Page 1

Ekim 2017

Makine İhracatçıları Birliği Aylık Dergisi

Sayı: 113


YERLİ ÜRETİM CNC TAKIM TEZGAHLARI

Yüksek Verimlilik & Üretkenlik için Tasarlandılar

TT - 850

TT - 550

TT - 250

İş Mil : 8” (A2-6) İş Mili Motoru : 11 KW (30 min) İşleme Boyu : 1000 mm Taret Sayısı : 2 (8x2 Takım)

İş Mil : 6” (A2-5) İş Mili Motoru : 11 KW (30 min) İşleme Boyu : 500 mm Taret Sayısı : 2 (8x2 Takım)

İş Mil : 8” (A2-6) İş Mili Motoru : 11 KW (30 min) İşleme Boyu : 300 mm Taret Sayısı : 1 (12 Takım)

İstanbul Anadolu Yakası Organize Sanayi bölgesi 2. Sanayi Cad. No:7 Tuzla - 34953 İSTANBUL / TÜRKİYE T: +90 216 593 19 90 F: +90 216 593 19 99 www.smbcnc.com info@smbcnc.com www.smbcnc.com info@smbcnc.com


Dünya Gazetesi ile 65.000 adet dağıtılacak olan

Sektör Faaliyet Raporu - 2017’de

YERİNİZ HAZIR! Sektör Faaliyet Raporu - 2015 -

Sektör Faaliyet Raporu - 2016 -

MAKFED ÜYESİ DERNEKLER

AKDER

AKIŞKAN GÜCÜ DERNEĞİ

Rezervasyon ve sorularınız için: Dünya Gazetesi Ankara Temsilciliği Tel: 0 312 440 57 52 Faks: 0 312 438 94 00 Gsm: 0 536 499 14 44 e-mail: yesim.ardic@dunya.com


başkandan

ZORU BAŞARMAMIZ GEREKİYOR

ADNAN DALGAKIRAN Makine İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı

Sanayileşmiş ülke olmanın yolu; orta yüksek ve yüksek teknolojili sektörlerde üretim ve ürün teknolojisine sahip olmaktan geçiyor. Makine, motor ve endüstriyel makine olmak üzere orta yüksek ile yüksek teknolojili sanayi üretiminin katma değerinin, ortalama sanayi katma değeri içindeki payı yüzde 50’den yüksek olmalı. Sadece demirle yüksek katma değere ulaşmamız mümkün değil. Yazılım ve elektronik sektörünün de gelişmesi ve bizim de bu sektörlerle entegre çalışmamız gerekiyor. Üretim sistemlerinde dijital-bilgi işlem tabanlı tam otomasyon, sürdürülebilirliği destekleyen üretim-ürün teknolojileri, bilişim, yazılım ve iletişim teknolojileri üretim süreçlerini hızla değiştiriyor. Bu noktada Türkiye ekonomisinin en büyük sıkıntısı orta düşük ile düşük teknolojili sanayi üretimidir. Sektör olarak hedefimiz, iş yapma kültürümüzü değiştirip teknolojiye yönelerek gelişmiş ülkelerle aramızdaki makası kapatmak ve refah seviyesi yüksek bir ülke haline gelmek. Bunu başarmak içinse kat etmemiz gereken zorlu bir yol var. Türkiye sanayisi yüzde 70 oranında orta düşük ve düşük teknolojiye dayanıyor. 300 yıl önce dünya ekonomisinden hangi payı alıyorsak bugün de aynı payı alıyoruz. Bu da yüzde 0,97 gibi bir orana karşılık geliyor. Yani ne Afrika ülkeleri gibi fakir ve sanayi üretimden uzağız, ne de gelişmiş ülkeler gibi refah seviyesi yüksek ve teknoloji üreten bir ülkeyiz. Dünya ekonomisi büyürse biz de büyüyoruz, dünya ekonomisi sıkıntı çekerse biz de bulunduğumuz yerde sayıyoruz; dünya ekonomisi küçülürse biz de küçülüyoruz. Aslında bu ülkede yaşayan herkesin arzuladığı şey; gelişmiş ülkelerle aramızdaki makası kapatmak ve refah seviyesi yüksek, daha özgür, daha güzel, daha yaşanılır bir ülke haline gelmek. Bunu da hak ediyoruz. Fakat bunun için geldiğimiz noktadan sonraki değişim bir hayli zor. GSYİH’si 10-11 bin dolara kadar gelen ülkeler var ama bu eşiği geçemiyorlar. Buna, orta gelir tuzağı da deniliyor. Orta gelir tuzağını son 70 yılda geçebilmiş dünyadaki iki ülke ise Güney Kore ve Tayvan. Bu ülkeler çok geniş, çok detaylı ve yıllara yayılan derin bir stratejiyle zoru başardı. Söz konusu ülkeler; makine, elektronik ve yazılım sektörünü kendilerine lokomotif edinerek bugünkü bulundukları konumlarına ulaştı. Bu üç sektörün kombinasyonundan hareketle de teknoloji ve bilim alanında hızla ilerlediler. Bu çerçeveden bakıldığında, sektörümüzün Türkiye adına yegane ve tek şans olduğunu düşünüyoruz. Teknoloji ve gelişime hazırlıklıyız. Makine sektörü olarak elimizden gelen bütün gayreti gösteriyoruz ve bundan sonra da çalışmalarımızı aynı kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz.

3


Bugün Yarın Daima...

Farkımız İlk Olmamız...

Smart Bursa Saç İşleme Teknolojileri Fuarı 30 Kasım - 3 Aralık 2017 Stand No: 413 Hall: 4

Flex Blue OSB 75.Yıl Bulvarı Nilüfer-Bursa/Türkiye T: +90 224 219 18 00 F: +90 224 242 75 80


içindekiler gündem

syf8

8 GÜNDEM TÜRKİYE’NİN MAKİNECİLERİ HEDEF PAZAR İRAN’DA 17 GÜNDEM MAİB’TEN ÖZEL NİTELİKLİ ALIM HEYETİ PROGRAMI 19 GÜNDEM TARMAKBİR, AGRIEVOLUTION BAŞKANLIĞINI DEVRETTİ 21 GÜNDEM TARMAKBİR URGE PROGRAMI DEVAM EDİYOR

TÜRKİYE’NİN MAKİNECİLERİ HEDEF PAZAR İRAN’DA

22 GÜNDEM TEKNOLOJİK ÜRÜNLERİN İMALATINA KOSGEB’TEN 5 MİLYON TL’LİK DESTEK 26 GÜNDEM İSDER, CEMAT ASIA FUARI İÇİN ŞANGAY’DAYDI 27 GÜNDEM BİRLİKTEN KUVVET DOĞUYOR

gündem

syf19

28 SEKTÖRDEN “MAKİNELERİMİZ, MÜŞTERİLERİMİZE AVANTAJ SAĞLIYOR” 32 KAPAK TICARETIN SINIR TANIMAYAN ANLAŞMALARI: STA’LAR 46 ÜLKELERDEN AFRİKA’NIN CENNET BAHÇESİ: GABON 58 ÜÇÜNCÜ KUŞAK “DEMİR VE YAĞ KOKUSUNU SOLUMAKTAN KEYİF ALIYORUM”

TARMAKBİR, AGRIEVOLUTION BAŞKANLIĞINI DEVRETTİ gündem

syf22

62 POZITIF “KADINLAR HER ZORLUĞUN ÜSTESİNDEN GELEBİLİR” 66 AR-GE MERKEZİ “AR-GE MERKEZİ KURMAK AMAÇ DEĞİL, BİR BAŞLANGIÇTIR” 70 SEKTÖR MECLISLERI “TOBB TÜRKİYE SEKTÖR MECLİSLERİ SEKTÖREL POLİTİKALARA YÖN VERİYOR” 74 RÖPORTAJ “İSPANYA PAZARINA GİRİŞTE EN DOĞRU ADRESİZ” 78 BIR KONU & BIR KONUK “NİTELİKLİ BİR MÜHENDİSLİK EĞİTİMİ İÇİN ÇALIŞIYORUZ”

TEKNOLOJİK ÜRÜNLERİN İMALATINA KOSGEB’TEN 5 MİLYON TL’LİK DESTEK

82 AKADEMİK “ÖĞRENCİLERİN TEORİK BİLGİLERİNİ FAYDALI PROJELERE ÇEVİRİYORUZ” 88 MAKALE ENDÜSTRIYEL AKIL 90 MAKALE KAMU ALIMLARININ EKONOMİYE KALDIRAÇ ETKİSİ

kapak

syf32

92

FUAR ROTASI FUAR ROTALARINA YAKIN BAKIŞ

96

MAKİNECİLER NE OKUYOR?

97 GÖSTERGELER 113 RAKAMLAR 114 FUARLAR

TICARETIN SINIR TANIMAYAN ANLAŞMALARI: STA’LAR

116 ADRESLER 117 MOMENT in ENGLISH

5


editörden

TUGAY SOYKAN

TÜRKİYE, STA’LARI İLE KÜRESEL PAZARDAKİ KONUMUNU GÜÇLENDİRİYOR Türk makine sektörü, yurt dışı pazarlardaki etkin gücünü korumak için var gücüyle çalışmaya devam ediyor. Türkiye’nin Makinecileri, Ekim ayı başında düzenlenen Uluslararası Tahran Sanayi Fuarı’na katılarak Türk makine sektörünün tanıtım faaliyetlerini sürdürmeye devam ederken, fuara katılan 29 Türk firması da İran pazarındaki bilinirlik ve tercih edilirliklerini artırdı. Makine imalat sektörlerinin de büyük bölümünü oluşturan KOBİ’lerin sürdürülebilir büyümelerini sağlamak, teknolojik yatırımların artmasıyla rekabet edebilirliklerini yükseltmek amacıyla KOBİ’lere yönelik finansal destek mekanizmaları geliştirilmeye devam ediliyor. KOSGEB’in Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, TUSAŞ/TAİ ve SSM ile imzaladığı protokol kapsamında hayata geçirilen KOBİ Teknolojik Ürün Yatırım Destek Programı, işletmelerin yapacağı teknolojik ürün yatırımlarını 5 milyon TL’ye kadar destekleyecek. “Gündem” bölümümüzde yer alan başlıklar bu şekilde ilerlerken, özel söyleşiler gerçekleştirdiğimiz firmalara bu sayımızda da yenilerini eklemeye devam ettik. “Sektörden” bölümümüzde ağırladığımız; progresif kesme kalıplarında kullanılabilecek bir hidrolik pres imal eden ve böylece ağır tonajlı mekanik preslerdeki yüksek fiyat dezavantajını ortadan kaldıran Afe Olgunlar, ayrıca hidrolik preslerin bakım ve kullanım kolaylığı avantajını da makine sektörünün kullanımına sunuyor. “Üçüncü Kuşak” bölümümüzde konuk ettiğimiz Ergünler Makine Genel Müdürü Hüsnü Ergün ise, Türk makine sektöründe faaliyet gösteren köklü firmaların kuşak çatışmaları nedeniyle kurumsallaşmadığına dikkat çekerken, “Büyükler, küçüklerin fikirlerine saygı duyarken, küçükler de büyüklerin geçmiş tecrübelerini dikkate almalı” diyor. 2015 yılında Türkiye’nin 221. Ar-Ge Merkezi olarak akredite edilen Volkan İtfaiye Araçları Ar-Ge Merkezi’nin çalışmalarını Ar-Ge Merkezi Yöneticisi Deniz Kaya’dan dinlerken, Türkiye ile İspanya arasındaki ekonomik, ticari, sosyal ve kültürel hayata dair tüm alanlardaki ilişkilerin tanıtımı ve geliştirilmesine yardımcı olmak amacıyla 1988 yılında kurulan Türk-İspanyol Resmi Sanayi ve Ticaret Odası’na (TİSTO), yabancı ticaret odaları bölümümüzde yer verdik. Bu sayımızın kapak konusunda ise küresel ticarete yön veren en önemli ekonomik enstrümanlardan biri olan Serbest Ticaret Anlaşmalarını (STA); özellikle de Türkiye’nin bu konuda attığı adımları tüm detaylarıyla inceledik. Halen küresel ölçekte 250 STA imzalanmış durumda ve bu STA’lar küresel ticaretin yüzde 43’ünü oluşturuyor. Türkiye ise yürürlükte olan 21 STA anlaşmasıyla, dünyada STA imzalayan ülkeler arasında ilk 10 ülke arasında yer alıyor. İhracatının yüzde 12’sini, ithalatının ise yüzde 9’unu 21 STA’sı üzerinden gerçekleştiren Türkiye, müzakereleri süren ve müzakerelerine başlanması için girişimlerde bulunulan STA’ların da yürürlüğe girmesiyle, küresel pazardaki güçlü konumunu daha da perçinlemiş olacak. Sağlık, mutluluk ve barış içinde kalın...

MAKİNE İHRACATÇILARI BİRLİĞİ ADINA SAHİBİ Özkan AYDIN

SORUMLU YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ Tugay SOYKAN (tugaysoykan@origamimedya.com)

KATKIDA BULUNANLAR Muhammet BEY (muhammet@origamimedya.com)

YAYIN KURULU BAŞKANI Adnan DALGAKIRAN

EDİTÖR Hüsne PAMUK (husne@origamimedya.com)

YAYIN KURULU Kutlu KARAVELİOĞLU,Sevda Kayhan YILMAZ, Necmettin ÖZTÜRK, Hüseyin DURMAZ, Ali EREN, Tamer GÜVEN, Ferdi Murat GÜL, Mehmet AĞRİKLİ, Zeynep ARMAĞAN, Abdullah YILMAZ, Özkan AYDIN, Esra ARPINAR, Mehtap ÖNAL, Erinç TARHAN

MUHABİR Volkan ÜKÜNÇ (volkan@origamimedya.com) Tolga ÇATAL (tolga@origamimedya.com)

YAYIN ADRESİ Mecidiyeköy Mah. Atakan Sok. No: 6/7 Şişli / İstanbul T: +90 212 252 87 76 - 77 F: +90 212 211 40 70

YAYINA HAZIRLAYANLAR Origami Medya

REKLAM KOORDİNATÖRÜ Mustafa AK (mustafa@origamimedya.com) GÖRSEL YÖNETMEN Murat CERİT GRAFİK TASARIM Zeynep Esen SARIKAYA

YAYIN TÜRÜ Süreli, Yerel Dergi MAİB GENEL SEKRETERLİĞİ Ceyhun Atuf Kansu Cad. No: 120 Balgat - Çankaya / Ankara Tel: 0312 447 27 40 Faks: 0312 446 96 05

BASKI VE CİLT UNIPRINT Uniprint Basım Sanayi ve Ticaret A.Ş. Ömerli Köyü, İstanbul Cad. No: 159, 34555, Hadımköy, İstanbul Tel: +90 212 798 28 40 www.apa.com.tr MOMENT EXPO Dergisi, Origami Medya tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır. “Moment Expo Dergisi” ibaresi kullanılarak alıntı yapılması izne bağlıdır. Moment Expo Dergisi Makine İhracatçıları Birliği’nin 7.500 adet basılan ücretsiz süreli yayınıdır.

7


gündem

TÜRKİYE’NİN MAKİNECİLERİ, HEDEF PAZAR İRAN’DA Türkiye’nin Makinecileri, 6-9 Ekim tarihlerinde Tahran’da gerçekleştirilen 17. Tahran Uluslararası Sanayi Fuarı’nda yerini alırken, Türkiye de 29 firmayla fuarda temsil edildi. 8


gündem

28 ÜLKEDEN TOPLAM 1094 FIRMANIN KATILDIĞI FUARDA, TÜRK FIRMALARI DA YERINI ALARAK, SEKTÖR TEMSILCILERIYLE BIR ARAYA GELDI.

I

ran’ın başkenti Tahran’da her yıl gerçekleştirilen Tahran Uluslararası Sanayi Fuarı’na ikinci kez katılan Türkiye’nin Makinecileri, Türk makine sektörünün üretim gücüne vurgu yapan tanıtım ve lobi çalışmalarıyla İran pazarına verdiği önemi bir kez daha gösterdi. 11 holde gerçekleştirilen fuarda 28 ülkeden toplam bin 94 firma katılımcı olarak yer aldı. Türkiye’nin milli katılım organizasyonu çerçevesinde 29 firmayla temsil edildiği organizasyonda, MAİB ve Türkiye’nin Makinecileri’ni temsilen Makine Şubesi personeli Işıl Aydın ve Tuğçe Karabörk Okan da hazır bulunarak fuar katılımcı ve ziyaretçilerine Türkiye’nin Makinecileri ve üye firmaların faaliyetleri hakkında detaylı bilgi verdi. Fuar kapsamında

Türkiye’nin, Tahran Ticaret Başmüşaviri Cengiz Gürsel, Türkiye’nin Makinecileri ve Türk firmalarının stantlarını ziyaret ederek İran pazarı hakkında bilgi verdi. Katılımcı ve ziyaretçilerinin büyük çoğunluğunu İranlıların oluşturduğu fuarın, makine sektörünün hedef pazarlarından olan ve 500 milyon dolara yakın makine ihracatımız bulunan İran’da muhataplarla doğrudan iletişim kurulabilmesi için çeşitli fırsatlar sunduğu değerlendirilirken, Türk firmaları da genel itibarıyla organizasyondan memnun olduğunu kaydetti. Türkiye’nin Makinecileri, dört gün boyunca devam eden ve 100 binden fazla kişinin ziyaret ettiği fuar kapsamında çeşitli görüşmeler gerçekleştirerek etkin bir tanıtım faaliyeti yürüttü.

9


Kuzey Ren-Vestfalya’da Yeni Yatırım Fırsatları Avrupa’daki Yatırım Merkeziniz Bir bölgeyi güçlü bir yatırım merkezi yapan en önemli şey; ekonomik güç, altyapı ve kültürel yaşam gibi faktörlerin mükemmel etkileşimidir. Bu bakımdan Kuzey Ren-Vestfalya birçok açıdan eşsizdir. Almanya’nın bu en kalabalık nüfusa sahip olan eyaletinin size sunduğu sayısız imkân ve koşullardan faydalanın. Hangi sektör veya proje için olursa olsun, yeni fırsatlar için ideal yatırım ortamını burada bulacaksınız. Halihazırda 19.000’den fazla yabancı şirket tercihini metropol bölge Kuzey Ren-Vestfalya lehine kullandı. Bizimle iletişime geçin ve sizi de memnuniyetle bilgilendirelim. Bir One-Stop-Acentesi olarak yatırım projelerinizde size destek veriyoruz: www.nrwinvest.com


gündem

“FUAR, MARKA BİLİNİRLİĞİMİZİ ARTIRIYOR” “Fuarın bu yıl ziyaretçi sayısı önceki yıllara kıyasla daha az olmasına rağmen ne aradığını bilen profesyonellerden oluşması, memnun ediciydi. Genel olarak iyi bir fuar süreci geçirdik. İran pazarının büyümesi ve markamızın bu pazarda yaygınlaşması, fuara olan ilgimizi de her geçen yıl artırıyor. Tahran Sanayi Fuarı marka bilinirliği ve pazar payımızın artırılması noktasında fayda sağlıyor. Organizasyon anlamında da fuar her geçen yıl daha da gelişerek profesyonel bir hal alıyor. Fuar süresince, standımızda ürettiğimiz dişli transfer pompalarını sergiledik.”

“IRAN, YER ALMAMIZ GEREKEN BIR PAZAR”

3.

KATILIM

15. KATILIM

BAŞAR KÜÇÜKPARMAK KUPAR POMPA GENEL MÜDÜRÜ

FUAT PINAR AKYAPAK SATIŞ VE PAZARLAMA TEMSİLCİSİ

“VERİMLİ BİR FUARI DAHA GERİDE BIRAKTIK” “Tahran Sanayi Fuarı, firmamız açısından oldukça verimli geçti. İran, satış-pazarlama anlamında bizim en başarılı olduğumuz ülkeler arasında yer alıyor. Fuara, İran pazarında faaliyet gösteren bayimizle birlikte katıldık. Fuar sayesinde bilinirliğimizi artırırken yeni müşteriler de ediniyoruz. Fuar süresince standımızda motorlu-motorsuz redüktörlerimizi ve elektrik motorlarımızı sergiledik. İran, müşteri potansiyeli geniş bir ülke. Söz konusu potansiyelin doğru bir şekilde değerlendirildiğinde firmalar adına önemli getirileri olacaktır.”

“Katılımcı profili yüksek olmasına rağmen ziyaretçi sayısının bu yıl bir hayli azaldığını söyleyebilirim. Bu yüzden daha çok eski müşterilerimizle görüşme fırsatı bulduk. Bu tip fuarlar, mevcut müşterilerimizle iletişimimizi devam ettirme ve yeni müşteriler edinme noktasında oldukça faydalı. Ekonomik ve politik etkenler nedeniyle fuar eski canlılığına sahip olmasa da, İran bizim için önemli ve her daim yer almamız gereken bir pazar. Bu yıl, standımızda dört toplu hidrolik silindir makinemizi potansiyel müşterilerimizin beğenisine sunduk.”

14. KATILIM

HASAN ÇAKMAK YILMAZ REDÜKTÖR SATIŞ DEPARTMANI YETKİLİSİ

11


gündem

“ZİYARETÇİ SAYISI BEKLENTİMİZİN ALTINDAYDI”

17.

KATILIM

“ÖNEMLİ GERİ DÖNÜŞLER ALDIK”

“Bu yıl fuardaki stant yerimiz için büyük bedeller ödedik ve mali anlamda bize bir yük getirdi. Buna karşılık, ziyaretçi sayısına baktığımızda bir düşüş söz konusu. Önümüzdeki sene fuar katılımı için daha makul ücretler belirlenirse katılmayı düşüneceğiz. Fuar bizim için reklam, firmamızın bilinirliği açısından fayda sağlıyor. Müşteri portföyümüze yeni isimleri eklerken bir yandan da pazardaki yeni ürün ve çalışmaları görme fırsatı buluyoruz. Bu yıl fuara gösterilen ilginin beklentilerimizin altında kalması, söz konusu alanlardaki beklentilerimizi de azalttı. Fuar süresince standımızda fiber lazer ve abkant preslerimizi sergiledik. Aynı zamanda Türkiye’de ilk kez firmamızın imal ettiği rezonatör de büyük ilgi gördü.”

1.

HÜSEYİN ÖZTÜRK ERMAKSAN ULUSLARARASI SATIŞ MÜDÜRÜ

“AVANTAJLAR SUNAN BİR ORGANİZASYON” “Fuarın, ziyaretçi sayısı geçen yıla kıyasla daha az olsa da, katılımcı firmaları memnun ettiğini düşünüyorum. Kesmak olarak İran’daki bayimize teknik anlamda yardımcı olmak için fuara katıldık. Bu tarz fuarların katılım maliyeti yüksek fakat kurulan temaslar düşünüldüğünde sağladığı avantajlara değer. Fuar ile ilgili tek olumsuz yan geçen seneki ziyaretçi sayısına göre artış olmamasıydı. İmal ettiğimiz testere tezgahlarımızı müşterilerimizin beğenisine sunduk.”

KATILIM

KAZIM KAVRAN SERVOSTEEL SATIŞ SORUMLUSU “İran, ambargonun kalkmasından sonra çok cazip bir pazar haline geldi. Bu yüzden, biz de daha önce pek çok kez ziyaretçi olarak geldiğimiz fuarda, bu yıl katılımcı olarak yer aldık. Etkinlik süresince çok önemli geri dönüşler aldık. Bu ilişkiler dikkate alındığında ticaret hacmimizin istediğimiz noktaya geleceğini umuyoruz. Öte yandan fuarın ziyaretçi potansiyeli, sektörü tanıyan profesyonel alıcılardan oluşmuyordu. Birebir müşteri temasları noktasında hedeflerimizin altında kalsak da bu tarz yatırımların zaman alacağını ve bu süreçte de sabırlı olmak gerektiğinin farkındayız. Her şeye rağmen Tahran Uluslararası Sanayi Fuarı, bölgede ve özellikle de İran’daki bilinirliğimizi artırdı. Kurduğumuz iş bağlantılarının uzun vadede firmamıza önemli avantajlar sağlayacağını düşünüyorum. Bu yıl fuara katılan Türk firmalarının sayısının da arttığını memnuniyetle gözlemledim. Standımızda servo sürücülerimizi ve hidrolik rulo açma makinemizi sergiledik.”

3.

KATILIM

LEVENT KAYA KESMAK ENDÜSTRİ YÜKSEK MÜHENDİSİ

13


Çevreye zarar vermeden sürekli gelişmeyi ve kaliteden ödün vermeden müşteri memnuniyetini ilke edinmiş olan MERİH Asansör, alanında uzman üretim, yönetim ve satış ekibi, 30.000 m² üretim sahası, 2 bölge müdürlüğü, ve 60 ülkeye ihracatıyla, yurt içi ve yurt dışında yerli imalatı gururla sunan bir dünya markasıdır.

Başkent OSB - R. T. Erdoğan Bulvarı No:5-8 Malıköy Sincan Ankara / TÜRKİYE T: +90 312 640 15 60 F: +90 312 640 15 67 www.merihasansor.com | info@merihasansor.com

LIFT YOUR EXPECTATIONS

1977 yılında kurulan MERİH Asansör, 41 yıllık tecrübesi ile otomatik asansör kapısı ve kabin imalatıyla asansör sektörüne hizmet etmektedir.


gündem

“FUAR, HER YIL GELİŞİYOR”

“FUAR VERİMLİ GEÇMEDİ” “Bu yılki Tahran Uluslararası Sanayi Fuarı beklentilerimizin oldukça altında kalan bir organizasyondu. Durgun bir havada geçen fuarın, firmamıza nerdeyse hiçbir katkısının olmadığını söylemek yanlış olmayacaktır. Geldiğimiz noktada, önümüzdeki yıllar için fuara katılma kararını detaylı bir şekilde değerlendireceğimizi söyleyebiliriz. Geçtiğimiz yıllarda düzenlenen organizasyonlara kıyasla bu yılki Tahran Sanayi Fuarı’nın pek farklı olmadığını söyleyebilirim. Dört gün süren fuar süresince standımızda hidrolik preslerimizi dünyanın farklı bölgelerinden gelen katılımcıların beğenisine sunduk.”

4.

KATILIM

10.

MEHMET SARI HÜRSAN PRES ULUSLARARASI SATIŞ SORUMLUSU

“ÜRÜNLERİMİZ YOĞUN İLGİ GÖRDÜ”

1.

KATILIM

“Bu yılki fuardan gayet memnun ayrıldık. Tahran Uluslararası Sanayi Fuarı’na önümüzdeki yıllarda da sürekli katılmayı düşünüyoruz. Bu kararı vermemizde de fuarın, firmamız açısından oldukça verimli geçmesinin büyük payı söz konusu. Fuar vesilesiyle müşteri portföyümüzü genişletirken, İran gibi büyük ve önemli bir pazarda firmamızın da adını duyurduğumuz için son derece memnunuz. Standımızda, potansiyel müşterilerimizin beğenisine sunduğumuz yıkama makinelerimiz oldukça yoğun bir ilgi gördü. Geçtiğimiz yıl ambargoların kalkmasıyla birlikte yeniden ilgi odağı haline gelen İran pazarı, ihracatçılar için birçok fırsatı bünyesinde bulunduruyor. Bu nedenle, Türkiye’deki firmaların da bu pazarı değerlendirmesi gerekiyor.”

KATILIM

SALİM HAFFAR İ.MAK REDÜKTÖR İHRACAT MÜDÜRÜ “Bu yıl da standımızda kaliteli ve kurumsal firmalardan ziyaretçileri ağırladık. Firma sahiplerinden mühendislere, satın alma departmanlarının yetkililerinden satış uzmanlarına kadar birçok farklı sektörden üst düzey katılımcıyla bir araya geldik. Fuarlar, marka değeri oluşturmak ve bu değeri yükseltmek için en işlevsel organizasyonlar. En önemli avantajıysa müşterilerimizle yüz yüze yakın diyalog kurabilmemiz ve piyasa dinamiklerini takip ederek talepleri anlayabilmemiz. Tahran Uluslararası Sanayi Fuarı, hem nitelik hem de nicelik açısından her yıl daha iyiye gidiyor. Bu durumun yaşanmasında İran sanayi sektörlerinin de her geçen yıl daha da gelişmesinin de payı var. Bu fuarda, özellikle redüktör ailemize yeni katılan modellerimizin lansmanı üzerinde yoğunlaştık. Konik seri redüktör referanslarımıza üç farklı gövde boyutu ekledik. Aynı şekilde, paralel milli redüktör serisinin en büyük modelini tanıttık. Yeni geliştirdiğimiz ürünlerle metal endüstrisi ile otomobil sektörü gibi önemli alanlara odaklandık.”

SERKAN KARA KARABAY MAKİNE FİRMA YETKİLİSİ

15


www.dirinler.com.tr


gündem

MAİB’TEN ÖZEL NİTELİKLİ ALIM HEYETİ PROGRAMI MAİB’in organizasyonuyla Tanzanya’dan gelen “Özel Nitelikli Alım Heyeti”, Ankara ve Konya’da tarım makinesi imalatçılarıyla bir araya geldi.

E

konomi Bakanlığı ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) koordinasyonu ve Makine İhracatçıları Birliği (MAİB) organizasyonuyla 30-31 Ekim tarihlerinde gerçekleşen “Özel Nitelikli Alım Heyeti” programına, Tanzanya’da yerleşik bir firmanın yetkilileri katıldı. 30 Ekim’de Ankara’da Türk Tarım Alet ve Makinaları İmalatçıları Birliği (TARMAKBİR) ile görüşen ve firma ziyareti yapan heyet, 31 Ekim’de ise Konya’da tarım makinesi imalatçılarının tesislerini ziyaret ederek, yetkililerle bir araya geldi. Ekonomi Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğü’nden Dış Ticaret Uzmanı Serdar Afşar’ın da eşlik ettiği gezi kapsamında esas olarak Türkiye ekonomisi ve tarım makineleri sektörüne ait güncel bilgiler heyete aktarılırken, Türkiye’de üretilen tarım makineleri tanıtıldı ve modern üretim tesisleri iş insanlarına gösterildi. Diğer yandan, heyetin TARMAKBİR ziyareti sırasında, Türk tarım makineleri sektörüne ait bir sektörel tanıtım videosu ve sunum eşliğinde bilgiler aktarılırken, Tanzanya heyeti ise ülkelerindeki mekanizasyon gös-

tergeleri ve pazar büyüklüğüne dair bilgileri paylaştı. Yıllık ortalama 60 milyon dolar seviyesinde tarım makineleri ithalatı yapan Tanzanya, halen, ağırlıkla Çin ve Hindistan’dan alım gerçekleştiriyor. Bu iki ülkeden yapılan ithalatın toplam ithalat içindeki payı neredeyse yüzde 50 seviyesindeyken, Türkiye ise Tanzanya’ya yıllık ortalama 1,2 milyon dolar seviyesinde tarım makineleri ihracatı gerçekleştiriyor.

TANZANYA YÜKSEK TALEP BARINDIRIYOR İlgili heyetin aktardığı bilgilere göre, Tanzanya’da traktörlerin yanı sıra rotovatör, kültüvatör, diskli pulluk gibi toprak işleme makineleri, ekim ve fide dikim makineleri, ilaçlama ve gübre serpme makineleri ve parsel biçerdöveri yüksek talep barındırıyor. 44 milyon hektar ekilebilir tarım arazisi bulunan Tanzanya’da sadece yüzde 35’lik bir alan ekilirken, Tanzanya, hayvancılık yönünden de bölgenin en önemli ülkelerinden biri olmayı sürdürüyor. Tanzanya sığır üretimi bakımından Etiyopya (31 milyon) ve Sudan’ın (30 milyon) ardından Afrika’da üçüncü sırada yer alırken, 88,6 milyon hektarlık topraklarının 60 milyon hektarlık bölümü hayvancılığa uygun çiftliklerden oluşuyor. Bu çerçevede, tarım makineleri ihracatında potansiyeli yüksek bir pazar olan Tanzanya’nın Türk tarım makineleri sektörüne gösterdiği ilgi önem arz ederken, firma yetkililerinin Ankara ve Konya’daki temaslarından olumlu izlenimlerle ayrıldığı bildiriliyor.

17


AHS 30/150 SİLİNDİR BÜKME MAKİNESİ Akyapak, 2 mm’den 200 mm’ye kadar sac kalınlığında ve 500 mm’den 12000 mm’ye kadar sac genişliğinde malzemeyi yüksek kalitede ve kolayca büken 4 Valsli Hidrolik Silindir makineleri üretir.

/AkyapakMachinery

/akyapakmachines

/akyapakmakine

Akçalar Sanayi Bölgesi, Sanayi cad. No:8/A 16225 Bursa / TÜRKİYE Tel : +90 224 280 75 00 | info@akyapak.com.tr www.akyapak.com.tr


gündem

TARMAKBİR, AGRIEVOLUTION BAŞKANLIĞINI DEVRETTİ TARMAKBİR, tarım makineleri endüstrisini temsil eden derneklerin küresel çatı kuruluşu Agrievolution Alliance’ın 6. Küresel Tarım Makineleri Endüstrisi Zirvesi’nde, iki yıldır sürdürdüğü Dönem Başkanlığı görevini Çin Tarım Makineleri Distribütörleri Birliği’ne devretti. TARMAKBİR, yine Çin’de düzenlenen Asya ve Pasifik Ülkeleri Tarım Makineleri Birlikleri Konseyi’nin eğitim ve çalışma etkinliğinde ise 12 ülkenin temsilcileriyle bir araya geldi.

T

arım makineleri endüstrisinin küresel nitelikli bir temsilcisi olmak, endüstriye ilişkin konuları küresel ölçekte ele almak ve üye birlikler arasında çeşitli işbirliği olanakları yaratmak amacıyla 2012’de kurulan Tarım Makineleri İmalatçı Birlikleri Küresel İttifakı’nın (Agrievolution Alliance) iki yıldır Dönem Başkanlığı görevini üstlenen TARMAKBİR, 25-26 Ekim tarihlerinde Çin’in Wuhan kentinde düzenlenen 6. Küresel Tarım Makineleri Endüstrisi Zirvesi’nde, Dönem Başkanlığı görevini Agrievolution Alliance’ın Çinli üyesi Çin Tarım Makineleri Distribütörleri Birliği’ne (CAMDA) devretti. Agrievolution Alliance, bugün 14 ülkeden üye tarım makinesi imalatçı birliğine sahip ve üyeleri aracılığıyla dünya genelinde

6 binden fazla firmayı temsil ediyor. TARMAKBİR, diğer yandan, küresel tarım makineleri endüstrisinin bir başka önemli buluşması olan ve 18-28 Ekim tarihlerinde aralarında Pekin ve Wuhan’ın da bulunduğu Çin’in birçok kentinde düzenlenen “Asya ve Pasifik Tarım Makineleri Birlikleri Bölge Konseyi-ReCAMA”nin eğitim ve çalışma etkinliğine de katıldı. “Hassas Tarım ve Mısır ve Çeltik Odağında Hasat Teknolojileri” temasıyla düzenlenen etkinlikler kapsamında eğitim programları ve fabrika gezilerine de yer verilirken, etkinliğin son bölümünde ise CIAME Uluslararası Tarım Makinaları Fuarı gerçekleştirildi. Sri Lanka’dan Rusya’ya, Pakis-tan’dan Nepal’e 12 ülkeden 56 temsilcinin katıldığı Asya ve Pasifik Tarım Makineleri Birlikleri Bölge Konseyi Eğitim ve Ça-

lışma Etkinliği’ni, Birleşmiş Milletler Asya ve Pasifik Bölgesi Ekonomik ve Sosyal Komisyonu Sürdürülebilir Tarımsal Mekanizasyon Merkezi yetkilileri de takip etti.

TARMAKBİR Genel Sekreteri Selami İleri, TARMAKBİR’in Agrievolution Alliance Dönem Başkanlığı görevini, CAMDA Başkanı Mao Hong’a devretti.

19


gündem

TARMAKBİR URGE PROGRAMI DEVAM EDİYOR TARMAKBİR üyesi 11 firma, ürünlerinin tanıtımını yapmak ve kamu ile özel sektörden çeşitli kurumlarla temaslar gerçekleştirmek üzere 30 Ekim-3 Kasım tarihleri arasında Ukrayna’nın başkenti Kiev’e bir ticaret heyeti düzenledi.

T

arım makineleri imalatı yapan 11 firmanın katıldığı ticaret heyeti ziyaretinde, Ukraynalı 30 tarım makine bayi ve dağıtıcısıyla toplamda 120’ye yakın ikili iş görüşmesi gerçekleştirirken, gerek Türk Tarım Alet ve Makineleri İmalatçıları Birliği (TARMAKBİR) heyetindeki Türk firmaları gerekse Ukraynalı firmalardan alınan yorumlar, görüşmelerin her iki taraf için de oldukça olumlu geçtiği yönündeydi. Beş gün süren ticaret heyeti programının ikinci gününe Ukrayna Tarım Bakanlığı yetkilileri de katılarak Uk-

rayna tarım potansiyeli ve tarım makineleri ihtiyacı üzerine bir sunum gerçekleştirdi. Heyet, Ukrayna programının son gününde ise Kiev Ticaret Müşavirliği ile Türkiye-Ukrayna İş Adamları Derneği’ne (TUİD) ziyaretler düzenledi ve Ukrayna’da geçmişte ticari ilişkiler kurmuş iş dünyası temsilcilerinin deneyimlerini birebir dinleme fırsatı buldu. Ukrayna, dünyanın en verimli tarım toprağı olarak gösterilen kara toprağın yüzde 30’unu kendi sınırları içerisinde bulunduruyor. Tarım ise ülkenin en önemli gelir kaynaklarından bir tanesi. Bu anlamda, Doğu

Avrupa’nın bu en geniş ve verimli topraklara sahip ülkesi, Türk tarım makine imalatçıları açısından da ciddi bir potansiyel barındırıyor. TARMAKBİR’in yürüttüğü URGE projesi kapsamında gerçekleştirilen beşinci ticaret heyeti ziyareti, verimli tarım topraklarına sahip bir ülke olan Ukrayna’da henüz çok fazla kullanılmayan Türk tarım makinelerinin yaygınlığını artırmayı amaçlıyor. TARMAKBİR, önümüzdeki dönemde de, yine URGE projesi kapsamında, Güney Afrika ve Rusya başta olmak üzere ticaret heyeti ziyaretlerini sürdürmeyi planlıyor.

21


gündem

TEKNOLOJİK ÜRÜNLERİN İMALATINA KOSGEB’TEN 5 MİLYON TL’LİK DESTEK KOSGEB, teknolojik ürünlerin Türkiye’de imalatı için Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, TUSAŞ/TAİ ve Savunma Sanayii Müsteşarlığı ile protokol imzalarken, bu alanda projesi olan KOBİ’lere 5 milyon TL destek verilecek.

T

ürkiye’de imalat sanayilerinde üretim gerçekleştiren işletmelerin yüzde 99’u KOBİ olarak sınıflandırılıyor. Dolayısıyla KOBİ’lerin sürdürülebilir gelişimleri, Türkiye ekonomisi için de büyük bir önem arz ediyor. Diğer yandan, küresel dünyada ülkeler, teknoloji üreten ve teknoloji kullanan olmak üzere ikiye ayrılmış durumda ve teknoloji üreten ülkeler hızla teknoloji yoğun sektörlere kayarken, emek yoğun sektörlerin katma değeri hızla düşüyor. Geleceğin sektörlerine ağırlık veren ülkeler, en fazla katma değeri yaratarak ekonomik olarak kalkınacakken, bu anlamda teknolojik yenilikler de sadece işletmelerin rekabet üstünlükleri için değil aynı zamanda ülkelerin verimlilikleri açısından büyük önem taşıyor. Dolayısıyla, Türkiye’de de KOBİ’lere yönelik kamu

22

tarafından kapsamlı destek programları hazırlanırken, günün şartlarına uygun olarak yeni destek programları da geliştiriliyor ve imalat sanayilerinin kullanımına sunuluyor. Bu kapsamda, KOBİ’lerin orta yüksek ve yüksek teknoloji alanlarındaki Ar-Ge ve yenilik faaliyetleri sonucunda ortaya çıkan ürünlerine yönelik üretim yatırımlarının desteklenmesi amacıyla kurgulanan, “KOBİ TeknoyatırımKOBİ Teknolojik Ürün Yatırım Destek Programı”nın protokol imza töreni de 20 Ekim’de gerçekleştirildi. KOBİ’LERİN SORUNLARINA ÇÖZÜM GETİRİYOR Ankara’da düzenlenen imza törenine, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Hasan Ali Çelik, Müsteşar Yardımcısı Faruk Şekerci, Savunma Sanayii Müsteşarlığı Müsteşar Yardım-

PROGRAMIN KOBİ’LERE KATKISI • Teknolojik ürün odaklı yatırım yapmak isteyen KOBİ’ler için finansmana erişimin kolaylaştırılması, • KOBİ’lerde yerli üretim bilincinin artırılması, • KOBİ’lerin Ar-Ge ve yenilik faaliyetlerinin orta-yüksek ve yüksek teknoloji alanlarda yoğunlaşmasının sağlanması, • KOBİ’lerde nitelikli insan kaynağının oluşturulması ve istihdamın artırılması.

cısı Celal Sami Tüfekçi, KOSGEB Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Cevahir Uzkurt, TAİ Genel Müdürü Temel Kotil, ASELSAN Genel Müdür Yardımcısı Hezarfen Oruç, Savunma Sanayii İmalatçılar Derneği Yönetim Kurulu Baş-


gündem

KOBİ TEKNOYATIRIM DESTEK PROGRAMI NELERI İÇERİYOR? • Makine-teçhizat ve yazılım giderleri desteği, • Personel gideri desteği (Yatırım sonrası üretime başlanması itibarıyla 1 yıl) • Enerji giderleri (Yatırım sonrası üretime başlanması itibarıyla 1 yıl) • Eğitim ve danışmanlık desteği, • Kira desteği (Yatırım için yeni bir alan kiralanması durumunda) • Makine-teçhizat ve kalıp giderleri (Makine-teçhizata ve kalıba ait taşıma, montaj ve sigorta giderleri, yazılım giderleri, üretim hattı tasarım giderleri)

Doç. Dr. Hasan Ali ÇELIK

kanı Hüseyin Baysak, ODTÜ Teknokent Genel Müdürü Mustafa İhsan Kızıltaş, OSTİM Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Aydın ve Ankara Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Nurettin Özdebir’in yanı sıra sanayiciler ile OSB ve teknopark yöneticileri de katıldı. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Hasan Ali Çelik, KOBİ Teknoyatırım Destek Programı’nın lansmanı ve protokol imza töreninde yaptığı konuşmada, Ar-Ge ve yenilik faaliyetleri sonucu ortaya çıkan ürünleri ticarileştirmeyi hedeflediklerini belirterek, “Bunu yaparken, ülke ekonomisine katma değer oluşturacak ürünleri destekleyeceğiz, işletmelerimizin yapacağı teknolojik ürün yatırımlarını teşvik edeceğiz” dedi. Programın orta yüksek ve yüksek teknoloji alanlarındaki Ar-Ge ve yenilik faaliyetleri sonucunda ortaya çıkan ürünlere yönelik üretim yatırımını desteklemek hedefiyle oluşturulduğunu ifade eden Doç. Dr. Çelik, büyük fedakârlıklarla Ar-Ge yapan, yerli ve milli ürünler ortaya koymaya çalışan KOBİ’lerin, yatırım yaparken yaşadığı zorlukları göz önünde bulundurduklarını da ifade etti. KOBİ’lerin öneminin farkında olduklarını belirten Doç. Dr. Çelik, bu anlamda KOBİ’lere her anlamda destek olmaya devam edeceklerinin altını çizerken, bu desteklerin en büyük aracının da KOSGEB olduğuna işaret etti. Program kapsamında, 5 milyon TL’ye varan destek mekanizması oluşturulurken, KOBİ’ler için erken ödemeyle yatırıma gerekli finansmanın sağlanacak olması da dikkat çekiyor. Bu kapsamda, proje sonunda ödeme yerine dönemsel ödemelerle, yatırımın tamamının gerçekleşmesi beklenmeden dört ayda bir destek ödemesi alabilecek KOBİ’ler, makine-teçhizat ve yazılım alımlarında yüzde 100 desteklenecek.

AMAÇ, YÜKSEK TEKNOLOJİ ÜRETİMİ KOSGEB Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Cevahir Uzkurt ise konuşmasında, KOBİ Teknoyatırım Destek Programı ile Ar-Ge’ye yatırım yapan şirketlerin kendilerini kanıtlama fırsatı yakalayacaklarına değindi. Prof. Dr. Cevahir Uzkurt, KOBİ’lerin teknolojik yeteneklerini geliştirmeye, Türkiye’nin orta yüksek ve yüksek teknoloji imalatındaki gücünü artırmaya yönelik olarak bu programı geliştirdiklerini ifade ederken, özellikle imalat sanayilerindeki KOBİ’lerin teknoloji, ihracat, katma değer ve kârlılıklarını artırmaya yönelik destek programları geliştirmeye devam edeceklerini vurguladı. “KOSGEB olarak bu tür destek programlarını icra ederken, özellikle KOBİ’lerimizi büyük firmalarla entegre ederek bu programları yürüteceğiz” diyen Prof. Dr. Uzkurt, KOBİ’lere öncelikle firma, proje ve sektör bazlı destekler vermeye çalışacaklarının altını çizdi.

DOÇ. DR. HASAN ALI ÇELIK: “KOBİ TEKNOYATIRIM DESTEK PROGRAMI, AR-GE VE YENILIK FAALIYETLERI SONUCU ORTAYA ÇIKAN ÜRÜNLERI TICARILEŞTIRMEYI HEDEFLIYOR.”

“KOBİ’LERLE ÇALIŞMAK İSTİYORUZ” 2031 yılı itibarıyla dünyadaki 5. nesil en iyi uçaklardan birini bitirmiş olacaklarına dikkat çeken TUSAŞ/TAI Genel Müdürü Temel Kotil, konuşmasına şöyle devam etti: “Bunun alt sistemleri, teknolojileri var. Bu tip teknolojileri artık yurt dışından alma şansımız kalmıyor. Bunların alt sistemlerini Türkiye’de yapmamız gerekiyor. TAI her şeyi yapar ama o uçağın ve helikopterin maliyetinin yüzde 60’ını yurt dışına verir. Biz bunları KOSGEB’in desteğiyle geliştirmek ve bu sistemlerle ilgili KOBİ’lerle çalışmak istiyoruz.” Savunma Sanayii Müsteşarlığı Müsteşar Yardımcısı Celal Sami Tüfekçi ise yaptığı konuşmada, yakın zamanda başlattıkları Endüstriyel Yetkinlik Değerlendirme ve Destekleme Programı’nın teknoloji girişimlerinin ve yatırımlarının merkezinde yer aldığını belirterek; “Teknoloji ürünlerinin en kritik özelliği,

23


gündem

“PROGRAM KAPSAMINDA, 5 MILYON TL’YE VARAN DESTEK MEKANIZMASI OLUŞTURULURKEN, KOBİ’LER IÇIN ERKEN ÖDEMEYLE YATIRIMA GEREKLI FINANSMANIN SAĞLANACAK OLMASI DA DIKKAT ÇEKIYOR.”

o teknolojinin ispatlanmasıdır. Firmalarımızı şu anda 200’e yakın hakem havuzuyla değerlendirmeye başladık ve yakında destek mekanizmalarını açıklayacağız. Bunun için KOSGEB ile yakın çalışarak KOBİ’lerimizi güçlendirmek adına teknoloji yatırımlarında ne gerekiyorsa yapacağız” dedi. KOBİ’LER YÜZDE 25’LİK ERKEN ÖDEME ALABİLECEK Türkiye ekonomisinin bel kemiği olan KOBİ’ler için yürürlüğe alınan KOBİ Teknoyatırım Destek Programı ile Türkiye’nin, kendi teknolojisini üreten, inovasyon ve ArGe’nin önemini kavramış, rekabet gücü ve refah seviyesi yüksek bir ülke haline gelmesi; ileri teknolojiye ve yenilikçiliğe yönelik, katma değer ve ihracat şansı yüksek olan ürünlerin geliştirilmesi hedefleniyor. Program çağrı esaslı değil, yıl içerinde sürekli aktif olacak. Yatırım projesinin süresi en çok 36 ay iken kurul kararı ile altı aya kadar ek süre verilebilecek. Yatırım sonrası destek süresi ise 1 yıl olarak açıklanıyor. İlk kez bu programla hayata geçirilecek yeniliklerden biri, öncelikli teknolojik ürünleri üretmek isteyen imalat sektörünün yüzde 100’e varan oranlarda destek kapsamına alınması. KOBİ Teknoyatırım Destek Programı ile işletmelere 5 milyon TL’ye kadar hibe ve geri ödemeli destek sağlanacak. Mikro işletmelere yüzde 70’i geri ödemesiz, yüzde 30’u geri ödemeli; küçük ve orta büyüklükte işletmelere ise yüzde 60 oranında geri ödemesiz, yüzde 40 oranında geri ödemeli destek verilerek, destek oranları yüzde 100’e tamamlanacak. Yatırım projesine konu ürün yüksek teknolojik alanda ise destek oranları yüzde 5 oranında artırılacak. Buna ek olarak, projeye konu satın alınacak makine, teçhizat ve yazılımın; Bilim,

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca 13/09/2014 tarih ve 29118 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan SGM 2014/35 sayılı Yerli Malı Tebliği’ne uygun olarak alınmış yerli malı belgesi ile tefrik edilmesi durumunda, geri ödemesiz destek oranlarına yüzde 15 ilave edilecek. Programın bir diğer yeniliği ise, KOBİ’lerin finansman sorununu çözmek amacıyla KOSGEB Kanunu’na eklenen erken ödeme uygulamasının bu programla hayata geçirilecek olması. Bu kapsamda işletmeler desteklemeye esas tutarın yüzde 25’ine kadar erken ödeme alabilecek. Öte yandan, yatırım projesinin sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla, yatırım sonrası ilk bir yılda da KOBİ’ler KOSGEB tarafından desteklenmeye devam edilecek. Yine, destek ödemeleri, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı uygulamasından farklı olarak, proje sonrasında değil, dört aylık dönemler halinde yapılacak.

KOBİ TEKNOYATIRIM DESTEK PROGRAMI’NA KİMLER BAŞVURABİLİR? • KOSGEB ve diğer kamu kurum ve kuruluşları, kanunla kurulan vakıflar veya uluslararası fonlar tarafından desteklenen Ar-Ge ve yenilik projeleri sonucunda ortaya çıkan, • Yurt dışı teknoloji bölgeleri/araştırma merkezleri/enstitüler/bilim parkları/ kuluçka merkezleri/hızlandırıcılarda Ar-Ge ve yenilik projeleri sonucunda ortaya çıkan, • Yurt içi teknoloji geliştirme bölgelerinde yer alan işletmelerin, bölgede sonuçlandırdıkları Ar-Ge ve yenilik projeleri sonucunda ortaya çıkan, • Kamu araştırma enstitülerinde/merkezlerindeki Ar-Ge faaliyetleri sonucunda ortaya çıkan, • Patent belgesi ile koruma altına alınan, • Doktora çalışması neticesinde ortaya çıkan, • Teknolojik Ürün Deneyim Belgesi (TÜR) alan, prototip çalışması tamamlanmış teknolojik ürün sahipleri veya kullanım hakkını sözleşme ile hak sahibinden devralmış işletmeler başvuruda bulunabilir.

25


gündem

İSDER, CEMAT ASIA FUARI İÇİN ŞANGAY’DAYDI Makine İmalat Sanayii Dernekleri Federasyonu (MAKFED) üyesi derneklerden İstif Makinaları ve Distribütörleri ve İmalatçıları Derneği (İSDER), 31 Ekim-3 Kasım tarihlerinde Çin’in Şangay kentinde düzenlenen CeMAT Asia Uluslararası İstifleme, Otomasyon, Taşıma ve Lojistik Fuarı’na katıldı.

A

sya Kıtası’nın en önemli istifleme makineleri fuarları arasında gösterilen CeMAT Asia’da bu yıl 600’den fazla firma yer aldı. Fuar kapsamında çok sayıda ülkeden gelen ziyaretçiyi standında ağırlayan İSDER, Türk istif makineleri sektörünün yapısı, çalışmaları ve dernek üyesi firmalar hakkında detaylı bilgiler verdi. Fuarın ilk günü düzenlenen ve İSDER Kiralama Komitesi Başkanı Reyhan Uğurlu Yücel’le İSDER Genel Sekreter Vekili Oğuz Yusuf Yiğit’in de katıldığı “Uluslararası Kiralama Konferansı Asya” toplantısında, Çin ve Japonya’daki kiralama pazarı değerlendirildi. Konferans kapsamında ayrıca kiralama stratejileri ve başarılı kiralama firmalarının özellikleri de ele alındı. İSDER, fuar bo-

26

yunca organize ettiği toplantılarla hem sektör, hem de dernek ve üyeleri adına önem arz eden işbirlikleri için zemin hazırladı. Bu kapsamda Çin Forklift Derneği (CITA) ile düzen-

lenen ortak toplantıda Çin’deki forklift pazarının mevcut durumu ve Çin forkliftlerinin dünyadaki yeri değerlendirildi. Toplantıda aynı zamanda CITA ve İSDER arasındaki ilişkinin güçlendirilmesi yönünde de karar alındı. İSDER, fuar çerçevesinde Amerika İstif Makineleri Derneği (MHI) ile de bir araya geldi. Ana gündem maddesini önümüzdeki yıl gerçekleşecek MHI etkinliklerine yönelik İSDER’in vereceği desteğin oluşturduğu toplantıda, iki kurumun kardeş dernek oldukları da ilan edildi. Uluslararası fuarların Türkiye’nin ve makine alt sektör derneklerinin tanıtımı açısından büyük önem taşıdığını belirten İSDER yetkilileri, dünya çapında düzenlenen diğer CeMAT Fuarları’nda, Türk istif makineleri sektörünün tanıtımı için yapılacak çalışmalar konusunda fuar organizatörü Deutsche Messe ile de çeşitli çalışmalar gerçekleştirildiği bilgisini verdi.


gündem

BİRLİKTEN KUVVET DOĞUYOR “Birlikten kuvvet doğar” sloganıyla 15-18 Mart 2018 tarihleri arasında TÜYAP’ta düzenlenecek WIN EURASIA, uluslararası altı sanayi fuarını tek çatı altında toplayacak.

A

vrasya bölgesinin önde gelen uluslararası altı sanayi fuarı, “Birlikten kuvvet doğar” sloganıyla WIN EURASIA adı altında birleşti. 15-18 Mart 2018 tarihleri arasında TÜYAP’ta düzenlenecek WIN EURASIA, Metalworking EURASIA, SurfaceTechnology EURASIA, Welding EURASIA, IAMD EURASIA, Electrotech EURASIA ve CeMAT EURASIA fuarlarının katılımcı ve ziyaretçilerini tek çatı altında buluşturacak. Deutsche Messe’nin Türkiye iştiraki Hannover Fairs Turkey Fuarcılık tarafından düzenlenen WIN EURASIA, dünya genelinden 3 bine yakın katılımcı ve 85 binin üzerinde ziyaretçi bekliyor. WIN EURASIA’nın Türkiye’de kendi alanında öncü ve lider fuar olduğunu vurgulayan Hannover Fairs Turkey Fuarcılık Genel Müdürü Alexander Kühnel,“İmalat sanayilerinin Avrasya üssü İstanbul, yeni iş bağlantıları için dünyanın dört bir yanından gelen sanayicilerin buluşma noktası olacak. WIN

EURASIA, İstanbul’un marka değerine büyük güç katan bir fuar. Aynı zamanda Türkiye’yi dünyanın en stratejik fuar merkezlerinden biri yapmak için yürütülen çalışmalara da WIN EURASIA ile büyük katkı sağlayacağımıza inanıyoruz. ABD ve Avrupa’dan gelen firmalar Avrasya ile işbirliğinin kapısını WIN EURASIA’da açarken Avrasya ve Orta Doğu için de Batı’ya açılmanın yolu olacak” dedi. FUARLAR, TICARETIN OLDUĞU KADAR BILGI VE DENEYIMIN DE MERKEZ ÜSSÜ HALINE GELMELI WIN EURASIA’nın katılımcı ve ziyaretçileri buluşturan geniş fuar alanının yanı sıra Endüstri 4.0 için çok geniş bir deneyim sunacağını da vurgulayan Kühnel şöyle konuştu: “Fuarlar, ticaretin olduğu kadar bilgi ve deneyimin de merkez üssü haline gelmeli. Biz WIN EURASIA’da buna çok önem veriyoruz. Endüstri 4.0 için özel bir deneyim alanı oluşturduk. Endüstri 4.0 özel sunum

Alexander KÜHNEL Hannover Fairs Turkey Fuarcılık Genel Müdürü

alanlarımızla katılımcı ve ziyaretçilerimize interaktif bir ortam sunacak, sektörün vizyonunu genişletecek bir fuara imza atacağız.” Endüstri 4.0 başlığına özel bir yer ayrılan WIN EURASIA’da yerli ve yabancı firmalar son teknoloji ürün ve hizmetlerini İstanbul’da tanıtma fırsatı bulacak. Endüstri 4.0 odaklı özel konseptiyle hayata geçirilecek özel alanları ve yeni uygulamalarıyla WIN EURASIA dünya sanayi devlerinin son teknolojilerini göstermek için yarışacağı bir vitrin olacak. İmalat sanayilerine tüm yönleriyle bakış açısı sağlamayı amaçlayan fuar katılımcılarına otomasyon, dijitalleşme, Nesnelerin İnterneti, artırılmış gerçeklik gibi teknolojik gelişmeleri de yakından deneyimleme fırsatı sunacak. Sac işlemeden metal şekillendirme teknolojilerine, otomasyon hizmetlerinden elektrik ve elektronik ekipmanlara, hidrolik ve pnömatik hizmetlerden tesis içi lojistiğe kadar geleceğin fabrikaları için ihtiyaç duyulan tüm ekosistem bu yıl WIN EURASIA’da sergilenecek.

27


sektörden

“MAKİNELERİMİZ, MÜŞTERİLERİMİZE AVANTAJ SAĞLIYOR” PROGRESIF KESME KALIPLARINDA KULLANILABILECEK BIR HIDROLIK PRES TASARLAYIP IMAL ETTIKLERINI SÖYLEYEN AFE OLGUNLAR MAKINE YÖNETIM KURULU ÜYESI FERHAT KILIÇ, “BÖYLELIKLE HEM AĞIR TONAJLI MEKANIK PRESLERDEKI YÜKSEK FIYAT DEZAVANTAJINI ORTADAN KALDIRDIK HEM DE HIDROLIK PRESLERIN BAKIM VE KULLANIM KOLAYLIĞI AVANTAJINI MÜŞTERILERIMIZE SUNDUK” DIYOR.

28

F

ahrettin Kılıç tarafından 1993 yılında İzmir’de kurulan Afe Olgunlar Makine, 100 metrekarelik bir atölyede demir-çelik tesislerine parça ve ekipman tedariki yaparak faaliyete başladı. İlerleyen yıllarda, talep üzerine H tipi jant presi, hadde makineleri, haddehane ekipmanları, dikey kavis tezgâhı, C tipi ve kolonlu hidrolik presler olmak üzere tasarımı ve projesi kendisine ait çok sayıda özel makine imal eden firma, bugün itibarıyla çalışmalarını 12 bin metrekarelik tesisinde sürdürüyor. Aralarında soğuk makaslar, kütük kesme makasları, dişli kutuları ve özel amaçlı makinelerin de yer aldığı; demir-çelik tesislerinde kullanılan çeşitli ürünleri başta Almanya, İsviçre, Hollanda, İngiltere, Suudi Arabistan, Fas ve Sri Lan-

ka olmak üzere dünyanın çok sayıda ülkesine ihraç ettiklerini söyleyen Afe Olgunlar Makine Yönetim Kurulu Üyesi Ferhat Kılıç, yüksek katma değerli ürünler imal ederek sektörde tanınan bir marka olmayı hedeflediklerini belirtiyor. Üretiminizi nerede ve nasıl gerçekleştiriyorsunuz? Satış-pazarlama, satın alma, insan kaynakları, idari hizmetler, Ar-Ge, kalite, üretim, finans-muhasebe birimlerinden oluşan firmamız üretim faaliyetlerini; İzmir Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi’nde 7 bin metrekaresi kapalı toplam 12 bin metrekare alan üzerinde kurulu fabrikada, tam teknolojik donanıma sahip makine ve ekipmanlarla sürdürüyor.


Ürün çeşitleriniz ve bunların özellikleri hakkında bilgi verir misiniz? Demir-çelik tesislerinde kullanılan ve demir üretim hattında bulunan hemen her çeşit makineyi üretebiliyoruz. Bunların arasında demirin kalibre olmasını sağlayan hadde makineleri-merdaneleri, sıcak demir kesme makasları, kızgın demirin soğuması için bekletildiği soğutma platformları, üretilen yuvarlak çeliğin ticari boylarda kesilmesi için kullanılan soğuk makaslar ve 5 tondan 50 tona kadar taşıma kapasiteli tavan vinçleri yer alıyor. Söz konusu standart ürünlerimizin haricinde özel amaçlı makine imalatı ile parça bazlı talaşlı ve kaynaklı imalat da yapıyoruz. Son yıllarda Avrupalı makine firmalarıyla büyük çaplı ortak projeler de gerçekleştirdik. Yeni geliştirdiğiniz bir ürün var mı? Özel amaçlı makine imalatı konusunda yoğun çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Tezgâh parkurumuz ve mekanik işleme olanaklarımız açısından Ege Bölgesi’ndeki sayılı firmalardan biriyiz. Dolayısıyla bizden talep edilen makineler de genellikle ağır ve yüksek kapasiteli makineler oluyor. Geçtiğimiz yıl beyaz eşya üreten bir tesiste kullanılmak üzere, yüksek hızlı yeni nesil plastik kırıcıyı tasarlayarak üretimini başarıyla gerçekleştirdik.

miz kabul edildi. Prensipte hidrolik ve mekanik olmak üzere ikiye ayrılan preslerden hidrolik olanlar, koç ataleti, piston kolunun kalıba zarar vermesi nedeniyle progresif kesme kalıplarında kullanılamaz. Biz, projemiz kapsamında, hidrolik mekanizmada yaptığımız tasarım değişiklikleriyle piston kolunun progresif kalıba zarar verme riskini ortadan kaldıran bir hidrolik pres geliştirdik. Böylelikle hem ağır tonajlı mekanik preslerdeki yüksek fiyat dezavantajını ortadan kaldırdık hem de hidrolik preslerin bakım ve kullanım kolaylığı avantajını müşterilerimize sunduk.

“SON DÖRT YILDIR ALMANYA’NIN HANNOVER ŞEHRINDE DÜZENLENEN MAKINE VE YAN SANAYI FUARLARINA KATILIYORUZ. SÖZ KONUSU FUARLARDA KURDUĞUMUZ IŞ BAĞLANTILARI PAZAR PAYIMIZI ARTIRMA VE FIRMAMIZIN BÜYÜMESINDE OLDUKÇA ETKILI OLDU.”

Firma olarak inovatif çalışmalara gereken yatırımları yapıyor musunuz? Değişen piyasa koşulları ve rekabet yapısı, üretici firmaları müşteri odaklı üretim yapmaya itiyor. Daha önceki yıllarda bizim gibi firmalar maliyet odaklı üretim anlayışına sahipken, 1995 yılı sonrasında müşteri odaklı üretim anlayışını benimsedi. Bunun yanı sıra teknolojik değişimle birlikte müşteri beklentileri de farklılaştığı için biz de dâhil olmak üzere çok sayıda firma esnek üretim siste-

Firmanız ve ürünleriniz konusunda yürüttüğünüz TÜBİTAK projeleri var mı? Afe Olgunlar Makine’nin gelecek vizyonunu yenilikçi ve yüksek katma değerli makinelerin tasarlanıp üretilmesi oluşturuyor. Bu bağlamda yaptığımız araştırmalar ve piyasa bilgilerimiz doğrultusunda, progresif kesme kalıplarında kullanılabilecek olan bir hidrolik pres tasarlayıp üretmeye karar verdik. Daha önce buna benzer bir çalışma yapılmadığı için projemizi TÜBİTAK’a sunduk. Büyük bir ilgi gören proje-

29


sektörden de kullanılan çeşitli ürünleri, başta Almanya, İsviçre, Hollanda, İngiltere, Suudi Arabistan, Fas ve Sri Lanka olmak üzere dünyanın çok sayıda ülkesine ihraç ettik. Sahip olduğumuz ürün çeşitliliği firmamıza pazarda daha geniş bir hareket alanı sağlıyor. Böylelikle belli ülke veya sektörlerdeki durgunluktan daha az etkileniyoruz.

“DEĞIŞEN PIYASA KOŞULLARI VE REKABET YAPISI, ÜRETICI FIRMALARI MÜŞTERI ODAKLI ÜRETIM YAPMAYA ITIYOR. BUNUN YANI SIRA TEKNOLOJIK DEĞIŞIMLE BIRLIKTE MÜŞTERI BEKLENTILERI DE FARKLILAŞTIĞI IÇIN BIZ DE DÂHIL OLMAK ÜZERE ÇOK SAYIDA FIRMA ESNEK ÜRETIM SISTEMINE GEÇTI.”

mine geçti. Firmaların esnek üretim yapabilmesi için teknolojik altyapılarının buna uygun olması gerekiyor. Biz, Afe Olgunlar Makine olarak, Ar-Ge konusunda önemli yatırımlar yapıyoruz ve imal ettiğimiz ürünlerde, müşterilerimiz için kullanım kolaylığı sağlayacak iyileştirmeler ve yeniliklerle inovatif çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Firma olarak yurt içi ve yurt dışında düzenlenen fuarlara katılıyor musunuz? Günümüzde uluslararası pazarda rekabet çok yoğun yaşanıyor. Bugün artık sadece kaliteli mal üretip pazara sunmak, başarı elde etmek ve satış yapabilmek için yeterli olmuyor. İnternetin de yaygınlaşmasıyla tüketiciler aynı malın veya hizmetin değişik fiyat, kalite ve tasarım içeren alternatifleri arasından tercih yapma şansına sahip. Bu yüzden bizim gibi firmalar için pazarlama faaliyetlerinin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Fuar organizasyonları bu noktada öne çıkıyor. Afe Olgunlar Makine olarak son dört yıldır Almanya’nın Hannover şehrinde düzenlenen makine ve yan sanayi fuarlarına katılıyoruz. Söz konusu fuarlarda kurduğumuz iş bağlantıları pazar payımızı artırma ve firmamızın büyümesinde oldukça etkili oldu. Firmanızın ihracat potansiyeli hakkında bilgi verir misiniz? Aralarında soğuk makaslar, kütük kesme makasları, dişli kutuları ve özel amaçlı makinelerin de yer aldığı; demir-çelik tesislerin-

30

İhracatta yaşadığınız problemler var mı? Özellikle Avrupalı potansiyel alıcıları Türkiye’ye davet ettiğimizde bir çekimserlik duyuyorlar. Uluslararası pazarlamada özellikle ülke ve firma imajı dış pazarlara açılmak isteyen firmalar açısından çok önemli. Eğer hedef dış pazara ülkenizden daha önce farklı alanlarda veya aynı alanda faaliyet gösteren başka firmalar girmiş ve ülke ya da firma aleyhine olumsuz bir imaj oluşmuş ise bu durum söz konusu pazara giriş faaliyetini olumsuz etkiler. Dolayısıyla makine sektöründe ihracatı artırmak ve uzun vadeli kazançlar elde etmek için ülkemizin kalite imajının daima zirvede olması çok önemli. Firmanız için “Kalite” nasıl bir yerde duruyor? Bu kavrama nasıl bir pencereden bakıp, değerlendiriyorsunuz? “Kalite kontrol edilmez, üretilir!” düşüncesiyle hareket ediyoruz. Sloganı bizim gibi üreticilere uyarlarsak bu “yerinde kontrol” anlamına geliyor. “Önce üret sonra kontrol et!” şeklindeki klasik anlayışın aksine her aşamada belli noktaların kontrolünü yapıyoruz. Çünkü imal ettiğimiz makine veya ekipmanlar genellikle büyük tonajlı özel işler. Bu yüzden seri imalat mantığıyla kontrol etmeye kalkarsak herhangi bir hata durumunda geri dönüşler çok ağır maliyetler doğurabiliyor. İlk seferde doğruyu yapmak ve bunu sürdürebilmek verimlilik için çok önemli. Bizim kalite hedefimiz, işgücü kayıplarını minimuma indirerek müşteri memnuniyetini her zaman en yüksekte tutmak. Türkiye makine üreticiliği bakımından sizce ne durumda? Makine, Türkiye ve dünyada en fazla katma değer yaratma potansiyeline sahip sektörlerden biridir. Türkiye’de son yıllarda gerçekten iyi kalitede makineler üretiliyor. Türk makine


sektörünün önde gelen ihraç pazarları AB ülkeleri ve ABD’dir. Avrupalı üreticilere göre ucuz işgücüne sahip olmamız, bize, ürettiğimiz makinelerde hatırı sayılır bir fiyat avantajı sağlıyor. Uzak Doğulu üreticiler için de aynı durum söz konusu. Tabii sadece fiyat avantajı Türk makinelerini bir marka haline getirmek için yeterli değil. Otomasyon, teknoloji ve satış sonrası hizmetler konusunda da fark yaratmamız gerekiyor. Tüm bu parametreleri dikkate alarak katma değeri daha yüksek ürünler imal edersek makine ihracatımızın çok daha iyi noktalarına geleceğine inanıyorum. Firmanız açısından 2016 yılı nasıl geçti ve 2017 yılına dair beklentileriniz nedir? 2016 yılı beklediğimizden daha hareketli geçti. Mevcut tezgâh parkurumuza yenilerini ekliyoruz. Siparişini verdiğimiz ve bu yılın sonlarına doğru kurulacak 8x4.2 metre işleme kapasiteli köprü tipi dik işlem merkezi tezgâhının mevcut kapasitemize önemli bir katkı sağlayacağını düşünüyorum. Planlanan yatırımlarla birlikte bu yıl da yüzde 20’lik bir büyüme hedefliyoruz. Sektöre bakıldığında size göre en büyük problem nedir? İmalatta çalışacak yetişmiş personel bulamamak bence sektörün en önemli problemlerinden biri. Yeni nesil, makine başı iş yerine masa başı işleri tercih ediyor. Bu da

meslek liselerine olan talebin azalmasına ve nitelikli eleman sıkıntısının yaşanmasına yol açıyor. Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de makine sektörü, imalat sanayisinin olmazsa olmaz iş alanları arasındadır. Bu sektörün canlı kalabilmesi için meslek liselerine gereken önemin verilmesi ve gelecek kuşakların imalat sektöründe çalışmaya teşvik edilmesi gerekir. İleriye yönelik projeleriniz ve gelecek hedeflerinizden bahseder misiniz? Afe Olgunlar Makine olarak faaliyete başladığımız tarihten bu yana sürekli yatırım yapıyoruz. Bundan sonra da teknolojisi yüksek katma değerli ürünler imal ederek sektörde tanınan bir marka olmayı hedefliyoruz. Daha fazla istihdam yaratıp daha fazla ülkeye ihracat yaparak ülke ekonomisine fayda sağlamak istiyoruz.

“TEZGÂH PARKURUMUZ VE MEKANIK IŞLEME OLANAKLARIMIZ AÇISINDAN EGE BÖLGESI’NDEKI SAYILI FIRMALARDAN BIRIYIZ. DOLAYISIYLA BIZDEN TALEP EDILEN ÜRÜNLER DE GENELLIKLE AĞIR VE YÜKSEK KAPASITELI MAKINELER OLUYOR.”

Afe Olgunlar Makine olarak sektörün geleceği hakkında neler söyleyebilirsiniz? 2018 yılında, küresel ölçekte, imalat sanayilerinde 2,3 milyon ünite robot kullanılması bekleniyor. Özellikle robotik alanındaki gelişmelerin sektörümüz açısından çok önemli olduğunu düşünüyorum. Akıllı üretim sistemleriyle müşteri ihtiyaçlarına daha az işgücü kullanarak, daha az hatayla daha hızlı üretim yapma şansı doğuyor. Endüstri 4.0 olarak nitelenen bu kurgu, dünyayla rekabette Türkiye için hayati bir önem taşıyor.

FERHAT KILIÇ KİMDİR? ✓ 1979 yılında Ankara’da doğan Ferhat Kılıç, ilk ve ortaöğrenimini İzmir’de tamamladı. ✓ 2002 yılında Celal Bayar Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü’nden mezun olan Kılıç, ✓ Afe Olgunlar Makine’de sırasıyla üretim, proje ve satış birimlerinde çalıştı. ✓ Bugün itibarıyla firmanın yönetim kurulu üyesi olarak görev yapan Kılıç, aynı zamanda Ege Üniversitesi Meslek Yüksek Okulu’nda mesleki dersler veriyor.

31


kapak

KÜRESEL EKONOMİ, ÇARKLARIN DÖNMEYE DEVAM ETMESİ YANİ DAHA FAZLA ÜRETİM VE TÜKETİM İÇİN KENDİSİNE YENİ ÇIKIŞ YOLLARI ARAMAYA DEVAM EDİYOR. BU ARAYIŞTA ÖNE ÇIKAN SERBEST TİCARET ANLAŞMALARI (STA), ŞİMDİDEN KÜRESEL TİCARETİN YÜZDE 43’ÜNÜ OLUŞTURUR KONUMA GELDİ. DÜNYA TİCARET ÖRGÜTÜ’NÜN (DTÖ) 164 ÜYESİNİN YÜZDE 90’INDAN FAZLASI, EN AZ BİR STA VEYA GÜMRÜK BİRLİĞİ ANLAŞMASININ TARAFI KONUMDA BULUNUYOR. DTÖ’YE BİLDİRİLEN BÖLGESEL TİCARET ANLAŞMALARININ SAYISI DA 453’E ULAŞMIŞ DURUMDA. TÜRKİYE İSE DÜNYADA EN FAZLA STA’YA SAHİP İLK 10 ÜLKE ARASINDA YER ALIRKEN, AB’NİN İMZALADIĞI STA’LAR NEDENİYLE UĞRADIĞI EKONOMİK KAYIPLARI TELAFİ EDECEK ADIMLAR ATMAYA VE 21 OLAN STA SAYISINI YÜKSELTMEYE DEVAM EDİYOR.

32


33


kapak

K

üreselleşen dünyada sınırların şeffaflaşması, küresel dış ticaret hacminin de artışını beraberinde getiriyor. Küresel ekonomi ile bağlarını güçlendiren ve uluslararası pazarlara giren ülkeler, küresel pazarlara giremeyen ülkelere göre daha hızlı büyürken, artan ticaret hacimleri ekonomik büyümeyi de destekliyor ve ülkelerin refah seviyelerinde gözle görülür iyileşmeler hızlanıyor. Küreselleşmenin avantajı, uluslararası ticaretin daha da kolaylaşması ve serbest-

34

leşmesi anlamına geliyor. Bu nedenle tüm ülkelerin öncelikli hedefi haline gelmiş durumda. Bu hedef doğrultusunda Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) çatısı altında çok taraflı müzakereler sürse de bu düzenlemeler günümüzün gereksinimlerini karşılayamıyor ve çok taraflı ticaret düzeni yeni pazar açılımları konusunda yetersiz kalıyor. Dolayısıyla ülkeler ikili ve bölgesel ticaret anlaşmaları yapmaya yönelirken, Serbest Ticaret Anlaşmaları (STA) da son dönemde gerek gelişmiş ülkeler arasında, gerekse kuzey-


ki ticaretin, karşılıklı menfaatler korunarak artırılmasıdır. Buna göre taraf ülkelerin firmaları, bu anlaşmaya taraf olmayan ülkelerin firmalarına göre daha avantajlı duruma gelir. Bunun nedeni, STA imzalayan ülkelerin birbirlerine indirimli gümrük vergileri, kotaların azaltması veya kaldırması ve koruma duvarlarını aşağı çekmeleri gibi kolaylıklar sağlayacak uygulamalar getirmesidir. STA’lar mal veya hizmet ticaretini kapsayabileceği gibi aynı zamanda fikri mülkiyet hakları, yatırımlar, devlet ihaleleri ve rekabet politikaları gibi alanları da kapsayabilir. STA’lar ile ticaret ve yatırımların önündeki engeller kaldırılırken, iş bölümü, uzmanlaşma ve en önemlisi karşılaştırmalı üstünlükler yoluyla ticaret hacmini artırmak esastır. Ülkeler arasındaki STA ağının genişlemesiyle dünyadaki birçok ülke mal tedarikini STA ortaklarından temin ederken, STA ağlarının dışarısında kalan ülkeler, tercihli ticaretin sağladığı imkânlardan mahrum kalıyor. Domino etkisi yaratan bu durum, doğal olarak, tüm ülkelerin artan şekilde STA ağları oluşturmasını da beraberinde getiriyor. Halen üye ülke sayısı 164 olan DTÖ üyelerinin yüzde 90’dan fazlası, en az bir STA’ya veya Gümrük Birliği anlaşmalarına taraf konumda bulunurken, DTÖ’ye bildirilen Bölgesel Ticaret Anlaşmalarının (BTA)

43

%

Küresel ticaretin yüzde 43’ü STA’lar üzerinden gerçekleşirken, müzakereleri süren STA’ların sonuçlanmasıyla bu rakamın yüzde 55’i aşması bekleniyor.

STA NEDİR? GÜMRÜK BİRLİĞİ’NDEN FARKI NEDİR?

güney ve güney-güney ticari ve ekonomik ilişkilerde giderek yaygınlaşıyor. Serbest Ticaret Anlaşmaları, iki ülke veya ülke grubu arasında, bazı malların veya hizmetlerin ticaretini etkileyen tarife ve tarife dışı engellerin kaldırılarak, taraflar arasında bir serbest ticaret alanı oluşturulmasını sağlayan; ancak taraf ülkelerin üçüncü ülkelerle ticaretlerinde mevcut ulusal düzenlemelerini sürdürmesine izin veren anlaşmalardır. Bu anlaşmaların temel hedefi, anlaşmalara taraf olan ülkeler arasında-

Serbest Ticaret Anlaşmaları, iki ülke veya ülke grubu arasında, bazı malların veya hizmetlerin ticaretini etkileyen tarife ve tarife dışı engelleri kaldırarak, taraflar arasında bir serbest ticaret alanı oluşturulmasını sağlayan; ancak taraf ülkelerin üçüncü ülkelerle ticaretlerinde mevcut ulusal düzenlemelerini sürdürmesine izin veren anlaşmalardır. Bu anlaşmaların temel hedefi, anlaşmalara taraf olan ülkeler arasındaki ticaretin, karşılıklı menfaatler korunarak artırılmasıdır. Buna göre taraf ülkelerin firmaları, bu anlaşmaya taraf olmayan ülkelerin firmalarına göre daha avantajlı duruma gelir. Bunun nedeni, STA imzalayan ülkelerin birbirlerine indirimli gümrük vergileri, kotaların azaltması veya kaldırması ve koruma duvarlarını aşağı çekmeleri gibi kolaylıklar sağlayacak uygulamalar getirmesidir. STA’lar mal veya hizmet ticaretini kapsayabileceği gibi aynı zamanda fikri mülkiyet hakları, yatırımlar, devlet ihaleleri ve rekabet politikaları gibi alanları da kapsayabilir. STA’lar ile ticaret ve yatırımların önündeki engeller kaldırılırken, iş bölümü, uzmanlaşma ve en önemlisi karşılaştırmalı üstünlükler yoluyla ticaret hacmini artırmak esastır. Gümrük Birliği anlaşmalarından malların serbest dolaşımı esas iken, taraflarca ortak ticaret politikalarıyla ortak rekabet kurallarının geliştirilmesi ve uygulanması gerekiyor. STA’larda ise taraflar arasındaki ticarette malların tercihli rejimden yararlanmaları, menşe kurallarına göre gerçekleşiyor. Ayrıca, STA’larda ortak ticaret politikaları ve ortak rekabet kuralları uygulama zorunluluğu bulunmadığı gibi, taraflar üçüncü ülkelere karşı kendi gümrük tarifelerini uygulayabiliyor.

35


kapak li ticaret anlaşmalarının sayısı ise 23 olarak açıklanıyor. Üstelik bu rakamlardaki hareketlilik, son yıllarda yukarı yönlü hızlı artışlar şeklinde dikkat çekici bir grafik izliyor. DTÖ anlaşmalarının temelini oluşturan 1947 tarihli Tarifeler ve Ticaret Genel Anlaşması’nın (GATT) imzalanmasından 1994 yılında DTÖ’nün kurulmasına kadar geçen 46 yılda, çoğunun geçerlilik süresi halihazırda sona ermiş olan 124 STA imzalandığı bilgisini paylaşırsak, bu sürenin yarısında neredeyse üç katı STA imzalanmış olması gerçeği daha iyi anlaşılabilir.

sayısı da 453 olarak ifade ediliyor. Bunların 250’si STA konumundayken, gümrük birliği anlaşmalarının sayısı 30, ekonomik entegrasyon anlaşmalarının sayısı 150 ve tercih-

21

Türkiye’nin imzaladığı yürürlükteki STA sayısı.

STA’LAR NEDEN ÖNEMLİ? • İhracatçıların başta çevre ve komşu ülkeler olmak üzere, hedef pazarlara giriş imkânlarının artırılmasını,

• İç pazarda durgunluk yaşandığında, söz konusu durgunluğun ekonomi üzerindeki etkilerinin azaltılmasını,

• İhracatçıların üçüncü ülke pazarlarında, başta AB ülkelerinin girişimcileri olmak üzere, rakipleriyle eşit şartlara sahip olmasını,

• Mal ticaretinin yanı sıra hizmet ticaretinde de pazara giriş imkânlarının sağlanmasını; sanayiye ucuz girdi teminini,

• İhracatın, tarife ve tarife dışı engellerin kaldırılması suretiyle, ürün bazında çeşitlendirilmesini ve miktar bazında artırılmasını, • Tanınan tercihler sayesinde, STA ülkelerinin ara malı ve nihai mamullerini Türkiye’den tedarik etmelerini, • Dışa açık rekabetçi bir altyapının tesisiyle ülke ekonomisinin uluslararası rekabet gücünün artmasını,

36

KÜRESEL TİCARETİN YÜZDE 43’Ü STA’LARDAN KAYNAKLANIYOR Kaynaklarını daha etkin kullanmak isteyen ülkeler, üye ülke üreticilerine daha geniş pazar olanakları sunmak için ticari işbirliği yoluna giderken, STA’lar, iç pazarda korumacılığı azaltarak diğer üye ülke pazarlarındaki fırsatlardan yararlanma olanağı da sağlıyor. Böylece, kendi aralarında işbirliği kuran ülkeler, daha büyük pazar ve endüstriler için ölçek ekonomileri oluşturacak üstünlük elde edebiliyor. Ticaret engellerinin azaltılmasıyla rekabet artarken, ekonomiye dinamizm kazandırılıyor ve ülke içerisindeki tüketim fazlası, üretim olanağı blok ülkelerince desteklenerek endüstri teşvik ediliyor. Bir grup ülke, kendi aralarında böyle bir bütünleşmeye gitme kararındaysa, diğer GATT ülkelerine yaygınlaştırmaksızın aralarındaki ticareti serbestleştirebilirken, bu ayırımcı politikanın uygulanması, yani STA’larla ilgili kurallar, DTÖ anlaşmalarının temelini oluş-

• Türkiye’nin tercihli ticaret imkânlarından yararlanmak isteyen doğrudan yabancı sermayeli yatırımların artmasını sağlar.


“STA’LARLA DÜNYAYA ERİŞİM HIZLANIYOR”

Özkan AYDIN OAİB Genel Sekreteri

turan 1947 tarihli Tarifeler ve Ticaret Genel Anlaşması’nın 24’üncü maddesince düzenleniyor. DTÖ’ye göre, bölgesel ticaret anlaşmaları olarak nitelendirilen STA’lar ve gümrük birliği anlaşmaları, DTÖ üyesi ülkeler arasında mal ticaretini düzenleyen “En Çok Gözetilen Ulus” (MFN) kuralının temel istisnasını oluşturuyor. Çünkü MFN kuralı gereğince DTÖ üyesi olan bir ülke, diğer DTÖ üyesi ülkelere karşı tarife oranları ve diğer ticari önlemlerde herhangi bir ülkeye tanıdığından daha az avantaj sağlayan muamelede bulunamıyor. Hâlihazırda DTÖ üyesi ülkeler arasındaki uluslararası ticaretin yüzde 43’ü STA’lar kapsamında gerçekleştirilirken, müzakereleri süren STA’ların sonuçlandırılmasıyla bu oranın yüzde 55’i aşacağı da tahmin ediliyor. BÜYÜME STRATEJİSİNİN ANAHTARI ABD, 2016’da ithalatının değer olarak yaklaşık yüzde 34,8’ini, ihracatının ise yaklaşık yüzde 46,5’ini toplam 20 STA üzerinden gerçekleştirirken, AB de 2016 yılındaki ihracatının değer olarak yüzde 32,6’sını, ithalatının ise yüzde 28’ini STA imzaladığı partner ülkeler üzerinden yaptı. Türkiye’nin ise halen yürürlükte olan 21 STA’sı bulunuyor.

2016 yılında Türkiye ihracatının yüzde 12’si ve ithalatının yüzde 9’unun kaynağı da bu 21 STA idi. Türkiye’nin yeni pazarlara ulaşmak ve ihracatın yapısını ürün bazında çeşitlendirebilmek amacıyla STA’lara önem vermeye başlaması, esasen 1980’li yıllarda başlayan ihracata dayalı büyüme stratejisinden kaynaklanıyor. Türkiye, ihracata dayalı büyüme stratejisi içerisinde “yeni pazarlar bulmak” ve “ihracatı ürün bazında çeşitlendirmek” amacıyla STA imzalamaya yönelik ilk görüşmelerini EFTA ülkeleri ile başlatırken, AB ile Gümrük Birliği gerçekleşinceye kadar geçen süre zarfında ihracatın artırılması içsel teşvikler yoluyla sağlanmaya çalışıldı. Bu süreçte, diğer ülkelerin pazarları veri kabul edilerek Türk ürünlerinin rekabet güçlerinin ihracat teşvikleriyle artırılması hedeflenirken, dış ticaretin önündeki en önemli engelleri oluşturan tarife ve tarife dışı engellerin kaldırılması için ayrıca bir çaba gösterilmedi. Aynı dönemde, özellikle Avrupa’da önemli değişiklikler gerçekleşirken, SSCB dağıldıktan sonra kendilerine yeni bir çizgi arayan Merkez ve Doğu Avrupa ülkeleri AB’ye yönelerek ticari hüküm ihtiva eden anlaşmalar imzalama yoluna gitti. Bu anlaşmalarla, anılan ülkeler AB pazarı-

“STA’lar, son yıllarda küresel ekonominin belirleyici bir aktörü olarak dikkat çekiyor. DTÖ’ye üye olan ülkelerin yüzde 90’ının en az bir STA anlaşmasına taraf olması bunun en önemli göstergelerinden biri. Türkiye de elbette bu ekonomik enstrümanı en etkili şekilde kullanmak için son 20 yıldır önemli adımlar atıyor. Halen 21 ülke ve ülke grubu ile STA anlaşmaları bulunan Türkiye, toplam ihracatının yüzde 12’sini, toplam ithalatının ise yüzde 9’unu STA’ları üzerinden gerçekleştiriyor. Bu 21 STA ile Türkiye, dünyanın en çok STA anlaşması imzalayan ülkeleri listesinde de ilk 10’da yer alıyor. Mevcut STA’larımızla Türk ihracatçıları 326 milyon nüfuslu, 4,2 trilyon dolarlık milli gelire sahip, 1,5 trilyon dolarlık ithalat pazarına avantajlı giriş olanağı sağlamış durumda. 19 ülke ve ülke grubu ile devam ettirilen, dokuz ülke ve ülke grubu ile de müzakere süreci planlanan yeni STA’lar da yürürlüğe girdiğinde, Türk ihracatçılarının dünyaya erişimi hızlanacak ve Türk ürünlerini dünya pazarlarına daha kolay, daha ayrıcalıklı ulaştırabileceğiz.”

37


kapak

TÜRKİYE’NİN STA’LARI

İzlanda1 Faroe Adaları

ABD

Kanada

İngiltere Lihtenştayn1 İsviçre1 Sırbistan Bosna-Hersek Karadağ Arnavutluk Makedonya Tunus

ABD

Fas Cezayir

Meksika

Honduras5

Guatemala5 El Salvador5

Nikaragua5

Kosta Rika5

Venezuella4

Kolombiya

Gana Kamerun

Ekvator Kongo

Peru Brezilya4

Şili

4,2

Paraguay4

Arjantin4

Uruguay4

TRILYON DOLAR Türkiye’nin STA imzaladığı 21 ülkenin toplam milli geliri.

YÜRÜRLÜKTE OLAN STA’LAR

38

1 2

MÜZAKERE SÜRECİ DEVAM EDENLER

EFTA Ülkeleri

3

Körfez İşbirliği Konseyi Ülkeleri

Suriye STA’sı, 22 Aralık 2004’te imzalandı, 1 Ocak 2007’de yürürlüğe girdi. Ancak Suriye STA’sı, 6 Aralık 2011 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile askıya alınmış durumda.

4

MERCOSUR Ülkeleri

MÜZAKERELERİ TAMAMLANMIŞ İMZA AŞAMASINDA OLANLAR PLANLANANLAR Brexit sürecinde AB’den ayrılacak olan İngiltere’nin Gümrük Birlik dışında da kalacak olması, Türkiye-İngiltere STA’sını önemli kılıyor.


12

%

Norveç1

2016’da, Türkiye’nin toplam ihracatı içinde STA kaynaklı ihracatın payı.

Kosova

Moldova Ukrayna

Lübnan Suriye2 İsrail Ürdün Libya

Çad

Mısır

1,5

Gürcistan

Pakistan

TRILYON DOLAR

Kuveyt3

Filistin Umman3 Suudi Arabistan3

Sudan

Japonya Katar3 BAE3

Hindistan

Türkiye’nin STA imzaladığı 21 ülkenin toplam ithalat pazar büyüklüğü.

Güney Kore Tayland

Bahreyn3

Vietnam

Cibuti Malezya Seyşeller

Endonezya Singapur

Morityus

Güney Afrika

MÜZAKERE GİRİŞİMİNDE BULUNULANLAR 5 Orta Amerika Topluluğu Ülkeleri Afrika Karayip Pasifik Ülkeleri; Angola, Bahama, Barbados, Antiqua ve Barbuda, Belize, Bostwana, Benin, Burundi, Burkina Faso, Cabo Verde Adaları, Kamerun, Orta Afrika Cumhuriyeti, Ekvatoral Gine, Fiji, Etiyopya, Gabon, Gana, Gambiya, Grenada, Gine, Gine Bissau, Guyana, Haiti, Jamaika, Kiribati, Kenya, Lesotho, Liberya, Madagaskar, Malavi, Mali, Moritanya, Mauritius, Mozambik, Namibya, Nijer, Nijerya, Papua Yeni Ginesi, Rwanda, St.Kitts ve Nevis, St. Lucia, St. Vincent, Sao Tome ve Principe, Senegal, Tanzanya, Togo, Tonga, Trinidad ve Tobago, Tuwalu, Uganda, Vanuatis, Batı Samoa, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Zambiya ve Zimbabwe’nin dahil olduğu 55 devletten oluşuyor.

AB-TÜRKİYE GÜMRÜK BİRLİĞİ Belçika, Bulgaristan, Çekya, Danimarka, Almanya, Estonya, İrlanda, Yunanistan, İspanya, Fransa, Hırvatistan, İtalya, Kıbrıs, Letonya, Litvanya, Lüksemburg, Macaristan, Malta, Hollanda, Avusturya, Polonya, Portekiz, Romanya, Slovenya, Slovakya, Finlandiya, İsveç, İngiltere

39


kapak

STA’LAR MAL VEYA HİZMET TİCARETİNİ KAPSAYABİLECEĞİ GİBİ AYNI ZAMANDA FİKRİ MÜLKİYET HAKLARI, YATIRIMLAR, DEVLET İHALELERİ VE REKABET POLİTİKALARI GİBİ ALANLARI DA İÇEREBİLİR.

na uygun koşullarla girme imkânına sahip olarak Türk malları ile rekabet şansını yakaladıkları gibi, AB’ye verilen tavizler, bu

TÜRKİYE STA’LARINA AB GÜMRÜK BİRLİĞİ ETKİSİ Avrupa Gümrük Alanı, AB üyesi 28 ülke ve Türkiye’nin oluşturduğu bir alandır. AB’nin üçüncü ülkelerle imzaladığı STA’lar, 28 AB ülkesinin yanı sıra Türkiye’nin de içinde yer aldığı gümrük alanını kapsıyor. Türkiye’nin AB üyesi olmaması nedeniyle ticari anlaşmaların karar mekanizmalarında yer almaması ve süreçlere dâhil olmaması, doğal olarak bir çelişki ortaya çıkarıyor. Ayrıca AB’nin imzaladığı STA sonucunda üçüncü ülkelere uygulanan gümrüklerin kaldırılmasıyla üçüncü tarafların malları AB pazarına girdiği gibi Türkiye’ye de gümrüksüz girerek ticaret sapmasına neden olabiliyor ve bu durum Türkiye pazarında haksız rekabete yol açabiliyor. Türkiye’nin, AB ile arasındaki Gümrük Birliği uyarınca, AB’nin Ortak Ticaret Politikası’nı üstlenme yükümlülüğü var ve üçüncü ülkelere yönelik olarak AB’nin tercihli ticaret sistemi üstleniliyor. Bu kapsamda, Türkiye, AB’nin STA imzaladığı ülkelerle karşılıklı yarar esasına dayalı benzer anlaşmalar imzalamak zorunda kalıyor.

40

ülke pazarlarında Türk ürünlerinin şansını azaltan bir etki yarattı. Bu aşamada ihracata dayalı büyüme stratejisinin yeni bir ivmeye ihtiyaç duyduğu somut bir şekilde ortaya çıkarken, AB’ye karşı yükümlülüklerimiz ve DTÖ taahhütleri nedeniyle vermekte zorlandığımız iç teşviklerin dışında yeni pazarlar yaratılması kaçınılmaz oldu. Bu kapsamda, EFTA ülkeleri ile 1990 yılında başlatılan STA müzakereleri, 1991’de anlaşmanın imzalanması ile sonuçlandırıldı. Bazı Merkez ve Doğu Avrupa ülkeleriyle görüşmelere de yine 1992 yılında başlanılsa da, 1996 yılına gelindiğinde AB ile gerçekleştirilen Gümrük Birliği’nin, taraflar arasında ortak bir ticaret politikası uygulanmasını gerektirmesi, AB’nin tercihli anlaşmalarından başlayarak üçüncü ülkelerle serbest ticaret anlaşması müzakerelerinin hızla ele alınmasını zorunlu hale getirdi.


Suriye Arasında Serbest Ticaret Alanı Tesis Eden Ortaklık Anlaşması 6 Aralık 2011 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile askıya alınmıştır), Mısır, Arnavutluk, Gürcistan, Karadağ, Sırbistan, Şili, Ürdün, Morityus, Güney Kore, Malezya, Moldova, Faroe Adaları ve Singapur ile imzalanmış anlaşmaları içeriyor. Diğer yandan, Lübnan ve Kosova ile STA süreci tamamlanırken iç onay süreçlerinin ardından yürürlüğe girecek. Gana ile STA’nın ise yakın zamanda imzalanması hedefleniyor. Yine, Türkiye ile Güney Kore arasındaki STA kapsamında 26 Şubat 2015 tarihinde imzalanan “Yatırım Anlaşması” ve “Hizmet Ticareti Anlaşması”nın iç onay süreçlerinin tamamlanmasının ardından güncel haliyle yürürlüğe girmesi beklenirken, yürürlükte bulunan STA’ların günümüz ihtiyaçlarına göre güncellenmesi hedefi ve kapsamlarının yatırımlar ve hizmetler gibi alanları da içerecek şekilde genişletilmesi çalışmaları da devam ediyor. Bu çerçevede Sırbistan ile başlatılan süreç tamamlanırken, EFTA ülkeleri, Bosna-Hersek ve Gürcistan ile sürdürülen müzakerelerin de yakın dönemde sonuçlanması bekleniyor. Türkiye’nin yürürlükte olan STA’ları, 2016 yılı itibarıyla Türk ihracatçılarına, yaklaşık olarak 326 milyon nüfuslu, 4,2 trilyon dolar-

250 Küresel ölçekte DTÖ’ye bildirilen toplam STA sayısı.

21 STA YÜRÜRLÜKTE STA’lar bugün Türkiye’nin önemli bir ticaret politikası haline getirilmiş durumda ve bu anlaşmalar, Türkiye’nin küresel ticaretteki payının artırılması ve ekonomi politikasının oluşturulmasında önemli bir paya sahip. Bu kapsamda, Türkiye, gerek uluslararası ticaretteki STA ağları oluşturma eğilimine paralel olarak gerekse Gümrük Birliği çerçevesinde AB’nin STA imzaladığı ülkelerle karşılıklı yarar esasına dayalı benzer anlaşmalar kurgulamaya devam ediyor. Bugüne kadar Türkiye’nin imzaladığı STA sayısı 34 olsa da bunlardan Merkez ve Doğu Avrupa ülkeleriyle imzalanan 11 STA, bu ülkelerin AB üyelikleri nedeniyle feshedilmiş durumda. Halen yürürlükte olan 21 STA ise EFTA ülkeleri (Norveç, İsviçre, Lihtenştayn ve İzlanda), İsrail, Makedonya, Bosna-Hersek, Filistin, Tunus, Fas, Suriye (Türkiye ile

41


kapak

STA’LARIN AVANTAJLARI VE DEZAVANTAJLARI AVANTAJLAR

DEZAVANTAJLAR

• Artan ekonomik büyüme,

• Artan dış kaynak kullanımı,

• Daha dinamik bir iş ve ekonomi ortamı,

• Fikri mülkiyet haklarının korunmasında karşılaşılan zorluklar,

• Daha düşük devlet harcamaları,

• Yerli sanayileri toparlaması,

• Doğrudan yabancı yatırım,

• Zayıf çalışma koşulları,

• Uzmanlaşma,

• Doğal kaynakların bozulması,

• Teknoloji transferi.

• Yerli kültürün tahrip edilmesi, • Vergi gelirlerinde azalma.

UZMANLAR, İHRACAT YA DA İTHALAT YAPARKEN HEDEF ÜLKE İLE TÜRKİYE ARASINDA STA OLUP OLMADIĞINI BİLMENİN VE VARSA KOŞULLARINI İNCELEYEREK BUNA GÖRE TEKLİF HAZIRLAMANIN FİRMALARI KÂRLI VE DAHA REKABETÇİ TİCARETE GÖTÜRECEĞİNİ BELİRTİYOR.

42

lık milli gelire sahip, 1,5 trilyon dolarlık ithalat pazarına avantajlı giriş olanağı sağlarken, 2017 yılı Eylül ayı itibarıyla Türkiye’nin STA ortaklarıyla ticareti de Türkiye’nin toplam ticaretinin yüzde 10,5’ini oluşturuyor.

YENİ STA’LAR İÇİN MÜZAKERELER SÜRÜYOR Dünyada en fazla STA’ya sahip ilk 10 ülke arasında yer alan Türkiye, 2023 hedefleri çerçevesinde aktif bir STA politikası izlemeye önümüzdeki dönemde de devam edecek. Mevcut STA ağına yenilerine eklemek hedefiyle yeni müzakereler tüm hızıyla sürerken, 19 ülke/ülke grubu ile resmi olarak başlatılmış bulunan STA müzakereleri kapsamında 12 ülke (Ukrayna, Endonezya, Peru, Kolombiya, Ekvator, Meksika, Pakistan, Japonya, Tayland, Sudan, Cibuti ve Katar) ile müzakereler aktif bir şekilde sürdürülüyor. Söz konusu müzakereler kapsamında mal ticaretine ek olarak Ukrayna ve Katar ile hizmet ticareti; Peru ve Meksika ile yürütülen müzakerelerde hizmet ticareti ve yatırımlar, Japonya ile yürütülen müzakerelerde de hizmet ticareti, yatırımlar ve kamu alımlarına ilişkin fasıllar da görüşülüyor. Müzakere sürecinde olan diğer ülke/ülke gruplarından Kongo Demokratik Cumhuriyeti, Kamerun, Çad, Seyşeller, Körfez İşbirliği Konseyi (Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Umman ve Bahreyn), Libya, MERCOSUR ülkeleriyle de (Arjantin, Brezilya, Paraguay, Venezuella ve Uruguay) söz konusu süreçlerin hızlandırılmasına ilişkin çalışmalar yürütülmeye devam ediliyor. Ayrıca, ABD, Kanada, Hindistan, Vietnam, Orta Amerika Topluluğu (Kosta Rika, El Salvador, Honduras, Guatemala, ve Nikaragua), Afrika Karayip Pasifik Ülkeleri (toplamda 46 devletten oluşuyor), Cezayir ve Güney Afrika Cumhuriyeti nezdinde de STA müzakerelerine başlama girişiminde bu-


lunulmuş durumda. Diğer yandan, AB’den ayrılma sürecinde olan İngiltere ile kısa vadede mevcut pazara giriş avantajların korunması, orta-uzun vadede ise geniş ve kapsamlı bir STA akdedilmesine yönelik görüşmeler de sürdürülmeye devam ediliyor. İHRACAT VE İTHALATTA EFTA STA’SI ETKİLİ OLUYOR Türkiye’nin STA imzaladığı ülkelere gerçekleştirdiği ihracat yıllar itibarıyla artış eğilimini sürdürüyor. 2012 yılında yaklaşık olarak 15,3 milyar dolar olan toplam ihracat 2015 yılında 20,5 milyar dolara çıksa da, 2016 yılında azalarak 17,6 milyar dolar olarak gerçekleşti. STA imzalanan ülkelere ya-

pılan ihracatın Türkiye’nin toplam ihracatı içindeki payı ise yaklaşık yüzde 12 olarak ölçülüyor. Türkiye’nin STA imzaladığı ülkelere ihracatında en fazla paya sahip ülkeler ise EFTA ülkeleri (EFTA ülkelerine yapılan ihracatın yaklaşık yüzde 80’den fazlası İsviçre ile gerçekleşiyor), Mısır ve İsrail olarak dikkat çekiyor. Türkiye’nin STA imzaladığı ülkelerden ithalatı ise dalgalı bir seyir izliyor. 2012’de yaklaşık 17,3 milyar dolar olan ithalat, 2013’te 24,5 milyar dolara yükselse de sonraki yıllarda azalarak 2016’da 17 milyar dolara geriledi. 2016’da STA imzaladığımız ülkelerden gerçekleşen ithalatın Türkiye’nin toplam ithalatı içindeki payı ise yüzde 9 se-

90

%

DTÖ üyelerinin yüzde 90’ı, en az bir STA’nın tarafı konumunda bulunuyor.

TÜRKİYE’NİN STA IMZALADIĞI ÜLKELERE İHRACATI (BİN DOLAR) 2013

2014

2015

2016

EFTA (NORVEÇ, İSVİÇRE VE LİHTENŞTAYN İLE 1 NİSAN 1992, İZLANDA İLE 1 EYLÜL 1992)

1.661.908

3.795.180

6.202.203

3.266.797

İSRAİL (1 MAYIS 1997)

2.649.663

2.950.902

2.698.139

2.955.677

MAKEDONYA (1 EYLÜL 2000)

293.976

347.965

324.613

378.038

BOSNA-HERSEK (1 TEMMUZ 2003)

274.086

322.022

292.570

308.962

FİLİSTİN (1 HAZİRAN 2005)

75.507

90.945

82.224

94.372

TUNUS (1 TEMMUZ 2005)

892.157

915.041

819.061

910.444

FAS (1 OCAK 2006)

1.192.900

1.406.566

1.337.555

1.469.254

SURİYE (1 OCAK 2007’DE YÜRÜRLÜĞE GİRDİ. ANCAK SURİYE STA’SI, 6 ARALIK 2011 TARİHLİ BAKANLAR KURULU KARARI İLE ASKIYA ALINMIŞ DURUMDA)

1.024.473

1.800.962

1.522.032

1.322.151

MISIR (1 MART 2007)

3.200.362

3.297.538

3.124.876

2.733.426

266.544

318.541

287.374

304.612

1.245.917

1.443.790

1.108.740

1.176.791

KARADAĞ (1 MART 2010)

29.140

35.040

38.297

51.807

SIRBİSTAN (1 EYLÜL 2010)

440.650

506.419

492.472

581.776

ŞİLİ (1 MART 2011)

219.338

198.579

187.881

217.164

ÜRDÜN (1 MART 2011)

744.193

907.021

834.756

710.803

GÜNEY KORE (1 MAYIS 2013)

460.050

470.464

568.635

518.829

MORİTYUS (1 HAZİRAN 2013)

40.347

37.802

34.295

35.521

MALEZYA (1 AĞUSTOS 2015)

272.073

315.024

357.083

321.564

MOLDOVA (1 KASIM 2016)

275.971

286.741

201.607

262.383

103

103

121.317

222

355.149

370.629

432.540

417.889

STA İMZALANMIŞ ÜLKELERE YAPILAN TOPLAM İHRACAT

15.614.507

19.817.274

21.068.270

18.038.482

TÜRKİYE TOPLAM

151.802.637

157.610.158

143.838.871

142.544.457

10,3

12,6

14,6

12,7

ARNAVUTLUK (1 MAYIS 2008) GÜRCİSTAN (1 KASIM 2008)

FAROE ADALARI (29 KASIM 2016) SİNGAPUR (1 EKİM 2017)

PAY (%)

Kaynak: https://biruni.tuik.gov.tr/disticaretapp/menu.zul, Sıralama, STA imzalanma tarihine göre yapılmıştır. Anlaşmaların detaylarına, yıllar içinde sağlanacak gümrük vergisi indirimlerine, Ekonomi Bakanlığı’nın resmi İnternet sitesinden ulaşılabilir.

ÜLKE VE ÜLKE GRUBU/STA’LARIN YÜRÜRLÜĞE GİRİŞ TARİHLERİ

43


kapak

İHRACATÇILARIN BİLMESİ GEREKENLER • İhracat yaparken, hedef ülkenizle Türkiye arasında STA olup olmadığını bilmek ve varsa koşullarını inceleyerek buna göre teklif hazırlamak, sizi daha kârlı ve daha rekabetçi ticarete götürecektir. Çünkü ithalatçının sizden alacağı mala ödeyeceği ithalat vergileri, aralarında STA olmayan ülkelerden yapacakları ithalata göre daha az olacağından, fiyatınız ithalatçıya uygun gelecek ve alıcının maliyeti düşecektir. • Benzer şekilde, STA olan ülkelerden, bu anlaşmalara dâhil edilen ürünleri ithal etmeniz halinde, Türkiye’nin STA imzalamadığı ülkelerden yapılacak ithalatlara göre daha kârlı olacağınız çok açıktır. • STA koşulları, gerek anlaşma çerçevesinde, gerekse anlaşmaların yenilenmeleri çerçevesinde değişebilir. Bu nedenle, dikkate aldığınız STA koşullarının değişip değişmediğini izlemeniz önem arz ediyor. • STA’ların menşe kurallarını bilmek; tercihli rejimden, yüzde 0 veya düşük gümrük vergisinden yararlanabilmek için hangi dolaşım belgesinin (EUR-1 veya EUR-MED) hazırlanması gerektiğini bilmek ve bu konuda bilgi almak önemlidir.

viyesindeydi. STA imzaladığımız ülkeler içinde en fazla ithalat yaptığımız ülkeler sıralamasında da ilk üç sırada Güney Kore, EFTA ülkeleri (EFTA ülkelerinden yapılan ithalatın yaklaşık yüzde 80’den fazlası İsviçre ile gerçekleştiriliyor) ve İsrail yer alıyor. STA’LARIN KAPSAMI GENİŞLİYOR STA’lara ilişkin çalışmalar ortaya koyuyor ki; bu tür bölgesel entegrasyonlar, ölçek ekonomilerine yol açarak maliyet düşüşü ve kaynak verimliliği sağlarken, dışa

%32,6 2016’da, AB’nin toplam ihracatı içinde STA kaynaklı ihracatın payı.

44

açık rekabetçi bir ekonomik altyapının tesisiyle ülkelerin uluslararası rekabet gücünü artırıyor; milli geliri ve toplumsal refahı yükseltiyor. Ayrıca, karşılıklı yatırımların artırılması yönünde daha uygun bir ortamın tesisini sağlayan STA’lar, tarife indirimleri ile “derin entegrasyon” olarak tabir edilen menşe kuralları, yatırımlar, fikri mülkiyet hakları gibi alanlarda yakınsama sağlarken, bu anlaşmalar ülkelerin üretim, dış ticaret ve refah düzeylerine ciddi ölçüde pozitif etkiler sağlıyor. Türkiye’nin ilk STA’ları; görece küçük ekonomilere sahip yakın çevre ve komşu ülkelerle imzalanan, dünyadaki eğilime paralel olarak sadece mal ticaretinde açılımlar içeren dar kapsamlı STA’lardı. Bugün ise Türkiye, dünyanın önemli ekonomik aktörleriyle hizmetler, kamu alımları, yatırımlar başta olmak üzere diğer birçok alana dair ayrıntılı hükümler içeren anlaşmalar müzakere ediyor. Örneğin; Meksika ve Japonya’nın da içinde bulunduğu birçok ülke ile söz konusu başlıkları içeren müzakereler sürdürülmeye devam edilirken, 1 Ekim itibarıyla yürürlüğe giren Singapur STA’sı da hizmetler ve yatırımların yanı sıra kamu alımlarına ilişkin hükümler içeriyor. Uluslararası ilişkiler perspektifinden bakıldığında ise; Türkiye’nin STA akdettiği ülkelerle sadece ticari ve ekonomik ilişkilerinin değil, aynı zamanda siyasi ilişkilerinin de daha istikrarlı bir yapıya kavuşmuş olması dikkat çekiyor. STA imzalanması sonrasında, STA’ya taraf ülkeler arasında oluşturu-


%46,5 2016’da, ABD’nin imzaladığı 20 STA’dan doğan ihracatın ABD’nin toplam ihracatındaki payı.

MALLARIN SERBEST DOLAŞIMI DEĞİL MENŞE KURALLARI ÖNEMLİ Türkiye’nin en büyük ticari partneri olan AB ile arasındaki Gümrük Birliği, tarafların ticarette mevcut gümrük vergileri, eş etkili vergiler ve miktar kısıtlamalarıyla, her türlü eş etkili tedbirin kaldırıldığı ve ayrıca birlik dışında kalan üçüncü ülkelere yönelik olarak ortak gümrük tarifesinin uygulandığı bir ticari entegrasyon modeli olarak, Türkiye ekonomisinin güçlenmesinde rol oynayan önemli bir işbirliği anlaşmasıdır. Gümrük Birliği’nde malların serbest dolaşımı esas iken bu çerçevede, taraflarca ortak ticaret politikalarıyla ortak rekabet kurallarının geliştirilmesi ve uygulanması gerekiyor. STA’larda ise taraflar arasındaki ticarette malların tercihli rejimden yararlanmaları, menşe kurallarına göre gerçekleşiyor. Ayrıca, STA’larda ortak ticaret politikaları ve ortak rekabet kuralları uygulama zorunluluğu bulunmadığı gibi, taraflar üçüncü ülkelere karşı kendi gümrük tarifelerini uygulayabiliyor. Bu çerçevede, STA’lar, komşu ve çevre ülkelerle dış ticaretin geliştirilmesi; ihracatçıların dış pazarlarda, başta AB ülkelerinin girişimleri olmak üzere rakipleriyle eşit şartlarda rekabet edebilmesinin temini; karşılıklı yatırımların ve ortak girişimler-

le Türkiye’nin uluslararası rekabet gücünün artırılması açısından önem taşıyor. Bu kapsamda, Türkiye’nin, AB tarafından imzalanmış STA’ların içeriğini aynen kabul etme yükümlülüğü bulunmazken gerçekleştirilen müzakerelerde sanayi ve ticaret politikası öncelikleriyle Türkiye’nin hassasiyetleri de göz önüne alınıyor.

2016 YILI KÜRESEL İHRACATTA İLK BEŞ ÜLKE VE TÜRKİYE’NİN KONUMU (MİLYAR DOLAR) STA SAYISI

STA KAYNAKLI İHRACAT

PAY (%)

SIRA

ÜLKE

İHRACAT

1

AB28

5.227,3

31

1704,1

32,6

2

ÇİN

2.097,6

14

720,6

34,3

3

ABD

1.450,4

20

675,6

46,5

4

JAPONYA

644,9

16

275,1

42,6

5

GÜNEY KORE

495,4

15

351,3

70,9

31

TÜRKİYE

142,5

21

17,1

12

2016 YILI KÜRESEL İTHALATTA İLK BEŞ ÜLKE VE TÜRKİYE’NİN KONUMU (MİLYAR DOLAR) STA SAYISI

STA KAYNAKLI İHRACAT

PAY (%)

SIRA

ÜLKE

İTHALAT

1

AB28

5.113,3

31

1.431,7

28

2

ABD

2.187,8

20

761,9

34,8

3

ÇİN

1.587,9

14

520,8

32,8

4

JAPONYA

606,9

16

228,3

37,6

5

GÜNEY KORE

406,1

15

261,2

64,3

21

TÜRKİYE

198,6

21

17,8

9

Kaynak: www.trademap.org (BM İstatistik Bölümü Verileri), http://dergipark.gov.tr/download/article-file/343495

lan Ortaklık Konseyi ve Ortaklık Komitesi’nin, en üst seviyede siyasi ve bürokratik temsilcileri bir araya getirerek, karşılıklı olarak yeni işbirliği imkânlarının gözden geçirilmesine fırsat verdiği; STA’lar sayesinde ülkelerin birbirlerinin ekonomik ve ticari potansiyelleri konusundaki farkındalıklarının arttığı ve iş insanları arasındaki karşılıklı anlayışın geliştiği; bunun sonucunda da ilgili ülkelerle dostluk bağlarının daha da pekiştiği izleniyor.

45


ülkelerden GABON CUMHURİYETİ

YÜZÖLÇÜMÜ 267.667 km2

NÜFUS 1,9 milyon

ÖNEMLİ ŞEHİRLER Libreville (Başkent) Cap Lopez, Kango, Port-Gentil, Gamba,

ETNİK GRUPLAR Bantu, Fanglar, Etsiraslari Bapounouslar, Myeneler, Bandzabisler, Batekeler

DİL Fransızca, Fang

DİN Hristiyan yüzde 73, geri kalanı ise İslam ve Bwiti dini

PARA BİRİMİ Orta Afrika CFA Frankı 1 ABD Doları: 564.02 Orta Afrika CFA Frankı CIA The World Factbook ve T.C. Dışişleri Bakanlığı Gabon Cumhuriyeti Künyesi

46

AFRIKA’NIN REFAH SEVIYESI EN YÜKSEK ÜLKELERINDEN OLAN GABON, DOĞAL KAYNAKLAR BAKIMINDAN OLDUKÇA ZENGIN. SAHRA ALTI AFRIKA’NIN ALTINCI BÜYÜK PETROL ÜRETICISI OLAN ÜLKE, SU KAYNAKLARI AÇISINDAN DA DÜNYANIN ÜÇÜNCÜ EN BÜYÜK YENILENEBILIR SU REZERVLERINE SAHIP. DÜNYA EKONOMISINDEN YÜZDE 0,03 PAY ALAN ÜLKE, ESKI BIR FRANSIZ SÖMÜRGESI OLMASI NEDENIYLE FRANSA ILE EKONOMIK, POLITIK VE SIYASI BAĞLARINI GÜÇLÜ BIR ŞEKILDE SÜRDÜRÜYOR.


Port-Gentil

47


ülkelerden

Port-Gentil

O

rta Afrika’nın batı kıyısında küçük bir ülke olan Gabon’un kuzeybatısında Ekvator Ginesi, kuzeyinde Kamerun, doğu ve güneyinde Kongo Cumhuriyeti, batısında ise Gine Körfezi yer alıyor. Adını Portekizce’de şapka anlamına gelen “gabão” kelimesinden alan ülkeye bu adı ise Coğrafi olarak şapkaya benzediği için

48

Portekizli denizcilerin verdiği rivayet ediliyor. 1474 yılında, Portekizli denizci Lopez Gonzalvez tarafından keşfedilen Gabon’un özellikle kıyı kesimi, uzun müddet Portekizli gemicilerin faaliyet gösterdiği bir köle ticareti merkeziydi. Avrupa’da köle ticaretinin yasaklanmasından sonra, Fransızlar köle ticaretini önlemek ve bölgeyi sömürgeleştirmek


rikası” adı altında birleştirilince Gabon da bu birliğe dahil edildi. 1958’de Fransa Milletler Topluluğu’na üye olarak muhtar bir cumhuriyet olan Gabon, 17 Ağustos 1960’ta Gabon Cumhuriyeti adıyla bağımsızlığına kavuştu. MÖ 7000 yılına dayanan yerleşim yerlerinin bulunduğu Gabon’da, dünyanın en eski halklarından pigmelerin bölgeye M.Ö. 1100 yıllarında geldiği düşünülüyor. Senato ve halk meclisi olmak üzere iki bölümden oluşan bir parlamentoya sahip ülkede devlet başkanı da yedi yıllığına halk oylamasıyla seçiliyor. 40 farklı etnik grubun yaşadığı ülkede nüfusun çoğunluğunu Bantular oluşturuyor. Ülkenin en eski topluluğu ise pigmelerdir. Fanglar, Etsiraslari Bapounouslar, Myeneler, Bandzabisler ve Batekeler ise Gabon’daki diğer önemli etnik topluluklar olarak sıralanıyor. Gabon, uzun yıllar boyunca Fransa sömürgesinde kaldığı için Fransız kültüründen etkilense de yerli halka özgü dans ve müzikler, kültürün önemli birer parçası olarak hala varlığını koruyor. 1,9 milyon ile Orta Afrika’nın en az nüfusa sahip ülkelerinden biri olan Gabon’da kentleşme oranı yüzde 80 civarındadır. Nüfus dağılımının çok dengesiz olduğu ülkede, nüfusun yarıya yakını başkent Libreville’de yaşıyor. Üç bölgeye ayrılan Gabon’da; lagünleri, ırmak vadileri ve yağmur ormanlarıyla Atlantik kıyısında kalan ve başkenti de içine alan Coastal Plain, aynı zamanda ülkenin en kalabalık bölgesidir. İkinci büyük bölge olan Central Highlands ise KrisGABON’UN MAKİNE İTHALATINDA İLK 10 ÜLKE (MİLYON DOLAR)

Kaynak: www.trademap.org (BM İstatistik Bölümü verileri)

ÜLKE

2014

1

FRANSA

86,2

2

ÇİN

61,0

3

BELÇİKA

31,3

4

ABD

28,4

5

TAYLAND

28,2

6

İTALYA

13,3

7

MALEZYA

13,0

8

İNGİLTERE

9,8

9

ALMANYA

8,4

10

HOLLANDA

7,7

21

TÜRKİYE

1,2

DİĞER

41,1

TOPLAM

328,4

SIRA

amacıyla 19. yüzyılın ikinci yarısında bölgeye yerleşmeye başladı. 1849 yılında özgürlüğünü kazanan köleler, Gabon Irmağı koyundaki Libreville’e yerleşti. Fransızlar yerli kabilelerle de anlaşarak bölgede Gabon Kolonisi’ni kurdu. Ülke 1888 yılında Fransız Kongosu’na bağlandı. 1910’da Çat’tan Kongo’ya kadar bütün Fransız sömürgeleri “Fransız Ekvator Af-

800 KILOMETRELIK SAHIL ŞERIDIYLE GABON, BALIKÇILIK ALANINDA ÖNEMLI BIR POTANSIYELE SAHIP.

49


ülkelerden

tal Dağları ve Chaillou Masifleriyle oldukça ilgi çekicidir. Ülkenin doğusundaki Jungle Interior adlı üçüncü büyük bölge ise Gabon’un en yeşil bölgesidir. Ülkenin önemli kentleri arasında ise Cap Lopez, Kango, Port-Gentil, Gamba ve Franceville sayılabilir. 720 bin kişiden oluşan işgücünün yüzde 60’ının tarım, yüzde 15’inin sanayi ve yüzde 25’inin ise hizmet sektöründe çalıştığı ülkede işsizlik oranı yüzde 25 dolayında seyrediyor. Gabon’da yoksulluk etkin bir şekilde azaltılmaya çalışılsa da nüfusun üçte biri hala fakirlik sınırının altında yaşıyor. SAHRA ALTI AFRİKA’NIN ALTINCI BÜYÜK PETROL ÜRETİCİSİ Nüfusunun yüzde 80’inin Fransızca konuştuğu ülkenin resmi dili de Fransızca iken ülkenin anadili Fang’ı ise nüfusun yalnızca yüzde

267 BIN 667 KILOMETREKARE YÜZ ÖLÇÜMÜNE SAHIP GABON’UN YAĞMUR ORMANLARINDA BILINEN 777 FARKLI TÜRDE KUŞ YAŞAR. GABON AYRICA DÜNYADAKI GORILLERIN YÜZDE 80’ININ DE EVIDIR.

50

32’lik oranı biliyor. Gabon nüfusunun büyük çoğunluğunu Katolik ya da Protestan mezhebine mensup Hristiyanlar oluşturuyor. Nüfusun yaklaşık yüzde 73’ü Hristiyan, geri kalanı ise İslam ve Bwiti inancına mensuptur. Gabon, ülkenin yaklaşık yüzde 80’ine tekabül eden 21,5 milyon hektarlık orman alanına sahiptir. Gabon ormanlarında okoumé ve ozigo başta olmak üzere birçok ağaç türüne rastlanırken petrol hariç olmak kaydıyla GSYİH’nin yüzde 60’ını ormanlar oluşturuyor. Gabon makamları, işsizliği azaltmak ve ekonomik büyümeyi teşvik etmek için 2010 yılı Ocak ayı itibarıyla ülkeden kereste ihracatını yasaklamıştır. Balıkçılıkta da önemli bir potansiyele sahip olan ülkenin 800 kilometre uzunluğunda sahil şeridi ve çeşitli balık türlerine ev sahipliği yapan 10 bin kilometrekarelik göl ve nehir potansiyeli söz konusu. Afrika’nın refah seviyesi en yüksek ülkelerinden biri olan Gabon, doğal kaynaklar bakımından da oldukça zengindir. Ülke, Sahra Altı Afrika’nın altıncı büyük petrol üreticisidir. Petrolün yanı sıra demir, manganez, altın ve uranyum ise önemli diğer maden rezervleridir. Ülkedeki tarımsal faaliyetlerin pek çoğu kişisel ihtiyaçları karşılamaya yöneliktir. En çok üretilen ve ihracatı da yapılan tarımsal ürünler ise kahve, kakao, kauçuk, palmiye ağacı yağı ve şekerdir. Ülke, su kaynakları açısından da dünyanın üçüncü en büyük yenilenebilir su rezervlerine sahiptir. 267 bin 667 kilometrekare yüzölçümüne sahip Gabon’un yağmur ormanlarında bilinen 777 farklı türde kuş türü yaşıyor. Gabon ayrıca dünyadaki gorillerin yüzde 80’inin de evidir. Atlantik kıyısında yer alan ekvator ülkesi Gabon’da ekvatoral iklim görülür. Ülke genelinde nemli tropikal iklim şartları hâkim ol-


Libreville

duğundan ülke her mevsim sıcaktır. En sıcak günlerin yaşandığı dönem Ocak ayı iken en yağışsız ve kurak dönem Haziran-Eylül arasıdır. Kıyıya yaklaştıkça yağışların arttığı Gabon’da Aralık-Ocak ayları oldukça yağışlı geçer. Gabon mutfağı Afrika’ya özgü lezzetlerin Fransız mutfağıyla harmanlandığı oldukça özel bir mutfaktır. Senegal, Kamerun ve Kongo mutfağına özel tatların etkisinin görüldüğü Gabon’da et ve balık çokça tüketilir. Ülkenin kırsal alanlarında yemekler daha basittir. Pirinci yemeklerinde sıklıkla kullanan Gabonlular, maymun ve antilop etine de sofralarında yer verir. Nyembwé adını verdikleri tavuk yemeğini fındık yaprağı posasından hazırladıkları sosla servis eden Gabonluların en popüler tatlısı ise “beignet” adını verdikleri üstü şekerle kaplı donattır. EKONOMİK YAPI Gabon ekonomisi büyük ölçüde petrol, manganez ve orman ürünlerine dayanırken zengin doğal kaynakları ve az nüfusu ile de SahraAltı Afrika ülkelerine kıyasla yüksek kişi başı gelire sahip ülkeler arasındadır. Gabon’un cari fiyatlarla GSYİH’si 15 milyar dolar civarındadır. Cari fiyatlarla kişi başına düşen gelir ise 9-10 bin dolar civarında seyreder. Tarım sektörü, ülkenin GSYİH’sinin yüzde 5’ini oluştururken ekonomide öne çıkan ürün ise petrol. Petrol ihracatı, ülke gelirlerinin yaklaşık yüzde 63’ünü, GSYİH’nin ise yüzde 50’den fazlasını meydana getiriyor. Gabon hüküme-

ti, ekonomik faaliyetlerde çeşitliliği artırmak amacıyla teşvik programları eşliğinde altyapı yatırımlarına yönelirken petrole olan bağımlılığı da azaltmaya çalışıyor. Dünya ekonomisinden yüzde 0,03 pay alan ülke eski bir Fransız sömürgesi olması nedeniyle Fransa ile ekonomik, politik ve siyasi bağları güçlü bir şekilde sürdürüyor. Gabon’un para politikası, bölgesel bir Merkez Bankası olan Orta Afrika Ülkeleri Bankası (Banque des Etats de l’Afrique Centrale-BEAC) tarafından belirlenip yürütülüyor. Para politikasında öncelik enflasyonun kontrolü ve CFA Frankı’nın euroya endeksli durumunun devam ettirilmesidir. Bankanın bağımsızlığı para politikasının siyasi etkilerden uzak olarak belirlenmesi ve sürdürülmesinin garantisini oluşturuyor. BEAC tarafından çıkarılan ve Orta Afrika Ekonomik ve Para Birliği (CEMAC) üyesi ülkelerin ortak para birimi olan CFA Frankı, Fransa ile yapılan özel anlaşmalar sonucu euroya sabitlenerek konvertibl hale getirildi. CFA’nın konvertibilitesi ve istikrarı Fransız hazinesi garantisinde bulunuyor. Buna karşılık BEAC döviz rezervlerinin minimum yüzde 50’sini euro olarak tutuyor. Ayrıca, CFA Frankı’nın istikrarı sıkı para ve kredi disipliniyle sağlanmaktadır. FCA Frankı en son 1994 yılında yüzde 50 oranında devalüe edildi. CEMAC dışına yapılacak tüm para transferleri, yerleşik firmaların yurt dışından aldığı krediler de dahil olmak üzere, beyan edilmek zorunda olup, istatistiki amaçlı özel kontrol önlemlerine tabi-

GABON, UZUN YILLAR BOYUNCA FRANSA SÖMÜRGESINDE KALDIĞI IÇIN FRANSIZ KÜLTÜRÜNDEN ETKILENSE DE YERLI HALKA ÖZGÜ DANS VE MÜZIKLER, KÜLTÜRÜN ÖNEMLI BIRER PARÇASI OLARAK HALA VARLIĞINI KORUYOR.

51


ülkelerden 100 milyon CFA Frankı’nı aşan tüm doğrudan yabancı yatırımların önceden finans bakanlığına bildirilmesi gerekiyor. Her ne kadar gelir dağılımı bakımından eşitsizlikler söz konusu olsa da, Gabon, kişi başına düşen gelir sıralamasında yukarılarda yer alıyor. Bu nedenle, değerlendirmelerde sadece kişi başına düşen geliri dikkate almak gerçek durumu görme noktasında yanıltıcıdır. Zengin kesimi oluşturan yüzde 20’lik nüfus, ülke gelirinin yüzde 90’ını alırken, ülke nüfusunun üçte birini oluşturan fakir kesimin ise yüzde 27’si işsizdir. Sağlık hizmetleri, eğitimden sonra gelen ikinci büyük sorundur. Güvenli içme suyu ve elektrik temini başlıca problemler arasındadır.

Üç bölgeye ayrılan Gabon’da; lagünleri, ırmak vadileri ve yağmur ormanlarıyla Atlantik kıyısında kalan ve başkenti de içine alan Coastal Plain, aynı zamanda ülkenin en kalabalık bölgesidir.

dir. 5 milyon CFA Frankı’nı aşan transferlerin BEAC tarafından yetkilendirilmiş bir banka aracılığıyla gerçekleştirilmesi gerekiyor. Ayrıca ithalat sırasında, karşılığı 100 milyon CFA Frankı’nı aşan döviz ödemelerinde gerekli dokümanların otoritelere sunulması gerekiyor.

GABON’UN DIŞ TİCARET POLİTİKASI Gabon’un dış ticaret politikası temel olarak CEMAC ortak dış tarifesine dayanıyor. CEMAC ortak dış tarifesi, genel olarak diğer SahraAltı Afrikası ülkelerine oranla daha yüksektir. Temel amacı, üye ülkeler arasında mal, hizmet, sermaye ve kişilerin serbest dolaşımına dayalı bir tek pazarın yaratılması olan CEMAC, Mart 1994’te Kamerun, Orta Afrika Cumhuriyeti, Çad, Kongo, Ekvator Ginesi ve Gabon tarafından kurulmuştur. Bu amaçla tek para birimine geçilmiş ve CFA Frankı para birimi olarak kabul edilmiştir. Birlik içerisindeki ticari ilişkiler hâlihazırda beklenen seviyeden çok uzaktır. Birliğin toplam ithalatının sadece yüzde 2’si, toplam ihracatının ise yüzde 1’i bölge içerisinde gerçekleştirilir. Birlik içerisinde ticaretin gelişememesinde ülke ekonomilerinin birbirlerini tamamlayacak yapıdan yoksun ol-

TÜRKİYE’NİN GABON’A MAKİNE İHRACATINDA BAŞLICA KALEMLER (BIN DOLAR - 84. FASIL) GTİP ADI

2015

2016

DEĞIŞIM (%)

8418

BUZDOLAPLARI, DONDURUCULAR, SOĞUTUCULAR, ISI POMPALARI

487,1

606,7

24,5

8450

ÇAMAŞIR YIKAMA MAKİNELERİ

324

234,1

-27,8

8437

TOHUMLARI TEMİZLEME, AYIRMA, ÖĞÜTME, İŞLEME MAKİNE VE CİHAZLARI

221,9

101,6

-54,2

8421

SANTRİFÜJLE ÇALIŞAN KURUTMA, FİLTRE, ARITMA CİHAZLARI

3.476,4

30,2

-99,1

8422

YIKAMA, TEMİZLEME, KURUTMA, DOLDURMA VB. İŞLER İÇİN MAKİNE, CİHAZLAR

117,1

28,5

-75,6

8414

HAVA-VAKUM POMPASI, HAVA/GAZ KOMPRESÖRÜ, VANTİLATÖR, ASPİRATÖR

875,2

23,9

-97,3

8419

ISI DEĞİSİKLİGİ YÖNTEMİ İLE MADDELERİ İŞLEMEK İÇİN CİHAZLAR

259,9

23,6

-90,9

8467

EL İLE KULLANILAN PNÖMATİK/MOTORLU ALETLER

4,1

21,2

416,9

8473

YAZI, HESAP, MUHASEBE, BİLGİ İŞLEM, BÜRO İÇİN DİĞER MAKİNE VE CİHAZLARIN AKSAMI

16,7

20

20

8472

BÜRO İÇİN DİĞER MAKİNE VE CİHAZLAR

-

19,6

-

DİĞER

13.111,5

156,2

-98,8

TOPLAM

18.923,6

1.238,2

-93,5

GTİP KODU

52

Kaynak: TÜİK


Port-Gentil

ması yanında; ülkeler arasındaki entegrasyonun tam sağlanamaması, gümrüklerdeki keyfi uygulamalar, yerel otoritelerin ortak ekonomik oluşuma direnç göstermeleri pay sahibidir. CEMAC birlik dışından gerçekleştirilen ithalata dört farklı kategoride gümrük tarifesi uyguluyor. Gabon aynı zamanda Dünya Ticaret Örgütü üyesidir. Dış ticaret fazlası veren Gabon, 2015 yılında 6 milyar dolarlık ihracat ve 2,8 milyar dolar tutarında da ithalat gerçekleştirdi. 2016 yılında 4 milyar dolarlık ihracat gerçekleştiren Gabon’un aynı dönemdeki ithalat tutarı ise 1,9 milyar dolar oldu. Gabon’un başlıca ihraç ürünleri; ham petrol, maden cevheri, ağaç ve ağaç ürünleri, hava ta-

şıtları ve bunların aksam ve parçaları, işlenmemiş altın ve kauçuktur. İhracat gelirlerinin yaklaşık yüzde 71’i ham petrolden elde edilir. Ülkenin ithal ettiği en önemli ürünler ise; diğer hava taşıtları, kullanılmamış posta pulları, fener, tarak gemileri, yüzer vinçler vb., ağır iş makine ve cihazlarının aksamı, parçaları, kümes hayvanlarının etleri ve yenilen sakatatı, ilaçlar (dozlandırılmış), pirinç, otomobil, sığır eti (dondurulmuş), muslukçu, borucu eşyası, sıvılar için pompalar, sıvı elevatörleri ve telli telefon-telgraf için elektrikli cihazlarıdır. Gabon’un en önemli ihracat pazarları ise Çin, İtalya, Avustralya, İspanya, Fransa, Güney Kore, ABD, Japonya, Hollanda, Malezya, HinPongara Ulusal Parkı

GABON ADINI, PORTEKIZCE ŞAPKA ANLAMINA GELEN ‘GABÃO’ KELIMESINDEN ALIYOR.

53


ülkelerden

720 BIN KIŞIDEN OLUŞAN IŞGÜCÜNÜN YÜZDE 60’ININ TARIM, YÜZDE 15’ININ SANAYI VE YÜZDE 25’ININ ISE HIZMET SEKTÖRÜNDE ÇALIŞTIĞI ÜLKEDE, IŞSIZLIK ORANI YÜZDE 25 DOLAYINDA SEYREDIYOR.

Cap Lopez

distan ve Norveç olarak sıralanıyor. İthalatında ise; Fransa, Çin, ABD, Hollanda, Belçika, İtalya, Türkiye, Almanya, Tayland, İngiltere, Kamerun, Fas ve İspanya öne çıkıyor. GABON 2016 YILINDA 13 MİLYON DOLARLIK MAKİNE İHRAÇ ETTİ BM İstatistik Bölümü verilerine göre Gabon’un makine ihracatı 2016 yılında 13 milyon dolar GABON’UN MAKİNE İTHALATINDA BAŞLICA KALEMLER (MİLYON DOLAR - 84. FASIL)

Kaynak: www.trademap.org (BM istatistik bölümü verileri)

GTİP ADI

2015

2016

DEĞİŞİM (%)

8429

DOZERLER, GREYDER, SKREYPER, EKSKAVATÖR, KÜREYİCİ, YÜKLEYİCİ

21,2

49,9

135

8431

AĞIR İŞ MAKİNE VE CİHAZLARININ AKSAMI, PARÇALARI

98,1

32,5

-66,9

8413

SIVILAR İÇİN POMPALAR, SIVI ELEVATÖRLERİ

37,2

22,3

-40

8414

HAVA-VAKUM POMPASI, HAVA/GAZ KOMPRESÖRÜ, VANTİLATÖR, ASPİRATÖR

25,6

18,7

-27,2

8481

MUSLUKÇU, BORUCU EŞYASI-BASINÇ DÜŞÜRÜCÜ, TERMOSTATİK VALF DÂHİL

41,4

18,4

-55,6

8421

SANTRİFÜJLE ÇALIŞAN KURUTMA, FİLTRE, ARITMA CİHAZLARI

26,1

16,1

-38,3

8471

OTOMATİK BİLGİ İŞLEM MAKİNELERİ, ÜNİTELERİ

17,2

14,4

-15,9

8479

KENDİNE ÖZGÜ FONKSİYONLU MAKİNE VE CİHAZLAR

26,6

13

-51,2

8411

TÜRBİN, TURBOJETLER, TURBOPROPELLER, DİĞER GAZ TÜRBİNLERİ

5

11

117,6

8418

BUZDOLAPLARI, DONDURUCULAR, SOĞUTUCULAR, ISI POMPALARI

12,3

10,8

-12,7

DİĞER

162,8

121,3

-25,9

TOPLAM

473,6

328,4

-30,8

GTİP KODU

54

olarak kayda geçti. 2015 yılında bu rakam 12,8 milyon dolar seviyesindeydi. Gabon’un makine ihracatı 2016 yılında bir önceki yıla oranla yüzde 1 arttı. Gabon 2016 yılında 3,4 milyon dolarla en fazla Hollanda’ya makine ihraç etti. Gabon’un 2016 yılı itibarıyla en fazla makine ihraç ettiği diğer dokuz ülke ise şöyle sıralandı: Almanya 2,5 milyon dolar, Senegal 1,5 milyon dolar, Fransa 1,3 milyon dolar, Nijer-


ya 630 bin dolar, İngiltere 493 bin dolar, ABD 363 bin dolar, İrlanda 259 bin dolar, Çekya 235 bin dolar, Güney Afrika Cumhuriyeti 232 bin dolar. Gabon 2016 yılında 84. fasıl itibarıyla en fazla ağır iş makine ve cihazlarının aksamı, parçaları kaleminde ihracat gerçekleştirdi. 2015 yılında söz konusu ürün grubunda 1,5 milyon dolarlık ürün ihraç edilirken 2016 yılında bu rakam, yüzde 101,9 artarak 3 milyon dolar seviyesinde kaydedildi. Listenin ikinci sırasında ise dozerler, greyder, skreyper, ekskavatör, küreyici, yükleyici vb. bulunuyor. Söz konusu kalemde 2015 yılında gerçekleştirilen ihracatın değeri 4,3 milyon dolarken 2016 yılında bu rakam yüzde 53,6 azalarak 2 milyon dolar seviyesinde kayda geçti. Listenin üçüncü sırasında bulunan palanga, vinç (basamaklı hariç) bucurgat, ırgat, krikolar kaleminde 2016 yılında 1,3 milyon dolar değerinde ihracat gerçekleştirildi. 2015 yılında bu rakam 116 bin dolar seviyesindeydi. Palanga, vinç (basamaklı hariç) bucurgat, ırgat, krikolar mal grubundaki ihracat 2016 yılında yüzde 989,7 arttı. Gabon’un 2016 yılında bir önceki yıla oranla ihracatını en fazla artırdığı ürün grubu yüzde 2.562,2 ile toprak, maden, cevheri taşıma, ayırma, seçme vb. iş makineleri oldu. Söz konusu kalemde 2015 yılında 37 bin dolarlık ihracat gerçekleştirilirken 2016 yılında bu rakam 985 bin dolar seviyesine yükseldi. EN FAZLA İTHALAT FRANSA’DAN BM İstatistik Bölümü verilerine göre Gabon’un makine ithalatı 2016 yılında 328,4 milyon dolar olarak kaydedildi. 2015 yılında bu rakam 473,6 milyon dolar seviyesindeydi. Gabon’un makine ithalatı 2016 yılında yüzde 30,8 azaldı. 2016 yılı rakamlarına göre Gabon’un en fazla makine ithal ettiği ilk 10 ülke listesinin ilk sırasında 86,2 milyon dolarla Fransa bulunuyor. Diğer dokuz ülke ise şöyle sıralanıyor: Çin 61 milyon dolar, Belçika 31,3 milyon dolar, ABD 28,4 milyon dolar, Tayland 28,2 milyon dolar, İtalya 13,3 milyon dolar, Malezya 13 milyon dolar, İngiltere 9,8 milyon dolar, Almanya 8,4 milyon dolar, Hollanda 7,7 milyon dolar. Gabon’un en fazla makine ithal ettiği ülkeler listesinde Türkiye 1,2 milyon dolarla 21. sırada yer alıyor. Gabon, 2016 yılında en fazla dozerler, greyder, skreyper, ekskavatör, küreyici, yükleyici vb. kaleminde ürün ithal etti. 2015 yılında söz konusu ürün grubunda 21,2 milyon dolarlık ithalat gerçekleştirilirken bu rakam, 2016 yılında yüzde 135 artarak 49,9 milyon dolar olarak kayda geçti. Listenin ikinci sırasında ağır iş makine ve cihazlarının aksamı, parçaları bulunuyor. Gabon, 2015 yılında söz

GABON EKONOMİSİNİN ANA SEKTÖRLERİ TARIM VE HAYVANCILIK: Ülkenin yüzde 85’inin ekvatoral ormanlarla kaplı olması, Gabon’da tarımsal alanı elverişsiz hale getiriyor. Nüfusun yaklaşık yüzde 35’inin çalıştığı tarım sektörünün GSYİH’ye katkısı, yüzde 5 civarındadır.. Geçimlik tarım üretimi yapan ülkenin yerel pazara yönelik başlıca ürünleri; manyok, muz, kulkas ve tatlı patatestir. Ülkenin kıyı bölgelerindeki halk ise balıkçılık ve hayvancılıkla uğraşıyor.

SANAYİ: Gabon nüfusunun yaklaşık yüzde 62’si geçimini endüstriyel faaliyetlerden elde ediyor. Genel olarak petrol ve altın çıkarma faaliyetlerine yönelik endüstri dalları öne çıkıyor.

MADENCİLİK: Ülkedeki en önemli ekonomik faaliyetlerden biri madenciliktir. Gabon; manganez ve uranyum dışında demir, altın, pırlanta, gümüş, fosfat, kurşun-çinko, niyobyum, barit gibi önemli madenlere sahip. Ülke ayrıca dünyanın ikinci en büyük manganez yataklarına sahip ülkesidir.

TURİZM: Turistlerin ilgisini çeken el değmemiş bir doğaya sahip olan Gabon’da hükümet, turizm sektörünün gelişmesi ve düzenlenmesi yönünde son yıllarda önemli adımlar atmaya başladı. Uzun vadede ise hükümet, 13 ulusal parktaki tatil yerlerinin geliştirilmesini planlıyor.

ULAŞIM: Gabon’da çeşitli kapasitelerde aktif olarak kullanılan 31 adet havaalanı mevcuttur. Ülkenin kara yolları ağının toplam uzunluğu ise 9 bin 170 kilometredir. Ayrıca 650 kilometre uzunluğuyla ülkenin en büyük limanı olan Owendo’yu doğudaki Franceville’e bağlayan bir demir yolu ağı da mevcut.

55


konusu kalemde 98,1 milyon dolar değerinde makine ithal ederken 2016 yılında bu rakam yüzde 66,9 azalarak 32,5 milyon dolar oldu. Gabon’un en fazla ithalat gerçekleştirdiği üçüncü kalem sıvılar için pompalar, sıvı elevatörleri oldu. 2015 yılında söz konusu ürün grubunda 37,2 milyon dolarlık ithalat gerçekleştirilirken 2016 yılında bu rakam yüzde 40 azalarak 22,3 milyon dolar olarak kayda geçti. Gabon’un 2016 yılı makine ithalatında en fazla artış yüzde 135 ile dozerler, greyder, skreyper, ekskavatör, küreyici, yükleyici vb. kaleminde gerçekleşti. TÜRKİYE İLE GABON İLİŞKİLERİ GÜÇLENİYOR TÜİK verilerine göre Türkiye’nin 84. fasılda Gabon’a gerçekleştirdiği makine ihracatı, 2016 yılında 1,2 milyon dolar olarak kaydedildi. 2015 yılında bu rakam 18,9 milyon dolar seviyesindeydi. Gabon’a yönelik makine ihracatımız yüzde 93,5 azaldı. Türkiye’nin Gabon’a yönelik makine ihracatının ilk sırasında buzdolapları, dondurucular, soğutucular, ısı pompaları için makineler yer alıyor. Söz konusu kalemde Gabon’a 2015 yılında 487 bin dolar değerinde ürün ihraç edilirken bu rakam 2016 yılında yüzde 24,5 artışla 606 bin dolar seviyesine yükseldi. Listenin ikinci sırasında bulunan çamaşır yıkama makineleri ürün grubunda 2016 yılında gerçekleştirilen ihracatın değeri 206 bin dolar olarak kaydedildi. 2015 yılında bu rakam 353 bin dolar seviyesindeydi. Çamaşır yıkama makineleri mal grubundaki ihracat 2016 yılında yüzde 41,5 azaldı. Türkiye’nin Gabon’a yönelik makine ihracatında ilk 10 ürün grubu listesinin üçüncü sırasında ise tohumları temizleme, ayırma, öğütme, işleme makine ve cihazları bulunuyor. 2015 yılında söz konusu

Port-Gentil

kalemde 221 bin dolarlık ihracat gerçekleştirilirken 2016 yılında bu rakam yüzde 54,2 azalarak 101 bin dolar olarak kaydedildi. Türkiye’nin Gabon’a genel ihracatı 94 milyon dolarla 2013 yılında en yüksek seviyeye ulaştı. 2014 yılında 57,3 milyon dolara gerileyen ihracat 2015 yılında 66,4 milyon dolara yükseldi. Türkiye’nin Gabon’dan yaptığı ithalat ise son üç yıldır 3 milyon dolar gibi oldukça düşük bir seviyededir. Türkiye Gabon’a çoğunlukla demir-çelik çubuk ve profil, iş-maden ve ölçme aletlerinin aksam ve parçaları, santrifüj ve arıtma cihazları, pompalar, çimento, hijyenik havlu ve bezler, musluk ve vanalar, prefabrik yapılar, kendine özgü fonksiyonu olan makineler, bisküvi, kauçuk eşya, izole kablo ve tel ve tavuk eti ihraç ediyor. Türkiye’nin Gabon’dan ithalatında ise listede sadece ağaç ürünleri yer alıyor.

GABON MUTFAĞI AFRIKA’YA ÖZGÜ LEZZETLERIN FRANSIZ MUTFAĞIYLA HARMANLANDIĞI OLDUKÇA ÖZEL BIR MUTFAKTIR. SENEGAL, KAMERUN VE KONGO MUTFAĞINA ÖZEL TATLARIN ETKISININ GÖRÜLDÜĞÜ GABON’DA ET VE BALIK ÇOKÇA TÜKETILIR.

Port-Gentil

57


üçüncü kuşak

“DEMİR VE YAĞ KOKUSUNU SOLUMAKTAN KEYİF ALIYORUM” TÜRK MAKINE SEKTÖRÜNDE FAALIYET GÖSTEREN ÇOĞU KÖKLÜ FIRMANIN KUŞAK ÇATIŞMASI NEDENIYLE KURUMSALLAŞMA YOLUNDA SAĞLIKLI ADIMLAR ATAMADIĞINI SÖYLEYEN ERGÜNLER MAKINA GENEL MÜDÜRÜ HÜSNÜ ERGÜN, “BU ÇATIŞMAYI ÖNLEMEK, ESKI KUŞAKLAR KADAR, YENI NESLIN DE ELINDE. BÜYÜKLER, KÜÇÜKLERIN FIKIRLERINE SAYGI GÖSTERIRKEN, KÜÇÜKLER DE BÜYÜKLERIN GEÇMIŞ TECRÜBELERINI KÜÇÜMSEMEDEN, KENDILERINE DERS ÇIKARMALI” DIYOR.

58

İ

mal ettikleri makineleri hamur yaparken, işlerken, pişirirken seyretmenin; fabrikada dolaşırken demir ve yağ kokusunu solumanın kendisine büyük bir keyif verdiğini söyleyen Ergünler Makina Genel Müdürü Hüsnü Ergün, 1983 yılında Bursa’da doğdu. Bursa Nilüfer Anadolu Lisesi’nin ardından genç yaşta aile firmasında görev alan Ergün, “Çalışmaya başladığımda ‘Buyur burası senin masan!’ denmedi. Dedem, babam ve amcalarım gibi ilk olarak imalat birimindeydim. Daha sonraki yıllarda kazandığım tecrübeyle satış sonrası hizmet, satın alma, pazarlama yani kı-

sacası her mevki ve pozisyonda sorumluluk üstlendim” diyor. Hiçbir zaman babasının patron olduğu düşüncesiyle bir kenarda oturmadığını, yeri geldiğinde istek ve azimle firmadaki ustalardan daha fazla beden gücü sarf ettiğini dile getiren Hüsnü Ergün’le Ergünler Makina’nın gelecek hedeflerine dair bir söyleşi gerçekleştirdik. Aile firmanızda görev alma serüveniniz nasıl başladı? Tatiller ve hafta sonları da dâhil olmak üzere hayatımın her döneminde işin içinde, fabrikada ya da firma merkezindeydim. Çocuk-


luk yıllarımda, yaşadığımız yerin belediyesi, hiçbir bedel ödemeden arsamızı sahiplendi ve bahçeli bir villadan kaymakam konağı haline getirdi. Ben de bu durum karşısında hırslanarak “Kamu yönetimi okuyup, kaymakam olacağım ve burada ben oturacağım!” diyerek kendime hedef belirledim. Lise dönemimdeki bütün arkadaşlarım eşit ağırlık ya da sayısal bölümlerindeyken, ben dâhil iki-üç arkadaşım sözel alanda eğitim alıyorduk. Maalesef üniversite sınavı için yola çıkmışken trafik kazası yaptık ve o yıl sınava giremedim. Daha sonraki senelerde sınav sistem değişiklikleri ve kamu yönetimi bölümünün eşit ağırlık alanına alınmasıyla birlikte katsayı engeline takıldım, beğenmediğim üniversitelere dahi yerleşemedim. Kazandığım bölümler de hayallerimi karşılamadığı için kayıt yaptırmadım. Baba mesleğine duyduğum merak ve çocukluk hevesimin gerçekleşmemesi beni erken yaşta iş hayatıyla tanıştırdı. Böylelikle Ergünler Makina serüvenim resmi olarak başladı. Hiçbir zaman babamın patron olduğu düşüncesiyle kenarda oturmadım. Yeri geldiğinde istek ve azimle ustalarımızdan daha fazla beden gücü sarf ettim. Çünkü mesleğimi seviyorum ve imal ettiğimiz makineleri hamur yaparken, işlerken, bir şeyler pişirirken seyretmek; fabrikada dolaşırken demir ve yağ kokusunu solumak bana inanılmaz bir keyif veriyor. Amcamın deyişiyle “Demir kokar mı?” Bize kokuyor. Firmada hangi görevleri üstlendiniz? Çalışmaya başladığımda “Buyur burası senin masan!” denmedi. Dedem, babam ve amcamlar gibi ilk olarak imalat biriminde görev aldım. Daha sonraki yıllarda kazandığım tecrübeyle satış sonrası hizmet, satın alma, pazarlama yani kısacası her mevki ve pozisyonda görev aldım. Bugün itibarıyla firmamızın genel müdürü olarak görev yapıyorum. Konfüçyüs’ün “Sev-

diğiniz işi yaparsanız bir gün bile çalışmış olmazsınız!” sözünü çok beğenirim. Ben de işimi severek yapıyorum. Çünkü makinecilik bizim genlerimizde var. Demire hayat verip ondan makineler üretmek müthiş bir duygu. Dedem Hüsnü Ergün’ü tanımak nasip olmadı fakat onun yetiştirdiği değerlerden babam Kadri Ergün’ün ve amcamlarımın yanında çalışıp dersler çıkardım. Onların özveri ve emekleriyle bugün buradayım. Babam bana her zaman dürüst ticaret yapmayı, fırsat düşkünü olmamayı ve yorulmamayı öğretti. Maalesef kendisini 2009 yılında kaybettim. O zamana kadar babasının sonsuz desteğine sahip bir çocuk olmanın verdiği öz güvenle, çok ön plana çıkmaya çalışmamıştım. İşin mutfağında yer alarak tüm süreçler hakkında bilgi ve deneyim sahibi olmayı daha çok önemsiyordum. Babamı kaybettikten sonraysa süreç beni mecburen ön planda olmaya itti. Böylece babamın misyonunu üstlendim. Amcalarımla omuz omuza onun istediği düzende, birlikteliğimize devam ediyoruz. Çoğu müşteri ve dostumuz iş yapış tarzımın ve kişilere yaklaşımımın babama çok ben-

“REEL KALKINMANIN YOLU GÜÇLÜ BIR AĞIR SANAYIYE SAHIP OLMAKTAN GEÇIYOR. DOLAYISIYLA TÜM SEGMENTLERIYLE BERABER MAKINE SEKTÖRÜNÜ GÜÇLÜ TUTMAK ANA HEDEFIMIZ OLMALI.”

59


üçüncü kuşak

Hüsnü ERGÜN

Kadri ERGÜN

zediğini söylüyor. Bunları duymak benim için ayrı bir moral ve motivasyon kaynağı. Sağlam bir geçmişe sahip olmanın başarının gerçek anahtarı olduğuna inanıyorum. Firmamızın bugünkü gücü, böylesine köklü bir geçmişe ve geleneğe sahip olmamızdan kaynaklanıyor. Ergünler Makina’da görev almak bir zorunluluk muydu? Üretiminin içinde olmak size neler kattı? 55 yıla yaklaşan geçmişe sahip firmamızın devamlılığını sağlamak adına üçüncü kuşak olarak bizlerin de elimizi taşın altına sokmamız ve firmayı daha yukarılara taşımak için işimizi omuzlamamız gerektiğini düşünüyorum. Bu açıdan bakıldığında Ergünler Makina’da görev almak benim için bir zorunluluktu. Çocukluk döneminden itibaren içinde olduğum için hemen hemen işin her yönü ve ürettiğimiz makinelerin kullanım alanlarıyla ilgili bilgi ve donanıma sahibim. Dolayısıyla

Hüsnü ERGÜN

bu noktadan sonra dışarıya bağımlılığınız kalmıyor. Destek almak zorunda kalmıyor, hamlelerinizi daha hızlı yapıp, sonuca daha çabuk ulaşabiliyorsunuz. Aile firmasında çalışmanın zorlukları ve avantajlı yanları nelerdir? Sizden beklentiler hangi düzeydeydi? Ötelediğiniz hayalleriniz oldu mu? Aile firmasında çalışmanın hem zor hem de avantajlı yanları var. Bu noktada adalet terazisini dengede tutmak gerektiğine inanıyorum. Adalet varsa zorluklar kendiliğinden yok oluyor. Aile firmalarındaki sıkıntıların başında maalesef ki kurumsallaşma geliyor. Kuşak çatışması nedeniyle firmalar kurumsallaşma yönünde sağlıklı adım atamıyor. Bu çatışmayı önlemek, eski kuşaklar kadar, yeni neslin de elinde. Büyükler, küçüklerin fikirlerine saygı gösterirken, küçükler de büyüklerinin geçmiş tecrübelerini küçümsemeden, kendilerine ders çıkarmalı. Ailedeki en büyük erkek çocuğum. Kardeşim ve kuzenimle aramızdaki yaş farkı fazla olduğundan iş hayatına onlara nazaran oldukça erken başladım. Dolayısıyla üzerimdeki yük ve benden beklentiler biraz fazlaydı. Bu noktada, iki nesil arasında köprü vazifesi de yapabiliyorum. Ötelediğim hayallerim hiç olmadı, özel hayatımı ve işimi dengede yürüttüğümü düşünüyorum. Şu sıralar tek sıkıntım yoğunluk nedeniyle çocuklarımla fazla zaman geçirememek. Ülkemizin köklü firmalarından birinin üçüncü kuşak yöneticisi olarak Türkiye’nin makinecilik serüvenini nasıl görüyorsunuz? Türk makine sektörü, çok köklü bir geçmişe sahip olmakla beraber özellikle son yıllarda hızla büyüyen bir sektör haline geldi. Fakat maalesef hala gerektiği ve hak ettiği

60


değeri görmüyor. Reel kalkınmanın yolu güçlü bir ağır sanayiye sahip olmaktan geçiyor. Dolayısıyla tüm segmentleriyle beraber makine sektörünü güçlü tutmak ana hedefimiz olmalı. Firmanızın geleceğine yönelik öngörüleriniz neler? Şirketinizi taşımak istediğiniz nokta neresidir? Ergünler Makina, yarım asırdan fazla bir geçmişe sahip köklü bir firma. Hedefimiz, bayrağı teslim aldığımız noktadan daha yükseklere taşıyarak, dördüncü kuşağa devretmek. Çok kaliteli makineler üretsek de, ne yazık ki ülkemiz dünya pazarında çok parlak bir imaja sahip değil. Bu noktada hedeflerimizden biri yurt dışında sektörümüzle ilgili fuarlarda katılımcı olarak yer alarak marka ve kalitemizi dünyaya tanıtmak. Fakat öncelikli hedefimiz Ergünler Makina’yı, ülke ekonomisi için ciddi oranda katma değer üreten bir firma haline getirmek. Ekmek ve fırın makinelerinin yanı sıra, ağır sanayiye ve diğer endüstri dallarına yönelik bombe ve metal büküm işleriyle yarı mamul ve bitmiş projeler sunuyoruz. Sektörde bu alanda aranan bir firma haline geldik. Daha önce imal edilmemiş bir ürünü ilk kez yaptırmak isteyenler öncelikle bizi tercih ediyor. Edindiğimiz tecrübe sayesinde son dönemde otomotiv sanayisi için de imalata başladık. Firma olarak dostlarımız olarak gördüğümüz müşterilerimize en iyi ve en kaliteli ürünleri uygun fiyatlarla sunma gayreti içindeyiz. ArGe’ye önem veren bir firma olarak biliyoruz ki satış, daima kalite ve hizmet odaklıdır. Başka arayışlar içinde yer almamaları için müşterilere her zaman en kaliteli olanı sunmak gerektiğinin bilincindeyiz. Bu bakış açısıyla hareket ederek marka ve ürün kalitemizi yıllarca muhafaza ederek ileriye taşıdık. Bundan sonra da aynı şekilde çalışmaya devam edeceğiz.

Sizin gibi aile şirketinde yöneticiliğe hazırlanan üçüncü kuşaklara tavsiyeleriniz neler olur? Üçüncü kuşak yöneticilerin, öncelikle geçmişi kesinlikle küçümsememesi ve birikmiş tecrübelerden olabildiğince yararlanması gerekiyor. Geçmişimizi, geleceğimiz için bir kaynak olarak görmeli ve aslımızı kesinlikle unutmamalıyız. Aile firması yönetmek, bizim zorunluluğumuz değil tasarrufumuzdur. Ailemize, sektörümüze ve ülkemize faydalı bir birey ve yönetici olmak için de işimizi severek ve adaletli biçimde yapmalıyız.

“KONFÜÇYÜS’ÜN ‘SEVDIĞINIZ IŞI YAPARSANIZ BIR GÜN BILE ÇALIŞMIŞ OLMAZSINIZ!’ SÖZÜNÜ ÇOK BEĞENIRIM. BEN DE IŞIMI SEVEREK YAPIYORUM. ÇÜNKÜ MAKINECILIK BIZIM GENLERIMIZDE VAR. DEMIRE HAYAT VERIP ONDAN MAKINELER ÜRETMEK MÜTHIŞ BIR DUYGU.”

İş yaşamı dışında kişisel hobileriniz var mı? En büyük zevkim çoğu erkek gibi spor arabalar, otomobil ve motor sporları. Bununla beraber sıkı bir Galatasaray taraftarıyım. Fakat Bursalı bir aileyiz ve Bursa’da yaşıyoruz. Fırsat buldukça Bursaspor maçlarına gidip, sakince seyretmekten keyif alıyorum. Artık bu etkinliği 10 yaşındaki oğlum, Utku Kadir’le yapıyorum ve ikimiz de çok keyifli vakit geçiriyoruz.

61


pozitif

“KADINLAR HER ZORLUĞUN ÜSTESİNDEN GELEBİLİR” TOPLUMUN GENELINDE KADINLARIN MAKINE SEKTÖRÜNDE ÇALIŞMAYA AYAK UYDURAMAYACAĞI GIBI BIR ALGININ HÂKIM OLDUĞUNU SÖYLEYEN MIKSAN MOTOR ENDÜSTRI MÜHENDISI CEYDA MESUT, “TAM AKSINE KADINLARIN TITIZLIĞI, DETAYCILIĞI VE ZEKÂLARI SAYESINDE HER TÜRLÜ ZORLUĞUN ÜSTESINDEN GELEBILECEĞINE INANIYORUM. BURADA ASIL ÖNEMLI NOKTA, KADINLARIN KÜÇÜK YAŞLARDAN ITIBAREN EŞIT ŞARTLARDA IYI EĞITIM ALIP, KENDILERINE INANMASI” DIYOR.

62

E

şit imkânlar söz konusu olduğunda, hayatın herhangi bir alanında başarılı olma olasılığının kadın için de erkek için de eşit olduğunu söyleyen Miksan Motor Endüstri Mühendisi Ceyda Mesut, “Kadınların cinsiyete dayalı içselleşmiş ön yargılarını bir kenara bırakıp, birey olarak öz güvenli davranarak sorunları aşabileceklerine inanması gerekli. Kadınların iş hayatında daha fazla yer alması, ekonomik fayda sağlamasının yanı sıra Türkiye’deki sosyal eşitliğin yaygınlaşması ve refah artışını da beraberinde getirecektir” açıklamasında bulunuyor. Ceyda Mesut, makine sektöründe kadın yönetici olarak görev almanın avantaj ve dezavantajlarını Moment Expo okurlarıyla paylaştı.

Ceyda Mesut kimdir? Sizi daha yakından tanıyabilir miyiz? İstanbul’da, 1988 yılında doğdum. İlkokul, ortaokul ve liseyi Ayazağa Işık Lisesi’nde okudum. 2012 yılında Sabancı Üniversitesi Üretim Sistemleri Mühendisliği Bölümü’nden mezun oldum. Üniversite eğitiminden sonra dil eğitimi ve yurt dışı tecrübesi edinmek için kısa süreliğine Almanya’ya gittim. Döndüğümde iş hayatının farklı alanlarında tecrübe kazanabilmek ve farklı şirket yapıları görmek için bir yıllığına Türkiye’nin büyük şirketlerinden birinin üretim planlama departmanında görev aldım. Aile şirketimizde çalışmaya başladıktan sonra Bilgi Üniversitesi MBA programına başladım ve 2016 yılında da mezun oldum.


“KADINLARIN IŞ HAYATINDA DAHA FAZLA YER ALMASI, EKONOMIK FAYDA SAĞLAMASININ YANI SIRA ÜLKEMIZDE SOSYAL EŞITLIĞIN YAYGINLAŞMASINI VE REFAH ARTIŞINI DA BERABERINDE GETIRECEK.”

İş hayatına başlama ve bulunduğunuz göreve gelme süreciniz hakkında bilgi verir misiniz? Küçük yaşlardan itibaren yaz tatillerinde üretim de dâhil olmak üzere Miksan Motor’un farklı alanlarında çalıştım. Ayrıca lisedeyken babamla beraber tercümanlık yapmak için yurt dışındaki fuarlara ya da firma ziyaretlerine giderdim. Kısacası firmanın içinde büyüdüm. Belki de tek çocuk olmam nedeniyle babam, lise ikinci sınıfa geçerken fen ya da sözel bölümler arasında seçim yapacağım zaman ileride firmamızda çalışıp çalışmayacağım konusunda da seçim yapmamı istedi ve bu seçimi de tamamen bana bıraktı. Çalışma ortamının içinde büyüdüğüm ve duygusal bir bağım olduğu için seçim yapmak bu noktada benim için zor olmadı. Bugün, ise ne kadar doğru bir karar verdiğimi net bir şekilde görüyorum. Bulunduğunuz görevi kaç yıldır sürdürüyorsunuz? Ortalama bir iş gününüz nasıl geçiyor? Miksan Motor’da üç yılı aşkın bir süredir çalışıyorum. Bu süre zarfında işi her açıdan öğrenebilmek adına birçok farklı alanda görev aldım. Zaten aile firmanızda çalışıyor olmak size avantajlar sağlasa da iş seçme noktasında imkân tanımıyor. İşin tüm alanları hakkında yetkin olmak ve gereklerini de yerine getirebilmek zorundasınız. Açıkçası tam olarak bir görev tanımım ya da unvanım bulunmuyor. Fuar organizasyonundan ihracata, satın almadan satış-pazarlamaya kadar firmanın bütün süreçlerinde yer alıyorum. Ortalama bir iş günüme genellikle üretim birimini gezerek başlıyorum. Sonrasında e-mailleri kontrol ediyor, sipariş ve teklif formlarını değerlendiriyor ve satın alma ya da fuar organizasyonlarıyla ilgileniyorum.

Yoğun bir iş temposuna sahip olan makine sektöründeki başarınızı neye borçlusunuz? Kendimi başarılı olarak addetmek için henüz çok erken olduğunu düşünüyorum. Daha öğrenme sürecinin çok başındayım. Ancak hayatın herhangi bir alanındaki başarının; istikrar, devamlı gelişme isteği ve kendine güvenle geleceğine inanıyorum. İş hayatında ise başarının yolunun bunlara ek olarak takım çalışmasının önemini kavrayabilmekten geçtiğini düşünüyorum. Erkek egemen bir sektörde kadın yönetici olmanın zorluklarını yaşıyor musunuz? Yaşıyorsanız, bu zorlukları anlatır mısınız? İşe ilk başladığımda kendimi kabul ettirene kadar tabii ki bazı zorluklarla karşılaştım. Genç bir kadın yönetici olarak, yıllardır erkeklerle diyalog kurmaya alışmış kişilerle aynı dili konuşmakta zorlandım. Karşınızdaki insanların güvenini kazanmak ve kendinizi kanıtlamak, zaman alan bir süreç. Fakat insanlar, işinizi ciddiyetle yaptığınızı ve istikrarlı biçimde çalıştığınızı gördükçe sizi zamanla kabulleniyor. Sanırım artık çalışanlarımız, tedarikçilerimiz ve müşterilerimiz de kadın bir yöneticiyle çalışmaya alıştı. İş hayatında kadın olmaktan kaynaklanan problemler yaşadınız mı? Yaşadıysanız paylaşır mısınız? Erkek egemen bir toplumda yaşamamız, sosyal hayatımızda bile sorunlarla karşılaşmamıza sebep olurken, iş hayatında da bu durumun etkilerini görmemiz kaçınılmaz. Ancak, firmamızda babam ve kuzenimle beraber çalıştığım için diğer kadın yöneticilere göre bu zorluklarla daha az karşılaştığımı söyleyebilirim. Onlarla birlikte çalışmak, tecrübelerinden faydalanabilmek ve

63


“TEKNIK LISELERLE ÜNIVERSITELERIN MÜHENDISLIK BÖLÜMLERININ SADECE ERKEKLERE ÖZEL OLMADIĞIYLA ILGILI AILELERIN VE KIZ ÖĞRENCILERIN BILGILENDIRILMESI GEREKIYOR.” bir konu hakkında onlara danışabilmek benim için daima büyük bir şans. Firmanızda sizin gibi iyi bir konuma gelmiş başka kadın çalışanlar/yöneticiler var mı? Firmamızda dokuzu kadın olmak üzere toplam 50 kişi çalışıyor. Kadın personel sayısının nispeten az olması biraz da imalat birimlerinde kas gücüne duyulan ihtiyaçtan kaynaklanıyor. Organizasyon yapısı çerçevesinde çok resmi bir yapıya sahip değiliz ve şirket içerisinde bürokrasi minimum düzeyde. Ar-Ge departmanı hariç resmi departmanlarımız bulunmuyor. Firmamızın finans ve muhasebe bölümlerindeki işler, tamamen kadınların elinde. Yurt dışı gezilerinizde makine sektöründe yönetici pozisyonda görev yapan bir kadın yönetici olarak nasıl tepkiler alıyorsunuz, gözlemleriniz nelerdir? Firma olarak Avrupa’da düzenlenen birçok sektörel fuara katılıyoruz. Ayrıca zaman zaman yurt dışı firma ziyaretleri de gerçekleştiriyoruz. Bu seyahatlerde genellikle ben yer alıyorum. Doğruyu söylemek gerekirse yurt dışı gezilerimde aynı sektörde görev yapan başka bir kadın yöneticiyle karşılaşmadım. Fakat makine sektöründe üst düzey sorumluk sahibi bir yönetici olmam, hiç yadırganmadı. Hatta çok nazik ve iyi davranışlarla karşılaştım. Gözlemlediğim kadarıyla yurt dışında insanlar cinsiyetiniz ya da yaşınızdan çok, yaptıklarınız ve onlara sağladığınız hizmetlerle ilgileniyor. Makine imalat sektöründe daha fazla kadın çalışan ve yönetici görmek için neler yapılabilir? Öncelikle işverenlerin ön yargılı davranmayarak kadınlara şans vermesi önemli bir konu. Toplumumuzda kadınların makine sektöründe çalışmaya ayak uyduramayacağı gibi bir algı

var. Ancak ben tam aksine kadınların titizliği, detaycılığı ve zekâları sayesinde her türlü zorluğun üstesinden gelebileceğine inanıyorum. Burada asıl önemli nokta, kadınların küçük yaşlardan itibaren eşit şartlarda iyi eğitim görüp, kendilerine inanması. Teknik liselerle üniversitelerin mühendislik bölümlerinin sadece erkeklere özel olmadığıyla ilgili ailelerin ve kız öğrencilerin bilgilendirilmesi, bu aşamada oldukça güzel bir başlangıç olabilir. Sektörünüzle alakalı olarak dünyada durum nasıl? Türkiye’de makine sektöründe daha mı az kadın çalışan/yönetici bulunuyor? Kadın çalışan ve yönetici sayısı her sektörde hızla artıyor olsa da, makine imalat sektörü de çoğu sektör gibi hala erkek egemen bir niteliğe sahip. Dünyanın her yerinde makine sektöründe kadın çalışan ve yöneticilerin sayısının yetersiz olduğunu düşünüyorum. Yurt içi ve yurt dışı seyahatlerimde de benimle aynı konum ve sorumlulukta kadın yöneticilerle karşılaşmadım. Diğer kadın çalışanlara ve yöneticilere ne gibi tavsiyelerde bulunmak istersiniz? Eşit imkânlar söz konusu olduğunda, hayatın herhangi bir alanında başarılı olma olasılığının kadın için de erkek için de eşit olduğunu düşünüyorum. Öncelikle kadınların cinsiyete dayalı içselleşmiş ön yargılarını bir kenara bırakıp, birey olarak öz güvenli davranarak sorunları aşabileceklerine inanması gerekiyor. Kadınların, iş hayatında daha fazla yer alması ekonomik fayda sağlamasının yanı sıra ülkemizde sosyal eşitliğin yaygınlaşmasını ve refah artışını da beraberinde getirecektir. Unutmamalıyız ki anneler çocuklarının ilk rol modelidir. Eğitimli ve kendi ayakları üzerinde durabilen kadınlar çok daha başarılı nesiller yetiştirebilir.

65


ar-ge merkezi

“AR-GE MERKEZİ KURMAK AMAÇ DEĞİL, BİR BAŞLANGIÇTIR” FIKRI MÜLKIYET HAKLARINI FIRMA KÜLTÜRÜ HALINE GETIRMEYI AMAÇLADIKLARINI SÖYLEYEN VOLKAN İTFAIYE ARAÇLARI AR-GE MERKEZI YÖNETICISI DENIZ KAYA, “BUGÜN ITIBARIYLA 12 PATENT, DÖRT FAYDALI MODEL VE ÜÇ ENDÜSTRIYEL TASARIM TESCILIMIZ BULUNUYOR. BUNUN YANINDA, ULUSLARARASI SEMPOZYUMLARDA BILDIRILER VE ULUSLARARASI DERGILERDE MAKALELERLE ÇALIŞMALARIMIZI BILIMSEL PLATFORMLARDA PAYLAŞMAYA BAŞLADIK” DIYOR.

66

F

irmalarının 2010 yılından itibaren Ar-Ge faaliyetlerine yatırım yapmaya başladığını, 2015 yılının Ekim ayında da Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından Türkiye’nin 221. Ar-Ge Merkezi olarak akredite edildiğini söyleyen Volkan İtfaiye Araçları Ar-Ge Merkezi Yöneticisi Deniz Kaya, “Alanında Türkiye’nin ilk Ar-Ge merkezi olarak amacımız, geliştirdiğimiz katma değerli ürünlerle ihracat potansiyelimizi artırmak” diyor. Volkan İtfaiye Araçları Ar-Ge Merkezi’nin en önemli parametrelerinin inovatif ürün ve süreçlerin geliştirilmesi, Ar-Ge çalışmalarına her yıl artan bir bütçe ayrılması ve nitelikli insan kaynağına yatırım yapılması olduğunu belirten Kaya, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Ar-Ge merkezi kurmak da bu anlamda amaç değil bir başlangıç. Ar-Ge merkezimizde yapılan ve yapılacak olan çalışmalarla yenilikleri takip eden, değişime ayak uyduran ve insan kaynağını geliştiren sürdürülebilir bir yapı inşa etmek istiyoruz.” İzmir Torbalı’da, 25 bini kapalı olmak üzere 135 bin metrekare alana sahip tesislerinde 300’ü aşkın çalışanla üretime devam ettiklerini söyleyen Kaya ile Volkan İtfaiye Araçları Ar-Ge Merkezi’nin faaliyetleri ve geleceğe yönelik projeleriyle ilgili kapsamlı bir söyleşi gerçekleştirdik.

Firmanızın çalışmaları hakkında bilgi verir misiniz? İtfaiye aracı üretmek amacıyla 1974 yılında İsa Tecim tarafından kurulan Volkan İtfaiye Araçları, İzmir’in Gaziemir ilçesinde 50 metrekarelik bir alanda sekiz kişiyle üretime başladı. “Tehlike anındaki hislerinizi biliyoruz” mottosuyla hareket eden firmamız, 1978’de ilk yangın pompasını imal etti. Türkiye’deki ilk 18 metre hidrolik merdivenli araçla ilklerin öncüsü olan firmamız daha sonra yine Türkiye’nin ilk uçak söndürme aracıyla, ilk modüler itfaiye aracını da başarıyla imal etti. Yangın pompaları ve itfaiye araçları konusunda yurt içi ve yurt dışında sektörde güvenilir ve öncü bir üretici olan firmamız; kaliteden ödün vermeyen, daima bir adım ilerisini hedefleyen yenilikçi üretim sistemi, son teknolojilerin üretime adaptasyonunu sağlayan teknikleri ve koşulsuz müşteri memnuniyeti ilkesiyle 1974 yılından bu yana akılcı çözümler sunuyor. Volkan İtfaiye Araçları olarak CAD-CAM destekli üretim teknikleri, model ve kalıphanesi, son teknolojiyle çalışan alüminyumbronz dökümhaneleri, modern sert eloksal ünitesi, komple bilgisayar sistemli EN1028-2 normlarına uygun pompa test ünitesi, komplike karkas kurulum-kaynak aparatlarıyla yaşam hakkını korumak ve sağlıklı çözümler


“AR-GE MERKEZIMIZIN ÜNIVERSITELER VE TEKNOLOJI TRANSFER OFISLERIYLE OLDUKÇA GÜÇLÜ ILIŞKILERI BULUNUYOR.

üretebilmek için itfaiyecilere en güvenilir yangınla mücadele donanımı sunuyoruz. Ar-Ge merkezinizin yapısı ve faaliyetleri hakkında bilgi alabilir miyiz? İmalata yönelik geliştirilen projeler var mı? Çalışmalarınız ağırlıklı olarak hangi alana yönelik? Volkan İtfaiye Araçları Ar-Ge Merkezi organizasyonel olarak Ar-Ge ve mühendislik direktörlüğüne bağlı, çalışma alanlarına göre belirlenmiş birim müdürlükleri, takım liderleri ve takım üyelerinden oluşan bir örgüt yapısına sahip. Ar-Ge merkezimizde itfaiyecilikle ilgili birçok alanda Ar-Ge faaliyetleri yürütülüyor. Firmamız “oyunu değiştirmek” mottosuyla başlattığı değişim süreciyle birlikte, yenilikçi ve pazarda fark yaratacak ürünler geliştiriyor. Bu çerçevede de

farklı disiplinlerde çalışmalar yürütüyor. Taşıt sistemleri, akışkanlar mekaniği, mekanizmalar, mukavemet, kompozit malzemeler ve kontrol sistemleri ana çalışma alanlarımızı oluşturuyor. Bu çalışma alanları kapsamında; yangın söndürme amacıyla kullanılan pompa ve monitörler (nozul), yüksekten kurtarma ve yangına müdahale amaçlı merdivenli araçlar, amaca özel şasi araçlar, havaalanı yangın söndürme araçları, endüstriyel yangın müdahale araçları ve dar alan itfaiye araçları geliştirip imal ediyoruz. Ayrıca kompozit malzemeler konusunda yeni üretim yöntemlerinin de geliştirilmesi ve mikro, nano yapıda malzemelerle kompozit özelliklerinin artırılması konularında da çalışmalar yürütüyoruz. Ar-Ge çalışmalarımızı sürdürürken benimsediğimiz temel amaç, yüksek katma

67


ar-ge merkezi

RAKAMLARLA VOLKAN İTFAİYE ARAÇLARI

1974 yılında İzmir Gaziemir’de kurulan firma, 135 bin metrekare alana sahip tesislerinde 300’ü aşkın çalışanla üretim yapıyor.

Volkan İtfaiye Araçları Ar-Ge Merkezi, 2015 yılının Ekim ayında Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından Türkiye’nin 221. Ar-Ge merkezi olarak akredite edildi.

Firmanın Ar-Ge merkezi bünyesinde 27 araştırmacı, 12 teknisyen ve bir destek personeli olmak üzere toplam 40 kişilik bir ekip görev alıyor.

Firmanın hâlihazırda 12 patent, dört faydalı model ve üç endüstriyel tasarım tescili mevcut.

Firmanın, 2015 yılında Ar-Ge harcamalarının ciroya oranı yüzde 2 iken, 2016 yılında bu oran yüzde 4’e, 2017’nin ilk altı aylık döneminde ise yüzde 6’nın üzerine yükseldi.

68

değere sahip inovatif ürünler geliştirilmektir. Ar-Ge merkezimiz bünyesinde 27 araştırmacı, 12 teknisyen ve bir destek personeli olmak üzere toplam 40 kişilik bir ekip görev alıyor. Firmamız, “öğrenen örgüt” olma felsefesi kapsamında personeline şirket içi ve şirket dışı olmak üzere eğitim imkânları da sunuyor. Bu kapsamda 2016 yılında kurduğumuz Volkan Akademi bünyesinde hem şirket içi eğitimlerle personelin bilgi birikimini artırıyor hem de lisansüstü eğitimi destekliyoruz. 2017 yılı içerisinde dokuz farklı eğitim gerçekleştirdik. Bunlardan biri iki farklı akademisyen tarafından verilen 60 saatlik bir eğitimdi. Ayrıca lisansüstü eğitimleri destekleme politikamız çerçevesinde ikisi doktora ve yedisi de yüksek lisans

olmak üzere dokuz personelimiz eğitime devam ediyor. Öte yandan yüksek lisans eğitimini tamamlayan üç personelimiz de merkezimizde çalışmalarına devam ediyor. Lisansüstü eğitimleri desteklerken personelimizin tez konularının firmamızın çalışma alanlarıyla eşleşmesine dikkat ediyoruz. Merkezinizin ilgili devlet kurumlarıyla koordinasyonu hangi düzeyde? Ar-Ge merkezimizin özellikle üniversiteler ve teknoloji transfer ofisleriyle oldukça güçlü ilişkileri mevcut. TÜBİTAK-TEYDEB projeleri kapsamında birçok farklı üniversiteden akademisyenle işbirliği gerçekleştirdik. Hâlihazırda devam eden projeler kapsamında da üç farklı akademisyenle çalışmaya devam ediyoruz. Bunun dışında intern mühendis istihdamı konusuna da önem veriyoruz. Mezun olmadan önceki bir dönem sanayide tecrübe edinen iki ayrı üniversiteden dört intern mühendis firmamızda görev alıyor. Öte yandan yeni çalışma alanları ya da bilgi birikiminin artırılması gereken konularda Volkan Akademi çalışmaları kapsamında firmamız bünyesinde üniversitelerden çeşitli eğitimler alıyoruz. Bugüne kadar üç akademisyenin katılımıyla iki farklı konuda eğitim gerçekleştirdik. Ayrıca her iki yılda bir “Bilim Kurulu Etkinliği” düzenliyoruz. Bu kapsamda akademisyenler, teknopark yöneticileri ve iş dünyasından 15 kişilik bir misafir grubunu etkinliğimize davet ediyoruz. Ar-Ge merkezi personelimiz ve şirket yöneticilerinin da katıldığı iki günlük bu organizasyonla hem teknik hem de yönetimsel olarak gelecek planlarımızı oluşturuyoruz. 2017 yılında ikincisi yapılan bu etkinlik Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Ar-Ge Merkezleri İyi Uygulama Örnekleri Zirvesi’nde, “İyi Uygulama Örneği” olarak diğer Ar-Ge merkezlerine sunuldu.


Hizmet alanınız içinde patent ya da faydalı model başvuru sayılarında artış gözlenmesini bekliyor musunuz? Kısa, orta ve uzun vadeli hedefleriniz nelerdir? Fikri mülkiyet hakları her sektörde olduğu gibi bizim sektörümüzde de oldukça stratejik bir öneme sahip. Son yıllarda inovatif ürün geliştirme stratejimiz çerçevesinde, 2014 yılından itibaren yaptığımız buluşları koruma altına almaya başladık. Bu kapsamda başvuru yapılan ve onaylanan toplam 12 patent, dört faydalı model ve üç endüstriyel tasarım tescilimiz bulunuyor. Bunun yanında firma bünyesinde ve üniversite işbirliklerimiz çerçevesinde, uluslararası sempozyumlarda bildiriler ve uluslararası dergilerde makalelerle çalışmalarımızı bilimsel platformlarda paylaşmaya başladık. Fikri mülkiyet haklarıyla ilgili başvurularımızı hem nitelik hem de sayısal olarak artırmayı hedefliyoruz. Kısa vadede fikri mülkiyet haklarını şirket kültürü haline getirmeyi, orta vadede bu başvurularımızı uluslararası başvurulara dönüştürmeyi ve uzun vadede de yaptığımız buluşların lisans satışına dönüşmesini istiyoruz. Ar-Ge merkezi yatırımları ve çalışmalarınız için ne kadar bütçe ayırdınız? Gelecek dönemde de merkeze yönelik yatırımlarınız sürecek mi? Ar-Ge ve inovasyon faaliyetleriyle ilgili olarak kısa, orta ve uzun vadeli planlarımızı belirledik. Ar-Ge yatırımlarımızı da bu planlar çerçevesinde yönetiyoruz. 2015 yılında Ar-Ge harcamalarının ciroya oranı yüzde 2 iken, 2016 yılında bu oran yüzde 4’e, 2017’nin ilk altı aylık döneminde ise yüzde 6’nın üzerine çıktı. Bu yatırımları, nitelikli insan kaynağı, projeler, alet, teçhizat, yazılım ve test ekipmanları olarak sınıflandırabiliriz.

“BU YIL IKINCISI GERÇEKLEŞTIRILEN BILIM, SANAYI VE TEKNOLOJI BAKANLIĞI AR-GE MERKEZLERI İYI UYGULAMA ÖRNEKLERI ZIRVESI’NDE, ‘İYI UYGULAMA ÖRNEĞI’ UNVANINA LAYIK GÖRÜLDÜK.” Deniz KAYA Volkan İtfaiye Araçları Ar-Ge Merkezi Yöneticisi

Firmanız için Ar-Ge’nin önemi nedir? Sistemli ve uzun soluklu Ar-Ge çalışmaları için nasıl bir yol izlenmesi gerekiyor? Hem üretimin katma değerini artırabilmek hem de pazara sunulan ürünlere değer katabilmek için bulunduğumuz sektörü iyi analiz etmemiz gerekiyor. Rakiplerin avantaj ve dezavantajlarını belirlemek, sektördeki ihtiyaçları doğru bir biçimde ortaya koymak ve bu ihtiyaçları karşılayacak yenilikçi yaklaşımları geliştirmek büyük önem bir önem taşıyor. Bu noktadan sonraki aşama ise müşterilerin ihtiyaçları karşılayacak Ar-Ge yatırımlarını gerçekleştirmektir. Başlangıçta bu süreç zorlu ve maliyetli gibi gözükse de değişim ve gelişimi yakalamak için yegâne yolun bu olduğuna inanıyorum.

69


sektör meclisleri

“TOBB TÜRKİYE SEKTÖR MECLİSLERİ SEKTÖREL POLİTİKALARA YÖN VERİYOR” TOBB TÜRKİYE SEKTÖR MECLİSLERİ, ÜLKE EKONOMİSİNE KATMA DEĞER YARATAN İŞ SAHALARININ GELECEK STRATEJİLERİNİN OLUŞTURULMASINDA, ÖNEMLİ BİR GÖREV ÜSTLENMEYE DEVAM EDİYOR.

T

ürkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) bünyesinde 2006’da kurulan Türkiye Sektör Meclisleri, bugün 61’e ulaşan farklı sektörel meclisiyle çalışmalarına devam ediyor. Türkiye Sektör Meclisleri’nin, kamu kurum ve kuruluşları ile sektörde faaliyet gösteren iş insanlarının kurduğu dernek ya da kuruluşları ve firmaları bünyesinde barındıran önemli bir buluşma noktası olduğunu ifade eden TOBB Genel Sekreter Yardımcısı Cengiz Delibaş, “Bu yapı, sektörlerin gelecek stratejilerinin belirlendiği, düzenleyici etki analizlerinin işletilmesi de dâhil olmak üzere AB ile müzakere sürecine önemli katkılar sağlayabilecek çalışmalar sürdürmek üzere tasarlanmıştır” diyor. TOBB Türkiye Sektör Meclisleri’nin kuruluş amacı nedir? Tek cümle ile ifade etmek gerekirse sektör meclislerinin kuruluş amacı kamu ile özel

70

sektörü bir araya getirmek, aynı dili konuşmalarını sağlamak; özel sektör olarak bizlerin, ekonominin geneli ile ilgili görüş ve taleplerini aktarmaktır. Her sektörün, mevzuattan veya iç-dış gelişmelerden kaynaklanan, spesifik ihtiyaçları ve talepleri oluyor. Bu konuların, o işin uzmanları tarafından konuşulması ve sorunlara çözüm üretilmesi gerekiyor. İşte sektör meclisleri de burada çok önemli bir rol oynuyor. Sektörel gelişmeyi teşvik etmek amacıyla oluşturulan Türkiye Sektör Meclisleri, TOBB adına sektörleri temsil ederek ortak görüşlerin oluşturulmasına, özel sektörle kamu arasında işbirliğinin geliştirilmesine imkân sağlıyor. Her sektör meclisinde o sektörde faaliyet gösteren büyük şirketler, o sektörle ilgili önemli dernekler ve yine o sektörle ilgili kamu kuruluşlarının üst düzey bürokratları yer alıyor. Yani, aynı çatı altında özel sektörü, sivil toplum kuruluşlarını ve kamuyu bir araya getiriyoruz.


Bu yapı içinde, sektörlerle ilgili mevcut talepler, problemler konuşuluyor; gelecekle ilgili yol haritaları çiziliyor. Yani, burası işin mutfağı, sektörle ilgili mutfak çalışması burada yapılıyor. Sektör meclisleri, bu çalışmalarına ek olarak kendi sektörleriyle ilgili mevcut durumu ve gelecek projeksiyonunu içeren kapsamlı sektörel raporlar da hazırlıyor. Kamu-özel sektör arasındaki bu kurumsal istişare mekanizması, şu anda bütün dünyaya örnek olması açısından da önemlidir. Sektör meclisleri, Türkiye ekonomisinin sektörel boyutlarıyla mercek altına alınacağı, sektörel yol haritalarının çizileceği ve düzenleyici etki analizlerinin işletilmesi de dâhil olmak üzere Avrupa Birliği ile müzakere sürecine önemli katkılar sağlayabilecek yapılar olarak tasarlandılar. Elbette bu çalışmaların tamamı hem kurumsal hem de yasal bir altyapıya sahiptir. Sektör meclisleri, TOBB Kanunu’nun 57’nci maddesine dayanılarak hazırlanan bir yönetmeliğe göre çalışmalarını yürütür. Temmuz 2006’dan beri faaliyette bulunan ve çalışmalarına artan bir ivme ile devam eden sektör meclislerinin sayısı ise 2016 itibarıyla 61’e yükselmiştir, yani 61 ana sektörde meclislerimiz çalışmaya devam ediyor. Sektör meclislerinin organizasyonel yapıları hakkında neler söyleyebilirsiniz? Bu yapıların oluşturulmasında TOBB’un görev ve sorumlulukları nelerdir? Sektör meclisleri, sektörün duayenleri ve ilgili kurum ve kuruluşlardan oluşuyor. Bu yapı, bütün çalışmalarını da TOBB çatısı altında yürütüyor. Sektörün bütün tarafları bu sektör meclisleri içerisinde olduğu için, toplantıların gündemi ve konular da üyeler tarafından belirleniyor. Yine, sektör meclisinin başkanı ve oluşturulacak alt komiteler, meclis üyeleri tarafından seçiliyor ve oluşturuluyor. Raporlar da bu çerçevede hazırlanıyor. Sektör meclislerinin başlıca görevlerini;

“ÖZEL SEKTÖR TARAFI OLARAK HIÇBIR ZAMAN SORUN ÜRETEN BIR YAPI OLMADIK, HER KONUDA SORUNU IFADE EDERKEN BU SORUNUN ÇÖZÜMÜYLE ILGILI SPESIFIK ÇÖZÜM ÖNERISINI DE MUTLAKA KAMUYA ILETTIK.” Cengiz DELIBAŞ TOBB Genel Sekreter Yardımcısı

•Sektöre ilişkin sorunları ve çözüm önerilerini tespit ederek TOBB Yönetim Kurulu’na sunmak, •Sektör raporları hazırlamak, geleceğe yönelik projeksiyonlar yapmak ve sektörel politika ve stratejileri oluşturmak, •Sektörel gelişmeyi teşvik etmek üzere sempozyum, panel, kongre ve benzeri etkinliklerin yapılması hususunda Yönetim Kurulu’na önerilerde bulunmak, •Sektörlerin uluslararası rekabet şartlarına uyum sağlayabilmeleri için gerekli teknik ve bilgi altyapısı ile ilgili çalışmaları hazırlamak, •Sektörün mevcut rekabet gücünün ölçülmesi ve gelecekte rekabet edebilirliğini artırmak için önerilerde bulunmak, •Uluslararası sektörel dernek ve kuruluşlarla irtibat ve işbirliği sağlamak, gerektiğinde pazar veya piyasa araştırmalarına ışık tutacak sektörel bazda ülke raporları hazırlamak ve gerektiğinde hükümet yetkilileri ve ilgili bürokratlar ile görüşmeler yapmak olarak tanımlayabiliriz.

71


sektör meclisleri

“TOBB TÜRKIYE SEKTÖR MECLİSLERİ SORUNLARI TESPİT EDİP, ÇÖZÜM VE PROJE ÜRETİYOR” Üç ayda bir düzenli olarak toplantılar düzenleyen TOBB Türkiye Sektör Meclisleri, sektörlerdeki gelişmeleri takip ederek, sektörel konular hakkında çalışmalar gerçekleştiriyor. Meclis Üyeleri içerisinden oluşturulan komitelerle sektörlerin sorun başlıklarını takip eden ve sorunlara çözüm amaçlı görüş metinleri hazırlayarak kamunun ilgili mercilerine ileten Türkiye Sektör Meclisleri, örneğin Türkiye Makine ve Teçhizat İmalatı Meclisi’nin gerçekleştirdiği URGE Projesi gibi, kamu ile ortak projeler de geliştirerek, sektörlerin gelişiminde söz sahibi olmaya devam ediyor.

Sektör meclislerinin yaptığı bütün bu çalışmaların sonuçları; gerek sorunların çözümü, gerekse diğer konular, aynı zamanda TOBB’un da gündemini oluşturuyor. Biz de sektörlerin önünü açmak için bu kapsamda yoğun çaba sarf ediyoruz. 61 sektör meclisinde oluşturulan politika hedeflerinin uygulanabilirliği konusunda kamu ile işbirlikleri ne düzeydedir? Kamu ile ilişkilerde önemli bir dayanak olan kanuni çerçevemiz içinde, çalışmalarımızı güçlendirerek gerçekleştiriyoruz. Örneğin her yıl düzenli olarak, cumhurbaşkanımız, başbakanımız ve ekonomi ile ilgili bakanlarımızın katılımı ile Sektörel Ekonomi Şurası düzenliyoruz. Şuralar, yaklaşık yedi saat sürüyor ve her sektör meclisi kendi sektörü ile ilgili en önemli beş sorunu, çözüm önerisiyle birlikte sunuyor. Burada şunu da söylemeliyim; biz, TOBB olarak kamu

“SEKTÖREL GELIŞMEYI TEŞVIK ETMEK AMACIYLA OLUŞTURULAN TÜRKIYE SEKTÖR MECLISLERI, TOBB ADINA SEKTÖRLERI TEMSIL EDEREK ORTAK GÖRÜŞLERIN OLUŞTURULMASINA, ÖZEL SEKTÖRLE KAMU ARASINDA IŞBIRLIĞININ GELIŞTIRILMESINE IMKÂN SAĞLIYOR.”

72

ile ilişkilerimizde yeni bir yaklaşım da getirdik: Özel sektör tarafı olarak hiçbir zaman sorun üreten bir yapı olmadık, her konuda sorunu ifade ederken bu sorunun çözümüyle ilgili spesifik çözüm önerisini de mutlaka kamuya ilettik. Bu şuraların sonunda gündeme getirilen konuların çözümü noktasında ise sürekli temas ve takibi de gerçekleştiriyoruz. Yani özetle, TOBB Türkiye Sektör Meclisleri, artık kamunun da yakından tanıdığı ve istişare ettiği yapılardır diyebilirim. TOBB Türkiye Sektör Meclisleri’ne kimler üye olabilir? Üyelik için neler yapılmalı? Sektör meclislerine üye olmanın avantajları nelerdir? Türkiye Sektör Meclisi Üyeleri, sektörün önde gelen firmaları, sivil toplum kuruluşları ve sektörlerle ilgili kamu kurum ve kuruluşlarından oluşuyor. Ayrıca, firmalarda resmi yazı ile üyelik taleplerini TOBB’a iletebiliyor ve sektörel bazda belirlenen kriterlere göre, ki burada firmanın ciro büyüklüğü, istihdamı gibi pek çok faktör söz konusu oluyor ve Yönetim Kurulu’nun değerlendirmelerinden sonra üyelik durumları belirleniyor. Sektör meclisleri, hem kamunun, hem özel sektörün hem de sektöründe öncü sivil toplum kuruluşlarının görüş ve önerilerini demokratik bir ortamda dile getirebildikleri platformlardır. Bu anlamda, TOBB Türkiye Sektör Meclisleri’ne üye olmanın en büyük avantajı da meclislerde sektörel sorunların bütün taraflarca tartışılarak çözüm yollarının belirlenmesi, ilgili kurumlara aktarılabilmesi ve Kanun ile kurulmalarından


dolayı kamunun alacağı kararlarda etkili rol oynamaları ve sektöre yön vermeleridir. 61 sektör meclisi içerisinde yer alan Türkiye Makine ve Teçhizat İmalatı Meclisi ve çalışmaları hakkında neler söyleyebilirsiniz? Söz konusu meclis içerisinde, iş makineleri, takım tezgahları, tarım makineleri ve traktör, tekstil makineleri, asansör, pompa ve ambalaj makinesi üreticileri gibi makine sektörünün neredeyse tüm alanları yer alıyor. Ayrıca bu mecliste, Ekonomi Bakanlığı, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı da üye olarak çalışmalara destek veriyor. Meclis, üç ayda bir düzenli olarak toplantılar düzenliyor ve sektördeki gelişmeleri takip ederek, sektörel konular hakkında çalışmalar gerçekleştiriyor. Meclis üyelerinin içerisinden oluşturulan Mevzuat Komitesi, makine sektörünü kapsayan tüm mevzuatları devamlı takip ediyor ve sorunlara çözüm amaçlı görüş metinleri hazırlayarak kamunun ilgili mercilerine iletiyor. Meclisin bugüne kadar gündeminde yer alan konulardan bazılarını paylaşırsak, meclisin sektörler için önemi daha iyi anlatılabilir: •Girdi Tedarik Stratejisi (GİTES) Eylem

Planları’nda Türkiye Makine ve Teçhizat İmalatı Meclisi’nin sorumlu olduğu maddelere ilişkin olarak üç aylık dönem faaliyetleri hakkında görüş hazırlandı. •Yerli Malı Tebliği’nin oluşumu aşamasında toplantılara katılarak görüş oluşturuldu. •Kullanılmış veya Yenileştirilmiş Olarak İthal Edilebilecek Bazı Maddelere İlişkin İthalat Tebliği hakkında, dönemsel olarak Ekonomi Bakanlığı ile çalışmalar yürütüldü. •Kamu İhale Kanunu 63. Madde Değişikliği ve uygulamaları hakkında çalışmalar yapılmaya devam ediliyor. •Piyasa Gözetimi ve Denetimi faaliyetleri konusunda ihtiyaçlar belirlendi ve çalışmalar başlatıldı. •Kamu alımlarında yerli malı ürünlerin desteklenmesi için yürütülmekte olan düzenleme çalışmalarına katkı amaçlı Devlet Malzeme Ofisi’ne meclis görüşü hazırlandı. •Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) projelerinde yerli üreticinin desteklenmesi hususunda meclis görüşü hazırlandı. •Ayrıca, meclisin destekleriyle, URGE projesi kapsamında yer alan, “Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi” gerçekleştirilmeye devam ediliyor.

“TOBB TÜRKIYE SEKTÖR MECLİSLERİNDE, SEKTÖRLERLE ILGILI MEVCUT TALEPLER, PROBLEMLER KONUŞULUYOR; GELECEKLE ILGILI YOL HARITALARI ÇIZILIYOR.”

TOBB TÜRKİYE SEKTÖR MECLİSLERİ 1. Türkiye Ambalaj Meclisi 2. Türkiye Biyoteknoloji Meclisi 3. Türkiye Cam ve Cam Ürünleri Sanayi Meclisi 4. Türkiye Çimento ve Çimento Ürünleri Meclisi 5. Türkiye Dayanıklı Tüketim Malları Meclisi 6. Türkiye Demir ve Demir Dışı Metaller Meclisi 7. Türkiye Denizcilik Meclisi 8. Türkiye Deri ve Deri Ürünleri Sanayi Meclisi 9. Türkiye Doğal Gaz Meclisi 10. Türkiye Döküm Sanayi Meclisi 11. Türkiye Eğitim Meclisi 12. Türkiye Enerji Meclisi 13. Türkiye E-Ticaret Meclisi 14. Türkiye Fuarcılık Meclisi 15. Türkiye Gıda Sanayi Meclisi 16. Türkiye Girişim Sermayesi Meclisi 17. Türkiye Hayvancılık Meclisi 18. Türkiye İçecek Sanayi Meclisi 19. Türkiye İklimlendirme Meclisi 20. Türkiye İlaç Sanayi Meclisi 21. Türkiye İnşaat Müteahhitleri Meclisi 22. Türkiye Kağıt ve Kağıt Ürünleri Sanayi Meclisi

23. Türkiye Karayolu Yolcu Taşımacılığı Meclisi 24. Türkiye Kimya Sanayi Meclisi 25. Türkiye Konfeksiyon ve Hazır Giyim Sanayi Meclisi 26. Türkiye Kozmetik ve Temizlik Ürünleri Sanayi Meclisi 27. Türkiye Kreatif Endüstriler Meclisi 28. Türkiye Kuyumculuk Sanayi Meclisi 29. Türkiye Madencilik Meclisi 30. Türkiye Makine ve Teçhizat İmalatı Meclisi 31. Türkiye Medikal Meclisi 32. Türkiye Medya ve İletişim Meclisi 33. Türkiye Mobilya Ürünleri Meclisi 34. Türkiye Orman Ürünleri Meclisi 35. Türkiye Otomotiv Sanayi Meclisi 36. Türkiye Otomotiv Ticaret Meclisi 37. Türkiye Otomotiv Yan Sanayi Meclisi 38. Türkiye Patent ve Marka Vekilleri Meclisi 39. Türkiye Perakendecilik Meclisi 40. Türkiye Petrol ve Petrol Ürünleri Sanayi Meclisi 41. Türkiye Plastik, Kauçuk ve Kompozit Sanayi Meclisi 42. Türkiye Sağlık Kurumları Meclisi

43. Türkiye Savunma Sanayi Meclisi 44. Türkiye Seramik ve Refrakter Sanayi Meclisi 45. Türkiye Serbest Bölgeler Meclisi 46. Türkiye Sermaye Piyasası Meclisi 47. Türkiye Seyahat Acentaları ve Rehberler Meclisi

48. Türkiye Sıvılaştırılmış Petrol Gazı (LPG) Meclisi 49. Türkiye Sigorta Acenteleri Meclisi 50. Türkiye Sivil Havacılık Meclisi 51. Türkiye Tarım Meclisi 52. Türkiye Teknik Müşavirlik Meclisi 53. Türkiye Tekstil Sanayi Meclisi 54. Türkiye Telekomünikasyon Meclisi 55. Türkiye Toprak Sanayi Ürünleri Meclisi 56. Türkiye Turizm Meclisi 57. Türkiye Ulaştırma ve Lojistik Meclisi 58. Türkiye Uluslararası Müteahhitlik Hizmetleri Meclisi

59. Türkiye Yazılım Meclisi 60. Türkiye Yükseköğretim Meclisi 61. Türkiye Züccaciye Meclisi

73


röportaj

“İSPANYA PAZARINA GİRİŞTE EN DOĞRU ADRESİZ” TÜRK-İSPANYOL RESMİ SANAYİ VE TİCARET ODASI (TİSTO) YÖNETİM KURULU BAŞKANI (AMADEUS’U TEMSİLEN) ESTHER GONZÁLEZ, KURULUŞ AMAÇLARININ TÜRK VE İSPANYOL FİRMALARI ARASINDAKİ İŞBİRLİĞİ İMKÂNLARININ GELİŞTİRİLMESİ OLDUĞUNU SÖYLERKEN, YENİ PAZARLARA AÇILMAK, ÜRÜN VEYA HİZMETLERİ İSPANYA’DA GENİŞ KİTLELERE TANITMAK İSTEYEN TÜRK ÜRETİCİLER İÇİN TİSTO’NUN EN DOĞRU ADRESLERDEN BİRİ OLDUĞUNUN ALTINI ÇİZİYOR.

İ

spanya ile Türkiye arasındaki siyasi ilişkilerin tarihi yüzyıllar öncesine uzanmakla birlikte, iki ülke arasındaki ticari ilişkiler, 1960’lı yıllardan sonra gelişim gösterdi. Türkiye’nin 1980’li yıllarda içine girdiği ekonomik liberalizasyon döneminde genel olarak gelişen dış ticarete paralel olarak Türkiye-İspanya ikili ticareti de artış gösterirken, 1996 yılında yürürlüğe giren AB Gümrük Birliği anlaşmasıyla ikili ilişkiler daha da hızlandı. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) güncel verilerine göre Türkiye’nin İspanya ile

74

olan ekonomik ve ticari işbirliği artış eğilimini halen sürdürüyor olsa da öngörülen potansiyelini halen yakalayamıyor. 2016 yılında ikili ticaret hacmi, bir önceki yıla göre yüzde 3,3 artarak 10,6 milyar dolar olurken, Türkiye, İspanya’ya olan ihracatını yüzde 5,3 artırarak 5 milyar dolara yükseltti. Aynı dönemde Türkiye’nin İspanya’dan ithalatı da yüzde 1,6 arttı ve 5,7 milyar dolar oldu. Bu dönemde İspanya, Türkiye’nin ihracatında sekizinci en büyük ticaret ortağı olurken, Türkiye’nin ithalatında da dokuzuncu sıradaki yerini korudu.


Esther GONZÁLEZ TİSTO Yönetim Kurulu Başkanı

Diğer yandan, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) verilerine göre, Türkiye’nin İspanya’ya 2014 yılında doğrudan yabancı sermaye akışı 18 milyon dolar ve İspanya’dan Türkiye’ye yabancı sermaye akışı da 74 milyon dolar seviyesindeydi. 2007-2016 dönemi verilerine göreyse, Türkiye’de yerleşik kişilerin İspanya’daki doğrudan yatırımlarının tutarı toplam 150 milyon dolara; İspanya’nın Türkiye’deki yatırımları toplamı da 7,6 milyar dolara ulaşmıştı. Türkiye’deki İspanyol yatırımlarının sektörel dağılımında ise makine, endüstriyel ekipman ve metalurji yüzde 81,3’lük bir bölümü oluşturuyor.

Türkiye ile İspanya arasındaki ekonomik, ticari, sosyal ve kültürel hayata dair tüm alanlardaki ilişkilerin tanıtımı ve geliştirilmesine yardımcı olmak amacıyla 1988 yılında kurulan Türk-İspanyol Resmi Sanayi ve Ticaret Odası (TİSTO), 2011’e kadar aktif çalışmalar sürdüremese de 2011’den bugüne kuruluş amaçlarına uygun olarak önemli çalışmalara imza atıyor. TİSTO’nun üyeleri sektörel çeşitlilik ve büyüklük açısından çok geniş bir yelpazeye sahipken, yeni pazarlara açılmak, ürün veya hizmetleri İspanya’da geniş kitlelere tanıtmak isteyen Türk üreticiler için TİSTO, en doğru adreslerden biri olarak dikkat çekiyor. Türk ve İspanyol özel sektörünün birbirini daha yakından tanımasına imkân veren bir platform olan TİSTO’nun Yönetim Kurulu Başkanı (Amadeus’u temsilen) Esther González ile hem TİSTO’nun kuruluş amaçlarını hem de Türk ve İspanyol firmaları arasındaki işbirliği imkânlarının geliştirilmesi için neler yaptıklarını konuştuk.

“TÜRK MAKİNE ÜRETİCİLERİNİ, İKİLİ GÖRÜŞMELER GERÇEKLEŞTIRMEK SURETİYLE, ÖZELLİKLE İSPANYA’DA MAKİNE ÜRETİMİNİN YOĞUN OLDUĞU BASK BÖLGESİ’NDEKİ KOBİ’LERLE BİR ARAYA GETİRMENİN SİNERJİ YARATACAĞINI DÜŞÜNÜYORUZ.”

Ülke ticaret odaları, küresel ekonomi için sizce ne ifade ediyor? Bu kapsamda Türkİspanyol Resmi Sanayi ve Ticaret Odası, ne zamandır ve hangi kapsamda faaliyetlerini sürdürüyor? Ülke ticaret odalarının temel amacı, her iki ülkede varlık gösteren firmaların faaliyetlerini duyurmak, yatırım ve iş fırsatlarının görüşüldüğü etkinlikler düzenlemek suretiyle ülkeler arasında etkin bir iletişim ağı oluşturmaktır. TİSTO da Türkiye ve İspanya arasındaki ticari ve sosyal ilişkilerin geliş-

75


röportaj

İSPANYA İŞVEREN ÖRGÜTLERI KONFEDERASYONU (CEOE) IŞBIRLIĞI ILE GEÇTIĞIMIZ MAYIS AYINDA DÜZENLENEN TÜRKIYE KONFERANSI’NA, CEOE AKDENIZ ÜLKELERI KOMITESI BAŞKANI JUAN CANALS, TISTO YÖNETIM KURULU BAŞKANI ESTHER GONZÁLEZ, TÜRKIYE BÜYÜKELÇISI ÖMER ÖNHON ILE BBVA’NIN BAŞ EKONOMISTLERINDEN ÁLVARO ORTIZ VIDAL-ABARCA KATILMIŞTI.

76

tirilmesine katkı sağlamak amacıyla 1988 yılında kurulmuş ancak etkin çalışmalarına 2011’de başlamış resmi bir kuruluştur. Resmi merkezimiz Madrid’tedir. TİSTO, değişik sektörlerden farklı büyüklüklerdeki 90’dan fazla kurumsal üyeye sahip. TİSTO’nun kurduğu iletişim ağı sayesinde Türk ve İspanyol şirketleri; her iki ülkedeki girişimlerindeki avantajlar ve karşılaşabilecekleri zorluklar hakkında birinci ağızdan bilgi edinebilir. TİSTO, öncelikle İspanya’da ve Türkiye’de düzenleyeceği farklı etkinliklerle üyelerini aktif bir iletişim ağına dâhil ederek firmaların kendi aralarındaki ticari ilişkilerini artırmalarına yardımcı olurken, ilgilenilen ülke pazarlarıyla ilgili olarak özel ve kamu sektöründen uzmanlarla firmaları bir araya getirir ve birbirlerinin tecrübelerinden faydalanmalarını sağlayacak bir ortam oluşturur.

İHRACAT VE İTHALATA KONU OLAN ÜRÜNLER Türkiye’nin İspanya’ya ihracatında ilk sırada motorlu kara taşıtları, traktörler, bisikletler, motosikletler; örülmemiş giyim eşyası, örme giyim eşyası; makine ve aksamları ile demir ve çelik yer alıyor. Türkiye’nin İspanya’dan ithal ettiği ürünler arasında ise ilk sırada motorlu kara taşıtları, traktörler, bisikletler, motosikletler; makine ve aksamları ile elektrikli makine ve cihazlar bulunuyor.

İki ülke arasında gerçekleşen ticaret, sizce potansiyelini ne ölçüde karşılıyor? Türkiye ve İspanya arasındaki ticaret, ihracat ve ithalat yönünden oldukça dengeli bir seyir izliyor. Türkiye’nin genç ve eğitimli nüfusu ile AB üyelik süreci, İspanyol şirketlerinin


TİSTO’NUN SAĞLADIĞI HİZMETLER TİSTO, Türk ve İspanyol firmalarının ihtiyacına göre şekillenebilen geniş bir yelpazeye yayılmış program ve hizmetleriyle firmalara küreselleşme sürecinin her safhasında destek olmayı amaçlıyor. TİSTO’nun, üyesi olsun ya da olmasın, başvuru sahibi her firmaya sağladığı hizmetler arasında öne çıkan başlıklar ise şöyle: • Pazar araştırması raporları hazırlanması, • Firmalar arası görüşmelerin organize edilmesi, • İki ülke arasındaki ticari ilişkilerin geliştirilmesine yardımcı olabilecek bir iletişim ağına dâhil olunması, • Her iki ülkede organize edilen fuar ve kongrelere ilişkin bilgi sağlanması, • Yeni pazarlara giriş stratejisi oluşturulabilmesi için danışmanlık hizmetleri verilmesi.

Türkiye’ye yatırım yapmalarını kolaylaştırırken, iki ülke arasındaki kültürel benzerlikler ve jeopolitik yakınlık da ikili ticaret hacmini olumlu etkileyen faktörlerdir. TÜİK rakamlarına göre, 2016 yılı itibarıyla Türkiye’nin en çok ihracat yaptığı sekizinci, en çok ithalat yaptığı dokuzuncu ülke İspanya olsa da henüz ticaret potansiyelinin tam olarak değerlendiremediğini düşünüyor, bunun gerçekleştirilebilmesi için çalışmaya devam ediyoruz. Oda, İspanya pazarına açılmak isteyen Türkiyeli üreticilere ne tür hizmetler sunuyor? Bu hizmetlerin içerikleri ve ölçütlerinden söz edebilir misiniz? TİSTO, mümkün olduğu ölçüde kişiye özel ve uzman görüşleri içeren bilgiler vermenin yanı sıra düzenlenen iş ağı aktiviteleriyle üyelerinin her iki pazara ilgi duyan kişi ve kurumlarla bir araya getirilmesi, seminerler aracılığıyla da en doğru şekilde bilgilendirilmelerini sağlar. Ayrıca üye firmalarımızın faaliyetleri de düzenli yayımlanan bültenlerimiz ve sosyal medya hesaplarımız aracılığıyla her iki pazara ilgili duyan oldukça geniş bir kitleye duyurulur. Kişiye özel hizmetler, firmaların talepleri doğrultusunda ve her bir firmanın ihtiyaçları göz önünde bulundurularak tamamen firmaya özel olarak şekillendirilen hizmetlerdir. Kişiye özel bir çalışma gerektirdiği için firmalar bu hizmetlerden belirli bir ücret karşılığı faydalanabilirler. Ayrıca üye firmalarımız, kişiye özel hizmetlerde önemli oranda indirim fırsatına da sahip olurlar.

TÜİK VERİLERİNE GÖRE GEÇTİĞİMİZ YIL TÜRKİYE İSPANYA’YA 5 MİLYAR DOLARLIK MAL İHRAÇ EDERKEN, İSPANYA’DAN 5,7 MİLYAR DOLARLIK MAL İTHAL ETTİ.

İspanya pazarında Türkiyeli üreticiler hangi sektörlerde daha rekabetçi olabilir? TİSTO, değişik sektörlerden üyelere sahiptir ve her sektöre ilişkin üyelerine/ilgililere yardımcı olmaya çalışır. Biz, Türk üreticileri ve ürünlerinin, her sektördeki uygun fiyat ve yüksek kaliteli ürünleriyle İspanya’da yer bulacaklarını ve başarılı olacaklarını düşünüyoruz. İspanya ile ticaret yapmak zor mudur? Türk makine üreticileri, İspanya’ya yapacakları ihracat öncesinde Odanız ile nasıl bir işbirliği geliştirebilir? İspanya’ya ürün/hizmet satmak için üreticilerin dikkat etmesi gereken temel başlıklar neler olmalı? Türk makine üreticilerini B2B görüşmeleri gerçekleştirmek suretiyle, özellikle İspanya’da makine üretiminin yoğun olduğu Bask Bölgesi’ndeki KOBİ’lerle bir araya getirmenin sinerji yaratacağını düşünüyoruz.

Türk-İspanyol Resmi Sanayi ve Ticaret Odası’ndan hizmet almak için ne yapılmalı? info@camarahispano-turca.org e-posta adresine bir ileti göndererek veya İnternet sitemizde mevcut olan iletişim numarasından bize rahatlıkla ulaşıp, danışmak istedikleri konularda görüşebilirler.

77


bir konu & bir konuk

“NİTELİKLİ BİR MÜHENDİSLİK EĞİTİMİ İÇİN ÇALIŞIYORUZ” MÜDEK’IN YÖK TARAFINDAN TANINAN YÜKSEKÖĞRETIM KURUMLARININ MÜHENDISLIK EĞITIM PROGRAMLARINI DEĞERLENDIRIP, AKREDITE ETTIĞINI SÖYLEYEN MÜDEK YÖNETIM KURULU BAŞKANI PROF. DR. RAMAZAN YILDIRIM, “DEĞERLENDIRME SÜRECINI, ÜYESI OLDUĞUMUZ ULUSLARARASI KURULUŞLAR TARAFINDAN BELIRLENEN STANDARTLAR VE ILKELER DOĞRULTUSUNDA YÜRÜTÜYORUZ” DIYOR.

M

ühendislik Eğitim Programları Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği (MÜDEK), 2002 yılında, Türkiye ve KKTC’de mühendislik eğitimi veren fakültelerin dekanlarından oluşan Mühendislik Dekanları Konseyi (MDK) tarafından, bu fakültelerin mühendislik lisans programlarının değerlendirmek için ayrıntılı bir program düzenlemek ve uygulamak üzere, bağımsız bir platform (Mühendislik Değerlendirme Kurulu) olarak kuruldu. Kurum, 25 Ocak 2007 tarihinde, MÜDEK kısa adını kullanmaya devam ederek “Mühendislik Eğitim Programları De-

78

ğerlendirme ve Akreditasyon Derneği” adında bir dernek olarak tüzel kişilik kazandı. 16 Kasım 2007’de, YÖK Genel Kurulu’nun kararıyla yükseköğretim kurumlarının mühendislik programlarında ulusal, sektörel ve program yeterlilikleri odaklı, ulusal bir akreditasyon kuruluşu olarak resmen tanındı. Beş yıl süreli bu tanınma durumu 1 Şubat 2013 tarihinde beş yıllığına yenilendi. MÜDEK’in Türkiye’deki çeşitli mühendislik eğitim programları için akreditasyon, değerlendirme ve bilgilendirme çalışmaları yaparak mühendislik eğitimi kalitesinin yükseltilmesine katkıda bulunmayı amaçladı-


ğını aktaran MÜDEK Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ramazan Yıldırım, “Bu amaç doğrultusunda yerine getirdiğimiz faaliyetleri ise şöyle sıralayabiliriz: MÜDEK ölçütlerine ve dolayısıyla uluslararası normlara uygun programlara akreditasyon veriyor, mühendislik eğitim programlarının öz değerlendirme ve sürekli iyileşme çalışmalarına yönelik çalıştaylar düzenliyoruz. Bunun yanında iş dünyasından ve üniversitelerden gönüllü ve öğrenci değerlendiricileri yetiştirmeye yönelik de çalıştaylar organize ediyoruz. Çıktı temelli değerlendirme anlayışının yerleşmesine katkı sağlamak için diğer branşlardaki akreditasyon kuruluşlarıyla işbirliği yaparak onlara destek veriyoruz. Uluslararası normlarla uyum ve kendi dış değerlendirmemizin sağlanması amacıyla uluslararası kuruluşlarla ilişkiler kurarak söz konusu kuruluşların çalışmalarında yer alıyoruz” diyor. Ramazan Yıldırım, MÜDEK’in mühendislik eğitimin kalitesini yükseltmeye yönelik çalışmaları hakkında detaylı bilgiler verdi. MÜDEK’in personel yapısı kurulları, komiteleri, çalışma grupları ve akreditasyon değerlendirme takımları hakkında bilgi verir misiniz? MÜDEK bağımsız bir dernek statüsündedir ve derneklerle ilgili yasa ve yönetmeliklere bağlı çalışır. Diğer derneklerde olduğu gibi en üst karar organı genel kuruldur. Dernek faaliyetlerini genel kurul tarafından seçilen yönetim ve denetim kurulu yürütür. Değerlendirme takımlarını kurmak, görevlendirmek ve takımlardan gelen raporlar doğrultusunda akreditasyon kararlarını almak Mühendislik Eğitim Programları Akreditasyon Kurulu (MAK) adındaki bir kurula aittir ki bu kurulda üniversite ve sanayi temsilcilerinin yanında TMMOB ve Türkiye Kalite Derneği’nden de (KalDer) üye temsilciler bulunuyor. Ayrıca daha önce yöneticilik de yapmış deneyimli üyelerimizden oluşan bir danışma kurulu-

muzla eğitim, sürekli iyileştirme, finans, aday belirleme ve ölçütler komiteleri kendi alanlarıyla ilgili çalışmaları yürütüyor. Derneğimizin günlük faaliyetleri genel sekreter, idari ve mali işler yöneticisi ve ofis yöneticisinden oluşan üç kişilik kadro tarafından gerektiğinde dışarıdan da hizmet alınarak yürütülüyor. Parasal işlemlerimiz mali denetime açık dernek iktisadi işletmesi üzerinden yapılıyor. Akreditasyon değerlendirme takımlarımız genelde bir takım başkanıyla değerlendirilecek her program için biri asil diğeri eş olmak üzere iki değerlendiriciden oluşuyor. Ayrıca ilk defa veya süresi dolduğu için yeniden genel değerlendirme yapılacak kurumların değerlendirme takımlarında bir öğrenci değerlendirici de görevlendiriliyor. Değerlendiricilerimiz akredite olmuş üniversitelerdeki öğretim üyeleriyle sanayide kalite ve yönetim deneyimine sahip kişilerden oluşan 300 civarındaki gönüllü değerlendirici havuzundan seçiliyor. Her değerlendirici göreve başlamadan önce mutlaka eğitime alınıyor ve ilk değerlendirme görevine mümkün olduğunca deneyimli bir başka değerlendiriciyle birlikte başlıyor. Söz konusu takımlarda mümkün olduğunca üniversite ve sanayi temsilinin olmasına da özen gösteriyoruz. Öğrenci değerlendiriciler de akredite olmuş kurumlardan seçilip eğitiliyor ve ziyaret edilen kurumlarda öğrencilerle görüşüp takıma destek veriyor.

“MÜDEK OLARAK KURULUŞ AMACIMIZA UYGUN BIÇIMDE SADECE MÜHENDISLIK LISANS PROGRAMLARINI AKREDITE EDIYORUZ.”

MÜDEK’in ulusal ve uluslararası yetkilendirme çalışmaları ve tanınırlığıyla ilgili bilgi verir misiniz? Öncelikle şunu belirtmekte yarar var. Uluslararası tanınırlığın ilk koşulu ulusal düzeyde yetkilendirilmedir. 2007 tarihinde YÖK, MÜDEK’i yükseköğretim kurumlarının mühendislik programlarında ulusal, sektörel ve program yeterlilikleri odaklı, ulusal bir akreditasyon kuruluşu olarak resmen tanıyarak beş yıl süreyle yetkilendirdi. Yetki süresi de 2013 yılında beş yıllığına yeniden uzatıldı.

79


bir konu & bir konuk

“2007 TARIHINDE YÖK, MÜDEK’I YÜKSEKÖĞRETIM KURUMLARININ MÜHENDISLIK PROGRAMLARINDA ULUSAL, SEKTÖREL VE PROGRAM YETERLILIKLERI ODAKLI, ULUSAL BIR AKREDITASYON KURULUŞU OLARAK RESMEN TANIYARAK BEŞ YIL SÜREYLE YETKILENDIRDI. BU SÜRE, 2013 YILINDA BEŞ YILLIĞINA YENIDEN UZATILDI.”

Ulusal akreditasyon ajanslarını tescili bundan sonra 2015 yılında kurulan Yükseköğretim Kalite Kurulu tarafından yapılacağı için 2018 yılında süre uzatma için bu kurula başvuracağız. Uluslararası düzeyde ise mühendislik akreditasyon alanındaki faaliyet gösteren iki önemli şemsiye kuruluşun üyesiyiz ve verdiğimiz akreditasyon bu kuruluşlara üye diğer ülkelerin ajansları tarafından tanınıyor. Bunlardan ilki Avrupa Mühendislik Eğitimi Akreditasyon Ağı (European Network for Accreditation of Engineering Education -ENAEE) isimli kuruluş. MÜDEK bu kuruluşa Kasım 2006 tarihinde üye oldu ve 2009 yılının Ocak ayından itibaren akredite ettiği mühendislik eğitimi lisans programlarına EUR-ACE etiketi vermek üzere ENAEE tarafından yetkilendirildi. Gönüllülerimiz, 14 Avrupa ülkesinden akreditasyon ajanslarının yer aldığı bu kuruluşun çeşitli kurullarında aktif olarak görev de alıyor. Bunun yanında 2011 yılının Haziran ayından bu yana Uluslararası Mühendisler Birliği (International Engineering Alliance) bünyesinde Washington Anlaşması’nın (Washington Accord) tam imzacı yetkisiyle kabul edilmiş üyesiyiz. Dünyanın çeşitli bölgelerinden 23 ülkenin ajanslarının imzaladığı bu anlaşma bir üyenin verdiği akreditasyonun diğerleri tarafından da tanınmasını sağlıyor. MÜDEK’in değerlendirme ve akreditasyon süreçleri nasıl ilerliyor? MÜDEK olarak 31 Ekim 2017 itibarıyla, 51 yükseköğretim kurumundan ve 28 mühendislik disiplininden toplam 268 mühendislik lisans programını akredite etmiş durumdayız. Bu programların önemli bir bölümü birden fazla kez MÜDEK tarafından değerlendirildi.

80

MÜDEK tarafından akredite edilmiş programların listesi ve bunların akreditasyon süreleri MÜDEK’in web sitesinde görülebilir. Değerlendirme sürecini üyesi olduğumuz uluslararası kuruluşlar tarafından belirlenen standartlar ve ilkeler doğrultusunda yürütüyoruz. Bu süreci şöyle özetleyebiliriz: • Yükseköğretim kurumları, her yılın Ocak ayının sonuna kadar, akreditasyon başvurusu yapmak istedikleri mühendislik programlarını MÜDEK’e bildirir. • MÜDEK Akreditasyon Kurulu (MAK) bu başvuruları inceler ve değerlendirmeye alınabilecek programları ilgili yükseköğretim kurumlarına bildirir. • Yükseköğretim kurumları, değerlendirmeye alınacak programları için MÜDEK tarafından belirlenmiş şablona uygun olarak hazırladıkları öz değerlendirme raporlarını Temmuz ayının sonuna kadar MÜDEK’e gönderir. • MÜDEK, yükseköğretim kurumları tarafından gönderilen öz değerlendirme raporlarının ön değerlendirmesini yapar. Yapılan ön değerlendirme sonucuna göre öz değerlendirme raporunda düzeltmeler yapılması ya da değerlendirme başvurusunun geri çekilip gerekli iyileştirmeleri yaptıktan sonra, bir sonraki döneminde yeniden yapılması istenebilir. • Uygun bulunan öz değerlendirme raporları MAK tarafından oluşturulan değerlendirme takımlarına gönderilir. • Değerlendirme takımları öz değerlendirme raporlarını MÜDEK değerlendirme ölçütleri çerçevesinde inceler. • Değerlendirme süreci kapsamında, her değerlendirme takımı değerlendirdiği programları yürüten yükseköğretim kurumuna bir kurum ziyareti gerçekleştirir. Kurum ziyareti


genellikle üç gün sürer ve Ekim-Aralık ya da Şubat-Nisan aylarında gerçekleştirilir. • Değerlendirme takımı, kurum ziyareti sonunda saptadığı yetersizlikleri kuruma yazılı olarak bildirir. Kurum dilerse, bu yetersizliklerle ilgili olarak takım başkanına 30 gün içinde yanıt verebilir. • Değerlendirme takımı, varsa kurumun yolladığı yanıtları da göz önüne alarak taslak değerlendirme raporunu hazırlar ve MAK Başkanlığı’na gönderir. • Taslak değerlendirme raporları tutarlılık ve yazım kontrolünden geçirildikten sonra kesin hale dönüşür ve karar için MAK’a iletilir. • MAK, Haziran ayı içinde yaptığı karar toplantısında, o dönem yapılan tüm program değerlendirmelerinin sonuçlarını görüşür ve söz konusu programlar için akreditasyon kararlarını alır. • MAK tarafından alınan akreditasyon kararları ve bu kararların dayandığı değerlendirme raporları Temmuz ayı başında ilgili yükseköğretim kurumlarına iletilir. MÜDEK resmi sitesindeki akreditasyon almış programlar listesi de eş zamanlı olarak bu kararlar doğrultusunda güncellenir. MÜDEK’in akreditasyon ölçütleri nelerdir? MÜDEK üniversiteleri, fakülteleri ya da bölümleri değerlendirmez. Dolayısıyla bizim yaptığımız iş Yükseköğretim Kalite Kurulu tarafından yürütülen, üniversitelere yönelik dış değerlendirme sürecinden çok farklı. MÜDEK, YÖK tarafından tanınan yükseköğretim kurumlarının mühendislik eğitim programlarını değerlendirir ve akredite eder. Bunu yaparken de belirli ölçütler kullanır. Ölçütlerin güncel sürümleri de MÜDEK web sitesinde yer alıyor. MÜDEK program çıktılarına (mezun kazanımlarına) dayalı değerlendirme ve akreditasyon yapar. MÜDEK Mühendislik

Lisans Programları Değerlendirme Ölçütleri; Türkiye Yükseköğretim Yeterlikler Çerçevesi (TYYÇ) Mühendislik Temel Alanı Lisans Yeterlikleri (akademik ağırlıklı), European Network for Accreditation of Engineering Education (ENAEE) tarafından yayımlanan EUR-ACE Çerçeve standartları (lisans seviyesi) ve International Engineering Alliance (IEA)/Washington Accord (WA) kapsamında belirlenen mezun nitelikleri (WA Graduate Attributes) adlı ulusal ve uluslararası standartları karşılayacak biçimde geliştirildi. Söz konusu bu ölçütler sürekli revize ediliyor. MÜDEK tarafından akredite edilen lisans programları hangileridir? MÜDEK olarak kuruluş amacımıza uygun biçimde sadece mühendislik lisans programlarını akredite ediyoruz. Akreditasyon işlemleri de belirli ölçütlere göre yapılıyor ve bu ölçütlerin çoğu bütün mühendislik programları için geçerli. Ancak bu genel ölçütlerle birlikte, farklı mühendislik disiplinlerinin kendilerine özgü ihtiyaçlarını karşılamak üzere o disiplinden gelen gönüllülerle birlikte oluşturduğumuz, disipline özgü ölçütler de kullanıyoruz. Şu an için en yaygın mühendislik disiplinleri de dâhil olmak üzere 24 mühendislik disiplinine özgü ölçütlerimiz var ve bu disiplinden olan programları akredite edebiliyoruz. Daha önce akredite etmediğimiz ama yaygınlaşan yeni bir mühendislik disiplinin ortaya çıkması durumunda bir çalışma başlatarak o disipline özgü ölçütleri de geliştirip, yine aynı veya benzeri disiplinlerden değerlendirici adaylarımızı eğitip o disiplini de akreditasyon listemize alıyoruz. Aslında mühendislik yüksek lisans programlarını da akredite edebiliyoruz fakat bugüne kadar başvuru olmadığı için hiç akreditasyon vermedik.

“DEĞERLENDIRICILERIMIZ AKREDITE OLMUŞ ÜNIVERSITELERDEKI ÖĞRETIM ÜYELERIYLE SANAYIDE KALITE VE YÖNETIM DENEYIMINE SAHIP KIŞILERDEN OLUŞAN 300 CIVARINDAKI GÖNÜLLÜ DEĞERLENDIRICI HAVUZUNDAN SEÇILIYOR.”

81


akademik

“ÖĞRENCİLERİN TEORİK BİLGİLERİNİ FAYDALI PROJELERE ÇEVİRİYORUZ” ÖĞRENCILERINI ÇEŞITLI PROJELER GERÇEKLEŞTIRME KONUSUNDA TEŞVIK EDEREK GEREKLI TEKNIK ALTYAPIYI SAĞLADIKLARINI BELIRTEN ÇUKUROVA ÜNIVERSITESI MAKINE MÜHENDISLIĞI BÖLÜM BAŞKANI PROF. DR. HÜSEYIN AKILLI, “SÖZ KONUSU PROJELER SAYESINDE ÖĞRENCILERIMIZ TEORIK BILGILERINI PRATIKTE UYGULUYOR VE HENÜZ MESLEĞE BAŞLAMADAN TECRÜBE EDINIP, TAKIM ÇALIŞMASINA ADAPTE OLUYOR” DIYOR.

82

Ç

ukurova Üniversitesi MühendislikMimarlık Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümü, 1978 yılında Çukurova Üniversitesi Merkez Kampüsü’nde kuruldu. Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu nitelikli makine mühendisi talebini karşılamayı hedefleyen bölüm, 1979 yılında ise eğitim-öğretime başladı. 39 yıllık geçmişi olan Çukurova Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü’nün hızla gelişen teknolojiye ayak uydurmak ve çağdaş eğitim seviyesini yakalayabilmek için zaman içerisinde çeşitli değişimler yaşadığını aktaran Çukurova Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Akıllı, “Daha iyi bir eğitim seviyesine ulaşmak için yapılan bu çalışmalar başlarda yabancı dil eğitimine yoğunlaşır-

ken, şimdilerde bilgisayar destekli mühendislik (CAE) alanını da içine aldı. Akademik faaliyetlerine, 1979-1980 eğitim-öğretim yılında genel makine mühendisliği konularını içeren Türkçe lisans öğrenimiyle başlayan bölümümüz, normal öğretimde 1990-1991 akademik yılında yüzde 30 İngilizce ağırlıklı, 1995-1996 akademik yılından itibaren ise yüzde 100 İngilizce eğitime geçti. Ülkemizin artan makine mühendisi ihtiyacını karşılayabilmek için 1993-1994 akademik yılında açılan ikinci öğretim eğitim programı da 1997-1998 akademik yılından bu yana yüzde 100 İngilizce olarak faaliyet gösteriyor. Bunlara ek olarak bölümümüzde 1982-1983 eğitim-öğretim döneminde yüksek lisans, 1984-1985’te de doktora programlarına ilk kez öğrenci ka-


bul edildi” diyor. Akıllı ile bölümün hedefleri ve akademik çalışmaları hakkında ayrıntılı bir röportaj gerçekleştirdik. Akademik kadronuzun uzmanlık alanları hakkında bilgi verir misiniz? Akademisyenlerimiz, bölümümüzde; makine teorisi ve dinamiği, konstrüksiyon ve imalat, termodinamik, enerji, mekanik ve otomotiv anabilim dalı olmak üzere altı anabilim dalında çalışıyor. Her anabilim dalının kendi laboratuvarları bulunuyor. Bu laboratuvarlarda, bilimsel araştırmaların yanında hem eğitim-öğretime hem de sanayiye hizmet veriyoruz. Çukurova Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü Anabilim Dallarında 2017 yılı Kasım ayı itibarıyla 11 profesör, üç yardımcı doçent, 12 araştırma görevlisi olmak üzere toplam 26 öğretim elemanı görev yapıyor. Öğretim elemanlarımızın başlıca araştırma konularını ise şöyle sıralayabiliriz: Çeşitli cisimlerde ısı transferi, güneş enerjisi, ısı pompaları, rejeneratörler, ısı değiştirgeçleri, atık ısı kullanımı, kurutma, balans, kinematik analiz ve tasarım, çeşitli makine tasarım ve imalatı, biyomekanik, hidrolik ve pnömatik sistemler ve kontrolü, uygulamalı akışkanlar mekaniği, aerodinamik, yenilenebilir enerji kaynakları, bilgisayar destekli tasarım ve imalat, imalat teknikleri, içten yanmalı motorlar, mekanik titreşimler, gerilme analizi ve kompozit malzemeler. Eğitim konularını oluştururken sanayiden gelen talepleri de dikkate aldınız mı? Teorik eğitimlerle pratik arasındaki dengeyi nasıl sağladınız? Sanayiden gelen talepler, eğitimimizi şekillendiren önemli etmenlerden birisidir. Bu doğrultuda öğrencilerimize sanayide mü-

hendislik alanında ihtiyaç duyulan bilgisayar paket programlarını öğretiyoruz. Bunlar arasında bilgisayar kullanma, Autocad ve Catia gibi bilgisayar destekli çizim ve yaygın kullanılan 3 boyutlu modelleme programları da yer alıyor. Ansys, Catia, Matlab, Mathcad, Fluent gibi paket programların eğitimini uygulamalı olarak sunuyoruz. Ayrıca, bölümümüzün imalat ve malzeme, deney ve ölçme, akışkanlar mekaniği, makine dinamiği ve otomotiv laboratuvarları sanayiye yönelik çalışmalarda aktif olarak kullanılıyor. Dördüncü sınıftaki laboratuvar derslerinde en az 20 adet farklı deneyden oluşan makine laboratuvar dersiyle öğrencilerimize teorik bilginin yanında pratik deneyim de kazandırıyoruz. Hatta öğrencilerimiz, laboratuvarlardan, dördüncü sınıftan önce de, öğretim elemanları ve teknik görevlilerin yardımıyla faydalanabiliyor. Bunların yanında son sınıf derslerimizin tamamına yakını

“BÖLÜMÜMÜZ BÜNYESINDE, RÜZGÂR ENERJISI KULLANARAK HAREKET EDEN OTOMOBIL, DRONE VE SABIT KANATLI INSANSIZ HAVA ARACI GIBI PROJELER, ÖĞRENCILERIMIZ TARAFINDAN YÜRÜTÜLÜYOR.”

83


akademik

“ÖĞRETIM ÜYELERIMIZ, BÖLGEMIZDEKI SANAYI KURULUŞLARIYLA BIRLIKTE ÖZELLIKLE OTOMOTIV VE DEMIR-ÇELIK SEKTÖRÜNE YÖNELIK ÇEŞITLI AR-GE PROJELERI YÜRÜTÜYOR.”

seçmeli derslerden oluşuyor. Söz konusu seçmeli derslerin büyük bir çoğunluğu sanayinin talepleri doğrultusunda şekilleniyor ve içerikleri yine sanayinin talepleri doğrultusunda güncelleniyor. Teorik eğitimler haricinde araştırmageliştirme ve yenilikçiliğe önem veren bir eğitim kurumu olarak öğrencilerinize sunduğunuz teknik olanaklar konusunda neler aktarmak istersiniz? Teorik eğitimler dışında öğrencilerimizi çeşitli projeler yapma konusunda teşvik ediyor ve gerekli teknik altyapıyı sağlıyoruz. Bu projelerin başında da öğrencilerimizin yaptığı ve geçtiğimiz Ağustos ayında düzenlenen TÜBİTAK Yarışı’nda ve Eylül ayında gerçekleşen Shell Eco Marathon Türkiye yarışında şampiyon olan “1,5 Adana” adlı elektrikli otomobil geliyor. Bunun dışında sunduğumuz destekle bölümümüz bünyesinde rüzgâr enerjisi kullanarak hareket eden otomobil, drone ve sabit kanatlı insansız hava aracı gibi projeler, öğrencilerimiz tarafından yürütülüyor. Söz konusu projeler sayesinde öğrencilerimiz, aldıkları teorik bilgileri pratikte uyguluyor, henüz mesleğe başlamadan tecrübe edinip, mühendislik projelerinin en önemli çalışma şekli olan takım çalışmasına adapte oluyor. Makine mühendisliği eğitimi almak isteyen bir öğrencinin Çukurova Üniversitesi’ni seçmesindeki temel nedenleri sıralayabilir misiniz? Bölümümüz, sunduğu kaliteli teorik ve pratik eğitimle diğer üniversitelerin arasından sıyrılıyor. Yapılan bu pratik çalışmalar çerçevesinde öğrencilerimizin ulusal ve uluslararası alanlarda aldığı başarılı sonuçlar da bu durumu destekliyor. Verdiğimiz nitelikli eğitimin yanı sıra Çukurova Üni-

84

Prof. Dr. Hüseyin AKILLI Çukurova Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölüm Başkanı

versitesi Balcalı Kampüsü, Türkiye’nin en güzel kampüslerinden biri olarak öğrencilerin faydalanabileceği çok çeşitli sosyal imkânlar da sunuyor. Yurt dışı öğrenci değişim programları çerçevesinde öğrencilerinize ne tür imkânlar sunuyorsunuz? Öğrencilerimiz Erasmus+ ve Mevlana değişim programlarından faydalanabiliyor. Bu doğrultuda Erasmus+ kapsamında Çukurova Üniversitesi’nin 300’den fazla Avrupa üniversitesiyle anlaşması bulunuyor. Programlardan faydalanmak isteyen öğrenciler en az bir en fazla iki dönem olmak üzere seçtikleri anlaşmalı bir üniversitede eğitimlerine devam edebiliyor. Öğrencilerimizin özellikle son sınıfta bu fırsatlardan faydalanmasını öneriyoruz. Zira son sınıfı okuyan öğrencilerimiz aldıkları üç yıllık eğitim ve gerçekleştirdikleri stajlar neticesinde ne istediğini bilen ve daha bilinçli düşünebilen mühendis adayları haline geliyor. Böylelikle dördüncü sınıf derslerini almak amacıyla yurt dışına çıktıklarında, bu-


lundukları üniversite veya ülkede mezun olduktan sonra ya da yüksek lisans sonrası çalışma imkânlarını da araştırarak, akademik veya mesleki kariyerleri için daha doğru tercihler yapabiliyorlar. Makine mühendisliği öğrencileri sanayiyle koordineli çalışma yapma şansına sahip mi? Sağladığınız staj olanakları nelerdir? Öğrencilerimiz, bölümümüzde eğitime başladıkları andan itibaren sanayiyle koordineli çalışma imkânına sahip. Öğrencilerimizin, iki yaz dönemi olmak üzere toplamda 60 iş günü çeşitli endüstriyel kuruluşlarda yaz stajı yapması gerekiyor. Söz konusu stajlardan ilkinin üretime, ikincisinin ise yönetime dayalı yapılması gerekiyor. Son sınıf öğrencilerimiz ayrıca seçilmiş bir teknik konuda bir öğretim üyesi danışmanlığında her dönem için mühendislik projesi hazırlıyor. Öğrenciler, istedikleri takdirde bu projeleri sanayiye doğrudan fayda sağlayacak bir konudan seçebildiği gibi, çalışmalarını sanayi kuruluşlarıyla işbirliği içerisinde de sürdürebiliyor. Mesleki kuruluşların da katkısıyla öğrencilerimize staj yeri bulma konusunda her türlü desteği de sağlıyoruz. Bölümünüz bünyesinde gerçekleştirdiğiniz veya gerçekleştirmeyi planladığınız sanayi projeleriyle ilgili bilgi verir misiniz? Öğretim üyelerimizin, bölgemizdeki sanayi kuruluşlarıyla birlikte yürüttüğü Ar-Ge projeleri bulunuyor. Bu projeler, özellikle otomotiv ve demir-çelik sektöründe yoğunlaşıyor. Bölümümüzde hâlihazırda ülkemizi de heyecanlandıran yerli otomobil üretimi konusunda çalışmalar yapılıyor. Sanayi kuruluşlarının da desteğiyle bölümümüz, sahip olduğu bilgi birikimini üretime aktarmak konusunda büyük bir istek duyuyor.

Türkiye’deki sanayi kuruluşlarının üniversitelere bakışını nasıl yorumluyorsunuz? Gelişmiş ülkelerle kıyaslandığında nasıl bir algı farklılığı gözlemliyorsunuz? Üniversite-sanayi işbirliği konusunda ülkemizde önemli eksiklikler olduğu kanaatindeyim. Bu konuda Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın çalışmalarını takdirle karşılıyorum. Özellikle Teknokentler aracılığıyla bu problemin çözümü ve ülkemizin 2023 yılı için belirlediği hedeflere ulaşması konusunda ciddi çalışmalar yapılıyor. Maalesef üniversiteler ve sanayi kuruluşlarının devletimizin gösterdiği çaba ve gayrete tam anlamıyla karşılık veremediğini düşünüyorum. Üniversite açısından baktığımızda, gelişmiş ülkelerde, öğretim üyelerinin bilimsel faaliyetlerini sanayinin talepleri doğrultusunda gerçekleştirdiğini görüyoruz. Bu noktada akademisyenler için gerekli fonlar da sanayi kuruluşları tarafından sağlanıyor. Öte yandan gelişmiş üniversiteler, uzun süreli sanayi tecrübesi olan akademisyenleri de bünyelerine katmaya özen gösteriyor.

“SEÇMELI DERSLERIMIZIN IÇERIĞINI SANAYININ TALEPLERI DOĞRULTUSUNDA ŞEKILLENDIRIP GÜNCELLIYORUZ.”

85


kampüs

“PROJELERİMİZ ULUSLARARASI ALANDA BAŞARI KAZANIYOR” ÇUKUROVA ÜNIVERSITESI MAKINE MÜHENDISLIĞI BÖLÜMÜ ÖĞRENCILERI, TÜRKIYE VE AVRUPA ÇAPINDA BAŞARI KAZANAN ÇOK SAYIDA PROJENIN, BÖLÜMLERININ EĞITIM KALITESINI DE ORTAYA KOYDUĞUNU SÖYLÜYOR.

T

ürk makine sektöründeki firmalara genç ve azimli mühendislerin dâhil olmasıyla dünya sahnesinde daha başarılı çalışmalara imza atılacağına inandıklarını belirten Çukurova Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü öğrencileri, sahip oldukları niteliklerle bu sürece katkı sağlamak istediklerinin altını çiziyor.

BERKCAN AVŞAR MAKİNE MÜHENDİSLİĞİ 2. SINIF ÖĞRENCİSİ “BÖLÜM, KENDİMİZİ GELİŞTİRMEMİZE İMKÂN TANIYOR” “İlgi alanlarım ve yeteneklerimle uyuştuğu, tecrübeli bir akademik kadro ile geniş iş alanları barındırdığı için Çukurova Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü’nü tercih ettim. Henüz ikinci sınıfta olmama rağmen kendimi geliştirme düzeyimi göz önüne aldığımda, bölümün beklentilerimi karşıladığını düşünüyorum. Bilgisayar destekli tasarım ve mühendislik programları konusunda uzmanlaşmak istiyorum. Mezun olduktan sonra da otomotiv sektöründe görev almak istiyorum. Ar-Ge harcamaları da dikkate alındığında ülkemizle beraber makine sektörümüzün de çağın gereklerini yerine getirerek geliştiğini düşünüyorum.”

86

ERAY KOŞTUR MAKİNE MÜHENDİSLİĞİ 3. SINIF ÖĞRENCİSİ “DÂHİL OLDUĞUM POJELERLE PRATİK BİLGİMİ ARTIRDIM” “Var oluş amacı insan hayatını kolaylaştırmak adına problemleri bularak çözmek olan makine mühendisliği, varlığını ve etkinliğini hayatın her alanında sürdürüyor. Ben de bu bakış açısıyla tercihimi makine mühendisliğinden yana kullandım. Köklü geçmişi, tecrübeli akademik kadrosu ve İngilizce eğitim imkânıyla yaşadığım şehirde bulunan Çukurova Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü, tüm beklentilerimi karşıladı. Bölümde eğitim almaya başladığımdan itibaren gördüğüm dersler çerçevesinde teknik bilgim devamlı bir şekilde arttı. Ders dışı projelerle de pratik bilgimi ilerlettim. Otomotiv veya havacılık sektörünün; üretim, Ar-Ge ve yönetim alanlarında uzmanlaşmak istiyorum. Mezun olduktan sonra, Türkiye’nin büyük şirketlerinin birinde ve daha sonra imkân dâhilinde yurt dışında bir firmada üretim alanında çalışmak istiyorum. Ülkemizde, Ar-Ge’ye yapılan yatırımların yıldan yıla artmasından memnuniyet duyuyorum. Genç ve azimli mühendislerin sektöre katılması, sektördeki firmaların dünya sahnesinde daha da rekabetçi olmasını beraberinde getirecektir diye düşünüyorum.”


OĞUZHAN ERTAŞ MAKİNE MÜHENDİSLİĞİ 4. SINIF ÖĞRENCİSİ “HAVACILIK VE UZAY SANAYİSİNE İLGİ DUYUYORUM” “Aslen Ankaralıyım ve beş yıl öncesine kadar Adana’yı hiç görmemiştim. Üniversiteye giriş tercih listemi hazırlarken tamamen üniversitelerin eğitim kalitesini baz alarak listenin en başına Çukurova Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü’nü yazdım. Yaptığım araştırmalarda ve internetteki forum sitelerindeki görüşlere göre Çukurova Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü, puanımın yettiği diğer üniversitelere göre en iyi eğitimin verildiği, en iyi akademisyenlerin olduğu bölümdü. Dolayısıyla ben de tercihimi böyle belirledim. Bölümüm, beklentilerimin tamamını karşıladı. Dört sene boyunca verilen eğitim oldukça kaliteliydi. Belki insanların gözünde Çukurova Üniversitesi Türkiye’nin en iyi beş üniversitesi arasında yer almıyordur fakat ben aldığım eğitimin o ilk beş üniversiteninkiyle aynı seviyede olduğunu düşünüyorum. Akademik personelimizin tamamı, öğrencilerin gelişimi ve proje üretimi noktasında çok destekleyici. Bölümümüzde benim de üyesi olduğum Türkiye ve Avrupa çapında derece yapmış projeler yürütülüyor ve bu projelerin kazandığı başarılar da eğitim kalitesinin ne kadar iyi olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Bitirme projesi olarak güneş enerjili insansız hava araçları alanında çalışıyorum. Üniversiteden mezun olduktan sonra havacılık ve uzay sanayisinde faaliyet gösteren bir firmanın Ar-Ge bölümünde çalışıp uzmanlaşmak istiyorum. Türkiye, havacılık ve uzay sanayisi alanında son yıllarda daha da aktif rol almaya ve diğer ülkelerin dikkatini çekmeye başladı. Bu önemli ilerleyişin bir parçası olmak ve bu alanda çalışmalar yürütüp katkı sağlamak istiyorum. Bu alanda iş sahibi olmak, beni hedeflerime ulaştırarak keyif aldığım çalışmalar içinde olmamı sağlayacak. Makine sektörümüzde faaliyet gösteren firmalarımızın büyük bir çoğunluğu Ar-Ge’ye, yeniliğe kapalı bir tutum sergiliyor. Avrupa ve Amerika’daki firmalara baktığımızda Ar-Ge çalışmalarına daha çok önem verdiklerini açıkça görüyoruz. En büyük arzum, Türk makine sektörünün en iyiyi hedefleyerek Ar-Ge çalışmalarına gerekli önemi vermesi ve Türkiye’nin dünya sıralamasındaki yerini daha da yukarılara taşıması.”

MASAH ABUBAKER MAKİNE MÜHENDİSLİĞİ 2. SINIF ÖĞRENCİSİ “ALDIĞIM EĞİTİM BEKLENTİLERİMİ KARŞILADI” “Hayatımızın temelini oluşturan mühendisliği yani makine mühendisliği disiplinini öğrenmek istediğim için bu bölümü seçtim. Yüksek nitelikli akademik kadrosu ise Çukurova Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü’nü tercih etmemde en büyük etken oldu. Bölümümüzün akademik kadrosunun düzeyi ve verdikleri eğitim, beklentilerimi fazlasıyla karşıladı. Yenilenebilen enerji alanında çalışmak istiyorum. Çünkü; geleceğin tamamen enerji üzerine kurulu olacağını düşünüyorum. Bölümde öğrendiğim bilgilerin ışığında meslek hayatında istikrarlı bir şekilde yükselmek istiyorum. Okulu dereceyle bitirip çalışmalarımı akademik alanda devam ettirmek ve öğrendiklerimi değer katarak gelecek nesillere aktarmak için çaba göstereceğim. Türk makine sektörünün, Türkiye’nin en başarılı sektörlerinden biri olduğunu düşünüyorum. İmal ettiği ürünleri dünyanın çok sayıda ülkesine ihraç ediyor. Sektör, yenilikçi teknolojilerle bir adım ilerisi için gelişimini sürdürmeye devam ettiği müddetçe daha büyük başarılara imza atacaktır.”

“ÇUKUROVA ÜNIVERSITESI MAKINE MÜHENDISLIĞI BÖLÜMÜ ÖĞRENCILERI, AR-GE HARCAMALARINDAKI ARTIŞIN TÜRK MAKINE SEKTÖRÜNÜN GELIŞIMININ ÖNEMLI BIR GÖSTERGESI OLDUĞUNU BELIRTIYOR.”

87


makale

ENDÜSTRİYEL AKIL SON DÖNEMLERDE DÜNYADA VE DOĞAL OLARAK DA TÜRKIYE’DE, ANA TEMASI “AKIL” VE “ZEKA” OLAN TARTIŞMALAR REVAÇTA. SIYASETEN KULLANILDIĞINDA HIYERARŞIK BIR ANLAM YÜKLENEN BU KAVRAMLARA ENDÜSTRIYEL AÇIDAN YAKLAŞILDIĞINDA ISE FONKSIYONEL HALI DAHA FAZLA GÜNDEME GELIYOR.

A

kıllı makineler, yapay zekâ ve her şeyin birbiriyle etkileşimde olduğu akıllı sistemler... Bizi ilgilendiren ise sahanın aklı, endüstriyel akıl yani temelinde rasyonalizm ve pozitivizm yatan akıl türü. Doğallığında uçmayan, sıçramayan bilimin ışığında bir süreç olarak gelişen akıl. Türkiye’nin endüstriyel alanda önemli sorunlarına yanıt ararken de aslında bize gerekli olan “endüstriyel akıl” ve onun bugünkü türevleridir. Güncel olarak Endüstri 4.0 ya da 4. Sanayi Devrimi ve bunun bugünkü endüstriyel ilişkilere etkisi üzerine kafa yoruyoruz. Hala ne olduğu sahipleri tarafından bile net açıklanamayan

88

bu kavramı hadi ciddiye aldık diyelim ve kendimize soralım; endüstriyel akıl bize ne yapmamızı söylüyor? Yanıtımız, yerli ve milli sanayi kurmak mı? Ya da “Aman ha treni kaçırmayalım!” jargonuyla küresel entegrasyonu sağlamlaştırmak için yeni küresel iş bölümünde daha fazla pay almak için uğraşmak mı? Şimdi bazıları bu iki sorunun birbirini dışlamadığını, alternatifi olmadığını ve endüstriyel aklın, bu iki sorunun gereğini yapmak olduğunu söyleyebilir. Doğru olabilir ama burada verilmesi gereken ilk yanıt; bu sorulara hangi zeminde, hangi zihniyetle yanıt aradığımızla doğrudan ilgilidir.


HEDEFLERE NASIL ULAŞACAĞIZ? Türkiye’nin kalkınma modeli 1980’lerden beri, ihracata dayalı bir ekonomik model. Bunun alt açılımlarında da modelin en önemli dayanak noktası, daha fazla endüstriyel ürün ihracatı gerçekleştirmek. Bu modelde önemli adımlar atıldı ve hepimizin bildiği noktaya geldik. Gelinen noktanın bizleri memnun etmediği de açık. Orta seviye teknolojiye sahibiz ve orta seviye işler yapıyoruz. Hedefler büyük fakat buna nasıl ulaşacağız? Yeni dönemin endüstriyel aklı, bize teknoloji egemen bir dünyada yaşadığımızı ve bunun tüm üretim, hizmet ve uluslararası ekonomik ilişkileri belirleyeceğini söylüyor. Gelişmiş tüm ülkeler ve bunların dev işletmeleri bu kurgu üzerinden yeni pozisyonlarını belirlediler, belirliyorlar. Bildiğim, duyduğum kadarıyla Türkiye’nin pozisyonu net değil. Pozisyon almak derken herhangi bir şeye karşı geliştirilen reaksiyonları pozisyon almak olarak görmediğimi de belirteyim. Savunma ve otomotiv sanayisinde bügüne kadar eksikliği hissedilen alanlarda yapılan çalışmaları küçümsememekle birlikte, bunun gelecek döneme yönelik hedefler anlamında pozisyon almak demek olmadığını galiba hepimiz biliyoruz. Eleştirel bir yaklaşımın desteklediği endüstriyel akıl, bize uzun süredir yan gelip yattığımızı dolayısıyla yeni teknolojiler üretecek bir ekosisteme sahip olmadığımızı söylüyor. Yani, kaynak kullanımından, kalifiye insan-altyapı düzenlemeleri gibi çok geniş bir alanda Ar-Ge ve inovasyon için yeterli bir zemine sahip olmadığımız apaçık orta. Küresel çapta bunu anlamak için iki de bir kendimizi Güney Kore, Tayvan gibi ülkelerle mukayese etmemize ge-

rek yok. Bu tür mukayeseler belki 1980’lerin ikinci yarısında anlamlıydı fakat şimdi değil. Artık dünyada rekabet Ar-Ge ve inovasyon üzerinden belirleniyor. Geçtiğimiz günlerde araştırma şirketi PwC’nin bir yayınında 2016 yılı itibarıyla küresel bazda işletmelerin Ar-Ge ve inovasyona ne kadar kaynak ayırdığını okuduk. Dünyadaki ilk 1000 büyük işletmenin toplam Ar-Ge harcaması 680 milyar doları geçerek yeni bir rekor kırmış. Listenin ilk 10 sırasında bulunan Volkswagen (13,2), Samsung (12,7), Amazon (12,5), Alphabet (yani Google, 12,3), Intel (12,1), Microsoft (12), Roche Holding (10), Novartis (9,5), Johnson&Johnson (9), Toyota (8,8) toplamda 103,3 milyar dolar harcamış. Şimdi buradan çıkartılması gereken tek sonuç, “Parayı veren düdüğü çalar” değil elbette. Gerek bu işletmelerin gerekse de bu işletmelerin bu tür faaliyetleri yürüttükleri merkez ülkelerdeki ekosistem, bu kaynak kullanımının bir karşılığı olduğunu gösteriyor. Endüstriyel ülke olma iddiasını ve endüstriyel ürün ihracatını artırma hedefini hala koruyorsak, endüstriyel akıl bize mevcut yapılanların dışında daha radikal bir dönüşümü sağlayacak program uygulamanın zorunlu olduğunu söylüyor. Aksi takdirde sadece teknoloji tüketen ve üretimde de “orta” seviyeyi aşamayacak bir teknoloji seviyesiyle endüstriyel hayatımıza devam edeceğiz. Radikal dönüşümü gerçekleştirmek için sektör temsilcisi kurumlara ve bizatihi bu sektörlerde faaliyet gösteren işletmelere önemli görevler düştüğünü de belirtmek gerekiyor. Bu görevlerin neler olduğunu da Moment Expo’nun gelecek sayılarında irdelemeye çalışacağız.

Ahmet YILMAZ Türkiye’nin Makinecileri Almanya Danışmanı

89


makale

KAMU ALIMLARININ EKONOMİYE KALDIRAÇ ETKİSİ “KAMU TÜM ÜLKELERDE OLDUĞU GIBI ÜLKEMIZDE DE EN BÜYÜK MÜŞTERI KONUMUNDADIR. KAMU ALIMLARI YOLUYLA YERLI SANAYININ DESTEKLENMESI YÖNTEMI TÜM GELIŞMIŞ ÜLKELERDE GÖRÜLEN ÇAĞDAŞ BIR YAKLAŞIMDIR. BU YAKLAŞIM YERLI MAL ALIMININ TEŞVIK EDILMESI VEYA YERLI SANAYININ DAHIL OLDUĞU AR-GE - INOVASYON VE YEŞIL/VERIMLI ÜRÜN DESTEK POLITIKALARI OLARAK KARŞIMIZA ÇIKMAKTADIR.”

K

amu alımlarına dair istatistiki veriler, bu konuda düzenleyici ve denetleyici otorite olan Kamu İhale Kurumu tarafından oluşturulup altı aylık dönemler halinde yayımlanıyor. Buna göre, 2016 yılında Kuruma bilgisi gelen sözleşme sayısı 177 bin 231 olurken sözleşme bedeli toplamı 169,8 milyar TL’ydi. Belirtilen rakamlar doğrudan temin yoluyla yapılan kamu alımlarını kapsamazken doğrudan temin yoluyla yapılan kamu alımlarının toplam bedeli ise 3,8 milyar TL’dir. 4734 Sayılı Kanun Kapsamında Yapılan İhalelere Ait Sözleşme Bedeli Toplamı bakımından 26,4 milyar TL mal alımı ve 79,7 mil-

90

yar TL yapım işi gerçekleştirilmiş. 2017 yılının ilk altı ayında ise Kuruma bilgisi gelen sözleşme sayısı 77 bin 663 olurken sözleşme bedeli toplamı 109,7 milyar TL’dir. Ayrıca doğrudan temin yoluyla yapılan kamu alımlarının toplam bedeli 3,1 milyar TL’dir. Bu dönemde 4734 Sayılı Kanun Kapsamında Yapılan İhalelere Ait Sözleşme Bedeli Toplamı bakımından 16,7 milyar TL mal alımı ve 53,2 milyar TL yapım işi gerçekleştirilmiş. Kamu, tüm ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de en büyük müşteri konumunda. Kamu alımları yoluyla yerli sanayinin desteklenmesi yöntemi tüm gelişmiş ülkelerde görülen çağdaş bir


yaklaşımdır. Bu yaklaşım bazen doğrudan yerli malın alımının teşvik edilmesi, bazen de yine yerli sanayinin dâhil olması koşuluyla, Ar-Geinovasyon ve yeşil/verimli ürün destek politikaları olarak karşımıza çıkıyor. ABD’de “Buy American” uygulaması mevcutken AB projelerinde üye ülke firmalarının önceliği bulunuyor. Benzer uygulamalar Japonya, Güney Kore ve Çin gibi diğer birçok ülkede yaygın olarak kullanılıyor. Ülkemizde de geçmişte “Taşıt Kanunu” gibi bazı yasal düzenlemelerde bu politikanın dikkate alındığı görüldü. Ancak, 13.02.2011 tarihli 4734 Sayılı Kamu İhale Kanunu’nun yerli isteklilerle ilgili düzenlemeleri konu alan 63. maddesinde yapılan değişiklikle yerli malı sunan isteklilere fiyat avantajı sağlanabilmesi bir alanda atılmış önemli bir adımdır. Ancak bu uygulama mecburi olmayıp idarenin takdirine bırakılmıştır. Aynı madde üzerinde 06/02/2014 tarihinde yapılan değişiklikle ise, “Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri alınarak orta ve yüksek teknolojili sanayi ürünleri arasından belirlenen ve her yıl ocak ayında Kurum tarafından ilan edilen listede yer alan malların ihalelerinde yerli malı teklif eden istekliler lehine yüzde 15 oranına kadar fiyat avantajı sağlanması zorunludur” hükmü getirildi. Bu çerçevede, “Yerli malı belirlenmesine ilişkin usul ve esaslar Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri alınarak belirlenir” hükmü gereği olarak ise 13.09.2014 tarihli ve 29118 saylı Resmi Gazete’de yayımlanan Yerli Malı Tebliği (SGM 2014/35) yürürlüğe girdi. Buna göre yerli katkı oranı en az yüzde 51 olan ürünlere, üreticinin kayıtlı olduğu TOBB veya TESK’e bağlı oda/

borsa tarafından “Yerli Malı Belgesi” düzenlenmesinin önü açıldı. Son olarak 63. maddede yapılan 18.06.2017 tarihli değişiklikle, “Yerli malı teklif eden istekliler lehine yüzde 15 oranında fiyat avantajı sağlanması mecburi kılınmıştır” ifadeleri kullanıldı. Aynı zamanda, “Yapım işlerinde kullanılacak makine, malzeme ve ekipmanla yazılımın tamamının veya belli bir kısmının yerli malı olması şartı getirilebilir. Ancak, malzemelere ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından; makinelere ve ekipmanlara ilişkin Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri alınarak orta düşük, orta yüksek ve yüksek teknolojili makine, malzeme ve ekipman arasından belirlenen, Kurum tarafından ilan edilen listede yer alan ve ihale konusu işte kullanılacak makine, malzeme ve ekipmanın yerli malı olması şarttır” hükmü getirildi. Ancak söz konusu Kanun hükmünün hayat bulabilmesi için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın ilgili ürün listelerini hazırlayarak uygulayıcı taraflara bildirmesi gerekiyor. Kanun yapıcının, sanayinin rekabet gücünün artırılması, dış ticaret açığının azaltılması, istihdama ve doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının artırılmasına katkı sağlaması bakımından aldığı kararın bir an önce hayata geçirilmesi büyük önem taşıyor. Ülkemizde rekabet şartlarını oluşturur düzeyde üretim kabiliyeti olan alanların tamamındaki ürün guruplarının söz konusu listelerde yer almasıyla sözü edilen amaçlara ulaşılabilecektir. Böylelikle üretim kabiliyeti henüz yeterli düzeyde olmayan diğer alanlarda da yatırımlara ilginin artacağı bekleniyor.

Zühtü BAKIR MAKFED Genel Sekreteri

91


fuar rotası Ho Chi Minh

ÖNÜMÜZDEKİ GÜNLERDE MAKİNE ÜRETİCİLERİ, FUAR ZİYARETLERİ İÇİN ROTASINI ASYA KITASI’NA ÇEVİRECEK. MAKİNE İHRACATÇILARI, TEKSTİL VE KONFEKSİYON MAKİNELERİ FUARI VTG 2017 İÇİN 22-25 KASIM TARİHLERİNDE HO CHI MINH’İ, İNŞAAT MAKİNELERİ FUARI EXCON İÇİN İSE 12-16 ARALIK TARİHLERİNDE BANGALORE’YI ZİYARET EDECEK. FUARDAN ARTA KALAN ZAMANLARINDA ASYA KÜLTÜRÜNÜ YAKINDAN TANIMAK İSTEYENLER İÇİN GEZİLECEK TARİHİ MEKANLARI, KONAKLAMA İÇİN EN İDEAL YERLERİ VE ASYA MUTFAĞININ GELENEKSEL LEZZETLERİNİ LİSTELEDİK.

Bangalore

92


Ho Chi Minh

VTG 2017’YE KATILACAK TEMSILCILER TEKSTIL MAKINELERINDE; EXCON 2017 ZIYARETÇILERI ISE INŞAAT MAKINELERINDE SON YENILIKLERI GÖRME FIRSATI BULACAK.

V

ietnam’ın en büyük kenti olan Ho Chi Minh ile Hindistan’ın Karnataka Eyaleti’nin başkenti ve Asya’nın “Silikon Vadisi” olarak bilinen Bangalore, bu sayımızdaki fuar rotası bölümümüzün durakları oldu. Kasım ayında Ho Chi Minh şehrinde VTG 2017’yi ziyaret edecek olan makine sektörünün temsilcileri, burada tekstil makinelerinde yaşanan gelişmeleri gözlemleme şansı bulacak. Bangalore şehrinde ise EXCON 2017’yi ziyaret edecek makineciler, yeni inşaat makinelerini ve sektöre dair gelişmeleri yerinde deneyimleme fırsatı bulacak. Yaklaşık 180 ülkeye yaptığı ihracat sayesinde tekstil sektörünün önde gelen ülkelerinden olan Vietnam, sektördeki büyümesini de tüm hızıyla devam ettiriyor. Tekstil sektörünü geliştirmek için çalışmalarına hızla devam eden ülke, büyük tekstil markalarının da üretim üssü olma yolunda hızla ilerliyor.

İşleme alanından üretime yönelen Vietnam tekstil sanayisi, bu sayede dev tekstil markalarının da ilgi odağı oldu ve ülkede gelişmiş makineler kullanılmaya başlandı. Üretimde kapasitesini artırmak isteyen Vietnam, düzenlediği fuarlarla da yenilikçi çözümlere kapısını açıyor. Bu bağlamda VTG 2017 Fuarı, 22-25 Kasım tarihleri arasında yeni ortaklıklar için tüm katılımcılara fırsatlar sunmayı hedefliyor. Bangalore’da düzenlenecek olan EXCON 2017 ise 40 binden fazla ziyaretçiye ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. 2,5 milyon metrekarelik alanda kurulacak olan fuarda yaklaşık olarak 300 adet yeni ürünün lansmanı yapılacak. Uluslararası satın alma temsilcilerinin yer alacağı fuarda, Çin, Finlandiya, Almanya, Hong Kong, İtalya, Güney Kore, İsveç, Tayvan, Türkiye, İngiltere ve ABD gibi ülkelerin ürün sergileme alanları bulunacak. Bangalore

93


fuar rotası

HO CHI MINH

NERELER GEZILIR?

Cu Chi Tünelleri (Cu Chi Tunnels) İç içe geçmiş pek çok tünelden oluşan bir yer altı saklanma sistemi olan Cu Chi Tünelleri, 1900’lü yılların ortalarında inşa edildi. Tüneller ilk olarak koloni birlikleriyle daha sonra ise Vietnam Savaşı’nda ABD’lilerle savaşırken kullanıldı. Tünellerin içerisinde uzun yollar, yemekhane, dinlenme bölümleri ve silah depoları var.

mevcut. Lüks oteller ve rezidanslar için “Lam Son Meydanı”, “Le Duan Bulvarı”, “Hai Ba Trung”, “Nguyen Van Troi”, “Le Lai”, “Ton Duc Thang”, “Binh Quoi” ve “An Duong Vuong” Caddeleri’nde tavsiye ediliyor. Orta bütçeli bir konaklama arayanlar içinse “Le Thanh Ton” ve “Ly Tu Trong”, “Le Anh Xuan”, “Tran Hung Dao” ve “Dong Khoi” caddelerinde yer alan tesisler, kaliteli ve temiz bir hizmet sunuyor.

Yeniden Birleşme Sarayı

Yeniden Birleşme Sarayı (Reunification Palace) Eski adıyla Bağımsızlık Sarayı olan Yeniden Birleşme Sarayı, 1966 yılında inşa edildi. ABD’nin desteklediği Güney Vietnam yönetiminin karargahı olarak kullanılan saray, 30 Nisan 1975 yılında ülkenin bağımsızlığı için mücadele eden Kuzey Vietnam kuvvetlerine ait bir tankın, kapısından girmesiyle Vietnam Savaşı’nın son bulduğu yer oldu. Merkez Camii (Saigon Central Mosque) 1935 yılında inşa edilen Merkez Camii, şehirdeki 12 caminin en büyüğü olma özelliğine sahip. Cami, Ho Chi Minh’de azınlık olan Hint ve Endonezyalı Müslümanlar tarafından yaptırılmış. Namaz saatleri dışında her gün turistik ziyaretlere açık. Ho Chi Minh Müzesi (Ho Chi Minh Museum) Ho Chi Minh Müzesi; Fransız kolonisi Cochinchine’in yönetim merkezi olarak kullanılan binada konumlanıyor. Müzede; ülkenin bağımsızlığını savunan Kuzey Vietnam birliklerine ait eski silahlar, fotoğraflar, askeri üniformalar gibi objeler yer alıyor.

ŞEHİR İÇİ ULAŞIM

Cu Chi Tünelleri

İmparator Tapınağı (Chua Ngoc Hoang) İmparator Tapınağı, 1909 yılında Ho Chi Minh’de yaşayan Çinliler tarafından inşa edilen bir Taoist tapınağdır ve kentin en büyüleyici dini mekanlarından biridir. Tütsülerden yayılan koku ile mistik bir atmosferin hakim olduğu İmparator Tapınağı, çeşitli dini objeleri ve dev heykelleri içinde barındırıyor.

ALIŞVERIŞ Dört bir yanı açık hava pazarları, hediyelik eşya dükkanları, mağazalar ve butiklerle çevrili olan Ho Chi Minh, tam anlamıyla bir alışveriş cenneti. Ho Chi Minh’de alışverişin merkezi “Dong Khoi”, “Hai Ba Trung”, “Le Thanh Ton” “Nguyen Hue” ve “Le Loi” bölgeleridir. Fransız koloni döneminde inşa edilmiş olan tarihi yapı Ben Thanh Pazarı da popüler bir alışveriş noktası.

Şehirde en çok kullanılan ulaşım aracı motosiklet. 8 milyonluk nüfusa sahip olan şehirdeki motosiklet sayısı ise 6 milyon. Motosiklet haricinde şehir içi ulaşım otobüs ve taksi ile sağlanıyor. Ho Chi Minh’i keşfetmek için araç kiralama da uygun bir seçenek ancak bazı kurallar da söz konusu. Turistlerin şoförsüz araba kiralamalarına izin verilmiyor.

DAMAK TADI Vietnam mutfağının en popüler temel yemekleri olarak; tavuk eti, noodle ve çeşitli baharatlarla hazırlanan çorba “pho”, sebze, noodle ve pirinçle hazırlanan “mì qung”, “bánh canh çorbası”, fasulye ve pirinçle yapılan bir tür dolma “bánh chng” ve bir tür mantı olan “bánh bao” olarak sıralanıyor. Vietnam’ın en kozmopolit ve modern kenti Ho Chi Minh’de, yerel Vietnam lezzetlerinin yanı sıra Fransız, Çin ve İtalyan mutfakları gibi çeşitli dünya mutfaklarından spesiyaller sunan restoranlar da bulunuyor.

NEREDE KALINIR?

Ho Chi Minh Müzesi

94

Ho Chi Minh kentinde ultra lüks otellerden hostellere, pansiyonlardan butik otellere kadar her bütçeye ve zevke hitap eden çok sayıda konaklama tesisi

Bánh bao


BANGALORE

NERELER GEZILIR?

Devlet Yasama Meclisi Binası

Devlet Yasama Meclisi Binası (Vidhana Soudha) 1951 yılında yapımına başlanan ve 1956 yılında hizmete giren bina, granitten yapılmış ve büyük bir alanı kaplıyor. Bina, yüksek sütunları, derin frizleri, kapotha tarzı kornişleri, oyma motifleri ve tepesinde bulunan büyük kubbeleri ile Hindistan’ın en görkemli binaları arasında yer alıyor. Girişindeki 12 adet yüksek granit sütunların üzerinde, “Goverment’s work is god’s work” (Hükümetlerin işi, tanrıların işidir) yazısı bulunuyor. Bangalore Sarayı (Bangalore Palace) Windsor Kalesi’nden esinlenerek 1887 yılında tamamlanan Bangalore Sarayı, şehrin merkezinde yer alıyor. Tudor stili ile imar edilen Saray, İngiltere mimarisinin birçok özelliğini yansıtıyor. Iskon Tapınağı (Iskcon Temple) Sri Radha Krisha Tapınağı olarak da adlandırılan yapı, Radha ve Krisha tanrılarına ithafen açılmış. Tapınak

Iskon Tapınağı

konum olarak Bangalore’un Rajajinagar Bölgesi’ndeki Hare Krisha Tepesi olarak bilinen yerde bulunuyor.

NEREDE KALINIR?

Tipu Sultan’ın Yazlık Sarayı (Tipu Sultan’s Summer Palace) Hyder Ali Han tarafından 1781 yılında yapımına başlanan ve 1791 yılında Tipu Sultan tarafından tamamlanan saray, oyma sütunları, kemerleri ve balkonları ile iki katlı süslü bir ahşap yapı. Tipu Sultan’ın favori dinlenme mekanı olan sarayın bütün duvarları ve tavanları, yaldızlı çiçek motifleriyle boyalı.

High Grounds, Shivaji Nagar, Gopalapura, Mc Layot, Rpc Layout ve Kalasıpalayam konaklama açısından uygun bölgeler arasında. Bu bölgeler tren, otobüs, metro ağlarına yakın olmakla birlikte, birçok iş merkezini ve turistik mekanı içinde barındırıyor.

Cubbon Parkı (Cubbon Park) Cubbon Parkı, şehrin idari merkezinin ortasında bulunan büyük bir park. İngiliz Tümgeneral Richard Sankey’in, Mysore Krallığı’ndan şehri aldıktan sonra inşa edilen park, 300 hektarlık alanı kaplıyor.

Bangalore, trafik bakımından dünyanın en yoğun şehirlerinden biri. İstanbul’dan bile daha karışık bir trafiğe sahip olan şehirde, ucuz ve hızlı ulaşım aracı olarak “Riksa” adı verilen üç tekerlekli taksiler oldukça rağbet görüyor. Bunun yanında taksi, otobüs ve metro diğer ulaşım araçları arasında yer alıyor.

ŞEHİR İÇİ ULAŞIM

DAMAK TADI

Cubbon Parkı

ALIŞVERIŞ Bangalore alışveriş açısından zengin bir şehir. Kentte birçok alışveriş merkezinin yanı sıra çok sayıda mağaza ve dükkân da bulunuyor. Dünya markalarına ait mağazaların yer aldığı Indiranagar, özellikle giyim ve kozmetik alışverişi yapmak isteyenler tarafından tercih ediliyor. Hindistan’da turistler tarafından en çok geleneksel takılar, hediyelik eşyalar ve yöresel giysiler satın alınıyor. Bu tür ürünleri ise yaygın olarak Chickpet Bölgesi’nden bulabilirsiniz.

Yemekleri genellikle bol baharatlı ve Hinduizm’in yaygın olması nedeniyle, sığır etinin yerine yaygın olarak tavuk eti kullanılıyor. Türk mutfağı ile damak tadında birçok ortak noktası olan Hint mutfağı, damak zevki olarak aşina olduğumuz lezzetlerle dolu. En bilindik yemekleri arasında biryani pilavı, paparam, köri soslu tavuk, çapati, pratha, kachori, naan, dosa, tandoori, samosa, chana ve roti bulunuyor. Bu yemeklerin hemen hemen hepsinde tavuk, balık, sebze ve acı sos kullanılıyor.

Kachori

95


makineciler ne okuyor

“KİTAPLAR KİŞİSEL GELİŞİMİN ANAHTARIDIR”

M

Dr. Hüseyin HALICI ENOSAD Yönetim Kurulu Başkanı

ENOSAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI DR. HÜSEYİN HALICI, İLGİSİNİ ÇEKEN HER KİTABI OKUMAYA GAYRET ETTİĞİNİ SÖYLERKEN, GENÇ YAŞLARDA OKUMA ALIŞKANLIĞI EDİNMENİN ÖNEMİNE VURGU YAPIYOR.

96

akine sektörü temsilcilerinin okuma alışkanlıklarını öğrenme ve sektörde yer alan tüm kesimlere bir okuma listesi önerme amacıyla sürdürdüğümüz söyleşilerimizin bu ayki konuğu, Endüstriyel Otomasyon Sanayicileri Derneği (ENOSAD) Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Hüseyin Halıcı oldu. Dr. Hüseyin Halıcı, ilgisini çeken, gündeme ve ihtiyaçlarına uygun her kitabı okumaktan keyif aldığını söylerken genç yaşta edindiği okuma alışkanlığının, kişisel gelişiminde önemli katkıları olduğunu vurguluyor. Bu anlamda, uzun yıllar önce okuduğu iki klasik romanı örnek gösteren Dr. Hüseyin Halıcı, “Açıkçası beni en çok etkileyen kitaplar klasik romanlardır. Çünkü ana temaları insandır. Ancak bunların içerisinde bende iz bırakan iki kitap, ABD’li yazar John Steinbeck’in ‘Gazap Üzümleri’ ve Lev N. Tolstoy’un ‘Diriliş’ isimli romanlarıdır. Biri ABD’de, diğeri Rusya’da geçen insanlık dramlarını anlatan bu iki romanın bana öğrettiği en önemli ders, ideal bir yaşamın olmadığı ve her coğrafyada sorunların olduğu; daha da ötesinde insanların sorunlarının benzer olduğu gerçeğiydi” diyor. Bu iki kitap sayesinde hiçbir zaman peşin fikirli olmamak gerektiğini öğrendiğini söyleyen Halıcı, “Hiçbir kişi, ülke ya da olay için genelleme yaparak doğru ya da yanlışa gitmemeliyiz. Tam tersine zaman ve koşullara bağlı olarak değerlendirme yapmamız gerekli. Bu iki ki-

taptan öğrendiğim en temel felsefe budur ve ben bu felsefeyle yoğruldum” diyerek devam ediyor. Hüseyin Halıcı’nın güncel okuma listesinde ise Brett King’in “Akıllı Dünyada YaşamAugmented (Artırılmış Gerçeklik)” isimli kitap ilk sırada yer alıyor. Teknolojide yaşanan gelişmelerle birlikte gelecekteki dünyanın nasıl bir yer olabileceğini anlatan kitap; ulaşım, trafik, akıllı ev sistemleri, sağlık/tedavi süreçleri, eğitim, ödeme sistemleri gibi gündelik hayatımızda büyük yer tutan başlıkların geleceğine akıcı bir dille ışık tutarken Halıcı da “Endüstri 4.0 ile adım atacağımız akıllı bir dünya bizi bekliyor. Bunun için bizim de bu yeni dünyaya açık ve hazır olmamız gerekli” diyor. Hüseyin Halıcı, son olarak, genellikle evde, dinlenme saatlerinde kitap okuyabildiğini söylerken, genç yaşta okuma alışkanlı edinmenin öneminin altını bir kez daha çiziyor: “Okumak, beni nasıl etkilediyse inanıyorum ki herkesi de etkileyecektir. Bu, herkeste aynı oranda olmayabilir ancak mutlaka olacaktır. Ama en önemlisi, mümkün olduğunca genç yaşta okuma alışkanlığı edinmektir. Çünkü ne kadar erken yaşta kitaplardan beslenebilirsek, hayatı o oranda daha güzel yaşama fırsatımız olacaktır. Açıkçası çok erken yaşta, ortaokul ve lise çağlarımdan itibaren kitap okuma alışkanlığı edindiğim için kendi adıma çok şanslı olduğumu düşünüyorum.”


GÖSTERGELER EYLÜL 2017

97


göstergeler

EYLÜL AYI SONUNDA TÜRKİYE’NİN MAKİNE İHRACATI 10,6 MİLYAR DOLAR OLDU TÜRKIYE’NIN MAKINE IHRACATI 2017 YILININ OCAK-EYLÜL DÖNEMINDE 10,6 MILYAR DOLAR SEVIYESINDE KAYDEDILDI. 2016 YILININ AYNI DÖNEMINDE BU RAKAM 9,9 MILYAR DOLARDI. TÜRKIYE’NIN MAKINE IHRACATI EYLÜL AYININ SONUNDA GEÇEN YILIN AYNI DÖNEMINE GÖRE YÜZDE 7,4 ARTTI.

98

M

akine sektöründe 2017 yılının Ocak-Eylül döneminde en fazla ihracat gerçekleştiren alt sektör motorlar oldu. 2016 yılının Ocak-Eylül döneminde söz konusu ürün grubunda gerçekleştirilen ihracatın değeri 1,4 milyar dolarken 2017 yılının aynı döneminde bu rakam yüzde 5,5 artışla 1,5 milyar dolar seviyesine ulaştı. Listenin ikinci sırasında bulunan klimalar ve soğutma makineleri kaleminde 2017 yılının Ocak-Eylül döneminde gerçekleştirilen ihracatın değeri 1,5 milyar dolar olarak kaydedildi. 2016 yılının aynı döneminde bu rakam 1,4 milyar dolar seviyesindeydi. Klimalar ve soğutma

makineleri ürün grubundaki ihracat artışı yüzde 1,1 oldu. En fazla ihracat gerçekleştiren üçüncü kalem ise diğer yıkama ve kurutma makineleri olarak kayda geçti. 2016 yılının Ocak-Eylül döneminde diğer yıkama ve kurutma makineleri ürün grubunda 966 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirilirken 2017 yılının aynı döneminde bu rakam yüzde 4,4 artışla 1 milyar dolar oldu. İHRACAT LİSTESİNİN İLK SIRASINDA ALMANYA YER ALIYOR Makine sektöründe en fazla ihracat gerçekleştirilen ilk 10 ülke listesinin birinci sırasında Almanya bulunuyor. Almanya’ya 2016 yılının Ocak-Eylül döneminde 1,62

milyar dolarlık ihracat gerçekleştirilirken 2017 yılının aynı döneminde bu rakam yüzde 4,3 artışla 1,69 milyar dolar olarak kaydedildi. İkinci sıradaki ABD’ye makine ihracatı 2017 yılının OcakEylül döneminde 731,5 milyon dolar oldu. 2016 yılının aynı döneminde bu rakam 692,4 milyon dolar seviyesindeydi. ABD’ye yönelik ihracat artışı yüzde 5,6 olarak kaydedildi. Türkiye’nin en fazla ihracat gerçekleştirdiği ilk 10 ülke listesinin üçüncü sırasındaki İngiltere’ye 2016 yılının Ocak-Eylül döneminde 558 milyon dolarlık makine gönderilirken 2017 yılının aynı döneminde bu rakam yüzde 1,2 artışla 564,6 milyon dolar seviyesine yükseldi.


MAKİNE SEKTÖRÜNÜN TAMAMI İTİBARIYLA İHRACAT KAYIT RAKAMLARI

Kaynak: Tüm İhracatçı Birlikleri Kayıtları

1 OCAK-30 EYLÜL 2016

1 OCAK-30 EYLÜL 2017

DEĞİŞİM (%)

MİKTAR (BİN TON)

DEĞER (MİLYON $)

$/Kg

MİKTAR (BİN TON)

DEĞER (MİLYON $)

$/Kg

MİKTAR

DEĞER

MOTORLAR

92,7

1.492

16,1

105,9

1.575

14,9

14,2

5,5

KLİMALAR VE SOĞUTMA MAKİNELERİ

363,7

1.484

4,1

372,5

1.501

4

2,4

1,1

DİĞER YIKAMA VE KURUTMA MAKİNELERİ

344,5

966,5

2,8

364

1.009

2,8

5,7

4,4

DİĞER MAKİNELER

117,6

801,6

6,8

133,3

885,5

6,6

13,3

10,5

İNŞAAT VE MADENCİLİKTE KULLANILAN MAKİNELER

164,4

630,3

3,8

199,4

673

3,4

21,3

6,8

POMPALAR VE KOMPRESÖRLER

73,3

508,7

6,9

79,3

583

7,4

8,1

14,6

TARIM VE ORMANCILIKTA KULLANILAN MAKİNELER

96,1

451,9

4,7

109,8

494,1

4,5

14,2

9,4

TAKIM TEZGÂHLARI

69,5

481

6,9

72,8

492,9

6,8

4,7

2,5

TÜRBİN, TURBOJET, TURBOPROPELLER, HİDROLİK SİLİNDİRLER

10,1

296,7

29,3

12

471,9

39,1

19,2

59

TEKSTİL VE KONFEKSİYON MAKİNELERİ

64,4

351,7

5,5

71,8

408,1

5,7

11,4

16

VANALAR

37,9

319,3

8,4

39,7

362,3

9,1

4,6

13,4

52

303

5,8

67,3

352,5

5,2

29,3

16,3

REAKTÖRLER VE KAZANLAR

42,6

310,5

7,3

44,1

343,5

7,8

3,5

10,6

SİLAH VE MÜHİMMAT

29,2

472,2

16,1

16,9

294,9

17,4

-42,2

-37,5

HADDE VE DÖKÜM MAKİNELERİ, KALIPLAR

28,3

209,7

7,4

30,4

245,4

8,1

7,4

17

ISITICILAR VE FIRINLAR

26,4

191,8

7,3

31,6

226,8

7,2

19,6

18,3

YÜK KALDIRMA, TAŞIMA VE İSTİFLEMEYE MAHSUS MAKİNELER

37,6

174,1

4,6

48,8

203,4

4,2

29,8

16,9

AMBALAJ MAKİNELERİ

5,5

103,4

18,8

6,3

124,9

19,6

15,5

20,8

KAUÇUK, PLASTİK, LASTİK İŞLEME VE İMALATINA AİT MAKİNELER

10,2

110,8

10,8

10,9

115,9

10,6

7,1

4,6

BÜRO MAKİNELERİ

2,4

103,1

42,9

2,9

107,9

36,9

21,4

4,6

RULMANLAR

8,2

92,7

11,2

8,7

98,4

11,3

5,4

6,2

KÂĞIT İMALİNE VE MATBAACILIĞA MAHSUS MAKİNELER

6,6

46,6

7,1

9,8

63

6,4

48,9

35,2

DERİ İŞLEME VE İMALAT MAKİNELERİ

1,4

9,2

6,3

2

11

5,3

41,8

18,6

1.685

9.913

5,9

1.841

10.645

5,8

9,2

7,4

MAL GRUBU ADI

GIDA SANAYİİ MAKİNELERİ

TOPLAM

99


göstergeler

İNŞAAT VE MADENCİLİKTE KULLANILAN MAKİNELER 2017 yılının Ocak-Eylül döneminde inşaat ve madencilikte kullanılan makineler sektöründe 673 milyon dolar değerinde ürün ihraç edildi. 2016 yılının aynı döneminde bu rakam 630,3 milyon dolardı. İnşaat ve madencilikte kullanılan makineler ihracatındaki artış yüzde 6,8 olarak kayda geçti. İnşaat ve madencilikte kullanılan makineler sektöründe Almanya 2017 yılının OcakEylül döneminde 44,3 milyon dolarla en fazla ihracat gerçekleştirilen ülke oldu. 2016 yılında Almanya’ya gönderilen ürünlerin değeri 37,2 milyon dolardı. Söz konusu ülkeye yönelik ihracat artışı yüzde 19 oldu. İkinci sıradaki Cezayir’e 2017 yılının Ocak-Eylül döneminde 43,5 milyon dolar değerinde ihracat gerçekleştirildi. Listenin üçüncü sırasında yer alan İngiltere’ye 2016 yılının Ocak-Eylül döneminde 21,8 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirilirken

Arabistan’a 2016 yılının OcakEylül döneminde 24,1 milyon dolar değerinde ihracat gerçekleştirilirken 2017 yılının aynı döneminde bu rakam yüzde 4,9 artışla 25,2 milyon dolar olarak kayda geçti. 2017 yılının Ocak-Eylül döneminde Türkiye geneli inşa-

2017 yılının aynı döneminde bu rakam yüzde 30,1 artışla 28,4 milyon dolar seviyesine yükseldi. Listenin dördüncü sırasındaki Ege Serbest Bölgesi’ne 2017 yılının OcakEylül döneminde 27,5 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirildi. Beşinci sıradaki Suudi

at ve madencilikte kullanılan makineler ihracatı listesinde en fazla artış yüzde 263,4 ile Türkmenistan’da yaşandı. Listede yüzde 43,5 ile Gürcistan ikinci sırada bulunurken söz konusu ülkeyi yüzde 30,1 ile İngiltere üçüncü sırada takip etti.

İNŞAAT VE MADENCİLİKTE KULLANILAN MAKİNELER İHRACATINDA İLK 10 ÜLKE (2016 ve 2017 Yılları 1 OCAK- 30 EYLÜL)

Kaynak: Tüm İhracatçı Birlikleri Kayıtları

2016 YILI MİKTAR (BİN TON)

DEĞER (MİLYON $)

ALMANYA

7,8

37,2

CEZAYİR

17,5

65,2

ÜLKE

(%) DEĞİŞİM (2017/2016)

$/KG

DEĞER (MİLYON $)

$/KG

MİKTAR

DEĞER

4,7

10,6

44,3

4,2

35,3

19

3,7

11,1

43,5

3,9

-36,7

-33,2

İNGİLTERE

12,1

21,8

1,8

13,8

28,4

2,1

13,9

30,1

EGE SERBEST BÖLGESİ

13,6

36,3

2,7

10,9

27,5

2,5

-19,6

-24,2

7,9

24,1

3

9

25,2

2,8

13,8

4,9

SUUDİ ARABİSTAN İRAN

4

31,3

7,8

5,8

22,4

3,9

44,4

-28,4

ABD

5,4

18,2

3,4

6,7

21,3

3,2

24,1

17,1

GÜRCİSTAN

4,1

13,7

3,3

7,1

19,7

2,7

71,8

43,5

TÜRKMENİSTAN AVUSTURYA MAL GRUBU TOPLAMI

100

2017 YILI MİKTAR (BİN TON)

1

5,2

5,3

4,2

19,2

4,6

319,4

263,4

3,8

25,3

6,6

3,9

19

4,9

2,5

-24,7

164,4

630,3

3,8

199,4

673

3,4

21,3

6,8


POMPA VE KOMPRESÖRLER Pompa ve kompresörler mal grubunda 2016 yılının OcakEylül döneminde 508,7 milyon dolar değerinde ihracat gerçekleştirilirken 2017 yılının aynı döneminde bu rakam yüzde 14,6 artışla 583 milyon dolara yükseldi. Pompa ve kompresörler ürün grubunda, 2017 yılının Ocak-Eylül döneminde en fazla ihracat gerçekleştirilen ülke 126,8 milyon dolarla Almanya oldu. 2016 yılının aynı döneminde bu rakam 101,8 milyon dolardı. Almanya’ya yönelik ihracat yüzde 24,6 arttı. Listenin ikinci sırasında bulunan ABD’ye 2016 yılının Ocak-Eylül döneminde 34,3 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirilirken 2017 yılının aynı döneminde bu rakam yüzde 13,1 artışla 38,9 milyon dolar oldu. Üçüncü sırada bulunan İran’a 2016 yılının Ocak-Eylül döneminde 17,7 milyon dolar değerinde ürün ihraç edilirken 2017 yılının aynı döneminde bu rakam yüzde 28,9 artış-

la 22,8 milyon dolar seviyesinde kayda geçti. Dördüncü sıradaki İngiltere’ye 2017 yılının Ocak-Eylül döneminde 19,6 milyon dolar değerinde pompa ve kompresör ihraç edildi. 2016 yılının aynı döneminde bu rakam 16,8 milyon dolar seviyesindeydi. İngiltere’ye yönelik ihracat

artışı yüzde 16,3 oldu. Beşinci sıradaki İtalya’ya 2017 yılının Ocak-Eylül döneminde pompa ve kompresörler kaleminde ihraç edilen ürünlerin değeri 19,3 milyon dolar oldu. 2016 yılının aynı döneminde bu rakam 16,5 milyon dolardı. Söz konusu kalemdeki ihracat artışı yüzde

16,9 olarak kayda geçti. 2017 yılının Ocak-Eylül döneminde Türkiye geneli pompa ve kompresörler ihracatı tablosunda en fazla artış yüzde 87,5 ile Rusya’da yaşandı. Söz konusu ülkeyi yüzde 30,2 ile Polonya ikinci sırada izlerken İran 28,9 ile üçüncü sırada yer aldı.

POMPA VE KOMPRESÖRLER İHRACATINDA İLK 10 ÜLKE (2016 ve 2017 Yılları 1 OCAK- 30 EYLÜL)

Kaynak: Tüm İhracatçı Birlikleri Kayıtları

2016 YILI MİKTAR (BİN TON)

DEĞER (MİLYON $)

ALMANYA

18,5

101,8

ABD

3,9

34,3

ÜLKE

2017 YILI

(%) DEĞİŞİM (2017/2016)

$/KG

MİKTAR (BİN TON)

DEĞER (MİLYON $)

$/KG

MİKTAR

DEĞER

5,5

16,8

126,8

7,6

-9,4

24,6

8,7

5,1

38,9

7,6

30,1

13,1

İRAN

2,2

17,7

7,8

2,5

22,8

9,1

9,8

28,9

İNGİLTERE

2,7

16,8

6,2

3,1

19,6

6,3

14,7

16,3

İTALYA

2,5

16,5

6,4

2,8

19,3

6,7

11,6

16,9

POLONYA

1,5

12,1

7,9

2

15,8

7,6

34,8

30,2

IRAK

1,6

13,1

8,1

2,3

15,7

6,7

45

19,9

RUSYA

0,9

7,1

7,2

1,7

13,3

7,9

70,9

87,5

EGE SERBEST BÖLGESİ FRANSA MAL GRUBU TOPLAMI

2

11,1

5,5

2

12,5

6,2

-0,1

12,4

1,9

12,3

6,3

2

12,4

5,9

7,1

0,6

73,3

508,7

6,9

79,3

583

7,4

8,1

14,6

101


göstergeler

TAKIM TEZGAHLARI 2017 yılının Ocak-Eylül döneminde takım tezgâhları ihracatı 492,9 milyon dolar olarak kaydedildi. 2016 yılının aynı döneminde bu rakam 481 milyon dolar seviyesindeydi. Takım tezgâhları mal gru-

bundaki ihracat artışı yüzde 2,5 olarak kayda geçti. Takım tezgâhları ürün grubunda en fazla ihracat gerçekleştirilen Almanya’ya 2017 yılının Ocak-Eylül döneminde 43,9 milyon dolarlık

ürün gönderildi. Listenin ikinci sırasında bulunan ABD’ye 2017 yılının Ocak-Eylül döneminde 26,8 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirildi. Üçüncü sırada yer alan Rusya’ya 2016 yılının Ocak-Eylül döneminde

ihraç edilen ürünlerin değeri 11,5 milyon dolarken 2017 yılının aynı döneminde bu rakam yüzde 97,8 artışla 22,9 milyon dolar olarak kaydedildi. Listenin dördüncü sırasındaki Polonya’ya 2017 yılının Ocak-Eylül döneminde 20,3 milyon dolar değerinde ürün ihraç edildi. 2016 yılının aynı döneminde bu rakam 14,9 milyon dolardı. Polonya’ya yönelik ihracat yüzde 36 arttı. Listenin beşinci sırasında bulunan Cezayir’e 2016 yılının Ocak-Eylül döneminde 13,8 milyon dolar değerinde ürün gönderilirken 2017 yılının aynı döneminde bu rakam yüzde 23,6 artışla 17,1 milyon dolar olarak kayda geçti. 2017 yılının Ocak-Eylül döneminde Türkiye geneli takım tezgâhları ürün grubunda en fazla ihracat artışının yaşandığı ülke yüzde 97,8 ile Rusya oldu. İkinci sırada yüzde 42,6 ile İtalya yer alırken üçüncü sırada yüzde 36,8 ile Cezayir bulunuyor.

TAKIM TEZGAHLARI İHRACATINDA İLK 10 ÜLKE (2016 ve 2017 Yılları 1 OCAK- 30 EYLÜL)

Kaynak: Tüm İhracatçı Birlikleri Kayıtları 2016 YILI

MİKTAR (BİN TON)

DEĞER (MİLYON $)

ALMANYA

5,9

46,2

ABD

3,2

28,5

ÜLKE

RUSYA

(%) DEĞİŞİM (2017/2016)

$/KG

DEĞER (MİLYON $)

$/KG

MİKTAR

DEĞER

7,8

5,9

43,9

7,4

0,8

-4,9

8,8

3,8

26,8

7

18,2

-5,8

2

11,5

5,6

3,9

22,9

5,8

90,7

97,8

POLONYA

2,7

14,9

5,5

3,5

20,3

5,7

32,9

36

CEZAYİR

1,6

13,8

8,5

2

17,1

8,3

26,7

23,6

İTALYA

1,5

10,1

6,8

2,3

14,5

6,1

58,1

42,6

İSPANYA

1,3

11,3

8,2

1,7

14,2

8,1

26,9

25,1

İRAN

2,1

15

7,2

2,1

12,7

6

0,4

-15,2

IRAK

1,5

9,1

6,1

1,9

12,5

6,5

27,5

36,8

SUUDİ ARABİSTAN

3,5

24

6,7

2

12,3

5,9

-41,2

-48,6

69,5

481

6,9

72,8

492,9

6,8

4,7

2,5

MAL GRUBU TOPLAMI

102

2017 YILI MİKTAR (BİN TON)


TARIM VE ORMANCILIK MAKİNELERİ Tarım ve ormancılıkta kullanılan makineler ürün grubunda 2016 yılının Ocak-Eylül döneminde 451,9 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirilirken 2017 yılının aynı döneminde bu rakam yüzde 9,4 artışla 494,1 milyon dolar oldu. 2017 yılının Ocak-Eylül döneminde tarım ve ormancılıkta kullanılan makineler kaleminde en fazla ihracat 117,8 milyon dolarla ABD’ye gerçekleştirildi. Listenin ikinci sırasında yer alan Azerbaycan’a 2016 yılının Ocak-Eylül döneminde 17 milyon dolarlık ürün gönderilirken 2017 yılının aynı döneminde bu rakam yüzde 193,7 artışla 50,1 milyon dolar olarak kaydedildi. Üçüncü sıradaki İtalya’ya 2017 yılının Ocak-Eylül döneminde ihraç edilen tarım ve ormancılıkta kullanılan makinelerin toplam değeri 47,4 milyon dolar oldu. Dördüncü sırada bulunan Irak’a 2017 yılının OcakEylül döneminde 19,8 milyon dolarlık ihracat gerçekleşti-

rildi. Beşinci sıradaki Sudan’a 2017 yılının Ocak-Eylül döneminde 13,9 milyon dolarlık ürün ihraç edildi. 2017 yılının Ocak-Eylül dö-

neminde Türkiye geneli tarım ve ormancılıkta kullanılan makineler ürün grubunda ihracat artışının en fazla yaşandığı ülke

yüzde 193,7 ile Azerbaycan oldu. İkinci sırada yüzde 118,1 ile Fas yer alırken söz konusu ülkeyi yüzde 66 ile Özbekistan takip etti.

TARIM VE ORMANCILIK MAKİNELERİ İHRACATINDA İLK 10 ÜLKE (2016 ve 2017 Yılları 1 OCAK- 30 EYLÜL)

Kaynak: Tüm İhracatçı Birlikleri Kayıtları

2016 YILI ÜLKE

MİKTAR (BİN TON)

DEĞER (MİLYON $)

ABD

16,2

121,9

AZERBAYCAN

3,8

17

İTALYA

9,8 7 4,6

15,2

IRAK SUDAN ÖZBEKİSTAN

2017 YILI

(%) DEĞİŞİM (2017/2016)

$/KG

MİKTAR (BİN TON)

DEĞER (MİLYON $)

$/KG

MİKTAR

DEĞER

7,5

15,5

117,8

7,6

-4,2

-3,4

4,4

12

50,1

4,2

212,7

193,7

49,1

5

8,1

47,4

5,8

-16,5

-3,5

22,8

3,2

7,2

19,8

2,7

3,8

-13

3,3

4

13,9

3,5

-13,3

-8,4

1

8,4

7,7

2,4

13,9

5,8

120,3

66

İRAN

3,9

12,1

3,1

4,3

13,5

3,1

11,6

11,5

UKRAYNA

2,7

10,2

3,7

3,5

13

3,7

27,1

27,3

BULGARİSTAN

2,7

10,3

3,8

2,9

10,2

3,5

8,5

-1

FAS

1,4

4,6

3,3

2,7

10,2

3,8

92,6

118,1

96,1

451,9

4,7

109,8

494,1

4,5

14,2

9,4

MAL GRUBU TOPLAMI

103


göstergeler

VANALAR Vanalar ihracatı 2017 yılının Ocak-Eylül döneminde 362,3 milyon dolar olarak kayda geçti. 2016 yılının aynı döneminde bu rakam 319,3 milyon dolar seviyesindeydi. Vanalar sektöründeki ihracat artışı yüzde 13,4 oldu.

Vanalar sektöründe 2017 yılının Ocak-Eylül döneminde en fazla ihracat gerçekleştirilen ülke 61 milyon dolarla Almanya oldu. 2016 yılının aynı döneminde Almanya’ya 43,8 milyon dolarlık ihracat gerçekleşti-

rilmişti. Almanya’ya yönelik ihracat artışı yüzde 39,3 seviyesinde kaydedildi. Listenin ikinci sırasında bulunan Irak’a 2017 yılının Ocak-Eylül döneminde 22,9 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirilirdi. 2016 yılının aynı

döneminde bu rakam 19,9 milyon dolardı. Irak’a yönelik ihracat yüzde 15,2 arttı. Listenin üçüncü sırasında yer alan Mısır’a yönelik vanalar ihracatı 2016 yılının Ocak-Eylül döneminde 21,6 milyon dolarken 2017 yılının aynı döneminde bu rakam yüzde 0,5 artışla 21,7 milyon oldu. Dördüncü sıradaki ABD’ye 2016 yılının Ocak-Eylül döneminde 10,8 dolarlık ihracat gerçekleştirilirken 2017 yılının aynı döneminde bu rakam yüzde 38,9 artışla 15,1 milyon dolar oldu. Listenin beşinci sırasında yer alan İran’a 2017 yılının Ocak-Eylül döneminde 11,2 milyon dolar değerinde ürün ihraç edildi. 2017 yılının Ocak-Eylül döneminde Türkiye geneli vanalar sektöründe en fazla ihracat artışı yüzde 39,3 ile Almanya’da yaşandı. Listenin ikinci sırasında 38,9 ile ABD bulunurken söz konusu ülkeyi yüzde 27,2 ile İtalya izledi.

VANALAR İHRACATINDA İLK 10 ÜLKE (2016 ve 2017 Yılları 1 OCAK- 30 EYLÜL)

Kaynak: Tüm İhracatçı Birlikleri Kayıtları 2016 YILI

MİKTAR (BİN TON)

DEĞER (MİLYON $)

ALMANYA

6,7

43,8

IRAK

3,1

19,9

ÜLKE

104

2017 YILI

(%) DEĞİŞİM (2017/2016)

$/KG

MİKTAR (BİN TON)

DEĞER (MİLYON $)

$/KG

MİKTAR

DEĞER

6,5

6,8

61

8,9

1,8

39,3

6,3

2,8

22,9

8,1

-11,2

15,2

MISIR

2,2

21,6

9,6

2

21,7

10,6

-9,1

0,5

ABD

0,6

10,8

16,7

0,7

15,1

19

22,5

38,9

İRAN

0,9

12,1

12,8

1,3

11,2

8,5

40,1

-7

SUUDİ ARABİSTAN

0,8

9,4

11,1

1,1

11,1

9,9

33,2

18,8

FRANSA

0,9

8,6

8,9

1

10,3

9,8

8,1

19

İNGİLTERE

0,5

7,7

15

0,7

9,3

11,9

52,1

20,5

İTALYA

0,8

6,7

7,7

1

8,5

8,2

18,5

27,2

HOLLANDA

1,2

8,1

6,7

1,2

8,1

6,5

4,6

0,9

MAL GRUBU TOPLAMI

37,9

319,3

8,4

39,7

362,3

9,1

4,6

13,4


RULMANLAR Rulmanlar ihracatı 2016 yılının Ocak-Eylül döneminde 92,7 milyon dolarken 2017 yılının aynı döneminde bu rakam yüzde 6,2 artışla 98,4 milyon dolar olarak kayda geçti. Rulmanlar kaleminde 2017 yılının Ocak-Eylül döneminde en fazla ihracat gerçekleştirilen ülke 30,5 milyon dolarla Almanya oldu. 2016 yılının aynı döneminde Almanya’ya gönderilen ürünlerin değeri 27,7 milyon dolardı. Söz konusu ülkeye yönelik ihracat yüzde 10 arttı. İkinci sırada bulunan Fransa’ya 2016 yılının Ocak-Eylül döneminde 12,9 milyon dolarlık ürün ihraç edilirken 2017 yılının aynı döneminde bu rakam yüzde 5,5 artışla 13,6 milyon dolar oldu. Üçüncü sıradaki ABD’ye 2016 yılının Ocak-Eylül döneminde 9,4 milyon dolar değerinde rulman ihraç edilirken 2017 yılının aynı döneminde bu rakam yüzde 17 artışla 11,1

milyon dolar oldu. Listenin dördüncü sırasında yer alan Kanada’ya 2017 yılının OcakEylül döneminde 6,4 milyon dolarlık ürün ihraç edildi. Beşinci sırada bulunan Çin’e

2017 yılının Ocak-Eylül döneminde ihraç edilen ürünlerin değeri 4,5 milyon dolar olarak kayda geçti. 2017 yılının Ocak-Eylül döneminde Türkiye geneli rul-

manlar sektöründe en fazla ihracat artışı yüzde 42,9 ile Avusturya’da gerçekleşti. Listede İtalya yüzde 20,5 ile ikinci, ABD ise yüzde 17 ile üçüncü sırada yer aldı.

RULMANLAR İHRACATINDA İLK 10 ÜLKE (2016 ve 2017 Yılları 1 OCAK- 30 EYLÜL)

Kaynak: Tüm İhracatçı Birlikleri Kayıtları 2016 YILI

MİKTAR (BİN TON)

DEĞER (MİLYON $)

ALMANYA

1,4

27,7

FRANSA

1,3

ABD KANADA

2017 YILI

(%) DEĞİŞİM (2017/2016)

$/KG

MİKTAR (BİN TON)

DEĞER (MİLYON $)

$/KG

MİKTAR

DEĞER

18,9

1,6

30,5

18,5

12,9

10

12,9

9,6

1,4

13,6

9,7

4,7

5,5

0,8

9,4

11,9

0,9

11,1

11,5

21

17

0,2

7,4

31,6

0,2

6,4

31,8

-13,9

-13,5

ÇİN

0,4

5,3

11,6

0,5

4,5

8,9

11,2

-14,4

İNGİLTERE

0,6

3,9

5,7

0,7

4,1

5,8

3,2

6,1

İTALYA

0,3

2,9

8

0,3

3,5

9,3

3,4

20,5

AVUSTURYA

0,1

2

11,6

0,2

2,9

12,1

37,2

42,9

POLONYA

0,7

3,2

4,5

0,5

2,3

4,5

-28,9

-28,2

ÇEKYA

0,3

1,9

5,4

0,3

2,1

5,5

5,8

7,6

MAL GRUBU TOPLAMI

8,2

92,7

11,2

8,7

98,4

11,3

5,4

6,2

ÜLKE

105


göstergeler

REAKTÖR VE KAZANLAR Reaktörler ve kazanlar ihracatı 2016 yılının Ocak-Eylül döneminde 310,5 milyon dolarken 2017 yılının aynı döneminde bu rakam yüzde 10,6 artışla 343,5 milyon dolar oldu.

Reaktörler ve kazanlar ürün grubunda 2017 yılının Ocak-Eylül döneminde 70,5 milyon dolarla en fazla Almanya’ya ihracat gerçekleştirildi. İkinci sırada yer alan İngiltere’ye ise

2017 yılının Ocak-Eylül döneminde 29 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirildi. Listenin üçüncü sırasında bulunan Romanya’ya 2016 yılının Ocak-Eylül döneminde 15,8 milyon dolarlık ih-

racat gerçekleştirilirken 2017 yılının aynı döneminde bu rakam yüzde 60,3 artışla 25,4 milyon dolar olarak kaydedildi. Listenin dördüncü sırasında bulunan Çin’e 2017 yılının Ocak-Eylül döneminde 2016 yılının aynı dönemine göre yüzde 26,4 artışla 24,6 milyon dolarlık ürün ihraç edildi. 2016 yılının Ocak-Eylül döneminde Çin’e gönderilen ürünlerin değeri 19,4 milyon dolar seviyesindeydi. Beşinci sıradaki İspanya’ya 2017 yılının Ocak-Eylül döneminde ihraç edilen reaktörler ve kazanların değeri 20,1 milyon dolar seviyesinde kaydedildi. 2017 yılının Ocak-Eylül döneminde Türkiye geneli reaktörler ve kazanlar ürün grubunda en fazla ihracat artışı yüzde 139,2 ile Polonya’da yaşandı. Bu ülkenin ardından yüzde 60,3 ile Romanya ikinci sırada gelirken yüzde 26,4 ile Çin üçüncü sırada yer aldı.

REAKTÖR VE KAZANLAR İHRACATINDA İLK 10 ÜLKE (2016 ve 2017 Yılları 1 OCAK- 30 EYLÜL)

Kaynak: Tüm İhracatçı Birlikleri Kayıtları 2016 YILI

ÜLKE ALMANYA

DEĞER (MİLYON $)

5

73

2017 YILI

(%) DEĞİŞİM (2017/2016)

$/KG

MİKTAR (BİN TON)

DEĞER (MİLYON $)

$/KG

MİKTAR

DEĞER

14,3

5

70,5

13,8

-

-3,4

İNGİLTERE

4

43,2

10,6

3,2

29

8,9

-20,3

-32,8

ROMANYA

3,3

15,8

4,7

4,5

25,4

5,6

36,2

60,3

ÇİN

1,5

19,4

12,8

2

24,6

11,8

37,2

26,4

İSPANYA

1,5

20,5

13

1,4

20,1

14

-8,7

-1,8

İTALYA

1,5

16

10,1

1,6

19

11,8

1,4

18,5

RUSYA

1,7

12,7

7,4

2,3

18,6

7,8

39,1

46

POLONYA

0,6

6,2

9,3

1,3

15

11,3

96,2

139,2

BELÇİKA

0,7

8,3

10,6

0,8

10,6

12

11,4

26,4

UKRAYNA

1,2

7,5

6,1

1,3

9,5

6,8

14

26,8

42,6

310,5

7,3

44,1

343,5

7,8

3,5

10,6

MAL GRUBU TOPLAMI

106

MİKTAR (BİN TON)


HADDE VE DÖKÜM MAKİNELERİ Hadde ve döküm makineleri sektöründe 2016 yılının Ocak-Eylül döneminde 209,7 milyon dolar değerinde ihracat gerçekleştirilirken 2017 yılının aynı döneminde bu rakam yüzde 17 artışla 245,4 milyon dolar seviyesinde kaydedildi. Hadde ve döküm makineleri mal grubunda 2017 yılının Ocak-Eylül döneminde 35,3 milyon dolarla en fazla Almanya’ya ihracat gerçekleştirildi. 2016 yılının aynı döneminde Almanya’ya gönderilen ürünlerin değeri 26,9 milyon dolardı. Söz konusu ülkeye yönelik ihracat artışı yüzde 31,2 oldu. Listenin ikinci sırasında yer alan Rusya’ya 2016 yılının Ocak-Eylül döneminde 12,6 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirilirken 2017 yılının aynı döneminde bu rakam yüzde 54,7 artışla 19,6 milyon dolar olarak kaydedildi. Üçüncü sıradaki İran’a 2016 yılının Ocak-Eylül döneminde 13 milyon dolar

değerinde ürün ihraç edilirken 2017 yılının aynı döneminde bu rakam yüzde 12,2 artışla 14,6 milyon dolara yükseldi. Dördüncü sırada bulunan Azerbaycan’a 2016 yılının Ocak-Eylül döneminde 2,8 milyon dolar değerinde ürün ihraç edilirken 2017 yılının aynı dönemin-

de bu rakam yüzde 401,1 artışla 14,2 milyon dolar oldu. Listenin beşinci sırasındaki Bulgaristan’a 2017 yılının Ocak-Eylül döneminde 13,9 milyon dolar değerinde hadde ve döküm makineleri ihraç edildi. 2017 yılının Ocak-Eylül döneminde Türkiye geneli

hadde ve döküm makineleri sektöründe ihracat artışının en fazla yaşandığı ülke yüzde 787,7 ile Çekya oldu. Listenin ikinci sırasında yüzde 401,1 ile Azerbaycan yer alırken söz konusu ülkeyi yüzde 128,7 ihracat artışıyla Romanya üçüncü sırada izledi.

HADDE VE DÖKÜM MAKİNELERİ İHRACATINDA İLK 10 ÜLKE (2016 ve 2017 Yılları 1 OCAK- 30 EYLÜL)

Kaynak: Tüm İhracatçı Birlikleri Kayıtları

2016 YILI MİKTAR (BİN TON)

DEĞER (MİLYON $)

ALMANYA

3,7

26,9

RUSYA

0,7

İRAN AZERBAYCAN

2017 YILI

(%) DEĞİŞİM (2017/2016)

$/KG

MİKTAR (BİN TON)

DEĞER (MİLYON $)

$/KG

MİKTAR

DEĞER

7,2

4,5

35,3

7,9

19,9

31,2

12,6

18

1,3

19,6

15,1

84,9

54,7

2,6

13

4,9

2

14,6

7,2

-23,1

12,2

0,6

2,8

4,7

1,4

14,2

9,7

141,3

401,1

BULGARİSTAN

0,4

14,8

36,3

0,4

13,9

30,2

12,9

-6,1

İTALYA

2,8

15,7

5,5

1,9

10,9

5,6

-31,6

-30,7

2

9,7

4,6

1

10,3

10

-50,7

6,3

0,4

4

9

1,1

9,2

8,3

149,7

128,7

ÜLKE

CEZAYİR ROMANYA ÇEKYA

0,3

0,9

3,1

1,1

8,8

7,9

248,7

787,7

FRANSA

0,7

5,5

7,9

0,7

5,9

8,3

1,3

7,2

28,3

209,7

7,4

30,4

245,4

8,1

7,4

17

MAL GRUBU TOPLAMI

107


göstergeler

ISITICILAR VE FIRINLAR Isıtıcılar ve fırınlar ürün grubunda 2016 yılının Ocak-Eylül döneminde 191,8 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirilirken 2017 yılının aynı döneminde bu rakam yüzde 18,3 artışla 226,8 milyon dolara yükseldi. Isıtıcılar ve fırınlar ürün grubunda 2017 yılının Ocak-Eylül döneminde 2016 yılı-

nın aynı dönemine göre yüzde 15,9 artışla en fazla Almanya’ya ihracat gerçekleştirildi. 2016 yılının Ocak-Eylül döneminde Almanya’ya yönelik Isıtıcılar ve fırınlar ihracatı 17,5 milyon dolarken 2017 yılının aynı döneminde bu rakam 20,3 milyon dolar oldu. İhracat listesinin ikinci sırasındaki İtalya’ya

2016 yılının Ocak-Eylül döneminde ihraç edilen ürünlerin değeri 9,9 milyon dolarken 2017 yılının aynı döneminde bu rakam yüzde 27,1 artışla 12,6 milyon dolar oldu. Listenin üçüncü sırasında ise 2017 yılı Ocak-Eylül dönemi itibariyle 11,9 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirilen Çin bulunuyor. 2016 yılında Çin’e ihraç edilen ürünlerin değeri 2,9 milyon dolardı. Söz konusu ülkeye yönelik ihracattaki artış yüzde 304 oldu. Listenin dördüncü ve beşinci sırasında ise Rusya ve ABD yer alıyor. Dördüncü sıradaki Rusya’ya 2016 yılının Ocak-Eylül döneminde 5,8 milyon dolarlık ısıtıcılar ve fırınlar ihracatı gerçekleştirilirken 2017 yılının aynı döneminde bu rakam yüzde 53,4 artışla 8,9 milyon dolar olarak kaydedildi. Beşinci sıradaki ABD’ye 2017 yılının Ocak-Eylül döneminde 8,1 milyon dolar değerinde ürün ihraç edildi. 2016 yılının aynı döneminde bu rakam 8 milyon dolar seviyesindeydi. ABD’ye yönelik ihracat yüzde 1,7 arttı. 2017 yılının Ocak-Eylül döneminde ısıtıcılar ve fırınlar mal grubunda en fazla ihracat artışı yüzde 304 ile Çin’de yaşandı. Bu ülkenin ardından yüzde 53,4 ile Rusya gelirken yüzde 27,2 ile Polonya üçüncü sırada yer aldı.

ISITICILAR VE FIRINLAR İHRACATINDA İLK 10 ÜLKE (2016 ve 2017 Yılları 1 OCAK- 30 EYLÜL)

Kaynak: Tüm İhracatçı Birlikleri Kayıtları 2016 YILI

MİKTAR (BİN TON)

DEĞER (MİLYON $)

ALMANYA

2,7

17,5

İTALYA

1,4

ÜLKE

(%) DEĞİŞİM (2017/2016)

$/KG

DEĞER (MİLYON $)

$/KG

MİKTAR

DEĞER

6,4

3,4

20,3

5,8

26,1

15,9

9,9

6,9

2

12,6

6,3

39,3

27,1

ÇİN

0,2

2,9

11,8

1,1

11,9

10,5

351,8

304

RUSYA

0,9

5,8

5,9

1,3

8,9

6,5

40,8

53,4

ABD

0,8

8

9,2

0,8

8,1

10,1

-6,7

1,7

FRANSA

1,4

9,8

6,7

1,3

8,1

5,9

-5,6

-17,6

CEZAYİR

0,5

7,1

12,1

0,8

7,4

8,7

46,1

5,3

SUUDİ ARABİSTAN

0,7

6,9

9,7

0,7

7,3

9,5

9

6,3

IRAK

0,7

5,4

7,2

0,8

6,3

7,2

16,1

16,2

POLONYA

0,7

4,8

6,8

0,9

6,1

6,5

33,9

27,2

26,4

191,8

7,3

31,6

226,8

7,2

19,6

18,3

MAL GRUBU TOPLAMI

108

2017 YILI MİKTAR (BİN TON)


AMBALAJ MAKİNELERİ Ambalaj makineleri ürün grubunda 2016 yılının Ocak-Eylül döneminde 103,4 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirilirken 2017 yılının aynı döneminde bu rakam yüzde 20,8 artışla 124,9 milyon dolar oldu. Ambalaj makineleri mal grubunda 2017 yılının Ocak-Eylül döneminde 12,1 milyon dolarla en fazla İran’a ihracat gerçekleştirildi. Söz konusu ülkeye 2016 yılının aynı döneminde ihraç edilen ürünlerin değeri 5,4 milyon dolar seviyesindeydi. İran’a yönelik ihracat artışı yüzde 124,9 oldu. Listenin ikinci sırasında ise Cezayir bulunuyor. 2016 yılının OcakEylül döneminde Cezayir’e ihraç edilen ürünlerin değeri 7,1 milyon dolarken 2017 yılının aynı döneminde bu rakam yüzde 57,4 artışla 11,2 milyon dolar olarak kaydedildi. Üçüncü sıradaki Irak’a 2016 yılının Ocak-Eylül döneminde 8,5 milyon dolar değerinde ambalaj makinesi ihraç edilirken 2017 yılının aynı döneminde bu rakam yüzde 18,9 artışla

10,1 milyon dolar oldu. Listenin dördüncü ve beşinci sırasında ise Almanya ve Suudi Arabistan yer alıyor. Dördüncü sıradaki Almanya’ya 2016 yılının Ocak-Eylül döneminde 4,1 milyon dolar değerinde ürün gönderilirken 2017 yılının aynı

döneminde bu rakam yüzde 35,9 artışla 5,6 milyon dolar olarak kayda geçti. Beşinci sıradaki Suudi Arabistan’a 2017 yılının Ocak-Eylül döneminde 5,1 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirildi. 2017 yılının Ocak-Eylül döne-

minde Türkiye geneli ambalaj makineleri ürün grubunda en fazla ihracat artışı yüzde 681,2 ile İngiltere’de yaşandı. Bu ülkenin ardından yüzde 124,9 ile İran gelirken yüzde 114,4 ile Azerbaycan üçüncü sırada yer aldı.

AMBALAJ MAKİNELERİ İHRACATINDA İLK 10 ÜLKE (2016 ve 2017 Yılları 1 OCAK- 30 EYLÜL)

Kaynak: Tüm İhracatçı Birlikleri Kayıtları 2016 YILI

ÜLKE

MİKTAR (BİN TON)

DEĞER (MİLYON $)

İRAN

0,3

5,4

CEZAYİR

0,3

7,1

2017 YILI

(%) DEĞİŞİM (2017/2016)

$/KG

MİKTAR (BİN TON)

DEĞER (MİLYON $)

$/KG

MİKTAR

DEĞER

17,5

0,3

12,1

35

12,6

124,9

19,9

0,4

11,2

22,8

37,8

57,4

IRAK

0,5

8,5

15,1

0,5

10,1

16,9

5,8

18,9

ALMANYA

0,3

4,1

12,6

0,3

5,6

14,4

19,2

35,9

SUUDİ ARABİSTAN

0,3

7,7

21,4

0,2

5,1

20,5

-30,9

-33,7

İNGİLTERE

0,02

0,6

24,7

0,1

4,9

31

522,7

681,2

İTALYA

0,2

3,9

17,6

0,1

3,4

25,3

-38,7

-11,9

BULGARİSTAN

0,07

1,6

21,8

0,1

3,2

21,2

103,3

98,2

AZERBAYCAN

0,07

1,3

17,3

0,1

2,8

23,6

56,9

114,4

MISIR

0,2

4,6

17

0,1

2,8

21,8

-51,8

-38,5

MAL GRUBU TOPLAMI

5,5

103,4

18,8

6,3

124,9

19,6

15,5

20,8

109


göstergeler

GIDA MAKİNELERİ Gıda sanayi makineleri ihracatı 2016 yılının Ocak-Eylül döneminde 303 milyon dolarken 2017 yılının aynı döneminde bu rakam yüzde 16,3 artışla 352,5 milyon dolar seviyesine yükseldi.

Gıda sanayi makineleri kaleminde 2017 yılının Ocak-Eylül döneminde en fazla ihracat gerçekleştirilen ülke, 40,6 milyon dolarla Cezayir oldu. 2016 yılının aynı döneminde Cezayir’e 33,3 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirilmişti. Söz konu-

su ülkeye yönelik gıda makineleri ihracatındaki artış yüzde 22,1 olarak kaydedildi. İkinci sırada bulunan Kazakistan’a 2016 yılının Ocak-Eylül döneminde 9,7 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirilirken, 2017 yılının aynı döneminde bu rakam yüzde 201,7 artışla 29,3 milyon dolar oldu. Listenin üçüncü sırasında yer alan Özbekistan’a 2016 yılının Ocak-Eylül döneminde 18,8 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirilirken, 2017 yılının aynı döneminde bu rakam yüzde 31,2 artışla 24,7 milyon dolar oldu. Dördüncü sırada bulunan İran’a 2017 yılının Ocak-Eylül döneminde 18,3 milyon dolar değerinde ihracat gerçekleştirilirdi. 2016 yılının aynı döneminde bu rakam 17,6 milyon dolardı. İran’a yönelik ihracat artışı yüzde 4,3 oldu. Beşinci sıradaki Mısır’a 2016 yılının Ocak-Eylül döneminde 12,8 milyon dolar değerinde gıda sanayi makineleri ihracatı gerçekleştirilirken 2017 yılının aynı döneminde bu rakam yüzde 2,4 artışla 13,1 milyon dolar oldu. 2017 yılının Ocak-Eylül döneminde Türkiye geneli gıda sanayi makineleri sektöründe en fazla ihracat artışının yaşandığı ülke, yüzde 201,7 ile Kazakistan oldu. Suudi Arabistan yüzde 89,2 ile ikinci, Pakistan ise yüzde 72,6 ile üçüncü sırada yer aldı.

GIDA MAKİNELERİ İHRACATINDA İLK 10 ÜLKE (2016 ve 2017 Yılları 1 OCAK- 30 EYLÜL)

Kaynak: Tüm İhracatçı Birlikleri Kayıtları 2016 YILI

MİKTAR (BİN TON)

DEĞER (MİLYON $)

CEZAYİR

6,1

33,3

KAZAKİSTAN

2,5

9,7

ÜLKE

110

2017 YILI

(%) DEĞİŞİM (2017/2016)

$/KG

MİKTAR (BİN TON)

DEĞER (MİLYON $)

$/KG

MİKTAR

DEĞER

5,4

9,7

40,6

4,2

59,4

22,1

3,8

8,7

29,3

3,4

237,8

201,7

ÖZBEKİSTAN

2,8

18,8

6,6

6

24,7

4,1

109,4

31,2

İRAN

5,7

17,6

3,0

5,2

18,3

3,5

-9,6

4,3

MISIR

2,2

12,8

5,7

3,1

13,1

4,2

40,2

2,4

IRAK

3,7

23,9

6,4

2,5

11,2

4,5

-32,8

-52,9

SUUDİ ARABISTAN

0,5

5,5

11,1

1,1

10,5

9,4

125,7

89,8

AZERBAYCAN

2,2

10,2

4,5

1,8

9,9

5,5

-19,5

-2,3

RUSYA

1,5

12,4

7,8

1,3

9,1

6,8

-15,0

-26,1

PAKİSTAN

1

4,9

4,9

1

8,5

8,5

0,1

72,6

MAL GRUBU TOPLAMI

52

303

5,8

67,3

352,5

5,2

29,3

16,3


YÜK KALDIRMA, TAŞIMA VE İSTİFLEME MAKİNELERİ Yük kaldırma, taşıma ve istifleme makineleri ihracatı 2017 yılının Ocak-Eylül döneminde 203,4 milyon dolar olarak kayda geçti. 2016 yılının aynı döneminde bu rakam 174,1 milyon dolardı. Söz konusu ürün grubundaki ihracat artışı yüzde 16,9 olarak kaydedildi. Yük kaldırma, taşıma ve istifleme makineleri ürün grubunda 2017 yılının Ocak-Eylül döneminde 16,3 milyon dolarla en fazla Cezayir’e ihracat gerçekleştirildi. 2016 yılının aynı döneminde bu rakam 8,2 milyon dolardı. Cezayir’e yönelik ihracat artışı yüzde 97,2 oldu. İkinci sırada yer ABD’ye 2017 yılının Ocak-Eylül döneminde ihraç edilen yük kaldırma, taşıma ve istifleme makinelerinin değeri 10,4 milyon dolar oldu. 2016 yılının aynı döneminde bu rakam 9,9 milyon dolardı. ABD’ye yönelik ihracat yüzde 4,2 arttı. Listenin üçüncü sırasında bulunan İran’a 2016 yılının

Ocak-Eylül döneminde 5,1 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirilirken 2017 yılının aynı döneminde bu rakam yüzde 93,9 artışla 10 milyon dolar oldu. Listenin dördüncü sırasında bulunan Suudi Arabistan’a 2016 yılının Ocak-Eylül döneminde 7,9 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirilirken 2017 yılının

aynı döneminde bu rakam yüzde 9,8 artışla 8,7 milyon dolar oldu. Listenin beşinci sırasındaki İtalya’ya 2016 yılının Ocak-Eylül döneminde 1,2 milyon dolarlık yük kaldırma, taşıma ve istifleme makineleri ihraç edilirken 2017 yılının aynı döneminde bu rakam yüzde 565,5 artışla 8,4 milyon dolar ola-

rak kayda geçti. 2017 yılının Ocak-Eylül döneminde Türkiye geneli yük kaldırma, taşıma ve istifleme makineleri ürün grubunda en fazla ihracat artışı yüzde 565,5 ile İtalya’da yaşandı. Söz konusu ülkenin ardından yüzde 97,2 ile Cezayir gelirken, yüzde 93,9 ile İran üçüncü sırada yer aldı.

YÜK KALDIRMA, TAŞIMA VE İSTİFLEME MAKİNELERİ İHRACATINDA İLK 10 ÜLKE (2016 ve 2017 Yılları 1 OCAK- 30 EYLÜL)

Kaynak: Tüm İhracatçı Birlikleri Kayıtları

2016 YILI MİKTAR (BİN TON)

DEĞER (MİLYON $)

CEZAYİR

1,9

8,2

ABD

1,8

9,9

ÜLKE

İRAN

2017 YILI

(%) DEĞİŞİM (2017/2016)

$/KG

MİKTAR (BİN TON)

DEĞER (MİLYON $)

$/KG

MİKTAR

DEĞER

4,3

4,2

16,3

3,9

119,6

97,2

5,3

1,5

10,4

6,9

-19,4

4,2

1

5,1

4,8

1,4

10

6,9

34,2

93,9

SUUDİ ARABİSTAN

1,8

7,9

4,3

1,9

8,7

4,5

6,1

9,8

İTALYA

0,2

1,2

4,3

1,8

8,4

4,6

523,3

565,5

IRAK

1,5

7,2

4,6

1,8

8,3

4,6

16,6

16,3

ALMANYA

1,7

6,6

3,7

2,5

8,3

3,3

41,0

24,8

RUSYA

0,8

4,1

5,2

1,8

6,7

3,6

130,2

61,3

AZERBAYCAN

0,7

3,1

4,1

1,3

5,6

4,2

76,9

78,3

1

4,1

3,9

1,8

5,5

3,0

79,2

34,7

37,6

174,1

4,6

48,8

203,4

4,2

29,8

16,9

GÜRCİSTAN MAL GRUBU TOPLAMI

111


göstergeler

TÜRBİN, TURBOJET, HİDROLİK SİLİNDİR Türbin, turbojet, hidrolik silindir ihracatı 2016 yılının OcakEylül döneminde 296,7 milyon dolarken 2017 yılının aynı döneminde bu rakam yüzde 59 artışla 471,9 milyon dolar olarak kaydedildi. Türbin, turbojet, hidrolik silindir kaleminde 2017 yılı-

nın Ocak-Eylül döneminde en fazla ihracat gerçekleştirilen ülke 215,7 milyon dolarla ABD oldu. 2016 yılının aynı döneminde bu rakam 163,5 milyon dolardı. ABD’ye yönelik ihracat yüzde 32 arttı. İkinci sırada bulunan Hindistan’a yönelik türbin, turbojet, hidrolik silin-

dir aksam ve parçaları ihracatı 2016 yılının Ocak-Eylül döneminde 23,2 milyon dolarken 2017 yılının aynı döneminde bu rakam yüzde 241,1 artışla 79,3 milyon dolar seviyesine yükseldi. Üçüncü sıradaki Polonya’ya 2016 yılının OcakEylül döneminde 2,1 milyon

dolar değerinde türbin, turbojet, hidrolik silindir ihraç edilirken 2017 yılının aynı döneminde bu rakam yüzde 2.163,1 artışla 48,6 milyon dolar oldu. Listenin dördüncü sırasında yer alan Almanya’ya 2017 yılının Ocak-Eylül döneminde 28,5 milyon dolarlık ürün ihraç edildi. 2016 yılının aynı döneminde bu rakam 26,8 milyon dolar seviyesindeydi. Almanya’ya yönelik ihracat artışı yüzde 6,3 arttı. Beşinci sırada bulunan Belçika’ya 2016 yılının Ocak-Eylül döneminde 9,4 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirilirken 2017 yılının aynı döneminde bu rakam yüzde 18,5 artışla 11,1 milyon dolar olarak kaydedildi. 2017 yılının Ocak-Eylül döneminde Türkiye geneli türbin, turbojet, hidrolik silindir aksam ve parçaları sektöründe en fazla ihracat artışı yüzde 17.554,1 ile Sırbistan’da gerçekleşti. Listede Polonya yüzde 2.163,1 ile ikinci, Pakistan ise yüzde 338,9 ile üçüncü sırada yer aldı.

TÜRBİN, TURBOJET, HİDROLİK SİLİNDİR İHRACATINDA İLK 10 ÜLKE (2016 ve 2017 Yılları 1 OCAK- 30 EYLÜL)

Kaynak: Tüm İhracatçı Birlikleri Kayıtları

2016 YILI ÜLKE

MİKTAR (BİN TON)

DEĞER (MİLYON $)

ABD

0,3

163,5

HİNDİSTAN

0,08

23,2

POLONYA

0,1

ALMANYA

2

BELÇİKA

0,1

FRANSA

112

2017 YILI

(%) DEĞİŞİM (2017/2016)

$/KG

MİKTAR (BİN TON)

DEĞER (MİLYON $)

$/KG

MİKTAR

DEĞER

428,4

0,4

215,7

453,6

24,6

32

259

0,1

79,3

604,5

46,2

241,1

2,1

17,7

0,1

48,6

440,2

-8,8

2.163,1

26,8

13,1

3

28,5

9,2

50,4

6,3

9,4

80,5

0,1

11,1

91,5

4,2

18,5

0,2

8

27,5

0,4

9

20,9

48,7

12,7

SIRBİSTAN

0,006

0,04

6,8

0,01

7,9

690,9

74,8

17.554,1

İSPANYA

0,05

6,4

107,7

0,01

6,1

385

-73,2

-4,3

İNGİLTERE

0,03

7,3

195

0,05

5,4

96,3

51,4

-25,2

PAKİSTAN

0,05

1

20

0,009

4,7

514,1

-82,9

338,9

MAL GRUBU TOPLAMI

10,1

296,7

29,3

12

471,9

39,1

19,2

59


MAKİNE SEKTÖRÜNÜN TAMAMI İTİBARIYLA İHRACAT GERÇEKLEŞTİRİLEN İLK 20 ÜLKE (2016 ve 2017 Yılları 1 OCAK- 30 EYLÜL)

Kaynak: Tüm İhracatçı Birlikleri Kayıtları

2016 (1 OCAK-30 EYLÜL) MİKTAR (BİN TON)

DEĞER (MİLYON $)

ALMANYA

182,6

ABD

56,7

ÜLKE

2017 (1 OCAK-30 EYLÜL) DEĞER (MİLYON $)

(%) DEĞİŞİM (2017/2016)

BİRİM FİYAT ($/KG)

MİKTAR (BİN TON)

BİRİM FİYAT ($/KG)

1.620

8,9

187,8

1.690

9

2,8

4,3

692,4

12,2

58,6

731,5

12,5

3,5

5,6

MİKTAR

DEĞER

İNGİLTERE

151,6

558

3,7

156,5

564,6

3,6

3,3

1,2

İTALYA

100,8

455,6

4,5

117,1

529,4

4,5

16,2

16,2

FRANSA

101,7

394,2

3,9

98,9

403,9

4,1

-2,7

2,5

İRAN

48

311,5

6,5

65,2

397,2

6,1

35,8

27,5

ROMANYA

50

338,6

6,8

54,8

338,4

6,2

9,6

5,5

İSPANYA

76,1

294,5

3,9

76,8

310,8

4

0,9

CEZAYİR

55

263,3

4,8

51,5

268,6

5,2

-6,2

2

POLONYA

36,2

182,4

5

38,4

260,3

6,8

6

42,7

IRAK

46,8

222,9

4,8

49,1

224,8

4,6

4,8

0,9

RUSYA

20,1

136,5

6,8

32,5

211,8

6,5

62

55,2

HİNDİSTAN

14,1

104,4

7,4

19,1

179,8

9,4

35,7

72,2

AZERBAYCAN

19,5

159,5

8,2

30,3

170,6

5,6

55,4

7

FAS

25,8

125,4

4,9

31,4

165,3

5,3

21,8

31,8

MISIR

32,4

148,9

4,6

35,7

157,3

4,4

10,1

5,7 -18,9

SUUDİ ARABİSTAN

32,1

192,2

6

28,7

155,9

5,4

-10,6

TÜRKMENİSTAN

15,3

115

7,5

19

143,7

7,6

24

24,9

ÖZBEKİSTAN

12,5

103

8,2

22,2

140,7

6,3

76,8

36,5

İSRAİL

29,8

131,9

4,4

32,9

139,9

4,2

10,4

6

DİĞER

577,7

3.361

5,8

633,6

3.459

5,5

9,7

2,9

TOPLAM

1.685

9.913

5,9

1.841

10.645

5,8

9,2

7,4

TÜRKİYE’NİN ÜLKELERE GÖRE GENEL İHRACATI (2016 ve 2017 Yılları 1 OCAK- 30 EYLÜL) 2016 YILI ÜLKE

MİKTAR (BİN TON)

2017 YILI DEĞER (MİLYON $)

MİKTAR (BİN TON)

DEĞER (MİLYON $)

ALMANYA

2.365

10.110

2.484

10.817

İNGİLTERE

2.184

6.224

2.275

6.817

IRAK

5.188

5.015

6.083

6.135

İTALYA

3.931

5.293

4.599

5.995

ABD

4.993

4.718

5.738

5.965

FRANSA

1.188

4.413

1.272

4.718

İSPANYA

2.858

3.691

3.893

4.616

HOLLANDA

1.433

2.682

1.304

2.650

BAE

2.016

2.051

2.134

2.553

İSRAİL

2.865

2.177

3.097

2.418

894

2.720

1.163

2.263

POLONYA

655

2.004

740

2.245

ROMANYA

1.317

2.025

1.602

2.244

İRAN

BELÇİKA

1.155

1.829

1.219

2.202

ÇİN

4.213

1.566

5.809

2.121

SUUDİ ARABİSTAN

1.791

2.404

1.271

2.038

BULGARİSTAN

1.998

1.323

1.685

1.782

RUSYA

908

1.163

1.534

1.776

MISIR

2.778

2.015

1.809

1.617

803

1.287

806.

1.288

CEZAYİR DİĞER

31.878

30.563

35.094

34.253

TOPLAM

76.745

95.643

85.718

106.739

113


fuarlar ALMANYA BLECH EXPO Sac İşleme Makineleri 7-10 Kasım 2017 @Stuttgart AGRITECHNICA Tarım Makineleri 12-18 Kasım 2017 @Hannover FMB İstifleme Teknolojileri, Otomasyon, Lojistik 8-11 Kasım 2017 @Bad Salzuflen BAUTEC İnşaat Makineleri 20-23 Şubat 2018 @Berlin METAV Metal İşleme Makineleri 20-24 Şubat 2018 @Dusseldorf

ABD FABTECH CHICAGO Metal İşleme Makineleri 6-9 Kasım 2017 @Chicago

FRANSA INTERCLIMA İklimlendirme, Isıtma, Soğutma ve Havalandırma 7-10 Kasım 2017 @Paris EUROBOIS Ağaç İşleme Makineleri 6-9 Şubat 2018 @Lyon

KASIM 2017 ARALIK 2017 OCAK 2018 ŞUBAT 2018 MART 2018

114


UKRAYNA BUILDTECH İnşaat Makineleri 1-3 Mart 2018 @Kiev

ÖZBEKİSTAN MACHINERY CENTRAL ASIA Makine ve Teknolojileri 15-17 Kasım 2017 @Taşkent

RUSYA CLIMATE WORLD İklimlendirme, ısıtma, soğutma ve havalandırma 27 Şubat-2 Mart 2017 @Moskova

POLONYA INTERMASZ İnşaat Makineleri 30 Ocak-2 Şubat 2018 @Poznan

GÜNEY KORE DAEGU INTERNATIONAL MACHINERY INDUSTRY EXPO - DAMEX Makine ve Teknolojileri 15-18 Kasım 2017 @ Daegu

BANGLADEŞ DTG 2018 Tekstil Makineleri 8-11 Şubat 2018 @Dhaka

ÇİN BAE

CEMAT ASIA İnşaat Makineleri 1-4 Kasım 2017 @Şangay

DUBAI WOOD SHOW Ağaç İşleme Makineleri 11-14 Mart 2018 @Dubai PMV Live İnşaat makineleri 26-29 Mart 2018 @Dubai

HİNDİSTAN EXCON İnşaat Makineleri 12-16 Aralık 2017 @Bangalore TOOLTECH Metal İşleme Makineleri 26 Ocak-1 Şubat 2018 @Bangalore ACREX INDIA İklimlendirme, Isıtma, Soğutma ve Havalandırma 22-24 Şubat 2018 @Yeni Delhi

ENDONEZYA MACHINE TOOL INDONESIA Takım Tezgahları ve Metal İşleme Aralık 2017 @Jakarta

İTALYA MOSTRA CONVEGNO İklimlendirme, Isıtma, Soğutma ve Havalandırma 13-16 Mart 2018 @Milano MACCHINE & UTENSILI Metal İşleme Makineleri 23-25 Mart 2018 @Parma

TAYLAND METALEX Metal İşleme Makineleri 22-25 Kasım 2017 @Bangkok

115


adresler Makine İhracatçıları Birliği (MAİB).....................................................................................................0312 447 27 40............................................................ www.makinebirlik.com Türkiye’nin Makinecileri.........................................................................................................................0312 447 27 40........................................... www.turkiyeninmakinecileri.org Makine İmalat Sanayi Dernekleri Federasyonu (MAKFED)........................................................0312 426 40 50.......................................................................www.makfed.org Makine Sanayi Sektör Platformu (MSSP)........................................................................................0312 447 27 40.............................................. ...www.turkmakinesanayi.com TURQUM.......................................................................................................................................................0312 447 27 40..................................................................... www.turqum.com

RESMİ KURUMLAR Ekonomi Bakanlığı...................................................................................................................................0312 204 75 00.................................................................www.ekonomi.gov.tr Maliye Bakanlığı........................................................................................................................................0312 415 29 00.....................................................................www.maliye.gov.tr Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı..................................................................................................0312 201 50 00.....................................................................www.sanayi.gov.tr Gümrük ve Ticaret Bakanlığı................................................................................................................0312 306 80 00......................................................www.gumrukticaret.gov.tr Kalkınma Bakanlığı..................................................................................................................................0312 294 50 00...........................................................................www.dpt.gov.tr İhracat Bilgi Platformu..........................................................................................................................0312 417 22 23..................................................................... www.igeme.org.tr Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği.......................................................................................................0312 218 20 00........................................................................ www.tobb.org.tr Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu...............................................................................................................0212 339 50 00......................................................................... www.deik.org.tr Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi Başkanlığı.................................................................................0312 508 10 00.......................................................................... www.tika.gov.tr Türkiye İstatistik Kurumu......................................................................................................................0312 410 04 10..........................................................................www.tuik.gov.tr Hazine Müsteşarlığı.................................................................................................................................0312 204 60 00.................................................................... www.hazine.gov.tr TÜBİTAK........................................................................................................................................................0312 468 53 00....................................................................www.tubitak.gov.tr

SEKTÖREL ÖRGÜTLER Ağaç İşleme Makine ve Yan Sanayisi İş Adamları Derneği (AİMSAD).....................................0216 511 56 12 ...................................................................... www.aimsad.org Akışkan Gücü Derneği (AKDER)...........................................................................................................0212 210 34 23...........................................................................www.akder.org Ambalaj Makinecileri Derneği (AMD)................................................................................................0216 545 49 48.........................................................................www.amd.org.tr Anadolu Asansörcüler Derneği (ANASDER)....................................................................................0312 232 06 40..................................................................www.anasder.org.tr Anadolu Un Sanayicileri Derneği (AUSD).........................................................................................0312 281 04 68........................................................................www.ausd.org.tr Araç ve Araç Üstü Ekipman ve İş Mak. Üreticileri Birliği Der. (ARÜSDER)............................0212 440 18 43.......................................................................www.arusder.org Asansör ve Yürüyen Merdiven Sanayicileri Derneği (AYSAD)...................................................0216 326 49 51......................................................................www.aysad.org.tr Bağlantı Elemanları Sanayici ve İşadamları Derneği (BESİAD)...............................................0212 609 06 35...........................................................www.besiadturkey.com Elektrikli Vinç İmalatçıları Birliği Derneği (TEVİD).......................................................................0216 548 11 67............................................................................ www.tevid.org Endüstriyel Otomasyon Sanayicileri Derneği (ENOSAD)...........................................................0216 469 46 96....................................................................... www.enosad.org İklimlendirme, Soğutma, Klima İmalatçıları Derneği (İSKİD).................................................0216 469 44 96.........................................................................www.iskid.org.tr İMES Sanayi Sitesi (İMES).....................................................................................................................0 216 364 33 47........................................................................... www.imes.org İstif Makinaları Distribütörleri ve İmalatçıları Derneği (İSDER).............................................0216 467 09 46........................................................................www.isder.org.tr İş Makinaları Mühendisleri Birliği (İMMB).......................................................................................0312 385 78 94..........................................................www.ismakinalari.org.tr Kazan ve Basınçlı Kap Sanayicileri Birliği (KBSB)........................................................................0212 222 81 93............................................................................ www.kbsb.org Makine İmalatçıları Birliği (MİB).........................................................................................................0312 468 37 49..........................................................................www.mib.org.tr OSTİM Organize Sanayi Bölgesi (OSTİM)..........................................................................................0312 385 50 90...................................................................... www.ostim.org.tr Öncü Sanayici İşadamları Derneği (ÖNCÜDER).............................................................................0312 395 73 90....................................................................www.oncuder.com Plastik Sanayicileri Derneği (PAGDER).............................................................................................0212 444 20 85........................................................................ www.pagder.org Sağlık Gereçleri Üreticileri ve Temsilcileri Derneği (SADER)....................................................0312 433 77 88.......................................................................www.sader.org.tr Sakarya İli 2. Organize Sanayii Bölgesi Müteşebbisleri Derneği (S2OSB)...........................0264 654 58 33......................................................................www.s2osb.org.tr Tekstil Makine ve Aksesuarları Sanayicileri Derneği (TEMSAD)..............................................0212 552 76 60.....................................................................www.temsad.com Tıbbi Cihaz Üretici ve Tedarikçi Dernekleri Federasyonu (TÜMDEF)......................................0312 468 69 84........................................................................www.tumdef.org Tüm Asansör Sanayici ve İşadamları Derneği (TASİAD).............................................................0216 324 94 36..................................................................... www.tasiad.org.tr Türk Pompa ve Vana Sanayicileri Derneği (POMSAD).................................................................0312 255 10 73..................................................................www.pomsad.org.tr Türkiye Döküm Sanayicileri Derneği (TÜDOKSAD).......................................................................0216 324 94 36............................................................... www.tudoksad.org.tr Türkiye İş Makineleri Distribütörleri ve İmalatçıları Birliği (İMDER)......................................0216 477 70 77...................................................................... www.imder.org.tr Türkiye Mermer Doğaltaş ve Makineleri Üreticileri Birliği (TÜMMER)...................................0312 440 83 63..................................................................www.tummer.org.tr Türk Tarım Alet ve Makineleri İmalatçıları Birliği (TARMAKBİR)..............................................0312 419 37 94...................................................................www.tarmakbir.org Unlu Mamül Makineleri Üreticiler Birliği (TUMMAB)....................................................................0216 634 36 52.....................................................................www.tummab.org

116


October 2017

Issue: 113

Machinery Exporters Union Monthly Magazine


in english

THE TURKISH MACHINERY IN TARGET MARKET; IRAN The Turkish Machinery took its place at the 17th Tehran International Industry Fair held in Tehran on October 6-9.

T

he Turkish Machinery participated for the second time in the annual Tehran International Industry Fair held in Tehran, the capital of Iran. The Turkish Machinery once again showed the importance on the Iranian market with its promotional and lobbying activities, which emphasize the production power of the Turkish machinery sector. A total of 94 companies from 28 countries participated in the fair held in 11 hall. In the organization where Turkey was represented by 29 companies in the framework of the national participation organization, Machinery Branch personnels, Işıl Aydın and Tuğçe Karabörk Okan were also present in order to represent

118

Machinery Exporters' Association (MAİB) and the Turkish Machinery activities. The Turkish Machinery gave detailed information

about the activities of the Turkish Machinery and its members to the participants and the visitors. Within the scope of the fair, Tehran Commerce Principal Consultant of Turkey, Cengiz Gürsel visited the booth of the Turkish Machinery and gave information about Iran's machinery sector. The fair, which is the majority of participants and visitors, was evaluated as offering opportunities for direct communication with the counterparts in Iran, which is the target market of the Turkish machinery sector. Turkish firms also noted that they were generally satisfied with the organization. The Turkish Machinery did an effective promotion activity by carrying out various negotiations within the scope of the fair which was held for four days and visited by more than 100.000 people.


TARMAKBİR TOOK OVER AGRIEVOLUTION CHAIRMANSHIP Asia and Pacific Agricultural Machinery Associations Regional Council Training and Workshop brought together the agricultural machinery in-dustry delegates on a global scale. The event was held in China between 18-28 October. Within the framework of the event, TARMAKBİR transferred the task of the Agrievolution Chairmanship, which he has been pursuing for two years, to the Association of Agricultural Machinery Distributors of China.

T

he training and working activity of the Asia and Pacific Agricultural Machinery Unions Regional Council-ReCAMA, which is the roof organization of agricultural machinery manufacturers' associations in Asia-Pacific countries, is also a mem-ber of The Turkish Association of Agricultural Machinery & Equipment Manufacturers (TARMAKBİR), held in Beijing and Wu Han, cities of China between 18-28 October. In the scope of the events organized by the theme of "Precision Agriculture and Harvest Technologies in the Corn and Rice Field", it has also

been included training programs and factories visits. In the last part of event, Agrievolution 6th World Agricultural Machinery Summit and CIAME, International Agricultural Machinery Fair were held in the Agrievolution Alliance of Agricultural Machinery Manufacturers' Unions, where TARMAKBİR has been running the presidency for about two years. At the end of the summit, TARMAKBİR transferred the role of Agrievolution Chairmanship to the Association of Distributors of Agricultural Machinery of China (CAMDA). Agrievolution today has 14 member agricultural machinery manufactu-

rers' as-sociations and represents more than 6 companies worldwide. Agrievolution founded in 2012 to be a global representative of the agricultural machinery in-dustry, to address industry issues on a global scale and to create various cooper-ation opportunities among the member associations. Asia and Pacific Agricultur-al Machinery Unions' Regional Council Training and Workshop was followed by 56 representatives, 12 countries from Sri Lanka to Russia, Pakistan to Nepal, in-cluding the Sustainable Agricultural Mechanization Center of the United Nations Asia and Pacific Region.

119


in english

TARMAKBİR'S URGE PROGRAM GOES ON 11 companies from TARMAKBİR have organized a trade delegation to Kiev, capital of Ukraine between October 30 and November 3 to promote their products and to make contacts with various public and private institutions.

D

uring the visit of the trade delegation attended by 11 Turkish companies producing agricultural machines, the Turkish firms had a total of 120 bilateral business negotiations with Ukrainian 30 agricultural machinery dealers and distributors. Both Turkish companies from the Turkish Association of Agricultural Machinery & Equipment Manufacturers (TARMAKBİR), and Ukrainian companies commented that the negotiations were quite favorable for both sides. On the second day of the five-day trade delegation program, officials of the Ukrainian Ministry of Agriculture also

120

participated and Ukraine made a presentation on the agricultural potential and the need for agricultural machinery. On the last day of the Ukrainian program, the delegation held visits to the Turkish Commercial Counselor and the Turkish-Ukrainian Businessmen Association (TUID), and had the opportunity to listen to the experiences of business representatives who had established business relations in Ukraine in advance. Ukraine owns 30 percent of the land, which is the world's most fertile agricultural land, within its borders. Agriculture is one of the most important income sources of the country. In this sen-

se Ukraine that is the largest and most fertile land of of eastern Europe, also has a serious potential in terms of Turkish agricultural machinery manufacturers. Within the Supporting the Development of International Competitiveness (URGE) project, TARMAKBİR's fifth trade mission visit, aims to increase the prevalence of Turkish agricultural machinery which is not yet widely used in Ukraine, a country with fertile agricultural lands. TARMAKBİR plans to continue to visit the trade delegation, especially in South Africa and Russia, within the scope of the URGE project in the upcoming period.


İSDER, IN SHANGHAI FOR CEMAT ASIA FAIR As Turkish Machinery Federation (MAKFED) member, İSDER participated in CeMAT Asia International Stacking, Automation, Transportation and Logistics Fair held in Shanghai, China from October 31 to November 3.

T

his year more than 600 companies took part in CeMAT Asia, which is among the most important stacking machine fairs in Asia. Materials Handling Storage & Industrial Equipment Association of Turkey (ISDER), who welcomes visitors from a number of countries within the scope of the fair, gave detailed information about the structure, work and association companies of the Turkish stacking machinery sector. The renting market in China and Japan was evaluated at the "International Rental Conference Asia" meeting held on the first day of the fair. İSDER Rental Committee Chairman Reyhan Ugurlu Yücel and İSDER Deputy Secretary General Oguz Yusuf Yigit attended at the the meeting. İSDER prepared the grounds for the collabora-

tions that were important for the sector and the associations and members with the meetings organized during the fair. In this context, a joint meeting with China Forklift Association (CITA) evaluated the current situation of China forklift market and the place of

Chinese forklifts in the world. At the same time, it was decided to strengthen the relationship between CITA and İSDER. İSDER also met with the American Association of Stacking Machineries (MHI) on the fairgrounds. The main agenda was the support of İSDER for MHI events to take place next year, and it was announced that the two institutions were sister organizations. İSDER officials stated that international fairs are of great importance for the promotion of Turkey and machine sub-sector associations. İSDER officials informed that various workshops were held with the organizer Deutsche Messe about the work to be done for the presentation of the Turkish stacking machinery industry at other CEMAT Fairs organized around the world.

121


in english

MANY HANDS MAKE LIGHT WORK WIN EURASIA, which collects the international six industry fair under one roof, will be organized at TÜYAP between 15 - 18 March 2018 with the slogan "many hands make light work."

T

he leading international six industry fairs of the Eurasian region have joined together under the name of WIN EURASIA with the slogan"many hands make light work." Metalworking EURASIA, SurfaceTechnology EURASIA, Welding EURASIA, IAMD EURASIA, Electrotech EURASIA and CeMAT EURASIA to be held in TÜYAP between 15-18 March 2018 under one roof of WIN EURASIA. WIN EURASIA, organized by Deutsche Messe's subsidiary Hannover Fairs Turkey Trade Fairs in Turkey, expects about 3.000 participants from all over

122

the world and more than 85.000 visitors. Hannover Fairs Turkey General Manager Alexander Kühnel stressed that WIN EURASIA is the pioneer and leader in its field in Turkey. "The Eurasia base of manufacturing industries will be the meeting point for industrialists from all over the world for new business connections. WIN EURASIA is a fair that adds great strength to the brand value of Istanbul. At the same time we believe that we will make a great contribution to the work carried out to make Turkey one of the most strategic exhibition centers of the world with WIN EURASIA," he said.

Kühnel also stressed that WIN EURASIA will offer a wide range of experience for Industry 4.0, as well as the large exhibition space that brings together exhibitors and visitors. "Fairs should become the center of information and experience as much as they are in trade. We attach great importance for that in WIN EURASIA. We created a special experience area for Industry 4.0. We will organize a fair that will broaden the vision of the industry, providing an interactive environment for our participating and on-site activities with our 4.0 industry-specific presentation areas," he said. Domestic and foreign companies will find the opportunity to introduce their latest technology products and services at WIN EURASIA where exist special place for Industry 4.0, in Istanbul. With its special focus on industry-oriented 4.0 and new implementations, WIN EURASIA will be a showcase to represent the latest technologies of world industry giants. The exhibitors who aim to provide all aspects of the manufacturing industry with the viewpoint will be able to experience the technological developments such as automation, digitalization, the Internet of objects and the increased reality.


"TOBB TURKEY SECTOR COUNCILS LEADS SECTORAL POLICIES" TOBB Turkey Sector Assemblies continue to improve the important duties of the country economy to create the future strategies of the workplaces creating value-added.

E

stablished in 2006 within the Union of Chambers and Commodity Exchanges of Turkey (TOBB), the Turkish Sectoral Assemblies continue to work with 61 different sectoral assemblies. TOBB Deputy Secretary General Cengiz DelibaĹ&#x; stated that the Turkish sectoral assemblies are an important meeting place which includes the associations or organizations established by public institutions and organizations and business people working in the sector. "This structure is designed to carry out studies that can provide significant contributions to the negotiation process with the EU, including the operation of regulatory impact analyzes, where future strategies for sectors are identified," Cengiz DelibaĹ&#x; said. What is the aim of the TOBB Sectoral Assemblies of Turkey? Our aim is to bring together the public sector and the private sector, as the private sector, to convey the general opinions and demands of the economy. Specific needs and demands arising from legislation or internal-external developments in every sectors. These issues need to be discussed by experts, and being solved the problems. The sector councils play a very important role here. The Sec-

toral Assemblies of Turkey, which are created to promote sectoral development, provide opportunities to represent sectors on behalf of TOBB and to form joint opinions and to develop cooperation between the private sector and the public sector. What can you say about the organizational structures of the Sectoral Assemblies? Sector assemblies consist of doyens of industry and related institutions and organizations. This structure carries out all its activities under the TOBB framework. Since all sides of the sector are in these sectoral assemblies, the agenda and issues of the meetings are determined by the members. Again, the chairman of the sector assemblies and the subcommittees to be formed are elected and formed by council members. Reports are also being prepared in this framework.

What is the level of cooperation with the public about the viability of the policy objectives established in the 61 sub-sectoral assemblies? We are strengthening our work in our legal framework, which is an important basis for public relations. For example, every year we regularly organize the Sectoral Economy Forum with the participation of our president, prime minister and economy ministers. As TOBB, we have also introduced a new approach to public relations: We are not a structure that generates problems as a private sector and when we express the problem in every matter, we have definitely communicated the proposal for a solution specific to the solution of this problem. At the end of these meetings, we are constantly in contact and follow-up at the point of resolution of the issues brought to our attention.

123


in english

COMMERCIAL TREATY AGREEMENTS WITHOUT BORDERS: FTAS The wheels are keeping to turn in global economy that continues seek new way out for more production and consumption. Free Trade Agreements (FTA), now generate now 43% of global trade. Turkey is placing between the first 10 countries having the most FTAs in the world. Turkey continues to upgrade 21 countries and take steps to compensate economic losses due to eu FTAs.

T

ransparency of the borders in the globalizing world brings an increase in global foreign trade volume. Countries that strengthen their ties with the global economy and enter international markets are growing faster than countries that can not enter global markets. The increasing trade volume of these countries also supports economic growth, brings improvements in welfare levels. The advantage of globalization means that international trade is even easier and liberalization. For this reason, it has become the primary target of all countries. Despite multila-

124

teral negotiations under the World Trade Organization (WTO) framework in the direction of this goal, these arrangements do not meet the requirements of today and the multilateral trading regime is insufficient in terms of new market access. Therefore, the countries tend to make bilateral and regional trade agreements. Free Trade Agreements (FTAs) are also becoming increasingly widespread in developed countries, as well as in northsouth and south-south trade and economic relations. Free Trade Agreements remove tariffs and non-tariff barriers between two countries or groups of countri-

es that affect the trade of certain goods or services. The Free Trade Agreements provide free trade area between the parts, but they are the agreements that allow the third parts to maintain existing national regulations in third country trade. The main objective of these agreements is to increase trade between the parts to the treaty by maintaining mutual interests. According to this, the companies of the countries of the part are more advantageous than the companies of the countries which are not part to this agreement. The reason for this is that the FTAs signatory countries have implemented practices that will provide ease to each other, such as reduced customs duties, reduction or removal of denominations and downward protection walls. FTAs may cover trade in goods or services, as well as areas such as intellectual property rights, investments, government tenders and competition policies. While eliminating barriers to trade and investment with FTAs, it is essential to increase trade volume through business division, specialization and, most importantly, comparative advantages. With the expansion of the FTAs network among countries, many countries in the world supply goods from


FTA partners. Countries outside the FTAs networks are deprived of the opportunities provided by preferential trade. This situation creates a domino effect, which naturally entails that all countries increasingly form FTAs networks. More than 90 percent of WTO members, currently 164 member states, are in favor of at least one FTA or Customs Union agreement. The number of Regional Trade Agreements (RTAs) reported to the WTO is estimated at 453. When 250 of them are in the FTA position, the number of customs union agreements is 30, the number of economic integration agreements is 150, and the number of preferential trade agreements is 23. Moreover, the mobility of these numbers is noteworthy in recent years. It has been 47 years since the signing of the General Agreement on Tariffs and Trade (GATT) in 1947, which constituted the basis for WTO agreements, to the establishment of the WTO in 1994. If we share knowledge of signing 124 FTAs, which is already the end of the validity period, it can be better understood that almost half the FTAs are signed in half of this time. 43 PER CENT OF GLOBAL TRADE ARE FORMED BY FTAS According to the WTO, FTAs and customs union agreements, characterized as regional trade agreements, constitute the basic exception of the "Most Favored Nation" (MFN) rule governing the trade of goods between WTO member countries. Because MFN is a country with a WTO membership in accordance with the rule, it can not afford any less favorable treatment than any other country in terms of tariff rates and other commercial measures against other WTO member countries. At present, 43 percent of international trade is carried out among WTO member countries within the framework of FTAs. It

is also estimated that this ratio will exceed 55% with the concluding of the FTAs' negotiations. In 2015, The US have made about 34 percent of its imports and about 47 percent of its exports in 20 partner countries over a total of 14 STA's. In 2016, the EU made 32.6 percent of its exports, and 28 percent of its imports through partner countries that FTA has signed. Turkey has 21 FTAs still in force. These 21 FTAs were the source of 12 percent of Turkey's exports and 9 percent of imports in 2016. 21 FTAS ARE IN FORCE FTAs are becoming an important trade policy of Turkey nowadays. These agreements have an important role in increasing Turkey's share in the global trade and in creating the economic policy. In this context, Turkey, in line with its tendency to establish STA networks in international trade, continues to construct similar agreements based on mutual benefit on the basis of the EU's FTA agreements within the framework of the Customs Union. Although the number of FTAs signed by Turkey has reached 34, the 11 FTAs signed with the Central and Eastern European countries have been abolished because of their EU membership. The 21 FTAs currently in force are EFTA countries (Norway, Switzerland, Liechtenstein and Iceland), Israel, Macedonia, Bosnia and Herzegovina, Palestine, Tuni-

sia, Morocco, Syria ((The Association Agreement establishing Free Trade Area between Turkey and Syria was suspended with the decision of the Council of Ministers dated 6 December 2011), Egypt, Albania, Georgia, Montenegro, Serbia, Chile, Jordan, Morityus, South Korea, Malaysia, Moldova, Faroe Islands and Singapore. On the other hand, the FTA process is completed with Lebanon and Kosovo. FTAs will enter into force following the internal approval process. The target is to sign in near future FTA with Ghana. It is expected to enter into force with the completion of the internal approval processes of the "Investment Agreement" and the "Service Trade Agreement" signed between Turkey and South Korea on February 26, 2015. Efforts are also underway to extend the coverage, and updating of existing FTAs according to today's needs to include areas such as investments and services. The process initiated in this framework with Serbia has been completed. Ongoing negotiations with EFTA countries, Bosnia-Herzegovina and Georgia are also expected to result in the near term. The FTAs in force in Turkey have enabled the Turkish exporters to enter the 1.5 trillion dollar import market with a national gross of 4.2 trillion dollars with a population of approximately 326 million by the year 2016. As of September 2017, Turkey's trade with its FTAs

125


in english

in Turkey's total imports was 9 percent. In the list of countries where we have the largest number of imports among the countries we have signed, FTA includes the top three countries South Korea, EFTA countries (more than 80% of the imports from EFTA countries are realized with Switzerland) and Israel.

partners accounts for 10.5 percent of Turkey's total trade. NEGOTIATIONS PROCEED FOR NEW FTAS Turkey, which is among the top 10 countries with the highest number of FTAs in the world, will continue to follow an active FTA policy within the framework of its 2023 targets in the upcoming period. New negotiations continue at full pelt with the aim of adding to existing FTA network. In the context of FTA negotiations officially launched with 19 countries/groups, 12 countries (Ukraine, Indonesia, Peru, Colombia, Ecuador, Mexico, Pakistan, Japan, Thailand, Sudan, Djibouti and Qatar ) negotiations are being actively run on. In addition to merchandise trade within the scope of negotiations, service trade negotiations with Ukraine and Qatar, with service trade and investments negotiations with Peru and Mexico, service trade, investments and public procurement negotiations with Japan, have carried out. In the negotiation process are continuing to be carried out with the Democratic Republic of the Congo, Cameroon, Chad, Seychelles, Gulf Cooperation Council (Saudi Arabia, Qatar, UAE and Bahrain), Libya, MERCOSUR countries (Argentina, Brazil, Paraguay, Venezuela and Uruguay). We also attempt to initiate FTA negotiations with the US, Canada, India, Vietnam, the Central American Community

126

(Costa Rica, El Salvador, Honduras, Guatemala, and Nicaragua), African Caribbean Pacific States (consisting of 46 states in total), Algeria and South Africa. On the other hand, negotiations for the conclusion of a wide and comprehensive FTA in the medium to long term are being continued, while the UK has been in the process of being separated from the EU and the short-term bargain has been preserved. EFTA FTA IS EFFECTIVE IN EXPORT AND IMPORT Turkey's exports to the countries it has signed with FTA continue to increase in recent years. Although total exports, which were approximately 15.3 billion dollars in 2012, were 20.5 billion dollars in 2015, decreased in 2016 to 17.6 billion dollars. The share of exports made to FTAsigned countries in Turkey's total exports is measured as approximately 12 percent. The countries with the largest share of exports to the countries that Turkey has signed with FTA are EFTA countries (more than 80% of the exports to EFTA countries are realized with Switzerland), Egypt and Israel. Turkey's imports from countries signed by FTA are following a fluctuating course. Imports, which rose from $ 17.3 billion in 2012 to $ 24.5 billion in 2013, declined in the following years to $ 17 billion in 2016. In 2016, the share of imports from the countries we signed with FTA

GOODS FREE MOVEMENT NOT IMPORTANT, ORIGIN RULES ARE The customs union with EU, the largest trade partner of Turkey, is a commercial integration model in which all customs duties, analogous taxes and quantitative restrictions on trade are abolished and all common-law measures are abolished and the common customs tariff is applied to the third countries is an important cooperation agreement that plays a role in the strengthening of the Turkish economy. While free circulation of goods is essential in the Customs Union, it is necessary to develop and implement common rules of competition with the parties in this framework. In FTAs, trade between the parties takes advantage of the preferential regime of goods according to the rules of origin. In addition, FTAs do not have the obligation to implement common trade policies and common competition rules, and parties can apply their custom tariffs to third countries. In this framework, FTAs should develop foreign trade in neighboring and peripheral countries and ensure that exporters can compete in foreign markets on equal terms with their competitors, especially with the initiatives of EU countries. FTAs are important in terms of mutual investments and joint ventures to increase Turkey's international competitiveness. In this context, while Turkey has no obligation to accept the contents of FTAs signed by the EU, the negotiations taking into account Turkey's sensitivities with industrial and trade policy priorities.


"THE MOST ACCURATE ADDRESS FOR SPAIN MARKET" TİSTO Board of Directors Esther González, stressed that TİSTO is the one of the right address in Spain to open to new markets, to promote product and service.

T

he Turkish-Spanish Chamber of Industry and Commerce is a platform that allows the Turkish and Spanish private sector to understand each other better. TİSTO Chairman of the Board of Directors (on behalf of Amadeus) Esther González talked about what they were doing for the purpose of establishing TİSTO as well as the opportunities for cooperation between Turkish and Spanish firms. When and how does the TurkishSpanish Official Chamber of Industry and Commerce operate? TİSTO was established in 1988 to contribute to the development of commercial and social relations between Turkey and Spain, but it is an official establishment which started its effective work in 2011. TİSTO has more than 90 institutional members in different sizes from different sectors. Thanks to the communication network established by TİSTO, Turkish and Spanish companies; they can be informed firsthand about the advantages of the initiatives of both countries and the difficulties they may encounter. TİSTO helps companies to increase their commercial relations with them by including their members in an active network primarily with dif-

ferent events to be organized in Spain and Turkey. TİSTO brings together professionals from the private and public sector with interested firms in the market and creates an environment that will enable them to benefit from each other's experiences. What is the trade between the two countries? If the figures meets the potential of size of both countries? Trade between Turkey and Spain follows a fairly balanced course. While Turkey's young and educated population and the EU membership process make it easier for Spanish companies to invest in Turkey, cultural similarities and geopolitical proximity between the two countries are also factors that positively affect bilateral trade volume. According to TURKSTAT figures, Spain is the eighth country with the

highest exports by 2016, the ninth country with the highest imports, but Turkey and Spain still do not not fully assess the potential of trade. We continue to work to make it happen. What kind of services does the chamber offer to the Turkish producers who want to open up to the Spanish market? TİSTO gives information about personal and expert opinions to the extent possible, as well as organized business network activities that enable its members to be brought together with interested parties and institutions and to be informed in the most accurate way through seminars. In addition, the activities of our member companies are announced by a wide range of audiences who hear about both markets through our regularly published newsletters and social media accounts.

127


in english EXPORT FIGURES IN RESPECT TO THE ACTIVITY FIELD OF THE MACHINERY AND ACCESSORIES

Source: All Exporter Unions Database JANUARY 1-AUGUST 31, 2016

PRODUCT GROUP

VALUE (Mil $)

$/kg

JANUARY 1-AUGUST 31, 2017 QUANTITY (1000 Tonnes)

VALUE (Mil $)

$/kg

(%) CHANGE

QUANTITY

VALUE

ENGINES, ACCESSORIES AND SPARE PARTS

82,6

1.337

16,2

95,3

1.400

14,7

15,4

4,7

INDUSTRIAL AIR CONDITIONERS AND COOLING MACHINES

328,4

1.341

4,1

338,4

1.350

4,0

3,0

0,7

OTHER INDUSTRIAL WASHING AND DRYING MACHINES

302,9

852,5

2,8

320,3

881

2,8

5,8

3,4

OTHER MACHINES

104,9

714,5

6,8

119,6

788,1

6,6

14,1

10,3

CONSTRUCTION AND MINING MACHINES

148,7

570,4

3,8

181,1

607,1

3,4

21,8

6,4

PUMPS AND COMPRESSORS

65,9

454,1

6,9

71,1

520,2

7,3

7,9

14,6

AGRICULTURE AND FORESTRY MACHINES

87,1

413,5

4,7

100,2

448,2

4,5

15,1

8,4

MACHINE TOOLS

62

429,5

6,9

65,7

440,6

6,7

5,9

2,6

TURBIN, TURBOJETS, TURBO PROPELLERS

9,2

244,4

26,5

10,7

401,4

37,5

16,0

64,3

TEXTILE AND CLOTHING MACHINES AND ACCESSORIES

55

301,9

5,5

60,5

347,4

5,7

9,8

15,1

VALVES

34

285,3

8,4

35,9

325,2

9,1

5,6

14,0

FOOD INDUSTRY MACHINES, ACCESSORIES AND SPARE PARTS

46,9

267,2

5,7

61,3

316,4

5,2

30,6

18,4

REACTORS AND BOILERS

37,8

271,3

7,2

38,7

297,1

7,7

2,4

9,5

WEAPONS AND AMMUNITION FOR THE DEFENSE INDUSTRY

27,5

420,6

15,3

15,3

254,6

16,6

-44,1

-39,5

ROLLER AND FOUNDRY MACHINES, MOULDS

25,7

190,1

7,4

28

217,2

7,7

9,0

14,2

24

173,2

7,2

28,6

203,9

7,1

19,5

17,7

34,6

158,3

4,6

43,2

180,8

4,2

25,0

14,2

5

94,3

18,8

5,7

109,8

19,2

14,0

16,5

GUM, PLASTIC, RUBBER PROCESSING MACHINES

8,9

98,5

11,0

10

105,5

10,5

12,1

7,1

OFFICE MACHINES

2,1

92,8

42,3

2,7

98,6

36,0

24,9

6,2

BEARINGS

7,5

83,5

11,1

7,8

87,7

11,2

4,2

4,9

PAPER MANUFACTURING AND TYPOGRAPHY MACHINES

5,9

41,8

7,1

8,8

56,6

6,4

48,7

35,2

LEATHER PROCESSING AND MANUFACTURING MACHINES AND ACCESSORIES

1,3

8,4

6,3

1,9

9,7

5,0

45,2

16,0

1.508

8.846

5,9

1.651

9.449

5,7

9,5

6,8

INDUSTRIAL HEATERS AND COOKERS LOAD LIFTING, CARRYING AND STOWING MACHINES PACKAGING MACHINES, ACCESSORIES AND SPARE PARTS

TOTAL

128

QUANTITY (1000 Tonnes)


Üretimin her anında rüzgar arkanızda!


MAKINE HIKAYELERI 50+ BEŞINCI KITAP ILE DEVAM EDIYOR

Sayfalarına sığmayan Moment Expo 9 yılda 10 kitap yayımladı. Toplam 100 bin baskı adedini aşan kitaplarımızın sonuncusu; Makine Hikayeleri 50+ 5. Kitap meraklılarına ulaşmayı bekliyor. Bugüne kadar 109 firmanın konuk edildiği serinin beşinci kitabında 22 firmanın üretim yolculukları yer alırken, kurumların üçüncü hatta dördüncü kuşak temsilcileri ile kurucu kuşaklar arasındaki geçiş sürecine değiniliyor; başarılar kadar başarısızlıklara, imkânsızlıklar içindeki umutlara, mutluluklar ve hayal kırıklıklarına da yer veriliyor.

Makine Hikayeleri 50+ 5.Kitap’ın adresinize gelmesi için dergi ekinde yer alan formu doldurup, yildizs@oaib.org.tr adresine e-posta veya 0312 446 96 05 numarasına faks gönderiniz.

Moment Expo Dergisi 113. Sayı  

Türkiye Makine İhracatçıları Birliği Aylık Dergisi

Moment Expo Dergisi 113. Sayı  

Türkiye Makine İhracatçıları Birliği Aylık Dergisi

Advertisement