Demokratik Halk İktidarı İçin İşçi-Köylü Sayı 35

Page 1

✘ TEGA iflçisi bir

Demokratik Halk ‹ktidar› ‹çin

‹flçi-köylü

umutyayimcilik@ttmail.com

Say›:

35

*20 fiubat-5 Mart 2009 *Fiyat›: 1.50 TL *ISSN: 1307-878X

Seçim oyunuyla halk›n gözünü boyayamazs›n›z Egemen s›n›f klikleri aras›nda süren iç iktidar mücadelesi, derinleflen ekonomik kriz, yaklaflan yerel seçimlerle birlikte giderek daha da k›z›flmaya bafllad›. Yerel seçimler süreci, genifl halk y›¤›nlar›n›n siyasete karfl› ilgisinin daha da artt›¤› bir dönemlerdir. Dolay›s›yla gerçeklerin görülmesi bak›m›ndan bu çat›flmal› dönemlerin yarataca¤› baz› olumlu etkileri görmemiz gerekir. Elbette ki, egemen s›n›f sözcüleri böylesi dönemlerde “özgürlük” , “yetimin hakk›” , “dürüstlük” , “sosyal devlet” söylemleriyle kitlelerin bilinçlerini karartma,

yaratm›fl olduklar› sefalet tablosundan yararlanma, yeni h›rs›zl›k ve yolsuzluklar için kitleleri aldatma yar›fl› içine girerler. Bugün yap›lan da budur. Ama tüm yap›lanlar yaln›z bununla s›n›rl› de¤ildir. ‹ktidar pastas›ndan daha fazla pay kapmak için hükümet olman›n sa¤lad›¤› avantajlar› tüm hakim s›n›f klikleri iyi bilmektedir. ‹flte bundan dolay› da, böylesi dönemlerde birbirlerinin kirli çamafl›rlar›n› ortaya sermede oldukça h›rç›n ve pervas›zd›rlar. Bu h›rç›nl›¤› ve pervas›zl›¤› tetikleyen, onlar›n ç›kar h›rs›d›r.

2009 y›l›, Charles Darwin’in do¤umunun 200., 1859’de yazd›¤› Türlerin Kökeni eserinin de 1 5 0 . y›ldönü-

‹flçi-köylü’den Yalanlara karn›m›z tok, gelece¤imizi kendimiz kuraca¤›z! ❐Sayfa 2

C

M

Y

K

✘ Direniflte ›srar zaferi tatt›racakt›r Mersin Liman›’nda AKAN-SEL iflçilerinin 38 gündür devam eden direnifli hala canl›l›¤›n› korumakta ve coflkulu bir flekilde sürmektedir. Biz de iflçilerle röportaj yapmak için yanlar›na gidiyoruz. ‹flçilerin halaylar çekip birbirleri ile flakalaflmalar› ve coflkular› bizleri de etkiliyor. ❐Sayfa 5

Kay›plar›m›z›

ar›yoruz Ergenekon Davas› vesilesiyle herkesin bildi¤i gerçekler ortaya bir bir dökülünce kay›p yak›nlar› da bir kez daha harekete geçti. ‹stanbul, ‹zmir, Ankara, Diyarbak›r vd. illerde kay›p yak›nlar› her hafta Cumartesi günü oturma eylemi yaparak yak›nlar›n›n bulunmas›n› istiyor. ❐Sayfa 7

s›n›rs›z bir davaya

emekçilerin ellerinde Egemenler ellerindeki tüm kozlar› oynamaya, emekçi y›¤›nlar›n derinleflen sefaletini, yoksullu¤unu, açl›¤›n›, iflsizli¤ini oya çevirebileceklerini, sömürü ve talan› daha pervas›zca sürdürebileceklerini düflünseler de, bu hedefe do¤ru yol al›rken, Kürt-Türk emekçileri birbirine düflürmeye dönük ›rkç›-floven politikalara daha s›k› sar›lsalar da, bu politikalar› hayat geçirmenin o kadar kolay olmad›¤›n›n çok iyi fark›ndalar. Onlar da bilmektedir ki, ellerindeki tüm kozlar› ortaya sürseler de, esas kozlar, sisteme karfl› hoflnutsuzluklar› sadece ülke de¤il, dünya genelinde artan, ezilen emekçi y›¤›nlar›n ellerindedir. ❐Sayfa 3

Sincan Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan ve bu bölgedeki ilk direnifl olmas› sebebiyle daha bir önem tafl›yan TEGA Mühendislik A.fi. iflçilerinin grevi birinci y›l›n› geride b›rakt›. Direniflin birinci y›l›n› doldurmas› sebebiyle Ankara Emek ve Meslek Örgütleri Platformu 7 fiubat günü TEGA Mühendislik önünde bir bas›n aç›klamas› yaparak geride b›rak›lan 1 y›ll›k süreci anlatt›. ❐Sayfa 4

✘ S›n›rl› bir yaflam›

Peki devlet kim?

Esas kozlar

y›ld›r direniflte

adayanlara... ‹tirafç› Abdulkadir Aygan ve “medya maymunu” Tuncay Güney’in gazetelere yapt›¤› aç›klamalarda aç›k adres vererek öldürülen insanlar›n yerlerini söylemesiyle toplu mezarlar›n aç›lmas› için kay›plar mücadelesi sürecini yeniden örmeye çal›flan aileler, Silopi’de bulunan BOTAfi’›n asit kuyular›ndaki yak›nlar›ndan kalanlara ulaflmak ve onlara bir mezar vermek istiyor. ‹flçi-Köylü gazetesi olarak Yak›nlar›n› Kaybedenler Derne¤i’nde, katledilen köylülerin aileleri ve dernek baflkan›yla görüflerek yaflamak zorunda kald›klar› ve örmeye çal›flt›klar› süreç üzerine röportaj yapt›k. ❐Sayfa 6

Proletarya Partisi 1978’de gerçeklefltirdi¤i 1. Konferans’ta ald›¤› kararla, Ocak ay›n›n son haftas›n› Parti ve Devrim fiehitleri Anma Haftas› olarak ilan etmifltir. Bu anlamda her y›l Ocak ay›n›n son haftas›, çeflitli eylem ve etkinliklerle, devrim ve komünizm için flehit düflenler an›lmaya devam ediliyor. Partizan fiehit ve Tutsak Aileleri taraf›ndan, 8 Ocak Pazar günü düzenlenen anma gecesinde, flehit ve tutsak aileleri bir kez daha biraraya geldi. ❐Sayfa 11

Darwin ne yapt› ve neden önemli? mü. Darwin’in 盤›r açan eseri olan Türlerin Kökeni ilk kez insan dahil yaflamdaki muazzam çeflitlili¤in içinde yaflad›¤›m›z maddi dünyan›n üzerindeki herhangi bir tanr›n›n veya tasar›mc›n›n eliyle de¤il, tam aksine do¤al yollarla geliflti¤ini göstermifltir. Bu; bilime, insan düflüncesine ve bilimsel yöntemin geliflimine büyük bir katk›d›r. Darwin’in çal›flmas› tüm bunlar içinde kritik bir yere sahiptir. Darwin’den önce dünyadaki yaflam›n karmafl›kl›¤›n› ve çeflitlili¤ini aç›klayabilen bilimsel bir

yol bulunmamaktayd›. Sinekkuflu ile çiçe¤in, solucanla a¤ac›n, yunusla filin, insanla bakterinin hepsinin milyarlarca y›l içinde basit yaflam biçimlerinden nas›l geliflebildi¤ini insanlar›n anlamas› mümkün de¤ildi. Yaln›z ‹ncil’deki çeflitli hikayeler mevcuttu: Dünya yaln›zca birkaç bin y›l yafl›ndad›r ve yedi günde yarat›lm›flt›r, ayn› tanr› tüm yaflam biçimlerini yaratm›fl ve bir kez yarat›l›ktan sonra hiç de¤iflmemifltir. Darwin genç bir adamken ‹ngiliz gemisi HMS Beagle ile meflhur befl y›l-

S›n›fsal Yaklafl›m Direnifle ve mücadeleye ça¤r› ❐Sayfa 3

l›k gezisine ç›kt›. Yolculu¤a bafllarken hâlâ yarat›c›l›¤a inanmaktayd›. Darwin’e göre do¤an›n d›fl›nda yaflam›n bir “tasar›mc›s›” olmal›yd›. Beagle’da bir do¤a bilimcisi olarak dünyan›n büyük bölümünü gezdi, da¤lar› t›rmand›, kayalar üzerinde çal›flt›, fosilleri toplad› ve her çeflit hayvan›n, kuflun, deniz canl›s›n›n ve bitkinin örneklerini ay›rarak inceledi. ‹ngiltere’ye dönerken Galapagos Adalar›nda buldu¤u kufllar da dahil ol-

Emekçinin gündemi DDSB toplant›lar›n›n ard›ndan ❐Sayfa 4

Pusula Tarihten ö¤renmek... ❐Sayfa 11

mak üzere keflfetti¤i birçok fleyi yan›nda getirdi. Darwin ancak ‹ngiltere’ye geri döndü¤ünde ve kufl uzmanlar›n› dinledikten sonra Galapagos ispinoz kufllar›n›n öneminin tam anlam›yla fark›na vard›. Bu, ispinoz kuflunun Güney Amerika’daki ana karadan ayr›lan ve di¤er popülasyonlardan izole edilen küçük bir k›sm›n›n farkl› adalardaki farkl› koflullarda ve hatta adan›n farkl› kesimlerinde nas›l farkl› cinslere ayr›ld›¤›n›n grafiksel deliliydi. ❐Sayfa 10

Evrensel Bak›fl “Ötekilefltirmeye” No Passaran! ❐Sayfa 13


‹flçi-köylü 2

Yaflam›n içinden

20 fiubat-5 Mart 2009

Dozerini al da git!

“Kentsel Dönüflüm Projesi” olarak bildi¤imiz, bir tak›m kamu ve özel arazilerin sermayeye peflkefl çekildi¤i proje kapsam›nda, birçok gecekondu mahallesi y›k›ld›/y›k›lmaya da devam ediyor. Bu y›k›mlar›n birkaç ortak noktas› var. Birincisi, bu bölgelerin emekçilerin oturdu¤u güzel manzaral› araziler olmas›. ‹kincisi, y›k›lan gecekondular›n yerine yap›lan evlerde emekçilerin ikamet edememesi. Üçüncüsü, her y›k›m sürecinde halk› kand›r›yor olmalar› ve evleri y›k›lan halk›n kesinlikle ma¤dur durumda kalmas›. Bu ortak noktalar Sulukule’de, Ayazma’da, Bafl›büyük’te, Beykoz’da, Sar›yer’de ve daha ismini sayamad›¤›m›z birçok bölgede gerçekleflti/gerçekleflmekte. Bu y›k›mlar›n son örneklerden birisi de Alt›nflehir’de yafland›. Biz de Alt›nflehir ‹flçi-Köylü okurlar› olarak y›k›mlar›n yafland›¤› bölgede, ma¤dur edilen emekçilerle görüfltük. Sorunlar›n› yans›tmak, oluflturulacak kamuoyunda devrimci ve ilerici güçleri harekete geçirmek için çabalad›k.

maya bafll›yoruz. “Y›k›ma karfl› neler yapt›n›z? Yaflad›klar›n›z› anlat›r m›s›n›z?” diye soruyoruz. Çevirmenimiz, komflunun o¤lu ‹smail Y›lmaz. Nene Yavuz anlat›yor; “Direnmeye çal›flt›k, ama devlete karfl› gelemedik. Polis ve zab›ta gelinim Sevda’ya vurdular. Evin üzerinden att›lar, hakaret ettiler.” Kendi dilinde anlat›yor ana, o kadar h›zl› ve flafl›rm›fl anlat›yor ki, derdini anlatacak birisini buldu¤una seviniyor mu yoksa derdini dinleyen birisi buldu¤una flafl›rm›fl m› belli olmuyor o an. Soluk almadan devam ediyor anlatmaya; “Gelinim bay›ld›, hastaneye götürdük, hastane paras›n› sen ödeyeceksin dediler. Hem bizi dövdüler hem de hastane masraflar›n› bize ödetiyorlar.” ‹çinin burkuldu¤unu, zoruna gitti¤ini belli eden bir yüz ifadesiyle devam ediyor anlatmaya; “Fakir fukaralar, yaflad›klar› flartlar çok kötü, yeni evlerini yapt›lar ama y›kt›lar. Y›kmas›n diye dozerin önüne yatt›m, ama durduramad›m/durdura-

çeviren ‹smail Y›lmaz isimli genç ile konufluyoruz. Y›lmaz “mahalleye do¤algaz geldi, üzerimizdeki sokaktan afla¤›ya inmedi” diyor. Kendi s›k›nt›lar›na da de¤iniyor; “Ben lise mezunuyum, iflsizim, ifl ar›yorum, oturdu¤um mahalleyi söyleyince ifl vermiyorlar. Zaten kimli¤ime bak›nca da vermiyorlar.” Devam ediyor Y›lmaz; “Bu y›k›mlar bafllang›ç, nab›z yokluyorlar. Küçükçekmece Belediyesi flov yap›yor. ‘Bak›n biz 2005’ten beri kaçak yap›ya izin vermiyoruz’ demek için flov yap›yorlar.” Y›k›m sabah› yaflad›klar›na de¤inen Y›lmaz; “Y›k›m s›ras›nda bakkala gitmifltim, dönerken y›k›m bafllam›fl, evime bile giremedim, b›rakmad›lar. Ama haz›rl›kl› olsayd›k böyle olmazd›” diye anlat›yor.

Yaflam› ac› ve yoksulluklara mahkum ediyorlar Evi y›k›lan Sevda Utku ile görüflmemizi sürdürüyoruz. O kadar ma¤dur durumda b›rak›lm›fl ki Utku, “belki bu y›-

Geçti¤imiz günlerde kaçak oldu¤u iddias› ile y›k›m yap›lan fiahintepe ve Bayramtepe’ye, Çevik Kuvvet y›¤›na¤› ile gelen Belediye ekipleri, mahallelerde terör estirdi. fiahintepe’de direniflle karfl›laflt›klar› için y›k›m› yar›m b›rakmak zorunda kald›lar, fakat ayn› saatlerde Bayramtepe’de gerçeklefltirdikleri y›k›ma ayn› refleks gösterilemedi.

Y›k›nt›lar›n üzerinde ölüm sessizli¤i Bayramtepe’de y›k›lan ev sahiplerinin yan›na gidiyoruz, y›k›lm›fl evlerin üstünde bir ölüm sessizli¤i var. Y›k›lan evin yan taraf›ndaki binan›n ziline bast›¤›m›zda karfl›m›za y›k›m ma¤durlar›n›n akrabas› olan Nene Yavuz ç›k›yor. Kürtçe bilmedi¤imiz için diyalog kurmakta biraz zorlan›yoruz. Komflular›ndan yard›m istedikten sonra Nene Yavuz ile konufl-

Yoksulluk ne foto¤raf karelerine ne de birkaç sat›ra s›¤ar Y›k›m hakk›nda konuflurken bölge halk›n›n ne kadar yoksul oldu¤u ortaya ç›k›yor. Müzeffer fien anlat›yor; O¤lu Mehmet fien 19 yafl›nda bir tekstil iflçisi. Çal›fl›rken hastalan›yor, patrondan “hastay›m” diyerek izin istiyor, patronu, “bir fley olmaz” diyerek geçifltiriyor. Çal›fl›rken bay›l›yor, patron 5 TL verip eve yolluyor. Evde yatarken aniden fenalaflm›fl ve komflular› taraf›ndan hastaneye kald›rm›fl. 10 gündür Yeditepe Gö¤üs Hastal›klar› Hastanesi’nde yat›yor. Herhangi bir sosyal güvenceleri olmad›¤› için tedaviyi ilerletemiyorlar. Daha önce içinde bal›k tutulan derenin, yan›ndaki yaflad›klar› evin foto¤raflar›n› çekebilece¤imizi söylüyorlar. Yoksulluk diz boyu, ne bir kareye s›¤ar da ne de birkaç sat›ra. Mehmet fien’in abisi al›yor sözü; “Yeflil Kart’a baflvurduk, Diyarbak›rl›y›z, kimli¤imizden kaynakl› vermiyorlar. Gittim, konufltuk, kimli¤imin arkas›n› çevirdi ve ‘iste¤iniz onaylanmad›’ diyerek beni geri gönderdi. 7 kifli yafl›yoruz, ben hastay›m. Muhtarl›¤a fakirlik k⤛d› için baflvurdum. 15 TL istediler, o da yok, fakirlik k⤛d› da alamad›k. Bakkala borç yapt›k, en son tüp de¤ifltirmeye gitti¤imde bakkal bana ‘Allah belan›z› versin’ dedi. Ben de ‘vermifl, daha ne kadar verecek’ dedim.”

Devlet, bölgede daha önceki y›k›m giriflimlerinde kulland›¤› bahaneyi, bu sefer de, tapulu arsalar›n üstüne yap›lan evleri y›kmak için kulland›. Bahaneleri yine “buralar tapusuz, hazine arazisine ev yapamazs›n›z” oldu. “Kentsel Dönüflüm Projesi”ndeki “baflar›lar›yla” ünlü, Ayazma Mahallesi’nde bu yönüyle tan›nan Aziz Yeniay ve ekibi halk›n aras›na bir f›s›lt› yayarak daha önce yap›lan yap›lar› y›kmayacaklar›n›, yeni yap›lan evlerin y›k›laca¤› dedikodusunu yayd›. Daha sonra bununla ilgili yaz›lar› semtin merkezi yerlerine ast›. Son dönemde Küçükçekmece ‹lçesi’nde en yayg›n kullan›lan slogan “kaçak yap›lar y›k›lacak” oldu. Bu söylem yetmedi¤inde, “bölge su havzas›” ya da “sit alan›” gibi birçok gerekçe de sunabiliyorlar. Kald› ki yerel seçimler yaklaflmadan önceki söylentiler bunlard› ve bu söylenti en büyük çeliflkiyi içinde bar›nd›r›yor. Söyledikleri do¤ruysa Türkiye’nin, hatta k›tan›n en büyük kaçak yap›s›, Atatürk Olimpiyat Stad›’d›r. Bu devasa kaçak yap›ya ulafl›m için, gece gündüz Metro inflaat› sit alan› üzerinde h›zla devam ediyor.

belirsiz geçiyor. Ancak üstüne söylenecek bir fley bulunamad›¤›ndan söylendi¤iyle kal›yor.

yazma y›k›mlar›ndan özellikle bildi¤imiz gecekondu mahalleleri, devletin gözünde hala bir görüntü kirlili¤i. Dozerlerle, iflçi kardefllerine y›kt›r›l›yor evleri bafllar›na!

A

mad›k. Geldiklerinde sabah saat 7.00 idi. Hepimizi bir yere toplad›lar, hakaret ettiler”. Çaresizli¤ini anlat›rken bir kere daha o an› yafl›yor sanki. Biz Nene Yavuz’la konuflurken efli Ali Yavuz geliyor ve o da anlatmaya bafll›yor; “Evimize gidip gelmeye yolumuz yok bizim. Yol yapmaya gelmiyorlar, gözlerim görmüyor ki evime gelip gideyim geceleyin.” Bizi bir çözüm gücü olarak görüyor, gerekli yerlere iletmemiz tembihi ile bir dizi flikâyet s›ral›yor: “Evime karanl›k olunca gidemiyorum. Dozerler yol yapmaya gelmiyorlar, ev y›kmaya geliyorlar. Bu insanlar fakir, yaz›k günah bu insanlara” diyerek sözlerini sürdürüyor. Kafam›z› hafifçe kald›rd›¤›m›zda, Metro inflaat› için yerle bir ettikleri tepelik bir araziyi ve bir sürü dozeri, ifl makinesini görüyoruz. Bir taraftan halk›n evi y›k›l›yor, di¤er tarafta sermaye için ev yap›l›yor. Seçim çal›flmalar›nda Metro inflaat›n› kullanan Topbafl bunlardan da söz edecek mi acaba? Ali amca konuflmas›n› bitirdikten sonra Nene Yavuz’un konuflmas›n› bize

k›mlar› yapanlar, bu insanlar› görseler insafa gelirlerdi” diye anlams›z bir düflünce beliriyor bizde bile. Ama görmek ne kelime bizzat kendileri yap›yorlar, yap›yorlar ki jakuzilerinden ç›k›p, statlar›nda maça gidebilsinler. Yaflam› katlan›lmaz, tarifi imkans›z çaresizliklere, ac› ve yokluklara mahkum ediyorlar! Utku, “bizim durumumuz yok. Çal›flan›m›z yok, suyumuz kesildi. Yerimiz olsa buraya ev yapar m›y›z?” sözleri ile yaflad›klar›n› özetliyor sade bir flekilde. “Tamam, y›kt›lar, ama bize yard›m etsinler bari” sözleri çaresizli¤in ifadesinden baflka bir fley de¤il. Sevda ablayla konuflurken çevremizde toplanan komflular›ndan Müzeffer fien isimli bir ablayla görüflüyoruz. O da komflular›n›n derdini bir kere daha anlatman›n telafl›nda, “Kar, k›fl demeden, borç harçla yapt›lar, gece üçlere kadar çal›flt›lar. Devlet geldi y›kt›. Devlet adaletsiz, bize yard›m edemez, yalan söylüyor. Böyle adalet mi olur?” diyerek bir ç›rp›da anlatmak istiyorlar. “Y›k›mdan üç saat sonra yard›m getirdiler. Erzak yard›m› da¤›tt›lar” sözleri belli

Biraz umutsuzluk biraz da sitemle dolu bir tonla; “‹flsizim, param yok, eflimle üç y›ld›r imam nikâh›yla yafl›yoruz, resmi nikâh yapamad›k, param›z yok. Bir süre kafede çal›flt›m, kafeye polisler geldi, neden burada çal›yorsun dedi. Ben de baflka ifl yok, h›rs›zl›k m› yapay›m dedim. Polis ‘bana ne? Yaparsan yap’ dedi. Ben onurumla çal›fl›yordum, bundan daha iyi ne olabilirdi?” sözleri ile anlatmaya devam ediyor. Derdinin evinin bafl›na y›k›lmas›ndan çok daha büyük oldu¤unu ve anlatt›klar›yla, devletin bu kadar›yla yetinmeyece¤ini de bildi¤ini gösteriyor ayn› zamanda.

Birlikte hareket etmek laz›m! Ev sakinlerinden bir kad›n arkadafl da konuflmaya kat›larak; “Herkes kendi derdinde, bireysel davran›yor, toplu olarak hareket etmek laz›m. ’97’den beri burada oturuyoruz, devletin herhangi bir kurumuna baflvuru yapt›¤›m›zda kimli¤imizden kaynakl› dosyalar›m›z geri gönderiliyor. Sonra da bize bölücü diyorlar, as›l bölücü onlar” sözleri ile insanlar›n duygular›na tercüman oluyor. Krizin derinleflmesiyle emperyalistler ve uflaklar› halka boyutlu olarak sald›rarak kendi yaratt›klar› krizin bedelini bize ödetmeye çal›fl›yorlar. Bizler biliyoruz ki bu sald›r›lara gö¤üs germenin yolu örgütlenmekten geçecektir. Y›k›mlara karfl› yan›t›m›z direnifl olmal›d›r. (Alt›nflehir ‹K okurlar›)

‹flçi-köylü’den Yalanlara karn›m›z tok, gelece¤imizi kendimiz kuraca¤›z Ergenekon operasyonlar› ile genifl kitleler nezdinde daha fazla su yüzüne ç›kan egemenler aras›ndaki çat›flmalar, yerel seçimler aya¤›nda da kendini önemle hissettiriyor. Ergenekon operasyonlar›n›n “durulmas›n›n” ard›ndan, tutuklanan ordu mensuplar› ile Çukurova Holding sahibi Mehmet Emin Karamehmet aras›ndaki iliflkilerin kamuoyuna yans›mas› klikler aras›ndaki ç›kar çat›flmalar›nda yeni bir evreye girildi¤ine iflaret ediyor. fiimdiye kadar kamuoyu önünde aç›kça tart›fl›lmayan “finans kaynaklar›” art›k gündemden düflmüyor. Bu geliflme egemenler aras›ndaki çat›flmalarda yeni bir hamle olarak de¤erlendirilmeli. Ergenekon operasyonlar›n›, geliflen tepkilerin ve gerilimin düflürülmesi için bir kald›raç olarak kullanan AKP de bu süreçten, temiz bir parti imaj› ile gelece¤e güçlü yat›r›mlarla ç›kmay› planlamaktad›r. Krizi gündemin birinci s›ras›ndan düflürmeyi baflaran egemenler, bu minvalde IMF ile görüflmeleri de bir süreli¤ine erteledi. Devletin resmi rakamlar› ile ihracat ve üretimde önemli oranda düflüfl yafland›¤› aç›klan›rken, egemenler bu gündemi “te¤et geçmeyi” tercih ediyor. Kriz gündemi eflli¤inde yol alan yerel seçim sürecinde düzen partileri rakiplerini y›pratmak için her gün yeni bir yolsuzluk belgesi aç›klamaktad›r. Birçok yerde a¤›rl›kl› olarak AKP ve CHP aras›nda geçen bu yar›flta, AKP hükümet olman›n olanaklar›n› kullanarak öne geçmeye çal›flmaktad›r. Son olarak Dersim’de halk›n yoksullu¤unu kullanarak oy toplamaya çal›flan AKP bunun için her yolu mübah görmektedir. Elektri¤i olmayan köylere buzdolab›, flebeke suyu olmayan bölgelere çamafl›r makinesi da¤›tan AKP, sahtekarl›k ve yüzsüzlükte s›n›r tan›mamaktad›r. Geliflen tepkilere ve Yüksek Seçim Kurulu’nun aç›klamalar›na ra¤men “yard›mlar›” kesmeyen AKP, Dersim’i ne kadar önemsedi¤ini ve ifli flansa b›rakmak istemedi¤ini göstermektedir. Yoksulluk içinde, birçok olanaktan yoksun bir flekilde, asker ve polis bask›s› alt›nda yaflayan Dersim halk›n› görmeyen Erdo¤an, yerel seçimlerin yaklaflmas› ile “sosyal devlet” yalan›na sar›lmaktad›r. Dersim halk› ise yapt›¤› eylemlerle bu oyunlar›n fark›nda olduklar›n› gösterdi, bu kirli oyunlar›n hesab›n› da sand›kta soracakt›r. Özellikle T. Kürdistan›’nda DTP’ye karfl› ittifak kuran düzen partileri Kürt ulusunu “kazanmak” için her türlü yola baflvurmaktad›r. Bunun için kesenin a¤z›n› açmaktan çekinmeyen, bölgedeki iflbirlikçilerine her türlü olana¤› sa¤layan devlet, biat etmeyene de azg›nca sald›rmaktad›r. PKK önderi Abdullah Öcalan’›n uluslararas› bir komplo sonucu 15 fiubat 1999’da Türkiye’ye getiriliflinin y›ldönümünde yap›lan eylemler devlet terörüne sahne oldu. Amed, fi›rnak, Hakkari, Mersin ve birçok ilde düzenlenen eylemlere sald›ran polis onlarca kifliyi yaralad›, yüzlerce insan› gözalt›na ald›. Kürt ulusunun hakl› taleplerine karfl› imha ve inkar siyasetinde ›srar eden devlet bunun yan›t›n› almakta gecikmeyecektir. Birçok yerelde devrimci, demokrat ve yurtsever kurumlar›n oluflturdu¤u demokratik güç birli¤i düzen partilerinin yerel seçimlerle birlikte teflhir edilmesinde büyük bir rol oynayacakt›r. Güç birli¤inin aç›klad›¤› adaylar üzerinden iflçi, emekçilere alternatif politikalarla gitmek mahkum edilmek istendi¤imiz karanl›k tabloya vurulmufl önemli bir darbe olacakt›r. Birçok yerde ciddi bir potansiyelin a盤a ç›kt›¤› bu çal›flmalar devrimci, demokrat, yurtsever kurumlar›n ortak ifl yapma kültürünün geliflmesine ve sald›r›lara karfl› ortak bir karfl› koyuflun örgütlenmesine de hizmet edecektir. Bu çal›flmalar devrimci, demokrat ve yurtsever adaylar›n yerel yönetim projelerinin daha genifl bir kitleye ulaflt›r›lmas›n› da sa¤layacakt›r. Emekçilerle do¤rudan iliflki kurman›n olanaklar›n›n artt›¤› bu süreci verimli bir flekilde de¤erlendirmek için somut hedeflere ve buna uygun bir örgütlenmeye ihtiyaç oldu¤u da aç›kt›r. Kitlelerin politikaya ilgisinin artt›¤› böylesi süreçler, düzenin teflhirinin daha etkili bir flekilde yap›labilmesinin de zeminini sunmaktad›r. Seçimler yaklaflt›kça kendili¤inden ortaya dökülen gerçekleri devrimci bir süzgeçten dam›tarak ifllemek etkili olacakt›r. Krizin yükünü çeken, açl›k ve yoksullukla bo¤uflan ve gelecekten umudunu önemli oranda kesen genifl emekçiler bu seçim atmosferinde bir aray›fl içine girecektir. Somut projelerle, etkili bir ajitasyon ve propaganda ile yürütülecek bir çal›flma somut kazan›mlar› da beraberinde getirecektir. 8 Mart Dünya Emekçi Kad›nlar Günü, 12 Mart Gazi katliam›, 16 Mart Beyaz›t ve Halepçe katliamlar›, 20 Mart Irak iflgalinin y›ldönümünü ve 21 Mart Newroz’u yapraklar›nda tafl›yan Mart ay› bu y›l daha fazla önem kazanmaktad›r. Tüm bu gündemler 29 Mart’a kadar tempolu, aktif ve etkili bir faaliyet yürütmenin olanaklar›n› da ba¤r›nda tafl›maktad›r. Mart ay›n›n isyan›na ve coflkusuna egemenlerden hesap sorman›n bilinci ile flimdiden haz›rlanal›m!


‹flçi-köylü 3

Politika-yorum

20 fiubat-5 Mart 2009

Esas kozlar ezilen emekçi y›¤›nlar›n elinde Yaklaflan yerel seçimler iç politikada oldukça hareketli günleri de beraberinde getirdi. Seçim atmosferi egemen s›n›flar aç›s›ndan bir yandan iktidarlar›n› pekifltirmeye dönük bir süreç olarak ele al›n›rken, di¤er taraftan iflçi ve emekçilerin günlük yaflamlar›n› etkileyen ve onlar aç›s›ndan hayati denebilecek sorunlar›n üzerini örtme, bu sorunlar› gündemin gerisine itme ifllevi de görüyor. ‹flçi ve emekçi y›¤›nlar›n yaflam›n› daha da zorlaflt›ran, yoksulluklar›n›, sefaletlerini derinlefltiren kriz bahaneli sald›r›lar ve bu sald›r›lar›n ortaya ç›kard›¤› tablo, mümkün mertebe gözlerden saklanmak, hatta yok say›lmak isteniyor. ‹flten ç›kar›lan iflçi say›s›n›n birkaç ay içinde yüz binlere ulaflmas›, çal›flanlar›n maafllar›n›n düflürülmesi, ücretsiz izin gibi dayatmalar, genifl y›¤›nlar›n yaflamlar›n› katlan›lamaz boyutlara tafl›rken, egemen s›n›flar seçimleri bir kez daha “her derde deva” olarak göstermeye yelteniyor. Seçim süreci ayn› zamanda egemen klikler aras›nda süren klik çat›flmalar›n›n da h›zl› bir seyir izledi¤i döneme denk gelmifl bulunuyor. Bu çat›flmalar haliyle bunlar›n seçim çal›flmalar›na da, hem de bugüne kadar olmad›k boyutuyla yans›maya devam ediyor.

somut veriler sunacakt›r. Seçimler ayr›ca emperyalist projeleri kendinden önceki hükümetlerden daha bir gayretle hayata geçirmeye çal›flt›¤› bilinen AKP’ye güven oylamas› niteli¤i de tafl›yacakt›r. Bu oylamadan “baflar›yla” ç›k›p-ç›kmayaca¤› ise, en az›ndan belli bir süre daha AKP ile “yürüme” noktas›nda sorun görmedikleri aç›k olan emperyalistleri yak›ndan ilgilendirmektedir. Bunun içindir ki tüm olanaklar seferber edilmifltir. Seçim süreci h›zlanmadan önceki dönemlerde gündeme gelen ve asl›nda yine bölgeye dönük emperyalist projelerin ihtiyac› olarak ve bunlara uygun biçimde hayata geçirilmek istenen bir

dizi “aç›l›m”, seçimlerle birlikte öncelikli olarak ele al›nmaya bafllanm›flt›r. Söz konusu “aç›l›mlar”›n en baflta da Kürtler’i hedef ald›¤› ise, bir dizi uygulamada çok net biçimde ortaya ç›km›flt›r. Ancak bu uygulamalar›n en önemlilerinden biri olan “TRT fiefl” Kürtler aras›nda beklenen etkiyi yaratamad›. Kürt halk› bu projeyi eli-

S›n›fsal Yaklafl›m D‹REN‹fiE VE MÜCADELEYE ÇA⁄RI 1.5 aydan az bir süre kalm›flken, seçimlerin belediyelerdeki yönetim kavgas›ndan öte genelde yarataca¤› etki ve bunu da içine alan ana gündemler üzerinden politik mücadele k›z›flmaktad›r. Bu gündemlerin önde geleni ekonomik kriz, daha da a¤›rlaflan sonuçlar› ile bütün s›n›flar› kuflatm›fl, çat›flman›n ileri biçimlerine do¤ru yol al›nan bir süreci bafllatm›flt›r. Türk egemen s›n›flar›, yaflamsal olan bu sorunla u¤raflmay› dert edinirken, kendi s›n›f ve rant kavgalar›n› da sürdürmekte, esas parantezde kurulan hesaplar için rol alma konusunda, ç›kacaklar› güç tart›s›nda a¤›rl›k hesab› da yapmaktad›r. Yerel seçimlerin dönemsel rolü ve a¤›rl›¤›, egemen s›n›f kliklerinin ona paralel hamlelerini koflullamakta, “tencere dibin kara” misali çirkeflikler içerisinde ve toplam›nda düzenin “kendili¤inden” teflhiri yap›lmaktad›r. Ayr›l›k ve ayk›r›l›k ad›na çizilmeye çal›fl›lan görüntünün asl›nda ne kadar da birbirinden farks›z olduklar›na karfl›l›k geldi¤i noktada resmedilen tablo, sistemin alternatif yaratmakta zorland›¤›n› ispatlamaktad›r. Bu durum ekonomik ve sosyal yaflam› giderek bozulan genifl halk y›¤›nlar›ndaki çaresizlik ve umutsuzlu¤un, sistem d›-

Seçimler devletin Kürt “duyarl›l›¤›n›” art›rd›! Egemenler cephesinden at›lan di¤er bir ad›m da Kürt illerine s›n›rs›z bir “yard›m kampanyas›” oldu. En yo¤un olarak Dersim’de ifadesini bulan “yard›mlar”, “sosyal devletin gere¤i” gibi sunularak, neredeyse “her eve bir beyaz eflya” da¤›t›m› fleklinde süren faaliyetler, bir “seçim flovu” olman›n da ötesine geçti.

En yo¤un olarak Dersim’de ifadeyarsini bulan “y d›mlar”, “sosyal devletin gere¤i” gibi sunularak, her neredeyse “h eve bir beyaz eflya” da¤›t›m› fleklinde süren faaliyetler, bir “seçim flovu” olman›n da ötesine geçti.

Bölgesel projeler ve seçimler Seçimlerin, egemen s›n›flar cephesindeki “bafl aktörü” hiç kuflkusuz AKP. AKP aç›s›ndan seçimlerin anlam› ve önemi bugüne kadar oldu¤undan daha büyük. Çünkü AKP seçimlerle birlikte, hem içte hem de d›flta daha güçlü bir pozisyon yakalama hedefine kilitlenmifl durumda. Bu hedef elbette ba¤›ml›l›¤›n her geçen gün pekifltirildi¤i emperyalizmden kopuk ele al›namaz. Emperyalizm bölgeye dönük dönemsel politikalar› çerçevesinde, Türk egemen s›n›flar›na bugüne kadar oldu¤undan daha önemli görevler yüklemifl bulunmaktad›r. Bu görevlerin ne kadar baflar›l› bir biçimde hayata geçirilebilece¤i de seçim sonuçlar›yla yak›ndan alakal›d›r. Çünkü seçimler yerel olma özelli¤i tafl›sa da, buradan ç›kacak sonuçlar ayn› zamanda genel seçimlere gidilmesi durumunda ortaya ç›kabilecek tabloya dair de

nin tersiyle itmekte gecikmedi. Bunun içindir ki projeye birkaç devflirme Kürt’ün d›fl›nda hiçbir onurlu Kürt ayd›n ve sanatç› dahil edilemedi.

fl› aray›fla yönelimini güçlendiren bir olgu haline gelmektedir. AKP, flampiyonu oldu¤u sadakadilenci ekonomisi takti¤ini girdi¤i bütün seçimlerde oldu¤u gibi bu kez de uygulayaca¤›n› genel seçimlerden itibaren yürüttü¤ü çal›flmalarla ortaya koymufl ve son aylarda gaza basm›flt›r. Belediyeleri bir yana, valileri eliyle yürüttükleri kampanyalar ayyuka ç›kmakta ama daha önemlisi bu uygulamalar savunulmaktad›r. Her kesimden her alandan destek ve yandafl sa¤lama amac›yla türlü kampanya ve atraksiyonlar›n bir ucunda ve kimi kez merkezinde yerel seçimler vard›r. Alevi aç›l›m›, Naz›m’a vatandafll›k, TRT 6, Çetin Altan’a ödül, Davos flovu, Ergenekon dalgalar›… En büyük rakibi CHP’nin ABD ve AB nezdinde itibar yitirmifl, politik arenada etkisiz kalm›fl, dayand›¤› mevzilerde kan kaybetmifl haliyle gelifltirdi¤i “ataklar” ise kendi yandafllar› indinde dahi ac›nas› görüntüler çizmektedir. Çarflafa rozet takan, mahalle evlerinde kuran kursu vaat eden CHP, “ilkesel” konularda açmaza düflmekle, yaflad›¤› “depresyon” konusunda fikir vermektedir. Y›llard›r “fleriat tehlikesi” ve “laikli¤in asli rolü”nü temel slogan belle-

Osmanl›’dan bafllay›p, TC tarihi boyunca süren, devlet eliyle gerçeklefltirilmifl çok say›da katliama sahne olan Dersim bölgesinin öteden beri “terör yuvas›”, Dersim halk›n›n ise potansiyel “terörist” olarak damgalanmas› gerçekli¤i yok say›larak/unutturulmaya çal›fl›larak, bir anda devletin “flefkatli eli”nin

yen bu kli¤in inand›r›c› olma gücü iyice zay›flam›fl, büyük flehirler üzerinden AKP’yi kuflatma ve erken seçime zorlama stratejisinin yürüme flans› kalmam›flt›r. Ancak dönemin gerçek aktörleri (yaln›zca) bunlar de¤ildir. Bunlar, halk ad›na da siyaset yapmalar› s›fat›yla politik yaflam›n yegane figürleri/özneleri gibi hareket etmektedir. Oysa, iflçi s›n›f›, emekçi s›n›flar ve köylülük politik arenan›n d›fl›nda tutulmakta, bütün kararlar ve tasarruf onlara yönelik oldu¤u halde her fley onlar›n haricinde gerçeklefltirilmektedir. Seçimler, bunun görünürde istisna k›l›nd›¤› ortamlar olarak kabul edilir. Egemenler için bu bak›mdan da zor dönemlerdir. Halka gitmek, bol bol yalan söylemek, oy dilenmek zorundad›rlar. Her ne kadar aldatma ve çelmenin bin bir türlü mekanizmas› kurulmufl olsa da seçimler yine de zor dönemlerdir… Bu kez seçimlerle atlat›lamayacak bir evreye girilmifltir. Sand›ktan güvenoyu ya da vizeli sonuçlar bekleyenler yan›lmaktad›r. Ekonomik ve sosyal krizin politik arenayla iliflkisi, seçimleri aflan boyutlarda kurulmaktad›r. Bunun nedenleri dünya ve bölgedeki geliflmelere bak›ld›¤›nda daha iyi okunabilmektedir. Ancak egemen s›n›flar›n farkl› kesimlerden sözcüleri ve kimi ak›l hocalar› da bu duruma iflaret eden uyar›lar› yapmaktan geri durmamaktad›r. AKP, ileriye dönük hamle ve hesaplara sahip gibi gözükse de seçimlerle kafay› daha fazla bozmufl durumda “ak›nt›ya” kürek çekmektedir. Seçim sonuçlar› üzerin-

uzanmas› gibi bir durum ortaya ç›kt›. ‹kiyüzlü ve inand›r›c›l›ktan uzak olan seçim yat›r›mlar› ile birlikte, uzunca y›llard›r “devletle bar›flt›r›lma” çabalar› güdülen, ancak bu çabalar daha çok da yozlaflt›rmaya dönük pratiklerde d›fla vuran Dersim halk›n›n “›slah edilmesi” giriflimlerine, böylece yenileri de eklenmifl oluyordu. Ayn› günlerde bölgede 10 bin korucu kadrosu açmaya dönük giriflimlerin bafllat›lmas› ise, bölgeye dönük asimilasyona ve imhaya dayal› politikalar›n artarak sürece¤ine de iflaret etmektedir. Egemen s›n›flar›, daha belli bir süreli¤ine de olsa temsil etme görevini üstlenmifl olan AKP’nin, seçim çal›flmalar›na iliflkin yay›nlad›¤› bir iç genelge yans›d› geçti¤imiz günlerde kamuoyuna. Özetle Kürt illerinde seçimleri almaya dönük ayak oyunlar›n›n nas›l ele al›naca¤›n› içeren genelgede en çarp›c› vurguyu, DTP nezdinde, Kürt Ulusal Hareketi ile devrimci hareketin nas›l birbirine düflürülebilece¤i ve bu yolla da nas›l Kürt-Türk emekçi y›¤›nlardan soyutlanaca¤› üzerine getirilen “yol-yöntemler” oluflturuyor. Böylece, ›rkç›-floven zihniyetin her vesileyle oldu¤u gibi, seçimler vesilesiyle de hem de daha üst boyutlarda hayata geçirilmek istendi¤ine de flahit oluyoruz bir kez daha.

Tüm kozlar oynan›yor Yerel seçim gündemiyle birlikte h›z kazanan “aç›l›m” furyas›na eklemlenmekte gecikmeyen düzen partilerinden biri de faflist ideolojinin en uçlar›nda seyir etmeyi sürdüren CHP oldu. Ancak CHP’nin “aç›l›m” politikas› kendi seçmen taban›nda bile “ bu kadar da olmaz” dedirtecek pratiklere sahne olmakta gecikmedi. Gerçekte ise CHP’nin onlarca y›ld›r gizleme çabas›nda oldu¤u faflist-gerici yüzü iyice a盤a ç›kmakla kalmay›p, CHP’nin bu gerçekli¤ini her f›rsatta dile getiren ve CHP’ye yaklafl›m›n› buna uygun belirleyen bizlerin bu yönlü tespitleri de bir kez daha do¤rulanm›fl oldu. Y›llard›r Alevi oylar› üzerinden kendini var etmeye çal›flan ve maalesef az›msanmayacak say›da Alevinin hala umut olarak görmeye devam etti¤i CHP, önce türban ve bu-

den at›lacak ad›mlar hiç kuflkusuz belli etkiler yaratacakt›r ama ekonomik ve sosyal krizin dalga fliddetini ölçmek kolay de¤ildir. Tam da burada s›n›f mücadelesinin dinamikleri üzerinde durmak gerekecektir. 15 fiubat Kad›köy mitingi, 29 Kas›m’dan (Ankara) sonra yeni bir buluflma ve zirve olmas›yla, daha aflk›n ve coflkulu havas›yla sürecin ç›k›fl noktalar›ndan birisi kabul edilmelidir. “Krizin bedelini ödemeyece¤iz”, slogandan öte bir direnifl hatt›n›, bir mücadele platformunu ifade etmektedir. Bunun için krizin faturas›n› emek cephesine ödetmek isteyenlere karfl›, bütün alanlarda ve birlikte mücadele yürütülmesi gerekti¤i ortadad›r. Bunun da mevcut konfederasyon önderlikleri ile gerçeklefltirilmesinin olanaks›zl›¤› görülmektedir. Son mitingin ortaklaflt›r›lmas›n›n ve yap›lmas›n›n önüne dahi türlü “engeller” ç›kar›lm›flt›r. Türk-‹fl’in durumu tart›flma götürmez biçimde aç›ktad›r. D‹SK’in “Krize Karfl› Sosyal Program” ad› alt›nda sundu¤u “çözüm”; (22.01.09), TÜS‹AD, TOBB gibi patron örgütlerinin önerisiyle ayn› çerçevede, kamu kaynaklar›n›n de¤iflik flekillerde sermayeye aktar›lmas›n› öngörmekle nihai olarak faturay› yine emekçi s›n›flara kesmektedir. Yine Ocak ay›n›n son haftas›nda Bakanl›k ile iflçi ve iflveren sendikalar› aras›nda (Üçlü Dan›flma Kurulu) “K›sa Çal›flma Ödene¤i” üzerinde uzlafl›lan düzenleme de yükü devlet arac›l›¤›yla emekçiye y›kman›n somut örne¤i olmufltur. Kad›köy mitinginde hükü-

nun devam›nda ise “kuran kursu aç›l›m›” ile gündemdeki yerini ald›. CHP’nin, ‹slami tabana göz k›rpmay› sürdürerek, kuran kursu üzerinden yapmaya çal›flt›¤› seçim propagandas›na AKP cephesinden verilen “yeterince kuran kursu var” yan›t› ise ironik ama daha çok da traji-komik bir tablo ortaya ç›kard›. CHP’nin bu ç›k›fl› ise, ‹slami kesimden oy kapma olarak okunmas› gerekti¤i kadar, emperyalistlere mesaj verme olarak da okunmak durumundad›r. CHP’nin emperyalistlere vermeye çal›flt›¤› mesaj “biz de en az AKP kadar hizmete haz›r›z, bu hizmet Il›ml› ‹slam projelerini de içerebilir” biçiminde özetlenebilir. Yerel seçim gündemiyle birlikte, bir kez daha egemen s›n›flar›n ve de onlar›n temsilcilerinin, bir yandan birbirlerine dönük “tencere dibin kara seninki benden kara” yöntemlere baflvurduklar›, di¤er yandan ve esas olarak da, Kürt-Türk çeflitli milliyetlerden emekçi halka dönük düflmanca tutumlar›nda nas›l ortaklaflt›klar›na flahit olmaktay›z. Birbirlerine karfl› çat›fl›yormufl gibi görünürlerken bile belirleyici olan›n halk düflmanl›¤› oldu¤u görülmek durumundad›r. Bu düflmanl›¤› seçim çal›flmalar›nda oldu¤u kadar, flu süreçte yaflanan kriz bahaneli hak gasplar›na dönük yaklafl›mlar›nda da çok net olarak görmekte/yaflamaktay›z. Ancak, onlar ellerindeki tüm kozlar› oynamaya, emekçi y›¤›nlar›n derinleflen sefaletini, yoksullu¤unu, açl›¤›n›, iflsizli¤ini oya çevirebileceklerini, sömürü ve talan› daha pervas›zca sürdürebileceklerini düflünseler de, bu hedefe do¤ru yol al›rken, Kürt-Türk emekçileri birbirine düflürmeye dönük ›rkç›-floven politikalara daha s›k› sar›lsalar da, bu politikalar› hayat geçirmenin o kadar kolay olmad›¤›n›n çok iyi fark›ndalar. Onlar da bilmektedir ki, ellerindeki tüm kozlar› ortaya sürseler de, esas kozlar, sisteme karfl› hoflnutsuzluklar› sadece ülke de¤il, dünya genelinde artan, ezilen emekçi y›¤›nlar›n ellerindedir. Ezilenlerin ellerindeki kozlar› almaya güçlerinin yetmeyece¤ini, ezilenler kozlar›n› oynamaya bafllad›¤›nda kaçacak delik arayacaklar›n› çok iyi bilmekteler! Bu kadar ç›rp›nmalar› da bundand›r!

mete “sevgili”, baflbakana “say›n” diye seslenen KESK baflkan›, “Avusturya ‹flçi Marfl›”ndan pasajlar okurken her zamanki gibi sahtekârl›k yapmaktad›r. Kriz dönemi iflçi s›n›f› eylemleri pefli s›ra gelmifltir. Bunlar›n uzun ömürlü olmad›¤›, parlay›p söndü¤ü, koordinasyon sorunu yaflad›¤›, sendikal ihanetin boyutlar› (Brisa, Lastik-‹fl), nispeten daha iyi örgütlü konumdaki yerlerde dahi önderlik sorununun yak›c›l›¤› (Sinter, Birleflik Metal-‹fl) görülmüfltür. Direnifller sürmekte, yenileri gündemleflmektedir. Bunlar›n flu süreçte yerel seçim ortam›nda bo¤ulmas›, gündeme “kar›flmas›” riski elbette vard›r ama esas sorun önderlik ve örgüttedir. Nitekim henüz seçim atmosferi k›z›flmadan yaflananlar buna örnektir. Ancak ekonomik kriz daha da derinleflecek ve “seçim örtüsü” kalkacakt›r. Kad›köy bunun izlerini tafl›maktad›r. 1 May›s’a giden yolda önemli birikimler yaratmak için koflullar olgunlaflmaktad›r. Emekçi s›n›flar›n bendini aflmak ve belli mücadele mevzileri kazanmak için patlama yapmaya ihtiyac› vard›r. Bu sayede, reformist-gerici önderliklerin sultas›n› k›rmak, devrimci/s›n›fsal sendikal çizginin hareket ve inisiyatif alan›n› geniflletmek de mümkün hale gelebilecektir. Süreç, önemli günlerle dolu bir Mart ay›ndan geçilerek akacakt›r. Bu konuda en kritik dura¤›n Newroz oldu¤u unutulmamal›d›r. Kriz sald›r›s›na karfl› yürütülecek mücadele kesintisiz biçimde sürdürülmek zorundad›r.

Seçim kampanyam›z bu eksenden kopar›lmadan yürütülmek durumundad›r. Adaylar büyük ölçüde belirlenmifl, seçim ittifaklar› netleflmifl, çal›flmalara bafllanm›flt›r. Tavr›m›z› aç›klayan yaz›da vurgulad›¤›m›z gibi, gösterdi¤imiz ya da destekledi¤imiz her aday için bütün olanaklar›m›z ve gücümüz seferber edilerek faaliyet yürütülmektedir/yürütülecektir. Sembolik, pasif bir destek tavr› içerisinde olmad›¤›m›z, olamayaca¤›m›z bilinmelidir. Tavr›m›z›n, yerel yönetimler ile ilgili anlay›fl›m›z›, düflmana yönelimi ve devrim propagandas›n› içerece¤i, bu ba¤lamda aday›n desteklenmesi çerçevesinden soyutlanmayaca¤›n›n da anlafl›lmas› gerekmektedir. Seçim dönemlerinde kitlelerin politik olarak daha fazla duyarl› hale geldikleri, kampanya çal›flmalar›na ilgi gösterdikleri bilinmektedir. Kriz koflullar› bunun etkisini art›rm›flt›r. Egemenlerin kulland›klar› argümanlar ve s›ra d›fl› hamleler ile an›n Ergenekon gibi gündemleri ile süreç, hem kaotik hem de propaganda aç›s›ndan zengin biçimde akmaktad›r. Bu durumdan iyi biçimde yararlanmak, teflhir ve ayd›nlatma faaliyetini etkin biçimde yürütmek gerekmektedir. Kampanya yürütmek için herhangi bir aday›n desteklenmesinin flart olmad›¤› bilinmektedir. Faflist partilere oy verilmemesi yönünde, düzenin teflhirini içeren ve emekçileri devrimci saflarda mücadeleye ça¤›ran kampanyam›z her yerde yürütülmelidir.


‹flçi-köylü 4

‹flçi/köylü

Sinter’de “s›n›fa karfl› s›n›f savafl›” var! Dudulu Organize Sanayi’de bulunan, Birleflik Metal-‹fl üyesi Sinter Fabrikas›’n›n iflçileri, iki aydan fazla bir süredir gerçeklefltirdikleri direniflle, mücadelelerinin uzun soluklu olaca¤›n›n iflaretini vermeyi sürdürüyor.

Patronlar›n krizden kârl› ç›kma çabalar›n›n sonucu gerçeklefltirilen hak gasplar› giderek geniflliyor. Son birkaç ay içinde iflten ç›kar›lan iflçi say›s› yüz binlerle ifade ediliyor. ‹flsizler ordusu bu flekilde her gün büyürken, üretimin durdurulmas›, ücretlerin düflürülmesi ve ek olarak da aylarca ödenmemesi art›k “s›radan” uygulamalar haline getirilmeye

çal›fl›l›yor.Tüm bu hak gasplar›n›n birinci dereceden muhatab› olan iflçi ve emekçiler ise, sendikal bürokrasi ve ihanete ve de iflgal vb. eylemlerinin patronlardan önce bunlar taraf›ndan bitirilme çabalar›na ra¤men, uzun soluklu direnifllerle kendilerine dönük sald›r›lar› geri püskürtmeye çal›fl›yorlar. Dudullu Organize Sanayi’de bulunan, Birleflik Metal-‹fl üyesi Sinter Fabrikas›’n›n iflçileri de, iki aydan fazla bir süredir gerçeklefltirdikleri direniflle, mücadelelerinin uzun soluklu olaca¤›n›n iflaretini vermeyi sürdürüyor. Mücadeleleri Sinter iflçileriyle ayn› günlerde bafllayan Gürsafl iflçileri de ayn› flekilde, iki aydan fazla bir süredir fabrika önünde direniflteler ve onlar da uzun soluk-

lu bir direnifle imza atmada kararl› olduklar›n› her vesile ile kan›tl›yorlar. Her iki direnifle çeflitli sendika ve kurumlardan destek ziyaretleri eksik olmuyor. Emekten yana güçler direniflçi iflçileri mücadelelerinde yaln›z b›rakm›yor. Bu ziyaretlerden biri de 13 fiubat günü gerçeklefltirildi. D‹SK’in kuruluflunun 42. y›l› vesilesiyle gerçeklefltirilen kitlesel ziyarete, çok say›da emek dostu kurum ve sendikan›n yan› s›ra, D‹SK ve KESK Genel Merkez yöneticileri de kat›ld›. Ziyaret, kitlenin saat 12.00’de Dudullu Organize Sanayi’nin A Kap›s›’nda buluflmas› ve buradan Sinter iflçilerinin bulundu¤u yere kadar yürünmesi ile bafllad›. Kortej, sloganlar eflli¤inde Sinter iflçilerinin yan›na geldi¤inde, burada direniflçi iflçiler

20 fiubat-5 Mart 2009 taraf›ndan coflkulu bir flekilde karfl›land›. S›k s›k “Yaflas›n onurlu mücadelemiz”, “Sinter iflçisi direniflin simgesi” gibi sloganlar›n at›ld›¤› ziyarette, D‹SK Genel Baflkan› Süleyman Çelebi ve KESK Genel Baflkan› Sami Evren birer konuflma yapt›lar. Sinter direniflinin ard›ndan, Gürsafl iflçilerini de ziyaret eden kitle ad›na burada da, krize ve krize karfl› direnmenin zorunlulu¤una vurgu yap›lan konuflmalar yap›ld›.

Gürsafl iflçileri; “Direnifle devam, kazanaca¤›z!” Sinter iflçilerine yap›lan ziyaret bafllamadan önce, yine Birleflik Metal-‹fl üyesi olan, Gürsafl iflçilerinin yan›na giderek, direniflin gidiflat›yla ilgili iflçilerle görüfltük. Bu arada Gürsafl iflçilerinin 5 fiubat günü gerçeklefltirdikleri fabrika iflgalinin de nas›l geliflti¤ini ö¤renmeye çal›flt›k. Gürsafl’ta direnen iflçi say›s› hali haz›rda 16 kifli. Yani say› neredeyse iki kat›na ç›km›fl bulunuyor. D›flar›da direniflin sürdü¤ü günlerde, patronun içerdeki iflçilere dönük bask›lar› da artm›fl. Çal›flan iflçiler bunun üzerine patrondan görüflme talep etmifl. Patron gö-

Vira-Kürflat iflçilerinden Büyükflehir

TEGA iflçisi 1 y›ld›r direniflte

Belediyesi’ne 21 bin imza

Sincan Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan ve bu bölgedeki ilk direnifl olmas› sebebiyle daha bir önem tafl›yan TEGA Mühendislik A.fi. iflçilerinin grevi birinci y›l›n› geride b›rakt›. Direniflin birinci y›l›n› doldurmas› sebebiyle Ankara Emek ve Meslek Örgütleri Platformu 7 fiubat günü TEGA Mühendislik önünde bir bas›n aç›klamas› yaparak geride b›rak›lan 1 y›ll›k süreci anlatt›. Birleflik Metal-‹fl Sendikas› Anadolu fiube Baflkan› Seyfettin Gülengül taraf›ndan okunan aç›klamada “TEGA iflçileri 7 fiubat 2008 tarihinde greve ç›kt›lar ve bugün grevlerinin 1. y›l›n› doldurmaktad›rlar. Grev bafllad›ktan sonra yasad›fl› oldu¤u halde d›flar›dan grev k›r›c› iflçileri getiren, bu duruma karfl› yapt›¤›m›z hakl› ve yasal itirazlar üzerine üyelerimize bu kiflileri sald›rtarak, arbede ç›kmas›na yol açan, grevdeki 72 iflçiyi iflten ç›kartarak ‘yasa d›fl›’ tan›m›n› bile utand›racak kadar yasa d›fl› giriflimlerde bulunmaktan çekinmeyen, greve ç›kmadan önce üyelerimize çal›flt›klar› süreler için

Kadrolu ifl ve ifl güvencesi talebiyle yaklafl›k 1.5 ayd›r ‹zmir Büyükflehir Belediyesi önünde dönüflümlü olarak açl›k grevi yapan Vira-Kürflat tafleron iflçileri, talepleri do¤rultusunda toplad›klar› 21 bin imzay› CHP Genel Merkezi, CHP ‹zmir ‹l Örgütü ve ‹zmir Büyükflehir Belediye Baflkanl›¤›’na sundu. 12 fiubat günü saat 14.00’te Konak Eski Sümerbank önünde biraraya gelen tafleron iflçileri buradan Büyükflehir Belediyesi önüne kadar yürüyerek bir bas›n aç›klamas› gerçeklefltirdi. ‹flçiler ad›na bas›n aç›klamas›n› okuyan Özkan K›l›ç, Büyükflehir Belediyesi Baflkan› CHP’li Aziz Kocao¤lu’nun kameralar karfl›s›nda halkç› bir görüntü çizdi¤ini, ancak uygulamalar›n›n sosyal belediyeci-

lik anlay›fl› ile taban tabana z›t oldu¤unu belirterek, kendilerini ya¤murda, çamurda, aç, susuz belediye önünde bekletmek zorunda b›rakanlar›n bunun bedelini ödemeye haz›r olmalar› gerekti¤ini söyledi. ‹flçiler yapt›klar› bas›n aç›klamas›n›n ard›ndan, ifllerine ifl güvenceli olarak geri dönmek ve tafleron sisteminin kald›r›lmas› talebiyle toplad›klar› 21 bin imzay› ‹zmir Büyükflehir Belediyesi ile CHP ‹zmir ‹l Örgütü’ne sundu ve Konak Postanesi’ne giderek CHP Genel Merkezi’ne gönderdi. “Özellefltirmeye, tafleronlaflt›rmaya hay›r” pankart›n›n aç›ld›¤› eylemde s›k s›k “Yaflas›n s›n›f dayan›flmas›”, “Direne direne kazanaca¤›z” sloganlar› at›ld›. (‹zmir)

Direniflteki DESA iflçisi pes etmiyor DESA fabrikas›n›n Düzce’de bulunan fabrikas›ndan ç›kar›lan iflçilerin bafllatt›¤› direnifl üç yüzlü günleri, yine DESA’n›n Sefaköy’deki fabrikas›ndan ç›kar›lan Emine Arslan’›n direnifli ise, 230 günü geride b›rakt›. Çok say›da eylemle ve de DESA ürünlerini boykot etmeye dönük kampanya vb. faaliyetlerle direnifllerini en genifl kamuoyuna duyurma çabalar›na da ara vermeden devam eden DESA iflçileri, gerek patronun bask›lar›na gerek kolluk güçlerinin gözalt›na almaya varan sald›r›lar›na gerekse k›fl gelmesiyle birlikte bafllayan ya¤murlu-karl› hava koflullar›na karfl›n direnmekte kararl›lar. DESA iflçilerinin sürdürdükleri direniflin en büyük destekçisi ise, üyesi olduklar› Deri-‹fl Sendikas›. Sendika öncülü¤ünde yap›lan bir dizi eylem ve faaliyet uluslar aras› kamuoyunda da yank› bulmakta gecikmedi. Ve bunun sonucunda oluflan uluslararas› bask›yla birlikte daha önceleri görüflmeye yanaflma-

yan DESA patronu sendikayla görüflmeye bafllad›. Ancak görüflmeler, flu süreçte tüm patronlar›n ard›na s›¤›nd›¤› kriz bahanesiyle birlikte, uzlaflma olmadan t›kand›. Uzlaflma sa¤lanamad›¤› gibi, görüflmelerin sürdü¤ü günlerde DESA’dan iflçi ç›karmalar gündeme geldi. Ancak tüm bu geliflmeler, DESA iflçilerinin direnifl azminde bir gerileme yaratamad›. Direnifle iliflkin sendikadan edinilen son bilgilere göre, DESA iflçilerinin direnifli uluslararas› kamuoyunda yer bulmaya devam ediyor. DESA’n›n ifl ortaklar›n›n da bulundu¤u ‹spanya, ‹talya ve ‹ngiltere gibi ülkelerde faaliyet sürdüren sendikalar, DESA iflçilerinin direniflini bu ülkelerde daha çok duyurabilmek ve DESA patronu üzerindeki bask›y› art›rmak için, direniflçi iflçileri bulunduklar› ülkelere davet etmifller. Öyle görünüyor ki, direniflçi iflçiler pes etmemekte kararl›lar ve DESA patronunun bafl›n› a¤r›tmaya devam edecekler. Ta ki direnifl zaferle sonuçlan›ncaya kadar! (Kartal)

Emekçinin gündemi DDSB toplant›lar›n›n ard›ndan... Geçti¤imiz haftalarda düzenlenen DDSB toplant›lar› tart›flma ve netleflme ihtiyac› duyulan birçok noktay› ortaya ç›kard›. Uzun mücadele geçmifline ra¤men DDSB’nin sürece yan›t olacak bir politik netlik tafl›mad›¤› bu tart›flmalarda aç›kça görüldü. Kuflkusuz bunun çok çeflitli nedenleri var. Ancak belli ki bu tarz tart›flma ve toplant›lar›n yap›lmay›fl›, örgütlenme ve koordinasyondaki sorunlarla birleflince bir y›¤›n sorunu önümüzde bulmam›z sonucunu do¤uruyor. Uzun bir aradan sonra politik çizgimize ve örgütlenmemize dair ciddi anlamda bir tart›flma yürütüyoruz. DDSB’lilerde bunun coflkusu ve heyecan› yan›nda çeflitli kayg›lar›n tafl›nd›¤› da bir gerçek. Bütün bunlar bir

yan›yla do¤al ve olumlu fleyler. Tart›flmay› çok gerekli görmeyen ya da pek bir sonuç ç›kmayaca¤›n› düflünenlerimiz, tek yanl› bir flekilde prati¤e dönük vurgu yapanlar›m›z bulunuyor. Bütün bunlar›n ç›k›fl noktas›nda da elbette hakl› olan yanlar var. Fakat tart›flmalar gösterdi ki en baflta DDSB’nin aktif faaliyetçilerin de bile ortak bir anlay›fl ve eylem birli¤i bulunmuyor. Bu anlamda “anlay›fl›m›z, çizgimiz belli” fleklindeki yaklafl›mlar›n yaflamda pek de karfl›l›k bulmad›¤› görülüyor. O nedenle ihtiyaç duyulan her konuda araflt›rmaya ve tart›flmaya yönelmemiz bir zorunluluk olarak kendini hissettiriyor. Bunu belirtirken hemen bir ayr›m çizgisi de belirlememiz gerekiyor. Bu tart›flmalar› yürütürken alan-

rüflmeyi kabul etti¤ini söyleyince, 4 fiubat günü kantinde toplanm›fllar. Bundan sonras›n› flöyle aktar›yor direniflçi iflçilerden biri: “‹flveren görüflmeyi kabul ettim demesine karfl›n o gün bize oyun oynad›. Biz 23 iflçi kantinde kendisini beklerken, o yan›nda noterle gelerek ‘çal›flm›yorlar’ diyerek tutanak tutturdu. Ayn› akflam da bizlerden savunma istedi. Da¤›ld›ktan sonra, gece yar›s› kantinde toplanan 23 kifliden 14’ünün evlerine telefon geldi, yar›n ifle gelmeyin diye. Yani iflten ç›kar›lm›flt›k. Ancak biz ertesi sabah ifle geldik. Kap›da polis ve özel güvenlik vard›. ‹flten ç›kar›lm›fl olanlar› içeri almamak için, kimlik kontrolü yap›yorlard›. Biz bunun hukuksuz oldu¤unu söyleyerek, onlar› kenara itip içeri girdik. ‹flgal de böyle gündeme geldi. Tabii hemen polis geldi fabrikaya. Ard›ndan da sendika yöneticileri. Sendika bize yapt›¤›m›z›n ‘hukuksuz’ oldu¤unu, hakk›m›zda ifllem yap›labilece¤ini söyledi ve iflgali bitirmemizi istedi. Hakk›m›z› hukuksal yollarla arayacakm›fl›z! O günden beri de d›flar›day›z. Ancak biz hakl›l›¤›m›za inan›yoruz ve ‘direnifle devam, kazanaca¤›z’ diyoruz.” (Kartal)

hak ettikleri ücretleri bile ödemeyen TEGA iflvereni ne yaz›k ki resmi kurumlar›n da deste¤ini almaktad›r” denildi. Gülengül yapt›¤› aç›klamada greve bafllad›ktan sonra kaçak iflçi çal›flt›r›lmas›na karfl› yap›lan baflvurulara ra¤men tüm resmi devlet kurumlar›n›n iflçilerin taleplerini görmezden geldiklerini söyledi. Bas›n aç›klamas›n›n ard›ndan Bursa’da Asil Çelik iflçilerinin, ‹stanbul’da Sinter ve Gürsafl iflçilerinin, Mersin’de Akan-Sel iflçilerinin grev ve direnifllerini selamlad›. (Ankara)

29 y›l sonra gelen grev ATV ve Sabah gazete ve dergi gruplar›n›n ba¤l› oldu¤u Turkuvaz Medya Grubu’nda örgütlü olan TGS (Türkiye Gazeteciler Sendikas›)’dan birçok iflçi patronlar›n bask›s› ile sendikadan istifa ettirildi. Daha sonra çeflitli ifl kollar›nda iflyeri temsilcileri de iflten at›ld›. T‹S görüflmelerinde 59 maddeden 22’sini kabul edip, ücret, sosyal yard›m, k›dem ve ihbar tazminat› gibi gazetecilerin mesleki haklar›n› koruyan önemli maddeleri kabul etmeyen Turkuaz patronlar› görüflmelere devam etmedi. Bunun üzerine grev karar› alan TGS, 13 fiubat Cumartesi günü ‹stanbul Balmumcu ve Sefaköy’de grev pankart› asarak eyleme bafllad›. Eyleme çeflitli sendikalar da destek verdi. Eylemde konuflma yapan TGS Genel Baflkan› Ercan ‹pekçi, Türk bas›n›nda tarihi bir gün yafland›¤›n›, 29 y›l önce banknot matbaas›nda 12 Eylül Askeri Darbesi’yle bast›r›lan grevden sonra ilk kez bas›n emekçilerinin greve ç›kt›¤›n› söyledi. Konuflman›n ard›ndan müzik dinletisi ile halay çeken iflçiler dinletinin bitmesi ile birlikte Sefaköy’deki iflyeri önüne “Bu ‹flyerinde Grev Var!” yazl› pankart› asarak eylemi tamamlad›lar. (‹stanbul)

lar›m›zdaki faaliyetleri de aksatmayacak flekilde bir çaba ve emek sarf etmemiz gerekiyor. Sorunlar›m›z tart›fl›rken gözden kaç›rmamam›z gereken en temel husus, sorunlar›m›z›n s›n›f›n ve genel olarak toplumun yaflad›¤› sorunlarla olan iliflkisidir. ‹flçi s›n›f›n›n ve genel olarak eme¤in üretim süreci içerisindeki parçalanm›fll›¤›, bu anlamda de¤iflen s›n›f ve toplum profili taraf›m›zdan yeterince araflt›r›lm›fl ve tart›fl›lm›fl de¤ildir. De¤iflik alanlarda bulunan yoldafllar›m›z›n ya da DDSB faaliyetini geçmiflten beri omuzlayan faaliyetçilerimizle yeni faaliyetçilerimizin farkl› noktalar› öne ç›karmalar› biraz da bunun sonucudur. Net olan flu ki; DDSB’nin ilk kuruldu¤u y›llardaki iflçi ve emekçi profili ile bugünkü profil ayn› de¤ildir. ‹flçi s›n›f›n›n ve eme¤in parçalanm›fll›¤› örgütlenmede de buna uygun tarzlar› gerektirirken milyonlarca iflsizi ve örgütsüz kitleyi kucaklayacak yeni araçlar› yaratmam›z da bir zorunluluktur.

DDSB’nin faaliyet kapsam› ve s›n›rlar› tart›flmas› bu anlamda önemli bir yerde durmaktad›r. Ve asl›nda biz bunu tart›fl›rken s›n›f›n ve toplumun de¤iflen profilini de tart›fl›yoruzdur. DDSB toplant›lar›nda yürütülen tart›flmalara bakt›¤›m›zda birçok noktada net olmayan görüfller tafl›d›¤›m›z, hatta ciddi bir kavram kargaflas› yaflad›¤›m›z görülüyor. Bunlara k›saca de¤inecek olursak; demokrasi sorununu kavray›flta, bunun s›n›f çal›flmas› ile olan iliflkisinde ve demokratik kitle örgütü olma niteli¤inde önemli kavray›fls›zl›klar yafl›yoruz. Bunun bizim kitleselleflmemizle ve temsil etti¤imiz anlay›fl›n güçlenmesi ile do¤rudan ilgili bir sorun oldu¤unu belirtmeliyiz. Yine bununla ba¤lant›l› olarak demokratik tarzda örgütlenme ve faaliyet yürütmede de kavray›fls›zl›klar ve bir amatörlük bulunuyor. Bir program›n ve hukuksal çerçevemizi oluflturacak olan “tüzü¤ün” nas›l haz›rlanmas› gerekti¤i konusunda da deneyimsizlik ve bilgisizlik yafl›yoruz. Bütün bunlar

bir süreç dâhilinde çözümlenecek sorunlar olarak önümüzde duruyor. Fakat daha acil olarak belirtilmelidir ki; DDSB’nin kendi içerisindeki örgütlenme ve koordinasyonu bu süreçte en öne ç›kan sorunumuzdur. DDSB’nin tart›flma sürecini ayn› zamanda kendini yeniden örgütleme süreci olarak da kavramal›y›z. Bu olmad›¤›nda ne tafl›nan kayg›lar› giderebilir ne de tart›flmalardan somut ve örgütsel bir verim alabiliriz. Henüz toparlanma sürecimizin bafl›nda bulunsak da 15 fiubat Kad›köy mitingi biz DDSB’liler için de önemli veriler tafl›yordu. Bahar eylemlilikleri ve 1 May›s’›n bir ön provas› niteli¤indeki 15 fiubat mitingine DDSB’lilerin kat›l›m› yetersizdi. Faaliyet alanlar›nda ön çal›flmam›z›n azl›¤› ve yaflad›¤›m›z haz›rl›ks›zl›k kendini somut bir flekilde mitingde göstermifl oldu. Ancak bundan da öte DDSB’lilerin normalde tafl›yabilecekleri kitleyi dahi DDSB pankart›n›n alt›na toplayamad›¤›n› belirtmek gerekiyor. Kuflkusuz ki varolan kitlemizle, pankart, flama ve slogan-

E-Kart’ta sendikal› iflçiye tahammülsüzlük Gebze Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan Eczac›bafl›’na ba¤l› tafleron firma E-Kart patronunun hem aylard›r grevde olan Bas›n-‹fl üyesi iflçilere hem de içerde çal›flan sendikal› iflçilere dönük sald›r›lar› sürüyor. Bugüne kadar çok say›da grev k›r›c› yönteme baflvuran EKart patronu, bir süre önce de grevdeki iflçilere, geriye dönük haklar›ndan vazgeçerek iflbafl› yapmalar›n› teklif ederek, grevi iflçilerin aleyhine bitirmeye çal›flm›flt›. ‹çerde çal›flan sendikal› iflçilere dönük de çok yönlü bask› uygulayan E-Kart patronu, 10 fiubat’ta da 4 sendikal› kad›n iflçiyi iflten att›. Bas›n-‹fl Sendikas›, sendikalar›na üye 4 iflçinin daha iflten at›lmas› üzerine 13 fiubat’ta E-Kart önünde bir bas›n aç›klamas› yaparak, patronun süren greve iliflkin uzlaflmaz tutumunu ve de buna ek olarak 4 iflçinin daha iflten at›lmas›n› protesto etti. Bas›n-‹fl’in örgütlü oldu¤u Rotopak iflçilerinin, Gebze Sendikalar Birli¤i, Deri-‹fl, Kristal-‹fl ve Genel-‹fl’in yan› s›ra, çok say›da kurum ve siyasi partinin de kat›larak destek verdi¤i eylemde, iflten at›lan kad›n iflçiler ad›na da bir konuflma yap›ld›. (Kartal)

lar›m›zla alandaki varl›¤›m›z› hissettirdik ve daha da güçlenece¤imizin mesaj›n› verdik. Fakat daha iyisini yapabilirdik ve yapmal›yd›k. Bize gerekli olan daha fazla emek, çaba ve çal›flmalardaki ›srard›r. Tüm eksikliklerimize karfl›n DDSB olarak olumlu bir sürecin içerisindeyiz. Aceleci de¤il, sab›rl› ve umutluyuz. Umudumuz dayand›¤›m›z tarihsel deneyim ve mücadele gelene¤imizden ileri geliyor. ‹flçi ve emekçilerin mücadelesine dair birçok DDSB’li yoldafl›m›zda somutlanan önemli bir tarihsel bilgi ve birikme sahibiz. Bize deneyimleriyle yol gösterecek, s›n›f›n içinden ç›km›fl ve s›n›fa önderlik etmifl yoldafllar›m›z var. Umut tafl›mamam›z için hiçbir neden yok. Tarihsel birikimimizi önümüzdeki sürecin ihtiyaçlar›na göre gelifltirebildi¤imizde orta ve uzun vadede kazan›mlar›m›z›n büyümesi kaç›n›lmazd›r. ‹çinden geçti¤imiz kriz süreci bize bu anlamda birçok olana¤› sunacakt›r. Tüm DDSB’liler bu bilinç ve umutla daha büyük mücadelelere haz›rlanmal›d›rlar.


‹flçi-köylü 5

‹flçi/köylü

20 fiubat-5 Mart 2009

Direniflte ›srar zaferi tatt›racakt›r! Mersin Liman›’nda AKAN-SEL iflçilerinin 38 gündür devam eden direnifli hala canl›l›¤›n› korumakta ve coflkulu bir flekilde sürmektedir. Biz de iflçilerle röportaj yapmak için yanlar›na gidiyoruz. ‹flçilerin halaylar çekip birbirleri ile flakalaflmalar› ve coflkular› bizleri de etkiliyor. Her halay bitiminde sloganlar›n at›lmas› direniflin politik özünün korunmas›n› sa¤l›yordu. ‹flçilerin yan›na yaklaflarak “merhabalar, bizler ‹flçi-köylü gazetesinden geliyoruz” diyerek sorular›m›za bafll›yoruz. - Egemen s›n›flar kendilerinin yaratt›¤› ekonomik krizin faturas›n›, halka ödetmeye çal›fl›yor. Son süreçte birçok iflçi iflten ç›kar›ld›. Siz de sendikal› oldu¤unuz için iflten ç›kar›lan iflçilerdensiniz. Ekonomik kriz ve iflten ç›karmalar hakk›nda ne düflünüyorsunuz?

fierif Çelik: Liman özelleflmeden önce de ben burada çal›fl›yordum. O kadar karfl› ç›kmam›za ra¤men daha iyi olaca¤›n› söyleyerek sermayedarlar peflkefl çekip özellefltirdiler. 101 kifliyi sendikaya üye oldu¤umuz için iflten ç›kard›lar. Bugün 38. günümüz hala direniflteyiz. Ne hükümet ne de içerdeki yetkililer bizi muhatap al›yor. Bu mücadele bizim için art›k ekmek ve onur mücadelesi oldu. Sonuna kadar sürdürece¤iz. Tüm emek dostlar›na teflekkür ediyoruz. Bize sürekli destek oluyorlar. - Direniflteki iflçiler olarak talepleriniz ve yapmak istedikleriniz neler? - Talebimiz sadece d›flar›daki iflçilerin ifllerinin bafllar›na dönmesi.

Tütün üreticileri her fleyin fark›nda!

2009 bütçesine umut ba¤layan köylüler bütçenin 5.5 milyon TL’den % 10 kesinti ile 4.90 milyona düflürülmesi ile zor günler yaflarken di¤er yandan da yetifltirdikleri ürünlerden vazgeçmeye zorlan›yor. Örne¤in Çiftçi Kay›t Sistemi’ne kay›tl› olan tütün üreticilerine verilecek olan Alternatif Ürün Deste¤i’ne tütün üreticilerinin tepkisi büyümekte. Hükümetin tütün üreticilerine yönelik ç›kard›¤› Tütün Üretiminden Vazgeçip Alternatif Ürün Yetifltiren Üreticilerin Desteklenmesine Dair Karar do¤rultusunda hektar bafl›na verilmesi planlanan 120 TL’lik Alternatif Ürün Deste¤i’ne Kozluklu tütün üreticileri tepki gösterdi. Bu aç›klama üzerine Batman’›n Kozluklu ilçesinde bulunan tütün üreticileri buzdolab›, kömür, erzak istemediklerini dile getirerek, tütün kotas›n›n kald›r›lmas›n› ve üreticinin önünün aç›lmas›n› istediler. Kozluk Ziraat Odas› Baflkan› Fuday›l Yüksel ise üretici üzerinde uygulanan bu tasfiye ve yoksullaflt›rma politikalar›n›n bölge özgülünde üreticiyi yok etme çal›flmalar› oldu¤unu belirtti. (H. Merkezi)

Ürünlerini son kez teslim ediyorlar Ç›kar›lan yasalarla önce kota sistemi ile üretici bafl›na 200 kiloya düflen tütün, art›k tarihe kar›flmak üzere. Her y›l Batman’a ortalama 150 milyon TL kazand›ran tütün üretiminin bu denli düflmesine karfl› mücadele yürüten Tek G›da-‹fl Sendikas› yetkilileri, bacas›z fabrika konumundaki tütünün kald›r›lmas›yla binlerce insan›n iflsiz kald›¤›n› ifade ediyorlar. Son yasa ile tütün ekiminden vazgeçenlere para verilmesine dair uygulaman›n kand›rmaca oldu¤unu sözlerine ekleyen sendika yetkilileri; “Batman’da do¤ru dürüst çiftçi kay›t sistemine ba¤l› kimse yok. Çiftçilerin ço¤u tapusuz. Bu paray› kimse alamayacak. Bu nedenle bu uygulama tam bir kand›rmacad›r. Önce çiftçileri kaydedin sonra bunu söyleyin” fleklinde aç›klamada bulunuldu. Y›llar›n Tekel’inin resmi anlamda tarihe kar›flt›¤›n› ve yeni ismi ile Tütün Tuz Alkol ‹flletmeleri (TTA‹)’ne dönüfltü¤ünü ifade eden Tek-G›da-‹fl, kota sistemine ra¤men Tekel çal›flanlar›n›n 2007 y›l›nda Batman’a 51 Milyon YTL, 2008 y›l›nda da 48 Milyon YTL kazand›rd›¤›n› belirttiler. (H. Merkezi)

Sendikal hak, insan gibi çal›fl›p, insan gibi yaflamam›z d›fl›nda hiçbir talebimiz yok. Biz sadece adaletli bir pay-

örgütlü olmak, örgütlü olmak. Türkiye’de insanlar›n hangi koflullarda çal›flt›¤›n› az çok tahmin ediyoruz. Ama örgütsüz oldu¤umuz sürece sermaye bizi sömürecek.

“Destek bekliyoruz!”

lafl›m istiyoruz. - Son olarak di¤er iflçilere bir mesaj›n›z var m›? - Bütün arkadafllara, emek dostlar›na tek mesaj›m örgütlü olmak,

de¤nekle oynad›klar› bir oyun ) içeri girebilmek. Ne zam ne de baflka bir fley istemiyoruz. - Son olarak di¤er iflçilere bir mesaj›n›z var m›?

fierif Çelik’e teflekkür ederek di¤er bir iflçinin yan›na gidiyoruz. - Ekonomik kriz ve iflten ç›karmalar hakk›nda siz ne düflünüyorsunuz? Ahmet Songur: Küresel kriz Türkiye’de var. Ama Mersin Liman›’nda yok. Limanda sendika krizi var. - Talepleriniz ve yapmak istedikleriniz neler? - Sendikal› olarak iflimizin bafl›na geçmek istiyoruz. Arkadafllarla beraber, halaylar›m›zla ve adamlar› döverek (iflçilerin halay eflli¤inde elinde

Direnifle destek amaçl› faks eylemi Liman iflçilerinin direnifline destek amaçl› 11.02.2009 tarihinde Partizan, DHF, ESP, Barikat ve EHP olarak ortak faks eylemi düzenledik. Eylemin duyurusunu yapmak için ve iflçilere destek verdi¤imizi, onlar›n hakl› mücadelelerini destekledi¤imizi belirtmek için saat 12.30’da Liman’›n önünde biraraya geldik. Fakat ayn› saatte sendikalar›n da eyleminin olmas›ndan kaynakl› sendikalar›n düzenledi¤i eyleme destek verdik. Eylemde s›k s›k “Direne direne kazanaca¤›z”, “Yaflas›n s›n›f dayan›flmas›” vb. sloganlar at›ld›. Daha sonra 5 ku-

Tersanelerde “taammüden cinayetler” devam ediyor! Adeta ölüm makinesi gibi çal›flan Tuzla Tersaneleri’nde gerçekleflen “ifl cinayetleri”ne yenileri eklenmeye devam ediyor. Tersaneler neredeyse gemiden çok “ölüm” üretir hale gelmifl bulunuyor. Tuzla Tersaneleri’nde yaflanan son ifl cinayeti 8 fiubat’ta gerçekleflti. Selim Sevgili adl› iflçi, çal›flt›¤› Dentafl Tersanesi’nde, Teknol Denizcilik tafleronunda çal›flan kapaklar aras›na s›k›flarak, feci bir flekilde can verdi. Gemi tamirat›nda çal›flan Sevgili, 30 yafl›nda, evli ve iki çocuk babas›yd›. Sevgili’nin çal›fl›rken yaflam›n› yitirdi¤i Dentafl Tersanesi, daha önceki dönemlerde “çal›flanlar›n›n hayat› için ciddi ve önlenemez tehlikelere yol açacak olan, baflta parlama ve patlama tehlikesi olmak üzere malzeme düflmesi, yüksekten düflme ve elektrik ak›m›na maruz kalmaya yönelik tehlikeler” oldu¤u gerekçesiyle 5 gün süreyle kapat›lm›flt›. Tersanelerde yaflanan 119. ifl cinayeti üzerine, Limter-‹fl Sendikas› 10 fiubat’ta Dentafl Tersanesi önünde bir bas›n aç›klamas› gerçeklefltirerek, son haftalarda art›fla geçen ifl cinayetlerine dikkat çekti. Limter-‹fl Genel Sekreteri Kamber Sayg›l› taraf›ndan yap›lan aç›klamada, Tuzla Tersaneler bölgesinde, insanca çal›flma ve yaflam hakk›n›n dün oldu¤u gibi bugün de temel bir sorun olmay› sürdürdü¤üne dikkat çekildi.

Pendik askeri tersanelerde direnifl var! Bir süre öncesine kadar gerek ücretlerin ödenmesi gerekse di¤er tersanelerdeki “ifl cinayetlerinin” bafll›ca nedeni olan ifl güvenli¤i aç›s›ndan sorun yok gibi görünen Pendik Askeri Tersaneleri de, gerek geçti¤imiz haftalarda yaflanan iflçi ölümü gerekse ücretlerin ödenmesinde ortaya ç›kan sorunlar nedeniyle, Tuzla vb. tersanelerle aras›ndaki “fark›” kapatma yolunda h›zla ilerliyor! Bunun bafll›ca nedeni ise, daha önceleri ana firma üzerinden ifl yapan Pendik Tersaneleri’nde de art›k tafleronlaflman›n bafllam›fl olmas›. Ancak tafleronlaflmayla birlikte bafllayan sorunlar, beraberinde direniflleri de getirmekte gecikmedi. Pendik Askeri Tersanesi içinde bulunan CHT Denizcilik Gemi Sanayi’ne ba¤l› Detay Denizcilik’te çal›flan Limter-‹fl Sendikas›’na üye 55 iflçi, ücretleri ödenmeyince üretimi durdurdular. Patron ise bu geliflme üzerine 8 öncü iflçiyi iflten att›. ‹flten at›lan iflçiler tersane önünde direnifle geçtiler. Tersane iflçilerinin 6 fiubat’ta bafllayan direnifli sürerken, tersanede örgütlü olan Harb-‹fl üyesi iflçiler de direniflteki iflçilere destek veriyorlar. Pendik Askeri Tersanesi önünde bafllayan direnifl, 10 fiubat tarihinde, Tuzla Tersa-

Hyundai’de toplu iflçi k›y›m› Kocaeli’de bulunan Hyundai Fabrikas›, 1700 iflçinin çal›flt›¤› fabrikadan, sekiz yüz iflçiyi iflten ç›kararak, toplu iflçi k›y›m› gereklefltirdi. Ekonomik kriz bahaneli gerçeklefltirilen k›y›m›n ard›ndan fabrikadaki üretim tek vardiyaya düflürüldü. Ekonomik krizi kâra ve emekçilerin kazan›lm›fl haklar›n› gasp etmeye dönük f›rsata çevirmeye çal›flan patronlar›n bu keyfi hak gasplar›yla birlikte iflsizler ordusu 盤 gibi büyüyor. fiubat’›n ilk günlerinde “3 günlük çal›flma yap›lacak” bahanesiyle ifle ça¤r›lan iflçiler, kendilerini bir anda kap› önünde buldular. ‹flten ç›karmalar, iflçilerin 40-50 kiflilik gruplar halinde fabrikaya ça¤r›lmas›yla gerçeklefltirildi. Hyundai patronu iflçileri sadece iflten ç›karmakla kalmay›p, önlerine koydu¤u “Kriz nedeniyle yap›lan tüm izinlerden do¤an haklar›mdan muaf olmak istiyorum” içerikli ka¤›tlar imzalatmaya çal›flt›. Bu anlaflmay›, kazan›lm›fl haklar›na dönük do¤rudan bir sald›r› olarak gören ve

imzalamak istemeyen iflçilere, yaln›zca k›dem tazminatlar› ödenece¤i, imzalayanlara ise, k›dem tazminat›n›n yan› s›ra, iflsizlik ödene¤inden yararlanabilmeleri için gereken ç›k›fl belgesinin yan› s›ra, iki maafl da ikramiye verilece¤i söylendi¤i ö¤renildi. Anlaflmay› imzalamadan iflten at›lan iflçiler bu duruma tepkililer. Patronun iflsizlik fonundan ald›¤› paray› kendilerine ödedi¤ini

- Onlar›n da deste¤ini bekliyoruz. Tüm iflçi ve emekçilerin deste¤ini bekliyoruz. Kurtulufl yok tek bafl›na ya hep beraber ya hiçbirimiz. (Mersin)

neleri’nde bulunan Çeliktrans Tersanesi önüne tafl›nd›. Hem bunun nedenini hem de direnifle giden süreci, Çeliktrans önündeki, direniflçi tersane iflçilerden Ali R›za Koçak flöyle özetledi: “Üç aydan beri maafl alam›yorduk. Buna art› olarak da ücretlerimizi % 10 düflürdüler. Biz bu süreçte ücretlerimizi talep ettik ve ayn› günlerde de sendikaya üye olduk. ‹flveren sendikaya üye oldu¤umuzu henüz ö¤renmedi¤i günlerde, alacaklar›m›z› ödeyece¤i sözü verdi, ama bu arada da bize geriye dönük, haklar›m›z› ald›¤›m›za dair ka¤›tlar imzalatmak istedi. ‹mzalamay›nca önce 14 kifliyi alacaklar›n› ödemeden iflten ç›kard›. Bunun üzerine at›lanlar direnifle geçti, içerde çal›flanlar da ifl b›rakt›. ‹flten ç›karmalar sonraki günlerde de devam etti. fiu an iflten ç›kar›lanlar›n say›s› 55’i buldu. Direniflin Çeliktrans önüne tafl›nmas›n›n nedeni ise, bizim ba¤l› oldu¤umuz Detay Gemicili¤in flu an Çeliktrans’a ifl yapt›¤›n› ö¤renmemiz.” Direniflçi tersane iflçileri, ayn› gün Çeliktrans patronu ile Limter-‹fl Sendikas›’n›n da kat›ld›¤› bir görüflme yapt›lar. Bu görüflmeyi birkaç gün sonra yap›lan ikinci bir görüflme izledi. Ve iflçiler bu görüflmeler sonucu, alacaklar›n›n birkaç gün içinde ödenece¤i sözü ald›lar. (Kartal)

ve bunun ise sadece 326 TL oldu¤unu söylüyorlar. Ödenecek olan k›dem ve ihbar tazminatlar›n›n da yine asl›nda patronun cebinden ç›kmad›¤›n›, devletten ald›¤› paray› ödedi¤ini belirtiyorlar. Patronun iflten ç›karmalardan önceki aylarda zaten sosyal haklar› yar›ya indirdi¤ini, maafllar›n› ise afla¤› çekti¤ini de söyleyen iflçiler, iflten ç›kar›lanlar aras›nda 10 y›ll›k iflçilerin de bulundu¤unu, krizin ise bahane oldu¤unu vurguluyorlar. ‹flçiler, patronun ald›¤› sipariflleri oldu¤unu ve bunlar› ileriki süreçte asgari ücretle ifle alaca¤› iflçilerle, daha az maliyetle üretece¤ini söyleyerek, içinde bulunduklar› duruma karfl› öfkelerini dile getiriyorlar. (Kartal)

Krizin faturas›n› yaratanlar ödesin! Krizin faturas›n› emekçilere ödetmek isteyen egemenler, belli araçlarla sald›r›lar›na devam etmektedir. ‹flten atmalar›n yan›nda tar›m alan›nda üreticilere verilmek üzere haz›rlanan 2009 bütçesinin düflürülmesi, yap›lan sald›r›lar›n sadece bir örne¤idir. Bu sald›r›lar kapsam›nda yaz›l› bir aç›klama yapan TMMOB Ziraat Mühendisleri Odas› Baflkan› Gökhan Günayd›n düflürülen bütçe ve ç›kar›lan yasalarla krizin faturas›n›n tar›m alan›na kesilmeye çal›fl›ld›¤›n› belirtti. 5.5 milyon TL olarak verilmesi beklenen bütçenin % 10 kesintiye u¤rayarak 4 milyon 950 TL’ye düflmesi ve daha 2008 bütçesinin verilmeden böyle bir k›y›ma gidildi¤ine tepki gösteren Günayd›n flunlar› söyledi; “Sertifikal› tohum üreten ve kullanan çiftçilere verilen destekler ile tütün üretiminden vazgeçip alternatif ürün yetifltiren üreticilere yönelik desteklerde de kesintiye gidilmektedir. Bu sald›r›lar kriz ile birlikte artmakta ve tüm fatura emekçilere kesilmek istenmektedir.” (H. Merkezi)

rum postane önünde biraraya gelerek ortak bir metin okundu. MIP (Mersin ‹nternational Port)’tan at›lan iflçilerin ifle geri al›nmas› ve bu sald›r›y› k›nama amaçl› faks çekildi. (Mersin’den bir ‹K okuru)

‹nsanca yaflamak istiyoruz!

Sa¤l›k emekçileri taleplerini dile getirmek için 13 fiubat günü Ankara’da bir eylem gerçeklefltirdi. Türk Tabipleri Birli¤i (TTB), Devrimci Sa¤l›k ‹flçileri Sendikas› (Dev Sa¤l›k ‹fl), Sa¤l›k ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikas› (SES) Türkiye’nin dört bir yan›ndan toplad›klar› ve sa¤l›k emekçilerinin taleplerinin içeren binlerce imzay› yapt›klar› bir eylemle Baflbakanl›¤a verdiler. Saat 12.00’de Maltepe’de bulunan TTB Genel Merkezi önünde toplanan sa¤l›k emekçileri, buradan yanlar›nda getirdikleri imzalarla birlikte yürüyüfle geçtiler. TTB, Dev Sa¤l›k ‹fl, SES yöneticileri ve sa¤l›k çal›flanlar› Maltepe’den K›z›lay’da bulunan Baflbakanl›k binas› önüne kadar yolu trafi¤e kapatarak “‹nsanca yaflamak istiyoruz”, “Sa¤l›k hakt›r sat›lamaz”, “Susma sustukça s›ra sana gelecek”, “Hastan hastane kap›s›nda ölecek”, “Herkese sa¤l›k, güvenli gelecek” sloganlar›yla yürüdüler. Baflbakanl›k önünde bir aç›klama yapan örgütler uzun zamand›r randevu talebinde bulunduklar›n› fakat Baflbakan Erdo¤an’›n ve AKP hükümetinin sa¤l›k örgütlerinin ve emekçilerinin hak ve taleplerinin görmezden geldi¤ini vurgulad›lar. Baflbakanl›k önündeki ilk aç›klamay› TTB ad›na Feride Aksu Tan›k yapt›. Tan›k, sa¤l›k hakk› mücadelesi yürüten üç örgütün sa¤l›k emekçilerinin taleplerini uzun zamand›r dillendirdi¤ini ve bunun için yan yana geldi¤ini belirtti. Toplanan imzalar›n sa¤l›k hakk› ve çal›flanlar›n taleplerini içerdi¤i imzalar oldu¤unu söyleyen Tan›k, insanca bir yaflam için mücadelede kararl› olduklar›n› vurgulad›. Daha sonra Dev-Sa¤l›k ‹fl Genel Baflkan› Arzu Çerkezo¤lu söz ald›. Meslek örgütleri ad›na aç›klamay› SES Genel Baflkan› Bedriye Yorgun yapt›. Yorgun yapt›¤› aç›klamada taleplerini s›ralad› ve bu talepleri içeren yaklafl›k on bin imza aç›klaman›n ard›ndan Baflbakanl›¤a verildi. (Ankara)


‹flçi-köylü 6

Denge Azadi

20 fiubat-5 Mart 2009

Peki devlet kim? Devrimci ve ulusal hareketleri bast›rmak için bask› ve zor politikalar› her daim devletin sar›ld›¤› silahlardan biri olmufltur. Özellikle ’90’l› y›llarda sokak ortas›nda yarg›s›z infazlar, toplu katliamlar ve kaybetme bu politikan›n en bilinen yöntemleridir. ’80 AFC’siyle örgütlü mücadeleyi yok edemeyen TC, sald›rganl›¤›n› bu nedenle daha da art›rm›flt›. Gerilla mücadelesinin yo¤un oldu¤u bölgelerde köyleri yak›p insanlar› göç etmeye zorlarken bir yandan da insanlar› kaç›r›p katleden örgütlenmelerle (baflta J‹TEM olmak üzere) bir korku cumhuriyeti yarat›lm›flt›. ‹stanbul gibi illerde de devrimcilerin kaybedilmesinin yo¤unlaflt›¤› ayn› dönemde bir eylemlilik süreci bafllat›lm›fl, kay›p yak›nlar› ve faili na-meçhullerin aileleri, infazlar›n son bulmas› ve kay›plar›n ak›betlerini ö¤renmek için oturma eylemleri bafllatm›flt›. Kaç›r›larak kaybedilmeye çal›fl›lan Hasan Ocak’› ararken önce R›dvan Karakoç’un Kimsesizler Mezarl›¤›’ndaki cenazesine ulaflan aileler, süreci daha güçlü bir flekilde örmeye bafllayarak Hasan Ocak’›n da mezar›na ulaflm›flt›. Cumartesi Anneleri olarak Galatasaray Lisesi önünü mesken tutan aileler bugün de ayn› yerde yeniden buluflarak Ergenekon operasyonuyla “itiraf edilen”lerin ortaya ç›kar›lmas› ve devletin, kendini aklanmak için manipüle etmeye çal›flt›¤› karanl›¤›n ayd›nlat›lmas›n› istiyor. ‹tirafç› Abdulkadir Aygan ve “medya maymunu” Tuncay Gü-

ney’in gazetelere yapt›¤› aç›klamalarda aç›k adres vererek öldürülen insanlar›n yerlerini söylemesiyle toplu mezarlar›n aç›lmas› için kay›plar mücadelesi sürecini yeniden örmeye çal›flan aileler, Silopi’de bulunan BOTAfi’›n asit kuyular›ndaki yak›nlar›ndan kalanlara ulaflmak ve onlara bir mezar vermek istiyor. Ayn› zamanda Ergenekon tiyatrosuyla kand›r›lmak istenmelerine karfl› zaten bildikleri katillerden hesap sormak için her Cumartesi saat 12.00’de ‹stanbul, Ankara, ‹zmir, Diyarbak›r vd. illerde oturma eylemi yap›yorlar. ‹flçi-Köylü gazetesi olarak Yak›nlar›n› Kaybedenler Derne¤i’nde, katledilen köylülerin aileleri ve dernek baflkan›yla görüflerek yaflamak zorunda kald›klar› ve örmeye çal›flt›klar› süreç üzerine röportaj yapt›k. - Sebiha Bozan (2000 y›l›nda Kocaeli Üniversitesi Kimya Mühendisli¤i bölümünde okurken, oturdu¤u evde as›l› bulunan Sami Bozan’›n annesi): O¤lumla birlikte 4 arkadafl› ev kiralam›fllard›. Her hafta sonu eve geliyordu. O hafta eve gelmedi. Arkadafl›n› arad›m, evde oldu¤unu söyledi. Cumartesi ö¤leden sonra “Sami çok hastad›r, hemen ‹zmit’e gelin” diyen bir telefon ald›m. Babas› ile gittik. Bakt›m içerde savc› var. “Ne var, ne olmufl burada?” dedim. Savc› bana döndü “annesi mi?” dedi. Evet deyince “Bafl›n sa¤ olsun” dedi. “Ne yapt›¤›n›z çocu¤uma, kim öldürdü?” dedim. “Senin çocu¤un kendini as-

m›fl” dediler, ben bay›ld›m. Kendime geldi¤imde “çocu¤um kesinlikle kendini asmaz” dedim. “Öyle bulunmufl” dediler. - O¤lunuzun ölümüyle ilgili dava aç›ld› m›? - Ertesi sabah mezarl›¤a gittik.

K›z›m orada “biz niye otopsi yapmadan hemen getirdik” dedi. Ben de “hemen avukat› arayal›m, otopsi yapt›ral›m” dedim. Ama babas›n› ikna edemedim. Otopsi yap›lmad›¤› için elimizde herhangi bir fley yok. Ama ben inanm›yorum kendini ast›¤›na. fiebap Döner: Abim 55 yafl›ndayd›. Sene 1994, Mart’›n 25’i. Bitlis Hizan Uludere beldesine ba¤l›y›z. Büyük bir operasyon vard›. Akflam saat 3’te bölgenin her taraf›n› çevirdiler. Sonra saat 9.30’du zannediyorum. 5–6 tane asker elbiseli kifli eve girmifller. Abimi evden ç›kartm›fllar. Evin yüz metre arkas›nda bir mezarl›k var. Mezarl›¤›n orada durdurup

Tafl atan çocuklara ceza ya¤d›

Trabzon’da Mc Donalds’a att›¤› bombayla 6 kiflinin yaralanmas›na neden olan Yasin Hayal 10 ay sonra tahliye olurken, ilkö¤retim ö¤-

rencisi 18 çocuk hakk›nda polise tafl att›klar› gerekçesiyle 10 y›l kadar hapis cezas› verildi. Kürt halk›n›n geliflen sald›r›lara çarfl› ulusal irade çevresinde bütünleflip tepkisini alanlarda dile getirmesi karfl›s›nda çaresiz kalan devlet, geliflen muhalefetin önünü kesmek için yarg› mercilerini harekete geçirdi. Bu kapsamda Yarg›tay Ceza Kurulu’nun “PKK ça¤r›lar›na göre yap›lan mitinge kat›lan herkese örgüt üyesi gibi ceza verilmesi gerekti¤i” fleklindeki karar› üzerine yükselen gözalt› ve tutuklama furyas›ndan en çok ço-

Derneklerden yaz›l› aç›klama Munzur Çevre Derne¤i, Ziyaret Köyü Derne¤i, Mercan Yar›mkaya Köyü Derne¤i, Hanufla¤›, Sö¤ütlü ve Topuzlu Köyleri Derne¤i, Karatafl Köyü Derne¤i ve Yenikonak Köyü Derne¤i taraf›ndan yap›lan yaz›l› aç›klamada “Göç eden insanlar›m›z›n geri dönüfl imkanlar›n›n sa¤lanmas› için, Baraj Projeleri, Siyanürlü Alt›n iflletmecili¤i, yak›lan, y›k›lan evlerin (konut) yap›lmas›, temel insan gereksinimi olan yol, su, elektrik ve e¤itim kurumlar›n›n yap›lmas› gerekir. Çözüm suyu elektri¤i olmayan yerlerde yaflayan insa-

n›m›za beyaz eflya da¤›tarak sa¤lanamaz. Sadaka kültürüne Tunceliler asla prim vermedi, bundan sonra da vermeyecektir. Siyasi tercihlerini kendilerine kal›c› çözüm öneren partilerin lehine kullanacakt›r. Alt› y›ll›k iktidar› süresince hiçbir yat›r›m projesi gelifltirmeyen AKP iktidar›na asla tevessül ve oy vermeyecektir. Tüm yurtseverleri, demokratlar›, do¤aseverleri Munzur co¤rafyas›nda yaflanan ekonomik, sosyal, kültürel ve çevresel sorunlar›n gündemden ç›kar›lmas› için dayan›flmaya davet ediyoruz” denildi.

cuklar etkilendi. Eylemlerde medya taraf›ndan öne ç›kar›lan ve “terör örgütü taraf›ndan kullan›ld›klar›” iddia edilen çocuklar›n “cayd›r›lmalar›” için Mersin’de eyleme kat›lan yoksul Kürt çocuklar›n›n ailelerine ait yeflil kartlar›n iptal edilece¤i tehditlerinden, okullarda verilen terör derslerine kadar pek çok yöntemi kullanan devlet flimdi de “cayd›ramad›¤›” çocuklara ceza ya¤d›r›yor. Diyarbak›r, Adana, Gaziantep ve fi›rnak’ta 251 çocuk hakk›nda, “örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüt ad›na suç ifllemek”ten dava aç›ld›. Adana’da yaflayan 15 yafl›ndaki Y.G.’ye 3 y›l 45 gün hapis cezas› verildi. Yafllar› 13-17 aras›nda de¤iflen 251 çocuk hakk›nda, “örgüt üyesi olmamakla birlikte, örgüt ad›na suç ifllemek”ten dava aç›ld›. Bu çocuklardan 198’i halen çeflitli hapishanelerde tutuklu bulunuyor. Sadece Diyarbak›r’da 497 çocuk için “Terörle Mücadele Yasas›’na muhalefet” suçundan dava aç›ld›. 18 çocu¤a 10 y›la varan oranlarda ceza verildi.

16’s› 301’den toplam 1588 çocuk yarg›land› DTP Grup Baflvekili Selahattin Demirtafl’›n verdi¤i soru önergesini yan›tlayan Adalet Bakan› Mehmet Ali fiahin, 2006-2007 y›llar›nda TMK’dan toplam 4784 davan›n aç›ld›¤›n›, bu davalar›n kapsam›nda 737 çocu¤un bulundu¤unu, bunlardan 16’s›n›n TCK’n›n 301. maddesinden yarg›land›¤›n› söyledi. fiahin, iki y›l içerisinde örgüt üyeli¤i ve örgüt propagandas› yapma suçlar›ndan 17 bin 510 kiflinin yarg›land›¤›n›, bunlar›n içinde 422 çocu¤un bulundu¤u kaydetti. (H. Merkezi)

vuruyorlar. Sabah muhtar komutan›n yan›na gitti; “Bizim köyden akflam bir kifliyi götürdüler, flimdi kay›pt›r” dedi. “Biz bilmiyoruz, görmedik, ama köyün çevresini bir araflt›r›n, belki görebilirsiniz” demifl. Köyün etraf› gezildi ve mezarl›¤›n arkas›ndaki çay›n içinde bulundu. Cenazeyi gömdük, dava açt›k, flimdi A‹HM’de devam ediyor. Halef Demir: 1991 y›l›yd›. 8. ay›n 17’sinde, saat 22.30 s›ralar›nda özel timler ve korucular köyü bast›. Hayrettin’i al›p götürdüler. Evin bir sokak arkas›nda kurfluna dizdiler. Sekiz kurflunla o¤lum öldürüldü. Silah sesleri gelince biz ç›kt›k gittik, orada bir tane bofl kovan bulamad›k. Toplay›p götürmüfller. Sabahleyin muhtar karakolu arad›, böyle bir olay vard›r diye. Karakol komutan› geldi. Bofl kovanlar› komutan cebinden ç›kard›. Peki, bofl kovanlar› kim oraya götürdü? Bir hafta sonra tekrar geldiler bizi gözalt›na al›p Mardin’e götürdüler. O zaman Yeni Ülke’nin muhabiri vard›, sonra o da flehit düfltü, Cengiz

Altun. Olay› anlatt›m ona, tabi benim resmim de vard› gazetede. “Bizim devleti flikâyet etmiflsin” diyerek gazeteyi gösterdiler. “Ben gerçe¤i söylemiflim. ‹ftira atmad›m. Benim o¤lum devlet taraf›ndan öldürüldü. Ben de o flekilde gazeteciye anlatt›m” dedim. “Bak, sen gazetelere ç›k›p o¤lum öldürüldü dersen, sen de bu yola gideceksin” dedi bana. 18–19 gün gözalt›nda kald›m. Art›k orada hayat›m›z mahvoldu. Mecbur olduk Batman’a tafl›nd›k. - Ergenekon’da ortaya ç›kanlarla devlet yaflad›klar›n›z›n hesab›n› sorabilir mi? - Kimi diyor kontrgerilla, kimi diyor J‹TEM, kimi diyor Hizbullah. Fakat faili meçhul cinayetleri iflleyenlerin hepsi Ergenekon’da. Ergenekon devletin ta kendisidir. Levent Ersöz fi›rnak’›n Alay Komutan›’yd›. Diyor buras› fi›rnak Cumhuriyeti’dir. Ergenekon kimdir? Veli Küçük, Levent Ersöz, kimi yüzbafl›, kimi binbafl›, kimi albay, kimi yarbay. Hepsinin evinden bomba, silah ç›km›fl. Peki, kimin için onlar› saklad›lar? Bu devlet için, bu milleti öldürmek için. Yani faili meçhul cinayet dedi¤i-

Amed 15 fiubat eyleminden notlar 15 fiubat’ta saat 12.00’de Diyarbak›r DTP il binas› önünde biraraya gelen yaklafl›k 15 bin kifli Öcalan’a yönelik komployu ve tecridi protesto etmek için bir yürüyüfl gerçeklefltirmek istedi. Polisin yo¤un “güvenlik” önlemi almas› ve barikatlar kurmas› nedeniyle DTP Milletvekili Aysel Tu¤luk ve belediye baflkanlar›, Emniyet Müdürü’yle yürüyüflün yap›lmas› için görüflmeler yapt›. Vali’nin, Emniyet Müdürü’ne yürüyüflün yap›lmamas› hususunda kesin talimat vermesi ve görüflmelerin sonuçsuz kalmas› sebebiyle polis yürüyüfle geçen kitleye gaz bombalar›yla sald›rd›. Kitlenin

polise tafllarla karfl›l›k vermesiyle birlikte polisin sald›r›s› daha da sertleflti. DTP ‹l Binas› önündeki kitle ablukaya al›nd›. Kitlenin bir k›sm› ara sokaklara do¤ru çekilirken bir k›sm› ise DTP binas›na girdi. Polisin azg›n sald›r›lar›ndan çok say›da eylemci yaraland›. Sald›r›lar›n ard›ndan birkaç not düflülebilirse; - DTP binas›na giren eylemcileri gözalt›na almak isteyen polis, binan›n içine gaz bombalar› ile sald›rd›. - Aysel Tu¤luk polis taraf›ndan tartaklanm›flt›r. - Diyarbak›r Belediye Baflkan› Osman Baydemir, olaylar s›ras›n-

miz bellidir, onlar yapm›fllar. Cemal Bektafl (YAKAYDER ‹stanbul fiube Baflkan›): Türkiye’de 1990’lardan bafllayarak ’98’lere kadar devam eden bir konsept vard›. Kürtlere karfl› topyekûn bir savafl ilan edilmiflti. Susurluk olay›ndan sonra biraz deflifre edildi. Üstü örtüldü, hala da örtülmeye çal›fl›yor. Biraz önce ailelerin de söyledikleri gibi, kimi gündüz köyden al›nm›fl, köyün ortas›nda infaz edilmifl. Kimi evinden al›n›p gözalt›nda kaybedilmifl, hala cenazeleri ve failleri bulunmad›. Bundan dolay› hukuki süreç Türkiye’de ifllemedi. Cinayetleri iflleyen, o kadar insan› kaybedenler hakk›nda yasal bir ifllem yap›lmad›, hiç birisi tutuklanmad›. - Kay›plar›n bulunmas›, faillerin hesap vermesi için ne tür çal›flmalar yapmay› düflünüyorsunuz? - Uzun bir zamandan beri Cumartesi Anneleri eylemleri vard›. Üçüncü haftaya giriyoruz. Bas›na da yans›d›¤› gibi itiraflarla ortaya ç›kt›, Silopi’deki asit kuyular›nda, farkl› flekilde meçhule giden insanlar›n cenazeleri buradad›r. Amac›m›z bu karanl›k güçlerin ortaya ç›kmas›, hukuki olarak Türkiye’de bir sürecin ifllemesi. Gerekirse ailelerle birlikte Ankara’ya gidip oturabiliriz. Gerekirse bütün Türkiye illerinden bu ailelerle birlikte gidip bir hafta Meclis’in önünde açl›k grevine gireriz. Binlerce toplu mezar var. fiu anda Kürt co¤rafyas›nda nereye ayak basarsak basal›m her yerde bir toplu mezar ç›k›yor. Bunun aç›k örne¤i de Kulp’ta, Sason’da, Hizan’da. Bitlis’in de¤iflik ilçelerinde bir sürü toplu mezar ortaya ç›kt›. DNA testleri yap›ld›. 2–2.5 senedir ‹stanbul’da bekletiliyor DNA testleri. (‹stanbul)

da polis taraf›ndan hakarete u¤ram›flt›r. - Diyarbak›r DTP eski il baflkan›, Batman Belediye Baflkan aday› Necdet Atalay bafl›ndan ald›¤› darbe sonucu yaraland›. - Yaflanan sald›r› sonras› 41 gözalt› 50’yi aflk›n yaral› oldu¤u bildirildi. - Polisin, silah ve gaz bombas›nda kulland›¤› patlay›c›lar›n kapsülleri il binas› önünde toplan›larak bas›n mensuplar›na gösterildi. AKP’ye karfl› öfke ve tepkilerin 盤 gibi büyüdü¤ü anda kapsüller bas›na kitle taraf›ndan gösterilerek: “‹flte bunlar sand›¤a at›lacak” denildi. - % 95’e varan kepenk kapatma eylemi gerçeklefltirildi. (Amed ‹K okurlar›)

Ellerinde ba¤lama, silahlar›nda kurflun! PKK lideri Abdullah Öcalan’›n komplo sonucu yakalanarak Türkiye’ye getiriliflinin 10’uncu y›ldönümü nedeniyle birçok ilde kitlesel yürüyüfller düzenlenirken, birçok yerde ise açl›k grevleri yap›ld›. Her y›l, Öcalan’›n yakalan›fl›n› protesto eden binlerce insan›n sokaklara ç›kmas›n› engellemek için günler öncesinden haz›rl›k yapan TC’nin kolluk kuvvetleri bu y›l da benzer bir haz›rl›k süreci geçirdi. Eylemlerin yap›laca¤› mahallelerde bir kaç gün önceden panzerlerle birlikte kontrol noktalar› oluflturan polis, kimlik aramas› yaparak, insanlara hakaret etmekle aç›l›fl› yapt›. Adana’da ilkö¤retim okullar› ve liseleri dolaflan polisler çocuklara “terör örgütü” taraf›ndan soka¤a ç›kar›lmak istendiklerinde kendilerinin yanlar›nda olaca¤› yönlü “nasihatler” verdi. Yine Adana’da Grup Çevik ad›yla çevik kuvvet polislerinin oluflturdu¤u “müzik grubu” çocuklara türkü dinleterek çat›fl-

malarda ön saflarda “kullan›lan” çocuklar üzerindeki kötü imaj›n› k›rmaya çal›flt›. Ayn› polisler 1116 yafl aras›ndaki çocuklar›n eylemlerde kollar›n› k›rm›fl, kurflunlamaktan, dövmekten, iflkence yapmaktan çekinmemiflti. Diyarbak›r Hapishanesi’nde tutsak bulunan 13 çocuk da ayn› “marifetli” polisler taraf›ndan iflkence edildikten sonra tutuklat›lm›flt›. Van’da da benzer bir görüntü çizmeye çal›flan “hay›rsever” çevik kuvvet çocuklarla futbol maç› eylemlere kat›lmama “sözü kopard›ktan” sonra onlara top da¤›tt›. fi›rnak, Silopi, ‹zmir, fiemdinli, Baflkale, Malazgirt, Bulan›k, Varto, Silvan, Dicle ve K›z›ltepe’de protesto eylemlerinde bir olay ç›kmad›. Ancak Van, Mersin, Suruç, ‹dil, Batman, Siirt ve Hakkâri’de protesto eylemine sald›ran polis çok say›da insan› yaralayarak gözalt›na ald›. Mersin’de

polis sald›r›s›n› balkonundan izleyen Nazmiye Azgan isimli kad›n polisin s›kt›¤› kurflunun ve Mahfuz Kutlu isimli çocuk da gaz bombas›n›n bafl›na isabet etmesi sonucu hastaneye kald›r›ld›. “Kahrolsun 15 fiubat”, “Öcalan’s›z dünyay› bafl›n›za y›kar›z” , “Halk›n H’si, Partizan’›n P’si, gerillan›n G’si HPG” sloganlar›n›n at›ld›¤› Hakkâri’nin Ba¤lar Mahallesi’nde yap›lan yürüyüfle sald›ran polise kitle tafllarla karfl›l›k vererek ara sokaklara çekilip burada çat›flmay› sürdürdü. Batman’da protesto eylemine kat›lan kitleye gaz bombalar›yla sald›ran polis onlarca kifliyi yaralad›. Petrolkent, ‹pragaz, fiafak, Yavuz Selim Mahallelerinde atefller yak›larak, mahallelerin girifl ç›k›fllar› Özel Hareket Timleri taraf›ndan ablukaya al›nd›. Van’da da eylemi takip eden D‹HA muhabirleri Aysel Ertunç ve Nazan Sala polis taraf›ndan gözalt›na al›nd›. (H. Merkezi)


‹flçi-köylü 7

Halk›n gündemi

20 fiubat-5 Mart 2009

Her Cumartesi; kay›plar›m›z› ar›yoruz! ‹stanbul 202. Hafta Cumartesi Anneleri’nin Galatasaray Lisesi önünde yeniden bafllatt›klar› oturma eylemi 202. haftas›nda devam etti. 7 fiubat Cumartesi günü saat 12.00’de lise önünde biraraya gelen aileler kay›plar›n›n foto¤raflar›n› ve karanfiller tafl›d›. Cumartesi Anneleri ile ‹HD ‹stanbul fiubesi Gözalt›nda Kay›plar Komisyonu’nun birlikte örgütledikleri ve her hafta kaybedilen bir kiflinin hikayesinin anlat›ld›¤› oturma eyleminde bu hafta 13 Kas›m 1994 tarihinde kaybedilen Ali Tekda¤’›n hikayesi anlat›ld›. fiehir Tiyatrolar› sanatç›s› Nisa Y›ld›r›m’›n okudu¤u aç›klamada, Tekda¤’›n eflinin gözü önünde kaç›r›l›p gözalt›na al›nd›¤› ve daha sonra kendisinden bir daha haber al›namad›¤› belirtildi. Oturma eyleminde konuflan DTP I¤d›r Milletvekili Pervin Buldan ise “Ergenekon davas›n› önemsiyoruz. Fakat soruflturman›n F›rat’›n do¤usuna gitmemesi ve binlerce faili meçhul cinayetin sorumlular›n›n yarg›lamamas› durumunda bu davadan sonuç al›namaz” dedi.

203. Hafta O¤lunu devlete güvenerek, kendi elleriyle polise teslim eden Hanife Y›ld›z, bir gün sonra dönece¤ini bekledi¤i o¤lunu 14 y›ld›r bulam›yor. 14 fiubat Cumartesi günü gerçekleflen oturma eyleminde kay›p yak›nlar› ölüm kuyular›n›n aç›lmas›n› istedi. Ellerinde kay›p foto¤raflar› ve karanfillerle “Failler ortada kay›plar nerede?” yaz›l› pankart açan Cumartesi Annelerinden kay›p Murat Y›ld›z’›n annesi Hanife Y›ld›z yaflad›klar›n› anlatt›. Cumartesi Annelerine destek için gelen DTP milletvekili Sabahat Tuncel Ergenekon’da ortaya ç›kar›lan silahlar›n Kürt co¤rafyas›nda kullan›ld›¤›n› bildiklerini, kay›plar›n faillerinin ortada oldu¤unu hat›rlatt›. ‹HD gözalt›nda kay›plar komisyonu ad›na bas›n metnini Zeynep Hambayat okudu. Hambayat, Ergenekon davas›yla birlikte y›llard›r dile getirdikleri baz› olaylar›n kamuoyuna yans›d›¤›n› belirtti. Aç›klaman›n ard›ndan bir daha ki Cumartesi ayn› yerde buluflmak üzere eylem sonland›r›ld›.

‹zmir ‹HD’nin bafllatm›fl oldu¤u kay›p eylemleri çerçevesinde ‹zmir’de ilk eylem 7 fiubat 2009 günü saat 12.00’de yap›ld›. Konak eski Sümerbank önünde biraraya gelen ‹HD üyeleri ve kay›p yak›nlar› burada bir bas›n aç›klamas› gerçeklefltirdiler. ‹HD ad›na bas›n aç›klamas›n› ‹HD ‹zmir fiube yöneticisi Av. Canan Uçar yapt›. Uçar aç›klamada 1993–1996 y›llar› aras›nda baflta Kürt illerinde olmak üzere çok say›da kiflinin kaybedildi¤ini ya da faili meçhul cinayetler ile katledildi¤ini belirtti. Bas›n aç›klamas›n›n ard›ndan ise 10 dakikal›k bir oturma eylemi gerçeklefltirildi.

Amed 31 Ocak’ta ‹HD’nin bafllatt›¤› “Failler ve Silahlar Bulundu, Kay›plar Nerede?” kampanyas›yla birlikte Amed’de her Cumartesi günü yap›lan eylemler sürüyor. Daha önce de çeflitli eylemselliklerle sürdürülen kam-

tecrit yay›nlad›¤› genelgelerin uygulanmas› konusunda inisiyatifin hapishane idarelerine b›rak›ld›¤›n›, bu nedenle bu haklar›n hemen hiçbirinden yararlanamad›klar›n› söyledi. Ya¤›z, idare taraf›ndan verilen disiplin cezalar› nedeniyle 2.5 y›ld›r ortak kullan›m alanlar›na ç›kamad›klar›n› dile getirerek, “2.5 y›ld›r görebildi¤imiz insan say›s› bitiflik hücremizdeki 2 kifliden ibaret. Tecridi abartm›fl durumdalar. Öyle ki hastaneye sevklerde dahi tecrit alt›nda tutuluyoruz. Hastaneye getirilen di¤er tutuklu ve hükümlüleri görmememiz için farkl› odalarda bekletiliyoruz” dedi. Van F Tipi Hapishanesi’nde ise tutsak aileleri ‹HD’ye baflvurarak hapishanede iflkence ve kötü muamelenin artt›¤›na dikkat çektiler. Tutsak yak›nlar› ayr›ca küçük çocuklar›n dahi ince aramadan ge-

çirildi¤ini belirtti. Ayd›n E Tipi Hapishanesi’nde ise Muharrem Süren adl› tutsa¤›n kendisini zorla berbere götürmek isteyen askerler taraf›ndan darp edildi¤i ö¤renildi. Geçti¤imiz aylarda Özgür Halk Dergisi’ni da¤›tt›¤› ve örgüt propagandas› yapt›¤› gerekçesiyle gözalt›na al›narak tutuklanan ve Ayd›n E Tipi Kapal› Hapishanesi’ne gönderilen Süren, kendi iste¤i d›fl›nda berbere götürülmek istendi¤ini, bunu kabul etmeyince de askerlerce kan kusuncaya kadar dövüldü¤ünü be-

‹nsan, haklar›yla insand›r! Hapishanelerde yaflanan hak gasplar›na son verilmesini isteyen insan haklar› savunucular› 6 fiubat günü Ankara’da, Meclis önünde eylem yapt›. ‹stanbul’dan 5 fiubat günü yola ç›karak, Kocaeli, Adapazar› ve Bursa’da bas›n aç›klamalar› ve yürüyüfl yapan ‹HD üyeleri, 6 fiubat günü Ankara’ya ulaflt›. ‹HD üyeleri, ‹nsan Haklar› An›t› önünde toplanarak “Hapishanesiz bir dünya istiyoruz”, “Hücre cezalar›na son”, “Hasta tutuklular serbest b›rak›ls›n” yaz›l› dövizler açt›. Sloganlarla Meclis’e do¤ru yürüyüfle geçen ‹HD üyelerini ve tutsak yak›nlar›n› Meclis Çankaya kap›s›nda DTP’li milletvekilleri Hasip Kaplan, Aysel Tu¤luk ve Osman Özçelik karfl›lad›. Meclis önünde yap›lan aç›klamay› okuyan ‹HD Genel Baflkan› Öztürk Türkdo¤an, derne¤e yap›lan baflvurular esas al›narak haz›rlanan hapishaneler raporuna göre 2008 y›l›nda 37 tutuklu ve hükümlünün yaflam›n› yitirdi¤ini, 3 bin 519 hak gasp› baflvurusu oldu¤unu belirtti. Türkdo¤an; “hapishanelerde yaflanan keyfi

eylemde konuflan DTP Milletvekili S›rr› Sak›k flunlar› dile getirdi; “Ma¤durlar›n örgütlenerek hak ve hukuk mücadelesine kat›lmalar› gerekir. ‹ç bar›fl sa¤lan›ncaya kadar mücadelemiz sürecek. Kay›plar›m›z› unutmayarak flehitlerimize ihanet etmeyece¤iz. Ac›lar› bar›fla döndürmek boynumuzun borcudur.” Yap›lan konuflmalar s›ras›nda babas›n› kaybeden kay›p yak›n› düflüncelerini dile getirirken a¤layarak eylemde bulunanlara duygulu anlar yaflatt›. “fiehid na mir›n”, “Katiller yarg›lans›n” sloganlar›n› atarak kitle di¤er hafta buluflmak üzere da¤›ld›. (Amed ‹K okurlar›)

‹HD ‹zmir fiubesi’nin her Cumartesi yapaca¤› oturma eyleminin bir sonrakisi 5 Temmuz 1994 y›l›nda ‹zmir’de silahla katledilmifl olarak bulunan Tüm Bel-Sen kurucular›ndan ‹kram Mihyaz’a adanacak.

Tecrit içinde Adalet Bakan› Mehmet Ali fiahin ve TBMM ‹nsan Haklar› Komisyonu üyelerinin hapishanelere iliflkin yapt›klar› aç›klamalarda çizdikleri tablo, hem duyarl› kamuoyu hem de tutsaklar taraf›ndan yalanlan›yor. Özellikle F Tipi hapishanelerde bulunan a¤›rlaflt›r›lm›fl müebbet cezas› alan hükümlülere tecrit içinde tecrit dayat›ld›¤›, tüm haklar›n› k›s›tlayan uygulamalar›n devreye konuldu¤u insan haklar› kurulufllar›n›n haz›rlad›klar› hapishane raporlar›nda yer al›yor. Hak ihlalleriyle gündeme gelen Bolu F Tipi Hapishanesi’nde bulunan ve a¤›rlaflt›r›lm›fl müebbet hapis cezas› alan Nihat Ya¤›z, ‹HD’ye yazd›¤› mektupta yaflad›klar›n› anlat›yor. Kendisiyle birlikte 10 a¤›rlaflt›r›lm›fl hapis cezas›na çarpt›r›lan hükümlünün bulundu¤unu ifade eden Ya¤›z, Adalet Bakanl›¤›’n›n

panya dahilinde üçüncü bas›n aç›klamas› gerçeklefltirildi. Saat 12.00’de Kofluyolu Park›’ndaki Yaflam Hakk› An›t› önünde insan haklar› savunucular› ve kay›p yak›nlar› biraraya gelerek yapt›klar› eylemlerde, faili meçhullerin hesab›n›n sorulmas›n› istediler. Ergenekon soruflturmas› ile birlikte gözalt›na al›nan Veli Küçük, fiener Eruygur, Hurflit Tolon, Levent Ersöz, Arif Do¤an gibi isimlerin y›llarca bu bölgede çal›flt›¤› ve ifllenen birçok cinayette isimlerinin geçti¤i itirafç› Abdülkadir Aygan’›n itiraflar›yla da teyit edildi¤i halde herhangi bir fley yap›lmad›¤› vurgusu yap›ld›. 14 fiubat Cumartesi günü yap›lan

uygulamalar›, yaflanan sorunlar› geçti¤imiz y›l boyunca TBMM’ye mektuplarla yapt›¤›m›z eylemlerle duyurmaya çal›flt›ysak da bir fley de¤iflmedi” dedi. Ayn› gün, DTP Milletvekili ve ‹HD eski Genel Baflkan› Ak›n Birdal, hapishanelerde yaflanan hak gasplar›na iliflkin ‹HD raporunu Meclis’te düzenledi¤i bas›n toplant›s› ile aç›klad›. Ankara yürüyüflüne destek vermek için, Meclis’te bas›n toplant›s› düzenleyen Birdal, hapishanelerdeki sorunlar›n artt›¤›n› belirtti. Hapishanelerde yaflanan sorunlar›n kanayan bir yara oldu¤unu belirten Birdal, üzerinden 29 y›l geçmesine ra¤men hapishanelerde halen 12 Eylül koflullar›n›n sürdü¤ünün alt›n› çizdi. Birdal, Diyarbak›r’a hapishanelerde yaflanan sorunlar› araflt›rmak için giden Meclis Komisyonu’nun “ihlal tespit edilmedi” de¤erlendirmesine de tepki gösterdi. Birdal bas›n toplant›s›n›n sonunda, ‹HD taraf›ndan haz›rlanan raporu gazetecilere da¤›tt›. (Ankara)

lirtti. Van F Tipi’nde yaflanan ihlallerle ilgili aç›klama yapan ‹HD flube yöneticileri “yapt›¤›m›z bir görüflmede, 30 Ocak’ta Adar Y›ld›r›m, Bayram Kuzu ve ‹zzet Kaya isimli tutuklular kütüphaneye götürülme bahanesiyle tutulduklar› hücreden ç›kar›larak koridorda tek s›ra halinde ve askeri nizamla yürütülmeye zorlanm›fllard›r. Tutuklular bunu kabul etmedikleri için zor kullan›larak tahrik içerikli davran›fllar sergilenmifltir. Olay sonras› müdahale birimi taraf›ndan tutuklulara sald›r›da bulunulmufl ve bu 3 tutuklu ayr› yerlere götürülmüfl. Götü-

rülme s›ras›nda Adar Y›ld›r›m’›n kolu bükülerek a¤z› kapat›lm›flt›r. ‹zzet Kaya ve Bayram Kuzu’nun ise götürüldükleri yerde üzerlerine ç›k›larak 2-3 saat bekletilmifltir” fleklinde konufltu. Tutuklular›n götürüldükleri yerlerde iç çamafl›rlar› d›fl›nda tamamen soyularak 3 gün bekletildiklerini ve bu durumu kap›lara vurarak protesto eden di¤er tutuklulardan Bünyamin Dereli, M. Ali Karakaplan ve Recep Deniz’in infaz koruma memurlar›n›n sald›r›s›na maruz kald›¤›n› ifade eden ‹HD’liler, “Tutuklu ve hükümlüler aleyhine keyfi disiplin incelemesi bafllat›lm›flt›r. Ayr›ca cezaevine müvekkil görüflüne giden baz› avukatlar da içeri al›nmam›flt›r” dedi.

K›r›klar 1 Nolu F Tipi Hapishanesi’nden Ayd›n Akyüz de ‹zmir Cezaevi ‹nisiyatifi’ne yazd›¤› mektupta ortak alanlar› kullanma haklar›n›n çeflitli bahanelerle gasp edildi¤ini belirterek “en son 20-21 Ocak günü ‘sa¤l›k taramas› var’ gerekçesiyle bu hakk›m›z engellendi. Oysa sa¤l›k taramas›n›n sohbet hakk›m›z› kullanmam›z›n önünde hiçbir engel teflkil etmeyece¤i ortadad›r” dedi. Yine ‹C‹’ye Elbistan E Tipi Hapishanesi’nden yazan Selvi Kalen de ülser hastas› oldu¤unu belirterek geçti¤imiz aylarda difl çektirmek için gitti¤i doktorun sa¤lam difllerini çekti¤ini ve kelepçe çözülmemesi sorununun sürekli karfl›lar›na ç›kt›¤›n› belirtiyor.

‹skencelerin üstü örtülemez 19 Aral›k 2000’de “Hayata Dönüfl” operasyonu ile hapishanelerdeki devrimci ve komünist tutsaklara yönelik gelifltirilen tecrit bugün hapishanelerde de¤iflik biçimleri ile devam ediyor. Hapishanelerde yaflanan tecride dikkat çekmek amac›yla 14 fiubat Cumartesi günü Taksim Tramvay dura¤›nda TAYAD’l› aileler taraf›ndan bir bas›n aç›klamas› gerçeklefltirildi. Eylemde aç›klamay› TAYAD Yönetim Kurulu üyesi Lerzan Caner yapt›. Devletin ç›karm›fl oldu¤u demokratikleflme paketlerinden iflkenceler ç›kt›¤›n› aç›klayan Caner, F tipleri birlikte a¤›rlaflan tecritin, keyfi uygulamalar, iflkenceler ve yasaklarla katmerleflti¤ine de¤indi. Aç›klaman›n sonunda aileler, hapishanelerden gelen mektuplardan oluflturulmufl “Hapishaneler Hak ‹hlalleri Ra-

poru” adl› kitab› ‹stiklal Caddesi boyunca da¤›tt›. (‹stanbul)

Mektuplar da tutuklan›r! Gaziantep H Tipi Kapal› Hapishanesi’nde bulunan siyasi tutsaklar›n hapishanede yaflanan s›k›nt›lar›na iliflkin ‹HD’ye yazd›klar› mektup, Cezaevi ‹daresi Disiplin Kurulu’na tak›ld›. “Kurum asayiflini bozdu¤u ve cezaevi yönetimini karalad›¤›” gerekçesiyle gönderilmeyen mektup için mahkemeye baflvuran tutsaklar›n itiraz› ile mektubun suç unsuru tafl›mad›¤› mahkeme karar›yla onayland›. Tutsaklar›n baflvurusu üzerine ‹HD’nin Adalet Bakanl›¤›’na yapt›¤› baflvuruya cevap gönderen Bakanl›k ise, mektupta yer alan iddialar› reddederek mahkeme karar›n› da yalanlad›.

Kay›plar bulunsun!” ‹HD Ankara fiubesi “faili meçhul cinayetlerin tümünün ayd›nlat›lmas› ve kay›p bedenlerinin yerlerinin aç›klanmas› talebiyle” May›s ay›na kadar sürecek oturma eylemlerini bafllatt›. Her Cumartesi günü Yüksel Caddesi ‹nsan Haklar› An›t› önünde yap›lacak olan eylemin, her hafta bir kay›ba adanaca¤› belirtildi. Yap›lan eylemde aç›klamay› okuyan fiube Baflkan› Gökçe Otlu; “evlerinden, iflyerlerinden, okullar›ndan, köylerinden ya da zorla arabalara bindirilerek yollardan al›nd›lar. Saklanma gere¤i bile duymad›lar. Gelenler bazen polis bazen de Özel Tim’di. Kendilerini saklama gere¤i duymad›lar, çünkü toplumda korku yaratmak istiyorlard›” dedi. Bu haftaki eylemin Faik Candan’a adand›¤›n› söyleyen Otlu, “ona sahip ç›kmak faillerden hesap sormak anlam›na geliyor” dedi. Oturma eyleminin ard›ndan eylem sona erdi. (Ankara)

Sansürün yeni hedefi: radyolar Son süreçte devrimci ve sosyalist gazetelerin toplat›l›p kapat›lmas›, yay›nevlerine bask›nlar yap›larak çal›flanlar›n gözalt›na al›n›p kötü muamelelere maruz kalmas› ve ç›kar›lan çeflitli yasalarla kitlelerin gündemi takip etmesi ve bu noktada bilinçlenmesi engellenmek istenmektedir. Tam da buna paralel faaliyet yürüten gazete, radyo ve yay›nevlerine gerçekleflen faflist sald›r›lar ülkemiz koflullar›nda egemenlerin gerçek yüzünü göstermektedir. Hiçbir gerekçe göstermeden 4 fiubat sabah› ‹zmir Balçova’da evi talan edilerek gözalt›na al›nan Demokrat Radyo Genel Yay›n Koordinatörü Nadiye Gürbüz ve ‹stanbul’da yay›n hayat›n› sürdüren Özgür Radyo’nun çal›flan› Mine Özalp ç›kar›ld›klar› mahkemece tutuklanarak Gebze E Tipi Kapal› Hapishanesi’ne konuldu. Tutuklanma sebebinin yer ald›¤› dosya ise “gizlilik” gerekçesi ile aç›klanm›yor. Demokrat Radyo emekçileri, Radyo’nun Genel Yay›n Koordinatörü Nadiye Gürbüz’ün Balçova’da bulunan evine yap›lan bask›nda gözalt›na al›nmas› ve ard›ndan tutuklanmas›n› protesto etti. 9 fiubat Pazartesi günü saat 12.00’de Kemeralt› giriflinde düzenlenen bas›n aç›klamas›n› Radyo çal›flanlar› ad›na okuyan ‹sminaz Ergün, “Bizler Demokrat Radyo emekçileri olarak, yay›n koordinatörümüz Nadiye Gürbüz ile Özgür Radyo çal›flan› Mine Özalp’in bir an önce serbest b›rak›lmas›n› istiyoruz. Gücümüzü halk›m›zdan ve hakl›l›¤›m›zdan ald›¤›m›z›n bilinciyle, bir kez daha diyoruz ki, Demokrat Radyo 107.3 frekans›ndan her zaman sizlerle buluflacak” dedi. Bas›n aç›klamas›na açl›k grevinde olan Vira-Kürflat tafleron iflçileri de kat›ld›. (‹zmir)


‹flçi-köylü 8

Politika-gündem

20 fiubat-5 Mart 2009

TRUP uygulamalar› sonucunda tar›msal desteklerin durumu... lanan destek ve kolayl›klarla ilgilidir.

Küçük ve orta köylüye desteklerin minimuma indirilmesi IMF politikalar›n›n bu kesimleri tasfiye ederek, tar›m› çok uluslu flirketlerin talan›na açmay› hedefledi¤ini göstermektedir.

Emperyalist devletlerin ç›karlar›n› korumak için kurulan IMF, DB, DTÖ ve AB’nin direktifleriyle 2001 y›l›ndan itibaren uygulamaya konulan Tar›m Reformu Uygulama Projesi (TRUP) 31 Aral›k 2008 tarihi itibariyle resmen sona erdi. Üzerinden bir ay geçmifl olmas›na ra¤men yerine nas›l bir program uygulanaca¤› ve hatta bir program haz›rlan›p haz›rlanmayaca¤› dahi belli de¤il. fiimdilik bilinen tek somut plan(!), IMF’nin iste¤iyle 2009 bütçesinden tar›ma ayr›lan desteklerin % 10 kesildi¤idir. “IMF ile anlaflt›¤›m›z zaman anlaflm›fl oluruz” gibi laflarla IMF’ye karfl› dik bir duruflun sergilendi¤i imaj› her daim taze tutulmaya çal›fl›l›rken; görüldü¤ü gibi emekçilerin ümü¤ünü s›kan kararlar herhangi bir imza at›lmadan da hemen yürürlü¤e girebiliyor. Herhangi bir plan aç›klanmamas›n›n nedeni ise iflleyifl olarak IMF ile anlaflma resmilefltikten sonra devreye DB’nin girmesi ve programlar› somutlamas›d›r. Fakat herhangi bir program ister aç›klans›n ister aç›klanmas›n, bizler küçük ve orta üreticiler lehine herhangi bir uygulaman›n söz konusu olamayaca¤›n› ve emperyalistlerin ç›karlar›na uygun hareket edilece¤ini biliyoruz. Zaten TRUP ile amaçlanan da buydu. Yani küçük ve orta köylüleri tasfiye etmek, tar›m› çok uluslu flirketlerin ç›karlar› do¤rultusunda yeniden yap›land›rmakt›. Gelinen aflamada bunun büyük bir oranda gerçeklefltirildi¤ini görüyoruz.

Tar›msal destek miktar› gün geçtikçe azalmaktad›r! Köylüye verilen desteklerin aflama aflama kald›r›lmas›, tar›m sat›fl kooperatiflerinin ve birliklerinin ifllevsizlefltirilmesi, sektördeki devlet varl›klar›n›n (TEKEL, ÇAYKUR, EBK vb.) özellefltirilmesi TRUP’un bafll›ca ö¤elerini oluflturmaktayd›. Bu ö¤elerden her biri gelinen aflama aç›s›ndan ayr›nt›l› olarak incelenebilecekken, bu yaz›m›zda sadece tar›msal desteklerde yaflananlar› irdeleyece¤iz. Tar›msal destek ödemelerinin, gayri safi yurt içi has›las›na oran› desteklerin bütçe kalemlerinde nas›l minimumda tutuldu¤unu en iyi flekilde gösterir.

Afla¤›daki tabloda görüldü¤ü gibi seçim y›l› olan 2007’de destek ödemelerinin GSYH’e oran› 0.1 puan olsa da artm›fl, sonra tekrar düflmüfl ve 2003’ün gerisine bile gidilmifltir. Asl›nda AKP’nin ç›kard›¤› yasaya göre bu oran % 1’in alt›nda ol-

mamal›yken (emperyalist ülkelerde bu oran ortalama % 10 civar›nda) kanunda belirtilenin yar›s› ancak verilmektedir. Kufla çevrilmifl destekleri AKP, bir y›l gecikmeli ödemeyi “al›flkanl›k” haline getirmifltir. Enflasyon ve di¤er etkenleri katt›¤›m›zda, bahsi geçen oran›n çok daha fazla düfltü¤ü aç›kça görülür. Bu y›l da 2008 desteklerinin büyük bir bölümünün t›pk› 2007 genel seçimlerinde oldu¤u gibi; yerel seçimlerden önce ödenece¤i aç›klanm›flt›r. Arazi büyüklü¤üne göre ödenen Do¤rudan Gelir Deste¤i (DGD) ile 2001 y›l›nda dekar bafl›na 10 TL ödenirken, 2007 y›l›nda bu miktar 7 TL’ye düflmüfltür. DGD’nin arazi büyüklü¤üne göre verilmesi, en

bafltan itibaren büyük toprak sahiplerinin desteklenmesinin amaçland›¤›n› gösterir. Nitekim uygulama sonucunda ortaya ç›kan rakamlar da bunu gösteriyor: - “DGD ödemelerinin % 51’i, köylülerin % 17’sini oluflturan 100 dekardan büyük toprakl› arazi sahiplerine gitmektedir.” - “DGD ödemelerinde arazi varl›¤› 100 dekar›n üzerindeki çiftçilere ortalama 2 milyar 750 milyon TL düflerken, küçük arazi sahiplerine ortalama 586 bin TL ödenmifltir. Aradaki fark tam 3.5 katt›r.” (Türkiye Tar›m›nda Kapitalizm ve S›n›flar, Necdet Oral, S: 165) DGD d›fl›nda uygulanan prim sisteminde ise verilen desteklerin % 97.5’i kütlü pamuk, dane m›s›r ve ya¤l›k ayçiçe¤ine ayr›lmaktad›r. Zeytinya¤›, soya, kanola, ve aspire geriye kalan % 2.5 paylaflt›r›lmaktad›r. 1938’den beri bu¤day, arpa, yulaf ve çavdar›n al›m fiyatlar› aç›klan›rken geçen y›ldan itibaren piyasaya müdahale etmemek ad›na fiyat aç›klanmamaya baflland›. Hububat ve baklagillere sadece mazot deste¤i verilmektedir. IMF’nin direktifleriyle yap›lan kesinti ile birlikte prim sisteminde de 2006 y›l›-

n›n gerisine düflülmüfltür. Mevcut enflasyon, girdilerdeki fahifl fiyat art›fllar› ve yaflanan ekonomik kriz düflünüldü¤ünde bu oranlar›n küçük ve orta köylüleri ne kadar çok etkileyece¤i aç›kça görülür.

Büyük hayvan çiftliklerini koruyacak destek sistemine geçildi! Hayvanc›l›kta da durum daha iyi de¤ildir. Geçen y›ldan itibaren t›pk› DGD’deki gibi bir mant›kla; hayvan bafl›na destek verilmeye baflland›. Bu da yine verilen desteklerden esas olarak büyük hayvan çiftliklerine sahip olanlar›n yararlanaca¤›n› göstermektedir. Bu uygulamayla ayn› zamanda 2007 y›l›nda 1.3 milyar TL olan hayvanc›l›k desteklerinin 2008’de 750-800 milyon TL’ye çekilmesi hedeflenmifltir. Son y›llarda büyük hayvan çiftliklerinin say›s›nda büyük bir art›fl yaflanm›flt›r. Kayseri’de Saray Hal› Çiftli¤i, Tokat’ta Kazova Tar›m ‹flletmelerindeki hayvan çiftli¤i, Global Menkul K›ymetler Orta¤›n›n Burhaniye’de kurdu¤u çiftlik, Yimpafl Holding’in Çank›r›’daki çiftli¤i... fleklinde son y›llarda kurulan büyük hayvan iflletmelerinin listesi uzay›p gider. Say›lar›n›n bu flekilde artmas› elbette ki onlara sa¤-

Hem desteklerde yaflanan sorunlar hem de Deli Dana hastal›¤› nedeniyle y›llard›r ABD’den yap›lmas› yasak olan ithalat›n önünün aç›lmas› küçük ve orta boy üreticilerin iflas›na yol açmaktad›r. Ayr›ca AB ülkelerinde oluflan süt stokunun, süt tozu fleklinde bizim gibi ülkelere ithal edilmesi de hayvanc›l›k sektörünü etkileyen di¤er önemli olayd›r.

Afet yard›mlar›n›n kesilmesi amaçlan›yor Yedi y›ld›r uygulanan TRUP ile birlikte küçük ve orta köylülere verilen destekler yok olma aflamas›na gelmifltir. Köyünde kal›p, üretime bir flekilde devam etmek isteyen köylüler zorunlu olarak bankalara, tefecilere yönelmifllerdir. Ayr›ca sigorta yapt›rmayan üreticilerin, çeflitli afet zararlar›n›n devlet taraf›ndan ödenmemesi ile ilgili bir yasa geçen y›l gündeme getirildi. Yap›lacak afet yard›mlar› yerine; devletin % 50 sübvansiyonuyla köylülerin si-

gorta yapt›rmalar› istenmektedir. Yap›lan çal›flmalar ve köylülere baflka bir seçenek b›rak›lmamas› nedeniyle prim toplama miktar›nda epey bir art›fl yaflanm›flt›r. 1957 y›l›ndan beri tar›m sigortas› oldu¤u halde; 2005’te 48.5 milyon prim toplanm›flt›r. Fakat 2005 y›l›nda “Devlet Destekli Tar›m Sigortas› Kanunu”un ç›kmas›yla iki y›l içinde 95 milyon TL’lik prim toplanm›flt›r.

GAP topraklar› parsel parsel sat›l›yor 1990’lardan itibaren k›smen uygulanan “Türkiye’nin en kapsaml› bölgesel geliflim projesi” olarak tan›mlanan GAP ile yarat›lan olanaklar bölgedeki feodallere, yerli ve yabanc› sermayeye ak›t›l›yor. ‹flsizli¤i ve buna ba¤l› olarak göçü ortadan kald›raca¤›, daha geliflmifl makineleflmeyle daha verimli tar›m alanlar› iddias›yla haz›rlanan proje, bölgedeki feodallere özellikle Arap sermayesine devrediliyor. Sözleflmeli Üreticilik fleklinde yeni sömürü mekanizmalar›n› devreye sokan proje, yoksul topraks›z köylülü¤ün ve tar›m iflçilerinin durumunda hiçbir ilerleme yaratmad›. S. Arabistan,

Birleflik

Arap Emirlikleri, Kuveyt gibi Körfez ülkelerinin ellerinde biriken sermayeyi kendi ülkelerindeki nüfusu beslemek için d›fl ülkelerden sulu tar›m alanlar›n› 99 y›ll›¤›na kiralayan yat›r›mlarda bulunduklar› haberleri bat› bas›n›nda yer alm›flt›. GAP tar›m alanlar› da bu aç›dan Arap sermayesi için oldukça çekici bir noktada durmaktad›r. Abu Dabi merkezli Vision-3 ad›ndaki fon Türkiye’deki tar›m alanlar›na 6 milyar dolar yat›rmak için anlaflma imzalanm›flt›r. Sat›n alma talepleri, Tar›m Reformu Genel Müdürlü¤ü’ne yap›l›yor. Müdürlük konuyu Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterli¤i’ne iletiyor. MGK Sekreterli¤i ise

Milli ‹stihbarat Teflkilat›’ndan ve Emniyet’ten bu firmalara iliflkin istihbarat raporlar›n› ald›ktan sonra sat›fla onay veya ret karar› veriyor. Devlet GAP dâhilinde sadece yabanc› sermayeye de¤il bölgedeki feodal-afliretlere de arazi sat›yor. Toprak rant› fleklinde geliflen el koyma mülk edinme sistemi büyük arazileri belli afliretlerin eline ak›t›rken köylüleri mülksüzlefltirip yoksullaflt›rmaktad›r. PKK’ye karfl› kullan›ld›¤› bilinen Bucak Aflireti devlet taraf›ndan palazlanan en büyük oluflum durumunda. Ayr›ca Bucak afliretinin ‹srail’e toprak sat›fllar› konusunda arac›l›k rolünü üstlendi¤i de biliniyor.

Ülke arazisinin yabanc› sermayeye devri pazarl›¤› halk›n onlarca milyar dolar harcayarak yaratt›¤› de¤erler üzerinden sürdürülmektedir. Yoksul halk bir kenara itilerek yabanc› sermayeye “gel, ifllet, kazanc›n› götür” mesaj› verilmekte. Devletin genel tar›m politikas›n›n bir yans›mas› olan GAP, t›pk› di¤er bölgesel bazda ya da ürün baz›nda tar›m politikas›nda oldu¤u gibi tar›m›n tavsiye edilmesi, üreticinin üretemez hale getirilerek, tar›m ürünlerinde ithalata gidilmesi, bofl kalan verimli arazilerin ise yabanc› sermayeye ve tar›m tekellerine sunulmas› fleklinde göstermektedir kendini.

Elbette ki sigortay› as›l olarak büyük çiftlikler, toprak a¤alar› yapmaktad›r. Fakat küçük üreticiler de ya afetler karfl›s›nda çaresiz kalmak ya da sigorta yapt›rmak zorunlulu¤uyla karfl› karfl›ya b›rak›lm›fllard›r.

Köylüler bir an önce örgütlenmek zorundad›r! TRUP’un yedi y›ll›k uygulan›fl›nda hükümetin, IMF ve DB’nin amaçlar›na ulaflt›¤›n› görmekteyiz. Köylüler, korunaks›z bir flekilde tamamen piyasa koflullar›na b›rak›lm›fl durumdad›r. Köleci çiftçilik anlam›na gelen sözleflmeli çiftçilik yayg›nlaflmaktad›r. Küçük ve orta boy iflletme sahipleri; asgari bir yaflam standard›n› yakalamaktan uzak durumdad›r ve gün geçtikçe ekonomik olarak daha kötüye gitmektedirler. Topra¤›n› bankaya, tefecilere borç karfl›l›¤› b›rakan köylü say›s› artmaktad›r. Tüm bu sald›r›lar karfl›s›nda korumas›z kalan köylüler örgütlü bir tav›r göstermekten ise çok uzakt›r. Kendili¤inden geliflen eylemler olsa da, bunlar ekonomik talepli olmakta ve yap›ld›klar› il-ilçe s›n›r›n› aflamamaktad›r. Köylülerin sistemidevleti zorlama potansiyelleri geçti¤imiz haftalarda yaflanan Yunanistan’daki köylü eylemleriyle görülmüfltür. Yine ayn› günlerde Bulgaristan’da süt üreticileri, süt tozu ithaline karfl› gümrük kap›lar›n› iflgal etmifllerdir. Yaflanan sorunlar›n boyutunu düflündü¤ümüzde, Türkiye’de de yoksul köylülerin, küçük ve orta boy iflletme sahiplerinin haklar›n› arama bilinciyle sokaklara dökülmemeleri için bir neden yoktur. Ama burada da sorun her zamanki gibi örgütlülükler oluflturmak ve bunlar› aktif hale getirmektir.

Tar›m alanlar›n›n rant kap›s› haline getirilmesi, verimli araziler üzerinde sanayi bölgesi, al›flverifl merkezleri kurulmas› da devletin tar›m arazilerine ne kadar “önem” verdi¤ini göstermektedir. Düzce’de 122 (250 futbol sahas› büyüklü¤ünde) hektar 1. s›n›f tar›m arazisinin organize sanayi bölgesi yap›lmas› konusunda Toprak Koruma Kurulu’nun verdi¤i karar, Sakarya 2. ‹dare Mahkemesi taraf›ndan, TMMOB Ziraat Mühendisleri Odas›‘n›n açt›¤› dava üzerine, yürütmesi durduruldu. 5403 say›l› Toprak Koruma ve Arazi Kullan›m› Yasas› uyar›nca tar›m arazilerini korumakla yükümlü Toprak Koruma Kurullar› tar›m arazilerinin yap›laflmaya aç›larak yok edilmesine neden olmaktad›r.


‹flçi-köylü 9

Politika-gündem

20 fiubat-5 Mart 2009

TC; Emperyalizme uflakl›k, ›rkç›l›k, yolsuzluk... Egemen s›n›f klikleri aras›nda süren iç iktidar mücadelesi, derinleflen ekonomik kriz, yaklaflan yerel seçimlerle birlikte giderek daha da k›z›flmaya bafllad›. Yerel seçimler süreci, genifl halk y›¤›nlar›n›n siyasete karfl› ilgisinin daha da artt›¤› bir dönemdir. Dolay›s›yla gerçeklerin görülmesi bak›m›ndan bu çat›flmal› dönemlerin yarataca¤› baz› olumlu etkileri görmemiz gerekir. Elbette ki, egemen s›n›f sözcüleri böylesi dönemlerde “özgürlük” , “yetimin hakk›” , “dürüstlük” , “sosyal devlet” söylemleriyle kitlelerin bilinçlerini karartma, yaratm›fl olduklar› sefalet tablosundan yararlanma, yeni h›rs›zl›klar ve yolsuzluklar için kitleleri aldatma yar›fl› içine girerler. Bugün yap›lan da budur. Ama tüm yap›lanlar yaln›z bununla s›n›rl› de¤ildir. ‹ktidar pastas›ndan daha fazla pay kapmak için hükümet olman›n sa¤lad›¤› avantajlar› tüm hakim s›n›f klikleri iyi bilmektedir. ‹flte bundan dolay› da, böylesi dönemlerde birbirlerinin kirli çamafl›rlar›n› ortaya sermede oldukça h›rç›n ve pervas›zd›rlar. Bu h›rç›nl›¤› ve pervas›zl›¤› tetikleyen, onlar›n ç›kar h›rs›d›r. Kamuoyuna dönük yap›lan di¤er tüm aç›klamalar h›rs›zl›klar›n› gizlemeye dönük beyhude çabalard›r, aldatma ve ikiyüzlülük siyasetidir. Burjuva-feodal egemenlik sistemi kendi iktidar›n›n devam› için, aldatma ve yalan siyasetinde hiçbir s›n›r tan›maz. Çünkü; onlar›n hedefinde sürekli azami kâr mant›¤› vard›r. Bunun için halka karfl› savafl›mda ayn› cephede olan bu klikler, iktidar pastas›ndan daha fazla pay kapma yar›fl›nda ise, it gibi tepiflmektedirler. Söz gelimi; Kürt halk›n›n, hakl› ve meflru olan demokratik istemleri iflçi ve emekçilerin insanca yaflamak için ileri sürdükleri talepler karfl›s›nda tüm klik sözcüleri ayn› cephede difllerini göstermektedirler. Bu ortak durufllar›n›, az›nl›k milliyetlerden halk›m›za karfl› izlenen ›rkç›-floven politikalarda “IMF ile bir an önce anlaflma yap›lmal›d›r” prati¤inde de görmek mümkündür. Egemen s›n›f sözcülerinin sürekli “ayn› gemideyiz” söylemlerinin alt›nda yatan gerçek de özde budur. Kald› ki, onlar›n söyledi¤i gemide emekçiler olsa da görevi yine bu hain tak›m›na hizmet etmek olacakt›r. Dolay›s›yla batacak gemide kimin daha zarar görece¤i ortadad›r. Tekrar› içerse de döne döne baz› gerçeklerin alt›n› çizmekte yarar görüyoruz: Bugün sürmek-

te olan iç iktidar çat›flmas›nda “ayd›nl›k gelecek”, “laik ülke” söylemleriyle taraf olmak, mevcut iktidar›n devam›ndan yana olmakt›r. Dini gericili¤e karfl› mücadeleyi faflist CHP vb. partilere havale edenler büyük yan›lg› içindeler. Bask› alt›nda olan baz› mezheplerin TC ordusunu “laikli¤in” teminat› olarak görmeye devam etmeleri ise tam bir trajedi. Çünkü 12 Eylül cuntac›lar› d›flta emperyalistlerin bölge politikalar› do¤rultusunda, içte devrimci ve yurtsever harekete karfl› Türk-‹slam sentezini pompalad›lar. Bu kesimler, hala devrimci hareketin genifl y›¤›nlar› örgütleme faaliyetlerini engellemek için gelifltirilen dini gericilik projesini görmezlikten geliyorlar. Cunta sonras›, artan camiler, Alevi mezhebine mensup halk›m›z›n yaflad›¤› köylere dahi cami yapt›rma projelerinin alt›nda faflist-darbeci generallerin imzas› vard›r. PKK hareketinin ’84 ç›k›fl›ndan sonra Kürt halk›n› etkilemek için helikopterlerden Kuran’dan al›nm›fl ayetleri içeren bildirileri köylere atan, miting alanlar›nda ayetler okuyan cuntan›n bafl› ve operasyonlar› yürüten askeri kurmaylar›d›r. Tüm bunlar yaflanan gerçeklerdir. Bu gerçeklere gözünü kapay›p “ezilenleri temsil etme”, “laikli¤i savunma” ad›na, orduyu alk›fllamaya, faflist düzenin kurucular›n›n resimlerini tafl›maya, kurumlar›nda asmaya devam edenlerin büyük bir yan›lg› ve ihanet içinde olduklar› aç›kt›r. Bugün Tayyip ve flürekas›na öfkelenenler flu gerçe¤i görmelidirler: 12 Eylül Darbesi Özallar›n yolunu açt›, Özallar›n izledi¤i politika ise Tayyipleri yaratt›. Bu demektir ki, bu sürecin mimarlar› emperyalistler ve Türk hakim s›n›flar›d›r. Devrimci ve yurtsever hareketi ezmek, kitlelerle olan ba¤›n› zay›flatmak için “halklar›n afyonu” olan dine sar›ld›lar. Zaten dini gericilik, kitleleri uyuflturma, sömürü ve zulüm düzenini devam ettirmek için egemenler taraf›ndan her dönem kullan›lm›flt›r. Peki, bugün de¤iflen ne oldu? De¤iflen tek fley kullan›lan bu arac›n kontrolden ç›kmas›d›r. Büyük bir sermaye gücüne dönüflmesi ve geçici de olsa genifl bir kitle deste¤ine sahip olmas›d›r. ‹flte Kemalist kli¤i rahats›z eden bu durumdur. Çünkü iktidar pastas›ndaki paylar› küçülüyor. Ve efendileri emperyalistlerin de bu kli¤e itirazlar› yok. Mevcut durumda uflakl›kta da kusur etmiyorlar. Deniz Baykal’›n son

Avrupa gezisinde yapt›¤› konuflmalar›n esas› TC’nin son dönemlerdeki iç ve Ortado¤u politikas›na dönük olmas› -ki bu politikalar Filistin sorunu, Hamas ile iliflkiler vb. içermektedir- bir rastlant› de¤ildir. Tam tersine Hamas ve benzeri güçlere karfl› Avrupal› emperyalistlerin kayg›lar›n› dikkate alan niteliktedir. Yine “reformlar” konusunda yapt›¤› elefltiriler de bu anlay›fl›n ürünüdür. K›sacas› Deniz Baykal efendilerine “yanl›fl ata oynamay›n” mesaj›n› vermeye çal›fl›yor. Di¤er bir ifadeyle içte yürütülen

kapkara örneklerle doludur. Bu belli ölçüde biliniyor da. Dolay›s›yla yeniden bir tekrara girmeyece¤iz. Daha çok son süreçte ortaya ç›kan resimler üzerinde de¤erlendirme yapaca¤›z. Gerçekten karfl›m›zda bir sosyal devlet mi? Yoksa h›rs›z devlet mi vard›r? sorusuna yan›t aramaya çal›flaca¤›z. Yerel seçimlerle birlikte, hükümet sözcüleri yeniden “zenginli¤in eflit paylafl›lmas› ve reformlar›n h›zland›r›lmas›” demagojisine baflvurmaya bafllad›lar. Hiç flüphesiz ki onlar›n sözü-

kültürle flekilleniyorlar. Tüm demagojilere ra¤men, sosyal devletten çok, ortada h›rs›z bir devletin oldu¤u gerçe¤i her gün yeni olaylarla kamuoyunu meflgul etmeye devam ediyor. Bugün aç›s›ndan pastan›n büyük dilimi elbette ki AKP hükümeti taraf›ndan kontrol ediliyor. Vergi ad› alt›nda üretenlerin eme¤ini çalan, çal›nan emeklerle kurulan K‹T’leri özellefltirme politikalar›yla uluslararas› tekellere ve onlar›n iflbirlikçi yandafllar›na peflkefl çeken tüm burjuva-feodal hükümet-

Burjuva-feodal egemenlik sistemi kendi iktidar›n›n devam› için, aldatma ve yalan siyasetinde hiçbir s›n›r tan›maz. Çünkü; onlar›n hedefinde sürekli azami kâr mant›¤› vard›r. Bunun için halka karfl› savafl›mda ayn› cephede olan bu klikler, iktidar pastas›ndan daha fazla pay kapma yar›fl›nda ise, it gibi tepiflmektedirler. “laik”, “ça¤dafl” demagojilerinin uluslararas› plana tafl›nmas›d›r. Bugün egemen s›n›f klikleri aras›nda süren bu it dalafl›n›n arkas›nda yatan gerçekleri somut örneklerle ortaya koyman›n yan› s›ra, perde arkas›na ayna tutmak, var olan gerçekleri genifl emekçi y›¤›nlara tafl›ma görevi asla göz ard› edilmemelidir. S›n›fsal bir yaklafl›m, yönetenler ile yönetilenler aras›ndaki çeliflkiyi kaba bir düzeyde ele almaz. Tam aksine yönetenler aras›ndaki ç›kar çat›flmas› ve bu çat›flman›n kamuoyuna yans›t›l›fl biçimiyle bilimsel bir tarzda ilgilenir. Kitleleri aldatmaya dönük olarak yürütülen tüm yalan propagandalar› bofla ç›karmak için çaba sarf eder. Bu yönlü düflündürücü, ikna edici propaganda araç ve yöntemlerinde zenginlik yarat›r.

Sosyal devlet mi? H›rs›z devlet mi? TC’nin “demokratik, laik, sosyal hukuk devleti” oldu¤u iddias› bir safsata olarak kuruldu¤undan beri devam ediyor. Bu iddia hiçbir gerçekli¤e dayanm›yor. Askeri darbelerle, yolsuzluklar ve yokluklarla an›lan bir ülkede “demokrasi” , “hukuk devleti” söylemleri “lüks kavramlar” s›n›f›na girer. Bu konuda TC’nin tarihi

nü etti¤i reformlar, emperyalist efendileri ve kendi ç›karlar›n› korumak amac›yla koflullara uygun olarak yap›lan yeni yasal düzenlemelerdir. Genifl emekçi y›¤›nlar›n en temel ihtiyac› olan beslenme, sa¤l›k, ›s›nma ve bar›nma konusundaki sorunlar› 盤 gibi artarak devam ederken, Tayyip ve h›rs›z tak›m› hangi iyilefltirmeden bahsediyorlar? Düflünce ve örgütlenme özgürlü¤ünde ileriye do¤ru bir milim ad›m at›lmazken, hangi demokrasiden söz ediyorlar? Evet, ortada bir avuç egemen s›n›f ve onlar›n sözcüleriyle ayak tak›m›n›n h›rs›zl›k özgürlü¤ünden söz etmek mümkündür. Örne¤in yerel seçimler nedeniyle daha bir yo¤unlaflan yolsuzluk tart›flmalar› karfl›s›nda Tayyip, sürekli “yetim hakk›”dan söz ediyor. Oysa yaflanan son tart›flmalarla Tayyip’in çürümüfl, kokuflmufl bu sistemin nas›l bir difllisi oldu¤u gerçe¤i daha iyi görüldü. Bu din tüccar›, kendi ve yak›n çevresine dair ileri sürülen yolsuzluk iddialar› karfl›s›nda milyonlar›n gözünün içine baka baka yalan söylüyor. Öyle ya, o¤lunun ifl orta¤›n› tan›mayan bir baflbakan ya bunam›flt›r ya da yalan söylüyordur. “Objektif” olarak mal varl›¤›n› bildirdi¤ine göre kimlerle ne ifl yapt›¤›n› da bilmesi gerekmez mi? Elbette ki bilir. Ama gerçekleri ters düz etme, ikiyüzlü politika tüm burjuvalar›n ortak özelli¤idir. H›rs›zl›k ve yolsuzluk iddialar› karfl›s›nda Melih Gökçek, Tayyip ve di¤erlerinin tutumuna bak›n, hep ayn› i¤renç tabloyu görürsünüz. Çünkü ayn› ahlaks›z

Y

lerdir. AKP sadece bunlardan biridir. Do¤rusu en son h›rs›zlardan daha çok söz edilmesi, haf›za problemi olan bir toplum için anlafl›l›r bir durumdur. Ama gerçek olan flu ki, bugün birbirlerini h›rs›zl›kla, yolsuzlukla suçlayanlar›n özde birbirlerinden fark› yoktur. Bu gerçe¤e dikkat çekmek, bugün okun sivri ucunu baz› kesimlere daha çok yöneltmenin önün-

de engel de¤ildir. Örne¤in AKP bugün genifl bir kesim taraf›ndan “ma¤dur” ve “özgürlükçü” olarak görülüyor. Bunun için bir dizi aldat›c›-yan›lt›c› senaryolar üretiliyor. Söz gelimi, AKP “kenarda kalanlar›n partisidir” iddias› büyük bir yaland›r. AKP, emperyalizm ve uflak tak›m›n›n ç›karlar›n› temsil eden bir partidir. AKP dönemsel olarak din tüccarl›¤›, “ma¤duriyet” yalanlar›yla “kenardakileri” sömürü ve zulüm düzenine yedeklemenin partisidir. Ve iç iktidar mücadelesi k›z›flt›kça

AKP’nin de daha önceki tüm burjuva partileri gibi gerçek kimli¤i a盤a ç›kacakt›r. Hepimizin flu gerçekleri kavramas› gerekir; Zulüm ve sömürü, aldatma, yalan ve inkar olmadan varl›¤›n› sürdüremez. Bu demektir ki, tüm egemen s›n›flar›n ve sözcülerinin ç›karlar› gere¤i dönem dönem söylem düzeyinde farkl› mesajlar vermeleri gayet anlafl›l›r bir durumdur. Kabul edilemez olan, baz› kesimler taraf›ndan bu mesajlar›n yanl›fl anlafl›lmas›d›r. Yani, yalanlar›n do¤ru olarak görülmesi-alg›lanmas›d›r. Oysa do¤ru olan tek fley aldatma, yalan ve inkar siyasetinde tüm bu hain tak›m›n›n birleflmesi gerçe¤idir. Toparlayacak olursak, bu aldat›c› it dalafl›nda emekçilerin, ezilenlerin asla taraf olmamas› gerekir. Hangi iddia ve kimlikle ortaya ç›k›l›rsa ç›k›ls›n böylesi bir tarafl›l›k mevcut düzenin devam›ndan yana irade beyan›nda bulunmaktan baflka bir anlam ifade etmez. Sömürü ve zulme karfl› mücadelede dil, din, milliyet fark› gözetmeksizin ezilenlerin birli¤inden yana taraf olmak gerekir. Emekçilerin eme¤ini çalarak onlar› yoksullu¤a mahkum edip, sonra da yoksullara, iflsizlere yard›m ad› alt›nda dilenci toplum yaratma, sadaka kültürü gelifltirme ikiyüzlülü¤üne karfl› mücadelede taraf olmal›y›z. Burjuva partileri taraf›ndan oy alma kayg›s›yla sunulan vaatlere, gericili¤i temsil eden icraat ve simgeler üzerinde yap›lan burjuva politikalar›na karfl› gerçekleri kitlelere anlatma, onlar›n gündemle-

rine gerçek sorunlar›n› tafl›ma konusunda taraf olmal›y›z. TC’nin hiçbir dönem laik olmad›¤›n› hep dile getirdik. “Laik”, “anti-laik” tart›flmas›n›n egemen s›n›f kliklerinin ç›karlar›na endekslenmifl bir aldatmacadan ibaret oldu¤unu ifade ettik. Baykal ve flürekâs›n›n “son aç›l›mlar›” gerçeklerin itiraf› niteli¤indedir. Gerçek laiklik, din ile devlet ifllerinin içiçeli¤ini yads›r. Oysa TC kuruldu¤undan beri “halklar›n afyonu” olan dini kitleleri uyutman›n, uyuflturman›n bir arac› olarak kullanagelmifltir.

erel seçimlerle birlikte, hükümet sözcüleri yeniden “zenginli¤in eflit paylafl›lmas› ve reformlar›n h›zland›r›lmas›” demagojisine baflvurma-

ya bafllad›lar. Hiç flüphesiz ki onlar›n sözünü etti¤i reformlar, emperyalist efendileri ve kendi ç›karlar›n› korumak amac›yla koflullara uygun olarak yap›lan yeni yasal düzenlemelerdir.


‹flçi-köylü 10

Enternasyonal

20 fiubat-5 Mart 2009

“Evrimin ›fl›¤› olmadan biyolojide hiçbir fley ifle yaramayacakt›r.”

Darwin ne yapt› ve neden önemli? Bu yaz› ABD’de yay›mlanan Revolution (Devrim) Dergisinin 156. say›s›ndan al›narak çevrilmifltir. 2009 y›l›, Charles Darwin’in do¤umunun 200., 1859’de yazd›¤› Türlerin Kökeni eserinin de 150. y›ldönümü. Darwin’in 盤›r açan eseri olan Türlerin Kökeni ilk kez insan dahil yaflamdaki muazzam çeflitlili¤in içinde yaflad›¤›m›z maddi dünyan›n üzerindeki herhangi bir tanr›n›n veya tasar›mc›n›n eliyle de¤il, tam aksine do¤al yollarla geliflti¤ini göstermifltir. Bu; bilime, insan düflüncesine ve bilimsel yöntemin geliflimine büyük bir katk›d›r. Darwin’in çal›flmas› tüm bunlar içinde kritik bir yere sahiptir. Darwin’den önce dünyadaki yaflam›n karmafl›kl›¤›n› ve çeflitlili¤ini aç›klayabilen bilimsel bir yol bulunmamaktayd›. Sinekkuflu ile çiçe¤in, solucanla a¤ac›n, yunusla filin, insanla bakterinin hepsinin milyarlarca y›l içinde basit yaflam biçimlerinden nas›l geliflebildi¤ini insanlar›n anlamas› mümkün de¤ildi. Yaln›z ‹ncil’deki çeflitli hikayeler mevcuttu: Dünya yaln›zca birkaç bin y›l yafl›ndad›r ve yedi günde yarat›lm›flt›r, ayn› tanr› tüm yaflam biçimlerini yaratm›fl ve bir kez yarat›l›ktan sonra hiç de¤iflmemifltir.

Darwin’in büyük baflar›s› Darwin genç bir adamken ‹ngiliz gemisi HMS Beagle ile meflhur befl y›ll›k gezisine ç›kt›. Yolculu¤a bafllarken hâlâ yarat›c›l›¤a inanmaktayd›. Darwin’e göre do¤an›n d›fl›nda yaflam›n bir “tasar›mc›s›” olmal›yd›. Beagle’da bir do¤a bilimcisi olarak dünyan›n büyük bölümünü gezdi, da¤lar› t›rmand›, kayalar üzerinde çal›flt›, fosilleri toplad› ve her çeflit hayvan›n, kuflun, deniz canl›s›n›n ve bitkinin örneklerini ay›rarak inceledi. Güney Amerika’da bir fil büyüklü¤ündeki dev tembel hayvan fosilini günümüzde yaflayan çok daha küçük boyuttaki türdeflleriyle karfl›laflt›rd›. ‹ngiltere’ye dönerken Galapagos Adalar›nda buldu¤u kufllar da dahil olmak üzere keflfetti¤i birçok fleyi yan›nda getirdi. Darwin ancak ‹ngiltere’ye geri döndü¤ünde ve kufl uzmanlar›n› dinledikten sonra Galapagos ispinoz kufllar›n›n öneminin tam anlam›yla fark›na vard›. Bu, ispinoz kuflunun Güney Amerika’daki ana karadan ayr›lan ve di¤er popülasyonlardan izole edilen küçük bir k›sm›n›n farkl› adalardaki farkl› koflullarda ve hatta adan›n farkl› kesimlerinde nas›l farkl› cinslere ayr›ld›¤›n›n grafiksel deliliydi. ‹ngiltere’ye döndükten sonra da araflt›rmalar›n› sürdürdü ve dünyan›n her taraf›ndan do¤a bilimcilerinin kefliflerini ve bilimin di¤er alanlar›n› araflt›rd› ve ö¤rendi. Örne¤in

bilim insanlar› dünyan›n çok ama çok daha yafll› oldu¤unu gösteren çok say›da kan›t toplamaktayd›. Bilim insanlar› kayalar›n tabakalar halinde olufltu¤unu ve daha erken fosillerin en altta ve daha güncel türlerin ise üst tabakalarda bulundu¤unu keflfettiler. Günümüzde mevcut olmayan çok çeflitli yaflam türlerinin fosillerini yafll› kayalar üzerinde incelediler. Darwin tüm bunlar› de¤erlendirdi, evrim üzerinde çal›flan do¤a bilimcilerinin önceki teorilerini inceledi ve evrime karfl› ç›kan bilim insanlar›n›n tüm argümanlar›n› derin flekilde sorgulad› ve elefltirdi. Tüm bunlar Darwin’in an›tsal ve öncü çal›flmas› olan Türlerin Kökeni’nde evrim teorisi olarak bir araya geldi. Türlerin Kökeni yaflam›n muazzam dall› bir a¤aç halinde basit organizmalardan evrildi¤ini göstermektedir. Ve Darwin Türlerin Kökeni’nde do¤al seçilim ilkesini gelifltirdi. Do¤al seçilim organizmalar›n büyük zaman dilimleri içinde nas›l de¤iflti¤ini aç›klamaya yard›mc› olan anahtar bir mekanizmad›r. Do¤al seçilim yaflam biçimlerinin do¤al olarak nas›l de¤iflti¤ini, her yaflayan organizman›n kendi türünden di¤er örneklerden de farkl› oldu¤unu göstermektedir. Bu de¤iflimler ve farkl›l›klar do¤al seçilim yoluyla çözülmekte, bitkiler ve hayvanlar bu çeflitlilik içinde ya hayatta kalmakta ve yeni karakteristikleri di¤er nesle aktar›lmakta veya daimi olarak de¤iflen çevrede ölmektedir. Ve bu süreç içinde çok say›da nesil içinde organizmalar de¤iflmekte ve yeni türler ortaya ç›kmaktad›r. Bugün yaflam›n yaklafl›k 3.5 milyar y›ldan beri evrim geçirdi¤ini bilim sayesinde biliyoruz.

Yeni bir bak›fl aç›s› getirmek Darwin’in teorisi yaflam› ve do¤al yaflam›n bir parças› olan insan› anlamak için yeni ufuklar açm›flt›r. Fakat ço¤u kifli buna karfl› ç›km›flt›r. Karfl› ç›kanlar çeflitli yaflam biçimlerinin en bafl›nda “sabitlendi¤ini” ve kesinlikle de¤iflemeyece¤ini ileriye sürüyorlard›. Fakat evrim yaln›zca türlerin zaman içinde de¤iflti¤ini de¤il ayn› zamanda tüm yeni türlerin ve evrim a¤ac›n›n dallar›n›n büyüdü¤ünü ve geliflti¤ini say›s›z yolla göstermifltir. “Önceden haz›rlanm›fl” bir yönelim veya sürecin tasar›m› mevcut de¤ildi. Örne¤in iklim, da¤ silsilelerinin yükselmesi, buzullar›n ilerlemesi veya gerilemesi ve etraflar›ndaki her türlü hayvan ve bitki gibi etkenlerle mevcut türler çevresindeki dünyadaki de¤iflimin yaratt›¤› sonuçlarla karfl› karfl›ya kald›klar›nda yeni türler ortaya ç›kabilmektedir. Balinalar›n atalar› denizin d›fl›nda yafl›yorlard› ve sonra denize geri döndüler ve baz› balina türlerinde halen bacaklar ve kalça kemi¤i bulunmakta. Böcekler avc›lardan saklanarak hayatta kal›rken tersi özelliklerle de böcek avc›lar› yaflayabilmektedir. Örne¤in yarasalar kendilerine geceleri uçan böcekleri yakalayabilmelerini yard›mc› olan ve yank›lare ve sesleri duymalar›n› sa¤layan inan›lmaz bir “sonar” sistemine sahiptir. Çok say›da bilim insan› –en çok da

T. H. Huxley- Darwin’in büyük buluflunun tan›nmas› ve savunulmas› için büyük bir savafl verdi. Evrim gerçekli¤i, bilim insanlar› taraf›ndan kabul edilmesiyle birlikte çok say›da ayd›n taraf›ndan da savunuldu. Asl›nda 19. yüzy›l›n ortas›ndaki kapitalist s›n›f›n entelektüel önderleri bilimi 21. yüzy›l ABD’sinden daha fazla desteklemekteydi. 19. yüzy›l›n kapitalist s›n›f› -genifl halk kitleleri içinde dini yaymay› sürdürse de- bilimi ve elefltirel düflünmeyi ve di¤er “Ayd›nlanma’n›n de¤erlerini” feodal düzene karfl› savafl›n›n bir parças› olarak gelifltirmifl ve yeni sistemin güçlenmesinde kullanm›flt›r. Fakat 21. yüzy›lda kapitalist egemen s›n›f›n güçlü kesimleri evrimi bir tehdit ve ideolojik bir tehlike olarak görmektedir.

Evrim: güçlü flekilde kan›tlanm›fl, halen geliflmekte ve modern yaflam›n merkezinde Günümüzde evrim bilimsel perspektifle ele al›nd›¤›nda çok çeflitli ba¤›ms›z soruflturma kanal› üzerinden derinlefltirilmifl ve güçlü flekilde kan›tlanm›flt›r. Evrim muazzam ve flafl›rt›c› –ve do¤ru!flekilde insanlar da dahil yaflam›n nas›l geliflti¤inin resmini vermektedir. Tüm yaflam biçimlerinin nas›l derin flekilde birbiriyle iliflkili oldu¤unu tüm yaflam›n kimyasal infla seviyesinden genetik kal›t›mdaki kodlamalara kadar ö¤renmeye devam ediyoruz. Fosil kay›tlar› oldukça genifllemifltir. Bilim insanlar› araflt›rman›n sonuna gelmemifltir ve halen her türlü fleyin fosilini keflfetmeye devam ederek yaflam›n geliflimindeki de¤iflimleri göstermektedir. Bunlar›n içinde ayaklar› olan bal›klar, diflleri olan kufllar ve kürkleri olan dinozorlar da mevcuttur. Ve Darwin’in katk›lar› evrim teorisinde merkezi yerini korumakla birlikte Darwin’in zaman›ndan bu yana evrim bir bilim olarak kritik yollar› takip ederek geliflmektedir. Modern genetik, do¤al seleksiyon teorisini ve ayn› zamanda evrime katk› sunan di¤er mekanizmalar› kan›tlay›p derinlefltirmifl, büyük yaflam çeflitlili¤inin nas›l olufltu¤u ve nas›l kal›t›m yoluyla aktar›ld›¤› konusunda anlay›fl›m›z› zenginlefltirmifltir. Dahas› zaman içinde evrim yeni türlerin ortaya ç›kmas›n› sa¤layan organizmalar›n h›zl› de¤ifliminin (ki bu de¤iflim yine de birkaç nesil sürmektedir) nas›l gerçekleflti¤ini daha iyi anlamam›z› sa¤lamaktad›r. Ve dünyan›n dört bir yan›ndaki bilim insanlar› evrim bilimini derinlefltirmek ve gelifltirmek için aktif flekilde çal›fl›yorlar. Ve evrim modern yaflam› mümkün k›lan her çeflitlilikteki fleyde merkezi öneme sahiptir. Bilimsel evrim teorisi olmasayd› hastal›¤a neden olan organizmalar›n nas›l geliflti¤ini ve onlara karfl› nas›l mücadele edebilece¤imizi derin flekilde anlayamazd›k. Örne¤in AIDS’in y›k›c› etkisine karfl› mücadelede flayet AIDS’i bu kadar tehlikeli k›lan›n çok h›zl› evrim geçirmesi oldu¤u temel gerçe¤ini bilmeseydik büyük bir handikapla karfl›laflacakt›k. Evrim teorisi olmasayd› tar›msal zararl›lar›n nas›l geliflti¤ini-evrim geçirdi¤ini bilimsel olarak anlayamaz ve tar›m ilaçlar› üretemezdik. Ve mahsulleri zehirli olmayan ve istikrarl› yollarla nas›l koruyabilece¤imizin çözümünü bulamazd›k. Evrim olmadan insan› (ve insan toplumunu) do¤al dünyan›n bir parças› olarak anlayamazd›k. Ve küresel kapitalist sistemin yaratt›¤› çevresel y›k›m›n ve küresel ›s›nma-

Yukar›da, 85 milyon yafl›nda büyük-kufla benzer dinozorun fosil kafatas› ve yan›nda küçük boyutta bir modeli bulunmaktad›r. Bunun gibi dinozor türleri modern kufllar›n tarihsel atalar›d›r. Darwin’den önce bu dünyadaki inan›lmaz çeflitlili¤in ve yaflam›n karmafl›kl›¤›n›n anlafl›lmas› için bilimsel bir yol bulunmamaktayd›. Evrim muazzam ve flafl›rt›c› –ve do¤ru!- flekilde insanlar da dahil yaflam›n nas›l geliflti¤inin resmini vermektedir. Tüm yaflam biçimlerinin nas›l derin flekilde birbiriyle iliflkili oldu¤unu tüm yaflam›n kimyasal infla seviyesinden

Yukar›da, Darwin’in 1837 tarihli defterinden bir sayfa görülmektedir. Burada yaflam›n basit organizmalardan çok çeflitli ve muazzam büyüklükte bir a¤aç olarak evrildi¤ini çizmektedir. Darwin genç bir adamken ‹ngiliz gemisi HMS Beagle ile meflhur befl y›ll›k gezisine ç›kt›. Yolculu¤a bafllarken hâlâ yarat›c›l›¤a inanmaktayd›. Darwin’e göre do¤an›n d›fl›nda yaflam›n bir “tasar›mc›s›” olmal›yd›. Beagle’da bir do¤a bilimcisi olarak dünyan›n büyük bölümünü gezdi, da¤lar› t›rmand›, kayalar üzerinde çal›flt›, fosilleri toplad› ve her çeflit hayvan›n, kuflun, deniz canl›s›n›n ve bitkinin örneklerini ay›rarak inceledi. Güney Amerika’da bir fil büyüklü¤ündeki dev tembel hayvan fosilini günümüzde yaflayan çok daha küçük boyuttaki türdeflleriyle karfl›laflt›rd›. Tüm bunlar Darwin’in an›tsal ve öncü çal›flmas› olan Türlerin Kökeni’nde Evrim Teorisi olarak bir araya geldi. n›n nedenini anlama imkan›m›z olamaz, h›zl› de¤iflen iklimin yarataca¤› sonuçlar› ve hatta yaflam›n çok çeflitli biçimlerine ve tüm ekolojik sisteme insan›n varl›¤›n› sürdürmesinde nas›l ba¤›ml› oldu¤unu, bunlar›n yoklu¤unun yarataca¤› tehlikeyi anlayamazd›k.

win’in zaman›ndan bu yana muazzam flekilde derinlefltirilmifl, çok çeflitli ve ba¤›ms›z kan›tlarla gelifltirilmifltir. Seçkin genetikçilerden Theodosius Dobzhansky’nin de belirtti¤i gibi “Evrimin ›fl›¤› olmadan biyolojide hiçbir fley ifle yaramayacakt›r.”

Günümüzde “evrim bilimi olmadan bilim olamaz.”

Bunun da ötesinde evrim, modern bilimin temel dire¤idir. Her alandan bilim insanlar› evrimin gerçek oldu¤u konusunda dünyan›n dört bir yan›ndan bilim insanlar›n›n buldu¤u muazzam çeflitlilikteki kan›tlar nedeniyle hemfikirdir. Ve bilimin birçok alan›nda evrimsel de¤iflimin mekanizmas›n› ve ilkelerini kullanmadan ve geçmiflteki evrimsel de¤iflimin sonuçlar›n› hesaba katmadan yeni katk›larda bulunmak mümkün de¤ildir. Bu nedenledir ki Ardea Skybreak’›n dedi¤i gibi “Günümüzün dünyas›nda evrim bilimi olmadan bilim olamaz”.

Günümüzde evrim, bilimsel teori olarak çok güçlü flekilde oluflmufltur. Dar-

2009 y›l›, bilim insan› Charles Darwin’in do¤umunun 200., 1859’de yazd›¤› Türlerin Kökeni eserinin de 150. y›ldönümü. Darwin’in 盤›r açan eseri olan Türlerin Kökeni ilk kez insan dahil yaflamdaki muazzam çeflitlili¤in içinde yaflad›¤›m›z maddi dünyan›n üzerindeki herhangi bir tanr›n›n veya tasar›mc›n›n eliyle de¤il, tam aksine do¤al yollarla geliflti¤ini göstermifltir. Bu; bilime, insan düflüncesine ve bilimsel yöntemin geliflimine büyük bir katk›d›r.


‹flçi-köylü 11

Kavga okulu

20 fiubat-5 Mart 2009

S›n›rl› davaya

bir yaflam› s›n›rs›z bir adayanlar ölümsüzdür!

Militanlar flehitleri anmaya devam ediyor

Proletarya Partisi 1978’de gerçeklefltirdi¤i 1. Konferans’ta ald›¤› kararla, Ocak ay›n›n son haftas›n› Parti ve Devrim fiehitleri Anma Haftas› olarak ilan etmifltir. Bu anlamda her y›l Ocak ay›n›n son haftas›, çeflitli eylem ve etkinliklerle, devrim ve komünizm için flehit düflenler an›lmaya devam ediliyor. Partizan fiehit ve Tutsak Aileleri taraf›ndan, 8 Ocak Pazar günü düzenlenen anma gecesinde, flehit ve tutsak aileleri bir kez daha biraraya geldi. Okmeydan› Simge 1 Dü¤ün Salonu’nda gerçeklefltirilen etkinli¤e ailelerin yan›s›ra çok say›da devrimci ve demokrat da kat›ld›. Etkinli¤in yap›ld›¤› salon, “Devrim flehitleri ölümsüzdür”, “Yaflas›n flehit ve tutsak ailelerinin örgütlü mücadelesi”-PfiTA ve “fiehitlerimiz toprakta tohum, hasad›m›z devrim

ad›na bir konuflma yap›ld›. Konuflmada, flehitlerin s›n›f mücadelesinin birçok alan›nda iflçilerin ve emekçilerin ç›karlar› için mücadele ettikleri dile getirildi. Aç›l›fl konuflmas›n›n devam›nda, ABD emperyalizmi baflta olmak üzere emperyalistlerin Ortado¤u’daki katliamlar›na de¤inildi. Konuflman›n ard›ndan Leyla Karatafl’› yak›ndan tan›yan bir arkadafl› sahneye ç›karak, Karatafl an›s›na fliir okudu. Gecede s›k s›k, “Devrim flehitleri ölümsüzdür”, “Analar›n öfkesi katilleri bo¤acak”, “‹çerde d›flarda hücreleri parçala”, “Devrimci tutsaklar onurumuzdur” sloganlar› at›ld›. Araflt›rmac› yazar Temel Demirer de bir konuflma yaparak, devrim için flehit düflenlerin, Dersim’de, Nepal’de, F tipi zin-

lenmek oldu¤unu belirttiler. Geceye Sincan F Tipi Hapishanesi Tutsak Partizanlar, Sincan Hapishanesi Kad›n Partizan Tutsaklar, Kand›ra’dan Tutsak Partizanlar, Devrimci Demokratik Sendikal Birlik, Yeni Demokrat Gençlik, ESP Tutuklu ve fiehit Aileleri ve EKD mesaj gönderdi. Yeni Demokrasi fiehit ve Tutsak Aileleri ad›na k›sa bir konuflma yap›larak, etkinli¤i selamlamak için bir fliir okundu. Ayr›ca, Yeni Demokrasi fiehit ve Tutsak Aileleri ad›na, Partizan fiehit ve Tutsak Aileleri’ne bir tablo hediye edildi. Daha sonra sahne alan Meyman’›n Ozan Emekçi ve Ozan Rençber’den seslendirdi¤i türküler, marfllar ilgi ve be¤eniyle dinlendi. Meyman’dan sonra sahne alan Koma Çiya da söyledi¤i türkülerle canl› bir atmosfer yaratt›. Halaylar, horon ve türküler eflli¤inde ilerleyen gecede, gazetemiz ‹flçi-köylü

bugün de bize ilham kayna¤› oldu¤u vurgulanarak, flehitlerimizi anman›n, güncel politik sürece müdahale etmekten geçece¤inin alt› çizildi. Son olarak sahne alan Grup K›z›l›rmak kitlenin alk›fllar› ve eflli¤inde türkülerini seslendirdi. ‹flçi-köylü gazetesi olarak, flehit ve tutsak analar›yla k›sa birer söylefli yaparak, düflüncelerini bizlerle paylaflmalar›n› istedik. Ümit Ça¤layan San’›n annesi Gül Ana: fieyh Bedrettinler, Pir Sultanlar, Denizler, Mahirler ve önderimiz ‹brahim Kaypakkayalar unutulmad›/unutulmayacaklar da. Bütün devrim flehitlerini an›yorum, bütün devrimci tutsaklara selam gönderiyorum. Elif Ertürk: Hapishanelerde görüfl ve haberleflme yasaklar› var, doktora da gitmelerine izin vermiyorlar. fiehitler için de gençlik düflünmeli, bunlar ne için flehit düfltüler? Ne için tutsak düfltüler? Tabi ki bizler için. Dursun Erkul’un annesi Sultan Erkul: Benim o¤lum 18 yafl›nda içeri al›nd› ve 1.5 ay iflkencede kald›. Daha sonra 4 y›l Mamak Hapishanesi’nde kald›. Ondan sonra da¤a ç›kt› ve Dersim’de çat›flmada flehit oldu. Çok olaylar geldi bafl›na ama direndi, vazgeçmedi mücadelesinden. Biz onlar›n türküsü ile yaflad›k, bizim hayat›m›z devrimdir, biz çocuklar›m›z gibi bafl›m›z› bu yola koyduk. Partizanc› olarak, buradan gençlere sesleniyorum, da¤lar bizim içindir, bize sesleniyor da¤lar. (‹stanbul)

“Biz onlar›n türküsü ile yaflad›k, bizim hayat›m›z devrimdir, biz çocuklar›m›z gibi bafl›m›z› bu yola koyduk. Partizanc› olarak, buradan gençlere sesleniyorum, da¤lar bizim içindir, bize sesleniyor da¤lar.”

olacakt›r”-Partizan imzal› pankartlar ve flamalarla süslenmiflti. Gecede aç›lan PfiTA stand›nda, hapishanelerden gönderilen ve aileler taraf›ndan yap›lan, el eme¤i çeflitli kart, el ifllemeleri sat›fla sunuldu. Ayr›ca aç›lan bir stantta da flehitlerin karanfiller içinde foto¤raflar› sergilendi. Etkinli¤e gelen aileler karanfillerle karfl›lan›rken, PfiTA imzal› fularlar verildi, karanfiller da¤›t›ld›.

danlarda yaflad›¤›n›, onlar›n tafl›d›¤› bayra¤›n tüm dünya iflçi ve emekçilerinin mücadelesinde yaflad›¤›n› söyledi. Demirer’in ard›ndan Grup Helesa sahne ald›. Helesa, Karadeniz türküleri söyleyerek geceye renk katt›. Tüm hapishanelerdeki tutsak Partizanlar gönderdikleri mesajda “Devrim inanc›n›n ete, kemi¤e bürünüp vücut bulmas›d›r flehitlerimiz” sözleri ile flehitleri sahiplenmenin mücadeleyi sahip-

“S›n›rl› bir yaflam› s›n›rs›z bir davaya adayanlara” fliar›yla düzenlenen etkinlik, tüm devrim flehitleri ad›na yap›lan sayg› duruflu ile bafllad›. Ard›ndan, Partizan fiehit ve Tutsak Aileleri (PfiTA)

Gazetesi ad›na bir arkadafl›m›z da söz alarak bir konuflma yapt›. Gazetemiz ad›na yap›lan konuflmada, geçmiflten günümüze devrim mücadelesinde flehit düflenlere de¤inilerek, onlar› anman›n, iflçi, köylü ezilen emekçilerin s›n›f mücadelesini yükseltmekten geçece¤i belirtildi. Bir dönem gazetemizde faaliyet yürüten ve ard›ndan flehit düflen yoldafllar›m›z›n yol göstericili¤inin,

ona karfl› savaflanlar› ayn› zeminde ele alanlar›n ç›k›fl noktalar› burjuvazinin ideolojik çöplü¤üdür.

Pusula Tarihten ö¤renmek... Emperyalizm ve uflaklar›n›n stratejik olarak zay›f, ama taktik olarak güçlü olmalar›ndan hareketle, her alanda yürüttü¤ümüz çal›flmada istenilen düzeyde bir baflar› elde edilemeyece¤i gerçe¤ini de¤erlendirmelerimizde hesaba katmam›z gerekir. Elbette ki bugün zay›f olan yar›n güçlü olabilir. Ama bunun sa¤lanmas› için ideolojik cephede bir ayd›nlanma ve bu ayd›nlanman›n ›fl›¤›nda siyasi, askeri ve kültürel cephede bir savafl›m›n yürütülmesi zorunluluktur.

flu sa¤lanamaz.

Çünkü s›n›f savafl›m›nda hakl› ve meflru olmak, kazanmak için yeterli de¤ildir. Kazanmak için hakl›l›¤›n› ve meflrulu¤unu genifl y›¤›nlara tafl›yacak ve y›¤›nlar› bu u¤urda seferber edebilecek askeri savafl›m yetene¤ini içeren bir öncünün varl›¤› flartt›r. Bu öncü olmadan gerçek anlamda ezilenlerin kurtulu-

Bu ak›mlar›n önemli bir bölümü dünya halklar›n› büyük bir felakete sürükleyen Hitler diktatörü ile Stalin yoldafl› ayn› kefeye koyacak derece sald›rgan bir tutum içindedirler. Di¤er bir ifadeyle haks›z savafla yol açan ile onu yok edeni ayn›laflt›r›yorlar. Hiç flüphesiz insanl›¤› yoksullu¤a, k›y›ma u¤ratanlar ile

Proleter ideolojiden beslenmeyen tüm burjuva ak›mlar, Ekim ve Çin devrimlerinin yaratm›fl oldu¤u o muhteflem etkileri unutturmaya çal›fl›yorlar. Yarat›lm›fl tarihi yok saymaya veya tarihin ilerleyifli içinde yaflanm›fl bir yol kazas› olarak tan›mlamaya çal›fl›yorlar. Gerçek olan flu ki, e¤er burada bir yol kazas›ndan söz edilecekse, o da sosyalist maskeli bürokratik burjuva diktatörlerin yeniden iktidar› ele geçirmeleridir.

Tarihe bak›n, SSCB’de ortaya ç›kan yeni bürokrat burjuvalar›n ilk sald›r›lar› Stalin yoldafla olmufltur. Yap›lmak istenen Stalin flahs›nda bir tarihi dönemin mahkumiyetidir. Yeni bürokrat burjuvalar proletaryan›n önderli¤inde gerçekleflen devrimin yaratm›fl oldu¤u tüm kazan›mlar› “yenilik”, “de¤iflim” yalanlar›yla birer birer yok ettiler. Ve süreç içinde bu bürokrat burjuvalar›n sosyalist maskesiyle iflledikleri tüm günahlar›n faturas› da sosyalizme ç›kar›ld›. Bu da uluslararas› planda ezilen halklar nezdinde sosyalizmin prestijinin sars›lmas›na yol açt› Baflkan Mao’nun önderli¤indeki enternasyonal proletaryan›n bu yeni burjuvalara karfl› yükseltti¤i MLM bayra¤›, iki s›n›f, iki yol aras›nda süren çat›flman›n somut bir ifadesiydi. Bu ideolojik durufl, tutum 21. yüzy›lda ezilenlerin kurtuluflunun hangi yoldan olaca¤›n› da somut olarak bize gösteriyordu Her

Niyazi Sezgin Dersim Mazgirt ‹bimahmut köyünde dünyaya gelen Niyazi Sezgin, Dersim Babaoca¤› köyü Tülük mezras›nda 24 fiubat 1988’de ç›kan çat›flmada flehit düfltü.

türlü burjuva sald›r›s›na karfl› MLM’ de ifadesini bulan bu ideolojik tutum, tarihsel olarak en ileri noktay› temsil etmektedir.

Elimize e-mail yoluyla ulaflan aç›klamaya göre TKP/ML militanlar› çeflitli eylemlerle Parti ve devrim flehitlerini an›yor. “fiehit yoldafllar›m›z› anmak, mücadeleye dört elle sar›lmak, yaralar›m›z› sarmak ve toparlanmakt›r. Bulundu¤umuz her alanda partimizin yönelimi etraf›nda kenetlenmek, kavgay› büyütmektir. Onlar›n deneyim ve tecrübelerinden yararlanmak, onlardan ö¤renmektir. B›rakt›klar› bayra¤› doruklara tafl›makt›r” fleklinde bafllayan aç›klamada militanlar yapt›klar› eylemleri s›ral›yor. “Partimiz TKP/ML-Merkez Komite Siyasi Büro imzal› ve Ocak 2009 tarihli, ‘Onlar Olmaks›z›n Hiç Bir fiey Baflar›lamazd›. Onlar Gibi Savaflmadan Hiç Bir Yere Var›lamaz!’ bafll›kl› parti ve devrim flehitleriyle ilgili ve Filistin katliam›yla ilgili ‘Filistin Yine Direniyor, Yine Kazanacak!’ bafll›kl› bildiriler militanlar›m›z taraf›ndan Okmeydan›’nda Mahmut fievket Pafla ve Örnektepe Mahallelerinde da¤›t›lm›flt›r. Yine militanlar›m›z Örnektepe Mahallesi’nde ‘Parti ve Devrim fiehitleri Ölümsüzdür!’ bafll›kl›, TKP/ML imzal› bir pankart as›lm›flt›r” denilen aç›klama flöyle devam ediyor; “Parti ve devrim flehitlerini anma haftas› vesilesiyle TKP/ML militanlar› olarak ‹stanbul’un çeflitli yerlerinde bomba süsü verilmifl pankart asma eylemleri gerçeklefltirdik. ‘Parti ve devrim flehitleri ölümsüzdür’ yaz›l› ve TKP/ML T‹KKO imzal› pankartlar; 14 Ocak günü saat 18.00’de Gülsuyu Özgürlük Meydan› Pazar girifline, 16 Ocak günü 19.00’da 1 May›s Mahallesi’nde cadde üzerine, 20 Ocak günü saat 19.00’da E–5 üzerindeki Bostanc› ve Küçükyal› köprüleri aras›nda bulunan Alt›ntepe Üst Geçiti’ne, 28 Ocak günü saat 19.00’da Yenido¤an Osmangazi Mahallesi’ne, 30 Ocak günü saat 19.30’da Dudullu Huzur Sitesi Mahallesi’ne, 30 Ocak günü saat 19.30’da Tuzla Ayd›nl› Mahallesi’ne as›lm›flt›r. As›lan pankartlar düflman›n bomba imha uzmanlar› taraf›ndan uzun u¤rafllar sonucu indirilmifltir. Baz›lar› ise fünye ile patlat›larak indirilmek zorunda b›rak›lm›flt›r.” Aç›klama “Parti ve devrim flehitleri ölümsüzdür” slogan› ile sona eriyor.

Baflkan Mao’nun ölümünden sonra ÇKP önderli¤inin de burjuva cephesine geçmesi, Mao’nun proletarya diktatörlü¤ü alt›nda s›n›f mücadelesinin sürdürülmesi konusunda Marksizm-Leninizm’e yapm›fl oldu¤u de¤erli katk›lar› asla gölgeleyemez. ÇKP’de yaflanan iç ihanete karfl›, uluslararas› planda birçok partinin yeni kapitalist yolculara karfl› net bir tutum tak›nmas›, baflkan Mao’nun yaflanan tarihi tecrübelere de dayanarak gelifltirdi¤i berrak düflüncelerin ürünüdür.

flun tarihsel önemi gelecekte daha iyi anlafl›lacakt›r. Dünyan›n birçok co¤rafyas›nda bugün MLM bir çizgide demokrasi, ba¤›ms›zl›k ve sosyalizm mücadelesi yürüten partilerin varl›¤› da bir rastlant› de¤ildir. Bunun arka plan›nda do¤ru bir çizginin varl›¤› yat›yor. Bu çizgi, modern revizyonizme karfl› mücadelede tereddüt etmedi; proletarya diktatörlü¤ü alt›nda s›n›f mücadelesinin süreklili¤ini savundu. Ve komünizme giden yolun düz bir çizgi de¤il, iniflli-ç›k›fll› oldu¤u gerçekli¤ine sürekli dikkat çekti. Ve tarih 20. yüzy›lda bu çizginin do¤rulu¤una ve 21. yüzy›lda bu çizginin önderli¤inde büyük devrimlerin zaferlerine de tan›kl›k yapacakt›r.

Bu düflüncelerin bugün genifl y›¤›nlar› kucaklamamas› ve dolay›s›yla ideolojik planda ezilenler cephesinde ciddi kafa kar›fl›kl›klar›n›n yaflanmas› bu fikirlerin do¤rulu¤unu gölgelemez. Ve mevcut koflullarda, yani MLM’ye dönük sald›r›lar›n oldu¤u, devrimler yerine reformculu¤un ö¤ütlendi¤i bir dönemde, uluslararas› planda MLM’lerin ortaya koymufl olduklar› pratik duru-

Bugün dünyada proleter önderlikli hareketlerin zay›fl›¤›, devrimci ve komünist hareketlerin ezilenlerle var olan zay›f ba¤lar› bu gerçe¤i de¤ifltirmez. Çünkü sorun ideolojik sorundur. Sorun iktidar mücadelesi sorunudur. Proleter bir kimlik; her flart alt›nda siyasal iktidar bilincine sahip olur. Ve bunun gerekleri için mücadele eder. Devrim için nesnel koflullar›n

ileri ve gerili¤i komünistlerin kitleler üzerinde var olan etki düzeyi de bu kararl› tutumu de¤ifltirmez. Proletarya Partisi’nin sürekli ideolojik netlik, teorik yetkinlik vurgusu yapmas› bofl bir söylem de¤ildir. Genifl y›¤›nlar› belli düzeyde ileri kitleleri ve devrimci saflar› zehirleyen bu anti-MLM anlay›fllara karfl› do¤ru bir zeminde mücadele etmek için, böylesi güçlü bir donan›ma ihtiyaç vard›r. Güçlü bir donan›m özgüveni ve devrimci prati¤i tetikler. Bu da kaç›n›lmaz olarak kitlelerin devrimci sürece kat›lmalar›n› olumlu yönde etkiler. Elbette ki tüm bu görevleri; tarih bilinci ›fl›¤›nda s›n›f savafl›m›n›n bize yükledi¤i sorumluluklar çerçevesinde ele almal›y›z. fiu aç›k ki; zay›flayan tarih bilinci, s›n›f perspektifi, olaylara, olgulara bilimsel bir düflünüfl tarz›yla yaklaflmam›z› önemli oranda sakatlam›flt›r. Bu gerçe¤i görmeden, ideolojik planda anti-MLM anlay›fllara karfl› net bir tutum tak›nmadan gelece¤i kazanmak mümkün de¤ildir. Gelecek proleter çizginin yön verece¤i çok yönlü ve kapsaml› bir savaflla kazan›l›r.


‹flçi-köylü 12

Gö¤ün yar›s›

“Biz de var›z!” Egemenler cephesindeki geliflmelerin yan›nda devrimci ve demokratik güçler de biraraya gelerek çal›flmalar›n› sürdürüyor.

Yerel seçimlerin yaklaflmas› ile birlikte, AKP’sinden, CHP’sine tüm düzen partileri, aç›l›p saç›ld›lar. Çarflaf aç›l›m›ndan kömür-para-beyaz eflya yard›m›na “kad›n adaylara özel önem veriyoruz” sözlerine kadar bir dizi yalan havada uçufluyor. Her gün yenisi eklenen “aç›l›mlar” ile halk›n as›l sorunlar›n› çözmek gibi bir dertlerinin olmad›¤›n› da ilan etmeyi sürdürüyorlar.

‹çinde Partizan’›n da yer ald›¤› Bahçelievler Birlikte Baflarabiliriz Platformu da çal›flmalar›na h›z verdi. Bizler de ‹flçi-köylü gazetesi olarak sürece dair yaflananlar› aktarmak için adaylarla görüflerek, sürece dair de¤erlendirmeler yapmalar›n› istedik. Bu görüflmelerimizden bir tanesi de, Birlikte Baflarabiliriz Platformu DTP ‹stanbul Bahçelievler Belediye Baflkan aday› Ayfle Yeter ile gerçeklefltirdi¤imiz söylefli oldu. Ayfle Yeter, 29 Mart seçimlerine iliflkin ilçe ve il çaplar›nda kurulan platformlar›n bir aya¤›n›n da Bahçelievler Platformu oldu¤unu ifade ederek, birlikte kazanmak için yola ç›kt›klar›n› ve ortak aday ç›kararak çal›flmalara bafllad›klar›n› belirtiyor. Yeter, sistem partilerinin y›llard›r düze-

Kad›nlar Üzmez’i “üzdü”

nin sömürü çark›n› döndürecek politikalar izlediklerini, platformun da bu “alternatifsizlik” durumuna karfl›, ortak bir örgütlenme olmas› ile anlaml› bir yerde durdu¤unu söylüyor. Kitlelerin sürece dâhil edilmesine özel önem verdiklerini, sistem partilerinin gerçek yüzlerini teflhir ederken de s›k›nt› yaflamayacaklar›n›, iflçi ve emekçilere yönelik sald›r› politikalar›n›n ayyuka ç›kt›¤›n› belirtiyor.

mevcut düzendeki kad›n sorununa dair düflünce ve planlar›n› sorduk.

Yeter, yerel yönetimlere iliflkin “rant kap›s› haline gelmifl, zengin bir az›nl›¤›n yönetimi” tan›mlamas›n› yap›yor. Bu anlay›fl karfl›s›nda, gençlik, kad›n, mahalle, ifl yeri vb. birçok komisyon kurarak, halk›n kat›l›m›n›n sa¤land›¤› demokratik bir yönetim anlay›fl› gelifltireceklerini anlat›yor. ‹flçiler ve çeflitli kültürlerden insanlar içinde özel bir çal›flma yap›laca¤›na dikkat çekiyor. Kooperatif, komisyon ve meclis gibi taban örgütlenmeleriyle, hem halk›n kendi ihtiyaçlar› için harekete geçmesini, hem de il yönetimi gibi daha üst merkezlere bask› unsuru oluflturabilecekleri ifade ediliyor. Yeter’e, özellikle bir kad›n aday olarak, kad›nlar›n sorunlar›na ve

Kad›nlar›n mücadele tarihindeki rollerinin önemine dikkat çekerek, “seçimler gibi süreçlerde pozitif ayr›mc›l›k, kad›n adaylar gibi tart›flmalar alevlendirilerek, kad›n oylar›n›n da avc›l›¤› yap›lmaktad›r” dedi. Seçimlerdeki kad›n politikalar›n›n ikiyüzlü oldu¤unu ifade eden Yeter, “açl›¤›, yoksullu¤u, sefaleti reva gördükleri emekçi kad›nlar› baflka ne zaman hat›rl›yorlar?” fleklinde soruyor. Kad›na fliddetin de¤iflik biçimlerini reva gören sistemin, “fliddeti destekledi¤i”ni de belirtiyor. Yeter, özellikle iflçi ç›karmalar›n yo¤un olarak yafland›¤› bu süreçte oldu¤u gibi kad›nlar›n ilk önce ç›kar›lanlar oldu¤unu, ayr›ca ekonomik, siyasal, cinsel ve s›n›fsal olarak sömürüldüklerini belirtiyor. Emekçi kad›nlar›n bu seçimlerde, yüzlerini emekten ve emekçiden yana olan platforma dönmeleri gerekti¤ini vurgulayan Yeter, “bizim projelerimizde kad›n edilgen de¤il aktif bir rol oynamaktad›r. Her fleyden önce insan oldu¤u için de¤erlidir ve sürecin bir parças›d›r” fleklinde

20 fiubat-5 Mart 2009 konufltu. Çal›flmalar›nda özellikle kad›nlara önem verecekleri kaydeden Yeter, krefl açmak, üretim kooperatifleri kurmak, kültürel ve sosyal faaliyetlerde bulunabilecek yaflam alanlar› oluflturmak ve fliddete maruz kalan kad›nlara yönelik çal›flmalar yürütmek gibi projelerinin oldu¤unu anlat›yor. Bahçelievler’deki yo¤un Kürt nüfusuna yönelik kültürel ve demokratik talepleri do¤rultusunda çal›flmalar yap›laca¤›n› da belirten Yeter, Kürt kad›nlar›n›n yaflad›klar› sorunlara de¤inerek “feodal düflünüfl ve yaflam tarz›ndan kaynaklanan töre cinayetleri, kad›na yönelik fliddet, zorla evlendirme vb.” bask›lar›n sadece Kürt kad›nlar›n de¤il, de¤iflik illerden gelen farkl› milletlerden tüm kad›nlar›n sorunu oldu¤unu ekledi. Sokakta tacize u¤rayan kad›nlar›n karakolda da benzer muamelelere maruz kald›¤›n›, fliddete karfl› yapt›r›m uygulamayan devletin bunu destekledi¤ini ifade etti. AKP ve CHP gibi düzen partilerinin oyunlar›na gelinmemesini isteyen Yeter, bu partilerin halk düflman› sicillerinin kabar›k oldu¤una dikkat çekti. (‹stanbul)

Töre, korku, cinsine yabanc›l›k... Gün geçmiyor ki gazetelerde, televizyonlarda kad›na yönelik bir fliddet haberi duymayal›m. Bazen be¤enilmeyen bir yemek, bazen kap›n›n biraz geç aç›lmas›, ba-

nan annenin “ezen cins” rolünü, bir erkekten bile daha fazla içsellefltirmesi midir?

dibinin üstüne ç›kar›lmak istenmeyen kad›nlar›n aras›na gitmeliyiz. Kad›nlar›n cinslerinden dolay› yafla-

u n o s k i t a ram d a h a d n › n › d a k r Ve bi zen biraz kilo almas› hatta hastalanmas› dahi kad›nlara uygulanan fliddetin nedeni olabiliyor. Bursa’da 14 yafl›ndaki B.Ç.’ye “Cinsel istismarda bulundu¤u” iddias› ile 4. A¤›r Ceza Mahkemesi’nde yarg›lanan Hüseyin Üzmez’e, yumurta atan kad›nlar gözalt›na al›nd›. Görülen 4. duruflmaya toplam 25 y›la kadar hapis cezas› istemiyle yarg›lanan tutuksuz san›k Hüseyin Üzmez kat›ld›. Mahkeme, B.Ç’nin avukat› Nevin Cambaz’›n Üzmez hakk›nda “al›koymak” suçundan dava aç›l›p tutuklanmas› istemiyle yapt›¤› baflvurunun de¤erlendirilmesine karar verdi. Bu s›rada Adliye önünde toplanan Bursa Kad›n Platformu da, Üzmez’i protesto etti. Üzmez’e tepki gösteren platform üyeleri, “Utanm›yor musun?”, “Üzmez sen hiç anne terli¤i yedin mi?”, “Üzmez’i aklayan adalet, ruh ve beden sa¤l›¤›m›z› bozdu” sloganlar›n› att›. Üzmez’in duruflma sonras›nda arka kap›dan ç›kar›laca¤›n› ö¤renen platform üyeleri, arka kap›dan ç›kt›¤› s›rada “Utanmaz adam” diye ba¤›rarak flemsiyeli, yumurtal› sald›r› girifliminde bulundu. Evrim K.’nin att›¤› yumurta Üzmez’in baca¤›na isabet ederken, flemsiye ile Üzmez’e vurmaya çal›flan P›nar K. ve Nergis Ç. ise polis taraf›ndan gözalt›na al›nd›. Üzmez, ise bir otomobile bindirilerek olay yerinden uzaklaflt›r›ld›. Hat›rlarsak; Mudanya ilçesinde 14 yafl›ndaki B.Ç.’ye cinsel istismarda bulundu¤u gerekçesiyle tutuklanan Hüseyin Üzmez, 6 ay sonra tahliye edilmiflti. Mahkeme, Adli T›p Kurumu’nun B.Ç. hakk›nda verdi¤i “Ruh sa¤l›¤› bozulmam›flt›r” raporunu yok sayarak, 16 Mart’ta yeniden Adli T›p Kurumu’nda kontrol edilmesine karar vermiflti.

Ma¤dur kad›nlara çifte fliddet Ülkelerinde tecavüze u¤rayarak ‹ngiltere’ye iltica eden kad›nlar, burada da cinsel fliddete maruz kal›yor. Mültecilere yard›m eden bir kurulufl olan Mülteci Konseyi’nin raporuna göre maddi zorluklar yüzünden kad›nlar, yeni sald›r›lar ile karfl› karfl›ya kalabiliyorlar. Rapor, Mülteci Konseyi’nin son iki y›ld›r Sri Lanka, Somali, Eritre ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti gibi çat›flma bölgelerinden gelen 150 kad›na destek oldu¤u bir projenin ürünü. Baz›lar› 18 yafl›ndan küçük olan bu kad›nlar›n ço¤u, ülkelerinde tecavüze u¤ram›fl. Bu nedenle 20’si hamile kalm›fl; baz›lar› do¤um yapm›fl. Mülteci Konseyi’ne göre bu kad›nlar ‹ngiltere’de de ma¤dur olmay› sürdürüyor -özellikle de iltica baflvurular› reddedilenler. Örgüte göre yoksulluk baz› kad›nlar› fuhufla itiyor; baz›lar› da onlara yiyecek ve bar›nacak yer veren erkekler taraf›ndan cinsel iliflkiye zorlan›yor.

Kad›nlar; ço¤u zaman yaflamlar› boyunca herhangi bir metadan bile daha de¤ersiz görülmektedir. Bir eflyadan bile daha fazla de¤eri de, söz hakk› da olmayan kad›n›n sevme-sevilme hakk› da do¤al olarak yoktur! Töre cinayetlerinin bafl nedeni de bu de¤il mi zaten? Ailesinin bilgisi, iste¤i ve onay› d›fl›nda sevmek-sevilmek! Ve daha da vahim olan›, kötü/affedilemez olan› sevdas›n› yüre¤ine gömmek yerine gizlice de olsa yaflamak istemesi/yaflamas›! ‹flte aile meclislerini toplayan ve ölüm kararlar› ald›rtan korkunç suç! Büyük günah! Bazen genç kad›nlar›m›z bafllar›na gelebilecek her fleyi göze alarak sevdikleriyle kaç›yorlar. Ölümü göze alarak, ölüme ve binlerce y›ll›k geleneklere meydan okuyarak kaç›yorlar. Ama ya kendilerinde bu gücü bulamayan kad›nlar? T›pk› Ege’nin köyündeki “sat›l›k gelinler” gibi, kendilerinin olmayan bir yaflama dahil ediliveriyorlar bazen! Bazen de Batman’daki gibi intiharlarla isyan 盤l›klar›n› yükseltiyorlar. Peki en son Adana’da, annesiyle birlikte intihar çeflidi üzerine konuflarak, kendisi gibi bir kad›n olan annesinin iste¤iyle, musalla tafl›na boynunu çaresizce uzatan Meryem D’ler için ne diyece¤iz? Peki ya, anne ‹rep D’nin k›z› ölmeyince, elleriyle onu bo¤mas›n› nereye s›¤d›raca¤›z? Annenin ilk aç›klamas› babas›n›n olay› duymas›ndan sonra kendilerine yapacaklar›ndan korktu¤u olmufl! Korku mu, k›z›n› kendi elleriyle bo¤maya yol açan? Çocuklar› için ölümü göze alan anneler, söz konusu olan namus(!) olunca, töre olunca çaresizlefliyor mu? Bu nas›l bir çaresizliktir? Bu nas›l bir kadere boyun e¤miflliktir? Törenin kanl›, ac›mas›z zincirini elleriyle k›z›na ve kendisine dolatan hangi duygudur? Yoksa yafla-

Nedenleri konusunda birçok yan›t verilebilir. Ve bu olay özgülünde anne ‹rep D. dinlenerek bir sonuca ulafl›labilir ancak; çaresizlik midir, korku mudur yoksa kendisinin de sonuna kadar do¤ru buldu¤u “namusumu temizledim!” anlay›fl› m›d›r? Fakat görünürdeki neden ne olursa olsun, bunu besleyen kad›n›n bir cins olarak kendi bedeni üzerinde söz hakk›na sahip olmamas›d›r. Kad›n›n feodal cendere içinde s›k›fl›p kalmas›d›r yaflanan. Bu cendere parçalanmad›kça Melek’lerin, Güldünya’lar›n, Nurgül’lerin hikayesini dinleyece¤iz, isyan duygular›yla dolup taflaca¤›z.

Ama tüm bunlara karfl› çaresiz de¤iliz. Çözüm için gö¤ün di¤er yar›s› olan ama sürekli ezilen, yerin yedi kat

d›klar› ve ço¤u zaman ölümle sonuçlanan sorunlar›n›n farkl›l›¤›n› kavramal› ve bu “hayati” soruna uygun çal›flmalar içerisine girmeli, örgütlülükler oluflturmal›y›z. (Bir ‹K okuru)

DESA direnifline destek sürüyor... DESA Direnifliyle Dayan›flma ‹stanbul Kad›n Platformu, sendikal› olduklar› için iflten at›lan DESA iflçilerine deste¤i sürdürüyor. 7 fiubat Cumartesi günü saat 13.00’de ‹stiklal Caddesi üzerindeki DESA Ma¤azas› önünde biraraya gelen platform üyesi kad›nlar, “DESA patronu sendika düflman›” yaz›l› dövizler tafl›d›. Eylemde platform ad›na aç›klama yapan Nuran K›z›lkan, DESA’n›n Düzce Fabrikas›’nda ve ‹stanbul Sefaköy’de iflçilerin 220 gündür direnifl oldu¤unu belirtti. Herkesi DESA ürünlerini boykot etmeye ça¤›ran K›z›lkan, DESA’n›n krizi sendikal› iflçileri iflten ç›karmak için kulland›¤›n› belirterek, “hem DESA yönetimi hem de uluslararas› markalar, imzalad›klar› uluslararas› sözleflmelere uymalar› gerekir” dedi. Aç›klamaya, Sefaköy’deki DESA fabrikas› iflçisi Emine Aslan da kat›ld›. (‹stanbul)

Yorumsuzlar

* Mardin’den f›nd›k iflinde çal›flmak üzere Adapazar›’na, buradan da 4 ay önce a¤abeyini ziyaret amac›yla Adana’ya giden Halime Candan (31) a¤abeyinin evinde banyoda as›l› bulundu. Candan’›n, gece a¤abeyi ve yengesinin hasta ziyaretinde oldu¤u saatlerde evin banyosundaki su borusuna tülbentini ba¤layarak kendisini ast›¤› öne sürüldü. Candan’›n 6 y›l önce babas›n› kaybetti¤i, annesi ve k›z kardefliyle birlikte yaflad›¤›, evin sorumlulu¤unu üstlendi¤i ve ailesinin ekonomik durumunun kötü olmas› nedeniyle s›k›nt›lar yaflad›¤› ö¤renildi. * Bingöl’de silahl› sald›r›ya u¤rayan bir kad›n yaflam›n› yitirdi. K›br›s Mahallesi’nde Mutalip Balat (23) isimli genç kad›n, silahl› sald›r›ya u¤rad›. Arkadan av tüfe¤iyle kendisine atefl edilen Balat, olay yerinde yaflam›n› yitirdi. * Van’›n Ercifl ilçesi Vanyolu Mahallesi’nde 3 fiubat’ta 43 yafl›ndaki Nural Özkan ve 17 yafl›ndaki niflanl› olan k›z› Gonca Özkan yaflad›klar› evin salonunda kafalar›na s›k›lan tek kurflunla öldürüldü. 13 yafl›nda evlendirilen ve 28 y›l boyunca u¤rad›¤› iflkence sonunda “art›k yeter” diyerek 3 ay önce polise baflvuran, ancak evine geri gönderilen Nural Özkan, efli taraf›ndan bafl›na s›k›lan tek kurflunla öldürüldü. Annesiyle ayn› kaderi paylaflan 17 yafl›ndaki k›z› Gonca Özkan ise tan›k oldu¤u iflkenceleri anlatmak için annesinin lehine tan›kl›k yapmak istedi¤i için babas› taraf›ndan öldürüldü. Polis tutanaklar›na “namus cinayeti” olarak geçen olay›n iç yüzünde ise 28 y›l iflkenceyle geçen bir yaflam vard›. Nural Özkan henüz çocuk yaflta hiç tan›mad›¤› ve kendinden 10 yafl büyük Süracettin Özkan’a efl olarak verildi. Tam 28 y›l boyunca aile içi fliddetin her türlüsüne maruz kald›. Eve hapsedildi ve y›llarca ailesi dahil kimseyle görüfltürülmedi. Hatta o kadar görünmez k›l›nd› ki öldürüldü¤ü gün komflular› “y›llard›r bu kad›n›n bu evde yaflad›¤›n› bilmiyorduk, yüzünü görmedik ancak 盤l›klar›n› her gün duyuyorduk” diye ifade verdi. 22 Aral›k 2008’de 28 y›ll›k iflkencenin ard›ndan solu¤u Ercifl Emniyet Müdürlü¤ü’nde alan Nural Özkan, efli hakk›nda flikayetçi oldu. Çocuklar› da tan›k olduklar› iflkenceleri ve annelerinin hayati tehlikesinin oldu¤u yönünde polise ifade verdi. Yasalarda can güvenli¤i olmayan kad›n›n koruma alt›na al›n›p zanl›n›n evden uzaklaflt›r›lmas› gerekirken polis Nural Özkan’› evli olan k›z› ve enifltesine teslim etmekle yetindi. Bir süre sonra da bütün kad›n cinayetlerinde oldu¤u gibi aile büyükleri denilen o gizli ve etkili toplumsal bask› devreye girerek Özkan’›n eve dönmesi sa¤land›. Eve dönen Özkan efli hakk›ndaki flikâyetini geri almad› ve Ercifl Sulh Ceza Mahkemesi’nde Süracettin Özkan aleyhine dava aç›ld›. 4 fiubat’ta görülecek mahkemede 28 y›ldan beri yaflad›klar›n›n anlatmaya kararl› olan Nural Özkan ve mahkemede tan›kl›k yapacak olan k›z› Gonca Özkan, yaflad›klar› evde babas› taraf›ndan kafalar›na s›k›lan birer kurflunla öldürüldü.


‹flçi-köylü 13

Dünyadan

20 fiubat-5 Mart 2009

Fransa’daki yeni göçmenlik Bakan›’n›n ilk flenlik fifle¤i:

‹flbirlikçili¤in resmilefltirilmesi! Frans›z devleti, 2009 y›l›n›n bafl›nda çeflitli bakanl›klar›nda de¤ifliklikler gerçeklefltirdi. Bunun nedeni, emperyalist burjuvazinin, derinleflmekte olan krizin do¤urabilece¤i sosyal hareketlili¤in önünü flimdiden almak için mevcut olandan nispeten daha “usta” silahflörleri göreve getirme ihtiyac› duymas›d›r. Göçmenlik Bakanl›¤› da bu de¤iflikliklerden nasibini ald›. Nitekim eski bakan Hortefeux’nün yerine Eric Besson getirildi. Eric Besson, son cumhurbaflkanl›k seçimlerine kadar “Sosyalist” Parti’nin ekonomik planlay›c›s› olarak bilinmektedir. “Sosyalist” Parti’nin aday› Ségolene Royal’› desteklemifl, seçimlere birkaç hafta kala Royal’›n program›n›n sosyalistleri temsil etmedi¤ini, ekonomik-politik olarak sa¤c› bir seyir izledi¤ini ileri sürerek seçim kampanyas›ndan ç›km›fl ve yol arkadafllar›nca da ihanetçi ilan edilmiflti. Sa¤c›l›ktan “hofllanmayan” Besson’un tam olarak neden hoflland›¤› art›k belli oldu: Faflizmden... Yeni atanan bakanlar›n önlerindeki çal›flma program›n›n bir önceki bakanlardan daha kapsaml› olaca¤› sürpriz de¤ildi. “Eski ekonomistin

Göçmenlik Bakanl›¤›’nda ne ifli var?” dedirtecek bir tarzda sahneye ç›k›fl yapan yeni silahflörün, sald›rganl›kla matemati¤i sentezleyen bir politika güdece¤i aflikard›. Nitekim emperyalist-kapitalist sistemde Göçmenlik Bakanl›¤›’na atanmak için bir ›rkç›; iki matematikçi olmak yeterli. Hortefeux’nün “rekor s›n›rd›fl›” rakamlar›na ra¤men memnun edemedi¤i Frans›z sermaye sahiplerini, art›k sosyal olmayan “sosyalist” Eric Besson sevindirecek. 5 fiubat 2009 tarihinde bir genelge imzalayan Besson “sosyalist” oldu¤unu gösterircesine ilan ediyor: “Oturum ka¤›d› olmayanlara yard›mc› olmak istiyoruz.” On binlerce s›n›rd›fl›n›n kan›ksand›¤› Fransa’da bu göz yaflart›c› cümlelerin alt›nda yatan› yine Besson, bu kez efendi bir silahflör oluflunu göstererek aç›kl›yor: “fiebeke kurbanlar›na oturum ka¤›d› verece¤iz; yaln›z bir flartla!...” Besson’un flart kofltu¤u nokta, herhangi bir genelge veya yasa tasar›s› olmaks›z›n “demokratik” Fransa’da y›llard›r dile getiriliyordu zaten. Gerek oturum hakk›n›, gerekse de vatandafll›¤› elde etmek için y›¤›n-

larca göçmen “polisle iflbirli¤i içinde olma flart›”na tak›lm›fllard›r. Besson bu çirkefli¤i yasalaflt›ran düzenin solcusu oldu. Peki neden bu genelge? Çünkü Fransa’da göçmenleri s›n›rd›fl› etmenin çare olmad›¤›n› her geçen gün istatistikler kan›tlamaktad›r. ‹kincisi; ‹nsan Haklar› Mahkemesi, hem s›n›rd›fl› prosedürlerinin niteli¤inden ötürü hem de tutuklu göçmenlerin yaflam koflullar›n›n kabul edilebilir standartlar›n alt›nda oldu¤u için Frans›z devletini bizzat Fransa’daki ‹nsan Haklar› Derne¤i’nin talebiyle uyard›. Üçüncüsü; s›n›rd›fl›lar›n çözüm olmad›¤›n› çok iyi bilen devlet, bu yöneliminden vazgeçmeksizin bir de elindeki joker kart›n› oynaman›n kendi iç güvenli¤inin yarar›na oldu¤unu hesaplamaktad›r: “Bak dikkat et, seni göndeririz! Son y›llardaki kararl›l›¤›m›z› görüyorsun. Ama bizimle çal›fl›rsan, seni bu kapsamdan ç›kar›r, ka¤›t veririz.” ‹flbirli¤inin s›n›r›n› Besson, bas›n aç›klamas›nda “flebekeyi deflifre etmek”le ifade ediyor. Oysa bilinmektedir ki iflbirli¤inin s›n›r› hep “arka kap›larda” gizlidir ve oraya giren

Maoist kad›n gerillalardan eylem Narmada ad›nda bir kad›n… 1 fiubat’ta Maharashtra’ya ba¤l› Gadchiroli bölgesinde gerçekleflen ve 15 polisin ölümü ile sonuçlanan Maoist bask›n› o yönetti. Yard›mc›s› da, Vimlaa kod adl› Taraka ad›nda baflka bir kad›nd›. Kaynaklar, güneybat› eyaleti olan Nagpur’a yaklafl›k 300 km mesafede olan Markegaon ormanlar›ndaki sald›r›n›n, Hindistan Komünist Partisi (Maoist)’e ba¤l› Güney Bastar ve Gadchiroli birliklerinin ortak sald›r›s› oldu¤unu söyledi. 44 yafl›ndaki Narmada, Andra Pradesh Üniversitesi’ndeki ö¤renimini yar›da b›rakarak, geçti¤imiz y›l Chattisgarh’da polisle girdi¤i bir çat›flmada ölen Shivanna’n›n hemen ard›ndan birli¤in komutan› olmufltu.

Narmada’n›n yard›mc›s› Taraka ise k›rsal bir bölgeden geliyor. Narmada komutanl›k görevini üstlendikten sonra kilit rolleri hep kad›nlara verdi. Komutas› alt›ndaki 10-15 kiflilik silahl› bölüklerin hepsini kad›nlar yönetiyor. Maharashtra polisi, bask›n› yapan grubu bulmak için büyük bir operasyon bafllatt›¤› halde henüz sonuca ulaflabilmifl de¤il. 2000 kiflilik a¤›r silahl› özel birlikler sald›r›n›n gerçekleflti¤i bölgeden 80 km kadar içeriye girecek flekilde genifl bir alana yay›ld›lar. Bask›nla ilgili bilgiler netleflmeye devam ederken, Maoistlerin sald›r›y› haz›rlarken bir polis itirafç›s›n› kulland›¤›n› bildirildi. (Kaynak; Solun Do¤usu)

Evrensel Bak›fl “Ötekilefltirmeye” No Passaran! Sistemin krizinin derinleflti¤i her dönem, egemen s›n›flar›n ezilenlere dönük sald›r›lar›nda da önemli bir yükselifl yaflanmaktad›r. Bu yükseliflin beraberinde getirdi¤i bir baflka yükselifl ise, ›rkç›-floven politikalarda görülür. Egemen s›n›flar›n en faflist-gerici kesimleri de yine bu dönemlerde ifl bafl›na gelir-getirilir. Sistemin en derin krizlerinden biri olan “Büyük Buhran” y›llar›, bu politikan›n en yo¤unlaflt›r›lm›fl haliyle hayata geçirildi¤i y›llar olmufltur. Genifl y›¤›nlar içinde “ötekiler” yarat›lm›fl ve artan yoksullu¤un, sefaletin, iflsizli¤in ve açl›¤›n faturas› bu “ötekilere” ç›kar›larak, kitlelerin öfkesi bu kesimlere yöneltilmifl, bu yönelim milyonlarca insan›n yaflam›na mal olmufltu. Günümüzde de, sistemin art›k

ötelenemez bir hal al›p iyice derinleflen kriziyle birlikte, bir kez daha ve genifl çapl› bir “ötekilefltirme” çabalar›na tan›k olmaktay›z. Bir yandan karfl›tl›klar olabildi¤ince k›flk›rt›larak, halklar birbirine k›rd›r›lmak istenmekte, di¤er yandan da, ya¤ma ve talan› geniflletmeye dönük iflgal savafllar›yla, mazlum halklar›n bafl›na bombalar ya¤d›r›larak, katliam do¤rudan sistem sahipleri ve/veya onlar›n uzant›lar› eliyle hayata geçirilmekte, katliamlardan kurtulabilenleri ise, yoksullu¤un, sefaletin, açl›¤›n en koyusu beklemekte. Dünyan›n emperyalist tekeller taraf›ndan yeniden paylafl›m› çerçevesinde yaflanan insanl›k dram›n›n boyutu, sistemin, içinden ç›kmaya çal›flt›kça daha da derinleflen kriziyle birlikte büyümektedir. Vaat edilen “de-

Brezilya’da polis katliam› Polisin, Brezilya’n›n Sao Paolo bölgesinde bulunan bir gecekondu mahallesinde, bir genci katletmesi üzerine ç›kan ayaklanmay› “bast›rma” gerekçesiyle bölgeye gönderilen özel harekat polisleri, 10 genci daha katletti. Özel harekat güçleri mahalleyi çok say›da z›rhl› araç, iki helikopter ve özel donan›ml› polislerle abluka alt›na alm›fl ve bunun üzerine mahalledeki gençlerle polis aras›nda çat›flmalar yaflanm›flt›. Son y›llar›n en büyük polis operasyonu olarak adland›r›lan operasyonla birlikte ç›kan çat›flmalar gece boyunca sürmüfltü. Elliye yak›n z›rhl› ve silahl› araç, iki helikopter ve yüzlerce

¤iflim” ve “bar›fl” söylemlerinin ard›nda yatan›n, gerçekte daha fazla mazlum kan› dökme, daha fazla katliam oldu¤unu söylemek için kahin olmak gerekmiyor. Çünkü bu vaatlerin hemen akabindeki geliflmelere bak›ld›¤›nda, bar›fltan kast edilenin egemenlerin kendi aralar›ndaki “bar›fl›” oldu¤u, bu bar›fla ise ezilenlere dönük daha fazla savafllar yaratmak için ihtiyaç duyduklar› görülmektedir. Krizden ç›kman›n yolunu bir süre öncesine kadar “her koyun kendi baca¤›ndan as›ls›n” anlay›fl›nda görmeye çal›flan emperyalist sermaye s›n›flar› ve onlar›n temsilcileri, hiçbir “kurtarma paketi”nin kendilerini kurtaramayaca¤›n› görmekteler. Bunu gördükçe, dünyan›n iflçiemekçilerine ve de tüm ezilenlerine daha bir düflman kesilmekteler. ‹flte aralar›ndaki bar›fla daha çok da bu “ortak düflmanlara” karfl› ortak stratejiler gelifltirebilmek için ihtiyaç duymaktalar. Birbirlerine difl bileseler de, dünyan›n hakim gücü olmak için, kimi zaman alttan alta kimi zaman aç›ktan a盤a bir rekabet, k›yas›ya bir

“ak›ll› vatandafl” de¤il, iflbirli¤ini dayatan devletin kolluk güçleridirler. Zira burjuvaziyle iflbirli¤inin her türlüsü, insanl›¤›n en temel yaflam hakk›n› “insanca yaflamaktan yana” kullanman›n çi¤nenmesi üzerine kuruludur. Bu teklifi ret eden Malili bir göçmenin sözleri tüm göçmenlerin kulaklar›n› ç›nlatmal›d›r: “Buradaki hakk›m›z› verseler, geri kalm›fl ülkeleri sömürmeyi b›raksalar iflbirli¤ine gerek kalmadan göçmenlik sorunu biter! Ama onlar (Frans›z devletini kastederek) hem ülkemizde yaflamam›z› kaynaklar›m›za el koyarak engelliyorlar hem burada yaflama hakk›m›z› vermiyorlar, bu da yetmiyormufl gibi onurumuzu istiyorlar. Ben her fleyimi b›rak›p geldim. Çok ac› çektim ama bak›n, ka¤›ts›z›m ve yafl›yorum! Onurumu mu istiyorsunuz? Onuru vermektense ölmek daha iyidir...” Besson kuklas›n›n politikas›n›n

özel donan›ml› polisle ablukaya al›nan gecekondu mahallesinde polis, ev bask›nlar› yapm›fl ve mahalledeki genç gruplarla çat›flm›flt›. Mahallenin gençleri, polis araçlar›n›n mahalleye girmesini engellemek için sokak aralar›na barikatlar kurarak polise karfl› direnmifllerdi. Brezilya’n›n büyük kentlerin hemen yak›n›nda kurulmufl olan gecekondu mahallelerinde yoksulluk had safhada. Yoksullu¤a paralel olarak uyuflturucu ve fliddet de kol gezmekte. Gecekondu isyanlar› son y›llarda iyice art›fla geçmifl bulunuyor. Bunun bafll›ca nedeni ise, Brezilya’n›n “solcu” ve bir süre önce “s›f›r yoksulluk” iddias›yla yeniden seçilen lideri Lula’n›n, sermayeyi koruyan ekonomi politikalar›n›, yani emperyalist neo-liberal politikalar› hayata geçirmeyi sürdürmesi ve bu politikalar›n halk›n yoksulluk ve sefaletini daha da art›rmas›.

çat›flma içinde olsalar da, sürecin “hassasiyetinin” fark›ndalar. Bu “hassasiyeti” do¤uran yegane neden ise, topyekun aya¤a dikilmeleri giderek kaç›n›lmaz olan “ortak düflman” ezilenlere karfl› duyulan korkudur! Bu korku, onlar›n dünyay› yeniden paylafl›m çabalar›nda önlerine koyduklar› stratejilere yön veren en büyük etkendir ayn› zamanda. Paylafl›m alanlar›na dönük öncelikler ve stratejiler, konjonktüre göre de¤iflse de, de¤iflmeyen tek öncelik, dünyan›n ezilenlerini ve onlar›n mücadelelerini bast›rmaya, sindirmeye ve ortadan kald›rmaya dönük oland›r. Bu öncelik bugün onlar aç›s›ndan daha hayati bir hal alm›flt›r. Bu hayati durum ise, böl-parçalayönet ya da bir di¤er deyimle, ezilenleri kendi içinde “ötekilefltirme” politikas›na eskisinden daha çok ihtiyaç duyulmas›n› da beraberinde getirmifltir. Bu politika bugün en bariz olarak iflgal bölgelerindeki halklara dönük, direniflçi gruplar›n karfl› karfl›ya getirilme çabas› biçiminde orta-

ne kadar etkili olaca¤› süreçle görülecektir. Ancak bu politikan›n saflar aras› çizgileri daha da belirgin hale getirece¤i, Malili göçmenin söyledi¤i

✔ Peru Peru ekonomisinde önemli bir yer tutan maden sektörü genel greve gidiyor. Peru Ulusal Maden, Metal ve Çelik ‹flçileri Federasyonu (FNTMMS) taraf›ndan 7 fiubat tarihinde yap›lan aç›klamada, 15 Mart’ta genel greve gidilece¤i belirtildi. Aç›klamada, grevin iflten at›lmalara ve hükümetin ekonomi politikalar›na karfl› yap›laca¤› ve grev tarihinin kesin oldu¤u vurguland›. Latin Amerika’da, ABD’de ve Kanada’da maden endüstrisindeki iflten atmalar yo¤un bir flekilde devam etmekte.

✔ Güney Afrika

sözlerle flimdiden aç›kt›r. Onursuzlu¤u kabul edenlerin yeri, t›pk› bunu dayatanlar›n yeri gibi karanl›kt›r. Ayd›nl›k ›fl›¤› alt›nda olanlara her zamanki gibi, ama bu kez lafa fazla yer b›rakmaks›z›n ifl düflüyor: Zifiri karanl›kta kaybolma riskini en aza indirmek için örgütlenin, örgütleyin, daha fazla örgütlenin, daha fazla örgütleyin!

Almanya’da kamuda grev Almanya’n›n birçok eyaletinde, kamu iflkollar›nda süren T‹S görüflmelerinin t›kanmas›, emekçiler taraf›ndan grevle yan›tland›. 3 ve 4 fiubat tarihlerinde greve giden yüz binlerce kamu çal›flan›, ifl b›rakarak, taleplerinin kabul edilmesini istediler. Birleflik Hizmetler Birli¤i Sendikas› (Verdi)’ye ba¤l› yaklafl›k 800 bin çal›flan›n kat›ld›¤› grev kapsam›nda, itfaiye, sa¤l›k ve belediye çal›flanlar› ifl b›rak›rken, T‹S kapsam›nda olan polisler de eylem ça¤r›s› yapt›lar. Kuzey Ren Westfalia ve Saksonya eyaletlerinde ise greve gidenler a¤›rl›kl› olarak e¤itim emekçileriydi. Verdi sendikas› taraf›ndan yap›lan aç›klamada, T‹S görüflmelerinde, baflta sendikan›n talep etti¤i % 8’lik zam olmak üzere, talepler kabul edilmezse, eylemlerin fiubat ay› boyuna sürece¤i belirtildi.

ya ç›kmaktad›r. Ba¤›ml› ülkelere gelince, buralardaki halklar, ›rkç›-floven politikalara (egemen s›n›flar›n ihtiyac›na göre) kimi zaman yüksek kimi zaman da dozu azalt›lm›fl olarak, ama sürekli maruz b›rak›lmaktalar. Emperyalizmin merkez üslerinde de durum çok farkl› de¤ildir. Emperyalist ülkelerin rejimleri, sosyal y›k›m sald›r›lar›n›n faturas›n› göçmenlere-mültecilere yükleyerek, buralardaki emekçileri birbirine düflman etme ve böylelikle ›rkç›-floven zemini geniflletme çabalar›n› olanca h›z›yla sürdürmekteler. Bu çabalar özellikle de Avrupa’da, egemen s›n›flar›n en gerici-faflist kesimlerini temsil eden, Berlusconi, Sarkozy, Merkel gibi, birçok faflist kiflili¤in birbiri ard›na iktidara tafl›nmas›n› da beraberinde getirmifltir. Ortaya ç›kan bu tablo ayn› zamanda, ›rkç›-faflist zihniyetin buralardaki emekçiler aras›nda nas›l yayg›nlaflt›r›ld›¤›n›n ve de yükselifle geçti¤inin ifadesidir. Buralardaki halklar, kendi ege-

Güney Afrika Sendikalar Birli¤i Cosatu ve Nakliyat ‹flçileri Sendikas› taraf›ndan yap›lan aç›klamada, Durban Liman›’nda çal›flan iflçilere yap›lan ‹srail gemilerini boykot etme ve geçifline izin vermeme ça¤r›s›n›n baflar›yla hayata geçirildi¤i vurguland›. Aç›klamada ayr›ca, iflçilerin limana yanaflan ‹srail gemilerini yükleme ve indirme yapmayarak boykot ettiklerine ve boykotun baflar›s›n›n iflçilerin dayan›flmas›ndan kaynakland›¤›na da dikkat çekilmekte.

✔ Bulgaristan Bulgaristan’daki süt üreticisi köylüler, ülkenin kuzeyinde bulunan ve Romanya’ya tek geçifl yolu olan Tuna Köprüsü’nü bloke ettiler. Köylüler litresini 30 Cent’e mal ettikleri sütü 15 Cent’e satmak zorunda b›rak›lmaktalar. Köylüler Tar›m Ekonomisi Bakan›’n›n istifas›n› talep ediyorlar.

✔ Hindistan Maoistler Ranchi eyaleti Chatra bölgesinde, Hazaribagh hapishane yöneticisinin evini yakt›lar. Hapishane yöneticisinin mahkumlara iflkence yapt›¤›n› iddia eden 100’den fazla Hindistan Komünist Partisi (Maoist) üyesi militan, evin önüne gelerek içerideki herkesin ç›kmas›n› istedi. Olay, Ranchi eyalet merkezine 190 km uzakl›kta olan Chatra’da meydana geldi. Evdeki tüm insanlar›n d›flar› ç›kmas› ile hapishane yöneticisi Chandrashekhar Dagi’ye ait ev atefle verildi. Ev k›sa zamanda kül olurken, kimse zarar görmedi. Maoistler Dagi’yi, Hazaribagh Merkez Hapishanesi’nde uygulad›¤› iflkencelere son vermesi konusunda uyard›lar.

men s›n›flar› taraf›ndan empoze edildi¤i biçimiyle ve de giderek artan oranda, kendilerini, baflka halklar›n, gerçekte ise kendileri gibi bask›-sömürü alt›nda olanlar›n “tehdidi” alt›nda görmekte, bu ülkelerdeki göçmen-mülteciler h›zla “ötekilefltirilmekte”, potansiyel “suçlu” ilan edilmektedir. Bu nedenledir ki, baflta enternasyonal devrimci ve komünist güçler olmak üzere, tek tek ülkelerdeki tüm emekten, insandan ve insanca yaflamaktan yana olanlar› bu süreçte de acil görevler beklemektedir. Bu görevlerin bafl›nda ise, bu ›rkç›-faflist yükseliflin karfl›s›na birleflik ve güçlü devrimci bir yükseliflle dikilmek gelmektedir. Emperyalist-kapitalist sistemin ezilenleri kendi içinde “ötekilefltirme” çabalar›na “No Passaran”, yani “Geçit Yok” diyebilmek, s›n›fsal temelde devrimci bir dikilifli zorunlu k›lmaktad›r. Egemen s›n›flar›n “ötekilefltirme” çabalar›na geçit vermemek ise, ayn› zamanda emperyalizme, faflizme ve her türden gericili¤e geçit vermemektir!


‹flçi-köylü 14

Tarihten sayfalar

K a n l › b i r s u ç ö r g ü t ü : NATO Kuzey Atlantik Anlaflmas› Örgütü (NATO), 1949 y›l›nda ABD, Kanada, Fransa, ‹ngiltere, ‹zlanda, Hollanda, Belçika, ‹talya, Danimarka, Norveç ve Portekiz taraf›ndan kuruldu. NATO’ya 1954 y›l›nda Yunanistan, 1982 y›l›nda Bat› Almanya ve ‹spanya kat›ld›. Bugün Büyük Ortado¤u Projesi kapsam›nda bir geniflleme stratejisi izleyen NATO’nun kurulufl amac› resmi olarak: Herhangi bir sald›r›ya karfl› üye ülkeler aras›ndaki yard›mlaflma ve savunma olarak deklare edildi. NATO, görünürde bar›fl düzenini, uluslararas› güvenli¤i, sosyal geliflmeyi, üye uluslar›n özgürlü¤ünü korumak amac›yla kuruldu.

NATO niçin kuruldu? 2. Emperyalist Paylafl›m Savafl›’ndan Sovyetler Birli¤i’nin zaferle ç›kmas›n›n ard›ndan emperyalistler büyük bir korkuya kap›ld›lar. Çin’de gerçeklefltirilen devrimle beraber dünyan›n üçte ikisi sosyalizm ile yönetilmeye baflland›. Bu durum dünya halklar›nda komünizme, sosyalizme karfl› büyük bir sempatinin oluflmas›n› da beraberinde getirdi. Sovyetler Birli¤i’nin Avrupa’dan Berlin’e kadar yürüyüflü bu korkuyu büyüttü. Emperyalistler, özellikle Sovyetler Birli¤i’nin etkisini k›rmak ve komünizm düflüncesinin yay›lmas›n› engellemek hedefi ile örgütlenmeye bafllad›. NATO, bu ihtiyac›n ürünü olarak oldukça kapsaml› hedefler ve organizasyonlarla üye ülkelerde h›zl› bir flekilde örgütlendi. Komünizm “tehdidine” karfl›, genifl bir yelpazede hiçbir yasal s›n›r tan›madan, her türlü yöntemle mücadele hedefi ile örgütlendi ve üye ülkelerin emperyalistlerin ihtiyaçlar›na göre flekillenmesinde belirleyici bir rol üstlendi. Gayri-nizami Harp ekseninde gizli örgütlenmeler, “olas›” bir Sovyet “iflgaline” karfl› ülkenin savunulmas› için gerekli haz›rl›klar›n yap›lmas› NATO’nun kurulufl gerekçelerindendi. Bu kapsamda; bombalama, sabotaj adam kaç›rma, cephe hatlar›na sald›r›lar›n düzenlenmesi NATO’nun görevleri aras›n-

dayd›. NATO, emperyalistlerin hedefleri do¤rultusunda her ülkede ç›karlar›n› garanti alt›na almak ve olas› bir tehdide karfl› savaflmak amac›yla illegal örgütlenmelere gitti. NATO Fransa’da Rüzgar Gülü, ‹talya’da Gladio Anti-Terör Kurtarma Grubu (GAL), Almanya’da Anti-Komünist Sald›r› Birli¤i, Belçika’da Glavie (K›l›ç), Yunanistan’da Sheepskin ad› ile kurdu¤u birimlerle ulusal kurtulufl hareketlerine, devrimci ve komünistlere karfl› savaflt›. Genel olarak “Gladio” örgütlenmeleri olarak bilinen bu yap›lanmalar, hedeflerine ulaflmak için hiçbir yöntemi kullanmaktan çekinmiyor ve ülkelerin gelece¤ine karar veriyordu. Bu yap›lar büyük oranda faflistlerden meydana gelmekte ve CIA taraf›ndan dünyan›n de¤iflik bölgelerinde kurulan e¤itim kamplar›nda e¤itilmekteydi. Örne¤in; Alman Gladio’sunun bafl›ndaki isim ayn› zamanda Alman ‹stihbarat Örgütü BND’nin de baflkan›, emekli bir Nazi generali olan Reinhard Gehlen’di. NATO’da belirleyici bir pozisyonda bulunan ABD’nin dünya ölçe¤indeki ç›karlar›na göre CIA taraf›ndan koordine edilen bu örgütlenmeler oldukça faaldi. ‹spanya’da BASK bölgesinin ba¤›ms›zl›¤› için savaflan ETA’ya, Yunanistan’da Yunanistan Komünist Partisi’ne ve birçok ülkede devrimci örgütlere karfl› yürüttü¤ü vahfli operasyonlarla ad›ndan söz ettirdi. “Gladio” birçok ülkede “NATO operasyonlar›” olarak bilinen darbelerin, kitlesel katliamlar›n, ayd›n cinayetlerinin de sorumlusudur. Emperyalistler taraf›ndan Sovyetler Birli¤i’ne karfl› bir sald›r› ve kuflatma örgütü olarak kurulan NATO, her ülkenin egemenleri arac›l›¤› ile istihbarat teflkilatlar›, ordu mensuplar› ve polis içinde örgütlenmektedir. Ekonomik olarak ABD taraf›ndan finanse edilen “Gladio”nun ak›l hocas› ise CIA’d›r.

Türkiye’de NATO operasyonlar› Türkiye, NATO’ya, kuruluflundan k›sa bir süre sonra 18 fiubat 1952 y›l›nda girdi. Nazi Almanya’s›n›n Sovyetler Birli¤i karfl›s›nda yenilgiye u¤ramas›ndan sonra Türkiye-

ABD iliflkileri daha h›zl› bir flekilde geliflti. Türkiye; Sovyetler Birli¤i ve Varflova Pakt› ülkeleri ile aras›ndaki s›n›rlar›, ABD’den sonra en büyük orduya sahip olmas› ile NATO için çok önemli bir konuma sahipti. Ülkemiz egemenlerinin Avrupa emperyalizminin güdümünde ABD emperyalistlerinin güdümüne girmesi ile Türkiye, NATO’nun Sovyetler’e karfl› en ileri karakolu ifllevini gördü. NATO için Türkiye Ortado¤u’nun yeniden yap›land›r›lmas›nda ‹srail’le birlikte en önemli ülkelerden biri olageldi. “NATO operasyonlar›” 1947’de kurulmufl olan ve NATO’nin kurulmas›yla birlikte tafleron olarak kullan›lan “Seferberlik Tetkik Kurulu” ve ard›ndan 1965’te kurulan “Özel Harp Dairesi” üzerinden gerçeklefltirildi. Bu iki örgüt de Amerikan Yard›m Kurulu (JUSMAT) taraf›ndan finanse edildi. Ülkemizde “Kontrgerilla” ad›yla bilinen Gladio, toplumsal muhalefetin geliflmesi ve devrimci örgütlerin etkisini giderek art›rmas› karfl›s›nda kendini sürekli yeniden yap›land›rd›/yap›land›rmaya devam ediyor. Seferberlik Tetkik Kurulu’ndan, Özel Harp Dairesi’ne ve Özel Kuvvetler Komutanl›¤›’na, bu yap›lar Genel Kurmay Baflkanl›¤›’n›n direkt denetiminde faaliyet yürütüyor. Türkiye’de ad› az›l› faflistlerle an›lan bu yap›lanma kanl› bir geçmifle sahip. 30 Mart 1972’de K›z›ldere’de Mahir Çayan ve yoldafllar›n› katleden ekibin bafl›nda CIA’n›n M‹T içindeki ajanlar› olan ayn› zamanda ülkemizde kontrgerilla faaliyetlerinin öne ç›kan isimlerinden Hiram Abas ve Mehmet Eymür vard›. Mehmet Ali A¤ca, Abdullah Çatl›, Haluk K›rc› gibi az›l› faflistler bu yap›lanma içinde birçok katliam gerçeklefltirdi. Kontrgerillan›n ülkemizdeki en önemli isimlerinden biri de halk düflman› az›l› faflist MHP Genel Baflkan› Alpaslan Türkefl oldu. ABD’de, CIA taraf›ndan e¤itilen Türkefl; Marafl, Çorum, Malatya, Bahçelievler, 1 May›s gibi birçok kitle katliam›n›n sorumlular›ndand›r.

20 fiubat-5 Mart 2009 man›n katliamlar›n› en fazla gerçeklefltirdi¤i bölge T. Kürdistan› oldu. Özel Harp Dairesi bünyesinde kurulan J‹TEM, Özel Harekat Timleri bölgede terör estirdi. Ergenekon operasyonlar› ile birlikte yeniden gündeme gelen kontrgerilla örgütlenmeleri yaflananlardan anlafl›ld›¤› gibi münferit de¤il bir devlet politikas›d›r. ‹lerici-demokrat kesimlere, devrimci örgütlere karfl› gerçeklefltirilen bask›, infaz ve katliamlar NATO konsepti yani baflta ABD olmak üzere emperyalistlerin projeleri çerçevesinde gerçeklefltirilmektedir. Ergenekon ile birlikte devletin çetelerden, kirli ifllere bulaflm›fl unsurlardan temizlendi¤i iddialar› aldatmacadan ibarettir. Sürecin yeniden yap›land›rmas›na uyum sa¤lamayan ve miad›n› doldurmufl unsurlar saf d›fl› edilmektedir. Ancak tüm bu oluflumlar› organize eden ve Genel Kurmay bünyesinde faaliyet yürüten “Özel Harp Dairesi” yerinde durmaktad›r. Bask›, iflkence ve katliamlar egemen s›n›flar taraf›ndan yüzy›llard›r gerçeklefltirilmektedir. Örgütlenme modelleri günün ihtiyaçlar›na göre farkl›l›k göstermektedir. Ancak tüm bunlara ra¤men ezilen uluslar›n ba¤›ms›zl›k savafllar› sürmektedir. Halklar›n insanca bir yaflam için verdi¤i özgürlük mücadelesi engellenememifltir. Bundan sonra da engellenemeyecektir.

Tarihten k›sa k›sa... * ‹stanbul Yüksek Ö¤renim Derne¤i (‹YÖD) “amaç d›fl› faaliyet” gösterdi¤i gerekçesiyle 18 fiubat 1977’de süresiz kapat›ld›. ‹YÖD, Dev-Genç’in (Devrimci Gençlik Dernekleri Federasyonu) ‹stanbul Bölge Yürütme Kurulu’nu oluflturuyordu. * 20 fiubat 1975’te S›k›yönetim Komutanl›¤› ‹stanbul Elektrik Tünel Tramvay ‹flletmesi (‹ETT) grevini yasaklad›. * 21 fiubat 1965’te ABD’de Siyahi Müslüman lider Malcolm X konuflma yapt›¤› s›rada vurularak öldürüldü. * 12 Eylül Askeri Faflist Cuntas›’ndan sonraki ilk büyük miting ‹zmir’de 22 fiubat’ta gerçekleflti. * 23 fiubat 1955’de Van’›n Özalp ilçesinde Orgeneral Musatafa Mu¤lal›’n›n emri ile 33 Kürt köylüsü kurfluna dizildi. Orgeneral Mu¤lal›, duruflmada emri bizzat verdi¤ini itiraf etti. * 27 fiubat 1880’de Haydarpafla‹zmit demiryolu iflçileri greve ç›kt›. * 28 fiubat 1876 y›l›nda Haydarpafla demiryolu iflçileri greve ç›kt›. * Harçlar› protesto eden ö¤renciler 1 Mart 1996’da ‹stanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni 30 saat iflgal etti. Eylem sonras›nda polisin sald›r›s› sonucu 100 ö¤renci gözalt›na al›nd›. * TKP/ML T‹KKO 5 Mart 1999’da Çank›r› Valisi Ayhan Çevik’e yönelik bombal› sald›r› düzenledi. Sald›r›da Ayhan Çevik a¤›r yaraland›.. * Takrir-i Sükun Kanunu’na dayanarak 6 Mart 1925 y›l›nda ‹stanbul’da 6 gazete ve dergi Bakanlar Kurulu karar›yla kapat›ld›. Tevhid-i Efkar, ‹stiklal, Son Telgraf, Ayd›nl›k, Sebilülreflat ve Orak Çekiç kapat›lan yay›nlar aras›ndayd›.

27 May›s 1960, 12 Mart 1971 ve 12 Eylül 1980 darbeleri bu yap›lanma taraf›ndan CIA’n›n emirleri ve yönlendirmesi ile gerçeklefltirilmifltir. 12 Eylül’den sonra bu yap›lan-

Kültür-Sanat

Kürt Film Festivali “Beritan”a adand› Halil Uysal’›n, PKK saflar›nda flehit düflen Beritan kod isimli Gülnaz Karatafl’›n mücadelesini anlatan filmi özellikle Kürt kamuoyu taraf›ndan oldukça be¤enildi.

‹sviçre’nin baflkenti Bern’de bu y›l 3. kez düzenlenen Kürt Film Festivali 8 fiubat’ta bafllad›. Türk Ordusu’nun Besta bölgesine yönelik operasyonu s›ras›nda ç›kan çat›flmada üç gerilla arkadafl›yla birlikte hayat›n› kaybeden Kürt yazar-yönetmen Halil Uysal’a adanan festivalde çok say›da film gösterime girdi. 1973 y›l›nda Almanya’da do¤an Halil Uysal k›sa bir süre kalmak için geldi¤i Kürdistan’da ulusal ve toplumsal sorunlardan etkilenerek gerilla mücadelesine kat›ld›. Bafllang›çta gerilla yaflam›n› foto¤raflayan Uysal, k›sa film denemelerinde de bulundu. 2006 y›l›nda genifl yank› uyand›ran ve oldukça be¤enilen “Beritan” filmini çekerek ün kaza-

nan Uysal, uzun bir süredir Kürdistan’daki gerilla yaflam›n› konu alan “A¤r› da¤›nda yürüyenler” adl› çal›flmas› için T. Kürdistan›’nda bulunuyordu. Türk Ordusu’nun 29–31 Mart tarihlerinde Besta bölgesine yönelik operasyonu s›ras›nda yaflanan çat›flmada üç gerilla arkadafl›yla birlikte flehit düfltü. Mücadele yaflam›nda tan›k oldu¤u olaylar üzerine yazd›¤› çok say›da makalesi de bulunan Uysal’›n 1998 y›l›nda yay›mlanan “Halil’in gözü” adl› kitab› toplat›ld›. Kürt Kültür Derne¤i’nin giriflimiyle bafllayan festivalin organizatörlü¤ünü Kürt sinemac› Resul Gültutan ile Sosyolog Claudia Paiano yap›yor. Festivale kat›lan

filmler KINO Rekeitschule ve PROGR Kültür Merkezi 4 ve 8 fiubat 2009 tarihleri aras›nda gösterime girdi. Festivalde ‹ran, Türkiye, Suriye, Irak ve Norveç’teki Kürt yönetmenlerin çekti¤i filmler izleyicilerle bulufltu. Festivalden önce yap›lan aç›klamada festivalin Kürt topraklar›ndaki yasak ve bask›lar›n devam etti¤i, özellikle Kürt dil ve kültürünün TC eliyle çarp›t›larak yans›t›ld›¤› bir dönemde yap›lmas›n›n önemine dikkat çekildi. Bir y›l gibi bir sürede 150 k›sa film ve belgesel çekildi¤i anlat›larak Kürt sinemas›ndaki geliflmeye vurgu yap›ld›. Aç›klamada “Bu çal›flmalar giderek ço¤al›yor. Son bir iki y›lda 150 k›sa ve dokümanter film çekildi. Yine Güney Kürdistan’da film çekme imkânlar› olufltu. Ayn› zamanda dijital teknoloji de buna önemli katk› sundu. Bu orijinal Kürt filmleri izleyicilerle buluflturmak istiyoruz” denildi. Çekilen filmler aras›nda fiirin Cihani (Do¤u ve Güney Kürdistan), Hisam Zaman (Norveç), Yusuf Yeflil Öz (‹sviçre) ,Özgür Rayzan (Belçika), Ayd›n Sevinç (Türkiye), Mamo Xalil (‹sviçre), Ali Biçer (‹sviçre), Resul Gültu-

tan’›n (‹sviçre) filmleri en dikkat çeken yap›mlar aras›nda. 4 fiubat Çarflamba günü saat 19.00’da Apero ve Adem Kendal Tar›k’›n yapt›¤› Kürt Müzik dinletisiyle bafllayan festivalde dünyan›n pek çok yerinden gelen filmler izleyicileriyle bulufltu. Oldukça ilgi toplayan festivale Avrupal› sinema ve sanatseverler de destek verdi. Filmler bir ay boyunca gösterimde kalacak.

Zerre’den Bahoz’a Kürt sinemas›n›n geliflimi Türkiye’de üst tabakadan sosyete çevresiyle s›n›rl› kalan ilk film gösterimi 28 Aral›k 1895’te Grand Cafe’nin bodrum kat›nda düzenlenir. Ayn› y›llarda dünya halklar› gibi Kürtler de sinema sanat›yla tan›fl›rlar ve sineman›n icad›ndan 31 y›l sonra yani 1926 y›l›nda Ermenistan’da yap›lan ilk Kürt filmi “Zerre”, izleyicisiyle buluflur. Özellikle Sovyetler Birli¤i, o dönemde Kürt sinemas›n›n geliflimi aç›s›ndan önemli olanaklar sunar. Sovyet devrim sinemas›ndan da etkilenen Kürt sinemas› toplumsal gerçekçi ve sos-

yalist istem, içerikle zenginleflip geliflir. Y›lmaz Güney ve At›f Y›lmaz Kürt sinema tarihinde önemli dönüm noktas›n› oluflturdular. Bunun yan›nda Nizamettin Ar›ç taraf›ndan çevrilen “Klamek J› Bo Beko” adl› Kürt filmi de Avrupa’da pek çok TV kanal›nda gösterime girmesine ra¤men Kürt sinemac›lar› taraf›ndan, filme hak etti¤i de¤erin verilmedi¤i ve yok say›ld›¤› iddia edildi. Güney Kürdistanl› Hiner Saleem’in “Vodka Lemon” adl› filmi pek çok ödül alarak dikkatleri Kürt sinemas› üzerine çekmeyi baflard›. Ancak yönetmenin “Dol” adl› filmi ayn› baflar›y› sa¤layamad›. Geliflen Kürt Ulusal Hareketi, sanata da rengini vermeye bafllam›flt›. 1980 sonras› özellikle T. Kürdistan›’ndaki ulusal toplumsal sorunlar› bu çerçevede yok say›lan imha ve inkâr edilen bir ulusun özgürlük mücadelesi Kürt sinemas›nda ifllenen temel konu olmaya bafllad›. Son dönem Kürt sinemas›nda Kaz›m Öz ve Halil Uysal gerilla yaflam› ve mücadelesinden gözlemlerle baflar›l› ve kendinden öncekilere göre daha profesyonel eserler ortaya koydular. Kaz›m Öz “Ax” filminden

sonra, Foto¤raf, Dur ve Bahoz ad›nda toplam dört film yapt›. Kürtlerin çekti¤i ac›lar›, yaflad›¤› ulusal bask›y› dile getiren Kaz›m Öz’ün “Bahoz” filmi Türkiye’de engellemelerle karfl›laflt›. Kendisi de bir gerilla olan Halil Uysal’›n “Beritan” filminin yaratt›¤› etki de oldukça önemlidir. Uysal, PKK saflar›nda flehit düflen Beritan kod isimli Gülnaz Karatafl’›n mücadelesini anlatan filmi özellikle Kürt kamuoyu taraf›ndan oldukça be¤enildi.

Halil Uysal


20 fiubat-5 Mart 2009

Gençlik/okur

Kriz grevlere dönüflüyor, direnifl alanlara yay›l›yor Güvenli Geda yürüyen sendikalar aras›ndayd›. Petrol lar› ile protesto edildi. Konuflma s›ras›nda lecek Platfor‹fl’in ve Zonguldak maden iflçilerinin mitinge Türk-Metal Sendikas› üyeleri Birleflik Metalmu, Devrimci kat›l›m› dikkat çekiciydi. ‹fl üyesi iflçilere sald›rd›. D‹SK’e üye iflçilerin 1 May›s PlatMitinge Partizan, BDSP, HKM, Odak, yan›t vermesi ile Türk- Metal üyeleri ile devformu, reforKald›raç, Halk Cephesi, Proleter Devrimci rimci ve demokrat iflçiler aras›nda bir süre mist partiler ve Durufl, DHF, Ça¤r› dergisi Devrimci 1 May›s arbede yafland›. dernekler de Platformu pankart› arkas›nda yürüdü. “DiTepe Nautilus renifl!, Grev!, ‹flgal!, S›n›f Kinimiz BüD‹SK Genel Baflkan› Süleyman Çelebi kolunda toplayüyor” ve “‹flsizli¤e, Yoksullu¤a, Zamve KESK Genel Baflkan› Sami Evren’in de narak KESK ve lara karfl› mücadeleyi yükselt” yaz›l› söz ald›¤› mitingde iflçiler sloganlar› ile krize D‹SK’in arkapankartlarla mitinge kat›lan Partizan kitlesi karfl› öfkelerini dile getirdi. s›nda yürüdü. “Zafer direnen emekçinin olacak”, “YaMiting sendikalar taraf›ndan büyük bir idD‹SK kortejinflas›n s›n›f dayan›flmas›”, “‹flçilerin düflmade direniflte n› patron a¤a devleti” sloganlar›n› hayk›rdia ile gerçeklefltirildi, ancak ortaya ç›kan olan iflçilerin d›. tablo hiç de öyle de¤ildi. Binlerce üyesi iflten coflkusu dikkat Devrimci Demokratik Sendikal Birlik de D‹SK, KESK ve Türk-‹fl’in ça¤r›s›yla 15 at›lan D‹SK’in direniflteki iflçileri bile mitinge çekti. Sendikalaflt›klar› için iflten at›lan Sinter (DDSB) “Krizin yükünü tafl›mayaca¤›z. fiubat 2009 tarihinde “Krizin Bedelini katmak için ciddi bir çaba sarf etmedi¤i orve Gürsafl iflçilerinin kat›l›m› ve sloganlar› olPatronlar›n korkular›n› büyütece¤iz” Ödemeyece¤iz. ‹flsizli¤e ve Yoksullu¤a taya ç›kt›. Genel olarak konfederasyonlar›n dukça anlaml›yd›. Gürsafl iflçileri mitinge yaz›l› pankart›yla deri iflçilerinin arkas›nda Karfl› Birleflik Mücadele! Emek ve De“Yaflas›n örgütlü mücadelemiz” pan“Yaflas›n DESA direniflimiz”, “Krizin kat›l›m›n›n düflüklü¤ü dikkat çekiciydi. fiu ana mokrasi Mitingi” gerçeklefltirildi. Mitingde kart› ile kat›ld›. faturas› patronlara” sloganlar›yla alandaki kitle Numune Hastanesi ve Tepe Nautilus kadar merkezi bir miting d›fl›nda krizle ilgili Haydarpafla Numune önünden yürüyen yerini ald›. Krizle birlikte gelece¤i elinden olmak üzere iki koldan yürüdü. iflyerlerinde, yerellerde önemli bir çabas› kolda Türk-‹fl’e, “Biz Kaç Kifliyiz Platforal›nan gençlik de alanlardayd›. Yeni DemokD‹SK ve KESK Tepe Nautilus’ten, Türkgöze çarpmayan konfederasyonlar›n bu mimu” efllik etti. Türk-Metal Sendikas›; Türk rat Gençlik “Diplomal› iflsiz olmayaca‹fl’e ba¤l› sendikalar, TTB, TMMOB Numune tingi kitlenin enerjisinin boflalt›lmas›n›n ötebayraklar›, Ergenekon operasyonlar› s›ras›n¤›z” pankart› ile krizin bedelini ödemeyeceHastanesi’nden yürüdü. Herkese Sa¤l›k da tutuklanan Türk ¤ini hayk›rd›. sine geçemedi. (‹stanbul) Metal Sendikas› Genel Saat 13.00’te bafllayan mitingde sayBaflkan› Mustafa Özg› duruflu s›ras›nda gerginlik yafland›. bek’in resimleri ve Sayg› duruflu s›ras›nda kitlenin “Ulusal “Özbek nerede biz kurtulufl savafl›m›z›n önderi Musoraday›z”, “Mustafa tafa Kemal” flahs›nda sayg› durufluna Kemal devrimleriydavet edilmesi, di¤er sendikalar ve kitle le gurur duyuyoruz” taraf›ndan tepki gördü. Kitlenin tepkisi 8 Mart 1857 tarihinde ABD’nin New York kentinde 40 bin dosloganlar› ile yürüdü. Türk-‹fl Genel Baflkan› Mustafa Kumkuma iflçisi, daha iyi çal›flma koflullar› istemiyle bir tekstil fabrikas›nMiting öncesine ifllu’nun konuflmas› s›ras›nda daha da büda greve bafllad›. Ancak polisin iflçilere sald›rmas› ve iflçilerin fabriyeri temsilcileri ile birayüdü. Konuflmas› s›ras›nda krizle birlikkaya kilitlenmesi, arkas›ndan da ç›kan yang›nda iflçilerin fabrika raya gelerek krizi ve te iflten at›lan yüz binlerce iflçiden bahönünde kurulan barikatlarda kaçamamas› sonucunda ço¤u kad›n mitingi tart›flan Deri-‹fl setmeyen, egemenlere görünüflte bile 129 iflçi can verdi. Sendikas›, Belediye-‹fl 2 muhalefet etmeyen Kumlu, Mustafa ÖzGenciyle, yafll›s›yla, flehirlisiyle, iflçisiyle, köylüsüyle, rengiyle ve No’lu fiube, Tez Koopbek’e sahip ç›kt›. Kumlu’nun konuflmas› ›rk›yla hiç ayr›m olmaks›z›n hepimiz insan›z. Ve 2009’un 8 Mart’›n‹fl ve Tümtis de bu kol“Kahrolsun sendika a¤alar›” sloganda yeni yafla girdi¤imiz bugün geçmiflteki geçirdi¤imiz 8 Mart’lara bir bakman›z› ve hatalar›m›z›n s›n›fsal kökenini araflt›rmam›z› ayn› zamanda sadece hatalar›m›z› de¤il geliflti¤imiz alanlar› da gözden gedafllar›m›z›n rahat ve kendinden çirmenizi istiyorum. Böylece flu anda hangi konumda oldu¤umuzu emin tarz›n› görünce polisler çaredaha iyi anlayabiliriz. Bundan sonraki çal›flma saflar›m›zda geleceksiz kald›. Bir arkadafl›m›za fiziksel teki 8 Mart’a flerefli bir miras b›rakman›n birinci koflulu ezilenlerin fliddet uyguland›, kendisi rapor ald›. yan›nda bilinçli bir flekilde saf tutmak ve halk› gerici düflünce ve olumsuz al›flkanl›klardan uzak tutmak için YDG saflar›nda örgütlenPolis bununla da kalmad›, hastameliyiz. Baflkalar›n› de¤ifltirmek için de önce kendimizden bafllamaneye gönderildi¤imizde polis miniSivas’ta geleneksel hale gelen b›rak›ld›. l› ve gerçekten haklar›m›z› istiyorsak eflitlik istiyorsak bireysel dübüsü bir yurttafl›m›z›n aya¤›n› ezdi. devrimci ö¤rencileri ma¤dur etmek Operasyon sabah saat 6.00’da flünceleri bir tarafa b›rak›p kolektif bir flekilde hareket etmeliyiz. Polisler yurttafl›m›za yard›m etmeiçin final zamanlar› yap›lan operasevler bas›larak yap›ld›. ‹lk 2 gün Bunu baflarmak için de inançl›, sab›rl› ve cesaretli olmal›y›z. mekle, özür bile dilememekle kalyonlara bir yenisi daha eklendi. 15 TEM’de bilinçli olarak gözalt› süre‹flçi ve köylü kad›nlar olarak birçok hakk›m›z, ne kadar var olsa mad›lar yaral›n›n arkadafl› gelip plaOcak 2009 tarihinde Ankara, sini uzatmak amaçl› ifllem yap›lmada bir türlü uygulanmamaktad›r. Bizler bunun fark›nda oldu¤umuz ka numaras›n› almak istedi¤inde Kayseri ve Sivas’ta efl zamanl› yap›d›. ‹çerde polislerle arkadafllar›m›z halde ço¤umuz bunlardan memnunmufluz gibi birde flükrediyoruz. ona mani olmaya çal›flt›lar. lan operasyonda 15 ev bas›larak ‹flaras›nda büyük bir psikolojik savafl Hâlbuki daha güzelini ve daha iyisini istiyorsak, boyun e¤memeliyiz. Buradan tüm arkadafllar›m›za çi köylü, Devrimci Demokrasi vard›. Polisler baz› arkadafllar› göz Birlik ve beraberlik içerisinde birbirimize destek olmal›y›z. Bir dübir kez daha devrimci selamlar›m›z› ve K›z›lbayrak okuru olan 26 kifli göze bile getirmemek için büyük flünün, neyimize flükrediyoruz. Birilerinin sofras›nda kufl sütü eksikgönderirken Sivas’ta mücadelemigözalt›na al›nm›flt›. ‹lk gece 5 kifli özen gösterdi. Lavaboya giderken ken bizler bir parça ekmek bile bulam›yoruz. Buna m› flükredecezin her zamankinden daha güçlü ve ifadesi al›nd›ktan sonra b›rak›ld›. 21 bile aç›k olan sorgu odalar›n›n kap›¤iz? Peki, bu adaletsizlik de¤il mi? Birçok kad›n›m›z çocuklar›n› daha emin ad›mlarla ilerleyece¤ini kifli ise 4 günlük gözalt› süresinin lar› kapat›ld›. Baz› arkadafllar›m›z›n okutmak ve kar›nlar›n› doyurmak için günlerce aç kal›yor. ‹flçi kahayk›r›yoruz. Bask›lar, gözalt›lar, sonunda mahkemeye sevk edildi ve üzerine ifade vermemiz için büyük d›nlar›m›z ise çal›flt›klar› yerlerde azar iflitmekte çok düflük ücrettutuklamalar, iflkenceler bizi y›ld›7 kifli tutuklan›p Sivas E Tipi Habask› yap›p, tehdit ettiler, ama suslerle patronlar taraf›ndan sömürülmektedir. ramaz! pishanesi’ne gönderildi,14 kifli ise ma hakk›m›z› kulland›k. Bu kez taHiçbirimiz bunlar› hak etmiyoruz. Kad›n olarak iflimizi en iyi fle(Sivas ‹K okurlar›) tutuksuz yarg›lanmak üzere serbest cizler ve küfürler bafllad› ama arkakilde yapt›¤›m›z› düflünüyoruz. Oysa ki anaerkil dönemde kad›n ailenin lideri durumunda iken flimdilerde ise en a¤›r bask›lara maruz kalan kesim olmufltur. Üretimden uzaklaflt›r›lan kad›n sanayileflme ve teknolojinin geliflmesi ile de¤er kaybetmifltir. fiimdilerde ise karencileri e¤itimden saf d›fl› b›rakd›nlar›n genelde yapt›¤› fley ev ifllerini yapt›ktan sonra TV programmaktad›r. E¤itim bizim en büyük ve lar›n› izlemektir. Efli ise çocuklar›n›n ve ailesinin yaflamas› için sistedo¤al hakk›m›z. Bu hakk›m›z› ticarime hizmet etmektedir. Ve unutulmamal›d›r ki biz kad›nlar›n sorulefltiriyorlar. Bu hakk›m›z› bize panu s›n›f fark› ortadan kalk›ncaya kadar bitmeyecektir. Ezen s›n›f orHer geçen gün e¤itim hakk›m›z lundular ve talepleri kabul edilerek rayla sat›yorlar. tadan kalkmad›kça… elimizden al›n›yor. Birçok hakk›m›kurslar kapat›ld›. Biz bu emperyalist, kapitalist yaS›n›f fark›ndan kaynaklanan bu sorun sadece kad›nlar›n sorunu z›n gasp edildi¤i ülkemizde bunun Yani ülkemizde biz emekçi ailesalara karfl› hiçbir zaman boyun e¤de¤ildir ayn› zamanda erkekler de kad›nlara destek olmal›, ezici sisen belirgin hissedildi¤i nokta e¤itimlerin çocuklar›na “paran varsa oku, meyece¤iz. E¤itim hakt›r sat›lamaz tem karfl›s›nda bir alternatifin olabilece¤inin sinyalini vermeli 8 dir. Lise e¤itiminin dört y›la ç›kmas› yoksa git” diyorlar. Her geçen gün diyerek mücadelemizi her zaman Mart’ta kad›n erkek örgütlenmesi olmal›d›r. Hiçbir erkek 8 Mart e¤itime hiçbir nitelik katmadan saözellefltirmelerin, tekelleflmenin yasürdürece¤iz. kad›nlar günü deyip ben kat›lmam dememeli, kad›nlara destek oldece süreyi uzatmak ve böylece her fland›¤› ülkemizde yine biz yoksul (Malatya /Hasançelebi mal›. Ayn› zamanda 8 Mart’›n Dünya Emekçi Kad›nlar Günü oldusenenin sonunda yap›lacak s›navlara ö¤renciler e¤itim sistemin bozukluLisesi’nden bir YDG’li) ¤u unutulmamal› ve bütün emekçilerin ve ezilenlerin destek verhaz›rlanmak için dershanelere para ¤undan nasibimimesi gerekir. dökmekten baflka bir fley de¤ildir. zi al›yoruz. (Dersim’den YDG’li bir kad›n) Beldemizde yaflanan bir geliflme Devletin des-

Benim kuvvetim yaln›z olmad›¤›mdand›r…

Sivas’ta keyfi gözalt›lar ve tutuklamalar devam ediyor

Paran varsa oku!

e¤itimin nas›l da ticarileflti¤ini bizlere bir kez daha hat›rlatt›. Okulumuzda bulunan baz› ö¤retmenlerimiz hafta sonlar›nda maddi durumu olmayan arkadafllar›m›za ÖSS’ye haz›rl›k kurslar› veriyorlard›. Bunu ö¤renen dershane (ticarethane) sahipleri kurs veren ö¤retmenlerimizi MEB’e “sizin açt›¤›n›z kurslar bizim ö¤rencilerimizi (müflterilerimizi) çekmektedir, bu kurslar› kapatmak zorundas›n›z” diyerek flikâyette bu-

te¤ini alan kolej ve özel liselerin her geçen gün artmas› egemenlerin ceplerini daha fazla doldurmas› demektir ve bu okullarda verilen e¤itim ve imkânlar›n fazlal›¤› paras› olmayan yoksul ö¤-

‹flçi-köylü 15

Krizin yükünü tafl›mayaca¤›z, patronlar›n korkular›n› büyütece¤iz! “Krizin Bedelini Ödemeyece¤iz; ‹flsizli¤e ve Yoksullu¤a Karfl› Birleflik Mücadele için Emek ve Demokrasi” mitingi ‹stanbul Kad›köy’de on binlerce iflçi, emekçi ve gençli¤in kat›l›m›yla gerçekleflti. KESK, D‹SK ve Türk-‹fl’in düzenledi¤i miting, Devrimci 1 May›s Platformu, D‹SK ve KESK’in yer ald›¤› kurumlar Tepe Natiulus kolundan; Devrimci Demokratik Sendikal Birlik’in de (DDSB) içinde bulundu¤u Haydarpafla Numune kolundan ise Türk-‹fl ve baz› demokratik kitle örgütleriyle ve siyasi partilerin yürüyüflüyle bafllad›. Genel olarak kat›l›m noktas›nda konfederasyonlar›n beklentilerinden az gerçekleflmesinde hava muhalefetinin etkisi oldu. Ancak bölgesel olarak gerçekleflen mitingde konfederasyonlar›n yine yeterince taban çal›flmas› yapmadan, güncel olarak “kriz, zamlar ve iflten atlamalar” konusunda yaflam› gitgide yoksullaflan iflçi ve emekçilerin öfkesini dolayl› ve dolays›z dizginlemeden baflka bir rol oynamad›klar› gerçekli¤i kendini bir kez daha göstermifl oldu. Öyle ki D‹SK ve KESK’in katl›m› bu anlamda beklenenden çok az olmas›na karfl›n Türk-‹fl uzun zamandan sonra ortak bir eylemlilikte en kitlesel kat›l›m› gerçeklefltirdi. Türk-‹fl Baflkan›’n›n aç›ktan “Türk Metal-‹fl Baflkan› Mustafa Özbek” ad›na “…de¤erli hizmetlerde bulunmufltur” sözleri esas›nda iflçi ve emekçiler karfl›s›nda Türk-‹fl yönetiminin de sermayedarlar ve devlet taraf›ndan “de¤erli hizmetlerde bulunduklar›na!?” kuflku b›rakmayacak netliktedir. Öyle ki gündemi “kriz, zamlar ve iflten atmalar” olan mitingi, Türk Metal-‹fl yöneticilerinin, iflçi düflman› oldu¤u tescillenmifl “Ergenekon” tutuklusu genel baflkanlar›na olan sadakatlerini ve sevgilerini gösterecek bir eyleme çevirme giriflimleri provokasyon ortam› sa¤lam›fl oldu. Devrimci ve demokrat kitlenin müdahalesi ile provokasyon giriflimi hedefine ulaflamasa da olumsuz bir etki yaratt›. Fakat genel olarak direniflteki iflyerlerinin kat›l›m›n›n yo¤unlu¤u, özellikle Deri iflçilerinin ve DDSB’lilerin “Türk-‹fl uyuma, üyelerine sahip ç›k”, “Hain Mustafa Kumlu alanlardan defol” sloganlar› ile teflhir etmeleri ve yine genel olarak “Krizin faturas› patronlara” slogan›n›n belirginli¤i ve gençli¤in coflkusu olumlu oldu. DDSB olarak bizler de “Krizin Yükünü Tafl›mayaca¤›z-Patronlar›n Korkular›n› Büyütece¤iz” pankart› ile Deri‹fl kortejinin arkas›nda yerimizi ald›k. Genel sloganlar›m›z haricinde Deri iflçilerine yönelik “Tuzla ‹flçisi direniflin simgesi”, “Yaflas›n DESA direniflimiz” ve hemen arkam›zda yürüyen rantsal dönüflüm için y›k›m tehdidiyle karfl› karfl›ya olan mahallelerden Bafl›büyük halk› için “Bafl›büyük halk› yaln›z de¤ildir”, “Rantsal dönüflüme hay›r” sloganlar› olumlu tepkiler ald›. Miting prati¤i; içinde bulundu¤umuz gerçekli¤i ve eksikliklerimizi daha yak›c› hissetmemizi sa¤lad›. Ön haz›rl›k ve çal›flmalar›n yetersizli¤i, miting çal›flmalar›nda yarat›c›l›¤›n eksik olmas›, örgütlemedeki eksikliklerimiz ve iliflkilerimizin eyleme tafl›nmas›ndaki sorunlar öne ç›kan eksikliklerimizdi. Bizler her eylemin, sonraki eylemlilikleri nitelik ve nicelik olarak güçlendirici bir etki yaratt›¤›n› unutmamal›y›z. Çal›flmalar›m›z› buna uygun tarzda flekillendirirsek hedefimize biraz daha yaklaflm›fl olaca¤›z. Geride kalan bu mitingin ard›ndan ç›karaca¤›m›z derslerle gelecek mücadele ve eylemliliklere haz›rlanmal›y›z. (Bir DDSB’li


Umut Yay›mc›l›k ve Bas›m Sn. Ltd. fiti.

‹flçi-köylü

Yönetim yeri: Gureba Hüseyin A¤a Mh.

B‹Z HALKIZ GELECEK ELLER‹M‹ZDED‹R

Tel: 0212 654 94 18

‹mam Murat Sk. No: 8/1 Aksaray-Fatih/‹stanbul Tel: (0212) 521 34 30 Faks: (0212) 621 61 33 Sahibi ve Yaz›iflleri Müdürü: Çilem ÖNSEL Bask›: SM Matbaac›l›k Adres: Çobançeflme Mh. Sanayi Cad. Altay Sk. No: 10 A Blok Yenibosna Bahçelievler ‹stanbul

BÜROLAR Kartal: ‹stasyon Cd. Dörtler Ap. No: 4/2 Tel: (0216) 306 16 02 Cep: 0 537 270 75 60 Ankara: S›hh›ye Mh. Süleyman S›rr› Sk. Yunt Ap. No: 19/7 Çankaya Tel: (0312) 430 67 65 Cep: 0 543 453 89 84 ‹zmir: 856 Sokak, No: 48/203 Kemeralt› Konak, Tel: (0232) 446 78 07 Cep: 0 555 561 04 03 Malatya: Dabakhane Mh. Turgut Temelli Cd. Bar›fl ‹flhan› Kat: 3 No: 94 Erzincan: Ordu Cd. Ordu ‹flhan› Kat: 3 Tel: (0446) 223 67 18 Cep: 0 536 697 94 19 Bursa: Selçuk Hatun Mh. Ünlü Cd. Sönmez ‹flsaray› Kat: 2 No: 185 Heykel, Tel: (0224) 224 09 98 Cep: 0 536 613 81 98 Mersin: Silifke Cd. Çavdaro¤lu ‹flhan› Kat: 3 No: 1/8 Cep: 0 545 685 25 27 Avrupa Büro: Weseler Str 93 47169 As-Druck Duisburg-Almanya Tel: 0049 203 40 60 958 Faks: 0049 203 40 60 959

Yerel seçimlere k›sa bir süre kala oy avc›lar› yine ifl bafl›nda Yerel Seçimler öncesi seçmenleri kand›rarak oy almak isteyen burjuva partiler çeflitli oyunlarla yine ifl bafl›ndalar. Seçim dönemlerinde verilen onlarca vaade ra¤men, sonuçlar›n aç›kland›¤› gün halk› ve vaatlerini unuttuklar›n› on y›llard›r bilmekteyiz. Buna ra¤men her seçim dönemi utanmadan, piflkin bir flekilde halk›n karfl›s›na geçerek yalanlar›n› s›ralamaktan geri durmamaktad›rlar. Y›llarca çal›p-ç›rpt›klar›n› saklayan, yolsuzluklar›n›, adam kay›rmac›l›¤›n› en üst boyutta yürütenlerin, kirli çamafl›rlar›n›, yine onlardan çok da farkl› olmayan rakipleri “gün yüzüne” ç›kararak prim yapmaya çal›flmaktad›rlar. Özellikle son birkaç ayd›r CHP’nin ön plana ç›kard›¤› Kemal K›l›çdaro¤lu’nun AKP’liler hakk›nda ortaya serdi¤i belgeler, bu yolsuzluklar›n boyutunu göstermektedir. Acaba K›l›çdaro¤lu bu yolsuzluklar› neden daha önce ortaya koymad› da, seçim arifesinde gün yüzüne ç›karmaya bafllad›? Nedeni basit asl›nda, oy kayg›s›. AKP’nin yolsuzluklar›n› ortaya seren K›l›çdaro¤lu, kendi partisinin durumunu nedense göz ard› etmektedir. Bunun yan›nda halk›m›z› daha yak›ndan ilgilendiren bir sorun olan ekonomik kriz bu vesileyle bir flekilde unutturulmaya çal›fl›lmaktad›r. Ortaya at›lan her iddiadan sonra bur-

Konvoya karfl›lama 7 fiubat 2009 günü Dersim’de oluflturulan konvoy ile Mazgirt Köprüsü’nde bir karfl›lama gerçeklefltirildi. Yaklafl›k 200 araçtan oluflan konvoy, mahallelerde dolaflt›ktan sonra il merkezine girdi. Ard›ndan kitlesel bir flekilde K›flla Meydan›’ndan Belediye binas› önüne yüründü. Burada Devrimci Demokratik Güçbirli¤i içerisinde yer alan HKM, ESP, DTP ve Partizan kurumlar›n›n temsilcileri, belediye baflkan aday› Edibe fiahin, DTP Efl Baflkan› Emine Ayna, Belediye Baflkan› Songül Erol Abdil ve DTP Milletvekili fierafettin Halis birer konuflma yapt›. Konuflmalar›n ana temas›n› birliktelik ve dayan›flma oluflturdu. (Dersim ‹flçi köylü)

juva-feodal medya, saatlerce bu konular› iflleyerek, var olan di¤er sorunlar› unutturmaya çal›flmaktad›r. “Düello” olarak adland›r›lan, seviyesiz, burjuvazinin tahammül ve yüzsüzlü¤ünü gösteren kap›flmalar, adeta bir futbol maç› edas›nda izlenmektedir. Ama ayn› günlerde iflten at›lan binlerce iflçinin yapt›¤› eylemler, fabrika, iflyeri iflgalleri ya verilmemekte ya da

çok k›sa sonuncu haber olarak geçifltirilmeye çal›fl›lmaktad›r. Dolay›s›yla dan›fl›kl› bir flekilde yap›lan yolsuzluk, rüflvet vb. aç›klamalar›n›n emekçi halk›m›za yarardan çok zarar getirdi¤i görülmelidir. Mesele bir iki yolsuzluk meselesinin aç›klanmas› de¤ildir. Mesele bozuk olan bu düzende sa¤lam bir çark›n bulunmayaca¤›n›n halk›m›za aç›klanmas›d›r. Tayyip Erdo¤an yapt›¤› konuflmalarda, 6.5 y›ll›k hükümetleri döneminde halka yap›lan “yard›mlar›n” boyutunu büyük bir gururla anlatmaktad›r. Evet son 6.5 y›ll›k zaman diliminde yap›lan kömür, makarna, bulgur vb. yard›mlar›n haddi hesab› yoktur. Özellikle 2008 y›l›n›n son aylar› ve 2009’un ilk iki ay›nda tonlarca kömür ve kuru g›da yard›m› yap›lm›flt›r. Ülkenin birçok iline do¤algaz götürdük diye övünen Tayyip Erdo¤an, buna ra¤men neden bu kadar çok kömür da¤›t›ld›¤›n› aç›klamamaktad›r. Ankara’n›n büyük bir kesiminin do¤algaz kulland›¤› bilinmesine ra¤men, Ankara’da binlerce ton kömür da¤›t›lm›flt›r. Do¤algazla övünen Tayyip Erdo¤an, bu gaza bir y›l içerisinde yapt›klar› yüzde 80 oran›ndaki zamm› çabuk unutmufl olmal›. Bu ay›n bafl›nda yap-

Emekçilere hizmet için belediyecilik Yerel seçimler, sistemin, emperyalistler ve onlar›n yerli uflaklar›n›n teflhirinin, kitlelere gitmenin, onlar› örgütlemenin, birlikte hareket etmenin bir arac›d›r. Düzen partileri olarak nitelendirdi¤imiz tüm partilerin gerçek yüzlerini teflhir etmenin-maskelerini indirmenin, onlar›n ve onlar›n temsil etti¤i sistemin umut olmad›¤›n›n/olamayaca¤›n›n anlat›lmas›, kavrat›lmas› ve umudun nerede ve kimler oldu¤unun kavrat›lmas›n›n bir arac› olmal›d›r yerel seçimler. Tüm bunlar çerçevesinde devrimci, demokrat ve yurtsever güçler aras›nda en genifl birlikteli¤i kurmak da önem kazan›yor. Yerel seçimlerin gündemimize girmesiyle birlikte yukar›da belirtti¤imiz noktalar çerçevesinde, Bahçelievler’de, DTP, ESP, DHF, EMEP, TKP, Köz, May›s’ta Yaflam ve Tekstil-Sen’le birlikte toplant›lar

C

M

Y

K

gerçeklefltirildi. Yap›lan toplant›lar sonucunda EMEP, platformun dar oldu¤unu, daha genifl bir hale getirilmesi gerekti¤ini, bu haliyle ifllevsiz oldu¤unu söyleyerek ayr›ld›. TKP ise kendi aday›n› ç›kartaca¤› için platformdan çekildi. Bu süreçten sonra kalan bileflenler ve Partizan olarak “Birlikte kazanaca¤›z” ad›yla bir platform oluflturdu. Oluflturulan platform, kendi içinde belediye baflkan aday› ve meclis üyelerinin ismi ve s›ralamas› noktas›nda yapm›fl oldu¤u tart›flmalar sonucunda Tekstil-Sen Genel Baflkan› Ayfle Yeter Bahçelievler Belediye Baflkan aday› olarak belirledi. Partizan olarak bu platform içinde yer ald›¤›m›zdan dolay› Bahçelievler bölgesindeki tüm ‹flçi-Köylü ve Partizan okurlar›n›n bu seçimlerde DTP aday› Ayfle Yeter’e oy vermesi devrimci, demokrat ve yurtsever güçlerin

t›klar› yüzde 17’lik indirimi yine seçim yat›r›m› ve göz boyama olarak okumak gerekmektedir. Bu kadar yüksek oranda zam yap›l›nca do¤all›¤›nda halk›m›z do¤algaz faturalar›n› ödeyemez duruma geldi ve yeniden sobalar›n kurulmas› ve kömüre dönülmesi kaç›n›lmaz oldu. Tabi bir taraftan yap›lan yard›mlar artarken, di¤er taraftan 盤 gibi büyü-

yen iflsizlik ve yoksulluk bulunmaktad›r. Yard›mlarla halk› kalk›nd›r›yoruz yalanlar›n›, son birkaç ayda yar›m milyonu bulan kifli daha iflsizler ordusuna kat›larak vermektedir. ‹fl bulma kurumlar› dolup taflmakta, kuyruklar›n sonu kilometrelerce öteye uzanmaktad›r. AKP’nin 6.5 y›ll›k politikas›n›n oturdu¤u yer bir halk›n açl›kla terbiye edilerek dilenci konumuna düflürülmesi ve sürekli bir yerlere muhtaç edilerek kontrol alt›nda tutulmas›d›r. Seçim rüflveti olarak adland›r›lan yard›mlar›n da¤›t›ld›¤› ve çok çarp›c› gerçeklerin ortaya ç›kt›¤› son yerlerden biri Dersim’dir. Dersim Valisi öncülü¤ünde baflta Naz›miye olmak üzere ilçelere ve merkeze buzdolab›, çamafl›r makinesi, koltuk vb. yard›mlar da¤›t›ld›. Asl›nda Tayyip Erdo¤an 2007 Genel Seçimlerinin hemen arkas›ndan “Yerel seçimlerde Tunceli ve Diyarbak›r belediyelerini istiyorum” diyerek bu iki ile özel ilgi gösterilmesini talimat›n› vermiflti. Dersim’e yap›lan yard›mlarda asl›nda AKP’nin ve onun temsil etti¤i sistemin hiç de halk›n sorunlar›n› çözmek, onlar›n ihtiyaçlar›n› karfl›lamak gibi bir niyetlerinin olmad›¤› or-

taya ç›kmaktad›r. Örne¤in; Nazimiye ‹lçesi’ne 40 kilometre uzakl›kta bulunan ve yar›m metre kar alt›ndaki Doluca Köyü ile mezralar› Tokatl› ve Kürekli’de önceden belirlenen ailelere 26 f›r›n ve 26 çamafl›r makinesi verildi. Ancak iki mezrada da flebeke suyunun bulunmad›¤› belirlendi. “Tokatl› Mezras›’nda çamafl›r makinesi verilenlerden K›ymet Ç›nar, içme ve kullanma suyu ihtiyac›n›n kuyudan bidonlarla karfl›lad›¤›n›, çamafl›r makinesini çal›flt›racak su olmad›¤›n› söyledi. Yard›m yap›l›rken kimsenin kendilerine gelip ihtiyaçlar›n›n ne oldu¤unu sormad›¤›n› belirten K›ymet Ç›nar, ‘Bize getirip çamafl›r makinesi ve f›r›n da¤›tt›lar. Ama suyumuz olmad›¤› için çamafl›r makinesini kullanamayaca¤›m. Su gelene kadar ambalaj›n› açamayaca¤›m, çamafl›r makinesi bana, ben çamafl›r makinesine bakaca¤›m’ dedi.” (DHA 08.02 2009) Suyu olmayan köye çamafl›r makinesi, elektri¤i olmayan köye f›r›n verilmesi de ancak burjuvazinin ucuz seçim oyunlar›ndan biri olabilir. Yard›m verilen ailelerin nas›l tespit edildi¤i, hangi k›staslar›n dikkate al›nd›¤› da bilinmemektedir. Örne¤in; Merkeze ba¤l› Cumhuriyet Mahallesi’nde yap›lan da¤›t›mlarda ortaya ç›kan sonuç evinde ayn› cihazlar bulunanlara, ihtiyac› olmayanlara da bu yard›mlar da¤›t›lm›fl. Ancak gerçekten ihtiyac› olan ailelere ise kendilerinden olmad›klar›, oy vermeyecekleri için hiçbir yard›mda bulunulmam›fl. ‹flsizlik ve yoksullu¤un her geçen gün artt›¤›, demokrasi ve insan haklar› konusunda bir ad›m dahi ileri gidilmedi¤i, iflkencelerin, sokak ortas›nda insan öldürmenin her geçen gün artt›¤› bu ülkede; seçim start›n›n verilmesiyle faflist partilerin temsilcileri demokrasi havarisi kesilmekte, eflitlikten, özgürlükten dem vurmaktad›rlar. Haf›zalar›m›z› biraz tazeledi¤imizde on y›llard›r benzer vaatlerin verildi¤ini, ama hemen hiçbirinin tutulmad›¤›n› çok iyi görebiliriz. Bizlere reva gördükleri sadakac› bir toplum olma ideallerini de kursaklar›nda b›rakmak için bu palavrac›lar›n oyunlar›na gelmeden, hak ettikleri cevaplar› vermemiz gerekmektedir. (Erzincan)

seçimler özgülündeki birli¤ini güçlendirecektir. Böylelikle egemenlerin, yoksul emekçi halka ve Kürt ulusuna karfl› sürdürdü¤ü, katliam, imha, yok

etme politikalar›na karfl› ç›kman›n taktiksel bir unsuru kullan›lm›fl olacakt›r. (Bahçelievler Partizan, ‹flçi-köylü okurlar›)

8 fiubat Pazar günü, Bahçelievler Birlikte Kazanaca¤›z Platformu, Belediye Baflkan Aday› Ayfle Yumli Yeter ve Meclis üyesi adaylar› ve ‹l Genel Meclis adaylar› tan›t›m› için etkinlik düzenledi. Baflak Dü¤ün Salonu’nda ortak adaylar›n› tan›tan Platformun, sayg› duruflu ile bafllayan etkinli¤inde, Kürt stand-up oyuncusu Murat Badgi sunuculuk yapt›. Dengbejler’in sahne ald›¤›, etkinlikte Kürtçe ezgiler seslendirildi. Platform ad›na bir aç›klama yapan Nural Do¤an, düzen partilerine karfl› iflçilerin, emekçilerin, Alevilerin, Kürtlerin, tüm ezilenlerin alternatifi olmak için biraraya geldiklerini belirtti.

‹lçe ve ‹l Belediye Meclis üyesi adaylar›n›n kürsüye ç›karak kendilerini tan›tmalar›n›n ard›ndan, Bahçelievler Belediye Baflkan Aday› Ayfle Yumli Yeter bir konuflma yapt›. Platform, 12 fiubat Çarflamba günü Yenibosna’da ilk seçim bürosunu açt›. Seçim bürosunun aç›l›fl›nda, türküler söylenerek halaylar çekildi. Aç›l›flta bir konuflma yapan, Ayfle Yeter, DTP çat›s› alt›nda girdi¤i yerel seçimin çok kritik oldu¤unu belirtti. Mevcut sistemin halk›n sorunlar›n› görmezden geldi¤ini çünkü hepsinin rantç› ve h›rs›z olduklar›n› ifade etti. Aç›l›flta, “Yaflas›n halklar›n kardeflli¤i”, “B›ji bratiya gelan” sloganlar› at›ld›. (‹stanbul)

Partizan Dersim’de DTP’yi destekledi¤ini aç›klad›

Dersim Partizan 3 fiubat 2009 tarihinde DTP il örgütünde bir bas›n toplant›s› düzenleyerek, yerel seçimlerde DTP ile birlikte hareket edece¤ini bas›na ve halka duyurdu. Partizan ad›na yap›lan aç›klamada flunlar ifade edildi; “Yerel yönetim seçimleri 29 Mart 2009 özgülünde mevcut savafl satranc›nda bir perde olarak tasarlanmakta, kalelerin düflürülmesi hedeflenmektedir. Son genel seçimlerde AKP’nin bölge genelinde oy oran›n› artt›rarak elde etti¤i moral üstünlükten beli bir süre nas›l yararland›¤› göz önüne al›nacak olursa bölgede yerel yönetimleri elinde bulundurmas› halinde bunun bambaflka bir silah oluflturaca¤› da hesaba kat›lmak durumundad›r. Bu durum, DTP’li yerel yönetimlerin geçmifl ve gelece¤ine iliflkin muhasebe yapmay› belirleyici bir husus olmaktan ç›karmaktad›r. Pek tabii ki adaylar›n belirlenmesindeki tasarruf hakk›na sayg› gösterilmesi bu tutumun do¤al sonucu olarak görülmek durumundad›r. Bizler bu kritik sürecin ve koflullar›n özgünlüklerini göz önünde bulundurarak Dersim’de devrimci, demokrat ve yurtseverlerle dayan›flmay› bir sorumluluk olarak de¤erlendiriyoruz ve bu nedenle Dersim’de DTP ile birlikteyiz.” (Dersim ‹flçi-köylü)

Dersim halk› sat›l›k de¤ildir! Gebze Tuncelililer Derne¤i, Dersim’deki beyaz eflya da¤›t›m›na tepki göstererek, “Dersim halk› beyaz eflyalar ile sat›n al›nabilecek bir halk de¤ildir. Bu da TRT 6 gibi seçim yat›r›m›d›r” dedi. Dernek binas›ndaki bas›n toplant›nda konuflan Baflkan Yard›mc›s› Sinan K›rm›z›çiçek, AKP’nin yapt›¤› yard›mlar›n seçim yat›r›m› oldu¤unu söyledi. Bölge halk›n›n y›llarca bask› ve zorluklar içinde açl›¤a mahkûm b›rak›ld›¤›na ve dillerinin yok edilmek istendi¤ine dikkat çekti ve “Bölgemizde y›llard›r sürdürülen bask› ve zulümden dolay› köylerimiz yak›ld›. Abluka ve ambargolar alt›nda açl›¤a mahkûm edildik. Dilimiz, kültürümüz, de¤erlerimiz erozyona u¤rat›ld›. Tüm bunlara ra¤men yaklaflan yerel seçimlerle AKP hükümeti bir yandan halk› yoksuzlu¤a ve açl›¤a mahkûm ederken, di¤er taraftan halktan toplad›¤› vergilerle yard›m ad› alt›nda sadaka kültürünü gelifltirerek toplumun iradesini k›rmay› istemektedir” dedi. (H. Merkezi)

Gemlik Tunceliler Kültür ve Dayan›flma Derne¤i’nden aç›klama 11 fiubat 2009 tarihinde derne¤imizin bünyesindeki Kad›n ve Gençlik Komisyonlar›n›n ortaklafla düzenledi¤i bas›n aç›klamas›nda çok say›da insan AKP’nin Dersim’deki beyaz eflya da¤›t›m›n› protesto etti. Yerel seçimler nedeniyle siyasi partiler, her gün pek çok içi bofl vaatle halk›n karfl›s›na ç›kmaktad›r. Bu paralelde partiler devletin olanaklar›n› kullanarak çeflitli bölgelerde farkl› farkl› yard›mlarda bulunmaktad›r. Bu yard›mlar kimi zaman kömür, kimi zaman g›da olurken bunun yan›nda Tunceli’de ise beyaz eflya yard›m› yap›lmaktad›r. Y›llard›r Tunceli’de yüzlerce köyün boflalt›lmas›, kimi köylerin muhtarl›ktan düflürülmesi, bölgede bulunan ormanl›k alanlar›n›n kesimi ve yak›lmas› gerçeklefltirilirken, temel politika Tunceli’yi yok etmek olmufltur. Ancak Tunceli halk›n›n haks›zl›¤›n karfl›s›nda oldu¤unu, da¤›t›lan beyaz eflya karfl›l›¤›nda oylar›n› satmayacaklar› ve kimliklerinden ödün vermeyeceklerini herkesin bilmesi gerekir. (Gemlik Partizan okurlar›)