Issuu on Google+

YIL: 5 SAYI: 40 OCAK 2011 10TL

ESKİŞEHİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI

PROF. DR. YILMAZ BÜYÜKERŞEN “SÜNGÜSÜ DÜŞMÜŞ ŞEHRE HAYAT VERDİK” BEYOĞLU BELEDİYE BAŞKANI

AHMET MİSBAH DEMİRCAN “İNSANLARI MUTLU ETMEYİ İYİ BİLİRİM” AYŞEGÜL ALDİNÇ

“Eski İstanbul’u özlüyorum”


İMTİYAZ SAHİBİ

Tanıtım Organizasyon ve İletişim Danışmanlık Hizmetleri adına Erengül Bilenser YAYIN YÖNETMENİ Merva Özbelli SORUMLU MÜDÜR Sevil Günsal Alkoç REKLAM ozelkalemreklam@epr.com.tr WEB PORTAL EDİTÖRÜ Murat Işık DANIŞMA KURULU Sadun Emrealp Prof. Dr. Cevat Geray Ali Fuat Güven Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara Prof. Dr. Ruşen Keleş Mithat Kırayoğlu Aykut Taluy Bülend Tuna Prof. Dr. Handan Türkoğlu Zekeriya Yıldırım GRAFİK TASARIM Tolga Rodoplu BASKI SCALA BASIM Yeşilce Mah. Girne Cad. Dalgıç Sok. No:3 4 Levent / İSTANBUL 0212 281 62 00

YÖNETİM ADRESİ Ahmet Fetgari Sokak Nil Apt. No: 75/1 Teşvikiye / İSTANBUL Tel: (0212) 327 1 285 Faks: (0212) 327 1 286

www.ozelkalem.com.tr ozelkalemhaber@epr.com.tr Yaygın süreli yayın.

KAPAK KONUSU

28-39

BELEDİYE BAŞKANI PROF. DR. YILMAZ BÜYÜKERŞEN

“SÜNGÜSÜ DÜŞMÜŞ ŞEHRE HAYAT VERDİK”

28-39

42-43

KENT İÇİ ULAŞIM Kocaeli toplu ulaşımında tek kart dönemi.

44-45

BAŞARILI İŞBİRLİĞİ Denizde kazandıran işbirliği

46-47

İNSAN BAŞKAN Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan “İnsanları mutlu etmeyi iyi bilirim”

48-49

KÜLTÜR - SANAT Avrupa Kültür Ödülü 41°-29° İstanbul Network projesine

50-51

BAŞKAN EŞİ Yalova Belediye Başkanı Yakup Bilgin Koçal’ın eşi Suna Selma Koçal; “Kentler bir ebru gibi estetik planlanmalı”

52-53

KENTLERE DAİR Ayşegül Aldinç “Eski İstanbul’u özlüyorum”

54-55

MEKAN Gün batımının en güzel izlendiği antik kent; Side

Özelkalem, basın meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder.


YIL: 5 SAYI: 40 OCAK 2011

’den merhaba

Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu

Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan

42 46 50

Suna Selma Koçal ve ailesi

Ayşegül Aldinç

52

Kentler de üşür insanlar gibi. Uykusunda kentler de gecenin ayazından ürperir. Ağaçlarının dalları diken diken olur. Kentlerin üstüne soğuk bakışlarını diken gecenin karanlığı kış gelince içine işler her sokağın her köşenin. Yerel yöneticiler, uykuda üstüne kar yağar diye şefkatle sevdiklerini sıcacık örten anneler gibidir. Onların yaptıkları her güzel iş, hayata geçirdikleri her başarılı proje, kentlerin yüreğini ısıtan bir yorgandır. Kimi kentlerin yorganı sabırla dikilmiş, göz nuru gibi özenle işlenmiştir. Türkiye’nin en iyi yerel yönetim Erengül dergisi Özelkalem, Türkiye’nin en saygın ve Bilenser en uzman seçici kurulu ile birlikte kentleri sarıp sarmalayan, koruyan, sevgiyle kollayan projeleri bir kez daha değerlendirmeye, en iyileri seçmeye hazırlanıyor. Türkiye’nin en prestijli yerel yönetim ödülleri törenine çok az kaldı. Başvurular için artık son günler. Bu büyük heyecanın 3. yılına hazırlanırken siz değerli okurlarımız için dopdolu bir Özelkalem daha hazırladık. Antik kent Side, dünyalara bedel bir aşkla denizinin en derininden bakıyor. Bu sayımızda “Süngüsü düşmüş bir şehre hayat verdik.” diyen Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen, 10 yılda Eskişehir’in gücünü bu şehri çok seven halkla birlikte nasıl yeni baştan inşa ettiklerini özetliyor. “İnsanları mutlu etmeyi iyi bilirim” diyen Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, Beyoğlu’nda mutlu bir hayat var etmenin hikayesini anlatıyor. Kimileri eski günlere hasret; Ayşegül Aldinç eski İstanbul’u özlüyor. İstanbul Deniz Otobüsleri AŞ ile Denizbank arasında imzalanan ve hem konforlu hem de kazançlı anlaşma, Türkiye’nin deniz ulaşımında bambaşka bir dönem vaat ediyor. Başbakan Erdoğan ile Başbakan Papandreu’nun açılışını yaptığı Erzurum Kış Oyunları, 5 kıtayı ağırlıyor. Erzurum, kış sporlarının ve kış turizminin dünyadaki en önemli merkezlerinden biri oluyor. Expo 2020 için İzmir tek yürek oldu; şehrin bütün yerel yöneticilerinin, iş adamlarının, basın kuruluşlarının yüreği aynı tutkuyla atıyor. Kent Kart’ın Kocaeli’nde sağladığı hızlı, ucuz ve kolay ulaşım Kocaelilileri mutlu ediyor. Özelkalem’in bu sayısı sizlere yine bütün kentlerimizden güzel haberler ve güzel bir Türkiye için başarılı kurumlardan çok değerli projeler sunuyor. Uzun kış gecelerinin bütün kentlerimiz için huzurlu geçmesi ve okuduğunuz her sayfada sizlerin içinde yeni umutların bahar gibi açması dileğiyle… erengulbilenser@epr.com.tr


8

KISA HABERLER

AKSARAY

BAŞKAN NEVZAT PALTA “AKSARAY’DA SİYASET VE HİZMET YAPMAKTAN MEMNUNUM” Yaklaşık 7 yıldır Aksaray Belediye Başkanlığı görevini yürüten Başkan Nevzat Palta, Aksaray’da siyaset ve hizmet yapmaktan memnun olduğunu kaydetti. Gazetecilerle yaptığı sohbet sırasında Aksaray’d aki siyasete seviye geldiğine dikkat çeken Belediye Başkanı Nevzat Palta, Aksaray’ın daha iyi yerlere gelmesi için birlik ve beraberlik içinde olmak gerektiğini ifade ederek, “Aksaray’ın hedefi doğru ve önü açık. Yolu açık. Burada bize düşen bu şehrin siyasileri ve idarecileri olarak el birliği içerisinde nasıl daha iyi hizmet yapabiliriz onu düşünmektir. Bu gayrette olduğumuz sürece hayırlı ve güzel işlerde birlikte hareket edersek çok daha güzel hizmetler yapacağımız kanaatindeyim” dedi.

Aksaray Belediye Başkanı Nevzat Palta

Ankara’da Aksaray Konuşuluyor...

Aksaray Belediye Başkanı Nevzat Palta

TOBB Başkanı’nın Aksaray’a geldiğinde verdikleri mesajların hedefine ulaştığını anlatan Başkan Palta, “TOBB Başkanı buraya geldi ve bizlerin birlikteliğini gördü bunlar değişik ortamlarda konu ediliyor. Gündeme geliyor. Çünkü birçok insan Sayın Başbakan, Sayın Cumhurbaşkanı, bakanlar dâhil o ortamlarda kimler konuşuluyor? Aksaray konuşuluyor. Ben buna şahit oldum. Yani buraya gelen insanlara olumsuz tablolar çizmiyoruz. Tabi ki taleplerimiz söyleyecek sözlerimiz olacak. Ama bunu usulünce güzel sözle söylememiz lazım” diye konuştu.

Başbakanımıza Aksaray’da ki olumlu tabloyu anlattım

Nevzat Palta, konuşmasına, “Bundan 10 gün önce Ankara da Sayın Başbakanımız ve bakanların olduğu bir toplantıdan çıktım. Ben Aksaray ile ilgili gelişmeleri ve olumlu tabloyu anlattım.Elbette taleplerimizi de ilettim. Sayın Başbakanımızın veya bakanların kafasında Aksaray’la ilgili hep olumlu şeyler kaldı.Ama orda ben Aksaray’ın son 7-8 yıl içinde sanayi konusunda, şehircilik konusunda geliştiğini anlattım.Güzel bir gelişme var ama bu yeterli değil diyoruz.O zaman sizin desteklerinizi bekliyoruz diyoruz. Ama çizdiğimiz tablo hep olumlu. Bende memnunum bu güzel ortamdan” ifadelerine yer verdi.


10

KISA HABERLER

BURSA / OSMANGAZİ

ÇEVRE İÇİN DEDE TORUN ELELE Osmangazi Belediyesi, ExitcomRecycling Atık Taşıma Toplama Depolama Elektronik Sanayi Tic. Ltd. Şti ve Nilüfer Özel Eğitim Kurumları işbirliğiyle hayata geçirilen “Dede Torun Çevre İçin Elele Projesi”, Özel Nilüfer Yıldırım İlköğretim Okulu’nda düzenlenen törenle başlatıldı. Düzenlenen törene Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar, Exitcom Genel Müdürü Murat Ilgar ve Belediye Başkan Yardımcıları Servet Büyükpoyraz ile Kemal Bayraktar katıldı.Törende; Osmangazi Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü’nden biyolog Hatice Kutlu tarafından bir sunum gerçekleştirildi. Proje fikrinin nasıl geliştiğini anlatan Kutlu, “Geçtiğimiz yıl düzenlediğimiz “Naylon Poşete Hayır” projesi kapsamında huzurevi sakinleri bez torba diktiler, bu bez torbalar da halka dağıtıldı” diye konuştu. Kutlu, hayata geçirdikleri

bu projenin ise huzurevi sakinlerine teşekkür niteliği taşıdığını ifade etti. Öğrenciler, proje kapsamında topladıkları elektronik atıkları, Exitcom’a teslim edecekler, elde ettikleri gelirle de geçtiğimiz yıl bez torba dikerek gelecek nesiller için çalışmayı sürdüren huzurevi sakinlerine gönüllerinden geçen hediyeleri alacaklar. Törende ayrıca Exitcom Genel Müdürü Murat Ilgar’da elektronik atıklarla ilgili kısa bir sunum yaptı. Ilgar Türkiye’de pek çok belediye ile çalıştıklarını hatırlatarak, “Çalıştığımız kurumlar arasında en başarılı olanı Osmangazi Belediyesi oldu” diye konuştu.

Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar ise elektronik atıklar, bitkisel atık yağlar, atık pil, poşet tüketimini azaltma ve ambalaj atıklarının geri dönüşüme kazandırılması konularında önemli çalışmalar gerçekleştirdiklerini anlatarak bu çalışmaları toplumun farklı kesimleriyle birlikte gerçekleştirdiklerini söyledi.

ÇANKIRI

ÇANKIRI’NIN EL SANATLARI, BUĞDAY PAZARI MEDRESESİ’NDE YAŞATILIYOR Çankırı Belediyesi, kaybolmaya yüz tutmuş el sanatlarının yaşatılması amacıyla Buğday Pazarı Medresesi’ni adeta bir sanat atölyesine dönüştürdü.

ahşap eserler ortaya çıkarmaya başladı. Buğday Pazarı (Hazımiye) Medresesi’ne gelen ziyaretçiler de ahşap el işlemesi eserlere büyük ilgi gösteriyor.

Çankırı´nın geçmişinde ahşap mutfak gereçleri ve aksesuarlardan oluşan ahşap oymacılık sanatı Yusuf Ulusoy´un maharetli ellerinde gelecek kuşaklara aktarılıyor. Belediye Başkanı İrfan Dinç tarafından ilk olarak Tosya´ya gönderilen ve burada semercilik mesleğini öğrenen Yusuf Ulusoy, daha sonra kendi el becerisini geliştirerek birbirinden güzel el işlemesi

Çankırı Belediye Başkanı İrfan Dinç, Çankırı´yı turizme açma projeleri kapsamında kaybolmaya yüz tutmuş yöresel el sanatlarına büyük bir önem verdiklerini belirterek, “Buğday Pazarı Medresesi’ni hem yöresel el sanatlarının tanıtımı hem de sözel kültürümüzün yaşatıldığı bir merkez olarak ziyaretçilere açtık. Öncelikle Çankırı´da yaşayan vatandaşlarımızın

Buğday Pazarı Medresesi başta olmak üzere Çivitçioğlu Medresesi, Tarihi Çamaşırhane ve Araştırma Merkezi´ni mutlaka görmelerini ve dışarıda yaşayanlara buraları anlatmalarını arzu ediyoruz. El birliği ile Çankırı´yı turizme açarak ciddi bir ekonomik girdi sağlamayı hedefliyoruz” dedi.


12

KISA HABERLER

DENİZLİ

DENİZLİ BELEDİYE MECLİSİ, CANLI YAYINDA Denizli Belediye Meclisi, 2011 yılının ilk oturumunda bir yeniliğe imza attı. Meclis oturumları, yeni yılla birlikte

Denizli Belediyesi’nin www.denizli.bel. tr resmi internet sitesinden canlı olarak yayınlanmaya başlandı. Denizli Belediye Meclisi, meclis görüşmelerini tüm şeffaflığıyla, sade ve yorumsuz halka ulaştırmak adına vatandaşların, meclis oturumlarını internet sitesinden canlı olarak izleyebilmelerine olanak sağladı. 3 kamerayla yapılan ilk canlı yayın, birinci meclis oturumunun sonuna kadar devam etti.

Belediye yetkilileri, bundan sonra da Belediye Meclisi’nin tüm oturumlarının, başından sonuna kadar belediyenin resmi internet sitesinden canlı olarak yayınlanacağını bildirdi.

DÜZCE

SU ÇALIŞTAYI TAMAMLANDI Düzce Belediyesi ve Alman Kalkınma Bankası işbirliği ile ‘Düzce Su Temini ve Atık Su Bertaraf Projesi’ kapsamında son çalıştay da yapıldı. Düzce Belediyesi’nin su projesine ilişin 3.Çalıştay Programı, Düzce Belediyesi Encümen Salonu’nda, proje müellifi COWİ firması yetkilileri ile gerçekleştirildi. Taslak fizibilite raporunun sunumunun yapıldığı toplantıya firma yetkililerinin yanı sıra Düzce Belediyesi adına projenin yürütülmesini sağlayan Belediye Meclis Üyesi Ayşe Tuğrul, Belediye Başkan Yardımcıları Bayram Bayraktar, Vahap Demirel ve ilgili birim müdürleri de katıldılar. Düzce Belediye Başkanı İsmail Bayram, sunum öncesi yaptığı açıklamada; “23 Mart tarihinde yapılan sözleşmenin ardından saha üzerinde teknik çalışmalar

yapıldı, proje kapsamında yer alan kurumlara ilişkin veri araştırmaları gerçekleştirildi. Tüm bunlar sonucunda elde edilen bilgiler taslak raporu haline getirildi” dedi. Başkan Bayram, projeyi çok önemsediklerini ifade ederek “Hazırlanan proje, uzun vadeye yayılan bir projedir. Amaç Düzce’nin içme suyuna ilişkin sağlıklı ve verimli bir hattın oluşması, halkın içme suyu ihtiyaçlarının en az 20 yıllık süreyi kapsayacak şekilde karşılanmasıdır. Ayrıca bu proje atık su ve kanalizasyon bölümlerini de içermektedir. Düzce’nin alt yapı çalışmaları tüm boyutları ile

eş zamanlı olarak sürdürülüyor. İçme s uyu ve kanalizasyon şebekesinin geliştirilmesi de bunun içindedir. Uzun vadeli alt yapı yatırımlarının doğru ve sağlıklı yapılması bir kentin gelişmesi adına önemlidir” diye konuştu.


14

KISA HABERLER

ERZURUM

ERZURUM KIŞ OYUNLARI TESİSLERİNİ BAŞBAKAN ERDOĞAN İLE BAŞBAKAN PAPANDREU HİZMETE AÇTI Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Yunanistan Başbakanı Yorgo Papandreu, 25. Dünya Üniversiteler Kış Oyunları kapsamında yapılan 10 tesisin açılışını birlikte yaptılar.Bakanlar ile birlikte gittikleri Erzurum Stadyumu’nda alkışlarla karşılanan Erdoğan ve Papandreu, vatandaşları selamladılar. Açılış törenini tribünleri dolduran binlerce vatandaş izledi.

Vali teşekkür etti

Açılış töreninde ilk konuşmayı Erzurum Valisi Sebahattin Öztürk yaptı. Vali Öztürk, “Erzurum’a Cumhuriyet tarihimizde bir seferde yapılan en yüksek spor yatırımlarıyla Erzurum kış sporları ve kış turizmi merkezi oluyor” dedi.

Erzurum’da neden olimpiyat yapılmasın?

Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Faruk Nafiz Özak ise Erzurum’un binlerce yıllık medeniyet tarih ve kültür kenti milli mücadelenin başladığı yer ve Türk milletinin azim iradesinin sembol şehri olduğunu vurguladı. Özak, 27 Ocak-6 Şubat tarihleri arasında Erzurum’da gerçekleşecek kış oyunlarına değinerek, “Dünyanın gözü kulağı Erzurum’da olacak, 57

Yunanistan Başbakanı Yorgo Papandreu ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan

ülkeden 3 bin sporcuyu ağırlayacak bin 500 medya mensubu aracılığıyla milyonlarca sporsevere ulaşacak bu rakamlar FISU tarihine geçecek bir katılım rekoru olacaktır” diye konuştu.

Papandreu konuşmasına Türkçe başladı

Yunanistan Başbakanı Yorgo Papandreu konuşmasının başında ve sonunda Türkçe konuştu. Papandreou, konuşmasına “Sevgili Erzurumlular” diye başladı. Papandreu, “Bu şehir çok önemli bir spor faaliyetine ev sahipliği yapacak. Siz bu şehirde üniversite kış oyunlarını düzenleyeceksiniz. Çok sayıda ülkeden binlerce misafir ağırlayacaksınız. Spor centilmenliktir, iş birliğidir” dedi.

Erzurum 5 kıtayı konuk edecek

Törende konuşan Başbakan Erdoğan da , “Olimpiyatlar eski milatta Yunanistan’da yapılmıştı. Şu anda Erzurum’un her köşesinde 2011 amblemini görüyorsunuz. Bu amblem 5 kıtayı temsil ediyor. 5 kıtanın dostluğunu temsil ediyor. 20 gün sonra 5 kıta Erzurum’da buluşacak. 27 Ocak - 6 Şubat tarihleri arasında dünyanın gözü kulağı Erzurum’da olacak. Sporun kalbi Erzurum’da atacak. Erzurum böyle büyük bir spor organizasyonuna ev sahipliği yapmanın gururunu yaşıyor. Erzurum’a da bu yakışır” diye konuştu.

Yunanistan Başbakanı Yorgo Papandreu ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan

Erdoğan, Papandreu’ya kayak takımı hediye etti

Başbakan Erdoğan’nın konuşmasının ardından Kayak Federasyonu tarafından getirilen kayak takımları, Başbakan Erdoğan konuşmasının ardından Yunanistan Başbakanı Papanderu’ya kayak takımı hediye etti. Açılış töreninin finalinde ise Başbakan Erdoğan ile Yunanistan Başbakanı Papandreu tesislerin açılışını birlikte yaptı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan


16

KISA HABERLER

GAZİANTEP / ŞaHİNBEY

BASIN İLAN KURUMU GENEL MÜDÜRÜ MEHMET ATALAY, BAŞKAN TAHMAZOĞLU’NU ZİYARET ETTİ Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu’nu makamında ziyaret eden Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Mehmet Atalay, Başkan Tahmazoğlu’nu kısa sürede yaptığı başarılı çalışmalardan dolayı kutladı. Gaziantep’te düzenlenen “Türk Basını Reklamcısıyla Buluşuyor” konulu seminer için kente giden Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Atalay, Şahinbey Belediye Başkanı Tahmazoğlu’nu makamında ziyaret etti. Tahmazoğlu, görüşmede; son bir yılda temizlik, yol, kaldırım, sosyal tesis, taziye evi, gençlik merkezi, sosyal, kültürel ve spor alanında yapılan belediye çalışmaları hakkında sunum eşliğinde bilgiler verdi.Başkan Tahmazoğlu, “Şehri çarpık yapılaşmadan kurtaracak ve yeni okul, sağlık, sosyal ve yeşil alanlarında olacağı kentsel dönüşüm projesine

Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu ve Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Mehmet Atalay

3 ayrı bölgede başladık. Etiler, Özdemirbey ve Türktepe bölgelerinde 16 mahalleyi kapsayacak olan

kentsel dönüşüm projemizde 35 bin evin değer tespit çalışması tamamlandı. Bu proje kapsamında vatandaşımıza daha modern yaşam alanları sunmak ve mağdur etmemek için 296 konutumuzun inşaatı Etiler Mahallesinde başladı” dedi. Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Mehmet Atalay ise, “Kısa süre böyle güzel hizmetler yapmış olmanızdan dolayı sizleri kutluyorum. Belediye olarak gerçek anlamda vatandaşa kaliteli bir hizmet sunduğunuzu gördüm. Bizlerde her zaman başarıların destekçiyiz. Yaptığınız tüm çalışmalarda sizlerin yanında ve destekçiniz olacağım” diye konuştu.


18

KISA HABERLER

İSTANBUL / AVCILAR

BAŞKAN DEĞİRMENCİ; “KİMSE İLE DÜŞMANLIĞIM YOK” Avcılar Firuzköy’deki evine 1 Ocak 2011 Cumartesi gecesi silahlı saldırıda bulunulan Avcılar Belediye Başkanı Mustafa Değirmenci, düzenlediği basın toplantısında kimseyle düşmanlığının olmadığını söyledi.

Sabah geldiği belediye binasında personel, meclis üyeleri ve vatandaşlar tarafından çiçekle karşılanan Başkan Değirmenci, herzaman yalnız ve korumasız dolaştığını ifade ederek, “Benim kimseyle düşmanlığım yoktur” dedi.

“Tehdit almadım”

CHP’li ve AK Parti’li meclis üyelerince de kınanan olayla ile ilgili olarak düzenlediği basın toplantısında Değirmenci, “Barışın ve huzurun hüküm sürmesini, silahların yerini çiçeklerin almasını arzuladığımız günümüz Türkiye’sinde ne yazık ki, istenmeyen olaylar da yaşanıyor.Tıpkı hedefi olduğum silahlı saldırı gibi.Evet, Cumartesi gecesi saat 23.30 sıralarında, Belediye Başkanı olduğum Avcılar İlçesi’nin Firuzköy Semti’ndeki evime, bilindiği üzere kurşun yağdırıldı.Odamda, gazete okuduğum sırada bir anda 4 el silah sesi duydum. Eşim korkuyla yere yatınca, ben de onu korumak amacıyla üzerine kapaklandım. Gecenin karanlığında meçhul kişi

tarafından evime sıkılan kurşunlardan birinin oturduğumuz odanın camına isabet ettiğini gördüm. O sırada pencere önünde bulunmuyor olmamız, ilk kurşunda kendimizi yere atmış bulunmamız, belki de saldırıdan yara almadan kurtulmamızı sağladı. Olaydan sonra, Emniyet Müdürlüğü’nde verdiğim ifadede de belirttiğim gibi, şüphelendiğim her hangi biri ya da birileri yoktur. Bugüne kadar da kimseden herhangi bir tehdit almış değilim. Ancak, Belediye Başkanlığı görevimden dolayı gerçekleştirdiğim icraatlardan, uygulamalardan rahatsızlık duyan bir takım kişilerin var olması da kuvvetle muhtemeldir. O nedenle, evime, şahsıma hatta aileme yönelik bu silahlı saldırının fail veya faillerinin, bu kişilerden biri ya da birileri olabileceğini tahmin ediyorum. Mağduru ve şikayetçisi olduğum olayın seyri ve nedeni hakkında bilgi vermek, elbette emniyet yetkililerinin işidir. Çünkü

soruşturma polis tarafından sürdürülmektedir. Sizler gibi ben de, şahsımı hedef alan saldırının üzerindeki sis perdesinin aralanmasını bekliyorum. Ve inanıyorum ki, Avcılar Emniyet Müdürlüğü yetkilileri en kısa sürede bu olayı aydınlatacak, fail ya da failleri yakalayarak adalete teslim edecektir” diye konuştu.


20

KISA HABERLER

İSTANBUL / BAĞCILAR

BAĞCILAR, METROLARIN KESİŞME NOKTASI OLUYOR İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Kabataş’tan başlayarak Bağcılar’a kadar uzayacak metro hattının müjdesini verdi. İhalenin bu yıl yapılacağını söyleyen Topbaş, “Bağcılar metroların kesiştiği düğüm noktası oluyor” dedi. Bağcılar Olimpik Spor Salonu’nda düzenlenen Giresunlular Gecesi’nde konuşan Başkan Kadir Topbaş, İstanbul’daki metro çalışmalarına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

Kabataş’tan Bağcılar’a 24.5 kilometrelik metro hattı

2011’de 24.5 kilometrelik metro hattının ihalesinin yapılacağı müjdesini veren Topbaş, “2011’de Beşiktaş, Kabataş’tan başlayarak, Mecidiyeköy, Çağlayan, Kağıthane, Alibeyköy, Gaziosmanpaşa ve Tekstilkent’ten geçerek, Bağcılar Mahmutbey’e ulaşacak olan 24.5 kilometrelik metro ihalesini yapıyoruz. Bağcılar Kirazlı’dan, Bakırköy İDO iskelesine 9 kilometrelik metro ihalesi de yapılacak. Yani Bağcılar metroların kesiştiği bir düğüm noktası oluyor” dedi. Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı ise İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’a da özellikle Bağcılar’a yönelik metro yatırımlarından dolayı teşekkür etti.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş

Maltepe Belediye Başkanı Prof. Dr. Mustafa Zengin ve Türkan Güneş

İSTANBUL / Maltepe

BAŞKAN’A HUZUREVİNDEN PLAKET Maltepe Huzurevi sakinleri geleneksel hale gelen öğle yemeğinde bu kez Dream Hill Otel’in konuğu oldular. Maltepe Belediye Başkanı Prof. Dr. Mustafa Zengin, Altın Kart Projesi’nin simgesi haline gelen huzurevi sakini Türkan Güneş’in elinden plaket aldı. Birlik ve beraberlik amacıyla düzenli olarak Maltepe Huzurevi Derneği üyelerinin işbirliği ile gerçekleşen organizasyonda keyifli anlar yaşandı. Konuşmasına; ‘Sevgili genç arkadaşlarım’ diye başlayan Belediye Başkanı Prof. Dr. Mustafa Zengin, mutlu ve huzurlu Maltepe için önceliği belli bir yaşın üstündeki vatandaşlara verdiklerini söyledi. Başkan Zengin, “Altın Kart’ı sizlerle birlikte başardığımızı düşünüyorum. Sosyal ve çağdaş belediyeciliğin adımlarını sizlerle birlikte atıyoruz. Maltepe’nin sizin gibi mutlu ve huzurlu olmasını istiyorum. Sağlıkla, mutlulukla nice yılları birlikte geçirmemizi diliyorum” diye konuştu. Huzurevi sakinlerinden emekli edebiyat öğretmeni Türkan Aras, bugüne kadar verdiği desteklerden dolayı Başkan Zengin’i sahneye “Bir belediye başkanı gibi değil, içimizden bir nefer gibi çalışıyor. Ne zaman telefon açıp bir ricada bulunsak yerine getiriyor. Kurs açıyoruz dedik, sekiz bilgisayarı ertesi gün gönderdi. Maltepe Belediyesi sayesinde yaşlılarımızı haftada bir gün gezdiriyoruz. Başkanımızı anlatmak için herhalde bir kitap yazacağım” sözleriyle davet etti. Hafif müzikte Başkan’ı dansa kaldıran huzurevi sakinleri, hareketli parçalarda ise gençlere taş çıkardı.


22

KISA HABERLER

İZMİR

İZMİR, EXPO 2020 İÇİN TEK YÜREK OLDU İzmir Kalkınma Ajansı Yönetim Kurulu üyeleri ile EXPO 2015 Yürütme Kurulu üyeleri, İzmir’in EXPO 2020 adaylığına ilişkin yol haritasını belirlemek üzere bir araya geldi. Bir buçuk saat süren toplantının ardından bir açıklama yapan İzmir Valisi Cahit Kıraç, İzmir’in adaylığını hükümete açıklamak için karar aldıklarını belirtti. Vali Kıraç, “EXPO 2020 adaylığında Türkiye adına başarı sağlayacak ilin İzmir olacağını Sayın Başbakanımıza anlatacağız. Sadece valiliği, belediyesi ile değil, İzmir’in halkıyla, sivil toplum örgütleriyle bu işi en iyi İzmir’in yapabileceğine yürekten inanıyoruz” dedi. Birçok şehrin aday olabileceğini ve İzmir’in sadece kendi işine baktığını söyleyen Kıraç, “Her işin bir hak edeni vardır. İzmir de bu işin hak edeni.” diye konuştu Vali Kıraç’ın, gazetecilerin “Ankara’yı ciddi bir rakip olarak görüyor musunuz?” sorusu üzerine söylediği, “Bizim rakibimiz Sao Paulo, Sidney, Kahire, Bangkok ve Kaliforniya” sözleri ise kurul üyeleri tarafından alkışlandı.

Başkan Kocaoğlu, “İzmir şampiyon olacak”

Zirve sonrası gazetecilerin sorularını yanıtlayan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ise EXPO 2020 adaylığı sürecinde dosyalarının hazır olduğunu, ufak tefek tadilatlarla yollarına devam edeceklerini açıkladı. Kocaoğlu, “Sayın Valimiz, İZKA yönetim kurulu, İzmirli bakanlarımız, milletvekillerimiz ile birlikte Başbakanımıza adaylığımızı izah edeceğiz. Onun kararıyla Türkiye’den EXPO’ya aday kentin Ankara mı, İzmir mi, başka bir şehir mi olduğu ortaya çıkacak. Biz İzmir’in avantajlı olduğuna, deneyim kazandığına, 154 ülkede tanındığına inanıyoruz. 110 ülkeyi dolaştık, dosya verdik” diye konuştu.

Zirveye kimler katıldı?

İzmir Valisi ve İZKA Yönetim Kurulu Başkanı M.Cahit Kıraç, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı ve İZKA Yönetim Kurulu Başkanvekili Aziz Kocaoğlu, Necil Nedimoğlu (Dış İşleri Bakanlığı Yurt Dışı Tanıtım Daire Başkanı), E.Ü Rektörü Prof. Dr. Candeğer Yılmaz, D.E.Ü Rektörü

Prof. Mehmet Füzün, CHP İl Başkanı Rıfat Nalbantoğlu, Ak Parti İl Başkanı Ömer Cihat Akay, MHP İl Sekreteri Şükrü Çakır, İl Genel Meclisi Başkanı ve İZKA Yönetim Kurulu Üyesi Serdar Değirmenci, Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer, Ege İhracatçı Birlikleri Başkanlar Kurulu Başkanı Mustafa Türkmenoğlu, İzmir Ticaret Odası Meclis Başkanı ve Kalkınma Kurulu Başkanı Necip Kalkan, İzmir Ticaret Odası Başkanı ve İZKA Yönetim Kurulu Üyesi Ekrem Demirtaş, İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli, İzmir Ziraat Odası Yönetim Kurulu Başkanı ve İZKA Yönetim Kurulu Üyesi Sedat Köse, İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı ve İZKA Yönetim Kurulu Üyesi Zekeriya Mutlu, İzmir Gazeteciler Cemiyeti ve Türkiye Gazeteciler Fedarasyonu Başkanı Atilla Sertel, BASİFED (Batı Anadolu Sanayici ve İşadamları Dernekleri Fedarasyonu) Yönetim Kurulu Başkanı ve İZKA Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Porsuk, EGEV (Ege Ekonomiye Geliştirme Vakfı) Başkanı Yılmaz Temizocak ve İZKA Genel Sekreteri Ergüder Can katıldı.


24

KISA HABERLER

KAYSERİ / MELİKGAZİ

MELİKGAZİ BELEDİYESİ’NDEN 4 MEVSİM SPOR VE TURİZM ATAĞI Melikgazi Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, belediye olarak 4 mevsim turizm ilkesi ile başlatılan turizm yatırımlarına destek olmak amacı ile kış sporlarının alt yapısı için başlatılan programa mali destek sağlanacağını söyledi.

Melikgazi Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç

ORAN Projesi’nin uygulanmasına imkan… Orta Anadolu Kalkınma Ajansı’nın öncülük ettiği ‘Küçük Ölçekli Altyapı Mali Destek Programı’nın Öncelikli Turizm Altyapısının İyileştirilmesi Programı olan SNOW-TUBING projesine mali destek sağlayacaklarını belirten Başkan Büyükkılıç, “Melikgazi Belediyesi olarak bölgenin sosyal, kültürel, eğitimsel ve sportif gelişmesine öncelik eden her projeyi desteklemekteyiz. Erciyes Dağı’nın ilçemiz sınırları içerisinde olması bizim için ayrı bir önceliktir“ dedi.

4 mevsim spor ve turizm… Kayseri’nin 4 mevsim spor yapılmasına

uygun ender merkezlerden biri olduğunu ifade eden Başkan Büyükkılıç, Yamula’da su sporları, Erciyes Dağın’da kayak ve yürüyüş, Ali Dağı’nda paraşüt, kentteki modern kapalı ve açık spor salonlarında futbol ile her türlü salon spor branşları, Zamantı Irmağı’nda bot ve kano yarışları gibi birçok farklı alanda spor yapılabilmekte olduğunu söyledi.

Erciyes Yolu’nda iyileştirme çalışmalarına öncelik veriliyor

Erciyes Dağı Kış Sporları Merkezi’ne giden yolun Melikgazi ilçe sınırları içerisinde yer aldığını, bu yol üzerinde Hisarcık yerleşim bölgesinin bulunduğunu hatırlatan Başkan Büyükkılıç, öncelikle Kartal Kavşağı’ndan

başlayan ve Hisarcık girişine kadar olan yol hattında iyileştirme çalışmasının yapılacağını kaydetti.

Hisarcık Meydan Projesi için yarışma

Erciyes Dağı Spor Merkezi’nin 12 ay hizmet veren bir turizm merkezi olacağını ifade eden Memduh Büyükkılıç, “Erciyes Dağı Spor Merkezi Projesi kapsamında Hisarcık bölgesinde yol ve çevre düzenleme çalışması yapacağız. Daha da önemlisi Hisarcık’ta hizmet vermekte olan yolu rahatlatan ve yolu daha güvenli hale getiren meydan proje çalışmasını gerçekleştireceğiz. Bu kapsamda Hisarcık Meydan Projesi Yarışması düzenleyeceğiz“ dedi.


KISA HABERLER

25

OSMANİYE

OSMANİYE OTOGARI HİZMETE GİRDİ Geçmiş dönemde yapımı tamamlanan ancak fiziki sorunları nedeniyle açılamayan Osmaniye Şehirler Arası Otobüs Terminali, Osmaniye’nin düşman işgalinden kurtuluşunun 89.yıldönümünde törenle hizmete açıldı. Törene başta Osmaniye Valisi Celalettin Cerrah ve milletvekilleri de katıldı. Törende konuşan Osmaniye Belediye Başkanı Kadir Kara, “7 Ocak gibi tarihi bir günde şehrimiz için tarihi bir ana tanıklık etmek için buradayız” dedi. Göreve geldikleri ilk günden bu yana yeni otogarı hizmete sunmak amacıyla sürekli bir girişim ve artarak devam eden bir çaba içerisinde olduklarını ifade eden Başkan Kara, otogarın şimdiye kadar neden açılmadığını ve bu otogarın açılması için yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi verdi. İlk olarak hukuki sorunlar ve mülkiyet sorunlarını çözmek üzere çalışmalarını yoğunlaştırdıklarını söyleyen Başkan Kara, şahıs mülkiyeti ve hazine arazisi içerisinde kalan bölümlerin sorunlarını çözmenin uzun bir süre aldığını ve bölgedeki sorunların büyük ölçüde aşıldığını gördüklerinde vakit kaybetmeksizin ihale sürecini başlattıklarını belirtti. Başkan Kara, “Şehrimize gelenler ilk olarak bu tesisin yapısına, yani sunulan hizmete bakarak intiba edinecekler. Eski otogarın köhne görüntüsü yerine kendilerini modern bir tesis karşılayacak. Yeni otogarın hizmete girmesinin, Osmaniye’nin şehirlerarası ulaşımda yüksek standartları yakalamasının yanı sıra şehrimizin imajına da büyük katkılar sağlayacağına inanıyorum. Yeni otogarın açılması şehir içi trafiğin de oldukça rahatlamasını sağlayacaktır” diye konuştu.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız

ENERJİ VERİMLİLİĞİ FUARDA TARTIŞILDI Ülkemizde her yıl Ocak’ın ikinci haftası kutlanan “Enerji Verimliliği Haftası” dolayısıyla düzenlenen etkinliklerden “Ulusal Enerji Verimliliği Forum ve Fuarı”, bu yıl ikinci kez İstanbul WOW Convention Center’da gerçekleştirildi. Türkiye’nin yanı sıra 20’ye yakın ülkeden sektör temsilcilerinin bir araya geldiği fuar büyük ilgi gördü.

Enerjiyi verimli kullanmak bir kültürdür

‘’2. Ulusal Enerji Verimliliği Forumu”nda konuşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız , enerji verimliliğiyle ilgili çaba sarf etmenin bir kültür olduğunu, bu değişimin aktörlerinin toplumun her kesimini kapsadığını belirterek, zihinsel dönüşümün önemine dikkati çekti. Yıldız, “Türkiye’nin 2023 yılına kadar en az yüzde 20’ler civarında tasarruf hedeflediğini belirterek, kaynakların verimli kullanılması gerektiğini vurguladı. Enerji verimliliği başlığının kendi içinde finansı yapılabilen bir sektör olduğunu anlatan Yıldız, 1,5 yılda kendini amorti eden yatırımlar bulunduğunu, bu yatırımların finansmanın da zor olmadığını söyledi. Yalnızca sokak aydınlatmalarından yapılacak iyileştirmelerle 1,8 yılda kullanılan enerjinin kendini çevirebileceğini söyleyen Bakan Yıldız, özel sektöre çağrıda bulunarak bu konuda altyapılarını hızlandırıp yatırım yapmalarını istedi.


26

KISA HABERLER

SİNOP

CUMHURBAŞKANI GÜL: “SİNOP’U SİNOP’LU KADAR SEVERİM” Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Sinop Belediye Başkanı Baki Ergül ve beraberindeki heyeti Çankaya Köşkü’nde kabul ederek bir sürü görüştü.

Sinop Belediye Başkanı Baki Ergül ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül

Heyette Başkan Ergül’ün yanı sıra Sinop Milletvekili Engin Altay, Bayındırlık ve İskân Eski Bakanı Yaşar Topçu, eski milletvekili Özer Gürbüz, Gerze Belediye Başkanı Osman Belovacıklı, Sinop Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Erol Derici ve Sinoplu esnaf adına Cengiz Oğuz yeraldı. Görüşme sonrası kısa bir açıklama yapan Sinop Belediye Başkanı Ergül, kentin sorunlarının ele alındığı toplantının çok yararlı geçtiğini belirterek, “Cumhurbaşkanımız Sayın Abdullah Gül, Sinop’u Sinoplu kadar sevdiğini ifade ederek, Sinoplulara sevgi ve saygılarını iletmiştir” dedi.

Trabzon

KARADENİZ TURİZM VE SEYAHAT FUARI KAPILARINI AÇTI Bu yıl ilk kez düzenlenen Karadeniz Turizm ve Seyahat Fuarı’na 5 ülke ve Türkiye’den 54 firma katıldı.

Türkiye ve birçok ülkeden tur operatörleri ile seyahat acentelerinin davet edildiği açılışı törenine Trabzon Valisi Dr. Recep Kızılcık, Gümüşhane Valisi Enver Salihoğlu, Trabzon Belediye Başkanı Dr. Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu, TTSO Başkanı Suat Hacisalihoğlu, Gürcistan Acara Cumhuriyeti Turizm Gezi Yerleri Depertmanı Başkan Yardımcısı VajaDiasamidza ile çok sayıda davetli katıldı.

tabiatı, sosyal hayatı ile kentimiz turizm açısından önemli bir merkez olma yolundadır. Küresel kuraklığın bütün dünyayı etkilediği günümüzde Trabzon ve Karadeniz önemli bir yaşam alanı haline gelmiştir” diye konuştu.

Misafir ülke Acara Özel Cumhuriyeti’nin yanı sıra Azerbaycan, İran, Suriye ve Rusya ile yurt içinden 54 firmanın katıldığı fuar, 16 Ocak Pazar gününe kadar ziyaretçilerini ağırladı.

Trabzon Valisi Dr. Recep Kızılcık ise yaptığı konuşmada, “Doğu Karadeniz özellikle küresel ısınma ve iklim değişikliğinin yaşandığı bu dönemde turizm açısından önemli bir yerde olacaktır. Bunu geçen yılki turizm verilerimizden de anlayabiliyoruz. Trabzon’a 2010 yılında gelen turist sayısında bir önceki yıla göre yüzde 40 artış olmuştur” dedi.

Fuarın açılışında konuşan Trabzon Belediye Başkanı Dr. Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu, bu yıl ilki gerçekleştirilen Karadeniz Turizm ve Seyahat Fuarı’nın kentin ve bölgenin turizm ve ticaret potansiyelinin gelişmesine katkıda bulanacağına inandığını belirterek, “Trabzon’da turizm sektörünün istediği bütün ana unsurlar bulunuyor. Ulaşım, konaklama, hizmet sektörleri, kültürü,

Trabzon Valiliği, Trabzon Belediye Başkanlığı, Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası, Trabzon İl Kültür Turizm Müdürlüğü tarafından desteklenen fuara, birçok Avrupa ve Ortadoğu ülkesinden turizm ve seyahat acenteleri, işbirliği bağlantıları yapmak üzere geldi. Karadeniz’in turizm potansiyeline dikkat çekmeyi hedefleyen fuara Ortadoğu ve Balkan ülkelerinden de ziyaretçiler katıldı.


28

KISA HABERLER

ERYILMAZ VE CİLİV, MARMARA LI BELEDİYE BAŞKANLARI’NA SUNUM YAPTI

Prof. Dr. Bilal Eryılmaz

Turkcell Genel Müdürü Süreyya Ciliv

Başbakanlık Kamu Görevlileri Etik Kurulu Başkanı Prof. Dr. Bilal Eryılmaz ve Turkcell Genel Müdürü Süreyya Ciliv, Marmara Belediyeler Birliği’nin organizasyonunda belediye başkanlarına sunum yaptı. Marmara Belediyeler Birliği tarafından Bursa Kervansaray Termal Otel’de düzenlenen “Belediyelerde Yeni Gelişmeler ve Uygulama Yansımaları: 2010 Yılı Değerlendirme Toplantıları” Balıkesir, Bilecik, Çanakkale, Edirne, İstanbul, Kırklareli, Kocaeli, Sakarya ve Tekirdağ’dan gelen 130 il, ilçe ve belde belediye başkanının katılımıyla gerçekleştirildi.

“Vatandaşın zamanı başkan kadar değerlidir”

Prof. Dr. Bilal Eryılmaz, “Kamu Yönetimi Anlayışındaki Değişim ve Belediye Yönetimine Yansımaları” sunumunda etkinlik ve verimlilik kavramlarını açıkladı. Vatandaşın zamanının başkan kadar değerli olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Bilal Eryılmaz, “Belediye, vatandaşın işini bir an önce çözmeliyim prensibinde olmalı. Başkanların görevi, vatandaşın belediyeye eviymiş gibi girip çıkmasını sağlayabilmektir. Ayrıca unutulmamalıdır ki vatandaşın zamanı da, başkan kadar değerlidir” diye konuştu.

Süreyya Ciliv, başkanları bilgilendirdi

Turkcell Genel Müdürü Süreyya Ciliv ise, Turkcell’in belediyelere yönelik hizmetleri, başkanların vatandaşlara ulaşma metotları ve GSM teknolojileri kullanılarak seçim döneminde halka nasıl yaklaşılabileceği konusunda mesajlar verdi.

YILMAZ BÜYÜKERŞEN DSP’DEN İSTİFA ETTİ Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Prof.Dr Yılmaz Büyükerşen DSP’den istifa etti. CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin Büyükerşen’ i CHP’ye davet etti. Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu “Partimize katılırsa mutlu olurum” dedi. DSP Başkanlar Kurulu’nun partiden istifa etmesini istediği Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen “ DSP, Türkiye siyasetinde ve demokrasi yolunda misyonunu tamamladı. Siyasi etik anlayışım gereği büyükşehir belediye başkanı olarak dimdik durduğum DSP’den, isteklerini de cevapsız bırakmayarak istifa ediyorum” dedi.

DSP seçime tek başına girmesin dedim

Büyükerşen yaptığı açıklamada “İstifamın istenmesi sebebi gerçekleri yansıtmıyor. İleri sürüldüğü gibi, ben ne yeni bir park, ne de yeni bir heykel açılış töreni yaptım. Eskişehir Çağdaş Gazeteciler Cemiyeti ile Atatürkçü Düşünce Derneği’nin, Uğur Mumcu’yu anmak ve onun adına Demokrasi Ödülleri dağıtmak üzere düzenledikleri toplantılara davetli olarak katıldım. İstifa çağrısının gerçek nedeni, bir süreden beri parti yönetiminin yanlışlıklarını eleştirmemdir. Nitekim, son olarak DSP Milletvekili Sayın Hasan Macit’e partinin tek başına seçimlere katılma kararının yanlışlığını dile getirdim. Rahmetli Ecevit’in de, vefatından önce böyle bir arayışın içinde olduğunu hepimiz biliyoruz” diye konuştu. CHP’den davet alan ancak CHP’ye geçip geçmeyeceği tartışılan Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen,partilerden bağımsız olarak Eskişehir’e yaptığı hizmetlerle nasıl takla attırdığını ÖzelKalem’e anlattı.


30


KAPAK KONUSU

ESKİŞEHİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI PROF. DR. YILMAZ BÜYÜKERŞEN,

“ HAYAT VERDİK ” SÜNGÜSÜ DÜŞMÜŞ ŞEHRE

Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen, “Eskişehir, 10 yıl önce süngüsü düşmüş, iddiasını kaybetmeye yüz tutmuş bir şehir iken, bugün her alanda iddiasını tazelemiş, Türkiye’nin gözdesi bir kent. Kısa sürede şehrin ruh durumunun bu kadar değişmesi, herhalde eşine az rastlanır bir başarıdır” dedi.

31


32

B

ir çok medeniyete ev sahipliği yapan ve Türkiye’nin devrim otomobillerinin üretildiği kent Eskişehir. 10 yıl öncesine kadar, ortasından yıllarca ilin en büyük sorunu olan Porsuk Çayı’nın geçtiği, öğrenci kenti olarak anılan, iddiasını kaybetmeye yüz tutmuş, kasabayı andıran Anadolu kenti idi Eskişehir. Kent, Prof Dr.Yılmaz Büyükerşen’in Belediye Başkanı olması ile birlikte adeta takla attı.Yapısal devrime girdi. Şimdi ise her alanda iddiasını tazelemiş her geçen gün gelişen sanayisi, düzenli yapılaşması, üniversiteleri ile Avrupa şehirlerini kıskandırıyor. Heykelleri ile rönesansı anımsatırken, parkları, gondolları, orkestrası, tiyatro

Porsuk Çayı

salonları ile bir Avrupa şehri görünümünde, güzel, medeni, su ile barışık, ekonomisi daha çeşitlenmiş bir kent Eskişehir.

Prof.Dr. Yılmaz Büyükerşen, Eskişehir’i bir Anadolu kenti olmaktan çıkartıp Avrupai bir havaya kavuşturan formülü Özelkalem’e anlattı. Hocam, rahmetli Bülent Ecevit’in size adaylık teklif ederken “Örnek bir üniversite yaptınız, bir de örnek şehir yapsanız” dediğini biliyoruz. Sizce Ecevit’in bu arzusu gerçekleşti mi? Buna karar vermek bana düşmez. Elimden geleni esirgemediğimi

söyleyebilirim. Eskişehir iki yıldır, en yaşanabilir şehirler arasında ikinci sırada yer alıyor. Çok sayıda ziyaretçimiz var. Eskişehirliler, şehrin tarihinde ilk defa iki dönem üst üste aynı başkanı seçtikten sonra, son seçimlerde beni üçüncü defa hem de yüzde 52 gibi bir oy oranıyla seçtiler. Bu göstergelere bakınca, başarılı olduğumu düşünüyorum. Ancak örnek bir şehir yapabildik mi, bilemem. Bu, biraz da Eskişehir’i örnek alması gerekenlerin örnek almayı bilip bilmemelerine bağlı. Bugünkü Eskişehir on yıl öncekinden çok farklı. Sizce Eskişehir’in on yıl önceki halinden en önemli farkları nelerdir? En büyük değişim görünüşte yaşandı. Eskişehir’in görünüşü değişti.


KAPAK KONUSU

Porsuk Çayı

Eskişehir’in sokaklarında gezenler, on yıl öncekinden çok farklı bir peyzaj, zevkli ve özenli köprüler, birlikte fotoğraf çektirmekten hoşlandıkları heykeller görüyorlar. Öte yandan on yıl önce şehrin merkezi, egzoz gazları, araç gürültüleri, trafik keşmekeşi tarafından esir alınmıştı. Eskişehirliler sokağa çıkmayı bile istemiyordu. Porsuk, on yıl önce şehrin en önemli dert kaynaklarından biriydi, bugün en önemli kıymeti haline geldi. Bugün şehrin, daha önce hayal bile edilemeyen devasa parkları var. Eskişehir artık güzel, medeni, suyla barışık, ekonomisi daha çeşitlenmiş bir şehir. Bütün bunları on yıl gibi kısa süre içinde, Eskişehirliler ile birlikte başardık. Hepsinin önemli

olduğunu düşünüyorum. Hepsiyle gurur duyuyoruz. Ama benim açımdan asıl büyük başarı, on yıl önce süngüsü düşmüş, iddiasını kaybetmeye yüz tutmuş bir şehir iken bugün, her alanda iddiasını tazelemiş, şehriyle gurur duyan Eskişehirliler haline geldik. Bu kadar kısa sürede şehrin ruh durumunun bu kadar değişmesi, herhalde eşine az rastlanır bir başarıdır. Çok önemsediğiniz bu başarıyı hangi icraatlarınıza borçlu olduğunuzu düşünüyorsunuz? Hepsinin bir bütün olduğunu düşünüyorum. Yapılan her şeyin bütüne bir katkısı var. Eskişehir bugün Türkiye’nin gözdesi. Türkiye’nin her yerinden ziyaretçilerimiz geliyorlar. Eskişehirliler’e Eskişehir’de yaşadıkları

için ne kadar şanslı olduklarını söylüyorlar. Bu da Eskişehirliler’e gurur veriyor. Uygulamaya geçirdiğiniz projelerden bahseder misiniz ? Biz Eskişehir’de “Kentsel Gelişim Projeleri” ile kente dokunduk. Projelerimizi bir paket halinde uygulamaya koyduk. Porsuk Çayı’nın sulama kanallarını ıslah edip içinde botlarla ulaşımın başlattık. Taşıt ve yaya köprülerini yenilenerek afet riskinin azaltılması çalışmalarını hayata geçirdik. Kentiçi ulaşımında hafif raylı sistemi kurduk. Odunpazarı Evleri’nin yeniden düzenlenmesi ve restorasyonu işini yürüttük. Kalabak İçme Suyu’nun 45 kilometrelik isale hattı ve depolarını

33


34 modernize edip, şişeleme fabrikası kurarak yurtiçi ve yurtdışı satışını yaptık. Kapalı Pazar Marketleri’ni başlattık. Büyük park ve kent parklarını yapıp, şehri heykellerle donattık. Beton Malzeme Üretim Fabrikası, Akıllı Kartlı Su Sayaçları Üretim Tesisleri, Ekmek Fabrikası ve çeşitli konularda mal ve hizmet üretimi yapan Belediye şirketlerinin, kadınlar ve çocuklar için beceri kursları veren eğitim merkezlerinin kurulması gibi hizmetleri gerçekleştirdik. Bunların

Porsuk Çayı

yanısıra, Haller Gençlik Merkezi’ni, 4 ayrı sahnede hizmet veren Şehir Tiyatroları’nı, Belediye Senfoni Orkestrası’nı kurup, opera ve tiyatro binalarını yaptık. Bu yaptığımız kente hizmetlerimiz ile ilgili çalışmalar çeşitli ödüller aldı. Büyük beğeni kazanan projelerinizden birisi de Estram. Sizce proje başarılı oldu mu ? Estram 6 yaşını doldurdu. Başarılı bir proje oldu. 24 Aralık 2004 tarihinde

hizmete giren sistem, kısa sürede Eskişehirliler’in beğenisi kazanırken bugüne kadar 175 milyona yakın yolcu taşıdı, 8 milyon 600 bin kilometrenin üzerinde yol katetti. Bu önemli bir başarı. Estram, bu sürede Dünya Raylı Sistemler büyük ödülünü de aldı. Yurt içi ve yurt dışında bir çok toplantıda adından övgüyle söz edilen bir sistem oldu.18 tramvayımızla sağladığımız ulaşım hizmetimizden günde ortalama 94 bin kişi yararlanıyor. Önemli bir hizmet oldu.


KAPAK KONUSU

Bilim, Sanat ve Kültür Parkı

BİZ ÖZENLE YAPIYORUZ HALK ÖZENLE KORUYOR Sizce Eskişehir’i diğer illerden farklı kılan ve şehre gelenleri en çok etkileyen nedir? Türkiye’de genel olarak bir özensizlik var. Biz bir köprü yaptığımız zaman, sadece suyun bir yanından karşıya geçmeye yarayacak bir donatı yapmadığımızı, aynı zamanda şehre mimari bir eser kazandırıyor olduğumuzu hiç aklımızdan çıkarmıyoruz. Her şeyi özenle

yapıyoruz. Eskişehirliler’in büyük çoğunluğu, özenle yapılmış olan her şeyi koruyor. Vandalizm elbette Eskişehir’de de var. Özellikle her birisi için koruma görevlisi veremediğimiz iskelelerimize zarar veriliyor mesela. Gözden uzak olan iskeleler, duyarlı şehirlilerin korumasından da uzak oldukları için, böyle sıkıntılarla karşılaşabiliyoruz.

Ama onun dışında yaptıklarımız iyi korunuyor. Şehrin bu özenli yapılmış ve bilinçle korunmuş hali, başka şehirlerden gelenleri çok etkiliyor diye düşünüyorum. Ayrıca, Eskişehir’i araçlar için değil, insanlar için düzenliyoruz. Dolayısıyla kaldırımlarımız, yaya bölgelerimiz, günün her saatinde dolup taşıyor.

35


36

Porsuk Çayı


KAPAK KONUSU

Kendi şehirlerinde yürümeyi unutmuş olan, yürüyen insanlarla temas etmeyi unutmuş ve özlemiş olan ziyaretçiler, şehrin caddelerinin cıvıl cıvıl olmasından da etkileniyor.

Porsuk Çayı

Sokağa çıkmayı canınız çekmiyorsa, ev içlerine hapsolmuşsunuz demektir. Sizin gibi olmayanlarla temas şansınız kalmamıştır. İnsan başka insanlardan uzaklaşıp kendi dar çevresine kapandıkça içi kararır. Eskişehirliler istekle sokağa çıkabiliyorlar. Sokakta başka insanlarla temas ediyorlar. Bu sayede daha neşeli, daha barışçı, daha canlı oluyorlar. Misafirlerimiz, zannediyorum, etraflarındaki güler yüzlerden de etkileniyorlar. Şehrin insanları buluşturan ve yetiştiren bir mekân, bir tür okul olduğunu hep vurguluyorsunuz. Eskişehir bu konuda, yani gençlerin yetişmesine katkı yapmakta yeterli mi? Daha neler gerekiyor? Sadece gençler değil, yetişkinler de şehirde biçimlenir. Mesele sadece bir şeyler öğrenmek değil, az önce de söylediğim gibi, mesele başka insanları dost veya düşman görmek de şehrin sosyal iklimiyle ilgilidir. Ya da geleceğe ümitle bakmak veya bakamamak da… Eskişehir’in insanları yetiştirmek konusunda Türkiye’nin en yeterli şehirlerinden olduğunu güvenle ve gururla söyleyebilirim. Ancak benim hedeflerim ve standartlarım ile kıyaslandığında henüz alacağımız çok yol var. Şehrin kaldırımları, yaya bölgeleri, yeşil alanları, insanları birbirleriyle buluşturarak, insanların biçimlenmesinde önemli rol oynar. Ama bu konuda sadece sokaklara güvenemeyiz. Yeterli salonlarınız, salonlarınızda kaliteli oyunlar, konserler olmalı. Bu açıdan Türkiye’nin en hızla gelişen şehri olduk.

Porsuk Çayı

Ama yetmez. Sergi salonları olmalı, o salonlarda dünyanın farklı ülkelerinden sanatçıların eserleri sergilenmeli. Çok çeşitli konu ve temalarda müzeleri olmalı. O müzelerin her biri, her yaştan insanları hayatın ve tarihin farklı bir yanıyla tanıştırmalı, eğitmeli. İnsanlar böyle zenginleşir. Bu dönemdeki en önemli hedefimiz, bir yandan tiyatro ve senfoni orkestramızın faaliyetlerini zenginleştirirken, bir yandan şehre sergi salonları, müzeler kazandırmak.Parklarımıza her biri öğretici olan, cazip donatılar eklemek. Anadolu’nun kültür ve sanat başkenti olmaya kararlıyız.

37


38

Odunpazarı Evleri

TÜRKİYE’DEKİ MÜZECİLİK anlayışını

SARSACAĞIZ

Bir çok projeyi hayata geçirdiniz. Önümüzdeki süreçte Eskişehirliler’e vereceğiniz yeni proje müjdeleri nelerdir ? Bilim, Sanat ve Kültür Parkı’mızda Planeteryum’un donatılması

için Sabancı Vakfı ile anlaştık. Kendilerine müteşekkiriz. Yapmayı planladığımız akvaryum için Eti Grubu destek veriyor. Onlara da müteşekkiriz. Ben Eskişehir’i, bir bütün halinde Türkiye’nin en

önemli projesi olarak görüyorum. Şehirlerimizi yeniden kazanmamız lazım. Aksi halde bugün yetişen nesillerin tamamı kasabalı olacak. Yarının dünyasında rekabet şansımız olmayacak.

Büyükşehir Belediyesi Sanat ve Kültür Sarayı


KAPAK KONUSU

Eskişehir’e verilen destek, bu yüzden, Türkiye’nin geleceğine verilen destektir diye düşünüyorum. Kendileriyle görüşmekte olduğumuz diğer büyük kuruluşların da, Sabancı Vakfı ve Eti gibi, Türkiye’nin geleceğine destek vermeyi önemseyeceğini umuyorum.

Bu tür destekler bizim hızımızı artıracak. Tamamlanmak üzere olan bir Masal Şatomuz var, bittiğinde göreceksiniz, çok farklı fonksiyonları üstlenecek. Kent Müzemiz de kısa süre içinde hizmete girecek. Bir Hayvanat Bahçesi projemiz var, projelendirme süreci hızla ilerliyor. Bilim Deney Merkezi’mizin inşaatı tamamlandı,

donatılması için destek arayışlarımız sürüyor. Çeşitli müze projelerimiz var, her biri projelendirme aşamasında. Paralel olarak hepsinin üzerinde çalışıyoruz. Şehri-Aşk Adası, bu bahardan itibaren daha da canlandırılacak. Çok daha çeşitli hizmetler sunacağız. Yaptığımız her şeyin Türkiye’ye örnek niteliklerde olmasını önemsiyoruz. Müzelerimiz, Türkiye’deki müzecilik anlayışını sarsacak mesela. Biraz daha vakit gerektiren projelerimiz de var. Odunpazarı Evleri’nin yeni aşamaları projelendirildi. O bölge yepyeni fonksiyonlar kazanacak. Bu dönemin sonunda, “Eskişehir’de artık yapılacak iş kalmadı” diyebilecek miyiz? Eskişehir’de yapılacak iş bitmez. Şehir geliştikçe ihtiyaçları da artar. Her zaman yapılacak olanlar, yapılmış olanlardan daha çoktur. Eskişehir’de yapılacak çok iş var. Büyükşehir Belediye Meclisi’miz şehrin birçok bölgesini kentsel dönüşüm alanı olarak belirledi.

Bilim, Sanat ve Kültür Parkı

Eskişehir gibi çok çarpık şehirleşmiş olan şehirlerde, mekânın daha doğru kullanımı için kentsel dönüşüm iyi bir fırsattır. Hem şehir kazanır hem de bölgedeki mülk sahipleri. Ancak kentsel dönüşüm süreçleri sancılı ve uzun süren süreçlerdir. Eskişehir’de belirlenen kentsel dönüşüm bölgelerinin her biri için yapılacak ön çalışmalar bu dönem içinde ancak biter.

39


40 Sayın Başkan, şimdi erken ama önümüzdeki dönemde de başkanlığa yine talip misiniz ? Gelecek dönem hakkında konuşmak için erken. Eskişehirliler beni anlıyor ve destekliyor. Ama yetmiyor. Şehire iktidar odaklarının da destek olması gerekiyor. Ne yazık ki bu konuda beklediğim desteği göremiyorum. Eğer böyle durmadan engellenecek olursam, önümüzdeki dönem aday olmayı düşünmem.

“ENGELLEMEYE DEVAM EDERLERSE

ADAY OLMAM”

Şehr-i Aşk Adası

Gelecek dönem ben olmayacak olsam da, şehrin geleceği hakkında düşünmek zorundayım. Üstüme düşeni yapmak zorundayım. Benden sonra gelenler bunun kıymetini bilir mi, bilemem. Ama ben hep üstüme düşeni yapmaya çalıştım. Eklemek istediğiniz bir şey var mı hocam? Ben teşekkür ederim. Başarı Eskişehir’in ve Eskişehirliler’indir. Sizin aracılığınızla onlara bir kere daha şükranlarımı sunarım.


KAPAK KONUSU

Prof Dr. Yılmaz Büyükerşen

kimdir?

1936 yılında Eskişehir’de dünyaya geldi. 1962 yılında Eskişehir İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi’nin ilk mezunları arasında yer aldı. Öğrencilik yıllarında çeşitli gazetelerde muhabirlik, yazarlık, karikatüristlik ve yazı işleri müdürlüğü yaptı. Öğrenci arkadaşları ile birlikte kan bankasına kan satarak elde edilen sermaye ile Oda Tiyatrosu’nun ve onu takiben Belediye Tiyatrosu’nun kuruluşunu sağladı. Mezuniyetini takiben aynı yıl Akademi’nin Maliye Kürsüsü’ne asistan oldu. 1966 yılında doktor, 1968 yılında doçent oldu. Aynı yıl Akademi Başkan Yardımcılığı’na getirilen Büyükerşen, 1973 yılında profesörlüğe yükseltildi. 1976 yılında Eskişehir İktisadi ve İdari İlimler Akademisi Başkanlığı’na seçildi. Başkanlık süresinin bitimi olan 1980 yılında yapılan seçimlerle yeniden Akademi Başkanlığı’na getirildi. 1982 yılında Anadolu Üniversitesi’ne rektör oldu. Türkiye’nin ilk “Sinema ve Televizyon Okulu’nun kuruluşunu da Eskişehir’de gerçekleştirdi. Aynı zamanda heykel sanatı ile uğraşıyor. 18 Nisan 1999 seçimlerinde DSP listesinden Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na seçildi. 2004 yılında ikinci kez Belediye Başkanı seçilen Büyükkerşen, 2009 yerel seçimlerinde yüzde 52 oy alarak il tarihinde üst üste üçüncü kez seçim kazanan Başkan oldu. Avrupa Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi Türk Delegasyon Başkanı olan Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen, evli ve iki çocuk, bir torun sahibidir.

41


42

Biz Gönüllüyüz Biz Öğretiriz Ümraniye Belediyesi okuma yazma bilmeyen ve okula gidemeyen ortopedik engellilere evlerinde gönüllü öğretmenlerle okuma yazma eğitimi veriyor. “Biz Gönüllüyüz Biz Öğretiriz” okuma yazma projesine Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın kızları Esra Erdoğan Albayrak ve Sümeyye Erdoğan da gönüllü öğretmen olarak destek veriyorlar.

Başbakan Erdoğan’ın kızı Esra Erdoğan Albayrak, proje kapsamında gönüllü öğretmenlik yapıyor.


SOSYAL SORUMLULUK

Ümraniye’de okuma yazma bilmeyen yüzlerce engelli yaşıyor. Çoğu engeli yüzünden okula veya bir okuma yazma kursuna gidemiyor hayata katılamıyorlar. Şimdi Ümraniye Belediyesi, engellilere ışık olmak için evlerine misafir oluyor. Üniversite öğrencilerinden oluşan gönüllü öğretmenlerle engellilere evlerinde okuma yazma eğitimi veriyor. Proje üç yıl sürecek.

Onlar gidemedi biz onlara gidelim

Ümraniye Belediyesi’nin öncülüğünde yürütülen ve “Onlar Gidemiyor Biz Onlara Gidelim” sloganı ile geliştirilen sosyal sorumluluk projesinde gönüllü öğretmen adayının; web sitesi ön müracaatında ve belediye proje irtibat ofisine yaptığı bireysel başvurusunda beyan edeceği ders vermeye uygun olduğu günler okur yazar olmak isteyen engellinin ders almaya uygun olduğu günleri ile eşleştirilerek ikili eğitim grupları oluşturuluyor. Böylece her gönüllü öğretmen okuma yazma öğreteceği her engelliye müsait olduğu

günlerde kur sonuna kadar bitirmek üzere minimum 50 saat ders vererek okuma yazma öğretmiş oluyor.

İlk mezunlar sertifikalarını aldı

Her kur sonunda okur yazar adayı engelli sınava tabi tutuluyor. Sınav sonunda başarılı olan kursiyerlere okur yazarlık sertifikası veriliyor. Eğitimler ilk mezunlarını verdi ve mezunlar düzenlenen törenle sertifikalarını aldılar.

Ümraniye Belediye Başkanı Hasan Can ve Esra Erdoğan Albayrak

Başbakan Erdoğan’ın kızları da gönüllü öğretmen

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın kızları Esra Erdoğan Albayrak ve Sümeyye Erdoğan’da projeye destek verip gönüllü öğretmenlik yapıyorlar. Sertifika töreninde konuşan Başbakan Erdoğan’ın kızı Esra Erdoğan Albayrak, “Engelli öğrencilerin okuma azmine hayran kaldım. Bu proje ile engellilerin önündeki büyük bir engel daha kalktı. Kursiyerlerin bu azim ve çabayla kısa sürede daha büyük başarılar elde edeceklerine inanıyorum” diye konuştu.

Ümraniye Belediye Başkanı Hasan Can proje ile yakından ilgileniyor.

Ümraniye Belediye Başkanı Hasan Can ve Metin Şertürk

Proje dört aşamadan oluşuyor

Ümraniye Belediye Başkanı Hasan Can, “Bizler de yerel yönetimler olarak elimizi taşın altına koymamız gerektiğini düşündük. Bu engelleri hep birlikte aşacağız. Özürlüler İdaresi’nin istatistiki verilerini inceledik. İlçedeki engelli vatandaşları belirledik. Toplam 4 aşamadan oluşan program çerçevesinde birinci aşamasında “fiziksel engeli yüzünden evinden çıkamayan”, ikinci aşamasında “evinden ancak özel imkanlarla çıkabilen”, üçüncü aşamasında “zihinsel engeli sebebiyle öğrenme güçlüğü çeken” ve dördüncü aşamasında “işitme ve konuşma” engeli olanlara eğitim verilecek. Böylece engellilerin hayata sağlam tutunmasını sağlayacağız. Projenin her aşaması ve her kur sonunda yapılacak sınavla engellilerin Milli Eğitim Bakanlığı Ümraniye İlçe Halk Eğitim Müdürlüğü tarafından verilen okur ve yazarlık sertifikasının da sahibi olacaklar” dedi.

43


44

KISA HABERLER

KOCAELİ TOPLU ULAŞIMINDA TEK KART DÖNEMİ Kocaeli’nde ulaşımda kolaylığı sağlamak amacıyla deniz taşımacılığında ve şehir içi otobüslerinde bulunan Kent Kart sisteminin Özel Halk Otobüsleri’ndeki uygulaması da yaygınlaşıyor. Kent Kart, yeni hatlarda da kullanılmaya başlanacak. Öğrenci kartlarının da Kent Kart’la birleşmesi ile Kocaeli Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisinde toplu ulaşımda para dönemi bitti. Kent Kart uygulaması, vatandaşlara daha ucuz ve konforlu seyahat imkanı sağlarken aynı zamanda araç takip sistemi özelliği de taşıyor.

Şeffaf ücret sistemi

Kent Kart Sistemi, Türkiye’deki en şeffaf ücret toplama sistemi olarak biliniyor. Ulaşımda nakit para dönemini bitiren elektronik ücret toplama sistemi Kent Kart; araçların uydu üzerinden anlık olarak hız ve mevki takibi ile geriye dönük sorgu

yapılabilmesini de sağlıyor. Kocaeli genelinde verilen indirimli ve ücretsiz seyahat kartları, bu sistem sayesinde disiplin altına alınmış oldu. Belediye ve deniz otobüslerinde 90 dakika içerisinde ikinci binişlerde yüzde 50 indirim yapılıyor. Bu sayede de vatandaşların bütçesine önemli katkı sağlanıyor. Kent Kart ile yapılan binişler her 30 saniyede bir ana bilgisayara ve yedek bilgisayara yüklenmekte olup her akşam saat 01.00’den sonra yolcu taşıma ücretleri araç sahibinin banka hesaplarına elektronik ortamda aktarılıyor.

Bitmeyen Kent Kart talimatı

Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu

Düzenli dolum olarak tanımlanan ‘Bitmeyen Kent Kart’ talimatı ile yolcular, herhangi bir bankaya ait kredi kartıyla Kocaeli Kent Kart’larını ilişkilendirerek, internetten otomatik dolum talimatı verebiliyor. Verilen bu talimata göre vatandaşlar kartlarına bir kez 20 TL’lik dolum tanımlayarak, kart bakiyesi 5 TL’nin altına düştüğünde otomatik olarak kredi kartlarından 20 TL’lik dolum


KENT KISA HABERLER İÇİ ULAŞIM

yapılıyor. Bu şekilde yolcular kart bakiyelerinin bitme endişesini yaşamıyorlar.

toplu taşıma araçlarında indirimli olarak seyahat edebilecekler.

Özel halk otobüslerinde Kent Kart yaygınlaşıyor

Teknolojiyi yakından takip eden ve kullanan Büyükşehir Belediyesi Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı www.kocaeli.bel.tr internet sitesi üzerinden Kent Kart başvuru hizmetini devreye soktu. Yaşlı, engelli ve öğretmenlerin özel Kent Kart kimliği alabilmeleri için internet üzerinden online başvuru sistemi hayata geçti. Artık özel statüsü olanlar Büyükşehir Belediyesi’nin web sitesinden Kent Kart başvuru bölümüne tıklayarak, başvurularını yapabiliyorlar. Başvuru yapmak isteyenler, TC kimlik numaralarını, kişisel bilgilerini ve bir adet vesikalık fotoğraflarını sisteme giriyor. Kişinin başvurusu, “başvuruyu gönder” linkini tıklar tıklamaz Ulaşım Daire Başkanlığı’nın sistemine düşecek. Yetkililer aldıkları başvuru bilgilerinin TC kimlik numarası üzerinden sorgulamasını yapacak. Bilgilerini doğru giren kişilerin adına hemen Kent Kart basılacak.

Kocaeli şehir içi minibüsleri ve Gebzeİzmit özel halk otobüslerindeki Kent Kart uygulaması, farklı bölgelerdeki özel halk otobüslerinde de başlatılacak. Şu anda Körfez, Karamürsel, Alikahya, Uzunçiftlik, Köseköy, Arslanbey, Uzuntarla, Eşme, Suadiye, Derbent, Balaban, Maşukiye gibi bölgelerdeki toplu taşıma araçları Kent Kart’a geçiş hazırlıklarını tamamladılar.

Kent Kart ile öğrenci kartı birleşti

Büyükşehir Belediyesi, trafikte yaşanan gereksiz beklemelerin engellenmesi amacıyla Şubat ayı başından itibaren tek tip öğrenci indirimli Kent Kart uygulamasına geçiyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi,İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Kocaeli Üniversitesi arasında yapılan protokol ile indirimli Kent Kart almak isteyen öğrenciler için öğrenci Kent Kart’ ları hazırlanacak. Kartların dağıtımı okul idaresi tarafından sağlanacak. Öğrenciler bu kart ile Kocaeli sınırları içinde belediyeye bağlı olarak çalışan tüm

Kent Kart’a online başvuru

Sadece para toplamıyor araç takibi de yapıyor

Araca takılan Kent Kart sisteminin sadece para toplamaya yaramadığını

belirten Kent Kart Marmara Bölge Müdürü Burak Peksoy, “Hızlı konforlu ulaşımın yanında aynı zamanda araç takip sistemi olanağı da sağlıyor. Araç ister hareket halinde isterse durağan olsun bu sistem sayesinde, internet üzerinden yetkililer aracın nerede olduğunu takip edebiliyor. Biz Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ile bu çalışmamızı geliştirerek devam ettiriyoruz” dedi. Gebze- Çayırovaİzmit hattında çalışan özel halk otobüsü, kimliği belirsiz kişiler tarafından çalınmış ve araca Kent Kart sistemi sayesinde ulaşılmıştı.

45


46

Denizbank Genel Müdürü Hakan Ateş

İDO Genel Müdürü Ahmet Paksoy

Denizbank Genel Müdür Yardımcısı Gökhan Ertürk

DENİZDE KAZANDIRAN İŞBİRLİĞİ İstanbul Büyükşehir Belediyesi şirketlerinden İstanbul Deniz Otobüsleri A.Ş. ile Denizbank arasında kazandıran işbirliği. Sea & Miles Bonus kart sahipleri, İDO ile seyahat ettiklerinde mil, alışverişte ise bonus kazanacaklar. Toplanan mil ve bonuslar ile bedava bilet alabilecekler.


BAŞARILI İŞBİRLİĞİ

ve feribot seyahatlerinde bedava bilet almalarına imkan sağlayacak. Hedefimiz ilk 3 yılda 200 bin karta ulaşmak” dedi.

Temassız kart ile tanıştırdık

Denizbank Genel Müdür Yardımcısı Gökhan Ertürk ise Mart ayında temassız kart ve mil programı ile birlikte Türkiye’de ve dünyada ilk uygulamayı deniz yolcularıyla tanıştırdıklarını, Sea&Miles kartı ile müşterilerin alışveriş yaptığı zaman mil kazandığını ve kazandığı mil ile bedava yolculuk yapma imkanına sahip olduğunu söyledi. Temassız kart ile daha hızlı geçiş sağlayarak zamandan da hızdan da yararlanma imkanlarının olacağını belirten Ertürk, 3,5 yılda müşterilerin 3,2 milyon değerinde mil puan kazanımı olduğunu ve bu puanlarla 9 bin bedava geçiş imkanı kazandıklarını ifade etti. 2010 Ulusal Kalite Ödüllü sahibi İstanbul Deniz Otobüsleri A.Ş. ve Denizbank’ın işbirliği ile hizmete soktuğu Sea&Miles kartı bundan böyle diğer kredi kartlarının sağladığı avantajları da taşıyarak İDO kullanıcılarına önemli ayrıcalıklar sağlayacak. Sea&Miles Bonus diğer bonus kartlardan farklı olarak İDO seyahatlerinde mil, alışverişlerden bonus kazandıracak ve kazanılan mil ve bonuslar deniz otobüsü ve feribot seyahatlerinde bedava bilet almak için kullanılabilecek.

“Denizi bir fırsat olarak görüyoruz”

Yolcularına daha hızlı ve değerli hizmetler sunabilmek için alanlarında öncü ulusal ve uluslararası şirketlerle iş birliği içinde olduklarını vurgulayan İDO Genel Müdürü Ahmet Paksoy, “İDO olarak yönetim ve işletme sistematiği açısından kalite,

güvenlik ve konforun yanında hayatı kolaylaştıran alternatif hizmet alanlarını da yakından takip ediyor ve uygulamaya koyuyoruz. İstanbul’d a denizi bir fırsat olarak görüyoruz. 6 yıllık zaman dilimi içerisinde feribot ve deniz otobüsü hatları açarak bir çok iskeleyi de yeniledik” dedi.

Hedefimiz 200 bin kart

Deniz taşımacılığında bir dünya devi olan İDO’nun çok başarılı çalışmalar yaptığını ve yılda 100 milyondan fazla yolcusu bulunduğunu belirten Denizbank Genel Müdürü Hakan Ateş “2006 yılında Denizbank olarak önemli bir çalışmaya imza atarak dünyada ilk deniz mili çalışmasını Sea&Miles ile geliştirdik. Şimdi bu kartlara bonus özelliği getiriyoruz. Bonus kart özelliği ile İstanbul’lular İDO seyahatlerinde mil, yapılan alışverişlerde de bonus kazanacak. Mil ve bonuslar deniz otobüsü

47


48

Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan

İnsanları mutlu etmeyi

iyi bilirim Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, “İnsanı birey olarak mutlu etmeyi iyi bilirim. Bunu iş hayatımda öğrendim.Müşterimi mutlu ederdim. Şimdi ise Beyoğlu’nda yaşayanları mutlu ediyorum” dedi. İş yoğunluğuna rağmen çocukları ile her gün mutlaka özel bir anı olduğunu söyleyen Ahmet Misbah Demircan, ÖZELKALEM’e konuştu.

Sayın başkan sizi tanımakla başlayalım. Bize kısaca kendinizden ve ailenizden bahsedebilir misiniz? Bizim kökenimiz Rize ama doğma büyüme Kasımpaşa’lıyım. Piyalepaşa İlköğretim Okulu’nda okudum. Liseyi Behçet Kemal Çağlar Lisesi’nde, üniversiteyi ise Marmara Üniversitesi’nde İlahiyat Fakültesi’nde okudum ve siyaset bilimi üzerine yüksek lisans yaptım. Benim için yabancı dil öğreneceğim bölüm önemliydi. Arapça öğrendim. Eşimle 15 sene önce evlendik. İki kızım var. Dokuz kardeşiz. Yedi kız, iki erkek.Ben baştan üçüncüyüm.. Eşinizle nasıl tanışıp, evlendiniz? Evliliğimiz kısmen görücü usulü, kısmen tanışma şeklinde oldu. Eşim Ferda’nın dayısı bizim komşumuzdu. Eşim dayısına gelip gidiyordu ve bir şekilde eşimi görüyordum. Ondan sonra daha yakından tanımaya gayret ettim. Ailelerimiz birbirlerini tanıdığı için büyükler de uygun gördü, evlendik. Benim için Ferda, hayatımın ortağı demek. Gelecekle ilgili bu uzun yolculukta bana her anlamda eşlik edecek biri. Kendimce kafamda bir şey oluşturmuştum; ‘Nasıl biriyle evlenmeliyim?’ diye. Huyuyla, hızlı çalışma tempom içinde bana yardımcı olacak, belki sükunet bulacağım, beni dengeleyecek biri. İşte o eşim Ferda’ydı ve isteyerek bilinçli bir evlilik yaptım.

“Çok yer gezip çok insan tanıdım.”

İş hayatınız size ne kattı ? Okul hayatımda öğrendiğim Arapça ile kendi iş yerimizde rehberlik yapmaya başladım. Her yıl yurt dışına giderdim.


İNSAN BAŞKAN

Arapça konuşulan bütün ülkeleri dolaştım.Daha sonra bu gezilerim sırasında dünyanın bir çok yerinden gelen insanlarla tanıştım. Çok yer gezip çok insan tanıdım. 12 yıl boyunca turizmcilik yaptım. İnsanı birey olarak mutlu etmeyi iyi bilirim. Müşterilerimi mutlu ederdim şimdi ise vatandaşımı mutlu ediyorum. Sayın başkan siz turizmcisiniz neden siyaseti tercin ettiniz ? Küçük yaşlardan beri kafamda hep siyaset vardı ancak eylem olarak yoktu. Bütün gezilerimde siyaseti düşünerek ben bir yere yönetici olsam neler yaparım diye dünyadaki örnekleri inceliyordum. İçten gelen bir şey yönetmek, insanlara hizmet etmek. 20’li yaşlarımda arkadaşlarımla günlük siyaseti konuşuyorduk. İlk olarak milletvekili adayı oldum ama seçilemedim.Belediye başkan adayı olup seçildim. Siyasete girmeniz hayatınızı nasıl değiştirdi? Siyaset hayatımda pek fazla bir şey değiştirmedi. Kızlarımı daha az görmeme neden oldu. Ben siyaseti severek yapıyorum.Yani ben ne istiyorsam hedefim neyse oradayım. Bana bu iş eğlenceli geliyor. Zevkle ve keyifle yapıyorum. Her anını bilerek ve değerlendirerek yapıyorum. Bu tempo, stres işimi sevdiğim için bana zor gelmiyor.

Belediye başkanlığı yoğun bir iş. Bu iş temposunda ailenize yeterince vakit ayırabiliyor musunuz ? Belediye Başkanlığı yoğun tempolu bir iş. Ama ben severek yapıyorum. Bu süreçte tek üzüldüğüm kızlarıma vakit ayıramamak. Vakit ayırmak istiyorum ama ayırmakta zorlanıyorum. Bu beni üzüyor. Bende orada şu çözümü buldum. Kaliteli vakit ayırmak terimi vardır, az da olsa mutlaka kızlarıma vakit ayırıyorum. Ahmet Misbah Demircan nasıl bir babadır, çocuklarınızla ilişkileriniz nasıl ? Çocuklarımla bütün bu yoğunluk içerisinde her an bir iletişimimiz var. Mutlaka uzun uzun sohbetler ederiz. Özel bir anımız her gün var. Onlarla beraber uyumak.Beni çok mutlu ediyor. Küçük kızım mutlaka beni bekler. Uyuyuncaya kadar yanında yatarım. Çocuklarınız ne istiyor, gelecekten beklentileri ne ? Büyük kızım sanatçı ruhlu. Kendisiyle barışık. Küçükte ruh haliyle bana benziyor.Çocuklarıma çok önem veriyorum. Bir aile için çocuk büyütmekten daha önemli bir iş düşünemiyorum. Kendi çocuklarım gibi Beyoğlu’ndaki çocukların başarılarını görmekten çok mutlu oluyorum. Belediye başkanlığı mı, çocuk yetiştirmek mi daha zor ? İkisini karşılaştırmamak gerekir. Önemli olan ne olduğunuzu bilmek. Ne olduğunuz biliyorsanız babalıkta belediye başkanlığı da kolay. Ama bilmiyorsanız ikiside zor. Önemli olan hayatta ne olduğunuzu çözmektir. Bir belediye başkanı’nın aynı zamanda baba olması görevine olumlu etkide bulunur mu? Baba olmak aile sahibi olmak belediye başkanı olarak görev yaparken çok etkili oluyor. Önce bir aile yönetiyoruz, toplumsal hayatımızda da başkan olarak yönettiğiniz ilçeyi de aile olarak düşünüyorsunuz.

Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, eşi Ferda Demircan, kızları Zeynep ve Rana.

Benim ailemde çocuk var, yaşlı var, genç var,kadın erkek yani bir ilçede olan bütün unsurlar var. Onların ihtiyaçlarını biliyorum, o zaman ilçede yaşayanların da ihtiyaçlarını yönlendirebiliyorsunuz. Ben kendim için yaşayan biri değilim sürekli empati yaparım. Beyoğlu’nun gelişmesinden memnun musunuz ? Beyoğlu iyi gelişti çok mesafe aldı. Tarlabaşı, Kasımpaşa, Sütlüce, Okmeydanı gibi mahallerde yeni projeler ile ilçenin yüzünü değiştiriyoruz. İlçede yedi yılın hazırlığı kendini hissettirecek. Boş kalmadım. Elimdeki imkanları iyi değerlendirdiğimi düşünüyorum. Tatil yapmaya fırsat bulabiliyor musunuz? Ailemle birlikte mutlaka tatil yapmaya gayret ederim. Tatil, çocuklarımla birlikte olma fırsatı yaratıyor. Yemeklerle aranız nasıl ? Yemek mi, yapmak mı daha cazip ? Sağlıklı besleniyorum, balığı çok severim. Peyniri, salatayı, meyveyi çok severim. Yemek yapmayı pek bilmem ama mecbur kalırsam aç kalmayacak şekilde yemekler hazırlarım. İş stresinizi nasıl atıyorsunuz ? Ben inancı sağlam bir kişiyim. Stresimi dua ederek atarım. Spor yapabiliyor musunuz ? Yapmaya fırsat bulamıyorum.

49


50

Avrupa Kültür Formu Başkanı Dieter Topp Kültür A.Ş. Genel Müdürü Nevzat Bayhan ve 41-29 Network İstanbul Kültür ve Sanat Merkezi Başkanı Esra Nilgün Mirze

Avrupa Kültür Ödülü

41 -29 İstanbul Network projesine °

°

Kültür Forum Europa tarafından 17 yıldır insan haklarının gelişmesi, hukuk, demokrasi, kültürlerarası diyaloğa katkıda bulunan kişi ve kuruluşlara verilen Avrupa Kültür Ödülü, “41°-29° İstanbul Network” projesiyle Esra Nilgün Mirze ve projeye destek veren İstanbul Büyükşehir Belediye Kültür A.Ş.’ye verildi. Projenin koordinatörü Esra Nilgün Mirze ve Kültür A.Ş Genel Müdürü Nevzat Bayhan Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda düzenlenen törenle ödüllerini aldılar.

Projenin hedefi

41 -29 İstanbul Network projesi, Avrupa Kültür Başkentleri arasında benzer ilkeler doğrultusunda çalışmayı kabul eden kentlerin, kültür sanat merkezlerinin katılımıyla giderek genişleyecek bir ağ oluşturdu. Proje, genç sanatçıların, genç sanat profesyonellerinin uluslararası alana açılmasını, genç sanatçıların uluslararası alanda serbest dolaşımlarının sağlanmasını ve sanatın gelişimi için gerekli olan bağımsız ortamın ve geniş katılımlı işbirliği olanaklarının sağlanmasını hedefliyor. °

°

Belediyeler ile işbirliği yapıldı

41°-29° İstanbul Network projesi kapsamında belediyeler ile işbirliği yapıldı. Açılışı Fransız Kültür Merkezi’nde “Kentim Ütopyam” sergisiyle yapıldı. Proje kapsamında Gaziosmanpaşa Belediyesi ve Behçet Canbaz Lisesi öğrencilerinin fotoğraf sanatçılarının resim sergisi açıldı. Esenler Belediyesi ile yapılan işbirliği kapsamında Esenler sakinlerinden bir koro kuruldu. Boğaziçi Üniversitesi Klasik


KÜLTÜR - SANAT

Gaziosmanpaşa Behçet Canbaz Lisesi öğrencileri fotoğraf atölyesi çalışması yaptı.

Müzik Korosu şefi Burak Onur Erdem’in yanı sıra 2011 yılı Avrupa Kültür Başkenti Tallinn’d en de koro şefi Veronika Portsmuth’un çalıştırdığı koro Türkçe, Fransızca, İngilizce ve Estonca şarkılar söyledi.

41°-29° İstanbul Network Kültür Elçisi Rolü ile ödül aldı

Projenin ödülü kültür elçisi rolü ile aldığını belirten Kültür Forum Europa’nın Başkanı Dieter Topp “1992 yılında eski Alman Dışişleri Bakanı Hans Dietrich Genscher’in kurduğu Kültür Forum Europa Avrupa’nın önde gelen politikacıları, bilim adamları, sanatçıları ve fikir önderlerinden oluşuyor. Kültür Forum Europa, Avrupa’ya yönelik önemli çabaları ödüllendiriyor. Ödüllendirdiğimiz kazanımlar her zaman özgün olmayabilir ancak her biri insanlık için onur verici ve Avrupa’nın politik açıdan daha tutarlı bir topluma kavuşması elzem olan öğeleri içermeli. Kültür Forum

Kültür A.Ş Genel Müdürü Nevzat Bayhan ve proje koordinatörü Esra Nilgün Mirze

Europa’nın 2010 Avrupa Kültür Ödülü’nün kavramsal çerçevesi “eski ve yeni komşuları tanımak ve genişletilmiş bir Avrupa çerçevesinde birbirini tanımak” olarak belirlendi. Ve ödül 2010 yılında önemli bir sosyal ve kültürel proje olan 41°-29° İstanbul Network’ e gitti. Sosyal ve kültürel alanlarda ulusal sınırları kıran, tarihsel kültürel engelleri ortadan kaldıran ve Avrupa Birliği üyesi olan ülkeler arasında farkındalık yaratan 41°-29° İstanbul Network, üstlendiği kültür elçiliği rolü için ödülü alıyor” dedi.

İstanbul için faydalı projelere destek veriyoruz Kültür A.Ş. Genel Müdürü Nevzat

Fransız Kültür Merkezi’nde “Kentim Ütopyam” sergisi açıldı.

Bayhan, kurum olarak farklı ve İstanbul için faydalı bütün projelere destek verdiklerini söyledi. Bayhan, projeyle İstanbul’d aki çok renkliliğin ortaya konduğunu bunun ise medeniyetler ittifakına büyük faydası olacağına inandığını belirtti.

İstanbul’un öncü bir yer edinmesini hedefliyoruz

Esra Nilgün Mirze ise dünyada barışın ve iyiliğin hakim olmasını isteyen herkesin kültür ve sanata gereken önemi vermesi gerektiğini dile getirdi. Mirze, ortaya koydukları ‘41°-29° İstanbul’ projesiyle İstanbul’un sadece Avrupa’d a değil Orta Doğu ve Asya’d a da öncü bir yer edinmesini hedeflediklerini söyledi.

51


52

YALOVA BELEDİYE BAŞKANI YAKUP BİLGİN KOÇAL’IN EŞİ SUNA SELMA KOÇAL;

“Kentler bir ebru gibi estetik planlanmalı” Dünya çapında tanınan ebru sanatçısı Suna Selma Koçal, “Kentler bir ebru gibi estetik planlanmalı. Yalova’nın daha estetik olması için eşime fikirlerimi söylüyorum” dedi. “Yalova ’da en büyük hayalim; Bilişim Organize Sanayi Bölgesi Projesi’nin tamamlanması” diyen Yalova Belediye Başkanı Yakup Bilgin Koçal’ın eşi Suna Selma Koçal, ÖZELKALEM’e konuştu. Selma Hanım bize kendinizden bahseder misiniz? Eşinizle nasıl tanıştınız, ne zaman evlendiniz? Almanya’da doğdum. İlkokul öğrenimimi Almanya’da tamamladım. Daha sonra Türkiye’ye geldik. Türkçeyi, Türkiye’ye yerleştikten sonra öğrendim. Ortaokul ve liseyi Yalova’da okudum. Eşimle Yalova’da folklor kursunda tanıştım ve

bu tanışıklığımız bizi evliliğe götürdü. Mutlu bir evliliğimiz ve üç kızımız var. Ebru sanatı ile nasıl tanıştınız? Ben Almanya’da yaşarken de Osmanlı’nın geleneksel el sanatlarına ilgim vardı. Hep bir arayış içindeydim. Önce çini sanatı ile başladım. İstanbul’a gittim. Tezhip, minyatür ve ebru eğitimleri aldım.Yalova’da ilk kez Türk süsleme sanatları alanında Yalova Nakışhanesi’ni kurduk. Ebru rekoru kırmışsınız.Bu rekor nasıl kırıldı, etkisi nasıl oldu? Ebru, gücü zaman üzerinde oynamaya yeten, dans eden bir figürdür. Hocamız Hikmet Barutçugil’in başkanlığında 2008’de Türkiye’nin onur konuğu olduğu Almanya - Frankfurt Kitap Fuarı’nda “Dünyanın En Büyük

Ebrusu” rekorunu kırdık. 2 metre eninde, 10 metre uzunluğunda; 20 metrekare büyüklüğünde yaptığımız bu ebru çok büyük ilgi gördü. Gününüzün büyük bir bölümünü geçirdiğiniz Karanfil Evi’nde kadınlar ne tür çalışmalar yapıyorlar? Almanya’da yaptığımız organizasyonlardan topladığımız parayla Yalova’da depremin yaralarını sarmak için Kadın Eğitim Spor Merkezi’ni kurduk. Aynı zamanda bir rehabilitasyon merkezi oldu. Şimdiki ismi ise Karanfil Evi. Kadınlar oraya gelip el işi eğitimlerine ve kurslara katılıyorlar. Bende Ebru eğitimleri veriyorum. Çocuklarını da getirip, spor salonu kreşine bırakabiliyorlar. Böylece rahat rahat hem eğitim alıyorlar hem de spor yapıyorlar.


BAŞKAN EŞİ

Suna Selma Koçal, Almanya-Frankfurt Kitap Fuarı’nda rekor kıran ebru çalışmasını yaparken...

Suna Selma Koçal, Çocuk Esirgeme Kurumu’nda ebru dersi verirken...

Eşiniz bir dönem belediye başkanlığı yaptıktan sonra seçimi kaybetti. Bu 5 yıllık süreç nasıl geçti? Seçimi çok az farkla kaybetti. Kendisi üzüldü, tabi ki bizde üzüldük. Ancak bu durumu takdiriilahi olarak düşünüp hayatımıza devam ettik. Bu 5 yıllık süre için kendimize yeni hedefler belirledik. Bu süreyi sosyal aktivitelerle değerlendirdik.

Siz sanatçısınız. Yalova’da sizinle daha kolay diyalog kurabiliyorlar. Özellikle kadınlar kentte yapılmasını istedikleri projeleri size söylüyorlar mı? Eşime de bana da insanlar çok kolay ulaşıyor. İki günde bir evime şehirden insanlar gelebiliyor. Sanatla uğraştığım için insanlarla daha çok kolay iletişim kurabiliyorum.

Bilişim OSB Projesi 5 yıl kaybetti

Eşinize ne gibi tavsiyelerde bulunuyorsunuz? Projelerini sizinle paylaşır mı? Biz birlikte gezilere gittiğimizde gördüğümüz ve kentte uygulanabilir şeyleri birlikte değerlendirebiliyoruz. Estetiğe önem veriyorum.

Eşinizin Yalova’da öncelik vermesi gereken projeler nelerdir? Belediye başkanlığının ilk döneminde eşim Bilişim OSB’yi kurdu. Çok önemli bir proje idi. Bu proje kapsamında Yalova pilot bölge seçildi. Proje uluslararası alanda tanıtıldı. Eşimin çocuğu gibidir bu proje. Ancak ara verdiğimiz dönemde eski belediye başkanı projeyi sürdürmedi. Eşimin bu projeyi devam ettirmesini çok istiyorum. Sadece Yalova’nın değil, Avrupa’nın en önemli projelerinden biri. Proje 5 yıl kaybetti. Türkiye’nin kurtuluş programlarından biri.Bu projenin nihayete ermesi gerekiyor.

“Yalova’nın istihdam yaratacak projelere ihtiyacı var” Sizce Yalova’nın öncelikli neye ihtiyacı var? Yalova Türkiye’nin aynası gibidir. Gençlerimizin okur- yazarlık oranı yüksek. Ancak en önemli eksiklik iş sahalarının az olması. İstihdam yaratacak projelere ihtiyaç var.

Bilişim OBS gibi büyük ses getirecek projeler gerekiyor. Eşiniz nasıl dinlenir, boş vakitlerinde neler yapar? Boş vakitlerini kitap okuyarak değerlendiriyor. Bulduğu her fırsatta kitap okur. Pek fazla televizyon seyretmeyiz. Birlikte spor yaparız. Başkan Yakup Bilgin Koçal, nasıl bir eş ve belediye başkanı? Eşim çok sabırlıdır. Sinirleri alınmış gibidir. Geç geleceği zaman mutlaka hal hatır sorar, gönül almasını iyi bilir. Boş vakitlerinde benim sergilerime gelmesi önemli bir incelik. Kendimi şanslı görüyorum.Çok başarılı bir Belediye Başkanı. Her zaman halkın içinde. İnsanlarla kaynaşan bir yapısı var. AKP’nin bu kadar güçlü olduğu dönemde Yalova’yı kazanması, insanların ne kadar takdirini kazandığını gösteriyor. Başkan Koçal hangi yemekleri sever? Mutfağa girer mi? Eşimin mutfakla arası pek iyi değil. Kuru fasulye ve pilavı çok sever.

Eşinize nasıl yardımcı oluyorsunuz? Hangi çalışmalarının içinde yer alıyorsunuz? Karanfil Evi’ndeki projelerle ilgileniyorum. Çocuk Esirgeme Kurumu’ndaki çocuklarla ilgileniyorum. Kadın meclisleri toplantılarına mutlaka gidiyorum. Meydanda tarihi bir binamız yapılıyor, Kent Müzesi olacak. Onunla ile ilgili çalışmalara destek veriyorum. Kültür merkezi yapılıyor. Osmanlı döneminde ilk kağıt üretiminin burada yapılmasından dolayı bir Kağıt Müzesi de kuracağız. Suna Selma Koçal, Özelkalem Dergisi İmtiyaz Sahibi Erengül Bilenser ve Ebru Sanatı Ustası Hikmet Barutçugil

53


54

“Eski İstanbul’u özlüyorum” Ünlü sanatçı Ayşegül Aldinç,“Geçmiş İstanbul’u özlüyorum. İstanbul, ne yazık ki her gelen belediye başkanı’nın, bir öncekinin izini silmeye çalıştığı bir eskiz alanına dönüştü. İstanbul’un en büyük sorunu ise trafik” dedi.

Katıldığı Eurovision Şarkı Yarışması ile hayatı değişen, müzik ve sinema dünyasında yaptığı başarılı çalışmalarla yıllardır adından söz ettirmeyi başaran ünlü sanatçı Ayşegül Aldinç, yıllar içinde İstanbul’daki değişimi ÖZELKALEM’e anlattı. Ayşegül Hanım, bize kendinizden bahseder misiniz? Nerede doğdunuz, nerede eğitim gördünüz? Gazeteci bir baba ve resim öğretmeni bir annenin tek çocuğu olarak İstanbul’da doğdum. Annemin Davutpaşa’ya tayininin çıkmasından dolayı ailemle birlikte uzunca bir süre Kızılelma Caddesi’nde oturduk. Yine annemin tayinlerinden dolayı ortaokul öğrenimimi üç ayrı okulda tamamlayabildim.

Marmara Üniversitesi Seramik Fakültesi ‘ni bitirdim. Eğitimimi tamamladıktan sonra İstanbul Akaretler Ortaokulu’nda müzik öğretmenliği yapmaya başladım. Müzik artık hayatımın büyük bir bölümünü kaplamaya başladı. Öğretmenlikten sonra bir süre bir fabrikanın desinatörlüğünü yaptım.

“Eurovision ile tanındım”

Müzik ve sinema yaşamınızdan bahseder misiniz ? 1981 yılında, Modern Folk Üçlüsü ile katıldığım Eurovision Şarkı Yarışması’nda İrlanda’nın Dublin kentinde ülkemizi temsil ettim. Yarışmaya katılınca tüm Türkiye beni tanımış oldu. O günden sonra müzik çalışmalarım başladı. Albümler yaptım. Müzik çalışmalarımın yanı sıra sinema filmleri ve dizilerde de oynamaya başladım. “Katırcılar”, “Yağmur Kaçakları”, “Ağrı’ya Dönüş”, “Yeşil Bir Dünya”, “Kahpe Bizans”, “Güle Güle”,

“Hayal Kurma Oyunlarını” ve “Gerilla” gibi sinema filmlerinde rol aldım, ödüller aldım. İstanbul’un hangi semtinde yaşadınız, sizin yaşadığınız o semtin geçmişi ile bugünü arasında ne gibi farklılıklar oldu? Doğma büyüme Cihangir’liyim. Annemin öğretmenliği nedeniyle İstanbul’un çeşitli semtlerinde oturduk. Buna karşın anne evinden ayrıldıktan sonra benim seçimim tekrar Cihangir’de, bu kez farklı bir evde oturmak yönünde oldu. Hala bu semtte oturmaktayım. Ben küçükken dünya çok büyüktü doğal olarak. Evimizin önünde oynamama izin vardı. Bir gün kendi sınırlarımı aşıp bir üst mahalleye firar ettim. O zaman ne kadar bayılmışım ve ne hoş bir tesadüftür ki şimdi tam da orada evim. İnsan profili değişti bir kere her şeyden önce. Ben çocukken daha çok azınlıklar ve İstanbul beyefendi


KENTLERE DAİR

ve hanımefendileri otururken şimdi sanat ve kültür insanları, diplomatik şahsiyetler çoğunlukta. Semtimiz bir anlamda doğal film seti gibi de aynı zamanda. Bugün televizyonlarda yer alan dizilerin büyük bir çoğunluğu bizim buralarda çekiliyor. Apartman kapısının önünde her an bir dizi şahsiyetine rastlayabiliyorsunuz yani.

“Her gelen başkan bir öncekinin izini silmeye çalışıyor“

Doğduğunuz ve yaşadığınız İstanbul’un geçirdiği değişimi bize anlatabilir misiniz? Sizce bu değişim olumlu mu, yoksa olumsuz yönde mi oldu? Olumlu yönde olduğunu söyleyemeyeceğim. Eğer belediyeler şehre getirecekleri yenilikleri şehrin dokusuna uygun yapabiliyorlarsa buna bir itirazım olamaz tabiatıyla. Diğer bölgelere hakim olamadığım için bunu bilemem. Ama İstanbul ne yazık ki her gelen belediye başkanı’nın bir öncekinin izini silmeye çalıştığı bir eskiz alanına dönüştü geçen yıllar içinde. Trafik akışına yön vermek amacıyla durmadan değişen yönler, tadilat ve tamirat amacıyla upuzun süren yol çalışmaları şehrimizi şantiyeye çevirdi. Kaç kuşaktır bu şehirde yaşayan biri olarak inanın bundan çok rahatsızım. Eski İstanbul’a özlem duyuyor musunuz? Hayat prensibini geçmişi unutmadan

ileri bakmak üzerine kuran biri olmama rağmen bu soruya hayır cevabı veremeyeceğim. İstanbul’un ve Türkiye’nin kent dokusu, kent kimliği hakkında ne düşünüyorsunuz? Buna gayet klasik ama bir o kadar da gerçeği yansıtan bir cevap vermek zorundayım; köyden kente akın sebebiyle kente ayak uydurmak yerine kendi alışkanlıklarını şehre getirme davranışı ve anlayışı söz konusu oldukça kentler kent özelliklerini yitirmeye başlarlar. Özellikle İstanbul bu anlamda her fırsat ve şartta darbe yemeğe mahkum görünüyor. Bu konularda teknik bilgi donanımına sahip olmayan ama yaşadığı kenti sevip ona sahip çıkan her birey gibi çözüm önerilerini uzmanlara, uygulama keyfiyetini ise belediyelere teslim etmek durumundayım. Hiç belediye başkanı olmayı hayal ettiniz mi? Siz bir belediye başkanı olsaydınız yaşadığınız ya da belediye başkanı olduğunuz kenti nasıl tasarlardınız? Belediye başkanı olmayı hiç düşünmedim. Ama olsaydım; dünyada kentleşme örneklerini olanaklar çerçevesinde modelleyip uygulaması zor da olsa çarelerini oluşturmaya gayret ederdim. Yabancı hayranı değilim buna rağmen yurtdışına gittiğimde farkı görebiliyorum.

“İstanbul’un en büyük sorunu trafik”

Sizce bir kentin olmazsa olmazları nelerdir? Düzenli bir trafik. Bunun uzantısı olarak rahat ulaşım imkanları, alabildiğine yeşil ve parklı alanlar, çocuklar ve yaşlılar ve tabii ki engelliler için hayatı kolaylaştıran çözümler ve hava kirliliğini minimuma indirmeye yönelik uygulamalar. Arızasız elektrik ve su gibi. Ben belediye başkanının çevrecisini seviyorum galiba… Sizce kentler tasarlanırken sanatsal alanlara yeterince yer veriliyor mu? Ben verildiğini düşünmüyorum. Daha çok olmalı. Ama başka sorunlar var henüz halledemediğimiz. İlhama saygı duymak yerine heykellerin formlarının bizde uyandırdığı duyguları filan tartışıyoruz. Seramik Fakültesi Heykel Bölümü mezunu olarak fevkalade üzüldüğümü belirtmeliyim. İstanbul’un sanatsal alanlarını sanat aktivitelerini yeterli buluyor musunuz? Daha çok ve müdahalesiz sanat diyorum. Çalışmalarını beğendiğiniz belediye başkanları var mı? Bir zamanlar pek sık değişiyordu. Birine adapte olmaya çalışırken diğerinin icraatları içinde buluyorduk kendimizi. Belediye başkanlarının da işi zor bunu kabul etmek gerek. Her kafadan çıkan sese Nasrettin Hoca misali “sen de haklısın” demek durumunda bırakılmamalarını temenni ediyorum tüm iyi niyetimle… Sizce İstanbul’un en büyük sorunu nedir? Ne kadar çok araba o kadar çok trafik! Bu büyük bir sorun. Otoparklar için ağaçları doğramadan çözüm bulunması elzem.

55


56

GÜN BATIMININ EN GÜZEL İZLENDİĞİ ANTİK KENT;

SİDE

Antik Çağ coğrafyacılarından Strabon’a göre Side, Batı Anadolu kentlerinden Kyme’nin kolonilerinin yerleşimi idi. Side, M.S. 2. yüzyıla kadar kullanılmış özgün bir dile ve yazıya sahipti. Antik kent kazılarında ele geçen üç adet Side dilinde yazıt, bugün Side Müzesi’nde sergilenmektedir.

ADINI ANADOLU’NUN BEREKET SİMGESİ NAR’DAN ALMIŞ “Nar” anlamına gelen “Side” adı, Anadolu’nun en eski halkının dili olan Luvice’den gelir. Nar,

Saray

Antalya’nın Manavgat İlçesi’ne bağlı Side beldesi sınırları içinde yer alan Side Antik Kenti, Anadolu’nun en eski yerleşimlerinden biridir ve küçük bir yarımada üzerine kurulmuştur.

Anadolu’nun ana tanrıçasının ve bereketin simgesidir. Nar figürü, Roma İmparatorluğu dönemine dek şehrin sembolü olarak Side sikkelerinde kullanılmıştır. Side M.Ö. 6. yüzyılın ilk yarısında Lidya’lıların, M.Ö. 547-546’da da Pers’lerin egemenliğine girmiştir. Pers yönetiminde gelişen kent, M.Ö.334’te Büyük İskender’e teslim olmuştur. Büyük İskender’in ölümünden sonra, Helenistik krallıkların egemen olduğu

kent, M.Ö. 2. yüzyılda güçlü savaş ve ticaret filoları sayesinde en parlak dönemini yaşamış, imar edilip bir bilim ve kültür merkezi haline getirilmiştir. M.Ö. 78’den sonra Roma İmparatorluğu hâkimiyetine giren Side, M.S. 2. ve 3. yüzyıllarda bölgenin ticaret merkezi olmuş, özellikle Roma’lıların köle ticaretinin sağladığı refahı yaşamıştır. Bu devre kadar başta Athena ve Apollo olmak üzere Afrodit, Ares, Diyonisos, Hermes gibi birçok tanrıya tapınan Side’liler, M.S. 4. yüzyıldan itibaren Hristiyanlaşmaya başlamışlardır.


MEKAN

YANGINLAR, YAĞMALAR VE DOĞAL AFETLER İLE YOK OLDU

M.Ö.5. yüzyıldan itibaren sürekli olarak özgün Side parasını basan, M.S. 2. yüzyıla dek özgün Side dilini ve yazısını muhafaza etmeyi başaran bu zengin kent, M.S. 4. yüzyıldan itibaren işgalci akınlarla zayıflamıştır. M.S 395 yılında Roma İmparatorluğu’nun ikiye ayrılmasıyla Doğu Roma İmparatorluğu sınırları içinde kalan Side, M.S. 5. yüzyılda yeniden canlanmış ve Pamfilya Metropolisi haline gelmiştir. Bu gelişim ise 7. ve 9. yüzyıllar arasında Arap akınlarıyla son bulmuştur. Rodos, Venedik, Ceneviz korsanları ve Kıbrıs krallarının talanları ile Haçlı Seferleri sırasındaki yağmalar, yangın ve doğal afetler, 12. yüzyıla gelindiğinde Side’nin tamamen terk edilmesine yol açmıştır.

800 YIL BOYUNCA SESSİZ KALDI

Side’de yapılan kazılar sırasında, büyük bir yangının ve çok sayıda depremin izlerine rastlanmıştır. 12. yüzyılda Arap Coğrafyacı İdrisi, Side’yi ölü bir kent olarak göstermekte ve “Yanık Antalya” olarak tanımlamaktadır.12. yüzyıldan itibaren tarihin zengin Akdeniz kenti Side’de 8 yüzyıl boyunca yerleşim olmamıştır.Bu nedenle ne önceki Türk devletlerinin hükümdarlığı altında, ne de Osmanlılar döneminde Side’de oturulmadığından, Side Yarımadası üzerinde Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait eserler bulunmaz. 1890’lı yıllarda, Sultan II. Abdülhamid’in emri ile Side Antik Kenti’nin içine, Sultan’ın büyük oğlu Mehmet Selim Efendi adına “Selimiye” adında bir köy kurulmuş, 1897 yılında Yunan ayaklanmasının sıçradığı Girit’ten kaçan müslüman göçmenler buraya yerleştirilmiştir.

KAZILAR 1947’DE BAŞLADI

Cumhuriyet dönemi ile birlikte 1947 yılında Ordinaryüs Prof. A. Müfit Mansel, İstanbul Üniversitesi adına

57

Apollon Tapınağı

Side Antik Tiyatrosu

Türk turizminin günümüz simgelerinden Apollon Tapınağı, Side’de bulunuyor Side’de ilk arkeolojik kazıları başlatmıştır. Side’liler bunu büyük bir coşku ile karşılamış ve bizzat 1966 yılına kadar bu kazılarda çalışmışlardır.Side, 1970’lerin başında burada “Side Dostları” isimli bir dernek kuran Washington Post Gazetesi’nin editörlerinden Alfred Friendly ve Suat Şakir Kabaağaçlı’nın çabalarıyla ve Türkiye’de yaşayan diplomatların vasıtasıyla bir turizm merkezi haline gelmiştir. Günümüzde Side Belde Belediyesi, sağladığı kent hizmetlerinin yanı sıra Side’nin doğal ve kültürel mirasına sahip çıkan yönetim anlayışı, katkıları ile Side’ye yakışan örnek bir kent yönetimi gerçekleştirmeye önem göstermektedir.

SİDE ANTİK TİYATROSU MİMARİ AÇIDAN EŞSİZ BİR YAPI Side Antik Tiyatrosu, günümüzde ayakta kalan nadir Grek-Roma eserlerinden biridir. Antik çağda yapılan diğer tüm tiyatrolar bir tepe yada yamaca yaslanarak inşa

Side Yarımadası

edilirken, Side Antik Tiyatrosu, çok üstün bir mimari teknikle düz bir araziye yapılmıştır.Kemerleri ise kendine özgüdür. Dış görünüşüyle Batı Roma İmparatorluğu büyük amfi tiyatrolarını andırmaktadır. Tiyatronun ortasındaki yoldan aşağı doğru 29 sıra mevcuttur. Tiyatronun sahnesi 3 kattan oluşmuştur. Sahnenin üst cephesi ise çok zengin mimariye sahip. Tiyatro, M.S. 5. yüzyılda Erken Hristiyanlık döneminde açık hava kilisesi olarak da kullanılmıştır. Side’de M.Ö. 3. yüzyılda kentin baş tanrıları olan Apollon ve Athena adına iki muhteşem tapınak inşa edilmiştir. Günümüzde ön cephe sütünları ayakta olan Apollon adına inşa edilen tapınakta 8,90 metre yüksekliğinde korint başlıklı sütunlar bulunur. Side, M.S. 3. yüzyıldan itibaren bir Hıristiyan kentine dönüşmeye başlayınca, Apollon Tapınağı da büyük bir bazilikanın atriumu içinde kalır ve tapınağın bir bölümü de bazilika yapımında kullanılmak üzere sökülür.



özelkalem dergisi