İşçi-Köylü Sayı 38

Page 1

YEN‹ DEMOKRAS‹ YOLUNDA

www.iscikoylu.org

Say›: 2004-14

38

*Y›l:2 *2-14 Temmuz 2004 *Fiyat›: 750. 000 TL ISSN:1303-9350

Tafl, sopa, barikat, molotof ve irademizle

B‹Z KAZANDIK, B‹Z KAZANACA⁄IZ

Aylard›r süren haz›rl›klar›n finali anlam›n› tafl›yordu 28-29 Haziran günleri. T›pk› 6. Filo’nun ülkemize gelifli ve o tarihte yaz›lan direnifl gibi, t›pk› 15-16 Haziran Büyük ‹flçi Direnifli gibi bugünlerde de yaflanan ve yaflanacak olanlar tarihi bir öneme sahipti. Tüm meflru savunma yöntemleri kullan›larak “misafirperverli¤imiz” emperyalist katiller ordusuna gösterilmeliydi. Haz›rl›klar bu yöndeydi ve bunun içindi. Irak halk›n›n direnifli Türkiye’de yarat›lacak direniflle büyütülmeliydi. Ezilenlerin ve emperyalist iflgal alt›ndakilerin bek-

lentisi ve iste¤i bu yöndeydi. Felluce’deki direniflçilerin; “Bush ülkenize geliyor onu teflhir edin” ça¤r›lar› yan›tlanmal›yd›. Tarih ve saatler Büyük ‹stanbul Direnifli’nin yaflanmas›na yaklaflt›kça inanc› ifade eden en somut slogan “‹stanbul’u NATO’ya dar edece¤iz”di. Bu, barikatlar kurulup meflru savunma araçlar› kullan›lmaya baflland›¤›nda “‹brahimler’in ruhuyla NATO’ya geçit vermeyece¤iz” fleklini ald›. Kararl›l›k ve inançla kurulan barikatlar›n ard›nda örülen direnifl büyürken Felluce halk› ‹stanbul sokaklar›nda at›lan

ENTERNASYONAL

Yeni Halk Ordusu sözcüsü “Ka Roger” ile bir karfl›laflma FKP-YHO’nun sözcüsü Gregoria Rosal (Ka Roger) ile yap›lan bu röportaj, Manila Times’da 9 Haziran 2004’te üç bölüm halinde yay›nland›. Röportajda yer alan özel görüfller yazara aittir ve Filipinler Komünist Partisi ve devrimci güçlerin bak›fl›n› yans›tmamaktad›r. Ancak burjuva bir yay›nda da ç›ksa birçok gerçe¤i görmek aç›s›ndan önemlidir diye düflünerek sizlerle paylafl›yoruz. Sayfa 14-15

sloganlara ses veriyordu. 28-29 Haziran Büyük ‹stanbul Direnifli’nde çat›fl›lan her sokak bir mevziydi. Bu mevzide her türlü yard›m› ve fedakarl›¤› gösteren halk gelece¤e umutla bak›yordu. Bir tarihi deneyim olarak yaflad›¤›m›z bu günlerden dersler ç›kararak daha güçlü bir flekilde yar›nlara as›lman›n zaman›. Onlar plan yap›p kararlar alabilirler. Bu yenilgiye mahkum olduklar› gerçe¤ini hiç bir zaman de¤ifltirmez. Bu inanç ve iradeyle kurulan barikatlar›, çat›fl›lan mevzileri flimdi büyütme zaman›. Tüm devrimcilerle birlikte örülen bu önemli süreç bir kez daha flunu gösterdi ki, devrimci dayan›flma duygu ve prati¤i an-

den

‹flçi

lü’ köy

cak s›cak mücadele alanlar›nda lay›k›yla yaflan›r ve kendini bu mevzilerde gösterir. Yürünecek yolun uzunlu¤u hesap edildi¤inde böylesi süreçleri birlikte yürüme durumunun bundan sonra da yaflanaca¤› görülmelidir. Bu anlamda bugünden dersler ç›kar›lmas› ve büyütülmesi gerekenleri bu noktadan da hesaplayarak yürünmelidir. Aylard›r zirve haz›rl›¤›n› sürdüren devlet, emekçilerin al›nterini katiller ordusu için kulland›. Binlerce silahl› gücünü ‹stanbul’a getirdi. O yapt›¤› zirveyle ezilenleri tehdit etme çabas›ndayd›. Fakat devletin binlerce kolluk kuvveti gücüne ra¤men direnenler tarihe not düflenlerdi.

‹STANBUL SOKAKLARINDA YÜKSELEN D‹REN‹fi FELLUCE SOKAKLARINDA YANKILANDI Sayfa 30


2-14 Temmuz 2004

2

TTB’den umuda beyaz yürüyüfl Türk Tabipler Birli¤i’nin “özlük haklar›, ifl güvencesi, meslek onuru, sa¤l›k hakk› için” 16-18 Haziran tarihleri aras›nda yap›lan “Umuda Beyaz Yürüyüfl” bafll›kl› eylemi 16 Haziran’da K›rklareli Devlet Hastanesi’nden yola ç›kan hekimler taraf›ndan 17 Haziran’da ‹stanbul’da devam etti ve 18 Haziran’da Ankara’ya gelinmesiyle son buldu. Aylard›r insanca yaflam ve çal›flma koflullar› istekleri için eylem yapan sa¤l›k çal›flanlar› Kamu Reformu Yasas› ile birlikte sa¤l›ktaki ticarilefltirme politikalar›n›n h›zland›¤› süreçte eflit, ücretsiz sa¤l›k, hekimlerin ve çal›flanlar›n çal›flma koflullar›n›n iyilefltirilmesi için “Umuda Beyaz Yürüyüfl” eylemiyle taleplerini bir kez daha dile getirdiler. 16 Haziran’da K›rklareli Devlet Hastanesi’nden yola ç›kan yürüyüfl 17 Haziran’da SSK Okmeydan› Hastanesi’ndeki meslektafllar›yla bulufltu. SSK Göztepe Hastanesi ve Haydarpafla Numune Hastanesi önünde yap›lan eylemin ard›ndan saat 18.30’da kitle Ankara’ya do¤ru hareket etti. ‹stanbul’da SSK Okmeydan› Hastanesi önünde eylem yapan doktor ve sa¤l›k çal›flanlar›, sa¤l›¤› ticarilefltirme politikalar›ndan vazgeçilmesini istediler. TTB ve SES fiiflli fiube’nin ortak düzenledi¤i eylemde NATO karfl›t› sloganlar da at›ld›. Eyleme çok say›da hasta ile hasta yak›n› kat›l›rken KESK, D‹SK, ‹stanbul Veteriner Hekimler Odas› da destek verdi. Eyleme kat›lanlar hastanenin po-

liklinik bölümüne kadar yürüyüfllerini sürdürdüler. Hekimler ad›na konuflan TTB Genel Sekreteri Ali Çerkezo¤lu sa¤l›k çal›flanlar›yla sorunlar›n›n ortak oldu¤unu belirterek, SES’le birlikte hareket etmeye devam edeceklerini ifade etti. 18 Haziran’da Ankara’ya gelen hekimler saat 18.30’da Ankara Abdi ‹pekçi Park›’nda Ankara Tabib Odas› üyelerince karfl›land›. TTB üyeleri “sa¤l›kta dönüflüm dediler; üfürdüler, üfürerek ancak balon fliflirdiler” diyerek üzerlerinde “sa¤-

l›kta dönüflüm projesi yazan balonlar› patlatt›. 19 Haziran Cumartesi günü ise TTB Genel Kurulu, Ankara Üniversitesi T›p Fakültesi’nde 600’ü aflk›n hekimin kat›l›m› ile yap›ld›. Ancak TTB Yasas›’n›n Anayasa mahkemesince iptal edilen delege seçimini düzenleyen madde ile ilgili düzenleme yap›lmad›¤› için seçim yap›lamad›. Genel Kurul’da konuflan TTB Merkez Konseyi Baflkan› Füsun Seyrek hekimlerin 5 Kas›m, 24 Aral›k ve 10-11 Mart’ta üzerlerine düfleni yapt›¤›na de¤inen Seyrek, sa¤l›¤› her geçen gün daha çok tahrip eden politikalara karfl› g(ö)revlerine devam edeceklerini dile getirdi. Genel Kurul’da söz alan hekimlerin ço¤u, performans, döner sermaye, özellefltirme, emeklilik ve benzeri uygulamalar› elefltirirken, “hekimlerin, sa¤l›k çal›flanlar›n›n ve halk›n haklar›n›n korunup gelifltirilmesi için ortak çaba gösterilmesi” gerekti¤i vurguland›. Genel Kurul’un ard›ndan “savafls›z, sömürüsüz dünya, herkese eflit, ücretsiz sa¤l›k, hekimlere geçinebilecek ücret” yaz›l› pankart›n arkas›nda toplanan hekimler, Abdi ‹pekçi Park›’na yürüyüfle geçtiler. Park’ta Genel Kurul’da haz›rlanan deklerasyonu TTB ad›na ‹stanbul Tabip Odas› Baflkan› Gencay Gürsoy okudu. Gürsoy, sözlerini “susmayaca¤›z, beyaz lekelenmeyecek, g(ö)reve devam” fleklinde bitirdi. (Ankara)

Altunbafl davas› zamanafl›m›na do¤ru gidiyor!

Hacettepe Üniversitesi’nde ö¤renciyken 1991 y›l›nda polisler taraf›ndan iflkencede öldürülen Birtan Altunbafl’›n 17 Haziran 2004 tarihinde Ankara A¤›r Ceza Mahkemesi’ndeki duruflmas›nda da iflkenceci polisler bulunamad›. Birtan Alt›nbafl’›n öldürülmesiyle ilgili olayda dosyas› ayr›lan polisler Ahmet Bafltan ve Naip K›l›ç’›n Ankara 2. A¤›r Ceza Mahkemesi’ndeki yarg›lamalar›na devam edildi. Davan›n bu duruflmas›na da san›k “iflkenceci polisler” kat›lmazken; insan haklar› savunucular›, sivil toplum örgütleri olmak üzere çok say›da kifli duruflmaya kat›ld›.

Mahkemenin, g›yabi tutuklu Ahmet Bafltan’›n bulunmas› için Emekli Sand›¤› Genel Müdürlü¤ü’nce cevap verilmemesi takdirde suç duyurusunda bulunaca¤› uyar›s›yla yazd›¤› yaz› sonucunda Bafltan’›n adresinin tespit edildi¤i yönünde cevap geldi. Bafltan’›n emekli maafl›n› Pendik’teki Ziraat fiubesi’nden çekti¤inin belirtildi¤i cevapta, Bafltan’›n adresi de mahkemeye sunuldu. Ankara 2. A¤›r Ceza Mahkemesi ‹stanbul Emniyet Müdürlü¤ü’ne yaz› yazarak adresi belirlenen Bafltan’›n “takip edilerek yakalan›p, gere¤inin yap›lmas›n›” istedi. Altunbafl’›n avukatlar› ise Bafltan’›n CMUK’un 104. Maddesine göre yakalanmas›n› istediler. Avukatlar Bafltan’›n yakalan›p ifade vermesinin ard›ndan kaçma ihtimali yönündeki kayg›lar›n› dile getirmelerine ra¤men bu talep mahkemece reddedildi. Mahkeme, Altunbafl’›n avukatlar›n›n polislerin “bir türlü bulunamamas›” nedeniyle ‹stanbul Valili¤i, ‹çiflleri Bakanl›¤› ve Emniyet Genel Müdürlü¤ü hakk›nda suç duyurusunda

işçi-köylü senin sesin!

bulunma taleplerini de reddederken, bu kurumlara özel yaz› yaz›lmas›na karar verdi. Duruflma ç›k›fl›nda adliye önünde aç›klama yapan Temel Haklar ve Özgürlükler Derne¤i üyesi Talat fian, Altunbafl davas›n›n sonuçland›r›lmamas›n›n Türkiye’de hukukun olmad›¤›n›n en aç›k kan›t› oldu¤una vurgu yapt›. Alt›nbafl’›n avukatlar› Bafltan’›n bulundu¤u adresi 3 y›l önce mahkemeye sunmufl ve g›yabi tutuklama karar›n›n yerine getirilmesi için kurulufllara yaz› yazm›flt›. Ancak ilgili kurulufllar Bafltan’›n adresinin bulunamad›¤› gerekçesiyle g›yabi tutuklama karar›n› Bafltan’a tebli¤ etmemiflti. Birtan Altunbafl’›n sorgulama ekibinde yer alan 10 polisin yarg›land›¤› mahkeme kapsam›nda Ahmet Bafltan ve Naip K›l›ç’›n dosyalar› kendilerine ulafl›lmad›¤› gerekçesiyle ana dosyadan ayr›lm›flt›. K›l›ç ve Bafltan hakk›nda TCK’n›n “iflkence suçu” maddesi ile “kast› aflan adam öldürme” suçlar›ndan 8’er y›l hapis cezas› ile cezaland›r›lmas› talep ediliyor. Ancak Ahmet Bafltan adl› polis 6 y›ld›r bulunam›yor(!) 2006 y›l›nda zamanafl›m›na girecek olan dava yine ertelendi. (Ankara)

ABONEL‹K fiARTLARI 6 AYLIK: 10.200.000 1 YILLIK: 20.400.000

OKU-OKUT! ABONE OL! ABONE BUL!

NOT: ‹stedi¤iniz süreye denk gelen oranda paray› hesap numaralar›m›za yat›rarak banka dekontunu yay›nevimize fakslay›n›z ya da postalay›n›z. Abonelik ücretine posta masraflar› dahildir.

38 NEPAL’DE GER‹LLA PUSUSU Nepal’in bat›s›nda Nepal Komünist Partisi (Maoist) liderli¤inde gerici Monarflik devlete karfl› savaflan gerillalar›n sald›r›s› sonucu 21 polis öldü, 12’si yaraland›. Katmantu’nun 450 km bat›s›ndaki Kharikola’da gerillalar›n yola döfledi¤i may›n›n polis kamyonlar› geçerken infilak etti¤i, patlaman›n ard›ndan çat›flma ç›kt›¤› belirtildi. Resmi yetkililer taraf›ndan 21 polisin öldü¤ü aç›klanan sald›r›n›n, fier Bahadur Devba’n›n 2 Haziran’da baflbakanl›k görevini üstlenmesinden bu yana meydana gelen en fliddetli sald›r› oldu¤u kaydedildi. BUSH HERYERDE NEFRETLE KARfiILANIYOR ABD Baflkan› Bush, NATO Zirvesi öncesi Ankara’dan önce 25 May›s günü bulundu¤u ‹rlanda’da halk›n büyük nefreti ve protestosuyla karfl›land›. Avrupa Birli¤i baflkanlar› ile görüflmeler yapmak üzere geldi¤i ‹rlanda’da “Bush’u Durdurun Kampanyas›” ad›yla bir gösteri düzenlendi. Bu kampanya çerçevesinde 10 bin kifli Bush’un savafl 盤›rtkan› olarak adland›r›lmas›n› ve her gün binlerce ABD askerinin kulland›¤› Shannon Havaalan›ndan askeri uçufllar›n sona ermesini istedi. Yürüyüfl, baflkent Dublin’in kuzeyinden bafllayarak Baflbakan›n bürosuna kadar sürdü. Protesto gösterisine kat›lan Dublin Belediye Baflkan› Andrew Montague “E¤er sesimizi yükseltmezsek, sessizli¤imiz bizi bo¤acakt›r. Bu Baflman tüm dünyaya Irak’›n iflgali için nedenler konusunda yalan söylemifltir” dedi. Eylemde ayr›ca Amerikan halk›na da seslenilerek seçimlerde oy verilmemesini istedi. UKRAYNA HALKI: ASKER ÇEK‹LS‹N 22 Haziran günü Ukrayna’da binlerce kifli askerlerinin Irak’tan çekilmesi talebiyle gösteri yapt›. Baflkent Kiev’deki ba¤›ms›zl›k meydan›nda toplanarak parlamentoya yürüyen 7 bin kiflilik kitle, siyasetçilerin “kendi kazançlar› için baflkalar›n›n kan›n› dökme hakk› olmad›¤›n›” ifade etti. Göstericiler, Ukrayna Devlet Baflkan› Lenoid Kuçma’ya “Üniforman› giy, Irak’a git” ça¤r›s›nda bulundu. Ukrayna yönetimi geçen A¤ustos ay›nda Irak’a 1600 dolay›nda asker gönderdi. Devlet Baflkan› Kuçma, askerlerin “sonuna kadar” Irak’ta kalaca¤›n› söylüyor.

BANKA HESAP NUMARALARI Emriye Demirk›r Ziraat Bankas› ‹stanbul/Aksaray fiubesi Euro Hesab›: 0751 0067 5731 0000 009 TL Hesab›: 0751 0067 5743 0000 009 ‹fl Bankas› ‹stanbul/Aksaray fiub. Euro Hesab›: 1002 1130549-TL Hesab›: 1002 1180043 Vak›fbank Valide Sultan fiubesi Euro Hesab›: 00158 048 000 213746


38

3

2-14 Temmuz 2004

ABD’nin Irak yenilgisinin resmi; FELLUCE D‹REN‹YOR Irak’›n Felluce kenti ard› arkas› kesilmeyen ABD bombard›man› alt›nda direniyor. Ancak bu katliam giriflimleri s›ras›nda bile ABD baflkan› Bush Irak’a “demokrasi” götürdüklerini iddia etmekten geri kalm›yor. Adeta tüm dünya halklar› ile alay edercesine “Irak’ta demokrasi do¤uyor” diyen Bush’un “henüz zafer kazanamad›k ama Irak halk›n› özgürlefltirmek için, onlar›n özgürlü¤ünü güvence alt›na al›ncaya kadar kalaca¤›z. Siz askerler Irak, Afganistan ve tüm dünyada de-

mokrasinin geliflmesine yard›m ederek insanlara ac› ve nefretin alternatifini veriyorsunuz. Bu dünya bar›fl› için çok önemli” sözleri dünya halklar›na yönelik bir hakaret gibi. Çünkü t›pk› Bush’un söyledi¤i gibi Irak ve Afganistan’da yaflananlar ortada. Özellikle Irak’ta Ebu Garip Hapishanesi’nde yaflanan iflkence olaylar›n›n ard›ndan bas›na yans›yan belgeler ABD’nin demokrasi anlay›fl›n› gün ›fl›¤›na seriyor. ABD Adalet Bakanl›¤›’n›n 2002 y›l›nda Beyaz Saray’a sundu¤u ra-

porda “terörle mücadelede” iflkencenin meflru olabilece¤ini savundu¤u da bu gerçeklerden bir tanesi. Rapora göre “flüpheli” ölmedikçe veya iç organlar› ifllevsiz hale gelmedikçe yap›lan iflkencenin asl›nda iflkence olmad›¤›, terörle mücadele oldu¤u savunuluyor. Yine ayn› raporda “fazla olmayacak ya da uzun sürmeyecek flekilde kiflinin can›n›n yak›lmas›” da iflkence say›lm›yor. ‹flte ABD demokrasisinin örnekleri. Örne¤in ABD’li askerlerin Irakl›lara yapt›klar› iflkencelere bakal›m. ‹flgalciler fiziksel fliddetin yan›nda özellikle Irakl›lar›n daha fazla etkilenece¤i domuz eti yedirme, ç›plak bekletme, tecavüz, erkeklere kad›n iç çamafl›r› giydirme gibi yöntemleri denemektedir. Bush tüm bu yaflananlar› “Amerikan tarz›na yabanc› olaylar” olarak gösterse de ABD askerlerinin e¤itim koflular› s›ras›nda söyledi¤i “Rape and Pillage, Bu mtheVillage” yani “tecavüz et, ya¤mala, köyü yak” fleklinde sözleri olan flark› tam da Amerikan tarz›na yak›fl›r flekildedir. Yine bunun gibi Ebu Garip Hapishanesi’nde görev yapan eski bir ABD’li komutan olan Janis Karpinski kendisine “Irak’l› tutsaklar köpekler gibidir. Bir an bile kendilerinin köpekten daha üstün oldu¤una inanmalar›na izin verirseniz onlar üzerindeki kontrolünüzü kaybedersiniz” denildi¤ini itiraf etti. ‹flte tüm bunlar burada saymad›¤›m›z daha binlerce baflka

örnek ABD demokrasisinin, Amerikan tarz›n›n örnekleridir. ABD “demokrasisine” karfl› Irak’ta yaflanan direniflin göz bebe¤i olan Felluce ABD’nin yenilgisinin resmini her gün yaflanan sald›r›lar ve direnifller ile tekrar tekrar çiziyor. ‹flgalcilerin bombard›mana tuttu¤u Felluce’de soka¤a ç›kma yasa¤› vb. uygulamalarda emperyalistler aç›s›ndan çözüm getirmiyor. Her sald›r›dan sonra direniflçiler misilleme eylemleri yaparken yaflanan sokak çat›flmalar› da ABD’li askerlerin s›k›flt›¤› anlar olmaya devam ediyor. Yap›lan protesto gösterilerinde de ABD’ye öfke ya¤›yor. ‹flgalci askerlerin iflkence yaparak öldürdü¤ü Irakl›lar›n cesetlerini parçalad›klar› ortaya ç›karken burjuva bas›nda ise direniflçilerin esir ald›klar› iflgal askerlerini ülkelerinin taleplerini yerine getirmemeleri üzerine öldürmeleri “vahflet”, “terörizm” olarak veriliyor. Son olarak Güney Koreli bir esirin Kore devletinin direniflçilerin talepleri de¤erlendirmek bir yana yeni asker gönderme karar›nda ›srar etmesi üzerine öldürülmesinin ard›ndan da ayn› 盤l›klar at›ld›. Ancak burada bas›n›n pek üstünde durmad›¤› as›l önemli nokta Koreli askerin cenazesinde ailesinin as›l suçlu olarak Güney Kore devletinin iflgal yanl›s› tutumlar›n› göstermesi ve ABD)’yi suçlamas›d›r. Güney Kore’de halk›n bu olay karfl›s›nda yapt›¤› ve hükümeti protesto amac›n› tafl›yan gösteriler önemlidir.

Asgari ücret tespit edildi; Emekçilere 15 milyon zam Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun asgari ücreti belirlemek için yapt›¤› üçüncü toplant›dan emekçiler için % 5’lik zam ç›kt›. Yani asgari ücret 15 milyon art›r›ld›. Sonuç olarak 1 Temmuz 2004 tarihinden itibaren geçerli olacak net asgari ücret 318 milyon 233 bin lira oldu. Komisyonun ald›¤› % 5’lik zam karar ile 16 yafl›ndan büyük iflçiler için 423 milyon olan brüt asgari ücret, 444 milyon 150 bin liraya; 303 milyon olan net asgari ücret ise 318 milyon 233 bin liraya yükseldi. Asl›nda emekçilere bir hakaret olmaktan baflka bir anlam tafl›mayan yeni asgari ücret kimsenin derdine deva olacak gibi görünmüyor. Yaflam koflullar› her gün daha da kötüleflen, sendikalar›n yapt›klar› araflt›rmalara göre sefalet ücretinin alt›nda bir maaflla geçinmeye mecbur b›rak›lan, nerede ise açl›k s›n›r›n›n alt›nda yaflayan emekçileri hükümetin ç›kard›¤› yeni yasalarla birlikte zor günler bekliyor. Bu yasa önerilerinden bir tanesi de Sosyal Güvenlik Sistemini inceleyen Dünya Bankas›’ndan geldi. Bu uygulamaya göre hükümet art›k emekli maafllar›ndan vergi alacak. Dünya Bankas› taraf›ndan haz›rlanan “Türkiye’nin Emeklilik Sistemi ve Reform Önerileri” bafll›kl› rapora göre emekli ayl›klar› ya da prime esas ayl›klar› vergilendirilecek. Ve bu vergilendirmeler özellikle genç emekliler ve yüksek emekli ayl›klar› için geçerli olacak. Yani hükümet emeklilere kafl›kla verdi¤ini kepçe ile geri alacak. Türkiye’deki sosyal güvenlik sistemini “çok cö-

mert” olarak nitelendiren Dünya Bankas› yetkilileri ayr›ca Türkiye’de genç yaflta emekli olundu¤unu de¤erlendirmelerine ekleyerek bunun hükümete ek olarak çok fazla yük getirece¤ini, böylece mali krize yol açaca¤›n› savundu ve sonuç olarak mali krizin yükünü de emeklilere atm›fl oldu. Bu uygulamalar ayn› zamanda emekli ayl›klar›n›n t›rpanlanmas›n› da gündeme getiriyor. Emeklilik yafl›n›n yükseltilmesi ve maafllar›n t›rpanlanmas› gibi at›lacak ilk ad›mlar›n ard›ndan yukar›da da de¤indi¤imiz gibi emekli ayl›klar›n› vergilendirmeyi düflünen devlet ayr›ca tasar›n›n baflka bir maddesi ile de emeklilerin ilaç katk› paylar›n› eczanelere yat›rmalar›n› de¤il maafllar›ndan kesilmesini gündeme getiriyor. Bu uygulama ile baz› eczanelerin emeklilerden almak istemedikleri katk› paylar› devlet zoruyla emeklilerin maafllar›ndan kesilmifl olacak. IMF heyetinin ziyaretini tamamlay›p gitmesinin ard›ndan bas›na bir aç›klama yapan Devlet Bakan› Ali Babacan ise Meclis tatile girmeden önce “canla baflla” çal›fl›p söz konusu yasalar› hükümet olarak en k›sa zamanda ç›kartacaklar›n› belirtti. Halk›n belini büken yasalar›n uygulay›c›s› AKP hükümetinin Devlet Bakan› Babacan ise tüm verilere ra¤men ekonominin iyi gitti¤ini iddia etti. Asgari ücret alan bir iflçinin 1 kilo et almak için 9 saat çal›flmak zorunda oldu¤u yap›lan araflt›rmalarla kan›tlanm›flken Babacan’›n bu iddias› gülünç olmaktan ileri gitmiyor. Harb-‹fl sendikas›n›n yapm›fl oldu¤u bir araflt›rmaya gö-

re asgari ücret alan bir iflçinin 1 kilo beyaz peynir alabilmesi için 5; 1 kilo kiraz alabilmesi için ise 3 saat çal›flmas› gerekiyor. Farkl› bir deyiflle asgari ücretli bir iflçi ayl›k maafl› ile 25 kilo et; 44 kilo beyaz peynir; 76 kilo kiraz alabiliyor. 6 milyar lira ile geçinemedi¤ini iddia eden baflbakan R. Tayyip Erdo¤an’›n aksine asgari ücretle geçinmek zorunda olan emekçiler 1 kilo et için 9 saat çal›flmak zorunda. HALK DÜfiMANI YASALARA HER GÜN B‹R YEN‹S‹ EKLEN‹YOR Emperyalist efendileri için yasa üstüne yasa ç›kartarak onlara hizmet eden AKP hükümeti emekçilere gelince ise krizden dem vurmakta ve tüm yükü emekçilerin s›rt›na atmaktad›r. Bu yasalardan bir tanesi de son günlerde bas›na yans›yan Cargill’e yönelik af yasas›d›r. Kanunlara göre tar›m arazisi üzerine fabrika kurulamazken bu yasalara ra¤men Çanakkale Seramik ve Yalova Aksa fabrikalar› tar›m arazisi üzerine kurulu. Mahkeme yasalara dayanarak bu fabrikalar›n kurulufluna engel oldu¤u için AKP hükümeti bu sorunu çözmeye giriflti ve sonuç; Bu fabrikalar›n kuruldu¤u alanlar Endüstri Bölgesi ilan edilerek buralarda tüm yasalar geçersiz hale getirildi. Endüstri Bölgeleri Yasas›’nda yap›lan de¤iflikler ile de bu geliflmelere önceden haz›rl›k yapan devletin bu uygulama-

lar›na göre isteyen istedi¤i yerde (yani emperyalistler) fabrika kurabilecek. ‹srail ile Ürdün aras›nda yap›lan ABD’ye alabildi¤ine olanak sa¤layan Endüstri Sanayi Bölgeleri yasas› ile özellikle Tekstil sektöründe sömürüyü kat kat art›r›rken ay›n zamanda Cargill’e yönelik olarakta getirileri söz konusu. Yukar›da sayd›¤›m›z yerler d›fl›nda Bursa’n›n en verimli arazisinde fabrika kuran Cargill’in ç›kart›lan bu yasalar ile istedi¤i her yerde fabrika açmas›n›n önü ard›na kadar aç›ld›. Ancak IMF ve Dünya Bankas› ile yap›lan toplant›lar›n sonuçlar› sadece bu kadar de¤il. Özellikle özellefltirme sald›r›lar›n›n artaca¤›n› görmek için kahin olmaya gerek yok. Bunun yan›nda daha birçok sald›r›n›n alt›na imza atan AKP hükümetinin bu politikalar› ile emekçileri daha zor günlerin bekledi¤i de ortada.


4

2-14 Temmuz 2004

S›n›fsal Bak›fl H‹Ç B‹R YERDEN ÇIKIfi YOK, HER YER FELLUCE OLACAK! “Irak’ta kaybettiniz. Bundan sonraki mesele ne kadar afla¤›lanaca¤›n›z› seçmek olacak.” Bu sözleri eski ‹srail Baflbakan› Ehud Barak’›n ABD’nin 2 numaral› adam› Dick Cheney’ye sarf etti¤ini iddia eden, NewYorker dergisinin Pulitzer ödüllü tan›nm›fl gazetecisi Seymour Hersh (20.06.04). Ebu Garib Hapishanesi’nde yaflananlar›n deflifre edilmesinde de önemli rol oynamas›yla ad›ndan söz ettiren Hersh; bugünlerde de, Irak’›n bölünmesi hesaplar›, ‹srail’in Kürt devleti senaryolar›ndaki yeri ve iliflkileri konusunda yapt›¤› haberlerle gündem yaratm›fl durumda. Bütün bunlar sadece 30 Haziran’a kadar Irak’taki takvimle ilgili bir aciliyetten kaynaklanm›yor. Esasen takvimle ba¤l› olan da yok. Ancak tescillenmesi gereken bir reel durum var. O da emperyalistlerin Irak’ta direnifli k›ramad›klar› gerçe¤i. Her türlü iflbirli¤ine, sat›n almaya aç›k, bir faflist veya gerici devlete ait orduyu rahatl›kla da¤›tabilir, k›sa sürede bozguna da u¤ratabilirsiniz ancak Irak örne¤inde görüldü¤ü üzere milis tarz› örgütlenen, halka dayanan, halkla bütünleflen direniflçi güçlerle bafla ç›kmak, dünyan›n en ileri teknolojisi kullan›lsa da mümkün olam›yor. K›sa bir hat›rlatma yapmakta fayda var: ABD emperyalistleri, baflta ‹ngiltere’nin deste¤i olmak üzere süreç içerisinde irili ufakl› di¤er bir dizi ülkeden toplam› 160 bini aflk›n askerle iflgal etti¤i Irak’ta yüksek bir atefl gücünü uzun süre havadan uygulam›fl, onbinlerce kifliyi katletmifl daha fazlas›n› yaralam›fl, bir çok flehri harabeyi çevirerek, kabus gibi halk›n tepesine çökmüfltür. ‹lk etapta güneydeki fiii halk›n direniflini aflmak için haftalarca u¤raflm›fl, esas sorun yaflamas› beklenen aflamalar› ise rahatl›kla geçerek Ba¤dat’ta iflgali tamamlam›flt›r. KYB ve KDP’nin bafl›ndan beri iflbirli¤i, Saddam’›n kuvvetlerinin k›sa sürede da¤›lmas›, fiiilerin ilk haftalardaki direnifl sonras›nda büyük ölçüde “tarafs›z”,

“pasif” bir konuma sürüklenmesi üzerine her fleyin yolunda gidece¤i düflünülürken, ifller “hiç yoktan” ters gitmeye bafllam›flt›r. Üstelik, önce bütün önemli adamlar› birer birer yakaland›¤› sonra o¤ullar› öldürüldü¤ü ard›ndan da Saddam’›n kendisi ele geçirildi¤i halde, bunlardan ba¤›ms›z oldu¤u için direnifl h›z›ndan ve yükseliflinden hiçbir fley yitirmemifltir. Bu dehflet, terör, iflkence ortam›nda, bütün bu koflullara ra¤men karfl› koyuflun boy vermesi, geliflip güçlenmesi; Sünni Arap halk›n›n bulundu¤u bölgelere, daha fazla nüfusa sahip fiiilerin yaflad›¤› güneyden gelen destekle, direnifli, iflgalcilere kök söktürür bir hale getirmifltir. Irak’ta direniflin k›yas›ya sürdürüldü¤ü baflta Ramadi-Bakuba-Felluce üçgenindekiler olmak üzere bütün öteki flehirler, da¤l›k arazilere sahip olmad›¤› için co¤rafi bak›mdan klasik manada “gerilla savafl›”na uygun de¤ildir. Nitekim iflgalciler ilk günden beri uçak ve füze sald›r›lar›n› hiç sak›nmaks›z›n yerleflim alanlar›na yöneltmeye devam etmektedirler. Bu durum bütün zorluklar›na ra¤men, direnifli halk›n günlük yaflam›na ifller k›lmay› da beraberinde getirmifltir. Öyle ki bugün Ba¤dat’›n baz› mahallelerinde bile durum bu merkezdedir. Helikopterlerin içerilere rahat sokulamad›¤›, tanklar›n kolayl›kla tur atamad›klar›, motorize birliklerin devriye gezmeye cesaret edemedikleri bir sürece girilmifltir. ‹flgalin birinci y›l›nda bu durum, emperyalistler için geriye sayma anlam›na gelmektedir. Su yüzünde yap›lan bütün tasarruflar; anayasalar, hükümetler, seçim takvimleri, devir teslim haz›rl›klar›, vb. “k›vranma” manevras› olarak okunmal›d›r. Gizliden yürütülen as›l hesaplar ise, Irak’›n üçe befle bölünmesinden NATO eliyle yeni katliamlar tezgahlamaya kadar uzanmaktad›r. Çok anlamlar yüklemeye çal›flt›klar›, “Büyük Projeler” ile süslemeye çal›flt›klar› senaryolar›n gölgesindeki “ç›k›fl” planlar›,

TELEKOM’UN PEfiKEfi‹NE TEPK‹ T. Haber-‹fl ‹stanbul 1 No’lu fiube üyeleri, 406 say›l› Telgraf ve Telefon Kanunu’nun baz› maddelerinin de¤ifltirilmesini öngören Yasa Tasar›s›’n›n TBMM taraf›ndan onanarak Cumhurbaflkanl›¤›’na gönderilmesini protesto etmek amac›yla 24 Haziran 2004 tarihinde Avc›lar Türk Telekom Müdürlü¤ü önünde topland›. Telekom iflçilerine destek vermek amac›yla, Bas›n Yay›n ve ‹letiflim Emekçileri Sendikas› ‹stanbul fiube temsilcileri, Belediye-‹fl 2 No’lu fiube çal›flanlar›, E¤itim-Sen ‹stanbul 7 No’lu fiube üyeleri ve Büyükçekmece Türk Telekom isçilerinin yani s›ra Türkiye’de bulunan Tunus Telekom-Posta Sendikas› eski Genel Sekre-

teri Hamami Jilani de eyleme kat›ld›. Avc›lar Türk Telekom binas›na “Türk Telekom halk›n mal›d›r” yaz›l› dev pankart asan ve “Tafleronlaflmaya hay›r”, “Telekom halk›nd›r. Sat›lamaz” yaz›l› önlük giyen kitle, Avc›lar Meydan›’na do¤ru yürüyüfle geçti. “Hükümet yasan› al bafl›na çal”, “Gün gelecek, devran dönecek, AKP halka hesap verecek” sloganlar› atan kitlenin Avc›lar Meydan›’na kadar yürümesinin ard›ndan Türkçe bilmedi¤i için eylemde okunmak üzere bir mesaj yazan Jilani, “Özellefltirme sald›r›lar› bizim ülkemizde de var. Bizler Tunus’ta da aktif mücadele veriyoruz. Savafllarda tüm dünya ülkeleri gibi Tunus’u da etkiliyor. As-

38

t›pk› “girifl” hesaplar›ndaki gibi tutmayacakt›r. Bu yüzden “gizli” politik oyunlar bir kenara b›rak›lacak ve yine bölge halklar›na “kan kusturma” operasyonlar›na giriflilecektir. Yap›lan haz›rl›klar buna yöneliktir. Almanya ve Fransa’n›n yedeklenmesi için usulen teklifte bulunulmas› gerekmifltir. Bu devletleri süreçte aktif k›lman›n olanaks›zl›¤›, ABD taraf›ndan iyi bilinmektedir. NATO’nun istenilen biçimde (tam tekmil) harekete geçirilemese de yeniden canland›r›labilece¤i öngörülmektedir. ‹stanbul’da bunun ad›mlar› at›lacakt›r. Daha do¤rusu, faflist Türk devleti baflta olmak üzere bir tak›m faflist ve gerici devletlerin NATO eliyle gerçeklefltirilecek sald›r›, müdahale, iflgal ve katliamlarda oynayacaklar› roller üzerinde planlama ve görevlendirmeler yap›lacakt›r. Bunun da de¤il uzun ve orta vade, k›sa vadede dahi ç›kmaz oldu¤u burjuva stratejistler taraf›ndan bile aç›kça ileri sürülebilmektedir. Daha aç›kças›, Ortado¤u ya da çevreleyen daha genifl bir alana yönelik olarak yürütülecek askeri bir sald›r›-iflgal operasyonu, Afganistan ve Irak deneylerinin ard›ndan k›sa sürede yenilgiyle sonuçlanacakt›r. Bu yüzden öncelikle ve de özellikle Irak’tan bir “ç›k›fl” sa¤lanmak zorundad›r. Bununla beraber, di¤er emperyalist güçlerin kaydetti¤i geliflmeye paralel s›k›nt›s› artan ABD emperyalizminin “daralan dünyas›”, katlan›lmaz k›ld›¤› ezilenlerin dünyas›n› daha da karartarak ferahlamak istiyor. Bu birbirine endekslilik olgusu terazinin iki kefesindeki denge gibidir. S›n›f mücadelesinin yönünü de belirleyen bu çat›flmada, herkesin gelece¤e iliflkin “parlak” sözler etmesi bofluna de¤ildir. 21. yüzy›l›n hem “ayaklanmalar”, hem de “imparatorluk” için “alt›n ça¤” olarak öngörülmesi, bunu do¤rulamaktad›r. Emperyalizm, s›rt›n›n duvara dayand›¤›n›n fark›ndad›r. Bu, son olmasa da “esasl›” bir hesaplaflman›n yaflanaca¤›n› göstermektedir. Gelinen aflama; yarat›lan tarihsel birikim ve ayn› zamanda tükeniflin, insanl›¤› proletaryan›n önderli¤inde s›n›fs›z topluma do¤ru yöneliflin efli¤ine getirdi¤inin iflaretlerini fazlas›yla vermektedir. Emperyalist sistemin önderli¤ine soyunan ABD flahs›nda bir bütün olarak okunan

somut gerçeklik budur. Onun bütün açmazlar›, yenilgileri ve ç›kmazlar› bu genifl çerçeve içinde yorumlanmak durumundad›r. Dolay›s›yla bizim mücadeleye bu bilinç ve perspektifle as›lmam›z gerekmektedir. Bilinen ve s›k tekrarlanan anlamda uzun, sab›rl›, özverili, ›srarl› bir mücadele verilmesinden öte, kazan›lmas› mutlak bir savafltan söz edildi¤i belleklerden ç›kar›lmamal›d›r. Bu gerçekli¤in ihmal edildi¤i bütün durumlarda savafl gemisi su almaya bafll›yor demektir. Her seferinde filmin bafla sar›lmas›n› gerektiren bu durum, düflmana nefes ald›rmakta ve süreci uzatmaktad›r. Bugün bütün emperyalist fleflerin, iflkenceci katillerin suratlar›ndaki i¤renç ifade her zamankinden daha net okunuyor. Çünkü, teflhir olmufl ve yenilgiye u¤ram›fl durumdalar. Dünya halklar›n›n karfl›s›na ç›kacak yüz bulam›yorlar. Her gittikleri yerden kovuluyorlar. Kendi televizyon programlar›nda boy gösterirken bile rahat de¤iller. Art›k koruma timleri ile de¤il koruma ordular› ile dolafl›yorlar. Irak halk›n›n direnifli, de¤iflik boyutlar›yla da olsa t›pk› Vietnam gibi dünyaya çok fley göstermifl ve ö¤retmifl olmal›d›r. “Sünni Üçgeni”ndeki Felluce merkezli isyan, iflgal konvoyunu önce durdurmufl sonra da vurmaya bafllam›flt›r. Bunun bast›r›lamamas›, iflgal sürecinde k›r›lma noktas›d›r. Birçok baflka fleyin ötesinde, buradaki kritik nokta, kendi gücünün ay›rd›na varma meselesidir. Baflarabilme, becerebilme, üstesinden gelebilme, güç yetirebilme olarak s›ralayabilece¤imiz halk›n iradesini somutlama olgusu, mücadele içinde elde etti¤i deneylerle büyüyerek, bafl edilmez, “yenilmez” bir güç haline gelmifltir. ‹flgalcilere karfl› hakl› ve meflru mücadele-direnifl zemininden yükselip serpilen ve düflman›n bütün hesaplar›n› alt üst eden bu “bela”n›n son derece basit çözümlemesi budur. Bu durum önderlik ve örgütlülük durumuna göre farkl›l›k arz etmeksizin bütün kitlesel direnifllerin, “özdeneylerinden özgüven elde etme” olgusuna denk düflmektedir. ABD emperyalistleri Irak’tan ç›k›fl bulam›yor. Hiçbir yerden ç›k›fl bulamayacaklar. Girdikleri, bulunduklar› her yer bir biçimde ya Vietnam ya Filistin ya da Felluce olacak!

l›nda özellefltirme ve NATO gibi konularda sorunlar›m›z ortak. Bu yüzden mücadelelerimizi de ortaklaflt›rmal›y›z” dedi. Daha sonra kitle ad›na konuflma yapan T. Haber-‹fl ‹stanbul 1 No’lu fiube Baflkan› Levent Dokuyucu, “Hükümetler 20 y›ld›r özellefltirmelerle ekonomiyi darbo¤azdan kurtaracaklar›n› söylediler. ‘Borçlar› ödeyece¤iz, yeni kaynak yarataca¤›z’ dediler. Ama geçen 20 y›l gösterdi ki bunlar›n hepsi büyük bir yalan. Türkiye’nin borçlar› azalmad› ama daha da ço¤ald›” dedi. Özellefltirme ile iflsizlik ve açl›¤›n büyüdü¤üne dikkati çeken Dokuyucu, “Özellefltirme ile e¤itim ve sa¤l›k paral› hale getirildi, ülke kaynaklar› hortumland›, ya¤maland›, peflkefl çekildi” diye konufltu. Türkiye’nin milyarlarca dolarl›k birikiminin yabanc› te-

kellerin eline teslim edilmek istendi¤ini ifade eden Dokuyucu söyle devam etti: “Gözünü kar h›rs› bürümüfl bir avuç yabanc› tekel ve iflbirlikçilerini memnun etmek için Telekom atefle at›l›yor. ‹ktidara gelirken fleffafl›k ve sosyal taraflarla diyalog vaat eden hükümet, bu yasay› haz›rlarken sermayenin temsilcileri olan, TÜS‹AD, TOBB, MÜSIAD gibi rantiye çevrelerinin görüflünü alm›fl, biz çal›flanlar›n temsilcilerinin görüflünü alma gere¤i bile duymam›flt›r. Çal›flan temsilcilerinin talepleri gözard› edilmifltir. Bizler Cumhurbaflkan› Ahmet Necdet Sezer’in Telekom’un peflkefl yasas›n› ‘veto’ edece¤ine inan›yoruz. Cumhurbaflkanl›¤›’na yasan›n ‘veto’ edilmesi istemimizi içeren imza kampanyam›z› sürdürmeye ve toplanan imzalar› fakslamaya devam ediyoruz.” (H. Merkezi)


5

38

Marafl’ta grevde bulunan Arsan iflçileri kararl› Marafl’ta y›llar sonra ilk defa yap›lan bir grev olma özelli¤iyle daha da önem kazanan Arsan Tekstil grevini ziyaret eden okurlar›m›z›n Öz ‹plik-‹fl Sendikas› E¤itim Sekreteri Mehmet Kaplan ve iflçilerle, grevle ilgili yapt›klar› söylefliyi sunuyoruz. - Öncelikle böyle kapsaml› bir grevin ilimizde ilk oldu¤unu biliyoruz. Bu grev aflamas›na nas›l gelindi, anlat›r m›s›n›z? - Mehmet Kaplan: Grevi yapmaya adeta mecbur b›rak›ld›k. Verilen maafllar›n düflük olmas›yla birlikte (300 Milyon TL.) 15 y›ldan beridir ödenen 4 maafl tutar›ndaki ikramiyemizi geri çektiler. Bu barda¤› tafl›ran son damla oldu. Bunun üzerine biz de grev yapmaya karar verdik. Arsan Tekstil San. Tic. A.fi. grevin yaklaflt›¤›n› anlad›¤› zaman ikramiyenin 2’sini vermeyi teklif etti. Biz de bunu kabul etmedik. - Greviniz kaç gündür devam ediyor, kaç iflçi kat›ld›? Grevimiz 18 gündür devam ediyor. 699 iflçi greve kat›ld›. 129 iflçi kat›lmad›. - Grevinize yönelik halk›n, sendikalar›n ve patronlar›n tav›rlar› nas›l? Arsan fabrikas›n›n patronu iflçilerine 200 milyon vermeye raz›. Bu zihniyet neye hizmet ediyor? Bu para kendisine verilsin bakal›m kaç gün geçinebilecek. Marafl’ta sanayici yok a¤a var. A¤al›kla ve zorbal›kla bir

yere var›lmaz. Zalimin zulmü varsa mazlumun da da¤lar› var. Bu anlamda pek destek görmedik. Halk bu greve duyars›z. Direnenler sadece iflçiler ve aileleri. Bu hepimizin davas›, al›nterinin eme¤in kavgas›. - Grevde oldu¤unuz Arsan ve di¤er fabrikalarda iflçilerin sorunlar› nelerdir? Bu sorunlar›n giderilmesi konusunda ne düflünüyorsunuz? ‹flçilerin bafll›ca sorunu emeklerinin karfl›l›¤›n› alamamalar›d›r. Biz tüm gücümüzle iflçilerin haklar›n› savunaca¤›z. Avukatlar›m›z ve yöneticilerimiz burada. Arsan’da grev k›r›c›l›¤› tespit edildi ve kendilerine dava aç›ld›. Mücadelemizi yasal yollarla sonuna kadar sürdürece¤iz. - E¤er bir sonuç al›nmazsa ilerisi için neler yapmay› düflünüyorsunuz? Sonuç alaca¤›m›za inan›yoruz. Çünkü bizim kayb›m›z günde 10 milyon, patronun ise milyarlar. Bu flehri yaksalar bizim sadece kaybedecek yorgan›m›z var. Bu noktada Arsan sahipleri kaybedeceklerini düflünsün. Kimsenin

Arsan Tekstil iflçileri haklar› için yürüdü ‹kramiye hakk›n›n gasp edilmek istenmesine karfl› bafllatt›klar› grevde 22. günü geride b›rakan Marafl Arsan Tekstil iflçileri, seslerini duyurmak için miting düzenledi. 17 Haziran tarihinde Hasan Sukuti Tükel Meydan›’nda toplanan Arsan Tekstil iflçileri, Haf›zali Meydan›’na do¤ru yürüyüfle geçtiler. “Bu yolda ölmek var,

dönmek yok”, “Eme¤imiz okyanus, istedi¤imiz bir damla” yaz›l› pankartlar› tafl›yan iflçiler, “Susma, sustukça s›ra sana gelecek”, “‹flçiyiz, hakl›y›z, kazanaca¤›z” vb. sloganlarla tepkilerini dile getirdiler. Yaklafl›k 1000 kiflinin kat›ld›¤› yürüyüfle siyasi partiler ve sendikalar da destek verdi. (Ankara)

Emekçinin Gündemi KONFEDERASYONLARIN NATO’YU PÜSKÜRTME PLANLARI HAYATA GEÇ‹R‹LD‹(!) Ülkemizde gerçeklefltirilen tarihi NATO toplant›s›na karfl› bu döneme özgü oluflturulan birlikteliklerin içinde iflçi konfederasyonlar› da “yer ald›”. Zirveye birkaç gün kala eylem program›n› haz›rlayan ve bunu da gösteriflli bir bas›n toplant›s›yla kamuoyuna sunan D‹SK, flube temsilcileriyle ABD konsoloslu¤una siyah çelenk b›rakarak tarihi sorumlulu¤unu yerine getirmenin rahatl›¤›yla, aç›klama yapt›. Kendisini ayn› zamanda BAK içinde de ifade eden D‹SK ve KESK yapt›klar› bas›n aç›klamalar ile emekçilere “bak›n böylesi tarihi bir dönemde gerekeni yapt›k” mesaj›n› iletmeyi de ihmal etmediler. Yap›lan aç›klamada ilginç olan “bir dizi yerde bildiri da¤›t›m›, Ankara mitingine kat›l›m” çal›flmalar› ve bu plan›n ayr›nt›lar›n›n yer ald›¤› uzunca eylem takviminin aç›klamas›n›n yan›nda zirve günü olan 28-29 Haziran tarihlerinde ne yap›laca¤›na iliflkin net bir ça¤r›n›n olmamas›. Yani en kritik günlere dair net bir durufl olmayacak, di¤er bir ifadeyle dünya ezilenlerine yönelik yap›lacak sald›r›lar›n karar alt›na al›naca¤› günlerde D‹SK, sadece geliflmeleri izleyecek. Zirve günlerinde ifl b›rakma, ifl yavafllatma, zirve alan›na emekçileri yönlendirme gibi sak›ncal›(!) gündem maddeleri belli ki ne D‹SK’in ne de KESK’in gündeminde. 1 May›s 2004’te Saraçhane’de kürsüde aç›klama

yapan KESK baflkan› Sami Evren hat›rlanaca¤› üzere NATO’yu ‹stanbul’a sokmayacaklar›n›(!) duyurmufltu. Ayn› Sami Evren zirve günlerinde planlanan bir eylem malzemesinin kuca¤›nda patlamas› sonucu flehit düflen bir devrimci için “terörist” tan›mlamas›na, eylem için de “NATO’cular›n ifline yarar” aç›klamas› yapmaktan da geri durmam›flt›r. Öyle görünüyor ki konfederasyonlar›n NATO’yu ülkeye sokmama planlar› kamu emekçilerini zirvenin yap›laca¤› günlerde sendikalar›n merkez binalar›n›n önünde toplanarak aç›klama yap›lmas›yla s›n›rl› kalacak. D‹SK yak›n bir zaman önce gerçeklefltirdi¤i kongresinde emekçilerin gözünü doldurmak için “NATO’ya geçit vermeyece¤iz” and›n› içmiflti. Ve ne gariptir ki verilen bu sözlerin üzerinden aylar geçmesine dahi f›rsat kalmadan D‹SK tarihi “NATO program›”n› aç›klad›. Ve bu program›na iliflkin de “tarihi prati¤ini” hayata geçirdi(!) Türk-‹fl yönetimi ise ülkemizdeki en büyük iflçi konfederasyonu olmas›na ra¤men D‹SK ve KESK gibi deyim yerindeyse namusu kurtaracak tek bir aç›klama dahi yapmad›. Elbette ki bu de¤erlendirmeyi Türk-‹fl’e ba¤l› devrimci, demokrat flubelerin yapt›klar› eylemleri ve NATO karfl›t› eylemlere döviz ve sloganlar›yla kat›lanlar› d›fl›nda tutarak yapmak gerekir. Bu her üç konfederasyon içinde geçerlidir. Bu sendikalar Türk-‹fl’in yöneti-

2-14 Temmuz 2004 ma¤duriyetini istemeyiz, sadece eme¤imizin karfl›l›¤›n› istiyoruz. - Gördü¤ümüz kadar›yla iflçi arkadafllar›n morali çok yüksek, bunu neye ba¤l›yorsunuz? ‹flçi arkadafllar›m›zla bire bir konufluyoruz. Sabah 8’den akflam 8’e kadar buras› aç›k. Kendileriyle bire bir ilgilenip sohbet ediyoruz. Tüm yöneticilerimizle birlikte iflçilerle nöbetteyiz. - Bizden bekledikleriniz nelerdir? Sesimizi duyuramad›¤›m›z› söylüyorlar baz› kifliler. Onca eylem yapt›k yar›n da bir mitingimiz olacak, elimizden gelen her fleyi yap›yoruz bu anlamda. Kimsenin mal›nda mülkünde gözümüz yok. Ma¤duriyetimizin giderilmesini istiyoruz. Bunun için sizden destek bekliyoruz. “YAPTI⁄IMIZ GREV MARAfi’TA B‹R KIVILCIM” - Kaç senedir bu fabrikada çal›fl›yorsunuz? Arsan Tekstil iflçisi(Velite Karalar): 810 y›ld›r burada çal›fl›yorum. - Greve gitme nedeninizi bir de sizden ö¤renebilir miyiz? Hakk›m›z› almak için buraday›z. - Marafl’ta ilk defa greve gidiyorsunuz, ne hissediyorsunuz? Bizim buradaki amac›m›z macera de¤il. Bizim de gelece¤e yönelik planlar›m›z vard›. Ama hakk›m›z gasp edildi. Çolu¤umuzun çocu¤umuzun r›zk›n› korumak zorunday›z. Marafl’ta art›k her fley ray›na oturmufl, 36 bin tekstil iflçisi sindirilmifl. A¤z›ndan ekme¤i al›nm›fl. Bizim bu grevimiz Marafl’ta bir k›v›lc›m. Greve bafllad›ktan sonra Hanifi Öksüz bizim eme¤imize 200 milyon de¤er biçmiflti, bu bizi daha da kamç›lad›. Burada iflçi dayan›flmas› çok güçlü, bunu kimse k›ramaz. - Sizin gibi, ülkemizde ve dünyada hakk›n› alabilmek için mücadele veren iflçilere bu-

radan ne söylemek istersiniz? Biz öz sermayemizden yanay›z, bu yaflananlar IMF’den ba¤›ms›z de¤il. Bizim devletin IMF’ye avuç açmas›ndan utan›yorum. IMF’den nefret ediyorum. Ayr›ca 27-28 Haziranda’ki NATO Zirvesini de istemiyorum. Tüm halk›m›zdan buna tepki göstermesini bekliyoruz. - Bizden iste¤iniz var m›? Bizim s›k›nt›m›z medya bize destek vermiyor. Hepsi (boyal› medya) bir patrona ait. Yok Televole, yok Biri Bizi Gözetliyor ama bizden bir haber yok. En son örnek Star gazetesi ve televizyonu kendi ç›karlar› için iflçileri kulland›. fiimdi de biz grevdeyiz bizi de gösterse ya. Yapt›klar› 盤›rtkanl›klar› ile bizi polisle, jandarmayla karfl› karfl›ya getiriyorlar. Onun için sizden sesimizi duyurman›z› bekliyoruz. - Burada iflçi örgütlülü¤ü ve eylemlilikleri çok az bunu neye ba¤l›yorsunuz? Ve bunun için ne yap›lmal›? Örgütlenmek gerekiyor ayr›ca halk›m›z çok cahil. Halk›m›z› bu cehaletten kurtarmak gerekiyor. Bir defas›nda mahallede yapt›¤›m›z konuflmada mahalle halk› bize “niye greve gidiyorsunuz, ifl veren size böyle eder flöyle eder” dediler. Halk›n ç›kan yasalardan haberi bile yok. ‹flçi Yasas›, Kamu Reformu ve özellefltirme bunlar nedir? Bize ne faydas› var? Halk bunu sorgulam›yor. - Son olarak eklemek istedi¤iniz bir fley var m›? Ayr›ca enflasyon düfltü diyorlar. Bu bize hiç yans›m›yor. Asgari ücret yükselsin karn›m›z doysun ki biz buna inanal›m. Baflka da bir fley istemiyoruz. Bu sene Arsan Center aç›ld›. ‹çinde sinema, bowling, yüzme havuzu vb. fleyler var. fiehrimiz için sözde e¤lence yeri açm›fl. Ama bize gelince param›z yok diyorlar. Bu ikiyüzlülüktür. (Marafl)

minden ba¤›ms›z olarak mevcut niteliklerine ve sorumluluklar›n› yerine getirme çabas› ile hareket etmifllerdir. Ancak tüm bunlarla birlikte Türk-‹fl yönetiminin gelifltirdi¤i sessiz tablo toplumun en genifl kesimine yans›yan taraf olmufltur. D‹SK, KESK ve Türk-‹fl içindeki devrimci sendikal anlay›fllar›n hat›r› say›l›r düzeyde örgütlü bulunmamalar› maalesef kamuoyuna yans›yan bu vahim tablonun de¤ifltirilmesinin önüne geçememifltir. Bu tarihsel süreçte bu üç konfederasyonun tarihe düfltükleri not yukar›da anlatt›¤›m›z çerçevede olmufltur. Bu geliflmelerin gölgesinde kalan di¤er bir önemli geliflmede IMF heyetinin ülkeye yapt›¤› ziyaretin ard›ndan iflçi ve kamu emekçilerinin maafllar›na 15 milyon gibi, tan›m› zor bir zam yap›lmas›d›r. Ekonominin düzeltilmesi ve gerekli olan k›s›tlamalar›n yap›lmas› için talimat veren heyetin daha oturduklar› koltuklar so¤umadan emirleri yerine getirildi. Bu emirlere göre emekliler ald›¤› maafl›n mükafat› olarak devlete vergi ödeyecek. Kendisine ödenen maafl›n bir bölümünü devlete vergi olarak geri verecek. Türkiye’yi ziyaret eden heyetle görüflen Türk-‹fl yöneticileri ülke ekonomisi hakk›nda yap›lan bilgilendirmenin yan› s›ra, “gerekenin yap›laca¤›” mesaj›n› da tüm bu görüflmeler sürecinde iletmifllerdir. Geçti¤imiz hafta ücret belirleme komisyonunun yapt›¤› toplant›y› onurland›ran Türk-‹fl yönetimi yüzde 5’lik zamm›n yap›laca¤›n› ö¤renince “tepkisini” göstermek için pazarl›k masas›ndan kalkm›flt›r. Sendikalar›n bu zam karfl›s›nda gösterecekleri tepkileri ise flimdiden görüyor ve du-

yuyor gibiyiz. “Sefalet ücretini kabul etmiyoruz” sloganlar› Ankara meydanlar›nda NATO zirvesinin ard›ndan önce sendika yöneticileriyle, ard›ndan iflçilerin tepkisini de ifade etmesi gerekti¤i anlay›fl›ndan hareketle onlar›nda tepkilerini ifade edecekleri bir zeminde bu ve benzeri sloganlar at›lacak. Sonra m›? Sonra devlet IMF direktiflerine uygun olarak di¤er sald›r›lar›n› uygulamaya sokacak. Üstelik sendikalar›n tüm kararl› mücadelesine ra¤men(!) Daha öncede birçok kez belirtti¤imiz gibi emekçilere yönelik bu kapsaml› sald›r›lar›n püskürtülmesi noktas›nda mevcut sendika bürokrasisi ile yürümek de¤il, devirmek as›l hedef olarak flekillenmek durumunda. Devrimci sendikal anlay›fllar›n yönetimlere gelmemesi için özel çaba sarf eden sendikal bürokrasiye karfl› taban›n genifl örgütlenmesi ile yarat›lacak güç ile, sendikal bürokrasiyi en genifl emekçi kesimlere teflhir ederek bu süreci iflletmek ertelenemez bir görev olarak karfl›m›zda durmaktad›r. Gerek 1 May›s, gerekse de NATO süreci bu konfederasyonlar›n niteli¤ini anlamak aç›s›ndan oldukça önemli tarihsel pratik süreçlerdir. ‹flçi s›n›f› ve kamu emekçilerinin mücadelesinin evrilmek istendi¤i nokta bugün IMF masalar›nda yap›lan pazarl›klarla ortadad›r. Bu duruma müdahale ise ancak bizimle, bizim örgütlü gücümüzle mümkün. Emperyalistlerin uygulad›klar› ve uygulayacaklar› her türlü sald›r› politikalar›na geçit vermeyecek olan ancak iflçi ve emekçilerin mücadelesi olaca¤› bir gerçektir. Bu bilinçten hareketle örgütlenme çal›flmalar›na daha fazla yo¤unlaflmak durumunday›z.


2-14 Temmuz 2004

38

6

Devlet, Akkuyu Nükleer Santralini tekrar gündeme getiyor 1974 y›l›nda yap›m karar› al›nan ancak 2000 y›l›nda santralin ihalesini alacak flirketlerin anlaflamamas› ve çevre örgütlerinin tepkileri üzerine yap›m› iptal edilen Akkuyu Nükleer Santrali’nin yap›m› AKP hükümeti taraf›ndan yeniden gündeme getirildi. Bir yandan yeni yasalar ç›kartarak orman alanlar›n›n dahi kiralanmas›na yani peflkefl çekilmesine olanak veren hükümet bir yandan da unutturmaya çal›flt›¤› konular› gizli kapakl› tekrar gündeme getiriyor. Akkuyu Nükleer Santrali’nin yap›m›na karfl› ç›kan çevreciler ve demokratik kitle örgütleri tüm di¤er etkilerinin yan›nda ayr›ca deprem riskini de tart›flarak Nükleer Santral’›n yap›m›n› engellemeye çal›fl›yor. Bu kurumlar yapt›klar› araflt›rmalara dayanarak Akkuyu’nun 25 kilometre yak›n›nda bulunan Ecemifl fay hatt›nda meydana gelebilecek olas› bir depremde yeni bir “Çernobil facias›”n›n yaflanaca¤› uyar›s›nda bulundular. Yaflanan Çernobil facias›n›n

etkileri henüz yeni yeni ortaya ç›karken ve özellikle Karadeniz Bölgesi’nde kanser vakalar›nda yaflanan art›fl rakamlarla ortada iken devletin bu giriflimi halka ne kadar de¤er verdi¤inin bir ispat›d›r. AKP hükümetinin seçim beyanlar›nda da bulunan nükleer enerji santralleri projesi seçimlerin ard›ndan hemen gündeme getirildi. 2002 y›l›n›n Aral›k ay›nda bir aç›klama yapan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan› Hilmi Güler, nükleer santrallerin yap›m›n› programlar›na ald›klar›n› söylemiflti. Geçti¤imiz May›s ay›nda kat›ld›¤› bir toplant›da konuflan Güler, Akkuya’da nükleer santral çal›flmas›na yeniden bafllanaca¤›n›n sinyalini de vermiflti. Güler’in, “Fransa baflta olmak üzere birçok geliflmifl ülkede nükleer enerji kullan›l›yor. Bu yar›flta mutlaka yerimizi almam›z gerekiyor” demesi bunun göstergesidir. Daha net ifadeler kullanmaktan da çekinmeyen Güler Akkuyu’yu da hedef göstererek “Nükleer santralin yeri konusundaki çal›flmalar sürüyor. Daha önce santralin

kurulaca¤› yer olarak tespit edilen ve çevreci gruplar›n karfl› ç›kt›¤› Mersin’deki Akkuyu bölgesi de alternatiflerden biri olarak gündemde” demiflti. Daha önce Akkuyu Nükleer Santrali Projesi ihale aflamas›nda iken yap›lan incelemelerde deprem olgusu incelenip risk oran› olmad›¤› aç›kland›¤› halde; Dokuz Eylül Üniversitesi Ö¤retim Üyesi Profesör Sungu Gökçen ve arkadafllar›n›n yapt›¤› incelemelerde, Akkuyu’nun 25 kilometre bat›s›ndaki Ecemifl Fay Hatt›’nda hareketlilik saptand›. Gökçen ve arkadafllar›, incelemelerinin ard›ndan fay hatt›ndaki en küçük bir k›r›lman›n Akkuyu’da çökmeye ve burada kurulu olan bir nükleer santralin nükleer bir faciaya sebep olaca¤› yönünde rapor tuttu. Mersin Çevre Gönüllüleri Derne¤i Baflkan› Osman Koçak, Türkiye’nin ek enerji üretim kapasitesine ihtiyac› olmad›¤›na dikkat çekerek, nükleer santrallerinin kurulmas›n› isteyen uluslararas› sermayenin yerelde tekel açmak istedi¤ini söyledi.

Çernobil’de yaflananlar› örnek veren Gürbüz, Çernobil’den kaynaklanan radyoaktif serpintinin 160 bin kilometre kare topra¤› kirletti¤ini, en az 9 milyon insan› etkiledi¤ini, 400 bin kiflinin evinden olmas›na neden oldu¤unu hat›rlatt›. Gürbüz radyoaktif serpintinin zararlar›n› da flöyle s›ralad›: “Çocuklardaki tiroid kanserleri 100 kattan fazla artm›flt›r. Kazan›n Ukrayna, Beyaz Rusya ve Rusya’ya maliyeti; 352 milyar dolar olarak hesaplanm›flt›r. Riskin yüzde kaç oldu¤u de¤il, ald›¤›n›z risk büyüklü¤ü önemlidir. Bugün hiçbir sigorta flirketi bir nükleer facian›n sonuçlar›n› sigortalam›yor. ‹nsan hayat›na, Türkiye’nin ekonomisine tamir edilemeyecek böyle bir riski, baflka seçeneklerimiz varken neden alal›m?” Almanya, ‹sveç, ‹talya, Avusturya ve ‹spanya gibi geliflmifl ülkelerin nükleer santrallerle ilgili planlar›n› iptal ettikleri gibi mevcut santrallerini kapat›p nükleersiz bir enerji politikas›na yöneldiklerini dile getiren Gürbüz, yenilenebilir enerji kaynaklar›n›n Türkiye’nin iflsizlik sorununu çözmesine de yard›m edece¤ini söyledi. (H. Merkezi)

Yanlışın faturası köylüye ödetiliyor Köylüye ödenen DGD’lerin Samsun’daki karmaflas› bir raporla ortaya konuldu. 2003 y›l› ödemelerinin bafllamas›yla sorunlar artm›fl ve özellikle Sal›pazar› ilçesinde arazi kay›tlar›n›n tutulmas›ndaki kar›fl›kl›klar›n ortaya ç›kmas›yla köylü ma¤dur olmufltu. Köylünün ma¤duriyetini gazetemizde de aktarm›flt›k. Tar›m ve Köy ‹flleri Bakanl›¤›’nca araflt›rma yap›lm›fl ve soruflturmada DGD ödemeleri ile ilgili 2002-2003 y›llar›na ait çiftçi kay›tlar›na göre Tar›m ‹l Müdürlü¤ü’nce düzenlenen arazi kay›tlar›nda iki y›l aras›nda büyük farklar›n oldu¤u ortaya ç›km›flt›. Bu konuda sorumlulu¤unu kabul etmeyen yetkililer, olay›n faturas›n› köylüye ve köy muhtarlar›na yüklemifllerdi. Sal›pazar› ilçesi Köy Muhtarlar› Derne¤i bu sorumlulu¤u kabul etmeyerek sorunlar›n çözümü için sorunu Samsun milletvekillerine dahi götürmüfl fakat bir cevap alamam›flt›. Tar›m ve Köy ‹flleri müfettifllerinin araflt›rmas› sonucu ortaya ç›kan raporda Samsun merkez ilçe dahil Tekkeköy, Havza, Sal›pazar› ilçelerinde köylülerin yapm›fl olduklar› müracaatlarla ilgili yap›lan incelemelerde, birçok belge eksik olmakla birlikte, fazla ödeme yap›lan arazilerin evraklar›n› teslim alan personelin isim ile imzalar›n›n dahi olmad›¤› ortaya ç›kt›. Rapora göre

Köylünün tar›m arazisi büyüklü¤üne göre çiftçi kayd› oluflturularak ödeme ya- geçirilen dosyalarda, DGD ödemelerine esas p›lan DGD’de hatas›n› kabul etmeyen yetkililerin sorumsuzlu¤unu, alm›fl oldu¤u olan arazi miktar›nda her iki y›l aras›nda 31.502 dekarl›k fark›n bulunmas› çeliflkilere 2002 y›l› DGD paralar›n› geri ödemek zorunda b›rak›lan köylü ödemektedir.

Sal›pazar› ilçesinde toplam tar›m alan› 208.286 dekar alanda DGD ödemeleri esas al›n›rken 2002 y›l› için 5.575 köylüye toplam 219.078 dekar arazi karfl›l›¤›nda DGD öde-

meleri yap›lm›fl, 2003 y›l› için de 6.006 çiftçiye toplam 185.576 dekar arazi karfl›l›¤›nda ödemeler yap›lmas› öngörülmüfl. ‹l Tahkim Komisyonu taraf›ndan bir kez daha gözden

yol açarken; 2002 y›l›nda fazla ödemenin yap›ld›¤› iddias› ile tespit edildi¤i durumda fazla ödemelerin yap›ld›¤› köylülerden fark›n tahsil edilmesi yönünde ifllem yap›lmas› öngörülüyor. Raporda baz› köylülerin arazi tespitlerinin sa¤l›kl› yap›lmad›¤›, her iki y›l aras›nda arazilerin farkl› rakamlar› içerdi¤i vb. bilgilerin bulunmas›, dosyalar› teslim alan personelin isim ve imzalar›n›n bulunmad›¤› saptanm›flt›r. Haz›rlanan raporla ilgili, Tar›m ve Köyiflleri Bakanl›¤› Teftifl Kurulu Baflkan Yard›mc›s› Akif Bahad›r, devlet memuru oldu¤u gerekçesinin ard›na gizlenerek herhangi bir aç›klama yapamayaca¤›n› belirtti. Köylünün tar›m arazisi büyüklü¤üne göre çiftçi kayd› oluflturularak ödeme yap›lan DGD’de hatas›n› kabul etmeyen yetkililerin sorumsuzlu¤unu, alm›fl oldu¤u 2002 y›l› DGD paralar›n› geri ödemek zorunda b›rak›lan köylü ödemektedir. Bu soruna maruz kalan köylüler gazetemizin önceki say›lar›nda yer verdi¤imiz üzere ma¤duriyetlerinin bir çözüme ulafl›lamad›¤›ndan ve sahiplenilmediklerinden flikayetçiler. (Samsun)


7

38

2-14 Temmuz 2004

NATO’ya uflakl›k, halka eziyet sürüyor ‹zmir’in Bergama ilçesinde 1990 y›l›ndan bugüne dek 14 y›ld›r alt›n arama faaliyeti sürdüren ve insanlar›n ölümüne, hastalanmas›na sebep olan kan emici flirketin çevreye saçt›¤› kirlilikler her geçen gün art›yor. Mahkemece alt›n aramas› yasaklanan ancak uluslararas› baz› anlaflmalardan ve hükümetin duyars›zl›¤›ndan destek alan ve birçok kez isim de¤ifltiren Normandy flirketi üretimini sürdürüyor. En son dünyan›n en büyük alt›n flirketi olan Newmont’un eline geçen eski Eurogold flirketi ve ard›ndan ad› Normandy olan flirketin faaliyetleri sonucu bir çevre kirlili¤i daha ortaya ç›kt›. Bergama’ya ba¤l› Ovac›k, Çamköy ve Narl›dere köylerinin ortas›nda bulunan tepede faaliyetlerini sürdüren Normandy burada bulunan zeytin ve çam a¤açlar›n› da kesmifl ve halk›n tek geçimi olan zeytincili¤e de darbe indirmifltir. Normandy’nin faaliyetleri sonucu halk›n içme suyu da tehlikede. Yap›lan araflt›rmalara göre içme suyundaki arsenik oran›n›n, olmas› gereken limitlerin tam 25 kat› oldu¤u ve bunun da hayati tehlike oluflturdu¤u aç›kland›. Daha önce ‹zmir’deki çevre kurulufllar› Cumhurbaflkanl›¤›, Baflbakanl›k ve Çevre Bakanl›¤›’na gönderdikleri bilgilerde; * Toprakta zarars›z olarak bulunan arsenik, çinko, kurflun, civa, antimon gibi maddelerin siyanürden kaynakl› çözülüp, zararl› hale gelece¤i, * Bunlar›n topland›klar› at›k baraj›ndan

zamanla s›z›p çevre kirlili¤ine yol açaca¤›, * Ve bunlar›n köylülerin sa¤l›¤›nda tedavisi olmayan hastal›klara yol açaca¤› vurgulanm›flt›.

Bergama’da içme suyuna zehir kar›fl›yor Bergama’ya ba¤l› Ovac›k ve So¤anl› köylerinde içme suyuna kimyasal maddelerin kar›flt›¤›n›n ortaya ç›kmas› üzerine konuyla ilgili Cumhurbaflkanl›¤› ve Baflbakanl›¤a bir heyet gönderen üniversite yetkilileri ad›na aç›klama yapan E.Ü T›p Fakültesi Halk Sa¤l›¤› Ana Bilim Dal› Uzman› Prof. Dr. Ali Osman Karababa cevap alamad›klar›n› da sözlerine ekledi. Bergama’ya giderek Ovac›k köylüsüne hitap eden heyet baflkan› Prof. Dr. Ali Osman Karababa, “Biz yapt›¤›m›z araflt›rmalar ve tetkikler neticesinde köyün içme sular›na arsenik kar›flt›¤›n› tespit ettik. Burada ‹zmir’de bulunan tüm meslek odalar› ile birlikte bir rapor haz›rlad›k ve Cumhurbaflkanl›¤›’na ve Baflbakanl›’¤a gönderdik. Ancak su ana kadar olumlu bir yan›t alm›fl de¤iliz” dedi. Karababa’n›n ard›ndan köylüler ad›na bir konuflma yapan Oktay Konyar, halk sa¤l›¤›n›n “üç kurufla sat›ld›¤›n›” belirtti.

MALATYA’DA KÖYLÜLER EYLEM YAPTI Malatya Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan fabrika at›klar›n› temizlemek için kurulan At›ksu Ar›tma Tesisi yeteri kadar ar›tma yapmad›¤› için çevre köyler bir araya gelerek eylem yapt›lar. 16 Haziran 2004 tarihinde kepçe ve traktörleri ile kanallar› kapatmaya çal›flan köylüler bu kanallardan gelen at›k su yüzünden köylülerin hastaland›¤›n›, a¤açlar›n kurudu¤unu, hayvanlar›n öldü¤ünü dile getirerek tepkilerini gösterdiler. Köylülerden Hac› Yusuf Nergiz a¤açlar›n kurudu¤unu belirterek “benim 160 kay›s›m kurudu. Komflumun 13 bafl hayvan› telef oldu. 20 y›ll›k eme¤im bofla gitti” dedi. ‹zzet Erol isimli köylü ise “gidip sa¤l›k merkezine sorabilirsiniz, çocuklar›m›z hep hasta oldu su yüzünden. Ben bu suyu istemiyorum” dedi. Muharrem Kaplan isimli köylü ise kendisinin Almanya’dan gelen bir mühendis ile tesisin içini gezdi¤ini, içerden al›nan suya yap›lan analiz sonucu suyun kansorejen madde içerdi¤inin ortaya ç›kt›¤›n› belirtti ve “bu at›klar›n geldi¤i fabrika sahiplerinin bunun maddi külfetini karfl›lamas› laz›m. Biz bu suyu istemiyoruz ve kanal› kapataca¤›z” dedi. (H. Merkezi)

Bu uyar›lar 1992 y›l›ndan günümüze kadar yap›l›rken geçti¤imiz günlerde Ege Üniversitesi Kimya Bölümü Ö¤retim üyelerinin yapt›¤› incelemeler sonucu y›llar önce yap›lan tespitlerin pratikte gerçekleflti¤i belirtildi. Ege Üniversitesi’nde yap›lan analizlerde Bergama’daki içme sular›n›n arsenik oran›n›n 25 kat fazla oldu¤u tespit edildi. Yanl›fll›k olmas› ihtimaline karfl› ikinci kez yap›lan incelemede de ayn› sonuçla karfl›layan ö¤retim üyeleri “ne yaz›k ki beklenen oldu. At›k baraj›ndaki a¤›r metaller baraj› aflarak suya ve topra¤a bulaflm›flt›r. Ve büyük bir felaket oluflmufltur. Bu durum sonucu 10-15 y›l içinde insanlarda ciddi hastal›klar görülecektir” dediler. Yap›lan aç›klamaya göre ise hastal›klar flunlar; Cilt kanseri, sinir sisteminde duyu azalmas›, anemi, akci¤er, karaci¤er, lenf dokusu ve kan kanserleri, kalp yetmezli¤i, gebelik s›ras›nda düflükler ve anormal bebekler.

Yaflanan bu geliflmeler yetkili bilimciler taraf›ndan Ovac›k köyü kahvesinde köylülere anlat›l›rken Normandy ve ‹zmir Bölge H›fz›s›hha Enstitüsü imzalar›n›n bulundu¤u karfl›t raporda Ovac›k köyü muhtar›na ulaflt›r›ld›. Raporda arsenik oran› 0.003 mg/l olarak gösterilirken adeta ö¤retim üyelerinin bilimsel araflt›rmalar› yalanlanmaya çal›fl›ld›. Bunun üzerine aç›klama yapan Prof. Dr. Gürel Niflli H›fz›s›hha’n›n inceledi¤i numunelerin su kaynaklar›ndan de¤il de kendi belirledikleri kuyulardan al›nd›¤›n› ve bunun gerçekleri yans›tmad›¤›n› belirtti. Normandy’nin daha önce de yalan raporlarla gerçekleri gözledi¤ini henüz unutmam›flken yap›lan bu manevra da insan yaflam›n›n hiçe say›ld›¤›n› gösteriyor. Emperyalistler tekeller bugüne kadar insan yaflam›na hiç de¤er vermemifltir. Biz bunu Japonya’ya at›lan atom bombas›ndan, Filistin’de, Irak’ta yaflanan insan k›y›mlar›ndan biliyoruz. Bugün ise kârlar›na daha fazla kâr ekleme çabas›nda olan Normandy’den de bu duyarl›l›k beklenemez. Emperyalizmin yeminli uflakl›¤›n› yapan AKP hükümeti de emperyalizme uflakl›kta hiç taviz vermezken bu sorun geçmiflte oldu¤u gibi sisteme ve onlar›n efendilerine karfl› Bergama halk›n›n verece¤i mücadeleyle afl›lacakt›r. Bugün NATO Zirvesine milyarlarca dolarla haz›rlanan uflak AKP hükümeti Türkiye emekçi halk›n›n yaflam›n› görmezden geliyor. (‹zmir)

Bergamal›lar bitmeyen yol çal›flmas›na isyan etti ‹zmir Çanakkale yolunun Bergama yak›nlar›nda iki y›l› aflk›n süredir bitirilmeyen duble yol çal›flmas›n› protesto eden köylüler ve minibüs floförleri yolu iki saat süre ile trafi¤e kapatt›. Normandy Alt›n Madeni’nin de bulundu¤u yol üzerinde yaklafl›k iki y›ld›r devam eden çal›flma yüzünden neredeyse her gün kaza oldu¤unu dile getiren köylüler “Yeni yoldan vazgeçtik eski yolumuzu istiyoruz” pankart› açt›lar. Üst k›yafetlerini ç›kartarak yüzlerini siyaha boyayan köylüler yüzlerindeki siyah boyay› devletin ay›b›n›n kendi yüzlerine yans›mas› olarak anlatt›lar. Eylemde konuflan Oktay Konyar devletin bu ay›b›n› temizlemesi gerekti¤ini söyledi. Ard›ndan konuflan Dikili Bergama Minibüsçüler Kooperatifi Baflkan› Murat Güven de her gün çal›flma yüzünden kaza yapma riski yaflad›klar›n› belirterek sözlerini noktalad›. Eylemin ard›ndan olay yerine gelen jandarma eyleme kat›ld›¤›n› tahmin etti¤i minibüs floförlerinin ruhsatlar›na el koydu. Ard›ndan Murat Güven ve Oktay Konyar gözalt›na al›nd›. (H. Merkezi)


2-14 Temmuz 2004

38

8

‹flkencenin biçimi de¤iflti, kendisi devam ediyor Türkiye’de insan haklar› ihlalleri, iflkence, yarg›s›z infazlar bafl gündem maddeleri olagelmifltir. Ancak son zamanlarda devletin de yönlendirmesiyle ve yap›lan göstermelik de¤iflikliklerle bu ihlallerin kalkt›¤› ya da çok aza indi¤i yan›lsamas› yarat›lmaktad›r. Bu konuyla ilgili Av. Muharrem fiahin’in görüfllerini ald›k.

-Kendinizi tan›t›r m›s›n›z? -Ad›m Muharrem fiahin. Diyarbak›r Barosu’na kay›tl› olarak 3 y›ldan bu yana serbest avukatl›k yap›yorum. -Genelde Türkiye’de özelde Türkiye Kürdistan›’nda iflkence ile ilgili düflünceleriniz nelerdir? -‹flkence bugün bütün dünya kamuoyu taraf›ndan insanl›k suçu olarak kabul edilmektedir. Ben öyle görüyorum. ‹flkence Türkiye’de uzun y›llar önüne geçilemez hak ihlalleriyle günümüze kadar gelmifltir. Tabi daha sonra iflkence çok daha a¤›r bir flekilde ve sistemli olarak uyguland›. Çok ayr›nt›ya girmek istemiyorum. Fakat baz› iflkence yöntemlerine de de¤inmek istiyorum. Bunlar baflta kad›nlara yönelik tecavüz ve tacizlerdi. Erkeklerin ç›r›lç›plak soyularak köy meydanlar›na ç›kar›lmalar›, elektrik verme, filistin ask›s›, k›fl›n so¤uk su dolu ko¤ufllarda ç›plak olarak bekletme, foseptik çukurlar›na atma, yalanc› infaz yapma bunlar çok s›k uygulanan iflkence yöntemlerinin bafl›nda gelenlerdi. Bir de iflkencenin hapishane k›sm› vard›. Bu tarifsizdi, hiçbir zaman unutulamad›. Halen çok yo¤un olarak konuflulmaktad›r. Hapishanedeki siyasi mahpuslara ilkel dönemlerde dahi yap›lmayan iflkenceler yap›ld›. Yap›lan iflkenceler neticesinde insanlar bedenlerini atefle verip, kendilerini yakt›lar, ölüm oruçlar›nda öldüler. Bu iflkencelerin en yo¤un uyguland›¤› hapishanelerin bafl›nda Diyarbak›r Hapishanesi geliyordu. Bununla da yetinilmedi, hapishanelerde katliamlar yap›ld›. Diyarbak›r, Ulucanlar, Ümraniye hapishanelerinde iflkence vahfleti sonucunda onlarca mahpus katledildi. ‹lk etapta akla gelen iflkence olaylar› ve yöntemleri baflta bölge olmak üzere Türkiye’deki iflkence uygulamalar›n› tüm ç›plakl›¤›yla gözler önüne seriyor. Daha fazlas›n› anlatmaya gerek olmad›¤›n› düflü-

nüyorum. -12 Eylül darbesinden günümüze sizce neler de¤iflti? -12 Eylül s›k›yönetimle bafllad›. 84 y›l›na kadar bu flekilde geldi. S›k›yönetimin ürkütücü ismi de¤ifltirilerek OHAL oldu. Yani Ola¤anüstü Hal Bölgesi ad› alt›nda ayn› uygulamalar baflta bölge olmak üzere devam etti. Di¤er bölgelerde de durum çok farkl› de¤ildi. ‹flkenceyi yasal ve sistematik hale getiren kanunlar da yap›ld›. Bunlardan en uzun süreli kalan› OHAL Kanunu oldu. Kas›m 2002’de kald›r›ld›. Bunlar daha çok flekli de¤iflikliklerdi. Bugüne bakt›¤›m›zda ne de¤iflti? De¤iflen çok fazla birfley yok. Sadece yöntemlerde biraz farkl›l›k var. Eskiden çok kaba fiziksel iflkenceler yap›l›yordu. fiimdi ise daha bilimsel ve travmatik iflkenceler yap›l›yor. S›k s›k vurgulanan de¤iflikliklerin bafl›nda AB Uyum Yasalar› gelmektedir. Her ne kadar bunlara AB Uyum Yasalar› denilse de, ben bu zay›f de¤iflikliklerin muhaliflerin taleplerinin çok az da olsa dikkate al›narak yap›ld›¤›n› düflünüyorum. Ben fazla bir de¤iflikli¤in olmad›¤›n› düflünüyorum. De¤iflebilmenin ölçüsü olarak, 12 Eylül zihniyetinin de¤iflmesi gerekiyor ama bu, bugüne kadar de¤iflmedi. Kokan bir makyaj›n üzerine, onu temizlemeden yeniden makyaj yap›lmaya çal›fl›lmas›, daha keskin bir kokunun insanlar› rahats›z etmesinden baflka bir ifle yaramaz. Ben de¤iflikli¤i bu flekilde tan›mlayabiliyorum. Demokratikleflmenin, ifade özgürlü¤ünün, yarg› ba¤›ms›zl›¤›n›n olmad›¤›, sa¤l›k, e¤itim ve adalete ayr›lan bütçenin komikli¤ine bak›ld›¤›nda de¤iflikli¤in olmad›¤›n› görürüz. -Yeni ‹nfaz Yasa Tasar›s› hakk›nda ne düflünüyorsunuz? -Yeni ‹nfaz Yasa Tasar›s›’n›n sadece yeniden düzenlenmesidir. Yasada yeni diyebi-

GAZETE OKURLARIMIZA BASKILAR DEVAM ED‹YOR Tarsus Yenice’de bulunan okurlar›m›za Nisan ay›ndan bu yana Jitem taraf›ndan tehdit, y›ld›rma ve ajanl›k dayatmas› yap›l›yor. Nisan ay› bafllar›nda karakola ça¤r›lan okurlar›m›za yasal ve demokratik mitinglerde çekilmifl olan foto¤raflar› gösterilip “yasad›fl› faaliyet yürütüyorsunuz, tüm hayat›n›z boyunca biz karfl›n›za ç›kar›z, siz bize yard›m edin, devletimiz de size yard›m eder” fleklinde ajanl›k teklif edilmifltir. Okurlar›m›z›n kabul etmemesi üzerine ise “tekrar görüflece¤iz”

fleklinde tehditler savurmufllard›r. Bir okurumuz sürekli telefon ile aranarak taciz edilmektedir. Daha da ileri gidilerek hiçbir yasal hakk› ve gerekçesi olmaks›z›n okurlar›m›z›n evleri bas›larak, kendileriyle konuflamad›klar› bir okurumuzun babas›na “o¤lun örgüt faaliyeti yürütüyor, ‹flçi-Köylü Gazetesi okuyor, bu gazete yasad›fl›d›r” denilmifltir. Okurumuzun babas›na dahi iflbirlikçilik teklif ederek “sen o¤lunla bu konular› konufl, biz yine gelece¤iz” demifllerdir. (Mersin)

lece¤imiz pek birfley yok. Yasa daha önce infaza iliflkin tüzük ve yönetmeliklerin daha da olumsuzlaflt›r›larak yasa haline getirilmesidir. Hapishaneler bugüne kadar tüzük, yönetmelik ve genelgelerle idare ediliyordu. Bu yasayla hapishanelerin idaresi güvence alt›na al›n›yor. Fakat tek tarafl› olarak, sade-

ce idareyi koruyor. Mahpuslar adeta köle haline getiriliyor. Bu yasa metni bir bütün olarak hukukun özüne ayk›r›d›r. Bu bana Montaigne’in bir sözünü hat›rlat›yor. Montaigne “Yasalar do¤ru olduklar› için de¤il, yasa olduklar› için yürürlüktedir” diyor. Bu tan›mlama bu tasar›ya t›pa t›p uymaktad›r. Ka-

B‹NGÖL VE HATAY’DA ÇATIfiMA Bingöl’de Yeniflehir Polis Karakolu’nun karfl›s›nda bulunan Astsubay Gazinosu’na sald›r› haz›rl›¤›nda olduklar› öne sürülen 2 HPG’linin elindeki bomban›n patlamas› sonucu öldü¤ü iddia edildi. Bu olay›n ard›ndan Bingöl’de DEHAP’l›lar›n evlerine bask›nlar düzenlendi. Olayla ilgili bas›nda yer alan haberlerde ise olay yerinde silahl› çat›flman›n yafland›¤› ileri sürüldü. Bu olaylar›n ard›ndan flehirde soka¤a ç›kma yasa¤› getirilerek evlere bask›nlar düzenlendi. DEHAP ‹l Gençlik Kollar› Baflkan› Y›lmaz Bulut’un evine düzenlenen bask›n›n ard›ndan polis “temiz” diyerek çekip gitmifltir. K›sa bir süre sonra tekrar eve bask›n düzenleyen polis Y›lmaz Bulut’u ve kardefli Sinan Bulut’u evde bomba

nunlar›n bir hiyerarflisi vard›r. En bafl›nda uluslararas› sözleflmeler vard›r. S›ras›yla Anayasa, Kanun, Tüzük, Yönetmelik ve Genelgelerdir. Bunlar, üstündekine ayk›r› olamaz. Ama ülkemizdeki uygulamalara bak›ld›¤›nda o kadar çok ayk›r›l›k var ki saymak mümkün de¤il. K›saca bu yasan›n Anayasa’ya ayk›r› olan düzenlemelerine bakt›¤›m›zda; zorla çal›flt›rma, tek tip elbise giydirme, flartl› sal›vermenin ertelenmesi, tecrit ve disiplin cezalar› en dikkat çekici olanlard›r. Hukukta bu hiyerarfliye uyulmad›¤› zaman hukuk olmaz. Hukuk olmad›¤› zaman kaos olur. Bu yasayla güdülen amac›n toplumsal düzenleme olmad›¤› çok aç›kça görülmektedir. E¤er bu yasa tasar›s› bu haliyle meclisten geçerse, y›llard›r Türkiye’nin kanayan yaras› olan hapishane sorunlar› içinden ç›k›lmaz hale gelecektir. Yeni Yasa Tasar›s›na bakt›¤›m›zda tamamen keyfiyete ve takdire dayal› düzenlemelerle doludur. -Bölgede yaflanan faili meçhul cinayetlerle ilgili düflünceleriniz nelerdir? Ne gibi çal›flmalar›n›z var? -89 y›l›nda bu yana bölgede yo¤un hak ihlalleriyle beraber, birçok faili meçhul cinayet de ifllendi. 892004 y›l›na kadar ulaflt›¤›m›z verilere göre: 369 yarg›s›z infaz yap›ld›. 888 kifli katledildi. 2396 kifli de faili meçhul cinayetlere kurban gitti. Toplam olarak 4.653 kiflinin ak›beti belli de¤il. Bu korkunç bir rakamd›r. Ve bugüne kadar aralanmayan bir perde olarak durmaktad›r. Bunun mutlaka çözülmesi gerekir. Bizim yapt›¤›m›z çal›flmalar: Faili meçhule gidenlerin yak›nlar›na hukuki yard›m sunmakt›r. Cinayetlerin ayd›nlanmas› ve faillerinin bulunmas› hususunda hukuki prosedürü iflletmektir. (Diyarbak›r)

bulundurduklar› iddias›yla gözalt›na alm›flt›r. Ayn› zamanda Ahmet Baybars’›n evine de bask›n yapan polis Ahmet Baybars’› evde bulamay›nca kardefli Mehmet Baybars’› evde “ruhsats›z av tüfe¤i bulundurmaktan” gözalt›na ald›. Bingöl’de gerginli¤in sürdü¤ü belirtildi. 13 Haziran’da HPG gerillalar› taraf›ndan Hatay Dörtyol a¤z›nda yap›lan bask›nda 3 köy korucusu öldü. Köy korucular›n›n Hatay Dörtyol’a ba¤l› Kopulu Köyü ile Taktak yaylas› aras›nda yol yap›m çal›flmas› yapan dozeri korumakla görevli olduklar› öne sürülüyor. Akçatepe mevkiinde yaflanan olayda aç›lan ilk atefl sonucunda 3 korucu ölürken, çat›flmada dozer operatörü Adem Ak›ll› dizinden, korucu Nihat Yi¤it de kolundan hafif bir flekilde yaraland›. (Mersin)


38

9

2-14 Temmuz 2004

fiiyar Perinçek olay› ile ilgili rapor aç›kland›

“PER‹NÇEK YARGISIZ ‹NFAZ ED‹LD‹” ‹HD, Mazlum-Der, KESK ve T‹HV Adana’da fiiyar Perinçek’in sokak ortas›nda kurflunlanarak katledilmesi ile ilgili yapt›¤› incelemelerin sonucunu aç›klad›. ‹HD Genel Baflkan› Yard›mc›s› Av. Reyhan Yalç›nda¤, Perinçek’in polislerce “yarg›s›z infaz” edildi¤ini kaydederek, deliller karart›lmadan soruflturman›n tamamlanarak, faillerin yarg›lanmas›n› istedi. Yalç›nda¤, Perinçek’in öldürülmesinin ard›ndan gerçekleflen operasyonlarda gözalt›na al›nanlara iflkence ve kötü muamele yap›ld›¤›n› tespit ettiklerini belirterek, flunlar› söyledi: “‹HD olarak gerçekleflen yaflam hakk› ihlali ile iflkence vakalar›n›n sorumlular›n›n bir an önce yarg› önüne ç›kart›lmas›n› ve hak ettikleri cezaya çarpt›r›lmalar›n› talep etmekteyiz. Sorumlular›n bulunmas›na kadar da ulusal ve uluslararas› mekanizmalar nezdinde giriflimlerimizi sürdürece¤imizi bir kez daha yüksek sesle ifade etmek istiyoruz. fiiyar Perinçek’in Adana’da güvenlik görevlileri taraf›ndan öldürülmesini bir kez daha k›n›yoruz. Bir kez daha söylüyoruz: Yarg›s›z infaz ve iflkence bir insanl›k suçudur. Failler bulunup yarg›lans›n.” Aç›klaman›n ard›ndan ‹HD Genel Baflkan Yard›mc›s› Av. Reyhan Yalç›nda¤, ‹HD GYK Üyesi ‹ç Anadolu Bölge Temsilcisi Av. fiükran Buldu, ‹HD Diyarbak›r fiube Baflkan› Av. Selahattin Demirtafl, Mazlum-Der Genel Baflkan Yard›mc›s› Av. fieyhmus Ülek, KESK ad›na D‹VES Genel Baflkan› Ali R›za Ekinci, T‹HV YK üyesi Adana Temsilcisi Av. Mustafa Cin-

k›l›ç, T‹VH Adana Temsilicili¤i’nden Dr. Mehmet Antmen, ‹HD Adana fiubesi’nden Sabri Kahraman’dan oluflan heyetin haz›rlad›¤› rapor aç›kland›. Perinçek’in öldürülmesine iliflkin soruflturmay› yürüten DGM Savc›s› Kas›m Ya¤mur, Adana DGM Cumhuriyet Baflsavc›s› Nuri Yi¤it, Adana ‹l Emniyet Müdürü Mehmet Cebe, Adli T›p Kurumu Baflkan› Dr. Necmi Çekin’in yan› s›ra, hastane personelleri, olay›n görgü tan›klar›yla yap›lan görüflmeler sonras›nda haz›rlanan raporda, olay sonras›nda bas›n mensuplar› taraf›ndan çekilmifl tüm foto¤raflar›n incelenmesi sonucunda olay yerinde silah, bomba, mermi, bofl kovan gösteren

Semiran Polat’ın cenazesi İskenderun’da toprağa verildi

Nusaybin’de kameralı gözaltı Türkiye’de F tipi hapishanelerle birlikte özelde devrimci ve komünistlere, genelde ise tüm halka dayat›lan tecrit politikas› art›k çeflitli pratiklerle TC taraf›ndan uygulanmas›na h›z verildi. Bunun son örne¤i Mardin’in Nusaybin ilçesinde yafland›. ‹lçede “güvenlik” amac›yla oluflturulan kameral› sistem ile tüm halk 24 saat boyunca gözetlenecek. 17 Haziran’da ‹lçe Emniyet Amirli¤i taraf›ndan devlet töreni ile aç›l›fl› yap›lan ve 90 milyara mal olan bu sistem ile Nusaybin’deki cadde, sokak, banka, kamu binalar›, otogar ve s›n›r kap›s› 24 saat boyunca gözetlenebilecek. Aç›l›fl s›ras›nda konuflma yapan Mardin Valisi Temel Kaçaklar “Avrupa Birli¤i ülkelerinin ço¤unun sokak ve caddelerinde kontrollerin kameralarla yap›ld›¤›n› ve en küçük bir suçun bile hemen belirlendi¤ini söyledi. Kaymakam Ömer Uslu ise “bunun bir rüya oldu¤unu, bu sistem için 90 milyar lira harcand›¤›n› ve bundan sonraki amaçlar›n›n ise emniyet araçlar›n›n içine çip yerlefltirmek oldu¤unu” söyledi. Uslu “flu an ilçede bulunan kameralar›n 360 derece dönebilme özelli¤i oldu¤u”na vurgu yapt›. Resmi a¤›zlar taraf›ndan bir “rüya” olarak adland›r›lan bu sistemin amac› tecrit politikalar›n›n halka dayat›lmas› ve tüm halk›n yaflam›n›n denetim alt›na al›nmas›d›r. Bu sistem ile halk 24 saat boyunca izlenecek; as›l hedefleri ise “toplumsal muhalefet suçu”nu engellemeye çal›flmakt›r. (Mersin)

herhangi bir foto¤rafa rastlanmad›¤› kaydedildi. Görgü tan›klar›n›n anlat›m›na göre olay an›nda motosiklet üzerinde bulunan ve çarpma sonucu yere düflen Perinçek ile Mehmet Nurettin Baflç›’n›n üzerinde silah bulundu¤una iliflkin herhangi bir belirlemenin saptanmad›¤›n›n vurguland›¤› raporda, tan›klar›n silahl› mukavemet olay›n› yalanlad›¤› belirtildi. Perinçek’in vurulmas›n›n ard›ndan polislerden birinin ambulansa bindirilme ifllemine kadar dizleriyle Perinçek’in omuzlar›na bast›¤› yolunda bilgilerin al›nd›¤›n›n ifade edildi¤i raporda, son derece profesyonel biri taraf›ndan aç›lan atefl sonucu Perinçek’in tek at›flta kalp ve akci¤erlerine isa-

bet eden kurflunla öldürüldü¤ü ifade edildi. Raporda özellikle flu hususlar›n ayd›nlat›lmas› istendi: “H›z›r Acil Servisi’ne ait en yak›n ambulans olay yerine sadece 5 dakika uzakl›kta iken, ambulans›n gelmesi neden 20 dakika gibi bir süre ald›? Maktulün yaral› vaziyette yerde iken, dizleriyle maktulün omzuna basmas›na, orada bulunan di¤er güvenlik görevlileri neden sessiz kald›lar? ‹ddia edildi¤i gibi maktul Perinçek’in silahla mukavemet etti¤i do¤ru ise, olay›n hemen akabinde çekilen foto¤raflarda neden silaha ve di¤er patlay›c› maddelere iliflkin en ufak bir emare mevcut de¤ildir? Maktulün üzerinde bulunan giysilerin müsadere alt›na al›nd›¤›na dair herhangi bir belgenin savc›l›k aflamas›ndaki dosyada bulunmamas›na ra¤men, giysilere ne oldu¤u neden bilinmemektedir? Giysilerin bu aflamada ortadan kald›r›lmas›yla hedeflenen atefl mesafesini ortaya ç›kartabilecek emarelerin karart›lmas› m›d›r?” fiiyar Perinçek’in “yarg›s›z infaz” edildi¤i vurgulanan raporda, delillerin karart›lmadan haz›rl›k soruflturmas›n›n ivedilikle tamamlanmas› ve faillerin yarg›lanarak hak ettikleri cezaya çarpt›r›lmas› istendi. Perinçek’in yarg›s›z infaz sonucu öldürülmesi, arkadafllar› Mehmet Nurettin Baflç› ile Mehmet Gazi Ayd›n’›n iflkenceye maruz kald›klar›na iliflkin ciddi iddialara ra¤men, sorumlular hakk›nda herhangi bir yasal ve idari ifllem bafllat›lmam›fl olmas›n›n elefltirildi¤i raporda ayr›ca suçlular›n bir an önce yarg›lanmas› istendi. (H. Merkezi)

‹stanbul Çapa’da kuca¤›nda tafl›d›¤› bomban›n patlamas› sonucu flehit düflen Semiran Polat’›n cenazesi ailesi taraf›ndan al›narak ‹skenderun’a götürüldü. Polisin kat›lanlar› tek tek görüntüledi¤i cenazede yoldafllar› taraf›ndan yap›lmak istenen anmaya aile izin vermezken ESP’liler mezar ziyaretinde bulundu. Yine bu olayla ilgili Galatasaray Lisesi önünde toplanan TAYAD’l› aileler bomban›n kaza sonucu patlad›¤›n› aç›klad›. Aç›klamay› okuyan Niyazi A¤›rman “bilinmelidir ki isteyerek o otobüste bomba patlat›lmam›flt›r” dedi.

DHKPC BASIN BÜROSU ÇAPA’DAK‹ PATLAMASI ‹LE ‹LG‹L‹ AÇIKLAMA YAPTI DHKPC Bas›n Bürosu taraf›ndan yap›lan yaz›l› aç›klamada, 24 Haziran tarihinde Çapa’da bir otobüs içinde kuca¤›nda patlayan bomba ile birlikte yaflam›n› yitiren Semiran Polat’›n F tipi hapishanelere ve tecride karfl› 10. ölüm orucu ekibinde yer alan Hüseyin Çukurluöz ve Bekir Baturu’nun kendilerini yakarak yaflamlar›na son vermesine misilleme olarak bombay› tafl›d›¤› ancak bomban›n bilinmeyen bir nedenle kaza sonucu otobüste patlad›¤› belirtildi. Kazan›n DHKPC tarihinde benzeri olmayan sonuçlara yol açt›¤› belirtilen aç›klamada, “Sorumluluk bizimdir. Halk›m›zdan insanlar öldü, yaraland›. Devrimci Halk Kurtulufl Cephesi’nin eylem anlay›fl› 34 y›ld›r çok aç›kt›r; bu anlay›flta halka zarar verme yoktur. Ve olmayacakt›r. Halk düflmanlar›n›n beyninde patlamak için haz›rlanm›fl bir bomban›n kaza sonucu patlamas› nedeniyle sorumlulu¤umuzu kabul etti¤imizi tekrarl›yor, patlamada yaflam›n› yitiren Zehra fiahin, Kemal Polat, Feride Ilgaz’›n yak›nlar›na baflsa¤l›¤›, yaral› insanlar›m›za flifa diliyoruz” denildi. Aç›klamada ayr›ca Semiran Polat hakk›nda flu bilgilere yer verildi: “Semiran Polat, 16 Ekim 1975 Dersim Mazgirt Basu (Günefldere) köyü do¤umludur. Ancak gençli¤i,

babas› ‹skenderun Demir-Çelik’te çal›flan bir iflçi oldu¤u için ‹skenderun’da geçmifltir. Mersin Üniversitesi Felsefe Bölümü’nde okudu. Bu dönemde Ö¤renci Derne¤i içinde daha sonra da TÖDEF içinde gençli¤in akademik-demokratik mücadelesine kat›ld›. Bu mücadelede giderek kapsam› geniflleyen görevler üstlendi. Devrimci hareketle tan›flmas› 1995’tedir. Örgütlü anlamda iliflkisi 1996 y›l›nda bafllad›. 1997’de gençlik örgütlenmesinin Mersin temsilcili¤i ile görevlendirildi. 98 y›l›nda ise Akdeniz’de Mersin, Antalya ve Isparta bölgesindeki koordinasyonu sa¤lama görevini üstlendi. Mersin’de halk›n taban örgütlenmelerinin gerçeklefltirilmesi için çal›flt›. Kurtulufl dergisi merkez binas›n›n polis taraf›ndan bas›lmas›n› protesto etmek için yap›lan bir bas›n aç›klamas›nda gözalt›na al›nd›. ‹flkence gördü. K›sa süreli tutsakl›klar yaflad›. Semiran Polat 1999’da gençlik örgütlenmesi sorumlulu¤una getirildi, 2001’e kadar bu görevini sürdürdükten sonra illegal alanda istihdam edildi ve bir süre sonra da silahl› propaganda birliklerinde yer ald›. Mücadele yaflam› boyunca pek çok eylemde, örgütsel çal›flmada, gençlik, gecekondu örgütlenmelerinde yer ald›. Halk›n kurtuluflu ideali u¤runa mücadele ederken iflkenceler gördü, tutsakl›k yaflad›. O, gecekondularda örgütlenme çal›flmas› yapt›.” (H. Merkezi)


2-14 Temmuz 2004

38

10

“Tutsaklar›n güvenli¤i” için yap›lan uygulamalar h›z kesmiyor;

YÜKSEK GÜVENL‹KL‹ HASTANELER! Doktorlar ak›l hastalar›n› toplumdan “tecrit” etmenin tedaviye de¤il, d›fllamaya ve yok saymaya hizmet edece¤ini söylerken, hukukçular iflledikleri fiilin fark›nda olmad›klar›ndan dolay› bunun hukuka ayk›r› oldu¤unu söyledi.

Devlet, “Yüksek Güvenlikli Cezaevi” (siz F tipi anlay›n) uygulamas›ndan sonra bunu yeterli görmemifl olacak ki flimdi de “Yüksek Güvenlikli Hastaneler” kurmay› gündeme getirdi. Yeni Türk Ceza Kanunu Tasar›s›’nda düzenlenen bu duruma gö-

re; suç iflleyen ak›l hastalar› cezalar›n› “yüksek güvenlikli” hastanelerde çekecek. Çözüme de¤il her zamanki gibi daha çok soruna yol açacak olan bu bask›c› uygulamaya ilk tepkiyi doktor ve hukukçular verdi.

AYRIMCI Z‹HN‹YET ‹fiBAfiINDA Adli T›p Uzmanlar› Derne¤i Baflkan› Doç. Dr. Ümit Biçer, tasar›da “yüksek güvenlik” tan›m›yla asl›nda hapishaneden söz edildi¤ini vurgulayarak “sözü edilen e¤er ak›l hastaneleri ise bu insanlarla ilgili üstü kapal› cezaevleri infla etmek do¤ru de¤ildir” dedi. Sistemin bu yasa de¤iflikli¤i ile amaçlad›¤›, hem tecritin toplumun bütününe yay›lmas›n›n bir ad›m›yken, hem de Wernicke Korsakoff ve Ölüm Orucu gazilerinin tahliye edilmesinin önüne geçerek bunu AB normlar›na uygun gözüken bir maske takarak yapmak. Tasar›y› “birilerinin gö-

Tecrite karfl› iki can daha günefle u¤urland›

F Tipi Hapishanelere ve tecrite karfl› sürdürülen Ölüm Orucu’nda Sincan F Tipi Hapishanesi’nde zorla müdahale edilmek istenen Ölüm Orucu direniflçileri Hüseyin Çukurluöz ve Bekir Batur isimli DHKP-C tutsaklar› kendilerini yakt›lar. Çukurluöz ve Batur’un sonsuzlu¤a u¤urlanmas›yla F tipi sürecinde sürecinde ölümsüzleflenlerin say›s› 114’e yükseldi. Sincan F Tipi Hapishanesi’nde 249 gündür Ölüm Orucu eylemini sürdüren Hüseyin Çukurluöz 22 Haziran’da zorla müdahalede bulunulmaya çal›fl›lmas› üzerine kendini yakt›. Vücudunda yüzde 70 yan›k ile Ankara Numune Hashanesi’ne kald›r›lan Çukurluöz, burada yaflam›n› yitirdi. Sincan F Tipi Hapishanesi’nde Ölüm Orucu’nu sürdüren Bekir Batur da zorla müdahaleye engel olmak için kendini ayn› gün yakt›. 23 Haziran günü sabaha karfl› yaflam›n› yitiren Batur, 114. Ölüm Orucu flehidi oldu. Bekir Batur’un cenazesi 23 Hazi-

ran gecesi Adli T›p’tan al›narak do¤um yeri olan Gaziantep’e gönderilirken, Hüseyin Çukurluöz’ün cenazesi ise 24 Haziran sabah› memleketi Çorum’a gönderildi. Bekir Batur’un Gaziantep Büyükflehir Belediyesi Asri Mezarl›¤›’ndaki cenaze töreninden dönen TAYAD’l› ailelere kent ç›k›fl›nda polis sald›rd›. Sald›r› s›ras›nda yaralananlar, Gaziantep Devlet Hastanesi’ne sevk edildi. Kimlik kontrolü için Gaziantep Otogar›’n›n önünde durdurulan kitlenin içinden Erdem Pekgöz adl› kiflinin hakk›nda giyabi tutuklanma oldu¤u gerekçesi ile gözalt›na al›nmak istenmesi üzerine kitle ve polis aras›nda arbede yafland›. Polisin kalas ve coplarla yapt›¤› sald›r› s›ras›nda Ersin Kali, Gülbeyaz Karaer, Levent Eker, fiükran Söyleme ve Cafer U¤ur adl› kifliler yaraland›. Yaral›lar›n tümünde yerde sürüklenme ve cop izleri ile kafa k›r›klar› oldu¤u ve bir yaral›n›n da kolunun k›r›ld›¤› ö¤renildi.

TAYAD’DAN EYLEM Tutsak yak›nlar›, Hüseyin Çukurluöz ve Bekir Batur’n ölümlerini protesto ederek zorla müdahalelerin ve tecritin son bulmas›n› istediler. 23 Haziran günü Yüksel Caddesi’nde bir araya gelen TAYAD üyeleri, “Hüseyin Çukurluöz ölümsüzdür” yaz›l› pankart açt›lar. Eylemde s›k s›k “Hüseyin Çukurluöz ölümsüzdür”, “Bekir Batur ölümsüzdür” sloganlar› at›ld›. Eylemde TAYAD’l› aileler ad›na konuflan P›nar Kadiro¤lu “tam 4 y›ld›r omuzlar›m›zda tabut tafl›yoruz. Adalet Bakanl›¤›’n›n görmezden geldi¤i F Tipi Hapishanelerden bugüne kadar 114 insan›m›z›n bedenini tafl›d›k” dedi. Hüseyin Çukurluöz ve Bekir Batur’un zorla müdahalelere engel olmak ve tecritin, insanl›k d›fl› uygulamalar›n son bulmas› için kendilerini yakarak feda ettiklerini söyleyen Kadiro¤lu, ABD’ye NATO’ya ve onlar›n iflbirlikçilerine karfl› direnenlerin kazanaca¤›n› söyledi. Halk›n Hukuk Bürosu da yapt›¤› yaz›l› aç›klamada ölümlerin sorumlusunun AKP hükümeti oldu¤u vurguland›. (Ankara)

zünü boyamak için kullan›lacak bir argüman” olarak nitelendiren Biçer, tasar›n›n hayata geçirilmesiyle Adalet Bakanl›¤›’na ba¤l› hastanelerin kurulmas›n›n da planland›¤›n› dile getirerek, Wernicke Korsakoff hastas› tutsaklar›n “cezalar›n›” çekmeleri için yeni yöntemler gelifltirildi¤ini ifade etti. Tarafl› Adli T›p raporlar› ile Wernicke Korsakoff hastalar›n›n tutukland›¤›n› belirten hukukçular, halen tutuklu bulunan Korsakoff hastalar›n›n serbest b›rak›l›p tedavi edilmeleri yerine bu uygulama ile özgürlüklerini kazanmalar›n›n ve tedavilerinin engellenece¤ini belirttiler. Sistem bekçileriyle birlikte “Yüksek güvenlikli hastane”leri de er geç tarihin çöplü¤ünü boylayacakt›r! Bize de onlar› bu çöplü¤e göndermek için daha fazla emek harcama görevi düflüyor. Filmin son karesi budur, o an gelene dek yap›lanlar da kendilerinin suç karnesine yaz›lacak ve hepsinin hesab› sorulacakt›r!

TAYAD’A SALDIRIYA ORTAK TEPK‹ Kars’ta 13 Haziran’da Ferhat Tunç’un konserinde “112 insan öldü duydunuz mu?” pankart› açan Ekmek Ve Adalet okurlar› binlerce kiflinin gözleri önünde dövülerek gözalt›na al›nd›. Bu olay› protesto etmek için 15 Haziran’da Yeni Demokrat Gençlik ve Ekmek ve Adalet okurlar› taraf›ndan düzenlenen bas›n aç›klamas›na Yurtsever Gençlik ve TKP’li ö¤rencilerde destek verdi. Aç›klama esnas›nda kitle s›k s›k s›k “‹nsanl›k onuru iflkenceyi yenecek”, “Faflizme karfl› omuz omuza”, “Bask›lar bizi y›ld›ramaz”, “Yaflas›n devrimci dayan›flma”, “‹çerde d›flarda hücreleri parçala” sloganlar› at›ld›. (Kars) 1 N‹SAN OPERASYONU YASADIfiIDIR 1 Nisan tarihinde demokratik kurum ve kurulufllara yap›lan bask›nda gözalt›na al›nan ve tutuklanan Ekmek ve Adalet Dergisi Genel Yay›n Yönetmeni Gülizar Kesici yazd›¤› mektubunda operasyonun gerçek yüzünü aç›klayarak “Evet, 1 Nisan günü birçok yer bas›larak 40 kifli gözalt›na al›nd›. Fakat bas›lan yerler polisin dedi¤i gibi ‘hücre evi’ de¤il, herkesin bildi¤i yasal-demokratik kurumlard›. Mesela ben 6 arkadafl›mla birlikte Ekmek ve Adalet Dergisinin teknik servisi olan Y›lmaz Yay›nc›l›k’tan gözalt›na al›nd›m. Sabah›n 06:30’unda kap›c›y› kullanarak eli silahl›-kalkanl› onlarca polis savafla gider gibi dolufltular içeri. Ve yataklardan kelepçelenerek afla¤› indirildik. Yine bizimle ayn› saatte Temel Haklar ve Özgürlükler Derne¤i, Halk›n Hukuk Bürosu, TAYAD, Gençlik Gelecektir Dergisi, ‹dil Kültür Merkezi de ayn› flekilde bas›lm›flt›” dedi. “‹flte polisin ‘hücre evi’ dedi¤i yerler buralard›” fleklinde yazan Kesici mektubunu “Bafltan sona hukuksuzlukla bir komplo kurulmufltu. Ve bu komplonun hedefi; hak ve özgürlükler mücadelesi veren kurumlar, bu kurumlardaki insanlard›. ‹ktidar›n amac› aç›kt›r; iktidar›n karfl›s›nda hak ve özgürlükler mücadelesi veren hiçbir güç olmamal›d›r. AKP iktidar› ve Avrupa; ‘terörist’ diyerek hak ve özgürlükler mücadelesini, dahas› hukuk ve demokrasi ile ilgili ne varsa yok etmek istiyorlar. Bunun için de kendi yasalar›n›, hukuklar›n› bile hiçe sayarak sald›r›yorlar” diyerek noktalad›.


11

38

2-14 Temmuz 2004

YENİ CEZA İNFAZ YASA TASARISINA HAYIR! ANKARA ‹nsan Haklar› Derne¤i Ankara fiubesi üyeleri Yüksel Caddesi ‹nsan Haklar› an›t› önünde Ceza ‹nfaz ve Tedbirlerin ‹nfaz› Hakk›nda Kanun Tasar›s›’na karfl› bas›n aç›klamas› yaparak, toplumu duyarl›l›¤a ça¤›rd›. Aç›klamay› yapan ‹HD Ankara fiubesi Baflkan› Yüksel Mutlu, F Tipi hapishanelerin faaliyete geçmesiyle birlikte, hapishanelerde tutuklu ve hükümlüler için olmas› gereken asgari insani koflullar›n ortadan kalkt›¤›n› söyledi. Mutlu, önümüzdeki günlerde Ceza ‹nfaz ve Tedbirlerin ‹nfaz› Hakk›nda Kanun Tasar›s›’n›n da Meclis’te onaylanarak h›zla uygulamaya geçirilme çal›flmalar›na dikkat çekerek “Tutuklu ve hükümlüler, insan, beden ve ruh bütünlü¤ünü parçalayan, sosyal, kültürel, yaflamdan men eden bir infaz rejimiyle karfl› karfl›yalar” dedi. Yap›lacak yasal düzenlemeyle, tutuklu ve hükümlülerin hak ve yükümlülüklerinin kanunla belirlenece¤ini ifade eden Mutlu flunlar› söyledi: “Keyfi, çala kalem haz›rlanm›fl ve hiçbir anlay›fla s›¤d›r›lamayacak yönetmenliklerle hak ve yükümlülükler yok say›lm›flt›r. Oysa tutuklu ve hükümlülerin tüm haklar›n›n kanunlarla korunmaya al›nmas› gerekmektedir. Bu yüzden ‹nfaz Yasa Tasar›s› hukuksuzdur. Yasa tasar›s›n›n amac› ‘tutuklu ve hükümlüyü iyilefltirmek’ olarak belirlenmifl ve bu iyilefltirme kapsam›nda dayatmalar hayata geçirilmeye çal›flmaktad›r. Cezaevindeki mahpusun talebi sonucunda kiflisel ve kültürel geliflimini sürdürme hakk› bir dayatma haline getirilemez.” Hapishanelerde hiç kimsenin zorla çal›flt›r›lmamas› gerekti¤ini, yoksul tutuklu ve hükümlülere k›yafet sa¤lama zorunlulu¤u olan hapishane yönetiminin, tutuklu ve

hükümlülerin r›zas› d›fl›nda tek tip elbise dayatmas›nda bulunamayaca¤›n› belirten Mutlu “Bunun için ‹nfaz Yasa Tasar›s› bir dayatmad›r” dedi. Hapishanelerdeki tutsaklar›n bu yasa tasar›s› ile ikinci ve üçüncü kez cezaland›r›ld›¤›n› ve “gereksiz yere marfl okumak”, “topluca sessiz direnifle geçmek”, “anadilinde konuflmak” gibi ak›l almaz gerekçelerin yasaya madde olarak eklendi¤ini ifade eden Mutlu, “Madde olarak ekleyen ve bunlar› bahane ederek disiplin cezalar›yla insanlar› aylarca, y›llarca tecrit hücrelerine kapat›p görüfl yasa¤› koyarak hükümlüyü yaln›zlaflt›rmakt›r” fleklinde konufltu. BURSA Onurlu bir gelecek için mücadele edip de tutsak düflen devrimcilerin nas›l izole edilece¤ini düflünen devlet her türlü faflist uygulama araçlar›n› kullanmaktad›r. fiimdi ise “Yeni Ceza ‹nfaz Yasas›” ad› alt›nda yeni bask›c› yöntemler uygulamak istemektedirler. ‹HD Bursa fiubesi bu insanl›k d›fl› uygulamay› ifade eden tasar›n›n geri al›nmas› için bas›n aç›klamas› ve faks çekme eylemi yapt›. 21 Haziran, saat 17.30’da eski Valilik binas› önünde toplanan ‹HD’liler buradan ‹HD pankart› ve dövizleri açarak Ulu Camii Postanesi’ne kadar sloganlar atarak yürüdüler. Burada bas›n aç›klamas›n› ‹HD Yönetim Kurulu Üyesi Burcu Gümüfl okudu. Gümüfl, “Bu tasar› t›pk› 12 Eylül döneminde oldu¤u gibi tek tip elbiseyi dayat›yor. Tek tip elbise ile, siyasi tutsaklar politik kimliklerinden soyundurularak, düflünsel ve fiziksel bak›mdan teslim al›nmak isteniyor. Bu tasar› tutsaklar›n savunma ve idarenin uygulad›¤› anti-demokratik uygulamalara karfl› direnme hakk›n› tümüyle or-

tadan kald›r›yor. Bu tasar›, cezaevlerini, kâr getiren ticarethanelere dönüfltürerek ucuz ifl gücü sömürüsünün burada da devam ettirilmesi anlam›na gelen, zorunlu çal›flma uygulamalar›n› dayat›yor. Yaklafl›k 160 maddeden oluflan Yeni Ceza ‹nfaz Yasa Tasar›s›n›n tüm bu maddeleri hak gasplar› ve anti-demokratik uygulamalar› içermektedir” diyen Gümüfl “Yeni ölümlere, insanl›k d›fl› olaylara, yeni sakatlanmalara davetiye ç›karan bu yasa tasar›s› geri çekilsin” dedi. Aç›klamadan sonra dernek yöneticileri taraf›ndan Adalet Bakanl›¤›’na yasan›n geri çekilmesi için faks gönderildi. ‹ZM‹R ‹HD, ÇHD ve TAYD-DER ‹zmir fiubeleri “Ceza ve Tedbirleri ‹nfaz› Hakk›nda Yasa Tasar›s›”n›n geri çekilmesi için toplad›¤› 2 bin imzay› TBMM Baflkanl›¤›’na gönderdi. Konak Eski Sümerbank önünde bir araya gelen kitle “Faflizme karfl› omuz omuza”, “‹nfaz yasas›na hay›r”, “‹çerde d›fla-

Tutsak annesi Gülizar Turan’dan çağrı:

Yeter artık bu işkence bitsin ‹HD ‹stanbul fiubesi’nde 24 Haziran 2004 tarihinde bir bas›n aç›klamas› yapan Gülizar Turan, geçen hafta Tekirda¤ F Tipi Hapishanesi’nde bulunan o¤lu Serdar Turan’› ziyaret etti¤i s›rada o¤lunun kendisine dövüldü¤ünü ve vücudunda oluflan yaralar› gösterdi¤ini belirterek duyarl›l›k ça¤r›s›nda bulundu. O¤lunun elinin 19 Aral›k operasyonunda parçaland›¤›n› ve bundan dolay› tedavi görmesi gerekti¤ini dile getiren Turan, “O¤lum tedavi amaçl› Adli T›bba sevk edilmifl. Sevk edilece¤i gün akflama kadar bu kurumda beklememe ra¤men getirilmedi. Daha sonra geri gittim ancak bir sonraki hafta ziyarete gitti¤imde kapal› görüfl olmas›na ra¤men o¤lunun yaralar›n› gördüm. Her taraf› morluk içersinde idi. Yeter art›k bu iflkence bitsin” dedi.

Turan, olay› ö¤rendikten sonra savc›l›¤a baflvuruda bulunarak yetkililer hakk›nda suç duyurusunda bulundu¤unu belirterek, Turan’la

ayn› hapishanede kalan Özgür Kabaday› adl› tutsa¤›nda böbrek hastas› oldu¤unu ve o¤lu ile ayn› uygulamalara maruz kald›¤›n› sözlerine ekledi. Daha sonra konuflan ‹HD Cezaevleri Komisyonu’ndan Ümit Efe ise, F Tipi Hapishanelerin karakteri

gere¤i sadece insan› de¤il ac›lar› da yaln›zlaflt›rd›¤›n› dile getirerek, bu tutsaklar›n sevk arabas›n›n içindeki kameray› istemedikleri için dayak yediklerini söyledi. Efe, Adalet Bakanl›¤›’n›n hapishanelerde 100’den fazla insan›n eceliyle öldü¤ü iddias›n› hat›rlatarak, “Cezaevindekiler fliddetle, iflkence ve yaln›zlaflt›rmayla öldürüldüler. Halen öldürülüyorlar affetmeyece¤iz, unutmayaca¤›z” fleklinde konufltu. Efe’nin ard›ndan tutuklu yak›n› olan ‹smail Karagöz ise, sadece tutsaklar de¤il tutsak ailelerinin de bask› alt›nda oldu¤unu hat›rlatarak çocuklar› ile görüflmelerde yaflad›klar› s›k›nt›lar› ifade etti. Karagöz hapishanelerdeki yeniliklerin göstermelik oldu¤unu, burada bask› ve iflkencenin ötesinde hiçbir fley olmad›¤›n› söyledi. (‹stanbul)

rda hücreleri parçala”, “‹nsanl›k onuru iflkenceyi yenecek”, “Tecriti kald›r›n ölümleri durdurun” fleklinde slogan atarak yeni ‹nfaz Yasa Tasar›s›’n› protesto etti. Burada bir aç›klama yapan ‹HD yöneticisi Meral Ünal, demokratik kamuoyunun ve tutsak yak›nlar›n›n tüm çabalar›na ra¤men hapishanelerdeki sorunlar›n çözümsüzlü¤ünün sürdürüldü¤ünü söyledi. Sorunlar›n çözümünde bir ad›m at›lmas› beklenirken, ‘Ceza Tedbirleri ‹nfaz› Hakk›nda Yasa Tasar›s›’ ad› alt›nda TBMM Adalet Komisyonu’na bir tasar›n›n sevk edildi¤ine dikkat çeken Ünal, “En temel insani gereksinimleri dahi yok sayan, tutuklu-hükümlülerin geçmiflini yok sayan, tek tip elbise, zorla t›bbi müdahale, zincire vurma, zorla çal›flt›rma gibi ça¤ d›fl› yöntemleri esas alan bu tasar› insan haklar›na tamamen ayk›r›d›r” dedi. Ünal, ülke yönetimine ça¤r›da bulunarak, insan onurunu hiçe sayan uygulamalardan vazgeçilerek, ortaça¤ mant›¤› tafl›yan tasar›n›n geri çekilmesini istedi. (H. Merkezi)

Keyfi saldırılar devam ediyor Tekirda¤ 1 No’lu F Tipi Hapishanesi’nde tutuklu bulunan 22 yafl›ndaki Hasan Akgün’ün annesi Melek Akgün yapt›¤› aç›klamada devrimci tutuklu ve hükümlülere iflkence yap›ld›¤›n› dile getirdi. TAYAD üyesi Akgün o¤lunun yan› s›ra Mustafa Erol, Kemal Delen ve Tekin Öztürk adl› 3 tutuklunun 7 Haziran tarihinde Bayrampafla Hapishanesi’nden Tekirda¤ F Tipi Hapishanesi’ne nakledilirken ç›r›lç›plak soyularak aranmak istendiklerini, tutuklular›n bu duruma karfl› ç›kmas› üzerine feci flekilde dövüldüklerini söyledi. Akgün, bu insanl›k d›fl› uygulamalar nedeniyle Tekirda¤ Cumhuriyet Baflsavc›l›¤›’na suç duyurusunda bulunduklar›n› belirtti. Akgün konuflmas›n›n devam›nda “o¤lum 3 y›l-

d›r F tipi hapishanede tutuluyor, 3 y›ld›r tek kiflilik hücrede. Uzun süre hücrede tutuldu¤u için o¤lumun psikolojisi bozuldu. 20 Nisan tarihinde Bak›rköy Ruh ve Sinir Hastal›klar› Hastanesi’ne kald›r›ld›. Burada, çok a¤›r ak›l hastalar›n›n aras›na konuldu. O¤lumun hastal›¤› bu boyutta de¤ildi, bilinçli olarak böylesi bir uygulamaya gittiler. O¤lum bu yüzden hastanede kalmak istemedi. Bunun üzerine o¤lumu Bayrampafla Hapishanesi’ne götürdüler. Daha sonra da apar-topar, ilaçlar›n› yan›na almas›na izin vermeden tekrar Tekirda¤’a götürdüler” dedi. Akgün konuflmas›n› “ziyaret için gitti¤imizde hapishanede bizleri de soyarak aramak istiyorlar. Onursuz dayatmalara karfl› mücadele edece¤iz” diyerek sonland›rd›. (H. Merkezi)


2-14 Temmuz 2004

38

12

SALDIRILARA TEPK‹LER SÜRÜYOR... flu, fiiflhane Dura¤›, Sadri Al›fl›k Soka¤›, Balo Sokak vb. ara sokaklara yönelen kitleden baz›lar› yo¤un at›lan gazdan etkilenerek fenal›k geçirdi. Eylemciler tekme tokat gözalt›na al›narak h›zla götürüldü. Bas›n›n görüntü almas› engellenmeye çal›fl›l›rken polis kameralar› da gazetecilere sataflarak ortama elinden geldi¤ince provoke etmeye çal›flt›. Dolapdere, Kas›mpafla’ya do¤ru yönelen baz› eylemcilerin yeniden gruplar oluflturup slogan atmaya bafllamas›yla yeni hedefi belli olan Çevik Kuvvet’in bölgeye att›¤› gazlardan biri bir ailenin evine isabet ederek yang›n ç›kmas›na neden oldu. Mahalle halk› ve itfaiyenin müdahale-

29 Haziran’da Galatasaray Lisesi önünde toplanarak bas›n aç›klamas› yapan NATO ve Bush karfl›tlar›n›n eylemine çevik kuvvet biber gaz›, göz yaflart›c› gaz ve coplarla sald›rd›. Saat 11:30’da NATO ve Bush Karfl›t› Birlik yapt›¤› bas›n aç›klamas›nda 28 Haziran’da Okmeydan› ve Mecidiyeköy’ü savafl alan›na çeviren polisin ve devletin tutumunu protesto etti. Siyah pankart aç›larak sald›r›n›n protesto edildi¤i aç›klamada tüm sald›r›lar karfl›s›nda NATO karfl›tlar›n›n “Katil ABD, katil NATO” sloganlar›yla yine meydanlarda oldu¤u belirtildi. Aç›klamada “Gaz›n›z, bomban›z v›z gelir v›z”, “‹stanbul NATO’ya mezar olacak”, “Halklar›n katili NATO, ülkemizden defol”, “Katil ABD ülkemizden defol”, “NATO’ya karfl› halk savafl›”, “NATO’ya karfl› tek yumruk tek barikat”

vb. sloganlar susmazken birlik ad›na okunan bas›n metninde “halklar›n direniflinden korkuyorlar. Hangi güç ezilen halklar›n ‘art›k yeter’ hayk›r›fl›n›n önüne geçebilir. Hitler yenildi, Bush da yenilecektir. Emperyalizmin savafl örgütleri da¤›t›lacakt›r” denildi. Bas›n aç›klamas›n›n ard›ndan sloganlarla Galatasaray Lisesi’nden Tünel’e do¤ru yol alan kitle bir süre ilerledikten sonra çevik kuvvet uyar› yapmadan aniden gaz bombalar›yla tekrar kitleye sald›rd›. Sald›r›n›n bafllamas›yla Kumbarac›lar Yoku-

yürüyüflü yapt›. Yürüyüfle çeflitli devrimci çevreler ve siyasal partiler de destek verdi. 12:30’da KESK pankart› aç›ld›. Uzun süre polisin “müdahale

Sessiz kalmak suç ortakl›¤›d›r Belediye-‹fl 2 No’lu fiube de NATO Zirvesini protesto etmek amac›yla 28 Haziran Pazartesi günü 2 saatlik ifl b›rakma eylemi yapt›. Bak›rköy ve Zeytinburnu iflçilerinin ifl b›rakt›¤› eyleme Tüm Bel-Sen Bak›rköy temsilcili¤i ile E¤itim-Sen 1 No’lu fiube de destek verdi. Bak›rköy Belediye iflçileri Kartaltepe Park›’ndan Özgürlük Meydan›’na kadar “Katil ABD Ortado¤u’dan defol”, “Birlik mücadele zafer” vb. sloganlar›yla yürüdü. E¤itim-Sen 1 No’lu fiube Baflkan› Musa Biçer, Tüm BelSen iflyeri temsilcisi Kamil Ergün ve Belediye-‹fl 2 No’lu fiube Baflkan› Hasan Gülüm birer konuflma yaparlerken Gülüm konuflmas›nda; NATO karfl›t› eylemlere yönelik polis sald›r›lar›n› protesto etti.

Zirve yeni sald›r›lar›n ad›d›r Deri-‹fl Tuzla fiubesi’nin ça¤r›s›yla 28 Haziran’da ö¤len bir araya gelen deri iflçileri de bas›n aç›klamas› yapt›ktan sonra 1 saat ifl b›rakt›kt›lar. Aç›klamaya yaklafl›k 100 kifli kat›ld›. Deri-‹fl Tuzla fiube Baflkan› Hasan Sonkaya yapt›¤› konuflmada NATO Zirvesi’nde yeni sald›r›lar›n planland›¤›n› söyledi. Deri-‹fl Genel Baflkan Vekili Musa Servi’nin de konufltu¤u aç›klamada iflçiler “Kahrolsun ABD emperyalizmi”, “NATO’ya karfl› genel grev, genel direnifl” sloganlar›n› att›lar.

KESK’TEN NATO’YA HAYIR

28 Haziran günü Okmeydan›’nda NATO’yu protesto eden kitleye polisin sald›rmas› üzerine KESK Unkapan›’ndan Saraçhane’ye kadar protesto

siyle söndürülen yang›n sonras› halk polise lanet ya¤d›rd›.

ederiz, ezeriz, yürüyüfl yapt›rmayaca¤›z” tehditleri sürerken kitle kararl› bir flekilde durarak “Bask›lar bizi y›ld›ramaz”, “Emekçiye de¤il NATO’ya barikat” sloganlar› at›p döviz olarak KESK’in afifllerini açt›. Polisin döviz diye aç›lan afifllere sald›rmas› üzerine kitle gür bir flekilde “Direne direne kazanaca¤›z”, “Kurtulufl yok tek bafl›na ya hep beraber ya hiçbirimiz” sloganlar›n› atarak yürüyüfl ve bas›n aç›klamas›nda ›srar etti. Polislerle süren 15-20 dakikal›k tart›flmadan sonra kitlenin tek fleridi aç›k b›rakarak yürümesinde uzlafl›ld›. KESK pankart› arkas›nda yürüyen kitle s›k s›k “NATO’ya hay›r kahrolsun emperyalizm”, “Direne direne kazanaca¤›z”, “Y›lg›nl›k yok direnifl var” sloganlar›n› att›. Kapanmayan trafikten geçen araçlar, yol kenar›ndaki esnaf ve halk alk›fllar, ›sl›klar ve yeri geldi¤inde sloganlarla yürüyen kitleye destek verdi.

Saraçhane Park›’nda yürüyüfle son veren kitle sloganlar›na ara vermeden çevredeki insanlarla da birleflti. 350’ye yak›n say›y› bulan kitle ad›na KESK Baflkan› Sami Evren bas›n aç›klamas›n› okudu. Evren AKP Hükümetinin efendilerine yarand›¤›n› söyleyerek NATO’nun toplanmas›n›n sebebinin komflu ülkelere demokrasi tafl›mak de¤il, bu ülkeleri yeni iflgal alanlar›, kan göllerine çevirmek oldu¤unu söyleyerek bunu protesto eden ve Okmeydan›’nda gözalt›na al›nan kiflilerin serbest b›rak›lmas›n› istedi. As›l barikat›n NATO yerine halka kuruldu¤unu vurgulayan Sami Evren “Biz bu oyunu bozaca¤›z, kan›m›z ve halk›m›z sat›l›k de¤il. fiu anda Erdo¤an çocuk katili elleri s›k›yor ve utanmadan yalan söylüyor” dedi. Bas›n metni okunduktan sonra da¤›lmayan kitle “Birlik, mücadele, zafer”, “‹flgale de¤il, direnifle destek”, “Bu ülke bu halk sat›l›k de¤il” sloganlar›n› att›. Sloganlar› çevredeki halktan da destek bulan kitle bir süre daha sloganlar›na devam ettikten sonra da¤›ld›.


38

13

2-14 Temmuz 2004

Kad›köy’de onbinler hayk›rd› Girdi¤i her yere ölüm, korku, iflkence götüren emperyalizmin eli kanl› zulüm örgütü NATO, önümüzdeki 50 y›l›n planlar›n› yapmak için 28-29 Haziran’da ‹stanbul’da topland›. Haftalar öncesinden bafllayan gösteri ve eylemlerle NATO karfl›tlar› 28-29 Haziran’a haz›rland›lar. Devletin özellikle zirvenin yap›laca¤› ‹stanbul’da estirdi¤i terör, son günlerde iyiden iyiye artmaya devam ederken, yap›lan eylemlere de polis azg›nca sald›rmaktan geri durmad›. 26 Haziran günü Ankara’da yap›lan mitingin ard›ndan 27 Haziran Pazar günü ‹stanbul Kad›köy’de de bir miting düzenlendi. Daha öncesinde 27’sinde Vatan Caddesinde yap›lmas› planlanan mitinge polisin EK’y› iki gün öncesinden ça¤›rarak “Kan dökeriz yürütmeyiz” demesi üzerine Kad›köy’e al›nm›flt›. 27 Haziran sabah saatlerinde Haydarpafla Numune Hastanesi önünde toplanmaya bafllayan NATO ve Bush Karfl›t› Birlik üyeleri TKP, BAK ve çeflitli iflçi örgütleri saat 11:00 gibi yürüyüfle geçtiler. Yaklafl›k 50 bin kiflinin kat›ld›¤› eyleme Halkevleri, Liseli Genç Umut, HÖC, ESP, Ürün, Toplumsal Özgürlük Platformu, SDP, EMEP, TÜMT‹S, SGD, D‹SK Genel-‹fl, Birleflik Metal-‹fl ‹zmir fiubeleri, D‹SK, Bank-Sen, TKP, BAK, ÖDP, TMMOB, TMMOB’un çeflitli illerden flubeleri, KESK ‹stanbul, KESK çeflitli illerden flubeleri, E¤itim-Sen ‹stanbul ve çeflitli illerden fiubeleri, Anarfli ‹stanbul, SES, Bizim Yurdumuz Dergisi, BTS, Tüm Bel-Sen, Lastik-‹fl, Devrimci Mücadele, D‹SK G›da-‹fl, Kafkasya Forumu, BDSP, Ekim Gençli¤i, Kurtulufl, Emekli-Sen, Limter-‹fl, Sosyal-‹fl Sendikas›, D‹SK Bas›n-‹fl, Dev Sa¤l›k-‹fl, DHP, DGH, DEHAP, Al›nteri, DPG, Nakliyat-‹fl vb. birçok yap› kat›ld›. Meydana geldikten sonra DKÖ

Mecidiyeköy

dikkat çekiciydi. “Hiçbir yerden ç›k›fl yok her yer Felluce”, “Haziran’›n atefli katilleri yakacak”, “Önderimiz ‹brahim, ‹brahim Kaypakkaya”, “‹bolar›n ruhuyla NATO’ya geçit vermeyece¤iz”, “Faflizme isyan

temsilcileri ve sendika baflkanlar› yapt›klar› konuflmalarda NATO’nun genel karakterine, amaçlar›na vurgu yap›l›rken NATO’ya karfl› ortak mücadelenin yükseltilmesi üzerinde duruldu. Kitle s›k s›k “Kahrolsun ABD emperyalizmi”, “‹stanbul ‘u NATO’ya dar edece¤iz”, “Kahrolsun emperyalizm”, Irak halk› yaln›z de¤ildir”, “Katil ABD iflbirlikçi AKP”, “‹flçilerin birli¤i sermayeyi yenecek”, “Katil fiaron katil Bush” sloganlar›n› att›. Çeflitli döviz ve flamalar›n tafl›nd›¤› eylemde kitlenin coflkusu ve öfkesi

halka önder Partizan” vb. sloganlarla Haydarpafla Numune Hastanesi önünde saat 09:00’da toplanmaya bafllayan Partizan kitlesi ise “NATO halklar›n katilidir-NO PASSARAN” ILPS imzal› pankart›n arkas›nda “Emperyalizmin savafl örgütü NATO’ya hay›r-NOTO NATO THE WAR MACH‹NE OF IMPERIAL‹S‹S” yaz›l› olan ve befl ustan›n resmi olan pankartlar› açarak kortej oluflturdu. “‹brahim Kaypakkaya ölümsüzdür”... vb. dövizler le sloganlar eflli¤inde 13:15’e do¤ru Kad›köy meydan›na do¤ru yürüyüfle bafllayan Partizan kitlesinin aras›nda aç›lan “Emperyalizme, feodalizme ve her türden gericili¤e karfl› TKP/ML-TMLGB” pankart› “Yaflas›n partimiz TKP/ML, halk ordusu T‹KKO, TMLGB”, “Faflizmin korkusu ‹flçi köylü ordusu”, “Katillerden hesap lafla sorulmaz bizde hesaplar› namlular sorar”, “Savafl örgütlen ilerle gücümüz TMLGB”, “Marks Lenin Mao önderimiz ‹bo, savafl›yor T‹KKO” sloganlar›yla karfl›l›k buldu. Yaklafl›k 20 dakika kortejlerin

aras›nda dolaflan grubun yaratt›¤› coflku ve heyecan at›lan sloganlara ve kortej düzenine de yans›d›. Meydana gelindi¤inde ise halaylar çekerek NATO karfl›t› sloganlar att›. Yaklafl›k 700 kifli olan Partizan kitlesi ayn› düzen ve disiplinle yine sloganlar eflli¤inde Okmeydan› Fatma Girik Park›’na do¤ru yol ald›. MEC‹D‹YEKÖY’DE DE EMPERYAL‹ZME ÖFKE VARDI NATO ve Bush Karfl›t› Birlik üyesi yaklafl›k 200 kiflinin 28 Haziran günü Mecidiyeköy’de saat 10:00’da yapmak istedikleri bas›naç›klamas›na polis biber gazlar› ve coplarla sald›rd›. Binlerce çevik kuvvet polisinin y›¤›nak yapt›¤› panzerlerle bekledi¤i Mecidiyeköy meydan›nda bir araya gelen NATO ve Bush Karfl›t› Birlik üyeleri burada gelecek arkadafllar›n› beklemeye bafllad›lar. Polisle eylemciler aras›nda k›sa bir diyalog yaflan›rken çevik kuvvet polisleri eylemcileri ablukaya ald›lar. Eylemciler polisin sald›r› haz›rl›klar› karfl›s›nda birbirlerine kenetlenerek oturdular. “NATO’ya hay›r” slogan› atan eylemcilere polis biber gazlar› ve coplarla sald›rd›. Biber gazlar›ndan birçok eylemci etkilenerek zor anlar yaflarken polis yaklafl›k 10 kifliyi gözalt›na ald›. Bu esnada polisin azg›nca sald›r›s›ndan memnun olan “flef”lerinden biri “helal size aslanlar›m, haydi koçlar›m, sizinle gurur duyuyorum, bu ülke sizinle gurur duyuyor” diyerek polisin azg›nca sald›r›s›n› be¤endiklerini dile getiriyordu. Biber gaz›ndan etkilenen eylemciler kendilerine gelince “Bush’un itleri”, “NATO’ya geçit vermeyece¤iz” vb. sloganlar›yla da¤›ld›lar. Çeflitli insan ve gazetecilerden ald›¤›m›z duyumlara göre ise Ali Sami Yen Stad› askerlerle doldurulmufltu.


14

2-14 Temmuz 2004

38

Yeni Halk Ordusu sözcüsü “Ka Roger” ile bir karfl›laflma Yay›mc› Dante A. Ang Manila Times, 9 Haziran 2004

I. Bölüm Bugün birço¤umuzu hayrete düflüren fley, komünizmin, küresel olarak gerilemesine karfl›n, Filipinler’de güçlenmesi ve say›ca artmas›d›r. Bu paradoksa ek olarak; yabanc› mali kaynaklar› rivayete göre durdurulmufl olmas›na ra¤men Filipinler Komünist Partisi, ya da FKP, sürekli olarak silah temin etmekte ve böylesi bir güçle ve daha önce görülmemifl yo¤unlukla orduya karfl› devaml› sald›r› yapmaktad›r. Geçen y›l Yeni Halk Ordusu (YHO) gündüz vakti birçok belediye binas›na sald›rd› ve Sol’un büyüyen gücünü daha keskin bir noktaya getirdi. Sald›r›lar ayn› zamanda, polis ve ordunun sadece bu tür sald›r›lar› önlemeye de¤il, ayn› zamanda hayati önemdeki tesisleri ve yasal iflleri Sol’un zararl›/tehlikeli gücünden korumaya yetip yetmedi¤i sorusunu da ortaya ç›kard›. Örne¤in YHO birçok büyük ve gösteriflli kuleyi, k›rsaldaki gücünü hat›rlatmaya hizmet ederek yakt›. Ekonomik kaynaklar›n dahili olarak, esas olarak da YHO’nun ifl çevrelerine zorla kabul ettirdi¤i sözde devrimci vergilerden olufltu¤una inan›lmaktad›r. Ço¤unlukla zay›f bölgelerde bulunan flirketlerin çok büyük hesaplar›n›n yüzde ikisi vergilendirilmektedir. FKP’nin bir baflka ekonomik kayna¤› da sözde kampanya izni ya da PTC’lerden gelmektedir. Yerel ve ulusal çaptaki mevkiler için adaylar, komünistlerin etkili oldu¤u ya da kontrol etti¤i bölgelerde kampanya yürütebilmek için önce YHO’ya ücret ödemekteler. Ödeme yoksa kampanya da yok. PTC’yi kabul etmemeyi seçenler tehlikeye maruz kalmaktad›r. Daha yüksek mevki için daha yüksek ücret. Ya da daha zengin aday için daha yüksek ücret; bazen de adaylarla pazarl›k. Hükümet, adaylar› yetkisiz k›lma cezas›yla PTC’yi ödememeleri konusunda uyarmaktad›r. Bununla birlikte birçok aday bu hükümetin uyar›s›n› reddetmeyi seçmektedir. Ka Roger, YHO’ya ücret ödemeye karfl› en yüksek sesi ç›karan meflhur kabine üyelerinden birinin Güney Luzan eyaleti yönetimine adayl›¤›n› koydu¤unda PTC’yi ilk ödeyenler aras›nda oldu¤una dikkat çekti. O bunu, kamu bürosu için adayl›¤›n› koymadan hatta kampanya sürecini resmi olarak bafllatmadan önce yapt›. Bu kabine üyesi ayn› zamanda çeflitli yönetimler alt›nda çeflitli kabine görevlerine atand›.

FKP-YHO’nun sözcüsü Gregoria Rosal (Ka Roger) ile yap›lan bu röportaj, Manila Times’da 9 Haziran 2004’te üç bölüm halinde yay›nland›. Röportajda yer alan özel görüfller yazara aittir ve Filipinler Komünist Partisi ve devrimci güçlerin bak›fl›n› yans›tmamaktad›r. Ancak burjuva bir yay›nda da ç›ksa birçok gerçe¤i görmek aç›s›ndan önemlidir diye düflünerek sizlerle paylafl›yoruz.

“EKONOM‹K VE ASKER‹ OLARAK BA⁄IMSIZ” Yerel komünistler çok uzun bir yol kat ettiler. ‹deolojik hakimiyet için mücadelelerinde sözümona “ekonomik ve askeri olarak ba¤›ms›z” hale geldiler. Geçti¤imiz seçim döneminde tahmini PTC ücretleri 1 milyardan 2 milyara kadar de¤iflmekteydi. YHO hükümete karfl› kendi kaynaklar› üzerinde aç›kça kampanyas›n› yürütmektedir. YHO’nun büyüyen varl›¤›yla alarma geçen Filipin hükümeti, ABD’nin yard›m›yla onlar› uluslararas› terörist ilan ederek yerel komünistlere yabanc› ülkelerden akan yard›m› kesmeye çal›flt›. Hükümet hatal› olarak FKP’yi bir kez terörist bir örgüt olarak damgalad› m›, YHO’nun yabanc› kaynaklardan mahrum kalaca¤›n› ve bar›fl için yalvaraca¤›n› zannetti. Filipinler, D›fliflleri Bakan› Sekreteri Blas F. Ople sayesinde Avrupa’da FKP’nin terörist örgütlere dahil edilmesi için lobi yapm›flt›. FKP, terörist damgas›n› protesto etti. Bir keresinde Filipinler Ulusal Demokratik Cephe (FUDC) hükümetle bar›fl görüflmelerinin yeniden bafllamas› için, terörist cepheler aras›ndan ç›kar›lmas›n› flart koflmufltu. Hükümet ayn› zamanda FKP’nin terörist örgüt olarak damgalanmas›ndan sonra Hollanda hükümetinin FUDC lideri Jose Maria Sison’u s›n›r d›fl› edece¤ini umut etmiflti. Bu olmad›. Sison s›n›r d›fl› edilmedi. Dava Hollanda’da hala devam ediyor. 1945’ten beri Filipinler baflkanlar› öldürücü çekiflmeye son vermeye çal›flt›. Fakat hiçbir fley fayda etmedi. Komünistler daha da güçlendi ve say›ca da büyüdü. On y›llard›r süren çat›flmaya son verme iste¤iyle, Corazan Aquino, 1987’de iktidar› ald›ktan hemen sonra, hükümetinin asilere elini uzatt›¤›n› göstermek için politik tutsaklar›n serbest b›rak›lmas›n› emretti. Eski baflkan Ferdinand Marcos’a karfl› mücadelede ittifak yapan Aquino ve Sol bar›fl› sürdürmek için bir anlaflma yapm›flt›. Yani FUDC ile bar›fl görüflmeleri gerçekten bafllad›. Fakat görüflmelerin bitmesi çok uzun zaman almad›. fiiddet ve karfl› fliddet taraf›ndan bozuldu. ‹ki taraf aras›ndaki flartlar politik olarak öylesine uzlaflmaz bir flekilde bö-

lünmüfltür ki, bar›fl›n tek yoluna di¤er partinin silah b›rakmas›yla ulafl›labilir. Onlar için, bu türde bir fley halk›n güvenine ihanet etmek olacakt›r. Her iki taraf da nedenlerinin asaletine inan›yorlard›: bir parti için, di¤erinin ortadan kald›r›lmas› sadece bir zaman sorunuydu. Hükümetin sert taraftarlar› kendi adlar›na, YHO’ya karfl› savafl› kazanmakta oldu¤unu iddia etmekte, yani hükümet için “devlet düflmanlar›” ile bar›fl anlaflmas› yapmaya ihtiyaç yoktur. Onlar, alanda YHO’yla baflar›l› çat›flma iddialar›n› destekleyecek istatistikleri hiçbir zaman ortaya koymad›. Ancak bu rakamlar›n, hükümetin asilere karfl› savafl› kazanmakta oldu¤unu güçlü bir flekilde gösterdi¤ini söylüyorlar. DÜfiMANLA B‹RL‹KTE UYUYAMAZSIN Özel olarak, konufltu¤um baz› generaller bar›fl yöntemine karfl›lar. Onlar basit bir flekilde, YHO’ya karfl› seferberlikte yaralanan ya da öldürülen yoldafllar›n›n öcünü almak istiyorlar. Ayn› zamanda savaflta yaralanan ve bir arkadafl›n› kaybetmifl olanlar›n “düflmanla” bar›fl yapmada o kadar yüce gönüllü olmayaca¤›ndan da korkuyorlar. Daha asil bir flekilde, FUDC ile ideolojik nedenlerle bir bar›fl anlaflmas› yapmaya karfl›lar. Onlar “düflmanla birlikte uyuma” yöntemine tahammül edemiyorlar. Sadece, FUDC taraf›ndan silahl› mücadeleden vazgeçilmesi, polis ve ordu için FKP/FUDC ile bar›fl

5 dakika sonra Ka Roger ortaya ç›kt›. Bir beyzbol flapkas›n› gözlerine kadar indirmiflti ve bir cep telefonu, boynuna as›l› okuma gözlükleri, beline s›k›flt›r›lm›fl bir b›çak vard›. Süpriz! Bir silah bile tafl›m›yordu! Bu planlanm›fl olmal›. Böyle düflündüm. Bu çeflit PR hilesini bilirsin dedim kendi kendime. Yeterince tehdit edici görünmedi. Sert de görünmedi. Fakat söylendi¤i gibi, görünüfl yan›lt›c› olabilir. Bu adam kolay yem de¤il kesinlikle. anlaflmas› imzalamadan önce kabul edilebilir olacakt›r. Di¤er yandan, FUDC ve onun silahl› bölümü YHO’nun silahlar›n› b›rakacaklar›n›, silahl› mücadele-bar›fl ya da bar›fl yok formülasyonundan vazgeçmeleri umulmuyor. Onlar da hükümete karfl› uzun süreli savafl› kazanmakta olduklar›na inan›yorlar. Bu bir paradoks gibi görülebilir, fakat bizim ço¤umuz gibi, onlar da (FKP/FUDC/YHO), bar›fla uzaklar. Ve burada bizim hikayemiz, yada daha çok Ka Roger olarak da bilinen Gregoria Rosal’›n hikayesi yatmaktad›r. Bu Ka Roger’i ya da YHO’yu onurland›rma giriflimi de¤ildir. Ayn› flekilde onlar›n nedenlerini onaylamak ve polis ve orduyu töhmet alt›nda b›rakmak da de¤ildir. ☞


38 ROMAN KAHRAMANININ ORTAYA ÇIKIfiI Manila Times, sorunlar›n ard›ndaki kahraman› ortaya ç›karmak için Ka Roger’in röportaj›n› dizi halinde yay›nl›yor. Bunu yaparak, hükümet ve FUDC aras›nda süren görüflmelerin ortak anlay›fl ve güven içinde gerçekleflebilmesi için ilgili konular› daha iyi anlamaya katk›da bulunmay› umuyoruz. Times, Mart ay› sonlar›nda Quezon ve Bicol eyaletleri s›n›r› boyunca bir yerlerde Ka Roger ile röportaj için iki gün bir gece geçirdi. Bir sabah erken Manila’dan ayr›ld›k. Tayin edilmifl bir yerde kurye ile bulufltuk. Kurye gençti. Sadece 30 yafl›ndayd›, belki de daha genç ve bekar. Trafll›, konuflkan ve çok sayg›l›. Bize kendini “James” olarak tan›tt›. S›radan genç bir adama benziyordu. Görünüflünde ve davran›fllar›nda özel hiçbir fley yoktu. E¤er hakk›nda hiçbir fley bilmeseydik, onu büro iflçisi, polis ya da asker bile zannedebilirdik. Asker trafl› olmufltu ve uzun boyluydu. Güvenlik nedeniyle cep telefonlar›m›z› ald› ve arabaya binmeden önce kapatt›. Anlad›¤›m›z› söyledik ona. Zaman kaybetmek istemeyerek, yeme¤imizi hareket halindeki arabada yedik. Son hedefimize kadarki yol boyunca sadece tuvalet ihtiyac› veya benzin istasyonundan içecek bir fleyler almak için durduk. James floförümüze belli yol iflaretlerini izlemesini söyledi¤inde buluflma yerine yaklaflt›¤›m›z› anlad›k. K›sa bir süre sonra, sola keskin bir dönüfl yapt›k. Yol engebeliydi. Araban›n pencerelerini açt›k, hava serindi, tazeydi. Hava genç bir delikanl›yken örümcek yakalarken al›flk›n oldu¤um pirinç tarlalar›n›n otlar›n› ha-

15 t›rlatan bir kokuyla doluydu. Yol hala ›slak ve baz› bölümleri çamurluydu. Bir gece önce ya¤mur çiselemifl olmal›yd›. Elektrik olsayd›, bunu fark ederdim. Elektrik dire¤i yoktu. Ne araba ne de cip, hatta üç tekerlekli bisiklet bile yoktu. Ara yol boyunca yürüyen çiftçileri geçiyorduk. Birkaç kilometre sonra, James, bir yerleflim yerine yaklafl›rken pencerelerimizi kapatmam›z› istedi. Aç›kça, bizi birilerinin görmesini ve flüphelenmesini istemiyordu. E¤er insanlar burada ne yapt›¤›m›z› sorarlarsa, sat›l›k bir yer arad›¤›m›z› söylememizi istedi. Birkaç kilometre daha sonra James sürücüye tamamlanmam›fl bir kilisenin önünde durmas›n› iflaret etti. Saat neredeyse 03:00’tü. Gece için arabam›z› buraya park edebilece¤imizi söyledi. Bize bunun daha önce planland›¤› izlenimi verdi. Arabay› kilise arazisine park etmeye çal›flt›k ama baflaramad›k. Kilisenin yan›ndaki park için ayarlanan yerin girifli büyük bir kütükle kapat›lm›flt›. James arabadan indi ve etrafa bak›nd›. Uykusuz gibiydi. YHO’dan biriyle tan›flt›¤›m›z› zannediyorduk. Bulundu¤umuz yer kilisenin varl›¤›na ra¤men ›ss›zd›. Tamamen garip olmasa da dikkatimizi çekmezdi. Bizim varl›¤›m›zla bu yer aras›ndaki z›tl›k dikkat çekiciydi. Dakikalar sonra, James cep telefonundan birini arad›. Partinin nerede oldu¤unu sordu¤unu duyabiliyorduk. Bense endifleleniyordum. Yöntem konusunda ya da polis ve askerin varl›¤› ile ilgili de¤il, karanl›¤›n alt›nda da¤l›k arazide bilinmeyen bir yerde yolculuk yapt›¤›m›z için. Özellikle gece yürümekte zorlan›yordum, gözlük kullan›yordum. Gözlüksüz, çift görüyorum. Bu, sol gözümdeki kaslar›n zay›flamas›ndan

kaynakl›. Daha kötüsü, önümdeki mesafeyi hesaplayam›yorum. Görüflümde derinlik eksik. Bir fley bana çok yak›n olabilir, ama benim hayalimde çok uzak görülüyor. 20 dakika sonra, iki genç adam otlar›n aras›ndan ç›kt› geldi. Tek bir çizgiydi, arada birkaç ad›ml›k mesafeyle bize do¤ru yürüdüler. Bunlar›n bizim partiden oldu¤unu zannettik. Do¤ruydu, James onlarla konuflmaya bafllad›. Bizim sürücümüze arabay› çal›flt›rmas›n› ve çitle çevrili alana, kiliseden birkaç metre ilerdeki, içinde bir kulübe olan alana park etmesini iflaret ettiler. Ancak ondan sonra, izlendi¤imizi fark ettim. ‹nsanlar, kulübede yaflayan tüm kad›nlar ve çocuklar, arabadan indikten sonra çevremizi sarm›flt›. Çok aç›kt› ki, birlikte oldu¤umuz insanlar› biliyorlard›. Onlara çikolata ve kek ikram etti¤imizde bize gülümsediler. Yaln›z dikkatimi çeken fley, hiç erkek görmemekti. Bizi buraya getiren genç adamlardan birinin, bu kulübede yaflayan kad›n›n o¤lu oldu¤unu anlad›m. ‹flte bu yüzden arabam›z› park etti¤imizde hiç erkek görmemifltik. Çevredeki erkeklerin ço¤u YHO’ya kat›lm›flt› ve evlerinin rahatl›¤›n› terk etmifllerdi. Geride sadece kad›n ve çocuklar kalm›flt›. Yol ›slak, çamurlu ve kaygand›, aksi takdirde geçilebilirdi. Yürüyeme bafllad›¤›m›zda dikkat ettim ki, James ve misafirlerimiz de dar, da¤lara do¤ru giden tepelik arazide bizimle yürüyorlar ve bu bölgeyi iyi bildiklerini anlad›m. Yol ald›¤›m›z yer YHO’nun etkisi ya da kontrolü alt›nda olan yerlerden biriydi. 15 dakika sonra iki ya da üç adam›n nöbet tuttu¤u geçici tedbir olarak bir kulübeyi geçtik. Herhalde Ka Roger’in güvenlik detaylar›ndan biriydi. Fakat onlar› silahlar›n› sallar-

2-14 Temmuz 2004 ken görmedim. Birkaç dakika sonra, bir aileye aitmifl gibi görünen bir kulübeye ulaflt›k. Saat ö¤leden sonra 4’ü geçmiflti. Kulübenin giriflinde da¤ köstebe¤i oyu¤u bir ocak var. Kulübenin içi karanl›k. Yanmayan bir gaz lambas›, 10 kiflinin yemek yiyebilece¤i uzun bir masan›n üzerinde duruyor. Yine evin içinde hiç erkek yok. Sadece kad›nlar. Üç kad›n ve bir k›z, 15 yafl›nda ya da daha genç olabilir. Bizleri gördüklerinde hepsi gülümsüyordu. Bize hoflgeldiniz demek için birfleyler söylemifl olmal›lar, fakat ben duymad›m. Da¤ yürüyüflünden kaynakl› öylesine yorgun ve bitkindim ki. Üstelik bulundu¤umuz yeri gözlemlemeye çal›flmakla meflguldüm. KORKUNÇ 5 dakika sonra Ka Roger ortaya ç›kt›. Bir beyzbol flapkas›n› gözlerine kadar indirmiflti ve bir cep telefonu, boynuna as›l› okuma gözlükleri, beline s›k›flt›r›lm›fl bir b›çak vard›. Süpriz! Bir silah bile tafl›m›yordu! Bu planlanm›fl olmal›. Böyle düflündüm. Bu çeflit PR hilesini bilirsin dedim kendi kendime. Yeterince tehdit edici görünmedi. Sert de görünmedi. Fakat söylendi¤i gibi, görünüfl yan›lt›c› olabilir. Bu adam kolay yem de¤il kesinlikle. Hükümetin “en çok arananlar” listesinin üst s›ralar›ndaki Ka Roger, birkaç kilometre ilerde askeri bir kamp›n olmas›ndan hiç rahats›z görünmüyor. Aksine gayet rahat görünüyordu. Karfl›s›na koydu¤umuz tüm sorulara bir yan›t› vard›. Onunla ayn› fikirde olmayabilirsiniz, fakat samimiyeti için ona bir A vermek zorunda kal›rs›n›z. Ona terörist, zorba ya da herhangi bir fley söyleyebilirsiniz, fakat YHO’nun u¤runda savaflt›klar›na inan›yor. Bende bir pürist (dil ve üslupta kesinli¤e inanan veya bunu uygulayan kimse), bir ideolog izlenimi yaratt›. (Devam edecek)

Geçen y›l Yeni Halk Ordusu (YHO) gündüz vakti birçok belediye binas›na sald›rd› ve Sol’un büyüyen gücünü daha keskin bir noktaya getirdi. Sald›r›lar ayn› zamanda, polis ve ordunun sadece bu tür sald›r›lar› önlemeye de¤il, ayn› zamanda hayati önemdeki tesisleri ve yasal iflleri Sol’un zararl›/tehlikeli gücünden korumaya yetip yetmedi¤i sorusunu da ortaya ç›kard›. Örne¤in YHO birçok büyük ve gösteriflli kuleyi, k›rsaldaki gücünü hat›rlatmaya hizmet ederek yakt›.


2-14 Temmuz 2004

16

38

Emperyalistlerin kanl› örgütü NATO’ya karfl›

ONB‹NLER MEYDANLARI DOLDURDU! rini, bu sermaye gruplar›n›n ülke içinde de iflçi ve emekçileri sömürerek, kazan›lm›fl tüm haklar›n› gasp ederek, emekçilere yönelik dizginsiz sald›r› politikalar›na son sürat devam ettiklerini belirtti. Bilgetekin ayr›ca “NATO’ya sponsor olmak Ebu Garib Hapishanesi’nde yaflanan insanl›k d›fl› iflkenceyi desteklemektir. NATO’ya sponsor olmak Irak’taki emperyalist iflgale sponsor olmakt›r. Ortado¤u halklar›n›n Amerikan emperyalizminin sonucu olarak yaflad›¤› zulme ortak olmakt›r. Halk›m›z bunu affetmeyecektir” dedi. “Katil ABD iflbirlikçi Ülker”, “Emperyalistler, iflbirlikçiler 6. Filo’yu unutmay›n”, “NATO’ya geçit yok” vb. sloganlar at›larak eyleme son verildi. * Yine 16 Haziran 2004 tarihinde Atatürk Kültür Merkezi önünde toplanan Grup Yorum elemanlar› ve Haklar ve Özgürlükler Cephesi, NATO Zirvesini protesto ederek “‹stanbul ki kavgam›z›n flehri, Anadolu ki tarihi isyanlarla örülü. Elbette ki bu tarihe sahip ç›kacak NATO Zirvesi’ne sessiz kalmayaca¤›z” dediler. “NATO y›k›lacak halklar kazanacak” pankart› açan grup “Katil ABD Ortado¤u’dan defol”, “NATO y›k›lacak halklar kazanacak” sloganlar›n› att›. Aç›klamay› yapan Cihan Keflkek, NATO’nun kimi, nas›l temsil etti¤ine de¤inerek aç›klaman›n devam›nda “Emperyalistler ve uflaklar›n›n ellerinde silahlar›, coplar›, her türlü teknoloji ile donanm›fll›klar› olabilir. Ancak karfl›lar›ndaki gücün küçümsenmeyecek bir güç oldu¤unu gösterece¤iz. Bu güç; Anadolu halklar›n›n gücüdür” vurgusunu yapt›. Sloganlarla devam ‹stanbul/Ülker protestosu eden eylem Grup Yorum’un “Biz Var›z”› seslendirmesiyle sona erdi. * 19 Haziran 2004 tarihinde Bahçelievler NATO ve Bush Karfl›t› Birlik, So¤anl› mahallesi Çavuflpafla son dura¤›nda NATO Zirvesi’ni protesto etmek için bas›n aç›klamas› ve meflaleli yürüyüfl yapmak istedi. Ancak polis hiçbir gerekçe göstermeden eyle-

‹STANBUL * 16 Haziran 2004 tarihinde NATO Zirvesine sponsor olan flirketlerden biri olan Ülker Holding’in önünde toplanan NATO ve Bush Karfl›t› Birlik bileflenleri, sponsor flirketlerin iflgale, iflkenceye ve katliamlara ortak oldu¤unu dile getirdiler. Eylemde “NATO’ya sponsorluk; katliama, iflkenceye, iflgale ortak olmakt›r” pankart› aç›larak “NATO’ya hay›r, üsler kapat›ls›n”, “NATO’ya hay›r, savafl tüccarlar›n› ‹stanbul’da istemiyoruz” vb. dövizler tafl›nd›. Birlik ad›na aç›klamay› yapan Fadik Bilgetekin, emperyalistlerin finanse ettikleri kurumlar›n flimdi emperyalistleri finanse etmek için s›raya girdikleBak›rköy

me izin vermeyerek kitleye sald›rd›. Sald›r› s›ras›nda baz› kifliler yaralarken 12 kifli de gözalt›na al›nd›. Bahçelievler NATO ve Bush Karfl›t› Birlik yaz›l› bir aç›klama yaparak polisin tamamen keyfi olan bu sald›r›s›n› k›nad›. Gözalt›na al›nan Seyit Ali A¤do¤mufl, Umar Karatepe, Murat Bargu, Ayhan Talay, Hüseyin Gençay, Hatice Lüzumlu, Mustafa Sar›sülük, Meltem Kuruhan, Sevinç Hocao¤ullar›, Erhan Pekcan, Gündüz Acar ve Gürkan Özo¤ullar› isimli kifliler ertesi gün serbest b›rak›ld›. * 20 Haziran 2004 tarihinde ise Ba¤c›lar Meydan›’nda toplanan 40 kadar DHP’li (Demokratik Haklar Platformu) 28-29 Haziran’da ‹stanbul’da yap›lacak olan NATO Zirvesini protesto etti. “Emperyalizme ve NATO’ya hay›r. Yaflas›n Demokratik Cumhuriyet” pankart› arkas›nda “NATO’yu kad›nlar durduracak”, “NATO katliamd›r, iflgaldir, tecavüzdür” dövizlerini tafl›yan grup s›k s›k “Emperyalizme karfl› halk savafl›”, “‹stanbul NATO’ya mezar olacak”, “Kahrolsun ABD uflak AKP” sloganlar›n› att›. DHP ad›na bas›n aç›klamas›n› yapan Dursun Turgut “‹nsanlar›n bafl›na çuval geçiren, çocuklar› katleden ve iflkence edip tecavüz eden katillere karfl› mücadele etmek biz emekçilerin tek alternatifidir. Zirvenin yap›laca¤› güne kadar, savafl tüccarlar›n› ‹stanbul’dan defetmek için her gün sokaklarda olaca¤›z” dedi. Bas›n aç›klamas› sloganlarla sona erdi. OKMEYDANI * Okmeydan› NATO ve Bush Karfl›t› Birlik 20 Haziran saat 20:00’de NATO’ya karfl› yürüdü. Semtin iç taraflar›ndan bafllayan yürüyüfle kitle “Katil ABD, Ortado¤u’dan Defol”, “Halklar›n katili NATO”, “Yaflas›n halklar›n kardeflli¤i” vb. yaz›l› dövizlerle kat›ld›. Her bir ara sokaktan 6-7 kiflinin kat›larak büyüttü¤ü kitle Okmeydan› Meydan›’na do¤ru yürüyüfle geçti. Meydanda toplanan kitle ad›na okunan bas›n aç›klamas›nda “onlar katliamlar için birlefliyor, biz de ezilen dünya halklar›n›n kurtuluflu için birleflelim... Gelin 28 Haziran’da onlara unutmayacaklar› bir ders verelim” denildi. Bas›n metninden sonra eyleme kat›lan Grup Yel, Çav Bela ve Gündo¤du marfl›n› okudu. Marfl s›ras›nda sayg› duruflunda bulunan kitle marfl›n sonunda “‹stanbul’u NATO’ya dar edece¤iz”, “Yaflas›n halklar›n kardeflli¤i” sloganlar›n› att›. * 25 Haziran 2004 tarihinde de Okmeydan› NATO Karfl›t› Birlik taraf›ndan saat 21:00’de meflaleli yürüyüfl düzenledi. Dikilitafl Park›’nda bir araya gelen kitle “NATO’ya geçit vermeyece¤iz” Ok-

meydan› NATO Karfl›t› Birlik imzal› pankart açarak meflalelerle yürüyüfle geçti. Eylemde sloganlar eflli¤inde Okmeydan› semtinde yürüdü. Yaklafl›k 1 saat süren eylem okunan bas›n metniyle devam etti. Aç›klaman›n ard›ndan kitle hep birlikte “Gündo¤du” ve “Çav Bella” marfl›n›söyledi. Eylemin bitiminde yüzleri flamalarla kapal› bir grup polis ablukas›n›n bulundu¤u yere molotof kokteyli att›. Bu s›rada “Yaflas›n Ölüm Orucu direniflimiz” sloganlar› atan kitle sokak aralar›na da¤›ld›. Eyleme silah s›karak karfl›l›k veren polis çevrede panik yaratarak ortal›¤› terörize etmeye çal›flt›. GAZ‹ MAHALLES‹ *Gazi NATO Karfl›t› Birlik, 20 Haziran 2004 tarihinde Gazi Cemevi önünde bir araya gelerek “NATO’ya hay›r” dedi. “‹flgale, iflkenceye, karfl› mücadeleyi yükseltelim” pankart›n› açan yaklafl›k 250 kifli meflalelerle yürüyüfle geçti. Ancak zaten ortam› terörize etmek için f›rsat kollayan polis kitlenin içine biber gaz› s›karak eylemi da¤›tmaya çal›flt›. Bunun üzerine barikatlar kurarak direnifle geçen kitleye polis daha güçlü sald›rarak gaz bombalar›n› yo¤un bir flekilde ara sokaklara da att›, panzerlerle su s›karak barikatlar› da¤›tmakta zorluk yaflayan polis saat 23:00’e do¤ru sivil faflistleri soka¤a salarak kitlenin üzerine silah s›kt›rd›. Saat 23:30’da sona eren çat›flmal› eylemde, molotoflarla karfl›l›k veren eylemcilerin baz›lar› yaralan›rken, akrepler ve panzerlerde ciddi oranda hasar meydana geldi. Eylemden sonra mahallede ev bask›nlar› gerçeklefltirildi. *22 Haziran’da da Karayollar› fiiflli Dura¤›’nda bir araya gelen Gazi NATO Karfl›t› bileflenleri pankart açarak ara sokaklarda meflaleli yürüyüfl gerçeklefltirdi. NATO karfl›t› at›lan sloganlar ve yürüyüfl kortejinin düzeni ve disiplini mahalle halk›n›n büyük ilgisini çekerken halk eyleme alk›fllarla ve yürüyüfl kortejine efllik ederek destek verdi. Yap›lan sesli ajitasyon/propagandadan sonra eylem sona erdi. *24 Haziran’da yine Gazi NATO Karfl›t› Birlik’in düzenledi¤i eylem saat 21:00’de Lise Dura¤›’ndan yürünerek bafllad›. “Halk›m›z saflara NATO’yu da¤›tmaya”, “Yaflas›n devrimci dayan›flma”, “Yaflas›n halklar›n kardeflli¤i”, “Hüseyin Çukurluöz ölümsüzdür”, “Bekir Baturu ölümsüzdür” vb. sloganlar at›larak “‹flgale, iflkenceye, NATO’ya karfl› mücadeleyi yükseltelim” pankart› aç›ld›. Perflembe Pazar›’n›n kurulmufl olmas›yla beraber genifl bir kitleye seslenilen eylemde yine sesli ajitasyon/propaganda yap›larak eyleme son verildi. Mahalle halk›n›n ilgisi ve deste¤i yine dikkatlerden kaçmad›.


17

38 NATO KARfiITI EYLEMLER YAYILIYOR * 20 Haziran’da saat 13.00’de TÜYAP önünde toplanan Al›nteri gazetesi okurlar› “NATO’ya karfl› genel grev, genel direnifl” yaz›l› Al›nteri imzal› pankart açarak bas›n aç›klamas› yapt›. Kitle s›k s›k “‹stanbul NATO’ya mezar olacak”, “NATO’ya karfl› genel grev, genel direnifl” sloganlar›n› att›. Al›nteri gazetesi okurlar› ad›na okunan bas›n metninde “BOP’lar, özellefltirmeler, sendikas›zlaflt›rma politikalar›, YÖK Yasa Tasar›s› emperyalistlerin karlar›na kar katmak içindir” denildi. * Ayn› gün Galatasaray Lisesi önünde de iki bas›n aç›klamas› gerçeklefltirildi. Saat 11.30’da Proleter Devrimci Durufl dergisi okurlar› lisenin önüne topland›. S›kça “NATO’ya geçit vermeyece¤iz”, “NATO’ya hay›r, üsler kapat›ls›n” sloganlar›n›n at›ld›¤› bas›n aç›klamas›nda “emperyalizmin en güçlü silah›, iflçilerin ve emekçilerin örgütlü gücünden daha büyük de¤ildir” denildi. * Saat 14.00’de Mücadele Birli¤i Platformu’nun yapt›¤› bas›n aç›klamas›nda ise Deniz Gezmifl’in resminin oldu¤u pankart ve “Mücadele Birli¤i Platformu” yaz›l› pankart aç›ld›. Platform ad›na okunan bas›n aç›klamas›nda “Ortado¤u’da da Türkiye’de de katledilen insanlar›n sorumlusu NATO’dur. Bizler NATO’nun BOP’u onaylamak için ‹stanbul’da yapaca¤› zirveye izin vermeyece¤iz” denildi. * 18 Haziran günü Alibeyköy, Gazi Mahallesi, Avc›lar ve Merter’de NATO karfl›t› eylemlere kat›lan 19 kifli evleri bas›larak gözalt›na al›nd›. Uzun namlulu silahlarla ve hiçbir izin gösterilmeden yap›lan aramalarda gözalt›na al›nan 19 kifliden 12’si ertesi gün serbest b›rak›l›rken Wernice Korsakof hastas› H›d›r Yeflil g›yabi tutuklamas› oldu¤u gerekçesiyle Gayrettepe Asayifl fiube’ye gönderildi. Üç kifli askerlik flubesine gönderilirken üç kifliye de savc›l›ktan ek süre istenmifl ve 21 Haziran günü serbest b›rak›lm›fllard›r. 23 Haziran günü saat 11.30’da Sultanahmet Adliyesi önünde toplanan ESP’liler bu bask›nlarla ilgili bas›n aç›klamas› yapt›. ANKARA * Yap›lmas› planlanan NATO zirvesine karfl› emekçiler seslerini yükseltmeye devam ediyor. 18 Haziran günü saat 12.30’da SSK önünde bir araya gelen BES üyesi kamu emekçileri zirveyi protesto ettiler. Yap›lan bas›n aç›klamas›nda ülkenin pazar haline getirilmesinin planlar›n›n IMF, DB, AB gibi emperyalist kurumlarla birlikte yap›ld›¤›n› dile getiren BES üyeleri 28-29 Haziran’da ‹stanbul’da olacaklar›n› ve alanlar› zaptedeceklerini aç›klad›lar. Aç›klama “Katil ABD Ortado¤u’dan Defol” sloganlar› ile sona erdi. 22 Haziran günü, tekrar Emekli Sand›¤› önünde bir araya gelen BES üyeleri NATO zirvesine karfl› olduklar›n› dile getirdi-

ler. * NATO zirvesinin gündeme gelmesi ile beraber oluflturulan “Mamak NATO Karfl›t› Birlik”, Mamak’ta emperyalizmi ve NATO’yu teflhir ederek, kitleleri soka¤a tafl›maya çal›fl›yor. Mamak NATO Karfl›t› Birlik taraf›ndan haz›rlanan eylem program›n›n bir parças› da merkezi yerlerde bas›n aç›klamas› yapmakt›. Bu amaçla 21 Haziran günü saat 12.30’da Yeni Kara Mürsel önünde toplanan birlik üyeleri emperyalizm ve NATO karfl›t›, sloganlar ile emperyalizmin kanl› politikalar›na karfl› tepkilerini hayk›rd›lar. “Savafl ve terör örgütü NATO’ya geçit yok” yaz›l› pankart açan birlik üyelerinin yapmak istedi¤i bas›n aç›klamas›na polis izin vermedi. Yo¤un y›¤›nak yapan polis halk› ve eylemcileri psikolojik bask› alt›na alma çabas›ndayd›. Yap›lan tart›flmalar sonucunda “NATO yolu de¤il, kardefllik yolu”, “NATO’ya hay›r, üsler kapat›ls›n” sloganlar› eflli¤inde Güven Park’›n yan›ndan 200 metre kadar yüründü. Ellerinde NATO’yu teflhir eden dövizler tafl›yan NATO karfl›tlar›, kardefllik yolu için 3000 imzan›n topland›¤›n› belirttiler. Bas›n aç›klamas›n›n ard›ndan bitmesinin ard›ndan polis sald›r›lar›na devam ederek yoldan geçen insanlar› terörize etmeye devam etti. * 22 Haziran Sal› günü Mamak Semti NATO Karfl›t› Birlik, Mamak’taki Saime Kad›n Park›’nda NATO karfl›tlar› ve semt halk›n›n kat›ld›¤› etkinlik düzenlendi. Saat 19:00’da bir araya gelen Mamak NATO Karfl›t› Birlik üyesi kurumlar ve mahalle sakinleri, devrim flehitleri için bir dakikal›k sayg› duruflu s›ras›nda 113. ve 114. Ölüm Orucu flehitlerinin haberinin verilmesinin ard›ndan “Devrim flehitleri ölümsüzdür” slogan›n› att›. Etkinlikte NATO Karfl›t› Birlik ad›na konuflan konuflmac›, NATO’ya, emperyalistlere ve uflaklar›na ‹stanbul’da cevap verilece¤ini vurgulad›. Etkinlik Mamak ‹flçi Kültürevi Müzik Grubu’nun söyledi¤i türkü ve marfllarla devam ederken gençler ve semt halk› birlikte halaylar çekti. * 22 Haziran günü saat 13.30’da Sakarya Caddesi’nde bulunan ‹fl Bankas› önünde, ellerindeki dövizlerle toplanan gençler, “Ankara NATO Karfl›t› Gençlik Platformu” pankart› açt›lar. Burada bir bas›n aç›klamas› yaparak sponsorlu¤un katliama ortak olmak anlam›na geldi¤ini belirten gençler, K›z›lay Postanesi’ne do¤ru yürüyüfle geçtiler. Sloganlar›n oldukça coflkulu at›ld›¤›, çevredeki esnaf›n ve yoldan geçen insanlar›n ilgi gösterdi¤i eylem, Gima önünde polis barikat› ile karfl›laflt›. Baflbakanl›¤a ve ABD Büyükelçili¤i’ne faks çeken anti-emperyalist gençlik burada uzun süre bekleyerek, halay çekti. * 23 Haziran günü saat 12:30’da Akay Caddesi’nde toplanmaya bafllayan Platform bileflenleri, ellerindeki dövizler ve sloganlarla ABD emperyalizmine, NATO’ya karfl› öfkelerini hayk›rd›lar. Platform imzal›; “NATO da¤›t›ls›n, üsler kapat›ls›n” yaz›l› pankart›n en önde

2-14 Temmuz 2004

aç›ld›¤› eylemde s›k s›k “Katil ABD Orta- ran’da ‹stanbul’da toplan›yor olmas› ‹zdo¤u’dan defol”, “NATO’ya geçit yok” mir’de NATO ve Bush Karfl›t› Birlik, ‹flsloganlar› at›ld›. Yaklafl›k 500 kiflinin kat›l- gal Karfl›t› Komiteler, Küresel Bar›fl ve d›¤› ve oldukça coflkulu geçen eylem kitle- Adalet Koalisyonu, KESK, D‹SK ve nin düzenli kortejleriyle Ankara Sanayi TMMOB taraf›ndan ortak düzenlenen miOdas›’n›n önüne kadar gelmesiyle devam tingle protesto edildi. etti. Konsolosluk önüne yürünmesine izin 19 Haziran’da saat 15:30’da Cumhurivermeyen ve yo¤un y›¤›nak yapan polis, yet Meydan›’nda toplan›p Gündo¤du konsoloslu¤a giden yollar› da kapatt›. Meydan›’na yürünen mitinge Partizan, “Emekçiye de¤il, NATO’ya barikat” slo- DHP ve ÖMP, HÖC, ‹flçi Gazetesi, Köz, ganlar› at›l›rken, getirilen siyah çelenk BDSP, Mücadele Birli¤i Platformu bir konsoloslu¤un önüne b›rak›ld›. Ard›ndan araya gelerek saat 14:00’de Gümrük’teki Platform ad›na söz alan ‹smail Sa¤d›ç DEHAP Konak ‹lçe örgütü önünden yürüBaflbakan R. Tayyip Erdo¤an’›n “30 y›l yüfle geçerek kat›ld›. Saat 15:00’te Cumöncesinde kald›n›z” sözlerine karfl›l›k ola- huriyet Meydan›’nda olan devrimci çevrak; “biz flimdi de var›z, üsler kapat›la- reler yürüyüfl boyunca sloganlar›n› birlikte na, iflgal sona erene kadar mücadelemiz hayk›rd›lar. Yürüyüflte; “Yaflas›n devrimsürecektir” dedi. ci dayan›flma”, “Kahrolsun NATO, kah* Tuzluçay›r-Mamak’ta bulunan NA- rolsun emperyalizm”, “Irak, Filistin halk› TO Üssü’nden dolay›, NATO yolu ismini yaln›z de¤ildir”, “‹stanbul NATO’ya mealan ana caddenin ad›n›n de¤ifltirilmesi zar olacak” vb. sloganlar at›ld›. Partizan amac›yla imza kampanyas› bafllat›ld›. Top- kitlesi mitinge “Ver elini kavga büyüsün, lanan imzalar Belediye Baflkanl›¤›’na ve- umut baflkald›rs›n yürüsün” yaz›l› Partirildikten sonra da bir eylem düzenlendi. 25 zan imzal› ve ‹brahim Kaypakkaya’n›n Haziran günü saat 18.30’da Aç›kal›n Dura¤›’nda bir Okmeydan› araya gelen Mamak NATO ve Bush Karfl›t› Birlik üyeleri “Savafl ve Terör Örgütü NATO’ya Geçit Yok” yaz›l› pankart açarak yürüyüfle geçtiler. Yolu trafi¤e kapatan NATO karfl›tlar› düzenli kortejleri, k›z›l bayraklar›yla yoldan geçen insanlar›n yo¤un ilgisiyle karfl›laflt›lar. “Kahrolsun ABD emperyalizmi”, “‹stanbul NATO’ya mezar olacak” sloganlar› atan eylemcilerin say›s› yürüyüfl boyunca ailelerin de kat›l›m›yla artarken, Kars balkonlara ç›kan ve yoldan geçen insanlar da alk›fllar›yla destek verdiler. Partizan, ESP, BDSP, Kurtulufl, Kald›raç, ‹dilcan Kültür Merkezi ve Yeni Demokrat Gençlik okurlar›n›n kat›l›m gösterdi¤i eylemde meflaleler yak›ld›. Tuzluçay›r göbekte yo¤un y›¤›nak yapan polis, bas›n aç›klamas›na izin vermeyece¤ini söylerken kitlenin kararl› tavr› üzerine geri ad›m atmak zorunda kald›. Malatya Bas›n aç›klamas›ndan önce Ölüm Orucu flehitleri Bekir Batur ve Hüseyin Çukurluöz flahs›nda devrim flehitleri için sayg› duruflu yap›ld›. Yaklafl›k iki buçuk saat süren eylem halk›n yo¤un deste¤ini al›rken eylem birlikteli¤inin de güzel bir örne¤i sergilendi. ‹ZM‹R * Emperyalist kanl› örgüt NATO’nun 28-29 Hazi-


2-14 Temmuz 2004 resmi bulunan pankartla kat›l›rken “‹stanbul NATO’ya mezar olacak”, “NATO’ya hay›r”, “Emperyalizme, iflgale, NATO’ya ve Bush’a karfl› Partizan saflar›na” vb. dövizlerle kat›ld›. Ayr›ca kortejde Yeni Demokrat Gençlik ve Partizan flamalar›n›n yan› s›ra ‹brahim Kaypakkaya’n›n resimleri de tafl›nd›. 15:30’da Gündo¤du Meydan›’na yürüyen kitle 16:00’da alanda topland›. Partizan kitlesi alanda s›k s›k “Partizan öfkesi NATO’yu durduracak”, “Önderimiz ‹brahim ‹brahim Kaypakkaya” vb. sloganlar att›. Alanda “Yaflas›n Partimiz TKP/ML, Halk Ordusu T‹KKO, TMLGB”, “Umudun ad› TKP/ML”, “‹bo yafl›yor T‹KKO savafl›yor” sloganlar›n›n at›ld›¤› da görüldü. Alanda hep bir a¤›zdan NATO karfl›t› sloganlar hayk›r›l›rken, Yaflar Kurt, No Name, Umuda Ezgi ve Metin Y›lmaz müzik dinletisi verdiler. Verilen müzik dinletisinin ard›ndan miting, akflam saatlerinde coflkulu bir flekilde sona erdirildi. * 19 Haziran tarihinde Gündo¤du Meydan›’ndaki mitingin ard›ndan bir araya gelen Partizan, ÖMP, ESP ve SDP Kemeralt› giriflinde toplanarak NATO karfl›t› yürüyüfl yapt›lar. Bir araya gelen çevreler saat 19:00’da eylemlerini kortej oluflturarak bafllatt›lar. Partizan eyleme YDG, Partizan flamalar›n›n yan› s›ra ‹brahim Kaypakkaya resmi ve “NATO’ya hay›r” yaz›l› dövizleri ile kat›ld›. Di¤er çevreler de eyleme flamalar›yla kat›ld›lar. Kemeralt› giriflinden Kemeralt›’n›n içine yürüyen kitle s›k s›k “‹stanbul NATO’ya mezar olacak”vb. sloganlar att›. Kemeralt› içinde yürüyüflü durduran kitle burada sloganlar›n› atmaya devam etti. Kemeralt› esnaf› ve halk eylemi alk›fllayarak destek verirken, halktan yürüyüfle kat›lanlar›n oldu¤u da gözlendi. Yürüyüflün bitti¤i noktada halka hitaben bir konuflma yap›ld›. Yap›lan konuflmada “Katiller ülkemize geliyor. Irak’ta, Filistin’de, Afganistan’da katliamlar yapan katilleri ülkemize sokmayal›m. Katil NATO’ya, katil Bush’a geçit vermeyelim” denildi. * ‹zmir’in birçok semtinde NATO’ya ve Bush’a karfl› NATO ve Bush Karfl›t› Birlik taraf›ndan toplanan binlerce imza 23 Haziran 2004 tarihinde saat 12:30’da yap›lan bas›n aç›klamas›n›n ard›ndan meclise gönderildi. S›k s›k “Yaflas›n devrimci dayan›flma”, “‹stanbul NATO’ya mezar olacak”, “Kahrolsun NATO, kahrolsun emperyalizm” vb. sloganlar atan kitleye hitaben bas›n metnini ÖMP temsilcisi Taflk›n Türkmen okudu. Daha sonra Konak Postanesi’ne giden kitle toplanan imzalar› meclise gönderdi. Eylem at›lan sloganlar›n ard›ndan alk›fllarla bitirildi. * Menemen Organize Deri Sanayisi’nde bir araya gelen Güdersan ve Deri 2000 Fabrikas› iflçileri 25 Haziran 2004 tarihinde saat 12:30’da bir bas›n aç›klamas› yapt›lar. Marafll›o¤lu Deri önünde toplanan iflçiler ad›na ilk konuflmay› Deri-‹fl Genel Baflkan Vekili Musa Servi yapt›. Servi aç›klamas›nda ABD ve NATO’nun hedeflerini anlatarak amaçlanan›n Ortado¤u halklar› üzerindeki bask›lar oldu¤unu belirtti. Ard›ndan sözü alan Deri-‹fl ‹zmir fiube Baflkan› Nadir Arabac› bas›n metnini okudu. Arabac› “biz ülkemizde NATO’yu görmek istemiyoruz. ABD ve iflbirlikçilerinin ortak olmak böylesi bir teflkilata ev sahipli¤i yapmak istemiyoruz” dedi. Eylemde s›k s›k “NATO’ya karfl› birlik, mücadele, zafer”, “Yaflas›n halklar›n kardeflli¤i”, “Katil ABD Ortado¤u’dan defol” vb. sloganlar at›ld›.

18 Eylem alk›fllar ve sloganlarla bitirilirken, haber yapmaya gelen bas›n mensuplar› Organize’nin güvenli¤i taraf›ndan içeriye al›nmad›. * ‹zmir’de ayr›ca 26 Haziran 2004 tarihinde Konak YKM önünde toplanan KESK üyeleri, siyasi partiler ve devrimci, sosyalist çevreler ‹stanbul’a gidecekleri u¤urlama eylemi yapt›lar. KESK ve E¤itim-Sen’in pankartlar› aç›l›rken buradan ‹zmir Büyükflehir Belediyesi önüne gelerek “‹stanbul NATO’ya mezar olacak”, “Yaflas›n halklar›n kardeflli¤i”, “Kahrolsun NATO, kahrolsun emperyalizm” vb. sloganlar› atarak yürüdüler. Burada KESK fiubeleri Dönem Sözcüsü Musa Seven yapt›¤› aç›klamayla “‹stanbul’a NATO’ya karfl› mücadeleye gidiyoruz” dedi. Ard›ndan otobüslere binen kitle ‹stanbul’a do¤ru yola ç›kt›lar. Yolda E¤itimSen 3 No’lu fiube’nin otobüsü polis taraf›ndan durdurulunca eyleme gidenlerin hepsi durdular ve polise “e¤er otobüsü yar›m saat içinde b›rakmazsan›z eylem yapar›z” dediler. Bunun üzerine geri ad›m atan polis otobüsü b›rakt› ve yola devam edildi. * 28-29 Haziran tarihlerinde KonakSümerbank önünde oturma eylemi yapan KESK’liler NATO Zirvesini protesto ettiler. Yap›lan aç›klamalarla Zirve k›nan›rken NA-

38

gazi Metro ‹stasyonu önünde ‹HD, BAT‹S, Partizan, ESP, EMEP, SDP, DEHAP, DPG, SGD, EKB, Günyüzü Kad›n Kooperatifi ve SODAP’tan oluflan kurumlar kendilerini Bursa NATO ve Bush Karfl›t› Birlik olarak bas›na ve kamuoyuna deklare ettiler. Birlik ad›na bas›n metnini ‹HD Bursa fiube Baflkan› Mutlu Manyas okudu. Kitle sloganlar ve alk›fllarla aç›klamaya destek verdi. * NATO karfl›t› mücadeleyi yükseltmek için Partizan, ESP, HÖC, DPG, EKB, SGD emekçi semtlerinde eylem yapmaya devam ettiler. 10 Haziran günü Bursa’n›n Kestel ilçesinde birçok semtteki kahvelerde NATO karfl›t› konuflmalar yap›larak halk akflam yap›lan meflale eylemine ça¤r›ld›. Akflam saat 21:00’de Kale Mahallesi’nde toplanan kitle burada meflaleleri yakarak Kestel’in merkezi meydan›na kadar slogan ve alk›fllarla yürüdü. Burada kurumlar›n ortak bas›n metnini At›l›m temsilcisi Burcu Gümüfl okudu. Aç›klamada “Bizler dünya halklar›n›n katili NATO’yu ülkemizde istemiyoruz. ‘Emperyalistlerin ve onlar›n iflbirlikçilerinin ç›karlar› için iflgale gönderecek evlad›m›z, dökecek kan›m›z yok’ demek için; ‹stanbul’u NATO’ya dar etmek ‹stanbul/Gezi Park

TO ve uflaklar›na ülkeden gitmesi istendi. Saat 17:00’de bafllayan ve saat 18:00’e kadar süren eylemlerde s›k s›k “Kahrolsun NATO, kahrolsun emperyalizm”, “Yaflas›n halklar›n kardeflli¤i”, “NATO defol, bu memleket bizim”, “‹stanbul NATO’ya mezar olacak” vb. sloganlar hayk›r›ld›. * ‹stanbul’da yap›lan NATO Zirvesine karfl› eylem yapan NATO karfl›tlar›na polisin azg›nca sald›r›s› bas›n aç›klamas›yla k›nand›. Eylem 29 Haziran 2004 tarihinde saat 13:00’te Sümerbank önünde yap›ld›. Burada yap›lan bas›n aç›klamas›n› ‹HD ‹zmir fiube Baflkan› Mustafa Rollas okudu. Eyleme Partizan, HÖC, ÖMP, DHP, Devrimci Mücadele, ESP ve ÇHD de destek verdi. * 29 Haziran 2004 tarihinde bir araya gelen Partizan, DHP, ÖMP, HÖC, BDSP, ESP, Devrimci Mücadele ve Tekstil-Sen yapt›¤› bas›n aç›klamas›yla ‹stanbul’da NATO karfl›tlar›na yap›lan sald›r›y› k›nad›lar. Saat 13:30’da Kemeralt› giriflinde toplanan kitleye hitaben bas›n metnini ÖMP temsilcisi Selma Topçuo¤lu okudu. Eylemde “NATO defol” pankart› aç›l›rken Limter-‹fl Bölge Temsilcisi, ‹HD ve ÇHD de destek verdi. BURSA * Bursa’da bir araya gelen siyasi partiler, devrimci ve sosyalist dergi ve gazete temsilcilikleri dernek ve sendikalar taraf›ndan Bursa NATO Karfl›t› Birlik oluflturdu. 12 Haziran günü saat 12:30’da Osman-

için; onurumuz, özgürlü¤ümüz ve gelece¤imiz için tüm emekçi halk›m›z› sesimize ses katmaya ça¤›r›yoruz” denildi. * 16 Haziran akflam› saat 21:00’de Setbafl› Mahfel Kafe önünde toplanan Bursa NATO ve Bush Karfl›t› Birlik 28-29 Haziran NATO toplant›s›n› ve 15-16 Haziran direnifli y›ldönümü nedeniyle meflaleli yürüyüfl yapt›. Kitle Mahfel Kafe’de Ahmet Vefik Pafla Tiyatrosu önüne kadar meflalelerle yürüdü. Yürüyüfl s›ras›nda “Yaflas›n 15-16 Haziran direnifli”, “NATO’ya hay›r üsler kapat›ls›n”, “Katil ABD Ortado¤u’dan defol” vb. sloganlar at›ld›. Birlik ad›na bas›n aç›klamas›n› okuyan Nadir K›rl›lar “15-16 Haziran direnifl ruhuyla emperyalistlerin savafl makinesi NATO’nun 28-29 ‹stanbul toplant›s›na karfl› birlikte mücadele edelim” vurgusunu yapt›. Eyleme KESK ve TKP de destek verdi. * Partizan, ESP, HÖC, DPG, EKB biraraya gelerek 20 Haziran günü Teleferik Semt Pazar›’nda ve kahvelerde, bildiri da¤›tt› ve sesli ajitasyon-propaganda yaparak emekçi halk› akflam yap›lan meflaleli eylemlere ça¤›rd›. Akflam saat 21:00’de Akça¤layan Mahallesi’nde toplanan kitle buradan meflalelerle Teleferik Meydan›’na kadar sloganlar atarak yürüdü. Yürüyüflü engellemek isteyen polis kitlenin kararl› tutumu sonucu yolu açmak zorunda kald›. Burada kurumlar ad›na

bas›n aç›klamas›n› okuyan ESP temsilcisi Serpil Aslan “Büyük Ortado¤u Projesi çerçevesinde Türkiye’de NATO’nun komuta merkezini kuracaklar” dedi. Aç›klama sloganlarla sona erdi. * 24 Haziran günü saat 14.00’de Santral Garaj Metro ‹stasyonu önünde biraraya gelen NATO ve Bush Karfl›t› Birlik, BAK, KESK fiubeleri, D‹SK, Yol-‹fl, Petrol-‹fl, TÜMT‹S, Tez Kop-‹fl, Mazlum-Der, Halkevleri bir bas›n aç›klamas› yaparak, NATO Zirvesi’ne karfl› birlikte hareket edeceklerini söylediler. Kurumlar ad›na aç›klamay› EMEP ‹l Baflkan› Cengiz Y›ld›z yapt›. SAMSUN Samsun’da KESK, çeflitli partiler ve devrimci demokrat kitle örgütü ve bas›n›n birlikte oluflturdu¤u Samsun NATO Karfl›t› Plafform gerçeklefltirdi¤i eylem ve etkinliklerle, halka emperyalizmin iflgal ve katliamc› örgütü NATO’yu anlatt›. Önce Samsun’un merkezi yerlerinde aç›lan standlarla bafllat›lan imza kampanyas›nda imzalar topland›. Standlarda mitinge ça¤r› bildirisiyle yaka kokartlar›n›n da¤›t›m› yap›ld›. 15-16 Haziran Büyük ‹flçi Direnifli’nin y›ldönümünde Mart› Dü¤ün Salonu’nda etkinlik düzenlendi. 15 Haziran akflam saat 18:00’de yaklafl›k 300 kiflinin kat›ld›¤› etkinlikte s›n›f mücadelesinde flehit düflen devrimcilerin an›s›na bir dakikal›k sayg› duruflunun ard›ndan 15-16 Haziran Büyük ‹flçi Direnifli’ni anlatan dia gösterimi yap›ld›. TKP’li gençlerin fliir dinletisiyle devam eden etkinlikte KESK üyesi Mahmut Konuksever’in NATO’yu anlatt›¤› dia gösterimi, ‹flçi-köylü gazetesi muhabiri Dilek Kömpe’nin “NATO ve Türkiye” sunumu ve Ekim Gençli¤i’nden Ahmet Do¤an’›n “68’den bugüne devam eden anti-emperyalist mücadele”de Denizlerin 6. Filo eylemlerinin sunumunu yapt›¤› etkinlik müzik dinletisiyle sona erdi. *16 Haziran akflam saat 17:30’da Cumartesi günü gerçeklefltirilecek olan miting duyurusunun yap›ld›¤› bas›n aç›klamas› düzenlendi. Çiftlik Caddesi Süleymaniye Geçidi’nde genifl kat›l›m›n oldu¤u bas›n aç›klamas›n›n ard›ndan mitinge ça¤r› bildirilerinin Çiftlik Caddesi boyunca da¤›t›m› yap›ld›. *19 Haziran Cumartesi günü saat 13:00’de Platform’un düzenlemifl oldu¤u miting Ray Apartman› önünde toplan›lmas›yla bafllad›. “Suç ve savafl örgütü NATO da¤›t›ls›n-Samsun NATO Karfl›t› Platform” ortak pankart›n›n aç›ld›¤› eyleme KESK’e ba¤l› sendikalar, devrimci ve demokrat gazete çevreleri, Halkevleri, Siyasi Partilerle birlikte yaklafl›k 600 kifli kat›ld›. Partizan, Ekim Gençli¤i, HÖC ve Kald›raç ise önde “NATO’ya geçit yok kahrolsun emperyalizm” yaz›l› ortak pankart›n ard›nda kendi pankartlar› ile yürüdü. Mitinge Partizan kitlesi ortak pankart›n ard›nda “Halklar›n katili NATO’ya geçit yok-Partizan” pankart› ile kat›ld›. “Gün gelecek devran dönecek ABD halklara hesap verecek”, “‹stanbul NATO’ya mezar olacak”, “Emperyalistler iflbirlikçiler 6. Filo’yu unutmay›n” vb. sloganlar at›larak ve yo¤un polis kordunu alt›nda Cumhuriyet Meydan›’na gelindi. Cumhuriyet Meydan›’nda Samsun NATO Karfl›t› Platform sözcüsü Mustafa ‹htiyaro¤lu konuflma yaparak “ABD, NATO arac›l›¤›yla dünyan›n jandarmal›¤› görevini bir dizi ideolojik k›l›f›n arkas›na gizlenerek sürdürmeye çal›fl›yor” dedi. Konuflmalar›n ard›ndan halaylar çeken kitle miting alan›ndan ayr›ld›.


19

38 ZONGULDAK 14-16 Haziran 2004 tarihleri aras›nda Zonguldak Merkez’de NATO ve Bush Karfl›t› Birlik stand› aç›ld›. Halk›n ilgisinin oldukça yo¤un oldu¤u bu eylem sonras› 14 Haziran 2004 tarihinde yine Merkez’de NATO ve Bush Karfl›t› Birlik olarak saat 18:00’de Madenci An›t› önünde yaklafl›k 70 kiflilik bir bas›n aç›klamas› yap›ld›. “NATO’ya geçit yok” yaz›l› pankart›n aç›ld›¤› eylemde polisin pankart› almaya çal›flmas› üzerine bir arbede yafland› ve bas›n aç›klamas› gerçekleflmeden kitle çevik kuvvet ve faflistlerin ortak sald›r›s›na maruz kald›. Sald›r› s›ras›nda 30 kifli gözalt›na al›nd›, birçok kifli gözalt›na al›n›rken yaraland›. Bir gün sonra Adliye’ye ç›kart›larak serbest b›rak›lan kifliler, yap›lan sald›r›yla ilgili adliye önünde bas›n aç›klamas› yapt›lar. Bas›n aç›klamas›nda; faflist sald›r›lar›n kimseyi y›ld›ramayaca¤› bir kez daha vurguland›. EfiK‹SEH‹R NATO ve Bush Karfl›t› Platform üyeleri “NATO insanl›¤a karfl› bir suç örgütüdür” bafll›kl› bir bas›n metni okudu. Metni okuyan platform sözcüsü Cevdet Ürencik, zirve için “‹stanbul’da yap›lmak istenen bu mazlum halklar› yok etme toplant›s›n› hiç kimse içine sindiremez ve sindirmemeli. Susmak taraf olmakt›r” dedi. Eskiflehir Doktorlar Caddesi’nde toplanan yaklafl›k 250 kiflilik kitle “NATO’ya, BOP’a, savafla, sömürüye hay›r” pankart› açt› ve “Katil ABD Ortado¤u’dan defol”, “Bu ülke bu halk yaln›z de¤ildir” dövizleri tafl›d›. Kitle ABD ve NATO karfl›t› sloganlar atarak Vardar ‹fl Merkezi önüne kadar yürüdü. MERS‹N 18 Haziran Cuma günü saat 12:30’da

Mersin NATO ve ‹flgal Karfl›t› Gençlik Platformu Liman A kap›s›nda bir bas›n aç›klamas› yapt›. 18 Haziran Cuma günü saat 16:00’da Tarsus’ta ‹nsan Haklar› Tarsus fiubesi ve E¤itim-Sen Tarsus fiubesi’nin ça¤r›s›yla biraraya gelen ve 17- 18- Haziran’da çarfl› merkezinde standlar açarak imza toplayan aralar›nda Partizan okurlar› ve ILPS’nin de oldu¤u NATO ve Bush karfl›tlar› toplad›klar› imzalar› yapt›klar› bas›n aç›klamas›yla TBMM’ye gönderdiler. 19 Haziran Cumartesi günü Mersin Demokratik Kent ‹nsiyatifi Mersin Liman› A kap›s› önünde bir bas›n aç›klamas› yapt›ktan sonra Adana ‹ncirlik Hava Üssü önündeki bas›n aç›klamas›na kat›lmak üzere otobüslerle Adana’ya hareket ettiler. 21 Haziran’da Adana ‹ncirlik Üssü önünde bas›n aç›klamas› yapmak isteyen ESP’lilere jandarma müdahale etti yap›lan sald›r› sonras›nda 20 ESP’li gözalt›na al›nd›. Gözalt›na al›nanlar iki gün sonra ç›kar›ld›klar› mahkeme taraf›ndan tutuksuz yarg›lanmak üzere serbest b›rak›ld›lar. ADANA NATO zirvesini protesto etmek için, Merkez Cami önünden onlarca araçla ‹ncirlik Üssü’ne do¤ru yola ç›kan Adana NATO ve ‹flgal Karfl›t› Platform üyesi yaklafl›k 500 kifli, ‹ncirlik Üssü’ne yaklafl›k 5 kilometre kala araçlardan inerek “Irak’tan, Afganistan’dan, Filistin’den, Kürdistan’dan, Türkiye’den defol”, “Kahrolsun ABD emperyalizmi”, “Yaflas›n Irak ve Filistin halklar›n›n direnifli”, “‹ncirlik Üssü kapat›ls›n”, “6. Filo defol” sloganlar› eflli¤inde yürüyüfle geçti. Kitlenin ‹ncirlik Üssü önünde bas›n aç›klamas› yapmak istemesi üzerine çevrede yo¤un önlem alan asker ve polis sald›r›ya geçti.

Yaflanan sald›r› s›ras›nda Beyhan Somver ve Y›lmaz Gül isimli kifliler çeflitli yerlerinden yaraland›. Yaflananlar›n ard›ndan bas›n aç›klamas› yapan ‹HD Adana flube sekreteri Ethem Aç›kal›n, ABD emperyalizminin, ezilen halklara ac›, katliam ve gözyafl›ndan baflka birfley vermedi¤ini vurgulayarak, “‹ncirlik Üssü, bugün iflgalcilerin ve tecavüzcülerin konaklad›¤› yer olarak an›l›yor” dedi. Aç›klaman›n ard›ndan sivil polisler, ‹HD yöneticileri ve Ça¤dafl Hukukçular Derne¤i Yönetim Kurulu Baflkan› Hüseyin K›l›ç’›n aralar›nda bulundu¤u kitleye yine müdahale etti. KARS Kars’ta 18 Haziran’da NATO karfl›t› bir bas›n aç›klamas› düzenlendi. Bas›n aç›klamas›na Yeni Demokrat Gençlik okurlar›, Ekmek ve Adalet okurlar›, Yurtsever Gençlik, KAÜ-ÖDER ortak olarak açt›¤› “Kahrolsun NATO ve Emperyalizm-NATO KARfiITI GENÇL‹K ‹N‹S‹YAT‹F‹” imzal› pankart›yla kat›ld›. Eyleme KESK ve TKP’li ö¤renciler kat›ld›. Bas›n aç›klamas›nda ülkemizde yap›lacak olan NATO zirvesinin halklara kan ve gözyafl›ndan baflka birfley getirmeyece¤i, NATO’nun bir savafl örgütü oldu¤u ve bir an önce NATO’yla olan bütün iliflkilerin kesilmesi gere¤i üzerinde duruldu. Aç›klamada kitle s›k s›k “Kahrolsun NATO, kahrolsun emperyalizm”, “NATO Ortadu¤u’dan defol”, “Kahrolsun ABD emperyalizmi”, “Her yer Irak hepimiz Irakl›y›z”, “Yaflas›n devrimci dayan›flma” vb. sloganlar›n› att›. MALATYA * 18 May›s 2004 günü saat 18:30’da Malatya NATO ve Bush Karfl›t› bileflenle-

NATO KARfiITLARI ANKARA’DA BULUfiTU

“NATO DA⁄ITILSIN, ÜSLER KAPATILSIN”

NATO Zirvesinin gündeme gelmesiyle beraber kurulan “Bush’a, NATO’ya, Emperyalizme Karfl› Ankara Platformu” yapt›¤› eylem ve etkinlikleri bir mitingle taçland›rd›. 26 Haziran günü platform taraf›ndan “Emperyalizme geçit yok” mitingi gerçeklefltirildi. Miting öncesi yap›lan bildiri da¤›t›mlar›, standlarda imza toplanarak ve radyo programlar›na kat›l›narak emekçi halk›m›za soka¤a inma, emperyalizme öfkesini hayk›rma ça¤r› yap›ld›.

Saat 16:00’da Ankara Gar› önünde toplanmaya bafllayan Platform bilefleni sendikalar, dernekler, siyasi partiler ve devrimci yap›lar pankartlar›n› açarak yürüyüfle bafllad›lar. En önde “NATO da¤›t›ls›n, üsler kapat›ls›n” yaz›l› Platform imzal› pankart aç›l›rken arkas›nda s›rayla D‹SK, KESK, TMMOB, Platformlar, dergiler ve siyasi partiler yer ald›. “Katil ABD Ortado¤u’dan defol” slogan› atan eylemciler “NATO’yu teflhir eden dövizler tafl›yarak Bush’un Türkiye’ye gelme-

sine karfl› seslerini yükselttiler. Gençli¤in yo¤un kat›l›m›n›n dikkat çekti¤i eylemde, 68’in ruhuyla NATO’yu da¤›tma duygusu oldukça hakimdi. Saat 17:30’da kortejlerin alana girmesiyle beraber sahneden Çav Bella vb. türkülerle flair Mehmet Özer taraf›ndan fliirler okundu. BDSP, ESP HÖC, Kurtulufl, Kald›raç, Halkevleri, Eme¤in Partisi, TKP, ÖDP ve SDP’nin de yer ald›¤› eylemde; Partizan kitlesi de “Emperyalist sald›rganl›¤a, iflgale ve NATO’ya hay›r” yaz›l›

2-14 Temmuz 2004 ri (HÖC, ESP, ILPS, DHP) olarak NATO öncesi etkinlik düzenlendi. 15-16 Haziran flehitleri için bir dakikal›k sayg› durufluyla bafllayan etkinlikte ESP ad›na Ali Sönmezkayar içinden geçti¤imiz süreçte eylem birlikteliklerinin önemine vurgu yaparken Malatya’daki sendika ve DKÖ’lerin geri tutumlar› kitleye teflhir etti. Partizan ad›na yap›lan konuflmada BOP teflhir edilirken; HÖC NATO’nun tarihini anlatarak kitleyi 28-29 Haziran tarihlerinde ‹stanbul’da yap›lacak olan NATO Zirvesi’ne karfl› durmak için hep birlikte hareket etmeye ça¤›rd›. Konuflmalar›n ard›ndan yerelden Hamza Do¤an ba¤lamas› ve türküleriyle kitleyi coflturdu. Temel Haklar ve Özgürlükler Derne¤i’nin haz›rlam›fl oldu¤u tiyatro be¤eniyle izlendikten sonra Elaz›¤ Tunceliler Derne¤i bünyesinde çal›flmalar›n› sürdüren grup Umuda Türkü sahne alarak marfllar› ve halaylar› ile kitleyi coflturdu. Etkinlik saat 21:00 da son buldu. * Malatya’da emekçilerin yo¤un oldu¤u semtlerden biri olan Çavuflo¤lu da NATO ve Bush Karfl›t› Bileflen 21 Haziran 2004 tarihinde saat 19:00’da bas›n aç›klamas› yaparak meflaleli yürüyüfl yapt›. Irak’taki iflkenceyi k›nayan eylemciler kafalar›na kese ka¤›d› takarak “Irak halk› yaln›z de¤ildir” “Kahrolsun ABD emperyalizmi” vb. sloganlar atarak “NATO’ya hay›r” yaz›l› dövizleri tafl›d›lar. Eylem Çavuflo¤lu Kilisesi önünde son buldu. 22 Haziran günü de saat 18:00’de Paflaköflkü Mahallesi’nde ayn› eylem kefenli flekilde yap›ld›. Polisin engellemeye çal›flmas›na ra¤men her iki eylemde de semtlerdeki halk›n olumlu tepkileri ve sahipleniflleri eylemlerin coflkulu bir flekilde sonlanmas›nda etkiliydi.

pankart›yla alandaki yerini ald›. ILPS ve Yeni Demokrat Gençlik pankartlar› da aç›l›rken kat›l›mdaki art›fl dikkat çekiciydi. Oldukça disiplinli ve coflkulu yürüyen Partizan korteji “Emperyalizmin kanl› örgütü NATO’ya karfl› dur” dövizleri ve ‹brahim Kaypakkaya’n›n resimleriyle “Katil ABD Ortado¤u’dan defol”, “Yaflas›n halklar›n kardeflli¤i” ve Partizan sloganlar›n› hayk›rd›lar. Alanda; Platform sözcüsü ‹smail Sa¤d›ç’›n konuflma yapt›¤› esnada meclise yürümek isteyen ESP’lilere polis, plastik kurflun ve gaz bombas› att›. Kitlenin üzerine de gaz bombalar› atan çevik kuvvet sald›rgan tutumuna devam ederek mitingi sona erdirmeye çal›flt›. S›k›lan plastik kurflunlardan iki kifli yaralan›rken ad›n› ö¤renemedi¤imiz pek çok eylemci gözalt›na al›nd›. Ölüm Orucu gazesi Eyüphan Baflar da at›lan gaz bombalar›ndan etkilenerek hastaneye kald›r›ld›. Hastanede Eyüphan Baflar’› polise tafl att›¤› gerekçesiyle gözalt›na almak isteyen polislerle avukatlar› aras›nda tart›flma yafland›. Çat›flma esnas›nda disiplinini ve kortejini bozmayan Partizan kitlesi, sahneden at›lan sloganlara efllik etti. Düzenli kortejleriyle S›hhiye Köprüsü üzerinden yürüyüfle devam ederek, sloganlar›n› hayk›rd›lar. Platformun miting s›ras›nda meclise yürüme karar› yokken, ESP’liler çat›flmadan sonra da¤›ld›lar. (Ankara)


20

2-14 Temmuz 2004

38

De¤ifltirmek; çözümleme ve uygulama eylemiyle bafllar er fleyden önce söyledi¤i gibi yaflamayan, oldu¤u gibi görünmeyen bireylerin gerçek tablosunu a盤a ç›karmak biçin onlar› kolektif bir çal›flmaya ve s›k› bir denetime tabii tutmak zorunday›z. Di¤er bir ifadeyle bolflevik çal›flma tarz›n› oturtmak zorunday›z. E¤er bunu yaparsak, uzun vadede hiç kimse bu olumsuz meziyetlerini gizleme flans›na sahip olamaz. Çünkü, yaflam film seti gibi de¤il, uzun bir maratondur. Bu zorlu ve iniflli–ç›k›fll› yolda, sürekli rol yapma baflar›s›n› hiç kimse gösteremez.

H

Önce ifle tan›mayla bafllamal›y›z. Yani, kendimizi, toplumu ve tabi ki düflman› tan›mayla. Hepimiz günlük sohbetlerimizde ya da toplant›lar›m›zda s›kça tan›kl›k yapt›¤›m›z veya duydu¤umuz belli bafll› söylemlerden baz›lar›n› flöyle özetleyebiliriz: “Nas›l bir arkadaflt›r? Ne zamandan beri tan›yorsunuz?” veya “iyi bir insan de¤il, fazla güvenmemek laz›m” vb. Bu eksenli sorulan bu ve benzeri soru ve de¤erlendirmeleri daha da ço¤altmak mümkündür. En son söyleyece¤imizi en baflta söylemeliyiz ki; devrimci ve komünist kadrolar önce kendilerini, yani olumlu ve yetkin özelliklerini, eksiklerini ve zaaflar›n›, yine devrimin yarat›c›s› olan iflçi ve emekçileri ve de düflman›n› derinlemesine tan›mak zorundad›r. Çünkü de¤ifltirmek için tan›mak laz›m. Bu s›n›f mücadelesinde yer alan örgütlü bireyin kendisi aç›s›ndan da zorunlu olan bir gerçektir. Örgütlü olma bilincini yüreklere kaz›yarak gerçe¤i önce kendimize itiraf etmek, yani kendimizi tan›mak ve tan›mlamak daha sonra çevremize bunu yaymak önemlidir. Ve bu de¤iflim sürecinin bir biriyle olan ba¤›n› hiçbir zaman unutmamak. Tan›madan de¤ifltirilmez. Tan›madan ne güçlü ve zaafl› özellikler do¤ru bir tarzda a盤a ç›kar›l›r ve ne de isabetli bir görevlendirme ve de¤erlendirme yap›labilir. Kadrolar ve ileri militanlar için bu gerçe¤in, her zaman ak›lda tutulmas› gerekir. Evet, tan›ma bir süreç olay›d›r. Ama bu süreç mekanik anlamda bir zaman meselesiyle de aç›klanamaz. Böylesi bir yaklafl›m dar ve s›¤d›r. Tan›ma, ayn› zamanda tek tek bireyleri sorgulama, çok yönlü de¤erlendirme ve çözümleme gücüdür. Yani, soruna bilimsel bir yöntemle; di¤er bir ifadeyle birçok pencereden mi bak›yoruz? Yoksa bir pencereden hareketle insanlar› tek tek olumlu ya da olumsuz pratikleri sonucunda ya kahraman ya da yaramaz ve güvenilmez biri olarak m› ilan ediyoruz? Hiç flüphesiz birinci yoldan çok; ikinci yolun izlendi¤ini söylemek kesinlikle abart›l› bir yaklafl›m de¤ildir. Yukar›da da ifade etti¤imiz gibi; tan›ma çok yönlü ve kapsaml› bir çözümleme gücünü gerektirir. Peki bu güç hangi zemin üzerinde yükselir? Tabi ki ideolojik, siyasal ve örgütsel birikim ve kavray›fl üzerinde. Devrim ve sosyalizm davas› karfl›s›ndaki netlik, yoldafll›k iliflkilerindeki samimiyet, derin halk sevgisi vb. üzerinde yükselir. Çünkü; bu meziyetleri yeteri kadar tafl›mayan her yürüyüflçünün, kendi ve yoldafllar›n›n hatala-

r›na, kendi ve yoldafllar›n›n art› ve eksilerine, halka yaklafl›m› da mutlaka problemli olur. Ve bu problemler s›n›f mücadelesinin farkl› tarihi evrelerinde birer sorun olarak karfl›m›za ç›kar, hatta mücadelemize büyük zararlar da verirler. Bunun böyle oldu¤unu anlamak için, çokça derin bir araflt›rmaya gerek yoktur. Her birimiz kendi prati¤imizi ve tan›kl›¤›m›z› objektif olarak gözden geçirirsek, bunun say›s›zca örneklerini görebiliriz. Konuyu biraz daha derinlefltirerek de-

jik netleflmede, siyasal derinleflmede ve dahas› çal›flmada kolektivizmi ve denetim mekanizmalar›n› oturtmaktan geçer. Somutlayacak olursak; e¤er ilk sayd›¤›m›z meziyetlere asgari düzeyde sahip olursak, partiye karfl› hesaps›z bir flekilde, zay›f ve güçlü yanlar›m›z› ortaya koyar›z. Yapaca¤›m›z› ve yapamayacaklar›m›z› neden ve niçinleriyle birlikte net olarak pefl pefle s›ralar›z. Ayn› duyarl›l›¤›, ayn› hassasiyeti yoldafllar›m›z karfl›s›nda da gösteririz. Çünkü, gizlenen her bir ha-

an›ma, ayn› zamanda tek tek bireyleri sorgulama, çok yönlü de¤erlendirme ve çözümleme gücüdür. Yani, soruna bilimsel bir yöntemle; di¤er bir ifadeyle birçok pencereden mi bak›yoruz? Yoksa bir pencereden hareketle insanlar› tek tek olumlu ya da olumsuz pratikleri sonucunda ya kahraman ya da yaramaz ve güvenilmez biri olarak m› ilan ediyoruz?

T

vam edecek olursak; insanlar›n düflünen bir beyine sahip olduklar› ne kadar bir gerçek ise düflündükleri her fleyi söylemedikleri ve pratik davran›fllar›na yans›tmad›klar› da bir o kadar gerçektir. En az›ndan bunu belli bir dönem gizlerler, gizlemeye çal›fl›rlar. Kimi zaman gizlenen fleyler, gizleyen için tafl›nmaz a¤›r bir yük ve günlük sosyal yaflam› alt-üst edecek a¤›r bir problem ve sorun haline gelir. Bu sorunlar› yaflayan kadro ve ileri militanlar›n parti çal›flmas›na gerekti¤i katk›lar› sunmalar› da düflünülemez. Yani, sorunlar alt›nda ezilen bir kafa, sorunlar›n çözücüsü olamaz. Di¤er bir ifadeyle, sorunlu hale gelmifl bir kafa “sorunlar›n çözücüsü de¤il yarat›c›s› olur”. Peki tüm bunlar› çözmenin yolu nereden geçer? Elbetteki çözüm yolu; ideolo-

tan›n, sahip olunmayan, ama sahip oldu¤unu söyleyen meziyetlerin (partiyi yan›ltan tutumlar›n) sonuç itibariyle mücadeleye zarar verece¤i gerçe¤inin bilincinde oluruz. Yine yanl›fl bilgilerin, yanl›fl de¤erlendirme ve görevlendirmelere neden olaca¤›n› da biliriz. Demek ki; kapal› ve göründü¤ü gibi olmayan kifliliklerin afl›lmas› için kolektivizm ve denetimin rolü ve etkisi tart›fl›lmaz bir gerçektir. Her fleyden önce söyledi¤i gibi yaflamayan, oldu¤u gibi görünmeyen bireylerin gerçek tablosunu a盤a ç›karmak biçin onlar› kolektif bir çal›flmaya ve s›k› bir denetime tabii tutmak zorunday›z. Di¤er bir ifadeyle bolflevik çal›flma tarz›n› oturtmak zorunday›z. E¤er bunu yaparsak, uzun vadede hiç kimse bu olumsuz

meziyetlerini gizleme flans›na sahip olamaz. Çünkü, yaflam film seti gibi de¤il, uzun bir maratondur. Bu zorlu ve iniflli–ç›k›fll› yolda, sürekli rol yapma baflar›s›n› hiç kimse gösteremez. Tan›ma konusunda Sun Tzu’nun flu de¤erlendirmelerini pratik çal›flmalar›m›zda hesaba katmam›z gerekir. Ne diyor yazar: “denilir ki; baflkas›n› ve kendini bilirsen sen, yüz kere savaflsan da tehlikeye düflmezsin; baflkas›n› bilmeyip, kendini bilirsen, girdi¤in her savaflta tehlikedesin demektir”. Yazar›n da aç›k ifade etti¤i gibi; kazanmak için, kendini, kavga yoldafllar›n›, ezilenleri ve düflman›n› tan›mak zorundas›n. Düflman›n, ezilenler cephesinde yaratt›¤› çok yönlü y›k›m “devrimci ve komünist saflardaki ideolojik etkilerini yeteri kadar bilince ç›karamasan, kitlelerin sorunlara karfl› gösterdi¤i geri düzeydeki ilgisizli¤i, devrimci ça¤r›lar karfl›s›nda ortaya koydu¤u kay›ts›zl›¤›; devrimci cephede ideolojik olarak yaflanan karmafla ve çözülmeyi neden ve niçinleriyle birlikte ortaya ç›karma sabr›n› ve ›srar›n› gösterme baflar›s›n› elde etmek zorlafl›r. Bu durumda kitlelere güvensizlik, çözülme ve da¤›lma kaç›n›lmaz hale gelir. Oysa s›n›f savafl›m›n›n uzun iniflli ç›k›fll› bir maraton ve bu maraton sürecinde kitleleri kazanman›n çok yo¤un bir emek gerekti¤ini, de¤ifltirmek ve de¤iflim –ki bunun için tan›mak flart– diyalekti¤iyle iç içe oldu¤u gerçe¤ini bilince ç›kar›rsak, sorunlar›n çözümü daha da kolaylafl›r. fiu aç›k ki; bu bilimsel bak›fl aç›s›na yeteri kadar sahip olmad›¤›m›z için, tan›ma konusunda da gereken objektif tabloyu a盤a ç›karmakta zorlan›yoruz. Ço¤u zaman tek yanl› bak›fl aç›s›na düflüyoruz. Bireyin mücadele süreçleri aras›ndaki ba¤lant›y› do¤ru kuram›yoruz. Tek tek olumlu veya olumsuz pratiklerden hareketle, ortaya bütünsellikli bir sonuç ç›karmaya soyunuyoruz. Oysa bütünsellikli ve net bir tan›mlama, parçal› dönemsel de¤il, ancak bütünsellikli bir de¤erlendirme ve sürecin ürünü olabilir. Elbette ki her fley geliflme ve de¤iflme içindedir. Bu yasa devrimci militanlar için de geçerlidir. Ve bu de¤iflim olumlu ve olumsuz tarzda olur. Bu bilimsel bak›fl aç›s›na sahip olmak, dün olumlanan bir fleyin, bugün olumsuzlanmas›n› hemen kabullenmek veya hoflgörüyle karfl›lamak anlam›na gelmez. Nedenine gelince; hiçbir fley bir anda olmaz, her fleyin oluflumu ve de¤iflimi bir süreç olay›d›r. Bu demektir ki; tek tek yoldafllar flahs›nda ortaya ç›kan olumsuz pratikler de bir sürecin ürünüdür. ☞


21

38 Burada baflar›lmayan–gerçeklefltirilmeyen tan›ma eylemidir; düflülen subjektivizmdir. Dolay›s›yla bu tür durumlarda, ortaya ç›kan olumsuzlukla hesaplaflman›n yan› s›ra, içine düfltü¤ümüz subjektivizmin ideolojik kökenleriyle de mutlaka hesaplaflmal›y›z. Çünkü; bu tür de¤erlendirmelerle ortaya ç›kard›¤›m›z bu objektif olmayan sonuçlarla, partiyi yanl›fl bilgilendirerek, yanl›fl bir görevlendirmeye neden oluyoruz. Yani partiye, mücadeleye zarar veren bir sürece katk› sunmufl oluyoruz. Bu gerçe¤i her kadro, her ileri militan iyi görmelidir. Ve tan›ma eylemi-

nin, bilimsel ve çok yönlü bir bak›fl aç›s›n›n ürünü oldu¤u gerçe¤ini asla unutmamal›d›r. Burada gözden kaç›r›lmamas› gereken di¤er önemli nokta ise; yaln›z tan›mak ya da objektif bir de¤erlendirme yapmak yetmez. Önemli olan ikinci ad›m, bu objektif bir de¤erlendirme üzerinde ileriye do¤ru s›çramal› bir geliflme yaratmakt›r. Sistemli ve sürekli bir müdahale, sistemli ve sürekli bir geliflim olmazsa, tam da yukar›da ifade etti¤imiz gibi; olumsuz anlay›fllar›n zemini giderek güçlenir ve olumsuz pratiklerin ortaya ç›kmas› sürecini de

PUSULA ZOR SÜREÇLER, YO⁄UN EMEKLER VE A⁄IR BEDELLER ÖDENEREK AfiILIR! Bafl›n› ABD’nin çekti¤i emperyalist güçlerin Yeni Dünya Düzeni’ni kurmak hedefiyle ideolojik, ekonomik, askeri ve politik sald›r›lar›n› yo¤unlaflt›rd›¤› bir süreçten geçiyoruz. Özellikle sosyalist maskeli bürokratik burjuva diktatörlüklerin y›k›lmas›yla birlikte, emperyalistlerin ideolojik planda devrim ve sosyalizme, emperyalizmi hedefleyen her türlü hakl› ve meflru mücadelelere karfl› çok yönlü ve kapsaml› bir sald›r› bafllatt›lar. Bu sald›r›lar›n hedefinde, emperyalist-kapitalist sistemi flu veya bu flekilde hedefleyen, rahats›z eden, ulusal ve dinsel motifli güçler vard›. Hiç flüphesiz dönem dönem (t›pk› bugün oldu¤u gibi) son sayd›¤›m›z güçler daha ön plana ç›ksa da, esas olarak çat›flman›n s›n›f bilinçli proletarya ve ezilen halklar ile emperyalizm ve iflbirlikçiler aras›nda yaflad›¤›-yafland›¤› aç›kt›r. fiu gerçek ki sosyalist maskeli bürokratik burjuva diktatörlükleri, kitlelerin özlem ve istemlerine yan›t olmazlard›. Olmad›klar› gibi, iflledikleri tüm suçlar›n faturas› da sosyalizme ç›kar›ld›. Bu durum yaln›z sosyalizmin prestijinin sars›lmas›na yol açmad›, ayn› zamanda emperyalist güçlerin, kiral›k kalemflörlerin “sosyalizm öldü”, “s›n›f savafl›m› dönemi kapand›”, “kapitalizmin alternatifi sosyalizm de¤il, demokratik kapitalizmdir” demagojileri için de uygun bir zaman yaratt›. Bu eksenli sald›r›lar eflli¤inde körüklenen Amerikan tarz› yaflam, AB demokrasisi, yaln›z kitleler nezdinde de¤il, ulusal-ilerici güçler üzerinde de muazzam derecede etkili oldu. Her fleyden önce her türlü sömürünün, bask›n›n, iflgal ve katliamlar›n sorumlusu olan emperyalist güçlerin sorunlar›n çözücüsü olarak alg›lanmaya, sistem içi reformlar›n her fley, silahl› devrimci savafllar›n ise; art›k terk edilmesi gereken mücadele yöntemleri oldu¤u yönlü propagandalar, ezilenler ve k›smen de olsa devrimci güçler cephesinde bir bilinç bulan›kl›¤›na yol açt›. Reform mu, devrim mi ikileminde, reform-reformist e¤ilimler geçici de olsa bir güç kazand›. ‹deolojik gücünü burjuva çöplü¤ünden alan reformistlerin, böylesi süreçlerde yürüttükleri karfl› propaganda objektif olarak düflman›n fiziki sald›r›lar›na hizmet etmektedir. Hakl›l›k ve meflruluk noktas›nda ezilenler kafas›nda tereddütler, bu kayg›lar yarat›lmaya çal›fl›lmaktad›r. Bu tereddütler, bu kayg›lar, ezilenlerin eme¤ini sahiplenmesi-

ni, s›n›f kardeflleriyle birlikte yürümesini de önemli oranda engellemektedir. Çünkü; bencil ve bireyci bir düflünüfl tarz› hakim olmakta, kendine ve kitlelerin gücüne güvenme duygusu zay›flamaktad›r. Bu zay›f ve bencil flekillenifle bir de emperyalist-kapitalist sistem ve iflbirlikçilerinin anti-demokratik yasalar›, yani düflünce ve örgütlenme özgürlü¤ü önüne kurulan barikatlara, artan militarist bask›lar eklenince de ortaya sinmifl kendi eme¤ine, kendi de¤erine, kendi s›n›f›na yabanc›laflm›fl bir ezilenler kitlesi ç›k›yor. Dünyada yaflanan ekonomik ve siyasi kriz, bu krizin yol açt›¤› iflsizlik ve yoksullu¤a karfl› gösterilen tepkilerin düzeyinde ve çabas›nda bu gerçe¤i görmek mümkündür. Özellikle 11 Eylül sald›r›lar› sonras›, birçok ülkede ç›kar›lan “anti-terör yasalar›” s›n›rl› olan demokratik hak ve özgürlükleri daha da s›n›rland›rd›. Ama buna karfl› genel olarak ciddi, sars›c› ve geriletici kitlesel tepkilerin olmamas› tam da yukar›da ifade etti¤imiz gibi, eme¤ine, s›n›f›na en s›radan insani de¤erlere ve örgütlü mücadeleye yabanc›laflman›n bir ürünüdür. Bu yabanc›laflmay› ortadan kald›rmak, gücünü MLM den alan ideolojik bir netlik ve netli¤in yön verdi¤i güçlü bir pratikle ancak mümkün olabilir. BAfiARISIZLIKLARI BAfiARIYA, YEN‹LG‹LER‹ ZAFERE DÖNÜfiTÜRMEK ZORUNDAYIZ S›n›f savafl›mlar› tarihine bakt›¤›m›zda, baz› tarihi kesitlerde toplumsal de¤iflimin motoru olan ilerici ve devrimci güçlerin çok zor anlar yaflad›klar›n› görüyoruz. Yenilgiler, k›y›mlar, yerinden yurdundan edilerek, sürgün yaflam›na mahkum olmalar adeta, tarihin motorunu ileriye do¤ru tafl›maya çal›flan tüm güçlerin ortak kaderi olmufltur. Diyebiliriz ki; her tarihsel süreçte, zalimlerin zulmüne baflkald›ranlar, ayn› ac› gerçeklerle yüzleflmifllerdir. Ve toplumsal de¤iflimler de, ödenen bu yo¤un emekler ve a¤›r bedeller neticesinde gerçekleflmifltir. Tarihin her ad›m›, onlarca, yüzlerce çat›flman›n ürünüdür. Çat›flmas›z tarih, çat›flmas›z ilerleme düflünülemez. Bu dün de böyleydi, bugün de böyle ve yar›n da böyle olacakt›r. Tersi bir de¤erlendirme, tersi bir yaklafl›m idealizmdir. O halde yenilgilerden, baflar›s›zl›klardan korkmayaca¤›z. Bilakis yenilgi ve gerileme süreçlerinde, yenilgilerimizi zafere, baflar›s›zl›klar›m›z› baflar›ya dönüfltürmek için enerjimizi birkaç kat daha art›rmal›y›z;

h›zland›r›r. Bu demektir ki; sürekli de¤iflim ve geliflim, kolektif bir çal›flma ve denetim olgular›ndan ba¤›ms›z de¤ildir. Bilakis olmazsa olmazlard›r. Kolektif çal›flma yoksa, üretim zay›flar. Kolektif çal›flma yoksa, elefltiri ve özelefltiri silah› ruhuna uygun olarak ifllemez. Kolektif çal›flma yoksa, denetim de zay›flar, denetimin olmad›¤› yerde, hesap verme-hesap sorma ve disiplin olgusu da büyük bir yara al›r. Nereden bakarsak bakal›m, süreçleri birbirinden ve d›fl koflullardan koparmayan tan›ma ve de¤ifltirme prati¤ini içeren bütünsellikli bir bak›fl aç›s›na olmas› gereken budur. Ama olmas› gerekenin yap›lmas› için her fleyden önce hakl›l›¤›m›za ve meflrulu¤umuza olan inanc›m›z›, kendimize duydu¤umuz güveni yitirmemeliyiz. Çünkü geri ad›m atmak, yenilmek, hakl› ve meflru olmad›¤›m›z anlam›na gelmez. Baflta s›n›f bilinçli proletarya olmak üzere tüm ezilenlerin, emekçilerin, emperyalist-kapitalist sistem ve onun iflbirlikçilerine karfl› yürüttü¤ü mücadele hakl› ve meflrudur. Evet, ezilenlerin tarihi sayfas›na baflar›s›zl›klar› ve yenilgileri yaz›ld› ve yaz›lmaktad›r. Ama asla haks›z olduklar›, gayri meflru olduklar› yaz›lmad›. Sözgelimi; komünarlar dövüflerek yenildiler, ama asla haks›z de¤ildiler. Bolflevikler, komünarlar›n hakl›l›¤›ndan ald›klar› güçle, komünarlar›n düfllerini maddi bir güce dönüfltürdüler. Ama Bolflevikler de mücadele tarihlerinde yenilgilerle yüzlefltiler. Fakat hakl›l›klar›na duyduklar› sonsuz güvenle, yenilgilerini zafere dönüfltürmesini bildiler. ÇKP ve di¤er birçok Komünist Parti tarihinde de böylesi iniflli ç›k›fll› dönemler oldu¤unu biliyoruz. Bildi¤imiz bir baflka gerçek ise; yenilgi an›nda zaferi, baflar›s›zl›k an›nda baflar›y› düflünmeyen hiçbir gücün, bireyin tarihin iyi bir ö¤rencisi ve gelece¤i kazanman›n öncüsü ve militan› olamayaca¤›d›r. Gelece¤i kazanmaya azimli militan, umutsuzlu¤un, karamsarl›¤›n düflman›d›r. Koflullar teorisine asla s›¤›nmaz; mücadeleye sunmas› gereken tüm emekleri sunar. Kavgada, paylafl›mda hep önde olmay› ister ki devrimcili¤i bir yaflam tarz› olarak alg›laman›n esprisi de budur. Di¤er yanda “mücadelenin gelifltirilmesine, partinin büyütülmesine nas›l katk› sunar›m”dan çok, “nas›l hem en keskin laflar ederim”in hesab›n› yapanlar, sürecin militan› olamazlar; olsa olsa kamburu olurlar. Hiç flüphesiz pratik mücadele bunlar›n da de¤iflimini ve dönüflümünü de içermek zorundad›r. Ki gerçek de¤iflim, gerçek saflaflma, kolektif içinde do¤ru ve yerinde konumland›rma ancak böylesi keskin bir pratikle a盤a ç›kar›labilir. Hedefli çal›flma ve kazanma: Hangi alanda çal›fl›rsak çal›flal›m mutlaka önümüze bir plan ve hedef koymal›y›z. Ev ziyaretleri, iflyeri ziyaretleri, komiteler oluflturma, yay›n da¤›t›m›, güncel geliflmeleri izleyip ona karfl› pratik tav›r gelifltirme, incelemearaflt›rma yapma vb.vb. Bu hedefli ve planl› çal›flmada elde edece¤imiz her olumlu sonuç bizim için bir kazan›m, bir moral bir motivasyon demektir. Bu hedefli ve planl› çal›flmada elde edece¤imiz her baflar›, kendimize ve çizgimize olan güvenimizin daha da pekiflmesi demektir. Çizgiye güven, baflar›s›zl›klar› baflar›ya dönüfltürmenin te-

2-14 Temmuz 2004 sahip olunmadan ortaya çözümleyici ve de¤ifltirici pratikler ç›karmak zordur. Tüm bunlardan hareketle flunu bir kez daha vurgulamak gerekir ki, tan›ma ve de¤ifltirme prati¤i s›n›f mücadelesinin engin prati¤inden kopar›lmadan ve ancak onun içinde olabilecek bir olgudur. Bu gerçe¤i göz önünde bulundurarak ortaya ç›kan her aksama ve zaaf› ya da mücadelemize ket vuracak her engeli sosyal yaflam›n içinde anlay›fl›m›z›n yön verdi¤i biçimde ortaya koymak ve müdahale etmek baflar› ve kazan›mlar›m›z›n ad›mlar› olacakt›r. minat›d›r. Baflar›n›n oldu¤u yerde kitlelere yap›lan ça¤r›lar yank›s›n› bulur. Kitleler bu özverili çabalar sonucu elde edilen baflar›lara sempatiyle yaklafl›r. Elbetteki kitleler açt›¤›m›z kanallarla hemen gürül gürül akmaz, ilk önce ak›nt›n›n oldu¤u yöne do¤ru yüzünü çevirir ve izler, e¤er ak›nt› sürekli bir hal al›rsa, kitleler buraya mutlaka yönelir. Tüm sorun bu güven verici süreklili¤i içeren pratik ak›nt›y› yaratmakt›r. Güven ve baflar› olgusunda süreklili¤i sa¤lanan bu ak›nt› sonucunda ancak elde edilir. Tersi durumda, yani baflar›lar›n azald›¤›, çal›flmalar›n sürekli kendini tekrarlad›¤› bir ortamda, her fleyden önce kazanma bilinci zay›flar, kazanman›n olmad›¤› yerde istenilen düzeyde bir moral ve motivasyon yarat›lamaz. ‹flte gereksiz iç didiflmeler, yanl›fl zeminde tart›flmalar, baflar›s›zl›klara suçlu aramalar tam da böylesi süreçlerde bafllar. Böylesi süreçlerde partili olman›n sorumlulu¤unu tafl›mak, yüzünü düflmana dönmek demektir. Olumsuzluklar› olumlulu¤a çevirmek için hiçbir engel tan›mamakt›r. Koflullar teorisine s›¤›nmadan, kazanmaya dönük bir ruh haliyle, önüne pratik hedefler koymakt›r. Unutmamak gerekir ki; bu pratik içinde kazanaca¤›m›z en ufak baflar› çözüm gücü zay›f onlarca tart›flmadan daha de¤erli ve anlaml›d›r. Biri özgüven kazand›r›rken, di¤eri zaman kayb› ve güvensizlik üretir. Biri, elde edilen baflar›n›n verdi¤i güvenden hareketle, yeni büyük baflar›lar için hamle yapmaya haz›rlarken, di¤eri yaflanan baflar›s›zl›ktan dolay› baflkalar›n›, çizgiyi suçlaman›n yollar›n› aramaya sevk eder. K›sacas› kazanmaya ve geliflmeye do¤ru yol al›rken, di¤eri ise, kaybetmenin, kendini sürekli tekrarlaman›n verdi¤i moralsizlikle çürümeye do¤ru yol al›r. Bu bir niyet sorunu de¤ildir. Bu bir ideolojik durufl sorunudur. Unutulmamal›d›r ki, kaybetmenin y›k›c› sonuçlar›n›n y›k›nt›lar› alt›nda kalanlar, zor koflullar›n militanlar› de¤ildir. Tarihte kazan›lan her zaferin ba¤r›nda da yenilgilerin oldu¤u tarihi tecrübeyi yeteri kadar bilince ç›karmam›fllard›r. Yani tarihi bellekleri zay›ft›r. Oysa tarihi tecrübeleri do¤ru özümsemek, hakl›l›¤›na, kendine ve kitlelere güvenmek böylesi zor koflullar› tersine çevirmenin panzehiridir. Yine böylesi koflullarda, baflkas›n›n ne yapt›¤› de¤il, kendimizin nerede ve nas›l durdu¤u, mücadeleye ne sundu¤umuz sorusu öncelik kazanmal›d›r. Konuflmalar›m›z›n ana temas›, yak›nma ve olumsuzluklar de¤il, olumsuzluklar› baflar›ya dönüfltürmenin yol ve yöntemleri üzerinde olmal›d›r. Ve hiç flüphesiz ki, zor koflullarda ancak bu düflünüfl tarz›na sahip, söylem ile partiyi uyumlu olan militanlarla aç›l›r.


2-14 Temmuz 2004

22

38

PAR‹S’TEN NATO Z‹RVES‹NE HAYIR

28-29 Haziran tarihlerinde ‹stanbul’da gerçeklefltirilecek olan emperyalist NATO zirvesine karfl›, Türkiye’de oluflturulan Bush ve NATO Karfl›t› Birlik’e paralel olarak Avrupa’da oluflturulan Resistanbul 2004 bilefliminin ald›¤› karar do¤rultusunda 20 Haziran 2004 günü Paris’te bir panel düzenlendi. AT‹K, FG‹F, ADHK, Odak, Al›nteri, B‹R-KAR ve HÖC’ün kat›ld›¤› panel, devrim ve sosyalizm mücadelesinde flehit düflenler an›s›na gerçeklefltirilen sayg› duruflu ile bafllad›. Ard›ndan 68 kufla¤›n›n anti-emperyalist mücadelesini konu alan sinevizyon gösterisi izlendi. Kurumlar ad›na söz alan kifliler, NATO’nun tarihsel

süreç içerisinde oluflumunu ve amac›n› anlatarak, bu emperyalist kurumun bir savafl makinesi oldu¤u ve dünyan›n birçok co¤rafyas›n› kan gölüne çevirdi¤i, üye ülkelerde gizli örgütler oluflturarak katliamlar gerçeklefltirdi¤i üzerinde durarak konuflmalar›n›, Ortado¤u üzerindeki emperyalist planlar› açarak sonland›rd›lar. AT‹K ad›na söz alan kifli ise, konuflmas›na önder ‹brahim ile Mahir ve Denizlerin anti-emperyalist mücadelelerinin kararl›l›¤› ile kitleyi selamlayarak bafllad›. NATO zirvesine karfl› oluflturulan Resistanbul 2004 birlikteli¤inin önemi üzerinde durarak emperyalist sald›rganl›¤a karfl› devrimci birlikteli¤in önemi üzerinde durarak konuflmas›na

Emperyalist NATO Zirvesi’ne

GEÇ‹T VERMEYEL‹M RESISTANBUL 2004 ad› ile ILPS ve AT‹K önderli¤inde oluflan ve ilk pratik ad›m olarak 12 Haziran’da Almanya’n›n Frankfurt flehrinde düzenlenen konferans ve daha sonra Avrupa genelinde eylem karar› al›nan NATO ‹stanbul zirvesine iliflkin al›nan merkezi kararlar do¤rultusunda ‹sviçre’nin Zürih flehrinde bir panel gerçeklefltirildi. ‹sviçre’deki demokratik kitle örgütlerinin oluflturdu¤u platform önce 19 Haziran’da panel 26 Haziran’da

da Zürih’te yürüyüfl karar› ald›. Bu çerçevede yap›lan panele flu yap›lar kat›ld›: ‹T‹IF, ‹G‹F, ADHK, B‹R-KAR, MÜCADELE B‹RL‹⁄‹, D‹REN‹fi, SEH, SPI (‹RAN). Saat 17:30’da bafllayan ve 20:00’de sona eren panele 100 kifliyi aflk›n bir kitle kat›ld›. Kat›l›mc› örgüt say›s›n›n çoklu¤undan dolay› önce 20 dakika olarak belirlenen ve daha sonra zaman›n yet-

meyece¤inden dolay› 3 tane yap›n›n paneli vermesine karar verildi. Çekilen kurada ADHK, B‹R-KAR ve MÜCADELE B‹RL‹⁄‹N‹N paneli vermesi olarak gerçeklefltirildi. NATO’nun kanl› tarihi, gerçeklefltirdi¤i katliamlar, dünya halklar›na yönelik sald›r›lar›n›n anlat›ld›¤› bölüm yaklafl›k olarak bir saat sürdü. Anlat›m bölümünden sonra kitleye soru daha sonra söz hakk› verildi. Panelist olarak kat›lamayanlara ve konuflmac›lara 10’ar dakikal›k söz hakk› verildi. Bu söz hakk› bölümünde ilk sözü ‹T‹F (‹sviçre Türkiyeli ‹flçiler Federasyonu)’ndan birisi söz hakk› alarak NATO’ya ve ABD emperyalizmine iliflkin anlat›m ile birlikte istastistiki bilgiler verdi. Kat›l›mc› örgütlerin çok olmas›na karfl›n kat›lan kitlenin azl›¤›n› elefltirildi. Bu eylem birliklerine iliflkin yeterince önemin verilmedi¤i vurguland›. Daha sonraki bölümde gerek dinleyiciler ve gerekse Federasyon üyeleri oldukça önemli ve kitlenin anlayaca¤› dilde anlat›mlar yapt›lar. Bir federasyon üyesinin anlat›mlar› can kula¤› ile dinlendi. Toparlama bölümü ile panel sona erdi.

devam etti. Bilimsel olarak olgulara çeliflki penceresinden bakman›n gereklili¤ini belirttikten sonra, emperyalistler aras› çeliflkilerin giderek boyutland›¤› üzerinde durdu. Sosyal emperyalizmin y›k›lmas› ile birlikte 30 yeni devletin oluflmas› sonucu ortaya ç›kan yeni pazarlar›n, yeni paylafl›m ve hegemonya dalafllar›na neden oldu¤unu belirttikten sonra tüm bu geliflmelere karfl›, enternasyonal alandaki mücadelenin gereklili¤i ve önemine defindi. ILPS’nin bu noktadaki rolü üzerinde duran konuflmac›, ILPS ve benzeri oluflumlar›n güçlendirilmesi gerekti¤ini belirtti. Konuflmas›na, anti-emperyalist mücadeleyi daha da büyütme ve birlikteli¤in önemine bir kez daha vurgu yaparak son verdi. Yap›lan bu konuflmalardan sonra panele ara verildi. ‹kinci bölümde soru-cevap ve kurumlar ad›na ikinci konuflmalarla birlikte, dinleyicilere söz hakk› verildi, son olarak gerçeklefltirilecek eylemlere tüm çevremizi de seferber ederek kat›l›m sa¤lamam›z›n oldukça önemli oldu¤u vurgulanarak panel sonland›r›ld›. Oldukça canl› geçen panele kat›l›m da oldukça iyiydi. Paris’te NATO Zirvesi’ni Protesto Yürüyüflü Bir çok kurum ve kurulufllar›n oluflturdu¤u Resistanbul 2004 bilefliminin örgüt-

ledi¤i bir yürüyüfl ise Fransa’n›n Paris kentinde gerçeklefltirildi. Askeri arac› NATO’nun zirvesi flahs›nda emperyalizmi teflhir eden yürüyüfl, 26 Haziran’da Paris’in Republique (Cumhuriyet) Meydan›’nda saat 16:30’da bafllad›. “Resistanbul 2004” imzal› ve “Emperyalist savafl ve iflgallere hay›r! Halklar›n direnifli terörizm de¤ildir!” yaz›l› pankart›n arkas›nda yürüyen yüzlerce anti-emperyalist, s›k s›k emperyalizmi ve onun ufla¤› faflist Türk devletini teflhir eden, ve buna karfl› halklar›n direniflini ve dayan›flmas›n› yücelten sloganlar› hayk›rd›. Emperyalizmin NATO’ya biçti¤i misyonu k›nama amac›yla Resistanbul 2004 bilefliminin Frans›zca ç›kard›¤› bildiri s›kça okundu ve da¤›t›ld›. Emperyalizmin ve onun Türkiye topraklar›ndaki uflaklar›n›n korkulu rüyas› olan anti emperyalist mücadelenin geliflip güçlenmesine öncülük eden Deniz, Mahir ve ‹brahim Kaypakkaya’lar›n anti-emperyalist bilinç ve ruhlar›, yürüyüfl boyunca kortejin içinde canl›l›kla, coflkuyla ve bayraklarla temsil edildi. Gare De L’Est’in önüne varan kortej, bugüne kadar devrim, sosyalizm ve yüce komünizm u¤runa flehit düflenler için yap›lan bir dakikal›k sayg› duruflunun ard›ndan yürüyüflün bitmesiyle da¤›ld›.

‹stanbul’da yap›lan NATO zirvesini protesto etmek ve Türkiye’deki NATO karfl›t› mücadeleye Avrupa’dan ses olmak amac›yla Fransa’n›n Strasbourg kentinde RES‹STANBUL 2004 bileflimi içerisinde yer alan AT‹K, ADHK ve Al›nteri taraf›ndan bir yürüyüfl gerçeklefltirildi. Saat 15.00’de Kleber Meydan›’nda toplanan kitle, “NATO da¤›t›ls›n, askeri üsler kapat›ls›n/ RES‹STANBUL” pankart›n›n arkas›nda yürüyüfle geçti. S›k s›k

“Yaflas›n halklar›n kardeflli¤i”, “Kahrolsun NATO”, “Bush, Blair, fiaron Katil”, “Üsler kapat›ls›n” vb sloganlar›n›n at›ld›¤› ve dövizlerin tafl›nd›¤› yürüyüflte, Resistanbul 2004 bilefliminin ç›kartm›fl oldu¤u bildiri Frans›zca ve Türkçe okunurken, Frans›z kamuoyuna genifl bir flekilde da¤›t›ld›. Ayr›ca alanda yo¤un olarak yap›lan AT‹K ve YDG’nin “STOPP NATO” kufllamalar› oldukça dikkat çekti. Yaklafl›k 200 kiflinin kat›ld›¤› yürüyüfl, Gutenberg Meydan›’nda son buldu.

Ulm Ulm’de de yap›lan bir dizi etkinlik ile NATO zirvesi protesto edildi. ‹lk olarak 12 Haziran Cumartesi günü Çarfl› Merkezi’nde RES‹STANBUL 2004 taraf›ndan ç›kart›lan bildiriler da¤›t›ld›. 14 Haziran Pazartesi günü de Almanlar›n gerçeklefltirdi¤i bir yürüyüfle NATO protestosu için kat›l›nd›. 18 Haziran’da ise resimler, afifller ve ha-

z›rlanan pankartlar ve da¤›t›lan bildiriler ile NATO’yu protesto için bir bas›n aç›klamas› yap›ld›. 26 Haziran’da da Stuttgart’ta ki yürüyüfle kat›l›m sa¤land›. Ayr›ca Almanya’da yap›lan protestolara ILPS pankart› alt›nda Partizan okurlar› da kat›ld›. 400 yak›n Türkiyelinin kat›ld›¤› yürüyüfl sonunda bir mitingle sona erdi.

Strasbourg

‹sviçre ‹sviçre’de ‹T‹F, ‹G‹F, HÖC, ADHK, B‹R-KAR, Al›nteri, Mücadele Birli¤i, Direnifl, SEH, SP‹ (‹RAN) olarak platforma imza atan yap›lar önce 19 Haziran’da bir panel düzenlendi. Devam›nda Zürih, Lozan ve Cenevre’de info standlar› aç›ld›. Son olarak 26 Haziranda Zürih’te bir yürüyüfl ve miting düzenlendi. 26 Haziran’da saat 13-40 Helvetia Platz’da bafllayan ve Banhof Strasse ve di¤er caddelerden yürünülerek Helvetia Platz’da sona eren yürüyüfle 500 kifliyi aflk›n bir kitle kat›ld›. Oldukça coflkulu geçen yürüyüfl son süreçte kat›l›m›n en fazla oldu¤u bir yürüyüfl olarak gerçekleflti. Ortak Almanca bildirinin yan› s›ra AT‹K’in ç›kartt›¤› Almanca ve Türkçe bildiriler oldukça yayg›n olarak da¤›t›ld›. Yürüyüflte herkes kendi pankart› arkas›nda yürürken ortak sloganlar›n at›lmas›na özen gösterildi. ‹T‹F (‹sviçre Türkiyeli ‹flçiler Federasyonu ) bu yürüyüfle 150 kiflilik bir kitle ile kat›ld›. En önde ILPS pankart› arkas›nda ‹T‹F Almanca ve gençlik pankartlar› olarak s›-

raland›lar. Oldukça coflkulu geçen yürüyüflte ‹T‹F’in yapt›¤› animasyon gösterileri oldukça dikkat çekti. Bush’un maketi ve di¤erleri kitleler taraf›ndan be¤eni ile izlendi. Yürüyüfl ve miting saat 16.00’da sona erdi.


23

38

2-14 Temmuz 2004

NATO Zirvesi’ne karfl› bir ses de Köln’den

19 Haziran’da Almanya’n›n Köln kentinde AT‹K, B‹R-KAR, HÖC, ADHK temsilcilerinin kat›ld›¤› “NATO ve Büyük Ortado¤u Projesi” konulu panel düzenlendi. NATO’nun kurulufl amac› ve geliflimi ile birlikte, dünyadaki askeri müdahale-

leri anlat›ld›ktan sonra, ‹stanbul’daki NATO Zirvesi’nde beklenen tart›flmalar ve muhtemelen ç›kar›lacak kararlar, temsilciler taraf›ndan anlat›ld›. AT‹K ad›na kat›lan temsilci 11 Eylül’den sonra ABD’nin politikalar›n› ve Büyük Ortado¤u Projesi’ni anlatt›. Daha sonra dinleyiciler tart›flmaya kat›larak, görüfllerini aç›klad›lar. Panele toplam 150 kifli kat›ld›. *Kampanyan›n bir parças› olarak Avrupa çap›nda düzenlenen yürüyüfllerin biride Köln’de düzenlendi. Yürüyüflte; AT‹K,

Dünyadan Notlar GELECE⁄‹N‹ AVRUPA B‹RL‹⁄‹’NDE GÖRMEYEN SEÇMEN AVRUPA PARLAMENTOSU SEÇ‹MLER‹NDE SANDIK BAfiINA G‹TMED‹

10-13 Haziran 2004 tarihleri aras›nda Avrupa Parlamentosu seçimlerinin yap›ld›¤› 25 Avrupa ülkesinde seçime kat›l›m oldukça düflük oldu. Büyük propagandalar›n yap›ld›¤›, Avrupa Birli¤i’nin gelece¤in teminat› oldu¤u ve yeni kat›lan 10 yeni üyeyle Avrupa Birli¤i’nin geniflleyen co¤rafyas›n›n da avantaj›n› arkas›na alan iktidar ve muhalefet umdu¤unu bulamad›. 1979 y›l›ndan bu yana yaflanan en düflük seçim olan Avrupa Parlamentosu seçimlerine kat›l›m % 45.3 oldu. Bu oran Avrupa Parlamentosu’nun flu anda az›nl›k bir kat›l›mla seçildi¤inin de göstergesi. Demokrasiyi ço¤unlu¤un kat›l›m› olarak de¤erlendiren Avrupal› siyasetçiler bu durumu sessiz bir flekilde geçifltiriyorlar. 10 yeni üyenin kat›l›m› olmadan önce 626 üyeye sahip olan Avrupa Parlamentosu’nun, bu y›l yeni kat›l›mlarla bu say›s› 732 ye ç›km›fl bulunuyor. 450 milyonluk Avrupa Birli¤i içinde 350 milyon kifli oy kullanma hakk›na sahip bulunuyor. Avrupa Birli¤i içinde seçime hak kazanm›fl 481 partiden 14.600 aday Avrupa Parlamentosu için adayl›¤›n› koydu. Seçimde dört Türk-Kürt kökenli aday çeflitli partilerden Avrupa Parlamentosu’na girmeyi baflard›. Üç aday›n Almanya’dan seçimi kazand›¤› isimler; Yefliller Partisi’nden Cem Özdemir, SDP’den Vural Öger, PDS’den Feleknas Uca ve Finlandiya’dan SDP’den Nesrin Can seçimi kazan›rken, bir önceki dönem de parlamentoda bulunan ve yeniden adayl›¤›n› koyan Ozan Ceyhun ise seçimi kaybedenler aras›nda bulunuyor. Parlamento’da ülke olarak Almanya 99, ‹talya-Fransa- ‹ngiltere 78, Polonya‹spanya 54, Hollanda 27, Belçika-Çek Cumhuriyeti-Yunanistan-Macaristan ve Portekiz 24, ‹sveç 19, Avusturya 18, Danimarka-Slovakya-Finlandiya 14, ‹rlanda ve Litvanya 13, Letonya 9, Slovenya 7, Estonya-Lüksemburg-K›br›s Rum kesimi 6 ve Malta 5 parlamenterle Avrupa Birli¤i Parlamentosu’nda temsil ediliyor. Almanya’n›n önceden bafllatt›¤› tart›flma seçim sonras›na kalan Avrupa Birli¤i Anayasa-

s›’n›n oluflturulmas› çal›flmalar›na yeniden yans›mas› bekleniyor. Bilindi¤i gibi Almanya ekonomik gücünü kullanarak Avrupa Birli¤i’nde al›nacak kararlar›n ve temsil yetkilerinin nüfus oran›na göre de¤il, ekonomik güce göre temsil edilmesinde ›srar ediyor. Polonya gibi ülkeler ise buna fliddetle karfl› ç›kararak, Avrupa Birli¤i içinde yer alan her ülkenin eflit temsil ve karar hakk›na sahip olmas›n› savunuyor. Bu tart›flmalar yeni oluflturulacak Anayasa tart›flmalar›na yans›m›fl ve halada devam etmektedir. Avrupa parlamentosunda çeflitli gruplar var. Bu gruplar birbirlerine siyasi olarak yak›n olan ve tart›flmalarda birbirlerini destekleyen bir politik tav›r içindedirler. Haziran 2004 seçimlerinden sonra Avrupa Parlamentosu’nda sa¤ grup yine a¤›rl›kl› kesimi oluflturdu. H›ristiyan Demokrat Grup (Avrupa Halk Partisi EPP) 274, Sosyalist Grup (PES) 198, Liberal Grup (ELDR) 64, Sol Birlik (EUL) 36, Yefliller 42, Avrupa Milliyetler Birli¤i Grubu (UEN) 28, Demokratlar Grubu (EDO)15 koltuk sahibi olurken, seçilmifl ancak grubunu belirlemeyen 69 parlamenter bulunuyor. HERKES SONUÇLARI TARTIfiIYOR Avrupa Parlamentosu seçimlerinin ard›ndan her ülke seçim sonuçlar›n› tart›flmaya bafllad›. Hükümet ya da muhalefet tüm partiler seçim sonuçlar›na kendi penceresinden bakarlarken, bir gerçek var ki o da seçime kat›l›m›n düflük oldu¤u ve birçok partinin oy kayb›na u¤rad›¤›d›r. Almanya’da hükümet partisi SPD 2. dünya savafl›ndan sonraki en düflük oyu ald›. Bunda SDP’nin son Agenda 2010 olarak kamuoyuna lanse etti¤i sözde “reform”, gerçekte ise kazan›lm›fl sosyal haklar›n gasp›n›n kitleler üzerindeki etkisinin sand›¤a yans›mas› oldu. Belediye seçimlerinden sonra oylar› iyece düflen SPD bu seçimlerde ancak %21.5 oy toplarken muhalefetteki Hristiyan Demokratlar ise %44,5 oy oranlar›n› biraz daha yukar› çekerken,

ILPS, B‹R-KAR, Yaflanacak Dünya gazetesi, AG‹F, ADHK, HÖC ve Alman gruplardan ‹nitiyatif ev. pankartlar›yla kat›ld›. Almanca; “NATO’ya Hay›r” pankart›yla yürüyüfle geçen yaklafl›k 500 kifli, yol boyunca NATO Zirvesi’ni protesto eden sloganlarla yürüdüler. Oldukça haz›rl›kl› yürüyüfle kat›lan AT‹K ve ILPS kortejinde ‹ngilizce, “NATO ‹stanbul Zirvesi’ne hay›r, Büyük Ortado¤u projesine Hay›r” ILPS; “Tüm iflgalci güçler Ortado¤u’dan defolun, Emperyalistlerin askeri gücü NATO da¤›t›ls›n” AT‹K; “NO NATO” YDG imzal› pankartlar aç›ld›. Ayr›ca Proletarya Partisi militanlar› da TKP/ML pankart› ve Parti flamalar›yla ey-

leme kat›ld›lar. * Resistanbul 2004 Avrupa Parlamenterler Konseyi binas› önünde 28 Haziran’da bir miting düzenlendi. Mitinge, AT‹K, ILPS, HÖC, Yaflam Evi, ADHK ve AG‹F kat›ld›. Mitingden önce Resistanbul 2004 ad›na bir bas›n aç›klamas› yap›ld›. Bas›n aç›klamas›nda; NATO’nun ‹stanbul Zirvesi’ndeki amac›, hedefi ve özellikle zirvede Türkiye’ye biçilen rol bas›n mensuplar›na anlat›ld›. Bas›n aç›klamas›n›n ard›ndan kitle, NATO zirvesini teflhir eden pankartlar›yla parlamento binas›n›n önünde protesto mitingine geçti. Yaklafl›k 100 kiflinin kat›ld›¤› mitingde, NATO’yu teflhir eten sloganlar at›ld› ve bildiriler da¤›t›ld›.

Fransa’da ise Sosyalist Parti tarihinin en yüksek oyunu ad›. ‹ktidardaki Halkç› Hareket Birli¤i (UMP) önemli oy kayb›na u¤rad›. ‹ngiltere’de ise, Tony Blair bafl›ndaki ‹flçi Partisi önemli oy kayb›na u¤rarken, muhalefetteki Muhafazakar Parti de umdu¤unu bulamad› Buna karfl› ‹ngiltere’nin Avrupa Birli¤i’nden ç›kmas›n› savunan ‹ngiltere Ba¤›ms›zl›k Partisi ise oy oran›n› beklenin de üstüne ç›kararak 18 milletvekilini Avrupa Parlamentosu’na gönderdi. Belçika’da ise iktidardaki Flaman Liberal Partisi (VLD) hem yerel seçimlerde hem de Avrupa Parlamentosu seçimlerinde oy kayb›na u¤rad›. Buna karfl›n, H›ristiyan Demokratlar ortakl›k yapt›klar› Yeni Flamanlar (CD-V-NVA) ile birlikte birinci parti oldular. Danimarka’da muhalefette bulunan sosyal demokratlar seçimlerin galibi olarak ç›karken, hükümetteki Liberal Parti iki milletvekili kaybederek sosyal demokratlar› izlerken, Irkç› Danimarka Halk Partisi ise bir sandalye kazand›. Finlandiya’da ise Muhafazakar Hristiyan Demokratlar Partisi oylar›n % 23,7’sini alarak birinci parti olurken, bunu Yefliller, Afl›r› Sol, Halk Partisi izledi. Avrupa Parlamentosu seçimlerinde oylar›n› koruyan hükümet partileri ise ‹spanya ve Yunanistan oldu. ‹spanya’da Sosyalist Parti seçim öncesi (‹spanya seçimleri) Irak’taki askerleri çekece¤i sözü veren Sosyalist Parti ve Yunanistan Sa¤ Parti oylar›n % 43,8’ni ald›lar. Portekiz’de ise muhalefetteki Sosyalist Parti, iktidardaki muhafazakar koalisyon hükümetini a¤›r bir yenilgiye u¤ratmalar›ndaki esas temay›, hükümetin Irak sald›r›s›nda ABD’nin yan›nda yer almas› politikalar› üzerine kurmalar›ndaki baflar›lar› gösteriliyor. Avrupa Birli¤i’ne kat›lan ve en büyük nüfusa sahip Polonya’da ise seçime kat›l›m oran› % 30 civar›nda kald›. Polonya’da sol hükümet önemli bir oy kayb›na u¤rarken, Avrupa Birli¤i karfl›t› parti Junilistan (Haziran Listesi) Avrupa Parlamentosu’na 3 milletvekili göndermeyi baflard›. Çek Cumhuriyeti’nde iktidardaki sosyal demokratlar oylar›n % 8,8 al›rken, Avrupa Birli¤i karfl›t› parti oylar›n % 30’nu ald›. Keza ‹talya’da da baflbakan Silvio Berlusconi liderli¤indeki merkez sa¤ koalisyonu ancak % 21 alabildi. HALK AVRUPA B‹RL‹⁄‹’NDE GELECE⁄‹N‹ GÖRMÜYOR Avrupa Birli¤i’nin iyice flekillendi¤i

ve gerek ekonomide, gerek siyasal kararlarda, gerek genifllemede ve bir blok olmada büyük bir güç oldu¤unun flatafatl› bir flekilde propagandas›n› yapt›klar› günler geride kalmaya bafllad›. Her ne kadar Almanya baflbakan› “her yeni üye bizim için yeni bir pazard›r” tespitini kendisince do¤ru bir flekilde izah etse de bu Avrupa Birli¤i içindeki sorunlar›n sanc›s›z hal edilmesine yetmiyor. Tamamen tekellerin istemi ve arzusu do¤rultusunda 2. Emperyalist Paylafl›m Savafl› sonras›nda Avrupa Çelik Birli¤i olarak ad›mlar› at›lan bugünkü Avrupa Birli¤i kendi içinde önemli sorunlar yafl›yor. Avrupa Birli¤i’nin flekil almas›nda Avrupa Tekelci burjuvazisinin istemi olan Birli¤in halka verdi¤i hiçbir fley yoktur. Aksine iflsizlik, sosyal haklar›n gasp› ve anti demokratik uygulamalarla Avrupa Birli¤i halklar aras›na düflmanl›k tohumlar› ekmektedir. Son on y›ll›k süreçte Avrupa Birli¤i’nin bu kadar y›k›m getirece¤i ve halk› bu kadar etkileyece¤i görülmedi¤inden halk›n tepkisi de bu ölçüde de¤ildi. Efl güdüm halinde al›nan kararlar ve özellikle de son bir iki y›ld›r sosyal haklar›n gaspedilmesi halk›n içten içe tepkilerinin d›fla vuruflunu birlikte yetirdi. Avrupa Birli¤i içinde hükümetteki sözde “sosyal demokrat” partilerin oy kaybetmeleri ve buna karfl› sa¤ ve ›rkç› partilerin oy oranlar›ndaki art›fl›n temel nedeni, Avrupa Birli¤i karfl›t› propaganda yapmalar›n›n önemli etkisi vard›r. ‹spanya’da yeni hükümet olan ve tüm politikas›n› Irak’taki sald›r› üzerine kurup, hükümet olduklar›nda askerlerini Irak’tan çekece¤ini söyleyen ve bu karar›n› Avrupa Parlamentosu seçimleri öncesi yerine getiren Baflbakan Jose Luis Rodriguez Sosyalist Partisi’ni bir yana b›rak›rsak, Avrupa’da sa¤ ve ›rakç› partilerin oy oranlar›n› art›rmalar›ndaki esas neden Avrupa Birli¤i’ne karfl› yürüttükleri anti propagandan›n etkisi vard›r. Bu propaganda bundan on y›l önce daha geri bir seviyede yank› bulurken, flimdi ise bir güce dönüflmüfl bulunuyor. Avrupa’daki seçilere karfl› do¤ru tutum alarak boykot eden güçlerde yok de¤ildi. Bunlar›n bafl›nda Avrupa Birli¤i’nin tekellerin bir birli¤i oldu¤u tespitinden hareketle YKP/ML (Yunanistan Komünist Partisi-Marksist-Leninist) seçimleri boykot etti¤ini yaz›l› bir aç›klamayla kamuoyuna duyurdu.


38

24

2-14 Temmuz 2004

Demircio¤lu bir de¤il, halk›m›z gibi ço¤ul...

Ülkemizde yap›lan NATO Zirvesi öncesi s›k s›k dile getirilen 6. Filo’ya yönelik protestolar 1967 y›l›nda yap›lmaya bafllanm›flt›. O günlerde FKF ‹stanbul Sekreterli¤i, protesto amaçl› bir açl›k grevi düzenlemiflti. Dünya çap›nda esen 68 rüzgar›nda ise 6. Filo’yu yeniden karfl›lamak için 15 Temmuz’da ‹TÜ’de devrimci gruplar aras›nda bir toplant› düzenlendi. Toplant›da 76 kurulufl 6. Filo protestolar›nda ortak davranmak için bir araya gelmiflti ve bildiriden mitinge kadar bir dizi eylem karar› al›nm›flt›. Toplant› da¤›l›rken d›flarda bekleyen polis, gruptan 11 ö¤renci önderini gö-

zalt›na ald›. Ertesi gün FKF bunu protesto eden bir etkinlik düzenledi ve iki gün boyunca ‹TÜ’nün bulundu¤u Gümüflsuyu’nun ara sokaklar›nda polisle ö¤renciler aras›nda küçük çapl› çat›flmalar sürdü. 18 Temmuz gecesi saat 01:30’da yurdu kuflatan polis ve inzibat çemberinin aras›ndan Dolmabahçe’ye do¤ru beraberlerindeki kad›nlarla birlikte gürültülü bir biçimde geçen ABD askerleri böylece fitili de atefllemifl oldular. Yurttan ç›kan ö¤renciler inzibatlar› afl›p ABD’lilere müdahale ettiler. Ö¤rencilere sald›ran polis, bir ö¤renciyi gözalt›na al›rken,

GÜN’DE DÜN... 1 Temmuz Yaser Arafat 27 y›ll›k sürgünden sonra Gazze’ye döndü. 1974. Arjantin Devlet Baflkan› Juan Peron öldü. 2 Temmuz 1987. Demiryolu ‹flçileri Sendikas› bünyesindeki 40 bin iflçi ad›na grev karar› ald›. 3 Temmuz 1905. Rusya’da askerler genel greve giden alt› binden fazla iflçiyi öldürdü. 4 Temmuz 1848. Karl Marx ve Friedrich Engels’in yazd›¤› Komünist Manifesto yay›mland›. 1968. ‹flçiler ‹stanbul Kazl›çeflme’deki Derby Lastik Fabrikas›n› iflgal etti. ‹fl-

baflkalar›n› da almaya çal›flan bir komiser de ö¤renciler taraf›ndan rehin al›n›p yurda götürülür. Gözalt›na al›nan ö¤renci, rehin tutulan komiser ile takas edilir. Bu arada yurda müdahale için gereken izin verilmifltir. Saat 04:30 civar›nda polis yurda sald›r›r ve ö¤rencilerin kapatt›klar› demir kap›lar› k›r›p içeride uyuyan ö¤rencilere vahflice sald›r›r. “Komünistlere vurun” ba¤›r›fllar› aras›nda ö¤renciler merdivenlerden afla¤›ya at›l›r. Bu arada Hukuk Fakültesi ö¤rencisi Vedat Demircio¤lu 2. kat penceresinden afla¤›ya at›l›r. Y›llar sonra Seher fiahin de ayn› flekilde okulu basan polislerce pencereden at›larak katledilecektir. Bask›nda 47 ö¤renci yaralan›r, 30 ö¤renci gözalt›na al›n›r. 18 Temmuz günü olay› duyan ‹TÜ’ye koflmufl ve kitle slogan ve marfllarla Dolmabahçe’de demirlemifl 6. Filo’nun üstüne yürümüfltür. Reformistlerin kitleyi durdurma çabalar›na karfl›n kitle barikat› aflar ve kendilerini motorlara atmay› beceremeyen, geç kalan ABD askerleri denize dökülür. R›ht›mdaki kamyonlardaki ABD’ye ait malzeme de onlarla ayn› kaderi paylafl›r. Halk da ö¤rencilere kat›l›r ve kitle 3-4 bini bulur. Saat 21:00 oldu¤unda 7 saat geçmesine ra¤men Dolmabahçe’deki mücadele ruhu dinmemifltir. Eylemi iyice kuflatan polis, kitleye yine vahflice sald›r›r. Oluflturulan iki çemberden birincisinden ç›kan, ikincisinde k›yas›ya dövülmektedir. 20 Temmuz sabah› yaflam›n› yitirdi Vedat Demircio¤lu… Ülkemizdeki devrim mücadelesinin ilk flehitlerinden biri olma onurunu tafl›d›. Halktaki anti-emperyalist öfkenin daha da artt›¤›n› gözlemleyen devlet, Demircio¤lu’nun cenazesini kaç›rd›. Temsili bir tabutla gösteri yapan devrimci ö¤renciler ise Ca¤alo¤lu’nda onun katilleriyle çat›flarak, onun b›rakt›¤› bayra¤› tafl›yorlard›. Onun için yaz›lan marflta söylendi¤i gibi: “Demircio¤lu bir de¤il, halk›m›z gibi ço¤ul, geliyor ça¤›l ça¤›l…”

gal 5 gün sürdü. 8 Temmuz 1964. Batman’da 1200 petrol iflçisi greve bafllad›. 1969. K›sa ad› TÖS olan Türkiye Ö¤retmenler Sendikas› kongresi 7 Temmuz 1969’da Kayseri’de toplanacakt›. Halk ö¤retmenlere karfl› k›flk›rt›ld›, Valilik kongreyi tatil etti. Binlerce kifli tekbir getirerek kongrenin yap›ld›¤› sinemay› sard›, atefle verdi, olaylar bütün flehre yay›ld›. Kongre için Kayseri’ye gelen ö¤retmenler askeri araçlarla flehirden ç›kar›ld›. 1991. Halk›n Emek Partisi (HEP) Diyarbak›r ‹l Baflkan› Vedat Ayd›n’›n iflkenceyle öldürülmüfl bedeni Elaz›¤ Maden yolunda bulundu. 9 Temmuz

KAVGADA ÖLÜMSÜZLEfiENLER Cevher Yaflar: Dersim Mazgirt’e ba¤l› Pulan köyünde do¤du. 8 Temmuz 1985 tarihinde Dersim Mazgirt Germisi’de iflkencede katledildi. Mehmet Ali Çak›ro¤lu: 1966 y›l›nda Marafl’›n Elbistan ilçesinde do¤du. Proletarya Partisinin düflünceleriyle üniversite y›llar›nda tan›flt›. Daha sonra okulu b›rakarak aktif mücadeleye kat›ld›. Yeni Demokrasi dergisi Ankara temsilcili¤i görevini üstlendi. Bu süreçte düflman›n iflkenceleri ve zindanlarla tan›flt›. Düflmana karfl› tavr› netti. Her defas›nda ser verip s›r vermeme gelene¤ine uygun davrand›. 1988’de ‹stanbul’da gençlik faaliyeti yürütmekle görevlendirildi¤inde cesareti ve azmiyle bunu baflar›yla yerine getirmifltir. 13 Temmuz 1993’te TKP/ML’nin birinci OPK’s›n› selamlamak ve duyurmak için planlanan eylemler için yap›lan bomba imali s›ras›nda bir kaza sonucu yaralan›r; evde yaln›zd›r. Gelen polislerin evde bekletmesi sonucu tedavisi geciktirildi¤i için flehit düfler. Ömrünü devrime adam›fl bir komünist olarak ard›nda büyük bir miras b›rakm›flt›r. Miras› kavgam›zd›r... Murat Deniz: 1972 K›rklareli Vize Hasbo¤a köyü do¤umludur. Boflnak milliyetindendir. ‹stanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde okurken DABK içerisinde örgütlendi. Gerçeklefltirilen Birlik sonras› TMLGB içerisinde faaliyet yürüttü. 94 y›l›nda gerçeklefltirilen darbe sonras› TKP/ML saf›nda yer ald›. Hiçbir zaman partisine ve devrime olan inanc›n› kaybetmemifltir. Yaflam›n› devrime adam›fl olman›n gereklili¤ini cilal› sözlerle de¤il, bizzat pratikte yerine getirmenin tutarl›l›¤›n›n uygulay›c›s› olmufltur. Volkan A¤›rman: 14 Temmuz 2002’de F Tipi Hapishanesinin yaratt›¤› tecrit ortam›na dayanamayarak intihar etti. (DHKP-C) Ölüm Orucu fiehitleri Mahmut Gökhan Özocak: 5 Temmuz 2001 (DHKP-C), Ali Koç: 8 Temmuz 2001 (DHKP-C), Sevgi Erdo¤an: 14 Temmuz 2001 (DHKP-C)

1973. 17 fleker fabrikas›nda grev karar› al›nd›. 10 Temmuz 1991. Halk›n Emek Partisi Diyarbak›r ‹l Baflkan› Vedat Ayd›n’›n cenaze törenine kat›lan on binlerce kiflinin üzerine atefl aç›ld›; resmi rakamlara göre 3, HEP’lilere göre 10 kifli öldü. 11 Temmuz 1980. Ordu’nun Fatsa ilçesine yüzlerce asker ve polis “nokta operasyonu” düzenledi, soka¤a ç›kma yasa¤› ilan edildi, bütün evler arand›. Sol görüfllü ba¤›ms›z belediye baflkan› Fikri Sönmez de dahil 300 kifli gözalt›na al›nd›. ‹çiflleri Bakan›, Baflkan Sönmez’i derhal görevden ald›. 14 Temmuz 1789. Frans›zlar krall›¤a karfl› ayakland›-

lar. Halk Paris Bastille Hapishanesi’ndeki siyasi tutuklular› serbest b›rakt›rd›. Cumhuriyetin bafllang›c› olan 14 Temmuz Frans›zlar›n ulusal bayram›d›r. 15 Temmuz 1927. Viyana’da solcular ayakland›; polis atefl açt›: 89 ölü. 1954. ‹zmir liman iflçileri yasa¤› delerek grev yapt›; 24 iflçi gözalt›na al›nd›. ‹zmir’de 700 liman iflçileri bir y›l sonra yine grevde. Bu kez iflçiler mahkemeye sevk edildi. 1963. Sendikalar Kanunu ile Toplu ‹fl Sözleflmesi Grev ve Lokavt Kanunu ç›kt›. Kavel Kablo Fabrikas› iflçileri 28 Ocak-4 Mart 1963 günlerinde direniflteydi. Kavel direnifli, yeni yasalar›n ç›kart›lmas›nda önemli bir rol oynad›.


38

25

2-14 Temmuz 2004

Türküler de, direnenler de susmad›, susturamazs›n›z! Yabanc›s› de¤ildik katliamlar›n, biliyorduk... Devlet faflizmini göstermiflti kaç kez farkl› co¤rafyalarda... Biliyorduk çünkü Marafl’tayd›k evlerimiz taran›rken, biliyorduk çünkü Çorum’dayd›k insanlar öldürülürken, biliyorduk çünkü Dersim’deydik süngüler karn›m›za saplan›rken... Evet biliyorduk, Koçgiri’de k›y›ma u¤rat›lan binlerdik çünkü... Dersim’den sürülen onbinlerdik... Yollarda öldürülen Ermenilerdik, Suriye yollar›nda. ‹flyerleri yak›l›p öldürülen Rumlard›k, ac›y› di¤er ismi bellemifl Kürtlerdik, öldürüle öldürüle bitirilemeyen HALKTIK ÇÜNKÜ, EZ‹LEND‹K, EMEKÇ‹YD‹K... Farkl› kültürlerin, farkl› dillerin, dinlerin, etnik kimliklerin ortaya konmas›na izin verilmedi¤i, faflizmin kol gezdi¤i bu ülkenin çocuklar›yd›k. fieyh Bedrettin’e yapt›klar›ndan tan›yorduk onlar›, Börklüce’den, Torlak Kemal’den, Pir Sultan’a yapt›klar›ndan biliyorduk. Alifler’den, Seyit R›za’dan, Atcal› Mehmet Efe’den... Nas›l özde bir fark›m›z yoktuysa bizim K›z›lderililerden, zencilerden, Filistinlilerden, Irak’ta öldürülenlerden, Vietnam’da katledilenlerden; dünyan›n di¤er co¤rafyalar›ndaki ezenlerin de bir fark› yoktu buradaki ezenlerden... Fransa’da Jeanne D’arc’› özgürlük u¤runa verdi¤i savaflta yakmam›fllar m›yd›? Oysa tanr›lardan atefli insanlara iyilik olsun diye çalm›flt› Prometheus, gö¤sünü akbabalara yedirme pahas›na... Biliyorduk tüm bu yak›p y›kmalar›n, katliamlar›n niçin yap›ld›¤›n›; bu sömürü düzenini devam ettirmekti tüm amaçlar›, yani kendi ç›karlar›n› korumakt›. Kendi dayatt›¤› kimlikten baflka hiçbir kültüre, hiçbir renklili¤e izin vermek istemezdi faflizm. ‹flte bu yüzden biz hepimiz biraz Kürt, biraz Arap, biraz Ermeni, biraz Rum’uz... ‹flte bu yüzden biz hepimiz biraz Alevi, biraz Keldani, biraz Süryaniyiz. ‹flte biz hepimiz bir parça Filistinli, bir parça Irakl›, bir parça Afganistanl›y›z. Biz hepimiz biriz asl›nda, hepimiz ezilenleriz, bu sömürüye dayal› adaletsiz düzende... Biliyorduk dedik ölümleri, katliamlar›... Bilmekle al›fl›l›r m›? Al›fl›lmas› m› gerekir ölüme? Hiç kabullenilir mi göz göre göre 35 can, onca ayd›nl›k yüz... 2 Temmuz 1993 unutulur mu peki hiç? Kimseyi ikna etme kayg›s› bile güdülmeden, büyük bir yüzsüzlük ve aymazl›kla devletin yapt›¤› aç›klamalar kimi kand›rabilir? Kanan var m›? 2 Temmuz yeni de¤ildi asl›nda Sivas’›n tarihinde, ilk de¤ildi. As›rlar önce Pir Sultan’› asan zihniyet 3-4 Eylül 1978’dekiyle ayn›yd›. O tarihte de “komünistler”e yaflam hakk› tan›mamak için sivil faflistler devletin deste¤ini alarak Alevilere, Kürtlere, solculara ait evlere sald›rm›fl, 9 kifli öldürülmüfl, 100 kifli yaralanm›fl, 97 ev ve 350 iflyeri yak›l›p y›k›lm›flt› 1978 y›l›nda ortam› terörize etmek ve darbenin altyap›s›n› oluflturmak isteyen sistem ve sivil faflistler say›s›z katliam› bizzat yapm›flt›r. 12-19 Nisan tarihlerinde Malatya’da sergilenen oyun, 22-24 Aral›k tarihlerinde Marafl’ta sergilenmifltir. Her üç olayda da “bizden ol-

mayanlar›n temizlenmesi” durumu söz konusudur. Bunun bir y›l öncesinde 11 Eylül 1977’de de Divri¤i’de “komünistler camiye bomba koydu” söylentisi yay›lmaya çal›fl›lm›fl ama sonuçsuz kalm›flt›r. Yine 1978’de olaylar olmadan birkaç gün önce “ülkücü komandolar” E¤itim Enstitüsü’nden ç›k›p Ali Baba Mahallesine gitmekte olan 300 kadar ö¤renciyi silahla tararlar. Enstitü ö¤retmenlerinden Yunus Y›ld›r›m 11 yerinden kurflunla yaralan›r. 3 Eylül 1978’de Ali Baba Mahallesi’nin semt pazar›nda çocuk kavgas›n› bahane eden “ülkücü komandolar”›n olaya kar›flmas›yla provokasyon bafllar. Silahlar patlar Gülsüm Keklik ve Müslime Gülmez adl› kad›nlar ölür. Ali Baba ku-

flat›l›r... Ellerinde benzin bidonlar›yla mahalleye dalan “komandolar” evleri atefle verirler. Böylelikle Sivas, Türkiye’nin iki y›l sonra yaflayaca¤› AFC dönemini o günden yaflam›flt›r. Tükenmeyiz yakmak ile... Daha önceleri Y›ld›zeli’ne ba¤l› Banaz köyünde gerçeklefltirilen Pir Sultan Abdal Kültür Etkinlikleri’nin 1993’te ilk kez Sivas Merkez’de gerçeklefltirilmesine karar verilmiflti. Etkinliklerin öncesinde bildiriler haz›rlan›p da¤›t›lm›flt›. “Müslümanlar” imzas›yla da¤›t›lan bu bildirilerde Aziz Nesin’in Kuran’›n dokunulmazl›¤›na küfretti¤i belirtilerek “gün müslümanl›k u¤runa gerekenleri yerine getirme günüdür” deniliyordu. Etkinliklerin ikinci günü, 2 Temmuz 1993’te Cuma namaz› ç›k›fl›nda flehir merkezindeki camiler çevresinde ilk gösteri topluluklar› oluflmaya bafllam›flt›. Saat 14:00’te bafllayan gösteriler çeflitli evrelerden geçerek d›flardan gelenlerin de kat›l›m›yla say›lar› 10 bine yaklaflm›flt›. Önce içeride etkinlik yap›ld›¤› anda Atatürk Kültür Merkezi’nin önünde toplanan kitle burada içeri giremeyince tafllarla binaya sald›rm›fl, binan›n önündeki ozanlar›n heykelini tahrip etmiflti. Daha sonra ‹stasyon Caddesi’nden Vali-

li¤in önünden geçen kitle az ilerideki ayd›nlar›n ve gelen konuklar›n kald›¤› Mad›mak Oteli’nin önünde toplanm›flt›. Buraya kadar olanlar bile devletin katliam›n içerisinde bizzat yer ald›¤›n› kan›tlamaktad›r. Çünkü olay, devletin sivil faflistlere “seyirci” kalmas›n›n çok daha ötesindedir, günler öncesinden da¤›t›lan bildiriler ve oluflturulan gergin ortam devletle iflbirli¤i ile oluflturulmufltur. Saat 17:30’u gösterdi¤inde toplanan gerici ve faflistlerin say›s› 15 bini buluyordu. Bu rakam toplanan kitlenin hiç de öyle “duyup da gelmedi¤ini”, olaylar›n günler öncesinden planland›¤›n› gösteriyordu. Bunun üzerine Aziz Nesin dönemin “sosyal demokrat” lideri Erdal ‹nönü’yü arayarak bilgi vermifl, ‹nönü “va-

ziyete hakim olduklar›n›” söyleyerek olay› geçifltirmiflti! Saat 19:00 s›ralar›nda gericiler, otelin çevresindeki araçlar› atefle vermeye bafllad›lar. Bir süre sonra da otelin elektrik ve telefon ba¤lant›s› kesildi. Saat 20:00’ye gelindi¤inde de oteli atefle vererek, devletin kolluk güçlerinin önünde 35 devrimci-demokrat, ilerici sanatç› ve ayd›n› katlettiler... Dile kolay 35 can! Kaç y›lda yetiflir ayd›n bir insan ve kaç dakikada alevler taraf›ndan yok edilebilir? Kuflkusuz katliamda ölenlerin pek ço¤u Alevi olsa da sistem bu katliam› sadece Alevi kimli¤ine yönelik olarak de¤il; devrimci-demokratlar› korkutma, sindirme, ortam› terörize ederek insanlar› tepkisizlefltirmek amac›yla yapm›flt›r. Katliamda flehit düflenler flunlard›: Nesimi Çimen, As›m Bezirci, Hasret Gültekin, Carina Cuanna, U¤ur Kaynar, Behçet Aysan, Edibe Sulari Aybaba, Muhibe Akarsu, Muhlis Akarsu, Metin Alt›ok, Mehmet Atay, Gülender Akça, Sehergül Atefl, Erdal Ayranc›, Asaf Koçak, Belk›s Çak›r, Serpil Canik, Serkan Do¤an, Yeflim Özkan, Huriye Özkan, Handan Metin, Sait Metin, Ahmet Özyurt, ‹nci Türk, Muammer Çiçek, Gülsüm Karababa, Murat Gün-

düz, Koray Kaya, Menekfle Kaya, Asuman Sivri, Yasemin Sivri, Özlem fiahin, Nurcan fiahin ve otel çal›flanlar› Ahmet Öztürk, Kenan Y›lmaz. Bir döneme kadar 37 olarak ifade edilen flehit say›s› daha sonra ölenlerden ikisinin oteli atefle veren ‹BDA-C militanlar› oldu¤u yönlü aç›klamalarla ortaya ç›kt›. Katliam›n bafllamas›yla birlikte tüm kamuoyu olaydan haberdar oldu¤u halde DYP-SHP koalisyon ortaklar›n›n konu hakk›nda bilgilerinin olmad›¤›n› söylemeleri bile sorumlular› aç›kça göstermektedir. Piyon olarak kullan›lan baz› kiflilerin sözde yarg›lanmas›ndan ve bu sistemin adaletinden hiçbir fley beklemiyoruz. Hesap sorma, ancak halk›n örgütlü gücüyle gerçekleflebilir. Nitekim katliamdan sorumlu Sivas san›klar›n›n tafl›nd›¤› ring arac› 1997 y›l›n›n A¤ustos ay›nda TKP/ML militanlar›nca bombalanm›flt›r. Ve katliam sonras›... Katliam görüntülerini TV’lerden “flash, flash, flash” diye veren televizyonlar, ilgili çevreler, yetkili kurumlar bol bol konufltular. Böyle bir durumda sözün hükmü kal›r m›? Valili¤e 100 metre, Jandarma Komutanl›¤›’na 150 metre olan flehrin en merkezi yerinde binlerce kifli toplan›yor ve bunu devlet engelleyemiyor! ‹nsanlar yak›l›yor ama devlet buna seyirci kal›yor! 4-5 y›l öncesine kadar 1 May›s mitinglerine bile “güvenlik” gerekçesiyle izin verilmedi¤i flehirde devlet gericilere söz geçiremiyor mu acaba? Katliam sonras›nda çeflitli yerlerde protesto etmek isteyenleri devlet iki dakika yürütmemifl, sürükleyerek gözalt›na alm›flt›, ama derseniz ki “gericiler benim hesab›ma çal›fl›yor”, “ben onlar› durdurmam” o zaman do¤ru söylemifl olursunuz. Ama biliyoruz ki sistemin her taraf› bin türlü pisli¤e bulaflm›fl maskesinin öyle bir aç›klama yapmas› beklenemez. Sonuç olarak, bu katliam devletmedya-gericiler taraf›ndan gelifltirilen “tahrik-provokasyon” tezleri do¤rultusunda hafifletilmeye çal›fl›lm›flt›r. Yani oraya flenlik için gidenler, Aziz Nesin baflta olmak üzere “müslüman” kitleyi “tahrik” etmifl ve ne yaz›k ki bu “üzücü” olay olmufltur. Yani dönemin ‹çiflleri Bakan› Mehmet Gazio¤lu’nun söyledi¤i gibi “yang›n önceden planlanm›fl bir olay de¤il, topluluk psikolojisi ile ortaya ç›km›fl” de¤ildir. Tam tersi çok öncesinden planlanm›fl bir katliamd›r. Dönemin Baflbakan› Çiller: “Otelin etraf›n› saran vatandafllar›m›za hiçbir biçimde zarar gelmemifltir” diyerek kimi vatandafl gördü¤ünü de belirtecektir! Olay›n s›ca¤› içinde “geri çekilmek” zorunda b›rak›lan Sivas Belediye Baflkan› Temel Karamollao¤lu sonras›nda görevine iade edilmifltir. fiuras› bir gerçektir ki, Sivas katliam› halk›n belle¤inde unutulmaz bir iz b›rakm›flt›r. Ancak katliamc›lar›n hak etti¤i cezay› bulmas› bunu yapanlarca de¤il, halk›n örgütlü gücüyle mümkün olacakt›r.


2-14 Temmuz 2004

26

38

Her yönden kuşatılmış olan bizim kadınlarımız Kuflat›lm›fll›klar›ndan kurtulmalar›, onlara ulaflacak bilinçlerce olacakt›r. Onlar› Ortaça¤ karanl›¤›ndan, evinin dört duvar› aras›ndan ve medyan›n sinsice oyunlar›ndan kurtarmak bilinçli, sistemli bir çal›flmayla gerçekleflecektir.

Kad›nlar›m›z... Dünyan›n neresinde olursa olsun ezilen, hor görülen... Kimli¤i, kiflili¤i tan›nmayan ve insan kategorisinden say›lmayan bizim kad›nlar›m›z. Farkl› alanlarda, farkl› kültürlerde, farkl› yaflamlarda ama ayn› kaderi paylaflan kad›nlar... Eme¤i-bedeni sömürülen, att›¤›

ad›ma kendileri de¤il baflkalar› karar veren kad›nlar... Kad›nlar her yönden kuflat›lm›fl, yaflama haklar› elleri al›nm›flt›r ailesi, yaflad›¤› toplum ve sistem taraf›ndan. Yo¤un bir bask› ve fliddet alt›nda yaflamayla yüzyüze b›rak›lm›fllard›r. Dört yandan kuflat›lan, haklar›ndan habersiz milyonlarca kad›n var yeryüzünde. Kader olarak kabul etmifller kendilerine sistem taraf›ndan biçilen misyonu. Ki sistem yasalar›yla da destekliyor bu misyonu. Kad›n›n kendi iradesiyle yaflam›na yön verme hakk› yok. Çünkü erke¤inin mal› kad›n. Hem insan de¤il ki iradesi olsun. Yaln›zca babas›, kocas› ya da kardeflleri taraf›ndan de¤il; toplum taraf›ndan da bask› alt›ndad›r o. Herkes kad›nlar›n namusunu korumak için s›raya girmifltir. Aile bask›s›, töreler, recm gibi olgu-

larla kuflat›lm›fl olan kad›na biçilen misyon gere¤i her gün can almaya devam ediyor ortaça¤ karanl›¤›ndan gelen gelenekler. Namus kavram›n›n kendisinde topland›¤› kad›n, iflte bu namus anlay›fl›yla öldürülüyor her gün. Bir de recm cezalar› var namusu kurtarmak ad› alt›nda uygulanan. Recm yani tafllayarak öldürme olay› ‹slam kültürünün Ortaça¤dan kalma bir gelene¤idir. Bugün dünya çap›nda bu karanl›k, insanl›k d›fl›, vahfli uygulamaya karfl› kad›nlar mücadele yürütüyor. Eylül 2003’te ‹talya’n›n Napoli Kenti’nde bir konferansta recme kurban giden Maryam Ayubi’nin tafllanarak öldürüldü¤ü 11 Temmuz günü Recme Karfl› Uluslararas› Komite’nin Genel Koordinatörü Mina Ahadi taraf›ndan Recme Karfl› Uluslararas› Gün ilan edildi. Her gün televizyonlarda kad›nlar›n

C‹NSEL ‹fiKENCELER DE SÜRÜYOR 17 Haziran tarihinde saat 13:30’da “Gözalt›nda Cinsel Taciz ve Tecavüze Karfl› Hukuki Yard›m Bürosu” ad›na Av. Eren Keskin kendi bürosunda bas›n toplant›s› düzenledi. Bir y›ll›k süreç içerisindeki tüm taciz ve tecavüz içeren iflkencelerle ilgilenildi¤ini söyleyen Keskin “resmi gözalt›lardaki iflkence taktikleri de¤iflmifl. Tecavüz tehditleri ve tacizler daha ön planda. Ancak gayr› resmi gözalt›lar ve kay›t d›fl› iflkencelerde ise tecavüzlerin fazlas›yla oldu¤u gözüküyor. Cinsel iflkence gerçekte bir savafl suçudur” dedi. Do¤u Anadolu’da HPG’nin ateflkesi bitirmesinin buna etkisini soran bir soruya ise “Art›fl olabilir tabi. Cinsel iflkence çok aç›k bir savafl yöntemi. Özellikle Kürt kad›nlar›nda bu say› çok fazla” diye cevap verdi. NATO Zirvesine yaklafl›ld›kça muhalif kitle örgütlerinin aktivistlerinin kaç›r›larak tacize u¤ramas›na iliflkin soruyu ise cinsel iflkencenin bir savafl suçu oldu¤unu hat›rlatarak “NATO Zirvesinin Türkiye’de olmas› nedeniyle muhalefete bir savafl aç›lm›fl durumda” diye cevaplad›.

dram›na yer veriliyor. Ama çözümden uzak, kaderci bir yaklafl›mla yaklafl›yor medya olaylara. Çünkü sistemin kimli¤inden, kiflili¤inden kopmufl, haklar›ndan habersiz insanlara ihtiyac› var. Ve bu kaderci yaklafl›m boyun e¤meyi de beraberinde getirdi¤inden sistemin ifline yar›yor. Bu kuflat›lm›fll›klar›ndan kurtulmalar›, onlara ulaflacak bilinçlerce olacakt›r. Onlar› Ortaça¤ karanl›¤›ndan, evinin dört duvar› aras›ndan ve medyan›n sinsice oyunlar›ndan kurtarmak bilinçli, sistemli bir çal›flmayla gerçekleflecektir. Kad›na töre cinayetlerinin, recm cezalar›n›n kader olmad›¤›n›, insan oldu¤unu göstermek gerekiyor. Ki kad›n bilinçlendikçe yaflama sahip ç›kmas›n› ö¤renecektir. Örgütlü kad›n güçlü kad›nd›r. Örgütlü kad›n kendini, çevresini tan›yan, haklar›na sahip ç›kan kad›nd›r...

Amerikan’›n Irak’a ve Afganistan’a getirdi¤i “özgürlük” foto¤raflar› Mersin’de sergilendi Mersin Kad›n Platformu “Amerika’n›n Irak’a ve Afganistan’a Getirdi¤i Özgürlük” adl› alt›nda iflkence görüntülerini içeren foto¤raflar sergiledi. Mersin Kad›n Platformu, ‹HD Mersin fiubesi binas›nda bas›n aç›klamas› yaparak serginin aç›l›fl›n› yapt›. Platform ad›na aç›klama yapan Kad›n Platformu Sözcüsü Yurdagül Y›ld›z, Irak’taki iflkence görüntülerine de¤inerek, Türkiye’de de iflkence ve tecavüz olaylar›n›n halen sürdü¤ünü söyledi. Serginin 2 gün sürece¤ini belirten Y›ld›z, kad›nlara birlik olmaya ça¤r›s›nda bulundu. Sergi, tüyler ürpertici, savafl›n ac›mas›zl›¤›n› ortaya koyan foto¤raflardan olufluyor. Aç›l›fltan sonra Anka Kültür ve Sanat Merkezi (AKSM) bünyesinde çal›flmalar›n› yapan Koma Sarya kad›nlara müzik dinletisi yapt›. (H. Merkezi)

Halkevleri üyesi kadınlardan AKP’ye mektup Halkevleri üyesi bir grup kad›n, AKP fiiflli ilçe binas› önünde bir araya gelerek “‹flkenceye ortak olmay›n” slogan›yla mahallelerden toplad›klar› mektuplar› AKP fiiflli ‹lçe Kad›n Kollar› Baflkan› Demet Can’a teslim etti. Irak’taki iflkenceleri gösteren foto¤raflar tafl›yan Halkevleri üyesi bir grup kad›n, NATO’nun Afganistan, Irak ve Kosova’da yapt›¤› iflkencelere iliflkin haz›rlam›fl olduklar› suç dosyas› ile “‹flkenceye ortak olmay›n” slogan›yla mahallelerden toplad›klar› mektuplar› AKP fiiflli ‹lçe Kad›n Kollar› Baflkan› Demet Can’a teslim ettiler. Halkevleri üyesi kad›nlar

AKP fiiflli ilçe binas› önünde bir bas›n aç›klamas› yapt›lar. Aç›klamay› yapan Mehtap Yurtluk, emekçi ve yoksul kad›nlar›n “savafl örgütü NATO’yu” ülkelerinde istemediklerini belirtti. Yurtluk, NATO’nun kabar›k savafl suçlar› dosyas›n› ve emekçi kad›nlar›n NATO’ya yönelik düflüncelerini AKP’ye ilettiklerini vurgulayarak, “Biz yoksul mahallelerin e¤itimsiz b›rak›lm›fl kad›nlar›y›z, bir ara-

ya geldik ve NATO’nun ne oldu¤unu ö¤rendik. NATO bundan önce Kosova’da, Afganistan’da ve dünyan›n di¤er yerlerinde ayn› iflkenceleri, katliamlar› ifllemifl, nükleer silah kullanm›fl; binlerce sivili öldürmüfl, seks kölesi ticaretinin bafl sorumlular› aras›nda yer alan bir savafl örgütüdür. fiimdi bu savafl örgütü ‹stanbul’a geliyor. Biz de bu örgütün suç dosyas›n› AKP’ye getirdik” dedi.


27

38

2-14 Temmuz 2004

MEDYANIN D‹Z‹ BOMBARDIMANIYLA K‹TLELER SANAL DÜNYALARA HAPSED‹L‹YOR!

‹flsizlik, açl›k, yoksulluk, umutsuzluk unutturularak insanlar›n sanal dünyalarda yaflamalar› sa¤lan›yor. Toplumsal yaflamdan uzaklaflt›r›l›p bireysel yaflamlar› içinde hapsediliyor insanlar fark etmeden yavafl yavafl... Kitleleri bask› alt›nda tutman›n en temel arac› olan devlet, ordusu, polisi, mahkemeleri vb. kendi kurumlar›n› yaratarak bask›y› katmerli bir flekilde halka dayatm›flt›r. Siyasal-ekonomik olarak bask› alt›nda tutulan kitleler sosyal ve kültürel olarak da ezilmeli, sistemin bask›s› karfl›s›nda sessiz kalan, kifliliksiz, kimliksiz, edilgen kalmal›, üretici de¤il sürekli tüketen bir kültür oluflturulmal›yd›. Sistemin varl›¤›n› sürdürmesi esas›nda bu koflula ba¤l›yd› ve emperyalistkapitalist sistem bunun için birçok araç gelifltirdi. Teknolojinin geliflimi esas olarak bilimi ve bilgiyi elinde bulunduran ve kitleleri ezmenin bir arac› olarak kullanan sistemin ifline yarad›¤›ndan; teknolojik geliflmelerin ve icatlar›n da halka karfl› kullan›lmas› sistem aç›s›n-

dan bakt›¤›m›zda do¤al bir gidiflatt›r. Burada en önemli araç ise görsel medyad›r. ‹nsanlar›n evlerine kadar girerek, onlar›n tüm yaflam›na hükmeder hale gelmifltir devlet, medya arac›l›¤›yla. Medyas›yla sürekli olarak yoz bir kültür pompalayan sistem; k›smen de olsa iste¤ine ulaflm›flt›r. ‹nsanlar›n geliflimi, bilinç seviyesinin yükseltilmesi bu tür araçlarla çok daha kolay olacakken tam tersi bir durum söz konusu. Sürekli bir tüketim kültürü bombard›man›yla üretimin içi boflalt›lmaya çal›fl›l›rken; ç›lg›nca bir tüketim kültürü sunuluyor insanlara. Sistemin aynas› olan mafya özendirilirken; “kahramanlar›” bilinçsiz insanlar taraf›ndan bafl tac› ediliyor. ‹fl güç b›rak›l›p/ertelenip televizyon karfl›s›nda saatler geçirilerek bütün dertler unutuluyor. ‹nsani sohbetler, dostluklar ertelenerek kendimizi bu “kahramanlar” yerine koyup, sanal dünyalar yarat›yoruz kendimize. Biz bu oyuna alet olursak çocuklar›m›z›n kiflilikli, onurlu bireyler olarak yetiflmesini nas›l sa¤layacak, onlar›n yar›n›n sahibi ve yarat›c›s› olduklar›n› nas›l görece¤iz? Sistemin istedi¤i iflte tam da bu. ‹fl-

sizlik, açl›k, yoksulluk, umutsuzluk unutturularak insanlar›n sanal dünyalarda yaflamalar› sa¤lan›yor. Toplumsal yaflamdan uzaklaflt›r›l›p bireysel yaflamlar› içinde hapsediliyor insanlar, fark etmeden yavafl yavafl... Tüm televizyon kanallar›nda bir dizi furyas› alm›fl bafl›n› gidiyor. Hangi kanal› açsan ya bir mafya filmi ya mutlu aile tablolar› ya da sevgilisine kavuflamayanlar›n dram›. fiimdi bir de kendine yabanc›laflan, de¤erlerinden tümüyle uzaklaflan insanlar›n daha da yozlaflt›r›lmas› için kendini güzellefltirme ad›na yap›lan programlar. “Kendinizden memnun de¤il misiniz? Gelin estetik ameliyatla güzelleflelim. Ya da evde mi kald›n›z? Gelin evlendirelim.” ‹flte böylesine içler ac›s›, böylesine utan›las› bir yaflam sunuluyor insanlar›m›za. Ve fazla bir seçenek de b›rak›lm›yor zaten. Evine, kendi içine kapanm›fl, tüm de¤erlerine yabanc›laflm›fl toplumumuz bu televizyon dizileri ve programlar›yla kendini avutuyor yaln›zca. Yaln›zca para kazanmak kayg›s›yla yap›lan bu diziler kesinlikle sanattan uzak oldu¤u gibi Türkiye gerçekli¤i di-

ye sunulan ise yanl›fll›¤› ortaya konulmadan özendirme amac›n› güdüyor. Halbuki bilgilendirici, kafa aç›c›, ayd›nlat›c› dizilerle çocuklar›n daha küçük yafltan itibaren olumlu özellikler kazanmas› sa¤lanabilecekken sistemin koyun gütme u¤rafl› k›smen de olsa sonuç veriyor. Görsel bas›n, çürümüfl, yoz, sisteme karfl› mücadele edenleri terörist olarak verirken; sistemin iflkencelerini, katliamlar›n›, insanlara dayatt›¤› açl›¤› zulmü bir masumiyet içinde halka sunuyor ki buradan da medyan›n ve bas›n›n kimin sözcüsü, kimin savunucusu oldu¤u çok net bir flekilde ortaya ç›k›yor zaten. Özellikle ekonomik, siyasal, sosyal ve kültürel bilinç seviyesinin düflük oldu¤u ülkelerde izlenme oranlar› yüksek olan bu tür diziler haks›z savafl›n yan›nda yer alan bilinçsiz, fliddet yanl›s›, cebinde silah›yla milyonlar yarat›yor. Burada esas görev devrimci ve komünistlere düflüyor yine. Halka ulaflmak, onlar›n hapsoldu¤u sanal dünyalardan kurtarmak ve Türkiye gerçekli¤inin eli silahl› birkaç mafyan›n “kahramanl›klar›” olmad›¤›n› göstermek bize düflüyor.

‹zmir’de coflkulu konser

Medya FM’in 12. y›l›nda

NATO’ya karfl› Resim Sergisi

20 Haziran 2004 tarihinde ‹zmir Atatürk Aç›k Hava Tiyatrosu’nda Grup Munzur, Koma Çiya ve Brader’in kat›ld›¤› coflkulu bir konser gerçeklefltirildi. Öykü Organizasyonu’nun düzenledi¤i konser saat 19:00’da bafllad›. Sahneye önce Koma Çiya ç›kt›. Koma Çiya’n›n Kürtçe ezgileriyle coflan kitle halaylar çekti. Ard›ndan sahneye ç›kan Grup Munzur da ezgileri ve marfllar›yla kitleye güzel bir dinleti sundu. Özellikle ‹brahim Kaypakkaya için yaz›lan “‹brahim’e a¤›t” adl› ezgi kitle taraf›ndan ayakta zafer iflaretleri ve s›k›l› yumruklar eflli¤inde hep bir a¤›zdan söylendi. Son olarak sahneye Brader ç›kt›. Brader de söyledi¤i Kürtçe ve Zazaca ezgilerle birlikte yapt›¤› konuflmalarla kitleyi coflturdu. Konserde s›k s›k “Kahrolsun NATO, kahrolsun emperyalizm”, “‹stanbul NATO’ya mezar olacak”, “NATO’yu döktü¤ü kanda bo¤aca¤›z”, “Yaflas›n devrimci dayan›flma” vb. sloganlar at›l›rken Partizan kitlesi “Önderimiz ‹brahim, ‹brahim Kaypakkaya”, “Partizan öfkesi NATO’yu bo¤acak”, “Kürt ulusuna özgürlük halk savafl›yla gelecek” vb. sloganlar (‹zmir) hayk›rd›lar.

Kültürel yozlaflman›n sistemli sald›r›lar›n› kitle iletiflim araçlar›yla s›n›rlar›n› geniflletti¤i ülkemizde özgür ve özgün müzi¤i, halk türkülerini ve demokratik taleplerini muhaliflerine ra¤men koruyarak yapt›¤› programlara yans›tan Samsun’un yerel radyosu Medya FM, Ali Asker ve Cem Çelebi’nin kat›ld›¤› bir konser düzenleyerek 12. y›l›n› Samsun halk›yla paylaflt›. Medya FM’in kurucu ortaklar›ndan Makbule Efe de konser aç›l›fl konuflmas›na “12 y›l kadar uzunca say›lacak zaman› geride b›rakt›k. Sizlerle olman›n heyecan›n› yapmaya çal›flt›klar›m›zla ben insan›m diyerek sahip ç›kmak, daha mutlu daha özgür 12 y›la bu de¤erlerle geldik. Bu de¤erlerden ödün vermeyece¤iz” fleklinde devam etti. ‹nsanl›k onurunun iflkencelere ma¤dur kald›¤› bir dönemde yaflan›ld›¤›n› ifade eden Makbule Efe, ‹stanbul’da yap›lacak olan NATO Zirvesi’ne karfl› Samsun NATO Karfl›t› Platformun örgütledi¤i 19 Haziran mitingine ça¤r› yapt›. Düzenlenen konserde Cem Çelebi’nin söyledi¤i halk türkülerinin ard›ndan Ali Asker sahne ald›. (Samsun)

Bush’a, NATO’ya, Emperyalizme Karfl› Ankara Platformu, Yüksel caddesinde stand açarak imza toplad›. 14 Haziran’da aç›lan stand ve resim sergisi, Platformun haz›rlad›¤› imza metinleri, NATO ile ilgili bildiriler, etkinlik programlar›yla yoldan geçenler taraf›ndan ilgiyle karfl›land›. ABD emperyalizminin Irak’ta yapt›¤› iflkence foto¤raflar›, Türkiye’de yap›lan hapishane katliamlar› ve Filistin’deki direnifl görüntüleriyle sergilenen foto¤raf sergisi, kitlenin ilgisini çekerek, kafalar›nda soru iflaretleri b›rak›lmas›n› sa¤lad›. Türkiye’de yaflananlara dair sorular›n soruldu¤u ve tepkilerle uzaklaflt›¤› stand süresi boyunca yaklafl›k 25 bin imza topland›. Standa gelen insanlar›n “NATO için bir imza yetmez, on imza atal›m” sözleri duyduklar› öfkenin bir yans›mas›yd›. Genç, yafll›, çocuk her yafl grubundan kitlenin imza att›¤› standda ayr›ca akflam saat 18:00’de fliir, müzik ve tiyatro etkinlikleri düzenlendi. 26 Haziran’da Ankara, 27 Haziran’da ‹stanbul ça¤r›lar›n›n binlerce kifliye ulaflt›¤› foto¤raf sergisi Platform ad›na düzenlenmesiyle ortak bir eme¤i de ifade etmesi bak›m›ndan önemliydi. Serginin ortas›nda bulunan “Emperyalist savafl makinas› NATO’ya dur de!” yaz›l› döviz, kitleye yönelik ça¤r›y› ve NATO’yu kitlelerin mücadelesinin durduraca¤›n›n alt›n›n çizilmesi aç›s›ndan olumluydu. (Ankara)


2-14 Temmuz 2004

28

38

Çukurova’n›n sar› s›ca¤›nda yaflam mücadelesi

Her biri Türkiye Kürdistan›’n›n de¤iflik illerinden göçerek yaflamlar›n› sürdürebilmek için geldiler Çukurova’n›n bereketli topraklar›na. Umutlar›n› sevinçlerini, üzüntülerini, birkaç parçada eflyalar›n› yüklendiler. Urfa’dan, fi›rnak’tan, Mardin’den, Hatay’dan ve ad›n› saymad›¤›m›z Türkiye Kürdistan›’n›n çeflitli illerinden gelen yaflam haklar› ellerinden al›nan; evleri, köyleri yak›lan, zorla göç ettirilen bu insanlar›n tek “suç”lar› Kürt olmak. Çukurova’ya gelerek yaflamlar›n› bu topraklarda çal›flarak geçirmek zorunda olan tar›m iflçileri onlar. Çukurova’n›n kavurucu s›ca¤›na ald›rmadan domates, kavun, karpuz ve pamuk tarlalar›nda çal›flmak zorundalar. Tabi çal›flabilecek bir ifl bulabilirlerse. ‹stedikleri tek fley çal›flabilecekleri bir ifl, bir lokma ekmek, iyi bir yaflam... Ama memleketlerinden kilometrelerce uzakl›kta bile bu flans tan›nmam›fl kendilerine. Yaflam›n her karesinde kimliklerinden ve dillerinden kaynakl› ezilen, sömürülen bu insanlar kendi deyimleriyle flu an her türlü haks›zl›¤a, sömürüye ra¤men çal›flt›klar› ifllerinde yaflamlar›n› devam ettirebilmek için flimdilik susuyorlar. Ama bu ülkedeki zihniyetin de¤iflmeden haks›zl›¤›n, zulmün ve sömürünün de devam edece¤ini biliyorlar. Do¤up büyüdükleri ama orada yaflamalar›na izin verilmeyip zorla göç ettirildikleri köylerinde, yaflad›klar› zulmün, sömürünün ayn›s›n› yafl›yorlar burada da. Geçti¤imiz günlerde yaflanan bir olay ise bunun somut bir kan›t› asl›nda... Adana’n›n Tuzla Beldesi’ndeki tar›m iflçileri ile toprak sahipleri aras›nda ç›kan kavgada üç isçi toprak sahipleri taraf›ndan b›çaklanarak yaralanm›flt›. Ziraat Mühendisleri Odas› ile Adana Çiftçiler Birli¤i taraf›ndan 14 milyon 100 bin lira olarak belirlenen iflçi yevmiyesine ra¤men toprak sahiplerinin 12 milyon 500 bin lira vereceklerini aç›klamalar›n›n ard›ndan iflçiler olaya tepki gösterdi. ‹flçiler 19 Haziran Cumartesi günü Belde’deki bir kahvehanede otururken yanlar›na gelen sivil giyimli biri iki kifliyi kolundan tutarak karakola götürece¤ini söyledi. ‹flçiler buna karfl› koyunca daha sonra ast-

subay oldu¤u belirlenen sivil giyimli kifli havaya iki el atefl etti. Bu arada iflçilerle toprak sahipleri aras›nda ç›kan kavgada toprak sahibi Selami Ekinci, Hamit Yak›nt›’y› belinden b›çakla yaralad›. Yine kavga esnas›nda Salih Genç adl› toprak sahibi pompal› tüfekle üç el havaya atefl etti. Yaralanmalar›n oldu¤u kavgada herhangi bir gözalt› yaflanmad›. Toprak sahipleri ile iflçiler aras›nda yaflanan tart›flmalarda toprak sahiplerinin Jandarma taraf›ndan desteklenmesi devletin bu insanlara bak›fl aç›s›n› somutluyor. Yine toprak sahiplerinin iflçilerin alacaklar› yevmiyelerin bir miktar›n› kesmek istemeleri onlar› sömürmenin kan›t›. Sadece bunlarla s›n›rl› de¤il yaflad›klar›... Gündüz tarla-

larda yaflad›klar› zorluklar›n s›k›nt›lar›n ard›ndan geldikleri barakalar›nda, çad›rlar›nda da binbir zorlukla karfl› karfl›yalar. Hemen çal›flt›klar› tarlalar›n yan›bafl›nda naylondan, kam›fltan yapt›klar› barakalar›nda, çad›rlar›nda ayr› bir yaflam mücadelesi bekliyor onlar›. Daha önce bir ço¤unun kam›fltan yapt›klar› barakalar› yanm›fl, baz›lar›n›n naylonlardan yapt›klar› çad›rlar› ise rüzgardan y›k›lm›fl. Elektrikten, sudan yoksun olan bu insanlar yaflad›klar› çad›rlarda çeflitli hastal›klara yakalan›yor. Ve hiçbir sosyal güvencesi olmayan bu isçiler adeta kaderlerine terk edilmifller. Yaflad›¤›m›z bu sistemde düflledikleri gibi bir yaflam› yaflayamayacaklar›n›n bilincindeler. Çünkü bugüne kadar bu

sistem taraf›ndan ezilen, hor görülen, sömürülenlerdi onlar. Ama her fleye ra¤men yaflama olan ba¤l›l›klar›n›, umutlar›n› ve düfllerini hiç kaybetmek istemeden sürdürüyorlar hayatlar›n›. Ve sohbet etti¤imiz, konufltu¤umuz her iflçi tam da yal›n bir flekilde anlat›yor yaflad›klar›n›. Adana’n›n Tuzla Beldesi’nde bu kavurucu s›ca¤›n alt›nda çal›flan bu isçilerin hepsi de¤iflik illerden geliyor. Ama ortak özellikleri var. Hepsi memleketlerinden zorla göç ettirilmifl yada ifl imkanlar› ellerinden al›nm›fl. Bulufltuklar› bu topraklar da amaçlar› yaflamlar›n› sürdürebilmek.... Yusuf Kartal: fi›rnak’l›y›m. 1997’den beri buraday›m. Ailemle geldim. Burada sera iflleri, sulama iflleri,

domates, biber, patl›can, kavun, karpuz, pamuk ekim ve toplama iflleri yap›yoruz. Bizim burada yaflam koflullar›m›z çok kötü. Hele k›fl›n çok zorluk çekiyoruz. Elektri¤imiz, suyumuz yok. Buzdolab›m›z yok. Yemeklerimiz bir günde bozuluyor. Bazen zorunlu kald›¤›m›z için bozuk oldu¤u halde yemekleri yiyoruz. Bizim köylerimiz yak›ld›, y›k›ld›. Ben küçükken hat›rl›yorum. Köyümüze bombalar at›ld›. 13 kifli öldü. Biz önce Nusaybin’e gittik. Oradan da buralara geldik çünkü orada ifl yoktu. Biz dokuz kardefliz. Kürt oldu¤umuz için burada köylüler bizi d›fll›yorlar. Muhtar okula gidecek olan kardefllerimin evraklar›n› mühürlemiyor. Bundan kaynakl› okula gidemiyorlar. Geçenler-

de burada bir sald›r› oldu yevmiye yüzünden. Normalde bizim yevmiyelerimiz 14 milyon 100 bin lira. Devlet bunu belirlemifl ama toprak sahipleri “biz bunu vermeyiz, 12 milyon veririz” diyor. Sonra kavga ç›kt›. Bir iflçiyi b›çaklad›lar. Burada Mardin, fi›rnak, Hatay, Urfa’l› insanlar var. Biz burada hastalan›yoruz. Hiçbir sosyal güvencemiz yok. Bize yeflil kart bile vermiyorlar çünkü biz Kürt’üz. Bizim yevmiyelerimizden zaten elçi kesiyor. Biz yaz, k›fl çad›rlarda kötü bir yaflam sürüyoruz. Bize sahip ç›ks›nlar. Biz demokratik bir ülkede herkese eflit davran›lmas›n›, ayr›mc›l›k yap›lmamas›n› istiyoruz. Biz her gün ifl bulam›yoruz. ‹fl olursa bizi ça¤›r›yorlar. Bafl›m›zda toprak sahibi veya bir yak›n› duruyor. Biraz dinlenmek istedi¤imizde hemen bask› yap›yorlar. Çal›flma koflullar›m›z zor. Sabah alt›da ifle bafll›yoruz. Akflam 17:30’a kadar çal›fl›yoruz. Yar›m saat kahvalt› bir saatte ö¤len yeme¤i molam›z var. Yaz›n tüm gün güneflin alt›nda oluyoruz. ‹çti¤imiz sular güneflin alt›nda kald›¤›ndan ›l›yor. Sular dinamolardan geliyor. Zehir için kullan›lan sular› biz içmek için kullan›yoruz. Çad›rlar›m›zda da ayn›. Bazen tarlada mesaiye kal›yoruz. Bize mesai paras› vermiyorlar, istedi¤imizde de bizi tehdit ediyorlar, “size ifl vermeyiz” diyorlar. Bizde mecbur boyun e¤iyoruz. “BEKL‹YORUZ, ELBET B‹R YERDEN PATLAK VERECEK” Fatma Kartal: Biz böyle çad›rlarda yafl›yoruz. Evimizi köyümüzü b›rak›p buralara geldik. Çad›rlar›m›z dere kenar›nda her tarafta sinek var. Kald›¤›m›z yerler hep kam›fltan yap›lm›fl. Geçen yaz iki tanesi yand›. Biz gündüz tarlalarda çal›fl›yoruz. A¤an›n bask›s› var. Bize kötü davran›yorlar. Yapt›¤›m›z ifller çok a¤›r. Güneflin alt›nda çal›fl›yoruz. Yoruldu¤umuzda dinlenmemize izin vermiyorlar. Sürekli tarlada ifl bulam›yoruz. Onun için sesimizi ç›karam›yoruz. Yaflam›m›z çok kötü tarladan geldikten sonra çad›rlardaki ifllerimizle u¤rafl›yoruz. Birde burada yoruluyoruz. Yemek, bulafl›k, çamafl›r hepsini biz yap›yoruz. Kad›n oldu¤umuz için. ☞


38 Daha fazla yoruluyoruz. Bize yevmiyelerimizi tam vermiyorlar. “Zarar ettik” diyorlar, oyal›yorlar bizi. Zaten verdikleri üç befl kurufl onu da geciktiriyorlar. Ama çal›flmak zorunday›z iflte. Çocuklar›m›z› bile okula gönderemiyoruz. Birde Kürt oldu¤umuz için burada köylülerle kavga ediyoruz. Süleyman Bar›n: fi›rnak’l›y›m. 41 yafl›nday›m. Dört çocu¤um var. Köyümüzde ifl olmad›¤› için Adana’ya geldik. Burada domates ekiyoruz, topluyoruz, sulama yap›yoruz. Yar› aç, yar› tok yaflamaya çal›fl›yoruz. Biz bu çad›rlarda kal›yoruz. Buralarda hastalan›yoruz. Çad›rlar›n çevresinde y›lan var, akrep var, fare var. Bu hayvanlar bizi ›s›r›yor, hasta ediyor. Bizim hiç bir kart›m›z, yok doktora gidemiyoruz. Ben üç gündür hastay›m, ifle gidemiyorum. Eflimde

29 tarlada çal›fl›yor. Çocuklar›m›z› okula gönderemiyoruz, param›z yok diye. Biz on iki milyon yevmiye al›yoruz. Bizim hakk›m›z bu de¤il, esas param›z on dört milyon. Abdurrahman Yaflar: Ben Hatay’l›y›m. 67 yafl›nday›m üç senedir buralara geliyoruz. Eflim ile bahçede çal›fl›yoruz. Ben traktör sürüyorum. Eflim domates, biber, kavun, pamuk ne bulursa o ifle gidiyor. Bu yaflta bile çal›flmak zorunday›z bu ülkede. Zaten çal›flma koflullar› çok a¤›r. Sabah alt›dan, akflam befl buçuk, alt›... Toprak sahibinin insaf›na kalm›fl ne zaman paydos derse. Bütün gün güneflin alt›nday›z. Hiç durmadan çal›flmak zorunday›z bu yafll› halimizle. Hiç bir sosyal güvencemiz yok. Hele burada yaflad›¤›m›z çad›rlarda hemen hasta oluyoruz. Yaflam flartlar›m›z çok kötü. Kendimize kam›fltan çad›r yapt›k. Burada yat›p kalk›yoruz. Elektrik, su, tuvalet yok. Bir rüzgar ç›kt› m› bafl›m›za y›k›l›yor. Yan çad›rda da o¤lum ile gelinim var. Onlar da çal›fl›yor. Bizim yaflam›m›z›n ayn›s› onlar›n ki de. Onlar›n iki tane çocuklar› var. Gelecekleri ne olacak belli de¤il. Okula gidecekler mi gidemeyecekler mi bilmiyoruz. Param›z yok nas›l gönderelim ki. Burada toprak sahibi taraf›ndan her türlü haks›zl›k yap›l›yor. Param›z geç veriliyor. Mesela ben

2-14 Temmuz 2004

yirmi gün çal›flt›m geçen gün para m› almaya gittim, yirmi günlük yevmiyemi on befl gün olarak verecekmifl, bana “sadece on befl gün çal›flt›n” dedi. Kabul etmedim beni tehdit etti. “‹stersen kabul et, burada bu kadar iflsiz var” dedi. B›kt›k bunlar›n yapt›¤›ndan. Ne yapal›m memlekete geri dönece¤iz. Burada da hayat yok bize. 68, 69’da devlet bize Hatay’da alt›flar dönüm toprak vermifl. Sonra biz topra¤›m›z oldu diye sevinmifltik, devlet daha sonra bu topraklar› geri ald›. Baflka yerlerden insanlar getirip onlara da¤›tt›, onlara ev yapt›. ‹flte böyle göçüp duruyoruz oradan oraya. Buraya çal›flmaya gelmifltik, ifl olursa ça¤›r›yorlar bizi. ‹nsan yerine koymuyorlar. Geçen burada arkadafllar›m›z› dövdüler. Ondört milyon olan yevmiyemizi oniki milyon vermek istediler. Biz kabul etmemifltik. Bir gün grev oldu, kimse, ifle gitmedi. Önce kabul ettiler birkaç gün sonra gelip “biz size oniki milyon verece¤iz” dediler. Arkadafllar›m›z geçen kahveye gitmiflti, orada bu konuyu tart›flm›fllar. Kahvede sivil subayda varm›fl o lambalar› kapatm›fl, “vurun” demifl, bir arkadafl›m›z› b›çaklad›lar. Ondan sonra kaymakam›, komutan› geldi. Dediler “devlet yevmiyenizi 14 milyon göstermifl, bu sene 12 milyon al›n, toprak sahipleri zarar etti.” Ne güzel onlar› düflünüyorlar. Peki bizi niye kimse düflünmüyor? Üç befl kurufl parayla geçimimizi sa¤lamaya çal›fl›yoruz. Yani bunlara diyecek hiç bir fleyim yok art›k. Halimiz ortada. Gelip görmek isteyen varsa gelip görsün halimizi, nas›l yaflad›¤›m›z›.

Tar›m iflçisi: Ben ad›m› vermek istemiyorum. Asl›nda söyleyecek çok fleyimiz var. Ama kim dinleyecek, biz yaflam›m›z boyunca çekiyoruz bu rezilli¤i, ilgilenen yok. Yani halimiz ortada. Burada çad›rlarda kal›yoruz. Hasta olmak için bire bir buralar. Tarlalar da ayn› bütün gün güneflin alt›nda çal›fl›yoruz. Dinamolarla su çekip içiyoruz, o da mikroplu. Hasta ediyor bizi. Bizim hiçbir hakk›m›z yok. Sosyal güvencemiz yok. Geçenlerde burada bir kaza oldu. 15 yafl›ndaki bir k›z kamyonun arkas›ndan bafl afla¤›ya düfltü ve öldü. Toprak sahibi bir kaç gün sonra ailesine iki tane koyun göndermifl yani burada insan hayati iki tane koyun ile efl. Bu insan ifl saatinde ölüyor kimin umrunda ki. Sosyal güvencesi yok, hiç bir fleyi yok. Toprak sahibi de vicdan›n› rahatlatmak için iki koyun gönderiyor tamam. Biz hakk›m›z› istemek için bir fley yapam›yoruz, bize o hakk› tan›m›yorlar. Adam tarlas›nda çal›flt›r›yor bizi milyarlarca para kazan›yor. Sonra “zarar ettim” diyor ve yevmiyelerimizden kesiyor. Yaz›k yani, buradaki üç befl iflçinin paras›n›, hakk›n› yiyor bu adamlar. Ama çal›flmaya gelince dinlenemezsin, molalar›n s›n›rl›d›r, üç kez ancak tuvalete gidebilirsin. Bunlar› kabul etmeyen burada da ifl bulamaz. Bizde hayat›m›z› sürdürebilmek için susuyoruz. Ama nereye kadar. Bekliyoruz. Elbet bir yerlerden patlak verecek. Asl›nda biliyoruz, bu ülkede zihniyet de¤iflmedikçe fabrikadaki isçide, tarladaki amelede hep sömürülecek.

Mersin’de Tar›m-‹fl Der kuruldu Mersin’de tar›m iflçilerinin sorunlar›n› tart›fl›p, sosyal statülerini yükseltmek ve yevmiye ödeneklerinin düzenlenmesi amac›yla Tar›m Narenciye ‹sçileriyle Dayan›flma Derne¤i (Tar›m-‹fl Der) kuruldu. Tar›m-‹fl Der iflçiler aras›nda örgütlülük yaratma ve yaflanan sorunlara müdahale etmek için yapt›klar› projelerle ç›kmay› hedefliyor. Mersin’de Türkiye Kürdistan’›ndan göç eden insanlar›n geçimlerini sa¤layabilmek için çal›fl-

t›klar› tar›m, narenciye ve depolama alan›nda yaflanan ekonomik, sosyal sorunlar›n temelinde yatan örgütsüzlü¤ün önüne geçmek için kurulan Tar›m-‹fl Der haz›rlad›klar› projelerle yaflanan sorunlar›n çözümlerini ar›yor. 2004 Ocak ay›nda yedi iflçi taraf›ndan kurulan Tar›m-‹fl Der özellikle kad›n iflçilerin cinsel istismara u¤ramas› ve ucuz ifl gücü olarak çal›flt›r›lmalar›ndan kaynakl› sorunlar›n son bulmas›n›n yan› s›ra yevmiye ödeneklerinin düzenlenmesi için ifl

verenlerle görüflme yap›lmaya baflland›. Derne¤in kurulufl aflamas›n› anlatan dernek baflkan› fiemsettin At›z isçi temsilcisi olarak isçi yevmiyelerini görüflmek üzere gittikleri Ticaret Borsas›’nda güç olduklar›nda daha iyi ifllere imza atacaklar›n› farkettikleri için dernek kurmaya karar verdiklerini söyledi. Mersin’de geçmifl dönemlerde de böyle bir dernek oldu¤unu söyleyen At›z ileriki dönemlerde Mersin’de bir konfederasyon çal›flmas› planlad›klar›n› söyledi.


2-14 Temmuz 2004

30

‹flçi-köylü’den ‹STANBUL SOKAKLARINDA YÜKSELEN D‹REN‹fi FELLUCE SOKAKLARINDA YANKILANDI NATO’nun 26 üyenin kat›l›m› ile genifllemeden sonraki ilk toplant›s› 28-29 Haziran tarihleri aras›nda ‹stanbul’da yap›ld›. 17. zirve olarak tarihe geçen toplant›da emperyalizm özellikle de ABD emperyalizmi aç›s›ndan tarihi kararlar al›nd›. Bu kararlardan en önemlilerinden bir tanesi de Irak’a NATO müdahalesine iliflkin al›nan karar. Normal koflullarda 30 Haziran’da yap›lacak olan Irak’taki devir teslim ifllemleri erkene al›n›p alelacele NATO toplant›s›na yetifltirilerek böylece “resmi” bir hükümetin NATO’dan iste¤i olan Irak’a müdahale kolaylaflt›r›lm›fl oldu. Bu geliflmelerle birlikte iflgal valisi Paul Bremer’in Irak’tan ayr›lmas›n›n ard›ndan burjuva bas›n ABD’nin Irak’ta kutsal görevi olan “özgürlefltirme” görevini yerine getirdi¤ini, art›k Irak’tan “gönül rahatl›¤›” ile çekildi¤ini ve böylelikle “Irak’ta iflgalin bitti¤ini” yazd›. Bush ise bu durumu “Biraz önce egemenli¤i Irak’a devrettik. Irak’ta Irakl›lar yönetimdedir. Bu durumda NATO’nun özgürlük ve ba¤›ms›zl›k gibi de¤erler ile temsil edilmesinin bir tesadüf olmad›¤›n› gösteriyor” sözleri ile aç›kça ortaya koydu. Bu acele yap›lan devir teslimin ard›ndan NATO’nun Irak’a girifli ABD’nin bundan sonra istedi¤i ülkelere önce kendisinin girip arkas›ndan da NATO’yu devreye sokarak iflgal, katliam vb. uygulamalar›n› “yasallaflt›raca¤›” fleklinde yorumlanabilir. Hat›rlanaca¤› üzere özellikle Fransa ve Almanya Irak’ta NATO’nun varl›¤›na muhalefet eden ülkelerin aras›nda baflta geliyordu. Ancak bugün gelinen aflamada ABD Irak’ta iflgalin ilk meyvelerini toplad›ktan sonra birazda yaflad›¤› ç›kmazdan kaynakl› NATO’yu devreye soktu. fiimdilik NATO’nun Irak’taki ifllevi sadece e¤itim olarak aç›klansa da ileriki süreçte bu görevin de¤iflik bi-

çimler alaca¤› bir gerçek. Ancak elbette ki her fleyin emperyalizmin iste¤i gibi gerçekleflmeyece¤i Irak direnifli ile ortada. ABD’nin 150 bin askerle bitiremedi¤i Irak direniflinin NATO’nun müdahalesi ile de kolayca bitirilemeyece¤ini görmek zor de¤il. Irak’ta ABD’ye kök söktüren direniflin özünde d›flar›dan gelen müdahalelere bir karfl› ç›k›fl var. Bu yüzden flimdi Irak’ta dalgalanacak olan NATO bayra¤›n›n da emperyalizmin Irak’ta girdi¤i ç›kmaz› aflmaya yetmeyece¤ini söylemek yanl›fl olmaz. Türkiye’nin Irakl› polislerin e¤itimi için talip oldu¤u toplant›da ayr›ca NATO’nun Afganistan’taki “baflar›l›” politikalar› da olumland›, buradaki asker say›s›n› 10 bine ç›kartma karar› al›nd› ve Türkiye 2005 fiubat’›nda Afganistan’da komutanl›¤› alarak onure edildi. Zirve’de ayr›ca Balkanlar özellikle de Kosova’da ki geliflmelerde incelenerek NATO müdahalesinin devam etmesi gerekti¤i karar› al›nd›. Zirve boyunca emperyalistler aras›ndaki çatlaklarda kendini gösterdi. Büyük Ortado¤u Projesi’ne s›cak yaklaflmayan ülkeler sat›r aralar›nda düflüncelerini dile getirirken; Türkiye’nin Avrupa Birli¤i’ne al›nmas› için müzakerelerin hemen bafllat›lmas› gerekti¤i konusunda görüfllerini dile getiren Bush’a Fransa Cumhurbaflkan› Jacques Chirac “Bush fazla ileri gitmifl” diyerek yan›t verdi. Özellikle BOP konusunda anlaflamayan emperyalistler bu konuda bir anlamda orta yolu bularak flimdilik anlaflt›lar. ‹stanbul Zirvesi Sonuç Bildirgesi’nde bafll›k olarak yer alan ‹stanbul ‹flbirli¤i Giriflimi Belgesi’ne göre NATO baflta Körfez ülkeleri olmak üzere Geniflletilmifl Ortado¤u ve terörizmle mücadele konusunda daha etkin bir ifl birli¤i yapacak. Toplu olarak yap›lan Zirve’nin yan›nda önemli olan ayr›nt›lar ise ikili ya da üçlü konuflmalar ile karar alt›na al›nd›. Bu görüflmelerde etkin olan ülkelerden biri de Türkiye oldu. NATO’nun

genifllemesi ile ilgili olarak Azerbeycan ve Ermenistan D›fliflleri bakanlar› ile toplant› yapan D›fliflleri Bakan› Abdullah Gül “NATO’nun Kafkasya için bir strateji plan› var. E¤er bölgesel sorunlar çözülmez ise bu yaflama geçemez” diyerek ve Türkiye’nin katalizör ülke olabilece¤ini belirterek as›l olarak Türkiye’nin tafleron ve uflak rolünü ortaya koydu. NATO’nun daha genifl bir co¤rafyaya müdahale etmesinin tehditlerin yani terör tehditinin daha genifl bir co¤rafyaya yay›lm›fl olmas› ile iliflkilendirildi¤i Zirve’de ayr›ca askeri kuvvetlerin daha kullan›labilir hale getirilmesi karar› al›nd›. Bas›nda “a¤›r bir savafl silah›ndan hafif silahlara geçme iste¤i” olarak tarif edilen bu giriflim NATO’nun sürece ayak uydurmas› için oldukça önemli. Irak’ta son bir hafta içinde direniflçilerin yapt›¤› sald›r›lar ardarda yaflanan patlamalar ve her ne kadar büyük bir titizlikle gizlense de biz biliyoruz ki artan ABD kay›plar›, Irak’taki durumun emperyalistler aç›s›ndan daha ç›k›lmaz bir hal almas›na neden oldu. ABD itibar›n› çoktan kaybetti¤i, Felluce’de kaybetti¤i namusunu aklamak ve yeniden tesis etmek için sivil halka yönelik dizginsiz sald›r›lar›n› her gün biraz daha art›r›yor. 24 Haziran günü polis merkezlerine ve devlet dairelerine yap›lan sald›r›lar›n ard›ndan ABD bombard›man›ndan tedirgin olan halk bedeli her ne olursa olsun direnmeye devam ediyor. Irak’tan dünyaya yans›yan bu direnifl tablosunun gölgesinde ‹stanbul’a gelen katiller sürüsünü karfl›lamaya haz›rlanan devlet, emekçilerden çald›¤› trilyonlarca liral›k bir harcama ile flehri güzellefltirdi. Tüm “misafirperverli¤ini” efendisine gösterme telafl›yla. Bu katiller sürüsüne ve katliam ordusuna karfl› ç›kan muhalif kesimlere seslenen Baflbakan R. Tayyip Erdo¤an herkesi “misafirperver olmaya” ça¤›rd› ve tüm aymazl›¤› ile “Go Home otuz y›l önce kald›” diyerek NATO karfl›t› eylemleri Türkiye’nin itibar›n› sarsmakla suçlad›. Ancak NATO karfl›tlar› Erdo¤an’›n tehditlerine karfl› ‹stanbul’un her sokak ve alan›n› iflgal edenlerin korkulu rüyas› oldu, k›sa ziyaretlerini onlar için cehenneme çevirdi.

B‹RLEfi‹K METAL-‹fi ‹fiTEN ATMALARI PROTESTO ETT‹ Birleflik Metal-‹fl ‹zmir fiubesi, Çolako¤lu fiirketler Grubu’na ait Med Union Containers A.S Fabrikas›’nda çal›flan iflçilerin iflten ç›kar›lmas›n› protesto etti. Çal›flma ve Soysal Güvenlik Bakanl›¤› ‹zmir Bölge Müdürlü¤ü önünde biraraya gelen yaklafl›k 50 kiflilik grup, “Yaflas›n onurlu mücadelemiz”, “Yaflas›n s›n›f dayan›flmas›”, “‹sçilik onuru sefaleti yenecek” seklinde slogan att›. Burada sendika Yönetim Kurulu ad›na konuflan fiube Baflkan› Ali Çeltik, sendikal mücadelelerinin devam edece¤ini belirterek, direnifllerini sonuna kadar sürdüreceklerini söyledi. ‹flçilerin en temel insan haklar›ndan birisi olan sendika hakk›n›n gasp

38

edildi¤ini ifade eden Çeltik söyle konufltu: “‹flçilerin insanca yaflamak için verdikleri mücadele karfl›s›nda, karfl› karfl›ya kald›klar› ça¤d›fl› uygulamalar, iflçi arkadafllar›m›z›n ve sendikam›z›n gösterdi¤i kararl›l›k ve inançla geri püskürtülecektir. ‹flyeri çal›fl›lacak ürün yok diye kapat›ld› ve iflçiler iflten ç›kar›ld›. Hem de sendikam›z›n örgütlülü¤ünü k›rmak için 20 Haziran tarihinden itibaren üyelerimizin ifl akitlerini fesh ederek, yasal haklar› olan ihbar tazminatlar› dahi ödenmemifltir. Oysa iki haftad›r fabrikaya ham madde gelmektedir. Biz haklar›m›z› istiyoruz, baflka hiçbir fley istemiyoruz.” (H. Merkezi)

‹stanbul sokaklar›ndan dünyan›n tüm ezilenlerine, Filistin ve Irak halk› baflta olmak üzere tüm direnenlere Türkiye ezilenlerinin ve öncülerinin 盤l›¤› ulaflt›. ‹stanbul sokaklar›ndan yükselen direnifl 盤l›¤›, alevlenen sokaklar ilk Felluce sokaklar›nda yank›land›. NATO toplant›s›n›n yap›ld›¤› günlerde ‹stanbul’da kurulu barikatlar›n ard›nda direnenler, sloganlar›n› hayk›ranlar Irak halk›na en anlaml› mesaj› gönderenlerdi. Bu k›sa dönemde devrimci dayan›flman›n anlaml› örnekleri sergilendi bir kez daha. Barikat ard›nda “‹stanbul’u NATO’ya dar edece¤iz” diyenler bu ortakl›k ruhunu en anlaml› biçimde yaflayanlard›. Tüm bu dönem boyunca ç›kar›lacak ders ve tecrübeler bir birikim olarak geliflti. Ç›kar›lan sonuçlarla birlikte bundan sonraki çarp›flmalar›n ve muharebelerin eksiklerini tamamlama ve gidermenin ad›mlar›n› atma çaba ve mücadelesi flimdi önümüzde duran hedeflerden biri. Bu dönem boyunca edindi¤imiz birikimle yeni ufuklar büyütme ve geliflme dinamiklerini a盤a ç›karma mücadelesi çok daha keskin bir flekilde devam edecektir. Gaz bombalar›na ra¤men, kurflunlar›na ra¤men belirleyici olan›n komünist irade oldu¤u gerçe¤i tarihin bu kesitinde de kendisini göstermifltir. NATO toplant›s› bir milad de¤ildi bizler aç›s›ndan. Sürecin bafl›ndan beri de böyle yaklaflmad›k. Ancak daha ileri at›lmada önemli bir dönemeçti ve böyle de olmal›yd›. fiimdi kald›raç rolünü oynatman›n, a盤a ç›kan güç ve potansiyeli örgütlü bir düflünce ve birikimle yine örgütlü bir güç durumuna dönüfltürmenin zaman›. Gelecek için bugün att›¤›m›z her ad›m, yaratt›¤›m›z her direnifl, kurdu¤umuz her barikat, çarp›flt›¤›m›z her mevzi bir miras olarak kalacak. Biz bugünü miras›m›zla ördük. Filistin’in eli tafll› generalleri, Irak’›n direnen halklar›, ülkemizin ezilen milyonlar› tarihe düflülen bu notu unutmayacak. Ve bu not yar›n ataca¤›m›z daha büyük ad›mlarla an›msand›¤›nda, bizler daha büyük barikatlar›n ard›nda daha birikimli ve daha büyük bir çarp›flman›n arifesini yaflayaca¤›z.

Belediye iflçileri maafllar›n› alamad› Seçimler öncesi “iflçinin al›nteri kurumadan maafl›n› ödeyece¤iz” sözlerini meydanlarda hayk›ran AKP’li belediyelerin sözleri havada kald›. ‹zmit Saraybahçe Belediyesi iflçisi bu ay maafl›n› alamazken, Bekirpafla’da iflçilere yar›m maafl ödendi. Seçim öncesinde imzalanan toplu sözleflmeleri tan›mamakta ›srar eden baflkanlar, belediye çal›flanlar›na maafllar›n› ödemedi. Bekirpafla Belediyesi Hesap

‹flleri Müdürü Ali Sa¤l›k ise, emekli olanlara ödeme yapt›klar› için iflçiye verecek paralar›n›n kalmad›¤›n› söyledi. Maafllar›n› önceki gün almalar› gereken Saraybahçe Belediyesi iflçisine de paralar› ödenmedi. Saraybahçe Belediyesi Hesap ‹flleri Müdürü Seyhan Özcan, 100 emekçiye 65 milyar lira ödeme yapabildiklerini, iflçilerin maafl›n› ise yat›ramad›klar›n› ifade etti. (Kartal)


38

31

2-14 Temmuz 2004

‹zlenim... ‹zlenim... ‹zlenim... ‹zlenim... ‹zlenim... ‹zlenim... ‹zlenim... ‹zlenim... ‹zlenim...

Tarihe düflülen onurlu notlar… Aylarca yap›lan etkinliklerden, bas›n aç›klamalar›ndan, eylemlerden sonra on binler ya¤an ya¤mura ald›rmaks›z›n yürüdüler Kad›köy’de ve alan› h›nca h›nç doldurdular. “Bu ifl burada bitmez” diyenler, “Söyleyecek sözümüz var” diyenler Okmeydan› Fatma Girik Park›’nda ertesi günlerde buluflma sözlerini yinelediler. Kad›köy mitinginin ard›ndan Okmeydan› Fatma Girik Park›’nda buluflanlar Partizan, ILPS, HÖC, Al›nteri, ESP, SGD, BDSP, Ekim Gençli¤i, ‹flçi Mücadelesi ve SDP gençli¤i oldu. Ortaklafla her kollektifin yemek yemesinin ard›ndan, park›n her bir yan›ndan emperyalizm ve NATO karfl›t› sloganlar yükseldi. Ne halaylar ne türküler ne de sloganlar susmak bilmedi gecenin geç saatlerine dek... Grup Yorum ve Grup Vardiya’n›n ezgileri kitleyi coflturdu. Sabah›n erken saatlerinden itibaren ayakta olunmas›na ra¤men gece yar›s›n› geçti¤i halde kitlenin coflkusu, enerjisi ve kararl›l›¤› kendinden hiçbir fley kaybetmeden ayn› heyecanla de-

içinde... Bu topraklarda halklar›n umudu olan devrimci ve komünistlerin seslerini yükseltmesi gerekiyordu ve yükselttiler de... Gece boyunca polisin bask›n yapmas› ihtimali ile nöbetler tutuldu. Bu arada ezgiler yükselip halaylar çekilirken, mahalle halk› da gelip etkinliklere kat›l›yor, deste¤ini sunuyordu. Sabah saat 05.00’de yerinde duramayan kitlenin ço¤u ayaklanm›flt› bile. Akflamki canl›l›k sabah da ayn› flekilde devam ediyordu. Yap›lan ayaküstü kahvalt›n›n ard›ndan tüm bileflenler kortejlerini oluflturdu. Yap›lan konuflmalarda sürekli esas hedefimizin Mecidiyeköy’e varmak ve barikatlar› zorlamak oldu¤u vurguland›. Bu yüzden slogan at›lmadan, pankartlar ve dövizler aç›lmadan yürünmesi gerekti¤i aç›kland›. Yola koyulan kortejler sessiz ama güçlü bir ›rmak gibi ak›yordu Ça¤layan’a do¤ru. Slogan atmayan kitle, zafer iflareti ve yumruklarla dile getiriyordu öfkesini, kararl›l›¤›n›... Güzel olansa buna yoldan geçen taksicilerin,

vam ediyordu. Geceyi kimisi beton zeminde, kimisi tafllar›n üzerinde, kimi uzun sohbetlerine devam ederek geçirdi. Ayn› amaç etraf›nda kenetlenmifl olman›n getirdi¤i dayan›flma duygusu ve verdi¤i güçle çok az uyuyup, daha çok birlikte zaman geçirdi insanlar. Devletin kolluk güçlerinin sald›raca¤›ndan emin olunmas›, heyecan ve coflkuyla birlikte kararl›l›¤› da yans›tm›flt› insanlar›n yüzüne. Heyecanlar, kayg›lar yap›lan flakalarda dile getiriliyor ama herkes ayn› ortak paydada bulufluyordu: “‹stanbul NATO’ya mezar olacak!” Elbette emperyalistlerin kanl› hesaplar›n› yapmalar›n› eli kolu ba¤l› seyredemezdik, bunun da ötesinde devrimci iradeyi devletin s›n›rlar› içerisine çekmesine izin veremezdik! Madem siyahla çarp›fl›yordu beyaz, madem günle savafl›yordu gece bir irade beyan› söz konusuydu devrimci ve komünistler

iflyerlerinde çal›flan insanlar›n camlardan ayn› flekilde karfl›l›k vermesiydi. Upuzun, ince ama coflkun bir ›rmak gibi ak›p gidiyordu düflman›n üstüne; sakin ve içten içe kaynayan bir yanarda¤ gibi... Barikat›n önüne gelindi¤inde temsilciler kolluk güçleriyle görüflmeye giderken, eylemciler haz›rl›klar›n› yapmaya bafllam›fllard›. Çünkü adlar› kadar emindiler faflizmin göbekten ba¤l› oldu¤u emperyalizme ve onun silahl› örgütü NATO’ya karfl› alanlar› zapt etmelerine izin vermeyeceklerinden, en azg›n flekilde üstlerine sald›racaklar›ndan... Temsilciler kolluk güçleriyle görüflürken, polisler pervas›z bir tutum içerisindeydi. Ellerinde NATO zirvesini protesto eden eylemcilere karfl› aylar öncesinden Hindistan’dan ithal ettikleri biber gaz›, panzerlerin ve plastik kurflunlar›n olmas›n›n verdi¤i rahatl›kla tamamen prosedürden ibaret olan “gö-

rüflme”nin bile yap›lmas›n› beklemeden panzerleri kitlenin üzerine sürdüler. Ayn› anda ardarda at›lan gaz bombalar› ve göz yaflart›c› gazla kitle aniden bast›r›larak panik haline sürüklenmek istedi. Kitlenin bir k›sm› geriye do¤ru, bir k›sm› ise benzin istasyonunun bulundu¤u soka¤a do¤ru geri çekilerek girdikleri ara sokaklarda barikatlar kurdular. Ele geçen her fley düflman› engellemek için barikat›n bilefleni oluyordu art›k. Ancak, burjuva bas›n›n ertesi gün gazetelerde ya da ayn› akflam televizyonlarda verdi¤i gibi amaç halka zarar vermek de¤ildi, olamazd› da.. Olabildi¤ince halktan insanlara, evlere, küçük esnafa zarar vermekten kaç›n›ld›. Devrimciler halka propaganda yaparak neden bu eylemi yapt›klar›n› her f›rsatta dile getirirken, polisler ise yürürken ana caddeye ç›kan yolu kapatt›klar›ndan korna çalan arabalara sinirden köpürmüfl bir halde ba¤›rarak a¤›za al›nmayacak küfürler ediyordu. Sadece onlara de¤il, yoldan geçen halka, gazetecilere h›nc›n› almak istercesine defalarca küfredildi¤ine tan›k olduk.

“Polis terörü” kavram› kimilerince abart›l› bir anlat›m zannedilebilir. Ancak burada söz konusu olan sadece eylemcilere karfl› olan bir tutum de¤ildi. Eylemcileri özellikle öldüresiye dövüyor, gözalt›na alma gere¤i bile duymuyorlard›. “Nas›l olsa hastanelerden toplar›z” düflüncesi vard›. Polis kimi yerlerde yaral›lar›n hastaneye götürülmesini engelledi, kiminde ise geciktirdi. Yani polisin azg›n terörü sadece “terörist” olarak gördü¤ü eylemcilere karfl› de¤il ayn› zamanda çevredeki tüm halka yönelikti. Sonuç olarak k›saca flunu söyleyebiliriz; Okmeydan›’nda o gün devrimci dayan›flman›n en güzel örneklerinden biri sergilendi ve barikatlarda, ortak düflmana karfl› omuz omuza dövüflüldü. Bu dayan›flma polis fleflerinin korkarak geri çekilenlere “korkmay›n” diye anons yapt›ran güçlü bir dayan›flmayd›. Sonuçta uzun y›llar sürecek olan s›n›f mücadelesinde tarihe onurlu bir not düflülmüfl oldu, ortaklafla güçlü omuz omuza.. Azim ve cesaretle... Dün bizimdi, gün bizimdir, yar›n da bizim olacak!


UMUT YAYIMCILIK VE BASIM SANAY‹ LTD. fiT‹ Yönetim yeri: Gureba Hüseyin A¤a Mah.

➧ KARTAL: HAMAM SOK. DEM‹RL‹ ‹fiHANI NO: 57/14 KARTAL, TELEFAKS: (0216) 306 16 02 Cep: 0 544 521 34 30 ➧ ANKARA: TUNA CAD. ÇANAKÇI ‹fiHANI NO:11 KAT:3 DA‹RE:32 ÇANKAYA TEL: (0312) 432 23 01 Cep: 0 535 562 33 72

‹mam Murat Sok. No:14/1

➧ ‹ZM‹R: GAZ‹OSMANPAfiA BULVARI, KOÇAfi ‹fiHANI NO: 87, DA‹RE:318 KONAK, TELEFAKS: (0232) 441 93 09 Cep: 0535 310 31 84

Aksaray-Fatih/‹STANBUL. Tel: (0212) 521 34 30, 531 48 53 FAKS: (0212)621 61 33 Sahibi ve Yaz›iflleri Müdürü: Beflir KASAP Bask›: Gün Matbaac›l›k

B‹Z HALKIZ GELECEK ELLER‹M‹ZDED‹R

BÜROLAR

➧ MALATYA: DABAKHANE MAHALLES‹, BOZTEPE CAD., BABACAN ‹fiHANI NO:9 KAT:1/16 MALATYA TEL: (0422) 325 78 13 Cep: 0536 697 94 19 ➧ BURSA: GÜMÜfiÇEKEN CAD. ERKMEN ‹fiHANI, NO:7/21, HEYKEL, TEL: (0224) 224 09 98 Cep: 0 536 612 81 98 ➧ SAMSUN: KALE MAH., YUSUF KEFEL‹ ‹fiHANI, KAT: 6 NO: 9 , TEL: (0362) 435 64 57 Cep: 0 537 597 69 84 ➧ TURHAL: YAVUZ SULTAN SEL‹M MAH. TANRI-VERD‹ SOK. 19/15 2. NOTER YANI TURHAL/TOKAT TEL: 0356 276 37 20 Cep: 0533 414 65 54

Genel Da¤›t›m: YAY-SAT

➧ MERS‹N: ÇANKAYA MAH. S‹L‹FKE CAD. ÜZÜM ‹fiHANI KAT :1 NO: 47 MERS‹N

@mail: umutyayimcilik@superonline.com

➧ AVRUPA MERKEZ BÜRO: WESELER STR 93 47169 DUISBURG-DEUTSCHLAND TEL: 0049 203 40 60 958 FAKS: 0049 203 40 60 959

Eli kanl› katillere karfl› ‹stanbul sokaklar›nda direnifl yank›land› HER YER FELLUCE, H‹ÇB‹R YERDEN ÇIKIfi YOK!

NATO Zirvesi’ni protesto etmek için 27 Haziran Pazar günü Kad›köy Meydan›’nda düzenlenen mitingin ard›ndan Kad›köy’den dönen NATO karfl›tlar› ayn› akflam Okmeydan› Fatma Girik Park›’nda toplanarak ertesi gün için haz›rl›k yapmaya bafllad›. Partizan, ILPS, Yeni Demokrat Gençlik, HÖC, Al›nteri, ESP, SGD, BDSP, Ekim Gençli¤i, ‹flçi Mücadelesi, SDP Gençli¤i’nden oluflan kitle öncelikle ‹stanbul d›fl›ndan gelenlerin kalacaklar› yerleri ayarlad› ve 28-29 Haziran’da yap›lacak eylemlere iliflkin son de¤erlendirmeleri yapt›. Halaylar çeken, türküler söyleyen NATO karfl›tlar› s›k s›k att›klar› emperyalizm ve NATO karfl›t› sloganlarla mahalle halk›n›n da yo¤un ilgisini çekti. Halk›n da destek verdi¤i, sahiplendi¤i kitle Grup Yorum’un ve Grup Vardiya’n›n söyledi¤i türkülerle geç saatlere kadar kolektif olarak etkinliklere kat›ld›. Kitle sabah saat 08:00’de toplanmaya bafllayarak sloganlarla, marfllarla NATO vadisine gitmeye haz›rland›. Saat 09:00’da Ce-

mevi yokuflundan fiark Kahvesi’ne, oradan da Mecidiyeköy yolunda yürümeye bafllad›. Polisin slogan ve pankartlar› bahane ederek yürütmeme tutumu olabilece¤i ihtimaline karfl›, parkta konaklayan kitle slogan atmama karar› alarak polis barikat›na do¤ru yürüyüfle geçti. Parktan oldukça coflkulu ç›kan kitlenin hep bir a¤›zdan att›¤› “Yaflas›n Devrimci Dayan›flma” slogan› Okmeydan› sokaklar›nda yank›land›. Slogans›z ve pankarts›z yürüyen kitle tek yönü kapatarak bayrak, flama ve dövizlerle Darülaceze önüne kadar geldiler. Ancak PERPA’da yo¤un y›¤›nak yapan Çevik Kuvvet, jandarma ve özel tim panzerlerle yolu kapatarak kimsenin yola devam etmemesini ve kitlenin da¤›lmas›n› istedi. Birlik temsilcilerinin polisle yapt›¤› görüflmeler daha devam ederken kitlenin üzerine aniden gaz bombalar› atmaya ve panzerleri sürmeye bafllayan Çevik Kuvvet birçok eylemcinin yaralanmas›na neden oldu. Polisin sald›rmas›yla ara sokaklara yönelen ve barikatlar kuran eylemciler gaz bom-

balar›n› geri atmaya, tafllarla polisleri püskürtmeye çal›flarak molotof kokteylleriyle sald›r›ya yan›t verdiler. fiark Kahvesi, Piyalepafla, Feriköy Mezarl›¤›, Fatma Girik Park›, Dikilitafl Park›, ‹STOÇ ve daha pek çok yerde pek çok ara sokakta barikat kuran ve direnen eylemcileri gözalt›na alamayan polis yo¤un gaz bombas› atarak eylemcileri etkisiz hale getirdikten sonra jandarmay› göndererek kendinden geçmifl, bay›lm›fl olanlar› gözalt›na almaya çal›flt›. Ankara’dan takviye gelen çevik kuvvetlerle vahflice kitleye sald›ran polis umdu¤u gibi bir sonuçla karfl›laflmay›nca daha da azg›nlaflarak küfretmeye bafllad› ve çevredeki esnaflara, mahalle halk›na karfl› da fliddet kullanmaktan çekinmedi. “fiüpheli” gördü¤ü evleri bast›, baz› iflyerlerinin camlar›n› k›rarak gaz bombas› att›. ‹flçileri tartaklad›, bas›n çal›flanlar›n› jopla yaralad› ve plastik kurflun kulland›. Kulland›¤› plastik kurflunlardan a¤›r yaralananlar› gözalt›na ald›. 15-20 kadar eylemciyi gözalt›na almas›na ra¤men baz›lar›n› ald›¤›n› kabul etmedi ve sokakta bulunan genç, yafll›, çocuk demeden insanlar› zorla evlere soktu. Barikatlar arkas›nda molotoflar ve sloganlarla direnen eylemciler kalaslar, meyve sand›klar› vb. araçlarla barikatlar kurup yaklafl›k saat 12:00’ye kadar çat›flmaya devam etti. Eylemcilerin da¤›lmas›n›n ard›ndan ekipler halinde polis, jandarma, özel tim ve siviller akflam saatlerine kadar Okmeydan›’nda panzerlerle devriye gezdi. Çat›flman›n bitmesinin hemen ard›ndan Okmeydan› SSK’y› abluka alt›na alan polis, tedavi edilen 13 kifliden 1’ini gözalt›na al›p di¤er yaral›lar›n tedavisini beklemek üzere hastane önünde kamp kurdu. Yaral›lar›n birço¤u tedavisi bitmeden tekrar gözalt›na al›nd›. Bu arada yaral›lar›n arkadafllar› ve avukatlar› hastanenin güvenlik görevlileri taraf›ndan içeri al›nmayarak kap›da bekletildi. Polis hastaneden gözalt›na al›nanlar›n gözalt›nda oldu¤unu kabul etmedi.

TKP/ML-TMLGB militanlar›ndan eylem

TKP/ML-TMLGB militanlar› 29 Haziran’da Okmeydan› Fatma Girik Park›’nda saat 13:30’da toplanarak emperyalizmi ve NA-

r› için eski ve kullan›lmayan sopalarla, tu¤lalarla barikatlar kuruldu. S›k s›k “Önderimiz ‹brahim, ‹brahim Kaypakkaya”, “Yaflas›n devrimci dayan›flma”, “Yaflas›n Partimiz TKP/ML Halk Ordusu T‹KKO, TMLGB”, “T‹KKO vuruyor Dersim k›z›llafl›yor”, “Ahmet Laço yafl›yor, Sevda Y›ld›z yafl›yor”, “Savafl ö¤ren ilerle gücümüz TKP/ML” vb. sloganlar at›ld›. Molotof kokteylleriyle barikatlar atefle verilirken megafonlarla NATO Zirvesi’nin emekçi halk›m›za ve dünya halklar›na getiriTO’yu emekçilere teflhir etti. sinin sömürü, talan, ya¤ma, katliEylemde TKP/ML-TMLGB am ve tecavüzler oldu¤u anlat›ld›. pankart› aç›ld›. Yo¤un bir flekilde NATO’nun ve ABD’nin terörizmyaz›lama yap›l›rken olas› bir sald›- le mücadele ad› alt›nda art›rd›¤›

sald›r›lar›n›n içten içe çürüyen emperyalizmin varolmaya çal›flma çabalar›ndan biri oldu¤u belirtilirken, devrimcilerin, devletin ve burjuva bas›n›n yans›tt›¤› gibi terörist olmad›¤›, halk için can›n› feda etmeye haz›r insanlar oldu¤u emperyalizmin ve onun yerli uflaklar›n›n ve iflbirlikçilerinin gerçek teröristler oldu¤u dile getirildi. Militanlar komünist önder ‹brahim Kaypakkaya’n›n Uluslar›n Kendi Kaderini Tayin Hakk› ilkesini benimseyerek Kürtlerin ulus oldu¤unu dile getirdi¤ini, Kemalizme bak›fl aç›s›ndaki netli¤i vb. düflüncelerini anlatt›ktan sonra yine sloganlarla, molotof kokteylleriyle eylemleri-

ne devam ettiler. Eylemde NATO Zirvesi’nin gerçekleflti¤i günler olan 28-29 Haziran’da yap›lan eylemlere azg›nca sald›r›lmas› protesto edilerek, yapt›¤› toplant›da dahi emekçi halk kitlelerinin yaralanmas›, kurflunlanmas›, gözalt›na al›nmas›n› emreden, emperyalizmin silahl› örgütü NATO’nun buradan bile gerçek yüzünün çok net görülmesi gerekti¤i vurguland›. Eylemi bafllatan TKP/MLTMLGB militanlar›na daha sonra MKP militanlar›da kat›ld›. Daha sonra ortak yap›lmaya devam edilen eylem, herhangi bir kay›p verilmeden bitirildi. Bu arada polisin mahalleyi abluka alt›na almaya bafllad›¤› da görüldü.