Page 131

Bir köprüye yaklaştığımda karşıdan gelen Gürcü gençler bağırıp çağırarak mutlu bir yüz ifadesi ile ileriyi işaret edip bir şeyler söylediler. Anlamadım ama belli ki keyifli bir durum vardı. Köprüye geldiğimde sol taraftan berrak sulu derenin nehre doğru aktığını gördüm. Derede kalabalık bir turist gurubu kızlı erkekli suya girmiş yıkanıyorlar bir kısmı ise çamaşırlarını yıkıyorlardı, bazı kadınların bedenlerinin üstleri çıplaktı. 2 tane Mercedes Sprinter minibüs ile gelmişlerdi. Köprüyü geçip derenin kenarına park etmiş araçlardan birine yaklaştım. Minibüsün yanındaki erkeklerden birisiyle konuşmaya başladım. Polonyadan geliyorlarmış. Mestiadan bu tarafa dağı aşıp gelmişler. Yol nasıl araç gidebiliyor mu diye sordum. Biz geldik dedi. Karnın aç mı, yemek yer misin diye sordu. Yerim dedim. Araçtan aldığı fasulye pilakisi konservesini verdi. Bu içinde bulunduğumuz ortamda alabileceğimiz en güzel hediyeydi. Burada fasulye veya barbunya pilaki ve yaprak sarma gibi konserveler olmadığından kaç gündür çabuk çorba ve makarnaya talim ediyorduk ki çorbaları da Ali Türkiye’den getirmişti. Ali geldi, öğle yemeğimiz Polonyalılardan bu gün şanslı günümüz dere kenarına oturup öğle yemeğimizi yiyelim sonrada derede yıkanıp çamaşırlarımızı yıkarız dedim. Derenin karşı kıyısına oturup yemeğe başlayacaktık ki, o guruptan bir kadın yanımıza gelip nereli olduğumuzu ve nereden gelip nereye gittiğimizi sordu. Mestiaya gideceğimizi söyleyince kadın muhteşem bir yolculuk planlamışsınız ama bir o kadarda zor sizi kutlarım dedi. Derenin karşısından bana konserveyi veren erkek kadına seslenip bize kavanoz içinde bir yiyecek daha yolladı.

131

Sıradışı yollardan bisikletle Gürcistan  
Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you