dan iş temin etti. Öyle bir iş ki 200 bin liralık bir sipariş, işçi olduğum zaman on senede kazanacağım paraya denk geliyor. O işi çok başarıyla tamamladık. Kazancımız iyiydi o kazançla da makine yatırımı yapmaya başladık. Böyle böyle derken Mikrosan o gün bugündür devam ediyor. Mikrosan’ı nerede açtınız ve neden o bölgeyi seçtiniz? Maltepe’de yaşıyor, Cevizli’de çalışıyordum. Hemen eve yakın hem de uygun olduğu için ilk atölyemizi Maltepe’de açtık. Atölye dediğim de bir göz odadan oluşuyor. Daha sonra 1983’te Maltepe’den Cevizli’ye daha büyük bir yere taşındık. İşlerimiz hızla büyüyor ama büyümemizin önünde büyük bir engel var. Elektrik yok, günde beş saat, yedi saat kesiliyor. Elektriğin olmayışı bizi bayağı geriletti, zamanımız çok ziyan oldu. Cevizli’ye geldiğinizde makine imal etmek için kullandığınız araç gereci, makine parçalarını nasıl temin ediyordunuz? Arabalı vapurlarla Perşembe Pazarı’na gidiyorduk ama oradan malzeme toplamak çok zor, istediğiniz şeyi bulamıyorsunuz. İtalya’ya giden arkadaşlarımız oluyordu onlardan numune istiyorduk. İran’a giden

arkadaşlardan takım uçları istiyorduk vs. Gebze’ye nasıl taşındığınızı dinleyebilir miyiz? Firmamız büyüyünce Dudullu’ya taşındık. Dudullu’da o dönemde çok trafik vardı, biz de daha trafikten uzak bahçe içinde bir yere taşınmak istedik. Biz de Gebze’de bir yer alıp fabrikamızı oraya kurduk. Halen aktif olarak Gebze fabrikamızda üretim yapıyoruz. Fabrikamızı kurduk ve tam taşınacağımız sırada 1999 depremi oldu ve fabrikamız tamamen yıkıldı. Hem deprem etkisi hem de uzaklık nedeniyle yeni bir fabrika arayışına girdik ve Kurtköy’de, bir ağabeyimiz sağ olsun fabrikasının ikinci katını bize verdi. Biz orada 2 sene kaldık. Ondan sonra E-5 üzerinde Çayırova’da bir yeri kiraladık ve orada üretime başladık. İzmit’te üretim zaten devam ediyor. Depremde tüm fabrika çöktü dediniz? Kurtarabildiğiniz makineler oldu mu? Yeniden nasıl ayağa kalktınız? Depremin yıkıcı etkilerini yakından hissettik. Maddi hasarımız çok oldu ancak bazı makinelerimiz Hasköy ve Maltepe’deki ofislerimizde olduğu için yeniden ayağa kalkabildik. Devlet sanayicinin zararını karşılamak için nasıl destek oldu? Bize o günlerde 300-350 milyon lira gibi bir para verildi. Ayrıca o dönemde müşterilerimizden çok güzel destekler gördük. Örneğin Alman bir müşterimiz bize 200 bin mark para göndermişti. Ondan sonra Ürdün’den bir müşterimiz 60 bin dolarlık malzeme gönderdi. Bizi avanslarıyla ayakta tuttular sağ olsunlar.

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

151


ÖZEL RÖPORTAJ

Müşteri mukaddestir Mikrosan deyince nasıl bir şirket gelmeli aklımıza? Mikrosan’nın bir felsefesi var: Yaptığımızı iyi yapacağız! Asla ve asla yalan konuşmayacağız! Asla ve asla müşterilerimize ihanet etmeyeceğiz. Bizi bugünlere taşıyan bana göre işte bu felsefedir. Bugüne kadar hiçbir müşterime yalan söylemedim. Hiçbir müşterimin parasını gereksiz yere harcamadım. Benim için müşteri en mukaddes şeydir. 1980’li yıllarda plastik sektörü nasıldı, bize o günkü resmi anlatır mısınız? Plastikle uğraşan işletmelerin kazançları hayli güzeldi. Güzel kazanılıyordu çünkü 10 liralık hammadde 50 liraya satılabiliyordu. Şu anda eksik olan hammadde kıymetli ama hammadde mamule döndüğü zaman değerini kaybediyor. O dönemde hammadde nasıl elde ediliyordu? Petkim vardı ama Petkim hiç yetmedi. Ve bu arada ihtiyaç gittikçe artmaya başladı. O nedenle hammadde ithal ediliyordu, bugün de aynı şekilde ithal ediliyor. Mikrosan olarak bugün yurtiçinde ve yurtdışında nerelere makine veriyorsunuz? İç piyasada baştan Antep ve Malatya olmak üzere 200’den fazla noktaya satış

152

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

gerçekleştiriyoruz. Makinelerimiz Antep üzerinden Suriye ve Irak’a gidiyor. İhracat yaptığımız ülke sayısı ise 60’ın üzerinde… İspanya, Yunanistan, Makedonya, Arnavutluk Bulgaristan Avusturya, Almanya, Polonya, İsveç, Finlandiya Ukrayna, Özbekistan, Kazakistan, Rusya, Kırgızistan’ı sayabilirim. Sizin mesela en çok etkilendiğiniz ekonomik kriz hangisiydi? Açıkçası biz krizden etkilenmedik, kriz zamanında da işimiz oldu. Mikrosan olarak ben hiçbir krizden etkilenmedim. E işimiz var, paramız, malzememiz var. 1994, 1997, 2001 krizi… Sizin makine sattığınız firmalar makine almamaya başladıklarında problem olmadı mı? İç pazardaki duraklamayı ihracat ile giderdik. Rusya, Özbekistan, Kazakistan, Kırgızistan, İran, Romanya, Bulgaristan gibi pazarlar bizim için can simidi görevi gördü. Burada da kaliteli üretimin önemi ortaya çıkıyor. Makinelerimiz öyle kaliteli ki, kriz falan dinlemiyoruz,

bu bizim için çok önemli… Geçmişte yaşamadığımız krizi şu andaki global krizde yaşıyoruz. Çünkü tüm dünyayı etkilen bir kriz bu. Bizim ürettiğimiz makineler yatırım makineleri yatırım olmayınca bizde de sipariş olmuyor. Rusya’ya bakıyoruz orada da durum aynı İspanya’ya bakıyoruz orada da aynı. Türkiye’de sanayicilerin belini büken en önemli faktör Çin… Rusya, Özbekistan, Kazakistan, İran gibi güçlü pazarlarımız artık Çin’e yönelmiş durumda. Çin çok hızlı gelişiyor ve maalesef bizim ona yetişecek finansal kaynağımız yok. “Gerekirse iş bırakırız ancak kaliteden ödün vermeyiz” Türkiye Çin ile neden rekabet edemiyor? Çin ürünlerini çok ucuza satıyor. Bizim o fiyatlara inmemize imkân ve ihtimal yok. Biz kalitesiz malzeme kullanmak istemiyoruz. Gerekirse işi bırakırız ancak kaliteden ödün vermeyiz. Çin’in baskısı 2005 yılından sonra hissetmeye başladık.


Türkiye’de plastik sektörünün en parlak yılları hangi yıllardı? 1990’lı yıllardan bugüne kadar oldukça önemli bir yol kat edildi. Özellikle 1990’lı yıllar sektörümüz açısından büyümenin en hızlı olduğu yıllardı diyebiliriz. Plastik sektöründe hizmet veren sanayicilerin bugün en büyük sorunları nelerdir? Şu anda satışlar çok düşük. Bir sanayicinin beş makinesi varsa bunun üç tanesi çalışıyor. Hammaddeyi peşin alıyorsunuz ama ürettiğiniz ürünü 12 ay vadeye bölüyorsunuz. 12 ayın sonunda ödenmemiş çekler de oluyor. Sektörümüzün bir diğer sorunu ise hammadde eksikliği… Özel hammaddeler çok pahalıya alınıyor. Bu sorunun bir şekilde çözülmesi gerekiyor.

bilgisizlikten maalesef yapılamıyor. İşte bu noktada kurulan Vakfımız doğru bilgi kaynağı olarak çok değerli hizmetler verdi. Danışmanlık hizmetinin yanında sektöre kazandırdığı fuar ile de çok güzel bir şey yaptı. Firmalarımızın kendilerini tanıtabilmelerinde fuar çok önemli bir rol oynadı.

Sizin PAGEV ile tanışmanızı dinleyebilir miyiz? Türkiye plastik sektöründe PAGEV’in önemi nedir sizce? PAGEV’in kurucularından çok değerli Hayrullah Yelkenci’nin daveti ile PAGEV’e üye olduk. PAGEV sektörümüzün dünyaya tanıtılmasında çok önemli rol alıyor. Fuardan az önce bahsetmiştim. Bunun dışında kongreler, sektörel toplantılar ve pek çok çalışma ile sektörü ileri PAGEV’e gelecek olursak, PAGEV taşıyor. PlastEurasia Fuarı’na gelecek hangi ihtiyaçtan kuruldu, bize o olursak daha önceki senelerde günleri anlatır mısınız? Avrupa’dan yatırımcıyı ülkemizde Sektör ile ilgili doğru bilgilere ve pek fazla göremiyorduk. Geçen verilere ulaşılacak herhangi bir makam yoktu. Avrupa’dan ya da yılki fuarın ziyaretçilerinin yüzde 60 yabancıydı. Amerika’dan bilgi almak istesen Bu yıl da sayının artacağını yabancı dil bilen sanayici sayısı düşünüyorum. Çin’den yatırımcı çok fazla değildi. Sektörde bir çekmek adına bu konunun çok şeyler yapma isteği var ancak

önemli olduğunu düşünüyorum. Eklemek istedikleriniz…

“Sanayiciler mutlaka desteklenmeli…”

Ben “Sanayi çok kolay kurulmuyor” diye haykırmak istiyorum. Sanayi kurmak için çok bilgiye ihtiyaç var, Türkiye’de bu bilginin var olduğuna inanıyorum. Sanayi yaşlılığı kabul etmez, sanayi bilgisizliği kabul etmez. Yetkililerden istirham ediyorum; sanayimize çok önem versinler. Biz sanayiciler vatanımız için çok fedakârlıklar yaptık. Eğer sanayici desteklenirse önü çok açık… Mesele teknoloji çok hızlı gidiyor bizim bu hızı yakalayabilmemiz için bilgiye ihtiyacımız var. PAGEV’in eğitim sistemine kazandırdığı Gebze Teknik Anadolu Meslek Lisesi bu anlamda büyük önem taşıyor. Orada eğitim gören çocuklar biz sanayicilerin yanında staj fırsatı yakalıyor. İşi yerinde öğreniyor. Biz de staja gelen hiç kimseyi geri çevirmiyoruz. Ayrıca meslek okullarına makine konusunda da destek oluyoruz. Çünkü işi gerçekten öğrenmelerini istiyoruz. P

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

153


Kıranda Kalıp, yenilikçi tasarımlarla

sektördeki payını arttırıyor

Plastik mutfak eşyaları, bahçe mobilyaları, temizlik araç-gereçleri, banyo eşyaları ve kasa kalıpları üreterek sektöre hizmet veriyor.

K

ıranda Kalıp, kalıp sektörüne 1980’li yıllarda adım atan Kıranda kardeşler tarafından 1992 yılında İstanbul’da kurulmuştur. Şirket bu sürede yurtiçinde ve yurtdışında başarıyla gerçekleştirdiği çok sayıda projeyi üstlenmiştir. 2000 m2 tesisinde 60 kişilik profesyonel çalışanı ile yıllık 350 kalıp üretim kapasitesine sahip olan firma, üretim hayatına akü kalıpları ile başlamıştır. Plastik mutfak eşyaları, bahçe mobilyaları, temizlik araç-gereçleri, banyo eşyaları ve kasa kalıpları üreterek plastik enjeksiyon sektörüne hizmet vermeye devam etmektedir.

YÜKSEK TASARIM KAPASITESI Kıranda Kalıp tasarım becerisi, yenilikçi fikirleri ve sektördeki tecrübesiyle AR-GE çalışmaları yaparak dünya kalıp sektörüne kazandırdığı kalıplarda lineer kızak kullanımını Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenmiştir. Plastik enjeksiyon kalıplarında mamulün kalıptan ayrılması için dereceli olarak mamulden uzaklaşan hareketli dişi maçalarının hareketini sağlamak üzere geliştirilen lineer kızaklı sistem, üç parçadan oluşmaktadır. Parçalardan lineer araba hareketli dişi maça üzerinde, kızak taşıyıcı kayıtla lineer kızak bir bütün olarak dişi plaka üzerine sabitlenip, lineer arabanın lineer kızağın üstünde hareket etmesiyle hareketli dişi maçanın mamulden uzaklaşması sağlanır. P

KIRANDA PLASTIK YÖNETIM KURULU BAŞKANI HÜSEYIN KIRANDA

154

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151


MARKANIZ HEDEFİNE ULAŞSIN! FİLM

F OTO TA S A MED

MEDYA SATIN ALMA Marka bilinirliğini arttırmak için ulusal ve uluslararası tüm mecralarda firmanızın temsil edilmesi ve planlı satın alma hizmetleri

ĞR

AF

RIM

YA

TASARIM HİZMETLERİ

FOTOĞRAF ÇEKİMİ

TANITIM FİLMLERİ

Kreatif becerileri yüksek ekibimiz ile kurumsal kimlik oluşturma, masa üstü yayıncılık ve tüm çizgi altı tasarım hizmetleri

Profesyonel stüdyo ortamında ürün çekimi, dış mekan, organizasyon ve CEO imaj fotoğraf çekimi hizmetleri

Tanıtım filmi, belgesel, TV reklam ve 3D animasyon yapımlar, kongre ve organizasyon çekimleri için prodüksiyon ve postprodüksiyon hizmetleri

www.cacaajans.com

+90 554 740 19 16 PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

155


K Ü Y Ü B N E IN N A Y N Ü D

I N I R A L I P FUARI KA

AÇIYOR

156

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151


PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

157


Plastiğin nabzı

Düsseldorf ’ta atacak Son olarak 2016 yılında düzenlenen K Fuarı’nda, 61 ülkeden 3293 katılmcı, 173.000 m²’yi aşkın net alanda ürünlerini sergilerken, %71’i yurtdışından olmak üzere 232.053 profesyonel ziyaretçi ağırlandı

D

ünyanın 1 Numaralı Plastik ve Kauçuk Fuarı” olarak bilinen ve Düsseldorf’ta 16-23 Ekim 2019 tarihleri arasında düzenlenecek K 2019’da yerler tükendi. 60’tan fazla ülkeden 3000’i aşkın katılımcı kayıt yaptırdı. Düsseldorf fuar merkezinin tamamında, 175.000 m² net sergi alanında düzenlenecek olan fuara, dünyanın tüm ülkelerinden 200.000’i aşkın profesyonel ziyaretçinin gelmesi bekleniyor. Sektörün tümü için performans göstergesi olan K, aynı zamanda yenilikçiliğin global pazaryeri olarak dikkat çekiyor. Dünya plastik ve kauçuk sektörünün ileri gelenleri, sekiz gün boyunca sektörün kapasitesini sergilemeye, yeni trendleri tartışmaya ve geleceğin yönünü belirlemeye hazırlanıyor. K 2019’un özel önemi, sektörün tüm kesimlerinden rağbet görmesinin yanı sıra, sektörün ve dünyanın en öncelikli sorunları arasında gelen “sürdürülebilir kalkınma için plastik” ve “döngüsel ekonomi” konularındaki çalışmalarından da kaynaklanıyor. Katılımcıların kendi standlarında da geniş yer verecekleri bu konular, K’nın etkinlik

158

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

programlarında etraflıca ele alınacak. Örneğin “Geleceği Şekillendiren Plastikler” özel fuarı, aynı zamanda güncel sosyal trendler ve tartışmalarla ilgili soru ve cevapların dile getirileceği bir kürsü olacak. Tartışılacak önemli konular arasında ambalaj atıkları, denizlerde çöp ve iklim değişikliği, kaynak koruma, enerji verimliliği ve geri dönüşüm yer alıyor. “Geleceği Şekillendiren Plastikler” uluslararası bilgi paylaşımı ve iletişim ağı geliştirme fırsatı olmasının yanı sıra, konuşmalar ve kısa sunumlar aracılığıyla politika yapıcıların ve sosyal grupların konuya katılımını sağlayacak. K 2019 Bilim Kampüsü ise bilim dünyası ve sektör arasında diyalog geliştirmeyi hedeflerken, sürdürülebilirlik ve geri dönüşüm yönetimi konularını ayrıntılı olarak ele alacak. Döngüsel ekonomi başlığında, VDMA (Almanya Mühendislik Federasyonu) ve üye şirketleri ortak katılım gösterecek. Ekim ayındaki K 2019 ziyaretlerine şimdiden hazırlanmak isteyenler, www.k-online.com/2410 adresinde yer alan katılımcı veritabanını inceleyerek başlayabilir. P


K FUARI 1952’DEN BERI YAPILIYOR

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

159


160

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151


PLASTİK SEKTÖRÜNE DAİR HERŞEY BU SİTEDE SEKTÖR OYUNCULARININ A’DA Z’YE IHTIYAÇ DUYABILECEĞI TÜM BILGILERIN YER ALACAĞI EN GENIŞ KAPSAMLI SITESI YAYIN HAYATINA BAŞLADI

www.pagev.org

PLASTIĞIN KULLANIMI VE ÖNE ÇIKAN ÖZELLIKLERI

PLASTIK NEDIR? PLASTIK ÇEŞITLERI ILE ALAKALI DETAYLI TEKNIK BILGILER

PLASTİK ENDÜSTRİSİ HAKKINDA MERAK EDİLEN HERŞEY

GÜNCEL VE GENİŞ BİLGİ MERKEZİ www.pagev.org

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

161


TOMRA Sorting Geri Dönüşüm’den

Sharp Eye teknolojisi

Tek katmanlı pet tepsileri pet şişelerden ayırabilen Sharp Eye teknolojisi, yüksek ışık yoğunluğuyla ön plana çıkıyor. Bu teknoloji, plastik şişe ve tepsilere talepte ideal çözümler sunuyor.

K

üresel geri dönüşüm ve atık yönetimi endüstrisi için sensör tabanlı ayıklama teknolojileri tasarlayan ve üreten TOMRA Sorting Geri Dönüşüm, tek katlı PET tepsileri PET şişelerden ayırmayı mümkün kılan TOMRA Sharp Eye teknolojisini sunuyor. Böylece TOMRA’nın Autosort makinesinin çok katmanlı tepsileri ayırma kapasitesini güçlendiriyor. Eşdeğer ürünün geri dönüşümü için PET tepsilerinin ve PET şişelerin kimyasal özelliklerinde küçük ancak kritik farklılıkları dahi ayırabilen Sharp Eye teknolojisi, ticari açıdan önem taşıyor. Ayrıca TOMRA sistemlerine entegre yapay zeka, ayıklanan ürünlerin sorunsuz analiz edilmesini sağlayarak gelecekteki tesislerin daha da akıllı olmasına olanak tanıyor. TOMRA Sorting Geri Dönüşüm Ürün Müdürü Valerio Sama, konu ile ilgili görüşlerini; “TOMRA

162

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

Sharp Eye teknolojimizin, toplama ve ayırma tesislerinde ve PET yenileme merkezlerinde yüksek memnuniyet yaratacağına inanıyoruz. Hızlı ilerleyen yaşam tarzlarının gelişimi ve kabulü, plastik içecek şişelerinin, meyve, sebzeler ve diğer gıda maddeleri için kullanılan plastik tepsilerin kullanımını zorunlu kıldığı için talebin de artacağı kesin” şeklinde belirtiyor. Bu yeniliğin anahtarı, zaten sektörde en iyi sensör teknolojisi olan TOMRA FLYING BEAM® teknolojisinin geliştirilmesi oldu. Nokta taramaya sahip ilk yakın kızılötesi (NIR) tarama sistemi (harici lambalara ihtiyaç duymadan) olduğundan, yalnızca taranan konveyör bandının alanına odaklanıyor. Çok çeşitli kalibrasyon olanaklarına izin vererek, geri dönüşüm hattından akan

malzemelerdeki en ince moleküler farklılıkları bile ayırt edebiliyor. TOMRA SHARP EYE, daha yüksek ışık yoğunluğu için daha büyük bir lens sunarak ayırt edilmesi zor özellikleri bile tespit edebiliyor. Tek katmanlı PET tepsilerinin ve PET şişelerin ayrılmasını sağlayan adım adım devam eden işleme süreci, kesintisiz ve esnektir. Karışık plastiklerin farklı polimerlere ayrılması için hazırlık sırasında, kentsel katı atıklarından (MSW) toplanan veya önceden ayıklanan paketleme malzemesi ilk önce plastik, film ve plastik olmayan yumuşak maddeler gibi hacimli malzemeleri azaltan mekanik bir işlemden geçiriliyor. Daha sonra karışık PET’i farklı polimerlere ayırmak için AUTOSORT, tane büyüklüğü ile birlikte malzeme ve rengi tespit eden kombine bir sistem olarak işlev görüyor. Çok karışık bir malzeme girişi olsa bile, bu işlem yüzde 95 veya daha yüksek oranda verimli bir ayıklama sağlıyor. Dünyada her dakika, bir milyondan fazla plastik şişe satın alınıyor ve önümüzdeki beş yıl içinde bu sayının yüzde 20 oranında artması bekleniyor. Buna karşılık, konuya ilişkin AB düzenlemeleri sıkılaştırılıyor ve Plastics Recyclers Europe gibi kuruluşlar PET tepsileri için geri dönüşüm kurallarını hayata geçiriyor. Bu durum, PET tepsi geri dönüşümünü sağlamak ve bu ambalaj ürünü için sektörü geliştirmek için ayrı ayıklama akışlarını teşvik edecek. P


WFO’dan plastik kirliliğine karşı yeni işbirliği WFO, şirketleri güvenilir geri dönüşümcüler ve plastik dönüştürücülerle buluşturarak, yüksek kalite ve güvenlik standartlarını karşılayan yenilikçi ürünler geliştirmelerine yardımcı oluyor.

W

aste Free Oceans ile Belçika’nın lider dondurulmuş gıda markası Iglo arasında yeni işbirliği başladı. Şirketlerin plastik atık kirliliğini engellerken döngüsel ekonomiye geçiş için gösterilen çabalara katılma isteklerinde gözle görülür artış var. Tüketicilere daha sürdürülebilir ürünler sunmak isteyen şirketler, kopmuş ve atılmış oltalara kadar denize karışan her türlü atıktan geri dönüştürülmüş plastikler kullanıyor. WFO da şirketleri güvenilir geri dönüşümcüler ve plastik dönüştürücülerle buluşturarak, en yüksek kalite ve güvenlik standartlarını karşılayan yenilikçi ürünler geliştirmelerine yardımcı oluyor. Bu işbirliğinde, Danimarkalı temiz teknoloji şirketi Plastix tarafından geri dönüştürülen olta ve ağ atıkları, Avrupa’nın lider kağıt ve plastik servis ambalajı üreticisi Papier-Mettler tarafından yalıtımlı dondurulmuş ürün torbalarına dönüştürüldü. Torbalar, mağazalarda, medyada ve internette yürütülen aktivasyon kampanyasında hediye olarak veriliyor. Sürdürülebilir balıkçılık konusunda yirmi yıldır faaliyet

gösteren marka, tüketicilerle denizlerde sürdürülebilirlik alanında somut işler yapmaya devam ediyor. Hepsinin ortak amacı gezegenimizi korumanın önemine dair bilinç uyandırmak. Çözümün önemli bir kısmı da plastiğin döngüselliğini sağlamak. Bunu bir öncelik olarak gören AB, daha fazla plastiğin geri

dönüştürülmesi için gönüllü eylemleri ve taahhütleri hayata geçirecek Döngüsel Plastik İttifakı’nı kurdu. Kuruluş bildirisini 20 Eylül 2019’da Brüksel’de sunan Döngüsel Plastik İttifakı, Avrupa’da 2025 itibariyle her yıl 10 milyon ton geri dönüştürülmüş plastiğin ürüne dönüştürülmesini hedefliyor. Kamuoyunun daha fazla bilinçlenmesi, WFO’nun kaynakta somut çözümler geliştirirken çok sayıda paydaşın katkısıyla önleyici ve giderici müdahalelerde bulunma kapasitesini arttıracak bir etken. P

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

163


K Fair

Hall 13/C04

ARGE ROBOTIK 20 ülkeye ihracat yapıyor 3 EKSEN YAMAN VE ATAK SERİSİ ROBOTLAR Bu robotlar ürün alma robotu işlevi yanında IML robotu olarak da kullanılabilmektedir. Yaman serisi robotlar 100-350 ton arası IMM için kullanılırken Atak serisi robotlar 350-4.500 Ton IMM için kullanılır. Bu robotların yandan giriş IML robotlara tercih edilmesinin üç önemli nedeni vardır.

A

rge Robotik, 2007 yılında İstanbul merkezli olarak kuruldu. Hizmet verdiği başlıca sektörler otomotiv, beyaz eşya ve gıda sanayii olarak öne çıkıyor. Kuruluşundan bu yana geçen süre içerisinde birçok otomasyon projesini başarıyla müşterilerine teslim eden firma ihracatla büyüme hedefine ilerliyor. Arge Robotik, plastik ambalaj sektörüne yönelik IML (In Mould Labeling) robotları üretimine ağırlık verdi. Büyüme hedeflerini IML robot üretimi ekseninde şekillendirdi. Sistem tasarımı, imalatı, montajı ve yazılımı ile bir bütün olarak Arge Robotik tarafından yapılır. Ayrıca tüm programlama, ilgili testler ve müşteri yerinde kurulumu Arge Robotik teknik ekibi tarafından yürütülüyor. Tüm robotlarda sektöründe söz sahibi olan, kalitesi kanıtlanmış otomasyon bileşenleri kullanılıyor. Arge Robotik’in amacı yüksek kalite, makul fiyat prensibiyle profesyonel IML robot otomasyonu konusunda müşterilerinin vazgeçilmez çözüm ortağı olmak. Arge

164

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

Robotik, ürettiği Take-Out ve IML robotlarını 20 ülkeye ihraç ediyor. Artan müşteri talepleri karşısında 2019 yılı içerisinde Çekmeköy/ İstanbul’daki yeni fabrikasına taşınarak üretim kapasitesini 2 kat arttırdı. IML robotları yandan giriş ve üstten giriş robotlar olarak 2 ana başlıkta toplanıyor. Arge Robotiğin üstten giriş için 3 ayrı tip robotu bulunuyor.

YANDAN GİRİŞ ROBOTLAR Genellikle 6 saniyeden daha kısa çevrim süreleri olan çok gözlü kalıplar için kullanılan robotlardır. Kalıpiçi çevrim süreleri üstten giriş robotlara nazaran %50 daha kısadır. Bu robotlara opsiyonel olarak kamera kontrol sistemleri eklenebilir.

1- Ekonomik olması 2- Farklı kalıplarla esnek bir şekilde IML uygulama kullanım kolaylığı 3- Take-Out robot olarak da kullanılabilmesi Dezavantajı ise yandan giriş robotlara göre daha uzun çevrim sürelerine sahip olmalarıdır.

100-350 TON İÇİN YAMAN 2 SERİSİ ROBOTLAR Birbirinden bağımsız hareket eden iki ayrı kol sayesinde kısa çevrim süresi ve yüksek hız gerektiren IML uygulamaları için uygundur. Minimum çevrim süresi 5 sn. olan kalıplar için kullanılabilir. Yandan giriş robotlara alternatif olarak geliştirilmiştir. Kalıp içi çevrim süreleri yandan giriş robotlarla aynıdır. P


K Fair

Hall 11 / A69

Dördüncü Sanayi Devrimi Buhar makinesinin kullanılmasıyla başlayan 1. Sanayi Devrimi ve 18.yüzyıldaki mekanikleşme, sonrasında 20. yüzyılda seri üretim ile ortaya çıkan ikinci sanayi devrimi, geçtiğimiz yirmi yılda bilgisayar teknolojisinin yoğun kullanımı ile üretimin otomatikleşmesi ile gerçekleşen üçüncü sanayi devriminden sonra günümüzde dördüncü sanayi devrimini, başka ifadeler ile “Endüstri 4.0”, “Endüstriyel İnternet”, “Dijital şirketler”, “Akıllı fabrikalar” çağını yaşamaktayız. Tüm bu gelişmeler ile birinci sanayi devrimi öncesindeki kas gücü ile üretim ve toplumsal gelişme modeli, bilgi üretimi ile toplumsal gelişme modeline evrilmekte. Bu sürece uyum sağlayan ülkeler/ şirketler liderliklerini sürdürmekte, uyum sağlayamayanlar yok olmakta. Bunun en güzel örneği artık dünyanın en değerli şirketlerinin bilgi üretiminden katma değerler yaratan şirketler olmasıdır Günümüzde hizmet, üretim sektör bileşenlerinin otomatikleşmesi (robotik teknolojiler vb.), birbirleri ile iletişim kurabilmeleri ve bilgi paylaşımında bulunabilmeleri ve derin öğrenme çerçevesinde küresel büyük veri havuzunun inanılmaz süratle büyümesi ve yaratılan bu ekosistemin olabildiğince ortak kullanıma

sunulması bilginin mutlak hakimiyetine sebep olmakta. Bir başka ifade ve özetle bilgi üretemeyen ve bunları birbiri ile entegre edemeyen toplumlar geri kalmakta. Bu durum şirketler içinde geçerli olmakta. Bu bakış açısı ile kalite kontrol test sektörünü ele aldığımızda başlıca unsurları üretim öncesi ve üretim sürecindeki ürünün test edilmesi, testlere ilişkin bilgilerin geri bildirim sistemi ile AR-GE çalışmalarına destek olması ve üretim fonksiyonlarını ve süreçlerini iyileştirmek için bilgi sağlamak olarak sıralamak mümkün. Bu unsurların gelişmekte olan ülkelerde çok daha etkin kullanıldığı, bu konuya yatırım yapılmasına özen gösterildiği hatta teşvik edildiği ve bu yolla üretim süreçlerinin optimize edildiği bir gerçek. Endüstri 4.0 ile laboratuvar ortamında ve üretim süreçleri esnasında yapılan testlerin dijital formatta ve ilgili uç birimlerle etkileşimle olması önem arzetmekte. Bu gereksinim çerçevesinde kalite kontrol test cihazları üretimi şekillenmekte. Doğal olarak bu şekillenmenin odağında kalite kontrol test cihazlarında kullanılan yazılımların gelişmelere uygun olarak geliştirilmesi,

ölçeklenebilir olabilmeleri, uç birimlerle etkileşim sağlayabilmeleri bulunmakta. DVT DEVOTRANS, bu doğrultuda ARGE çalışmalarını yapmayı DVT FU30 D NN sürdürmekte ve kalite kontrol test cihazları kullanıcılarının gelişen taleplerini istikrarlı bir şekilde karşılamayı sürdürmekte. DVT DEVOTRANS bünyesinde elektro-mekanik, tasarım ve yazılım bileşenleri uyum içinde orta ve uzun vadeli planlar çerçevesinde çalışmakta. Bu çalışmalar gerek sektörel gelişmeler, müşteri talepleri ve şirket içi yaratıcı DVT NP CNC fikirlerin ışığında ele alınmakta. Sözkonusu çalışmalar sonucunda her geçen gün yeni kalite kontrol test cihazları tasarlanmakta ve üretilmekte. DVT DEVOTRANS tarafından son dönemlerde üretilen yeni chazlara örnek olarak “DVT DSC - Diferansiyel taramalı kalorimetri cihazı”, “DVT NP CNC - Plastik numune hazırlama cihazı” ve “DVT FU30 D NN – Çekme basma test cihazı”nı göstermek mümkün. P DVT DSC

DVT DEVOTRANS’tan yeni nesil çekme basma test cihazları Araştırma laboratuvarları, tel, metal ve halat üreticileri başta olmak üzere birçok alanda çekme ve basma mukavemeti testleri için kullanılan çekme/ basma test cihazları, gelişen teknoloji ve yeni nesil yazılımlarla kullanımı daha pratik ve sapma değerleri daha düşük hale geliyor. Türkiye’nin alanındaki en köklü firmalarından olan DVT DEVOTRANS’ın yüzlerce ürün çeşidi arasına DVT FU30 D NN ürün koduyla

katılan yeni ÇEKME, BASMA TEST CİHAZI özellikle metal, tel ve halat üreticileri başta olmak üzere birçok laboratuar çalışmalarında kullanılabilmekte. Kopma, sıkıştırma, esneme, kalıcı deformasyon, delinme gibi deneylerde rahatlıkla kullanılabilen bir ürün olan DVT FU30 D NN teknik özelliklerine bakıldığında son derece geniş teknik özelliklere sahip bir ürün olarak karşımıza çıkmakta.

Kopma / Kırılma, mesafeye bağlı durma, özel bakım istemeyen sağlam ve güvenilir yapı, renkli dokunmatik ekran, hızlı geriye dönüş imkânı, acil durdurma düğmesi, 4 sütunlu, 2 vidalı sistem, 20-25-30 ton kapasite seçenekleri, ± % 0.5 duyarlılık, çekme testlerinde yukarı doğru hareket yönü, kuvvet birim seçenekleri, 0.001 – 250 mm/dak hız aralığı, dil seçenekleri teknik özelliklerden bazıları olarak sayılabilir.

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

165


Plastifikasyon üniteleri üretiminde yılların tecrübesi yeni yüz Uzmanlığı, plastik ve kauçuk işleme makinelerinin vida ve silindirlerinin tasarım ve üretimi olan FORMER A.Ş., bu alanda uzun yıllara dayanan uzmanlığı olan Meriç Ailesi’nin yeni girişimi.

2

017 yılında faaliyete başlayan FORMER Makine, plastik ve kauçuk işleme endüstrisinde uzun yıllara dayanan tecrübe, bilgi ve birikimin yeni ismi olarak doğdu. Uzmanlığı, plastik ve kauçuk işleme makinelerinin vida ve silindirlerinin tasarım ve üretimi olan FORMER A.Ş, bu alanda uzun yıllara dayanan uzmanlığı olan Meriç Ailesi’nin yeni girişimi. İkinci kuşak tarafından yönetilen firma, birinci kuşağın tecrübelerini ve iş disiplinini kendilerine kılavuz olarak

166

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

benimseyip, yeni teknolojileri ve bilimi odağa koyarak firmayı daha da ileriye taşımayı hedefliyor. 1973 yılından bu yana sektörde faaliyet gösteren aile, bu alandaki birikimlerini, modern metal işleme teknolojilerine yaptıkları yatırımlar ile birleştirerek güçlü bir işletme kurdu. Deneyimli ve dinamik ekiple faaliyetlerine başlayan firma, girdisinden teslimata kadar giden keskin kalite anlayışı sayesinde, yüksek standartlarda plastifikasyon üniteleri üreten ve müşterilerinin

ihtiyaçlarına en iyi şekilde cevap veren bir işletme olma hedefiyle yoluna devam ediyor. FORMER, plastik işleyen firmalara ve plastik işleme makinesi üreticilerine, kaliteli ürünler ile birlikte kaliteli hizmet sunmayı hedefliyor. Gerek yurt içi gerekse yurt dışında plastifikasyon üniteleri konusunda sorun yaşayan firmalar için yerinde servis vererek, yaşanan sorunun nedenlerini inceliyor, sorunun en hızlı ve etkin şekilde giderilmesi adına tavsiyelerini raporluyor. P


K Fair

Hall 11/C46

AR-GE faaliyetleriyle yüksek verim Uzun yıllara dayanan tecrübenin getirisi olarak, plastik işleme makinelerinin kovan ve vidalarının tasarımları konusunda müşterilerine hizmet verebiliyor. İşlenmek istenen hammadde, üretilmek istenen ürün ve diğer bazı konularda yapılan değerlendirmelerden sonra müşterilerine proseslerini en iyi cevaplayabilecek vida tasarımlarını tavsiye edebiliyor. Bunların yanında, firmaların mevcut ekipmanlarına ait vida ve kovanları orijinalleri ile eşdeğer olarak yenileyebildiği gibi, eğer mevcut ile ilgili sorunlar var ise tasarım değişikliğine giderek bu sorunları ortadan kaldırma noktasında da firmalara önerilerde bulunabiliyor. Günümüz şartlarında kullanım alanının genişlemesiyle, plastik üretimlerinde kullanılan malzeme çeşitliliği arttı, korosif ve abrasif etkisi yüksek katkılar ve dolgular kovan ve vidalarda ekstra tedbirler almayı kaçınılmaz kıldı. Former, Standart Nitrasyonla sertleştirilen vidaların yanı sıra, özel takım çelikleri ve Bimetalik vidaları da müşterilerinin kullanımına sunuyor. Prosese ve kullanılan malzeme içeriğine bağlı olarak daha uzun ömürlü bir ekipman olabilmesi için uygulamasını yaptığı abrazyon ve korozyon direnci yüksek özel alaşım kaplamalar sayesinde

Former, özel takım çelikleri ve Bimetalik vidaları da müşterilerinin kullanımına sunuyor. plastik işleyenlerin, ekipmanlarını daha uzun sürelerde ve kayıpsız kullanmalarına imkan tanıyor. Uzun ömürlü ürünler üretmek kadar sektörün ihtiyacı olan farklı ürün çeşitleri de geliştirmeye önem veren FORMER, yakın zamanda compound ve masterbatch üretiminde kullanılan segmentli vidalar ve kovanlar ile de müşterilerine hizmet vermeye

başladı. Yine özellikle geri dönüştürülmüş malzeme kullanan ve geri dönüşüm yapan firmaların yoğun kullandığı filtre değiştiriciler serisine yeni bir ürün ekledi. ArGe, tasarım süreçleri geçen sene tamamlanan CFL tipi genişletilmiş yüzey alanına sahip, kesintisiz ekstrüzyon filtreleri ile üretimi durdurmadan, düşük bir karşı direnç ile güvenli ve etkin filtreleme yapma imkanını sektör firmalarına sunuyor. Son teknoloji yatırımlar ile üretim hayatına başlayan firma, çıtayı üst basamağa taşımaya kararlı. 7 metre boya kadar vidaları tek parça olarak üretebilmekte. Dünyada az sayıda firmanın sahip olduğu bu kabiliyet, uzun vidalara ihtiyaç duyan üreticilerin ihtiyaçlarını da karşılıyor. AR-GE faaliyetlerine önem veren FORMER, plastik işleme vidaları ile ilgili daha yüksek verim ve plastifikasyon kalitesi, daha düşük enerji sarfiyatı sağlayan vida tasarımlarını her gün daha ileriye götürmekte. Malzeme, kaplama teknolojileri ve ısıl işlem metotları ile ilgili yaptığı çalışmalar ile zorlu plastik işleme şartları için daha uzun ömürlü kovan ve vidaları sunmayı hedefleyen Former, sadece yurt içinde değil, yurt dışında da uzmanlık konusu olan plastifikasyon kovan vidaları açısından iddialı tedarikçi olma yolunda. Henüz iki yaşını kutlama arifesinde, 14 farklı ülkeye ihracat yapıyor. Bu ülkelerin sayısını hızla arttırarak, kaliteli ürün ve hizmet verdiği etki alanını arttırmak ve ülke ekonomisine ihracatı ile de katkı sunan firma olmayı amaçlıyor. FORMER, plastik işleme kovan ve vidaları yanında eriyik filtreleri, akış kesen enjeksiyon memeleri, statik karıştırıcılar ve plastik eritme üniteleri ve ilgili diğer bazı komponentleri de müşterilerinin kullanımına sunmaktadır. Former AŞ. plastik endüstrisine ekipman sağlayan dinamik bir firma olma yolunda emin adımlarla ilerlemekte kararlı. P

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

167


K Fair

Hall 11/D25-02 Almak Ateş Makine San. Ve Tic. A.Ş. Fabrika Müdürü Enver Aykut

Almak’tan kovanlarda aşınma sorunlarına bimetalik çözümler

P

lastik ürün üretiminde kullanılan başlıca üretim yöntemleri ekstrüzyon ve enjeksiyon makineleri ile üretim yöntemleridir. Her iki üretim yönteminde de plastiği bir noktadan katı halde alarak, eriyik olarak kalıba ulaştırmak için vida ve kovan olarak adlandırılan makine elemanları kullanılır. Vida kovanlardan beklenen temel özelliklerden biri de uzun ömürlü olması diğer bir değişle aşınmaya karşı dayanımının yüksek olmasıdır. Hem vidalar hem de kovanlar için ortak beklenti olan aşınmaya karşı yüksek dayanımlı olmalarını sağlamak amacı ile vida kovanlar üzerinde zaman içerisinde çeşitli metalürjik çalışmalar yapılmış ve çözümler üretildi. Günümüzde geliştirilen en etkin çözüm ise aşınan yüzeylerin aşınmaya karşı direnci daha yüksek olan farklı bir metal ile kaplanmasıdır. Vida ve kovanlarda bu kaplamalara verilen genel isim ise bimetalik kaplamalardır. Her geçen gün formüllerin

168

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

zorlaşması ile birlikte bimetalik kaplamalı ürünlere olan ihtiyaç giderek artıyor. Göreceli olarak vidaların bimetalik kaplanması kolayken kovanlarda bu kaplamayı yapmak çok daha zordur ve bu nedenle bimetalik kaplamalı kovanların üreticileri gerek Avrupa’da gerekse dünyada çok azdır. 1968 yılından beri sektöre hizmet vermekte olan ALMAK zor olanı başardı ve yeni bir bimetalik kovan üreticisi olarak sektördeki yerini aldı. Firma, beş yıllık ARGE süreci, iki yıllık üretim süreci ve bir yılı aşan ürün deneme süreci sonunda Eylül 2019 itibari ile bimetalik kaplamalı kovanlarını satışa sundu. Formüllere göre aşındırıcılar değişirken bunlara karşı aşınma dayanımını sağlayacak olan kaplamanın da değişkenlik göstermesi gerekiyor. ALMAK, demir bazlı, nikel bazlı ve volfram karbür içeren nikel bazlı kaplamalar olmak üzere üç farklı kaplama ile sektöre ürün sunuyor. Aşınma problemlerine

karşı doğru kaplama seçimin yapılması ile mevcut ömürlerin 3 kata kadar arttırılması ve erken aşınmaların engellenmesi mümkün. Bu konuda bimetalik kovanlar nitrasyon ile sertleştirilmiş kovanlara nazaran ciddi bir üstünlüğe sahip. Sektörün yaşamış olduğu bir diğer problemde mevcut bimetalik kovan üreticilerinin yoğunluklarına göre 24 haftayı bulan teslimat süreleri. ALMAK sunmuş olduğu bimetalik kaplamalı kovanlar ile teknik bir sorun olan aşınma problemlerine karşı çözüm üretme dışında ticari bir problem olan mevcut üreticilerin uzun temrin sürelerine karşıda alternatif bir çözüm sundu. ALMAK mevcut bimetalik kovan üreticilerinden çok daha makul sürelerde bimetalik kovan teslimini müşterilerine taahhüt ediyor. ALMAK bimetalik kovanları makine üreticileri ve son kullanıcılar için nihai ürün şeklinde sunarken sektöre hizmet veren diğer vida kovan üreticileri için de yarı mamül şeklinde sunuyor. P


K Fair

Hall 3/Stand B17

Biesse plastik ve kompozit malzemelerin

işlenmesi için teknoloji üretiyor

İ

leri mühendislik malzemeleri; ulaşımdan inşaata, telekomünikasyondan hızlı tüketim ürünlerine ve gıdadan sağlık hizmetlerine kadar çok geniş bir yelpazede gündelik hayatın içinde kullanılıyor. 50’li yıllardan itibaren plastik ve kompozit malzemelerin üretimi küresel ölçekte sürekli olarak arttı. Bu malzemelerin arz ve talep ilişkisinin dünya genelinde büyümeye devam etmesi, nüfusun büyümesi ve ekonomik kalkınma ile birlikte, tüm toplumların mevcut ve gelecekteki ihtiyaçlarını karşılama ve sürdürülebilirlik mücadelesi de dahil olmak üzere temel zorluklara cevap vermesi bekleniyor. Hem günümüzde hem de önümüzdeki yıllar boyunca; nüfus artışı ve sosyo-demografik değişiklikler, iklim değişikliği, enerji krizi riski ve ileri teknolojik gelişmeler ülkelerin gündeminde önemli rol oynayacak. Avrupa, Çin’den sonra dünyanın ikinci en büyük plastik ve kompozit malzeme üreticisi. Buna paralel olarak İtalya plastik ve kompozit malzeme endüstrisi, işletme sayısı bakımından Avrupalı işletmelerin yaklaşık dörtte birini oluşturuyor.

SEKTÖRDE BIESSE’NİN YERİ İşlem süreçlerini kolaylaştıran Biesse teknolojileri, sadece büyük fabrikalara değil, makinelerin sunduğu büyük kolaylığın farkındalığına varan küçük işletmelere de giriyor. Biesse, 2014’te plastik, kompozit ve ısı ile şekil alan malzemelerin işlenmesine özel olarak bir dizi ürünü pazara sunmuştur. Bu seri; CNC, ebatlama, su jeti sistemleri, zımpara, delik ve thermoforming makinelerini içerir.

AUTOMACTION KONSEPTİ: Otomasyonlu ve birbirine bağlı üretime dayalı yeni iş modelleri oluşturmak için gereken teknolojik yeniliklerin pratikliğini temsil eden yeni Biesse konseptidir. Biesse Grup Pazarlama ve İletişim Direktörü

Raphaël Prati, geliştirdikleri bu konsepti şöyle özetliyor: “Müşterilerimizin; fabrikalarını dijital fabrikalara dönüştürebileceklerini, hem esneklik hem de rekabet üstünlüğü kazanabileceklerini anlamalarına yardımcı olmayı amaçlıyoruz” Biesse, müşterilerine tekil makinelerin yanı sıra, plastik ve kompozit malzemelerin işlem otomasyonuna özel çözümler de sunuyor. Biesse Sistem ekibi, bir işletmenin neye ihtiyaç duyduğunu önceden yorumlayabilen uzman mühendislerden oluşmaktadır. Bu ekip; müşterinin fikirlerinin dinlenmesinden başlayıp, rekabetçiliği en üst seviyeye çıkarabilecek seri üretim ihtiyacının tanımlanmasına ve sistemin işletmeye özel oluşturulmasına kadar geçen süreçte yatırımcılara eşlik eder.

düzenlediği teknoloji turları, özel etkinlikler, katıldığı uluslararası fuarlar ve dünyanın çeşitli yerlerindeki local grup şirketlerinin düzenlediği etkinlikler aracılığıyla müşterilerine teknolojilerini ilk elden deneyimleme fırsatı sunar. Biesse; İleri Mühendislik Malzemeleri sektöründeki plastik ve kompozit malzemelerin işlenmesine adanmış makineleri sayesinde son üç yıldaki satışlarında %300 artışla beklenenin ötesinde bir büyüme yaşamıştır. Bugün şirket, tüm pazar taleplerini karşılayan ve tüm işleme süreçlerini gerçekleştirebilen bir teknoloji sunmaktadır. P

MÜŞTERİLERLE DOĞRUDAN İLETİŞİM Biesse; İtalya’nın Pesaro şehrinde yer alan 190.000 metrekarelik kampüsünde

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

169


K Fair

Hall 3 / A72

Contec Makine teknolojiye

yatırımla büyüyor

T

ürk-Alman işbirliği ile kurulan Contec Makina, plastik ambalaj sektörüne yönelik 40 yılı aşkın bilgi ve tecrübesiyle 2011 yılında İzmir’deki 3500 m²’lik tesislerinde yüksek teknolojili torba kesim makinaları, in-line flekso matbaa makinaları, dilimleme makinaları ve laminasyon makinaları imalatına başladı. Günümüze kadar yapılan yüksek teknolojili makine- ekipman yatırımları ile üretim teknolojisini dünyadaki tüm rakiplerinin ilerisine taşımış olup havacılık sanayiine yüksek hassasiyetli parça işleyecek kapasite ve yeterliliğe ulaştı.

170

TEKNIK BILGILER

CGO 850

Tecrübeli mühendislerden oluşan donanımlı Ar-Ge ekibi ile tamamen müşteriye özel makine, ekipman ve aparat tasarımlarını başarıyla gerçekleştirerek müşteri taleplerine hızlı ve akılcı çözümler üreten firma, ihracatla büyüme yolunda emin adımlarla ilerliyor. İnovatif bakış açısıyla geliştirilen projeler ile Türkiye ve dünya pazarında ilklere imza atan Contec Makina, proje yönetim anlayışını benimsiyor ve TÜBİTAKKOSGEB onaylı projelere imza atıyor.

KAYNAK GENIŞLIĞI (MAKS MM)

800

ÜRETIM HAT SAYISI

01-FEB

TORBA ENI

200 – 700

TORBA BOYU

200 – 800

MEKANIK HIZ (VURUŞ/DK)

250

ÜRETIM HIZI (MAKS M/DK)

70

Contec Makina, AB ülkeleri başta olmak üzere dünyanın 20 farklı ülkesine yayılan müşteri ağıyla, sektöründe teknoloji lideri firmalar arasında yer alıyor. Almanya’da 1960 yılında kurulan plastik torba kesim makinesi ve elektromanyetik delik aparatları üretiminde 50’den fazla ülkeye yayılmış satış ağıyla dünyanın en önemli makine tedarikçilerinden biri olan Günter Kunststoffmaschinen GmbH firması ile 2016 yılında başlatılan işbirliği, Contec Makina’nın dünya pazarındaki müşteri ağının genişlemesine önemli katkılar sağladı. Bu işbirliğinin bir sonucu olarak Contec Makine, endüstriyel tip torba kesim makineleri alanında da uzmanlaşmış ve bu makinelerin %100 üreticisi konumuna gelmiştir. P

YUMUŞAK KULPLU TORBA KESIM MAKINASI

DILIMLEME MAKINASI

YAPIŞKANLI TAKVIYELI TORBA KESIM

LAMINASYON MAKINASI

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

K-2019 FUARINDA SERGILENEN ÜRÜNÜMÜZ: YÜKSEK PERFORMANSLI KARGO VE GÜVENLIK TORBASI KESIM MAKINASI

MAKINASI VAKUM TORBA KESIM MAKINASI

KLIŞE MONTAJ MAKINASI

WICKET TIPI EKMEK VE TAVUK TORBASI

IN-LINE FLEKSO BASKI MAKINALARI

KESIM MAKINASI HIJYEN VE ÇOCUK BEZI TORBA KESIM

GAMBO LINER

MAKINASI KARGO TORBA KESIM MAKINASI

138 DERECE KAYNAK ÜNITESI & DIP KAYNAK MAKINASI

FATURA CEBI KESIM MAKINASI

ALÜMINYUM TÜP KAYNAK MAKINASI

EASY-OPEN TORBA KESIM MAKINASI

YEDEK PARÇALAR

IN-LINE QUADRO KAYNAK ÜNITESI


K Fair

Hall 10 / D26

DOMEKS’ten verimli

ve uzun ömürlü ürünler

K

urulduğu 2002 yılından bu yana kablo paketleme ve kompaund hatları üretimi konularında faaliyet gösteren DOMEKS, yıllardır müşterilerinden gelen talepler doğrultusunda teknolojiyi yakından takip ederek verimli ve uzun ömürlü ürünler üretiyor. DOMEKS, ters yöne dönen çift vidalı kompaund hattı BOKSOR, konik tek vidalı yumuşak PVC kompound hattı GRANULATOR’un yanı sıra geçtiğimiz yıl müşterilerinin beğenisine sunduğu aynı yöne dönen çift vidalı kompound hattı olan DCOMP ile müşteri ihtiyaçlarına çözüm sunuyor. DCOMP serisi kompaund hatları; PVC, HFFR, yüksek dolgulu master batch ve mühendislik plastikleri olmak üzere farklı ürünler için farklı çözümler üretiyor. DCOMP serisi kompaund hatlarında; vida ve kovanlar, maksimum çalışma ömrü sağlamak amacıyla plastik işleme makineleri sektöründe en üst standart olarak kabul edilen, toz metal HIP (Hot Isostatic Pressing) teknolojisi kullanılarak imal ediyor.

HIP ILE IMAL EDILMIŞ VIDA MODÜLÜ VE KOVAN

HIP yöntemi, mikro boyuttaki farklı metal tozlarının farklı oranlarda karıştırılması ve yüksek basınç altında ısıtılmasıyla istenilen mekanik özelliklere sahip metal alaşım elde edilmesidir. Bu yöntemle imal edilen ürünler içerisindeki boşluk miktarı minimum seviyededir. Yüksek yatırım maliyetlerinden dolayı ülkemizde henüz ticari olarak erişilebilir olmayan HIP teknolojisi şimdilik Avrupa ülkelerinden tedarik ediliyor. P

DCOMP KOMPOUND HATTI

GRANULATOR YUMUŞAK PVC HATTI

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

171


K Fair

Hall 8A / J13

Işık Plastik 60 ülkeye ihracatla ekonomiye güç katıyor 1

997 yılında Gebze OSB’de kurulan Işık Plastik, yıllık 40.000 ton üretim kapasitesi ve yaklaşık 250 çalışanı ile Gebze’de faaliyet gösteriyor. En yüksek standartlarda endüstriyel plastik levhalar üreten Işık plastik, Türkiye ve dünyada kendi sektöründe en bilinir marka olan “Policam” markası ile pazarda lider oyuncular arasında yerini alıyor. Işık Plastik, Akrilik XT, Pet-G ve Çok Duvarlı polikarbonat levhaların Türkiye’deki ilk ve en büyük yerli üreticisi. Sera duvarları için özel geliştirilmiş yüksek kaliteli çok duvarlı (oluklu) polikarbonat levhaları ile Işık Plastik’in “Policam” markası sera yapılarında pazar lideridir. Işık Plastik, 2017 yılında IAPD (Uluslararası Plastik Dağıtım Derneği) tarafından “En İyi Genel Program” ödülüne layık görülmüş ve uzun yıllar boyunca “En Büyük 500 Sanayi Şirketinden” biri olarak öne çıkıyor. Işık Plastik Gebze Fabrikası, “Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı” tarafından kabul edilen ve resmen tanınan bir “Araştırma ve Geliştirme” merkezine ev sahipliği yapıyor.

“POLİCAM OLUKLU POLİKARBONAL LEVHALAR” İLE SERALAR KORUMA ALTINDA Bitki Gelişiminde Işık Geçirgenliği Etkisi Bitki gelişiminde en önemli etmen ışıktır. Ürün yetiştirilirken bitkinin alacağı ışık (fotosentez) rastgele olmaktan çok en yüksek ışığı alacak şekilde kontrol edilebilmelidir. Bol miktarda su, karbondioksit ve uygun sıcaklık olsa bile yeterli ve kontrol edilebilir ışık olmadan bitki fotosentez yapamaz ve gelişimini tamamlayamaz. Bol miktardaki ışık fotosentez oranını artırır bu sayede bitkinin kök ve gövde gelişimini de artırarak daha iyi ürün kalitesi elde edilir.

172

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

Aşağıdaki tabloda Işık Artışı / Verim Artışı ilişkisini göstermektedir. MAHSUL

ÜRÜN ARTIŞI (%)

MARUL

0.8

TURP

1

SALATALIK

0.7 - 1

DOMATES

0.7 – 1

MEKANIK HIZ (VURUŞ/DK)

250

ÜRETIM HIZI (MAKS M/DK)

70

İnovatif ürünler Işık Plastik, Akdeniz Üniversitesi işbirliği ile Antalya’da üç farklı sera inşa ederek, Ar-Ge çalışmalarını sahayada taşıdı ve deneysel saha araştırmalarını sera çiftçisi ile paylaşarak bitki yetiiştiriciliğinde önemli kazanımlar elde edilmesini sağladı. Üniversite – Işık Plastik AR-GE departmanının işbirliğinin sonucu olarak seralarda kullanılan polikarbonat levhalara buğu önleyici, IR koruyucu ve difüzör gibi inovatif özellikler Policam polikarbonat levhalara kazandırıldı.

Seralar için özel olarak üretilen Policam Çok Duvarlı Polikarbıonat Levhaların Genel Özellikleri:

KALICI ANTİ FOG (Terleme): Sera çatılarında yoğuşan su buharının damlacık oluşumunu engeller ve sera örtüsü üzerinde film tabakası şeklinde yayılmasını sağlar ve damlacığın güneşten gelen ışınlara mercek görevi görmesi engellenir. YÜKSEK MUKAVEMET: Hafiftir. Buna rağmen yüksek darbe dayanımı ve yük taşıma kapasitesine sahiptir. Kırılgan değildir. Rakiplerine kıyasla kar ve rüzgar gibi doğal dış ortam etkilerine direnci çok daha yüksektir. DİFÜZYON ETKİSİ : Sera ortamına eşit ışık dağılımı ile bitkilerin özellikle orta ve alt kısımlarındaki yapraklarda gün ışığından faydalanır ve bitki daha fazla fotosentes yapar, sera verimi artar. Ayrıca difüzyon etkisi ile sera içi ısı dengesi de sağlanır, bölgsel yüksek ısının önüne geçilmiş olur. IR KORUMA: Güneşten gelen IR dalga boylarındaki ışınların büyük kısmını absorbe ederek, sera içerisinde güneşe maruz kalan bölgedeki bitkilerin zarar görmesini engeller. Böylece hem azami derecede gün ışığından faydalanılır, hem de bitki aşırı ısıdan korunmuş olur.

YANGINA KARŞI DAYANIM: B sınıfı yanmazlık sınıflandırmasına tabiidir. Yangın esnasında damlama yapmaz YÜKSEK IŞIK GEÇİRGENLİĞİ: Bitkinin ki bu özelliği sayesinde yangının daha fazla büyümesine doğrudan başka noktalara yayılma riskini yardımcı olan en yüksek ışık engeller. Yangın esnasında duman geçirgenliği. oluşturmaz. Böylelikle söndürme UZUN ÖMÜRLÜ: EN 16153’e göre CE çalışmalarına katkı sağlar ve seradaki sertifikası ile 10 yıl sınırlı garanti. Özel ürünlerin dumandan etkilenmesini UV Koruma Paketi sayesinde istenildiği engeller. takdirde 15 yıl kullanım garantisi UYGULAMA VE PROJE DESTEK MİNİMUM ISITMA GİDERİ: En düşük ısı HİZMETİ: Işık Plastik olarak sera iletim katsayısı. Policam çok duvarlı uygulamalarında sadece levha levhalar ile kurulan seralar, soğuk temini ve satışı değil aynı zamanda havalarda bile sıcaklığı kolayca seranın kurulacağı bölgenin iklim düzenler. Verimli yakıt tüketimine ve koşullarına ve yetiştirilecek bitkinin enerji kullanımına yardımcı olur ve özelliğine göre proje desteği sağlar. geliştirir. Bu kapsamda konstrüksiyon detayı kullanılacak sera örtü malzemesinin ÇİFT TARAFLI UV KORUMA : Çift taraflı kalınlığı ve özelliği gibi konularda UV korumalı (%100) olarak üretilebilir. çözüm ortağıdır. Havalandırma ve bakım süresi Daha fazla bilgi: Işık Plastik Ar-GE boyunca levhanın her iki yüzeyini Merkezi, güneş ışınlarının zararlı etkisinden E-mail: rdcenter@isikplastik.com.tr. P korur.


K Fair

Hall 11 / D26-4

Masfen Makina üretiminin yüzde 85’ini ihraç ediyor

M

asfen Makina, 2014 yılında İstanbul’da plastik boru makina üretimi üzerine üretime başladı. Sektörde farklı vizyonuyla yeni ufuklar açan Masfen Makina’nın kurucusu Adem Çiçek, 40 yıllık üretim tecrübesi ile üretim konusunda genç, dinamik, güçlü ve her biri kendi alanlarında uzmanlaşmış mühendis kadrosunu, yeni teknolojiyle birleştirerek 3200 metrekare üzerine kurulu fabrikasında yılda 350 adet kapasiteye sahip plastik boru makinaları üretiyor. Türkiye’nin birçok yerine plastik boru makinaları üreten Masfen, üretiminin %85’ini Avrupa ülkeleri, Rusya ve Bağımsız Türk Cumhuriyetleri, Kuzey Afrika ülkeleri başta olmak üzere dünyanın birçok ülkesine ihraç ediyor. Masfen Makina, K Fuar’ında sektörünü ve ülkesini en iyi şekilde temsil ediyor. Türkiye’nin lider firmalarından biri olmak hedefiyle üretimini sürdüren firma, en önemli kaynağının insan olduğunun bilincinde, ‘Mutlu Çalışan, Mutlu Müşteri’ mottosuyla hareket ediyor. Bu kapsamda çalışanlarına iş eğitimleri veriyor, koşulsuz müşteri memnuniyeti sağlamak için müşterilerine 7/24 teknik destek sağlıyor. MASFEN; AR-GE bölümünde, müşteri siparişi geldikten sonra firmanın kendi mühendis ve teknikerlerinin mühendislik çalışmalarıyla makina

tasarımı hazırlanıp akabinde hazırlanan tasarımları gelişmiş lazer kesim makinalarında malzemelere dönüştürülerek, plastik boru makinaları üretiminde sahip olduğu son teknolojiyle kaynak işlemleri, talaşlı imalat işlemleri, boyama ve montaj işlemlerinin tamamı kendi fabrikasında gerçekleştiriyor. Ayrıca makinaların parçaları yüksek hassasiyetli CNC Torna Tezgah’larında yapılıyor, makinaların elektrik panoları ve makina otomasyonu Masfen Makina’nın yetenekli mühendis ekibi tarafından üretiliyor.

Böylece Masfen, sahip olduğu ileri teknoloji seviyesindeki CNC tezgahlarında üretilen makinaların kalite ve standardizasyonunu yakalayabiliyor, müşterilerine de kullanım kolaylığı sağlıyor. Üretim süreci tamamlandıktan sonra 1500 metrekarelik showroom alanında makinalar testten geçiyor ve müşterilere bu alanda sunum yapılıyor. Çevre dostu, sağlam, teknolojik, farkı hemen hissedilen plastik boru makinalarının her biri Masfen Makina’nın mükemmelliğe ve yeniliğe adanmışlığının eseri olarak öne çıkıyor. P

MASFEN boru kafasındaki yenilikle zaman ve işçilikte avantaj sunuyor İnovasyona önem veren MASFEN Makina, yenilikçi üretim geliştirme stratejisiyle büyüyor. Yeni ürettiği boru kafalarında yaptığı Ar-Ge çalışmaları sayesinde büyük çaplı borularda, yeni model boru kafası teknolojisini makinalarında uygulayan MASFEN, bu alanda önemli bir yeniliğe imza attı.

Böylece operatör dostu, boru dış çap değişimini kolaylaştıran bir sistem uygulanarak, zaman ve işçilik maliyeti en aza indirgendi. Firma, bununla birlikte uyguladığı ısı dağıtım sistemiyle boru kafalarında enerji tasarrufunu da sağladı. Eksen ayarlamalarını kolaylaştıran ve hızlandıran, kararlılığı sağlayan

yeni bir sistem eklendi. Kafada kullanılan çelik kalitesi ile kafa kullanım ömrünü uzatarak toplam kullanım maliyeti düşürüldü. Kafanın iç tasarımı dahi iyi hale getirilerek malzeme homojenizesi arttırıldı, geri basınçlar düşürüldü ve ürün kalitesinde önemli iyileşmeler sağlandı.

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

173


K Fair

Hall 11 / D25-11

SER Rezistans enerji tasarruflu çözümler sunuyor SESS modeli altında ürettiği hava soğutmalı ısıtıcılarda 20% ye kadar enerji tasarrufu sağlıyor.

E

ndüstriyel üretimin en önemli prosesi olan ısıtma prosesi, 30% ile 80% arasında enerji tüketimine neden oluyor. Bu nedenle enerji maliyetinin azaltılması çalışmalarında en önemli çalışmalar bu alanda yapılmalı. Ser Rezistans, SESS modeli altında ürettiği hava soğutmalı ısıtıcılarda 20% ye kadar enerji tasarrufu sağlıyor. Özel yalıtım sistemi ile mevcut ısı rezistans bölgesinde muhafaza edilerek, yalnızca ısıtılacak yüzeyde kalması ve kullanılması sağlıyor. Rezistans ısıtıcılar yapısı gereğiyle kondüksiyon (iletim) yoluyla ısıtma işlemini gerçekleştirirler. Bu sistem içerisinde ısı, ısıtılacak madde ve yüzeye ilerlerken aynı zamanda rezistans üzerinde ısı birikmesi ile konveksiyonel ve radyant olarak havaya ilerleyerek ısı kaybına neden olurlar. Kayıp ısının önlenmesi amacıyla Ser Rezistans, SESS modeli altında enerji tasarruflu ürünleri geliştirildi. SESS enerji tasarruflu tasarıma sahip ürünlerde, elde edilen ısının inovatif ve etkin yalıtım sistemiyle rezistans gövdesine ilerlemesi engellenerek, rezistans içerisinde tutulması sağlanıyor. Bu tasarım modeliyle enerji tasarruf sağlamakla birlikte, çevreye daha az CO2 salınımı yapılıyor. Ayrıca ısı rezistans üzerinde birikmediği için SESS rezistanları işçi Sağlığı ve İş Güvenliği açısından yanma tehlikesi oluşturmuyor. SESS ürünlerimiz enerji tasarrufu ile çevreci ürün olması yanında iş güvenliğine yönelik yanma tehlikesini de ortadan kaldırıyor. P

174

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151


K Fair

Hall 6 / D50

Epsan, 5. Satış ve Teknik Destek Merkezi’ni

Fransa’da açtı

Türkiye’nin PA alanında lider polimer kompaund üreticisi olan Epsan, vizyonu doğrultusunda küresel adımlar atmaya devam ediyor.

Ç

eviklik ve inovasyon felsefesi ile Türkiye’nin PA alanında lider polimer kompaund üreticisi olan Epsan, vizyonu doğrultusunda küresel adımlar atmaya devam ediyor. Avrupa’da 5. satış ve teknik merkezini Fransa Lyon’da açan Epsan, 5 kıtada 25 iş ortağı ile 40 ülkeye direkt dağıtım yapıyor. Epsan, mühendislik plastikleri alanında 40 yılı aşkın tecrübesiyle; otomotiv başta olmak üzere, elektrik-elektronik, beyaz eşya, savunma, tarım ve mobilya gibi ana sektörlere; etkin, güvenilir, sürdürülebilir ve çevre dostu ürün ve çözümler sunuyor. Fransa yatırımı ile ilgili açıklama yapan Epsan Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Bora EFE, “İstanbul, Almanya, İspanya ve İtalya sonrasında; 5. satış ve destek merkezimizi Fransa Lyon’da açtık. Ülkemiz içindeki ve dışındaki yatırımlara devam ediyoruz. Renault & Nissan, Fiat & Chrysler ve Philips gibi dünya devlerinin global seviyede onayladığı ürünlerimiz var. Attığımız adımlar, hem Avrupa pazarında kalıcı hem de müşterilerimize daha yakın olmak istediğimizi ifade ediyor. Otomotiv ve elektrik-elektronik endüstrilerinde

Avrupa pazarında söz sahibi olacağız” dedi. T.C. Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı onaylı Ar-Ge merkezi unvanına sahip olan Epsan, Poliamid 6 ve 6.6. ürünleri başta

olmak üzere; PPA, PBT, PET, PBT/PET, PA/ABS ve PBT/ASA kompaundlarını Bursa Serbest Bölge ve Bursa Demirtaş Organize Sanayi Bölgesindeki iki tesisinde üretmeye devam ediyor. P

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

175


İnan Makine yarım asırlık tecrübeyle büyüyor 57 yıllık tecrübesiyle plastik geri dönüşüm endüstrisine yenilikler kazandırmaya devam ediyor

1

962 yılında Levent sanayisinde küçük bir atölyede ilk üretimine başlayan İnan Makine, 57 senelik tecrübesi ile bugün 15.000 m2 kapalı alana sahip fabrikasında ulusal ve global plastik üreticileri ve geri dönüşüm firmalarının ihtiyaç duyduğu plastik boyut küçültme makineleri ve geri dönüşüm yıkama, kurutma, ekstrüzyon sistemlerini üreten Türkiye ve dünyanın sayılı üreticileri arasında konumlanmayı başardı. Söz konusu geri dönüşüm makineleri üretiminde yarım asrı geride bırakmanın gururuyla, sektörde iddialı bir isim haline gelen İnan Makine, uzman kadrosu, imalat gücü, makine parkuru, üretim teknolojileri ile kalite ve ilkelerinden ödün vermeden plastik sektörünün ihtiyacı olan çözümleri sunmaya devam ediyor. ÜRETİMİ YAPILAN MAKİNE VE SİSTEMLER • Mikronize Makineleri, • Kırma Makineleri, • Shredder Parçalayıcılar, • Yıkama Sistemleri, • Kurutma Sistemleri, • Granül Ekstrüzyon Sistemleri, • Taşıma ve depolama sistemleri. FAALİYET ALANLARI • Büyük hacimli atıklar • Endüstriyel atıklar • Plastik variller • Plastik kasalar • Plastik paletler • Plastik ekstrüder fireleri • Plastik film malzemeler • Kablo ve bilgisayar hurdaları • Tekstil ürünleri • Kağıt ve karton

176

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

IM-SHRD-TEK ROTOR SHREDDER

• Ahşap

‘’Çift motorlu ve redüktörlü yapısı sayesinde Yeni IM-SHRD 2000 Serisi Shredder Parçalıyıcılar eşit kuvvet dağılımı ile mükemmel parçalama performansı sağlar’’

• Alüminyum, bakır • Her tür plastik boru, profil ile cam şişe, levha, bakır, hurda, ip, çuval, naylon, damacana, pet şişe vb. plastiklerin boyut küçültme ve geri dönüşüm yıkama, kurutma, ekstrüzyon sistemlerini ürettiğimiz teknoloji ile sağlamaktayız.

Yüksek kapasite ihtiyaçlarına cevap veren parçalayıcılar kesilerek küçültülemeyecek büyük boyutlu veya çok dayanıklı; Takoz, Çuval (Big-Bag), FILM (Naylon), Araba lastiği, Palet, Halat , Boru ve benzeri

MODEL

IM-SHRD 800

IM-SHRD 1000

IM-SHRD 1200

IM-SHRD 1500

IM-SHRD

ROTOR ÇAPI

Ø 400 MM

Ø 560 MM

Ø 560 MM

Ø 560 MM

Ø 560 MM

SABİT BIÇAK ADEDİ

2 ADET

4X2

4X2

5X2

5X2

MOTOR GÜCÜ

37 - 45 KW/49

90-110-132 KW

132 – 160 KW

160 – 185 – 200 KW

200 KW YA DA 2X 132 KW

ROTOR DEVİR HIZI

80-120 RPM

80-120 PRM

80-120 RPM

80-120 RPM

80-120 RPM

MEKANIK HIZ (VURUŞ/DK)

250

ÜRETIM HIZI (MAKS M/DK)

70

2000 *


K Fair

Hall 10 / B27

plastiklerin ve ahşap palet, bakır kablo gibi malzemelerin kolayca parçalanmasını sağlayarak boyut küçültme işlemlerinde kullanılmak için tasarlanmıştır. Rotor tipi, bıçak tipi, baskı ünitesi ve elek tipi işlenecek malzemeye göre seçilebilmektedir. Hassas ayarlı bıçaklar ve rotor profili sayesinde maksimum kapasitede verim sağlanır. Kırılan ürünler homojen boyutta oluşturulur. V kanallarına yerleştirilmiş kavisli kare bıçaklar ile kaliteli kesim yapılmaktadır. Bıçakların kavisli olması iki tarafının kullanılabilmesini sağlamaktadır.

sahiptir ve parçalanan malzemenin ısınması engellenerek daha verimli bir parçalama işlemi sağlanmaktadır. Hassas ittirici ünitesi hidrolik sistemle hareket ettirilmektedir. Trasmitter kontrollü ve ekstra hava soğutma tertibatlı özel tasarlanmış hidrolik ünite sayesinde stabil çalışma sağlanmaktadır.

Sabit bıçaklar ile rotor taç bıçaklarının birleşimi ile yüksek kapasiteli kesim elde edilmektedir.

Besleme arabasının hareketleri PLC kontrol yapılır. Malzeme cinsi ve hacmine göre 10 farklı reçete hazırlanarak farklı hızlarda çalışması sağlanabilmektedir.

Rotor yüzeyi sert dolgu kaynakla kaplanarak yüzeyi aşınmaya karşı daha uzun ömürlü hale getirilmiştir

PLC kontrol ile otomasyonu yapılan ters dönüş fonksiyonu rotor sıkışmaları engellemektedir.

Rotor su soğutmalı bir sisteme

Dıştan monte edilmiş rulman

yatakları tozdan arındırılmıştır. Ağır şartlarda çalışmaya sahip rulmanlar ısınmaya karşı su soğutma sistemine sahiptirler. Açılır tüm kapaklar güvenlik switchleri ile koruma altına alınmıştır. Helisel dişli redüktörler, yüksek teknoloji ile üretilmiş, yüksek kaliteli ağır hizmet redüktörleridir. P

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

177


K Fair

Hall 3 / D16

İNPAK Makina K-2019 fuarında TS-1000 modelini sergiliyor

İ

npak, 35 yıllık mühendislik bilgi birikim ve tecrübesi ile termoform sektörüne 2006 yılında makine üreticisi olarak girdi ve bugün tam otomatik termoform makineleri ile dünyada sektörün önde gelen firmaları arasında yer alıyor. Mevcut TS-800 ve TS-850 termoform makinesi modellerine, yeni ve daha büyük modeli olan TS-1000 serisi ekliyor. İnpak olarak sektör ihtiyaçları için bugün itibari ile 6000 m2’lik üretim alanında faaliyet göstererek, 75 kişilik uzman kadrosu, Ar-Ge ve Otomasyon departmanlarından oluşan ekibi ile beraber, uygun ve yenilikçi çözümler sunuyor. Termoform teknolojilerinin kullanım alanı ve kullanım oranları yıllar içerisinde arttı. Hedef kitlemiz olan ambalaj sektöründe birçok ekonomik, siyasal ve demografik değişkenler var ve sektördeki gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Son dönemlerde Expanded Polystyrene (EPS) tipi malzemelerden diğer rijit plastik ambalajlara doğru bir yönelim var. Ayrıca özellikle Avrupa’da ve dünyanın bazı diğer bölgelerinde PLA gibi doğada çözünebilen organik ve inorganik esaslı malzemelere geçiş için düzenlenen kanunlar, yönetmelikler ve geri dönüşüm hedefleri var. İnpak termoform makineleri tüm bu malzeme çeşitleri ile çalışabiliyor. Müşterilerimize pazarda rekabet

178

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

avantajı sunabilmek için en yüksek performanslı makineyi sunarken, makine ömrü, net çalışma zamanı, çalışma devamlılığı, birim zamanda üretilen ürün adedi, operasyonel ergonomi ve enerji verimliliği gibi birçok etkeni kalite prensiplerimiz doğrultusunda değerlendiriyoruz. Ayrıca, üretim verimliliğini ve etkinliğini arttırabilmek için birçok farklı opsiyonel özellikler sunuyoruz. Müşterilerimizin çift yönlü tedarik zincirlerini değerlendirerek ihtiyaçları doğrultusunda tam teknik destek sağlıyoruz. Son kullanıcıların çevreye duyarlı ve daha butik ürünler için talepleri de mevcut. Esnek çalışabilen, operasyonel maliyetlerini düşük tutabilen üreticiler için bir fırsat

dönemi olduğu düşünülebilir. Kalite ve performansı kanıtlanmış TS-800 ve TS-850 modellerimize ilave olarak, birim zamanda daha yüksek üretim kapasitesine sahip, maksimum kalıp ölçüleri 1000mm x 750mm olan yeni ve daha büyük TS-1000 modelimizi ürün portföyümüze aldık. Düzenli katılımcısı olduğumuz Dünyanın 1 numaralı Plastik ve Kauçuk fuarı olan ve K fuarında, bu yıl 16-23 Ekim tarihleri arasında TS-1000/3-R termoform makinemiz çalışır durumda sergileniyor olacaktır. İlgili misafirlerimiz 0,35mm PET levhanın, dakikada 40 çevrim çalışma hızı ve robotlu dizme ile çalışmasını 3/D16 nolu standımızda gözlemleyebilirler. P


K Fair

Hall 13 / C58

Ekin Makina ‘hep daha iyisi’ hedefiyle büyüyor

Ü

retim hayatına başladığı ilk günden itibaren iyiyi, kaliteyi, teknolojiyi hep yakından takip eden Ekin Makina, bulunduğu yeri asla yeterli görmemiş ve dünyanın ileri gelen plastik enjeksiyon makinası üreticileri arasına girmeyi, kendisine hedef olarak belirlemiş bir kuruluş olarak dikkat çekiyor. Ekin Makina; deneyimli personeli ve mühendis kadrosuyla, teknolojinin son geldiği noktayı yakinen takip edip üretimine yansıtıyor. Yaptığı AR-GE ve ÜR-GE faaliyetlerinin başına müşteri fikir ve taleplerini koyan firma, yurt içi ve yurt dışı pazarında giderek artan müşteri talepleriyle karşılaşıyor ve dünyanın dört bir yanına makinalarını pazarlıyor. Amerika, Güney Amerika, Avrupa, Asya, Afrika ve Avusturalya kıtalarında; 35 farklı ülkede makinası bulanan firma, gün geçtikçe yeni pazarlara açılıyor. AVRUPA’DAN TALEP ARTIYOR Yatay, Dikey, Çoklu Enjeksiyon ve Özel Üretim makinalarla, kullanıcılara geniş bir yelpaze sunan firma, müşteri talepleri doğrultusunda özel plastik enjeksiyon makinaları üretiyor. Son yıllarda Avrupa pazarında artan talepler firmanın geldiği nokta hakkında önemli ipuçları veriyor.

Ekin Makina; 30Ton-400Ton arası 8 farklı makinasında, göbekten piston kilitlemeli sistemiyle müşterilerinin büyük takdirini kazandı. Mafsallı makinalarında yaptığı devrim niteliğindeki bu değişimle; pim, burç aşınmalarına bağlı mengene arızalarının tamamen önüne geçildi, haftalık 3 litre sistem yağlama yağından tasarruf edildi ve temiz oda üretimine tamamen uygun hale gelindi. Ayrıca göbekten sıkma makinalarıyla Ekin Makine, hız ve rijitlik açısından mafsallı makinalara göre ciddi avantajlı hale geldi. EKİN MAKİNA K FUARI’NDA Her yıl dünyanın birçok kıtasında düzenlenen; plastik sektörü ile ilgili fuarlara katılım sağlayan firma, Türkiye’yi başarıyla temsil ediyor. Son olarak 16-23 Kasım 2019 Almanya Dusseldof’taki K

Fuarı’nda 270 Ton Orion Speed serisi yatay enjeksiyon makinası ve EKİN110V-3R-2C çift renk üç istasyon dik enjeksiyon makinalarını full otomasyon sistemiyle entegre çalışmasını katılımcıların beğenisine sunuyor. Firma, Hadımköy Deliklikaya mevkii Özar Özel Endüstri bölgesinde (bitmesine az süre kaldı) 19.000m² kapalı alana sahip yeni fabrika binası ile büyüme hamlesine yeni bir ivme kazandıracak. Ekin Makine, bünyesindeki Cnc tezgâhlarının sayısını %100 arttırmanın somut hamlesini gerçekleştiriyor. İstihdam oranını arttıracak firma, işsizlik rakamının düşmesine de katkı sağlamayı hedefliyor. Yerli üretimin kendi sektöründe kalesi konumundaki Ekin Makina; “yerli ve millilik” ödevini sorumluluktan kaçmadan yerine getiriyor. P PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

179


K Fair

Hall 8b / A48

Hidroliz Dayanımı Yüksek PA

Eurotec®, otomotiv sektöründe yüksek mekanik özelliklerde teknik poliamid mühendislik plastiklerini geniş bir yelpazede sunmaktadır.

Y

akıtın yanması sonucunda aracın sürülmesi içi gerekli olan güç, motor tarafından üretilir. Güç üretildikçe, motordaki ısı artışı yükselir. Motorda artan ısının uzaklaştırılması, aracın performansını ve kullanım ömrünü etkileyen kritik parametrelerden biridir. Motordaki aşırı ısıyı uzaklaştırmak ve sıcaklığı sürekli çalışma aralığında tutmak için soğutucu sistemlere ihtiyaç duyulmaktadır. Radyatör uç tankı, soğutma boruları, yağ filtresi, gaz kelebeği kapağı, genleşme tankı gibi uygulamalarda ısının ortamdan uzaklaştırılmasını sağlayan soğutma suyu olarak etilen glikol kullanılmaktadır. Bu kritik parçalarda kullanılan malzemelerin seçiminde göz önünde bulundurulması gereken en önemli parametre, 120-140 C gibi yüksek sıcaklıklarda etilen glikol varlığında parçaların yaşlanmasıdır. Bu sebeple, soğutma sistemi uygulamalarında doğru malzeme seçimi en temel gerekliliktir. Otomotiv sektöründe kaput altı uygulamalarında poliamid esaslı mühendislik plastiklerin sahip olduğu yüksek ısı ve hidroliz dayanım özellikleri sayesinde yaygın bir

180

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

şekilde tercih edilmektedir. Bu malzemelerin özelliklerinin otomotiv şartnamelerindeki gereklilikleri sağlamak amacıyla özel formülasyonlar ile güçlendirme ve dayanım özelliklerini artırma ihtiyaçları doğmaktadır. Eurotec® , otomotiv sektörüne yönelik yüksek mekanik ve ısıl özelliklerine sahip teknik poliamid mühendislik plastiklerini geniş bir yelpazede sunmaktadır. PA66 30% cam elyaflı ürünleri sahip olduğu yüksek hidroliz dayanımı sayesinde radyatör uç tankı, soğutma boruları gibi uygulamalarda aktif bir şekilde kullanılmaktadır. Soğutma sistemi uygulamaları için yüksek sıcaklıklarda hidroliz direnci gerektiren OEM şartnamelerine uygun, yüksek performanslı malzemeler geliştirerek portföyünde ki ürünlerin özelliklerinin geliştirerek çalışmalarına devam etmektedir. eurotec®, ürünlerinin hidroliz performansını incelemek için ÖZELLIK

Almanya da birçok OEM için hidroliz dayanımı testleri yürüten bağımsız bir test kuruluşu ile ortak çalışmalar yapmaktadır. Dış test kuruşu tarafından Tecomid® NA40 GR30 BK005 HY QH, (PA66, 30% cam elyaflı, hidroliz stabilizeli, siyah) TL 52 682 standardına göre 135 C de 500 saat ve 1000 saatte 50% etilen glikol/50% su karışımı yaşlandırma testleri ile rakip ürünle birlikte test edilmiştir. TL 52 682 standarda göre hidroliz yaşlandırma sonucu 3 nokta eğme mukavemetinin 1000 saat yaşlandırma sonunda 25MPa ya da daha yüksek olması gerekir. Tecomid® NA40 GR30 BK005 HY QH sahip olduğu mükemmel ısı ve hidroliz dayanımı sayesinde zorlu test koşullarına karşı yüksek performans göstererek bu test kriterlerini karşılamıştır. Radyatör tankı, soğutma boruları gibi uygulamalarda güven ile kullanılabilmektedir. P

TECOMID NA40 GR30 BK0005

RAKIP ÜRÜN

HY QH 3 NOKTA EĞME MUKAVEMETI (MPA) (TEST ÖNCESI)

274,3

284,4

3 NOKTA EĞME MUKAVEMETI (MPA) (TEST ÖNCESI)

26

25


K Fair

Hall 16 / F65

Lima Extrusion’dan Plastik Extrüzyon Sistemleri

L

ima Extrusion, üretici firma “Lider Makina”nın küresel pazarlardaki ürün markası olarak faaliyet yürütüyor. Firma, plastik ekstrüzyon makinalari ile sistemlerinin üretiminde 30 yılı aşkın süredir çalışmalar yapıyor. Lima Extrusion, planlama ve proses mühendisliğinden ekstrüzyon sistemlerin kurulması, devreye alınması ve işletilmesine uzanan süreçte köklü bir marka olarak öne çıkıyor. Uygulamalar plastik profil, boru ve granül ekstruderleri veya komple ekstrüzyon hatlarını içeriyor. Tüm makinalar ile hatlar, müşterilerin talebi ve ihtiyacına göre özel olarak tasarlanıyor. Daima güvenilir ve hızlı yedek parça tedariği, teknik destek hizmeti ve yüksek performanslı ekstruderler ile enerji tasarruflu sistemler sunan firma, piyasa ve üretim koşullarının bir sonucu olarak daha yüksek performansa, daha uzun ömürlü dayanıklığa ve enerji tasarruflu sistemlere odaklanıyor. Lima Extrusion, şu ürün gruplarında optimal çözümler sunuyor. Ürün Grubu: 3 Paralel çift vidalı ekstruder 3 Konik çift vidalı ekstruder 3 Co-ekstruder 3 Kalibre masası 3 Caterpillar çekici 3 Kesici üniteler 3 Devirme sehpası 3 Yardımcı ekipmanlar Ekstrüzyon hatları, müşterilere çeşitli PVC profilleri üretme imkanı sağlıyor 3 Ana ve yardımcı pencere profilleri 3 Çift katmanlı pencere profilleri 3 Kapı sistemleri 3 Denizlikler 3 Duvar ve tavan lambrileri

3 Çekici üniteleri

3 Kablo kanalları 3 Panjur sistemleri 3 Çatı olukları 3 Sandviç paneller 3 Pervaz profilleri 3 Perde rayları 3 Siding sistemleri 3 Teknik profiller BORU EKSTRÜZYON: Lima Extrusion, çapları 16 mm ile 800 mm aralığında değişen plastik boruların üretimi için paralel çift vidalı ve tek vidalı ekstruderler ile ön hat ekipmanları sunuyor. Müşterinin gereksinimlerini karşılamak için verimli, güvenilir ve yüksek performanslı çözümler sağlıyor. Ürün Grubu 3 Paralel çift vidalı ekstruder 3 Tek vidalı ekstruder 3 Boru kafaları 3 Co-ekstruder 3 Vakum tankı 3 Soğutma tankı

3 Kesici üniteler 3 Yardımcı ekipmanlar Ekstrüzyon hatları, müşterilere çeşitli PVC, PE ve PP boruları üretme imkanı sağlıyor 3 Temiz su boruları 3 Atık su boruları 3 Sıhhi tesisat boruları 3 Sıcak su ve ısıtma boruları 3 Kablo boruları 3 Gaz boruları 3 Çok katmanlı borular 3 Alüminyum kompozit borular 3 Cam elyaf kompozit borular GRANÜL EKSTRÜZYON: Ürün Serisi: 3 Paralel çift vidalı ekstruder 3 Kafadan kesme ünitesi 3 Granül soğutma ünitesi 3 Yardımcı ekipmanlar Ekstrüzyon hatları, müşterilere şu ürünleri üretme imkanı sağlıyor: 3 Sert PVC granüller 3 Yumuşak PVC granüller

P

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

181


Koren Yönetim Kurulu Üyesi Turgay Koçer:

Fikirsel altyapı olmadan fiziksel üst yapı olmaz

K

oren’in kuruluş sürecini anlatır mısınız?

Faaliyetlerimizi Koçeler A.Ş. olarak Akaryakıt İstasyonları, Castrol Endüstriyel Bölge Distribütörlüğü ve Endüstriyel gaz dolum ve dağıtım şeklinde sürdürürken edinmiş olduğumuz Gemi armatörlüğü tecrübeleri bize gösterdi ki gerek satış kanallarına gerek operasyon süreçlerine gerekse de ürüne ve müşteriye, kendinizden bir şey katabildiğiniz kadar değerlisiniz ve büyüyebilirsin. Bu anlayışla sahip olduğumuz endüstriyel entelektüel birikim ve Pazar kanallarıyla mevcut potansiyelimizi daha verimli kullanmak adına ne yapılabilir sorusunun cevabını aramaya başladık. Bulunduğumuz coğrafyanın yoğun şekilde Polimer kullanıyor olması ve özellikle PoliPropilen hammadde de dünyada en çok Gaziantep de kullanımın olması gibi veriler yöneleceğimiz alanı bize işaret etti. Bu fikir ortaya çıktıktan sonra peki bu sektörde yeni ne yapılabilir, değişik ne söylenebilir, bunu söylerken spesifik yapıda olan ama çok yerde kullanılan, yükte hafif pahada ağır olan, fiyat rekabetine değil toplam maliyet yönetimine yönelik bir iş olması bizi, şu an yapıyor olduğumuz Polimer katkıları üretimine yöneltti. Tabii bulunduğumuz konuma veya yaptığımız işin bu noktasına kolay gelmedik. 2012 yılında başladığımız ne yapabiliriz? sorusu 2014 yılında cevap buldu. 2015 yılında ise başladığımız pilot üretimi, 2016 yılı başında realize ettik. Buradaki hareket noktamız hep fikirsel alt yapı olmadan, ‘fiziksel üst yapı olmaz’ şeklindeydi. O’nun için sağlam temeller attık. Faaliyet alanınızın yanında ürünlerinizden biraz bahseder misiniz?

182

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

Faaliyetlerimiz ve ürünlerimiz; Poliolefin reçinelerin (LLDPE, HDPE, PP, mLLDPE) Şişirme film (Blown film), Şişirme kalıplama (blow molding), Ekstrüzyon, BOPP, Filament, Boru, Rotasyonel Kalıplama, Tel kablo, Çuval ve Cast film uygulamalarında

nihai ürünün özelliklerini iyileştirmek, üretim verimliliğini arttırmak ve fayda maliyet açısından üretim maliyetlerini azaltmak üzere ortalama %1 ana reçineye ilave edilmek üzere granül formda dizayn edilmiş olup, 6 ürün serisi ve 24 ürün kalemi ile üretim


K Fair

Hall 7, level 2 /G03

faaliyetimize devam ediyoruz. Hangi pazarlarda daha etkin ve güçlüsünüz? Fikirsel altyapı olmadan fiziksel üstyapı olmaz düşüncesi ve sektörde herhangi bir model alacak bir firma olmaması ve de daha önemlisi sattığımız ürünün pazarda karşılılığı olmaması bize kuruluş aşamasında ve makineekipman yatırımı sonrasında uzunca bir tanıma, tanıtma ve anlatma sürecine neden olsa da nihayetinde bu süreç çok sağlıklı bir Saha, mutfak ve masa üçgeni kurgulamamıza ve teknik, bilgili ve birikimli ilerlememize vesile oldu. Bu bağlamda işin başlangıcı itibariyle bilinmeyenler çok olduğu için yaptığımız işin yerelde teknik ve ticari karşılığı görmek için saha faaliyetlerimize coğrafi olarak Ankara’nın doğusu şeklinde Bölgesel olarak başladık. Bugün için ise hamdolsun uzun ve yorucu olsa da gittiğimiz 5 müşterinin 4’ünden süreklilik şeklinde geri dönüşler alıyoruz. Ulusal bazda her yere hizmet verirken, yurt dışında 2 ülkede kanal oluşturduk. K fuarından beklentiniz nedir? K fuarı ile hedefimiz bölgesel oyuncu olmak adına uluslararası alanda daha fazla kanal oluşturup toplam satış hacmimiz içerisinde ihracat – yurt içi satış hacmini dengede tutacak bir yapı oluşturmaya çalışıyoruz. Orta vade içinde nihayetinde spesifik yapıda teknik yeterlilik gerektiren bir iş yapıyoruz ve dolayısıyla ürün kabulü müşteri için zaman alan bir

süreç halini alıyor. Yani bugünden yarına bir şey olmasını beklemiyoruz ama ileriye yönelik sağlıklı bir temel atma gayreti içindeyiz. Bilinirliğinizi ve sürekliliğini artırmaya yönelik ne tür çalışmalar yapıyorsunuz? Önümüzdeki döneme yönelik stratejiniz nedir? K fuarında bu stratejiye ne gibi katkı sağlamayı planlıyorsunuz? Ülke olarak her ne kadar plastik mamul hammaddesine konu olan nafta yani petrol ve doğalgaz ülkemizde olmasa da etrafımızı çevreleyen ülkelerde bu hammadde var. Ülke olarak ise bu hammaddelerden oluşan polimer grubunu işleyip plastik mamul halinde birim kg fiyatını ortalama 3 dolardan ihraç etmekteyiz. Bu konuda endüstriyel anlamda bizden çok geride olan Tayland bile ihraç birim fiyatta 4Us/ kg seviyesinde. Yani bir yandan ülke olarak dünyada en büyük 6. Mamul üreticisi olacağız bir yandan da bunu en az katma değer ile satacağız bu kabul edilebilir değil. Almanya gibi kimya konusunda ilerde olan ülkelere baktığınızda orada R&D Warehouse sistemini görürsünüz. Türkiye’de karşılığı olmayan bu kavramın anlamı ise Küçük ve Orta ölçekli işletmelerin ürettiği ürün birim başına Arge maliyetleri yüksek olacağı için müşterilerinden gelen ürün özelliklerinden yan talepleri R&D Warehouse şirketlerine yönlendirmektedir. Warehouse şirketleri de bu sorunlara kendi bünyelerinde olan R&D personelli çözüm oluşturarak hem müşterisi olan Küçük ve Orta ölçekli

işletmeye çözüm bulmakta hem de konu üzerinde Know how database’i oluşturmakta. Yani özetle Arge yapan tedarikçi sisteminde ülkemizde ciddi boşluk var ve genelde piyasadaki birçok oyuncu terzi işi özel ürünler üretmek yerine alışıla gelmiş standardize edilmiş ürün satışı üzerine yoğunlaşmış durumda. Koren olarak nasıl bir stratejiyle hareket ediyorsunuz? Koren olarak yeni şeyler söyleyip farklı şeyler yapıp, yapılamayanı yapacağız. Bunu yaparken de teknik bilgi ve mühendisliğe inanıyoruz. Bunu da plastik mamul üreticisi olan müşteri paydaşlarımız ile paylaşarak, kazan kazan politikası içinde katma değer sağlamayı planlıyoruz. Hedefimiz spesifik ürün satan firma olarak Türkiye’de alanında büyük oyuncu olmak ve diğer yandan müşteri portföyümüze yönelik iş ortaklığıyla hem katma değerli şekilde rekabet edebilmesini sağlamak ve paydaşlarımızla birlikte büyümektir. K fuarının uluslararası bir arena olduğunu düşünüyoruz ve orada iddialı olmak için söyleyecek bir sözü olanın yani ürünün bir hikayesi olanın yer aldığını düşünüyoruz .Bizim de bu konuda ifade edeceğimiz farklı hikayeler var mesela Hışır uygulamalarında ENP 60 ürünümüz ile ince mikronlu ürün çektiğinizde balon kopuşlarını minimize ederek darbe dayanımı 45 gr’dan 95 gr’ a(ASTM D 1709) çıkarılması veya EN 260 ürünü ile Raşel uygulamalarında UV katkısının dispersiyonu, ekstruder içerisinde bozunmasının önlenmesi gibi veya 3MFI ile zorlu çalışma şartlarına haiz olan rafya üreticilerine verdiğimiz Dynex 270 ürünü onlara 4,5MFI gibi çalışma konforu sağlayıp %10 daha fazla kalsit yüklemesi gibi bir takım avantajları gibi her ürün grubumuzun muadili olmayan veya rakibi bulunmayan hikayeleri var. Biz bu ürün hikayeleri ile sektördeki farklı yerimizi vurgulayıp, yeni iş ortakları bulma noktasında arayış içerisinde olacağız. P PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

183


K Fair

Hall 8a / F39

Özlider Plastik dünya devleriyle çalışıyor Özlider Plastik, 2020 yılında Mercedes Benz Türk A.Ş. tarafından Türkiye’de üretilecek ve tüm dünyaya satılacak olan yeni şehir içi otobüsünün kokpit bölgesi için de üretim tedarikçisi seçildi. Özlider Plastik ve Metal San. Tic. A.Ş’nin temelleri 1983 yılında Cevat Güleç tarafından atıldı. İstanbul’da 4, Bursa’da 2 fabrikası bulunan Özlider Plastik, Manisa ve Romanya’daki üretim faaliyetleriyle de değer yaratmaya devam ediyor. Sadece 200 metrekarelik alanda ve tek makinayla başladığı yola, sanayici olarak devam eden Cevat Güleç, ÖZLİDER A.Ş. ile toplam 70.000 metrekarelik kapalı alana sahip üretim tesisleriyle yıllık 20.000 ton plastik işleme kapasitesine sahip. ÖZLİDER A.Ş. 400 çalışanıyla sektörün lider firması olmakla beraber bölgesindeki ilk sanayi kuruluşu olarak da kalkınmaya ve üretmeye öncülük ediyor. Firma müşteri odaklı çalışma prensibinden asla ödün vermeden güncel teknoloji ile müşterilerine en hızlı çözümleri sunuyor. ‘İşimiz Plastiğe Şekil Vermek’ sloganına sahip firma, ürünün tasarım aşamasından başlayarak üretim aşamasına kadarki tüm süreçleri güncel kalite yönetim sistemleriyle takip ediyor. Plastik Ekstrüzyon, Levha,Plastik Enjeksiyon Şekilleme, Plastik Thermoform Şekilleme ve Poliüretan Şekilleme teknolojileriyle ÖZLİDER A.Ş. otomotiv, ambalaj, soğutma, reklam, medikal, savunma sanayi sektörleri ile birlikte ticari ve zirai araç sektörlerine de; Polistiren, ABS, Polipropilen, Polietilen ve Akrilik malzemeler ile çağın son Teknolojisi CNC kesim robotları ile üretim yaparak bu sektörlerin iş ve çözüm ortağı olmayı başardı. ÖZLİDER A.Ş. bünyesindeki deneyimli mühendis kadrosu ile modern ve son teknoloji kalıp işleme tezgahlarıyla sürdürdüğü Ar-Ge çalışmalarıyla da sektörünün vazgeçilmezleri arasında. Vizyon ve misyon olarak her daim yeniliğe açık, çağının gerektirdiklerini yerine getiren donanıma, tecrübeye 184

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

ve yönetim anlayışına sahip firma, iş hayatındaki 35 yılı aşmış tecrübesi ve oluşturduğu müşteri memnuniyetiyle yurt içi ve yurt dışı markanın çözüm ortağı konumunda. Özlider, bu alandaki başarısıyla ve sergilediği pozitif tutumuyla ‘Otomotiv Sektörünün Çözüm Ortağı’ unvanını taşıyor. ÖZLİDER A.Ş., gelecekte de müşteri memnuniyetinden ve kaliteden asla taviz vermeden müşterilerine ve iş ortaklarına kaliteli ürün ve kaliteli hizmet sunarak sektöründe lider olmaya devam edecek. 2014 yılında Özlider AŞ, otomotiv sektöründeki tecrübesine ticari araçların kokpit bölgesindeki Poliüretan Dashboard imalatını da ekleyerek, ticari araçların hem plastik hem de Poliüretan parçalarını üretmeye başladı. 2014 yılından itibaren başta Mercedes-Benz Türk A.Ş., DAIMLER AG, TEMSA, OTOKAR, KARSAN, ISUZU, Türk Traktör olmak üzere Alman Otomotiv Endüstrisi Birliği’nin standardı olan VDA (Verband Der Automobilindustrie) Kalite Standartlarında üretim yaparak ülkemizdeki ticari araç üreticilerinin önde gelen tedarikçileri arasına girmiştir.

Özlider A.Ş. 2018 yılında 4 yıl gibi kısa bir sürede Mercedes-Benz Türk’ün tedarikçi değerlendirme programında 100/86 puan alarak “A Sınıfı Tedarikçi” unvanını kazandı. Kalite standartlarını uluslararası platformlarda yakinen takip eden Özlider A.Ş., özellikle son yıllarda artan ticari araçlardaki yanma olayları sonrasında, Avrupa, Amerika ve Kanada araçları için geliştirilen ECE R-118.03 Regülasyonunu ürettiği mamüller için de geliştirerek müşterilerine bu alanda da çözümler sundu. Çalışmalarına ara vermeden devam eden Özlider A.Ş., yapmış olduğu Ar-Ge yatırımı, inovasyonları ve tasarım destekleri ile birlikte, 2020 yılında Mercedes Benz Türk A.Ş. tarafından Türkiye’de üretilecek ve tüm dünyaya satılacak olan yeni şehir içi otobüsünün kokpit bölgesi için de üretim tedarikçisi seçildi. P


K Fair

Aytek teknolojik ürünlerle

Hall 10/J02

avantaj sunuyor

P

ropanetech, soğutucu gaz olarak propan kullanılan, soğutucu gaz devridaimli bir su soğutucudur. NEDEN PROPANETECH? Sıradan su soğutucuların büyük bölümünde, ozon tabakasına zarar veren gazlar büyük miktarlarda kullanılır. Propan (R290) ise hidrokarbon soğutucular grubundandır ve ozon tabakasına zarar vermez. Çevreyle dost bir soğutucu olan R290’ın ilk kurulum ve satış sonrası hizmetlerde kullanımı dünyada yaygın kabul görmüştür. Aynı zamanda sistemde dolaşan soğutucu gaz miktarının düşük olması, soğutma verimliliği ve enerji tasarrufu sağlamaktadır. Propanetech, HCFC ve HFC soğutucularla karşılaştırıldığında daha az sistem basıncı düşüşü ve daha yüksek COP (performans katsayısı) ile dikkat çekiyor. Üstelik propanın ozon tüketme potansiyeli olan 0 ve küresel ısınma potansiyeli olan 3,

bugün yaygın kullanılan diğer soğutuculardan çok daha düşük. GÜVENLİKTE RAKİPSİZ Propanetech’te bulunan gaz sensörleri, soğutucu gaz sızıntısı meydana gelmesi durumunda propan yükünü sıvı dolu bir depoya basıp havalandırma fanı dışında soğutucu ünitenin tüm elektriğini kesmek üzere tasarlanmıştır. Propanetech’te ayrıca kompresörden cihaz kabinine sızabilecek gazların tehlike oluşturmaması için EU ATEX (Atmosphères Explosibles Directive) havalandırma fanı bulunmaktadır. Soğutucu elektrik kutusu, marş kapasitörü ve dişli kutusu ısıtıcısı, en az IP54 standardına uygun olacak şekilde üretilir. Motor sarım termistorları diğer elektrik parçalarından ayrıdır. Aşırı basınç tespit edilmesi durumunda, gaz atmosfere tahliye edilmek yerine soğutucu sistemin düşük basınç tarafına baypaslanır. Basınç buna

rağmen artmaya devam ediyorsa, gaz tahliye supabından atmosfere bırakılır. GELİŞMİŞ ÖZELLİKLER Tüm üniteler, açık havada kullanıma uygun polyester toz boya ile kaplanmıştır. Tüm elektrik tesisatı çekilmiş ve kullanıcının tesisatına bağlanmaya hazır halde tedarik edilir. Her makine teslimattan önce performans testinden geçirilir. • Yarı Hermetik Piston - Regülatör supap ile donatılmış ünitelerde kısmi yük verimliliğinin artması için kompresyon azaltılabilir • Fanlar - TEX proof, asenkron harici motor, IP 54 • Kondansatör - Mikro Kanallı Kondansatör Teknolojisi • Radyatör - Yüksek Verimli Boru ve Tüp tipi ya da Paslanmaz Çelik Levha tipi • Hidronik Mobülü - Pompa ve yalıtımlı genleşme deposu, tesisatı hazırKumanda - PLC dokunmatik ekran P PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

185


K Fair

Hall 11 / D25-01

Safi Rezistans yeni ürünlerini görücüye çıkardı CH 405 NAS modelinde havayı soğutmak için bulunan seperatörleri çift hale getirerek üretilen modelde, extra % 40 daha fazla soğutmayla, daha az enerjiyle, daha fazla ürün elde ediliyor.

S

afi Rezistans’ın ürettiği son ürün olan CH 405 NAS D ve CH 405 EAS D modelleri, alüminyum seperatörlü hava soğutmalı ürün olan CH 405 NAS modelinin bir üst versiyonlarından. CH 405 NAS modelinde havayı soğutmak için bulunan seperatörleri çift hale getirerek üretilen bu modellerde, extra % 40 daha fazla soğutma elde ederek, daha az enerjiyle, daha fazla ürün elde edilebiliyor. Ürünlerimiz kabinlerine göre 2’ye ayrılıyor, sekizgen kabin CH 405 EAS D ve yuvarlak modelimiz CH 405 NAS D olarak kodlandırılmıştır. CH 405 NAS Üç ayrı metalden üretilen bu seperatörlü rezistanslar önem arz ettikleri makinelerde kullanıma sunulmuştur. Kaliteli ve yüksek verimli ürün alabilmek için ısıtma ve soğutmada tam kontrol sağlanmalı. Bu da ısıtma yüzey

mükemmel soğutmakta ve yüksek verimin gerektirdiği sıkıştırmadan, sürtünmeden dolayı meydana gelen aktif ısıyı soğutarak minimuma indirip istenilen yoğunluğu elde ederiz. Bu sayede kaliteli ürün alırız ve makinemizin ömrünü arttırırız. P DIRENÇ TELI

alanına ne kadar ihtiyacımız var ise soğutma yüzey alanına da o kadar ihtiyacımız var demektir. Isıtmak için kovanın tamamını kapladığımız zaman rezistans bantları izole görevi yapar onun için sağlıklı soğutma yapamayız. Soğutma yapabilmesi için soğutma alanı ısıtma alanının iki katından fazla olması gerekir. Yeni tasarlanmış olan ürünlerimiz seperatör vasıtasıyla soğutma alanını iki katına çıkarmaktadır. Kullandığımız alüminyum, bakır ya da bronz seperatörlerle

80/20 KROM NIKEL UZUNLUK MIN 150 MM -MAX 600 MM Ø MIN 125 MM- MAX 300 MM ÇALIŞMA SICAKLIĞI MAX. 350 OC VOLT MAX 230/400 V WATT MAX 7 W/CM2 DIRENÇ YALITIMI 1200 OC STATIK PORSELEN HAVA KABINI 420 PASLANMAZ ÇELIK REZISTANS SIKMA BANDI 316 PASLANMAZ ÇELIK REZISTANS BAĞLANTI TERMINALI PASLANMAZ ÇELIK KONTAKLI

186

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151


K Fair

Hall 7 / A36

e Tanrıkulu Plastik geri dönüşümd

teknolojiye yatırımla

büyüyor

T

anrıkulu Plastik, 1989 yılında hurdacılardan topladığı cam atıklarını fabrikalara satarak geri dönüşüm faaliyetlerine başladı. Ardından plastik ve diğer atıkların geri dönüşümü için yatırım yapan Tanrıkulu Plastik; Kocaeli, İstanbul ve Sakarya’da pet levha, ambalaj ile plastik atık geri dönüşüm tesisleri kurdu. Sakarya Kocaeli ve İstanbul’daki tesislerinde pet levha, ambalaj ve plastik atıkları dönüştüren firma, ham madde haline getirilen atıkları iç piyasaya satmanın yanı sıra 4 kıtada, 21 ülkeye ihraç ediyor. Tanrıkulu Plastik, çevre bilincine sahip ve tükenebilir kaynakların günün birinde insan hayatına getireceği zorlukların da farkında. Sıfır atık vizyonu temelinde topladığı her çeşit plastiği yüksek teknolojisi ile işleyerek yeniden

TANRIKULU PLASTİK YKB İZZET TANRIKULU

kullanıma sunuyor. Başiskele Kocaeli lokasyonundaki üretim fabrikasına 25 milyonluk tesis yatırımı yaparak tam teşekküllü ayrıştırma ve üretim teknolojileri ile geri dönüşümden orijinal hammaddeye yakın kalitede ürünlere ulaşmayı hedefliyorlar. Firma, bu yatırımlarıyla, Türkiye’de olağanüstü bir geri dönüşüm teknolojisi geliştiriyor. Tanrıkulu Plastik. bu teknolojisini kullanarak elde ettiği HDPE, PP, LDPE türlerindeki granülleri hem yurt içinde hem de yurt dışında başlıca otomotiv sektörüne, boru, kasa, palet üreticilerine ve belli başlı inşaat sektörlerine tedarik sağlıyor. Tanrıkulu Plastik, geri dönüşüm sektöründe kendi alanında sadece Türkiye’de değil, dünyada da ilklerin arasına girmeyi hedefliyor ve bunun için gereken yatırımları yaparak büyüyor. P

Sakarya Kocaeli ve İstanbul’daki tesislerinde pet levha, ambalaj ve plastik atıkları dönüştüren firma, ham madde haline getirilen atıkları iç piyasaya satmanın yanı sıra 4 kıtada, 21 ülkeye ihraç ediyor.

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

187


K Fair

Hall 6/C10

ELASTRON KUZEY AMERİKA

T

OFİSİ AÇILIYOR

ermoplastik elastomer (TPE) geliştirme, üretim ve pazarlamada dünyanın sayılı şirketlerinden Elastron, Kuzey Amerika genel merkezinin ABD’nin Georgia eyaletindeki Gainesville kentinde açılacağını duyurdu. Elastron USA’de üretim bu yılın üçüncü çeyreğinde başlayacak.

TPE üretiminde 35 yılı aşkın deneyime sahip Elastron, üretimini dünyanın 55 ülkesine ihraç ediyor. Şirket merkezi İstanbul’da bulunan Elastron’un 2012 yılında başlayan Kuzey Amerika faaliyetlerinde, yerli üretim tesisi kurulmasını gerektirecek talep düzeyine ulaşıldı. Elastron Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Metin Mızraklı, konuyla ilgili olarak, yapılan pazar araştırmalarında ABD’deki müşterilerin daha iyi müşteri hizmeti veren, esneklik gösteren ve geliştirme programlarında müşterilerle işbirliğine açık bir tedarikçi aradıklarının görüldüğünü söyledi. “Global üretim kapasitemizi Kuzey Amerika pazarına da taşıyacak olmaktan ötürü büyük heyecan duyuyoruz” diyen Mızraklı, şöyle devam etti: “Müşterilerimize en kaliteli termoplastik elastomerleri benzersiz bir teknik destek ve müşteri hizmetiyle sunmaya kesin kararlıyız. “Georgia’nın iş dostu ortamı ve Türkiye’den yatırımcı çekmek için yaptığı çalışmalar sonucunda, Elaston yer arayışını Georgia üzerine yoğunlaştırmıştı. Elastron USA olarak uzun bir inceleme sürecinin ardından, Kuzey Amerika genel merkezimizin Gainesville’de kurulmasına karar verdik. Georgia Governor Nathan Deal ise şunları kaydetti: “Bir şirketin Kuzey Amerika’daki genel merkezi için Georgia’yı tercih etmesi bizim için gurur kaynağıdır. İş dostu ortamımız yıllardır yenilikçi şirketleri buraya çekmektedir. Elastron USA’in de Gainesville’e yerleşecek 188

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

olmasından ötürü çok mutluyum. Gerek bağlı olduğu Hall County, gerek tüm eyaletimiz bundan kazançlı çıkacaktır:” Gainesville’in Hall County bölgesi, 300’den fazla üretici firmayı barındıran ve işgücünün %33’ünün bu firmalarda istihdam edildiği bir üretim merkezi. Kentin bir cazibe merkezi olmasının altında, şirket yönetimi için gereken yetenekli üst yöneticilerin yanı sıra üretim tesisleri için gereken vasıflara sahip bir işgücü bulunması, yaşama ve iş kurma maliyetlerinin rekabetçi olması, Hall Ticaret Odası aracılığyla sağlanan eksiksiz bir endüstri destek programı ve Atlanta gibi global bir metropole 80 kilometre uzaklık gibi sebepler yatıyor. Hall Ticaret Odası Ekonomik Kalkınmadan Sorumlu Başkan Yardımcısı Tim Evans, GainesvilleHall County’nin mühendislik, üretim, satış ve servis alanlarında Kuzey Amerika’daki müşterilere hizmet verme kolaylığı bakımından Elastron USA genel merkezi için ideal yer olduğunu belirterek şöyle devam etti: “Bir aile şirketi olan Elastron, termoplastik sektöründe son derece müşteri odaklı olması ve mükemmel hizmet vermesiyle ün kazanmış bir kıurum. “Elastron USA’in, satış, servis, mühendislik ve üretim merkezleri olarak Gainesville-Hall County’yi tercih eden uluslararası kuruluşlar

arasında yer alacak olmasından ötürü çok mutluyuz.” Yeni tesiste üretilecek termoplastik elastomerler arasında vulkanizatlar (TPV), poliolefin (TPO), stirenbutadien-stiren (SBS) ve stiren etilen butilen stiren (SEBS) bulunuyor. Şirketin Kuzey Amerika merkezi, müşterilerin farklı ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik özel bileşim çözümleri hazırlamak üzere müşterilerle işbirliği geliştirilmesi üzerine çalışacak. Elastron USA, yeni merkezinden otomotiv, endüstri, inşaat, sağlık, tüketici ve elektrik gibi pek çok sektöre hizmet verecek. Yeni tesis ile Elastron USA Kuzey Amerika’daki müşterilerine yerli üretim sunabilecek, hizmet düzeyini arttıracak ve Kuzey Amerika’da faaliyet gösteren Avrupa ve Çin merkezli müşterilerine, bu pazarlardakine denk ürünler tedarik edebilecek. Yaklaşık 2700 metrekarelik tesiste üretim, teknik laboratuar, depo ve ofis bölümleri yer alıyor. Tesiste ticari üretin 2018’in üçüncü çeyreğinde başlayacak. Elastron USA’in önümüzdeki 2-3 yıl içinde 20 ila 25 kişiye iş sağlaması, sonraki üç ila beş yıl içinde de büyüyerek 60 ila 80 çalışana genişlemesi planlanıyor. İlk olarak 10 milyon dolar yatırım yapan şirket, talep artıp üretim kapasitesini genişletmek gerektikçe bu tutarın artacağını belirtiyor. P


K Fair

Hall 10/G15

Netplasmak makinelerini K Fuarı’nda sergiliyor

Netplasmak’ın ürettiği makinalar, son yıllarda hem Avrupalı geri dönüşüm firmalarından, hem de makina üreticilerinden talep görüyor.

A

tıkların uluslararası dolaşımına son zamanlarda getirilen kısıtlamalar nedeniyle yeni çözümler üretmek zorunda kalan Avrupalı geri dönüşüm firmalarının, Türk geri dönüşüm makina imalatçılarının ürünlerine ilgisi giderek artıyor. Atık ayrıştırma ve geri dönüşüm konusunda en

yeni teknolojiler ile üretim yapan Netplasmak’ın ürettiği makinalar, son yıllarda hem Avrupalı geri dönüşüm firmalarından, hem de makina üreticilerinden talep görüyor. Almanya, Fransa, Belçika, Danimarka ve İngiltere’ye son bir yıl içinde çok sayıda makina ihracatı gerçekleştiren Netplasmak,

Almanya’da düzenlenen K Fuarı’na katılarak, gerek Avrupa’dan gerekse dünyanın dört bir yanından gelen fuar ziyaretçilerine plastik geri dönüşüm alanındaki teknolojik çözümlerini sunuyor. Üstelik bu yıl daha fuar başlamadan, çok sayıda potansiyel müşteri ile standında görüşmek üzere randevulaştı. Netplasmak yetkilileri, bu gelişmeyi, K Fuarı’nın bu yıl Türk makina üreticilerinin Avrupa geri dönüşüm pazarına ihracatının kat kat artması için bir sıçrama tahtası olacağına dair çok önemli öncü göstergeler olarak değerlendiriyoruz. P

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

189


Tomra yeni ve teknolojik ürünleriyle

K-SHOW 2019’da

TOMRA Sorting Geri Dönüşüm, INNOSORT FLAKE gibi ayıklama makineleri ve Yapay Zeka inovasyonlarını da kapsayan çözümleri ile sirküler ekonomideki öncü konumunu Almanya’da sergileyecek

G

eçtiğimiz uzun yıllar boyunca toplumların sınırsız talebini karşılamak için kaynakların kayıtsız bir şekilde kullanılması, kaynakların kısıtlı hale gelmesi ve sınırlanmasına yol açıyor. Özellikle plastik kullanımı sorgulandığında odak noktasında yine plastik bulunuyor. Günümüzde, plastik ambalajların yaklaşık yüzde 40’ı atık depolama alanına gönderiliyor, yüzde 32’si çöp olarak doğada yok oluyor ve 8 milyon ton plastik okyanusa atılıyor. Bu da yılda 80 ila 120 milyar dolar değerinde malzeme kaybı anlamına geliyor. Kaynakların elde edilme, kullanılma ve yeniden değerlendirilme şekillerini tekrar düşünmek, artan sınırlı kaynak tehlikesini aşmak için büyük önem taşıyor. Kaynak devriminin lideri ve sirküler ekonomiyi şekillendirilmesinde güçlü bir pozisyona sahip olan TOMRA, doğrusal modellerden geri adım atılmasını ve sirküler ekonominin yeniden kullanım modelleriyle uyumlaştırılmasını öneriyor. Ürünlerin üretildiği ve tüketimden sonra atıldığı şu anda egemen olan lineer

190

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

ekonomiden farklı olarak sirküler ekonomi, yeni ürünlere dönüştürülmek üzere tedarik zincirine verimli bir şekilde geri getirilen malzemelerin geri kazanılmasını hedefliyor. Bir kez tüketildikten sonra ürünler, çöpe atılmaz ve depozito sistemleri, atık merkezinde toplama veya MRF ayıklama tesisleri tarafından sonraki geri dönüşüm işlemleri için çeşitli malzemelere ayrılarak toplanırlar. Bu konsept ile ürünlerin saf kalitesi korunuyor ve değeri en yüksek seviyeye çıkarılırken kaynaklar, döngü içinde tutuluyor. Böylece atık, tekrar değere dönüştürülüyor. Sirküler ekonomi, sektörde önemli bir gündem konusu olduğundan değişimi teşvik etmek için sistematik yaklaşımlar tartışılıyor. Geri dönüşüm oranlarının, pazarın yönlendirmelerinin ve daha sürdürülebilir ürünler talep eden tüketici alışkanlıklarının geliştirilmesini zorunlu kılan yeni mevzuatlar, teoriyi pratiğe dönüştürmede destekleyici oluyor. Altyapı sayesinde firenin engellenmesi ve depozito sistemi ile tasarım olarak yenilenen ürünlerin

üretimi, plastiklerin toplanmasını desteklemek için ek çözümler olarak görülüyor. Aslında bu durum, sağlıklı bir çevre ve sürdürülebilir, gelişen bir ekonomi için mücadele eden tüm paydaşlarla gerçekleştirilebilecek ideal çözümler ve süreçler oluyor. Bu dönüşümün gerçekleşmesinde önemli bir paydaş ve güç olan TOMRA, kaynak geri kazanımını optimize eden ve israfı en aza indiren gelişmiş toplama ve ayıklama sistemleri aracılığıyla sirküler ekonomiyi teşvik ediyor. AUTOSORT, AUTOSORT FLAKE ve INNOSORT FLAKE gibi sensör bazlı ayıklama çözümleri, plastik değer zincirindeki ayıklama ve yeniden işleme sürecini yönlendiren iyi bilinen çözümler olarak ön plana çıkıyor. TOMRA Geri Dönüşüm ve Madencilik Başkan Yardımcısı ve TOMRA Sirküler Ekonomi Başkanı Volker Rehrmann, konu ile ilgili olarak: “Kaynaklarımızı, verimsiz bir şekilde kullanmaya devam etmek gibi bir seçeneğimiz yok.


TOMRA olarak bu küresel sorunu ciddiye alıyoruz ve sürekli yeni ayıklama çözümleri geliştiriyoruz. Bu yılki K-Show’da, sirküler ekonomi ve TOMRA’nın ürünleriyle bu konudaki rolünü katılımcılar ile paylaşacağız” diye belirtti.

KÜÇÜK AYIKLAMA

K-Show’da sergilenecek INNOSORT FLAKE, geri dönüşüm süreçlerindeki gelişmelerin ve saflaştırmanın iyi bir örneğidir. Nisan 2019’da piyasaya sürülmesinden bu yana INNOSORT FLAKE, 2 ila 12 mm arasındaki plastik parçalarını eş zamanlı şekilde renklere ve polimer tiplerine göre ayırabilme özelliği ile plastik geri kazanım tesisleri için ideal ikili ayıklama çözümü oluyor. Böylece, büyük miktarda kirlilik uzaklaştırılabiliyor ve PET çapakların potansiyel kaybı önemli ölçüde azaltılabiliyor. Ultra yüksek çözünürlük ve özel sensör

konfigürasyonuna sahip bu hepsi bir arada çözüm, yüksek performans ile üstün sonuçlar sunuyor. Sağladığı hızlı yatırım dönüşü ve esnekliği ile ekonomik bir ayıklama çözümü oluyor.

AKILLI AYIKLAMA

En gelişmiş ayıklama makineleri üretmenin yanı sıra TOMRA, ayıklama süreçlerinde çığır açan yenilikler geliştirmeye odaklanıyor. Yüksek miktarda veri ve yapay zekanın güçlü bir şekilde toplanması ve yönetilmesi konusundaki mevcut olasılıklara dayanarak TOMRA, sensör tabanlı ayıklama için derin bir öğrenme yazılımı geliştirmeye devam ediyor. Makine öğrenimi ve yapay zekanın bir alt kümesi olarak derin öğrenme yazılımı, toplanan büyük miktardaki verilerden öğrenim sağlayarak insan gücü ve diğer makineler ile sağlanan ayıklamadan daha

üstün sonuçlar sunabiliyor. Derin öğrenme modelleri ve TOMRA’nın ayıklama çözümlerinin bir araya gelmesiyle, daha önce ayrılamayan malzemeler artık yüksek saflık seviyelerinde ayıklanabiliyor. Bu doğrultuda derin öğrenme, yeni atık akışları, tespit edilen fakat çıkartılamayan veya başka materyaller tarafından kaplanmış malzemeler gibi atık ayıklama alanında artan zorluklar konusunda umut verici bir yaklaşım olarak görülüyor. TOMRA için geri kazanım ve geri dönüşüm sürecinde günümüzün taleplerini karşılamak için kesintisiz olarak yenilik ve teknolojik gelişmeleri sağlamak öncelik oluyor. K-Show’da TOMRA ekibi, uluslararası ticari ziyaretçilerine ve karar vericilere sirküler ekonomi ve TOMRA makinelerinin geri dönüşüm sürecine katkısı hakkında bilgi vermek için hazır olacak. P

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

191


EuPC, Döngüsel Plastik İttifakı Bildirisi’ni İmzaladı

Döngüsel Plastik İttifakı, EuPC gibi plastik değer zincirinde yer alan pek çok kamu ve özel sektör paydaşını bir araya getiriyor.

D

öngüsel Plastik İttifakı, kuruluş bildirisini 20 Eylül 2019’da Brüksel’de sundu. Bildiri, ittifakın Avrupa’da plastik geri dönüşümünü arttırma vizyonunu ve AB’de 2025 itibariyle her yıl 10 milyon ton geri dönüştürülmüş plastiğin ürüne dönüştürülmesi hedefine yönelik kararlılığını ortaya koyuyor. Toplantıda EuPC Genel Müdürü Alexandre Dangis, bildiriyi Avrupa plastik dönüşümü sektörü adına imzaladı. Avrupa Komisyonu tarafından Avrupa Plastik Stratejisi kapsamında Avrupa’da geri

192

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

dönüştürülmüş plastik kullanımını gönüllü eylem yoluyla arttırmak için kurulan Döngüsel Plastik İttifakı, EuPC gibi plastik değer zincirinde yer alan pek çok kamu ve özel sektör paydaşını bir araya getiriyor. 100’ü aşkın imzacı, plastik değer zincirleri genelinde ve Avrupa’daki tüm ilgili kamu ve özel sektör oyuncularıyla işbirliği yaparak, plastik ürünlerin ve ambalajların işlevselliğini koruyup tüketicilerin güvenliği ve hijyeninden ödün vermeksizin bu hedefe ulaşmaya kararlılıklarını dile getirmiş oluyor. P


PLASTİK ŞİŞİRMEDE

SOĞUTMA PROBLEMLERİ aşırı ısınmadan kurtulmak için dahili soğuk hava uygulaması dünyada yeni uygulanmaya başlayan bir soğutma tekniği BLAST-AIR

Ş

işirme ile kalıplama yönteminde ürünler basınçlı hava ile şişirilmektedir. Isı, parçanın dış yüzeyinden kalıp yüzeyine aktarılır. Şişirilmiş parçanın iç yüzeyi, kalıp soğutma işlemi sırasında çok daha yüksek bir sıcaklıkta kalır. Dış ve iç yüzey sıcaklığı arasındaki büyük fark malzeme stresine neden olur. Malzeme stresi kötü bir ürün kalitesine neden olur ve ürün sızıntı, yük veya düşme testlerinde başarısız olabilir. Şişirme kalıpçıları, genellikle testleri geçirmek için duvar kalınlığını % 10’a kadar arttırmak zorunda kalırlar. Ağırlığın artırılması, daha yüksek malzeme maliyeti ve daha uzun çevrim süresi ile birleştirilir. Geleneksel su ile yapılan soğutma sistemi şişirme kalıbının tüm bölgelerinden homojen olarak ısıyı almakta yetersizdir. Kalıp içerisindeki su yolluklarının tasarımı genellikle yetersizdir. Su ile yapılan soğutmada kalıp yüzeyinde terleme olmaması için soğutma suyu sıcaklığı artırılmakta bu da çevrim süresini uzatmaktadır.

NEDEN BLAST-AIR Şişirme işlemi sonrasında parçanın içindeki aşırı ısınmadan kurtulmak için dahili soğuk hava uygulaması dünyada yeni uygulanmaya başlayan bir soğutma tekniğidir. Kalıplama işlemi sonrasında parçanın içindeki aşırı ısınmadan kurtulmak için -35oC kuru hava verilmesi ile ürün kalitesinin artırılması ve üretim süresinin kısaltılması hedeflenmektedir. Şişirme ile kalıplama prosesinde, soğutma süresi boyunca -35oC

soğutulmuş kuru hava verilmesi ile yüzeyden ısıyı geri çekilir ve üründeki soğutulmuş hava değişimi malzeme stresini azaltır. Sonuç olarak soğuma süresini önemli ölçüde azaltır. İstenilen iyileşmeyi sağlamak için üründeki hava dağılımı çok önemlidir. Üfleme pimleri ve üfleme iğneleri, daha kalın duvarlara ve kalıp tarafından çok iyi soğutulmayan bölgelere havayı yönlendirmek için münferit ürünler için özel olarak tasarlanabilir. Ürün içindeki türbülanslı hava akımı da çok önemli bir faktördür. Şişirme valfleri, işlem için en yüksek hava basıncıyla ürünü oluşturmak üzere tasarlanabilir.

Plastik şişirmede sıcaklık dağılımı

Özel üfleme pimi ile türbülans akışlı hızlı hava soğutma

ÇALIŞMA PRENSİBİ Sistemin çalışma prensibi olarak 2 kademeli mekanik soğutma sistemi kullanılır. Önce hava +5oC ye soğutularak nemden kısmi olarak arındırılır. Daha sonra hava, içi adsorbant ile doldurulmuş̧, silindirik iki adet kolon a girer. Kolonlardan birisi, gelen nemli havayı kurutur. Diğer kolon, içinden ters yönde geçirilen “rejenerasyon havası” yardımı ile içindeki neme doymuş̧

adsorbantın yeniden kurutulması için kullanılır. -50oC çiğlenme sıcaklığına ulaşan hava 2. Soğutma devresi yardımıyla -35oC hava sıcaklığına bir eşanjör yardımıyla soğutularak prosese verilir. Hava çıkışında özel olarak tasarlanan elektronik valf devresiyle çıkan hava 2 istasyonlu şişirme makinasına eşit olarak dağıtılabilir. Dağıtım halindeki havanın debisi ölçülür.

BLAST-AIR AVANTAJLARI • -35oC kuru hava ile hızlı soğutma • %20 üretimde artış • Yüksek ürün kalitesi • Yüksek mukavemet • Homojen duvar kalınlıkları • Daha az malzeme ile üretim

P

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

193


1.4 milyar dolarlık Ceyhan Polipropilen

Üretim Tesisi’nin imzaları atıldı Türkiye’ye petrokimyada stratejik güç katacak Ceyhan Petrokimya Endüstri Bölgesi’nde çalışmalar 2023 yılında tamamlanacak

C

eyhan Petrokimya Endüstri Bölgesi’nin ilk yatırımı yılda 450 bin ton Polipropilen Üretim Tesisi Teknoloji Lisansör ve Ortaklık Anlaşmaları imza töreni gerçekleştirildi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, 1,4 milyar dolarlık maliyetle 2023 yılında faaliyete geçirilecek tesisin petrokimya alanındaki cari açığın kapanmasında önemli bir endüstriyel yatırım olduğuna dikkat çekerek, “Yıllık 450 bin tonluk üretim kapasitesiyle petrokimya alanındaki dışa bağımlılığımızın azalmasında önemli bir rol oynayacak” şeklinde konuştu. Türkiye’yi petrokimyada global üretim merkezi olarak konumlandıracak, bölgenin stratejik konumunu güçlendirecek ve ihracatın geliştirilmesi açısından büyük önem taşıyacak ‘Ceyhan Petrokimya Endüstri Bölgesi’nde çalışmalar başladı. Ceyhan Petrokimya Endüstri Bölgesi’nin ilk yatırımı yılda 450 bin ton Polipropilen Üretim Tesisi Teknoloji Lisansör ve Ortaklık Anlaşmaları İmza Töreni; Rönesans Holding Başkanı Dr. Erman

194

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

Ilıcak ev sahipliğinde, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Cezayir Enerji Bakanı Mohamed Arkab’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez törende yaptığı konuşmada, “Yenilebilirenerjiden madenciliğe nükleerden yerli kömüre kadar Türkiye’nin enerji bağımsızlığını ilmek ilmek dokuyoruz. 2023 Türkiye’nin hikayesi enerji, ekonomik ve teknolojik bağımsızlıkla yazılacak. BU alanda gücümüz, kabiliyetimiz geleceğe yön verecek. ‘Bağımsız enerji, güçlü Türkiye’ diyerek çıktığımız bu yolda bütün ezberleri bozarak Türkiye’ye ayak bağı olacak meseleleri bir bir çözüme kavuşturmak için var gücümüzle çalışıyoruz” dedi. 1,4 milyar dolarlık maliyetle 2023 yılında faaliyete geçirilecek tesisin petrokimya alanındaki cari açığın kapanmasında önemli bir endüstriyel yatırım olduğuna dikkat çeken Bakan Dönmez, “Yıllık 450 bin tonluk üretim kapasitesiyle petrokimya alanındaki dışa bağımlılığımızın azalmasında önemli bir rol oynayacak” şeklinde konuştu.

Geçen yıl petrokimya, hammadde ve plastik ürünler sektöründeki dış ticaret açığının yaklaşık 13 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiğini hatırlatan Dönmez, bu dönemde en çok ithal edilen petrokimya ürünlerinin başında polipropilenin yer aldığını kaydetti. Türkiye’nin otomotiv başta olmak üzere, ambalaj ve etiketleme, tekstil, kırtasiye, laboratuvar ekipmanları, inşaat gibi sektörlerin ana hammaddesi olan polipropilen ihtiyacının yaklaşık yüzde 90’ının ithalat yoluyla karşılandığını vurgulayan Bakan Dönmez, yüzde 100 geri dönüştürülebilen bir ürün olması nedeniyle polipropilenin çevresel sürdürebilirlik hedefleriyle uyuşan önemli yatırım olacağını belirtti.

“TÜRKIYE’NIN POLIPROPILEN ITHALATININ 5’TE BIRINI ÜRETECEK”

Tesis devreye girdiği yıl itibariyle Türkiye’nin polipropilen ithalatının” 5’te biri üreterek cari açığın kapanmasına da 250 milyon dolarlık bir katkıda bulunacağını söyledi. Bakan Dönmez, tesis üretiminin büyük bir kısmının iç pazarda kullanılacağını, belli bir kısmının ise Avrupa’ya ihraç edileceği bilgisini vererek, tesis faaliyete geçtiğinde kurulacak yan sanayi ve diğer tesislerle bölgede nitelikli istihdam sağlanacağını kaydetti.

“HER TÜRLÜ IŞ BIRLIĞINE HAZIRIZ”

Dünyada son dönemde artan belirsizlik ortamına rağmen Türkiye’nin yatırımcılar için güvenli bir liman olmaya devam ettiğini belirten Dönmez, “Türkiye enerji piyasası sağlam ve dinamik ekonomik altyapımız ve güçlü


10 BIN KIŞIYE IŞ KAPISI Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Ceyhan Petrokimya Endüstri Bölgesi’ndeki yeni yatırım planlarını açıkladı...Polipropilen tesisinin, 2023 yılında üretime geçeceğini söyleyen Bakan, yaklaşık 10 bin kişinin istihdam edileceğini belirtti.

siyasi istikrarımız sayesinde yabancı yatırımcıların her zaman gözdesi oldu. Yatırımcı dostu ve öngörülebilir bir enerji piyasası ile her zaman serbest piyasa kuralları içerisinde işleyen güçlü ve güven veren bir alt yapı inşa ettik. İnanıyorum ki yatırımlarımızın bu güveni Türkiye enerji piyasasına girmek veya operasyonel ağlarını genişletmek isteyen diğer yatırımcılar için de önemli bir referans kaynağı olacak. Türkiye’de büyümek, Türkiye’den dünyaya açılmak isteyen bütün firmalara açığız. Her türlü iş birliğine hazırız. Özellikle petrokimya ve rafineri sektöründe Türkiye yatırımcılara gerek iç Pazar büyüklüğü gerekse uygun rekabet uygunluğu gelişmiş ulaşım ağı, kalifiye işgücü, hammaddeye kolay erişim imkanı gibi pek çok avantajlı cazip fırsatlar sunuyor” dedi.

“BIR YILLIK RAFINERI ÜRETIMI 32,7 MILYON TON”

Bu yılın Temmuz ayı itibarıyla son bir yıllık rafineri üretiminin toplam 32,7 milyon tona ulaştığını kaydeden Bakan Dönmez, “Böylece 2,7 milyar dolar katma değer üreterek bu kaynağın ülkemizde kalmasını sağlamış olduk” dedi.

ILICAK: “TÜRKIYE’NIN BIR YILLIK CARI AÇIĞINI 250 MILYON DOLAR AZALTACAK”

Törende konuşan Rönesans Holding Başkanı Dr. Erman Ilıcak, Rönesans’ın

uluslararası müteahhitlik projelerinin yanı sıra petrokimya alanında global bir üretici olmaya hazırlandıklarını ve süreçte Türkiye ekonomisinin en fazla dış ticaret açığı verdiği alanlardan birine odaklandıklarını açıkladı. Ilıcak, yaptığı konuşmada, “Türkiye’ye katma değerli üretim sağlayacak bir projeye başlıyoruz. Son 10 yıldır ulusal ve uluslararası birçok enerji ve petrokimya şirketi için önemli endüstri tesisleri inşa ettik. Yıllar içinde bu alanda kazandığımız bilgi ve tecrübe birikimini, ülkemizin en büyük dış ticaret açığı verdiği alanların başında gelen petrokimya sektörüne yapacağımız yatırımda kullanacağız” dedi. Dr. Erman Ilıcak, yüksek polipropilen ithalatı ve artan tüketim talebi nedeniyle Rönesans Holding’in hedefini, Türkiye’nin petrokimya alanındaki dışa bağımlılığını en aza indirmek ve ihracata odaklanmak olarak belirlediklerini ifade etti ve ekledi: “Ceyhan Polipropilen Üretim Tesisi, Türkiye’nin polipropilen ithalatının beşte birini ikame edecek ve cari açığa 250 milyon dolar pozitif katkı sağlayacak.” Ilıcak konuşmasını şu sözlerle noktaladı: “Aynı zamanda işletmesini üstlendiğimiz Ceyhan Petrokimya Endüstri Bölgesi’nde 1,4 milyar dolar yatırımla hayata geçireceğimiz projemizi bir başlangıç olarak görüyoruz. Alanında dünya lideri ortaklarımızla birlikte bölgenin ilk yatırımcısı olmakla kalmayacağız. Avrupa’nın en büyük ve dünyanın

üçüncü büyük endüstriyel bölgesinin işletmecisi olan Hollandalı Port of Rotterdam ile önümüzdeki 10 yıl içerisinde bölgeye yaklaşık 15 milyar dolarlık yerli ve yabancı yatırım çekmek için çalışacağız. Rönesans olarak biz de bölgedeki petrokimya ve endüstri yatırımlarımızı sürdüreceğiz.”

450 BIN TON KAPASITELI TESIS 2023 YILININ SONUNDA TAMAMLANACAK

Türkiye halihazırda petrokimya hammaddesi ve plastik ürünler alanında yılda 13 milyar dolarlık dış ticaret açığı veriyor. Bu rakam ülkemizin cari açığının yüzde 20’sinden fazlasına denk geliyor. Petrokimya ithalatında polipropilen önemli bir paya sahip. Sonatrach ve GS E&C ile ortaklaşa inşa edilecek olan Polipropilen Üretim Tesisi’nin, Türkiye’nin polipropilen ithalatının beşte birini tek başına karşılaması bekleniyor. Polipropilen alanında halen Türkiye’nin toplam üretiminin 3 katını tek başına gerçekleştirecek olan 450 bin ton kapasiteli tesisin inşaatının 2023 yılının sonunda tamamlanması hedefleniyor. 1,4 milyar dolarlık projenin ortakları arasında Cezayirli Sonatrach ve Güney Koreli GS E&C bulunuyor. Türkiye’nin cari açığını 250 milyon dolar azaltması beklenen projenin teknoloji altyapısının lisansörleri ise ABD kökenli UOP Honeywell ve Hollanda kökenli LyondellBasell olacak. P

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

195


e-ticarette Naksan Plastik’e

sektörün öncüsü ödülü

Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri tarafından ödüle layık görülen Naksan Plastik, e-ticarette de sektörünün öncüsü oldu

G

erçekleştirdiği ihracat, istihdam ve ülke ekonomisine sağladığı katma değer ile Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri (GAİB) tarafından ödüle layık görülen Naksan Plastik A.Ş. e-ticarette de sektörünün öncüsü olmaya devam ediyor.

NAKSANMARKET İLE E-TİCARET SATIŞLARIMIZ BAŞLAMIŞTIR Naksan Plastik Genel Koordinatörü Enis Sarılarlı, plastik ve ambalaj sektörünün lideri konumunda olan Naksan Plastik’in e-ticaret platformunu yayına aldığını müjdeleyerek, www.naksanmarket. com ziyaretçilerinin, 7/24 ambalaj ürünlerini inceleyebileceklerini ve birkaç tık ile sipariş verebileceklerini ifade etti.

DİJİTAL DÖNÜŞÜME PROFESYONEL YAKLAŞIM E-ticaret sitesiyle dijital dönüşüm sürecine önemli bir yatırım yaptıklarını belirten Sarılarlı, “Naksan Plastik olarak trendleri yakından izliyor, uzun vadeli stratejik planlarla hareket ediyoruz. Tüm dünyada

196

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

dijitalleşmenin getirdiği değişime tanık olduğumuz bu dönemde, dijital dönüşüm kaçınılmaz bir süreç. Biz de e-ticaret platformumuzla önemli bir adım attık. Türkiye’de ilklerden biri olan sitemiz ile sektörümüze örnek olacak bir projeyi hayata geçirmenin mutluluğunu yaşıyoruz” diye bilgi verdi.

NAKCOMPOST İLE ÜLKE İHRACATINA KATKI SAĞLAYACAĞIZ Yurtiçi ve yurtdışı pazarlardaki tüm müşterilere yenilikçi ambalaj çözümleri sunduklarına da dikkat çeken Sarılarlı, açıklamasına şöyle devam etti: “Bilindiği gibi ambalaj sektörü gün geçtikçe hızlı bir şekilde büyümektedir. Biz de plastik ve ambalaj sektörünün lider firmalarından birisiyiz. Ülkemizin özellikle ihracat hedeflerine ulaşmasına katkı verirken global pazarlarda daha rekabetçi olabilmek için katma değerli ürün geliştirmeye çaba gösteriyoruz. Bu nedenle katma değeri yüksek olan biyokompost ambalaj üretimlerine de başladık. Yurtdışından biyokompost ambalaja talep çok fazla olduğundan “Nakcompost” isimli markamızı çıkardık. Yeni markamız ile çalışmalarımızı sürdürüp ülke ekonomisine katkı sağlamaya devam edeceğiz” P


Mazhar Zorlu öğrencilerinin Portekiz deneyimi Mazhar Zorlu Meslek Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri, Avrupa Birliği geri dönüşüm uygulamalarını Portekiz’de deneyimledi

İ

zmir’in Bornova ilçesinde bulunan Mazhar Zorlu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri “Avrupa’da Plastik Geri Dönüşüm ve Analiz Uygulamaları” konulu Erasmus+ projesini başarıyla tamamladı. İzmir’in Bornova ilçesinde bulunan Mazhar Zorlu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri “Avrupa’da Plastik Geri Dönüşüm ve Analiz Uygulamaları” konulu Erasmus+ projesini başarıyla tamamladı. Türk Ulusal Ajansı tarafından desteklenen “Avrupa’da Plastik Geri Dönüşüm ve Analiz Uygulamaları” projesi ile 2018 ve 2019 yılları içerisinde iki yurtdışı staj faaliyetini tamamlayan Plastik

Teknolojileri Bölümü öğrencileri Polonya’da bulunan Aviva Poland Mesleki Eğitim Merkezindeki staj tecrübesinin ardından Portekiz’de ambalaj filmleri üreticisi Plasrio firmasında Termal Analiz Uygulamaları alanında tamamladı. Gerçekleştirilen uluslararası staj hareketlilikleri sayesinde öğrencilerin plastik malzemelerin işlenmesinden geri dönüşüme kadar pek çok aşamayı deneyimleyerek öğrenme imkanı bulduklarını paylaşan proje

katılımcılarından Tekin Balkız, projenin Bornova Mazhar Zorlu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi çerçevesinde öğrenci temelli atılan önemli bir girişim olduğunu kaydetti. Balkız, “Başarıyla tamamlanan staj hareketliklerinin klasik eğitim müfredatının dışında mesleki eğitimde kaliteyi iyileştirmeye, öğrencilerimizin istihdam odaklı yetiştirilmesine, kurum kapasitesinin artırılmasına da katkı sağladı” açıklamasında bulundu. P

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

197


PAGEV okulları nitelikli

ara eleman yetiştiriyor

İş tabanlı eğitim veren PAGEV Okulları, nitelikli eleman ihtiyacı giderek artan sektörün bu sorununa çözüm bulmak amacıyla eğitim misyonu çerçevesinde çalışmalarını sürdürüyor

D

ünyanın 6., Avrupa’nın ikinci büyük plastik üreticisi konumunda bulunan Türkiye plastik sektöründe 14 binden fazla firma 250 binden fazla kişiyi istihdam ediyor. Büyüme ve ihracat potansiyeli ile eleman ihtiyacı her geçen gün artan sektörde mesleki ve teknik liselerin önemi giderek artıyor. Türk Plastik Sanayicileri Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı (PAGEV), nitelikli eleman ihtiyacı giderek artan sektörün bu sorununa çözüm bulmak amacıyla eğitim misyonu çerçevesinde çalışmalarını sürdürüyor. PAGEV, sektörü ileri taşıyacak çalışmalar kapsamında eğitime ayrı bir önem veriyor. Çok uzun yıllardır sektörün yetişmiş işgücü sorunu üzerine düşünen ve bu amaçla projeler yürüten PAGEV, eğitim hayatına kazandırdığı okullarla da fark yaratıyor. Bugün plastik sektörünün yaklaşık 25 bin yetişmiş elemana ihtiyacı bulunuyor. PAGEV

198

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

bu ihtiyacın giderilmesi adına PAGEV Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ni Gebze’de, PAGEV Plastik Teknolojisi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ni Küçükçekmece’de açtı.

PAGEV EĞITIME TÜRKIYE’NIN ILK PLASTIK MÜKEMMELIYET MERKEZI ILE DESTEK VERIYOR

Okulların bilim yuvası olması gerekliliği ile hareket eden PAGEV öncülüğünde Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’mızın himayesinde yapılacak PAGEV Plastik Mükemmeliyet Merkezi’nin temeli Mart ayında atıldı. Küçükçekmece PAGEV Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi yerleşkesinde yer alan merkez, toplamda 30 bin metrekare kapalı alana sahip olacak. 70 milyon liralık yatırım bedeline sahip PAGEV Plastik Mükemmeliyet Merkezi üç etaptan oluşacak. İlk etabın 2021 yılı içinde tamamlanarak plastik sanayinde faaliyet gösteren firmalara hizmet vermeye başlaması hedefleniyor.

PAGEV Plastik Mükemmeliyet Merkezi, plastik sektörünün yanı sıra ürün, hammadde ve makine ekipman sektörlerine de araştırma, sertifikasyon, test ve laboratuvar hizmetleri verecek. En yeni teknolojiye sahip ürünlerin üretimi için sanayi kuruluşları, üniversiteler, araştırma kurumları, mesleki birlikler ve sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği yapacak. Ayrıca mesleki ve teknik eğitim ile danışmanlık hizmetleri sağlayacak. PAGEV Mükemmeliyet Merkezi ayrıca ihraç edilen ürünlere ilişkin bir kontrol mekanizması oluşturarak Türkiye’de üretilen plastik ürünlerin uluslararası pazarlardaki güvenirliğinin ve itibarının korunmasına katkı sağlayacak. İthal edilen plastik ürünlerin, kesin ithalatı yapılmadan laboratuvarlarda teknik uygunluğunun belirlenmesi ile ülkemize kalitesiz ve standart dışı ürün girişinin de önüne geçilecek. Plastik sektöründe faaliyet gösteren firmaların yüzde 95’ini


ziyaret edip , yapabileceklerimizi anlamaya çalışıyoruz. Mesleki Eğitim konusunda PAGEV’in yanındayız.”

GAYRETI ÖVMEDE TASARRUF, ÇEKINCE OLMAZ

KOBİ’ler oluşturuyor. Bu firmalar çok ve kaliteli ürün üretiyorlar ancak bu ürünlerin katma değeri düşük olduğu için ucuza satıyorlar ve kâr edemiyorlar. Firmaların test ya da Ar-Ge yapacak imkânı olmadığı gibi danışmanlık ve eğitim alacak maddi kaynağı da yok. PAGEV Plastik Mükemmeliyet Merkezi, KOBİ’lerin Ar-Ge, inovasyon, danışmanlık ve eğitim gibi ihtiyaçlarını karşılayarak firmalara katma değerli üretim noktasında önemli katkı sağlayacak. Türkiye’nin dört bir yanındaki sanayicilerin katma değerli üretim ihtiyaçlarını ekonomik şartlarda ve çok vakitlerini almadan tek bir merkezden giderecek.

PAGEV BAŞKANI YAVUZ EROĞLU – 2019-2020 EĞITIM ÖĞRETIM YILININ AÇILIŞ TÖRENI’NDEYDI Küçükçekmece PAGEV Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde düzenlenen 2019-2020 Eğitim Öğretim Yılı Açılış Töreni’nde konuşan PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu şunları söyledi: “Sektörün geleceği için insan kaynağına yatırım yapıyoruz. Siz sevgili öğrencilerimizin kendini geleceği hazırlaması için önündeki engelleri kaldıracak, onlara koçluk edecek bir modelde destek olmaya çalışıyoruz. Yeni eğitim öğretim yılını en az siz öğrencilerimiz kadar coşkuyla karşılıyoruz. Müdürümüze, öğretmenlerimize, öğrencilerimize ve hizmetlilerimize başarılı bir yıl diliyorum. PAGEV olarak her zaman, geleceğe

giden yolda öğrencilerimizin önlerini açmaya devam edeceğiz. Davetimi kırmayıp açılışa katılan firma temsilcilerimize ve ISO 35. Komite Üyesi Sayın Celal Altan’a teşekkür ediyorum. PAGEV meslek liselerimizde hummalı bir çalışmayla son hazırlıklar yapıldı. Okullarımızın tüm boya, bakım, tefrişat, temizlik, kalorifer sistemi, inşa işleri gibi kalemlerini karşılayarak yeni öğretim yılında çocuklarımızın sağlıklı bir ortamda öğrenim görmesi için tüm çalışmaları tamamladık. Projeyi yöneten eğitimden sorumlu çalışkan Yönetim Kurulu Üyemiz Eren Ünlü’ye çok teşekkür ediyorum.” Okul Müdür Vekili Ömer Hançer yaptığı konuşmada şunları söyledi: “ PAGEV’e okulumuza verdiği destek ve yakın ilgi için teşekkür ediyoruz. Bizler PAGEV’in ve sektörün bizden beklentilerinin bilincinde sektörün geleceğine katkı verecek gençler yetiştirmeye çalışıyoruz. PAGEV Eğitimden sorumlu Yönetim Kurulu üyesi Eren Ünlü, öğretmenlerimiz, öğrencilerimizle bütünleşmiş durumda. Elbirliğiyle öğrencilerimiz için çaba gösteriyoruz. Mesleğini seven ve yetkinlikleri yüksek genç teknisyenler yetiştireceğiz.” ISO 35. Komite Üyesi Celal Altan yaptığı konuşamada şunları söyledi” Öncelikle beni açılışa davet eden Başkanımız Yavuz EROĞLU’na teşekkür ediyorum. ISO olarak PAGEV okulumuza bizde destek vermeyi sektör adına bir borç görüyoruz. Okulumuzu

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Bakan Yardımcısı Mahmut Özer ve ekibinin Türkiye için büyük bir şans olduğunu söyleyen Yavuz Eroğlu; “Biz eğitim noktasında yaptıkları dönüşüme ve gayretlerine yakından şahidiz. PAGEV’in okullarına ve mükemmeliyet merkezine desteği yanında sektörümüzün konularını dinleyen, anlayan ve çözüm üreten yaklaşımları bizler için çok anlamlı. PAGEV Plastik Meslek Liselerimizdeki öğrencilerimizin sektöre hazırlanması için Milli Eğitim Bakanlığı ile yakın çalışmaya bundan sonra da devam edeceğiz. Bu çerçevede İstanbul Milli Eğitim Müdürümüz Sayın Levent Yazıcı ve Müdür Yardımcımız Sayın Serkan Gür’ü okul açılmadan önce birçok kez ziyaret ettik. Mesleki eğitimi sanayiciyle geliştirme noktasında son derece istekli oldukları aşikâr” diyerek konuşmasına devam etti. Öğrencilere tavsiyelerde bulunan PAGEV Başkanı, “Hayallerinizi kendinize hedef olarak belirlerseniz varacağınız noktayı hayal bile edemezsiniz. Başarısız olan bir girişim insanın yaptığı işi doğru değerlendirmesine engel olur. Başarısızlığa uğramış bir girişimi işte tam bu yüzden yüceltmek daha doğru bir anlayıştır. Hayalleriniz için cesaretle mücadele etmek esas amacınız olmalıdır. Başarı, başarısızlık yolculuktaki iniş çıkışlardır ama sonuç değildir” dedi. PAGEV MTAL öğretmenleri, açılış töreninde PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu’na çiçek takdim etti. Bu davranış karşısında duygulanan Eroğlu, “Öğretmenlerimiz en değerli kaynağımız. Onlar olmadan yaptığımız eğitim yatırımları demir ve betondan başka bir şey değil. Çok ince düşünerek bana hediye ettikleri bu çiçeği gerçek sahiplerine, öğretmenlerimize veriyorum” diyerek konuşmasını sonlandırdı. P PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

199


PLASTIKLER VE TÜM ATIKLAR IÇIN ÇÖZÜM PLAZMA GAZLAŞTIRMA MI? MAKALE KONUK YAZAR MIKE FERRARI

200

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

Bir vaka analizi: ABD, Çin’in atık ithalini yasaklamasından nasıl etkilendi? Zaman, sürdürülebilirliği sağlamak için hedefleri zorlama zamanı. Çin hükümetinin Ocak 2018’de yürürlüğe giren “Milli Kılıç” kod adlı kararıyla ABD’den her türlü geri dönüşüm malzemesinin ithaline yasak koyması, geri dönüşüm ve her türlü Evsel Katı Atık (EKA) için mevcut süreçlerimizin verimsizliğini ve açıklarını ortaya çıkardı. Bugün geldiğimiz noktada belediyeler, geri dönüşüm için toplanmış malzemeleri nereye koyacağını bilemiyor. Bazıları geri dönüşüm programlarına son verdi ve evlerden topladıkları atıkları katı atık sahalarına gönderiyor. Sorun plastiklerle sınırlı da değil; “Toplanan onca EKA ne olacak?” şeklinde sorulabilir. Atık yönetimine yeni ve önemli ölçüde geliştirilmiş bir yaklaşım getirmek için nereden geldiğimizi bilmemiz, önümüzdeki önemli sorunları tespit etmemiz ve daha iyi bir geleceğe giden yolu açmamız gerekmekte. Geçmiş Bir belediye tarafından işletilen ilk düzenli katı atık depolama sahası, California’nın Fresno kentinde 1937’de açıldı. Kazma,

sıkıştırma ve atıkların üzerini toprakla örtme gibi yöntemler sayesinde zamanının en yenilikçi çözümü olarak görülüyordu. Arazinin bol ve ucuz olması nedeniyle o tarihten bu yana ABD’de giderek yaygınlaşan belediye katı atık depolama sahalarından 10,000 kadarı maksimum kapasitesine ulaşmışken, Çevre Koruma Dairesi’ne (EPA) göre faal durumda olan 3091 katı atık depolama sahası kaldı. Her kasabanın kendi çöplüğünün olduğu günler artık geçmişte. Yine EPA’ya göre önümüzdeki beş yıl içinde yedi eyaletin katı atık depolama sahası kalmamış olacak. Fresh Kills depolama sahasını kapatan New York belediyesi, çöplerini Ohio, Pennsylvania, Batı Virginia ve diğer yerlere gönderiyor. Özellikle zorlanmakta olan büyük şehir merkezleri çöplerini gitgide daha uzağa götürüp depolarken, maliyetler ve karbon ayak izi artıyor. Bugün Çöpleri ucuz arazilere götürüp yığmak çevre açısından sağlıklı bir uygulama değil. Bu sahalarda sızıntı meydana gelmesi nedeniyle yeraltı sularının ve toprağın kirlenmesi, sera gazlarının salınması söz konusu.


Faal sahalardaki düzenlemeler artık çöp gazının takibini ve toplamaişleme sistemlerine yatırım yapılmasını gerektirmekte. Kapatılan depolama sahaları, EKA’nın çökmeye devam etmesi nedeniyle 30 yıla kadar ek bakım isteyebiliyor. Toprak doğanın ekosisteminde önemli bir parça ve çöpleri içine alıp sindirmesi toprağın işlevlerinden biri değil. Bugün yürürlükte olan EKA tedarik zinciri, bazı düzenlemeler ve teknolojik gelişmeler dışında 1937 yılında oluşturulanla temelde aynı. Bir kamyon yol kenarından çöpleri alıyor, belediyenizin geri dönüşüm programı hala işliyorsa ikinci bir kamyon geri dönüşümleri topluyor, belki üçüncü bir kamyonla da bahçe atıkları toplanıyor. Bu üç kamyon transfer merkezine gidiyor, burada ayrılıp düzenlenen atıklar uzun yol kamyonlarına yükleniyor. Uzun yol kamyonları ise EKA’ları depolama sahası, geri dönüşüm merkezi veya kompost tesisi gibi yerlere götürüyor. Toplanan atıklara başka malzemelerin karıştığı tespit edilirse, bu atıkların tekrar taşınıp bir depolama sahasına bırakılması gerekiyor. ABD’de günümüzde işlemekte olan EKA sistemi bu şekilde. Plastik sorunları Bugün plastikler bir sorun olarak manşetlerden inmiyor. Plastiğin geri dönüşüm tesislerinin boyunu aşıp denizlere taştığını okuyoruz ve gezegenimizi plastikten kurtarmayı görev biliyoruz. National Geographic sizi plastiksiz bir dünyaya katılmaya çağırıyor ve “Tercihinizi yapın” diyor; “plastik mi, dünyamız mı?” Mağazalar naylon poşetleri, plastik pipetleri kaldırıyor. Bazı

belediyeler, tek kullanımlık plastiklere açılan savaş kapsamında plastik su şişelerini yasaklıyor. Plastiğe karşı meydan muharebesi veriyor gibiyiz. Öte yandan plastik geri dönüşümünü arttırmak için benimsenen bazı yollar da var: • Plastiklerin geri dönüştürülebilir olmasını sağlayacak yeni kimyasal bileşikler icat etmek; • Plastikten yapılmış ambalaj ve ürünleri tekrar kullanmak; • Gereken performansı sağlayacak yeni biyobozunur plastikler geliştirmek. Bu yaklaşımlar, tüketicilerin çöpleri doğru ayıracağını, bugünkünden de fazla, belki dört-beş atık dizisini birden yöneteceğini varsaydığı için tüketicinin eğitimini şart koşuyor. Esasen %100 geri dönüştürülebilen bir malzeme olan camın %67’sinin geri dönüştürülmeyerek çöpe gittiğini göz önünde bulundurmak da gerekiyor. Kağıt ve mukavva da geri dönüştürülebilir ancak bu malzemelerin fiyatları tarihteki en düşük seviyesinde olduğundan, atık kağıt ve mukavvanın sadece %65’i geri dönüştürülüyor. Bunun için geliştirilen tekrar kullan-azalt-geri dönüştür (reduce, reuse, recycle) mantrası bir süredir hayatımızda var ve bizi bugün olduğumuz noktaya getirdi. Sürdürülebilirliğe daha kapsamlı bir çözüm geliştirmemiz lazım. Gelecek: Bütüncül bir çözüm Plastiğin ötesine geçerek tüm EKA’ları kapsayacak bütüncül bir yaklaşım benimsemek bizi farklı çözümlere götürebilir. PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

201


MAKALE KONUK YAZAR MIKE FERRARI

202

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

Tekrar kullan-azalt-geri dönüştür yaklaşımı zaten kullanıldı ve tüketicilerden daha da fazlasını beklemek ancak küçük çaplı artışlar sağlayabilecek. ABD’nin çöp yönetimi için yeni bir oyun planı geliştirmesi şart. Hedefimizi plastiği geri dönüştürmekten öteye koymak zorundayız. EPA’ya göre plastikler EKA’nın sadece %16’sını oluşturuyor. Başka bir deyişle, plastik geri dönüşümünü arttıracak tüm çalışmaların finansal açıdan elverişli olup sonuç vermesi halinde bile, atıkların %84’ü depolama sahasına gönderilmeye devam edecek. Atık yönetimi altyapısı, yıkıcı bir müdahaleye hazır. The waste management infrastructure is ripe for a disruption. Bilime dayalı bir çözüm: Florida Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Bruce Welt, çeşitli yaklaşımları değerlendirdikten sonra plazma gazlaştırmanın en etkili teknoloji olduğu sonucuna vardı. Welt, EKA altyapısını dönüştürmek için bir endüstri konsorsiyumu ve Florida Üniversitesi Yüksek Geri Dönüşüm Merkezi kurulmasına yönelik çalışıyor. Plazma gazlaştırma, atık bertaraf sektörümüzün önündeki zorlu sorunları çözmek için bir fırsat ve tüm atıklar için başarısı kanıtlanmış bir çözüm. 2000’lerin başından beri dünyanın çeşitli ülkelerinde başarıyla kullanılıyor. Plazma gazlaştırma yönteminde, hammadde (çöp) tüm organik kimyasal bağları kırıp plastik, kağıt, cam, bahçe atığı, gıda artığı, genel kir gibi her türlü atığı temel parçalarına indirgeyebilecek sıcaklıkta (yaklaşık 1100 derece) bir bölmeye alınır. Bu ısı aynı zamanda metalleri de eritebilir. Plazma gazlaştırma yönteminden elde edilen iki ana ürün, sentetik gaz ve cüruf ya da camlaşmış kayadır. İki ürünün de değeri yüksek olup asıl ürün sentetik gazdır. Sentetik gazın nelere dönüştürülebileceği ekli tabloda gösterilmiştir. Bölgenin ekonomisine bağlı olarak, sentetik gazın elektrik üretimi, metanol veya jet yakıtı, dizel, sentetik doğalgaz gibi akaryakıtlar için kullanılması mümkündür. Plazma gazlaştırmayı, sera gazı ve kül üreten çöp yakma yöntemiyle karıştırmamak gerekir. Bugün pek çok

uygulamada plastik sektörü için polimer üretimi amacıyla sentetik gaz oluşturan gazlaştırma yönteminden de farklıdır. EKA için kullanılan plazma gazlaştırma yönteminde malzemelerin ayrılması gerekmemekte, depolama alanı kullanılmamakta, yollardaki kamyon trafiği azaltılmakta ve maddi külfet ortadan kalkmaktadır. Plazma gazlaştırmanın üç gelir kaynağı vardır: 1. EKA toplama için ödenen çevre temizlik ücretleri 2. Elektrik, akaryakıt veya sentetik doğalgaza dönüştürülen sentetik gazın satışı 3. Cürufun inşaat malzemesi, aşındırıcı vb. olarak kullanılması Atıkların depolama sahasına gönderilmemesi ve uzun yol kamyonlarıyla taşınmaması nedeniyle bazı maliyetler ortadan kaldırılabilecektir. Belediyelerde işletmeye alınacak büyük (günde 600 ton) plazma gazlaştırma üniteleri, 120 milyon dolar civarında büyük bir yatırım gerektirse de, proje kendi maliyetini beş yıldan az zamanda geri ödeyebildiği için finansal açıdan mantıklıdır. Bu da gerçek bir döngüsel ekonomi demektir. Sorun plastik değil, evsel katı atık. Mevcut EKA altyapımızın bozucu bir dönüşümden geçmesi, belediyelerimizin, eyaletlerin ve federal hükümetin en önemli önceliklerinden olmalıdır. Endüstri konsorsiyumuna ve Florida Üniversitesi Yüksek Geri Dönüşüm Merkezi’ne katılmak için Dr. Bruce Welt’e eposta yazabilirsiniz: bwelt@ufl.edu Yazar Hakkında: Mike Ferrari, Ferrari Innovation Solutions adlı şirketin kurucusudur. Marka ambalaj danışmanı olarak kurumsal liderlere eğitimler vermekte ve Florida Üniversitesi Ambalaj Mühendisliği Merkezi’nde konuk öğretim üyesi olarak derslere girmektedir. Procter & Gamble’da 32 yıllık hizmetin ardından emekliye ayrılan Ferrari, ambalaj sektöründeki kişilere eğitim ve rehberlik vermekte, sektörün büyümesine destek olmaktadır. P


Birlikflex teknolojik üretimle dünyaya açılıyor Flekso Baskı ve Dilimleme makinalarını üreten Birlikflex, Amerika dahil olmak üzere dünyanın birçok ülkesine ürettiği makinaları ihraç ediyor

2

005 yılından beri Türkiye’de makina sektöründe hizmet veren Birlikflex; imalat, proje ve elektrik otomasyon konusunda yılların vermiş olduğu tecrübeyle büyüyor. Birlikflex çatısı altında birleştirerek “Flekso Baskı ve Dilimleme” makinalarında en iyi kaliteyi sunan Birlikflex, Türk mühendisliğini Türk işçiliğiyle buluşturarak ürettiği yüksek teknolojili makinaları dünyayla buluşturuyor. Birlikflex Makine İmalatı ve Pazarlama San. Tic. A.Ş., flekso baskı ve dilimleme makinalarında hizmet veren en önemli marka olmayı hedefliyor. Türkiye’nin öncü kuruluşlarından birine dönüşmek ve istikrarlı büyüme trendiyle hareket eden Birlikflex, makina ve ekipman konusunda teknolojiyi ön plana

çıkararak dünya geneline yayılmayı amaçlıyor. Amerika’ya kadar ürünlerinin satışını sağlayan marka, dünyanın dört bir yanına ürettiği ürünleri yaygınlaştırma hedefiyle üretimini devam ettiriyor.

FIRMANIN ÜRETTIĞI MAKINALAR *6 renk 130 cm net baskı alanı *Seramik Anilox merdaneli bıçak sıyırma (kapalı devre motopomp sistemi) *35 adet Omron servo motor sistemi -6 adet baskı ünitesinde -2 adet çekici merdanelerde -1 adet sargı ünitesinde -1 adet kazan kontrol ünitesinde -1 adet çözgü ünitesinde

-24 adet baskı gruplarında *Sargı sıkıştırmalı asansör sistemli (şaftsız) *Çözgü sıkıştırmalı asansör sistemli (şaftsız) *Hıza duyarlı infrared kurutma sistemi her ünite için ayrı ayrı *Tek tuşla her ünite için veya aynı anda bütün üniteler için otomatik yanaşmalı baskıya giriş sistemi *Baskı gruplarında Linea kızak ve sıfır boşlukla vida sistemi *Omron (JAPAN) marka otomasyon sistemi *BST (GERMANY) kamera kontrol baskı ünitesi *İki kademeli vinç sistemi *Mikser motor sistemi

P

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 145 151

203 203


ÇEVRE IÇIN HANGISI DAHA IYI? KOMPOSTLANABILIR BIYOPLASTIK MI, PET MI? CEVABI ŞAŞIRTABILIR MAKALE KONUK YAZAR CLARE GOLDSBERRY

204

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

Gıda ambalajında pek çok seçenek var ve büyük gıda ambalajısı ve perakendecilerinin birçoğu kararlarını bilimsel olmayan bilgilere dayandırıyor. Clearly Clean Products LLC (Orwigsburg, PA), kolayca geri dönüştürülebilen PET termoform gıda tepsileri üreten bir firma. Clearly Clean gibi şirketlere, müşterilerinin belirli bir uygulama için doğru ambalajı seçmelerine yardımcı olurken “yeşilcilik” sorun oluşturabiliyor. Clearly Clean’in ticari markalı gıda ambalajları, yerel yönetimlerin geri dönüşümü kolay olmadığı için hedefe koydukları EPS köpük ambalaja çevreyle dost bir alternatif getiriyor. Şirketin RollOver-Wrap markalı tepsisi, ambalajda mükemmellik ve soğutulmuş gıdada yenilikçilik sebepleriyle ABD Ambalaj Profesyonelleri Enstitüsü’nün AmeriStar ödülünü kazandı. Roll-Over-Wrap tepsinin patentli yuvarlak kenarları, dikdörtgen PET tepsilerde benzeri bulunmayan bu yuvarlatılmış ürünün EPS tepsilere göre üç kata kadar daha dayanıklı olmasını sağlarken, sargılı paketlerde üretim ve nakliye sırasında meydana gelebilecek sızıntıları azaltmaya da yardımcı oluyor. Bu geri dönüştürülebilir PET tepsi, pek çok geri dönüşüm tesisinin kabul etmediği EPS tepsilere çok iyi bir alternatif. Clearly Clean geri dönüştürülebilir PET tepsiler, ürün ambalajlarının çevreciliğini arttırmak isteyen müşterilerden çok rağbet görse de, yükselen yeşilcilik dalgası nedeniyle pek çok potansiyel müşterinin aklında sorular var. Yeşilcilikle kastedilen, plastikler hakkında bilimsel olmayan bilgilerin yayılması nedeniyle, gıda işleyicileri ve market zincirlerinin gerçekte çevreye zarar veren tercihler yapması. Biyolojik olarak çözünen ve kompostlanabilir polimerler kulağa polietilen tereftalattan (PET) daha

“yeşil” geliyor ama bunlar gerçekten çözünebiliyor ve kompostlanabiliyor mu? Aslında bu bitki esaslı polimerler ilk bakışta göründükleri kadar yeşil değil. Geri dönüştürülebilir PET’in daha yeşil bir alternatif olduğunda hemfikir olan pek çok sektör uzmanı, tüketicileri eğiterek PLA gibi biyoplastik malzemeler hakkında oluşan yanlış inanışları dağıtmayı hedefliyor. Buna bir örnek olarak, ABD Ulusal PET Kap Kaynakları Birliği’nin açıklamasına göre ABD’de 2017 yılında PET şişelerin %29,2’sinin geri dönüştürüldüğü gösterilebilir. PET’in geri dönüşümdeki başarısı, tüketicilerin gerçekten geri dönüşüm kutularına attığı ve belediye geri dönüşüm programlarının topladığı şişe yapımında kullanılmasından kaynaklanıyor. Sert gıda ambalajlarının (PET ve HDPE) geri dönüşüm süreçlerinde geri kazanılması baştan hedeflenmişti ve özellikle PET alanında başarılmakta. Geri dönüştürülebilir malzemeler kullanmak bu nedenle anlamlı. PET kullanmanın bir yararı da, ABD’de çok yaygın ve yerleşik bir PET geri dönüşüm altyapısının bulunması ve üretimde geri dönüştürülmüş PET (rPET) talebinin giderek artıyor oluşu. Biyolojik olarak çözünebilir ve kompostlanabilir plastiklerin önemli bir eksiği, değerli ve geri dönüştürülebilir PET malzemelerin arasına az miktarda dahi karışsa da partinin tümünü kullanılmaz hale getirmesi ve yakma tesisi ya da katı atık sahasına göndermesi. Biyolojik olarak çözünür ve kompostlanabilir plastiklerin bu nedenle geri dönüşüm akımından dikkatle ayıklanması gerekiyor. Geri dönüştürülecek malzemelerin hem otomatik hem manüel sistemlerle (eksik) ayrıştırıldığı gerçek dünyada ise, biyolojik olarak çözünür veya kompostlanabilir plastikleri diğer tür plastiklerden ayrı tutmanın en etkili yolu, iki tür malzemeyi farkı uygulamalarda kullanmak.


Bağlam önemli. Alışılmış, geri dönüştürülerbilir PET malzeme için belki en iyisi, şişeler ve gıda kapları gibi yaygın olarak geri dönüştürülen ürünlerde kullanılmaları. Biyolojik olarak çözünür ve kompostlanabilir plastiklere ise, hasat sonunda sürülerek toprağa karıştırılacağı, nem tutan tarım örtüsü gibi uygulamalar en elverişli. Kompostlanabilir plastikler, toprakta gıda ve bahçe atıklarıyla birlikte parçalanmak üzere geliştirilmiş bitki esaslı malzemeler olmakla birlikte, bu hedefe ulaşması her zaman mümkün olmuyor. Teoride çok güzel ama birçok tesis sahibine göre gerçekler farklı. Kompostlanabilir olarak sınıflandırılan plastiklerin, ev bahçesindeki kompost kovasında değil, ticari veya sanayi tipi bir kompostlama tesisinde işlenmesi gerekiyor. Ancak ticari tip tesislerde bile “kompostlanabilir” plastiği kompost haline getirmenin önünde bazı sorunlar var. Öncelikle kompostlanabilir ürünler genellikle yol kenarından toplanmamakta; sizin bir kompost tesisi bulup atıklarınızı oraya götürmeniz gerekiyor. Büyük şehirlerde bahçe ve gıda atığı kompostlamak için ticari tesisler bulunsa da, bunların çok azı kompostlanabilir plastik atık kabul ediyor. Kompostlanabilir plastiklerin çoğu bu tesislerdeki kısa işlem süresinde kompost haline gelmiyor ve kompost içinde seçilemeyeceği kadar küçük parçalara

da ayrılmıyor. Oregon’un Portland veya California’nın Berkeley kentleri gibi, belediyelerin kompost tesislerine kompostlanabilir plastik girişini yasakladığı şehirlerin sakinlerine sorarsanız, size çevrecilik hayallerinin suya düştüğünü anlatacaklardır. Görüştüğüm kompost tesisi sahiplerinin çoğu, kompostlanabilir plastiklere şüpheyle bakıyor. Kompostlanabilir plastikten yemek takımları, bardaklar ve kaplarla iyi deneyimmlerinin olmadığını ve kompostlanabilir olduğunu iddia eden malzemeleri kabul etmekten çekindiklerini dile getiriyorlar. Geri dönüştürülebilir plastikler, diğer tek kullanımlık malzemelere kıyasla ömürleri boyunca daha az kaynak tüketiyor ve plastiklerin çevreye dostluğu pek çok çalışmada kanıtlandı. Markalar ise PET gibi geri dönüştürülebilir malzemelerden daha iyi olduğu için değil, sadece daha göze “yeşil” göründüğü için bazı malzemeleri tercih ediyor. “Kompostlanabilir” ve “biyolojik olarak çözünür” gibi kulağa çevre dostu gelen onca polimer ismi varken, çevre için en iyisi belki de adı en korkunç olanı: Polietilen tereftalat (PET). Sektör uzmanlarının tüketicileri bilgilendirme çalışmaları ilerledikçe, insanlar bilimsel farkı da anlamaya başlıyorlar. Bir şeyin daha çevreci gibi gösterilmesi, çevre açısından gerçekten daha iyi olduğu anlamına gelmiyor. P PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

205


HABERLERİ

206

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151


ÇALIŞIYOR GERİ DÖNÜŞÜM KAZANIYOR PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

207


HABERLERİ

Mersin’de okullara geri dönüşüm eğitimi verildi

P

AGÇEV ve Çevdosan firması iş birliğiyle, Mersin’de bulunan okullara geri dönüşüm eğitimleri verildi. Eğitimde; çevre, ambalaj atıkları ve geri dönüşümün önemi üzerinde ayrıntılı olarak duruldu. Geri dönüşümü çocuklara sevdirebilmek ve dikkatlerini çekebilmek

için PAGÇEV’in broşür, afiş, şapka, ve rüzgar gülü gibi materyalleri dağıtıldı. P

Sıfır Atık Yönetmeliği

Resmi Gazetede Yayınlandı Ç

evre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından hazırlanan “Sıfır Atık Yönetmeliği” 12 Temmuz 2019 tarihli Resmî Gazete’de yayınlandı. Sıfır Atık yönetim sisteminin kurulmasına, yaygınlaştırılmasına, geliştirilmesine ve kayıt altına alınarak belgelendirilmesine ilişkin genel ilke ve esasların belirlenmesi amacı ile Sıfır Atık Yönetmeliği yayınlandı. P

Geri Kazanım Katılım Payına İlişkin Yönetmelik Taslağı Görüşe Açıldı

Ç

evre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 9/8/1983 tarihli ve 2872 sayılı Çevre Kanunu ekli (1) sayılı listede yer alan ürünler için tahsil edilecek geri kazanım katılım paylarına ilişkin idari ve teknik esasların

208

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

yer aldığı Geri Kazanım Katılım Payına İlişkin Yönetmelik Taslağı görüşlere açıldı. Görüşleri 10 Haziran tarihine kadar görüş bildirme formuna işlenerek gekap@csb.gov.tr adresine ve Resmi Yazı ile Bakanlığımıza sunuldu. P


‘Geri Dönüşüm Aydınlatma’ Atölyesi

2

9 Haziran Endüstriyel Tasarımcılar Günü’nde PAGÇEV ve ENTAEndüstriyel Tasarımcılar Derneği iş birliği ile Dünya Tasarım Örgütü’nün ‘Sorumlu Tüketim ve Üretim’ konsepti kapsamında geri dönüştürülebilir ambalaj atıklarından aydınlatma ürünlerini tasarlayıp ürettiğimiz ‘Geri Dönüşüm Aydınlatma’ atölyesine katıldık. Etkinliğin başında katılımcılara PAGÇEV Genel Müdürü Yağmur Cengiz;

ambalaj atıkları ve geri dönüşüm konusunda bilgilendirme sunumunu gerçekleştirdi. Bilgilendirmenin ardından katılımcılar ambalaj atıklarını farklı bakış açıları ile geliştirilerek, onları birer aydınlatma ürünlerine dönüştürdü. Gün sonunda geri dönüşüm malzemelerinden yapılan aydınlatma ürünleri tasarımları Karaköy Federal Coffee’de gerçekleştirilen partide sergilendi. P

Mersin’de Geri dönüşüm tesisine Çocuklardan ziyaret

M

ersin genelinde yaklaşık 80 okul ve 1.000’e yakın öğrenci değişik dönemlerde Çevdosan tesisine ziyarette bulunarak yetkililer tarafından çevre ve geri dönüşümle ilgili yerinde eğitim alıp, geri dönüşüm sürecini tesis teknik gezisiyle görme şansını yakaladı. Bu eğitimlerle çocuklara çevre bilincinin aşılanması ve toplanan atıkların geçtiği süreçlerin yerinde uygulamalı olarak gösterilmesi amaçlandı. Tesisin her alanında yapılan faaliyetleri büyük bir dikkatle dinleyen minik

öğrencilere, bilgilendirme sonrasında şapka, bilgilendirme broşürü ve rüzgar gülleri gibi materyaller dağıtıldı. P

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

209


DOĞA KORUM

PAGÇ

2.193.157 ADET AĞACIN KORUNMASI

210

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

7.310.104 kW/h ELeKTRİK TASARRUFU

Tüm Malzemeler

Plastik-Kağıt Karton

Kağıt/Karton ve Ahşap

Türk Plastik Sanayi Araştırma Gelişt 2018 Yılı Çevresel Fayd

2.8

DEPOLAMA


MA BELGESİ

ÇEV

899.913 m3

A ALANI tASARRUFU

326.447.013 LT Fosİl yakıt tasarrufu

Kağıt/Karton

Plastik-Kağıt Karton

tirme ve Eğitim Vakfı (PAGÇEV)’in daları aşağıdaki gibidir.

3.187.950 LT SU TASARRUFU

Ambalaj Atıklarının Yetkilendirilmiş Kuruluşu

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

211


ADAPTING TO CLIMATE CHANGE IS NOT OPTIONAL As the effects of climate change have been felt more and more in recent years, highincome countries now understand its effects in a more evident fashion, and climate change has grown into a major parameter for plans and projects

ARTICAL DEPUTY MINISTER AT THE REPUBLIC OF TURKEY’S MINISTRY OF ENVIRONMENT AND URBANIZATION, CHIEF CLIMATE CHANGE ENVOY MEHMET EMIN BIRPINAR

Turkey increasingly feels the adverse effects of climate change daily. The number and severity of meteorological and hydrological disasters including storms, torrents, floods, hail, heavy snow, droughts and forest fires has significantly risen across Turkey, which sits on a large mass of land and in various climate zones. Over the last decade, the number of reported hydro-meteorological disasters has doubled in Turkey, amounting to nearly 600. Such disasters cause a great deal of loss of life and property. The Düzce flood Caused by heavy rains, the flood and landslides had a profound impact on the city of Düzce on July 17 and 18. Some 262 people were rescued from the flood water from rooftops and trees. As a result of search efforts, seven people, including four children who had been reported missing in the district of Akçakoca and Cumayeri, were sadly found dead. The disaster also had an enormous adverse impact on infrastructure and the local economy. Almost 500 buildings were damaged. Some 141 kilometers of road were affected by landslides, and 95 bridges and culverts collapsed. The drinking water grids of 41 rural settlements were damaged, and 40 villages were affected by agricultural loss. A total of 1,175 farmers, 5,898 decares of hazelnut groves, 125 decares of vegetable patches and 39 fisheries suffered damage. In the town of Akçakoca, a tourism destination, some facilities ended up being nonoperational, and marine pollution occurred due to materials swept up by the floodwater. The governor declared Düzce a disaster site. Those affected by the disaster were treated as disaster victims. Search, rescue, damage determination and improvement efforts were conducted by institutions and agencies in charge by 7,773 staff members and 3,179 vehicles. The Ministry of Environment and Urbanization

212

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

kicked off clean-up mobilization to restore the beautiful 60-kilometer coastline of Akçakoca. Divers were commissioned to clean up logs and a wide array of waste dragged by the flood into the sea. Last year, other cities in the Black Sea region, especially those in the eastern Black Sea region, were subjected to many floods. A warning is frequently issued in those cities for heavy rain and flooding. Heavy rains cause loss of life and property. It is very likely that a disaster could happen in the same place more than once. Having suffered from floods last year, the town of Muradiye in Rize was submerged under flood water a year later. The heavy rains of Aug. 17 in Istanbul caused scores of buildings and underpasses to be flooded, and road and maritime transport to be delayed for hours and many shopkeepers to suffer loss of property. Unfortunately, one person also died. Alarm bells ringing According to the Global Climate Risk Index 2019, disasters caused by climate change in Turkey led to an economic loss worth nearly $2 billion in 2017. It is evident that the adverse effects of climate change attract more attention after disasters. However, the cost of those adverse effects, which are already felt on account of climate change and will be felt even more severely in the near future, to financial sectors, society as a whole and the environment is much higher. That is exactly why climate change is the most important challenge that concerns the development of countries. Turkey is located in the Mediterranean basin, which is one of the regions affected the most by climate change based on the research carried out by international scientific organizations. Based on projections, the average temperature in Turkey is estimated to be set rise by up to 5 degrees Celsius by 2100. Given the consequences of a nearly 1 degree rise in temperature on the global scale since the advent of the Industrial Revolution, it is obvious that the estimated rise will lead to grave consequences by the end of the century. According to estimates, heat waves, droughts and forest fires will continue to pose an increasing threat to Turkey. Agricultural production and production patterns will be


affected as they rely on natural resources such as water and soil, while rising temperatures will alter plant production and threaten food safety. The livelihoods of people employed in agriculture and livestock farming will be in peril. Constantly changing climate conditions and extreme weather events will have an adverse effect on the tourism industry, especially on seaside and winter tourism. As a result of a rise in temperature and irregular rainfall, the spread of communicable diseases will increase and accordingly, this will lead to the extinction of vulnerable ecosystems and species. Heat waves and the rise in the number of hot days will adversely affect human health, and increase the number of deaths and diseases associated with weather conditions. Not only agriculture but also industrial businesses will be damaged by water scarcity as water is intensively put to use for industrial purposes, and this will have a negative impact on Turkey’s development. Combating climate change Turkey devises policies and puts them into effect in an effort to adapt to the adverse effects of climate change. In 2011, we prepared a national strategy and action plan on adaptation to climate change. We have initiated studies to update this plan in such a way to cover more sectors in the light of the latest scientific data. On the other hand, we draw up action plans on a regional scale to minimize the adverse effects of floods and landslides on infrastructure. Climate change-induced disasters do happen in European cities as severely as they do in Turkey. The reason why is that climate change was not taken into account from the engineering perspective while those cities were being built. As the effects of climate change have been felt more and more in recent years, high-income countries now understand the

effects of climate change in a more evident fashion, and climate change has grown into a major parameter for plans and projects. General acknowledgments about the fact that single-digit spending on disaster prevention can save sixfigure spending on the recovery of post-disaster damage loom large in policymaking now. The Black Sea region’s resilience Learning lessons from disasters in Turkey and other countries, we have designated actions for adaptation to climate change in the Black Sea region. Spatial strategy plans and spatial plans of all scales will be prepared taking into consideration the climate change parameters. Starting with cities with many cases of flooding and landslides, the buildings located near streambeds will be identified and expropriation and relocation processes will be planned. Older bridges with inadequate cross-section width will be identified and removed in line with a prioritization framework. Capacities of culverts near the Black Sea Coastal Road that block rainfall from running into the sea will be increased, and water lines and tunnels to channel sudden floods to the sea will be constructed. Site selection for public buildings in the spatial plans will be made in a way that they will be the least affected by extreme weather events. Disaster risk analyses of critical infrastructure facilities such as drinking water, wastewater and waste storage will be carried out, and the frequency of inspections will be increased in facilities operating in the region to keep the natural structure of streambeds.

use of energy-efficient, climate and ecofriendly local building materials will be disseminated in the region. Regular training will be provided to local authorities on climate change and its impact, and early warning systems will be disseminated in coordination with relevant institutions for the safety of life and property in locations at risk for a natural disaster. The common challenge Climate change and natural disasters are listed among the top five trends and top five risks in terms of likelihood, according to the Global Risks Report 2019. Climate change is no longer a matter that governments and local authorities can combat on their own. The report, highlighting the dramatic impact of climate change on different economic sectors, calls on the private sector to draw up their strategies on adaptation to climate change. Turkey is ready to integrate the private sector’s efforts into nationwide and regional actions. This is because the fight against climate change is the most important issue concerning the future of our world that needs to be handled from a holistic perspective with the active engagement of all stakeholders. It is an undeniable fact that the adverse effects of climate change become more and more irrevocable each and every second. Even yesterday was too late. Unless we act now, a nightmare scenario is awaiting us in which we face huge economic losses in key sectors such as energy, transport, urbanization, agriculture, industry, trade and tourism.

Separate sewer systems for wastewater and rainwater will be promoted, and waste management and zero waste practices will be expanded in the region to prevent waste running into streambeds.

On top of that, it may bring Turkey’s dynamism in development to a halt to a significant extent. How environmentally habitable such a world will be raises critical questions for not only people but also all of Earth’s creatures.

The use of permeable materials in road construction throughout the region will be encouraged and

Excerpted from Daily Sabah

P

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

213


ÇEVRE Mİ? ENDÜSTRİ Mİ? İKİSİ DE MÜMKÜN. Plastik Sektörünün Birleştirici Gücü PAGEV, "Sorumlu Endüstri Sorunsuz Çevre" ilkesiyle yola çıkan PAGÇEV ile beraber Türk Plastik Sektörü'nün en büyük hayalini gerçekleştirmek ve gelecek nesillere daha yeşil bir dünya bırakmak için çalışıyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Ambalaj Atıklarının Geri Dönüştürülmesi konusunda Yetkilendirilen PAGÇEV, piyasaya sürdükleri ambalajların atıklarını geri dönüştürmesi yasayla zorunlu olan firmaların için bu işlemleri kolay hale getiriyor. Bu kolaylıktan yararlanmak için PAGÇEV ile çalışın bu hayale siz de ortak olun.

www.pagev.org

www.pagcev.org

PAGÇEV bir PAGEV GERİ DÖNÜŞÜM İKTİSADİ İŞLETMESİDİR


öncesi

sonrası

E S R E N DÖ R I D N I N SE *

için a y n ü d ÜR. r bir i T l i Ş b Ü a N n Ö a ş bilir üretile k u l r daha ya nı sen de Gi rEa dRe tİyD u ağm ı r de b a n l ü ğ k ü ı d balaj at e r i d ö n ü ş t ü r ü l

amd e t p l a s t i k ş i ş e g *8 a

PAGÇEV, T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Ambalaj Atıklarının Yetkilendirilmiş Kuruluşudur . PAGÇEV bir

GERİ DÖNÜŞÜM İKTİSADİ İŞLETMESİDİR


PAGEV’İN ÜYELERİNE SAĞLADIĞI AVANTAJLAR PAGEV, üyelerinin ihtiyaç ve taleplerini dikkate alarak yüklendiği misyonu aşağıdaki faaliyetleri yerine getirerek yürütür.

1 2 3 216

Devletin, sektörümüzü destekleyici politikalar oluşturmasında yardımcı olur.

4

Plastik sektörünün bir bütün olarak rekabet gücünün arttırılmasına ve plastik sektörümüzce yaratılacak katma değer ve istihdamın, yabancı ülkelere değil, kendi ülke ekonomimize kazandırılmasını sağlayacak çalışmalar yapar.

5

Sektörümüzün sorunlarını ve çözüm önerilerini, yazılı ve görsel medyayı kullanarak tüm kamuoyuna duyurmaya azami gayret sarf eder.

6

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

Her yıl Tüyap-PAGEV iş birliği ile düzenlenen PlastEurasia Fuarı’na üyelerine özel indirimli standlı katılım imkanı sağlar.

Üyelerinin, yurt içi ve yurt dışı uluslararası fuarlara daha uygun şartlarla katılımı amacıyla fuar firmaları ile anlaşmalar yapar, uygun görülen fuarlara info stand ile katılır ve üyelerinin eriştiği ileri imalat teknoloji kabiliyetlerini tanıtır.

Her yıl düzenlediği “Plastik Endüstri Kongresi”, ‘‘Uluslararası Plastik Ambalaj Teknolojileri’’ve belli zamanlarda bizzat organize edeceği veya iş birliğinde bulanacağı seminer ve eğitimlere üyelerimizin ücretsiz veya indirimli katılmalarına olanak tanır.


7 8 9 10

Üyelerinin değişen koşullara uyum sağlaması amacıyla, üyelerce ihtiyaç duyulan eğitim faaliyetlerini organize eder.

Sektörümüzün bazen bir bütün, bazen de özel sorunları, yazılan raporlar ve bizzat Bakan düzeyindeki görüşmelerle dile getirir.

Sektörümüzle ilgili yurt içi ve yurt dışı sempozyum ve toplantılara iştirak eder.

Internet sayfasında sektöre yönelik raporları ve verileri yayınlar.

11 12 13 14

PAGEV, üyelerinin ileri teknoloji imalat kabiliyetlerini dış dünyaya tanıtmak ve üyeleri arasında iletişim kurmak amacıyla faaliyetlerde bulunur PAGEV Yönetim Kurulu Üyeleri, TOBB, ITO, ISO, TTGV gibi sektörümüzle ilgili kurumlarda aktif görevler alarak, sektörümüzün sorunlarını ve çözüm önerilerini değişik platformlara taşır.

Sektörün yasayla kurulmuş en üst kuruluşu olan TOBB Plastik, Kauçuk ve Kompozit Sanayi Meclisi’nin Başkanlığını yürütür.

Plastik sektörünün imajını güçlendirecek, çevre bilincini geliştirmek ve sosyal sorumluluk projeleri’ne katkıda bulunmak için projelerin hazırlanıp uygulanmasını sağlar.

PAGEV üyelik başvurusu için: +90 212 425 13 13

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

217


K PLASTIC FAIR WILL GATHER AGAIN THE LEADERS OF TURKISH PLASTIC SECTOR 218

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151


PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

219


K Fair

Hall 10/C10

New Opening!

Elastron’s North American Headquarters

E

lastron, a global developer, producer and marketer of thermoplastic elastomers (TPEs), announced that it will open a North American head quarters in Gainesville, Ga. Production at Elastron USA will begin in Q3. Elastron has been producing TPEs for more than 35 years with exports to over 55 countries worldwide. Headquartered near Istanbul, Turkey, Elastron began expanding into the North American market in 2012 and has seen enough demand to justify a local manufacturing facility. Market research has clearly identified that U.S. consumers are looking for a supplier with improved customer service, flexibility and willingness to collaborate with customers on development programs, said Metin Mızraklı, chairman and CEO of Elastron. “We are very excited about expanding our global production capabilities to the North American market” Mızraklı said. “We are fully committed to supplying our customers with high quality thermoplastic elastomers and an unmatched level of technical support and customer service. “Georgia’s business-friendly environment and economic development efforts to attract investment fromTurkey led Elaston’s search to consider Georgia. After an exhaustive site selection process, Elastron USA selected Gainesville for its new North American headquarters. “It’s an honor when a company chooses to locate its North American headquarters in Georgia” said Georgia Governor Nathan Deal. “Our pro-business environment has been a magnet for innovative companies for many years. I am thrilled that Elastron USA will call Gainesville home. Not only is it a win-win for HallCounty, but for the entire state.” Gainesville-HallCounty is a unique

220

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

manufacturing environment with more than 300 good- producing firms and 33 percent of the work force employed in these businesses. The community offers access to both top executive and management level talent to run the business as well as the skills for the manufacturing floor, competitive cost of living and doing business, full-time existing industry support program through the Greater Hall Chamber of Commerce, and close proximity to a global metropolitan region being less and 50 miles from Atlanta. The ability to easily serve customers in the North American market for engineering, production, sales and service makes GainesvilleHallCounty is the ideal location for Elastron USA’s headquarters, said Tim Evans, Vice President of Economic Development for the Greater Hall Chamber of Commerce. “Elastron is a family-owned business known for being very customer-focused and for providing great service in th ethermoplastics industry” Evans said. “Elastron USA will be a welcome addition to the growing community of international businesses that have their sales, service, engineering and manufacturing headquarters in Gainesville-HallCounty.” The new facility will produce a

broad range of thermoplastic elastomers including vulcanizates (TPV), polyolefin (TPO), styrenebutadiene-styrene (SBS) and styrene ethylene butylene styrene (SEBS). The North American headquarters will focus on strong collaboration with customers to provide special compounding solutions to address specific needs. Elastron USA will serve all major market segments including automotive, industrial, construction, medical, consumer and electrical. The new facility will enable Elastron USA to provide its North American customers with locally manufactured products, improve its service and better supply its European and Chinese customers that have operations in North America with equivalent products. The new facility will be 30,000 squarefeet and include production, technical laboratory, warehouse and offices. Commercial production will begin in the third quarter of 2018. In the next two to three years, Elastron USA is expected to provide 20 to 25 new jobs, and with in the next three to five years, grow to 60 to 80 employees. The company’s initial investment is $10 million but says it is committed to investing additional amounts as market demand increases and justifies expansion of production capacity. P


K Fair

Aytek offers advantages

Hall 10/J02

with technological products

P

ropanetech is a water chiller using propane as the refrigerant, involving a refrigerant cycle refrigeration system.

global warming potential is 3 which is way lower than refrigerants today widely used.

EXTREME SAFETY Propanetech is equipped with WHY PROPANETECH ? gas sensors to detect refrigerant Most of the conventional water leak and to pump down the chillers use, ozone depleting propane charge into a liquid refrigerants in large quantities. receiver and then shut off the Propane (R290) belongs to electrical supply to the chiller hydrocarbon refrigerants with except the ventilation fan. no harm too zone layer. It is Propane tech is fitted with EU enviromentally friendly refrigerant ATEX (Atmosphères Explosibles and it is widely accepted with in Directive) ventilation fan to the World of refrigeration to use R remove any gas that might leak 290 for installation and after sales from the compressor into the services. enclosure. At the same time due to less Chiller terminal connection amount of the refrigerant box, start capacitor or crank circulating in the whole system, case heater are manufactured the refrigerant circulation to at least IP54 standard. amount is small, high cooling Motor winding thermistors are efficiency, and energy saving asembled separately from other effect is obtained. electrical components. Propanetech has a lower system On sensing abnormally high pressure drop and higher cop pressure, gas will be bypassed compared to HCFC and HFC into the low pressure side of the refrigerants. Propane ozone refrigeration system, rather than depleting potential is 0 and released to atmosphere. If the

pressure continues to rise, then the gas is released through a pressure relief valve. ADVANCED FEATURES All units are painted with polyester powder paint suitably treated for outdoor installation. All units are supplied completely wired and ready to be connected to the user’s plant. Prior to delivery every machine is submitted to a performance test. • Semi Hermetic Piston Equipped with regulation valve, unit reduces compression to increase partload efficiencies • Fans - TEX proof,a synchronous external motor, IP 54 • Condenser - Micro Channel Condenser Technology • Evaporator - High Efficiency Shell&Tube or Stainless Steel Plate type • Hydronic Module - pump and insulated buffer tank , prewired. • Controls - PLC-touch pad display P

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

221


PIMTAŞ is expanding their range with 12 thousand new products PIMTAŞ is expanding their range with 12 thousand new products Pimtaş Plastic is a leader within its chosen sector. The variety and number of products manufactured by this company run into the thousands. Production quality control is performed throughout the entire manufacturing process and exportation is to over 90 countries. Pimtaş plastik has over 40 years of industrial experience. Located within a 30 thousand meter square closed area it has the capacity to produce 100 tons on a daily basis. They manufacture a total of 12 thousand products some of which are destined for the plastic construction industry whist others are intended for use within the agricultural, industrial and tourism sectors to name but a few. The company, which exports to approximately 150 countries worldwide, maintains a high standard and quality with their innovative, rational, principled and accountability approach. The head of the board of management of Plastik İnşaat Malzemeleri San. ve Tic. A. Ş. Şamil Tahmaz spoke to PAGEV and stated the following; “We plan to market our products with an economic price tag whilst maintaining a high standard of quality as well as increasing our share of the market and the competitive capacity. By increasing quality standards within our sector, in which technology is always advancing and developing, we will be able to refine not only our products but also our services thus taking customer satisfaction to a higher level.” Mr Tahnaz, who evaluated the Plastic sector, also spoke of sector diversification, cost control, approaches to export markets and risk-cost management. Could you tell us about your INTERNATIONAL PIONEERING COMPANY? What are the products you mainly focus on? Our firm was established in 1977 as a two partnered company. From the very beginning we were responsible for the production of pipe, attachment, butterfly valve, check valve, connector, pool and instalment equipment as well as many more plastic construction materials. Each of our products is unique in design, manufac222

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

ture and instalment. We are one of the leading establishments within the international plastic sector. Our company is currently run by second generation delegates. Whilst our main focus is on plastic construction materials, we also have interests within many other sectors such as; agriculture, industrial, tourism to name but a few and we produce approximately 12 thousand different goods. The company is currently being operated by second generation delegates. Our company has two different production sites, one is a factory located in Gebze, Plastikçiler OSB and the other is located near to the turn off for Eskişehir ( E5) again in Gebze. We have the capacity to produce 60 thousand tons annually and we employ over 500 experienced workers. For which sector are your products most popular? Is there a sector you have specialized in? In the last 5 years our company has increased the number of products being provided to the automotive industry and thus currently 35% of our production is directed at the automotive sector. As a subsidiary industry we produce an estimated 35 parts for Ford and Toyota, we also produce the filters for Ford trucks. In our repertoire we also have pool equipment, purification facilities, water parks, aquariums and

K Fair

Hall 8b/D45

as of 2016 we also have drinking water and natural gas pipeline and equipment. As Pimtaş Plastic we have been aiming and working towards providing our customers with better quality product and services for the last 41 years.

EXPORTATION TO 105 COUNTRIES

In the competitive plastic industry how do you maintain and strengthen your company’s position? Pimtaş Plastic harbours both the ISO 9001 quality control system as well as holding the TSE Certificate and thus we have the latest technological infrastructure, machinery and moulding systems. We export globally, predominantly within Europe. Our company provides products to many different sectors and thus we tend to be minimally affected with any sectorial crisis. Due to our international placement and exportation to over 105 countries competitive pressure upon our company is also at a minimal. Through having access to the international market, we are also not affected by seasonal production thus ensuring the stability of our company. Synergy is born from cooperation Your exportation markets are vast. Do you receive any support concerning the variety of your market? We work in cooperation with both


public and civil administrations. Through their support coupled with our own work synergy is created leading us to being able to reach our fullest potential within the exportation arena. We also attend approximately 12 international conventions on an annual basis.

a business master’s program in collaboration with the rector of Okan University that is attended 3 evenings a week by work colleagues from different companies. We do this in order to provide our employees with the chance to further their education whilst still being able to perform their day jobs as well as bringing togethHUMAN HEALTH CONCERNS er people with various academic Currently there are many health and field experience for the sharing worries being discussed concernand exchange of ideas, knowledge ing the cleanliness of water coming and information. This program has from water pipes containing plastic products. What is your thought on this been and continues to be extremely productive and successful as well matter? as being a good example of univerAll of these worries have a foundasity-industry cooperation. We also tion however the TSE certificate has a aim to establish the Gebze Sanayi specific health standard. Therefore, it University which will provide relevant is necessary for every single product work sector related undergraduate to undergo and pass strenuous testmajors. Our aim for this university is for ing for adverse effects upon human it to bridge the gap between educahealth. All our tests are conducted tion and employment. by approved establishments and As Pimtaş Plastic what is your Social our products do not only hold the Responsibility Policy? required specific Turkish certificate Our company holds and acts with but also have to be awarded the a great sense of social responsibility relevant international standard cerconcerning the welfare safety and tificates. Our company is extremely happiness of the employees within diligent and careful concerning this our company. We are continuously issue. upgrading working conditions in THE PERFECTION CENTRE GOAL line with laws concerning human Could you elaborate upon the Ar-Ge rights. All legal legislations are strictly you established? adhered to by not only employees We have a ministry approved Ar-Ge but also executive board members, centre located within an approxisuppliers and shareholders. We do mately 3 thousand 500-meter square not hire minors, we pay strict attenspace. Currently we employ 30 tion to safety standards and meapersonnel in our Ar-Ge centre and sures within the work environment complete an estimated 10-25 Ar-Ge taking appropriate measures where projects per year. Our main goal is required. We also maintain high stanto create a perfection centre rather dards as far as work related health than an Ar-Ge centre. To realise this issues are concerned taking relevant goal, we plan to provide support action when needed as well as the and assistance to all nearby facpayment of salaries on time and we tories involved with Ar-Ge and we have a strict non tolerance rule as also plan to make Pimtaş our Ar-Ge far as discrimination is concerned headquarter. implementing disciplinary action if deemed necessary. Lastly, we ensure MASTER OPPURTUNITY TO YOUR that all labour agreements are fair. WORKERS We know that you have agreements By doing all of the above and more with two different universities. What is we provide a safe, happy and ethical work environment. the support you provide concerning Special Care to Work Safety education? Our company places great imporWhat are the precautions you take tance on education. We are running concerning work-related safety?

As Pimtaş Plastik we abide by the Healthy and Safety Regulations for employees and implement International standards thus minimising work-related accidents by providing a safe work environment. Our mission is to educate our staff concerning health and safety within the workspace. To accomplish this, we provide education upon the following topics; new facilities, assessment of both product and process with regards to safety. We encourage feedback from our employees when it comes to locating possible sources of danger, emergency situations and emergency procedures to minimise casualties. We are continually educating and upgrading our knowledge and expertise concerning this subject.

COMPATIBILITY CONCERNING NEW AND DEVELOPING TECHNOLOGY

Could you explain your quality control policy to us? Taking into consideration cliental requests and the standard of quality you strive for your products to carry? Our company strives for and achieves high quality products due to our innovative, intuitive, principled and responsible attitude. Our mission is to calculate in advance the requirements and expectations of our customers. To this end we provide high quality products at affordable prices always taking into consideration the competitiveness of the market. We also incorporate innovative technology to maintain and improve our products and their standard of quality along with services so as to better please our customers. We harbour and encourage a teamwork approach and all our employees are required to attend training to reinforce this concept. Our quality policy is an important and integral part of our company policies and all employees up to and including management are held responsible for the continuing improvement of our company quality standards. P

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

223


K Fair

Hall 11/D25-02 Almak Factory Manager Enver Aykut:

Almak Produces Bimetallic Solutions Against Wear Problems in Barrels

T

he main production methods used in the production of plastic products are producing them with extrusion and injection machines. In both production methods, screws and barrels are used to take the plastics from a point in solid-state and deliver it to the mold as molten. One of the main features expected from the screw and barrel is its durability, in other words, its high resistance to abrasion. In order to ensure high resistance against wear, which is the common expectation for both screws and barrels, various metallurgical studies have been carried out and solutions have been produced over time. The most effective solution developed nowadays is that the wear surfaces are coated with a different metal with higher resistance to abrasion. Bimetallic coatings are the general name given to these coatings in screws and barrels. As the formulas become more

224

PAGEV PLASTÄ°K DERGÄ°SÄ° | SAYI 151

and more difficult, the need for bimetallic coated products is increasing. Relatively bimetallic coating of screws is easier, but it is much more difficult to make this coating in barrels, and therefore manufacturers of bimetallic coated barrels are scarce in both Europe and the world. ALMAK, which has been serving the sector since 1968, succeeded in this difficult task and took its place in the sector as a new bimetallic barrel manufacturer. After five years of R&D process, two years of production process and more than oneyear of product testing process, as of September 2019, it offered bimetallic coated barrels for sale. As the abrasives change according to the formulas, the coating which will provide the abrasion resistance against them should alsovary. ALMAK currently offers three different coatings: iron, nickel and nickel with tungsten carbide. By choosing the right coating against wear problems, it is possible to

increase the current life up to 3 times and prevent premature wear. In this respect, bimetallic barrels have a significant advantage over nitrided barrels. Another problem experienced by the sector is the delivery times up to 24 weeks depending on the density of the existing bimetallic barrel manufacturers. With its bimetallic coated barrels, ALMAK offers an alternative solution to the long lead times of the existing manufacturers, which are a commercial problem as well as providing solutions to the wear problems, which is a technical problem. ALMAK undertakes the delivery of bimetallic barrels to its customers in a much more reasonable time than the existing bimetallic barrel manufacturers. ALMAK offers bimetallic barrels in the form of final products for machine manufacturers and end-users, as well as semi-finished products for other screw and barrel manufacturers serving the sector. P


K Fair

Hall 3 / B17

Biesse Produces the Technology for the Processing

of the Plastic and Composite Materials

A

dvanced engineering materials are used in a wide range of areas in everyday life from transportation to construction, telecommunication to fast moving consumer goods, and from food to health care services. Since 50s, production of the plastic and composite materials have continuously increased on a global scale. The supply and demand relation of these materials is expected to continue growing and along with the increase in population and economic development; it is expected to respond to basic needs including present and future needs and struggle for sustainability. Both today and in the future, for years to come; socio-demographic changes, climate change, energy crisis and high technological advancements are to play an important role on the agendas of countries. Europe is the second biggest plastic and composite material producer after China. In parallel to this, Italian plastic and composite material industry makes up of the quarter of European companies in terms of the number of facilities.

BIESSE’S POSITION IN THE SECTOR Biesse technologies that ease the process time are available not only in large factories but also in smaller facilities that realise the great convention offered by the machines. In 2014, Biesse launched a series of products specifically for the processing of plastics, composites and thermoformed materials. This series is for CNC, sizing, water jet systems, sanding, drilling and thermoforming machines. THE CONCEPT OF AUTOMACTION It is a new Biesse concept that represents the practicality of the technological developments for formation of new work models that are automated and

interdependent. Biesse Group Marketing and Communications Director Raphaël Prati sums this concept up as: “We aim to make our customers understand that they can turn their factories into digital factories, they can acquire both flexibility and competitive advantage.” Biesse provides specific solutions to customers in the processing automation of plastic composite materials as well as singular machines. Biesse System team consists of professional engineers who can envisage what the facility needs. This team accompanies the investors right in the beginning by listening the ideas of the customers and explanation of the mass production needs that increases the competition until the system is custom-made for the facility.

customers with technology tours to its 190.000 square meter-facility located in Pesaro city of Italy, special activities, international exhibitions and events organised by the various local group companies around the world. Thanks to its machines in processing of plastic and composite materials in the Advanced Engineering Materials sector, Biesse experienced 300% increase in its sales in the past 3 years and growth beyond expectation. Today, the company offers a technology that can respond to all market demands and realise the processing. P

DIRECT COMMUNICATION WITH THE CUSTOMERS Biesse offers the opportunity of firsthand knowledge of its technology to its

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

225


K Fair

Hall 8b / A48

High Hydrolysis Resistance PA eurotec® offers a wide range of technical polyamide engineering plastics with advanced mechanical and thermal properties as intended for the automotive industry.

T

he power needed to drive a vehicle upon fuel combustion is produced by the engine. As the power is produced, the engine heat increases. Removing the increasing heat of the engine is one of the critical parameters that affect the vehicle performance and service life. Cooling systems are required to remove excess heat from the engine and to keep the temperature within the operating range constantly. Ethylene glycol is used as the cooling water which provides the removal of heat from the environment in applications such as radiator end tanks, cooling pipes, oil filters, throttle caps and expansion tanks. The most crucial parameter to consider when selecting the materials used in these critical components is the component aging in the presence of ethylene glycol at temperatures between 120-140oC. Thus, the proper material selection is the most essential requirement for cooling system applications. Polyamide-based engineering plastics are widely preferred in under-hood applications across the automotive industry for their high heat and hydrolysis resistance properties. The properties of these materials should be enhanced and improved for resistance by special formulations so that they meet the requirements of automotive specifications. eurotec® offers a wide range of technical polyamide engineering plastics with advanced mechanical and thermal properties as intended for the

226

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

automotive industry. PA66 30% glass fiber reinforced products are actively used in applications, such as radiator end tanks, cooling pipes, etc., thanks to their high hydrolysis resistance eurotec® continues to work by developing high performance materials and improving the properties of products in its portfolio in accordance with OEM specifications that require hydrolysis resistance at high temperatures for cooling system applications. To analyze the hydrolysis performance of its products, eurotec® collaborates with a German independent testing laboratory which carries out hydrolysis resistance tests for many OEMs. Together with a competitor PROPERTY

product, Tecomid® NA40 GR30 BK005 HY QH, (PA66, 30% glass fiber reinforced, hydrolysis stabilized, black) is subjected to aging tests using a 50% ethylene glycol–50% water mixture for 500 hours and 1,000 hours at 135ºC in accordance with TL 52 682. As per TL 52 682, the 3-point flexural strength value should be 25 MPa or higher after 1,000 hours of hydrolysis aging test. Tecomid® NA40 GR30 BK005 HY QH has met these test criteria by delivering an outstanding performance against challenging test conditions for its excellent thermal and hydrolysis resistance. It can be used safely in applications such as radiator tanks and cooling pipes. P

TECOMID NA40 GR30 BK005

COMPETITORPRODUCT

HY QH 3 POINT FLEXURAL STRENGTH (MPA) (PRETEST)

274,3

284,4

3 POINT FLEXURAL STRENGTH (MPA) (1,000 HOURS)

26

25


K Fair

Hall 10 / D26

Productive and Long- Lasting

Products from DOMEKS

D

OMEKS has been operating in cable packaging and compounding machines production since its establishment in 2002. With the demands of its customers, DOMEKS has been following the technology closely and producing productive and longlasting products. DOMEKS produces solutions according to customer needs with three different Compound machine models, such as DCOMP which has co-rotating twin screws, BOKSOR with counter-rotating twin screws and GRANULATOR with a single conical screw. New series DCOMP can produce PVC, HFFR, highly filled masterbatch and engineering plastics in high quality and capacity. The screws and barrels of DCOMP series are produced from the materials which are obtained via HIP (Hot Isostatic Pressing) technology in order to increase their operating life. The HIP technology is a metal production method which is obtained by mixing different micro size metal powders and heating them under high pressure in accordance with the desired properties in the final product. The HIP technology minimizes the amount of void in the product and maximizes the mechanical properties.

HIP MADE SCREW MODULE AND SLEEVE

DCOMP COMPOUND LINE

The capacity of soft PVC compounder GRANULATOR series has been increased, GR2000 and GR 3500 models realized for 2.000 kg/hour and 3.500 kg/hour production capacity. P

GRANULATOR SOFT PVC LINE

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

227


K Fair

Hall 3 / D16

INPAK Machine exhibits its product in the K2019

I

npak has been among the industry leaders with fully automatic air pressure thermoforming machines since its establishment in 2006 and with the success of the TS800 and TS850 they are now ready to bring to market the TS-1000. Inpak, working in its 6000 m2 production area and ever growing to meet the increasing demand, operate with a team of 75 expert staff and R&D department, has now grown to a position to export to 6 continents and 42 countries. The usage area and usage rates of thermoforming technologies have increased over the years. There are many economic, political and demographic variables in the packaging sector, which is their target audience, and they closely follow developments in the sector. Recently, there is a trend from Expanded Polystyrene (EPS) type materials through other rigid plastic packaging. In addition, there are laws, regulations and recycling targets in Europe and in some other parts of the world to increase usage of organic and inorganic biodegradable materials such as PLA. Inpak thermoforming machines are able to work with all these materials. In order to offer their customers the highest performance machine and in order to offer a competitive advantage in the

228

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

market, they evaluate many factors such as machine life, net working time, reliability, number of products produced per unit time, operational ergonomics and energy efficiency with our quality principles. They also offer many different optional features to increase production efficiency and efficiency. Tthey evaluate their customers’ two-way supply chains and provide full technical support according to their needs. End users also have demands for environmentally friendly and more boutique products. It can be considered as an opportunity period for producers who could work flexibly and keep their

operational costs low. In addition to their proven TS-800 and TS-850 models, they added their new and larger TS-1000 model, which has a higher production capacity per unit time, with a maximum mould size of 1000mm x 750mm. Their TS-1000/3-R thermoforming machine will be exhibited in working condition between 16-23 October this year in the World’s No. 1 Plastic and Rubber Fair -Kwhich they regularly attend. Their interested guests may observe the production process of 0.35 mm PET sheet, running at 40 cycle/ minwithrobot stacker at their stand 3 / D16. P


K Fair

Hall 8A / J13

IŞIK Plastik is in more than 60 countries I

şık Plastik has been founded in 1997, in Gebze, Turkey. Company’s total production capacity is 40.000 tons a year. Işık Plastik continues its operations with 250 Employees in Gebze Factory. “Policam” industrial sheet is the trademark of Işık plastik, which is manufactured with highest industrial standards in our Gebze Factory. Işık Plastik is the first and the largest manufacturer in Turkey of the Polycarbonate, Solid Multi-Wall, Acrylic XT, and Pet-G sheets, with optical properties for more than 20 years of experience in its field. High quality “Policam” brand leads the market for various industries, as well as “Greenhouses”. Company has been awarded with “Best Overall Program” by IAPD (International Association of plastic Distribution) in 2017, also continuously recognized as one of the “500 Largest Industrial Companies” for many years. Işık Plastik Gebze Factory, houses a “Research and Development” centre that is accepted and officially recognized by the “Ministry of Science, Industry and Technology”.

EFFECT OF LIGHT TRANSMISSION ON PLANT GROWTH UNIVERSITY COOPERATION FOR GREENHOUSE R&D STUDIES

Policam sheets features specialized properties such as anti-fog, IR protective and diffuser that are developed by Işık Plastik’s R&D team. Işık Plastik established three different research green-houses for R&D studies in Akdeniz University’s field in Antalya,Turkey. Each green-house build by different type of Policam sheets. Işık Plastik’s extrusion and polymer know-how and University’s

theoretical or practical plant knowledge combined together to help to develop accurate products, those affects plant yield and quality. General Features of Policam Multi-Walled Polycarbonate Sheets produced specifically for greenhouses: HIGH LIGHT TRANSMITTANCE: Highest light transmittance which directly helps for more growing the plant. LONG LIFE TIME: 10 years limited warranty with CE certification according to EN 16153. Warranty can be extended to 15 years with added special UV protection pocket upon request. MINIMUM HEATING COST: Minimum heat transfer co-efficient. Greenhouses build by Policam multi-wall sheets easily regulates the temperature even in cold weather. This helps and improves efficient fuel and energy use. DOUBLE SIDE UV PROTECTION : “Policam” Polycarbonate sheets can also be manufactured as double sided UV protective. This provides extra protection against UV radiation during maintenance and ventilation. PERMANENT ANTI-FOG: Permanent Anti-Fog prevents the formation of water vapor condensation on greenhouse roofs. Spreading film layer on greenhouse cover helps to prevent droplets from acting as a lens for the rays that are coming from the sun. HIGH DURABILITY: “Policam” Polycrabonate is light-weight, despite this feature “Policam” sheets comes with high impact resistance and load bearing capacity. A policam

sheet is not brittle, and it shows higher resistance to snow, wind, hailstone (for 8mmand higher thicknesses. DIFFUSION EFFECT : Equal distribution of light to the greenhouse benefits the plants, especially leaves in the middle and lower parts of the plant. This helps for increased photosynthesis which results in higher crop yields. Thermal balance is provided in the greenhouse by diffusion prevents regional differences in temperature. IR PROTECTION: By absorbing most of the rays in the IR wavelengths from the sun, IR Protection prevents the potential damages of the plants exposed to the sun in the greenhouse. Because of IR Protection, the maximum amount of daylight is benefited and greenhouse / plant is protected from excessive heat. RESISTANCE TO FIRE: Policam polycarbonate sheets has class B flammability classification. It does not drip during fire and prevents the risk of fire. Does not generate smoke during fire. Thus, it contributes to the extinguishing and prevents the crops in the greenhouse from being affected by smoke. APPLICATION AND PROJECT SUPPORT SERVICE: As Işık Plastik, in the greenhouse applications, project support is provided not only for material and sale but also for the climatic conditions of the area where the greenhouse will be build, and the characteristics of the plant to be grown. In this context, Işık Plastik is the solution partner for the details of the construction, the thickness and the property of the greenhouse covering material to be used. P

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

229


K Fair

Hall 11 / D25-11

SER Rezistans offers energy efficient solutions The SESS model heaters save up to 20% energy. SESS model heaters have a special design insulation system that holds the heat at surface that will be heated. Heating is one of the most important process in the industrial production. Heating causes energy consumption between 30% and 80% of the whole energy consumption. For this reason, cost reduction exercisess hould be perfomed at thatfield. The SESS model heaters save up to 20% energy. SESS model heaters have a special design insulation system that holds the heat at surface that will be heated. Electric resistance heaters that transfer heat via conduction. But convectional and radiant heat transfer causes heat losses from the resistance heater. Ser Rezistant has improved SESS model heaters to prevent heat losses. SESS model heaters with energy saving design prevents the transmission of heat to heater body and air. Additional to energy consumption property, SESS model heaters supplyless CO2 emmision to nature. Morever, SESS model products eliminates the burn hazard from hot surfaces in terms of work place healt and safety. P

230

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151


K Fair

Hall 11 / D26-4

Masfen Machine exports 85% of its production

M

asfen Machinery was established in 2014, in Istanbul the largest city of Turkey for manufacturing plastic pipe production line machineries. Adem Çicek, the founder of Masfen Machinery, which has opened new horizons with a vision different from the ordinary and unusual in its sector, has been established in 3200 squaremeters by combining its constantly renewing technology with its young, dynamic, strong and specialized engineers in each field with 40 years of production experience. The factory is able to produce plastic pipe machines with a capacity of 350 pieces per year. Manufacturing plastic pipe machinery for many parts of Turkey, and 85% of its production is exported, some of exported countries; European countries, Russia and the Turkic Republics, North African countries and many other countries of the world. Masfen Machinery, represents in

one of the most important fairs in the world in the plastics industry, K Fair, the sector and country in the bestway. Exporting; It is among the major objectives to become one of Turkey’s leading companies. Being aware that its most important resource is human resources, Masfen Machinery adopts the principle of ‘Happy Employees, Happy Customers’ and provides the necessary job trainings to its employees and provides 7/24 technical support to its customers for unconditional customer satisfaction. In the R & D department, after the customer’s order, the machine design is prepared by the engineering work of the company’s own engineers and technicians, and then the designs are converted into materials on advanced laser cutting machines, welding processes, machining processes, painting and assembly processes with the latest technology in the production of plastic pipe

machines is carried outwithcare in its ownfactory. In addition, the parts of the machines are made in high precision CNC Lathes and the electrical panels and computer automation of the machines are produced by the talented engineer team of Masfen Machinery. In thisway, Masfen Machine can implement the quality and standardization of the machines they produce in the CNC machines with advanced technology level and provides ease of use to its customers. After the production process is completed, testing the machines in the showroom area of 1500 squaremeters and present the machines to the customers in this area. Each of the environmentally friendly, robust, technological and immediately recognizable plastic pipe machines is the result of Masfen Machinery’ dedication to excellence and innovation. P PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

231


K Fair

Hall 3 / A72

Contec Machine grows

with investments in technology

In 2011, Contec Makina, established in İzmir with an association of Turkish – German, has started to manufacture high technology plastic bag converting machines, in-line flexo printing machines, slitter machines and lamination machines in its 3500 m² facility and with knowledge and experience in plastic bag sector over 40 years. With high technology machinery and equipment investments made until today, has advanced production technology beyond all competitors in the world and has achieved the condition of capacity and technical competence to process high precision parts for aerospace industry. With its equipped R&D team of experienced engineers, it can produce fast and rational solutions to customer’s demands with completing customer - specific machinery, equipment and apparatus designs successfully. Contec Makina who breaks grounds in Turkey and world market with projects developed with innovative perspective, has adopted the project management approach and executed projects approved by TÜBİTAK-KOSGEB (which are governmental R&D grant institutions). Contec Makina is one of the leading companies in the sector with its customer network spreading to 20 different countries of the world, especially in EU countries. The cooperation between Günter Kunststoffmaschinen GmbH, founded in 1960 in Germany, is one of the most important machinery suppliers in the world with its sales network of more than 50 countries in the production of plastic bag making machines and electromagnetic hole apparatus, has made significant contributions to the expansion of the Contec

232

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

Makina’s customer network in the world market. As a result of this cooperation, Contec Makina is also specialized in the field of industrial bag making machines and has become a 100% manufacturer of these machines. P

TECHNICAL DATA

CGO 850

SEALING WIDTH

800

NUMB. OF PRODUCTION LINE

01-FEB

BAG WIDTH (MM)

200 – 700

BAG LENGTH (MM)

200 – 800

MECHANICAL SPEED (CYCLE/MIN

250

PRODUCTION SPEED (MAX M/MIN)

70

SOFT-LOOP HANDLE BAG CONVERTING

OUR PRODUCT EXHIBITED AT THE K-2019 FAIR: HIGH PERFORMANCE COURIER AND SECURITY BAG CONVERTING MACHINE

SLITTER MACHINE

MACHINE GLUE PATCH HANDLE BAG CONVERTING

LAMINATION MACHINE

MACHINE VACUUM BAG CONVERTING MACHINE

GLUE PATCH HANDLE BAG CONVERTING MACHINE

WICKET TYPE BREAD AND CHICKEN BAG

IN-LINE FLEKSO PRINTING MACHINE

CONVERTING MACHINE HYGIENE AND DIAPER BAG CONVERTING

GAMBO LINER

MACHINE COURIER AND SECURITY BAG

COURIER AND SECURITY BAG CON-

CONVERTING MACHINE

VERTING MACHINE

DOCUMENT POUCH CONVERTING

DOCUMENT POUCH CONVERTING

MACHINE

MACHINE

EASY-OPEN BAG CONVERTING MACHINE

IN-LINE QUADRO SEALING UNIT

IN-LINE QUADRO SEALING UNIT


K Fair

Hall 10 / G15

Netplasmak exhibits its product in the K2019

Netplasmak’s products are take more and more interest from both European recyclers and machine makers

N

ew limitations on free flow of recyclable waste at international market forces western recycling companies to find new solutions to waste management. This situation increases European recycling companies interest on Turkish recycling machine manufacturers

machines and equipments. As a state of the art recycling machine and equipment manufacturer, Netplasmak’s products are take more and more interest from both European recyclers and machine makers. Exporting increased number of machines into European countries such as Germany, France, Belgium,

Denmark and UK in last year, Netplasmak participating K Fair in Germany. We will be able to present our latest technology solutions for waste sorting and recycling equipments. This year even before fair we have many appointments with a lot of European potential customers to meet at our fair stand. This is an indication that Turkish recycling machine manufacturers will be able to increase existence in the European market. And K Fair will be a jump start for Turkish recycling machine manufacturers. P

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

233


K Fair

Hall 13/C04

Arge Robotics exports to 20 countries Triaxial Yaman and Atak Robot Series

P

roduced by Arge Robotics completely including the system design, manufacturing, assembly and software; the robots are mostly used in automotive, home appliances and food sectors. Arge Robotik was founded in İstanbul in 2007. Primary sectors Arge Robotik functions in are automotive, home appliances and food industry. Since its establishment, the company has successfully delivered many automation projects to its customers and now, it moves towards achieving growth targets through export. Arge Robotik has concentrated on the production of IML (In Mould Labelling) robots intended for plastic packaging industry. The company shaped its growth plans around IML robot production. Arge Robotik undertakes the system design, manufacturing, assembly and software production as a whole. Furthermore, Arge Robotik’s technical team undertakes all of the programming, related tests and customer on-site configuration. The automation components used in robots have proven quality and are leaders of their sectors. The aim of Arge Robotik is to become a fundamental solution

234

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

partner for the customers in IML robot automation with its high quality and reasonable pricing principle. Arge Robotik exports the produced Take-Out and IML robots to 20 countries. In response to increasing customer demands, the company has moved to its new facility located in Çekmeköy/İstanbul and doubled its production capacity. The IML robots are categorised in two groups as top entry robots and side entry robots. Arge Robotik has three different types of top entry robots.

Side Entry Robots Such robots are usually used for multi-cavity moulds with less than 6 seconds of cycle time. In-mould cycle time is shorter by 50% when compared to top entry robots. Optional camera control system can be installed to these robots.

Along with its take-out robot function, they can be used as IML robots as well. Yaman robot series are used for 100-350 tonnes of IMM while Atak robot series are used for 350-4.500 tonnes of IMM. There are three major reasons why these robots are preferred over side entry IML robots. 1- They are economical 2- It is easy to use them for IML with various moulds in a flexible way 3-They can be used as Take-Out robots Having longer cycle time in comparison to the side entry robots is its disadvantage.

Yaman 2 Robot Series for 100350 tonnes With their two separate and independent arms, they are ideal for IML applications that require short cycle time and high speed. The minimum cycle time for the mould to be used is 5 seconds. They are developed as an alternative to side entry robots. Their in-mold cycle time is the same as side entry robots P


K Fair

Hall 11/A69

The Fourth Industrial Revolution (4.0) and Test

W

e had lived through the 1st Industrial Revolution starting with the use of steam engine and the mechanisation of the 18th Century, then we saw the second industrial revolution starting with mass production, and we have experienced the third industrial revolution starting with the intense use of computer technology and automation of production in the past 20 years, and finally we are living in the fourth industrial revolution period or, in other words, the era of “Industry 4.0”, “Industrial Internet”, “Digital companies” and “Smart factories”. With all these developments, the main model of production and model of improvement have evolved into knowledge generation from manpower since the first industrial revolution. The companies/countries that can adapt to this process sustain their leadership, while the ones who fail to do so become extinct. The best example of this is that the world’s most significant companies are the ones that create added value from knowledge generation.

and providing information for the improvement of production functions and processes. It is a fact that in developed countries, these elements are used more effectively and investing in this subject is important and even encouraged and production processes are optimised through these elements. It is important that the tests conducted in Industry 4.0 laboratories and production processes are available in digital formats and in interaction with related end units. In line with this requirement, production of the quality control test devices is tailored. Development of the software that are used for quality control tests in accordance with the improvements, their scalability, their interaction with end units are at the centre of this plan as a matter of course. DVT DEVOTRANS continue their R&D work accordingly, and steadily keep up supplying the ever-evolving demands of the quality control test

devices users. DVT DEVOTRANS, with their electro-mechanical, design and software components in harmony, work for their medium and long-term plans. These works are handled in line with the sectoral developments, customer demands and in-house innovative ideas. As a result of the aforementioned works, new quality control test devices are designed and produced each and every day. As a sample of the recently produced devices by DVT DEVOTRANS, it is possible to mention “DVT DSC - Differential scanning calorimetry device”, “DVT NP CNC - Plastic sampling device” and “DVT FU30 D NN - Extrusion test device”. In short, in the era of Industry 4.0 and in the context of knowledge generation and processing, DVT DEVOTRANS aims to contribute to both Turkish and foreign customers with 60 years of experience in quality control test devices and more than 600 products. P

Today; as service, production and sector components are automated (through robotic technologies etc.), they communicate and they share knowledge. Along with this, the rapid growth of deep learning and global big data, and making all of this ecosystem public cause the absolute domination of knowledge. To put it differently, societies that cannot generate knowledge and cannot integrate knowledge are left behind. This applies to companies as well. When we consider the quality control test sector with the same attitude, it is possible to list the key elements as testing the product before and during the production, feedback system of the test results and supporting R&D work with these feedbacks

DVT FU30 D NN

DVT NP CNC

DVT DSC

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

235


K Fair

Hall 6 / D50

Epsan has opened its 5th Sales and

Technical Support Centre in France

Epsan, which is the leader polymer compound manufacturer in PA field of Turkey, continues to take global steps

E

psan which is the leader polymer compound manufacturer in PA field of Turkey, continues to take global steps in accordance with its vision through its agility and innovation philosophy. Epsan which has opened its 5th sales and technical support centre in Europe at Lyon, France, makes direct distribution to 40 countries with its 25 business partners in 5 continents. Through its experience over 40 years in engineering plastics fields, offers efficient, reliable, sustainable and environment friendly products and solutions to main sectors such as automotive, electric-electronic, white appliances, defence, agriculture and furniture. Bora EFE who is Vice Chairman of Epsan, has made a statement related with the investment in France “We have opened our 5th sales and support centre at Lyon, France after Istanbul, Germany, Spain and Italy. We continue our investments in domestic and abroad. We have products which are approved by world leaders like Renault & Nissan, Fiat & Chrysler and Philips in global level. Our steps express we want to be permanent in European market and we also want to be closer to our customers. We shall have a voice in

236

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

Europe market in automotive and electric-electronic industries. Epsan which has the title of R&D centre approved by R.T Ministry of Industry and Technology, continues

to produce mainly Poliamid 6 and 6.6 products, PPA, PBT, PET, PBT/ PET, PAS/ABS and PBT/ASA in its two plants in Bursa Free Zone and Bursa Demirtaş Organized Industry Zone. P


K Fair

Hall 13 / C58

Ekin Makina keeps marching forward in its quest to greatness

O

ffering its customers a wide range of Horizontal, Vertical and Multiple Injection and custom machinery, Ekin Makina exports custom plastic injection machinery to 35 countries. Keeping close tabs on good practices, quality and technology ever since it launched its manufacturing operations, Ekin Makina stands out from the crowd with its never-ending quest to improve itself and its objective to be a leading plastic injection machinery manufacturer. With its experienced staff and engineers, Ekin Makina peaks into the frontier of technology, adapting it for its manufacturing operations. Shaping its R&D and P&D efforts around customer recommendations and requirements, the company is enjoying an increasing demand both domestically and internationally and markets its machinery across the globe. Selling its machinery in 35 countries in America, South America, Europe, Asia, Africa and Australia, the company keeps extending into new markets every day. INCREASING DEMAND IN EUROPE Offering its customers a wide range of Horizontal, Vertical and Multiple

Injection and custom machinery, the company is manufacturing custom plastic injection machinery to customer specifications. The increasing demand in Europe in the recent years gives away certain clues about where the company currently stands. Ekin Makina’s 8 machinery models featuring piston-lock system at the core with a capacity range of 30 tons - 400 tons were acclaimed by the customers. This revolutionary change in articulated machinery completely eliminated clamp faults caused by worn-down pins and bushings, saved 3 litres of lubrication per week and achieved compliance for clean room manufacturing. With its machinery which are tightened in the middle, Ekin Makine had the upper hand against articulated machinery in terms of speed and rigidity. EKİN MAKİNA AT K EXPO The company is successful in

representing Turkey at various exhibitions for the plastic industry held around the world every year. The company will showcase its Orion Speed horizontal injection machine and EKİN110V-3R-2C two-colour three-station vertical injection machine with full automation system integration at K Expo to be held in Dusseldorf, Germany on 16-23 November 2019. The company is planning on increasing the momentum of its growth efforts with its soon-tobe-finished factory building with a 19,000 m² closed area at Özar Özel Industrial zone in Deliklikaya, Hadımköy. Ekin Makine is taking sure steps towards its goal of increasing the number of CNC benches by 100%. The company is also aiming to help bring down unemployment by increasing the numbers of its ranks. Acting as a fortress in its industry in terms of local manufacturing, Ekin Makina is proudly “local and national”. P PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

237


Vast experience in the manufacturing of plastification units has a new face FORMER Makine, which launched its operations in 2017, was the product of vast experience, know-how and knowledge in the plastic and rubber processing industry.

S

pecialised in designing and manufacturing screws and cylinders for plastic and rubber processing machinery, FORMER A.Ş. is the latest venture by the Meriç Family, who have vast experience in this field. Managed by the second-generation members of the family, the company draws from the experience and work discipline of the first generation and is gearing towards advancement with a focus on new technologies and science. Operating in the

238

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

industry since 1973, the family channelled their knowledge and investments in modern metal processing technologies into this robust business. Working with an experienced and dynamic team, the company makes quality a top priority throughout the whole process from input to delivery, which enables it to pursue its objective of becoming a business that manufactures plastification units to high standards and responds accurately to customer

requirements. FORMER aims to offer high-quality products and services to plastic processing companies and plastic processing machinery manufacturers. The company offers on-site services for companies experiencing issues with plastification units both in Turkey and abroad, looking into the root cause of issues and reporting its recommendations to remedy the issue in the quickest and most effective way possible.


K Fair

Hall 11 / C46

Thanks to its experience spanning over many years, the company is capable of offering its customers services relevant to the design of shells and screws for plastic processing machinery. By conducting an assessment of the raw material to be processed, the product to be manufactured and some other aspects, the company is able to recommend the screw designs that will serve the customer best. The company can also replace the screws and shells of the equipment currently in use by the customers with their equivalents and even offer counsel to companies to eliminate any issues through changes of design. As it has become more and more widely used, plastic is now produced using a wider range of materials and with an increased emphasis on corrosion and abrasion as well as additional measures for shells and screws. Former offers its customers special tool steels and Bimetallic screws as well as Standard Nitration-hardened screws. Thanks to the special alloy coatings providing high abrasion and corrosion resistance for a longer life time depending on the process and the material being used, plastic processors can now use their equipment for longer

Former offers its customers special tool steels and Bimetallic screws as well as Standard Nitrationhardened screws. periods of time and without any losses. Focusing on manufacturing products with a long lifespan as well as developing the variety of products needed in the industry, FORMER recently started to offer segmented screws and shells used in compound and masterbatch production. It added a new

product to the filter exchanger series, which are mainly used by companies that use recycled materials or recycle. Thanks to seamless extrusion filters, the R&D and design processes of which were concluded last year and which feature CFL-type expanded surface area, the companies in the industry can now go on without any interruptions with a low resistance and the capability of safe and efficient filtering. Launching its manufacturing operations on investments in the latest technology, the company is determined to raise the bar. The company is capable of producing screws as long as 7 metres as single pieces. This rare capability is perfect for manufacturers that require long screws. Focusing on R&D efforts, FORMER improves the design of its screws, which offer higher efficiency and plastification quality as well as low energy consumption, every day. Aiming to offer shells and screws with longer lifespans for difficult plastic processing conditions as the result of its research into coating technologies and thermal processing methods, Former is set to become a robust supplier of plastification shell screws not just in Turkey but abroad as well. Just under two years old, the company exports its products to 14 countries. It aims to contribute to our country’s economy by increasing the number of its destination countries and expanding the territory where it offers high-quality products and services. In addition to plastic processing shells and screws, FORMER also offers melt filters, cut-off injection nozzles, static mixers, plastic melting units and other related components. Former AŞ. is determined to take sure step towards becoming a dynamic company offering equipment to the plastic industry. P

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

239


Koren Board Member Turgay Koçer:

No physical superstructure without intellectual infrastructure

C

an you explain how the foundation of Koren came about?

As Koçeler A.Ş. we provide shipment services to Fuel stations, as well as Castrol Industrial Zone Distributorship and Industrial gas filling [and distribution] thus gaining vast and invaluable experience within this sector. The knowledge we gained enabled us to refine and personalize our service when it comes to sales channels, operational processes, product and individual customer satisfaction. With the accumulation of industrial market research data regarding this subject we began to contemplate ways in which our current potential could expand more efficiently. A key point that needed to be factored in was that we are situated in Gaziantep which is a world leader when it comes to extensive usage of polymer, especially polypropylene raw material. Our expansion into the production of polymer additives was a direct result of us shifting our focus to total cost management rather than competitive pricing. This entire project took 2 years to research (2012-2014) and the initial stage of implementation began in 2015 and was realized in the beginning of 2016. Due to our modus operendi being ‘no physical superstructure’ without intellectual infrastructure we achieved solid foundations. Can you tell us not only about your field of expertise but also your products? Our field of expertise and products consist of; Polyolefin resins (LLDPE, HDPE, PP, LLDPE), Inflatable film(Blow film), Inflation moulding (blow moulding), Extrusion, BOPP, Filament, Pipe, Rotational Moulding, Wire cable, Sack and Cast film applications. To improve the

240

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

features and production efficiency as well as reduce production costs in terms of cost of benefit our activities and products are designed in granule form to be added to 1% elemental resin. We currently continue our production range

which consists of an average of 6 product series and 24 product items. In which markets are you stronger and more efficient? Our company was a pioneer within


K Fair

Hall 7, level 2 /G03

this sector, so the establishment stage of recognition, introduction and narration was a lengthy process. Following the initial establishment stage, we invested in machinery and equipment and were then able to set up an extremely healthy field, kitchen and table triangle and move forwards with more technical, knowledgeable and accumulative progress. Initially due to a number of unknown factors and to test the local technical and commercial value of our work we focused our field of activities east of Ankara. Today 4 out of 5 of our customers are permanent. We distribute not only nationwide but also on an international level via our 2 international channels.

What do you do to increase both awareness and continuity of your products? What is your strategy for the upcoming period? How do you plan to contribute to this strategy at the K fair?

What do you expect from the K fair?

Whilst the countries surrounding us contain naphtha, (oil and natural gas) the main raw component of manufactured plastic, as a natural resource we do not. Therefore, we can only process the polymer group of these raw materials and then export the end product at a price of 3 dollars kg per unit in plastic products. Even Thailand, whilst far behind us in terms of industry, has an export unit price of $4/kg. So despite being the sixth largest product producer in the world as a country we are selling with the least added value, this is unacceptable.

Our ultimate goal is to become a major regional player within this sector. The aim as far as the K fair is concerned is to create more channels within the international arena building a structure that will keep the domestic-export sales volume in balance within our total sales volume. Due to the high level of specific technical knowledge and prowess required our customers need time to absorb and understand the process so we aim to build a solid foundation from which to make steady progress.

Countries more advanced in chemistry, such as Germany have the R&D Warehouse system which has no equivalent in Turkey. With this system all orders are given to the R&D warehouse companies as the costs per unit of the end product produced by small and medium enterprises will be high. Warehouse companies are also able to solve problems using their own R&D personnel, finding solutions for small and mediumsized business clientele as well as creating a reference data base on the subject. To summarize, there is

a serious gap in our countries R&D supplier system with many players on the market generally focused on the traditional standardized product sales rather than producing tailor-made specialty products. What kind of strategy do you have as Koren? As Koren, we will both propose and accomplish the new and innovative achieving what has so far been unachievable through the medium of technical knowledge and engineering. We will connect with our customer stakeholders who are manufacturers of plastic products and embrace the win win policy. Our end goal as a company is to become a major player within this specific sector in Turkey. We also wish to establish and ensure healthy competition with regards to financial profit through the medium of strategic partnership thus improving our customer portfolio as well as expanding the percentage of our stakeholders. We view the K fair as an international arena which we can use as a platform for presentation of our product and its specifications such as: increasing impact resistance from 45 g to 95 g (ASTM D 1709) by minimizing balloon breaks when you extract a thin-micron product with our ENP 60 product in rustle applications, dispersion of UV additive in Rashel applications with EN 260 product, prevention of decay in the extruder or 3 With The Dynex 270 product that we give to Raffi manufacturers under challenging working conditions with MFI, we are provided with 4.5 MFI working comfort and 10% more calcite loading. It is with these distinctive and unrivalled product specifications that we will be able to not only emphasize our uniqueness within this sector but also be able to single out likeminded business partners. P PAGEV PLASTÄ°K DERGÄ°SÄ° | SAYI 151

241


K Fair

Hall 8a / F39

Özlider Plastik working with world giants Özlider Plastik has been chosen as the production supplier for the cockpit area of a new line of inner-city bus. This line is scheduled to be in production by 2020 and will be manufactured by Mercedes Benz Türk A.Ş. in Turkey but sold worldwide.

Ö

zlider Plastik ve Metal San. Tic. A.Ş. was founded in 1983 by Cevat Güleç. He began his career with just 200 square metres and a single machine. Presently Mr Cevat with the Özlider A.Ş has the production facilities of a total of 700 square metres with an annual processing capacity of 20,000 tons of plastic. Having 4 factories in Istanbul and another 2 in Bursa, Özlider Plastik continues to increase in value with the aid of its production activities in Manisa and Romania. Along with being amongst one of the top leading companies within its sector employing 400 personnel, Özlider A.Ş. is also at the front when it comes to development and production whilst also being the first industrial enterprise in its area. Never compromising its customer focused working principles, the company offers its customers the fastest solution with the help of the latest cutting-edge technologies. With their slogan ‘Our Job is to Shape Plastic’, the company tracks all of its manufacturing processes from the initial design stage right through to end production stage with its current quality control management systems. With products such as: The Plastic Extrusion, Sheet, Plastic Injection Shaping, Plastic Thermoform Shaping and Polyurethane Shaping technologies Özlider A.Ş., in the automotive, packaging, cooling, advertising, medical, defence industry sectors along with the commercial and agricultural vehicle sectors, using Polystyrene, ABS, Polypropylene, Polyethylene and Acrylic materials and making production with the latest technology of the era CNC cutting robots, have managed to become a business and solution partner of the aforementioned fields. With experienced engineering staff at Özlider A.Ş. and its R&D

242

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

activities using the most up to date technological mould processing machinery, this company is considered to be amongst the indispensables within its field of expertise. Always open to innovation in terms of vision and mission, having the equipment, experience and management understanding that fulfils the requirements of the era, the company is the solution partner of both domestic and international brands with its 35 years of experience and customer satisfaction in business life. With its success in the field and positive attitude Özlider holds the title of ‘Solution Partner of Automotive Industry’. Never compromising on customer satisfaction and quality, in the future, Özlider A.Ş. will continue to be a leader in the industry by providing quality products and services to its customers and business partners. In 2014, Özlider A. Ş. started its experience in the automotive sector by producing both plastic and Polyurethane parts for commercial vehicles by adding Polyurethane Dashboard manufacturing in the cockpit area of commercial vehicles. Since 2014, it has been a leading supplier for commercial vehicle manufacturers in our country by producing with the

quality standard of VDA, the standard of the German Automotive Industry Association (Verband Der Automobilindustrie) which companies such as: MercedesBenz Türk A.Ş., Daimler AG, Temsa, Otokar, Karsan, Isuzu, Türk Traktör possess. In 2018, Özlider A.Ş. scoring 100/86 in Mercedes-Benz’s Turk’s supplier evolution program within only 4 years, has earned the title “Class A Supplier”. Following the quality standards closely of the international platform, following the many combustion events in commercial vehicles which became more frequent especially in the last years, used the ECE R-118.03 Regulations developed for European, American and Canadian vehicles for its products and offered solutions to its customers in this field. Continuing its work without interruption, Özlider A.Ş., with its investment in R&D, innovations and design supports, has chosen to be the product supplier for all of the cockpit areas of the new city bus which will be created by Mercedes Benz Türk A.Ş. in Turkey and be sold worldwide. P


K Fair

Hall 16 / F65

Extrusion system by lima extrusion The brand Lima Extrusion is a known global market leader within the specific sector of machinery Engineering products. For over 30 years this company has been working on the production of plastic extrusion machines and systems. Within this highly specialised sector Lima Extrusion stands out as a well-established brand especially when it comes to the planning, process engineering, implementation, commissioning and operation of extrusion systems. Applications include` plastic profiles, piping and granule extruders or complete extrusion lines. All machines and lines are individually tailored to meet our client’s specific requirements. Not only does Lima Extrusion offer high quality and performance extruders with a longer lasting durability as well as energy-efficient systems but our professional technical support team service guarantees reliable and efficient spare parts delivery service. Our company offers optimal solutions in the following product groups. Product Group: •Parallel double screw extruder •Conical double screw extruder •Co-extruder •Calibration table •Caterpillar tractor •Cutting units •Tipping table •Auxiliary equipment Extrusion lines allow customers to produce a variety of PVC profiles •Main and auxiliary window profiles •Double-layer window profiles •Door systems •Sills •Wall and Ceiling Panels

•Cable channels •Shutter Systems •Roof Grooves •Sandwich Panels •Moulding Profiles •Curtain Rails •Siding System •Technical Profiles Pipe Extrusion: By the use of cutting-edge technology in the production plastic pipes with diameters ranging from 16 mm to 800 mm with parallel double screw and single screw extruders we are therefore able to provide efficient, reliable and high-performance solutions to meet the individual requirements of our customers. Product Group: •Parallel double screw extruder •Single screw extruder •Pipe Heads •Co-extruder •Vacuum tank •Cooling tank •Towing units

•Cutting units •Auxiliary equipment Extrusion lines allow customers to produce a variety of PVC, PE and PP pipes •Clean water pipes •Wastewater pipes •Plumbing pipes •Hot water and heating pipes •Cable pipes •Gas pipes •Multi-layer pipes •Aluminium composite pipes •Glass fibber composite pipes Granule Extrusion: Product Series: •Parallel double screw extruder •Head-cutting unit •Granule cooling unit •Auxiliary equipment Extrusion lines allow customers to produce the following products: •Hard PVC granules •Soft PVC granules

P

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

243


İnan Machinery grows with the experience of half century

İ

nan Machinery which started its first production in a small workshop in Levent industry on 1962, succeeded in being among the leader manufacturers of Turkey and the world which produce plastic size reduction machines and recycle washing, drying and extrusion systems needed by the national and global plastic manufacturers and recycle companies in its factory with outdoor area of 15.000 m2 today with its experience of 57 years. İnan Machinery which becomes a demanding name in sector, continues to provide the solutions needed by the plastic sector without sacrificing quality and principles with its expert staff, production power, machine park, production technologies with the pride of having half century in the production of said recycle machines. PRODUCED MACHINES AND SYSTEMS • Micronised Machines, • Grinding Machines, • Shredder Smashers, • Washing Systems, •Drying Systems, •Granule Extrusion Systems, •Transportation and storage systems. FIELD OF ACTIVITY • Large Scale Wastes • Industrial Wastes • Plastic Barrels •Plastic Cases •Plastic Pallets •Plastic Extruder Wastages •Plastic film Materials •Cable and Computer Scraps •Textile Products •Paper and Carton • Wooden •Alimunium, copper •It provides the size reduction and recycle washing, drying, extrusion systems of all kinds of plastic pipes,

244

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

profile and glass bottle, panel, copper, wastes, ropes, bags, nylon, carboy and plastic bottles with the technology it produces. IM-SHRD-SINGLE ROTOR SHREDDER “Thanks to its double engine and reductor structure, IM-SHRD 2000 series Shredder-Smasher provides excellent shredder performance with equal force distribution” The smashers which meet the needs

of high capacity provide easy smashing of big size or durable wedges, big-bags, film (nylon), car wheel, pallet, rope, pipe and similar plastics and wooden pallet, copper cables and are designed for being used in size reduction works. Rotor type, blade type, printing unit and sieve type are selected according to the material to be processed. Thanks to fine tunning blades and rotor profiles, it provides efficiency in maximum capacity.


K Fair

Hall 10 / B27

The smashed products are formed in homogenous size. •A qualify cutting is made with curved square blades placed in V Canals. •The curve enables the blades to be used in both sized. •High capacity cutting is obtained with the combination of legder blade and rotor circlet blades. •Rotor surface is coated with solid fillet weld and the surface bcomes more durable against the corrosion. •Rotor has a water cooled system and it provides a more efficient smashing process by preventing the heating of smashed material.

and extra air colled special designed hydraulic unit, a stable operation is provided. •The movements of feeding vehicle is controlled with PLC. 10 different formulas are prepared according to material type and volume and operation in different speeds is provided. •Reverse turn function which is automation is made with PLC control prevents rotor compressions.

•The bearing housing which is assembled from exterior, is purified from dust. The bearings •Fine tuning pushing unit operates which operate in severe with hydraulic system. conditions, have the water cooling system against heating. •Thanks to transmitter controlled

•All openable covers are protected with safety switches. •Helical gear reductors are the high quality heavy duty service reductors produced with high technology.. P

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

245


K Fair

Hall 11 / D25-01

Safi Rezitans have realised their new products This in return has led to a 40% increase in the time and volume of air being cooled down, resulting in the need for less energy to be used in the manufacturing of more products.

T

he latest products by Safii Rezistans, the CH 405 NAS D and CH 405 EAS D models, are a more improved version of the CH 405 NAS complete with air cooler and aluminium separator. In the CH 405 NAS D model, the separators used to cool the air are doubled. This in return has led to a 40% increase in the time and volume of air being cooled down, resulting in the need for less energy to be used in the manufacturing of more products. The products are divided into two subcategories coded according to their cabins.; the octagon cabin CH 406 EAS D and the round model CH 405 NAS D.

CH 405 NAS The resistor separator is constructed out of three distinct metals and used in machinery of the utmost importance. To produce a product which is of both high quality and high efficiency there needs to be absolute control when it comes to the heating and cooling system. There is a need for both a heating surface area as well as a

perfect cooling system and the compression born from the high efficiency due to the friction, the active heat is cooled and brought down to a minimum and the desired consistency is obtained. By courtesy of the above process not only is a high-quality product purchased but the products life is also expanded. . P Resistance Wire 80/20 Chrome Nickel

cooling surface area. For heating the bucket must be completely covered with resistance strips to ensure an isolation occurs, and it is for this reason that cooling systems do not work as effectively. İn order for it to cool down the cooling surface area must be more than double that of the heating surface area. Newly designed products through the use of a separator increase the cooling surface area by over double the heating surface area. Through the aluminium, copper or bronze separators a

Length Min 150 mm -Max 600 mm Ø Min 125 mm- Max 300 mm Operating temperature Max. 350 oC VOLT MAX 230/400 V WATT MAX 7 W/CM2 Resistance InsulatIon 1200 oC Static Porcelain Air Cabin 420 Rust resistant steel Resistance constriction band 316 Stainless Steel Resistance Connection Terminal Stainless Steel Contact

246

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151


K Fair

Hall 7 / A36

Tanrıkulu Plastik is growing up

with technological

investments

TANRIKULU PLASTIC CHAIRMAN OF THE BOARD İZZET TANRIKULU

T

anrıkulu Plastik began its recycling activities in 1989 by selling glass collected from waste gatherers to factories. Subsequently Tanrıkulu Plastik invested in the recycling of plastic and other waste materials in the cities of Kocaeli, Istanbul and Sakarya. In these three cities they established recycling facilities that focused on PET plate, plastic and the recycling of packaging waste. The company recycled these materials into nurdles to be sold both on the domestic and international markets over 4 continents and 21 countries. Tanrıkulu Plastik is environmentally aware and is also cognizant that one day exhaustible resources will cause many problems and

difficulties with everyday life. Thanks to the zero-waste vision all forms of plastic through the medium of intelligent technology is able to be transformed and later manipulated into a reusable material. In their production factory located at Başiskele Kocaeli, Tanrıkulu Plastik aim to invest 25 million and produce a fully-fledged waste sorting facility which will, again through the medium of intelligent technology, be able to recycle waste into products closely resembling their original sources when it comes to quality. By investing in this project Tanrıkulu Plastik will be ushering in a new and exciting era in the field of recycling technology. By using the aforementioned

The company recycled these materials into nurdles to be sold both on the domestic and international markets over 4 continents and 21 countries technology Tanrıkulu Plastik are also able to produce HDPE, PP and LDPE granules supplying them to both the domestic and international markets mainly concerned with the Automotive sector, pipe manufacturers, safe manufacturers, palette manufacturers and some fields of construction .Tanrıkulu Plastik aim to not only be a pioneer within their native homeland of Turkey but also to be global pioneers hence making the required investments and necessary expansion. P

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

247


2019/6

248

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151


PREFACE The plastic industry is one of the most important actors of the Turkish economy. Today, the contribution of the plastics industry to the country’s economy is gradually increasing with the total production exceeding 9 million tons, and 35 billion dollars worth of turnover, the approaching direct exports of 5 billion dollars and the annual growth of 12% for the last 10 years. Our industry, with its production capacity, has reached the second place in Europe and the sixth place in the world. As PAGEV, we continue to lead the industry successfully in the framework of the “Unifiyng Power” mission of the Turkish Plastics Industry.

TURKISH PLASTIC PROCESSING MACHINERY INDUSTRY FOLLOW-UP REPORT

We also know that having the right and reliable data and information is the most important part of the solution when we sign the indispensability of Plastics in our lives and sign our work to tackle our industrial problems with concrete steps based on scientific evidence. In this direction we constantly investigate, collect new data, compile and report them. We present our reports that we believe are important for the development of our industry and our booklets containing important information to the plastics industry representatives, stakeholders and public institutions. As PAGEV, we prepared a report set that will contribute to the industry in a serious way in the face of our long and dedicated researches. With our reports, we made booklets with the comments of our expert reporters about the point where the Turkish Plastics Industry is in the right and reliable light, common problems and what should be the search for concrete solutions. We believe that our reports and information set will benefit all of our stakeholders, especially our members, and will guide the plastics world. At the same time, we are pleased that our public institutions have reached the most up-to-date and accurate information about the plastics industry. On the other hand, with our sector reports in English, we think that our colleagues will be able to share the potential of our country’s plastics industry with the most up-to-date business partners in the global marketplace. Hereby, presenting our current reports and information files relating with our industry, we would like to thank all of our colleagues who have contributed to this day’s achievement of our industry, who has taken a position as a locomotive mission in the development of our country. Best regards, Yavuz EROĞLU PAGEV President

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

249


CONTENTS TURKISH PLASTIC PROCESSING MACHINERY INDUSTRY FOLLOW-UP REPORT

250

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

1.

PRODUCTION

2.

FOREIGN TRADE

2.1.

IMPORTS

2.2.

EXPORTS

2.3.

IMPORTS AND EXPORT BY COUNTRIES

2.4.

IMPORT AND EXPORT PRICES

2.5.

FOREIGN TRADE DEFICIT

3.

DOMESTIC SALES (MACHINERY INVESTMENTS OF PLASTICS INDUSTRY)

4.

MACHINERY PARK

5.

SUPPLY AND DEMAND AND 2019 EXPECTATIONS

5.1.

TOTAL PLASTICS PROCESSING MACHINES

5.2.

INJECTION MACHINES

5.3.

EXTRUSION MACHINES

5.4.

BLOW MOLDING MACHINES

5.5.

TERMOFORMING MACHINES

5.6.

PRESSES AND OTHER MACHINES

5.7.

PARTS AND COMPONENTS

6.

MAIN PROBLEMS OF THE INDUSTRY


1.

PRODUCTION

Production of plastic processing machines which was 286 million dollars in the first half of 2018 realised as 229 million dollar in the first half of 2019 decreasing by 20% with respect to the same perid of the previous period. If the same trend continious, production is expected to realise as around 457 milion dollars at the end of 2019, decreasing by 17%.

TURKISH PLASTIC PROCESSING MACHINERY INDUSTRY FOLLOW-UP REPORT

Graphic 1: Plastics Processing Machines Production (Million $) Source: TurkStat & ITC Trade Statistics

In this period, injection machines accounted for 9%, extrusion machines 15%, blow molding machines 1%, thermoforming machines 8%, presses and other machines 42 % and parts and components 25% of total plastic processing machines production.

Graphic 1: Plastics Processing Machines Production (Million $) Source: TurkStat & ITC Trade Statistics

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

251


2. TURKISH PLASTIC PROCESSING MACHINERY INDUSTRY FOLLOW-UP REPORT

FOREIGN TRADE

2.1 IMPORTS Imports of plastic processing machines which was 338 million dollars in the first half of 2018 realised as 174 million dollars in the first half of 2019 decreasing by 48% with respect to the same perid of the previous period. If the same trend continious, imports are expected to realise as around 348 milion dollars at the end of 2019 decreasing by 48%.

Graphic 3: Peer Period Comparision of Plastics Processing Machines Imports (Million $) Source: TurkStat & ITC Trade Statistics

In this period, injection machines accounted for 24%, extrusion machines 12%, blow molding machines 4%, thermoforming machines 1%, presses and other machines 48% and parts and components 11% of total plastic processing machines imports.

Graphic 4: Share of Machines in Total Machine Imports (2019/6) Source: TurkStat & ITC Trade Statistics 252

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151


2.2. EXPORTS Exports of plastic processing machines which was 98 million dollars in the first half of 2018 realised as 97 million dollars in the first half of 2019 decreasing by 1%. If the same trend continious, exports are expected to realise as around 194 milion dollars at the end of 2019 decreasing by 20% with respect to the same perid of the previous period.

TURKISH PLASTIC PROCESSING MACHINERY INDUSTRY FOLLOW-UP REPORT

Graphic 5: Peer Period Comparision of Plastics Processing Machines Exports (Million $) Source: TurkStat & ITC Trade Statistics

In this period, injection machines accounted for 10%, extrusion machines 16%, blow molding machines 1%, thermoforming machines 9%, presses and other machines 49% and parts and components 15% of total plastic processing machines exports.

Grafik 6: Share of Machines in Total Machine Exports (2019/6) Source: TurkStat & ITC Trade Statistics

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

253


2.3. FOREIGN TRADE BY COUNTRIES TURKISH PLASTIC PROCESSING MACHINERY INDUSTRY FOLLOW-UP REPORT

In the first half of 2019, plastics processing machines and parts and components imports from the 10 main countries constituted the 93% of the total imports. Germany, China and Italy are the first 3 countries from which Turkey imports plastics processing machines most. These countries shared 66% of imports on value base. On the other hand, exports to the 10 main countries received a share of 52% on value base in the first half of 2019. The first 3 countries to which Turkey has conducted plastics processing machines exports in this period are India, Russian Federation and Algeria. These countries shared 25% of exports.

Table 1: Plastics Processing Machines Foreign Trade by Countries (2019/6) Source: TurkStat & ITC Trade Statistics

254

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151


2.4. IMPORT AND EXPORT PRICES In the first half of 2019, average unit import prices of plastics processing machines and parts and components realized as 11.7 $/kg, increasing by 4% with respect to 2018.

TURKISH PLASTIC PROCESSING MACHINERY INDUSTRY FOLLOW-UP REPORT

Grafik 7: Import and Export Unit Prices ($/Kg) Source: TurkStat & ITC Trade Statistics

In the first half of 2019, average unit export prices of plastics processing machines and parts and components realized as 9.7 $/kg, decreasing by 9% with respect to 2018. In this period, the average unit export prices realised 17% below the the unit import prices.

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

255


2.5. FOREIGN TRADE DEFICIT TURKISH PLASTIC PROCESSING MACHINERY INDUSTRY FOLLOW-UP REPORT

Foreign trade deficit of plastic processing machines which was 240 million dollars in the first half of 2018 realised as 77 million dollars in the first half of 2019 decreasing by 68% with respect to the peer period of 2018. If the same trend continious, foreign trade deficit is expected to realise as around 154 milion dollars at the end of 2019 decreasing by 60% with respect to the same perid of the previous year

Graphic 8: Foreign Trade Deficit in Plastics Processing Machines (Million $) Source: TurkStat & ITC Trade Statistics

256

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151


3.

DOMESTIC SALES (MACHINERY INVESTMENTS OF PLASTICS INDUSTRY)

Domestic sales (machinery investments of the plastics industry) of plastic processing machines which was 526 million dollars in the first half of 2018 realised as 306 million dollars in the first half of 2019 decreasing by 42% with respect to the peer period of 2018. If the same trend continious, domestic sales are expected to realise as around 611 milion dollars at the end of 2019 decreasing by 35% with respect to the same perid of the previous year.

TURKISH PLASTIC PROCESSING MACHINERY INDUSTRY FOLLOW-UP REPORT

Graphic 9: Peer Period Comparision of Plastics Processing Machines Domestic Sales (Million $) Source: TurkStat & ITC Trade Statistics

The share of presses and other machines realized as 43%, injections 17%, extrusion13%, blow molding 3%, thermoform 4% and parts and components 20% in the total machinery investment of the plastics industry in the first half of 2019.

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

257


TURKISH PLASTIC PROCESSING MACHINERY INDUSTRY FOLLOW-UP REPORT

Graphic 10: Breakdown of Machinery Investments of Plastics Industry (2019/6) Source: TurkStat & ITC Trade Statistics

In the last 5 years covering the years 2014 - 2018, the plastics industry has invested an average of 850 million dollars in machinery and equipment per year. In this period, presses and other machines shared 37% of total investments, injection 22%, extrusion 18%, thermoforming 4%, blow molding 2% and parts and components 17%.

Graphic 11: Breakdown of Machinery Investments of Plastics Industry for the Last 5 Years Source: TurkStat & ITC Trade Statistics

258

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151


4.

MACHINERY PARK

The process capacity of Turkish plastics industry, which had 2.5 million tons of processing capacity and 5,688 machine parks in 2001, reached to 9.5 million tons by the first half of 2019. The machinery park of the industry realized as about 357 thousand units in this period.

TURKISH PLASTIC PROCESSING MACHINERY INDUSTRY FOLLOW-UP REPORT

Graphic 12: Plastics Industry Mahcinery Park Source: TurkStat & ITC Trade Statistics

As of the first half of 2019, 19% of the Turkish plastics processing machinery park consists of 10% injection, 10% extrusion, 1% blow molding, 5% thermoform and 65% presses and other machines.

Graphic 13: Machinery Park of Plastics Industry By Machine Types Source: TurkStat & ITC Trade Statistics

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

259


As of the first half of 2019, 31% of the total processing machinery park of the Turkish plastics industry is sold by domestic producers while 69% of it has been imported.

TURKISH PLASTIC PROCESSING MACHINERY INDUSTRY FOLLOW-UP REPORT

Table 2: Machinery Park of Plastics Industry Source: TurkStat & ITC Trade Statistics

Share of imported machines in total machine park realised as; 93% in injection machines, 87% in extrusion machines, 87% in blowing machines, 64% in thermoforming machines and 59% in presses and other machines. In other words, the share of domesticaly produced machineries within the total park is; 7% in injection machines, 13% in extrusion machines, 13% in blow molding machines, 36% in thermoforming machines and 41% in presses and other machines. 10 countries share 96.5% of total imported machines park. China shared 43.7%, Germany 18.1%, Italy 9.6%, Taiwan %8.9 and Austraia 6.2% in the imported machines park.

Table 3: Imported Machinery Park By Countries Source: TurkStat & ITC Trade Statistics

260

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151


10 countries shared 97.5% in imported extrusion machinery park while, 63.3% of the park is made up of China, 13.8% of Germany, 7.3% of Italy, 4.3% of Taiwan and 3.9% of Austrian machinery. 10 countries shared 94.9% in imported blow molding machinery park while, 30.5% of the park is made up of Italy, 21.5 % of Germany, 9.4% of China, 8.4% of France and 7.2% of Japanian machinery. 10 countries shared 90.4% in imported thermoform machinery park while, 21% of the park is made up of Germany, 18.8 % of Chaina, 14.9% of Italy, 10% of Taiwan and 5.7% of France machinery.

5.

SUPPLY AND DEMAND AND 2018 EXPECTATIONS

5.1.

TOTAL INDUSTRY

TURKISH PLASTIC PROCESSING MACHINERY INDUSTRY FOLLOW-UP REPORT

In the first half of 2019, 229 million dollars of production, 174 million dollars of imports, 97 million dollars of exports and 306 million dollars of domestic sales (machinery investment of the plastics industry) has been realized.

Table 4: Plastics Processing Machines Supply & Demand Balance (Million $) Source: TurkStat & ITC Trade Statistics

In this period, industry gave 77 million dollars of foreign trade deficit and 57% of the investment has been met by imports and export covarage of imports realised as 56% At the end of 2019, plastic processing machinery production is expected to be 457 million dollars, imports 348 million dollars, exports 194 million dollars, domestic sales 611 million dollars. In this period, the industry is expected to give 154 million dollars of foreign trade deficit.

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

261


TURKISH PLASTIC PROCESSING MACHINERY INDUSTRY FOLLOW-UP REPORT

Table 5: Injection Machines Supply & Demand Balance (Million $) Source: TurkStat & ITC Trade Statistics

In the first half of 2019, injection machines imports from the first 10 countries avcoounted to 99% of total imports. China received a share of 52, Germany 15% and Austria 12% in total imports In the same period, 70% of the exports of plastics injection machines destined to 10 countries. Iraq, Bulgaria, and Turkmenisthan with a total of 44% share, have been the biggest markets to which Turkey has exported plastics injection machines.

Table 6: Plastics Injection Machines Imports & Exports by Countries (2019/6) Source: TurkStat & ITC Trade Statistics

262

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151


5.3.

PLASTICS EXTRUSION MACHINES

In the first half of 2019, 35 million dollars of production, 21 million dollars of imports, 16 million dollars of exports and 40 million dollars of domestic sales (extrusion machines investment of plastics industry) were realized in the plastics extrusion machines. In the same period, foreign trade deficit of extrusion machines realized as 5 million dollars. It can be observed that the 52% of the domestic sales as met by imports and export covarage ratio of imports has been realized as 74% in the same period.

TURKISH PLASTIC PROCESSING MACHINERY INDUSTRY FOLLOW-UP REPORT

The expectations for 2019 are; 70 million dollars of production, 42 million dollars of imports, 31 million dollars of exports, 81 million dollars of domestic sales and 11 million dollars of foreign trade deficit.

Table 7: Supply & Demand Balance in Extrusion Machines (Million $) Source: TurkStat & ITC Trade Statistics

In the first half of 2019, China shared 33%, Austria 21% and Italy 12% of total extrusion machines imports . In the same period 64% of extrusion machines exports destined to 10 countries. Russian Federation, Uzbekhisthan and Algeria with a share of 37% of total exports are the main export partners for these machines.

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

263


TURKISH PLASTIC PROCESSING MACHINERY INDUSTRY FOLLOW-UP REPORT

Table 8: Plastics Extrusion Machines Imports & Exports by Countries (2019/6) Source: TurkStat & ITC Trade Statistics

5.4.

BLOW MOLDING MACHINES

In the first half of 2019, 3 million dollars of production, 7 million dollars of imports, about 1 million dollars of exports and 9 million dollars of domestic market sales (blow molding machines investment of plastics industry) were realized. The industry gave 6 million dollars of of foreign trade deficit in this period. The expectations for 2019 are; 6 million dollars of production, 14 million dollars of imports, 3 million dollars of exports, 18 million dollars of domestic sales and 11 million dollars of foreign trade deficit.

Table 9: Supply& Demand Balance in Blow Molding Machines (Million $) Source: TurkStat & ITC Trade Statistics

In the first half of 2019, Turkey imported 36% of blow molding machines France, 19% from China, 19% from Germany and 10% from Italy.

264

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151


TURKISH PLASTIC PROCESSING MACHINERY INDUSTRY FOLLOW-UP REPORT

Table 10: Plastic Blow Molding Machines Exports By Countries (2019/6) Source: Turk Stat & ITC Trade Statistics

In this period, Turkey exported 99% of total blow molding machines to 10 countries and Iraq, Russian Federation and Egypt as the main export partners shared 83% of total exports. 5.5.

THERMOFORM MACHINES

In the first half of 2019, 17 million dollars of production, 2 million dollars of imports, 9 million dollars of exports and 11 million dollars of domestic market sales (thermoform machines investment of plastics industry) realized. On the other hand, foreign trade deficit of thermoform machines realized as 6 million dollars in this period. It can be observed that the 22% of the domestic saleswas provided by imports in the same period. The expectations for 2019 are; 35 million dollars of production, 5 million dollars of imports, 17 million dollars of exports, 22 million dollars of domestic sales and 12 million dollars of foreign trade deficit.

Table 11: Supply& Demand Balance in Thermoform Machines (Million $) Source: TurkStat & ITC Trade Statistics

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

265


TURKISH PLASTIC PROCESSING MACHINERY INDUSTRY FOLLOW-UP REPORT

In the first half of 2019, 43% of imports were realised from China and 24% from South Korea while Italy and Taiwan shared 11% of total imports. In the same period, 81% of total exports of thermoform machines destined to 10 countries. Iran and Egypt shared 39% of total exports.

Table 13: Supply& Demand Balance in Presses and Other Machines (Million $) Source: TurkStat & ITC Trade Statistics

In the first half of 2019, presses and other machines have been imported from 10 countries sharing 95% of total imports. Germany, China and Japan as the main import partners shared 74% of total imports. In this period, 57% of presses and other machines were exported to 10 countries and India shared 16% of total exports as the main export partner.

Table 14: Presses and Other Machines Imports and Export by Countries (2019/6) Source: TurkStat & ITC Trade Statistics

266

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151


5.7. PARTS & COMPONENTS In the first half of 2019, 57 million dollars of production, 19 million dollars of imports, 14 million dollars of exports and 61 million dollars of domestic market sales (accessories investment of plastics industry) were realized in the parts and componets industry. On the other hand, foreign trade deficit realized as 4 million dollars in the same period. It can be observed that the 30% of the domestic sales was provided by imports in the same period and export covarage of ımports ratio realized as 77% in the same period. The expectations for 2019 are; 114 million dollars of production, 37 million dollars of imports, 28 million dollars of exports, 122 million dollars of domestic sales and 9 million dollars of foreign trade deficit.

TURKISH PLASTIC PROCESSING MACHINERY INDUSTRY FOLLOW-UP REPORT

Table 15: Supply & Demand Balance in Parts and Components (Million $) Source: TurkStat & ITC Trade Statistics

In the first half of 2019, 90% of parts and components have been imported from 10 countries and Germany, China and Italy, as the main import partners shared 63% of total imports. In the same period, 61% parts and components were exported to 10 countries and Germany as the main export partners shared 14% of total exports.

Table 16: Parts and Components Imports and Exports by Countries (2019/6) Source: Turk Stat & ITC Trade Statistics PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

267


6. TURKISH PLASTIC PROCESSING MACHINERY INDUSTRY FOLLOW-UP REPORT

MAIN PROBLEMS OF THE INDUSTRY

General problems in the machinery manufacturing industry, can also be applied to the plastic processing machines industry. In addition to these general problems, the major problems faced by the plastics processing machines can be summarised as follows; • There is no national strategy for plastic processing machines. The sector has no specific vision • Turkey, as for plastic processing machinery has a very serious investing plastics industry. Thus, Turkey is one of the world’s most important market in this area. But 70% of the market is dominated by imported machines. • The developments in the plastics processing machines and their accessories and parts industry, despite significantly developing the plastics industry and the propensity to invest following the similar pattern, is under constant pressure of the cheap imports conducted in China. Imports receives a higher margin in sharing the increasing demand. • The lack of a state strategy for the plastic processing machinery sector, adequate protection of domestic producers and provide competitive advantages of plastic products manufacturer, they choose the second-hand imports of machinery. • There is a serious place problem in the sector. Machine and component manufacturers generally operate in physically small and inadequate spaces. If they want to move to larger places, they have to bury already limited working capital in high rent. The need for organized and rent-free industrial land is at an advanced stage in the sector. • Turkey is a net importer in the plastics processing machines trade and machines exported are far from providing high added value when compared their unit prices. • R&D, P&D, industrial design and product development efforts are insufficient in the industry. • Patents and trademark investments are not enough in the industry. • Industry’s international technical compliance is insufficient. • Equity capital and working capital of the companies are inadequate. • Energy costs are high. • The industry needs for the marketing customer relationship management.

268

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151


PLASTİK SEKTÖRÜNE DAİR HERŞEY BU SİTEDE SEKTÖR OYUNCULARININ A’DA Z’YE IHTIYAÇ DUYABILECEĞI TÜM BILGILERIN YER ALACAĞI EN GENIŞ KAPSAMLI SITESI YAYIN HAYATINA BAŞLADI

www.pagev.org

PLASTIĞIN KULLANIMI VE ÖNE ÇIKAN ÖZELLIKLERI

PLASTIK NEDIR? PLASTIK ÇEŞITLERI ILE ALAKALI DETAYLI TEKNIK BILGILER

PLASTİK ENDÜSTRİSİ HAKKINDA MERAK EDİLEN HERŞEY

GÜNCEL VE GENİŞ BİLGİ MERKEZİ www.pagev.org

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

269


2019/6

270

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151


PREFACE The plastics industry is one of the most important actors of the Turkish economy. Today, the contribution of the plastics industry to the country’s economy is gradually increasing with the total production exceeding 9 million tons, and 35 billion dollars’ worth of turnover, the approaching direct exports of 5 billion dollars and the annual growth over GDP growth rate the last 10 years.

TURKISH PLASTIC INDUSTRY FOLLOW-UP REPORT

Our industry, with its production capacity, has reached the second place in Europe and the sixth place in the world. As PAGEV, we continue to lead the industry successfully in the framework of the “Unifying Power” mission of the Turkish Plastics Industry. We also know that having the right and reliable data and information is the most important part of the solution when we sign the indispensability of Plastics in our lives and sign our work to tackle our industrial problems with concrete steps based on scientific evidence. In this direction we constantly investigate, collect new data, compile and report them. We present our reports that we believe are important for the development of our industry and our booklets containing important information to the plastics industry representatives, stakeholders and public institutions. As PAGEV, we prepared a report set that will contribute to the industry in a serious way in the face of our long and dedicated researches. With our reports, we made booklets with the comments of our expert reporters about the point where the Turkish Plastics Industry is in the right and reliable light, common problems and what should be the search for concrete solutions. We believe that our reports and information set will benefit all of our stakeholders, especially our members, and will guide the plastics world. At the same time, we are pleased that our public institutions have reached the most up-to-date and accurate information about the plastics industry. On the other hand, with our sector reports in English, we think that our colleagues will be able to share the potential of our country’s plastics industry with the most up-to-date business partners in the global marketplace. Hereby, presenting our current reports and information files relating with our industry, we would like to thank all of our colleagues who have contributed to this day’s achievement of our industry, who has taken a position as a locomotive mission in the development of our country. Best regards, Yavuz EROĞLU PAGEV President

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

271


CONTENTS TURKISH PLASTIC INDUSTRY FOLLOW-UP REPORT

1.

ECONOMIC SITUATION

1.1.

WORLD ECONOMY

1.2.

TURKISH ECONOMY

2.

PLASTICS END PRODUCTS INDUSTRY

2.1.

PRODUCTION

2.2.

CAPACITY UTILIZATION RATE

2.3.

MACHINERY INVESTMENT

2.4.

FOREIGN TRADE

2.4.1. IMPORTS 2.4.2. EXPORTS 2.4.3. IMPORTS AND EXPORTS BY COUNTRIES 2.4.4. IMPORT AND EXPORT PRICES 2.4.5. FOREIGN TRADE SURPLUS 2.5.

DOMESTIC CONSUMPTION

2.6.

SUPPLY AND DEMAND

3.

PLASTICS RAW MATERIALS INDUSTRY

3.1.

PRODUCTION

3.2.

FOREIGN TRADE

3.2.1. IMPORTS 3.2.2. EXPORTS 3.2.3. IMPORTS AND EXPORTS BY COUNTRIES 3.2.4. IMPORT AND EXPORT PRICES 3.2.5. FOREIGN TRADE DEFICIT

272

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

3.3.

DOMESTIC CONSUMPTION

3.4.

SUPPLY AND DEMAND

4.

CONCLUSION


1.

ECONOMIC SITUATION

1.1.

WORLD ECONOMY

• The world economy, which grew by 3.8% in 2017, lost momentum in the second half of 2018 and decreased to 3.6% by the end of 2018. In the said period, average economic growth decreased from 2.4% to 2.2% in developed countries and from 4.8% to 4.5% in developing countries. • Despite the acceleration loss, supply side and industrial production-based growth continued in the world economy. • In 2018, despite the protectionism measures in world trade of goods declined in terms of quantity and accelerated in terms of value. As a result of this development, the growth in goods trade decreased from 4.6% to 3%. In terms of value, the growth of goods trade increased from 7.8% to 10%. The main reason for the growth in value is the increase in the prices of tradable energy, commodity and final goods. • Global industrial performance started the year strongly but lost momentum in the second half. The slowdown in the global industry was most common in the EU and China. As of April, global industrial goods export prices decreased due to the protectionism. • In the first quarter of 2019, while the global economy outperformed the expectations led by developed countries, the composition of growth indicated that this performance was unsustainable. As a matter of fact, the weakness observed in the leading indicators of the second quarter in the leading economies was remarkable. • Developments in the trade war between the US and China remain the main agenda item in global markets. Finally, the US and Chinese presidents agreed to continue trade negotiations at the G-20 summit, alleviating trade war concerns. • According to the final data, the US economy grew by 3.1% yoy in the first quarter, while leading data released in China indicate that the slowdown in economic activity continued in the second quarter of 2019. Meanwhile, the data released on the Euro Area economy presents a weak outlook for the regional economy. • While worries about the global economy bring down oil prices, rising geopolitical risks in the Middle East put upward pressure on prices. At its meeting held in July, OPEC decided to extend supply shortages for another 9 months. • In the current conjuncture, where risks related to the global economy are increasing, the expectation that leading central banks will tend to follow policies to support the economy is strengthened. • The OECD and the World Bank lowered global economic growth forecasts for 2019. Organizations said they have also revised down their growth forecasts for the economy of Turkey. • While OECD predicted that Turkey's economy will shrink by 2.6% this year, the World Bank estimated the contraction is located at 1% level. • OECD revised its global economic growth forecast for 2019 from 3.3% to 3.2%. Stating that the loss of speed in the global economy is widespread, the Organization reduced the global trade volume growth forecast from 3.7% to 2.1%, which it shared in the November report. • The World Bank revised its global growth forecasts downwards. The organization reduced its global growth forecast for 2019 from 2.9% to 2.6%

TURKISH PLASTIC INDUSTRY FOLLOW-UP REPORT

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

273


TURKISH PLASTIC INDUSTRY FOLLOW-UP REPORT

Table 1: OECD Growth Estimates (%) Source: OECD

1.2. TURKISH ECONOMY In this period, the main developments that affect and are expected to affect the Turkish economy and therefore the plastics industry are; • Turkey’s economy grew by 2.6% in 2018. While high growth was realized in the first half of the year, the transition period after the election, foreign political tensions and financial fluctuations caused by geopolitical risks had a negative impact on the overall economy. • As a result of the strong contraction in domestic demand, the increase in industrial production slowed down and brought the growth down. The decline in industrial capacity utilization had a negative impact on private sector investments. • In addition to the decline in the industrial sector in the second half of the year, the rise in inflation and interest rates, the depreciation of TL adversely affected the financial structure of the industry and these adversities spread to all other sectors. • In 2018, industrial exports increased relatively with the decline in domestic demand. • Exchange rates, which affect the financial structures and profitability of industrial firms, continued to increase in 2018 as well. • Credit interest rates increased by 35.9%. • Turkey’s economy contracted by 2.6% in the first quarter of 2019. • Industrial production started in the second quarter with a decline above expectations. In April, calendar adjusted industrial production index decreased by 4% compared to the same month of the previous year, above market expectations. Although the manufacturing industry PMI realized as 47.9 in June, the highest level of the last 11 months, it remained below the 50-threshold level. • Real sector confidence index, which was realized as 98.9 in May, rose to 102.5 in June, above the optimism limit of 100. • The Central Bank Monetary Policy Committee decided to lower the policy rate by 425 basis points, taking into account all factors affecting the inflation outlook. • Contraction in the automotive market In May, housing sales declined by 16.4% yoy and by 31.3% yoy in May. 274

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151


• The seasonally adjusted unemployment rate was at its highest level since May 2009, at 13.7% in March. The unemployment rate among the young population increased to 25.7%. • The calendar adjusted industrial production index contracted by 4% in April compared to the same month of the previous year. • Industrial production decreased by 4.8% compared to the same quarter of the previous year and production decreased in 13 of the 24 sub-sectors in the manufacturing industry. In June 2019, CPI (2003 = 100) increased by 15.72% compared to the same month of the previous year. • In the first six months of 2019, total exports realized as 83.7 billion dollars, imports 98.6 billion dollars, foreign trade deficit 14.9 billion dollars and the ratio of exports to imports 84.9%. • The OECD predicted that Turkey’s economy will shrink by 2.6% this year. On the other hand, the World Bank estimated the contraction at 1% level. On the other hand, Moody’s has reduced Turkey’s credit rating to B1. (Sources: T. İş Bank and Akbank Economic Publications, Turk Stat)

TURKISH PLASTIC INDUSTRY FOLLOW-UP REPORT

Table 2: Turkey’s Main Economic Indicators Source: Turk Stat, T. İş Bank and Akbank Economic Publications, Central Bank of Turkey

2. 2.1.

PLASTICS END PRODUCTS INDUSTRY PRODUCTION

The plastics end product production which was 5 million 52 thousand MT in the first half of 2018, decreased to 4 million 477 thousand MT in the peer period of 2019, decreasing by 11% on amount and 18% on value base.

Table 3: Peer Period Comparison of Plastics End Products Production Source: Turk Stat and ITC Trade Statistics PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

275


TURKISH PLASTIC INDUSTRY FOLLOW-UP REPORT

Graphic 1: Peer Period Comparison of Plastics End Product Production Source: TURK STAT and ITC Trade Statistics

It is estimated that the production of plastic end products will decrease by 2% on amount and 7% on value basis at the end of 2019 compared to 2018 decreasing to 8.96 million MT and 31.9 billion dollars.

Graphic 2: Plastics End Product Production Source: Turk Stat and ITC Trade Statistics

276

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151


In the first 6 months of 2019, plastic packaging materials led the way with approximately 1 million 791 thousand tons in total production of 4.48 million tons, followed by plastic building and construction materials with 985 thousand tons.

TURKISH PLASTIC INDUSTRY FOLLOW-UP REPORT

Graphic 3: Plastics End Product Production by Subsectors – 2019/6 (1000 MT) Source: Turk Stat and ITC Trade Statistics

2.2.

CAPACITY UTILIZATION

In the plastics industry, the average capacity utilization was 72.1% in the January - June period of 2019 and decreased by 4.3 points compared to the peer period of 2018.

Graphic 4: Capacity Utilization in Plastics Industry (%) Source: Turk Stat and ITC Trade Statistics

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

277


TURKISH PLASTIC INDUSTRY FOLLOW-UP REPORT

2.3. MACHINERY INVESTMENTS In the last 5 years period, covering 2014-2018, an average of 892 million dollars of machinery and equipment investment has been realized in plastics industry, 37% of total investment is made by presses and other machines, 22% by injection, 18% by extrusion, 4% by thermoform, 2% blow molding and 17% were parts and accessories.

Graphic 1: Peer Period Comparison of Plastics End Product Production Graphic 5: Breakdown of Machinery Investment in Plastics Industry (2014-2018) Source: Turk Stat and ITC Trade Statistics

The decline in the plastics production has also adversely affected the plastics processing machinery sector, which supplies machinery and equipment to this sector. As a matter of fact, in the first half of 2019, in the plastics processing machinery sector, production decreased by 20%, imports by 48%, exports by 1% and domestic sales by 42% compared to the same period of 2018. If the same trend persists in the second half of the year, production is expected to decline by 17%, imports by 45% and exports by 20% by 34% at the end of 2019 compared to 2018.

Table 4: Supply and Demand Balance Peer Period Comparison of Plastic Processing Machinery Source: Turk Stat and ITC Trade Statistics

Machinery investments in the plastics industry amounted to USD 306 million in January-June period of 2019. With the same trend, it is estimated that the machinery and equipment investment of the industry will be 611 million dollars at the end of 2019, decreasing by 35% compared to 2018.

278

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151


TURKISH PLASTIC INDUSTRY FOLLOW-UP REPORT

Graphic 6: Machinery and Components Investment of Plastics Industry (Million $) Source: Turk Stat and ITC Trade Statistics

In the first six months of 2019, 17% of the total investments of 306 million dollars was made by injection molding, 13% by extrusion, 43% by presses and other machines and 20% by parts and components. Blow molding machines and thermoforming accounted for 3% and 4% of the total investment, respectively.

Graphic 7: Breakdown of Machinery Investment in Plastics Industry (2019/6) Source: Turk Stat and ITC Trade Statistics

2.4. FOREIGN TRADE 2.4.1. IMPORTS In the first 6 months of 2019, 270 thousand tons of plastic end products worth of 1 billion 240 million dollars were imported. Imports of plastic end products decreased by 15% in terms of amount and 20% in terms of value, compared to the peer period of 2018.

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

279


TURKISH PLASTIC INDUSTRY FOLLOW-UP REPORT

Graphic 8: Peer Period comparison of Plastics End Product Imports Source: Turk Stat and ITC Trade Statistics

With the same trend, it is estimated that the total imports of plastic end products will reach 540 thousand tons and 2 billion 480 million dollars at the end of 2019, decreasing by 5% on amount and 11% on value basis compared to 2018.

Table 5: Peer Period comparison of Plastics End Products Imports Source: Turk Stat and ITC Trade Statistics

Graphic 9: Plastics End Products Imports Source: Turk Stat and ITC Trade Statistics

280

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151


In the first 6 months of 2019, the highest imports by amount and value basis were realized in the end product group of 39.20 GTIP (other plates, sheets, pellets, foils and slides from plastic). The imports of this group accounted for 46% on amount and 30% on value basis of total imports.

TURKISH PLASTIC INDUSTRY FOLLOW-UP REPORT

Table 6: Plastics End Products Imports by HS Codes (2019/6) Source: Turk Stat and ITC Trade Statistics

2.4.2. EXPORTS By the end of June 2019, 933 thousand tons and 2 billion 366 million dollars of plastic end products were exported. Exports increased by 9% on amount and 1% on value basis with respect to the peer period of 2018.

Table 7: Peer Period comparison of Plastic End Products Exports Source: Turk Stat and ITC Trade Statistics

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

281


TURKISH PLASTIC INDUSTRY FOLLOW-UP REPORT

Graphic 10: Peer Period comparison of Plastic End Products Exports Source: Turk Stat and ITC Trade Statistics

With the same trend, it is expected that exports of plastic end products will increase to 1 million 865 thousand tons and 4 billion 731 million dollars by the end of the year, decreasing by 2% on value and staying at the same level on amount basis with respect to 2018.

Graphic 11: Plastics End Product Exports Source: Turk Stat and ITC Trade Statistics

As of the end of June of 2019, the largest exports in terms of quantity and value were 39.20 HS group (other plates, sheets, pellets and slides from plastic) and 39.23 HS group (plastics products, containers, caps, capsules for goods transport packaging). The total exports of plastic products of these groups are 47% in amount and 44% in value basis.

282

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151


Table 8: Exports of Plastics End Products by HS Codes (2019/6) Source: Turk Stat and ITC Trade Statistics

2.4.3.

IMPORTS AND EXPORTS BY COUNTRIES

Turkey is importing plastics end products from over 100 countries while exporting to more than 200 countries each year.

TURKISH PLASTIC INDUSTRY FOLLOW-UP REPORT

In the first 6 months of 2019, imports from 10 countries accounted for 65% of total imports on amount and 72% on value basis. It is seen in this period that, Germany became the country with the highest rate of import of plastic products with a share of 14% on amount and 19% on value basis in total imports of plastic end products, while China became the second largest import market with a share of 25% on amount and 17% on value basis. Apart from Germany and China, Italy, France and South Korea are the countries where Turkey imports the largest amount of plastic end products. In the first 6 months of 2019, exports to 10 countries accounted for 51% on amount and 47% on value basis of total exports of plastics end products. In this period, Iraq, Germany, England, Israel and France formed Turkey’s biggest export markets for plastic end products.

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

283


TURKISH PLASTIC INDUSTRY FOLLOW-UP REPORT

Table 9: Plastic End Products Imports and Exports by Countries (2019/6) Source: Turk Stat and ITC Trade Statistics

2.4.4. IMPORT AND EXPORT PRICES Unit import prices for plastic end products are always above the unit export prices in Turkey.

Graphic 12: Average Unit Foreign Trade Prices for Plastics End Products Source: Turk Stat and ITC Trade Statistics

As of the end of June 2019, the average import prices of plastic end products were $ 4.6/kg and the average export prices were $ 2.5/kg. In this period, average import price declined 7% and the average export price declined 2% with respect to 2018.

284

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151


TURKISH PLASTIC INDUSTRY FOLLOW-UP REPORT

Table 10: Average Unit Foreign Trade Prices for Plastics End Products (USD/Kg) Source: Turk Stat and ITC Trade Statistics

2.4.5. FOREIGN TRADE SURPLUS Turkey always gives foreign trade surplus in plastic end products foreign trade. In the first 6 months of 2019, 662 thousand tons and 1 billion 126 million dollars of foreign trade surplus were obtained, increasing by 23% on amount and 42% on value basis with respect to 2018.

Table 11: Peer Period Comparison of Foreign Trade Equilibrium in Plastics End Products Source: Turk Stat and ITC Trade Statistics

If the same trend continues, the foreign trade surplus of plastic products is expected to increase by 2% on amount and 11% on value basis in 2019, compared to 2018 and to be realized as 1 million 325 thousand tons and 2 billion 252 million dollars.

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

285


TURKISH PLASTIC INDUSTRY FOLLOW-UP REPORT

Graphic 13: Foreign Trade Surplus of Plastics End Products Source: Turk Stat and ITC Trade Statistics

2.5. DOMESTIC CONSUMPTION In the first 6 months of 2019, domestic consumption of 3 million 815 thousand tons and 14 billion 828 million dollars was realized in the plastic end products industry, decreasing by 15% on amount and 20% on value basis compared to the peer period of 2018.

Table 12: Peer Period Comparison of Domestic Consumption for Plastics End Products Source: Turk Stat and ITC Trade Statistics

Graphic 14: Peer Period Comparison of Domestic Consumption for Plastics End Products Source: Turk Stat and ITC Trade Statistics

286

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151


TURKISH PLASTIC INDUSTRY FOLLOW-UP REPORT

Graphic 15: Plastics End Products Domestic Consumption Source: Turk Stat & ITC Trade Statistics

2.6. SUPPLY AND DEMAND The share of exports in production in the first 6 months of 2019 was 21% on amount basis in the plastic end products industry and the share of imports in domestic consumption was 7%.

Table 13: Supply and Demand in Plastics End Products Industry (1000 MT) Source: Turk Stat and ITC Trade Statistics

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

287


In the first 6 months of 2019, on value basis, the share of exports in production rose up to 15% and the share of imports in domestic consumption was 8%. TURKISH PLASTIC INDUSTRY FOLLOW-UP REPORT

Table 14: Supply and Demand in Plastics End Products Industry (Million $) Source: Turk Stat and ITC Trade Statistics

3. PLASTICS RAW MATERIALS INDUSTRY 3.1. PRODUCTION It is estimated that, in the first 6 months of 2019, the plastics raw materials production realized as 507 thousand tons. In this period, 31% of the total plastic raw materials was LDPE, 9% was HDPE, 15% was PVC, 12% was PP, 10% was PS and 23% was PET.

Graphic 16: Plastics Raw Materials Production (2019/6) Source : Petkim and Other Producers

3.2. FOREIGN TRADE 3.2.1. IMPORTS In the first 6 months of 2019, 3 million 499 thousand tons and 4 billion 695 thousand dollars of plastic raw materials were imported. Imports of plastic raw materials decreased by 7.7% in terms of amount and 18% in terms of value, compared to the peer period of 2018.

Table 15 : Plastic Raw Materials Imports Peer Period Comparison Source: Turk Stat and ITC Trade Statistics 288

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151


TURKISH PLASTIC INDUSTRY FOLLOW-UP REPORT

Graphic 17: Plastic Raw Materials Imports Peer Period Comparison Source: Turk Stat and ITC Trade Statistics

Graphic 18: Plastics Raw Materials Imports Source: Turk Stat and ITC Trade Statistics

By the end of June 2019, the highest imports on amount basis were polyethylene and polypropylene. The imports of these two raw materials have received a 56% share of total plastic raw material imports on amount 52% on value basis

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

289


TURKISH PLASTIC INDUSTRY FOLLOW-UP REPORT

3.2.2. EXPORTS In the first 6 months of 2019, 494 thousand tons and 651 million dollars of plastic raw materials were exported. Export of plastic raw materials increased by 11.7% in terms of amount and decreased by 1.3% in terms of value, compared to the peer period of 2018.

Table 17: Plastic Raw Materials Exports Peer Period Comparison Source: Turk Stat and ITC Trade Statistics

Graphic 19: Plastic Raw Materials Exports Peer Period Comparison Source: Turk Stat and ITC Trade Statistics

By the same trend, it is estimated that exports will increase up to 987 thousand tons and 1 billion 303 million dollars by the end of 2019.

Graphic 20: Plastics Raw Materials Exports Source: Turk Stat and ITC Trade Statistics 290

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151


Acrylic polymers and polyacetals, which are in the 39.06 and 39.07 HS groups, have the biggest shares in total exports on amount and value basis in the first 6 months of 2019. The total share of these plastic raw materials realized as 50% on amount and 55% on value basis.

TURKISH PLASTIC INDUSTRY FOLLOW-UP REPORT

Table 18: Plastics Raw Materials Exports by HS Codes (2019/6)

3.2.3. EXPORTS AND IMPORTS BY COUNTRIES Turkey imports plastics raw materials from over 100 countries while exports to more than 100 countries each year. In the first 6 months of 2019, Turkey’s imports from 10 countries shared 65% on amount and 67% on value basis. In this period, Saudi Arabia, S. Korea and Germany took the first three places in total plastic raw material imports and the share of these 3 countries in total plastic raw material imports was 35% on amount and 36% on value basis. Turkey is exporting plastic raw materials to more than 100 countries and 10 countries have received 45% share of total exports on amount and 49% on value basis in the first half of 2019. In this period Germany, Egypt and Iran were the top 3 countries in plastic raw material exports of Turkey. Total share of these export markets realized as 18% on amount and 20% on value basis.

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

291


TURKISH PLASTIC INDUSTRY FOLLOW-UP REPORT

Table 19: Plastics Raw Materials Imports and Exports by Countries ( 2019/6) Source: Turk Stat and ITC Trade Statistics

3.2.4 IMPORT AND EXPORT PRICES In the first half of 2019, the average unit import price of plastic raw materials realized as 1.3 $/Kg and the average unit export price was 1.27 $/kg. The import price decreased by 11% and export price by 15% compared to 2018.

Graphic 21: Plastics Raw Materials Avareage Foreign Trade Prices (USD/Kg) Source: Turk Stat and ITC Trade Statistics

292

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151


TURKISH PLASTIC INDUSTRY FOLLOW-UP REPORT

Table 20: Plastics Raw Materials Average Import and Exports Prices by HS Codes (USD/Kg) Source: Turk Stat and ITC Trade Statistics

3.2.5. FOREIGN TRADE DEFICIT Turkey is a country that gives deficit in plastics raw materials foreign trade. In the first half of 2019, the plastic raw material foreign trade deficit realized as 3 million tonnes and 4 billion dollars. It is estimated that plastic raw materials foreign trade deficit will be 6 million tons and 8.1 billion dollars by the end of 2019 if the same trend continuous in the next months of the year.

Graphic 22: Plastics Raw Materials Foreign Trade Deficit Source: Turk Stat and ITC Trade Statistics PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

293


TURKISH PLASTIC INDUSTRY FOLLOW-UP REPORT

3.3. DOMESTIC CONSUMPTION In the first half of 2019, domestic consumption of plastic raw materials was 3.5 million tons and 4.7 billion dollars and it is expected to increase to 7 million tons and 9.4 billion dollars at the end of the year is the same trend continues in the next months of the year.

Table 21: Supply and Demand Equilibrium in Plastics Raw Materials (1000 MT) Source: Turk Stat and ITC Trade Statistics

294

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151


4.

CONCLUSION

The important thing is to produce high value-added raw materials in Turkey. Taxes that Turkey pays when importing raw materials purchased by everyone, such as polypropylene and polyethylene that the industry can not meet the domestic demand, negatively affect Turkey’s competition. It is known that when we eliminate these negativities, the added value that Turkey’s industry provides to the economy will increase even more.

TURKISH PLASTIC INDUSTRY FOLLOW-UP REPORT

Negative developments in Turkish and the world economy, makes it difficult to compete with the standstill or even declining sales prices and narrow profit margins. The most important problem of the industry that it can’t provide sufficient added value. There are mainly two ways to provide higher value-added production and exports. To produce innovative high value-added products or to increase profit margins by reducing costs without compromising quality. To enhance production and export opportunities in a competitive global market without compromising on quality, the industry must produce environmentally friendly at EU standards. The companies which can’t compete with the change in prices due to increasing global competition, must issue the “Costs of the Competition “to the forefront, to increase profitability. To create a successful competition that makes the difference in cost, it is necessary to implement changes in the changing world beyond the known method of saving techniques. The work needed for the production of advanced plastic center will facilitate Turkey’s lives should be made. The traditional production model that does not provide added value in the industry should be transformed into the production of advanced plastics. Despite the fact that only 13% of the raw material needs are covered by domestic production, the sector is deprived of the raw material supply facilities with high import prices and tax rates for the protection of domestic production at more economical prices. This reduces competitive export opportunities of sectors in global markets for the protection of the domestic raw material producer. Local producers should be protected by applying incentives to reduce production and investment costs instead of putting taxes on imports of raw materials. If the production of plastic raw materials cannot meet the need, importing obstacles must be removed. The plastic sector should be included in strategic investments regardless of foreign trade data and the minimum investment amount should be determined as 5 million dollars. Since it is more rational to operate locally in the production of plastic products, the plastic industry should be supported in at least one province in each region. Necessary measures should be taken for the recruitment of qualified personnel in the industry.

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 151

295


WWW.MATERBI.COM

. BIYOBOZUNUR . . VE KOMPOSTLANABILIR )

elma kabugu gibi

Türkiye Mümessili : Flogaz Kimyevi Madde Makina San.Ve Tic. A.S. Tel : 0212-2797071 • www.flogaz.com • novamont@flogaz.com


ISITMA+SOÄžUTMA

Segmentinde E kompakt

N

5FL ÂœJGU 4V %FWSFTJ

0UPNBUJL GSFF DPPMJOH Ä[FMMJ J

verimli ekonomik

)BWB 4V 4P VUNBM‘

$ IBTTBTJZFU