Özgür Gelecek Yolunda İşçi-Köylü Sayı 9

Page 1

ÖZGÜR GELECEK YOLUNDA

www.iscikoylu.org

Say›: 2004-9

9

*Y›l:2 *19 Kas›m-2 Aral›k 2004 *Fiyat›: 750. 000 TL ISSN:1303-9350

Baflkan Gonzalo, Felluce’den K›z›lay Meydan›’na sesleniyordu sanki;

MUHARREM, AfiKIN VE CAFER’‹N ÖLÜMÜ, MUNZUR DA⁄I’NDAN YÜCED‹R ‹NAN K‹! Onlar savaflta ›srar›n, mücadelede sebat›n, azmin ve özverinin sembolü oldular. Dillerinden “savafl”, “mücadele”, “direnifl” gibi sözcükleri düflürmeyen ancak pratikte bu sözcüklerin gölgesinden bile geçmeyen her türden mücadele kaçk›nlar›na yan›t oldular. Proletarya Partisi’ne düflmanl›k paydas›nda kümelenen, “tasfiyecilik” korosunda her biri ayr› bir ses ç›kar›p ayr› bir çalg› çalan bilumum solu¤u tükenen geçici yol arkadafllar›na çarp› iflareti oldular. Emperyalizmin ve faflizmin hangi dilden anlad›¤› her geçen gün döne döne savafl meydanlar›nda ö¤renilir ve ö¤retilirken, hala reformizm balonunu fliflirmekle u¤raflan, teslimiyet teorilerini nafile bir çabayla yaymaya çal›flanlara, dünyan›n dört bir yan›ndan verilen yan›ta Türkiyeli Marksist-Leninist-Maoistler ad›na imza koydular. Onlar, ayn› zamanda flehit düflen yoldafllar›na verilmifl sözleri oldu¤u için savafl› ölene kadar sürdürmeyi baflard›lar. Ölümü göze almay› bilmenin, ancak onurlu bir yaflam› tercih etmekle mümkün olaca¤›n›n bilincindeydiler. Onurlu bir yaflam›, Proletarya Partisi saflar›nda halk›n kurtu-

lufl davas› için savaflmak olarak alg›l›yorlard›. Bu yüzden, bireysel kurtulufl derdinde olmad›lar. Bireysel kurtulufl diye adland›r›lan, mücadeleye s›rt çevirme tutumunun utanc›n› ve onur k›r›c›l›¤›n› tafl›yacak kadar “gücümüz” yok diyorlard›. Gonzalo yoldafl›n hücresinden “komünizm hayaleti”nin “öfke”si olarak ç›k›p, emperyalistlerin “hayalet öfke” adl› operasyonla yüklendikleri Felluce simalar›ndan seslenircesine verdi¤i mesaj; Dersim’de silah elde topra¤a düflen yoldafllar›m›z›n Munzur’un doruklar›nda yank›lanan sloganlar›yla buluflmufltur. S›n›f mücadelesi a¤lar›n› ayn› günlerde öyle bir örüyordu ki; Proletarya Partisi önderli¤inde 2. Kongresini 12 y›l aradan sonra baflar›yla gerçeklefltiren Komsomol’un, “Cüreti kuflan isyan› her tarafa yay!” fliar›n› rehber edinen YDG’liler, “baflkent” Ankara’n›n K›z›lay Meydan›’nda, 6 Kas›m Gelene¤i’ni di¤er devrimci güçlerle birlikte militanca yaflatmay› bildiler. fiimdi, gelece¤e umutla bakmak, daha güvenli ve emin ad›mlarla yürümek için daha çok nedenimiz var!

Filistin’in “efsanevi lideri” Arafat ne zaman öldü? 10 Kas›m günü tedavi gördü¤ü hastanede yaflam›n› yitiren Yaser Arafat’›n –as›l ad›yla Abdurrahman Abdurrauf el Kudva- ölümü ülkesinde büyük bir ac› yaflatt›. Bir dönemin sonu manfletiyle

n ü’de l y ö ‹flçi-k Muharremlerce yürünen, Aflk›nca büyüyen, Caferce solunan

bu yolda bir kez daha;

BIKMADAN, USANMADAN, YORULMADAN, YILMADAN... Sayfa 30

medyan›n verdi¤i bu geliflmenin de¤erlendirmesi Filistin topraklar›ndaki kurtulufl mücadelesinden kopuk ya da ondan ba¤›ms›z ele al›namaz. Arafat’›n böylesi bir sembol haline geliflinin nedeni kuflkusuz ki, Filistin halk›n›n direnifli idi. O zaman nas›l Arafat da bu mücadeleye önderli¤i ile dünya kamuoyuna mal olmuflsa, bu mücadeleden ba¤›ms›z ifllenebilecek bir “efsane” de de¤il. Arafat’›n tedavi için götürülmesinden bugüne süren yeni lider kim olacak tart›flmalar› dünya kamuoyunun da ilgi noktas› olmufl durumda. Baflta ABD olmak üzere bu tart›flmalara müdahale eden çeflitli emperyalist ülkeler önümüzdeki dönem bölge için uygulanacak politikalar› en iyi hayata geçirecek modeli ar›yor. Li-

derlik tart›flmalar›nda ad› geçen isimler konusunda listenin bafl s›ras›nda yer alan isim eski Gazze Güvenlik fiefi Muhammed Dahlan. ABD’nin ve ‹srail’in destekledi¤i bu isim Filistin’de son dönem en çok konuflulan isimler aras›nda. Gazze’nin belli bölgelerinde önemli bir deste¤e sahip olan Dahlan, yap›lan aç›klamalara göre son dönem Arafat’la ters düflen isimler aras›nda. ‹srail deste¤iyle Filistin’de kurulan Hamas’la da iliflkileri oldu¤u bilinen Dahlan’›n ‹srail’in deste¤ini almas›n›n en önemli nedeni ise Hamas’›n önerdi¤i “ulusal birlik hükümeti” projesi içinde onay alan bir isim olmas›. Ancak buna ra¤men Arafat’a Paris’te efllik eden 18 isim aras›ndayd›. Sayfa 3


2

19 Kasım-2 Aralık 2004

9

ANMA 19 Aral›k 2000 tarihinde onlarca siyasi tutsa¤›n katledilmesi ile aç›lan F tipi hapishaneler iflkence ve katliam merkezleri olma özeli¤ini koruyor. Bugüne kadar tarihsel Ölüm Orucu direniflinde 117 insan›m›z flehit düfltü, 500’ü aflk›n tutsak da sakat kald›.. Bunun d›fl›nda F tipi tecrit ve izolasyon ve iflkenceye dayanamayarak intihar eden; hayat›n› kaybeden onlarca adli tutuklu ve hükümlünün bulundu¤u, yüzlerce kiflinin de a¤›r psikolojik sorunlarla yüz yüzedir... Tüm devrimci, demokrat,ilerici ve yurtsever kifli ve kurumlar davetlidir...

- Aç›l›fl konuflmas› - Sinevizyon gösterimi - Ölüm Orucu gazileri - Müzik Grubu Yer: Regensburg Jugenherberger Tarih: 19 Aral›k Pazar Saat: 13:00

PART‹ZAN D ve L Tipi Mezarl›klara karfl› eylem birli¤i ketle örgütlü olan güçlerimizi birlefltirerek Fransa’da Devrimci Tutsaklarla Dayan›flma Komitesi oluflturuldu (FDETUDAK). Kat›l›mc›lar ‹flçiköylü, Devrimci Demokrasi, At›l›m, Al›nteri, K›z›l Bayrak ve Odak taraftarlar›d›r. 30 Ekim tarihinde Paris’te faaliyetlerini bafllatan komitemiz her hafta cumartesi günü flehir merkezinde bas›n aç›klamal› miting gerçeklefltirmektedir. Her hafta düzenli olarak

işçi-köylü senin sesin! OKU-OKUT! ABONE OL! ABONE BUL!

devam eden etkinliklerin dozaj› art›r›larak devam edilecektir. 26 Aral›k tarihinde ise hem 19 Aral›k katliam›n›n y›ldönümü olmas› vesilesi hem de sürece siyasal olarak haz›rlanma ba¤lam›nda Türkiye’den de kat›l›mc›lar›n sa¤lanaca¤› bir panel gerçeklefltirilecektir. Bütün Fransa’ya yayaca¤›m›z faaliyetler önümüzdeki dönemde de devam edecektir. 13 Kas›m cumartesi günü gerçeklefltirilen Filistin gün-

demli bir yürüyüfle de ortak pankartlar›m›zla kat›larak gündemimizi Fransa kamuoyuna ve di¤er çevrelere de ulaflt›rm›fl olduk. A/P aç›s›ndan oldukça faydal› olan bu eylem baflar›yla gerçeklefltirildi. Faflizmin D ve L tipi mezarl›klar›na girmeyece¤imizi bir kez daha ilan ediyor ve bedeli bedenenimiz de olsa mücadeleden asla taviz vermeyece¤imizi bir kez daha ilan ediyoruz.

‹LAN S›n›rs›z ve sömürüsüz bir dünya yaratma u¤runa 2 ve 9 Kas›m günlerinde, Dersim da¤lar›nda silah elde topra¤a düflen üç k›z›l Partizan›n özgürlük 盤l›¤› fliar›m›zd›r.

ULM TKP/ML Taraftarlar› ABONEL‹K fiARTLARI

Faflizmin zindan politikalar› her dönem kendini bir katliam ile sunmaktad›r. F tipi hücre sald›r›s›n›n ard›ndan bu gün D ve L tipi mezarl›klarla devrimci tutsaklar baz›nda bütün toplum ve ezilen y›¤›nlar bast›r›lmaya ve manipüle edilmeye çal›fl›lmaktad›r. Alfabenin bütün harflerini kullanarak ve buna uygun tipler/tiplemeler yaratma u¤rafl›nda olan faflist diktatörlük asl›nda içerisinde oldu¤u ç›kmaz› ifade etmektedir. Türk hakim s›n›flar› ve faflist diktatörlük ömrünü uzatma ve a¤ababalar›n›n emirlerini yerine getirme ad›na devrimci tutsaklar baz›nda emekçi halklar›m›za sald›r›da ve katliamda s›n›r tan›mamaktad›r. Buna ba¤l› olarak devrimci ve komünist tutsaklar›n flanl› direnifli ve Türkiye’deki zindan prati¤i bütün emekçi y›¤›nlar›n sesi olarak kendini her zaman halk›m›za siper etmifltir. S›n›f mücadelesinin flaflmaz yasas› olarak direnifl ve savafl devam ediyor/ edecek. Bugün zindanlar cephesinde somutlaflan sald›r›lar› püskürtmenin tek yolu örgütlü mücadeleden geçmektedir. Bu bilinç ve sorumluluktan hare-

6 AYLIK: 10.200.000

1 YILLIK: 20.400.000

NOT: ‹stedi¤iniz süreye denk gelen oranda paray› hesap numaralar›m›za yat›rarak banka dekontunu yay›nevimize fakslay›n›z ya da postalay›n›z. Abonelik ücretine posta masraflar› dahildir.


3

9

19 Kasım-2 Aralık 2004

Filistin’in “efsanevi lideri” Arafat ne zaman öldü? me, imha politikalar›n›n bir sonucu olarak bafllad› ve geliflti. 1920’li y›llarda bafllayan sorunu ‹ngiltere 1947 y›l›nda Birleflmifl Milletler’e devretti. BM taraf›ndan ortaya konulan çözüm önerisi ise Filistin topraklar›n›n paylafl›m› temelinde oldu. BM taraf›ndan ön görülen plana göre Filistin’in yüzde 56,47’si Yahudi devletine, yüzde 43,53’ü ise Arap devletlerine b›rak›l›yordu. Bu çözüm önerisi Filistin halk› ve yönetimi taraf›ndan kabul görmedi ve plan›n tart›fl›ld›¤› günlerde ‹srail-Filistin çat›flmas› bafllam›flt› bile. 14 May›s 1948’de ilan edilen ‹srail devletinin, ilan edildi¤i bu günü Filistin halk› felaket günü olarak anar.

10 Kas›m günü tedavi gördü¤ü hastanede yaflam›n› yitiren Yaser Arafat’›n –as›l ad›yla Abdurrahman Abdurrauf el Kudva- ölümü ülkesinde büyük bir ac› yaflatt›. Bir dönemin sonu manfletiyle medyan›n verdi¤i bu geliflmenin de¤erlendirmesi Filistin topraklar›ndaki kurtulufl mücadelesinden kopuk ya da ondan ba¤›ms›z ele al›namaz. Arafat’›n böylesi bir sembol haline geliflinin nedeni kuflkusuz ki, Filistin halk›n›n direnifli idi. O zaman nas›l Arafat da bu mücadeleye önderli¤i ile dünya kamuoyuna mal olmuflsa, bu mücadeleden ba¤›ms›z ifllenebilecek bir “efsane” de de¤il. Arafat’›n Filistin kurtulufl mücadelesinde att›¤› ilk ad›m 10 Ekim 1959 y›l›nda El Fetih’i kurmak oldu. Bu örgütlenme ayn› zamanda Filistin Kurtulufl Örgütü’nün de çekirdek örgütlenmesi anlam›na geliyordu. Ayn› zamanda da Filistin’de geliflecek olan mücadeleye önderlik edecek önemli bir güç ve örgütlenmenin de bu topraklarda kurulmas› idi. 1967 y›l› Arap-‹srail savafl› döneminde hareketin sözcüsü konumunda bulunan Arafat, 1969 y›l›nda Kahire Kongresi’nde hareketin önderi konumuna geldi. Arafat’›n kurdu¤u El Fetih örgütü Filistin Kurtulufl Örgütü’nün de yaklafl›k olarak % 80’ini oluflturan bir özelli¤e sahipti. Arafat’›n FKÖ baflkanl›¤›na gelifl sürecine kadar bafl›nda yer ald›¤› örgüt ‹srail’e karfl› bir dizi eylem gerçeklefltirdi. Uçak kaç›rma, intihar eylemleri, ‹srail’in önemli merkezlerine bask›nlar düzenleme gibi bir dizi eylemin alt›na imza atan bu örgütün yapt›¤› eylemlerin tümünde Arafat kendisi de yer alarak yönlendirdi. FKÖ, Filistin halk›n›n ‹srail siyonizmine karfl› yürüttü¤ü mücadeleye önderlik etmesi bak›m›ndan oldukça önemli bir güç. Ancak hareketin kuruluflundan bugüne kadar geçen uzun zaman dilimine kadar FKÖ, gerçek anlamda bir ulusal ba¤›ms›zl›k mücadelesi yürütme çizgi ve anlay›fl›na sahip olmad›. Ve bu anlamda bu hareketin “efsanevi” lideri olarak Arafat da hiçbir zaman bu hedefle hareket etmedi. FKÖ’nün kuruluflunu ilan etti¤i günlerde dünya kamuoyuna FKÖ’nün bütçesi ile ilgili yapt›¤› flu aç›klama oldukça çarp›c›d›r; “Birçok büyük ülkenin bütçesinden daha fazlad›r” aç›klamas› örgütün Amerikanc› Arap ülkelerinden beslendi¤inin göstergesidir. Filistin Sorunu Nedir? Filistin topraklar›nda bafllayan ve devam eden mücadele ‹srail siyonizminin Filistin topraklar›n› iflgali ve bu ulusu yok et-

‹srail Sald›r›lar›na Karfl› ‹ntifada ‹srail’in Filistin halk›na yönelik giriflti¤i sald›r› ve topraklar›ndan göç ettirme uygulamalar›na karfl› Filistin halk› 1987 y›l›nda ‹ntifada’ya geçti. Gazze fieridi’nde bafllayan kitlesel ayaklanma k›sa sürede ülkenin birçok yerine yay›ld›. ‹srail büyük askeri gücüne ve geliflmifl teknik silahlar›na ra¤men Filistin halk›n›n bafllayan bu kitlesel direniflini bast›ramad›. Ve deyim yerindeyse bu direniflin sembolleri haline gelen eli tafll› küçük generalleri teslim alamad›. Filistin halk›n›n bu direnifl ve aya¤a kalk›fl› FKÖ aç›s›ndan da sorun teflkil ediyordu. Militan kitlesel ç›k›fllar bu dönemde FKÖ’nün iradesi ve denetiminden ç›karak halk›n ‹srail’e karfl› patlayan ve durdurulamayan öfkesi biçimini alm›flt›. Yani bir anlamda direnifli bast›rma telafl›n› sadece ‹srail de¤il bu kayg›y› farkl› biçimlerde de olsa FKÖ de tafl›yordu. Bu kontrolsüzlük FKÖ’nün y›pranmas›n› beraberinde getirirken bu y›llar› izleyen dönemde Irak’›n Kuveyt’i iflgalinde Irak’tan yana tutum tak›nmas› FKÖ’nün niteli¤ini ve Filistin halk› aç›s›ndan otoritesini önemli oranda zay›flatan bir geliflme oldu. Halk› denetim alt›na alamayan FKÖ bu aflamadan sonra diktatör ve despot olan yan›n› göstermeye bafllayarak, halk› denetim alt›na almak için zor yöntemlerine baflvurdu. ABD ile iliflkilerini kesintiye u¤ratmadan sürdüren hareket, bu dönemler boyunca da ABD ile görüflmelerini sürdürdü. ABD’nin Filistin sorununun çözümü noktas›nda ortaya koydu¤u politikalar›n birço¤u kabul görüldü. Yani Arafat, Filistin halk›n›n büyük bedeller ödeme pahas›na sürdürdü¤ü mücadelesini emperyalist masalarda pazarlama cüretini her daim gösterdi. Arafat’›n tüm bu dönemler boyunca amac› bu emperyalist masalarda büyük bir yer iflgal etmek olmasa da, oturdu¤u iskemle k›r›k da olsa masan›n bir kenar›nda s›¤›nt› biçiminde de olsa yer almakt›. “Bir elinde silah, bir elinde zeytin dal›” olarak da an›lan Arafat’›n Filistin kurtulufl mücadelesindeki yeri ve misyonunu bu nitelikten ba¤›ms›z de¤erlendirmek mümkün de¤ildir. Baflta ABD olmak üzere emperyalistlerin Ortado¤u özgülünde Filistin sorununun çözümü noktas›nda ortaya koydu¤u politikalar› kabul eden Arafat, bu politikalar›n hayata geçirilmesi anlam›nda da elinden gelen çabay› gösterdi. Baflta bir savafl örgütü olarak kurulan FKÖ ve onun asker lideri Arafat do¤du ancak do¤uflunun çabuklu¤undan daha k›sa sürdü ölümü. Çünkü çok k›sa süre sonra Filistin halk›n›n direnifli emperyalist masalarda pazarl›k konusu yap›lmaya baflland›. Halk›n direnifli emperyalistlerden k›r›nt› da olsa belli bir tak›m haklar›n al›nmas› için bir koz haline geldi.

Bir ulusun ç›karlar›n›n korunmas› mücadelesi Arafat taraf›ndan mücadele ile korunaca¤› gerçe¤i çok çabuk terk edildi. Kurtlar sofras›nda gelece¤i tart›fl›lan Filistin halk›n›n kaderi art›k çat›flmalar›n sürdü¤ü sokaklarda, silahl› eylemlerde de¤il bu masalarda aran›yordu. Arafat son nefesine kadar bu politikan›n uygulay›c›s› ve sürdürücüsü oldu. Arafat›n bu gerçekli¤inden kopuk yap›lan her de¤erlendirme Arafat’a hak etmedi¤i kadar övgüler dizini ya¤d›r›lmas›n› da beraberinde getirecektir. Yeni Lider Tart›flmalar› Arafat’›n tedavi için götürülmesinden bugüne süren yeni lider kim olacak tart›flmalar› dünya kamuoyunun da ilgi noktas› olmufl durumda. Baflta ABD olmak üzere bu tart›flmalara müdahale eden çeflitli emperyalist ülkeler önümüzdeki dönem bölge için uygulanacak politikalar› en iyi hayata geçirecek modeli ar›yor. Liderlik tart›flmalar›nda ad› geçen isimler konusunda listenin bafl s›ras›nda yer alan isim eski Gazze Güvenlik fiefi Muhammed Dahlan. ABD’nin ve ‹srail’in destekledi¤i bu isim Filistin’de son dönem en çok konuflulan isimler aras›nda. Gazze’nin belli bölgelerinde önemli bir deste¤e sahip olan Dahlan, yap›lan aç›klamalara göre son dönem Arafat’la ters düflen isimler aras›nda. ‹srail deste¤iyle Filistin’de kurulan Hamas’la da iliflkileri oldu¤u bilinen Dahlan’›n ‹srail’in deste¤ini almas›n›n en önemli nedeni ise Hamas’›n önerdi¤i “ulusal birlik hükümeti” projesi içinde onay alan bir isim olmas›. Ancak buna ra¤men Arafat’a Paris’te efllik eden 18 isim aras›ndayd›. Bu tart›flmalarda geçen di¤er bir isim ise Mervan Barguti. Ancak Barguti Dahlan kadar flansl› de¤il. ‹srail’e karfl› direnifli ile Filistin halk›n›n sempati ve deste¤ine sahip Barguti emperyalistlerin Filistin için çizdi¤i modele uymuyor. Çünkü gösterdi¤i tepki ve tav›rlarla emperyalistlerin bölgede uygulamaya çal›flt›klar› politikalara ters düflecek bir portre çizmekte. Bu anlamda y›ld›z› parlak Muhammed Dahlan ABD ve ‹srail’in deste¤iyle liderlik koltu¤una oturabilir. Tabi tüm bu liderlik tart›flmalar› içinde unutulmayacak bir güç olarak Hamas var. Geçmiflte Filistin’de savaflan sol gruplara/devrimci güçlere karfl› ABD taraf›ndan desteklenen ve beslenen HAMAS, flu anda Filistin’de önemli bir deste¤e sahip olan bir güç ve kendini FKÖ’nün yerini alma misyonu ile doldurmufl durumda. Hamas’a gittikçe artan bu destek ise Filistin’deki görüntüyü

daha da bulan›klaflt›ran bir unsura dönüflüyor. Filistin’de bugün yaflanan geliflmeler de foto¤raf karesine al›nan Hamas ile birlikte daha da kar›fl›k görünüyor. Bugün Filistin’de emperyalistler taraf›ndan çizilen çözüm yolu iflletiliyor; ‹srail Gazze’den çekiliyor. Ad› iflgal ve katliamla an›lan fiaron’un bu ad›m› “bar›fl” olarak dünya kamuoyunda yank›land›. Bush’un da deste¤ini alan bu ad›m fiaron’un “bar›fl adam›” olarak taktir edilmesine neden oldu. Bir yanda Filistin’de her gün biraz daha uzayan tecrit duvar›, di¤er taraftan her gün öldürülen Filistinli onlarca insan bu “bar›fl adam›n›n” icraatlar›. ‹srail’in Gazze’den çekilmesinin nedeni ise bu topraklardan vazgeçti¤i için de¤il, daha büyük planlar›n› hayata geçirmek için. ‹srail için ekonomik ve insani kay›p anlam›na gelen Gazze fieridinden çekilmesinin nedeni de bu. 8 bin Yahudi yerleflimcinin bulundu¤u bölgeyi korumak için konumland›rd›¤› askeri güç ve mali kaynak ‹srail için fazladan bir yük. Bu yükten kurtulmak için de bölgeden geri çekiliyor. Ancak di¤er taraftan ABD destekli Bat› fieria’da büyüyen duvarla bu bölgedeki iflgalini kal›c›laflt›rma politikas›n› hayata geçiriyor. ‹srail tüm bu ad›mlar›nda Filistin Yönetimi’ni muhatap olarak görmezken Gazze’nin belli bölgelerinde de olsa iflgalini devam ettiriyor. Bu geri çekilme sürecinde ise ‹srail askerleri girdikleri her yerde enkaz ve üst üste konulmufl cesetler b›rakarak geri çekiliyor. Ad›na “Bedel Operasyonu” denilen bu operasyonda ödenen bedel iki haftada 100’den fazla Filistinli. ‹srail’in çekildi¤i Gazze bölgesinde bugün Filistin yönetimi etki ve deste¤ini esas olarak kaybetmifl durumdad›r. Hamas’›n ciddi anlamda etkinli¤inin oldu¤u belirtilen bu bölge önümüzdeki dönem FKÖ ve Hamas çat›flmas›na gebe durumda. Üstelik hali haz›rda bu çat›flmay› dengeleyecek Arafat kadar “yetenekli” bir gücün olmad›¤› düflünülürse durum daha da kritik denilebilir. Arafat’›n ölümüyle birlikte gündeme gelen Filistin sorununun tek çözümü Filistin Halk›n›n Kendi Kaderini Tayin Etme iradesidir. ‹ki halk›n birbirine düflman edilerek, kurtlar sofras›nda yap›lan pazarl›klarla bu sorunun çözülemeyece¤i dünden bugüne ortada olan bir gerçek. Arafat bu politikalar›n hayat buldu¤u uzun bir dönemin sembolü olarak yaflad›. Bu anlamda da Filistin halk›n›n gerçek kurtuluflunu sa¤layacak bir hareketin lideri olmad›¤› için, O dünya proletaryas›n›n ve ezilen uluslar›n hakl› mücadelesinde hep yaflayan bir ölüydü.


4

19 Kasım-2 Aralık 2004

S›n›fsal Bak›fl “KOMÜN‹ZM HAYALET‹”N‹N ÖFKES‹ H‹Ç D‹NMEYECEK! PERU, DERS‹M, KIZILAY, FELLUCE TÜKENMEYECEK! Proletarya Partisi’nin savafl içinde do¤up serpildi¤i Dersim, bir hafta arayla üç halk savaflç›s›n› daha kucaklad›. T‹KKO’nun üç gerillas›, Muharrem, Aflk›n ve Cafer yoldafllar halk savafl›n›n “son” flehitleri olarak kahramanca çarp›flarak silah elde topra¤a düfltüler. Topraktan gelmifller, da¤lar› mesken tutmufllar, düflmana y›llard›r korku salan halk›n umudu gerillan›n seçkin komutanlar›, savaflç›lar› olmufllard›. Proletarya Partisi’nin önderli¤inde Türkiye Kürdistan’›na yeni aç›l›m sürecinin ilk flehitleri olarak k›z›l bayra¤› düflman burçlar›na dikmenin onurunu tafl›d›lar. Savaflta ›srar›n, mücadelede sebat›n, azmin ve özverinin sembolü oldular. Dillerinden “savafl”, “mücadele”, “direnifl” gibi sözcükleri düflürmeyen ancak pratikte bu sözcüklerin gölgesinden bile geçmeyen her türden mücadele kaçk›nlar›na yan›t oldular. Proletarya Partisi’ne düflmanl›k paydas›nda kümelenen, “tasfiyecilik” korosunda her biri ayr› bir ses ç›kar›p ayr› bir çalg› çalan bilumum solu¤u tükenen geçici yol arkadafllar›na çarp› iflareti oldular. Emperyalizmin ve faflizmin hangi dilden anlad›¤› her geçen gün döne döne savafl meydanlar›nda ö¤renilir ve ö¤retilirken, hala reformizm balonunu fliflirmekle u¤raflan, teslimiyet teorilerini nafile bir çabayla yaymaya çal›flanlara, dünyan›n dört bir yan›ndan verilen yan›ta Türkiyeli Marksist-Leninist-Maoistler ad›na imza koydular. Onlar, ayn› zamanda flehit düflen yoldafllar›na verilmifl sözleri oldu¤u için savafl› ölene kadar sürdürmeyi baflard›lar. Ölümü göze almay› bilmenin, ancak onurlu bir yaflam› tercih etmekle mümkün olaca¤›n›n bilincindeydiler. Onurlu bir yaflam›, Proletarya Partisi saflar›nda halk›n kurtulufl davas› için savaflmak olarak alg›l›yorlard›. Bu yüzden, bireysel kurtulufl derdinde olmad›lar. Bireysel kurtulufl diye adland›r›lan, mücadeleye s›rt çevirme tutumunun utanc›n› ve onur k›r›c›l›¤›n› tafl›yacak kadar “gücümüz” yok diyorlard›. Daha önce flehit verdi¤imiz yoldafllar›yla an be an birlikte yafl›yorlard›. Bayra¤› tafl›maya devam eden yoldafllar›n›n yüreklerinde de Muharrem, Aflk›n ve Cafer’in kavgalar›, umutlar› ve özlemleri hep canl›l›¤›n› koruyacak. Biliyorlard› ki, düflerlerse bir gün savaflta, yoldafllar› onlar› beraberlerinde mutlaka devrim kutlamas›n›n yap›ld›¤› o muazzam güne tafl›yacaklar. Komünistleri, zaferin mutlakl›¤›na olan bu bilimsel inan›fl güçlü bir iradeye sahip k›lmaktad›r. “Bir komünistin hayat›, komünizmi görmeyecek olsa bile, komünizme adanm›flt›r, çünkü biz gerçekten de onu görmeyece¤iz, en az›ndan ben görmeyece¤im. Ama sorun bu de¤ildir. U¤runa mücadele edilen amac›n gerçekleflti¤ine flahit olunmayacak olmas›, bizi düflünmeye, Marksizm’in bize verdi¤i muhteflem ör-

neklere sar›lmaya yöneltti. Marks da devrimin zaferini görmeyece¤ini biliyordu, ama bu onu neye yöneltti? Devrimin ilerlemesi için çabalar›n› daha da yo¤unlaflt›rmaya. Ö¤rendi¤imiz dersler bunlard›r ve rehberimiz bu muhteflem örnekler olmufltur. Bir kez daha ›srar ediyorum, bu karfl›laflt›rma için bir ima de¤ildir, sadece güzergah› tespit için rehber olarak kutup y›ld›z› üzerinde sabitleflmektir.” Bu sözlerin sahibi Gonzalo yoldafl, “yeniden yarg›lama” senaryosu ile 5 Kas›m günü mahkemeye ç›kar›ld›¤›nda, düflman›n eline geçeli 12 sene de¤il 12 saat olmuflcas›na bir dirilik ve canl›l›kla, yoldafllar›yla birlikte, “fian Olsun MarksizmLeninizm-Maoizm’e!”, “Yaflas›n Peru Komünist Partisi!” diye yumru¤unu sall›yor, savafl sloganlar›n› hayk›r›yordu. Maoist önderlerin direnifli böyle bir fley iflte! Komünistler, yerin dibine; ne aile, ne avukat hiç kimse ile görüfltürülmeksizin koyu bir tecrit alt›nda diri diri gömüldükleri beton mezardan bir gün gün›fl›¤›na ç›kar›ld›klar›nda, iflte böyle “hiçbir fley olmam›fl gibi” davranmay› rahatl›kla baflarabiliyorlar. Bunun ibretli¤i ve dersli¤i tarih boyunca o kadar örnekle verildi ki bir yenisini görmek bizi flafl›rtm›yor ama; teslimiyetin ve tasfiyecili¤in, parti düflmanl›¤› ve MLM ideolojiye sald›r›n›n alabildi¤ine körüklendi¤i günümüz flartlar›nda Baflkan Gonzalo’nun yumru¤u, baflta emperyalistler ve faflistler olmak üzere tümünün birden beyninde patl›yor. Üç gün sonra, ABD emperyalizmi 25 bini kendi askeri olmak üzere 40 bin çapulcuyla Felluce’yi tekrar iflgale giriflti. “‹flgal içinde iflgal” asl›nda her fleyi özetliyordu. Felluce, iflgalin bafl›ndan itibaren dakikada 123 bin dolar harcad›¤› belirlenen ABD’nin Irak’ta iki paral›k oldu¤u yerlerin bafl›nda geliyordu. Özellikle 2004 fiubat›ndan itibaren direniflin sembolü olmufl, halk aras›nda “onurlu kent” ünvan›n› alm›flt›. 20. ay›n› doldurmakta olan iflgal boyunca s›k s›k bombalanan tek flehir olma özelli¤ini koruyan Felluce, tarihte az görülen bir y›k›m ve katliama u¤rat›lmaktad›r. F-18 ve AC-130 Gunship’lerin sürekli bombard›man› eflli¤inde, misket ve napalmleri ya¤d›rarak, tank ve füzelerle “hareket eden” bütün canl›lar› imha ederek, kurulu, çat›l› bütün her fleyi y›karak ilerlemeye çal›flan katliamc›lar halka kan kusturuyorlar. ‹lk hedeflerin hastane, klinik ve ambulans gibi sa¤l›k kurum ve araçlar› olmas› her fleyi anlat›yor. Bütün bu vahfletin, burunlar›ndan fitil fiil getirilece¤ini bizzat o topraklarda sanki daha dün/bugün görmemifller gibi yüklenenler, daha beter bir yan›t alacaklar›n› asl›nda flimdiden anlamaya bafllad›lar. Kamuoyuna aksettirildi¤inin (ilifltirilmifl gazeteciler eliyle) aksine, Felluce’de, muazzam güç dengesizli¤ine ve flartlardaki uygunsuzlu¤a karfl›n, ifllerin hiç de iflgalcile-

9 rin umdu¤u rahatl›kla gitmedi¤i haberleri gelmeye bafllad›. Bunun yan›s›ra, sald›r›yla beraber Irak genelinde direniflçilerin gündeki ortalama eylem say›s› 80’den 130’a ç›kt›. Bir di¤er örnek de Ramadi’de flehrin merkezindeki denetimin direniflçilerin eline geçmesi oldu. Onu Musul’da iflgalcilere ve iflbirlikçilerine indirilen a¤›r darbeler izledi. Peflinden dört bir taraftan ya¤mur gibi sald›r› haberleri akmaya bafllad›. Yani iflgalciler, her yeni atak ve katliamlar›yla yang›na benzin dökmüfl oluyor ve bata¤a daha fazla gömülüyorlar. Bir taraftaki “delik” kapat›lmaya çal›fl›l›rken öte yanda baflka delikler aç›l›yor. Irak halk›na giydirilmeye çal›fl›lan elbise, ne dikifl ne de yama tutuyor. Gonzalo yoldafl, ayn› konuflmas›nda Mao Zedung’un ö¤retisine flöyle de¤iniyordu: “Baflkan Mao bize, bir ülkenin, bir ulusun, bir halk›n ne kadar küçük olursa olsunlar, silahlara sar›lma cüretini gösterdikleri takdirde yeryüzündeki en güçlü sömürücüleri ve tahakkümcüleri yenebilece¤ini ö¤retmifltir.” Kimse, bir tak›m guruplar›n rehine eylemlerindeki yanl›fl tarzlar›n› (kald› ki bunlar›n önemli bir k›sm›n›n kontra ifli oldu¤u da bilinmelidir), kimi hedef sapmalar›n›, önderlikteki islamc› guruplar› ileri sürerek direnifli karalamaya kalk›flmamal›d›r. Ya da direniflin sahiplenilmesi konusunda, bu hususlardan kaynakl› tereddüt yarat›lmas›na izin verilmemelidir. ABD’nin iflgali ve özellikle de flu günlerde 盤r›ndan ç›kan biçimde Felluce’yi kana boyamas› karfl›s›nda; c›l›z baz› itirazlar ve dostlar al›flveriflte görsün misali kimi demeçler d›fl›nda bütün “demokrat”, “duyarl›”, “insanc›l” kamuoyu sessizleri oynamaktad›r. Donald Rumsfeld’in bütün dünyaya 11 Eylül’ün y›ldönümünde destur niyetine yapt›¤› aç›klama, (“Irak’l› teröristlerin eylemlerinin yan›nda, Ebu Garip’te yap›lanlar›n laf› bile olmaz.”) belli ki etkili olmufltur. Ertesi gün 11 Eylül’ün “anmas›”, Ba¤dat’ta sivil halk›n üzerine çarfl› yerinde iflgal birliklerince aleni bir biçimde füze at›lmas›yla gerçeklefltiriliyordu. Ço¤unlu¤u bombalama ve kurflunlamalar sonucu olmak üzere, önemli bir bölümünü sivillerin oluflturdu¤u 100 bini aflk›n Irakl›n›n ölüm bilançosuyla iflgali sürdüren emperyalist ordular; ABD D›fliflleri Bakan› Powell’›n yak›n çevresine aç›klad›¤› (Newsweek, 02.11.04) gibi, direniflçiler taraf›ndan bozguna u¤rat›lm›fl bulunmaktad›r. Kontrolü her geçen gün daha fazla yitirmekte, kay›plar› giderek artmakta, korkular› dehflete, telafllar› pani¤e dönüflmektedir. Bu durum, t›pk› benzer pratiklerde oldu¤u gibi onlar› daha ac›mas›z ve vahfli k›lmakta, caniliklerinin dozu fliddetlenmektedir. Kimi “strateji” kurulufllar›n›n ve çevrelerin bir süredir veya flu günlerde “savafl as›l flimdi/yeni bafllad›”, “savaflta ikinci perde” gibi tespitler yapmas›n›n nedeni budur. Savafl›n yönü, dünyan›n her yerinde er ya da geç ezilenlerden yana de¤iflecektir. Bunun flartlar›n› kimi zaman çeflitli vesilelerle girifltikleri iflgal ve sald›r›lar sonucu zulmü koyulaflt›rarak halklar›n, uluslar›n damarlar›na basmak suretiyle emperyalistlerin kendileri haz›rlamakta, kimi zaman ise komünistlerin önderli¤inde yürütülen

uzun süreli halk savafl› yoluyla karfl›devrimin kaleleri kuflat›lmaktad›r. Bu yüzy›l›n bunlarla yo¤rularak proleter dünya devrimi sürecinde önemli geliflmelere yol açaca¤› öngörüsü, emperyalist sistemin geçen asr› kapat›rken biriktirdi¤i sorunlar ile derinleflen ve keskinleflen çeliflkilerin analizine dayan›yordu. Tam aksi bir görüntü verircesine bafllayan ABD emperyalizminin ataklar›, k›sa bir süre sonra söz konusu öngörüyü do¤rulayan iflaretleri pefl pefle vermeye bafllad›. ABD emperyalizmi flaha kalkmakla asl›nda “imparatorluk” heveslerini de¤il, saltanat›n› koruma derdini güttü¤ünü ortaya sermifl bulunuyordu. Nitekim solu¤u, yar›m yamalak (Kabil ile s›n›rl›) Afganistan iflgalinin ard›ndan Irak’ta kesiliverdi. Belki de kimsenin beklemedi¤i bu durumun, iflgale karfl› bir ülke halk›n›n geleneksel direniflinin ötesinde, ABD’nin dünyada, Ortado¤u’da ve Irak’ta kazanm›fl oldu¤u nefretle yak›n iliflkisi bulunmaktad›r. ‹lk sald›r› ile beraber on y›ll›k g›da ve ilaç ambargosunun Irak halk›na bedeli BM kay›tlar›na göre 2 milyona yak›n ölüm olmufltu. K›r›lma noktas›ndaki muharebede emperyalistlerin yaflad›¤› bu bozgun dünya halklar›na büyük moral ve cesaret vermifltir. S›rt›n duvara, b›ça¤›n kemi¤e dayand›¤› günümüz flartlar›nda ezilenlerin yoksulluk ve zulüm koflullar›na karfl› patlamalar› giderek büyümektedir. Dünyan›n hemen her yöresi art›k “kaynama” bölgesi statüsünde adland›r›l›r olmufltur. Buna, grevlerin, direnifllerin, gösterilerin eksik olmad›¤› emperyalist-kapitalist ülkeleri de bu yönüyle dahil etmek mümkündür. Yan›t, tek usulle verilmektedir. ‹flte o “masum” Frans›z emperyalistleri, Fildifli Sahilleri’nde uçaklarla, bombalarla son bir ayd›r “insan haklar›” do¤ramac›l›¤› yapmaktad›rlar. O takdirde, yaz›m›z›n bafllar›nda vurgulad›¤›m›z gibi yan›t› da özellikle bizimki gibi ülkelerde ayn› biçimde alacaklard›r. Gonzalo yoldafl›n hücresinden “komünizm hayaleti”nin “öfke”si olarak ç›k›p, emperyalistlerin “hayalet öfke” adl› operasyonla yüklendikleri Felluce simalar›ndan seslenircesine verdi¤i mesaj; Dersim’de silah elde topra¤a düflen yoldafllar›m›z›n Munzur’un doruklar›nda yank›lanan sloganlar›yla buluflmufltur. S›n›f mücadelesi a¤lar›n› ayn› günlerde öyle bir örüyordu ki; Proletarya Partisi önderli¤inde 2. Kongresini 12 y›l aradan sonra baflar›yla gerçeklefltiren Komsomol’un, “Cüreti kuflan isyan› her tarafa yay!” fliar›n› rehber edinen YDG’liler, “baflkent” Ankara’n›n K›z›lay Meydan›’nda, 6 Kas›m Gelene¤i’ni di¤er devrimci güçlerle birlikte militanca yaflatmay› bildiler. Her türden reformist, revizyonist ve kimi oportünist ak›mlar türlü, çeflitli bahanelerle ço¤u platform ve konuda oldu¤u gibi meydan› düflmana terk ederken, “kaçanlar oldu¤u gibi, dövüflenler de var bu meydanda!” deyiflini yerli yerine oturtmak YDG’lilerin etkin bir güç olarak var oldu¤u devrimci gençli¤e kalm›flt›. Bu, tüm direnen ve savaflanlara, halka ve yoldafllar›na, genç komünistlerin 2. Kongresiyle yay›lan parlak bir umut ›fl›¤›n›n K›z›lay’a düflen huzmeleriydi. fiimdi, gelece¤e umutla bakmak, daha güvenli ve emin ad›mlarla yürümek için daha çok nedenimiz var!


5

9

19 Kasım-2 Aralık 2004

‹zmir Deri iflçileri; “Kolkola girerek, mücadeleyi gelifltirmeliyiz” Deri-‹fl Sendikas› ‹zmir fiube Baflkan› Nadir Arabac› ile deri sektöründeki geliflmeleri iflçilerin, sendikalar›n durumunu de¤erlendiren, süreci ele alan ve sendikan›n hedeflerini içeren bir söylefli yapt›k. Yapt›¤›m›z söylefliyi yay›nl›yoruz. -Deri Sanayii’nde yaflanan geliflmeleri k›saca anlatabilir misiniz? -Nadir Arabac›: D›flar›ya çal›flma anlam›nda flu anda yo¤un bir talep yok. Patronlar›n ço¤u buradan kaçt›. Teflvik primleri falan verilir diye gözde uflak oldu. Biz oraya da gidip geliyoruz. fiu anda ço¤u fabrikalar inflaat halinde, inflaatlarda prefabrik üzeri kuruluyor. Prefabrik olarak da en fazla iki kat olabiliyor. Büyük bir proje çizmifller. Bunlardan da Menemen’den gidecek Güdersen var. A¤art›o¤lu fabrikas› var. Daha önce Menemen’de çal›flan birkaç fabrika daha var Uflak’ta. Menemen’e dönelim. Menemen’de üretim önceki senelere oranla çok düflük. fiu anda üretim s›f›r denecek durumda. Zaten kürk sezonu bitti. Bunu herkes biliyor. Zik sezonu var. Zik sezonunda 7 tane fabrika var. Bunlar da yurtd›fl›na sürekli çal›flan fabrikalar. Yani yurt içerisinde mal satan fabrika flu anda yok. Bugün çal›flan Alban Deri, Uniet Deri 2000, Alt›nok, Derma, Sevimli ve bir de Merino Deri var. Bunlar›n d›fl›ndakiler 3-5 kifli olarak tamiratlar yap›yorlar sadece. Bunlar art›k örgütlü olamad›¤›m›z için ç›k›fl olarak kabul ediliyor. Tazminat, sözleflme, protokol vb. yok. Aralar›nda sözleflme yok. Direkt iflçilerin ç›k›fl› ya da ücretsiz izin kulland›r›l›yor. Bizim örgütlü oldu¤umuz sendikalar içinde Güdersan öyle bir tehlike içinde. Güdersan’da 4 ayd›r afla¤› yukar› dabakhaneye, alt kata mal gelmiyor. Ham deri gelmiyor. Ham deri gelmedi¤i için 150 kiflinin çal›flt›¤› bu fabrikada patron gün-

düz de iflçi çal›flt›r›rsa bu afla¤› yukar› 30-40 kiflinin aç›kta kalmas› anlam›na geliyor. Tabi patron vardiya da yapt›r›yor. fiu anda 2 vardiya var. Buna ra¤men halen ifl yok. -fiu an üretimin olmad›¤›n› söylediniz. Bu sürece nas›l gelindi¤ini de k›saca açar m›s›n›z? -Türkiye’de derinin pazar› pek yok. Rusya so¤uk bir ülke. So¤uk oldu¤u için mont ço¤unlu¤u oraya veriliyor. Türkiye’de yap›lan mont, deri, ayakkab› vb. ço¤unlu¤u Rusya pazar›na sat›l›yor. Rusya pazar› kapan›nca bu sefer burada kendi aralar›nda paslaflma oluyor. Paslaflmada da bir sonuç al›nam›yor. -Bu geliflmelere deri iflçilerinin tepkileri nedir? -‹flçilerin talebi kendilerine bir ifl imkan› sa¤lanmas›, boflta kalmamak. Sendikal› bir iflyerinden nas›l ç›k›fl oluyor? Onu da biz arkadafllara anlat›yoruz. Gereken yerlere de gereken cevab› veriyoruz. Kesinlikle tabanla, taban›n verdi¤i kararla hareket ediyoruz. Son olarak 10 kiflinin ç›kar›lmas›nda da taban›n karar›yd› bu. Ama sendikas›z, örgütsüz olan fabrikalarda zaten akit sözleflmeler var. Sezonluk iflçi çal›flt›r›yorlar. Ço¤unun sigortas› yok. ‹flçi arkadafllar da canlar› yanmad›kça gelmiyorlar. fiu anda örgütlenmenin önündeki en büyük engel fludur. Konfeksiyonlar. fiu anda Menemen’de dabakhanede çal›flan patronlar›n ekstra olarak bir de konfeksiyonlar› var. Bu dallarda biraz eksik kal›yoruz. Yani konfeksiyonlarda iliflkilerimiz yok. -Bu sorunlara sendikan›n yaklafl›m› nedir? -Biz art›k ev çal›flmalar› yapaca¤›z. ‹nsanlara gidip, birebir görüflece¤iz. Evlere gidece¤iz. fiu anda da gidiliyor zaten. Bafllatt›k bunu. Ama henüz net bir fley yok. Düflüncelerimiz

Emekçinin Gündemi YAfiASIN DÜNYA ‹fiÇ‹ SINIFININ SINIF B‹L‹NÇL‹ B‹RL‹K MÜCADELE VE DAYANIfiMASI Emperyalizm içine girdi¤i yap›sal krizinden kaynakl› dünya ezilen halklar›na ve iflçi s›n›f›na yönelik kanl› ve sald›rgan bir mücadele yürütüyor. Dünya ezilen halklar› ve iflçi s›n›f› taraf›ndan bir kez daha yal›n ve gerçekçi bir gözle görülmektedir ki emperyalizm ve onunla iflbirli¤i yapan faflist iflbirlikçi iktidarlar› ve uflaklar› dünyan›n do¤al zenginlik kaynaklar›n› kanl› bir flekilde sömürerek ele geçirmek istemektedir. ABD emperyalizmi dünya pazarlar›na tek bafl›na sahip olmak için sald›rgan ve pervas›zca dünya ezilen halklar›n› aç›kça tehdit etmektedir. ABD emperyalizmi di¤er emperyalist ülkeleri de dolayl› olarak tehdit etmektedir. Görülüyor ki emperyalistlerin kendi aras›nda pazar paylafl›m kavgas›nda, birbirleri ile dalaflmalar› bugün çok fliddetli bir biçimde ortaya ç›kmasa da, birbirlerinden duyduklar› rahats›zl›klar› dönem dönem dile getirmektedirler. Emperyalistlerin bütün bu sald›rgan ve eli kanl› politikalar›na karfl›n dünya ezilen halklar› ve iflçi s›n›f› da mücadelelerini yükseltmektedirler. Bu flanl› mücadeleler dünyan›n çat›s›ndan Nepal’de, Filipinler’de, Hindistan’da, Peru’da, Türkiye’de kendini göstermektedir. Emperyalizmin finanse etti¤i kurulufllar›n yar›-sömürge ülkelerde yürürlü¤e koymak iste-

di¤i politikalarla, iflçi s›n›f›n›n kazan›lm›fl haklar›n›n elinden al›nmas›, eme¤in daha azg›nca sömürülmesi ve ülkelerin en kârl› stratejik kurumlar›n›n ele geçirilmesi için, kölelik yasalar›n›n ardarda ç›kart›lmas› bunun sonucudur. Ülkemizde emperyalizme göbekten ba¤›ml› komprador burjuvazi ve toprak a¤alar›n›n faflist iktidarlar›n›n hayata geçirdi¤i kölelik yasalar› ile iflçi s›n›f›n› ili¤ine kadar sömürmektedir. ‹flçi s›n›f›na yönelik sald›r›lar özellefltirme uygulamalar›yla yo¤unlaflmaktad›r. ‹flçi s›n›f› kazan›lm›fl haklar›n› kaybetmekte ve de örgütsüzlefltirilmektedir. Kazan›lm›fl tüm haklar› birer birer ellerinden al›nmaktad›r. Mezarda emeklilik gibi, kamu çal›flanlar› ve iflçi s›n›f›n›n zorla emekli edilmesi, esnek çal›flma, baz› stratejik kurumlar›n kapat›larak iflçi s›n›f›n›n ve kamu emekçilerinin iflsiz kalmas› ayr›ca tafleronlaflt›rma gibi uygulamalarla eme¤in daha fazla sömürülmesi, çal›flanlar›n sosyal güvenceden ve sendikal örgütlenmeden yoksun b›rak›lmalar›, e¤itimin paral› hale getirilmesi, sa¤l›k hizmetinin ticarilefltirilerek yoksul emekçi halk›n sa¤l›k hizmetlerinden yararlanamamas› uygulamalar› ile iflçi s›n›f› ve emekçi halk›m›z kendi kaderine terk edilerek, yaflamlar› çekilmez hale getirilmektedir. Bütün bu olumsuzluklar›n durdurulmas›n›n çaresi dünya iflçi s›n›f›n› ve ezilen halklar›n›n kendi örgütlü, s›n›f

var. Biliyorsunuz yeni bir yönetim kuruldu burada flube olarak. Bu yönetim de ayda bir toplan›yor. Belli kararlar al›yoruz. Bunlar› uygulamaya çal›fl›yoruz. 7-8 kiflilik bir ekibimiz var ev çal›flmalar›na giden. Birebir gidip insanlarla görüflüyoruz. Bu ne kadar yayg›nlaflt›? Daha tam olarak yayg›nlaflmad› tabi. Yavafl yavafl ilerleyece¤iz. -Sendika olarak iflçilere giderken herhangi bir bask›yla, sald›r›yla karfl›lafl›yor musunuz? -Elbette patron, sermaye sendikan›n fabrikaya girmesini istemez. Bize karfl› güç kullanacakt›r, bu kaç›n›lmazd›r. ‹flten ç›karma olabiliyor, cezaland›rma politikas› olabiliyor. Cezaland›rma politikas› da flu oluyor. Bir iflçi sendikal› çal›fl›yorsa, kötü bir ifle veriyor. Y›ld›rma politikas›d›r bu. ‹flçi kendisi b›raks›n gitsin diye bunlara baflvuruyorlar. ‹flçi kendisi b›rak›rsa ihbar tazminat› alam›yor. Patron da bunu istiyor. Bir iflçinin ihbar tazminat›n› alabilmesi için kendi iste¤iyle de¤il, patronun iste¤iyle iflten ç›kmas› gerekiyor. Örgütlü olmayan, sendikal› olmayan fabrikalarda sosyal haklar› az olduklar› için iflçiler fazla bir ücret talep edemiyor. Çünkü haklar›n ço¤u sosyal yard›mlard›r. Sosyal yard›mlar›n olmad›¤› bir yerde iflçi zor durumda oluyor. -Deri-‹fl Sendikas› mücadele eden ve öne ç›km›fl bir sendikad›r, iflçilerin yan›nda olan bir sendikad›r. Bu noktada ne düflünüyorsunuz? -Bundan kimsenin kuflkusu yoktur, olmamal› zaten. Deri-‹fl olarak davas›na en çok sahip ç›kan, mücadele eden sendikalardan biriyiz. Bunu herkes biliyor. Örnek verelim. Aymasan direniflleri; Tuzla’daki direnifller, bizim buradaki yeni yeni çal›flmalar›m›z vb. Biz bubilinçli ve s›n›f sendikac›l›¤›n› esas alan, onun ilkelerine dört elle sar›larak politik iktidar kavgas›ndan geçmektedir. Dünya iflçi s›n›f› ve ezilen halklar› ve Türkiye iflçi s›n›f›n›n birleflik bir anti-emperyalist mücadele ve bilincini yükseltti¤imiz oranda emperyalizme ve iflbirlikçilerine/uflaklar›na dünyay› dar edece¤imiz ortadad›r. Bugün için dünyada emperyalist küreselleflme karfl›t› oluflum olan Dünya Sosyal Formunu sadece emperyalizmi teflhir etmekle ve savafla karfl› ç›kmakla kendisini s›n›rl› k›lm›flt›r. Emperyalizme karfl› ciddi bir mücadele bu konumundan dolay› yürütememektedir. Dünya iflçi s›n›f› ve ezilen halklar›n›n ve onun s›n›f bilinçli örgütleri ve kurumlar› Dünya Sosyal Forumu’nun emperyalizme karfl› mücadele de bu ifllevsiz rolünü gördükten sonra yeni bir oluflumu örgütlemeye giriflmifllerdir. Emperyalizme ve faflizme ve her türlü gerici iktidarlara karfl› difle difl bir mücadele eden kurumlarla bir araya gelip yeni bir oluflum olarak Halklar›n Uluslararas› Mücadele Ligi (ILPS) 2001 y›l›nda Hollanda’da kuruldu. Bugüne kadar dünyada ve ülkemizde emperyalist üslerin kapat›lmas›na karfl› çeflitli etkinliklerle birlikte imza kampanyalar› ve bas›n aç›klamalar› yapm›flt›r. Haziran ay›n›n 27-28-29 tarihlerinde ‹stanbul’da yap›lan NATO zirvesine karfl› çeflitli eylem ve etkinliklere kat›lm›flt›r. Dünyada ve Avrupa’da anti-emperyalist eylemler ve forumlar düzenleyerek emperyalist sald›rganl›k teflhir edilmifltir. Türkiye iflçi s›n›f›n›n s›n›f sendikac›l›¤›n› esas alan s›n›f bilinçli Devrimci Demokratik Sendikal Birlik anlay›fl›n› iflkollar›nda yönetimlere tafl›mal›y›z. Sendikalar›m›zdan Tuzla Deri-‹fl genel merkez yöneticileri ile birlikte

rada çok fazla sorun yaflamadan birfleyleri kazand›k. Direnifl olmufltur. Ama direniflin de içeri¤ini çok bilmeden yaflad›k. Yani bir cop yemedik, bir gözalt› olmad›. Ama bu kolayl›ktan sonra ne kadar sahip ç›kaca¤›z davam›na bu önemlidir. Bunlar›n yan›nda kimi çevreler bize yönelik çeflitli as›ls›z iddialarda bulunarak as›l olarak s›n›f mücadelesine zarar verdiler. Biz koltuk merakl›s› de¤iliz. Daha iyi yapacak arkadafl›m›z varsa burada olur zaten, ona devrederiz. Tek bafl›na bir Arabac› ya da baflka birisi ne yapabilir? Kitle örgütleri, iflçi s›n›f› hep beraber kolkola girersek aflamayaca¤›m›z engel yoktur. -Son olarak eklemek istedi¤iniz bir fley var m›? -fiu anda dört dörtlük bir sendika bulamazs›n›z. Yani birço¤u yavafl yavafl çizgisinden kay›yor. Bugün görüyoruz. Bir özellefltirmeyle ilgili olsun, sa¤l›k kurulufllar›n›n devredilmesiyle ilgili olsun, örnekleri ardarda. Geçenlerde Tepecik’te SSK eyleminde hofl olmayan fleyler vard›. Sendikalar burada art›k iflçi s›n›f› için de¤il de, kendi sorunlar›yla ilgili birfleyler yapmaya bafllad›. “O benim üyemi çald›”, “bu benim üyemi götürdü”. Bir aidat kavgas›na dönüfltü. 1 May›s örne¤ini ele alal›m. 1 May›s iflçi bayram›d›r. 1 May›s’ta Türk-‹fl, D‹SK yer kavgas› yap›yor. Son olarak iflçi s›n›f›na, sendikalara, herkese flunu söylemek istiyorum. Bireysel, egoist, kendi ç›kar-menfaatlerimiz bir kenara at›l›rsa iflçi s›n›f› her zaman, her yerde en üstte olur. Ama kendi egosunu tatmin edebilmek için, bir yerlere varabilmek için iflçileri yanl›fl yönlendirme, iflçilere yanl›fl kelime sarf etme, sendikay› kötü gösterme oldu¤u sürece de iflçi s›n›f› hiçbir yere varamaz. (‹zmir) NATO Zirvesi’ne Taksim’de emperyalistleri ve iflgallerini k›nayan bir bas›n aç›klamas› yap›lm›flt›r. Yine Tuzla Deri-‹fl flubesi ve Belediye ‹fl 2 No’lu flube NATO Zirvesi’ne karfl› ‹stanbul’da 29 Haziran’da ifl b›rakarak fiili olarak emperyalist sald›rganlara karfl› DDSB anlay›fl›n› hayata geçirerek tarihe önemli bir not düflmüfltür. Görülüyor ki ezilen dünya halklar›n›n ve dünya iflçi s›n›f›n›n emperyalizme ve gerici faflist iktidarlar›na karfl›, ve onlar›n kölelik yasalar›na ve de sömürü düzenine karfl› birleflip s›n›f bilinçli bir mücadele oluflumunu hayata geçirmek elzem olmufltur. Bugün için DDSB olarak mücadelesini yürüttü¤ümüz ve kurucular›ndan oldu¤umuz (ILPS) Halklar›n Uluslararas› Mücadele Ligi’ne Türkiye ‹flçi S›n›f›n›n bileflenlerinin kat›l›m›n› sa¤lamay› amaçlay›p mücadeleyi yükseltelim. Tüm anti-emperyalist kurumlar›n mutlaka bu olufluma kat›l›p, ILPS’nin tüzü¤ü ve program› do¤rultusun da emperyalist sald›rganl›¤a ve onlar›n gerici iktidarlar›na karfl› mücadeleyi yükseltmeleri gerekmektedir. Bugün için Türkiye ‹flçi S›n›f›n›n içine girdi¤i k›s›r döngüden kurtulup iflçi s›n›f› düflüncesi ile ba¤daflmayan sekter ve olumsuz sendikal anlay›fllardan kurtulmas› gerekmektedir. S›n›f sendikac›l›¤›n› esas alan s›n›f mücadelesine hizmet eden Devrimci Demokrat Sendikal Birlik anlay›fl›n› hayata geçirelim. ‹flçi s›n›f›n›n dünyada ve ülkemizde dayan›flmas›n› örgütlülü¤e dönüfltürelim. Emperyalizm ve iflbirlikçileri yenilecek, direnen dünya iflçi s›n›f› ve ezilen halklar› kazanacakt›r. Gelecek dünya iflçi s›n›f›n›n kendi ellerindedir. B‹RL‹K MÜCADELE ZAFER!


6

19 Kasım-2 Aralık 2004

9

Köy Hizmetleri’nin kapat›lmas› ne getirecek? Köy Hizmetleri çal›flan iflçi ve memurlar›yla birlikte, milyarlarca dolar eden makina park› ile ‹l Özel ‹dareleri’ne devredilecek. Buralarda sermayeye ya kiralanacak veya sat›lacakt›r. ‹flçi ve memurun ifl güvencesi elinden al›nacak, toplu sözleflmeler ve sendikal güvenceleri olmayacakt›r.

Emperyalizmin yar›-sömürge ülkelere dayatt›¤› imha politikalar› tar›m alan›nda da h›zla uygulan›yor. 12 Eylül AFC’sinin ard›ndan ilk olarak Kamu ‹ktisadi Teflekkülleri (K‹T’ler), (EBK, SEK, YEM-SAN, TÜGSAfi, ‹GSAfi vb.) özellefltirilmiflti. fiimdi de ikinci olarak do¤rudan kamusal hizmetleri veren Köy Hizmetleri, DS‹, Karayollar› vb. kurumlar “yerellefltirme” ad› alt›nda önce küçültülüyor; ard›ndan ya kapat›lacak ya da hizmetleri özel sermayeye devredilecek bir yap›ya dönüfltürülecek. Kamusal hizmetlerin sermayenin aç›lan kap›lar›n› düzenleyen “Kamu Yönetimi Temel Kanun Tasar›s›”n› IMF direktifleriyle haz›rlayan AKP hükümeti,

bu yasay› TBMM gündemine 29 Aral›k 2003 tarihinde sundu. Anayasa’n›n baz› maddeleri yüzünden bütünlüklü geçiremedi¤i KYTK tasar›s›nda ›srarl› olan AKP hükümeti, tasar›y› parça parça ç›karmaya kararl›. Tasar›n›n bütünlü¤ünü bozmadan, 21 Ekim 2004 tarihinde TBMM’ye 13 maddeden oluflan bir yasa tasar›s› Baflbakan R. Tayyip Erdo¤an imzas›yla sunuldu. Bu yasa tasar›s›na göre Köy Hizmetleri Genel Müdürlü¤ü’nün kapat›lmas› ve bu kurum eliyle yürütülen hizmetlerin ‹l Özel ‹dareleri’ne devredilmesi öngörülüyor. Köy Hizmetleri Genel Müdürlü¤ü (KHGM) köy ve bunlara ba¤l› yerleflim alanlar›n›n yollar›n› yapmak, yeterli ve

sa¤l›kl› içme suyuna kavuflturmak, toprak ve su kaynaklar›n› gelifltirmek ve yararl› hale getirmek, bu amaçla köylere kredi vermek, teknik yard›m projeleri haz›rlamak, köylerde sulama ve hayvan içme suyu temini amac›yla gölet, bent, kanal gibi tesisler yapmak, arazi toplulaflt›rmas› ve köy içi tesisler yapmak, evini yapan köylüye konut kredisi vermek, toprak ve su kaynaklar›n›n gelifltirilmesi ile ilgili araflt›rma çal›flmas› planlayarak, k›fl›n kar mücadelesi vermek vb. fleklinde özetlenebilecek hizmetleri veriyor. Ülke nüfusunun yaklafl›k % 45’inin köylerde yaflad›¤› düflünülürse, Köy Hizmetleri 40 bin köye 30 milyon köylüye kamu hizmeti götürmektedir. 1984 y›l›ndan günümüze kadar köylere hizmet götüren, araflt›rma ve projeler haz›rlayan kurumun 10.240 olan memur say›s›, 20 y›l içinde 2004 y›l›na kadar 6 bine düflürülmüfl; 1985 y›l›nda 65.327 olan iflçi say›s› 2004 y›l›na kadar 44 binin alt›na indirilmifltir. Son on y›lda azalt›lm›fl çal›flan›na karfl› hizmet vermeye çal›flan, Köy Hizmetleri’ne bütçeden ayr›lan pay›n az olmas› köylere giden hizmeti de

Köylü zehirli varilleri istemiyor Samsun ve Sinop sahillerine vuran zehirli variller y›llard›r yöre halk›n›n sa¤l›¤›n›, topra¤›n› ve suyunu zehirlemeye devam ediyor. Karadeniz’i sanayi at›klar›n› yok edebilece¤i çöplük gibi gören emperyalist-kapitalist ülkeler, gemilerle tafl›d›klar› kimyasal at›k dolu varilleri burada b›rak›yor. En son Ekim ay› sonunda Sinop’un Karakum yöresinde kimyasal at›k oldu¤u anlafl›lan bir varil, sahil kenar›nda yöre halk› taraf›ndan bulundu. 1987 y›l›ndan bugüne kadar Karadeniz sahillerinde bulunan kimyasal at›k dolu variller Samsun’un Alaçam ilçesi ve Sinop So¤uksu köyünde devletin infla etti¤i at›k depolar›nda toplan›yor. O tarihten bugüne bu depolarda bulunan 360’› aflk›n varilin, muhafaza flartlar›n›n kötü olmas› nedeniyle, depolar›n çevresindeki tarlalar›, su kaynaklar›n› ve halk›n sa¤l›¤›n› tehdit etti¤i belirtiliyor. So¤uksu ve Alaçam’daki depolarda toplanan kimyasal at›k varillerinin ‹talya kökenli oldu¤u yetkililer taraf›ndan aç›klanm›flt›. En son Sinop Kara-

kum yöresinde sahile vuran zehirli varilin ‹talya’ya ait oldu¤u anlafl›l›nca, yöre halk›n›n y›llard›r hastalanmas›, depo çevresinde bitki örtüsünün çürümesi nedeniyle tepkiler artt›. Sinop’un So¤uksu köyünün yak›nlar›ndaki at›k depolar›nda tutulan zehirli varillerin, y›llarca yaflatt›¤›

sorunlardan dolay› bir an önce al›nmas›n› isteyen çevre köylüleri, ‹talya’y› protesto ettiler. Sinop Çevre Dostlar› Derne¤i’nin destek verdi¤i eylemde köylüler ellerinde “‹spanya at›klar›n› geri al›yor, haydi s›ra sende ‹talya” vb. pankartlar ve ba-

lonlarla varillerin topland›¤› depo önünde ‹talya’y› protesto ettiler. Burada aç›klama yapan dernek baflkan› Hale Özen, 16 y›l önce Samsun ve Sinop sahillerine vuran zehirli varillerin yöre halk›n›n suyunu, topra¤›n› zehirlemeye devam etti¤ini aç›klayarak, varillerin ‹talya taraf›ndan geri al›nmas›n› istedi. Özen “Türk hükümeti tüm diplomatik ve yasal yollara baflvurarak ‹talya’n›n bu zehirli at›klar üzerindeki sorumluluklar›n› üstlenmesini sa¤lamal› ve ‹skenderun Körfezi’nde batan ‹spanyol at›k gemisi MV Ulla olay›ndaki gibi bir ortak çözümle daha fazla zarara yol açmadan vakay› sona erdirmelidir” fleklinde konufltu. Özen, depolardaki varillerden s›z›nt› oldu¤unu, So¤uksu yöresinde büyük bir çevre tahribat› yafland›¤›n› aç›klad›. Varillerin getirildi¤i günden bu yana hastal›klar›n artt›¤›n› söyleyen köylüler, yöredeki bitkilerin çürüdü¤ünü belirtti. (Samsun)

etkilemifltir. Köy Hizmetleri’ne 1990 y›l›nda bütçeden ayr›lan pay % 3,06 iken bu oran 2001 y›l›nda % 1,62’ye düflürülmüfltür. Kald› ki, bütçeden ayr›lan pay art›r›ld›¤›na göre ayn› ekipman ve personelle ‹l Özel ‹daresi’ne devredilmesinin mant›¤› nedir? Mant›¤› peflkefl çekmenin önündeki engelleri kald›rmakt›r. Köy Hizmetleri çal›flan iflçi ve memurlar›yla birlikte, milyarlarca dolar eden makina park› ile ‹l Özel ‹dareleri’ne devredilecek. Buralarda sermayeye ya kiralanacak veya sat›lacakt›r. ‹flçi ve memurun ifl güvencesi elinden al›nacak, toplu sözleflmeler ve sendikal güvenceleri olmayacakt›r. Köylüler yol çal›flmas› sulamas›, gölet yap›m›, kar mücadelesi vb. hizmetleri paras› oldu¤u oranda, ‹l Özel ‹daresi’nden ve yerel tafleron sermaye kurumlar›ndan sat›n alacak duruma getirecektir. Köy Hizmetleriyle bafllayan süreç Karayollar› ve DS‹ ile devam edecek ve böylece bütün olarak geçirilmeyen Kamu Yönetimi Temel Kanunu AKP uflak hükümeti taraf›ndan IMF’nin dayatt›¤› flekilde hayata geçirilmeye çal›fl›lacakt›r. (Samsun)

KÖYLÜ SU SORUNUNU ÇÖZDÜ Y›llard›r köylerine su getirilmesi için çalmad›k kap› b›rakmayan Yeniçelik köylüleri kendi olanaklar›yla köylerine su getirmeyi baflard›. Samsun’un Vezirköprü ilçesi Yeniçelik köylüleri yetkililerden bir sonuç ç›kmay›nca kendi imkanlar›n› zorlayarak 12 kilometre uzakl›ktaki Bafl›k›s›k deresinden su getirmeyi planlad›. ‹lgili kurumlardan hiçbir maddi destek almad›klar›n›, masraflar›n›n 70 milyar liraya ulaflt›¤›n› aç›klayan köy muhtar› Nail Erel “y›llarca Kaymakaml›¤a verdi¤imiz dilekçeler geri döndü. AKP ‹l Encümen üyeleri de söz vermesine ra¤men hiçbir yard›mda bulunmad›lar” dedi. Çal›flmalar›n bitmesinin ard›ndan aç›l›fl töreni düzenleyen köylüler bu nedenlerden dolay› hiçbir kamu kurumu yetkililerini törene davet etmediklerini de sözlerine eklediler. (Samsun)

FINDIK MA⁄DURLARINA YAPILACAK YARDIM AÇIKLANDI Nisan ay›nda yaflanan don felaketiyle f›nd›k üreticileri bu y›l f›nd›k hasad› yapamam›flt›. Zarar tespit çal›flmalar›ndan sonra, ma¤duriyetin karfl›lanmas› için AKP hükümeti f›nd›k üreticilerine ödenmek üzere toplam 33 trilyon 918 milyar lira ayr›ld›¤›n› aç›klad›. Samsun yöresinde f›nd›k üreticilerine ayr›lacak 5 trilyon 87 milyar 785 milyon 950 bin liran›n aktar›ld›¤› aç›kland›. Samsun’un ilçelerine ayr›lan zarar bedeli flöyle: Terme: 2.174 milyar/Çarflamba: 1.472 milyar/Sal› Pazar›: 1.011 milyar/Ayvac›k: 423 milyar/Samsun Merkez: 5 milyar Bu kayna¤›n, ikinci dilimi yüzde 85’lik k›sm›n›n, f›nd›k üreticilerine bayramdan sonra verilece¤i aç›kland›. (Samsun)


7

9

19 Kasım-2 Aralık 2004

Pamuk üreticileri zor durumda

Türkiye 1992 y›l›na kadar pamuk ihracat› yapan ülkelerin aras›nda iken bugün yanl›fl politikalar sonucu ithalat yapan bir ülke durumuna gelmifltir. Üreticiye destek verilmemesi, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin etkisiz kalmas› pamuk üreticisini zor durumda b›rakt›. Üreticiye sa¤lanmayan destekler ithalat arac›l›¤› ile baflka ülkelere sa¤land›. Baflta ABD olmak üzere Tanzanya, Ukranya ve Zambia’n›n oldu¤u 23 ülkeden pamuk ithalat› yap›l›yor. Ziraat Mühendisleri Odas› Baflkan› Gökhan Günayd›n “ABD 25 bin üreticisine y›lda dört milyar dolardan daha fazla destek veriyor ve GSM kredileri de kulland›r›yor. Afrika’da ise say›s› 20’yi bulan pamuk üreticisi ülke var. Buralarda iflçilik s›f›r maliyetine pamu¤u üretiyorlar. Bunlarla beraber Türkiye’nin rekabet flans›

kalm›yor. Türkiye’nin di¤er ülkeler gibi teknolojiyi yakalayamam›fl olmas› pamu¤un kalitesini de düflürüyor. Türkiye’de üretim maliyetinin yüksekli¤i, kalite sorunun çözülmemesi Türkiye’yi geriye götürmekte” dedi. D›fl Ticaret Müsteflarl›¤› verilerinin Türkiye’nin pamukta düfltü¤ü s›k›nt›y› gözler önüne serdi¤ine, pamu¤un Türkiye’nin toplam ithalat›na %40 gibi önemli bir pay› olan tekstilin ana ham maddesi oldu¤una iflaret eden Adana Ticaret Borsas› Baflkan› Coflkun Tuncer, Türkiye’nin y›lda 850 bin ton pamuk üretimi yapmas›na ra¤men tüketimin 1 milyon 300 bin civar›na ulaflt›¤›n› söyledi. Pamuk üretiminin Çukurova’da art›k yap›lmamas›n›n ard›ndan en çok yap›lan yerlerden biri olan Diyarbak›r’›n Bismil ilçesi 150 bine yaklaflan nüfusuyla Diyar-

bak›r’›n en büyük ve en zengin ilçesi.10 ç›rç›r ve 2 de ham ya¤ fabrikas› bulunmakta. Bu y›l›n ilk hasat›n› toplayan köylüler ç›rç›r fabrikalar› önünde kuyruklar oluflturmaya bafllad›lar. Pamu¤un 600700 binden al›m› bafllad›. Pamu¤u acilen paraya çevirmek zorunda olan köylüler, 900 bine mal olan pamu¤u 700 binden satmak zorunda kal›yor. Geçen y›l pamuk al›m fiyatlar› 1 milyon 100 bin iken bu y›l pamu¤a 700 bin verilmesi köylüyü iflas›n efli¤ine geldi. Pamu¤un kendi maliyetini bile karfl›lamamas› sonucu tefecinin eline düflen köylü, bulundu¤u zor durumdan ç›k›fl yolu ar›yor. Bu duruma karfl› Bismil ilçesinin ç›k›fl›nda bofl bir arazide eylem yapan Bismilli pamuk üreticileri tar›msal üretimdeki girdilerin maliyetinin yüksekli¤ini ve pamuk taban fiyat›n›n düflüklü¤ünü protesto ettiler. Traktörleriyle alana gelen köylüler meydana köylünün “ipe götürülüflünü” simgeleyen dar a¤ac› dikip meydanda bir torba pamuk yakt›lar. Mitingde pamuk üreticilerini temsil eden Mehmet Sait Aky›ld›z, “medya çifçilerin sorunlar›yla ilgilenmek yerine, bizim s›k›nt›lar›m›z› anlatmak yerine televizyonda ünlüler çiftli¤ini yay›nl›yor. Bir de gelip gerçek çifçileri görsünler ne halde oldu¤umuzu” dedi. Aky›ld›z bölgede kaliteli pamuk yetifltirilirken yi-

ne de di¤er ülkelere ra¤men daha düflük fiyat verilmesini elefltirerek; “Bizden dünya ile rekabet etmemiz isteniyor. Bunun için girdi maliyetlerinin düflürülmesi ve desteklenmesi ve primlerin art›r›lmas› gerekiyor” dedi. Bismil Ziraat Odas› Baflkan› Hibeydullah Ay ise “Bize adil davran›lmas›n› istiyoruz. Dünyan›n en pahal› mazot ve gübresi bizde. Dünya ile rekabet edeceksek bize 5 cent de¤il 45 cent verilmeli. Bize en az 400 bin lira destek verilmeli yoksa stratejik ürünümüz pamuk yok olacak. Bu koflullarda nas›l üretim yapabiliriz? Elektrik borçlar›m›z› ödeyemiyoruz. Elektrik borçlar› yüzünden icral›k veya hapislik durumday›z. Elektrik borçlar›n›n faizlerini ödenmesini istiyoruz Bunun için iflsiz ordusuyla karfl› karfl›ya kalaca¤›z. Bölgemizde nüfusun %85’i tar›mda istihdam edilmektedir. Bizler hükümete bizi iflsiz b›raks›n diye mi oy verdik?” dedi. Eylemde “Alo ‹srail! Sat›l›k tarla var”, “Hükümetin ruhuna el fatiha”, “Hükümet istifa”, “Tar›m bakan› istifa”, “Pamukla idam edildik”, “Çiftçiyi tefeciye teslim ettiniz”, “Hani adalet”, “Tövbeler olsun bir daha pamuk ekmeye”, “1 litre mazot=3 kg pamuk=6 kg bu¤day”, “Bu traktör sat›l›kt›r” dövizleri aç›d›. (Mersin)

‹hracatç›-üretici f›nd›kta anlaflam›yor! Köylünün f›nd›¤›n› düflük ücretle tüccara vermemesi için Ziraat Odalar› “ürününüzü Fiskobirlik’e sat›n” kampanyas› bafllatm›flt›. Köylülerin deste¤iyle f›nd›¤›n de¤eri artt›, ancak yaflanan don felaketi sonras›nda köylünün elinde satacak f›nd›¤› yok!

Dünya f›nd›k pazar›n›n ihtiyac› büyük oranda Türkiye’den karfl›lan›yor. Dünya üretiminin %75’inin ülkemizde olmas› ve ihracat›ndan ortalama 650800 milyon dolar döviz girdisinin sa¤lanmas›, f›nd›k ticaretinde a¤›rl›kl› ola-

rak serbest piyasalara yönelinmesi üreticiyi ma¤dur b›rak›rken tüccar› zengin ediyor. IMF ve DB programlar›n›n do¤rultusunda di¤er ürünlerde oldu¤u gibi taban fiyat uygulamas› kald›r›lan f›nd›kta, serbest piyasaya göre üreticiden al›m yapan tüccar ve fabrika sahipleri ihracat› dövizle gerçeklefltiriyor. Bu uygulamayla birlikte tüccar›n, köylünün geçim kayna¤› tar›m ürünlerini maliyetinin de alt›nda alarak ekme¤iyle nas›l oynad›¤›n›, son iki y›l› karfl›laflt›rarak görmek mümkün: Önceki y›l f›nd›kta verim ve kalite iyiydi, üretici f›nd›¤› hasat etti¤i anda f›nd›k fiyat› belirlenmemiflti. F›nd›¤›n devlet taraf›ndan al›c›s› ve taban fiyat belirleyicisi F‹SKOB‹RL‹K, hükümet, al›m garantisini verememiflti. F›nd›k serbest piyasaya göre tefeci tüccar›n aç›klad›¤› 1.8-2 milyonla üreticiden al›nmaya baflland›. Tefeci tüccar›n karfl›s›nda yeterince örgütlenemeyen köylü, borçlu oldu¤u tefecilik yapan, f›nd›k fabrikalar›na 1.650.000 liraya f›nd›¤›n› vermek zorunda kald›. Zarar›na ürününü vermek durumunda kalan üreticinin ba¤l› oldu¤u Ziraat Odalar›, Muhtarlar Derne¤i arac›l›¤› ile eylemler yapt›, bildiriler-afifller da¤›tarak Ordu’da miting düzenlediler. F›nd›¤›n fiyat›n›n yükselmesi için “ürünü ihtiyac›n›z kadar paza-

ra indirin” kampanyalar› düzenlediler. Ziraat Odalar›n›n, “ürününüzü F‹SKOB‹RL‹K’e sat›n” kampanyas› köylülerin de deste¤iyle karfl›l›¤›n› bulunca f›nd›k fiyat› serbest piyasada artmaya bafllad›. Bu y›l Nisan ay›nda yaflanan don felaketi ise Karadeniz’de f›nd›¤› tüketti. F›nd›¤›n sat›fl fiyat›n›n 5 milyon olarak aç›klanmas›na karfl›n köylünün elinde satacak f›nd›k yok. ‹hracat yapan tefeci-tüccar-fabrikalar köylüden ald›¤› f›nd›¤›n fiyat›n› yüksek bulunca Ziraat Odalar›na tepkide bulunuyorlar. Serbest piyasada bu y›l f›nd›¤›n fiyat politikas›n› yüksek bulan F›nd›k ‹hracatç›lar› Birli¤i Yönetim Kurulu Baflkan› Sami Atik, Türkiye’nin ciddi anlamda pazar kaybetti¤ini ve herkesin akl›n› bafl›na toplamas› gerekti¤ini iddia ediyor. Atik, f›nd›¤›n fiyat›n›n yükselmesinde Ziraat Odalar›’n›n pay›n›n yüksek oldu¤u iddias›yla aç›klama yaparak “Ziraat Odalar› f›nd›k satt›rmama müessesesi olmamal›d›r” diyor. Ziraat Odalar›n› elefltiren Sami Atik’e karfl› aç›klama yapan Ünye Ziraat Odas› Baflkan› ‹smail fiirin “Sami Bey de bir ihracatç›d›r. O kendi menfaatlerini korumak aç›s›ndan bunu söylemekte hakl›d›r, sayg› duyar›m. Ama ben de köylünün menfaatlerini korumakta hakl›y›m” dedi. (Samsun)

FINDIK ÜRET‹C‹S‹ BORCUNU ÖDEYEMEZ HALE GELD‹ Giresun Ziraat Odas› (GZO) Baflkan› Özer Akbafll› oda binas›nda bir bas›n toplant›s› düzenledi. Akbafll› “Nisan ay› bafllar›nda bölgedeki f›nd›k bahçelerinde meydana gelen don nedeniyle 2004 ürünü f›nd›k mahsulü zarar gördü. Donun üzerinden 7 ay geçmesine karfl›n halen zararlar giderilmedi. Geliri olmayan 10 binin üzerindeki f›nd›k üreticisi çetin bir k›fl dönemi geçirecek”dedi. Akbafll› konuflmas›n›n devam›nda “2003 y›l›nda Tar›m Kredi Kooperatiflerine olan çiftçi borçlar› yeniden yap›land›r›ld›. Buna göre Ekim 2003, Ekim 2004 ve Ekim 2005 olmak üzere borçlar 3 taksite bölünmüfltür. Ürün geliriyle ödenmesi planlanan 2004 Ekim taksitini üreticilerin ödemeleri mümkün de¤ildir. Üreticiler taksitlerini ödemedikleri durumunda borçlar› eski haline dönecek, hatta icrayla karfl› karfl›ya kalmalar› mümkün” diyerek 2004 Ekim ay›nda yap›lmas› gereken ödemenin faizsiz olarak 2005 Ekim ay› taksitiyle birlefltirilerek tahsil edilmesi gerekti¤ini belirtti. (H. Merkezi)


8

19 Kasım-2 Aralık 2004

9

Yeni Demokratik Gençlik 14. Kültür-Sanat Festivali gerçeklefltirildi! AT‹K-Yeni Demokratik Gençlik, her y›l geleneksel olarak düzenledi¤i Kültür-Sanat Festivali’ne bir yenisini daha ekledi. 14.’sü düzenlenen ve 1400 aflk›n gencin kat›ld›¤› Yeni Demokratik GençlikKültür Sanat Festivali, “E¤itim meta de¤ildir, özellefltirmeye hay›r” slogan›yla, AB’nin GATS kapsam›nda e¤itime yönelik politikalar›n› teflhir amaçl› Avrupa’n›n dört bir yan›ndan gelen gençlerin beceri ve yeteneklerini sergiledi¤i sanatsal bir karfl› durufl olarak yank› buldu. Bu durufl ayn› zamanda burjuvazinin son y›llarda ‘star’ yaratma ad› alt›nda gençlik y›¤›nlar›n› arkas›nda sürükleyen yoz anlay›fllara verilmifl ciddi bir cevapt›. Hiçbir maddi ödüllendirmenin olmad›¤› bu festivale kat›lan Türkiye ve Türkiye Kürdistan›’ndan gençler, bu yoz anlay›fllar›n büyük oranda pazarlay›c›s› olan Avrupa’dan tüm gençleri geleceklerine sahip ç›kma ad› alt›nda duyarl› olamaya ça¤›rarak, kapitalizmin göbe¤inde halk kültürünü yaflatmaktaki inatç›l›klar›n› kapitalistlerin korkulu bak›fllar› aras›nda bir kez daha gözler önüne serdi. Almanya, Fransa, ‹sviçre, Avusturya ‹ngiltere ve Hollanda gibi bir çok Avrupa ülkelerinden otobüslerle gelen gençlerin 30 Ekim günü sabah› Almanya’n›n Frankfurt flehrinde buluflmas›yla festival start ald›. Tiyatro, Müzik (Solo ve Müzik Grubu), fiiir, Halk Oyunlar› dallar›nda 70 civar›nda kat›l›mc› grubun haz›r bulundu¤u festivalde sahne alan gençlerin yetenekleri izleyenlere coflkulu anlar yaflatt›. Devrim mücadelesinde flehit düflen, baflta devrimci ilerici sanatç›lar olmak üzere tüm devrim flehitleri an›s›na sayg› durufluyla bafllayan festival, daha sonra ölümünün 20. y›ldönümü olmas› vesilesiyle, halk sanatç›s› Y›lmaz Güney’i anmak amac›yla haz›rlanan sinevizyon gösterildi. Sinevizyon’da Y›lmaz Güney’in devrimci mücadeledeki yeri ve halk›n ç›karlar› do¤rultusunda sanat yapmak isteyen devrimci sanatç›lar›n durufllar›na iliflkin çok ö¤reticiydi. Daha sonra, her kat›l›m dal› için salonda bulunan jüri üyeleri tan›t›ld› ve ard›nda Yeni Demokratik Gençlik Komisyonu ad›na, aç›l›fl konuflmas› yap›ld›. YDG temsilcisi aç›l›fl konuflmas›nda, Kültür-Sanat festivalini düzenlemekteki amaç ve nedenleri anlatt›. Festivalin hemen bafl›nda ‘Baz› Baz› Geceleri’ parças›yla sahne alan, 5 minik kardeflin oluflturdu¤u Grup Kardefller, henüz yeni bafllayan festivalin ›sl›klara bo¤ulmas›na sebep olurken, yine Fransa’dan kat›lan 13 yafl›ndaki Ozan Laçinbala’n›n “Göç O¤ullar›” ile bafllayan flelpe dinletisini “Çeke Çeke” ile sonland›rmas› izleyenleri büyüledi. Ard›ndan 1992 y›l› Kültür-Sanat Festivali birincisi Grup Hayk›r›fl sahne ald›. Festivale misafir olarak kat›lan Grup Hayk›r›fl program›na

TMLGB’nin 2. Kongresi’ni selamlayarak bafllad›. Söyledikleri birbirinden güzel marfllar ve türkülerle kitleyi coflturan Grup Hayk›r›fl, Karadeniz’de flehit düflen 5 DHKPC gerillas›n›n an›s›na söyledi¤i parçan›n da ard›ndan, “Savafl, ö¤ren, ilerle; gücümüz TMLGB” ve “Yaflas›n devrimci dayan›flma” sloganlar› aras›nda sahneden ayr›ld›. Coflkunun artt›¤› bu dakikalar›n hemen ard›ndan TKP/ML Yurtd›fl› Bürosu’nun göndermifl oldu¤u mesaj, bu coflkuyu doru¤a tafl›d›. Bu mesaj› takiben sahne alan bir çok halk oyunlar› ve fliir dal› kat›l›mc›lar›n›n sergiledi¤i yeteneklerinin ard›ndan sahne alan Erdal Mengüs’ün “Faflizme bir tokatta benden olsun diye Muhlis Akarsu’dan bir parça seslendirmek istiyorum” demesi kitleye Sivas’› unutma mesaj›n› verirken, ard›ndan Arif Özmen’nin söz ve müzi¤i kendisine ait parças› ile ç›kmas› ise, yeni Muhlis Akarsu’lar›n müjdecisiydi adeta. Ayr›ca festivalin bu bölümünde Avrupa Demokratik Gençlik Hareketi’nin festivale gönderdi¤i mesaj sunuldu. Yine bu bölümde sahne alan Grup Cemre, söz ve müzi¤i kendilerine ait parçalar›yla, halk müzi¤inin al›fl›lagelmiflten farkl› bir tarzda yorumlayarak, amatör ruh ile donanm›fll›¤›n yaratt›¤› kolektif çal›flmadan ortaya ç›kan kaliteyi gözler önüne serdi. Gençlerin bu üretkenlikleri alk›fllar aras›nda izlenirken, sahneyi bu sefer AT‹K temsilcisi bir arkadafl ald›. Konuflmas›nda, kapitalizmin yaratt›¤› yoz kültür anlay›fl›na vurgu yapan AT‹K temsilcisi arkadafl›n ard›ndan hep bir a¤›zdan “Birlik, Mücadele, Zafer”, “Yaflas›n AT‹K-YDG” sloganlar› at›ld›. Her geçen saat coflkunun artt›¤› festivalde tiyatro dal›nda sahne alan Hareket Tiyatrosu’nun sergiledi¤i “Pop star” adl› oyun kitleyi güldürdü ve düflündürdü. Yine tiyatro dal›nda kat›lan Hamburg Tiyatro Ekibi ise, e¤itimin metalaflmas›n› anlatan kara-mizah oyunu ile kitleyi

Gençlik Gelecektir Dergisi bas›ld›; 19 K‹fi‹ GÖZALTINA ALINDI 10 Kas›m 2004 tarihinde Okmeydan›’nda bulunan Gençlik Gelecektir dergisi sabah saat 06:00’da TMfi polislerince bas›larak 19 kifli gözalt›na al›nd›. Operasyon timlerinin Çevik Kuvvet deste¤iyle bask›n düzenledi¤i dergi bürosunda demir kap›s›n›n balyozlarla k›rarak, bina içerisine biber gaz› atarak içeride bulunanlar› ‘etkisiz’ hale getirmeye çal›flan polis, mahallede terör estirdi. Sald›r› s›ras›ndan içeride bulunan ö¤renciler “Bask›lar bizi y›ld›ramaz”, “Ö¤renciyiz hakl›y›z kaza-

naca¤›z”, “Sosyalist bas›n susturulamaz” sloganlar›n› att›lar. Polis, büroda bulunan bilgisayarlara, kitap, film, müzik, arfliv CD’lerine, bina kap›s›nda bulunan güvenlik kameras›na el koyarak, 19 kifliyi döverek gözalt›na ald›. Gençlik Gelecektir dergisine yap›lan bu sald›r›y› protesto etmek için 11 Kas›m 2004 tarihinde dergi bürosu önünde toplanan Irak’ta ‹flgale Hay›r Koordinasyonu bileflenleri devrimci ve sosyalist bas›na yönelik bask›lar›n hala devam etti¤ini dile

yapt›¤› de¤erlendirmede s›k s›k “Halk›n sanatç›s› halk›n savaflç›s›d›r” anlay›fl›na uygun bir sanat anlay›fl›na sahip olunmas› ve böylece bizleri bekleyen her türlü kapitalist-emperyalist politikalar karfl›s›nda bir kütür-sanat cephesi oluflturarak mücadelemize güç kat›laca¤›n›n alt›n› çizerek, GATS kapsam›ndaki e¤itim politikalar›n› teflhir etti. Ard›ndan s›ras› ile jüri üyeleri sahne alarak sonuçlar› aç›klad›. Festivalde dereceye girenlerin 盤l›klar› aras›nda tamamlanan törenin ard›ndan, her y›l oldu¤u gibi bu y›l da tüm jüri üyelerinin ortaklafla karar› ile belirlenen Jüri Özel Ödülü sahibini buldu. Bu y›l 18 y›ll›k IHD yöneticili¤iyle Hüsnü Öndül bu ödüle laik görüldü. 14.’sü düzenlenen Yeni Demokratik Gençlik Kültür-Sanat Festivali, yap›lan kapan›fl konuflmas›n›n ard›ndan tüm kitlenin “Birlik, Mücadele, Zafer”, “Yaflas›n AT‹KYDG” slogan› atmas›n›n ard›ndan son buldu.

G AT S ’ a karfl› duyarl› olmaya ça¤›rd›. S›k s›k at›lan sloganlar aras›nda ilerleyen festivalin son bölümlerinde misafir olarak sahne alan, geçen y›l müzik grubu dal›nda birinci olan Grup Rojda, Kürtçe söyledi¤i “Le daye” parças›yla kitleyi büyülerken, ayn› zamanda aradan geçen bir y›ll›k sürede katettikleri yol ile bu festivalin teflvik ve motivasyon yönünü de kitleye gösterdi. Gençli¤in tek bir yürek olup türküler söyleyip sloganlar att›¤› festivalde s›rada 18 kiflilik kadrosu ile Almanya’dan kat›lan Salzgiter Halk Oyunlar› Ekibi vard›. Tümünü kad›nlar›n oluflturdu¤u ekip Anadolu’nun s›cak motiflerini salona tafl›yarak, halk kültürüne sald›ranlara karfl› güzel bir cevap oldular. Tüm bu coflku ile ard› ard›na sergilenen yetenekler gece saat 23:00’e gelindi¤inde sona erdi. Jüri üyelerinin sonuçlar› aç›klamas›ndan evvel, festivalin son misafir grubu olan Grup fiiar sahne ald›. Programlar›na “Günümüz itibariyle kaçk›nlar›n varl›¤›yla sekteye u¤rat›lmak istenen mücadelemizde inatla ve sab›rla yürürken, mücadelemize güç katan TMLGB’nin 2. Kongresi’ni selaml›yor, Dersim’de Karadeniz’de topra¤a düflen tüm devrim flehitlerine mücadelelerini sürdürece¤imizin sözünü veriyoruz” diyerek bafllayan Grup fiiar, s›k s›k “Yaflas›n Partimiz TKP/ML”, “Selam, selam; TMLGB’ye bin selam” sloganlar›yla karfl›land›. Festival coflkusunun tam anlam›yla doru¤a ulaflt›¤› bu dakikalarda, belki de en çok ilgiyi Grup fiiar’›n halay parçalar›nda sahneye ça¤›rd›klar› befl yafl›ndaki minik davulcu ald›. Zor tafl›d›¤› davulu ile tüm halay parçalar›na ritim tutan bu minik sanatç› izleyenleri hayretler içinde b›rakt›. Tüm salonun t›kl›m t›kl›m oldu¤u bu anlarda sahnenin ortas›na gelip döne döne çald›¤› davulu ile ›sl›klar ve sloganlar ars›nda adeta kaybolan minik davulcu sahneyi terk ederken ard›ndan alk›fllar bitmek bilmedi. Son olarak “Selam olsun” parças›n› seslendiren Grup fiiar’›n ard›ndan sonuçlar›n aç›klanmas›na geçildi. Bu bölümde söz alan YDG Komisyonu üyesi arkadafl festivale iliflkin

DERECEYE G‹RENLER fi‹‹R DALI 1. Özgür GÜLÜM (Hagen-ALMANYA) 2. Özkan fi‹MfiEK (Hamburg-ALMANYA) 3. Mustafa ARGUNfiAH (Köln-ALMANYA) SOLO DALI 1. Ozan LAÇ‹NBALA (Paris-FRANSA) 2. Arif ÖZMEN (Strasbourg-FRANSA) 3. Mevlide BAVL‹ (Krutzenburg-ALMANYA) MÜZ‹K GRUBU DALI 1. Grup CEMRE (Hamburg-ALMANYA) 2. Grup ÖZGÜN (Ludwigsburg-ALMANYA) 3. Grup ‹SYANA ÖZLEM (StrasbourgFRANSA) 4. Özel Ödül: Grup KARDEfiLER ( Strasbourg-FRANSA) HALK OYUNLARI DALI 1. Koma Ciwana (Zürich-‹SV‹ÇRE) 2. Hamburg Halk Oyunlar› Ekibi (Hamburg-ALMANYA) 3. Y›ld›z Halk Oyunlar› Ekibi (WörglALMANYA) 4. Özel Ödül: S›la Çocuk Halk Oyunlar› Ekibi (Hamburg-ALMANYA) T‹YATRO DALI 1. Hareket Tiyatrosu (Ober-RamstadtALMANYA) 2. Hamburg Tiyatro Ekibi (HamburgALMANYA) 3. Özel Ödül: Bir Yaflam Mücadelesi (Götzis-AVUSTURYA) AT‹K-Yeni Demokratik Gençlik

getirdi. Yaklafl›k 80 kifli ad›na yap›lan aç›klamada dergi bürosunun 1 Nisan’da da bas›ld›¤›n› ve o bask›nda tutuklanan çal›flanlar›n 10 Kas›m’da yap›lan bask›nda tekrar gözalt›na al›nd›¤›n› ve halen gözalt›nda tutularak hukuksuzlu¤un devam etti¤ini vurgulad›. Irak’ta ‹flgale Hay›r Koordinasyonu’nun aç›klamas›n›n ard›ndan yine Gençlik Gelecektir dergisinin bas›lmas›n› protesto etmek ve dergi çal›flanlar›n›n serbest b›rak›lmas› için Sosyalist Gençlik Derne¤i, ‹stanbul Gençlik Derne¤i, Ö¤renci Koordinasyonu, Ö¤renci Muhalefeti, Demokratik Gençlik Hareketi, Devrimci Hareket, Emekçi Hareket Partisi, Kald›raç okurlar› ve Yeni Demokrat Gençlik de bir bas›n aç›klamas› yapt›.

Marmara Üniversitesi Göztepe Kampüsü’nde ülkücü faflistlerin ÖGB ve polis destekli sald›r›s›n›n bu sald›r›lara verilecek son örnek oldu¤u dile getirilen aç›klamada “6 Kas›m’da ‹stanbul’da, ‹zmir’de, Ankara’da ö¤rencilerin meflru mücadelesi, yasad›fl› polis müdahaleleriyle engellenmeye çal›fl›ld›. Tüm bu bask›lar gençli¤in eflit, paras›z, bilimsel, anadilde e¤itim; eflit ve özgür bir dünya özlemini ve mücadelesini bo¤mad›, bo¤amayacak. Direniflimiz ve mücadelemiz hakl› ve meflrudur. Biz kazanaca¤›z” denildi. Bas›n metninin okunmas›n›n ard›ndan Alibeyköy ve Küçükarmutlu’daki y›k›m görüntülerini and›ran dergi bürosu kitleye gösterilerek alk›fl ve sloganlarla aç›klamaya son verildi. (‹stanbul)


9

9

19 Kasım-2 Aralık 2004

Çat›flma sonras› Dersim’de köylülere bask› Giderek büyüyen ve hiç eksilmeyen korkusu gerilla karfl›s›nda kay›p vermesinin de gözü dönmüfl h›rs›yla, gerilla cesetlerine iflkence yapma acizli¤ine düflen devlet, köylülere karfl› da ayn› gözü dönmüfl tavr›n› tak›nmaktan geri kalm›yor.

Ali Tayan 2 Kas›m 2004 tarihinde Dersim Merkez’e ba¤l› Turüflmek Köyünün Robaik Mezras› yak›nlar›nda MKP-HKO ve TKP/ML T‹KKO gerillalar› ile çat›flmaya giren TC’nin kolluk güçleri 4 saat süren çat›flman›n ard›ndan Robaik Mezras›nda oturan Tayan ailesinin evini bast›. Köyde kalan 75 yafl›ndaki Ali Tayan ve 50 yafl›ndaki o¤lu Kaz›m Tayan bütün gece evlerine karakol kuran kolluk güçlerinin psikolojik ve fiziki iflkencelerine maruz kald›. Kaz›m Tayan ve Hüseyin Tayan yaflad›klar›n› gazetemize anlatarak bu iflin peflini b›rakmayacaklar›n› ifade etti. Kaz›m Tayan: K›fl›n ben ve yafll› ba-

bam köyde kal›yoruz. O gece saat 19:00 civar›nda silah sesleri duyduk. Çat›flma bafllam›flt›. Ya¤mur gibi kurflun ya¤›yordu her taraftan. Çat›flma 3-4 saat sürdü. Saat 10:00 civarlar›nda, araba sesleri geldi. Birisi kap›y› çalarak “ev halk› kimse yok mu” diye ba¤›r›yordu. “Kimsiniz, biz buraday›z” diye cevap verdim. “Biz askeriz” dedi. Kap›y› açt›k. Üst rütbeli bir komutan vard›. “Gelin buraya” dedi. Arabaya do¤ru yavafl yavafl gittim. Küfür ederek “o... çocu¤u teröristleri beslersin ha” dedi ve a¤za al›nmayacak küfürleri s›ralayarak “burada nas›l terörist beslersin…” dedi. Ben terörist görmedi¤imi söyledim. Ondan sonra boynumun kökünden tutarak samanl›¤›n oraya götürdüler beni. El bombalar›n› içeri att›lar. Sonra içeriyi kontrol ettiler. Tabi birfley yoktu. Di¤er samanl›¤›n oraya gittik, oray› da bombalad›lar. Sonra evi aramaya döndüler. Evde 4 torba patates 2 torba kuru so¤an gördüler; “bunlar teröristlerin yiyece¤idir”, “stok yapm›fllar” dediler. Ben onlar› sat›n ald›¤›m› k›fl›n babamla köyde yaln›z kald›¤›m›zda baflka yemek yapamad›¤›m›z› anlatt›m. Eve karakol kurdular. Vitrine bayrak ast›lar. Sabaha kadar orada kald›lar. Bizi itip kakmaya, hakaret etmeye devam ettiler. “Buraya gelenler kimlerdi” diyerek

isimler saymaya bafllad›. “Doktor kod adl› Ahmet Çimen’i tan›yor musun, o teröristi vurduk” dedi. Ben kimseyi tan›mad›¤›m› söyledim. Sabah oldu bizi d›flar› ç›kard›lar. Bir astsubay geldi, evleri arayacaklar›n›, onlarla gitmemi söyledi. Sonra beni al›p Jandarma’ya götürdüler. ‹ki gün de orada hakarete maruz kald›k. Savc›l›k bizi tutuklama karar›yla mahkemeye sevk etti. Oradan b›rakt›lar. Biz bu iflin peflini b›rakmayaca¤›z. Hüseyin Tayan; Akflama do¤ruydu, iflyerimi kapat›p eve gitmek üzereyken babama telefon ettim. Arad›¤›mda telefona abim ç›kt› ve “d›flardan silah sesleri geliyor” dedi. Ben de “d›flar›ya ç›kmay›n” dedim. Sabah olunca tekrar arad›m, kimse telefona ç›km›yordu, bu beni tedirgin etti. Bunun üzerine köye gittik, gitti¤imizde köy z›rhl› araç ve askerlerle dolmufltu. Çiçekli’ye do¤ru karakoldan kimlik kontrolü yap›ld›. Bir fley söylenmedi bize. Tekrar geri dönüp Tunceli’ye geldik. Jandarma “biz de gelip seni ve a¤abeylerini ifadeye ça¤›racakt›k” dedi. Beni nezarethaneye att›lar, biraz kald›m, babam ve abimi de getirdiler. Babam ve abim çok kötü durumda idiler. Abim aya¤›n› topall›yordu. Babam› hastaneye götürdük, ard›ndan beni tekrar gözalt›na

ald›lar. Beni ifadeye ça¤›rd›lar. Bir odaya götürdüler. ‹ki sivil flah›s bana soru sordular. Cevap veriyordum, isimler sordular, ben de tan›m›yorum dedim. Bana küfür ettiler, a¤›r küfürler. Sordukça ben tan›m›yorum dedikçe küfürler art›yordu. Bana tükürüp “sen da¤a gideceksin, sen içimizden daha tehlikelisin, da¤a gitme biz sana silah veririz” dediler. Askerlere “götürün bunu yoksa gebertirim bu iti” dediler. ‹ki gün boyunca gözalt› sürdü. Bizi tekrar Sa¤l›k Oca¤›’na götürdüler ve oradan Merkez Jandarma Karakolu’na götürüp sonra da Adliye Savc›l›¤›’na götürdüler. Savc› bizleri ça¤›rd›. Sorular sordular. Ben cevap verdim. Bizi hakimli¤e gönderdi. Bizleri tutuksuz olarak serbest b›rakt›. Ben de olay›n yerini ö¤renmek için bas›nla birlikte köyümüze gittim. Gitti¤imde içler ac›s› bir tabloyla karfl›laflt›m. Evlerimiz roketli ve silahl› sald›r›ya u¤ram›fl. Askerler bizim giyecek elbiseleri, yiyeceklerimizi, hal›lar›, bulafl›¤›, yataklar› hepsini yerlerde ayaklar›yla çi¤nemifl. Çat›flma yeri ise köyden 200 metre uzakl›kta ormanl›k alanda imifl, eve Türk bayra¤› asm›fllar. “Siz teröristsiniz, siz devletin odununu yakamazs›n›z” demifller abime. (Malatya)

7’sinden 70’ine “Bu direnifl, y›k›mlar durmadan bitmez!” 7 Kas›m Pazartesi günü Aydos, Bafl›büyük, Gülensu, Gülsuyu, Ayd›nevler, F›nd›kl› mahallelerinden halk›n oluflturdu¤u Y›k›ma Karfl› Halk Platformu 1000’e yak›n kitle ile beraber geldikleri Büyükflehir Belediye binas›n›n önünde eylem yapt›. Otobüslerle çoluk çocuk, genç-yafll› gelen ve evlerinin emek sömürücülerine peflkefl çekilmesine ve bar›nma haklar›n›n gasp edilmesine karfl› koyan halk, TC kolluk güçlerinin uzun süren ikna çabalar›yla Saraçhane Park›’na getirildi. Burada bas›n aç›klamas› yapan kitle ad›na konuflma yapan sözcü flu an yürütülen sözde düzenleme plan›n›n bugüne kadar elektrik, su, telefon döflenen, yollar yap›lan gecekondu semtlerinin flimdi y›k›larak buradaki halka sürgün, göç politikalar›n›n dayat›lmas›n›n plan› oldu¤unu belirtti. Kendilerinin de hayata dair bir plan istediklerini belirten sözcü, mahalle sakinlerinin, muhtarlar›n ve meslek odalar›n›n kat›l›m› ile bir dönüflüm plan› istediklerini, plan›n insana ve bilime dayanan sosyal dönüflümü öngörmesini, y›k›mlardan ma¤dur olanlar›n sosyal konutlara yerlefltirilmesini ve ailelerin yeniden konut sahibi yap›lmas›n› istediklerini söyledi ve “Buradan yetkililere sesleniyoruz, bu plan de¤il taland›r, y›k›md›r. Buna izin vermeyece¤iz. Yar›ndan itibaren plan›n iptali için hukuki süreci bafllat›yoruz. Oylar›m›z› ald›n›z, evlerimizi

alamayacaks›n›z.” Aç›klamadan sonra seçilen bir heyet görüflme talebi ile giderek halktan toplanan talep dilekçelerini belediyeye verdi. Bu süre boyunca halaylar çeken halk s›k s›k “Okuluma, konduma, mahalleme dokunma”, “Direne direne kazanaca¤›z”, “Halk›m›z saflara hesap sormaya”, “Birlik mücadele zafer” sloganlar›n› att›. Eylem s›ras›nda halk›n görüfllerini almak için onlara durumlar›n› sorduk. Öncelikle kararl› olup olmad›klar›n› sorduk, cevaplar› “sonuna kadar mücadele edece¤iz, onlar gecekondular› y›kt›lar; bir sürü can ac›s›. Demek bu böyle olacak onlar bizden y›kacak biz de onlar›” oldu. Yetkililerin yalan söyledi¤ini belirten bir baflka mahalleli de; “Dünya Bankas›’ndan 2,5 milyon dolar para ald›lar ama bizim ma¤duriyetimiz için de¤il, y›k›m yap›lmas› için!. O söz bas›n›n önünde meseleyi k›v›rmak için verilen bir sözdü. fiimdi ne bas›n kald›, ne de haliyle bir söz. fiimdi yaparsam yapar›m, yapmazsam yapmam mant›¤›ndalar. Türkiye’nin hali h›zl› trene döndü, raylardan ha ç›kt› ha ç›kacak.” Eylemde bulunan bir genç de tepkisini; “Hangi bar›fl, evleri nas›l y›kt›lar hepimiz tan›¤›z. Bu bar›fl ne bar›fl›?”

diyerek gösterirken evi y›k›lan ve eskiden evinin oldu¤u yere kurdu¤u bir çad›rda yaflamaya bafllayan bir baflka kifli de; “Bunlar evleri y›kar inan›r›m, bizi

evimizin içine sabah›n 6:30’unda gaz bombas› atarak evden ç›kard›lar. 2500 ö¤renci okulun içindeyken okulun içine dahi gaz bombas› att›lar. O polislerin bize yapmad›¤› iflkence kalmad›. Küfürleri, coplar› kullanarak kad›nlara yap›lan tacizler... Ama umutlanmas›nlar, o yerler bize kalmazsa onlara hiç kalmaz. Aydos’ta gençler y›kt› ortal›¤›, evleri y›kt›rmamak için.” Eylemin son bulmas›na ve herkesin bir baflka eyleme haz›rl›k için evine gitmesine yak›nlafl›rken, konuflmalar›m›z ise s›k s›k “Aydos Direndi, Biz de Direnece¤iz”, “Y›k›ma Karfl› Omuz Omuza” sloganlar› ile bölünüyordu. (‹stanbul)


10

19 Kasım-2 Aralık 2004

9

Tecrite, F Tipine, Ceza ‹nfaz Yasas›’na karfl› HER PAZAR GALATASARAY ÖNÜNDEY‹Z! Tecrit ve Yeni Ceza ‹nfaz Yasas› Karfl›t› Birlik 7 Kas›m Pazar günü saat 12:00’de ‹stiklal Caddesi Galatasaray Postanesi önünde tekrar biraraya geldi. ‹ki ayd›r düzenli olarak Galatasaray Postanesi önünde buluflan birlik bileflenleri tasar›ya karfl› seslerini halka duyurarak kamuoyu oluflturmay› amaçl›yor. Kitle ad›na yap›lan aç›klamada yaflama geçirilmek istenen ve uygulamalar› çok öncesinden bafllayan yasan›n tecrit iflkencesini perçinledi¤i, zorunlu çal›flt›rma ve a¤›rlaflt›r›lm›fl tecrit koflullar›yla kiflinin kendi öz kimli¤inin k›r›lmaya çal›fl›ld›¤› belirtilerek k›sa süre önce koflullar› daha a¤›rlaflt›rmak ve psikolojik bask›y› perçinlemek için Tekirda¤ ve Sincan F tipi zindanlar›nda “havaland›rmalara dikenli, jiletli, rulo tel çekme” uygulamas›n›n devreye sokuldu¤u söylendi. Bir gün önce yap›lan YÖK protestosuna da de¤inen Birlik hayat›n hiçbir noktas›nda tek tiplefltirmeye müsaade vermeyeceklerini belirtti. Bu s›rada kitle 5 dakikal›k oturma eylemi yaparak alk›fllar›yla çevredeki herkesin ilgisini çekti.

Konuflman›n ard›ndan coflkusu artan kitle “Bask›lar bizi y›ld›ramaz”, “Bir iki üç daha fazla K›z›lay daha fazla direnifl” sloganlar›n› att›. Sloganlar›n ard›ndan söz alan bir YDG’li okudu¤u bas›n metninde K›z›lay’da en demokratik taleplerine karfl› polisin sald›rganl›¤›ndan fakat buna karfl› kitlenin kararl›l›¤›ndan bahsederek “Tüm bu azg›n sald›r›lar karfl›s›nda y›lmayaca¤›z. K›z›lay Meydan› halk›nd›r, meydanlar halk›nd›r, halka kapat›lamaz. Meflrulu¤umuzun verdi¤i güçle bask›lar bizi y›ld›ramaz” dedi. Kitle konuflman›n ard›ndan s›k s›k üniversite gençli¤inin taleplerini alanlara tafl›yan sloganlar› att›. En son konuflma yapan Güzel Ana tekrar zindanlarda devreye sokulan uygulamalara de¤inerek “Hak ararsan zulüm biter, aramazsan da zulüm her yerdedir. Benim F tipinde çocu¤um var; yaln›z bir de¤il binlerce çocu¤um var. Çocu¤um hasta ve hastaneye götürmüyorlar. Havaland›rmalar jiletli tellerle kapat›lm›fl. Paylafl›lacak bir lokma yiyecekten bile korkuyorlar. Elbet korkuyorlar... Korksunlar çünkü y›k›lacaklar” dedi. Güzel Ana’n›n konuflmas›n›n ard›ndan sloganlar atan kitleye çevredeki halktan da destek geldi. *Her Pazar oldu¤u gibi 14 Kas›m Pazar günü de Galatasaray Lisesi’nin önünde Tecrit ve Yeni Ceza ‹nfaz Yasas› Karfl›t› Birlik eylem yapt›. Bu sefer Kartal Tecrit ve ‹nfaz Yasas› Karfl›t› Birlik de eyleme destek vermek için Taksim’deydi. “Devrimci irade teslim al›namaz” sloganlar› eflli¤inde bafllayan eylemde yap›lan aç›klamada TCK’daki de¤iflikli¤in AB için gelen bir lütuf de¤il bir sald›r› oldu¤unu ve yeni yasayla zindanlar›n daha da çekilmez hale gelece¤i belirtilerek “Biz Tecrit ve Yeni Ceza ‹nfaz Yasas› Karfl›t› Birlik olarak tecrit ve izolasyon ortadan kald›r›l›ncaya kadar hapishaneler üzerinden tüm toplumsal dinamiklere

‹zmir’de tecrit karfl›t› sesler yükseliyor! ‘Gökyüzü’ne uzanan insanl›k ay›b› ‹nfaz Yasas› geri çekilsin! ‹zmir Tecrit Karfl›t› Birlik her Cumartesi günü Kemeralt› Girifli’nde yapt›¤› eylemlere devam ediyor. 6 Kas›m Cumartesi saat 11:30’da biraraya gelen Birlik bileflenleri, yapt›klar› bas›n aç›klamas›yla ‹nfaz Yasas›’n›n tutuklu ve hükümlülere “iyilefltirme” getirmeyece¤i aksine bu yasayla birlikte insani haklar›na sald›r›ld›¤›n›n vurgusu yap›ld›. Bu sorunun yaln›zca tutsaklar›n de¤il herkesin sorunu oldu¤u belirtilerek içerde tutsaklara, d›flarda emekçi halka yönelik tüm sald›r›lara karfl› herkese duyarl›l›k ça¤r›s› yap›ld›. Eylem “‹çerde d›flarda hücreleri parçala”, “Tek tip insan olmayaca¤›z”, “Faflizme karfl› omuz omuza” vb. sloganlarla son buldu. 12 Kas›m Cumartesi günü biraraya gelen Tecrit Karfl›t› Birlik, Ceza ‹nfaz Yasas›’n› ve Felluce’de yaflanan katliam› protesto etti. Birlik imzal› “Ceza ‹nfaz Yasas› geri çekilsin” pankart› açan ve Felluce’de yaflanan vahfleti anlatan resimlerden oluflan bir baflka pankartla birlikte kitle “Yaflas›n halklar›n kardeflli¤i”, “Katil ABD Ortado¤u’dan defol”, “Zindanlar boflals›n tutsaklara özgürlük”, “‹nfaz Yasas› geri çekilsin” sloganlar›n›

att›. Kemeralt› Girifli’nde eyleme bafllayan kitle ad›na aç›klamay› ESP’li Asl› Bingöl yapt›. Bingöl; düflüncelerindenkifliliklerinden vazgeçmesi istenen, sosyal varl›¤› gözard› edilen tutuklu-hükümlüler bu yasayla ‘hasta’ say›larak ‘tedavi’ edilecek. Tedavi edeceklerin ve tedavi merkezlerinin aç›klanmad›¤› bu tasar› bize Ulucanlar, Burdur, Diyarbak›r, Buca’y› hat›rlay›nca “tedavi” yöntemleri hakk›nda kayg› duymam›z›n çok somut nedenlere dayand›¤›n› ispat ediyor” dedi. Kitle aç›klaman›n ard›ndan sloganlarla da¤›ld›. Ayd›n ve sanatç›lardan aç›klama 2 Kas›m 2004 tarihinde ‹zmirli Ayd›n ve Sanatç›lar Konak Belediyesi’ne ba¤l› Kültür Merkezi’nde yapt›klar› bas›n aç›klamas›yla Yeni Ceza ‹nfaz Yasas›’na karfl› tüm sanatç›lar› dayan›flmaya ça¤›rd›. Ayd›n ve Sanatç›lar ‹nisiyatifi ad›na Nam›k Kuyumcu, Hayri Yetik, Hasan Özk›l›nç, Dinçer Sezgin, Haluk Ifl›k, Reyhan Abac›o¤lu, Feriha Tu¤ran, Atilla Er, Ali Asker, Murat Alt›n, Lale Temelkuran, Erol Özday› bas›na yapt›klar› aç›klamada, bu yasan›n anti-demokratik ve insan haklar›na ayk›r› oldu¤unu belirterek “Bu tasar›yla mahkumlar Nazi

TUYAB bask›lar› protesto etti 12 Kas›m 2004’te Galatasaray Lisesi önünde bir araya gelen TUYAB’l› (Tutuklu ve Hükümlü Yak›nlar› Birli¤i) aileler Kand›ra F Tipi Hapishanesi’nde 29 Ekim Cumhuriyet Bayram› nedeniyle yap›lmas› gereken aç›k görüflün engellenmesini ve devam eden bask›c› uygulamalar› protesto ettiler. Saat 12:00’de bir araya gelen TUYAB’l› aileler ad›na bas›n aç›klamas›n› okuyan Kader Özdemir bayramda yap›lmas› gereken aç›k görüfle usulsüz bir flekilde askerlerin girmesiyle aç›k görüflün yar›da kesildi¤ini, tutsaklar›n mahkemeye getirilirken ring araçla-

r›nda kaba dayak ve iflkenceye maruz kald›¤›n›, Kand›ra ve Sincan F Tipi’nde havaland›rmalar›n üstüne tel örgü çekilerek tutsaklar›n gökyüzünü görmekten bile tecrit edilmek istendi¤ini belirterek; bu bask›c› uygulamalar› protesto ettiklerini, Yeni Ceza ‹nfaz Yasas›’n›n ç›kmas›yla birlikte bu bask›c› uygulamalar›n hepten artaca¤›n› ve TUYAB olarak buna izin vermeyeceklerini belirtti. TUYAB pankart›n›n ve uygulamalar› protesto eden çeflitli dövizlerin aç›ld›¤› bas›n aç›klamas› slogan ve alk›fllarla son buldu. (‹stanbul)

yöneltilen bu sald›r› politikalar›n› teflhir etmeye devam edece¤iz” denildi. Ard›ndan Kartal’daki birlik ad›na aç›klama yap›larak bask›lar›n ve iflkencelerin bu sesi k›samayacaklar› söylendi. Aç›klamalar›n ard›ndan haz›rlad›klar› orta oyununu oynayan Tohum Kültür Merke-

zi Tiyatro Ekibi bu oyunla tecritin ve bu iflkencenin d›flardaki destekle son bulaca¤›n› anlatt›. Oyunun bitiflinde “‹çerde d›flarda hücreleri parçala” slogan›n› atan oyunculara kitle de kat›ld›. Eylem birli¤in haz›rlad›¤› bildirilerin ‹stiklal Caddesi’nde da¤›t›lmas›yla sona erdi. (‹stanbul)

Kamplar›’ndaki savafl esirlerini aratmayacak koflullarda yaflamaya zorunlu b›rak›lmaktad›r” dediler ve demokratik kurumlar›, ‘ben insan›m, insan haklar› var, bu haklar› korumak ve gelifltirmek ellerimizde’ diyenleri çözüm ve adalet için katk› sunmaya, desteklemeye ça¤›rd›lar. ‹zmir ‹HD’den eylem ‹HD ‹zmir fiubesi 5 Kas›m 2004 tarihinde Kemeralt› Girifli’nde yapt›¤› bas›n aç›klamas›yla ‹nfaz Yasas›’n›n geri çekilmesini istedi. Saat 13:00’de Kemeralt› Girifli’nde bir araya gelen ‹HD üyeleri ad›na aç›kla-

ma yapan ‹HD ‹zmir fiube Baflkan› Mustafa Rollas “Cezaevlerinde toplama kamp› mant›¤›n› gelifltirmeye çal›flan, tutuklu/hükümlülerin iradeleri d›fl›nda çal›flt›rmaya, e¤itmeyi, tek tiplefltirmeye ve demokratik tepki, savunma, haberleflme, bilgilenme, sosyal ve kültürel hizmetlerden yoksun k›larak ‘iyilefltirme’ye çal›flan bu yasa tasar›s›n›n geri çekilmesini talep ediyoruz” dedi. ‹HD üyeleri s›k s›k “‹nfaz Yasas› geri çekilsin”, “‹nsanl›k onuru iflkenceyi yenecek”, “Tek tip insan olmayaca¤›z” sloganlar›n› att›. (‹zmir)

TECR‹TE VE YEN‹ YASAYA HAYIR! 6 Kas›m günü saat 15:00’de Bursa’da Çiçekçiler Pasaj›’nda toplanan kitle “Tecrit ve Yeni Ceza ‹nfaz Yasas›’na hay›r” pankart› ve “Tek tip elbiseye hay›r” önlüklerini giyerek yasan›n geri çekilmesini istedi. Aç›klamay› ‹HD ad›na Yönetim Kurulu Üyesi Burcu Gümüfl okudu. Gümüfl “Baflta devrimci tutsaklar› tek tiplefltirmeyi amaçlayan, tredman›n bir baflka uygulamas› olan tek tip elbisenin kabul edilmesi mümkün de¤ildir. 12 Eylül döneminde gündeme getirilen uygulamay› istiklal marfl› okutma, askeri e¤itim vb. uygulamalar tamaml›yordu. Ayn› zihniyet bugün

de geçerlidir. Tüm bu ve benzeri insanl›k d›fl› uygulamalar› yasallaflt›racak Ceza ‹nfaz Kanunu kabul edilemez. Bizler hapishanelerdeki tutsaklar›n insanca yaflamalar›na el verecek flekilde düzenlenmesini istiyoruz. E¤er bu yasa hayata geçirilirse 19 Aral›k’taki gibi bir katliam›n yolu aç›lacakt›r. Tüm kamuoyunu duyarl› olmaya ça¤›r›yor, sald›r›n›n tüm topluma oldu¤unun bilinmesini istiyoruz” dedi. Bas›n aç›klamas›n›n ard›ndan kitle 15 dakika oturma eylemi, alk›fl ve sloganlarla bu anti-demokratik yasa tasar›s›n›n geri çekilmesini istedi. (Bursa)


11

9

19 Kasım-2 Aralık 2004

‹flkencecilerin serbest kalmas› kimi flafl›rtabilir? Sendikac› Süleyman Yeter 1997 y›l›nda gözalt›na al›nd›¤› s›rada iflkence gördü¤ü için mahkemeye baflvurmufl bu olaydan iki y›l sonra yeniden gözalt›na al›nd›ktan iki gün sonra ise cenazesi ailesine teslim edilmiflti! Yeter’in ölüm nedeninin iflkence oldu¤u Adli T›p raporuyla belirlenince ‹stanbul 6. A¤›r Ceza Mahkemesi’nde polis Mehmet Yutar, Erol Erflan ve halen k›rm›z› bültenle aranan(!) polis Ahmet Okuducu hakk›nda dava aç›lm›flt›. Avukatlar›n yarg›lama boyunca dile getirdi¤i, soruflturman›n yüzeysel oldu¤u, dönemin Emniyet Müdürü Hasan Özdemir, Terörle Mücadele fiube Müdürü ve Emniyet Müdür Yard›mc›s› hakk›nda da soruflturma aç›lmas› talepleri ise dikkate al›nmam›flt›. San›klardan Ahmet Okuducu’nun hiç “yakalanamad›¤›” dava, 1 Nisan 2003’te karara ba¤lanm›flt›. Mahkeme polisler Mehmet Yutar ve aranan Ahmet Okuducu’yu Yeter’e iflkence yaparak ölüme sebeb olmaktan suçlu bulmufltu. Ancak mahkemenin Mehmet Yutar’a verdi¤i “kast› aflarak adam öldürme” cezas›n›n karfl›l›¤› olan 10 y›l a¤›r hapis cezas› sonradan k›rp›la k›rp›la 4 y›l 2 ay a¤›r hapis cezas› olarak belirlenmiflti. Bu ceza Yeter’in ailesi ve avukatlar› taraf›ndan “ödül gibi ceza” denilerek elefltiril-

miflti. Ki, bu ülkede ufac›k çocuklara bile h›rs›zl›k yapma suçundan onlarca y›l veren devlet, kendi iflkencecilerini korumufltu. Yoksullar›n, kimsesizlerin kimsesi olmay› hedeflede¤ini söyleyen Cumhuriyet’in hali budur. Hortumculara, iflkencecilere, mafyaya herfley mübah ama yoksula, emekçiye, hakk›n› arayanlara s›ra geldi mi gelsin gocuklu celep! Mahkeme karar›, müdahiller ve ‹stanbul Baflsavc›l›¤›’nca temyiz edilmifl, Yarg›-

tay Baflsavc›l›¤› da karara bozma istemiflti. Ancak mahkemenin karar› oybirli¤iyle onanm›flt›. Süleyman Yeter’in ailesi ve avukatlar›n›n soruflturman›n geniflletilmesi ve di¤er sorumlular›n da davaya dahil edilmesi ve iyi hal indiriminden vazgeçilmesi yönündeki istemlerini de reddeden Yarg›tay davaya son noktay› koydu. 11 Kas›m’da ‹stanbul 7. A¤›r Ceza

Mahkemesi’ndeki duruflmaya tutuksuz yarg›lanan san›klardan hiçbiri kat›lmazken müdahil vekiller Avukat Gülizar Tuncer, Avukat Ercan Kanar duruflmada haz›r bulundu. Zamanafl›m› hakk›nda görüflü sorulan Cumhuriyet Savc›s› Fethi Türkmen, suç tarihinin 6 Mart 1997 oldu¤unu, suç tarihindeki cezan›n miktar› nazara al›nd›¤›nda 7 y›l 6 ayl›k sürenin geçti¤ini belirtti. Ancak san›klar›n savunmalar›n›n al›nd›¤› 8 May›s 1998 tarihi dikkate al›nd›¤›nda zamanafl›m› süresinin dolmad›¤›n› ifade ederek konuyu mahkemenin takdirine b›rakt›. Mahkeme de zamanafl›m› süresinin doldu¤unu belirterek davan›n ortadan kald›r›lmas›na karar verdi! Baz›lar› AB’ye uyum yasalar›n›n “uygulanmad›¤›ndan” flikayetçi olarak sorunun çözüm yolunu gösterseler de, iflkence sistemin temel politikalar›ndan biridir ve bu yöntem kimi zaman yo¤unlaflarak kimi zaman k›l›f de¤ifltirerek sürüp gidecektir. Bugün F tipi Hapishaneleri onaylayan AB, tecritin hem fiziki hem de psikolojik pekçok iflkenceye neden oldu¤unu bilmemekte midir? ‹flkencecilerin hesab›n› gene en çok korktuklar› güç görecektir, halk›n adaleti gecikmifl olan ya da hiç olmayan adaleti uygulayan güç olacakt›r.

HÖC’den tecrit protestolar›

Hapishanelerde süren Ölüm Oruçlar›na dikkat çekmek isteyen ve Yeni Ceza ‹nfaz Yasas›’n› protesto eden HÖC, 11 Kas›m 2004 tarihinde saat 13:00’te AKP Konak ‹lçe binas› önünde yapt›¤› eylemle AKP’yi k›nad›. HÖC pankart› açan kitle s›k s›k “Yaflas›n ÖO direniflimiz”,

“Katil devlet hesap verecek”, “Kahramanlar ölmez halk yenilmez” vb. sloganlar atarken kitle ad›na bir bas›n metni okundu. Okunan metinde AKP hükümetinin politikalar› elefltirilirken, aç›klaman›n ard›ndan hapishanelerde tutsaklar›n ölümünde pay› olan AKP’nin önüne tem-

Özel Harekat Timleri terör estiriyor Gerillay› halks›z, halk› desteksiz b›rakmak isteyen faflist TC halk üzerinde terör estirmeye devam ediyor. Dersim Merkez’de bafllat›lan operasyonlar› f›rsat bilen Özel Harekat Timleri adeta sa¤a sola rastgele atefl ediyor. 7 Kas›m 2004 tarihinde k›fll›k odun haz›rlamak için Babaoca¤› köyü yak›nlar›nda odun kesen 2 kardefl yol kenar›ndan geçen sivil gri bir jipte bulunan 3 kifli taraf›ndan kurflun ya¤muruna tutuldu. Gençlerin “biz köydeniz, köylüyüz” söylemlerine ra¤men atefl etmeye devam eden Özel Harekat Timleri bü-

yük olan kardefli sa¤ dizinden vururken, köydeki evlerin arkas›na saklanan kardeflleri oradan alarak Karfl›lar Karakolu’na götürdü. Saat 16:00’dan 23:00’e kadar karakolda iflkence ve hakarete maruz kalan iki kardeflten yaral› olan› Tunceli Devlet Hastanesi’ne götürülürken, di¤er kardefl serbest b›rak›ld›. 9 Kas›m günü hastaneden al›narak mahkemeye ç›kar›lan genç, gerillaya yard›m ve yatakl›k yapt›¤›, lojistik yard›m sa¤lad›¤› gerekçesiyle tutuklanarak Tunceli Hapishanesi’ne konuldu. (Malatya)

sili kan döküldü. Yo¤un polis ablukas› alt›nda yap›lan eylemde flamalar aç›l›rken eyleme Partizan ve DHP de destek verdi. (‹zmir) HÖC’TEN TECR‹T PROTESTOSU Haklar ve Özgürlükler Cephesi (HÖC), 8 Kas›m günü AB Türkiye temsilcili¤i önünde bir bas›n aç›klamas› yaparak tecrit uygulamalar›n› dile getirdi. “Tecrite karfl› büyük direniflin 5. y›l›nda hücreleri y›kal›m” pankart› açan kitle “Yaflas›n Ölüm Orucu direniflimiz”, “Sonuna, sonsuza, sonuncumuza kadar” sloganlar›n› att›. HÖC ad›na bas›n aç›klamas›n› okuyan Nurcan Temel; AB’nin F tipi hapishanelerde yaflanan katliamlar›n, 117 ölümün bafl sorumlular›ndan biri oldu¤unu dile getirdi. (Ankara)

HÖC VE ESP’DEN AÇLIK GREV‹ ‹zmir Menemen DEHAP ilçe binas›nda biraraya gelen bir grup ESP’li devletin ç›karmay› tasarlad›¤› Ceza ‹nfaz Yasas›’n› protesto etmek için açl›k grevi yapt›. 3 Kas›m 2004 tarihinde bafllayan açl›k grevi 7 Kas›m tarihinde sona erdi. ESP yapt›¤› aç›klamayla “gerçeklefltirece¤imiz eyleme, insan olman›n sorumlulu¤uyla herkesin duyarl›l›¤›n› bekliyoruz” dedi. HÖC ise 12 Kas›m tarihinde Buca Forbest Caddesi önünde yapt›¤› aç›klamayla açl›k grevini bafllatt›. Gazetemiz yay›na haz›rlan›rken süren eylemin 3 gün devam edece¤i belirtildi. HÖC yapt›¤› aç›klamayla 117 kiflinin flehit düfltü¤ü, 600 kiflinin sakat kald›¤› F Tipi ve tecrit sorununa karfl› herkesi duyarl› olmaya ça¤›rd›. (‹zmir)

1 Nisan davas›nda 19 tahliye 1 Nisan 2004 tarihinde 4 ülkede eflzamanl› olarak DHKP-C operasyonu ad› alt›nda devrimci sosyalist bas›n, demokratik kitle örgütleri bas›lm›fl, 82 kifli gözalt›na al›nm›fl ve içlerinden 64 kifli tutuklanm›flt›. Mahkemenin ilk duruflmas› ‘yarg›lananlar›n’ say› fazlal›¤› gerekçe gösterilerek 4 ayr› güne da¤›t›lm›flt›. Tutuklananlar›n tamam›n›n dinlendi¤i duruflmalar›n sonunda 5 Kas›m 2004 tarihinde ‹stanbul Adliyesi 12. A¤›r Ceza Mahkemesinde görülen duruflman›n son bölümünde 19 kifli tahliye edildi. 9 saat süren mahkeme gece geç vakitlere kadar sürerken, yap›lan operasyonun hukuksuzlu¤unu gözler önüne sermek ve tutsaklara destek vermek için mahkeme önünde Haklar ve Öz-

gürlükler Cephesi, Irak’ta ‹flgale Hay›r Koordinasyonu ve Mücadele Birli¤i okurlar› toplanarak bas›n aç›klamas› yapt›. “Devlet terörüne son”, “Sosyalist bas›n susturulamaz”, “Sahte belgelerle tutuklananlar serbest b›rak›ls›n” yaz›l› dövizleri tafl›yan grubun aç›klama yapmas›na izin vermek istemeyen çevik kuvvet ve eylemciler aras›nda ç›kan gerginlik sonucu grup çevik kuvveti tafllad›. Gerginli¤in sona ermesiyle yap›lan aç›klamada gözalt›na al›n›p tutuklananlar›n derhal serbest b›rak›lmas› istendi. “Adalet istiyoruz” pankart›n›n aç›ld›¤› eylemde “Adalet istiyoruz”, “Komplolar› bofla ç›karaca¤›z”, “Tutuklananlar serbest b›rak›ls›n” vb. sloganlar at›ld›. (‹stanbul)


12

19 Kasım-2 Aralık 2004

9

Cafer Kara yoldafl›n an›s›na... Haberi telefonda ald›m. Haz›rl›kl›yd›m. Haz›rl›kl›yd›m ama buna ra¤men bu haber kulaklar›mdan bedenime akarak yavafl yavafl tüm bedenimi sard›. Kalbimin at›fllar›nda bir de¤ifliklik var. Nefesimi derin al›p veriyorum. Bulundu¤um kongre salonunda insanlar küçük gruplar oluflturmufl ve her birinin üretti¤i sesler sanki üstüme geliyor. Tekrar soruyorum “do¤ru mu?” diye. Ac› haber tekrar geliyor. Bir köfleye çekilerek sandalyeden kalkam›yorum. Beraber geçirdi¤imiz mücadele günleri, aylar›, y›llar› düflünüyorum. Akl›ma ilk dürüstlük, alçakgönüllülük, yard›m severlik, mertlik geliyor. Beraber geçirdi¤imiz günlerde at›-

lan tohum bir fidan de¤il derin köklü bir a¤aç olmufl yoldafl. Gözbebe¤in gibi korudun. Dernektesin, çal›fl›lacaksa burada bafllan›lacak nöbet tutuyorsun, temizlik yap›yorsun, elinde dergiler düflmüyor. Yorulmak yok, b›kmak asla! Biz halk›z. Dü¤ünlerdeyiz, davetliyiz! Burada ailelerimiz halay bafl›ndalar, neflemiz yerinde. Sen yerinden ayr›lmazd›n, Partizan, kitap, dergi stand›nda yoldafllar›nlayd›n. Yanaklar›ndaki gülüflün gözlerinde canlan›yor. Yoldafllar yan›ma gelerek beni uyar›yor. Cafer yoldafl, beraber yaflad›¤›m›z son günler bile bana güç veriyor. Birlikte

arkadafllar›m›zla düzenlemifl oldu¤umuz piknikteyiz. Yavafltan karanl›k sar›yor etraf›m›z›. Bir yoldafl›m›z›n elinde saz, marfllar›m›z dillerimizden düflmüyor. Sen sa¤dan soldan tutuflmufl olan atefli daha büyük alevlere dönüfltürmek için odun parçalar› topluyorsun. Ateflin ad›n› koyuyorsun “isyan atefli.” Her bir parçay› atefle f›rlatt›¤›nda yoldafllara dönerek her birinin gözlerine bakarak; “daha güçlü yoldafllar daha güçlü söyleyin”. Bulundu¤un alanda son günlerde ve flimdi yoldafllar›n senin o günlerindeki coflkunun nedenini daha iyi anl›yorlar. Haberini ald›k coflkunu Karadeniz’e tafl›m›fls›n. O da yetmedi ki Dersim’e tafl›d›n.

Burada flimdi Ali Haydar Y›ld›z’lar›m›zla coflkunu paylafl›yorsun. Akl›ma sürekli bir evde çekmifl oldu¤un foto¤raf geliyor. Koltukta oturuyorsun ve tüm sevginle yoldafl›m›z›n çocu¤u olan Destina’y› kucaklam›fls›n. Cafer yoldafl sen, Aflk›n, Muharrem, Ahmet, Sevda halaya durmuflsunuz. Halay›n›z uzunlu¤uyla Munzur da¤lar›n› sarm›fl ve halay bafl›na geçmiflsin. Marfllar›m›z› duyuyorum; “Faflistlerden hesap lafla sorulmaz bizde hesaplar› namlular sorar.” Sesler yükseliyor içimden Cafer, Aflk›n, Muharremler bu halaya bizi de kabul edin bizi de…Almanya’dan bir yoldafl›n

Duisburg’da Dersim flehitleri an›ld› Kendini devrim mücadelesinin atefline atan ve canlar›n› korkusuzca ortaya koyanlar›m›z›n ard›ndan geride kalan yoldafllar›na, onlar› anmak, kitlelere tan›tmak, yürüdükleri yolun propagandas›n› yapmak, b›rakt›klar› bayra¤› ve davay› daha ileriye, yükseklere tafl›mak düflüyor.... Bu bilinç ve sorumlulukla, Dersim’de 2 Kas›m 2004 tarihinde flehit düflen Muharrem Yi¤itsoy için ve yine Dersim’de 9 Kas›m 2004 tarihinde flehit düsen Aflk›n Günel ve Cafer Kara için Almanya-Duisburg’da 14 Kas›m 2004 tarihinde bir anma etkinli¤i düzenlendi. Etkinli¤imiz saat 15.00’de, Ekim ay› içerisinde Tokat’ta flehit düflen DHKP-C gerillalar› ve Dersim’de flehit düflen MKP HKO gerillalar› için, Dersim’de flehitler kervan›na u¤urlad›¤›m›z TKP/ML T‹KKO gerillalar› Muharrem Yi¤itsoy, Afl-

k›n Günel ve Cafer Kara için ve yine kavgada flehit düflen tüm parti ve devrim savaflç›lar› için bir dakikal›k sayg› durufluyla bafllad›. Sayg› duruflunun ard›ndan bir yoldafl›n günün anlam ve önemine iliflkin yapt›¤› konuflmada, flehitlerimizi anman›n gereksinimine de¤inilirken, mücadelede bedel ödeme cüretinin, emperyalizme meydan okuyabilme cesaretinin flehit düflen yoldafllar›m›zda anlam buldu¤u vurguland› ve dünya genelinde özellikle ülkemizde halk üzerindeki bask›y› ve zulmü, “demokrasi” yalanlar›n›, Hindistan’dan Nepal’e ve ülkemize uzanan Halk Savafl›’n›n iktidar yürüyüflünü dile getirildi. Dersim flehitlerinin bomba ve tabancalar›yla, son anlar›na kadar çat›flarak flehit düfltüklerinin hat›rlat›ld›¤› konuflma, mücadelede pay›m›za düflen bedeli ödemeye haz›r olunmas› ve özverinin kuflan›lmas›

gereklili¤i sözleriyle son buldu. Bu aç›klaman›n ard›ndan, flehit yoldafllar hakk›nda duygu ve görüfllerini paylaflmak isteyen kat›l›mc›lara söz hakk› verildi ve özellikle de Avrupa’dan kat›larak ülke topraklar›na tohum olan Cafer Kara’yla paylaflt›klar› an›lar›n› dile getirerek, kiflili¤indeki fedakarl›k, özveri ve inanç ö¤elerine dikkat çektiler. Bu bölümün ard›ndan, hüznümüzü faflizme ve emperyalizme karfl› öfkeye dönüfltüren kavga türkülerimiz ve marfllar›m›zla Grup Hayk›r›fl, flehitlerimizin sevdi¤i ve inançla söyledi¤i marfllar› seslendirdi. Yaklafl›k 100 kiflinin kat›ld›¤› anma etkinli¤imiz, “Devrim flehitleri ölümsüzdür”, “Dersim Tokat Erzincan ilerliyor Partizan”, “Mehmet Demirda¤ ölümsüzdür”, “Faflizmi döktü¤ü kanda bo¤aca¤›z” ve “Yaflas›n Partimiz TKP/ML” sloganlar›yla son buldu.

Muharrem, Aflk›n ve Cafer yoldafllar coflkuyla an›ld› Her türlü ihanetin, tasfiyecili¤in ve kaçk›nl›¤›n boy verdi¤i bir dönemde, silah elde topra¤a düflenler, halka, davaya ve s›n›f mücadelesine olan inanc›n göstergesidir. Bu gerçe¤i gören ve hayata uygulayan Muharrem, Aflk›n ve Cafer yoldafllar Dersim da¤lar›nda flehit düfltüler. fiehitlerimizden ö¤renmek, yaflamlar›n› örnek alabilmek için Almanya’n›n Ulm kentinde 14 Kas›m 2004 tarihinde anma düzenlendi. 250 civar› dost ve yoldafl bu anmada yerini ald›. Aç›l›fl ve sayg› durufluyla bafllayan anmada, Parti marfl› ve ard›ndan TKP/ML MK-SB bildirisi okundu. Daha sonra bu anma için haz›rlanan film gösterimi sunuldu. Be¤eniyle izlenen bu filmde, uzun bir

süre yurtd›fl›nda faaliyet yürüten Cafer yoldafltan görüntelere genifl yer verildi. DHKC’nin Karadeniz flehitleri ve MKP/HKO’nun Dersim flehitlerine de yer verildi. Daha sonra Cafer yoldafl›n kardefline söz verildi. “Cafer yoldafl› siz benden daha iyi tan›rd›n›z, bundan dolay› hepimizin bafl› sa¤olsun” sözleriyle bafllarken “Cafer yoldafl gibi olabilmek için onu anlamak gerek. Ben özellikle Cafer yoldafltan bir mektup geldikten sonra kendimi sürekli sorguluyorum” diyerek kitleye anlaml› mesajlar sundu. Daha sonra Almanya Güney Bölgesi TKP/ML sempatizanlar› ad›na kitleye mesaj sunuldu. Bu arada s›k s›k “Devrim fiehitle-

ri Ölümsüzdür”, “Dersim’den bir ses, Caferler ölmez” sloganlar› at›ld›. “K›z›l Karanfiller” adl› a¤›t okunduktan sonra son olarak, Almanya Ulm TKP/ML taraftarlar› ad›na yap›lan konuflmada Cafer yoldafl›n yaflam› anlat›larak, Cafer yoldafl›n Karadeniz da¤lar›ndan yoldafllar›na gönderdi¤i mektup okundu. Ulm Tohum Kültür Merkezi, Stuttgart Tohum Kültür Merkezi mesajlar› zaman darl›¤›ndan dolay› okunamad›. MLKP Ulm Örgütlülü¤ü, DHKC Ulm taraftarlar›, MKP Ulm taraftarlar›na mesajlar›n› iletmek üzere kürsüde yer verildi ve devrimci dayan›flman›n güzel bir örne¤ini sergilediler. “Benim meskenim da¤lard›r” seslendirildikten sonra “T‹KKO marfl›yla” ve her bir dostumuzun, yoldafl›m›z›n aya¤a kalk›p efllik etmesiyle etkinlik son buldu. (Ulm)


13

9

19 Kasım-2 Aralık 2004

YÖK, militan bir ruhla protesto edildi! ANKARA YÖK’ün kurulufl y›ldönümünde gençlik, bask›c›, anti-demokratik uygulamalara ve Yeni YÖK Yasa Tasar›s›’na karfl› alanlar› zaptetti. Ankara d›fl›ndan gelen eylemcilerle beraber saat 10:30’da Kurtulufl Park›’nda toplanmaya bafllayan kitle; “Yaflas›n devrimci dayan›flma” sloganlar›yla kortejlerini oluflturdu. 2 Kas›m günü Dersim’de flehit düflen TKP/ML T‹KKO gerillas› Muharrem Yi¤itsoy için bir fliir okundu ve ard›ndan “Muharrem Yi¤itsoy ölümsüzdür” sloganlar› at›ld›. Kitle Kurtulufl Park›’ndan “YÖK’e hay›r”, “1, 2, 3 daha fazla K›z›lay, daha fazla direnifl” sloganlar›yla caddeye ç›karak yolu trafi¤e kapatt›. Sosyalist Gençlik Derne¤i, “YÖK kald›r›ls›n, özerk demokratik üniversite”; Gençlik Dernekleri Federasyonu, “F Tipi üniversite istemiyoruz”; Yeni Demokrat Gençlik “YÖK’e karfl› cüreti kuflan, isyan› her tarafa yay” ve ILPS (Halklar›n Uluslararas› Mücadele Ligi) pankartlar›yla kat›l›rken Devrimci Proleter Gençlik “Herkese paras›z, eflit, bilimsel üniversite”; Devrimci Parti Güçleri “Paral›, paras›z burjuva e¤itime hay›r” pankartlar›yla kat›ld›. Eylemde Genç Direniflçi de pankart›yla yerini ald›. Eylemciler “YÖK, polis, medya bu abluka da¤›t›lacak”, “YÖK’e hay›r” sloganlar›yla cadde boyunca K›z›lay’a do¤ru yürüyüfle geçti. Bu s›rada Yeni Demokrat Gençlik korteji; “fian Olsun 2. Kongremize”, “Yaflas›n Partimiz TKP/ML, T‹KKO, TMLGB” sloganlar›n› hayk›rd›lar. TED Koleji’nin kap›s›na “fian Olsun 2. Kongremize” yaz›l›, TKP/ML TMLGB imzal› pankart ast›. Ayr›ca yol boyunca TKP/ML T‹KKO ve TMLGB yaz›lamalar› yap›ld›. Mithatpafla köprüsüne gelen kitle burada polis barikat›yla karfl›laflt›. Polis K›z›lay’a izin vermeyece¤ini

söyleyerek kitlenin da¤›lmas›n› istedi. Bunun üzerine eylemciler polisin bu tutumuna karfl› meflru sald›r› hakk›n› kullanarak K›z›lay için polise molotof kokteylleriyle sald›r›ya geçtiler. Polisin gaz bombas› atmas›yla beraber çat›flma bir süre burada yafland›. Kitle sapan, tafl ve molotoflarla polise karfl›l›k verdi. Panzerlerin sald›rmas›yla beraber yol üzerindeki Oyak Bank ve Vak›f Bank flubeleri de molotofland›. Kurtulufl Park›’na ve Ankara Üniversitesi’nin üst bölgesindeki ara sokaklara çekilen kitle “YÖK’e Hay›r” sloganlar›n› hayk›rd›. Ara sokaklarda çevik kuvvet polisiyle çat›flan TMLGB militanlar› da “YÖK’e hay›r” sloganlar›yla çekilirken ara sokaklara “TKP/ML T‹KKO” yaz›lamalar› yapt›. Kitle; Ziya Gökalp üzerinden, Kurtulufl’a, Cebeci Dikimevi’nde kadar çat›flmaya devam etti. TMLGB militanlar› ise Tuzluçay›r’a yürüdü ve meydan› trafi¤e keserek korsan bir kitle gösteri düzenledi. Çevik kuvvet polisi, 5000’e yak›n bir say›yla ve onlarca panzeriyle Ankara’da terör yarat›rken inflaat iflçilerine ve cafe sahiplerine de sald›rd›. SDP gençli¤i GMK üzerinden yürümek istedi. Ancak barikat kuran polis 45 kifliyi gözalt›na ald›. Eylemde toplam 50 kifli gözalt›na al›nd›. Ayn› gün akflam saat 18:00’de Yüksel Caddesi’nde bir araya gelen gençler polisin sald›r›s›n› protesto etti. Gözalt›na al›nanlar ertesi gün serbest b›rak›ld›. BURSA 6 Kas›m günü saat 12:00’de Fomara Caddesi’nde toplanan kitle buradan “YÖK’e, YEK’e hay›r, Yaflas›n Demokratik Üniversite-YÖK Karfl›t› Ö¤renciler” pankart›n› açarak Osmangazi Metro ‹stasyonu önüne kadar slogan ve alk›fllarla yürüdü. Ö¤renciler burada bir bas›n aç›klamas› yapt›. Kitle

ad›na aç›klamay› Bengül Karabulut okudu. Karabulut; “Bugün okullar›m›zda düflünmeyen, sorgulamayan herkese ve kendine yabanc›, tek kiflilik dünyas›nda, tek kiflilik hücresinde yaflayan bireyler yetifltirilmeye çal›fl›lmaktad›r. YÖK yaln›zca düzeltilecek bir hata de¤il, vurulmufl bir pranga, özgür düflünce ve bilimsel e¤itime giydirilmifl deli gömle¤idir” dedi. OMÜ’DE YÖK’E VE SERMAYEYE HAYIR Ondokuz May›s Üniversitesi’nde 5 Kas›m Cuma günü saat 12:30’da YÖK karfl›t› eylem yap›ld›. Emek Gençli¤i, SDP Gençli¤i, Özgür E¤itim Platformu, Toplumsal Özgürlük Platformu’ndan oluflan “YÖK Kalks›n! Soruflturmalar Durdurulsun! OMÜ Ö¤rencileri” pankart› açan yaklafl›k 60 ö¤renci Mühendislik Binas› önünde topland›. “Sermaye defol üniversiteler bizimdir, bizimle özgürleflecek”, “Sermayeye k›yak, ö¤renciye dayak, bu abluka da¤›t›lacak” vb sloganlar atan ö¤renciler T›p Fakültesi önüne gelerek burada bas›n aç›klamas› yapt›lar. Uygulanan politikalar›n üniversiteleri ticarethaneye,

ö¤rencileri de müflteriye dönüfltürdü¤ünün belirtildi¤i aç›klamada yo¤un sivil polis ve ÖGB’nin kamera çekimleri de dikkati çekti. Bas›n aç›klamas› yap›ld›ktan sonra ö¤rencilerin eylemi sona erdi. (Samsun) YÖK, fiENL‹KLE PROTESTO ED‹LD‹ YÖK’ün kurulufl y›ldönümünde; ODTÜ, Hacettepe, Ankara Üniversitelerinde ö¤renim gören ö¤renciler bir yürüyüfl gerçeklefltirdi. 5 Kas›m günü Ankara Üniversitesi Cebeci Kampüsü’nden yürüyüfle geçen ö¤renciler “Üniversiteler Bizimdir” pankart› açt›. KESK Ankara fiubeler Platformu ve TMMOB’un da destek verdi¤i eyleme dershane ö¤rencileri de kat›ld›. “Sermaye defol, üniversiteler bizimdir”, “YÖK’e hay›r” sloganlar› ve “‹fl, bilim, özgürlük” yaz›l› dövizleriyle Sakarya Caddesi’ne yürüyen ö¤renciler burada bir flenlik yapt›lar. Türküler söyleyerek halaylar çeken ö¤renciler ad›na bas›n aç›klamas›n› Ekim Genç okudu. Genç; YÖK’ün 1980 darbesinin ürünü oldu¤unu belirtti. Ayn› metin Kürtçe de okundu. (Ankara)

Bitlis’ten sonra Diyarbak›r’da toplu mezar

TC devletinin “Terörle Mücadele” ad› alt›nda y›llarca T. Kürdistan›’nda sürdürdü¤ü katliam politikalar› gün

geçmiyor ki kan›tlar ve belgelerle ispatlanmas›n. Bitlis’te ç›kan ve PKK gerillalar›na ait oldu¤u belirlenen toplu mezar›n ard›ndan Diyarbak›r’›n Kulp ‹lçesi’ne ba¤l› Alacaköy’ün Kegre Mezras›nda da topla mezarlar ortaya ç›kt›. Mezardan ç›kan kemiklerin 11 y›l önce köye yap›lan askeri operasyonlarda gözalt›na al›nd›klar›n› ve bundan sonra bir daha kendilerinden haber al›namayan köylülere ait oldu¤u belirtildi. 2 Kas›m 2004 tarihinde ‹HD Diyarbak›r fiubesi’ne baflvuran Alacaköy köylüleri 1993 y›l›nda yak›nlar›n›n as-

kerlerce yap›lan operasyon s›ras›nda gözalt›na al›nd›ktan sonra bir daha kendilerinden haber alamad›klar›n› ifade etti. Bunun üzerine bölgede bir araflt›rma bafllatan ‹HD yetkilileri 11 köylüye ait elbise ve kemiklere ulaflt›. ‹çlerinde ‹HD Diyarbak›r fiube Baflkan› Abdülkadir Ayd›n ve Bölge Temsilcisi Mihdi Perinçek’in de bulundu¤u ekibin olay yerinde yapt›¤› incelemede toplu mezar› foto¤raf ve kameralarla görüntüledi. Konuyla ilgili bir aç›klama yapan Mihdi Perinçek “Yap›lan incelemeler sonucu insan kemikleri ve elbise parçalar›na ulaflt›k. ‹ncelemeyi yaparken toprak alt›ndan ç›kan bir elbise ç›kard›¤›m›zda yan›m›zda bulunan ailelerden biri, eflinin gözalt›na al›nd›¤›nda da üzerindeki

elbiselerin bunlar oldu¤unu söyledi. Biz 5 Kas›m’da oraya tekrar giderek DNA testi için kemikler ve eflyalar› poflete koyarak Kulp Savc›l›¤›na teslim ettik” dedi. ‹HD’ye baflvuran köylülerden Süleyman Pamuk 1993’teki olay› flöyle anlatt›: “11 Ekim 1993 tarihinde Alacaköy’e bask›n düzenleyen köylüler 11 köylüyü ald› ve 10 gün boyunca elleri ba¤l› bir flekilde az ilerideki mezrada bekletti. Aileleri onlara ara s›ra yemek götürüyorlard›. Ancak askerler ‘bir daha yemek getiremeyeceksiniz” dedi ve köye tekrar operasyon düzenlendi, köy boflalt›ld›. Köy 2001 y›l›na kadar yasak bölgeydi. Daha sonra biz 11 köylüden haber alamad›k” dedi.


19 Kasım-2 Aralık 2004

14

9

Uzun süreli Halk Savafl› devrimin tek yoludur EMPERYAL‹ST ÜLKELERDE UZUN SÜREL‹ HALK SAVAfiI Aç›klama: 2000 y›l›nda kurulan ve Marksizm-Leninizm-Maoizm bilimini rehber ideoloji olarak ald›¤›n› ifade eden Kanada Devrimci Komünist Parti (Örgütleme Komitesi)’nin “Emperyalist Ülkelerde Devrim Üzerine Bir Tart›flma” bafll›kl› yaz›s› ilk olarak Frans›zca yay›nlanan Socialisme Maintenant dergisinin Sonbahar 2002 tarihli 8. say›s›nda yay›nland›. Bu yaz›n›n k›sa bir bölümünü “Emperyalist Ülkelerde Halk Savafl›” tart›flmas›na dair bir fikir vermesi amac›yla yay›nl›yoruz. Ayr›ca yaz›da geçen 1998 Aral›k tarihinde yap›ld›¤› ifade edilen Konferans, TKP/ML’nin örgütledi¤i “Maoizm ve Halk Savafl›” Konferans›’d›r. Emperyalist ülkelerde, devrimci hareket içinde birçok soru ortaya ç›kmakta. Devrimci savafl nas›l yürütülecek? Komünist Partinin devrimci politikalar› nas›l yaflama geçirilebilir? Geçmiflin Uluslararas› Komünist Hareketinden hangi dersler ö¤renilebilir?... Örgütümüz Devrimci Komünist Partisi (Örgütleme Komitesi) çürümüfl kapitalist sistemin dönüflümünün ancak amans›z devrimci mücadele yoluyla mümkün oldu¤unu ileri sürmektedir. Bizim savafl›m›z burjuvazinin liderli¤indeki di¤erlerinden farkl›d›r. O, köklerini tek gerçek devrimci s›n›f olan proletaryadan almakta ve hedefini devlet iktidar›n› almak oluflturmaktad›r. Proletaryan›n en geliflmifl politik ifadesini sunan komünist hareket, devlet iktidar›n› ele geçirmenin ve onu elinde tutman›n, toplumun komünizme geçiflinin gerçek koflullar› oldu¤unu her zaman ifade etmifltir. Baz›lar› bu hedeften çok uzakta oldu¤umuzu iddia edecektir. Bununla birlikte bizler, genifl kitlelerin, -her zaman bizim istedi¤imiz boyutta olmasa da- aya¤a kalkmaya bafllamakta ve daha çok iflçi onlar› aldatmak ve onlar›n sefaletlerinde kendilerini sa¤lama alan eski politik alternatiflere karfl› ç›kmakta olduklar›n› görmeliyiz. … Proletaryaya ihtiyaçlar›na uygun bir askeri doktrin veren Mao Zedung’dur. Gerilla savafl›n›n dönüfltürücülü¤üyle, O, Çin’de proletaryay› (devrimin lider gücü) ve köylülü¤ü (temel güç) sosyalist devrime tafl›yacak stratejiyi gelifltirmifltir. Marksist-Leninist bir bak›fl aç›s›

ve Çin’in somut koflullar›n›n analizinden elde edilen, gerilla stratejileri ve halk savafllar› tam bir askeri stratejiyle her yere uygulanabilen ve evrensel de¤erdeki Uzun Süreli Halk Savafl›na dönüfltürüldü. Rus devriminin aksine geleneksel savafllar yürüten tüm di¤er devrimler, devrimci ordunun terk edilmesini getirdi. T›pk› 1936-39 y›llar› aras›nda, Cumhuriyetin düflmanlar›yla eflit tabanda silah almaya ve ayn› savafl› yürüt-

gereklili¤i. Çin’de devrimin zaferi Mao’nun, Çin’in objektif koflullar›na MarksizmLeninizm’i uyarlanmas›n›n do¤rulu¤unu kan›tlad›. Halk› örgütleyecek olan bizleriz, bizler sadece politik lobilerle problemlerin çözülece¤ini düflünenlere karfl› azimle savaflmal›y›z. Aral›k 1998’de 22 Marksist-Leninist parti ve örgüt Mao’nun 105. do¤um gününde bir araya geldiler ve çeflitli

meye çal›flt›¤› ‹spanya’daki durum gibi. Bu, faflistlere tart›fl›lmaz bir avantaj sa¤lad›. Devrimci güçler k›sa sürede iktidardan düflürüldü. fiangay’da devrimci hareketin ezilmesine neden olan burjuva askeri ilkelerin mekanik uygulanmas›na ve 3. Enternasyonal’in ayaklanma teorisinin körce uygulanmas›na karfl› mücadelesinde Mao, Uzun Süreli Halk Savafl› stratejisini gelifltirdi. Onun ortaya koydu¤u ilkeler aras›nda flunlar vard›: * Toplumu ve toplumsal iliflkileri tamamen de¤ifltirmek için devrimci fliddetin rolü ve gereklili¤i, * Savaflta kesin faktör olarak kitlelerin kat›l›m›, * Üs bölgelerinin inflas› ve devlet gücü tam olarak ele geçirilmeden önce sosyal dönüflümün bafllat›lmas›, * K›z›l Ordunun ve ordu üzerinde Parti önderli¤inin inflas›, * Önder güç olarak Komünist Parti, * Devrimci teorinin kazan›lmas›n›n

önergeler sundular. Konferans›n Genel Deklarasyonu, “Halk Savafl›n›n genel teorisi” (her yerde uygulanabilir) ve “Uzun süreli halk savafl›n›n stratejik çizgisi temel üreticiler aras›nda köylülü¤ün a¤›rl›kta oldu¤u ve toprak devrimi mücadelesinin demokratik devriminin temel bileflenini oluflturdu¤u (ülkelerde sadece geçerlidir)” düflüncesi aras›nda ayr›m yapt›. Bu ayr›m› ortaya koyarak imzac›lar flunu iddia edebildiler: “Halk Savafl›n›n stratejik hatt› sanayileflmifl kapitalist ülkelere uygulanamaz ancak, Halk Savafl›n›n genel evrensel teorisi inkar edilemez önemdedir. Emperyalist ülkelerdeki s›n›f mücadelesi ile yar›-sömürge ve yar›-feodal ülkelerdeki Halk Savafl›n›n diyalektik olarak birbirleriyle ba¤lant›l› olmas› gerçe¤i de evrensel bir önem tafl›r.” Halk Savafl›n›n bu flekildeki yorumu taktik unsurlar› stratejik teori içine dahil etmeyi getirir. Örne¤in, flehirleri k›rdan

kuflatma sadece köylülü¤ün temel güç oldu¤u ülkelerde düflünülebilir; fakat iflçi s›n›f›n›n temel gücü oluflturdu¤u ve lider güç oldu¤u emperyalist ülkelerde uygulanamaz olmas› gerçe¤i uzun süreli halk savafl›n›n evrenselli¤ini asla de¤ifltirmez. Yukar›daki demeçteki kavramlar izledikleri silahl› devrim ve “uzun süreli legal mücadele” aras›nda ayr›m yapt›¤› nedeniyle (emperyalist ülkelerde temel tehdit olan) sa¤ oportünizm ve revizyonizme karfl› mücadeleyi büyük ölçüde engellemektedir. Büyük emperyalist kentlerde 1970 ve 80’lerin devrimci deneyimi aç›kça göstermifltir ki, silahl› mücadele ile kitle mücadelesi ve Komünist Partinin ajitasyon propaganda çal›flmas›n›n birlefltirilmesi do¤ru teorisi uyguland›¤›nda kitlelerin seçimlerle, parlamentarizmle ve revizyonizmle ilgisinin kesilmesi sa¤lanm›flt›r. Nadir durumlarda da, hofluna gitsin ya da gitmesin uzun süreli politik faaliyet olan ajitasyon propaganda, kapitalist toplumun izin verdi¤i s›n›rlar› aflm›flt›r. Bu solcu muhalefet istemeden oportünist karakterini gösterdi, çünkü “Ekim Yolu” sakinleri, ayaklanma teorisini gelifltirirken devrimci hareketin inisiyatifini burjuvaziye teslim ettiler ve bu ayaklanmay› önlemek için ihtiyac› olan tam yeri ona verdiler. Bu hareket sürecinde ve buna karfl›tl›k içindeki kitle hareketinin içinde do¤an proleterler ve genç devrimciler, Mao’nun devrimci savafl anlay›fl›n› yarat›c› ve bazen içgüdüsel bir flekilde prati¤e koymaya bafllad›lar. 1905’de iflçilerin sosyal demokratik hareketi aflmas›, art›k gereksiz hale gelen ekonomik grevlerin ötesine geçmesi ve silahl› ayaklanma haz›rl›¤›na giriflmesi gibi. Bu proleterler ve genç devrimciler flunlar› ifade etmiflti: “Silahl› mücadele emperyalizm alt›nda proletaryan›n bir mücadele biçimidir. Büyüklü¤ü ve rolü, içinde yer ald›¤› somut koflullara göre büyüyecek ya da azalacak. Kitle hareketinin gel-git’lerini izleyecektir. Silahl› mücadele tam son çarp›flma an›nda, aniden ortaya ç›kmaz; o haz›rlanan güçleri toplama döneminin ve devrimin baflar›s›n›n en uygun koflullar›n›n bir parças›d›r.” (Socialisme Maintenant dergisi 7. say›)


15

9 Savaflan komünist örgütler tekrar tekrar göstermifltir ki, silahl› mücadele ister devrimci inisiyatifin varl›¤›n› göstermek için bir propaganda arac› olarak kullan›ls›n, ister devrimci hareketin gelecekteki aflamalar›na (stratejik savunma, ayaklanma) haz›rlanmaya hizmet etsin s›n›f bilincini yükseltir. Güç toplama aflamas›nda silahl› propaganda prati¤i, en az›ndan K›z›l Tugaylar›n yükselme dönemlerinin (1970-76) deneyimine göre, göstermifltir ki, silahl› eylemler, öncelikle ideolojik ve politik araçlard›r (daha az önemli olarak da askeri karakterlidir). Silahl› propagandan›n, politik mücadele ve politik propaganday› gelifltirdi¤i kan›tlam›flt›r. Bu, revizyonizmi alt etmek için aktif bir mücadele yoluyla proletaryaya komünist planlar›n nüfuz etmesi için bir araçt›r. Silahl› mücadele ayn› zamanda, kitlelerin moral bozuklu¤unu gidererek, devrimci iyimserli¤i ortaya ç›kar›r; ayn› sebeple genç proleterlerin yeni kuflaklar›n›n devrimci mücadele için e¤itilmesinin arac›d›r. Avrupa’da yürütülen silahl› mücadeleler, emperyalist ülkelerde proletaryan›n kökten bir geliflimini göstermektedir. Bu konuda Devrimci Enternasyonal Hareket ad›na “Bat› Avrupa’n›n ‘Silahl› Gerillalar›n›n’ Yanl›fl Yolu” bafll›kl› broflürde yazan P. Becker kendini komünizmden uzaklaflt›rd› ve flu bak›fl aç›s›n› dile getirerek proletaryan›n ehlilefltirilmesi suçuna ifltirak etti: “Gerilla savafl› ‘normal’ devrimci olmayan zamanlarda, emperyalist ülkelerde, ezilen ülkelerde yapt›¤› ilkesel fleylerin hiçbirini yapamaz ve orada böylesi zamanlarla gerilla savafl›n› bafllatma hamleleri genel olarak tecrit edilmifl askeri sald›r›lar olarak kal›r. Uzun süreli halk savafl›n›, emperyalist ülkelere uyarlama çabalar› onu statik, kullan›fls›z, hatta zararl› bir ‘model’e dönüfltürmek iken, ezilen ülkelerde genel olarak uygulanabilir bir yoldur.” Buna karfl›l›k Peru Komünist Partisi Baflkan› Gonzalo ile yap›lan ve

1988’de El Diaro’da yay›nlanan röportajdan yap›lan afla¤›daki al›nt›, bu konuda baflka bir görüfl sunmaktad›r: “Avrupa’daki silahl› eylemlere gelince, uzun süreli silahl› mücadeleler gördük. Bunlar objektif gerçe¤in ifadeleridir. Dolay›s›yla sorun onlar› k›namakta de¤il, yafll› Avrupa’da da devrimci bir durumun var oldu¤unun nas›l ifade ettiklerinin anlafl›lmas›, incelenmesi, tahlil edilmesi ve görülmesinde yatmaktad›r. Bundan baflka, bu mücadeleler iktidar› ele geçirmenin tek yolu oldu¤unu bilerek silahlara sar›lan insanlar oldu¤unu göstermektedir. Bu revizyonizme karfl› a¤›r bir darbedir, zira revizyonizmin kalelerinden biri olarak görülen Avrupa’n›n kendisinde revizyonizm terk edilmeye bafllam›flt›r. Ulafl›lan seviye ve çözülmeyi bekleyen sorunlar ne olursa olsun, bunun önemli bir ilerleme oldu¤unu kimse inkar edemez. Baz› durumlarda, ulusal mesele söz konusudur, örne¤in ‹rlanda’da. Baflka durumlarda ise kendi devrimlerini nas›l yapacaklar› sorusu gündemdedir. Bu mücadelelerin ciddi bir flekilde incelenmesi gerekti¤ine ve sorunun hangi ideolojiye sahip olduklar›n›n, hangi siyasetin onlara rehberlik etti¤inin, hangi s›n›fa hizmet ettiklerinin ve süper güçler sorununu nas›l ele ald›klar›n›n görülmesinden olufltu¤una inan›yoruz. Bunlara yak›n ilgi göstermemiz gerekti¤i görüflündeyiz, özellikle de Mao Zedung’a geri dönmeyi öneren veya partinin gereklili¤ini ya da sadece silahl› mücadelenin yeterli olmad›¤›n› ortaya atmaya bafllayan örgütler oldu¤u durumlarda. Bunu yeni bir uyan›fl olarak görmeli ve birçok hata yap›labilece¤ini anlamal›y›z –nihayetinde, kim hata yapm›yor ki? Ama kendi hatalar›ndan derslerini kendileri ç›kartacakt›r, ki bunu yap›yorlar, ilerleyecek, Marksizm-Leninizm-Maoizm’i kavrayacak, partilerini oluflturacak ve devrimlerinin sosyalist karakterine ve özgül flartlar›na göre kendi halk savafllar›n› bafllatacaklard›r. Özet olarak

Devrimci Komünist Partisi (Örgütleme Komitesi) hakk›nda Devrimci Komünist Partisi (Örgütleme Komitesi) Kas›m 2000’de Kanada’n›n Montreal flehrinde komünist iflçilerin ve devrimci faaliyetçilerin kat›ld›¤› bir konferansta kuruldu. Örgütün temel hedefi çürümüfl kapitalist sistemin ortadan kald›r›larak ve tüm sömürü ve bask› biçimlerine son vererek yeni bir sosyalist toplum infla etmek ve buradan komünizme ulaflma mücadelesine önderlik edecek yeni bir devrimci komünist parti kurmak olarak belirlenmifl. Kapitalizm koflullar›nda Parlamentonun ve seçimlerin bir avuç kapitalistin ülkede uygulad›¤›

diktatörlü¤ü sa¤lamlaflt›rman›n arac› olmaktan baflka bir anlam› olmad›¤›n› düflünen DKP (ÖK) gerçek kurtulufla ulaflmak için proletaryan›n ve tüm halk›n burjuva devleti ve onun kurumlar›n› ortadan kald›rmas› gerekti¤ini savunuyor. Resmi “solcu” örgütlerin ve eski (revizyonist) Kanada Komünist Partisinin aksine toplumun küçük reformlarla dönüfltürülebilece¤ini düflünmeyen örgüt, ideolojik temelde kapitalizm ve emperyalizme karfl› dünya proletaryas›n›n ve halklar›n›n 150 y›ll›k mücadelesinin sentezi olan Marksizm-Leninizm-Maoizm’i savunuyor.

bu, yine tekrar ediyorum, Avrupa’da da dengesiz geliflmeye sahip bir devrimci durum oldu¤unu kan›tlar. Kokuflmufl revizyonizmden s›k›lm›fl insanlar›n mevcut oldu¤unu ve böylesi zor flartlarda, mücadelenin karmafl›k ve zor oldu¤u emperyalizmin göbe¤inde, dünyay› de¤ifltirmek amac›yla –bunu yapman›n tek yolu olan- silaha sar›lmakta olduklar›n gösterir. Bu bize daha çok umut veriyor, devrimin nas›l esas ak›m oldu¤unu ve Avrupa’n›n kendisinin de devrime do¤ru yöneldi¤ini görmemize yard›mc› oluyor. Hatta bir zamanlar›n öncüleri olarak yolu açt›klar›n› ve sonuçta, daha fazla umut verdiklerini görüyoruz. Ve bizim bunlara daha çok dikkat göstermemiz gerekiyor, zira Parti konusunda ve Mao Zedung’a dönüfl konusunda düflünenler mevcuttur. Yani Marksizm’e geri dönmek ve ona MLM olarak tümüyle benimsemek istiyorlar. Avrupa’da verilen bu mücadelelerin ve t›pk› her mücadelede oldu¤u gibi eksiklikleri ve hatalar› vard›r, ama bunlar› devrimin zapt edilemeyen yürüyüflünün bir ifadesi olarak, her geçen gün daha çok say›da ülke ve halklar›n mevcut düzeni alafla¤› etmek amac›yla nas›l silaha sar›lmak üzere ileri ç›kt›¤›n›n bir ifadesi olarak görmeliyiz. Deneyimlerini de¤erlendirmektedirler, Partiye ve proletaryan›n ideolojisi MLM’ye, esas olarak Maoizm’e yöneleceklerdir. Devrimin, Avrupa’da kendine yeniden bir yol açmaya bafllad›¤›n› görmek benim için bir sevinç kayna¤›d›r. ‹çinden geçecekleri düflme-kalkmalar ve kaymalar ne olursa olsun, kitlelere ve halka güven duymal›y›z, di¤er yerlerde oldu¤u gibi Marksizm’in izinde silah elde devrim yapacaklar› konusunda onlara güvenmeliyiz. Oralarda da gerçekleflebilir, bunu gerçekten böyle düflünmeliyiz. Israr ediyorum, tarihi aç›dan, uzun vadeli aç›dan bakmal›y›z, bu hareketleri ciddi bir flekilde incelemeli, ve MLM’ye, bir partinin oluflturulmas›na ve halk savafl›n›n gelifltirilmesine do¤ru her ilerlemeyi teflvik etmeliyiz.” (...) Yaflad›¤›m›z somut koflullarda, di¤er fleylerin yan› s›ra mücadelenin yeni biçimlerini yaratan ve ortaya ç›karan proletaryan›n sömürüsünün ve bu sömürüye karfl›tl›¤›n yo¤unlaflmas›, herhangi verili bir zamanda, farkl› bir do¤aya sahip olacak ve mücadelenin ana kayna¤› haline gelecektir; mücadelenin di¤er tüm biçimleri buna tabi olmal›d›r. Mao ve Lenin, öncünün rolünün, mücadelenin bu yeni biçimlerini genellefltirerek, örgütlemek ve bilinç vermek oldu¤unu tesis etmifllerdir. Marksizm bize tüm devrimlerin iktidar için mücadele çevresinde odakland›¤›n› ö¤retir. Dünya çap›nda milyonlarca insan dolayl› ve dolays›z olarak emperyalizmden kurtulmak için mücadele etmektedir. Bu anlamda, komünistler mücadele biçimlerini icat etmezler, onlar hakim olan mücadele biçimlerini incelerler. Komünistlerin rolü iki misli ana-

19 Kasım-2 Aralık 2004 liz üretmektir. Politik bir süreç ve alan kazanma olarak iktidar› ele geçirme ve burjuvaziyi y›kma hedefi daha da yak›nlafl›r. Emperyalist ülkelerde, silahl› mücadele, devrimin temel ve lider gücü oldu¤unu kan›tlam›flt›r. Komünist Parti yaln›zca bar›flç›l ve yasal ya da askeri ve illegal olmayacak, fakat var olan tüm biçimlerin dinamik bileflimleri olan devrimci mücadeleyi harekete geçirmek ve örgütlemek için bu silahl› mücadelenin önderli¤ini üzerine almal›d›r. Bu silahl› mücadele koflullar, ülkeler, süreç taraf›ndan koflullan›r. Rus devriminden baflka uzun süreli halk savafl›n›n ilkeleri her devrimci zafere ve ilerlemeye destek olmufltur. Emperyalist ülkelerin devrimcilerine uzun süreli halk savafl›n›n dikkatle incelemeleri ›srarla anlat›lmaktad›r. Bunun parlak örnekleri olarak Çin’de Mao, Peru’da PKP, NKP(M), FKP önerilmektedir. Bu devrimci örnekler, Komünist Parti, K›z›l Ordu ve kitlelerin öfkesinin güçlü bir devrimci güç içine kanalize edilerek karfl› muhalefetin efl zamanl› olarak infla edilmesinin önemini aç›kça göstermektedir. Emperyalist bir ülkede, bu görev Maoist flehir üsleri olarak adland›rd›¤›m›z oluflumu gerektirmektedir. Genel olarak, emperyalist bir ülkede devrim yapmak için, bugünün komünistleri proletarya içinde mümkün oldu¤unca genifl bir flekilde MLM ö¤retinin yay›lmas›na ek olarak flunlar› amaçlamal›d›r: 1) Devrimci Komünist Partinin oluflturulmas›, 2) Bununla birlikte K›z›l Ordunun çekirde¤ini oluflturmak, 3) Güç toplamak, liderler oluflturmak, savaflç› yap›y› güçlendirmek (savaflarak ö¤renmek) ve kitlelerin öfkesini güçlü bir devrimci güç içine kanalize etmek; ve tüm bu görevlerin birlefltirilmesi, 4) ‹ktidar› ele geçirmek için savaflmak. Sadece iktidar için mücadele devrimci yöntemin ve baflar› derecesinin sürekli yükselmesini sa¤lar. Program tasla¤›m›zda yazd›¤› gibi: “Sosyalist devrim proletaryan›n iktidar› ele geçirmesi an›na ba¤lanamaz. Bu ilk önce, onun iktidar›n›n kesin y›k›l›fl›n›n, daha sonra yeni bir toplumu infla etme çal›flmas›n›n izledi¤i burjuvaziyi y›kma mücadelesidir. Bu ad›mlar›n her biri bir di¤erinin geliflini haz›rlar. Bu, fliddetin verili bir zamanda sadece kilit bir rol oynamakla kalmad›¤› ayn› zamanda kökten ve sürekli bir gündem olarak parças› oldu¤u uzun süreli ve zahmetli tarihi bir yoldur.” Emperyalist bir ülkede uzun süreli halk savafl›, yönetici s›n›f›n düzeninde var olan ve hakim somut koflullar›n tam analizine uygun bir flekilde planlanmal›d›r. Bu mücadele bize uzun bir süreç vaat etmektedir. Silahl› propaganda bu perspektifli ve geniflletilmifl perspektif, gerilla faaliyeti ile tasarlanmal›d›r. Bugün, Ekim 1917 modelini aynen taklit edebilece¤imizi, ve birden bire patlayan ve ülkenin her yan›na h›zla yay›lan ayaklanma hareketi ile burjuvaziye gafil avlayabilece¤imizi hayal etmek çok zor.


19 Kasım-2 Aralık 2004

16

9

Zulmün oldu¤u yerde isyan etmek meflru, isyanda ise silahl› devrim zorunluluktur! fian Ve fieref Olsun Türkiye ‹flçi S›n›f› Ve Emekçi Halk›na, Kurtuluflun Yolunu Bir Kez Daha Silah Elde Savaflarak Gösteren Halk Savaflç›lar›na! Selam Olsun Faflizm Karfl›s›nda Silah Elde Çat›flarak Topra¤a Düflen Tüm Devrimcilere!

“TC” devletinin halka, ilericilere, devrimcilere, komünistlere olanca azg›nl›¤›yla sald›rd›¤› bir sürecin içinden geçiyoruz. Devletin iflçi s›n›f› ve emekçi halka yönelik sald›r›lar› çeflitli biçim ve boyutta devam ederken, son süreçte ön plana ç›kan bir gerçe¤e de iflaret etmek gerekir. Son iki ay içinde faflist ordu güçlerinin düzenledikleri operasyonlarda devrimci partilere ve Komünist Partisi’ne ba¤l› 11 gerilla katledildi. Bu durumu sadece ülkemizin s›n›f mücadelesinin gerçekli¤iyle aç›klamak ya da faflist ordu güçlerinin gerilla güçlerinin k›fl sürecini baltalama, engelleme çabas› olarak aç›klamak yeterli olmayacakt›r. Hiç kuflkusuz ki ülke devrimimizin karakteri gere¤i ve devletin faflist niteli¤inden dolay› devrimcilerin, komünistlerin katledilmeleri “anlafl›l›r”d›r. Faflizm kanl› ve katliamc› yüzünü her f›rsatta gösteriyor. Son süreçte özellikle gerilla güçlerinin bulundu¤u alanlara operasyon üzerine operasyon yap›yor. Dersim’de operasyonlar›n yo¤unlaflt›r›ld›¤›, ormanlar›n yak›ld›¤› ve yo¤un çat›flmalar›n yafland›¤› biliniyor. Tokat Erbaa’da operasyon yapan faflist ordu güçlerinden bir askerin genç bir çoban taraf›ndan öldürüldü¤ü bas›na yans›yor. Yine faflizmin Türkiye Kürdistan› da¤lar›nda operasyonlar› art›k kan›ksan›r hale geldi. Son süreçte 4 DHKP-C gerillas› ve 1 kuryesi ile 3 MKP/HKO gerillas› yaflanan çat›flmalarda flehit düfltüler. Yine 2 ve 9 Kas›m’da ise; çeyrek asr› aflan ömrüyle, halk savafl›na ›srarla tutunan, yüzlerce flehidin kan›yla çizilen gerilla hatt›yla, Marks, Engels, Lenin, Stalin ve Mao Zedung’un iflçi s›n›f›n›n ç›karlar›n› ifade eden teorisiyle, devrimci teori ve prati¤i düzen içine hapseden reformist-tasfiyecili¤e karfl› savafl›m› ile, soylu bir devrimci, komünist gelene¤in Türkiye ve T. Kürdistan› topra¤›ndaki ad› olan Proletarya Partisi’ne ba¤l› bir gerilla birli¤inin dost devrimci bir partinin gerillalar›yla seyir halindeyken düfltükleri düflman pusu-

sunda; Türkiye ve T. Kürdistan› topraklar› bir kez daha komünistlerin, halk savaflç›lar›n›n kan›yla suland›. 2 Kas›m’da Komünist Partisi önderli¤inde savaflan halk ordusu savaflç›lar›n›n, dost ve devrimci bir partinin gerilla güçleri ile birlikte, Dersim Turüflmek köyü Robaik mezras›nda düfltükleri düflman pususunda, Türkiye Komünist Partisi/Marksist Leninist (TKP/ML) üyesi Muharrem Yi¤itsoy (Deniz, Ahmet) flehit düfltü. Bu çat›flmadan bir hafta sonra 9 Kas›m’da ise TKP/ML üyesi Aflk›n Günel (Do¤an, Polat) ve Türkiye ‹flçi Köylü Kurtulufl Ordusu (T‹KKO) üyesi Cafer Kara (Bülent) yine Dersim’in Turüflmek köyü Karderesi mezras› yak›nlar›nda düfltükleri düflman pususunda, yaral› olmalar›na ra¤men el bombas› ve tabancalar›yla çat›flarak katledildiler. ‹ki Halk Ordusu savaflç›s›n›n 2 Kas›m çat›flmas›nda yaraland›klar› ve yaral› olarak çat›flma bölgesini terk ettikleri ancak bir hafta sonra yine düflman pususuna düfltükleri ve yaflanan çat›flmada düflmana kay›p verdirilmesine ra¤men iki halk savaflç›s›n›n yaral› olmalar›ndan kaynakl› düflman çemberini yaramad›klar› ve teslim olmayarak flehit düfltükleri aç›kland›. Zor bir süreçten geçiyoruz. Türkiye Devrimci ve Komünist Hareketi bir yandan faflizmin askeri sald›r›lar›yla karfl› karfl›yayken, öte yandan tasfiyeci reformist anlay›fllar›n, silahl› mücadeleye karfl› olabildi¤ince azg›nlaflan sald›r›lar›yla yüz yüze. Öyle ki bundan 15-20 y›l önce ajitasyon propaganda amaçl› da olsa gerilla gruplar› ç›karanlar, gerillaya, silahl› mücadeleye sempatiyle bakanlar bugün gerillaya, silahl› mücadeleye sald›rmaktan geri durmuyorlar. Daha dün en az›ndan gerillaya, silahl› mücadeleye iliflkin kay›ts›z kalanlar, yorum yapmayanlar, bugün devletin sald›r›lar› ve yaflanan geliflmelerle birlikte (ulusal hareketin sald›r›lar›n› durdurmas›, AB demokrasisi vb.) gerilla savafl›na lanetler okuyor, karalamalar yap›yorlar.

Bunun hiç kuflkusuz nedenleri bulunuyor. Bu zor süreç bir yandan dünyan›n ad›na Türkiye denilen toprak parças›nda, Türkiye iflçi s›n›f›n›n ve ezilen emekçi halk kitlelerinin, her türlü yoksullu¤u ve yoksunlu¤u yaflad›¤›, bask›ya ve sömürüye maruz kald›¤› bir süreçken, öte yandan baflta ABD emperyalizmi olmak üzere emperyalizmin yan› bafl›m›zdaki Ortado¤u’yu kan gölüne çevirdi¤i, dünya halklar›na yönelik sald›r›lar›n› art›rd›¤› bir süreç olarak kendini karakterize ediyor. Bununla birlikte, süreci karakterize eden en önemli olgulardan birisi ise, genelde dünya halklar›n›n özelde ise Türkiye halk›n›n demokratik talepleri baflta olmak üzere her türlü ekonomik sosyal haklar›, bu dünyan›n “efendileri”nce gasp ediliyor ya da kendilerince zarars›z hale getirmek için her yol deneniyor. Bu yollardan en baflta geleni halklar›n direniflini, silahl› mücadelesini terörizm olarak karalamaya çal›flmak ve nerede bir direnen varsa, nerede silah elde savaflanlar varsa onun üzerine gitmek ve imha etmek; imha edemiyorsa düzen içine çekerek kendince zarars›z hale getirmek olarak ortaya ç›k›yor. Asl›nda bu durum sadece bugüne özgü de¤il. S›n›f mücadelesinin genel seyri içerisinde ve özellikle silahl› direnifllerin, silahl› mücadelelerin oldu¤u dönemlerde ve yerlerde hakim s›n›flar›n s›kl›kla kulland›klar› bir yöntem. Çok uza¤a gitmeye gerek yok. Sadece iki örnek verilebilir. Bunlardan birincisi Peru Komünist Partisi’nin yürüttü¤ü Halk Savafl›n› kumanda eden Baflkan Gonzalo’nun tutsak edilmesi sonras›nda, Komünist Partisi önderli¤inde sürdürülen Halk Savafl›’n› yenilgiye u¤ratabilmek için Baflkan Gonzalo taraf›ndan “bar›fl mektuplar›” yaz›ld›¤› yalan›n›n ortaya at›lmas› ve böylelikle gericilerin silahl› devrimi yani Halk Savafl›’n› bo¤ma hayalleri kurmalar›. Bilinece¤i üzere bu karfl› devrimci sald›r› Peru Komünist Partisi içinde Sa¤ Oportünist Çizgi’yi yaratm›fl ve Peru halk›n›n silahl› mücadelesini etkilemeyi amaçlam›flt›. Marksist-Leninist-Maoistler bu karfl› devrimci sald›r›y› teflhir etmifller ve “bar›fl mektuplar›”n›n yalan oldu¤unu aç›klam›fllard›. Tutsak edildi¤i 1992 y›l›ndan beri hiç kimseyle görüfltürülmeyen (ki bunun bar›fl mektuplar› ad› alt›ndaki karfl› devrimci sald›r›yla

birebir ilgisi vard›r) ve sa¤l›¤› konusunda spekülasyonlar yap›lan (yaflay›p yaflamad›¤› dahi tart›flma konusu yap›lan) Baflkan Gonzalo 5 Kas›m 2004 tarihinde yeniden yarg›lanmak üzere mahkemeye ç›kar›ld›¤›nda “fian olsun Marksizm Leninizm Maoizm’e!”, “Yaflas›n Peru Komünist Partisi!”, “Yaflas›n Peru Halk›n›n Kahramanlar›!”, “Yaflas›n Peru Halk›!” sloganlar›yla bir kez daha Peru Halk›n›n silahl› mücadelesini ve ona önderlik eden Peru Komünist Partisi’ni selamlad›. Baflkan Gonzalo bu tavr›yla bir yandan emperyalizmi ve onun yerli ufla¤› Peru gericili¤ini bir kez daha yarg›larken; öte yandan, silahl› mücadele ve Halk Savafl› karfl›tlar›na da iyi bir ders niteli¤ini tafl›yordu. Öte yandan ülkemizde Ulusal Hareketin önderi A. Öcalan, tutsak edilmesiyle birlikte ileriye sürdü¤ü “‹mral› Savunmalar›”nda, kendi geçmiflinin inkar› üzerinden yükselerek, politik hedefini “demokratik cumhuriyet” olarak belirlemifl, mücadele yönteminde devrimci zoru yads›yarak, TC faflizmin “bar›flç›l dönüflümünü”(!) esas alm›flt›. Geçmiflte “taktik” ad› alt›nda sunulan “emperyalistler aras›ndaki çatlaklardan yararlanma” politikas›, bugün emperyalistleri demokrasi tafl›y›c›s› olarak görmeye evrilmiflti. Bu örne¤i vermemiz nedensiz de¤il. Her ne kadar bir ulusal hareket olmas›ndan kaynakl› bu tür bir de¤iflimi içinde bar›nd›rmas› anlafl›labilir olsa da, ulusal hareketin bu tavr›, özellikle de silahl› mücadeleyi bir gereklilikten/zorunluluktan ç›kartarak, onu bir tehdit/pazarl›k olgusuna dönüfltürmesi; TC faflizminin elini güçlendirmifltir. TC faflizminin AB üyeli¤i naralar›yla sürdürdü¤ü “demokrasi” yalanlar›yla birlikte, bu koroya kendisini sol olarak adland›ran kimi çevrelerinde kat›l›m›yla, reformist tasfiyeci hatt›n güçlendirilmeye çal›fl›ld›¤›n› görmekteyiz. Ülkemizdeki bu reformist tasfiyeci hatt›n silahl› mücadele konusunda faflizmin ideolojik sald›r›lar›n› güçlendirmesi bir baflka yaz›n›n konusu olmakla birlikte, flunu vurgulamak yararl› olacakt›r. Bugün bu reformist tasfiyeci baylar›m›z, rahat rahat siyaset yapabiliyorlarsa, bunu en çok da devrimcilere, silahl› mücadele yürütenlere, ülke topraklar›nda demokrasi, ba¤›ms›zl›k ve özgürlük mücadelesinde flehit düflenlere borçludurlar. Bugün silahl› mücadele yürütenlere karfl› her f›rsatta ve adeta efendile-


9 rine “bak›n biz onlardan de¤iliz” dercesine sald›rmalar›, onlar›n çaresizli¤indendir. ‹deolojik olarak bitmifl olmalar›ndan, burjuvazinin çöplü¤ünden eflelenmelerindendir. Bu onlar›n seçimi. Çöplükte istedikleri gibi eflelenebilirler. Ancak bu baylar›n devrimci mücadeleye ve özellikle de silahl› mücadele yürütenlere yönelik sald›rgan tutumlar› kabul edilemezdir. Üstelik bu sald›rganl›k son süreçte gerek Komünist Partisi’nin ve gerekse de devrimci örgütlerin silahl› eylemlerine yönelik aleni bir biçimde propaganda edilerek neredeyse silah›n, devrimci fliddetin, lanetlenmesine kadar vard›r›ld›. Bu durum anlafl›l›rd›r. Anlafl›l›r oldu¤u kadar da kabul edilemezdir. Emperyalistler ve onlar›n ülkemizdeki uflaklar›n›n halklar›n hakl› ve meflru mücadelelerini terörizm olarak adland›rmalar› ve sald›rmalar›na ülkemizdeki reformist tasfiyecilerin ortak olmalar›, onlar›n emperyalizm ve onun yerli uflaklar› karfl›s›nda nedamet getirmeleridir. Bugün ülkemizde öyle bir hava estiriliyor ki kendisini “sol” olarak adland›ran pek çok çevre Avrupa Birli¤i ile ülkemize demokrasi gelece¤ini iddia etmektedir. Ve buradan hareketle silahl› mücadelenin, devrimci fliddetin art›k miad›n› doldurdu¤u, böyle yöntemlere baflvurman›n “delilik” oldu¤u s›kl›kla vurgulanmaktad›r. Bu da devletin yo¤un ideolojik sald›r›lar›yla birleflti¤inde kitlelerin üzerinde bilinç k›r›lmas› yaratabilmektedir. Avrupa Birli¤i ile demokrasinin gelece¤ini vaaz eden çevreler, faflizmin s›n›fsal tahlilini çözümleme gücünü gösteremeyen, devletin yap›s›n› kavrayamayan, öze de¤il söze bakan veya inanan, s›n›fsal ve siyasal temele de¤il görünüfle aldanan ve düflüncelerinde, analizlerinde bir damla Marksizm olmayan çevrelerdir. Bilinmez mi ki, aslolan devlettir, onun yap›s› ve niteli¤idir. Devletin yap›s› ve niteli¤i de¤ifltirilmeden ülkemize demokrasi gelemez. Dolay›s›yla, faflizmin ortadan kald›r›lmas› ve ülkemize demokrasinin gelmesi ancak ve ancak ülkemizde anti-faflist, anti-emperyalist ve anti-feodal mücadelenin verilmesi ile gerçekleflecektir. Türkiye’ye demokrasi gelecekse bu ancak afla¤›dan yukar›ya bir devrimle gerçekleflecektir. Bu, asla unutulmamal›d›r. Ve hiç kuflkusuz ki bunun yolu da ancak ve ancak silahl› mücadeleden geçmektedir. ‹flte “TC” faflizmi de bu gerçe¤i çok iyi bildi¤inden, buldu¤u her f›rsatta silahl› devrimci mücadele yürüten parti ve örgütlere sald›rarak, imha etmeye çal›flmas›, imha edemiyorsa bile silahl› mücadeleyi kendisi aç›s›ndan kabul edilebilir bir düzeyde tutmaya çal›flmas› bu yüzdendir. Faflizmin silahl› mücadele yürüten devrimci parti ve örgütlere ilk elden yönelmesi, bu güçleri imha etmek için her yolu ve yöntemi denemesi salt karfl›t güçlerin mücadelesi olarak de¤erlendirilemez. Özellikle son süreçte yaflananlar, faflizmin silahl› mücadele yürüten parti ve örgütlere karfl› daha özel bir yönelim içine girdi¤ini bizlere göstermektedir. Bu özel yönelim hiç kuflkusuz ki geçmiflte de vard›. Bu durumun nedeni ise faflizmin silahl› devrimci parti ve örgütleri kendisi için esas tehlike olarak görmesinden kaynakl›yd›. Ancak son süreçte özelikle de

17 ulusal hareketin ulusal reformist bir hatta girmesinden sonra, silahl› mücadelede ›srar eden partilere yönelmede özel bir önem içerisine girdi¤i, eskisine nazaran daha bir yo¤unlaflt›¤› tart›flmas›z bir biçimde aç›kt›r. Bu durum özellikle son süreçte daha belirgin bir hal alm›flt›r. Bunda bir neden faflizmin ulusal hareketin ve özellikle de gerilla gücünün kendisi için bir tehlike olarak görmekten ad›m ad›m uzaklaflmas› iken; (ki bu durumda bile yani ulusal hareketin gerilla gücünü sadece savunma amaçl› kullanaca¤›n› aç›klamas›na ra¤men faflizm ulusal hareketin gerillalar›na sald›rmaktan geri durmamaktad›r. Yani faflizm için gerillan›n görüntüsü bile bir tehlike olarak addedilmektedir.) Faflizmin bütün gücünü silahl› mücadele yürüten güçlere yöneltmesinin bir nedeni bu durumken yani önemli oranda faflizmin askeri güçlerinin bofla ç›kmas› ve bu durumun sonucunda bu güçlerin silahl› mücadelede ›srarl› olan devrimci güçlere yönelmesi sonucunu do¤urmuflken; meselenin basit bir neden sonuç iliflkisine indirgenemeyece¤i de bir o kadar aç›kt›r. “TC” faflizminin kendisine yönelik silahl› devrimci güçlere yönelik bu sald›rganl›¤›n›n flu anki tarihsel koflullarla, s›n›f mücadelesinin seyri ile, devrim ve karfl› devrim güçlerinin konumlan›fl› ile birebir ilintisi vard›r. Bu nedenle faflizmin silahl› mücadele yürüten güçlere yönelik son dönemde artan sald›r›s› di¤er nedenlerle birlikte esas olarak ideolojik bir sald›r› olarak de¤erlendirilmelidir. Gerek dünya üzerindeki geliflmeler ve gerekse de ülkemizdeki geliflmeler faflizmin bu s›n›f tavr›n› daha da körüklemektedir. “TC” faflizmi bir yandan AB üyeli¤i masallar›yla “demokratik devrim” yapt›¤›n› ileriye sürerken, öte yandan iflçi s›n›f› ve emekçi halk üzerindeki s›n›f bask›s›n› ve sömürüsünü daha da azg›nlaflt›r›p, emperyalizme ba¤›ml›l›¤›n› daha da pekifltirip, özellikle son dönemde az›nl›k raporu tart›flmalar›nda faflist Kemalist yüzünü daha bir göstermiflken, hiçbir ayr›k sese daha do¤ru bir ifade ile kendisinin faflist diktatörlü¤ünü sorgulayan hiçbir güce yaflam hakk› tan›mamaktad›r. Çünkü gelinen aflamada faflist Kemalist diktatörlü¤ün iflçi s›n›f› ve emekçi halk›n üzerinde uygulad›¤› siyasal sosyal ekonomik zulüm had safhaya ulaflm›flt›r. Bir yandan AB üyeli¤i masallar›yla iflçi s›n›f›n› ve çeflitli milliyetlerden Türkiye halk›n› oyalaman›n çabas› içindeyken ve bu çabaya kendisini sol olarak adland›ran önemli bir koroyu katm›flken, kendilerince yakalad›klar› “istikrar›” daimi k›lmak istemektedirler. Gerilla nam›na, silahl› mücadele ad›na en ufak bir k›p›rt›ya dahi an›nda müdahale etmek istemekte, gerillan›n hareket alan›n› daraltmaya, gerillay› imhaya yöneltmektedir. Bugün aç›s›ndan bunun daha da öne ç›kmas›, devrimci hareketin görece güçsüzlü¤ü ve öte yandan silahl› devrimci mücadelenin kimi çevrelerce lanetlenmesi, kimi çevreler taraf›ndan ise gerillan›n bir kurtulufl arac› olarak de¤il de pazarl›k unsuru olarak görülmesi ve özellikle “canl› kalkan” gibi kampanyalarla, devletin niteli¤inden, faflizm gerçekli¤inden bihaber yönelimlere girilmesi (üstelik bunun devrimcilik

ad›na, Kürt halk›yla dayan›flma ad› alt›nda yap›larak bunun faflizme objektif olarak kan tafl›nmas›na kadar gidilebilece¤inin görülmemesi, Kürt halk›yla dayan›flmak ad› alt›nda ulusal reformist bir hatt›n pefline tak›larak, Kürt halk›n›n kendi kaderinin tayin hakk›n›n kay›ts›z flarts›z savunulmas›n›n objektif olarak üstünün örtülmesine hizmet edilmesi…) gibi nedenler ve iflçi s›n›f›n›n esasen devrimci bir önderlikten yoksun olarak, bölük pörçük gösterdi¤i direnifller, emekçi halk›n içine düflürüldü¤ü çaresizlik ve en ufak bir hareketlenmeye yönelik azg›nca bir terör estirerek yarat›lan “hiçbir fley de¤iflmiyor” ruh hali, bugün aç›s›ndan faflizmin elini daha da güçlendiren bir özellik arz etmektedir. ‹flte faflizm aç›s›ndan böylesi bir durum içinde devrimci ve komünist hareketin toparlanma belirtilerini göstermesi, bu toparlanman›n iflçi s›n›f› ve emekçi halk›n hoflnutsuzlu¤uyla birleflme sinyalleri vermesi ve özellikle bu birleflmenin radikal devrimci ve silahl› bir mecraya akma tehlikesine karfl› önlem alma gereklili¤i kendisini dayat›yor. Bu nedenle silahl› devrimci anlay›fl› savunan partilere, anlay›fllara olanca gücüyle sald›r›yor. Üstelik bu durum sadece gerilla alan› ile s›n›rl› bir özellik arz etmiyor. Faflizm özellikle hapishanelerde F tipi sald›r›s›yla devrimci ve komünist tutsaklar› teslim alamam›fl olsa bile, onlar› F tiplerine nakletmekle kazanm›fl oldu¤u üstünlü¤ü bu kez daha kapsaml› ve sinsi bir biçimde gelerek sürekli k›lmak istiyor. Devrimci ve komünist tutsaklara bir kez daha yönelmenin hesaplar›n› yap›yor. Amaç ideolojik teslimiyeti sa¤lamak. Bu amaçla faflizm yeni TCK do¤rultusunda hapishanelerden baz› tutsaklar› tahliye ediyor. Ve Yeni ‹nfaz Yasa Tasar›s›yla da bu sald›r›n›n zeminini döflüyor. K›sacas› faflist Kemalist diktatörlük hem içeride hem de d›flar›da tam teslimiyeti dayat›yor. Hiçbir farkl› sese tahammül göstermiyor. Hele bu ses onun temellerine yöneldi¤inde, silahl› bir güç oldu¤unda s›n›f refleksini, faflist yüzünü göstermede biran olsun bir tereddüt göstermiyor. Askeri faflist diktatörlük bugün aç›s›ndan yaflad›¤› bu soluklanmay› sürekli k›lmak istemektedir. ‹flte bu nedenle iflçi s›n›f›na, emekçi halka gerçek kurtuluflun yolunu gösteren, silahl› devrimde ›srar eden, emperyalizm ve faflizm karfl›s›nda aman dilemeyen Komünist Partisi ve silahl› mücadelede ›srar eden devrimci partilere yönelmeye bu dönemde daha bir önem vermekteler. Sald›r›s›n›n temelinde esasen ideolojik bir mesaj vard›r. Kendisi aç›s›ndan flu an için çok fazla bir tehdit unsuru oluflturmayan (askeri gücü, say›s›, hareket alan› vb.) gerilla güçlerine karfl› bu abart›l› ve bir o kadar da yo¤un bir flekilde yüklenmesi, gerillan›n tafl›d›¤› misyonla, onun yüklendi¤i anlamla alakal›d›r. Faflist “TC” bugün gerillan›n, gerilla savafl›n›n önemini ve yenilmezli¤ini herkesten daha iyi bilmektedir. Gerilla savafl›n›n yenilgiye u¤ramas› ona önderlik eden çizgiyle ilgilidir, yoksa gerilla savafl›n›n yanl›fll›¤›ndan ya da hatal› bir askeri perspektif olmas›ndan kaynakl› de¤ildir. “TC” aç›s›ndan bu durum tecrübeleriyle sabittir. Bu nedenle gerillaya, gerilla savafl›nda ›srarl› olan par-

19 Kasım-2 Aralık 2004 ti ve örgütlere yönelmek onun aç›s›ndan yaflamsald›r. Çünkü gerillada ve gerilla savafl›nda kendi sonunu görmektedir. Çünkü gerilla bir meydan okuyufltur. Çünkü gerilla ideolojik bir durufltur. Baflkan Gonzalo’nun deyimiyle “bu uzun vadeli ehemmiyete sahip, düzene meydan okuyan... co¤rafyam›z›n k›rlar›nda, da¤lar›nda ve vadilerinde yeni bir tarih yazmaya, bu bask› ve zulüm düzenini yerle bir etmeye, tüfekler elde da¤ zirvelerini zaptetmeye, gökkubbeyi fethedip yeni bir flafa¤›n yolunu açmaya ça¤›r”an bir güçtür. ‹flte bu nedenle bugün aç›s›ndan “TC” gerillaya sald›rmakla, onu imha etmeye çal›flmaya, hareket alan›n› daraltmaya daha bir önem vermektedir. Bu nedenle bugün silahl› mücadelede ›srarc› olmak, gerillada tavizsiz bir durufl sergilemek, iktidar› isteyenler, politik iktidar perspektifi olanlar için her zamankinden daha bir önem kazanmaktad›r. ‹flte bu nedenle bugün Komünist Partisi’nin mücadelesine katk› sunmak, silahl› mücadelede tavizsiz olmak, Halk Savafl›’n›n bir parças› olmak, gerillada varlaflmak olmazsa olmazd›r. Türkiye Devrimci ve Komünist Hareketi’nin yaflad›¤› kapsaml› sald›r›n›n püskürtülmesi, yaflanan k›smi toparlanman›n daha da büyütülmesi, Halk Savafl›’n›n iflçi s›n›f› ve emekçilerin tepkisiyle bütünleflebilmesi için Komünist Partisi ile bütünleflmek, onun sorunlar›n› kendi sorunlar› haline getirmek bugün daha bir önem kazanmaktad›r. T›pk› 9 Kas›m’da yaral› olmas›na ra¤men, Halk Ordusu savaflç›s›na yarafl›r bir biçimde Cafer Kara isimli yoldafl›yla birlikte kahramanca savaflarak flehit düflen Aflk›n Günel’in Parti Üyeli¤i baflvurusunda ifade etti¤i flu düflünceler gibi: “Y›llard›r mücadelenin içindeyim. ‹lk önce k›y›s›ndan köflesinden, sonras›nda biraz daha ortalara do¤ru girerek ve sonras›nda bu sorunlar bizim, biz çözece¤iz diyerek partinin, sorunlar›n›n olumlu ve olumsuz yanlar›yla içine girmek. Partinin, mücadelenin sorunlar›n› paylaflmak istiyorum. D›flar›dan partiyi elefltirmek iflin kaçamak ve kolay olan yan›. ‹çine girmekse sorumluluk üstlenmeyi, kendini yetifltirmeyle mümkün” diyerek bizlerin ne yapmas› gerekti¤ini bir kez daha göstermifltir. Bu düflünceler genç bir yoldafl›n, henüz 20 yafl›nda olan bir komünistin, halk geçli¤ine ça¤r›s› ve ayn› zamanda vasiyeti olarak alg›lanmal›d›r. Ve pek tabi ki bugün mücadelenin, partinin d›fl›nda durarak, halk savafl›n›n uza¤›nda ahkam kesenlere, “iflin kolay›na kaçanlara”, iyi bir yan›t olarak ele al›nmal›d›r. Ülkemizin halk demokrasisi, ba¤›ms›zl›k ve özgürlü¤ünün yolu silahl› mücadeleden, gerilla savafl›ndan, Halk Savafl›’ndan geçmektedir. Bugün bunu daha bir k›vançla savunmal›y›z. Bulundu¤umuz her alanda Halk Savafl›’n›n propagandas›n› yapmak zorunday›z. Gerillada ›srarc› olmak, Halk Savafl›n› güçlendirmek için daha cüretli ad›mlar atmal›y›z. Gerek flehit düflen Halk Savaflç›lar›n› ve gerekse de devrimci gerillalar› sahiplenmek, mücadelelerinin propagandalar›n› yapmak, onlar›n ne için ve ne u¤urda silah elde savaflarak flehit düfltüklerini kitlelere anlatmak bugün her zamankinden daha bir önemlidir.


19 Kasım-2 Aralık 2004

18

9

Dersim’de flehit düflen TKP/ML Üyesi MUHARREM Y‹⁄‹TSOY ÖLÜMSÜZDÜR! Aç›klama; Elimize posta kanal› ile ulaflan bildirileri güncel olmas›ndan dolay› oldu¤u gibi yay›nl›yoruz. Kürt, Türk ve çeflitli milliyetlerden Türkiye Halk›! Sömürücü egemen s›n›flara karfl› ezilenler cephesinde yürüttü¤ümüz s›n›f savafl›m›nda bir Parti Üyemizi daha Dersim’de flehit verdik. Devrimci kamuoyunun da bildi¤i gibi; ald›¤› kay›plar, yaflad›¤› iç sorunlar sonucunda Dersim’deki gerilla mücadelesinin kesintiye u¤ramas›ndan bu yana Partimiz, bölgedeki faaliyetini yeniden ve kal›c› bir flekilde bafllatmak kararl›l›¤›n› her zaman aç›kça ortaya koymufltur. Bu amaçla yap›lan çal›flmalarda bugüne kadar; 2000 bahar›nda yedi yoldafl›m›z› Dersim da¤lar›nda düflman pususunda, 2004 bahar›nda Ahmet Laço ve Sevda Y›ld›z yoldafllar› partimiz saflar›nda mücadele etmeye bafllamalar›ndan k›sa bir zaman sonra flehit verdik. Bu kay›plar Dersim’de parti faaliyetinin kal›c›laflt›r›lmas›ndaki ›srar›m›z› asla zay›flatmad›. Aksine, flehit düflen yoldafllar›m›z bu politikam›z›n önemini art›rarak daha da de¤erli k›ld›. Dersim, Partimizin kurucusu ‹brahim Kaypakkaya önderli¤inde yürütülen çal›flmalar›n ve Partimizin nice üyesinin, savaflç›s›n›n, sempatizan›n›n çok de¤erli miras›na sahiptir. Dersim tarihi olarak sahip oldu¤u isyanc› gelene¤i, co¤rafi olarak tafl›d›¤› özellikleri, kitlesinin faflist, burjuvafeodal düzenle çeliflkisinin yo¤unlu¤u nedeniyle Türkiye’de devrim mücadelesinin geliflip güçlenebilece¤i merkezlerden biri olmaya devam etmektedir. Bu gerçekli¤e uygun olarak öncesinde oldu¤u gibi Partimizin 7. Konferans› da Dersim’de gerilla mücadelesinin yeniden bafllat›lmas› ve gelifltirilmesi için net bir anlay›fl belirlemifl ve bunu kararlar›na yans›tm›flt›. 7. Konferans›n çizdi¤i yönelime ve kararlar›na uygun olarak at›lan ilk ad›mlar Ahmet Laço ve Sevda Y›ld›z yoldafllar›n flehit düflmesi ile birlikte aksad›. Koflullar›n yeniden de¤erlendirilmesi sonucunda, devrimci dayan›flma ilkelerine uygun olarak MKP ile iliflki kurulmas›na karar verilmifl ve k›sa zamanda Dersim’de gerilla faaliyetinin bafllat›lmas› ve gelifltirilmesine dönük ilk hamleler yap›lm›flt›r. Partimizin MKP ile iliflkisi iki ayr› devrimci partinin, ihtiyaçlar›na uygun olarak olanaklar›n› birbirlerine sunmalar› ve karfl›l›kl› olarak benimsenen devrimci dayan›flma ilkelerinin korunmas›na dayanmaktad›r. Partimizin, amaçlar›na ve ilkelerine uygun olarak kurdu¤u bu iliflki s›n›f mücadelesinin geliflmesine hizmet eden devrimci bir iliflkidir. Partimiz tüm devrimci parti ve örgütlerle iliflkilerini ayn› zeminde, ayn› ilkeler do¤rultusunda, s›n›f mücadelesinin ihtiyaçlar›na uygun olarak

gelifltirme kararl›l›¤›ndad›r. Dersim’de gerçeklefltirdi¤imiz devrimci iliflki bunun somut bir ifadesidir. Yoldafllar, devrimciler! Dersim’de gelifltirmeye çal›flt›¤›m›z gerilla savafl›n›n uzun y›llard›r düflman sald›r›lar› sonucunda aksamas› ve oturtulamamas› genel olarak s›n›f mücadelesine de zarar vermifltir. Gerilla savafl›n›n gücüne tan›k olmufl faflist diktatörlü¤ün gerilla savafl›n›n varl›¤›na tahammülsüzlü¤ü her zaman oldu¤u gibi bugün en üst s›n›rdad›r. Devrimci hareketin yaflad›¤› gerilemelerle birlikte faflist devlet her türlü devrimci hamleyi, özellikle de gerilla savafl›n› yok etmek konusunda daha da pervas›zlaflm›flt›r. Karfl›-devrimin bu sald›r›lar›n›n karfl›s›nda durmak ve süreci tersine çevirmek için devrimci iradeyi kuflanmak, kitlelerin yarat›c› gücüne güvenmek, bedel ödeme ve ödetme bilincine sahip olmak flartt›r. Dersim’deki devrimci çabam›z bu ›srar›m›z›n bir parças›d›r. Ve Muharrem Yi¤itsoy yoldafl bu amaç do¤rultusunda Dersim Gerilla Birli¤i’nin ve bölgedeki Parti organ›m›z›n bir üyesi olarak tafl›d›¤› sorumlulu¤u yerine getirmifltir. Gerilla savafl›n›n Dersim’de bafllat›lmas› ve gelifltirilmesi görevini omuzlam›flt›r. Partimizin bu yönde ald›¤› kararlar›n pratik uygulay›c›s› olmufltur. Muharrem Yi¤itsoy yoldafl Halk Savafl›na hizmet etmenin büyük onuruna sahiptir. Yoldafllar! Tasfiyecili¤in çeflitli olumsuzluklar› bahane ederek gelifltirdi¤i mücadele kaç-

k›nl›¤›, y›lg›nl›k devrimci iradenin gücü, tavr› karfl›s›nda yenilmeye, yok olmaya mahkumdur. Hiçbir güç devrimci iradenin cüretini, meydan okuyuflunu engelleyemeyecektir. Devrim u¤runa ödenen her bedel tasfiyecili¤in yaratmaya gayret etti¤i y›lg›n, durgun, “çat›flmas›z” mücadele anlay›fl›na darbe olmaya devam edecektir. Bütün tarih boyunca ileriye at›lan her ad›m durgun süreçlerin de¤il, devrimci pratik süreçlerin ürünü olmufltur. De¤ifltiren güç bedel ödemeye, var olan› y›kmaya haz›r, yeni olan› infla etmekte tereddüt göstermeyen güçtür. Sömürüden, zulümden, karanl›ktan kurtuluflun yolu Muharrem yoldafl›n bedel ödemeye haz›r devrimci durufludur. Tasfiyecili¤i ve di¤er tüm geri durufllar› gerçek yerleri olan karanl›k kuyuya sokacak olan da sadece bu devrimci durufltur. Zorlu süreçlerde devrim mücadelesini ileriye tafl›man›n yükümlülükleri daha da a¤›rd›r. Komünistler, özellikle zorlu süreçlerde önderlik misyonlar›n› oynarlar. Bunun nedeni, komünistlerin tüm burjuva düzenlerin kaç›n›lmaz y›k›l›fl›n›, baflar›s›zl›¤›n› bafl›ndan itibaren bilmeleridir. Bu da onlar› baflta iflçi s›n›f›n› olmak üzere ezilenleri bu kaç›n›lmaz alt üst olufla haz›rlama görevi ile yükümlü k›lar. Partimiz tam da bu bilincin ve görevin uygulay›c›s›d›r. fiehitlerimize karfl› tafl›d›¤›m›z sorumluluk, onlar›n b›rakt›¤› yerden görevlerini yerine getirmek üzere omuzlamak ve gelecekteki devrimci süreçlere en ileri

seviyede haz›rlanmakt›r. fiehitlerimize karfl› tafl›d›¤›m›z sorumluluk, onlar›n canlar›n› feda ettikleri yerde düflman ile k›yas›ya savaflmaya devam etmektir. fiehitlerimizin bize miras b›rakt›¤› sorumluluk demokratik halk devriminin kaç›n›lmaz zaferi için kitlelerin devrimci ilerleyifline yol açmakt›r. Görevlerimiz her zamankinden daha berrak ve aç›kt›r: Y›k›lmaya yüz tutmufl burjuva-feodal düzene karfl›, faflist devlet ayg›t›n›n korktu¤u fleyi hayata geçirmekte tereddüt göstermemek; Halk Savafl›na hizmet etmek, gerilla savafl›n› demokratik halk devriminin görevlerini yerine getirmek üzere sürdürmek ve devrim için bedel ödemeye haz›r olmak… Muharrem yoldafl bu bilinç ve görevi biz yoldafllar›na miras b›rakarak flehit düflmüfltür. Muharrem yoldafl›n flehit düflerken dalgaland›rd›¤› bayrak Dersim da¤lar›nda yol göstermeye devam edecektir. Muharrem yoldafl ölümsüzdür! Dersim flehitleri ölümsüzdür! Yaflas›n Partimizin s›n›f savafl›m›ndaki ›srarl› yürüyüflü! fiehitlerimize verdi¤imiz sözü tutmaya devam edece¤iz! Yaflas›n Halk Savafl›! Yaflas›n Partimiz TKP/ML ve önderli¤indeki T‹KKO, TMLGB! Türkiye Komünist Partisi/Marksist Leninist Merkez Komitesi-Siyasi Büro 6 Kas›m 2004


9

19

19 Kasım-2 Aralık 2004

Dersim Turüflmek flehitleri ölümsüzdür! Türk, Kürt ve çeflitli milliyetlerden Türkiye Halk›! Egemen s›n›flara karfl› yürüttü¤ümüz mücadelede iki yoldafl›m›z› daha yitirdik. Faflizm, iki T‹KKO savaflç›s›n› daha katletti. Muharrem Yi¤itsoy’un flehit düflmesinden bir hafta sonra Aflk›n Günel ve Cafer Kara adl› yoldafllar›m›z devlet güçleriyle girdikleri çat›flmada flehit düfltü. Egemen s›n›flar ve faflist diktatörlü¤ü iflçi s›n›f› ve emekçi halka, özel olarak Kürt “ulusal” güçlerine ve s›n›fsal mücadele yürüten güçlere karfl› amans›zca sald›r›lara devam ediyor. Askeri operasyonsuz gün geçmiyor. Gerilla kuflat›l›yor, köyler kuflat›l›yor, da¤lar ormanlar kuflat›l›yor, uçak ve helikopterlerle, karada ise tank ve havan toplar›yla bombalan›yor. Köylüler göçe, “korucu”lu¤a veya iflbirli¤ine zorlan›yor; g›da ambargosuna veya g›da denetimine tabi tutuluyor; bask›, taciz, gözalt›, iflkence ve tutuklamalara maruz b›rak›l›yor… fiehirlerdeki sald›r›lar ise bu biçim ve boyutta olmasa da farkl› biçimleriyle hiç de geri kalm›yor. Düflman her yerde düflmand›r ve her f›rsatta sald›rmaktad›r. Son iki yoldafl›m›z›n flehit düflmesi bir önceki çat›flman›n devam› olarak meydana gelmifltir. Daha önce aç›kland›¤› gibi devrimci dayan›flman›n bir örne¤i, alan›n özgüllü¤ü ve

düflman operasyonlar›n›n yo¤unlu¤undan dolay› Partimizin gerillalar› ve MKP’nin gerillalar› birlikte kalmaktad›r. Ve 2 Kas›m 2004’te, iki özel timin de öldü¤ü çat›flmaya birlikte girmifllerdir. O çat›flmada Muharrem Yi¤itsoy adl› yoldafl›m›z flehit düflmüfltür. Edindi¤imiz bilgilere göre son flehit düflen yoldafllar›m›z 2 Kas›m çat›flmas›nda yaralanm›fllard›r. ‹ki örgütten oluflan birlik, yaral›larla birlikte çat›flma alan›n›n d›fl›na ç›km›flt›r. Birçok defa çat›flmayla yüzyüze gelmifllerdir. Yaral› yoldafllara gerilladaki sa¤l›k müdahalesi yetersiz kald›¤›ndan ve gerillan›n hareket haline engel oluflturdu¤undan dolay› tedavi amac›yla flehire göndermek için Dersim merkezine yak›n Turüflmek köyünün Karederesi Mezras› civar›na gelmifllerdir. Bu alana geldikten sonra operasyona devam eden düflman askerleriyle 9 Kas›m günü yeniden çat›flmaya girmek zorunda kalm›fllard›r. Düflman›n uçak ve helikopterlerin de hava deste¤iyle sürdürdü¤ü çat›flma, akflama kadar sürmüfl ve bir astsubay›n ölü, bir k›s›m özel timin de yaraland›¤› çat›flmada, karma gerilla birli¤i gece çemberi yararak ç›km›fl, ancak yaral› olduklar› için üzerinde büyük silah bulunmayan yoldafllardan Tokat/Almus/Çambulak köyü do¤umlu Aflk›n Günel ve Marafl Ekinözü Ambarl› Köyü do¤umlu Cafer Kara adl› yoldafllar

üzerindeki tabanca ve bombalarla son mermilerine kadar savaflarak flehit düflmüfllerdir. Hava destekli sald›r›lar bölgede uzun süredir devam etmektedir. Devlet, köylülere ve yöre halk›na faflist terör estirmeye devam ediyor. Bugün için henüz küçük ve zay›f da say›lsa gerilla birlikleri onlar için büyük bir tehlike olmaya devam ediyor. Küçük güçlere karfl› hava ve kara destekli binlerce, on binlerce birlik göndermektedirler. Onlar›n korkular› stratejiktir. Ve psikolojik üstünlük ve inisiyatifi hep elde tutup bir an olsun gevfletip kapt›rmak istememektedirler. S›n›f ç›kar› meselesidir ve cennetlerini kaybetmek istemedikleri için hiçbir sald›r› ve vahfletten çekinmemektedir. Sorun bunun bilincinde hareket ederek düflman›n anlayaca¤› dilden ve onlar›n üstesinden gelecek mücadele biçimlerini bilince ç›kar›p onun ruhuna göre örgütlenmek ve hareket etmektir. Davada yitirdiklerimize ve de¤erlerimize ba¤l›l›k bunu gerektirir… ‹flçiler, Emekçiler, Yoldafllar! Emperyalistler ve onlar›n yerli uflaklar› burjuvazi, toprak a¤alar› ve di¤er gericiler, yani bir avuç asalak s›n›flar, iflçi ve emekçilerden gasp edilen emeklerle cenneti/saltanat› yafl›yorlar. Kurduklar› ve yaflad›klar› bu cennetlerini kaybetmemek için hiçbir sald›r› ve vahflet biçimlerinden kaç›nmayacaklard›r. Onlar›n bu saltanat›n›

y›k›p yerine kurulacak olan Demokratik Halk Devrimi ve sosyalizm teorisine sald›rmalar›, dehflete düflmeleri ve o dehfletle her yol ve yöntemle sald›rmalar› bofla de¤il. Tersi beklenemez. Dolay›s›yla bu mücadeleyi yürüten iflçi s›n›f›, yoksul köylüler ve di¤er emekçilere ve özellikle bunlar›n öncüleri devrimci ve komünistlere ac›mas›zca/vahflice sald›racaklard›r. Ve sald›rmaya devam ediyorlar. Her alanda savaflç›lar›m›z› katletmeye çal›fl›yorlar. S›n›f savafl›n›n yasas›d›r bu. Kavga bedelsiz olmaz. Daha büyük kinle, daha büyük öfkeyle, daha büyük azim, kararl›l›k ve cüretle mücadeleye sar›lmal›y›z. Aram›zdan kopar›lan her yoldafl bize görevlerini ve davas›n› emanet ediyor. Onlara, iflçi s›n›f› ve emekçi halka lay›k olmal›y›z. Her geçen gün daha çok yoldaflla yerini doldurmal›y›z. Bu sorumluluk bilinciyle yoldafllar›m›z› bir kez daha an›yor, emanet ettikleri davay› sürdürece¤imize ve hesab›n› soraca¤›m›za söz veriyoruz. Muharrem, Aflk›n, Cafer yoldafllar ölümsüzdür! Turüflmek flehitleri ölümsüzdür! Yaflas›n Halk Savafl›! Yaflas›n Partimiz TKP/ML Önderli¤indeki T‹KKO ve TMLGB! 12 Kas›m 2004 Türkiye Komünist Partisi/ Marksist Leninist/Merkez Komitesi


19 Kasım-2 Aralık 2004

20

9

Geliflimin diyalektik ad›; Mehmet Demirda¤ Demirda¤’›n yaflam› da¤ gibi güçlü bilincin ve yüre¤in çelikleflen iradesidir. Onun yaflam›nda genç bir militan›n coflkusunu, bir partilinin bilincini; bir önderin bilgeli¤ini birlikte görmek mümkündür. Saf, hilesiz bir militan›n heyecanl› devrimci yaflam›, bir partilinin olgunlaflan ad›mlar› ve bir önderin yüksek devrim sorumlulu¤unun tablosudur Demirda¤. Geliflimin diyalekti¤ini anlamak, kavramak için komünist önder Mehmet Demirda¤ yoldafl›n yaflam›na, devrim ve parti sorunlar› karfl›s›ndaki durufluna, devrimi ve Parti’yi örgütleme tarz›na bakmak gerekir. O ad›m ad›m ilerleyerek büyümenin ve geliflimin zirvesidir. Küçük bir tafl parças›n›n mücadele içinde parça parça büyüyerek granit kayalara ve oradan Da¤laflmaya varmas›n›n ad›d›r. Toplumlar ve devrimler tarihinde özgürlü¤ü en güçlü düzeyde istemenin ve bunun savafl›m›n› örgütlemenin öncülü¤ünü yapmakt›r Demirda¤. Onu s›ra d›fl› ve “özel” yapan onlarca özelli¤in senteze varmas›d›r. Genç bir militan›n heyecan ve coflkusu, ö¤renme ve kavrama iste¤i, mücadele azmi ve yürüme kararl›l›¤›d›r. O, yüzünü hep gerçe¤e, gözlerini gerçe¤e hükmeden yasalar›n keflfine çevirdi. Gözlem ve inceleme yetene¤ini, alg›lama ve kavrama gücünü gerçe¤e ve gerçe¤in de¤iflimi u¤rundaki mücadeleye çevirdi. Devrim ve Parti sorunlar› üzerinde yo¤unlaflma, çözüm bulma aray›fl› onun düflünsel temeliydi. O her yafl›nda genç kalmay›, ö¤renmeyi ve kavramay› bilendi. Merdivenleri ad›m ad›m ç›karken bile genç kalmay›, heyecan ve coflku dolu yaflamay› baflarand›. Çünkü O devrimi ve Partiyi en yüksek bilinç ve heyecanla sevdi. Proletarya Partisi’nin geliflimi ve büyümesi için çal›flt›, mücadele etti. Bundan dolay›d›r ki, O ilerleyen her yafl›nda genç ve yoldafl kalmay› baflard›. Demirda¤’›n yaflam› da¤ gibi güçlü bilincin ve yüre¤in çelikleflen iradesidir. Onun yaflam›nda genç bir militan›n coflkusunu, bir partilinin bilincini; bir önderin bilgeli¤ini birlikte görmek mümkündür. Saf, hilesiz bir militan›n heyecanl› devrimci yaflam›, bir partilinin olgunlaflan ad›mlar› ve bir önderin yüksek devrim sorumlulu¤unun tablosudur Demirda¤. K›sac›k yaflam›nda tafl›d›¤› devrim bilincindeki dokuda, zenginlik, yetenek ve baflar› vard›. Devrimci yaflamda ortaya ç›kan zorluklar›n ve engellerin afl›lmas› mücadelesi onu bir yandan de¤ifltirip, olgunlaflt›r›rken, de¤iflmeden kalan bir yan› ise devrimci gençli¤i, devrimci heyecan ve coflkusuydu. Umudun zay›flad›¤› en zor koflullarda, küçük bir direnifl, bir karfl› koyufl onu heyecanland›r›p, gözlerinin par›lt›s›n› art›rd›. Olumsuzluk içinde, döflenmeye çal›fl›lan her olumlu pratikten devrime olan sevinci ve inanc› büyütmeyi baflard›. S›n›f savafl›m›n›n her sorununa yaklafl›m›, olgulardaki çeliflmeler yasas›n› de¤erlendirmedeki bilimselli¤i ve çözüm önerileri onun nitel fark›n› ortaya koyard›. Umutsuzlu¤a, karamsarl›¤a, y›lg›nl›¤a karfl› tahamülsüz, yalana ve inkara karfl›, genç bir bilgenin bilimsel direngen durufluydu. En geri olan›n içinde bile ileri olan›, en zor sürecin içinde bile devrimci bir dokuyu örmeyi bilen; bundan heyecan duyan ve bu heyecan› etraf›na yayarak, devrimci kararl›l›¤a dönüfltürmesini bilendi. Devrimci ve komünist tutsaklar›n ‘96

ölüm savafl›m›nda analar›n cop ve dipçik darbeleri alt›ndaki direnifli, Mehmet Demirda¤’›, muazzam derecede heyecanland›r›p, öfke ve direnifl kararl›l›¤›n› gelece¤i kazanma iradesine dönüfltürmüfltü. Zorluklarla dolu olan bir süreçte küçük bir karede yaflananlar onu heyecanland›rmas›n› bilmifl, devrimci adalet ve hesap sorma kararl›l›¤›n› alevlendirmiflti. Toplumsal yaflam›n küçük karelerinde yaflananlar› görüp ö¤rendikçe, haks›zl›klara ve zulme olan tepkisi art›yordu. Ve bu tepkiyi gerillan›n namlu ve tetik seslerinde örgütlemeyi hedefliyordu. Koflullar›n teorisine s›¤›nmadan, olanaks›zl›¤›n ve imkans›zl›¤›n arkas›na yatmadan en zor süreçte bile devrimin hesap sorma bilincini devrim bilincinin mayas› haline getirmesini bilendi. Onun bu durufl ve bilinci örnektir. Sivas’ta yaflanan vahflet karfl›s›ndaki duruflu da örnektir. Her bir sömürü, zulüm karesini O, iktidar ve devrim bilincine götüren perspektifin politik parolas› haline getirdi. Sivas’ta yaflanan vahfleti unutmad›. Sivas’taki yang›n›n alevini yürek ve bilincinde yaflad›. O, yaflanan vahflet alevini emekçilerin Parti saflar›nda örgütlenmesini amaçlayan politik mesaja dönüfltürdü. O alevde politik mesaj ateflle verildi. Karfl›-devrimin zulmü alt›nda yanan atefl üzerinde yükselen alevlerde devrim ateflini örgütledi. Hesap sorma bilinci ve iradesi kör bir intikam duygusu de¤ildi. Hesap sorma bilinci ezilen ve bask› alt›nda iradesi parçalanmak istenen bir halk› Demokratik Halk Devrimi’nde örgütlemekti. Devrimci hesap, namlu ve ateflle soruldu. Her devrimci hareketi ve eylemi, Demokratik Halk Devrimi’ni ve halk savafl› stratejisini örgütlemek için ele ald›. Partinin devrimci savafl› ve kitleleri örgütleme sorumlulu¤unu gerçeklefltirme seviyesine gelmesi için büyük bir çaba ve enerji ortaya koydu. O, söylemlere dedikodulara asla prim vermedi. Burjuva-feodal sisteme ait geri, eski ve köhnemifl olan ne varsa Parti’nin gündeminden söküp ç›karmaya, yerine devrimci savafl, parti ve kitlelerin sorunlar›n› koymaya çal›flt›. Devrimci politikan›n, devrimci savafl›n tart›fl›lma sürecinin yarat›lmas›na büyük katk› sundu. Partide devrimci ayd›nlanma ve olgunlaflma sürecinin yarat›lmas› için devrimci sorgulamay› esas ald›. “DURUM ‹Y‹D‹R, ÇÜNKÜ ÇÖZÜMSÜZLÜ⁄ÜN DE⁄‹L ÇÖZÜMÜN, KARAMSARLI⁄IN DE⁄‹L UMUDUN YOLUNDAYIZ” “Bafl›m›za ne gelir de¤il düflman›n bafl›na ne getiririz” diye düflünen Demirda¤, bu düflünceyi egemen k›l›nmas›, Proletarya Partisi’nin sald›r› ruhunu kuflanmas› ve savafl yönelimine girmesi için çal›flt›. Partinin devrimi gerçeklefltirme seviyesine gelmesi için, kadro ve militanlar›n görev ve sorumluluklar›n› yerine getirmesi, bütünlüklü ve kolektif bir çaban›n örgütlenmesi gerekti¤ini sürekli vurgulad›. Örgütlü militanlar›n üzerine düfleni yapmamas› durumunda ilerleyiflin a¤›r aksak, parça parça sürece¤i, ancak bütünlüklü bir çaba ve eme¤in ortaya konmas›yla, yürüyüfl daha nitelikli hale gelece¤ini savundu ve

bunun gerçekleflmesi için çal›flt›. H›zl› düflünülmesi, h›zl› davran›lmas›; gevflekli¤e, hantall›¤a, gecikmeye, laçkal›¤a yer verilmemesi gerekti¤i yönde uyar›larda bulundu. Devrimci duyarl›l›k, sorumluluk ve ciddiyet göstermede örnek bir komünist gibi davrand›. Her bir direnifl ve karfl› koyuflun, her bir partili durufl ve yürüyüflün propaganda ve ajitasyon çal›flmas›n›n mutlaka yap›lmas› için çal›flt›. Kavgaya ve partiye adanman›n, feda ruhuyla donanman›n prati¤ini her yana yaymaya çal›flt›. Bunun bilince ç›kar›lmas› için büyük bir emek harcad›. Okunan, yaz›lan, organize edilen, planlanmak istenen her ifl ve eylem savafla göre flekillenmenin ve devrimci savafl›n bir parças› olman›n perspektifiyle ele al›nmal›yd›. Devrimci savafl›n neresindeyiz? ‹deolojik sa¤laml›ktan ne anlafl›lmal›d›r? ‹deolojik sa¤laml›¤›n neresindeyiz? Partide ideolojik sa¤laml›¤›n niteli¤i ve düzeyi nedir? Bu sorular onun vazgeçilmez temel sorular›yd›. Devrimci savaflla ideolojik sa¤laml›k aras›ndaki diyalektik ba¤› ve iliflkiyi sorgular, do¤ru yan›tlar aramaya çal›fl›rd›. ‹deolojik sa¤laml›kla devrimci savafl aras›nda vazgeçilmez ba¤› ve iliflkiyi karfl›l›kl› etkiyi sorgulad›¤› gibi yoldafllar›na sorgulat›r, partinin gelifliminde bu iki olgunun incelenmesine önem verirdi. “Daha geri silahlara imkan ve olanaks›zl›klara karfl›n ideolojik ve siyasal olarak haz›rl›kl› olunursa, s›n›f düflmanlar› alt edilebilir” bu düflünce yoldaflta egemendi. Savaflç› parti, düflman› ve devrimci savafl› ili¤ine dek hissetmeden devrimi örgütlemenin baflar›lamayaca¤›n› savunurdu. Devrimci savaflla parti, devrimci savaflla kadro ve e¤itimi, devrimci savaflla kültür ve sanat›n vazgeçilmez de¤iflim, dönüflüm ve etkileflim ba¤›n› sorgulard›. Devrimci savafl›n tayin edici rolünü savafl›n herfleyi de¤ifltirip, dönüfltürece¤i vurgusunu güçlü yapard›. Emperyalist-kapitalist ideolojik sald›r›lar›n›n örgütlendi¤i, her tarafa yay›larak, egemen k›l›nmaya çal›fl›ld›¤›, Türk hakim s›n›flar›n bask›lar›n› art›rd›¤›, devrimci saflarda kendisini tasfiyecilik olarak ortaya koyup, bilinçleri esir almaya, devrim ve parti gerçekli¤ini tart›flt›rmaya bafllad›¤›, tereddüt ve kuflkular›n provoke edildi¤i bir süreçte, HER fiEY DEVR‹M ‹Ç‹N HER fiEY PART‹ ‹Ç‹N fliar›n› savundu. Devrime inançs›zl›¤›n, partiye olan kuflkular›n güvensizlik olarak geliflmeye ve gelifltirilmeye çal›fl›ld›¤› süreçte 2. Ola¤anüstü Konferans› örgütlemede büyük emek harcayarak, devrim ve parti bilincinin yükseklerde tutulmas› için çal›flt›.

Kavratman›n sadece söylemler s›n›r›na hapsedilerek, bir düzey yakalamayaca¤› bilinci Mehmet yoldaflta güçlüydü. Prati¤in de¤ifltirici, kavrat›c›, e¤itici ve elefltirici gücüne inan›rd›. Prati¤in hükmünü yerine getirmek, de¤iflimin-dönüflümün gücünü kavratmak için “olamaz-yap›lamaz”a inanmazd›. Bu kavramlar›n düflman›yd›. Beyinlere vurulmufl “imkans›z-yap›lamaz” zincirlerini parçalarken, göstere göstere kavratmay›, ö¤retmenlik yaparken ö¤rencilik yapmay› asla ihmal etmezdi. SINIRLI B‹R YAfiAMI SINIRSIZ B‹R DAVAYA ADAYAN B‹L‹NÇ Devrimci savafl› ve yasalar›n› ö¤renmek için yo¤un çaba harc›yordu. Kürt ulusal hareketinin gerçeklefltirdi¤i ilk ilçe bask›nlar›n› inceliyor ve Karadeniz’de bunun benzer prati¤inin nas›l verilmesi gerekti¤i yönünde yoldafllar›yla yo¤un bir çaba harc›yordu. Karadenizi “Botan” yapma fikri DEM‹RDA⁄ yoldaflta güçlüydü. Bunun için çok s›n›rl› say›da güç ve silahla Almus bask›n› gerçekleflti. Partinin savafl sürecine girmesinin ve Karadeniz’in her taraf›n› Botanlaflt›rma plan›n›n ilk ve güçlü ad›m› Almus’ta at›ld›. Her tehlikeli ve riskli durumda partiyi ve de¤erlerini koruman›n, bireyi korumaktan önce geldi¤ini her pratik yürüyüflünde tav›r ve davran›fl›nda ortaya koyard›. Bedel ödemeyi göze alma cesaretini gösteremeden fedakarl›ktan, kararl›l›ktan; örgütlenmeden ideolojik sa¤laml›ktan, devrimci savafltan ve partiden bahsetmenin anlams›z oldu¤unu ortaya koyard›. Devrimci adalet anlay›fl›, hesap sorma bilincinin örgütlenmesiyle güçlenir. Bu bilinç devrim bilincidir. Bu bilinci ortaya koymak için zor ve imkans›z denilen koflullara boyun e¤memek gerekir. Zor ve imkans›zl›klar›n arkas›na s›¤›narak, görev ve sorumluluk yerine getirilemez. “Devrimin bilgili, fedakar ve atak kadrolar› olun” fliar›n, fliar›m›zd›r. Teorimize ve stratejimize yaflad›¤›m›z topraklara ve dünyadaki geliflmelere vak›f, diyalektik materyalist yöntemi içsellefltirmifl politik olarak üretken, planl›, disiplinli, hedefli bir çal›flma tarz›n› uygulayan her an ö¤retmen, her an ö¤renci, 24 saat komünist deneyimli, dersler ç›karmay› bilen ç›kard›¤› dersleri uygulayan, kolektivizmi içsellefltirmifl, genifl kitlelerle canl› siyasal ba¤lar› olan savaflç›, fedakar, gözüpek, inisiyatifli, ufku genifl, karmafl›k problemlerin içinden ustaca ç›kabilen, elefltiri-özelefltiride bilimsel, hesaps›z; yaflam›n hiçbir an›nda hiçbir kiflisel ç›kar› rahat ve kolay› gözetmeyen tamamen partiye, devrime, halka ve yoldafllar›na kendini adam›fl kadro yap›s›na sahip olmadan” demokratik devrim zafere varamaz.


21

9 Bu ö¤reti yolumuzu ayd›nlatmaya, bize ›fl›k olmaya devam etmektedir. Mehmet yoldafl, devrimin bilgili ve fedakar kadrolar› olun derken, en baflta kendisi bilgili, fedakar ve atak olmak için çal›flt›. O, devrimin bilgisine ulaflmak için doymak bilmez bir ö¤renci ve partiye önderlik yapmak için genç bir ö¤retmen olmaya çal›flt›. Çal›flkanl›¤›, yarat›c›l›¤›, yüksek kavrama ve yorumlama gücü, iddia ve kararl›l›¤›, gerçe¤i ve ona hükmeden yasalar› arama tutkusu genç bir ö¤retmen olmak için yeterli özelliklerdi. O bu özelliklerle donanmak için yo¤un bir çaba ve emek ortaya koyuyordu.

Devrim flehitlerinin sahiplenilmesi devrimin sahiplenilmesidir. Önder yoldafl›n sahiplenilmesi onun ö¤retisinin savunulmas›d›r ve bu ö¤retiyi prati¤in ateflinde uygulamakt›r. Bugün zorunlulu¤un bilinciyle prati¤in atefline ve bu atefller içinde yükselen bilince ve yönelime ihtiyaç vard›r. Demirda¤ yoldafl›n yaflam›, düflünme tarz›, savafl ve parti tarz›n›n kavranmas›na yaflamsal ihtiyaç var. Tasfiyecili¤in, s›radanl›¤›n a¤›r gölgesi alt›nda suskunlaflan süreçte, devrimci hamlenin güçlü örgütlenip devrimci de¤iflim ve dönüflümün zay›f kald›¤› dönemlerde Demirda¤ gibi düflünmek, Demirda¤ gibi, ça-

PUSULA ÖRGÜTÜ, GÜÇLÜ B‹R S‹LAH HAL‹NE NASIL GET‹REB‹L‹R‹Z? “Proletaryan›n egemenli¤i ele geçirme u¤rundaki savafl›m›nda örgütten baflka hiçbir silah› yoktur.” Lenin. Bu ö¤reti, bugün de yol göstericili¤inden, öneminden bir fley kaybetmedi. ‹flçi s›n›f› ekonomik-demokratik-politik mücadelesinde, sendika, kooperatif, yard›mlaflma ve dayan›flma derne¤i, kültür ve sanat merkezi gibi birden fazla müfrezeye sahip olabilir, ancak bu müfrezeler doru¤a ç›kan bir kitle gücüne bile sahip olsa, Partinin oynad›¤› rolü oynayamaz. Çünkü parti d›fl›nda hiçbir müfreze iktidar› ele geçirme ve iktidar› yönetme güç ve yetene¤ine sahip de¤ildir. Sosyal devrim iddias› tafl›yan her s›n›f hareketi s›n›f savafl›m›n›n de¤iflen her koflulunda, devrim ve partinin temel sorunlar›na kafa yorup, çözüm üretmek zorundad›r. Sendikal alanda, DKÖ’lerde, kültür ve sanat merkezlerinde, çevre örgütlerinde nicel bir kitle gücü örgütlenebilir. Ancak bu güç Proletarya Partisi çat›s› alt›nda saflara çekilmedikçe “kendinde bir güç” olmaktan öteye geçemez ve iktidar› ele geçirmenin güçlü potansiyeli haline gelemez. Çünkü parti d›fl›ndaki, örgütlenmelerin hiçbiri iktidar› ele geçirme ve yönetme ayg›t› de¤ildir. Ne böyle bir misyona sahiptir ne de böyle bir amac› ve hedefi vard›r. Demokratik, mesleki, kültürel örgütlenmeler, nitelik amaç ve hedefleri gere¤i iktidar› ele geçirmeyi hedefleyemez. Do¤as› ve niteli¤i gere¤i esnektir. Hedef ve amaçlar› aç›s›ndan da dar ve s›n›rl›d›r. Parti ve parti sorunlar›n›n çözümü ayn› zamanda devrimci savafl sorunlar›n›n da çözümüdür. Devrimci savafl›n yayg›nlafl›p derinleflerek geliflimi için, devrimin sosyal partisinin varl›¤›, yol göstericili¤i yaflamsal ihtiyaçt›r. Devrimci parti olmadan, proletarya önderli¤inde örgütlenip yürütülmek istenen devrimci savafl, maddi bir güce dönüflemez. Gerici zorba iktidar› tehdit eden, s›k›flt›ran zorlayan ve onu parça parça y›kan bir ayg›t durumuna gelemez. Parti, basit s›radan bir müfreze de¤ildir. Üzerinde yükseldi¤i zemin s›n›fsal ve bilimseldir. Bileflenleri toplumun ve s›n›f›n “en ileri, en bilinçli, en fedakar, en cesur”lar› ile dolu olan bilinçli ve ileri bir müfrezedir. Ekonomik-politik-sosyal yaflama ait temel bilgilerle dolu olan, öncü ve örgütlü bir müfrezedir. Devrim bilgisiyle, s›n›f savafl›m›n›n

geliflim yasalar›, örgüt biliminin ilke ve kurallar› bilgisiyle dolu olan öncülük ve yöneticilik yetene¤ine sahip oland›r. Belirleyici ve tayin edici rol oynayan partinin, temel bileflenleri içinde yer alan s›n›f bilinçli proleterler, birbirinden farkl› s›n›f ve tabakalar›n yürüttü¤ü devrimci hareketleri ortak bir nehirde toparlamak, partiyi devrimi gerçeklefltirecek seviyeye getirmek göreviyle karfl› karfl›yad›r. Demokratik hak ve özgürlük talebi u¤runa yürütülen demokrasi ve özgürlük hareketini, baflta topraks›z-yoksul ve orta halli köylülerin toprak köleli¤ine karfl› toprak ve ekmek mücadelesini, ezilen ba¤›ml› Kürt ulusunun eflitlik ve özgürlük mücadelesini, iflçi s›n›f›n›n burjuvaziye karfl› demokrasi ve devrim mücadelesini ortak bir devrimci potada örgütlemek birlefltirmek görevi partinindir. Bunun için politik ve örgütsel deneyimlere sahip, hedefe giden yolda bütün engelleri aflabilecek, her türlü tehlikeyi göze alabilecek bir parti yaratma görevi temel bir görevdir. Partiyi, devrimi gerçeklefltirme seviyesine getirmek demek, çeflitli milliyetlerden emekçi halk› örgütleme bilimiyle parti etraf›nda toparlamaya ve örgütlemeye bafllamak ve belli ad›mlar atmak demektir. ‹lk ad›m ve bunu takip eden süre¤en ad›mlar atmak, kesintiye u¤ramadan giderek ivmesi ve niteli¤i yükselen ad›mlar atmak, yap›lmas› gereken budur. “Tafl› delen suyun gücü süreklili¤indedir” esprisiyle hareket etmek, gerekir. Devrimci savafl›, partiyi ve kitleleri örgütlemek için ideolojik kar›fl›kl›¤›n ortadan kald›r›lmas› kadar, örgütsel kar›fl›kl›¤›n da ortadan kald›r›lmas› flartt›r. ‹deolojik birlik tek bafl›na yeterli de¤ildir. ‹deolojik birlik üzerinde yükselen örgütsel birlik kitleleri örgütleme, e¤itme, savaflt›rma gücüne vararak, maddi güce dönüflür. Maddi güçten bahsedilir. Nedir maddi güç? ‹deolojiyi, düflünceyi, maddi gücü dönüfltüren toplumsal ve s›n›fsal zemin nedir? Bu sorulara do¤ru ve bilimsel yan›t verildi¤i oranda sorunlar ortadan kalkar, yerine çözüm bekleyen yeni çeliflki ve farkl› sorunlar ortaya ç›kar. Einstein’›n (atom teorisi) izafiyet teorisi e=mc2 önce bir düflünce, gerçekleflmeyi bekleyen bir tez idi. Bu tez, bu düflünce in-

19 Kasım-2 Aralık 2004

l›flmak, yaflamak ve savaflmak asloland›r. “Durum iyidir, çünkü çözümsüzlü¤ün de¤il, çözümün sa¤›lman›n de¤il, birleflmenin, karamsarl›¤›n de¤il, umudun yolunday›z” deyip en zor koflullarda bile umudu devrimci savafl topra¤›nda, Karadeniz’de büyütmesini bilendi. Mehmet yoldafl, partinin a¤›r sürecinde Partiyi Demirda¤laflt›rmaya çal›flt›. Onun yaflam› bütünlüklü incelendi¤inde görülecektir ki devrimin, partinin ve halk›n da¤ gibi görev ve sorumlulu¤unu Demirda¤ca yerine getirme coflkusu yüksek çabas› ve heyecan› görülür. Demirda¤ sadece partinin de¤il genç

parti adaylar›n›n, genç komsomolun da önderiydi. Düflünceleri, savafl›m› ve yaflam› örnek olmaya devam edecektir. Onun yaflam›, partinin sürecini ve yönelimini, görev ve sorumluluklar› kavramak için ö¤retici ve e¤iticidir. Ona bakmak bugünü örgütlemek, gelece¤i kazanmakt›r. Ona bakmak devrimci savafl› partiyi ve kitleleri örgütlemektir. Ona bakmak partiyi demokratik halk devrimini örgütleme seviyesine getirmektir. Kabullenilmifl bir öncüyü yaratma mücadelesini vermektir. Ona do¤ru ve bilinçli bakmay› ö¤renelim. Süreç Demirda¤laflma sürecidir. An›s› önünde sayg›yla e¤iliyoruz.

sanl›¤›n y›k›m› ve imhas› pahas›na bir enerjiye ve güce dönüfltü. Ortaya at›ld›¤›nda bu tezin s›n›rs›z bir enerji gücüne dönüflece¤ine inanlar›n say›s› s›n›rl›yd›. Ancak, k›sa süre içinde prati¤e uygulanan bu tez, insanl›¤› y›kt›¤› gibi bilimsel olmayan ön yarg›lar› da y›kt›. Marks’›n parlak dehas› sonucu art›-de¤er yasas›, proleter devrimi ve proletarya diktatörlü¤ü tezlerinin, bilimsel ö¤retisinin sentezlendi¤i komünist manifestonun, bir gün yüz milyonlar› aflan örgütlü maddi bir güce dönüflece¤ine, sömürülen ve ezilenlerin elinde güçlü bir silaha dönüflece¤ine inanlar›n say›s› s›n›rl›yd›. Ancak, hiçbir gerici ve ütopist ön yarg›, hiçbir gerici zorba iktidar, mülksüzlefltirenlerin mülksüzlefltirilece¤inin gerçekleflmesine engel olamad›. ‹deolojinin milyonlarca “Bald›r› ç›plak” taraf›ndan maddi güce dönüflmesini sa¤layan mekanizma ve ayg›t, MLM bilimiyle donanan proletarya partisidir. Parti olmadan ideolojinin maddi güce dönüflmesi gerçekleflemez. T›pk› izafiyet teorisinde, ateflleyicinin kütleyi enerjiye dönüfltürmesi gibi. Ateflleyici olmadan madde enerjiye dönüflmez. Berrak ve bilimsel bir dünya görüflü, yasalar› ve kurallar›yla iflleyen bir ayg›t, yani parti. Parti ilk ateflleyen ve maddi güce dönüfltüren yüksek enerji kayna¤›d›r. Temelinde yanl›fll›k olan ideoloji, iflleyiflinde kar›fl›kl›k olan örgütsel bir ayg›t, yüksek düzeyde bir enerjiye yani maddi bir güce dönüflemez. Bu ö¤reti ›fl›¤›nda, Kaypakkaya’n›n ortaya koydu¤u berrak bilimsel tezlerin maddi güce dönüflmesi için yasa ve kurallar›yla, do¤ru ve süre¤en tarzda iflleyen bir ayg›t yaratmak, var olan› ifllerli ve süre¤en hale sokmak, aksayan yanlar›n› düzeltmek, düflünme, çal›flma ve savafl tarz›nda niteli¤i yükseltmek, vazgeçilmez temel görevdir. Bütün çaba ve emek; niteli¤i yükseltmek, iflleyen bir mekanizma yaratmakt›r. Parti inflas›nda derinleflmek, kitleleri ve devrimci savafl› örgütleme çal›flmas›nda yo¤unlaflmak görevi, devrimin bafl›ndan sonuna kadar süren temel stratejik bir görevdir. Bu görevin baflar›lmas› için Proletarya Partisi’nin irade ve eylem birli¤inin güçlenmesi, saflardaki birlik ve beraberli¤in güçlenmesi, faaliyetçiler aras›ndaki karfl›l›kl› güvenin pekiflmesi ve gerçek bir ekip çal›flmas›n›n yarat›lmas› gerekir. Görev çok yönlü ve zordur, ancak baflar›lamaz de¤ildir. Sosyal devrim partisinde ideolojik ve örgütsel birlik yarat›lamadan her türden küçük burjuva düflünce ve hareket tarz›na son verilmeden ifller yürümez. Merkezileflmifl

bir parti yarat›lmadan ve bu merkezin yol göstericili¤inde ve denetiminde yerel örgütlerin düflünme, çal›flma ve mücadele tarzlar›n›n devrimcileflmesi, devrimci savafl ve devrimci yaflam al›flkanl›klar›n›n kazan›lmas› gerçekleflmeden gerilikler afl›lmaz ve sorunlar ortadan kalkmaz. Komitelerde ortak çal›flma bilinci ve moral birli¤i güçlendirilmelidir. Ortak çal›flman›n zay›flamas›, amatör çal›flma yöntemlerinin geliflmesi, s›k› disiplin yoklu¤u, örgütsel da¤›n›kl›¤a yol açar. Örgütsel da¤›n›kl›k ve kar›fl›kl›k, ortak irade ve eylem birli¤ini zedeler ve devrim yürüyüflünü zay›flat›r. Partinin devrimi gerçeklefltirecek düzeye gelmesi, herkesin partinin merkezi yönetiminde ve disiplini alt›nda hareket etmesi demektir. Partiye s›k› s›k›ya ba¤lanmak demektir. Partinin bütünü irade birli¤iyle, hareket birli¤iyle, disiplin birli¤iyle kaynaflm›fl, tek ve ortak bir müfrezede birleflti¤i zaman ancak parti iflçi s›n›f›n›n savafl›m›n› fiilen yönetebilir. Tek bir hedefe do¤ru götürebilir. Savaflç› partide düzenli, s›k› disiplin olmadan önder rolünü oynayamaz. S›k› disiplin parti kararlar›n›n bilinçli ve yarat›c› tarzda yerine getirilmesiyle gerçekleflir. Parti kararlar›n› yerine getirmeme “hakk›” anarflik bir hakt›r. Buna müsaade edilemez. Parti içinde bu anarflik hak, özerkli¤i gelifltirir ve küçük burjuva ayr›cal›¤›, gevflekli¤i bafl›bozuklu¤u yarat›r, bu durum partinin örgütsel maddi birli¤ini zedeler, örgütsel kar›fl›kl›k yarat›r. Örgütsel da¤›n›kl›k, kar›fl›kl›k ve amatör çal›flma tarz›, küçük burjuvazinin ideolojisinden beslenen oportünizmdir, Menflevizmdir. Menflevizm ise kendili¤indencilik ve ilkesizliktir. Devrimci savafl› ve kitleleri örgütleme iddias› tafl›yan parti kendili¤inden geliflim sürecine b›rak›lamaz. Amatör çal›flmaya müsaade etmez. Çünkü, amatör çal›flma; olgulara ve geliflmelere genel-kaba yüzeysel yaklaflan ve uzaktan bir göz atmayla flekillenen küçük burjuva düflüncenin, prati¤e yans›mas›d›r. Bu durum, proletarya partisinin proleter karakteriyle Bolflevik niteli¤iyle ba¤daflmaz. “Görevler bir kez do¤ru saptand›¤›nda, bu görevleri yerine getirme giriflimlerini tekrarlamak için enerji oldu¤unda geçici baflar›s›zl›klar yaln›zca küçük talihsizlikler olabilirdi. Devrimci deneyim ve örgütsel beceri kazan›labilecek fleylerdir. Yeter ki gerekli nitelikleri kazanma iste¤i olsun. Yanl›fllar kabul edilsin yeter ki hatalar kabul edilsin; onlar›n giderilmesi yolunda yolun yar›s›n›n afl›lmas› demektir.” Lenin


22

19 Kasım-2 Aralık 2004

9

12 y›l aradan sonra bir kez daha

Gonzalo ezilen halklara kurtuluflun yolunu gösterdi:

Yaflas›n Marksizm-Leninizm-Maoizm!

Peru Komünist Partisi’nin ve Peru devriminin lideri Abimael Guzman (Baflkan Gonzalo) 12 Eylül 1992’de yakaland›¤› ve 14 Eylül’de bir kafesin içinden halk›na seslendi¤i günden bu yana ilk kez ulusal ve ulus-

lararas› bas›n›n karfl›s›nda devrim sloganlar›n› hayk›rd›. Peru’da faflist Fujimori yönetiminin “anti-terör” yasas›n›n kald›r›lmas›ndan sonra sözde “sivil, ba¤›ms›z ve adil” bir yarg›laman›n gündeme gelmesiyle 5 Kas›m günü Baflkan Gonzalo ve ço¤u PKP’nin lider kadrolar› olan 17 kiflinin “yarg›lanmas›na” bafllan›ld›. 69 yafl›ndaki Baflkan Gonzalo mahkeme salonuna girdikten ve yoldafllar›yla kucaklaflt›ktan sonra aya¤a kalkarak devrim mesajlar›n› tüm dünyaya iletti. Yumru¤unu kald›rarak di¤er yoldafllar›yla birlikte att›¤› “fian olsun Marksizm-LeninizmMaoizm’e”, “Yaflas›n halk kahramanlar›”, “Yaflas›n Peru halk›”, “Yaflas›n Peru Komünist Partisi” sloganlar›yla Gonzalo, 12 y›l önce kafesin içinden faflist Peru devletini yarg›lad›¤› ve halk savafl›n›n sürece¤ini ilan etti-

Politeknik direnifli 31. y›ldönümünde Bütün dünya halklar› için, kimi tarihi anlar vard›r ki üzerinden yüzy›llar da geçse unutulmazlar. Bu anlar sadece tarihsel anlamda takvimsel bir dönüflümü de¤il, ayn› zamanda toplumsal zihinlerdeki de¤ifliminde bir ifadesidir. Gerçekleflen de¤iflim sadece kendi zaman dilimine de¤il, gelecek yüzy›llara da damgas›n› vurur. Ve bütün bu zaman diliminde yaflanacaklara da etki eder. Marks’›n kurtulufl ideolojisinin ezilenlerle buluflmas›, Lenin’in 17 Ekim Devrimi, Çin’deki Kültür Devrimi verilebilecek örneklerden sadece birkaç›d›r. Bugün bile bu tarihi evrimler ard›llar› için bir umut ve güç kayna¤› olurken, karfl›tlar› içinde k›yametin alametleri olarak görülmektedir. Evrensel anlamdaki bu dönemeçlerin yan›nda, uluslar›nda tek tek kendileri için unutulmayan süreçler mevcuttur. Bu ulusal anekdotlardan biride 17 Kas›m 1974’dir. Bu tarih bilmeyenler için belki pek bir fley ifade etmeyebilir. Fakat Yunan halk› için de¤eri paha biçilmezdir. 17 Kas›m 74 Büyük Politeknik Direnifli’nin tarihsel ifadesidir. Yunanistan tarihinde en son iflbafl›na gelen cuntan›n, bafl›n› Politeknik Üniversitesi ö¤rencilerinin çekti¤i, “‹fl-ekmek-özgürlük” slogan›yla bafllayan direniflin zafere ulaflt›¤› tarihtir. Tabii bu direnifl sadece üniversite gençli¤iyle sinirli kalmad›. Ülkenin her taraf›na yay›l›p iflçi, köylü, esnaf ve daha birçok toplum katman›ndan destek alarak büyüdü. Politeknik direnifli olarak isimlendirilmesinin sebebi ise; cuntaya karfl› direniflin bafllang›ç noktas› ve motor gücünü oluflturan Politeknik Üniversitesi’nden bafllam›fl olmas›d›r. Gençli¤in isyanc› özelli¤inin ve dinamizminin s›n›f›n gücüyle bütünleflmesi sonucu, özgür ve demokratik bir ülkenin kap›lar› da gelece¤e aç›lm›fl oldu. Direnifl her ne kadar özgür ve demokratik bir ülkenin kap›lar›n› gelece¤e arala-

m›fl da olsa, devam› pekte öyle olmad›. Hem ülke komünistlerinin bafl›nda bulunan yetersiz önderlikler hem de reformistlerin katk›s›yla gerçekleflmesi olas› bir halk iktidar› kurulamam›flt›r. Gençli¤in ve halk›n muazzam direnifliyle kazan›lan zaferi kendi elleriyle Papandereu’ya verilmesi tarihin ac› bir tekrar› olmufltur yunan halk› için. Bugün y›l 2004 ve Politeknik Direniflinin 31. Y›ldönümü. Bugünde ülkenin pek çok üniversitesinde, iki gün önceden bafllayacak kutlamalar›n haz›rl›klar› yap›lmakta. Bugünde 31 y›l önce oldu¤u gibi Politeknik Direnifli’ni yaflatman›n motor gücünü gençlik oluflturmakta. Bu y›lki kutlamalar›n merkez noktas›n› son y›llarda direnifle donuk bafllat›lan sald›r›lar oluflturacakt›r. Baflta iflbirlikçi sol olmak üzere revizyonisti, sa¤c›s› ve medyas› bu hücum k›tas›n›n süvarili¤ini yapmaktalar. Amaçlar› ise direnifl gelene¤ini halk›n haf›zalar›ndan silmektir. Bu çerçevede de¤erlendirildi¤inde direnifle sahip ç›kmak sadece bugüne de¤il, tarihin ›fl›¤›nda gelece¤e de sahip ç›kmakt›r. Politeknik direnifli Yunan halk› için ne derece önemliyse bizim için de o kadar önemlidir. Yunan gençli¤inin direnifl mevzisini sahiplenme çabas›na bizde ortak ilmek zorunday›z. Bu enternasyonal anlamdaki boyun borcumuzdur. Son söz olarak söyleyece¤imiz ise; halk›yla bütünleflmifl gençli¤in, dun oldu¤u gibi bugün de, yar›nda umut olmaya devam etti¤idir. Her fleye ra¤men bu umut Yunanistan’da da yasamaya devam etmektedir. Politeknik yafl›yor ve kazanacak! *YASASIN POL‹TEKN‹K D‹REN‹S‹ *YASASIN ENTERNASYONAL DAYANISMA YUNAN‹STAN’DAN B‹R PART‹ZAN OKURU

¤i konuflmadan sonra ikinci kez MarksizmLeninizm-Maoizm biliminin galip gelece¤ini hayk›rm›fl oldu. Peru devleti yarg›laman›n halka ve bas›na aç›k yap›laca¤›n› duyurmufl olmas›na karfl›n halk›n içeri girmesi engellenirken, bas›n›n ise ses geçirmez bir cam bölmenin arkas›ndan görüntü almas›na izin verildi. Ancak Gonzalo ve yoldafllar›n›n sloganlar›n›n ard›ndan yine bas›n da tamamen d›flar› ç›kar›ld› ve yarg›lama kapal› olarak sürdürüldü. ‹lk duruflma bu flekilde sona ererken ikinci duruflma ise bir hafta sonra 12 Kas›m günü gerçeklefltirildi. Yine bas›na kapal› olarak görülen davada Gonzalo ve arkadafllar›n›n savunma yapmas› beklenirken yarg›ç heyetinden bir üyenin davadan çekilmesi nedeniyle duruflma ertelendi. Yarg›ç Carlos Manrique daha önce gerillalar›n yarg›land›¤› davalarda avukat olarak yer ald›¤› için “tarafs›zl›¤›n›n” tart›flma konusu

olabilece¤ini ifade ederek davadan çekildi. Manrique gibi geçmiflte PKP gerillalar›n› savunan yarg›ç heyeti baflkan› Dante Terrel ise savc›l›¤›n tüm itirazlar›na ra¤men davadan çekilmeyece¤ini söyledi¤i iddia edildi. Duruflma yeni bir yarg›c›n atanmas›n›n ard›ndan ertelendi. Gonzalo’nun avukat› Manuel Fajardo da Gonzalo’nun savunma haklar›n›n ihlal edildi¤ini ve kendisiyle görüfltürülmedi¤ini söyleyerek davadan çekildi¤ini aç›klad›. Peru devleti Gonzalo’nun devrim mesajlar›ndan ne kadar korktu¤unu mahkemeyi bas›na kapatarak “adil yarg›lama” komedisine bir perde daha eklemifl oldu. Peru Halk Hareketi de yapt›¤› aç›klama ile bu yarg›laman›n bir komedi oldu¤unu söyleyerek, Baflkan Gonzalo’nun düflüncelerini aç›klayabilece¤i tüm yerel ve uluslararas› bas›n›n bulundu¤u halka aç›k bir toplant›n›n düzenlenmesi ›srar›n› yineledi.

Yoldafl Gaurav’›n hapishaneden ça¤r›s› Partimiz NKP(M) taraf›ndan 13 fiubat 1996’da bafllat›lan Nepal Halk Savafl› flimdi stratejik sald›r›n›n kritik bir aflamas›na ulaflm›flt›r. Ülkenin ço¤unlu¤u kurtar›lm›flt›r ve yeni halk hükümetinin kontrolü alt›ndad›r. Meydan savafl› son zafer için flehirlerde sürmektedir. Bu sadece partinin do¤ru çizgisi ve kitlelerin aktif kat›l›m›yla mümkün olmufltur. Devrimi anlamayan mutlak ve despot Nepal monarflisi kukla d›fliflleri bakan›n› elinde fincanla para, silah ve her türlü askeri “yard›m” için göndererek büyük güçlerden dilenmektedir. Partimiz her zaman kan dökülmesini durdurmak için bar›flç›l görüflmeler yolunu gelifltirmeye çal›flmaktad›r. Fakat Nepal halk›n›n deste¤ini ve güvenini tamamen kaybeden rejim her zaman oldu¤u gibi hakim ekonomik, sosyal ve politik sorunlar›n askeri çözümünden yanad›r ve imha savafl›n› sürdürmeyi istemektedir. Bu nedenle bar›flç›l çözümleri ortaya ç›karacak gerçek öneriler, rejim taraf›ndan hiçe say›lmaktad›r. Say›s›z olayla kesindir ki, mevcut mutlak, despot ve katliamc› Nepal monarflisi zaman› geriye döndürmeye ve böylece ülkeyi geriye götürmeye çal›flmaktad›r. Tüm bu gerçekleri çok iyi bilmesine ra¤men büyük güçler sallant›daki rejime afl›r› miktarlarda her türlü askeri “yard›m›” sa¤layarak ortal›¤› kar›flt›rmaya çal›fl›yorlar. Yani bu d›fl “yard›mlarla” etkilenen ve desteklenen nefret dolu Nepal rejimi, tüm bar›flç›l yollar› bofla ç›karmakta ve imha savafl› için haz›rlanmaktad›r. Büyük güçler taraf›ndan sa¤lanan bu askeri “yard›m” kesinlikle jenoside h›z vererek binlerce Nepalli ezilen kitlenin öldürülmesi içindir. Bu nedenle, dünya halklar›n›n öldürücü askeri “yard›ma” HAYIR seslerini yükseltmelerinin tam zaman›d›r; dünya halklar› bu adaletsizli¤e karfl› durmal›d›r.

Nepal’deki “Halk›n Devrimini” modern silahlar›n ve askeri gücün keyfi kullan›m›yla bast›rabilecekleri rüyas›n› görenler iki kez düflünmeli ve geçmifle bakmal›d›r. Bu halk, silahlar›n kazanamayaca¤› bir halkt›r. Nepal Devriminin zaferi flu gerçeklerle garanti alt›ndad›r: 1) Bu ne kendili¤inden bir baflkald›r› ne de bir çeflit terörizmdir; çok iyi bilinmektedir ki bu, MLM ve Prachanda Yolu bilimsel ideolojisinin rehberlik etti¤i NKP(M)’nin önderlik etti¤i halk devrimidir ve belli plan ve programlar dahilinde yürütülmektedir. 2) Bu, milyonlarca Nepal halk›n›n aktif olarak kat›ld›¤› bir halk devrimidir. 3) Bu, yüksek bir bilince ve savafl deneyimine sahip Halk Kurtulufl Ordusu taraf›ndan korunan bir devrimdir. 4) Dünya çap›nda genifl bir deste¤e sahiptir. Dünya halklar›n›n, baflar›ld›¤›nda dünyada büyük bir olay olacak olan, 21. yüzy›l›n ilk baflar›l› devrimi olacak olan Nepal devrimi ile dayan›flmas›n› ifade etmesinin tam zaman›d›r. Bu amaçla dünya halklar›n›n birlik ve dayan›flmas›n› kurmak en önemli görevdir. Dünyadaki tüm devrimci güçlerden, adalet sevenlerden ve savaflan halklar›ndan devam eden tarihi Nepal halk devrimine, onun flanl› zaferinde muazzam bir katk› yapabilecek olan yard›m ve desteklerini ortaya ç›karmalar› için kutsal bir ça¤r› ve ricada bulunuyorum. Bizlerin yakalanmas› ve tutuklanmas› bir kay›p olarak düflünülebilir, ancak dünya ve Nepal devrimi için bir geri çekilme de¤ildir. Her devrim bu tür olaylara neden olur. Devrim kazanacak. Halk yenilmez. Gelecek ayd›nl›kt›r! Yürekten selamlar›mla Chandra Prakash Gajurel-NKP(M) Siyasi Büro üyesi


23

9

Fildifli Sahili’nde gerginlik sürüyor

Fildifli Sahili hükümeti ve Fransa aras›nda 9 Frans›z askerinin öldürülmesinin ard›ndan bafllayan gerginlik sürüyor. Fildifli Sahili Meclis Baflkan› Kulibali, yaklafl›k 30 Fildifli vatandafl›n›n Frans›z askerlerince öldürüldü¤ünü söyledi. Çat›flmalarda 100’den fazla kiflinin de yaraland›¤›n› söyleyen Kulibali, Fransa’y› isyanc›lara silah sa¤lamak ve ülkelerini iflgal etmekle suçlad›. Fildifli Sahili’nin siyasi baflkenti Yamussukro ve ticari baflkenti Abidjan’da binlerce kiflinin sokaklara dö-

külerek Frans›z hedeflerini ya¤malad›¤› ve atefle verdi¤i bildiriliyor. Öfkeli kalabal›¤›n, ellerinde b›çaklarla ev ev arama yapt›¤› ve Frans›z vatandafllar›n› öldürmekle tehdit etti¤i belirtiliyor. Bölgeye 400 asker daha gönderen Fransa, Fildifli’ne silah ambargosu uygulanmas›n› öngören bir karar tasar›s› haz›rlayarak, Birleflmifl Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’ne sundu. Fildifli Sahili savafl uçaklar›n›n dün düzenledi¤i bombard›manda, 9 Frans›z aske-

Evrensel Bak›fl SON SEÇ‹MLERLE ABD DAHA DA SALDIRGANLAfiACAKTIR 11 Eylül tarihi, emperyalizmin sald›r›lar›nda yo¤unlaflma, uluslararas› alanda baz› konularda ortak hareket etme karar› ald›¤› bir evre oldu¤u için oldukça önemlidir. Unutmamak gerekir ki bu tarihten sonraki bütün sald›r›lar emperyalizmin Yeni Dünya Düzeni politikalar›n›n askeri yans›mas›d›r. Yine unutmamak gerekir ki Amerika’da önceki seçimlerde Bush’un binbir hile ile iktidara tafl›nmas› da tamam›yla bilinçli bir tercihtir. Afganistan ve Irak örneklerinde görüldü¤ü gibi savafl hükümetine ihtiyaç duyulmufltu. Öncülük etme misyonu biçilen Bush, 11 Eylül öncesi ve sonras› yapt›¤› aç›klamalarla içte flovenist bir dalgalanma yarat›p; d›flta da, emperyalist katliamlar›n› meflrulaflt›rma yoluna gitti. Di¤er yandan tüm dünyaya meydan okuyarak; “ya benimlesiniz ya da düflman›z” deme cüretini gösterdi ve savafl naralar› atmaya bafllad›. Bu temel üzerinde uzlafl›lan ‘Teröre Karfl› Mücadele Yasas›’ dünya halklar›na ve onlar›n örgütlü oldu¤u öncü güçlerine karfl› ilan edilmifl savafl›n ad›d›r. Ve son seçimlerde ABD’de Bush tekrar seçildi. Ama hemen belirtmek gerekir ki oy vermeyenlerin ve di¤er adaya oy verenlerin toplam›yla birlikte ele al›nd›¤›nda, Bush’un ald›¤› oy oran› az›nl›¤› oluflturmaktad›r. EMPERYAL‹ST S‹STEM‹N SALDIRGANLAfiMASI Emperyalizmin mayas›ndaki bu gerçek bugün de bütün emperyalist merkezlerde kendini yak›c› bir flekilde ifade etmektedir. Amerika’da yap›lan son seçimlerle, Amerikan tekelci burjuvazisinin en ba¤naz ve en sald›rgan kesiminin temsilcisi olan Bush tekrar iflbafl›na gelmifltir. fiu bir gerçek ki ABD emperyalizmi geçmifl dönemde

yar›m kalan sald›r›lar›n› devam ettirmek isteyecektir. Dünya çap›ndaki hegemonyas›n› kendi liderli¤inde devam ettirmek ve pekifltirmek dürtüsü Amerikan emperyalizmini daha sald›rgan k›lacakt›r. Çünkü Bush zaten silah sanayii, petrol devleri, milliyetçi-flahinler kanad›n›n lideri olarak koltu¤a oturuyor. Bush’un geçmifl döneminde Amerikan burjuvazisinin izledi¤i sald›rganl›k, salt d›fl hatlardaki politikalarla s›n›rl› kalmam›flt›r. ‹çte de sald›r›lar artm›fl, bask›lar üst boyutlara t›rmanm›fl, baflta Arap kökenliler olmak üzere Amerikal› vatandafllar daha fazla hedef olarak al›nm›flt›r. Amerikan flovenizmi iyice gelifltirilmifltir. Öyle ki, son seçimlerde Bush’un ald›¤› oylar›n ezici ço¤unlu¤unu burjuvazinin en fazla etkiledi¤i k›rsal kökenli, dindar ve gelir bak›m›ndan durumu –iflçi s›n›f› ve flehirlerdeki emekçilere k›yasla- daha iyi olan katmanlar oluflturuyor. Tekelci burjuvaziden ve Bush’tan en fazla etkilenen kesimi bunlar oluflturuyor. Ayr›ca hiç oy vermeyenlerin say›s› 80 milyondur. % 40’› oluflturan oy vermeyenlerin nüfus ve oran› Bush’a verilen 60 milyon oydan ve oy oran›ndan fazlad›r. Bush’un ald›¤› oy miktar›, toplam oylar›n üçte birini oluflturmaktad›r. Ama burjuvazinin seçim sistemindeki çeliflki ve dengesizlik, tekelci burjuvazinin flu anki en gerici, en terörist, en flovenist kesiminin temsilcisinin iflbafl›na getirilmesine engel teflkil etmemifltir. Seçim sonuçlar›, ABD toplumundaki co¤rafi, s›n›fsal ve kültürel bölünmüfllükleri ortaya sermesi aç›s›ndan da önemlidir. Bu seçim sonuçlar› korku, elindekini kaybetme telafl›, di¤er uluslara olan düflmanl›k ve ›rkç›l›k, milliyetçilik temelinde bir platforma

19 Kasım-2 Aralık 2004

ri ölmüfl, bunun üzerine Fransa ordusu 2 Fildifli Sahili bombard›man uça¤›n› ve 5 helikopteri imha etmiflti. Frans›z askerlerinin, Devlet Baflkan› Laurent Gbagbo lehine gösteri düzenleyen kalabal›¤›n üzerine atefl açt›¤› olayda ise, en az 10 kiflinin öldü¤ü belirtildi. Görgü tan›klar›na göre çat›flma, Frans›z güçlerinin, Frans›z vatandafllar›n› ülkeden ç›karmak için bir merkeze dönüfltürdü¤ü otelin yak›nlar›nda yafland›. Hükümet yanl›s› göstericilerin, devlet baflkan› Laurent Gbagbo’nun, sözkonusu otelin yan›ndaki evinin önünde topland›¤› belirtildi. Hastane kaynaklar›, Frans›z askerlerinin, göstericilere atefl açmas› sonucu, en az 10 kiflinin öldü¤ünü, 200’den fazla kiflinin de yaraland›¤›n› bildirdi. Frans›z ordusu, olay›n araflt›r›ld›¤›n› belirtmekle yetindi. Frans›z güçleriyle yönetim aras›ndaki gerginlik, Fildifli Sahili savafl uçaklar›n›n, bir Frans›z üssünü bombalamas› ve 9 askerin ölmesiyle bafllam›flt›. Frans›zlar bu sald›r›ya, bombard›mana kat›lan uçak ve helikopterleri yok ederek yan›t vermiflti. Eski bir Frans›z sömürgesi olan Fildifli Sahili’nde 4 bin asker bar›nd›ran bir Frans›z üssü bulunuyor. gidifl fleklinde de yorumlanabilir. ABD’liler “Büyük ulusumuzu savunmak için ölüm ve fliddeti dünyan›n dört bir köflesine yayaca¤›z” diyen Bush yönetimini “demokratik oylar›” ile onaylad›, Bush’un sald›rgan politikalar›n› ödüllendirdi. ABD’de Newyork Times yazarlar›n›n bile dikkat çekti¤i Bush’un sosyal devleti tasfiye giriflimleri, “ötekine” hofl görüyü ortadan kald›rmay› hedefleyen politikalar› bir anlamda meflrulaflt›, çünkü “halk›n deste¤ini” ald›. Burada emperyalistleri ödüllendiren halk›n, seçmenin nas›l bir kimli¤i, bir ruh halini simgeledi¤i önemli bir sorudur. Seçimler öncesinde yap›lan tüm aç›klamalrda özellikle ABD vatandafllar›n›n 11 Eylül paranoyas›ndan, korkular›ndan söz ediliyordu. Bu, iflin önemli bir boyutudur. Di¤er önemli bir nokta da insan› insan olma halinden uzaklaflt›ran kendini di¤er uluslardan üstün görme ruh hali ile aç›klanabilir. Bir de ABD medyas›n›n uygulad›¤› ciddi sansürün boyutlar› önemlidir. Irak’a sald›r› s›ras›nda “embeded” denilen iflgal ordusuna yamanm›fl muhabirler ile çat›flmalar›n gerçek yüzü bile halktan gizlenmek istenmifltir. Ayr›ca, emperyalizmin bütün müdahalelerine ra¤men afl›lamayan ve her geçen gün daha derinleflerek devam eden krizi; pazarlar üzerindeki dengeleri de etkiler hale gelmifltir. Bu durum pazarlara hükmetme ve elde tutma temelindeki mücadeleleri de gerektirecektir. ABD’nin Afganistan ile bafllayan ve Irak’la devam eden savafl politikalar› pazarlar›n yeniden bölüflümünün gündeme getirilmesidir. Çürüyen emperyalizmin, varl›k koflulu elindeki pazarlard›r, pazar›n› kaybeden iktidar›n› da kaybetmifl demektir. Pazarlar›n› kaybetmenin telafl›yla harekete geçen emperyalizm, bütün bloklar› ile giderek derinleflen çeliflkiler içerisine girmektedir. ABD, Avrupa ve dünyadaki di¤er emperyalist devletlerin bir taraftan böylesi bir rekabeti ve çeliflkileri derinlefltirirken, di¤er taraftan demokratik ve sosyal haklar› gaspederek daha keskin önlemler almaktad›r. ABD dünya çap›ndaki egemenli¤ini daha

NEPAL’DE MAO‹ST EYLEMLER NKP(M)’nin stratejik sald›r›ya geçti¤i aç›klamas›ndan bu yana flehirlerdeki devlet güçlerine yönelik sald›r›larda da art›fl yafland›. 1 Kas›m günü yüzlerce gerilladan oluflan bir birlik, Mugu Bölgesi’nin Baflkenti Gamgadi’ye girerek devlete ait binalar› atefle verdi. Katmandu’dan 600 km. uzaktaki kent da¤larla çevrili, yol ve iletiflim ba¤lant›s›n›n çok az oldu¤u bir kent. Mugu bölgesi ise genel olarak Maoistlerin ciddi oranda kontrolünde olan bir bölge. 4 Kas›m günü ise Baflkent Katmandu’da Maoist gerillalara yönelik operasyonlar›n durdurulmas›n› isteyen yüzlerce Nepalli bir gösteri düzenledi. Göstericiler ayr›ca Nepal’de hüküm süren “Anti-terör Yasas›’n›n” kald›r›lmas›n› da istedi. Eylemde bu yasan›n kay›plar› ve iflkenceleri art›rd›¤› ifade edildi. Eylemin ard›ndan Nepal polisi insan haklar› savunucusu 26 kifliyi gözalt›na alarak tutuklad›.

sa¤lamlaflt›rmak isterken, ABD’yle ittifak› savunanlar›n d›fl›ndaki Almanya ve Fransa’n›n bafl›n› çekti¤i emperyalistler ve Çin, Rusya gibi di¤er emperyalistler de bu pazar kavgas›nda aktif olarak yer almak istemektedir. ‹çinden ç›kamad›klar› krizlerine karfl› a¤ababalar›n›n kendilerine sunmufl oldu¤u reçete de budur. Yani bir taraftan sömürdükleri ülkelerin mazlum halklar›na, di¤er taraftan da kendi ülkelerinin iflçi s›n›f›na bask› ve sömürülerini giderek artan tonda uyguluyorlar. 11 Eylül’le birlikte girilen bu süreç hem emperyalistler aras› çeliflkiyi daha da art›rm›fl, hem de tekelci burjuvazi ile ezilen halklar ve kendi iflçi s›n›flar›yla olan çeliflkilerini daha da derinlefltirmifltir. Tekelci burjuvazi taraf›ndan Bush yönetiminin tekrar ifl bafl›na getirilmesi önümüzdeki dönemde, ABD emperyalizminin hem d›fl sald›r›lar›n›n, hem de iç sald›r›lar›n›n daha da keskin boyutlar alaca¤› anlam›na gelmektedir. Avrupa’n›n ve Çin, Rusya, Japonya gibi di¤er emperyalist ülkelerde de s›n›f mücadelesi geliflecektir. Artan iflsizlik, gaspedilen sosyal haklar, artan sömürü, giderek derinleflen krizin beraberinde getirdi¤i siyasi bask›lar›n da yo¤unluk kazanmas›, bu ülkelerde s›n›f çeliflkilerinin giderek daha da geliflece¤ine iflaret etmektedir. Ancak tüm bu geliflmeleri yorumlarken Bush’un seçimlerden “zaferle ç›kmas›n›n” ard›ndan dünya halklar›n› tehlikeli günlerin bekledi¤i yorumunu yapmakla birlikte ABD yönetimini ve halk›n› da oldukça zor günlerin bekledi¤ini belirtmemek konuyu eksik ele almak olacakt›r. ‹lk olarak Bush’u çok a¤›r ekonomik sorunlar beklemektedir. Yani ABD halk›n›n a¤›r ekonomik sorunlar› beklemektedir. Bunun yan›s›ra herfleyin emperyalistlerin, iflbirlikçi ve uflaklar›n›n bekledi¤i gibi olmayaca¤› da aç›kt›r. Bunun son ve en güzel örne¤ini Felluce sald›r›s› oluflturmaktad›r. Zaten seçimlerden hemen sonra Colin Powell’›n yapt›¤› “Irak’ta direnifl kazand›” aç›klamas› ABD’nin Felluce’yi yerle bir bile etse kazanamayaca¤›n›n ispat› durumunda.


19 Kasım-2 Aralık 2004

24

9

Dersim dağlarından Ese Yaylasına... ZAFER, DEVRİM YOLUNA BAŞ KOYANLARIN OLACAKTIR!

1986 y›l› Kas›m ay› sonlar›nda 3. Konferans›n› yapacak olan TKP/ML’li militanlar konferans haz›rl›klar›n› bafllatmak için umudun tohumlar›n›n at›ld›¤› Dersim’e giderler. Partizanlar›n bölgede oldu¤unun ihbar›n› alan devlet güçleri, bölgeye askeri y›¤›nak yaparak, operasyona geçerler. Ald›klar› ihbarlarla Husun’da ve özellikle de Mercanlar bölgesinde operasyonlar›n› yo¤unlaflt›r›rlar. 21 Kas›m’da bölge tamamen kuflat›l›r. Kuflatmay› fark eden delegeler bölgeyi terk etme çabas›na girerler. Gece boyunca seyir halindeki birlik, acil ihtiyaçlar›n›n temini için yollar› üzerindeki bir eve girerler. Ayn› anda bölge üzerinde helikopterin dolaflmas› ve gittikçe yaklaflan düflman birliklerini fark etmeleri üzerine evi terk ederler. Belli bir mesafeye çekildikten sonra arazinin kuytuluk bir yerinde mevzilenirler. Evi bas›p arayan düflman, boflalt›lm›fl oldu¤unu görünce arama ve operasyonlar›n› o çevrede sürdürür. Askerlerin Partizanlar› fark etmesiyle çat›flma bafllar. Tüm güçleriyle operasyona ç›kan devlet güçleri, hemen çat›flma alan›nda yo¤unlaflarak gerilla mevzisini dört bir yandan yo¤un bir bomba ve atefl çemberine al›rlar. Mevzideki gerillalar›n çemberi yaracak yeterli silah ve cephanesi yoktur. Birço¤unda av k›rmalar› vard›r. Güçler bak›m›ndan bu dengesizli¤e karfl›n, sabah erkenden bafllayan çat›flma genifl bir alana yay›larak saatlerce sürer. 22 Kas›m’da yaflanan bu çat›flmada Konferans delegeleri; Hüseyin Tosun, R›za Sökmen, Zeki Uygun, ‹brahim Polat, Ünal Küçükbayrak, A. R›za Boyo¤lu, M. Kemal Y›lmaz ve savaflç›lar Kamile Öztürk ve ‹smail Do¤an flehit düflerler. Zeki Uygun, Sivas Hafik Kervansaray do¤umludur. 3. Konferans Yurtd›fl› Delegesi olarak Dersim’de flehit düflmüfltür. Bir süre ö¤retmenlik yapm›fl, sonras›nda görevi b›rakarak kendini devrim davas›na adam›flt›r. Ünal Küçükbayrak, Urfa Viranflehir do¤umludur. Tutsak düfltü¤ünde komünist tavr›n› devam ettirmifl ve coflkuyla mücadeleye sar›lm›flt›r. Çok zorlu koflullarda bir dizi görevi lay›k›yla yerine getirmifltir. En son 3. Konferans Hapishane Delegesi olarak Dersim’de ölümsüzleflmifltir. Hüseyin Tosun, 1956 Dersim Pertek Pilvenk köyü Kevilkan mezras› do¤umludur. 6 y›ll›k gerilla yaflam› boyunca sevginin ve nefretin, flefkatin ve öfkenin, ac›mas›zl›¤›n ve duygusall›¤›n bariz bir kar›fl›m› olarak gerilladaki yerini alm›flt›r. 22 Kas›m’da 3. Konferans’›n Do¤u Anadolu Bölgesi Delegesi ve T‹KKO Genel Komutan› olarak flehit düflmüfltür. M. Kemal Y›lmaz, Zonguldak Karabüklüdür. Metris zindan›nda sorumlu komitede

yer alanlardan biriydi. Ç›kt›ktan sonra 3. Konferans’ta Bat› Anadolu Bölgesi Delegesi olarak flehit düfltü. Ali R›za Boyo¤lu, 1956 Erzincan Refahiye Odunlu köyü do¤umludur. Daha sonra yerlefltikleri ‹stanbul Tuzla’da iflçilik yapar. Bölgedeki iflçiler ve halk aras›nda do¤al bir önderli¤e sahiptir. Faaliyetini engellemek amac›yla gözalt›na al›n›r ve tutuklan›r. 7 y›ll›k hapishane yaflant›s›ndan sonra kavgaya at›lmakta tereddüt etmez. 3. Konferansta Ba-

t› Anadolu Bölgesi Delegesi olarak ölümsüzleflir. R›za Sökmen, 1955 Elaz›¤ do¤umludur. 1980 öncesi mücadeleye kat›lm›flt›r. 3. Konferans Do¤u Anadolu Bölgesi Delegesi ve T‹KKO komutan› olarak flehit düflmüfltür. ‹brahim Polat, 1950 Malatya Kürecik Çevirme köyü do¤umludur. Partinin kuruluflundan itibaren içerisinde yer ald›, ‹brahim Kaypakkaya ile birlikte Sinan Cemgil’i ihbar eden muhtar›n cezaland›r›lmas›nda görev ald›. Bir süre Avrupa’da faaliyet yürüttü. AT‹F’in kurucu üyeleri aras›nda yer ald›. 3. Konferansa Yurtd›fl› Delegesi olarak kat›lmak üzere geldi¤i Dersim’de flehit düfltü. Kamile Öztürk, 28 fiubat 1956’da Çorum Alaca Eskiyapar köyünde dünyaya geldi. Çukurova Bölgesinde iflçiler aras›nda faaliyet yürütmekle görevlendirildi. Bir düflman pususunda ele geçti ve iflkencelerden bafl› dik ç›kt›. Tahliye edildikten sonra özlemini duydu¤u gerillada yerini alm›flt›. Konferans haz›rl›klar›ndan dolay› delege yoldafllar›n›n yan›na gitti¤inde ölümsüzleflti. ‹smail Do¤an, Dersim do¤umludur. T‹KKO savaflç›s› olarak 22 Kas›m’da 8 yoldafl›yla birlikte flehit düfltü. 22 Kas›m 1986’da Proletarya Partisi a¤›r bir bedel ödemifltir. Dokuz özgürlü¤e sevdal›

yürek ölümsüzleflirken, b›rakt›klar› bayrak ard›llar› taraf›ndan devral›nm›fl ve her türlü zorluk alt›nda tafl›nm›flt›r. Parti en zor koflullardan süzülüp gelerek varl›¤›n› devam ettirmifl ve savaflç› çizgisinden ödün vermemifltir. ‹flte Proletarya Partisi tarihinde a¤›r bedellerden birinin ödendi¤i tarihlerden biri de 23 Kas›m 1997’dir. Tarihimize Ese Yaylas› fiehitleri olarak not düflülen çat›flma sonras›nda TKP/ML’nin 4. Genel Sekreteri Mehmet DEM‹RDA⁄, T‹KKO gerillalar› Ümit D‹NLER, Duran SALMAN, Dilek KONUK ve Ümit Ça¤layan SAN flehit düfltüler. Umudun tohumlar›n›n Karadeniz’de serpilmesi yoksul Karadeniz halk›n›n gerillayla buluflmas› devletin korkusunu deprefltirmifl ve her zamanki azg›nl›¤›yla gerillay› yok etmek için dört koldan sald›rm›flt›r. Ancak tarih bugüne kadar göstermifltir ki, gerilla yok edilemez, ÇÜNKÜ GER‹LLA HALKTIR, HALKIN BA⁄RINDAN ÇIKMIfiTIR. TKP/ML’nin flehit düflen 4. Genel Sekreteri Mehmet Demirda¤, 1970 Dersim do¤umludur. Yaflam›n›n birçok alan›na damgas›n› vuran baflarma azmi, okul y›llar›nda da kendisini gösteriyordu. Liseyi üçüncülükle bitirip ‹TÜ Elektrik-Elektronik Mühendisli¤i’ni kazand›. Proletarya Partisiyle örgütsel iliflkiye üniversitede geçti. 1987’de gerçeklefltirilen 3. Konferans sonras› Gençlik Örgütü TMLGB’nin yarat›lmas›nda ö¤renci gençlik alan›nda önemli rol oynayan ve tarihimizde Yel Da¤› fiehitleri aras›nda yer alan abisi Ali Demirda¤’›n onun örgütlenmesinde önemli katk›s› oldu. 1 May›s Harbiye Direnifli’nde tutukland› ve bir süre Bayrampafla Özel Tip Hapishanesi’nde kald›. Daha sonra TMLGB önderli¤i içerisinde yer ald›. Yaflam›n›n sonuna dek tüm süreçlerde en zorlu görevleri üstlendi ve bunlar›n alt›ndan kalkmada, partiyi en zor günlerde her türlü GÜN’DE DÜN.. 19 Kas›m 1992. ‹stanbul’da polis otosuna aç›lan ateflte 4 polis öldü. Sald›r›y› Devrimci-Sol üstlendi. Polislerin cenaze töreninde, “Kahrolsun insan haklar›” slogan› at›ld›. 21 Kas›m 1831. Fransa, Lyon’da dokuma iflçileri ayakland›. 22 Kas›m 1978. Politika gazetesi yaz› iflleri müdürü Ali ‹hsan Özgür öldürüldü. 23 Kas›m 1996. Bergama’da siyanürle alt›n aranmas›na karfl› ç›kan köylüler büyük bir miting yapt›. 24 Kas›m 1918. Macaristan Komünist Partisi kuruldu. 25 Kas›m 1973. Yunanistan’da askeri darbe oldu. 26 Kas›m 1942. Yugoslavya Anti-Faflist Halk Kurtulufl

kavga kaçk›nl›¤›na ve tasfiyecili¤e karfl› korumada aktif tav›r alanlardan oldu. Onun k›sa yaflam› bafltan sona ö¤renilmesi gereken nice derslerle doludur. Ümit Ça¤layan San, Sivas fiark›flla ilçesi Emlakhüyük köyünde 1974 y›l›nda dünyaya geldi. Sar›yer’de TMLGB’nin aktif bir militan› olarak yer ald›. 1996’da Bayrampafla Hapishanesi’nde 96 Ölüm Orucu ve SAG eyleminde yer ald›. Sa¤l›k problemlerine ra¤men gerilla içerisinde yer alarak burada ölümsüzleflti. Dilek Konuk, Tokat merkeze ba¤l› Dive (Günevi) köyünde do¤du. Bulundu¤u lisede örgütsel faaliyetlerde bulundu sonras›nda çok istedi¤i da¤larda gerilla olma iste¤ine kavuflmufltu. Küçük yaflta silah elde flehit düfltü¤ünde dosta düflmana devrime ba¤l›l›¤›n›n mesaj›n› veriyordu. Ümit Dinler, 1974 Dersim Ovac›k Yeflilyaz› do¤umludur. 1991’de Artvin’de faaliyet yürütürken ihbar sonucu yakaland›. K›sa bir tutukluluktan sonra kuryelik faaliyetini sürdürürken gerillaya kat›lma ça¤r›s›na olumlu yan›t vererek da¤lardaki yerini ald›. Onun ›srar› gerilla olmakt› ve bu iste¤ine kavufltu. fiehit düfltü¤ünde T‹KKO’nun komutanlar›ndand›. Duran Salman, Tokat Almus’a ba¤l› Çambulak (Dadukta) köyü do¤umludur. Partinin düflünceleriyle T‹KKO gerillalar› arac›l›¤›yla tan›flt›. Çobanl›k yaparken askere ça¤r› pusulas›n› y›rtarak T‹KKO’ya kat›ld›. Verilen a¤›r kay›plar, geçilen zorlu süreçler göstermifltir ki, Proletarya Partisi kitleler varoldu¤u sürece varolacakt›r. Sistemin yapt›¤› tüm hamleler bofla ç›kar›lmak zorundad›r, parti ve kitleler varoldukça Demokratik Halk Devrimi mücadelesi zafere kadar ilerleyecektir… fian olsun en zorlu günlerde mücadeleyi omuzlayanlara! Konseyi kuruldu. Ayn› gün, Sovyet K›z›lordusu Stalingrad’› kuflatan Alman Nazi ordular›na karfl› sald›r›ya geçti. II. Emperyalist Paylafl›m Savafl›’n›n gidiflinde Nazi askeri üstünlü¤üne son verildi. 28 Kas›m 1905. ‹rlanda siyasi partisi Sinn Fein kuruldu. 29 Kas›m 1944. Arnavutluk Halk Cumhuriyeti kuruldu. 1971. THKP-C liderlerinden Mahir Çayan, Ziya Y›lmaz ve Ulafl Bardakç› ile Türkiye Halk Kurtulufl Ordusu (THKO) liderlerinden Cihan Alptekin ve Ömer Ayna ‹stanbul Kartal-Maltepe Askeri Hapishanesi’nden firar ettiler. 30 Kas›m 1967. Güney Yemen Halk Cumhuriyeti kuruldu. 1988. Tek tip elbise giyilmesine karfl› hapishanelerde yap›lan açl›k grevleri befl hapishanede anlaflmaya var›lmas› üzerine sona erdi. 1990. Zonguldak maden iflçileri greve ç›kt›lar.


25

9

Kavgan›z› sürdürüyor ard›llar›n›z...

19 Kas›m 1990’da Dersim’de TC güçleriyle TKP/ML T‹KKO gerillalar› aras›nda ç›kan çat›flmada Hasan ALTINTAfi, Perihan ÇOLAK, Fazl› KAYA ve Süleyman KÖR flehit düfltü. Perihan ÇOLAK, 1960 Sivas Zara do¤umludur. Sonras›nda ailesiyle birlikte Gülsuyu’na yerleflirler. Faaliyetleri sonucu tutuklanarak Metris Zindan›na at›ld›. Orda da ayn› coflkusunu kaybetmedi. Zindandan sonra Dersim da¤lar›n›n Berivan’› olarak yerini alm›flt›. Hasan ALTINTAfi, Bingöl do¤umludur. Yurtd›fl›nda iflçi olarak çal›fl›rken faaliyete bafllad›. Pek çok alanda görev ald›, gözalt›na al›nd›¤›nda düflman ondan hiçbir fley ö¤renemedi¤inden serbest b›rakmak zorunda kalm›flt›. Fazl› KAYA, 1967 Gümüflhane do¤umludur. ‹sviçre’de iflçi olarak çal›fl›r. Mücadeleyi ülkesinde sürdürmek isteyerek, da¤lar› mesken tutmufl, bu tavr›yla örnek olmufltur. Süleyman KÖR, Trabzon Çay›rba¤› beldesi do¤umludur. Hukuk fakültesini b›rakarak sevdal›s› oldu¤u da¤larda yerini alm›flt›r. Dersim da¤lar›nda flehit düflen kavgaya can bedeli at›lan Partizanlar›n bayra¤› flimdi onlar›n ard›llar› taraf›ndan Dersim da¤lar›nda dalgaland›r›lmaya devam ediyor… Gelecek, özgür yar›nlar için savaflanlar›n olacakt›r! KARADEN‹Z RÜZGARLARI SES‹N‹ TAfiIYOR fi‹MD‹… Süleyman Kör yoldafl, Trabzon-Akçaabat, Çay›rba¤› kasabas›nda, Laz milliyetinden bir köylünün çocu¤u olarak 1968 y›l›nda dünyaya gelmifltir. Onu okul y›llar›nda tan›d›m, son derece kendine güveni olan, daima güler yüzlü ve zeki bir insand›. Devrimci mücadelede karar k›ld›ktan sonra, çok k›sa bir sürede birçok devrimci eseri okuyarak kendisi-

ni teorik olarak gelifltirdi. Proletarya Partisi’nin düflünceleriyle tan›flt›ktan sonra, partinin çizgisini benimser ve örgütlü mücadeleye at›lmaya karar verir. Hukuk Fakültesi’nden mezun olmas› durumunda sistem içerisinde, benimsenen(!) bir mevki ve statüye ve hat›r› say›l›r ekonomik imkanlara sahip olabilirdi, ama o bunlar›n hiçbirine de¤er vermedi. Çünkü halk›n›n çekti¤i zulmü kendi iliklerinde hissetmifl, halk›n›n ac›lar›n› kendi ac›s› bilmiflti, ayn› zamanda insana yarafl›r bir yaflam sürmek bu sistemde mümkün de¤ildi. Bundan dolay› da tek bafl›na, bu sömürü ve zulüm düzeninde kurtulufl olmayaca¤›na inanm›fl ve bilince ç›karm›flt›. Bir gün bana “güzel bir eflin, güzel bir evin ve güzel bir araban olmas›n› ister misin?” diye sormufltu ve ben yoldafl›n düflüncesini anlam›flt›m. Bunlar bizim güzellik anlay›fl›m›z olamazd› ve bunlar› elde etmek bizi mutlu etmezdi; bizim mutlulu¤umuz halk›m›z›n kurtulufl mücadelesi seyrine ba¤l›yd›. Art›k biz halk›m›z›n savaflç›lar›yd›k. Yoldafl devrimci mücadelenin bütün sorunlar›na kafa yorard›, “devrim mücadelesini ve Proletarya Partisi’nin ideolojik-örgütsel ve siyasi çizgisini benimsemifl olanlar›n herbirini, devrimin ve Proletarya Partisi’nin önderli¤ini yapabilecek düzeyde kendisini gelifltirmesi gerekir” diyordu. Çünkü devrim mücadelesi zor ve çetin bir ifltir. “Bu zorlu¤un üstesinden gelebilmek ise sa¤lam bir inançla mümkündür; inanc› besleyen ve sa¤lamlaflt›ran ise, nas›l mücadele edebilece¤imizin teorik yetkinli¤ine sahip olmakt›r. Bu nedenle kendini teorik ve pratik olarak gelifltirmeyenler devrim mücadelesindeki görevlerini gerekti¤i gibi yerine getiremedikleri gibi mücadeleyi de sonuna kadar sürdüremezler.” K›sacas› yoldafl her birimizin ideolojik-örgütsel ve siyasi ola-

rak yetkin, inançl› ve cüretkar, yaflant› olarak ise mütevazi olmam›z gerekti¤ini bilince ç›karm›flt›. Gitmesine 2-3 ay kala bir miktar paraya ihtiyac› olmufl ve devrimcilere sempatisi olan ve yoldafl› tan›yan bir arkadafltan bu paray› sa¤lam›flt›m. Paray› arkadafltan devrimci mücadeleye katk› amac›yla istedi¤imi söyleyince, bana k›zm›fl bu paray› kendisi için istedi¤ini, devrimci mücadelenin ve siyasetimizin her olaya kar›flt›r›lmamas› gerekti¤ini, uzun vadede bu tür yaklafl›mlar›n mücadeleye zarar verece¤ini belirtmiflti. Yoldafl bu konudaki hassasiyetinin bir göstergesi olarak da gitmesine yak›n, kolundaki saatini arkadafla vermifl ve arkadafl da saati manevi de¤eri büyük bir hediye olarak kabul etmifl gururla tafl›m›flt›r. Ve ayr›l›k günleri yaklafl›yordu. Yaflam›mda derin izleri olan anlard›. Beni mücadeleye sars›lm›fl bir flekilde ba¤layan inanc›n, umudun, kararl›l›¤›n yafland›¤› günlerdi. Yoldafl esas mücadele alan›na mücadele alan›m›z›n lokomotifi olan bir alana gidiyordu. Ülkemiz koflullar›nda devrimin (demokratik halk devriminin) yegane ve inkar edilemez gerçek devrim çizgisi olan halk savafl› stratejisinin esas mücadele alan› olan k›rlara kanatlanm›fl bir kufl misali gidiyordu ve biliyordu ki, di¤er alanlardaki mücadeleyi küçümsememekle birlikte, mücadelemizin geliflmesinin ve baflar›s›n›n ölçütü ve bütün alanlar› etkileyecek, gelifltirecek olan k›rsal alanlardaki KS‹ (k›z›l siyasi iktidar) perspektifli köylü gerilla savafl›m›na ba¤l›yd›. Son günlerde, gerilla alan›na gitmesi san›r›m kesinleflmiflti ki, yazd›¤› bir fliirinde “... Art›k uçmak için bir kanatlar›m eksik...” dizeleriyle duygular›n› ifade ediyordu. Yoldafllar bu u¤urda fedaysa can›m›z öyleyse kesindir zaferimiz susmas›n silahlar›m›z! Bir yoldafl›

19 Kasım-2 Aralık 2004 KAVGADA ÖLÜMSÜZLEfiENLER Naki GÖK: 1 Aral›k 1976’da Samsun’da sivil faflistler taraf›ndan katledildi. Zülfikar URALÇ‹N: 1956 do¤umludur. Gençlik Örgütü’nün önderlerinden biri olarak Trakya bölgesinde faaliyet yürütür. 19 Kas›m 1977’de ‹stanbul Halkal›’da sivil faflistlerce katledilir. Parti 1. Konferans›’nda Onur Üyeli¤i ile taçland›r›lm›flt›r. Mehmet Zeki fiER‹T: Kayseri Uzunyayla do¤umludur, Çerkez milliyetine mensuptur. Üniversite ö¤rencilerinin akademik-demokratik mücadelesinde yer ald›. Kald›¤› eve yap›lan operasyonda saatler sonra ancak ele geçirilebildi. ‹lk al›nd›¤›nda komünist tavr› tak›namasa da, sonras›nda iflkencede direnifl destan› yaratanlardan oldu. Müebbet hapse mahkumken Ulucanlar Hapishanesi duvarlar›na “o duvar duvar›n›z, v›z gelir bize v›z” yazarak firar etti. ‹stanbul Alt›yol’da kald›¤› evin bas›lmas›nda ç›kan çat›flmada yaral› olarak tutsak düfltü. Bir ay süren iflkencelerde kimli¤ini bile kabul etmedi, düflmana tek kelime söylemedi. 24 Kas›m 1977’de iflkencede katledildi. Ramazan CAN: Urfa Siverek’te sosyal faflistler taraf›ndan 20 Kas›m 1978’de katledildi. ‹sa DEM‹RBAfi: 1955 Samsun do¤umludur. Tütün üreticilerinin örgütlenmesinde aktif rol ald›. 23 Kas›m 1979’da Samsun’da polisin kurdu¤u tuzakta yaralan›r ve tutsak düfler. Götürüldü¤ü karakolda iflkence sonucu flehit düfler. Mustafa SARITAfi: 1960 Mufl Varto Taflç› köyü do¤umludur. Sonras›nda ‹zmit Derince’ye yerleflirler. Pek çok ilde faaliyet yürütür. 24 Kas›m 1979’da Ankara’da Yenimahalle’de M. Zeki fierit’in ölüm y›ldönümü nedeniyle yapacaklar› anma için haz›rlad›klar› bombal› pankart›n patlamas›yla yaralan›r. Olay yerine gelen bekçilerin açt›¤› ateflle flehit düfler. fienol YOL: Çorum do¤umludur. 24 Kas›m 1979’da Mustafa Sar›tafl’la birlikte flehit düflmüfltür. ‹brahim KIR: Dersim Ovac›k Yaz›ören köyü do¤umludur. Çal›flmak için gitti¤i Kazl›çeflme’de iflçili¤e bafllar. ‹flçiler aras›nda örgütlenme faaliyeti yürütür. Aral›k 1980’de gözalt›na al›n›r. ‹flkencede “ser verip s›r vermeme” ilkesine ba¤l› kal›r ve iflkence sonucu flehit düfler. Ali SARIBAL: 1961 Akba¤ köyü do¤umludur. Görev alan› olan Diyarbak›r’da 22 Eylül 1980’de gözalt›na al›n›r. ‹flkencede komünist tavr› tak›namaz ancak sonras›nda hapishanede yoldafllar›n›n da yard›m›yla kendini yeniler ve düflman ondan bilgi istedi¤inde tek kelime dahi etmez. Diyarbak›r Hapishanesi’nde kald›¤› ko¤uflta a¤›r bir flekilde dövülerek komaya girer. Gördü¤ü yo¤un iflkenceler sonucunda 19 Kas›m 1981’de flehit düfler. Mazgirt fiehitleri: 1 Aral›k 1986’da Dersim Mazgirt’in Geçitveren köyünde ç›kan çat›flmada TKP/ML T‹KKO gerillalar› Timur Demir, Suna Y›ld›r›m ve Besime Do¤an flehit düfltü. Besime Do¤an, Dersim Hozat Pakire Köy Galyan (Dalören) köyü, Suna Y›ld›r›m, Dersim Hozat Karabak›r (Barg›n›) köyü, Timur Demir ise Hozat’›n Tavuklar köyü do¤umludur. Abdurrahman MERAL: TKP/ML taraftar› olan Meral, Aral›k 1993’te yakaland›¤› kanser hastal›¤›na yenik düfltü.


19 Kasım-2 Aralık 2004

26

9

“Bu bir öykü de¤ildir...” “Resim olmayacak de¤il mi?” “Hay›r olmayacak bana inan›n”, “‹sim de olmayacak de¤il mi?” “Hay›r o da olmayacak, bana güvenebilirsiniz…” “Ben aile meselelerinin aç›lmas›ndan yana de¤ilim, anl›yorsunuz de¤il mi?” “Anl›yorum, ama emin olun bu sadece ailevi bir mesele de¤il, tamamen toplumsal bir mesele…”

Uzun u¤rafllar ve ardarda gelen sorulara verilen uzun cevaplardan sonra konuflmaya ikna oluyor benimle. Çok k›sa bir zamand›r de¤il asl›nda tan›fl›kl›¤›m›z, ama bunlar› konuflmam›flt›k flimdiye dek. Ben ona her yeni say› ç›kt›¤›nda gazeteyi götürüyor, halini hat›r›n› soruyor, yaflam› konufluyorduk kap› önü sohbetlerinde. O her gitti¤imde bana güleryüz gösteriyor, s›cak karfl›l›yor ve severek al›yordu gazeteyi. Yokluktan, yoksulluktan, iflsizlikten, dünden ve yar›ndan konufluyorduk ama bu konuyu flimdiye dek açmam›flt› ya da ben daha fazla eve gazete verebilmenin acelecili¤ine kurban etmifltim onun bu sözlerini… Geçen gitti¤imde hastaneye gitti¤ini, ilaç ald›¤›n› söyledi. “Neyin var” soruma karfl›l›¤› “sinirsel” oldu. “Ellerim titriyordu konuflurken tak›l›yordum, nefes alam›yordum” dedi. Oysa oldukça sa¤l›kl› görünüyordu, kad›nlar›n ezilmiflli¤ini ve yaflam karfl›s›ndaki k›r›lganl›¤›n› düflündü¤ümde ›srarl› sorular pefline geldi. Sonunda, “ablam›n ölümünden sonra böyle oldu” diyebildi. ‹nsan›n sevdiklerinin ölümünün ne kadar sars›c› olabilece¤ini bizzat biliyordum, ama bunun bir o kadar do¤al oldu¤unu da… Yaflamla ölüm ikiz kardefltiler ve birinin olmas› için di¤erinin de olmas› zorunluydu. Oysa onun bu kadar etkilenmesinde, bu denli ac› duymas›nda “do¤al” olmayan fleylerin varl›¤› hissettiriyordu kendini. Kurcalad›¤›mda “öldürülece¤ini bile bi-

le öldürüldü” dedi zorlukla. ‹nsan öldürülece¤ini bilir de hangi durumda birfley yapamaz? Bu ülkede sisteme muhalif olan, alternatifini kurmak için de¤ifltirme-dönüfltürme çabas› içinde olan herkes, devletin “flefkatli” ellerinin her an kendine uzanabilece¤ini bilerek ve bunu göze alarak yürür ve bu göze alma yüzündendir ki hiçbir vakit çaresiz de¤ildir, bask› ve sömürüye karfl› örgütlenenler. Ailenin politik, duyarl› bir aile oldu¤unu biliyorum, soruyorum ablaya. “Ne ifl yapard› ablan?” diye. “Ev han›m›yd›” diyor. H›rs›zl›k m›, intikam m› diye sebep aramaktan vazgeçip, sorular›n cevaplar›n› onun anlat›m›na b›rak›yorum. “Dersim’den Erzincan’a göç etmifller zaman›nda bizimkiler, oradan da ver elini Mersin. Küçük yaflta evlenmiflti ablam, o dönem herkesin yapt›¤› gibi efli iyiydi, bir de çocuklar› olmufltu” diyor, bu mutlu hikayenin sonunda ne var diye beklerken ard›ndan ekliyor; “ta ki trafik kazas›nda efli ölene kadar herfley iyi görünüyordu. Sonras›nda ablam bir çocu¤uyla yan›m›za yerleflti” diye anlat›yor. O anlat›rken düflünüyorum, ülkemizde milyonlarca kad›n›n hayat›n› temsil eden bir hayat: Küçük yaflta yap›lan evlilik, hemen ard›ndan gelen çocuk… Devam ediyor abla, ben düflüncelerimden s›yr›l›p onu dikkatle dinliyorum. “Sonras›nda sevdi birini kendi iste¤iyle kaçt›. Eflinin beflinci efliydi. Ama evlendikten sonra gün yüzü görmemifl hiç. Biz çok uzun y›llar gö-

rüflmedik. Çok sonra görüflebildik ablamla. Eflinin kendini sürekli dövdü¤ünü anlat›yordu. Asl›nda bafl›ndan beri kabullenmedi enifltem ablam›, biz Aleviyiz onun ailesiyse Sünni. Her zaman ayr›mc›l›k yapt› ve ezdi ablam›.” “Peki” diyorum. “Yok muydu hiç gidecek bir yeri, bir çaresi yok muydu hiç”, “yoktu” diyor ve anlat›yor. “Üvey ablamd› o, annesi çok küçükken ölmüfltü, babam›z da öldü sonradan. Gidebilece¤i hiç kimse yoktu, bir de çok düflkündü evine, evini b›rak›p gitmek istemiyordu. Birgün ben dedim ikimiz bir olup bir güzel dövelim onu, görsün gününü. “Sonra ne olacak?” dedi. “Sen gideceksin ve bu evde onunla ben kalaca¤›m. Ne yapaca¤›m ben?” O anlatt›kça yaflam›n k›y›s›na zorla itilmifl ablas›n›n, tek s›¤›na¤› gördü¤ü evine olan ba¤l›l›¤›n› düflündüm. Dünyay› hiçbir flekilde yaflanabilir bir yer olarak bulmam›flt› besbelli, bunun için bir çaba içerisine girmeye bile lüzum görmeksizin, d›flar›daki tehlikeli ve güvensiz dünyaya karfl›, kendini evine kapam›flt›, asl›nda daha da tehlikeli oldu¤unu bildi¤i bir yere. Tecavüzcülerin “yuva” sahibi yap›larak, ceza almaktan kurtuldu¤u bu ülkede “resmi” kocas› için, ne yapacakt› ki ad›ndan baflka fleyini görmedi¤i devlet? Ço¤u kifliye Türk filmlerinden al›nm›fl bir senaryo gibi gelse de, ülkemizdeki pek çok kad›n›n gerçe¤i de¤il mi bu? Üstelik, belki de s›kça duyman›n getirdi¤i bir kan›ksama gizli bunda. Yar›-feodal ülkemizin hem bir o kadar yayg›n, hem bir o kadar gizli “aile meseleleri” bunlar. Anneyle biz yolda konuflurken anne ö¤üt veriyor k›z›na. “Sen kocan›n her istedi¤ini yaparsan, niye sorun ç›ks›n ki aran›zda? Ben k›rk y›ll›k evliyim, daha hiç sorun yaflamad›k” diyor. Anneden k›za verilen sadece çeyiz de¤il iflte, ayn› zamanda tescilli kölelik? Devletimiz de öyle yapm›yor mu zaten, ses ç›karmad›¤›n, herfleyi onaylad›¤›n taktirde “örnek vatandafll›k” taht›nda milyonlarla birlikte yerini al›yorsun. Gecenin karanl›¤›nda kap› önünde oturmufl konufluyoruz ve ilk baflta nerden bafllayaca¤›n›, nas›l söyleyece¤ini bilemedi¤i kelimeler h›zla dökülüyor a¤z›ndan, ben art›k soru sormuyorum. Çünkü; herfleyi anlat›yor art›k. Tüm dile dökemediklerini “o kadar kapatm›flt› ki onu kocas› d›fl dünyaya, bakkala gitmesi ya da manava gitmesi bile flüphe nedeni oluyordu. Herkesten yal›tmak istiyordu onu, baflar›yordu da. Ablam yer yön bilmezdi,

tan›mazd›. Çok temizdi ama, evi p›r›l p›r›ld›” diyor. Baflka seçene¤i var m›yd› ki acaba diye düflünüyorum. Tek yaflam alan› ve yapabildi¤i tek ifl ev iflleri. Kendini varedebildi¤i tek yer, belki de tam tersi; kendi varl›¤›n› yavafl yavafl öldürdü¤ü yer… “O kadar dolmufltu ki art›k” diyor, “beni kessen, kan ç›kmaz hiçbir yerimden” diyordu. Kocas›n›n daha önce de ablas›n› öldürmeye çal›flt›¤›ndan bahsediyor, ki bunu herkes biliyor; ailesi, komflular›, çocuklar›… Çocuklar› deyince gözleri doluyor, onlara k›zg›n olmas›n› anlamaya çal›fl›yorum. “Zaman›nda çok yalvard› anneleri, ‘al›n bir ev beni kurtar›n bu adamdan’ dedi ama ‘aralar›na girmemek’ ad›na hiçbir fley yapmad›lar. Annesinin ölümünden sonra ev ald›lar ama…” diyor sitemkarca. Çoktan belirlenmifl olan sona yaklafl›yor böylelikle… Elinden tutabilecek, onu göz göre göre gelen ölümün elinden alacak kimse yok. “Konuflurken ‘sen bana inanm›yorsun, bu adam beni öldürecek. Ne zaman ki ölece¤im, o zaman inanacaks›n’ diyordu. Ölmeden yirmi gün önce gelmiflti, ben yine bar›fl›rlar, birfley olmaz diyordum. Öyle demesem de, yapabilecek hiçbir fleyim yoktu ki zaten. Olay›n oldu¤u akflam, evdeki çocuklar› göndermifl kocas›. Evdeki ba¤›rt›lar› duyan komflular› “her zamanki halleri” diye ç›k›p bakmam›fl. Ardarda gelen b›çak darbelerinden sonra ba¤›rm›fl kocas› “öldürdüm gelin al›n!” Tüm bunlardan sonra, 82 yafl›ndaki kocas› hapse, 52 yafl›ndaki ablas› art›k rahats›z edilemeyece¤i yere yol al›rken, ona da ac›lar kalm›fl geride… Yaflama dört elle sar›lman›n, günü ifltahla kucaklaman›n gereklili¤inden bahsediyoruz, içeri al›yor sonra beni beraber yemek yiyoruz, art›k o sürekli anlat›yor efliyle de konufluyoruz, uzun uzun… “Akli dengesi yerinde de¤il” mazeretiyle enifltesinin serbest b›rakt›r›lmaya çal›fl›lmas›ndan bahsediyor. Davada ablas›n› savunan ve enifltesinin ceza almas›n› isteyen bir tek o kalm›fl, çocuklar› da dahil di¤er aile fertleri “konunun kapat›lmas›ndan” yanaym›fl… Oysa onun gibi düflünenler, bu haks›zl›¤a, adaletsizli¤e onay vermeyenler öyle çok ki… Öyle çok ki bu ülkede yoksullu¤un, açl›¤›n ve fliddetin gölgesinde yaflam›n› sürdürmeye çal›flan kad›nlar… Bu s›ralar, ablas› öldü, öleli tam bir y›l oluyor, Kas›m’›n yirmibirindeki Bak›rköy A¤›r Ceza Mahkemesi’nde görülecek davada ona yaln›z olmad›¤›n› göstermek gerekmiyor mu?


27

9

19 Kasım-2 Aralık 2004

Saf›n› halktan yana belirleyen flair: ENVER GÖKÇE 1940 y›l›nda bafllad› fliire. Ölümüne kadar ise sistemin tüm bask› ve y›ld›rma politikalar›na ra¤men duruflundan ta viz vermedi. “‹nsan nas›l yaflarsa öyle dü flünür. Yani düflüncesini onun sosyal hayat› ve sosyal prati¤i belirler...” düflüncesini yaflam›n da somutlayan bir flairdi. fiiirlerinden ve düflüncesin den ötürü y›llarca hapishanede yatt› fakat ne hapishaneler ne de hiç bir bask› O'nu y›ld›rmad›. O, hep, ezilenlerin, sömürülenlerin yan›nda oldu ve fliirlerini halk için yazmaya devam etti. 1948 y›llar›nda, onun da için de bulundu¤u bir grup ayd›n bir araya gelerek devrimci, antifa flist ve demokratik fikirli gençle ri bir araya getirmeyi amaçla yan bir dernek kurdular. Polisin,

sald›r› ve provokasyonlar› sonucu dermek kapat›ld› ve içlerinde Enver Gökçe'nin de bulundu¤u ikisi kad›n, top lam 5 kifli "komünizm propa gandas› yapmak" iddias›yla tu tukland›lar. Ancak Enver Gökçe’yi hiçbir bask› y›ld›rmam›flt›r. “Ben s›n›f edebiyat› yap›yorum. Türk halk›n›n, hayat›n her döneminde aktif olan, güzel olan, büyük olan bu halk›n sa nat›n› yapmaya çal›fl›yorum. Bence sanat her fleyden önce s›n›f›n yaflam kavgas›ndaki gücü nü, kudretini ortaya koymas› d›r” diyerek saf›n› belirliyordu Gökçe. Ankara'da gazetelerde dü zelticilik, serbest yazarlik yapt›. Son günlerini Ankara'da Seyran Ba¤lar› Huzurevinde geçirdi. 19 Kas›m 1981'de aram›zdan ayr›l-

d›¤›nda 61 ya fl›ndayd›. fiiirleri, im zal› imzas›z yaz›lar›, Ülkü, Yurt ve Dünya, Ant, Gün, Söz, Ya¤ mur ve Toprak, Yeryüzü (19451951) dergilerinde yay›mland›. fiilili flair Pablo Neruda'dan fliirler çevirdi. fiiir kitaplar› : Dost Dost ‹lle Kavga (1973), Panzer ler Üstümüze Kalkar (1977), E¤in Türküleri (1982, DTCF bitirme tezi).

Gaziosmanpafla Tuncelililer Derne¤i’nden Dayan›flma Gecesi Gaziosmanpafla Tuncelililer Derne¤i, Asi Mavi Tiyatro Toplulu¤u’yla birlikte 5 Kas›m Cuma günü Cem Dü¤ün Salonu’nda bir dayan›flma gecesi düzenledi. Gece saat 20:00’de bir dakikal›k sayg› durufluyla bafllad›. Aç›l›fl konuflmas›n› yapan Gaziosmanpafla Tuncelililer Derne¤i Baflkan› Fevzi Konak “bugün burada buluflmam›za Asi Mavi Tiyatro Toplulu¤u neden oldu, arkadafllara bizleri bir araya getirdikleri için teflekkür ediyorum. 3 y›lda elimizden geleni yapt›k. Bizi zorla köyle-

rimizden ettiler. Ormanlar›m›z› yakt›lar, hala da yak›yorlar. Munzur’a baraj yap›yorlar. Yaflam alanlar›m›z› ortadan kald›r›yorlar. Buna ancak örgütlenerek müdahale edebiliriz” dedi. Konak, konuflmas›n› Seyit R›za’dan al›nt› yaparak “ben sizin hilelerinizle bafledemedim bu bana dert oldu. Dersimliler sizin taht›n›z önünde diz çökmeyecek bu da size dert olsun” sözleriyle bitirdi. Sahneye ç›kan Soner Sayar Türkçe, Zazaca parçalar söyledi. Ard›ndan sahneye ç›kan

Dayan ha dayan

Nurettin Güleç söyledi¤i Türkçe, Zazaca parçalarla kitleye güzel anlar yaflatt›. TUDEF baflkan› Ali R›za Bilir ile TUDEF alt›nda faaliyet yürüten Munzur Kurulu yönetim üyesi Hasan fiener de yapt›klar› konuflmalarda Tuncelililerin kültürlerine ve Dersim’e sahip ç›kmas›n› istediler. Konuflmalar›n ard›ndan Tunceliler Derne¤i Anatol Halk Oyunlar› Ekibi’nin davul zurna eflli¤inde sundu¤u yöresel oyunlar be¤eniyle izlendi. Halk oyunlar›n›n ard›ndan Asi Mavi Tiyatro Toplulu¤u, Dersim halk›n›n direngenli¤ini anlatan k›sa bir tiyatro gösterimi sundu. Sahne alan Grup Yel söyledi¤i parçalarla kitleyi coflturdu. Bu arada bir grup ‹brahim Kaypakkaya’n›n posterini açarak “Önderimiz ‹brahim, ‹brahim Kaypakkaya” slogan›n› att›. Grup Yel’in ard›ndan Kibar Aslan sahne ald›. Grup Munzur program›n kalabal›k olmas›ndan dolay› sahneye ancak saat 23:30 s›ralar›nda ç›kabildi. Ard›ndan ‹syan Atefli’ni söyleyerek sahneden ayr›ld›. (‹stanbul)

Ac› Bir Rüzgard›r Eser Da¤lardan Ovalardan Kapkara Kan›n› Kurutur Yoksullar›n Sonra K›tl›k Pahal›l›k Ve Faflizm Dayan Ha Y›k›lma... Ülkemiz Yoksul Ülkemiz Fakir

Ve ‹flçiler Ö¤renciler Düfler Yanyana Düfler ya Vatan›n Bir Yan› da Ölür. Ve fiahin Ayd›n Kerim Yaman Böyle Düflüyorsa Bir Bir ‹nsan Daha Özgür Olsun Diyedir. Enver GÖKÇE

Tiyatro Amargi’ye dava

‹ki y›ld›r Amargi Kad›n Dayan›flma Kooperatifi çat›s› alt›nda sadece kad›nlar›n kat›l›m›na aç›k tiyatro çal›flmalar› yapan Tiyatro Amargi’nin oyuncusu Zehra Genç’e, kurgusu ve metni Tiyatro Amargili kad›nlara ait olan “Yazmadan Dökülenler” adl› oyundaki repli¤i nedeniyle dava aç›ld›. Oyunun 21 fiubat 2004’te Bal›kesir Salih Tozan Kültür Merkezi’nde sergilenmesinin ard›ndan, Çingene falc› kad›n rolünü üstlenen Zehra Genç’e, oyundaki repliklerinden dolay› “görevli memura sövme” suçunu iflledi¤i iddias›yla dava aç›ld›. Olay›n ard›ndan bas›nda sansürün meflrulaflt›r›lmas›na yönelik endifle tafl›d›klar›n› belirten Tiyatro Amargi mensuplar›, Bal›kesir’in yerel gazetesi Demokrat'ta “Kadersiz KADER” bafll›kl› haberde Murat Ayaflo¤lu'nun emniyet güçlerini “Yazmadan Dökülenler” oyununa müdahale etmeye ça¤›rd›¤›n› ifade etti. Bu tür sansür uygulamalar›n›n sanatsal yarat›m sürecine ket vurdu¤unu belirten Tiyatro Amargi üyelerinin davayla ilgili duruflmas› 10 Kas›m Çarflamba günü saat 10:00’da Sar›yer Adliyesi’nde yap›ld›.


19 Kasım-2 Aralık 2004

28

9

fiehitlerimiz, silahl› mücadelede kararl›l›¤›m›z›n ad›

ZAFER‹M‹Z‹N TEM‹NATIDIR! Aç›klama: Elimize posta kanal›yla ulaflan afla¤›daki aç›klamalar› haber de¤eri tafl›d›¤›ndan oldu¤u gibi yay›nl›yoruz. Çeflitli Milliyetlerden Emekçi Halk›m›z! Emperyalizm ve uflaklar› emekçi s›n›flara ve ezilen halklara çok yönlü bir sald›r› içindeler. Bunlar; bir yanda manipülasyona dayal› yan›ltma ve aldatma, di¤er yanda fliddete dayal› sindirme, katletme biçimindeki sald›r›lard›r. Her iki sald›r› da “terörizme karfl› mücadele” ad› alt›nda çeflitlenerek sürdürülmektedir. Ve sürdürülen sald›r›lar ac›mas›z bir flekilde, Irak’ta, Afganistan’da, Türkiye’de, Türkiye Kürdistan›’nda ve dünyan›n dört bir yan›nda yürütülmekte ve katliam üstüne katliam yap›lmaktad›r. Özellikle ülkemizde bir tarafta “demokratikleflme” ad› alt›nda yeni sald›r›lar›n temelleri at›lmakta, di¤er tarafta “terörizme karfl› mücadele” ad› alt›nda komünist ve devrimci silahl› güçler hedef olarak gösterilmektedir. Hiç flüphesiz ki ilk hedef, çeflitli milliyetlerden halk›m›z ve onlar›n öncüleri olan komünistler ve devrimci silahl› mücadele veren güçler olacakt›r. Bu kapsamda en “demokrat” geçinen kesimler bile en azg›n silahl› mücadele karfl›t› olarak karfl›m›za ç›kmaktad›r. Amaç halk›m›z›n devrimci mücadelesini ya zorla bast›rmak ya da bast›ramad›¤›n› reformist kanallara ak›tmakt›r. Bundan dolay› silahl› mücadele yürüten devrimci örgütlere yönelik hem Karadeniz Bölgesinde hem de Dersim’de uzun bir dönemdir yo¤un operasyonlar yap›lmakta ve bu operasyonlarda komünist ve devrimciler katledilmektedir. Tüm bu geliflmeler bize, devrimci mücadelenin ciddi bir tasfiye giriflimiyle karfl› karfl›ya kald›¤›n› göstermektedir. Bu nedenledir ki tasfiyecili¤e karfl› durufl, pratikte silahl› mücadeleye sar›lmakla, onda ›srarl› olmakla afl›labilir ve afl›lacakt›r. Nepal’de, Hindistan’da, Peru’da ve ülkemizde de Partimizin az›msanmayacak mücadelesi tasfiyecili¤e verilmifl en iyi örneklerdendir. Bugün, ülkemizde her ne kadar silahl› mücadele veren devrimci güçler zay›flam›fl gibi görünse de bu, silahl› mücadelenin yanl›fl olmas›ndan de¤il, uygulanan politikalar›n yanl›fll›¤›ndan ileri gelmektedir. Bu geçici bir durumdur. Kald› ki silahl› mücadele, ülkemiz aç›s›ndan soyut de¤il somut bir önermedir. Yani Türkiye’nin sosyal ve ekonomik yap›s›ndan kaynaklanmaktad›r. Bu bilinçle hareket eden Partimiz, sürecini gözden geçirmifl, yanl›fllar›n› ve eksiklerini giderme yönünde ciddi ad›mlar atm›flt›r. Çilekefl halk›m›z! Dersim; Partimizin do¤ufluyla birlikte silahl› mücadeleyi ilk bafllatt›¤› yerlerin bafl›nda gelen bir bölgedir. Dersim, Türkiye devrim mücadelesinde özgün bir yere sahiptir. Dersim’de Partimiz

uzun bir süre silahl› mücadele yürütmüfltür. Fakat Partimizin yaflad›¤› baz› olumsuzluklardan dolay› bu faaliyet 1995 y›l›nda kesintiye u¤ram›flt›r. Bunu giderme yönlü çal›flmalar yap›lm›fl ve 1999 yaz›nda yeniden gerilla faaliyeti bafllat›lm›fl, 2000 Nisan’›nda yoldafllar›m›z›n katledilmesinden sonra tekrar bu faaliyet kesintiye u¤ram›flt›r. Partimiz, yaflad›¤› olumsuz geliflmelerden ders ç›karm›fl ve kesintiye u¤rayan Dersim faaliyetini 2004 y›l› bahar aylar›nda yeniden bafllatm›flt›r. Esasen gündeminden eksik etmedi¤i bu faaliyeti bafllatmak için sürekli bir çaba içinde olmufltur. Partimizin yeniden bafllat›lan gerilla faaliyeti, tam da düflman operasyonlar›n›n bafllad›¤› s›rada olmufl ve bu s›rada iki yoldafl›m›z (Ahmet Laço ve Sevda Y›ld›z) flehit düflmüfltür. Ama çal›flma, kesintiye u¤rat›lmam›fl ve yo¤un düflman operasyonlar› alt›nda devam ettirilmifltir. Düflman, baharla birlikte bafllayan operasyonlara d›fl›m›zdaki devrimci güçlerin yürüttü¤ü silahl› eylemlerin de etkisiyle ara vermeden devam etmifltir. Bundaki amaç, gerillan›n kitleyle buluflmas›n› engellemek, etki sahas›n› daraltmakt›r ve genel olarak silahl› mücadeleyi tasfiye etmektir. Bunu, bir tarafta modernize etti¤i özel silahl› birimleriyle, di¤er tarafta kitle içinde gelifltirdi¤i ajan-iflbirlikçi a¤›yla ve arazide s›k›flt›rmak amaçl› ormanlar›n yok edilmesiyle yapmaktad›r. Nitekim kamuoyunun da yak›ndan bildi¤i gibi Dersim Bölgesinde az›msanmayacak oranda orman yakm›fl, Karadeniz’de de orman kesimi ad› alt›nda orman katliam› yap›lm›flt›r. Bu plan›n bir sonucu olarak sonbaharla birlikte operasyonlar artarak devam etmifltir. Böylesi bir ortamda, alanda faaliyet yürüten gerilla grubumuz 02.11.2004 günü, saat 18:00’de Tunceli merkez Çiçekli Nahiyesi Turüflmek (Aktuluk) Köyü Robaik Mezras›nda düflmanla karfl›laflm›flt›r. Bölgenin gerilla aç›s›ndan dezavantaj› ve düflman›n yak›n karakollardan k›sa sürede güç aktarmas› ile birlikte yaklafl›k olarak dört buçuk saat süren bir çat›flma yaflanm›flt›r. Bu çat›flmada Ahmet kod adl› MUHARREM Y‹⁄‹TSOY yoldafl›m›z flehit düflmüfl, iki yoldafl›m›z a¤›r yaralanm›flt›r. Gerilla birli¤imiz ise kuflatmay› yararak bölgeden ç›km›flt›r. Daha sonra yaral› yoldafllar›n tedavi ihtiyaçlar›n› giderme amaçl› Aktuluk köyü Robaik Mezras›na u¤ranmak istenirken 9 Kas›m 2004 günü saat 9:00’da bafllayan ve akflama kadar süren çat›flmada faflist TC güçleri havadan her türlü helikopterleri kullan›rken karadan da binlerce güçle bölgeyi ablukaya alm›flt›r. Böylesi bir ortamda yaral› yoldafllar› ç›karamayan gerilla birli¤i yaral› yoldafllar›n yan›na bireysel savunma silahlar›n› b›rakarak çat›flmay› yararak ç›kmay› baflarm›flt›r. Yoldafllar›m›z gün boyu kahramanca direnerek Partimize yak›fl›r bir tav›r sergilemifl, bir kez

daha kahramanl›k destan› yazm›fllard›r. Burada a¤›r yaral› b›rak›lan yoldafllar; Polat kod adl›, birlik komutan yard›mc›s› AfiKIN GÜNEL ve Bülent kod adl› CAFER KARA yoldafl flehit düflmüfltür. Düflman›n bildi¤imiz kay›plar› ise üç özel tim ve bir astsubay ve onlarca yaral›d›r. Düflman kay›plar›n› gizlemektedir. Bölgede düflman operasyonlar› devam etmektedir. Faflist TC güçleri alm›fl olduklar› kay›plar›n ac›s› ile bölgedeki köy ve mezralara sald›rm›fl; baz› köylüleri iflkenceye alm›fllar, baz› köylülerin evlerini ise taram›fllard›r. Hatta bu, halk›n ‘sindirme’ operasyonlar›n› o kadar pervas›zlaflt›rm›fllard›r ki çat›flman›n ç›kt›¤› mezraya zorla Türk bayra¤› dikmifllerdir. Bu durum faflist TC güçlerinin nas›l bir acz içinde olduklar›n› gösteren iyi bir örnektir. Yapt›klar› katliam, bask› ve iflkencenin hesab› er ya da geç mutlaka sorulacak, iktidarlar› al afla¤› edilecektir. fiEH‹TLER‹M‹Z S‹LAHLI MÜCADELEDE ISRARIN ADI, ZAFER‹M‹Z‹N TEM‹NATIDIR! KARADEN‹Z’‹N DEN‹Z’‹, DERS‹M’‹N AHMET’‹, MUHARREM Y‹⁄‹TSOY YOLDAfi GÖREV B‹L‹NC‹N‹N ADIDIR! Yoldafl; 1970 y›l›nda Yozgat ili fiefaatli ilçesi Arife köyünde, Türk ulusundan, Alevi mezhebine mensup, orta halli bir ailenin çocu¤u olarak dünyaya gelmifltir. Aile çevresi daha çok CHP’lidir ama devrimcilere fazla da uzak olmayan bir yap›dad›r. Çevresinde devrimciler olmas›ndan dolay› küçük yaflta devrimcilere sempati duyarak yetiflmifltir. Partimizle ilk tan›flmas›, üniversite y›llar›nda olmufltur. Üniversite birinci s›n›fta TMLGB saflar›nda örgütlenmifltir. Parti saflar›nda örgütlenmesindeki temel neden kendisinin silahl› mücadeleye sempati duymas› ve Partimizi de bu konuda samimi bulmas›d›r. Yoldafl, örgütlü bulundu¤u alanda çeflitli nedenlerle Partiyle ba¤› kopmas›na karfl›n her defas›nda örgütlülü¤e ulaflma çabas›nda olmufl hatta böylesi bir dönemde Partide yaflanan darbeye karfl› bulundu¤u alanda tav›r koymada da gecikmemifltir. Üniversiteden mezun olana kadar TMLGB içinde faaliyet yürütmüfltür. Mezun olduktan sonra da maden mühendisi olmas›na ve düzenin bu kapsamda bir dizi olanak sunmas›na karfl›n yoldafl, bunlar›n hepsini elinin tersiyle itmifl ve okulu bitirdikten sonra da Partinin militan› olarak mücadelesini sürdürmüfl, Partinin vermifl oldu¤u her görevi yerine getirmifltir. TMLGB faaliyeti, okuldan mezun olduktan k›sa bir süre sonra son bulmufl ve Partinin legal alanda görevlendirmesi üzerine yoldafl bu alana geçmifltir. Uzun bir süre bu alanda görev yapm›flt›r. Daha sonra ‹stanbul iflçi faaliyetinde görevlen-

dirilmifltir. Burada belirli bir dönem faaliyet yürüttükten sonra kendisinin de iste¤ini de¤erlendiren Partimiz, 2002 bahar ay›nda Karadeniz gerilla alan›nda görevlendirmifltir. 2004 bahar ay›na kadar bu alanda faaliyet yürütmüfltür. 2004 yaz›nda partimizin karar› do¤rultusunda Dersim’e ç›karm›fl oldu¤u ilk gerilla grubu içinde yer alm›flt›r. fiehit düfltü¤ünde Yoldafl, TKP/ML üyesi, T‹KKO alt komutanlar›ndand›. KARADEN‹Z DA⁄LARININ DO⁄AN’I, DERS‹M’‹N POLAT’I; AfiKIN GÜNEL YOLDAfi, PART‹YE GÖRE fiEK‹LLENMEN‹N ADIDIR! YAfiI KÜÇÜK YÜRE⁄‹ VE SEVDASI BÜYÜK KOMUTAN! Yoldafl, 1984 y›l›nda Tokat ili Almus ilçesi Dadukta (Çambulak) Köyünde, Türk ulusundan, Alevi mezhebine mensup, yoksul bir ailenin çocu¤u olarak dünyaya gelmifltir. Aile çevresinin Partimiz taraftar› olmas›ndan kaynakl› çocuk yaflta Partimize sempati duymaya bafllam›flt›r. Ülkemizde çocuklar erken büyür, Aflk›n yoldafl buna en iyi örnektir. On üç yafl›nda bir yanda çal›fl›rken bir yanda TMLGB saflar›nda örgütlenmifltir. Bu saflarda say›s›z bombalama ve molotoflama eylemlerinde yer alm›flt›r. TMLGB’ye yönelik bir operasyonda 14 yafl›nda gözalt›na al›nm›flt›r. Yafl›n›n küçük olmas› dolay›s› ile serbest b›rak›lm›flt›r. Düflman›n yoldafl› almak için yapt›¤› operasyondan uyan›kl›¤› ile kurtulmufl ve bundan sonra aran›r durumuna düflmüfltür. Bu süreçte T‹KKO’da gerilla olan amcas›n›n ihanet ederek düflmanlaflmas› sonra mücadele konusunda k›sa bir süre tereddüt yaflasa da tercihini mücadeleden yana yapmada gecikmemifltir. Yani yoldafl, ihanetin oldu¤u bir ortamda mücadeleye omuz vermeyi seçmifltir. Hani bir söz vard›r ‘ihanetin ve fedakarl›¤›n s›n›r› yoktur’. Tam da öyle olmufltur. ‹hanette s›n›r tan›mayan Selahattin haini ve fedakarl›kta s›n›r tan›mayan AfiKIN yoldafl. Böylesi bir atmosfer içinde 1999 y›l›nda 15 yafl›nda iken gerillaya kat›lm›flt›r Aflk›n yoldafl. Yafl›n›n küçüklü¤üne karfl›n a¤›r bafll› ve fedakarl›¤› ile sevdas›n›n büyüklü¤ünü hissettiren bir yoldafl olarak göze çarpm›flt›r. Yoldafl Partiye göre flekillenme konusunda her zaman büyük bir istek ve çaba içinde olmufltur. Bundan dolay› çocuklu¤undan, flehit düfltü¤ü ana kadar Partiye göre flekillenmenin ad› olmufltur. Karadeniz bölgesinde bir dizi eylemde görev alm›fl ve bunlar› baflar› ile yerine getirmifltir. Yoldafl›n askeri konulardaki yetene¤i k›sa sürede alt komutanlar içinde yerini almas›n› sa¤lam›flt›r. Yoldafl flehit düfltü¤ünde TKP/ML üyesi, T‹KKO komutanlar›ndan ve bulundu¤u birli¤in komutan yard›mc›s›d›r. ☛


29

9 KARADEN‹Z’‹N KAZIM’I, DERS‹M’‹N BÜLENT’‹ CAFER KARA YOLDAfi, YETMEZL‹KLER‹NE RA⁄MEN MÜCADELEDE ISRARIN ADIDIR! Yoldafl, Marafl ili Elbistan ilçesi Ambar köyünde Kürt ulusundan, Alevi mezhebine mensup yoksul bir ailenin çocu¤u olarak dünyaya gelmifltir. Gençlik y›llar›na kadar köyde kalm›fl daha sonra ise akrabalar›n›n yan›na yurtd›fl›na gitmifltir. Aile çevresinde olan Partimiz sempatizanlar› vas›tas›yla partimizle tan›flm›flt›r. Daha sonra yurtd›fl›nda parti saflar›nda örgütlenmifltir. Uzun bir dönem yurtd›fl›nda çeflitli parti faaliyetlerinde bulunmufltur. 2000 y›l›nda Partiye gerilla alan›nda faaliyet yürütmek iste¤ini

bildirmifltir. Bu iste¤i de¤erlendiren Parti örgütlülü¤ümüz 2002 y›l›nda yoldafl› gerilla alan›nda faaliyete göndermifltir. ‹lk olarak Karadeniz Bölgesinde faaliyete bafllam›fl daha sonra kendinin de öteden beri iste¤i olan Dersim bölgesinde görevlendirilmifltir. Yoldafl›n uzun bir mücadele yaflam› vard›r. Bir dizi yetmezlikler yaflasa da, yoldafl bunlar› hep partiyle aflmay› ve mücadelenin içinde olmay› tercih etmifltir. Yoldafl flehit düfltü¤ünde TKP/ML ileri sempatizan›, T‹KKO savaflç›s›d›r. Dersim’de tekrar silahl› güçlerimizin faaliyete bafllamas› ile birlikte alm›fl oldu¤umuz bu kay›p, Partimizin süreci bak›m›ndan büyük bir kay›pt›r. Ama flu bilin-

melidir ki bütün devrimci faaliyetleri tasfiye etme giriflimlerine karfl›n halk›m›z›n o¤ullar› ve k›zlar›n›n yan›t› halk ordusu saflar› olacakt›r. Muharrem’in, Aflk›n’›n, Cafer’in boflalan yerleri tereddütsüzce doldurulacak, hesaplar› er ya da geç sorulacakt›r. Kavgam›z›n atefli, büyütülerek sürdürülecektir. MUHARREM Y‹⁄‹TSOY YOLDAfi ÖLÜMSÜZDÜR! AfiKIN GÜNEL YOLDAfi ÖLÜMSÜZDÜR! CAFER KARA YOLDAfi ÖLÜMSÜZDÜR! TURÜfiMEK fiEH‹TLER‹ ÖLÜMSÜZDÜR!

19 Kasım-2 Aralık 2004 DERS‹M fiEH‹TLER‹ ÖLÜMSÜZDÜR! fiEH‹TLER‹N HESABI ER YA DA GEÇ SORULACAKTIR! KAHROLSUN FAfi‹ST TÜRK DEVLET‹! KAHROLSUN EMPERYAL‹ZM, FAfi‹ZM VE HER TÜRDEN GER‹C‹L‹K! GER‹LLALAR ÖLMEZ, YAfiASIN HALK SAVAfiI! YAfiASIN PART‹M‹Z TKP/ML, ÖNDERL‹⁄‹NDEK‹ T‹KKO VE GENÇL‹K ÖRGÜTÜMÜZ TMLGB! TKP/ML ÖRGÜTLEME KOM‹TES‹ Kas›m 2004

Öfkemizin ateflinde, namlular›m›z›n k›z›ll›¤›nda;

CANLARIMIZ FEDA OLSUN HALK SAVAfiINA! “Bizim a¤lama damar›m›z yoktur. Bizim kin ve öfke damar›m›z vard›r”… Bir flehit anam›z›n yüre¤inin derinliklerinden büyük bir inançla hayk›r›lan bu sözün anlam›n›, devrim mücadelesinde flehit düflen her yoldafl›m›z›n ve her devrimcinin arkas›ndan yeniden hayk›r›yoruz. S›n›f bilincimizle harmanlanacak öfke yeminini yeniden ve daha gür bir sesle hayk›r›yoruz. 2 Kas›m’da, Partimiz TKP/ML önderli¤inde halk savafl›n›n fitilinin yak›ld›¤›; zalimler ve zorbalar için yasakl› ve korkulu topraklar; devrimci ve komünistler için ise bereket ve vatan olan Dersim’de halk savafl›na olan ba¤l›l›k ve sebat bir kez daha komünist öncünün silahl› gücü T‹KKO savaflç›lar› taraf›ndan hayk›r›ld›. Bu hayk›r›fl bedel ödemenin ve bedel ödetmenin gereklili¤ini de ifade ediyordu ayn› zamanda. Bizim için yeni olmayan ama her biri ölçülemez de¤ere sahip olan ölümsüzler kervan›na yi¤it yoldafl›m›z Muharrem Yi¤itsoy da ekleniyordu. Kahramanca savaflman›n, halk savafl› yolunda flehit olman›n inanc›nda kararl›l›¤›n onuruna da ulafl›yordu. Ve tarih sayfalar›na 2 Kas›m 2004, yoldafl›m›z›n ad›yla birlikte onurlu bir not olarak düflüyordu. Bu çat›flman›n devam› faflist TC’nin ordusu taraf›ndan genifl bir operasyona dönüfltürüldü. Yine 9 Kas›m 2004’te tarih sayfalar›na bir onurlu not daha düfltü. Yi¤it yoldafllar›m›z Aflk›n Günel ve Cafer Kara T‹KKO gelene¤ini devam ettirdi. MLM’den ald›klar› özle ve halka olan sonsuz ba¤l›l›kla dosta ve düflmana almas› gereken mesaj› verdiler. Yoldafllar›m›z›n her biri devrim ateflini harlayarak gitti. fiehit düflen yoldafllardan Muharrem Yi¤itsoy ve Aflk›n Günel yoldafllar›n TMLGB kökenli olufllar› ise, yaratt›klar› kararl›l›k ve silah elde ölümsüzleflmelerini bizler aç›s›ndan daha anlaml›d›r ve güzergah›m›zdaki kararl›l›k pusulam›za dönüfl-

türmektedir. Ve genç komsomolculara yürüyecek yolu, izlenecek pratik hatt› miras b›rakmaktad›r. Yoldafllar›m›z›n mesaj›n› aç›k bir flekilde ald›¤›m›z› ve bu mesaj› üst boyutta bir kavray›fla çevirece¤imizi ve daha da ileri tafl›yaca¤›m›z› ilan ediyoruz. Verilen mesaj TKP/ML önderli¤indeki halk savafl›nda sebat etmedir. Devrim stratejimiz olan Halk Savafl› ve onun özgün biçimi olan gerilla mücadelesine veda eflli¤inde devrim mücadelesine, ulusal kurtulufl mücadelesine karfl› getirilen her türlü nedamet, bu büyük ve eflsiz savafl çizgisinin yaflam bulmas›yla tasfiyeci avaneye efli görülmemifl bir tokat olacakt›r. Bugün devrimci mücadeleye, silahl› zora, gerilla mücadelesine karfl› bafllat›lan büyük karfl›-devrimci kampanyaya karfl› daha fazla donan›ml› olman›n, daha fazla yarat›c› olman›n ve daha fazla kararl› olman›n zorunlulu¤u vard›r. Ve en önemlisi de bu çizginin bilimselli¤ine, do¤rulu¤una olan inanc›n ve hayk›r›fllar›n ço¤alarak bir 盤 haline gelme zorunlulu¤u vard›r. Silah elde bu bilimselli¤i ispata soyunan ve bu u¤urda flehit düflen her yoldafl›m›z yolumuza ›fl›k tutmakta ve önümüzü daha berrak bir flekilde görmemizi sa¤lamaktad›r. Komsomolumuz bu çizgide kararl›l›¤›n› ve ›srar›n› topyekün iradi bir gücün simgesi olan 2. Kongresinde çok net olarak ortaya koymufltur. Partimizin savafl çizgisindeki do¤rulu¤unu ve bilimselli¤ini halk gençli¤ine uyarlama ve uygulama prati¤i içerisinde olaca¤›n› beyan etmifltir. Halk gençli¤ini halk savafl›n›n öznesi haline getirecek, bu u¤urda bütün enerjisini ve eme¤ini canla baflla yaflama geçirecektir. Bu iddia ve kararl›l›k ise Halk Savafl›’n›n en temel aya¤› olan gerilla savafl› yürütme ›srar›n›n somuttaki ad›mlar›yla daha üst düzeyde bir s›çramaya neden olacakt›r. ‹flte flehit düflen bu 3 kahraman yoldafl›m›z›n ve bizim de bafl tac› etti¤imiz içerik budur. fiehitlerimizi Komsomol

olarak böyle kavr›yoruz ve böyle de anaca¤›z. fiehit yoldafllar›m›z düfltükleri bu yolda bir tu¤la daha koyduklar›n›n fark›nda olarak inançl› birer halk savaflç›s› olarak ölümü korkmadan kucaklad›lar. Yoldafllar›m›z›n hesab›n›n sorulaca¤›ndan kimsenin flüphesi olmas›n. Partimizin tarihi boyunca halk›m›z›n yüre¤ine su serperek, düflmanlar›m›z ise hesap soran kurflunlar›m›z›n yaratt›¤› panikle buna defalarca tan›kl›k etmifltir. Ve yine tan›kl›k edecektir. Ancak yoldafllar›m›z›n hesab›n› sorman›n en anlaml› ve hak edilen prati¤i bizim aç›m›zdan halk savafl›na ›srarla sar›lmakt›r. Onlardan boflalan mevzileri misliyle doldurmak ve yeniden güçlü bir flekilde yola kesintisiz bir flekilde devam etmektir. Düflen mavzer yeni halk savaflç›lar›n›n ellerinde ifllemeye devam edecektir. Komsomol’umuz bunun sözünü yoldafllar›m›za, halk›m›za, dostlar›m›za ve düflmana vermektedir. Bu iddia ve kararl›l›¤›m›z› bu vesileyle bir kez daha aç›kl›yoruz. Faflist TC’nin son dönemde devrimci güçlere yönelik özellikle de silahl› mücadele yürüten devrimci örgütlere yönelik sald›r›lar› azg›nlaflarak devam etmektedir. Ortado¤u’da emperyalist efendilerinin kanl›, halk düflman› planlar›n›n, yeminli jandarmal›¤› görevine uygun olan bu pervas›zl›k iyice görülmelidir. Devrimci silahl› mücadele karfl›s›ndaki korkusunu ve tedirginli¤ini hiçbir zaman gizleyemeyen faflist TC’nin özellikle bu dönem tedirginli¤i daha üst düzeye ç›km›flt›r. Bu yönlü yo¤un ideolojik bombard›man› özellikle reformizme karfl› özel ilgisiyle somutta ifadesini bulmaktad›r. “Demokratiklefliyoruz” söylemi ad› alt›nda art›k silahl› mücadelenin anlam›n› yitirdi¤i safsatalar› çokça duydu¤umuz ve art›k aflina oldu¤umuz bir gerçekliktir. Bu temelde özellikle devrimci zorda ve devrimci silahl› mücadelede ›srar etmek daha bir anlam kazanmaktad›r. Bu

yönlü çal›flmalar›n› yürüten devrimci yap›lanmalara karfl› imha operasyonlar› düzenlenmeye ise devam edilmektedir. ‹flte Karadeniz’de DHKP/C gerillalar›na yönelik sald›r› ve flehit düflen 5 savaflç›… Yine Dersim’de MKP’ye yönelik ayn› kapsamdaki sald›r› ve verilen 3 flehit silahl› mücadeleye yönelik karfl› devrimci sald›r›lar olarak yafland›. Bu sald›r›lara devrim inanc› ve hayk›r›fl›yla karfl›l›k verilmifltir. Devrimci dostlar›m›z›n bu kararl›l›¤› inanc›m›z›, umudumuzu, öfkemizi, kinimizi daha da pekifltirmifltir. Onlar›, düflledikleri ve u¤runda flehit düfltükleri devrimi onlara arma¤an ederek selamlama kararl›l›¤›nday›z. Bilmeyen bilsin ki devrimci mücadele flehitlerimizin bofllu¤unu dolduracak bir büyüklü¤e ve zenginli¤e sahiptir. Devrim kervan› halk›n ba¤r›nda büyüyen ve yefleren bir niteli¤e sahiptir. Devrimcileri ve komünistleri öldürerek bitirece¤ini düflünen ve buna inananlar gaflet uykusundan er geç büyük bir sars›nt›yla uyanacaklard›r. Ve bunun hesab›n› mutlaka vereceklerdir. Bundan kimsenin flüphesi ve kayg›s› olmas›n. Yine unutulmas›n ki devrime adanm›fl bir yaflam bu u¤urda verilmekten geri durmaz. Bu u¤urda verilmesi gereken canlar varsa bunlar da mutlaka halk›n ba¤r›ndan ç›k›p yeflerecektir. Bu böyle olmufltur ve bundan sonra da böyle olacakt›r. Muharrem, Aflk›n, Cafer Yoldafllar Ölümsüzdür! Silah Elde Düflenlere Bin Selam Olsun! Halk Savafl› ‹çin Yeni Demokratik Gençlik Hareketini Yükselt! Yaflas›n Halk Savafl›! Yaflas›n Marksizm-Leninizm-Maoizm’in Ifl›kl› Yolu! Yaflas›n Partimiz TKP/ML, önderli¤indeki T‹KKO, TMLGB! TKP/ML TMLGB-MK Kas›m 2004


30

19 Kasım-2 Aralık 2004

‹flçi-köylü’den Muharremlerce yürünen, Aflk›nca büyüyen, Caferce solunan bu yolda bir kez daha; BIKMADAN, USANMADAN, YORULMADAN, YILMADAN... “Sürdürdü¤ümüz mücadele içinde birçok kay›p verdik, en son Dersim Ovac›k’ta 7 yoldafl›m›z flehit düfltü. Partimiz aç›s›ndan 7 yoldafl›m›z, özellikle 2. OPK sonras› Partimizin önümüze hedef olarak koydu¤u boflalan mevzilerimizi doldurma politikas›nda baflar›l› olmufltur. Dersim’e yürüyüflümüzün ilk ad›m›n› att›k. Bundan sonra bunu güçlendirece¤iz ve Dersim’de boflalan mevzimizi asla bofl b›rakmayaca¤›z. Bunun d›fl›nda er ya da geç ne pahas›na olursa olsun yoldafllar›m›z›n hesab›n› soraca¤›z.” Bu sözler 9 Kas›m 2004 tarihinde Dersim’de son mermilerine kadar çat›flarak flehit düflen Halk Ordusu’nun genç komutanlar›ndan Aflk›n Günel’e ait. 2000 y›l›nda Karadeniz birli¤i içindeyken yapt›¤› bu konuflman›n bilinci ve inanc›yla Dersim’de boflalan mevziyi doldurma görevini üstlenen yoldafllardan biri olan Aflk›n Günel, gerilla ile 15 yafl›nda tan›flm›flt› ve 15 yafl›n küçük kafesinde koca bir yürek tafl›man›n cüretiyle yürüdü ve öyle de ölümsüzleflti. Proletarya Partisi’nin gerçeklefltirdi¤i 7. Konferans›’nda önüne koydu¤u hedeflerden biri idi T. Kürdistan›’na aç›lmak ve savafl›m›n› buralarda oturtup yayg›nlaflt›rmak. 2. OPK sonras› Dersim’e gönderilen gerilla birli¤indeki yedi savaflç›n›n flehit düflmesi bu yönde at›lan ad›m›n kesintiye u¤ramas›na ve yar›da kalmas›na neden oldu. Proletarya Partisi aç›s›ndan oldukça a¤›r olan bu kay›plardan sonra, at›lan bu ad›m›n devam›n›n getirilmesi bir görev olarak önünde duruyordu. Halk Savafl›’n›n bu topraklarda gelifltirilmesi ve büyütülmesi anlam›nda bölgenin önemi ve belirleyicili¤i hiçbir zaman silikleflmese de, görevin yerine getirilmesi için uygun ad›mlar›n ve zaman›n yarat›lmas› da bir zorunluluktu. “Çeliflkilerin daha yo¤un oldu¤u bölge, bugün de Türkiye Kürdista-

n›’d›r. Türkiye Kürdistan›’nda örgütlenmeyen bir Komünist Parti Halk Savafl›’n› baflar›yla yürütemez.” Proletarya Partisi’nin bu kavray›fl ve perspektifle önüne koydu¤u T. Kürdistan›’na aç›lma karar› Dersim’e gönderilen gerilla birli¤i ile birlikte somutland›. At›lmas› gerekli olan bu ad›m› hem olmas› gereken olarak kavrarken, hem de savaflta ›srar›n ve s›n›f mücadelesinde ileri dönük ve savafl› gelifltiren bir hamle olarak düflünmek gerekir. Proletarya Partisi’nin s›n›f mücadelesinde ataca¤› daha büyük ad›mlar›n yolunun bu mütevazi ad›mlardan geçti¤i bilinci ile anlam›n› ve önemini do¤ru kavramak gerekir. Ahmet Laço ve Sevda Y›ld›z yoldafllar›n flehit düflmesiyle aksayan ancak kesintiye u¤ramayan bu hamle, yerine getirilmesi gereken bir görevdi. fiehitlerimiz bu görevin yerine getirilmesinin, gerilla faaliyetinin Dersim’de oturtulmas› ve di¤er bölgelere yay›lmas› hedefi ile görevlerinin bafl›ndayd›. Devlet aç›s›ndan varl›¤› büyük bir tehlike ve korku olan gerilla mücadelesine karfl› binlerce askeri güçle giriflti¤i operasyonlar bu korkunun en çarp›c› biçimde somutlanmas›d›r. Kitle deste¤inin yo¤un oldu¤u bu bölgelerde sürdürülen imha operasyonlar›n›n yo¤unlu¤unda savafl cephelerinin azalmas›n›n da önemli bir etkisi bulunmaktad›r. Ulusal hareketin herkesin malumu olan süreci bunlar›n yaflanmas›nda oldukça önemlidir. Devletin gücünün bölünmesi ve kay›plar›n verdirilmesinde önemli bir güç olan Ulusal Hareket’in girdi¤i tasfiyecilik süreci ile birlikte Proletarya Partisi’nin att›¤› ad›m ve hamle bu biçimiyle de anlam ve önem kazanmaktad›r. T. Kürdistan›’nda gelifltirilecek olan gerilla mücadelesinin Kürt ulusunun gerçek kurtuluflunu sa¤lama görevinin yerine getirilmesi anlam›na geldi¤i de bir gerçektir.

At›lan ad›m›n ve flehitlerin içinden geçmekte oldu¤umuz süreçte tafl›d›klar› baflka bir anlam ve önem de tasfiyecilik ve kavga kaçk›nl›¤›na verdikleri yan›tt›r. Halk Savafl›’n›n ve onun bir parças› olarak gerilla mücadelesinin verilmesinde gösterilen cüret ve kararl›l›k s›n›f mücadelesine ve Proletarya Partisi’ne bu türden karalamalar yapanlara verilen yan›t niteli¤i tafl›maktad›r. Yarat›lmak istenen güvensizli¤e karfl› flehitlerimiz bu davan›n militanlar›na aç›k bir mesaj gönderiyorlar; “Partiye ve Halk Ordusu’na güvenin. Parti ne kadar zor bir süreç yaflarsa yaflas›n bunu aflmaya muktedirdir. Çünkü onun rehber ald›¤› ideoloji, yenilmez olan tek do¤ru ideolojidir. Ve bizler kavgada ne kadar a¤›r darbeler al›rsak alal›m, bu ideolojiyi ve do¤ru olan› hayata geçirdikçe baflar›m›z kaç›n›lmaz ve kesindir. Bunu gerçeklefltirebilecek tek güç ise Proletarya Partisi’dir.” Bu gerçe¤i bugün döne döne tekrarlamak ve bilince ç›karmak bu süreçteki önemli görevlerimizden biridir. Bu ça¤r› ayn› zamanda Proletarya Partisi’nin de de¤iflmeyen ve bugün hala geçerlili¤ini ve gerçekli¤ini koruyan ça¤r›s›d›r; “Yoldafllar, partimiz cesaretle ilerleyen militanlar›m›z›n omuzlar›nda büyüyecektir. Cesaretimizi k›rmaya yönelen, umutsuzluk ve karamsarl›k yayan; olumsuzluklar› geliflmenin de¤il statükoculu¤un bir parças› olarak yorumlayan tüm burjuva tarzlara karfl› ç›k›n! Güvensizlik yayan tüm bireyci tutumlar› mücadele içinde alt etme bilincine sahip olun! Gelecek, devrimci çözümlemelerin ve bunun üzerinde flekillenecek olan ›srar›n, sabr›n ve cesaretin sahiplerinin olacakt›r.” fiehitlerimiz cesaretli yürüyüflün ve bu yöndeki ça¤r›n›n sembolü oldular. Bu sembolü yaratan ve devamc›s› olan Muharrem’lerdi. Ahmet Muharrem Çiçek’ti fiehremini de direnifl tarihini mermileriyle yazan. Muharrem Horoz’du düflman› en güçlü oldu¤unu zannetti¤i yerde bozguna u¤ratan irade ile hücre hücre bu tarihi büyüten ve Muharrem Yi¤itsoy’du elde silah Dersim’de çat›flarak flehit düflen. Hepsi Proletarya Partisinin kanla yaz›lan tarihinin farkl› kesitlerinde çarp›flarak flehit düfltüler. Ancak ard›llar›na tarihin böyle yaz›laca¤› ve savafl›n ancak böyle kazan›laca¤› gerçe¤ini göstererek gittiler aram›zdan. Halk Savafl›n›n yenilmez olan gücü

Maden sahalar› sermayeye peflkefl çekiliyor! Maden Yasas›’nda ilk büyük uygulama olan maden sahalar› ihaleye ç›kar›lmaya bafllan›yor. Türkiye, 45 ayr› madene ait 500 maden sahas›nda 2 trilyon tutar›nda yeralt› kaynaklar›na sahip. Alt›n, gümüfl, alüminyum, amyant, antimuan, aspes, bak›r, bak›r-çinko, barit-benoit, boksit, çinko, demir, feldispat, fluorit, grafit, kalker, kalsedon, kaolen,

karbondioksit, k›l, kömür, krom, kurflun, kuvars kumu, kuvars-kuvarsit, lületafl›, mangan, manyezit, montorillonit, nefelinli siyenit, perlit, ponza, sepiloid, soda, talk, trona, torba, pallastonit, zeolit ve z›mpara tafl› olarak da¤›l›m› yap›lan madenlerin ihaleye ç›kar›lmas›na iliflkin Maden ‹flleri Genel Müdürü Yener Cander ihale için haz›rl›klar›n tamamland›¤›n› ve

ilan aflamas›na gelindi¤ini aç›klad›. Cander, ihale konusu olan madenler aras›nda 117 sahayla kömürün 1. s›rada yerald›¤›n› belirtirken, bunu 70 sahayla krom, 33 sahayla ponza tafl›, 23 sahayla feldispat ve 21 sahayla kuvars-kuvarsit’in takip etti¤ini söyledi. Ülke kaynaklar›n›n emperyalist flirketlere peflkefl çekilmesine ve art› de¤er sömürüsünün daha

9 bugün çok daha somut. Nepal’de k›rlar›n büyük bir kesiminde iktidar› ele geçiren ve flimdi flehirleri kuflatan, Hindistan’da on binleri soka¤a döken ve ülkemizde yürütülen bu savafl yenilmezli¤ini dünyan›n tepesinde dalgaland›r›lan k›z›l bayrakla gösteriyor. Bugün Dersim da¤lar›ndan ald›¤›m›z her bir flehit haberi a¤›r ve ac›d›r. Yoldafllar›m›zdan boflalan yerlerin dolmas› ve yürüyüflün devam ettirilmesi görevini bilince ç›karmak her bir militan›n görevidir. 20’li yafl›na s›¤d›rd›¤› partili durufl ve partili yürüyüflle Aflk›n yoldafl›n yaflam› hepimize örnektir. Onun ve Cafer’in duruflundaki cüret umut tüccarl›¤›na soyunanlar›n yüzüne inen bir flamard›r. Onlar t›pk› Murat Ar›cak ve Bülent Ertürk yoldafllar gibi yaral› bedenlerine ra¤men kanlar›n›n son damlas›na kadar çarp›flarak, tafl›d›klar› bayra¤a leke düflürmeden flehit düfltüler. Onlar, bu durufllar›yla bir kahramanl›k destan› daha yazd›lar. fiimdi onlar› anmak; gözbebekleri gibi koruduklar› Proletarya Partisi’ni tüm sald›r›lara karfl› korumak ve her türden burjuva ve küçük burjuva düflünceye karfl› amans›z bir flekilde mücadele etmektir. Onlar› anmak; an›n yükledi¤i görevleri kavramak, ihtiyaçlar› bilince ç›kararak buna göre, yani Proletarya Partisi’ne göre flekillenmektir. Onlar› anmak; ellerinden düflmeyen o onurlu bayra¤› yakalamak için ad›mlar›m›z› h›zland›rmakt›r. Onlar› anmak; görev ve sorumluluklar›m›z›n bilinci ile küçük ya da büyük demeden s›n›f mücadelesinin her türlü görevini omuzlayacak ideolojik donan›m› sa¤lamakt›r. Onlar› anmak; halk savafl›nda yürüyüflün cüretinin gösterildi¤i bu anda tüm hücrelerimize kadar militanl›¤› kuflanmakt›r. Onlar› anmak; örgütlemek ve örgütlenmektir. Emperyalist gericilerin yüzlerce çeflit sald›r›s›na maruz kalan milyonlar› Proletarya Partisi’nin çat›s› alt›nda örgütleme mücadelesini ve iradesini göstermektir. Onlar› anmak; bugün dünyan›n baflta Nepal, Filistin ve Irak olmak üzere her köflesinde yanan direnifl meflalelerini ülkemiz topraklar›nda yayg›nlaflt›rma ve büyütme gücünü sergilemektir. Onlar› anmak; Muharrem’ce, Aflk›n’ca, Cafer’ce yürüyüflün cüretini kuflanarak b›kmadan, usanmadan, durmadan, yorulmadan yürümektir.

yo¤un yaflanmas›na olanak haz›rlayan özellikle maden iflçilerinin ve maden ifl kolunda örgütlü olan sendikalar›n tepki gösterdi¤i Maden Kanunu’nda yap›lan yeni düzenlemelerin ard›ndan haz›rlanan yönetmeliklerin de Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanl›¤›’na sunulaca¤›n› ifade eden Cander, sektörün 600 milyon dolar civar›nda olan maden ihracat›n›n Ekim ay› itibariyle 1 milyar dolara ulaflabilece¤ini ekledi. (H. Merkezi)


31

9 Üç devrimci, üç savaflç›, üç Partizan silah tarakalar›n›, günefle u¤urlad›¤›m›z her bir cemrenin zafer ve inanç yüklü sloganlar›n› tekrarlad›lar bedel ödeyen bedel ödeten Munzur’un da¤lar›nda. Onlar Ahmet Laço ve Sevda Y›ld›z yoldafllar›n, Dersim’de 2000 y›l›nda ölümsüzleflen 7 gerillan›n hesab›n› sormak, halk›n denizi içinde bal›k olmak için arfl›nlam›fllard› kilometrelerce yolu. At›lan hain pusularla k›sa zaman aral›klar›yla flehit düflen yoldafllar›n ‘ölü’ bedenlerinden dahi ölesiye korkan faflist TC ve onun kolluk kuvvetleri, en i¤renç iflkenceleri yapmaktan çekinmedi onlara. Ailelerinin a¤lay›fllar›na tan›kl›k etmek, kazand›klar›n› sand›klar› zaferlerini perçinlemek istemifllerdi. Ancak bu bekleyiflleri boflunayd›. Erken gidifline a¤›tlar›n yak›ld›¤› mezar› bafl›nda annenin “düflman›n karfl›s›nda a¤lamad›m, sen üzülme b›rakt›¤›n yerden flimdi ben yürüyece¤im” diyen iradesi düflman› ç›ld›rtan irade ve güçtü. Evlatlar› için a¤lay›p a¤›t yakmak yerine onlar›n s›n›f kinini kuflan›p dimdik yürüyerek, düflman›n karfl›s›nda tek damla gözyafl› dökmeyerek, ac›lar›n› derinliklere at›p zaferin geldi¤i günü düflleyerek hesap sorma bilinciyle hareket edecekleriydi. Düflman yine yenilgiye u¤ram›fll›¤›n aczini yaflad›, y›ld›raca¤›n› umdu¤u onurlu analar›n bafle¤mez durufllar›yla kendi ininde vuruldu. Üç Partizan da ayr› ayr› yerlerde farkl› zaman dilimlerinde günefle u¤urland›. Muharrem Yi¤itsoy memleketi olan Yozgat’›n fiefaatli ilçesi Arife köyünde topra¤a verilirken, Cafer Kara ailesi, yoldafllar› ve dostlar› taraf›ndan Marafl’ta günefle u¤urland›. Aflk›n Günel, Tokat Çambulakl› olan ailesinin ekonomik nedenlerden dolay› tafl›nm›fl oldu¤u ‹stanbul’un K›raç beldesine ba¤l› Alt›nflehir Mahallesi’nde büyümüfl olmas› ve amcas›n›n o¤lu TKP/ML-T‹KKO gerillas› olarak flehit düflen Sinan Günel ve yoldafl› Murat Deniz’in de orada gömülü olmas› nedeniyle Alt›nflehir Mezarl›¤›’na

gömülmek istendi. Ancak Mezarl›k Müdürlü¤ü’ne yap›lan bask›lardan kaynakl› izin verilmeyerek yine Alt›nflehir’de Kayabafl› Mezarl›¤›’nda defnedildi. 12 Kas›m 2004 tarihinde Yenibosna Cemevi’ne getirilen Aflk›n Günel’in cenazesi son kez yoldafllar›na, ailesine, devrimci dostlar›na gösterildi. Cemevi önünde de O’nu son yolculu¤una u¤urlamak için bir araya gelen yüzlerce insan devrimci türkülerle marfllarla “Gerillalar Ölmez Yaflas›n Halk Savafl›”, “Aflk›n Günel yoldafl ölümsüzdür”, “Analar›n öfkesi katilleri bo¤acak”, “Muharrem Yi¤itsoy ölümsüzdür”, “Cafer Kara ölümsüzdür” sloganlar›yla tabutunu tafl›d›lar. Aflk›n’›n annesine gönderdi¤i “Akflam olup hava karard›¤›nda/ Yata¤›m› haz›rla anne/ Yorgan istemem/ y›ld›zlar yeter bana/ Yast›¤a gerek yok/ Kütüklü¤üm var ya” dizeleri okundu önce. Ard›ndan en sevdi¤i türküler söylendi ve mücadele yaflam› anlat›ld›. Cemevi’nden annesi, babas› ve yoldafllar›n›n omuzlar›nda ç›kar›lan Aflk›n Günel, önce annesinin hayk›rd›¤› “Analar›n öfkesi katilleri bo¤acak” slogan› ile mezarl›¤a do¤ru yola ç›k›ld›. Ayn› aileden Bahattin Günel, Duran Salman, Sinan Günel, Tuncay Günel ve Erol Evcil çocukluk arkadafl›, siperdafllar›, yoldafllar›yd›. Birlikte at›lm›fllard› s›n›f mücadelesinin engin denizine, onlar erken ayr›lm›fllard› aram›zdan. Aflk›n da durmad›, 15 yafl›nda nas›l kofltuysa sevdal›s› da¤lara yine öyle kofltu henüz 20 yafl›nda sonsuzlu¤a. Aflk›n Günel flahs›nda tüm devrim ve komünizm flehitleri için yap›lan sayg› duruflunun ard›ndan yola ç›k›larak marfllarla, türkülerle Kayabafl› Mezarl›¤›’na var›ld›. Burada “Aflk›n Günel, Cafer Kara, Muharrem Yi¤itsoy Ölümsüzdür-PART‹ZAN” pankart› arkas›nda “Her düflen tohum bizi do¤uracak. Düflenlerin hesab› sorulacak”, “And olsun ki andlar›n›z›, flan olsun ki kavgan›z› yaflataca¤›z”, “Geril-

19 Kasım-2 Aralık 2004

Muharrem Yi¤itsoy ölümsüzdür! 2 Kas›m günü Dersim Merkez’e ba¤l› Turüflmek Köyü Robaik Mezras› k›rsal›nda faflist TC ordusuyla girdi¤i çat›flmada flehit düflen TKP/ML T‹KKO gerillas› Muharrem Yi¤itsoy yoldafllar› taraf›ndan mezar› bafl›nda an›ld›. 5 Kas›m günü sabah erken saatlerde Dersim’den getirilen cenaze jandarman›n aile üzerinde uygulad›¤› bask› sonucu hiç bekletilmeden hemen defnedildi. Yoldafllar›n›n sahiplenmesini engellemeye çal›flan jandarman›n bu tutumuna karfl›, Muharrem yoldafl mezar› bafl›nda marfllarla, türkülerle günefle u¤urland›. “Muharrem Yi¤itsoy ölümsüzdür” dövizlerini açan Partizan kitlesi; Parti ve devrim flehitleri an›s›na bir dakikal›k sayg› duruflunda bulundu. Ard›ndan onun çok sevdi¤i bir marfl söylendi. Onu tan›yan bir ana mezar› bafl›nda bir a¤›t yakt›. Aile üyeleriyle yap›lan konuflmalarda verdi¤i mücadele, idealleri anlat›ld›. (Ankara) lalar ölmez yaflas›n halk savafl›”, “Dersim flehitleri ölümsüzdür” yaz›l› dövizlerle mezarl›¤a girildi. Bu arada s›k s›k “Yaflas›n Partimiz TKP/ML, Halk Ordusu T‹KKO, TMLGB”, “‹bo Haydar Zülfikar Namludad›r ‹ktidar”, “Faflizmin Korkusu Halk Ordusu T‹KKO” vb. sloganlar› at›ld›. Mezarl›kta TKP/ML ve T‹KKO bayraklar› aç›larak TKP/ML Merkez Komitesi Siyasi Büro taraf›ndan Muharrem Yi¤itsoy için haz›rlanan bildiri okundu. Yine mezar bafl›nda ‹stanbul Üst Komitesi’nin bildirisi okunurken yumruklar s›k›ld› bir kez daha ve “Dersim flehitleri ölümsüzdür” slogan› at›ld›. ‹stanbul Üst Komitesi’nin bildirisinde flehitlerin kanlar›n›n yerde kalmayaca¤›, onlardan boflalan yeri onlarca Partizan’›n dolduraca¤›, mücadelelerinin, b›rakt›klar› yerden sonuna kadar sürdürülece¤i yeminleri edildi. Bildirinin sonunda ise kurtulufl ve özgürlü¤ün tek bir yolunun oldu¤u onun da

Cafer Kara, Ekinözü Ambarl› Köyü’nde defnedildi! Akflam saat 23:30 s›ralar›nda Elbistan Cemevi’ne götürülen Cafer Kara’n›n defin ifllemlerinin Tunceli’de sonlanmas›na karfl›n cenazeyi alan yak›nlar›n› Emniyete ba¤l› Terörle Mücadele Ekipleri, adliyede iflleri tamamlama gerekçesiyle götürerek, cenazeyi sabah erkenden al›p gitmeleri ve gömmelerine iliflkin bask› yaparak tehdit etmifltir. Gerillalar›n cenazelerine dahi tahammül edemeyen kolluk güçlerinin bask›s› üzerine aile cenazeyi, sabah›n erken saatle-

rinde Cemevinden ald›. Cenaze Ekinözü’ne ba¤l› Ambarl› köyünde anne ve babas›n›n yak›n›na gömüldü. Güvenlik ad› alt›nda köyü abluka alt›na alan jandarma halk üzerinde psikolojik bask› oluflturarak kat›l›m› engellemek istese de halk›n gerillay› sahiplenmesinin önüne geçemedi. Yaklafl›k 500 kiflinin bulundu¤u cenazeye Mersin ve Malatya’dan da Partizan okurlar› kat›ld›. Ayr›ca Devrimci Demokrasi ve ESP’liler de kat›l›m sa¤lad›.

Mezar bafl›na giden Cafer Kara’n›n yoldafllar› ve dostlar›, Ambarl› köyünden flehit yak›n› bir anan›n “Siz ölmediniz, sizi öldüremezler. T›pk› türküdeki gibi Ali Haydar ölmez, a¤lama bac›. Milyon milyon do¤ar Ali Haydar’›m. Bak yoldafllar›n dostlar›n buradalar. Onlar kavgan› b›rakt›¤›n yerden sürdürürler” sözlerinin ard›ndan Cafer Kara ve tüm devrim flehitleri için 1 dakikal›k sayg› duruflunda bulunan kitle alk›fllarla da¤›ld›. (Malat-

ezen ve sömürenlere karfl› silah elde can bedeli savaflmaktan geçti¤i vurguland›. Partizan olarak yap›lan aç›klamada da Aflk›n Günel’in “Bizler burada oldu¤umuz sürece, Partizan inanc› ve bilinciyle donand›¤›m›z sürece hiçbir zaman yoldafllar›m›z›n kanlar› yerde kalmayacak, onun için herkesin içi rahat olabilir. Bizler bu mücadeleyi sürdürüyoruz ve sonuna kadar sürdürece¤iz” diyerek analara seslendi¤i mesaj› okunarak bugün onlar›n silahlar›n›n yoldafllar›nca devral›nd›¤› Halk Savafl›’yla iktidara yürüyerek onlara en büyük arma¤an›n devrim olaca¤› sözü verildi. Mezar bafl›nda da marfllar ve türkülerle u¤urlanan Aflk›n Günel’in cenazesi, topra¤a konulduktan sonra Parti ve Ordu bayra¤› üzerine örtülerek defnedildi. Mezar›n›n üzerine k›z›l karanfiller serpilerek bir kez daha intikam yeminleri edildi, sloganlar at›ld›. (‹stanbul)


ÖZGÜR GELECEK YOLUNDA

işçi-köylü B‹Z HALKIZ GELECEK ELLER‹M‹ZDED‹R

UMUT YAYIMCILIK VE BASIM SANAY‹ LTD. fiT‹

BÜROLAR

Yönetim yeri: Gureba Hüseyin A¤a Mah.

➧ KARTAL: HAMAM SOK. DEM‹RL‹ ‹fiHANI NO: 57/14 KARTAL, TELEFAKS: (0216) 306 16 02 Cep: 0 544 521 34 30

‹mam Murat Sok. No:14/1

➧ ANKARA: TUNA CAD. ÇANAKÇI ‹fiHANI NO:11 KAT:3 DA‹RE:32 ÇANKAYA TEL: (0312) 432 23 01 Cep: 0 535 562 33 72

Aksaray-Fatih/‹STANBUL.

➧ ‹ZM‹R: GAZ‹OSMANPAfiA BULVARI, KOÇAfi ‹fiHANI NO: 87, DA‹RE:318 KONAK, TELEFAKS: (0232) 441 93 09 Cep: 0535 310 31 84

Tel: (0212) 521 34 30, 531 48 53 FAKS: (0212)621 61 33

➧ MALATYA: DABAKHANE MAHALLES‹, BOZTEPE CAD., BABACAN ‹fiHANI NO:9 KAT:1/16 MALATYA TEL: (0422) 325 78 13 Cep: 0536 697 94 19

Sahibi ve Yaz›iflleri Müdürü: Numan BOZER

➧ BURSA: SELÇUK HATUN MAH. ÜNLÜ CAD. SÖNMEZ ‹fi SARAYI KAT: 2 NO: 185 HEYKEL, TEL: (0224) 224 09 98 Cep: 0 536 613 81 98

Bask›: Gün Matbaac›l›k

➧ SAMSUN: KALE MAH., YUSUF KEFEL‹ ‹fiHANI, KAT: 6 NO: 9 , TEL: (0362) 435 64 57 Cep: 0 537 597 69 84

Genel Da¤›t›m: YAY-SAT

➧ MERS‹N: ÇANKAYA MAH. S‹L‹FKE CAD. ÜZÜM ‹fiHANI KAT :1 NO: 47 MERS‹N

@mail: umutyayimcilik@superonline.com

➧ AVRUPA MERKEZ BÜRO: WESELER STR 93 47169 DUISBURG-DEUTSCHLAND TEL: 0049 203 40 60 958 FAKS: 0049 203 40 60 959

TKP/ML T‹KKO gerillalar› Muharrem Yi¤itsoy, Cafer Kara ve Aflk›n Günel ölümsüzlü¤e u¤urland›!

2 Kas›m 2004 tarihinde Dersim Merkez’e ba¤l› Turüflmek Köyü Robaik Mezras› k›rsal›nda faflist TC’nin kolluk güçlerinin att›¤› pusu sonucu MKP HKO gerillalar›yla hareket halinde olan TKP/ML T‹KKO Birli¤i’nden Muharrem Yi¤itsoy flehit düfltü. 4 saat süren çat›flman›n ard›ndan flehit düflen gerillan›n üzerinden ç›kan Ahmet Çimen kimli¤iyle hareket eden faflizm, kendi elleriyle tan›nmaz hale getirdi¤i cenazeyi teflhis etmekte zorluk çekti. Son süreçte gerilla cenazelerinin özellikle kafalar›n›n ezilmesi ve kafatas›n›n da¤›t›lmas› faflist TC’in içine düfltü¤ü aczin net ifadesidir. 3 Kas›m günü saat 24:00 s›ralar›nda Yozgat’›n fiefaatli ilçesi Arife köyünde oturan Tevfik Yi¤itsoy evinden al›narak jandarmaya götürülmüfl resimlerden yapt›r›lan teflhis sonras› kardefli Muharrem Yi¤itsoy’un Dersim’de öldü¤ü söylenmifltir. 4 Kas›m günü cenazeyi almaya gelen aileyi cenaze Çemiflgezek’te diye aldatan Jandarma daha sonra yolun yar›s›ndan çevirerek Tunceli Devlet Hastanesi’nde oldu¤unu bildirmifltir. Ailenin hastaneye gitmesi üzerine cenaze otopsi için Elaz›¤ Yeni Araflt›rma Hastanesi’ne gönderilmifltir. Ailesinin ve yerelden gören insanlar›n anlat›mlar›na göre Muharrem Yi¤itsoy’un elinde çok say›da kurflun yaras› oldu¤u ö¤renildi. 4 Kas›m 2004 tarihinde saat 22:00’de hastaneden al›nan cenaze Muharrem Yi¤itsoy’un yoldafllar› ve dostlar› taraf›ndan Yozgat’›n fiefaatli ilçesi Arife köyüne u¤urland›. Otopsi boyunca hastaneye yo¤un y›¤›nak yapan sivil polisler u¤urlama esnas›nda çekilecek resimlere yans›yacaklar›ndan endifle ederek gazetemiz Malatya çal›flan›n›n foto¤raf makinesini almak istedi. Bunun üzerine yaflanan tart›flma sonucu inceleme ekibinin gelmesi üzerine makinede çekilmifl resim olmad›¤› anlafl›ld›.

‹K‹ T‹KKO GER‹LLASI ÇATIfiARAK fiEH‹T DÜfiTÜ 2 Kas›m 2004 tarihinde Robaik’de yaflanan çat›flman›n ard›ndan bölgede sürdürülen operasyonlar sonucu 9 Kas›m sabah saat 9:30’da faflist TC güçleriyle Turüflmek Köyü Karderesi Mezras› yak›nlar›nda karfl› karfl›ya gelen TKP/ML-T‹KKO gerillalar› aras›nda ç›kan çat›flmada TKP/ML-T‹KKO gerillalar› Cafer Kara ve Aflk›n Günel flehit düfltü. Faflist TC güçleri ise bir er ve bir astsubay olmak üzere iki kay›p verdi. Yerel kaynaklardan edindi¤imiz bilgiler, akflama kadar süren çat›flmada faflist TC güçlerinden çok say›da yaral› oldu¤u yönünde. Kay›p vermenin h›rs›yla gerilla cenazelerine sald›ran devlet güçleri cenazelere çeflitli iflkenceler yapm›flt›r. Cafer Kara’n›n sa¤ aya¤› bile¤inden kopar›lm›fl, kar›n bölgesine özellikle yap›ld›¤› bariz flekilde belli olan ay fleklinde kurflun yaralar› aç›lm›fl, sol aya¤›n›n bafl parma¤› kesilmifl, aln› ezilerek kafas› aç›lm›fl olan cenazeler tan›nmayacak hale getirilmifltir. Özellikle son süreçte gerilla cenazelerine vahflice sald›ran faflizm bu flekilde halka ve devrimcilere gözda¤› vermeye çal›flmaktad›r. 4 Kas›m 2004 tarihinde Tunceli Devlet Hastanesine gelen aileler cena-

zelerini teflhis etmekte zorluk çektiler. Otopsi örneklerini avukatla savc›n›n yan›na ç›kan aileye verece¤ini beyan eden savc›, tespit tutana¤› esnas›nda aileyi yan›ltarak otopsi raporunu vermedi. Saat 14:30 s›ralar›nda cenazeler Tunceli Devlet Hastanesi’nden al›narak yoldafllar› ve dostlar› taraf›ndan u¤urland›. Elaz›¤’da yine yoldafllar› ve dostlar› taraf›ndan karfl›lanan Aflk›n Günel’in cenazesi defnedilece¤i ‹stanbul’a u¤urlan›rken, Cafer Kara’n›n cenazesi memleketi Marafl Ekinözü’ne u¤urland›. fiEH‹TLERE SÖZÜMÜZ DEVR‹M OLACAK A¤lataca¤›z, analar›m›z› a¤latanlar›n analar›n›. Y›kaca¤›z, dünyam›z› karartanlar›n dünyas›n›. Kavgam›z›n töresi bu,

kan kanla y›kanacak. Al kanl› gömleklerle hedefe var›lacak 2 Kas›m’da Dersim Turüflmek Köyü Robaik Mezras›’nda faflist TC güçleri ve TKP/ML-T‹KKO gerillalar› ve MKP HKO gerilalar› aras›nda ç›kan çat›flmada TKP/ML üyesi T‹KKO gerillas› Muharrem Yi¤itsoy yoldafl›n flehit düflmesiyle bir kez daha yaz›ld› bu dizeler Dersim’in nice ac›lara merhem olmufl, nice yi¤itleri ba¤r›nda yetifltirmifl, yetifltirdi¤i yi¤itlerin kanlar›n›n kekik kokular›yla harmanlanm›fl da¤lar›na. Ve bir kez daha yaz›ld› 9 Kas›m’da yine Dersim’in Turüflmek Köyü Karderesi Mezras› yak›nlar›nda pusu atan düflmanla gerillalar›n çarp›flmas›nda Cafer Kara ve Aflk›n Günel’in yaral› olmalar›na karfl›n el bombalar› ve tabancalarla kanlar›n›n son damlalar›na kadar çat›flarak ölümsüzleflmesiyle. 15 yafl›nda da¤lara sevdalan›p gerillaya kat›lan Proletarya Partisi önderli¤inde yürütülen Halk Savafl›’n›n en s›cak alanlar›nda görev alan Karadeniz’in Do¤an’›, Dersim’in Polat’› Aflk›n Günel, 2 Kas›m 2004 tarihinde Muharrem Yi¤itsoy’un flehit düfltü¤ü çat›flmada yaralanm›fl ve 9 Kas›m’da devlet güçleriyle gerillalar aras›nda ç›kan ikinci çat›flmada yoldafl› Cafer Kara ile birlikte son mermilerine, ellerinde kalan son bombalar›na kadar savaflarak ölümsüzleflmifllerdir. Cafer Kara yurtd›fl›nda pek çok insan›n sahip olmak istedi¤i imkanlar› elinde bulundurmas›na karfl›n, s›n›f mücadelesinin uzun ve çetin mücadelesinde ‘Bir mermi de benden aslan›m’ diyerek tercihini, mücadele kaçk›nl›¤›n›n meflrulaflt›r›lmaya çal›fl›ld›¤›, tasfiyecili¤in hükmünün sürdürülmek istendi¤i bir süreçte, düzenin kendisine sundu¤u imkanlar› reddedip, bir halk savaflç›s› olmaktan yana kulland›. Devam› sayfa 31’de